﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7940aa-5e0c-47a9-870c-7f97351f5322.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapan</image:title>
            <image:caption>Yakışıklı kocası ve küçük kızı ile Meksika’da lüks bir tatil yapan Lindsey için her şey bir rüya gibidir… Tabii sadece görünürde. 
En küçük bir hareketinde bile öfke ve kıskançlığa kapılan şiddet eğilimli Andrew ile evlilikleri cehennemden farksızdır. Bu saplantılı ve alkolik adamdan kurtulmak için her anı kollayan Lindsey, nihayet bir gece küçük kızını da alıp kayıplara karışır. Peşine takılan Andrew ise kaza yapıp masum bir kadının ölümüne sebebiyet vermiş ve hapse girmiştir. Onunla tüm bağlarını kopardığını düşünen Lindsey’in önünde böylece yepyeni bir sayfa açılır: Sakin bir kasabaya taşınmak, tutunabileceği bir iş kurmak ve hayatına giren yeni insanlara güvenmek için… 
Ne var ki on bir yıl sonra, Andrew’un hapisten çıkmasıyla çevresinde tuhaf olaylar cereyan etmeye başlar. Bir şüphe çıkmazına giren Lindsey, onu gölge gibi izleyen geçmişiyle köşe kapmaca oynayacaktır. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/895f9873-9ef6-46c0-bad5-9c5aa2d7aa7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Törless</image:title>
            <image:caption>…Aklına gelen bir düşünce Törless’in bütün bedenini sıkıştırdı. Yetişkinler de mi böyleydi? Dünya da mı böyleydi? İçimizde bizden daha güçlü, daha büyük, daha güzel, daha tutkulu ve daha karanlık bir şeyin olması genel bir yasa mıydı? O derece hükmedemediğimiz bir yasa ki, bizi gelişigüzel binlerce tohum saçarken bunların birinden kopkoyu bir alev gibi bir filiz sürüyor ve boyumuzu mu aşıyordu? Törless’in bedenindeki her sinirden yanıt olarak sabırsızca bir “Evet” yayıldı… 
Habsburg Monarşisi’nin kırsal kesimlerinde yer alan bir yatılı okulda geçen roman, karmaşık duygularıyla yüzleşmekte zorlanan Törless’in psikolojik gelişimi üzerinden yürütülen derin bir inceleme niteliğinde. Okuldaki iki erkek arkadaşı ile olan ilişkisi sayesinde Törless, okuldan diğer bir öğrenciyle, onu hem iğrendiren hem de büyüleyen sadistçe denebilecek cinsel deneyimlere sürüklenir. Kendisine yabancılaşmaya başlayan Törless, bu deneyimlerini kabullenmeye ve onları analitik bir bakış açısıyla gözlemlemeyi öğrenmeye çalışır. 
Roman, yazarın Avusturya Harp Akademisi’ndeki kişisel deneyimlerine dayanıyor. Musil romanın kapsamını, sınır tanımayan cinselliği ve şiddeti yargılayıcı olmayan anlatımıyla genişleterek farklı bir gençlik hikâyesi sunuyor. Bu kitap, hayata dair etik olmayan bir bakış açısının, Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin ve faşizmin yükselişinin habercisi niteliğindeki tutumlara dair derinlemesine bir analiz. 
 
robert musil: 20. yüzyılın en büyük Alman romancılarından biri olmasının yanında modern romanın temel taşlarını koyan Robert Musil, 1880 yılında Avusturya’nın Klagenfurt kentinde doğdu. Edebi yaşamı boyunca novellalar, dramalar, denemeler, tiyatro eleştirileri ve iki roman yazdı. 26 yaşında yayımladığı Genç Törless ile edebi çevrelerin dikkatlerini üzerine çekti. Dünya edebiyatının anıt romanları arasında yer alan iki ciltlik başyapıtı Niteliksiz Adam, tıpkı Genç Törless gibi otobiyografik öğeler taşır. Musil, 1920’lı yıllardan başlayarak hayatı boyunca bu roman üzerinde çalıştı, bazı bölümlerini yeniden yazdı ancak tamamlayamadı. Nazi rejimini eleştiren eserleri Avusturya’nın Almanya’ya ilhakıyla birlikte yasaklanınca, karısıyla İsviçre’ye sürgüne gitti ve 1942 yılında Cenevre’de beyin kanamasından öldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c95187f-c408-42c6-b3d8-4fdedd449cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>En Derin Hipnozumuz - Değersizlik İnancı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta değersizlik inancının nasıl tüm yaşamımızı yönettiğini, mesleğimizi, ilişkilerimizi, sağlığımızı, ruhsal durumumuzu belirlediği anlatılmaktadır. Farkında olmadığımız takdirde bilinçaltımız değersizliği gizlemek üzerine stratejiler geliştirmekte ve bunları gerçekleştirmek için uğraşmaktadır. Çoğu kişi için bu uğraş hayatta başarılı ve önemli bir kişi olmasını sağlamakta ama aynı zamanda nedenini bilmediği mutsuzluğun sebebi olmaktadır. Ya da her şey yoluna girmişken, şöyle artık ayaklarını uzatıp hayatın tadını çıkarmak zamanı gelmişken beklenmedik (!) bir hastalık tüm çabaları boşa çıkarmaktadır.

Hem kendinizi hem de başkalarını derinden tanımak istiyorsanız bu kitap sizin için yepyeni bir bakış açısı ve sorunlarınızdan çıkış yolu gösterecektir. Hastalık yaratan zihinsel etkenler üzerinde uzun yıllardır çalışmalar yapmakta olan Dr. Bülent Uran değişik sorunları olan kişilerin bilinçaltlarından topladığı bilgilere dayanarak değersizlik inancı kuramını geliştirmiştir.

Kitapta zihinsel mekanizmalar, hipnozun hayatımızdaki etkisi, hislerin yarattığı hipnotik ortam, sanal bir inancın nasıl tüm eylemlerimizi belirlediğini öğrenirken ayrıca çocuklarımıza nasıl davranmamamız gerektiğinin ipuçlarını da bulacaksınız. Kitabın son bölümünde değersizlik inancının olumsuz etkilerinden kurtulmak için yapılacak çalışmalara da yer verilmiştir.

Değer soyut bir kavramken hayatımızı somutu olmuş… Değer üzerine hipnozlar yaratmışız, yaratmaya devam ediyoruz… Doğduğumuz andan itibaren değer verilmekle ilgili kavramları öğrenmeye başlıyoruz… Konuşmayı öğrenmeden paranın önemini öğreniyoruz… Değer kelimesi o kadar önemli olmuş ki… Neyin doğru neyin yanlış olduğunu belirleyen sosyal anlayışlarımız da değer kelimesiyle ifade edilmeye başlanmış… Moral değerler… Ahlaki değerler… Kişisel değerler… Böylece değer kelimesine hak ettiğinden daha ulvi anlamlar yüklemeye başlamışız… İnsanın bir değeri olup olmadığı tartışılmaz bir kabul olmuş… İnsani değerler olduğuna göre, insanın da bir değeri olmalı denmiş… Her ne kadar insanın değeri hiçbir şeyle ölçülemez dense de… Bu her şeyin alınıp satıldığı günümüz dünyasında bu lafın hiçbir değeri kalmamış durumda… Kültürümüz bile insanın bir mal olduğunu belirten deyişlerle dolu… Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya (davulcu ve zurnacı değersizdir)… Eşeğe altın semer vursalar eşek yine eşektir (eşekler değersizdir, değersiz insanlar eşekle eşdeğerdir)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c48a639-be8d-4200-928b-62a7e3dfbad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Krem - Cilt Sağlığı&apos;nın ABC&apos;si</image:title>
            <image:caption>Pürüzsüz, ışıl ışıl parlayan bir cilt herkesin hayalini süsler. Güzelliğin ve estetiğin ilk adımı olarak görülse de cildimiz aslında sağlığımızın da bir aynasıdır. Bazen cildinizdeki bir kızarıklık, aniden beliren bir ben ya da kaşıntı sizi bir hastalıkla ilgili uyarıyor da olabilir. İşte bu kitap aileniz ve sizin için tam bir cilt sağlığı rehberidir.

Cilt sağlığıyla ilgili pratik bilgilerin yer aldığı bu kitapta, tepeden tırnağa cilt bakımını öğrenebileceğiniz bir yolculuğa çıkacaksınız. Evde uygulayabileceğiniz bakım önerilerini de, ne zaman doktora gitmeniz gerektiğinin yanıtını da bulabileceksiniz. Cildinize uygun kozmetik ürünleri nasıl seçeceğinizi, hangi yaşta hangi ürünleri kullanacağınızı, neştersiz estetik yöntemlerini, sağlıklı bir cilt için doğru beslenme önerilerini, çocuğunuzun cildine nasıl bakacağınızı, egzama, mantar, siğil ya da aknelerle nasıl savaşacağınızı öğrenebilirsiniz. Kısacası bu kitap güzelliğine ve sağlığına değer verenlerin başucu rehberi olacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4825e317-6b93-46bc-8f5f-13f4ca6d026d.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Terapistim Ben</image:title>
            <image:caption>Kendini Tanımak &quot;Kendini tanı&quot; der Socrates… Kendini tanı ve kendine ilk önce sen yardım et manasında duymak gerekir bu sözü… Çünkü ruhsal sorunların bilimsel yollarla tedavisi olan psikoterapiye ihtiyaç duymadan ve bir psikoterapiste başvurmadan önceki aşamalarda, insan kendi kendinin terapisti olabilecek ve ruhsal sorunlarıyla baş edebilecek beceri ve güce sahiptir. İş, bu gücün ve becerinin nasıl kullanılacağını bilmekte biter. Bunun da ilk koşulu &quot;kendini tanımak&quot;tır. En İyi Terapistim &quot;Ben&quot; kendinizi tanıma sürecinizde size rehberlik edecektir. Unutmayın; hayatınızı kendinizi tanıdığınız ölçüde güzelleştirebilirsiniz. -Türkiye Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER)-

Kendi Kendinin Terapisti Olarak Şifa Bulmak İçin Bir Kılavuz En İyi Terapistim &quot;Ben&quot;; kendinize dışarıdan bakabilmenizi sağlayan, duygularınızın gücünü hissetmenize yardımcı olan ve en iyi terapistin kendiniz olabileceğini gösteren bir başvuru kaynağıdır. En İyi Terapistim &quot;Ben&quot;; günlük yaşantınızdan kaynaklanan engelleri aşmanız, içinizdeki derin boşluğu doldurmanız, ruhsal sorunlarınızı çözmeniz, zorluklarla başa çıkabilmeniz, sağlıklı ve mutlu olabilmeniz için bir başucu kitabıdır.En İyi Terapistim &quot;Ben&quot; ; sevgiyle, güçle, inançla ve istekle kendinizi nasıl yeni baştan yaratacağınızı görebileceğiniz ve kaderinizi yeniden yazabileceğiniz bir şifa kitabıdır.En İyi Terapistim BEN; &quot;Kişi kendine ihanet ettiği için sıkıntıdadır ve ancak kendi kendinin terapisti olarak şifa bulabilir!&quot; mantığını hayata geçirebilmenize yardımcı olacak bir kılavuzdur. -Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)-

Kendinize bakış açınızı değiştirin! Artık kendinizi keşfetmenin zamanı geldi. Görünen, görünmeyeni tanımanıza yardım eder. Sağlık, mutluluk, başarı ve tüm hedeflerinize ulaşmak için farkındalığınızı arttırın. Ruhunuzun şifrelerini çözdükçe farkındalığınız artar, içinizde yan yana duran karanlık ve aydınlık yönlerinizi keşfetmeye başlarsınız ve içsel sesinizi duyabilirsiniz.Einstein&apos;ın dediği gibi; &quot;Hiçbir sorun yaratıldığı düzlemde çözülemez. Sorunların çözümünü görebilmek farklı bir düzlemden bakmayı gerektirir!&quot; Farklı düzlemden bakabilmeniz için elinizde tuttuğunuz kitabı hemen okumaya başlayın ve gerisini zamana bırakın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee54cf3-fff8-4b4e-8533-0a6d5dfdf830.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocama Tuzak Kurdum</image:title>
            <image:caption>&quot;Psikolojik Kadın Polisiyeleri&quot; dizisinden nefes kesen bir gerilim romanı daha… KOCAMA TUZAK KURDUM

&quot;Psikolojik Kadın Polisiyeleri&quot; dizisinden nefes kesen bir gerilim romanı daha… KOCAMA TUZAK KURDUM Macera işte buna denir. Aşk-cinayet-aldatılma ve intikam üzerine

Şule Şahin&apos;den yine psikolojik incelemelerle dolu bir kadın polisiyesi…

&quot;Akıl bilsen bizlere ne tuzaklar kurar. En kararlı insanın bile karşı koyamayacağı bir mazereti, ancak o kişinin kendi aklı bulabilir ve yolundan çevirir. Yani sana karşı sen.&quot; 

Bir kadının adım adım uyguladığı intikam planları ve kocasına kurduğu tuzaklar…Son satırına kadar elinizden bırakamayacağınız, soluk soluğa okunan cinayet, aşk ve psikolojik çözümlemelerle dolu heyecanlı bir polisiye Hayata ve kadınlara dair her şey …

&quot;Bugüne kadar sessiz kalarak özenle koruduğum evliliğimin, kocaman ağızlı bir masal canavarı gibi aslında beni yutmakta olduğunu fark etmemle, geri plana ittiğim aklımı ve sezgilerimi kullanarak, gelecekten korkmamaya karar verişim o geceye rastlar. Bir zamanlar başımı döndüren kocam, kaderimizin yazılı olduğu defterden silinmek üzereydi. Dışarıda nefsini köreltip hevesini aldıktan sonra eve posası gelen bir koca asla istemediğime karar vermiştim artık.&quot;

&quot;Ve işte kadınlarla erkekler arasındaki fark! Kadınlar intikam planı yapar ve uygular, erkeklerse akıllarına ilk geleni…&quot; Psikolojik Polisiye Romanlar Serisinin ilk romanı olan KOPMUŞ İP &apos;ten sonra yayınlanan KOCAMA TUZAK KURDUM ve KIRMIZI KADİFENİN SIRRI ile seri tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af75f7a-250e-4145-a2f7-9fd12560ae00.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Aşk Öğretileri</image:title>
            <image:caption>Aşk, evlilik ve yakın ilişkiler kadim bir kervan yolculuğudur. Bu anlamlı yolculukta tahmin edilemeyecek kadar güzel anların yanında hesaba katılamayan sorunlar da yaşanabilir. Önemli olan kervanı yolda düzmektir, bu süreçte fazlalıklar atılabilir, eksikler tamamlanabilir. Duygularla mantığı, aşkla arkadaşlığı dengede tutabilen çiftler bu yolculukta mutlu olabilir. Sabır, sadakat, koşulsuz sevmek, samimiyet, vefa, şefkat, tutku ve karşılıklı saygı olursa mutlu bir birliktelik ve sağlıklı bir seks hayatı olabilir. Uzun süreli ilişkilerde tutkuyu sürdürmenin şifresi, duygusal açıdan karşıdaki insanla bütünleşirken kendin olarak kalabilme yeteneğidir. Bu tür bir kendini geliştirmenin 5 ana bileşeni;

açık iletişim kurma,
güç ve iktidar savaşlarından vazgeçme,
partnere dokunma,
suçlamak yerine sorumluluk alma ve
endişelerin üzerine gitme şeklinde sıralanır.

İnsanlar karşı cinste gizem arar ve onları bir arada tutan ilk sihirli kelimeler merak, endişe, gizem, arzu ve tutkudur. Çift yanlış anlaşılma, hayal kırıklığı, kabullenmeme, çatışma, reddedilme ya da kaybetme gibi yoğun duygulara eşlik eden risklerle baş edecek kadar güçlü olmalıdır. Çünkü yakın ilişkilerde sevgi yetmez, çiftin birbirini bir parça endişe içinde tutması gerekir.

Türkiye&apos;nin en ünlü psikoterapistlerinden Dr. Cem Keçe tarafından yazılan, sağlıklı ve mutlu birlikteliklere, uzun ve keyifli yolculuklara rehberlik edecek nitelikteki Kadim Aşk Öğretileri; kadınların ve erkeklerin farklı psikolojik ihtiyaçları ve iletişimlerinin püf noktaları, kıskançlık ve aldatma gibi zor konularda çok özel tavsiyeler ve pratik bilgiler içeriyor ve &quot;Mutlu birlikteliklerin sırrı nedir?&quot; sorusuna cevap veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f6b9ec6-659a-4b5d-8c2a-d6dcd4d9d527.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Boşalma&apos;nın Üstesinden Gelmek</image:title>
            <image:caption>Cinselliğinizi Doruklarda Yaşayın! 
Cinsel ilişki sırasında bu kitaptaki egzersizler sayesinde, erken boşalmaya son verebilir, mükemmel bir performans göstererek çok daha uzun ve mutlu bir cinsel birliktelik yaşayabilirsiniz.
Kendi kendinize veya partnerinizle birlikte rahatlıkla uygulayabileceğiniz, en pratik ve en son geliştirilmiş tedavi teknikleri ile erken boşalmanıza çözüm bulabilirsiniz. 
Başarısı kanıtlanmış bir tecrübe ve profesyonel bir yaklaşım için ulaşabileceğiniz en doğru kitaplardan birini aldınız, rahat olun.

Erken Boşalmanın Üstesinden Gelmek;

“HASTALAR İÇİN; 
OKU, CİNSEL SORUNLARINI ANLA VE ERKEN BOŞALMANI KONTROL ET, 
HEKİMLER, CİNSEL TERAPİSTLER, PSİKOLOGLAR VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR İÇİN; 
OKU, HASTANI ANLA VE İYİ ET, 
ANNE VE BABALAR İÇİN; 
OKU, ÇOCUĞUNU ERKEN BOŞALMADAN KORU, 
GENÇLERİMİZ İÇİN; 
OKU, ERKEN BOŞALMA SORUNU YAŞAMA, 
MEDYA MENSUPLARI İÇİN; 
OKU, ERKEN BOŞALMA HAKKINDA DOĞRU BİLGİLENDİR” mantığı hazırlanmış bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cca6b58-fd8a-42d6-b23a-03be3dc31c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik ve Çift Terapisi Çiftler Terapide</image:title>
            <image:caption>Evlilik ve Çift Terapisi ile Cinsel Terapi alanında yaklaşık 10 yıldır Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) olarak eğitim ve seminerler düzenliyoruz. Bu çalışmamızda hem teorik olarak hem de klinik yaklaşım olarak Prof.Dr. Gerald R. Weeks tarafından kavramsallaştırılan ve ruhsal sorunların nedenini ortaya koyma ve tedavi etme sürecinde bireysel, etkileşimsel ve nesiller arası sistemlerin ele alınmasını ön gören &quot;Sistemler Arası Yaklaşım&quot; modelini esas alıyoruz. Elinizde tuttuğunuz kitap bu açıdan bir &quot;ders kitabı&quot; niteliğindedir... Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) 

Evlilik ve Çift Terapisi perspektifinde ilişkilere bakıldığında; cinselliğin geliştiği bağlamın çift ve evlilik ilişkisi olduğu, eskisi gibi çift ve evlilik ilişkisini, cinsel ilişkiden ayrı tutmanın mümkün olmadığı görülecektir. Sistemler Arası Yaklaşım modeliyle mevcut sorunların ve terapi süreçlerinin bütüncül değerlendirilmesi, ayrıca Evlilik ve Çift Terapisi ile Cinsel Terapi&apos;yi bütünleştirme çabası Prof. Dr. Gerald R. Weeks&apos;in psikoterapi alanında getirdiği yeniliklerdendir... Psikiyatr &amp; Psikoterapist, Doç.Dr. Cebrail Kısa

Ruhsal sorunların nedenini ortaya koyma ve tedavi etme sürecinde bireysel, etkileşimsel ve nesiller arası sistemlerin ele alınmasını ön gören Prof.Dr. Gerald R. Weeks&apos;in &quot;Sistemler Arası Yaklaşım&quot; modelini anlamak ve bu modelin terapi süreçlerinde nasıl uygulandığını kavramak için &quot;Evlilik ve Çift Terapisi - Çiftler Terapide&quot; adlı kitabı tüm ruh sağlığı profesyonellerine tavsiye ediyorum... Psikoterapist, Dr. A. Cem Keçe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c7e393b-fd7d-4a53-80b5-d33ca1665cf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Nefret Ediyorum Ne Olur Beni Terk Etme</image:title>
            <image:caption>Azra&apos;nın hüzünlü hikâyesi...
Sevgili dostum Psikoterapist Dr. Cem Keçe, elinizde tuttuğunuz Senden Nefret Ediyorum Ne Olur Beni Terk Etme adlı değerli çalışmasıyla, borderline kişilik patolojisine dair devasa literatürü anlaşılır bir sadelikle aktarmayı başarıyor. İnsancıl empati yeteneği, güleç ve sabırlı duruşu, konuya hakimiyeti ile ne kadar başarılı bir terapist olduğunu Azra&apos;nın terapi öyküsüyle gösteriyor... -Cengiz Güleç-

Borderline ve narsisistik kişilik bozuklukları üzerine çalışan Psikoterapist Cem Keçe, Senden Nefret Ediyorum Ne Olur Beni Terk Etme adlı kitabında, klinik veriler ışığında borderline yapıyı ve borderline kişilik bozukluğunu tartışmaya açıyor. Terapi süreçleri uzun süren ve güç olan borderline yapının tedavisiyle ilgili önemli detaylar veriyor. Uygulamalarla ve vaka örnekleriyle desteklenmiş yeni kuramsal açılımlar sunuyor. Ve borderline yapının en belirgin niteliklerini betimleyerek önemli bir yol haritası ortaya koyuyor. Karanlığa mahkûm gerçeklerin ışığa kavuştuğu bu kitabı seveceksiniz... -Türkiye Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği - PSİKODER-

İnsanın iç dünyasındaki iyi ve kötünün uzlaşmaz ve durulmaz çatışmasının işleyişini vaka örneklerinin ışığında anlatan Senden Nefret Ediyorum Ne Olur Beni Terk Etme; düzenli bir aile hayatı olmayan, ebeveynlerin çatışmalarının ortasında yer alan, en çok ihtiyacı olduğu yaşta anne sevgisi ve ilgisinden mahrum kalan, aileleri tarafından yalnızlığa itilen, ayrılma, boğulma, yutulma, boşluk, hiçlik, bağlanma ve terk edilme durumlarına karşı aşırı tepkisel olan, kendine zarar verme, alkol ve uyuşturucu kullanma, yeme bozuklukları ve intihar teşebbüsleri gösteren, iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırt etmekte zorlanan, sağlıklı karar verme mekanizmalarından mahrum kalan, kaybettikçe korkan, korktukça sevdiklerini kaybeden Azra&apos;nın hüzünlü hikâyesini anlatıyor... -Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED-

Borderline ve narsisistik kişilik bozuklukları gibi psikolojik sorunlar, aşk, yakın ilişkiler, aile, evlilik ve cinsellik konularındaki yazılarıyla, kitaplarıyla ve ruh sağlığı profesyonellerine verdiği psikoterapi eğitimleriyle çalışmalarını sürdüren, Psikoterapist Cem Keçe; oldukça sade ve anlaşılabilir bir üslupla, tanısı ve terapisi oldukça güç olan, duygularda, insan ilişkilerinde, davranışlarda dengesizlik ve aşırı kaybetme korkusu, sürekli olarak terk edilme duygusunun yarattığı panik ile kendini gösteren borderline yapıyı tartışmaya açıyor. Modern toplumlarda süratle yayılan borderline yapıyla ilgili var olan, yeni, özgün, kuramsal ve pratik psikoterapötik ilkeleri &quot;Senden Nefret Ediyorum Ne Olur Beni Terk Etme&quot; adlı kitabında bir araya getiriyor. Özellikle nesne ilişkilerine dayanan kuramsal yaklaşımları harmanlıyor. Borderline kişinin kendi içine gömülüp tüm dikkatini terk edilme ve kaybetme korkusuna vermesinin ilk başta kendisini, ailesini ve sonra toplum yaşamını nasıl olumsuz etkilediğini ve bölünmüş bir ruhsal yapı ile birlikte ne tür acılara maruz kaldığını soruşturuyor. Detaylı analizlere ve Azra&apos;nın hikâyesine dayanarak borderline yapının çok yaygın bir kişilik örgütlenmesi olduğuna dikkat çekiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fb5cb74-bfed-4aec-b030-2dfa41abedcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveyn Mirası</image:title>
            <image:caption>Zor bir ailede büyümenin hüzünlü öyküsü… İnsan &quot;ÇOCUKLUK&quot; adı verilen korkutucu bir dönem yaşar. Bu çocukluk döneminde, ebeveynler insanın iç dünyasına zihinsel ve duygusal tohumlar eker. Bu tohumlar bazen güven, değer, sevgi, saygı ve bağımsızlık kaynağı olurken, bazense endişe, korku, kaygı, yaptırım, suçluluk ve günahkârlık duygularına neden olabiliyor. Bu tohumlar insanoğlu büyüdükçe filizleniyor ve yetişkinlik hayatında düşünceleri, fantezileri, duyguları, davranışları, seçimleri ve başkalarıyla kurulan yakın ilişkileri etkiliyor. Uzun süre en çok satanlar listesinde yer alan MÜHÜRLÜ BEDEN adlı kitabın yazarlarından Uz. Dr. Yasemin YILDIZ, EBEVEYN MİRASI adlı son kitabında, klinik veriler ışığında bilinçdışı kayıtlarımızın nasıl oluştuğunu tartışmaya açıyor ve insanın ruhsal gelişim evreleriyle ilgili önemli detayları veriyor. Ayrıca, uygulamalarla ve vaka örnekleriyle desteklenmiş yeni kuramsal açılımlar sunuyor. Karanlığa mahkûm gerçeklerin ışığa kavuştuğu bu kitabı çok seveceksiniz… Türkiye Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği - PSİKODER İnsanın iç dünyasındaki iyi ve kötünün uzlaşmaz ve durulmaz çatışmasının işleyişini vaka örneklerinin ışığında anlatan EBEVEYN MİRASI, bilinç ve bilinçdışı, bastırılmış duygular, bilinçdışının 40 kadim kuralı, anne karnındaki gizli yaşam, bağlanma, ruhsal aygıt, id, ego, süperego, ödipal kompleks, sağlıksız ailede büyüme gibi önemli konuların yanında, düzenli bir aile hayatı olmayan, ebeveynlerin çatışmalarının ortasında yer alan, en çok ihtiyacı olduğu yaşta ebeveynlerin sevgisi ve ilgisinden mahrum kalan, aileleri tarafından yalnızlığa itilenlerin hüzünlü hikâyesini anlatıyor. Bu hikâyelerle acı veren duygularınızla yüzleşip, onlara çözüm bulmanızın yanında, duygularınızın olumsuz etkilerinden arınıp hasar gören özsaygı ve özgüveninizi yeniden kazanacaksınız. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED İnsan olmanın en acı gerçeklerinden biri, özellikle geçmiş çocukluk yaşamları duygusal acılar veya hayal kırıklıkları içeriyorsa, insanın geçmişini tekrarlamak üzere donanmış olmasıdır. Geçmiş hep tekrar eder, mekânlar değişir, zaman değişir, oyuncular değişir ama roller hep aynı kalır. Psikolojik sorunlar, aşk, yakın ilişkiler, aile, evlilik ve cinsellik konularındaki yazılarıyla ve kitaplarıyla çalışmalarını sürdüren Uz. Dr. Yasemin YILDIZ, oldukça sade ve anlaşılabilir bir üslupta ebeveynlerimizin üzerimizdeki olumsuz etkilerini ve insan ruhunun şifrelerini EBEVEYN MİRASI adlı kitabında ortaya koyuyor ve bilinçdışını tartışmaya açıyor. Kitapta ayrıca, dürtü-çatışma kuramına dayanan kuramsal yaklaşımların harmanını da bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab17261f-a2b7-4b1c-a9da-ed64990190c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekçe</image:title>
            <image:caption>Farklılıklar Dile Gelse…
Birbirlerinden hem biyolojik hem de psikolojik olarak farklı olan kadınlar ve erkekler, Psikoterapist Cem Keçe &quot;Kadınca&quot; ve &quot;Erkekçe&quot; adını verdiği çok özel iki ayrı dil kullanırlar. Bu diller, kadınların ve erkeklerin duygularına, düşüncelerine ve davranışlarına yansıyan; tepkilerini, beklentilerini, tercihlerini, arzularını ve hayata bakış açılarını belirleyen farklılıklarından oluşur. Erkekçe dilini anlamak ve keşfetmek için çok özel bir kılavuz olan bu kitap, erkeklerin dünyasının kapılarını ardına kadar açıyor ve Erkekçe dilini tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor…
- Pusula Yayınevi
Her yönüyle erkekler...
&quot;Dünyaya kadınlardan farklı bir pencereden bakan ve bu nedenle görüş açıları da farklı olan erkeklerin kullandığı Erkekçe dilini her yönüyle ele aldığı bu benzersiz eserde, Psikoterapist Cem Keçe, erkeklerin dünyayı nasıl algıladıklarını, olaylar karşısında ne düşündüklerini ve nasıl davrandıklarını anlatarak adeta erkeklerin tüm kirli çamaşırlarını ortaya döküyor. Erkekler hiç bu kadar açık ve net anlatılmamıştı…&quot;
- Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER)
Cinselliğin De Dili Olur…
&quot;Psikoterapist Cem Keçe değerli birikim ve deneyimlerinin sonucunda ortaya çıkardığı Erkekçe, kadınların ve erkeklerin yaşamın her alanında olduğu gibi cinsellikte de farklı diller konuştuğunu en iyi şekilde anlatıyor… Mutlu bir yaşamın ayrılmaz bir parçası olan cinsellikte karşılaşılan sorunlar, genellikle kadınların ve erkeklerin birbirlerinin dillerini anlamamalarından kaynaklanıyor. Bunun sonucunda da insanlar kendilerini, ilişkilerde tek taraflı doyumun yaşandığı ya da her iki tarafı da mutsuz eden yaşamlara mahkûm ediyorlar. Bu anlamda, Erkekçe, erkeklerle ilgili anlaşılması gereken her şeyi anlaşılır kılıyor…&quot;
- Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2a8262-8f5d-47c6-b22a-c7e17e71b3fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipnoz Telkinleri</image:title>
            <image:caption>Terapistler için hipnoz telkinleri Terapi yapmak, kişide içsel değişim yaratmak demektir. Terapiden beklenen ise terapi olan kişinin yaşadığı ve onu mutsuz eden durumlarla baş edebilecek yeni bir güç kazanabilmesi için öncelikle kendi içinde yeni bir enerji ve güç bulmasıdır. Hipnoz telkinleri esas olarak bu amaca yöneliktir. Hipnoz tekniklerinin kişide yarattığı içsel değişim, kişinin yeni eylemlere geçebilmesi için gerekli olan gücü sağlar. Aslında hipnotik telkinler, terapi yapan herkesin bilerek ya da bilmeyerek kullandığı değişik iletişim biçimlerinin içine gömülüdür. Ancak, bu işlemi daha yapısal ve bilinçli kullanabilmeyi başarmak terapiden beklenen etkiyi arttıracaktır. Terapilerini daha etkin hale getirmek isteyen terapistlerin, bu kitaptaki hipnoz telkinlerinden son derece olumlu sonuçlar alabileceklerini umuyorum. Elinizde tutmuş olduğunuz kitapta, daha önce Geçmişin Hipnozunu Bozmak, Hipnozun Kitabı, EFT ile İyileşin ve İyileştirin ve Hipnoz ve Beyin isimli kitapların yazarı olan Dr. Bülent Uran, kendi çalışmaları sırasında değişik kaynaklardan topladığı ve kendine göre derleyip değiştirdiği hipnotik telkinlerini paylaşmaktadır. Kitap, terapist, tıp doktoru, psikolog, psikolojik danışman, rehber öğretmen, aile danışmanı, sosyal hizmet uzmanı, yaşam koçu, diyetisyen gibi meslekleri uygulayanlar için esinlenecek bir kaynak amacını taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a80a779-9eaf-4bc5-b356-2a5de54a5a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Regresyon Hipnoterapisi</image:title>
            <image:caption>Regresyon geçmişe yapılan zihinsel yolculuklara denir. Regresyon ifadesi ile bir kişinin herhangi bir çağrışım yoluyla geçmişte yaşadığı bazı olayların zihninde canlanması hali kastedilmektedir. Regresyon basit hatırlamadan biraz farklıdır. Basit hatırlama zaten yaşadığımızı bildiğimiz olayların yeniden aklımıza gelmesidir. Regresyon ise çağrışım ve telkin yoluyla ortaya çıkan olaylardır. Regresyonu diğer hatırlama şekillerinden ayıran en önemli fark, zihinde canlanan olayın sanki o anda yaşıyormuş algısı yaratmasıdır. Uyanık görülen bir rüya gibidir regresyon. Regresyonun oluşması için kişinin önce hipnotik bir zihinsel duruma geçmesi beklenir.

Regresyonun temel amacı sadece geçmişte nelerin yaşandığını yeniden görmek değildir. Amaç enerji bedeninde sıkışmış kalmış duyguların boşaltılması ve zihinde bilinç bilinçaltı arasında yeni bir denge yaratılmasıdır. Bu yaratılan denge terapi gören kişinin eskiden kendini etkileyen durumlar karşısında daha farklı hissetmesine, düşünmesine ya da davranmasına neden olur. İyi ve sistematik uygulanmış regresyon çalışmaları sonunda kişilerde beklemedikleri kadar hatta mucizevî diyebileceğimiz farklılıklar oluşur. Bu sayede, hastalıklarda belirgin iyileşme olması, ruhsal dengesizliklerin düzelmesi ve kötü alışkanlıkların ortadan kalkması mümkün olur.

“Hipnoterapi konusunda önemli çalışmalara imza atan Dr. Bülent Uran, gerçek seanslardan örneklere yer verdiği bu kitabında, bir sorunun bilinçaltında nasıl filizlendiğini, çocukluk döneminde hangi olayların derin izler bıraktığını ve geçmiş yaşantıların geleceği etkileme sürecini bilinçaltı perspektifinden izleme fırsatı sunuyor. Çözümlemelerin satır aralarında ilettiği mesajlarla, anne babalara sağlıklı bireyler yetiştirmelerine katkı sağlayacak önemli ipuçları veriyor. Ayrıca bu alanda çalışma yapmak isteyenlere ve regresyonu ayrıntılarıyla öğrenme çabası içinde olanlara da yol gösterici bilgiler aktarıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67e54d66-cc5e-4712-b555-98d3039f3beb.jpg</image:loc>
            <image:title>Patronca</image:title>
            <image:caption>Patron Çıplak’ın yazarı Demet Cengiz, bu kez patronlardan altın öğütleri bir araya topladı. Paraya, fikirlere ve geleceğe yön veren liderlerden başarının sırları ve kulağa küpe öneriler bu kitapta. Başarı için şans gerekli mi? Şansa inanıyorlar mı? En büyük pişmanlıkları neler? Yeteneği nasıl tanırlar? Patronlar dalkavuklarla ilgili neler düşünür? İş ve özel hayat arasında nasıl denge kuruyorlar? Tüm bu sorulara Bülent Eczacıbaşı, Hüsnü Özyeğin, Leyla Alaton, Cem Boyner, Demet Sabancı Çetindoğan’ın da aralarında bulunduğu 50 iş insanı yanıt verdi. Patronların dilini çözen kitap Capital Patronlardan başarı ve yaşam kılavuzu Hürriyet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5251a833-bbc8-4aac-be10-bea8ba34952c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Modernleşmesinin Serencamı</image:title>
            <image:caption>“Çok kültürlü demokratik bir Cumhuriyet ile yönetilmek ülküsünü benimsemiş Türkiyeli bir bilim insanı olarak yaşamakta olduğumuz toplumsal ihtilafların empatik müzakerelerle uzlaşma zemininde çözümlenebileceğini düşünmekteyim. Hayat tarzlarındaki farklılıklar ve kolektif kimlikler üzerinden giderek artan toplumsal kutuplaşmaların toplumsal barışı ciddi bir şekilde tehdit ettiğine tanık olmakla birlikte, sorunlarımızın son kertede demokratik siyaset yoluyla aşılabileceğine inanmaktayım.” Prof. Dr. Cengiz Güleç
Prof. Dr. Cengiz Güleç, çok kültürlü Türkiye ve küreselleşme bağlamında yaşanmakta olan hızlı sosyo-kültürel değişimlere politik psikoloji penceresinden bakan akademik çalışması “Türk Modernleşmesinin Serencamı” ile kültürel kimliklerin kurulmasında etkili olan sosyo-psikolojik dinamikleri psikoanalitik yaklaşımla incelerken, Osmanlı’nın son dönemlerinde ortaya çıkan ıslahat çabalarından Cumhuriyete aktarılan inkılap girişimlerine eşlik eden modernleşme sürecinin yarattığı toplumsal ve siyasal kutuplaşmanın tarihsel arka planının değerlendirmesini yaparak küreselleşme ve modernleşme bağlamında yükselen İslamcı siyasetlerin yarattığı sosyo-kültürel değişimlerin Türkiye’nin geleceğinde ne gibi sonuçlar doğuracağına ilişkin öngörülerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/599ffbea-6886-43d2-8946-f57b3d9d1d34.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Temmuz En Uzun Gece</image:title>
            <image:caption>Türkiye, 16 Temmuz sabahına, uçurumun kenarından dönmüş bir şekilde uyandı. Türkiye&apos;yi uçurumun kenarından döndüren ise korkusuzca tankların önüne yatan, ölümü göze alıp mermilere kendini siper eden demokrasi kahramanlarıydı. Bu mücadele ise kolay olmadı;şehitler, yaralananlar, sakat kalanlar… Bu kitapta, işte o gecenin kahramanlarının söyleyecekleri, anlatacakları var…
Ölümden dönen ve &quot;O gece, Çanakkale&apos;de şehit olan kardeşlerimizin ruhu, arı gibi geldi kalplerimize kondu&quot; diyen inşaat işçisi Fehmi&apos;yi; hastanede ayağına bandaj yaptırıp tekrar sokağa koşan mobilyacı Fatih&apos;i; ameliyattan çıkar çıkmaz &quot;Beni boşverin, devlet kaldı mı gitti mi?&quot; diye soran 70 yaşındaki Mustafa Amca&apos;yı; bir daha yürüyemeyecek olsa da &quot;Vatan sağolsun&quot; diyen öğretmen Derya&apos;yı; TRT&apos;yi geri alabilmek için namluya elini uzatan kaynakçı Ali&apos;yi; milli formasıyla meydana koşan ve kanlı formasını ömrü boyunca saklayacak olan milli karateci Vildan&apos;ı okuyacaksınız.
Kısacası, karanlık 15 Temmuz gecesini, aydınlık 16 Temmuz sabahına çeviren demokrasi kahramanlarını dinleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/122b046d-7b92-4b83-b8d8-82e22b07c585.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevemez Kimse Beni Benim Sevdiğim Kadar</image:title>
            <image:caption>Suda yansıyan kendi görüntüsüne âşık olup, ulaşılamaz aşkının kurbanı haline gelen mitolojik karakter Narcissusun hayatı, günümüzde birçok yaşamda tekrar ediyor. Çünkü insan olmanın en acı gerçeklerinden biri, özellikle geçmiş çocukluk yaşamları duygusal acılar veya hayal kırıklıkları içeriyorsa, insanın geçmişini tekrarlamak üzere donanmış olmasıdır. Geçmiş hep tekrar eder, mekânlar değişir, zaman değişir, oyuncular değişir ama roller hep aynı kalır. Her çağ, kendisini oluşturan özgün rollerin tekrarlandığı ve abartılı şekilde dışa vurulduğu, patolojik davranış biçimleri yaratır. Yeni yüzyılın tekrar eden en önemli rollerinden biri patolojik narsisizm yani narsisistik yapıdır.

Psikolojik sorunlar, aşk, yakın ilişkiler, aile, evlilik ve cinsellik konularındaki yazılarıyla, kitaplarıyla ve ruh sağlığı profesyonellerine verdiği eğitimleriyle çalışmalarını sürdüren Dr. A. Cem Keçe; oldukça sade ve anlaşılabilir bir üslupla, tanısı ve terapisi oldukça güç olan narsisistik yapıyı tartışmaya açıyor. Modern toplumlarda süratle yayılan narsisistik yapıyla ilgili var olan, yeni, özgün, kuramsal ve pratik psikoterapotik ilkeleri bu kitabında bir araya getiriyor. Özellikle nesne ilişkileri ve kendilik psikolojisine dayanan kuramsal yaklaşımları harmanlıyor. Narsisistik kişinin kendi içine gömülüp tüm dikkatini kendisine vermesinin ilk başta kendisini, ailesini ve sonra toplum yaşamını nasıl olumsuz etkilediğini ve şişirilmiş bir kendilikle birlikte ne tür acılara maruz kaldığını soruşturuyor. Detaylı analizlere ve vaka hikâyelerine dayanarak narsisistik yapının çok yaygın bir kişilik örgütlenmesi olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü Facebook ve Twitter gibi kişinin egosunu parlatıp vitrine çıkardığı iletişim araçlarıyla beslenen ve insan ruhunun yalnızlığının sidikli kontesi diye tanımlanan narsisistik yapı; kısa vadede kişiyi mutlu ediyormuş gibi görünse de, er ya da geç onu bunalıma ve sıkıntıya sokabiliyor, sevgi, fedakârlık, yardımseverlik gibi değerlere yabancılaşmış bir şekilde &quot;mış gibi&quot; yaşamasına yol açabiliyor, toplumsal yozlaşmalara ve cinsel sapkınlıklara neden olabiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b4c495-8d2d-4ac8-ad34-5f151b3a7b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazi Mirası</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitap tam anlamıyla bir mücevher! SS Nazi ölüm makinesinin komutanlarından birinin torununun tedavisinde süpervizör olan Prof. Volkan, böylesi bir travmanın nesiller arası aktarımındaki tüm süreçleri ve tedavi aşamalarını açık ve kolay anlaşılır bilimsel bir dille anlattığı bu eşsiz eseriyle, hem her klinisyene mutlaka sahip olmak isteyeceği benzersiz bir kaynak hem de konuya ilgisi olan herkese müthiş bir okuma deneyimi sunuyor.&quot;
-Dr. Ira Brenner, Pennsylvania, Jefferson Tıp Fakültesi, Psikiyatri Klinik Profesörü-
&quot;Bu etkileyici kitap, bir SS Nazi komutanının kanlı geçmişinin nesiller arası aktarımla torununun üzerindeki etkisini tüm gerçekliğiyle gösteriyor. Eylemler yoluyla anımsanan psikopatoloji aracılığıyla, kendilik ve nesne imgelerinin nesiller arası aktarımı ve analist ile analiz edilen arasındaki aktarım ve karşı aktarımda yaşanan zorluklar tüm ayrıntılarıyla tedavi sürecinin en başından, en sonuna kadar anlatılıyor. Kitap sunduğu teorik altyapı ve kavramlaştırmayla yalnızca anlatılan kişiler özelinde değil, yaşamlarına savaş ya da şiddetin bir şekilde bir yerden dokunmuş olduğu tüm kişilerin travmalarına dair çok değerli bir içgörü ile çok önemli bir rehberlik yapıyor.&quot;
-Ilany Kogan, İsrail Psikanalitik Topluluğu, Eğitim Analisti
&quot;Çok sayıda masum insanın yok edilmesini hedefleyen bir programda aktif olarak çalışmış bir üst düzey SS Nazi komutanın travmatik mirasıyla mücadele eden torununun tedavi sürecinde önemli bir rol oynayan Prof. Dr. Vamık Volkan, toplumsal travmanın sessiz ve derin etkilerinin bilinçdışı yollarla nesilden nesle aktarılışını hem analiz edenin hem de analiz edilenin perspektifinden anlattığı bu ilginç hikâyede, sayısız çalışmalarına ve onlarca yıllık deneyimlerine dayalı bilgeliğini, okuyucuyu hayran bırakan anlatımıyla nakış gibi işlemiş...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4280ecc-561b-42b6-8169-54d2238c46fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadında Biseksüalite</image:title>
            <image:caption>&quot;1980&apos;li yıllardan itibaren kadın biseksüalitesi ile ilgili yaptığım çalışmalar, katıldığım konferanslar doğrultusunda, &apos;Kadın Biseksüalitesi&apos;nin tanımlamasını 1987&apos;de Heidelberg&apos;de gerçekleştirilen 8. Dünya Seksoloji Kongresi&apos;nde yaptım. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) tarafından 2015&apos;te Ankara&apos;da düzenlenen 1. Ulusal Cinsel Sağlık Kongresi için CİSED Başkanı Psikoterapist Cem Keçe&apos;nin önerdiği &apos;Biseksüel Kadınlar ve Cinsel Yaşam Sorunları&apos; konulu konferansı vermek üzere hazırlanırken yaptığım araştırmalar ve başvurduğum bilimsel yayınlarla zenginleşen bilgilerim, konuyu bir kitap haline getirme fikrini doğurdu. Ayrıca 40 yıldan uzun süredir tıbbi seksoloji ile uğraşırken ve cinsel işlev bozukluklarının tedavisini yaparken klinikte çok sayıda biseksüel kadına rastladım. Sigmund Freud ve sonrasında Charlotte Wolff&apos;un kadın biseksüalitesi konusunda görüşlerini ve yazdıklarını değişik toplumlarda klinik çalışmalarımda gözlemledim. Seksüel patolojinin bu önemli konusuyla ilgili yıllar içindeki birikimlerimi, klinik deneyimlerimi ve bilimsel bilgileri Türkiye&apos;de tıbbi seksoloji alanında çalışanlara, cinsel terapistlere ve ilgilenenlere yalın bir Türkçe ile anlatmaya çalışarak bu kitabı hazırladım.&quot;
Dr. Akif Poroy, tıbbi seksoloji alanındaki uzmanlığı doğrultusunda, kadın biseksüalitesinin tarihsel sürecinde bilimsel araştırmalar ışığındaki farklı görüş ve bilgilere yer verdiği &quot;Kadında Biseksüalite&quot; adlı kitabıyla kadın cinselliğinin gizemli dünyasına bir kapı aralıyor ve kadın biseksüalitesi ile ilgili merak edilen sorulara yanıt veriyor: &quot;Biseksüel kadınlar erkeklerden de hoşlanabilir mi? Biseksüelliğin heteroseksüellikten ve lesbiyenlikten farkı nedir? Biseksüellik biyolojik bir rahatsızlık mı? Biseksüellik doğuştan var olan bir sorun mu, yoksa bir tercih mi? Biseksüel kadınların sağlık sorunları nelerdir? Heteroseksüel bir kadın sonradan biseksüel olabilir mi? Bir kadının biseksüel olduğunu kabul etme süreci nasıl olur? Biseksüellik dışarıdan bakıldığında anlaşılır mı? Biseksüel kadınların erkekler hakkındaki düşünceleri nasıldır? Biseksüel kadınlar birbirlerini nasıl bulurlar? Biseksüel bir çift birlikte nasıl sosyalleşir?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8ef5c01-ffcb-4834-8e7f-b97f090d6a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı</image:title>
            <image:caption>&quot;Hastalar İçin: Oku Ve Cinsel Sorunlarını Anla, Erken Boşalmanı Kontrol Et
Hekimler, Psikologlar Ve Psikolojik Danışmanlar İçin: Oku Ve İyi Et
Anne Ve Babalar İçin: Oku Ve Çocuğunu Cinsel Hastalıklardan Koru
Gençlerimiz İçin: Oku Ve Cinsel Sorun Yaşama
Medya Mensupları İçin: Oku Ve Doğru Bilgilendir&quot; mantığı hazırlanmış bir başvuru kaynağıdır.

Cinsellik konusunda her şeyi öğrenmek isteyen değerli halkımız ve tıp dünyası için kolay ve anlaşılabilir bir dille yazılmış olan bu kitap; akla gelen ve cinsel beraberliklerde ortaya çıkabilecek &quot;normal miyim?&quot;den çok özel sorulara kadar her türlü soruyu, bilimsel verilerin yardımı ile, akılcı bir yaklaşım ve içtenlikle yanıtlayacaktır.
&quot;Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı&quot; adlı kitabımda her şeyi bir arada bulabilirsiniz: Bilimsel bilgi, akılcı bir üslup, açıklık, okuyucunun duygularına karşı anlayış vb. Uzun söze gerek yok. Bu kitabı mutlaka okuyun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e94ac2ae-615c-49f8-95e0-f08670b2674a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınca</image:title>
            <image:caption>Psikoterapist Cem Keçe&apos;nin, kadınların erkekleri daha iyi anlayabilmeleri ve onlarla aralarındaki farklılıkları keşfederek ilişkilerinde çok daha mutlu olmanın formülünü bulabilmeleri için yazdığı &quot;Erkekçe&quot; adlı kitaptan sonra, eşi sayın Merih Keçe ile birlikte kaleme aldıkları &quot;Kadınca&quot; adlı bu kitap, kadınların dünyasının kapılarını ardına kadar açıyor ve kadınlara dair tüm bilinmeyenleri gözler önüne seriyor… Herkesin zihnini kurcalayan &quot;Kadınlar ve erkekler ne ister?&quot; sorusunun yanıtlarını veren &quot;Erkekçe&quot; ve &quot;Kadınca&quot; kitapları ile artık kadın-erkek çatışmalarının, anlaşmazlıklarının, mutsuz ve monoton ilişkilerin geçmişte kalması mümkün…
Birbirlerinden hem fizyolojik hem de psikolojik olarak farklı olan ve bu farklılıkları hayatın her anına yansıyan kadınların ve erkeklerin çok özel iki ayrı dil kullandıklarını belirten Psikoterapist Cem Keçe&apos;nin, &quot;Kadınca&quot; ve &quot;Erkekçe&quot; olarak adlandırdığı bu özel dilleri A&apos;dan Z&apos;ye anlatan &quot;Kadınca&quot; ve &quot;Erkekçe&quot; kitapları, kadınların ve erkeklerin birbirlerini gerçekten anlamalarına, günümüzde giderek artan ilişki çatışmalarının çözülmesine ve hepsinden önemlisi anne babaların birbirlerini anlayarak sorunlarına akılcı çözümler buldukları mutlu ve huzurlu ailelerde sağlıklı nesillerin yetişmesine yardımcı olacak bir kılavuz niteliğinde… Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER)
Kadınlar kendilerini daha anlaşılmaz, daha karmaşık ve daha çekici yapan çok özel bir dil kullanırlar. Her satırında hem &quot;Kadınca&quot; adı verilen bu dile ve kadınların mantıklarının nasıl çalıştığına dair hem de kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz, kadınlara, kendinize ve ilişkinize dair yepyeni bakış açıları kazanabileceğiniz &quot;Kadınca&quot; ile kadınları daha iyi tanıyarak, daha iyi anlayarak çok daha mutlu, keyifli ve uzun ömürlü ilişkiler kurabilmek için ilk adımı atmış olacaksınız. Sonrasında inanın her şey çok daha kolay ve güzel olacak… Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c90e2c3-e363-454a-8467-eb8b3c70c291.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin Hipnoz&apos;unu Bozmak</image:title>
            <image:caption>Asla iyileşemez olarak kabul edilen hastalıklar gerçekten iyileşemez mi? Ya da iyileşirse bu sadece bir mucize midir?
21. yüzyılda, tıbbın yüzlerce hastalığın nedeninin hala çözememiş olmasının nedeni nedir? Tıp dünyası bu kadar olanak içinde kronik hastalıkların kökünü kazıyacak bir şeyler neden üretemiyor?
Çünkü günümüz tıp dünyası insan vücudunu bir makine olarak görüyor. Zihin kavramını dışlıyor, yani düşünce, inanç ve duygularını hastalıkların oluş mekanizmaları içinde kabul etmiyor.
Bu kitap zihin kavramını hastalıkların oluş nedenleri arasında ilk sıraya aldığımız ve iyileşmeye bu açıdan yaklaştığımız takdirde iyileşemez denilen birçok hastalığın yada sorunun iyileşebileceğini ileri sürüyor. Bu amaçla da hipnozun nasıl hastalıklara neden olduğunu ve yine hipnoz yoluyla bu hastalıklardan nasıl kurtulacağımızı anlatmaya çalışıyor.
Zihin, düşünce, davranış, duygular, inançlar ve ruhsal enerjiyi içeren bir kavramdır. Bilinç ve bilinçaltı bir bütün olarak zihni oluşturur. Bilinçaltı bizim hayatta kalmamız için çalışan ve bu amaçla kendi kendine öğrenen bir bilgisayardır. Öğrendiği her ilk bilgiyi bu programa dahil eder. İlk bilgiler zihinde hipnoz etkisi yaratır ve zaman içinde değişemez bir güç halini alır. Çoğu kişi farkında olmadan bu hipnoz gücünün etkisi altında yaşar. Bu güç bazı durumlarda kişinin aleyhine işleyen bir programa döner ve hastalıkları ortaya çıkarır.
Geçmişin hipnozu bozarak bu hastalıklardan kurtulmak mümkündür. Analitik hipnoterapi, geçmişin zihinde hastalık yaratan olaylarını araştırır, ortaya çıkarır. İşe yaramayan programları ortadan kaldırır, yerine yenisini yerleştirir. Bu araştırmalar kanser gibi ağır hastalıkları ilk başlatan olayların anne karnından bazen doğum anında oluştuğunu açığa çıkarmıştır.
Kitapta hipnozun ne olduğu geçmişin hipnozun nasıl ortadan kaldırıldığı iyileşmenin nasıl gerçekleştiği örneklerle anlatılmıştır. Ayrıca günümüzde hipnozun kötü kullanılarak nasıl toplumsal hastalıkları körüklediğini de okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e96d9fe-0057-4436-a87f-025c63383d1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Psikanalitik Biyografisi</image:title>
            <image:caption>“Beni görmek demek behemehal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.”
- Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk hakkında yüzlerce kitap yazıldı. “Atatürk’ün Psikanalitik Biyografisi” adlı bu kitapta benim amacım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sürecindeki tarihi olayları anlatırken, bir yandan da Atatürk’ün psikanalizini yaparak onun iç dünyasındaki psikolojik süreçlerin bu olayların ortaya çıkışındaki rollerini anlatmaktır. Atatürk’ün iç dünyasını ve yaratıcılığını, yeni kuşaktaki okuyuculara olduğu kadar, Atatürk’ü özleyen eski kuşağa da ulaştırmayı umuyorum.
Atatürk’ün tarihe olağanüstü katkıları, 1915 Gelibolu Savaşı’ndan yaşamının sona erdiği 1938 yılına dek süren oldukça kısa bir zaman dilimi içinde gerçekleşmiştir. Özel yaşamında büyük trajedilerle karşılaşan Atatürk’ün bu kadar kısa bir süre içinde, böylesine büyük tarihi değişiklikler gerçekleştirebilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurması ve yeni bir Türk kimliği yaratması, üstün zekâsının ve karizmasının yanı sıra başka ne ile açıklanabilir?
Atatürk’ün yaptıklarını değerlendirirken, liderliği sırasındaki tarihi durum ve koşulları göz önünde tutmamız gerekiyor. Bir lideri yaşadığı dönemden alıp şimdiki zamana koyar ve yaptıklarını bugünkü sosyal, ekonomik ve politik süreçlere göre değerlendirmeye çalışırsak, o liderin tarihi rolünü anlamamız zorlaşır. Diğer taraftan da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün imgesinin yıpratılmasına göz yummak, elimizdeki tabancayla kendi ayaklarımıza kurşun sıkmak olur. Türkiye şimdiki haliyle tarihi, ekonomik, dinî ve politik olaylarla değişmiş bir Türkiye olsa da Atatürk’süz var olamazdı.
- Prof. Dr. Vamık D. Volkan
Prof. Dr. Vamık D. Volkan, Atatürk’ün yaşamını, dünyaya gözlerini açtığı ilk günden ölümsüzlüğe ulaştığı son güne kadar her yönüyle ve tüm bilinmeyenleriyle anlattığı ve gerçek olaylar üzerinden yaptığı analizlerle Atatürk’ün iç dünyasını psikanalitik bakış açısıyla gözler önüne serdiği bu kitabı ve Türk ulusu için “Atatürk” ve “Anatürk” olan ulu önderin ölümsüzlüğünün bir belgesi olarak gelecek nesillere armağan ediyor .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b7c5fa-c0d8-4bb7-8b1d-a4c947d629d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoterapistin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Psikoterapistin El Kitabı” adlı bu kitabın, Türkiye’de yaşayan halkın lisanını, ninnilerini, çocuk yetiştirme yöntemlerini, cinsel ve agresif geleneklerini, diğer kültürel yatırımlarını ve sosyal durumlarını paylaşan veya çok yakından bilen ve senelerden beri dinamik psikoterapi üzerine çalışan ve eğitimler veren bir meslektaşım tarafından yazılmasını çok önemli buluyorum. Psikoterapi tekniğini kavramak ve uygulamak için vaka örneklerini okumak ve bunlar üzerinde düşünmek gerekir.
Kendi vaka örneklerimi Psikoterapist Cem Keçe ile paylaştım ve tartıştım. Bu vaka örneklerinden bazıları elinizde tuttuğunuz kitapta yer alıyor. Bu kitabın yazılmasında bir katkım olması beni çok mutlu etti. Psikoterapist Cem Keçe’nin yazdığı kitabın Türkiye’deki diğer meslektaşlarımızın psikoterapi kavramlarını kolayca tanımalarında ve uygulamalarında çok yardımcı olacağından eminim.
- Prof. Dr. Vamık D. Volkan
“Psikoterapistin El Kitabı” adlı bu kapsamlı çalışma, ülkemizde uzunca bir zamandır eksikliği hissedilen psikoterapi pratiğinin güncel konularına dair telif eser boşluğunu dolduracak niteliktedir. Kitapta yer alan psikoterapi anlayışı, ağırlıklı olarak psikanalitik psikoterapilerle sınırlandırılmış olsa da psikodinamik yönelimli diğer ekollere de yeterince değinilmektedir.
Her ne kadar klasik psikanalizin insan ve zihin kuramı kısaca özetlenmiş olsa da analitik psikoterapi süreçlerinin tüm evreleri ve aşamaları doyurucu bir şekilde okuyucuya sunulmaktadır. Psikoterapi eğitiminde ve süpervizyonunda başrolü oynayan Vamık Volkan’nın psikanalitik literatüre armağan ettiği birçok terim ve kavramı psikoterapi pratiğinde yerli yerine oturtan Psikoterapist Cem Keçe’nin, Volkan, Kohut, Kernberg, Masterson gibi yaratıcı psikanalistlerin ve araştırmacıların anlaşılması biraz zor olan kuramlarını ve psikoterapi pratiklerini yalın bir dille derleme çabası gerçekten takdire değer.
- Prof. Dr. Cengiz Güleç
Temel Psikanalitik Kavramlarla ve Kendinizle Yüzleşmeye Hazır mısınız?
Psikolojik determinizm ve yazgı, terapistin ofisi, terapide gizlilik ilkesi, terapide tarafsızlık ilkesi, terapiye uygunluk, formülasyon, bilinçdışı fanteziler, anı ve travma, kişilik organizasyonu (kişilik yapısı), savunma mekanizmaları, direnç, terapötik işbirliği, regresyon (gerileme), terapötik regresyon (terapistin danışanını anlaması için gerilemesi), aktarım, erotik aktarım, karşı aktarım, eyleme dökme (eyleme vurma), terapötik eylemler (eylemlerle yeni yollar bulma), yorum ve diğer girişimler, içgörü, rüyalar, derinlemesine çalışma, olumsuz terapötik tepki, terapinin sonlandırma evresi, yas tutma gibi “temel psikanalitik kavramlar”ı, süpervizyon, psikoterapide sınır ihlalleri, psikanaliz ve psikoterapi türleri gibi birçok konuyu ele alan ve psikanalitik psikoterapi yapma becerisini geliştirmeyi amaçlayan “Psikoterapistin El Kitabı”, psikoterapi biliminin bilgeliğini süzgeçten geçirerek değişime yönelik kapsamlı ve kolay anlaşılabilir bir başucu eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd464809-b78c-4ba2-a579-0e22fd5cc214.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeğin Cinsel Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Cinsellik yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır, yaşamla birlikte başlar ve yaşamla birlikte sona erer. Cinsel dürtülere doğuştan sahip oluruz ama cinselliği sorunsuz ve zevkli yaşamak için bilgi ve farkındalık gerekir. Montaigne’in “En az bilinen şeylere, en çok inanılır” sözünde olduğu gibi cinsellik de genellikle çok az şey bilindiği halde her şey biliniyormuş gibi yaşanır ama cinsel bilgilerin eksik ya da yanlış olması beraberinde cinsel sorunları getirir. Tartışma yaratan, kışkırtıcı ve zeka dolu “Erkeğin Cinsel Yaşamı” adlı bu kitap, cinsellik hakkında bildiğiniz neredeyse her şeyi çürütecektir, erkeklerin cinsel yaşamına dair bilgilerinizi arttırmanıza, sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama sahip olma fırsatını yakalamanıza yardımcı olacaktır. Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER)
Cinselliği Zİrveye Taşıyın…
Bir erkek için cinselliği doğru bilmek ve kendi vücudunu tanımak en önemli cinsel becerilerden biridir. Seks hakkında bildiğinizi düşündüğünüz her şeyi alt üst edecek olan “Erkeğin Cinsel Yaşamı” adlı bu kitap, cinsel becerinin şifrelerini keşfedip cinselliği, tüm önyargılar ve yanlış bilgilerden uzaklaşarak, rahatsız olmadan, utanıp sıkılmadan, sorun yaşamadan, yaratıcılığınızı kullanarak, özgürce deneyimlemenize, seks hayatınızı kendiniz ve partneriniz için zirve deneyimlerine ulaşacak bir noktaya getirmenize yardımcı olacaktır. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)
Erkek Cinselliğini Tüm Yönleriyle Keşfedin…
Çoğu erkek cinselliği arkadaşlarıyla kulaktan dolma bilgileri paylaşarak ya da pornografik yayınları takip ederek öğrenir. Ancak bu tam ve doğru bir öğrenme değildir, bilinmeyenlerin ya da doğru bilinen yanlışların olduğu bir cinsel yaşamda yolunuzu kaybetmenizin de nedenlerinden biridir. Partnerinizin cinsel ve duygusal tüm davranışlarını anlamak istiyorsanız mutlaka okumanız gereken “Erkeğin Cinsel Yaşamı” adlı bu kitap, erkek cinselliğinin bütün yönlerini aydınlatacak, cinselliğin fiziksel ve duygusal boyutunu derinleştirmenizi sağlayacak bilgi ve önerileriyle kılavuzunuz olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93470b24-d77f-4a0e-af2a-7707268bba52.jpg</image:loc>
            <image:title>Kefaret</image:title>
            <image:caption>&quot;Kefaret İblis&apos;ten Miras Kaldı!&quot;
&quot;Kefaret ödemek; geçmişle yüzleşmekten, suçluluk ve günahkârlık duygusuyla mücadele etmekten daha kolay… Kendini kurban rolüne sokmak, Tanrı’nın bağışlayacağı umuduyla kendi hükmünü vermek veya haksız yere ceza çekmek; yetişkin olmaktan çok daha kolay... İnsan yetişkin parçasını iktidara taşıyamadığında içindeki çocuk parçasıyla kurban olmayı kendiliğinden seçmiş olur, böylece yaşadığı her elemi veya yolunda gitmeyen her işi günahlarına kefaret sayar, kefaret ödemenin günahlarını azalttığını sanır. Bir günahın hatta kendi işlemediği bir günahın kefaretini ödemek; insanı ‘günahsız’ yapmaz, günahtan uzak tutmaz, aksine yeni günahlara davetiye çıkarır. Çünkü kefaretini ödeyerek günahından arındığına inanan, yeni günahların peşine düşer...&quot;
&quot;Çocuklar ve Gençler Masumdur!&quot;
&quot;Kaputbezini söküp yatağı açmak, yünlerini çıkarıp havalandırmak gerekiyordu; kimi yeri sertleşmişti. Engebelerle dolu yatakta dilediğince hareketlenemiyordu. Yorgan da çekiliyor, büyümekte olan biçimsiz ayaklarını açıkta bırakıyordu. Ayakları üşüyordu; ama bir yerleri sanki sonbahar güneşi değiyormuş gibi belli belirsiz ısınıyordu. Ayakları kademe kademe büyüyor, büyüyor, büyüyordu. Büyüdükçe saraya giden yolu daha hızlı alıyordu. Ne hoş, ne tatlı! Ne yazıyordu girişin üzerinde? Zevkler Sarayı. İçindeki ses zindana atılacağını söylüyordu. Ah! Kim dur diyebilir kendine, bu kadar ilerlemişken hem de! Ne hoş! Ne çabuk! Zindanda ölüyordu. Kefeninin üzerinde iki damla leke… Oysa temiz gitmek gerekirdi ahirete. Yo, ölmüyordu, ölmeyecekti; yine de yem olacaktı çıyanlara, bin bir çeşit böceğe ve solucanlara. Bu nasıl bir ceza!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73be78b3-a3ca-44bc-b718-f7d660f11fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipnozun Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;Ayakta uyutulmak istemeyenler için&quot;
En kapsamlı hipnoz kitabı...
Ülkemizin en seçkin yazarlarından biri olan Hipnoterapist Uz. Dr. Bülent Uran &quot;Hipnozun Kitabı&quot; adlı eserinde temel ve ileri hipnoz eğitimlerinde paylaştığı bilgileri sizler için derledi. Hipnoz için başucu kaynağı olan &quot;Hipnozun Kitabı&quot; hipnoz bilim ve sanatına, diğer hipnozla ilgili yazılmış kitaplardan çok daha net anlaşılır ayırım ve tanımlar getirerek okuyucunun hipnozun ne olduğunu  anlamasını sağlıyor. Ayrıca bu alanda çalışma yapmak isteyenlere, temel hipnotik, trans yaratma tekniklerini tekniklerini hipnotik iyileşme araçlarını ve bunları birlikte kullanma stratejilerini anlatıyor. Son bölümde ülkemizde hipnozun içinde bulunduğu karmaşa tartışmaya açılıyor ve bu mevcut kaostan nasıl çıkılacağı ile ilgili yurt dışındaki uygulamalardan örnekler verilerek yol gösterilmeye çalışılıyor.
Hipnoz nedir?
Söz, bakış, halay gücü yada bazı yardımcı nesneler kullanılarak telkin gibi tekniklerle oluşturulan kişinin duygu, düşünce algı ve bellek işlevlerinde değişikliklerin gerçekleştirilebildiği çok özel bilinç durumuna hipnoz adı veriliyor. Hipnoz tamamen beynin doğal işlevlerinden bir tanesi... Hipnoz bilinçdışına açılan bir kapı... İyi bir terapist bu kapıdan içeri girebiliyor ve çeşitli ruhsal ve bedensel sorunlara, kötü huylara veya alışkanlıklara yol açan ve çocuklukta hatta bazen doğmadan önce oraya yerleşmiş yanlış bilgileri inançları düşüceleri, algılamaları bulabiliyor ve değiştirebiliyor. Bu nedenle hipnoz günümüz dünayasında yaşamı daha iyiye götürmek için en yararlı araçların başında geliyor. &quot;Hipnozun Kitabı&quot; araştırmaya ilgi duyan ve yaşamlarını kontrol altına almak isteyen herkes için okunması gerekli olan kitapların en önemlilerinden biri olarak dikkati çekiyor.
Hipnoz uyku değil...
Hipnozdaki kişi uyanık bir halde farklı bir deneyim yaşıyor, hipnoz uygulayan kişinin  tüm sözlerini duyabiliyor, anlatabiliyor ve hatta yargılayıp sorulara yanıtlar bile verebiliyor ancak farklı bir bilinç halinde.... Dıştan bakıldığında hipnozdaki kişi çok rahat ve huzurlu bir şekilde uyuyor gibi göründüğünden yüzyıllardır, hipnozun bir uyku olduğu yanılgısı yerleşmiş olarak sürüyor. Oysa hipnoz bir uyku değil, artmış bir farkındalık... Hipnoz kişinin, gönüllü isteğiyle hipnoz uygulayan kişinin direktifleri doğrultusunda dikkatini toplaması gevşemesi ve yoğunlaşması ile gerçekleşen bir durum... İşte bu çok özel durumu en iyi şekilde anlatan &quot;Hipnozun Kitabı&quot; adlı eseri okumanızı tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43fc3f31-c0dc-48c3-bc00-f9a7345d2f12.jpg</image:loc>
            <image:title>Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavisinde İyi Psikiyatrik Yönetim Modeli El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Borderline Kişilik Bozukluğunun Tedavisini Kolaylaştırıcı Teknikler

Çoğu ruh sağlığı profesyonelinin borderline kişilik bozukluğunu tedavi etme konusunda eğitim, heves ve özgüven eksikliği vardır. Bunun nedeni, kısmen bu tedavinin mümkün olmadığına dair mitlere, kısmen de bunun zorlu bir tedavi olduğu gerçeğine dayanır. Bu kitabın amacı, ruh sağlığı profesyonellerine, borderline kişilik bozukluğunu yetkin bir şekilde tedavi etmeleri ve bunu iyi bir şekilde yapmaktan doyum sağlamaları için “yeterince iyi” olabilecekleri bir terapötik yaklaşımla “Ne yapmalı?”, “Nasıl yapmalı?” ve “Ne yapmamalı?” sorularının tedaviyi kolaylaştırıcı yanıtlarını sağlamaktır...
- John G. Gunderson, Harvard Tıp Fakültesi Psikiyatri Profesörü
Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavisinde Çığır Açan Bir Yaklaşım: &quot;İyi Psikiyatrik Yönetim Modeli&quot;

İngilizce orijinali üyesi olduğum Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından yayınlanan bu kitap, borderline kişilik bozukluğunun tedavisi konusunda önde gelen otoritelerden biri olarak kabul edilen Prof. Gunderson’ın geliştirdiği çığır açan bir yaklaşım olan “İyi Psikiyatrik Yönetim” modelinin nasıl kullanılacağını tüm ayrıntılarıyla anlatan bir rehberdir. Ruh sağlığı profesyonellerinin borderline kişilik bozukluğunun etkili tedavisi için ihtiyaç duydukları temel bilgiler, kılavuz ilkeler ve tekniklerin yanı sıra, gerçek vaka örnekleriyle tedavi sürecinin adım adım değerlendirilmesini içermektedir...
- Cem Keçe, Psikoterapist &amp; Yazar
Borderline Kişilik Tedavisinde Yeni Bir Umut
Borderline kişilik bozukluğu konusunda dünyaca ünlü bir uzman olan Prof. Gunderson, akademik bilgeliği ve klinik ustalığıyla geliştirdiği tedavi modeliyle bu zorlu kişilik bozukluğunu gerek psikoterapistler ve hekimler gerekse danışanlar için aşılmaz bir engel olmaktan çıkaracak yeni bir ufuk açıyor...
- Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e228088f-5a07-4b55-9a57-d5d67fb3b481.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Şema Terapi</image:title>
            <image:caption>Hissediyorum Öyleyse Varım!
Bilişler ve duygular birbirini etkileyen iç içe geçmiş bir yapı oluşturur. Duygular, neyin önemli olduğunu ve kişiyi neyin motive ettiğini söyleyen yol göstericilerdir. Duygular bizi harekete geçirir ama resmin bütünü daha karmaşıktır, yani olaylarla ilgili çıkarımlarımız, duygularımızı nasıl değerlendirdiğimiz ve duygularımızla baş etme stratejilerimizle bir bütün oluşturur. İşte bu büyük resmi duygusal şema terapi ile keşfedebiliriz. Descartes “Düşünüyorum, öyleyse varım&quot; demişti, bense “Hissediyorum, öyleyse varım” diyorum...
Prof. Dr. Robert L. Leahy - Weill-Cornell Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Psikoloji Profesörü
Anlamlı Bir Yaşam Sadece İyi Hissetmekle Değil Her Şeyi Hissetmekle Mümkündür!
Prof. Dr. Robert L. Leahy, kendi duygularımızı ve başkalarının duygularını nasıl algıladığımızı, yorumladığımızı, değerlendirdiğimizi ve bunların sonucunda nasıl davrandığımızı açıklayan sosyobilişsel model geliştirdi. Bu modelinin temelinde yer alan duygusal şemaların ruhsal sıkıntıların ve kişiler arası ilişkilerdeki sorunların çözümündeki anahtar rolünü tüm açıklığıyla ortaya koydu. Duygusal şema terapinin kuramsal ve pratik bileşenlerini zengin vaka örnekleriyle anlatan bu kitap, anlamlı bir yaşamın sadece iyi hissetmekle değil, her şeyi hissetme yeteneğine sahip olmakla mümkün olduğunu gösteriyor...
Psikoterapist &amp; Yazar Cem KEÇE - Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı
Her Yönüyle Duygusal Şema Terapi Modeli
Duygusal Şema Terapi, zor duygularla baş etmeye çalışan kişilere yardımcı olmayı amaçlayan nitelikli bir kaynaktır. Prof. Dr. Robert L. Leahy’nin klinik alanda yıllara dayanan deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı bu eşsiz eser, okuyucuya duygusal şema terapi ile ilgili genel bir bakış açısı ve pratik çalışma zemini kazandıracaktır. Duyusal şema terapinin ayırıcı özelliklerinin açıklandığı bu kitapta on beş kuramsal, on beş pratik teknik anlatılmıştır. Kitap ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlara ve psikoterapistlere değerli bir kaynak olmanın yanı sıra, duyguların ve duygu regülasyonunun hayatımızdaki rolünü kavramak isteyen herkes için de kullanışlı bir rehber olacaktır...
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94fa6b15-f8a1-498f-a276-60b0b7990e86.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hücreden İnsana Evrim Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Bir hücreden başlayarak bir insana kadar önce embriyonun, bebeğin ve sonra çocuğun yaşam yolculuğu, aynı zamanda canlı yaşamın tarihsel yolculuğudur. Evrim canlı yaşamın tarihi ise; çocuğumuz bunun canlı şahidi ve ispatıdır. Çocuğumuz bu tarihin kaydını, ilk hücresinden itibaren gelişmesinin her aşamasında bize yansıtmaktadır. Yeryüzündeki yaşamın ilk örneklerinden bizlere kadar gelen bu bilgi kaydı, geçmiş evrimsel değişimleri de içinde biriktirip aynen korunarak nesilden nesle aktarılmaktadır. Doğmuş ve doğacak her çocuk, milyonlarca yıldan beri devam eden biyolojik evrimin en son ürünü olarak kabul görmelidir. Bu anlamda her çocuk “en eski için en yeni” olacaktır. Bu kitapta, çocuğun tek bir hücre olarak başladığı bireysel gelişim sürecinde, yetişkin bir insan oluncaya kadar geçirdiği değişimlerin canlı yaşamın ilk örneklerinden itibaren günümüze kadar gelen değişimlere paralel bir gelişme gösterdiğini okuyacaksınız. Çocuğun tek hücreden bir insana dönüşünü izlemek, evrimi anlamanın en kestirme yoludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cfe0d98-f37d-414d-b5e8-4a310a5f52eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Şema Duygusal Zeka - Duygusal Zeka Terapisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal zekânız İle Yaşam Senaryonuzu Değiştirin!
“Duygusal şema”, çocukluk travmalarına bağlı olarak gerçekliğin olumsuz yorumlanması, yıkıcı ve olumsuz deneyimlenmesi sonucu oluşan, insanın iç dünyasına yerleşen, kendini tekrar etmek ve gerçekleştirmek için uygun koşulları yaratmaya çalışan bilinçdışı bir düzenektir. Travmatik anıların, yıkıcı duygusal deneyimlerin ve ruh durumunun belirleyicisi olan duygusal şemalar, her yeni olumsuz deneyimle sürekli güçlenir.
Duygusal şemalar, insanın bilişleri, düşünceleri, duyguları, bedensel duyumları, hisleri, inançları, anıları ve davranışlarının birbirleriyle karşılıklı etkileşiminden oluşmuş yaşam senaryolarının ana temalarıdır. Duygusal şemaları zihnimizdeki iktidardan indirerek yaşam senaryomuzu bizi mutlu edecek şekilde değiştirmek duygusal zekâmızı geliştirip güçlendirilmemizle mümkün olur.
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE
Sanal Ve Kurgulanmış Gerçeklik Algısı: “Duygusal şema”
“Duygusal şema”, kaçıp sığındığımız sahte ve bilinçdışı bir “yuva”dır. Çocuklukta deneyimlediğimiz, bilinçdışımızda kökleşmiş travmatik yaşam sahneleri, zamanla yetişkin yaşamımızın kaçış yerleri haline gelir. Üstesinden gelemeyeceğimize inandığımız her zorluk, taşınamaz bulduğumuz her yüklenme, “kolay” bulduğumuz duygusal şemalara yönlendirir bizi. Sadece alışık ve tanıdık olduğumuz için “yuva”ya döner, “şimdi ve burada” olmak yerine, “geçmişte ve orada” olmaya başlarız. Duygusal zekâ, yuva sandığımız acılı gurbetten, çözüm diye sarıldığımız çaresiz tekrarlardan gerçek yaşama dönüş yoludur. Bu nedenle “duygusal şema”, yani “gerçek gerçeklik” değil, “sanal ve kurgulanmış gerçeklik”, Duygusal Zekâ Terapisi’nin özü ve odağıdır. Bu özün ve odağın keşfedilmesine hizmet eden bu eser psikoterapistler için bir başucu kaynağı olacaktır.
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
Duygusal zekâ Terapisi’ni Anlatan İlk Kaynak Eser…
Duygusal Zekâ Terapisi, Psikoterapist Cem Keçe tarafından yılların klinik deneyimi ve araştırmaları sonucunda psikoterapi kuramlarının süzgecinden geçen bilgeliğe dayanarak geliştirilen “entegratif bir psikoterapi yol haritası”dır ve bir psikoterapi kuramı olma yolunda ilerlemektedir. Ruhsal sıkıntıların ve kişiler arası ilişkilerdeki sorunların kaynağında yer alan duygusal şemaların etkilerini azaltmayı ya da ortadan kaldırmayı sağlayan duygusal zekâ becerilerinin geliştirilmesi için yöntem ve tekniklerin sunulduğu yetkin bir kılavuz olan bu kitap, ruh sağlığı konusunda yardım alan danışanlara ve onlara yardımcı olan uzmanlara eşsiz bir rehberlik sağlayacaktır.
Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (Psikoder)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ef93742-ad7b-402d-875c-6e0d0d1affab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Cinselliği ve Kadın Cinsel İşlev Bozuklukları</image:title>
            <image:caption>Kadın Cinsel İşlev Bozukluklarının Tedavisinde “aşkın Seks Cinsel Terapi Yaklaşımı”
Bu kitapta, özellikle kadınlar için tabulaştırılan cinsellik konusuna ışık tutarak kadın cinselliğinin karanlıkta kalmış bilinmezliklerini bilinir hale getirmeyi amaçladık. Çünkü bu bilinmezlikler yüzünden pek çok kadının, yaşamın gerekli ve zevkli doğal bir parçası olan cinselliği hak ettikleri şekilde yaşayamadığı ve cinsel sorunlarla mücadele etmek zorunda kaldığı bilinen bir gerçektir. Üstelik cinsel sorunlar sadece yatak odasıyla sınırlı kalmaz, çünkü biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin ürünü olan cinsellik yaşamın her yönüyle iç içe geçmiştir. Cinselliğin bu karmaşık doğasının tüm yönlerini ele alarak cinsel sorunlara hızlı ve kalıcı çözümler getiren “Aşkın Seks Cinsel Terapi Yaklaşımı” ile kadın cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde cinsel terapi sürecini adım adım anlattığımız bu kitap hem danışanlar hem de cinsel terapistler için güvenilir bir kaynak olacaktır.
 Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE
Kadın Cinselliğine Ve Cinsel İşlev Bozukluklarına Entegratif Yaklaşım
IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Cem Keçe’nin, cinsel terapiye entegratif bir bakış açısı getirerek geliştirdiği “Aşkın Seks Cinsel Terapi Yaklaşımı” ile kadınların cinsel işlev bozukluklarının tanı, değerlendirme ve tedavisinin anlatıldığı ve cinsel terapi eğitimlerimizde ders kitabı olarak kullandığımız bu eser, danışanlarının cinsel sorunlarına etkili tedavi ve kalıcı çözümleri sağlamak için bu alanda çalışan uzmanların vazgeçemeyeceği bir el kitabı olacaktır. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI)
Kadın Cinsel İşlev Bozukluklarının Tedavisinde Kalıcı Çözümler
Cinsel terapi alanında önde gelen uzmanlar tarafından kaleme alınan bu kitap, cinsel sorunları ve bunların yol açtığı ilişki sorunları için destek almak isteyen kadınların ve çiftlere yardımcı olacak cinsel terapistlere, hekimlere ve ruh sağlığı profesyonellerine kadın cinselliği, cinsel işlev bozuklukları ve tedavileri konusunda yararlanabilecekleri bir kaynak olarak hazırlanmıştır. Kadın cinsel işlev bozukluklarının “Aşkın Seks Cinsel Terapi Yaklaşımı” ile tedavisinin her yönüyle anlatıldığı bir uygulama kılavuzu olarak cinsel terapistlerin danışanlarına kalıcı çözümler sunmalarına yardımcı olacaktır.
 Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57f6bd9e-1433-4f98-ad22-346efdbd0694.jpg</image:loc>
            <image:title>Berlin 1945</image:title>
            <image:caption>1945 yılının Nisan ayı ortalarında, Hitler’in Nazi İmparatorluğu topyekûn yok oluşun eşiğindeydi. 1939-40 yıllarının Yıldırım Harbi ile bütün Batı Avrupa’yı dize getiren Alman diktatörü, kaderiyle kumar oynayarak 22 Haziran 1941’de Sovyetler Birliği’ni istilaya girişmiş, fakat o yılın sonunda Moskova’da, ertesi yılın sonunda da Stalingrad’da uğradığı ağır yenilgiler neticesinde zafer şansını tamamen kaybetmişti. 1943 yazında Kursk’ta son bir Alman teşebbüsünü durduran Kızıl Ordu, ardından Nazi işgalcileri SSCB topraklarından atmak ve Berlin’e girip Hitler tehdidini sonsuza kadar ortadan kaldırmak üzere amansız bir karşı taarruza girişti. SSCB kendi kaynaklarının yanında İngiliz ve Amerikalı müttefiklerinin de yardımlarıyla her geçen gün gücünü artırırken, Almanlar her yenilgiyle biraz daha zayıflıyorlardı. Batılı Müttefikler, 1944 yazındaki Normandiya çıkarması ile Avrupa’yı Nazi işgalinden kurtarıp Almanya’ya girerlerken, Kızıl Ordu da eşzamanlı taarruzlarla Belarus’u, Balkanlar’ı ve Polonya’yı kat ederek Alman başşehrine gelip dayandı. Stalingrad savaşını da Osprey yayınları kapsamında ele alan Peter Antill, bu sefer Kızıl Ordu’nun Berlin’e yürüyüşünün ve son Alman direnişinin sürükleyici tarihini masaya yatırıyor. Çok sayıda harita ve görsel ile destekli eseri, Nazi İmparatorluğu’nun son çırpınışlarını canlı bir dille tasvir ederken, doğaçlama şehir savaşı taktiklerini de inceliyor. Antill ayrıca, Berlin’in düşüşü ile Soğuk Savaş’ın başlangıcı arasındaki bağlantıların da bir muhasebesini okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36dbccf5-7246-4ac9-9709-cd796a8e6d2e.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Farklı Bir Akşam</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Bu akşam, Mert için çok farklı geçiyor. 
Annesiyle babası dışarıya çıkacak. Mert’le, hiç tanımadığı kuzeni Simge ilgilenecek. Simge Abla, ilginç ve farklı bir insan. Mert ise değişik şeyler denemekten korkuyor. Acaba Mert zaman zaman değişiklik yapmanın ne kadar eğlenceli olabileceğini anlayacak mı? 
Yaşamımızda yeniliklere yer açmanın, değişimlere uyum sağlamanın önemini ve değerini anlatan bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdb4b451-0585-4f0e-8b56-bafd21fce952.jpg</image:loc>
            <image:title>Zekani Geliştir – Deniz Altı Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Beyninin yaratıcı yönünün ışıldamasını sağlayacak eğlenceli alıştırmalarla zekânı geliştir. Denizler hakkında harika bilgileri öğrenirken, matematik ve mantık becerilerini ilerlet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a7c818f-eea5-4193-b118-bceda6db6865.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Gösterinin Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Yetenekli hayvanların hepsi gösterinin yıldızı olmak istiyor, ama acaba hangisi olacak? Sorunun cevabını şarkılarla, tatlı tatlı çekişmelerle ve yıldızlarla dolu bu kitapta bulacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b66329b-a181-4451-8d20-034b57874185.jpg</image:loc>
            <image:title>The Picture of Dorian Grey</image:title>
            <image:caption>“The studio was filled with the rich odor of roses,and when the light summer wind stirred amidstthe trees of
the garden there came throughthe open door the heavy scent of the lilac, or the more delicate perfume of the
pink-flowering thorn.”Oscar Wilde’s immortal workThe Picture of Dorian Grey in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4249f26-44fc-4df4-b012-0c0b65b1dd7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Une Fantaisie du Docteur Ox</image:title>
            <image:caption>Les habitants de Quiquendone, sont extrêmement placides.

