﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100393</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc9d587b-b6e9-439b-bf8d-52331195a125.jpg</image:loc>
            <image:title>Palyatif Toplum</image:title>
            <image:caption>Günümüzde her yerde genel bir algofobi, acı korkusu hâkim. Acı toleransı da hızla düşmekte. Algofobi sürekli bir anesteziye yol açtı. Acı yaratacak her durumdan kaçınılıyor. Aşk acılarına bile şüpheyle bakılmaya başlandı artık. Algofobi toplumsal alana da uzanır. Acı verici tartışmalara yol açabilecek çatışma ve fikir ayrılıklarına ve çatışmalarına giderek daha az yer verilmektedir. Algofobi siyasete de yansır. Uyum ve uyuşma baskısı artar. Siyaset palyatif bir alana yerleşerek her türlü canlılığını yitirir. “Alternatifsizlik” siyasi bir ağrı kesicidir. Muğlak “orta yol” palyatif bir etki gösterir. Tartışmanın ve daha iyi savlar uğruna mücadelenin yerini sisteme uyma baskısı alır. Demokrasi-sonrası bir toplum yapısı yaygınlaşmaktadır. Bu palyatif bir demokrasidir. Palyatif siyaset acı verebilecek keskin reformlar ya da vizyonlar oluşturmayı beceremez. Bunun yerine sistemik bozukluk ve kırıklıkların üzerini örtmekle kalan kısa süre etkili ağrı kesicilere başvurur. Palyatif siyasetin acıya cesareti yoktur. Böylece her şey eskisi gibi devam eder. — Byung-Chul Han</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7fc15a1-884e-4c37-b811-535fddefba85.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Üç Yüzü</image:title>
            <image:caption>Nazif Muhtaroğlu bu kitabında, “eleştirel”, “çok-yönlü” ve “yenilikçi” düşünme yetkinliklerini içeren ve “üç-boyutlu düşünme” olarak adlandırdığı bir modeli okuyucularına sunuyor. Bu yetkinliklerin kişilere kazandırılmasının 21. yüzyılda eğitimin en önde gelen hedefleri olduğunun altını çiziyor. 
Kitap “farklı disiplinleri bir araya getirmeye, geçmişi ve şimdiyi, Doğuyu ve Batıyı, yereli ve globali üç-boyutlu düşünce ekseninde birbiriyle etkileşime sokmaya” gayret ediyor. Bunu yaparken bir karikatürden veya bir Nasreddin Hoca fıkrasından yararlanabildiği gibi bir Hollywood filminden, bir romandan ya da ilginç sonuçları olan bir deneyden bahsedebiliyor. Okur kendisini bir an ilginç bir sanat eserinin sergilendiği bir sergi salonunda, bir başka anda ise büyük bir skandalın patlak verdiği sosyal bir ortamda bulabiliyor. Tüm bunların da ötesinde hemen her konunun felsefe ile bağları kuruluyor ve her bir bölümün sonunda yer alan “ilgilisine ek” başlıklı alt-bölümde, tartışılan konular felsefi bir tema ile ilişkisi üzerinden derinleştiriliyor. 
Nazif Muhtaroğlu farklı yaşlarda ve birikimde çok geniş bir hedef kitleyi düşünmeyle ve felsefeyle buluşturmayı hedeflemiş ve harika bir iş başarmış. 
Prof. Dr. Ayhan Çitil 
Doç. Dr. Nazif Muhtaroğlu’nun çalışması, informel mantık alanına ait “yanlış” konusunun/sorununun günümüze uyarlanmış güzel bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek verilen güncel örnekler gerek yapılan açıklamalar, mantığın bir araç olarak (olumlu ve olumsuz bir şekilde) nasıl kullanıldığını da göstermektedir. ...Formel mantığın informel mantık ile giderek daha güçlü bir şekilde eşleşmesi, Doç. Dr. Muhtaroğlu’nun titiz bir çalışma ile ortaya koyduğu eserin önemini arttırmaktadır. 
Prof. Dr. Şafak Ural</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100395</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc05bbc2-2005-4844-9842-f602865ef212.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Evim İstanbul</image:title>
            <image:caption>İstanbul dünyanın gözbebeği. Sizce de öyle değil mi? Peki, bu muhteşem şehrin gizemlerini keşfetmek, güzelliklerini yaşamak istemez misiniz? Cevabınız “evet” mi? O hâlde bize katılın ve birbirinden değerli yazarların öyküleri arasında İstanbul’u turlayalım. Bazen bir kedi olup Heybeliada’nın huzur dolu sahilinde gezecek bazen bir kargayla Kız Kulesi’nin hikâyesinin derinliklerine dalacağız. 
Galata’dan Bostancı’ya, Kuzguncuk’tan Yeldeğirmeni’ne, Maltepe’den Moda’ya uzanan; ağaçlarla, kuşlarla, güzel yürekli insanlarla bezeli öyküleri okurken çok eğleneceksiniz. 
Zaten ev dediğimiz en mutlu olduğumuz yer değil midir? 
Hadi o zaman! Son vapuru kaçırmadan sayfaları çevirmeye başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ee0e1b4-c255-456f-bf7f-27844243f98d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgin Şehzade</image:title>
            <image:caption>Ortaokul öğrencilerine, bin yıl önceki Türkçemizi tanıtmak için kaleme alınan ilk ve tek roman. 
    Türkçe bizim en değerli hazinemiz. Bizi biz yapan her şey kelimelerimizde saklı. Peki binlerce yıldır yeryüzünde konuşulan yüce dilimizin günümüze nasıl taşındığını öğrenmek ister misiniz? Türkçenin peşinde oradan oraya sürüklenen sürgün bir şehzadenin heyecan dolu serüveni sizi bekliyor. 
    Bilgin Şehzade’de okurunu zaman yolculuğuna çıkartan Kallimci, “Karahanlılar” dediğimiz “Türk Hanlığı”nı, Türkçenin ilk sözlüğü Divânu Lugâtî’t-Türk’ün nasıl yazıldığını, Kâşgarlı Mahmut’un kim olduğunu ve bin yıl önceki Türklerin yaşamlarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f4f778-e3c4-4f87-971a-3e447a26f3c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Lunaparktaki Sessizlik</image:title>
            <image:caption>Sana açtığım tüm savaşlara beyaz bayrak çekiyorum… 
 
Ne savaşmaya ne de sevmeye gücüm var artık. 
Bu iki arada bir derede olan duyguda boğulmaktan yoruldum. 
Sudan yeni çıkmış bir balık kadar özgür ve bir o kadar da ona muhtacım. 
Belki de benim özgürlüğüm o sevdada boğulmaktır ona muhtaçken… 
Seni bırakıp yürüdüğüm bu yollar, sana varmam için tek bahanemdir. 
 
Çünkü sevgilim, 
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, 
Her şey yürekte olduğu gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77244e93-eb13-49c8-85e3-9d4e68f77b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Darbuka Solo</image:title>
            <image:caption>kıyıya çok iyi vuruyoruz 
nerden biliyoruz yüzmeyi 
dinlenerek ateşi körükleyerek İrlanda diyerek 
ağzımızı daha büyük açarak AAAA! diyerek 
birbirimizin hayatıyla ne yapıyorsak yapıyoruz 
ama dokunmak yok eller yanık mis gibi 
iyi olan kessin sesini bağdaş kursun otursun çadırlarda 
güzel olan ağlasın 
haklı olan çıldırsın 
yumruğumuz belli olsun 
yumruğumuz belli olsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df01fc02-1133-45cb-b85b-80abd5c8e060.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Yürek</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞİ OLMAYAN BİR KIZ
GELECEĞİ OLMAYAN BİR OĞLAN
On yedi yaşındaki Ana’nın kaderinde aykırı olmak vardı. Hisleri olan D09 isimli bir robotla beraber uzayda süzülürken bulunduğunda henüz küçük bir kızdı ve etrafına korku salan bir uzay gemisi kaptanı tarafından kurtarılarak tayfasına katılmıştı.
Geriye kalan son yasadışı Metal olan D09, aradan geçen onca yıldan sonra arıza vermeye başlamıştı. Ancak Ana’nın ondan vazgeçmeye hiç niyeti yoktu ve çözüm bulmak adına sorduğu her soru kayıp bir geminin koordinatlarını işaret ediyordu. Tek sorun, onunla aynı hedefe kilitlenmiş Demirkanlı’ydı.
Tüm krallık peşlerindeyken Ana ve Demirkanlı beklenmedik bir ittifak kuracaklardı. Onları evrenin öteki ucuna sürükleyen kovalamaca, tehlikeli sırları da açığa çıkaracaktı. Karanlık gitgide yaklaşıyordu ve genç kız zorlu bir seçim yapmak zorundaydı: Onun ölmesini isteyen krallığı mı yoksa aşkını mı kurtaracaktı?
• 2019 RAINBOW Kitap Seçkisi
“Işık hızında ilerleyen bu uzay macerasında Ashley Poston, okurlarına nefis karakterler ve dur durak bilmeyen bir heyecan fırtınası sunuyor.” —Victoria Schwab
“Demir Yürek havada ayzambaklarının kokusunu, parmak uçlarımda pas tortusu bıraktı. Karakterler bir an kalbimin sevinçle kabarmasına neden olurken bir sonraki satırda kalbimi kırdı. Siyasi entrikalar, heyecan verici ters köşeler ve insanın içini eritenromantizm... Poston’ın ışık hızında okunan bu bilimkurgu-macera romanında bütün yıldızlar sıraya dizilmiş gibi. Keyifli, insanı içine çeken bir kitap.” —Sara Raasch
“Sağlam çizilmiş karakterleri, temposu hiç düşmeyen kurgusu ve insanı kesinlikle büyüsü altına alan dünyasıyla Demir Yürek bilimkurgu sevenlerin mutlaka okuması gereken bir roman.” —C.J. Redwine
“Aksiyon, romantizm, teknolojik fütürizm, bilimkurgu ve fantastiğin muhteşem bir karması olan bu galaksiler arası dram, okurundan dikkat talep ediyor ve bunun karşılığını da veriyor.” —BCCB, starred review
“Anastasia Romanova’yla ilgili efsaneler, bu havai fişek gibi parıldayan heyecanlı uzay macerasında yeniden yazılıyor.” —Booklist
“Victoria Aveyard’ın Kızıl Kraliçe üçlemesini sevenler ve Taht Oyunları’na benzer bir şeyler arayan genç okurlar için şahane bir seçim.” —School Library Journal
“Temposu hızlı. Okurlar ikinci kitabı dört gözle bekleyecek.” —VOYA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9560b0e7-68f0-44bf-b1b3-3d24c1f9a729.jpg</image:loc>
            <image:title>Ol’madan Öl’me!</image:title>
            <image:caption>KENDİNİ BUL’MADAN 
KENDİNİ TANI’MADAN 
KENDİNİ BİL’MEDEN 
KENDİNİ SEV’MEDEN 
KENDİN OL’MADAN ÖLME!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c820f755-ddf5-4181-9e38-993252e9f71d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaman</image:title>
            <image:caption>Akademi kütüphanesinin yüksek kubbeleri altında o güne dek yazılmış hemen her şeyi bulmak mümkündü. Alnı kadar elleri de kırışmış kütüphane görevlisi, bunca kitabın arasında en çok o yeşil ciltlilerin okunduğunu iyi bilerek her gün raflarını siliyordu. Nasıl okunmasın? Sözleri her zaman onu da büyülemişti: 
   &quot;Gel benimle. Ormanların kuytularından çöllerin kavruk tepelerine, çağlayan suların bembeyaz köpüklerinden yıldızların sessizliğine, dağların ıssız patikalarından hanların hengâmesine uzanan bambaşka diyarların çağrısını işittiğin vakit, yola koyulmak için nasıl da yanıp tutuştuğunu biliyorum. Kanatlanmak isteyen kalplerimiz, cehennemin sefillerinden cennetin azizlerine uzanan bir yolun sefiri olmayı nasıl istemesin? Bu yolda nice tehlikeler vardır ki korkusu en tatlı uykuları kovalar. Öyleyse duracak mıyız? Asla! İnsanlar ne zaman karşılayacaklarını bilmedikleri sonun, bir köşede oturunca daha geç ve daha makul biçimde geleceğini umarak neleri kaçırıyor, bir düşünsene. Öylesi bir kum tanesi, öylesi bir solmuş yaprak olmayı istemedim hiç. Öyleyse yollara düşmeli! Rüyalarımda dokunduğum, hayallerimle dokuduğum bu kanatlar senin olsun. Sana anlatacak öyle çok hikâye biriktirdim ki… Tut elimi. Gel benimle.&quot;                                                                        -Şaman Hatıraları, III. Cilt-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100403</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2adcbc74-d1af-472f-9591-a2acd0f66095.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitip Giden Hayat</image:title>
            <image:caption>“Sessizliğin Kraliçesi&apos;ydi o. Ve sessizliğinin nedenini asla öğrenememiştik. Karakterine bağlamıştık hep. Oysa durum hiç de bizim düşündüğümüz gibi değilmiş. Gül&apos;ün kalbinde kara bir delik varmış. Onun kalbi, birileri tarafından parçalanan hayatını kaldıramamış. O defterini karalamaya başladığında yazarlığına değil, ölümüne adım atıyormuş.” 
  Anadolu&apos;nun küçük bir köyünde başlayan masum bir hikâyenin bir kâbusa dönüşmesini dolu gözlerle okuyacaksınız. Kendi sözleriyle; üzerinden geçilen, kuru bir toprağa mahkûm edilen solmuş bir Gül&apos;ün yaşam öyküsünü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d61fc6a-8f64-42fd-a6ff-edf67bec9870.jpg</image:loc>
            <image:title>Gayya Kuyusu</image:title>
            <image:caption>“İki senelik Kadıköy hayatında, kaynanasının zehirli diliyle her dakika gururunun kırılmasından dolayı çocukluk alçak gönüllülüğü yavaş yavaş kaybolmuş, terbiyesiyle örtmeye çalıştığı kibri sanatkârlık gururuyla birleşerek yüz göstermişti. Rezin, artık kaynanasının her dediğine baş eğmiyor, mantıklı düşünceleriyle haksız saldırılarını reddediyordu.”
Ablası Fatma Aliye gibi kadın aydınlanmasına dair kitaplar kaleme alan, Türk edebiyatının ilk kadın romancılarından Emine Semiye, son romanı Gayya Kuyusu’nda 1910’lar İstanbul’unu, Balkan Savaşları ile Birinci Dünya Savaşı arasındaki o çalkantılı dönemi anlatıyor.
Bir tarafta Batılılaşanlar, diğer tarafta ise dinlerine, göreneklerine sıkı sıkıya sarılanlar. Adlarına karar verilen kadınlar; büyükanneler, anneler, kızlar, gelinler, torunlar. Üsküdar’dan Şemsipaşa’ya uzanan çapraşık ilişkiler, iş çevirmeler, dayanışmalar. Tüm bunların ortasında ise kendini bulmaya çalışan Yekta, Eltaf ve Rezin.
Emine Semiye’den Gayya Kuyusu, ataerkil bir toplumda kadın olmaya dair son derece gerçekçi bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100405</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef762325-fddc-4d76-ba17-fefe17d38a79.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavimler Köprüsünde Kaynaşma</image:title>
            <image:caption>“Gölün kıyısına gelip konmuşlar, sürülerini salmışlar meraya. Keçiler koyunlar, kıpır kıpır, gölü dolanı dolanı her şeyi yiyip bitirmişler. Sürü tırnaklarıyla toprağı eşeleye eşeleye hiçbir şey bırakmamış. Toprak olmuş, toz olmuş, çöle dönmüş. Sonracığıma göl kurumuş, sürü susuz kalmış. Bizimkiler göçü yüklemişler; çoluk çocuk, kadın kız, kızan; yaşlı, genç, oğlan; hasta masta düşmüşler güneşin ardına... Arkalarında da yayılıp gelen sürüleri. Ardınca gide gide, güneşin battığı, denizin olduğu yerde bir köprüye varmışlar...” 
 
Aşırı otlatma yüzünden doğal dengenin bozuluşunu hiç bilmeden anlatmıştı Hamide Kaya bunları. O da ninelerinden duymuştu. Orta Asya’daki iç denizin kuruyup Türklerin Batı’ya göçünü hiç bilmeden anlatıyordu. Geldikleri yerin, köprünün “Kavimler Köprüsü” de denilen Anadolu olduğunu teyzem de ben de bilmiyorduk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ecf465b-d5ea-4eb2-a4e8-4cdcb6558f6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Lütfen Beni Yeme!</image:title>
            <image:caption>Küçük solucan Umtiti’nin yer altındaki yuvası bir gün korkunç bir gürültüyle sarsıldı. Neler olduğunu görmek için kafasını dışarı uzattığındaysa kocaman gözleri, ibiği ve gagasıyla bir horozla karşılaştı. Karnı çok acıkan horoz, Umtiti’yi gördüğüne çok sevindi. Onu mideye indirmeye kararlıydı! Ancak küçük solucanın aklına bir fikir gelince horozla anlaşma yaptılar. Horoz onu yemeyecekti ama Umtiti her gün onun karnını doyuracak lezzetli yiyecekler hazırlayacaktı. Küçük solucan bu anlaşmanın hayatını mahvedeceğini elbette bilemezdi! Neyse ki arkadaşları vardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100407</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2514599-3c8e-4b4b-a285-3c3609a81334.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Beni Bekliyor</image:title>
            <image:caption>“Arkadaşlık Bankı”nın birleştirdikleri... Sıradan Bir Geko kitabının yaratıcısı Wendy Meddour&apos;dan, yeni bir okula uyum sürecini arkadaşlık bağı üzerinden odağına alan sıcacık bir öykü: Arkadaşım Beni Bekliyor Oyunu, arkadaşlığın temeli sayan bir anlayıştan beslenen kitap; okurları nice arkadaşlığın ilk tohumlarının atıldığı bir bank etrafında buluşturuyor ve minikleri yeni oyunlar kurmaya davet ediyor. Daniel Egnéus&apos;un kuzey ışıklarına ait bir renk paleti kullanarak resimlediği bu sevgi dolu öykü, ufaklıkların hayal güçlerini zenginleştirmekle kalmıyor aynı zamanda arkadaşlık kavramı üstüne düşünmelerini de sağlıyor.  İki çekingen öğrenci, bozuk bir “Arkadaşlık Bankı”nın yamacında buluşunca ne mi yapar? Elbette onu tamir etmeye kalkışırlar. Üstüne bir de hemencecik kaynaşıp arkadaş olurlar... Lili, annesi ve köpekleri Gölge ile birlikte, deniz kenarında bir eve taşınmıştı. Küçük dünyası doğanın binbir rengi ve hayvanların yaydığı yaşam enerjisiyle doluydu. Ta ki yeni okuluna başlayacağı o ilk güne kadar. Yeni bir çevre, yepyeni arkadaşlar. Ya kimse onunla konuşmazsa? Belki de Lili&apos;nin yapması gereken tek şey, cesurca bir adım atmaktı...  Arkadaşım Beni Bekliyor, yepyeni dostluklara yelken açtıran, yüreklendirici bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100408</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/113855b6-0dc8-49cf-a977-ab6788eef445.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19&apos; un Finansal, Ekonomik ve Sosyal Etkileri Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         INITIAL PERFORMANCE AND INDUSTRY CLUSTERING OF INITIAL PUBLIC OFFERINGS (IPOs) DURING COVID-19: EVİDENCE FROM THE ISTANBUL STOCK EXCHANGE 
 
·         REFLECTION OF SELECTED FINANCIAL INDICATORS’ UNCERTAINTY ON THE BIST100 DURING THE PANDEMIC TIMES 
 
·         COVID-19 PANDEMĠ SÜRECĠNDE ALINAN TEDBİRLERİN BİREYLERİN FİNANSAL DURUMLARINA ETKİSİNE YÖNELİK BİR ALAN ARAŞTIRMASI: ŞANLIURFA ÖRNEĞİ 
·         COVID-19’ UN TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ HİZMET DAĞITIM KANALLARI VE İSTİHDAM DÜZEYİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
 
 
·         COVID-19&apos;UN GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ÇERÇEVESİNDE ULUSLARARASI TİCARET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
 
·         COVID-19 SALGINININ EKONOMİK ETKİLERİ ÜZERİNE 
 
 
·         COVID-19 VE VIX KORKU ENDEKSİ ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ 
 
·         COVID-19 PANDEMİSİ İŞ-AİLE ÇATIŞMASINI ETKİLER Mİ? 
 
 
·         COVID-19 SAĞLIK ŞOKU VE MAKRO İKTİSADİ ANALİZİ 
 
·         COVID-19 SALGINININ İŞGÜCÜ PİYASALARINA ETKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/960371a1-d69c-41d9-9159-14f177dd4889.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidisipliner Yaklaşımla İktisadi Kriz Olgusu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
·         CUMHURİYET DEVRİMLERİNDEN GÜNÜMÜZE KADIN HUKUKU 
 
·         SEÇİLMİŞ ORTA DOĞU ÜLKELERİNDE KADIN İSTİHDAMI VE KALKINMA İLİŞKİSİ 
 
 
·         SEÇİLMİŞ AVRUPA ÜLKELERİNDE PANDEMİ, KADIN İŞSİZLİĞİ VE GIDAYA ERİŞİM SORUNU 

·         COVID-19’UN KÜRESEL TİCARET VE TİCARET POLİTİKALARINA ETKİSİ 
 
·         KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ NOT DEĞERLENDİRMELERİNDE KULLANDIKLARI FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ 
 
 
·         CİNSİYETÇİ İKIYÜZLÜLÜK KAVRAMI TEMELİNDE HEGEMONİK ANNELİĞİN YENİDEN ÜRETİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0571e681-8d05-4fd5-95d6-804784df0714.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüzlüğün Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Ölümsüzlük,  insanlığın antik çağlardan beri pesinde koştuğu ve elde etmek için her şeyi yapmaya hazır olduğu kutsal kâsedir. Peki ya ölümsüzlüğün sırrı, kadim zamanlardan beri büyük generaller ve orduları tarafından aranan bir eserin, Ölüler Kitabı&apos;nın içinde saklıysa? Peki ya okullarda bize toprak, güç ve zenginlik uğruna yapıldığı öğretilen savaşların nedeni bambaşkaysa? Ya gerçek neden ölümsüzlüğün anahtarıysa? 
 
Bu sürükleyici roman, bizleri, güçlü Ptolemy klanının korumasındaki Ölüler Kitabı uğruna yapılan modern bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Tarihi gizemler, efsaneler ve entrikalarla örülü bir ağda; gizli topluluklar, güvenlik teşkilatları, kökten dinci gruplar ve modern devletler bu kitabın peşindeler. Ve Ölüler Kitabı&apos;nın ilk muhafızı, Mısır Tanrısı Osiris&apos;le arasındaki bağın henüz farkında olmayan çapkın bilim insanı Mac Lewit ise otuz üçüncü yaş gününde hikâyeye dâhil oluyor. 
 
 
“Ölümsüzlüğün Anahtarı, okuru New York, İskenderiye, İstanbul ve Akdeniz coğrafyasının göz alıcı topraklarına götürüyor. Mısır Tanrıları, eski ordular, tarihi şahsiyetler ve günümüzün macera tutkunlarının yolunun; büyük komplolar, gizemli semboller ve kadim sırlarla dolu bir tapınakta kesiştiği heyecan verici bir olay örgüsü.” 
Yazar Goran Karanovic 
 
“Yazarın akıcı üslubuna nüfuz eden engin tarih bilgisi, hikâyeyi her an dinamik tutacak kıvamda bir renk katıyor ve bazı şeyleri ancak kitabı okuduktan sonra, tamamen beklenmedik bir şekilde öğreniyoruz.” Yazar Dragan Marljanovic</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5becb370-400c-4774-8822-4a36f98a49e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Hırsızları</image:title>
            <image:caption>Cin Ali’yi sürükleyerek pencerenin yanına getirdiler. Camı açtılar, tekme tokatla adamı aşağı attılar. 
Cin Ali, alt katın balkonuna düştü, balkona inip adamı tekrar zemine attılar. Kalabalık içinde kadınlar da vardı. Satmak için köylerden eşeklerle getirdikleri odunlardan birer tane aldılar ve Cin Ali’ye defalarca vurdular. 
Cin Ali kıpırdamıyordu, nefes bile almıyordu. Jandarma komutanı yarbay, yanlarına geldi:
‘’ Tamam artık, bırakın adam öldü!’’ dedi. 
Hocam, madem siz öğretmensiniz, ne olur gençlere anlatın, gönül hırsızlığı yapmasınlar! 
En büyük hırsızlık, duygu hırsızlığıdır bence. Birinin malını, parasını çalarsın, sonra pişman olursun, çaldığın malı götürür geri verirsin, suçunu telafi edersin; gönül hırsızlığının telafisi nasıl olacak? 
Bunu anlatın talebelerinize, böyle bir şey yapmasınlar! Seviyor gibi görünmesinler, seviyorlarsa sevgilerinin arkasında dursunlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cb5267f-4a0d-42cb-acd2-3abb95fb611f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıcır &amp; Bıcır</image:title>
            <image:caption>Resimli kitap okurları ikiye ayrılır: Zachariah Ohora’nın eğlenceli ve rengârenk dünyasıyla tanışanlar ve tanışmayanlar… Bazen yeni bir arkadaş sandığınızdan daha yakındır. Gıcır ve Bıcır birbirine çok benziyor ama aslında çok farklılar. Gıcır peynirli cips yemeyi, Bıcır kulaklık takıp sevdiği şarkıları dinlemeyi seviyor. Ancak her iki kedinin de ortak bir yanı var: Arkadaş olmayı ve yaşadıkları apartmanın pencerelerinden birbirlerine bakmayı çok seviyorlar. Bir gün Gıcır ve Bıcır, yüz yüze buluşma zamanının geldiğine karar verir. Ancak zamanlama hatasıyla birbirlerinin evlerine gittiklerinde, sahipleri Gıcır’ın Bıcır, Bıcır’ın Gıcır olduğunu düşünürler! Gıcır ve Bıcır gerçek evlerine dönebilecekler mi ve en önemlisi insanları bir araya getirebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100413</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c27298f-7f7c-4df7-a9b5-a593dc999f90.jpg</image:loc>
            <image:title>Kınalı Ağrılar</image:title>
            <image:caption>Kardaş, 
Yarayım be kardaş 
İçime dışıma can kırıkları 
Saplıyorlar ecele itercesine 
Beterim be kardaş 
Aldığım soluğun nefesini 
Kesiyorlar 
Savunmasızım be kardaş 
Cinayetimin faili oluyorlar 
Yorgunum be kardaş 
Üzerimde cellatlar tepiniyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a257a2a8-e28f-4539-8fb4-15c77601d0b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamnet</image:title>
            <image:caption>2020 WOMEN’S PRIZE FOR FICTION ÖDÜLÜ 
 
2020 AMERİKAN ULUSAL KİTAP ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ ÖDÜLÜ 
 
YILIN EN İYİ KİTABI seçkilerinde: 
NEW YORK TIMES • WATERSTONES • BILL GATES KİTAP KULÜBÜ 
 
1500’lü yılların sonu... Londra’nın doğusundaki bir kasabada yaşayan Hamnet adında bir oğlan, telaşla merdivenden iniyor. Ateşler içinde yatan ikiz kardeşine yardım edecek birini bulması gerek. 
Anne oradan iki kilometre uzakta, arı kovanlarının başında, bu bereketli canlıların neden huzursuzlandığını anlamaya çalışıyor. O an bilmese de ömrünün geri kalanı, asıl kendi içinde aniden oluşan huzursuzluğa kulak verip de eve gitseydi yaşananları değiştirip değiştiremeyeceğini merak ederek geçecek. Hamnet’ın duyulmayan haykırışı, annenin ömür boyu dönüp durduğu bir an olarak kalacak. 
Baba günlerce, haftalarca, kilometrelerce uzak. Oğlu var gücüyle bağırsa bile duyamaz. Tiyatrosuyla şehir şehir gezip alkış tufanları yaratan oyunlarını sergiliyor. Yıllar sonra kalemini kendi acısından daldıracak mürekkebe. Ve yüzyıllar boyu dillerden düşmeyecek bir oyun yazacak: Hamlet. 
Maggie O’Farrell, tarihsel gerçeklerden beslenerek yazdığı bu olağanüstü romanda bir anne babanın en büyük korkusunu odağına alıyor. Yıllardır nasıl biri olduğunu anlamak için kelimeleri tek tek incelenen Shakespeare’in en büyük acısına bambaşka bir gözle, biyografilerde sadece bir isimden ibaret olan annenin pişmanlıklarıyla, acılarıyla, korkularıyla yaklaşıyor ve dört yüz yıldan eski bir hikâyeyi okurun yüreğine modern bir klasik olarak hediye ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100415</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d45d67ce-c449-4983-a9da-0354705b8f3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Gönüle</image:title>
            <image:caption>Şiir var yürek yakar 
Şiir var aşkı yıkar 
Benim şiirlerim ise 
Seven yürekten çıkar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c543b7b-a600-4641-b024-ecbad0849fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Medenileştirme Vazifesi</image:title>
            <image:caption>“Avrupalıların uzak beldelerdeki hareketlerini ve teşebbüslerini anılan medeniyet veya medenileştirme vazifesi namına hesap edecek olursak, sonuçta beklenmeyen ve pek aksi bir neticeye ulaşırız. 15. asırdan 18. asra kadar, esasen Avrupa kavimlerinin ahlaki mahiyetlerinden ‘servet kazanmak için her şeyi yapmak’ düsturundan başka bir şey beklenemez; onun için, keşfedilen arazi ahalisini kendi menfaatleri namına her surette kullanan, onları maddeten ve ahlaken her surette zarara uğratan ilk istilacılar, medeni bir vazife değil, zulüm ve vahşetten başka bir şey yapmamışlardır.” 
Mustafa Suphi’nin, İtalya’nın Trablusgarp ve Bingazi’yi 
işgali üzerine 1912’de kaleme aldığı ve Türkçede 
sömürgecilik üzerine yazılmış en temel metinlerden biri 
olan Medenileştirme Vazifesi’ni (Vazife-i Temdin) yazarın iktisada dair iki makalesiyle birlikte sunuyoruz. 
Mustafa Suphi’nin, İtalya’nın Trablusgarp ve Bingazi’yi 
işgali üzerine 1912’de kaleme aldığı ve Türkçede 
sömürgecilik üzerine yazılmış en temel metinlerden biri 
olan Medenileştirme Vazifesi’ni (Vazife-i Temdin) yazarın iktisada dair iki makalesiyle birlikte sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76bb1f8-51c6-4706-a564-29782a98969c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya</image:title>
            <image:caption>“Mademki Devlet-i Âliye dahi Avrupa familyasından sayılmaktadır, bütün âleme muhalif olarak bizim bu halde bekamız imkân dahilinde olamaz. Millet meclisi, dokunsa dokunsa vekillerin bağımsızlıklarına dokunur. Zira o zaman her şeyi istedikleri gibi yapıp sonra, ‘Ne yapalım, padişah böyle yaptı,’ diyemezler, o zaman keyifleri istediği kadar Avrupa’dan borçlanmayla yağma edemezler, o zaman canları istedikleri kadar ahaliye vergi ve rüsumat yükletemezler, o zaman istediklerini tekrar muhakemesiz görevinden alıp ve sürgüne gönderip huzurunuzda birtakım yalanlar söyleyerek takdir ve ikbale mazhar olamazlar. Çünkü bunlardan her biri millet meclisinde mesul tutulurlar.” 
 
Edebiyatımızın iki dev ismi Ziya Paşa ve Namık Kemal’in farklı dönemlerde yazdıkları bu iki “rüya” metni, dönemin zor şartlarında ülke için bir çıkış yolu arayan Osmanlı aydınının ütopyalarına dair iki önemli kaynak. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, 
iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fb81bbf-43bc-42a7-8952-6f3d9fdd6525.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Kimliktir</image:title>
            <image:caption>Dil Kimliktir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0775494-1594-4c45-bf72-00e6bd113c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>İngiliz edebiyatının en tanınan haydudu Robin Hood’un hikâyeleri ilk kez Ortaçağ’da, halk şarkılarında anlatılmıştır. Günümüze efsanenin sayısız sanat dalından onlarca uyarlaması ulaşmış olsa da, Howard Pyle 1833 yılında kaleme aldığı sekiz bölümlük bu metinle, hikâyenin en takdir toplayan anlatıcısı olmuştur. 
 
Kanun kaçağı genç Robin Hood ancak Sherwood Ormanı’nda, herkesten uzakta huzurla yaşayabilir. Ara ara ormana yolu düşen sözde erdemli din adamlarına, yoksulları hepten yoksullaştıran toprak sahiplerine de hadlerini bildirmeyi ihmal etmez. Her macerasında ormanda kurduğu aileye yeni bir üye ekleyen Robin Hood ve kalabalık çetesi, İngiltere topraklarının en çok konuşulan adamlarıdır, öyle ki ünlü haydut ve arkadaşlarının namı saraya kadar ulaşır. Robin Hood’un en heyecan dolu maceralarından bile daha çekici olansa, gerçekten yaşamış olduğu söylentisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0942f146-1338-4536-a1a0-6f956d32a2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth Frankenstein’ın Karanlık Düşüşü</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES ÇOKSATANI CHICAGO HALK KÜTÜPHANESİ YILIN EN İYİ KİTABI 
 
Kendi hikâyesinde yan karakter gibi hissettirilen herkes için… 
 
Elizabeth Lavenza haftalardır düzgün bir yemek yememiştir. İnce kolları &quot;bakıcısının&quot; açtığı yaralarla kaplıdır ve sokağa atılmanın eşiğindedir. Ta ki bir arkadaş dışında her şeye sahip, gülümsemeyen ve yalnız bir çocuk olan Victor Frankenstein&apos;ın evine getirilene kadar. 
 
Küçük Elizabeth, Frankenstein Ailesi tarafından alınır; sıcak bir yatak, lezzetli yemekler ve en iyi ipekten elbiselerle ödüllendirilir. Victor onun sefaletten kaçışıdır ama yeni hayatının da bir bedeli vardır. Yıllar geçtikçe Elizabeth&apos;in hayatta kalması, Victor&apos;un tehlikeli öfkesini yönetmesine ve ne kadar korkutucu olursa olsun her hevesini yerine getirmesine bağlı hale gelir. Ancak Elizabeth’in kendisine biçilen kaderi yaşamaktan daha büyük planları vardır. 
 
Frankenstein hikâyesini bir de mavi gözlerinin ve tatlı gülümsemesinin ardına gizlenmiş, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaya kararlı bir genç kızın, Elizabeth Lavenza&apos;nın bakış açısından dinlemeye hazır mısınız? 
 
&quot;Delilik, saplantı ve cinayet iplikleriyle birlikte örülmüş güzel bir korku dokuması. Ustaca ve canavarca bir yeniden anlatım.&quot; 
STEPHANIE GARBER, Caraval serisinin uluslararası çoksatan yazarı 
 
&quot;Vahşi, kurnaz karakterlerle ışıldıyor… kesinlikle sürükleyici.&quot; 

ALEXANDRA BRACKEN, New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebb49b2-cc2f-4cea-b9cf-2d33949bf8d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meğer Ben Feministmişim</image:title>
            <image:caption>“Kendimi ilk ne zaman ‘feminist’ olarak adlandırdığımı hatırlamıyorum. Bunun zaman aldığını biliyorum sadece...  Zaman içinde, o güne kadar ‘varsayılan doğru’ olarak kabul ettiğim her şeye farklı bakmaya, ‘Aslında böyle olmayabilir’ demeye başladığımı fark ettim. Zihnimde yıllardır yakılmayı bekleyen bir ışık yanmış ve geçmişte karanlıkta olduğunun farkında bile olmadığım birçok şey aydınlanmaya başlamıştı. Cin şişeden çıkmıştı.” 
 
Siz hiç “Aman bırak dünya yansın, mutfak dağınık kalsın, yemeği başkası yapsın; ben şimdi açıp kitabımı okuyacağım” diyen bir kadın gördünüz mü? Biz gördük. Bu kitabı elinde tutan kadınları... 
 
Blogcu Anne Elif Doğan kendi feminist aydınlanma yolculuğunu anlatırken feminizmi hayatın tam ortasına yerleştiriyor; bizleri evimizi, partnerimizle iletişimimizi, çocuklarımızla ilişkimizi, aşka bakışımızı, kısacası hayatı yaşayış biçimimizi değiştirmeye davet ediyor. Şimdi bırakın ev dağınık kalsın, siz bu kitabı okuyun. Dansınız değişecek. 
 
Yazar Hakkında: Elif Doğan, iki kız kardeşin büyüğü olarak Mersin’de doğdu. Çankaya İlkokulu’nun ardından Tarsus Amerikan Koleji’ni bitirdi. Gönlü öğretmenlikte olsa da, o zamanlar “altın bilezik” olduğu söylenen “işletme”yi tercih etti. Marmara Üniversitesi’ndeki lisans eğitiminin ardından Baltimore Üniversitesi’nde MBA yaptı. “Öğretmen olamadım, belki akademisyen olurum” düşüncesiyle işletme doktorasına başvurdu. Neyse ki doktoradan reddedildi; böylece aslında işletmeyi hiç sevmediğini, insana dokunan bir alanda var olmak istediğini fark etti. Amerika’da çeşitli yerel, ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütlerinde “kaynak geliştirme” üzerine çalıştı. Anne olduktan sonra Türkiye’ye döndü. İlk kitabı Annelik Her Zaman Tozpembe Değil 2013’te Doğan Kitap tarafından yayımlandı. 2009 yılından bu yana BlogcuAnne.com’da annelik, ebeveynlik ve kadınlık halleri üzerine yazılar yazıyor. Dijital Topuklar isimli kadın platformunun iki kurucu ortağından biri ve Feminist Eksen adlı bir podcast serisinin yaratıcısı olan Doğan, anneliğe ve kadınlığa dair yazmaya, okumaya, konuşmaya, en çok da düşünmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/232704f8-6f7c-4b02-b5e7-7d6ce140849a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasan Hüsnü Paşa Kütüphanesinde Kayıtlı Bir Cevâmi’ü’l-Hikâyât Ve Levâmi’ü’r-Rivâyât Tercümesi Iı, Iıı Ve Iv. Kısımlar</image:title>
            <image:caption>Hasan Hüsnü Paşa Kütüphanesinde Kayıtlı Bir Cevâmi’ü’l-Hikâyât
Ve Levâmi’ü’r-Rivâyât Tercümesi
Iı, Iıı Ve Iv. Kısımlar (İnceleme-Metin)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4340b94d-ee08-4bac-8dea-d42fdb0e4725.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kediyi Terk Etmek Babam Hakkında</image:title>
            <image:caption>Haruki Murakami babasını hatırlıyor… 
 
Sıradan bir anı, sahile beraber bırakılan bir kedi, Murakami’nin babasına dair anılarının kapısını aralıyor. Hayatı ve hayalleri savaşla bölünen babanın öyküsünü kurgulamak, ailenin ve ülkenin de geçmişine bakmak anlamına geliyor. Murakami, yetişkin hayatında uzak olduğu babasıyla vedalaşırken, onun hem kişisel tarihindeki yerini gösteriyor hem de hayatları savaşla bitmiş veya dağılmış bir nesle saygı duruşunda bulunuyor…      
 
Bir Kediyi Terk Etmek, Murakami’nin bugüne kadarki en kişisel anlatısı…. 
 
 
Yazar Hakkında: 
Haruki Murakami, 1949’da Kyoto’da doğdu. Vase­da Üniver­sitesi’nde klasik drama eğitimi aldı. 21. yüzyıl edebiyatının en önemli isimlerinden olan Murakami’nin kitapları pek çok ödül aldı, tüm dünyada ellinin üzerinde dile çevrildi. Haruki Murakami’nin Yaban Koyununun İzinde, Zemberekkuşu’nun Güncesi, İmkânsızın Şarkısı, Sınırın Güneyinde–Güneşin Batısında, Sahilde Kafka, Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu, 1Q84, Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları, Koşmasaydım Yazamazdım, Uyku, Kadınsız Erkekler, Sputnik Sevgilim, Tuhaf Kütüphane, Karanlıktan Sonra, Fırın Saldırısı, Rüzgârın Şarkısını Dinle, Kumandanı Öldürmek, Doğum Günü Kızı, Mesleğim Yazarlık, Dans Dans Dans, Pinball 1973, Sadece Müzik ve Birinci Tekil Şahıs isimli kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100426</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a268744-eb69-45dc-ac8f-a9738d853f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Onur Dokunulmazdır</image:title>
            <image:caption>Anayasamız şu cümleyle başlar: “İnsan onuru dokunulmazdır.” Bu elbette yanlıştır, çünkü onura sürekli dokunulmaktadır. 
Onur Dokunulmazdır, Ferdinand von Schirach’ın 2010 - 2013 yılları arasında Der Spiegel&apos;de yayımlanan denemelerinden oluşan bir derleme. Schirach denemelerde, iyiyi ve kötüyü, toplumun ahlaki ve etik sorunları hakkındaki fikirlerini, terörizmin demokrasiye getirdiği zorlukları, ünlülerin gösteri haline gelen duruşmaları, önleyici gözaltı veya çocuk katillerine yönelik işkence tehdidi gibi konuları ele alıyor. Ayrıca iPad’le okumanın nasıl olduğu, yazma zorunluluğunun bir yazar için gerçekten ne anlama geldiği gibi kişisel sorunlara da değiniyor. 
Schirach, dedesi Baldur von Schirach hakkındaki sorulara da bu kitapta cevap veriyor: Nazi torunu, genç ceza avukatına sorar: “Ben de tüm bunlar gibi miyim?” O da cevap verir: “Kimsen, osun.” Bu, büyükbabamla ilgili sorulara verebileceğim tek cevap. Bu cevabı bulmam epey zamanımı aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a2a54e-51ab-4c59-919d-92fa211769b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinsel Efsanelerin Kökeni</image:title>
            <image:caption>Bu kitap mevcut dinler tarihi literatürüne ve tarihsel çalışmalara Marksist dünya görüşünün eleştirel gözlükleriyle bakan on yıllık bir araştırmanın ürünüdür. Karl Kautsky’nin Hıristiyanlığın Kökenleri çalışmasından esinlenen John Pickard, çalışmasını diğer iki yaygın dini de kapsayacak şekilde genişleterek, söz konusu dinlerin temsilcisi peygamberlere ilişkin anlatıları sorgular. Yeryüzüne dair kadim başlangıçlar ve kökler (“Başlangıçta söz vardı”) tartışmasının izini süren Pickard, Marx’ın deyişiyle, radikal olmanın meselenin köklerini anlamaktan geçtiğinin altını çizer. Senkretizmin en özlü temsili, ortak köklere sahip üç semavi dinin incelenmesini metinler arası okumaların ötesinde tarihsel materyalizmin ışığında ele alan bu eser, ex nihilo, yani hiçten var etme mitinin her fırsatta altını oyar. Kutsal metinleri ve dönemin diğer kaynaklarını tarihsel okumalar temelinde üretici güçlerin dinamiği ve arkeolojik bulgularla destekleyen yazar, “müjdelenen söz” çerçevesinde aşkınsal, doğaüstü olanın yüceltilip her fırsatta bedenin ve en aşağıdaki yoksulların hedef alındığını ortaya koyar. Nitekim, zenginliğin yoksullara kısmen “pay edilmesini” ancak iman (fides), yani sadakat ile bağlanma temelinde şart koşan örgütlü dinsel güçler, ilahi güçle insan arasındaki rabıtayı -“rel(l)igio”- tekellerine alıp kendilerine tabi kıldıkları ölçüde din niteliğini kazanmaktadır. 
Kitap, Rabbinik hareketle başlayıp daha sonrasında piskoposluk ve İslami cemaatler yoluyla sosyal yardımlar adı altında örgütlenen geleneklerin günümüz iktidarlarının en önemli yatırımı olduğunu da gözler önüne sermektedir. Örgütlü dinleri, sınıflı-devletli toplumların ideolojik aygıtlarına ve aynı mantıkla yanlış bilince indirgenmesi riskine dikkat çeken yazar, çözümü Faustvari bir deyişle, “başlangıçta eylem vardı” nidasıyla sokakta ve sınıf mücadelesinde arar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2fc37a-d0f7-4ed8-a45c-b18f975a62da.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Geride Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Dünya üzerinden kaybolan milyonlarca insan, çölde bir peygamber, Uzi’li melekler, Deccal’in yönetiminde yedi yıl ve dünyanın sonunda kurulan bir rock grubu… Terry Bisson’ın taşlamalarla dolu eseri Daha Geride Kalanlar, dünyadaki varlığınıza bambaşka bir açıdan bakmanızı sağlayacak. 
“Toprak reformu” dedi General Kreig gururla arkasındaki zırhlı buldozeri işaret ederek. Buldozer iki katlı bir evi yıkıyor, Arap baş örtülü kadınlar feryat ediyor, müdahale edemeden bakıyorlardı. “Çöle çiçek açtırıyoruz.” 
Özel Görelilik oyunu ise eski dostlarıyla bir öğleden sonra daha geçirebilmek için ölümden dönmeyi başaran Einstein’ın, misafirleriyle birlikte gelecekteki bir siyasi protesto hazırlığına denk gelmesini ve kendileri gibi eylemci gençlerle geçmişi anmasını işliyor. 
 
TERRY BISSON 
12 Şubat 1942’de Kentucky, Owensboro’da doğan Amerikan bilimkurgu ve fantezi yazarı Terry Bisson, Yeni Sol ve Eski Güney’le şekillenmiş bir kalemkeş. Pek çok romanı arasında Talking Man (1986), Fire on the Mountain (1988), Voyage to the Red Planet (1990), Pirates of the Universe (1996) ve The Pickup Artist (2001) sayılabilir. 1990 tarihli kısa öyküsü “Bears Discover Fire” hem Hugo hem de Nebula ödüllerini kazandı. Tümüyle diyaloglardan oluşan ve iki kez de sinemaya uyarlanan öyküsü “They’re Made Out of Meat” ise son birkaç on yılın en çok yeniden basılan bilimkurgu öykülerinden biri olarak literatüre geçti. 
Gazete ve dergiler için makaleler yazmasının yanı sıra, film senaryoları, tiyatro oyunları, çizgi romanlar ve Boba Fett maceraları kaleme aldı. Aynı zamanda bir editör ve araba tamircisi de olan yazar, yaşamını Kaliforniya’da sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100429</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/505d8168-0c94-4b0c-8b52-477c047ae42f.jpg</image:loc>
            <image:title>Naturans 2: Yeni Etik Politik</image:title>
            <image:caption>Etik ve politikanın tüm dünyadaki görünümü seçimlere dayalı –farklı kıvamlarda– liberal demokratik modellerin yarattığı sorunların özellikle son iki yüz yılda “kusurlar” düzeyinden “felaketler” düzeyine hızla evrildiğini göstermektedir. “Felaket” nitelemesi uzunca bir süredir apokaliptik bir kaygı, telaş ve çığlığa yatkın olmakla suçlanan vesveseli insanların nakaratı olmaktan çıkmış, serinkanlı ve yeterince rasyonel bir sağduyu tarafından da vurgulanır olmuştur. Kapitalizmin piyasa güzellemeleriyle yürüdüğümüz bu uzun yolun sonunda biyosferi hepten kaybetmeye yaklaşmış, biyolojik çeşitliliği ciddi ölçüde yitirmiş, önlenebilir çevresel tahribatı durduramaz hale gelmiş, zengin ile yoksul arasındaki uçurumu olabildiğince açmış durumdayız. Kapitalizmin kâr maksimizasyonunu en temel hak sayan piyasa özgürlüğü, tersine bir okumayla, gelir artırmaya faydası olmayan hiçbir çabayı yeterince dikkate alamıyor. Bu tablonun sürdürülemezliği sürekli yinelenedursun, tam da bu tablo nedeniyle sınırsızca büyüme hedefi gözeten bir azınlık, sistemi kimi onarımlarla sürdürmek için devletlerle işbirliğini asla ihmal etmiyor. Karar verici azınlık felaketlerin nedeni olan bir dışlayıcı zenginliği sürdürebilmek için son derece ikna edici bir kültürel hegemonya kurmuş durumda: Dünyadaki ortalama yaşam süresinin uzaması, bebek ölümlerinin tutarlı bir grafik uyarınca düşmesi, temel sağlık, eğitim ve teknolojiye tarihte hiç olmadığı kadar çok kişinin görece daha kolay ulaşabilir olmasını bu süreçteki olumlu kazanımlar olarak ileri sürüyor. Bu doğru. Ama tam da bu “doğru” pahasına felaket ölçüsüne çoktan ulaşmış o büyük “yanlış” sürdürülebiliyor: Uygarlığımız bir “fayda maksimizasyonu makinesi”ne dönüştürülmüş durumda; maksimum fayda, gerçekliğin insan, insan dışı, organik ya da inorganik unsurlarıyla devinen içkin bütününe karşı tümüyle düşmanca bir tutum takınmak anlamına gelmekle kalmıyor, bu sözde faydanın da ancak çok küçük bir bölümü insanlar arasında paylaşılıyor. Bir başka deyişle, aşırı zenginleşmenin faydasını aralarında kırışan çok küçük bir azınlık için tüm beşeri uygarlığımızı kozmosla kavgalı bir aşirete dönüştürmüş durumdayız. Bu kitap, Balanuye’nin Naturans I: Yeni Bir Ontolojiye Doğru adlı kitabında genel çerçevesini çizdiği Güç Ontolojisi bağlamında hepimizi “etik” ve “politika” hakkında tümüyle önyargısız yeni bir düşünceye davet ediyor. Bu düşünce, etkide bulunanlar ile etkiye uğrayanların bitimsiz karşılaşmalarıyla biçimlenen içkin gerçekliğin bundan sonraki seyri hakkında: Temel kabullerimizin çoğunu yeniden gözden geçirmeyi gerektiren olanaklı ama zor, zahmetli ama umutlu bir yol bu. 
 
ÇETİN BALANUYE 
Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde Öğretim Üyesi. Lisans derecesini ODTÜ’den, Psikolojik Danışmanlık alanında aldı. İki ayrı yüksek lisans derecesine sahip olan Balanuye, bu çalışmalardan ilkini ODTÜ’de eğitim sosyolojisi alanında, diğerini Londra Üniversitesi’nde eğitim felsefesi alanında tamamladı. Doktora derecesini ODTÜ Felsefe Bölümü’nden aldı. Felsefede özellikle içkinlik” düşüncesi çerçevesinde Spinoza-Nietzsche-Deleuze ile gelişen minör bir geleneğe odaklanan akademik ve popüler çok sayıda yayımlanmış çalışması da olan Balanuye, Ethico-political Acts of Desire [Arzunun Etik-Politik Edimleri] ve Spinoza: Bir Hakikat İfadesi ve Spinoza,nın Sevinci Nereden Geliyor? başlıklı kitapların yazarıdır. 
  Kullanılan Reklam Mecraları: Sosyal Medya ve Gazete/Dergiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630d4571-7e72-4291-92c2-b57c1d8bff8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliyet Treni Hırsızı Trende Macera</image:title>
            <image:caption>BİNMEYEN KALMASIN! 
ELİNİZDE YEPYENİ, GİZEMLİ BİR MACERANIN BİLETİ VAR! 
 
Harrison Beck ve amcası İngiltere’nin en ünlü buharlı gemisi olan Kraliyet Treni’nin son seferinin keyfini çıkarıyorlar. Fakat çok değirli bir takı kaybolunca Harrison ve yeni arkadaşı Lenny kendilerini bir gizemin ortasında buluveriyor. Tren son durağa ulaşmadan bu gizemi çözüp suçluyu yakalayabilecekler mi? 
M.G. Leonard ve Sam Sedgman klasik gizemi, yükü zekâ ve şüphe olan bir trene yepyeni bir tarzda koymayı başarmışlar. 
Ross Welford Time Travelling with a Hamster’ın Yazarı 
 
M. G. Leonard, uluslararası çok satan Arıların Savaşı üçlemesinin ve kurgu dışı yoldaşı Arı Toplayıcısının El Defteri’nin yazarıdır. Arı Çocuk kitabı, Branford Boase ödülünü kazandı ve 37 dile çevirildi. Kendisi arı uzmanıdır ve Brighton’da eşi ve iki oğluyla beraber yaşamaktadır. 
Sam Sedgman yazar, oyun yazarı ve ödüllü dijital içerik üreticisidir. Yaptıkları uluslararası düzeyde sergilendi ve Courtyard Tiyatro Ödülü’ne aday oldu. Arkadaşı M. G. Leonard ile yazdığı Kraliyet Treni Hırsızı kendisinin ilk çocuk kitabıdır. Londra’da yaşıyor, trenleri ve macerayı seviyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100431</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf39ce12-46eb-4465-85b8-ffca4a2fffc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Yemek Zamanı Hızlı Hayatlara Pratik Ve Lezzetli Tarifler</image:title>
            <image:caption>“ŞİMDİ YEMEK ZAMANI SAYESİNDE BENİM YEMEK YAPMA YÖNTEMLERİMLE TANIŞACAKSINIZ, ZAMANLA SİZ DE BENİM YOLUMDAN GELECEKSİNİZ VE FARKINA BİLE VARMADAN BİR ANDA ZAMANI AKILLICA KULLANAN BİR ŞEFE DÖNÜŞECEKSİNİZ.” 
Çok sevilen Netflix programı Time to Eat’in sunucusu ve The Great British Baking Show’un kazananı Nadiya Hussain, aile sofralarınız için uygulayacağınız 100 farklı pratik tarifi sizinle buluşturuyor. 
Nadiya Hussain gün boyu ev ahalisine yemek hazırlamanın, hele bir de tam zamanlı bir işle meşgulseniz mutfakta vakit geçirmenin nasıl yorucu bir iş olduğunu pekâlâ biliyor. 
Şimdi Yemek Zamanı, tam da bu yorgunluğu dindirmeyi hedefliyor; tüm ailenizin seveceği hızlı ve basit tariflerle hafta içi akşam yemeklerine ve yoğun günler için yemek sofralarına çözümler üretiyor. Bu basit tariflerle sadece çabuk ve kolay yemekler yapmayacaksınız, aynı anda birden fazla yemek yaparken sıfır atığı mümkün kılacak çözümleri de öğreneceksiniz. 
 
“Bu tarifler işe yarıyor... Hussain en iyi şeflerden.” 
                                                                 - The Times 
 
“Müthiş hızlı, stressiz tarifler.” 
                                                                - Daily Express 
 
“Yemek sanatının yeni kraliçesini birlikte selamlıyoruz.” 
                                                                                      - Sun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100432</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d5ceb0b-9333-4d73-a8d1-52e774b1c9a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaokuluna Ne Zaman, Nerede, Nasıl Başlamalı?</image:title>
            <image:caption>Sizin için ve çocuğunuz için en uygun anaokulu hangisidir? 
Bebeğinizin doğumundan itibaren başlayarak okula uyum sürecini sağlıklı geçirmesi için nelerin yapılması gerekir? 
Anaokulu tercihi yaparken, en az öğrencisi olan okulu mu, en çok tercih edilen okulu mu, en iyi öğretmeni olan okulu mu tercih etmelisiniz? 
Okula uyum sürecinde neler yapılmalıdır? 
Çocuğunuz okulda yeni şeyler öğreniyor mu? Mutlu mu? 
Okulu neden sevmiyor? 
Sınıf içerisinde haksızlığa uğruyor mu? Arkadaşlarına karşı hakkını savunabiliyor mu? 
Okulda yaşadığını söylediği şeyler sizi korkutuyor mu? 
Okula başladığı günden bu yana çok mu stresli? Zayıfladı mı? 
Sınıf içinde aktif mi yoksa pasif mi? 
Okulun girişinde ağladığında öğretmeninin söylediği gibi “beş dakika içinde” hemen susuyor mu? 
Çocukların davranışları ve davranış geliştirme evrelerinde neler oluyor? Yukarıdakiler gibi ailelerin çok merak ettiği soruların cevaplarını bulabileceğiniz bu kitap, çocukları anaokuluna başlayan ailelerin başucu kitabı olmaya adaydır. Yaşanmış gerçek deneyimlere dayanan örnekler, ailelerin yaşadığı olayların benzerlerini hatta birebir aynısını yaşayan başka ailelerin de olduğunu görmenizi sağlayacaktır.  Benzer durumları yaşayan ailelerin ve çocukların bir sonraki süreçlerini görerek, sizin için sürecin nasıl seyredeceği ile ilgili fikirler elde edeceksiniz. Anaokul kurucuları, öğretmenler, veliler ve çocuklarla ilgili sevgi dolu uğraşları olan bütün kitap severlere tavsiye edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100433</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a922483-8014-45d9-be06-61ff2fa67ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Yaşamında Erdal İnönü</image:title>
            <image:caption>Siyasal tarihimizin farklı ve özgün liderlerinden birisi olan Erdal İnönü, 12 Eylül 1980 darbesinin siyasi yasakları sonrasında davet edildiği siyasete gönülsüz olarak girse de Genel Başkanlık yaptığı kısa zamanda unutulmaz bir iz bırakmayı başardı. İsmet İnönü’nün “Ortanın Solu” söylemi ile başlattığı CHP geleneğindeki ideolojik dönüşümü, “Batılı anlamda bir sosyal demokrat parti” zeminine taşıyan Erdal İnönü, SODEP ve SHP Genel Başkanlıklarını yaptı. SHP’yi, 1989 seçimlerinde yerelde, 1991 seçimlerinde genelde koalisyon ortağı olarak, iktidara taşıdı. DP-AP çizgisinin 1980 sonrasındaki uzantısı ile CHP geleneğinin koalisyonu anlamına gelen DYP-SHP Hükümeti, siyasal tarihimizdeki en uzun ve en uyumlu örnektir. Soğuk Savaş sonrasında yeniden şekillenen Türkiye’nin kırılmalar yaşadığı dönemde, bir taraftan parti içinde bir taraftan ülke genelinde önemli siyasi sınavlar veren Erdal İnönü, doğum günü 6 Haziran 1983’te Genel Başkan olarak girdiği aktif siyasetten 6 Haziran 1993’te kendi isteğiyle ayrıldı. Daha sonra siyasete dönme, yeni parti kurma çabaları, başarılı olmadı. Erdal İnönü’nün siyasal yaşamı üzerine yapılmış ilk çalışma olan bu kitapta, 1983’ten vefat ettiği 2007’ye kadar olan dönem ele alınmıştır. Bu sayede Türkiye’nin siyasal yapısının yeniden şekillendiği, etkileri günümüzde de devam eden önemli bir süreci anlamak mümkün oluyor. 
*SODEP nasıl kuruldu, HP ile nasıl birleşti? 
*12 Eylül sonrası Bülent Ecevit nasıl bir politika benimsedi? 
*Referandumlar- Seçimler… 
*SHP neden “Kurultaylar Partisi” olarak anılır oldu? 
*12 Eylül’de kapanan CHP, yeniden nasıl açıldı? 
*SHP-CHP ayrışması nasıl oldu? 
*SHP-HEP ayrışması nasıl oldu? 
*DYP – SHP Hükümeti nasıl kuruldu, neler yaptı? 
*Demirel nasıl Cumhurbaşkanı oldu? 
*Erdal İnönü Genel Başkanlığı neden bıraktı? 
*İSKİ Skandalı ve 2 Temmuz Katliamı… 
*Erdal İnönü’nün siyasete yeniden dönme ve yeni parti kurma çalışmaları neden başarısız oldu? 
Bunların ve daha pek çok sorunun yanıtını içeren bu kitap, dönemin önemli isimleriyle yapılan röportajlardan elde edilen tanıklıkları da barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100434</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61bfe9d9-7ffb-4597-b8ed-f575921fdd72.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutkan Balık</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla  çocuğunuz yeni beceriler kazanacak.
Parça bütün ilişkisi kurma
İnce kas motor becerisi
Sayı sayma pratiği
Görsel dikkat gelişimi
Renkleri tanıma
Zıt kavramlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed809ca4-4740-4eb4-9e77-2d73e1de26fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Şvayk Karakolda</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatına binlerce mizahi kısa hikâye ve edebiyat tarihinin unutulmaz kahramanlarından biri olan Şvayk’ı armağan etmiş bir alaycı yergiler ustasıdır Yaroslav Haşek. Şvayk Karakolda da bu muzip yazarın, bu “sempatik serseri”nin o ince alaycılığıyla kaleme aldığı pek çok kısa hikâyesini bir araya getiriyor. 
Ünlü Çek yazarı Yaroslav Haşek’in hikâyelerinin hep bir mizah unsuru barındırmasının ve neredeyse hepsinin bizzat yazardan ve yazarın başından geçmiş şaşırtıcı ama gerçek olaylardan izler taşımasının yanı sıra, bir ortak özelliği daha vardır: Bu özellik, her bir hikâyenin daima gerek toplumsal gerekse politik bakımdan bir eleştiri, bir yergi içermesidir. 
Haşek’in hicvetme konusunda âdeta birbiriyle yarışan eşsiz öykülerinden oluşan Şvayk Karakolda, Hasan Âli Ediz’in usta işi çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6454e54f-85c5-4fb0-9a43-a979781cb3e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufle</image:title>
            <image:caption>YİRMİ ÜÇ DİLE ÇEVRİLEREK DÜNYANIN FARKLI KÖŞELERİNDEN ON BİNLERCE OKURA UMUT AŞILAYAN “SUFLE”, YENİ KAPAĞIYLA MACERASINA DEVAM EDİYOR!   Gözlerini yemek kitaplarında gezdirirken içi de durulmaya başladı. İçinde güvende olduğunu bildiği bir yerdeydi tekrar... Düşünceleri duygularının çukurundan çıkmış, günlük hayata dönüş yapmıştı. &quot;Kolay Tariflerle Dünya Mutfağı&quot; aradığına en yakın kitaptı. Tariflere bir göz attıktan ve malzemeler için İstanbul’un en pahalı şarküterilerine gitmesine gerek kalmayacağına emin olduktan sonra kitabı almaya karar verdi. Sırtını raflara dönmeden önce bir başka kitabın kapağı dikkatini çekti. Aynı gün yorgun bir kadın ve kederli bir adamın da elinin uzandığını bilmediği kitabı tereddüt etmeden aldı. &quot;Sufle: En Büyük Hayal Kırıklığı&quot;. Ferda elinde olmadan etrafına bakındı. Hayatın düşünceleriyle bu kadar net kesişmesine daha önce de tanıklık etmesine rağmen tesadüfe şaşırmadan edemedi. Birilerine anlatmak istedi, yanakları kızardı, fakat onun yerine sadece kasaya gidip parayı vermekle yetindi.   New York, Paris ve İstanbul üçgeninde geçen, üç farklı yaşamı benzer acılar ve benzer bir iyileşme çabasıyla birbirine bağlayan “Sufle”, şimdiye dek yirmi üç dile çevrilip on binlerce okura ulaşmış muhteşem bir roman...   Başkarakterlerinden kimi çok sevip kaybettiği eşinin acısını dindirmeye, kimi de yatalak olmak için elinden geleni ardına koymayan annesinden bir parça uzaklaşıp nefes almaya çalışırken mutfağa giriyor. Bazıları yeni bir düzen kurup epey zor bir tarif olan sufleyi yapmayı başarıyor, bazılarıysa hayatı gibi mutfağı da darmadağın ediyor.   Perker bu kitapla, yaşamın virajlı yollarıyla suflenin yapımı ve pişme aşamaları arasında ustalıkla kurduğu sembolik bağın yanı sıra, insanlığın iyileşip yeniden ayağa kalkma çabasını da anıtlaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7ce625-df7f-4741-853f-2d0e1dc28d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Telafi Projesi: Seçimlerimizin Sınırlarını ve Düşünce Şeklimizi Değiştiren Bir Dostluk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Hiç kimse bir sayıya göre karar vermiyordu.
Onların bir hikâyeye ihtiyacı vardı.&quot;
 
 
 
Daniel Kahneman ve Amos Tversky, savaşın parçaladığı 1960&apos;larda İsrail&apos;de bir araya geldi. Daniel Kahneman her zaman yanıldığından emin, içine kapanık ve her şeyi ciddiye alan biriydi. Amos Tversky ise her zaman haklı olduğunu düşünen, dışa dönük ve her şeyden eğlence çıkaran yönleriyle bilinirdi. Bu iki zıt karakter, zihnin gizemini çözmek ve rasyonel karar verme modeline meydan okumak için el ele verdi. Ortak araştırmalarıyla karar verme süreçleriyle ilgili varsayımlarımızı tamamen alt üst etti.
 
 
Michael Lewis’in kaleme aldığı Telafi Projesi, fikirleriyle dünyayı değiştiren ekonomi dalında Nobel Ödüllü Psikolog Daniel Kahneman ve Psikolog Amos Tversky’nin işbirliğini temel alıyor ve okuyucuyu hem insan zihninin sırlarını keşfetmeye hem de harika bir dostluk hikâyesine şahit olmaya davet ediyor.
 
 
“Sürükleyici bir hikâye, göz kamaştırıcı fikirler, gazetecilik yeteneği ve özgünlük... Michael Lewis tüm bunları Telafi Projesi’nde olağanüstü bir tutarlılıkla başarmış.”
                                                        —Times
 
“Yenilikçi fikirlerle başarıya ulaşan olağanüstü bireylerin hikâyesi.”
                                                     —Economist
 
&quot;Michael Lewis zımba üzerine 800 sayfalık bir kitap yazsa bile okurum.&quot;
                                                —New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2361bb39-3dd6-404d-8574-81c5bd18bf82.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitsizlikler Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Avrupa Ekonomi Birliği Yrjö Jahnsson ve
Financial Times &amp; McKinsey iş dünyası kitabı ödüllü ekonomist,
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital kitabının yazarı
Thomas Piketty&apos;den ekonomik eşitsizliklerin nedenlerine ilişkin kapsamlı bir inceleme.
 
 
 
Eşitsizliğin temelinde sermayenin belirli birkaç elde toplanması mı yatıyor?
Vergilendirme ve sermayenin yeniden dağıtımı eşitsizliğin önüne geçebilir mi?
ı tür emeğin arz ve talep dengesi ile ücretlerdeki eşitsizlik bağlantılı mı?
şitsizlik, sermayenin aile düzeyinde nesilden nesile aktarılmasından mı kaynaklanıyor?
Devletin eğitim alanında yatırım yapması fırsat eşitsizliğini sona erdirebilir mi?
üksek ücretlerden alınan vergiler göz ardı edilebilir seviyede mi? Bu vergilere uygulanacak artışlar çalışma teşvikinin azalmasına yol açar mı?
 
 
Bu ve bunlar gibi sorulara, en yenilerinin de dahil olduğu ekonomi kuramlarıyla yanıt arayan Piketty, Eşitsizlikler Ekonomisi’nde genelgeçer pek çok fikir ve anlayışı yeniden değerlendirirken temel sorunlar üzerine yapılan tartışmalara katkıda bulunuyor.
 
Ekonomik eşitsizliğin zaman içindeki değişimini anlamak için temel alınacak tarihsel bilgileri ve kuramsal altyapıyı ekonomi araştırmaları alanına bir giriş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8620b454-2c37-479a-91d9-cf0542764e99.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Daha Fazlasını İster</image:title>
            <image:caption>Beyin Daha Fazlasını İster, neyi niçin yaptığımızı sorgularken davranışlarımızın ardındaki kimyayı görmemizi sağlıyor.     George Washington Üniversitesi profesörü, psikiyatrist Dr. Daniel Z. Lieberman ve Georgetown Üniversitesi öğretim görevlisi Michael E. Long, Beyin Daha Fazlasını İster&apos;de bize hayatımızı değiştirme potansiyeli olan bir bilgi sunuyor. Kazananların neden hile yaptığını, dâhilerin neden daha sık akıl hastalığına yakalandığını, neden neredeyse tüm diyetlerin başarısız olduğunu ve neden liberallerle muhafazakârların beyinlerinin farklı olduğunu içeren bir dizi olguyu açıklayan bir bileşen var: Dopamin.   Dopamin, daima daha fazlasını, daha fazla uyaranı ve daha fazla sürprizi isteyen arzunun kimyasalıdır. Bütün bunların peşindeyken onu ne duygu, ne korku ne de ahlak durdurabilir. Dopamin her dürtümüzün; hırslı bir işinsanının başarı peşinde koşarken her şeyini feda etmesine ya da mutlu bir eşin yeni birinin yaşatacağı heyecan için her şeyi riske atmasına neden olan o küçük biyolojik etkinin kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100441</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6a250b2-cea9-44d6-8cb1-d4922d8c7446.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımızda Kalan Güzellikler</image:title>
            <image:caption>Sevdiğin herkes tehlikedeyken hayatta kalmak için ne kadar hızlı koşabilirsin?
Gerçeği anlamak için en baştan başlamalısın. 
 
Kemikleri kıracak kadar soğuk bir kış. Kar her yeri örtüyor. Gökyüzü karanlık. 
 
Jack Dahl’ın, uğruna her şeyi göze alacağı küçük kardeşi Matty hariç, hayatta hiçbir şeyi kalmamıştır. Uyuşturucu bağımlısı annesi intihar ettiğinde zor bir seçim yapması gerekir: Ya kardeşini koruyucu aileye verecek ya da babasını hapse gönderen uyuşturucu parasını bulup kardeşiyle yeni bir hayat kuracaktır. O, parayı seçer. 
 
Ava Bardem neredeyse tecrit edilmiş, sessiz bir hayat yaşamaktadır. Ava’nın hayatının kontrolünü elinde tutan kötücül ve acımasız babası Victor Bardem ona kimseyi sevmemeyi öğretmiştir, kimseye güvenmemeyi. 
Babası, Jack ile aynı paranın peşine düşünce seçim yapma sırası Ava’dadır: Ya babasına sadık kalacak ya da Dahl kardeşlerin hayatta kalmasına yardım edecektir. Ava seçimini yapar. Ancak her seçimin bir bedeli vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4079ca33-49c7-4042-a37a-fc8c8f6c5c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim ile Cedid Arasında</image:title>
            <image:caption>“Bu ilmin [musıki ilminin] kıylükâli [lafı, dedikodusu] çoktur.” 
Hızır Ağa 
 
“İstanbul’un Yenikapı Mevlevîhanesi şeyhlerinden Abdülbâki Nâsır Dede (1765-1821; şeyhliği 1804-1821) 1794 ile 1796 yılları arasında geleneksel Osmanlı/Türk musıkisiyle ilgili çok önemli iki eser kaleme almıştır. Bunların ilki bu musıkinin kullandığı perdeleri listeleyen, bunların nasıl duyurulacağını gösteren, usûlleri, makam ve terkipleri sıralayıp açıklayan ve musıki icrası hakkında bazı faydalı bilgiler de içeren bir tür musıki teorisi kitabı olan Tedkik ve Tahkik’le birlikte onun kısa bir ilâvesidir (yani Zeyl). İkincisi ise kendi geliştirdiği bir notalama sistemini açıkladıktan sonra buna örnek olmak üzere yeni bestelenmiş birkaç musıki eserini notaya aldığı risaledir ve Tahririyetü’l Musıki [Musıkinin Yazıyla İfadesi] başlığını taşır. Bu eser genellikle Tahririye olarak bilinir. Yani Abdülbâki Nâsır Dede bir yandan müziğin teorisiyle uğraşırken, diğer yandan da eser besteleyip musıki icra etmiş (kendisi neyzendi, Yenikapı Mevlevîhanesi’nde neyzenbaşılık yapmıştı) ve bu icranın kâğıda dökülmesini sağlayacak bir notalama sistemi geliştirmiştir.” 
 
Cem Behar, Abdülbâki Nâsır Dede’nin yapıtları üzerinden dönemin musıki anlayışını, icra yöntemlerini, arka planda yaşanan toplumsal-siyasî gelişmelerin ve geleneksel kadîm ilimlere sirayet eden yeniliklerin musıkiye etkisini inceliyor. 
 
Kadîm ile Cedîd Arasında’yla Cem Behar Osmanlı/Türk musıkisi tarihine ilişkin, düz tarihçiliğin sınırlarını aşan çalışmalarına bir yenisini ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c428fa16-38ea-4d83-ab4a-6de297325a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek 3 (cep boy)</image:title>
            <image:caption>Güneşi Söndürmem Gerek 3 Kitap Açıklaması
Yıldızların büyüsüne kapılan gece, güneşe ihanet etti. Güneş söndüğünde ise gece kazandığını sandı. Oysaki güneş olmadan yıldızlar bir hiçti.
Yaşadığı son yıkımla zor günler geçiren Umut’un yeniden başlayabilmesi için ya Kerem’i affedip hayatına devam etmesi ya da aşkını kaybetmek pahasına gerçeğin peşine düşmesi gerekmektedir ve bu hiç de düşündüğü kadar kolay olmayacaktır.
Bir yanda büyük aşkı Kerem, diğer yanda vazgeçemediği doğruları vardır. Umut için yeni bir yol ayrımı vakti gelmiştir.
Umut ya güneşini söndürecek ya da güneşinin sonsuza dek yanmasına izin verecektir.
Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar…
Orada her kim varsa ve şu anımıza şahitlik ediyorsa görsün ve bilsin ki…
Kerem ve Umut’un aşkı gerçekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88cd06c-9fe2-435d-ab0e-b3e2447b3770.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedime</image:title>
            <image:caption>Olağanüstü bir kadın Anne Glenconner. 
Babası, İngiltere’nin en büyük arazilerinden birinin sahibi 5. Leicester Kontu olmasına rağmen, cinsiyeti nedeniyle mirastan pay alamayacağı için nitelikli bir eş bulması öğütlenerek büyütülmüş. Gönlünü kaptırdığı Colin Tennant’la evlenip yıllarca kocasının öfke nöbetleriyle mücadele ettiği evliliğini eşinin ölümüne kadar, elli dört yıl boyunca sürdürmüş. 
 
Hep uçlarda yaşamış biri Anne Glenconner. 
Bir an paraşüt kumaşından dikilen elbiseyle sosyeteye takdim edilirken, bir an sonra aynı merdivenlerde İngiltere’nin gözde tasarımcılarından birinin diktiği gelinlikle boy göstermiş. Şaşaalı düğününün ardından Paris’in en köhne sokaklarına sürüklemiş onu kocası. Amerika’da, seramik satarken Kraliçe Elizabeth’in taç giyme töreninde nedime olmak üzere davet edilmiş. Bir an Kraliçe’ye en yakınken birkaç saat sonra halkın arasından ona el sallamaya çalışmış. Hayatı boyunca böyle olmuş: Bir an ihtişamla sarılıp sarmalanırken bir an rüyasında gördüğünü zannettirecek kadar ihtişamdan uzak kalmış. 
 