Tout le monde est calme et content.
Mais il y a une mystérieuse odeur de gaz dans l&apos;air.
Un nuage qui à pouvoir de transformer
le tempérament des gens, se répand lentement.
Un scientifique étrange faisant une expérience étrange.

Jules Verne écrit le chef-d&apos;œuvre de la fiction spéculative dans &quot;Une Fantaisie du Docteur Ox”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d01eee00-29eb-4f0c-aa67-102c3d6b4588.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşekkür Ederim !</image:title>
            <image:caption>Küçük koala hayatta nelere teşekkür etmesi gerektiğini saymaya başlıyor. Sahip olduğumuz ama farkına bile varmadığımız o kadar çok şey var ki! Gelin, biz de koalayla birlikte hayatın güzelliklerini hatırlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/266bcb19-9efe-46da-82b7-8b0e98b7bf3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunmadım Say</image:title>
            <image:caption>Sev diyen kadının yarım kalan hikâyesinin öteki yakası...
Masaya bırakılan gizemli notlar, karnın içindeki bebek, namludaki kurşun...

Her şey biraz eksik, herkes biraz yarım.

Stockholm&apos;de dehşet çemberi, silahların gölgesinde bir ölüm rallisi,
kalbin en ücra noktasına dokunan sadık bir aşk hikâyesi.

Macera dolu, tutkulu, cinayetlerle sarmalanmış bir yarış. İntiharı kamufle eden gizli bir operasyonun

soluk soluğa serencamı...

Dokunmadım Say, aşkı şaka olarak görenlerin Azrail&apos;le giriştiği sobeleme oyunu.

Yandın, çık!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e077ac3-44ff-4f89-84e8-83097217f441.jpg</image:loc>
            <image:title>Die Verwandlung</image:title>
            <image:caption>Als Gregor Samsa eines Morgens aus unruhigen
Träumen erwachte, fand er sich in seinem
Bett zu einem ungeheuren Ungeziefer verwandelt.
Seine Existenz und Identität verändern sich
komplett, aber die Welt ist immer noch dieselbe.
Die Verwandlung leitet die Literatur
mit der Frage »Was bin ich?«
als einem existenziellen Roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7430d10-2d7a-401b-a33c-14f392558d62.jpg</image:loc>
            <image:title>Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde</image:title>
            <image:caption>“Mr. Utterson the lawyer was a man of a rugged countenance that was never lighted by a smile;cold, scanty
and embarrassed in discourse;backward in sentiment; lean, long, dusty, dreary and yet somehow
lovable.”Robert Louis Stevenson’s immortal workStrange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hydein its original

language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/248c1e78-11f2-4ad3-8964-5745152e6f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatma Aliye Hanım</image:title>
            <image:caption>Onun ismi hep bir sıfatla anılıyor.
Cevdet Paşa&apos;nın kızı veya Ahmet Mithat&apos;ın talebesi...
Oysa tek başına büyük bir değerdir o.

Türk edebiyatının ilk kadın roman yazarı, ilk kadın roman mütercimi...
Ahmet Mithat, manevî kızım dediği en değerli talebesini anlatıyor.

Fatma Aliye Hanım, &quot;Bir Osmanlı Kadın Yazarının Doğuşu&quot; alt başlığıyla yeniden karşımızda.

Günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afb49a6-daa0-46f8-9dd2-5b9b84381d5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Film Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Ayak bileklerinden zincirli bir kadın...
Tuzakla kafes arasında sıkışmış bir tilki...

Sevgilisinin ölümcül hastalığına çare bulmaya çalışıyor bir adam.
Ringte atılan yumruklar geçmişin acılarına savruluyor.
Dört rauntluk bir hikâye silsilesi bu.
Dört ayrı film öyküsü.

Sinema dünyasının yetkin kalemi Selami Genli, filmlerini izlenesi bir anlatıyla yazıyor bu kez.

Beyaz perdeye yansıyacak görüntüler
beyaz kâğıtların içini dolduruyor.
Dört büyük hikâye tek kitapta.
Dört film bir arada.
Seansları seçmek size kalmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea96a5c5-9d0c-4b7e-a9aa-7057f29cdb36.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik - Evlilik</image:title>
            <image:caption>Gönlünün peşinden koşuyor bir genç.
Hevesi taze, heyecanı büyük.
Bir biletin gizemine sarılıyor tüm hikâye.
Diğeri ise gönlü hüzün dolu bir kadının sesi.
Yaprakları dökük bir hazan.
Sırrı kalpte saklı yüz yıllık bir aşk hikâyesi.

Ahmet Mithat Efendi&apos;nin kaleminden iki uzun öykü. Gençlik birinin adı, diğeri ise Evlilik isminde.

Tüm insanlık hâllerinin kadim yazarından...
Günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed5cb7f-bb34-43fd-bbb9-b21892e5f9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cılgalar: Anadolu Bozkırından Bir Yaşamöyküsü</image:title>
            <image:caption>Cılgalar: Anadolu Bozkırından Bir Yaşamöyküsü Kitap Açıklaması
Süleyman Kılıç kitabında, çocukluğunu, ailesini, arkadaşlarını, okul yıllarını, gençliğini, Malatya-Arguvan’ı, çevresini, ülkesini, dünyayı tanıma sürecini anlatıyor. Cılgalar, hem bir anı-biyografi kitabı hem de röportajlarla zenginleştirilmiş kültürel bir çalışma.
Anadolulu fakir bir ailenin çocuklarına adanmış yaşamını olduğu kadar, bir yetişme ve bilinçlenme öyküsü de aktarıyor Cılgalar.
Sayfaları çevirdikçe, yöresel dilde “dağlık arazide patika yol” anlamına gelen “cılga”nın, Kılıç’ın yaşamındaki belli başlı kesitleri oluşturduğunu öğreniyoruz.
Baştan sona samimi bir dil ve yalın Türkçeyle kaleme aldığı kitabında, yaşam duraklarını yansıtan çok sayıda fotoğrafa da yer veren Süleyman Kılıç şöyle diyor:
“Kendimi yazdım efendim. Yaptığım işe, yazın dünyası otobiyografi diyor. Ben ise heybemde biriktirdiklerim diyorum… Ne varsa atmışım içine… Omzumda heybem, ağzına kadar dolmuş dökülüyor. Bir kuşluk vakti omzumu silkeledim, hepsi döküldü. Heybeden sanki bir kuş fırladı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/022c1ed3-0dad-496a-8663-1d72c08488b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Adaleti</image:title>
            <image:caption>Araştırmacı-Yazar Hüseyin Atam, dünyanın dört yanında sözde “adalet dağıtmaya” çalışan ABD emperyalizminin kendi vatandaşlarına yönelik adaletsizliğini, zulmünü, hukuksuzluğunu anlatıyor. Mahkûm hakları ve hapishane koşullarının özel olarak ele alındığı kitapta, ırkçılık ve polis şiddeti de çarpıcı bir şekilde ayrıntılarıyla okurlara aktarılıyor.
ABD’nin ancak filmlerde “rüya ülkesi” olabileceğini vurgulayan Atam çarpıcı verilerle bir kâbuslar ülkesi tablosu koyuyor ortaya.
ABD, dünya nüfusunun yüzde 5’ini teşkil ediyor ama dünya genelindeki mahkûmların yüzde 25’i bu ülkede.
İki buçuk milyona yakın mahkûmun bulunduğu ülkede uluslararası cezaevi standartlarına uyulmuyor.
Her gün üç Amerikan vatandaşı polis kurşunuyla ölüyor.
Siyah nüfus oranı yüzde 13, cezaevlerinde ise beyazların dört katı.
Mayıs 2020’de ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde polis, George Floyd adlı siyah yurttaşı dakikalarca işkence edip nefessiz bırakarak öldürdü. Kurbanın, “Nefes alamıyorum” sözleri tüm dünyada zihinlere kazındı.
Yaşananlar ne ilkti ne de son olacaktı, çünkü Floyd’un öldürülmesi bir Amerikan gerçeğiydi. Malcom X yıllar önce özetlemişti her şeyi: “Amerikan rüyası değil, Amerikan kâbusu görüyorum.”
 
“İnsan hakları her insanın doğası, yaratılışı ve sırf bir insan olması nedeniyle sahip olması gereken en temel haklardan biridir. Bu evrensel haklar, dünyanın dört bir yanındaki tüm bireylere aittir ve hiç kimse sırf yaşadığı coğrafya nedeniyle temel insan haklarından mahrum edilemez. Ayrıca ırk, milliyet, cinsiyet vb. unsurlar ne olursa olsun tüm insanlar bu haklardan yararlanma konusunda eşittir ve bu bakımdan kimse diğerinden üstün değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05732d17-4a8b-4e25-9ea5-5c0d6317c983.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Halil Rıfat Bey</image:title>
            <image:caption>İdealist bir hekim olan Dr. Halil Rıfat Bey, köşklerde büyümüş, bir paşa kızı olan eşi Mehveş Hanım ve dört çocuğuyla birlikte Kurtuluş Savaşı’na katılıyor. Savaş yılları boyunca İstanbul’da kalıp varlıklı insanların hekimliğini yaparak ve saraya yakın akrabalarının nüfuzu kullanarak çok para kazanabilecekken başka bir yol seçiyor, eşi ve dört çocuğuyla birlikte Kurtuluş Savaşı’na katılıp gazi oluyor.
Halil Rıfat Bey’in en büyük emeli vatanın hem düşmandan hem de cehaletten kurtuluşunu görmek. Çocuklarına kendi ideallerini aşılamayı, birer vatansever olarak yetişmelerini istiyor.
Ümit ettiği güzel günleri görebilecek miydi? Ülkesi, kendi gibi aydınların çabalarıyla, yükselecek miydi?
Bilimsel kitapları ve makaleleriyle tanınan Prof. Dr. V. Necla Geyikdağı, elinizdeki kitabında “meçhul bir kahramanın” ve bir ailenin öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87fd43a3-6b8e-4b7f-b941-a70d31bf829f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yanım Türkiye Bir Yanım Almanya</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllardır Almanya’da öğretmen olarak çalışan ve Türkiye’yle bağlarını hep sıkı tutan Celal Aydemir, Bir Yanım Türkiye Bir Yanım Almanya’da kırk yıllık anılar demeti ile öykücülüğünü buluşturuyor, edebiyatın gereklerini yalın ve samimi bir üslupla yerine getiriyor. Öğrencilerini, tanıdıklarını, tanımadıklarını, tanıklıklarını, üzüntü ve sevinç verici olayları, gezilerini yapmacıksız bir dille kâğıda döken Aydemir, her iki ülkenin de gerçeklerinden çarpıcı kesitler getiriyor karşımıza. Bir ayağı Türkiye’de bir ayağı Almanya’da olanların, hiçbir yerde olamayanların, kimi zaman da “arafta” kalanların yaşamları var kitapta. “Davulla zurnayla yola çıkıp bandoyla karşılananların” kendileri, çocukları ve torunlarının portreleri, gurbetçilerimizin Almanya ve Türkiye’deki algıları, Türklerin Almanlara, Almanların Türklere bakışı ve “Alamancıların” her iki dünyaya yaklaşımı, gerçekçi biçimde yansıtılıyor bu anı-öykü toplamında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b63a64-cb56-4dd9-8d6d-d4e2352a1c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Lacivert</image:title>
            <image:caption>Orhan Başar&apos;ı babam (Merhum) Halit Gürdeniz&apos;in DB Deniz Nakliyat T.A.Ş. Teftiş Kurulundan yakın bir arkadaşı olarak 70&apos;li yıllarda tanıdım. Gençlik hafızamda, her yönüyle deniz ve denizcilik kültürüyle bütünleşmiş amatör bir denizci ve mümtaz bir bürokrat olarak yerini aldı. Akan yıllar içinde kopmadık. Onun yelkenci, kürekçi, dalgıç, balıkçı ve çevreci kişiliğiyle nakış gibi işlenen hayatı, denizci Türkiye idealimizde yakalamak istediğimiz örnek insan tiplemesinin bir yansımasıdır. Keşke Orhan Başar&apos;lar milyonlarca olsa. Keşke onun gibi denizi, denizciliği, balıkları, doğayı kısaca derin laciverti sevenler bu güzel ülkede çoğun-luk kültürünü temsil edebilse. Elinizde tuttuğunuz bu kitap her boyutuyla denize nasıl aşık olunacağını anlatır.
Cem Gürdeniz (E. Tümamiral)
Engin hayat tecrübesine sahip kişilere &quot;derya gibi adam&quot; derler. Orhan Başar hem derya hem deniz gibi bir adam. Deniz içine işlemiş, o da denizin içine... (Bir ömür, amma ne ömür!) Kitabı okurken sizinle daldık denizlerin derinlerdeki &quot;uzaklar&quot;ı- na; sizinle çıktık suyun nefes alınası yüzeyine ve sizinle &quot;vah tamam, bitti artık derken&quot; yeniden doğduk. Şimdi tam da &quot;yeniden doğma&quot; zamanı; ilham verdiniz, güçlü iradeyi yansıtan değerli anılarınızı aktarmakla. Pek çok teşekkürler.
Zuhal Atasoy (Uzaklar teknesiyle dünya turu yapan ilk Türk kadın denizci)
Sevgili &quot;11&apos;lerin Koru Gözlüsü&quot;, Derin Lacivert, kitabını duyunca, tam 62 sene evveline döndüm. Anılarım tekrar canlandı. Boğaz&apos;ın lacivert sularına tekrar seninle beraber daldık. Maceraya kaldığımız yerden devam ettim. Eline sağlık arkadaşım.
Aret Hovagimyan (Balıkadam, Me-Te-Ar şirketi kurucu ortağı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c09df1e2-12e8-409b-94dc-8d67b176d558.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Sanat Durumlar Anlar</image:title>
            <image:caption>Hayat Sanat Durumlar Anlar Kitap Açıklaması
Yazısız karikatürün Türkiye’deki usta isimlerinden, ulusal ve uluslararası yarışmalarda çeşitli ödüllere değer görülen Mustafa Bilgin’in “Hayat Sanat Durumlar Anılar” adlı karikatür albümü yayımlandı.
Sanatçı, kitabın önsözünde şöyle diyor:
“Daha çok yarışmalarda, sergilerde karşılaştığımız yazısız karikatürün, insanın yaşadığı her coğrafyada, üzerinden on yıllar geçse de anlamını yitirmemesi gibi bir güzelliği vardır. Evrensel kimlik kazanmış bu tür karikatürleri insanın çerçeveletip duvara asası gelir.
Yazılı karikatür gibi esprisini hazırlop sunmaz, okuyucusundan, izleyicisinden düşünsel katılım gereksinir, böylece ‘sanat yolculuğunu’ tamamlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72d4608-29fd-4d38-98f3-ff1502936299.jpg</image:loc>
            <image:title>Romalıların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Romalıların Kısa Tarihi, dünyanın en önde gelen üniversitelerinde Roma tarihi ve kültürüne dair derslerde kullanılan bir rehberdir. M.T. Boatwright, D.J. Gargola, R.J.A. Talbert ve 2014 yılında kitabın genişletilmiş edisyonuyla birlikte bu isimlerin arasına dahil olan N. Lenski, bizlere Akdeniz dünyasının gelmiş geçmiş en büyük, en uzun ömürlü devletinin serüvenini adeta bir çırpıda anlatır. Bu dört usta isim sonuçta ortaya hem kullanışlı, okunması kolay ve bilgi dolu bir ders kitabı çıkarmış, hem de Roma tarihi ve medeniyetine dair temel bilgi edinmek isteyen herkesin rahatlıkla yararlanabileceği bir elkitabı hazırlamayı başarmışlardır. 
Kitapta dönemin ana kaynaklarından geniş alıntılar ile çok sayıda resim, harita ve bir de sözlükçe bulmak mümkündür. Bölüm sonlarındaki kitap önerileri de eserde anlatılan konulara dair bilgilerini derinleştirmek isteyenler için biçilmiş kaftandır. 
“Bu eser şu anda Roma tarihine dair en iyi ders kitabıdır.” 
 
–Walter Scheidel, Stanford Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cb2b89d-3822-4fad-9d25-14ed4f210ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Becky Breinstein Sokrates’in Zehir Kadehi</image:title>
            <image:caption>Becky Breinstein, iki sınıf birden atlayarak sürdürdüğü eğitim yaşamında ve doğup büyüdüğü kasabada olup bitenden rahatsızdı. Herkesin aynı şeylerden hoşlanıp aynı etkinlikleri yapması ona tuhaf geliyordu. Çünkü Becky farkında olmasa da felsefece düşünmeyi öğrenmiş, yaşama sorular yönelten bir çocuk. Üstelik görünenlerle yetinmeyip olan bitenin arkasında yatanları tüm dünyaya öğretmeye de kararlı. Sokrates’in Zehir Kadehi, Becky’nin felsefe yolculuğunun ilk kitabı. Platon’un mağarasından kendimizi hapsettiğimiz akıllı cihaz mağaralarına uzanan bu serüvende Becky’ye yol gösteren ise Sokrates’in ta kendisi. Haydi siz de Becky Breinstein’ın çılgın dünyasına katılın ve felsefenin hayatı nasıl da renklendirdiğine tanık olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/065ad8c7-67e8-46b5-962d-f4b45e212d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bonnie ile Mortimer Okula Harika Bir Dönüş</image:title>
            <image:caption>Hınzır, haşarı, fazlasıyla zeki, üstelik görünüşleri diğerlerinden oldukça farklı! Çılgın ikili Bonnie ve Mortimer&apos;le henüz tanışmadınız mı? Okulun ilk günü yeni bir sınıfta aynı sıraya düşen &quot;dev kadar uzun, diş telli&quot; Bonnie ile &quot;havuç kafalı, dört gözlü&quot; Mortimer başta birbirlerinden hoşlanmasa da aslında ne kadar uyumlu bir ikili olacaklarını zaman içinde, yaşayarak öğreniyorlar.
Ödüllü yazar Agnes Cathala&apos;nın kaleminden, okuma düzeyini geliştirici cümle yapılarıyla yeni okurlar için kıpır kıpır bir macera sunan Okula Harika Bir Dönüş&apos;ün eğlenceli çizimleri Clement Devaux&apos;ya ait.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab134f3b-5c16-4997-8de1-f50ec5b8e701.jpg</image:loc>
            <image:title>Bonnie ile Mortimer Kantindeyiz</image:title>
            <image:caption>Ele avuca sığmaz ikili &quot;kereviz&quot; Bonnie ile &quot;kayısı&quot; Mortimer&apos;in hem sevmedikleri yemeklerle hem de okul kantinindeki lezzetlerle sınavı!
Büyük muhabirler Bonnie ile Mortimer okul kantininde bir araştırmaya giriştiklerinde boylarını aşacak (Evet, Bonnie&apos;nin uzun boyunu bile!) bir maceraya dalacaklarının farkında değildi. Kendilerini birdenbire ülke çapında bir gizemin ortasında bulan ikili bakalım bu işin altından kalkabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d4f1fd4-6152-47e1-ad05-ccf43441ff95.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıp Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hastalıklar nasıl teşhis edilir? Kanser nedir? 
Bazı pandemiler neden bu kadar ölümcüldür? 
Bu kitap günümüzdeki tıp anlayışına şekil veren ve sağlığımızı korumamıza katkıda bulunan önemli buluş ve keşifleri açıklayarak bu soruları ve daha fazlasını yanıtlıyor. 
 
Sade bir dilde kaleme alınan Tıp Kitabı tıp tarihindeki önemli kilometre taşlarını ortaya koyuyor, zekice görsellerle konulara açıklık getiriyor ve karmaşık kavramları şekillerle daha anlaşılır kılıyor. 
 
İster tıp öğrencisi, ister sağlık çalışanı, ister tıpla ilgilenen 
bir okur olun bu kitapta ilginizi çeken birçok şey bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55a9fd9-feb6-47ce-99dd-0e4c42fd586c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çayır Kuşu Hophop İmkansız Diye Bir Şey Yok</image:title>
            <image:caption>Kanatsız ve kısa bacaklarla doğmuş dişi bir yavru çayır kuşunun ormandaki tüm canlıları kurtardığına inanabilir misiniz? Çocuklar, Alex Donovici&apos;nin kaleminden çıkan bu sıcacık öyküde, zorluklarla başa çıkmada sevginin, dayanışmanın ve vazgeçmemenin önemini yüreklerinde hissedecekler. IBBY Onur Ödülü başta olmak üzere pek çok ödüle değer görülen illüstratör Stela Damaschin-Popa&apos;nın muhteşem çizimleriyle yepyeni bir &quot;süper kahramanla tanışmaya hazır olun..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75bdac9d-9f23-48fc-8d76-712445314d93.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki De Dünyanın Sonundayım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“O gün geldiğinde yalnız olacaksın.” 
 
Seni kim hatırlayacak? 
Sözünün yankısı kaç kuşağa ulaşacak? 
Zamanın hükmüne ve ölümün mutlaklığına rağmen başardıkların kaç ömür daha yaşayacak? 
Kendinden ve sevdiklerinden vazgeçerek kucakladığın zafer, kimin zaferi olacak? 
Gücün bedelini ödeyince senden geriye ne kalacak? 
Her şey bittiğinde seni kim hatırlayacak? 
 
2005 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü’nü, 
2007 yılında Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanan; yapıtlarında geçmişle bugün, gelenekselle modern, mitlerle gerçekler arasında köprüler kuran Yavuz Ekinci, bu kez ne pahasına olursa olsun hayatta iz bırakmak için savaşanların hikâyelerine, babalarla oğulların ve kardeşlerin mücadelelerine odaklanıyor. 
Belki de Dünyanın Sonundayım güven ve iktidar ekseninde, insanlık tarihi kadar eski bir sorunun izini sürüyor: Dünyayı dize getiren o zalim, zamanı da yenebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ede191-62ac-4aa7-8683-037d7846eed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çayır Kuşu Hophop Kışın Kurtarıcısı</image:title>
            <image:caption>Macera, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleyle devam ediyor! Kış bir türlü gelmek bilmezse ne olur? Mevsimlerin dengesi şaşarsa, buzullar erirse, denizler ısınırsa canlıların başına neler gelir? Bu soruları yanıtlamaktan kaçan, daha kötüsü bu sorunlara neden olan insanlardan önce Hophop ve arkadaşları kolları sıvayıp gezegenimizi bir felaketten kurtarıyor. Serinin ikinci kitabında, zeki mi zeki bir yavru çayır kuşu, kabuğu kitaplarla dolu çevik bir salyangoz ve vejetaryen bir baykuş, Alex Donovici&apos;nin anlatımı, Stela Damaschin-Popa&apos;nın çizimleriyle minik okuyucuları dev bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54c22a8d-e89f-4217-b8e2-0f5c385dc9b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihir Sınavı</image:title>
            <image:caption>11 yaşındaki Henry’nin tercihi tek başına bir şeyler yapmaktır her zaman… Ama iki kız kardeşi ile anne-babası spora son derece düşkündür ve Henry’yi sürekli kayak yapmaya veya televizyonda biatlon izlemeye zorlarlar. Henry, çok istemesine karşın bir türlü hayır diyemez onlara. Bir gün Yapboz Dünya Şampiyonasına hazırlandığı sırada odasında duyduğu puf sesiyle işler çığırından çıkar. Biraz şaşkın, biraz haylaz ama çok sevimli bir peri Henry’nin bir dileğini yerine getirmek, böylece sihir diyarı Valmoriana’daki sihir sınavından geçmek için Henry’nin yanındadır artık.
Bu kitap, haylaz peri Vim’in sihir sınavı ve Henry’nin yapboz yarışmasında verdiği sınavla ilgili olduğu kadar çocuklarının ilgi alanlarını, yeteneklerini keşfetmekte zorlanan anne-babaların ebeveynlik sınavıyla da ilgili.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75416391-fab8-41dd-ab84-cb1d9045f81f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarın İçinden</image:title>
            <image:caption>Bu &quot;çizgi üstü&quot; kitap dostluğun gücü ve tüm ayrıştırmaların ötesine geçme potansiyeli hakkında... Devasa duvarın bir tarafında yaşıyordu çocuk ... Duvarın gölgesindeki dünya hüzünlüydü; sanki herkes hiç durmadan öbür tarafta yaşayanları kötülüyor gibiydi... &quot;X-Men&quot; ve &quot;Defiance&quot; serileri başta olmak üzere pek çok televizyon dizisi ve bilgisayar oyunu için tasarımlar üreten Jonathan Standing&apos;in ilk kitabı Duvarın İçinden, olağanüstü çizimleriyle her yaştan okuru ayrımcılıkla mücadeleye çağırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f14d2781-0663-4424-b679-738c695dc948.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğuz Atay – Yazı Eylemi Ve Oyun</image:title>
            <image:caption>Oğuz Atay’ın yapıtlarında saklı anlatı desenleri, yazı, oyun, eylem, vicdan, içeri ve dışarı gibi sözcükler etrafında açığa çıkar. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği bir edebi manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar. 
 
Özgür Taburoğlu, Oğuz Atay’ı okurken yazarın yaşamöyküsüyle fazla ilgilenmeden, metinlerindeki temel izlekleri aralamayı deniyor. Eserlerindeki olay örgülerine odaklanmadan, yazılarında saklı yer ve zaman şekillerini belirlemeye çalışıyor. Yaşamı yazısından ayrı olmayan bir yazarın resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56450ddb-9e81-4be7-acf3-e465222ff188.jpg</image:loc>
            <image:title>Samuel Beckett – Varlığa Eşlik Eden Kahramanlar Anlatı Desenleri - 2</image:title>
            <image:caption>Samuel Beckett’ın yapıtlarında saklı anlatı desenleri, irade, eylem, olay, aralık, varlık, eşlik ve ölüm gibi sözcükler etrafında açığa çıkar. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği bir edebi manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar. 
 
Özgür Taburoğlu, Samuel Beckett’ı okurken yazarın yaşamöyküsüyle fazla ilgilenmeden, metinlerindeki temel izlekleri aralamayı deniyor. Eserlerindeki olay örgülerine odaklanmadan, yazılarında saklı yer ve zaman şekillerini belirlemeye çalışıyor. Yaşamı yazısından ayrı olmayan bir yazarın resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f2412c-59c7-48be-b69f-677ea3b2d930.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Karasu – Dirim Belirtileri: Işık, Zemin, Hayvan Anlatı Desenleri - 3</image:title>
            <image:caption>Bilge Karasu’nun yapıtlarında saklı anlatı desenleri, yazı, ışık, dirim, zemin, hayvan ve ilişki gibi sözcükler etrafında açığa çıkar. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği bir edebi manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar. 
 
Özgür Taburoğlu, Bilge Karasu’yu okurken yazarın yaşamöyküsüyle fazla ilgilenmeden, metinlerindeki temel izlekleri aralamayı deniyor. Eserlerindeki olay örgülerine odaklanmadan, yazılarında saklı yer ve zaman şekillerini belirlemeye çalışıyor. Yaşamı yazısından ayrı olmayan bir yazarın resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b1ff86f-f022-4461-b4c7-d26c3c0cd470.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatay Mutfağı “Tatlısıyla Tuzlusuyla Antakya Lezzetleri”</image:title>
            <image:caption>Hatay Mutfağı “Tatlısıyla Tuzlusuyla Antakya Lezzetleri”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c62a01a5-0083-4e52-a165-9b55aeaf37b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rol Kuramı Ve Türkçede Konusal Roller</image:title>
            <image:caption>Rol Kuramı Ve Türkçede Konusal Roller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6ceade-2190-464c-87fa-bfdc02959139.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Emily (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uluslararası bestseller Deniz Kızı Emily ile yüreğinizi ısıtacak, 
aklınızdan hiç çıkmayacak bir öyküye hazır mısınız? 
 
Annesi Emily&apos;i 12 yaşına kadar sudan uzak tutmaya çalışmıştır. Derken bir gün kızının yüzme dersi almasına izin verir. Emily suyla buluştuğundaysa, özüne ve hiç tanışmadığı gizemli babasına dair pek çok şey keşfeder. Üstelik suların derinliklerinde Emily&apos;i daha pek çok sır beklemektedir. 
 
 
“Müthiş bir yaratıcılık, muazzam bir dünya.” 
                        -Daily Express 
 
“Hem eğlenceli hem de çok orijinal!” 
            -Mizz 
 
“Şaşırtıcı, şiirsel ve kesinlikle çok keyifli!” 
-IndependentWeekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fd18ec-fcff-4145-a40e-71d0ec9c9930.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Edenin Becerisi</image:title>
            <image:caption>Destansı bir umuttu bizimki 
Öyle biri vardı, öyle iyi umut ederdi ki 
Gerçekleşmesi, umut edenin becerisi 
Desinler öyle güzel dilerdi ki 
Dileği, gündelik işler gibi belirirdi. 
Öyle iyi dua ederdi ki duanın kabul süresi 
Tanrının işitme süresinden kısa  
Desinler hiç olmazsa  
Çocukların ölümüne göz yummayan 
Desinler öyle bir tanrıydı ki... 
 
Destansı bir umuttu bizimki Gerçekleşmesi, umut edenin becerisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a40c10b-bddc-457b-9d77-e81ac62d1276.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Yönetim Teknikleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ 
İKİNCİ BÖLÜM 
DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ VE BİLİŞİM SİSTEMLERİ 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
BENCHMARKİNG 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
KÜÇÜLEREK BÜYÜME (DOWNSIZING) 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
DIŞ KAYNAK KULLANIMI (OUTSOURCING) 
ALTINCI BÖLÜM 
REKABETİN FARKLI YÜZÜ: ÖĞRENEN ÖRGÜTLER 
YEDİNCİ BÖLÜM 
BİLGİ YÖNETİMİ 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
REKABETİ YARATMA VE SÜRDÜRME ÖNCÜLÜ: ÖRGÜT GELİŞTİRME 

DOKUZUNCU BÖLÜM 
ŞEBEKE-SANAL ÖRGÜTLER 
ONUNCU BÖLÜM 
ÖRGÜTSEL ÇATIŞMA 
ONBİRİNCİ BÖLÜM 
KRİZ YÖNETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99853</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4f8017-324d-4d5d-ba1e-8fea49209608.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 9 Avonlea Günlükleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyada tepelerin arasından gözüken denizin şu kıvrımları kadar güzel bir manzara yok. Harika yerler gördüm ama her seferinde gözlerimi kapatıp burayı düşündüm. Ah, rüzgârın ağaçlardaki uğultusu! Onların müziğini nasıl da özledim!” 
  Anne Shirley’nin büyüdüğü Prens Edward Adası’nın eşsiz güzelliklerle dolu kasabası Avonlea, birçok hikâyeye ev sahipliği yapar. Karşılıksız aşklar, insanlara yoldaşlık yapan kedi ve köpekler, yıllar sonra alevlenen duygular, inatlaşmalar, özlenen evlatlar, dedikodular… Anne Shirley ve yakın arkadaşı Diana Barry’nin de unutulmaz karakterler olarak yer aldığı bu hikâyeler kimi zaman bizleri güldürecek, kimi zaman gözlerimizi yaşartacak. Avonlea sakinleriyle tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ed1891-d389-496e-a710-a27fb70a0ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern Dönemde Gruplar Arası İlişkiler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM I 
1. POSTMODERN DÖNEM 
2. POSTMODERN KİMLİK 
3. POSTMODERN SİYASET 
 
 
BÖLÜM II 
1. GRUP 
2. POSTMODERN DÖNEMİN YENİ GRUP YAPILANMALARI 
3. ÜST İÇ GRUP 
4. ÜST DIŞ GRUP 
 
BÖLÜM III 
1. SİYASETTE GÖRÜLEN KUTUPLAŞMA VE İŞBİRLİKLERİ 
2. MODERN DÖNEM TÜRK SİYASETİNDE GÖRÜLEN KUTUPLAŞMA VE İŞBİRLİKLERİ 
3.POSTMODERN DÖNEM TÜRK SİYASETİNDE GÖRÜLEN KUTUPLAŞMA VE İŞBİRLİKLERİ 
4. ÜST İÇ GRUP ÖZELLİKLERİNİN SİYASETE YANSIMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc1c49b-07f7-443b-a908-775d0d3d1f56.jpg</image:loc>
            <image:title>Katılımcı Bütçeleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM 
Demokratik Temsil, Vatandaş Katılımı ve Bütçe 
2.       BÖLÜM 
Yerel Yönetimlerde Katılımcı Bütçeleme 
3.       BÖLÜM 
Katılımcı Bütçeleme Gerekliliklerinin Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/565ed876-7038-4d86-9656-bdf5145669e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviribilimi Anlamaya Doğru</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ÇEVİRİ KURAMLARI ÖĞRETİM TEKNİKLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
SÖZLÜ ÇEVİRİ TEKNİKLERİNİN ÖĞRETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b0aea3-e55a-4e26-abcb-b40ddbbc1023.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Direnci Kapsamında Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. Afet Yönetiminde Yaklaşımlar 
2. Afet Yönetiminde Etik 
3. Afetlere Karşı Dirençliliği Etkileyen Faktörler 
4. Belediyelerde Afet Yönetimi 
5. Afet Yönetiminde İşyerleri İçin Risk Değerlendirmesi 
6. Afetlerde Medyanın Rolü Sosyal Medya Örneği 
7. Afet Olaylarında İletişim 
8. Afet Riskinin Azaltılmasında Bilim ve Teknolojinin Rolü 
9. Afet Yönetimi İçin Tahmin Yöntemleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55ea805-279a-409f-abd7-cfd789754f50.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Kelebek Sevdim</image:title>
            <image:caption>Onu içimden geldiği gibi sevmiştim. Bir gün içimden çıkıp gideceğini de bildiğim gibi. Yarısı bitti ömrümün, diğer yarısını ona adadım. 
Vedaların ağırlığını gidenler belirler, kalanlara da çekmek düşer. 
Bir orman yangınıymışsın meğer, ben çölüme su sanmışım. Her şeyi aldım da yanıma, bir ihanetini sığdıramadım bavula. Beni hevesimden vurduğunda suskundum. Yıkılmıştı gülüşlerimizin izleri. Hangi mutsuzluğun tekrarıydın bilemedim. 
İçimde kalan son seni de al; yoksa çok özlerim… 
Düştün artık gözümden, şimdi kim tutsa umurumda değil. Ben şair oldum ama senin aşkın artık şiirim değil! Sessizce kırıldım, nasıl olsa duymayacaktın. 
Hayatın sona eriyor da bir ona eremiyor. Söyle kelebeğim; aşkınla yaşamak için ne kadar ölmek gerekiyor? Ey çıkmaz sokağımdaki yanlış kapı!  Sana en sevdiğim yerden kırıldım! Güvenmiştim; bu da benim eksiğimmiş. 
“Ben demiştim” dememek için artık bir şey demeyi bıraktım. Dünya sizin olsun, ben geçerken uğradım. Bu hayat böyle gelmiş, böyle gider. En iyi bildiğin ses bir gün sana “Yanlış numara” der. 
Ah kelebeğim!  İçin bir mezarlıksa nasıl durabilirsin ayakta? 
   Bu gemi… Bu gemi bir daha yanaşmaz o limana! 
 
Yazar Hakkında: 10 Ağustos 1969 yılında İstanbul&apos;da doğdu. Tahsil hayatını İstanbul&apos;da tamamladı. 80&apos;li yılların sonuna doğru şiir yazmaya ve yazdıklarını bir defterde toplamaya başladı. 1993 yılında Radyoculuk yapmak üzere mikrofon başına geçti. Yerel, Bölgesel ve Ulusal Radyolarda program yapımcılığı ve sunuculuğu, şiir programı, haber spikerliği ve Program Yönetmenliği yaptı. 2001 yılında ilk kitabı olan &apos;&apos; seni içimden terk ediyorum&apos;&apos; adlı eseri yazdı. Şiirle başladığı edebiyat yolculuğu, roman, deneme ve hikaye kitaplarıyla devam etti. Başta üniversiteler olmak üzere pek çok kurum ve kuruluştan ödüller aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e4eb19c-e8e2-44eb-a1c3-47fa0e05dd64.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıssadan Hisse Bilgelik Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Adamın birisi erkek eşek satın almak amacıyla sabah erkenden hayvan pazarına gider. Öncelikle pazardaki bütün eşekleri görmek ve bir fikir sahibi olmak amacıyla pazarı boydan boya dolaşır. Oldukça gösterişli ve gürbüz görünen bir erkek eşeği gözüne kestirmiştir. Eşeği yeniden gözden geçirmek ve satıcısıyla pazarlık yapmak amacıyla eşeğin olduğu yere doğru yönelir. Eşeğin sahibi, hayvanın özelliklerini anlatmakla bitiremez: - Çok asil ve uysal bir hayvandır. Ne versen onunla yetinir. Çok kuvvetlidir; üzerine dağları yüklesen bana mı demez. Azıcık suyla çölleri bile aşar. Kaçırma bu cins eşeği… Adam, eşek sahibiyle pazarlığa başlar ve üç aşağı beş yukarı derken bir fiyat üzerinde anlaşırlar. Adam, parayı çıkarmak üzere elini para kesesine atmıştır ki, bu sırada yan taraftaki erkek eşeklerden birisi pazarın her yerinden duyulacak bir şekilde anırmaya başlar. Öyle şiddetli anırır ki, pazardaki herkes anıran eşeğe bakmaya başlar. Bu, az önce gördüğü ama almaya değer bulmadığı cılız eşektir. Eşeğin anırma sebebinin, o sırada pazara yeni getirilen dişi bir eşek olduğunu anlayan adam, pazarlık yaptığı eşeği almaktan vazgeçer ve anıran eşeğe doğru yönelir. Eşeğin sahibi ne olduğunu anlamadığından adamın arkasından seslenir: -Beybaba, boşuna dolaşma bu sıcakta. Pazarda böyle bir eşek bulamazsın… Adam, eşek sahibine doğru dönerek: -Evladım, eşeğin gerçekten çok güzel ama içinde aşk yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/296da600-a4d3-4886-9710-263a22f25ebf.jpg</image:loc>
            <image:title>Antilop ve Çocuklar - Dünyadan Öyküler Senegal</image:title>
            <image:caption>Saayodo ve Fatim, bir antilop tarafından ormanda bulunup büyütülen iki kardeştir. Uygun yaşa geldiklerinde, iki küçük çocuğun insanların dünyasına katılması gerekir ve iki kardeş, kralın onuruna düzenlenen geleneksel şarkı yarışmasının yapılacağı Waalo şehrine gelirler. Bütün bunlar olup biterken, Mamassa isminde kötü ruhlu bir kadın çocukları tanımış ve haklarında zalim planlar yapmaya başlamıştır. Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32dcc091-f3b5-4498-8c42-fb486f75cc0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Li ve Sihirli Resimleri – Dünyadan Öyküler Çin</image:title>
            <image:caption>Genç Li bütün gün pirinç tarlalarında çalışıyordu. En büyük hayali resim yapmaktı ama malzemeleri alabilecek kadar parası yoktu. Pazardaki boya satıcısı bir gün Li’ye küçük bir parça tebeşir hediye edince Li ırmak kıyısında bulduğu yassı bir kaya parçasının üzerine resimler yapmaya başladı. Derken yaptığı resimler sihirli bir el dokunmuş gibi canlanıp hayat buldu: Önce ortaya bir manda çıktı, bir mango ağacı yeşerip büyüdü… Gücünü kötüye kullanan kıskanç ve acımasız eyalet valisi olmasaydı küçük tebeşir parçası Li’nin hayatında çok şeyi değiştirecekti. Bakalım sade bir köylünün tebeşirle yaptığı basit resimler valinin zorbalığı karşısında galip gelebilecek mi? Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de32f58-f08e-4de8-9d51-3923f61348be.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzlar Ülkesinin Devi - Dünyadan Öyküler Finlandiya</image:title>
            <image:caption>Laponya&apos;da, kış geceleri gerçekten de çok uzun sürer ve bu uzun, karanlık gecelerde bazen, stalo adı verilen devler dolanmaya başlarlar etrafta. Rengeyiği yetiştiricisi Aslak, kızını onunla evlenmek isteyen Vuolvojavri Gölü&apos;nün devinden nasıl kurtaracak? Belki de devlerin güçlü oldukları kadar akılsız da olduklarını hatırlayarak… Buzlar Ülkesinin Devi, gücün her şey olmadığını anlatıp aklın önemini vurgulayan yöresel bir öykü. Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea605d91-55e5-41d8-a422-968ee731af52.jpg</image:loc>
            <image:title>Lara ve Kayıp Orman - Dünyadan Öyküler Brezilya</image:title>
            <image:caption>Amazon&apos;un kalbindeki Manaus şehrinde yaşayan Lara, yaşadığı yeri çevreleyen bu büyük ormanı sadece büyükannesinin anlattığı efsanelerden tanıyordu. Küçük kız bir gün, iş makineleri bütün ağaçları ve hayvanları yok etmeden önce gidip gezegenin bu değerli hazinesini görmeye karar verdi. Yol boyunca, hikâyelerden tanıdığı jaguar, karınca yiyen, kırmızı ayaklı kaplumbağa ve sinek kuşu ile tanışan Lara sonunda ormanı bulabilecek mi acaba? Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e959c44-a638-4eb8-9330-b78735f4231e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Mağara – Dünyadan Öyküler Suriye</image:title>
            <image:caption>Tevfik yoksul bir oduncuydu. Ama çevresindeki insanlara yardım etmek için elinden ne gelirse yapardı. Bir gün yaşlı meşe ağacı Tevfik’e bir sır verdi ve böylece yoksul oduncu gizemli mağaradaki hazinenin yerini öğrenmiş oldu. İyilik yapmayı seven Tevfik’in tam da hayal ettiği bir şeydi bu! Ama bu sırrı öğrenen kötü yürekli ağabeyi Tarık’ın başka planları vardı… Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6419c17-c627-427b-bb24-8a268c69a93a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Bilen Çocuk Şirzad – Dünayadan Öyküler İran</image:title>
            <image:caption>Küçük Şirzad annesinin isteği üzerine İsfahan pazarında kâhinlik yapmaya başlamıştı. Zoraki giriştiği bu işte, pek umursamadan ve inanmadan dile getirdiği kehanetlerine herkes yürekten inanıyor; daha da kötüsü, söylediği her şey gerçek oluyordu! Şah kendisini sarayın resmî kâhini yapmak isteyince Şirzad büyük bir korkuya kapıldı. Şahı bu çılgınca fikirden vazgeçirmek için her şeyi yapmaya hazır olsa da tesadüflerin gücüne karşı koymak hiç kolay değildi… Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d718b38-d9f4-48ed-b389-16881fdab10d.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşan Orman - Dünyadan Öyküler Rusya</image:title>
            <image:caption>Pazara giden anne ve babası, İrina’yı kardeşine göz kulak olması için sıkı sıkı tembihledi. İçi içine sığmayan hareketli İvan’ı gözünün önünden ayırmamak kolay iş değildi ve beklenen oldu, İvan bir anda gözden kayboldu. İrina vakit kaybetmeden kardeşini aramaya başlayarak hemen koşup ormanın derinliklerine daldı. Ama burası bildiğimiz ormanlardan değildi, elma ağaçları, meyve jölesinden yapılmış kayalar ve sütten ırmak konuşuyordu. Hepsi sırayla İrina’ya yardım etmeyi teklif etse de o hiçbir yardım teklifini kabul etmedi, çünkü hatasını kendi başına düzeltmek istiyordu. Ne var ki zaman hızla geçiyor, anne ve babası pazardan dönmeden önce İrina’nın kardeşini eve götürmesi gerekiyordu… Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e09181c-937b-4593-b2a6-88a75bcc7288.jpg</image:loc>
            <image:title>Krallığı Kurtaran Büyükanne - Dünyadan Öyküler Japonya</image:title>
            <image:caption>Şoci büyükannesini alıp Büyük Unutulmuşlar Dağı’na götürdü. Çünkü kral hiçbir işe yaramadıklarını düşündüğü yaşlıların dağa götürülüp terk edilmesini emretmişti. Çok geçmeden rakip ülkenin kralı Şoci’nin yaşadığı ülkenin kralına içinde üç bulmaca olan bir mektup göndererek bulmacaları çözemezse ülkesini işgal etmekle tehdit etti. Bulmacaları kimse çözmeyi başaramayınca imdada hayatın sırlarını bilen bilge büyükanne yetişiyor… Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59da8fef-d515-4adf-b1d8-ad3d092d2163.jpg</image:loc>
            <image:title>Pufi &amp; Hilda Avuç Dolusu Sihir</image:title>
            <image:caption>Pufi birlikte kalacağı birini arayan, “neredeyse” simsiyah bir sokak kedisiydi. Hilda ise bukle bukle turuncu saçları olan, tuhaf bir evde yaşayan, birazcık dağınık bir kızdı. Gündüzleri çiçekçide çıraklık yapıyor, geceleri acemi bir cadıya dönüşüyordu. İlk uçuşunu gerçekleştirip gerçek bir cadıya dönüşebilmesi için tek bir şeyi eksikti: Siyah bir kedi! Büyük uçuş̧ günü yaklaşıyordu ama kediden hiç iz yoktu. Günün birinde çiçekçi dükkânının kapısından minik bir kafa içeri uzandı: Pufi’nin kuyruğunun ucu beyazdı belki ama, Hilda onun beklediği cadı kedisi olduğuna kesinlikle emindi! 
 
OTUZ ÜLKEDE YAYIMLANAN MORTİNA SERİSİNİN ULUSLARARASI BAŞARISINDAN SONRA DÜNYA TATLISI VE UNUTULMAZ İKİ KAHRAMANIYLA, EN GÜÇLÜ SİHRİN ARKADAŞLIK OLDUĞUNU HATIRLATAN 
ÇOK EĞLENCELİ YENİ BİR ÖYKÜ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7294af03-8faa-439b-a726-96b3a36931ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Fikri</image:title>
            <image:caption>Dervişçe yazmak 
 
Türk medyasında, onun bir alt kolu olan yerel medyada gazete yazıları, köşe yazıları önemli bir yer tutar. 
Bizim insanımız eline gazete aldığı zaman köşe yazısı görmek ister, köşe yazısı okumak ister. Yazarı gazeteyle özdeşleştirir. 
Bazı gazete yazarları, gazetenin gelişim süreci içinde gelişir, öne çıkar… 
Bazıları da senelerce içinde biriktirdiklerini bir gün şiir olarak, yazı olarak açığa çıkarır, kamuya mal eder ve gazetelerle buluşturur. 
Bu kitapta yazılarını okuyacağınız Sait Dervişoğlu ikinci gruptaki yazarlardandır. 
Gazeteci değildir. Gazeteciler gibi gördüğünü, duyduğunu anında yazıya döküp derdini anlatmamıştır. 
Gördüklerini, duyduklarını, yaşadıklarını, hissettiklerini senelerce içinde biriktirmiş, demlemiş, zamanı gelince yazıya dökmüş bir yazardır. 
Onun için yazılarında demli bir çay tadı vardır. 
Bir derviş sohbeti tadı vardır. 
Bir sakinlik, dinginlik vardır. 
Güncel konuları bile bir derviş edebi ve sukutu ile yazar. 
Ama bilirsiniz ki o sukutun arkasında nice fırtınalar da vardır. 
Başta Seyrani olmak üzere Anadolu’nun büyük ozanlarından etkilendiğini hissederseniz onun yazılarını okurken. 
Yazıyı, birilerini dövmek, birilerini hırpalamak, birilerinden öç almak için yazmaz Sait Dervişoğlu. 
Çağına tanıklık etmek için, yeri gelirse çağdaşı insanı sarsmak için yazar. 
Sait Dervişoğlu’nun yazılarının ilk kez, düzenli olarak yayınladığı gazete Güney oldu. 
Dervişçe yazan bir yazarı Mersin yerel basınına kazandırmış olmanın gururunu yaşadık. 
Şimdi o yazılar gelecek kuşaklara daha rahat ulaşsın, gazete ciltleri arasında kaybolmasın diye bu kitapta toplandı. 
Mutlaka arkası gelecek. 
Sait Dervişoğlu dervişçe yazmaya, içinde biriktirdiklerini, demine bıraktıklarını demi geldikçe yayınlamaya devam edecek. 
Kalemin daim olsun Sait Dervişoğlu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad69269-7a9f-4574-9662-a313bf9cb861.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Üçüncü Kitap Polisiye</image:title>
            <image:caption>Kesik parmaklı tutsağın kurtarıcısı gibi görünen güzel hemşireyle olan ürkütücü devriâlemi. Balkondan düşerek ölen genç kadının şüpheli ölümünü empati kurarak çözen savcının ikilemi. Kanserden ölmüş kız kardeşin ruh çağırma seansının kurbanıyla olan uhrevî hesaplaşması. Babasının çözümsüz cinayetinin gölgeler ülkesine sürüklediği deri işçisi kızın kaçınılmaz cinneti. Basketbol maçı esnasında sırra kadem basan teknik direktörün sonunu getiren açgözlülük kumpası. Basit bir yankesicilik hâdisesinden tarihin derinliklerine gömülmüş katliama olan zaman yolculuğu. Arkadaşının kuşkulu ölümünü araştırırken karanlık bir katile ulaşan genç polisin intikamı. Haldeki kabzımal kardeşlerden birinin soğuk hava deposunda öldürülmesinin incelikli esrarı. Fibonacci Dizisi’ni cinayet yöntemi bellemiş seri katile meydan okuyan matematik öğretmeni. Sıradan ve saf memurun karanlık berduşların fuhuş dünyasına adım atmasının vahim sonucu. Kürek kulübünde işlenen sinsi cinayetin örtbas edilmesine mâni olan kurt dedektifin parlak zekâsı. Psikopat caninin davranışsal yaklaşımla sorgulanmasına üçüncü taraftan sıra dışı müdahale. Komşu köşkte arkadaşıyla birlikte yaşayan eskilerin meşhur şarkıcısının uğradığı kazanın faili. Üzerine bir cinayet yüklenmiş genç dergi editörünü kurtarmak için çırpınan avukatın tek seçeneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c660b1-2057-4896-a67f-f543bc183920.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Cesur Balık Son Muhafız</image:title>
            <image:caption>Ünlü çocuk kitapları ressamı ve yazarı Serhat Filiz’in kaleminden ve fırçasından yepyeni bir kahraman can buldu. Küçük Cesur Balık İstavrit İsmail 
 
*** 
Marmara Denizi’nde çok karanlık şeyler oluyor. Balçık gibi bir madde suları hızla kaplarken hem deniz canlıları hem de insanlar ortadan kayboluyor. İstanbul’un güzelliğine güzellik katan o masmavi sulardan geriye terk edilmiş bir deniz kalıyor. Daha da fenası, umudunu yitirmiş canlılar kurtuluşu başka denizlere göç etmekte buluyor. Eyvah, böyle devam ederse İstanbul’u çevreleyen güzelim deniz bir balçık gölüne dönecek! 
 
Ama durun biraz, henüz her şey bitmedi. Hemen herkes umudunu kaybettiyse de halen direnenler var. Boğaz’ın en havalı martısı Rıfkı, kırmızı kabuğu ve keskin kıskaçlarıyla Yengeç Yeşim ve minicik cüssesinden beklenmeyecek cesarete sahip İstavrit İsmail kötü gidişata “dur” demeye kararlılar. Üstelik Denizlerin Süper Kahramanı diye anılan Barbunya Balığı Dalgacı Mahmut ile bu suları yüzlerce yıldır koruyan gizemli bir varlık da onların tarafında. 
 
İyi ama günden güne güçlenen ve yok ediciliği her dakika artan korkunç bir düşmana karşı ne yapabilirler ki? Güçleri bu büyük mücadele için yeterli mi? Ya karşılarında düşündüklerinden de büyük bir tehlike varsa? 
 
Hazır olun! Marmara Denizi’nin görüp görebileceği en büyük direniş başlamak üzere! Hemen kendinizi turbo moduna alın ve sayfaları çevirmeye başlayın. Çünkü kahramanlarımızın sizin desteğinize ihtiyaçları var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eb9c7d7-36c1-4ed5-b172-570456722e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaverse Cinayetleri yeni Nesil Polisiye Roman</image:title>
            <image:caption>Kitaptan: 
 
-Bu dünyayı bu evreni kim yarattı? 
-Tanrı değil mi? 
-Tanrıya inanıyor musun? 
-İnanıyorum. Adına ne denir bilemem. Bir yaratıcı var. 
-Burada olduğu gibi orada da var ve orada, bu dünyadaki tanrının yarattığı insan sayısı kadar yaratıcı var. Anlatabiliyor muyum? Burada kaderimizi bir kişi yazıyorsa, orada milyarlarca tanrı her şeyi her gün yeniden yazıyor ve sen, her gün her şeye yeniden başlıyorsundur kim bilir? 
 
*** 
 
“Bu kitapta, öte evrenin tehlikeli arka sokaklarında dolaşacaksınız.” 
Prof. Dr. Gökhan İzbırak 
Doğu Akdeniz Üniversitesi 
Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı 
 
“Metaverse diye adlandırdığımız dijital sanal alemlerin olası interaktif çatışmaları bu kitapta gerçekliğe bürünüyor.” 
Dr. Güven Çatak 
Bahçeşehir Üniversitesi 
Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcb8b781-6d84-4f2d-b47d-03c3477920b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 188 - Mayıs - Haziran 2022</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız’da David Hockney’den Venedik Bienali’ne 
 
Sanat Dünyamız dergisi okuyucularıyla güncel sanat alanındaki son gelişmelere dair eleştiriler, denemeler ve söyleşilerle dolu 188. sayısını buluşturuyor. Mayıs Haziran sayısının ajandası bu sayı 28 Mayıs’a dek Evin Sanat Galerisi’nde “Muğlak” adlı sergisi devam eden ressam Temür Köran’a emanet. 
 
Derginin kapağında Sabancı Müzesi’nde açılacak sergisi “Baharın Gelişi, Normandiya, 2020” ile çağımızın en önemli ressamlarından David Hockney bulunuyor. Kültigin Kağan Akbulut dergideki yazısında Hockney’nin resimlerinin günümüzde nereye denk düştüğünü inceliyor. 
 
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin açtığı “Osman Hamdi Bey Sergisi”ne dair ise Prof. Dr. Zeynep İnankur’la yapılmış bir söyleşi meraklılarını bekliyor. Bu yıl üç yıllık bir aradan sonra düzenlenen Venedik Bienali 59. Uluslararası Sanat Sergisi kapsamında açılan Türkiye Pavyonu ve ana sergiye dair bir eleştiri de dergide. 
 
Arter’in siparişi üzerine ürettiği eseri “Io’nun Yeni Sesi” ile İstanbul’a dair akustik görüntüler yaratan Bill Fontana’nın sanatını Sair Sinan Kestelli inceliyor. Bruno Vandermeulen ve Danny Veys&apos;in Anamed’de açılan “Geçmiş ve Şimdinin Buluşması: Fotoğrafik Bir Keşif” adlı sergisini ise Erman Ata Uncu değerlendiriyor. 
 
Süreyyya Evren Sarmal Senaryolar yazı serisinin sonuncu yazısını kaleme alıyor. Elif Kamışlı ise Kiki Smith’ten Deniz Aktaş’a, Nikita Kadan’a uzanan bir denemeyle dergide yer buluyor. Misal Adnan Yıldız ise küratöryel pratiklere odaklanacağı Yaşayan Belgeler adlı serisinin ilk yazısıyla dergide. 
 
Ezgi Yakın, Nursaç Sargon’la küratörlüğünü üstlendiği Monitor’un İzmir’de düzenlenen “Umutsuzluğun Antaios’u” isimli yeni sergisi hakkında bir söyleşisini sunuyor. İlker Hepkaner ise ödüllü belgesel Zeki Müren Hattı üzerinden bugün “sanat güneşimiz”in neler ifade ettiğini araştırıyor. 
 
Dergide Burak Delier’e dair Ezgi Bakçay’ın bir sanatçı incelemesi, Huo Rf’nin Spot Işığı üzerine Banu Karaca’nın bir yazısı ve Ece Balcıoğlu’nun “Hayal Fanusu: Dr. Şükrü Bozluolçay Koleksiyonu” sergisi üzerine değerlendirmesi yer alıyor. Ezgi Hamzaçebi ise “Gerçekte Olmayan Şeylerin ZihinselTahayyülleri” sergisindeki eserlerin edebiyattaki yansımalarına değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc9ad9d-2602-4791-9a10-f86bae5d22b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 221 - Mayıs – Haziran 2022</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 221. sayısında dosya konusu Nursel Duruel’in öykü kitabı Geyikler, Annem ve Almanya. Kitabın 40. yılında yapılan YKY özel baskısı dolayısıyla hazırlanan dosya Berat Alanyalı’nın Nursel Duruel ile yaptığı bir söyleşiyle açılıyor. İbrahim Yıldırım, Hülya Soyşekerci, M. Sadık Aslankara, M. Zaman Saçlıoğlu, Haydar Ergülen kitabı ve yazarı değerlendiren yazılarıyla dosyada yer alıyor. 
 
İbrahim Yıldırım ile Dünbatımı Defterleri romanı, M. Kayahan Özgül ile Bindik Bir Alâmete… kitabı üstüne söyleşilerin bulunduğu dergide Edip Cansever arşivinden çıkan iki Cansever şiiri de dikkat çekiyor. 
 
Nihat Ziyalan, Yüksel Pazarkaya, Süreyya Berfe, Hüseyin Peker, Turgay Kantürk, Muzaffer Kale, Enver Topaloğlu ve Ulaş Bager Aldemir şiirleri; Şiir Erkök Yılmaz, İlhan Durusel, Zehra Tırıl, Kerem Işık, Gökhan Yılmaz, Ayşen Işık, Ferdi Çetin, Adil İzci, Engin Özkol ve Serdar Rifat öyküleri; Mehmet Can Doğan, Erendiz Atasü, Mukadder Özgeç, Musa Yazıcı, Orçun Üçer, Ramis Dara, Burak Çetintaş yazılarıyla kitap-lık dergisinin 221. sayısında. 
kitap-lık 29 yıldır iyi edebiyatın adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29699f91-09f7-40d5-afdf-08ebe6abd409.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek Sesle Söylenen Şarkılar</image:title>
            <image:caption>“… Burada bir zamanlar köylülerin pulluğun arkasında şarkı söyleyerek çift sürdüğü, tahıl ambarlarının dolup taştığı, belki de hem ardıç kuşlarının, hem de bülbüllerin şakıdığı ve yuva yaptığını düşünmek ne tuhaf, öyle değil mi? … Tanrı’nın yardımı ile varoluşun yumuşak ve nazik güçleri buralarda yeniden yuva kuracak…” 
“… Ev sahibim biraz daha kalmamı istiyordu. Bu yoksulluğun, bu pisliğin ve aşağılayıcı esaretin birinin hoşuna gidebileceğini hiç düşünmediği belli oluyordu, fakat – dürüst olmak gerekirse – onun bu aşırı mutlu halini görünce göğsümde bir sızı hissettim. Oradan – daha havadar bir yere, uzaklara, başka bir yere, bambaşka bir dünyaya, hüznün karanlığının daha az olduğu ve mutluluğun güllerinin daha az solmuş olduğu bir yere - gitme ihtiyacı hissettim…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20622507-12a0-45ca-a0fd-dcec94f449e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c72b8e36-c199-493e-a2a3-13168e915799.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64f95244-9b6a-4748-9e9a-b0f1d3e3c464.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54464d4f-b8fa-48cb-9818-0538beb48238.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448f4e02-e19a-4117-9a32-633f0022ef50.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb9cbbbf-ba1b-4784-89d8-6a9070bb77c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c69fbf2e-5b37-408d-940c-20e23332ed5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802ceb70-4da8-4f33-a113-c2a1c1749693.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların efsane dedektifi Sherlock Holmes’un, insan zekâsının ve algısının sınırlarını zorlayan bir yeteneğe sahip olduğunu bilmeyen yoktur. Ele aldığı her bir davada bizi heyecanın, korkunun, merakın ve eğlencenin içine çeker. Bu kitapta da soluksuz maceralar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3500b93-0719-4587-a6ce-15035ba3264f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Dükkanı 1</image:title>
            <image:caption>Sadece uyurken ziyaret edebildiğiniz gizemli bir kasabada bulunan Dollagoot Bey’in Rüya Dükkânı’na hoş geldiniz! Çocukluk anıları, lezzetli yemekler, sahil kenarında gezintiler ve kâbuslar gibi her katında çeşit çeşit rüyalar satılan bu dükkânın, dünyanın dört bir yanından gelen hem insan hem de hayvan birçok müşterisi bulunuyor. Ziyaret öncesi pijamalarını giymeyi unutan müşteriler için ise Noktilukalar iş başında! 
Dollagoot Bey’in Rüya Dükkânı’nda işe yeni başlayan Penny ile birlikte birbirinden farklı görevlere koşturacak, uykulu müşterileri karşılayacak ve tecrübeli Dollagoot Bey’den rüyalarla ilgili çok ilginç şeyler öğreneceksiniz. Ayrıca Kick Slumber, Yasnuj Otra, Wawa Sleepland, Doje, Aganep Coco ve daha nice rüya yaratıcılarıyla tanışma fırsatı yakalayacaksınız. Acaba bu sene Yılın Rüyası Ödül Töreni’nde, en büyük ödülü rüya yaratıcılarından hangisi alacak? Yayımlandıktan kısa bir süre sonra Güney Kore’nin çok satanlar listesine girmeyi başaran genç yazar Mi-ye Lee’nin bu fantastik romanı ister bir genç ister bir yetişkin olun, hayal gücünüzü farklı bir âleme götürecek ve içinizi ısıtacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd44967f-6dca-4d04-ae9a-2ab889941f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus</image:title>
            <image:caption>Hayat inişli çıkışlı bir yolculuktur. Bu yolculukta insanın karşısına birçok güçlük çıkabilir. Her zaman bahar olmaz. Bazen kara kış gelir hayatımıza. Önemli olan bu hayat yolculuğunda önümüze çıkan zorluklar, engeller karşısında pes etmemektir. Hz. Allah (C.C), yüce kitabımız Kur&apos;an-ı Kerimde yer alan İnşirah suresinde, “Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır,” buyuruyor. Gerçekten de insan hayatında zorlukla beraber kolaylık vardır. Bunu hayatımda birçok kere yaşadım. Eminim ki her insan da yaşamıştır. Her sıkıntının ardından bir kolaylık her kıştan sonra bahar gelir. Bize düşen, hayat mücadelesinde pes etmemek, sabretmek, azmetmek ve her düştüğünde ayağa kalkabilmektir. 
   İnsanın karakteri, yaşadığı olaylar sonunda şekillenir. Çekilen acılar insanı güçlendirir. Yunus Emre’nin dediği gibi “Bir ben vardır benden içeri,” demeliyiz. İnsan bazen bunalır, sıkılır, hatta bir an kendisi için hayatın bittiğini zanneder. Ama mutlaka güzel günler gelecektir. Önemli olan içimizdeki beni ortaya çıkarabilmek, yaratılmışları sevebilmek, iyi bir insan olabilmektir. Her insan bir romandır. Herkesin çektiği sıkıntı kendine büyüktür. Bu romanımda da farklı hayat hikâyeleri olan üç arkadaşı anlatıyorum. Bakalım hangisinin çektiği sıkıntılar daha büyük? Karar sizin! 
   Romanımda üç arkadaşın bir kış günü yaptıkları tatili anlattım. Bu tatilde, birbirleri hakkında bilmedikleri her şeyi öğrenir, Derbeder, Yavuz ve Emrah. 
   Ömrü boyunca arayıp bulamadığı sevgiyi Dünya isimli kızda bulmaya çalışan ama karşılık göremediği bu aşk sebebiyle aklını yitiren, sonunda kalbinden çıkardığı Dünya’nın yerine Allah (C.C.) aşkını koyan DERBEDER’ in hazin hikâyesini, 
   Gönül verdiği Ülkü isimli sevdasından dolayı 12 Eylül Askeri Darbesi ile Mamak Askeri Cezaevine girip türlü işkenceler gören, yıllarca cezaevinde kalan, cezaevinden çıktıktan sonra karanlık işlere bulaşan ama asla vatan aşkından vazgeçmeyen YALNIZ KURT’ un çileli hikâyesini... 
   Aile ve iş hayatında türlü problemler yaşayan, bazen yıkılan ama her seferinde ayağa kalkmayı başaran, hayat mücadelesinde asla pes etmeyen BAHTSIZ BEDEVİ’nin zorluklarla dolu dramatik hayat hikâyesini okurken bazen hüzünlenecek, bazen acıma hissiyle dolacak, bazen de sinirlenecek ama mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d33fc17-0cc6-4e12-b1ac-9a354a74b6d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Sağlığı ve Doktorları</image:title>
            <image:caption>Atatürk çocuk yaşlarda dahi hem beden hem de irade olarak çok güçlü bir insandır. Ancak ne kadar güçlü olsa da asker olarak düşmana, devlet adamı olarak karanlığa karşı verdiği savaşı, hayatı boyunca hastalık ve yaralanmalara karşı da vermek zorunda kalmıştır. Onun bu savaşı daha 1881 yılında başlar. 
Mustafa Kemal henüz bebekken, babası Ali Rıza Bey’in, kimi zaman ormana gidip kereste kestiğinden eve gelmediği günler olurdu. Böyle bir günde eve hırsız girer. Mustafa Kemal’in büyükannesi Ayşe Hanım’ın odasındaki para dolu çekmece alınır. Büyükannenin feryadı üzerine Zübeyde Hanım kapının arkasına dayanır fakat hırsızlar kapıyı omuzlayınca koca kapı, içeride kundakta bulunan Mustafa Kemal’in üzerine yıkılır. Kapının altında kalan Mustafa Kemal şans eseri kurtulur. 
Bu onun ölümü ilk mağlup edişi olur ama hayatı boyunca ölüm ile vereceği mücadele aslında daha yeni başlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec62e79-cc70-4137-ab99-3868c5938c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Toprağın Dalkavukları</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin üstüne siyasetle iç içe mafya ve uyuşturucu gemileri iddiaları bomba gibi düşüp medya-hukuk-siyasiler her zamanki gibi hiçbir şey 
olmamıs gibi sustuğunda, iş yine Nihat Genç’e düştü ve masal kahramanlarını alaycı üslubuyla göreve çağırıp bu akıl almaz skandal ve rezaletleri eğlenceli, neşeli diliyle yüz binlere okutmayı başardı! 
Sevgili Okuyucu; şu an elinizde, yolsuzluklara ve suskunluğa karsı savaş veren mizahımızın çok cesur ve seçkin bir eserini tutmaktasınız! 
 
Perde kurduk ışık yaktık gösteririz gölge-hayal 
 
Bu perde gerçeğin aynasıdır sanılmaya martaval 
 
Bu perde başka perde Karagöz perdesi 
 
Oynayan Karagöz’dür amma bu ibret perdesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1f15785-adf8-468d-ad3e-f3b6a76f0ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Güvenliği ve Doğal Gaz Piyasaları</image:title>
            <image:caption>Kuramsal yaklaşımdan gazın ticareti ve fiyatlandırılmasına, küresel ölçekten ülkemiz özeline, jeopolitikten boru hatları siyasetine kadar çok geniş bir yelpazeden doğal gaz piyasalarının gelişimini sürükleyici bir roman kalitesiyle aktaran “Doğal Gaz Piyasaları” kitabı, geçtiğimiz beş yıl içerisinde piyasa dinamiklerinde yaşanan değişiklikler nedeniyle bir güncellemeyi zorunlu kılmıştı. Kaynak kitap olmanın gereği de budur zaten. Kovid sonrası dünya enerji görünümündeki dönüşüm ve yenilenebilir enerji dâhil güncel eğilimlere uzanan perspektiflerin de eklendiği bu güncelleştirilmiş ve genişletilmiş baskıyla kaliteye kalite katılmış oldu. 
 