Hayat ne getirirse kabullenip yaşamaya devam etmiş biri Anne Glenconner. 
Bir yanda Prenses Margaret’in nedimesi olarak katıldığı kraliyet etkinlikleri, diplomatik seyahatler, Colin’in satın aldığı adada verilen partiler, günlerce süren, yıldızlar geçidine dönen lüks doğum günü kutlamaları... Öbür yanda sorunlu evliliği, iki çocuğunun ölümü, birinin ölümden dönmesi, hayatı boyunca birlikte en çok güldüğü kişi olan Prenses Margaret’in kaybı… Zor bir hayatı olmuş Glenconner’ın ama o her şeye rağmen hayatın hakkını vermiş, hâlâ da veriyor. 
 
Nedime’de sıra dışı hayatını gözler önüne seriyor Glenconner. Üstelik bunu öyle zarif ve ustalıklı bir dille anlatıyor ki kitabı bitirdiğinizde adeta bütün o yıllara Glenconner’ın yanı başından tanıklık etmiş gibi hissediyorsunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba31d22-1e60-4b38-bd68-4fada4e46409.jpg</image:loc>
            <image:title>Nar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Faruk Duman, 2001 yılında çıkan Nar Kitabı’nda, anlamını sözcüklerin çağrışımlarıyla çoğaltan, yoğunlaştırılmış bir dilin imgelerle yüklü dünyasına 
götürüyor okurunu. Cenkler anlatıyor, düğünler, dernekler, masalsı aşklar, hatta masallar anlatıyor; konaklarla, atlarla, kılıçlarla, sevdalarla dolu topraklarda dolaştırıyor. 
 
Benzersiz bir ustalıkla yaratılmış ölçülü, şiirsel diliyle öne çıkıyor Nar Kitabı. 
 
“Gece vaktiydi. Geceye meydan okumaydı. Söylenenlere göre –ki bu hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek– babam, annemin başına kötü işler açan bir yanaşmayı öldürüp bir yerlere gömmüş. Herkesin bildiği bu gerçek, ortak bir sırra dönüşmüş, kısa bir süre içinde. Gerçi kimsenin kimseden bir saklısının olmasına gerek yokmuş, ama böyle olmuş yine de. Ne tuhaf. Bir yalanı –aşikâr 
bir yalanı– iki kişinin, üç kişinin, dahası, bir köyün konuşması. Dahası, yalanın dallanıp budaklanması. Öyle ya, yalana bir cümle eklemekten daha zevkli ne 
olabilir. Kötü mü, kendi büyüklüğünde bir yalanım işte, Kelime’yim ben.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100446</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bf81d2b-f603-44ff-aa1c-d9b52b321a36.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşümde ve Dışımda</image:title>
            <image:caption>Düşümde ve Dışımda, klasik öykünün kalıplarını bozarak yeni bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun dokuzuncu kitabı. 
 
Tıpkı kentin karmaşası gibi, birbirinin içine geçmiş olaylarla, olgularla, durumlardan ve sözcüklerden üreyen yeni çağrışım ve sıçrayışlarla örülü Duru’nun öyküleri. Seçimlerden kokorece, küreselleşmeden dürüme, iletişimden özelleştirmelere, iklimden arkeolojiye, sokaklardan evlere, kısacası günlük yaşamın içinde olup da değinmediği konu yok neredeyse. 
 
Orhan Duru’nun yaşadığımız çağa ilişkin bu düş gücü, ironi ve hiciv dolu metinlerini keyifle okuyacaksınız. “İstanbul olimpiyatlarını düşünüyorum gözlerim kapalı. Bir yerde start veriliyor. Göstericiler ile polis arasında yarışma ve çatışma başlıyor. Molotofkokteylleri atılırken Samaranch gelip sporcularımızı yanaklarından öpüyor. Koşularda yarışmacılar pistteki çukurlara düşüyor. Üç adım atlamada mehter takımı araya giriyor alkışlar arasında. Ardından İbo sahneye çıkarak tüm dünyaya barış ve lahmacun mesajı veriyor ve tüm bunları CNN canlı olarak yayınlıyor. Habitat’ta deneyimimizi artırdığımız için atletlerimizin enerji açığını kapatmaya uğraşıyoruz. Bu arada sular kesiliyor ve yarışı ter içinde bitirmiş atletler duş yapamadıklarından Cağaloğlu Hamamı’nı açıyoruz onlara, kese, sabun ve birer peştamal.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100447</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a577b10-e34d-476b-9622-b14d8d0dafe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>Işığa ihtiyaç duyduğun her gün için bir yıldız karala gökyüzüne. 
 
Umut’un hayatında her şey yolunda giderken, yaşadığı bir kaza sonrasında her şey değişir. İç dünyasında kendiyle hesaplaşmaya çalışırken hiç beklemediği bir gerçekle karşı karşıya kalır. 
 
Artık önünde iki seçenek vardır: 
 
Ya bu gerçeği kabul edip hayatına kaldığı yerden devam edecek ya da bu gerçeğin acısına kendini mahkûm edecektir. 
 
Umut her şeyin düzeldiğini düşündüğünde ise yakınlarıyla ilgili öğrendiği acı gerçekle yeni bir yol ayrımına girer. Yalanlar ve kabul edilmesi güç gerçeklerin hüküm sürdüğü bir hayatta, yaşadığı olayların enkazından kurtulmaya çalışırken aklı ve kalbi arasında verdiği savaşı kazanabilecek miydi? 
 
Ve o, eğer istersem güneşi bile söndürebilecek kadar güçlü olduğumu öğretti bana.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c7ae469-19c9-4962-9df0-c06ba7b67a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek 2 (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>Eğer söndürülmesi gerekiyorsa güneşin, acıma söndür. Çünkü o acımaz, yakar seni. 
 
Her şey düzeldi derken Kerem ve Akın arasında geçen konuşmaya şahit olmasıyla kendini yeni bir enkazın ortasında bulan Umut, zor bir kararın eşiğindedir. Bir seçim yaparak yoluna devam etmek zorundadır. Hayatını alt üst eden gerçeklerin peşine düştüğünde yine yanında en yakın arkadaşı Göktuğ vardır. 
 
Verdiği kayıplar, uğradığı ihanetler, yüzleştiği gerçekler… 
 
Her yıkımdan sonra yeniden ayağa kalkmayı başarsa da bu kez durum, sandığından çok farklı olacaktır. 
 
Aşkın ve aklın mücadelesinde kazanan kim olacak? 
 
Gökyüzü, yıldızları parlasın diye güneşi karanlığıyla öldürdü. Güneş ise bir daha doğmamak üzere veda etti âşık olduğu gökyüzüne.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66076d5b-e5a3-427a-86cb-56a9037644e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Peşimde</image:title>
            <image:caption>Yavru Fil göle eğilmiş su içerken birden o sesi duymuştu! Hemen kaçmaya başladı. Tren kadar hızlıydı, yoo uçak kadar hızlı, yoo jet kadar hızlıydı. Ama o ses hep arkasındaydı. Fil’i gören arkadaşları onun yanına gittiler. Fil başından geçenleri anlattığında herkes o kadar şaşırdı ki... 
 
Peşimde, Hazel Bilgen’in yazdığı, Ece Zeber’in resimlediği merak uyandıran, sevimli ve eğlenceli bir arkadaşlık hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa99db11-1c5e-4ef5-b37b-d1157805e72b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklere Karşı Haçlı Seferleri</image:title>
            <image:caption>Türklere Karşı Haçlı Seferleri Can Yayınları
 
Osmanlı devletinin son döneminde evkaf, iaşe, maliye ve maarif nazırı olan, daha sonra Galatasaray Lisesi’nde tarih hocalığı yapan Râşid Erer’in eseri Türklere Karşı Haçlı Seferleri, Türkiye’de bir döneme damgasını vurmuş popüler tarihyazımının en ilginç örneklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4af4a48-a393-4f34-a3c7-44fc099edfb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Corto Maltese 5 – Etiyopyalılar</image:title>
            <image:caption>Özgürlük düşkünü ve serseri ruhlu maceraperest Corto Maltese kayıp hazinelerin, yardıma muhtaç arkadaşların, tuhaf hikâyelerin peşinde dünyayı dolaşıyor. 
 
1 Tuzlu Denizin Şarkısı 
2 Oğlak Burcu Altında 
3 Git Gidebildiğin Kadar 
4 Keltler 
5 Etiyopyalılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33181be2-de64-4077-b869-2c5f2a595602.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’nda Emek ve İktidar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’nda Emek ve İktidar kitabında Can Nacar, 1872-1912 yılları arasında tütün işçilerinin çalışma deneyimlerine ve bu bağlamda işyeri yöneticileri ve devletle olan ilişkilerine odaklanmaktadır. On binlerce kişinin çalıştığı Osmanlı tütün endüstrisi, ele alınan dönemde imparatorluk çapında hızla büyürken tütün mağazaları ve fabrikaları birçok işçi eylemine sahne olmuştur. Emek ve İktidar bu eylemler ile ilgili detaylı bir analiz sunarak işçilerin daha iyi çalışma ve yaşam koşulları sağlamak için verdikleri çetin mücadeleyi ortaya koymaktadır. 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nda emek ve sermaye arasında değişen güç ilişkileri ve bu ilişkilerde devlet aktörlerinin oynadığı rol hakkında değerli bilgiler sunan bu kitap, Osmanlı ve İngiliz arşiv belgelerinin ve süreli yayınların da içinde olduğu birincil kaynaklara dayanmaktadır. 
 
“Osmanlı İmparatorluğu’nda Emek ve İktidar, Osmanlı tütün işçilerinin işverenleriyle, devletle ve Osmanlı toplumunun geri kalanıyla olan dinamik ilişkilerini mercek altına alan son derece önemli ve orijinal bir çalışma. Can Nacar, Osmanlı işçilerinin duygularına, kaygılarına, umut ve öfkelerine çok nadir ve çok kıymetli bir pencere açıyor. Nacar’ın bu mükemmel incelemesi, Osmanlı sosyal tarihçiliğinin ulaştığı yeni aşamanın sevindirici bir örneği.” 
 
Yiğit Akın 
The Ohio State University</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/491ba831-4365-4998-b817-c3971e6cd337.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan ve Kraliçe</image:title>
            <image:caption>Katolik güçlerin I. Elizabeth’e karşı düzenlediği komploları ve suikastları, 1570 yılında Papa’nın onu aforoz etmesi izledi. Hem ülke içinde hem de ülke dışında Katolik güçlerin kuşatması altında kalan Elizabeth “düşmanımın düşmanı dostumdur” düsturuyla hareket ederek, İspanya’nın başını çektiği Katolik devletlerle çatışma halinde olan Müslüman devletlerle modern çağlara kadar eşi benzeri görülmeyecek siyasi, ekonomik, askeri ve ticari ilişkiler ve ittifaklar kurdu. Bu tarihler aynı zamanda İngiltere’nin İslam dünyasıyla kültürel etkileşimler içine de girmeye başladığı tarihlerdi.  
 
İngiltere bu süreçte Babıâli’yle anlaşmalar imzaladı. Kraliçe, Sultan’ın kendisine eşitiymiş gibi muamele etmemesine aldırmadan Sultan’la, statü farkına bakmadan Sultan’ın eşi Haseki Safiye Sultan’la mektuplaştı. Sultan’a zamanı için teknoloji harikası bir kurmalı saat-org hediye etti. Fas krallarından elçiler kabul etti. Hatta Katolik Hıristiyanlara karşı kullanmaları için Müslüman devletlere mühimmat desteği sağladı.  
 
Bu yeni ilişkiler ve ittifaklar İngiliz toplumunda Müslümanlara dair farkındalığı artırdı ve bu farkındalık, oldukça karışık ve kafa karıştırıcı bir şekilde olsa da, başta Shakespeare’in Othello ve Venedik Taciri eserleri olmak üzere, o dönem üretilen çok sayıda kültürel ürüne yansıdı.  
 
Jerry Brotton’ın Sultan ve Kraliçe adlı çalışması, İngiltere’nin bu dönemde Türk, Arap ve Müslüman dünyasıyla kurduğu ilişkilerin sanılandan daha dostane ve çok daha kapsamlı olduğunu, Elizabeth İngiltere’sinin siyasetini, ekonomisini, ticaretini ve çehresini ciddi ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor. 
 
Jerry Brotton, Londra’da bulunan Queen Mary Üniversitesi Rönesans Çalışmaları Bölümü’nde öğretim üyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d42872a-a344-432a-85d2-f1038e433e48.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykudan Önce</image:title>
            <image:caption>Bütün hayvanlar uyumak zorunda mı? 
 
Evet, tabii ki, herkes uyur! Papağan da, ayı da... Zürafa başını yastık yerine poposuna dayar mesela, yarasa baş aşağı yatar. Hatta o çok çalışkan arılar bile uyur. Çok fazla olmasa da inekler de uyurlar. 
 
Akşam oldu, uyku vakti geldi ama Bo çok yaramazlık yapıyor. Divanda taklalar atıyor, avazı çıktığı kadar bağırarak şarkı söylüyor. Ama, herkes gibi küçük Bo da uyumak zorunda… Bo ise tek ayağının üzerinde duruyor. “Ben çoktan yattım ama!” 
 
Uykudan Önce, meraklı çocuklar ve onları uyutmaya çalışan anne babaların okuması için mükemmel bir kitap. 
 
Kjersti Annesdatter Skomsvold, eleştirmenlerin en çok beğendiği yazarlardan biridir. Romanlarıyla birçok ödüle aday gösterilmiş ve birincilik ödülü almıştır. Çok yönlü yazar; romanlarıyla, şiir ve çocuk kitaplarıyla tanınıyor. 
 
Mari Kanstad Johnsen, ödüllü ve beğenilen bir sanatçı, çocuk kitabı yazarı ve illüstratördür. Oslo Ulusal Sanat Akademisi’nden lisans derecesine ve Stockholm’deki Konstfack Sanat, El Sanatları ve Tasarım Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d212701-114c-4a9a-bd1c-b34da8b11ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkkuşu - “Yeniden Uçabilecek Mi?”</image:title>
            <image:caption>Türkkuşu - “Yeniden Uçabilecek Mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff595939-a154-41be-86d7-9aad5bb0b2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Füsun Onur: Evvel Zaman İçinde</image:title>
            <image:caption>Füsun Onur’un bu yıl Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’ndaki sergisine eşlik eden, aynı zamanda sanatçının en kapsamlı monografisi olan Füsun Onur: Evvel Zaman İçinde kitabının Türkçe basımı İKSV ve Yapı Kredi Yayınları ortaklığında yayımlandı.
&quot;Füsun Onur sanat pratiğine 1960&apos;larda, resmin ve heykelin içine sıkıştırıldığı kalıpların dışında yapıtlar üreterek başladı. Bunu izleyen onyıllarda gerek gündelik, geçici malzemeleri işlerine dahil ederek gerekse kavramsal ve minimalist yaklaşımıyla Türkiye güncel sanat ortamında bir öncü oldu. Onur&apos;un Venedik Bienali 59. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu için Bige Örer&apos;in küratörlüğünde tasarladığı yeni yerleştirmesi Evvel zaman içinde..., yalnızca sanatçının yakın dönemdeki üretimini değil, yarım yüzyılı aşan sanat yaşamını da belirleyen anlatısal ve otobiyografik unsurlara işaret ediyor. Sanatçının Türkiye Pavyonu&apos;ndaki sergisine eşlik eden bu en kapsamlı monografisi, Onur&apos;un ulaşılabilen tüm eserlerini belgeliyor, uluslararası sanat dünyasının önemli isimlerinin kaleme aldığı yirmi altı yeni yazının yanı sıra söyleşilere ve arşiv metinlerinden parçalara yer veriyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100457</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7797cc6a-a03b-48a6-80a4-31f11431f523.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası Seti - 5 Kitap Takım - Kutulu</image:title>
            <image:caption>Beş kitaptan oluşan &quot;Türk Dünyası&quot; dünya Türklüğünün bütünlüğü gerçeğini, aynı zamanda dünya Türklüğünün ayrışma ve bütünleşme özelliklerini somut verilere dayanarak, dolgun ve zengin bilgi yelpazesi yardımıyla yansıtmaktadır. 1. kitapta: Türk uygarlığının tarihi gelişimi ve temel değerleri, Türk dilleri ailesi, ortak Türk tarihi ve kültürü, siyaseti ve diplomasisi, Türklerin spesifik yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri, evrensel ve çok kültürlü dünya görüşleriyle çağdaş dünyadaki konumları; 2. kitapta: Türk etnocoğrafyası, eski Türk ulusları ve boyları, çağdaş Türk halkları ve toplulukları, Türk diasporası ve diasporanın örgütlenme sorunları, ortak Türk kurumları ve bunların bütünleşme sürecindeki rolleri; 3. kitapta: Türklerin devlet geleneği ve soyağacı, eski Türk devlet ve imparatorlukları, bugünkü bağımsız Türk Cumhuriyetleri ve bunlar arasındaki ilişkiler, başka devletlere bağlı özerk Türk Cumhuriyetleri ve özerk Türk bölgeleri; 4.kitapta: Türkoloji biliminin güncel meseleleri, Türkçülük ideolojisi ve bu ideolojinin temsilcileri, Türkçülüğü tahrif edici yaklaşım ve teorilerin eleştirel analizi, Türk kimliği karşısındaki tutum, çağdaş Türk dünyasının gelişim potansiyeli ve olanaklarına dair somut bilgiler; 5. kitapta: Türk dünyasının büyük isimleri ve bu isimlerin devlet, siyaset, bilim, kültür, edebiyat hayatındaki hizmetleri sistemli bir şekilde ortaya konmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7b521f1-62e3-41c2-a368-b8b7fac3a5fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Azerbaycan Tarihi</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan tarih boyunca farklı milletlerin dikkatini çekmiş, üzerinde mücadelelerin yaşandığı bir bölge olmuştur. Tarihin en erken dönemlerinden itibaren insan yerleşimlerine sahne olan Azerbaycan, aynı zamanda çeşitli Türk topluluklarının tarihi yerleşim yerlerinden birisi haline gelmiştir. Bölgede birçok medeniyetin varolması sosyal, ekonomik ve kültürel bir zenginliği de beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte Azerbaycan tarihi, eski çağlardan günümüze kadar okuyucuya sunulurken sosyal ve kültürel hayata dair bilgiler de verilmektedir. 
Coğrafyanın Azerbaycan tarihini nasıl etkilediğine dair sebep sonuç ilişkisi içerisinde aradığınız soruların yanıtlarını yine bu kitapta bulabilirsiniz. Kitapta bulunan 10 bölüm, kronolojik olarak verilerek siyasi, ekonomik, kültürel, sanatsal ve edebi konularla ilgili her çeşit soruya cevap vermektedir. 
Azerbaycan tarihi hakkında merak ettiğiniz konuları bu kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb89bae0-d1e7-4e46-ba79-c3bdaf286df6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülistan</image:title>
            <image:caption>Maddi imkânsızlıkların kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkisini çok yönlü ele alan yazar, yoksulluk güzellemelerinin aksine yoksulluğun gerek coğrafi gerek de kültürel zorluklarını akıcı bir dille okuyucuya aktarıyor. Alkolik bir babanın kendi hevesleri uğruna ailesini sürüklediği girdabı, Gülistan ve annesinin istemsizce çıktığı meçhul yolculuğun 
sonunda art arda yaşanan felaket silsilesini okuduğunuzda kendinizden bir şeyler bulacaksınız... 
Yağmurdan kaçarken doluya tutulanlara ithafen kaleme alınan bu eserde, yaşam ile ölüm arasındaki kısa zaman dilimini karakterin kendi ağzından dinlemek oldukça etkileyici olacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8134a251-8128-47b6-abb9-42315be900d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Fısıltısı</image:title>
            <image:caption>Homage şehrindeki kendini iyiliğe adamış derneğin üyelerinden biri olan William Barnes, ertesi günlerde olacak kötü olayları raporlayan bir yazıcı icat eder. Bu raporlar yardımıyla olayları yaşayacak kişilere bildirim niteliğinde gönderdikleri haber manşeti görünümlü bildirimleri ve derneğin kurduğu bu sistemi fark eden ilk kişi Marry Cooke olur. Bunu diğer üç arkadaşına da anlatır fakat dörtlü, başlarına geleceklerden habersizdir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100462</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38b8f9e3-b5a2-4e0b-9d6b-ada34eef8268.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Avcısı</image:title>
            <image:caption>Bütün düşlerin gerçeğe dönüştüğü, açık denizlerin derinliklerinde bir yerdir Düş Denizi. Yaşlı balıkçı Piyeto’dan Düş Denizi’nin sırlarını öğrenen Elmo, günün birinde ondan ayrı düşer. Ama düş avcılığı ve Düş Denizi sayesinde ona kavuşma ümidini asla yitirmez…  Kardelen Adası’ndan cam bir şişenin içinde Piyeto’ya gönderdiği mektuplar, deniz atı Buğu ile korsanlara karşı verdikleri mücadele, usta bir düş avcısı olma çabaları, adadaki hayvanlarla kurdukları dostluklar ve daha nicesi bu kitabın konusunu oluşturuyor. Sen de bu maceralardan haberdar olmak ve düşlerini Düş Denizi’ne ulaştırmak istiyorsan bu kitap tam sana göre! Umarım günün birinde senin de bütün düşlerin gerçek olur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83fe23c3-2b59-4f18-bb87-8d0d3296a216.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Çağdaş Eğitim</image:title>
            <image:caption>Türk Devrimi’nin en önemli atılımı, hiç kuşkusuz, tüm yurttaşlarına sağladığı çağdaş, laik, nitelikli, bilimsel ve ücretsiz eğitimdir. Henüz Kurtuluş Savaşı sürerken toplanan Eğitim Kongresi, tüm dünyaya Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin bilim ve eğitim olacağını ilan etmiştir. Ne yazık ki bu anlayış, karşıdevrim süreciyle birlikte aşındırılmış, kazanımlar birer birer yok edilmiştir. Elinizdeki kitap, Cumhuriyet Kitapları’nın Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte gerçekleştirdiği bir imecenin sonucudur. Prof. Dr. Türkan Saylan’ın yol göstericiliğinde, otuz yılı aşkın bir süredir yurttaşlarımızın aydınlanma kavgasına omuz veren ÇYDD’nin eğitim konusunda birikimini okurlarımıza aktarmaktan kıvanç duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100464</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75cbf0f4-fffa-4a40-9c31-002a48ad2819.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Bir Uzaylı Macerası</image:title>
            <image:caption>Uzaylılar neden kötü olsun ki?
İlk çocuk romanında okurlarını fantastik bir yolculuğa çıkaran Sabri Safiye, uzaygemisinin kayıp kaptanı Felis’in izini süren dört yakın arkadaşın macerasını özgün üslubuyla anlatıyor. Hayvan hakları, bilim ve teknoloji gibi güncel temalarıyla dikkati çeken roman, çocukları soluk soluğa okuyacakları, sürprizlerle dolu bir maceraya davet ediyor; görünenin ardındaki görünmeyenin keşfine merak uyandırıyor. “Uzaylılar kötüdür!” klişesi ve gezegendeki kaynakların sonlanma tehdidi üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor. Üstelik, bu anlamlı ve heyecanlı macera bitecek gibi de değil!
Konusu
Dilek, Rıza, Mert ve Belma’nın okul servisi diye bindikleri minibüs, onlara beklenmedik bir rota çizer. Pembe ve fıstık yeşili bu eski moda araçtaki tuhaf yaratıkların yardım çağrısı üzerine afallayan çocuklar, kayıp kedi için harekete geçerler. Ancak, bir yandan uzaylı dostları, bir yandan gizemli motosikletli derken, bu “tüylü” macerada başlarına gelmedik kalmaz. Gizlice girmeyi başardıkları ürkütücü laboratuvarda da hiç beklemedikleri sırlar ortaya dökülecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100465</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f306b5c-98ff-41f0-af1a-420c9ec87814.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Ekonomisini Anlamak</image:title>
            <image:caption>Son kırk yılda reform ve dışa açılma ile birlikte Çin dünya tarihinde daha önce eşine rastlanmayan bir ekonomik büyüme sağlamıştır. Yüzyıllar boyunca dünyanın en büyük ekonomisi olan Çin bugün de dünyanın en büyük ikinci ekonomisi durumundadır. Çin’in ünlü iktisatçılarından Cai Fang bu eserde Çin ekonomisini hem tarihsel perspektiften incelemekte hem de geleceği ile ilgili öngörülerde bulunup İmkânsız Üçgen, Malthus Yoksulluk Tuzağı, İkili Ekonomi, Demografik Fırsat, Reform Fırsatı, Orta Gelir Tuzağı ve Küreselleşme gibi kavramlar üzerinden okurların Çin ekonomisini anlamasına yardımcı olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a43e60f4-991a-447f-8810-2793bacc800d.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Türkçe -İspanyolca Sözlük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>* Gerek modern ve arı, gerek yöresel, gerekse arkaik anlam ve kullanımlarıyla 40.000 madde altında toplanmış binlerce Türkçe sözcük, deyim ve atasözü * Bilim, tıp, matematik, hukuk, ekonomi, askerlik, denizcilik, felsefe, edebiyat, biyoloji, anatomi, botanik, zooloji, iletişim gibi çok çeşitli konularda zengin bir sözcük dağarcığı * Her sözcüğün morfolojik açıklamasıyla önem sırasına göre değişik anlamları, mecazi, teklifsiz ya da argo kullanım biçimleri * Türkçe fiillerle edatların gerektirdiği tümleçlerde ismin halleri ve İspanyolca karşılıklarının almaları gereken edatlar * Yabancı kökenli sözcüklerde, uzun ve kısa hecelerle vurgunun yeri açısından doğru telaffuz göstergeleri * Sözcüklerin özellik gösteren anlamlarına örnek tümceler * Arapça ve Farsça kökenli eskimiş sözcüklerin ve Batı dillerinden geçmiş olanların yeni Türkçe karşılıkları * Yabancı kullanıcılar için Türkçe telaffuz kuralları ve dilbilgisinin ana hatları * Sayılar, saat ve tarih * Coğrafya adları * Türkçede en çok kullanılan kısaltmalar * Unas 40.000 entradas que contienen gran cantidad de acepciones, locuciones, expresiones y proverbios de la lengua turca hablada en Turqua, con sus signifıcados modernos, arcaicos o regionales, en materias muy variadas como las Ciencias, la Medicina, las Matemáticas, la Biologa, la Anatoma, la Botánica, la Zoologa, el Derecho, la Economa, la Literatura, la Gramática, la Filosofa, el Arte, la Informática y muchas otras * Definiciones morfológicas de todas las palabras * Usos familiares o de argot de muchas palabras y locuciones * Diferentes acepciones de las palabras y sus signifıcados figurados, según la frecuencia de uso * Declinaciones exigidas por verbos y posposiciones en turco, así como preposiciones exigidas por verbos españoles* Indicación de la posición del acento y de las sílabas largas y breves en palabras de origen no turco * Ejemplos para facilitar el uso de algunas palabras con algún signifıcado especial * Equivalentes modernos para las palabras de origen árabe o persa, así como para los barbarismos procedentes de lenguas occidentales * Reglas de pronunciación y principios básicos de grámatica de la lengua turca para hispanohablantes * Números, expresión del tiempo y de la fecha *Lista de algunos topónimos *Lista de las abreviaturas más usadas en Turquía</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100467</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6595e22-3295-44ec-a3c5-fd1a2e8b856b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Ayrıksı Tangosu</image:title>
            <image:caption>“Nasrah Nefer adını daha önce duymamıştım. Erdal Beşer’in Ruhun Ayrıksı Tangosu adlı dosyasını okurken tanıma fırsatı yakaladım. Bu eser, Beşer’in uzun süredir üzerinde çalıştığını bildiğim ‘yaşam öyküsü romanı’ bağlamında nitelenebilecek oldukça kapsamlı bir çabanın ürünü. Nitekim başlıyorsunuz okumaya, soluk soluğa sayfaların arasına dalıyorsunuz, göz açıp kapayana dek bitiriyorsunuz. Nasrah’ın serüveni düz bir hikâye gibi akıtılmıyor, tam tersine Beşer, anlatısında pek çok ayrıntıyla birlikte yoğun bir art alan kurup geliştirerek romanı sürdürüyor. Böyle olunca yapıta ciddi yükseklik de kazandırıyor. Bizler de, pek çok kazanım elde ediyoruz bu okuma eyleminde. Roman kahramanın yaşadıkları öylesine çetin engeller ve baskılamalarla dolu ki, okurken insanın sırtı ürperiyor. Yazar anlatısında okuru kıskıvrak yakalamayı, üstelik onda enikonu bir kavramsal tortu bırakmayı da başarıyor.” 
M. Sadık Aslankara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100468</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7caef273-d01b-4ddc-b23b-16ca06204603.jpg</image:loc>
            <image:title>İntikalü’l-Ma‘Na Bi’l-Meczi’l-Mürseli Kıraatün Delaliyyetün Fi Kitabi ‘Umdeti’l- Huffaz Li’s-Semin El-Halebi</image:title>
            <image:caption>İntikalü’l-Ma‘Na Bi’l-Meczi’l-Mürseli Kıraatün Delaliyyetün Fi Kitabi ‘Umdeti’l- Huffaz Li’s-Semin El-Halebi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5e9c0d0-b1d5-46c5-b766-1e60704ac799.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahhabiler – I Teori, Doktrin ve Tarih</image:title>
            <image:caption>Vahhâbîliğin Kökenleri 
Michael Cook 
 
İslâmi Reformun Kökenleri ve İlk Gelişimi 
Ahmad S. Dallal 
 
Muhammed Hayyâ el-Sindî ve Muhammed ibn Abdülvahhâb 
John Voll 
 
İbn Teymiyye ve Vahhâbî Teokrasisi 
Henri Laoust 
 
Vahhâbîler, Kâfirler ve Dışlayıcılığın Sorunları 
Elisabeth Sirriyeh 
 
18. ve 19. Yüzyıl İslâmı’nda İçtihat ve Taklit 
Rudolf Peters 
 
Saray Uleması: Büyük Ulema Komitesi Üyelerinin Yolu 
Nabil Mouline 
 
Suudi Arabistan’da Din, Siyaset ve Edebiyat 
Werner Ende 
 
Vahhâbîler 
Richard Hartmann 
 
Vahhâbî Liderleri ve Şam Paşası Arasında Yazışma 
Heinrich Leberecht Fleischer 
 
İç Savaş, Dış Müdahale ve Siyasi Meşruiyet Sorunu: Bir 19. Yüzyıl Suudi Kadısının İkilemi 
M. J. Crawford 
 
İslâm İçi Bir Düşman Olarak Vahhâbîlik 
Esther Peskes 
 
Baas ve Suudî-Vahhâbî Düşüncesinde Aşiretçilik 
Olivier Carré</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c552399c-a7d6-48de-8328-a6c08680302c.jpg</image:loc>
            <image:title>O Yaz</image:title>
            <image:caption>O Yaz 
Geçmişini ezbere bildiğimiz birini ne kadar yargılayabiliriz? 
 
 
Gençlik yıllarında tüm yazlarını beraber geçirmiş bir grup arkadaş, yıllar sonra tekrar bir araya gelir. Ne var ki hiçbir şey planladıkları gibi gitmez ve yirmi sene önce yarım kalan gizemli bir oyunun içine girdap gibi çekilirler. Deniz ve güneşle iç içe geçen keyifli yazların aksine, o gece bazı bedellerin ödenmesi kaçınılmaz olacaktır. 
 
O Yaz, çocukluğun masumiyetiyle yetişkinliğin derinliği arasında sarsılmaz bir köprü oluşturuyor. Çocukluğun sihirli halatlarıyla kurulmuş bağların, en zor anlarda bile insanı kolladığını hatırlatan, tek solukta okunan bir roman. 
 
 
 &quot;Dünyaya yalnızca bir kere bakarız, çocuklukta. Gerisi hatıradır.&quot; -Louise Glück</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc52898-5f00-44fa-8f4b-4a244d25be5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çehov – Bir Yazarın Romanı</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünya şimdiki gibi; bir yanda acımasız cellatlar, öte yanda onlara boyun eğen kurbanlar olarak bölünmüştü. Her şey miskinlik ve adilik içindeydi. Bu adilikten iğrenmeksizin, öfkelenmeksizin, gerekli acıma duygusu ile söz edecek bir yazar bekleniyordu. 
Edebiyatın o zamanlar kafalar üzerinde büyük bir egemenliği vardı. Bu avare, bilgili ve ince beğenili insanların aradığı, parlak bir eğlence, temiz bir estetik duygu değildi, bir doktrindi. Sözcüğün tam anlamıyla bir yol göstericiydi Rus yazarı... Avrupalı okur gibi &apos;Biz neyiz?&apos; diye sorulmuyordu. Korku ile &apos;Biz ne olmalıyız?&apos; diye sorguya çekiliyordu. Her yazar da kendi yönteminde bir yanıt vermeye zorlanıyordu. Karamazov Kardeşler yeni çıkmıştı. Saltıkov Şçedrin Golovyev Ailesi’ni yazıyordu. Turgenyev’in güzel ve melankolik öykülerinin tutulduğu bir dönemdi. Tolstoy ise kraldı, Tanrıydı. 
Ve bütün Rusya’nın saygı duyduğu bu büyük adamlar arasında, yalnızca geçimini sağlamayı düşünen, alçakgönüllü bir delikanlı, Anton Çehov da ilk öykülerini yazmaktaydı...&quot; 
İkinci Dünya Savaşı&apos;nda Auschwitz toplama kampında yaşamını yitiren Ukrayna asıllı Fransız yazar Irène Némirovsky&apos;nin, Çehov&apos;un yaşamını kaleme aldığı bu önemli yapıtını, Oktay Akbal&apos;ın eşsiz Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100472</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6f635d6-6a82-494a-a1f0-60da427db83f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Bak!</image:title>
            <image:caption>Bir annenin haklı ama bir o kadar da komik isyanı...

Hayatımızın miladı artık “çocuk”.

İçimdeki Buhranlar adlı kitabında içimizdeki buhranların gönüllü sözcülüğünü üstlenen Gökçe Yavaş Önal, Anne Bak! ile bu kez hamilelik ile çocuk sahibi olma sürecinde bir kadın olarak neler yaşayıp hissettiğini mizahi bir dille çizgilerine taşıyor.
 
Annelik kimliğiyle birlikte “hızla” değişen hayatından renkli kesitler paylaşan sanatçı, toplumun kadına yüklediği rollerin yanı sıra hurafe, dedikodu ve önyargıların, üzerinde yarattığı baskıyı ve dayatılan mükemmellik algısını da komik bir perspektiften ele alarak anlatıyor.
Eveet... Geri kalan hayatımıza hoş geldik!

Anne Bak!, zaten yeterince “kirlenen” dünyaya masum bir bebek getirme ikileminden hem fiziksel hem de duygusal anlamda anneliğe hazır olup olmama sorunsalına; hamileliğin yorucu ama bir o kadar da tatlı sürecinden bebeğin ilk kez kucağa alındığı o unutulmaz anlara; lohusa sendromundan babalık müessesesi ve diğer aile büyükleri ile ilişkilerdeki gelgitlere; bebeğin, dünya için küçük ama ebeveyn için büyük(!) önem taşıyan “ilk”lerinden bebeğin göz açıp kapayıncaya kadar çocukluğa terfi etmesine kadar pek çok şeyi; kısaca anneliğin binbir hâlini sayfalarına taşıyor.

Başına ne geleceğinden o kadar habersiz ki...

Anne adaylarının ve elbette müstakbel babaların zihinlerini meşgul eden pek çok sorunun yanıtını kahkahalar eşliğinde veren bu matrak kitap, yıllar önce benzer deneyimleri yaşayan kıdemli anne-babalara da anılarını neşeyle yâd etme fırsatı sunuyor.   
 
Anneliği, kimilerinin ısrarla savunduğu gibi kutsal bir görev gibi görmeyip, tamamen içgüdüleriyle hareket etmeyi tercih ettiğini söyleyen Gökçe Yavaş Önal; anneliğin biraz da yolda öğrenilen bir şey olduğunu ve anne-çocuk ilişkisinde yaşanan her şeyin aslında kendiliğinden geliştiğini ifade ediyor.
 
Annelik çok güzel, gelsenize!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100473</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efbbd654-ba3d-41e1-86b1-7c73d1754943.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Beşleri</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIM (Arka Kapak) 
İdeolojik bir zeminden beslenen erken Cumhuriyet dönemi kültür-sanat politikalarına ışık tutarak, Türk müziği tarihinin en önemli kırılma noktası olan müzik inkılabı ekseninde Türk Beşleri olarak bilinen ilk kuşak bestecilerin üretimlerini ve düşünce dünyalarını derinlemesine inceleyen bu kitap, öncelikle nesnel yaklaşımı ve bilimsel niteliğiyle önceki çalışmalardan ayrı bir yerde duruyor. 
Bir asırlık Cumhuriyet tarihinin yalnızca müziğinin değil, hegemonik bir yaklaşımla tasarlanan tüm kültürel alanlarının nasıl inşa edildiğini anlamak isteyenler için bir rehber niteliğinde olan kitap, gerek konuyu geniş bir perspektifte yorumlaması gerek içeriğinin derinliği bakımından bugüne kadarki en kapsamlı araştırma olarak öne çıkıyor. 
Daha önce popüler müzik alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Uğur Küçükkaplan, bu defa tümüyle devlet aklıyla kurgulanıp Cumhuriyet seçkinleri tarafından tahayyül edilen bir müziğin izini sürerek, Türk müziği tarihinin 20. yüzyılına damga vuran bir ütopyayı hem siyasi hem de müzikal cepheleriyle gözler önüne seriyor. 
 
UĞUR KÜÇÜKKAPLAN: Beş yaşında müzikle tanışarak piyano derslerine başlayan Uğur Küçükkaplan, lise yıllarında Pera Güzel Sanatlar’da piyano ve solfej eğitimi aldı. Daha sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girdi ve Genel Müzikoloji ile Etnomüzikoloji ve Folklor anabilim dallarında çift anadal yaparak mezun oldu. Aynı kurumda yüksek lisansını tamamladı. Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli gruplarla ve sanatçılarla çalıştı, konserler verdi. 2005’ten itibaren beş sene boyunca Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Bölümü’nde yürütülen çeşitli projelerin müzik direktörlüğünü yaptı. Turkish Cultural Foundation’un desteğiyle hazırlanarak sanal ortamda hizmete sunulan Türk Müziği Sözlüğü’nü hazırlayan ekipte yer aldı. Bir müddet eğitimini tamamladığı konservatuvarda solfej dersi verdi. Arabesk müziğin yapısal özelliklerini müzikal analizler ekseninde incelediği Arabesk: Toplumsal ve Müzikal Bir Analiz adlı ilk kitabı, Ayrıntı Yayınları etiketiyle 2013 yılında piyasaya çıktı. Popüler Türk müziği üzerine yapılmış en kapsamlı araştırma olan ikinci kitabı Türkiye’nin Pop Müziği de 2016’da aynı yayınevinden yayımlandı. Çeşitli dergilerde yazdı. Bir dönem Andante’de yazar ve yayın kurulu üyesi olarak yer aldı. 2003’ten itibaren özel olarak piyano, solfej, armoni, kontrpuan, teori ve müzikal analiz dersleri veren Küçükkaplan, zaman zaman müzikle alâkalı belgesellere danışmanlık yapmakta ve müzikoloji alanındaki çalışmalarını sürdürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100474</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2ad9fa-1a3c-4e22-b080-e7bd8d67fcac.jpg</image:loc>
            <image:title>Zen Büyük Patlama</image:title>
            <image:caption>ZEN: BÜYÜK PATLAMA 
Ezberleri bozan, zihnin sınırlarını zorlayan bir kitapla tanışmaya hazır olun! 
Zen: Büyük Patlama kitabında Osho, aşk, özgürlük, kadının toplumdaki rolü, çocuğun mahremiyet hakkı ve yaşam amacı konularında merak edilen soruları yanıtlıyor. Onun bakış açısı ve olaylara yaklaşımları, her zaman olduğu gibi, şaşırtıcı, rahatsız edici ve hatta biraz da kışkırtıcı. 
Zen: Büyük Patlama, çoğunluğa uyum sağlamak ve sevilmek için zihnini ve kalbini çürümeye terk eden ancak bir şeylerin yanlış gittiğini hisseden ve artık dönüşmek isteyen herkes için yazılmış bir kitap. Bu kitap, okurlarını, hayattan tam anlamıyla zevk almalarını sınırlayan koşullu inanç sistemlerini ve önyargıları incelemeye ve bunlardan kurtulmaya davet ediyor. 
“Toplum, seni vasat bir insana dönüştürmek ister çünkü toplum her zaman zeki insanlardan korkar. Sokrates gibi zeki insanlar toplum için tehlikelidir. Onlar tehlikelidir çünkü zekâ, her zaman asiliği tetikler. Zeki biri her türlü köleliğe karşı isyan edecektir. Yanlış olan her şeye isyan edecektir. Zekâ her zaman özgürlüğün, bireyselliğin ve özgünlüğün yanındadır. Sahte ve düzmece olan her şeye karşı savaşır.” 
 
“Osho, 20. yüzyılın 1000 ilahından biri...” 
The Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100475</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575fe0d7-8e30-4163-a8ea-21f7ef171e16.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Tarot Destesi</image:title>
            <image:caption>Pratik Tarot: Her Güne Tarot Bilgeliği, gündelik koşuşturmacalar içerisinde yolunu kaybetmiş gibi hissedenlerin içsel bilgeliklerine erişme ve ilham verici bir yaşam yaratmaları için onlara sezgisel araçlar sunuyor. 
 
Dünyaca ünlü Brigit Esselmont’un yöntemlerini kullanan Pratik Tarot: Her Güne Tarot Bilgeliği, Tarot’un kadim bilgeliğini kullanarak istediğimiz hayatı inşa etmeniz için size mistik ve kişisel gelişim temelli, farklı bir yaklaşım vaat ediyor. 
 
Bu deste; alışılmışın dışında, modern çizgilere sahip illüstrosyonları ile öne çıkıyor. 
 
Pratik Tarot: Her Güne Tarot Bilgeliği, tarot ile nasıl bir ilişki kurması gerektiğini bilmeyen acemileri de tarot ile tanışması için mistik bir davet 
 
Bu tarot seti 78 adet modern çizimli tarot kartı ve açıklamalı kitapçığı içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100476</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86233687-84e1-4fdc-a611-9c00bea99af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalık</image:title>
            <image:caption>Zorbalıkla savaşmaya hazır mısınız?   Zorbalığın gerçekten balık olduğunu düşünüyorsanız, bizim sınıfın da bir akvaryum olduğuna inanıyor olmalısınız. Ancak Okan püskülü, kuyruğu olan bir balık hiç değil; yalnızca bana göre fazlasıyla iri ve zorba biri. Bense kürdan gibi inceyim. Kuş tüyü bir yastık bile beni hastanelik etmeye yeter.   Annem rüzgârlı havalarda dışarı çıkmama izin vermiyor. Uçup gitmemden korkuyormuş. Bu durumdan şikâyetçi olduğumu sanmayın, tam tersi çok mutluyum. Yalnızca gözümü morartan, elbisemi çekiştirip duran, lakap takıp dalga geçen sonra da “Şaka yaptım, kazayla oldu,” diyen zorba Okan’dan kurtulabilmeyi isterdim.   Belki zorbalıklardan kurtulmam için güçlü pazılara gerek yoktur. Bir çaresi olmalı, ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100477</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/160f5886-8e3d-4fe8-a6ae-729e7de92a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Kaos</image:title>
            <image:caption>İlk anda tedirginlik yaratsa da “kaos” başlangıcın ta kendisidir!
Değil midir?
 
 
 
Balık(sı) hafızalarımız gittikçe daha da sığlaşıyor. Her şey elimizin altında (cebimizin içinde) durduğu için aklımızda tutmamıza gerek yok, en olmadı açar, Google hazretlerine sorarız...
 
Kitabı ekrandan ayıran ince ve derin çizgiyi seviyor, bu yüzden derliyoruz
2016-2022 arasında dijital dünyada olup bitenler hakkında yazılmış bu makaleleri... O vakitler neler olmuştu da bugünlere neden-nasıl geldi dünya, bu Dijital Kaos nasıl başladı ve devam etti, bize söylenmeyenler nelerdi; bilelim diye... Dijitale geçiş dönemine şahit olmamış kuşaklar (dijital yerliler) o dönemi yaşamış, konuya vâkıf birinden (bir dijital göçmenden) dinlemek isterlerse diye... “Oradaydı, şimdi burada...”
 
İnsan hafızasının, dijital yaşamın ve kâğıtla mürekkebin birleştiği yerden seslenen Tanol Türkoğlu’nun hoşsohbet anlatımıyla, o hep merak ettiğimiz sıfırlı birli dünyanın içinde alıcı gözle dolanıp; olanları, olacakları anlayalım biraz. Kaçırmamamız gereken detaylar ve tam ortasında yer aldığımız bir süreç var zira. Mimarlığını Z Kuşağı’nın yaptığı kaotik rüzgârlarla gelmekte olan bir süreç...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100478</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8851bc7-63da-47da-bcd9-1e0cbde2a323.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Ortak Evimiz</image:title>
            <image:caption>“Hawaii Adaları’nda nesli tükenen endemik bir tür olan Kauai kuşunun, 1987’de kaydedilen son sesini dinlediğimde insanoğlunun tabiat üzerine kurduğu acımasız baskının ürperten melodisiyle yüzleştim. Letafetiyle yürekleri yumuşatan bu kuş türü, dişilerin ve erkeklerin birbirlerine söyledikleri şarkılarla meşhurdu. Ne var ki yaşadıkları bölgeye gelen insanların getirdiği kentleşmenin ve küresel ısınmanın etkisiyle değişen dengelere yenik düştüler. Tek tek dünyadan ayrıldılar. Onlar artık yalnızca masallarda yaşayacaklar. Sesleri bu âlemde bir daha asla işitilmeyecek. Tüm bunlara rağmen umudumuz var. 
 
Bu kitapta, doğanın dostu olan, onun sesine kulak kesilip söylediklerini bize tercüme eden kendisini doğanın bir parçası olarak görenlerin hikâyeleri var. Hikâyelerimiz birbirimize ilham, tabiata şifa olsun! Hayatımızı faydalı olmak ilkesiyle taçlandırabilirsek attığımız her adım iyilikten yana olacaktır. Tabiatı ve tüm canlıları tanımaya ve onlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya çalışmalıyız. Bu dünya ortak evimiz. Bu evi güzel ve temiz tutmak, gelecek nesillerin de yuvası kılmak bizlerin ortak yükümlülüğü.” 
(Emine Erdoğan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100479</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb779be-c0ee-42c2-b855-9da109b2a380.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Boş Ev</image:title>
            <image:caption>Kendimi bildim bileli evlere bakmak için dışarılarda geziniriz, yakışmayan çiçek ve saksıları bahçelerden alırız. Sulama aletlerinin yerini değiştirir, posta kutularını düzeltir, ağır olduklarından çimlere konmaması gereken süs eşyalarını kaldırırız. Ayaklarım pedallara yetişecek yaşa geldiğimde arabayı ben kullanmaya başladım. Böylece annem biraz daha özgürlük kazandı. 
 
Yıpranmış ilişkiler, takıntılı eşler, sinir krizi geçiren ebeveynler, aklını kaybeden yaşlılar, ortadan kaybolan çocuklar… 
 
Samanta Schweblin 2015 Ribera del Duero Öykü Ödülü’nü kazanan Yedi Boş Ev’deki öykülerde akıl sağlığı pamuk ipliğine bağlı bir insanlığa ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100480</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e12ac66-f79d-4ecb-9824-b464df3231e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tango</image:title>
            <image:caption>Tango daha önce de gördüğümüz gibi milongayla başlamış, milongadan doğmuş, başlarda cesur ve mutlu bir dansmış. Sonradan tangonun takati kesilmiş ve hüzünlenmiş, hatta Ernesto Sabato’nun yakın zamanda çıkardığı bir kitapta, “Tango, dansı yapılan hüzünlü bir düşüncedir,” gibi bir laf dahi geçiyor.  İki lafa, iki sözcüğe dikkat çekmek istiyorum. Öncelikle, “düşünce”. Tango bir düşünceye karşılık gelmiyor bence, daha derin bir şeye, bir duyguya tekabül ediyor. Sonra da ilk tangolara uyarlanması kesinlikle mümkün olmayan “hüzünlü” sıfatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100481</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67a10487-efbe-4f3a-b3a4-338eaeb72afb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Gece</image:title>
            <image:caption>Neden doğrudan metinleri incelemiyorsunuz? Eğer metinler hoşunuza giderlerse ne âlâ; eğer hoşunuza gitmezlerse onları hemen bırakın, zira zoraki okuma kadar saçma bir eylem olamaz, onun yerine zoraki mutluluktan bahsetmeyi yeğlerim. Bence şiir hissedilen bir şey ve eğer siz şiiri hissetmiyorsanız, eğer güzellik hissiniz yoksa, eğer bir öykü sizde daha sonra ne olacağını bilme arzusu uyandırmıyorsa, yazar onu sizin için yazmamıştır. Onu bir kenara bırakın, edebiyat dikkatinize layık olan ya da olmayan, yarın okuyacağınız başka bir yazarı size sunacak kadar zengindir. 
 
 Borges, edebiyatı bir çeşit rehberli rüya; neşeli, eğlenceli, şaşılacak bir keşif olarak yeni bir gözle görmemi sağladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100482</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0770925c-a0cd-4464-ab37-da40a3839b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi</image:title>
            <image:caption>Feminist külliyatın bugün hâlâ başvurulan bu ilk ve en temel eseri, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmaları, daha kapsamlı bir eğitim görebilmeleri, çalışmaları ve sonuçta özgürleşmeleri gibi, yazıldığı dönemde bir kadın tarafından ağza alınması bile imkânsız görünen konuları içerir. Kadın hakları savunucusu Wollstonecraft, kadını sistematik bir şekilde maruz bırakıldığı aşağılanmadan kurtarmak uğruna, dünyaca ünlü yazarlara, dönemin saygın din adamlarına, politikacılarına korkusuzca verip veriştirir. 
 
Çağdaşlarının aksine, okuma yazma öğrenmeden eline iğne ipliği alıp nakış işlemeye başlayan kız çocuklarını takdirle değil endişeyle izleyen feminist yazar, kadınların eğitimini yalnızca ev işleriyle sınırlandıran milli eğitim raporunu da görünce, hırsla kadını bu noktaya getiren tüm görüşleri akıl yürütmeye dayalı açıklamalarla çürütmeye koyulur ve kadının, erkeğin imkânlarına sahip olduğunda toplumun kazanabileceği değerleri savunur. 
 
Kadınların eğitim, evlilik, çalışma gibi farklı alanlarda yapması gereken devrimin detaylarıyla anlatıldığı eser, hem Wollstonecraft’ın içten yazımını deneyimlemek hem de günümüzde kadın haklarının ve toplumsal cinsiyetin geldiği noktayı görebilmek açısından önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100484</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c94c51f-8382-4891-b3c6-77057fe10a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustaların Ustası - Selin</image:title>
            <image:caption>Selin, Ustaların Ustası’yla yine aramızda. Selin kim mi? Hani şu meraklı hem çokbilmiş hem de muzip, bazen gülüp eğlenen bazense gözyaşlarını tutamayan, kimi zaman saf kimi zaman kurnaz sayılan, yaramaz olduğu kadar da sevimli, bıcırık bir kız. Bunları onu bilenler söylüyor. Selin, Püsküllü Bela kitabında da merak zilimize zır zır basıp, “Hınzırlıklarımla karşınızdayım,” demişti ya, Selin o işte! 
 
 
  Doğan Gündüz’ün duru, renkli, sürükleyici anlatımıyla edebiyat arkadaşlarımızın arasına kattığı Selin, illüstratör Nuray Çiftçi’nin yalın ve güçlü çizgileri eşliğinde bu kez de Selin, Ustaların Ustası’ndan gülümsüyor hepimize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100485</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a4f2ee2-b413-4ee1-871c-118a0067f980.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapuska Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Izzy ve arkadaşları okul yemekhanesinde olup bitenlerden fena halde endişeli. Yemekler bozuldu ve aşçılar nedense durup dururken başlık takmaya başladılar. Ya yüzlerindeki o tuhaf gülümseme! Martıların okul çevresinde yoğunlaşmalarının nedeni ne olabilirdi ve menüye yeni giren yemeğin içinde ne vardı? Maisie’nin kaybolmasıyla her şey açığa çıktı: Aşçıların şeytani bir planı vardı ve her an saldırıya geçmeleri an meselesiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100486</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c9bdbe0-b1e7-4776-97b0-453961cb0768.jpg</image:loc>
            <image:title>Tetikleyiciler</image:title>
            <image:caption>KONUSU: Her birimizin, her insanın bazı tetikleyicileri vardır. Biri bir şey söyler ve aniden midemize yumruk yemiş gibi oluruz. İçimizde öfke kabarır. Biri bir şey yapar ve anında parlar ya da korkuyla alarm durumuna geçeriz. Biri belli bir tavırla üstümüze gelir ve dağılıp suçluluk duygusu ya da utançla paramparça oluruz. Geçmişte, çoğunlukla çocuklukta çözülmeden kalmış bir meseleden ya da yaşadığımız bir travmadan kaynaklanan tetikleyiciler birden acı dolu anlar yaşamamıza yol açar; öfke, üzüntü, korku, utanç, suçluluk, pişmanlık ya da çaresizlik içine sürükleniriz… Tetikleyiciler tepkiyle karşılandığında acı çekilmesi ve yeni yaraların açılması kaçınılmazdır. Oysa tetikleyicileri özgürleştirici keşiflere dönüştürmek ve daha önce açılmış yaraları iyileştirmek mümkündür. Tetikleyicilerin ne olduğuna, neden oluştuklarına ve nereden geldiklerine odaklanan Jungcu psikoterapist David Richo onlarla nasıl başa çıkacağımızı anlatırken psikolojik, nörobiyolojik ve spiritüel kaynakları değerlendiriyor. Beynimiz, zihinlerimiz tetiklenen bir durumu daha anlamlandırmadan bedenlerimizin neden tepki verdiğini anlamamıza yardımcı olan Richo huzuru ve duygusal dinginliği bulmak için tetikleyicilerimizi nasıl kullanışlı araçlara dönüştürebileceğimizi gösteriyor. Tepkisel değil etkisel olmanın, otomatik reaksiyon göstermek değil bilinçli yanıt vermenin yollarını ortaya koyuyor. Geçmişte acı çeken ama artık o deneyimlerini özgürleştirici ve iyileştirici araçlara, anılara dönüştürmek isteyen herkes için bir rehber…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100487</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab93d92-02ca-4cd3-b1a7-3b2e4836d72d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihöncesinde Türkiye’de Neler Oldu ?</image:title>
            <image:caption>Türkiyenin tarihöncesinde köylüleşme süreci yaklaşık 6.000 yıl sürmüştür.Yerleşik yaşamın ilk izlerinden günümüze yaklaşık 13.000 yıl geçtiği göz önüne alındığında,köylüleşme sürecinin neden bu kadar uzun sürdüğü her zman merak uyandırmıştır.Bir başka merak uyandıran konu ise yerleşkeliğin hemen başında meydana gelen gelişmelerdir.Günümüzde pek çok insanın ilgisini çeken göbeklitepe ce Karahantepe gibi kazılarda gün ışığına çıkarılan anıtsal buluntular,konunun uzmanı olmayanlar tarafından öne surulen kimi bilim dışı ve gerçeklerle dayanmayan yorumlarla adete bilgi kirliliğine dönüşmüştür.bu kitap Türkiye sınırları içinde keşfedilen ve günümüzden bir milyon üç yüz bin yıl öncesine tarihlendirilen ilk insandan kent devletlerine uzanan serüvenine arkeolojik veriler ışığında yorumlar getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100488</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e453ac3-eb33-495b-92c3-0abb3b54c6ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşşi,Kumarbi,Telipinu,Ullikummi Ve Tanrisal Saltanatin Kesin Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Türünün bir ilki bu mitolojik ve tarihi roman,sizi şimdiye kadar gitmediğiniz,görmediğiniz tanımadığınız,adını bile duymadınız çok değişik dünyalara,kentlere,köylere,dağlara,bayırlara,göklere,denizlere ve başkaca coğrafi bölgelere götürücek,iyisiyle kötsüyle nice tanrı,insan,azman yaratık,hayvan akıl almaz olaylar ve doğa güçleriyle tanıştıracaktır.Göreceğiniz tüm yerler,kentler dağlar bayırlar şimdilerde yok olmanın eşiğine gel se de asla uydurma değil.gerçektir. Bazıları sizin de yakın olarak okuyunca gözünüzde yeniden şekillencek,onca olaylara gebe olmasına karşın niçin şimdiye kadar sizlere anlatılmadğına ve görmediğinize şaşırıp kalacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100489</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae229f1b-c287-4e9a-a15d-340ee1d28bea.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman Gazi</image:title>
            <image:caption>Dedemle tarih gezileri yapmaya başladık yakın zamanda. Artık tarih daha ilginç bir şey gözümde. Sürekli tarih kitapları okuyor, tarihî belgeseller izliyorum. Geçmişle ilgili her şeye hemen dikkat kesiliyor, öğrendiklerimi not alıyorum. Şimdiden tam üç defter doldurdum. O kadar ilginç şeyler ki öğrendiklerimi daha çok defter eskiteceğim galiba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100490</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac43196-7bb7-4acd-bf8b-8c184d40fa54.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavuz Sultan Selim</image:title>
            <image:caption>DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – YAVUZ SULTAN SELİM 
 
  Dedemle tarih gezileri yapmaya başladık yakın zamanda. Artık tarih daha ilginç bir şey gözümde. Sürekli tarih kitapları okuyor, tarihî belgeseller izliyorum. Geçmişle ilgili her şeye hemen dikkat kesiliyor, öğrendiklerimi not alıyorum. Şimdiden tam üç defter doldurdum. O kadar ilginç şeyler ki öğrendiklerimi daha çok defter eskiteceğim galiba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100491</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f622cf3-1b9a-4d83-b87f-53db7d0adc98.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanuni Sultan Süleyman</image:title>
            <image:caption>Dedemle tarih gezileri yapmaya başladık yakın zamanda. Artık tarih daha ilginç bir şey gözümde. Sürekli tarih kitapları okuyor, tarihî belgeseller izliyorum. Geçmişle ilgili her şeye hemen dikkat kesiliyor, öğrendiklerimi not alıyorum. Şimdiden tam üç defter doldurdum. O kadar ilginç şeyler ki öğrendiklerimi daha çok defter eskiteceğim galiba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100492</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b7177a-b999-430e-8214-9b8bc57726f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Abdülhamid</image:title>
            <image:caption>DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – SULTAN ABDÜLHAMİD 
 
  Dedemle tarih gezileri yapmaya başladık yakın zamanda. Artık tarih daha ilginç bir şey gözümde. Sürekli tarih kitapları okuyor, tarihî belgeseller izliyorum. Geçmişle ilgili her şeye hemen dikkat kesiliyor, öğrendiklerimi not alıyorum. Şimdiden tam üç defter doldurdum. O kadar ilginç şeyler ki öğrendiklerimi daha çok defter eskiteceğim galiba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100493</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff3866e-f75b-42d9-a9d5-cc77b90814c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Sultan Mehmed</image:title>
            <image:caption>DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – FATİH SULTAN MEHMED 
 
  Dedemle tarih gezileri yapmaya başladık yakın zamanda. Artık tarih daha ilginç bir şey gözümde. Sürekli tarih kitapları okuyor, tarihî belgeseller izliyorum. Geçmişle ilgili her şeye hemen dikkat kesiliyor, öğrendiklerimi not alıyorum. Şimdiden tam üç defter doldurdum. O kadar ilginç şeyler ki öğrendiklerimi daha çok defter eskiteceğim galiba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100494</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b976b365-ddd4-4c42-93fc-f708038a85be.jpg</image:loc>
            <image:title>Zekanın Görsel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, türümüz mağaraları süslemeye başladığından bu yana bize eşlik eden zekâ biçimlerimizin büyüleyici hikâyesini anlatmaya çalıştım; dilsel ve görsel olarak. 
Haritaları, grafikleri, planları, karikatürleri ve resimli kitapları soyutlayıp bir araya toplama yeteneği beni hep büyülemiştir. İyi bir çizim, karmaşık bir savı sentezleyebilir. Görsel sezgi o kadar güçlüdür ki bir şeyi anladığımızı belirtmek için &quot;artık görüyorum&quot; deriz. Sözcükler analiz etmeye, çizimlerse odaklamaya yarar. 
Marcus Carus ve ben becerebildiysek, bu kitap bir havai fişek gösterisinin parçasına dönüşecektir. Bir görüntü, güzel bir anlam dağılımı içinde çok başarılı olabilir. Deneyimin tadını çıkarın. JOSE ANTONIO MARINA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100495</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abcff2a1-939f-495d-9073-57198f3b0c33.jpg</image:loc>
            <image:title>‘Keşke’den İyi Ki’ye</image:title>
            <image:caption>İnsanların senin yüzüne bakıp içinde kopan fırtınaları anlamalarını çaresizce beklemekten vazgeçmeye ne dersin? Ne istediğini, neye ihtiyaç duyduğunu birinci ağızdan söylemeye ve kendi kalbi kırık haklılığının derin yalnızlığından azade olup “meğer yanılmışım” diyebilmeye var mısın? “İyi ki”leri huzurla kabul eden bir mutluluğa yelken açmaya hazır mısın? Çatık karşılığının onayı mı, güler yüzünün yanılgısı mı tercihin? Seni gerçekten mutlu edecek olan hangisi? 
 
Yalnızlık bazen dış dünyadan istediğini alamayanın kibirli geri çekilişi, bazen daha fazla örselenmekten korkanın sığınağı, bazen varlığı şaibeli bir efendinin talebi, bazen de yaratıcı eylemlerin ön koşulu olan bir tek başınalık halidir. Yani yalnızlık kiminin yarası, kiminin yara bandı, kiminin de yara merhemidir. 
 
Ancak ve ancak seni terk edebilme gücünü̈ verdiğin birini gerçekten sevebilir, ancak ve ancak sana sadakatsizlik etme iradesini verdiğin birine gerçekten güvenebilirsin. 
 
 “Bir terapist, danışanını dinlerken zihninden neler geçirir, o dünyada nasıl gezinir? Sevgili meslektaşım Erkin, öykülerinde terapinin nasıl sanat gibi icra edildiğini ve terapistin bir sanatçı edasıyla danışanlarına nasıl yaklaştığını sıcacık üslubuyla dört farklı öyküyle bizlerle paylaşmış. Bir solukta okuyacaksınız.” 
 
Klinik Psikolog Ceyla Taner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100496</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48e7ef1-c135-4483-972e-1a1c3f440ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Aşk Hayatı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap çok iddialı! Serda Büyükkoyuncu’nun sihirli kalemi mitoloji gibi karmaşık ve entrika dolu bir dünyayı çok keyifli bir şekilde anlatıyor.
Satırların arasında kaybolurken hem çok şey öğrenecek hem de çok eğleneceksiniz.
 
Hikâye anlatmak zor iş... Hele ki içinde mitoloji varsa daha zor. Bunu 1980’lerden beri hikâye anlatan bir profesyonel rehber ve tarihçi kimliği ile söylüyorum.
Her aşamasına şahitlik ettiğim ve hikâye anlatıcılığının en güzel örneklerinden olan bu kitabın okurlarıyla buluşmasından çok mutluyum. Uzun zamandır Serda’nın birikiminin ve kalemindeki büyünün bir kitaba dönüşmesi gerektiğine inanıyordum. Defalarca “Hadi!” demem gerekti ama değdi. Sayfaları çevirdikçe ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Serda tanıdığım en kültürlü, bilgili, esprili ve hoş sohbet insanlardan biri. Bilgiyi hem kullanır hem de paylaşır ama kendini parlatmayı çok sevmez. Yıllardır Instagram hesabından takipçilerine eğlenceli ve eğitici bilgiler veriyor. Ve artık kitaplarıyla da okurlara ulaşacak.
“Tanrıların Aşk Hayatı” onun ilk kitabı ama devamı geliyor.
Bu bir kitap serisi ve elinizde tuttuğunuz da serinin ilk eseri.
Sadece Serda’nın dostu değil kitabın editörü olarak diyebilirim ki bu sayfalardan öğrendiklerinize çok gülecek, çok şaşıracak ve kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
Önce antik dünyaya giriş yapacak, sonra dünya mitolojisine tadımlık bir bakış atacaksınız. Ardından en kapsamlı ve en eğlenceli kısma geçip Yunan mitolojisinin engin sularına açılacaksanız. Dünya tarihinde bugün bile izleri görünen olaylara sahne olan birbirinden renkli hikâyeler okuyacaksınız.
Kendinize keyifli bir alan açın, kitabı elinize alın ve bitmesini istemeyeceğiniz bir yolculuğa çıkın. Antik çağlardan günümüze kadar evrene dair sorgulanan ne varsa, hepsine mitoloji gözünden bakmaya hazır olun.
Tanrılar dünyasına hoş geldiniz!
Saffet Emre Tonguç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f997a87-6f6a-4b84-a137-732d5b86cc0d.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un 100 Mücevheri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3 İMPARATORLUĞA BAŞKENTLİK YAPMIŞ, İKİ KITA ÜZERİNE KURULMUŞ VE İÇİNDEN DENİZ GEÇEN TEK KENT OLAN İSTANBUL BİR HAZİNE. 
O HAZİNEDEKİ SAYISIZ MÜCEVHERDEN SEÇİLEN 100 YER, BU KİTAPTA BULUŞTU. GÖRÜLMEMİŞ AÇILARDAN 200’E YAKIN FOTOĞRAF EŞLİĞİNDE DÜN VE BUGÜN ARASINDA BİR YOLCULUĞA DAVETLİSİNİZ. 
 
 
Heyecanlandıran, mutlu eden, ilham veren bir şehir İstanbul. Ve her zaman merak edilen… 
Kaldırılan her taşın altından yeni bir hikâyenin çıktığı, her sokağın farklı bir yüzle selam verdiği, söyleyecek sözü hiç bitmeyen bir şehir İstanbul. Ve anlattıklarıyla her zaman şaşırtmayı başaran… 
Onu keşfetmek isteyenleri binlerce yılın renkli, coşkulu, acı-tatlı izleri üzerinde yükselen bir köprüden geçiren; her adımda Roma’dan Cumhuriyet’e, Bizans’tan Osmanlı’ya selam verdiren bir şehir… 
O köprünün avuçlarınızın içine sığan hali, işte bu kitap. 
Müzelerden camilere, parklardan saraylara, okullardan adalara, kiliselerden hanlara 
İstanbul’u 100 farklı yerden göreceksiniz. İmparatorlar, şairler, mimarlar, valide sultanlar, 
paşalar, sanatçılar ve daha sayısız isim, sayfalar arasında gezinirken size eşlik edecek. 
Kitabın içine çok renk, çok duygu, çok bilgi, çok fikir ve çok fotoğraf sığdı. Ama en çok, tarifsiz bir İstanbul sevgisi sığdı. Ona yaptıklarımızla çok yorulmuş olmasına rağmen inatla dünyanın en güzel şehri olmayı başaran İstanbul’u sevmekten vazgeçmeyenlere armağan olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac25e7c0-e454-424b-85c0-1e9278ad6544.jpg</image:loc>
            <image:title>Our Playful World</image:title>
            <image:caption>Themes such as international awareness, rights and freedoms as well as variety have found voice and travelled around the world by meeting with the curiousity and creativity of a child and came back with a plenty of letters. Now, thanks to Sarp the game of the world is ahead of us. Yahoo! We play games! 
*** 
Sarp has been excited for days. He had sent letters to children all around the world and asked them to tell him about the games they played.  
After days, the mail carrier comes with a bag full of letters. Now, it is time to open them!  
Would you like to join him in reading the letters? 
 


Uluslararası bilinç, hak ve özgürlükler, çeşitlilik gibi temalar dile geldiler, bir çocuğun merak duygusu ve yaratıcılığıyla buluşup dünyayı gezdiler, bir dolu mektupla da döndüler. Şimdi Sarp’ın sayesinde dünyanın oyunu önümüzde. Yaşasın oyun oynamak! 
 
*** 
Sarp günlerdir heyecan içinde. Dünyanın dört bir yanına mektuplar gönderdi. Şimdi ise mektup arkadaşlarından yanıt alma zamanı. İşte postacı geliyor. Bakalım çantasından neler çıkacak? Acaba Sarp hangi oyunlarla tanışacak? 
 
Uzaklardan gelen yepyeni oyunlarla neşelenmeye hazır mısınız? 
 
Özden Özkanoğlu 
Dr. Özkanoglu is an international educator living in Houston, Texas. She is a play advocate who believes that young children reach their best potential through developmentally appropriate play experiences inside and outside. 
She grew up playing with her sisters and friends all day and still enjoys discovering new games with her students and her own kids.  
As a teacher and teacher trainer, Dr. Özkanoglu has traveled all around the world, visited schools, and worked with amazing teachers who share the same passion for creating a nurturing environment in which children can flourish. She is a nature lover who spends most of her time in the woods with her family observing trees, chasing butterflies, and watching birds.  
 
Yusuf Tansu Özel 
Mr. Özel studied graphics and worked in this field for many years. One day, he decided to follow his dreams and went on a long trip with his family. He saw new places every day and made visual stories of the places he visited. The more he drew, the more he realized how much he loved illustration and painting. After he returned home, he decided to paint for children.   
He lives in İstanbul, Turkey, with his wife, son, and daughter. Besides illustrating books, he facilitates creative workshops for children to share his passion for illustration.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a430d812-5650-4779-9dff-5d661bdf9181.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon 9 - Gösteri Yapıyor</image:title>
            <image:caption>Yarı vampir yarı peri! Benzersiz ve çok eğlenceli!

Annesi peri, babası vampir... Isadora da yarı peri yarı vampir!
 
Her yıl düzenlenen vampir balosuna çok az zaman kalmıştı ve
Isadora sabırsızlanıyordu. Ancak bir sorun vardı!
O da diğer vampir çocuklarla bir yetenek yarışmasında yarışmak zorundaydı!
 
Bakalım Isadora performans gösterecek kadar cesur
olabilecek mi?
 
Yoksa gösteri yapmaktan vazgeçip seyirci mi kalacak?
 
20’den fazla ülkede yayımlanıyor,
çocuklar bayılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9514593a-e3b1-45be-9a27-522a19d4c7ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishane Günlüğü</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIM (Arka Kapak) 
1942 yılının Ağustos ayında Vietnam-Çin sınırını geçerken gözaltına alınan Ho Chi Minh, insanlık dışı koşullarda bir yıldan fazla tutuklu kaldı. Hapishane Günlüğü, Ho’nun bu süreçte klasik Çin şiirinin “Tang” formuyla yazdığı şiirlerden oluşmaktadır. Ho bu şiirlerde, baskı altındaki tutsağın umutlarını ve gelecek düşlerini iyimser bir söylemle yansıtır. Kendi deyişiyle bu karanlık günlerden onu “özgürlüğe yakınlaştıracak dizeler söylemek” için yararlanmıştır. Böylece, prangalı mahkûmların yağmur altında geçtikleri dağ yolu ya da karanlık hücreye sızan ışık huzmesi üzerine yazılan yalın dörtlükler genel siyasal mücadelenin metaforları haline gelir. 20. Yüzyıla damgasını vurmuş bir milli kurtuluş savaşı önderinin, sadece “siyasal direnç bildirisi” olmakla kalmayan, otuza yakın dünya diline çevrilmiş ve “Vietnam Ulusal Hazinesi” sıfatıyla anılan alçak gönüllü, lirik şiirleri. 
HO CHI MINH (1890-1969) 
Devrimci, politikacı, şair ve Vietnam Demokratik Cumhuriyeti’nin ilk başkanı. 1890’da orta Vietnam’daki Annam bölgesinde doğdu. Gerçek adı Nguyen Sinh Cung’du. “Ho Chi Minh” adı “aydınlatan, ışığa kavuşturan” anlamına gelir. Yirmi iki yaşında, Londra’ya gelene kadar bir Fransız gemisinde hamal olarak seyahat etti. Londra’da üç yıl kaldıktan sonra uluslararası işçi hareketinin birçok lideriyle tanıştığı Paris’e gitti. Fransız Sosyalist Partisi’ne katıldı ve 1919’da Versailles Konferansı’nda Çinhindi’nin sömürge ülkeleri için eşitlik çağrısında bulundu. Daha sonra, Komünist Enternasyonal’in kongrelerine katıldığı Rusya’ya geçti. Sonrasında Çin’e gitti ve burada Komünist Parti ile ilişki kurdu. 1927’de milliyetçi Çan Kay Şek komünistlere büyük bir katliamla ihanet ettiğinde, Ho Chi Minh kıyımdan kurtulmayı başardı. Çin’de ve o dönemki adlarıyla Burma ve Siam’da dönüşümlü olarak devrimci grupların örgütlenmesine katıldı. 1930’da Vietnam (Çinhindi) Komünist Partisi’nin kuruluşunda yer aldı. Fransızlar tarafından gıyabında idama mahkûm edildi. 1941’de Vietnam Bağımsızlık Cephesi’nin (Viet Minh) kuruluşunu ilan etti. 1942’de, Japon işgaline karşı birleşik mücadele için görüşmelerde bulunmak amacıyla gittiği Çin sınırında milliyetçi Kuomintang’ın polisi tarafından hapse atıldı. Ünlü Hapishane Günlüğü’nü oluşturan şiirlerini yazdığı bir yıldan fazla süren tutukluluğunun ardından serbest bırakıldı. Ayrılışından yirmi sekiz yıl sonra ülkesine dönerek Japon işgalcilere karşı gerilla mücadelesini başlattı. 1945 yılında ülkenin bağımsızlığını kazanmasının ardından sosyalist işçi ve köylü devleti Vietnam Demokratik Cumhuriyeti kuruldu. Fransız sömürgecilerin savaşla karşılık vermesi üzerine dokuz yıl sürecek yeni bağımsızlık savaşı başladı. 1954’te Fransızlara karşı kazanılan büyük zaferin ardından Ho Chi Minh, Vietnam Devlet Başkanı ilan edildi. Bağımsızlık ve demokrasi sürecinin onuncu yılında, sömürgeciliğin dünya jandarmalığı rolünü üstlenmiş ve Güney Vietnam hükümetinin hamiliğini yapan ABD doğrudan savaşa dâhil oldu. Amerika’nın 1964’ten 1968’e kadar süren bombardıman savaşına karşı direnişi ve Güney Vietnam’daki ulusal kurtuluş cephesi Vietkong’un efsanevi mücadelesiyle Ho Chi Minh bütün dünyada kurtuluş hareketlerinin sembolü haline geldi ve bağımsızlık mücadelesi veren sömürge ülke halkları nezdinde büyük önder sıfatıyla selamlandı. Başkan Ho Chi Minh, beş milyona yakın Vietnamlının yaşamını kaybettiği savaşın büyük zaferle sonuçlanışını göremedi. Geçirdiği kalp krizi sonucu 2 Eylül 1969’da yetmiş dokuz yaşında yaşamını yitirdi. 
Kullanılan Reklam Mecraları: Sosyal Medya ve Gazete/Dergiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0003f5cd-4789-411a-bc28-44087616d10b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesleki ve Teknik Eğitim-Görüşler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, ülkemizin bugün içinde bulunduğu durumdan rahatsız olan, milletinin huzuru ve refahı için bir şeyler yapılması gerektiğine inanan, düşünen, kafa yoran bazı Teknik Öğretmenlerin   Mesleki Teknik Öğretim ile ilgili  görüşlerini okuyacaksınız. Bu görüşler yazarlarının görüşleridir. Kitaba özgün haliyle konmuştur.  
* 
Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar. 
Mustafa Kemal Atatürk 
* 
Milli sanayisini kuramayan toplumlar, kendi markalarını üreten toplumların hizmetçisi olmaya mahkûmdur. 
Dr. İlhami Pektaş 
* 
İcat ettiğimiz her yeni teknoloji, başka yeni teknolojileri icat etmemize yarayan bir araç haline geliyor ve böylece büyüyerek devam ediyor. 
Dan Brown</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100503</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fe7cfdc-6e70-46f6-b530-c024fcd7eca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Katilleri ve O Doktor</image:title>
            <image:caption>“VİCDAN OLMADAN BİLİM, RUHUN HARABESİDİR.” 
– FRANÇOIS RABELAIS 
 
Bu kitapta Atatürk’ün son hastalığında görev alan tüm doktorlar ve aramızdan ayrılışına kadar olan tüm anlara, belgelere ve anılara kronolojik olarak tanıklık edeceksiniz... 
Öyle ki o süreçte yurtdışından gelen ve bugüne değin sadece iki satırla anılan “çok özellikli” (!) doktorların geçmişte ve gelecekte nelerle uğraştıklarını ve başlarına neler geldiğini okuyacaksınız. 
Hele bir doktor var ki Hitler’in gözünü kan bürüdüğü yıllarda (1933-1944) yaptığı ölümcül deneylerle adından söz ettirmiş ve ne tesadüftür ki “ölümlerinden kısa süre önce” sırasıyla Romanya Kraliçesi Marie, Asrın Lideri Atatürk, Yunan Başbakanı Metaksas ve Bulgar Kralı Boris’in teşhis, muayene ve tedavisinde bulunmuştur. 
Bir hekim düşünün ki kütüphaneden kitap, meslektaşlarının laboratuvarlarından testis çalsın, hastalarının yüzüne tükürsün, ölen kızına evinde otopsi yapsın. Ve daha nice ahlak yoksunu davranışlar, akıllara zarar verecek anekdotlar. 
Peki böyle bir doktoru Atatürk’ün tedavisi için kim çağırdı, o doktor ile Asrın Lideri arasında neler yaşandı? 
Tüm bunların ayrıntılarını belgelerle öğrenme fırsatını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100504</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c37f96-daf2-4d22-b4b1-6e455e70e6bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Melek Terörist Fahişe</image:title>
            <image:caption>DEVLET, MAFYA, GENELEV PATRONİÇESİ ÜÇGENİNDE, SOLUK SOLUĞA BİR DÖNEM ROMANI 
 
Holly, Lilli ve Iris gibi ünlü film karakterlerini şaşırtıcı biçimde canlandıran güzel kadın melek mi, terörist mi yoksa fahişe mi? 
Ünlü gazeteciyi ağına nasıl düşürdü? Amaçlarına neden alet etti? 
Matilt Manukyan nasıl Türkiye’nin en zengin iş insanlarından biri oldu? Dünyanın bir numaralı genelev patroniçesi Madam Manukyan’ın otomobilini havaya kim uçurdu? Ermeni terör örgütleri mi, milliyetçiler mi, muhafazakârlar mı yoksa mafya mı? 
70’li yıllara damgasını vuran Ermeni terör örgütü ASALA’nın arkasında kim vardı? Lideri Agop Agopyan nasıl öldürüldü? 
Londra’da başlayan, İstanbul’u birbirine katan ve Atina’da sona eren büyük macera için hazır olun! 
Dönem romanlarının büyük ustası Osman Balcıgil’in kaleminden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100505</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219922f4-b2a4-4f83-95d7-60207585f6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhabbet Duaları Aşkın Dorukları</image:title>
            <image:caption>İki ruh, dua ile bir araya gelirse, bağ en derin yerden kurulmuş olur... 
Bir kalbi gerçekten çok seversen, onu sadece Allah’tan iste. Bunun en samimi ve saf yolu, Dua’dan geçer… 
MUHABBET DUALARI: 
Barışma 
Geri getirme 
Aldatılmaya son verme 
Aşkı artırma yolları 
Cazibeli olma 
Evde, aile içi huzur 
İlişkiyi şifalandırma 
Kısmet açma 
Evlilik, eş bulma 
Yalnızlığa son verme 
Evliliği kurtarma 
Bitmeye yüz tutmuş ilişkiyi canlandırma 
Ve aşka, ilişkiye dair en etkili Dua, Ritüel, Uygulama ve Tılsımlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100506</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f91ace55-8e64-4399-8d00-49fe85254063.jpg</image:loc>
            <image:title>Radyo Hld Sonsuzluk Bağı Antoloji Şiirler-1</image:title>
            <image:caption>Bu antolojide şiire gönül vermiş ve yüreğinden süzmediği tek bir kelimeyi bile kağıda dökmemiş yirmi beş kalemin dizelerini okuyacaksınız. 
Sevgiyle atılan her adım sonsuzlukta yerini alır dedik ve koyulduk yola. Özenle hazırlandık bu yolculuğa.. Şiirdir ruhun dizelerle yaptığı resim rengarenk bir tablo uzatıyoruz gözlerinize yurdun dört bir yanından kan bağı olmadan can bağı ile birbirine kenetlenmiş yirmi beş kalem. Biz biliyoruz ki şiirler şairlerden uzun yaşar bu nedenle, yarınlara bugünlerden ölümsüz bir nefes bırakıyoruz. 
Şahidi olacağınız bu yolculukta, heybenize sonsuz saadet dolması dileğiyle!.. 
Bu dostluk bağının kurulmasında emeğini hiç esirgemeyen Hakan Çakmakçılar ve sevgili eşi Semra Aydın Çakmakçılar’a çok teşekkür ediyoruz. Ömür boyu dostluğa diyoruz. 

Çünkü sanatta saygı ilkemizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100507</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93e40c66-bbb3-434c-b051-65c841639ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarının Teknolojileri İş Başında</image:title>
            <image:caption>Dördüncü Sanayi Devrimi ufukta! Hiç hayatımızı bu kadar hızlı ve kökten değiştiren teknolojik yeniliklerin olduğu bir zamanda yaşamamıştık. Yapay zekâ, blokzinciri, akıllı robotlar, kendi kendine gidebilen arabalar, üç boyutlu baskı, ileri genomik teknolojiler ve bu kitapta ele alınan diğer inanılmaz teknoloji trendleri yeni bir sanayi devriminin habercisi. 
Nasıl buhar, elektrik ve bilgisayarlar sırasıyla ilk üç sanayi devriminin itici güçleri olduysa, bu kitapta yer alan 25 teknoloji de Dördüncü Sanayi Devrimi’ne yön veriyor. Önceki devrimlerde olduğu üzere, bu devrim de işletmeleri değiştirecek, iş modellerini yeniden şekillendirecek ve tüm sektörleri dönüştürecek. 
Bernard Marr kitabında farklı ölçekte ve sektörlerde şirketlerin yenilikçi iş çözümleri için yarının teknolojileriden nasıl yararlanabileceklerini açıklıyor. Çok çeşitli trendleri ele alıyor ve şirketlerin bu yeni ve ufuktaki teknolojileri pratikte nasıl kullandıkları hakkında örnekler veriyor. 
Şirketinizi geleceğe hazırlar ve yol haritanızı çizerken bu kitap size rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100508</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15374873-3092-425b-b545-d51f2615d577.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Çeken İnsan</image:title>
            <image:caption>Siz, hiç acı çektiniz mi? Ya da tam bugün, hangi acıların birleşimi ruh hâlinizi boyuyor? 
Psikoloji ne yazık ki insanların üzerinde en rahat konuşup spekülasyon yaptıkları bilim dalıdır. Oysa bu spekülasyonlar, psikoloji biliminin gerçekliğiyle pek çok zaman çelişen ve çoğu zaman da yalnızca tahminlerden ibaret olan bilgilerdir. 
Aslında psikolojinin temel olarak neyi incelediği sorulsa bence yanıt, ‘acı çeken insanı’ olacaktır. 
İnsan psikolojisinin merkezinde aslına bakılırsa düşünce değil, acı çekme kapasitesi ve acı çekmek vardır. 
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel kapasite düşünme olsa bile düşünme, empati gücüyle birleştiğinde devamında acıyı getirmektedir. 
Acı çekme veya acı çekme kapasitesi insanı diğerlerinden farklı ve insan ya da daha bir insan kılmaktadır. 
Peki, “Psikolojik rahatsızlıklar genetik midir?” 
“Parasızlık erkekler için neden acı vericidir?” 
“Az veya çok konuşan bir insan, anormal bir insan mıdır?” 
“Öldürmeyen acı güçlendirir mi?” Elinizdeki kitapta, benzer birçok sorunun yanıtını bulacaksınız!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35b49372-9613-40b3-91b4-23bfd30f2488.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijitalin Kitabı mı Olur?</image:title>
            <image:caption>İster kurumsal bir şirket ister dün kurulan yeni bir marka olun; dijitalin büyüleyici bir o kadar da korkutucu dünyasında nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız ya da gittiğiniz yolda kendinizi biraz kaybolmuş hissediyorsanız, bu kitap tam size göre. Kitabın ilk bölümü yenidünyada bir marka kurarken dikkat edeceğimiz, kimlik ve markanın varoluşa dair unsurlarını; ikinci bölümü ise dijital dünyada markanızı parlatmak, fark yaratmak ve bu işi hakkını vererek yapmak üzerine önerilerimi içeriyor. Bu kitabı baştan sona da okuyabilirsiniz, sadece ilgili bölümlerdeki hap bilgilerden anlık da yararlanabilirsiniz. 
 
Elma Yayınevi yeni kitabı Dijitalin Kitabı mı Olur ile yenidünyada dijital pazarlama konusuyla buluşturuyor okuyucusunu. Metaverse, NFT ve günümüzün tüm öne çıkan konuları sizlerle… 
 
Yazar Hakkında: 
Göksemin Gökalp Özdemir, 1984’te Elazığ’da doğdu. Yeditepe Üniversitesinde İşletme eğitimi aldıktan sonra TNT Express’te çalışmaya başladı. Yine aynı okulda tamamladığı MBA eğitiminin ardından da Calvin Klein, Swatch, G-Star Raw, Vakko gibi markalarda marka yöneticiliği yaptı. 2015 yılında kendi işini kurarak marka yönetimi ve dijital stratejiler konusunda danışmanlık vermeye başladı. Bugüne kadar 900’ü aşkın girişimin büyüme sürecinde yer aldı. Google Launchpad, Google Developers Group, İş Bankası Workup, Hackquarters, WeWork Labs, Seedstars, Grants4Apps ve Startupbootcamp gibi girişimcilik programlarında mentorluk yapıyor ve bu dünyanın 20’den fazla ülkesinde Türkiye’yi temsilen jüri ve mentorluk görevleri üstleniyor. Türkiye’nin en iyi üniversite ve şirketlerinde, “Dijital Dünyada Marka Olmak”, “Girişimcilik ve Marka Stratejileri” üzerine eğitimler veriyor ve konuşmalar yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/984c16cb-9f49-4724-a52e-f5d93b831b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsan Kralın Kızı</image:title>
            <image:caption>ALMAYA GELDİĞİM ŞEYİ ELE GEÇİRDİĞİM ANDA ONUN HAKKINDAN GELMEK İÇİN YETERİNCE ZAMANIM OLACAK. 
 
Efsanevi bir hazinenin anahtarı olan gizemli bir haritayı ele geçirmesi için görevlendirilen on yedi yaşındaki korsan kaptan Alosa, düşmanlarına bile isteye yakalanıp gemilerini aramak için kendine mükemmel bir fırsat yaratıyor. 
 
Acımasız korsanlardan hiçbir farkı olmayan genç kaptanın haritaya ulaşmasının önünde sadece tek bir engel var: Kendisini kaçıranların arasında beklenmedik bir şekilde zeki ve son derece yakışıklı bir korsan olan yardımcı kaptan Riden. Ama endişelenmeye gerek yok çünkü Alosa’nın da birkaç numarası var. Zaten hiç kimse Korsan Kralın Kızını durduramaz. 
  “Levenseler bu eğlenceli, hızlı ve romantik deniz fantezisiyle ETKİLEYİCİ BİR İLK ROMANA imza atarak korsanlar, sirenler ve ıssız adalardan oluşan alternatif bir dünya yaratıyor… SAKIN KAÇIRMAYIN.” - Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100511</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc90b4a0-2d61-4768-9746-19c0140407d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetlilerin Krallığı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kötülerin Kraliçesi olmayı kabul eden Emilia, Cehennem Prensi Öfke ile birlikte Yedi Çember’e doğru yola çıkar. Orada kendisini lanetlilerin hüküm sürdüğü bir dünya beklemektedir. 
 
Yedi Çember’e gelen Emilia şaşaalı saraylar, gizemli davetler, birbirine ihanet eden prensler ve kafa karıştırıcı ipuçlarıyla dolu bir dünyayla karşı karşıya kalır. Bir zamanlar müttefiki olan Öfke’ye yeniden güvenebilecek midir? Yoksa Öfke ondan doğasıyla ilgili tehlikeli sırlar mı saklıyordur? 
 
Lanetlilerin Krallığı’nda ilk kural kimseye güvenmemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa8fac7-07bb-48c6-980a-e22a103d2e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin Bebeğim!</image:title>
            <image:caption>Hoş geldin bebeğim, işte buradasın
Şu tatlılığa da bakın
Minicik ve pırıl pırılsın
Başta atan bir kalptin yalnızca
Şimdiyse başlamak üzeresin bu güzel hayata…
Yeni bir bebekle gelen özel duyguları anlatan,
kalplere ve evlere hoş geldiniz diyen tatlı bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100513</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4ce407-4bb6-4813-b3cb-a066ae37c107.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Güçlü ile Ülkü kardeşlerin gemi kaptanı olan babalarına kavuşmalarına daha üç ay vardır. Babaları, onu çok özleyen çocuklarına bir oyun öğretir. Oyunun adı zamanı hızlandırma oyunudur.
Peki, nedir bu zamanı hızlandırma oyunu? Zaman, nasıl olurda daha hızlı akabilir? Her şey bu oyunla başlar. Ülkü ve Güçlü, yaşadıklarını Mutluluk Günlüğü&apos;ne yazarlar. Günlük zamanla sıcacık ve mutlu hikâyelerle dolar. Peki, onları bu kadar mutlu eden şey nedir? Kimlerin hikâyesi Ülkü ve Güçlü sayesinde mutlu sona kavuşur?
İki kardeşin duygu dolu maceralarına ortak olmaya hazır mısınız? Hazırsanız Mutluluk Günlüğü size sayfalarını açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100514</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72fe2541-3314-4185-a581-ea36cb661782.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerden Göğe Ağaçsın</image:title>
            <image:caption>Atalarımız, toprağın derinliklerine kök salan ve gökyüzüne doğru yükselen şeylere &quot;ıgaç / yıgaç&quot; demişler. Biz bugün onlara &quot;ağaç&quot; diyoruz. Hem derinlere hem de göklere doğru büyümek çok güzel olmalı. Sen de her gün büyüyorsun, bir ağaç gibi.
Bu kitapta elli tane ağaçla tanışacaksın. Elli farklı yaşam öyküsü. Hep birlikte büyüyeceksiniz.
“Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100515</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/307cf9f3-5e97-40c8-99ab-b1222299332c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekilin Ben Okurum</image:title>
            <image:caption>Bu öyküler kimler için? Bu öyküler haklarını arayan okurlar için! Kitabın kahramanları Benekli Fil, Çita Kita, KarKarınca, Dev Lama, Bilmiş Baykuş, Koala Ko, Ahtapot Çillipot, Okumaz ve Kitapların Kralı Kızıl Panda... Hepsi de hem kitaplarla hem de kendileriyle ilgili müthiş keşifler yapıyorlar. ŞIMDI SIKI DUR! Sen de bu kitabın bir kahramanı olmak üzeresin! 
Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Anıl Basılı, tüm çocukları kitapların zengin dünyasına davet ediyor ve onları “okur” olma kavramıyla tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100516</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe7faaa8-00af-4598-8be0-3b93cff310dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Kim Sarılacak?</image:title>
            <image:caption>“Keşke dişli bir kadın olsaydı. Dengesiz, buhranlı davranabilseydi, bir deliyi bile kaçıracak kadar manyaklaşsaydı. Sakin, uyumlu bir kadındı, kimseyi incitmemişti, başkalarının önceliklerini gözetmişti. Belki kendini incitmek de kötülüktü. Sırf bu sebeple kötü kadındı belki. Bunca susması, durması, basiretsizliğindendi, belki onda gelişmemiş bir ahlak açığı veya toplumsal rolünde olgunlaşmamış bir köşe vardı.” 
Annenin ölümü, beş kardeşi pek yakında yıkılacak aile evinde bir araya getirir. Abla Yaprak’ın huzursuz kumandasında geçirilen bir hafta sonunda, yaşarken kendini ele vermeyen annenin ufak tefek sırları ortaya çıkar. Yaprak, annesiyle ne çocukken ne de o ölüme giderken kurabildiği yakınlığı anlamlandırmak peşindedir. Anneyi ve yıllar önce bir deniz kazasında ölen kaptan baba ile annenin arasındaki tuhaf ilişkiyi çözebilmek için çocukluk anılarının parçalarını birleştirmeye çalışır…   
Sana Kim Sarılacak ağaç gibi ayakta durmaya çalışan bir kadının, yakınlaşma fırsatını kaçırmış bir anne kızın çarpıcı hikâyesi.    
 
 
Yazar Hakkında: 
Çağnam Erkmen, İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi ve İTÜ’de okudu. İlk öykü kitabı Aniden ve Hepsi Birden 2009’da, ikincisi Yok 2014’te yayımlandı. İlk romanı Öl (2016), ikinci romanı Yıldızfer (2018) Doğan Kitap’ta basıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea7cbc0-0571-40a7-8967-fa1e68ad7b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Homodominans</image:title>
            <image:caption>Hankyoreh Edebiyat Ödülü ve Surim Edebiyat Ödülü’nü kazanan Chang Kang Myoung’dan, daha güçlü olmak ve kazanmak için tekrar tekrar evrimleşen yeni bir insan ırkının, “Homodominans”ın hikâyesi… 
 
“Genler, bizim de bilmediğimiz yepyeni bir biz için en gerekli yeteneği geliştirerek gün yüzüne çıkardı. Bu, başkalarına hükmedip kendimizi kontrol etme yeteneğiydi. Bizler, yeni bir türde üstinsanlarız. Homo Sapiens’in bir sonraki ayağı olan Homodominans’larız.” 
 
Adımlarını durdur da ardına bir bak, 
Sana gözlerini belertip sırıtanlar var! 
İşte onlar, 
Yaşantına yön veren Homodominanslar! 
En güçlü üstinsan türünün doğuşu! 
İnsanlığın yaşamı ile güvenliğinin ortaya koyulduğu Homodominans’ın kanlı savaşı,  
Şimdi, burada gözler önüne seriliyor! 
 
Yazar Hakkında: 
Güney Koreli yazar Chang Kang-myoung, 1975 yılında Seul&apos;de doğdu. Yonsei Üniversitesi Şehir Plancılığı bölümünden mezun oldu ve bir inşaat şirketinde çalıştı. Ardından Dong-A Daily&apos; gazetesinde 11 yıl muhabir olarak çalıştı. Yazar olarak kariyerine 2011 yılında The Bleached adlı romanıyla başladı ve bu ilk kitapla Hankyoreh Edebiyat Ödülü&apos;nü kazandı. Pek çok romanı ve kısa öyküsü bulunan yazarın “Yılın Yazarı” da dahil olmak üzere pek çok ödülü bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100518</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf499e7-3308-4e36-bbc8-60e3092c5452.jpg</image:loc>
            <image:title>Evimizdeki Canavar</image:title>
            <image:caption>“Dünya halk sağlığı kurumları pandemilere karşı daha ziyade Titanik’teki tahliye sandalı sistemini andıran bir şekilde örgütlenmişlerdir: Şirketin eli sıkı ve basiretsiz tutumu nedeniyle birinci sınıf yolcuların büyük bir çoğunluğu, hatta mürettebatın bir kısmı boğularak hayatını kaybedecek; üçüncü sınıfta yolculuk eden yoksullarınsa binecek tek bir cankurtaran sandalları bile olmayacak; kaderlerine terk edilen bu insanların hepsi buz gibi sularda ölüm kalım savaşı vermek durumunda kalacaklar.” 
 
Türkçede büyük ilgi gören Gecekondu Gezegeni ile bilinen yazar ve aktivist Mike Davis, 2005’te yazdığı Kapımızdaki Canavar adlı kitabını Covid-19 pandemisiyle birlikte güncelledi: Evet canavar artık evimizde! 
 
Mike Davis’in kehanetlerinin birer birer doğrulandığı bugünlerde ortalığı saran komplo teorilerinin yarattığı toz duman havası dağılınca şapkamızı önümüze koyup kâr peşindeki ilaç tekellerinin, doğayı tahrip eden kapitalist şirketlerin, fast food endüstrilerinin, yozlaşmış yönetimlerin, bu viral kıyametlerde oynadıkları kilit rolü sorgular olduk. Yaşadığımız felaketi adlandırmak için tılsımlı “kader” ve “komplo” sözcüklerinden fazlası, kıyametin failini işaret eden bir bilinç gerekiyordu. İşte, Mike Davis’in viral kıyametin ekonomipolitiğini olanca çıplaklığıyla gözler önüne serdiği Evimizdeki Canavar bu bilincin eseri. 
 
Yazar Hakkında: Mike Davis, tarihçi, kent kuramcısı ve aktivist. Aralarında City of Quartz [Kuvars Şehri], Buda’s Wagon, Ecology of Fear [Korkunun Ekolojisi], Magical Urbanism [Büyülü Şehircilik], Dead Cities and Other Tales [Ölü Kentler ve Diğer Masallar] ve Jon Wiener’le birlikte kaleme aldığı Set the Night on Fire adlı kitapların da bulunduğu pek çok kitabın yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100519</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88761b4b-b6ee-4a50-8850-5b5d577e337e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtlaşmak</image:title>
            <image:caption>Evinden bir kez ayrıldığında artık sonsuza dek yabancısın demektir… 
 
Londra’da bir süpermarkette güvenlik görevlisi olarak çalışan Weston Kogi, halasının cenaze törenine katılmak üzere Batı Afrika’ya dönmek zorunda kalır. Yıllar önce ardında bıraktığı insanlarla tekrar karşılaşması ve kendisini bir cinayet dedektifi olarak tanıtması sonucu, iki farklı ayrılıkçı grup tarafından yerel kahraman Papa Busi’nin gizemli cinayetini araştırmaya zorlanır. Ancak cinayetin ardındaki gerçek, ülkeyi iç savaşa sürükleyebilecek kadar tehlikelidir. 

Arthur C. Clarke ödüllü bilimkurgu romanı Rosewater üçlemesiyle tanıdığımız Tade Thompson’ın ilk romanı Kurtlaşmak, yakıcı güneşin altında süregiden ve vahşeti hiç dinmeyen bir eve dönüş hikâyesi… 
 
“Muhteşem bir güç gösterisi” 
Adrian Tchaikovsky 
 
“Zekice. Sürükleyici. İnanılmaz!” 
Ann Leckie 
 
“Sert, inatçı ve düşündürücü…” 
M. W. Craven</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18bc7122-8a95-40d0-985c-2e9f28020c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Kod</image:title>
            <image:caption>Gerçek, sandığınız kadar gerçek olmayabilir! 
Genç Vincent’ın tek isteği yaşıtları gibi normal bir hayat sürmektir. Ancak dünyanın yapay zekâ tarafından yönetildiği ve tüm insanlığın sosyal kredi sistemine tabi tutulduğu distopik bir gelecekte işi hiç de kolay değildir. Annesini uçak kazasında yitiren ve mekanik hayvanları tamir ederek geçinmeye çalışan Vincent’ın hayatı, Alina Sartorius adlı gizemli bir kadının ziyaretiyle ansızın değişir. Artık Vincent için hem annesinin sır dolu geçmişiyle hem de dünyaya hükmeden karanlık sistemle yüzleşme vakti gelmiştir. 
 
Karanlık Gürültü ve Yapay Tanrı kitaplarıyla tanıdığımız Margit Ruile’den simülasyonun gerçekle iç içe geçtiği sürükleyici bir macera daha. 
 
“Gerçeklikten sanal dünyaya taşan heyecan verici bir av oyunu.” Straubinger Tagblatt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af8b2bc-3b41-4f62-ba61-1a0ff8f3b18d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karagözcüler İçin Tarih Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ben unutuyorum ama taş unutmuyor asla suda sektirilişi 
Çünkü taş biliyor ki su hep aynı hevesle zıplatacak onu göğsünde 
Ve su biliyor ki hiçbir şey canlı kalmayacak istese de üstünde 
 
Dip denen garip ve gri bir adresi var şu biçimsiz dünyanın 
Her taş bilerek doğar günün birinde kum olacağını 
Bu yüzden hep tarifsiz bir sancı gibi taşır çölünü içinde 
Unutmayı öğrendiğimi bile şehvetle unutmuşken 
Amaçsız savaşlar girdi araya 
Takvimler ekinokslar döngüler 
Kızdırılmış cemreler döküldü üstümüze kalenin burçlarından 
Öyle bir çağa denk geldik ki lirizminden soyundu insanlık 
Ve ben çoktan unuttum Okul harçlıklarına sığan bakkal mutluluğunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100523</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35fd4fa1-d5a3-41d7-a81a-d722765d8881.jpg</image:loc>
            <image:title>Makberimden</image:title>
            <image:caption>“Ağır sözler geçirmeli yaşamın koca biçimsiz kafasına. Hakkıdır bu, haksız yaşamların sonuçta. Yaza yaza bitirememiş mahir yazarlar, üstatlar, biz mi bitireceğiz, demeden yazmalı. Öyle yazmalı ki kelimeler cümleden kaçmak istemeli. Oynamalı hayatla, kapatıp uzun paragrafların üzerini, noktaya hasret bırakmalı cümleyi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100524</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef3845a5-b3db-439b-91d2-3e8051b08e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Sümbülün Fısıltısı</image:title>
            <image:caption>Büyükannesinin beklenmedik bir şekilde ortadan kaybolması üzerine onun mirasını geçici bir süreliğine devralan Alya, kendini hiç tanımadığı, varlıklı Işılay ailesinin bahçe bekçisi olarak bulur. Başta bunu normal bir görev olarak üstleneceğini düşünse de işler tam tersi yönü göstermektedir: bahçedeki sümbüller Alya&apos;ya bilmeceler fısıldıyorlardır. Hem de bu şiirli bilmeceler, Işılay ailesinin tahmin dahi edilemeyecek karanlık sırlarının ortaya çıkmasına vesile olacak bir sürecin ilk filizlenen tohumları olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100525</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c9190af-2218-4935-914b-77b773c4bc75.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Yok Şiirlerin</image:title>
            <image:caption>Adı olmayan şiiri nasıl bulabilirsin 
Düş kapanına yakalanmayan korkular gibi 
Sabahlara daha var oysa 
Bizim üzerimize tanıdığımız bulutlar düşmeden 
Yüreğim sor bana 
Bırak yıkmasınlar galata&apos;yı Adını koyamadığın bir şiiri nasıl yazabilirsin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5fa639-98cc-48c4-99bf-16995e3b2326.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek</image:title>
            <image:caption>Geçmişin zihin oyunlarına maruz kalan, hatırlayamadığı çocukluğunun ve şimdiki zamanın arasına sıkışıp kalan, geçmişin tozlu raflarında kendini bulmaya çalışan Hera, kaybedilen sevdikleriyle, kana bulanan ellerle, kül olan hatıraları ve kucağındaki küçücük bebekle her şeye yeniden başlayacak… 
 
Ona bu gerçeklerle birlikte yaşamayı öğretecek olan Uraz, Hera&apos;nın hayatını düzene sokmak isterken Tanrı onların hayatlarını bir kördüğüm gibi birbirine bağlayacak. Vakit, bu düğümleri çözme vakti değil, düğümleri kesip atma vaktidir. 
  “Şimdi sahne senin. Artık başrol sensin.”sılıklara açık tutarsan hiçbir şeyin imkânsız olmadığını görürsün…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116ef63c-d306-4f79-aa79-f6ce872daa8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambur</image:title>
            <image:caption>Hakan, 2020 yılında savaştan birkaç gün sonra Bakü&apos;de karşılaştığı Şule ile kısa bir süre sonra arkadaşlık kurar, o zorlu süreçte yeni arkadaşının etkileyici hayat öyküsünü dinler. Hakan, yılın sonunda memleketine geri döner. Şule ise yaşadığı ağır kaybın ardından iyileşme sürecine başlar ve kendine yeni bir sayfa açar. 
  Bir buçuk yıl sonra yolları İstanbul&apos;da yeniden kesişince, bu sefer Hakan&apos;ın farklı ve gizemli tavırları, dahası saklamaya çalıştığı gerçekler Şule&apos;nin dikkatini çeker. Şule&apos;nin ısrar ve devamlı desteğinden sonra Hakan&apos;ın anlattığı hayat hikâyesi, yıllardır saklanmış olan ve hayatını zorlaştıran psikolojik sorunu, sırlı geçmişi ve korkularını ortaya çıkaracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a6d07e9-f7fc-45ce-96bd-0966228cbe80.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema ve Toplumsal Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>2010- 2020 yılları arasında çekilmiş on iki filme odaklanan Sinema ve Toplumsal Cinsiyet’in ana temaları patriyarka, kadının özne olarak varlığı, kadın emeği, anne kız ve kız kardeş ilişkileri. Söz konusu filmlerin bazılarında görünür ve somut, bazılarındaysa görünmeyen ve anlatı dışında bırakılan bir babaya duyulan özlem, baba eksikliğinden kaynaklanan sorunlar söz konusudur. Babayı kamusal alan ve özgürlükle, anneyi ise çocukla yakın ilişkiden sorumlu kılan yapı, anneye “kadın” olarak dişil kimliği ile farklı bir birey olma hakkı tanımaz.
Bu kitapta, kadın karakterlerin bakış, ses ve taşra özelinde mekanda varoluşları üzerinden özne olma olasılıkları tartışılmakta, patriyarkal yapı, emek gücü içerisindeki konumları, anne-kız ilişkileri göz önüne alınarak filmlere dair bütünlüklü bir çerçeve oluşturulmaya çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f788d6c9-4edd-436b-a7d9-127e77b56770.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış Sonrası Yaşamın Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>“Meditasyon bir kaçış değil, gerçekle sakin bir karşılaşmadır.” 
– Thich Nhat Hanh 
 
Zihnin gerçek karakteri düşünmede değil farkındalıkta gizlidir. İşte meditasyon tam da burada başlar. Meditasyon hiçbir şey düşünmezken zihnimizi keşfetmeye yönelik tek çabamızdır. Meditasyon anlık ya da dönemsel sakinleşme molaları değil bir yolculuktur, dönüşümü içerir, nihayetinde sizi çabasız uyuma getirir. Sağlığınızın her yönünü etkiler ve vücudunuzda olumlu değişiklikler meydana getirir, zihinsel bakış açınızı etkiler, karar verme yeteneğinizi artırır, endişe ve kaygıyı ortadan kaldırır. 
Uyanmış yaşam enerjik ve tamamen bilinçlidir, böylelikle sıkıntıları siler. 
New York Times en çok satan yazarı, dünyada meditasyon devriminin öncülerinden klinik profesör ve bilimadamı Dr. Deepak Chopra UYANIŞ SONRASI YAŞAM KILAVUZU kitabıyla meditasyonun bedensel, zihinsel, duygusal ve ruhani olarak size kazandırabileceklerini anlatıyor. Bu kitaptaki tam meditasyon uygulamasıyla, daha yüksek bir bilinç seviyesi ve daha anlamlı bir varoluş için arayışa çıkacaksınız. Sunulan birbirinden farklı farkındalık egzersizleri ve 52 haftalık meditasyon programıyla hayatınızın her alanında devrim yaratacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12f04489-1e9a-4e27-8627-a5ed9ac70772.jpg</image:loc>
            <image:title>Savunma Kürsüsünde</image:title>
            <image:caption>“Sabah 09.00’da başlayan Mamak duruşma ve görüşmelerinden ya saat 24’e yaklaşırken ya da akşam saatlerinde gün batımlarında dönüyorum. Ben Mamak’ta yaşıyorum aslında. Başka bir ülkede gibiyim. Akşam, şehir otobüsü Dikimevi’ne geldiğinde sanki tarih değişiyor ve karanlık bir âlemden aydınlık bir başka ülkeye düşüyorum. Garip bir duygu bu. Arkamda bambaşka bir dünya kalıyor. Orası cehennem! Bu duyguyu neden Dikimevi’ne geldiğimde hissediyorum, bilmiyorum. Başka bir ruh hali. Mamak’ı unutmak istiyorum. Olmuyor. Eve gelince oğullarımı öpmeyi, eşime sarılmayı hak görmüyorum. Aramıza Mamak’ta bırakılmış yüzlerce yüz giriyor. Gece olup eve vardığımda yeniden yüreğim kanamaya başlıyor. Yüzü pencereye yapışık her gece benim yolumu bekleyen Emre, sokakta beni görür görmez kardeşine “Annemiz geldi! Yaşasın annemiz geldi!” diye sesleniyor. Oğullarıma sarılmak içimi acıtıyor. Mamak’takiler, çocuklarını koklayamaz, eşlerine, annelerine, yakınlarına, sevdiklerine sarılamazken çocuklarıma sarılmayı hak görmüyorum. Yüreğim yanıyor.” 
 
Şenal Sarıhan’ın, 68 kuşağının yurtseverlik bilinciyle başladığı öğretmenlik mesleği, 12 Mart 1971 sıkıyönetim döneminde onu cezaevi ile tanıştırır. Aynı dönemde, Sağmalcılar Lisesi’nden kendi öğrencileri ile birlikte girdiği üniversite sınavlarında hukuk fakültesine girme hakkı da kazanmıştır. Dönemin siyasî tutuklularının 74 affı ile özgürleşmesinden sonra hukuk fakültesini bitirir. Bir siyasî dava sanığı olarak yaşadıkları onu siyasî dava avukatı olmaya yönlendirir. Bu kitapta, bir kadın avukatın, insan hakları ve kadın hakları mücadelesinin öyküsünü okuyacaksınız. Bu öykü, aynı zamanda 12 Mart, 12 Eylül ve 90’lı yıllar olarak bilinen olağanüstü hal dönemleri yargılamalarına tanıklıktır. 
 
 
İçindekiler; 
 
Çocukluk 
İlk Gençlik 
Öğretmenlik 
12 Mart ve Cezaevi 
Evlilik ve Sürgünler 
Savunmada: 1977-1980 
Savunmada: 1980-1986 
Savunmada: 1986-1990 
Savunmada: 1990-1993 
Savunmada: 1993-1997 
Savunmada: 1997-2006 
Savunmada: 2006-2014 
Albüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100532</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93ed6b03-063b-416a-8777-09c6bc482a20.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Sosyal Medya Aşkları</image:title>
            <image:caption>ERKEK DÜNYASININ BİLİNMEYENLERİ 
• Neden bazı mesajlaşmalar asla ilişkiye dönüşmüyor? 
• Sosyal medyada başlayan flörtlerin sonunda, aşkı yakalamamız mümkün mü? 
• Bir insanın neyin peşinde olduğunu nasıl anlarız? 
• Mesajlarımızla bir “sırtlan”ı, “alfa”ya çevirebilir miyiz? 
• Uygulamalarda flört ederken sormamız gereken sorular nelerdir? 
• Whatsapp mesajlarında ilişkinizi nasıl daha heyecanlı hale getirebilirsiniz? 
On seneden fazla süredir, binlerce kişinin aşkta ve ilişkilerde kaybettiği yoluna ışık tutan, çok satan kitapların yazarı, ilişki uzmanı Adil Yıldırım, yine günümüz dünyasının “sanal âlem”deki kadın-erkek meselesine 12’den vuruş yapıyor. Bu kitabın sayfalarında, mesajlaşırken en çok dikkat etmeniz gerekenlerden karşınızdaki insanların gerçek niyetlerini anlamanın yöntemlerine, sosyal medyada tanışarak evlenmiş ve uzun yıllardır mutlu birlikteliklerini sürdüren çiftlerin altın değerindeki tavsiyelerine kadar pek çok önemli bilgiyi ve öneriyi bulacaksınız. Keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eeec7fd-7d86-463f-a90d-0e83c09440de.jpg</image:loc>
            <image:title>Said Nursi’de Kötülük Problemi</image:title>
            <image:caption>Said Nursî’de Kötülük Problemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100534</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a6ab99-8c08-4df9-a0a0-f4f0bb8e7cef.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuş Beyinli-8</image:title>
            <image:caption>Merhaba, 
Ben Tuş Beyinli Ömer. 
Bu kitabı okuyanlar gülmekten bayılıyormuş. Bana öyle söylediler. 
Eğer gülmekten bayılmak istemiyorsan bu kitabı aldığın yere bırak. 
Size bir şey söyleyeceğim: 
Ailenizi çok sevin. Arkadaşlarınızı da çok sevin. Çünkü seven insan mutlu olur. 
Çünkü seven insan başarır. Çünkü seven insan çevresine mutluluk verir. 
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Siz siz olun Tuş Beyinli olmayın. Çünkü dünyada sadece bir tane Tuş Beyinli var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d383ad1e-c669-4e2d-bfde-435fd019d185.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Sakin’in Gürültülü Maceraları 2</image:title>
            <image:caption>GÜLMEKTEN KIRILACAĞINIZ ACAYİP MACERALAR BU KİTAPTA! 
 
Huuop Cankadaşlarım! 
Yine ben! Hani şu &quot;zeki ama çalışmıyor&quot; denilen, adı Sessiz Sakin olan tembel ve hayalci arkadaşınız vardı ya. 
Heh. Ben oyum işte. Özlediniz beni değil mi? Bu kez yine şahane bir kitapla karşınızdayım. Ben yazdım diye demiyorum, on numara beş yıldız bir icat kitabı oldu. 
Öyle sadece kuru kuru icatlar da değil ha! İcatların hikâyelerini de yazdım. &quot;Bir insan neden icat yapar?&quot; sorusunun cevapları bu kitabın içinde. 
Bu kitapta hangi icatlar mı var? Mesela okulda tahtayı silmeye, çöp kutusuna gidip çöp atmaya mı üşeniyorsunuz? Rahat olun. Bundan sonra bunlar sorun değil. 
Durun! Daha bitmediii! 
Uçan çanta, ayağına kadar gelen tahta ve kablo terbiyecisi gibi 
daha bir sürü icat var bu kitapta. Özetle; bu kitabı okuyan herkes &quot;Mucitör&quot;den geçmiş gibi mucit olacak. Şaka şaka herkes değil. Zaten herkes mucit olmasın. Herkes mucit olursa benim ne özelliğim kalır? 
  Neyse! Lafı uzatmayayım. Siz en iyisi hemen kitabı alıp okumaya başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c352bd6-61f0-4913-a53c-c62baea3e298.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Sakin’in Gürültülü Maceraları 1</image:title>
            <image:caption>GÜLMEKTEN KIRILACAĞINIZ ACAYİP MACERALAR BU KİTAPTA! 
Merhaba Cankadaşlarım… 
Ben Sessiz Sakin. Azıcık tembel, birazcık meraklı, çokça hayalciyim. Ben de sizin gibi okulda öğretmenlerin “zeki ama çalışmıyor” dediği öğrencilerdenim. 
Offf sıkıldım ama! İnsanın kendinden bahsetmesi ne kadar da zormuş ya hu! 
Yayınevindeki ağabeyler, ablalar bana, kitabını tanıt dediler. 
Ama ben nasıl tanıtacağımı bilmiyorum ki. Hem zaten ben kitabı bile zor yazdım. 
Şimdi bir de arka kapak yazısı yazmaya çok üşeniyorum. 
En iyisi ben size kitabın içinden tüyolar vereyim. 
Genelde başımdan geçen komik ve enteresan olayları anlattım bu kitapta. 
Mesela öğretmenlerimin okul dışında da yaşadıklarını öğrendiğimde çok şaşırmıştım, onları yazdım. Bizim mahalledeki Oturan Boğa’nın neden sürekli oturduğunu yazdım falan işte... Haaa unutmadan, bir de aylarca gizemini çözemediğim 
  “Köşeyi Dönen Adam”ı yazdım. 
  Bakalım siz çözebilecek misiniz bu adamın gizemini...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ed92d0-e97f-43c1-a37e-f900656139c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Sakin’in Gürültülü Maceraları 3</image:title>
            <image:caption>GÜLMEKTEN KIRILACAĞINIZ ACAYİP MACERALAR BU KİTAPTA! 
 
Merhaba Cankadaşlar ve kendini Cankadaş hissedenler! 
Tahmin edin ne oldu? Evet, evet yine tembellik etmeyi planlarken başıma bir ton iş açtım. Neymiş efendim; tek başıma bir okul gazetesi çıkartacakmışım! Peh! 
Gerçi açık söylemek gerekirse; benim için kötü olan bu haber, sizin için müjde sayılır. Çünkü acayip bir gazete oldu ya hu! 
Bu gazetenin içinde dedektiflik hikâyelerinden modaya, canavarlardan bulmacalara, röportajlardan gizemli olaylara kadar bir sürü şey var. Daha ne olsun! Not: Ben bu kadar zahmet edip yazdım, siz de alıp okursunuz değil mi? Şahanesiniz Cankadaşlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882bbca3-2f2e-4c28-9a0a-5a04f499964a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Sakin’in Gürültülü Maceraları 4</image:title>
            <image:caption>GÜLMEKTEN KIRILACAĞINIZ ACAYİP MACERALAR BU KİTAPTA! 
Heyyy Cankadaşlar! Beni unutmadınız değil mi? 
Ben, Sessiz Sakin. Dünyanın en üşengeç maceracısı! 
Bu sefer okula gelen &quot;yeni çocuk” yüzünden türlü maceralar, acayip korkular yaşadım. 
Altın Kızlar bu kadar şeyi nereden biliyor? 
Yeni çocuğun nesi acayip? Neden ondan korktum? 
 Yeni çocuk bir canavar mıydı? Canavar değilse haylaz ya da tehlikeli olabilir miydi? 
 Yeni çocuk neden ailemi ele geçirmeye çalışıyor? Yoksa o uzaylı mı? 
Allah&apos;ım ben bu kadar soruyu nasıl cevaplayacağım? 
Ehehe ehehe! Unuttum ya hu. Zaten ben bu soruların cevabını kitabın içinde verdim.   
  O zaman okuyup cevapları bulalım; kimmiş bu yeni çocuk?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38de20d2-9b34-4aac-9af6-d43d8f0e10a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Sakin’in Gürültülü Maceraları 5</image:title>
            <image:caption>GÜLMEKTEN KIRILACAĞINIZ ACAYİP MACERALAR BU KİTAPTA! 
Merhaba Cankadaşlar! 
Bu sefer acayip, gizemli, çok çılgın bir hazine avı ile karşınızdayım. 
Maceraya Civildek Kuş Cenneti&apos;nde başladım. Orada Aynalı Baba diye biri çıktı karşıma. Sonrasında neler yaşadım neler... 
Ne ara Peri Bacaları&apos;na gittim? Hangi ara Pamukkale&apos;ye vardım? 
Kız Kulesi&apos;ne nasıl gidip, orada hiç kimsenin konuşamadığı birileriyle konuştum? 
İshak Paşa Sarayı&apos;nda neden kalorifer tamirciliği yaptım? 
Boğaz Köprüsü&apos;nü ne zaman geçtim de Süleymaniye Camisi&apos;ne vardım? 
Hadi hepsine tamam desem; nasıl koca bir hazine buldum? 
  Ama işin şu kısmı çok net: Şahane bir macera yaşadım! 
  Hadi şimdi hazineyi bir de beraber bulalım Cankadaşlarım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79be7b8-0a39-4b4b-986a-09e7baa59683.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Erbil - Sanat Ülkesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sanat Ülkesi serisi, çocuklara Türkiye’nin sanatçılarını tanıtmayı ve onların zihinlerinde bu ülkenin çizgilerine dair bir imge oluşturmayı amaçlıyor. 
Serinin ilk kitabı Devrim Erbil, sanatçının kendi dilinden anlatımı ile keyifli bir okuma ve öğrenme deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e24696b2-f42f-41e2-97b0-381bd1716739.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Prensesler – 1 Günışığı’nın Parıltısı</image:title>
            <image:caption>Nehir unicornları çok seviyor. Odasının duvarları, defterleri, kitapları, kıyafetleri unicorn resimleriyle süslü. Ve bir gün ormanda gezinirken karşısında gerçek bir unicorn görünce hayalleri gerçek oluyor. Üstelik bu unicorn, sihirli Gökkuşağı Diyarı&apos;nı yöneten unicorn prenseslerden biri olan Prenses Günışığı. Sihirli taşını kaybeden Prenses Günışığı&apos;nın yardıma ihtiyacı var. Ama ona bir tek ununicornlara inanan bir çocuk yardım edebilir. Günışığı ile birlikte Gökkuşağı Diyarı&apos;na giden Nehir acaba Günışığı&apos;nın sihirli taşını bulup onu eski parıltısına kavuşturabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100542</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac71f5c-14fe-4706-8c07-a5ee5e0c6069.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Prensesler – 2 Işıltı’nın Koşusu</image:title>
            <image:caption>Nehir, Gökkuşağı Diyarı’na davetli! Unicorn prenseslerin hediyesi olan anahtarla Gökkuşağı Diyarı’na dönen Nehir, Prenses Işıltı’nın düzenlediği Gök Gürültüsü Koşusu’nda yarışacak. Ama tabii yarış pistini kaplayan çilekli kek hamurunu temizleyebilirlerse! Sihirbaz Kertenkele Ernest bir kez daha yaptığı yanlış bir büyüyle ortalığı karıştırınca yarış pistinin her yanı pembe kek hamuruna bulanıyor. Koşuya saatler kala durumu öğrenen Nehir ve unicorn prensesler bir yolunu bulup pisti temizlemek zorunda yoksa her yıl düzenlenen Gök Gürültüsü Koşusu iptal edilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100543</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb38821c-2e53-46a3-ad2e-862983591719.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Prensesler – 3 Tomurcuk’un Balosu</image:title>
            <image:caption>Prenses Tomurcuk, Büyülü Bahçe’de vereceği doğum günü partisine hazırlanmakla meşgul. Sihirli anahtarıyla Unicorn Diyarı’na davet edilen Nehir de hazırlıklara yardım etmek için Prenses Tomurcuk ile birlikte Büyülü Bahçe’ye gidiyor. Ama oraya vardıklarında bir de ne görsünler? Bir bıldırcın sürüsü ortalığı birbirine katmış! Bu işte de yine o haylaz Büyücü Kertenkele Ernest’in parmağı var. Doğum günü balosuna saatler kala bütün hazırlıkları mahvolan Tomurcuk partiyi iptal etmek zorunda. Bu duruma çok üzülen Nehir’in acilen bir şeyler düşünmesi lazım. Acaba Nehir çok sevdiği unicornlara bir kez daha yardım edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43470593-d28c-4816-914b-4ad97be4c267.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizansçılık ve Slavlık</image:title>
            <image:caption>Arka kapak yazısı : 
“Peki biz ne diye endişeleniyoruz? Avusturya ve Türkiye hâlâ ayakta durmuyor mu en nihayetinde? Avusturya ve Türkiye’nin ömrü uzun olsun (bilhassa bu sonuncusunun). Türkiye’nin varlığını sürdürmesinin hem bizim için hem de Doğu’da bizle aynı inancı paylaşan çoğunluk için faydalı bir şey olduğunun bugün dahi pek çok kişi farkında. Rus düşünce hayatının en zengin ve üretken olduğu on dokuzuncu asır, sosyal ve siyasi yaşamda da oldukça çalkantılı ve hareketli bir devir olmuştur. Elinizdeki eser, Rus düşünce hayatının nevi şahsına münhasır bir kalemi, bir tıp doktoru ve tecrübeli bir diplomat olan Konstantin Nikolayeviç Leontyev’in kendi toplumu ve devleti başta olmak üzere Slav halklarının siyasi vaziyetlerine dair koyduğu tanıları ve Çarlık rejiminin bekâsı için yazdığı “yegane kurtuluş reçetesini” içermektedir. İmparatorluğunun kapsamlı reformlara giriştiği bir ortamda otokrasinin savunusunu veren düşünür, ortaya koyduğu yaklaşımla Rusya’nın niçin diğer devletlerden farklı olduğunu ve olması gerektiğini izah etmektedir. Rus siyasi kültürünün Batı’nınkinden farklı bir gelişim sürecine sahip oluşunu Bizans mirasçılığı zaviyesinden ele alan Leontyev, panslavist ideolojiye de ağır eleştiriler getirmektedir. İmparatorluk Türkiye’sinde Dersaadet, Selanik, Girit (Hanya), Tulça, Yanya ve Edirne’de, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun ise Bohemya Eyaleti’ndeki Rus elçiliklerinde 1863-1872 yılları arasında yoğun ve üretken bir diplomatlık kariyerine sahip olan Leontyev’in siyasi ve felsefi görüşlerini ihtiva eden ve başyapıtı olarak kabul edilen Bizansçılık ve Slavlık adlı eseri, on dokuzuncu asır Rus entelektüel tarihine ışık tutarken okurunu da Rusya’nın uluslararası ilişkilerde dünkü ve bugünkü konumunu düşünmeye sevk etmektedir. 
Yazar Hakkında: 
Rus diplomat, tıp doktoru, düşünür ve yazar. 13 Ocak 1831’de Rusya İmparatorluğu Kaluga Guberniyası’nda dvoryan bir ailede dünyaya gelmiştir. Leontyevlerin soyu, Ryazan boyarlarından gelme olup Uluğ Orda’dan Rus knezliklerine iltihak eden Batur Mirza’ya dayanmaktadır. 1849-1854 yılları arasında Moskova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim görmüştür. Mezuniyeti sonrasında Kırım Harbi’nde askeri sıhhiye olarak cepheye gönderilmiştir. 1857’de askeri doktorluktan istifa ederek 1860’a dek sivil doktorluk yapmıştır. 1861’de Kırım’da Grek kökenli bir tüccarın kızı olan Yelizaveta Pavlovna Politova ile evlenmiştir. 1863’te Dışişleri Bakanlığında diplomatlık kariyerine dragoman (tercüman) olarak başlayan Leontyev, sırasıyla Hanya, Edirne, İstanbul, Tulça, Yanya, Selanik ve Bohemya’da 1872’ye dek konsolosluk ve başkonsolosluk görevlerini icra etmiştir. Atlattığı ölümcül koleradan sonra kendisini manastır hayatına adamıştır. Çeşitli gazetelerde ve yayınevlerinde üstlendiği görevlerle düşünce dünyasından Danilyevski, Tolstoy ve Turgenyev gibi simalarla münasebetlerini sürdürmüştür. Lev Tolstoy ve Fyodor Dostoyevski’yi “pembe Hristiyanlıkla” itham ederken, demokratikleşme ve Panslavizm’e karşı otokrasiyi savunduğu çok sayıda felsefi, siyasi ve edebi eserler kaleme almıştır. Siyasi yazılarında Şark Meselesi, edebi eserlerinde ise Doğu Hristiyanlığı ve İslam dünyası önemli bir yer tutmaktadır. 12 Kasım 1891’de Moskova’da Aziz Sergius’un Teslis Manastırı’nda 60 yaşında iken zatürreye yakalanarak vefat etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100545</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d6cd623-47b4-4769-ae8c-f0faf6dc2b29.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal-i Ahmer Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>Arka kapak yazısı : 
“İnsâniyyet ve medeniyyetin mebde’i ile müntehâsına bir nazar-ı dikkat ve hikmet atfedilecek olsa âlem-i insâniyyet ve medeniyyette cengin îcâdına şaşılmayıp fakat bugüne kadar devâmına şaşılabilir. Hele insâniyyet ve medeniyyetin bundan sonra vâsıl olacağı daha şimdiden bedâheten tahmin edilen derecât-ı âliyyesi göz önüne getirilecek olur da muhârebenin o zaman dahi devâmına ihtimâl verilir ise insanın bütün bütün şaşırıp kalmaması mümkün olamaz.” Osmanlı Hilâl-i Ahmer (Kızılay) Cemiyeti, 11 Haziran 1868 tarihinde “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” adıyla kurulmuş, 1877 tarihinde “Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti” adını almıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun en zor döneminde askerlere yardım amacıyla kurulan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, uluslararası harekete “kızıl ay” amblemini de kazandırmış, böylelikle “hilâl”i dünyaya armağan eden kurum olmuştur. Elinizdeki bu kitap, millî ve milletlerarası bir yardım kurumu olan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti hakkındaki birincil kaynaklardan biridir. 1879 tarihli bu eser, Hilâl-i Ahmer’in kuruluşunu ve özellikle Osmanlı-Rus Harbi sırasındaki faaliyetlerini ele alır. Ahmed Midhat Efendi’nin 1878 tarihli üç ciltlik Fransızca Société Ottomane de secours aux blessés et malades militaires [Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti] adlı eserden derlediği Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, Fransızcası olmayan Türk okuyucunun Hilâl-i Ahmer ile ilgili malumata erişmesinde köprü görevi görmüştür. Ahmed Midhat Efendi’nin yer yer kendi izlenim ve görüşlerini de okurlarla paylaştığı bu eser, Hilâl-i Ahmer’in ilk kuruluş tarihi gibi muğlak bazı hususlara ilişkin net yorum ve bilgiler sunmuştur. Uzun süre, Hilâl-i Ahmer üzerine çalışan araştırmacılar için önemli bir kaynak işlevini gören elinizdeki bu eser; VakıfBank Kültür Yayınları’nın “Cumhuriyet’e intikal eden köklü kurumların tarihi” ile ilgili çalışmalarının bir numunesi olarak okuyucularla buluşuyor. 
Yazar Hakkında: 1844 yılında İstanbul’un Tophane semtinde, orta halli bir esnaf ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ağabeyinin memuriyeti vesilesiyle gittiği Niş’te rüşdiyeyi tamamladı ve o sırada Niş valisi olan Midhat Paşa ile yakınlaştı. Midhat Paşa, 1864 yılında kurulan Tuna Vilayeti’nin ilk valisi olarak atanınca, Ahmed Midhat da vilayetin merkezi olan Rusçuk’ta Vilayet Mektûbî Kalemi’nde memuriyete başladı. Bu sırada hem Fransızca öğrenen hem de Tuna Gazetesi’nde yazarlık hayatına başlayan Ahmed Midhat, 1871’de İstanbul’a döndü ve hızlı bir şekilde yayıncılık, gazetecilik ve yazarlık hayatına atıldı. Bu yıllarda önce Tahtakale’deki evinin bodrumuna yerleştirdiği bir makine ile matbaacılığa başladı, daha sonra Kırkambar Matbaası’nı kurdu. 1873’te Genç Osmanlılarla birlikte sürgüne gönderildi ve Ebuzziya Tevfik ile birlikte sürüldüğü Rodos’ta 38 ay kaldı. Sürgünden İstanbul’a döndükten sonra yayıncılık ve yazarlık işlerini hem özel girişimlerle hem de II. Abdülhamid ile kurduğu ilişkiler sayesinde atandığı devlet görevleriyle sürdürdü. 1878’de çıkarmaya başladığı Tercümân-ı Hakîkat gazetesi Osmanlı gazeteleri arasında en uzun süre yayımlanan gazetelerden biri olmuştur. II. Meşrutiyet döneminde yaş haddi nedeniyle emekliye ayrıldı ve yazı hayatından da çekildi. 28 Aralık 1912 tarihinde Darüşşafaka’da nöbetçi olduğu bir sırada kalp durmasından hayatını kaybetti. Cenazesi Fatih Camii haziresine defnedildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42dd4b2-cce1-49a3-96ff-c54e6b87705d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gültanem</image:title>
            <image:caption>Geceden geçer her şiirin yolu,kimisi güneşi selamlar  kimisi de gecede kalır. 
Gecede tutsak kalmış mısralarım güneşi selamlasınlar istedim. 
 
Bir gün tüm karanlıkların aydınlıklara çıkması dileğiyle, iyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4f6cae0-d24d-4450-8bcf-0dcea9003a67.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Aynasında Gördüklerim</image:title>
            <image:caption>KALP DERGÂHI İZZETTİR 
Dünyada her âdem bir başka âlemdir, 
Kaderi yazan hak elindeki kalemdir. 
Muhabbeti başlatan verilen selamdır, 
Kalp dergâhı izzettir sakın yıkma ha! 
 
Etrafına iyi bak âlemde neler oluyor, 
Dalındaki goncalar vakitsiz soluyor, 
Zamanın çabuk geçip süren doluyor, 
Kalp dergâhı izzettir sakın yıkma ha! 
 
İnsanları anlamak hayatı anlamaktır, 
Yan yana gelip birbirini kollamaktır, 
Kenarda köşede garip kalmamaktır, 
Kalp dergâhı izzettir sakın yıkma ha! 
 
Kimse kimsenin içindekini bilmiyor, 
Garibin acısı katlanıyor dinmiyor, 
Akan gözyaşını kimse görüp silmiyor, 
Kalp dergâhı izzettir sakın yıkma ha! 
 
İyilik yapanlara bakıp aptal sanma, 
Yağcıların yalan iltifatlarına kanma, 
Önce üzüp sonra pişmanlıkla yanma, 
Kalp dergâhı izzettir sakın yıkma ha! 
…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100548</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12c0555c-6e18-4ef8-876a-729f7bbf2171.jpg</image:loc>
            <image:title>Fısıltı</image:title>
            <image:caption>Fısıltıyla konuşabiliyordu 
Başını sol omuzuma koydu 
Sokakları bembeyaz evleri geçiyorum 
Kimseler duymasın 
Karaağacın dibine oturdum 
Gelen geçen insanlar bana 
Adres sorsunlar istiyordum 
Sormuyorlardı dedi 
İğneyle tutturulmuş fotoğraflar var 
Hepsinde gözlerim kapalı 
Anneler yüzlerini öpüyor 
Uğurlarken çocuklarını 
O çocukların aklında 
Bayram şarkıları vardı 
Şafakları balığa çıkıyorum 
Kırmızı barbun ve istavritle dönüyorum 
Avuçlarıma düşüyor başı solgun 
Yorgun geyik, yaralı kaplan gibi 
Kuru bir yaprağı kaldırır gibi 
Kaldırdı başını 
Boş bulunup güler misin ölümü görünce 
Dedi; 
Ben sifilizim 
Ben düşkünleri emziren yarasıyım 
Fısıltıyla konuşabiliyordu 
Katilimin adresini yazan düşmanım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100549</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b38c25b-148b-4a47-aa40-4abc784e2777.jpg</image:loc>
            <image:title>Elimi Tut</image:title>
            <image:caption>Güzelliğin tartışılmaz; ama asla aidiyet hissedemediğim, içinde iken, en neşeli anlarımda bile derin bir hüzün bulutunun etrafımı sardığı, kadim ve alacalı şehir… Biliyorum ki, İstanbul sevdalılarının karşı duracağı bir itiraf olacak bu, ama ne yazık ki, şehir artık bana arabesk şarkılarla harmanlanmış, koyu bir karartıdan başka hiç bir şeyi çağrıştıramıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a6668b-ed4b-4ee2-acb4-c2234be72a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Bunu Bana Daha Önce Kimse Söylemedi ?</image:title>
            <image:caption>Herkes profesyonel bir terapiste gitmek istemeyebilir, buna ihtiyaç duymayabilir ya da maddi imkânları yoktur. Ama bu gündelik hayatlarımızı daha kolay ve pozitif kılmak için psikologların öğrettikleri becerileri hepimizin kullanamayacağı anlamına gelmez. 
Bu kitaptaki araçların çoğu terapide öğretilir, ama bunlar terapi becerileri değil, hayat becerileridir. Her birimizin zor zamanlarımızda yolumuzu bulmamıza ve gelişmemize yardım edecektir. DR. JULIE SMITH bir sosyal medya süperstarı ve deneyimli bir klinik psikologdur. Danışanlarının hayatlarını değiştirdiğine tanık olduğu fikirleri, içgörüleri ve teknikleri her okurunun da aynısını yapabilmesi için bizlerle paylaşır. Bu pratik kitapta Dr. Julie bize şunları gösterir: Bu kitap sizin zihin sağlığı alet çantanız olacaktır, içinde farklı mücadeleler için farklı aletler bulacaksınız. Karşınıza çıkan her neyse -stres, kaygı, keyifsizlik, güven eksikliği, kendini eleştirme ya da keder - duygularınızı işlemek için fikirler bulacaksınız, başa çıkmanıza yardım edecek yeni perspektifler ve stratejiler kazanacaksınız. Küçük lokmalar halindeki bilgiler ihtiyacınız olduğu anda aradığınız tavsiyeyi bulmayı kolaylaştıracaktır. Basit diyagramlar beyninizin neden bu şekilde çalıştığını gösterir; görselleştirme, nefes teknikleri ve günlük pratik uygulamalar içerir. Neden Bunu Bana Daha Önce Kimse Söylemedi’de, hayat karşınıza ne çıkartırsa çıkarsın, kendinizi daha sakin, güçlü ve dayanıklı hissetmek için ihtiyacınız olan her şeyi bulacaksınız. 

DR. JULIE SMITH klinik psikolog olarak terapi hakkındaki içgörülerini paylaşmak için TikTok’u kullanan ilk profesyoneldir. COVID 19 pandemisi sırasında izleyicilerinin sayısı 3 milyonu bulmuştur. Bu küçük lokmalar halindeki kişisel gelişim videolarında tavsiyelerini paylaşır ve pratiğe döker. Sosyal medya platformlarındaki bu videoları yarım milyar izlenmeye erişmiştir. TikTok, yazarı en büyük yüz yaratıcısı arasında sayar. Julie iki BBC filminde oynamıştır; CBBC’de, Good Morning Britain ve CNN International’de söyleşilere katılmıştır. BBC Radio 1 Life Hacks psikoloğudur ve Women’s Health, Buzzfeed, Telegraph, The Times, Mail on Sunday, Glamour, CNN ve başka birçok yayın organında yer almıştır. Julie İngiltere’de, Hampshire’da eşi ve üç çocuğuyla birlikte yaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5421286e-9749-49d3-9a1d-b00a865d5d56.jpg</image:loc>
            <image:title>I am Polly / Redhouse Learning Set-1</image:title>
            <image:caption>İngilizce öğrenmeye başlayan çocuklar, üç kitaptan oluşan Redhouse Learning Set sayesinde ilk İngilizce sözcüklerini sevimli kutup ayısı Polly eşliğinde öğreniyor. Kutup ayısı Polly, Çilem Artun tarafından hazırlanan kitaplarda Neşe İnan’ın resimleriyle hayat buluyor. 
Serinin ilk kitabı I am Polly’de (Ben Polly) çocuklara rengârenk ve birbirinden eğlenceli resimler eşliğinde temel İngilizce sözcükler öğretiliyor. Ayrıca her bölümün sonunda yer alan zevkli alıştırmalar ve resimli sözlük sayfaları ile çocukların öğrendikleri pekiştiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05cf0ad6-0e6f-487c-b879-466047a2ca0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Ve Suya Dair Bir Buzula Ağıt</image:title>
            <image:caption>30’dan fazla dile çevrilmiş, tanımların ve kategorilerin ötesinde bir kitap. Buzullara, denize, Dünya’ya ve üstündeki tüm canlılara yazılmış bir aşk mektubu. 
 
Yaşadığımız yüzyıl içinde dünyadaki suyun doğası değişecek; buzullar eriyecek, deniz seviyeleri yükselecek ve sularının asitliği son 50 milyon yıldır görülmemiş derecede artacak. Bu dönüşüm gezegenimizdeki bütün yaşamı, tanıdığımız ve sevdiğimiz herkesi derinden etkileyecek. Aklın alabileceğinden daha karmaşık, geçmişteki tüm deneyimlerimizden daha mühim, dilin kendisinden daha ulu bir vaka... Bu büyüklükte bir sorunu hangi sözcüklerle tarif edebilirsiniz ki? 
İşte bu engin meselenin net bir resmini çekmek isteyen İzlandalı ünlü yazar ve aktivist Andri Snaer Magnason’un, eriyen Okjökull buzuluna yazdığı ağıt –“Geleceğe Mektup”– dünya çapında haber olmuş, milyonlarca kişi tarafından paylaşılmıştı. Magnason şimdi de bilimsel yaklaşım ile kişisel bakışını birleştiriyor; iklimbilimcilerin gelecek tahminleri arasında yolculuk ederken kadim efsanelerden, atalarının hikâyelerinden ve Dalai Lama’yla yaptığı söyleşilerden geçen güzergâhını incelikle –ve nükteli, ironik bir dille– örüyor. Nihayetinde ortaya hem bir seyahatname hem bir dünya tarihçesi hem de –gelecek kuşaklarımız uğruna– dünyayla uyum içinde yaşamamızın önemine dair sarsıcı bir hatırlatma çıkıyor. 
 
2020 NORDIC COUNCIL EDEBİYAT ÖDÜLÜ FİNALİSTİ 
 
“Andri, gezegendeki yerimize dair derinde yatan duygularımızı, üstlerine şiir ve hayret serperek su yüzüne çıkarıyor. Derinden etkilendim ve ilham buldum.” 
—Darren Aronofsky</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/635c6b8a-6528-4e7c-b043-be15ae4f9125.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Yazınından Seçme Öyküler</image:title>
            <image:caption>Türk Yazınından Seçme Öyküler Cumhuriyet Kitapları
Üretilmelerinin üzerinden çokça zaman geçmiş olmasına karşın
eskimeyen, güncelliğini yitirmeyen yapıtlara ”klasik” denir.
Türk yazınında ise klasikleşmiş, güncelliğini koruyan eserler genel
olarak Cumhuriyet’in ilk yıllarında verilmiş; ses bayrağımız olan
Türkçemiz, uzun süre uzak kaldığı gönderine çekilmiştir.
Işık Kansu’nun genç okurlar için hazırladığı bu seçkide Ahmet
Haşim’den Halit Ziya’ya, Evliya Çelebi’den Ömer Seyfettin’e nice usta
kalemin eski ama eskimemiş öykülerini bir solukta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9e58de-e55c-4a8b-87a0-1a5dfe34c76f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nar Çiçeği, Gül Dalı, İğde Çiçeği Aşkına</image:title>
            <image:caption>Nar çiçeği, 
Gül dalı, 
İğde çiçeği aşkına, 
Burnumda tütüyorsun… 
Aklımdasın, 
Fikrimdesin, 
İçimdesin, 
Hiç sözümün geçmediği bir yerdesin… 
Bilmem ki dilim bunu nasıl anlatsın… 
Yıl değil, 
Ay değil, 
Gün değil, 
Gece değil sevgilim, Sen benim her “anımsın…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100555</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac687a32-7fda-4cc2-a821-2c4a085b42f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Gerçeklik Defteri</image:title>
            <image:caption>Saliha Demir’den okurlarını balon tarlalarında koşturacak, gofretten yapılma kızaklarla kremalar üzerinde kaydıracak, pamuk şekeri tadındaki bulutların üzerinde zıp zıp zıplatacak bir kitap… 
*** 
Her şey boş bir sayfayla başlıyor… 
 
Yaptığın resimlerin içinde bir yolculuğa çıkmak ister miydin?  O ışıl ışıl dünyada gezinmek nasıl da eğlenceli olurdu, öyle değil mi? İşte İso ve Meri, evlerine ulaşan gizemli paketin yardımıyla bu şansı yakalıyorlar. Şimdi gelsin yepyeni maceralar, hayalden yapılma uçsuz bucaksız çizgiler, göz alıcı renkler… İyi hoş ama kahramanlarımız evlerine nasıl dönecekler? 
Sana bir sır verelim mi? Benzer bir yolculuğa sen de çıkabilirsin. Hayal gücünü yanına aldıysan sıra sende. 
 
KİTAPTAN 
Güneşin yorulmaya başladığı saatlerdi. İnatçı iki bulut komiklikte birbiriyle yarışan şekillere bürünüyorlardı. İso, onların arasından incecik şeritler halinde sızan güneş ışınlarını seyrediyordu. O sırada toparlak burnunu cama yapıştırdığını fark etti. Yanaklarının etrafında oluşan “O” şeklindeki cam buğusunu görünce şaşırdı. Fırsatı kaçırmamalıydı. Parmakları camın üzerinde dans etmeye başladı. Bir şeyler çizmek İso’ya her zaman heyecan verirdi. Bir cama, bir kâğıda, tahta parçasının üstüne, kurumamış betona, ezilmiş bir kabağa bile çizdiği olmuştu. İso’nun el kol hareketleriyle bir şeyler yaptığını gören Meri, koşarak balkona geldi. 
*** 
“Ta ta ta taaaaaam!” dedi İso. “Açılış törenimize hoş geldiniz.” 
Ev ahalisi alkışlarken İso ve Meri’nin kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu. Kurdeleyi kestikten sonra az önceki sakin çocuklar gitmiş, hızla kutuya saldıran iki çocuğa dönüşmüşlerdi. Var güçleriyle kutuyu açarken içinde daha küçük bir kutu ve bir mektup olduğunu fark ettiler. Anneleri zarfı açtı, okumaya başladı: 
 
Sevgili İsmail ve Meriç, 
Sanal Gerçeklik Oyunu Kampanyamıza katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Jürimiz gönderilen resim defterlerini 
inceledi ve en çok oyu siz aldınız. Söz verdiğimiz üzere yaptığınız bütün resimleri olduğu gibi sanal gerçeklik oyununa aktardık. Artık kendi hayal gücünüzün içinde gezinme vakti geldi. Eğlencenin tadını çıkarın! Unutmayın, oyunu bitirmeyi başarırsanız bu oyunu ülkedeki bütün çocuklara göndereceğiz. 
Tasarımcınız Kete 
Sanal Gerçeklik Şirketi 
*** 
Kapı, masmavi bir gökyüzünün ışıltılı bir denizle buluştuğu harika bir manzaraya açılıyordu. Gökyüzünde süzülen kuşlar çok tanıdıktı. Ayaklarının dibinde başlayan uzun bir iskele vardı. İskelenin en ucunda bir kayık bağlıydı. Meri denizden gelen o güzel kokuyu içine çekerken İso seslendi: 
“Kayığa doğru yürüyelim mi?” 
Tedirgin adımlarla iskele üzerinde yürürlerken mavi rengin her tonunu görüyorlardı sanki. “Yaptığım bir resmin içinde dolaşmak ne ilginç” dedi Meri. 
Kayığa binmeleri gerektiğini düşündüler çünkü geride oyunu sürdürecek başka bir nesne kalmamıştı. Dikkatli adımlarla iskeleden inip kayığın içine oturdular. 
“Neden bir merdiven çizmemişiz ki!” diye söylendi Meri. Kayıkta kürek yoktu. Kayığın üzerinde İso yazıyordu. İç kısmında iki tane düğme vardı, biri mavi biri kırmızı. 
Yazar Hakkında: 
Kek ve kurabiye kokan sıcacık bir evde dünyaya geldim. Çocukken keyifle yaptığım şeyler anneme sımsıkı sarılmak, bana Saliçe diye seslenen babamla futbol oynamak, kardeşimle bisiklete binmek, arkadaşlarımla ip atlamaktı. Resim yapmayı çok sevdiğim için hiç ama hiç sıkılmazdım. Duygularımı anlatmak için şiirler yazardım. Büyüyüp sınıf öğretmeni olduğumda öğrencilerim sayesinde çocukluk günlerimin bitmediğini keşfettim. Hayal kurmaya ve üretmeye onlarla devam ettim. Çılgın fikirlerimi sabırla dinleyen bir eşim ve iki oğlum var. Onlarla gökyüzüne uzun uzun bakıp bulutları bir şeylere benzetmeyi, birlikte şarkı uydurup dans etmeyi ve kitap okumayı çok seviyorum. Bir de yazmayı... Senin için sevgili okur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01c3ba03-5ba5-43df-8de3-1bcb730f810f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Oyuncakçı&apos;nın Peşi̇nde</image:title>
            <image:caption>“Mutluluğun bir amaç değil de bir tercih olduğu gerçeğini kabullenmeye ne dersin? Mutluluk başka bir yerde, ihtiyaç duyduklarında, sahip olmadıklarında veya asla olamayacaklarında değil. Sende, içinde. Dudaklarının kenarlarında. Bir gülücük ile başlar, önce bedenine sonra da ruhuna yayılır. Bana teslim olursan beni kovalamana gerek kalmaz.” 
 