Dr. Sohbet Karbuz 
OME Hidrokarbonlar Direktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9cccf22-4b8a-4406-be42-677db4e5f648.jpg</image:loc>
            <image:title>War And Peace - Book Thirteen</image:title>
            <image:caption>Man’s min mind cannot grasp the causes of events in their completeness, but the desire to find those cau­ses is implanted in man’s soul. And without conside­ring the multiplicity and complexity of the conditions any one of which taken separately may seem to be the cause, he snatches at the first approximation to a cau­se that seems to him intelligible and says: “This is the cause!” In historical events (where the actions of men are the subject of observation) the first and most pri­mitive approximation to present itself was the will of the gods and, after that, the will of those who stood in the most prominent position the heroes of history.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c849d9b2-bd9b-4f0d-be7d-3f1aa83b70b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dora – Bir Histeri Vakasinin Analizinden Parçalar</image:title>
            <image:caption>Freud (1856-1939): Histerinin cinsel kökenleri ve rüyaların bilinçdışı çatışmaları aydınlatmada oynadığı rolün güzel bir örneği olacağını düşündüğü Dora vakası Freud için başarısızlıkla sonuçlanır. 18 yaşında bir genç kız olan Dora on bir hafta süren bir analiz sürecinin ardından aniden tedaviyi bırakır. Bu başarısızlık Freud’u “aktarım” kavramını daha derinlemesine düşünmeye itecektir. Hastanın geçmişindeki önemli figürlerin psikanaliste yansıtılması demek olan aktarım, psikanalizin başat kavramlarından ve tedavinin kilit unsurlarından biridir. Yineleme otomatizmi ancak aktarımın yorumlanıp işlenmesiyle aşılabilir .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e25f94-9003-4423-a567-129c323205ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Oz Diyarı</image:title>
            <image:caption>Oz Büyücüsü’nün yayımlanmasının ardından Korkuluk ve Teneke Adam’la ilgili yeni hikâyeler isteyen okurlarını geri çevirmeyen L. Frank Baum, 1904’te Muhteşem Oz Diyarı’nı kaleme alır. Dorothy’nin Kansas’a dönüşünden kısa süre sonrasında geçen hikâyede bizi hem tanıdık yüzler hem de yeni tanışacağımız karakterler beklemektedir. 
Baum, Edward Bellamy ve William Morris gibi ütopyacı yazarlardan etkilenmiş, sanayi toplumu ile pastoral düzenin kesiştiği bir diyar yaratmıştır. Oz’da her şey “canlı” olabilir ve Oz’un ütopyasını tanımlayan değer sistemi, insanlarla sınırlı olmayıp cansız ve mekanik varlıkların yanı sıra flora ve faunayı da içine alacak şekilde genişletilmiştir. Örneğin Tip’in Hayat Tozu’yla canlanan grotesk Jack Kabakkafa’ya yönelik sahiplenici tavrı, Victor Frankenstein’ın kendi yaratığını reddedişine benzemez. Baum’un önyargısız bir işbirliğini teşvik eden görüşleri çocuklar ve yetişkinler için ilham vericidir. Ayrıca kadınların oy hakkı hareketinden etkilenen Baum’un Komutan Jinjur vesilesiyle gelenekselleşmiş cinsiyet rollerini tersyüz etme girişimi de dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44e32c65-6514-40f4-8146-a2cf53bb1d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Oz Diyarı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oz Büyücüsü’nün yayımlanmasının ardından Korkuluk ve Teneke Adam’la ilgili yeni hikâyeler isteyen okurlarını geri çevirmeyen L. Frank Baum, 1904’te Muhteşem Oz Diyarı’nı kaleme alır. Dorothy’nin Kansas’a dönüşünden kısa süre sonrasında geçen hikâyede bizi hem tanıdık yüzler hem de yeni tanışacağımız karakterler beklemektedir. 
Baum, Edward Bellamy ve William Morris gibi ütopyacı yazarlardan etkilenmiş, sanayi toplumu ile pastoral düzenin kesiştiği bir diyar yaratmıştır. Oz’da her şey “canlı” olabilir ve Oz’un ütopyasını tanımlayan değer sistemi, insanlarla sınırlı olmayıp cansız ve mekanik varlıkların yanı sıra flora ve faunayı da içine alacak şekilde genişletilmiştir. Örneğin Tip’in Hayat Tozu’yla canlanan grotesk Jack Kabakkafa’ya yönelik sahiplenici tavrı, Victor Frankenstein’ın kendi yaratığını reddedişine benzemez. Baum’un önyargısız bir işbirliğini teşvik eden görüşleri çocuklar ve yetişkinler için ilham vericidir. Ayrıca kadınların oy hakkı hareketinden etkilenen Baum’un Komutan Jinjur vesilesiyle gelenekselleşmiş cinsiyet rollerini tersyüz etme girişimi de dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57a0ae4c-92df-48cf-a6a0-10026ae4b19d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sene 84</image:title>
            <image:caption>Beş arkadaşın hayatını değiştiren bir sır, şişede durmayan hatıralar, fikrini arayan bir doktora tezi, dikiş tutmayan bir şimdiki zaman, kahramanlara boş vermiş bir gelecek... Ve çok uzaklarda bir yerde, bütün kaygılardan azade parıldayıp duran, giderek afili bir masala dönüşen geçmiş... 
Viyana’nın küf kokulu kütüphanelerindeki nafile mesaisine ara verip eski sevgilisinin düğününe katılmak üzere İstanbul’a dönen genç bir adamın on günlük macerasının romanı bu: Ayrılan yollar, biten aşklar ve yarınlar ­belirsizleştikçe kusursuz kontrastıyla gözümüzü alan o eski günler... 
Bugünün gerçeğine etkileyici bir dikkatle eğilen ve zamanın ruhunu incelikle okuyan Devrim Alkış, hepimizin iç sesinden yankılar taşıyan cesur bir dille, “tarih bitince” başlayan döneme, dayanağını yitiren dünyaya bakıyor. Hikâyesini kaybetmiş insanın “tarihin istenmeyen tüyleri”yle imtihanına... Geleceğin umudunu, geçmişi iyimser bir mite dönüştürererek derlemeye çalı­şan zamane insanının fotoğrafını çekiyor Sene 84: Gülümseyin, Gripin kadını size bakıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f9b9649-2400-4cf4-8abb-6cfab6b74a3f.jpg</image:loc>
            <image:title>30 Yılın Ardından Türkiye ve Türk Dünyası</image:title>
            <image:caption>ATA Platform (Asya-Türkiye-Avrupa) tarafından yapılan çevrimiçi tartışmanın genişletilmesiyle oluşan bu eserde, Avrasya coğrafyası ve Türk dünyasına ilişkin farklı konu başlıklarında uzman görüşlerini okuyacaksınız. Dünya, jeopolitik açıdan Amerikan hegemonyasına dayalı tek kutuplu sistemden çok kutupluluğa, iktisadi bakımdan üretim merkezlerinin değişimiyle Batı odaklılıktan Asya Çağı’na geçişe tanıklık ederken; Avrasya coğrafyası ve Türk dünyası, kapladığı coğrafi alan ile yeni dönemin koşullarına göre yeniden stratejik önem kazanacak. Bu önem, Soğuk Savaş yıllarındaki gibi ikili cephe ya da tek kutuplu dönemdeki gibi sisteme eklemlenme süreçlerinden çok farklı dinamikleri içinde barındıracak. Atlantik ittifakının yeniden tesis edilmeye çalışıldığı şu günlerde Rusya ile Çin’in iş birliğinin sürdürülmesi hâlinde büyük güç rekabeti, belki de en fazla bu sahada hissedilecek. Çin’in Kuşak Yol Girişimi, Rusya’nın Geniş Avrasya Ortaklığı Konsepti ve ABD’nin Afganistan’dan çıkışıyla simgeleşen BOP yanına BAP (Büyük Asya Projesi) hazırlığı, karasal jeopolitikte “Kalpgâh” olarak adlandırılan bu bölgede şekillenecek. Rekabetin sonucu hem Türkiye ve Türk dünyasının gelişimini etkileyecek hem de Türkiye ve Türk dünyasının nerede konumlandığıyla doğrudan ilgili olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242aabb5-0a9b-46d5-aa05-3bba8b02bcd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Girdap – Askeri Okullarda Katliam</image:title>
            <image:caption>1986&apos;da askeri liselere giren FETÖ mensubu öğrenciler, 1994&apos;te subay çıkarak çok yüksek rütbelere geldi, stratejik konumlara yerleşti, siyasi destekler buldu ve atamaları yapan personel dairelerini ele geçirdi. Bununla birlikte 15 Temmuz Darbe Girişimi&apos;nin kilit noktalarında, 1994 yılında mezun olan bu kurmay subaylar ağırlıklı olarak görev aldılar. 2006 yılı ve devamında ise askeri okullarda FETÖ hâkimiyetiyle, vatansever askeri öğrencilerin birçoğu “Şok Mangaları” altında işkencelerle tasfiye edilip yerlerine Fetullahçılar dolduruldu. Elinizdeki bu kitap askeri okullardan ayrılmak zorunda bırakılan öğrenci ve ailelerinin tanıklıklarıyla “Şok Mangaları”nın işkencelerini gözler önüne sererken; örgüt yöntemlerinin ayrıntıları ve örgütten ayrılmış eski üyelerin itiraflarıyla FETÖ/PDY gerçeğini ortaya çıkarıyor. “Kör oldum komutanım, göremiyorum!” kulağımdan yıllardır eksilmeyen bir çığlıktır benim için. Ara ara geceleri rüyalarıma da girer. Bağıran eski bir askeri öğrenci. İsmini cismini hatırlamıyorum ama çığlığı kulaklarımda. Zaten sağımıza solumuza bakmak, konuşmak, dinlenmek, düşünmek, yemek, içmek, uyumak hatta tuvalete gitmek bile yasak. Eriyoruz yavaş yavaş. Birileri bizi öldürüyor. “Kör oldum komutanım, göremiyorum!” diye bağırıyor. Gecenin karanlığı çökmüş. Dalgalar kıyıya vuruyor. Art arda dizilmiş, yılan olmuş sürünüyoruz kumsalda. Başımızdaki subay görünümlü Fetullahçı birden bağırmaya başlıyor. “Kurşun geliyor, kurşun geliyor, aptal herifler, hımbıl adamlar!” ve başlıyor tekmelemeye. Ağzımıza, yüzümüze, vücudumuza tekme atıyor. Hayallerimizi, geleceğimizi tekmeliyor. Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün üniformasını tekmeliyor. Türk milletini tekmeliyor. Ağzımız, kulaklarımız ve gözlerimiz kumla doluyor. Yukarıdaki ay şahit, yıldızlarımız teker teker kayıyor. Ölüyoruz hiç kimse umursamıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5653a96d-30a2-4e61-8fe2-a2fa48f9122a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası 24. Sayı</image:title>
            <image:caption>İnancın, fedakârlığın ve azmin sembolü olan Çanakkale Zaferi’nin 107. yıl dönümünü büyük bir onur ve heyecanla idrak ediyoruz. Çanakkale Zaferi, sadece millî tarihimizin değil insanlık tarihinin en ihtişamlı kahramanlık destanıdır. Çanakkale Savaşı bir vatan müdafaasıdır. Dağların, taşların şüheda gövdesine büründüğü bu muazzam zaferin yıl dönümünde bu güzel vatanı, bu Cumhuriyeti ve her şeyden aziz ulusal bağımsızlığımızı bizlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükran ve minnetle anıyoruz. 
Günümüzde yakın çevremizde hızla gelişen siyasal olaylar, Ulu Önderimizin ne denli üstün vizyon sahibi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. 9 Kasım 1936 tarihinde yürürlüğe giren Montrö Türk Boğazları Sözleşmesi, o günün koşullarına göre büyük bir öngörü ve diplomatik başarı ile hazırlandığının en büyük göstergesidir. Montrö Türk Boğazları Sözleşmesi, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda edindiği itibarın bir simgesi olarak dış politikada kazandığı en önemli zaferlerden birisidir. Böylesi önemli ve ülkemiz geleceğinin güvencesi olan bu sözleşmeye sahip çıkmak, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının asli görevidir. Ulusal denizcilik camiamızdan yeni isimlerin katkılarıyla, dergimizin giderek zenginleşen bilgi birikimi bağlamında bu sayımızda da ilginizi çekeceğine emin olduğumuz çok değerli çalışmalarla karşınızdayız. Kaptan Ali Karakul, bir ticaret gemisinde seyre başlangıç duygularını, şiirsel bir dille anlatmış. Cem Gürdeniz, dünya ülkelerinin denizcilik güçlerindeki gelişmeleri karşılaştırmalı olarak sunuyor. Levent Akson, yıllar önce İstanbul Boğazı’nda yaşadığımız tanker kazası faciasını bir cinayet olarak irdelemiş, öneriler sunuyor. Vusal Hasanzadeh, Türk kökenli ulusların Hazar’dan Akdeniz’e yönlenen deniz stratejisi hakkında bilimsel bir inceleme yapmış. Selin Topkaya, takımada devletlerinin dünya deniz stratejisine etkileri hakkında bilgiler verirken Deniz Güler, bir önceki sayımızda başlattığı strateji görüşlerine yeni bir boyut kazandırmış. Prof.Dr. Ergun Türkcan ile yaptığımız söyleşi çok ilginç. Erdal Yazıcı, Kanal İstanbul ile İstanbul Boğazı’nı mukayese ederken, çok önemli hususlara dikkat çekiyor. Kısa bir süre önce yitirdiğimiz Prof. Dr. Sencer İmer, ülkemizin su sorununa dikkat çekiyor, çözüm tarzları öneriyor. Selim Özen, Osmanlı baştardelerine farklı bir bakış açısıyla yaklaşmış. Sedat Tenker, İstanbul Boğazı’ndaki deniz kazalarını dönemsel bilgiler ışığında irdelemiş. Mehmet Ali Sökmen’in kendine özgü anlatımıyla denize hasreti okunmaya değer. Derya Şerif Yarkın, borda fenerlerinin renkleri hakkında belirlediği ilginç bilimsel bilgileri anlaşılır bir dille sunmuş. Ömer Bozkurt, bir denizci gözüyle kaleme alınmış bir romanı tanıtırken deniz savaşının acımasızlığına da vurgu yapıyor. Zeynep Öziş, geç de olsa ulaştığı bir mutluluğu, yelkenlisiyle yaşamını bizlerle paylaşmış. Talip Özcengiz, deniz kültürümüze yine farklı ama müzik ağırlıklı olarak yaklaşmış. Ali Bozoğlu, Fenerler İdare-i Umumiyesi Müdürü Michel Paşa’nın Fransa’dan İstanbul’a uzanan hikâyesini bizlerle paylaşıyor. Sitem Ateş, ilgiyle okunacak bir konuyu denizcilik kültürümüze kazandırmış. Ayhan Edin, önceki sayımızda başlattığı deniz tarihi incelemesini bu sayımızda sonuca ulaştırıyor. Coğrafyanın gereği olarak bir “Denizci Ülke”de yaşamakta olan Türk ulusunun “Denizci Ulus” olması yolunda umut var oldukça, yeni başlayan her gün güzel olacak düşüncesiyle, sizlere iyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4616553-6ee2-424a-ae1c-f2e72d498751.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası 23. Sayı</image:title>
            <image:caption>Mavi Vatan’dan…
83 yıl önce yitirdiğimiz Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “En büyük eserim” dediği Cumhuriyetimiz 98 yaşında. Güzel yurdumuz gerek güvenlik gerekse ekonomik açıdan yalnız Mavi Vatan’da değil, tüm dünya denizleriyle doğal ilişki içerisinde dünyanın ana jeopolitik ve jeostratejik alanlarından birinde kurulu olması nedeniyle denizcilik alanında tarih boyunca önemli rol oynamıştır. Bu bağlamda genç Türkiye Cumhuriyeti, denizciliği Türk’ün büyük ulusal ülküsü olarak düşünemeyen Osmanlı’nın stratejik hatalarını en kısa zamanda onarmak amacıyla çok çabalamış ve her alanda büyük başarılar elde etmiştir. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu zor koşullar, askeri donanmanın yetersizliği, Osmanlı deniz ticaret filosunun I. Dünya Savaşı yıllarında elinde bulundurduğu gemi sayısına ve gemilerin tonaj kapasitelerine bakılarak bile rahatlıkla görülebilir. Cumhuriyet’le birlikte deniz işletmelerindeki yabancı üstünlüğünü kırmak ve deniz ulaşımını ulusal gemiler ile sağlayabilmek amacıyla, limanların iyileştirilmesi ve yeni iskelelerin yapılması, limanların demiryolu ile iç bölgelere bağlanması, navlun değerlerinin Türk lirası üzerinden belirlenmesi, özel sektörün gemi yapımı ve onarımı faaliyetlerinde desteklenmesi ve sermaye sağlanması gibi alanlarda çalışmalar yapılarak denizcilik faaliyetlerinin hızla ulusallaştırılması sağlanmıştır. Atamızı ve ona destek veren değerli büyüklerimizi minnet ve şükranla anıyoruz. Yaşasın Cumhuriyet! Coğrafyanın gereği olarak bir “Denizci Ülke”de yaşamakta olan Türk ulusunun “Denizci Ulus” olması yolunda Hamit Naci Mavi Vatan Vakfı’nın kurulması, tarihi önem taşıyan mutlu bir gelişme. Bu girişimi başlatan ve sürdürecek olan denizcilerimize şükranlarımızı sunarken destekliyor, başarılar diliyoruz. Can Yücel’in derin anlamlar içeren bir şiiriyle başladığımız bu sayımızda da ilginizi çekeceğine emin olduğumuz çok değerli çalışmalarla karşınızdayız. Cem Gürdeniz, Mavi Vatan Vakfı’nın kuruluş haberini vermenin yanında denizcileşme ve din arasındaki ilişkiyi irdelemiş. Ergun Türkcan, bu çalışmayı destekleyen ve geliştiren bilgileri akademik anlatımla sunuyor. Talip Özcengiz, Portekiz’e özgü bir müzik türü olan Fado’yu bir denizcinin duygularıyla bezemiş. Selim Özen, müzede izlerken pek özen göstermediğimiz saltanat kayıklarının gizemine dikkat çekiyor. Kanal İstanbul Projesi’nin olası aksak yönlerini Sedat Tenker deniz kazaları yönünden, Erdal Yazıcı ise seyir uygulamaları bakımından görüşlere açmışlar. Volkan Özdemir, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) hakkında akademik bilgiler veriyor. Mehmet Ali Sökmen, bir denizcinin gönlünden geçenlerin yer aldığı şiirleri ve şarkıları, anlamlı bir biçimde anımsatmış. Ülkemiz denizcilik sanayisinde bir ilk olan yerli motor üretimi faaliyeti, Ali Bozoğlu tarafından düşündürücü bir anlatımla kaleme alınmış. Ali Cömert, ülke tanıtımında yapılabilecek yanlışlıklara denizcilerin ortak olmamalarını dilemiş, haklı öneriler sıralamış. Caner Şaka, pandeminin neden olduğu ilginç gelişmelerden birini düşündürücü mizah biçiminde okurlarımıza sunuyor. Merak etmemize karşın, yeterince araştırmadığımız bir konu, Akdeniz’in adlandırılması, Derya Şerif Yarkın’ın ilginç anlatımıyla dergimizde. Sitem Ateş, okudukça sizleri düşüncelere dalıp uzaklara götürecek bir üslupla “Deniz Bitti” diyor. Cemil Şen, denizcilik tarihimizdeki ilginç bir gelişmeyi anımsatıp Atilla Hülagu’yu anmış. Ali İbrahim Kontaytekin, Hobart Paşa’nın ilginç yaşam öyküsünü paylaşmış. Ahmet Büke, unutulacağından endişe duyduğu Denizcilik folklorunun önemini vurgularken Mustafa Kaymakçı, Kurtuluş Savaşı sırasında Rodoslu Türk denizcilerin özverili ve cesaret dolu desteklerini gözler önüne seriyor. Ayhan Edin ve Aydın Eken’in önceki sayılarımızda başlattıkları incelemeler bu sayımızda sonuca ulaşıyor. Dergimizin kapak fotoğrafında betimlenen, bir konteyner gemisinde sınırlı olanaklarla yeni yılı kutlama hazırlığı yapan gemicinin duygularıyla, 2022 yılını aileniz ve sevdiklerinizle birlikte mutlu ve sağlıklı günlerde yaşamanızı dileriz. Cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşayacağına olan inancımızı bir kez daha tekrarlıyor, sizlere iyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42269b4a-264b-47c7-bec0-7fbab6e7a3e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası 21. sayı</image:title>
            <image:caption>Mavi Vatan’dan…
Her aldığımız nefeste yüreğimizi kıpırdatan Atatürk’ün fani varlığını toprağa vereli yıllar geçmesine rağmen, manevi varlığının bütün gücüyle aramızda yaşadığı şüphe götürmez. Osmanlı Devleti’nin gerileme ve çöküş dönemlerinde denizcilik gücünün çeşitli faaliyet sahalarında geri kaldığının bilincinde olan Atatürk, Cumhuriyet Dönemi’nde aynı hataların yaşanmaması için hem söylem hem de eylemleriyle biz Türkleri denizlerle buluşturma çabası içine girmiş ve her vesileyle de bu konuda bizleri yönlendirmiştir. Cumhuriyetin ilan edildiği dönemin kendine özgü koşulları altında oldukça sıkı ve korumacı bir anlayışla düzenlenip 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, Türk denizciliğinin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bu yasal düzenlemenin yapılmasıyla da ne denli üstün bir vizyona sahip olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Atamızın, onunla birlikteliğe doyamadığı sevgili kuğusu “Savarona” bu sayımızın ana teması. 
Bu sayımızda da yine ilginizi çekeceğine inandığımız yazılarla karşınızdayız. Cem Gürdeniz ve Levent Akson, Atamızla bütünleşen Savarona’yı betimlerken, göz yaşlarınızı tutamayacak, zaman zaman isyan bile edeceksiniz. Cemil Şen, Atatürk’ün Savarona’da geçirdiği günleri ve Savarona’nın akıbetini güzel bir dille detaylandırmış. Akademik çalışmalarını Atatürk’ün görüşleri üzerinde yoğunlaştırmış olan Orhan Çekiç, Atamızın Savarona ile olan gönül ilişkisini, yaşanan tarihi gerçekler ışığında değerlendiriyor. Ali Bozoğlu daSavarona’yı tüm ayrıntılarıyla ele almış ve her yönüyle tarih kokan bu ünlü yatı, sizlere sanal olarak gezdiriyor. Ömer Bozkurt’un kalemiyle sunduğumuz ilginç bir deniz seyahati öyküsünün yeni bölümü ile yakın zamanda yitirdiğimiz Aydın Eken’in bir tarih belgesi olarak sunduğu tersanelerimiz konusu da bu sayımızda devam ediyor. Numan Hazar, Osmanlı döneminde denizciliğe gereken önemin verilmemesi sonucunda ortaya çıkan politik olumsuzlukları, bir 
hariciyeci gözüyle vurgulamış ve günümüz politikacıları için yol gösterici bir deneyim özeti sunmuş. Güneş Atay, Karadeniz’in kuzeyi ve Azak-Kerç su alanının stratejik değerini gözler önüne sererken,  Deniz Güler, Akdenizli Türklerin “denizcileşme” gerçeğini neden-sonuç ilişkisi içinde sunuyor. Emin Nedret İşli, bu kez Şirket-i Hayriye için gemiler üretmiş ünlü İskoç tersanesi Fairfield’i tanıtıyor. Hasan Erel de araştırmacı yazar Engdahl’ın yazısından yaptığı çeviride İngiltere’nin 2. Dünya Savaşı’ndan önce zaten NATO’yu tasarladığını çarpıcı bir üslupla belirtiyor. 
Bir önceki sayımızda, sizlere çok daha mükemmel bir dergi sunabilmek amacıyla bazı altyapı değişikliklerine gittiğimizi duyurmuştuk. Bu sayımızda da bir bayrak değişiminden söz etmek istiyoruz. Dergimizin Genel Yayın Yönetmeni sorumluluğu, değerli Amiral Cem Gürdeniz tarafından, iş yaşamı kaptan ve gemi işletmecisi olarak denizlerle geçmiş sayın Levent Akson’a devredildi. İyi okumalar... Pruvanız her zaman neta olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5303d1f-3366-4b95-8ae6-2f40819e6fc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Deniz Mecmuası 20. Sayı</image:title>
            <image:caption>Mavi Vatan’ın Getirdikleri…
Mücadele, “Kazanacağım” diye yola çıkanların eylemidir. Durakladığınız anda kaybedersiniz. İşte bugünler; denizleri ve denizciliği bu ulusun geleceğinin güvencesi olarak gören tüm deniz severlerin, “Mavi Vatan” uğruna verilen bu mücadelede elinden geleni yapması gereken günler. İçinde yaşadığımız bilgi çağının değişim hızı karşısında tek çıkış yolumuz, yenilikçilik. Yenilikçilik de bilgiye dayanıyor. Yenilikçi kültür, aktarılan enformasyonun bilgiye ve bilginin de yaratıcılığa dönüştürülmesini sağlayan bir paylaşımı gerektiriyor. Bilginin artı değer yaratmasının sırrı da burada. Bilge denizciler, denizlerde karşılaştıkları zor yaşam koşullarıyla 
edindikleri deneyimlerini, en azından yazarak genç denizci kuşaklara aktarmalılar. Çünkü yazmak, denizciliğin etrafa saçılmış parçalarını bir araya getirmenin tek yolu. Bu görüşle, denizlere ve denizciliğe gönül verenler arasında bilgi değişiminin yoğun, kalıcı ama sağlıklı bir biçimde yapılabilmesini temin için Yeni Deniz Mecmuası da konum ve yönetim değişikliğine gitti. Bu sayıdan itibaren Pankuş Yayınları’nın zengin ve modern olanak şemsiyesi altında hazırlanıp siz değerli denizcilere ulaşırken, Mavi Vatan bağlamında sürdürdüğümüz 
mücadelemizi daha geniş halk kitlelerine, çok daha etkin ve çekici biçimde sunabilmek, temel ilkemiz. 
Bu sayımızda da yine ses getirecek, bilgi ve nostalji yoğun yazılarla karşınızdayız. Cem Gürdeniz zor zamanların ilacı olarak “Mavi Vatan”ı tarif ediyor. Levent Akson, sıvılaştırılmış doğal gazı geleceğin yakıtı olarak tanımlıyor. Özgün Uçar, Seyr-i Sefain rehberlerini bir görsel şölen biçiminde sunuyor. Murat Koraltürk de DB Deniz Nakliyatı şirketinin, her biri ayrı tarih yazan gemileriyle dergimizde. İlginç bir seyahat öyküsü, Ömer Bozkurt’un 
kalemiyle sizleri hayal âlemine götürecek. Olcay Başeğmez, Peking gemisi ile denizcilik tarihinin o kendine özgü kokusunu betimlerken Barbaros Büyüksağnak’ın kutuplar ve okyanuslar hakkındaki endişelerini sizlerle paylaşmak niyetindeyiz. Balıkçılığımızı bekleyen zor günler, Nezih Bilecik tarafından uyarıcı bir dille hatırlatılıyor. Hemen ardında Evren Ertür, bizlere barbunya balıklarını tanıtacak. Derya Şerif Yarkın, denizciliğin farklı bir yönüne değinmiş; Akdeniz denizcilerine özgü inanışlar. Kayzer’in korsan gemisi SMS Wolf’un hikâyesi ilginizi çekecek. Aydın Eken, bir tarih belgesi hazırlamış. Bu önemli belgeyi siz okuyucularımıza bölümler halinde sunmayı düşündük. Denizcinin yaşam hikâyesine konu olmuş gemi gongunu Ali İbrahim Kontaytekin’in hoş anlatımıyla okurken, Beril Baylan denizde siber güvenlik konusuna dikkatimizi çekiyor. Aristoteles’ten bugüne Ege ve Doğu Akdeniz rüzgârları, sayfalarımıza Yaz Poyraz’ın yazısıyla taşınıyor. Suray Duran ve Derya Şerif Yarkın suda boğulmaları nasıl fark edebileceğimizi yazıyor. Enver Yetkili, KKTC denizciliği ve sorunları hakkındaki makalesi ile bizleri aydınlatırken, Artun Ünsal lezzetli bir alabalık tarifi veriyor. Adil Tuğcu’nun film önerisi de göz ardı edilecek gibi değil. 
İyi okumalar… Viya böyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d89b9f-61b1-4a0e-95ad-3bbc1687b7bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Saraya Kılınan Namazlar</image:title>
            <image:caption>Dün de bugün de cemaat ve tarikatlar, devlete ‘çakalın leşe baktığı haz ve hırsla’ yaklaşıyorlar. Yani üretmeden, çalışmadan, meslek sahibi olmadan, sadece kalabalığına güvenerek ve devleti tehdit ederek devletten yurt, ev, kasaba, köy, yayla, vakıf kopartıp, vakıf gelirleriyle geleni gideni ve müritlerini ağırlayıp mürit çoğaltmak… On yüzyıldan beri değişen hiçbir şey yok! 
Aynı boş beleş, miskin kitleler, hâlen devletin arazilerinde, bakanlıklarında aynı anlayışla iskân edilmekte, vakıflar verilmekte. Hiçbir iş yapmayan, yapamayan bu kitleler, sırf oy getirsinler diye ev, iş, mesken sahibi yapılmakta. Din ve ahlak adına dini, ahlakı ‘söğüşlüyorlar’, milleti ve hazineyi inek gibi sağıyorlar ve sorarsan hepsini Allah adına yapıyorlar ve sorarsan bu hırsızlık değil ‘nurlanmak’mış. Üç yaşındaki on binlerce şehit çocuğun paralarını yiyen bunlar, yetimlerin rızkını yiyen bunlar, sosyal devletin uzanması gereken aç, yoksul kitlelerin son kuruşunu yiyen bunlar…“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diye minicik çocukları suistimal edip ellerine şeyhin fotoğrafını vererek “Tuvalette bile şeyhin fotoğrafını gözünüzün önüne getireceksiniz” (rabıta) diyen bunlardır. Artık iktidarları var, ekranları var, çoktandır şeyhler bir milyon dolarlık ciplere biniyor, artık şeyhlerin elini öpen müritler bakanlık yapıyor. 
Bu tarikatlara ‘sivil kurum’ diyen dünyada tek güruh da ‘liberallerdir’. Ülkemizin gerici liberallerinin otuz uzun yıldır yazdıklarına bakınız; işsizliği, tazminatları, sosyal hakları, geçim derdini, sendikal hakları dert edinen “Tek bir yazı” yazmadılar. Neoliberalizm ülkemizde parlak bir çağ yaşadı, otuz uzun yıl ekranlara ve manşetlere kurulup ‘etnik’, ‘mezhep’, ‘kozmik oda’, ‘askerî vesayet’ deyip durdu ve biri FETÖ’yle ikincisi PKK’yla iki büyük iç savaş başlattılar. 
Oysa siyasetin gerçeği Anayasa’dır, hukuktur, seçimdir, halktır, yurttaşlıktır, yasa önünde eşitliktir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8bb384d-df01-422b-8858-5683036fbfc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalanlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyanın bütün güzelliği, karakterli bir kadının aşkında gizlidir.&quot;
Nelere geç kalmadım ki? Elimden geldiğince herkese zamanında yetişeyim derken kendime geç kaldım. Kendim için kendi zamanıma… Genç ruhum boğuştuğu kaderin işgüzarlıklarıyla yoruldu. Dinlenmeye geç kaldım. En çok da her şeye rağmen emeğimi görmezlikten gelebilecek kadar bencil insanların “geç kaldın” demelerine…
Kaderin vicdanı olmalıydı,
Adına şans demeliydim.
Gelmeliydi bana,
Özür dilercesine.
Bir kez olsun,
Haklısın dercesine.
Geç kaldım, biliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcc162bd-b8a5-4ded-9ca1-482c00e71962.jpg</image:loc>
            <image:title>YanaNcaq (Azerice)</image:title>
            <image:caption>“Kitablar... Olmayan sevgi haqqındakı kitablar...”
Mən kiməm? Səki ilə gedərkən arxamdan baxdığınız, üzbəüz stolun arxasında əyləşəndə ah çəkdiyiniz, aşiq olub uğruna şeir yazdığınız, pəncərəsinin önündə mahnı oxuduğunuz; sizə qapını açan, sizi dünyaya gətirib böyüdən, sizə qulluq edən, sizə qayğı göstərən... Bir sözlə, mən sizin hər şeyinizəm. Bütün bunları unudanda da adət-ənənəmiz belədir deyib canımı aldığnız, avtobusda tək qalanda zorlayıb bıçaqladığınız, sizdən özümü qorumaq üçün ədalət axtaranda güllələdiyiniz, saçından tutub yerdə sürüdüyünüz, Qarnından uşağı, kürəyindən çomağı əksik etmədiyiniz, saçı uzun, ağlı qısa deyib qaşıq düşməni elan etdiyiniz adam mənəm. Mən bu ölkənin qadınlarından sadəcə biriyəm. Alev</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ad22d31-4e8b-4cc5-85f8-a34baf1fec51.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Prensesler Dilek İncisi</image:title>
            <image:caption>Hiçbiri sıradan birer prenses değil… 
Onlar, KAHRAMAN PRENSESLER! 
Prenses Clarabel ve arkadaşları, masallarda anlatılan prenseslerden farklı… Onlar süslü elbiseler, davetler ve altınlardan çok tüm canlılar için yaşanabilir bir dünyanın hayalini kuruyorlar. Çalışıyor, birbirlerini destekliyor, alıştırmalar yapıyorlar. 
Aileleriyle katıldıkları büyük toplantı, onların hayatında bambaşka izler bırakmak üzere… Yaralı yunusun işaret ettiği inci, dostlarımızı büyük bir maceranın içine çekiyor. İncili Adası’nı ise büyük bir değişim bekliyor. 
KAHRAMAN PRENSESLER’in hepimize cesaret veren, dostluk ve iyilik dolu gizemli macerası başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190397f8-8b4e-44aa-9c99-0903529db3cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşağı</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin 
1884’te Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu. Babası Ömer Şevki Bey asker, annesi Fatma Hanım ise bir asker kızıdır. Babası tarafından Eyüp Askerî Baytar Rüştiyesi’ne gönderildi. Dört yıl devam ettiği bu okuldan mezun olduktan sonra Edirne Askerî İdadisi’ne, ardından da İstanbul’da Mekteb-i Harbiye’ye gitti. Piyade teğmen rütbesiyle buradan mezun oldu. Teğmen olarak İzmir’de, üsteğmen olarak Rumeli’de görev yaptı. Askerlikten ayrılıp Selanik’e gelerek Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Balkan Savaşı’nda subay olarak tekrar orduya alındı. Savaş sırasında Yunan ordusuna esir düştü. Bir yıla yakın bir süre esir kaldı ancak esareti sırasında da öykülerini yazmaya devam etti. Yazdıklarını; Halka Doğru, Türk Yurdu ve Zekâ gibi dergilerde yayımladı. Esareti bitip İstanbul’a döndüğünde ordudan tekrar ayrıldı. Önce Dârülmuallimin’de (İstanbul Erkek Öğretmen Okulu), sonra da ölümüne kadar Kabataş Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 6 Mart 1920’de İstanbul’da öldü. Öykülerinde çocukluk anılarını, tarihimizdeki isimsiz kahramanları ve Türk halk geleneğinin en güzel örneklerini kaleme almıştır. 
Sağlığında, Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür (1911), Ashab-ı Kehfimiz (1918), Harem (1918) ve Efruz Bey (1919) adlı öykü kitapları yayımlandı. Sonraki yıllarda yazarın bütün eserleri zenginleştirilerek yayımlanmaya devam etti. 
Yüksek Ökçeler, Gizli Mabed, Bahar ve Kelebekler, Beyaz Lale, Asilzadeler, Bomba, Kaşağı, Ant, Forsa, bunların en bilinenleri olarak öne çıktı. 
 
Reha Barış 1964 yılında Ankara’da doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik bölümünden 1986 yılında mezun oldu. 1986-2007 yıllarında çeşitli reklam ajanslarında sanat yönetmeni olarak çalıştı. 2007 yılından beri ağırlıklı olarak çocuk kitapları alanında olmak üzere serbest illüstratör olarak çalışıyor. Yurtiçinde ve yurtdışında karma sergilere katıldı. Doğayı, yeni yerler keşfetmeyi, müziği ve gitar çalmayı seviyor. Kitaplardaki farklı dünyalarda gezinirken duygularını resimlere yansıtarak çocuklarla paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyor. Kendisi gibi illüstratör olan eşiyle birlikte İstanbul’da yaşıyor. 
 
ARKA KAPAK 
Ahırın köşesinde Dadaruh’un penceresiz küçük bir odası vardı. Buraya girdim. Rafları aradım. Eyerlerin arasına baktım. Yok! Yok! Yatağın altında yeşil tahtadan bir sandık duruyordu. Onu açtım. Neredeyse sevincimden haykıracaktım. Annemin bir hafta önce İstanbul’dan gönderdiği hediyeler içinden çıkan madenî kaşağı, parıl parıl parlıyordu. 
Hemen kaptım. Tosun’un yanına koştum… 
Çocukluğun tertemiz hatıralarını en güzel, en sade ve tertemiz bir Türkçeyle bizlere aktaran Ömer Seyfettin, bazen güldüren bazen de hüzünlendiren öyküleriyle her zamanda ve her yaşta okunmayı hak ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0efcfa5d-347b-4e09-97ac-0307dcdacc07.jpg</image:loc>
            <image:title>Feo ve Kurt</image:title>
            <image:caption>Kurtlar çocuklar gibidir. 
Dünyaya uslu durmaya gelmezler. 
 
Feo’nun sıra dışı bir hayatı vardı. O ve annesi, kurt vahşileştiriyorlardı. Kurt vahşileştiricileri, hayvan terbiyecilerinin tersidir. Evcilleştirilmiş kurtlara 
yeniden vahşi olmayı, avlanmayı, dövüşmeyi, ulumayı öğretirler. Ve insanlara güvenmemeyi. 
 
Kurtlardan ve kurtları sevenlerden nefret eden General Rakof’un kulübelerine gelişiyle Feo ve annesinin hayatı altüst olur. Feo, askerlerin götürdüğü annesini kurtarmak için kurtlarıyla birlikte karla kaplı Rus ormanlarını aşmak zorundadır. 
 
Kurtlar güçlü ve korkutucu, ama koca bir orduya kafa tutmak için Feo’ya daha fazlası lazım. Rakof’un zorbalığına direnen diğer insanlara güvenmeyi öğrenmek, onlarla birlik olmak gibi… Gökyüzü Çocukları ile hepimizi büyüleyen Katherine Rundell’dan, neden kitapların okumaya, hayatınsa yaşamaya değer olduğunu yeniden hatırlatan isyan dolu bir roman. 
 
“Geleceğin klasiği… Etkileyici ve benzersiz: Kaçırmayın.” 
—The Bookseller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54849879-505a-46af-aa48-344c8a2f330d.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhabbetna(ğ)me</image:title>
            <image:caption>BİYOGRAFİ: 
Mim Kemâl Öke 
İnsan ve toplum bilimleri öğretim üyesi, babalık mesleğinin profesörü, hayat yolunda bir garip âşık, kendi tabiriyle “Zamane Dervişi”, engelli dostu. 
Diğer romanları: Gün Batımı, Kızılelma, Yaşanmamış Anılar, Duvardaki Kan, Biat 
 
ARKA KAPAK 
 
Her kitabın bir yazılış nedeni ve “öyküsü” vardır. 
Elinizde tuttuğunuz çalışmanın da öyle... 
Her kitap, bir “arayış”ı ya da “buluş”u anlatır. 
Muhabbetna(ğ)me de öyle... 
 
Bu kitap, Mim Kemâl Öke’nin diliyle ifade edersek, “bir yaralı ceylanın yararlı ceylana dönüşümünü” anlatıyor. 
Sevgili kızı Nazlı Hilâl, Mim Kemâl Öke hocamızın elinden tutuyor ve onu alıp bir yolculuğa çıkarıyor. Durakları edebiyat, şiir, felsefe, sinema, en çok da Türk tasavvuf musikisi…  
 
Muhabbetna(ğ)me, bu zorlu ama zevkli yolculuğun  
seyir-ü sefası, başka bir deyişle bir “zamane menkıbesi”… 
 
Muhabbetna(ğ)me’yi kalbinizle duyabilmeniz duasıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6029054c-7f91-4814-b6f1-37120dee6f06.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgalar Beni Çağırır</image:title>
            <image:caption>Erden Eruç, yalnızca kas gücünü kullanarak, 5 yıl 11 gün sonra tek başına devriâlemi başarmıştır. Tarihte kendi gücüyle bunu başarmış ilk ve tek kişidir. En hızlı “kas gücüyle devriâlem rekoru”nun sahibidir ve üç ayrı okyanusu küreklemiş ilk kişidir. Büyük Okyanus’ta teknesinde geçirdiği 312 gün ile denizde en uzun süre kalan yalnız kürekçiye dair Guinness Dünya Rekoru’nu kırmıştır. Atlas Okyanusu üzerinde kas gücüyle durmadan katedilen en uzun mesafe Eruç’a aittir. 2016 yılı sonu itibarıyla hayatının 934 gününü okyanuslarda kayığında geçirmiş, hayatta olan en tecrübeli okyanus kürekçisidir. 
Erden Eruç’un, benzeri olmayan, dünyayı kendi kas gücüyle dolanma seferine eşlik eden bir başka özelliği daha vardır. Dünyanın bütün kıtalarındaki en yüksek doruğa çıkmıştır. Hem diklemesine hem de enlemesine erişilmesi çok güç yolların yalnız yolcusudur. 
 
Erden Eruç’un inanılmaz mücadelesini, devriâlem boyunca yaşadıklarını Çağrı Özpideciler’in yönlendirdiği sorulardan ve Erden Eruç’un anlattıklarından öğreniyoruz. 
 
Elma Yayınevi, bu yeni kitabında Dalgalar Beni Çağırır diyerek okyanuslara açılan Erden Eruç’la ve yazar Çağrı Özpideciler’le buluşturuyor okuru. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df60de77-2232-4ff3-8fe2-491f8da8d4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanı Kazanmak</image:title>
            <image:caption>BİYOGRAFİ 
 
CLAUDIA HAMMOND: Ödüllü bir radyo ve televizyon yayıncısı, yazar ve psikoloji alanında öğretim görevlisidir. Çalışmalarında günlük hayatımızda yardımı dokunacak psikolojik ve bilimsel araştırmaları paylaşır. Zamanı Kazanmak popüler bilim kategorisinde 2013 İngiliz Psikoloji Topluluğu Kitap Ödülü’ne layık görülmüştür. Sussex Üniversitesi’nde psikoloji dersi vermektedir. Dünya çapında psikoloji, tıp ve bilim konferanslarına katılıp konuşmalar yapmaktadır. BBC Future’daki Tıp Mitleri isimli köşenin yazarıdır. 
 
KEREM ERGENER: 1993 İzmir doğumlu. Bahçeşehir Üniversitesi Mekatronik Mühendisiliği bölümünden mezun oldu, İstanbul Teknik Üniversitesi MIAM’da Sonik Sanatlar bölümünde yüksek lisans yaptı. Televizyon için sayısız belgesel ve dizi çevirisi yaptı. Müzikal çalışmaları dünya çapında birçok albümde yayınlandı. 2019 yılından beri Bangkok’ta bulunan King Mongkut Teknoloji Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. 
 
ARKA KAPAK 
Zaman dostumuz olabilir. 
İşin sırrı onu kontrol altına alabilmekte.  
 
Korktuğumuzda zaman neden yavaşlar? 
Monotonluğun önüne nasıl geçeriz? 
Zamanda yolculuk mümkün müdür? 
Zaman hayatımızı düzenliyor fakat onu kontrol edemiyoruz. Muhteşem bir tatil gözlerimizin önünde akıp giderken, sıkıldığımızda saniyeler geçmek bilmiyor. Claudia Hammond, psikoloji ve nöroloji alanındaki son gelişmelerin ışığında kendi araştırmalarını da kullanarak zaman fenomenini açıklıyor.  
 
 “Claudia Hammond araştırmasını aktarırken istikrarlı bir rota izliyor ve sıkıcı rutinleri anlatırken bile dikkat çekici olmayı başarıyor.”  
– Jascha Hoffman, New York Times 
 
 “Zaman algımızın kendi zihnimizde nasıl yaratıldığına, nörologlar ile psikologların ‘zihin saati’ olarak adlandırdıkları algıların nasıl oluştuğuna dair dikkat çekici bir inceleme.”  
– Maria Popova</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42145a07-a38a-4b5e-8fae-54a5a98780b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitap Hayatınızı Düzeltebilir</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap Hayatınızı Düzeltebilir, özgüven sahibi olmak ve yaratıcılığı artırmaktan, daha sağlıklı ilişkiler kurmaya kadar kişisel gelişimin ardındaki gerçek bilimi araştırmaktadır. 
 
ENDİŞELENMEKTEN NASIL KAÇINILIR? 
 
KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN NASIL KURTULURSUNUZ? 
 
SINAVLARDA NASIL BAŞARILI OLUNUR? 
 
DAHA MUTLU OLMAK İÇİN NE YEMEK GEREKİR? 
 
İNSANLAR ÜZERİNDE NASIL OLUMLU ETKİ BIRAKILIR? 
 
Ödüllü bilim yazarı Helen Thomson’ın yaşam gurusu olmak gibi bir niyetinin olmadığı çok açık. Thomson yalnızca bizlere meditasyonun arkasındaki şaşırtıcı gerçeklerin, direncin, bağımlılığın, iradenin, aşkın, iyi uykunun, davranışsal terapinin, başarının, diyetin, antidepresanların, zekânın ve çok daha fazlasının anlaşılmasını sağlamaya çalışıyor. En son araştırmalardan alınan, üzerinizde deneyebileceğiniz etkileyici, ruh hâlinizi yükseltmesi garanti edilen bir deney de dahil kanıtlanmış tavsiyelerle dolu bu kitap, hayatınızı düzeltmenize gerçekten yardımcı olabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46a928cd-03c8-487d-99b8-96eb67dba072.jpg</image:loc>
            <image:title>365 Gün Daha</image:title>
            <image:caption>Yılın en heyecan verici aşk hikâyesi devam ediyor   
NETFLIX’te izlenme rekorları kıran   
“365 Gün” ile tanınan Massimo Torricelli ve Laura Biel! 
 
Sicilya&apos;nın en tehlikeli mafya patronlarından biri olan Don Massimo Torricelli&apos;nin eşi Laura&apos;nın hayatı hiç de kolay değildir. Çünkü Massimo&apos;nun zalim düşmanları vardır. Laura&apos;ya yönelik bir saldırının ardından, Massimo ve Laura&apos;nın tutkulu ilişkilerinin üzerine karanlık bulutlar gezmeye başlar. Laura&apos;nın yolunun, İspanyol yeraltı dünyasının bir üyesi olan yakışıklı Marcelo Matos ile kesişmesiyle Laura ve Massimo&apos;nun birbirlerine duydukları büyük çekim tehlikeye girer. Laura&apos;nın bir karar vermesi gerekmektedir. Massimo&apos;ya olan aşkı her şeyin üstesinden gelebilecek kadar güçlü müdür? 
 
Sınırların ve merhametin olmadığı bir dünyada sonsuz bir tutku. 
 
Laura ve Massimo’nun hikâyesi: 
Cilt 1: 365 Gün 
Cilt 2: 365 Gün - Bugün 
Cilt 3: 365 Gün Daha 
 
BLANKA LIPIŃSKA uluslararası olarak en çok satan yazardır. Üçlemesi 30 dile çevrilmiş ve dünya çapında baskısı 2 milyondan fazla satmıştır. Zorunlu olduğu için değil tutkusu olduğu için, para yerine eğlence amaçlı yazarlık yapmaktadır. Dövmeleri sever, dürüstlüğe ve fedakarlığa değer verir. Konu seks olunca ortaya çıkan açık olmama durumundan rahatsız olduğu için aşkın pek çok farklı yönünü dile getirmeyi kendine görev edinmiştir. Seks hakkında konuşmanın yemek hazırlamak kadar kolay olduğunu savunur. Blanka, Wprost dergisi tarafından 2019 yılında Polonya&apos;nın en yüksek ücretli yazarlarından biri olarak gösterildi. 2020 yılında aynı derginin Polonya&apos;nın en etkili kadınları listesinde yer aldı. Polonya Ulusal Kütüphanesi okuyucu anketi ile Polonya&apos;daki en popüler on yazar arasında yer aldı ve ForbesWomen dergisi ile en iyi kadın markaları arasında gösterildi. Yazarın en çok satan romanı 365 Gün, 2020&apos;nin dünya çapındaki en başarılı Netflix filmlerinden birinin esin kaynağıdır. Birinci sırada 10 gün geçiren film, liste tarihinin ikinci en yüksek seviyesini elde etmiştir. Netflix filmi 365 Gün: Bugün  27 Nisan 2022’de yayınlandı ve ilk hafta yaklaşık 90 ülkede birinci sıraya yükseldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca136f3c-8a9e-4702-9f96-fbcdca5f6a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatöre Bağlanıyorsunuz Serisi (Set)</image:title>
            <image:caption>-       İçindekiler; 
 
-       Operatöre Bağlanıyorsunuz 1(Ciltsiz) 
-       Operatöre Bağlanıyorsunuz 2(Ciltsiz)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4ae012a-0bb4-4d72-9e61-fbd38ec230a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Seansları</image:title>
            <image:caption>Anlat.Kimsenin dinlemediği, dinleseler basit bulacakları, boş ver deyip geçiştirecekleri, senianlamayacakları o derdini anlat. 
 
Bir derdin olduğunu biliyorum.Çünkü herkesin bir derdi vardır. 
 
İçlerine attıkları her şeyi dışarıya karşı maskelediklerini sanan gençler, ne aradığını bilen iyi bir gözlemciiçin aşikâr olduklarının farkında değillerdi. Tam o anda hayatlarında karanlık bir ışık yandı. Anonim bir sosyal medya hesabı, onların dertlerini istiyordu. 
O, bir ışık veya umuttu. 
 
Peki ya onun derdi neydi? 
 
Geçmişin sırları, gelecek kaygısı, müziğin ruhu, içimizi kemiren canavarlar ve ölüm getiren bir lanet… 
Anonim bir mesajla başlayan umut seansları, sonunda bir avuç genci bir araya getirdi ve küçük bir liseyi isyana sürükledi. 
 
Bu, karanlık dehlizlerde umudu arayanherkesin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/608493c0-035a-417e-a610-a5f799c64b11.jpg</image:loc>
            <image:title>Esaret Şehrinde Bir Kitapçı</image:title>
            <image:caption>Esir düşen bedenin değil de kalbinse, özgürlük ancak kavuşmakla mümkündür. 
 
1940’lı yıllarda henüz gencecik bir kızken başlar Matilda’nın hikâyesi… Birlikte büyüdükleri çocukluk arkadaşı Hans, günün birinde bambaşka bir anlam kazanır genç kızın yüreğinde. Kalbini ilk kez pırpır ettiren genç bir adamdır artık o. Etraflarında giderek kararmakta olan dünyaya inat, birbirlerine inanmaktan ve birbirlerini sevmekten asla vazgeçmeyen iki âşığa dönüşmeleri çok sürmez. Aralarındaki bağlılık o kadar güçlüdür ki saf sevgilerinden yayılan ışığın, tüm karanlıkları aydınlatabileceğinden emindirler.  Ancak Hitler Almanya’sının dalga dalga yaydığı kötülük, önüne çıkanı ezip geçmektedir ve ne yazık ki aşkın gücü bile onları durdurmaya yetmez. Bir sabah Naziler, Hans ve ailesini alıp götürmek için geldiklerinde, Matilda’nın kalbini de beraberlerinde götürürler. O günden sonra ise hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Bedeni özgür olsa bile Matilda da artık esaret şehrindeki tutsaklardan biridir ve Hans’ınkiyle beraber atan kalbine yeniden kavuşmak için her şeyi göze almaya hazırdır. 
 
2018 yılının Amerika’sında ise kariyerinde sorunlar yaşayan başarılı bir mimar olan Grace Laurent, hayatıyla ne yapacağını bilemeyenlerin düştüğü o çukura düşmüş durumdadır. Tam da o büyük boşluk duygusuyla mücadele ederken, posta kutusunda âdeta tüm sorularına cevap olabilecek bir zarf bulur. Öte yandan o cevaplara ulaşmak için bütün düzenini geride bırakıp uçağa atlaması ve Almanya’ya gitmesi gerekmektedir. Hem de daha önce adını bile duymadığı ama büyükannesi olduğunu iddia eden, Matilda Ellman isimli bir kadından ona miras kalan mülkü görmek için. Grace, önce her şeyin garip bir şaka olduğunu düşünür ama Matilda’nın ona bıraktığı ipuçlarını takip ederek miras aldığı hikâyenin düğümlerini çözdükçe, çok geçmeden kendi içindekilerin de çözülmeye başladığını fark eder. 
 
Esaret Şehrinde Bir Kitapçı, özgürlüğün, fedakârlığın, cesaretin ve insan olmanın anlamını tekrar tekrar sorgulatan, gözyaşları içinde okuyacağınız bir şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcda9955-8dd7-4613-81b5-f6cae53c2e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbarossa Ve Tarihteki En Kanlı Savaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insanlık tarihindeki en zorlu istilaya katlanmanın ve en sonunda da bu istilayı yenmenin nasıl bir şey olduğuna dair, daha önce yayımlanmamış ve insanın yüreğini dağlayan pek çok tanıklıkla dolu, müthiş bir eser. Rus halkının 1941 ile 1945 yılları arasında sergilediği katıksız dayanma gücü, okuyucuları tek kelimeyle şaşkına çevirecek. 
Andrew Roberts 
Olağanüstü bir araştırmayla alabildiğine zenginleştirilmiş, ustaca bir anlatım ve Rusya’nın ruhunun derin bir analizi. 
Nick Hewer 
22 Haziran 1941, Pazar günü neredeyse 4 milyon Nazi askeri, milyonlarca Sovyet vatandaşının katledilmesine yol açacak vahşice bir yakıp yıkma politikası güderek Moskova üzerine yürüdüler. Bu öyle boyutta bir vahşetti ki, ancak Sovyet tarafının Stalingrad’da zafer kazandıktan sonra, Berlin üzerine yürürken önünü ardını düşünmeden ve anlamsızca intikam alması ile tekrarlanacaktı. 
Almanya’nın Sovyetler Birliği’ni Haziran 1941’de istila ettiği Barbarossa Harekâtı ile başlayıp, Berlin’in Nisan 1945’te, insanı şaşkına çeviren koşullar içerisindeki düşüşüne kadar devam eden bu eser, bu süreçte yaşananları Rusya ve Doğu Avrupa halklarının gözünden anlatır. Barbarossa, trajedi, acı ve kahramanlık dolu, yürek parçalayıcı bir öyküdür. Stewart Binns, Rus arşivlerine dayanarak, bu korkunç savaşta Sovyet tarafında yaşananları, başka hiçbir eserde görülmeyen düzeyde detaylı olarak anlatıyor. Binns, tarihin bu kara anını kapsamlı olarak sunuyor. Taktik manevraların geniş çaplı olarak ele alınmasını, sivillerin cesareti ve yaşadıkları zorluklarla ilgili yürek burkan kişisel öykülerle tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/559ff812-068f-48e8-bfdb-586be9deb9b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi Ankara, Azerbaycan, Bursa, Bolu, Erzurum, Girit, Kafkaslar, Tebriz, Trabzon 2.Kitap 2 Cilt ( Kutul</image:title>
            <image:caption>Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi’nin ikinci cildi İstanbul&apos;dan Mudanya&apos;ya deniz yoluyla gerçekleştirilen kısa fakat çok güzel hikâye edilmiş bir yolculukla başlar. Eski payitaht Bursa&apos;dan sonra Bolu üzerinden Karadeniz kıyılarındaki Trabzon başta olmak üzere büyüklü küçüklü belli başlı şehirlere; Erzurum yoluyla İran&apos;a Kafkasya&apos;ya, Kırım ve Girit&apos;e uzanan savaşlar, iç çekişmeler ve özellikle Kafkas şehirleri ve halklarıyla ilgili çok ilginç tespitlerle dolu bir dönemin hikâyesi anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/562adcf0-0b73-400b-9eed-a44cd6baff1d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Mathnawi I – II (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>1.cilt: Rumi describes this magnificent work as follows: “This is the Book of the Mathnawi, which is the roots of the roots of the roots of the (Mohammedan) Religion in respect of (its) unveiling the mysteries of attainment (to the Truth) and of certainty; and which is the greatest science of God and the clearest (religious) way of God and the most manifest evidence of God.” And he invites us to hearken: “Listen to the reed how it tells a tale, complaining of separations Saying, “Ever since I was parted from the reed-bed, my lament hath caused man and woman to moan. I want a bosom torn by severance, that I may unfold (to such a one) the pain of love-desire. Everyone who is left far from his source wishes back the time when he was united with it.” This is a masterpiece of Persian poetry filled with Sufi wisdom and to understand it, Rumi gives this advice: “O son, burst thy chains and be free!” 
2.cilt: 
Rumi says these Six Books of Mathnawi give light to the Six Directions so that “anyone who has not performed the circumambulation may (now) perform it (round the Mathnawi)” They are like “a lamp in the darkness of imagination and perplexity and phantasies and doubt and suspicion”. They “set forth that the Religious Law is like a candle showing the way. Unless you gain possession of the candle, there is no wayfaring; and when you have come on to the way, your wayfaring is the Path; and when you have reached the journey’s end, that is the Truth.” Encompassed with the doctrines of Sufism, Mathnawi is igniting a spark and this spark can turn into a flame through love. “Love hath naught to do with the five (senses) and the six (directions): its goal is only (to experience) the attraction exerted by the Beloved.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4061bf-c164-47a6-aa59-4916886217b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Asal</image:title>
            <image:caption>Asal   Sevil Üçüncüoğlu       “Kader diye bir şey yoktur. İnanın bana; eğer olsaydı, onu bulmuş ve çoktan yakasına yapışmıştım.&quot; Asal hayata ve sosyal ilişkilere adapte olmaya çalışan bir gençtir. Fakat çevresindekilerin yargılayıcı ve ayrıştırıcı tutumlarına maruz kalmasının ardından ağır psikiyatrik belirtileri hastaneye yatmasına sebep olur. Annesinin desteğiyle sosyal hayata uyum sağlamaya çalıştığı sırada sancılı bir travmayla iletişim becerilerini kaybeder. Bundan sonra varlığını nasıl tanımlayacağı ise ona kalmıştır. Asal, insanı bir gölge gibi takip eden karanlığı yırtmaya çalışanların ortak sesi. Kulağımıza adımızı okudukları gibi, acıdan ve mutluluktan her an uyanabileceğimizi fısıldıyor duymaya hazır olanlara. O; doğuştan, aileden, çocukluktan ve hayatın akışından yüklendiklerimizi değiştirebilme gücümüzü sınayan bir hikâyenin kahramanı. Yenilmek ve kazanmak hakkında bize söyleyeceği çok şey var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9046cb7b-3e3d-4597-bcc8-21324c471f38.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaseks Cinsel Terapi</image:title>
            <image:caption>“METASEKS CİNSEL TERAPİ” İLE 
GELENEKSEL CİNSEL TERAPİNİN ÖTESİNE GEÇİN… 
“Meta”, sonra, öteki, öte, ötesinde anlamlı ve normalin ötesinde olan demektir. “Seks”, insan varlığının sürekliliğinin sebebi olan en temel güdüdür ve insanın varlığını hissetmesinin en keyifli yoludur. “MetaSeks” ise “öteki ve anlamlı seks” demektir, “aşkın seks”tir, “seksin bir sonraki evrimi”dir, “geleceğin seksi”dir. Uzun yıllara dayalı klinik gözlemlerimi ve çalışmalarımı tüm psikoterapi kuramlarının süzgecinden geçirerek ve geçmişin deneyimlerini geleceğin öngörüleriyle harmanlayarak geliştirdiğim “MetaSeks Cinsel Terapi”, geleneksel cinsel terapinin ötesine geçerek cinselliği tüm insani durumlar bağlamında ele alan ve cinsel sorunların çözümünde yeni ufuklar açmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Cinsel terapide biyolojik, psikolojik, ilişkisel ve kültürel alanları birbirine bağlayan kapsayıcı bir paradigma sunan bu yaklaşımla cinselliğin ve yaşamın tüm yönleri birbiriyle bağlantılı bütüncül bir sistem olarak ele alınır. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
CİNSEL TERAPİYE YENİLİKÇİ VE ENTEGRATİF BİR BAKIŞ AÇISI: 
“METASEKS CİNSEL TERAPİ” IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Cem Keçe’nin, yeni bir çağın başlangıcı niteliğindeki “Metaverse” kavramının, geleceği tamamen ve sil baştan şekillendireceği bir dünyada cinsel terapi, psikoterapi ve evlilik terapisi yaklaşımlarının da köklü bir değişim geçireceği öngörüsüyle geliştirdiği “MetaSeks Cinsel Terapi”, kadınların ve erkeklerin cinsel şikayetlerinin ve sorunlarının teşhis, değerlendirme ve tedavisine yönelik yenilikçi ve kapsamlı bir cinsel terapi modelidir. Cinsel terapide sadece semptomları ortadan kaldırmaktan fazlasını yaparak yaşam doyumunu arttıran “MetaSeks Cinsel Terapi”nin anlatıldığı bu kitap, danışanlarının cinsel sorunlarına etkili tedavi ve kalıcı çözümleri sağlamak için bilgilerini derinleştirmek ve becerilerini geliştirmek isteyen tüm profesyoneller için değerli bir kılavuzdur. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
 
CİNSEL TERAPİDE BAŞARILI VE KALICI ÇÖZÜMLER İÇİN 
GÜÇLÜ VE ETKİLİ BİR MODEL… 
“MetaSeks Cinsel Terapi” cinselliğin pek çok faktörden etkilenen karmaşıklığını ilişki, bağlam, zihin, ruh (tin) ve beden temelinde ele alır. Sadece cinsel sorunların giderilmesine ve cinsel işlevlerin sağlanmasını değil, aynı zamanda bilişsel, davranışsal ve duygusal değişimle kişisel yaşam kalitesini ve ilişki doyumunu artırmayı hedefleyerek bireysel ve çift memnuniyetinin sağlanmasına odaklanır. Bu kitapta her yönüyle anlatılan “MetaSeks Cinsel Terapi” temel aldığı entegratif bakış açısını cinsel terapinin başından sonuna kadar her aşamada etkili bir şekilde uygulamaya dökerek cinsel terapide başarılı ve kalıcı çözümlerin alınmasını sağlayan güçlü ve etkili bir model olarak cinsel terapistlerin yollarına ışık tutacaktır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/371aa16b-cadc-42c4-a36c-6a88cac6aeb8.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sokağa Asla Girme</image:title>
            <image:caption>Bir insanın kaç yüzü, bilmediği kaç geçmişi, kaç farklı hayatı olabilirdi? Suç, düşünceden eyleme yansıdığı hangi anda kaç yaşamın dengesini altüst eder ve bir zanlı hangi gerekçeyle masum ilan edilirdi? Gökyüzüne savrulan hayaller ile yeryüzünde sevgi dilenenleri karşı karşıya getiren şey, belki de büyük bir sırdı. Güneş Altunkaş, O Sokağa Asla Girme’de, alışılmışın dışındaki kalemiyle okurları tarafından sevilen fantastik dram türündeki Kapının Ardındaki Ben ve polisiye dram türündeki Hokus Pokus adlı romanlarını tek bir kurguda ustalıkla birleştiriyor. Devam niteliğindeki bu roman, bugüne kadar merak edilen soruların cevaplarını veriyor. O Sokağa Asla Girme’yi okurken kendinizi akıl almaz bir hikâyenin içinde bulacaksınız. Bir insanın şahit olmaması gereken olaylara tanıklık edecek, terk edilmiş karanlık bir sokakta işlenen cinayetin katil zanlısını aramaktan vazgeçemeyeceksiniz. “Sahi sevgiyle sevgisizlik arasındaki mesafede kaç uçurum boyu hayatlar yaşanıyordu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d07b10f6-791a-4083-8085-17925e31f8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır Güvenliği ve Düzensiz Göç- Van ili Örneği</image:title>
            <image:caption>Devletler, insani ve doğal kaynakların korunması veya stratejik veya sembolik bakımdan taşıdığı anlamlar nedeniyle sınırlarını korumaktadır. Sınırlar, devletin egemenliğinin ve komşularıyla güvenli ilişkiler geliştirmesinin bir göstergesi olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın amacı, kamu politikaları analizi bakış açısıyla sınırların incelenmesine yönelik genel geçer bir sınır kuramına ulaşmaya katkıda bulunmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere sınır güvenliğinin düzensiz göçü yönetmedeki rolü kamu politikaları analizi disiplini bakış açısıyla incelenmiştir. Çalışmanın araştırma sorusu “ulusal aktörlerin sınır güvenlik tedbirleri düzensiz göç ile mücadelede tek başına yeterli midir?” olarak belirlenmiştir. Çalışmanın kapsamı, yazın taraması, kuramsal çerçeve ve metodoloji, arka planın resmi aktörler çerçevesinde incelenmesi, Afganlı göçünün gayri resmi aktörler çerçevesinde incelenmesi, bulgular ve sınır güvenlik yönetiminin kamu politikaları bakımından incelenmesi olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a3e796-b695-4e27-a894-9f5b143d89b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Struktura naseleniya Turtsii</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye nüfusunun mevcut demografik yapısı ve sosyoekonomik özelikleri ile bu yapıda meydana gelen değişimleri anlatmayı konu almaktadır. Bu çalışmanın temel amacı Türkiye’nin nüfus yapısını, bu yapıya etki eden faktörleri ana hatlarıyla bu alanda uzman olmayan kişilerin de anlamasını sağlayacak ve ilgisini çekecek düzeyde anlatmaktır. Bu doğrultuda bu kitap, Türkiye İstatistik Kurumu’nun ürettiği istatistiklerin, okuyucunun istifadesine yönelik olarak olabildiğince anlaşılabilir ve yorumlanabilir düzeye getirilmeye çalışılması, düzenlenmesi ve yorumlanması yöntemiyle ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b933ef-a817-42e5-a08f-896880b808d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Koronavirüs ile Mücadelesinde Belediyeler</image:title>
            <image:caption>Koronavirüs hastalığı yaşam pratiklerimizde, iş yapış şekillerimizde ve kentlerimizde önemli değişikliklere yol açmıştır. Merkezi yönetim virüs ile mücadele kapsamında pek çok genelge yayınlarken, yerel yönetim kuruluşları da mülki idare koordinasyonunda bu genelgelere uyma ve vatandaşların hayatını kolaylaştırma konusunda pek çok proje ve uygulamayı hayata geçirmiştir. Uygulanan bu proje ve uygulamalar kentsel yaşamda belediyelerin bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadele de ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur. Diğer taraftan küresel düzeyde yaşanan sorunlara yerel seviyede çözüm üretebilmenin gereği de ortaya çıkmıştır. Belediyeler, küçük dokunuşlarla sağlıktan, altyapıya, spordan kültürel etkinliklere, ulaşımdan, tarım ve hayvancılığa kadar hızlı ve etkili çözümler üreterek virüsün toplum genelinde yarattığı tahribatı engellemek için çaba sarf etmişlerdir. Çalışmada belediyeler tarafından Covid-19 ile mücadele kapsamında yapılan bu çabalar ile pandemi sırasında belediyelerin hangi hizmetleri nasıl sunduğu ve bu hizmetlerin etkililiği ortaya konulmuştur.  Bu çalışma ile amaçlanan ise yerel yönetimlerin pandemi ile mücadele kapsamında ortaya koyduğu politikaları ve faaliyetleri tespit ederek, genel çıkarımlarda bulunmak ve bu çıkarımlardan pandemi ile mücadele kapsamında iyi yönetim uygulamalarını ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında Türkiye’deki 81 il belediyesi, 173 ilçe belediyesi ve dünya genelinde seçili 70 belediyenin koronavirüs döneminde yaptıkları çalışmalar, farklı konu başlıkları bağlamında incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51bf523-1721-40d7-8b11-432b34d6eccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Devletin Toprak Üzerinde Örgütlenmesi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Devletin Toprak Üzerinde Örgütlenmesi, “devlet egemenlik kurduğu toprak üzerinde nasıl örgütlenir, neden o şekilde örgütlenir, bu örgütlenme hangi dinamiklerin etkisiyle değişir” sorusunu yanıtlamaya çalışmaktadır. Bu çalışmada devletin toprağa dayalı örgütlenme tarzı toplum biçiminin bağımlı değişkeni olarak ele alınmış, devlet ve toprak ilişkisi iktidar sorunu olarak tanımlanmıştır. 
Kitap, kamu yönetiminin geçmişini de içeren bütünlüğü içinde anlaşılabileceği gerçeğinden hareketle iki tarihsel olguya, Osmanlı ve Türkiye örneklerine odaklanmaktadır. İki örnekte de benzer bir sistem izlenmeye özen gösterilmiştir. Her alt döneme ilişkin incelemede, iç dinamiklerle birlikte dış dinamikler de dikkate alınmış, mülkiyet ilişkileri ve toplumsal yapı üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Toprağa dayalı örgütlenmedeki köklü dönüşümler, iktidar ilişkilerinin yeniden düzenlenmesine, toplumsal güçler dünyasında yeni bir denge ya da aktör değişimine işaret etmektedir. Bu nedenle toprağa dayalı örgütlenişi, hukuksal-teknik bir sorun olmaktan önce, toplumsal ve siyasal bir sorun olarak tanımlamak gerekmektedir. 
Türkiye’de Devletin Toprak Üzerinde Örgütlenmesi, kamu reformları sürecine bilimsel bir bakış geliştirmenin yanında, yönetim kuramına da katkı sağlayabilirse amacına ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f0ec88-1322-44f7-a087-a149301a533b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Muhtarlık Köy Ve Mahalle Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Muhtarlık 
Doç. Dr. Selim Çapar-Recep Demir-Şefik Aygöl 
Türkiye’de muhtarlık, toplumsal yapı içerisinde tarihsel süreçte oluşmuş ve kendisine güçlü bir yer edinmiştir. Muhtarlık, toplumsal yapının tabanında, topluma en yakın yönetim yapılanmalarının içinde ortaya çıkmıştır. Muhtar,önce kentsel yerleşimlerin en alt yönetim kademesi olan mahalle yönetiminin başında, akabinde kırsal yerleşimlerde köy yönetiminin başında yer almaya başlamıştır. 
Bu çalışma, muhtarlık üzerine dolayısıyla köy ve mahalle idareleri üzerine odaklanmaktadır. Çalışmanın amacı, bu idarelerin tarihsel süreçte gelişimlerini inceleyerek günümüzdeki durumlarını ve etkililiklerini analiz etmektir. Çalışma, Türkiye’de tarihsel süreçte köy ve mahalle idarelerinin yönetimi ile muhtarlık kurumunun görev, yetki ve sorumluluklarını mevzuat üzerinden ele almaktadır. Böylece, sosyoekonomik gelişmelere bağlı olarak değişimlerin izi sürülmektedir. 
Bu çalışmada köy yönetimi ve mahalle yönetimi ayrı başlıklar altında ele alınmakla birlikte, her ikisinin de ortak ele alındığı başlıklar da bulunmaktadır. Köy ve mahallenin yönetim organlarının görev, sorumluluk, hak ve yetkilerine ilişkin değerlendirmelerde ağırlıklı olarak mevzuat ve hukuki analizler esas alınmıştır. Ancak çalışmanın bütününde,farklı bakış açılarıyla daanalizler yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/874d0d80-7e77-43b0-9e01-92e0062b6008.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçili Hakikatler Dünyasında Suriyeli Göçmenler</image:title>
            <image:caption>Seçili Hakikatler Dünyasında Suriyeli Göçmenler 
Dr. Esma Keskinkaya 
Hakikat ötesi olgusu çoğunlukla kamuoyunun hakikate verdiği önemin azalmasına işaret edecek biçimde kullanılıyor. Günümüzde hakikat yerini kişisel, hissedilen, deneyimlenen ya da tercih edilen alternatif gerçekliğe bıraktı. İnsanların kendi görüşleri ile uyumlu bir biçimde fikir geliştirme ve kendini inandırma eğilimi yeni olmasa da bu durumu güncel hale getiren bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler oldu. 
Hakikat ötesi, gerçek ile gerçek olmayanın sınırlarının tam olarak çizilemediği, gri ve muğlak bir alana denk düştüğü için yalan ve sahte haber kavramları da konuyla ilgili akademik tartışmalara dâhil olmuştur. Hatta gündelik tartışmalarda hakikat sorgusu sahte haber kavramı üzerinden de yürütülegelmektedir. Sahte haberler ile hakikat ötesi belirli bir bakış açısını destekleyen ve buna meydan okuyan karşıt görüşleri göz ardı eden, kendi gerçeklerine uyan enformasyonları kullanma yönünde ortak eğilim gösteren durumları açıklamak için kullanılan iki kavramdır. Şüphesiz ki sahte haber, habercilik kadar eskidir. Hakikat ötesi ile birlikte güncel bir kavram olarak ele alınmasındaki en önemli neden, dijital ortamlardaki yayılma hızıdır. 2011 yılında Suriye’de yaşanmaya başlayan iç savaş ile Türkiye gündemine gelen ve 2014 yılından sonra ülkemize giriş yapan Suriyeli göçmenler gündelik hayatın ve çevrimiçi ortamların gündeminde yoğun bir biçimde yer buldu. Türkiye’deki yerel halkın Suriye’deki iç karışıklığın kurbanları, sınırlarda bekletilen mazlumlar ve denizde boğulan bebekler üzerinden tanımaya başladığı Suriyeliler hakkında sosyal medyada pek çok paylaşım yapıldı. Buna karşın zaman içerisinde yaşanan kitlesel göçe bağlı olarak çevrimiçi ve çevrimdışı ortamdaki görünürlüklerinin artmasına bağlı olarak da olumsuz içerikler ve sahte haberler gün yüzüne çıkmaya başladı. Özellikle sosyal medya sahte haberlerin yaygınlaşmasına zemin hazırladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f3b154e-0c82-47ee-953f-1b74d6c1b9e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger, Nasyonal Sosyalizm ve Etik</image:title>
            <image:caption>Varlık ve Zaman kitabı başta olmak üzere Heidegger felsefesinin Nasyonal Sosyalizm ile pratik bağlantıları bitmeyen bir tartışmanın konusu olmuştur. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümünde de uzun yıllar hocalık yapmış olan Johannes Fritsche, hem Kant ve Hegel uzmanlıklarını hem de çağdaş felsefe birikimini kullanarak bu tartışmaya radikal bir perspektiften ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cdd3681-d565-453e-a3ba-159dce5bd8f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 57- İroni</image:title>
            <image:caption>İroni Sayı 57


Cogito’dan
İroni
RÜZGÂR GÜLÜ
Ümit Kurt - Barış Aydın, Ali Ömer Akbulut, Zeliha Burtek, Behice Tezçakar
KLASİKLER
Ernst Behler - Antikçağda İroninin Ortaya Çıkışı
YENİ PERSPEKTİFLER
Kaan H. Ökten - Varlık ve Zaman Sinopsisi
Süreyya Su - Yücenin Postmodern İçerimleri
Örsan K. Öymen - Nietzsche’nin Pusulası
DOSYA: İRONİ
Oğuz Cebeci - Tarihsel Bir Perspektif Üzerinden İroni Tür ve Tekniklerinin Gelişimi ve Bazı Uygulama Örnekleri
Jean Starobinski - İroni ve Melankoli
Ernst Behler - Modern İroniden Postmodern İroniye
Vladimir Jankélévitch - Kendisine Dönük İroni: Dokunup Geçme Sanatı
Savaş Kılıç - İroni, İstihza, Alaysama
David Ellison - Kierkegaard: Şiirsel Yaşantının Tutumluluğu Üzerine
Oğuz Demiralp - Alttan Dalma
Mehmet Sabri Genç - Emil Michel Cioran ve Metafiziksel İroni
John Owens - İroninin Yaptırımları: Rorty’de İroni, Otonomi ve Olumsallık
Linda Hutcheon - İroni, Nostalji ve Postmodern
Berel Lang - İroninin Sınırları
ODAK: GÜNÜMÜZDE HEGEL
Kaan H. Ökten - Uluslararası Hegel Kongresi’nin Ardından
SÖYLEŞİ
Hegel’in Günümüz Felsefesi Açısından Önemi - Ralf Beuthan - Klaus Brinkmann - Clark Butler - Matthias Haeussler - Eyüp Ali Kılıçaslan - Claus Arthur Scheier - Robert Stern - Klaus Vieweg - Kenneth Westphal
KİTAP
M. Abdullah Arslan - Sadık Erol Er - Aldous Huxley’nin Ölümünün 45. Yılı ya da Cesur Yeni Dünya’nın Düşündürdükleri
GEÇEN SAYIDAKİLER
Sayı 56: Paul Ricœur
Yazarlar Hakkında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b63710a0-eccb-4343-9ec5-f3fd0eec8c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 74- Siyaset Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Cogito’dan
Sokak, Siyaset ve Felsefe
Rüzgâr Gülü
Orçun Türkay • Zeliha Burtek • Stefan Gandler
Yeni Perspektifler
Cengiz Aktar • Kültürlerin Eşitliği İlkesinin Paradoksu: Başörtüsü, Kız Sünneti ve Çin İmparatorunun Köpekleri Üzerine
Özlem Sert • Tarihte Bir Yerimiz Var mı? - Bir Kent Hakkı ve Yaratıcılık Hakkı Olarak Tarih Hakkı
Söyleşi
Todd May, Benjamin Noys &amp; Saul Newman • Günümüzde Demokrasi, Anarşizm ve Radikal Politika: Jacques Ranciére ile Bir Söyleşi
Dosya: Siyaset Felsefesi
Dilek Hüseyinzadegan • Siyaset Felsefesi
Johannes Fritsche • Kant Etiği ve İnsan Hakları
Charilaos Platanakis • İnsan Haklarının Felsefi Temellendirilmesi Mümkün müdür?
Nalan Saraç • Badiou’da Siyasi Hakikat
Özgür Gürsoy • Bilginin Hakları Bilginin Olgularına Karşı: Foucault’nun Tarihlerinin “Sınır-Deneyim” Olarak Eleştirel İşlevi
Dilek Hüseyinzadegan • Foucaultcu Eleştirel Projenin Dönüştürücü Temelleri: Olgu ve Normlar Arasında
Çiğdem Yazıcı • Azınlık Oluş Hallerinden Toplumsal Cinsiyette Kadın-Erkek Karşıtlığına Felsefi Bir Bakış
Frank Chouraqui • Merleau-Ponty, Ricoeur ve Bolşevik Evrenselciliğin Çöküşü
Andrea Rehberg • Tümü İçin Duygu Üzerine: Sensus Communis üzerine Kant, Arendt ve Lyotard / On a Feeling for All: Kant, Arendt, and Lyotard on sensus communis
Patrick Roney • Yasasız Ahlak: Arendt’in Kötülüğün Sıradanlığı Düşüncesi Üzerine Tekrar Düşünme
Odak: Başkanlık Sistemi
Haldun Gülalp • Sunuş: Başkanlık Sistemi Tartışmaları
Demirhan Burak Çelik • Parlamenter Geleneğimiz, Otoriterleşen Demokrasimiz ve Türk Tipi Başkanlık Sistemi
Yunus Sözen • Demokrasi ve Otoriterlik Arasında: Başkanlık Sistemine Geçiş Siyaseti
Haldun Gülalp • Barış ve Başkanlık: Bir Demokrasi Projesi Olarak “Anayasal Vatanseverlik”
Geçen Sayıdakiler
Sayı 73 Tarihyazıcılığı
Yazarlar Hakkında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf6d1907-0f80-4c99-9e51-997266370e14.jpg</image:loc>
            <image:title>48 Saat</image:title>
            <image:caption>Küresel ısınma sebebi ile kıtaların su altında kaldığı, atmosferin zehirli gazlar ile dolduğu 2059 dünyasında ESA ve NASA, JAG1 (Andromeda Galaksisi&apos;ne Yolculuk) adını verdiği projeyi halka tanıtır. İnsanlığın geleceği sekiz astronot ve kaptanın yapacağı keşiflere bağlıdır. Andromeda Galaksisi&apos;ndeki dev asteroit insanlığın umudunu yok edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28afaf51-e0b4-4597-be7d-84240da52edc.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba, Beni Annemle Büyütür Müsün ?</image:title>
            <image:caption>Her çocuk büyüyüp belli bir akıl olgunluğuna erdiğinde sorar: 
“Anneciğim, benim bebekliğim, çocukluğum nasıldı? Çok sık hastalandım mı? Sizi çok üzdüm mü? Babamla beraber çok zorlandınız mı?” 
Bu sorulara vereceği cevabı, hem kendi canını, hem de çocuğunun canını yakacağından, acı bir yutkunuştan sonra boğazında düğümlenen birikmişlikleri kaçamak cevaplarla geçiştirmek  isteyen anne, o zor günleri hatırlar ve yeniden üzülür. 
Bir annenin geleceğe bıraktığı en acı hatırası, annelik serüveninin en meşakkatli ilk yıllarını babası hayatta olduğu halde çocuğunu babasız büyütmektir! 
Ne demektir, “Babası hayatta olduğu halde çocuğunu babasız büyütmek?” 
Her şeye kendisi koşturmak, tüm hayatı tek başına omuzlamaktır. Aynı anda hem anne, hem baba olmayı ve hem de çocukla çocuk olmayı başarabilmektir. Bir eliyle bütün işleri çekip çevirirken, diğer eliyle kendi omuzlarında hissetmek istediği hayat arkadaşının elinin yokluğunu kapatıp çocuğundan esirgenen baba elini aratmamaktır! 
Her çocuğun hakkıdır, babasının şefkatli kanatlarının altında büyümek, yürümek ve gelişmek. Heyecanını doğduğu ilk günkü kadar taze tutan “BABA”yı doyasıya yaşayabilmek. 
Babasının gölgesinde değil, varlığında yaşamak isteyen her çocuk, annesini de yanına alarak babasından yalnızca şunu ister: 

“BABA, BENİ ANNEMLE BÜYÜTÜR MÜSÜN?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3af539e-b777-43b8-8f54-a59cdd8fe7ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklii Düşler Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Yılın en güzel zamanları nihayet gelmişti. Yedikavak kasabası sakinleri yazlık misafirlerini çoktan yolcu etmiş, yeni bir yılın gelişine hazırlanıyorlardı. Ara sıra olan sürtüşmeler, rutin aile kavgaları, iş sorunları ve kapanmayacak aşk yaraları olsa da kasaba halkı alıştıkları hayatı yaşamakla meşgullerdi. Ta ki Bay Baki Kalır harabe bir mekâna &apos;Renkli Düşler Dükkânı&apos;nı açana kadar… 
  Bu sihirli hikâyede mucizelere tanık olacaksınız. Renkli Düşler Dükkânı&apos;nın büyüleyici vitrininde çok eskiden kaybettiğiniz bir şeyle karşılaşabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc862484-3a85-47be-8e57-9af3bbd31e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk</image:title>
            <image:caption>“Aşk, yanılsama; güzel ve iyinin, ayrıntıyla bütünlüğün, bedenle yüreğin, bilinçsizlikle bilincin, cazibeyle iyi olanın iç içe geçişi...” 
Levinas 
 
“Vücudumuz, sadece bacaklar, kollar gibi uzuvlardan oluşsaydı, hayata tahammül etmek kolay olurdu. Ne yazık ki, içimizde kalp adını verdiğimiz o küçük organı da barındırırız” 
Proust 
 
“Henüz sevmiyordum, sevmeyi seviyordum ben; aşkın gizli arzusuyla yanıp tutuşurken, daha fazla tutuşamadığım için kızıyordum kendime.” 
Augustinus 
 
“Birbirlerini sevmez olduklarında, birbirlerini sevmiş olmanın utancını yaşamamış pek az insan vardır.” 
La Rochefoucauld 
 
“İnsan kendi kendine sağlam bir dayanak olmalı, iki ayağı üstünde korkmadan durabilmeli; başka türlü sevemez yoksa.” 
Nietzsche 
 
“Erkek için, yaşamı boyunca anne imgesi yerine geçen üç biçimi verirler: annenin kendisi; onun bir benzeri olarak seçtiği sevgili ve son olarak da onu yeniden kucaklayan toprak ana.” 
Freud 
 
Aşk nedir? Evrenin tek bir varlığa indirgenmesi, aşk budur işte. Meleklerin yıldızlara selamıdır aşk. Ruhun düşler sarayına girmesidir aşk. Düşüncelerin dua olduğu, ruhun diz üstü çöktüğü yerdir aşk. Benzersizin aşkınlığı önünde eğilmek; bu dünyada seni adınla çağırabilecek tek kişiyim ve seni seviyorum diyebilmektir aşk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac72b6c8-6f82-4d32-9292-309f70281383.jpg</image:loc>
            <image:title>Bellek</image:title>
            <image:caption>Bergson&apos;dan Husserl&apos;e Freud&apos;dan Benjamin&apos;e Belleğin Öyküsü 
“Bizim ruhumuz tek başına o kadar boş mudur ki dışarıdan ödünç alınan imgeler olmaksızın kendisi bir hiç olsun?” 
Leibniz 
“Önemli olan altı birçok kez çizilmiş olandır, fakat en zayıf çizgiler bile kalır. Canlılar âleminde unutma yoktur, yaşanmışlığı bir çeşit sindirme vardır.” 
Nietzsche 
“Dünkü bilinç durumu ölmüş ve gömülmüştür. Bugünün bilinç durumunun varlığı dünkünü diriltmez. Mevcut bir imgenin, geçmişteki bir imgeyle özdeşleştiğini öne sürebilmesi için bahsetmediğimiz başka bir koşula ihtiyaç vardır.” 
William James 
“Bellek, adaletin anlamıyla tarih eleştirisi yolunda karşılaşır.
Aynı zamanda hakkaniyetli bir bellek olmayan mutlu
bellekten ne olur?” 
Ricoeur 
“Tek başıma bende, tüm insanlığın dünya dünya olalı beri sahip olduğu anılardan daha fazlası var.” 
Borges 


Bellek nedir? Geçmiş yaşantıların yalnızca anılarda, ama yepyeni ve bambaşka bir anlam temelinde kurulmasıdır. Elinizdeki kitap, belleğin, felsefe, bilim, antropoloji, tarih, kültür ve edebiyat gibi alanlarda nasıl kavrandığını anlaşılır biçimde ortaya koymaktadır. Belleğin zamanla, tarihle, insan ruhuyla, siyasetle, gündelik yaşamla ve geçmişle ilişkisini anlamak açısından eşsiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7afe19a-0921-4503-ad7f-4297707a069a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurmaca</image:title>
            <image:caption>Gorgias&apos;tan Frege&apos;ye Barthes&apos;tan Searle&apos;e Kurmacanın Öyküsü 
“‘Kurmaca söylem’ aslında bir kırkyama ya da çoğunluğu gerçeklikten ödünç alınmış ayrışık unsurların az ya da çok benzeşik hâle getirilmiş bir karışımıdır.” 
Genette 
“Metni kurmaca eser kılan şey, yazarın o eser karşısında takındığı sözedimsel duruştur.” 
Searle 
“Beni okuyan sen, dilimi anladığından emin misin?” 
Borges 
“Mümkün olmayıp gerçeğebenzer olanı, mümkün olup da ikna edici olmayana yeğlemek gerekir.” 
Aristoteles 
“Neden her özel adın anlamın dışında bir de düzanlamının olmasını istiyoruz? Neden düşünce yeterli gelmiyor bize? [Çünkü] ondaki hakikat değeri, içinde yer aldığı doğruluk ölçüsünde önem arz ediyor bizim için.” 
Frege 
Kurmaca nedir? Her metin bir kurmaca mıdır? Kurmaca metin ile göndergesel metin arasındaki sınır nerede başlar, nerede biter? Algılanan, dilde kurmacaya mı dönüşür, yoksa kendi yöntemiyle algılar, olgular hâline mi gelir? Öyleyse bilimsel bulgular, bir tür kurmaca mıdır? Peki ya roman kahramanları; onlar gerçeklikten bağımsız var olabilir mi? Metaforlar bize hangi gerçekliği anlatır? Bu kitap Gorgias’tan John Searle’e uzanan bir tarihsellikte dilin epistemolojik ve ontolojik
sorularını yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bf238f1-584c-4f71-8b7f-c7cf8f0c4873.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı</image:title>
            <image:caption>Plotinos’tan Ricoeur’e Spinoza&apos;dan Weil&apos;e Tanrı&apos;nın Öyküsü 
“Tanrı’nın özü, hayalgücünün nesnelleştirilmiş özüdür. Tanrı kalbin arzuladığı ve heves duyduğu her şeydir.” 
Feuerbach 
“Tanrı ya vardır ya da yoktur. Hangi tarafa yöneleceğiz? Çekinmeden Tanrı’nın var olduğu üzerine bahse girin!” 
Pascal 
“Gerçekten de biz filozoflar ve ‘özgür ruhlar’, ‘yaşlı tanrı’nın ‘öldüğü’ haberi karşısında yeni bir şafağın ışıklarıyla uyanmış gibi hissediyoruz: Kalbimiz minnettarlıkla, şaşkınlıkla, önseziyle, bekleyişle dolup taşıyor...” 
Nietzsche 
“Sen, Tanrım, öylesine gerçek bir şekilde varsın ki, var olmadığın düşünülemez bile ve doğru olan da budur. Çünkü senden daha iyi bir şeyi düşünebilecek bir zihin olsaydı, yaratılmış olan yaratıcısından üstün olurdu.” 
Canterburyli Anselmus 
“Senin için sessizlik övgüdür.” 
Musa Bin Meymun 
“Şeyler Tanrı tarafından meydana getirildikleri biçim ve düzenden başka hiçbir biçim ve düzende meydana getirilemezlerdi.” 
Spinoza 
Tanrı kimdir? Her şeyden daha üstün olan ve varlığı hiçten yaratan bir Tanrı mı? Evreni yaratıp köşesine çekilen bir varlık mı? Yoksa kuluna şah damarından daha yakın olan bir dost mu? Felsefenin merkezî 

sorularından olan Tanrı’nın
neliği sorusu bu kitapta filozofların temel metinleriyle
ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57828666-b599-4f42-b4af-f0c33a8c97b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bilmem Beyin Bilir</image:title>
            <image:caption>Biri çıkıp da size beyin ve evren birbirine benziyor mu diye sorsa ne cevap verirsiniz? Lider beynin özellikleri sende var mı diye merak eden birine hangi özelliklerinizi sıralarsınız? Fal bakmakla bilinçaltı arasında bir ilişki var diye iddia etseler, tepkiniz ne olurdu? Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, kapsamlı çalışması Ben Bilmem Beyin Bilir’de nörobilimi dâhice ve merak uyandıran konu başlıklarıyla derinlemesine inceliyor. Gelecekte yapay zekânın insanlığı yönetmesinden korkmaya başlamışken en çok merak ettiğimiz konu, insan beyninin gücü ve gizemi olsa gerek. Hâlâ hakkında pek az şey bildiğimiz beyin hakkında merak ettiklerimiz öyle çok ki… Beyin nasıl yoldan çıkar? Beyin uzaktan kontrol edilebilir mi? Manipülasyon yaparak birini delirtebilir misiniz? Hafıza silinebilir mi? Hafıza güçlendirme teknikleri nelerdir? Gelecekte insan beyni ve beyin mühendisliği nasıl olacak? Aşkın, sadakatin ve çapkınlığın nörokimyası var mı? Telepati yeteneğinizi nasıl geliştirebilirsiniz? Beyin dostu ve düşmanı gıdalar nelerdir? Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83909ded-f82f-4938-8c1f-7f778ed4e165.jpg</image:loc>
            <image:title>Skandallar Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>Leydi Sesily Talbot unvanının ona sağladığı özgürlüğü benimsemiştir. Bu nedenle Londra’nın en parlak skandallarına imza atmaktan geri kalmaz. Bir akşam, ışıltılı balo salonundan ayrılıp karanlık bahçede gözden kaybolduğunda kimse ona ikinci kez bakmaz ya da Skandallar Kraliçesi’nin ne işler karıştırdığını fark etmez. Caleb Calhoun yıllarını Sesily’den uzak durmaya çalışarak geçirmiştir. En iyi arkadaşının güzel, küstah ve zeki kız kardeşi Sesily, Caleb’ın en büyük sınavlarından biridir. Genç kadın tehlikeli işlere bulaşınca Caleb uzak durma kararından vazgeçer ve onu korumak ister. Sesily ile Caleb, birbirlerini beladan uzak tutmaya çalışırken aralarındaki kıvılcım canlanır. Pusuda bekleyen bir düşman varken aşk tüm engelleri aşabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990ac2fe-e5cc-4343-bc33-0f7a75ea07e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Genom</image:title>
            <image:caption>Murat Yaşar&apos;ın ilk öykü kitabı olan “Genom”, gelecekte geçen fakat gelenekten de bir türlü kopamayan öykülerden oluşuyor. Değişen dünyanın izlerini takip ederek akla gelmeyecek bir gelecek tasarlayan yazarın yeni evreni distopya mı, ütopya mı siz karar verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/836d4f01-261b-49b0-89e7-708d7c6a04bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bol Kepçe Lokantası</image:title>
            <image:caption>Babam işini çok sever. 
Müşteriler de onu sever. 
“Sipariş vermeden bir dinleyin,” der, sonra uzun 
uzun anlatır. 
Çünkü o diğer garsonlardan farklıdır. 
Her yemekle ilgili bir hikâyesi vardır. 
 
En son anlattığı hikâye sayesinde ise bir sokak köpeğinin hayatını değiştirmeyi başardı. 
Nasıl mı? Madem merak ettiniz, bu kitabı okumaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df970f96-9aa9-47d3-b217-491720544b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cingöz Marty 1 -Açmayın!</image:title>
            <image:caption>Cingöz Marty 1 -Açmayın! Mark Parisi       Mark Parisi imzalı Cingöz Marty serisi, Saftirik Greg’in Günlüğü kitaplarıma âdeta selam duruyor. Mizah, macera ve harika çizimlerin bir araya geldiği bu seri, okumayı kesinlikle çok daha eğlenceli hale getirecek!     Durmadan adını değiştiren bir abla, tüy yumağı bir kedi, tükürük canavarı bir zorba ve daha da kötüsü Dünya’yı işgal etmek üzere olan bir uzaylı! Üstelik bir de sanattan anlamayan feci bir öğretmen! Cingöz Marty’nin başı tam anlamıyla belada. Aldığı gizemli bir not tüm hayatını değiştirdi: SENİ BİR UZAYLI GÖZETLİYOR! Marty karşısına çıkan tüm engellere rağmen gezegeni kurtarabilecek mi yoksa şu bilgisayar oyunundaki gibi yenilgiye mi uğrayacak? Neyse ki ona inanan bir kişi var: Yakın arkadaşı Parker!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e697c996-3442-4016-840c-2787c11d9a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Yiyerek Özgürleş</image:title>
            <image:caption>Yiyerek Özgürleş yemekle ilgili farklı bir anlayışa kapı açmak, yeme konusundaki zorluklarını anlamak, yemek yerken zihninde oluşan demir parmaklıkları ve yasakları kaldırıp özgürleşmek isteyen herkes için bir davet. Diyet kültürüyle çevrelenmiş, bedeninizin sesini duyamadığınız, neyi ne kadar yiyeceğinizden emin olamadığınız, bedeninizi ve yiyecekleri düşman gibi görüp onlarla savaştığınız bu düzeni artık bırakmanızı diliyoruz. Yiyerek Özgürleş, sezgisel yeme ekseninde öz şefkat ve öz bakımı merkezine alarak yeni bir söylemde bulunuyor: Mükemmelin değil “yeterince iyi”nin hedeflendiği, dışsal kuralların değil bedeninizin ve zihninizin ihtiyaçlarının öne konulduğu, yiyeceklerle ve bedeninizle barışacağınız, belki yıllar sonra ilk defa yerken özgür hissedeceğiniz bir yaşam biçimine sizleri davet ediyor. Klinik Psikolog Egenur Bakıner Yücebilgiç’in kaleme aldığı şefkat merkezli bu yaklaşımla, yıllarca kazananı olmamış bir savaşa ateşkes demeye, yemeklerden keyif almaya ve sonunda özgürleşmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1c7744-767f-4edd-aebf-40c651589a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Doğası</image:title>
            <image:caption>Pek çok açıdan duygularımız kurtulmamız gereken çetrefilli meseleler olarak görülür. Bazen onların ağırlığı altında eziliriz, bazense bitmeyen bir savaşa sürükleniriz. Ancak duyguların ne olduğuna, nasıl oluştuklarına, rollerine ve hayatımızı nasıl etkilediklerine baktığımızda onları yönetmekte ustalaşırız. Çünkü duygularımız bize bir şeyler anlatır ve onların lisanını anlamak için onlara usta gözlerle bakmak gerekir.
Olumsuz duygularla başa çıkmakta zorlanıyorsanız, duyguların çalışma mekanizmasını kişisel gelişiminiz için bir araç olarak nasıl kullanabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız bu kitap tam size göre.
Dünya çapında çoksatan yazar Thibaut Meurisse, Duyguların Doğası kitabında sizi duygularınızın doğasını anlamaya davet ediyor. Bedeninizi, düşüncelerinizi, kelimelerinizi kullanarak duygularınızı nasıl yönetebileceğinizin, kırgınlık, öfke, korku, erteleme ve depresyondan kurtulmak için duygularınızdan nasıl rehberlik alabileceğinizin sihirli formülünü sunuyor. Tatmin dolu ve daha hafif bir yaşam için adım adım ilerleyen çalışma metoduyla, duyguların daha önce hiç fark etmediğiniz özelliklerini ve gücünü keşfedecek, kontrolü tekrar ele geçireceksiniz.
Siz duygularınız değilsiniz. Duygular gelir geçer ve siz hâlâ neyseniz osunuzdur!
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0f3e545-a636-4120-9da8-cabbe60235a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Toplayıcının Büyük Macerası</image:title>
            <image:caption>Sinan Yaşar&apos;ın kaleme aldığı Küçük Toplayıcının Büyük Macerası, çocukluğun saf ve temiz dünyasını içtenlikle yansıtırken, küresel ısınmaya ve iklim krizine dikkat çeken sürükleyici bir serüven. Doğa tutkunu küçük bir toplayıcı ile iki yakın arkadaşının, aile ve okul yaşantısından kesitler sunan roman, dünyamızın insan eliyle nasıl adım adım yaşanmaz hâle getirildiğini fantastik bir kurgu eşliğinde betimliyor.  Yazar kitabında ayrıca, işsizlik, geçim sıkıntısı ve bunlara bağlı olarak gelişen yeni bir eve taşınma zorunluluğu gibi çocukların duygu dünyalarını olumsuz etkileyebilecek ani değişimleri duyarlılıkla el alıyor.    Altın için ağaç kesenler şimdi tüm altınları verip ağaçları geri getirmeye razıydı. Ama nafile... İsminin hakkını veren kişiliğiyle tanınan Kahraman, can dostları Duygu ve Bilge&apos;yle birlikte küçük bir kasabada yaşamaktadır. İnsanların her gün üstüne basıp geçtikleri “doğal” güzellikleri cam kavanozlarda biriktiren Kahraman&apos;ın sakin ve huzurlu hayatı ebeveynlerinin aldığı taşınma kararı ile aniden değişir. Ait olduğu evden uzaklaşacak olması yetmezmiş gibi gözünden sakındığı koleksiyonu da tehlike altındadır. Üstelik kara bulutlar sadece kendi evlerinin değil, tüm kasabanın, hatta ülkenin üzerinde gezinmektedir. Yaklaşan tuhaf rüzgârlar, artan boğucu sıcaklar, hayatta kalma mücadelesi veren hayvanlar derken doğanın sessiz çığlığı giderek dayanılmaz bir hâl alır. İnsanlığın çaresizce kaderine teslim olmaya hazırlandığı bir anda küçük toplayıcı Kahraman&apos;ın eline geçen tılsımlı taşlar yeni bir umudu da beraberinde getirir. Sinan Yaşarı&apos;ın, “yeni ve kirlenmemiş bir dünya” ütopyasından yola çıkarak yazdığı Küçük Toplayıcının Büyük Macerası, ekolojik dengenin bozulması sonucunda oluşabilecek felaketlere karşı farkındalık yaratıyor.   Merak uyandırıcı hikâyesini Doğa Ana&apos;nın doğrudan okura seslendiği ara metinlerle renklendiren kitap, zihinleri meşgul edecek bir soruyla uzun uzun düşündürüyor: Yeni bir dünya mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a477d3-5a0a-49c9-8384-8a4c4007a341.jpg</image:loc>
            <image:title>Cingöz Marty 2 Çek Şu Patilerini!</image:title>
            <image:caption>Mark Parisi imzalı Cingöz Marty serisi, Saftirik Greg’in Günlüğü kitaplarıma âdeta selam duruyor. Mizah, macera ve harika çizimlerin bir araya geldiği bu seri, okumayı kesinlikle çok daha eğlenceli hale getirecek!
 
 
Uzaylı istilasını henüz atlatmışken Marty’nin başı bu kez de kendisiyle dertte.
 Ablasının günlüğüne düştüğü bir not, her şeyi alt üst etti.
Marty bir kurt adam, bundan kaçış yok! Herkesin hayatı yine onun ellerinde. Üstelik Dolunay Festivali’ne çok az kaldı ve tüm okul orada olacak. Marty arkadaşlarını, özellikle de Parker’ı kendinden korumalı.
Ama nasıl?
 Her şey ters gidiyor, işin içine bir de ele avuca sığmaz bir köpek, Dertli katılıyor. Bakalım Marty karşısına çıkan sorunları bu kez nasıl çözecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7da2a96-a7d1-4a92-99cb-ce9da13a646d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Atlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Usta yazar İpek Arman, eşi benzeri olmayan, görünce herkesi büyülen masalsı bir coğrafyaya, Kapadokya’ya nefis bir yolculuğa çıkarıyor hepimizi. 
 