Kaygısız, sıradan bir çocukken maruz kaldığı lanetle kalbi taşa çevrilerek sevme becerisi elinden alınan Çise evrenleri birbirinden ayıran sınırların kendisi için ortadan kalkması sonucu diğer boyutlara geçebilme becerisi kazanmıştır. Yetişkinliğinin çocukluk anılarını sildiği günümüzde aldığı gizemli çağrı ile hayatı değişecektir. Kutsal Nefes&apos;in kullanıcısı, dünyadaki oyuncakların sorumlusu &apos;Oyuncakçı&apos; sırra kadem basmıştır. Oyuncak Dünyası&apos;nın kaosa sürüklenmesini ve dünyadaki çocukların sevgiden mahrum kalmasını durdurmak isteyen Baş Büyücü Vera&apos;nın Çise&apos;den yardım istemekten başka şansı kalmamıştır. Maceranın büyü ile harmanlandığı bu hikayede Çise, Oyuncak Dünyası&apos;nı kurtarmak ve dünyada sevgisizliğin hüküm sürmesini engellemek için bir kez daha boyutlar arası bir yolculuğa çıkacak, Oyuncakçı&apos;nın izini sürmek ve onu bulmak için kendisi ve &apos;Karanlık Arzular&apos; ile yüzleşecektir. 
“Zihnini olasılıklara açık tutarsan hiçbir şeyin imkânsız olmadığını görürsün…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100557</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561100d5-36f1-474c-9bca-279913b19208.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünya üzerindeki kalabalık etnik gruplardan biri olan Slavlar, arkeolojik ve filolojik çalışmalara göre Tunç Devri’ne kadar dayanmakta ve Rusya’nın tarihi, MS 2. yüzyılda Doğu Avrupa Bölgesi’nde bir grup olarak ortaya çıkan Doğu Slavları ile başlamaktadır. Slavlar, mülkiyet anlayışının gelişmesi sonucunda farklı devletlere ve gruplara ayrılmış ve 9. yüzyılda Rurik Hanedanlığı tarafından kurulan Kiev Rus Devleti ortaya çıkmıştır. I. Vladimir Dönemi’nde, 988 yılında Ortodoks Hristiyanlığı kabul eden devlet, Bizans ve Slav kültürlerinin sentezi olarak yeni bir kültür inşa etmiştir. Kiev Rus Devleti dağılınca ortaya çıkan knezlikler ise Moğollar tarafından istila edilip Altın Orda Devleti’ne bağlı knezlikler hâline gelmiştir. Altın Orda Devleti’nden ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Rus knezlikleri de daha sonra yeniden birleşip Moskova Knezliği’ni kurmuş ve Moskova Knezliği, 14. yüzyıldan itibaren yaşadığı değişim ve gelişim sürecinde Çarlık Rusya’sının temellerini atmıştır. On sekizinci yüzyılda ise, Avrupa’nın en büyük üçüncü imparatorluğu olan Rusya İmparatorluğu hâline gelmiştir. 
  Rusya, birçok farklı dönemde dünyanın siyasi ve toplumsal hareketlerine yön vermiş  ve birçok milletin tarihinde iz bırakan gelişmelere sebep olmuştur. Bu kitabın amacı, öncelikle Rusya tarihini ana hatlarıyla ortaya koymaktır. Üç bölümden meydana gelen kitap; Rusya’yı tanımak, bilmek ve anlamak için bir basamak olacaktır. Çalışmada Rusça ve İngilizcedeki birincil kaynaklara ve modern çalışmalara başvurulmuş ve Rusya tarihi bir bütün olarak ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100558</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a144906-d681-4268-bca0-7b9e8960a6f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygı Duruşu</image:title>
            <image:caption>Kaygı Duruşu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100559</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c99da6a-59d9-42d9-bdd0-cbf4a31b97bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düzen Olarak Anarşi</image:title>
            <image:caption>Bir Düzen Olarak Anarşi&apos;de kaotik bir dünya çerçevesinde anarşi kavramı ele alınmakta ve toplumsal düzenin bir parçası olan kavramın tarihsel izi sürülmektedir. Altı ana bölümden oluşan bu kitapta anarşi, medeni yaşamın en önemli tezahürlerinden biri olarak gösterilmekte ve yaşamın işleyişinde empoze edilmiş yapılar karşısında üstlendiği rol incelenmektedir. Nitekim anarşi; itaat, savaş ve eşitsizlik gibi kavramlara karşı özgürlük, toplumsallık ve eşitlik gibi sosyal unsurları bünyesinde barındırmaktadır.  
Hegemonyanın özgürlüğün düşmanı olduğunu ve özgürlük ile toplumun birbirini tamamlayıcı unsurlar olduğunu belirten M. A. Bamyeh; savaş, sivil toplum, küresel düzen, dayanışma ve modern devlet yapılarının evrimi bağlamında kapsamlı bir anarşi felsefesi sunmakta ve anarşinin hem sosyal düzen hem de insanlık açısından bir rehber olabileceğini savunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100560</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc93a665-ad41-43c0-ad7a-7ac1277aab13.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’ın Yaşam Dünyaları</image:title>
            <image:caption>Mohammed A. Bamyeh, elinizdeki kitapta İslam sosyolojisini toplumsal, kamusal ve küresel perspektiflerden ele almaktadır. İslam’ın şekillendirdiği toplumsal ve ferdî yaşam dünyalarını dinî ritüellerin ötesinde inançlara, düşüncelere ve tercihlere dayandıran Bamyeh, İslam’ı tarihsel ve toplumsal bir gerçeklik bağlamında değerlendirmektedir. Bu dinin çeşitli fikir hareketlerine ilham kaynağı olduğunu vurgulayarak İslami düşüncelerin günümüz dünyasında birer referans noktası olmaya devam etmesinin nedenlerini de sorgulamaktadır.  
İslam’ın Yaşam Dünyaları, Müslümanların günlük ibadetlerinden ziyade yaşamlarına yön veren toplumsal hareketlere, fikirlere, düşünürlere ve kurumlara yönelmektedir. Üç ana başlıktan oluşan bu kitapta sırasıyla İslam’ın toplumsal hareketlerdeki rolü, kamu felsefesi açısından konusu, küresel düzendeki etkisi işlenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100561</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a4b310-56c2-44e2-a145-e828393686c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumlar ve Modern Ekonominin Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Ekonomik, politik ve sosyal farklılıkların, çeşitli kurum ve kurumsal kültürleri yansıttığı fikri oldukça yaygındır. Ülkelerin zenginliği veya fakirliği ya da demokratik veya diktatörlükle yönetilmelerinin nedenine dair bir açıklama getirilmesi istendiğinde genellikle kurumlara başvurulur. Ancak bu açıklamalar, kurumların ne olduğu, nasıl ortaya çıktıkları ve neden devam ettikleri sorusunun üzerini genellikle örterler. Ayrıca bu tür açıklamalar kurumların neden geçmişten etkilendiğini, neden bazen değişebildiklerini, toplumdan topluma neden bu kadar farklılık gösterdiklerini, onları deneysel olarak incelemenin ve onları değiştirmeye yönelik bir politika tasarlamanın neden bu denli zor olduğunu açıklamakta başarısız olurlar. Kitap, söz konusu açıklamaların yanıtsız bıraktığı işte bu soruların üstesinden gelmeyi amaçlamaktadır ve okurlarına kurumlarla ve sahip oldukları dinamiklerle ilgili olarak çok disiplinli bir bakış açısı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100562</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2d038f2-f622-4e9a-815e-940572c606e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Acının Tarihi</image:title>
            <image:caption>Beşerî bir fenomen olan acı, kimi zaman tehlikenin gelmekte olduğunu bildiren merhametli bir ulak kimi zamansa bizi zayıflatan ve etkisiz hâle getiren acımasız bir düşman olarak gösterir kendini. Bu yönleriyle acı, çağlar boyunca, başta beden ve tıp konularında incelemelerde bulunanlar olmak üzere kutsal ve manevi konularla iştigal edenlerin de ilgisini çekmiştir.   Acının Tarihi&apos;nde Roselyne Rey, bu evrensel fenomeni tüm yönleriyle keşfetmek için pek çok disiplin ve kaynaktan yararlanmaktadır. Kitap, antik çağlardan yirminci yüzyıla kadar, acının mekanizmalarını açıklamak için geliştirilen tıbbi kuramlardan acı çekenleri rahatlatmak için formüle edilmiş çeşitli terapötik çözümlere dek, tarihin farklı dönemlerindeki acı algılarını karşılaştırmaktadır. Acının kültürel algısında meydana gelen değişimleri ve tedavisinde kaydedilen ilerlemeleri geniş bir tarihsel perspektiften ele alan kitap, insanlığın acıyla olan ilişkisindeki olağanüstü dönüşümü tüm yönleriyle gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100563</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a8a715-af1a-4a47-ac15-51c501d048e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaturka: Türk Müziğinde Bir Üslup</image:title>
            <image:caption>Erken Cumhuriyet Dönemi (1923–1938), Türkiye&apos;de idari, toplumsal ve kültürel alanda topyekûn bir değişim dönemiydi. Alaturka: Türk Müziğinde bir Üslup, böyle bir değişim döneminde Türk müziğinde doğan yeni bir üslup (alaturka) üzerinde yürütülen tartışmaya ilişkin bir çalışmadır.  
20 yıldan uzun süren bir araştırmanın meyvesi olan bu kitap, teorik ve pratik unsurları müzik bağlamında ele alarak müzik ve kültürün kesiştiği noktada fark edilir olan üslup çeşitliliğini incelemektedir. Etnomüzikoloji, müzikoloji ve antropolojinin yanı sıra müzikal estetiğe ilişkin eleştirel yaklaşımlardan yararlanan çalışma, ulusal bir kimliğin inşasına ilişkin o döneme ait kavrayışları ele alarak Türkiye’de müzikal üslupla ilgili ortaya çıkan tartışmalara odaklanmaktadır. Üslup hakkında süregelen bu tartışma, Doğu ve Batı tanımlarının ve özellikle geçmişin ve bugünün yorumlarının hararetli bir şekilde tartışıldığı birbirine rakip kavram dünyaları üzerinde yürümektedir.  
John Morgan O&apos;Connell, tarihsel ve etnografik bir yapı üzerine kurguladığı çalışmasında Türk tarihçiliğinin eleştirel bir yaklaşımını sunmak için arşiv kaynaklarını ve etnografik materyalleri bir araya getirerek Türk müziği ve Türk tarihi çalışmalarına önemli katkılarda bulunuyor ve ulusal tarihi irdelemek için müziği eşsiz bir saha olarak araştırmacılarının gözleri önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100564</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80bb0e7e-d7cb-4e51-b4e8-2cdae198f39c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en özel yazarlarından Robert Musil’den Aforizmalar. Bir kısmı yayımlanmış, bir kısmı notlar halinde kalmış, bir kısmı terekeden çıkmış birbirinden okkalı cümleler, paragraflar, saptamalar. Bazen kendine, bazen okura, çokça dünyaya sesleniş. Hepsi demir leblebi. Sindirebilene aşk olsun! 
“Cevaplarında filozofun iddialı seviyesi ve edebiyatçının sorgulayışı bulunsun! Kendimi böyle idealize edebilirdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100565</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65c697b8-8ce1-4dd5-b0dc-235ba3406d73.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şeyler ve Diğer Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Samipaşazade Sezai’nin 1892/1893’te yayımladığı Küçük Şeyler, modern anlamda kısa hikâye türünün edebiyatımızdaki ilk örneğidir. Halid Ziya, ünlü hatıratı Kırk Yıl’da Küçük Şeyler’in kendisini adeta çıldırttığını, zevk ve neşe verdiğini ve onun açtığı yeni ufkun memleketin nesir sanat semasında vaatlerle dolu bir maşrık gibi parladığını belirtir. Gerçekten de Küçük Şeyler, edebiyatımızın alışkın olmadığı yepyeni şeyleri realist bir tutumla dile getiren sekiz hikâyeden oluşmaktadır. Sağlam kurgu ve teknikleriyle dikkat çeken hikâyelerin diğer önemli yönü, yazarın gerçekçi bir bakış açısıyla bireylerin ruh dünyalarını derinlemesine tahlil etmesidir. Elinizdeki bu baskıda, Küçük Şeyler’deki metinlerin yanı sıra yazarın dergi sayfalarında kalan ve sağlığında kitaplaştırmadığı hikâyelerini de bir araya getirdik. 
“Gece yarısı verdiği bir karar-ı kati üzerine sabahleyin erken kalkarak kendisine ait ne kadar eşyası varsa bir sandığa vaz ile aşağıki taşlığa indirdi. Arkasına paltosunu, başına şapkasını giyerek iplerle bağladığı sandığın üstünde oturmuştu. İşte o zaman, ‘Ya ben, ya kediler?’ sualini irad etmiş ve ‘kediler’ cevab-ı meyusanesini almıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100566</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9568fd3-1c22-4fc6-9eab-410fbea6c186.jpg</image:loc>
            <image:title>Atinalı Timon</image:title>
            <image:caption>Atinalı Timon, trajediyle komedi arasındaki çizgide yer alan bir oyun. Bu özelliğiyle bazı araştırmacılar tarafından Shakespeare’in az sayıda bazı başka oyunlarıyla birlikte ayrı bir kategoride değerlendirilir. 
Atinalı zengin bir soylu olan Timon, bütün servetini etrafında dostu gibi görünen asalaklara yedirir, bu süreçte onu kollamaya çalışanlara ise kulak asmaz. Serveti bu şekilde eriyip bittiğindeyse dost zannettiklerinden hiçbirini yanında bulamayacaktır. Bunun üzerine insanlardan nefret eden ve Atina’ya küsen Timon ormanda münzevi bir hayat yaşamaya başlar. Ama altın düşkünü çıkarcılar onu gelip ormanda da bulacaktır. 
Alova’nın ustalıklı çevirisiyle… 
“Sizi yılışık, yapışkan aşağılıklar sizi! 
Kibar kıyıcılar, centilmen kurtlar, uysal ayılar 
Sizi servet soytarıları, otlakçılar, iyi gün sinekleri! 
Çanak yalayıcılar, hava cıvalar, yanardöner herifler sizi!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100567</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e1da46e-cade-440f-bc19-84c18d177660.jpg</image:loc>
            <image:title>Strategikon – Bizans Kültüründe Strateji Sanatı</image:title>
            <image:caption>Altıncı yüzyılda, Bizans İmparatorluğu tam anlamıyla Doğulu bir nitelik kazanır. Perslerle, Araplarla, Türklerle girişilen savaşlar, imparatorluğun diğer kurumları gibi ordusunun da kapsamlı bir dönüşüm geçirmesine yol açar. İmparator Mavrikios’a 
(582-602) atfedilen Strategikon’da dönemin ordularının örgütlenme biçimleri, silahları ve taktikleri, okçuluk, gizli mesaj gönderme, kuşatma ve savunma hileleri eksiksiz biçimde tasvir edilmektedir. Bizans’ın askeri stratejisinin köşe taşı olan bu eser, savaşı devletin emellerine ulaşmasını sağlayacak araçlardan biri, ama en az arzu edileni olarak değerlendirir. Savaşı kazandıranın, üstün kuvvet veya cesaret değil, eksiksiz planlama ve zekâ olduğu görüşüne dayanır. Yaşadığımız toprakların kültürüyle şekillenmiş bir imparatorluğun strateji birikimini aktaran bu kitapta yalnızca savaşlar, hileler ve taktikler yer almıyor. Bir liderin ağzından “Bunu beklemiyordum!” sözünün asla çıkmaması gerektiğini belirten Strategikon, ihtiyatlı olmayı ve aklı her şeyin üstünde tutan Doğulu bakış açısını bilgece özetliyor. 
“General, idaresindeki kişiler karşısında sakin ve rahat görünmelidir; yiyeceği ve kıyafeti sade ve basit olmalıdır; maiyetindekiler müşkülpesent ve gösteriş budalası olmamalıdır; vazifelerini yerine getirirken gayretli ve özenli olmalıdır; dikkati ve ısrarıyla en çetrefil durumların üstesinden kolayca gelecektir. Eğer bir soruna ilgi göstermezse, o sorun da ona ilgi göstermez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100568</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93d562d-a2bc-43b5-bb20-d375421d7635.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopik Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Meşrutiyet döneminin önemli aydınlarından Ethem Nejat, bugüne kadar hep siyasetçi ve eğitimci kimlikleriyle tanınmaktadır. Türkiye’de sol siyasetin kurucu isimlerinden olmasının da etkisiyle, kendisiyle ilgili kaleme alınan kitaplar, makaleler onun hep bu yönlerini öne çıkarmıştır. Gelgelelim 1910’lu yıllarda yazdığı hikâyeleri göz önünde bulundurulduğunda, onun edebiyatta da “devrimci” bir kimliğe sahip olduğunu söylemek mümkün. Ütopik Hikâyeler başlığını verdiğimiz bu kitapta, sınırlı sayıda kalan ve Milli Edebiyat hareketinin estetiği çerçevesinde değerlendirilmesi gereken hikâyelerden en hacimlilerini, “Çiftlik Müdürü” ile “Yiğit Türkler”i bir arada sunuyoruz. 1913’te ayrı ayrı kitaplaşan söz konusu iki hikâye de birer “milli ütopya” örneğidir; tıpkı Halide Edib’in Yeni Turan’ı, Ziya Gökalp’ın Kızılelma’sı gibi… 
“Çiftliğimiz mektebinde çocuklar gayet milliyetperver yetişiyorlar. Onlar gayet kavi ve mefkûreci Türk yavrularıdır. Sonra hepsi çalışmayı sever, hepsi bilcümle mesleklerin şahı ziraatı tanır. Mektebimizin bütün çocukları şöyle düşünürler: ‘Hayat vatan içindir. İnsanlar vatana hizmet ve fedakârlık eylemek için dünyaya gelmişlerdir, başka bir şey için değil…’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100569</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94e8bc2-4e83-4337-9183-2146a5068c44.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zekayı Yeniden Tasarlamak</image:title>
            <image:caption>“Daha adil bir toplumun inşası için yeni teknolojiler nasıl kullanılabilir?” sorusuna bir bakış… 
Yapay zekânın, insanları daha değersiz kılması ya da yakın zamanda bir süper zekâ yaratması söz konusu değil ancak yakın gelecekte ilaç, eğlence ve taşımacılık sektörlerinde çığır açacak; işleri ve piyasaları dönüştürecek ve son olarak, hükümetlerin ve şirketlerin bireyler hakkında sahip oldukları bilgileri devasa biçimde arttıracak. 
Bugün yapay zekâ araştırmaları, demokratik yönetişimi baltalayışını göz ardı ederek ve işçiler için yeni fırsatlar yaratmadan işleri dönüştürerek, yani toplumun dokusunda yarattığı tahribatı umursamayarak önündeki teknolojik engellere fazlasıyla odaklanmış durumda. 
Yapay zekânın takip edeceği yön henüz belli değil. Acemoğlu, yapay zekânın demokratik özgürlükleri güçlendirme ve refah paylaşımını sağlama potansiyelini masaya yatırıyor. Fakat onu, bu şekilde yönlendirmek için büyük çaba sarf edilmeli. Bunun için yeni fonlar, regülasyonlar, yeni teknolojiler ve uygulanışları için düzenlemeler, yazılımcılar için yeni normlar ve önceliklerin belirlenmesi gerekiyor. 
Teknoloji ve iktisadi adaletin kesiştiği noktada, bu kitap, bahsedilen zorluklar hakkında tartışmak ve yapay zekânın gelişiminin nüfusun en savunmasız bölümünün refahını yok etmemesini sağlamak amacıyla, teknoloji şirketlerinin neler yapabileceğini değerlendirmek için uzmanları bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100570</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffc6ddd6-6411-4c96-be5a-fcf78be11563.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Meraklı kedi bahçede dolaşan kaplumbağayı izliyor, gelincik ailesi parkta oynuyor, pofuduk tavşan yavrularını besliyor. Boyalarını kap ve sevimli hayvanların oyunlarına sen de katıl. 
Çıkartmalarla dolu bu eğlenceli boyama kitabı çocukların dikkatlerini ve ince motor becerilerini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100571</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b74a4ea5-4898-4102-ab11-f14a6f998905.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Saati Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Haftanın her akşamı, bu şirin kitaptaki kısa hikâyelerden birini okuyun. İki küçük kâşifle yıldızların altında uyuyun, sihirli bir tek boynuzlu atla göklerde süzülün, dünyanın en güzel uyku tulumunun bulunmasına yardım edin ve daha birçok maceraya atılın! Çocuklar kitaptaki yedi hikâyeyi uzun yıllar sevgiyle hatırlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100572</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3ed7fec-082e-4619-a78e-316891b9d8f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Washington Kurşunları</image:title>
            <image:caption>Washington Kurşunları, dünya halklarını boyunduruk altında tutan ABD emperyalizminin giriştiği kirli oyunları belgelere dayanarak bütün açıklığıyla sergileyen cesur bir kitap. Yazar, gazeteci ve akademisyen Vijay Prashad, yerkürenin her yerindeki devrimleri ezen, demokratik olarak seçilmiş liderlere suikastlar düzenleyen, kanlı askerî darbelere önayak olan ve kukla hükümetleri destekleyen bu süper güce yönelik güçlü ithamlarda bulunuyor. 
Washington Kurşunları’nın merceği, İran’dan Güney Amerika’daki CIA destekli darbelere, Vietnam’dan Afrika’nın sömürge ülkelerinde yükselen ulusal kurtuluş savaşlarına dek hayli geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Brezilya’da Dilma Rousseff, Bolivya’da Evo Morales hükümetlerine 21. yüzyılda yapılan darbeler, emperyalist müdahalelerin günümüzde de sürdüğünü kanıtlamakta. Vijay Prashad’ın çok sayıda belgeyle desteklediği savları inandırıcı ve etkileyici. 
Washington Kurşunları, ABD emperyalizminin tarihine gömülü, dünya çapındaki direnişlerin de tarihi. Kitabın önsözünde Bolivya Eski Devlet Başkanı Evo Morales’in yazdığı gibi, “Kitleler biziz, buna inancımız tam. Ve günü geldiğinde kitlelerin kazanacağına da.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100573</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68170b57-8276-4fa4-85fc-325549a23c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıcın Sonu</image:title>
            <image:caption>“Sonun başlangıcı” sık işittiğimiz bir söz. Bu kez “başlangıcın sonu” var karşımızda. Yetmiş yıllık sosyalizm deneyimi insanlık tarihinde yeni bir başlangıçtı ve çöktü. Peki bu başlangıcın sonu nasıl geldi? Sovyetler’in çöküşünde ne gibi etmenler, hangi ağırlıklarla rol oynadı? Ve belki de en önemlisi; bu etmenleri iyi çözümleyebilir, onlardan gerekli dersleri çıkarabilirsek “başlangıcın sonu” yeni başlangıçlara gebe olabilir mi? 
Carlos Martinez, yirmi beş yılı aşkın süredir solun tartışma gündeminden düşmeyen bu konuyu, soru ve sorunları, bu kitabında özlü bir biçimde yanıtlamaya çalışıyor. 
Başka sorular ve yanıt arayışlarıyla birlikte: Ekonomide, siyasette, kültür ve ideoloji alanlarında; dış politikada, “barış içinde bir arada yaşama” çabalarında ve silahlanma yarışında; içeride, halkın devrimin ilk yıllarındaki coşkusunu koruma ve geliştirme anlamında neler yaşandı, nerelerde eksik kalındı? 1970’lerden itibaren ekonomideki büyüme eğilimi neden yavaşladı, bilim ve teknolojide Batı’yla girilen rekabette ne gibi hatalar yapıldı? Çin ile ilişkiler, Macaristan ve Çekoslovakya’daki müdahaleler neleri değiştirdi? Hruşçov’un “destalinizasyon politikası”ndan Gorbaçov’a nasıl bir yol uzanıyor? Glasnost ve perestroyka gerekli miydi; bunlar ilk başta nasıl göründü, sonradan nasıl değişti? Afganistan Savaşı çöküşte ne gibi bir rol oynadı? Peki ya, Gorbaçov ve ekibinin ihaneti? 
1991 darbe girişimi başarılı olsaydı, Sovyetler Birliği şimdi tıpkı Çin gibi yaşar mıydı? 
Geçmiş deneyimleri tartışan, gelecek deneyimlerin önünü açan “Geçmişten Geleceğe Sosyalizm” dizimizde yeni bir sayfa… Carlos Martinez’in “çöküş”e dönük ufuk açıcı anlatımıyla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100574</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a90cee0-efc7-4f23-9ede-bf42cb9c7618.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Okumaları</image:title>
            <image:caption>Devrim Okumaları, Britanyalı tarihçi Edward Hallett Carr’ın, devrimler tarihinin önemli isimleri, eserleri ve süreçleri üzerine kaleme aldığı bir dizi makalesini bir araya getiriyor. 
Eser, “öncü” olarak nitelenen Saint-Simon’a dair bir makaleyle başlıyor. Bunu, Komünist Manifesto’yu, Manifesto’nun yazılış sürecini ve elbette yazarları Marx ve Engels’i konu edinen bir makale takip ediyor. Akabindeyse, devrimler tarihinin iz bırakmış diğer pek çok ismi ele alınıyor: Proudhon, Herzen, Lassalle, Plehanov, Lenin, Sorel, Gallacher ve son olarak kendisine iki makaleyle yer verilen Stalin. Bundan başka, eserde, 19. yüzyılın kimi Rus düşünürleri ile ilgili, Alman Komünist Partisi ve Almanya’da başarısızlıkla sonuçlanan devrim süreci ile ilgili yazılar da bulunuyor. 
Toplamda 14 makaleden oluşan Devrim Okumaları, devrimler tarihine ilişkin hem önemli bir kaynak hem de sağlam bir giriş kitabı olma özelliğine sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100575</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4e556e2-f1c3-413d-9b9c-f72631523bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Parma Manastırı</image:title>
            <image:caption>Parma Manastırı, 19. yüzyıl Fransız yazarı Stendhal’in başyapıtlarından biridir. Hayalî bir İtalyan dükalığında sergilenen saray entrikalarının, tutku ve cesaretin, ahlakî ikilemlerin, mutluluk arayışını kuşatan sert gerçeklerin romanıdır. Yazımı elli iki gün gibi olağanüstü kısa bir sürede tamamlanan Parma Manastırı, Balzac tarafından çağının en önemli Fransız romanı olarak nitelendirilmiştir. Çağdaşı eserlerin aksine, yalın bir dile sahiptir. Olaylar, kişiler ve psikolojiler ön plandadır. Kişilerin ruhsal durumları, uzun monologlarla aktarılır. Kurgusal olduğu kadar tarihsel, bir o kadar da politik bir romandır. 
Romanın başkişisi, genç soylu Fabrice del Dongo’dur. Gözüpek ve tutkulu bir genç olan Fabrice’in, Waterloo Savaşı ile başlayan ve adam öldürmelerle, zindanlarla, zehirlenmelerle ve yasak aşklarla sürüp giden macerasını anlatır Parma Manastırı. Siyasi entrikaların gençlik ateşiyle ve tutkulu aşklarla harmanlandığı büyük bir eserdir. 
Stendhal, okuru 19. yüzyıl İtalya’sında romantik ve heyecan dolu serüvenlere sürüklerken, aynı zamanda dönemin toplumsal ve politik durumunu da ustalıkla ortaya koyar. Edebiyat ile politika arasındaki ilişkiye dair şu çarpıcı tespit, bizzat eserin içinden alınmadır: “Edebî bir esere politika karıştırmak, bir konserin ortasında tabanca atmak gibidir; bayağı bir şeydir, ama yine de kişinin buna dikkatini vermemesi imkânsızdır.” 
Stendhal’in bu büyük yapıtını Hamdi Varoğlu’nun çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100576</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de0290d-1606-4a3a-adff-eb622f92df7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıtlık</image:title>
            <image:caption>İrlanda edebiyatının toplumcu yazarlarından Liam O’Flaherty, Kıtlık romanında, 1840’larda İrlanda’da bir milyon insanın ölümüne, iki milyon insanın da ülkeden göç etmesine yol açan Büyük Kıtlık’ı, yoksul bir aile odağında anlatır. 
O’Flaherty, İngiltere’nin boyunduruğu altındaki İrlanda’nın tarihinde yaşanmış bu en korkunç yıkımı, yöneticilerin yıkımdaki rolüyle birlikte ortaya koyar. Halkın yaşam, kimlik ve bağımsızlık mücadelesi, diğer romanları gibi Kıtlık’ın da konusudur. 
Romanları ve öykülerinde İrlanda halkının yürekliliğine ve kararlılığına duyduğu saygıyı dile getirmekten hiçbir zaman geri kalmayan O’Flaherty’nin, yapıtlarında ödünsüz bir doğalcılık ile şiirsel bir anlatımı, keskin bir yergi ile psikolojik çözümlemeyi ustaca birleştirdiği görülür. 
Kıtlık, O’Flaherty’nin sinemaya uyarlanan Muhbir’le birlikte en güçlü iki romanından biridir. 
Celal Üster’in Mamak Askerî Cezaevi’nde çevirisini yaptığı Kıtlık, daha önce 1973 yılında yayımlanmıştı. 
Yordam Edebiyat bu tarihsel romanı, ilk kez eksiksiz çevirisiyle okurlara sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100577</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9088e3-8f0e-4a1f-8d92-10eab7f8591d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Matematik Yarışması</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, Matematik Haftası’nı kutlamak için sınıfta düzenlenen yarışmaya katılacak. Ama matematik konusunda kendine hiç güvenmiyor. 
Öğrenciler, yarışmaya ikili takımlar olarak katılacaklar. Mert’in ekip arkadaşı, sınıfın matematikte en başarılı öğrencisi Alican olacakmış. 
Bakalım yarışma nasıl geçecek? İş birliği yapmanın, dürüst olmanın ve başarıyı da başarısızlığı da olgunlukla karşılayabilmenin önemini anlatan bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100578</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66cd8ed5-ae77-43ff-9677-167c02a06ed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kömür Kralı</image:title>
            <image:caption>Kendisi de kömür madenlerine sahip büyük bir işadamının oğlu, Hal Warner, Colorado’nun Kayalık Dağları’nda, kendi deyimiyle “uygulamalı toplumbilim alanında bir yaz kursu” için, adını ve kıyafetini değiştirerek bir “madenci yamağı” olarak çalışmaya başlar ve maden işçilerinin acımasız yaşam ve çalışma koşullarına tanık olur. Dünyanın birçok ülkesinden gelen işçilerin yaşadığı madenci kampında (siyasal görüşleri değil saç renginden dolayı öyle anılan) İrlandalı “Kızıl” Mary ile ve daha birçok insanla tanışır. Başarısızlığa yazgılı bir grevin lideri olarak bulur kendini sonunda. 
Zola’nın Germinal’ine benzetilen bu romanını yazmak için, Upton Sinclair 1913-14 yıllarında Colorado kömür madenlerine defalarca giderek gözlemler yaptı. İlk olarak  1917’de basılan Kömür Kralı, aynı yıllarda gerçekten yaşanmış olan ve askerî güç kullanılarak bastırılan büyük grevler dalgasına dayanır. Hal Warner yürekten bağlandığı dostlarından ayrılmak zorunda kalır, ama geri dönecek ve (yazarın ölümünden sonra, 1976’da yayımlanan) Kömür Savaşı romanında, mücadelesine bıraktığı yerden devam edecektir. 
“Mary,” dedi yaşlı adam, “Afrika’daki karıncalar hakkında yazılanları hiç okudun mu?” 
“Hayır,” dedi Mary. 
“Onlardan milyonlarcası uzun sıralar halinde yürürler. Bir çukura geldiklerinde, öndekiler çukurun içine düşerler ve onların üstünden daha başkaları gelip düşerler, sonunda çukuru iyice doldururlar, böylece ötekiler çukurun diğer tarafına geçerler. Biz karıncalarız, Mary.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100579</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/070c2f98-5613-402a-933e-4f81e6c032be.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Hapşırığı</image:title>
            <image:caption>Kuyruklu, noktalı, virgüllü, sakin mi sakin bir öykü olacaktı bu! Tabii, bizim haylaz ejderha uslu durmayı başarabilseydi. Elinde karabiber tohumlarıyla yürürken ayağı taşa takılıp düştü ve olanlar oldu. 
 
Ha-ha-hapşuuu!!! 
 
Ünlemler, “Hayıııır!” diye boşuna haykırdı. Üç noktalar ayrılmamak için birbirlerine tutunmaya çalıştı. Soru işaretleri savulurken, “Nereye gideceğiz?” diye sordu. Öyküdeki herkes çok şaşkındı. Ejderha da öylece kalakalmıştı. Sol kulağını kaşıdı, etrafına bakındı, aklına bir fikir geldi. Acaba yazar, ona yardım eder miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100580</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ecfb867-1225-4a29-89ff-9a55648a78f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplanlar İçin Sofra Adabı</image:title>
            <image:caption>Kaba saba üç yaramaz kaplan içeriye daldığında, Timsah Kıtır arkadaşlarıyla çay içiyordu. 
Kaplanlar masayı bir güzel dağıttılar, buldukları her şeyi yalayıp yuttular, ağızlarını şapırdattılar, döktüler saçtılar. 
Sandalyelerin tepesinde gezinip, masanın üstünde dans etmeye kalktılar. 
Bundan sonra kimse kaplanları çaya davet eder mi dersiniz? 
Şiirsel anlatımı ve neşeli hayvan karakterleriyle sofradaki davranış kurallarıyla tanışmak için mükemmel bir başlangıç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100581</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7149a0-6fa4-4af0-bdb6-15fc7ec090f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıngıraklı Deve</image:title>
            <image:caption>Babasıyla birlikte Tahran’ın yoksul semtlerinden birinde yaşayan Latif’in aklı fikri, sadece bir oyuncaktadır. Yalınayak ve aç karnına gezdiği sokaklar, günün sonunda hep çıngıraklı deveye çıkmaktadır. Hayallerini süsleyen oyuncağa, yalnızca rüyalarında kavuşan bir çocuğun sorusu geçerliliğini hâlâ korumaktadır: Hakkımı nasıl alacağım? 
 
İran çocuk edebiyatının unutulmaz yazarı Samed Behrengi, okurlarını yoksul bir çocuğun düşlerine ortak ediyor. Zengin ve fakir ayrımını çocuksu bir bakışla anlatan yazar, sahip olmak, çocuk hakları, empati gibi kavramlar üzerine düşündürtüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100582</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1656210-a3b2-45dd-bdb0-b986a806bcf9.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Ve Toplum Dergisi 140. Sayı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Yapısal Reformlar ve Türkiye: Bir Kitap ve Arkasındaki Öykü 
Mahfi Eğilmez 
 
Politik İktisat – Ekonomi Politik: Tarihsel ve Kavramsal Gelişim 
Ercan Eren 
 
İktisattan Politik İktisada 
Vedit İnal 
 
Yeniden Politik İktisat 
İzzettin Önder 
 
Politik İktisat 
Hüseyin Özel 
 
Ekonomi Politik Hiç Ölmedi ki… 
Ergun Türkcan 
 
İstikrar Programlarının Politik İktisadı 
Fatma Doğruel, A. Suut Doğruel 
 
Ücret Hırsızlığı 
Alper Duman 
 
Yuvarlak Masa: Tarımın Ekonomi Politiği 
Ömer Faruk Çolak, Gökhan Özertan, Serdar Sayan 
 
Finansal Okuryazarlık Notları: Tasarrufları Nasıl Değerlendiriyoruz? Devrim Dumludağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100583</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84ff8638-568e-45cc-9105-ae6237d1edcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kapıları</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un Öteki Yüzü 
 
Yazılım dünyasının dâhi ismi Sinan, gizemli bir kitabın yazarıdır. Sinan’ın herkesten sakladığı kapalı yaşamı, Nevra’yla tanışınca değişir. Ünlü bir politikacının kızı olan Nevra’nın da kendine ait sırları vardır. Arkadaşlıkları ilerledikçe açtıkları her kapının ardında beklenmedik, sarsıcı olaylarla karşılaşırlar. Yıllar önce işlenmiş cinayetlerin öznesi olduklarını anladıklarında ise artık tüm kimliklerinden sıyrılıp bambaşka insanlar olurlar. 
 
İş dünyasının yeni merkezi Maslak’daki plazalardan, Yedikule’ye, sur dibindeki bostanlara, yer altı efsanelerine uzanan bir İstanbul romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100584</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3ecd0f-a8e3-4f95-bbd8-91f2af258cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nüzhet</image:title>
            <image:caption>Nâzım Hikmet ve Nüzhet Hanım, (1922) 
 
Bu kitap özel bir Türk kadınının, Nâzım Hikmet’le ilk evliliğini yapan Nüzhet Berkin’in ve yakın aile çevresinin yaşantısını, 1876’dan 1987 yılına kadar süren, yüz yılı aşkın bir devredeki sosyal ve tarihsel değişimler ortamında ele alıyor. 
 
Çalkantılarla süren bu döneme ışık tutan romanda, Nüzhet Hanım ve Nâzım Hikmet’in yanı sıra, İttihat ve Terakki mensuplarıyla, sol fikirlere yatkın aydınlarla, felsefe, edebiyat ve sosyoloji tarihimize katkıda bulunmuş isimlerle de karşılaşma fırsatı buluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100585</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baa457e9-dfa2-4584-8c58-7ac78814575f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh-u Revan</image:title>
            <image:caption>Şemseddin Sami
ve Ali Sami’nin Romanı 
 
 
 
 
Özel bir baba... Özel bir oğul... 
 
Şemseddin Sami... 
Türkçe’nin, Türk edebiyatının ölümsüz ismi. 
 
Ali Sami... 
Galatasaray Spor Kulübü’nün kurucusu, 
Türk sporunun büyük teşkilatçısı. 
 
 
Baba ve oğlunun ortak kaderi... Bir ailenin, Arnavutluk’un bir dağ köyünden İstanbul’a uzanan 100 yıllık olağanüstü hikayesi... Savaş, sürgün, hapis, ölüm. Genç Osmanlılar, Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik, İttihat Terakki, Abdülhamid, Meşrutiyet, Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı, Futbol, Mektep, Galatasaray, İşgal, Cumhuriyet... 
 
Parçalanma ve yeniden doğuş sancılarının İmparatorluk topraklarının her yerinde dizgininden boşanırcasına yaşandığı o 100 yıllık unutulmaz tarihi sürecin tam ortasında, babadan oğula geçen büyülü Ruh Akışı’nın, hayatlarına damga vuran trajedilerin, aşklarının, tutkularının hüzünlü hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100586</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d2529b2-411a-48da-843f-a6eddd0e580b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Sağlam Bir Temel Oluşturmak İçin Ebeveynin Rehberi</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bebeklikten çıkıp iki ayağı üzerinde durmayı öğrendiği andan itibaren sizin için bambaşka bir ebeveynlik macerası başlar. Eğer bu büyük değişime hazırlıksızsanız çocuğunuzun güçlenen benlik algısı, her şeyi kendi kendine yapma isteği, duygusal yoğunluğu ve inatlaşmaları karşısında fazlasıyla bocalayabilirsiniz. Teknolojiyle sarmalandığımız modern hayatın koşullarının da çocuklarla iletişimde pek elverişli olduğu söylenemez. 
 
ñ  Çocuğa, istediği şeyleri yapabilmesi için sınırsız özgürlük mü tanınmalı, yoksa kendini kontrol etmeyi ve çevreyle uyumlu olmayı öğrenmesi için kurallar koymaya başlamak mı gerekir? 
 
ñ  Çocuğa kurallar öğretilmeliyse nereden ve nasıl başlanmalı? 
 
ñ  Oyuncaklar, kitaplar, görüntülü görüşmeler, ekran ve tablet gibi araçları gelişimi destekleyici şekilde nasıl kullanabilirim? 
 
ñ  Çocuğumla nasıl kaliteli vakit geçiririm? 
 
ñ  Sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimi için hangi oyunları oynayabilirim? 
 
ñ  Beslenmedeki sıkıntılar nasıl çözülür? 
 
ñ  Çocuklara uyku düzeni nasıl kazandırılır? 
 
ñ  Tuvalet eğitimi nasıl verilmeli? 
 
 
Sinem Olcay Kademoğlu, Ebeveyn Rehberi’nde son bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu ve ailelerle olan tecrübeleri sonucunda etkinliğini gözlemlediği çocuk yetiştirme stratejilerini paylaşıyor. 
 
 
 
 
 
Sinem Olcay Kademoğlu (Uzman Psikolog, Aile ve Çocuk Gelişimi), psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi ve State University of New York&apos;tan aldı, Gelişim Psikolojisi dalında yüksek lisansını Koç Üniversitesi ve Ruhr Universität-Bochum&apos;da tamamladı. Kurduğu İstanbul Parenting Class (İPC) isimli merkezde, 0-17 yaş grubu çocuklarla gelişim değerlendirme çalışmalarını ve ailelere yönelik danışmanlık hizmetlerini 2007 yılından bu yana sürdürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100587</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/685ee014-9aba-48b2-8931-5c85890a2eec.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikrobun Keşfi</image:title>
            <image:caption>Gerçek devrimler dünyamızın çehresini ve ona bakışımızı değiştirir. 
 
1880-1900 yılları arasında gerçekleşen olağanüstü bilimsel devrim, sadece yirmi yıl içinde bizim dünyaya bakışımızı sonsuza dek değiştirdi. 
Batılı hekimler, mikropların varlığını kanıtlayıp hastalıkların nedenleri ve doğası hakkında binlerce yıldır süregelen yanlış fikirleri ve eski tedavi yöntemlerini birer birer terk etti. 
Bu kitap, tıp tarihindeki en büyük ilerlemelerden biri olan mikrobun keşfinin soluk kesici hikâyesini anlatıyor. 
Bilimsel gayret, düşünsel cesaret, sayısız kişisel ve siyasi çekişme, fedakârlıklar ve alınan büyük risklerin nasıl meyve verdiğini gösteriyor. Bu büyük devrimin güvenli ameliyatlara, geniş çaplı aşı seferberliklerine, hijyen ve sanitasyon alanında çarpıcı iyileştirmelere ve bugün çoğumuzun hayatını borçlu olduğu antibiyotik ilaçların ortaya çıkışına nasıl zemin hazırladığını çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100588</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc6bfbe-6b99-4e3b-8e80-8b88fce63678.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus Dükkanı – 1</image:title>
            <image:caption>Ninni 9 yaşında ve en büyük hayali bir
bisiklet satın almak. Fakat bir sorun
var: Ninni’nin hiç parası yok. Ninni para
kazanmak için çalışmak istiyor ama 9
yaşında birine kim iş verir ki?
Ta ki... vitrininde yardımcı aranıyor yazan
Kâbus Dükkânı’yla karşılaşana kadar.
Ninni heyecanla içeriye giriyor. O da ne?
Bir ses duyuyor ve tezgâhın arkasında
yatan bir adam görüyor: kahkaha mı
atıyor yoksa çığlık atarak yardım mı
istiyor? Ninni tüm bunları
öğrenmeye hazır...
 
 
Kâbus Dükkânı Serisi, Gıdıklama Tozu
ile başlıyor. Sizi hayaletlerin, kavanoz
dolusu iksirlerin, kertenkele gözü seven
örümceklerin ve evcil bir ahtapotun
da olduğu heyecan dolu bir maceraya
çağırıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100589</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b86d8abe-1066-48ae-a788-0dd3b0cc74e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bosna Büyük Bir Sır</image:title>
            <image:caption>Aliya İzetbegoviç gibi büyük bir liderin hapiste olduğu süreçte yaşadıklarını, çıktıktan sonra siyasette hızla yükselmesini, memleketi ve halkı için verdiği mücadeleyi, durup dinlenmeden sürekli çalışmasını okuyoruz Bosna Büyük Bir Sır kitabında. Mülakatlardan oluştuğu için o dönemki siyasi atmosfere tanık olmak da kolaylaşıyor, Aliya’nın olaylara bakışındaki değişimleri görmek de mümkün oluyor; hatta bazı gazetecilerin art niyetli sorularını ustalıkla geri püskürtüp üstüne bir de tüm hazırcevaplığıyla onları alt etmesini seyrediyoruz keyifle. Bosna Büyük Bir Sır, ismiyle müsemma bir eser. Sırrı biraz olsun aralamak, Bosna’yı, Balkan coğrafyasını, siyasi çalkantıları, siyasilerin çekişmelerini ve Aliya İzetbegoviç’i okumak, öğrenmek ve aşina olmak için sayfalarda gezintiye çıkmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100590</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00fb0b40-cc95-4036-bf5e-5f04aa521586.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükanne Yağmurda Dans Etti</image:title>
            <image:caption>Geçmişten gelen karanlık bir sırla birbirine bağlanan üç kuşak kadının hikâyesi… 
Juni, büyükanne ve büyükbabasının ölümünden sonra çocukluğunu da geçirdiği adadaki evlerine geri döner. Evi boşaltırken büyükannesinin bir Alman askeriyle çekilmiş fotoğrafına ve 1947’de yazdığı mektuba rastlar. Juni, büyükannesinin II. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra Almanya’da olduğunu yeni öğrenir ve onun bilinmeyen hikâyesini çözmeye karar verir. 
Gerçeği arayışı Juni’yi Berlin’e ve Almanya teslim olduktan sonra Rus bölgesi haline gelen Demmin’e sürükler. Burada Norveç’in tüyler ürpertici tarihiyle Demmin’de yaşanan toplu intiharların karanlık günleri birleşir. Böylelikle kitlesel histerinin patlak verdiği, savaş tarihinin oldukça sansasyonel bir parçası gün yüzüne çıkar. Ruslar, Nazilerin korkunç eylemlerinin intikamını almak istemektedir. Peki, yazılmaya layık olan sadece kazananların hikâyesi midir? 
Büyükanne Yağmurda Dans Etti, bir kadının geçmişini gizlemesi ve bunun kızıyla torunu üzerindeki sonuçları hakkındadır. Fakat hepsinden önemlisi bu roman, okuyucuyu hayatın trajedilerine karşı sevginin iyileştirici gücüne ikna eden bir dönem belgesidir. Norveçli yazar Trude Teige utanç, yıkım ve acıyı; anlayış, empati ve umuda dönüştürmenin bir yolunu bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100591</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4bf011-fc22-4173-a9de-4acbeab51149.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliliğin Estetik Geçerliliği</image:title>
            <image:caption>Romantik ilk aşka karşın evliliğin, cesarete karşı sabrın, anlık olana karşı ebedinin, tensele karşı ruhsalın, uçarılığa karşı tekdüzeliğin, fethetmeye karşı sahip olmanın, gurura karşı tevazuun, açgözlülüğe karşı rızanın, dışsala karşı içselin, zirve anını değil sürekli oluşun övüldüğü bu eser Ya/Ya da’nın birinci kısmına bir yanıt niteliğindedir. 
Evliliğin Estetik Geçerliliği, Yargıç Wilhelm’in, Kierkegaard’ın baştan çıkarıcısı Johannes’i etik yaşamın estetik yaşantıdan daha iyi olduğuna ikna etmeye çalıştığı uzun bir mektuptur. Baştan Çıkarıcının Günlüğü’nde Johannes’in değerli bulduğu anlık zevkler ve ince zekanın parlak buluşları Yargıç tarafından eleştirilir. 
*** 
Evlilikteki aşk sadık, sabit, mütevazı, sabırlı, kontrollü, sebatkâr, istekli ve neşelidir. Bütün bu erdemler bireyin içsel özellikleridir. Birey dışsal düşmanlarla mücadele etmez. Kendi namına, kendisi ve aşkı için mücadele eder. Ve özünde bir kerelik değil daima uygulandığı için zamansal yetkinliğe sahiptir. Ve bu erdemler yoluyla benlik dışında hiçbir şey elde edilemez. Bu yüzden evlilikteki aşk tek ve aynıdır; senin alay edercesine adlandırdığın gibi günlük ve ayrıca kutsaldır ve evlilikteki aşk günlük olma yoluyla kutsallığı kazanır. Evlilikteki aşk, telaş ve çığlıklarla gelen talih kuşu gibi dışsal işaretlerle gelmez; ahlâkı bozulmaz sessiz bir ruh olarak gelir. 
*** “Evliliğin ‘neden’ine verilebilecek en saygın yanıtlardan birisi, evliliğin bir karakter okulu olduğudur. 
Kişi, kendi karakterini yükseltmek ve geliştirmek için evlenir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100592</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991cac34-b36f-44c1-ae42-8e448a8e5a03.jpg</image:loc>
            <image:title>Fonksiyon, Kavram, Anlam</image:title>
            <image:caption>Modern matematiksel mantığın kurucusu olan Gottlob Frege, Aristoteles’ten sonraki zamanların en büyük mantıkçısı olarak kabul edilmektedir. Eserleri kendi döneminde çok fazla üne kavuşmamış, fikirleri daha çok kendisinden etkilenen düşünürler aracılığı ile yayılmıştır. Birbiri ardına devrim niteliğinde eserler neşreden Frege, modern mantığın gelişimini mümkün kılan temel fikirleri kendi başına keşfetmiştir ve bütün disiplini adeta tek başına kurmuştur. Matematik felsefesi, matematiksel mantık, dil felsefesi gibi alanları derinden etkileyen Frege’nin fikirleri, Ludwig Wittgenstein ve Edmund Husserl gibi isimlere de tesir etmiştir. Bu eser, Frege’nin günümüzün felsefi tartışmalarında en etkili teorilerini içeren, matematikle alakalı meselelere çok fazla aşina olmayan okurun da kolaylıkla anlayabileceği makalelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100593</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ddb158-3574-4895-b2c8-be9588d13cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hölderlin&apos;in Deliliği</image:title>
            <image:caption>“Hölderlin, kırk yaşında aklını yitirmeyi makul buldu.” R. Walser 
Hölderlin’in hayatı, tam ortasında ikiye bölünür. 1770 ile 1806 arasındaki ilk 36 yılında gündelik hayattan fazlaca uzak olmaktan korksa bile, gücü ölçüsünde zamanının dünyasında yaşayıp o dünyanın olaylarına katılan Hölderlin, 1807 ile 1843 arasındaki ikinci 36 yılını bir duvar onu dış dünyadan ayırıyormuşçasına temastan kaçarak olaylardan uzakta geçirir ve hayata karşı tavrını, her tür tarihsel niteliğin izlerini silmek üzerine kurar. Hölderlin’in Deliliği, Hölderlin’in, hayatının ikinci yarısında delilik teşhisini gönüllü olarak kabul etmesi üzerine Giorgio Agamben’in bu durumun nedenlerine felsefi açıdan eğildiği bir kroniktir. Agamben, Hölderlin’de aktif ve pasif, kamusal ve özel, akıl ve delilik, güç ve eylem, komik ve trajik arasındaki karşıtlığı etkisiz hale getiren ve Hölderlin’in Batı düşüncesine bıraktığı politik mirası temsil eden alışılmış bir yaşam görür. Alışılmış yaşam, şiirsel bir yaşamdır; kararlaştırılamayacak veya emredilemeyecek bir şekilde, insanlığı şiirsel olarak içinde yaşatır. Hayatın kendisi de dahil olmak üzere her sanatta ve çalışmada başarısızlığı tek kader olarak kabul eden bir hayat...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100594</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/659c2070-62be-4b79-9d96-989d024d822f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Brugge</image:title>
            <image:caption>Hugues Viane, genç ve güzel karısının ölümünden sonra ışıksız, kasvetli, Katolik Brugge şehrine taşınır. İçinden binlerce kanalın geçtiği, yorgun, üçgen çatılı evlerin ve yüksek kulelerin bulunduğu bu şehirde görkemli bir geçmişin yasını tutar. Şehrin gri sokaklarında teselli edilemez bir şekilde yürür. Brugge, onun ıstırap çeken hastalıklı varlığına, saplantılı hikâyesine uygun bir dekordur. Bu yalnız adamın melankolik adımları, onu puslu bir akşam, kaybettiği kadına tuhaf bir şekilde benzeyen başka bir kadınla tanışmaya götürecektir. Ölü Brugge böylelikle ona, ölümü yenme imkânı verir. 
Belçikalı sembolist şair ve romancı Georges Rodenbach’ın ilk kez 1892’de yayımlanan başyapıtı, okuyucuyu hipnotize eden atmosferiyle sessiz bir trajedinin örneğini sunar. Rodenbach’a göre şehir, ruhun coğrafyasıdır. Roza Hakmen’in eşsiz çevirisi ve Selim İleri’nin sonsözüyle Ölü Brugge, aradan bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen değerine değer katan usta işi bir anlatı. “Esrarengiz bir denklem kurulmaktaydı. Ölü zevceye karşılık ölü bir şehir olmalıydı. Koyu matemi böyle bir dekor gerektiriyordu. Hayata ancak Brugge’de katlanabilirdi. Sezgisine uyup gelmişti buraya. Başka yerlerde hayat kıpır kıpır, uğultulu olabilir, kutlamalarla ışıl ışıl aydınlanabilir, binbir ses birbirine karışabilirdi. Onun sessizliğe ve neredeyse yaşadığını hissettirmeyecek kadar tekdüze bir hayata ihtiyacı vardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100595</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fa00c38-c234-4e9f-bced-b0ded0a3ffb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoriden Pratiğe Türk Edebiyatında Diliçi Çeviri</image:title>
            <image:caption>“Diliçi çeviriye dair araştırmalar son yıllarda artış göstermiş olsa da bunların istenen düzeyde olduğu söylenemez. Bu bağlamda, diliçi çeviri ile ilgili literatürün genel çerçevesinin çizilmesi ve konuyla ilgili teorik ve kuramsal çerçevenin oluşturulması amacıyla elinizdeki kitap değerli araştırmacıların katkılarıyla meydana getirildi.” Teoriden Pratiğe Türk Edebiyatında Diliçi Çeviri kitabı; “Diliçi Çevirinin Teorik Çerçevesi”, “Osmanlı Dönemi Diliçi Çeviri Metinleri Üzerine İncelemeler ve “Diliçi Çeviri Uygulamalarında Karşılaşılan Sorunlar” başlıklı üç bölüm altında toplanan 16 adet bilimsel yazı ile “diliçi çeviri”nin tanımlamasını yapıyor, okuyucuya ve araştırmacılara diliçi çevirinin Türk Edebiyatındaki sınırlarını ve uygulama sahasını tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100596</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467a9b58-75f7-4f88-93e9-5512815b84a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculuğa Övgü</image:title>
            <image:caption>“Her yerde mekân değiştiren, bir yerden bir yere taşınan insanlar. Gidişler, dönüşler, dönüşsüz gidişler. Gezegenin tüm yüzeyi insanların, nesnelerin, bilgilerin ve tasarıların değiş tokuşuyla uğuldamakta. 
Biri Arktika’nın soğuk sularını ister, diğeri Pasifik’in mercan adalarını ve sıcak sularını, burada tropikal ormanın yeşillik, ılık ve nemli toprağına özlem duyulur, orada Sahra Çölü’nün kavrulan, toz haline gelmiş arazisine iç geçirilir; Himalaya tepelerinin buz kesmiş havasına tutkun olanlar Asya musonlarının öfkeli peyzajı ya da Akdeniz’in derinlerinden gelen mavi ve toprak rengi için hiçbir coşku hissetmez. Her beden, içinde kendini en rahat hissettiği ve vaktiyle, plasenta halindeki ilk zamanlarında bulanık ama unutulmaz duyumları ve hazları sağlayan elementi yeniden bulmaya özlem duyar. Bir mizaca tekabül eden bir coğrafya vardır hâlâ. Geriye onu bulmak kalır. Herkes kendi içinde su, toprak ya da hava için duyduğu bir tutku keşfeder, ateş ise gezginin bizzat bedeninde dolaşır. 
Yolculuk bir ontolojiyi, bir varolma sanatını, kendilik poetikasını tanımlar. Güzergâh şeylerden kelimelere, yaşamdan metne, yolculuktan kelama, kendinden kendiye götürür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100597</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0363a699-004b-43eb-b9a1-57e0ce9e6869.jpg</image:loc>
            <image:title>Gayrimeşru Anlamlar Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Gayrimeşru Anlamlar Sözlüğü’nün ortaya çıkışını yalnızca yaşam deneyimine dayandırmak pek doğru olmaz. Edebiyat deneyiminin de en az yaşam deneyimi kadar etkili olduğunu ve bu sözlüğün, özellikle Gustave Flaubert’in meşhur Yerleşik Düşünceler Sözlüğü’nden esinle hayat bulduğunu belirtmek gerekir. Bu sözlüğün en güçlü yanı ironisiydi tabii ama asıl muhteşem olan, böyle bir sözlük hazırlama fikriydi; kalıplaşmış algıları hicvederek on dokuzuncu yüzyılın ruhunu madde madde yansıtma fikri, her şeyden önce büyük bir buluştu. Bu anlamda Flaubert’in izinden giden Ambrose Bierce da yirminci yüzyılın başında yayımlanan parıltılı eseri Şeytan’ın Sözlüğü’nde yine hiciv ve ironi yoluyla kendi dönemini resmediyor, Amerikan toplumunun değerlerini alaşağı ediyordu. Tabii ki dünya genelinde bu iki sözlük dışında da klasik sözlük tanımına uymayan birçok farklı sözlük deneyimi gerçekleşti, hatta hem roman hem de sözlük olan bazı eserler de yayımlandı. Ama Gayrimeşru Anlamlar Sözlüğü’nün Flaubert’in sözlüğünden esinlendiğini ve maalesef bu sözlüğü hazırladıktan sonra okuyabildiğim Bierce’ın sözlüğüneyse daha yakın durduğunu vurgulamakta yarar görüyorum. Bu noktada akıllara şu soru gelebilir; böylesi bir sözlüğe gerçekten ihtiyaç var mıydı? Biliriz ki sözlükler, edebi eserlerden farklı olarak daha pragmatik bir bakışla ve daha somut bir ihtiyacı gidermek uğruna üretilirler. Anlamlar sözlüğünün rafa kalktığı bir dönemde, gayrimeşru anlamlardan çatılmış bir sözlük ne işe yarar? Evet, lafı hiç dolandırmadan söylersek, hiçbir işe yaramaz. Hiçbir işe yaramadığı gibi okuyana zarar da verebilir; herhangi bir maddenin gayrimeşru anlamıyla gerçek hayata katılan biri için işler sarpa sarabilir. Bu sebeple sözlüğe faydacı yaklaşmak, her şeyden önce güvenli değildir. Bir romana yaklaşılması gerektiği gibi, her zaman sakin ve soğukkanlı olunması ve bu sözlükten edebiyat dışı bir fayda beklenmemesi önerilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100598</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83a8767c-ee15-4581-aff6-6cff5343d81c.jpg</image:loc>
            <image:title>Lenormand Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>LENORMAND KEHANET KARTLARI REHBER KİTABI 
36 Kartlık Deste ve Rehber Kitap. 
Lenormand destesindeki otuz altı kartın anlamlarını açıklayan ünlü Lenormand öğretmenleri Marcus Katz ve Tali Goodwin’e katılın. Kartlarda resmedilen sembolleri anlaşılır bir şekilde yorumlayan bu kitap, hayattaki en önemli konularda net bir içgörü kazanmanız için onlarla çalışmanıza yardım edecektir. 
Bu desteyi ister kehanette bulunmak, ister kişisel gelişiminiz için kullanmak isteyin, bu sayfalardaki basit açıklamalar size başlamak için harika bir temel sunacaktır. Ayrıca kitapta kademeli açıklamalar yapılarak anlatılan Büyük Tablo açılımı da yer almaktadır. 
 
Yazarlar Hakkında: 
Marcus Katz, İngiltere’de Lake District’te çağdaş bir eğitim merkezi olan Far Away Centre’da profesyonel Tarot öğretmenidir. Dünyanın en büyük Tarot organizasyonu olan Tarot Professionals’ın yöneticilerinden olan ve otuz yıldır Tarot üstünde çalışan ve öğreten Katz, birebir on binden fazla Tarot okuması yapmıştır. İlk kitabı Tarosophy’yi önde gelen Tarot öğretmenleri Tarot’a “büyük bir katkı” olarak yorumlamışlardır. Marcus, aynı zamanda dünya çapında on binden fazla kişinin Tarot’u yeniliklere açık bir şekilde geliştirme konusunda paylaşımlarda bulunduğu sosyal bir ağ olan Tarot-Town’ın da yaratıcılarındandır. 
 
Tali Goodwin, dünyanın en geniş profesyonel Tarot organizasyonu olan Tarot Professionals’ın ortak kurucusu ve pazarlama müdürüdür. Kindle’da en ok satan ilk on Tarot kitabının arasına giren Tarot Flip gibi yenilikçi ve öğretici kitapların eş yazarlarındandır. Tali, usta bir araştırmacıdır ve Abiding in the Sanctuary: The Waite-Trinick Tarot kitabında uzun süredir gizli kalan Waite-Trinick Tarotu’nun yayımlanmasını sağlamıştır. Kendisi aynı zamanda 2010-2011 yıllarında önde gelen Tarot dergisi Tarosophist International’ın editörlüğünü de yapmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100599</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753e150c-6f09-4ead-9eeb-83e3084d05ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Bilinmeyen Tarot</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve Rehber Kitap 
Kim Krans sadece yeni tarot hareketinin öncüsü değil, aynı zamanda yirmi birinci yüzyıl için tarotu yeniden tanımlayan kişidir de. Vahşi Bilinmeyen Tarot, çağımızda arayış içindeki çok sayıda insan için bir tarot destesinden çok daha fazlasıdır; o insanlara sayısız okumaları, dövmeleri ve destedeki sanat çalışmalarını paylaşmaları için ilham vererek tüm dünyada yankı bulan bir rehber oldu. Krans’ın Vahşi Bilinmeyen Tarot destesindeki yetmiş sekiz kartın her biri doğal dünyanın ve hayvan krallığının gizemlerini keşfeden bir sanat çalışmasıdır. Bu az ve öz, minimalist stildeki çizimler ve çarpıcı resimler insanı derin bir tefekküre çağırıyor. Olağanüstü bir kült sanat çalışması olan 
Vahşi Bilinmeyen Tarot’un okuyuculara yetmiş sekiz kartı karıştırıp kesmekten, okuma yapma ve yorumlamaya kadar uzanan süreçte yol gösteren resimli bir kitapçığı da mevcuttur. 
 
 
Yazar Hakkında: 
KIM KRANS, The New York Times&apos;ın en çok satan kitabı The Wild Unknown Tarot&apos;un vizyon sahibi bir sanatçısı, yazarı ve yaratıcısıdır. 
Kim, BFA&apos;sını NYC&apos;deki Cooper Union&apos;da çizim alanında, MFA&apos;yı Hunter College&apos;da karma medya alanında ve California&apos;daki Pacifica Graduate Institute&apos;de derinlemesine psikoloji ve yaratıcılık alanında yüksek lisans derecesi aldı. Arayıcı kalbi onu Hindistan, Afrika, Avrupa ve Birleşik Krallık&apos;ta derinlemesine yoga ve şamanizm uygulamalarını incelemeye götürdü. Kim Krans, sanat, meditasyon, mistisizm ve hareket yoluyla yaratıcılığın ve radikal dönüşümün güçlerini harekete geçiren etkinlikler ve atölye çalışmaları öğretiyor. 
  Kim Krans&apos;ın daha fazla çalışmasını www.kimkrans.com&apos;da görüntüleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100600</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f03dbc0-e6d2-425f-95dc-72874e4ed8bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıf İçi Uygulama Önerileriyle Akademik Yazma</image:title>
            <image:caption>Üniversite eğitimine başlayan öğrencilerin öğrenme ortamlarında karşılaştıkları hemen her durum akademik okurya­zarlıkla ilgilidir. Okumaları gereken ders kitaplarında, hazırladık­ları rapor niteliği taşıyan ödevler veya sunumlarda onlardan eleş­tirel düşünme, araştırma yapma, raporlama, uzmanlık için adım attığı alana ait terminolojiyi kullanma gibi ileri düzeyde beceriler beklenir. 
 
Üniversitenin ilk yıllarında öğrenciler, ilk ve ortaöğretim dönemlerinde kazanmış oldukları yazma alışkanlıklarını sürdür­meleri nedeniyle akademik yazma konusunda sorunlar yaşayabi­lirler. 
  Bu kitabın yazılış amacı, üniversite öğrencilerinin akademik yazma konusunda yaşadığı sorunların çözümünün bir parçası olmaya çalışmak ve akademik yazma içerikli derslere katkı sağla­maktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100601</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6ee4282-ad35-4c9f-a2d5-28dc1997d821.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Bilinci</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz dönem insan hayatını kolay­laştırdığı kadar büyük sorunları da beraberinde getir­mektedir. Son yüzyılda yaşanan çevre problemleri bu konuda topyekûn yapılması gerekenleri gözler önüne ser­mektedir. Çoğu insan etkileriyle gerçekleşen bu sorunlar için ciddi önlemler alma vakti gelip geçmektedir. 
  Küresel boyutta yaşanan iklim değişikliği krizi, biyoçeşitlilikteki azalma ve çok sayıda türün yok olması, dünyanın her ye­rinde yaşanan kirliliğin boyutu gibi büyük çaplı bu prob­lemler tüm yaşamı olumsuz etkilemektedir. Dünyanın farklı coğrafyalarında birbirine bağlı ekosistemlerin her birindeki en ufak olumlu ya da olumsuz etkileşim diğer­lerine de yansımakta, zincirleme bir yolla hatta parabolik bir etkiyle artmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100602</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad5ee794-26d6-412e-8af9-01845b77ee1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Metin Hazirlama</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda hızla hayatımıza giren ve günlük yaşantının vazgeçilmezi haline gelen bilgisayar, tablet bilgisayar, akıllı telefon gibi araçlar dijital bir dünyanın içine bizleri sürüklemiştir. Bulunduğwnuz birçok ortam dijitalleşmiş, zaman ve mekandan bağımsız olarak teknolojik araçlar aracılığıyla ulaşılabilir olmuştur. Bu değişim eğitim ortamlarında da kendisini göstermiştir. 
  Bu kitapta; dijital eğitim araçları ve dijital metinler, dijital metin hazırlama aşamaları ve İlkokul öğrencilerine yönelik dijital metin hazırlama ile ilgili bilgiler verilmektedir. Aynı zamanda etkili dijital metinlerin hazırlanabilmesi için metin, paragraf, sayfa ve belge biçimleri ile metine yapılacak eklemeler açıklanarak, bunların özelliklerinin nasıl değiştirileceği kelime işlemci programın komutları ile gösterilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100603</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c31009a-774f-4fc7-a253-97e4dddca2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklukta Bilim Ve Teknoloji</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100604</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4715e047-cbc6-46ac-bfc6-1177696e6562.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramsal Ve Uygulama Örnekleri İle Dijitalleşme Ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Dinamik bir yapıya sahip teknolojik gelişmelerin ve Web.2.0 araç­larının, özellikle eğitim yaklaşımları, öğrenme ve öğretme teknikleri, ölçme-değerlendirme araçları gibi eğitimin ana bileşenleri üzerindeki yansımaları merak konusudur. Bu motivasyondan hareketle kitabımızın konusu, teknolojik ve dijital araçların eğitim-öğretime güncel yansıma­larıdır. 
  Konu bağlamında, geçmişten günümüze eğitim uygulamalarında yer alan uzaktan eğitim, bilgisayar destekli eğitim, e-öğrenme gibi tek­noloji temelli öğrenme alanlarına, teknoloji ve dijital araçların kullanıl­masının kaçınılmaz olduğu yabancı dil eğitimine, güncel popüler STEM, STEM+A yaklaşımlarına ve ölçme-değerlendirmeye değinilmiştir. Tek­noloji ve dijital ile ilgili temel kavramlar, Eğitim 1.0’dan 4.0’a eğitimde dijital dönüşüm, eğitimde kullanılan ileri teknolojiler, öğrenme-öğretme ve ölçme-değerlendirme aracı olarak dijital araçlar ve uygulama örnekleri kitabımızda yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100605</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76dcb053-a049-4114-8643-172ea9d59628.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Tasarım Odaklı STEM Eğitimi</image:title>
            <image:caption>STEM eğitimi, geleceğin bilim insanlarının çekileceği yetenek havuzunu oluşturmanın yollarından biridir. Erken çocukluk eğitimcilerinin bilgi ve beceri­lerini aktarmada, çocuklara ilham vermede ve cesaretlendirmede, gelecek nesil girişimcilerimizin şekillendirilmesinde muazzam bir görevi vardır. Bilim ve tek­nolojideki gelişmeler, değişen çağı yakalamamızı zorunlu kılıyor... 
  Erken çocukluk eğitimcilerinin aracılığı ile çocuklara bilim konusunda fizik, mühendislik, teknoloji ve matematiğe olan ilgilerini arttırarak kendi yetenekle­rini keşfetmelerine yardımcı olabilmektir bu kitabın temel hedeflerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100606</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d536361-ab0d-4181-8d96-d72171ba681a.jpg</image:loc>
            <image:title>Teilhabeziele Planen, Formulieren Und Überprüfen; ICF Leicht Gemacht</image:title>
            <image:caption>Katılım kavramı geniş kapsamda, ICF (işlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması, Dünya Sağlık Örgütü - DSÖ-2001) ile ilgilidir. ICF&apos;de hedeflenen bakış açısı, açıkça belirtilmemiş olsa da tedavi, destekleme ve terapide, bu temel çalışmadan yararlanmak suretiyle, ICF&apos;den aktarımlar yapılabilmesi mümkündür. 
Katılım, ICF&apos;de, yaşamın bir bölümüne dahil olma olarak tanımlanmıştır. Bu cümle basit gibi görünse de, birçok uzman, bu tanımın pratik anlamını kavra­mada veya bunu günlük yaşama geçirmede güÇlük çekmektedir. 
  Bu kitap, profesyonellerin katılım kapsamında yaşaması olası güçlükleri azaltması amacı ile yazılmıştır ve ülkemizdeki profesyonellerin çalışmalarına katkı sunması hedeflenerek tercümesi yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100607</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/160dcbc0-eb85-439a-942f-27f15808901c.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Öğrenme Güçlüğü</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. 
  Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100608</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c568ca2-2dc7-40ad-9741-7d49669ea248.jpg</image:loc>
            <image:title>Rehabilitasyon Merkezlerine Yönelik Özel Eğitim El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine yönelik yeterince yayın olmadığı görülmektedir. Öğretmenlere yönelik alan dışından alana kabul için ön şart olan sertifika programları dışında neredeyse hizmetiçi eğitim programlar da düzenlenmemektedir. Bu çalışma ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. 
 
Bölüm yazarları ağırlıklı olarak özel Eğitim Alanında Uzman Öğretici Yetiştirme Kurslarında görev almış öğretim görevlileridir. Kitapta özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışacak ve çalışan öğretmenlere yönelik temel konular konulmuştur. Takdir edersiniz ki alan oldukça geniştir. Bu nedenle kavramlar ve örnekler sınırlandırılmıştır. 
  Kitaptan; farklı özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenler, özel eğitim alanında kendini yetiştirmek isteyen öğrenciler, alana ilgi duyan her birey yararlanabilir. Kitapta örneği olmayan engel grupları başlığında yer alan kazanımlar bu kitapta yer alan örnek kazanımlara göre uyarlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100609</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/872439e5-0b1e-45ec-9af1-f3917c2595bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı Yaratıcı Drama Atölyeleri</image:title>
            <image:caption>Drama atölyelerinde yapılandırmalar hemen hemen ay­nıdır, ancak içerik yaş grubu ve imkânlar, kazanımlar doğ­rultusunda değiştirilir. 
“Sınıfımda nasıl kullanabilirim?” diye sorgulamaya başlayan bir öğretmen, dramayla ilgili hiçbir fikri olmasa bile elinizdeki bu yol haritasıyla fikir edinebilecektir. Bu ki­taptaki atölyeleri yazarken geliştirilebilir, dönüştürülebilir olmasına özen gösterdik. Elinizdeki kısıtlı imkânlarla da olsa öğretmenlerimizin de yaratıcılığını kullanarak bazen şartları zorlayarak uygulanabilir olmasını istedik. “En basit düzeyde en açıklayıcı nasıl anlatabiliriz?” bu kitabın ana temasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100610</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ae30be-63c7-45bd-b5c3-b7314ed50eff.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yunus Dolfi</image:title>
            <image:caption>Dolfi ve arkadaşları yaşadıkları sorunu bakalım bu kez nasıl çözecekler. Peki ya bu sorunların aslında sebebi ne? 
Biraz düşünüp, değişmeye var mısın? 
Doğa için, hepimiz için… 
 
Kitabı okurken oturmak zorunda değilsin. Her sayfada seni bekleyen hareketleri yaparak, hikayeyi canlandırmak elinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100611</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5d9084-62d2-4ac1-9cad-d06d118949bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslında O Ölmedi</image:title>
            <image:caption>Gündelik hayatın neredeyse bütün konularını ortak paydada bütünleyebileceğimiz başlık: 
hayat-memat dengesi. Hayat kısmı her gün dilimizde. Mutluluk endeksleri, yaşamın nasıl 
programlanıp yönetileceğini anlatan kişisel gelişim kitapları... Dengeyi sağlayan ölüm şuuru, 
hayatın içindeki yerini ve anlamını giderek kaybediyor. Ekranlarda her gün onlarca kişinin 
ölüm haberine tanık tutulduğumuz halde “ölüm şuuru”na sahip olmak yüz sene öncesine 
nazaran daha zor. 
 
Tıp teknolojisi bir taraftan insanları ölüme ikna ediyor ve “onurlu yaşam” üzerinden 
“ısmarlama ölüm” hizmeti sunuyor; diğer taraftan ise transhümanizme ivme kazandırarak 
“ölümsüzlük stratejileri” ile oyalıyor. Oyalıyor, çünkü her ikisinde de kişiye “ölümlülükle 
yüzleşme” imkânı ve fırsatı sunmuyor. 
 
Hayat-memat dengesinin tıbbi destek alarak bir an önce ölmek isteyenler ile sonsuza kadar 
yaşamak isteyenler arasında nasıl bir salınım göstereceği, önümüzdeki yıllarda sosyolojinin en 
önemli konularından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor. 
 
Hayat ve ölüm tıbbileşirken, artık “burada” olmayanın gidişi magazinleştiriliyor.  
Bu kitaptaki metinler, şöhret ölümlerinden ölmeyi öğrenme atölyelerine, gündelik hayatta, ölümün ebedî âlemi unutturan bir dil ile “sahnelendiği” zamanların kısa bir kaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100612</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a51dbd2f-62b2-4e54-9bef-82bd728f5031.jpg</image:loc>
            <image:title>Dracula</image:title>
            <image:caption>Gotik roman türünün en önemli örneklerinden biri olan Dracula, İngiliz avukat Jonathan Harker’ın Transilvanya’ya yaptığı iş ziyaretiyle açılır. Harker, Londra’da ev almak isteyen Kont Dracula’nın şatosunda geçirdiği günlerde müşterisi hakkında dehşet verici keşiflerde bulunur. Bu ziyaretin üstünden çok geçmeden İngiltere’de bir dizi açıklanamayan olay meydana gelir: Tüm mürettebatı ortadan kaybolmuş, gizemli kutular taşıyan bir gemi karaya vurur; uyurgezer genç bir kadın boynunda diş izleri keşfeder; bir akıl hastanesinin sakinlerinden biri, “Efendi” adını verdiği bir kişiden söz etmeye başlar; gazetelerde, hayvanat bahçesinden kaçan kurtlar ve bir kadının peşinden gidip bir süreliğine kayıplara karışan çocuklar hakkında haberler yayımlanır. Bu dağınık ipuçları, çoğu birbirini tanımayan bir grup insanı tek bir amaç doğrultusunda bir araya getirecektir: Jonathan ve eşi Mina Harker, ruh doktoru Dr. Seward, Arthur Holmwood, Hollandalı bilim adamı Van Helsing ve Amerikalı Quincey Morris çok eski çağlardan beri var olmuş bir düşmana karşı amansız bir savaşa hazırlanırlar. 
 