Kapayın gözlerinizi sımsıkı ve hayal edin… MÖ 7500 yılına bir yolculuğa çıkıyoruz. Çevredeki yanardağlardan çok ama çok sıcak lavlar fışkırıyor. Uzun bir süre lavlardan ve küllerden göz gözü görmüyor. Yıllar geçtikçe lavlar birikiyor, katılaşıyor. Yağmurlar, rüzgârlar birikenleri aşındırıyor ve işte böylece masallardakine benzer oluşumlar ortaya çıkıyor. Bu masalsı coğrafya kimlere ev sahipliği yapmıyor ki? Asurlar, Hititler, Persler… 
 
Gün geliyor Zeynepler taşınıyor buralara. Zeynep çok meraklı bir kız. Yıllar sonra Kapadokya diye anılan bu coğrafyaya dair her şeyi öğrenmek istiyor. Ürgüp’e adım attığı ilk günden itibaren büyüleniyor âdeta! Çok geçmeden arkadaşlar ediniyor. Selin, Ceren ve Uğur’la Kapadokya kazan onlar kepçe geziyorlar. Ama sonra öyle bir macera yaşıyorlar ki… 
Kimsenin bilmediği bir tünelin çıkışını ararlarken buluyorlar kendilerini! Bu maceraya siz de tanık olmak isterseniz sayfaları çevirmeye başlayın… 
 
KİTAPTAN 
Mitannili genç Kikkuli’den bahseden yöre tarihi, delikanlının bizzat yazdığı tabletle duyurdu buradaki güzel atları tüm dünyaya. At yetiştiriciliğini öğretmek için komşu krallık Mitanni’den Hititlerin başkenti Hattuşa’ya gelen genç Kikkuli, tüm Hitit bölgesine at yetiştiriciliğini öğretirken, yöre halkına at sevgisini işleyerek belki de bunun bir gelenek olmasına katkıda bulunmuştu. Böylece Asurluların Katpatukası, Güzel Atlar Ülkesi; kendisine Kapadokya diyecek olan Perslere kadar bu şekilde anıldı. Bölgenin yeni halkı Persler için burada yaşamak ve buraya ait olmak hiç de zor olmamıştı. Anadates, Omanos, Anaitis adındaki tanrılarıyla ve onların eşliğinde ortaya çıkan 
ateşe tapma inançlarıyla, Kapadokya’nın ateşe ve yanardağlara teslim olmuş doğasında, dekorunu çoktan bulmuş bir tiyatroyu sahnelermiş gibi yaşayıp gitmişlerdi onlar da. Kikkuli’den Barbara’ya, genç bir bağcı olan Maçan’a kadar herkesin bir izi vardı bu eşsiz topraklarda. 
 
                                                                      *** 
 
Annesi ve babası kahvaltı masasında Zeynep’in aceleyle ağzına bir şeyler atmasına şaşkınlıkla bakıyorlardı. Normalde uyumayı seven kız, bir süredir erkenden kalkıyor ve yeni arkadaşlarıyla vakit geçirmek için dışarı çıkıyordu. Avanos ve seramik macerası birkaç gün sürmüştü, görünen o ki şimdi de hep birlikte başka bir maceranın peşine düşmüşlerdi. 
 
                                                                      *** 
 
Sonra arkadaşlarından çok kendini sakinleştirmeye çalıştığı belli olan bir sesle konuştu, 
- Durun ya hemen panik olmayalım, burada her yer tünel ve bu tünellerin özelliği neydi, evleri, yapıları birbirine bağlaması değil mi? O zaman demek ki mutlaka bir yere çıkıyordur. Belki de açıklık bir yere götürecek bizi. Hem az da olsa ışık var, o zaman gerçekten de bir yerlere çıkıyor. 
 
Yazar Hakkında: 
Merhaba, 
İlkokulda okurken karar vermiştim antropolog olmaya. Antropolojinin birçok alt dalı vardır ama ben paleoantropolojiyi koymuştum kafama. Çünkü çok küçük bir kızken annemle arkeolojik alanları gezerdik, bir arkeologdu annem; o bana anlatırdı, ben hayal kurardım. Bir gün Antalya’daki Phaselis kazı alanına gittik birlikte. İşte orada denizin altındaki batık şehri gördüğümde “Tamam” dedim, “Ben arkeolojik kazılarda çalışan bir paleoantropolog olmalıyım.” Yıllar içinde bu çok sevdiğim işi yaparken bir taraftan da romanlar yazmaya başladım, tarihi romanlardı bunlar hep. Arkasından arkeolojiyi, antropolojiyi ve kazı alanlarının o esrarengiz, o güzelim havasını tüm çocuklar benim gibi tadabilsinler diye, içerisinde arkeoloji ve antropoloji olan çocuk kitapları yazmaya karar verdim. Güzel Atlar Ülkesi, bu kitapların dördüncüsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903e81db-f636-49dc-8b9d-c9e6324c83d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Kaos</image:title>
            <image:caption>Aklımızı mı kaçırdık? Ünlü Hintli romancı Amitav Ghosh, gelecek nesillerin pekâlâ böyle düşünebileceğini savunuyor. Küresel ısınma karşısında başarısızlığımızı başka nasıl açıklayabiliriz? Ghosh, Büyük Kaos’ta edebiyat, tarih ve politika düzeyinde iklim değişikliğinin ölçeğini ve şiddetini kavrama konusundaki yetersizliğimizi inceliyor.
İlk bölümde edebiyat-iklim krizi arasındaki ilişkiye odaklanırken bunu Madame Bovary’den, Solaris’e edebiyattan örneklerle açıklıyor. Tür olarak bilimkurgu eserlerin ve fantastik evrenlerin mekân ve zaman bağlamında edebiyatın sınırlarını genişlettiğini vurgulayarak iklim değişikliği gibi global problemlerin gelecek senaryolarına karşılık nasıl yankılandığına değiniyor. Tarih bölümünde kapitalizm ve iklim krizi ilişkisi, karbon ekonomisi çerçevesinde ele alınıyor. Asya’daki kömürün petrol endüstrisiyle ilişkisinden sömürgecilikten sanayileşmeye uzanan süreçte gelişen yeni uygarlık üzerinden bir tarih okuması gerçekleştiriyor. Politika kısmındaysa, iklim politikaları etrafında kuruluşları, hükümetleri, Batı toplumlarının üretim araçlarını, diplomatik adımlarını ve politikalarını ele alıyor. İklim kriziyle mücadelenin bireysel tedbirlerin kolektif hale gelmesiyle başlayacağının altını ısrarla çiziyor.
Büyük Kaos, zamanımızın en önemli gerçeğiyle yüzleşmek için büyük bir yazardan derinlikli bir çağrı.
“Uzun süredir iklim değişikliğini bilimsel bir soru olarak konuşuyoruz. Bu muhteşem kitapta Ghosh, meseleyi bilimin dar koridorlarından çıkarıp kültür, politika ve iktidarın geniş alanlarına taşıyarak değiştiriyor. İklim değişikliğinin, fosil yakıtlara olan kolektif bağımlılığımızı teşvik eden ve sürdüren birbiriyle ilişkili bir dizi tarihin sonucu olduğunu ve farklı bir dünya istediğimizi söylemek, ancak yaşamın devamını sağlayacak şekilde hareket etmek bir tür dengesizlik olduğunu savunuyor. Bu kitap sadece iklim konusunda harekete geçmek için değil, iklim hakkında tamamen yeni bir şekilde düşünmek için de açık bir çağrı.” ―Naomi Oreskes
“Büyüleyici... Ghosh’un etkileyici ve çevik üslubu, gerçekten bakamaya çekindiğimiz bir gerçeği, insanlığın kaderini, tüm gerçeği ve gölgeleriyle ortaya koymayı başarıyor.” ―Giorgio Agamben
“Çok ender durumlarda, bir yazar o kadar yakıcı bir içgörü ve hikâye anlatma becerisini bir araya getirir ki, iyi bilinen bir konu bile başka türlü gösterir kendini. Yeni bağlantılar kurulur, yeni gelecekler ortaya çıkar. Ghosh böyle bir yazar ve bu da böyle bir kitap.” ―Naomi Klein
“Usta bir hikâye anlatıcısının mahareti ve keskin bir siyasi gözlemcinin güçlü vizyonuyla Ghosh, küreselleşmenin, imparatorluğun ve burjuva edebiyatının karbon tarihi ve çağdaş iklim krizimizle iç içe geçen karmaşık ilişkilerinin izini sürüyor. Heyecan verici, parlak bir analiz ve hayal gücünün sentezi Büyük Kaos, Antroposen’in insan geleceğimiz için ne anlama geldiğini anlamaya çalışan herkes için temel bir okuma.” ―Roy Scranton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffedf046-ade9-407e-a1f8-8efd32b12372.jpg</image:loc>
            <image:title>Harp Baladı</image:title>
            <image:caption>Binbaşı Halil Sadi, eşi Leyla ve oğlu Yusuf. Hep iyi şeylerin olduğu bir evde mesut yaşarlar.
Fakat Halil’e ulaşan celple cihanda kopan fırtına bu mesut ailenin evine de sızar.
Birinci Cihan Harbi tüm şiddetiyle Osmanlı topraklarını kavururken Binbaşı Halil’e kutsal toprakları savunmak düşer. Binbaşı Halil Sadi, Cemâl Paşa komutasındaki Kanal Harekâtı için önce Şam, ardından Filistin’e gitmek üzere uzun bir tren yolculuğuna çıkar.
Yolda pek çok kişiyle tanışır: Arnavut Ali Ferid, Sarı Cevdet, felsefe öğretmeni Albay James J. Fitzgerald, Başçavuş Niyazi… Her birinin hikâyesinden öğrenecek, sorgulayacak pek çok şey yazılır hanesine. İnsan, hayat, zaman, savaş ve ölüm başka başka anlamlar kazanır Binbaşı’nın zihninde. Madden ve manen sınanacağı bu meşakkatli yolculuğaysa oğlu için kaleme aldığı mektuplar eşlik eder.
Cihan Çetinkaya, roman boyunca her türlü farklılığa rağmen insana dair duygularda aslında ne kadar çok ortak noktada buluştuğumuzu, çetin şartlarda hayatta kalma mücadelesinin herkesi eşit kıldığını vurgularken okura hem gerçekçi hem de duygusal bir anlatı sunuyor.
Harp Baladı, insan olmaya, savaşa, esarete, vicdana ve hayata dair bir iç muhasebe…
“Yazık, bazı duyguların merhameti olmuyor. İnsan bir kokuyu hayal edince elinde hatıralardan başka hiçbir şey kalmıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130de606-6ce7-42e3-ac7d-586480ee1aa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Bilmek</image:title>
            <image:caption>“Sadece bilge ya da ölçülü bir adam kendini bilir ve ne bilip ne bilmediğini ayırt edebilir... Başka hiç kimse bunu yapamaz.”
Sokrates

Sinirbilimci Stephen M. Fleming, Kendini Bilmek: Öz Farkındalık Bilimi adını verdiği çalışmasında felsefe ve düşünce tarihinin ilk dönemlerinden beri insanoğlunun en temel meselelerinden olan “kendini bilme” pratiğini psikoloji ve nörobilimin en güncel araştırmalarıyla masaya yatırıyor. Öz farkındalığın nasıl işlediğini anlatarak “kendini bil” olarak tarif edilen antik çağrıya cevap veriyor. 
Öz farkındalık, kendi hatalarımızı fark etmek ve deneyimlerimiz üzerine yorum yapmak gibi yeteneklerin toplamıdır. Bu da üstbiliş yani metakognisyon-kendi düşünme sürecimiz üzerine düşünme yeteneğimiz anlamına gelir. Üstbilişi denklemden çıkarırsak bir kararın neden ya da nasıl verildiğini bilemeyiz. Etrafımızın akıllı ama bilinçsiz algoritmalarla çevrili olduğu günümüzde üstbilişi denklemden çıkarmak, bizi kör bir şekilde algoritmanın dediğini uygulamak zorunda bırakır. 
Üst biliş bize, öğrenme, karar verme, diğer insanlarla iş birliği yapma gibi süreçlerde öz farkındalığı kullanmayı, düşünme süreçlerimizdeki güçlü ve zayıf yönleri bilerek bize zarar verebilecek durumlardan nasıl kurtulabileceğimizi gösteren muhteşem bir kapasite sunar. Kendimizi bilmenin ötesinde, başkalarının kendilerini nasıl tanıdığını bilmek daha iyi ve adil bir toplum inşa etmek için önemli bir fırsat sunar. 
O halde, kararlarımızı alırken düştüğümüz bugları fark edebilmek için üstbiliş ve öz farkındalık üzerine kafa yormak gerekiyor. 
Kendini Bilmek insan beyninin üstbiliş için ne kadar fazla sayıda ve kritik bileşene ev sahipliği yaptığını keşfetmeye dair verimli bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bfe98b6-0f22-43e4-a759-fec822650faf.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimiz (asm) Kadınlara Nasıl Davranırdı?</image:title>
            <image:caption>Aynaydı O (asm)...
O aynada herkes kendini görürken kendini de bizlere gösterirdi.
O aynada yansıyan kadını çoğu kez göremedik. Ya da görmek istemedik.
O aynadaki kadın nasıldı?
O hiçbir kadını mutsuz etmiş miydi?
Hiçbir kadını kırmış mıydı?
İncitmiş miydi?
Eleştirmiş miydi? 
En önemlisi, hiçbir kadını dövmüş müydü?
Sorular uzatılabilir. O hayatında hiçbir kadını ve köleyi dövmemiş, şahsına yapılan haksızlıktan dolayı intikam almamıştı.
Bütün bunlar, Onun kadına davranışı ve sünnetiydi. O çevresindeki her kadının ruhunda yansıyan esmaları parlattı. 
Bizlere düşen o aynadaki kadını öğrenip öncelikli olarak hayata sünnet olarak geçirmekti. Çünkü Onun kadına davranışı öğrenilmeden kadın gülmezdi, çocuk gülmezdi, eş gülmezdi. 
 
Kadına yönelik şiddet olaylarının çok arttığı ve dinin kimi kültürel yorumlarından ötürü ataerkillikle İslam&apos;ın birbirine eş görüldüğü bir zamanda Hz. Peygamberin (asm) kadınlara yönelik tutumunu öğrenmeye ve yeniden hatırlamaya her zamankinden çok ihtiyacımız var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c5bd51-c2b7-4d3b-b10f-82c9918a228e.jpg</image:loc>
            <image:title>Puyo&amp;Aya Jigsaw Puzzle to go Winter Wonderland</image:title>
            <image:caption>35 parçadan oluşan  Puyo&amp;Aya Jigsaw Puzzle To Go Winter Wonderland; bez çantası ile seyahatte, yolculukta çantada rahatlıkla taşınabilir.  
Yaş: 3 Yaş ve üzeri için uygundur. 
Puzzle Ebat: 23X32 cm 
Adet: 35</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cf8f586-0e65-404d-b07e-fea2356aca3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Silah Adası</image:title>
            <image:caption>Bundook. Silah. Sıradan bir kelime, ta ki Deen Datta’nın dünyasını altüst edene kadar...
Nadir kitaplarla uğraşan bir sahaf olarak Brooklyn’de münzevi hayatı süren Deen, dünyaya sarsılmaz bir rasyonellikle bakmaktadır, fakat çocuk yaştan aşina olduğu bir Bengal efsanesi onu tesadüf eseri tekrar bulunca, inandığı her şeyi sorgulayacağı sıra dışı bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır. Bengal’deki eski bir tapınaktan Los Angeles’a ve Venedik’e kadar kadim bir mitin izini sürdüğü bu serüven, yol boyunca karşılaştığı kişilerin anıları ve tecrübeleriyle şekillenir: Bu yolculuğun başlamasına aracılık eden Piya; Deen’in gözlerini günümüzün dünyasında hayatta kalmaya çalışmanın gerçeklerine açan Tipu; muhtaç birine yardım etmek için çaresizce uğraşan Rafi ve bütün bu karakterlerin bir parçası olduğu hikâyenin eksik halkasını tamamlayan Cinta...
Son On Yılın Öne Çıkan Düşünürleri arasında yer alan Amitav Ghosh, mitle tarihi, gerçekle kurguyu, geçmişle şimdiyi ustaca harmanladığı Silah Adası’nda iklim değişikliğini ve göçü merkeze alıyor; okuru, dünyanın durumu üzerine düşünmeye davet ediyor. 

“Coşkulu stili ve olağanüstü dil becerisiyle Ghosh, bizi çaresiz mültecilerin eriyen buzdan süzülen su damlaları gibi sınırlardan süzüldüğü, ancak yığınlar halindeki hayvanların kaçış yolu bulamadığı bir dünyaya götürüyor. Efsaneler ve mitler bu dünyada yeni anlamlar kazanıyor. [...] Uçak yolculukları, cep telefonları, uzaklarda yaşayan arkadaşlar, ukala ergenler, hayat sigortası, para ve yatırım kaygılarıyla dolu gündelik hayatımız orman yangınları, sel ve fırtınalarla kesişiyor. Bu dikkate değer roman, yalnızca birkaç yazarın yüzleşmeye cesaret edebildiği günümüzün dünyasına dair bir panorama…” –Annie Proulx, Kurgu dalında Pulitzer Ödüllü yazar

“Bir yazar, romanını didaktik bir derse dönüştürmeden iklim değişikliği meselesini nasıl ele alabilir? Amitav Ghosh, ustalıklı bir hamleyle konuyu Umberto Eco tarafından popüler hale getirilen türden cazip bir akademik gizem kisvesinde sunuyor. Kahraman, yapbozun parçalarını bir araya getirdikçe gerçekler açığa çıkıyor –ki bu da çağımızın tastamam bir tasviri.” –Sam Sacks, The Wall Street Journal

“Silah Adası günümüzün en büyük iki sorununu konu ediniyor: iklim değişikliği ve göç. [...] Silah Adası, tam da çağımızın romanı.” –Rumaan Alam, The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341961e9-492c-4aaf-a5ab-72cc8e8cbd21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Derviş Yolculuğa Çıkar, Bir Daha Dönmemek Üzere</image:title>
            <image:caption>M. Olgay Söyler, Bir Derviş Yolculuğa Çıkar Bir Daha Dönmemek Üzere adlı çalışmasında, “marjinal sufi”lerin izlerini sürüyor. Kitap; Anadolu ve Balkanlar’da ses vermiş tasavvuf erbabı ve Türk kültür tarihi üzerine kaleme alınmış makalelerden mürekkep.
Yazar; Sarı Saltuk’tan Şeyh Bedreddin’e, Hacı Bektaş-ı Veli’den Baba İlyas’a, Şah Kalender Çelebi’den Pir Sultan Abdal’a, Hızır’dan Sarıkız’a, Abdal Musa’dan Geyikli Baba’ya değin Selçuklu ve Osmanlı tarihinin sessize aldığı kişilerin fotoğraflarını çekiyor. Okura; resmî anlatının haricinde, menakıpnâmelerden, sözlü kültürden derleyip, keramet motifleriyle zenginleştirdiği bir resim sunuyor.
Bu kitapta, huruca kalkan şeyh efendileri, Osmanlı’ya “post”a koyan mürşitleri, meydanlara inen dervişleri, müesses nizama kafa tutan sufi direnişçileri, Ali sırrına erenleri okuyacaksınız.
Evet, “isyan mistiğin tavrıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44b0ecd2-db0d-4022-b4ea-e7ba5211ae2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Günlerinde Trabzon</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin en hızlı değişim ve dönüşüm sürecinin yaşandığı II. Meşrutiyet döneminin ilk altı yılında (1908-1914) çok kültürlü bir yapıya sahip, önemli bir ticaret kenti olan Trabzon’da yaşanan siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal olaylar aslında Osmanlı taşrasının bir aynası hükmündedir.
Dr. Selim Ahmetoğlu’nun Devrim Günlerinde Trabzon adını verdiği bu çalışmasında, Osmanlı İmparatorluğu’nun İttihat ve Terakki Cemiyeti liderliğinde yaşadığı büyük değişim sürecinde Kafkasya’ya, Rusya’ya ve İran’a açılan önemli bir liman şehri olan Trabzon’da; İttihatçıların faaliyetleri, merkez ile taşranın ilişkileri, yerel eşrafın İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne ve politikalarına bakışı, cemiyetin yerel eşrafa bakışı, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin siyasi, kültürel ve iktisadi politikalarının yerel ölçekteki yansımaları gibi pek çok konuya değinmektedir. Daha net bir ifadeyle söylemek gerekirse bu çalışmanın ana konusu, 1908-1914 yılları arasında, İttihatçıların öncülüğünde Trabzon’da yaşanan siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal değişim ve dönüşümün ortaya çıkarılmasıdır.
Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nden İngiliz konsolosluk raporlarına, dönemin yerel gazetelerinden yine dönemi anlatan önemli hatıratlara kadar birçok birincil kaynak kullanılarak hazırlanan bu çalışma, II. Meşrutiyet döneminin Osmanlı taşrası üzerindeki yansımalarını Trabzon örneği üzerinden okumak isteyen okurların elinden bırakmayacağı bir eser niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d999cd0-5f10-4bef-9780-a9ef0be79a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıtlıklar -Hikayeli İlk Kavramlarım</image:title>
            <image:caption>Zıtlıklar paylaşmaya engel mi?
Tüm farklılıklar ve zıtlıklara rağmen
paylaşmakla başlıyor güzel şeyler.
Tatlı bir hikâyeye hazır ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/befda5ec-92d5-457b-8eeb-22288b1028dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Bahriyesinde Lojistik</image:title>
            <image:caption>Dr. Funda Songur’un Osmanlı Bahriyesinde Lojistik adını verdiği bu eser, 1867 ilâ 1914 yılları arasına odaklanarak Osmanlı Bahriyesinin lojistik imkân ve kabiliyetlerini ortaya çıkarmak ve Osmanlı Devleti’nin hüküm sürdüğü coğrafi sınırlar kapsamında donanma üslerinin modernleşme yeterliliğini incelemek üzere “modern donanmalar çağının başlangıcında Osmanlı Devleti’nde bahriye lojistiği nasıl yönetiliyordu?” sorusuna cevap aramaktadır. Kitap ayrıca Osmanlı Bahriyesinin lojistik anlayışını ortaya çıkarmak ve aynı zamanda Osmanlı sularında seyir halinde bulunan yabancı devletlerin donanma gemileri tarafından gerçekleştirilen lojistik faaliyetlerini incelemektedir.
Songur bu çalışmasında, Osmanlı Bahriyesinin lojistik anlayışını dört temel adım ışığında açıklamış ve altı ana faaliyet alanında örneklendirmiştir. Böylece Osmanlı Bahriyesinde ikmal sisteminin yapısal analizini ortaya koymuştur. Yazar ayrıca ileri sürdüğü bahriye lojistiği yönetimi kavramının her bir alt sürecini Osmanlı Bahriyesinde inceleyerek; planlama, organizasyon ve denetim kifâyeti süreçlerini genel tarihsel neticelere dayanarak açıklamıştır. Bunu yaparken de Osmanlı Devleti’nin jeostratejik konumu ve bu nedenle Osmanlı sularındaki yabancı unsurların varlığını dikkate alarak deniz gücünün tarihin akışı üzerindeki etkisini bir kez daha kanıtlamıştır.
Osmanlı deniz gücünün en önemli yapısal sacayaklarından biri olan lojistik kavramı hiç bu kadar kapsamlı çalışılmadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a7f704-887c-4131-a5c5-db688f8108e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar -Hikayeli İlk Kavramlarım</image:title>
            <image:caption>Sayılar saymak için mi sadece?
Hayır, günlük hayatın içinde hep bizimle!
İşte okyanusta tatlı bir gezi,içinde sayılar gizli.
Bu kitabı okuyanlar, “Bugün ne güzel bir gündü.” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2931414-9c2e-46fd-9bc4-5e1c2b4488fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Durumu -Hikayeli İlk Kavramlarım</image:title>
            <image:caption>Hava durumu sana nasıl hissettirir?
Güneşli bir günde denizi özlemek.
Parmaklar arasından geçen rüzgarı hissetmek.
Kar tanelerinin dansıyla neşelenmek.
İşte bunlar hava olayları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78db9bf3-89b3-4c7c-9c3e-9964d7433448.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Ve Dünya</image:title>
            <image:caption>“Dünya tarihi neden Osmanlı tarihi olmadan eksik kalır?” 
 
Osmanlı dönemini farklı bir açıdan ele alarak Türklerin dünya tarihinde oynadığı önemli rolü belirtmek ve bilhassa modern Avrupa’nın doğuşunu hazırladığını vurgulamak…
 
Geri kaldığı düşünülen Osmanlı’nın ötesinde, köklü bir varlığı olan ve dünya çapında etkilerini Avrupa ve Ortadoğu’da sürdüren bir başka Osmanlı’nın bulunduğunu anlatmak…
 
Osmanlı Devleti’nin tarihini ve idare sistemini inceleyip anlamak ve elde edilen tecrübe ve bilgileri bugünün sorunlarını çözmek için kullanmak… 
 
Ve daha fazlası…
 
Başta, bu kitabın yayına hazırlanmasında emeği geçen ve yurtdışında Osmanlı tarihi çalışmaları ile sağladığı katkılar aşikâr olan Kemal Karpat olmak üzere, Halil İnalcık, Stanford J. Shaw, Arnold Toynbee, William McNeil, Albert Hourani, Charles Issawi’nin kalemiyle Osmanlı tarihi ve dünya ile ilişkilerine dışarıdan bir bakış…
 
Osmanlı ve Dünya, Osmanlı Devleti’nin dünya tarihindeki yerini olduğu kadar, modern tarihin oluşumundaki rolünü de ortaya çıkarmaya yönelik ilk girişimlerden biri: Osmanlı ve Dünya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b88e759-72d2-4f23-a4d0-477a2f34d35b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Yüzü</image:title>
            <image:caption>Sizlerle paylaşacağım bu kitap, hayatımın son üç senesini annem olmadan nasıl yaşadığım ve annemin vefatı ile birlikte “neden yaşamaya geldim” sorusunu bulmaya çalıştığım bir zamanda yazmaya karar verdiğim bu kitap, yaşanmışlık ve birçok anıyı içeriyor. 
 
Neden annem ve babamı anlatacaktım sizlere, Sevim ve Necat Kalkandelen’e, onların bir evladı olarak bir şey yapmak istemek, belki vefat etmiş sevgili anneme ve babama böylece ulaşmak için aldım kalemi elime. 
 
“Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.” 
Andre Gide</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192c99a8-7171-47f3-bc21-d12e45c9c338.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufizm İslam&apos;ın Mistik Geleneğine Giriş</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü tasavvuf araştırmacısı Prof. Carl Ernst’in, uzun süredir tercümesi intizar edilen, Sufizm İslam’ın Mistik Geleneğine Giriş adlı mükemmel eseri nihayet Sufi Kitap etiketiyle güzel dilimize kazandırıldı. Tasavvuf araştırmacıları için bir başucu kitabı şeklinde tanımlanan bu eser sufizmi anlamak isteyenler için de adeta bir rehber işlevi görmekte. Tasavvuf olgusuna ne oryantalistler ne de modernist Müslüman aydınlar gibi bakan Ernst, bu iki akımın yaklaşım tarzlarına oldukça sahih ve esaslı eleştiriler getirmekte. Tasavvufun ortaya çıktığı ve tarikatların kurumsallaştığı süreçleri en ana hatlarıyla ortaya koyan bu eser İslam coğrafyasının muhtelif bölgelerinden verdiği zengin örnekler ile tasavvufi mistik anlayışın tarihsel arka plandaki güçlü dilini ve etkileyici görüntüsünü sağlam tahliller eşliğinde tasvir etmekte. Veli, mürşid, mürid, Cenab-ı Hakk’ın yüce isimleri, zikir, halvet, zühd, takva gibi daha çok sayıda tasavvufi kavrama ışık tutarken, şiir, edebiyat, musiki, yayıncılık, sanat gibi olguların sufizmle olan ilişkilerinin ilginç tezahürlerini vurgulamakta. Bütün bunlara ilaveten çağdaş dünyada tasavvufun sosyal bir olgu olarak dünyadaki konumu müstakil bir başlık altında işlenmekte. Tassavufu merak eden, anlamaya çalışan ve hatta bu olgu üzerine ilmi araştırmalar yapan her insanın sufizme yönelik bu “efrâdını câmi, ağyârını mâni” güzide çalışmayı muhakkak okuması gerektiğine inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c586b15-458b-4764-800f-f5d7c91b6773.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Evlenmesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şair Evlenmesi oyunu, alafranga davranışları ve kıyafetiyle mahallelinin pek de hoşuna gitmeyen Müştak Bey adında yoksul fakat ileri görüşlü bir şairin sevip istediği genç ve güzel Kumru Hanım yerine onun huysuz ve yaşlı ablası Sakine Hanım’la evlenmeye mecbur edilmesini konu edinir. Bu küçük entrika etrafında çöpçüsünden bekçisine, imamından yenge hanımına bütün mahalle halkı bir araya gelir. 
Şinasi, çağdaş bir edebiyatta tiyatro türünün gerekliliğini anlamış, Şair Evlenmesi’ni yazarak Türk tiyatrosunun da ilk yapıtını ortaya koymuştur. Şinasi (1826-1871) İstanbul’da doğan İbrahim Şinasi, ilk eğitimini mahalle mektebinde alır, 19 yaşında devlet tarafından Paris’e öğrenime gönderilir. Burada maliye okurken, bir yandan da edebiyat ve dilbilimle ilgili araştırmalar yapar, Batı edebiyatını yakından takip etme olanağı bulur. İstanbul’a döndüğünde önce Tercüman-ı Ahval’ i (Agâh Efendi’yle), ardından fikir hayatımızda önemli yeri olan Tasvir-i Efkâr gazetelerini çıkarır. Tasvir-i Efkâr ’ı Namık Kemal’e devrederek ikinci kez Paris’e gider. Orada sürdürdüğü dil çalışmalarının sonucunda kapsamlı bir Türkçe sözlük yazmaya başlar ancak tamamlayamaz. İstanbul’a döndüğünde Tasvir-i Efkâr ’ı yeniden çıkarır, matbaasında yeni teknikler kullanarak kitaplar bastırır. Tanzimat’la başlayan Batılılaşma hareketine dil, edebiyat ve fikir yaşamına getirdiği yeniliklerle öncülük eden Şinasi, kalemini millet, hürriyet ve yenilik fikirlerini yaygınlaştırmak için kullanır. İlk bağımsız Türk gazetesini kurup burada ilk Türkçe tiyatro eserini yayımlamış, Fransız şiirinden çevirilerini Türkçede ilk olarak kitaplaştırıp, kendi şiiriyle de gerek biçim gerek tema bakımından büyük farklar yaratmıştır. Atasözlerini derlediği Durub-ı Emsal-i Osmaniye, gazete yazıları, eserleri onun edebiyatımıza, Türkçeye ve kültürel hayatımıza önemli katkılarındandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64c22e93-8cea-47b6-956a-f1842817d7fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler ve Hikayeleri -2</image:title>
            <image:caption>Dikkat! Son bin yılın en önemli havadislerini sakın kaçırmayın! Deyimlerin sır perdesi aralanıyor, arkalarında yatan olaylar gün yüzüne çıkıyor... Kapıdan kovulsa bacadan giren arsız kedİ niçin renk değiştirdi? Hocasının anlattıkları bir kulağından girip öbür kulağından çıkan talebenin dâhiyane fikri neydi? Pire için yorgan yakan gelinin çeyiz gününde neler yaşandı? Günleri sayılı olan adam kefeni yırtmayı nasıl başardı? Bitmek bilmeyen yılan hikâyesindeki o yılana ne oldu? Dertsiz başını derde sokan delikanlı aslında masum muydu? Hepsi ve daha fazlası işte bu kitapta! ... Deyimler bir dilin zenginliğidir. Anlatıma güzellik, güç ve canlılık katarlar. Yazarken ve konuşurken doğru şekilde ne kadar çok deyim kullanırsak ifadelerimiz o kadar güzel, kendimiz de o kadar havalı oluruz. Böylece bizi dinleyenlerin hayranlıktan ağzı açık kalır, sevenlerimizin göğsü kabarır, bize de beşlik simit gibi kurulmak kalır. İşte, bu kitapta deyimlerin anlamlarını ve kullanımlarını kolay kavramanız için birbirinden güzel hikâyeler okuyacaksınız. Okurken kimi zaman kilolarca turşuluk arasında kaybolacak, kimi zaman çorbaya atacak tuz bulamayacaksınız. Bazen medrese öğrencileriyle laflayacak, bazen bir çiftçinin bağında dolanacaksınız. Çenesi düşük kızın neler konuştuğunu, dişleri dökük ninenin nasihatlerini ve yılan hikâyesinin sonunun nasıl bittiğini merak ediyorsanız buyurun cenaze namazına! Şey, aman buyurun deyimlerin ilginç ve eğlenceli dünyasına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c52d11-e106-4aa0-b35f-e10381204e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Filmler</image:title>
            <image:caption>Perdenin arkasında neler var? İlk olarak, karanlık odada gerçekleşen garip çalışmalar sonunda resimlerin gerçekten hareket etmesi sağlandı. Sonra sinema dünyası patlama yaşadı ve Hollywood denilen uykulu şehir birdenbire son zamanların en büyük çıkışını yaptı. Şimdi görülmeye değer özel efektler sayesinde her şey mümkün... Dinozorlar geri dönebiliyor ve bir goril dünyaca ünlü bir yıldız olabiliyor. Yıldızlarla dolu bu kitap ile beyazperdenin arkasına geçin; kaprisli aktörler ve çılgın yönetmenlerle tanışın... Perdenin arkasındaki ilginç dünyaya yolculuk yapmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cdd4594-bcab-4c62-9360-618353cc595b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahes</image:title>
            <image:caption>Hain planlarını gerçekleştiren bir Kraliçe… 
Karanlığa doğan ve intikamla yanıp tutuşan bir tanrıça… 
Her geçen gün içindeki iyiliği yitiren bir adam… 
Ve kaderin girdabına kapılan bir aşk… 
 
 
Kraliçe Neftis’in asırlardır süregelen saplantılı planları gerçekleştiğinde her şeyini kaybeden Ayliz olmuştu. Ancak tanrıların tanrısı oyuna dahil olduğunda tüm dengeler değişecekve çölün sert fırtınalarının arasında yeni ittifaklar kurulacaktı. 
 
Antik sırların arasındaki yerini öğrenen Ayliz Kılıç’ın artık kabullenmesi gereken yeni bir kimliği ortayaçıkacak ve Yüce Ra tarafından yeni Mısır Tanrıçalığı ile görevlendirildiğinde kendini bu yeni sıfatınaalıştırması gerekecekti. Bir yandan ona bahşedilen unvanla başa çıkmaya çalışacak bir yandan ise Kraliçetarafından alıkonulan Aytun’u arayacaktı. Soyu cehennem ateşine dayanan güçleri gün geçtikçe artarkenAyliz kendini baş düşmanının karşısına çıkmak için hazırlayacak ve yeni dostluklar kuracaktı.Ait olmadıkları bedenlerde yeniden var olan azapruhları, Tanrılar ve Tanrıçalar… 
  Kader, son sözlerini söylediğinde yazgı ipleri kimlere dağıtılacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/834aab2d-bfc1-4cf1-a052-557f54a00a57.jpg</image:loc>
            <image:title>Alma ve Yedi Canavar</image:title>
            <image:caption>Her gün olduğu gibi yine bir gece Alma, odasında zifiri karanlıkta oturmaktadır. Her zaman evdeki lambadan ya da dışarıdaki bir sokak lambasından küçük bir ışık şeridi süzülürdü ama o gece Alma daha önce hiç olmayan bir şey ile karşılaşmıştı. Onlardan değil dünyadan da korkmaması gerektiğini söyleyen yatağının altında yaşayan canavarların geri kalanıyla tanışmıştı; onlar aslında Alma’yı korumak için oradaydı.  
 
Bir, ayağını zar zor ölçer ve tehlikeli görünmez.
 
İki, büyük ve bir ton ağırlığında.
 
Üçüncünün sarı gözleri var.
 
Dört, renkli halkalı uzun bir kuyruk.
 
Beş, kulağa fısıldama konusunda uzmandır.
 
Altı, ağlamayı kesmeyecek.
 
Yedi, küçük görünür ama bir ampul kadar büyüyebilir. Futbol topu kadar büyük. Oturma odasındaki televizyon kadar büyük.
 
Bu yedi yaratık (bazıları korkunç, diğerleri görünüşte zararsız) Alma&apos;nın yatağının altında yaşar ve geceleri onun ışığını, hayallerini ve umutlarını çalmak için dışarı çıkarlar.
 
Alma, kimsenin gerçek olduklarına inanmayacağı korkusuyla ailesiyle veya arkadaşlarıyla bunlar hakkında konuşmaya cesaret edemez.
 
Ama Alma&apos;nın bilmediği şey, onların yalnızca birlikte savaşılabilecek canavarlar olduğudur.
 
Iria G. Parente ve Selene M. Pascual, gençler için bu duygusal alegoride depresyonu ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5169bb75-1a6d-4254-9886-1ca929d9eee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Brutus İle Mektuplaşmalar - (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet sanatındaki üstünlüğüyle consul’lüğe dek yükseldi. Roma’yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Brutus, katıldığı Caesar suikastı ve iç savaş dolayısıyla Roma tarihinin en ünlü siyasetçilerinden biridir. Popüler kültürün Brutus figürüne ilgisi günümüzde dahi azalmamış, arkadan hançerleyen bir hain mi yoksa cumhuriyeti tiranlığa karşı savunan cesur bir siyasetçi mi olduğuna dair tartışmalar canlılığını hiç yitirmemiştir. Türkçede ilk kez yayımlanan Brutus ile Mektuplaşmalar, bu iki büyük devlet adamının MÖ 43 yılında birbirlerine yazdığı 25 mektubu içermektedir. Böylelikle Brutus’un Atticus’a yazdığı mektup haricinde günümüze dek ulaşan yazılı metinleri de ilk kez dilimize çevrilmiş oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18763517-dffe-488e-ab53-e71b3cd592bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust - Asya - (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus yazarlardandır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev, döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. Turgenyev’in kusursuz doğa tasvirleriyle bezediği Asya ve mektup biçiminde kaleme aldığı Faust öykülerinde de yine zayıf iradeli Rus aydınlarının aşkları konu edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91e0b3d5-cc63-4670-b942-bb5c672ee01e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bizim Anlaşmamız</image:title>
            <image:caption>Her yıl, Sonbahar Ekinoksu Festivali gecesinde kasaba halkı kâğıt fenerleri nehirden aşağı yüzdürmek için toplanır. Efsaneye göre, fenerler gözden kaybolduktan sonra Samanyolu Galaksisi’ne uçar ve gökteki parlak yıldızlara dönüşür. Peki bu efsane gerçekten doğru olabilir mi? Bu yıl, Ben ve sınıf arkadaşları fenerlerin gerçekte nereye gittiğini bulmakta kararlılar ve bu görevde başarıyı garantilemek için iki basit kural üzerine bir anlaşma yaptılar: Kimse eve dönmeyecek. Kimse arkasına bakmayacak.
 
Plan, gerçeği öğrenmek için ne kadar uzun sürerse sürsün nehir boyunca bisikletleriyle fenerleri takip etmek. Ancak anlaşmaya Ben ve sınıftan dışlanan arkadaşı Nathaniel dışında kimse uymaz.
 
Nathaniel ve Ben birlikte sihir, merak ve beklenmedik dostluklarla dolu bir yolda hiç kimsenin gidemediği kadar uzağa gitmekte kararlı. Ta ki konuşan bir ayı ile tanışana dek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20fae1fa-3104-4e1a-87ad-a07d103ccaa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar Kükrediğinde</image:title>
            <image:caption>Yılan bilimci bir anne ve otel müdürü bir babanın kızı olan Ruby, Avustralya’nın kırsal bölgelerinde yaşar. Hem annesinin etkisi, hem de kırsal bölgede büyümenin etkisiyle doğaya karşı oldukça ilgilidir ve yaban hayat fotoğrafçısı olmak ister. Fakat Ruby’nin bir günde apar topar tüm hayatı değişir. Babasının okyanusun ötesinde, Hindistan’da, yeni açılacak bir otelin işletmesini kabul etmesiyle Avustralya’da kurduğu düzeni sarsılır. Artık kendini ait hissettiği yerden, okulundan ve arkadaşlarından uzak kalacaktır.
 
Ruby, Avustralya’yı özlese de Himalayalar’da kendisini eşi benzeri görülmemiş bir doğa karşılar fakat yüzleşmesi gereken bazı şeyler vardır: Dağın lanetli olduğuna dair söylentiler ve kurtarılması gereken son dağ leoparları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07465331-28fb-49a2-888e-976442e27076.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Konuşalım !</image:title>
            <image:caption>Hadi Konuşalım! Kitap Açıklaması
Elif’in sıradan bir okul gününe ne heyecan katabilir? Hoşlandığı kişi Deniz’in de katılacağı Uzay Müzesi gezisi tabii ki! Arkadaşlar ve derslerle dolu yeni bir hafta başlarken okul gezisine dair heyecanlı bekleyişinin yanında hayatına yepyeni bir deneyim daha girer Elif’in: İlk kez regl olur! Elif’in ilk regl deneyimini ve arkadaşlarıyla okuldaki maceralarını günlüğünden sayfalarla takip ettiğimiz bu kitap, regl olmak hakkında soruları olan bütün gençler için yazıldı. Regl yoksulluğu ve tabusuyla mücadele için daha çok konuşmamız gerek. Konuşmamız Gerek Derneği kurucuları İlayda ve Bahar’ın kaleminden regl tabularına meydan okuyan bu hikâye ile biz de “Hadi Konuşalım” diyoruz!
 
Bahar Aldanmaz Fidan: Konuşmamız Gerek Derneği kurucusu ve yönetici ortağıdır, Boston Üniversitesi Sosyoloji departmanında Fulbright bursiyeri olarak doktora eğitimini sürdürmektedir. Doktora araştırmalarında toplumsal cinsiyet, cinsellik, üreme hakları ve menstrüasyon/regl çalışmaktadır. Doktora eğitimi öncesinde, Chicago Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler yüksek lisans eğitimini ve Koç Üniversitesi’nde de sosyoloji ve psikoloji lisans eğitimlerini tamamlamıştır. Psikiyatrist bir baba, öğretmen bir anne ve abisi Barış ile Adana’da doğup büyüyen Bahar, şu anda köpeği Roma ve eşi Çınar ile beraber Boston’da yaşamaktadır.
 
İlayda Eskitaşçıoğlu: Konuşmamız Gerek Derneği’nin kurucusu ve yönetici ortağıdır. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde uluslararası insan hakları hukuku alanında doktora eğitimini sürdürmektedir. Feminist hukuk kuramı, toplumsal cinsiyet eşitliği, Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmaları ve çok uluslu şirketlerin insan hakları ihlalleri alanında araştırma yapmaktadır. Ankara Barosu’nda avukattır. Doktoraya başlamadan önce, Hollanda’da Leiden Üniversitesi’nde insan hakları hukuku alanında yüksek lisans ve Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Birleşmiş Milletler tarafından Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri için seçilen 17 genç liderden biridir. Doğma büyüme Ankaralıdır ve çizgi romanlara bayılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba0ede4e-af2c-488e-89c8-80b199d2605a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemik</image:title>
            <image:caption>Zayıf, sıska; patilerinin üzerinde zar zor ayakta duran bir köpek… Işıklar, gölgeler ve birtakım gizli şeylerle dolu ormanda yapayalnız yaşayan yaşlı bir adam… Yaşlı adam sürekli bu çelimsiz köpeğe yaklaşmak ister ama köpek her defasında korkuyla ağaçların arasında kaybolur. Yaşlı adam onunla yakınlaşmaya ona isim vererek devam eder. Köpeğe ismini yaşlı adamın torunu Lucilla hediye eder: Kemik! Çünkü o çok zayıftır, vücudundaki kemikleri görünüyordur. Kemik, yaşlı adamın ısrarla bıraktığı yemeği yer ama sonra bir hayalet gibi ortadan kaybolur. Ve sonra rüyalar devreye girer, binlerce yıl geriye götüren ve insanla kurdun ilk karşılaşmasına izin veren rüyalar…
İnsanla hayvan ve insanla doğa arasındaki olağanüstü ilişkinin tarihsel geçmişine götüren Kemik, sizi esrarengiz bir ormanın içinde rüya gibi bir dostluğa çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abaadea1-88be-4588-a692-2fe63892393f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Artık Pelin</image:title>
            <image:caption>Bir gece yatağıma yatmıştım. Boş boş tavana bakarken ne kadar sıkıcı bir hayatım olduğunu düşünüyordum. Sonra... Sonra ne oldu dersin? Hiç. Hiçbir şey olmadı. Sonra yine tavana baktım.”
 Pelin, böyle bir başlangıç yaptı yaşadıklarını anlatırken. Tıpkı birçok insan gibi... Ancak sonrası hiç de öyle “tavana bakmakla” devam etmedi. Çünkü “Her şey gelen bir ayet mesajıyla renklendi.”
Çok akıllı bir saat, ilginç bir aile, pandemi, okula dönüş ve tabii ki Pelin… Bütün gizemiyle bizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a71990-4876-48c1-9432-2cffa6af93f2.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Midilli Macerasi – Pes Etmemek</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, bugün ata binmeyi öğrenecek. Gerçek bir binici gibi giyindi, heyecanla hazırlandı. Ama ona Püsküllü adında, ağırkanlı ve sürekli bir şeyler yemek isteyen bir midilli denk geldi. 
Mert bu midilliyle gerçek bir binici gibi olabilecek mi? 
Zorluklar karşısında pes etmeden çalışmanın ve zor durumdakilere yardım etmenin önemini anlatan, macera dolu bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dab020d4-e4a0-4b72-bd11-8e77d7ca6716.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;ı Aradığımız Gece</image:title>
            <image:caption>“Tüm güzel öyküler bir yolculukla ya da şehre bir yabancının gelmesiyle başlar.”
                                                                                                                         Tolstoy


Bizim öykümüz de sıcacık bir yolculuk öyküsü... Ay’ın gökyüzünden kaybolduğu gece, tüm çocuklar ve hayvanlar Ay’ı aramak üzere ormanda bir yolculuğa çıkarlar. Tabiattaki harmoniyi konu edinen bu eser; hayvanların ve insanların bir bütünün parçası olduğunu bize hatırlatır. Ormanın her bir köşesinde Ay’ı ararlarken, umutsuzluğa düştüklerinde down sendromlu küçük bir kız çocuğu grubu neşelendirir. Küçük oğlan yorulduğunda ise anne geyik onu sırtına alır, ateş böcekleri geceyi aydınlatır…
 
Fantastik bir evrende geçen ‘Ay’ı Aradığımız Gece’ kapsayıcı eğitim prensiplerine uygun bir şekilde kaleme alındı. Mizahi bir sonla biten öykü, çocuklarımızı gizemli bir ormanda Ay’ı aramaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbdd5a4c-f640-4df5-848c-48e21183a236.jpg</image:loc>
            <image:title>Liman Kedilerinin Macerası – İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Gemi Müzesi’nde yaşayan liman kedileri, gemide sergilenen değerli bir mücevherin kaybolduğunu duyarlar. İnsanların önemli ipuçlarını göremediklerini fark eden kediler, olayı çözmeye karar verirler. 
Heyecan dolu bir kedi macerasına hazır mısın? 
İlk Okuma Kitabım serisindeki kitaplar, kolay okunabilen metinlerle, okumayı öğrenme sürecindeki çocuklara yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Pedagogların rehberliğinde hazırlanan kitaplarda çocukların ilgisini çekecek hikâyeler, resimler, rahat okumaya uygun yazı tipi, anlaşılır ve basit cümleler ile etkinlikler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7723d73e-28be-474f-9143-a3bf2a6f926f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Mahallenin Ruhu</image:title>
            <image:caption>Şirin ve arkadaşları, yeni yapılan İncirli Konaklar’a mahalle ruhu kazandırmak için yine farklı bir serüvene atılıyorlar.
Tabii ki kendilerine yakışır bir şekilde.
Fotoğraflar, önemli haberler, yemek tarifleri, moda haberleri... Daha neler neler...
Şirin’in bu yeni macerası her zamanki gibi okuyucuyu içine çekmeye hazırlanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e62c760-d843-4f1f-a88f-8e78b0861eb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Doğal Yaşam Parkı</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar uykudan uyandıklarında bir şeylerin değiştiğini hissettiler. Çevrelerinde gördükleri her şey çok farklıydı... Zürafanın rengarenk ve pırıl pırıl parlayan tüyleri vardı. Gergedan kıvırcık olmuştu, panda ise uçabiliyordu!” 
Gölgeli Hayvanat Bahçesi, renksiz bir yerdi; fakat su aygırı bir dilek tuttuktan sonra her şey değişti... Hayvanat bahçesi, doğal yaşam parkına dönüştü ve her şey güzelleşti. Bu eğlenceli kitapta; kıvırcık gergedanla, rengarenk zürafayla, uçan bir pandayla ve hatta masallardaki pofuduk tek boynuzlu atla tanışacaksın!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d8e2d12-5566-4eb2-906c-ac8ad2f4bae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Üniversitesi 2 / Hikayeli İlk Kavramlarım Set (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>İlk Kavramları Tatlı Hikâyelerle Keşfetmeye Devam Ediyoruz!
Sayılar saymak için mi sadece? Hayır, günlük hayatın içinde hep bizimle!
Zıtlıklar paylaşmaya engel mi? Hayır! Tüm farklılık ve zıtlıklara rağmen paylaşmakla başlıyor güzel şeyler.
Beş duyumuz var bizim! Peki, başka kimlerin?
Hava olayları içinde duygular saklı! Güneş, rüzgâr, yağmur, kar ve şimşek neler hissettirir bakalım mı?
Bebeğiniz hayatı keşfetmek için sabırsız, en iyi iletişim aracı olan kitaplar, minik kaşiflere eşlik etmek için hazır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87e34cac-4c9a-4edd-b8f4-40c82d227007.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulurum Seni Evimde</image:title>
            <image:caption>Sincap Simsim, hoş geldin evime!
Hangi odada hangi eşyalar var, hazır mısın bulmaya?
Minik kaşif iş başına! Feneri almayı unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10bf2ab3-76ea-4097-995a-4807f06b17f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Şu Okyanusa</image:title>
            <image:caption>Haydi gelin, DENİZALTIMIZA atlayalım, 
OKYANUSLARIN ve DENİZLERİN derinliklerine dalalım, 
Gizemli su altı dünyasına müthiş bir yolculuğa çıkalım. 
Herkes gemiye! Kemerlerimizi bağlayalım! 
1, 2, 3, 4, 5 vee DALIYORUZ! 
FOOOOOOOOOOŞ! 
 
Çok satan çocuk kitaplarının ödüllü yazarı CarylHart’tan, kafiyeli anlatımı ve göz alıcı çizimleriyle tüm OKYANUS ve DENİZ kâşifleri için MUHTEŞEM bir resimli kitap! 
 
(2021 Waterstones Yılın En İyi Okul Öncesi Kitapları seçkisinde)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0992ce6-2f38-4fe5-b999-5688b695c05c.jpg</image:loc>
            <image:title>1972 Meşaleyi Yakanların Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIM (Arka Kapak) 
Anlatılan, yalnız geçmişin değil, bugünün ve yarının da öyküsüdür. Adını taşıyan çocukların dahi, isimlerinin gerçek sahiplerini yeterince tanımadıkları bir ülkede, yaşananların bir hayalden ibaret olmadığını geleceğe aktarma çabasıdır. Sanatçı Burhan Kum, dünyada büyük yankılar uyandıran, ülkemizde de toplumsal mücadelenin tarihini derinden etkilemiş bir dönemin kahramanlarını yeniden anımsatırken, belleğin yağmalanmasına da itiraz ediyor. “1972 - Meşaleyi Yakanların Öyküsü”, Dolmabahçe’den ODTÜ’ye, Nurhak’tan Kızıldere’ye uzanan, tarihi belgelere ve tanıklıklara dayanan titiz bir çalışmanın ürünü... Eserin bir başka çarpıcı yönü de 68’in özlemini, sorgulamaya ve değiştirmeye çalışan refleksini, Gezi’nin gençleri ve Z Kuşağı’yla buluşturarak meşalenin hâlâ yanmakta olduğunu vurgulaması. En çok da bu yüzden, anlatılan, yalnız geçmişin değil, bugünün ve yarının da öyküsüdür. 
BURHAN KUM 
1962 yılında İstanbul’da doğdu. Darüşşafaka Lisesi’nin ardından İTÜ Elektronik Bölümü’ne girdi. Eğitimini yarıda bırakarak 1983 yılında kaçak olarak Hollanda’ya gitti. 1984’de Den Bosch Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü, 1986’da Amsterdam Rietveld Akademisi Görsel İletişim Bölümü’ne girdi. 1989 yılında Den Bosch Akademisi Resim Bölümü’nden mezun oldu. İlk sergisini 1991 yılında Azerbaycan, Bakü’de açtı. 1995’de Antalya’ya taşındı. 1998 yılından günümüze dek on beş kişisel sergi açtı, çeşitli dergilerde makaleler yayınladı. 2006-2019 yılları arasında, aralıklarla altı yıl Akdeniz Üniversitesi GSF’de “Karşılaştırmalı Resim” dersleri verdi. 2019 yılında 1984 Yayınları’ndan Gentile Bellini’nin Resimli Konstantiniyye Günlüğü adlı çizgi romanı çıktı. Atölyesi Antalya’dadır. 
 
Kullanılan Reklam Mecraları: Sosyal Medya ve Gazete/Dergiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c34c230-1f60-4ec1-91c2-868b16b0d121.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyular -Hikayeli İlk Kavramlarım</image:title>
            <image:caption>Beş duyumuz var bizim!
Peki, başka kimlerin?
Keskin bakışlı kartal, koku profesörü köpek.
Tavşan, koala ve ayının duyuları.
Sana da sevdiklerine sımsıkı sarılmak kaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33345c33-71b1-436f-b406-c579718acb50.jpg</image:loc>
            <image:title>Anomali</image:title>
            <image:caption>Blake bir katil ama sevgi dolu bir aile babası; Victør Miesel öldü ama Victor Miesel çıkarıyor hayatın tadını; Slimboy eşcinsel bir şarkıcı ve biraz olsun sevilmek tek aradığı; Sophia Kleffman var sonra ve onun bir kurbağası, bir de herkesten saklaması gerektiği söylenmiş bir sırrı taşıyan çocuk aklı… Adrian ve Meredith matematiği yalayıp yutmuş olmanın sınırsız hazzına varıyor denebilir sanki ama bir çeşit “idraksizlik”, bir “akıl kıtlığı” musallat olmuş dünyanın başına, onu çözecek sihirli formülü kimse bulamadı hâlâ. 
Hervé Le Tellier’nin 2020 Goncourt Akademisi Edebiyat ödüllü bu romanında daha pek çok karakter, birbirlerinden habersiz yan yana geliyor; zaman-mekân kanunları tuzla buz olmuş ve onlar kendileriyle aklın sınırlarını aşan hallerde tekrar tanışıyorlar. Sonra tabii hayat her şeye rağmen ve kum tanelerinin sonsuzluğunda devam ediyor. Ancak bir şeyler değişiyor, her zaman; hem dramatik hem de “havada bir hinlik var” misali incecik… 
Le Tellier, bugüne dek hakları 41 dile satılan ve eleştirmenlerden ve okurlardan övgüler toplayan romanı Anomali’de pek çok edebi türü harmanlarken bizi gerilimin, bilimkurgunun, romansın ortasına atıp hikâyesini bilimkurgu teknikleriyle ve yeraltı kültürünün motifleriyle harmanlıyor. Romanın sürükleyiciliğinde, değişimler ve aynılıklar ince bir yaklaşımla ayırt edilir hale geliyor. 
HERVÉ LE TELLıER 
Hervé Le Tellier 1957 yılında Paris’te dünyaya gelmiştir. Matematik ve dilbilim eğitimi alan Tellier, 1990’ların başından bu yana hayatına pek çok romanı, öyküsü, şiiri ve köşe yazılarıyla yazar olarak devam etmiştir. 1960 yılında François Le Lionnais ve Raymond Queneau’nun matematikçilerle yazarları bir araya getirip edebiyatı kısıtlamalarla geliştirmek amacıyla (“e” harfi olmadan yazmak gibi) kurdukları yazarlar topluluğu Oulipo’nun (Ouvroir de Littérature Potentielle) 1992 yılından bu yana üyesidir. Italo Calvino, Jacques Roubaud, Harry Mathews, Georges Perec gibi önemli yazarların da dahil olduğu bu grubun başkanlığını 2019’dan bu yana Hervé Le Tellier yürütmektedir. Son romanı Anomali, bugüne dek 41 dile satılmış, uluslararası çoksatar olmuş ve 2020 Goncourt Edebiyat Akademisi Ödülü’nü kazanmıştır. Yazar, Goncourt Ödülü’nü kazanan ilk Oulipo üyesidir. Anomali, yazarın Türkçede yayımlanmış ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3894b0-ddb3-42c4-97e9-484204ffcb27.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Ayak Üstünde</image:title>
            <image:caption>Yolda bulduğu ve “Sokö” adını verdiği köpeği teslim etmek üzere 19 Numaralı eve yolu düşen bir kadın… 
Evde yalnız bir anne olan Saba ve kızı Layna ile geçirdiği birkaç gün, hayatını altüst edecek.  
Oldu bitti içindeki huzursuzlukla boğuşan kahramanımızın bir de yol arkadaşı var: eski püskü arabasının torpido gözüne bırakılmış bir defter… 
Defter sahibi kısa süre önce ölen karısından, ellinci yaşına girdiği gün başına gelen tuhaf olayın ardından görmeye başladığı rüyalardan ve adını bir türlü hatırlayamadığı gençlik arkadaşına dair bulanık anılarından bahsederek kahramanımızın yaşamını bazen bölüyor, bazen de ona yol gösteriyor. İkilinin tek ortak noktası ise, Sokö’nün yaşadığı 19 Numaralı ev.  
 
 
Yazar Hakkında: 
Ekin Tümer, 1993’te Ankara’da doğdu.  İstanbul Bilgi Üniver­sitesi’nde sinema ve televizyon öğrenimi gördü. Bir süre fotoğraf sanatıyla ilgilendikten sonra ilk romanı olan Dört Ayak Üstünde için çalışmaya başladı. Aynı zamanda İMÇ5533 ve Arter gibi galeri ve sanat kurumlarında İngilizce çevirmenlik yapmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03a7613-22e1-407e-a1d2-ec7c869ac040.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Kaderi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, modern felsefenin en devrimci ve en verimli dönemlerinden biri olan, Kant ile Fichte arasındaki döneme adanmıştır. Kant’ın muhaliflerinin onun düşünsel gelişimine olan etkisini Beiser sayesinde yeni yeni anlayabiliyoruz. Beiser buradaki tartışmalara ve bu tartışmalarla ilgili olan karakterlere hayat vererek, günümüzdeki tartışmalarla olağanüstü paralellikler arz eden bir hikâye anlatıyor. 
 
“Frederick Beiser Alman felsefesinin on sekizinci yüzyılın son dönemlerinde izlediği yolu araştırmakla, fikirler tarihine geniş kapsamlı ve titizlikle belgelenmiş bir katkı sundu... Düşünce tarihindeki büyüleyici bir momentin bilgece, iyi örneklenmiş ve oldukça bütüncül bir izahı.” 
Patrick Gardiner, Times Literary Supplement 
 
“Aklın Kaderi berraklığı ve kolay tarzıyla bir model oluşturuyor ve kuşkusuz bunlar genel okur için mükemmel bir okuma olanağı sağlayacak özellikler. Ne var ki gösterişten kaçınmış olması, konu edindiği dönemin tamamlanması zor olan bilgisini ön plana çıkarıyor. Kitap, Alman İdealizminin gelişimini yorumlama adına hakiki bir katkı sunuyor ve bu sayede konunun uzmanları için önemli bir kaynak kitap haline gelecek.” 
George Di Giovanni, Journal of the History of Philosophy 
 
“Kuşkusuz ki [bu kitap] kendi alanında uzun yıllar boyunca güvenilir bir referans çalışma olarak hizmet verecek. ‘Kant sonrası’ Alman felsefe tarihine ilgili olan herkes tarafından okunmayı hak ediyor… Söz konusu ‘çağ’ için Beiser’in Aklın Kaderi adlı eserinden daha iyi veya daha güvenilir bir kaynak bulunmuyor. Kant-sonrası Alman felsefesini çalışan her öğrenci bu kitaba sahip olmayı isteyecek.” 
Daniel Breazeale, The Owl of Minerva 
 
“[Beiser’in] bu döneme dair analizi açık ara şimdiye dek yapılan en titiz çalışma. Ayrıca modern felsefe tarihiyle ciddi olarak ilgilenen herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap.” 
Karl Ameriks, Philosophical Review 
 
“Aklın Kaderi aklın otoritesine dair tartışmanın doğrudan ve dolaylı sonuçlarını ortaya koymasıyla Kant ile Fichte arasındaki dönemi aydınlatmakla kalmıyor, bu iki düşünür arasındaki ilişkiyi felsefi bir sorun üzerinden anlamamızı da mümkün kılıyor. Bu sayede Fichte’nin kendi felsefesini Reinhold, Schulze ve Maimon’un Kant-sonrası felsefelerinden faydalanarak nasıl geliştirmiş olabileceğine dair bir bakış açısı sağlıyor.” 
Emre Bilgiç 
 
Frederick C. Beiser: Erken modern dönem felsefe, Kant, (özelde Hegel olmak üzere) Alman İdealizmi, Alman Romantizmi, İngiliz Aydınlanması ve genel anlamda on dokuzuncu yüzyıl felsefesi üzerine çalışmaları dünya çapında son derece önemli bir felsefecidir. Aklın Kaderi: Kant’tan Fichte’ye Alman Felsefesi (The Fate of Reason: German Philosophy from Kant to Fichte) başlıklı eseri 1987 Thomas J. Wilson ödülüne layık görülmüştür. Yakın zamanda Alman Romantiklerinin Erken Dönem Politik Düşüncesi gibi başka Türkçe çevirileri de yayımlanacak olan Beiser’in diğer eserleri arasında Hegel, Alman İdealizmi: Öznelciliğe Karşı Mücadele, 1781-1801 (German Idealism: The Struggle against Subjectivism, 1781-1801); Filozof Olarak Schiller (Schiller as Philosopher), Romantik Buyruk: Erken Dönem Alman Romantizmi Kavramı (The Romantic Imperative: The Concept of Early German Romanticism); Diotima’nın Çocukları: Leibniz’den Lessing’e, Alman Estetik Rasyonalizmi (Diotima’s Children: German Aesthetic Rationalism from Leibniz to Lessing) ve Weltschmerz: Alman Felsefesinde Kötümserlik, 1860-1900 (Weltschmerz: Pessimism in German Philosophy, 1860-1900) de sayılabilir. Halen Syracuse Üniversitesi’nde Öğretim Üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f54b6d26-773d-4e9a-97e3-9fc0e74715a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedel Kadim Topraklarda</image:title>
            <image:caption>“Seydo, karşısına nereden ve nasıl çıkacağını bilmediği düşmanına karşı tedbir olarak neler yapabileceğini düşündü ama ne yapabilirdi ki! Birkaç metreden gelecek bir kurşunu nasıl durdurabilirdi? Hamo Ağa bir çocuğun kurşununu durdurabilmiş miydi? Öyleyse bedel ödenecekti.” 
Törenin baskısı, kan davasının acımasızca inatla sürdürülme çabası... Bütün bunlara direnen ve boyun eğmeyen Seydo’nun örnek alınacak serüveni... Kabuğunu kırarak yepyeni bir insan olmaya adım attığı anda kendini nelerin beklediğini bilmiyordu Seydo... Acı... Aşk... Şiddet... Şaşkınlık... Dostluk... Destek... Dayanışma... Hepsini yaşadı, her şeyi deneyimledi. Yaşadığı her şey onun yenileşme, dönüşme yoluna döşenmiş taşlardı... 
 
Toplumsal baskıya boyun eğen, kan davasının acımasızca ve inatla sürdürülmesine direnemeyen Seydo’nun yepyeni bir insan olması mümkün mü? 
 
Yazar Hakkında: 
Berat Beran, 1946 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlköğretim eğitimini tamamladıktan sonra ortaokul ve liseyi Maarif Koleji’nde okudu. Lise sonrası Nişantaşı Özel Eczacılık Yüksek Okulu’nu kazanan Beran, üniversiteye gitmeden önce evlendi ve üniversiteyi evli olarak tamamladı. Üniversite mezuniyeti sonrası Diyarbakır’a döndü ve Diyarbakır’da açtığı eczanesinde eczacılık mesleğini yedi yıl sürdürdükten sonra 1980’de İstanbul’a geldi.  Doğduğu topraklara olan hayranlığını dile getirdiği şiirler ve öyküler yazan Berat Beran, ilk öykü kitabı olan, çocukluğunu ve eczanesini anlattığı Henek’i yazdı. Henek kitabı çok beğenilince iş hayatıyla beraber yazma serüvenine de devam etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d672489-185c-4063-bd75-3bdd51d23d96.jpg</image:loc>
            <image:title>Londra Manzaraları</image:title>
            <image:caption>Londra Manzaraları - Kırmızı Kedi Klasikler Kitap Açıklaması
Londra Manzaraları, caddeleri, rıhtımları, kiliseleri ve eski zaman sakinleriyle Londra’yı bir Londralı gözüyle aktarıyor. Virginia Woolf, zamanın popüler bir kadın dergisi için yazdığı bu altı denemede, çağdaş Londra’nın yüzeyini tararken üslubuyla da flaneur yazınına kadınca bir parantez açıyor. Çok söylenmiş bir sözdür, ama gene de kendimizi yinelemekten alamayız; St. Paul Katedrali tüm
Londra üzerinde egemen konumdadır.
Uzaktan bakıldığında büyük, külrengi bir balon gibi şişer; yaklaştığımız sırada ise kocaman ve korkutucu bir biçimde üzerimizde beliriverir. Ama birdenbire St. Paul Katedrali yok olur. Ve St. Paul Katedrali’nin arkasında, St. Paul Katedrali’nin altında, St. Paul Katedrali’nin çevresinde St. Paul Katedrali’ni göremediğimiz zaman Londra nasıl da küçülmüştür!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9a189d0-3dde-45a2-af56-b36806645bc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Rüyası</image:title>
            <image:caption>Bana bir roman ver  
dedi Dağ… 
 
Sevgilisiyle bir sahil şehrinde mutlu mesut yaşama hayalleri kurarken kendini bir İç Anadolu kentinin ıssız yalnızlığında hapsolmuş bulur Barış. Ona teselli verecek hiçbir şey yoktur. Her sokağın sonunda karşısına tüm heybetiyle dikilen Dağ dışında! Üniversitede öğrencilerine bir başka dağın gölgesinde yeşermiş Japon edebiyatının yalnızlarını, haiku’ları, masalları anlatırken yavaş yavaş bir başka kentte yaşayan sevgilisinin de elinden kayıp gittiğini hissetmektedir. 
 
Dağın Rüyası Murakami’den Mishima’ya, Kenzaburo Oe’ye çevirileriyle tanıdığımız Ali Volkan Erdemir’in ilk romanı. Dikkatli okurların Murakami’nin, Mishima’nın yalnız kahramanlarına gönderilen selamı keşfetmekte gecikmeyecekleri Zen bir aşk romanı… 
 
 
Yazar Hakkında: 
Ali Volkan Erdemir, Öğretim üyesi, yazar ve çevirmen. Kültürel Çalışmalar alanındaki yüksek lisans ve doktorasını Kyoto Üniversitesi’nde tamamladı. Japonya’da Türk İmgesinin Oluşumu (2014), Yerleşik Yabancı Pierre Loti (2018) adlı inceleme kitapları ile Maruko’nun Yolculuğu (2019) adlı çocuk kitabının yazarıdır. Kenzaburo Oe, Yukio Mishima ve Haruki Murakami’nin birçok eserini çevirdi. En Sevilen Japon Masalları (2022) seçkisini hazırladı. Edebiyat dergilerinde özgün haikuları ile Matsuo Basho ve Taneda Santoka’dan yaptığı çeviriler yayımlanmıştır. 2020 yılı Japonya Dışişleri Bakanı Ödülü’nün sahibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dc2a51b-9de6-4d15-974c-4459f2aaa100.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç Kulübü</image:title>
            <image:caption>Kursa gitmesine ve özel ders almasına rağmen Bora, Satranç Kulübü&apos;ndeki ilk derste yaptıkları karşılaşmada neredeyse Efe&apos;ye yeniliyordu. Bu yüzden ona düşmanca davranmaya başladı. 
Satranç turnuvasına birkaç gün kalmışken oyuncuların çekişmesi, takımın başarısını olumsuz etkiliyordu. Rakipleri çok güçlüydü, endişe ve heyecan doruktaydı. 
Peki, aralarındaki tartışmalara son verip bir takım olmayı başarabilecekler mi? 
Ya şampiyon olmayı? 
 
Satranç Kulübü kitabında yazar Sezer Ün, o küçük taşlarla oynadıkları oyunlar, geliştirdikleri strateji ve taktikler sayesinde çocukların, olumlu davranışlar edindiklerini savunuyor. Kitapta arkadaşlığa, takım olmaya ve hayata dair önemli mesajlar yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6769f6f3-a7b9-4364-8440-9208faa2372e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Hızlı Çocuğu</image:title>
            <image:caption>Etiyopya’nın küçük bir köyünde yaşayan on bir yaşındaki Solomon koşmayı çok sever, hatta
rüyalarında bile koşar. Etiyopya milli takımındaki atletler onun kahramanlarıdır. Çıplak ayaklarına
aldırmadan bir gün onlar gibi büyük bir atlet olup altın madalya kazanmayı hayal eder. Bir akşam
dedesi onu Addis Ababa’ya götüreceğini söylediğinde Solomon kulaklarına inanamaz. Başkenti
görecektir!
Solomon burada dedesi hakkında öğrendiği şaşırtıcı gerçeklerin şokunu atlatamadan yaşlı
adamın hastalanmasıyla ikinci bir şok yaşar. Koca şehirde tek başına kalan Solomon köye dönüp
yardım getirmek zorundadır. Bindiği otobüs arızalanınca da geriye yapacak bir tek şey kalır:
Koşmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b63244f1-7e9e-4b4c-b485-4ccea324b6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğinin Sesinden Başka Şey Dinleme - Seçme Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Yüreğinin Sesinden Başka Şey Dinleme - Seçme Mektuplar Kitap Açıklaması
Onun şiiri bıraktığı yaşta birçoklarının yeni yeni şiir yazmaya başladığı bu dünyaya, birbirinden olağanüstü şiirleriyle mührünü vurmuş bir deha Arthur Rimbaud. Şiiri bıraktıktan sonraki fırtınalı yaşamı ise ayrı bir mit! Çocuk yaşta yazdığı şiirlerden dostu Verlaine’le yaşadıklarına, Mısır ve Habeşistan’da yaptıklarına kadar kısacık ömre birçok hayatı sığdırabilmiş trajik bir serüven onunki. Yazdıkları ve yaptıklarıyla bugün bile birçok yazarı, şairi, müzisyeni etkileyen Rimbaud’nun hayatını tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bir mektup seçkisi Yüreğinin Sesinden Başka Şey Dinleme. Şair, yazar Tahsin Saraç’ın derleyip çevirdiği kitapta sadece Rimbaud’nun dostları ve ailesiyle mektuplaşmaları değil, hayatının kırılma noktalarını gösteren kimi belgeler de yer alıyor. Kitabın bu edisyonu Rimbaud’nun elinden çıkan mektupların asıllarıyla zenginleştirildi…
“Anlayacağın, koltuk değnekleriyle yürümeye başladım. O eski yolculuklarımı düşündüğümde, ne sıkıntı, ne yorgunluk, ne acı bir şey; daha beş ay öncesine değin nasıl da etkindim! Nerede kaldı o dere tepe dolaşmalar, o koşuşturmalar, o gezip tozmalar, o çöller, o ırmaklar, o denizler? Ve de şimdi bir kötürüm yaşantısı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776838e0-2333-4fb3-8756-c007ee03b575.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Bir Yıldız Düşecek Kucağıma</image:title>
            <image:caption>Büyük Bir Yıldız Düşecek Kucağıma - Kırmızı Kedi Klasikler Kitap Açıklaması
Kimilerinin Alman dışavurumculuğunun öncüsü saydığı şair Else Lasker-Schüler, 20. yüzyılın başlarında endamı Berlin’in bohem mahfillerinden, şiirleri ise dönemin avangart dergilerinden hiç eksik olmayan, müşkülpesent Karl Kraus’un bile yere göğe sığdıramadığı güçlü bir tınıydı. Hayatı boyunca hep dışlandı. İstikrarlı bir biçimde sürdürdüğü kurgu kişiliğiyle aykırılığı ve yalnızlığı dünyaya meydan okuyan bir jeste dönüştürdü. Şiirlerinde, kafasında kurup kurcaladığı idealler ile kişisel ya da siyasal gerçekler arasındaki karşıtlıktan ve gerilimden beslendi. Dizesi gibi çizgisi de çıngıraklıydı. Kartpostallardan kitap kapaklarına desenlerinde de teşhirden kaçınmadı.
Yoksa gömülü mü yatar annem
Dumandan göğün altında –
Ölümünün üstünde hiç mavi çiçek açmaz.
Keşke gözlerim aydınlanıp parlasa da
Işık getirse ona.
Suretime batmış olmasa gülümsemem,
Mezarının üstüne asardım onu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db52c38-43a3-4e4a-9ea5-9c61cf1acee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik</image:title>
            <image:caption>Karabibik - Kırmızı Kedi Klasikler Kitap Açıklaması
Nabizade Nâzım’ın 1889-1890 yıllarında arazi haritasını çizmek üzere Kaş’ta bulunduğu sırada edindiği izlenim ve deneyimlerinden hareketle yazdığı Karabibik, “ilk köy romanı” olmasıyla, edebiyat tarihimizin kilometre taşlarındandır. Yazarın tıpkı Emile Zola ve Alphonse Daudet gibi naturalist ve realist bir anlayışla kaleme aldığını söylediği eser, Kaş’ın Beymelik köyündeki Karabibik’in yaşam mücadelesini anlatır. Babadan kalma tarlasının bir kısmını komşusuna satmak zorunda kalan kahramanın topraklarının kalan kısmını kaybetmemek için giriştiği mücadelenin yanı sıra anasız büyüyen kızına “hayırlı bir kısmet” bulma derdi de dile gelir. Yalın anlatımı ve yöresel ağız özelliklerine yer vermesiyle Tanzimat döneminin diğer romanlarından ayrılan Karabibik, aynı zamanda döneminin “köy gerçeği”ni gözler önüne serer. Bu yönüyle de cumhuriyet döneminde kaleme alınan diğer birçok köy romanı için çıkış noktası olmuştur…
“Tarlayı otlar bürümüştü. Karabibik burasını babası Koca Osman’ın mirası olmak üzere ele geçirmişti. Tarla o zaman on iki dönümken dört dönümünü Kara Durmuş’a satarak vaktiyle bedel-i nakdî vermişti. Şimdiki halde sekiz dönümden ibaret kalan bu toprak parçasına bile tarla komşusu olan Yosturoğlu göz dikmekte ve bu sebeple aralarında ara sıra münazaat vukua gelmekteydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fe93e14-d4ad-48e5-b4ae-4cdccf1394f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizleri Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>Kızıldere olayı, birçok yazar ve ölen devrimcilerin arkadaşları tarafından ele alınıp anlatıldı. Olayın aydınlanmasını sağlayan yayınlar ve programlar oldu. Ama Deniz’lerin kurtarılması için THY Boğaziçi yolcu uçağının Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya kaçırılması eylemi ve o zamanki Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Kemalettin Eken’in kaçırılma girişimi, yapılan bazı açıklamalara rağmen sönük kaldı. Üstelik “provokasyon” diyenler de vardı. Geçmiş devrimci mücadelenin tarihi açısından bu konunun olabildiği kadar belgelere dayalı anlatılması gerekiyordu. A. Tuncer Sümer, THKO’nun (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) kurucularından olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamlarını önlemek için yapılan bu son eylemleri olayların tanıkları ve belgeleri aracılığıyla anlatıyor. 
 
AHMET TUNCER SÜMER: 21 Mart 1943 Adıyaman’ın Besni ilçesinde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Besni’de, liseyi Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı. 1962’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. Öğrenciyken 1 Ocak 1965’de, o zamanki adıyla Devlet İstatistik Enstitüsü sonra adı değişen Türkiye İstatistik Kurumu’nda Devlet Memuru olarak çalışmaya başladı. Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Çankaya ilçe örgütünün çalışmalarına katıldı. 1967’de çalıştığı kurumun temsilcisi olarak Erzurum’a atandı. Öğrenciliğini de Erzurum Atatürk Üniversitesi’na naklederek üçüncü ve dördüncü sınıfları burada tamamladı. Erzurum Fikir Kulüpleri (FKF) Sekreterliği’nin kuruluş çalışmalarına katıldı. 4 Ocak 1968’de FKF Genel Kurulu’nda FKF Genel Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. 1969 Ekim ayında Hüseyin İnan ve arkadaşlarıyla Filistin’e giderek El-Fetih kamplarında gerilla eğitimi aldı ve baskınlara katıldı. Türkiye’ye dönüşünde on arkadaşıyla Diyarbakır’da yakalanarak sekiz ay cezaevinde kaldı. Tahliye olduktan sonra Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) kuruluşuna katıldı. 31 Mayıs 1971’de Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga’nın öldürülmesinden sonra yeniden Filistin’e gitti. 18 arkadaşı hakkında idam kararı verilmesi üzerine Türkiye’ye dönüşünde Pazarcık’ta yakalandı. THKO-2 Davası’nda yargılandı ve 15 yıl ceza aldı. Af Yasası’nın çıkmasından sonra Anayasa Mahkemesi Kararı ile 1 Şubat 1975 tarihinde tahliye oldu. 12 Eylül darbesine kadar bir süre DİSK Genel-İş Sendikası’nda çalıştı. ’90’ların başında ’68’liler Birliği Vakfı kurucuları arasında yer aldı ve üç buçuk yıl Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Dört yıl GOSB (Gebze Organize Sanayi Bölgesi) dergisinin editörlüğünü yaptı. Devrim (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun Kuruluşu ve Kısa Mücadele Öyküsü) ve Erikler Çiçek Açınca isimli iki kitabı yayınlandı. Evli ve bir çocuk babası. 
 
Kullanılan Reklam Mecraları: Sosyal Medya ve Gazete/Dergiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08cf856d-8c6c-46c9-8973-3d5d4df10675.jpg</image:loc>
            <image:title>Nemide</image:title>
            <image:caption>Nemide - Kırmızı Kedi Klasikler Kitap Açıklaması
Türk romanının “kurucu” isimlerinden Halid Ziya Uşaklıgil’in kitap olarak yayımlanan ilk romanıdır Nemide. Aynı zamanda, Uşaklıgil’in Sefile, Bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekâsı adlı romanlarıyla birlikte “İzmir dönemi” ürünlerindendir. Bu yönüyle ustalık dönemi eserlerine – bilhassa yarattığı karakterler açısından– ışık tutan romanda bir aşk üçgeni anlatılır. Nemide, amcasının oğlu Nail’e tutkundur, ancak Nail, Nahit’e gönlünü kaptıracaktır. Verem hastası Nemide sevdiği iki insanın mutluluğu için fedakârca kaderine razı olur… Nemide, bir büyük ustanın yazarlıktaki gelişimini göstermesi açısından dikkate değer bir eser.
“Genç kız birtakım acı fikirlere dalmıştı. Kimsesizliğini, yuvasızlığını düşünüyordu. Kader bu zavallı kıza ne bahşetmişti? Mezarda bir ana ile anasından başka bir kadının muhabbetinde kendisini ihmal eden bir baba değil mi? Hayat onun için neydi? Orada, gözlerinin önünde sema köşesi gibi boş bir uçurum, istikbali karşısındaki koru gibi karanlık değil mi? Şimdiye kadar ne görmüştü? Hiç! Ne görecek? Hiç! Hiçten mürekkep bir mazi! Hiçten ibaret bir istikbal!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0374b6-087d-4339-8bd7-6edc9bba8df4.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Huzurlu, Rahat, Mutlu Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Daha mutlu bir aile, daha işbirlikçi çocuklar için basit yöntemler… 
Çocuklar ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarında, onlarla iyi geçinmek ve ebeveynlikten zevk almak kolaydır. Bununla birlikte, çocuklar meydan okuduklarında, olumsuz davranışlar sergilediklerinde onları azarlamak, söylenmek ya da bağırmak da kolaydır. Siz de evdeki günlük savaşlardan yorulduysanız, kaplan anne ya da helikopter ebeveyn olmanıza gerek yok.  Daha iyi bir yol var:  
Daha Huzurlu, Rahat, Mutlu Ebeveynlik’in size sunduğu yöntemlere kulak vermek. 
Başarıya Hazırlama, Açıklamalı Övgü ve Asla İki Kez Söyleme gibi yöntemleri kullandığınızda, çocuklarınızın yalnızca daha sakin değil, aynı zamanda daha özgüvenli ve daha işbirlikçi olacaklarını fark edeceksiniz.  
Davranış uzmanı Noël Janis-Norton’ın kırk yılı aşkın deneyimine dayanarak kaleme aldığı, ebeveynlerden örnekler ve gerçek hikâyelerle dolu bu kitap, “Daha Huzurlu, Rahat, Mutlu Ebeveynlik” becerileri kazanmanız için size adım adım net bir rehberlik sunuyor.  
 
Yazar Hakkında: 
Noël Janis-Norton New York Üniversitesi öğretmen okulundan mezun oldu. Kırk yılı aşkın bir süre davranış uzmanı olarak çalıştı. Londra’da ailelere danışmanlık veren Daha Huzurlu, Rahat, Mutlu Ebeveynlik Merkezi’ni kurdu. Seminerleri, dersleri ve kitaplarıyla on binlerce ailenin hayatını değiştirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c817ad-feaa-4fbd-93b7-53c7c9aaf51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bostan Kardeşliği</image:title>
            <image:caption>Kardeşçe yaşamak ile bir bostan arasında ortak nokta nedir? 
İkisi de emek ister! 
 
Eğer kardeşliğe değer veriyorsak ona tutku ve özveriyle yaklaşırız. Aynısı bostanımız için de geçerli: Onu önemsiyor ve ondan hem lezzetli hem de sağlıklı sebzeler toplamak istiyorsak doğal dengesini bozmamalı, çevreye karşı “kardeşçe” bir tutum içinde olmalıyız. 
Bir kardeşlik bostanında sebzeler birbirine yardım eder, birbirini korur ve tıpkı dostlar arasında olduğu gibi bir arada olmaktan mutluluk duyar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa0242a-f30c-4a0b-800f-00e856f33989.jpg</image:loc>
            <image:title>Börü Pençesi</image:title>
            <image:caption>Daha hiçbir şey yokken uçsuz bucaksız bir su vardı. O vakitler “Kişi”, yer ile gök arasında pek mutluydu. Fakat bir gün kaybedenlerden olup, huzurdan kovuldu ve Erlik (Şeytan) adını alarak dünyaya gönderildi. Tüm itibarını kaybeden Erlik, topraktan yaratılan insanoğluna bitmek bilmeyen bir kin ve düşmanlık duymaya başladı. Zaman aktı, çağlar ve coğrafyalar değişti ama ezeli düşmanlık hiç bitmedi. Unutulmaması lazım gelen nice şeyler unutulup gitse de kimi kadim sırlar masallara, efsanelere, destanlara ve mitlere karışarak zamanın nihayetine dek var olmanın bir yolunu buldular. 
*** 
Büyük Tufan’ın bitiminde gemiden karaya seksen kişi çıktı. Bunların yetmiş üçü bir tür salgına yakalanıp öldü. Hayatta yalnızca Nuh Peygamber, üç oğlu ve üç gelini kaldı. Hz. Nuh; dünyayı kendince üçe ayırıp Ham, Sam ve Yafes adlı üç oğluna pay etti. Bütün Türklerin atası olan Yafes’in hissesine Türkistan düşünce oğlan buranın kurak olduğunu düşünüp biraz hüzünlendi. Bunu gören Nuh Peygamber, en sevgili oğluna bir taş verip, bir dua öğretti. Yafes, hangi vakit yağmura, kara ihtiyaç duyarsa o taş sayesinde yağdırabilecekti artık. Ve olağanüstü özellikleri olan o taş, çağlar boyunca Türk devletlerinin birliğinin ve saadetinin yegâne kaynağı oldu. 
                                                                         ***

            “Yada Taşı Efsanesi” serisinin üçüncü kitabı olan “Börü Pençesi”nde Yada Taşı’nın olağanüstü güçleri karşısında direnemeyen ve tükenmenin eşiğine gelen insanoğlu ile iblislerin son savaşını; kehanetlerde haber verilen seçilmiş kağan ile efsanevi börülerin, Şeytan Erlik Han’ın Yeni Dünya Düzeni hayaline son verme mücadelesini okuyacaksınız. 
Taht Oyunları (Game Of Thrones), Yüzüklerin Efendisi (The Lord Of The Rings), 
Zaman Çarkı (The Wheel Of Time) ve Hobbit (The Hobbit) gibi 
eserleri sevenlerin mutlaka okuması gereken bir 
TÜRK MİTOLOJİSİ ROMANI…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a7c710-7258-412e-a1b3-81dbfc49b6fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yüzüklü Sirk: Kobe, Shaq, Phil ve Lakers Hanedanlığının Akıl Almaz Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Kobe Bryant ile Shaquille O’Neal’ın tüm zıtlıklarına rağmen güçlerini birleştirip benzersiz başarılara imza attıkları, takımlarını üç sene üst üste şampiyonluğa taşıyıp eski görkemli günlerine kavuşturdukları, 1996-2004 yılları arasındaki dönemi kapsayan Lakers hanedanlığının hikâyesine tanıklık edeceksiniz. 
Modern spor tarihinde Shaquille O’Neal ile Kobe Bryant kadar, bu denli üst seviyelerde oynayıp birbirinden böylesine nefret eden başka iki takım arkadaşı yoktur belki de. Basın toplantılarında birbirlerine yönelttikleri üstü kapalı eleştirilerden, tansiyonun arbedeye varacak ölçüde yükseldiği antrenmanlara ve sıklıkla su yüzüne çıkan takas tehditlerine kadar her anlamda aralarında bir savaş hali söz konusuydu. Fakat Shaq-Kobe ikilisi, sekiz yıl boyunca yaşadıkları onca sürtüşme ve husumete rağmen, Koç Phil Jackson’ın üstün gönül alma ve ara buluculuk yetenekleri sayesinde NBA tarihinin en büyük hanedanlıklarından birini yarattı. Birlikte üst üste üç şampiyonluk kazanıp, Los Angeles’a taraftarlarının özlemini çektiği zafer ve heyecan dolu günleri geri getirdiler. 
Jeff Pearlman akıcı üslubu, benzersiz mizah ve gözlem gücüyle Üç Yüzüklü Sirk’te spor tarihinin en sorunlu fakat en başarılı ekiplerinden birini mercek altına alarak bize o dönemin ayrıntılı bir resmini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9238c0f4-8942-4e4b-8d5d-3a258917b798.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ay’ın Kızı Emily</image:title>
            <image:caption>“Yeşilin Kızı Anne” serisi ile tüm dünyada pek çok okura ulaşan ve eserleri klasikleşen Lucy Maud Montgomery’nin kaleminden… 
 
Bu kitapta, sevgili babasını kaybedene kadar yalnızlıkla hiç tanışmamış olan, daha yasını yaşayamadan akrabalarının yanına hiç bilmediği bir yere -Yeni Ay Çiftliği’ne- gönderilen on bir yaşındaki, kalbi kırık ve dik başlı Emily’nin kâh gülümseten kâh hüzünlendiren hayat hikâyesi anlatılıyor. 
 