Bram Stoker’ın günlükler, mektuplar ve gazete haberleri üstünden ilerleyen romanı, 1897 yılında ilk kez yayımlanmasının ardından kısa sürede yaratıcısının adını gölgede bırakacak bir üne kavuştu, ilham verdiği birçok sinema filminin de katkısıyla vampir hikâyelerinin en popüleri ve “vampir miti”nin temel kaynağı haline geldi. Bugün edebiyat kuramlarının sunduğu yeni perspektifler ışığında, Avrupa dışından gelen Öteki’nin yol açtığı korkuların ve Victoria Dönemi’nde cinselliğe ilişkin kaygı ve arzuların sahnelendiği bir metin olarak da okunan Dracula, popülerliğini ve ürperticiliğini korumaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100613</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb1b1a76-fa26-4c60-963e-2ece3fad5102.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenimi Kurtarmaya Hakkım Var</image:title>
            <image:caption>Dünyaya gelen her çocuğun şefkate, sağlıklı yiyeceklere, iyi bir eğitim almaya hakkı vardır… Peki ama çocukların sağlıklı bir gezegende yaşama hakkı olmadıktan sonra bütün bunların ne anlamı kalır? 
 
İşte o zaman çocukların bu gidişata “Dur!” deme hakkı olur. 
 
Çocuk Olmaya Hakkım Var kitabının sevilen yazarı Alain Serres’in bize yuva olan gezegenimize iyi bakmanın önemini anlattığı bu etkileyici hikâyeyi Aurélia Fronty resimledi, Korkut Erdur çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100614</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9cfb32-b615-4113-9aad-f8da4e851139.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaba Neden?</image:title>
            <image:caption>Suna Hanım’ın yaramaz kedisi çatıdaki serçeleri kovalarken dengesini kaybedip düşüverir. Suna Hanım fırladığı gibi kedisini kucaklayıp veterinere götürür. Tedavisi yapıldıktan sonra kediciğin hayatı ve görünüşü birazcık değişir. Üstelik evin diğer sakinleri ona tuhaf davranmaya başlamıştır. 
 
Neden kediciğe böyle davranıyorlar dersiniz? 
 
Acaba neden?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100615</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a9bb42b-339a-48f1-9a74-78da97366c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Benekli Faremi Gördünüz Mü?</image:title>
            <image:caption>Kitapları farklı dillerde yayınlanan özgün çocuk kitapları yazarından küçükler için yeni bir kitap! 
 
Pamuk tüylü, kara benekli yavru kedi Zeytin, büyükannesiyle dedesinin evinde masallar dinleyerek mutlu mırıltılarla uykuya dalar. Fakat birden, çok sevdiği benekli faresini kaybettiğini fark eder! Telaş içinde Kırmızı Şapkalı Kız’a, Fareli Köyün Kavalcısı’na, Pinokyo’ya; dinlediği masalların kahramanlarının hepsine koşarak yardım ister. Neyse ki hepsi rüyadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100616</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fade0f-6006-4bb2-a7d0-1bcb9bb44d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Piraye’nin Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Bazen hayatımız birbirine çok benzeyen günlerden ibaretmiş gibi gelir. Ama aslında farkında olduğumuz ya da olmadığımız bu günleri birbirinden ayırt eden nice irili ufaklı olay geçmektedir başımızdan. Kimi bizim için önemli, kimi de başkaları için. 
 
Arslan Sayman, Piraye adındaki küçük kızın hayatından bir günü anlatıyor anlatmasına ama aslında bu gün, Kapuska adındaki eşek için çok önemli bir gündür. Kim istemez Piraye gibi bir dostu olmasını, aynı dili konuşmasalar bile, halinden derdinin anlaşılmasını!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100617</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03b0825c-e523-492b-8d8e-3818d0c8bfb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Papi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için yazdığı ve uyarladığı kitaplarla çok yakından tanıdığımız Bilgin Adalı bir sürpriz yaparak, ilk kez okul öncesi çocuklar için de yazmaya başladı. 
Birbirine merhaba demeyi, güvenmeyi ve bağlanmayı öğrenen bir çocuk ile bir papağanın çok özel dostluk hikâyesinin anlatıldığı bu güzel kitabı Ayşın Delibaş Eroğlu resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100618</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c96af5-b7ff-4f2a-a970-fd3e94ecf96c.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’da Stoudios Manastırı: Tarihi, Mimarisi Ve Sanatı</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da Stoudıos Manastırı: 
Tarihi, Mimarisi Ve Sanatı 
İstanbul’daki Stoudios Manastırı, beşinci yüzyılda inşa edilmiş ve yüzyıllar boyunca Bizans başkentinin en önemli manastırlarından biri olmuştur. Manastır komplesindeki binalardan yalnızca Osmanlı Dönemi’nde camiye çevrilen kilise yapısı günümüze ulaşmıştır. 
 
Kitabın bölümleri, arkeolojik veriler ve birincil kaynaklara dayanarak Stoudios Manastırı’nın farklı yönlerine odaklanmaktadır. Esra Kudde, mimari özellikleri keşfeder ve ayrıntılı bir belgeleme sunar; Nicholas Melvani manastırın Bizans tarihini özenle inceler ve mimari plastik unsurlarını değerlendirir; Tarkan Okçuoğlu yapı grubunun Osmanlı tarihini aktarır. 
 
 
Dr. Esra Kudde, İBB Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü’nde görev yapıyor. 
 
Nicholas Melvani, Johannes Gutenberg Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı.  
 
Tarkan Okçuoğlu, İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde Türk ve İslam Sanatı Ana Bilim Dalı başkanlığı görevini yürütüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100619</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bcad92c-1c91-4ea6-8b3f-d2bd71dcd50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat Köprüsü Bu Dünya</image:title>
            <image:caption>Şiir, bir tefekkür, tasarım ve gönül işidir. Akılda başlayan fikir, yürekten gelen coşku, sevgi ve en hasbi duygularla bir araya gelerek sanki bir nehir olup da akıp gider. Ulaşır mı denize, varır mı menzile? İşte bu bilinmez. 
Şairin hedefe nedir? Şair neyi hedefler? İşte bu çok açık değildir. Şair bir kişi için mi yazar? Bin kişi için mi haykırır? Ya da tüm Dünya’ya mı mesaj verir? Yoksa yalnızca kendi kendisiyle hasbihâl üzere mi şiir yazar. Bunlar elbette şairden şaire değişir. 
Şiirlerimi, öncelikle kendi kendimle hasbihâl ile oluştururum. Hasbihalimde yüreğim ve zihnim birlikte hareket eder. Yüreğime doğan, zihnime düşen bir hususu sanki bir hamur yoğurur gibi yoğurur, hamurun fırına sunulması gibi en sonunda sözlerimi yazıya döker, fırından ekmek çıkartır gibi şiir kitaplarımı matbaadan çıkartırım. Bu yönüyle şair bir fırıncıya benzer.  
Ekmek bedenin doyurulması içindir. Şiir de ruhun doyurulması içindir. Neticede hem ekmek, hem şiir birer vasıtadır. 
Bir de şunu hatırlatmak isterim. Bir şiir dilde yazılır ise dilde kalır, kalbe girmez. Kalpte yazılır ise kalbe yerleşir ve oradan başka yere gitmez. 
İnşallah şiirlerim kalpte yazıldı ve kalplere girer ve orada yerleşir. 
Şiirlerimin kalplere hitap etmesini yürekten diliyorum. İnşallah olur. 
Bir de şu hususu belirtmek isterim: Bu kitaptaki şiirlerim daha farklı ve daha özeldir.  Özellikle bir kısmı şekilde şiir olsa da, özünde dua ve bir taleptir. Kabul ola, inşallah. Kitaptaki bir beyit halindeki küçük şiirim çok çok farklıdır. Bu beyit rüyamda yazdırıldı. O da ayrı bir hikmete sahiptir. Esasında şiir yazdırılır. Yazılmaz. Özellikle İslamî Yolda yürüyen “Biz Şairler” için geçerlidir bu söz. Şiir yazılmaz, yazdırılır. Elhamdülillah. 
Allah Yolu’nda yürüyen Şairler Adn Cenneti’nde buluşur. İnşallah. 
Bu şiir kitabımı Hazreti Adem’den kıyamete kadar gelmiş ve gelecek tüm masumlara ve mazlumlara armağan ediyorum. 
Ahmet Sandal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100620</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee0c8a8a-59a4-4a52-8dc5-90af62118356.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Terapi</image:title>
            <image:caption>Feminist Terapi
Laura S. Brown 
 
 
Feminist Terapi, kadınlar ile gücü elinden alınmış grupların ataerkil yaklaşımlar içeren geleneksel psikoterapi yöntemlerine karşı duydukları hoşnutsuzluk nedeniyle ortaya çıkmıştır. Başlangıçta çağın cinsiyetçi bakış açısına karşı düzeltici bir işlev görürken, günümüzde toplumsal cinsiyet, sosyal konum ve güç analizini insan zorluklarını anlamak için birincil strateji olarak kullanan sofistike, postmodern ve bütünleştirici bir uygulama haline gelmiştir. 
 
Laura S. Brown, bu kısa ve anlaşılır kitapta yalnızca kadınlar için değil, patriyarkal düşünce biçiminden etkilenen herkes için kapsayıcı bir rehber sunmaktadır. 
 
Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor. 
Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu 
 
Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde. 
-Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz, George Washington Üniversitesi, Washington, Dc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100621</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aaf87c3-ec8e-4242-bb6f-4e8f406e8cb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Listesi</image:title>
            <image:caption>Kitapların büyüsü ve insan bağlarının sevinci hakkında sakin, güzel bir roman.   * Kütüphanedeki kitaplardan oluşan bir okuma listesinin, Londra banliyölerinde yaşayan birbirinden çok farklı iki insan arasında nasıl sıra dışı bir dostluk oluşturduğunun unutulmaz ve yürek ısıtan hikâyesi. * Dul bir adam olan Mukeş, çok sevdiği eşini kaybettikten sonra Batı Londra’daki Wembley’de sessiz sakin bir yaşam sürmektedir. Her çarşamba alışverişini yapar, tapınağa gider ve kendisi akşamlarını doğa belgeselleri izleyerek geçirirken odasına saklanıp kitap okumaktan başka bir şey yapmayan torunu Priya için endişelenmekten de kendini alamaz. Aleşya hayatı zorluklarla geçen genç bir kızdır. Çalıştığı yerel kütüphanede Bülbülü Öldürmek kitabının sayfaları arasında buruşturulmuş bir okuma listesi bulur. Bu, daha önce hiç okumadığı romanlardan oluşan bir listedir. Hem bu liste merakını uyandırdığı için hem de kütüphanedeki monoton işinden sıkıldığından dolayı listedeki her kitabı bir bir okumaya karar verir. Her bir hikâyenin büyüsüne kapılarak evde yüzleşmek zorunda kaldığı acı verici gerçeklerden kaçma şansı bulur. Mukeş, kitap kurdu torunuyla iletişim kurabilmenin bir yolunu arayarak kütüphaneye geldiğinde Aleşya bu okuma listesini onun da hayatını değiştirmesini umarak onunla paylaşır. Gün geçtikçe paylaştıkları kitaplar bu iki yalnız ruh arasında bir bağ yaratır, çünkü hikâyeler ikisinin de kederden ve günlük sıkıntılardan kaçmasına yardımcı olarak yeniden mutluluğu bulmalarını sağlar.   “Bu etkileyici başlangıç, romanların yıkıcı, kayıp ve yalnızlık karşısında insana güven verme  gücünü, somutlaştırılabilir karakterler ve baştan sona iç ısıtan bir tonla gösteriyor. Booklist   Okuma sevgisinin bizi başka dünyalara nasıl taşıyabileceğine ve aynı zamanda bizi nasıl bir araya getirebileceğine dair güzel bir hikaye”  -- Toronto Star</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100622</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423eb43e-133e-4399-ae32-12720dfdcca2.jpg</image:loc>
            <image:title>Taht</image:title>
            <image:caption>Yıl 2013… SMA hastası bir çocuk, onun hastalığına çare bulmaya çalışan sevgi dolu bir aile, hayatın imkânsızlıkları ve isyanla yoldan çıkan insanlar… Yıl 3236… Kuralları değişmiş yeni bir dünya, düzene karşı savaşanlar, insanlığın son umutları ve sahibini arayan bir taht… Taht yüzyıllar arasında gidip gelerek hem bir insanın hem de insanlığın hikâyesini anlatıyor. Durmak bilmeyen temposu ve heyecanıyla, okurları fütüristik bir yolculukta sevgi ile inancın gücüne tanık olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100623</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4765836b-617a-4b71-a138-5aa1b6e56f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyfel</image:title>
            <image:caption>1886 yılının Paris’i… Champ-de-Mars’ın ortasına inşa etmeye giriştiği metal kulesine büyük bir tutku duyan Gustave Eiffel, onu “çelikten maskaralık” olarak görenlere aldırmadan şantiyesinde gece gündüz çalışır. Bu iddialı proje yalnızca Evrensel Sergi için değil, yeniden eski gücüne inanmak isteyen Fransa için de son derece önemlidir. Fakat “demirin sihirbazı” lakaplı Eiffel’i mükemmel formu yakalamak için bıkıp usanmadan çalışmaya iten gizemli bir sebep daha vardır. Ticaret Bakanı’nın evindeki akşam yemeğinde, çılgın kule fikrini tüm Paris sosyetesinin önünde ortaya attıktan sonra mühendis esrarengiz bir güç tarafından ele geçirilmiş gibidir. Aynı gece ortaya çıkan eski sevgilisi Adrienne, her şeyi yeniden şekillendirmiştir. Gustave bir aydınlanma yaşar: Tabandan tepeye dümdüz bir çizgi değil, yeniden hayat bulan, yaşayan bir kavis tasarlamalıdır; tıpkı sevgilisinin ensesinden aşağıya boylu boyunca uzanan, sırtındaki o büyüleyici kavis gibi... “Bir düş inşa edeceğiz!” O günden sonra bu büyük “A” harfi Gustave’ın hayatının tutunma noktası haline gelir. Paris’in gökyüzüne tırmanan kulesi bulutları delip geçmeye ve şehri fethetmeye hazırdır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100624</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/202ac878-c838-4a5d-9a5f-fc925afd7efc.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaverse</image:title>
            <image:caption>Teknoloji düşünürü, fütürist
ve yatırımcı Emrah Kaya
European Business Awards’ta Avrupa’nın en iyi 10
girişimcisinden biri seçilmiştir
ve Ruban D’honneur nişanı sahibidir.     &quot;Yeni yapının iki ayrı düzlemde şekilleneceğini ve bir yanda merkeziyetçi akımların etkisiyle totaliter, yasaklamacı ve sınırlayıcı bir siyasi örgütlenme modelinin önü açılırken; diğer yanda da özellikle siber alanda merkeziyetsiz, sınırsız ve çoğulluk prensibine dayalı bir düzenin inşa edileceğini öngörebiliriz.&quot; Deniz Ülke Arıboğan “Metaverse, blockchain, yapay zekâ merkezli teknolojiler, Türkiye&apos;nin üretkenliğinin arttırılması ve birçok yeni istihdam yaratması için büyük fırsatlar sunuyor.” Ali Sabancı “Metaverse hayatımızın hemen her alanını sinema filmine, bilgisayar ve telefon oyununa, bizleri de avatarlarımızla kahramanlarına çeviriyor.” Filiz Dağ “Bu kitabın bizlere aktardıkları bu işin başladığı yeri ve vizyonunu kapsaması adına çok değerli. Umarım Emrah Kaya’nın bahsettiklerinden faydalananlardan olmuşsunuzdur.” Birol Güven Emrah Kaya on dokuz yıllık deneyimiyle &quot;insanlık tarihinin en büyük iş ve teknoloji deneyimi&quot; dediği metaverse kavramını tüm argümanlarıyla açıklıyor. Hızla büyüyen sanal gerçeklik endüstrisini ve toplumun radikal bir şekilde yeniden şekillenmesini öngörüleriyle aktaran Kaya, birçok konu başlığı altında oldukça anlaşılır bir dille okura aynı mesafeden sesleniyor. Metaverse insanlığın dijital ikizini oluşturacağı yeni bir Dijital Rönesans: Yeni insan, yeni dünya, yeni evren, hatta öte-evren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100625</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58eafa1e-1521-4788-b5ff-ed3f441014b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Erkekler Gizli Görevde</image:title>
            <image:caption>Aşk romanları okumak, bir erkeği
aşk konusunda uzmanlaştırır mı? Nashville’in en popüler restoranında pasta şefi olarak çalışan Liv Papandreas rüyalarının işine sahiptir. Ancak bu meşhur restoran sadece bir paravandır: Liv, görmemesi gereken bir olaya şahit olduktan sonra işinden kovulur. Genç kadın intikam almaya yemin eder. Ancak eski patronunu alt etmek için yardıma ihtiyacı vardır. Bazen gerçek hayat
kurgulardan daha iyidir. Ne yazık ki bu yardım, Liv’in bir türlü anlaşamadığı Braden Mack’ten gelir. Karizmatik gece kulübü girişimcisi, Liv’in eski patronunu ifşa etme planına ortak olur. Fakat genç adamın bu yardım için takviye çağırması gerekir: Kitap kulübünün üyeleri gizli göreve hazırdır. Okudukları romantik polisiyeden esinlenen kitap kulübü, patronunu devirmesi için Liv’e destek olur. Fakat Mack’ten gizledikleri başka bir görevleri daha vardır: Liv’in kalbine giden yolu bulması için ona yardım edeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100626</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa6e51a6-39f5-4d38-be39-32d23ac059af.jpg</image:loc>
            <image:title>Dare (Cesaret)</image:title>
            <image:caption>Kişisel deneyimlerinden ve bilimsel bilgiden faydalanarak, on yılı aşkın süredir kaygıdan ve panik ataktan mustarip insanlara yardım eden Barry McDonagh, yeni kitabında en etkili tekniğini paylaşıyor. “CESARET Tekniği” adını verdiği bu efektif yaklaşım, yaşı, geçmişi ne olursa olsun, kaygı veya panik ataktan uzak bir yaşam sürmek isteyen herkes tarafından kolaylıkla uygulanabilir.   CESARET Tekniği’ni hayatınızda uygulayarak:   • Panik atağı nasıl durduracağınızı ve genel kaygı durumunuzu nasıl sonlandıracağınızı • Kaçındığınız herhangi bir tedirgin edici durumla yargısızca nasıl yüzleşeceğinizi • Endişe verici veya sizi rahatsız eden düşüncelere son vermenin yolunu • Kaygıyı gidermek için DOĞRU doğal takviyeleri kullanmayı • Özgüveninizi artırmanın ve benliğinizi tekrar hissetmenin yolunu • Her gece daha hızlı ve daha az kaygıyla uykuya dalmanın huzurunu • Daha cesur ve maceralı bir hayat yaşamanın sırrını   keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100627</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/967c9152-b28c-40e5-908e-54d656d9081d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Hound Of The Baskervilles</image:title>
            <image:caption>“EVIL INDEED IS THE MAN WHO HAS NOT ONE WOMAN TO MOURN HIM.” 
 
THE HOUND OF BASKERVİLLES is a third of the four crime novels featuring detective Sherlock Holmes, written by Sir Arthur Conan Doyle. The book tells the story of a murder inspired by the legend of a terrifying, evil hound of a supernatural origin. 
 
No one with a compass of logic would typically take a story like this seriously, but now Sir Charles Baskerville is dead - and the footprints of an enormous hound have been found near his body. As Sherlock Holmes and his faithful friend, Dr. John Watson, continue to investigate, they will learn that nothing is as it seems... 
 
This book, which will make you hold your breath while reading, takes you to the strange world of crimes and murders that challenge the human mind while making you feel that you are not alone on the path to reaching for truth. 
 
– Dr. John Watson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100628</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0078d00-6b94-4bb2-b1e7-39cc02f9ac8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göründüğün Kadar Varsın</image:title>
            <image:caption>“Görünürlük, Bedelini Ödemeye Hazırsan  Her Zaman Kazandırır!” 
 
“Görülmek istemekte yanlış bir şey yok. Asıl mesele, görülmediğimizde nasıl tepki verdiğimiz veya görülmek uğruna neleri göze aldığımızdır.” 
Evet, belki ben de görüldükçe, duyuldukça var oldum ama sırf görülmek için de her şeyi göze almadım; değerlerimden, karakterimden ödün vermedim. Ama verenleri gördüm... 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap hem çok konuşulan “Moda ve Sosyete”nin 14 yıllık yolculuğunu hem de neredeyse hayatımızın her alanına hükmeden sosyal medyanın gelişimini ve gerçek bir para kazanma modeline dönüşme macerasını anlatıyor. 
“Çakma” marka kullanan sosyetiklerden, başkasının tasarımına “benim” diyen modacılara uzanan bu eğlenceli hikâyede, “görünür olmak için her şeyi göze alanları” çekiştirelim ve konu buralara nasıl geldi hep birlikte anlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100629</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a42cbde-4718-4183-b60a-7216b0e0bf63.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Birikimdir</image:title>
            <image:caption>“DENEYİM BAŞIMIZA GELENLER DEĞİL, ONLARLA NE YAPTIĞIMIZDIR. BU DA BİZİM TEK VE BENZERİ OLMAYAN BİLGELİĞİMİZDİR.” 
- ALDOUS HUXLEY 
 
• Okumak mı entelektüel bir faaliyettir yoksa yazmak mı? 
• Yazma eyleminin ne kadarı sanattır, ne kadarı zanaatkârlık? 
• Klasik eserler neden okunmalı ve aslında neden okunmamalı? 
• İyi ve nitelikli okur olmak öğrenilebilir mi? 
• Okumak ve yazmak bir usta-çırak ilişkisi içinde nasıl gelişir? 
• Sanat ve edebiyat, tüketime dayalı ticari metalar mıdır? 
• Yaratıcı yazarlık atölyeleri ve yazma sanatı üzerine kaleme alınmış kitaplar gerçekten işe yarar mı? 
 
Hayatının büyük bir kısmını kitap dünyasının içinde geçiren Ertürk Akşun, yazma ve okuma üzerine pratik bilgiler verdiği bu kitapta kendi okuma deneyimlerini, süreç içinde yaptığı hataları da itiraf ederek kaleme alıyor. 
  İyi ve nitelikli okur olmak üzerine tartışmak, araştırmak ve düşünmek isteyen herkes için eşsiz bir yol gösterici sayılabilecek olan bu kitapla, okuyuculukta nitelik edinmek adına yapılması gerekenler konusundaki yerleşik algıyı kırmak için de bir tartışma başlatıyor cesaretle. 
 
Kendi okuma deneyimlerinden yola çıkarak aktardığı görüşlerinde üzerinde fikir birliğine varılamamış birçok konuya başka bir yerden bakmamıza olanak sağlıyor. Okur, yazar ve yayın yönetmeni olarak edindiği birikimle doğru bilinen yanlışları daha net görebilmemiz için farklı bir pencere açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100630</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a49966-2142-4f3b-a89b-cd25d740fc99.jpg</image:loc>
            <image:title>Azimli Küçük Kelebek</image:title>
            <image:caption>Küçük kelebeğin göç yolculuğu devam ediyor. Önünde hâlâ uzun bir yol var. Diğer kelebekler ondan bir hayli önde ve arayı hızla açıyorlar. Küçük kelebeğin de korkularını bir kenara bırakıp uçmaya devam etmesi gerek. Ama nasıl? Ben Sandalye Değilim! Çorbamda Zürafa Var ve Sabırsız Tırtıl kitaplarının yazarından azmetmeye dair yine çok eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100631</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff800a4-399d-44af-9b3f-eaa2ef16e1d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhayı Sakın Uyandırma</image:title>
            <image:caption>Şşşt! Çok sessiz ol. 
 
Yaramaz ejderha nihayet uyudu. Sayfaları yavaşça çevir ki ejderha uyanmasın. Sonra da kitabı nazikçe sallayıp ejderhayı pışpışla. Ve ne yaparsan yap ama ejderhayı sakın uyandırma! 
 
EJDERHAYI SAKIN UYANDIRMA minik ejderhaları uykuya hazırlayacak, interaktif bir uyku masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100632</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2317bfd-332c-41e0-9d4e-f303516e3c24.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Aydede</image:title>
            <image:caption>Ayıcık bir türlü uyuyamıyor çünkü Aydede penceresinin önünde durmuş, ona kocaman gülümsüyor. Ayıcık da arkadaşlarıyla birlikte Aydede’yi ziyarete gitmeye karar veriyor. Ama o da ne? Aydede birden ortadan kayboluyor. Aydede ile çay içip ay çöreği yemek için yola düşen bu üç arkadaşı acaba neler bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100633</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b32ce913-0143-45f5-bd8b-7e0313cadb22.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğa Siz Söyler misiniz?</image:title>
            <image:caption>Biz çocuk gelişimcilerin danışanlarımızdan çok sık duyduğu bir cümle vardır: “Çocuğa siz söyler misiniz?” Kitabı bitirdikten sonra kimse bu cümleyi kurmak zorunda kalmayacak çünkü onların ne istediklerini kendi ağızlarından dinlemiş olacaksınız. 
 
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden Prof. Dr. İsmihan Artan, meslekteki 37 yıllık deneyimlerini ve gözlemlerini Çocuğa Siz Söyler misiniz? kitabında bir araya getirdi. Kendi deyimiyle insanlığın ortak dili olan “çocuk olmak”tan yola çıkan Artan, birbirine bağlı hikâyeler aracılığıyla okurlarını kendi çocukluk anılarına, hatıralarına yolculuğa çıkarıyor. Sayfalar arasında gezinirken kendinize rastlayabilir ve belki de uzun zamandır dinlemeyi bıraktığınız çocukluğunuzun sesini duyabilirsiniz. 
 
Yazar Hakkında: 
Prof. Dr. İsmihan Artan orta öğrenimini TED Ankara Kolejinde tamamladı. Hacettepe Üniversitesi, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümünü bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsüne bağlı olarak yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı.1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümünde yardımcı doçent, 1996 yılında doçent unvanı aldı, 2004 yılında aynı bölümde profesörlüğe atandı. 
0-18 yaş grubu çocuklar, aileleri ve ilgili profesyonellerle çalışmalarına devam etmektedir. Cinsel gelişim ve eğitim, müzik ve çocuk gelişimi, işitsel algı becerisinin geliştirilmesi, sosyal-duygusal gelişim, duygusal ihmal özel ilgi alanlarıdır. Farklı zamanlarda Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Bölüm Başkanlığı, Çocuk Gelişimi Anabilim Dalı Başkanlığı, Sağlık Bilimleri Fakülte Kurulu Üyeliği ve Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü görevlerini yürüttü. Halen Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. 
H.Ü. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü Mezunları Derneğinin kurucularından olup son iki dönemdir dernek başkan yardımcılığı görevini yürütmektedir. 
Mesleki bilgi ve deneyimlerini sosyal sorumluluk çalışmalarında kullanmaktan mutluluk duymaktadır. 
“Hayatta tüm okuduklarım ve yazdıklarımdan daha fazlasını öğrendiğim iki şey var: Kızım ve oğlum” demektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100634</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88cf51a6-4b1e-4912-bd22-eb0c489ef03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelibolu’da Ruslar</image:title>
            <image:caption>1920 Ekiminde, iç savaş sonunda Bolşeviklere yenik düşen ve Kırım’ı terk etmek zorunda kalan Çar ordusunun bir bölümünü oluşturan 1. Kolordu’nun, Fransızlarca yerleştirildikleri Gelibolu’daki yaşamlarını konu alan bu kitap, bizzat burada yaşayanlar tarafından hazırlanmıştır. 
Bu kitap, ayrıntılı ve yakın tarihimizin bilinmeyen veya çok az bilinen bir olayına ışık tutacak bir biçimde, yorum katılmadan, yazarların görüşlerine bağlı kalınarak derlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100635</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f09ff7-83d2-4aec-9eec-d4445c45c829.jpg</image:loc>
            <image:title>Rota -1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Güniz Işık, isminin aksine karanlık bir hayata, sevgidenuzak bir aileye gözlerini açmıştır. Doğduğu günden bu yana hayatı mücadele etmekle geçen bu genç kızın en büyük savaşı değiştiremediği koşulları olmuştur. 
 
On yedi yaşında, kaldığı çukurdan çıkıp babasının ailesine sığınan Güniz, bu ışıltılı hayatın içinde de karanlığa mahkûm olacağını hiç tahmin etmemiştir. Herkesin ona karşı siper aldığı bu lüks yaşantısını sürdürürken şımarıklığa kapılmadan kendi bildiği yoldan ilerlemeye çalışsa da önüne çıkan engelleri aşmak onun için kolay olmayacaktır. 
 
Savaşmaktan bitap düştüğü bir gün, hiç beklemediği anda biri ona elini uzatacaktır: Bulut Atay. 
 
Şimdiye kadar herkese kuşkuyla yaklaşan Güniz, Bulut onun tüm koşullarını değiştirmek için çabalamaya başladığında acaba ona güvenebilecek midir? Bulut Atay, onun için güneşi getiren beyaz bulutlar mı yoksa fırtınanın habercisi kara bulutlar mı olacaktır? 
 
Halef serisinin yazarı Leman Veli’den okurun rotasını kalp ve akıl arasında mekik dokumaya zorlayacak bir seri daha! 
 
“Bir gün beni sevebilme ihtimalin için yaptım her şeyi, Gün.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100636</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3c8345e-3064-4132-a21c-c74b8e3477ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Değirmendir Bu Dünya</image:title>
            <image:caption>Unuttuğumuz ve bulmak istediğimiz köklerimiz nerede? Maddileşen dünyada kişiliğimizin oluştuğu o kaynağa dönebilecek miyiz? Dünya değirmeni bizi öğütmeden evvel bu yolculuğun amacını hatırlayabilecek miyiz? 
Bir Değirmendir Bu Dünya, Cahit Zarifoğlu’nun kıvrak zekâsı ve ince yetenekleriyle kurduğu bir çağrışımlar evreni. Bilgi ve düşüncelerini maharetle bir araya getiren, olayların ve eşyanın arkasındaki manaya, hayranlık uyandıran bir muhakeme yeteneği ve hayal gücüyle bakan Zarifoğlu, okurlarını da zengin hayaller peşinde bir yolculuğa davet ediyor. Ben, bende olup bitenleri, kurt kapanlarıyla dolu labirentimi, kara bulutumu, saçını çıkarmasını beklediğim güneşimi, kendi değirmenimi enine boyuna anlattım gibiyim. Siz de kendi labirentinizde çıkmazlarda yanılıp dönerken bakarsınız karşı karşıya geliveririz. Selamlaşmamız, kucaklaşmamız, deneyimlerimizi birbirimize aktarmamız ve çıkışı birlikte bulup labirenti deneycinin başına indirmemiz için belki de güçbirliği yaparız. Bundan böyle, ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100637</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f707266c-9b22-47ca-b720-0992f5236d81.jpg</image:loc>
            <image:title>İns</image:title>
            <image:caption>Her öyküsünde binbir yazgıyı, korkuyu ve sesi barındıran Cahit Zarifoğlu’nun düşlerden, yaşamdan ve kendi şiirinden yonttuğu İns, hurufatı okuyabilenler için sırrı dökülmüş bir ayna cismiyle var oluyor. Kimi zaman mekânı ve ânı bizzat müphemleştirirken kimi zaman da yaşamın ürpertici gerçekliğiyle yüzleştiriyor bizi. Şairin o kendine has bakışı ve dünyayı hikâye ediş biçimiyle karşılaştığımızda tutkulu okurları olarak sendeliyor ve bu görkemli sesin büyüsüne kapılmaktan kendimizi alamıyoruz. 
Telefon tellerine takılan çocuk uçurtmaları gibi vagonun penceresinden sarkan elini çek, ceketinin cebine sok, beni kabullen, kendini yanına al, gidelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100638</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5c530c-63be-4d30-9c8b-be9d146e470d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşaret Çocukları</image:title>
            <image:caption>Uzun bir geçmişimiz var 
Hiç yorulmadan 
En azından bir kere 
eğlenceli beşik 
 
ha biz varız 
ha biz maskeli balo 
Saygıya durup üstün bir gecede 
Bir sır payı katlayıp 
sade bir kahveden 
Keyifsiz bir detayın hükmüyle 
ha biz yokuz 
ha biz seferde 
 
Ya bu kez ölenleri görmeliysek Ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100639</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f1e3608-9873-4b5e-8356-74c89cfaf09c.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku ve Yakarış</image:title>
            <image:caption>Sıcak ilişkiler adına davet alıyorum 
Biraz kan ve ilik hızlandırıcı olarak 
 
Kardeşim dedim 
Acılarıma da kardeş olur musun 
 
Baltasını havaya kaldırdı 
Yükselemezdi daha 
Söyledim 
–Haydi acılar haydi az daha 
 
Dedim kardeşim 
Omuzbaşlarımdaki şu yara 
Ormanların serin gölgesindeki papatya değil 
Arif bir bilinçle yürürken oldu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100640</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b89aef5-c76f-4fa0-925e-4dab827dd6b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Menziller</image:title>
            <image:caption>Sözün ve yolun baş çeşmesi ruhumun 
Canım içre sevinç verir sözlerin 
 
Baktığın dağların düşüncesi bile ağlatır beni 
Hür olurum buyruklarını bir bir donansam sultanım. 
 
Aşkın bin gözlü devasa bir baş imiş 
Yur her birini uykulardan sohbetin 
 
Dinlen ey Zarif bilatedbir çok söz açtın 
Bu kırık akılla ne cürettir yaptığın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100641</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be04db8c-4cf1-4967-8b80-383ffebe6caa.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Ritimleri</image:title>
            <image:caption>Her savaşın kahramanları vardır. Bu kahramanlar bazen bir destana konu olacak büyüklükte ses getirirler; bazense sessizce ve kimseye görünmeden, cesaretle büyük bir zafere imza atarlar. Bir şairin kaleminden çıkan bu roman, şiirsel bir dille; doğup büyümeyi, bakıp görmeyi, inanıp sabretmeyi, vatanını ve inancını savunmayı anlatıyor. Cahit Zarifoğlu, bizi Lagman vilayetinin güney-batısındaki bir köye adım adım yaklaşan savaşın ve o savaşa hazırlanan sessiz kahramanların ayak seslerinin ritimlerini, korku ve ümitlerinin ahenkli yankısını dinlemeye çağırıyor. Her şeyin zaten bir cesaret olduğu yerde, cesaret nasıl bir şey, onu kim dışına alıp anlatabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100642</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b6a4c9f-b0fc-43b3-966c-52111a933186.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Bir kelime şiire girdiyse değişir çünkü yeniden inşa edilir. Yaşamak da Cahit Zarifoğlu’nun yeniden tanımladığı bir kelime. Zira o, tüm bilinmezliği ve sıradanlığı, huzuru ve kaygısı, aydınlığı ve esrarı, korkusu ve yakarışı ile yeryüzündeki yolculuğunu sürdürmüş; her adımında kendisi olarak ve ânı kendisinin kılarak apayrı bir yaşamak inşa etmiştir. 
Sisin örttüğü demiryolunda ağır aksak yola çıkan tren, şairin çocukluk hatıralarının başkenti Silvan’a doğru ilerlerken Yeni Camii’nin avlusu, sessizliği kolundan tutup çeker yeryüzüne. Koca medeniyetin içinde kendine yurt arayan ruhlar, yalnızlıktan yontulan büyük anlara acziyetle bir kez daha eğilir. 
Yaşamak’ta günlerin kendisinden ziyade ne barındırdığı; beyaz sayfalardaki bir avuç harfin, ölümü bilen dağlar gibi gülümsediği, ışığın parçaladığı karanlığı geri verdiği apaçık görülür. 
  Farkına varmadan “Bütün bunların, hatırasız haftaların, kalbimi fark etmelerinden korkmamın sebebi var.” diyordum. Şimdi bir şeysin benim için... Varsın. Fakat bocalıyordum. Gizlice düşündüğüm, fark edilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiçbir teşebbüste bulunmadan birdenbire atmak için yine hayal mi kuruyordum. Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100643</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b679e8c9-8d85-4662-ba18-7402853d0416.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Güzel Adam</image:title>
            <image:caption>Hayret ve varolma tıkandı 
Hayret ve hayâ tıkandı 
Hayret ve hayret ve hayret 
İlk kez geriye dönmek gerekiyor 
 
Dağları yokladınız mı dilsiz duranları 
Bir de kulak kesilince Dağ konuşur - Hayır konuşmaz mı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100644</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed176a50-b3fa-4534-9cce-e82b88ba5ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolata- (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çikolatanın birleştiren gücü aşkına! “Çikolata, insana içindeki çocuğu yaşatır, günlük koşuşturma anında o anın keyfini çıkarmanızı sağlar. Masumdur ve eğlencelidir. Yerken en sevdiğiniz şarkıda dans ediyormuş gibi heyecan dolarsınız. Bu yüzden çikolata, mutluluk dolu bir ruh halidir…” Çikolatanın öyküsüyle başlayan, sizler için hazırladığım birbirinden lezzetli 53 tatlı tarifi ile devam eden bu eşsiz yolculuğa hazır mısınız? www.idilyazar.com YouTube: İdil Yazar Instagram: idilyazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100645</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66ab178d-7374-49bb-a84a-c9354f2b4373.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Kadın</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş… Oyuncu, eğitmen ve hikâye anlatıcısı Sema Çeker’in kalbine; asırlardır süregelen masal kalıplarında arka planda ve güçsüz olarak resmedilen “kadın” karakterlerin hikâyelerini yeniden yazma ateşi düşmüş! Bu masallar, ataerkil toplum yapısının dayattığı normlar sebebiyle kendi kabuğuna çekilen kadınların, bir kelebek misali kozasından kurtulup özgürleşmesini anlatmış. Bu kadınlar cesaret ve azimleriyle, savaşçı karakterleriyle, özgüvenleriyle, güçlü maneviyatlarıyla aslında hepimizin içindeki o kıvılcımın temsili imiş! Haydi gelin, hep birlikte alt edelim canavarları, üç başlı ejderhaları, kötü kalpli büyücüleri, zalim padişahların zorbalıklarını ve zorla öpmeye çalışan çirkin kurbağaları... Sema Çeker’in ilk kitabı Masal Kadın’ın her dizesinde, aştığımız her engelle birlikte içimizdeki bilge ve vahşi kadına vurduğumuz kilitlerden birinin açılmasına izin verelim. “Unutmayın, masallar çocukları uyutur, büyükleri uyandırır!”

Yazar Özgeçmişi Sema Çeker Kumpir patatesi büyüklüğünde bir şehirde erken gelen karın etrafı beyaza boyadığı bir günün gecesiydi. Anne ve babası çıtır çıtır kıvılcımlar çıkararak yanan sobanın yanındaki divanda uykuya hazırlandılar. Harika her çiftin yaptığı gibi birbirlerine iyi geceler öpücüğü verip sarıldılar. Fakat aşk perisi etraflarında dolanıyordu ve sihirli değneğini sallayıverdi. O anda kibritle kavın buluşması gibi bir alev ikisini de sardı. Kısa bir süre sonra kendisine benzeyen milyonlarca arkadaşıyla kendini şelaleden atılmışçasına yerde buldu. Bu onun ilk şokuydu. Diğer arkadaşlarının bir kısmı şoku erken atlatmayı başarmış bitiş çizgisine doğru ilerliyordu. Bazıları erken pes edip düşüyor, bazıları yolun yarısında kendini bırakıyordu. Bu yarışı sadece bir kişinin kazanacağının bilgisi gökyüzünde kendisine verilmişti ve hemen hatırladığı gibi koşmaya başladı. Uzun zamandır gökyüzünden aşağıyı izliyor ve dünyaya gelebilmek için hayaller kuruyordu. Bu yarışı kazanmak zorundaydı ve nefesi kesilene kadar koştu. Bazı rakipleri hile yapıp ona çelme taktı, bazılarıysa omuz atmaya çalıştı ama o düşmedi. Tüm gücüyle koştu koştu ve gücünün bittiği yerde kendini bıraktı. Nefesi normale döndüğünde kafasını kaldırıp etrafına baktığında anladı; ilk yarışını kazanmıştı. Artık dokuz aylık rahat bir uykuya yatabilirdi. İşte dünyaya gelişi aynen böyle oldu. Anne ve babası kucaklarına aldıklarında küçük kızlarını, onun yüzünde sonsuzluğu gördüler. Babaannesi, “Talihi de sevgisi de sonsuz olsun” deyip Sema ismini koydu küçük kıza. Bir hayalperest olarak geldiği dünyayı keşfedebilmek için hemen büyümek istedi Sema. Yapmak istediği çok şey, görmek istediği çok yer vardı. Cesurdu, gün geçtikçe güzelleşiyordu, meraklıydı, hevesliydi, sevgi dolu ve merhametliydi. Büyüdü. Harika bir kadına dönüştü. Büyük maceralara atıldı. Ejderhalarla savaştı, bilinmez diyarlara ulaştı. Bazen kayboldu bazen yolda çıkan bir dostla birlikte doğru yönü buldu. Şimdilerde bir oyuncu, eğitmen ve hikâye anlatıcısı olarak hayatına devam ediyor. İki harika kediye, muhteşem dostlara, şükür sebebi bir aileye sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100646</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac366f71-693b-44bc-9c02-ec9ca5bf1c3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Kesiği</image:title>
            <image:caption>Hande Çiğdemoğlu, kısa bir süre içinde gerçekleşen olayları anlatırken, kahramanın bütün hayatını yansıtan hikâyeler yaratıyor. Çeşitli insanlık durumlarını, hayatın gerçeklerini görünür hale getiriyor. Hayata dair olsa da pek konuşulmayan, kâğıt kesiği gibi sızlayan konular işliyor. Bir öyküsünün başlığına benzer biçimde anlatıyor; çok dokunmadan, fazla üzmeden. Böylesine olgun bir ilk kitap olan Kâğıt Kesiği’nin ve Hande Çiğdemoğlu’nun edebiyat yolculuğunu umutla takip edeceğim. Zülfü Livaneli Kâğıt Kesiği, 2021 Gülten Akın Mektup Yarışması Büyük Ödülü, 2020 Fakir Baykurt Öykü Yarışması Birinciliği ve 2020 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması Üçüncülüğü alan öyküleri ile Türk edebiyatında yadsınamayacak bir yer edinmeyi başarıyor, üstelik daha ilk anda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100647</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/068e6b4f-f5b1-4b7b-90f3-6cd4ef7fe10d.jpg</image:loc>
            <image:title>Üslubu’t-Tard Ve’l-Aks Fi’l-Kur’ani’l-Kerim</image:title>
            <image:caption>Üslubu’t-Tard Ve’l-Aks Fi’l-Kur’ani’l-Kerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100648</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9ed2183-9ade-42c1-8d24-059b82022d9e.jpg</image:loc>
            <image:title>İricik</image:title>
            <image:caption>Hepimiz büyük adımlar atarız, ne kadar küçük olursak olalım... 
 
İricik, yaşadığı göldeki bütün iribaşların en küçüğüydü. Büyüyordu, bütün kardeşleri gibi o da yakında bir kurbağa olacaktı. Fakat gölde yaşadığı söylenen, kocaman, obur balık Hombul Hobul’a asla yakalanmamalıydı! 
 
Çok sevilen yazar-çizer Benji Davies’ten, bir yavrunun büyüme serüvenine eşlik edeceğimiz, sıcacık ve rengârenk bir hikâye. 
 
 
 
Benji Davies 
İllüstratör ve animasyon direktörü olarak çalışmaktadır. Çocukluktan beri en büyük tutkusu çizim yapmak olmuştur. Üniversitede animasyon alanında eğitim görmüş, ardından kısa animasyon filmleri, resimli kitaplar ve müzik klipleri gibi farklı alanlarda çalışmıştır. Eşi Nina ve kızı Esther ile birlikte Londra’da yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100649</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e798487-baf8-486d-a4d8-16a029a51433.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytankaya Tılsımı</image:title>
            <image:caption>Şeytankaya Tılsımı 
Ahmet Mithat Efendi 
Hazırlayan: Semih Doğan 
Yürek yutmaya niyetli bir çoban, ağaca bağlamış bir kızı. 
Asilzade, hırsına yenik düşmüş. 
Büyücü cadı, kelimeler fısıldıyor kulaklara. 
Tılsımı bozmak gerek! 
Hazineler bu cinayete bağlı! 
Ahmet Mithat, bu kez tersine örüyor hikâyesini. 
Zaman geriye aktıkça çözülüyor sırlar. 
Düğüm açığa çıkıyor. 
Şeytankaya Tılsımı, İtalya dağlarına, 
orta çağlara çağırıyor bizi. 
Sevgi de bir tür sihir değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100650</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba299266-517d-4d65-aed1-dbdc129e5332.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Kadınların Felsefesi 
Ahmet Mithat Efendi 
Hazırlayan: Semih Doğan 
İki kız kardeş, iki can yoldaşı. 
Kaderlerini birbirine bağlayan iki yürek... 
Kadın olmaya, yalnız kalmaya 
ve erkeklerin haşin dünyasına dair düşünceler. 
Öte yanda aşk, öte yanda sevda... 
Kadınların Felsefesi, evliliğe, evliliğin reddine, 
sevme arzusuna ve sevilmeme korkusuna dair bir novella. 
Günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100651</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c989673-8994-42b1-b4d8-3a35d4281dad.jpg</image:loc>
            <image:title>Elimi Bırakma</image:title>
            <image:caption>Elimi Bırakma 
Semih Sözen 
Kitaplar konuşuyor raflarda. 
Bir kadının üstüne tüm geçmişi çullanıyor. 
Aslında var olmayan, varlığa karışıyor. 
Hep orada duran, yokluğun koynunda. 
Semih Sözen, iyiyle kötüyü buluşturuyor sayfalarda. 
Kavgayla, aşkla, barışla bir araya getiriyor tüm zıtları. 
Farklı olanlar, aynı dünyada kucaklaşıyor. 
Elimi Bırakma, bir dizi hikâye. 
Tahmin edilemeyen, sıranın dışında kalan 
ama mutlaka kalbe dokunan cümleleri sıralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100652</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac669ac5-790d-480f-a95b-c92befacf92f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapsever Kayıt Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitapsever Sanat Avcıları İçin Kayıt Defteri 
Sevil Kahveci 
 
Kitapseverler bilir. Son sayfayı okuyup kitabın kapatıldığı anlarda; yaşamın en özel his baloncuklarından biri patlar. Gerçek sanat avcıları hissettiklerinin değerini bilirler. Yaşamaya değer o anları fark etmek ve hissetmek onların işidir. Ruhlarına dokunan tüm bu mucizelere ihtiyaçları vardır. 
Hayatınız boyunca okuduğunuz kitapları düşünün. Peki, başucunuzdaki çekmecede duygularınızla birlikte sizi bekliyor olsalardı… 
Unuttuklarımız geçmişte kaldı, bugünden sonrasını biriktirmekse elimizde. Ömre değer hisleri hayatın içinde eriyip gitmeden önce kaydetmek için tasarlanan bu defterler sanat avcılarına özel… 
Çünkü “Hayat kısa, sanat uzun”. 
Bu kayıt defteri, bizi gerçek yapan ışıltıları toplamana ve hisleri unutulmaz yapmana eşlik edecek. Fark et, hisset ve kaydet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100653</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb2680af-cff5-46d1-a315-5ed836f07762.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezisever Kayıt Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gezisever Sanat Avcıları İçin Kayıt Defteri 
Sevil Kahveci 
 
Geziseverler bilir. Keşif adımları, hissetmenin en özel ödüllerinden birini yayar insanın içine. Doğanın, kültürlerin, eserlerin ve akla gelmeyecek güzelliklerin hisse dönüştüğü o anlar değerlidir. Gerçek mucize avcıları hissettiklerinin değerini bilirler. Yaşamaya değer o anları fark etmek ve hissetmek onların işidir. Ruhlarına dokunan tüm bu mucizelere ihtiyaçları vardır. 
Hayatınız boyunca gezip gördüğünüz yerleri düşünün. Peki, başucunuzdaki çekmecede duygularınızla birlikte sizi bekliyor olsalardı… 
Unuttuklarımız geçmişte kaldı, bugünden sonrasını biriktirmekse elimizde. Ömre değer hisleri hayatın içinde eriyip gitmeden önce kaydetmek için tasarlanan bu defterler mucize avcılarına özel… 
Bu kayıt defteri, bizi gerçek yapan ışıltıları toplamana ve hisleri unutulmaz yapmana eşlik edecek. Fark et, hisset ve kaydet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100654</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23e3f6f6-5a4a-464e-b8eb-531f34a29c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Müziksever Kayıt Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Müziksever Sanat Avcıları İçin Kayıt Defteri 
Sevil Kahveci 
 
Bir şarkıyı defalarca dinleyen müzikseverler bilir. Beethoven’ın da söylediği gibi, “Müzik, her bilgelik ve felsefeden daha yüksek esin verir.” İçimize dokunan şarkıların hissettirdiklerini unutmak, onlara haksızlık olacak kadar büyüleyiciler. Gerçek sanat avcıları hissettiklerinin değerini bilirler. Yaşamaya değer o anları fark etmek ve hissetmek onların işidir. Ruhlarına dokunan tüm bu mucizelere ihtiyaçları vardır. 
Hayatınız boyunca dinlediğiniz şarkıları düşünün. Peki, başucunuzdaki çekmecede duygularınızla birlikte sizi bekliyor olsalardı… 
Unuttuklarımız geçmişte kaldı, bugünden sonrasını biriktirmekse elimizde. Ömre değer hisleri hayatın içinde eriyip gitmeden önce kaydetmek için tasarlanan bu defterler sanat avcılarına özel… 
Çünkü “Hayat kısa, sanat uzun”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100656</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c602b3c2-7dee-48a7-baa2-1e96c613050a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Bir Zerrem Aşk</image:title>
            <image:caption>Her Bir Zerrem Aşk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100657</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/941988a3-7b16-44c5-b14b-8ed7d5920645.jpg</image:loc>
            <image:title>Suni Tebessüm</image:title>
            <image:caption>Belgesel yapımcısı abisinin ipin ucunda asılı cansız bedeniyle karşılaşan Selim’in güvenli kozası delinmek üzeredir: Roman kahramanlarına tutunarak yaşadığı korunaklı odasından çıkıp yabancısı olduğu tehlikeli sokaklara adım atan Selim, korkularına rağmen hikâyeyi cesaretle bir ucundan tutacak, abisinin sırrını keşfetmeye çalışırken kendi devriminin ateşini tutuşturacaktır: Üç, iki, bir... kayıt! 
 
Ölüler Kıraathanesi ile Vedat Türkali İlk Roman Ödülü’nü kazanan ve kısa sürede kendi okurunu yaratan Fatih Gezer, bu kez yaşamın tanığı değil öznesi olmaya teşebbüs edenlerin hikâyesine kayıt düşüyor: Suni Tebessüm, kederin belini büken sıra dışı ironisi, gerçeğin trajedisini kurgunun doğal bir parçası kılan duru dili ve kalpleri yanı başımızda atan capcanlı kahramanlarıyla, dünyanın derdine aşkla, dostlukla, dayanışmayla direniyor... 
 
“Herkesin kulaktan kulağa fısıldadığı malum soruyu sormaya cesaret edecek biri çıkmayacağına inandığım bir anda, ilk defa gördüğüm bir çift göz, adını sanını bilmediğim gaflet içinde bir kurban belirdi karşımda. Uydurduklarım arasından, bu adama yakışan en okkalısını süzgecimden geçirip bulduğum cevaba tebessüm ettim. Kurbanımın gözlerinin içine baktım, ses tonuma karar verdim ama aile terbiyesinden mi, pısırıklıktan mı, yoksa özgüven eksikliğinden midir; sadece ‘Bilmiyorum,’ diyebildim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100658</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e84dd65-89e5-4d9d-a2cc-566f280e5f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar ve Kızları</image:title>
            <image:caption>“Belki aradığın soruların cevabı şimdi anlatacaklarımda gizlidir.” 
“Kadın olmanın ilk kuralı güçlenmek, hak etmek, hak ederek aldığını da hak edenle paylaşmakmış. Günü gelir gerçekten tüm ruhuyla seni dinleyen biri olur; işte o zaman anlat. Denizin ufukla buluşup kızıllaştığı yaz günlerini bekle ama.” 
Babalar ve Kızları; delirmenin eşiğinde bir baba, izini sürdüğü bir dede, sığınma ve kaçış arzularını perçinleyen bir aile, yemek kokuları, deniz gezintileri, çocuk sesleriyle capcanlı bir 80’li yıllar mahallesinde büyüyen; baba, delirme, aşk ve koku sarmalında kadınlığını keşfetmeye çalışan bir kahramanın romanı. Bir taraftan aradığı aşkı bulduğunda belirsiz, hüzünlü hatıralarını unutacağına inanan, diğer taraftan “arayış”ın kendisini kaybetmekten korkan bir kadının dedesiyle kesişen hayatına tanık oluyoruz. 
Selda Uygur, 2020 Turgut Özakman İlk Roman Yarışması birincilik ödülünü kazandığı romanında gerçeküstü ama hiç de uzak hissetmediğimiz bir dünyadan sesleniyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100659</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa70464a-dd2c-4c65-9519-68320dd1147f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipokrat’ın Romanı</image:title>
            <image:caption>“…Siz, Hekimlik Tanrısı Asklepios’un sülalesinden geliyorsunuz, değerli Hipokrat!” dedi Hekim Euryphon. “Oysa ben halk hekimiyim ve bana yoksullar geliyor; çaresiz ve parasız insanlar!” 
Hipokrat, Euryphon’u dinlerken onun yoksulluk felsefesi yaptığını düşünüyordu.   
“Değerli meslektaşım Hekim Euryphon,” dedi, biraz üstten bakarak. “Hekimlik bir sanattır ve hiçbir sanatçı sanatını karşılıksız yapmaz!” 
Hipokrat’ın kibirli tavrı, Euryphon’u kızdırmıştı. 
 “Bak meslektaşım!” dedi sert bir sesle. “Hekimlik hizmetini paraya çevirmek için onun bir sanat olduğunu söylüyorsan, ben orada yokum!” 
 
Suat Çağlayan bu kitabında okuru Antik Çağ yıllarına götürüyor, &quot;tıbbın babası&quot; olarak bilinen Hipokrat&apos;ın hayatını ve düşüncelerini akıcı bir roman kurgusuyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100660</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f36606c1-bca0-404a-9ba3-82b9ce1a25a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Günleri</image:title>
            <image:caption>Eski Bir Nehre Ulaşmak İçin -Oradan Da Birlikte Geçmiştik- 
 
Attığımız Taşlar Bizden Daha Çok Varlardı. 
 
Alelacele, Bütün Çocukluğumuz Kayıyordu Avuçlarımızdan, 
 
Böylesine Hazırlıklı Değiliz Yetişkin Olmaya. 
 
Sen, 
 
Bir Hatıra Bile Olmamaktan 
 
Her Şeyi Keşfetmişçesine Memnundun, 
 
Bir İlmek Boynuna Dolanmıştı, Henüz Küçüktük 
 
Ve Yan Yanaydık. 
 
İçimden, Ölüme Sarılan Kimseyi Görmediğim Geçmişti. 
 
Hep Bir Yerlerden Koştura Koştura Dönüyordun, 
 
Beklediğim Kapıların Gölgesini Ezberlemiştim. 
 
Bütün Evler Aynı, Bütün Kapılar. 
 
Herkes Birazdan Unutulacak Gibi. 
 
Saatler, Etrafında Kendi Dönüşlerini Tamamlıyor, 
 
Bir Keresinde Sana Bile Söylemiştim, 
 
06:05 Olunca Duyduğum O Dalın Kırılma Sesini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100661</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/350f7062-1a3c-49ab-a324-6e1d4a8d3953.jpg</image:loc>
            <image:title>Roland Destanı</image:title>
            <image:caption>oland Destanı, ya da Türküsü, Frank imparatoru Büyük Kari (Şarlman) bağımlısı Atlı Beylerin yiğitliklerini anlatan ve şimdiki Fransızların Ghanson de Geste, &quot;Yiğitlik Türküsü&quot; dediği, tıpkı İlyada&apos;nın kökeninde olduğu üzere Bey konaklarında saz eşliğinde &quot;teganni&quot; edilmek için ozanların ürettiği destanların en tanınmış ve en güzel örneğidir. Destanın anlattığı öyküyü özetlemeden önce, Franklar ve Büyük Karl Üzerine biraz bilgi vermemiz gerek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100662</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01ab6478-ccb8-4e37-8abc-9236500eb01a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 11 -Çok Bekledim Seni Yaz Tatili! (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir! Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! 
Havaların ısınmaya başladığı günlere giriş yapmış bulunmaktayız. Yaz, biz çocuklar için tatil 
demek olduğundan çok heyecanlıyız. 
Ben ve çılgın ailem sizi bu tatilde yalnız bırakmayacağız. Birbirinden eğlenceli, komik, heyecan 
dolu maceraların olduğu yepyeni kitabımızla huzurlarınızdayız! Fil Necati Ağabey, babam, 
Canan ve tüm mahalle yine macera peşinde koşmaya devam ediyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100663</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96094496-f4c4-4146-a892-e0ea131fbf2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Dinozorun Karalama Yapmasına İzin Verme</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler zaman zaman sana ne yapman gerektiğini söyler. Hatta Asla Bir Dinozorun Karalama Yapmasına İzin Verme de diyebilirler. Bir Dinozor karalama yaparsa en kötü ne olabilir ki? Cevabı merak ediyorsan başla okumaya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100664</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc1d0feb-8581-4b2b-8192-7e7aaa83c6da.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Prensesin Unicorn’uyla Boyama Yapmasına İzin Verme</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler zaman zaman sana ne yapman gerektiğini söyler. Hatta Asla Bir Prensesin Unicorn’uyla Boyama Yapmasına İzin Verme de diyebilirler. Bir prenses unicorn’uyla boyama yaparsa en kötü ne olabilir ki? Cevabı merak ediyorsan başla okumaya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100665</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9987df0-7a50-40a8-992d-232618227378.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Unicorn’u Bir Ren Geyiğiyle Bir Araya Getirme!</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler zaman zaman sana ne yapman gerektiğini söyler. Hatta Asla Bir Unicorn’u Bir Ren Geyiğiyle Bir Araya Getirme de diyebilirler. Bir unicorn bir ren geyiğiyle bir araya gelirse en kötü ne olabilir ki? Cevabı merak ediyorsan başla okumaya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100666</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68de6c2b-072f-421a-b416-0bc412120c17.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Baba Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, aile kavramı tarihsel, kavramsal ve kuramsal bakış açıları doğrultusunda ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye’deki aile yapısı ve ailelere yönelik hizmetler, anne baba çocuk iletişimi, anne baba tutumları, anne baba eğitimiyle ilgili ön plana çıkan konular (tanım, önem, amaçlar, ilkeler, dikkat edilmesi gereken noktalar), ulusal ve uluslararası anne baba eğitim modelleri, anne baba eğitim programlarının geliştirilme süreci, aile katılımı, baba katılımı, özel durumlarda aile eğitimi, özel gereksinimli çocukların ailelerinin eğitimi, pandemi sürecinde aile eğitimi, büyükanne üyükbaba eğitimi, okul aile işbirliği, aile danışmalığı konuları yer almaktadır.   Konuların kapsamından anlaşılacağı üzere kitap bünyesinde anne  baba eğitimi konusunun detaylı bir şekilde ele alınması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100667</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ed44bc-152f-4dad-8d1c-551119bbf0d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Unicorn’un Karalama Yapmasına İzin Verme!</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler zaman zaman sana ne yapman gerektiğini söyler. Hatta Asla Bir Unicorn’un Karalama Yapmasına İzin Verme de diyebilirler. Bir unicorn karalama yaparsa en kötü ne olabilir ki? Cevabı merak ediyorsan başla okumaya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100668</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c471a2-e06f-48b9-a3f8-b5923c5924ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Unicorn’un Noktalarla Kaplanmasına İzin Verme</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler zaman zaman sana ne yapman gerektiğini söyler. Hatta Asla Bir Unicorn’un Noktalarla Kaplanmasına İzin Verme de diyebilirler. Bir unicorn noktalarla kaplanırsa en kötü ne olabilir ki? Cevabı merak ediyorsan başla okumaya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100669</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5ec04b-d208-4398-800a-556dd112a646.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Unicorn’un Tütü Giymesine İzin Verme!</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler zaman zaman sana ne yapman gerektiğini söyler. Hatta Asla Bir Unicorn’un Tütü Giymesine İzin Verme de diyebilirler. Bir unicorn tütü giyerse en kötü ne olabilir ki? Cevabı merak ediyorsan başla okumaya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100670</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f3c966-eef5-420a-ab7c-3240fa5bfa6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Durma, Dinozoru Boya!</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz bir dinozor kulağa fazlasıyla sıkıcı geliyor, değil mi? Öyleyse al kalemlerini eline ve Haydi Durma, Dinozoru Boya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100671</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab26ec2-4414-4d78-9271-80b0c1bc56fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Durma, Unicorn’u Boya!</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz bir unicorn kulağa fazlasıyla sıkıcı geliyor, değil mi? Öyleyse al kalemlerini eline ve Haydi Durma, Unicorn’u Boya! 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100672</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a8e5022-5bba-4980-9ae2-2e4b449f3ec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Ve Noktaları Evcil Hayvan Kliniği – Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Olamaz! Noktalarla kaplanmış bir unicorn mu? Şimdi ne yapacağım diye sorduğunu duyar gibiyim… 
 
Bir veteriner olmak istiyorsan eğer bu kitapla alıştırma yapmaya ne dersin? 
 
Diane Alber’in hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen Unicorn serisi uzun zamandır çok satanlar listelerinde. Tüm dünyada milyonlarca satan serinin içinde bu kez boyama ve aktivite kitapları da var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100673</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539a0b20-7a13-464c-a161-11ff0e4ba33d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardel -1: İhanet Günceleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>TÜM KARANLIK SIRLARI ANCAK İHANET GÜNCELERİ GİZLER. 
 
FAKAT NE GÜNCELER BUNCA İHANETİ YAZMAYA YETER NE DE HER ZAMAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİDİR GERÇEKLER. 
 
 
Başlangıçta ikiye ayrılmış bir krallıktı Ardel. Batı, Doğu’yu ilhak ettiğinde Doğu’nun her yanı yağmalandı, halk köleleştirilip uzun yıllar işkence ve aşağılanmaya maruz bırakıldı. Doğu halkının tek umudu Doğu Direnişi’nin önderi Prenses Audra’nın geri dönmesi ve hakkı olan tahtı geri almasıydı. 
 
LilahTiernan, Batı Ardel’in hayatını mahvettiği onlarca insandan yalnızca biriydi ve bir cinayet suçundan ölüm cezası aldığında hayatı tamamen değişti. 
 
Batı onu kendi halkına ihanet etmeye zorladığında Lilah, kanlı bir taht oyununun merkezindeki isim haline geldi. 
 
Lilah iki ülkenin kaderini ellerinde tutarken kendi halkına ve Doğu Direnişi Komutanı Noah Harrison’a duyduğu sevgi ile yaşama arzusu arasında kaldığında taraf seçmek her geçen gün daha zor bir hale gelecekti. 
 
 
“İnsan her şeye alışıyor. Bir tek tutsak olmaya alışamıyor. Bir tek özgürlük arzusundan vazgeçilmiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100674</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8335d1d-657d-4b82-a770-99b32cbebf85.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzleşme 12:9</image:title>
            <image:caption>Askeri darbeleri ya alkışlarla ya da her bağrı yanık gibi beddualarla andık. Bilgi en büyük güçtür düşüncesiyle bir avuç insanla 12 Eylül askeri darbesine giden yolu inceledik. Yaşanan acılarla yüzleşmeye hazır mısınız?...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100675</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd5cbb8-37e1-4c83-bd56-c8ebf3efcdb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Kapı</image:title>
            <image:caption>“Dar kapıdan girmeye gayret edin.” 
Erdemli bir hayata giden yol ne kadar zorludur? 
André Gide’in çoktan bir klasik hâline gelmiş eseri 
 
Dar Kapı… 
Erdemin peşinde sabırla örülmüş çarpıcı bir anlatı… 
İstek ve bekleyişin çatallı yolunda ayrılık taşlarıyla döşenmiş çetin bir hikâye. 
Kimi Jerome gibi aşkını en büyük erdem olarak görüp onu yaşatmak için her şeyi yapar kimi de Alissa gibi gerçek erdemin aşktan üstün olduğunu ve her türlü dünyevilikten arınması gerektiğini düşünür. 
Yürüyene göre izi, menzili, durakları beliren bir yoldur aslında bu. 
Nobel ödüllü André Gide, aşk ve trajedi gelgitinde bir inanç dili de geliştirir. 
“Herkes Tanrı’ya tek başına ulaşmalı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100676</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c34cfcce-bb86-40cf-b6b3-48b067f1ea8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ağaç Evi -Çizgi Roman- 1: Dinozorlar Vadisinde</image:title>
            <image:caption>Dünya çocuklarının sevgilisi Sihirli Ağaç Evi şimdi çizgi roman! 
 
ORMANDA GİZEMLİ VE SİHİRLİ BİR AĞAÇ EVİ VAR... 
 
Tim ve Lea tesadüfen bir ağaç evi keşfediyorlar. Buranın kime ait olduğuna dair bir fikirleri yok. Tek bildikleri, içerisinin kitaplarla dolu olduğu... Hem de sihirli kitaplarla! Ağaç evi, bir anda iki kardeşi tarih öncesi çağlara uçuruveriyor! 
Hem sevimli hem korkutucu dinozorlarla dolu bu topraklardan eve dönmenin yolunu bulabilecekler mi? Yoksa etobur bir dinozorun akşam yemeği mi olacaklar? 
 
Sihirli Ağaç Evi serisi hakkında: 
Küçük okurları hem okuma keyfi hem de tarihteki farklı kültürlerle tanıştıran Sihirli Ağaç Evi serisi bu yönüyle sadece dünyanın dört bir yanındaki çocukların değil, anne babalar ve eğitimcilerin de gözdesi oldu.  
 
New York Times çoksatanlar listesinde bir numaraya kadar çıkıp beş yıldan uzun bir süre bu listede kalmayı başaran, 33 dilde 130 milyondan fazla satan bu ödüllü seri, şimdi rengarenk ve soluksuz okutan çizimleriyle çizgi roman formatında okurunun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100677</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7908ec85-7b6c-4ef0-8089-9453d18ca36e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Emine Türküsü Veya Saksıda Narçiçeği</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki 21 hikâyeden sadece birinin doğrudan dışındadır yazar. Hepsi yarına giden yolda birebir yaşanmış hikâyelerdir. 
(Yanık Kaş, aile büyüklerinden Mehmet Çavuş’a ait efsanedir.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100678</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/016d5ebb-9095-40e6-9e99-ecb84b864b58.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Denklemi</image:title>
            <image:caption>“Müşteri Memnuniyeti Hakkında” adlı ilk kitabında müşteri ile ilgili deneyimlerini ve müşteri memnuniyetini ele alan Yalçın, Çalışan Denklemi ile bu memnuniyeti sürdürecek insan faktörüne değiniyor. Yaşanmışlıklar ile gözlemlerini harmanladığı eseri ile engin tecrübelerini ve tecrübelerinden yola çıkarak oluşturmuş olduğu kanıları okurları ile paylaşıyor. Sağlıklı bir üçgenin ilk parçasını müşterinin, ikincisini ise çalışanın oluşturduğunun altını çizen Yalçın; sağlıklı ilişkiler barındıran ve herkesin kazanıp mutlu olduğu bir ekosistem yaratılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100679</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0a46a3-83ba-4f9f-82c9-b15a087a6a0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Kokusu</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, yazdığım veya hazırladığım metinlerden seçmeler yer almaktadır. 
Türk çocuklarına dilini, tarihini, vatanını, milletini ve bayrağını sevdirmenin araçlarından biridir şiir. Ezberlenmiş veya üstünde yeteri kadar alıştırma yapılmış şiirleri oratoryo şeklinde seslendirmenin öğrenciler üzerindeki olumlu etkisini keşfettikten sonra her etkinlikte daha fazla öğrencimizin katıldığı programlar yapmaya başladım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100680</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d442f7df-eb2c-4cb8-99f1-ad84c691289f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Masaldır Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Ben (yola çıkarken) yazıyorsam eğer: 
“Âvâzeyi bu âleme Davut gibi salmalıyım. 
Bâki kalan bu dünyaya bir hoş sâdâ” bırakmalıyım (kalıcı olmalıyım) dedim. 
Şimdi sıra sizde. İşiniz kolay. Sadece okuyacaksınız. Ama ne olur, son sözcüğe ve son cümleye kadar okuyun. Çünkü her bölümde senden, benden, hepimizden bir yaşanmışlık var. Bazen hüzün, bazen gözyaşı, bazen de sevinç, umut ve mutluluk; sevmek, &quot;sevil&quot;mek yani hayatın ta kendisi var. Yaşlı dünyamızın endişeleri, bizden beklentileri var. 
Şimdi, hep beraber el ele verelim. İnternet (sanal âlem) esaretinden kurtulalım. Kendimize gelip hem kendimize hem de dünyamıza sahip çıkalım. Ve geleceğe güzel bir MİRAS bırakalım. Onu ve kendimizi sevindirelim. 
 