Ailenin anne tarafı Emily&apos;nin babasını hor görür ve Emily&apos;yi de cins bir çocuk olarak bulur. Eğlenceli ve tuhaf kuzeni Jimmy ve sevecen Laura teyzesi Yeni Ay&apos;ı katlanılabilir kılsa da, Emily baskıcı ve sert bir mizaca sahip olan teyzesi Elizabeth’le yıldızlarının barışıp barışmayacağından emin değildir. 
 
Yaşadığı tüm talihsizliklere rağmen hayallerinin peşinden koşan Emily, gün geçtikçe hayatta aslında ne aradığını anlayacak, çok sevdiği bu çiftlikte tutkusu, iyimserliği ve çalışkanlığıyla herkesin kalbini fethedecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1821a634-c1c6-44f1-a248-7c2a5ef9571f.jpg</image:loc>
            <image:title>Armut Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Acımasız bir yetişkin dünyasında seslerini bulmaya çalışan gençlerin korkusuz bir tasviri… 
 
Lela’nın sürekli düşündüğü iki şey vardı: Tarih öğretmeninin ölmesi gerekiyordu ve sonra da armut bahçesinin ötesinde yeni bir hayata başlamalıydı.

Sovyet sonrası Gürcistan’da, Tiflis’in kenar mahallerinden birinde, yatılı bir okul vardı. Zihinsel Engelli Çocuklar Okulu ya da yerli halkın deyimiyle Gerzekler Okulu. Aileleri tarafından buraya bırakılan çocuklar, şiddet, cinsel istismar ve ihmalle dolu bir öğrencilik hayatı sürmekteydi. On sekiz yaşına gelmiş bulunan Lela, okuldan ayrılacak kadar büyümüştü ama gidecek bir yeri olmadığından okulda kalıyordu ve hem kendi kaçışına hem de okuldaki küçük çocuklardan biri olan İrakli’nin geleceğine dair planlar yapıyordu. Amerikalı bir çift okuldaki çocuklardan birini evlat edinmeye karar verince, Lela da İrakli’nin bu fırsatı yakalayabilmesi için elinden ne geliyorsa yapmaya, canını dişine takmaya karar vermişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228e0061-9129-4514-beeb-57468083f607.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin Ve Karşı Devrimin Yüz Yılı -1 Savaş, Devrim Ve Tepkiler 1919-1971</image:title>
            <image:caption>DEVRİMİN VE KARŞI DEVRİMİN YÜZ YILI -1 
Savaş, Devrim ve Tepkiler 1919-1971 
 
 
 
Bu kitap iki değerli yazarımızın yıllarca süren çalışmaları sonunda ortaya çıktı. Prof. Emre Kongar ve Zülâl Kalkandelen 19 Mayıs 1919  ile 31 Aralık 2019 arasındaki “Türkiye Cumhuriyeti Devrimi”nin yüz yıllık tarihini önce Türkçe ve İngilizce kaynaklardan ve gazete arşivlerinden analitik bir biçimde satır satır incelediler.  Elde ettikleri bulguları Devrim ve Karşı Devrim etkileşimi bağlamında diyalektik bir yaklaşımla, farklı dönemlere ayırıp yorumladılar. Böylece Cumhuriyet Devrimi tarihini şimdiye kadar yapılmışlardan çok farklı bir biçimde değerlendirerek bu üç ciltlik diziyi oluşturdular. Okurlarımız, bu dizide, olaylar arasında şimdiye kadar dikkat edilmemiş olan bazı ilişkileri fark etmek ve yakın tarihimizi daha iyi yorumlamak olanağına kavuşacaklardır. 
 
Üç ciltlik dizinin bu birinci cildi, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet Devrimi”ni gerçekleştirmek için çıktığı “Bağımsızlık Savaşı Yolculuğu”nun tarihi olan 19 Mayıs 1919 ile başlatıldı.“Savaş” ve “Devrim” atılımları, “Tepkilerle” birlikte, “Askeri Karşı Devrim Darbelerinin” başlangıç tarihi olan 12 Mart 1971’e kadar ele alındı. Değerli yazarlarımız bu dönemi de, şimdiye kadar pek alışılmamış diyalektik bir yaklaşımın gerektirdiği bir biçimde, farklı bölümlere ayırdılar ve yorumladılar. Kitabın sonundaki isim dizini, merak edilen kişi ve konuların kolayca bulunmasına  yardımcı olacaktır. 
 
Bu kronoloji çalışmasının ilgiyle okunacağına ve temel bir başvuru kitabı olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a70eb62b-f8b0-43e1-abe9-c32942bae72b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gallipoli 1915 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“There was nothing behind the trenches for the fighting sides. Sea on the one side, steep ridges on the other; trenches were definitely a snare. These trenches haunted by death became a place for the stories of the people which had turned into legends. For those now fighting, not for the Sultan but for their own land, their own country, every trench was their homeland. ANZAC soldiers, in turn, started to question the British Empire and were inclined to create their own identity with heroic legends in a far country. The ones fighting in Gallipoli shared the same destiny. They learned to feel respect for one another while the life and death struggle were carried on between trenches eight, ten, twenty metres away from the other; this mutuality of fate laid the foundation for the amicability which was established after the war. 
 
Haluk Oral’s passion for nearly twenty years, this book which is a product of delicately compiled documents, objects and memoirs, is not a work of classical history or a military history research. The book focuses on “human landscapes from the Arıburnu Battle” which is one of the critical parts of the Gallipoli Campaign. The author traces the human stories which took shape on both sides, on a narrow coastline, where a thin line was drawn between life and death.” 
-ALİ BERKTAY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12c4ba1e-d090-4f08-9e5c-d694f3734b87.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Daha Yaşamadım</image:title>
            <image:caption>Seçme şansı olsaydı, hayata gelmek ister miydi acaba insanoğlu? Ya da seçme şansı olsaydı anne babasını değiştirir miydi? 
 
Kim daha iyisini seçmezdi ki? 
 
Matematikten daha zor değil aslında yaşam. Zorlaştıran anlamayan insanlar. Anne karnına düştüğünde başlıyor insanın şansı. Kimi kullanıyor kimi de yalpalıyor. 
 
Bu hikâyede suçlu yok. Geçmiş insanın peşini bırakmıyor. Herkes kendine biçilen yolu yürüyor. Kimse kaderine rest çekmiyor. Kimden nasıl doğarsa insanoğlu onu yaşıyor, değiştirmeye çalışmıyor. 
 
Keşke denese! O zaman ne aşk suç, ne kavuşmak hayal ne de başarı insanın sonu olurdu. Bu hikâye aslında hiç de yabancı değil insanoğluna. Biraz sen, biraz ben, biraz da insanın kahrolasıca yanlışları...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d006d2-71da-45ec-8982-a043898dc3fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazın Son Gülü</image:title>
            <image:caption>Yeni Dalga’dan ilham alan Hitchcockvari dedektif öyküsü “Yazın Son Gülü” zarif bir anlatım vaat ediyor. Parıltılı bir estetik, hipnotik renkler ve gizemli atmosferler yaratmak için eşsiz bir görsellik... Tam bir Harari yapıtı!
Yazar olma hayalleri kuran Parisli genç Léo, bir yandan yaratacağı büyük eser için ilham ararken, bir yandan da bir çamaşırhanede çalışmaktadır. Bir akşam, kendisine deniz kenarındaki yazlığına göz kulak olmayı teklif eden kuzeniyle karşılaşır ve hayatı değişir. Evin bulunduğu sahil kasabasında gençlerin kaybolmasıyla oluşan gerilimli ortamda Léo, kaprisli, vahşi ve bir o kadar güzel komşu kızı Rose ile tanışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ff93c9a-e4ae-448b-be0c-f2bb5e7ab2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Haykırış</image:title>
            <image:caption>“Haykır, affet, öğren, devam et... Bırak gözyaşların gelecekteki mutluluklarını sulasın.” 
– Steve Maraboli 
 
Yazarlarımız, değişen ve puslanan bir dünyanın aykırı hallerini dile getirirken dünden bugüne ulaşan çizgide ikili ilişkilerin hüzünlü yönlerini geçişlerle, bağlantılarla sergiliyor, tükenen sevgiyi, unutulmayan anları dile getiriyorlar. Öykülerin coğrafyası geniş, kurgular olağanüstünü olağan kılmayı başarıyor. 
– İnci Aral 
 
Bellek, bazen de karanlığıyla engeldir görmeye. Dayatılmış rollerden, kurgulanmış ideallerden, konfordan vazgeçmek karanlığın içine bakma cesaretini gerektirir. Bu kitabın yazarları kendi içlerine doğru çığlık atanları konu edindiler; yazılarıyla haykırarak. 
– Hakan Akdoğan 
  Sıra dışı için önceden hazırlanmış bir şablon, kalıp, patron, klişe, örnek, öncül yoktur. Ancak bir yaratma öyküsüyle ulaşılabilir kâinattaki yokluğuna. En çok da bu nedenle, Tanrı’yı oynamaya soyunmaktır ya sıra dışı olmak. Yetenek elde bir, çalışmak elde ikidir... Gerisi dipsiz mutsuzluktur. Buna rağmen arzulanır, zorlanır, ittirilir, haykırılır... Yokluk, sadece bazen ses verir. Çoğunlukla sessiz kalır. 
– Osman Balcıgil 
 
Sıradan şeyler sıradan insanların başına gelir ama edebiyat sıradan olanla ilgilenmez. O, sınırları genişletmek, insanlara sıra dışı olanın cazibesini göstermek için kalemini sivriltir. Bu kitaptaki öyküler yazmasaydım çıldıracaktım diyenlerden; okunmasa çıldıracak olanlara bir köprü olsun. 
– Gülşah Elikbank 
 
Haykırış, yazarlık yolculuğunun aslında ilk etapta neye denk düştüğünü de ifade ediyor. Bu “ses”, yazar “kahramanın” ilk eşiği geçmesi için kıymetli bir önsöz. Velhasıl, yola revan olma zamanıdır! 
– Müge İplikçi 
 
Meselesinden yola çıkanlarda bir aykırılık hali malum ki işte o zaman yaratım merak uyandıran sonuçlara dönüşüyor. Yazı yolculuğunda haykırışlarını dile getiren 14 yazarımız her bir hikâyede başka bir dünyaya davet ediyor bizleri. 
– Zuhal Gürçimen 
 
Her haykırış, düzene aykırı bir beyandır. Hikâyeler ise yazarın ömrünün ötesinde yaşayabilir olmalarıyla hayata başkaldırır. Tıpkı bu kitap gibi... 
– Hasan Gümen 
 
Bu haykırışta bir edep, bir çekince var. Gözü kara, başka haykırışların habercisi sanki... 
– Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bea11293-8c2f-41a5-a9d2-aeff7564e17e.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçlusunuz</image:title>
            <image:caption>“Türkçenin dünyayla söyleşen şairi Ataol Behramoğlu, şiir için kalemi eline aldığı günden beri, tarihin ötesine şiirden bir bellek inşa ediyor. Bu onurlu yapının son tuğlalarından biri de Suçlusunuz isimli şiir kitabı. 
 
Suçlusunuz kitabı, Behramoğlu’nun Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan şiirlerine de ev sahipliği yapıyor. Bu yönüyle Ne Çok Hain şiir kitabının da bir devamı niteliğini taşıyor. 
 
Çağımız gün geçtikçe, şiirden ve şiirin yüreğinde hep saklı olan hakikatten uzaklaşıp, vasatizm ideolojisinin hükümranlığına girerken, Ataol Behramoğlu’nun şiiri görünür kılmaktaki ısrarı ve inadını, başlı başına bir direniş olarak okuyabiliriz. Şairin direnişi… 
 
Behramoğlu’nun vicdanlı kalemi, son altmış yıldır gözünü bile kırpmamış bir karşı bellek olarak, öteki her kimse onun nefesini şiirle buluşturmaktan hiç vazgeçmedi ve şair bu ediminde hiçbir zaman çatışma alanları yaratmadı, birlikte yaşama olanağının coşkusunu anımsattı. Kalemi eline aldığından beri, sendeleyenlere, “Yıkılma sakın” diyen ses oldu. 
 
Ayşegül Tözeren</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b85d9070-6324-444b-826e-16e3ffcf0795.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Ev</image:title>
            <image:caption>Altmışlı yıllar, bir yaz mevsimi. Victor Chmara, Cezayir Savaşı sürerken Paris’ten kaçarak Fransa-İsviçre sınırındaki küçük bir tatil kasabasına gelir. Burası görkemli otelleri, seçkin müdavimleri ve varlıklı sakinleriyle onun için güvenli bir sığınak oluşturur, herhangi bir tehlike ânında kaçmayı planladığı İsviçre’ye yakınlığıyla da korkularını yatıştırır. Etrafı keşfederken gizemli Doktor Meinthe ve kariyerinin henüz başındaki güzel aktris Yvonne’la tanışan Victor, kısa süre içinde onlarla Fransız bohem hayatına dalarak huzurlu bir yaz sürmeye başlar. Fakat çok geçmeden, arkadaşlarının yaşamlarının da cevapsız sorular, müphem gerçeklerle dolu olduğunu anlayacaktır. 
Hatırlama eyleminin gerçeklerle yüzleşmede oynadığı kilit role dikkat çeken, Modiano’nun erken dönem romanlarından biri olan Hüzünlü Ev, zaman, mekân, kimlik ve bellek üzerine bir kayıp zaman arayışı. 
“Bu harika roman, kayıp bir zamana, mekâna ve içtenlikle betimlenmiş insanlara duyulan büyük bir nostalji duygusuyla demlenmiş, öyle ki insanın Victor&apos;un anılarını kendi anıları zannetmesi işten bile değil.” 
The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c7d0c9-a093-40bb-bd46-8ed0b35c4707.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Kapı</image:title>
            <image:caption>Böyle bir aşk ancak benimle biter. 
 
 Babasını kaybettikten sonra annesiyle Paris’e yerleşen Jérôme Palissier, tatillerini düzenli olarak dayısının Normandiya kırsalındaki evinde geçirmeye başlar. Zamanla, kuzeni Alissa’ya âşık olur ve bir Ortaçağ şövalyesi gibi ona derinden bağlanır. Aşkı ve inancı arasında sıkışan Alissa ise, Jérôme’un ruhunun selameti için duygularını bastırmayı, ondan uzaklaşmayı seçer. 
 
19. yüzyılın en dokunaklı aşk hikâyelerinden biri kabul edilen Dar Kapı, mutlulukla erdemin birbirine karıştığı, Gide’in kendi hayatından otobiyografik izler taşıyan hüzünlü bir roman. 
 
 “André Gide, sade adı söylendiği zaman bir medeniyeti, bir kültürü en iyi taraflarıyla hatırlatan nadir insanlardandır.” 
Ahmet Hamdi Tanpınar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13142956-eb4e-4fd9-ac53-bd477265fd74.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Hizmetkar</image:title>
            <image:caption>“Kesinlikle bir şeye ihtiyacım vardı, belki de yeni bir hayata...”

Çağdaş Yunanca edebiyatın önemli temsilcilerinden Dimitris Sotakis&apos;in kaleminden çıkan Büyük Hizmetkâr, kaderin oyunuyla birbirine bağlanan iki yalnız adamın hayatlarını tersyüz ederken insanın kendiyle olan mücadelesine gerçekçi bir perspektiften bakıyor.

İktidarın yarattığı güç yanılgısına dair çarpıcı bir anlatı sunan yazar, kapitalizmin bireye dayattığı “ideal hayat” hedefini başarının merkezine koymuş şehir insanını usul usul eleştiriyor.

Beklentileri yönetmeye çalışarak mutlak bir mutluluk elde edilemeyeceğini yüzümüze vuran roman, bir yandan da depresyonun insan hayatının her zerresine nüfuz ederek onu nasıl atıl bıraktığını gözler önüne seriyor. 
Ölüm döşeğinde yatan güçlü ve nüfuzlu bir amca, kendini bildi bileli ona hizmet eden sadık hizmetkârı ve varsıllığın ortasında hiçliği yaşayan yeğeni...
Amcanın ardında bıraktığı hatıraların hayaletleriyle baş başa kalan iki adam için belki de tek çözüm yolu yeni bir hayata başlamak!

Her şey işadamının, amcasının eski ve sadık hizmetkârı Marios&apos;u (!) işe almasıyla başlar. Plan başta tam da istedikleri gibi işler; işadamı artık dilediğince sosyalleşebilirken, hizmetkâr da ev ve bahçe işleriyle ilgilenecektir. Sınırlarının keskince çizildiği düşünülen bu yeni hayat düzeninin tekinsiz, karanlık yollara saparak içinden çıkılmaz bir labirente dönüşmesi ise an meselesidir. 

Dimitris Sotakis, bir madalyonun iki yüzünü andıran iki adamın zamanla birbirlerinin yaşamlarını nasıl ele geçirdiklerini ustalıkla betimlerken, yer yer gerçekçi yer yer gerçeküstü bir dünyanın uçlarında geziniyor.

Büyük Hizmetkâr, istediği hayata kavuşmanın sarhoşluğuyla yaşamayı unutanların aydınlanabilmeleri için, mağlubiyeti de galibiyeti de mutlaka tatmaları gerektiğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5478e23-a256-43a5-9c4b-ebfa54da8899.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Bir Arada Tutan Şey</image:title>
            <image:caption>Çok küçük boyutlarda olan Mahomi Yerlileri, diğer kabile üyeleriyle birlikte sevgi ve mutluluk dolu bir yaşam sürmektedirler. Yapmaktan en çok keyif aldıkları şey ise SARILMAKTIR. 
 
Doğayla bir olmayı çok seven ve çevreyi büyük bir dikkatle duyumsayan Mahomiler, günlerden bir gün, rüzgarın esintisiyle önlerine düşen ilginç bir objeyle karşılaşırlar ve ardından daha önce hiç görmedikleri, iki tahta parçasına benzettikleri, ortasında bir yay ve garip delikler olan bu gizemli objenin ne olduğunu düşünmeye başlarlar. 
 
Bu şey, 
Güzel masalları dinlemek için bir oturak mı? 
Bir sıçrama tahtası mı? 
Yoksa bir kukla kahramanı mı? 
 
En sonunda Mahomilerden biri, aklına gelen yaratıcı fikri haykırır: 
“Buldum, işte bu BİZİ BİR ARADA TUTAN ŞEY!” 
 
Mahomilerin bu merak uyandıran objeyi, onları bir arada tutan ve daha da yakınlaştıran yepyeni bir şeye dönüştürmeleri hakkındaki bu yaratıcı hikaye sevgi, bağlılık ve çevreye gösterilen farkındalığın önemi gibi konularda tüm çocuk ve yetişkinleri birlikte düşünmeye davet ediyor. 
 
Bir ilköğretim kurumunda öğretmen olarak görev alan Gülçağ Konçe’nin hem yazarlığını hem de çizerliğini yaptığı ilk kitabı Bizi Bir Arada Tutan Şey, editör Petek Halman Kara’nın özenli çalışması ile Okuyan Koala’nın ilk Türkçe kitabı olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0106279e-7ffb-4954-bb54-d37a818cad40.jpg</image:loc>
            <image:title>Hat Bekçisi Thiel</image:title>
            <image:caption>Prusya Demiryolları’nda özveriyle çalışan hat bekçisi Thiel’in yaşamı, yaşadığı talihsizlikler ve gördüğü halüsinasyonlarla gölgelenmiştir: Çok sevdiği karısı Minna doğum yaparken ölünce kendini büyüyen bir iç çatışmanın içinde bulur ve oğlu Tobias’ın bakımını güvenceye almak üzere yeniden evlenmeyi seçer. Fakat işler umduğu gibi gitmez ve bir felaket yaşanır. 
 
 Alman edebiyatının son klasiği kabul edilen Hat Bekçisi Thiel, aynı adı taşıyan ana karakterinin psikopatolojik vakasına eğilir. Sanayi Devrimi’yle sarsılan zümre toplumunun yerini sınıflı toplum yapısı almadan hemen önceki âna odaklanan eser, makineleşme tehdidi karşısında insanın çaresizliğini simgeleştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21c69f63-1f67-476e-952e-74e52b8b34d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>Mark Twain’in yaramazlıklarla dolu eseri Tom Sawyer’da, başı beladan bir türlü kurtulmayan Tom’un hikâyesi anlatılıyor. Tom Sawyer, Mississippi Nehri’nin kıyısındaki küçük kasabada, arkadaşları Huckleberry Finn ve Joe Harper’la birlikte tekdüze yaşamlarına karşı koymaya çalışıyor. 
 
 Kasabadaki hayatını eğlenceli hale getireyim derken Tom’un başına gelmedik kalmıyor. Issız bir adada fırtınalarla boğuşuyor, define avcılığı hevesiyle tuzağa düşüyor, labirent gibi bir mağarada mahsur kalıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c32214-39ee-4a27-8b03-94ea752c553f.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Schlemihl&apos;in Acayip Sergüzeşti</image:title>
            <image:caption>Yorucu bir deniz yolculuğundan dönen Peter Schlemihl, zengin tüccar Thomas John’la tanışır. John’un bahçesinde karşılaştığı tuhaf bir adam, gölgesine karşılık ona hiç tükenmeyen altın dolu bir kese teklif edince Schlemihl anlaşmayı kabul eder. Çok geçmeden bunun toplumdan dışlanmak anlamına geldiğini deneyimleyecektir. 
 
 Peter Schlemihl’in Acayip Sergüzeşti, toplumda kendine yer edinme arzusundaki genç bir insanın fantastik mücadelesini anlatır. Gölgesiyle birlikte kimliğinin en önemli unsurunu yitiren Schlemihl’in öyküsü, tarihsel Faust mitinin yazınsal izdüşümlerinden biridir. 
 
Adelbert von Chamisso’nun öyküsünü Sabahattin Ali’nin çevirisiyle yayımlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9d83ef-535f-4e6a-a856-3a5be7cd1785.jpg</image:loc>
            <image:title>Minimalizm - İnsanları Sev Eşyaları Kullan</image:title>
            <image:caption>minimalizm 
İNSANLARI SEV 
EŞYALARI KULLAN 
Hayatınız daha azla nasıl daha iyi olabilir? 
 
Bir hayat hayal edin: daha az eşya, daha az dağınıklık, daha az stres, daha az borç ve hoşnutsuzluğun, dikkatinizi dağıtan şeylerin daha az olduğu bir hayat. 
 
Şimdi de şöyle bir hayat hayal edin: daha fazla zamanınızın, daha anlamlı ilişkilerin olduğu, daha fazla gelişebildiğiniz, başkalarına daha fazla katkıda bulunabildiğiniz, daha fazla keyif aldığınız, içinde bulunduğumuz kaotik dünyanın tuzaklarından etkilenmeyen, tutku dolu bir hayat. Hayal ettiğiniz bu hayat, bilinçli ve amacı olan bir hayattır. Ve bu hayata ulaşmak için size engel olan fazlalıklardan kurtulmanız gerekecektir. 
***** 
“[The Minimalists] okuyuculara dünyevi varlıklarını değerlendirmeleri ve iyi bir hayat yaşamak için gerçekten neyin gerekli olduğunu sorgulamaları için ilham veriyor.” 
- Library Journal 
 
“The Minimalists, aşırı şeylere olan bağımlılığınızdan kurtulmanın getirdiği ruhsal, duygusal ve finansal özgürleşmeyi etkili bir şekilde anlatıyorlar. Keşiş değiller ve tek bir pirinç tanesiyle yaşamıyorlar - sadece bir sürü fazla şeyden kurtularak hayatlarını değiştiren sıradan adamlar.” 
- Elizabeth Gilbert, Ye, Dua Et, Sev’in yazarı 
 
“Tüketimcilik karşıtlığının içten peygamberleri.” 
- The New Yorker 
Yazarlar Hakkında: 
 
THE MINIMALISTS 
JOSHUA FIELDS MILLBURN ve RYAN NICODEMUS, daha az şeye sahip olarak anlamlı bir yaşam sürmekle ilgili mesajlarını paylaşan, çok satanlar listesindeki iki yazar ve uluslararası konuşmacı. 
 
Hikâyeleri Today isimli TV programında, Time, People, Forbes, New York Times, Wall Street Journal, USA Today, Boston Globe, San Francisco Chronicle, Chicago Tribune, Seattle Times, Toronto Star, Globe &amp; Mail, Vancouver Sun, Village Voice, LA Weekly ve birçok başka mecrada işlendi, Netlix’te 2016 yılında Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel ve 2021 yılında The Minimalists: Less Is Now adlı iki belgesel yaptılar. 
 
Yazarları TheMinimalists.com sitesinde çevrim içi olarak ziyaret edebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f5c696a-69b6-47ec-842d-3ef68aedbe81.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız</image:title>
            <image:caption>Anlat bana sevgilim, imgeler ülkesine doğru giden bir arabadayız, direksiyon çok hafif, her an savrulabiliriz göğün içine, anlat, yan koltukta zamanı aşmış çılgın bir dinleyicin var, bırak direksiyonu, uçsun arabamız. 
 
Çağdaş edebiyatın büyük yazarlarından Latife Tekin karantina sürecinde yazmaya başladığı bu sürpriz kitabında zamansız, zeminsiz, tanımsız ve insan varoluşunun ötesinde her türden dönüşüme, başkalaşıma açık kadim bir aşk duygusunun izinden gidiyor. 
 
Beden, ten ve zihinde kayıtlı hafıza şiirle titreşip yeryüzünün hafızasıyla birleşirken gölün kalbinden yepyeni bir anlatı doğar: Gelincik ve Yılanbalığı suretinde açan sadece yeni bir hikâye değil kalp çarpıntısının kaydıdır. Göle ve oradan da okuruna akseden prizmatik savruluş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991c5d31-0ed8-4069-a923-4bea543739cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Tacı</image:title>
            <image:caption>Minik Popi ve en yakın arkadaşı Kırkayak Turti ormanda oynamaya dalmışlardır. Birden, çalıların arasında parıldayan bir şey görürler. Bu, bir prenses tacıdır. Şaşkınlık içinde tacı incelerlerken Turti&apos;nin aklına bir fikir gelir: Güzellik yarışması düzenlemek. Böylece taç sahipsiz kalmayacaktır.

Kimler katılmaz ki yarışmaya... Kurbağadan file, ördekten dinozora herkes gelir. Peki ama en güzel kimdir?

Bakış açısını değiştirmeyi ve çözüm üretmeyi, neşeli karakterlerle anlatan eğlenceli bir öykü.


Yazar-Çizer Hakkında: 
 
Salim Keskingöz, yetmişli yılların sonlarına doğru dünyaya geldi ve ilk önce annesiyle oynamaya başladı. Babası da katıldı oyunlarına, sonra da kardeşleri. Biraz büyüyünce hayallerinde oynamaya başladı. Biraz daha büyüdü, oyuncaklarla oynadı. Baktı büyümeye devam ediyor, sokakta arkadaşlarıyla birlikte gazoz kapaklarıyla ve “kulle” dedikleri bilyelerle, topla oynadı. Biraz daha, biraz daha derken üniversite yıllarında tiyatrolarda oynamaya başladı. Çocuk oyunları, yetişkin oyunları derken oynadı oynadı… Sonra bir gün oynadığı oyunlarda gizlenmiş dostlarını yazmaya başladı. Bir baktı akıllı, yaramaz, sevimli, neşeli, endişeli, ağlak, güleç, bir sürü dostu vardı geçmişinde. Sıra onları masallarında paylaşmaya geldi ve herkesi oyuna davet etti. 
Salim’in diğer kitapları: 
Bir Fil Nasıl Uyur? 
Uğur Böceği Kapınızı Çalarsa 
 
Özlem Fedai Korçak, seksenli yıllarda Bursa’da doğdu ve büyüdü. Doktora yapmış bir mühendis olmanın yanında tam zamanlı bir hayalçizerdir. Minik bir kız çocuğu olarak hayallerini resimlerken, kızının dünyaya gelmesiyle kızı için resimler yapmaya başladı. Sonra çocuk kitapları, dergileri resimledi. Londra’da çocuk kitabı resimleme üzerine eğitimler aldı. En büyük eğlencesi çizdiği canavarlarla sohbet etmek ve kedisi Yoda ile miskinlik yapmak. 



Özlem’in diğer kitapları: 
Pırt 
Yeter ki Sev! 
Canavarların da Duyguları Var! 
Nunu 
Davetsiz Misafir Rehberi 
Kedi Ponçik’in 10 Hali 
Kedi Ponçik’le Kedi Olma Kuralları 
Kedi Ponçik’in Sevdikleri 
Kedi Ponçik’in Bir Günü 
Bir Fil Nasıl Uyur? 
Uğur Böceği Kapınızı Çalarsa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a00df7f-3a9b-4639-b79e-3dc9aba8b3c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuz Her Gece</image:title>
            <image:caption>Minik Popi, annesi, babası ve altı kardeşiyle birlikte yaşar. Resim yapmayı ve oyun oynamayı çok sever. Geceleri kardeşleri yattıktan sonra ayı ve parlayan yıldızları seyretmeye ise bayılır. Onlarla hayalinde resimler yapar. Yıldızlardan resim yapmak güzeldir ama ya geç yatmak?

Her sabah olduğu gibi yine geç uyanmıştır bizim afacan Popi. Evde yalnız olduğunu fark edince kardeşlerini aramak için dışarı çıkar. Kendisini bekleyen maceradan habersizdir. 

Uykusuz Her Gece, bir çocuğun yaşadıklarından deneyim edinme sürecini neşeli bir öykü içinde anlatıyor. 
 
Yazar-Çizer Hakkında: 
Salim Keskingöz, yetmişli yılların sonlarına doğru dünyaya geldi ve ilk önce annesiyle oynamaya başladı. Babası da katıldı oyunlarına, sonra da kardeşleri. Biraz büyüyünce hayallerinde oynamaya başladı. Biraz daha büyüdü, oyuncaklarla oynadı. Baktı büyümeye devam ediyor, sokakta arkadaşlarıyla birlikte gazoz kapaklarıyla ve “kulle” dedikleri bilyelerle, topla oynadı. Biraz daha, biraz daha derken üniversite yıllarında tiyatrolarda oynamaya başladı. Çocuk oyunları, yetişkin oyunları derken oynadı oynadı… Sonra bir gün oynadığı oyunlarda gizlenmiş dostlarını yazmaya başladı. Bir baktı akıllı, yaramaz, sevimli, neşeli, endişeli, ağlak, güleç, bir sürü dostu vardı geçmişinde. Sıra onları masallarında paylaşmaya geldi ve herkesi oyuna davet etti. 
Salim’in diğer kitapları: 
Bir Fil Nasıl Uyur? 
Uğur Böceği Kapınızı Çalarsa 
Özlem Fedai Korçak, seksenli yıllarda Bursa’da doğdu ve büyüdü. Doktora yapmış bir mühendis olmanın yanında tam zamanlı bir hayalçizerdir. Minik bir kız çocuğu olarak hayallerini resimlerken, kızının dünyaya gelmesiyle kızı için resimler yapmaya başladı. Sonra çocuk kitapları, dergileri resimledi. Londra’da çocuk kitabı resimleme üzerine eğitimler aldı. En büyük eğlencesi çizdiği canavarlarla sohbet etmek ve kedisi Yoda ile miskinlik yapmak. 



Özlem’in diğer kitapları: 
Pırt 
Yeter ki Sev! 
Canavarların da Duyguları Var! 
Nunu 
Davetsiz Misafir Rehberi 
Kedi Ponçik’in 10 Hali 
Kedi Ponçik’le Kedi Olma Kuralları 
Kedi Ponçik’in Sevdikleri 
Kedi Ponçik’in Bir Günü 
Bir Fil Nasıl Uyur? 
Uğur Böceği Kapınızı Çalarsa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c84ced-2096-4986-988d-4d7ab140a872.jpg</image:loc>
            <image:title>Fihi Ma Fih</image:title>
            <image:caption>Allah, kendi sıfatlarının tatları için çeşitli suretler var etti. Her bir surete o tada ulaşma amacıyla hareketler, tavırlar, sesler, nağmeler ve çeşitli ifadeler verdi. Böylece her biri, kendi sakinliği ve kendi hareketiyle hâlin o tadına getirilir; o hareketler, nağmeler ve acayip seslerle Hak bilinir. Gökyüzünün hareketi, yeryüzünün sükûneti ve şaşkınlığı, ağacın raksı, gezegenlerin geliş gidişleri, hayvanların isteklerini yapmaları, ifadeler ve şiirler de böyledir. Hastalık vermeseydi, Rahman olduğunu neyle bilirdin? Merheme ihtiyaç olmasaydı, cimrilik olmasaydı Allah’ın cömertliğini nasıl bilirdin? 

Büyük mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin sağlığında oğlu Sultan Veled, Mesnevî’yi yazmasına vesile olan müridi ve halifesi Hüsâmeddin Çelebi ve belki de diğer bazı yakın müritler tarafından yazıya taşınan Fîhi Mâ Fîh (İçindeki İçindedir), genellikle bir âyet veya hadisin yorumu yahut Mevlânâ’ya sorulan bir soru ile bazen de güncel bir olaya temasla başlamaktadır. Eserde Mesnevî’de olduğu gibi çok sayıda âyet-i kerîme ve hadîs-i şerif yer almakta, bunlarla ilgili tefsir ve yorumlar bulunmaktadır. Atasözlerinin, vecizelerin ve farklı coğrafyaların muhtelif şairlerinden Arapça ve Farsça beyitlerin yer bulduğu Fîhi Mâ Fîh fasıllarında Hz. Mevlânâ’nın kendi şiirlerinden beyitler mevzulara zaman zaman eşlik etmektedir. Dünya, âhiret, ahlâk, nebî, velî, insân-ı kâmil, seyrüsülûk, yakīn ve ilâhî aşk gibi tasavvufî konular hakkında da özgün değerlendirmelerin yer aldığı bu klasiği keyifle okuyacaksınız… 
Yazar Hakkında: 
6 Rebîülevvel 604’te (30 Eylül 1207) Horasan’ın Belh şehrinde doğan, ilmî yönünü ve edebî tavrını sûfî kişiliğinde birleştiren Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, tasavvuf tarihinde hem düşünce hem de sosyal yapı bakımından köklü dönüşümlerin gerçekleştiği XIII. yüzyılın kalıcı etki bırakan ve kendisinden sonraki birikimi şekillendiren temsilcilerindendir. Mevlânâ henüz beş yaşında iken ailesi Belh’ten göç ederek önce Hicaz’a ardından hac dönüşü Şam üzerinden Anadolu’ya gelmiştir. Daha sonra babası Bahâeddin Veled’in Alâeddin Keykubad tarafından daveti üzerine aile Konya’ya yerleşmiştir. Babasının vefatından sonra onun yerine müderrislik yapmaya başlayan Mevlânâ, Bahâeddin Veled’in müridlerinden olan Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî’ye intisâb ederek tasavvufî faaliyetlerini sürdürmüştür. Seyyid Burhâneddin vesilesiyle ilmî yetkinliğini ilerletmesi amacıyla Halep ve Şam’a gitmiş ve burada İbnü’l-Arabî, Sa‘deddîn-i Hammûye, Evhadüddîn-i Kirmânî ve Sadreddin Konevî ile görüşmüştür. Daha sonra Konya’ya dönen Mevlânâ’nın, burada müderrisliğe devam ederken Şems-i Tebrizî ile karşılaşması onun hayatındaki dönüm noktası olmuştur. Mevlânâ, 5 Cemâziyelâhir 672 (17 Aralık 1273) tarihinde vefat etmiştir. Öne çıkan eserleri şunlardır: Dîvân-ı Kebîr, Mesnevî, Fîhi mâ fîh ve Mecâlis-i Seb‘a.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/330ed263-af93-4941-91a6-920838a3ed47.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilye-i Enbiya</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı : 
Arka kapak yazısı : 
Hilye-i pâk-i safâ-bahş-ı Mesîh 
Hem bu vech üzre olundu tashîh 
Ki letâfetde Hudâvend-i Mecîd 
Levnin etmişdi semen gibi sefîd 
Hüsn-i hulk üzre idi her kârı 
Hep tebessümle idi güftârı 

Hilye, başta Hz. Peygamber olmak üzere dinî ve ahlâkî önderlerin fiziksel özellikleri ile ahlâkî özellikleri arasında ilişki kurarak onları farklı bir yönden tanıtmayı amaçlayan literatürün ismidir. Bu literatür en yaygın halini Hz. Ali’den aktarılan ve İslam hat sanatının en nadide örneklerine kaynaklık teşkil eden levha formunda kazanmışken müstakil eserler de yazılmıştır. Bu anlamıyla hilyeler resim ve ikonografinin görece reddedildiği İslam geleneğinde yeni bir üslup oluşturmuş, sanat ve estetiğe yeni bir yorum imkânı açmıştır. Aynı zamanda hilye edebi tür olarak sadece Hz. Peygamber’in değil, önceki peygamberlerin ahlâkî ve fiziksel özelliklerini de betimleyen metinler olarak yazılmıştır. Bu metinler arasında en önemlilerinden birisi de 17. yüzyılın önemli Mevlevî şairlerinden Neşâtî’nin (ö. 1674) manzum Hilye-i Enbiyâ’sıdır. Neşâtî, Hz. Adem’den başlayarak on dört peygamberin hilyesini ele aldığı eserini ilgili birçok âyet, hadis, sahabe sözü ve diğer kaynaklardan oluşan pek çok esere başvurmak suretiyle hazırlamıştır. Prof. Dr. Bayram Ali Kaya’nın yayına hazırladığı eser şairin hayatına, eserlerine ve şairliğine dair bilimsel bir tahlilin yanı sıra Hilye-i Enbiyâ’nın Osmanlı Türkçesi ile yazılmış asıl metnini günümüz Türkçesiyle birlikte bugünün okuyucularının ilgisine sunuyor. 
Yazar Hakkında: Neşâtî (ö. 1674), zaman zaman devletin yıkılışından söz edilmesine rağmen edebî hayatın son derece canlı olduğu, padişahlarından bir kısmının şair olup şiirden anladığı ve şairleri koruduğu, şeyhülislâmlarının dahi yüzyılın önde gelen şairlerinden sayıldığı on yedinci yüzyılın önemli şairlerindendir. Nef‘î, Nâbî, Şeyhülislâm Yahyâ ve Nâilî gibi kaside ve gazel vâdisinde birer zirve olmuş şahsiyetlerle aynı dönemde yaşamış ve eserler vermiş olan Neşâtî, daha ziyâde gazelleriyle tanınmış ve şöhret bulmuştur. Sağlam bir dile ve zarif bir üsluba sahip olan Neşâtî’nin şiirlerinde titiz bir sanatkârın derinliği ve duygulu ifadesi görülür. Devrinde yetiştirici bir sanatkâr kimliğiyle birçok şâirin yetişmesine katkı sağlamış olan Neşâtî, aralarında Nazim, Vecdî, Mezâki, İsmetî, Lebîb-i Âmidî, Fasîh Dede, Sâkıb Dede, Şeyh Gâlib, Nedim, Ahmet Hâşim, Yahya Kemâl Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, İlhan Berk gibi eski ve yeni şairlerin bulunduğu birçok ismi etkilemiştir. Başlıca eserleri şunlardır: Divan, Edirne Şehrengizi, Şerh-i Müşkilât-ı Örfî ve Kavâid-i Deriyye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3376407-67a3-4295-93f7-abf3c0656d17.jpg</image:loc>
            <image:title>Velayetname</image:title>
            <image:caption>Bir yere odun yığıp büyük bir ateş yaktılar. O kadar büyük ki odunların bir ucundan bakıldığında, diğer ucundaki atlı görünmüyor ve ateşin ısısından kimse yanına yaklaşamıyordu. Gülü Han, Can Baba’ya “Derviş gel, ateşe gir; verdiğimiz sözde duruyoruz.” dedi. Can Baba “Beni size Anadolu erenlerinin başı Hâcı Bektaş Velî gönderdi. Onun izniyle geldim. Beni imtihan için önce kazanda 

kaynattınız. İkinci kez bu ateşi yaktınız. Şimdi bu keşiş sizin din büyüğünüzdür. Gelsin o da benimle birlikte ateşe girsin. Hangimizin dini kuvvetli ise o ateşten çıksın.” dedi. Gülü Han ve orada hazır olan beyler ve ulular hepsi ruhbanın yüzüne bakıp “Ey dinimizin ulusu, derviş seni ateşe girmen için davet ediyor, ne dersin?” dedi. Derviş onların yanında (karşı çıkmaya) utanıp “Girelim ne olacak?” dedi. Can Baba o keşişin elini tutup “Gel ateşe girelim.” dedi. Ateşe doğru yürüdüler. Keşiş “Ey gerçek er! Ben ne olacağımı biliyorum. Çocuklarım sana emanet.” dedi. Can Baba o ateşin içinde üç gün kaldı. Dördüncü gün ateş biraz azaldı. Gülü Han da adamlarıyla ateşe yaklaştı. Dervişin tek başına oturduğunu ve keşişin olmadığını gördüler. Gülü Han “Rahip nerede derviş?” dedi. Can Baba ateşten çıkıp avucunun içindeki ruhbanın parmaklarını Gülü Han’ın önüne bıraktı. “Bize elini verdi. Gönlünü vermedi. Gönlünü verseydi bir şey olmazdı.” dedi. 
Milletlerin manevi kültür mirası içerisinde yer alan destan, efsane, hikâye, masal vb. gibi anonim edebî eserler, zaman içerisinde onları meydana getiren topluluklarının duygu, düşünce, hayal, inanç ve değerleriyle birlikte tarihin derinliklerinde kalmış örf, âdet, gelenek, görenek, yaşam biçimleri ve maddi kültür unsurları hakkındaki verileri günümüze taşımakta bellek görevini görürler. Türklerin İslâmiyet’i kabul ettikten sonraki dönemlerde meydana getirdikleri ve halk arasında geniş yayılma sahası bulan evliya menâkıbnâme/velâyetnâmeleri de bu çerçevede değerlendirebileceğimiz eserler cümlesindendir. Türk-İslam dünyasında önemli bir yeri olan ve etkileri günümüze kadar ulaşan Hâcı Bektaş Velî; mutasavvıf, âlim ve Bektaşilik yolunun öncüsü olan tarihî bir şahsiyettir. Hâcı Bektaş Velî’nin hayatı, erkânı, kerâmetleri ve yolu üzerine müritleri tarafından bir araya getirilmiş menkabelerin toplamı olan bu eser, Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı’nda yer alan menâkıbnâmeler içinde en tanınmış ve yaygın olanıdır. Hâcı Bektaş Velâyetnâmesi; Hâcı Bektaş’ın nesebi, doğumu, çocukluğu, Ahmed Yesevî ile münâsebeti, onun işaretiyle Anadolu’ya gelişinin anlatılmasıyla başlar. Daha sonra Hâcı Bektaş’ın Anadolu’ya geldikten sonraki hayatı, devrin diğer mutasavvıf ve ünlü şahsiyetleriyle olan münasebetleri, halîfelerinden bazılarının menkabelerinden seçmeler, vasiyetname ve ölümü ile devam eder. Yeni harfli orijinal metin ile günümüz Türkçesi metninin bir arada verildiği bu klasiği keyifle okuyacaksınız. 
Yazar Hakkında: 
13. yüzyılda Horasan’ın Nişâbûr şehrinde doğan Hâcı Bektaş Velî, Türk-İslâm dünyasında önemli bir yeri olan ve etkileri günümüze kadar ulaşan, mutasavvıf, âlim ve Bektaşilik yolunun öncüsü olan tarihî bir şahsiyettir. Henüz dört yaşında, Ahmed Yesevî’nin halifelerinden Lokmân-ı Perende’nin eşliğinde başladığı eğitimine halifelik makamına gelene kadar hiç ara vermeyen Hâcı Bektaş Velî, hem bâtınî hem de zâhirî ilimlerde derinleşmiştir. Tarihi kaynaklara göre Hâcı Bektaş Velî, Horasan’dan kalkıp Moğol istilası önünden Anadolu’ya gelmiş ve Suluca Karahöyük’te otuz altı yıl irşat ile uğraşmıştır. Velâyetnâme’de yer alan kayıtlardan Anadolu’ya geldiğinde kırk yaşında olduğu anlaşılmaktadır. Miladi 1271 tarihinde vefât eden Hâcı Bektaş Velî’nin mezarı, bugün Nevşehir ili sınırları içinde kalan Hacı Bektaş ilçesindedir. Hâcı Bektaş Velî’nin öne çıkan eserleri şunlardır: Makâlât, Tefsîr-i Besmele, Tefsîr-i Fâtiha, Kitâbu’l-Fevâid, Şathiyye, Makâlât-ı Gaybiyye ve Kelimât-ı Ayniyye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c4e39d-3ea8-4f44-bd10-ceed4aaee90f.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 4</image:title>
            <image:caption>Mitsu sonunda cam silme işine alışmıştı.
Tam da böyle hissederken, aniden çok değer verdiği birinin işi bırakacağını duydu. Kendine olan güveni ne olacaktı? Peki ya, iş dediğin neydi ki? Mitsu’nun kafası karışmıştı, üstüne üstlük işe yeni başlayan kişi de kendinden yaşça büyüktü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/783b0eb6-3626-4522-824b-f35b316460de.jpg</image:loc>
            <image:title>Gez Gör Menekşe</image:title>
            <image:caption>Kıymetli madenler yatağı bildik göğsümüzü
Ahın da vefası var, bildik
Bilmenin bir işe yaramadığını bildik
Buydu büyük mucizemiz
Yan yana gelince
Bir kuşun bir kuşa ettiği şakı
Odalarımızda perdeleri çekilmiş sessizliğin
Denizine girerdik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d535c666-38f5-43ee-9b69-b3ebf4248fd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Gibi Sağlıklı</image:title>
            <image:caption>Canavarlar ve Çocuklar için Sağlıklı Beslenme, Hareketli Olma ve Harika Hissetme Rehberi!
Tıpkı çocuklar gibi canavarların da kendilerini iyi hissetmek için besleyici yiyecekler yemesi ve bol bol egzersiz yapması gerekir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap sayesinde, bu yeşil ve büyük canavarla birlikte nasıl sağlıklı seçimler yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Her bölümde farklı yiyeceklerle ilgili verilen ilginç bilgiler sayesinde sayfaları keyifle çevirirken, beş besin grubu, doğru beslenme yöntemleri, fiziksel aktivite ve dinlenmenin önemi, yeme bozuklukları gibi pek çok konuda bilgi edinebileceksiniz.
Canavar gibi güçlü ve sağlıklı olmak isteyen tüm çocuklar için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e38f0ed7-6177-47de-abb0-b06a344bb8c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Gemisi</image:title>
            <image:caption>Dünyadan çok uzaklarda, hayal edilen her dileğin bir gün gerçekleştiği Kuludokya’da büyük annesiyle birlikte yaşayan Destina kendisini olağanüstü bir olayın içerisinde bulur. İçerisine düştüğü zaman öleceğini sandığı kutsal gölün suyu, Destina’yı içerisine alarak kurur ve genç kız bir okyanusun ortasında uyanır. Tanrı kaderi genç kız için yeniden yazar. İçerisinde uyandığı gemiyle birlikte çıktığı bu yolculukta görevi Dünya ve rüya adaları arasındaki dengeyi korumaktır. Ona geveze bir gemi, huysuz bir kedi ve her durumda mantıklı olmayı bilen bir şifacının eşlik ettiği bu yolculukta ilk görevi, gördüğü rüyanın içerisine hapsedilen Barın’ı dünyaya geri göndermektir. 
Olağanüstü yolculuklarında, Barın ve Destina’nın birbirlerine karşı duyduğu güçlü çekim dengelerin daha fazla bozulmasına sebep olur. Barın ve Destina, gerçekle hayalin birbirine karıştığı bu yolculukta kendi gerçekliklerini bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33491827-c2c7-4162-83de-28151c5643e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmuş Ruhlar Sarayı 1: Kraliçenin Kızı</image:title>
            <image:caption>İki düşman aile, iki düşman ülke:Zirakov ve Senteria. 
 
Şimdiyse savaşın kazananı belli olmak üzere. Zirakov ülkesinin Kraliçesi Irina, bu savaşın kazananı olmak için kimsenin beklemediği bir hamle yaparak kızı Kitana’yı casus olarak Senteria’ya gönderir. Amacı Kitana’nın ülkeyi içten parçalamasını sağlamaktır. Fakat Senteria Kralı Estes, Kitana&apos;yı; veliaht olarak görülen oğlu Vincent&apos;le evlendirmeye karar verince ZirakovPrensesi’nin planları altüst olur.Böylece Kitana bir anda kendini kanlı bir taht oyununun ortasında bulur. 
 
Dilara Keskin Kaybolmuş Ruhlar Sarayı I:Kraliçenin Kızı ile okurları hem tarihsel hem de mistik bir yolculuğa çıkarıyor. Kaybettiğimizi sandığımız duygular; aşk, öfke ve ihanet üçgeninde yeni anlamlar kazanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fcffd6f-7df4-44c3-ac49-218addeef83d.jpg</image:loc>
            <image:title>Parkta Kimsecikler Yok</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlardan uzak kalmak sıkıcıdır. Ama unutmamak gerekir ki,
hayal gücü bazen en iyi arkadaştır. İşte öyle zamanlarda, bomboş bir park
dopdolu bir maceraya açılır. Tıpkı bu kitaptaki gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6edaef12-4f9a-4239-85ce-da5062c253d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Örneklerle Boyama 1</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0801c389-01ee-44ff-a1eb-f9f81b56f38e.jpg</image:loc>
            <image:title>Örneklerle Boyama 2</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları , çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca8fecc3-60e0-40c3-b950-8bd5a7dda39c.jpg</image:loc>
            <image:title>Örneklerle Boyama 3</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları ,çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ff2627-7ddb-4c06-9c06-11092c4cf90e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Ve Dikkat Geliştiren Çizgi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için hazırlanan bu kitap; el kaslarını güçlendirmeyi, nesneleri eşleştirmeyi, farklı olanı bulmayı, labirenti çözmeyi ve dikkat geliştirici çizgi etkinlikleriyle ve boyamalarla dikkat kalitesini arttırmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2e41755-980c-4611-8a47-83d392405e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Ve Dikkat Geliştiren Matematik Aktiviteleri</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için hazırlanan bu kitap; el kaslarını güçlendirmeyi, nesneleri eşleştirmeyi, farklı olanı bulmayı, labirenti çözmeyi ve dikkat geliştirici çizgi etkinlikleriyle ve boyamalarla dikkat kalitesini arttırmayı hedeflemektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1729ee17-afae-45f6-b8a9-2704674e8a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Descartes’ın Gemisinde Dört Adalı</image:title>
            <image:caption>Neden bu kitabın adı, “Dört Adalı”? Aslında bunu çağrışımlarıyla düşünürsek, sanırım ad yerine oturur. Adalı olmak nedir? Bir adada yaşamaktır; yani “anakara”dan uzak bir kara parçasında ve dört bir yanı denizlerle çevrili bir yerde yaşamaktır. Bu anlamda, o, biraz “Robinsonad”ı, bir adasal yaşama tarzının hikâyesini hatırlatır. Ne yapar Robinson Crusoe? Şimdi felsefeciler ile bir roman kahramanının ne gibi bir bağı olabilir? Şöyle bir bağ olduğu düşünülebilir: Robinson’un yaratıldığı ethos ile Hobbes, Locke, Berkeley ve Hume’un içerisinde yaşadığı ethos bir ve aynıdır. Bu, tesadüf değildir. Felsefe tarihinin bir kesimini, günümüzü etkisi altına almış olan bir kesimini hikâye etmeye çalışırken felsefe gemisinin belli bir dönem kaptanlığını yapmış ve Descartes’ın inşa ettiği modern gemiyi, anakaradan alıp Ada’nın kıyılarında yüzdürmüş adalı filozofların çabalarını bilgi problemi etrafında incelemek istedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b4a339a-b00d-47fb-8f50-c44b8c2cec7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Hayatımızı korku içerisinde, korkularımızın peşinden sürüklenerek geçiriyoruz. Sevdiklerimizi kaybetmekten, işsiz ve parasız kalmaktan,hastalanmaktan, doğal afetlerden, terör saldırısına uğramaktan korkuyoruz. Sistem bize elimizde olanı korumanın güvenli olduğunu ve daima şu ankinden daha fazlasına sahip olabileceğimizi hatırlatırken, bu sayede korkularımızı ve arzularımızı da yönlendiriyor. 
 
New York Times tarafından Batı’da Dalai Lama’dan sonra en çok sevilen ve tanınan Budist lider olarak nitelendirilen, Martin Luther King Jr. tarafından da Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Vietnamlı Budist Zen Ustası, şair, bilgin, barış aktivisti ve dünyanın önde gelen ruhani liderlerinden Thich Nhat Hanh, bu kitapta bizi, korkularımızın gözlerinin içine bakmaya davet ediyor. Yalnızca bu cesur eylem bize özgürlüğümüzü verebilir. 
 
Thich Nhat Hanh, Korku: Fırtınayı Atlatmak İçin Bilgeliğe Sığınmak’ta korkularımızın kökenlerini araştırıyor, huzur bulmanın ve kaygıdan özgürleşmenin yolunu aydınlatıyor ve korkuyu hayatımızdan silmemize yardımcı olacak güçlü araçlar sunuyor. 
 
Bu kitap, korkusuzca yaşamayı keşfetmek için size bir davet sunuyor. 
Çok samimi, sakin, nazik ve dolaysız kelimelerle yazılmış bu olağanüstü kitabın kendisi bir meditasyon pratiği, bir keşif ve dönüşüm yolculuğu olarak okunabilir. 
— Sogyal Rinpoche, Tibet’in Yaşam ve Ölüm Kitabı’nın yazarı 
 
Zamanımızın en özgür, vizyoner ve sıra dışı zihinlerinden biri Thich Nhat Hanh. Büyük usta, kelimeleriyle kalplerimizin korkusuz doğasına dokunuyor. Hanh, olağanüstü şefkati ve sadeliğiyle korkunun gözünün içine 
bakarken, kelimeleriyle elimizden nazikçe tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caae9c7b-ef2a-4eb2-831b-c6528db9c51c.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Sayılar</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
 
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!

 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c2e0a03-83b6-47ba-9280-b94f2cb27acf.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Çalışma Masam Business Planer</image:title>
            <image:caption>Funny Mat’ın iş dünyası için hazırlanan çeşitleri; özellikle işyerlerinde, ofislerde ya da evdeki çalışma masalarında kullanılmaya uygundur. Funny Mat’ı masanızı koruma amacıyla kullanabileceğiniz gibi tüm işlerinizi planlamak için de kullanabilirsiniz. Funny Mat’ın üzerine yumuşak bir kurşun kalem ile yazıp, çizip, karalayıp istediğinizde silgi ile temizleyebilirsiniz. Funny Mat ile çalışmak şimdi çok daha eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a155e6c7-c0c3-489c-a912-185b0f47d0d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneliğin Sonsuz Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>ANNELİĞİN SONSUZ YOLCULUĞU 
 
50 annenin hayatından, herkese rehberlik edecek deneyimler… 
 
21. yüzyılın başında, henüz akıllı telefonların olmadığı, internet kültürünün bile yeni oluştuğu bir dönemdeyiz. Hamilelikle ilgili bilgilerimi paylaşmak için kurduğum gebelik.org sitesine gelen mesajlardan anladığım kadarıyla hamilelerin ortak sorunları, beklentileri, kaygıları ve endişeleri vardı ve doğum sonrası da tecrübeli birilerinin desteğine ihtiyaç duyuyorlardı. 
 
“Onları sanal ortamda nasıl buluşturabilirim?” sorusunun yanıtı o akşam adeta bir mucize gibi bir e-mail reklamıyla geldi: “egroups.com ile sohbet grupları oluşturun!” (Sonradan yahoogroups’a dönüşecekti.) İnternette sohbet grubu kavramı yeni yeni oluşmaya başlamıştı o zamanlar ve bu iyi bir fırsattı. 
 
Kuracağım grubun adı da kafamda hemen şekillendi ve “Anneler Kulübü” hayata geçti. 100 ile başlayan üye sayısı hızla, 200, 500, 5.000, 10.000’li kişi sayılarına ulaştı. Burada tanışan anneler gerçek hayatta da buluşmalar gerçekleştirmeye başladılar, hatta bir toplantıya ben de katıldım. Buluşma resimlerini de gebelik.org sitesinde yayınlıyorduk. Ayrıca kulüp üyeleri düzenli olarak hamilelik, doğum ve bebek bakımıyla ilgili yazılar yazarlar ve bunlar sitede yayınlanırdı. 
 
Sonra kulüp kollara ayrıldı, isim değiştirerek farklı ortamlarda onlarca “Anneler Kulübü” ortaya çıktı. 
 
Elinizdeki bu kitap ilk Anneler Kulübü’nün 20 yıllık ruhunu taşıyan kişilerin yazılarından oluşuyor; ilk, gerçek ve tek ANNELER KULÜBÜ. Kalıcı dostlukların kulübünün yeni jenerasyon anne adayı ve annelere hediyesi... 
 
Dr. Kağan Kocatepe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f56b93-9683-4991-bfe5-765ab8ce8250.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Komşular</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95f9c06-41f0-499e-95ba-d0a523baedb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Serbest Çalışma</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe7c851-7bfa-43c6-b128-b4e5b4c996f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Çalışma Masam Küçük Boy</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21d92284-092e-47e6-8a5a-5407ff8a3db7.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Çalışma Masam Business Planer Küçük Boy</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60ee53c-e5f2-4acd-8629-333c6bf5d356.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Çatıdaki Leylek</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e7af68d-425c-4928-8cc5-00cf999ec7a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Serbest Çalışma Küçük Boy</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e11053-e161-4b80-87a2-d38de593ad9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Nasıl Gelecek</image:title>
            <image:caption>Ünlü fizikçi Jim Al-Khalili’nin zaman makinesine hoş geldiniz. 
 
Kendi kendini tamir eden bisikletlere, yoldan elektrik üreten sürücüsüz otomobillere, hava şartlarına göre kendini ayarlayan giysilere hazır mısınız? İlaçlarınızın sizin DNA’nıza özel tasarlandığı bir dünya mı, yoksa yaşanabilir bir uzay mı sizi heyecanlandırır? Yapay zekânın bizden tüm işlerimizi devraldığı bir dünyaya ne dersiniz? 
 
Gelecek Nasıl Gelecek’te, Philip Ball, Lewis Dartnell, Gaia Vince, Adam Rutherford gibi alanında söz sahibi uzmanlar, Jim Al-Khalili’nin davetiyle önden gidip keşfe çıkarak insanlığın hayli olası yarınına ışık tutuyor. Kuantum bilgisayarları ve sentetik biyoloji gibi dudak uçuklatan teknolojilerden, iklim değişikliği ve enerji sorunu gibi hassas konulara uzanıyor; sürücüsüz araçların kaza anında kimin hayatını kurtarmaya programlanacağı ya da tedavisi imkansız bir hastalığa yakalanma riskinizi öğrenmek isteyip istememe gibi ikilemleri sorgulatıyor; totaliter “Büyük Birader” yerine trilyonlarca dijital “küçük birader” tarafından izlenmek bizi ürkütmeli mi gibi politik sorulara dair öngörülerde bulunuyorlar. Her şeyin internete bağlandığı bir gelecekte su ısıtıcınızın hack’lenmesiyle evinizin “kontrolünü kaybetmek” gibi tuhaf riskleri anlatıyor, “kıyameti yaşamış” bir dünyada nasıl hayatta kalıp uygarlığı baştan inşa edebileceğimizle ilgili sorulara ufkumuzu genişletecek cevaplar veriyorlar. 
 
Gelecek dendiğinde bilimkurgunun ötesini merak edenler için, devrim yaratacak atılımların şablonları bu zihin açıcı gelecek kılavuzunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7412459b-f5de-4583-96e4-e8da2042ce84.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Yeni Yıl</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3462261-e006-4ece-9dda-1524b15a73c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Vazgeçti 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>Atlas Vazgeçti - 3. Kitap Ayn Rand’ın Objektivizm felsefesinin bir özeti olarak görülen Atlas Vazgeçti destanlara özgü kahramanlarıyla ve kötü adamlarıyla, iyinin ve kötünün ne olduğuna dair sorularıyla bir roman formunda yazılmış olsa da aslında felsefi bir devrim amacı taşıyor. Birleşik Devletler’de en büyük mucitler, sanayiciler, bilim insanları ve yetkin kişiler bir bir ortadan kayboluyor ve nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Bu kaotik ortamda ekonomi tepetaklak olurken hırslı iş kadını Dagny Taggart, yönettiği kıtalararası demiryolunu ayakta tutmak için varını yoğunu ortaya koyuyor ancak gün geçtikçe dünyanın geri döndürülemez bir şekilde yıkıma sürüklendiği ve kurtuluşun mümkün olmadığı anlaşılıyor… Büyük bir sanayi dehası insanların gözü önünde işe yaramaz bir sosyete çapkınına dönüşüyor, çelik endüstrisinde çığır açan yenilikçi bir üretici kendi elleriyle yıkımını hazırlıyor, çağının öncüsü olabilecek kadar yetkin bir filozof yasadışı yollara sapıyor ve dâhi bir besteci kariyerinin zirvesinde müziği bırakıyor… İnsanlığı ayakta tutan tüm değerler kaybolurken, devinimi sağlayan itici güç yok olmuşken kurtuluşu kim sağlayacak? Dünya yok oluşa mı sürüklenecek yoksa yıkıntıların arasında, var olmanın tanımı yeni baştan mı yapılacak? Kolay kolay bir tanıma sığdırılamayan ve hem bir gerilim hikâyesi hem de felsefi ve siyasi bir roman olarak görülebilecek Atlas Vazgeçti ilk kez 1957 tarihinde okuyucuyla buluştu ve o günden bu yana yazılmış en etkili ve sansasyonel eserlerden biri olmayı sürdürüyor. AYN RAND, 2 Şubat 1905’te Rusya’nın St. Petersburg kentinde doğdu. İlk romanı Yaşamak İstiyorum 1936 yılında basıldı, onu Ego takip etti. 1943’te Hayatın Kaynağı’nın yayımlanmasıyla birlikte büyük bir başarı yakaladı. Rand’ın felsefesi Objektivizm tüm dünyada ilgi çekti ve etkileri halen popüler düşünce üzerinde görülmektedir. Ayn Rand 1982 yılında hayata gözlerini yumdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a10c94bb-885c-4ded-92a6-935efcb71629.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Deniz Kızı</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/927a8d48-91c8-47a7-86af-dedef9a64a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Vazgeçti 1.Kitap</image:title>
            <image:caption>Ayn Rand’ın Objektivizm felsefesinin bir özeti olarak görülen Atlas Vazgeçti destanlara özgü kahramanlarıyla ve kötü adamlarıyla, iyinin ve kötünün ne olduğuna dair sorularıyla bir roman formunda yazılmış olsa da
aslında felsefi bir devrim amacı taşıyor.
 
Birleşik Devletler’de en büyük mucitler, sanayiciler, bilim insanları ve yetkin kişiler bir bir ortadan kayboluyor ve nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Bu kaotik ortamda ekonomi tepetaklak olurken hırslı iş kadını Dagny Taggart, yönettiği kıtalararası demiryolunu ayakta tutmak için varını yoğunu ortaya koyuyor ancak gün geçtikçe dünyanın geri döndürülemez bir şekilde yıkıma sürüklendiği ve kurtuluşun mümkün olmadığı anlaşılıyor…
 
Büyük bir sanayi dehası insanların gözü önünde işe yaramaz bir sosyete çapkınına dönüşüyor, çelik endüstrisinde çığır açan yenilikçi bir üretici kendi elleriyle yıkımını hazırlıyor, çağının öncüsü olabilecek kadar yetkin bir filozof yasadışı yollara sapıyor ve dâhi bir besteci kariyerinin zirvesinde müziği bırakıyor… İnsanlığı ayakta tutan tüm değerler kaybolurken, devinimi sağlayan itici güç yok olmuşken kurtuluşu kim sağlayacak? Dünya yok oluşa mı sürüklenecek yoksa yıkıntıların arasında, var olmanın tanımı yeni baştan mı yapılacak?
 
Kolay kolay bir tanıma sığdırılamayan ve hem bir gerilim hikâyesi hem de felsefi ve siyasi bir roman olarak görülebilecek Atlas Vazgeçti ilk kez 1957 tarihinde okuyucuyla buluştu ve o günden bu yana yazılmış en etkili ve sansasyonel eserlerden biri olmayı sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/012e10a1-e1c0-498f-bffa-0b60e4ea78c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Vazgeçti 2.Kitap</image:title>
            <image:caption>Ayn Rand’ın Objektivizm felsefesinin bir özeti olarak görülen Atlas Vazgeçti destanlara özgü kahramanlarıyla ve kötü adamlarıyla, iyinin ve kötünün ne olduğuna dair sorularıyla bir roman formunda yazılmış olsa da
aslında felsefi bir devrim amacı taşıyor.
Birleşik Devletler’de en büyük mucitler, sanayiciler, bilim insanları ve yetkin kişiler bir bir ortadan kayboluyor ve nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Bu kaotik ortamda ekonomi tepetaklak olurken hırslı iş kadını Dagny Taggart, yönettiği kıtalararası demiryolunu ayakta tutmak için varını yoğunu ortaya koyuyor ancak gün geçtikçe dünyanın geri döndürülemez bir şekilde yıkıma sürüklendiği ve kurtuluşun mümkün olmadığı anlaşılıyor…
Büyük bir sanayi dehası insanların gözü önünde işe yaramaz bir sosyete çapkınına dönüşüyor, çelik endüstrisinde çığır açan yenilikçi bir üretici kendi elleriyle yıkımını hazırlıyor, çağının öncüsü olabilecek kadar yetkin bir filozof yasadışı yollara sapıyor ve dâhi bir besteci kariyerinin zirvesinde müziği bırakıyor… İnsanlığı ayakta tutan tüm değerler kaybolurken, devinimi sağlayan itici güç yok olmuşken kurtuluşu kim sağlayacak? Dünya yok oluşa mı sürüklenecek yoksa yıkıntıların arasında, var olmanın tanımı yeni baştan mı yapılacak?
Kolay kolay bir tanıma sığdırılamayan ve hem bir gerilim hikâyesi hem de felsefi ve siyasi bir roman olarak görülebilecek Atlas Vazgeçti ilk kez 1957 tarihinde okuyucuyla buluştu ve o günden bu yana yazılmış en etkili ve sansasyonel eserlerden biri olmayı sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe2664e7-5374-49d2-bc0e-eb6abb866eda.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Unicorn</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d3c13a-838f-4cba-8e6d-742f2a877624.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - İş Makineleri</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b04c6a1-0cc3-4a03-a2cc-3cd7e6fcb58d.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Derin Deniz</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/212d3153-450b-435a-971e-64c462682b25.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Çiftlik</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09f1d2fb-fc4e-4e67-b2a6-10e552fbe21d.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Duygular</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a207acef-150d-48a1-8ce9-4e13a572d589.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Evcil Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/936313d7-7c91-4a24-8ba9-0d2d4fa2b9df.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Vahşi Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94175b76-f5d9-4825-bee7-13eadd49d160.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Dansçılar</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95388a2-d727-48ff-8975-1a7f609da77f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar?</image:title>
            <image:caption>Michael cevap verdi: “Tanrı beni ona itaatsizlik ettiğim için cezalandırdı. Ben cennette bir melektim ve Tanrı&apos;ya itaatsizlik ettim. Tanrı beni bir kadının canını almam için dünyaya göndermişti. Dünyaya uçtum, gördüm ki, ikiz kızlarını yeni doğurmuş hasta bir kadın yalnız başına yatıyor. Kızlar annelerinin yanı başında çabalayıp duruyorlardı. Fakat kadın onlara yardım edemeyecek kadar takatsizdi Kadın beni gördüğünde, ruhunu almak için Tanrı tarafından gönderildiğimi anladı ve yalvararak: “Ey Tanrı&apos;nın Meleği! Kocam üzerine düşen bir ağacın altında kalarak yeni öldü, onu daha dün gömdük. Ne bir kız kardeşim, ne bir teyzem, ne de bir annem var. Yetimlerimi bırakabileceğim hiç kimsem yok. Canımı alma! İzin ver çocuklarımı emzireyim, onları büyüteyim ve ölmeden önce onların yürüdüklerini göreyim. Çocuklar anne babaları olmadan yaşayamazlar” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/099dda8a-d615-4ebe-8889-38e89d52ffba.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Uzay Araştırmacıları</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c792d05c-fde8-4dab-94d9-19c4a73b97a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - İtfaiyeler</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01832a84-93d6-41e3-8e2e-0f2e1134e879.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Lunapark</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31843c6-d7ec-44e1-ad55-e97c80585e4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Korsanlar</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/511e64c8-ab31-4171-8b16-ecdac271df96.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Canavar Kamyonetler</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/132ee316-8399-4099-9bfa-9ab17f8fcac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Tavşanlar</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9268743a-34bd-4d64-87d3-e5c84bb107a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Kamptayız</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cb7f937-e630-4a53-8fb7-4a597c91f665.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - İngilizce Alfabe</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84e44ac0-d5f8-4586-92b7-62822334e49e.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Türkiye Dilsiz Haritası</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df71ca2b-2adc-4f2e-8ba7-a9851d68b4d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Ve Dikkat Geliştiren Boyama Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için hazırlanan bu kitap; el kaslarını güçlendirmeyi, nesneleri eşleştirmeyi, farklı olanı bulmayı, labirenti çözmeyi ve dikkat geliştirici çizgi etkinlikleriyle ve boyamalarla dikkat kalitesini arttırmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a52169e5-57b5-4011-9240-80ef42c79dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Dünya Dilsiz Haritası</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36ce5fe9-9ced-47da-be31-28ce7f23f7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Ve Dikkat Geliştiren Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için hazırlanan bu kitap; el kaslarını güçlendirmeyi, nesneleri eşleştirmeyi, farklı olanı bulmayı, labirenti çözmeyi ve dikkat geliştirici çizgi etkinlikleriyle ve boyamalarla dikkat kalitesini arttırmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a4cd651-5f55-4044-8997-6fe83e39f821.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Ve Dikkat Geliştiren Aktiviteler</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için hazırlanan bu kitap; el kaslarını güçlendirmeyi, nesneleri eşleştirmeyi, farklı olanı bulmayı, labirenti çözmeyi ve dikkat geliştirici çizgi etkinlikleriyle ve boyamalarla dikkat kalitesini arttırmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f8238b-6231-4c36-a463-7d59c8c2e9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Hayvanlar Alemi Dünya Dilsiz Haritası</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f1c6fdf-b131-4f02-88fa-9cf9e0d3be73.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Sayılar (Küçük)</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938be7ef-46b6-4440-ab8a-1bb6b7c531c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Türkiye Bölgeler Dilsiz Haritası</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/186a3ab1-e92f-482d-941e-d8f12ca6884e.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Dünya Kıtalar Dilsiz Haritası</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46fbfd45-6ef9-4f07-8fa8-713ea68e5779.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Güneş Sistemi</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c32a914-d273-4ca8-800c-cf4050178f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Vücudumuz</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f743561b-0d38-4c8d-be87-0b63149eb92b.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Sayılar Arapça</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b304d1-5568-4bce-8aca-73494125bcae.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Arapça Alfabe</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekkillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya  ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda  ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/282a8937-e444-45af-9594-664cdbc53c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Eksiltme</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92e96223-3acc-405f-becc-8015cd8af989.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Arttırma</image:title>
            <image:caption>Funny  Mat,  her türlü aktivite için masa  ve yüzey  koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde; yemek yiyebilir, boyama yapabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirebilir, ders çalışabilirsiniz.
Funny Mat’in  kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir Aktivite Materyali’dir.
Su bazlı keçeli kalem ile Funny Mat üzerindeki desenleri  istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirisiniz.
Funny Mat ‘i suyun altına tuttuğunuzda boyalar hemen çıkacak ve defalarca farklı renklere boyamanız mümkün olacak.
Funny Mat ile eğlence şimdi başlıyor!
 
Kullanım Önerileri:
Funny Mat kirlendiğinde yıkanabilir ya da  kolayca silinebilir.
Sıcak maddeler ile temas ettirilmez.
Bulaşık makinesinde yıkanmaz.
 
Funny Mat, PP den üretilmiştir ve çocuk kullanımına uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e48e3d-4b7f-4afb-ac65-53ac92325cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Çarpım Tablosu</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirilebilir, ders çalışılabilir.
Funny Mat&apos;ın kendisi de aynı zamanda eğlenceli bir aktivite materyalidir.
Üzerindeki desenler, keçeli kalem ve kuru boya ile istenildiği gibi boyanabilir.
Suyun altına tutulduğunda veya ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d87bbf20-af42-448d-aef8-deb8e03166fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır. Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirilebilir, ders çalışılabilir. Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite mataryelidir. Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya ile istenildiği gibi boyanabilir. Funny Mat, suyun altına tutulduğunda ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13151a9d-9636-4c68-b518-7ce2073abcf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Anıtkabir</image:title>
            <image:caption>Funny Mat, her türlü aktivite için masa ve yüzey koruyucu olarak kullanılır.
Üzerinde yemek yenebilir boyama yapılabilir, kil ve oyun hamuru şekillendirilebilir, ders çalışılabilir.
Funny Mat&apos;ın kendiside aynı zamanda eğlenceli bir aktivite materyalidir.
Funny mat üzerinde desenler, keçeli kalem ve kuru boya ile istenildiği gibi boyanabilir.
Funny Mat, suyun altına tutulduğunda ıslak mendille silindiğinde boyalar hemen çıkar ve defalarca farklı renklere boyamak mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac992c6-79ca-4c4e-952d-a7c5b7553af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Black Okyanus (Tebeşirli )</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17c0b288-7f39-4486-8298-13646a43876a.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Black Yeryüzü (Tebeşirli)</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05921112-c274-44c7-9325-ec9d75fadeee.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat - Black Kutup (Tebeşirli)</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98ff110d-747a-4e5f-8da4-cfd6801ddf1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Mini Set</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8038dd-05ed-494f-ad3e-cffd21655251.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Çizgi Çalışmam Kalemli Mini Set</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94ee2b40-0455-4fad-afd6-b52e5ed72255.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Ünlü Resimler Minik Ressamlar Kalemli Mini Set</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02ab63de-1613-4d70-803b-909cbf572557.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Şehrin Kedileri Kalemli Mini Set</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e631a07-71dc-4308-bd24-183321143f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Denizlerin Altında Kalemli Mini Set</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a1b7dc-034c-4e91-8078-eb49c1a64c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Mini Set Vahşi Yaşam (Tebeşirli)</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03bad4d-c523-4386-893f-7038c1555ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alihan - Ömür Boyu Direniş</image:title>
            <image:caption>Asırlar boyu vazedilen mülkiyetin biçimi, devlet ve yaşam alışkanlıklarına ilişkin dini, geleneksel ve devletçi ahlak buyruk­ları, halkın davranış ve yaşam alışkanlıklarında ve devlete karşı kuşandığı tavırda tayin edici olmuştur. Bu durum insanın yarı­na yürüyüşünde önüne örülen önemli bir barikat haline dönüş­müştür. Bu demektir ki ister düşünsel açıdan, ister pratik eylem açısından zorun yasa hükümlerine karşı düşünce ve pratik karşı duruş, insanın özgürleşmesi adına zorunluluktur. Öyle ise top­lumdan ayrışarak yalnızlaşma kaygılarına yenik düşerek, bu tür gerekçeler yaratarak egemenlerin asırlardır vazettikleri buyruk­lara uymak, kelimenin tam anlamıyla egemenliğin değirmenine su taşımaktır. Olması gereken o egemenlerin, eğitim, ahlak, kül­türel ve ekonomik anlayışından, asırlardır vazedilen ahlak buy­ruklarından insanın yarına yürüyüşünden sapmamak adına sap­maktır. Yani diyorum ki, özgürleşmek için dini, geleneksel ve devletçi ahlaktan sapın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/863b6ea5-6649-45d8-b044-cb76276cb0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamelli Çikolata Dörtlüsü 1 Okul Gezisi</image:title>
            <image:caption>Mila, Defne, İris ve Selin dört arkadaş, hepsi de aynı sınıfta hem de. Bir de Ela var, Mila’nın küçük kız kardeşi. İsimleri gibi kendileri de çok tatlı bu kızların, ama hepsi birbirinden farklı. Biri çekingen, biri sabırsız, biri uykucu, biri konuşkan. Yine de çok iyi anlaşıyorlar. Üstelik hepsi de karamelli çikolataya bayılıyor, öyle ki kendilerine ‘Karamelli Çikolata Dörtlüsü’ diye isim bile takmışlar. Mila’ya tatsız bir şaka yapılınca da birlik olup bunu yapanı bulmayı 
ve ona bir ders vermeyi kafalarına koyuyorlar. Onlara müthiş bir plan hazırlayansa küçük Ela oluyor. Ancak her şey istedikleri gibi gitmeyince... 
Bakalım bu oyunun sonu nasıl gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14adb598-29a6-43c5-a4b8-a2146054a926.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Huzursuz İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>Geniş ovalara, karlarla kaplı tundralara, uçsuz bucaksız ormanlara yayılmış Rus ülkesinin tarihi en az coğrafyası kadar büyük ve merak uyandırıcıdır. Slav kabilelerinden, Rurik ve Romanov hanedanlarına, Moğol İstilaları’ndan Napolyon’un ordularına, Bolşevik devriminden Hitler’in panzerlerine, Soğuk Savaş’tan Putin’e… Rusya, huzursuz bir imparatorluktur: Hanedan kavgalarını yabancı istilalar, ekonomik büyümesini kanlı savaşlar takip eder. Bu huzursuzluğun sebebi belki de ülkenin çelişkileridir: Rusya’nın doğal kaynakları zengindir, ama Rusya zengin değildir; Rus modernleşmesi Avrupalılaşmanın en iyi örneğidir, ama Rusya Avrupalı değildir. Rusya tıpkı, devlet armasında sağa ve sola bakan kartalı gibi hem Doğu’ya hem de Batı’ya bakan bir ülke. Tarih boyunca, soğuk ve geniş coğrafyasında, kâh genişlemeye kâh bu geniş toprakları dış dünyaya bağlayan ticaret ve kültür yollarına hükmetmeye çalıştı. 15. yüzyılda Rus knezliklerinin zayıf idarecisi olan Moskova, üç asır içinde Baltık Denizi’nden Karadeniz’e, Hazar Denizi’nden Baykal Gölü’ne, Polonya Ovası’ndan Kuzey Buz Denizi’ne yayıldı. Kadim Polonya-Litvanya Birliği ve Avrupa’nın en büyük askeri güçlerinden İsveç Krallığı çarın ordularına teslim oldu. Napolyon’un yenilmez ordularını, General Kış ve Rusya beraber püskürttü. Rus kimliğinin tarihsel oluşumu, zaferleri ve kıyımları hem Türk tarihinin hem de dünya tarihinin en önemli başlıklarından birini teşkil eder. Osmanlı İmparatorluğu’nu askerî olarak yıkabilen güç Avrupa devletleri değil, Rus Çarlığı oldu. Kırım, Çeçenistan, Afganistan ve Türkistan’ın huzursuzluğunun sebebi hep Rusya oldu. Modern zamanların da tarihine yön veren Rusya’nın huzursuzluğuydu: 1917 Bolşevik Devrimi’nin ve Stalinizm’in Rusya’dan dünyaya yayılma çabası belki de insanlığı yok edecek nükleer bir savaşın soğuk rüzgarını tüm insanlığa hissettirmişti. 
Rusya: Huzursuz İmparatorluk, Bir Tarihsel Atlas Rus tarihini sadece bir anlatıyla değil, haritaların diliyle de tasvir ediyor. Derby Üniversitesi’nden tarih profesörü Ian Barnes, uzun yıllar devam eden araştırmalarının meyvesi olan bu eserin yayımlanmasına şahit olamadı. Yazar 2014 yılında öldüğünde, Putin Rusya’sı Soğuk Savaş sonrasında Ukrayna’ya verdiği Kırım’ı işgal etmeye hazırlanıyordu. Bugün bu huzursuzluk çetin ve sonu belirsiz bir savaşa dönmüş durumda: Rusya’nın tarihsel huzursuzluğu hâlâ devam ediyor. Bir ulusun ve bir coğrafyanın yaşadığı zaferler, felaketler, yaşattığı, yaşadığı acılar ve kıyımlar, renkli ve gerçek ölçekli haritalarla tarih ve coğrafya meraklılarının vazgeçilmez bir başucu eseri olacaktır. Canlı ve ayrıntılı haritaları, sürükleyici ve bilgilendirici metinleriyle bu eser Türk okurunun özlediği, tarih ve coğrafyayı buluşturan bu yazın türünün başarılı bir örneği. VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarihsel atlaslar dizisinin bu ilk kitabı, huzursuz imparatorluk Rusya’nın kapılarını aralıyor… 
Yazar Hakkında: 
İngiltere, Derby Üniversitesi&apos;nde Tarih ve Uluslararası Çalışmalar Bölümü başkanıydı. Sussex, Stockholm ve London School of Economics (Londra Üniversitesi) üniversitelerinde eğitim gördü. Kuzey Carolina Üniversitesi&apos;nde misafir araştırmacı olarak bulundu. Avrupa tarihi üzerine çok sayıda makale ve Asya&apos;nın Tarihsel Atlası, Avrupa&apos;nın Tarihsel Atlası ve Amerikan Devrimi&apos;nin Tarihsel Atlası&apos;nı konulu birçok eser kaleme aldı. Yazar bu kitabın yayımlanmasından önce 2014&apos;de vefat etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6105a5dd-792e-4c08-b040-3eb8044fba4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Gemi – Akheron’un Kapılarından</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın son umudu Nathan James’in, denizde karşılaştığı Rus denizaltısı Puşkin ile iletişimi kesilir. Verdiği kayıplara ve çektiği acılara rağmen ayakta durmayı başaran mürettebat, bu sefer de siyah karla sınanır. Pasifik’e ulaşmaya çalışırken her türlü zorluğa göğüs geren kaptan, tam umutlanmaya başlandığında işler yine tepetaklak olur. Son Gemi mürettebatı, insanlığın devamını sağlayabileceğinden emin değildir. Akheron’un Kapıları’nda korku dolu macera devam ediyor. “İnsanı tamamen büyüleyen modern bir denizcilik hikâyesi… Brinkley, Melville ya da Conrad’e layık bir hikâye yaratmış… Fakat modern edebiyat konusunda ciddi olan herkes Son Gemi’nin kesinlikle korkutucu bir deniz hikâyesi, insanlığın aptallığı üzerine grotesk bir uyarı, iyi çizilmiş ve hayat verilmiş karakterlerle dolu güzel bir örüntü olduğunu, bitirmesi de okuması kadar zevkli bir kitap olduğunu anlayacaktır.” 
Clay Reynolds, Dallas Morning News 
“Olağanüstü… Eski-yeni hayatta kalma edebiyatının gerçek bir klasiği.” 
Burke Wilkinson, The Christian Science Monitor 
“Üstün derecelere erişiyor… çok canlı… Bana deniz hakkındaki duyguları, baş döndürücü lirik güzellikteki paragrafları, derin (fakat ağır olmayan) ciddiyeti ve anlatıcının sürekli devam eden düşünceleri ve kasvetli endişeleri, gemisi ve mürettebatına olan sevgisi ile Moby Dick’i hatırlatıyor.” 
Frank DeMarco, The Virginian-Pilot and the Ledger-Star</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b329be5-16b2-4102-8502-0ccb4c9bc432.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabahat İşlemek - Doğruyu Söylemek</image:title>
            <image:caption>Kabahat İşlemek - Doğruyu Söylemek, Michel Foucault’nun özel bir davetle gittiği Louvain Üniversitesi’nde 1981 yılında verdiği seminerlerin metninden oluşuyor. Seminerler; başlangıcından günümüze kadar olan sürede ceza pratikleri çerçevesinde, hakikat söylemi ile yargılama arasındaki bağın ve ilişkinin bir biçimi olarak itirafın tarihçesinin eskizini çiziyor. 
M. Foucault, ilk iki seminerde Antik Yunan’ın hukuk-öncesi dönemini ele alıyor. İlk seminerde mücadele ve doğru kabul edilen ile adil kabul edilen arasındaki ilişkiyi gündeme getirirken ikinci seminerde ise muktedirin bilgisini ve hakikat arayışını gündeme taşıyor. Sonraki iki seminer, M. Foucault’nun “itiraf, günah çıkarma ve soruşturma” sorunuyla ilişkilendirdiği Orta Çağ ve Hristiyanlığa odaklanıyor. Modern ve çağdaş dönemi ele alan son iki seminer ise “itiraf, muayene ve uzmanlığa dair sorunlar” etrafında şekilleniyor. 
Seminerler boyunca, “doğru söylemenin veya doğru sözün, siyasi ve kurumsal etnolojisi” denebilecek bir perspektif benimsenmiştir. M. Foucault burada, herhangi bir önermenin doğru veya yanlış kabul edilmesi için yerine getirmesi gereken koşulların tespit edilmesini değil, hakikat oyunları ile iktidar oyunları arasındaki ilişkinin analizini yapmaktadır; hakikat bir silah olarak, söylem ise bir polemik ve stratejik veriler kümesi olarak görülmektedir. Seminerlerde yürütülen soruşturmanın alanı iki soru ile tarif edilebilir. İlk soru: Suç ve suçluya ilişkin olarak, hakikat sorusu hangi pratikler aracılığıyla şekillenir? İkinci soru: Kendisini suçlayacak bir şey söyleyemek üzere olan kişi kendisi hakkında nasıl doğruyu söyler? Bu sorular suç ve suçlunun ötesinde, doğru ve yanlış oyununa yeni bir nesneyi dâhil ederler, ki bu da kişinin kendisiyle olan ilişkisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49f655c0-2725-4330-958c-9ed162b0c153.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Terapisi ve Cinsel Terapiyi Bütünleştirmek</image:title>
            <image:caption>Evlilik, yakın ilişkiler ve cinsellikle ilgili gerçekleri mi öğrenmek istiyorsunuz? Ünlü evlilik ve seks terapistleri Gerald R. Weeks ve Larry Hof, arkadaşça bir üslupla cinsel genogramdan, cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde aile kökenli etkenlerin değerlendirilmesine, çiftin cinsel ilişkisini zenginleştirmekten çiftlere cinsel hipnoterapiye, ketlenmiş cinsel arzunun sistematik tedavisinden kadın ve erkekte hiperseksüaliteyi anlamaya kadar bilmek istediğiniz her konuda en güncel bilgileri aktarıyor. Yaygın yanlış bilgileri düzeltiyor ve düşük libido, cinsel fonksiyon bozuklukları gibi sorunları aşmak, cinsel hazzı artırmak için en yeni terapi yöntemlerini anlatıyor.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)
Cinsellik, evlilik ve yakın ilişkiler üzerine bilimsel gerçekleri ve önerileri ele alan bu kitabı okuduktan sonra bir terapist olarak bilgilenecek, cinsel terapi ve evlilik terapisini entegre etmekten daha fazla keyif alacaksınız.
-Doç.Dr. Cebrail Kısa-Psikiyatr &amp; Psikoterapist
Dünyanın ünlü seks ve evlilik terapistlerinden olan Gerald R. Weeks ve Larry Hof&apos;un yıllar süren deneyimlerine dayanarak hazırladıkları Evlilik Terapisi ve Cinsel Terapiyi Bütünleştirmek, evlilik terapistlerine, cinsel terapistlere, cinsel hayatı ve yakın ilişkileri ebeveynlerinin ve toplumun değer yargılarının etkisinde, hatta kontrolü altında olan gençlere ve yetişkinlere bekledikleri yardım elini uzatıyor. Çiftlerin gerek yatakta, gerekse yatak dışında cinsellik konusunda daha iyi bir iletişim kurabilmelerini, cinsel yaramazlıklar yapabilmelerini, hem kendi vücutlarına hem de partnerlerinin vücutlarına ısınabilmelerini, birbirlerinin vücutlarından haz alabilmelerini ve cinsel duyumlar yoluyla sevgilerini gösterebilmelerinin sırlarını açıklayan Evlilik Terapisi ve Cinsel Terapiyi Bütünleştirmek kitabını, cinsellik ve ilişkiler konusunda çalışan tüm terapistlere, kendini yeterli, iyi veya normal kabul edenler de dahil olmak üzere herkese tavsiye ediyorum. Çünkü bu kitaptan öğreneceğiniz çok şey var. Okuyunca tavsiyeye hak vereceksiniz.
-Dr. A. Cem Keçe-Psikoterapist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c78b540e-d2f3-48f1-840d-46740585a624.jpg</image:loc>
            <image:title>Violet Veil’in Gizemi</image:title>
            <image:caption>Scarlet ve Ivy serisinin yazarı Sophie Cleverly’den, yepyeni ve heyecan dolu bir dedektiflik hikâyesi daha okuyucuyla buluşuyor. Violet Veil, çocukluğundan bu yana babasının işi gereği mezarlığa çok yakın bir evde yaşamaktadır. Violet için yeteneklerini babasına kanıtlamak her şeyden önemlidir. Yağmurlu bir gecede mezarlıkta tanıştığı Oliver adındaki çocuk sayesinde dilediği şeye ulaşmak için bir şans yakalar. Bakalım Violet köpeği Bones’un yardımıyla Oliver’ın kendi “cinayetini” çözmesine yardım edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7de850d-5a19-4222-8a25-26cffde06881.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Emeklisi - İkinci Cilt</image:title>
            <image:caption>“Bazen de bir rastgele taş öylece bütün kış durur ve baharın bir mor çiçek halkası onu çepçevre ama sadece o taşı bir bordürle çevrelerdi. Taşın beyazı çiçeğin moru ile öyle bir resim verirdi ki, o özenle seçilmiş mor halka o taşı dünyanın kutsal taşlarından biri yapar ve boynundaki çelengi ile bunu öyle bir faş ederdi ki, kuşlar yukardan alçalarak bakar da geçer, saksağanlar, serçeler, küçük kuşlar üzerine birkaç saniyeliğine muhakkak konar, ayak sürer de geçer, kertenkele taşın etrafını dolaşır da geçer, karıncalar sıra olur da geçer, arılar üstünden söyler de geçer, bulut nemini salar da geçer, güneş kışın koyu lekelerini açar da geçer, geçer geçer, taş her ziyaretten haberdar anın içinde durur da geçerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83d1b83-f214-4754-85bb-7113c43cc9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Fesi Düşürmeden</image:title>
            <image:caption>Pakrat Estukyan dolu dolu yaşadığı hayatını anlatıyor. Yüz yıl önce ailesinin uğradığı zulümle başlayarak iki kuşak geriye gidiyor; ailenin İstanbul’a gelişi, “herkes için gurbet olan” bu şehirde kök salışıyla devam ediyor. İstanbul’un çeşitli semtlerinde geçirdiği dönemleriyle kendi zamanının İstanbulu’na ışık tutarken, okulda, iş hayatında, sosyal hayatta karşılaştığı zorlukları anlatıyor, yaşadığı mutlulukları da es geçmiyor. Sayat Nova korosuyla müziğe olan tutkusunu, Agos’ta verdiği mesaiyle yazıya olan bağlılığını ve aynı zamanda her şeye rağmen ayakta kalma mücadelesini gösteriyor. Estukyan, kendi deyimiyle “büyük insanların” tarihinden sıyrılıp, kendi tarihini anlatırken aslında bir topluluğun, bir şehrin, hatta bütün bir ülkenin tarihine de ışık tutuyor. “Yaşamım boyunca uğradığım yoksunlukların, zorlukların, mağduriyetlerin hiçbirinden iz kalmadı. Yaşandıkları anlarda büyük acılara yol açan bir yığın şeye karşı asla ‘keşke’ demek zorunda kalmadım. Yüzüme kapanan her kapının ardından açabileceğim bir yenisini buldum. Babamın kirvesi olduğu sevgili Harutyun Keşişyan’ın ‘Çok yukarı bakma, fesin düşer’ sözü daha önce de bahsettiğim gibi bende adeta bir yaşam felsefesine büründü. Büyük hırslar edinmedim. Heves edip de kavuştuklarımın kıymetini ise hep bildim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7545004d-3c11-4fff-aede-2aca40d27f13.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrak Çantası</image:title>
            <image:caption>Evrak Çantası, Murathan Mungan’ın düzyazılarını bir araya getiren kitapların sonuncusu. Kurgu ve kitaplaştırma mantığıyla özellikle Güne Söylediklerim, Hayat Atölyesi ve Tuğla ile süreklilik gösteren Evrak Çantası, 11 yazıyı bir araya getiren beş “göz”den oluşuyor: 
“Deneme kitaplarımın her biri kendinden öncekiler ve kendinden sonrakiler arasında, yazı yaşamım boyunca yöneldiğim farklı ilgi alanları, ardına takıldığım temalar, söz almak istediğim konular, kişisel meraklarım konusunda iç bağlantılarla çatılmış bir süreklilik oluşturarak bir yazar olarak düşünce dünyama ilişkin bir profili bütünlüyor.” 
 