Sevgiyle, saygıyla… 
Sevil Ünal Özbay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100681</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c079624-c0fd-4c0e-8d67-50f7d55f046f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche’nin Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Nietzsche’nin erken dönem eserlerinden itibaren izi sürülebilecek hayvan teması, yoğunluğunu gitgide daha fazla hissettiren merkezî temalardan birisidir. 
Felsefede genel olarak hayvan meselesinin uzun zamandır göz ardı edilmiş olmasından, elbette Nietzsche de nasibini almıştır. Nietzsche’nin yapıtlarını mekik gibi dokuyan bu çok özgün yorumda Lemm’in yapmak istediği şey, hayvan izleğinin insanın hakikate ulaşma yolunda ne denli belirleyici bir uğrak olduğunu ortaya koymaktır. 
Uygarlığın bireyi baskılayıp onun en mahrem noktalarını bile sakatlayan tahakkümünün karşısına, Nietzsche oluşum hâlindeki yepyeni bir insan kültürünü çıkarır. Bu insan kültürünün ana motifi ise hayvana özgü unutmadır. Nietzsche, uygarlığın insan belleği üzerinde yarattığı tahribatı, hayvana özgü unutma biçiminin benimsenmesi sayesinde aşmayı hedefler. 
Bu kitap, Nietzsche’nin uygarlık ve kültür arasında kurduğu karşıtlığı öne çıkararak, yepyeni bir insan kültürünün ancak insan hayvanının unutabilme kapasitesinin geliştirilmesiyle kurulabileceğini iddia ediyor. Doğal olarak Nietzscheci bir siyasetin düşünülmeye başlanacağı yer de burasıdır. Üstelik Lemm, Adorno, Derrida, Sartre, Arendt ve Foucault gibi çağdaş düşünürlerin hayvan meselesini ele alışını, Nietzsche’nin bakış açısıyla karşılaştırarak verimli tartışmaların yolunu da açmaktadır. 
Felsefe, kültürel çalışmalar, sanat ve siyaset, edebiyat ve estetikle ilgilenen okurların kesinlikle kaçırmaması gereken bu özgün Nietzsche yorumunu sizlere sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100682</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67243fe5-d5a5-4ce4-8f1e-27d59812db4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Hisseden Çocuk</image:title>
            <image:caption>Henry Markram, nörobilimin Elon Musk’ıdır. Beynin süper bilgisayar modelini inşa etmek için çalışan “Blue Brain Project”in arkasındaki isimdir. Onu beynin gizemli dünyasını büyük bir hırsla çözmeye iten motivasyon kaynağı ise son derece kişiseldir: Otizmli oğlu Kai.
Markram, Kai doğduğunda da dünyanın en ünlü beyin araştırmacılarından biriydi. Ancak Kai’yle birlikte her şey değişti. Kai’ye otizm teşhisi konulmasıyla Markram’ın çalışmaları yeni bir odak kazandı ve bu sayede bilim dünyasının otizme bakışını kökten değiştiren çalışmalar ortaya çıkmaya başladı. 
Otizmin empati eksikliği olduğuna dair bilimsel fikir birliği, Markram&apos;ın oğluyla ilgili deneyimiyle uyuşmuyordu. Çünkü Kai gibi insanlar az değil, çok daha fazla “hissediyorlardı”. Duyuları bu dünya için fazla hassastı. Öyleyse o güne kadar bilim dünyasında hakim olan anlayışın sarsılması ve uygulanan tedavinin kökten değişmesi gerekiyordu.
Çok Hisseden Çocuk, Henry Markram ve oğlu Kai’nin çaresizlik, hırs, tutku ve inançla dolu öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100683</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfcba932-c922-416f-8e2e-25555cf5e8c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Nasıl Düşünür, İnsan Ne Görür?</image:title>
            <image:caption>Eşlerini kaybeden balıklar aşk acısı çeker mi? Kambur balinalar toplanmak, alanlarını sınırlamak ve yavrularıyla iletişim kurmak için çıkardıkları seslerin yayılma düzeyini ayarlayabilir mi? Yunusların sosyal hafızası, yıllar sonra oyun arkadaşının ıslığını tanımaya yeter mi? Ölüm farkındalığı olan filler stres altındaki türdeşlerine şefkat gösterecek duygusal zekâya sahip mi?
Uzun yıllar zeki olmadıkları kabul edilen hayvanları gözlemlediğimizde aslında bu beceriye sahip tek tür olmadığımızı ve zekânın pek çok formu olabileceğini anlarız. Ekoloji profesörü Loïc Bollache, bu kitapta zekâ kavramının karmaşıklığından yola çıkıyor ve IQ gibi kriterlerle bu beceriyi sayılara indirgeyerek elde edilen sonuçların kapsayıcı olmadığının altını çiziyor. Hayvanların dünyasının, deneyim ve becerilerinin bizim ölçümlerimizle sınıflanamayacak kadar karmaşık ve çok boyutlu olduğunu vurguluyor. Güncel araştırmalardan hareketle zekânın çeşitliliğine değiniyor ve hayvan zekâsını iletişim, kültür, sosyal hayat ve duygusal zekâ üzerinden tanımlamaya çalışıyor. Kurtların birbirini teselli edebilmesinden, karıncaların en kestirme yolu bulabilmesini sağlayan kolektif zekâsına, somonların çiftleşmek için doğdukları yere dönebilmelerini sağlayacak kadar kuvvetli hafızalarından, arıların dans ederek iletişim kurabilmesine kadar hayvan zekâsını tüm yönleriyle ele alıyor.  
Bollache, bildiğimizi sandığımız bir dünyaya, hayvanlara ve hayvan-insan ilişkisine dair zihinlerimizde yepyeni bir pencere açıyor, sorguluyor ve düşündürüyor. Hayvanlar Nasıl Düşünür, İnsan Ne Görür? hayvanlar âlemine bakışımızı değiştirecek, doğadaki konumumuza dair kavrayışımızı derinleştirecek ve empati gücümüzü artıracak ufuk açıcı bir kitap…
“Loïc Bollache, insanlar ve hayvanlar arasındaki ‘hiyerarşi’yi yıkıyor.” – Le Bien Public
“Hayvanlar Nasıl Düşünür, İnsan Ne Görür? hayvan zekâsına dair ilgi çekici detayları titizlikle ortaya koyuyor.” – France Inter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100684</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/129f1c0e-be02-4b5d-b0de-fc9419de7c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan&apos;ın Kayıp Kafatası</image:title>
            <image:caption>Tarihler 1935’i gösterirken, Mustafa Kemal Atatürk’ün de izniyle, Türk Tarihi Araştırma Cemiyeti’nden üç uzman Mimar Sinan’ın mezarını açıp kafatasını incelemek ve ölçülerini tespit edip Mimar Sinan’ın Türk olduğunu ispatlamak için türbenin önünde bir araya gelmişti. Yüzyıllar önce kapanan bu mezar bilimsel bir araştırma için açılacaktı; ama bundan daha heyecan verici olan şeyse dünya mimarlığına damga vuran, Osmanlı’nın en önemli şahsiyetlerinden birisinin kafatasının gün yüzüne çıkması olacaktı.”
Dönem gazeteleri Mimar Sinan’ın kafatasının mezarından çıkarılıp ölçüldüğünü ve büyük mimarın yalnız kültür değil, kökeni itibarıyla da Türk olduğunun ispat edildiğini duyurmuştu.
Fakat o gün gazete haberlerine yansımayan başka şeyler de yaşanmıştı.
Bugün yaşanacaklar ise sadece geleceği değil geçmişi de değiştirecekti…
Hakan Sökmen, ilk romanı Mimar Sinan’ın Kayıp Kafatası’yla okuru mitolojik ögelerle bezenmiş, gizemli olayların ve komploların eksik olmadığı, gerilim dolu heyecanlı kovalamacaların hiç bitmediği, günümüzden geçmişe uzanan tarihî bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100685</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1210ba-7a96-495f-b2fd-7ebf4e464ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Cennetlerinde</image:title>
            <image:caption>Ben, hadisatı affediyorum. İnsanlardan gördüğüm fenalığı bir yangın, bir yıldırım gibi önüne geçilemez bir kaza telakki ediyorum. Sevdiklerimden ayrılırken, sükûta, ebediyete kavuşurken beynime hücum eden hatıraların arasında o galiz çehreyi görmek istemiyorum. Yalnız şiir, yalnız aşk, yalnız güzellik.
Cemil Süleyman
 
Fecr-i Âti topluluğunun önde gelen isimlerinden Cemil Süleyman, yaşadığı dönemde zorluklarla dolu bir hayatın ortasına savrulmuştur. 1912 yılında doktorluk görevine başlamış; Balkan Savaşları, Suriye ve Kafkasya’da ölümle boğuşmuş; insanlık tarihinin en feci olaylarına şahit olmuştur. Savaş yıllarında iki defa yaralanır, birinde ölümden döner. Ömrünün yarısı uzak müstemlekelerde, sahralarda, badiyelerde geçer. Bütün bunlara rağmen hatırladıklarını yazmak onun için bir iptiladır. Ömrünün son üç yılında seçkin bir üslup ve ince nüktelerle yazdığı hatıralarını gazetelerde yayınlar. Cumhuriyet’in ilanı ile hissedilen değişimi satır aralarına ustaca yerleştiren Cemil Süleyman, çocukluk günlerinin geçtiği Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet döneminin panoramasını sunar. Kendi geçmişi ile bugünü arasında ilmekler dokurken aslında bir coğrafyanın geçmişini ve “şimdi”sini de gözler önüne serer.
Cemil Süleyman Alyanakoğlu’nun mirasına bir saygı olarak bu esere Kendi Cennetlerinde ismi uygun görüldü. Hüseyin Bargan tarafından titizlikle yayına hazırlanan bu hatırat, Cemil Süleyman’ın külliyatının toparlanması adına önemli bir adımdır. Beyrut, Şam, Lübnan, Antalya, Suriye ve İstanbul’un anlatıldığı Kendi Cennetlerinde, Cemil Süleyman’ın daha evvel yayınlanmamış hatıralarını gün yüzüne çıkararak tarih ve edebiyat literatüründe mühim bir boşluğu doldurmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100686</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd608503-b590-4f2b-ad51-7ef762d2751f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bostan ve Gülistan</image:title>
            <image:caption>Bostan ile Gülistan, İslâm bilgeliğinin Batı’ya açılan ilk kapısı oldu. Avrupa dillerine ilk defa bu iki kitap tercüme edildi. Batılı aydınlar ilk önce işte bu kitap sayesinde İslâm dininin yüceliğini, Peygamberimiz’in büyüklüğünü ve Doğu’nun hârikulâde bilgeliğini okuyup öğrendiler.
Fransa’nın dev şair ve yazarlarından Victor Hugo ile Lamartine, Peygamberimiz hakkındaki o eşsiz övgü dolu yazı ve şiirlerini bu kitabı okuduktan sonra yazdılar. Almanların her zaman iftihar ettikleri şair ve yazarları Goethe, Peygamberimizi göklere çıkaran o uzun şiirini, bu kitabı ve bunun hemen ardından çevrilen İslâm klasiklerini okuduktan sonra kaleme aldı.
Dünyanın en önde gelen şaheserlerinden olan bu kitap, verdiği öğütler, anlattığı hikâyeler, olaylar ve kıssalar aracılığıyla okuyucusuna hayatta huzurlu ve mutlu olabilmenin bütün yollarını öğretir.
Bazı şeytanî medyanın içimizi kararttığı ve bunalttığı günümüzde bu kitap, okuyucusunun gönlünü ferahlatır; bunalan ve daralan ruhumuzda sadece klasik İslâmî eserlerin verebildiği o psikolojik ve psikanalitik tedaviyi sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100687</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1beca7e8-d7d1-4080-ae51-452bf1512c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Halleri</image:title>
            <image:caption>Bir grup İbrahim b. Ethem&apos;e, &quot;Dua edin icabet edeyim.&quot; ayeti varken dualarının niçin icabet edilmediğini sordu. O da: &quot;Çünkü kalpleriniz ölüdür.&quot; dedi. Onlar kalpleri öldüren şeyin ne olduğunu sordular. İbrahim b. Ethem de bunun sekiz sebebi olduğunu söyleyerek saymaya başladı: Allah&apos;ı bildiniz fakat hakkını yerine getirmediniz. Kuran okudunuz fakat sınırlarına uymadınız. Allah ve resulünü sevdiğinizi iddia ettiniz fakat sünnetiyle amel etmediniz. Ölümden korktuğunuzu iddia ettiniz fakat ona hazırlık yapmadınız. Allah şeytanın sizin düşmanınız olduğunu söyledi fakat siz isyan fiillerinde ondan yardım aldınız, ateşten korktuğunuzu iddia ettiniz fakat bedenlerinizi onun içine attınız. Cenneti istediğinizi söylediniz fakat onun için amel etmediniz, yataklarınızdan kalktığınızda kendi ayıplarınızı arkanıza atıp insanların ayıplarını göz önüne serersiniz. Rabbinizi aldatmaya kalktınız, O da size niye cevap versin.&quot;
Nizamiye medreselerinin şöhretli, parlak baş müderrisi iken dünyanın aldatıcı bütün alayiş ve şatafatına sırt çeviren büyük âlim… Uzun yıllar çile, uzlet ve halvet hayatı yaşadıktan sonra bambaşka bir insan olarak ortaya çıkan bir mürşid-i kâmil… On asırdır sadece Müslüman dünyada değil Batı’da da karşılık bulan Muhteşem Gazzâlî’nin “tatlı su kaynağı” olan Kur’an, Sünnet ve selef-i sâlihînin örnek hayatlarından derleyerek istifadeye sunduğu ölümsüz eseri İhyâu Ulûmuddin’in Mühlikat bölümünden iktibas edilen ilk kitap Kalbin Halleri adeta kalbimize taht kurarak, melun şeytan ve nankör nefsin geçici saltanatlarına son veriyor! Toplumun her kesiminden her ferdin ihtiyacı olan bu müessir nasihatler ahirette lazım olacak azığı önümüze koyuyor… Abdullah Y. İslamoğlu’nun akıcı ve herkesin anlayabileceği çevirisiyle Sufi Kitap, Büyük Gazzâlî’yi daha geniş kitlelerin istifadesine sunmanın heyecanını yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100688</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0713ccd-f764-4b01-8a18-888f6f7ab8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşler Vadisi - Mavinin Kızı Emily 5</image:title>
            <image:caption>Emily, eğitim almak için Shrewsbury’deki okula kaydolur. Elizabeth Teyze’ye eğitimi süresince dersleri ile ilgili yazılar dışında öyküler yazmayacağına söz vermiştir. Ama Emily, onun için en büyük sığınak olan yazmaktan gerçekten uzak kalabilecek mi? Bununla birlikte Ruth Teyze’nin evinde onunla birlikte yaşamak da Emily için ayrı bir sınav olacaktır. Her şeyde sevebileceği bir yön bulmayı başaran Emily, bu yeni şehre, yeni okuluna ve yeni arkadaşlarına alışabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100689</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8d3e000-e5db-4b69-ac9b-4d75d1ae5ea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırla Sevgili</image:title>
            <image:caption>Unutamam seni 
Okul sıralarındaki fotoğrafını 
Süzgün buğulu bakışını 
Ela gözlerini 
Mehtaplı yüzünü 
Beline kadar inen siyah saçlarını 
Börkçü’deki zeytinliği, tütün tarlasını 
Mavi lastik pabucunu 
Kınalı ellerini, ak topuklarını 
Başındaki sarı yeşil çiçekli yazmayı 
Tenime dokununca hissettiğim o hafif esintiyi 
Halkalı’yı 
Mutluluğumuzu, sevgimizi, sevincimizi 
Seke seke koşarak gittiğimiz 
Kozpınarı’nı 
Nar dolu irimlerden geçtiğimiz 
Antik taş yolu 
Adına şehir kurulmuşölümsüz kent Stratonikeia’yı 
Eski köyü, Eskihisar’ı, Karya’yı 
Ulu çınarları, aşk kokan sümbülleri 
Şebboyları, leylakları, menekşeleri 
Antik sütundaki sarmaşık gülleri 
Böğürtlen yediğimiz günleri 
Hepsi bir bir aklımda 
Unutamam Seni 
Stratonikeia Güzeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100690</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f7152d-65ac-4499-b965-a20086e9925e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafa Patlatan Kelime Oyunları</image:title>
            <image:caption>&quot;Ne kadar zeki, çalışkan ve dikkatli olursanız olun başarının yolu, odaklanabilmek, doğru kelimelerle kendini iyi ifade edebilmek ve üretici düşünebilmekten geçiyor. Birbirinden ilginç ve zevkli bulmacalarıyla Kafa Patlatan Kelime Oyunları hem dikkatinizi ve dil becerinizi geliştirecek hem de sizi kalıpların dışında düşünmeye ve üretmeye sevk edecek. Kelime türetme, Eksik harfleri bulma, Birleşik sözler üretme, Kelime avı, Karışık harflerden anlamlı kelimeler elde etme, Ve sözel zekâya bire bir daha onlarca türde kelime oyunuyla beyin fırtınası yapacak, kelime hazinenizi her gün daha da güçlendirecek, tam bir &quot;&quot;Kelime Cambazı &quot;&quot; olacaksınız! Artık bu sözcük karmaşasının içinden çıkabilmek için tek yapmanız gereken harflere hükmetmek. Haydi, o zaman, bu kitabı kapın ve kelimeleri parmağınızda oynatın! &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100691</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9967b18a-c032-4b30-956b-876676886f52.jpg</image:loc>
            <image:title>Evvel Zaman Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>Unutmak, unutulana verilecek en büyük cezadır.


Cezasını yüzyıllar önce çekmiş, tarihin karanlık ve kasvetli dehlizlerinden kopup
gelen bir Evvel Zaman Koleksiyoncusu... Osmanlı İmparatorluğu’nun en
görkemli dönemine tanıklık eden; Topkapı Sarayı, Türk ve İslam Eserleri
Müzesi ve İstanbul’un belirli noktalarına bırakılmış şifreli kanıtlar... Yedi iklim
üç kıtanın Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han ile Osmanlı
İmparatorluğu’nun en kudretli sadrazamını karşı karşıya getiren gerilim ve
aksiyon yüklü olaylar silsilesi! Tüm bunların neticesinde cinayete kurban gitmiş,
bıraktığı delillerle son âna kadar katilini buldurmaya çalışan bir matematik
öğretmeni...


Şifre Bilimci Milas Ulukan ve Şifreli Dosyalar ekibi, aydınlatmaya çalıştıkları
sırrın yüzyıllardır tarihin karanlık satırlarında gizlendiğini anlarlar. Bu gizemli
tarih cinayetinin haberini yapmaya çalışan basın organları ise tek bir manşet
üzerine yoğunlaşmıştır:


“Evvel Zaman Koleksiyoncusu, Hafıza Koleksiyoncusu’na karşı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100692</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2ad3cc7-b0d0-415d-9717-d011cfd91d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayati Kopya Hayalet Köşk</image:title>
            <image:caption>İlk kitapta maceradan maceraya koşan Hayati Kopya, bu kez kuzeni Erik’le gizemli köşkteki esrarengiz tablonun sırrını çözmeye çalışacak. Hayati, babasıyla birlikte amcasını ziyaret eder. Esrarengiz bir hikâyesi olan köşkte yer alan ‘büyükanne tablosu’ bu masum aile ziyaretinin seyrini tamamen değiştirir.
Köşkte hayalet avına çıkan Hayati ve kuzeni Erik, gizemli tablonun sırrını çözebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100693</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efe84721-16ec-48fc-a3a0-1080af0bfdde.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri Virüsler Ve Aşılar</image:title>
            <image:caption>Geleceğin dâhileriyle bilimin sırlarını keşfedin. Patojen nedir biliyor musunuz? Peki virüs? Ya aşı? Veya bağışıklık sistemimiz nasıl çalışır? İnsan vücudunun büyüleyici savunma mekanizmasını Valentina ve Pasteur ile birlikte keşfedip bir aşı dehası olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100694</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae3aeb19-b9e4-4220-9b64-50f4ed1c1c9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri Robotik Ve Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Geleceğin dâhileriyle bilimin sırlarını keşfedin! Bir robotun içinde neler var biliyor musunuz? Peki ya algoritmanın ne olduğunu? Yapay zekâya sahip olmak nasıl mümkün olabilir? Bu keşif yolculuğuna Valentina ve Turing ile katılın, bir robotik dehası olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100695</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddde4f07-725b-4253-9681-4c895013a0d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri Kuantum Fiziği</image:title>
            <image:caption>Geleceğin dâhileriyle bilimin sırlarını keşfedin! Moleküller nedir biliyor musunuz? Peki ya atomlar? Gördüğümüz şeyleri oluşturmak için nasıl birleşiyorlar? Valentina ve kedisi Plank ile parçacıkların bu olağanüstü, minik dünyasına katılın ve bir kuantum dehası olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100696</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d47fcdc1-6727-4804-b5a9-dbcb68cc4355.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaya Yüz Tutmuş Hatay Yemekleri</image:title>
            <image:caption>Taş duvarlı, motifli, ahşap tavanlı, avlusunun bir ucunda mutfak bir ucunda odaları, avlusunda akşamları oturdukları sedirleri ya da yer minderleri olan evlerden yayılan yemek kokuları zamanla hayatın akışı yerini apartmanlara, modern yaşam düzenine bırakmış Hatay da. Yemek kültürü de nasibini almış bu yeni düzenden. Ve yapılmaz olmuş bazı yemek çeşitlerimiz. Büyüklerimizden gördüklerimiz, tadına baktıklarımız bazılarımızın hatıralarında yerini almış bazılarıysa unutulup gitmiş. 
Yaşamın ucundan yakalasak bu unutulan lezzetleri, yazılara döksek, tekrar mutfaklarda yapılmasını sağlasak, tekrar kazandırsak gençlere, tek tek anlatsak ve tattırsak, belki de nesilden nesile aktarılmasını sağlarız. Kim bilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100697</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d07d398e-8bcd-4dc8-aa03-bd700db95202.jpg</image:loc>
            <image:title>365 Günde Sevgili Peygamberim (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Gül yüzlü güzel Çocuk!
Peygamberin, seni çok severdi.
Tıpkı Hasan’ını, Hüseyin’ini, Rukiyye’sini,
Tıpkı Üsâme’sini sevdiği gibi.
Tıpkı Fatıma’sını, Ümmü Gülsüm’ünü sevdiği gibi.
Gül yüzlü güzel Çocuk!
Sen, O’nun Zeyneb’i, Esmâ’sı, Enes’i, Beşir’i, Abdullah’ısın.
Bir baba evladını nasıl sever, öyle severdi seni.
O, sevgisiyle, şefkat ve merhametiyle senin manevi babandır çünkü.
O(sav), hepimizin babası!
Tâ o zamandan sana selam yollamıştı, biliyor musun? 
“Ne mutlu beni görmeden iman edene” diyerek seni tebrik etmişti.
Ey gül yüzlü güzel Çocuk!
Gül’ü seversin değil mi?
Gül, kokusunu O’ndan almış bilir misin?
Seni seven Peygamberinin hayatı bir “Gül Bahçesi.”
Nurdan Damla ablan seni bu bahçeye çağırıyor. Gir bu bahçeye; seyret rengârenk 
güzel gülleri, içine çek bin bir çeşit nefis kokuları.
Göreceksin, sen de bir Gül oluvermişsin birden.
Bakmaya imrenilen, koklamaya doyulmayan bir Gül!
Ve eminim; “Ben de Peygamberimin döneminde bir Beşir, bir Enes, bir Üsâme, bir 
Zeynep, bir Esma olsaydım keşke. Ah ne olurdu, benim de saçlarımı sevgiyle, şefkatle okşasaydı. 
Bana da keşke; ‘Baban Ben, annen Âişe olsun istemez misin’ deseydi.” diyeceksin içinden.
Gül yüzlü güzel Çocuk!
Unutma!
O (sav), seni mutlu etmek için geldi dünyaya.
Seni mutlu etmek isteyeni bilmek, tanımak istemez misin?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100698</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8488ff46-f268-4f2f-a2aa-ae1ca6691b6a.jpg</image:loc>
            <image:title>James &amp; Nora</image:title>
            <image:caption>“James, Nora’yı Nassau Caddesinde gördü ve konuşmak için durdular. Nora onun bir Vikingin mavi gözlerine sahip olduğunu geçirdi aklından. James yirmi iki yaşındaydı, Nora ise yirmi. Ertesi gün Merrion Meydanında Sir William Wilde’ın yaşadığı 1 numaralı evin önünde buluşmak üzere sözleştiler.” Ancak Nora o gün gelmedi… 
 
James Joyce ile Nora arasındaki tutkulu, gelgitli ve yer yer sağlıksız aşka genel bir bakış sunuyor James ve Nora. Eğitimsiz, toy bir kız olan Nora’yla, onu ilham perisi yapıp eserlerine taşıyan James Joyce’un ölüme dek süren beraberliklerinin yüce, sığ ve çalkantılı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100699</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8661037d-34fc-42fa-8e04-e53b0acc0eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitirim İkili Çoook Uzak Doğu&apos;da - Uçuk Kaçık Maceralar</image:title>
            <image:caption>Bitirim İkili olarak bilinen kahramanlarımız Avni ile Nuri ajan olarak, KÖFTE isimli teşkilat tarafından aldıkları görevleri her zamanki gibi gayet ciddiye alıyorlar. Böylece “Kötülerle ve Felaketlerle Mücadele” edip iyi bir ajan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar…
Uçuk kaçık iki arkadaş, kötülerle ve felaketlerle mücadele etmek için bu kez Uzak Doğu’da! Yine Rüstem’in peşindeler, hem de Japonya’da!
Bu iki deli dolu arkadaş, aksiyon ve eğlence dolu maceralarında hem Rüstem’i yakalamaya çalışacaklar hem de Japonya’yı keşfedecekler! Heyecanın ve merak duygusunun eksik olmadığı; şaşırtan kurgusuyla okuyanları yerinden hoplatacak, gülmekten kırıp geçirecek, aksiyon dolu bir “Çoook Uzak Doğu” macerasına hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100700</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0bed4c-a868-46f9-9ff2-1179aebae6c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri Genetik</image:title>
            <image:caption>Geleceğin dâhileriyle bilimin sırlarını keşfedin! 
Saçlarımızın rengi nasıl belirlenir? Gen nedir? Peki ya azotlu bazlar? DNA’nın bu büyüleyici keşfindeValentina’ya katılın ve bir genetik dehası olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100701</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/644f2f0a-c51e-4765-888b-3209c562b5b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri Evrim</image:title>
            <image:caption>Geleceğin dâhileriyle bilimin sırlarını keşfedin. Dinozorların neslinin milyonlarca yıl önce tükendiğini biliyor muydunuz? Peki ya bugün gezegende yaşayan bazı hayvanların ataları kimlerdir? Valentina ve civciv Darwin ile birlikte türlerin tarihini keşfedip bir evrim dehası olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100702</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa35a4c-0ad4-4c18-ba55-95557fa16afe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Matara - Güzel Dinim Tatlı Değerlerim</image:title>
            <image:caption>&quot;Güzel Dinim Tatlı Değerlerim&quot; serisiyle çocukların güzel bir hikâye okumalarının yanında “ahlaki değerleri” öğrenmeleri amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda yazılan hikâyelerde, çocukların ilgisini artırmak için farklı bir teknik kullanılmıştır. Kullanılan bu sıra dışı teknikle, kitap sayfalarına nesneleri gizleyen “kulakçıklar” eklenmiştir. Böylece okurlar durağanlıktan kurtarılıp “aktif” hâle getirilmiş, gizlenen nesneleri bulmaya yönlendirilmiştir.
Bakalım çocukları bekleyen bu kitabın sırlı nesneleri ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100703</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0372e895-04b7-4706-bf41-1a10ba52f85d.jpg</image:loc>
            <image:title>Minicik Miyim?</image:title>
            <image:caption>Siz de bazen kendinizi bu evrende minicik hissediyor musunuz? Öyküdeki kahramanımız olan küçük kız kendisini öyle hissediyor. Ağaçlara bakıyor, çevresine bakıyor ve “Ben ne kadar da miniciğim...” diyor. Ancak sonrasında kendisi fiziğiyle küçük olup yaptıkları iyilikler ve dokunuşlarla büyük işler başarmış insanları gözlemliyor. Öykümüzün sonunda minik kız artık çok büyük!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100704</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/180b0dff-a914-4fce-aee1-7b1a046feb1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Telgraftan Tablete</image:title>
            <image:caption>Evrim Kuran, uzun yıllardır sürdürdüğü kuşak çalışmalarında edindiği bilgi birikimi ve deneyimle Türkiye’nin beş kuşağına bakıyor, bizi bir zaman tünelinden geçirerek yaşanan değişimlere ayna tutuyor. 
 
Cumhuriyet, an itibarıyla beşinci nesli olan Z kuşağını yetiştiriyor. Bugün üç kuşaklı şirketlerimiz var ve bir yandan kural+sonuç+süreç kodlarını tek potada eriterek ortak bir dil yaratmaya çalışıyor, bir yandan da 2000’den sonra doğan çocuklarımızı, Z kuşağını yaşama hazırlıyoruz. Mozaiğe her adımda yeni bir renk ve yeni bir doku daha ekleniyor. 
 
Benim için bir kuşağı anlamak suya atılan taş gibi; etkisi dalga dalga büyüyerek yaşama, geçmişe ve geleceğe dair müthiş bir kavrayış sağlıyor; hoşgörü sınırlarımı genişletiyor; zamanın ruhuna yaklaştırıyor ve her adımda, yargılayan değil öğrenen olmaya yönlendiriyor. Çünkü bir Çin atasözünde de söylendiği gibi: “Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde öteki kuşaklar serinler.” 
 
Evrim Kuran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100705</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ac7b64a-7921-42a0-8ff5-94c666ef16bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>Jules Verne’in ilk defa 1870 yılında yayımlanan ve en sevilen eserlerinden biri olan Denizler Altında Yirmi Bin Fersah Profesör Aronnax, sadık hizmetkârı Conseil ve ünlü zıpkıncı Ned Land’in esrarengiz nesneyi yakalamak için çıktıkları maceralı bir yolculuğu anlatır. Kocaman siyah bir deniz canavarı okyanuslarda bir belirip bir kaybolur. Tek bir darbesiyle hiç zorlanmadan koca gemileri denizin derinliklerine gömen bu yaratığı avlamak için başlatılan sefer acaba başarılı olacak mı? Yoksa denizlerin altında bambaşka bir sır mı gizlidir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100706</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/787dfbf6-28cd-409e-bd35-3d5eecccd3ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Louisa May Alcott’ın kendi gençlik deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı Küçük Kadınlar; March ailesinin zorlu savaş şartlarıyla başa çıkma çabalarını, aile bağlarını ve en önemlisi kız kardeşliğin gücünü anlatıyor. Yazar olma hayalleri kuran Jo, zengin bir hayata özlem duyan Meg, romantik müzisyen Amy, nazik ve kırılgan Beth... Bu birbirinden çok farklı dört kardeşle; yoksulluğun, zorlukların, kederin ağırlığı altında ezilmeden kahkahanın, küçük mutlulukların, her şartta birbirine sımsıkı sarılmanın mümkün olduğuna dair incelikli bir hikâyenin izini süreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100707</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be3ca2e-4481-4d97-92de-18b398fc3b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri Astronotik</image:title>
            <image:caption>Geleceğin dâhileriyle bilimin sırlarını keşfedin. 
Roketler nasıl fırlatılır? Yerçekimi nedir? Uzaya hangi nesneler gönderilir? Mars’a yaptığı bu inanılmaz yolculukta Valentina’ya katıl ve bir astronotik dehası ol.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100708</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ee00d7-37b4-4e75-a344-76c5639195ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Denize Doğru</image:title>
            <image:caption>“Beyaz kanatlı kuşlar, hep çığlık çığlığa, başımın üzerinde. 
İçimde sonsuz bir sevinç. 
Bağırmak istiyorum: 
&apos;Boş ver!&apos; diye bağırmak istiyorum, &apos;Beş liraya da boş ver!&apos;”  
 
Kısacık ömrüne sığdırdığı sayısız şiiriyle edebiyatımızın köşe taşı haline gelen Orhan Veli’nin, kendine özgü, yalın ve ironik üslubuyla kaleme aldığı öyküleri, edebiyat ve sanat hakkındaki seçilmiş yazılarıyla birlikte okurlarımıza sunuyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100709</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16314b2a-80ea-40d4-b262-6ce9b518fbd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Kalbi</image:title>
            <image:caption>“Hanım kız hüzünlü, sevdalı şarkıları severdi. Sesi tatsız ve işlenmemişti. Ancak bir başkasıyla ve sezilir sezilmez bir şekilde bir şeyler mırıldanabilirdi. Şimdi birbiri arkasından hepsi de aşka, ayrılığa, kaybolmuş ümitlere dair şarkılar tutturmuştu. Sanki ustabaşına ellerini uzatıp dilinde yalvarırcasına, gözlerinde yaşlarla, “Beni kurtar!” diyecek bir durumdaydı. O zaman bütün masum günahlarından yıkanmış olacak, ruhu hafifleyecek, neşeye boğulacaktı. Artık serbest ve belki mutlu bir hayata başlayacaktı. Hüsran ve yanıp yakılmanın sancıları içinde piyanonun tuşlarına doğru eğildi ve bu hayat değişikliğinin aniden oluvermesini istedi, şimdiye kadarki hayatının bir müddet daha uzamasından çok korkuyordu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100710</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4812cf1e-2626-4c25-9297-53ee11436576.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkül&apos;ün Görevleri ve Astrolojik Yorumları</image:title>
            <image:caption>Herkül&apos;ün Görevleri ve Astrolojik Yorumları Kitap Açıklaması
Herkül&apos;ün Görevleri, mitolojik açıdan bakıldığında, insanın nasıl da zodyakın on iki burcundan geçtiğini ve yolculuğu sırasında neler yaşadığını anlatan canlı bir hikayedir. Metin, Alice A. Bailey tarafından verilen bir dizi eğitime dayanmaktadır ve ezoterik astroloji anlayışına mükemmel bir giriş niteliğindedir.  Bu kitap, Alice A. Bailey&apos;nin Bilgelik Üstadı (Djwhal Khul) ile işbirliği içinde yazılmış 24 ciltlik kitap serisine, her dönemde o döneme uygun bir biçimde kadim çağlardan beri aktarılan ezoterik öğreti bütününe dahil olan kıymetli bir ilavedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100711</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0387106a-a671-4872-92eb-de9e3affcd5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyama Şenliği Meslekler</image:title>
            <image:caption>Şenlik başlıyor! En sevdiğin boya kalemlerini hazırla, Türkçe ve İngilizce meslekleri öğren, birbirinden eğlenceli resimlerini boya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100712</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd63674a-2b4b-469e-bcc4-3f2a5043a1f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya -3</image:title>
            <image:caption>“Kalp izlerle dolu bir haritadır, şehrinin bileti ona ait olandır.’’ 
 
 
Güneşin ısıttığı ruhlar artık tüm mevsimin tadını almıştve bundan sonra hangi gökyüzünün altında olurlarsa olsunlar baktıkları pencere bir oldukça hissetmek her zamankinden daha güzel olacaktı. 
 
Mislina ve Akif Selim’in birbiri için atan kalpleri var oldukları bu dünyada en güzel sevgiyi anlatmaya devam ediyordu. 
 
Kar yağdı, güneş açtı, bahar geldi ve yaprak döktü bu gökyüzü, sanki hiç bitmeyecek bir masalın içinde yaşamışlar gibi. Oysa masallar da bir gün son bulurdu ama onlar kendi masallarına bir son yazmadılar çünkü sevmek de yaşamak gibiydi, sonu yoktu. 
 
‘’Karanlık bir sokakta, ufacık bir ışığın altında görmüş gibiydim ilk onu; bu, kocaman dünyada sevdiğim ve ait olduğum şehri bulup orada sonsuza kadar yaşamak gibiydi.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100713</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dd8ea4f-b37b-469e-a55f-c74a6fbb2bb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya -3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Kalp izlerle dolu bir haritadır, şehrinin bileti ona ait olandır.’’ 
 
 
Güneşin ısıttığı ruhlar artık tüm mevsimin tadını almıştı ve bundan sonra hangi gökyüzünün altında olurlarsa olsunlar baktıkları pencere bir oldukça hissetmek her zamankinden daha güzel olacaktı. 
 
Mislina ve Akif Selim’in birbiri için atan kalpleri var oldukları bu dünyada en güzel sevgiyi anlatmaya devam ediyordu. 
 
Kar yağdı, güneş açtı, bahar geldi ve yaprak döktü bu gökyüzü, sanki hiç bitmeyecek bir masalın içinde yaşamışlar gibi. Oysa masallar da bir gün son bulurdu ama onlar kendi masallarına bir son yazmadılar çünkü sevmek de yaşamak gibiydi, sonu yoktu. 
 
‘’Karanlık bir sokakta, ufacık bir ışığın altında görmüş gibiydim ilk onu; bu, kocaman dünyada sevdiğim ve ait olduğum şehri bulup orada sonsuza kadar yaşamak gibiydi.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100715</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb1409d-73f3-4a0c-9b07-9342c0930752.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağalar Ölmesin</image:title>
            <image:caption>Erkan Karaaslan ilk öykü kitabı Kaplumbağalar Ölmesin&apos;de sayfalar arasında bizi şaşırtarak ilerliyor. Kimi öykülerde yakın tarihimiz hiç beklenmedik bir anda, bambaşka bir hikâyenin içinde karşımıza çıkarken, ölmeye yatanlar, ölülerini tekrar hayata çağıranlar, dağbaşı suskunluğunda kurtlara yem edilen yaşlı Rinde&apos;ler, vicdanın yüküyle sevgi arasına sıkışanlar satırlardan taşarak okura dokunup tekrar suskunluklarına çekiliyor.


&quot;Yeterince yaşadım sayılır, anladığım kadarıyla yaşam dediğinin bir sırrı yok. Hem zaten ne yaparsak yapalım bu dünyaya yeterince yaklaşamayız.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100717</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1a4c9d-9383-43a4-ae45-e9afb93a0d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Parti’nin resmî ideolojisine göre gerçekliğin belirlenip kurgulandığı Hakikat Bakanlığı’nda düşük rütbeli bir memur olarak çalışan Winston Smith, 1984 yılının bir bahar günü eskici dükkânından bir defter alıp, teleekranın onu görmediği bir kör noktada günlük tutmaya başlar. Temel amacın İngsos Partisi’ne hizmet ve Büyük Birader’e itaat etmek olduğu, özgürce düşünmenin pratikte imkânsızlaştığı Okyanusya’da, gizliden gizliye düzeni sorgulamakta ve bir çıkış yolu aramaktadır. Bu sırada ona gizli bir mesaj ulaştıran Julia ile hayatı bambaşka bir yöne ilerleyecektir. 
 
Totaliter yönetimlerin gerçek dünyayı algılama yetisini körelterek kitleleri nasıl sürüleştirip yönlendirdiğini anlatan bu kült eseri Aslı Biçen’in özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100718</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aeccc59-d595-4880-86a3-4b4ffe20650a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri</image:title>
            <image:caption>Paris’in son derece zengin ve bir o kadar da cimri burjuvalarından Harpagon, oğlu Cléante ve kızı Élise’i varlıklı kişilerle evlendirmeyi planlamaktadır ancak işler istediği gibi gitmez. Napolili genç Valère, Élise’i bir deniz kazasından kurtarmış ve ona gönlünü kaptırdığı için Harpagon’un evine vekilharç olarak girmiştir. Cléante ise maddi sıkıntılar çeken Mariane adlı genç kıza âşıktır. Gençlerin endişesi sevdikleriyle evlenip evlenemeyecekleri iken Harpagon’un tek derdi, çalınır korkusu ile bir sandığın içinde bahçeye gömdüğü altınlarıdır. 
 
Dünya edebiyatını Shakespeare’den sonra en çok etkileyen ve tiyatro tarihimizde özel bir yeri olan, komedi türünün en önemli temsilcilerinden Moliére’in 1668 yılında, kapitalizme ilerleyen Avrupa’da toplumsal hiyerarşinin dönüşümüyle yeni değerler sisteminin oluştuğu, ahlaki erdemler ve soyluluk gibi kavramların içinin boşaltılıp sadece paraya dayandırıldığı bir dönemde yazdığı Cimri’yi Ebru Erbaş’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya 
hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100719</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c368aa3-5fde-4665-b626-bfb9d77e4860.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetlilerin Krallığı</image:title>
            <image:caption>Kötülerin Kraliçesi olmayı kabul eden Emilia, Cehennem Prensi Öfke ile birlikte Yedi Çember’e doğru yola çıkar. Orada kendisini lanetlilerin hüküm sürdüğü bir dünya beklemektedir. 
 
Yedi Çember’e gelen Emilia şaşaalı saraylar, gizemli davetler, birbirine ihanet eden prensler ve kafa karıştırıcı ipuçlarıyla dolu bir dünyayla karşı karşıya kalır. Bir zamanlar müttefiki olan Öfke’ye yeniden güvenebilecek midir? Yoksa Öfke ondan doğasıyla ilgili tehlikeli sırlar mı saklıyordur? 
 
Lanetlilerin Krallığı’nda ilk kural kimseye güvenmemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100720</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46e08c9f-34f6-4858-992c-4ea9c650c8ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Acısı</image:title>
            <image:caption>Basit bir biçimde, “çalışmanın insanın ruhunda ve fiziksel bütünlüğü üzerinde oluşturduğu tahribat nedeniyle çalışan kişilerin çektikleri fiziksel ve/veya manevi acı, ıstırap” olarak tanımlanabilecek “çalışma acısı” kavramı Türkiye’de yaygın olarak kullanılmayan, pek bilinmeyen bir kavram. 
￼ 
 
Uğur Şahin Umman, gerçek bir araştırmacı gazeteci titizliğiyle, onlarca çalışanla yaptığı görüşmelerle bu kavramın içini alabildiğine dolduruyor. Zira meslek hastalıklarından iş cinayetlerine, güvencesiz çalışma koşullarının yarattığı baskılardan mobbinge, performans sisteminin çalışanlar üzerinde meydana getirdiği tahribattan psikososyal gerilime ve daha da ötelere uzanan, geniş mi geniş bir yelpaze söz konusu “çalışma acısı” deyince. Umman’ın aktardığı, iç burkan, düşündüren ama her biri gerçek olan hikâyelerde billurlaşansa kapitalizmin çalışanları pek de insan olarak görmediği! 
 
Aç kalmamak, ailesini geçindirmek için hem fizikî hem manevi olarak zorluklarla mücadele etmek zorunda kalan çalışanların hikâyelerini bir araya getiren Çalışma Acısı - Emek ve Eziyet Deneyimleri hem “sınıf mücadelesi”nin bugününü daha iyi analiz edebilmek hem kapitalizmin çarpık yüzünü net biçimde görmek için sahici insan hikâyeleriyle dopdolu bir çalışma. 
 
“Bu kitap (…) kendi bedensel ve ruhsal hasarlarımızla illiyet bağlarını kendimizin bile çoğu zaman kuramayacağı kadar marjinalleştirilen ve bireyselleştirilen çalışma hayatını merkeze aldığı için de önemli. Bu kitap işyerinde hissedilen kapitalist çalışma kaynaklı şiddetle diğer, ev içi, siyasi şiddet gibi şiddet türleri arasında illiyet bağlarını ve bunlara karşı mücadele imkânlarını kurmak için de önemli.” Aslı Odman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100721</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c9cd095-171a-4256-9c02-1e26031f8713.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zekâ ve Kapitalizmin Geleceği</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda yapay zekâ alanında çok büyük gelişmeler gerçekleşti. Günümüz kapitalizmine yapay zekâ hükmetmeye başladı. Yapay Zekâ ve Kapitalizmin Geleceği, modern yapay zekânın Marx’ın öngöremeyeceği bir makine olduğu, dolayısıyla Marksist analizin bu gelişmeyi de hesaba katması gerektiği tespitinden hareket ediyor. 
￼ 
 
Marksist teoriyle yapay zekâ arasındaki ilişkinin artı-değer, emek gücü, genel üretim koşulları, artı nüfus gibi Marksist kavramlardan hareketle incelendiği kitapta, genelleşmiş bir yapay zekânın olası sonuçları etraflı biçimde ele alınıyor. Yazarlar, bu gelişmeyi olumlu olarak karşılayanların tersine, yapay zekânın bugün izlediği patikada gelişmeye devam etmesi durumunda kapitalizmin elindeki nihai silah olacağının altını çiziyorlar. İnsanlığın değersizleşmesi demek olan böylesi bir ihtimale karşı, yapay zekâ olgusunu komünist bir yaklaşımla ele alarak mücadele edebileceğimizi öne sürüyorlar. 
 
Yapay zekâ ve kapitalizm arasındaki ilişkiyi anlamak ve kapitalizmin olası geleceğini öngörmek isteyenler için bir başvuru niteliğinde olan bu kitap, üretim araçlarının mülkiyeti ve denetimi meselesini yeniden gündeme getirerek okuru bir komünist yapay zekâ perspektifini bütün zorlukları ve riskleri içinde düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100722</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65523cba-ea2b-475d-8518-041b5be3af55.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Cephesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, diplomat bir çiftin anıları ışığında, hem 40’ar yıllık görevleri sırasında Türk dış politikasının başlıca meseleleriyle ilgili özlü arka plan bilgilerini hem de Türk Dışişleri Bakanlığı’nın 21. yüzyıla geçerken yaşadığı değişimi bulacaksınız. Diplomat olmanın ışıltılı yönleri kadar, sorumlukluları, zorlukları, ayrılıkları ve kavuşmalarının da hikâye edildiği bu kitapta, Türk dış politikasının artan sorunlarını izleyebilmek mümkün. Diplomasi Cephesi, uluslararası ilişkilerle ve diplomasi mesleğiyle ilgilenen okurların ötesinde, genelde dışarıdan kapalı kutu gibi görünen Türk Dışişleri Bakanlığı’nı merak edenler için içtenlikle kaleme alınmış bir kaynak...

TUNÇ ÜĞDÜL: 1980 yılında girdiği T.C. Dışişleri Bakanlığı’nda ilk görevi İkili Kültürel İlişkiler Genel Müdürlüğü’nde Üçüncü Katiplik oldu. Yurtdışı görevinde önce Paris Büyükelçiliği’nde üç yıl, Filibe Başkonsolosluğumuzda iki yıl görev yaptı. Dışişleri Bakanlığı Balkanlar Dairesinde iki yıllık görevinin ardından Brüksel’de Avrupa Birliği Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği’nde dört yıl başkatip ve müsteşar olarak çalıştı. Yine merkezde Balkanlar Dairesi Şube Müdürlüğü görevini iki yıl boyunca yürüttü, daha sonra New York’ta Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği’nde dört yıl boyunca Birinci Müsteşar olarak görev aldı. Daha sonra Dışişleri Bakanlığı’nda Balkanlar Dairesi Başkanlığı yaptı, ardından elçi unvanıyla Uluslararası Siyasi Kuruluşlar Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini sürdürdü. 2007-2010 yılları arasında Slovakya Cumhuriyeti nezdinde T.C. Büyükelçisi olmasının ardından, 2010-2012 yıllarında Fas Krallığı nezdinde ülkemizi temsil etti. 2012-2016 yılları arasında ise Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü oldu. Bu dönem içinde, Türkiye’nin ABD ile birlikte eşbaşkan olduğu Terörizmle Mücadele Küresel Forumunda ülkemiz adına koordinatörlük ve Uluslararası Holokost Anma İttifakı Türk Heyeti Başkanı oldu. 2016’dan 2021’e dek ise Polonya Cumhuriyeti nezdinde Büyükelçi olarak ülkemizi temsil etti. Temmuz 2021’de emekli oldu. Fransızca ve İngilizce bilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100723</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/740f7430-1c82-4b28-8976-a5efaa2e0bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Ekonomik Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
I.                    SEYAHATNAMELER VE OKULLARIN PENCERESİNDEN ANTALYA 
II.                 SOSYAL HAYATTAN KESİTLER 
III.              ANTALYA’DA İKTİSADİ HAYAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100724</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b7c354-0e8b-4cb9-8b9b-054242873cce.jpg</image:loc>
            <image:title>Antalya&apos;nın Sosyal ve İktisadi Tarihi (Osmanlı Dönemi)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
I.                    SEYAHATNAMELER VE OKULLARIN PENCERESİNDEN ANTALYA 
II.                 SOSYAL HAYATTAN KESİTLER 
III.              ANTALYA’DA İKTİSADİ HAYAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100725</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5454ea31-ac85-423d-a875-20174938db05.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknokentlere Bağlı Firmalar Özelinde Yeni Ürün Başarı Faktörlerinin Belirlenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
1.      YENİLİK, YENİ ÜRÜN KAVRAMI VE TEKNOKENTLER 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2.      YENİ ÜRÜNLERDE BAŞARININ ÖNEMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3. YENİ ÜRÜN BAŞARI FAKTÖRLERİNİN BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI: TEKNOKENTLERE BAĞLI FİRMALAR ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100726</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41750bac-3e6f-4873-8540-7ca426b8f33b.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkbahar</image:title>
            <image:caption>&quot;Zaman her şeyi değiştirebilir. Sıkıca kapalı görünen
ve açılmayacağına inanılan kapılar bir süre sonra
kolaylıkla açılır. Bir dönemin imkânsız ve düşünülemez
olanı, başka bir dönemin olması muhtemeli, hatta
sıradanıdır.&quot;
 
 
 
Yayımlandığı yıl Man Booker kısa listesine giren İlkbahar, Smith’in Mevsimler Dörtlemesi’nin en sıradışı kitabı.
 
Katherine Mansfield, Charlie Chaplin, Shakespeare, Rilke, Beethoven, Brexit, Trump, bugün, geçmiş, kuzey, güney, doğu, batı, kayıp zamanların yasını tutan bir adam ve modern zamanlarda kapana kısılmış bir kadın... Peki, bütün bunları birbirine bağlayan şey ne mi? Elbette mevsimler gibi bu senfoninin de en hırçın ve yaratıcı olanı; bahar.
 
Zaman içinde göç eden bu eserde Shakespeare’in Perikles’inden esinle, “hem bizden hem de en delişmen” karakterlerini yaratan Ali Smith, imkânsız bir zamanın imkânsız hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100727</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12906ec9-4327-4d02-aa15-e1875ba419d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Denizi</image:title>
            <image:caption>Elli üç yaşındaki Servi’ye göre, şu “yaşamak meselesi” haddinden fazla abartılmaktadır. Ağrıyan ve tutukluk eden dizlerle kendini göstermeye başlayan yaşlılık belli ki gözünü korkutmuş, malum vakti beklemektense bir hâl çare düşünmek daha mantıklı görünür olmuştur. Yaşadığı şehirden çok uzakta bir yere gidip göçme ânında gerçekleştiği rivayet edilen anılar gösterimini garantiye almak istercesine bir defter tutmaya başlar. Ancak asıl konu ondaki bu köklü güvensizlik duygusu değil, kendini bildi bileli yüzleşmekten kaçındığı bir gerçekliğin gözlerinin içine bakma ihtiyacıdır:   “Keşfettiğim bir şey var, bence epey önemli bir mevzu, giderayak onu masaya yatırayım diyorum: Şu bizim güya ‘biricik’ hayatlarımız var ya, gökler sıkıntıdan patlayıp içinden bizi çıkardığından beri çalınan tek bir plaktan mütevellitmiş, onu anladım (toprak, çamur ya da ateşten ziyade, sıkıntı bize daha uygun bir hammaddedir, bunu herkes bilir). Aklıma çengel gibi takılıp kalan anıları yan yana dizdim, sonra da kutsal metinlere, efsanelere, masallara, ağıtlara, halk söylencelerine baktım, okuyup araştırdıkça küçük ya da büyük parçalar hâlindeki temsillerinde oynadığımı fark ettim... Huyum kurusun, inadım tuttu mu ne yel ne de sel alabilir beni bir davadan. Yine öyle olacak, sırf bu zorbalığa kafa tutmak için gideceğim. Ama önce bu örtülü oyunu bir sır olmaktan çıkaracağım.”   İstanbul’da başlayıp Güneydoğu’ya uzanan bu efsunlu “defter”, yaşadığımız topraklara ait masalların, mitlerin, keşiflerin ve karanlık kahkahaların, var oluşumuzdan bu yana bitimsiz bir esrimeyle dinlediğimiz öykülerin edebiyata dönüşünü kutlayan bir metin.   “Dinlediğim ve ruhum bile duymadan bir parçası olduğum onca anlatının karşılığı gibi göreceğim bu defteri. Masallara karışmış masalımı anlatacağım. Kimse çocuğunun yatağına ilişip okumak istemeyecek belki ama bundan bana ne, bir kere de benden sonrası tufan olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100728</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5592af8-e4a7-42b2-b9aa-a5bd2c951d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçti Rüzgarın Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Günlerdir her sokağını adım adım geziyor, her binasını uzun uzun seyredip kaldırımlarında oturuyorum. Sığınmadığım gölge, kaldırıp altına bakmadığım taş kalmadı. Aradığım her neyse bulamadım hâlâ, kaybettiğimin ne olduğunu da anımsamıyorum. Analığımın evinin arkasındaki tepeler, onun arkasındaki ova ve daha ötesindeki dağlar binalarla dolmuş. İnsanlar insanlar insanlar...
Yerdeki karıncalara bakıp bakıp saysam sayıya gelmezler derdim küçükken, şimdi de insan kalabalığını hesaplamanın bir yolu var mıdır diye soruyorum kendime.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100729</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9e0ac23-f493-4d47-9645-10638b5c2c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın, İklim, Toplum</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: Küçücük bir virüsün kibir, gösteriş dolu, her şeye kadir ve muktedir olduğu düşünülen kapitalist dünyamızı fos çıkarışını izlerken sürekli bundan birşeyler öğrenmeliyiz demiştik. Bugün sormalıyız: Öğrenebildik mi? 
Ne öğrendik? 
 
İstanbul Politikalar Merkezi COVİD-19 salgınının başladığı 2020 başından günümüze, web üzerinde, salgın koşullarında dünyanın, toplumların ve bireylerin durumunun değerlendirildiği çok sayıda panel düzenledi. Bu panellerden hazırlanan Salgın, İklim, Toplum’da ilk günlerden başlayarak salgının dünyadaki ve özellikle Avrupa Birliği ve Türkiye’deki ekonomik ve sosyal etkileri, olağanüstü kriz koşulları altında insan davranışları, salgın ile iklim krizinin birlikte ilerleyişi, devletlerin ve uluslararası kurumların salgını yönetmedeki başarı ve başarısızlıkları, aşılama, komplo teorileri, salgının ekonomi politiği, göçmenler ve işsizler, salgın koşullarında sosyal güvenliğin, eşitlik, adalet ve temel özgürlüklerin durumu, bütün dünyada dijitalleşmenin artışı ve iş süreçlerindeki değişim ve Türkiye bağlamında din ile siyaset arasındaki ilişki tartışılıyor. 
 
Çoğu katılımcı, yaşadığımız bu sıradışı deneyimden öğrenebileceğimiz çok şey olduğunu, gelecekteki salgınlarla ve gittikçe derinleşen iklim değişikliğinin getireceği ekolojik krizlerle başa çıkabilmek için bu deneyimimizi adaletli ve eşitlikçi bir dünya düzenine doğru seferber etmemiz gerektiğini düşünüyor. 
 
Aşının bulunuşuyla ve uygulanmasıyla salgını geride bırakabileceğimiz bir eşikte yayımlıyoruz bu kitabı. Bizim için son iki yılın büyük başarısı bilime, dünyanın dört bir yanındaki doktorlara, sağlık emekçilerine ve biliminsanlarına aittir.  
 
HAZIRLAYAN HAKKINDA: İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler mezunu olan Ayşe Köse Badur İstanbul Politikalar Merkezi’nde (İPM) Kentleşme ve Yerel Yönetişim Koordinatörlüğü görevini yürütmektedir. Doktora çalışmasını geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemleri üzerine tamamlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi’nde yarızamanlı öğretim görevlisidir. Yayımlanmış kitapları arasında Çağlar Keyder, E. Fuat Keyman ve Fırat Genç ile Kentlerin Türkiyesi: İmkânlar, Sınırlar ve Çatışmalar (2020), E. Fuat Keyman ile Kürt Sorunu: Yerel Dinamikler ve Çatışma Çözümü (2019) ve kendisinin hazırladığı 68’in Kadınları (2010) isimli kitabı yer almaktadır. Ayşe Köse Badur aynı zamanda bir Açık Radyo programcısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100730</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c998e9b-a2ab-429f-94ea-09a257c3047a.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Kişot</image:title>
            <image:caption>Asıl adı Alonso Quijano olan La Manchalı İspanyol asilzade Don Kişot saf ve hayalperest bir kişiliğe sahiptir ve en büyük zevki kadim romantik çağların gezgin şövalye hikâyelerini okumaktır. Ancak okuduklarından o kadar etkilenir ki sonunda aklını kaçırır ve artık son demlerini yaşamakta olan şövalyelik kurumunu yeniden ayağa kaldırmak gerektiğine inanmaya başlar. Bu yüzden, evinin mahzeninde çürümekte olan, atalarından yadigâr paslı mızrağı, kılıcı ve kalkanı alıp zırhını kuşanır, ona küheylan gibi görünen cılız atına biner ve türlü vaatlerle ikna ettiği gariban komşusu Sanço’yu da yanına alarak yollara düşer. 
Edebiyat tarihinde roman türünün ilk örneği kabul edilen ve İspanyol edebiyatının başyapıtı olan Don Kişot, o günlerde çok revaçta olan şövalye romanlarına bir yergi olarak kaleme alınmıştır. Hayal gücüne gem vurabilmenin ve dünyaya meydan okumanın bir simgesi sayılan bu eserin özüne ve olay örgüsüne tamamen sadık kalarak aslına çok yakın biçimde sadeleştirilmiş hâlini Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100731</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/996efffa-b24d-4efe-8dac-b318f8bcecea.jpg</image:loc>
            <image:title>İnisiyasyon, Ayinler, Gizli Cemiyetler</image:title>
            <image:caption>İnisiyasyon kavramı bireyin gelişimi için, doğaüstü varlıklardan ruhsal tesir’i alıp aktarabilen bir üstadın sürekli kontrolü altında, bir düzen ve disiplin içinde, sınavlara dayalı tarzda, yöntemli bir eğitim şekli olarak tanımlanır. İnisiyasyon Latince “bir yere girme, iştirak etme, kabul edilme, başlama” anlamındaki “initium” sözcüğünden gelir. İnisiyasyon ile genellikle inisiye olacak öznenin dinsel ve sosyal statüsünü kökten değiştirmeyi amaçlayan sözlü öğreti ve âyinlerin tümü anlaşılır. Felsefi terimle söylenecek olursa, inisiyasyon varoluşsal düzenin ontolojik bir dönüşümüne denk gelir. Bu sınavların sonunda inisiyasyona aday kişi, önceki durumuna göre bambaşka bir varoluşa sahip olur. Bu sayede o, yetişkinlerin kurumlarını, tekniklerini, davranışlarını, ayrıca kabilenin kutsal mitlerini ve geleneklerini, tanrıların adını ve bunların eserlerinin hikâyesini, özellikle de zamanın kökeninde kurulduğu şekliyle kabile ile doğaüstü Varlıkların kutsal mitlerini ve geleneklerini öğrenir. 
 
Farklı inisiyasyon türlerini açığa çıkarmak için Mircea Eliade sırasıyla geleneksel toplumlarda erinlik âyinlerini, gizli cemiyetlere giriş törenlerini, askerî ve şamanik inisiyasyonlarını, YunanDoğu gizemlerini, Hıristiyan Avrupa’da inisiyatik motiflerin kalıntılarını ve son olarak da bazı inisiyatik motifler ile edebî temalar arasındaki ilişkiyi ele alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100732</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/683f5406-3a4d-423a-b1b6-d72ecebcb066.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey ile Rakım Efendi</image:title>
            <image:caption>“... Felatun Bey ile Rakım Efendi benim birçok kere çok severek okuduğum, Ahmet Mithat’ın romanına ilk başlangıç yapmak isteyenler için de ideal olduğunu düşündüğüm bir roman.” 
 
-Nüket Esen- 
 
İki farklı karakter olan Felatun Bey ve Rakım Efendi, on dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı İstanbul&apos;unda karşımıza çıkar. Felatun Bey, Batı ile Doğu kültürünü tam bilmeyen, züppe, şımarık ve savurgan bir karakterken, Rakım Efendi hem Doğu hem Batı kültürünü kendince harmanlayan, çalışkan, gelenekçi ve tutumlu bir insandır. Bu iki karakter, roman boyunca kendilerini bazen komik, bazen düşündürücü olayların içinde bulur. 
 
Ahmet Mithat bu romanda, kurguladığı iki farklı karakter üzerinden on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı toplumunda Batı tarzı modernleşmenin etkisiyle yaşanan değişimleri ve çelişkileri abartılı bir şekilde kaleme alır. 
 
Ahmet Mithat’ın bu romanı, Boğaziçi ve Koç Üniversitesi&apos;nde ders vermekte olan Özcan Kaya tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine Boğaziçi Üniversitesi&apos;nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Romanın bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması hedeflenerek hazırlanmıştır. 
(Arka Kapaktan) Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100733</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3c1a9f0-5726-4999-a02a-f8e39b315448.jpg</image:loc>
            <image:title>Green Night</image:title>
            <image:caption>Green Night</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100734</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc94227f-6859-4910-80b5-ba3a3f14ea67.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Beden İki Kadın</image:title>
            <image:caption>Gerçek hayat hikâyelerinden uyarlanmıştır. 
 
Akşam pavyonun eşiğinde, Leyla bedenini Alev’e verir. 
Sabaha karşı pavyonun çıkışında Alev bedenini Leyla’ya iade eder. 
Bu beden birbirinden farklı iki kadına ev sahipliği yapar. 
Dışarıda anne Leyla’nın saflığını ve masumluğunu, pavyonda konsomatris Alev’in dişiliğini ve şehvetini taşır, kim bedende ise onu yaşar. Tek bedende iki kadın hayat bulur, iki ayrı dünyayı yaşarlar ama varoluşlarını birbirlerine borçludurlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100735</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33c411d8-92d7-4882-826d-4005ef0285b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir’cikler</image:title>
            <image:caption>Deniz, derin derin soluyordu 
Göğsünde ateşi üfleyen bir körük vardı sanki 
Soluğu, dalga dalga dalgalanıyordu 
Eyvah! Sonunda deniz de ölecek demek ki 
Dağ da öyle 
Babam da öyleydi ben çocukken 
Hiç ölmeyecek gibi dururdu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100736</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7bd02cb-ae60-4562-aed7-eeb8ecfdf16c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Nefessiz Bırakma</image:title>
            <image:caption>Deniz nefessiz kalınca 
Balıklar ölürmüş 
Ve dermiş ki deniz rüzgâra 
İçim bu denli çiçekler açarken 
Ne olur 
Beni nefessiz bırakma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100737</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/170e4d15-06b3-41b7-b416-7c2245dc7bf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>TUNCAY BİRKAN’ın editörlüğünde hazırlanan özel bez ciltli baskısı ile 
HAYVAN ÇİFTLİĞİ, ASLI BİÇEN’in çevirisi ve ödüllü çizer Chris Mould’un enfes çizimleriyle eşsiz bir okuma keyfi sunuyor ! 
 
Arka Kapak: 
 
Konak Çiftliği’nin hayvanları, kendilerini ezen ve sömüren efendileri Bay Jones&apos;u devirip çiftliği ele geçirdiklerinde tüm hayvanların özgür ve eşit olacağı yeni bir dünya yaratabileceklerini düşünürler. Fakat çok geçmeden kurnaz domuz Napoleon önderliğinde, devirdikleri tiranlığın yerini bir başka zalim yönetim alır. 
 
Ünlü İngiliz yazar George Orwell, 1917 Rus Devrimi ve sonrasında yaşanan olaylara eleştirel bir bakış açısı getirdiği alegorik romanı Hayvan Çiftliği’ni 1943 yılı sonlarına doğru tamamlar ancak dört yayınevi tarafından reddedilen bu başyapıt iki yıl sonra, 17 Ağustos 1945’te yayımlanır. 
  Gücün yozlaştırıcı etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan, Orwell’in kendi deyimiyle ‘yanlış giden bir devrimin tarihi’ olan bu eseri Aslı Biçen’in özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
 
Çevirmen hakkında : 
Aslı Biçen, 1970’te Bursa’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Aynı üniversitenin Çeviribilim bölümünde yüksek lisans derslerine devam etti. Faulkner, Dickens, Barnes, Rushdie ve daha başka onlarca yazardan ellinin üzerinde kitabı dilimize kazandırdı. Elime Tutun, İnceldiği Yerden ve Tehdit Mektupları isimli üç romanı yayınlandı. Çevirmenler Meslek Birliği’nin kurucu üyelerindendir. Bahçıvanlık ve bahçe kültürü üzerine yazdığı, yeni bir hayat şekli öneren yazılarına Gazete Duvar’dan ulaşılabilir. 
 
 
Editör hakkında : 
Tuncay Birkan, 1968&apos;de İstanbul&apos;da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar editor olarak çalıştı. 50 civarında kitap çevirdi. Dünya ile Devlet Arasında Türk Muharrri adlı bir de kitabı var. 
 
 
Çizer hakkında : 
Ödüllü çizer Chris Mould, 16 yaşında sanat okulunda eğitim almaya başladı. Gotik tutkusu olan bir ressam olarak çocuk ve gençlik edebiyatından çeşitli eserlere, tiyatro afişlerine ve ulusal gazeteler için satirik karikatürlere kadar pek çok çalışmaya imza attı. Kendi yazdığı kitapların yanı sıra Matt Haig gibi yazarlarla da çalıştı. Yorkshire&apos;da karısı ve iki kızıyla birlikte yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100738</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29366b84-4a45-43f1-9d1c-8bda7a725095.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal’in 1876 tarihinde basılmış olan İntibah romanında, dönemin iyi yetiştirilmiş gençlerinden sayılan Ali Bey&apos;in Mehpeyker&apos;e âşık olması ve bu aşkın sonunda Ali Bey&apos;in başından geçenler anlatılır. 
Namık Kemal İntibah’ta toplumsal hayatta kadın ve erkeğin konumunu, cariyelik kurumunu, iradesiz ve mirasyedi gençliği, intikam ile kişilik hezeyanlarını ele alır. Tüm bunların sonucunda gerçekleşen bir uyanışı (intibahı) romanın ana erkek kahramanı Ali Bey ile onun ailesinin yaşadığı facia üzerinden ortaya koyar. İlk olarak Namık Kemal’in Magosa’da sürgünden İstanbul’a döndüğü yıl yayımlanan İntibah Boğaziçi Üniversitesi Türkçe Dersleri Koordinatörlüğü’nde öğretim görevlisi olan Fatma Akman tarafından notlarla yayıma hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&apos;nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eser, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100739</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6031196a-dfe6-45d5-a275-6d0318a663fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyucaklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali&apos;nin Aydın&apos;da cezaevinde yatarken tanıştığı Yusuf&apos;un yaşadıklarından yola çıkarak 
kaleme aldığı Kuyucaklı Yusuf ilk kez 1937&apos;de basılmıştır. Adı ile okuyucusuna bir destan vadetmesine rağmen kahramanının tereddütlerinin ve zayıflıklarının aktarıldığı romanda, sadece Yusuf&apos;un yaşamı ve 
duyguları değil, 1910&apos;ların Anadolu&apos;sundaki toplumsal yaşam da canlı bir şekilde anlatılmaktadır. 
(Arka Kapaktan) Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100740</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c24ce902-7ff5-48ac-ab60-8e6bd44b244c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>Ahmet Cemil, Mülkiye Mektebi’ni bitireceği sırada babasını kaybeder ve bunun üzerine ailesinin geçimini sağlamak için bir taraftan roman çevirileri yapıp bir taraftan da akşamları özel dersler vererek çalışmaya başlar. Edebiyata bir hayli meraklı olan ve edebiyat dünyasına büyük bir yenilik getirecek bir eserin 
hayalini kuran Ahmet Cemil, hayalleriyle gerçekler arasında sıkışıp kalır. 
Mai ve Siyah, modern roman anlayışına uygun kurgusu ve karakterler üzerinden hayal ile hakikat arasındaki çatışmayı gerçekçi bir şekilde vermesi açısından da Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100742</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/019dab98-7d5c-4975-9bb8-427f00148f48.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan yahut Silistre</image:title>
            <image:caption>“Namık Kemal’in tiyatro projesi ve pratiği, vicdana seslenmek üzerinedir. Aynı zamanda vatan fikrinin de mecrası olan vicdanı etkileyerek, onun örtülerini kaldırıp açarak ahlaki etkileyiciliği olan estetik deneyimler oluşturmayı amaçlamaktadır Namık Kemal.”
                                                                                                                                           -Fatih Altuğ- 
İslam Bey, uzaktan uzağa Zekiye’yi sevmektedir ve gönüllü olarak orduya katılır. Vedalaşmak üzere Zekiye’nin yanına gider. İslam Bey’e çılgınca âşık olan Zekiye ise kılık değiştirerek sevdiği adamın arkasından gider ve gönüllüler takımına karışarak Silistre’ye kadar varır. Silistre’de ise kuşatma altında kalan askerler bir şekilde düşmanı defetmek zorundadır.
Namık Kemal’in Vatan yahut Silistre oyunu ilk olarak 1 Nisan 1873’te Güllü Agop’un yönettiği Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. Kendisi için yeni bir teknik olan tiyatroyu Namık Kemal, seyircinin duygulanımlarını harekete geçirerek vicdanın örtülerini kaldıran bir araç olarak görür ve belirli ahlaki davranışları benimsemiş özneler üretmek için tiyatronun vicdanlardaki etkisini kullanmaya çalışır.
İlk baskısı 1873’te yapılan Vatan yahut Silistre oyunu, Boğaziçi Üniversitesi Türkçe Dersleri Koordinatörlüğü’nde Türkçe dersleri veren Esra Demirkoparan tarafından yayıma hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı üniversiteden öğretim üyesi Nur Gürani Arslan yapmıştır. Eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100743</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55fb966a-f926-4b01-9ec2-dbfebba564ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının temel taşlarından Fyodor Dostoyevski&apos;nin 1864 yılında yazdığı ve varoluşçuluğun ilk romanı kabul edilen, Camus, Sartre, Kafka gibi pek çok yazara esin kaynağı olan Yeraltından Notlar, her cümlesi ile okuyucunun zihnine ilmek ilmek işleyen bir başyapıt. 
 
Edebiyat dünyasındaki en sıra dışı karakterlerden biri olan ‘yeraltı adamı’, kendi kabuğuna çekilmiş, iç hesaplaşmalar yaşayan, utangaç, gururlu, derin düşünen; insanın kaygılarından dolayı, sahip olabileceği mutluluğa ket vurduğuna ve yerüstü cehennemini yarattığına inanan orta yaşlı bir memur. Kendini gömdüğü metaforik yeraltından bize insanın iç dünyasındaki çelişkilerden doğan nefreti, şüpheyi, dengesizliği, yalnızlığı ve korkuyu dönüp kendi içimize bakarak sorgulatıyor. Dostoyevski’nin diğer büyük eserlerinin tohumunu atan bu klasik eser aynı zamanda yazarı ölümsüz kılan müthiş dehasını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100744</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c9a56e1-ccc3-48cd-ab69-d75e0e387d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefile</image:title>
            <image:caption>Halit Ziya Uşaklıgil’in 1887’de, henüz yirmili yaşlarında genç bir yazarken kaleme aldığı ilk romanı Sefile, küçük yaşta kimsesiz kalarak dilencilikten fuhuş denilen girdabın en dehşetli derinliklerine kadar sürüklenen Mazlume’nin hikâyesidir. Sefile, Halit Ziya’nın ustalık dönemi eserlerinde kullandığı bazı teknik ve temaların denendiği bir eskiz ve bu noktada farklı okumalara da açık bir ilk romandır. Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945) Tanınmış Uşakizade Ailesinin üyesi olarak çocukluğu İstanbul’da, ilk gençliği İzmir’de geçti. Eski tarzda Arapça ve Farsça öğrenim gördü. Aydın görüşlü babası Hacı Halil Efendi’nin elinden düşürmediği Hafız-ı Şirazî’nin Divan’ı ile Mevlânâ’nın Mesnevi’siyle yetişti. İstanbul’da yaşadığı yıllarda, Gedikpaşa’da Güllü Agop’un oyunlarını izleme fırsatı buldu. Özel Fransızca dersleri aldı. Yazı hayatı Avusturyalı Katolik rahiplerin yönettiği Mechitariste’de okurken başladı. On beşinde ilk yazısı yayımlandı. İzmir’de tanınan, Fransız edebiyatçı Auguste de Jaba onu Mechitariste’ye hazırlarken bir de roman çevirtti. Okuldan ayrıldığında ilk işi şair Tevfik Nevzat’la Nevruz adlı bir dergi çıkarmak oldu (1884). Ardından Hizmet gazetesini yayımladı. İzmir Rüştiyesi’nde Fransızca öğretmenliği, Osmanlı Bankası’nda çevirmenlik yaptı. 1893’te İstanbul’daki Reji İdaresi’nde başkâtipliğe ve II. Meşrutiyet’in ilanıyla reji komiserliğine getirildi. 1909’da İttihat ve Terakki’nin önerisiyle V. Mehmed’in mabeyn başkâtipliğine atandı. Darülfünun’da Batı edebiyatı ve estetik dersleri verdi. Siyasal görevlerle Fransa, Almanya ve Romanya’ya gitti. Bu yoğun çalışma hayatının içinde yazarlığını da ilerletti. 1896’da Edebiyat-ı Cedide topluluğuna katılıp Servet-i Fünun’da kendisine büyük ün kazandıran romanlarını tefrika etmeye başladı. İlk büyük romanı Mai ve Siyah yayımlandığında büyük ses getirdi. Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar ve pek çok hikâyesi peş peşe geldi. 1901’de yazarlığı bıraktığını duyursa da II. Meşrutiyet’ten sonra yazmaya devam etti, ancak bu dönem yazdıklarını 1923’e kadar ortaya çıkarmadı. İlk romancılarımız Namık Kemal ve Ahmet Mithat olarak anılsa da edebiyatımız Halit Ziya ile çağdaş romanın gerçek örneklerine kavuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100745</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c13de72-af0a-4d93-992b-cbdd5d4c7ceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Dostlarımıza</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar Joseph Andras, ilk romanı Yaralı Dostlarımıza’yla Goncourt Ödülü’ne değer görülmesine rağmen bunu reddetti ve ödülü yine de vermeye çalışan Goncourt Akademisi’ne rekabetin ve yarışmanın edebiyat dünyasında yeri olmadığını bildirerek reddini pekiştirdi. Andras, gerçeklerden yola çıkarak yazdığı romanında, 11 Şubat 1957’de giyotinle idam edilen Fernand Iveton’un tüyler ürpertici hikâyesini anlatıyor. 
 
Iveton, Cezayir Savaşı sırasında bir fabrikaya bomba yerleştirir. Zaman ayarlı bombanın mesai saatinin bitiminden sonra patlaması planlanmıştır, böylece can kaybı olmayacaktır. Ne var ki Iveton yakalanır ve ölüme mahkûm edilir. Iveton’un vakasının tarihteki yeri önemlidir: O, Cezayir Savaşı’nda giyotine gönderilen ilk ve tek Fransız kökenli Cezayirlidir. Iveton, Cezayir’in bağımsızlığı için mücadele eden bir Avrupalı olarak, yoldaşlarından çok farklı bir militan portresi çizer. 
Yaralı Dostlarımıza, tarihin kanlı sayfaları arasında geçen, insanı hem gerçekçiliğiyle hem de temposuyla soluksuz bırakan bir roman.


“Iveton kimseyi öldürmek istemediğini belirtti ve kanıtladı. Biz ise onun ölmesini istedik ve amacımıza ulaştık.” –Jean-Paul Sartre  
 
“Iveton sadece kendi eylemi nedeniyle değil, dönemin ruhu tarafından da ölüme mahkûm edildi. Hem giyotinin Fransızlar için yapıldığını Arap kamuoyuna göstermek hem de Fransız kamuoyunu tatmin etmek istedik.” –Albert Camus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100746</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d72aff23-4be9-42e9-af7b-d3e5a7583823.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 5</image:title>
            <image:caption>İşine karşı olan sorumluluğu ve hisleri Mitsu’ya keyif vermeye başlar. Ancak diğerleriyle arasındaki bu tutku ve coşkunun farklılığı bir kazaya yol açacaktır. 
 
Ve yeryüzüne iniş projesi, yavaş yavaş herkesi harekete geçirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100747</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2b54887-94e3-4834-9c90-ff57532cdb90.jpg</image:loc>
            <image:title>Zellenbur’un Sıradan Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Kalbin mekanizması tıkır tıkır işliyor. Tik tak, tik tak. Kurukafanın içinde küller birikiyor.  Zellenbur’un ağzında fısır fısır bir şeyler. Orhan, hem de Osman olduğuna bakmadan sevilmenin lezzetiyle göneniyor. “Son derece eski ve yıpranmış bir hikâyedir bu, aşk değilse nedir?” diyen Kemal Koton aramızda dolaşıyor. Agâh Efendi, kendine varıyor hasta ziyaretinde. Yahya Kemal’in el yazısı akıl çelmeye devam ediyor. Cevdet, keçileri kaçırıyor. Kalbin mekanizması yine tik tak, tik tak. Sonrası Orhan Pamuk ve aşk ve divit kalem. Tik tak. Tik tak. Tik tak. 
 
Metin Nart’ın ilk kitabı Zellenbur’un Sıradan Bir Günü zekice kurgulanmış, muzip ve akılda kalıcı öyküler toplamından oluşuyor. Nart, ne karakterlerin ne de hikâyelerinin aynılaşmasına izin veriyor. Üzerine düşünülmüş, ne söylediğini bilen, kendi evrenini yaratabilmiş öyküler.  
 
“Asıl şaşırdığım, tüm bu cereyan eden şeylere şaşırmamış olmamdı. Çetin Efendi’nin verdiği bilgilerin doğruluğundan şüphem yoktu. Belki de böylesi kolayıma geliyordu. Kemal’le OP arasında tam olarak kuramadığım bağ şoför tarafından kurulmuş, müze konusuyla da kesinleşmişti. Müze açıldığında bütün bu ilişki ağını daha iyi anlayacağımdan emindim. Kemal bugüne dek ne yaşamıştı, bundan sonra ne yaşayacaktı ve asıl önemlisi, benim hikâyem bu büyük resmin neresindeydi? Adamın dediği gibi, eğer bir zihinde var olansam, yaşamda da gerçekleşebilecek bir olgu olabilir miydim, işte bunu bilmiyordum. 
 
Eski Osman, Nişantaşı’ndaki dükkânda kalmıştı sanki. Tren yolunu geçtim, kafası karışık yeni bir Osman olarak, dökülüp asfalta yapışmış sarı yaprakları eze eze ara sokaklara daldım. Birden içimde derin bir iyimserlik yükseldi: Hep böyle yürürsem, hızla yürürsem, hiç durmazsam, yolculuklara çıkarsam, sanki yeni hayata varacaktım. İstasyonun yanından eve doğru yürüdüm.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100748</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feeca679-b1eb-405d-bf1a-0f59a3f94e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırak Serpilsin Aspidistra</image:title>
            <image:caption>Hayatı boyunca geçimini pek çok şekilde kazanan ve yaşamını yazdıklarına yansıtmaktan çekinmeyen George Orwell’in çalıştığı kitapçıdan, yazılarıyla katkıda bulunduğu The Adelphi’de tanıştığı editöründen, Londra’daki hayattan beslenerek 1934-35 yılları arasında kaleme aldığı, 20 Nisan 1936 tarihinde yayımlanan, daha sonra bir sinema uyarlaması da çekilen üçüncü romanı Bırak Serpilsin Aspidistra orta sınıfın boğuculuğuna, sınıf atlama çabasının beyhudeliğine dair alaycı bir roman. 
 