YAZAR HAKKINDA: Murathan Mungan 21 Nisan 1955 İstanbul doğumlu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. İlkin çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları ve şiirleriyle görünen yazarın ilk kitabı 1980’de yayımlanan Mahmud ile Yezida’dır. Daha çok şiirleri, hikâyeleri, roman ve oyunlarıyla tanınan Murathan Mungan aynı zamanda radyo oyunu, film senaryosu ve şarkı sözü yazdı. 2011’in ilk yarısında Kibrit Çöpleri ve Şairin Romanı, 2012’de Doğu Sarayı yayımlandı. Metis Yayınları, yazarın kitaplaştırdığı bütün çalışmaları bir külliyat olarak yayımlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ae9c5e-f112-4c10-a6ce-77974babdde0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Zamanlarda İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Bir dizi felsefeci ve edebiyatçının entelektüel portresinden oluşan bu kitap, Hannah Arendt’in külliyatında kendine özgü, farklı bir parçadır. Arendt ele alınan yazarların düşünsel portrelerini çizerken, sanki onların problemlerini ve arayışlarını kendileriyle tartışıyor. Bu arada kendi sorularının da peşindedir; Kamusal’ın, Siyasi’nin, İnsani’nin, “İyi” ve “Doğru”nun anlamını, bu entelektüellerin düşünsel deneyimlerinin tartısına vurur. Kitabın, Arendt’in en “edebi” anlatımlı eseri olduğu da söylenebilir. Arendt’in andığı ve üzerine düşündüğü yazarlar, büyük siyasi felâketlerle, ağır ahlâki sarsıntılarla, trajik sorularla yüzleşmişşahsiyetlerdir. Karanlık Zamanlarda İnsanlar adı buradan geliyor; bütün yazıları kat eden mesele, karanlık zamanlarda insan olma ve insan kalma sınavıdır. Karanlık Zamanlarda İnsanlar’da, Arendt’in Walter Benjamin, Bertolt Brecht, Hermann Broch, Isak Dinesen (Karen Blixen), Waldemar Gurian, Randall Jarrell, Karl Jaspers, Gotthold Ephraim Lessing, Rosa Luxemburg ve Angelo Giuseppe Roncalli hakkında denemeleri yer alıyor. “Karanlık Zamanlar’a tanık olmak, tekrar edelim, o zamanın içinde olmak, orada yaşamaktır. Bu yaşamanın özel alanın ilgilerine kendi ‘oda’sına kapanmadığı bir tarzın açığa vurulduğu yaşamları okuyacağımız bu kitap, tanıklığın o zamanı konuşmak da olduğunu anlatıyor. Olan biteni görmek ve konuşmanın her bir tarzının bizi diğerlerine bağladığı ve dünyaya ait olmaklığımızı açığa vurduğunu, bunun da politik eylemin kendisi olduğunu okuduğumuz bu yaşamöyküleri, dünyaya karşı sorumluluğumuzun dünyayı görme kapasitemizde yattığını da gösteriyor.” Nilgün Toker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72b6e5fc-cd1d-486d-aca1-e2cc1541bb5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hernani</image:title>
            <image:caption>Cemil Meriç’in edebiyat veedebiyat dışı alanlardaki çevirileri, onun, “kültürle derinlemesine alışveriş kaygısı”nın, “düşünce mesaisi”nin izlerini taşır. Çevirilerinde Türkçeye olduğu kadar çeviri yaptığı dillere de hâkimiyetini gösteren Meriç, kendine has üslûbuyla bir yandan edebiyat ve düşünce dünyamıza katkıda bulunmaya devam ederken, zaman zaman da çevirdiği eserlerle ve yazarlarıyla ilgili kimi çalışmalarını okurlarla paylaşır. Victor Hugo’nun 1830’da kaleme aldığı ve aynı yıl sahnelenen oyunu Hernani, büyük bir başarı kazanır ve yazarın geniş kitlelerce tanınmasını sağlar. Klasik edebiyat karşısında romantizmi savunan yazarın bu doğrultuda kaleme aldığı ilk eserlerden olan Hernani 1500’lerin başlarında İspanya’da aynı kadına âşık olan bir kral, bir dük ve bir haydudun intikam dolu hikâyesini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c761f9c-7179-4f68-b9a6-5f2282881d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Emeklisi - Birinci Cilt</image:title>
            <image:caption>“Rüyalar doğru çıkar, üç yol var denince önce kendine bakacaksın ve herhalde üç kat merdiven çıkacak ya da ineceğim diyeceksin, kendi kendinin yorumcusu böyle olunur. Para gelecek denince önce cebini yoklayacaksın, hiç mi yok, demek ki canın çıkarsa şöyle bir elli kuruş gelecek, zaten elli kuruşun varsa çoktan hak ettiğin ama bir türlü eline geçmeyen bir liranın yirmi beş kuruşu eline geçecek. Bir kadın mı gördün, emin ol ki o seni görmedi. Ama seni de gören biri var işte o gelecek, ama sen onu gelenden saymadığın için geldiğini bile anlamayacaksın. Bekleyeceksin, sabrın da kıt olduğundan senden daha evvel beklemeye başlamış birini hah diye alacaksın, daha eskinin hiç sesi çıkmaz, o yüzden onu mazlum, kendini galip zannedeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f6e998-d511-4ab8-9137-c5712e108a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Yıldız Olunmaz?</image:title>
            <image:caption>“İstediğim şey, futbolcu olma hayali kuran genç kardeşlerime ve çocuklarının futbolcu olmasını isteyen anne-babalara bu ülkenin futbol ikliminde nelerle karşılaşabileceklerini anlatmaktı.” Genç yaş kategorilerinde bir yıldız adayı olarak başlayan, bir türlü beklenen “patlamayı” yapamayıp sıradanlaşan bir üst düzey futbolcunun kariyeri... Trabzonspor’da başlayan bu kariyerin yolu, genç ve ümit milli karmalar dışında, toplam on beş takımdan geçti. Ülke futbolunun en üst basamağı olan Süper Lig’den sonra, onun altındaki 1. Lig’i de gördü ve 35 yaşında bir alt ligi, 2. Lig’i tecrübe etti. Hayal kırıklıklarıyla, düştüğü yerden kalkmalarla, ümitlerle ve isyanlarla dolu bir hikâye... Bir ucunda “düşen kristal bir bardak” olmak var, diğer ucunda “Şampiyon Keleşnikof”... Ergin Keleş, Türkiye’nin futbol âleminin filtresiz fotoğrafını çekmiş. Futbolcuları, teknik direktörleri, menajerleri, hakemleri, taraftarları ve endüstrinin görünmeyen “köle” emekçilerini anlatıyor. Romantize etmeden ve en önemlisi, neşeyle... Hayalinde roman kahramanlarından ideal on bir kuran bir futbolcunun kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ecd50d3-0af2-4b6b-ba6e-61a6bbe1e4ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyıl Savaşları</image:title>
            <image:caption>Savaş her şeyin babasıdır demiş Desiderius Erasmus. Bu durum XII. yüzyıldan sonra birçok kez birbirleriyle savaşan Fransa ve İngiltere için de geçerli olmuştur. Fakat onlar açısından asıl önemli gelişme 1337&apos;ye gelindiğinde başlamıştır. Bir veraset konusundan dolayı başlayan Yüzyıl Savaşlarıyla birlikte iki ülke arasında çok daha şiddetli mücadelelerin yaşandığı bir döneme girilmiştir. Akabinde bu olay, her iki toplumu derinden sarsacak neticeler ortaya çıkarmıştır. Bu durum öyle bir nefrete yol açmıştır ki taraflar arasındaki savaş hali XIX. yüzyıl başlarına kadar sürmüştür. Hatta Fransa&apos;nın kraliyet arması, 1932 yılına kadar Times gazetesinin logosunda yer almıştır.
Savaş her ne kadar veraset mevzusundan başlamışsa da aslında bu olayın feodal bir ayrılık süreci olduğunu ve bunun sancısının Yüzyıl Savaşları şeklinde tezahür ettiğini söyleyebiliriz. O döneme kadar İngiltere, Fransa&apos;nın vasalı olmasının yanı sıra kültürel hegemonyası altındayken, bu savaşın getirdiği karşılıklı kin ve nefretle birlikte aralarındaki farklılıklar daha da belirginleşmiştir. Böylece, “Fransız” ve “İngiliz” uluslarının ilk nüvelerinin oluşmaya başlandığı ifade edilmektedir.
İşte; Kara Prens Edward, Bertrand du Guesclin, Jeanne d&apos;Arc, köylü isyanları, deri yüzücüler, düzenli ordu ve topun kullanımı gibi nice aktör ve önemli olaylarıyla birlikte Yüzyıl Savaşları…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4894cb8e-3f24-465c-8c81-813b47077087.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Avlayamazsın</image:title>
            <image:caption>Aslında, bunun bir kutlama olması gerekiyordu, çünkü ağabeyimin düğünüydü. 
Ama Mortagne’da yapılan bir kutlamanın neye benzeyeceği hiçbir zaman bilinmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48138528-3791-4145-996d-399f087e8d06.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Mermi Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>İkincisi yok; hayatın, hayalin, aynadakinin... 
 
“Issız dağ başlarının sakinleri dahi yuvalarına çekildiğinde, bizler zifiri gecede gökyüzünde dizilmiş yıldızlarla tek tek arkadaş olmuşken kayan yıldızların her biri şehitlerimizden gülümsemelerle dolu bir selamdı sanki...” 
90’lı yılları botu toprağa değmemiş, üzerinden mermi geçmemiş, soğuğu iliklerinde hissetmemiş üstelik güle oynaya göreve gittiği arkadaşının naaşıyla birlikte gözyaşları içerisinde geri dönmek zorunda kalmamış birinden değil; o yılları yirmili yaşlarının başında yaşayan toy bir astsubayın gözlerinden tüm çıplaklığıyla okumalıyız. 
Çocuk yaşta adım attığı askerlik hayatında yirmi bir yaşına geldiğinde kendini Muş Jandarma A Timi’nde terörle mücadelenin göbeğinde bulan Yarbay Şefik Ünal’ın sarsıcı ve soluk kesen anıları eşliğinde 90’lı yıllara gidecek ve dağlarda mücadelenin sadece teröre karşı verilmediğine tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e40719-abe9-4671-9cef-e117ab138230.jpg</image:loc>
            <image:title>Puglia’da Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Dünyamızın en güzel ülkelerinden biri hiç şüphesiz İtalya’dır. Çizmeyi anımsatan bu muhteşem ülkenin topuğundaki eyalettir Puglia. Burası zamanın durduğu yerdir. 
Yüzyıllardır kırmızı toprağa kök salmış binlerce kıvrımlı gövdesiyle zeytin ağaçları sizi kendine hayran bırakırken beyaz taş duvarlarla çevrili, gelinciklerle dolu tarlalar, flamingolar, taze pişmiş focaccia kokusu gibi Puglia’nın tatlarını, renklerini ve kokularını keşfedip Puglia’yı daha iyi yaşamanızı sağlayacak bir deneyimin sonucunda yazıldı bu kitap. 
İtalya, hiç şüphesiz biz Türklerin ilk defa yurtdışına çıkmak için tercih ettiğimiz ilk ülkedir. Tarihi, insanı, yemeği, kültürünü kendimize yakın hissederiz. İtalya deyince de Roma ve kuzeyi Venedik, Milano, Floransa gelir ilk olarak aklımıza. Puglia deyince Bari, Lecce, Gargano’yu pek azımız biliriz. Puglia’yı ziyaret ettiğinizde göreceğiniz kültür, zengin tarih, gastronomi, doğa, deniz emin olun gittiğiniz başka hiçbir yere benzemez. İtalya’nın daha popüler turistik bölgelerinden artık sıkılmadınız mı? Hem İtalya’da hem de farklı bir yerinde olmak istemez misiniz? Öyleyse hadi Puglia’ya... 
Cennet gibi bir ülkenin, muhteşem bölgesi Puglia’yı tanımak adına okuduğunuz bu satırlarda bazı nefis tarifler de bulacaksınız. Döndüğünüzde özlediğiniz lezzetleri dostlarınıza yapabilin, onlara da bu bölgenin leziz yemeklerini tattırabilin diye. 
PUGLIA’DA BİR ÖMÜR’ü okuduktan sonra gelmek için hayal kuracak ve mutlaka bir plan yapacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c55ec22a-d3d0-4869-b069-fcd73bdedfc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sözcük Koleksiyonu</image:title>
            <image:caption>Sözcükler… 
Bazen kalp kırar, bazen dünyayı güzelleştirir. 
 
“Sözcükler binlerce; değişir, dönüşür ve hiç tükenmezler! 
Her ihtiyacımız olduğunda imdadımıza yetişirler. 
Ne kadar çok okursan o kadar sözcük girer sözlüğüne 
Ve güzel konuşmak için ihtiyacın var yüzlercesine!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6edbd76-40d3-4107-93ba-d3013b3f9db8.jpg</image:loc>
            <image:title>Terör Örgütlerinin Tipolojik İncelemesi (Suriye Saha Araştırması)</image:title>
            <image:caption>Terör Örgütlerinin Tipolojik İncelemesi
(Suriye Saha Araştırması)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ade7fad-dacf-4d7c-bc7e-6e169a6d6fa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Süper Bedenim</image:title>
            <image:caption>İnsanlar çeşit çeşit, herkes ne kadar farklı! 
 
Benim Süper Bedenim bedenimizi tanıtırken herkesin farklı fiziksel özelliklere sahip olduğunu yalınlıkla anlatıyor. Üstelik farklılıklarımızın olağanüstü olduğunu, hayatta istediğimiz her şeyi yapmak için ihtiyaç duyduğumuz gerçek süper gücünse içimizde olduğunu vurguluyor. 
 
Gerçek Süper Güç kitabının sevilen yazarı Ninka Reittu’dan harika bir farkındalık hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee6051d2-f2dc-42fe-8281-481f18210ebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf’taki Kimlik Alevilik – Bektaşilik</image:title>
            <image:caption>Araf’taki Kimlik Alevilik – Bektaşilik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c652e420-caae-4e9e-9cea-c3d966998cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurdun Oğlu</image:title>
            <image:caption>Vahşetin Çağrısı, Beyaz Gölge, Martin Eden gibi romanların yazarı Jack London ilk ününü, altına hücum çağı öyküleriyle kazanmıştı. İnsanın vahşi doğada hayatta kalma mücadelesini anlatan Kurdun Oğlu bu öykülerin derlenmesinden oluşan bir kitap.
Mirasının peşinden giden ve kemiklerini kutup dairesinin gölgelerinde bırakan kurdun oğullarına.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/673986ee-2cfc-42f3-a8c3-f51662750711.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Ölüm</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un üç farklı ölüm üzerinden insanlığın temel konusu ölümü anlattığı Üç Ölüm, daha önce Türkçede yayımlanmamış Işık Varken Işıkta Yürüyün ile birlikte Kayhan Yükseler’in Rusça aslından çevirisiyle...
 
(Tanıtım Büteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67452581-356e-4b63-98a6-aca1dc59ee50.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Namaz</image:title>
            <image:caption>Galiba yine böyle bir kıştı. Onun odasına bitişik olan küçük odamdaki karyolamda uyurken, ateşli ve uçucu bir öpücük gibi alnımı okşayan nazik eli ve ince parmaklarıyla saçlarımı tarayarak, “Haydi, Ömerciğim kalk,” demişti, “Kalk haydi yavrucuğum.” Ben gözlerimi açmıştım… “Fakat anneciğim,” demiştim, “daha gece!” Her zaman öptüğü yerden, sol kaşımın ucundan tekrar öperek, “Yok, yavrucuğum, saat on iki sonra vakit geçer,” diye beni koltuklarımdan tutarak kaldırdı. İçi yünlü küçük terliklerimi giyip gözlerimi yumruklarımla ovuşturarak onu takip ettim.
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ömer Seyfettin’in, yaşadığı dönemi, geçmişi ve gelecek hayallerini içtenlikle anlattığı klasikleşmiş öykülerinin derlendiği bu kitap, okuma yolculuğunda ilerleyen bütün çocuklar için bir hazine niteliğinde...
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a675e0b-a18a-4027-af37-b445d8d68df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp İnsan</image:title>
            <image:caption>KENDİ HAYATINIZDA SİZ NE KADAR VARSINIZ? 
 
Ne kadar kendinizsiniz? Bir çocuk özgürlüğünde yaşayabiliyor musunuz hayatı? Yoksa birbiriyle konuşmayan iki yabancı mı var bedeninizde? Başkalarına tanıdık, kendinize yabancı olmayın! 
Bu kitap, kayıp insanı anlatıyor. Kendi hayatında kaybolanları... Her insan biraz kayıptır. Kazanmak istiyorsanız, önce kendinizi yanınıza almanız gerekir. 
Aksi halde, güçlü bir özgürlük savaşçısı olamazsınız. Gerçek başarı, kendi olma cesaretini göstermektir. 
Kitabın kapağını açtığınızda, kendi içinize gireceksiniz! İçinizdeki o kayıp parçaları keşfedeceksiniz. Her şeyi açık seçik konuşacağız. 
Bu büyülü sohbetle öyle bir dönüşeceksiniz ki geleceğiniz size teşekkür edecek. 
Artık kayıp yönümüzle yüzleşme zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95caa4e-7d51-4c55-a674-2197bbb62f39.jpg</image:loc>
            <image:title>Rağmen 5 - Rakı</image:title>
            <image:caption>Annesine olan borcunu ödemek için babasının ölümüne üzülemeyenlerin, küçücük bir odaya kalabalık bir masayı sığdıranların, kızının sözünü dinleyerek yolunu bulan annelerin, kalbinin varlığından bihaber yaşarken aniden fark edenlerin, kepenkleri kapanana kadar içinde terapi seansları yapılan meyhanelerin, ilk karşılaşmada “Seninle nasıl da mutluyduk…” diye iç geçiren mutsuzların, hayatlarının kara kedisinden bir türlü kaçamayanların, sevdiği şarkının gelmeyen nakaratını bekleyenlerin, içmeyi babasından öğrenmeyenlerin, ölemeyenlerin hikâyeleri… 
Burada. Şerefe! 
 
Bu kitabın telif geliri Derin Yoksulluk Ağı’na bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea51ec31-1e81-43ee-af9b-d6978de5bde0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Meleği 20</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
Dört Oraklı Çocuk Şinoa’nın zihnini ve bedenini ele geçirirken Hyakuya mensupları da Şeytan Ordusu’na saldırıyor. Bu saldırının başındaki ise İkinci Ata Rigr Stafford’dan başkası değil ve hedefinde de Yuiçiro var. Bütün bunlar olup biterken, Guren ve Mahiru da uzun zamandır akıllarında olan bir planı yürürlüğe koyuyorlar. Vampirler, insanlar ve iblisler arasında amansız bir savaş var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f533811-e513-48dd-9a60-cfe60e4be38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatto</image:title>
            <image:caption>Babasının, dedesinin ve hatta büyük dedesinin yazgısını ruhunda taşıyordu Çatto. Sanki kısır bir döngü içine hapsolmuş gibi, aile yıllardır süregelen bir savaş veriyordu. Hayatta kalma savaşı. Sonu da hep kanla, zulümle, öksüz ve yetim kalmak ile bitiyordu. Büyük Ülke’nin gözü dönmüş askerlerine karşı koymak da ata mirasıydı, bu uğurda can vermek de belki. Ama Çatto’nun bu mirası bir şeref madalyası gibi taşıyacağını, tüm sistemi değiştireceğini kim bilebilirdi? O... Yalnızca içinde, derinde bir yerlerde hissediyordu. Başına gelen bunca badirenin, çektiği bunca acının ona yükleyeceği bir misyon; onu hazırlayacağı bir gelecek, güzel günler vardı. 
“...Bunun artık bir tesadüf olmadığını, yapay zekânın ismini Çatto koyduklarını ve Çatto’nun onun karşısına sadece tesadüfen çıkmadığını düşünüyordu, artık icraatı yapacak evladı bulmuştu ve zamanı geldiğinde bütün planı, olanı biteni ona anlatacaktı.” 
Çatto’yu, onun acıdan oluşan taşlarla döşenmiş hikâyesini, bir kadının dünyanın tüm düzenini değiştirmek için duyduğu coşkuyu ve bir bilgisayar programının dünyayı yaşabilir hâle getirmesinin hikâyesini okuyacaksınız bu kitapta. Uzun yıllar boyunca dimağınızda tadı kalacak, düşlerinize ortak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4a0acd-3dc3-4f2c-8400-5d3b967b975f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Püskürürken</image:title>
            <image:caption>Bugün için çok bekledi. 
Önce sadece bir hayaldi. 
Kimin rahmine düşeceğini bekledi. 
Sonra bir tohum oldu. 
Kendi kendisini besledi. 
Sonra yumurtaya evrildi. 
Yumurtadan beslenmesi gerekti. 
Beden bütünlenince, 
Kabuk içerden çatladı. 
Kanatlanıncaya dek olgunlaştı. 
Artık o bir Ejderhaydı. 
Kendi kanatlarıyla uçmaya hazırdı. 
Kanatlarını kocaman açtı. 
Özgürce uçabilmek için kendisini mavi derinliğe bıraktı. 
Sen de onunla uçmak ister misin? 
Hayata bir de onun perspektifinden bakmak ister misin? 
Biraz irtifa kaydedeceksin. 
Üstünde bir ağırlık olacak, bilmelisin. 
Sen ona ”G kuvveti” diyebilirsin. 
Gidebildiğin yere kadar gidersin, dayanamadığın yerde inersin. 
Onu da özgürlüğüne salıverirsin. 
Uç Ejderha…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95f363cb-4bb0-4f48-8aee-1bf9c34199b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikenli Kuyruk</image:title>
            <image:caption>Bir gün bir yerlerde uçamayan, 
bilge bir ejderha görürseniz, 
bilin ki o Dikenli Kuyruk&apos;tur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4244f586-a986-443f-a9bc-701108910064.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Dökülenler</image:title>
            <image:caption>1956, Erzurum Hasankale doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Erzurum’da tamamladıktan sonra yine Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü’nden 1979 yılında mezun olup, aynı yıl öğretmenliğe başladım. Erzurum 23 Temmuz Ortaokulu, Uzundere Lisesi, Pasinler Lisesi, daha sonra Elazığ Maden İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenlik yaptım. Ankara Şereflikoçhisar Sarıyahşi kasabasında bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra, 1986-1992 yılları arasında Şereflikoçhisar Milli Eğitim şube müdürlüğü görevinde bulundum. Daha sonra Ankara Gölbaşı Doktor Şerafettin Tombuloğlu Lisesi’nde öğretmenlik ve yöneticilik, Sincan Süleyman Demirel Anadolu Lisesi’nde öğretmenlik, Sincan Ahmet Andiçen Ticaret Meslek Lisesi’nde öğretmenlik ve yöneticilik yaptıktan sonra, uzun yıllar Sincan Lisesi müdürü ve Sincan Selahattin Akbilek Lisesi müdürü olarak yöneticilik yaptım. Daha sonra Ankara Kahramankazan Akıncı-TAİ’de, Şahin Ortaokulu’ndaki görevimden sonra, Ankara Polatlı 13 Eylül Ortaokulu müdürlüğü görevini yürüttüğüm sırada, 2021 yılında yaş haddinden emekli olarak 42 yıllık meslek hayatıma noktayı koydum. 
 
Dünyalar içinde bir dünyasın sen 
Akılları baştan alışın güzel 
Ömürde görülen tek rüyasın sen 
İnsanı sevdaya salışın güzel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d91c2f38-8695-4158-ba39-4a100f4a391a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihan</image:title>
            <image:caption>“Nihan” bir kadının hayatına iki farklı pencereden bakma fırsatı tanımaktadır. Bu yaşanmış öykü üç dilek çerçevesinde hikâyeleşmiştir. 
İlki kadının gücünü kadına hatırlatmak, ikincisi kadınların başlarına gelen talihsiz olayları kadınların sorumluluğundan almak, üçüncüsü ise tüm ilişkilere cinsiyet ayırmaksızın dostluğun, doğruluğun ve sevginin yayılmasını dilemek. 
Toplumsal bir mesele hâline gelmiş olan &quot;Kadın&quot; ile ilgili birçok sorunun anahtarını “Nihan” kendi içerisinde taşımaktadır. Anahtar, kadının azmi ve gücüdür. Nihan’ın başına gelenlerden sonra yaşadığı üzüntü ve taşıdığı endişeye rağmen ayağa kalkmaya ve hayatına ikinci bir şans vermeye olan inancı, kendi hayatını kendi elleriyle ne denli değiştirebileceğini gözler önüne sermektedir. Kadın üzüntü, pişmanlık, hayal kırıklıklarının ağırlığı altında ezilmeden kendi yaşamına sımsıkı tutunmuştur. Ekonomik bağımsızlık, cesaret ve özgüven ihtiyacını kazanmak için kendi içerisinde verdiği savaştan eski yaşadıklarını unutturacak cinsten bir masalla çıkmıştır. 
“Nihan” erkekleri karalamaktan ziyade aynı kadının farklı iki erkekle olan ilişkisine pencere aralamaktadır. Suçlu aramaktan ziyade insanlığı anlamaya çalışmaktadır. Kadının gücünü erkeğin ellerinden alıp kadının gönlüne yeniden yerleştirmek istemektedir. Kadının kendi hâliyle güçlü olduğunu ve bu haliyle sevgiye layık olduğunu hatırlatmak istemektedir. “Nihan” haklıyı haksızı bulup çıkarmak, adaletin terazisi görevini üstlenmekten ziyade aldatılmayı ve aldatmayı kadın-erkek bakış açısından kurtarıp sorumluluğu her zaman ait olduğu tarafa verme niyeti taşımaktadır. 
Aşk ilişkisinde, karı-koca ilişkisinde, anne-baba-çocuk ilişkisinde, dostluk ilişkisinde hiç fark etmez… “Nihan” insanlara insanlığı hatırlatma çabası içerisindedir. Dostluğun kazandırdığı, aldatmacaların kaybettirdiği, iyiliğin güzellik getirdiği, fedakârlığın yaşamı güzelleştirdiği, üzüntülere yardım eli değdiği bir hayatın aynası olmaktadır “Nihan”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef6ab17-0c35-4075-aa38-495ae676449d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi ile Kendini Bulma Arayışı</image:title>
            <image:caption>&quot;Yoksa gerçekten aklım durmuş muydu? İnsan, aklı olmadan da yaşayabilir mi? Ölüm burada da mı vardı? İnsan dört duvar arasında da mı ölüyordu? Ama burada olmak, yaşamaktan sayılmaz. Ölmek için yaşamak gerekmez miydi? Benim için yaşamak, özgür olmaktı.&quot; diyordu Yılmaz. O hiç yargılanmadan, kendini savunmaya hiç fırsat bırakmadan mahkûm ettiği ömründe neler görmüş, neler yaşamıştı. Herkesin derdine bin türlü derman bulmuş da bir kendine merhem olamamıştı. Etrafındakileri kırıp dökmesi de ani çıkışları ve parlamaları da kendini ne olursa olsun haklı çıkarışları da hep bundandı. “Bizim öfkemiz de çoktur sevgimiz de. Öfkemizin sesi de gürdür sevgimizin de. Öfkemizde kavgalarımız yüz yüze, sevgimizde tüm başlar yerde, sevenler göz göze.” 
Ahmet Fırat’ın romanını okurken istemsizce kendinizi sorgulayacak, içinizdeki Yılmaz’la yüzleşeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31df05a0-331a-47ee-977e-21f049495945.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaseminler De Solar</image:title>
            <image:caption>Bir öykü yazmak istiyorum! 
Ayakları çıplak çocukları, 
Hayalleri gökyüzüne değsin, 
Parıldayan yıldızları vermek istiyorum onlara, 
Yeryüzünü umutlarla doldursunlar, 
Cıvıl cıvıl çiçek açsınlar istiyorum, 
Gülücükleriyle ışıklar saçıp, 
Karanlığa savaş açsınlar diyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94c4eb11-7f5e-4698-9402-c9c52086e745.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasalardan Arındırılmış Kayyum Belediyeleri</image:title>
            <image:caption>Seçimle kazanamadığını, hukuksuzluk ile ele geçirmeye çalışan siyasi iktidar, seçme ve seçilme hakkını çiğneyip, halkın yerel seçimlerde ortaya koyduğu iradeyi kayyum yönetimiyle gasp ediyor. İktidar, bir yönetme biçimi hâline getirdiği kayyum atamalarını, siyasi muhalefeti baskı altına almak, yerel halk iradesini yok etmek, halkın yerelde örgütlenmesini engellemek için kullanıyor. 
Kayyımlar, yolsuzluklarının gizlenmesi, kirliliklerin örtülmesi, ülkedeki muhalefeti tehdit ederek susturma görevi de görmektedir. 
Judith Butler, devlet ile ilgili, “Devlet, geri çekme edimi üzerinden hukuk olmayan bir hukuk, mahkeme olmayan bir mahkeme, yasal işlem olmayan bir yasal işlem üretir. Olağanüstü hâl, iktidarın işleyişini bir dizi yasadan bir dizi kaideye geri taşır ve kaideler egemen iktidarı eski yerine taşır.” der. Belediyelerdeki kayyum uygulaması bu analizin en çarpıcı örneklerinden birisidir. 
Dr. Necdet İPEKYÜZ 
HDP Batman Milletvekili 
 
Kayyum sistemi, Kürt iradesine, tarihine, diline, kültürüne, folkloruna yapılan bir müdahaledir. Bir hafıza kırımıdır. Yolsuzluğun, hırsızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin cezasızlıkla hukuki güvenceye bağlandığı sistemdir. 21. yüzyılın modern şehir soygunudur. Bu kitap, kayyum sisteminin gerçekliğini teşhir eden bu alandaki ilk çalışma olması açısından kıymetlidir. 
Dr. Mehmet DEMİR 
Batman Belediyesi Eş Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1de7b377-00dc-4575-8eee-6a8ea719ac7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Güvenliği ve Bilişim Hukuku</image:title>
            <image:caption>Kitabımızda bilgi güvenliği konusuna detaylı olarak yer verilmiş olup Bilişim hukuku ve bağlı olduğu kanunlar yer almaktadır.  Sektörde yeni yetişen gençlere, bu alanda profesyonel olarak ilerleyen veya profesyonel olarak ilerlemek isteyen kişilere önemli bir yardımcı kaynaktır.   İÇİNDEKİLER: Bilgi Güvenlik Testleri (Security Testing)  Bilgi Güvenlik Testleri (Security Testing)  Sızma (Penetrasyon) Testi Nedir?  Sızma (Penetrasyon) Testini Kimler Yapar?  Sızma (Penetrasyon) Test Sertifikaları Sızma (Penetrasyon) Testi Yöntemleri Sızma (Penetrasyon) Test Türleri  Sızma (Penetrasyon) Testi Aşamaları  Güvenlik Testlerini Planlamak Tipik Yazılım Güvenlik Tehditleri Güvenlik Testi Yaklaşımı  Sızma (Penetrasyon) Testlerinde Kullanılan Hazır Programlar  Güvenlik Testi için Araçlar   Bilişim Suçları  Bilişim Suçları Nelerdir?  Bilişim Hukuku  Türkiye’de Bilişim Hukuku  Bilişim Sistemine Girme Suçu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a7795e-e0ca-45da-bbe1-295b0a915b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arzu</image:title>
            <image:caption>Osmanlı devletinin son yıllarından Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan Maraş-İstanbul-Ankara hattında geçen gerçek bir yaşam öyküsü. 
”Zaman, demir raylar üzerinde ilerlerken Arzu’yu, hem geleceğe hem maziye doğru götürüyordu…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f63aae87-7c69-49f5-9185-cc18202c93fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Planı - Bir Gezginin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir Dünya Vatandaşı Olmak

Öncelikle, hepimizin bu terimden aynı şeyi anladığından emin olmak adına “dünya vatandaşı olmak’’ nedir, onunla başlayayım.
Herkes için farklı bir anlam taşıyabilecek dünya vatandaşlığı benim için şu anlama geliyor:
İnsanlara nereden geldiğine, dinine, diline, ırkına bakmadan, insan oldukları için değer vermek.
Ve yaşadığın hayatı istediğin yerde, istediğin kadar kalarak, yaptığın işi senin hizmetine ihtiyacı olan herkese sunarak yapmak.
Sınırların, bölgelerin, ulusların ötesinde düşünebilmek ve tüm insanlığa faydaya odaklanmak.
Bütün tüm bu saydıklarımı yapabilecek donanıma sahip olabilmek; kişisel, profesyonel, enerjisel ve dil donanımına.
Ben kendimi bir dünya vatandaşı olarak görüyorum. Bu topraklarda doğdum ve Türk kimliğim benim önemli bir parçam.
Fakat ne yaparsam yapayım her zaman kendime şu soruyu soruyorum: Yaptığım işi dünyadaki 7 küsur milyar insana nasıl sunabilirim?
Her gün bu soruya cevap bulma niyetiyle kendimin daha iyi bir versiyonunu yaratmaya ve bunu yaparken de kendimden daha büyük bir amaca hizmet etmeye çalışıyorum.
Benim için bir dünya vatandaşı olmak bu anlama geliyor.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, özünde bir seyahat kitabı. 2017’den itibaren gerçekleştirdiğim seyahatlerimi ve oradaki tecrübelerimi anlattığım bir seyahatname.
Seyahat etmek bir dünya vatandaşı olmanın büyük bir parametresi olduğundan ötürü bu kitaba, insanlara bir dünya vatandaşı olmalarında gerekli donanımları kazanmalarına yol göstermeye çalıştığım “Kaçış Planı’’ isimli eğitim serimle aynı ismi vermeye karar verdik.
Çünkü seyahatlerim ve tüm yaptıklarım özünde aynı amaca hizmet ediyor: Kendisine, ailesine, ülkesine, yaşadığı kıtaya ve dünyasına katkı sağlamaya çalışan bir dünya vatandaşı olmak ve bunu yapmak isteyen başka insanlara yol gösterebilmek.
Umarım bu kitap bir nebze de olsa, bir dünya vatandaşı olma yolunda size yol gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/369d9e65-2bba-4b08-9929-a5b1947e50e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Brutus İle Mektuplaşmalar</image:title>
            <image:caption>Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet sanatındaki üstünlüğüyle consul’lüğe dek yükseldi. Roma’yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Brutus, katıldığı Caesar suikastı ve iç savaş dolayısıyla Roma tarihinin en ünlü siyasetçilerinden biridir. Popüler kültürün Brutus figürüne ilgisi günümüzde dahi azalmamış, arkadan hançerleyen bir hain mi yoksa cumhuriyeti tiranlığa karşı savunan cesur bir siyasetçi mi olduğuna dair tartışmalar canlılığını hiç yitirmemiştir. Türkçede ilk kez yayımlanan Brutus ile Mektuplaşmalar, bu iki büyük devlet adamının MÖ 43 yılında birbirlerine yazdığı 25 mektubu içermektedir. Böylelikle Brutus’un Atticus’a yazdığı mektup haricinde günümüze dek ulaşan yazılı metinleri de ilk kez dilimize çevrilmiş oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d256ea1-a75a-4dd6-be68-f18cd161adfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust - Asya</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus yazarlardandır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev, döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. Turgenyev’in kusursuz doğa tasvirleriyle bezediği Asya ve mektup biçiminde kaleme aldığı Faust öykülerinde de yine zayıf iradeli Rus aydınlarının aşkları konu edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bc3c74f-280e-4c62-8657-c4f1d8efbd52.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Otel</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Cenevre Gölü’ndeki küçük bir otelde, hepsi de hayatlarındaki finansal, kişisel veya politik sorunlardan kaçan bir grup insan bir araya gelir. İsviçre-Turu Oteli’nin sahibi Madam Bonnard, konuklarının kendi arkadaşlarına, ailelerine ya da avukatlarına söyleyemeyeceği birçok sırrına vâkıftır. Her bir konuğun tuhaflıkları, çaresizlikleri, kıskançlıkları, önyargıları ve kinleri birbirleriyle kurdukları ilişkilere yansır. Stead karakterleri aracılığıyla savaşın mirasını, Soğuk Savaş’ın etkilerini ve uluslararası kara para aklama ile vergi kaçakçılığının yükselişini analiz eder. 
İlk olarak 1973’te, Christina Stead’in Avustralya’ya dönüşünden kısa süre önce yayımlanan ve yazarın Avrupa otellerindeki deneyimlerinden esinlenen Küçük Otel, savaş sonrası Avrupa’da değişen hayatların detaylarla pekiştirilmiş incelikli bir hicvidir. Stead komünizm yanlısı bir ekonomist olan eşi William J. Blake ile Avrupa’da yaşadığı 1950’li yıllarda sürekli günlük tutar. Bulundukları yerlerin manzarası ve hava durumu, rüyaları, sinema ve opera gezileri, otel personeliyle diğer konukların tasvirleri ve geçmişleri, yazarın neredeyse yirmi yıl boyunca kurguladığı ve çeşitli taslaklarını yazdığı Küçük Otel’in de temelini oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b3addcd-3949-43c0-a481-3fe300ea46fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Müsilaj – Ağit Mi Umut Mu ?</image:title>
            <image:caption>Marmara Denizi’ni kapladığında varlığından haberdar olduğumuz müsilaj, denizle kurduğumuz yanlış ilişkinin sonucu. Denizi sihirbaz zannettik. Yıllardır 25 milyon insanın evsel atıklarını, Türkiye’nin yarısına hizmet sunan endüstrinin atıklarını, denizcilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan atıkları ve yoğun tarımsal üretimden kaynaklanan atıkları yeterince arıtmadan denize boca ettik. Denizin can damarı olan akarsuları birer atık kanalı haline getirdik. Yanlış avcılık teknikleriyle dibini kazıdık. Orijinal yapısının aslında kırılganlığının da bir göstergesi olduğunu dikkate almadık. Nedeni insan olan iklim değişiminin yıkıcı etkilerinin denizleri de ısıtacağını düşünmedik. Sonra müsilaj ortaya çıkınca suçlu aramaya başladık. Oysa müsilaj, kirlenen ruhlarımızın, denize karşı kaybettiğimiz saygının bir dışavurumuydu aslında. Eğer denizle olan ilişkimizi doğru bir temele oturtmazsak zamanı meçhul, tekrarı kesin yeni müsilaj kâbuslarıyla yüzleşeceğiz. Yol ayrımındayız. Ya denizin müsilajla verdiği mesajı alıp denizimizi kurtaracağız ya da vazgeçeceğiz. 
Bu kitap müsilajı tüm yönleriyle ele alıyor. Müsilajın oluşumunu, nedenlerini, kirlilik kaynaklarını akıcı bir dille açıklıyor. Müsilajla ilgili akla gelebilecek bütün soruları hepimiz adına sorarak cevaplıyor. Ağıt yakmayı bırakıp, müsilajdan yaptığı yuvasında neslini devam ettirmeye çalışan çırçır balığının yaktığı umut ışığının peşine düşmeyi öneriyor. Suçu başkalarına atmak yerine bireysel olarak yapabileceklerimizi bize hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbcd5454-f4b2-47bb-bdbf-fa5d5004e3d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Kadın Özgürlüğü Ve Feminizm (1908-1935)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de feminizmin yüz yılı aşkın bir geçmişi var. Kadın özgürlüğü 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’de toplumsal dönüşümün ana eksenini oluşturdu. 1908 Jön Türk Devrimi’yle birlikte gündeme gelen uluslaşmadan laikliğe, temel dönüşümlerin çoğu kadını doğrudan ilgilendiriyordu. “Hürriyetin İlânı” kadına özgürlük mücadelesinin yolunu açmıştı. Böylece Cihan Harbi ertesi, feminizm sözcüğü kadın-erkek eşitliği özleminin simgesine dönüştü. 
Kamusal alanda görünür hale gelen kadın “özneleşiyor”, kendine özgü bir kimlik kazanıyordu. Ancak geleneksel hiyerarşiler ve dünün kültür kodları sorgulanırken, on yılı aşkın savaş ortamında yoksullaşan kadın özel yaşamında köklü sarsıntılar geçirdi. Fuhuş ve intihar baş edilmesi gereken temel sorunlardı. 
Cumhuriyet’in laik düzeni ve Medeni Kanun kadına özlemini duyduğu eşit statüyü sağladı. Türk kadınının birçok Batı ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını elde etmesi dış dünyada da yankı buldu. Nitekim 1935 Uluslararası Kadınlar Kongresi’nin İstanbul’da toplanması bunun kanıtıydı. Prof. Dr. Zafer Toprak, Türkiye’de Kadın Özgürlüğü ve Feminizm’de özgün kaynaklara dayanarak kadının 1908-1935 arasındaki ilk dönem özgürlük mücadelesini ve kazanımlarını anlatırken, “Sonuç” bölümünde de 1965 sonrası ülkede etkinleşen ikinci dalga feminizmi ele alıyor. Prof. Dr. Zafer Toprak Boğaziçi Üniversitesi Emeritüs Öğretim Üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38f40471-625a-4d5a-919a-bbbce5b8ded4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Paradigma – İnsan Doğası</image:title>
            <image:caption>“Bugün ölmekte olan insan kavramı değil, tabiattan ve kendi doğasından kopartılmış, yalıtılmış bir insan kavramıdır; son bulması gereken şey, kendi akılcılığının şatafatlı imgesine hayran kalan insanın kendini putlaştırmasıdır.” 
Farklı akademik disiplinlerin kesişme alanlarında çalışan, hatta aradaki sınırları reddeden disiplinlerarası tavrıyla çığır açmış düşünür Edgar Morin’in (1921) ilk baskısı 1973 yılında yayımlanan bu çalışması, antropoloji, biyoloji, sosyoloji, kültür tarihi gibi çok farklı disiplinler arasında dolaşarak “insan-hayvan ve doğa-kültür zıtlığı” paradigmalarını altüst etmiş bir kült kitap olma özelliğini hâlâ koruyor. 
Doğa ile kültürü birbirinden ayırmaktan artık vazgeçmek gerektiğini, kültürün anahtarının bizim doğamızda, doğamızın anahtarının da kültürde bulunduğunu söyleyen Morin’e göre, biyolojik evrim ve kültürel evrim, bütünsel insanlaşma olgusunun karşılıklı ilişki içinde olan ve birbiri içinden geçen iki boyutudur. İnsanlaşma, sadece biyolojik ya da tinsel bir evrim değil, genetik, ekolojik, beyinsel, toplumsal ve kültürel eklemlenmelerin sonucu karmaşık ve çokboyutlu bir bünye oluşumu, bir morfogenezdir. 
Yitik Paradigma: İnsan Doğası, terimin en geniş anlamıyla insan, toplum ve doğa üzerine düşünmek isteyenler için çok önemli bir başvuru ve esin kaynağı olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f566fb3-7279-4e9e-8ad3-c4733d2dfc6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Google Şifreleri 1 - Öğretmenler için Google Pratikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Google’da arama yapmanın ötesine geçmek isteyen öğretmenler için hazırlandı. Google Drive, Dokümanlar, Slaytlar, E-tablolar, Formlar, Takvim, Gmail ve Classroom gibi elinizin altında bulunması gereken en temel Google araçlarının sınıfınızı nasıl zenginleştirdiğine şahit olacaksınız. Artık kolaylıkla eğitim içerikleri hazırlayacak ve bunları öğrencilerinizle kolayca paylaşacaksınız. Ödevleri tek tıkla toplayacak ve öğrencilerinize özel geri bildirimler vererek onlarla etkileşiminizi artıracaksınız. Online sınavlar ve anketler hazırlayacak, sonuçları kolayca analiz edeceksiniz. Öğrencileriniz ve siz artık zamanınızı verimli bir şekilde organize edeceksiniz. Esnek, güvenli, kolay ve her cihazda kullanabileceğiniz bu araçlar sayesinde öğrencilerinizin öğrenmesine daha çok odaklanabileceksiniz. İşte bu kitap, Google araçlarının öğrenme ve öğretme etkinliklerinde en etkili şekilde kullanılmasına yönelik içerdiği pratik fikirlerle en büyük yardımcınız olacak. Bu fikirleri adım adım uygulamak için anlatım videolarını izleyebileceğiniz gibi kitapta yer alan anlatımları ve görselleri takip ederek de eğitimde Google şifrelerini çözeceksiniz.
İçindekiler:
Google Dokümanlar
Google Slaytlar
Google Formlar
Google E-Tablolar
Google Drive
Google Takvim
Gmail
Google Classroom</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf8719e-1049-46f2-adf9-36e6573e9681.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı&apos;nın Zihni - Sinirbilim, İnanç ve Ruh Arayışı</image:title>
            <image:caption>Tanrı var mı? Ruhumuz var mı? Ölümden sonra hayat var mı? Hayatın anlamı nedir?   Uzman nörolog Dr. Jay Lombard, Tanrı’nın Zihni adlı kitabında, sinirbilim aracılığıyla, belki de hayatımız boyunca içinden çıkamadığımız soruları yanıtlamak yerine, bizi o sorularla bir keşfe çıkarıyor. Belki de cevaplar bu soruların içinde saklıdır. Kim bilir?   DNA’mız, beynimiz, organlarımız, bedenimizdeki her şey somut ve biyolojik bir karşılık bulabiliyor. Peki maddi olmayan yanımız? Zihnimiz? Anılarımızın, hafızamızın ve bilhassa inancımızın kanıtlanabilir varlığını nerede ve nasıl bulabiliriz?   Öldüğümüzde hatıralarımıza, benlik duygumuza, bilincimize, zihnimize ne oluyor? Onlar da ölüyor mu? Biz hayattayken bile somut bir şekilde kanıtlayamadığımız, sadece hissedebildiğimiz bu olgulara öldükten sonra ne olduğunu nasıl açıklayabiliriz?   Tanrı’nın zihnini anlayamadan bu sorulara cevap bulamayacağımızı ileri süren uzman nörolog, meslek yaşamında karşılaştığı hastalarından örneklerle bizi zihnimizde ve biyolojik varlığımızın ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Tanrı’nın Zihni’nde, bilime gönülden bağlı bir sinirbilim uzmanı olan Dr. Jay Lombard, bilim yüzünden inancımızı kaybetmek yerine, bilim yoluyla inancımıza sıkı sıkı tutunmamızı telkin ediyor. Gerçeği, bilimin ötesinde ararken bilimi asla göz ardı etmiyor. Aksine bilimden faydalanıyor.   Belki de tüm bu sorulara cevap bulabilmek için özellikle inanç ve empati gibi kavramlar üzerinde durmamız gerekiyordur. Belki de Tanrı’nın zihni içimizdeki sevgide ve merhamette saklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe22e719-e5d6-4df9-9629-4b69affe9e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Katiller Vakti - Yaralı Krallık 1</image:title>
            <image:caption>SUİKASTÇI, SUİKASTÇIYLA YAKALANIR
 
“SIRADIŞI. HARiKULADE YAZILMIŞ, HIZI MÜKEMMEL AYARLANMIŞ VE KENDiNDEN EMiN. HARiKA BiR ÇIKIŞ KiTABI, OKUNACAKLAR LiSTENiZiN EN ÜSTÜNDE BULUNMASI GEREKEN HARiKA BiR KiTAP.”
—James Islington, The Shadow Of What Was Lost’un yazarı
 
SUİKASTÇININ KARŞISINDA SUİKASTÇI
 
David Gemmell Ödülü&apos;ne aday gösterilen yazar RJ Barker&apos;ın ilk romanı Katiller Vakti, suikastçının karşısına suikastçıyı çıkarıyor. Gizemli bir sihrin gölgesinde bir krallığı yok edebilecek bir komplonun perdesi aralanıyor.
 
Ülkenin en iyi suikastçısının çırağı Girton Yumruk Ayak’ın insanların canını alma sanatıyla ilgili öğrenecek daha çok şeyi vardır. Fakat son görevi Girton’u çok daha büyük bir engelle karşı karşıya bırakır: Bir canı kurtarmak. Biri tahtın varisini öldürmeye çalışmaktadır ve hainin kim olduğunu ortaya çıkarmak Girton ile üstadına düşer. İç savaşın eşiğinde bir krallıkta ve yalanlarla dolu bir kalede hiç beklemediği düşmanlar, hiç istemediği dostluklar ve bütün ülkeyi yok edebilecek bir komployla karşılaşacaktır.
 
“Ölü tanrılar, tehlikeli bir sihir ve yeni bir soluk getiren ana karakter. Çok
eğlenceli.”
–Peter Newman, The Vagrant’ın yazarı
 
“Elimden bırakamadım. Özgün, beni içine çeken bir dünya ve sevmemenin zor olduğu iki suikastçıyla Katiller Vakti okuması zevkli bir kitap. Daha fazlası için sabırsızlanıyorum!”
–Melissa Caruso, The Tethered Mage’in yazarı
 
“Elinizden indiremiyorsunuz... fanteziyle gizemin mükemmel bir karışımı.”
–Fantasy Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c12027-200b-4fd4-ae09-c7fbe6861d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Ejderha Gork</image:title>
            <image:caption>Gork, SavaşKanatları Askeri Akademisi’ndeki diğer ejderhalar gibi değil. Onun kocaman bir kalbi ve ancak beş santimetrelik boynuzları var, üstelik bayılıp duruyor. Lakabı, Çıtkırıldım ve GÜÇ ARZUSU seviyesi, sınıfındaki en düşük derece olan Atıştırmalık. Ama hayatının en önemli arayışına çıkarken bunların hiçbirinin ona engel olmasına izin vermeyecek! Ne de olsa liseden mezun olacağı gece dişi bir ejderhaya kraliçesi olmayı teklif etmeli. Böylece onunla birlikte yabancı bir gezegeni fethetmeye gidebilecek. Ama teklifi kabul edilmezse Gork bir köle olacak.   Eşini bulmak için Sporcular, Budalalar ve Çok Boyutlularla mücadele eden Gork, çılgın bilim ejderi Dr. Korkunç, ölümü saplantı haline getiren robot ejderha Fribby ve kılıçlarla akupunktur alanında uzman, şifacı Metheldra dahil olmak üzere dostlar ve düşmanlardan oluşan unutulmaz karakterlerle karşılaşır. Ama en nihayetinde, bu destansı arayışında Gork’a en büyük zayıflığı, kocaman kalbi rehberlik edecek.   Bir aşk ve kendini bulma hikâyesi olan Genç Ejderha Gork, bize bir ejderhanın ne kadar cana yakın olabileceğini gösteren son derece eğlenceli, güzel kurgulanmış ve hayli içten bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6aaf4ef-01ff-43a9-8ac5-e69c524895e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Ay 2 – Kayıp Melek</image:title>
            <image:caption>&quot;Gece nereye giderseniz gidin siyahtır. Ve acının tek bir rengi vardır; kurşuni... &quot;
 
 
Ante,
 
Bedenimi ısıtmanın bir yolunu buldular. Ancak ruhum, üzerinde soluklandığımız buz kütleleri kadar soğuk ve devinimsiz. Beni izlediğin anları anımsadığımda, belleğimde belirenlerin birer sanrıdan ibaret olduğunu bile bile elimi uzatıyorum. Ah Ante, dokunamıyorum. Sınandığım şey acıyla yoğrulmuş devasa bir boşluk. O boşluğun ucunda bir bez bebek gibi sallanıyorum.
 
Bedenimi kurtarırken, ruhumu esir eden anahtarı heybende götürdüğünü biliyor musun? Belki de bir yerlerden, dudaklarında düzmece bir tebessümle beni izliyorsun.
 
Buradayım. Her gece ay ışığının altında durup, yaşadıklarımızla baş etmeye çalışıyorum. Beni o dipsiz mezara nasıl diri diri gömdüğünü, sonra parmaklarınla kazıyarak nasıl çıkardığını düşünüyorum.
 
Hiç kimse inanmıyor; karanlık gözlerini üzerinden ayırmadığın ay yeniden kızarıyor. Hiç kimse görmüyor; ay oluk oluk kanıyor. Ante, alnımdaki yara izi sızlıyor, onca zamandan sonra zihnim ilk kez kokunu duyumsuyor.
 
Ve yabancı bir ses fısıldıyor, beni çağırıyor;
 
&quot;Ayın kayıp meleği, seni bekliyorum. &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46ae163-c5e6-401f-81a8-694d6a1970ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğu Tanıyan Adam: Dahi Ramanujan&apos;ın Hayranlık Uyandıran Yaşam Öyküsü</image:title>
            <image:caption>&quot;Ramanujan’nın hayatını her okuduğumda etkileniyorum. Beyninin derinliklerini bizlere hissettirebilecek bir makine olmasını isterdim.&quot;   Özgür Demirtaş “Onun zevki sayısal bir cevap bulmakta değil, problemi altüst etmekte, içini dışına çıkarmakta ve orada yeni olasılıklar görmekte yatıyordu; tıpkı bir şairin kelimelerle ve kavramlarla, ressamın renk ve çizgilerle, filozofun fikirlerle yaptığı gibi...”   1887’de Hindistan’ın güneyinde doğan ve Brahman bir ailede büyüyen, spritüalizmle rasyonellik arasında salınıp duran Srinivasa Aiyangar Ramanujan’ın hayatı, anlamaya ve anlatmaya değer, sıradışı bir matematikçinin gerçek hikâyesi. Büyük matematikçilerin hayatlarında gözlemlemeye alıştığımız örüntülerden farklı bir şeyler var Ramanujan’ın hikâyesinde. Matematik, onun hayattaki en büyük başarısızlığıydı ve bu başarısızlık, matematiğin en büyük başarısı olmasını sağladı. Böyle bir dehâ, elbette bedelsiz olmazdı. Sayılara çocukluğundan beri masallarını dinlediği tanrılara inanır gibi inanan Ramanujan’ın kısa ama şaşırtıcı yaşamı, Hindistan ve İngiltere arasında hem fiziksel hem de zihinsel olarak mekik dokuduğu bu çok özel hikâye, Ramanujan’ın kişiliğine yakışacak şiirsel bir üslupla ve Robert Kanigel’in yetkin anlatısıyla okuyucusuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82a749dc-4f9d-4943-a05c-d94adb831435.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumanın Riski</image:title>
            <image:caption>Edebiyat Kendimizi ve Dünyamızı Anlamamıza Nasıl Yardım Eder?
Bir yaşam hikâyesi yaratma amacı güderek kendimizle ve ötekilerle, kendi hikâyelerimizle ve ötekilerin hikâyeleriyle diyaloğa dayalı bir ilişki içinde yaşarız. Alasdair MacIntyre şöyle demiştir: “‘Ne yapacağım?&apos; sorusuna cevap verebilmem için öncelikle şu soruya cevap vermem gerekir: ‘Kendimi hangi hikâyenin veya hikâyelerin bir parçası olarak görüyorum?&apos;”
Okumanın Riski, edebiyatı derinden, yakından okumanın kendimizi ve çevremizdeki dünyayı anlamamıza yardımcı olabileceği fikrinin bir savunması... Nitelikli eserlerin derinlemesine okunması yoluyla modern yaşamın çoğu açıdan daha anlamlı kılınabileceğini öne süren Waxler, bu kitapla sözde “gerçek yaşam”ımıza anlam vermek için “kurguya” ihtiyacımız olduğunu, kurgu okumanın insancıl ve demokratik bir toplum inşa etmek için önemini vurguluyor.

İnsanların “dilsel varlıklar” olduğunun altını çizen yazar, kutsal metinlerdeki Yaratılış kültünden Frankenstein&apos;a, Dövüş Kulübü&apos;nden Yaşlı Adam ve Deniz&apos;e dek pek çok metni analiz ederken, ölümlülüğümüz üzerine düşünmemizi sağlayacak benzersiz bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6ad7d47-1899-4791-9736-81c95b7edef1.jpg</image:loc>
            <image:title>İzdivaç</image:title>
            <image:caption>Romanlarıyla New York Times çok satanlar listesinde yer alan RITA ödüllü yazar Lisa Kleypas, cüretkâr anlatımı ve sıra dışı karakterleriyle tarihi aşk romanları sevenleri 19. yüzyıl İngiltere’sinde tutku dolu bir yolculuğa çıkarıyor.     Gallerli bir bakkalın oğlu olan Rhys Winterborne, ticari zekâsı ve sağduyusu sayesinde İngiltere’nin en zenginleri arasına girmeyi başarmış olsa da soylular tarafından küçük görülmekten kurtulamamıştı. Sahip olduğu güçle istediğini her zaman alan Rhys, aristokrat bir ailenin güzeller güzeli kızı Helen ile tanıştığında soylu bir aileden gelen eğitimli bir adam olmadığı için onu elde edememe tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı ve onunla evlenmek için tüm kuralları çiğnemeye hazırdı.     Daha önce hiçbir erkekle ilişki yaşamamış ve sosyetenin iki yüzlülüğünden uzakta bir gelecek arayışındaki Helen ise Rhys‘le macera dolu yepyeni bir hayata adım atmak için büyük bir istek duyuyordu. Etrafındakilerin bütün itirazlarına rağmen Helen, kalbinin sesini dinleyip onunla evlenmeye kararlıydı.   Ta ki kendisinin bir soylu olmadığını öğrenene kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d7f34d2-7a89-4089-90ea-b3521c83f6be.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmakıslatan</image:title>
            <image:caption>Kadınlar tarafından reddedilme korkusunu, “abi” diye hitap ettiği müşterisi, kart zampara Sadun’un yönlendirmesi ve gittiği psikiyatrın önerisiyle yenmeye karar veren Nüvit... Birlikte kömür işine giriştikleri asker arkadaşı şehirler arası otobüste şeytana uyup hırsızlık yapınca kendini havadaki karla ve gökyüzündeki yarım ayla hemhal olmuşken bulan Sertan... Vergi rekortmenliği devletin canını sıkmaya başlayan genelev patroniçesinin muhasebeciliğini alınca adının çıkmasından korkan Lütfü... Yazdığı romanı yazarlık atölyelerinde adam etmeye çalışması başlı başına bir “roman”a dönüşen Bünyamin... Kısacık bir dolmuş ya da taksi yolcuğunda dahi psikolojileri altüst olup ruhlarının röntgen filmini bırakanlar...   Bülent Görür, bu ilk kitabıyla okura, öykülemenin zorluğundan anlatmaya sığınarak kaçmayan yazarlardan olduğunun müjdesini veriyor. Yazarın, saf bir yanları olan öykü kişileri ahmakıslatana yakalananları, iç sızlatan mizahı ise gökkuşağını andırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edd48781-2e7b-457e-98fa-d7adfffeaf91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt Mıntıkası</image:title>
            <image:caption>Kurt Mıntıkası 
1971 yılında yayımlanan Kurt Mıntıkası Javier Marías’ın ilk romanıdır; 17 yaşında yazmaya başladığı bu romanı bir sene gibi kısa bir sürede bitirmiştir. Hikâye Amerika Birleşik Devletleri’nde geçer ve bütün kahramanları da Amerikalıdır. 
 
Marías bu ilk kitabında, 1922’de Taeger ailesinin dramatik parçalanmasıyla başlayan, kara romandan melodrama, Amerika İç Savaşı’ndan egzotik Güney’e, polisiye entrikalardan otuzlu yıllardaki gangster çatışmalarına uzanan yüksek tempolu, soluk kesici bir maceralar silsilesine davet ediyor okuru. 
 
Kurt Mıntıkası’ında yazarın, dikkat çekici bir yazınsal olgunluk, keskin bir ironi anlayışı ve baş döndüren bir hikâye kurma yeteneği sergilediğine tanık oluyoruz. 
 
Juan Benet’e göre, “mükemmel ve zalim bir pastiş” olan bu romanın, cüretkâr ve parçalı kurgusu, kasıtlı klişe kullanımı, son derece akıcı tekniğiyle, öncü bir yapıtı olarak karşımıza çıktığını söylemek abartı olmaz. 
 
“Macera peşinde koşan bir şövalye, matrak, iğneleyici, öfke ve aşk dolu, kesinlikle olmazsa olmaz bir yazar.” 
The Guardian 
 
“Javier Marías dünyanın en büyük, en dâhi yazarlarından biri.” 
Claudio Magris</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df71ad34-30cd-4db2-92a9-7e72f9f41699.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Vapurum</image:title>
            <image:caption>BENİM GÜZEL VAPURUM 
Vapurlarla yarışan yunusları merak ediyor musunuz? 
Peki vapur içinde o kadar arabayla nasıl yüzüyor biliyor musunuz? 
Yandan çarklı bir taşıt mı yoksa bir içecek mi dersiniz? 
 
Bu soruların yanıtını merak ediyorsanız, Filiz Özdem’in yazdığı, Eren Caner Polat’ın resimleriyle eşlik ettiği bu sımsıcak dede torun hikâyesi tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9235e5d5-c6ba-4edd-8bd7-bc28bfc67976.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilişim Teknolojileri Etkinlikleri 3 - Çocuklar İçin Kodlama</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Kodlama -Bilişim Teknolojileri Etkinlikleri 3
Sevgili öğretmenler ve ebeveynler,
Teknolojinin esiri olmayan ama onu etkin kullanan çocuklar yetiştirmek sizler için de önemliyse, elinizde tuttuğunuz bu kitap tam size göre. Teknolojik cihazları ve basit haliyle kullanımlarını kapsayan birçok bilişim teknolojileri konusunu hem dijital hem de bağlantısız etkinliklerle ele alan Bilişim Teknolojileri Etkinlikleri-3 kitabı, çocuklara çok yönlü ve gerçeklikten kopmayacakları yaratıcı bir dünyanın kapısını aralıyor.
Bu kitap;
Günlük hayatımızda yer alan teknolojik cihazları,
Bilgisayarın donanım birimlerini ve işletim sistemlerini,
Klavye tuşlarını ve kısa yollarını,
Tablet bilgisayarları ve dokunmatik ekranları,
Veri kavramını, veri ölçü birimlerinin ne olduğunu ve nasıl sıralandığını,
İkili kodlama sisteminin ne olduğunu ve bilgisayarda bu sistemin nasıl çalıştığını,
Dijital vatandaşlık kavramını ve dijital vatandaşlığın dokuz boyutunu,
İnternette çocukları bekleyen tehlikelerin başında gelen siber zorbalığın ne olduğunu ve siber zorbalıktan korunma yollarını,
İnternette araştırma yapmayı ve doğru bilgiye ulaşma yollarını,
Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, giyilebilir teknoloji ve hologram gibi güncel teknolojik kavramların ne olduğunu,
Kodlama ve algoritmik düşünme konularıyla ilgili bağlantısız çalışmaları, akış diyagramı oluşturmayı ve okumayı,
E-posta oluşturmayı, göndermeyi ve cevaplamayı,
Bulut bilişim sistemi üzerine bilgi sahibi olmasını ve bu teknolojiden yararlanarak ortak çalışma yapmayı,
Dijital haritaları kullanmayı ve sanal gezi yapmayı,
Tablet uygulamalarını kullanarak dijital hikâye oluşturmayı,
çocuklarımızla, onların seviyelerine uygun bir formatta buluşturmayı ve bilişim teknolojilerini farklı bir yoldan tanıtmayı amaçlıyor.
Çocuklar İçin Kodlama -Bilişim Teknolojileri Etkinlikleri seri olup 3 kitaptan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d2369a7-1a15-4f3e-885b-238a41435c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolları Ayaklarında Bay Fi’nin Klarneti</image:title>
            <image:caption>Beklenmedik Misafirler… 
Kolları Ayaklarında Bay Fi çok başarılı bir klarnetçiydi. Ancak bir gün başına hiç beklenmedik bir iş geldi. Klarnetinin içine hiç beklenmedik misafirler yerleşmişti! Bay Fi bu misafirlerden nasıl kurtulacaktı? 
 
Buket Topakoğlu’nun resimleriyle katkıda bulunduğu “Kolları Ayaklarında Bay Fi’nin Klarneti”, Gülay Gül’ün kaleme aldığı çok özgün ve beğenilecek bir ilk kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f19fbbe-9217-4baf-aab5-a942ccf99ca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı’nın Anlatacak Bir Hikayesi Var</image:title>
            <image:caption>Bir hikâye dinlemek ister misiniz? 
Ayı’nın anlatacak bir hikâyesi vardır. Önce arkadaşı Fare’ye gider ama Fare’nin onu dinleyecek vakti yoktur. Sonra arkadaşı Ördek’i görür, ne yazık ki Ördek de göç etmeye hazırlanıyordur. Hikâyesini bir de Kurbağa dostuna anlatmayı dener ama o da uyuyacak sıcak bir yer aramaktadır. 
Çok sevilen “Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün” kitabının yazar ve illüstratörleri Philip ve Erin Stead’den dostluk ve sabır üzerine sevimli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819abb5b-f5f2-49b5-a363-b1b99cb1feec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Cumhuriyeti - Haşhaş Savaşı Üçlemesi 2</image:title>
            <image:caption>Çin’in kanlı yirminci yüzyılından ilham alan, ihanet ve büyü dolu Haşhaş Savaşı serisi, ikinci kitabıyla devam ediyor.
Rin, Anka’nın gücünü kullanarak Mugen Federasyonu’nu yok etmişti. Ancak gerçekleştirdiği katliam yüzünden o artık bir kaçak durumundaydı. Tüm Nikan’da kellesine ödül konmuştu. Bir yandan işgalden kurtardığı ülke ona düşman kesilmişken bir yandan da en zor ânında sığındığı intikam tanrısı Anka onu tamamen ele geçirmeye çalışıyordu. Anka’nın etkisiyle başa çıkmaya çalışan Rin ise afyon bağımlılığının pençesindeydi.
Rin’in artık tek bir amacı vardı: Ülkesini satan İmparatoriçe’den intikam almak. Bu uğurda işbirliği yapmayacağı kimse yoktu. Ve Ejderha Savaş Lordu, İmparatoriçe’yi tahtından indirip Nikan’a demokrasi getirme planını açıkladığında, Rin uğruna savaşacağı yeni bir gaye edinecekti. Ne de olsa, savaşmak Rin’in bildiği tek şeydi.
İşgal Sona Ermişti. Ancak Asıl Savaş Daha Yeni Başlıyordu.
“Fantastik edebiyatın olağanüstü yeni kalemi.” –Peter V. Brett
“Yenileyici, şaşırtıcı bir hikâye. Her şeyi kontrol eden görünmez Anka ateş tanrısı da cabası. Fantazyanın ufku işte böyle genişletilir!” –Wired
“Haşhaş Savaşı’nın bu müthiş devam kitabında intikam, dostluk ve güce dair yolculuk devam ediyor. Kuang’ın yarattığı karakterin macerası unutulmaz.” –Library Journal
“Kuang’ın karakterleri fazlasıyla ilgi çekici ve kitabı bitirdiğimde onları düşünmeye devam ettim. Kesinlikle tavsiye ederim.” –Rick Riordan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802c0afe-d728-4bb5-b1d3-f18d9ef60cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevirmenin Yazar ve Kahraman Olarak Portresi</image:title>
            <image:caption>“Ülkemizdeki çeviri kitap tanıtımlarında, eleştirilerinde ve edebiyat çevirisi araştırmalarında da çevirmenin varlığını yadsımayan bu bakış açısının yansımalarını göreceğimizden hiç kuşkum yok.”
Çevirmen ve özellikle edebiyat çevirmeni kimdir? Görev ve sorumlulukları nelerdir? Yabancı dilde üretilmiş metinleri anadiline mekanik bir şekilde aktaran bir teknisyen, bir tür müstensih midir, yoksa kaynak metni eleştirel bir gözle irdeleyen, kendi sözü ve diliyle başka dilde başka bir metin ortaya çıkaran bir yazar mıdır?
İşte Çevirmenin Yazar ve Kahraman Olarak Portresi, geçmişten günümüze çeviribilim ve edebiyat çalışmaları alanında sorulagelmiş buna benzer sorulara tarihsel ve teorik bir çerçevede yanıt veriyor. Edebiyat çevirisinin yazarlığa yakınsayan yanlarını öne çıkarırken çevirmeni “metin üreten özne” olarak ele alan Ayşe Ece, bu tartışmayı çeviri ve edebiyat tarihindeki “sözde çeviriler”, “çevirmen-yazarlar”, “kendi yapıtlarının çevirmenleri” ve “roman kahramanı çevirmenler” gibi olgu ve örneklerle zenginleştiriyor.
Elinizdeki kitabın çeviri ve çeviri tarihine ilgi duyan, edebiyat çevirmenliği üzerine düşünen, bu meseleleri önemseyen okur ve çevirmenlere doyurucu bir panorama sunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2743995-8a49-4fce-ae2d-a3f02834e97d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancılarla Bir Yaz</image:title>
            <image:caption>“Okuduğum en iyi Japon yazarlardan biri.” –Bret Easton Ellis
Taiçi Yamada kaleme aldığı romanlarla kentsel yabancılaşmayı tekinsizlikle harmanlayan, olaylardan çok düşünsel süreçlere ve karakterin duygu dünyasına eğilen bir yazar. Yabancılarla Bir Yaz romanında da sakinleri neredeyse ruhlarını kaybetmiş bir şehrin sokaklarında gizemli bir yolculuğa çıkarıyor bizi.
Orta yaşlarındaki senarist Harada, geçmişini yâd ettiği bir gün kendisini çocukluğunun geçtiği Asakusa eğlence bölgesinde bulur. Tokyo&apos;nun eski şehir merkezi olan semt, eskisi gibi değildir, değildir ama Harada&apos;nın anılarından silinmeyen ve trajik bir kazada ölen anne babasıyla ilişkilendirdiği bir yerdir hâlâ. Asakusa&apos;da dolaşırken ebeveynine benzeyen sevimli bir çiftle tanışır. Harada onları görünce teselli bulsa da dehşet kendini göstermekte gecikmeyecektir.
Sence ben hayalet miyim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f524ef78-be92-483e-83c7-fc5b21bbb18e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Dünyada gezinmeye, kaybolmaya ve bilinmeyenin kullanım alanlarına dair ilham verici bir keşif seferi. Bir dizi otobiyografik deneme yazısı olarak kaleme alınan Kaybolma Kılavuzu, Rebecca Solnit’in hayatındaki sembolik anlar ve ilişkilerden yola çıkarak belirsizlik, güven, kayıp, hafıza ve mekân gibi meselelerin üzerine eğiliyor. Solnit dünyada yolumuzu bulmaya çalışırken başvurduğumuz hikâyelerle ve kendimizi bulmak ya da kaybetmek için üzerinden geçip gittiğimiz yaban yerler veya kentsel mekânlarla ilgileniyor. Anlatılan öyküler bir anlamda son derece kişisel olsa da, bunlar Amerika’ya gelen ilk Avrupalıların tutsaklık anlatılarından Rönesans resminde mavinin kullanımına, kaplumbağalarla karşılaşmalardan Yves Klein’a, keşişlere, punk rockçılara, dağlara, çöllere ve Vertigo filmine kadar uzanan daha büyük hikâyelere bağlanıyor. Ortaya çıkan ise hayli çarpıcı bir keşif gezisi oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3655b6c-c356-425d-b1df-3b426234c82e.jpg</image:loc>
            <image:title>Diğer Taraf</image:title>
            <image:caption>“Gerçek bir gerilim ve dehşet başyapıtı.” –Jeff VanderMeer
Sembolizm ve Ekspresyonizm akımlarının önemli temsilcilerinden olan Alfred Kubin, karanlık imgelerle yüklü görsel çalışmalarıyla tanınan, Poe ve E. T. A. Hoffmann gibi yazarların eserleri ile tarihteki ilk fantastik korku dergisi Der Orchideengarten için çizimler yapan Avusturyalı bir ressam. Onun tek romanı Diğer Taraf ise tuhaf kurgunun öncülerinden biri.
Claus Patera bilimsel ilerlemeden nefret eder ve çağdaş uygarlığın yarattığı hayal kırıklığına karşı bir rüya ülkesi kurarak yeni bir toplumun temelini atar. Buraya sadece seçilmiş kişiler davet edilir. Patera’nın eski arkadaşlarından olan Münihli bir çizer de eşiyle beraber bu davete icabet edenlerden biridir ve Patera’nın İnci adlı şehirden yönettiği Rüya Ülkesi’ne vardıktan sonra hayat onun için yavaş yavaş bir kâbusa dönüşecektir.
Hayal gücü iktidardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/388b5681-08d9-4598-9c55-1a9dba9752c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Essex Yılanı</image:title>
            <image:caption>• Britanya Kitap Ödülü Kazananı
• New York Times Yılın En Dikkate Değer Kitabı
• Costa Kitap Ödülü Finalisti
Cora Seaborne baskıcı kocasının ölümünün ardından üzüldüğü kadar rahatlamıştı da: Olağanüstü bir zekâya ve bitmez bir meraka sahip Cora, zoraki uyum sağladığı sosyeteye uygun eş rolünden sonunda kurtulmuştu. Her şeyi arkasında bırakma ümidiyle on bir yaşındaki oğlu Francis ve dadı Martha’yla beraber Londra’dan ayrılıp Essex kıyılarını ziyaret edecekti.
Essex’teyse bir söylenti almış başını gidiyordu: Bataklıklarda insan kanına susamış korkunç bir yaratığın dolaştığına dair dedikodular vardı. Rivayete göre efsanevi Essex Yılanı üç yüz yıl sonra geri gelmiş ve Yılbaşı gecesinde genç bir adamı öldürmüştü. Batıl inançlara tahammülü olmayan amatör doğabilimci Cora, duydukları karşısında büyülenmişti. Yerel halkın doğaüstü bir deniz canavarı olduğunu düşündüğü şeyin, henüz keşfedilmemiş bir tür çıkacağından emindi. Bölgenin papazı William Ransome’la tanıştırılmasının ardından hiçbir konuda anlaşamayan bu iki zıt insan, kısa sürede kendilerini amansızca birbirine çekilmiş bulacaklardı.
Sarah Perry’nin gerçek olaylardan esinlenen ve on dokuzuncu yüzyılın sonunda geçen romanı, Essex ve Londra, mit ve modernite arasında gidip geliyor. Cora Seaborne’un Essex Yılanı’nı coşkulu arayışı, çevresindekileri de bilimsel ilerleme çağında inanca veya akla olan bağlılıklarını sınamaya teşvik etmekle kalmıyor, aşkın, dostluğun ve sadakatin sınırları da tekrar tekrar çiziliyor.
“Keyifli bir roman. Çok yetenekli bir yazarın elinden çıkmış, zekâ dolu ve büyüleyici bir eser.” –Sarah Waters
“Kısmen hayalet hikâyesi, kısmen doğa tarihi dersi, kısmen romantik, kısmen feminist bir masal.” –New York Times
“Karşı konulamaz bir roman… Gurur ve Önyargı’daki Elizabeth Bennet’tan bu yana en keyifli kadın kahraman…” –Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/796ae182-060e-42c3-874e-d6ad1ac55186.jpg</image:loc>
            <image:title>Peynir Tuzağı</image:title>
            <image:caption>Bir New York Times çoksatan yazarı Dr. Neal Barnard, tehlikeli bir bağımlılık yaratan peynirin sağlığınıza nasıl zarar verdiği hakkındaki şoke edici gerçekleri açığa çıkarırken, kilo verebilmenizi ve daha iyi hissetmenizi sağlayan radikal bir plan sunuyor.
Süt ürünlerinin vücudumuz için faydalı olduğunu dinleyerek büyüdük ancak işin aslı peynir fazlasıyla tehlikelidir. Kalori, yağ ve kolesterolle yüklü peynir kilo alımına neden olurken, yüksek tansiyondan eklem rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa da sebep olabilir. Daha kötüsü, beyinde morfin ve eroin gibi ağır uyuşturucular ile aynı reseptörleri etkileyen, bağımlılık yaratan hafif düzeydeki uyuşturucuları da içerir. Peynir Tuzağı’nda Dr. Neal Barnard, kilo verebilmeleri, enerji kazanmaları ve genel sağlıklarını iyileştirebilmeleri için okurlara peynir bağımlılığından kurtulabilmelerinde yardımcı oluyor. Bu kolayca uygulanabilir beslenme planı pizza, lazanya, dondurma ya da cheesecake için duyacağınız en büyük arzuyu bile bastıracak sağlıklı tarifleri de içeriyor.
“Tıbbın on sene sonra nerede olacağını görmek istiyorsanız, bugünden Dr. Neal Barnard’ın kitabını okuyun.”
—Dean Ornish, New York Times çoksatan yazarı
“Peynir Tuzağı, peynirin sağlıklı bir gıda olduğu söylemlerinin sadece efsaneden ibaret olduğunu ve gerçekte nasıl üretildiğini gösterirken ne kadar sağlıksız olduğu konusunda gözlerinizi açıyor.”
—Dr. Joel Kahn, Tıp Profesörü ve The Whole Heart Solution’ın yazarı
“Kalori, kolesterol, tuz ve doymuş yağlar – ABD’de önde gelen ölüm nedenlerinden biri olan koroner arter plağının peynire benzemesi birçok yönden şaşırtıcı değil.”
—Kim Allan Williams, Sr., American College of Cardiology eski başkanı
“Peyniri seviyor musunuz? Bir daha düşünün! Dr. Barnard canınız pahasına peynirden neden uzak durmanız gerektiğini anlatıyor.”
—Rip Esselstyn, New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c89595-fd38-494a-a916-772546a1e88a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Kişilik Şirket: Küçük İşletmelerin Pazardaki Devrimi</image:title>
            <image:caption>Ya daha tatmin edici bir kariyerin gerçek anahtarı büyümek değil de başarılı ve sürdürülebilir bir küçük işletme olmaksa?
Tek Kişilik Şirket, yalnızca iş başına ödeme alan bir freelancer olarak ya da en kısa sürede hızla büyümek isteyen bir startup olarak değil, her büyüklükteki işletme için küçük kalmaya ve büyümeden kaçınmaya odaklanan yepyeni bir yaklaşım. Küçük kalarak, hayatta bambaşka deneyimlerin peşinden gitme özgürlüğüne sahip olabilir veya genişleme konusunda endişelenmekten kaynaklanan baş ağrılarından kaçınabilirsiniz.
Paul Jarvis baskı altında, yüksek profilli bir dünyada çalışmanın onun başarı fikri olmadığını fark ettiğinde kurumsal dünyayı terk etti. Artık kendisi için çalışıyor, sürekli daha fazla üretkenlik, daha fazla iş ve daha fazla büyüme talep eden bir ortamla uğraşmak zorunda değil. Tek Kişilik Şirket’te, işinizi nasıl kuracağınızı planlamak, istediğiniz kazancı belirlemek, beklenmedik krizlerle başa çıkmak, önemli müşterilerinizi mutlu etmek ve tüm bunları küçük kalarak nasıl yapabileceğinizi açıklıyor.
“Minimalist bir işletmeyi başarılı bir şekilde yürütmek için ilgi çekici, anlaşılır bir şekilde yazılmış bir kılavuz.”
—Joshua Fields Millburn, Minimalizm’in yazarı
“Siz bir makine değilsiniz, o zaman neden işinizi bir makine gibi yönetesiniz? Tek Kişilik Şirket size başka bir yol gösteriyor.”
—Chris Guillebeau, 100 Dolarlık Başlangıç’ın yazarı
“Dolu dolu bir hayata zenginlikten daha fa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/112168c9-0f69-4417-86b7-1c754ca57eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Teneke</image:title>
            <image:caption>Kimsesi olmayan Chirstopher, robot çocuklar yapan mühendis Bay Absolom için çalışıyordu. Adamın ıvır zıvırlarla yaptığı metalden çocuklarının arasında tek “düzgün” insan kendisi olduğu için mutluydu. Ta ki beklenmedik bir kaza, korkunç bir gerçeği açığa çıkarana dek...
Kim olduklarını ve hatta insan olmanın anlamını keşfetme yolculuğunda Christopher ve arkadaşlarını olağanüstü bir macera bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52d1bd1f-7760-47d7-b0b1-673ff83e5e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Cumhuriyeti - Haşhaş Savaşı Üçlemesi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çin’in kanlı yirminci yüzyılından ilham alan, ihanet ve büyü dolu Haşhaş Savaşı serisi, ikinci kitabıyla devam ediyor.
Rin, Anka’nın gücünü kullanarak Mugen Federasyonu’nu yok etmişti. Ancak gerçekleştirdiği katliam yüzünden o artık bir kaçak durumundaydı. Tüm Nikan’da kellesine ödül konmuştu. Bir yandan işgalden kurtardığı ülke ona düşman kesilmişken bir yandan da en zor ânında sığındığı intikam tanrısı Anka onu tamamen ele geçirmeye çalışıyordu. Anka’nın etkisiyle başa çıkmaya çalışan Rin ise afyon bağımlılığının pençesindeydi.
Rin’in artık tek bir amacı vardı: Ülkesini satan İmparatoriçe’den intikam almak. Bu uğurda işbirliği yapmayacağı kimse yoktu. Ve Ejderha Savaş Lordu, İmparatoriçe’yi tahtından indirip Nikan’a demokrasi getirme planını açıkladığında, Rin uğruna savaşacağı yeni bir gaye edinecekti. Ne de olsa, savaşmak Rin’in bildiği tek şeydi.
İşgal Sona Ermişti. Ancak Asıl Savaş Daha Yeni Başlıyordu.
“Fantastik edebiyatın olağanüstü yeni kalemi.” –Peter V. Brett
“Yenileyici, şaşırtıcı bir hikâye. Her şeyi kontrol eden görünmez Anka ateş tanrısı da cabası. Fantazyanın ufku işte böyle genişletilir!” –Wired
“Haşhaş Savaşı’nın bu müthiş devam kitabında intikam, dostluk ve güce dair yolculuk devam ediyor. Kuang’ın yarattığı karakterin macerası unutulmaz.” –Library Journal
“Kuang’ın karakterleri fazlasıyla ilgi çekici ve kitabı bitirdiğimde onları düşünmeye devam ettim. Kesinlikle tavsiye ederim.” –Rick Riordan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c179e4b-c90c-4a79-8f2f-0a144e7bc1b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Üstü İstanbul</image:title>
            <image:caption>Sağ gözün açık. Solun karşısında bir inek. — 0. (Belki de inek değildir.) Sol gözün açık. Sağın karşısında bir dev. 0 —. (Yoksa sen misin dev olan?) İki gözün kapalı. — —. Karşında mavi kapı. Hem mukim hem Mukim’in diyarı. (Dad’ın hüznü Ardu dedikleri herhalde.) İki gözün açık. 0 0. Karşında Aydos Ormanı. (Kaymakdonduran Ormanı da olabilir... Ya da İnva, kim bilir.) Her halükârda, ya altı İstanbul’un ya üstü. Biri ağlarken diğerinin soluğu dönüşmez kahkahaya çünkü.
İstanbulensisler ilk burada açar, sen koklarsan. Doğadaki her canlı senin için öter, sen duyarsan. Görmek için sadece gözlerini kullananlardan değilsin. Bundandır geçmez karanlığın hükmü sana, inanırsan. Şimdi kapat gözlerini. Binyılların neresindesin?
Ercan y Yılmaz’ın yeni romanı Altı Üstü İstanbul, alt alta üst üste iki âlemin, iki İstanbul’un hikâyesini anlatıyor. Sen dilinin imkânlarından yararlanılarak ve kendine özgü işaret sistemiyle inşa edilen roman, şehrin son yıllarını gözler önüne sermekle kalmıyor, toplumsal olaylara değinerek kolektif hafızayı da canlı tutuyor. Hem görünen hem görünmeyen İstanbul’dan haber veriyor Yılmaz, kurmacayla gerçeği bir kez daha oyunun merkezine koyuyor – denemekten sakınmayarak.
“İstanbul. Eksilmenin ve de tamamlanmanın, tükenmenin ve de dirilmenin, bitmenin ve de başlamanın şehri. Altında ve üstünde yaşayan varlıklarla, yaşanan hikâyelerle şehre âlem dense olur, acun dense olur, biri tutup evren mi diyecek, o da olur. Tüm ağızlar birden söyler masalını. Üstelik herkes ayrı bir İstanbul anlatır ve hepsi de doğrudur. Bu şehir bir değildir, bir olmayı kendine yakıştırmaz. Sokaklarında gezinenler, içlerinde birçok İstanbul taşır. Biri kaçılan bir şehirken, biri mutlaka kaçınılan bir şehir. Biri korkulan bir şehirken, biri mutlaka yüreklendiren bir şehir. Biri söndürenken, biri mutlaka yakan bir şehir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d99079f5-d3d1-4c4d-a3e4-f35ddcf3a2f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Ben Lenin: Bir Hikâye, İki Senaryo, Bir Film</image:title>
            <image:caption>SEN BEN LENİN arkasında “bir” filmin yanı sıra aynı hikâyeyi anlatan “iki” senaryo bıraktı: Birincisi koşullar yüzünden çekilememiş, ikincisi koşullara rağmen çekilmiş... Türkiye’de sinema yapmanın zorluklarını bir tarafa bırakacak olursak, bu iki senaryo, bir hikâyeyi iki farklı biçimde anlatma denemesi olarak da görülebilir. Aynı hikâyeden yola çıkan ama karakterleri, mekanları, zamanı ve olay örgüsünü farklı biçimlerde kurmaya çalışan iki farklı senaryo.
Bir
Tek kurtuluş umudu turizm olan bir sahil kasabasına dalgalar günün birinde ülkenin başbakanı yerine ahşap bir Lenin heykeli getirir. Annesiyle birlikte iki kişilik bir dünyada yaşayan fotoğrafçı Fikret, kasabaya yeni atanan idealist öğretmen İdil, dinlediği bir masala inanan Ümit, bir çay bahçesi açmak isteyen balıkçı Aziz ve daha yüksek mevkiler peşinde koşan belediye başkanı Deniz, Lenin heykeli etrafında kendi hikâyelerini yeniden kurmaya girişirler. Acaba Lenin mi kasabayı yoksa kasaba mı Lenin’i değiştirecektir?
İki
Kurtuluşu turizmde arayan bir sahil kasabasına günün birinde dalgalar ahşap bir Lenin heykeli getirir. Heykel, turistlerin ilgisini çeker düşüncesiyle belediye tarafından meydana dikilir, haber ülke gündemine yerleşir. Başbakan ve beraberindeki Rus heyetinin katılımıyla yapılacak açılıştan hemen önce Lenin heykeli çalınır. Lenin’i bulmak için Ankara’dan özel olarak görevlendirilen tecrübeli bıçkın komiser Erol’un ve ayrıntıların titiz dinleyicisi genç komiser Ufuk’un sadece on iki saatleri vardır. Boş bir sandalye, kayıp bir çocuk, rengârenk çaputlar... Heykelin çalındığı geceye dair deliller kasabanın geçmişine uzanan bir yol açarken, polislerin “Neredesin Lenin?” sorusuna kasabalılar beklenmedik bir cevap verir.
Barış Bıçakçı - Tufan Taştan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ba08258-6e97-4d8a-bead-88bc0a23be20.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşamı Çöz – Karton Kapak Yıldızların Kanı Serisi 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>LANETLENMİŞ BİR TERZİ
YERLE GÖK ARASINDA SON BİR SAVAŞ
HERKESİ KURTARMAK İÇİN TEK BİR ŞANS
Güneşin, ayın ve yıldızların elbiselerini dikmek Maia Tamarin’e akılalmaz fedakârlıklara mal olmuştu. Son görevi için gittiği Unutulmuş Adalar’ın muhafızı tarafından lanetlenmiş ve hem kendini hem de sevdiği çocuğu tehlikeye atmıştı.
Savaşın eşiğindeki ülkesine geri döndüğündeyse, pamuk ipliğine bağlı barışı korumak için güneşin elbisesini kuşanmak ve Shansen’e karşı tehlikeli bir oyun kurmak zorunda kalacaktı. Her geçen gün karanlığa çekilirken kim olduğunu unutmamak zorlu bir mücadeleydi ve attığı her adımda daha fazla sırla boğuluyordu.
Maia fazla zamanı kalmadığının farkındaydı ancak Edan’ı bulmak, ailesini korumak ve nihayetinde ülkesine barış getirmek için göğü ateşe vermek zorunda kalsa bile pes etmeyecekti.
“Çin kültürüne ait unsurlar nefes kesici hikâyeyi zenginleştiriyor ve yazarın mükemmel kalemi, dikkat çeken bu ikilemeye tatmin edici bir nokta koyuyor.” —Booklist
“Hikâyenin gücü Maia’nın içsel savaşlarında ve yazarın çeşitli Asya mitolojileriyle efsanelerini eserine dokumasının büyüsünde yatıyor… İlk kitaba bayılmış okurlar, Akşamı Çöz’de tüm heyecanın katlandığını görecekler.” —Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0a824ac-f94f-45ee-a1de-01fc03451bc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafağı Ör – Yıldızların Kanı Serisi 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>KILIK DEĞİŞTİRMİŞ YETENEKLİ BİR TERZİ
KAZANILMASI İMKÂNSIZ BİR YARIŞMA
EFSANELERLE ÖRÜLMÜŞ ÖLÜMCÜL SIRLAR
Maia Tamarin, bir zamanlar oldukça ünlü bir terzi olan babasının dükkânında dikişçi olarak çalışıyordu. Herkes onun iyi bir evlilik yapmasını bekliyordu ama o, diyarın en büyük terzisi olmayı kafasına koymuştu.
Sarayda yeni bir İmparatorluk Terzisi seçileceği konuşulurken, onlara da bir davet gelmişti. Tamarin soyadını ne hasta babası ne de dikişten anlamayan abisi onurlandırabilirdi. Bu kez ipleri eline alma sırası, abisinin yerine geçip saraya gidecek olan Maia’daydı.
Yalanlar ve entrikalarla dolu bir yarışma başlamak üzereydi. Sırrı keşfedilirse sonunun ölüm olacağını adı gibi bilmesine rağmen, hayalleri uğruna elinden geleni yapmak zorundaydı. Başbüyücü Edan’ın gözleri sürekli üzerindeyken güneş, ay ve yıldızlardan dokuyacağı kaderinde en büyük yardımcısı, ailesinin en gizli mirası olacaktı.
“Bir moda defilesi programının kıyasıya rekabetini ve destansı bir arayış serüveninin heyecanını ustalıkla harmanlıyor.” —The Washington Post
“Şafağı Ör, bakış açısını geniş tutmanın bize raflardaki diğer tüm kitaplardan farklı bir hikâye sunmakla kalmadığının, aynı zamanda daha zengin ve incelikli bir anlatıma olanak sağladığının en büyük kanıtı.” —NPR
“Aynı anda hem İpek Yolu döneminde geçen Project Runway yarışması hem de destansı bir macera.” —Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc404170-cecd-4884-a5d4-cde5028eb122.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingeneler</image:title>
            <image:caption>“Onlar çadırlarında, misafir için yalnız limonata değil, icap ederse kuş sütü bile yaratırlar. Hele Hıdrellezlerde, düğünlerde, başka teferizlerde kuzular, pilavlar, zerdeler, yoğurtlar, dolmalar, börekler, şerbetler, şaraplar, konyaklar gırla gider.”
Osman Cemal Kaygılı’nın 1935 yılında Haber gazetesinde tefrika edilen ve ilk kez 1939 yılında kitap olarak yayımlanan, yazarın “gerçek bir olaydan yola çıkarak” yazdığını belirttiği romanı Çingeneler, okuru erken dönem Cumhuriyet edebiyatında yazarların tek tük uğradığı, İstanbul’un kenar mahallelerindeki hayatlara tanık olmaya çağırıyor.
Yazar Beyoğlu ile Sulukule, Aksaray ve Ayvansaray gibi tarihi yarımadanın semtlerindeki ötekilerin; kabadayıların, tulumbacıların, âlemcilerin ve eğlence yerlerinin hikâyesini musiki meraklısı, babasını genç yaşta kaybeden kemancı İrfan aracılığıyla anlatıyor. İrfan’ın, hayatlarına dair az şey bilinen ama İstanbul’un mühim topluluklarından biri olan çingenelerin arasına dahil olması ve Nazlı adındaki çingeneye âşık olmasıyla tepetaklak giden hayatı üzerinden gerçekçi bir şekilde kaleme alıyor romanını.
Sait Faik’in “Ondan başka romancı tanımıyorum,” dediği Osman Cemal Kaygılı’nın en önemli eseri Çingeneler ile yazarın benzer mekânlarda gezinen öyküsü “Çingene Kavgası” da bu edisyonda kendine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b94ff58-3490-478b-90e1-d7472294b791.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevresel Açıdan Sürdürülebilir Kalkınma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ÇEVRESEL AÇIDAN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA 
 
İKİNCİ BÖLÜM  
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMAYA KATTIKLARI DEĞER BAKIMINDAN GERİ DÖNÜŞÜMDE FAALİYET GÖSTEREN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN VERİ ZARFLAMA ANALİZİ YÖNTEMİ İLE ETKİNLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca9994f-8842-43da-ad7a-566f04fc78d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık</image:title>
            <image:caption>“Şöhret pek şıktır. Ama nasıl şık? Bu kelimenin kötü anlamı yönünden ne kadar genişletilmesine imkân varsa işte öyle şıktır. Malum ya... Şıklık yalnız kıyafetle olmaz. Yaradılış ve ahlak bakımından da şık olmak gerekir.”
Hüseyin Rahmi Gürpınar ilk romanı Şık’ı henüz on sekiz yaşındayken yazmaya başlamış, kitap 1888 yılında Ayna adıyla Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilmişti. Ahmet Mithat Efendi ilk başta bu eserin böyle genç birinin elinden çıktığına inanamamıştı fakat karşısındaki Gürpınar’ın gözyaşlarını görünce ona ikna olmuş, hikâyedeki mizahi üslubu övmüş ve yazarın gelecekteki başarılarını öngörmüştü.
Şatırzâde Şöhret Bey dış görünüşüne fazlasıyla önem veren “züppe” bir insandır. Gerçekte olduğundan daha saygıdeğer birisi sandığı sevgilisi Madam Pötiş’in elinde kukla olan bu saf delikanlı, aşkı için her şeyini feda edip annesinden para çalmayı bile göze alacaktır.
Hüseyin Rahmin Gürpınar’ın daha sonra yazdığı Şıpsevdi’nin temellerini attığını da söylediği Şık, böylesine kıymetli bir kalemi Türk edebiyatına armağan eden o ilk roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2701a64-cedb-4cfb-9fd3-2e90734e52ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi ve Aşk Dolu İlişkiler Yaşamanın Nasıl Bir His Olduğunu Bilmek İster misiniz? – Evet Derseniz Olur</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap öncelikle kendinizi sevmeniz için yazıldı. Siz değerli hissettikçe ve kendinizi sevdikçe hayatınıza giren herkes size değer verecek ve sizi olduğunuz gibi sevecek.”
Yeşim Kuzu “Evet Derseniz Olur” serisinin üçüncü kitabında bu defa ilişkilere ışık tutuyor. İlişki deyince ilk akla gelen karşı cins oluyor. Ama Yeşim Kuzu kendimizle, ailemizle, çocuklarımızla, arkadaşlarımızla, hayatımıza girmiş tüm insanlarla kurduğumuz ilişkileri irdeliyor. Bunu yaparken de atalardan gelen ya da çevre etkisiyle oluşturduğumuz blokajlarımızı, kök inançlarımızı açığa çıkartmamız, yerine yeni olumlu inançlar ekmemiz, negatif olanı değiştirerek şifalanmamız için bir yol açıyor bizlere.
“Sevgi ve aşk dolu ilişkiler yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?” sorusuna cevabınız EVET ise değişimden, değiştirmekten korkmadan yolculuğumuza başlayabiliriz. Unutmayın bu kitap öncelikle kendinizi sevmeniz için yazıldı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0fc555d-df80-43c7-acfb-3d1d7d8960e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermenek Yörük Ağzı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      GENEL ÖZELLİKLERİYLE ERMENEK 
2.      DİL İNCELEMESİ 
3.      METİNLER 
4.      SÖZLÜK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d65d61-63d0-48f9-9da3-3f2cbd001065.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Gençliğinin Spor Yapma Durumlarına İlişkin Psikolojik Sağlamlık Düzeylerinin ve Stresle Başa Çıkma Tarzlarının İncele</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM -1 
GİRİŞ 
BÖLÜM -2 
SPOR KAVRAMI VE SPORUN YARARLARI 
BÖLÜM -3 
PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK KAVRAMI 
BÖLÜM -4 
STRESLE BAŞA ÇIKMA TARZLARI 
BÖLÜM -5 
KONU İLE İLGİLİ YAPILAN ARAŞTIRMALAR 
BÖLÜM -6 
YÖNTEM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f23810c4-8db7-45a4-be8f-86b99778dc3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler İçin Piyano Metodu</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma için harekete geçmeme “40’ından sonra saz çalınır” diye düşünen ve birlikte piyano çalışmaya başladığımız, ileri yaşlardaki bir öğrencim neden oldu. Çocuklar ve gençlerle yürüdüğüm güzergahtan götürebilirdim onu. Ama içinden; “bize göre bir şeyler olsaydı iyi olurdu” diye düşündüğünü duyar gibi oluyordum. Yaşamına eşlik etmiş ulusal ve evrensel kültürün ürünlerinden yararlanma fikri doğru bir yaklaşım olacaktı.  Şarkılarımız, türkülerimiz, tango, vals, jazz ve klasik batı müziğinin her dönemine ait uygun ve seçkin örnekleri ile tanışabileceği bir yolculuk olmalıydı. 
 
      Bu projeyi tasarladığım günlerde pandemi ortaya çıktı. Dolayısıyla onunla ve diğer tüm öğrencilerimle devam edemedik piyano çalışmalarımıza. Ama yola koyulmuştum ve “YETİŞKİNLER İÇİN PİYANO METODU” nu oluşturabilmem için uzun bir zaman fırsatı doğmuştu. 
        Yoğun çalışma döneminin sonunda sanırım amaçlarımı gerçekleştirebilmiş olduğum bir ürün ortaya çıktı. İnsanımıza sanatın güzellikleri yoluyla daha çok dokunabilme zemini yaratmasını umduğum bu çalışmanın, piyano öğretmenlerine, müzik eğitimcilerine, müzik öğrencilerine ve tüm ilgililere yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b00a691-7b02-4c92-a5b1-5fed3e3659b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Güçler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sizin süper gücünüz nedir?
 
Hayır! Burası Orman Değil!&apos;in yaratıcıları, yazar Susanna Isern ve çizer Rocio Bonilla&apos;dan, minik okurların kendilerini tanımalarını sağlayacak rengârenk, neşeli bir öykü! Farklı karakter özelliklerinin ve yeteneklerin hikâyeleştirildiği kitap, insanın, onu &quot;dünyada tek&quot; kılan özgün güçlerine odaklanıyor. Her çocuğun kendini keşfetmede ipuçları bulabileceği resimli öykü, ortak okumalar için görsel bir şölen niteliğinde. Yalın anlatımı ve evrensel temalarıyla dikkati çeken kitap, yaratıcılıkla, hayal gücüyle harmanlanmış çokrenkli bir dünya kuruyor.

Hikâye anlatmak, iyimserlik, cesaret, müzik, komiklik, dikkat, merak, sabır, okumak, çeviklik, hafıza, düzen, aşçılık, uyum, kararlılık, matematik, dans, yaratıcılık... Bunlardan biri ya da birkaçı. Herkesin kendine özgü bir ya da birden fazla &quot;süper gücü&quot; olabilir. Her çocuğu dünyada biricik kılan o &quot;süper gücü&quot; keşfetmek harika! Duygu, düşünce ve davranışlarımıza bakarak, bizi biz yapan, başkalarından ayıran o özgün yanımızı bulabilir miyiz?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ded86789-ab40-4ccb-9818-00160871c05a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanla Dans</image:title>
            <image:caption>Her okuyanın kendinden bir parça bulacağı, aşk, gerilim ve duygu yüklü bir kitap. Basit bir hatanın, rüzgârla büyüyen yangın gibi yakıp kül ettiği hayatların hikâyesi. İçimizden bir genç kızın, kardeşimizin, iş arkadaşımızın, dostumuzun olabileceğini düşündüren bir yaşam hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48379053-71b5-4342-a9c7-ce60544674bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin İki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Gel şimdi seninle bir yolculuğa ve bir mücadeleye çıkalım. Kalbimizin güzel yüzünü kullanalım. Gerçek aşkı bulduğumuzda hassas olan kalbimizin tamamı güzel olsun. Aşka inanmayanları umursama. Onlar bizim aşkımızı ölümlü sanırlar. Vakit kaybetmeden başla okumaya ama sadece kitapları değil kâinatı da içinde yaşayanları da oku. Oku ki senin sen olduğunun farkına var. Kendini bulmadan hakkı bulamaz insan. Dünya amacının farkına var. Ben gönül dilinden söylüyorum bunları, sen gönül kulağından işit. İşitenlere selam olsun..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f6db58-267e-4280-aeb7-8c90e2b329dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadere Karşı Koy A. Ş.</image:title>
            <image:caption>Alev Alatlı 
 
1944 İzmir doğumlu Alev Alatlı, liseyi Japonya’da okudu. Ekonomi ve istatistik lisansını ODTÜ’den, ekonomi ve ekonometri yüksek lisansını ise ABD Vanderbilt University’den aldı. Felsefe öğreniminin ardından yine ABD Dartmouth College’da doktora çalışmalarına başladı. Felsefe, düşünce ve medeniyet tarihi ile ilahiyat üzerinde yoğunlaşan yazar, 1974’te Türkiye’ye döndükten sonra, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğretim görevlisi ve Ankara Devlet Planlama Teşkilatı’nda ekonomist olarak çalıştı. University of California (Berkeley) ile Türkçe üzerine psiko-dilbilim çalışmaları yürüttü. Türk Yazarlar Kooperatifi YAZKO’da başkan yardımcısı olarak görev aldı. 
 
1985 ve 86’da Filistin meselesinin duyurulmasına katkıda bulunmak amacıyla Edward Said’in Haberlerin Ağında İslam ve Filistin’in Sorunu isimli kitaplarını çevirdi. O yıllarda Tunus’ta sürgünde olan Yaser Arafat tarafından “Özgürlük Madalyası” ile onurlandırıldı. 1987’de İşkenceci, Türk Yazarlar Birliği’nin “Yılın En İyi Romanı Ödülü”ne layık görüldü. 2006’da Gogol’un İzinde üçlemesi Rusya Federasyonu Yazarlar Birliği’nin Mihail Aleksandroviç Şolohov 100. Yıl Edebiyat Ödülü’nü kazandı. 2014’te Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün sahibi oldu.  
  2005’te, hâlen Mütevelli Heyeti Başkanı olarak görev yaptığı Kapadokya Üniversitesi’ni kurdu. 2019 yılında Nasihatname serisinden America the Beautiful: Fesüphanallah ve All-American He-Man: Hafazanallah adlarıyla iki kitap çıkardı. Alev Alatlı, Isparta Üniversitesi ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden iki fahri doktora sahibidir.   
 
ARKA KAPAK 
 
“Bizim şirketin hikâyesi, özde, o gün o mantı masası başında toplanmış bizlerin Türkiye gerçeğine dühul etme süreci içinde parmağımıza bulaşan bu –ve daha neler neler!– pislikleri nasıl maniple ettiğimizin hikâyesidir. Biz, yıllar yılı tiksintiyle izlediğimiz mekanizmaları bu işte kullandık. Rezillikleri, utanç verici ihanetleri kendimize örnek aldık, oradan yola çıktık. Göreceğiniz gibi fevkalade başarılı olduk. Başarımızın sırrı, hayatımızda ilk kez aklımızı başımıza devşirip egemen sistemi yargılamaktansa, rezillikleri 3K’nın (Kadere Karşı Koy’un ü K’sı) çıkarları doğrultusunda kullanmaya karar vermemiz, üstelik bunu çok iyi becermiş olmamızdadır. Bu bakımdan, kaşarlanma sürecimizi mümkün olduğunca aktarmalıyım ki, sermayemizin büyüklüğü hakkında fikriniz olsun.” 
 
Alev Alatlı külliyatında çok özel yeri olan bir roman. Sadece gerçekle yüzleşmeye cesareti olanların göze alabileceği bir oyun aynı zamanda. 
 
İnsanın kendisini daha doğar doğmaz ölesiye bir yarışın, dur durak bilmeyen bir varoluş mücadelesinin içinde bulduğu şu hayata başka bir pencereden bakmamızı, itiraz etmeden üstlendiğimiz ve büyük bir ciddiyetle sürdürdüğümüz rollerimizin birer karikatürden ibaret olduğunu görmemizi sağlıyor. 
 
Eğlenceli olduğu kadar sarsıcı bir okuma deneyimine hazırsanız Kadere Karşı Koy A.Ş. sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168a9777-94a2-404d-87ab-209994ffb1b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Adım Adım Piyano Metodu</image:title>
            <image:caption>HERKES  PİYANO  ÇALABİLİR 
 
Öğrenme ilgi ile başlar, sevgi ile devam eder. Küçük yaşlardaki öğrenme, büyüklerin yaratacağı ortam ve yönlendirmeyle hız kazanır. 
Adım Adım Piyano Metodu, bünyesinde barındırdığı kuramsal bilgiler ve ev çalışmaları dikkate alınarak hazırlanan notalarla piyano çalmayı zevkli bir süreç haline getiriyor. 
Bu kitapla çocukların piyanoya ilgi duymaları, piyano çalmaya yakın zamanda başlamış olanlarınsa severek çalacakları parça sayısının ve müzik sanatına olan sevgilerinin artırılması amaçlanmıştır. 
Yakından uzağa ve bilinenden bilinmeyene ilkeleri doğrultusunda hazırlanan Adım Adım Piyano Metodu, piyano çalmayı öğrenmek isteyen herkesin fayda sağlayacağı bir kaynak niteliğindedir. 
 
SEZGİN  DİNÇ 
 
1949 yılında  Aydın’ın Nazilli ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu Nazilli’nin üç farklı köyünde ve merkezde okudu. Ortaokulu Ortaklar İlköğretmen Okulu’nda, lise öğrenimini ise Ankara İlköğretmen Okulu’nun Müzik Semineri’nde, 1968 yılında tamamladı. Daha sonra eğitimine Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümünde devam etti ve 1971 yılında mezun oldu. 
İlk görev yeri olan Konya’nın Ilgın ilçesinde üç yıl çalıştıktan sonra Nazilli’ye atandı. Eğitimin çeşitli kademelerinde hizmet verdi ve 1996 yılında emekli oldu. 
Özel okullarda müzik öğretmeni olarak görev yaptı ve Adnan Menderes Üniversitesi Nazilli Devlet Konservatuarında yarı zamanlı müzik  çalışması yapan öğrencilere solfej dersleri verdi. 
Halen Nazilli’de yaşamakta ve müzik çalışmalarına devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e523a25-ed92-475f-a7ea-068b5989a4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Potter Ve Felsefe Taşı 20. Yıl Ravenclaw Özel Baskısı</image:title>
            <image:caption>BİNA RENKLERİNİZİ GURURLA TAŞIYIN 
Bu Ravenclaw baskısı Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın ilk kez yayımlanmasının üzerinden 20 yıl geçmesinin onuruna yayımlanmaktadır. 
 
Hogwarts’taki en zeki binaya hoş geldiniz. 
Ravenclaw’ların öncü zihinleri problem çözmekte çok başarılıdır. Dünyanın her yerinde cadıların ve büyücülerin hayatlarını değiştiren yeniliklerin mucitleri olan pek çok saygın dehanın bu binadan çıkmış olması hiç de şaşırtıcı sayılmaz. Ravenclaw binası tarihin önde gelen pek çok cadısına ve büyücüsüne yuva olmuştur. Akıllı, öğrenmeye hevesli ve mantıklı olmalarıyla tanınan Luna Lovegood ve Mızmız Myrtle ünlü Ravenclaw’lar arasında sayılabilir. 
 
Harry Potter ve Felsefe Taşı Ravenclaw özel baskısı binanın köklü tarihine, özelliklerine, öğrencilerine dair ilginç bilgiler, şaşırtıcı detaylar ve Hogwarts Testi’ni içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29d3b71a-99e1-4561-8c6d-677ffc02a03b.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat</image:title>
            <image:caption>Annesi ölen ve üvey babası Hacı Baba ile yaşayan Fitnat hiç dışarı çıkmayan, dikiş ve nakış ile uğraşan bir genç kızdır. Talat ise ailesine, özellikle annesine çok düşkün, edepli genç bir delikanlıdır. Bir gün Talat, Hacı Baba’nın dükkânına uğrayarak tütün alır ve o sırada kafesin arkasındaki Fitnat’ı 
görür. Fitnat’ı görmesiyle aşka tutulan Talat, Fitnat ile görüşmenin çarelerini arar ve aklına tebdil-i kıyafet etmek gelir. Şemsettin Sami’nin kaleme aldığı ve Türk edebiyatında Batı edebiyatı tarzında yazılmış ilk roman olarak kabul edilen Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Osmanlı toplumunda kadının yeri 
ve dönemin evlilikleriyle evlenme biçimlerine yaklaşımı bakımından da önemli bir yere sahiptir. Şemsettin Sami’nin bu romanı, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türk Dili ve Osmanlı Türkçesi dersleri veren Esra Demirkoparan tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı bölümde öğretim üyesi olan Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır.                                                                                                                                                                  (Arka Kapaktan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d22b35d6-dd31-4dee-8889-0dff5096a8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Potter Ve Felsefe Taşı 20. Yıl Hufflepuff Özel Baskısı</image:title>
            <image:caption>BİNA RENKLERİNİZİ GURURLA TAŞIYIN 
Bu Hufflepuff baskısı Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın ilk kez yayımlanmasının üzerinden 20 yıl geçmesinin onuruna yayımlanmaktadır. 
 
Hogwarts’taki en arkadaş canlısı binaya hoş geldiniz. 
Hufflepuff’lar kendi başarıları ya da meşhur mezunlarının başarılarıyla böbürlenmekten hoşlanmasalar da binaları tarihin önde gelen pek çok cadısına ve büyücüsüne yuva olmuştur. Fedakârlıkları, sabırları ve sadakatleriyle tanınan ünlü Hufflepuff’lar arasında Cedric Diggory, Nymphadora Tonks ve Newt Scamander sayılabilir. 
 
Harry Potter ve Felsefe Taşı Hufflepuff özel baskısı binanın tarihine, özelliklerine, öğrencilerine dair ilginç bilgiler, şaşırtıcı detaylar ve Hogwarts Testi’ni içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e965beb0-d965-40fd-bf2d-9b92e671259b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte İz Birakanlar - Kurucu Lider-Osman Bey</image:title>
            <image:caption>TARİHTE İZ BIRAKANLAR 
KURUCU LİDER- Osman Bey 
 
Onlar sadece Türklerin değil, dünyanın geleceğine yön vermiş liderlerdi. Başarılarıyla tarihe isimlerini altın harflerle yazdırdılar. İşte tüm yönleriyle tarihimizde iz bırakanlar. 
 
Önceleri küçük bir aşiret olan Kayı boyunu hızla büyüten Osman Bey, çevresindeki kaleleri de teker teker bünyesine katarak güçlü bir devlet oluşturdu. 
Anadolu&apos;da devam eden iktidar kavgalarına ve İlhanlı Devleti&apos;nin baskılarına rağmen Osman Bey, &quot;Osmanlı&quot; adıyla anılacak ve yüzyıllar boyunca devam edecek bir imparatorluk kurmayı başardı. 
 
 (Arka kapak yazısı) 
Yazar Hakkında: TUNA DURAN 
1980 yılında İstanbul’da doğan Tuna Duran, ilk ve orta öğrenimini Bakırköy’de tamamladı. Üniversiteden sonra çeşitli yayınevlerinde editör ve yönetici olarak çalıştı. Lise yıllarından bu yana hikâyeler yazan Tuna Duran’ın kitapları, 2006 yılından itibaren yayınlanmaya başladı. Tuna Duran, çocuklar için hikâye, bilim, tarih, eğitim kitapları yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca66358-2d73-4245-afb4-7f652367727e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tornado</image:title>
            <image:caption>TORNADO 
Batıda uzun, kapkara bir hortum taşıyan huni bulutu belirdi. Bunu gören büyükanne, çocuklar ve anneleri, çiftlik çalışanı Pete ile birlikte sığınağa koştular. Tornado dışarıda bütün şiddetiyle devam ederken Pete, sığınakta anılarını anlatmaya başladı. Korku içindeki çocukları sakinleştirmeye çalışıyordu. 
Çocukken Pete’in hayatına, olağanüstü bir köpek girmişti. Bir tornadoyla savrularak gelen köpek ile Pete arasında zamanla özel bir bağ kurulmuştu. Pete, Tornado adını verdiği köpeğiyle ilgili anılarını anlatırken çocuklar, korkularını unuttular. 
Newbery Ödülü bulunan Betsy Byars’tan şaşırtan, duygulandıran, eğlenceli bir kitap 
(Arka kapak yazısı) 
 
Yazar Hakkında: BETSY BYARS (1928-2020) 
Amerikalı çocuk yazarı Betsy Byars yaşadığı yıllarda, Newbery Madalyası, Genç Halk Edebiyatı Ulusal Kitap Ödülü ve Edgar Ödülü gibi ödüllere layık görüldü. İngiliz edebiyat dergisi Signal’in editörü Nancy Chambers tarafından,«Dünyanın en iyi on çocuk kitabı yazarından biri» olarak nitelendirildi. Kızları Betsy Duffey ve Laurie Myers onun izinden giderek çocuk kitabı yazarı oldular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17e47d3f-7c45-41aa-bbc9-85c9f7c47054.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Evlenmesi</image:title>
            <image:caption>1860 yılında yayınlanan Şinasi’nin Şair Evlenmesi isimli tiyatro oyununda hileli bir evlilik anlatılmaktadır. Müştak Bey sevdiği Kumru ile evlendiğini sanırken âdetlerden dolayı Kumru’nun ablası Sakine ile evlendirildiğini öğrenir. Batılı anlamda yazılmış ilk tiyatro eseri olan Şair Evlenmesi’nde Şinasi görücü usulü evliliği hicvetmektedir. Şinasi bu eserle yeni insanı, yeni toplumu anlatmak için geleneksel kültürün ürettiği malzeme ile Batı tiyatrosunun birikimi, tekniği, yönteminin bir aradalığıyla yeni bir tiyatro anlayışı oluşturmanın mümkün olduğunu göstermektedir. Şair Evlenmesi oyunu, Boğaziçi Üniversitesi’nde Türk Dili dersleri veren Esra Demirkoparan tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise aynı üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak hazırlanmıştır.. (Arka Kapaktan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15ed86ea-2c11-45cc-bf7f-23b50d899c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily Yeni Ay Çiftliği’nde (I) (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sevmek kolaydır, herkes birini sevebilir ama anlamak… işte onu herkes yapamaz.” 
 
Emily Starr on yaşında yetim kalınca akrabalarının yanına Yeni Ay Çiftliği’ne gönderilir. İlk zamanlarda katı yürekli Elizabeth teyzenin kuralları altında yaşamak ve farklı bir çevreye alışmak zor gelse de orada onu hüznün ve neşenin birbirine karıştığı sürprizlerle dolu bir hayat beklemektedir. 
 
Üç ciltlik serinin bu ilk kitabında saf yüreği ve kıvrak zekâsıyla her türlü zorluğa göğüs geren ve hayal gücünün doruklarında gezinen Emily’nin değişen yaşamında yeni umutlarla yeni sayfaların açılışına tanık oluruz. İyi kalpli Laura teyze, evin yardımcısı Perry, hırçın ama sevecen arkadaşı Ilse, muhteşem çizimler yapan merhametli Teddy ve en önemlisi asla vazgeçmediği yazma tutkusu ona bu yolda eşlik edecektir. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf8039e-8658-44bb-99dd-c6500bae0fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik</image:title>
            <image:caption>Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Beymelek köyünde yaşayan yoksul fakat hırslı ve çalışkan Karabibik’e babasından taşlı ve verimsiz bir tarla miras kalır. Burayı ekip biçmek için köydeki öküzlerin hangisini nasıl satın alabileceğini düşünürken bir yandan da kızı Huri’nin yapacağı evliliğin bu alışverişi kolaylaştırabileceğini ince ince hesaplar. 
Nabizade Nazım, arazi haritası hazırlamak üzere görevli olarak altı ay yaşadığı Kaş yöresinde gözlemde bulunmuş ve realist roman iddiası ile Türkçede ilk köy romanı olarak bilinen Karabibik’i kaleme almıştır. Romanda dillerinden alışkanlıklarına, sevinçlerinden dertlerine kadar Beymelek’te 
yaşayan halkı ve köyün civar coğrafyasını çok gerçekçi bir üslupla yansıtmıştır. 
Nabizade Nazım’ın bu romanı, yazıldığı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Nur Gürani Arslan tarafından yayına hazırlanmıştır.                                                                                                                                                                           (Arka Kapaktan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d49917b-09d6-4f58-bcc5-5032bf35d401.jpg</image:loc>
            <image:title>La Leyl</image:title>
            <image:caption>LA &amp; LEYL 
 
La diyordum illaki her daim 
Yersiz inkardı bu aşkı sevdayı 
Yoktu aşk dünyada, olmazdı hakim 
Rabbim bilirdi kalbimdeki davayı 
 
Bir gün “ la” ile sadece geçiyordum 
Aslında bir kalbe bakıp çıkacaktım 
Bilir miydim ki kadere yürüyordum 
Sanmazdım ki saplanıp kalacaktım 
 
Bilirdim “la” dan sonra gelirdi “Leyl” faslı 
Ve geceye and olsun ki aşkı tasdik de gelirdi 
İşte böylece uykuya veda Leyl e geçişti işin aslı 
Ve bilirdim ki bu aşk derin bir acı da verirdi 
 
Leyla Tunca</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e085754-6727-4e67-b14d-235d15cf160c.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily’nin Arayışı (III)</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak: 
“Küçücük şeylerin insanların birbirlerini yanlış anlamalarına yol açması korkunç bir şey.” 
 
Emily liseyi bitirir bitirmez Yeni Ay’a, teyzelerinin yanına döner. Derin bağlar kurduğu çocukluk aşkı Teddy’nin tutkusunu gerçekleştirmek üzere uzaklara gidişiyle içinde dolup taşan sevgiye başka bir yürekte karşılık bulmaya çalışır. Evde yaşadığı talihsiz kaza ve büyük emek verdiği yazılarına yayınevlerinin beklediği kadar hızlı dönüş yapmaması onu çöküşe sürükler. 
 
Serinin bu son kitabında, engeller karşısında asla pes etmeyen Emily’yi kaderine yön verecek kararlar alırken buluruz. Kendi mutluluk yolunu bulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ea6606-c253-46cd-a309-b01e0a3696c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily Tırmanıyor (II)</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak: 
&quot;Her şey sonuçta aynı noktaya varıyor, başkalarının doğrularıyla yaşamaya çalışmanın hiçbir yararı yok. İnsan kendi doğrularına göre yaşamalı.&quot; 
 
Çocukluktan genç kızlığa adım atan Emily için Yeni Ay Çiftliği artık hayallerini gerçekleştirmeyi umduğu bir sığınaktır. Bir yandan hayatındaki yeniliklere alışmaya çalışırken diğer yandan da karşılaştığı baskıların ve yenilgilerin altından kendine özgü tarzıyla kalkmanın bir yolunu bulur. 
 
Üç ciltlik serinin bu ikinci kitabında eğitimiyle ilgili önemli bir dönüm noktasına gelen Emily defterlerine gizlice içini dökmekte ve yazar olma hayaline sıkıca sarılmaktadır. Arkadaşları Shrewsbury yakınındaki liseye giderken Elizabeth teyzenin Emily için farklı planları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75dd3171-280c-4cd5-b6f9-d613410283b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Nerede?</image:title>
            <image:caption>Gece vakti tüm şehir uykudayken...
Bütün sokak lambaları yanmış ve evlerin ışıkları sönmüşken... Yatağında uyuyan Ardıç açmış gözlerini birden. 
Sanki uykusu bir anda kaçıp gitmiş. Etrafına bakınmış ama onu hiçbir yerde bulamamış. En sonunda Ardıç ve babası uykuyu aramaya çıkmışlar. Uyku neredeymiş acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff67938d-b1f7-4b43-8d11-11c08c6dc4ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Kurbağa Kuri</image:title>
            <image:caption>Merhaba.
Benim adım Kurbağa Kuri. Yüzmeyi, dinlenmeyi çok severim. 
Ama YIKANMAYI HİÇ SEVMEM. 
Durun bir dakika...tehlikede olan ördekler ve balıklar mı var! O halde hemen suya dalıp onları kurtarmalıyım. Ben Kurbağa Kuri, yıkanmayı hiç sevmem. Ama kahraman olma fırsatını da asla kaçırmam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/889509b4-be79-483a-a861-ab7c62c9e710.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerimi Boyuyorum</image:title>
            <image:caption>Birbirinden güzel mandala motifleri ile eğlenceli bir boyama yapmayı kim istemez ki? 
Deniz Büyükbalya&apos;nın çizgileriye hayallerinizi boyamaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63aa6a23-be00-47f0-8152-ef4a86c7c7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumurta ve Avokado</image:title>
            <image:caption>Deniz Büyükbalya&apos;nın kaleminden ilgi çekici ve etkileyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f8ec98-9ebf-4e53-84c3-fc672205b82e.jpg</image:loc>
            <image:title>İtalya&apos;da Bir Korona Gördüm Sanki!</image:title>
            <image:caption>Koronavirüsün dünyayı yeni yeni sarmaya başladığı bir zamanda, 
Bora ve ailesi İtalya’yı keşfe çıkmıştır. 
Bu gezi, unutamayacakları bir macera olarak hafızalarına kazınmıştır. 
Bora, seni İtalya sokaklarında gezmeye davet ediyor. 
Üstelik, maskesiz! 
“Kitabın çocuk karakteri Bora, çocukların kitabı okurken özdeşim kurabileceği, örnek alabileceği, macerayı ve gezmeyi seven, çevresine karşı duyarlı ve meraklı bir çocuktur. İtalya’nın farklı şehirlerinde gezerken farklı bilgiler öğrenerek bunları sorgulamakta ve aktarmaktadır. Aile ilişkilerinde de oldukça olumlu davranışlar sergileyen Bora, çocuklar için olumlu bir modeldir. 
Kitapta, İtalya’nın ünlü şehirlerinin tarihi ayrıntılı şekilde anlatılmaktadır. Bunun yanı sıra, İtalya’nın yemekleri ve genel kültürü hakkında da detaylı bilgiler verilmektedir. Bazı bilgiler verilirken devamının çeşitli sorularla okuyucuya bırakılmasının çocuklarda merak uyandıracağı ve onları araştırmaya teşvik edeceği düşünülmektedir. 
Kitabın çocuklara yeni keşifler sunacağı, mekân isimleri ve tarih bilgileri ile merak duygusunu arttırarak araştırmaya teşvik edeceği, çocuğun çevreye duyarlılığını geliştirebileceği, gittiği yeni yerlerde, mekânları tanıma, gözlem yapma ve anlam verme güdüsünü harekete geçirme konusunda faydalı olacağı düşünülmektedir. Anlatım sırasında, koronavirüsün etkilerine de yer verilerek bir çocuğun gözünden virüsün sorgulanması da hikâyeye güncellik katmaktadır. Çocukların psikolojik gelişimine katkı sağlayacak bu eser, okurlara tavsiyemdir.” 
Gökçem Elif KARANFİL 
Psikolojik Danışman-Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eb3e244-f60e-40c1-bbac-1c38e57d0ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>My Breath is Like a Magic</image:title>
            <image:caption>This book is a book on mindfulness. 
Conscious awareness -known as mindfulness- 
is a rather abstract concept, even for adults. 
Our author has undertaken 
a very difficult task in this sense 
and she took up her pen to introduce 
this concept to children. 
This book, which deals with “breath” as the first step on the path of discovery, 
aims to show children the ways to recognize their breath and to explore themselves 
and their breathing by using their senses. 
It is a bedside book for adults as well as for children. The miracle of the “breath” and the awareness of the “moment” could only be explained so well to children!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0e8d31-42bd-4b44-af15-7cbd49593552.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefesim Sihir Gibi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir bilinçli farkındalık kitabıdır. 
Bilinçli farkındalık, 
yetişkinler için dahi oldukça soyut bir kavram. 
Yazarımız bu anlamda oldukça zor bir görevi üstlendi ve bu kavramı çocuklarla tanıştırmak üzere kalemine sarıldı. 
Çocukların öncelikle 
nefeslerini fark etme yollarını gösteren, 
duyularını kullanarak kendilerini keşfetmelerini amaçlayan ve bu keşif yolunda ilk adım olarak 
“nefes”i konu alan bu kitap, 
çocuklar için olduğu kadar 
yetişkinler için de bir baş ucu kitabı. 
“Nefes”in mucizesi ve “an”ın farkındalığı, çocuklara ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/025719a3-41c0-4b89-b3a7-e7b491465c83.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Koşmak</image:title>
            <image:caption>Kafamda, benliğimden kopup gelen alaycı kahkahalar ve her sözümü alayla yineleyen tümceler art arda patlıyor. Birbirinin peşinden ok gibi fırlayarak tavandaki ışık çubuğuna çarpıp paramparça oluyorlar. “Ayakların kocaman birer sandal, seni denizde boğulmaktan kurtarıyor!” diye bağıran, kıpkırmızı boyalı bir çift kocaman dudak, o kör edici ışığın altında tıpkı bir kuklanın ağzı gibi açılıp kapanıyor; bir sıra dizilmiş esmer, bıyıklı, ellerindeki kocaman copları öfkeyle havaya kaldırıp sallayan polis topluluğu, karşımda “27 Mayıs ha! Devrim ha! Göreceğiz bakalım, size bunları yedireceğiz! Komünist itler!” diye avaz avaz bağırırken iç sesim de durmadan haykırıyor:“Korkuyorum. Korkuyorum. Korkuyorum!” 
Tarih kitaplarında hep tek yönü anlatılan bir dönemin  genç bir kızın gözünden, sosyal yaşamın da dahil edilerek anlatıldığı bir roman Aşka Koşmak... Aşkla ve toplumsal ikilemlerle aynı anda tanışan bir genç kızın romanı... 
Tansu Bele, büyüleyici diliyle ve tarihsel tanıklığıyla, cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan toplumsal olayları bir tarihçi ağzıyla değil, bu olayların hissettirdikleriyle anlatmış ve sorgulamış: 
“Nazım Hikmet de Batılılara kızıyordu, işgalci oldukları için... Tıpkı Atatürk gibi... O zaman Nazım’ı neden hapse koydular?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c799e1ad-6aea-4540-8060-bffdb780e7f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türbedar Şahsude (Sır Ol)</image:title>
            <image:caption>“Burası niyet tarlasıdır. Avucunda hangi niyetin tohumları var?” dedi derviş naif bir sesle. Çocuk başını kaldırdı ve dervişe baktı. Derviş ona “Olmamış bir üzüm koruğusun,” demişti. Çocuk utanarak sağ elini göğsüne götürdü. Zayıflıktan kurumuş ellerini açıp gözlerindeki masumiyetle, “Yüreğimde inanç, avuçlarımda ise umut var,” dedi. “Madem yüreğinde inanç, avuçlarında umut tohumları var! O hâlde serp bakalım şu yokluk tarlasına,” dedi derviş. 
 
İlham karanlıktan doğar. Varlık da öyle! 
 
Mehmet Umut Uzun, ilk romanı Mekânsızlar’ın devamı niteliğindeki Şahsude ile okuyucusuna, metafiziğin fantastikle harmanlandığı etkileyici bir Mevlevi hikâyesi hediye ediyor! Yazar, İnlidere köyünde geçen eserinde, Şahsude’nin yolculuğunun yanı sıra şahıs kadrosunun genişliğiyle okuyucuyu farklı hikâyelere de ortak ederek Mekânsızlar’dan sonra keyifle okunacak bir romana daha imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83028a97-3d14-438f-afb8-379477a11cf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vapurda Şapkasını Düşüren Çocuk</image:title>
            <image:caption>Sıcacık bir yaz günü Adalar’a gitmek için vapura binmişlerdi. 
Başlarına bazı komik olaylar geldi. 
Küçük kızın benekli şapkası rüzgârda uçuverdi.  
Denizin derinliklerinde bambaşka bir yolculuğa çıkıverdi. 
Ahtapot Bayan Minit de bu yolculuğa katılınca yepyeni bir macera başladı. 
*** 
Anne kız birlikte yazılan bu öykü, bir anı kutusunda saklanmaktan fazlasını hak ediyor. 
Sıcacık bir dil, 
İlham veren bir macera… 
Bir sevgi hikâyesi… 
“Su üstünden su altına bir bağ kurulmuştu. Bu bağın adı ise yalnızca sevgiydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cb9e8e-e180-434b-ae38-92c72485c2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Ağaçlarımız</image:title>
            <image:caption>Sizce, portakal ağaçlarımızın bu kadar güzel olmalarının nedeni ne olabilir? 
Hadi, bu sorunun cevabını birlikte bulalım! 
Sevgi ve emek üzerine sıcacık bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f62ffe11-0b10-4359-88fa-95e2d70b6b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tebai&apos;ye Karşı Yediler - Eski Yunan Tragedyaları 13</image:title>
            <image:caption>Tebai&apos;ye Karşı Yediler - Eski Yunan Tragedyaları 13</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e8038bf-4484-4d5b-a908-e2238bb84d1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çömlek (Aulularia)</image:title>
            <image:caption>Latin Komedyasının en önemli temsilcisi olan Plautus (İÖ.254-184), Antik Yunan Komedyası ile Roma güldürüsü Atellan farsını birleştirerek Antik Roma halkının yaşamını, yalın sahne dili, dolantı ve kurguyu ustalıkla kullanarak eserlerine aktarmış ve kendinden sonraki Moliere, Shakespeare gibi büyük ustaları etkilemiş bir yazardır. Çömlek, Moliere&apos;nün en ünlü eseri Cimri&apos;ye temellik etmiş bir karakter komedyasıdır. Oyunda kör para tutkusuyla, insanın mutluluğu arasındaki uyumsuzluk, güçlü eleştirel bir bakışla, esprili bir dil ve eğlenceli sahnelerle anlatılıyor. (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/809b4195-4f4c-45b8-80cd-a2b903443b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Tasarım</image:title>
            <image:caption>Douglas Adams, Otostopçunun Galaksi Rehberi’nde karakterlerine bir bilgisayara, “hayatın evrenin ve her şeyin” nihai yanıtını sordurur. Stephen Hawking ve Leonard Mlodinow’un Büyük Tasarım’da işaret ettikleri gibi, bilgisayarın verdiği “42” yanıtı yardımcı olmaktan uzaktır. Hawking ile Mlodinow o nihai soruya şu üç soruyu ilave ediyorlar: 
Niçin hiçlik değil de varlık var? 
Niçin varız? 
Niçin başka yasalar değil de bu bildiğimiz yasalar var? 
Hawking ve Mlodinow, Antik Yunan’dan modern kozmolojiye kadar bilimin gelişimindeki dönüm noktalarına işaret edip, kuantum mekaniğine ve göreliliğe ilişkin kuramları bir araya getirerek evrenimizin nasıl yoktan var olduğunu anlamamızı sağlıyorlar. Şu an elimizde bulunan en iyi fizik tanımının “M-kuramı” denilen ve içinde yaşadığımız tek bir evrenin değil, muazzam sayıda evrenin var olduğunu öngören kuram olduğunu açıklıyorlar. Tüm olası evrenler arasından bazıları yaşamın ortaya çıkışına olanak tanıyan yasalara sahip olmalı. Burada olduğumuz gerçeği halihazırda Çoklu Evrenin böyle bir noktasında olduğumuzu doğruluyor. 
“Hawking ve Mlodinow bu kısa ve hareketli kitapta, okuru alıp bir temel fizik ve kozmoloji kasırgasına sürüklüyorlar.” 
–The Wall Street Journal 
“Provokatif bir popüler bilim kitabı, evrenimizin başlangıcına ilişkin en son görüşlere odaklanan bir keşif.” –The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6b875dc-49ac-468b-bac9-40fdc949cfc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler</image:title>
            <image:caption>İnsan olarak birey olduğumuz kadar toplumun da bir ferdiyiz yani başka insanlarla bir arada yaşayabilmeyi becermek zorundayız.  Bu kitapta bu amaca yönelik muazzam bir bilgi hazinesi, muazzam bir karşılaştırmalı tarih ve en önemlisi çok özgün bir etik eleştirisi sizleri bekliyor; dünyayı değiştirme iddiası olan bir eleştiri! 
  Kitaplığınızın rafında olsa da size yakın olmak benim ayrıcalığım olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b520fb-d54c-4586-b4d6-efb869289bfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Köşe Sancıları</image:title>
            <image:caption>……. 
geri getir melekleri gökyüzünün derinliklerinden 
uzatmış ellerini seni bekliyorlar, 
senin gizemli sesin çağırınca onları, 
cehenneme kurbanlar taşırken, bana da uğruyorlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47f9d5c-add1-47b7-a0de-2e77e7bd76cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Matrix’ten Çıkış Denemeleri</image:title>
            <image:caption>Modern toplumlarda sona ermiş gibi görünen kölelik aslında hiç bitmedi. Şekil değiştirip çok daha güçlü bir şekilde arzuların, isteklerin ve sanal ihtiyaçların köleliğine dönüştü. En temelinde nefsin köleliğiydi hepsi. Nefis gizlendi. Kendisini ortada göstermeden aşama aşama oyunlarını sergiledi ve bağımlılıklar yoluyla esaretimizi kuvvetlendirdi. Tarihin her döneminde, doyumsuzluğuyla, haz eksenli bencil hedefleriyle ve suni acılarla kurguladığı hayali dünyasında, bu acıları dindirmek için uyuşturucu, aldatıcı oyuncakları oldu nefsin. Özgürlüğün, huzurun ve hakikatin peşinde koşan insan, aradığının uzakta olmadığını, nefsin perdeleri kaldırıldığında, kalbiselim, aklıselim ve ruh hâkimiyetinin sağlanacağını anladı. Bu kitap, nefsi tanımak, oyunlarını görmek, onu gizlendiği yerden çıkarmak için yazıldı. Nefsin sürdüğü hâkimiyete son vermek, kalbiselim, aklıselim ve ruh mekanizmalarını yeniden çalıştırmak için bir adım atmak için... Kimi zaman hayatın içinden örneklerle çok ince oyunlarını ortaya çıkararak ve karşısında sağlam durarak, kimi zaman şefkatin, sevginin ve samimiyetin gücüyle hesaplarını, planlarını çökerterek ve hepsinden önce özgürlük adına atılan hiçbir adımı küçük görmeyerek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa74c5e9-c773-44ae-819c-e36a8ddec6aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Serendip</image:title>
            <image:caption>İkimize Bir Dünya
Yaralı vahşi hayvanların kendi inlerine çekilerek iyileştirmek için yaralarını yaladıkları gibi biz de kendi köşemize çekilip birbirimizin yaralarını iyileştirelim. İzin verelim son bir kez daha gözyaşlarımızın akmasına. İlk görüşte kenetlenerek, mesafeleri bir çırpıda aşıp tek bir adımda, tek bir nefeste, tek bir kalp atışında, tek bir bakışta birbirimize ait olduğumuzu bilerek hareket etmeye başladık. Ve bunu yaparken tek bir amacımız vardı, o da birbirimize daha fazla nasıl zuhur edebileceğimizin yolunu bulmak. Bu, gerçekleştiği zaman ki gerçekleşmek üzere olduğunu biliyorum, yaratılışın o mükemmel tecellisini insanlar bizde görebilecek.
Sen ve ben, dünya ve ay gibi o en mükemmel olanın etrafında, ona ulaşmak için semah ediyoruz. Sen ve ben, canım sevgilim, birbirimizin etrafında dönerek birleştiğimizde rıza kapısı geçmemiz için sonuna kadar açılacak. İkinin birde kendini üçe tamamladığı an, o an olacak.
Bu, Ene’l-Haktır…
Bu, Hulul hâlidir…
Bu, Aynel Haktır…
Bu, ilmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin kapısıdır…
Ben senin mabedin, sen de o mabedin ruhusun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363baf02-a9b9-4626-8ac0-0d0df2ff2c62.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bu dünyada çok değerli hazineler, çok kıymetli şeyler vardır. Tarihi eserler, mimari yapılar, saraylar, binlerce yıllık antik şehirler... Değerli takılar, mücevherler, lüks arabalar, kıymetli tablolar, heykeller, sanat eserleri... İnsanlar yüksek meblağlar ödeyerek bunlara sahip olmaya çalışırlar. 
Ama dünyada öyle kıymetli bir hazine, parayla satın alınamayacak öyle bir sanat eseri var ki o da gençliktir. Yani senin içinde bulunduğun bu zamanlar... 
Dünyanın en ünlü sanatçılarını araştırıp baksan, çoğunun en büyük ve en güzel eserlerini hep olgunluk çağlarında vermiş olduklarını görürsün. Ürettikleri bu eserlerle tanınmış ve ün kazanmışlardır. Ama emin ol istedikleri tek bir şey vardır; senin yerinde olmak... 
Bu yüzden sahip olunabilecek en büyük yetenek gençliktir. 
En değerli sanatçı da gençtir. Yani sensin... 
Yaş almış olanların sana imrenerek baktığı bir güzelliğe, güce, enerjiye ve motivasyona sahipsin. 
Tabii bütün bu sahip olduğun hazinelerin farkına varabilirsen… 
Unutma! Hayat, an’ların gereklerini yerine getirmekle anlam kazanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a6c321b-c451-4c6c-9d79-e1b9cad95a86.jpg</image:loc>
            <image:title>Yollarda Hüzün Bizi Bekler</image:title>
            <image:caption>Sonbaharın hüzün günlerinde bahçede tek tük kalan beyaz güllerle sohbet ediyordum. Bir mısra yakalamaya çalışıyordum. 
“Hazan yollarında savrulan beyaz güller, yollarda hüzün beni bekler.” 
Biliyorum. Ne kadar uzaksan, o kadar yakınım sana. Ne kadar kaçarsan kaç, içinde bana ait olanla kaçıyorsun: Sevgimle! 
Oysa sen ne kadar yakınımdaydın. Sözde değildi hatıraların sıcaklığı. Biliyordum, kendimden kaçtığım zamanlarda bile biliyordum: Bir yürek benimledir... 
“Bir yürek benimledir.” diyebilmeliydin. Diyemedin.  Sesler ve ışıklar ülkesine girişler kapatıldı. Yüreğim sensizliğin ve karanlığın ülkesinde yine sürgün kaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb187c7-db76-4a45-a3cb-d98e31d2f67b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf Ve Lalihan</image:title>
            <image:caption>Halima Kadın, Yusuf Muhammed ve Lalihan... 
Acıyla, özlemle, arayışla geçen tam 32 yıl… 
Ve binlercesi… 
Karar vericiler tarafından bir oyun gibi görülen savaşlar ve bu savaşların en masum parçası olan çocuklar… Savaşın ne kadar acımasız ve gaddar olduğunun en büyük kanıtı onlar.  Atılan bombalar sadece binaları ve bedenleri parçalamıyor, hayatları da yok ediyor. Savaş kararı verenler belki bir süre sonra barışıyor ancak geride ölüm, yoksulluk, sefalet ve izleri hiçbir zaman silinmeyecek kötü hatıralar bırakıyor. 
Ölen ölüyor, kalan ise ya hayatını hasta ve engelli bir şekilde sürdürüyor ya ölen sevdiklerinin ardından ağlamakla ya da kaybolan yakınlarını aramakla… Yani hayatı hep geriden yaşamak zorunda kalıyor. 
Yusuf ve Lalihan; kalbi kırık masum insanların Batman’dan Halepçe’ye uzanan hazin hikâyesini anlatan, akıcı anlatımıyla soluksuz okunacak ve uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c807cf5-900c-479e-b181-ece3b93d7b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf</image:title>
            <image:caption>“Ben çok mutsuzum, kendimi huzursuz hissediyorum.” 
“Mutsuz musunuz, huzursuz mu?” 
“Ben merhametsiz biri miyim Doktor Bey?” 
“Evet, merhametsizsiniz. Size ihtiyacı olan birine, merhamet etmiyorsunuz. Onu kendi sorunları içinde boğuyorsunuz, onun ihtiyacı olan şeyi ondan saklıyorsunuz; suçlusunuz!” 
“Peki, tek suçlu ben miyim?” 
***** 
Günümüz insanının açmazları, korkuları, modern dünyadaki koşturmaları arasında kendine dönememesi, kendi içine yolculuk yapamamasının sonuçlarından biri olan hırs, ihtiras ve daha fazla sahiplenme arzusunun insanı getirdiği son noktayı bu romanda bulacaksınız. 
İnsandan kalbi çıkarınca geriye kalanın “hiçbir şey” olduğunu Doktor Salih ile Murtaza’nın sohbetlerinde göreceksiniz. 
Aile, yaşam, insanın ruh ve akılla ilişkisi gibi konuları korku, heyecan, mistisizm ile harmanlayarak kaleme alan Erkan Haras’ın son romanı “Araf”ı okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91d39926-7114-4136-bc81-2268a210409a.jpg</image:loc>
            <image:title>Feda Mevsimi</image:title>
            <image:caption>“İstilaya uğrayan vatan topraklar sulh ile ele geçmez, cenkle alınır.” (Şeyh Şamil) 
Feda Mevsimi; Çarlık Rusyası’nın Kafkaslardaki katliam ve soykırıma varan işgalinin ardından 1864 yılında başlayan sürgün hayatında Çerkeslerin Anadolu’ya yolculukları esnasında yaşadıkları olaylardan, gerçek kahramanların hikayelerinden ve dilden dile, nesilden nesle aktarılarak gelen hatıralardan yola çıkılarak yazılmıştır. 
Bu kitapta; Kafkasya’da yaşanan işgal ve soykırım sürecinde, Şeyh Şamil önderliğinde verilen vatan mücadelesini, Atalar yurdu Kafkasya/Dağıstan’dan yola çıkarak Adana/Ceyhan’a gelen ve burada Atalar yurdu anısına “Dağıstan Köyü”nü kuran 41 ailenin gerçek yaşam hikayesini ve bir milletin var olma adına vermiş olduğu o çetin mücadeleyi bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c742045f-189d-481f-8f0b-21c43c10e1c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Koşullanma</image:title>
            <image:caption>“Bakın hanımefendi; bu deneyin sonuçları tıp alanında atılmış büyük bir adım olacak. Bize izin verirseniz öncelikle bebeğinizi baştan ayağa muayene edeceğiz. Eğer sağlıklıysa onu gözlemlemeye başlayacağız. Ayrıca ihtiyaçlarınıza destek olmak amacıyla size bir miktar ödeme yapacağız.” 
“Oğluma zarar vermeyeceksiniz değil mi?” 
“Oğlunuza neden zarar verelim hanımefendi? Sadece onu gözlemleyeceğiz, bu konuda bana güvenin; oğlunuza bir şey olmayacak.” 
“Peki, o zaman size güveniyorum. Oğlumu deneyinize dahil edebilirsiniz.” 
***** 
İdealist bir psikoloğun akıl almaz bir deneyi ve o deneyin sonuçları… 
Seçil Kutal’ın akıcı bir üslupla kaleme aldığı “Koşullanma”, sıradan bir hikâye gibi başlayan ve her bölümde okura yeni kapılar açarak hayata dair temel kavramları ve yaklaşımları sorgulamaya teşvik eden bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a096377-90c5-4403-86bd-b6de42964c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaller İçinde Floransa</image:title>
            <image:caption>Hannah, Boston’dan yola çıkıp kimseyi tanımadığı ve dilini pek bilmediği Floransa’ya yerleşir. Ancak adeta bir hastalık gibi kimliğini ve sağlığını tehdit eden acı verici bir sır taşımaktadır. İtalya’da hayatını yeniden kurmaya karar verip şehrin kürek kulübüne katılır. Burada karmaşık sosyal ilişkilere, çarpık flörtleşmelere, bölgedeki yemek sevdasına, özetle onu hem çok çeken hem de iten, hayata karşı doymak bilmez bir iştaha şahit olur.
Ama asıl aradığını şehrin kendisinde, tarihinde bulur. Floransa sayısız güzellikle doludur. Hannah arkadaşlığı, hatta aşkı bulduğunda bile şehrin kendisine sunduğu bu kusursuzluğun peşinde koşar. Floransa’da iyileşmeye çalışırken şehrin hayaletleri kendi geçmişinin hayaletleriyle çarpışır. Hayal ler İçinde Floransa, bir kadının istikrarsız bir dünyada anlam arama ve kendini bulma girişimi hakkında çarpıcı ve içten bir roman.
• • •
“Sürükleyici bir hikâye, bir aşk hikâyesi, bir büyüme hikâyesi, şehrin kendisinin, güzelliğinin ve çöküşünün muhteşem bir portresi...”
Alice McDermott
“Chaffee&apos;nin bu muhteşem ilk kitabı, Hannah&apos;nın mücadelelerini, keşiflerini ve tatlı zaferlerini okura hissettiriyor.”
Claire Messudz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26f911db-1c31-406f-b6c6-8546318d4fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sır Kaç Kilometre?</image:title>
            <image:caption>Büyük bir sırrın üzerine, dostluk inşa edilebilir mi?
Hanzade Servi&apos;nin kaleminden çıkan Bir Sır Kaç Kilometre?, hayalleri ve hayal kırıklıklarıyla aynı şehirde farklı yaşamlar süren altı genci çok özel bir dostluk bağıyla birbirine bağlayan gizem dolu bir roman. 
Dizi filmleri aratmayan katmanlı hikâyesini, kitapta adı geçen gençlerin ağzından anlatan yazar, yeni neslin kırılgan ve duygu yüklü dünyasını gerçekçi bir üslupla yansıtıyor. 
Günümüz gençliğinin sosyal medya çılgınlığına renkli bir parantez açan kitap; İstanbul&apos;un büyülü silüetini arka fonuna yerleştirerek, kentin kalbinde sakladığı sırları birer birer kulağımıza fısıldıyor.  
Şu zamana kadar birbirimizden sakladığımız sırları uç uca eklesek kaç kilometre olur, biliyor musun?
Annesini talihsiz bir kazada yitirmenin acısını tehlikeli sulara açılarak hafifletmeye çalışan Tibet; günlerini, ait olmadığı bir çevreye uyum sağlama çabasıyla geçiren Elçin; anne babasının ayrılması nedeniyle karmakarışık bir aile düzeninin içine çekilen Kağan; sosyal medyanın sınırsız evreninde yalanlarla örülü bir dünya yaşayan Karsu; “mükemmel” hayatı hiç beklenmedik bir utançla sarsıldığı için okulunu değiştirmek zorunda kalan Alya ve yaptıkları yüzünden yapayalnız kalınca, artık gerçekleri açıklama zamanı geldiğine karar veren Buket. On dört yaşındaki altı gencin birbirlerinden sakladığı sırlar, dostluklarının arasına kilometreler mi sokacak, yoksa öğrendikleri gerçeklerle örecekleri yol, ilişkilerini sonsuzluğa mı taşıyacak? 
 
Hanzade Servi, sırlarının ardına saklanmayı seçen Tibet, Elçin, Kağan, Karsu, Alya ve Buket&apos;in acıyla, korkuyla, öfkeyle, özlemle, pişmanlıkla ve kıskançlıkla sınanan dostluklarını zihinlerde uzun süre yer edecek bir anlatıya dönüştürüyor.  
Güncel konulara temas eden hikâyesi, sağlam kurgusu ve hayatın içinden karakterleriyle okuru kıskıvrak yakalayan Bir Sır Kaç Kilometre?, her şeyin çarçabuk unutulduğu hızlı tüketim çağında sır saklamanın nedenleri ve sonuçları üzerine düşündüren, çarpıcı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e83e06f-f083-4611-9039-66051bfab8db.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Be Ponçik!</image:title>
            <image:caption>Ponçik uslu durmak istiyor. Uslu olmaya çalışıyor. Ama mutfakta bir pasta gördü… Ponçik ne yapacak acaba? 
Eserleri 25’ten fazla dile çevrilen Chris Haughton’ın kitapları, Türkçe çevirileriyle okurlarıyla buluşuyor. Roald Dahl Mizah Ödülü’nün kısa listesine giren Ah Be Ponçik!, göz alıcı resimleri ve uslu durmak için elinden geleni yapan bir köpeğin tatlı macerasıyla küçük okurların kalbini çalacak. 
“Gülmekten havlayacaksınız…”
The Times Gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c49fed01-5d5b-4f85-ab91-5b7352040775.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Nerede?</image:title>
            <image:caption>Eyvah, minik baykuş yuvadan düştü ve birazcık kayboldu! Acaba hangi hayvan dostu ona annesinin yerini gösterecek? 
Eserleri 25’ten fazla dile çevrilen Chris Haughton’ın kitapları, Türkçe çevirileriyle okurlarıyla buluşuyor. Etkileyici resimleri ile Annem Nerede? İngiltere İllüstratörler Birliği Çocuk Kitabı Ödülü de dahil olmak üzere, 8 ülkede 10 ödül kazandı.
“Müthiş bir öykü ve görsel başarı…”
Irish Times Gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ab8ea17-6635-4218-9614-50e0c6b9572c.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkese İyi Geceler</image:title>
            <image:caption>Güneş batıyor ve herkesin gözünden uyku akıyor. Aslında biri hariç herkesin. Küçük Ayı’nın gözünde uykudan eser yok… 
Eserleri 25’ten fazla dile çevrilen Chris Haughton’ın kitapları, Türkçe çevirileriyle okurlarıyla buluşuyor. Herkese İyi Geceler, bebeklere ve çocuklara tatlı rüyalara dalmadan önce okuyabileceğiniz, uykuya hazırlanan hayvanlarla birlikte bol esnemeli, sevgi dolu bir hikâye. 
“Uykudan önce okunacak rengârenk, sakin bir ninni; yıldız gibi parlayan bu mükemmel kitabı okurken anne babaların esnemekten çenesi düşecek…”
Guardian Gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be55f311-574c-4e71-be6a-15dbfe3d2416.jpg</image:loc>
            <image:title>Muaz</image:title>
            <image:caption>İnsanın tüm yaşamını ufacık bir sırt çantasına sığdırmaya çalışıp köklerini, evini ardında bırakarak onu neyin beklediğinden bihaber olduğu bir yolculuğa çıkması kolay şey değildir. Muaz için de hiç kolay olmamıştı. Henüz on dört yaşındaydı, çocukların her şeyi daha kolay unuttuğu söylense de onun için öyle gelişmemişti olaylar. Evlerinin yakınında patlayan bombanın bıraktığı yıkıntılarla, gezmeyi çok sevdikleri Halep’teki o alışveriş merkezinden kalan beton yığınlarıyla, yine o bombaların etkisiyle kana bulanmış insanlarla göz göze gelmiş; anne ve babasının gözlerindeki o endişeyi ise en yakından görmüş, her şeyi hafızasının bir köşesine kaydetmişti ister istemez. İçsavaş yıllardır sürüyordu ve her şey daha da tehlikeli bir hâl almıştı. Artık yaşamak için tek çareleri vardı: Bir şekilde sınırdan geçip Türkiye’ye gitmek. Peki orada her şey yoluna girecek miydi yoksa çok daha karmaşık günler mi bekliyordu onları? Burcu Kapu, aslında hepimizin ucundan kıyısından tanık olduğu yaşamları tam da merkezinden, on dört yaşındaki Muaz’ın gözünden anlatıyor. Tükenen ihtimallerin, iliklere kadar hissedilen korkuların, geride bırakılan tüm yaşanmışlıkların, vazgeçilmek zorunda kalınan hayallerin, dışlanmanın, hor görülmenin enkazında kalmış küçük bir çocuğun, yaralarına merhem arayışının etkileyici hikâyesine en yakından konuk olacaksınız. Muaz: Tüm ümitlerin tükendiği yerde gayret, iyi niyet ve emekle kendine ufacık bir çatlak bulup yeşerecek o tohumların habercisi…

Burcu Kapu 1978 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini Kadıköy Anadolu Lisesi’nde, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında, yüksek lisansını ise Yeditepe Üniversitesi’nde MBA yaparak tamamladı. Uzun yıllar ilaç sektöründe psikiyatri alanında marka yöneticiliği yaptı. Profesyonel hayatına başladığı andan itibaren hep farklı işleri aynı anda yapan Kapu, kendi ayakkabı markasından spor radyoculuğuna, spor televizyonculuğundan yazarlığına kadar birçok alanda çalıştı. Suriye savaşının patlak vermesiyle birlikte mültecilere dair bir şeyler yapma arzusu onu UNICEF, BM, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve çeşitli STK’lar ile birlikte projeler geliştirip uygulamaya sürükledi. Bu yıllarda aynı zamanda İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji alanında lisans eğitimi aldı. Halen BeinSports’ta spor programı hazırlayıp sunan Burcu Kapu Türkiye’de yaşayan mülteci çocuklarla yaşadıklarından yola çıkıp ilk romanını kaleme aldı. Semih Gümüş ile birlikte yazarlık yolculuğuna başlayan Kapu’nun 2017 yılında yayımlanmış Hiç Pas Vermiyorsun isimli bir kitabı daha bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d5e755-8a18-4d84-b3af-efe0689c2994.jpg</image:loc>
            <image:title>Günahkarlar Kalesi</image:title>
            <image:caption>Eserleri birçok dünya diline çevrilen, ulusal ve uluslararası pek çok ödüle layık görülen Muharrem Erbey’den, bir kendini arayış ve yol hikâyesi; hem Batı’dan Doğu’ya, medeniyetler arası bir serüven hem de yüreğinde yara ile doğanların iç dünyasına bir yolculuk. “Mezopotamya Üçlemesi”nin ilk kitabı Günahkârlar Kalesi/Amina ile Jacob, aşkın ve kendini bulma cesaretinin peşinden gidenlerin hikâyesini görkemli bir anlatımla sunuyor okuyucuya. Günahkârlar Kalesi; sapkınlar, simyacılar, şifacılar, kanun kaçakları ve günah işleyenlerin, toplumdan dışlananların sığındığı bir yeryüzü âlemi. “Muhkem olmayan hayatı tarafından muhasara altına alınan” Amina’nın Doğu’daki kaleden yükselen çığlığını kaydettiği defter, bir seyyahın sandığıyla Boston’da yaşayan Jacob’a tesadüfen ulaştığında yolun da, yolcunun da, hancının da kaderi yazılmış olacaktır. Düşlerin, hayallerin, sabırla sırlara erenlerin, muammaları çözen adamların, bilinmezi, imkânsızlığı dönüştürenlerin mekânında, Doğu’daki topraklarda, bilinmezlik katmanları içerisinde acılar ve hayal kırıklıkları kadar yeni umutlar da saklıdır. Ve fakat kim kaderine boyun eğecektir, kim yola çıkmayı göze alacaktır? “Bu kaleye gelince dünyada çok az insanın bildiği bir sırrı burada yaşayanların çoğunun bildiğini öğrendim. Bu sırrın ne olduğunu kalede asla soramazsınız. Sorarsanız size, elleriyle gökyüzünü gösterip, ‘Âlemi izle, bak, duy, gör, hisset ve bir parçası ol, ararsan bulursun,’ diyorlar.”

Muharrem Erbey 1969’da, Diyarbakır’da, Sur içinde doğdu. İlk şiiri 1981’de çocuk dergisi Furi’de yayımlandı. Lise yıllarında resim yaptı. 25 Eylül 1997’de annesini kaybettikten sonra kaleme sarıldı. 1998’den itibaren ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda kültür sanat dergisinde, gazete ve web sayfasında, makale, öykü, deneme ve röportajları yayımlandı. Öykü, makale ve denemeleri, İngilizce, Almanca, İsveççe, İtalyanca, Norveççe, İspanyolca, Arapça ve Kürtçeye çevrildi. Edebiyat, barış ve insan hakları alanındaki çalışmalarından dolayı, 1999 Ankara Barosu Öykü Ödülü’nü, 2007 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülü’nü, 2012’de Ludovic Trarieux Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Ödülü’nü, 2014’te Norveç PEN Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’nü, 2014’te İsveç Pen baskı altındaki yazarlara verilen Tucholksy Ödülü’nü kazandı. 2016’da Yaşar Kemal öykü seçkisi, 2018 Oğuz Atay seçkisi dahil çok sayıda seçkiye öyküleri alındı. 1997’den bu yana Diyarbakır’da serbest avukatlık yapıyor. Burçin ile evli. Robin ve Rober adında iki oğulları var. Daha önce Kayıp Şecere, Babam Aharon Usta ve Tahir Elçi Hikâyesi kitapları yayımlanmış; Barış Hikâyeleri Seçkisi başlıklı eseri yayıma hazırlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e801e1e7-cb58-4d3a-bba7-3d3e10a5777c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Şehir</image:title>
            <image:caption>“Şehirler kadar unutmayı iyi bilen bir canlı türü yoktur!” Harun Özer’in hikâyeleri bizden, içimizden, her gün karşılaştığımız insanların hikâyeleri! Kimi mağrur, kimi mutlu, kimi akıntıya kapılmış… Kimi aşktan, kimi ailesinden, kimi de paradan mustarip insanlar; insancıklar. İçinizi ısıtan mizahıyla kendinizden bir şeyler bulacağınız hikâyeler… 70’lerin Eskişehir’inden, ara sokaklarından taşıp bize ulaşan hayatlar… Ve… Onların “komik, acıklı ve hayret edilesi”hikâyeleri!

Harun Özer 1967 yılında Eskişehir’de doğdu. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Oyunculuğu Bölümü’nden mezun oldu. Diyarbakır ve Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalıştı. Çok sayıda oyunda rol aldı, yönetmenlik yaptı; kaleme aldığı oyunlar sahnelendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/661d2f46-db8b-4f27-8a2e-9f97861cd5bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaların Kıyısında 2</image:title>
            <image:caption>Yetmedi mi sahteliklerinden yarattığın 
Dalgaların kıyısında oyalandığın? 
İçinde yüzmeye çalıştığın 
Ama seni hiçbir okyanusun kabul etmediği, 
Bir yarımadadasın şimdi. 
Yarımsın, 
Daha da eksiliyorsun. 
Yüzüne güldüğün sahte cennetler yaratmışsın, 
Kendin gibi 
Başkalarını da musallat ettiğin, 
Anlamsız çabalarına. 
Şimdi söyle: 
Kaç tane “mercan” var avlamaktan çekinmediğin 
Ve kaç tane “can” var 
Bedenini yaraladığın gibi 
İçini de yaraladığın, 
Saygı duymadığın, 
Utanmadan arsızca 
Sana ait olmayana elini uzattığın? 
Söyle! 
Kendi canın da dâhil, 
Kaç “can” var elinde?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de79c7e5-ab0f-4db9-b99e-1cbcbc083887.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah! Ayakkabılarım Kaçıyor</image:title>
            <image:caption>Eşyalarını her zaman özensizce sağa sola fırlatan Mert, o sabah erkenden uyandı. Çomar’ın yemeğini vermek üzere kapıyı açtı. Ayakkabılarını ararken gördüklerine inanamadı. Son ayakkabıları da onu terk edip koşarak bahçeden uzaklaşıyordu. Mert, mama kabı elinde öylece arkalarından bakakaldı. Gördükleri bir rüya mıydı, yoksa gerçekten ayakkabıları kaçıyor muydu?   Peki şimdi Mert ayakkabıları olmadan ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef98e82-a5f6-4f75-aef3-a05756981080.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Artı Bir: Küçükler ve Büyükler Birlikte Oynuyor (Çift Dilli)</image:title>
            <image:caption>İster annen ya da babanla, ister teyzen ya da dedenle oynayabileceğin, çift dilli (Türkçe ve İngilizce) aile boyu etkinlik kitabına hoş geldin!  
 
Oyunun kurallarını anlatıyorum: 
1. Birlikte eğlenmek 
2. Çok ama çok gülmek 
 
Devasa sayfaları, harika çizimleri ve birbirinden eğlenceli onlarca etkinliğiyle Bir + Bir seni bekliyor.  
 