Londra, 1936. Gordon Comstock neredeyse otuz yaşında, tek yayımlanan kitabı ilgi görmeyen bir şair ve metin yazarlığı yaptığı reklam şirketinden istifa edip çok daha düşük maaş aldığı bir kitapçıda çalışıyor. Beş parasız hep, ama yardım kabul edemeyecek kadar da gururlu. Penceresinin önünde duran ve alt orta sınıfın temsilcisi olduğunu düşündüğü aspidistra çiçeğinden nefret eden Gordon kendi deyimiyle “para tanrısına” karşı bir savaşta ama bu çabasında muzaffer olacak mı orası muğlak. Bırak Serpilsin Aspidistra, canavarlaşmış bir sistemin karşısında ideallerine tutunmaya çalışan sanatçı ruhlu, inatçı bir adamın hicivle yüklü macerası. 
 
“Bırak Serpilsin Aspidistra’daki kendine has fikirler, 1935 yılında, 1939 ile 1945 arası yaşanacaklara dair gayet yerinde kehanetler olmakla kalmıyor sadece, aynı zamanda 1984 romanının keskin simgeleri ve genel çarpıcılığına dair gayet açık emareler de taşıyor.” –Bernard Crick 
 
“Yoksulluğun, açık ve şiddetli bir üslupla yazılmış, tam anlamıyla korkutucu ve çarpıcı bir anlatısı…” –Cyril Connolly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100749</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d977630a-c2a7-4780-9d9c-c0988e3e449f.jpg</image:loc>
            <image:title>Justine: Erdemin Felaketleri</image:title>
            <image:caption>“Yaşamış en özgür ruh.” –Guillaume Apollinaire 
 
Sıradışı hayatı ve sivri fikirleriyle ünlü Marquis de Sade’ın en önemli eserlerinden biri olan Justine 1791’de yayımlandı. Yayımlandıktan sonra bizzat Napoléon Bonaparte tarafından eserin yazarının tutuklanması emri verildi ve Sade hapse girerken Justine de toplatılıp imha edildi.  
 
Bir “anti masal” olarak da okunabilecek Justine’de Sade on iki yaşındaki, oldukça erdemli bir kız olan Justine’in çalışmak ve para kazanmak için düştüğü yollarda “ahlaklı” kalma mücadelesini anlatır. Karşılaştığı kötü insanlar ve talihsiz durumlara rağmen hayatı boyunca doğruluktan ve iyilikten ayrılmayan Justine her seferinde daha çok acı çeker ve her türlü sapkınlığa maruz kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100750</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d801896-b10c-4a5b-80c9-515c9ededb14.jpg</image:loc>
            <image:title>Haziranda Ölmek Zor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>işten çıktım 
sokaktayım 
   elim yüzüm üstüm başım gazete 
 
sokakta tank paleti 
sokakta düdük sesi 
sokakta tomson 
   sokağa çıkmak yasak 
sokaktayım 
gece leylâk 
   ve tomurcuk kokuyor 
yaralı bir şahin olmuş yüreğim 
uy anam anam haziranda ölmek zor! 
 
*Ulanı da Karacoğlan Ulanı *Ben Güzeli Zeynep’ledim *Uzun Eski Satıcı *Haziranda Ölmek Zor *Tuhaf *Eşkıya *Dahav’ın Öbür Yüzü Filistin *Orman *Derebeylik Parabeylik ve Parmak *İşbu Şiir Kafatasım Üstüne Söylenmiştir *Soluksoluğa *Güze Girmek *Müzikli Düşünceler *Bizim Oraların Kadınları *Ben Şimdi Kaç Kişiyim? *Dümdüz Bir Şiir *Haziran Sancıları *Elleri Ceplerinde Bir Şiir *Çekin Ellerinizi Çiçeklerimden *Aramızda Bu Cam Bölme *Oynayanlar *Güneş Yağmuru *Şafak Ağrısı *Karıncalı Romantizm *Bir Dargelirlinin Günlüğü *Güzün Güzün Gelen Hüzün *Saksağan mı Sekseğen mi veya Uyak İyidir Dayaktan *Renkten Renge Geçer Gibi *Tosbağa *Kırsal Kesim Boyaları *Anılar Irmağının Kıyısında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100751</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e511de41-3e08-493c-9a09-c9a0d63fd5dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nişanlıya Mektuplar 1820-1822 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatçı, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı. Romantik akımın en tanınmış adları arasında yer aldı. Toplumsal sorunlar ve politikayla yakından ilgilendi, 1848 ayaklanmalarının ardından Kurucu Meclis’e katıldı, daha sonra milletvekilliği yaptı, l’Evénement adlı bir gazete çıkardı. 1852’de Louis Bonaparte’ın imparatorluğunu ilan ettiği hükümet darbesine karşı çıktığı için sürgün edildi. Cezası 1859’da sona erdi, fakat imparatorluk yıkılana kadar gönüllü olarak sürgünde kaldı. Hugo’nun, Adèle Foucher ile acı, sevinç, kıskançlık ve mutluluk dolu yazışmalarının yer aldığı Nişanlıya Mektuplar, yazarın bir genç adam olarak portresini sunarken, tutkulu ve tutkun kalbiyle aşk üzerine düşüncelerinin yanı sıra “edebiyatçı gururu”nu da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100752</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9e56494-6b24-4ac9-88a8-aa2f5c2e0d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefile (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Halit Ziya Uşaklıgil’in 1887’de, henüz yirmili yaşlarında genç bir yazarken kaleme aldığı ilk romanı Sefile, küçük yaşta kimsesiz kalarak dilencilikten fuhuş denilen girdabın en dehşetli derinliklerine kadar sürüklenen Mazlume’nin hikâyesidir. Sefile, Halit Ziya’nın ustalık dönemi eserlerinde kullandığı bazı teknik ve temaların denendiği bir eskiz ve bu noktada farklı okumalara da açık bir ilk romandır. 
Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945) Tanınmış Uşakizade Ailesinin üyesi olarak çocukluğu İstanbul’da, ilk gençliği İzmir’de geçti. Eski tarzda Arapça ve Farsça öğrenim gördü. Aydın görüşlü babası Hacı Halil Efendi’nin elinden düşürmediği Hafız-ı Şirazî’nin Divan’ı ile Mevlânâ’nın Mesnevi’siyle yetişti. İstanbul’da yaşadığı yıllarda, Gedikpaşa’da Güllü Agop’un oyunlarını izleme fırsatı buldu. Özel Fransızca dersleri aldı. Yazı hayatı Avusturyalı Katolik rahiplerin yönettiği Mechitariste’de okurken başladı. On beşinde ilk yazısı yayımlandı. İzmir’de tanınan, Fransız edebiyatçı Auguste de Jaba onu Mechitariste’ye hazırlarken bir de roman çevirtti. Okuldan ayrıldığında ilk işi şair Tevfik Nevzat’la Nevruz adlı bir dergi çıkarmak oldu (1884). Ardından Hizmet gazetesini yayımladı. İzmir Rüştiyesi’nde Fransızca öğretmenliği, Osmanlı Bankası’nda çevirmenlik yaptı. 1893’te İstanbul’daki Reji İdaresi’nde başkâtipliğe ve II. Meşrutiyet’in ilanıyla reji komiserliğine getirildi. 1909’da İttihat ve Terakki’nin önerisiyle V. Mehmed’in mabeyn başkâtipliğine atandı. Darülfünun’da Batı edebiyatı ve estetik dersleri verdi. Siyasal görevlerle Fransa, Almanya ve Romanya’ya gitti. Bu yoğun çalışma hayatının içinde yazarlığını da ilerletti. 1896’da Edebiyat-ı Cedide topluluğuna katılıp Servet-i Fünun’da kendisine büyük ün kazandıran romanlarını tefrika etmeye başladı. İlk büyük romanı Mai ve Siyah yayımlandığında büyük ses getirdi. Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar ve pek çok hikâyesi peş peşe geldi. 1901’de yazarlığı bıraktığını duyursa da II. Meşrutiyet’ten sonra yazmaya devam etti, ancak bu dönem yazdıklarını 1923’e kadar ortaya çıkarmadı. İlk romancılarımız Namık Kemal ve Ahmet Mithat olarak anılsa da edebiyatımız Halit Ziya ile çağdaş romanın gerçek örneklerine kavuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100753</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/480ff200-d4f3-441b-949e-d71d86d33f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayfların ve Yıkımın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Elli yılda bir gerçekleşen Solstasia Festivali, Malik için Ziran şehrinde kız kardeşleriyle yeni bir hayat kurma fırsatıydı. Fakat şehre girebilmek uğruna kindar bir ruhla ölümcül bir anlaşma yapması gerekecekti. Ziran&apos;ın Veliaht Prensesi Karina&apos;yı öldürmek zorunda kalacağı bir anlaşma… 
 
Karina’nın da ölümcül planları vardı. Hükümdarlık isyanla yüz yüze gelmenin eşiğindeyken, festival boynuna inmeyi bekleyen bir kılıç gibiydi. Bu kaosu yalnızca tek bir şey sona erdirebilirdi: Tahtın gerçek sahibini geri getirmek. Bunun için de yasaklı bir sihre ve… bir kralın kalbine ihtiyacı vardı. Sıradaki Solstasia Şampiyonu, kanla lekelenecek bir düğüne hazırlanmalıydı. 
 
Malik hileyle yarışmaya katıldığında, ikisi de birbirlerini yok etmek üzere çoktan harekete geçmişti. Ancak aralarında bir çekim doğarken ve kadim kötülüğün planları tıkır tıkır işlerken, sevdikleri uğruna neler yapabileceklerini kendileri bile bilemezdi. 
 
 
“Sihir, aşk ve entrikayla parıldayan büyüleyici bir ilk roman. Brown, içinize işleyecek ve son sayfadan sonra bile peşinizi bırakmayacak bir hikâyeye hayat veriyor.” —Swati Teerdhala 
 
“İçine çekildiğiniz dünyanın şatafatlı detaylarına ve müthiş bir gerçekçilikle yazılmış karakterlere öyle bayılacaksınız ki sayfaları hızla çevirmekten kendinizi alamayacaksınız.” —Rena Barron 
 
“Kandan ve Kemikten Çocuklar’ın nefes kesen aksiyonunu, Ruhların Kaçışı’nın sihrini ve Taht Oyunları’nın şoka uğratan, cezbedici entrikalarını kendinde toplayan Tayfların ve Yıkımın Şarkısı tam bir başyapıt.” —Brittney Morris 
“Enfes bir sihir sistemi ve ölümcül risklerle dolu mest edici bir aşk hikâyesi sunan Tayfların ve Yıkımın Şarkısı kaçırılmaması gereken, çok heyecanlı bir destan.” —Dhonielle Clayton 
 
“Fantastik seven herkesin kitaplığında olması gereken sürükleyici bir kitap.” —Kiersten White 
 
“Brown’ın çıkış romanı hayatımızda hâlâ yeri olan eski halk hikâyelerine yeni bir nefes üflüyor.” —Kirkus (starred review) 
 
“Adaletsizlik, sihir ve aşkla yoğrulmuş aksiyon dolu bu hikâyede okurlar nefes kesici bir dünyanın içine girecek.” —Publishers Weekly (starred review) 
 
“Oyunbaz ruhlar, zengin bir kültür ve doğal bir şekilde yolunu bulan bir aşkla dolup taşan bu destansı hikâyede her ters köşe bir öncekinden daha da ilgi çekici.” —BCCB (starred review) 
 
“Batı Afrika halk masallarından esinlenen ve içinde modern dünyadakine paralel politik yorumlar barındıran doğaüstü bir aşk hikâyesi.” —BookPage (starred review) 
 
“Sihirle dolu dünyaları ve kibar erkek karakterlerle güçlü kadın karakterleri seven okurlar Tayfların ve Yıkımın Şarkısı’na bayılacak!” —School Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100754</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae6c2a27-2d27-47e4-8c79-13b5fb08b56c.jpg</image:loc>
            <image:title>Haziranda Ölmek Zor</image:title>
            <image:caption>işten çıktım 
sokaktayım 
   elim yüzüm üstüm başım gazete 
 
sokakta tank paleti 
sokakta düdük sesi 
sokakta tomson 
   sokağa çıkmak yasak 
sokaktayım 
gece leylâk 
   ve tomurcuk kokuyor 
yaralı bir şahin olmuş yüreğim 
uy anam anam haziranda ölmek zor! 
 
*Ulanı da Karacoğlan Ulanı *Ben Güzeli Zeynep’ledim *Uzun Eski Satıcı *Haziranda Ölmek Zor *Tuhaf *Eşkıya *Dahav’ın Öbür Yüzü Filistin *Orman *Derebeylik Parabeylik ve Parmak *İşbu Şiir Kafatasım Üstüne Söylenmiştir *Soluksoluğa *Güze Girmek *Müzikli Düşünceler *Bizim Oraların Kadınları *Ben Şimdi Kaç Kişiyim? *Dümdüz Bir Şiir *Haziran Sancıları *Elleri Ceplerinde Bir Şiir *Çekin Ellerinizi Çiçeklerimden *Aramızda Bu Cam Bölme *Oynayanlar *Güneş Yağmuru *Şafak Ağrısı *Karıncalı Romantizm *Bir Dargelirlinin Günlüğü *Güzün Güzün Gelen Hüzün *Saksağan mı Sekseğen mi veya Uyak İyidir Dayaktan *Renkten Renge Geçer Gibi *Tosbağa *Kırsal Kesim Boyaları *Anılar Irmağının Kıyısında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100755</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14744f07-542e-4852-8728-ebb9d1d3bae3.jpg</image:loc>
            <image:title>Malvina</image:title>
            <image:caption>Bir dondurma tutacağı ya da yağmurlu havada bile ayakkabıları kuru tutan minik şemsiyelerden daha faydalı ne olabilir? Yetişkinlerin sayısız sorunla ve kaygıyla meşgul olmasını engelleyecek bir makineye ne dersiniz? 
 
İlginç ve hayat kolaylaştıran icatlar yapmaya bayılan küçük Malvina, bir gün annesine yardım etmek için kaygıları hafifleten bir makine icat etmeye karar verir. Ama icadını deneme zamanı geldiğinde beklenmedik bir şey olur... 
 
Hikâyeleri, oyunları, tasarımları ve hepsinden öte icatları seven biriyseniz, André Neves’in duru anlatımı ve muhteşem çizimleriyle hayat verdiği, dopdolu bir hayal gücü olan Malvina’yla mutlaka tanışmalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100756</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b041d045-bb80-4b56-a3ad-e581b0b009a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nişanlıya Mektuplar 1820-1822</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatçı, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı. Romantik akımın en tanınmış adları arasında yer aldı. Toplumsal sorunlar ve politikayla yakından ilgilendi, 1848 ayaklanmalarının ardından Kurucu Meclis’e katıldı, daha sonra milletvekilliği yaptı, l’Evénement adlı bir gazete çıkardı. 1852’de Louis Bonaparte’ın imparatorluğunu ilan ettiği hükümet darbesine karşı çıktığı için sürgün edildi. Cezası 1859’da sona erdi, fakat imparatorluk yıkılana kadar gönüllü olarak sürgünde kaldı. Hugo’nun, Adèle Foucher ile acı, sevinç, kıskançlık ve mutluluk dolu yazışmalarının yer aldığı Nişanlıya Mektuplar, yazarın bir genç adam olarak portresini sunarken, tutkulu ve tutkun kalbiyle aşk üzerine düşüncelerinin yanı sıra “edebiyatçı gururu”nu da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100757</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92744ff7-4a0f-4fc1-b3c0-fc7eae22b41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Peşimdeki Fırtına</image:title>
            <image:caption>Amelia rüzgârlı bir adada, tam Kutup Yıldızı’nın altında, eski, harap bir evde yaşıyordu. Mutlu sayılırdı ama dedesi ona tuhaf bir şey olacağına kesinlikle inanmış gibi görünüyordu. 
Doğum gününde adanın geleneğine uygun şekilde bir dilek diledi. 
Komik bir gelenek olarak gördüğü doğum günü dileğinin sonuçları çok şaşırtıcı olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100758</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf600127-fd25-4a0b-a4f6-5d2647a5c6d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Darüssaade Ağası – Osmanli Sarayında Afrikali Bir Güç Odağı</image:title>
            <image:caption>“Jane Hathaway, adeta tarihin karanlığından kurtardığı Darüssaade ağalarının yürüttükleri faaliyetlerin çok farklı alanları ve coğrafyaları kapsadığını, yalnız merkezleri sayılabilecek İstanbul ve Kahire’yle sınırlı kalmadığını gösteriyor.” Caroline Finkel 
“Hathaway’in bu kapsamlı ve büyüleyici çalışması, hadımların Doğu Afrika’dan Osmanlı sarayına nasıl bir yolculukla geldiklerini, padişahların ve saraylıların onları farklı farklı nedenlerle en yüksek konumlara nasıl çıkarttıklarını veya bir anda nasıl yok ettiklerini gösteriyor. Yazar, bu kitapta, iradeleri dışında getirildikleri, aşina olmadıkları bir dünyada kendilerine bir yer edinmeye çalışan gerçek insanları çıkarıyor okurun karşısına.” Suraiya Faroqhi 
“Kitapta, Darüssaade ağalığı makamının İstanbul ve Mısır’daki iktidar üslerini kullanıp 17. ve 18. yüzyıllarda gücünün zirvesine ulaştığı ve 19. yüzyılın reform döneminde etkisini yitirdiği çarpıcı bir tarihsel değişim öyküsüyle karşılaşıyoruz. Kimileri sadrazamla nüfuz rekabetine girebilen çok canlı kahramanlar var bu öyküde.” Leslie P. Peirce 
Osmanlı sarayında darüssaade ağası veya diğer adıyla kızlar ağası, birçok çelişkiyi şahsında cisimleştiren bir figürdü. Afrika’dan getirilmiş, hadım edilmiş bir köleydi; asıl ailesiyle bağları tamamen koparılmıştı, kendi ailesini kurması söz konusu değildi. Buna karşılık, Osmanlı hanedan ailesinin çok yakınına, mahrem dünyasına girmişti ve o ailenin fertleriyle iç içe yaşıyordu: Padişaha kız veya erkek evladının doğduğu müjdesini getiren, şehzadelerin eğitimiyle ilgilenen veya padişaha annesinin ölüm haberini veren oydu. Bu konumu sayesinde Osmanlı sarayında son derece etkili, yeri geldiğinde sadrazamlarla rekabete girebilen bir güç odağı haline gelmişti. Jane Hathaway, Darüssaade Ağası. Osmanlı Sarayında Afrikalı Bir Güç Odağı ’nda, bu makamı ve üç yüz yılı aşan bir zaman dilimi boyunca bu makamda bulunanları mercek altına alıyor, 17. ve 18. yüzyılların krizlerinden 19. yüzyılın reformlarına uzanan süreçte meydana gelen dönüşümlerin etkisiyle Darüssaade ağalığının ne gibi değişimler geçirdiğini anlatırken Osmanlı sarayındaki ve dünyasındaki derin dönüşümü de gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100759</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb1feeaa-cfb6-45d7-b93b-9c14eb42fdb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıklar Söndü</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın en ikonik şirketi General Electric, 
nasıl bu kadar hızlı ve beklenmedik şekilde mahvoldu? 
 
ABD tarihinin en üretken mucitlerinden biri olan Elihu Thomson, Thomas Edison’a katılarak dünyanın en yaygın şirketlerinden biri General Electric’i kurdu. GE, 1892’de kurulmasından bu yana bir şirketten daha fazlası oldu. Nesiller boyunca iş güvencesi ve sağlam bir yatırım anlamına geliyordu, dahası üst düzey yöneticiler için örnek bir işletmeydi. Efsanevi CEO Jack Welch’in yirmi yıllık liderliğinin ardından, yirmi birinci yüzyıla Amerika’nın en değerli şirketi olarak girdi. Ancak yirmi yıldan kısa süre sonra bir zamanların General Electric’i tarihe karıştı.  
 
Welch’in dikkatle seçilmiş halefi Jeff Immelt’in onun kâr makinesindeki kusurları düzeltmeye çalışırken kendi hataları yüzünden baş aşağı gitmişti. Sonunda GE’nin geleneksel “ne pahasına olursa olsun kazan” kültürü çığırından çıktığında, şirket kaçınılmaz olarak hem kişisel hem de organizasyonel düzeyde çöktü. İki Wall Street Journal muhabirinin kaleme aldığı Işıklar Söndü, Amerika’da tüm zamanların en büyük şirketlerinden birinin, General Electric’in destansı düşüşünün eksiksiz hikâyesi. 
 
“GE’nin yaptığı hatalardan kaçınmak isteyen herkes okumalı. Herhangi bir liderlik rolündeyseniz –ister bir şirkette, ister kâr amacı gütmeyen bir kuruluşta ya da başka bir yerde olsun– bu kitaptan öğrenebileceğiniz çok şey var.” 
—Bill Gates 
 
“Gryta ve Mann’ın GE’nin önceki yirmi yılına merak uyandıran bakışı, yirmi birinci yüzyıl iş dünyasında hayatta kalmanın sert gerçeklerinin altını çiziyor.” 
—Publishers Weekly 
 
“Güçlü ve büyüleyici bu kitap, bir devin muhteşem düşüşünün etkileyici anlatısı.” 
—Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100760</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/832f0af8-515a-4c52-9dce-7beff1235185.jpg</image:loc>
            <image:title>Jacob’in Odası Yazar</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf 1922 tarihli Jacob’ın Odası’nı yazarken geleneksel kalıpların dışına çıkmış, “yeni bir roman için yeni bir biçim” yaratmayı hedeflemişti. Victoria ve Edward dönemlerinin uzlaşımlarına isyan eden yazara göre, geleceğin romanı “modern kurgu” içinde, gündelik yaşamın küçük ayrıntılarına, yaşanmış deneyimlerin tesadüfi gerçekliğine odaklanmalıydı. Yıllar içinde modernist romanın öncülerinden biri haline gelen Woolf’un bu ilk deneysel yapıtının merkezinde, Jacob Flanders’ın Victoria döneminden Birinci Dünya Savaşı’na uzanan yaşamöyküsü vardır. Ancak Jacob’ın Odası geleneksel bir Bildungsroman değildir. Yazar karakter gelişimi ve olay örgüsü gibi uzlaşımları terk ederek, Jacob’ı çocukluğundan, Cambridge Üniversitesi’ndeki öğrenciliğinden, Londra’daki aşk maceralarından ve seyahatlerinden bazı sahne ve fragmanlarla sunar bize. Onu etrafındaki insanların farklı algı, duyum ve anıları aracılığıyla tanırız ancak ve Jacob hakkında onların aktardıkları kadarını biliriz. Zira Woolf, Jacob’ın Odası’nı “bütünüyle alacakaranlıkta” bırakmak istemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100761</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0eeb4cb-7e84-4a63-afef-1edbcec4599b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End -Kıyamet Meleği 21</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
Guren, Yuiçiro’yu esir alan kişileri yakalar ama Yuiçiro’yu Hyakuya mensuplarının elinden kurtarmak için herhangi bir şey yapmaz. Birden Mahiru belirir ve Mikaela’ya saldırır! Bu arada, Guren’in içindeki diğer bir iblis olan Noya da gelişmeleri izlemektedir. Bariz ihanetine rağmen Guren’e güvenmeye devam ediyor olsa da, acaba Yuiçiro Mikaela ile sonsuza dek sürecek bir kaçışı planlıyor olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100762</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd828f8-5605-437c-97fd-cc0322f42f6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Jacob’in Odası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf 1922 tarihli Jacob’ın Odası’nı yazarken geleneksel kalıpların dışına çıkmış, “yeni bir roman için yeni bir biçim” yaratmayı hedeflemişti. Victoria ve Edward dönemlerinin uzlaşımlarına isyan eden yazara göre, geleceğin romanı “modern kurgu” içinde, gündelik yaşamın küçük ayrıntılarına, yaşanmış deneyimlerin tesadüfi gerçekliğine odaklanmalıydı. Yıllar içinde modernist romanın öncülerinden biri haline gelen Woolf’un bu ilk deneysel yapıtının merkezinde, Jacob Flanders’ın Victoria döneminden Birinci Dünya Savaşı’na uzanan yaşamöyküsü vardır. Ancak Jacob’ın Odası geleneksel bir Bildungsroman değildir. Yazar karakter gelişimi ve olay örgüsü gibi uzlaşımları terk ederek, Jacob’ı çocukluğundan, Cambridge Üniversitesi’ndeki öğrenciliğinden, Londra’daki aşk maceralarından ve seyahatlerinden bazı sahne ve fragmanlarla sunar bize. Onu etrafındaki insanların farklı algı, duyum ve anıları aracılığıyla tanırız ancak ve Jacob hakkında onların aktardıkları kadarını biliriz. Zira Woolf, Jacob’ın Odası’nı “bütünüyle alacakaranlıkta” bırakmak istemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100763</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e994cb1-3fda-439a-873b-6abec7acbe84.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>BOYANACAK DOLU DOLU 24 SAYFA 
VE NEREYE İSTERSEN YAPIŞTIRABİLECEĞİN 
60 HARİKA ÇIKARTMA 
 
İstediğin her yere gidebilecek olsan nereyi seçerdin? 
Deniz kenarı, orman, yanardağ, şehir, çöl ya da uzay? 
Neyle seyahat ederdin? 
Roket, kano, zıpzıp, helikopter ya da yarış arabası? 
Peki eğlenmek için hangisini tercih ederdin? 
Kayak yapmak, iple yüksekten atlamak, sörf yapmak, keşif yapmak ya da güneşlenmek? 
Haydi... SEÇİM SENİN! 
Çıkar boya kalemlerini! 
 
Dünya çapında bir milyondan fazla satan SENİN SEÇİMİN serisinin boyama kitabı. 
 
“Sharratt’ın harika illüstrasyonları ile muazzam bir hikâye oluşturma seti.” 
—Geraldine Brennan, Times Eğitim Eki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100764</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b397ef54-d266-41e7-9fcc-3520ad9609f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayan Miras</image:title>
            <image:caption>Kültürel mirasın önemli bir temsilcisi olan geleneksel meslek ustaların hayat hikayelerini ve mesleğin inceliklerini ilk ağızdan ele alan bu kitap ,tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına örnek çalışmalardan birisi niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100765</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921aac36-b760-4015-8074-bce7b5bb98d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Yazımı,Ölü Diller Ve Arkeoloji</image:title>
            <image:caption>Bu kez şaşılacak derecede az ınsanın bırakın ıçıne gırek uğraşmayı,okuduğu,dınledığı,duyduğu,tartıştığı,ılgılendığı,hatta varlığından bıle haberı olmadığı,ancak yaşadığı yerıne ve duruma göre değerlendırme ve uygulamada en az Eskı Çağ bılımlerının kendısı ve ıçerığı kadar hassas,önemlı,değışık,sıra dışı ve dar gırıfıt ve dallı budaklı kı araştırmacı ışlemeyı tasarladığı konuları ayıklar,denen konu meğer ne kadar derın,genış kapsamlı,el atmadığı alan ve konu olmayan bır uğraşmış,dıye hayretler ıçınde kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100766</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52cde3df-dd92-49b8-bdfd-75c7c7f99ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>“Rengarenk”</image:title>
            <image:caption>Toplumsal cinsiyet; toplumun her iki cinsten beklentileri, yüklediği roller ve sorumluluklardır. 
 
Çocukluk çağları, sağlıklı bir kişilik geliştirmede ve topluma yararlı olacak değerleri kazanmada kritik bir eşiktir. ‘’TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EĞİTİMİ’’ başlığı taşıyan bu seri ile çocuklarda; sorumluluk, cinsiyet eşitliği, empati, dayanışma, iş birliği, hakkaniyet, öz saygı, öz güven, farklı fikirlere saygı, aidiyet gibi olumlu duygu ve değerlerin açığa çıkartılmasına destek olması amaçlanmıştır. 
 
Serideki kahramanların hikâyelerini; okumayı bilmeyen minikler oyun tadında dinleyebilir, okula yeni başlayan çocuklar da keyifle okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100767</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8920d1a-a204-45e6-a3fd-011255aa3109.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji ile iç içe olan çocuklar; merak duygusu gelişmiş, yaşamın ve doğanın kurallarını öğrenmiş, eleştirel düşünme yetisine sahip bireyler olarak yetişirler. 
Bilim Kitaplığı İlk Okuma Serisi eserlerimiz; çocuklarınızın bu yönde gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli araştırma ve anketler taranarak hazırlandı. Bu kitaplarla çocuklarınız okumayı öğrenir öğrenmez bilimsel okuryazarlığa da adım atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100768</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c6567ae-671d-4380-b049-51ab311ec816.jpg</image:loc>
            <image:title>Panayır Zamanı</image:title>
            <image:caption>Kasabadaki boş bir alana çadırlar kurarak bir çadırda; halkaları sigaraya geçirme, fal bakma, çocuklar için salıncak, korku tüneli ve benzeri birkaç oyun… Bir başka çadırda şarkı söyleyip dans eden kızlar. Kasaba kasaba dolaşıp ilgili belediyeden, emniyetten izin alarak üç beş gün kalıp geçimlerini sağlıyorlar. 
Yağmur öncesi o hengâmede çadırları toplayıp gerekli tertibatı aldılar. Yağmur, tüm şiddetiyle yağmaya başlayınca çadırların kurulduğu toprak zemin çamur olmuş, yağmur suyuyla ıslanan çadırlar ağırlaşmıştı. Bedford marka emektar kamyon, yine herkesi kurtarmaya yetti. Aracın bagajının bir köşesine istifledikleri çadırların yanına sığındılar ve yağmurun dinmesini beklediler. Yağmur sabaha kadar yağdı ve korku dolu saatler geçmek bilmedi. Bahar ayında güneş yüzünü gösterince etraf çabuk kurudu ama korkuları sanki yüzlerinde iz bıraktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100769</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1eb7e4-0ec2-4c80-b2d9-ff5b928eda11.jpg</image:loc>
            <image:title>Küldeki Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Yakalanması an meselesiydi. Silahını beline soktu, arka sokaklarda kayboldu. Taksiye bindi ve rastgele bir yer adı söyledi. Taksinin arka koltuğuna, sağ tarafa oturmuştu. Soförle konuşmadı. Mevsim kış olduğu için paltosunun yakasını kaldırmıştı. Elinde eldiven vardı ve Sıhhıye Pazarı’nın köşesinde inip bir eczaneye girdi. Bir şey almak gayesi yoktu aslında. “Gripin var mı?” dedi ve alıp dışarı çıktı. Karşı yola geçti. Varacağı yere iki sokak kalmıştı. “Taksici şüphelendi mi?” diye düşündü. “Nereden şüphelensin ? Bir falsom olmadı. Adam, doğru dürüst yüzüme bile bakmadı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100770</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ac1a5e-0bbf-4c19-ab42-ccccb4cb39b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahin’in Bilgeliği Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>KAHİN’İN BİLGELİĞİ KEHANET KARTLARI REHBER KİTABI 
52 Kartlık Deste ve Rehber Kitap. 
Colette Baron-Reid, geleneksel Tarot ile diğer kadim kehanet araçlarını ustaca harmanlayarak kutsal bir iletişim sistemi ortaya çıkarttı: Kâhin’in Bilgeliği. Yüzü her karttan size bakan Kâhin, kaderinizi ve kısmetinizi anlatarak sizinle Kutsal Ruh arasında bir aracı işlevi görüyor. 52 karttan oluşan bu deste ve ona eşlik eden rehber kitap, 
sınırsız sayıda durumu anlatabilen birbirinden bağımsız 250’nin üstünde anlamla birlikte yolculuğunuzun her yönü hakkındaki mesajlarını yorumlamanızı sağlayacaktır. Hayvan resimleri, doğa elementleri ve diğer güçlü semboller sizi derinden etkileyerek hayatınızla ilgili anlamlı bir diyalog kurabilmenizi sağlayacaktır. Kâhin, sorularınıza yanıtlar almanız ve huzura, amaca, refaha ve sevgiye giden yolu görmeniz için ona danışmanızı bekliyor! 
Yazar Hakkında: 
Colette Baron-Reid 27 dilde yayımlanan Remembering the Future, Messages from Spirit ve The Map adlı kitapların ve The Wisdom of Avalon, Wisdom of the Hidden Realms ve The Enchanted Map kehanet destelerinin yazarıdır Sevilen TV programı Messages from Spirit’in  yıldızı olan (Vision TV) Colette, danışanlarının sevgiyle “Kâhin” ismini verdiği, dünya çapında alkışlanan bir sezgi uzmanı ve psişik medyumdur. Colette, aynı zamanda karizmatik bir açılış konuşmacısı, bir sanatçı, girişimci ve vizyonerdir. 2013 ve 2014 yıllarında Watkins’in en etkili ilk yüz spiritüel listesine giren Colette, perspektif, spiritüellik ve umut mesajlarını kendine has şefkat dolu bir samimiyet ve eğlenceli bir kişilikle iletiyor. Onun keskin sezgisel içgörülerinin ünü tüm dünyaya yayılmıştır ve 29 ülkeyi kapsayan bir danışan ağına sahiptir. Colette, kocası ve iki Pomeranian köpeğiyle birlikte Toronto’da yaşamaktadır. Kitap yazmadığı ve dünya çapında dinleyicilere ders vermediği zamanlarda deniz kıyısında Harley’ini sürmeyi sever. 
İnternet sitesi: www.colettebaronreid.com 
 
İllüstratör Hakkında 
Aslen New York&apos;lu olan Jena DellaGrottaglia, ruh eşi ve en iyi arkadaşı olan kocası Daniel ile birlikte Los Angeles’ta yaşamaktadır. Aynı zamanda hayvanlara büyük bir yakınlık duyan Jena, dört kedi evlat edinmiştir. 
Her zaman gelişmeyi ve yeni ve muhteşem sanat eserleri yaratmayı umarak eşsiz ve derlemeci bir tarzı olduğuna inanan, kendi kendini yetiştirmiş bir sanatçıdır. Michael Parkes ve Gil Bruvel’dan Terese Nielsen’e kadar pek çok kişiyi etkilemiştir. Bu, Jena’nın Colette Baron-Reid için resmettiği dördüncü deste ve şimdiye kadar üstünde çalıştığı en sevdiği projelerden biridir. Bu kartlar için yaptığı sanat çalışmalarından zevk aldığınızı ve bunun sizi bir şekilde etkilediğini umuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100771</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29cdfee0-860a-4369-b722-e9a7168b061b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarot Rehberi</image:title>
            <image:caption>Tarot Kartlarını Kolayca ve Detaylıca Yorumlamak İçin Temel Rehberiniz 
Hepimizin içinin derinliklerinde yetenekler gizli ve Tarot’la bu yetenekleri ortaya çıkartma ve hayatımızda dönüşüm yaratacak keşifler yapma gücüne sahibiz. Daha önceden Tarot’a aşina olan yorumcular ya da yeni başlayanlar için bu 78 kartı iyice öğrenmek ve açılımların nasıl uygulanacağını anlamak heyecan vericidir. Tarot uzmanı Stefanie Caponi bu kartları yorumlamanın, anlamlarını bilmenin, kalbinizi dinlemenin ve sezgilerinize güvenmenin bir karışımı olduğunu anlatıyor. Tarot Rehberi’nde sadece kartların evrensel anlamlarını anlamak için değil, kendi anlamlarınızı da şekillendirmek için sezgilerinizi besleyip geliştirecek kolay egzersizler veriyor. 
Bu kapsamlı  rehber size daha doğru okumalar yapmanız için enerjinizi bu desteyle nasıl uyumlandıracağınızı da gösteriyor. Kısa sürede kendiniz ve başkaları için –yanınızda bu rehber kitap olmadan– okumalar yapacak kadar güven kazanacaksınız. Tarot Rehberi’nin içindekiler: 
·         Sezgilerinizi ve yorumlama becerilerinizi geliştirmek için ÖRNEK EGZERSİZLER 
·         Astroloji, numeroloji ve element anlamları, kariyer, aşk ve spiritüel hayat konusundaki açıklamaları ve ters kartların yorumlarıyla birlikte TAROT KART PROFİLLERİ 
·         Basit açılım örnekleriyle sizi hazırlayarak okumalar yapmanızı sağlayacak kademeli TAVSİYELER 
·         Yeni başlayanların bu popüler açılıma hâkim olması için KELT HAÇI ANALİZİ 
·         Kartların resimlerini ve temel düz ve ters anlamlarını içeren REFERANS TABLOSU 
 
 
Yazar Hakkında: 
STEF ANIE CAPONI sezgisel bir yazar ve çizerdir. Yirmi yıldan uzun bir süredir Tarot okumaları yapmaktadır ve ilk Tarot destesi The Moon Void Tarot’u yarattıktan sonra kendi işini kurmuştur. Çalışmaları benliğin gizli âlemlerine girmek için Tarot’u bir araç olarak kullanarak gölge çalışmasını araştırmaya, şifalanmaya ve yaratıcılığa odaklanmıştır. Tarot çalışmalarının yanı sıra Swell by Dame için aylık burç yorumları da yazmaktadır. Stefanie, eşi Sean ve iki kedileri Onyx ve Luna ile birlikte Brooklyn’de yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100772</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10120b3c-c423-466d-988d-8d7634bf199a.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yaşam</image:title>
            <image:caption>İki yaşam tek bedene sığar mı? “Hepimizin bu dünyada yapacak tek bir şeyi var ve mutluluğu ancak bunu gerçekleştirerek elde edebiliriz.” “Hakim&apos;in Yolculuğu” üçlemesiyle tanınan Fransız çizer Fabien Toulmé&apos;nin elinden çıkan İki Yaşam, okurları sarsıcı bir kendini arama yolculuğuna çıkarıyor. Hayallerimizi gerçekleştirmek için ne kadar ileri gidebileceğimizi sorgulatan kitap, sahte mutluluklar uğruna “icat ettiğimiz” yersiz ihtiyaçların hayatımızı nasıl da tükettiğini gösteriyor.  Geleceğe dair düşlerimizi ertelemememiz gerektiğini hatırlatan Toulmé, bizleri konfor alanlarımızdan çıkmaya ve yaşamdan beklentilerimizi mütevazı tutmamaya çağırıyor. “Korkmuyorum artık... Kendime ait olmayan bir hayat sürmek için ne kadar zaman kaybettiğimi fark ediyorum.” Çocukluğundan bu yana müthiş bir özveriyle hayallerini hep askıya almak zorunda kalan Baudouin, otuzlu yaşlarında, yalnız bir adamdır. Sanatla ve felsefeyle ilgilenen, kadınları baştan çıkarmakta kimsenin eline su dökemeyeceği, seyahat tutkunu abisi Luc&apos;ün tam aksine monoton ve sıkıcı bir yaşantısı vardır. İyi bir eğitimi, dolgun maaşlı bir işi ve güzel bir evi olmasına rağmen aşka, sıkı dostluklara ve küçük uçarılıklara karşı hep mesafelidir. Sakin dünyası, hiç beklemediği bir anda aldığı sarsıcı haberle başına yıkılır: Sadece birkaç aylık ömrü kalmıştır. Genç adam, hayalini kurduğu hiçbir şeyi gerçekleştirememiş olmanın pişmanlığı ve öfkesi ile baş başadır. Hastalığını öğrenen Luc, kardeşinin her şeyi geride bırakıp kendisiyle Afrika&apos;ya gitmesi konusunda onu ikna eder. Düşlediklerini yapmaya bir türlü cesaret edemeyen Baudouin için artık kozasından çıkma vaktidir. İkinci hayatını yaşayabilmek için önünde uzanan yolda bu kez zamanı sınırlı olsa da hayalleri sınırsızdır... Yıllarca kendisine ait olmayan bir hayatın figüranı olarak yaşayan Baudouin&apos;ın hüzünlü ama ilham verici hikâyesini anlatan bu dokunaklı grafik roman, sürpriz sonuyla okurunu ters köşeye yatırıyor. Çizgilerindeki sinematografik unsurlarla anlatımını güçlendiren Fabien Toulmé bu kitabıyla, hayatı ıskalamadan doyasıya yaşamaya ve herkesi kendi hikâyesinin peşine düşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100773</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35b82fd8-61f8-4b83-a3ec-ff48dbc5b742.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hanedanında Evlenme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
GİRİŞ: TÜRK HANEDANLARINDA VE BİZANS’TA SİYASÎ EVLİLİKLER 
A.    TÜRK HANEDANLARINDA SİYASÎ EVLİLİKLER 
B.      BİZANS DEVLETİNDE SİYASÎ EVLİLİKLER 
 
I. BÖLÜM: OSMANLI HANEDANINDA EVLENME 
     A. PADİŞAH VE ŞEHZADELERİN EVLENMELERİ 
     B. NİŞAN VE NİKÂH 
     C. CİHAZ VE HEDİYELER 
 
II. BÖLÜM: YENİLEŞME DEVRİ EVLİLİKLERİ 
 
III. BÖLÜM: SULTANLARIN EVLENMELERİ (SÛR-I HÜMAYUNLAR) 
 
IV. BÖLÜM: DAMAD-I ŞEHRİYARÎLER 
V. BÖLÜM: BAŞARISIZ EVLİLİK TEŞEBBÜSLERİVI. BÖLÜM: İMKÂNLAR VE SINIRLAR DÜNYASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100774</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eb225f0-03e6-49a9-9d37-49399a79714d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi Dönüşümü Sürecinde Eğitim Reformları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
KAMU YÖNETİMİ ANLAYIŞINDA 1980 SONRASI DÖNÜŞÜM 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
1980 SONRASI DÜNYADA VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE DÖNÜŞÜM 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KAMU YÖNETİMİNDE DÖNÜŞÜM BAĞLAMINDA TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ REFORMU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100775</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11924734-6d15-49d4-9517-965a926c56b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Protagoras</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/9-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiştir. Bu diyalogda Sokrates ile Protagoras kalabalık bir izleyici topluluğunun önünde erdemin öğretilebilir olup olmadığını tartışırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100776</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eab8e0e-7fd9-4124-8ef5-361209f8fce3.jpg</image:loc>
            <image:title>Letter From An Unkown Woman</image:title>
            <image:caption>Letter From An Unkown Woman Kitap Açıklaması
Written in 1920s, Stefan Zweig tells the story of a woman who is unrecognised and unrequited lover in Letter From Unknown Woman. This nameless young woman reached her unaware lover with this long letter by telling their memories from first day. As reader, while appreciating the patience of life long silence and hiding we don’t know this woman as her lover who read the letter never recognised her too. With Zweig’s literary talent this book has an unforgetable importance in our literature by emotion of being effaced that derived from never known; based on depth psychological side and human’s love feeling we can find out darker sides and obsessions of people via this short but impressive book. Every reader who knows Zweig’s success will admiringly read this book which is less known considering the other novels.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100777</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac33ca50-8cb6-40d1-a791-cfdf53ae401c.jpg</image:loc>
            <image:title>Protagoras (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/9-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiştir. Bu diyalogda Sokrates ile Protagoras kalabalık bir izleyici topluluğunun önünde erdemin öğretilebilir olup olmadığını tartışırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100778</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8788cb3-12a5-421e-9ab6-429321d23631.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Ölünür</image:title>
            <image:caption>Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden olan yazar, romanları için gerekli yaşam deneyimini zorluklar içinde geçen gençlik yıllarında kazandı. 1864’te ilk öykü kitabı Ninon’a Öyküler yayımlandı. 1865’te kendi yaşamından izler taşıyan Claude’un İtirafları çıktı. Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneyden geçirirken, duygusal ve toplumsal olguları bir kimyacı gibi işlemesi gerektiğini savundu. Nasıl Ölünür 1876’da Le Messager de l’Europe dergisinde yayımlandı. Zola’nın titiz üslubu ve gözlem dehasının berrak bir su gibi parladığı bu kısa eserin başrolünde toplumsal bir olay olarak ölüm vardır: Ölüm herkesin başına gelir ama her insan ölümü farklı bir şekilde yaşar, herkes kendi çevresinin içinde ölür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100779</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f45429-9d17-49e6-9eea-d142b749fb2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Ölünür (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden olan yazar, romanları için gerekli yaşam deneyimini zorluklar içinde geçen gençlik yıllarında kazandı. 1864’te ilk öykü kitabı Ninon’a Öyküler yayımlandı. 1865’te kendi yaşamından izler taşıyan Claude’un İtirafları çıktı. Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneyden geçirirken, duygusal ve toplumsal olguları bir kimyacı gibi işlemesi gerektiğini savundu. Nasıl Ölünür 1876’da Le Messager de l’Europe dergisinde yayımlandı. Zola’nın titiz üslubu ve gözlem dehasının berrak bir su gibi parladığı bu kısa eserin başrolünde toplumsal bir olay olarak ölüm vardır: Ölüm herkesin başına gelir ama her insan ölümü farklı bir şekilde yaşar, herkes kendi çevresinin içinde ölür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100780</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37543147-0f30-4354-bcde-d03b3ea0bb18.jpg</image:loc>
            <image:title>Mihail</image:title>
            <image:caption>Panait Istrati, Adrien Zograffi’nin yaşamına ayırdığı yapıtlarında Mihail ’e özel bir önem vermiştir. Adrien’i ilk bakışta çarpan, daha sonra derin bir bağ kurduğu Mihail, arkadaşlık kavramını cisimleştiren bir karakter olarak edebiyat tarihindeki yerini almıştır. Görünüşüyle tezat arz eden bilgeliği, kurduğu çok katmanlı ilişkiler, ondaki bu manevi zenginliğin dışavurumudur. İbrail kentinde başlayan bu dostluk, Istrati’nin her zaman hayranlıkla betimlediği bir halklar ve kültürler şöleni eşliğinde genişleyecektir. Adrien, kişiliğini resmi eğitimde değil, Rumlar, Ruslar, Romenler arasında dokunan canlı ve gerilimli bir kültürde devinerek bulur. Istrati, başyapıtı sayılan Mihail ’de insanların haysiyet, dostluk, paylaşım gibi değerleri kendiliğinden biçimde nasıl ürettiklerini her zamanki ustalığıyla gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100781</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b7b44f-3bd3-4d9e-80d3-dcbc6ad57008.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Dalloway</image:title>
            <image:caption>Bayan Dalloway Kitap Açıklaması
Her şeye rağmen insan başına gelenleri atlatıyordu. Her şeye rağmen yaşamın, günleri birbiri ardına eklemek için kendine has bir yolu vardı.”
Bilinçakışı tekniğinin en öne çıkan eserlerinden olan Bayan Dalloway, Clarissa Dalloway’in yıllar sonra karşısına çıkan beklenmedik misafirinin gelişini konu alıyor. Tek bir günde geçen kitapta okur olarak Clarissa’nın geçmiş anılarının ve içsel diyaloglarının tanığı oluruz. Vereceği bir davetin gününde geçen romanda, zamansal geçişler zihinlerdeki geçmiş ve gelecek arasındaki dengede yansıtılırken Virginia Woolf da ne denli başarılı bir yazar olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
“Taksilerin gelip geçişini izlerken içinde devamlı uzakta, çok uzakta, denizin kıyısında yapayalnız olduğu hissi vardı; ona hep bu dünyada tek bir gün yaşamak bile çok, çok tehlikeli gibi gelirdi.”
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100782</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e60a5af-b0a0-4005-90e5-ccff4163af4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingeneler</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal’in Çingeneler’i muhakkak bir şaheserdir. Osman Cemal şimdiden sonra bir tek yazı yazmasa Türk edebiyatına kazandırdığı bu şaheserle gene mahzun ve gene yarı meçhul aramızda dolaşsa, bu, hiçbir zaman değeri birdenbire, bir çığlık halinde meydana çıkarmayı unutmayan edebiyat denilen şey ona bu şaheserinin layık olduğu mevkii vermekte gecikmeyecektir. Okudukça şaşırıyorum. Sayfaları çevirdikçe içim hüzün, sevinç ile dolu karmakarışık bir âleme giriyor. Gâvur Etem kitaptan fırlıyor, karşımda Apukur Çorbacı’nın kim olduğunu izah ediyor. Akman Ağa’yı arabasını sürerken, yaz yağmurlarını, çadırı, böğürtlen dolu sepeti, ayaklarını köpekler dalamış tirşe gözlü Gülizar’ı, Büyükdere köylerine giden musiki ve avantür delisi delikanlıyı, yılanları, Nazlı’yı görüyorum, duyuyorum…” Sait Faik Çingeneler, Osman Cemal Kaygılı’nın tefrikada kullandığı fotoğraflarla birlikte ilk defa bu baskıda okurla buluşuyor. 
Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) İstanbul’da doğan Osman Cemal Kaygılı, iptidâî mektep ve rüştiyeden sonra Menşe-i Küttâb-ı Askerî’den (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) mezun oldu. 1906’da Erkânıharbiye’de memurluğa başladı. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’ndaki bir gösteri sırasında taşkınlık yapması ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışması dolayısıyla Refik Halit ve Refi Cevat gibi isimlerle birlikte Sinop’a sürüldü. Sürgünden sonra memuriyete geri döndü. I. Dünya Savaşı’nda seferberlik ilan edilince seyyar tümenlerde kâtiplik yapmaya başladı. Bir süre sonra sağlığı bozuldu ve malulen emekli oldu. Geçinebilmek için tiyatroculuk, sütçülük, pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çeşitli işler yaptı. 1925’te başladığı Türkçe öğretmenliğine 1944 yılına kadar devam etti. İlk yazıları 1910 yılında Eşek ve Karagöz dergilerinde çıktı. 1921’de Ayine adında bir mizah dergisi çıkardı. Yazılarında Anber, Kanber ve Cımbız takma adlarını da kullanan Osman Cemal Kaygılı’nın Alay, Güleryüz, Aydede, Akbaba, Kurun, Zümrüd-i Anka, Şebab, Yıldız, Papağan,Yenigün, Haber, Son Telgraf gibi çeşitli süreli yayınlarda fıkra, hikâye, roman, mizah, anı, sohbet, araştırma, sözlük ve röportaj türünde yazıları ve eserleri yayımlandı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100783</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3cf912c-49b4-42c0-9d02-6b922f66782c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mihail (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Panait Istrati, Adrien Zograffi’nin yaşamına ayırdığı yapıtlarında Mihail ’e özel bir önem vermiştir. Adrien’i ilk bakışta çarpan, daha sonra derin bir bağ kurduğu Mihail, arkadaşlık kavramını cisimleştiren bir karakter olarak edebiyat tarihindeki yerini almıştır. Görünüşüyle tezat arz eden bilgeliği, kurduğu çok katmanlı ilişkiler, ondaki bu manevi zenginliğin dışavurumudur. İbrail kentinde başlayan bu dostluk, Istrati’nin her zaman hayranlıkla betimlediği bir halklar ve kültürler şöleni eşliğinde genişleyecektir. Adrien, kişiliğini resmi eğitimde değil, Rumlar, Ruslar, Romenler arasında dokunan canlı ve gerilimli bir kültürde devinerek bulur. Istrati, başyapıtı sayılan Mihail ’de insanların haysiyet, dostluk, paylaşım gibi değerleri kendiliğinden biçimde nasıl ürettiklerini her zamanki ustalığıyla gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100784</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da587c78-42a9-4632-90f2-483f719b902f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingeneler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal’in Çingeneler’i muhakkak bir şaheserdir. Osman Cemal şimdiden sonra bir tek yazı yazmasa Türk edebiyatına kazandırdığı bu şaheserle gene mahzun ve gene yarı meçhul aramızda dolaşsa, bu, hiçbir zaman değeri birdenbire, bir çığlık halinde meydana çıkarmayı unutmayan edebiyat denilen şey ona bu şaheserinin layık olduğu mevkii vermekte gecikmeyecektir. Okudukça şaşırıyorum. Sayfaları çevirdikçe içim hüzün, sevinç ile dolu karmakarışık bir âleme giriyor. Gâvur Etem kitaptan fırlıyor, karşımda Apukur Çorbacı’nın kim olduğunu izah ediyor. Akman Ağa’yı arabasını sürerken, yaz yağmurlarını, çadırı, böğürtlen dolu sepeti, ayaklarını köpekler dalamış tirşe gözlü Gülizar’ı, Büyükdere köylerine giden musiki ve avantür delisi delikanlıyı, yılanları, Nazlı’yı görüyorum, duyuyorum…” Sait Faik Çingeneler, Osman Cemal Kaygılı’nın tefrikada kullandığı fotoğraflarla birlikte ilk defa bu baskıda okurla buluşuyor. Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) İstanbul’da doğan Osman Cemal Kaygılı, iptidâî mektep ve rüştiyeden sonra Menşe-i Küttâb-ı Askerî’den (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) mezun oldu. 1906’da Erkânıharbiye’de memurluğa başladı. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’ndaki bir gösteri sırasında taşkınlık yapması ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışması dolayısıyla Refik Halit ve Refi Cevat gibi isimlerle birlikte Sinop’a sürüldü. Sürgünden sonra memuriyete geri döndü. I. Dünya Savaşı’nda seferberlik ilan edilince seyyar tümenlerde kâtiplik yapmaya başladı. Bir süre sonra sağlığı bozuldu ve malulen emekli oldu. Geçinebilmek için tiyatroculuk, sütçülük, pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çeşitli işler yaptı. 1925’te başladığı Türkçe öğretmenliğine 1944 yılına kadar devam etti. İlk yazıları 1910 yılında Eşek ve Karagöz dergilerinde çıktı. 1921’de Ayine adında bir mizah dergisi çıkardı. Yazılarında Anber, Kanber ve Cımbız takma adlarını da kullanan Osman Cemal Kaygılı’nın Alay, Güleryüz, Aydede, Akbaba, Kurun, Zümrüd-i Anka, Şebab, Yıldız, Papağan,Yenigün, Haber, Son Telgraf gibi çeşitli süreli yayınlarda fıkra, hikâye, roman, mizah, anı, sohbet, araştırma, sözlük ve röportaj türünde yazıları ve eserleri yayımlandı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100785</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a97e348a-0f4f-4c48-867a-dfee78f6660e.jpg</image:loc>
            <image:title>Preveze Deniz Savaşı</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar,
Kızıl Reis olarak anılan, Preveze Deniz Zaferi&apos;nin kahramanı Barbaros Hayrettin Paşa&apos;yı tanıyor musunuz? Peki, Akdeniz nasıl bir Türk gölü hâline geldi, biliyor musunuz?
Elinizdeki bu boyama kitabıyla Barbaros&apos;un çocukluğunu, zaferlerini ve Akdeniz&apos;deki başarılarını renklendirerek öğreneceksiniz.
Haydi, ne duruyorsunuz? Hazırlayın rengârenk kalemlerinizi. Akdeniz&apos;in Reisi Barbaros Hayrettin Paşa sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100786</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3af615e-c3f1-4cad-a687-426d1b7cd417.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! - Arkadaşlar Arasında - Dostluk</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert’in en iyi arkadaşı Beren o gün okula gelemedi. Mert önce kendini yalnız hissetti. Ama öğle arasında sınıf arkadaşı Arda ile vakit geçirdi. Mert ve Arda birlikte çok eğlendiler. 
Ertesi gün Beren okula döndü. Teneffüste futbol oynamak istedi. Arda ise karıncaları seyretmeyi önerdi. Peki şimdi ne olacak? Mert, bu soruna çözüm bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100787</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897f8798-d794-4821-91c6-003060810561.jpg</image:loc>
            <image:title>The Murders in the Rue Morgue</image:title>
            <image:caption>The Murders in the Rue Morgue Kitap Açıklaması
“A mystery it is, yes. But there must be an answer. “ The Murders in the Rue Morgue, which has been described as the first modern detective story is referred to a “tales of ratiocination“ by Edgar Allan Poe. It was first published in Graham’s Magazine in 1841. The story takes place in Paris and begins with two women’s being killed. Main character C. Auguste Dupin uses his analytical intelligence to solve this unusual murder. Will Dupin be able to find real murderer despite the fact that evidences show opposite?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100790</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a703d0-2100-458d-8d2b-0bc411b18101.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes: The Adventure of the Creeping Man</image:title>
            <image:caption>Sherlock Holmes: The Adventure of the Creeping Man Kitap Açıklaması
You will be admired by all of the adventures of Sherlock Holmes

Sherlock Holmes is the biggest detectives of the century. His popularity of today caused by genius of him that still pushing the boundaries. When Sherlock Holmes&apos; stories are read respectively as a whole an intricately spider web will be seen, actually it will be realised that even the texts read detachedly are only parts of a whole together with details. In fact, when Sir Arthur Conan Doyle created Sherlock Holmes, he opened the door to the beginning of a great period of literature. 
In almost all of the Sherlock Holmes&apos; stories you will follow an connected theme, in each adventure you will admire the unique intelligence of Sir Arthur Conan Doyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100791</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e02b5a02-1e71-4d02-82d2-267734fb13ff.jpg</image:loc>
            <image:title>The Call of the Wild</image:title>
            <image:caption>The Call of the Wild Kitap Açıklaması
&quot;The facts of life took on a fiercer aspect; and while he faced that aspect uncowed, he faced it with all the latent cunning of his nature aroused.
Worldwide known author Jack London&apos;s most famous novel The Call of the Wild, has been translated into almost all languages. Being one of the most expressive novel of world literature, The Call of the Wild narrates the unrelenting battle of a wolf dog running on a sled.
Novel&apos;s main character Buck is a domesticated dog living in California but then it is kidnapped from his home and thrived in the wild of Alaska. Struggling to survive, Buck is gradually attracted by the wild and makes it&apos;s own choise.
Actually, in this novel Jack London tells the human&apos;s condition behind the story of a dog.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100792</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4134d108-7f2b-48fd-8187-cd2e7e12c3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>White Fang</image:title>
            <image:caption>White Fang Kitap Açıklaması
The battle began fairly, but it did not end fairly.
First serialized in Outing Magazine, worldwide known author Jack Londons second novel White Fang first published in 1906. The story takes place in Russia, America and Canada and it is about White Fangs journey to domestication. On the other hand this novel is a thematic mirror to Jack Londons most famous work, The Call of the Wild which is about a captured, domesticated dog embracing his wild ancestry to survive and thrive in the wild.
On the world, translated into many languages White Fang analyzes the wild nature of animals and people. At the same time it mentions to the terms morality and redemption.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100796</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4453a1fe-c39b-4476-a375-8ca4b4b1851f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürümeden Koşamazsın Yaşamadan Bilemezsin</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta bir insanın nelerle mücadele ettiğine, bir bedenin dünya hayatında nelere katlanabildiğine, insan isterse neleri başarabileceğine şahit olacaksınız. 
“Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” ( İsrâ 13 ) 
Bu âyetin insan hayatında ne kadar büyük bir yer kapladığını göreceksiniz. En umutsuz ânında bile sabretmenin, şükretmenin karşılığını göreceksiniz. Vazgeçmemenin, direnmenin sizlere neler kattığını da. Gerçek dostların yoklukta; sahtekârların varlıkta nasıl bir beden hâli aldığını... En çok da; aslında mutluluğun çıkarsız ve sade bir yaşamda olduğunu… Ne olursan ol, günün sonunda tek kaldığını... Provası olmayan bir hayat yaşadığını… Yürüdüğün bu hayat yolunda rakibin kadar güçlü, rakip alındığın kadar başarılı olduğunu… Senin yaşadığın hayatın başkalarının hayali olduğunu… Aç kaldığında çeyrek bir ekmeğin pirzoladan daha değerli olduğunu... Paranın yiyebildiğin kadar değerli olduğunu... Tekrarını hiç yaşamak istemediğin bir günün bile, bir gün satın alınamayacak değerde olduğunu. Şimdi acı gelen birçok şeyin, gelecekte tatlı bir anı olduğunu. Aslında kaybettiğini sandığın birçok şeyin hayat yolundaki en büyük kazancın olduğunu… Yapılan onca haksızlığa rağmen Allah rızası için verdiğin selâmın anlamını. Değmeyecek insanlar için üzülmenin kendine verdiğin bir ceza olduğunu. Dürüstlüğün her zaman kazandığını… En önemli şeyin, akşam başını yastığa koyduğunda huzurla uyuyabildiğini... Çalmadan, hak yemeden de hayallerine ulaşabildiğini. 
Ramazan Özdemir’in hayatında okuyacaksınız. 
Benim hayat hikâyemde umarım siz sevgili okurlarımın hayatında, güzel şeylere vesile olacak örnek alabileceğiniz güzel satırlara denk gelirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100798</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc32d0b0-956a-417e-8f01-5a2dd04dc107.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizden Gelen Sır</image:title>
            <image:caption>“Sağımda tropik balıkların bulunduğu alanın ayrılmasıyla iyi­ce anlaşılmaz hale gelen yarısı batık bambu çitlerinin gizemli yapı­sına benzer balık avlama ipleri, tuhaf bir şekilde sanki okyanusun diğer tarafına gitmişgöçebe kabileler tarafından sonsuza dek terk edilmişgibiydi; çünkü görünürde herhangi bir yerleşim belirtisi yoktu. Solda taşduvarlar, kuleler ve beton sığınaklardan oluşan ka­lıntıların bulunduğu verimsiz topraklara sahip bir grup küçük ada; temelleri denize oturmuş, sağlam ve dengeli bir şekilde ayaklarımın altında uzanıyordu. Batmakta olan güneşin ışığı bile, belli belirsiz dalgaların olduğunu gösteren hareketli ışıltıya rağmen pürüzsüzce parladı. Barın dışında, bizi demir atmış şekilde bırakan römorkora bakmak için başımı çevirdiğimde kıyının düz çizgisinin koskoca gökyüzünün altında, yarı kahverengi yarı mavi düz bir seviyede uç­tan uca kusursuz bir şekilde durgun denizle birleştiğini gördüm.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100799</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2228c6e0-04a6-4d8c-bb09-6e01473ee71d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sade Şiirler</image:title>
            <image:caption>HAYAT BİR YOL HİKÂYESİDİR 
Şükürler olsun 
Sağlıkla başlayan yolculuklara, 
Şükürler olsun 
Ucunda sevdiklerimiz olan yollara… 
 
Yolculuk vuslat için bir fırsat; 
Yolu yormadan kavuşulmuyor 
Bir bebeğin gülüşüne, 
Bir yavrunun güzel gözlerine… 
 
Yolları Kars’a doğru 
Su gibi içip gidiyorum, 
Bir iftar vakti… 
Çırpınıp duran yüreğim; 
Konya’dan Kars’a 
Uçan bir güvercin şimdi… 
 
Hayat bir yol hikâyesidir aslında Ve herkes kendi hikâyesinin kahramanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100800</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4ad67d-9e47-4c00-994d-b39477dec6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Misali</image:title>
            <image:caption>Sonra… Üçüncü çocuğum dünyaya geldi. Uzun süren bir gebelik, dolmuşluk, acı, sancı ve sevinçti “KARINCA MİSÂLİ” kitabım. Bu kitap; yaşama yeniden bir doğuş, heyecanla ona “merhaba” deyişti. Hayatı, kendimi ve evreni keşfetme yolunda bir yolculuktu. “Nereden geldim, nereye gidiyorum?” sorularımın cevap arayışıydı benim için. İnsan, neden yazar? İçi acır, yarası 
kanar, sesinin duyulmasını ister. Canı sıkılır, duyduklarına, gördüklerine, anlam veremediklerine de dökülür yüreğinden kalemine yazdıkları. Karmaşıklıklar içerisinde kaybolduğunu düşünür bu âlemde. Sonra çıkış yolu bulur; ışığı, umudu, çözümü görür, aydınlığa ulaşır. Rahatlığa, huzura, dinginliğe erişir artık. Karınca Misâli’nde sıradan bir kadının varoluş hikâyesini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100801</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d31c54e-7a5d-4e72-95a8-41574b67447a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Haftada Üç Pazar</image:title>
            <image:caption>Bir Haftada Üç Pazar Kitap Açıklaması
“Hakikat, kurgudan daha tuhaftır.”
 
Gerilim, polisiye ve gotik türün öncülerinden biri olarak tanıdığımız Edgar Allan Poe’nun yaratıcı zekâsında hiciv ve mizah hikâyeleri ayrı bir öneme sahiptir. Çoğunlukla gerilim ustası olarak tanınsa da hatırı sayılır bir yere sahip olan mizahi hikâyelerini derlediğimiz Bir Haftada Üç Pazar’da Poe, kelime ve cümle oyunlarıyla, kurgusal şaşırtmacalarıyla okuru kendine hayran bırakıyor.
 
Şeytanla Başın Üstüne Asla İddialaşma, Bay Zımbırtı Bob’un Edebi Hayatı, Şehrazat’ın Bin İkinci Gece Masalı, Mumyayla Sohbet gibi hikâyelerin yer aldığı kitap, Edgar Allan Poe’nun bütün hikâyelerini okumak üzere yola çıkan herkesi hem tebessüm ettirecek hem de üzerine düşünmeye sevk edecek bir deneyim vaat ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100802</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81003a38-ce82-44d5-9a19-a70d78419214.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Ölümün Maskesi</image:title>
            <image:caption>Kızıl Ölümün Maskesi Kitap Açıklaması
“Dehşet ve bela asırlar boyu insanların hayatına sinsice sokulmuştur.”
19. yüzyılın öncü gerilim, polisiye, korku ve gizem yazarlarından Edgar Allan Poe, bugün Amerika’nın en büyük yazarları arasında anılır. Kendisinden sonra pek çok ismin faydalanacağı yaratıcılıkta özgün hikâyeler yazmış, sözcüklerden gerilim dolu gerçekçi bir dünya meydana getirmiştir. Zorlu yaşamının yanı sıra hikâye ve şiirlerinin üslubundaki başarı sayesinde bugün hâlâ çokça merak edilen ve okunan yazarın “gerilim” tarzındaki hikâyelerini Kızıl Ölümün Maskesi’nde bir araya getirdik.
Usher Konağı&apos;nın Çöküşü, Kara Kedi, Kuyu ve Sarkaç gibi meşhur hikâyelerinin yer aldığı elinizdeki kitap gerilim tutkunlarını Edgar Allan Poe’nun muhteşem zihnindeki dünyaya davet ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100803</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c51497aa-d20c-4cf1-b569-ad031f920396.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyucaklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>Kuyucaklı Yusuf Kitap Açıklaması
Yazdığı eşsiz eserler ve yarattığı ölümsüz kahramanlarla Türk edebiyatında büyük bir romancı ve hikâyeci olarak yer edinen Sabahattin Ali, aramızdan erken ayrılsa da geride bıraktıklarıyla hayatımıza dokunmaya devam ediyor. Toplumcu gerçekçi bir edebiyatın temsilcisi olarak Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf ile taşraya yönelik yazının da öncülerinden olmuştur.
Bütün bir toplumsallığın ve yaşamımızı çevreleyen sosyal kurumların yanı başında, herkesle bir arada ama hep yabancı bir karakterdir Yusuf. Bununla beraber sevdasını da duygularını da derinlemesine ve hakkını vererek yaşayan romantik bir ‘yabani’dir. Kuyucaklı Yusuf’tan sonra sıkça karşı karşıya kalacağımız adalet arayışı, birey ve bireyin işleyen çarkın içindeki rolü gibi temalarla yeni yeni tanıştığımız bu başarılı roman, yüreğe dokunan bir okuma deneyimi isteyen okurlarını bekliyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100804</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47bb6c30-8317-4c13-b342-45bc0fd2fda3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürk Mantolu Madonna</image:title>
            <image:caption>Kürk Mantolu Madonna Kitap Açıklaması
1940 yılında tefrika halinde yayımlanmaya başlayan Kürk Mantolu Madonna, edebiyatımızın önemli isimlerinden Sabahattin Ali’nin bugün bu denli tanınmasında büyük rol oynayan bir başyapıt. 20. yüzyılın en hisli aşk hikâyelerinden olan eserde, Maria Puder ve Raif Efendi’nin sarsıcı aşkı anlatılırken içinde bulunduğumuz zamandan uzaklaşarak bambaşka bir âleme geçiş yapıyoruz.
Babasının isteğiyle Almanya’ya giden Raif Efendi, buradaki bir sanat galerisinde hayranlıkla izlediği resmin yaratıcısı Maria Puder ile farklı bir dünya keşfedecek, yabancılıklarında yepyeni bir benlik inşa etme sürecine gireceklerdir. 2016 yılında Penguin’in Modern Klasikler bünyesine kattığı Kürk Mantolu Madonna, İngilizce dışında başka dillerde de yayımlanarak edebiyat dünyasındaki yerini giderek sağlamlaştırıyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100806</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e1fe85-a889-41f4-b687-7f50d6e88295.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Boyama - Zendala</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Boyama - Zendala Kitap Açıklaması

Gününüzü daha güzel yapan, birbirinden farklı boyama desenleri ile dolu Çocuklar için Zendala boyama kitabına hoşgeldiniz. Mutluluk verici desenleri renklendirirken stres atın ve kendinizi keyifli bir etkinliğin içinde bulun.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100807</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09f4a8b-f314-4ce9-a111-cb6c1a1405f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Aslında Kimim?</image:title>
            <image:caption>BEN ASLINDA KİMİM? 

Kral Aslan orman halkını topluyor ve yeni kararını açıklıyor: 
“İki isimli hayvanlar yalnız bir hayvan olabilecek bundan sonra.” 
Eşekarısı karar verecek, eşek mi olacak yoksa arı mı? 
Yılan Balığı’nın adı artık ya yılan olacak ya da balık. 
Peki Devekuşu ne yapacak? 
Deve olmayı mı seçecek? Yoksa “Ben bir kuşum,” mu diyecek? 
Kral Aslan’ın bu kararı bakalım ormanı nasıl etkileyecek… 
Çocuklarımıza, 
Kendinde olan özellikleri keşfetme, 
Kendini olduğu haliyle kabul etme, 
Ve kendi olmanın önemini gösterme konusunda ufuk açan bir öykü… 

Hatice Kübra Tongar 
Lisans eğitimlerini Psikoloji, Sosyoloji ve Çocuk Gelişimi alanlarında sürdüren Tongar, Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı eğitimini teorik, pratik ve süper- vizyon düzeyinde tamamlayarak ve okul ikincisi olarak ‘Aile Danışmanı’ unvanını aldı. Arel Üniversitesi’nde psikoloji (yüksek onur derecesi), Üsküdar Üniversitesi’nde Çocuk Gelişimi (yüksek onur derecesi) alanında yüksek lisans yaptı. Şu an Nörobilim alanında doktora eğitimini sürdürmektedir. 
Yazı yazmak, ilkokul yıllarında başlayan kompozisyonlar- la birlikte hayatında hep oldu. Makaleleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Gazetelerde haftalık köşe yazarlığı yaptı. Çocuklara ilişkin birçok projenin metin yazarlığını yürüttü. Ulusal radyo ve televizyon kanallarında pek çok çocuk ve aile eğiti- mi programı hazırlayıp sundu. 
Bağırmayan Anneler kitabı yüz binlerce annenin başucu eseri oldu. Yayımlandığı ilk iki yıl ‘Türkiye’nin en çok okunan çocuk eğitim kitabı’ unvanını aldı. Kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşan sosyal medya hesaplarında okurlarıyla buluşmaya devam eden Tongar, Türkiye’nin dört bir yanında aile eğitim seminerleri veriyor ve ‘eş’ ve ‘annelik’ rollerini her daim layığıyla yerine getirme duasını sürdürüyor. 
 
Hayykitap’tan yayımlanan kitapları: 
Toz, Haziran 2022 
Ben Aslında Kimim?, Haziran 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100808</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b64942-159d-4970-8ebb-ef0573a05e42.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Yolum Hangisi?</image:title>
            <image:caption>Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden… 
 
BENİM YOLUM HANGİSİ? 

Gözümüzden şikâyet gözlüğünü çıkarıp 
Şükür gözlüğü takmamızı sağlayacak sıcacık bir öykü… 

Nimbo, kendi yolunu bulmaya çalışan küçük bir yağmur damlası. 
O herkesi mutlu etmek istiyor. 
“Şehre mi yağsam? 
Yoksa bir dereye mi karışsam? 
Acaba denizin parçası mı olsam? 
Ne yapsam herkes çok mutlu olur?” diye düşünüyor. 
Bakın cevabı nerede buluyor… 
 
Elindeki güzellikleri fark eden, 
Bu güzellerle mutlu olmayı bilen, 
Ve şükreden bir nesil yetişsin diye… 
  (Arka Kapaktan)
Yazar Hakkında: 
 
Hatice Kübra Tongar 
Lisans eğitimlerini Psikoloji, Sosyoloji ve Çocuk Gelişimi alanlarında sürdüren Tongar, Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı eğitimini teorik, pratik ve süper- vizyon düzeyinde tamamlayarak ve okul ikincisi olarak ‘Aile Danışmanı’ unvanını aldı. Arel Üniversitesi’nde psikoloji (yüksek onur derecesi), Üsküdar Üniversitesi’nde Çocuk Gelişimi (yüksek onur derecesi) alanında yüksek lisans yaptı. Şu an Nörobilim alanında doktora eğitimini sürdürmektedir. 
Yazı yazmak, ilkokul yıllarında başlayan kompozisyonlar- la birlikte hayatında hep oldu. Makaleleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Gazetelerde haftalık köşe yazarlığı yaptı. Çocuklara ilişkin birçok projenin metin yazarlığını yürüttü. Ulusal radyo ve televizyon kanallarında pek çok çocuk ve aile eğiti- mi programı hazırlayıp sundu. 
Bağırmayan Anneler kitabı yüz binlerce annenin başucu eseri oldu. Yayımlandığı ilk iki yıl ‘Türkiye’nin en çok okunan çocuk eğitim kitabı’ unvanını aldı. Kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşan sosyal medya hesaplarında okurlarıyla buluşmaya devam eden Tongar, Türkiye’nin dört bir yanında aile eğitim seminerleri veriyor ve ‘eş’ ve ‘annelik’ rollerini her daim layığıyla yerine getirme duasını sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100809</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0443767f-67c9-4dbd-a163-7c693cb253f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toz</image:title>
            <image:caption>Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden 
çok özel bir hikâye… 
 
TOZ 

Çocuklarımız ekran önünde tozlanmasınlar diye… 
 
Tijen Hanım teyze pek bir hijyen meraklısı. Ona göre her yerde toz, toooz, tooooz var. Tüm günü silmek, süpürmek ve toz almakla geçiyor. Evi toz olacak diye hiç misafir çağırmıyor. Ama işte bir gün olanlar oluyor ve evine her yeri kirleten, dağıtan, evin tozunu attıran bir 
çocuk geliyor! Tijen Hanım teyze hijyenden vazgeçer mi hiç? Geçmeeeez. Çocuğu koltuğa oturtup evini tozlardan koruyacak bir yol buluyor tabii! Ama bulduğu bu çözüm başına hiç ummadığı bir iş açıyor… 
Teknoloji kullanımının okul öncesi yaşlara düştüğü bir dönemde, farkındalığımız için ailece okuyacağımız bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100810</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c5c44b6-8e9a-47d4-ac50-a22a45191aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalanmış</image:title>
            <image:caption>Parçalanmış-Mükemmel Kurban Kitap Açıklaması
“Sizi tekrar tekrar düşünmeye sürükleyen ve nefesinizi kesen amansız bir gerilim!”
 – David Morrell
Donmuş ve Çürümüş’ten sonra serinin üçüncü kitabı Parçalanmış ile yüzyılları aşıp gelen lanet hâlâ Ulysses Grove’un peşinde! Bu sefer Grove, seri katili yakalayacağından oldukça emin, ancak katil eve çok yaklaşacak korkunç bir sürpriz planlıyor…
Özel Ajan Ulysses Grove, katilin deliliğiyle ilgili bir yöntem geliştiriyor. Fakat korkunç katliamların arkasındaki karmaşık mantığı çözmeye çalışmak onu, sevdiği her şeyi tehlikeye atacak bir yola sürüklüyor…
Sınıra itilen Grove’un tek umudu kendi geçmişinin derinliklerine inmek... Ancak bu katil güçlü kaynaklara sahip bir seri katildir ve Grove&apos;un en derin korkuları zaten onun bir adım önündedir…
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100811</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59f12a22-7d3f-4c81-9ce1-90a0731a6d22.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaç Han Destanı</image:title>
            <image:caption>DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN 
BOYUNU BEYAN EDER 
At ayağı çabuk, ozan dili çevik olur. Eye kemikli uzar, kaburgalı büyür. Oğlan on beş yaşına girdi. Oğlanın babası Bayındır Han’ın ordusuna karıştı. 
Meğer hânım, Bayındır Han’ın bir boğası var idi. Bir de buğrası var idi. O boğa sert taşa boynuz vursa un gibi öğütür idi. Bir yazın bir güzün boğa ile buğrayı dövüştürürler idi. Bayındır Han kalın Oğuz beyleri ile dövüşe bakar, seyreder idi. Meğer sultanım, Dirse Han’ın oğlancığı ve üç bey çocuğu meydanda aşık oynarlar idi. Boğayı koyuverdiler, oğlancıklara &quot;Kaçın!&quot; dediler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100812</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a18f6f-804e-4c17-aa14-e7435a9926fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Kimindir?</image:title>
            <image:caption>Arı dedi: ”Benim balım !” 
 