 
&quot;Çocuklar için yetişkinlerle temasta olmak ne kadar yararlıysa, yetişkinler için de çocuklarla temasta olmak o kadar yararlıdır.” 
Roland D. Laing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e09d1e8b-5be6-461c-9e04-8d21c0560585.jpg</image:loc>
            <image:title>Odaklanmanın Gücü</image:title>
            <image:caption>Odağınıza hâkim olun, hayatınıza hâkim olun. 
Güçlü Odaklanmanın Bilimi ile: 
• Dikkat dağıtıcı şeyleri yenin ve işinizi en verimli şekilde halledin. 
• Disiplin ve iradenin temellerinde ustalaşın. 
• Kaçınılmaz hedefler belirleyin. 
• Enerjiyi, sirkadiyen ritminizi ve doğanın programını yönetin. • Ertelemeyi bırakın ve daha az zamanda daha fazlasını yapın. 
• Etkili bir şekilde &quot;tek bir görev&quot; nasıl yapılır öğrenin. 
• Zihinsel motorunuzu işe hazırlayın. 
 
Odaklanmak bu hayatta sahip olabileceğiniz en değerli yetenektir, çünkü odaklanmak bir şeyi yapabilmek anlamına gelir. O olmazsa alıp alabileceğiniz en büyük ödül gümüş madalyadır, hep ikinci en iyi olursunuz. Başta güzel gelse de istediğiniz şeyin bu olmadığını er ya da geç anlarsınız. Kimse sonsuza dek ikinci olmak istemez. 
Eğer yeterince iyi olmadığınızı, odaklanmanızın yeterli olmadığını düşünüyorsanız bu kitabı okuyun ve hayatınızı odaklanmaya uygun şekilde yeniden tasarlayın. • Yapılacaklar listesi, öncelik listesi, yapılmayacaklar listesi ve sizi sorumlu ve doğru yolda tutmak için ihtiyacınız olan her şey...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17aab5bb-14d8-469a-bcea-4771aa8e6e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercinler Havalanırken</image:title>
            <image:caption>Ve savaşta sadece canlıları öldürmek yetmediği için birkaç yıl sonra mezar taşlarının da devrileceğini, granit mezar kapaklarının parçalanacağını, çiçeklerin kafalarının koparılacağını o zamanlar henüz bilmiyorduk, şayet bilseydik muhtemelen ölülerimizin mezarlarının önünde başımızı eğer, usulca mırıldandığımız ilahilerin sihirli bir koruyucu fanusa dönüşmesi ve ölülerimizin, söylendiği gibi ebedi huzurlarının bozulmaması için de dua ederdik… 
 
Yugoslavya’dan İsviçre’ye göç eden bir aile, kültür farkları, ayrımcılık, savaşların yıkımı, yurt özlemi, gurbetle memleket arasında sıkışıp kalmak, göç edilen yeni coğrafyaya aidiyet hissedememek: Kendisinin de benzer tecrübeleri olan Melinda Nadj Abonji Güvercinler Havalanırken’de, sürekli değişen siyasi koşulların bireyler üzerindeki korkunç etkisini, aynı ailenin üç kuşağının yaşantısı üzerinden incelikli bir duyuşla romanlaştırıyor. İsviçre’nin en saygın gazetelerinden Neue Zürcher Zeitung’un tanınmış edebiyat eleştirmeni Sibylle Birrer’in sözleriyle, “Göç, yitip giden vatan ve arada kalmış hayatları mizah, keskin bir hüzün ve ritmik bir tınıyla anlatmanın çağdaş biçemi buymuş meğer.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f52019df-e6ac-4d99-8c97-f381ec5ea21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Serab-ı Ömrüm</image:title>
            <image:caption>Rıza Tevfik Bölükbaşı… 
Şair, kültür ve siyaset adamı. Estetikçi. Feylesof lakabıyla ünlenmiş belki de ilk aktivistlerimizden. Kişiliği kadar zengin bir hayatı oldu. Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını içeriden yaşadı. Şairdi. Lirizmle atbaşı giden coşkulu duyuşları, Halk ve Tekke Şiiri’nin kaynaklarına kadar uzandı. Spora düşkündü ayrıca. Durulmaz bir zihin yapısı vardı. 
Ve, Serâb-ı Ömrüm… 
Rıza Tevfik’in sevilen şiirlerinin toplamı. Yetmedi, hemen hemen yazdığı diğer bütün şiirleri… 
Şiir ve hasret … Bugün ve geçmiş. Öfke ve hiciv. 
Zekânın uzak yoklayışlarıyla örülmüş bir şiir evreni. Varlık ve yokluk arayışlarının kalp çarpıntısıyla dile duruşu. Aşk kadar tabiatın da coştuğu çarpıcı bir dil akışkanlığı. Şiirimizin dünden bugüne geçirdiği merhaleleri izlemek için eşsiz bir kaynak. 
Ömrünü Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın hayat ve eserini anlamaya adamış Abdullah Uçman imzasıyla… 
“Uçun kuşlar uçun! Doğduğum yere; / Şimdi dağlarında mor sünbül vardır. / Ormanlar koynunda, bir serin dere, / Dikenler içinde sarı gül vardır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d68432c-089c-4ec5-840f-afe796ba4b67.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Filozof Olunur?</image:title>
            <image:caption>Kimilerince hayatın büyük soruları kabul edilen felsefi sorular kafanızı mı karıştırıyor? İçinden nasıl çıkacağınızı, hangi yöne gitmenin daha doğru bir seçim olacağı konusunda kararsızlık mı yaşıyorsunuz? Nasıl Filozof Olunur filozofların yüzyıllardır sorup yanıtlamaya çalıştığı bu tür sorular için benzersiz bir rehber: bu kitap sizi bir filozof gibi düşünmeye sevk etmekle kalmıyor, bu soruların bazılarına yanıt bulmanızı sağlarken, bazılarının da aslında yanıtları olmadığını fark etmenizi sağlıyor. Bu doğrultuda, mizahi bir dili de bırakmadan, felsefi fikirleri Family Guy, Monty Python’s Flying Circus, The Matrix ve Red Dwarf gibi eserlerden alınan örneklerle açıklıyor. 
Nasıl Filozof Olunur’un en önemli iddiası ise felsefe yapmayı öğrenmenin kendi hayatınız hakkında daha net ve dürüst düşünmenize yardımcı olacağını savunması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64dea36b-d4ea-470c-8e0f-ab512504bdf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’nın Batı’dan Kopuşu: Doğu ve Batı Arasında Rusya</image:title>
            <image:caption>Rusya’nın 600 yıllık devlet geleneğindeki imparatorluk algısı, bir yandan Rusya’nın hegemon güç olmasını sağlayan kültürel kodları oluştururken, diğer yandan tarihin kritik dönemlerinde bir matruşka gibi açılarak, Rus devletinin küçülmesine yol açmıştır. Ancak Rusya, küçüldüğü her dönem bu İmparatorluk algısına tutunarak, tekrar ayağa kalkmayı başarabilmiştir. Bunun sırrı 18. ve 19. yüzyıllarda Rusya’da yaşanan kültür, sanat ve siyaset alanındaki gelişmelerde yatmaktadır. Rusya’nın kendisini, Rus/Slav kültürünün, dilinin, Ortodoks Hıristiyanlığının ve Bizans’ın mirasçısı olarak görmesi, yayılmacı politikalarının temel meşruiyet noktası olmuştur.

Rus İmparatorluğunun yayıldığı iki büyük coğrafya bu kültürel kodların oluşmasına ve gelişmesine doğrudan etki etmiştir. Rus tarih yazımının iki kutsal coğrafyası olan Büyük Novgorod Cumhuriyeti ile Moskova Knezliği, Rus İmparatorluk algısının Batı ve Doğu yüzünü oluşturmaktadır. Bu coğrafyalar arasındaki kültürel, ekonomik ve yönetimsel farklılıkları görmezden gelerek ya da Rusya’nın tarihinde mite dönüşmüş Batı-Doğu ikilemini çözmeden Rusya’nın bugününü anlamak mümkün değildir.  

Bu kitap, bir yandan Rusya’nın resmi ve gayriresmi tarihsel anlatısında kültürel kodlardaki farklılıkların neler olduğu ve nasıl şekillendiklerine odaklanırken, bir yandan da Rus tarih yazımında çoğu zaman gizlenmek istenen bir anlatıyı eleştirel bir  bakışla sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4c00b3-751d-4736-a0ba-a8f917464e20.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir. Yaz için Boğaziçi’nde bir yalı kiralayan bu çifti, hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder. Necip, Suat’ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür. Bu aşk, her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir. 
“İlk psikolojik roman” olarak nitelendirilen Eylül’de Necip ile Suat’ın iç dünyalarına, bunalımlarına, dünya görüşlerine, çelişkilerine, gelgitlerine, çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf, karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder. 
Mehmet Rauf’un bu romanı, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901cf437-8a9d-4c70-a915-0a1cfcccd8e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Darağacına Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Kim, tek cana kıymamış devrimciler için ip talep etmişti? Hangi milletvekili, satır arasında Bizden 3 kişi yan­dı, onlardan da yansın bedduası okunan dilekçelerle İnfazlar durdurulmasın kampanyası açmış, faşizme al­kış tutmuştu? Hangi yazar, Denizler için parka giyen, gözü dönmüş psikopatlar, efsane kılığındaki haydutlar, eli, gözü kanlı mahlûklar, vatanı satan iç düşmanlar diye yazmış, darbeci komutanlara övgüler düzmüştü? 
 
Bunlar gerçek yüzleriyle birer birer tarih huzuruna çağrılıyor kitapta...
- Can Dündar 
Darağacına Mektuplar, Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında bugüne kadar yazılan bütün kitaplardan farklı. Aslında bu kitap tarihe kalacak bir ibret belgesidir. Sosyalistlerin ve aydınların her türlü yönteme başvurarak, avukatların bütün yasal imkanları kullanarak, bazı milletvekili ve senatörlerin Mecliste mücadele ederek üç devrimci genci ipten kurtarmak için nasıl çırpındıklarını okuyacaksınız. Bu arada Türkiye&apos;deki sağcı basının intikam çığlıklarına, acımasızlıklarına ve kayıtsızlıklarına tanık olacaksınız. Ayrıca dış basının Kızıldere katliamı ile infazların öncesinde ve sonrasında yaşanan olayları nasıl yorumladığını da kırk yıl gecikmeyle öğreneceksiniz. 
 
Serpil Çelenk Güvenç, bu kitabı Halit Çelenk&apos;in bıraktığı belgeler üzerine çalışarak yazdı. Böylece babasının vasiyetini de yerine getirmiş oldu.
- Yavuz Alogan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eec6e3b7-74a8-4488-89f5-8a48f4d7f74b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Barış - Mustafa Kemal Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Savaş ve Barış - Mustafa Kemal Anlatıyor Kitap Açıklaması
İlker Başbuğ, Mustafa Kemal Anlatıyor: Savaş ve Barış kitabıyla, doğrudan Atatürk’ün gözünden 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sürecini inceliyor.
Başbuğ, uzun bir film izleme duygusu uyandıran bu çalışmasında, okuru, şu üç nedenle Mustafa Kemal’in düşünce dünyasına girebilmeye yöneltiyor:
Birincisi, Mustafa Kemal’in kabul ettiği, hiç vazgeçmediği ve asla taviz vermediği hayati nitelikteki prensipleri ortaya koymak için.
İkincisi, Mustafa Kemal’in, o günlerin koşullarında karşılaştığı sorunların çözümünde uyguladığı modelleri anlayabilmek için.
Üçüncüsü ise Mustafa Kemal’i kişi olarak güçlü kılan temel nitelikleri ortaya çıkarmak için.
Çünkü…
Başbuğ’a göre Mustafa Kemal’i daha iyi anlamak, prensiplerini, düşünce sistemini ve sahip olduğu kişisel nitelikleri benimsemek durumunda çözülemeyecek sorun yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22b9d45c-0044-4062-b389-7f0f3348a8e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Anti-Emperyalizm Ve Bağıımsızlık Fikri</image:title>
            <image:caption>“Bugün bir taraftan emperyalizmin aşıldığı ve buna bağlı olarak anti-emperyalizmin arkaik kaldığına yönelik iddialarla, bağımsızlığı savunmanın milliyetçilik olduğuna dair liberal fikirlerle karşılaşmaya başladık. Diğer taraftan da emperyalizmi kapitalizmden kopararak ulusal düzeyde ele alan ve ABD’den sözde “özerk” politikaları olumlayarak AKP’yi anti-emperyalist ilan eden kesimlerin oluşturduğu spekülasyonlar ciddi bir şekilde bu ideolojik tahribatı pekiştirdi. Küresel kapitalizmin iddia edildiği gibi demokrasi ve özgürlük değil, kan, gözyaşı ve gericilik getirdiği, bölgesel eşitsizlikleri derinleştirdiği kısa zamanda ortaya çıktı.” 
  Akıl karışıklığının görünür hale geldiği bu iklimde, dünden bugüne anti-emperyalist mücadelenin önemini anlatan, birbirinden değerli düşünürlerin ve anti-emperyalist mücadelenin etkili bir şekilde verildiği 1960- 70’li yıllara tanıklık etmiş değerli öznelerin katkıları ile açığa çıkan bu eser, gelecek kuşaklar için de kılavuz niteliğinde olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a667c252-8cd2-44ce-aac6-3a948ca6b2c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yol Var</image:title>
            <image:caption>“Sosyalizm sadece doğru fikirlerin egemen olduğu bir uzmanlar sistemi değil, iyi kalplilerin nefes aldığı bir dünya olarak tasarlandığı ölçüde, insanlığın kayıp rüyasını yeniden var edebilecektir”. 
Kitabın birinci bölümünde siyasi gelişmeler ve sol hareketin bu süreçler karşısında izlediği politikalara ilişkin değerlendirmelere yer verdik. İkinci bölümde ise solda kafa karışıklığının devam ettiği bazı teorik başlıklardaki ayrım noktalarının ele alındığı yazılar yer alıyor. Kitabın üçüncü bölümü ise ağırlıkla 21. Yüzyılın direniş hareketleri eksenindeki arayışlar ve tartışmalara ilişkin notlardan oluşuyor. Kitapta ayrıca  “12 Eylül ve Sol” başlıklı ara bölüme de yer verdik. YOL Dergisi’nin, 12 Eylül’ün 40. Yılı vesilesiyle hazırladığı bu dosyada Devrimci Yol ve sol hareketin 12 Eylül’ü nasıl değerlendirdiğini okuyabilirsiniz. YOL Dergi Kolektifi’ne ayrıca teşekkür ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2548aebb-94ba-410e-9130-f1e06adf619f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezelye Çorbası Dedektiflik Takımı</image:title>
            <image:caption>Öğretmeni tarafından “uyumlu” olarak nitelendirilen Nils, yanına oturan Evi’nin sırasını işgal etmesine de sesini çıkaramaz. Üstelik birlikte takım kurmaktan başka seçeneği de yoktur. Sınıfa yeni gelen Lina’nın aralarına katılmasıyla kurdukları takımın görevi de belli olur: Lina’ya dillerini öğretecek ve entegrasyonu için yardımcı olacaklardır. 
Ama işler planladıkları gibi gitmez. Nils’in dedesiyle büyükannesi son zamanlarda tuhaf şeyler yapmaktadır: 
Lezzetli yemeklerin yerini yanmış patatesler almış ve evin her köşesine bezelye çorbası konserveleri yığılmıştır. Bezelye Çorbası Dedektiflik Takımı’nın yeni görevi Nils’in büyükannesinin sırrını çözmektir. Hem de azılı rakipleri 22 Soru İşareti Takımı’na rağmen! 
Arkadaşlığın koruyucu gücü hakkında zekice kurgulanmış derinlikli bir roman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67bb2e29-0192-4af8-be7f-52dfd9ad451e.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalizm ve Taliban Kıskacında Afganistan</image:title>
            <image:caption>“Afganistan’da yaşananlar, emperyalist barbarlık, dinci gericilik ve aşiretler arasında sıkışan bir kadim ülkenin hazin öyküsüdür. Neresinden tutsanız elinizde kalan, küresel güç merkezleriyle yerel işbirlikçilerin el birliğiyle çökerttiği Güney Asya’nın bu mazlum ülkesinde 15 Ağustos 2021 tarihi itibariyle yeni bir sayfa açıldı. ABD emperyalizminin bir soğuk savaş stratejisi olarak hayata geçirdiği Yeşil Kuşak projesinin yetiştirmesi olan ‘Mücahitler’in günümüzdeki Talebeler’i 20 yıl sonra yeniden ülkenin kontrolünü ele geçirdi. Bütün dünyanın gözleri önünde cereyan eden bu vaka adeta pandoranın da kutusunu açmış oldu…” 
  Irak, Suriye, Filistin İran, Libya, Yemen, Güney Çin denizi, Hint-Pasifik politikalarıyla birlikte ele alındığında Afganistan’ı nasıl okumalı? Ortaya çıkan büyük tabloda yaşananların kısa, orta ve uzun vadeli sonuçları ne olur? Ve elbette ki bütün bu denklemde siyasal İslamcı AKP’ye biçilen roller, ülkeyi bekleyen tehlikeler neler? Bu çalışmada Afganistan üzerinden bir okuma yapılarak tüm bu sorulara yanıtlar üretilmeye çalışıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c335987a-4bd6-47b8-815c-bd4e05f34a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçmen Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Charlotte McConaghy’nin insanı soluksuz bırakan, samimi ve yürek burkan 
Göçmen Kuşlar’ı kaybolan bir dünyaya ve umuda destansı bir övgü. 
Franny Stone’un aşk için yapamayacağı şey yok. Günün birinde hayatındaki her şeyden “kaçmaya” karar verir ve bu “kaçmaya” bir neden bulur: Antarktika’ya son göçleri olacağı düşünülen dünyadaki son kuş türünü takip etmek. Franny bir balıkçı teknesine biner ve mürettebatla birlikte kıyıdan ve güvenli bölgeden çok uzaklara yelken açar.  Ancak Franny’nin öyküsü -tutkulu bir aşk, olmayan bir aile, yıkıcı bir suç- açığa çıkmaya başladığında onun kuşlardan daha fazlasının peşinde olduğu ortaya çıkar.  
Gerilim ve sürprizlerle dolu bir roman 
The Washington Post 
Acı verici ve yürek burkan bir kitap 
The Guardian 
Kaybolan doğamıza muhteşem bir övgü 
Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53960819-dcdb-4b16-9af6-8a5dbca77676.jpg</image:loc>
            <image:title>Drakula’nın Kedisi ve Diğer Şiirler</image:title>
            <image:caption>Zeynep Alpaslan’ın farklılıkları sarıp sarmalayan şiirleri Gözde Başkent’in yaratıcı resimleriyle buluşuyor. Bakış açısının en büyük zenginlik olduğunu anlatan bu eğlenceli şiirlere bayılacaksınız. 
 
KENDİ DÜNYANIN KAHRAMANI 
Dünyanın bütün kitaplarını okuyamazsın
Bütün oyunları kazanamazsın
Herkesi memnun edemezsin
Ve herkesle arkadaş olamazsın 
Her zaman üçlük atamazsın
Herkesin doğum gününü hatırlayamazsın
Sen bir süper kahraman değilsin
Ama kendi dünyanın kahramanısın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7399da2-52b6-464a-b055-00c1902d0455.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Olsun</image:title>
            <image:caption>&quot;Aşk imiş her ne var âlemde&quot; demiş Fuzûlî, boşuna değil... Öncesiyle sonrasıyla hayatımızı derin biçimde etkisi altına alan durumlardan birisi aşk! İlk karşılaşmadan flörte, kur yapmadan kıskanmaya, aldatmadan ayrılığa her şey aşka dahil. 
Ve Mine G. Kırıkkanat bu kez aşktan söz ediyor Aşk Olsun adlı öyküler toplamında, aşkı ve aşkın insanlara yaptıklarını anlatıyor. 
Türkiye, Fransa (hatta Amerika) hattında yaşanan aşk hikâyelerinin sizin hikâyenizle de denk düştüğünü göreceksiniz. Kurmaca ile gerçeğin bir arada olduğu, İsimsiz Aşklar ve İsimli Aşklar adıyla iki bölümden oluşan kitapta, edebiyat tarihimizin meşhur &quot;aşk&quot; kavgasının aslını da okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a48a10-edec-4798-acb2-ef35b22d6c29.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözüm Meclisten İçeri Rant Belediyeciliğinden Halk Belediyeciliğine</image:title>
            <image:caption>16 milyon İstanbulluyu bir ve eşit kabul ederek, hak ve hukuk yolundan sapmadan var gücüyle çalışan onurlu bir kadronun, çok büyük ve güçlü bir takımın nasıl hizmet mücadelesi verdiğini bu kitapta detaylarıyla okuyabilirsiniz. 
Sevgili İbrahim Özkan’ın, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçeklerini asıl sahiplerine, İstanbullulara anlatmak için kaleme aldım” dediği bu eser çok değerli bir çalışmadır. Yalnızca objektif bir bakış açısıyla tarihe not düştüğü için değil, ardında yatan eşsiz mücadele ve dayanışma dolayısıyla da... 
Yüreği İstanbul ve Türkiye için çarpan herkesin bir adalet ve vicdan belgesi olan bu kitabı okumasını diliyorum. 
Ekrem İMAMOĞLU 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9f765d1-8557-4c90-9f7c-625380427e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Atı</image:title>
            <image:caption>Dünya; okyanusta yüzen bir tahta parçası mıdır yoksa kelimelerin üzerinde yüzen, harflerin manalara dokunarak ilerlediği bir hazine sandığı mı? Bir göç katarı mı? Bir kirli gemi mi? Biz, bir yüzüşü mü, bir göç katarını mı seyrediyoruz, durduğumuz çağdan? Dengemizi kaybetmemek için bir seyre mi tutunuyoruz böyle?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76635c0c-a112-43c1-a078-45335490b778.jpg</image:loc>
            <image:title>Metin Akpınar: Sahneye Adanmış Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Aksaray’da kalabalık bir konakta doğan, etrafı gözleyerek büyüyen, her duyduğunu zihnine kaydeden bir çocuk… Daha lisedeyken öğretmenine, “Sen en iyisi tiyatrocu ol oğlum,” dedirtecek kadar mayasını belli eden, gizli cevher bir genç… Eşiyle altmış iki yıl aynı yastığa baş koyacak kadar derin bir âşık… Türkiye’de kabare kültürünü başlatan, yüzlerce temsilde yer alan, Yeşilçam’da da birbirinden unutulmaz karakterlere hayat vermiş bir oyuncu… Karşınızda her yönüyle Metin Akpınar.  Zeynep Miraç, muhatabını nasıl konuşturacağını biliyor, hem ince hem dikkatli sorular sormayı başarıyor ve Metin Akpınar’ı bir zaman tüneline sokarak onun tiyatro tutkusunu, en yakını Zeki Alasya’yla olan dostluklarını, eşi Göksel Akpınar’la olan aşkını, Anadolu’daki turnelerini, Ulvi Uraz’dan Haldun Taner’e “hoca”larını bir bir anlatıyor bize. Üstelik karşımızdaki manzara yalnızca Metin Akpınar’ın hayatı değil, aynı zamanda bir Türkiye tarihi kesiti; muhtıralar, ihtilaller, sansürler, davalarla belki örselenen, ama asla tutkusundan vazgeçmeyen tüm sanat emekçilerinin çok iyi bildiği bir direnme hikâyesi bu anlatılan. Ne de olsa Metin Akpınar’ın hayatı, sahneye adanmış bir ömür…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48397d87-e5d1-4f59-ae53-bbe9ae235d4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pierre Loti Konstantiniyye’de</image:title>
            <image:caption>Kandilli’deki meşhur Ostrorog yalısının ev sahibesi Kontes Ostrorog, kişiliğine ve eserlerine hayran olduğu dostu Pierre Loti’yi yalısında ağırlamak şerefine erişir (1910). Daha sonraysa, bu kez Kontes Loti’nin Rochefort’daki, Osmanlı’dan uzak Asya’ya bütün Doğu dünyasının izlerini taşıyan büyüleyici evinde misafir olur. Ayrı kaldıkları dönemlerde de düzenli olarak yazışırlar. Loti 1913’teki, devlet erkânı ve halk tarafından coşkuyla karşılandığı son İstanbul ziyaretinde de yalının misafiridir. Kontes, Türklerin Balkan Savaşlarıyla birlikte içine düştüğü acılı sürecin ve Loti’nin neredeyse bütün Batı dünyasını karşısına alarak Türk davasını nasıl cansiperane savunduğunun yakından şahididir. 
Pierre Loti Konstantiniyye’de bu dostluğun ve birlikte geçirilen zamanın hatıralarından doğar. 
Türk dostu ve deniz subayı kimliğiyle bilinen Loti’nin kedi sevgisi, İstanbul’un gizi köşelerindeki mütevazı zevkleri, Kontes’le birlikte yaptıkları İstanbul gezintileri, her kesimden Türklerle kurduğu sıcak ilişkiler, dostlar arasında düzenlediği gösterişli ve eğlenceli geceler mahrem bir tanıklığın kaleminden aktarılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36b6378a-a20d-458b-8e53-88ede99aaaff.jpg</image:loc>
            <image:title>Reset At: Video Oyun Sektöründeki Çöküş ve Toparlanmalar</image:title>
            <image:caption>“Reset At, sektöre girmek isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak. Kendilerini oyunlara adamış oyuncular içinse ellerinden düşüremeyecekleri bir kitap.” –Wall Street Journal
“Schreier’ın gazeteciliğinin bir eşi benzeri yok.” –Forbes
Çoksatan Kan, Ter ve Pikseller’in yazarından oyun endüstrisini mercek altına alan yepyeni bir kitap. Jason Schreier’ın sektörün içindeki onlarca kişiyle yaptığı röportajlardan derlenen bu kitap, son yılların en ünlü stüdyolarının nasıl kapandığını ve sonrasında yaşananları gözler önüne seriyor.
Bioshock Infinite, Epic Mickey ve Dead Space gibi piyasanın mihenk taşlarından sayılan birçok oyunun geliştirilme sürecini ve onları yapan firmaların şok edici kapanış hikâyelerini ilk ağızdan röportajlarla ele alan Reset At, geliştiricilerin bu olaylardan nasıl etkilendiğini, kendilerini nasıl toparladıklarını, hayatlarına nasıl devam ettiklerini ya da bu endüstriyi nasıl terk ettiklerini anlatıyor.
Oyun endüstrisi hiç olmadığı kadar güçlenmişken oyun tasarlayarak düzgün bir hayat kurmak neden bu kadar zorlaştı? Bu düzeni değiştirmek için çok mu geç kalındı? Bu soruların ve çok daha fazlasının cevabı bu sayfaların arasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da7ad4f9-2f7e-459d-966f-84ecb1402462.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümden Beter Yazgılar</image:title>
            <image:caption>YAŞAMA 
VE ÖLÜME 
TERSTEN BİR BAKIŞ. 
 
Bizi durdurabilecek hiçbir şey yok. Tavşanlar gibi çoğalmaya devam edeceğiz. Öngörülemeyen korkunç yan etkileri olan teknolojik aptallıklarla uğraşmaya devam edeceğiz. Artık yıkılmakta olan kentlerimizde sadece göstermelik tamirler yapacağız. Bizim eserimiz olan zehirli pisliğin çoğunu temizlemeyeceğiz. 
 
Yenilikçi ve muzip yazar Kurt Vonnegut, kendi yaşamından karelerle birleştirdiği bu “kolaj”da kaleminin sivri ucunu bu kez modern topluma ve kültüre dokunduruyor. İntihardan sansüre, dünya barışından depresyona, dünyayı bekleyen olaylardan müziğe, her konuda Vonnegut’un eğlenceli üslubunu ve iyimser nihilizmini bulmak mümkün. 
 
“İyi kalpli bir hiciv ustası, osuruk torbasıyla ahlak dersi veren bir eğitmen.” 
JAY MCINERNEY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03b0ccf-a0bc-4a39-a08c-d78f8a527032.jpg</image:loc>
            <image:title>Furya Makinesi: Sosyal Medya Seçimlerimizi, Ekonomimizi ve Sağlığımızı Nasıl Bozuyor?</image:title>
            <image:caption>Sosyal medya dünyayı birbirine bağladı ama aynı zamanda yalan ve sahte haberlerde büyük bir artışa ve bunun sonucunda pek çok toplumsal soruna yol açtı. Sinan Aral’a göre, günümüzün sosyal teknolojisini kendi büyük vaadine doğru yönlendirmek ve bizi birbirimizden uzaklaştırabilecek yollardan kaçınmak için sosyal medyanın politika, ekonomi, toplum sağlığı, hatta kişisel sağlığımız üzerindeki büyük etkisinin farkına varmamız çok önemli. 
 
Aral, onlarca yıllık araştırma ve deneyiminden yararlanarak en güçlü sosyal ağları inceliyor ve kritik bir soruyu ele alıyor: Sosyal medya aslında seçimlerimizi –iyi ya da kötü yönde– ne kadar şekillendiriyor? Furya Makinesi, bilgisayar korsanlarından marka pazarlamacılarına kadar düşünme ve hareket etme şeklimizi değiştirmeyi uman herkese, sosyal medyanın arkasındaki teknolojinin hep aynı davranış kalıbını nasıl sunduğunu, sonuçlarınınsa seçimlerden iş dünyasına, sağlıktan flörtleşmeye kadar her şeyi nasıl etkilediğini gösteriyor. Kitap ayrıca “ağ etkileri”nin Facebook gibi ağların muazzam büyümesini nasıl beslediği, sosyal medyanın sinirbilimsel açıdan beynimizi ne şekilde etkilediği, sahte haberlerin gerçek sonuçları ve sosyal derecelendirmelerin gücü gibi çeşitli konuları da irdeliyor. 
 
Furya Makinesi, sosyal medyanın daha dikkatli tüketicileri olmak için stratejiler belirleyerek, dünyamızı yeniden tanımlayan teknolojiyi anlamak ve iyi kullanmak için okurlara sağlam bir rehber sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5c005d-add0-45a5-9bd1-3f65c30fbdb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Geçmiş</image:title>
            <image:caption>İsrailli yazar Yaakov Shabtai edebi modernizmin başyapıtlarından biri kabul edilen ve eleştirmenlerce Proust’un Kayıp Zamanın İzinde’siyle karşılaştırılan Bitmeyen Geçmiş eserinde karakterlerini sonsuza yakınsayan bir şimdide, 1970’lerin dönüşen Tel Aviv’inde geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp kalmış bir kuşağın öyküsünü anlatıyor.
Goldman’ın babası 1 Nisan’da öldü; Goldman ise 1 Ocak’ta, bu iki tarih arasında savaş ve sürgün dolu bir ömür süren eski kuşak göçüp giderken evlatları âşık oldular, evlendiler, zenginleştiler. Veya tam tersi, gelişip de atalarının yuvalarını örten şehrin kargaşası arasında, gerçeği tarifte zorlanan dilin belirsizliği altında, temellerinden sarsılmaya başlamış gibi görünen kozmik ve toplumsal düzenin ağır aksak ritminde akıllarından silemedikleri varoluşsal bir kaygının kollarına esir oldular.
Zaman algısına meydan okuyan diliyle Bitmeyen Geçmiş koca bir kentin nabzını tutan, okuru bütün bir tarihiyle geniş ailenin şölen sofrasına sürükleyen bir şaheser.
“İsrail toplumunun bakış açısını başka hiçbir metnin ulaşamayacağı şekilde yansıtan bir başyapıt…” –Publishers Weekly
“Aynı öncüllerle yola çıkan ve beni aynı sebeplerle harekete geçiren üç yazar: Fransa’da Georges Perec, Avusturya’da Thomas Bernhard ve İsrail’de Yaakov Shabtai…” –Gabriel Josipovici</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb78f6b6-7186-446d-847f-457383bb9e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nüfus: 1280</image:title>
            <image:caption>“En sevdiğim polisiye yazarı. Çok taklidi vardır ama eşi benzeri yoktur.” –Stephen King
Nick Corey cevval bir şerif değildir, ahali de bu durumu pek umursamıyordur. Yine de seçim zaferini garantilemek için rakibinin ayağını kaydırmalı, şu genelevi hizaya getirmeli, ayrıca mutsuz eşi ve kayınbiraderiyle ilgilenmelidir. Kocasından şikâyetçi sevgilisi Rose’u da mutlu etmelidir tabii. Bu tatlı dilli çapkın şerif saf görünüyordur belki ama rahatı kaçmasın diye sinsice çalışacak, elinden geleni ardına koymayacaktır.
Jim Thompson, sinemaya da uyarlanan Nüfus: 1280’de ırkçılığı, şehvetin açgözlülüğünü ve demokrasinin hileli bir oyuna nasıl da kolay çevrilebileceğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba84f441-af10-45a6-81dd-3ba3506d7a31.jpg</image:loc>
            <image:title>Suat Derviş: Efsane Bir Kadın ve Dönemi</image:title>
            <image:caption>Aristokrat bir Osmanlı ailesinin kızı, Osmanlı Devleti&apos;nin son, Cumhuriyet’in ilk yıllarının en önemli kadın gazetecilerinden biri...
Romanları beğenilip birçok yabancı dile çevrilen bir Türk yazarı ve dillere destan Fosforlu Cevriye’nin yaratıcısı...
Nâzım Hikmet’in ilk aşkı, Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Reşat Fuat Baraner’in eşi, kendisi de parti içinde faal bir militan, birkaç kere evlenmiş, güzel ve “çapkın” bir kadın…
Aristokrat, romancı, gazeteci, aktivist, militan…
Bunlardan daha çok hangisiydi Suat Derviş?
Yoksa bu kimliklerin hepsini birden benliğinde eritmeyi başarmış mıydı?
Son Osmanlı aydınlarından, hümanist Suat Derviş, Cumhuriyet’ten sonra, ideallerini ancak solda gerçekleştireceğine inanmış bir kadındı. Ancak hiçbir ideolojiye, hiçbir akıma, hiçbir sınıfa tamamıyla hapsolmayı kabul etmeyecek kadar bağımsız ve bunun bedelini sonuna kadar ödemeyi göze alacak kadar da cesurdu.
Bu kitap, onun hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f411a96c-8acc-4321-8efa-1ed5c696b265.jpg</image:loc>
            <image:title>Plüton’un Düş’üşü</image:title>
            <image:caption>Kafasının içinde başka bir dünya taşıyor insan. Orada başka insanlar, depremler, akarsular var. Dış dünya, bir mengene gibi sıktıkça bizi, o dünyaya kaçıyoruz. Neyin gerçek, neyin sahte olduğu siliniyor bir zaman sonra. Aşk, gelip bambaşka bir insan yaratmaya çalışıyor bizden. Kafamızın içindeki dünyayı ve insanlarımızı yok edip, sadece kendisine hizmet etmemizi emrediyor. Ne doğru ile yanlış ayırt edilebiliyor artık ne de gerçek ile yalan.
Sera Kutlubey, ilk romanı Plüton’un Düş’üşü ile sıradışı bir hayatın izini sürmemizi sağlıyor. Vera’nın yeni bir işe girmesiyle başlayan hikâye, umulmadık yerlere götürüyor okuru. İnsana ve duyguların tekinsizliğine dair bu roman, uzun süre yolculuğunuza eşlik edecek.
“Bazıları hasta doğar ve bunu içten içe bir ayrıcalık sayar. Ruhen hasta. Belki de kalben. Evet, doğrusu bu, kalben hasta… Bu tür hastalıklar tehlikeli ve bulaşıcıdır. Ve unutmamalı ki sadece ilaçlar değil, insanlar da reçeteyle kullanılmalıdır. Çünkü sadece ilaçların değil insanların da doz aşımı ölümle sonuçlanır. İlaçlarla değil, insanlarla da intihar edilir. Ve en önemlisi; doğru ilaç seçimi değil, doğru insan seçimidir. Her şeyin fazlası zarar, sevginin de. Hayatım boyunca tutkularımın peşinden gittim, sırf yaşadım diyebilmek için. Cenneti de cehennemi de kursağımdan geçirdim… Öbür dünyaya gittim gittim geldim ve orayı pek benimseyemedim. Yine en sonunda yaşamayı seçtim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f760d56-546b-4d9a-963a-b7a687d4a88c.jpg</image:loc>
            <image:title>Odaklan</image:title>
            <image:caption>Beyninizin gerçek gücü odaklanabilme oranınızda gizli!
Odaklanmanız zayıf olduğunda verimsiz olursunuz.
Çok çalışıyor olabilirsiniz ancak çok iş çıkarıyor musunuz? Kararlarınızın ne kadarı doğru?
Odaklanabiliyor musunuz?
İçsel ve dışsal dikkat dağıtıcıların etkisinden sıyrılıp gerçekten önemli olana odaklanmak hepimiz için giderek daha zor hale geliyor. Pek çok şey dikkatimizi çekmek için yarışıyor. E-posta bildirimleri, mesajlar ve sosyal medya bizi sürekli dürtüklüyor. Zihnimizse dikkati kendi üzerinde toplamamızı istiyor.
Solunum konusunda olduğu kadar anda kalmak, zihni sakinleştirmek ve odaklanmak konularında da derin bilgi, deneyim ve iç görüye sahip olan Patrick McKeown, ODAKLAN kitabında başarının gizli bileşenlerini açığa çıkarırken onlara ulaşmakta yararlanacağınızın pratik yollarını gösteriyor.
Zihin tam dikkat gösterecek kadar sakin ve uyanık olduğunda
doğru eylem kendiliğinden gerçekleşir.
Nasıl mı?
Odaklan kitabı cevap olarak bize en pratik, en uygulanabilir ve sürdürülebilir yöntemleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90d6deb3-2074-4093-b199-d0d6e60dbcff.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sırlar</image:title>
            <image:caption>Marin’in mükemmel bir yaşamı vardı. Üniversite aşkıyla evlenmişti, kendi lüks kuaför zincirini kurmuştu ve eşi Derek de kendi şirketini yönetiyordu. Herkes sevgi dolu aile hayatlarına gıptayla bakıyordu. Ta ki günün birinde oğulları Sebastian’ın kaçırılmasıyla o mutlu tablo paramparça olana kadar.
Oğlunun ortadan kaybolmasının üzerinden bir yıl geçmiş, Marin sanki kendisinin bir hayaletine dönüşmüştü. FBI soruşturması askıya alınmış, ilanlar eskide kalmış, o hariç herkes hayatına devam etmenin yolunu bulmuştu. Polisin bıraktığı yerden araştırmaya devam etmesi için tuttuğu özel dedektifin bulduklarına bakılırsa, genç bir kadınla aylardır yasak aşk yaşayan Derek her şeyi çoktan unutmuştu. Marin’i hayata döndüren de işte bu olmuştu. Oğlunu kaybetmişti; kocasını da kaybetmeye hiç niyeti yoktu. Kendisinin taban tabana zıddı olan Kenzie Li kanlı canlı bir düşmandı, bu da demekti ki Marin bu sorunu halledebilirdi.
Hem de kalıcı olarak.
• Library Reads • Parade Magazine • Criminal Element • CrimeReads
2020’nin En İyi Kitaplarından Biri
• USA Today • Amazon • Cosmopolitan • Entertainment Weekly • Huffington Post
Ayın En İyi Kitabı
“Cesur ve unutulmaz. Küçük Sırlar’da bir gerilimden bekleyeceğiniz her şey var – karmaşık karakterler, insanın kalbini ağzına getiren bir gizem ve çarpıcı bir son. Jennifer Hillier en sevdiğim yazarlardan biri ve bu da şimdiye kadarki en iyi kitabı.” —Riley Sager
“Ufak Yangınlar’ı sevdiyseniz bunu da okuyun.” —SheKnows
“Şehvete, takıntıya, açgözlülüğe ve ihanete dair müthiş kurgulanmış bir psikolojik gerilim.” —Publishers Weekly
“Kötü amaçlar ve çarpık ittifaklar gün yüzüne çıktıkça gerilim daha da artıyor.” —Kirkus
“Uçurumun kenarındaki bir kadına ve o kadının kendi bağlarından kurtulabilmek için neler yapabileceğine dair üst düzey bir psikolojik gerilim.” —Providence Journal
“Bu kitap okunması gerekenler listenizin en tepesinde yer almalı.” —Suspense Magazine
“Küçük Sırlar’ın kapağını açtım, bir daha da elimden bırakamadım. Merak duygusu çok yüksek, önemsediğim karakterlerle dolu ve şimdiye kadar okuduğum en tatmin edici sonlardan birine sahip.” —Jess Lourey
“Küçük Sırlar tüm anne babaların kâbusuyla başlıyor – kalabalık bir yerde bir çocuğun kaybolmasıyla. İnsanın midesine yumruk indiren açılış sahnesi, travma, keder ve intikamın iç içe geçtiği, olayın bütün taraflarıyla sıradışı bir empati kuracağınız bir hikâyeye dönüşüyor.” —Laura Lippman
“Küçük Sırlar, okurların ağzını açık bırakacak. Bu kitabı sadece okumuyorsunuz, onu içinize çekiyorsunuz.” —Mary Kubica
“Sürükleyici ve merak uyandırıcı – Hillier usta bir hikâye anlatıcısı.” —Chevy Stevens
“Elinizden bırakamayacağınız bu kitaba bayılacaksınız. Keskin bir üslup, inandırıcı karakterler, duygusal derinlik – uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri. Kesinlikle bayıldım!” —Liv Constantine
“Küçük Sırlar güçlü, insanı içine çeken bir macera. Her gün, akşam olsun da bu çok katmanlı karakterlerle ve Jennifer Hillier’ın sürükleyici anlatımıyla baş başa kalayım diye bekledim. Kendinizi olağanüstü bir kitaba hazırlayın.” —Alafair Burke
“Jennifer Hillier, gerilim türünün dinamosu. Küçük Sırlar sofistike, merak uyandıran, yürek burkan, şaşırtıcı ve kesinlikle muhteşem bir kitap. Bu yıl tek bir kitap okuyabilecekseniz, onun bu olduğundan emin olun.” —Lisa Regan
“Sayfayı her çevirişinizde hararetin arttığı sıradışı bir gerilim. Jennifer Hillier öyle gerçek karakterler yaratmış ki kendinizi onların karanlık, çarpık dünyasının bir parçası gibi hissedeceksiniz. Küçük Sırlar bu sene okuduğum en iyi kitaplardan biri.” —Matthew Farrell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15909cb-897a-41c7-a1f4-3e8ed711aa07.jpg</image:loc>
            <image:title>Lahana Bora</image:title>
            <image:caption>Bora bir çocuk, lahana ise onun takma ismi...
Büyükleri tarafından sürekli kat kat giydirildiği için kendine bu ismi takmış.
Süveterler, kazaklar, montlar, yağmurluklar, atkılar... Bora bu kadar kıyafetin içinde nasıl hissediyor sizce?
Hadi gelin, tüm bu ilgi ve ısrarlara Bora’nın nasıl karşılık verdiğini beraber keşfedelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e0f97c-e133-46e7-96a1-720ea82ec630.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Klasik Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Eski mitler nelerdir ve onları kim icat etmiştir?
Meraklısına Klasik Mitoloji, Antik Yunan mitolojisi hakkındaki güncel fikirleri, mitleri yorumlamanın tarihini ve günümüz dünyasında resimden operaya, felsefeden siyasete, tiyatroya ve dine kadar mitlerin kültürel gelenekteki rolünü araştıran ilgi çekici bir ilk adım.
Binlerce insanın hayatını etkileyen antik mitler incelenirken, bu mitleri kimin icat ettiği, tüm o tanrıların nereden geldiği, modern dünyada mitlerin yeri ve mit çalışmalarına yönelik yaklaşımlara da değiniliyor.
Bu kitap, tarih boyunca Doğu ve Batı kültüründe derin izler bırakan Antik Yunan mitlerini anlamayı isteyen herkes için eşsiz bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86adb668-dc0c-434e-b363-a15228398d5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Psikoloji</image:title>
            <image:caption>Davranışların gündelik açıklamaları psikolojik bir mercek altında…
Meraklısına Psikoloji, zihnin ve davranışın hayranlık uyandırıcı bilimi olan psikolojinin temel ilkeleri hakkında ilgi çekici bir ilk adım.
Günlük hayatta, özellikle kafa karıştırıcı davranışlarla karşılaştığımızda veya bu tip davranışları duyduğumuzda, insanların niçin böyle davrandıklarını sorgularız. Davranışların gündelik açıklamalarını psikolojik bir mercek altına alan bu eser, davranışın temel psikolojik ilkelerle nasıl açıklanabileceğini göstererek bilişsel, gelişimsel ve sosyal psikolojinin temel alanlarının yanı sıra davranışçılığı, insan beynini, duygularımızı, kişiliğimizi, bireysel farklılıklarımızı ele alıyor ve aynı zamanda psikolojik bozukluklara değiniyor.
Bu kitap, insan zihni ve davranışına ilgi duyan herkes için anlaşılması kolay, kusursuz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/345cdcf5-3748-4e6b-9907-9f38a06d9af5.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Evrim</image:title>
            <image:caption>Darwin öncesinden, en son araştırma ve tartışmalara kadar…
Meraklısına Evrim, evrim teorisinin tarihine, gelişimine ve bilimsel altyapısına ilişkin ilgi çekici bir ilk adım. Darwin öncesi dönemden başlayıp en yeni araştırma ve tartışmalarla sona eren bu eser, okurları evrim fikrinin temelleri, zaman içinde gelişip uyarlanma biçimleri ve bütün bunların altında yatan bilimle tanıştırıyor.
Evrimle ilgili erken teoriler, Darwin’in Türlerin Kökeni’nin yarattığı etki, genetik biliminin ortaya çıkışı, moleküler evrim ve DNA’nın keşfedilmesi, yaşamın yayılması ve hastalıkların direnç kazanması gibi konular ele alınırken, evrimin güncel tartışmalardaki rolü inceleniyor ve bu alanda gelecekte yaşanması muhtemel gelişmelere değiniliyor.
Bu kitap, evrim teorisinin geniş kapsamlı inceleme alanını anlamayı amaçlayan herkes için paha biçilmez bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51544450-afc5-4606-a7e1-2678a82840d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Makinesi</image:title>
            <image:caption>Victoria döneminde yaşayan saygın bir bilim insanı uzun yıllar süren çalışmalarının ardından zamanda yolculuk yapabilen bir makine icat eder. Bir gün bu makineye biner ve kendini bir anda Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılında buluverir. Zaman Yolcusu’nun karşılaştığı, hiç beklemediği bir dünyadır. Bilinmezliklerle dolu bu dünyanın insanlarını tanımaya çalışan kahramanımız fantastik bir maceranın içine dalar. Bakalım Zaman Yolcusu yüz yüze kaldığı tehlikelerden kurtulup evine güvenli bir şekilde dönebilecek mi? 
Zamanda yolculuğun ilk ve en etkili anlatımlarından biri olan Zaman Makinesi, ilk kez yayınlandığı 1895’ten bu yana bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4881d3d4-0bff-4048-b4ef-e717b8bef20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Olasılıksız Şey</image:title>
            <image:caption>Kuantum fiziği tuhaftır, çünkü dünyanın atomlar ve atomaltı parçacıklar düzeyindeki işleyişini düzenleyen kuantum dünyasının kuralları, aşina olduğumuz ve “sağduyu” adını verdiğimiz kavramın kurallarıyla aynı değildir. Kuantum kuralları bize bir kedinin aynı zamanda hem canlı hem de ölü olabileceğini ve bir parçacığın aynı anda iki yerde bulunabileceğini söylüyor. Hatta o parçacık hem de bir dalgadır ve kuantum dünyasındaki her şey başlı başına dalgalar üzerinden açıklanabilir. Schrödinger dalgaların kuantum dünyasını tarif eden denklemleri, Heisenberg parçacıkların kuantum dünyasını tarif eden denklemleri, Paul Dirac ise o kuantum dünyasını tarif etmeleri bakımından gerçekliğin bu iki versiyonunun birbirine tamı tamına denk olduğunu buldu. Bütün bunlar 1920’lerin sonunda netlik kazanmıştı. Ancak bugüne kadar olup bitenlere hiç kimsenin sağduyuya sığan bir açıklama getirememesi, sıradan faniler şöyle dursun, çoğu fizikçide büyük bir huzursuzluk yaratmakta. Ama kimi fizikçilerse başka yollardan teselli aradılar. Ünlü bilim yazarı ve fizikçi Gribbin bu kitabında belli başlı altı kuantum tesellisini masaya yatırarak, kuantum fiziğinde neyi anlayıp neyi anlamadığımızı ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor.
 
“Kuantumla ilgili her şey için erişilebilir bir başlangıç kitabı.”
– Sunday Times
 
“Gribbin bize böylesine geniş bir alan için olağanüstü bir kesinlik ve netlik şöleni sunarak, çok karmaşık fikirleri ulaşılabilir bir şekilde özetlemeyi başarıyor. İngiliz popüler biliminin bu büyük ustasının şimdiye kadar ürettiği en iyi eser olabilir.”
— Popular Science (UK)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86802d25-050a-487e-abf9-85e459c68a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödül</image:title>
            <image:caption>Ödül, Bilge Bener Bölükbaşı’nın aile hikâyesinden beslenen, yayımlanmış ilk romanı. Altmış beş yaşındaki Vedia Hanım, Amerika’da yaşayan oğlunu ziyaret etmek için bindiği uçakla bulutların üstünde yükselirken, bir ülkenin geleceğini, insanların yazgısını derinden etkileyecek 1914 yılına doğru bir yolculuğa çıkıyor. Bilge Bener Bölükbaşı, Vedia Hanım’ın anılarında capcanlı duran savaş yıllarını; bir yanda ağabeyi Fuat’ın Sarıkamış Harekâtı’ndaki mücadelesini, diğer yanda Çanakkale Cephesi’ni, “bir gün toplanıp giden” sınıf arkadaşları Arini ile Hermin’i, dağılan aileleri ve büyük zaferi, Cumhuriyet dönemini, velhasıl mucizeler ile hayal kırıklıklarını özgün üslubuyla aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e784a3df-0a60-4dd2-80b2-f0d63c57ec98.jpg</image:loc>
            <image:title>Mega Boyama (Maskeli)</image:title>
            <image:caption>Mega Boyama (Maskeli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86a2eeda-e56f-4e79-97a5-7c2485d7f161.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Gates - 12 Aile, Arkadaşlar ve Tüylü Yaratıklar</image:title>
            <image:caption>Dikkat et Tom! Casuslar ensende olabilir! İngiliz yazar ve çizer Liz Pichon&apos;ın, 43 ayrı dile çevrilen ve milyonlarca okura ulaşan “Tom Gates” serisi, 12. halkası Aile, Arkadaşlar ve Tüylü Yaratıklar ile yine kahkahayı garantiliyor.  Şaşırtıcı yetenekleriyle her kitabında çocuklara bambaşka bir serüven yaşatan Tom, bu kez bir dedektif titizliğiyle aile ağacının izini sürüyor ve hiç bilmediği sırlar keşfediyor! Başta “Roald Dahl En Komik Kitap Ödülü” olmak üzere pek çok ‘gülücüklü’ ödülle yıldızı devamlı parlayan “Tom Gates” kitapları; kendine has esprileri, matrak tiplemeleri, eğlenceli çizim etkinlikleri ve oyun sayfalarıyla çocukları kitapların dünyasına yaklaştırıyor.  Derek&apos;in haşarı köpeği Gıtgıt, Tom&apos;un eşofmanını tüy içinde bırakınca kahramanımızın aklına parlak bir fikir geliyor: Kendi tüylü yaratıklarını yaratmak! Birkaç parça yapışkanlı bant ve tüyün (aşırı tüy de olabilir...) bu kadar kullanışlı olacağını başka kim düşünebilirdi ki zaten? Meşelik Okulu&apos;nda curcuna devam ederken Tom istemediği şeylerin bir listesini tutmaya karar veriyor. GACIIRRT! Amanın, bu ses de nesi?! Evet, Tom gacırdıyor hem de fena hâlde! Birileri Tom&apos;un ayaklarından yükselen bu utanç verici sese son vermeli, ama nasıl? Bu arada, Bay Bilgili&apos;nin verdiği proje ödevi dostumuzu bir hayli zorlayacağa benziyor. Nitekim 5F sınıfı haldır haldır bebeklik fotoğraflarını toparlayıp aile ağaçlarını hazırlamakla meşgulken, Tom bir türlü ödevine odaklanamıyor. Kim bilir, belki de ailesine dair bazı gerçeklerle yüzleşmeye hazır değildir. Mesela, şu pek tanımadığı casuslarla (tamam, fazla ipucu yok!). Yaratıcı etkinlik sayfalarıyla okurlarını kitapla daha da bütünleştiren Tom Gates, bu serüveninde yine akıllara durgunluk verecek TÜYLÜTEŞEM buluşlar geliştirmekten geri kalmıyor.   Okuma güçlüğü çeken çocukları kitapların renkli dünyasıyla buluşturan “Tom Gates” serisi, hayatı göründüğünden çok daha eğlenceli, okumayı ise tahmin edildiğinden çok daha kolay kılarak önemli bir sorumluluk üstleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b131b8c9-fdc0-46f6-ba03-61084201a32f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılığın Simyası</image:title>
            <image:caption>Tüm kör tadım testlerinde sınıfta kalan, tadını kimsenin beğenmediği Red Bull neden bu kadar popüler? 
İş dünyası balarılarından ne dersler çıkarabilir? 
Futboldaki penaltı atışları bize risk hakkında neler öğretebilir? 
Ogilvy reklamcılık efsanelerinden Rory Sutherland sahadaki otuz yıllık deneyimlerine dayanarak insan davranışlarının şifresini çözüyor. Yaratıcılığın Simyası’nda en son bilimsel araştırmaları, derin psikolojik gözlemleri ve mesleki deneyiminden gelen vakaları eğlendirici bir hikâye anlatıcılığıyla harmanlayarak sunuyor. 
Markalama üstadı Sutherland’a göre, daha iyi “markalama” ürün satışlarını artırmanın yanı sıra insanların vergilerini ödemelerini sağlamak, kamusal sağlık sistemlerini iyileştirmek veya kadınları teknoloji sektörlerinde kariyer yapmaya teşvik etmek gibi pek çok toplumsal meselede de bir çözüm sunabilir. 
Sutherland’ın karar verme üzerine bu şaşırtıcı ve etkileyici yolculuğu yaşamın iş de dahil her alanı için çok değerli derslerle dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9d37af3-c82d-4f7d-95ab-6ef4b51908f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinginliğin Şifresi</image:title>
            <image:caption>Stres, kaygı ve depresyon: Hepimiz dönem dönem bunlarla mücadele ediyoruz. Ancak içinde bulunduğumuz Covid-19 krizi, zihinsel sağlığımızı kitlesel olarak ilk kez bu kadar güçlü bir biçimde tehdit ediyor. Dr. Christophe Morin’e göre bu küresel tehdidin üstesinden gelmenin yolu, beynimizin şifrelerini çözerek hayatlarımıza daha fazla dinginlik kazandırmaktan geçiyor. 
Dinginliğin Şifresi, iç huzuruna ulaştıracak özsevgi alışkanlıklarının anlaşılması ve uygulanması adına devrimci bir formül ve bilimsel bir çerçeve ortaya koyuyor. Kitap boyunca dinginliğe giden yolda, beyninizin devrelerini yeniden düzenlemeyi öğrenecek ve nörobilimin gücünü bilimsel kanıtlar eşliğinde keşfedeceksiniz. 
Dr. Morin’in sözleriyle: “Beyninizi yeniden yapılandırma konusunda ustalaştığınız zaman, istediğiniz geleceği yaratmanın da yolunu bulmuşsunuz demektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac9c00f-da9b-494c-9622-d1f94a3b6864.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanırsak Kaybederi̇z 2 : Yazıyor… (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“BİRER MASKE TAKTIK YÜZÜMÜZE, HİÇ DÜŞMEYECEK SANDIK. ÜN VE PARA UĞRUNA GİDEBİLECEĞİMİZ YERE KADAR GİTTİK.” 
 
Bir mektup, popülerlik merdiveninde son basamağa çıkmanı isteyen gizemli bir kişi ve çözülmeyi bekleyen sırlar! 
Fame Evi, her geçen gün biraz daha acımasızlaşır. Yarışmacılar, kamera önündeki yaşamlarında ekibin söz sahibi olmasına alışmışken Eva’nın eve geri dönmesiyle işler yeniden karışır. 
İkinci şansı Eva’yı başka biri gibi davranmaya iter, oyunu kuralına göre oynaması gerektiğini kabullenmiştir. Artık doğruluğu ve dürüstlüğü savunan Eva yoktur; dostunu da aşkını da Fame kullanıcılarından herhangi biri gibi görmektedir. Ün ve para uğruna ne kadar ileri gidebileceğini kestiremeyecek kadar gözünü karartmış olan Eva Durusoy’un hızla artan takipçi sayısı, kaybettiklerine değecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc7b98a5-7e1b-4708-8937-81abb34fed36.jpg</image:loc>
            <image:title>Canevim</image:title>
            <image:caption>Yarın için endişelenmek ve dün için pişmanlık duymak yerine; umudu her daim yüreğinde diri tutanların... 
Ve her şeye rağmen insan kalabilmenin dizeleri… 
Güzel yüreğine sağlık. 
Esra YILMAZ GÖKER 
 
“Sevginin ve Dostluğun Şairi” sevgili Turgay Kaçan’ın şiirleri yüreğinizi sarmalar, heyecanlandırır ve tekrar tekrar okumak isteği uyandırır. Hep birlikte bir şeylerin başarılacağına inanan mücadeleci bir yürek. Yazdıklarıyla önce insan, insanlık gelir. Yaşama bakış açısı ile her zaman doğrunun yanında yer alan güzel yürekli bir candır. 
Nebih NAFİLE 
 
Bazı insanlar girer hayatımıza bir anda, bildiğimizi sandığımız tüm duyguları hatırlatır, hatta yeniden anlamlandırır. Satırlarda gizlediği bir sözcük bazen alır götürür bizi bambaşka ama çok da uzak olmayan aşina hayatlara... Bizi bize anlatmak, güftesi aynı olan şarkının bambaşka sözlerle söylenmesi olsa gerek...Turgay KAÇAN’ın şiirleri de tam da böyle; insana, doğaya, aşka ve hayata dair tüm duyguları en saf haliyle sunuyor bizlere. Evrensel değerlerde birleştiriyor yürekleri. Aynı gökyüzünün altında, aynı atmosferi soluyup aynı güneşten ısınan tüm güzel insanları buluşturuyor bu kitap... 
Bunu başaran o derin ruha teşekkürler, kucak dolusu sevgi ve selamlar. 
Sevinç DEMİREL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1206248-2e37-49dc-848a-2858f439b19c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Kalanlara</image:title>
            <image:caption>Kendine kalıyor insan, günün sonunda 
Daha ıssız, daha vazgeçmiş. 
İşte burada başlıyor savaşın. 
Ertesi güne, daha öğrenmiş, 
Daha inatla sarılmak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/230ecb41-db3b-4b63-a970-6c47f750b613.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Şaka Çalışır Mı?</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada izlenme rekorları kıran, sitcom deyince akla ilk gelen ve günümüzde bile hâlâ mizaha yön veren dizi Seinfeld’in yaratıcısı ve sahne tozu yutmaktan usanmamış komedi efsanesi Jerry Seinfeld, ilk kitabı Bu Şaka Çalışır mı? ile sizi kırk beş yıllık yolculuğuna ortak ediyor! 
1970’li yıllardan başlayarak, tıfıl bir üniversiteliyken adım attığı stand-up kariyeri boyunca aklına gelen bütün fikirleri bir kenara yazan Seinfeld, körüklü dosyasında sakladığı şakalarını paylaşıyor. Her sayfasında birbiri ardına zekice sıralanmış gözlemler, absürt anılar, bolca komiklikle süslenmiş kişisel deneyimleri içeren bu kitapla hem bir komedyenin evrimine şahit olacak hem komedi yazma sanatına dair yeni bir anlayış kazanacak hem de kahkahalarla güleceksiniz. 
 
“İnanılmaz bir kitap bu… Alabileceğiniz en iyi şaka kitabı filan.” 
—Jimmy Fallon 
 
“Seinfeld dizisi hiçbir şey hakkındaydı. Jerry Seinfeld’in otuz yılın ardından çıkardığı ilk kitabı olan Bu Şaka Çalışır mı? ise her şey hakkında… Onun usta bir komedyene nasıl dönüştüğüne sayfa sayfa tanıklık ediyor, dünyayı komik bulduğu şeyler üzerinden yıl yıl deneyimliyoruz… Bu Şaka Çalışır mı? gelmiş geçmiş en komik zihinlerden birinin meyvelerini önünüze seriyor.” 
—Washington Post 
 
Seinfeld hayranları bu kitabı bir oturuşta bitirecek, geleceğin komedyenleri ise onun ustalıklı komedisini nasıl oluşturduğunu incelemek isteyecekler.” 
—Kirkus Reviews 
 
“Acayip derecede komik ve bir insanın önemsiz gözüken şeyler hakkında bu denli derin çıkarımlar yaparak bir ömür geçirebileceğini göstermesi açısından oldukça etkileyici bir kitap... Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim.” 
—Paul Leslie Hour</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe4a7f2b-1764-4d83-8a88-1b5936e3df41.jpg</image:loc>
            <image:title>Melankoli</image:title>
            <image:caption>“Uygarlığın bedeli nevrozla ödenir.” 
Sigmund Freud 
 
Toplumsal huzursuzlukların arttığı dönemlerde yaşanan güvensizlik ortamlarında sıklıkla sözü edilmeye başlanan melankoli, bir yaşam tarzı, bir ruhsal durum ve bir kişilik tipi olarak tanımlanırken, toplum düşmanlığı yaptıkları ve tanrıya başkaldırdıkları düşünülen melankolikler “akılsız deliler” olarak parmakla gösterilmişlerdir. Tutuklanan, kliniklere kapatılan, toplama kamplarına gönderilen melankolikler aynı zamanda pek çok trajediye, romana, şiire, sanat eserine imzalarını atmışlardır.  
Kendi deyimiyle “her dem günahkarlığın ve saçmalığın keyfini yaşayan bir melankolik” olan Serol Teber, ilkçağdan günümüze kadar sanatta ve edebiyatta melankoliyi inceliyor; bu kavramın nasıl doğduğunu, geliştiğini, tarih boyunca bu durum içinde olanlara nasıl yaklaşıldığını, yasaklamaları, özgürlüğü, acıyı ve Hiç’liği anlatıyor. Topluma ayak uyduramadığı düşünülen ressam, şair, filozof ve yazarların kişisel tarihlerini ele alarak melankolinin eserlerine nasıl yansıdığını tüm detaylarıyla ortaya koyan ve bu sırada dönemin dinamiklerini titizlikle inceleyen Melankoli: Normal Bir Anomali Albrecht Dürer, Friedrich Hölderlin, Walter Benjamin gibi dahilerin izini sürüyor. 
“Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı” ve Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası kitaplarını Okuyan Us Yayınevi’ne emanet eden Serol Teber, Melankoli: Normal Bir Anomali’nin ardından Politik Psikoloji Notları, Davranışlarımızın Kökeni ve Doğa’nın İnsanlaşması ile çok yakında okurlarıyla yeniden buluşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63270656-5bd4-4a86-9f64-f4b0a4e61de5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hass*Ktir Ölüyorum Galiba 7 Yılda 371 Panik Atak Geçiren Kadının Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Hatalar, olağanüstü öğretmenler yaratır.” 
Kişisel gelişim kitaplarının içinde bir yerlerde mutlaka sizi iyileştirmeye yönelik bir şeyler vardır, ancak bu kitap o değil; bu bir kişisel gelişim kitabı değil. Paylaşacak bir yöntemi ya da satacak bir çözümü yok ama cesaretinizi kaybetmeyin. 7 yıl boyunca tam 371 panik atak geçiren ve adeta panikle yaşayan Claire Eastham, Hass*ktir Ölüyorum Galiba için paniğin nasıl işlediğini ve nasıl yönetilebileceğini incelemek üzere bilim insanları, profesörler, diyetisyenler, psikologlar, uzmanlar ve panik atakla ilgili herkesle görüştü. Sonunda net bir tedaviye ulaşamadı ama atakların nasıl kontrol altına alınması gerektiğini öğrendi. Bir çuval inciri berbat ettiğini düşündüğü her seferinde yeni şeyler keşfetti ve uzun ve zorlu yollardan geçerek panik atakla iletişim kurdu. 
Denediğiniz her yolun sonunda hüsrana uğradıysanız, artık sizi hiçbir şeyin tedavi edemeyeceğine inanıyorsanız ve engellerle karşılaşmaktan yorulduysanız bu kitap tam size göre. Günün büyük kısmını geçirdiğiniz ofislerinizde tuvalete sığınmayacak, aşık olduğunuz kişiyle ilk buluşmanıza gitmekten son anda vazgeçmeyecek ve sizi gerçekten tatmin edecek bir hayata yelken açacaksınız. 
“Panik ve bununla nasıl başa çıkılacağı ve onunla nasıl yaşanacağı üzerine heyecan verici, sıcak, rahatlatıcı ve eğlenceli bir elkitabı. Erişilebilir, güven verici, pratik ve rahatlatıcı.” —Laura Dockrill 
“Keşke bu kitap on sekiz yaşımdayken ve panik atak geçirirken elimde olsaydı. Zeki, esprili, bilgilendirici ve daha da önemlisi, eğer sizde de panik atak varsa yalnız olmadığınızı bilmenizi sağlıyor.” —Sophie Mort</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f14854ae-ee00-4910-900c-ef462f0227c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastadan Öğrenmek</image:title>
            <image:caption>“Casement psikanalize alışılagelmiş bir yoldan değil; dolanarak, çıkmazlara girerek, tehlikelerin kıyısından geçerek varmıştır. Elinizdeki kitapta Patrick’in kendi hatalarından belki biraz fazla bahsettiğini düşünebilir, hatta terapinin bu kadar kaygan, belirsiz ve hatalarla dolu bir süreç olarak tasvir edilmesinden rahatsız olabilirsiniz. Herhalde bunun nedeni diğer analistlerin çok daha yetenekli olmaları ve çok daha az hata yapmaları değil, Patrick’in çok daha cesur ve açık sözlü olmasıdır. Ondan çok şey öğrendim.” —Prof. Dr. Türkay Demir, Çocuk ve Ergen Psikiyatrı, Psikanalist (IPA) 
Eserleri yirmiden fazla dile çevrilen ve tüm dünyada binlerce ruh sağlığı uzmanının yol göstericisi konumunda bulunan psikanalist ve psikoterapist Patrick Casement, Hastadan Öğrenmek’te terapi süreçlerindeki hiyerarşiyi tersine çevirerek terapistleri alışılmışın dışında bir patikada yürüyüş yapmaya davet ediyor. Terapinin ve psikanalizin birçok yönünü klinik ortamda, gerçek vakalarla test ediyor ve üzerine yeni ama tanıdık konsept ve teknikler öne sürüyor. Merkezinde hastanın izinden gitmek, kendini hastanın gözünden görmek gibi ilkelerin bulunduğu bu yöntemlerle, terapistleri zaman zaman girebildikleri çıkmaz sokaklardan geri tutmaya çabalıyor. 
Mesleğe yıllarını vermiş bir terapist ya da sadece konunun meraklısı olmanız fark etmiyor, kitap boyunca erişilmeye çalışan o kıymetli şeye tanık oluyorsunuz: Her iki taraf için de olabildiğine açık ve sağlıklı ilerleyen bir terapi süreci.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b77632d-a89f-46db-be5c-4a7801e688b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aday Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
Birinci Bölüm TEORİK ÇERÇEVE, METODOLOJİ VE GAZETE ANALİZLERİ 
 
İkinci Bölüm SEÇİM ANALİZİ, SİYASAL SÖYLEM VE PARTİ TEMSİLİ 
  Üçüncü Bölüm ADAY HUSUSİYETLERİ, TEMSİLİ VE TİPOLOJİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fe72994-063a-46b1-910e-d20af4164c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yığın Kişiselleştirme Yaklaşımı İle Maliyet Minimizasyonu Ve Örnek Uygulama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ÜRETİM, YIĞIN ÜRETİMİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE GÜCÜNÜ KAYBETMESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
YIĞIN KİŞİSELLEŞTİRME 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ÜRÜN MALİYETLEME YÖNTEMLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
ÖRNEK UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c31f13-0dc9-45f3-8950-4ac49c135d22.jpg</image:loc>
            <image:title>İokaste’nin Çocukları</image:title>
            <image:caption>“Haynes kadim hikâyeye yepyeni bir soluk getiriyor. Sıklıkla göz ardı edilen, muhteşem karakterler İokaste ve İsmene’ye yeni bir ses veriyor. Coşkulu ve sürükleyici.” –Madeline Miller, Ben, Kirke’nin yazarı
LANETLİ EBEVEYNLERİN ÇOCUKLARI OLARAK LANETLİ BİR EVDE BÜYÜDÜK.
İokaste, evlenmesi için hiç tanımadığı yaşlı bir adam olan Thebai Kralı’na ailesi tarafından satıldığında henüz on beş yaşındaydı. Hiçbir zaman kendi hayatının sahibi olmamıştı ve hiç yanında bulunmayan yeni kocasından daha uzun yaşamadığı sürece olmayacaktı da.
Evi olarak gördüğü sarayında saldırıya uğradığında İsmene de İokaste gibi on beş yaşındaydı. On yıl önce ebeveynlerinin trajik ölümünden beri güvende hissetmek dışında hiçbir şey istemiyordu hayattan. Ne var ki bu saldırı onun hayatının tüm gidişatını değiştirecekti.
Bu iki olay, bir trajedinin başlangıcı olacaktı.
Natalie Haynes, İokaste’nin Çocukları’nda Oidipus ve Antigone’nin trajik öykülerini, daha önce kenara itilmiş kadın karakterlerin gözünden yeniden inşa ediyor ve bu öykülerin yepyeni yanlarını ortaya çıkarıyor.
“İki buçuk milenyumluk bir suskunluğun ardından artık İokaste ve İsmene’nin de bir sesi var.” –Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fb72680-6cd6-4d69-b1c4-321e088b1bea.jpg</image:loc>
            <image:title>Özerkin Hisarı - Yeni Güneş Kitabı 4</image:title>
            <image:caption>“Günümüzün kesinlikle en iyi, en özgün yazarlarından. Eserleri benzersiz, hipnotize edici, hiçbir şeyle kıyaslayamamak korkutucu.” –Harlan Ellison
John W. Campbell En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü / Prix Apollo
“SİZİN İÇİN TÜM VAATLERİMİ YERİNE GETİRDİM Mİ?”
Bilimkurgunun Melville’i olarak bilinen Gene Wolfe, spekülatif edebiyatın sınırlarını zorlayan, fantaziden bilim ve bilimden de fantazi çıkarmayı başaran, türün her alanında eşit muazzamlıkta eserler veren ender yazarlardan biri. Wolfe’un dilin ve türün imkânlarını sonuna kadar kullandığı, bilimkurgunun Ulysses’i olarak da anılan Yeni Güneş Kitabı dörtlemesinin son cildi Özerkin Hisarı başladığı yerde bitiriyor yolculuğu.
Günümüzden yüz binlerce yıl sonrası. Ancak öyle bir gelecek ki geçmişten farkı yok. Bugüne ait kültür ve olaylar artık bir anı bile değil. Gezegen, beklenmedik ve gizemli biçimlerde değişimler geçirmiş. Güneş’in ömrünün sonu gelmiş, sönmekte.
Severian bir zamanlar işkenceciydi, ardından liktor görevini üstlendi, şimdiyse yazgısındaki asıl mertebeye erişmek üzere. Ama önce ölü bir askeri diriltmeye çalışacak, ateşler içinde hasta yatacak, daha sonraysa dinleyeceği dört hikâyenin en iyisini seçecek.
Dörtlemenin son kitabında, Severian kadim bir nesneyi asıl sahiplerine teslim edecek, büyük bir savaşın içinde bulacak kendini, Harçâlem’in Özerki ile tanışacak en nihayetinde ve zamanın ötesindeki yeşil adam ile karşılaşacak bir kere daha. İnsanlığın yıldızlara tekrar erişip erişmemesi onun elinde artık. Güneş ise bir gün ölecek elbette. Peki, Yeni Güneş doğacak mı yine?
Özerkin Hisarı, tek bedende birden fazla ömrün kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a676b30f-20dd-40da-9f25-44b8010146d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeye Övgü</image:title>
            <image:caption>“… Neden karanlığın içinde güzellik arama eğilimi sadece Doğulularda güçlüdür? Batı da elektriğin, gazın ya da petrolün olmadığı dönemlerden geçti ama bildiğim kadarıyla onlarda gölgelerden keyif alma eğilimi yok. Hayalet tasvirlerinde, eskiden beri Japon hayaletlerin ayakları olmaz ancak Batı’da hayaletlerin ayakları vardır, üstelik vücutları da seçilir. Bu kadar ufak bir farktan bile anlarız ki bizim fantezilerimizi zifiri karanlık süslerken, onlar hayaletleri bile cam gibi berraklaştırır.”
20. yüzyıl Japon edebiyatının devlerinden, büyük eserlerin yaratıcısı Cuniçiro Tanizaki, kariyeri boyunca ülkesinde dönemin en büyük yazarı olarak kabul gördü, daha sonra ise Haruki Murakami, Yasunari Kavabata ve Yukio Mişima’yla birlikte savaş sonrası Japon edebiyatının “büyük dörtlü”sünden biri olarak anıldı.
Gölgeye Övgü’de Tanizaki modernleşen dünyayı karanlık ve ışık üzerinden, Doğu ve Batı toplumlarının ilerleme karşısındaki reflekslerini de mukayese ederek masaya yatırıyor. Yalnızca gölgeye değil, apartman çatıları, tuvaletler, lambalar, kâğıt ve yemek takımı gibi günlük hayatta üzerine pek kafa yormadığımız şeylere, gösterişli olmayana kendine has üslubuyla dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea9ebf11-6e20-42d2-87e5-bd939485d744.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel Eve Dönelim</image:title>
            <image:caption>“Kaç kalantor müşteri ona bu evden ayrılmayı, bu hayattan uzaklaşmayı teklif etmiş, hatta kaç erkek onu, tövbekâr olduğu takdirde nikâhla almaya kalkışmıştı.
Her defasında Gülten reddetmişti.
Bir erkeğin peşine takılıp gitmek ha!
Hayır, o bunu hayatında bir tek defa yapmıştı. Ve bu gidiş, onu işte bir umumhaneye kadar sürüklemişti.”
Fosforlu Cevriye gibi bir seks işçisi Gülten. Eskişehir Genelevi’nin en yaşlı seks işçisi. Suat Derviş, Gülten’in Şevkiye olduğu ilk gençliğine gidiyor ve onu İstanbul sokaklarından Eskişehir’e sürükleyen olayları sırasıyla anlatıyor. Klişe bir “kötü yola düşme” hikâyesi değil bu. Yukarıda da söylediği gibi, Şevkiye kurban değil, Gülten olmayı bir anlamda kendisi seçiyor.
Suat Derviş’in 1950 ve 1964 yıllarında iki defa tefrika edilen bu eşsiz romanı, gariptir ki, yazarı tarafından bile hiç anılmamış. Oysa okuyunca göreceksiniz, Suat Derviş’in en önemli, değerli ve dikkat çekici metinlerinden biri.
Karin Karakaşlı da romanın hemen ardında yer alan “Şevkiye-Gülten’in Üçüncü Doğuşu” başlıklı yazısında, “Hayatın en beklenmedik hamlelerine yer açan Suat Derviş, bize hakiki bir insan hikâyesi bahşetmiş. Şevkiye’yi ve Gülten’i, onun ömrüne sığan bütün bu insanları tanımak, pek çok farklı hayat ihtimaline iliğinden bakma fırsatı bulmak demek. Bu fırsatı değerlendirdiğimizde misliyle çoğalacağız. Bir roman bundan daha fazla ne yapsın zaten?” diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06bf0769-aaa5-423c-ba25-38c854a5250d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara</image:title>
            <image:caption>Değişen dünya düzeni; dağlar, ormanlar, mağaralar; hayatta kalıp esir olanlar ve hayatta kalıp hür olanlar... Toprak Aras’tan bir gelecek tasarımı: Kara.
Kara’nın bir kolu halk hikâyelerine, diğer kolu alternatif dünya anlatılarına temas ediyor. Toprak Aras, hem romanına adını veren “Kara”yla bir halk kahramanı yaratıyor hem de bizi bekleyen olası bir gelecekten bahsediyor romanında.
Aras’ın kitabı, “pandeminin doğurduğu” ya da “pandemiden beslenen” bir roman olarak değerlendirilebilir. Romanın finalinde okuru “Eylül 2020” tarihinin beklemesi ve elbette hikâyenin bileşenleri, okurun bu ihtimale yakın durmasına sebep olacaktır; fakat Kara’yı, özellikle politik duruşunu göz önünde bulundurarak, her dönemin distopyası olarak okumanın mümkün olduğu unutulmamalı.
“Dora biraz daha hızlandı, küçük bir tümseği aştı, evler şimdi daha iyi görünüyordu. Birden atın yularını çekti. Dora ansızın durdu. Başını, niye durduk, der gibisinden öfkeyle birkaç kere salladı. Dışarıda kimse yoktu. Bu saatte herkesin eve kapanması olacak şey değildi. Üstelik Kar’la Boz’un, yaylanın diğer köpekleriyle ortalığı gürültüye boğup kendisini karşılaması gerekiyordu. Sonra etrafta ne bir koyun ne bir inek ne de bir tavuk vardı. Tuhaf bir şeylerin olduğunu sezdi. Eve yaklaştıkça korkusu daha da büyüdü. ‘Dora,’ dedi dudakları titreyerek. ‘Bir şeyler olmuş Dora!’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02842959-6db2-4b40-ab51-c798422020ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat İncitir Herkesi</image:title>
            <image:caption>Modern zaman masallarının usta kalemi
Ayşegül Çiçekoğlu’ndan
yüreğinize yer edecek, sarsıcı bir aşk hikâyesi.
Sürprizlerle dolu bir yolda karşılaşılan yakıcı bir aşk…
Ve ortaya çıkmak için bu aşkın doğmasını bekleyen geçmişte saklı kaldığına inanılan sırlar.
Egemen ve Mina, hayatlarını kesiştiren sırlar anlatılmaya başlandığında zorlu bir sınavla karşı karşıya kalırlar. Hayat, zamanın bir bölümünde incitmiştir herkesi. Ancak incindiğimiz yeri kesip atmak da incindiğimiz yerden çiçekler açıp yeniden filizlenmek de elimizde değil midir? Acaba Egemen ve Mina bu durumda hangi yolu, nasıl ve neden seçecekler? Gerçeğin dev dalgalarına teslim mi olacaklar yoksa aşkın iyileştirici gücüne sığınıp ayakta mı kalacaklar…
Sayfaları merakla çevirirken duygudan duyguya sürükleneceksiniz.
Ayşegül Çiçekoğlu’nun, kahramanları sayfalardan çıkarıp artık ailenizden biri gibi hissettiren, onları unutulmaz kılan bir yeteneği var. Kalemden hayatlar yazmakla kalmıyor, onlara birer beden, can ve ruh verip bir de bize arkadaş ediyor.
Hayat İncitir Herkesi romanında da Egemen nasıl hissettiklerine, ne düşündüklerine şahitlik ederken onlara sarılma ihtiyacı duyacaksınız ve kalbiniz sıcacık olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbc86147-1e5d-43a8-9005-d2f0c8fea5cf.jpg</image:loc>
            <image:title>İspanyol Aşk Aldatmacası</image:title>
            <image:caption>Bir düğün. İspanya’ya bir seyahat. Dünyanın en sinir bozucu adamı..
Ve üç gün boyunca oynanacak bir sevgililik oyunu. Yani kesinlikle işlemeyecek bir plan.
Catalina Martín’in acilen ablasının düğününe birlikte gideceği birine ihtiyacı vardı. Kalbini paramparça eden eski sevgilisinin nişan haberini aldıktan sonra İspanya’ya yalnız dönemezdi. Amerikalı bir erkek arkadaşı olduğuna dair söylediği küçük yalan da kontrolden çıkmaya başlamıştı.
Onunla Atlantik Okyanusu’nu aşıp aldatmacasına ortak olacak birini bulmak için tam dört haftası vardı. Kalabalık, gürültücü ailesini kandırmak ise hiç kolay iş değildi. Ancak insanların ona acıyan bakışlarından kurtulacağı anlamına geliyorsa her şeyi yapardı.
Yani, neredeyse her şeyi… Uzun boylu, yakışıklı, herkese tepeden bakan iş arkadaşı Aaron Blackford’un yardım teklifini kabul etmesi imkânsızdı. Sonuçta Catalina hayatında hiç bu kadar sinir bozucu, küstah ve katlanılmaz bir adamla karşılaşmamıştı.
Ama ailesinin heyecanı onu köşeye sıkıştırmıştı ve Aaron en iyi değilse bile tek seçeneğiydi. Seyahatleri ilişkilerini yeni bir boyuta taşırken, aralarındaki yanlış anlaşılmalar ortaya dökülecek ve Catalina adamın belki de sandığı kadar korkunç biri olmadığını fark edecekti.
NEW YORK TIMES, USA TODAY, SUNDAY TIMES, GLOBE&amp;MAIL VE IRISH TIMES ÇOK SATANI
İLK ROMAN DALINDA 2021 GOODREADS OKUR ÖDÜLLERİ KAZANANI
“Romantik bir hikâyeden isteyebileceğiniz her şey bu kitapta.” —Helen Hoang, New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19721689-a222-4b00-9fac-ec1f797f7377.jpg</image:loc>
            <image:title>Sende Cenneti Gördüm</image:title>
            <image:caption>O mavi gözlerinizdi beni benden alıp giden çok uzaklara. 
Tıpkı bir deniz gibiydi içimde dinmeyen o hırçın dalgalar. 
Zayi olmuş fırtına batığında , ruhumdaki şu asil kişiliğim. 
Virâne idi gönül tahtım, asıl sende bulundu bu öz benliğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2afd5e-309a-44d7-8fce-47c3acc79caa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Kızı</image:title>
            <image:caption>Konya yakınlarındaki pancar tarlasında başlayan yaşamı, felsefe profesörlüğüne uzanan KRAL KIZI… 
Yazarlığının en yürekli ama yaşlılığın kapıyı tıklattığı zamandasın. Üzerinde adın yazan kitaplar, çeviriler, bilimsel makaleler var. Ömür boyu yaşayarak birikmiş malzeme hazır. 
Aldatılmayı, gördün. Şiddetin en ayıplısını yaşadın. En yakınım dediğin tarafından sırtından hançerlendin. Yaşamın birkaç yerden büküldü? Düştün, kalktın. Karşılıksız sevgi, çılgın aşk, nefret, yalnızlık… 
Bütün bunları anlatmak yürekliliğini göster. Noktasını virgülünü değiştirmeden yüceltmeden ve cüceltmeden, insanlığını, kadınlığını unutmadan kaleme dökmek zamanı geldi. Annenin başladığı mor kadının öyküleri senin kaleminden çıksın. 
Yazdığının başyapıtımın olup olmayacağını bilemezsin. Sağlık durumumu düşünce son olacağı kesin. 
Gökyüzünde beyaz bir ışık yanıp sönende, uzun kuyruğu metalik yeşil, kanatlarının ve karnının altı bembeyaz, o güzel kuşun gelmesini bekleme. 
İçinde insan olmanın bilinci, karar vermenin gücü. Kadın olmaktan aldığın ivme ile yola çık. Düşlerin, kovanından çıkmaya hazırlanan oğul. Çağır gelsin aceleci harflerini. Heyecanlı hecelerini. Arslan yürekli sözcüklerini. Korkusuz cümlelerini. Seninle birlikte yeni bir serüvene…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:43:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75513514-8b40-4a76-8ae9-5ec6a7e87ecb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Yaşamı</image:title>
            <image:caption>İspanyol filozof George Santaya’nın başyapıtı olan Aklın Yaşamı: İnsan Gelişiminin Evreleri’nden seçki ilk kez Türkçede. Santaya’nın bu kitapta bir araya getirilen denemeleri, şiirden teolojiye, metafizikten materyalizme, estetik algıdan idealizme uzanan kapsamlı meseleleri konu ediniyor. 
Santayana’nın bu denemelerinde aklın yaşamı, evrenin kötü bir kopyası değil, bir başına insanın dışavurumudur. Filozofun düşünceleri aslında tek bir tez etrafında toparlanabilir: İnsanın hakikati keşfetmesi, uzun ve sancılı bir sürecin sonucudur. Çünkü insan aklı, kesinlikle bir sonuçtur ve gerçekte gayet geç oluşmuş, son derece düzenli bir evrimin ürünüdür. Santayana bu gelişimi örneklendirmek için dinde, sanatta, felsefede, ahlakta ve bilimde yaşanan gelişmelere ilgiyle odaklanmaktadır. 
Aklın modern dünyadaki serüveninde ise işler değişmiştir. Artık kesin bir yerlere yerleşmek mümkün değildir. Akıl ve muhakeme sürüncemededir. Üzerine yüklenen herhangi bir sorumluluk olmadığı için akıl sorumsuzlaşmıştır. Yine de Santayana insanın kendisini gerçekleştirebileceği koşulların geleceğin dünyasında ortaya çıkması ihtimaline her fırsatta inandığını dile getirmekten vazgeçmez. Ona göre bütün hayatımız, ruhun tutkuları ile doğanın güçleri arasında bir uzlaşma, başlangıç aşamasındaki gevşek bir uyumdur. 
Santaya’nın yapıtı bizi büyük sorular etrafında dolanan bir filozofun engin düşüncesine ortak olmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>