Çiçek: ”Eyvah! Ne aptalım? 
“Polen” bende, “nektar” bende, 
Öğünürsün tutmuş sen de. 
Karıştırdın, yaptın balı; 
Gören sanar, kendi malı…” 
 
Arı dedi: ”Fabrikayım; 
Hem işçiyim, hem ağayım.” 
 
İnsan dedi: ”Necisin ki, 
Kapımda bir hizmetçi mi? 
Sen durmadan çalış hele, 
Yerim ben de güle güle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100813</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff55044-43a7-4333-bf21-2fc9c1e37c45.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Hikaye Senden Uzun Osman</image:title>
            <image:caption>“Öyle işte. Hâlâ biraz soğuk geliyor ama battıkça alışıyorum. Kendimi boşa aldım bayırdan aşağı koşuyorum. Düşüyorum gibi görünüyor olabilir ama bakma aslında uçuyorum. Söylediklerimin hepsini unut, sanki ben biliyorum da mı yaşıyorum Osman?” “Ayrılmalıyız! Barışalım mı? Senin canın sağ olsun. Hiç bilmiyorum. Ben artık istemiyorum. Yuvarlanıp gidiyorum. Senden ayrılmaktan bıktım. Düelloya müelloya gitmiyorum. Aman ne bileyim. Oturdum, geçmesini bekliyorum Osman.” Aylin Balboa’nın kendine has kaleminden, bir kadının kendi kendini tamir etmesinin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100814</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45be323f-c7a6-4be9-a027-4a062d241582.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacılar Yolu</image:title>
            <image:caption>Hacılar Yolu Kitap Açıklaması
Hacılar Yolu, aşk ve ırkçılık gibi iki uzak ucu aynı merkezde buluşturmayı başaran bir başyapıt.
İngiltere’deki hayatında aşağılanmayla, yoksullukla mücadele eden Daud, bir yandan da Tanzanya’daki acı dolu geçmişinin bıraktığı kalıntıları mercek altına alıyor. Hizmetli olarak çalıştığı hastanede hemşire Catherine’le tanışmasıyla ve kendini gerilimli bir aşkın içinde buluşuyla, Daud’un hayatı yeni bir safhaya geçiyor. Çok az kişinin zihnini büsbütün arı tutabildiği ayrımcılık karşısında âdeta hissizleşiyor Daud, ama yeni direniş yöntemlerinin peşine düşmekten de vazgeçmiyor.
2021’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Abdulrazak Gurnah, sömürgecilik sonrası edebiyatın özgün ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
“Hacılar Yolu, karakterlerin hikâyelerini anlatırken Gurnah’ın kendini nasıl da sınırlandırabildiğini gösteriyor. Yazar, ‘Yalnızca göster, anlatma,’ şeklindeki o eski edebiyat kuralını mükemmelen uyguluyor.”
Debbie Jacob
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100816</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc25f78f-9178-486b-8fb9-ab9c94bce2a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Sekülerleşmesi</image:title>
            <image:caption>Türkiye toplumu muhafazakârlaşıyor mu, yoksa aksine aslında sekülerleşiyor mu veya “dinden soğuma” mı var? Kürt Sekülerleşmesi, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde çok tartışılan bu konuya yeni Kürt kuşakları örneğinde mercek tutuyor. Yusuf Ekinci, Diyarbakır’da farklı çevrelerden gençlerle yaptığı derinlemesine görüşmelere de dayanarak, sekülerleşme sürecinin değişik veçhelerine bakıyor. Din ve ibadetlere bakış, “başörtüsü yorgunluğu”, alkol kullanımı, kadına bakış, LGBT “meselesi”, kılık kıyafet, isim tercihi, flört, evlilik-boşanma, yaşlı-genç hiyerarşisi gibi birçok özgül konuyu ele alarak, sekülerleşme deneyiminin somut görünümlerini önümüze seriyor. Kuşaklar arası değişimi vurgulamanın yanında iki dinamiğe dikkat çekiyor, Kürt Sekülerleşmesi: Birisi, Kürt sol hareketinin etkilediği politik sekülerleşme; ikincisi, “Bunlar Müslümansa ben değilim” diye özetlenen tepkisel sekülerleşme. Yusuf Ekinci, Kürt sekülerleşmesinin, hem niteliği hem hızı bakımından radikal bir sekülerleşme örneği olarak, özgün bir yönünün olduğu kanısında. Çoğu zaman sınırlı gözlemlere, izlenimlere dayanarak konuşulan sekülerleşme konusunu saha deneyimiyle “yere indiren” bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100818</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b7b184d-1df4-4b70-9217-a8717f3cefe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırka</image:title>
            <image:caption>İşte huzuruna geldim, özürler dileyerek
Sen sırrımı bilirsin, sen affedicisin
Evet ben suçluyum,
Ama tövbe ediyorum halime.
Sen ağyarın sözlerine bakmazsın,
Allah için yargılarsın.

Muhteşem bir doruktayım şimdi
Fillerin bile titrediği makamda
Beni yalnız Allah kurtarır
İşte uzatıyorum ellerimi
Dokunsun ellerim,
Ellerin en nurlusuna.

Kab bin Züheyr şiirini, Resulullah Efendimiz’e tövbesini iletirken okumuştur... 

Kasidesini okurken Resulullah Efendimiz hırkasını Kab bin Züheyr&apos;in omuzlarına bırakmış, hediye etmiştir. 

Mukaddes emanetler arasında yer alan bu hırka, Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesi’nde ziyaret edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100820</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97f45f5-785a-4a6b-81e1-0e8b97879029.jpg</image:loc>
            <image:title>Pes Etmek Yok</image:title>
            <image:caption>Ortaokula başlamanın en heyecan verici yanlarından biri, okul başkanlığı için yapılacak seçimlerde aday olabilmekti. Öykü ve Pelin, en güçlü adaylardı. Sıkı bir rekabet başladı. İki aday da kendini tanıtmak için çalıştı. Ama Pelin, rakibini yenmek için Öykü’yü zor durumda bıraktı. Üstelik, kendisini destekleyenlerin uyarılarına hiç kulak asmadan… 
Acaba Öykü, içine düştüğü zorluğu nasıl aşacak? Başkanlık seçimi nasıl sonuçlanacak? 
21. Yüzyıl becerileri, çocuklar ve gençlerin dijital çağda başarılı ve üretken olmaları için ihtiyaç duyacağı yaşam becerileridir. Bilgi akışının ve iletişimin son derece hızlanarak çoğaldığı bir dünyada, çocuklar ve gençlerin bilgiyi doğru kaynaklardan edinmeyi bilmesi, doğru anlaması, kullanması ve paylaşması büyük önem taşıyor. 
Çocuklar için 21. Yüzyıl Becerileri serisi, eleştirel düşünme ve problem çözme, bilgi okur yazarlığı, doğru iletişim kurma, bilimsel araştırma gibi becerilerin kazandırılmasına destek olma amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100821</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f1e335c-bc40-4761-bff1-6ecfd44eaf3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet – Uçmak Ve Yüzmek</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu ilgi çekici kitapta bilimsel bakış açını geliştirecek, bilimin her alanında konuları daha kolay öğrenmene ve başarılı olmana yardımcı olacak etkinlik ve deneyler yer alıyor. 
Uçmak ve Yüzmek’te keşfedeceklerin arasında: 
• Sıcak hava balonu yapma 
• Uçurtma yapıp uçurma 
• Gemilerin yüzme prensipleri ve daha birçok ilginç konu var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100822</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36779cba-d9f3-4963-b459-1c4e030447d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet – Katılar Ve Sıvılar</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu ilgi çekici kitapta bilimsel bakış açını geliştirecek, bilimin her alanında konuları daha kolay öğrenmene ve başarılı olmana yardımcı olacak etkinlik ve deneyler yer alıyor. 
Katılar ve Sıvılar’da keşfedeceklerin arasında: 
• Maddenin halleri 
• Karışımları bileşenlerine ayırabilme 
•Metaller ve daha birçok ilginç konu var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100823</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85bc1554-6227-4a29-8f7f-8205d90a859b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet – Ses Ve Işık</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu ilgi çekici kitapta bilimsel bakış açını geliştirecek, bilimin her alanında konuları daha kolay öğrenmene ve başarılı olmana yardımcı olacak etkinlik ve deneyler yer alıyor. 
Ses ve Işık’ta keşfedeceklerin arasında 
• Fırtınanın ne kadar uzakta olduğunu ölçme 
• Ay ya da Güneş tutulmasını taklit etme 
• Kendi müzik enstrümanlarını yapma ve daha birçok ilginç konu var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100824</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67a6b751-d10c-4bbb-8f05-6307be489f69.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar Doğum Gününü Kutluyor</image:title>
            <image:caption>Yaşasın! Sonunda Çağlar’ın beklediği gün geldi. Ailesi, Çağlar’ı o sabah doğum günü şarkısıyla uyandırdı. Üstelik oturma odasını da süslemişlerdi. Öğleden sonra Çağlar’ın arkadaşları geldi. Önce bahçede hazine aramaya çıktılar. Eve döndüklerinde harika bir sürpriz onları bekliyordu. Bu doğum günü tam da Çağlar’ın hayal ettiği gibiydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100825</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867efa71-edc5-4af2-b807-c14e1c485249.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerinin Peşinden Gidenler İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>Elinizde, ilham verici okuma saatleri için mükemmel bir kitap var. Hayal gücü geniş minikler, kitabın içindeki 11 muhteşem öyküde neler neler yaşayacak bir bilseniz! Zuzu’yla uzayda bir maceraya atılıp, Çiçi’yle dünyanın en yüksek ağacına tırmanacaklar; Kırpık’la birlikte kreplerin tadını çıkaracak ve daha birçok ilham verici macerayla karşılaşacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100826</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee92e733-e4d5-462a-9bcb-800e9e6fdb28.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcil Hayvan Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Haftanın her akşamı, bu güzel kitaptaki beş dakikalık öykülerden birini okuyun. Oyuncu haylazlarla dolu yedi öyküde sörf yapan bir kaplumbağayla, utangaç bir köpek yavrusuyla, çok hızlı koşan bir fareyle ve daha birçok sevimli hayvanla tanışacaksınız. Öyküleri tekrar tekrar okuyup paylaşmak isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100829</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b13d577-5439-436a-9f9e-0ee77a1bb147.jpg</image:loc>
            <image:title>Körü Körüne İnanç</image:title>
            <image:caption>TEMEL GÜVEN DUYGUSU BİR KEZ SARSILDI MI, ÇİZGİSİNDEN SAPAR VE ONUN YERİNİ KÖRÜ KÖRÜNE İNANÇ ALIR. 
 
Savaşlar, terör eylemleri ve kriz dönemlerinde toplumlar “biz” ve “onlar” olarak ikiye bölünürler. Toplumsal gerileme durumlarında gruplar, liderlerin görüşlerini ve gösterdikleri yönü, yapıcı ya da yıkıcı olduklarına bakmaksızın takip etme eğiliminde olurlar. 
Bu kitabın amacı, geniş grup gerilemesinin maniple edilmesinin ve beraberindeki kimliği devam ettirme, koruma ve onarma amaçlı geniş grup ritüellerinin, tariflere sığmaz barbarlıkta şiddet eylemleri için gerekli atmosferi nasıl hazırlayabildiğini gözler önüne sermektir. 
5 kez Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen, pek çok saygın ödüle sahip olan Prof. Dr. Vamık D. Volkan, KÖRÜ KÖRÜNE İNANÇ isimli kitabında, bugün de halen savaşın, şiddetin ve ırkçılığın gölgesinde olan bir dünyayı anlamak isteyen herkes için zamansız, ölümsüz ve eşsiz bir inceleme yapıyor. 
Vamık D. Volkan, bir psikanalistin analitik zekâsını ve görüşünü bireylerden toplumlara doğru yönlendiriyor ve bizleri çok şaşırtan yargılara, sonuçlara ulaşıyor. 
 
“Freud’un orijinal çıkışından sonra psikanalitik kitle psikolojisi alanında yapılan belki de en çarpıcı ve kapsamlı araştırma.” 
– Leo Rangel, Uluslararası Psikanaliz Derneği Onursal Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100831</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbdffb14-79eb-4589-b0cc-698f0c0ea59e.jpg</image:loc>
            <image:title>Saray Rejiminin Çöküşü</image:title>
            <image:caption>“BUGÜN TÜRK OLMAK ARTIK SUÇ OLDU.” 
 
Sancılı seçim süreçleri, çalındığı iddia edilen oy pusulaları ve kirli referandum sonrası Türk devleti hem ekonomik hem de siyasi krizlere sürüklendi. Covid-19 salgınıyla birlikte Türkiye’de yaşanan devlet krizi, milli birlik krizi, ekonomik kriz ve Suriyeliler başta olmak üzere sığınmacılar krizi daha da derinleşti ve bugün artık ağır bir yaşamsal tehditle karşı karşıyayız. Bu ağır bilançodan iktidar kadar muhalefet de sorumludur. 
Mülteci sorununa sıfır toleransla yaklaşan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, SARAY REJİMİNİN ÇÖKÜŞÜ kitabında Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ağır ve çoklu krizi tahlil ederek, Erdoğan’ın ve AKP’nin sebep olduğu siyasal, ekonomik, sosyal ve jeopolitik çöküşten ülkenin daha büyük felaketlere sürüklenmeden nasıl kurtarılacağını, uygulanan liberal ekonomik çözümler yerine karma ekonomi ve planlı kalkınma politikalarının nasıl gerçekleşeceğini anlatıyor. Yaşanan çoklu krizi aşmak için bir yandan muhalefetin duruş ve iradesini tartışırken, diğer yandan Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ve bilim-birlik-barış ışığında Türkiye’nin yeni yol haritasını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100832</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46f14c3-42b9-482d-a91f-e80a6c175641.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Cumhuriyet’e Kuşatma</image:title>
            <image:caption>“Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Kuşatmayı yaracak, kaldığımız yerden yolumuza devam edeceğiz.” 
– Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İsrail Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı  Alon Liel, Demo-İslam: Türkiye’nin Yeni Yüzü adlı İbranice kitabında Erdoğan’ı 10 yıl öncesinden keşfettiklerini söylüyor ve sütre gerisinde yetiştiren isimlerden biri sayılıyor, AKP ve Erdoğan’ı konu alan kitabında AKP için, “İslam light” benzetmesi yapıyordu. 
Liel, “İsrail’de bana Erdoğan nedir diye soruyorlar. Ben de İslam light diyorum. Bu, İslam’ın yeni bir versiyonu. Bu modern İslam’dır, ılımlı İslam’dır. Erdoğan, İslam’ın özel hayattaki yeriyle kamudaki yeri arasına bir duvar çekti!” diyor ve ekliyordu: 
“Erdoğanizm’i demokratikleştirilmiş Kemalizm olarak görüyorum. Erdoğanizm teriminin kullanımı için biraz erken olsa da Erdoğanizm, Kemalizm’in güncellenmiş bir versiyonu. Bu benim iddiam. Türkiye’yi İsrail’in düşmanı olarak tanımlayamam!” 
1919’un intikamını almak için, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti kuşatılıyordu. Kuşatma çok yakında 1. Dünya Savaşı şartlarını 3. Dünya Savaşı olarak önümüze koyacak. Anadolu, tarihin gördüğü en büyük kuşatma altında. Ve tekrar geliyorlar. Şartlarımız 19 Mayıs 1919 şartlarını aratmıyor. 
Birçok önemli siyasetçi ve yazar açıkça “Türkiye Cumhuriyeti yıkıldı!” diyor ve yazıyor. 
Bu kuşatmadan çıkabilmemizin yegâne aklı Atatürk’ün bizlere bıraktığı miras olan Türk milleti olabilmek. 
Çözüm Ata Türk olmaktır. Atatürk kadar Ata Türk ve tam bağımsız olmak. 
Kuşatmayı yaracak yegâne formül Atatürk’ün “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır!” şiarıdır. 
Kuşatmayı yaracağız, kaldığımız yerden tekrar yolumuza devam edeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100833</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/006afca3-1aba-498d-be03-3db31b005d20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Öğrenme Yöntemiyle Çarpım Tablosu</image:title>
            <image:caption>Kolay Öğrenme Yöntemiyle Çarpım Tablosu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100834</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03475a5c-55dd-4cd9-9634-34aeccdd668e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nestorha</image:title>
            <image:caption>Sakin bir göl kasabasında yaşayan beş arkadaş, köpeklerinin kaybolması üzerine yasaklı Kara Orman’a girip onu aramaya karar verdiler. Efsanelere ve inanılmaz hikâyelere konu olan bu gizemli orman, kahramanlarımızı büyülü bir maceranın tam ortasına çekmek üzereydi. 
Ellerine geçen tuhaf bir kitap ve anahtar, uçsuz bucaksız görünen bir ağaç kovuğu, ormanın derinliklerinden gittikçe yaklaşan ürkütücü bir ses... Misu, Arly, Dion, Penn ve Runa tesadüfen kendilerini büyülü bir diyarda, efsanevi Nestorha’da bulduklarında başlarına geleceklerden tamamen habersizdi. Nestorha’yı tehlikeden kurtarmak ve eve güvenle dönebilmek için Nestorha halkı ve koruyucularıyla birlikte çetin bir mücadele vermeleri gerekecekti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100835</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/369eae76-20b4-44d8-9c8e-c2d7563bc32c.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz</image:title>
            <image:caption>Dylan Thomas Ödülü Kazananı
Kirkus Ödülü Kazananı
National Book Critics Circle En İyi Çıkış Kitabı Ödülü Kazananı
İlk kitabı Haz’ı yayımladığında siyah kadın edebiyatına bomba gibi düşen Leilani, ressamlığının da etkisiyle düzyazısını farklı tonlar ve ıstırap dolu fırça darbelerini çağrıştıran renklerle dolduruyor. Dilinin ihtişamı, cümlelerinin sürprizleri ve keşfedilmemiş yönleriyle insanı sarmalıyor. Haz, kapitalizmin, ırkçılığın ve cinsiyetçiliğin cenderesine sıkışmış, istikrar ve şefkat isteyen zorluk içindeki genç bir kadını merkezine alıyor.
Edie yirmili yaşlarında hayatta tökezlemeye başlıyor. Vasat bir apartman dairesinde yaşıyor, işine gidip geliyor, doğru kişiyi bir türlü bulamıyor. Aynı zamanda, içinde kaynayan sanata ara sıra da olsa can veriyor. Kurallar çerçevesinde açık bir evlilik yaşayan Eric ve Rebecca ile tanışıyor. İşsiz kaldığında Eric’in evine davet ediliyor. Rebecca için tereddütlü bir müttefik ve evlatlık kızına fiili bir rol model hâline geliyor.
Jilet gibi keskin, kurnazca komik ve fazlasıyla sürükleyici olan Haz, çalkantılı bir çağda hayatını –açlığını, öfkesini– anlamlandırmaya çalışan genç bir kadının portresi.
“Eğlenceli ve ölümcül.” –Zadie Smith
“Leilani’nin ilk romanı yaz gibi: Buzun çatırdayarak erimesi gibi mahmur damlalara dönüşen cümleler; tepeden aşağı çılgınca ileri atılan bir bisiklet gibi bir hikâye.” –The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100836</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/442b51e7-57a9-4963-abb1-c700cd316034.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora Odası</image:title>
            <image:caption>“Christopher Golden insanı nasıl korkutacağını çok iyi biliyor!” –Victor LaValle, Siyah Tom’un Baladı’nın yazarı 
 
“Kitabın ilk cümleleri beni âdeta boğazımdan yakaladı ve sayfalar ilerledikçe gırtlağımı sıkmaya devam etti. İşte size hakiki bir öykü anlatıcısı.” –James Rollins


PANDORA’NIN KUTUSU AÇILDIĞINDA KÖTÜLÜKLER VE LANETLER TÜM DÜNYAYA YAYILACAK 
 
Ağrı Dağı’nın New York Times çoksatan yazarı Christopher Golden’dan Kuzey Irak’ta geçen korku ve macera dolu bir hikâye: Pandora Odası.


Gerçekte iki kutu vardı. Bir tanesi Pandora’nın, bir tanesi de kız kardeşi Anesidora’nın. Biri, tanrıların lütuflarını içerirken diğerindeyse korkunç lanetler saklı. 


Kuzey Irak’taki bir antik kentte arkeolog Sophie Durand gizemli bir kutunun olduğu bir odayı keşfeder. Duvarlardaki çivi yazıları Pandora efsanesini doğrularken Büyük İskender’den de uyarı içerir. İşler giderek garipleşir ve çirkinleşirken tuhaf vakalar uzmanı Ben Walker, Sophie’nin ekibine katılır. Lütufları mı yoksa lanetleri mi içerdiğini umursamadan hem çevredeki ülkelerin hem de Irak’taki güçlerin tek amacı onu ele geçirmektir. İnsanlar planlar yaparken doğaüstü güçler uyanmak üzeredir ve Sophie, Walker ve ekiptekiler için Pandora Odası’nda dehşet başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100837</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa8b4ae-bb46-4bd2-85ea-e299b362c502.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Tohumlar</image:title>
            <image:caption>Denemekten sakınmayan bir yazarın ilk romanı: Kötü Tohumlar. 
 
Asım Eraydın, postmodern edebiyatın tüm imkânlarından faydalanarak kaleme aldığı romanında kimlik, varoluş, boşluk, hiçlik, zihin ve hafıza gibi birçok meseleyi oyunun parçası hâline getiriyor; kendisini de üstkurmacanın merkezine yerleştiriyor. Romanın, bir roman yazmak isteyen –ve işte yazıyor görünen– başkişisiyle birlikte okuru geçmişe yolculuğa dahil ederken, bu yolculuğun karanlık olacağının sinyallerini en başta veriyor. 
 
Eraydın’ın romanı, bir anılar toplamı. İnsan yaşadıklarını elbette unutur – ama ne kadarını? 
 
“Ben mi çok duygusaldım yoksa insan Euripides’in dediği gibi endişeden mi yaratılmıştı ya da başka bir bilgenin dediği gibi utançtan mı? Geriye dönünce tek tük seçilen mutlu anların bir anda geçip gitmesi; acının ve utancın zamanı da utandırırcasına yavaş yavaş akması, yıllar sonra gelip uykuyu kaçırması herkesin doğasında olan bir şey miydi? İnsan bu muydu? Yoksa sadece benim gibi zayıf insanlar mı böyle hissediyordu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100838</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7136a9e-a7fa-40cf-a56e-dca5de13d4d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther’in Acıları</image:title>
            <image:caption>“İnsanlara sürekli söylediğim bir şey var: Genç Werther’in Acıları’nı okumalısınız!” –Franz Kafka 
 
Goethe’nin 1772’de günlük formatında kaleme aldığı ve 1774’te yayımlanan ilk romanı Genç Werther’in Acıları, romantizm akımını etkileyen Alman edebiyatındaki “fırtına ve coşku” hareketinin en önemli eserlerinden biridir ve yayımlandığı gibi Goethe’yi dönemin en ünlü yazarlarından biri hâline getirmiştir. 
 
Duygusal ve romantik bir genç adam olan Werther ziyaret ettiği bir köyde karşılaştığı Lotte adındaki bir kıza âşık olur. Kızın nişanlı olması Werther’i bu aşktan vazgeçirmez ve çaresiz Werther ıstırap dolu günler geçirmeye başlar. 
 
Goethe’nin Charlotte Buff’a olan aşkından ve arkadaşı Karl Wilhelm Jerusalem’in ölümünden hareketle kaleme aldığı Genç Werther’in Acıları, Avrupa edebiyatının ilk büyük trajedi romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100839</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c6c56c1-ff49-412c-adee-d80083c5d166.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Fiyatlar, piyasalar, kahve ve gayrimenkul… 
 
Meraklısına Ekonomi, çağdaş ekonominin temel konularına ilgi çekici bir ilk adım.  
 
Küresel durgunluğu, dünya ticareti, konut ve döviz piyasalarındaki değişen kalıpları dikkate alarak güncel pek çok konuyu içeren bu eser, farklı ekonomik sistemlerin işleyişi, piyasa ekonomilerinin yükseliş ve düşüş döngüsü, fiyat-arz-talep etkileşimi gibi konuları ele alıyor, bankacılık ve finans sektörünün rolü ile ekonominin çevre üzerindeki etkisine değiniyor.   
 
Gelişmekte olan ekonomilerin karşı karşıya olduğu seçenekler ve finansal çöküşün akıbeti gibi konuları kapsayan yeni vaka çalışmaları ile erişilebilir bir rehber, ekonominin nasıl çalıştığını anlamak isteyen herkes için temel bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100840</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d401322-5371-408e-8b27-552efccf0fca.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şeyler</image:title>
            <image:caption>“Yirmi yaşında olmadığımız hâlde bizler de mutlu olduğumuz anları incelesek bunun sonucunda, bütün kâinatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? ‘Hiç!’” 
 
Halit Ziya’nın, “Sanat heyecanım içinde bu kitaptan duyduğum zevke ve neşeye yetişebilecek bir duygulanma bilmiyorum,” dediği 1891 tarihli Küçük Şeyler’de, Batılı anlamdaki ilk Türkçe öykü örneklerinden bazıları bir araya geliyor. Samipaşazade Sezai bu öykü derlemesiyle gündelik hayatın küçük detaylarını kaleme alıyor. 
 
Olduğu gibi görünmeyenler, kötüye giden evlilikler, yanlış kararlar, hayalperest çocuklar, sanatçılar, kesilen ağaçlar, hayal kırıklıkları, hüzünler, önyargılar, kazananlar, kaybedenler… Samipaşazade’nin İstanbul’unda, öykülerin satır aralarında her biri kendine yer buluyor. 
 
Türk edebiyatı tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen, ilk öykücülerimizden Samipaşazade’den Küçük Şeyler, bir türün bir dildeki temel taşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100841</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74dcec60-3a1f-40fa-9e8a-3e4b74d4bae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Denizden Yansır</image:title>
            <image:caption>Gerçek Bir Hayat Hikâyesi! 
 
“İnsan yavrusunun doğumu için mucize diyorlar, bir de psikolojik doğumuna şahitlik etseler acaba ne derler?” 
 
Uzman Psikolog Okan Günay Işık Denizden Yansır kitabında, genç bir kadın danışanının, Mana’nın çarpıcı öyküsüyle buluşturuyor bizleri. 
Uzun yıllara dayalı bu terapi yolculuğunda Mana’nın çevresini kuşatan umutsuzluk duvarlarını yıkma mücadelesine, inançlarını sorgulayışına, ruhsal çatışmalarına tanık olacaksınız. 
Mana’nın aile içi şiddetle, sevgisizlikle kuşatılmış hayatında, kurtuluş olarak görüp yeni bir tutsaklığa dönüşen evliliğinde yaşadıkları, sarsıcı ve bir o kadar da tanıdık gelecek sizlere. 
 
Okan Günay, Mana’nın iç dünyasında bir bütünlük kurma ve hayatını yeniden, kendisi için var etme mücadelesini bir roman sürükleyiciliğinde aktarırken aynı zamanda “normal” olanı, “gündelik” olanı sorgulatmayı başarıyor. 
Üzerinde güvenle yaşadığımız “normallik” kıtası düşündüğümüz kadar sağlam mı acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100842</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7791b34-c990-435e-9fbb-9ce65d1d3ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Yan 2</image:title>
            <image:caption>“Bana, Benimle Yan demiştin ya. Bir şey demeden sarılmıştım.
Ayaz, ben başından beri yanıyorum. Seninle olmasa bile senin için.
Ve artık bu yangını hissetmediğim zaman rahatlayacağıma, aksine canım
acıyor. Başta canımı yakan şeyin yokluğunda canım acıyor şimdi.”
 
“Ben de en başından beri yanıyorum.”
 
Aşkı, dostluğu, komediyi bir arada barındıran Benimle Yan, hikâyesine kaldığı yerden devam ediyor. Yaşadıkları zorluklarla baş etmelerini merakla okurken birbirlerinden hiç vazgeçememelerine yeniden şahit olacaksınız. Ayaz’la Masal’ın romantik komedi tadındaki ilişkilerini, dostluğuyla bilinen Anıl’ın aşka yelken açışını, Hande’nin yaratacağı kalp kırıklarını, Atalay’ın ise yaşayacağı hayal kırıklıklarını derinden hissedeceksiniz.
 
Benimle Yan 2 ve karakterlerinin hayat hikâyeleri okumanız için sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100843</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e186256-e7e3-41f3-adf0-881ca5bbb41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Yıl Sonra</image:title>
            <image:caption>BEŞ YIL SONRA KENDİNİZİ NEREDE GÖRÜYORSUNUZ? 
 
Manhattan’da hırslı bir avukat olan Dannie Kohan, bu sorunun cevabını çok iyi biliyordu. Titizlikle hazırladığı planı, kariyerinin en önemli iş görüşmesinin güzel geçmesiyle ve erkek arkadaşının evlilik teklifini tereddütsüz kabul etmesiyle birlikte meyvelerini vermeye başlamıştı. 
 
Nişanlısıyla kutlamalara devam edeceklerini düşünerek uyandığında kendini başka bir evde, parmağında başka bir yüzükle ve yanında bambaşka bir adamla buldu. Arka planda çalışan televizyona göre hâlâ aynı geceydi. 15 Aralık. Ama 2025. Yani beş yıl sonrası... 
 
Gerçekliğini sorguladığı bir saatin ardından Dannie gece yarısı tekrar uyandığında yine 2020 yılına dönmüştü. Yaşadığı şeyin bir rüyadan çok daha fazlası olduğunun farkındaydı ama başka ne düşüneceğini de bilemiyordu. Bu tür saçmalıklar ancak çocukluğundan beri en yakın arkadaşı olan yabani, içgüdüsel, kadere inanan Bella’dan geldiğinde kabul edilebilirdi. O nedenle, bu tuhaf deneyimi görmezden gelip zihninin gerilerine itti. 
 
Ta ki dört buçuk yıl sonra bir köşeyi dönüp de o geceki adamla karşılaşana kadar… 
 
 
“Beş Yıl Sonra’yı şimdi bitirdim ve ah, kalbim! Üslubu öyle çarpıcı, teması öyle orijinal ki…” —Beth O’Leary 
 
“Beş Yıl Sonra, etkileyici olduğu kadar zekice ele alınmış bir kurgu, hem bir oturuşta okuyup hem de unutamayacağınız nadir romanlardan.” —Chloe Benjamin “Rebecca Serle, son derece klişe bir romantik komedi kurgusunu almış ve onu çok daha derin bir şeye dönüştürmüş. Arkadaşlığa, kayba ve sevgiye dair insanı kalbinden yakalayan bir keşfe…” —Booklist 
 
“Bu hikâyeye âşık oldum. Beş yıl sonra hâlâ bu güzel romanı düşünmeye devam edeceğime eminim.” —Jamie Ford 
 
“Beş Yıl Sonra’ya hayran oldum. Acayip dokunaklı ve hassas. Resmen kalbimi kırdı. Bu kadar sıradışı bir fikir nasıl da güzel uygulanmış. O ters köşenin gelişini hiç fark etmedim! Büyük aşk hikâyelerinin hastasıyım ve bu da kesinlikle şahane. Rafımda hep yeri olacak!” —Josie Silver 
 
“Beş Yıl Sonra bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası; belki beş altı aşk hikâyesi eder, ki hiçbiri de beklediğiniz hikâye olmaz. Yürek ısıtan, insanın kalbini sızlatan ve elinizden bırakması çok güç bir roman. Romantizm, arkadaşlık, güzel çöreklerin sihri ve hep istediğiniz şeyleri elde ettikten sonra neler olduğu üzerine bir hikâye.” —Laurie Frankel 
 
“Kırık bir kalbin bir parça şifalı sihir buluşuna dair yürek ısıtan bir anlatı.” —Kirkus 
 
“Serle’ün tuhaf hikâyesi tam kitap kulüplerine göre.” —Publishers Weekly 
 
“Böyle zekice, düşünceli bir üslup, insanı zorlayan, incelikli bir kurguyla bir araya geldiğinde mutluluktan kendimden geçiyorum. En son ne zaman bir romanı iki oturuşta bitirmiştim hatırlamıyorum ama Beş Yıl Sonra’ya başlar başlamaz hikâyeye kapıldım.” —Elinor Lipman 
 
“Rebecca Serle o müthiş hikâye anlatıcılığı ve bir romantik komedinin tüm unsurlarıyla, türün diğer örneklerinin genellikle pek cesaret edemediği derinlikte bir hikâye dokumuş. Beş Yıl Sonra sadece okuyup geçeceğiniz bir kitap değil, sizi değiştirecek bir kitap.” —Jenny Mollen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100844</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6bb7554-c9d6-4cd1-9a7e-4693221c28e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusa Okul Gezisi</image:title>
            <image:caption>Ay’a Okul Gezisi kitabından hatırlayacağınız meraklı öğrenciler heyecan verici bir başka okul gezisine hazır! 
 
Herkes dalış kıyafetlerini giymiş ve denizaltı okul servisi okyanusun derinliklerine doğru yola koyulmuş bile. Çocuklar denizaltında pek çok ilginç deniz canlısıyla karşılaşacak ve bir gemi enkazını keşfedecekler. Sürprizlerle dolu bu harika hikâyenin bir parçası olmaya ne dersiniz? John Hare’in müthiş hayal gücüyle resimlediği Okyanusa Okul Gezisi sadece resimlerle anlatılan oldukça merak uyandırıcı yepyeni bir sessiz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100845</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5ba554-827b-4ba7-9de1-0adbff3eed4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Ormanda Dört Mevsim 
 
Rüzgâr’ın ninesiyle dedesi bir orman köyünde yaşıyordu. Onları ziyarete gittiğinde dedesiyle birlikte sık sık ormanda gezintiye çıkarlardı. Mevsimler geçerken ormanın değişen görüntüsü o kadar büyüleyiciydi ki Rüzgâr bazı geceler rüyasında ormanda dolaştığını görüyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100846</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c8e9be-6bed-4778-9e8f-553086853234.jpg</image:loc>
            <image:title>İpekmaymunu Utku Yerinde Durmuyor</image:title>
            <image:caption>“Şu Utku’ya bakın! Yine yerinde durmuyor! Bu ufaklığın aklı hep yeni maceralarda!” 
 
İpekmaymunu Utku’nun aklında çok eğlenceli fikirler vardı. Ne yazık ki orman halkı Utku’nun maceralarından pek hoşnut değildi. Minik ipekmaymununun enerjisini başka bir oyuna yöneltmeyi öğrenmesi gerekiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100847</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbea7955-5019-4d4b-a918-750a5e40eb46.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin İzinde Tarih Serisi (5 Kitap Kutulu)</image:title>
            <image:caption>DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – OSMAN GAZİ 
DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN 
DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – YAVUZ SULTAN SELİM 
DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – FATİH SULTAN MEHMED 
DEDEMİN İZİNDE TARİH SERİSİ – SULTAN ABDÜLHAMİD 
 
  Dedemle tarih gezileri yapmaya başladık yakın zamanda. Artık tarih daha ilginç bir şey gözümde. Sürekli tarih kitapları okuyor, tarihî belgeseller izliyorum. Geçmişle ilgili her şeye hemen dikkat kesiliyor, öğrendiklerimi not alıyorum. Şimdiden tam üç defter doldurdum. O kadar ilginç şeyler ki öğrendiklerimi daha çok defter eskiteceğim galiba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100849</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d3e7f4-b55f-4662-9bd0-35cd4309c294.jpg</image:loc>
            <image:title>Oysa Gökyüzü Muhteşemdi</image:title>
            <image:caption>“Yürek burkan bir tarihi belge ve büyük önem taşıyan bir edebi eser.”
—Neue Zürcher Zeitung
 
“İnanılmaz bir dil gücü... Daimi öfkenin öyküsü.”
—Frankfurter Allgemeine Zeitung
 
 
Sibirya Sürgününde Çalınan Bir Çocukluk
 
Anne Frank ve Primo Levi sevgisine eşlik edecek, uluslararası bir
hayatta kalma mücadelesi...
 
1941’de Litvanya’nın işgalinden sonra Dalia Grinkevičiūtė, annesi ve erkek kardeşiyle birlikte Sovyetler tarafından Sibirya’ya sürülür. Gençliğini Altay Bölgesi’nde ve Kuzey Kutbu’nda sürgünde geçiren Dalia, yirmi bir yaşında sürgünden kaçmayı başarır. Litvanya’ya döndüğünde, sürgünle ilgili anılarını kâğıt parçalarına döker ve onları KGB’nin keşfedeceğinden korkarak bahçeye gömer.
 
Kısa bir süre sonra KGB tarafından tutuklanarak tekrar sınır dışı edilir. Serbest bırakıldıktan sonra hatıralar sırrını korur, ancak Dalia’nın vefatından dört yıl sonra, 1991 yılında notlar mucizevi bir şekilde bulunur. Hatıraları barındıran notlar, Litvanya tarihinin en önemli belgelerinden biri hâline gelir...
 
Dalia’nın toprağa gömdüğü bu hikâye, muazzam bir dil gücüyle sürgündeki on dört yaşındaki bir kızın kaderini gösteriyor. Yazıların dolaysızlığı, yalnızca katlandığı acıya değil, aynı zamanda onu ayakta tutan umuda da tanıklık ediyor. Yazarı gibi hayatta kalma şansını aşan bir Litvanya masalı. Sovyet baskısını anlamak isteyen herkesin okuması gereken olağanüstü bir edebi eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100850</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/589542d0-81ad-4d14-a255-bfbea1cb1ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Edna Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Zamanın çok ötesinde, tarihin tozlu sayfalarında bir hikâye anlatılır Edna dilinde. Hırs ve kibirden dövülen nefretin beden bulduğu hayatlar yıkımdan başka bir şey getirmedi.
 
 
Yansıma ve yanılsamalar kendi gerçekliğinden sıyrıldı. Zamansa büyük kırılmalara uğrayarak en zayıf düşmanları bile hayata geri döndürdü. Çağ değişti, karanlık tüm diyarlardan içeriye sızıp kan ve dehşeti serbest bıraktı.
 
 
Karanlığın ve karmaşanın içerisinde tüm umutlar yitirilirken son varis Edna&apos;ya yeniden ışık tutacaktı. Kaderin elleri, bütün diyarların son şansı tek bir kişiye emanet edildi. Peki ya bu vâris, kaybedilen geçmişin içinde geleceği kurtarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100851</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc56d4a0-5a30-4a19-9d52-c734b99f6da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Okyanusa Doğru</image:title>
            <image:caption>Dünyada 3.6 milyon satış yakalayan ve New York Times, Wall Street Journal ve USA Today çoksatanı olan Mavi Okyanusa Doğru, kurumunuz için yepyeni bakış açıları sunan bir iş dünyası klasiği. W. Chan Kim ve Renée Mauborgne’un on yılı aşkın çalışmasıyla, gerçek araştırma ve istatistiklerle hazır- ladığı bu rehber, kurumunuzu rekabetin ötesine taşıyarak sektörde nasıl fark yaratabileceğinizi adım adım anlatıyor. Hem kârlı büyümeyi hem de kalıcı değer yaratmayı hedefle- yen yöneticiler ve girişimciler; rekabetin çıkmaz sokağından açık mavi okyanuslara yelken açmaya davetlisiniz.       &quot;Heyecan verici bir iş kitabı... Mavi Okyanusa Doğru gerçek hayattan güçlü örnekler içeriyor... Bu paha biçilmez kılavuz, iş odaklı okurlara ilham verecek.&quot; -Publishers Weekly     &quot;Mavi okyanus stratejisinin uygulanmasına yardımcı olma konusundaki deneyimlerin sentezlendiği heyecan verici bir kitap... Mavi Okyanusa Doğru uygun zihniyete sahip herhan- gi bir organizasyonun bir mavi okyanus girişimi başlatması ve uygulaması için kapsamlı bir rehber sunuyor.&quot; -Forbes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100852</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0161b6f5-dc23-4546-986d-543001bcbb0f.jpg</image:loc>
            <image:title>İlker Hepyaşar 3</image:title>
            <image:caption>Yıllarca İlker anlattı; ablası Merve dinledi. 
Birçok komik anı birikti, hepsi hayatın içinden… 
Ben de teyzesi olarak Merve’yi, bu anıları hikâyeleştirmesi için yüreklendirdim. 
Ve sır ifşa oldu. İyi ki de… 
E haydi, uçuşa hazırsanız başlayalım gençler… 
 
Proje Danışmanı 
Uzm. Klinik Psikolog 
R. Berrin Göncü 
(Tavşan Tali’nin Yazarı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100853</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73cd4ad-133f-456f-b0c4-b739aad3c03e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlker Hepyaşar 4</image:title>
            <image:caption>Yıllarca İlker anlattı; ablası Merve dinledi. 
Birçok komik anı birikti, hepsi hayatın içinden… 
Ben de teyzesi olarak Merve’yi, bu anıları hikâyeleştirmesi için yüreklendirdim. 
Ve sır ifşa oldu. İyi ki de… 
E haydi, uçuşa hazırsanız başlayalım gençler… 
 
Proje Danışmanı 
Uzm. Klinik Psikolog 
R. Berrin Göncü 
(Tavşan Tali’nin Yazarı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100854</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb811de-425f-4092-ae6f-9665cb4ccaa3.jpg</image:loc>
            <image:title>İlker Hepyaşar 5</image:title>
            <image:caption>Yıllarca İlker anlattı; ablası Merve dinledi. 
Birçok komik anı birikti, hepsi hayatın içinden… 
Ben de teyzesi olarak Merve’yi, bu anıları hikâyeleştirmesi için yüreklendirdim. 
Ve sır ifşa oldu. İyi ki de… 
E haydi, uçuşa hazırsanız başlayalım gençler… 
 
Proje Danışmanı 
Uzm. Klinik Psikolog 
R. Berrin Göncü 
(Tavşan Tali’nin Yazarı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100855</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68bfda65-065e-49b1-be8c-f881af1cd7ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Sa‘yi Çelebi ve Gazelleri</image:title>
            <image:caption>Sa‘yi Çelebi ve Gazelleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100856</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2aa784-51f3-4548-a737-52db87baad66.jpg</image:loc>
            <image:title>Asude Bir Bahar</image:title>
            <image:caption>Meraklı gözlerle, önünde dizilmiş sıra sıra kapıların açılmasını beklerken, aslında bu sırlarda yolculuk yapıyordu. Sanıyordu ki kapı açılmazsa, ilerleyemezse orada kalacak. Kalbinin mührü hangi kapının ardında asılıydı kim bilir... Hayat daha hangi rüzgârla, hangi daldan başkasına estirip savuracaktı da her konduğu yerde bir pencere açacaktı? 
Hiçliğin farkına varınca kendini bulurdu insan. Tam olamayacağını idrak edince tamamlanırdı. Acelecilikle değil, sabrın ağır adımlarıyla ve sükûnetle yürünürse istikamet üzere yol alırdı. 
Çok toydu daha. Hayatın acemisiydi. Daha çalacağı çok kapı, aşındıracağı çok eşik vardı. Şimdi bütün bunlardan habersiz yatıyor ve bekliyordu. Daha yolun en başındayken kendini sonunda sanıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100857</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2005135f-16de-4613-91e6-5c85d0d1e1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asar Serisi 1: Asar&apos;ın Evlatları</image:title>
            <image:caption>Son sayfasına kadar heyecanın düşmediği, 
Türk mitolojisinden beslenen, fantastik bir roman! 
Elinizden bırakamayacaksınız! 
Tek derdimin yarım saat sonra başlayacak olan sınava yetişmek olduğu bir günde, başıma böyle şeylerin geleceğini kim bilebilirdi ki? 
Ama başıma böyle şeyler geldi işte! Önce gökkuşağı renklerine bürülü, gökyüzüne uzanan lanet bir merdivende haftalarca aç, susuz kalmak; sonra da hiç tanımadığım yaratıklar, tanrılar ve yarı tanrılarla dolu bir okulda okumak! 
İşin en fenasının anlattıklarım olduğunu düşünüyorsanız son derece yanılıyorsunuz dostlarım. İzninizle size kendimi tanıtayım. 
Ben Barış: En güçlü tanrılardan birinin katledilmiş evlatları arasında tek hayatta kalan çocuk! Daha da önemlisi, Yeraltı Tanrısı Erlik’in bir numaralı hedefi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100858</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5bfc37-8c8b-4d0d-8082-fa637425eba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Necip Bey!</image:title>
            <image:caption>Bütün bunlar yaşanırken kimse beni elimden tutup okula götürmedi. Hiç kimse okula kaçta gidip ne zaman çıktığımı sormadı. Babam ise kaçıncı sınıfta olduğumu bile bilmezdi. Hangi sınava girdiğimiz, hangi notu aldığımız ne bilinir ne de sorulurdu. Bütün sorumluluk sana aitti. Evden çıkıp mahallemizin köpekleriyle vedalaştıktan kısa bir süre sonra tramvay Millet Parkı yokuşunu hızla inmeye başlar ve evimizin bahçe duvarı görünmez olurdu. Bunun anlamı şuydu: Özgürdün. Okula gidebilirdin ya da gitmeyebilirdin. Başını alıp parklarda, çay bahçelerinde vakit geçirebilirdin. Karar senindi. Yük senin sırtındaydı. Evdekiler ise beklemedikleri sonuçlarla karşılaşabilirlerdi. 
Örneğin, babam uzun süre benim okul dışında, bir yandan da sporla uğraştığımın farkına varmamış, bunu bilememiş, merak dahi etmemiştir. Bir gün babamın yazıhanesine biri gelip de, “Siz Hulusi Müderrisoğlu’nun babası mısınız?” diye sorunca, babam bana bir şey olduğunu düşünüp telaşlanıyor. Bunu fark eden adam, “Sadece sordum. Oğlunuz bugünlerde ülkenin en önemli atletlerinden biri… Onun için merak ettim, soyadınız aynı da…” diye açıklama yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100859</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/592f3759-2ceb-4f10-a1ba-ec37c1b8de4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Biri!</image:title>
            <image:caption>Kalbinde hırs, kin; zihninde intikam fikri... Anlamsız geldi. Durduk yere neden bu fikir, bu hisler... Gelen geldiği gibi gidivermiş görünüyorken ne düşündüğünü unutmuş, sanki ilk defa bu kanıya varmıştı ve aklına, yapacağı şu mis gibi fikir geliverdi: “Kadınlığım, arzularım böyle yok olup gidecek mi? Bunu bana pekâlâ başka bir erkek de hissettirebilir,” dedi. Duraksadı tıpkı daha önce de bu kanıya vardığında olduğu gibi. Birkaç dakika geçti. Zihni geri döndüğünde devam etti kaldığı yerden: Bunu başka erkeklerde tecrübe etmeli miydi? Hâlâ baştan çıkarabilecek bir kadın olduğunu, olabileceğini hissetmek için onları kullanabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100860</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5971d68-0e66-4305-94eb-5e7d41ab9831.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kız Mira ve Dev Adam</image:title>
            <image:caption>Çocuklar; merak ve heyecan dolu bu kitapta, Mira sizi hayvanlar âleminde ki macerasında birlikte olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100861</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a03d038-9ba4-48a4-bec4-f6f22275f120.jpg</image:loc>
            <image:title>Üşüyen Kardelen</image:title>
            <image:caption>Hayat denilen şey, doğumla başlayıp ölümle biten bir yolculuk… Başı belli sonu belli, sadece ortası belli değil, o da senin doldurmanla geçiyor ve nasıl geçireceğin senin elinde mi, değil mi? Haklısın, bunu bilemiyorsun. Dolayısıyla senin müdahalen dışında olan hayat, kaderine dokunuşlar kondurarak akıp geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100862</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d4b87e6-db63-4f84-ad84-c2fb4b862c2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıların Ardındaki</image:title>
            <image:caption>Sayıların Ardındaki Sır Kitap Açıklaması
&quot;İlahi&apos;ye bağlı kaldığınızda, sizinle desenler, bağlantılar, işaretler, eşzamanlılıklar ve her türlü hediyeyle konuşacaktır.&quot;

Phyllis Curott

Yaratıcının bize verdiği gizli ve açık armağanlar vardır. Ancak dünyanın kargaşasından kaçıp manevi yolculuğa çıktığımızda gizli mesajları fark ederiz ve ruhumuzda hissettiğimiz boşlukları doldurmaya başlarız. Bu yolculuğun amacı yaratıcımızla ruhsal bağlantı kurabilmek özümüzü bulabilmektir. Attığımız her adımda, yaşadığımız her olayda, duyduğumuz her seste, gördüğümüz her güzellikte onu ve bize vermek istediği mesajları buluruz.

Renklerde, kokularda, seslerde, sembollerde, sayılarda, harflerde bizi gitmek istediğiniz yere ulaştıracak gizli kodlar vardır. Her biri benzersiz öğrenme deneyimleri yaşatır. Bu kitapta rakamların sadece matematiksel semboller olmadığını anlayacak sayıların içindeki gizli mesajları görmeye çalışacak ve olağan üstü enerjilerini fark edeceksiniz. Unutmayın, ruhsal olarak önümüze çıkan her şeyin bir nedeni var.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100863</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b0be802-968e-48b4-b6d1-d5a763d6d6bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Yorgunları</image:title>
            <image:caption>Yol Yorgunları Kitap Açıklaması
Gözlerinde bir boşluk
Belli ki yorgunsun yollar kadar
Herkes gibi senin de var bir yokun.
Sessizce bekliyorsun
Yollar gibi yorgun besliyorsun
Bir varmış bir yokmuş gibi zamanları
Herkes kendi yolunun yolcusudur ve her insan kendi yolunun yorgunudur. Aslında hayatın ta kendisidir yol yorgunluğu. Yaşlısı genci, yoksulu varsılı, kadını erkeği hep aynı şeyi söyler: Hayat acımasızdır.

Acımasız olan hayat değildir; aklın yasalarıdır. Katıdır aklın yasaları. İnançlarla, alışkanlıklarla, ideolojilerle, kültürlerle katılaştıkça katılaşır insan düşüncesi. İnsan, hiç farkında olmadan acımasızlığa mahkûm olur. Anlamsız inatlaşmalar, ayrışmalar, kavgalar ve ne yazık ki cinayetler ve katliamların tek nedeni işte bu acımasızlık mahkûmiyetidir. İşte bu nedenle bir yola mahkûm olur, yoruldukça yoruluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100864</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33a326b3-0c74-4c5c-99f7-a980aa011697.jpg</image:loc>
            <image:title>Barkat</image:title>
            <image:caption>Barkat Kitap Açıklaması
Bir iki üç, saklanması güç.
Dört beş altı, hayatını senden çaldı.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100865</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b40854a-9c73-42e8-9158-ac4f9d64caeb.jpg</image:loc>
            <image:title>En Son</image:title>
            <image:caption>En Son - Manzum Tiyatro Eseri Kitap Açıklaması
İnsan:
Bu sefer,
Hazırdaki yığından değil,
Yepyeni bir yüze bürünüp
Eskisini bir maske gibi
Onun üzerine takarak
Yeni bir dille konuşmalı.
Tek bir sözcükten doğacak:
Bambaşka bir dil,
Bu başka dilde
Başka türlü algılayıp
Yaşayıp
Hissedip
Hatırlıyor olmalı.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100866</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224694ce-6a31-492c-84f5-b8598c22f551.jpg</image:loc>
            <image:title>Şoreş</image:title>
            <image:caption>Şoreş Kitap Açıklaması
Bu kitapta damlattığım her mürekkep adına kiminiz bana devrimci, kiminiz ülkücü, kiminiz Kürtçü, kiminiz falancı diyeceksiniz. Hayır güzel kardeşlerim, ben bu aziz milletin vekiliyim. Diğer vekillerden tek farkım var, o da mazbatamın YSK tarafından verilmemesidir. Benim mazbatamı milletim, halkım, vatandaşlarım ve emekçi büyüklerim verdi, mazlumlar teslim etti, köle gibi yasamak istemeyenler ama illede susturulan, darp edilen, kovulan, kafasına vurulan ve konuşturulmayan yurtseverler takdim etti. Ben buyum güzel ve değerli büyüklerim. Vicdanımın sesi, merhametimin dengbeji, sol elimin mürekkep kokan kalemi, sağ elimin işaret parmağının havaya kalkan şehadetiyim.
Ben bir toplumun yansıması, bir halkın kardeş türküsü, bir milletin kısa metraj filmiyim. Yani ben bir ülkeden öte, Türkiye’nin gölgesiyim. Burada yaşayan dini, dili, ırkı ve kimliği fark etmeksizin tarih boyunca kan ve gözyaşına, aç ve susuzluğa mahkûm edilmiş ve bunları kirlenmiş sayfalarına yazmış bir halkın temsilcisiyim. Adım Devrim, soyadım ise Aktürk&apos;tür. Ben insanım, ben susmayacak olan bir toplumun geçmişi ve geleceğe yön vermek isteyen aziz milletimin bir neferiyim. Ancak diğerlerinden tek bir farkım var, silâhımın kalem olmasıdır. Şiirlerimde de dedim ya, &apos;Kimi zaman bir yazı, çoğu zaman atom bombasından dahi tesirlidir.&apos; diye.
Ey okur Arkadaşlarım, belki su dizelerim burada bitmiştir.
Ancak hikayem devam edecektir.
Sevgili Dostlarım, dilerim ki her biriniz edebiyatla kalasınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100867</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06b459b-48cb-472e-a4e5-7d62cd14706e.jpg</image:loc>
            <image:title>İsimdeki Sır</image:title>
            <image:caption>İsimdeki Sır - Bir Barman Kara Polisiyesi Kitap Açıklaması
Barman Kara deneyimli bir Cinayet Masası polisidir, mesleğine bağlı, ağırbaşlı, makul bir adam; işini evinin duvarına taşıyacak kadar işine aşık. Ve bir seri katil; sarışın, yuvarlak yüzlü, yeşil gözlü kadınları öldürüyor.
Kahramanımız sadece seri katil peşinde koşmuyor, aynı zamanda bize polislik mesleğinin inceliklerini birer birer öğretiyor. İyi polis, kötü polis nedir? Faili meçhul ve faili mahfuz cinayetin tanımını, sistem eleştirisini profesyonel bir şekilde okuyucuya sunuyor.

Emniyeti edebiyata taşıyan yazar olarak bilinen Mustafa Kalender sağlam kurgusu ve akıcı anlatımıyla polisiye severlere tatmin edici bir yolculuk vaat ediyor.
Okan CÖMERT
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100868</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba327867-60bd-400b-b901-8298e237ec14.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Kanı Gözyaşıdır</image:title>
            <image:caption>İsimdeki Sır - Bir Barman Kara Polisiyesi Kitap Açıklaması
Barman Kara deneyimli bir Cinayet Masası polisidir, mesleğine bağlı, ağırbaşlı, makul bir adam; işini evinin duvarına taşıyacak kadar işine aşık. Ve bir seri katil; sarışın, yuvarlak yüzlü, yeşil gözlü kadınları öldürüyor.
Kahramanımız sadece seri katil peşinde koşmuyor, aynı zamanda bize polislik mesleğinin inceliklerini birer birer öğretiyor. İyi polis, kötü polis nedir? Faili meçhul ve faili mahfuz cinayetin tanımını, sistem eleştirisini profesyonel bir şekilde okuyucuya sunuyor.

Emniyeti edebiyata taşıyan yazar olarak bilinen Mustafa Kalender sağlam kurgusu ve akıcı anlatımıyla polisiye severlere tatmin edici bir yolculuk vaat ediyor.
Okan CÖMERT
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100869</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b20ce920-6568-48ad-b3bd-e5fd61800e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Perdelerin Ardında</image:title>
            <image:caption>Perdelerin Ardında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100870</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ff1cac-297d-434d-b9ce-849bd290c540.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşegül Öğretmenin Kardelenleri</image:title>
            <image:caption>Ayşegül Öğretmen&apos;in Kardelenleri Kitap Açıklaması
Bu kitabımı; canım ailem, biricik öğrencilerim ve emekleri asla ödenemeyecek olan, etrafını sevgi ve bilgi ışığı ile aydınlatarak nice öğrenciler yetiştiren fedakar öğretmenlere ithaf ediyorum.
Çok sevdiğim yaşam kaynağım öğretmenlik mesleğimdeki anılarımın bir kısmını yazarak siz değerli okurlarım ile de paylaşmak istedim.
Kuzum hayat aslında sevdiklerin ile beraberken tatlı şerbet gibi hoş geçiyor. Yaprak dökümü başlayıp da bir bir sevdiklerini kaybettiğinde acıyla birlikte hayat da o an sanki duruyor. Bu anımın kahramanı Fadim Teyze... 90 yaşlarında adeta ulu bir çınar gibi kökleriyle yaşama sımsıkı bağlı çok güçlü bir hanımdı. En çok onun eşini kaybettikten sonra yaşadıklarını anlatırken gözlerinden akan damlalarda yaşamıştım ben bu duyguyu....
Anının kalan bölümünü kitaptan okumaya ne dersiniz?
Kitabın geliri eğitime ve can dostlarımız olan sokak hayvanlarına bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100871</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b702192-4abe-4f2a-9080-dd248d4d05ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yüreğin Bir Hikayesi Var</image:title>
            <image:caption>Her Yüreğin Bir Hikayesi Var Kitap Açıklaması
Temiz Seviyorum Seni
Seni sevdiğimden beri, Kendime daha iyi bakıyorum.
Daha bir güzel görünmeye çalışıyorum.
Saçlarımı bile senin istediğin gibi yapıyorum.
Her gün şarkılarla uyanıyorum.
İçim daha bir kıpır kıpır,
Her yeni güne iki çift göz,
Bir çift yürek olarak uyanıyorum.
Çünkü seni yüreğimin içine koymuşum,
Sadece ben değil,
Sen olmuşum, sen de ben,
O yüzden&quot; İyi bak kendine,&quot; der sevenler, Aynaya bakarken gözlerinde gör beni, İyi bak gözlerine,
Dinlediğin şarkılarda yüreğine dokunayım, Gün boyu dilinde bir şarkı gibi dolanayım.
Kendini yalnız hissettiğinde uzaklarda, Elini koy kalbine, ben ordayım.
Sensiz geçmiyor bu günler farkındayım,
Seninle olunca da ne çabuk bitiyor anlamıyorum.
Sen yüreğimdesin diye,
Daha bir sarmalıyorum kendimi,
Sanki ben yüreğimi sarmaladıkça,
Sen üşümeyeceksin sanıyorum uzakta, Daha çok nefes alıyorum ki,
Ciğerlerimden kalbime giden yollar açılsın, Temiz hava gelsin sana, Çünkü orada sen varsın.
Sigara bile içmiyorum ki,
Seni kalbimde kirletmeyeyim diye.
Anlaşana işte;
Öyle temiz seviyorum seni.
Aysel Ürkmez Artıktay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100872</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163787c7-4f86-435f-8c5b-b430e574ae68.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kıta Uyanıyor</image:title>
            <image:caption>Dünya’nın potansiyel en zengin insanlarıydı onlar… Ta ki Batılılar bunu öğrenene dek. Batı dünyası onların yer altı kaynaklarını sömürmekle yetinmemişti. Özyurtlarından, ailelerinden koparılan siyahiler çoktan bir köle olarak damgalanmış, gemilerle önceleri Avrupa’ya, keşiften sonra ise Amerika’ya satılıyorlardı. Transatlantik Köle Ticareti, Afrikalı masum siyahilerin en büyük korkusu haline gelmişti. Hayalleri, umutları ve hatta inançları bir köle gemisinde birbirine sıkıca bağlı zincirlere vurulmuştu. 
Yaklaşık 350 yıl boyunca Afrikalılar köleleştirilerek ‘mecburi hizmet’ adı altında yeni dünyada satıldılar. Aradan geçen onca sene hiçbir acıyı hafifletmedi. Kölelik, esir oldukları topraklarda sağ duyulu insanların yüzyıllar süren mücadelesi sonunda resmi olarak bitse de, ırkçılık girdabına yakalanmış insanların beyninden hiç çıkmadı. Türlü zorbalıklar, aşağı görülen siyahilerin yakasını bırakmadı hiçbir zaman… Onların ten rengi mücadelesi devam ettiği sürece, insanlık eksik kalan parçasını bulamayacaktı kainatın son gününe kadar. 
Belki biraz feryat, belki de sessiz bir çığlıktı onlarınki. Görünen ise yüzyıllar boyunca sisli bir hava, uluyan kurtlar ve bir bilinmezin ortasına düşüverme hissi sarıyordu tüm bedenlerini. 

Sadece özgürlüğe adanmış boyunlarına, ırkçılık denilen hastalığa yakalanmış beyazlarca nasıl geçirilecekti boyunduruk? Belki de gözlerini açıp sağa, sola dikkatlice, birlik içinde yek vücut ile bakma zamanı gelmiştir Afrika halkı için… Kara Kıta uyanıyordur kim bilir? 
Kendilerine doğru menzil alan zehirli oklar, uyuyan bir devi ayağa kaldırmanın arifesinde, sessizce kınından çıkmış hançerler ile amansız bir mücadeleye giriştiler… 
Yazar Cihan Ormancı, destansı bir final ile Afrika’nın uyanışını alternatif bir gelecekte okurlarına sunarken; perişan haldeki siyahilerin bastırılmış duygularının açığa çıkışını, ruhsal ve bedensel özgürlüklerine kavuşmalarını çarpıcı bir dille adeta efsaneleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100873</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/187b8231-f368-4f10-9adb-c911de6e7d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaltı Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Karaltı Ülkesi Kitap Açıklaması
Hançer gibiydi ayaz…
Her yer zifiri karanlık… Titrek sokak köpekleri kuytuluklara sığınmış, insanlar evlerine çekilmiş, dışarıda bir o kalmıştı. Üzerinde kalın paltosu ve atkısıyla, hızlı adımlarla evine yürüyordu, acelesi vardı. Aklı düşüncelerle dolu, yolu bomboştu.  Kar yağışı hızlanmış, sokağı garip bir uğultu ve duman kokusu doldurmuştu. Ürperdi durduk yere.
Peşinden birinin geldiğini hissetti; döndü, baktı; kendisine bakıldığını fark edince yakındaki ağacın arkasına saklanan ve onu takip eden karaltıyı gördü. Emindi, yine oydu. Avcı çakısını cebinden çıkarıp sağ eliyle sıkıca kavradı. Yaşlı ağaca kadar yürüdü. İri gövdesinin arkasına kafasını uzatarak baktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100874</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10658e25-a61c-4d0e-a3df-2b7bd8a2d720.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kız Karmaşası</image:title>
            <image:caption>Mackenzie Cabot doğduğu günden bu yana hayatını başkaları için yaşamıştır. Fakat uymak zorunda kaldığı kurallar canına tak eder. Üniversite diploması almaya öncelik veren genç kızın yolu, bir sahil kasabası olan Avalon Körfezi’ne düşer. Mackenzie vahşi içgüdülerini bastırmak için elinden geleni yapsa da kasabanın kötü çocuğu Cooper Hartley’le tanışınca zorlu bir sınavdan geçer. Oldukça sert ve dobra biri olan Cooper, genç kız için büyük bir tehdittir. Çünkü aralarındaki ilişki, kısa süre içinde Mackenzie’nin hayatındaki en gerçek şeye dönüşür. Cooper kasabayı ele geçiren zenginlerden nefret etse de Mackenzie’yi tanıdıkça ona âşık olmaya başlar. Ancak genç kız, Cooper’ın ondan sakladığı çok önemli bir sırrı keşfeder. Peki bu sır, Mackenzie’yi hayatı boyunca evinde gibi hissettiği tek yerden vazgeçmek zorunda mı bırakacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100875</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a9e295-de4c-49e5-92eb-e65b8ece13cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Cadmus</image:title>
            <image:caption>İngiliz kasabası Küçük Camborne’da, birbirine yakın evlerde yaşayan Bayan Finch ve Bayan Swallow geçmişteki suçlarını, pişmanlıklarını geride bırakmış, sakin bir hayat sürmektedir. Bir gün evlerinin arasındaki boş eve Theodore Cadmus adında, kimsenin bilmediği Akdeniz adasından gelen bir yabancı taşınır. Ve kendilerini güvende hissettikleri rutin hayatları yavaş yavaş bozulur. 
 
Bay Cadmus’un gelişi sadece onların hayatını değil kasabadaki hayatı da etkiler. Uzun zamandır konuşulmayan sırlar, biriktirilmiş kinler açığa çıkar. Bununla da kalmaz, kendi halinde bir kasaba olan Küçük Camborne’da suç işlenmeye başlar. 
 
Çağdaş İngiliz edebiyatının ustalarından Peter Ackroyd, bu kitabında okuru tekinsiz, gizemli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100876</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad4d5b4-5df1-4163-8aea-2a629e7c4f39.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Retoriği</image:title>
            <image:caption>Şiirin Retoriği, Mehmet Can Doğan’ın dille yaratılan dünyaların yapısıyla ilgilenen ve poetik görüşlerini de içeren bir kitap. İki bölümden oluşan kitabın Ufuk Yazılar bölümünde şiirin yapısı, varoluşu, ideolojisi, dili, eleştirisi bağlamında iç sorunları ve sinema, folklor, popüler kültür bağlamında çevresel ilişkileri tartışılıyor. Ufuk Sorular bölümündeyse şairle yapılmış söyleşi ve soruşturmalar var. Doğan, kendi şiirinin üretimi, ortaya çıkışı ve alımlanışı üstünden şiir ortamının genel eğilimlerine, sorunlarına değiniyor. 
 
 “Başkalarının tecrübesinden de kendi tecrübemden de çıkardığım sonuç, şiirin çalışılarak kurulan bir yapı olduğudur. Bu yapı tasarlanırken işlev de gözetilebilir güzellik de; ikisinin birden gözetilmesi de mümkündür. Cins şair, poetik tutumu belirmiş şair, neyi gözetirse gözetsin kurduğu yapı sağlam olur; kusursuzu amaçlar o, kimi zaman bile isteye kusura da yer açarak. Bir şairin tecrübesi, her alandaki tecrübe gibi başkaları için öğreticidir; elbette, talip olan çıkarsa. Talibin çıkıp çıkmaması, şairin tecrübesinin dışındadır; o işine bakar.” 
 
Şiirin oluşum ve biçimleniş süreçlerini düşünenlerin kitabı Şiirin Retoriği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100877</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d015b4c1-aff1-4faa-9051-808b258ab861.jpg</image:loc>
            <image:title>5. Kan</image:title>
            <image:caption>5. Kan, okurları tek solukta okunacak, aksiyonu bol bir maceraya davet ediyor.   Sadece bir aşıyla dünyayı hastalıklardan kurtaracağını söyleyen Dr. Kraeuter herkesin dikkatini çekmiştir. Eşsiz bir kongre düzenler ve ilk aşılar için gönüllü olan yüz kişiyle gazetecilerin önünde büyük bir felaket yaşanır. Aşılanan herkes ölmektedir. Bir anda mucizevi cankurtarandan katliamcıya dönüşen doktor da son nefesini suçlulukla verir. Ardında kalan evlatlığı Saniye, evlatlığının eşi Max, asistanı Yavuz hem suçlamalardan kaçmak hem de gerçekleri ortaya çıkarmak zorundadır. Kısa olacağını düşündükleri yolculuk giderek zorlaşır, uzar ve etrafları kim olduklarını bilmedikleri düşmanlarla çevrilir. Herkes aynı şeyin peşindedir: Beşinci kanın formülü. Her gittikleri yere felaket de onlarla birlikte gelir. Yolları Midilli’den İtalya’ya, İngiltere’den İsrail’e, Hindistan’dan Türkiye’ye uzanır. Uzun yıllardır kan grubu diyetini uygulayan Nursel Köse’den tek solukta okunacak, aksiyonu bol bir roman. Heyecanlı, polisiye dozu tam ayarında ve maceraseverlerin elinden bırakamayacağı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100878</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f1d05b-b1ad-4380-88f1-0cd059fe9ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Kanatlı Vampir 12</image:title>
            <image:caption>Beyaz Kanatlı Vampir 12 – Büyü Bozumu 
Arka Kapak Yazısı 
Beyaz Kanatlı Vampir serisi ilk kitabıyla yüz binlerce çocuğun gönlünü fethetmeyi başardı. Diğer kitapları ile de tutkulu bir hayran kitlesine sahip oldu. Kitap okumaktan nefret eden çocuklar dahi bu seriye kayıtsız kalamadı. Tam bitti derken bambaşka bir macerayla yeniden başladı. Ve şimdi Beyaz Kanatlı Vampir 12- Büyü Bozumu sizlerle. Her sayfasında heyecan, macera ve eğlence…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100879</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fe65612-f20f-4328-acc9-22b2773fd59d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Kanatlı Vampir Set – 3</image:title>
            <image:caption>Beyaz Kanatlı Vampir Set – 3 
Arka Kapak Yazısı 
Beyaz Kanatlı Vampir serisi ilk kitabıyla yüz binlerce çocuğun gönlünü fethetmeyi başardı. Diğer kitapları ile de tutkulu bir hayran kitlesine sahip oldu. Kitap okumaktan nefret eden çocuklar dahi bu seriye kayıtsız kalamadı. Tam bitti derken bambaşka bir macerayla yeniden başladı. Her sayfasında heyecan, macera ve eğlence dolu seri artık kutulu. Set içi, Beyaz Kanatlı Vampir 9- Kraliçe Cadı, Beyaz Kanatlı Vampir 10- Kara Kedi, Beyaz Kanatlı Vampir 11- Üç Gece, Beyaz Kanatlı Vampir 12- Büyü Bozumu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100880</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2bf9dc8-4f57-4d0a-8eb6-9f20e12800c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgisiz Dünyaya Karşı</image:title>
            <image:caption>2020 Filistin Kitap Ödülleri Sahibi 
2021 Aspen Words Edebiyat Ödülü Finalisti 
 
Sevgisiz Dünyaya Karşı, Orta Doğu’da ailesi ve kendisi için daha iyi bir yaşam ararken giderek radikalleşen genç bir kadının yaşamını anlatan etkileyici bir roman. 
 
1970’lerde Filistinli bir mülteci ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nahr, hayatı boyunca mükemmel bir aşk evliliğini, çocuk sahibi olmayı ve kendi güzellik salonunu açmayı düşler. Fakat hayallerinin gerçekleşmeyeceğini, sevdiği adamın evlendikten kısa süre sonra onu terk etmesiyle acı bir şekilde kavrar. İşlerin daha da kötüleşmeye başlamasıyla kendini istemediği durumlarda, ailesine söylemek zorunda olduğu yalanların içinde bulur. 
 
Bir mülteci olarak hayatta kalma mücadelesi ve kendini keşfetme süreci hiç bitmeyen Nahr, tutuklanıp hicre hapsine mahkûm edilir. Neredeyse hiç tanımadığı bir ülkede, günlerini hapse girmesine neden olan dramatik olayları düşünerek geçirir. Nahr’ın hikâyesi artık öfke, sevgi, şefkat, çaresizlik ve nefretle doludur. 
 
“Abulhawa, arzu ile hayatta kalma arasındaki gerilimin açıkça ortaya konduğu bir dünyayı zarif bir şekilde inşa ediyor.” –New Yorker 
 
  “Bir kadının acısına dair ayrıntılı araştırmalar ve umutsuzca alınan önlemler, bu hikâyeyi ön plana çıkarıyor.” –Publishers Weekly 
 
“Bu dokunaklı romanda Abulhawa, sürgünün mirasına ve politik olanla kişisel olanın kesişimine sert bir bakış atıyor.” –Booklist 
 
Yazar Hakkında 
Susan Abulhawa 1967 Savaşı’nda Filistinli mülteci bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Gençliği işgal altındaki Doğu Kudüs’te, Kuveyt’te ve Ürdün’de geçmiştir. Şu anda kızıyla birlikte Pennsylvania’da yaşayan Abulhawa, insan hakları aktivistidir ve sık sık siyasi yorumculuk yapmaktadır. Susan, Filistinli çocukların işgal altında ve yurtdışındaki mülteci kamplarında oyun oynama hakkını korumaya adanmış bir kuruluş olan Playgrounds for Palestine’nin kurucusudur. 
 
Çevirmen Hakkında 
Şafak Tahmaz 1988 Samsun doğumludur. İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu, aynı dalda yüksek lisans yaptı. Çevirmenlik, editörlük ve telif hakları üzerine çalışıyor, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde okuyor. Türkçeye çevirdiği yazarlar arasında Slavoj Žižek, Azareen Van der Vliet Oloomi, Renata Salecl, Christiana Figueres ve Tom Rivett-Carnac gibi isimler yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100881</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63e18a65-42af-4778-8bf5-b3bd18d62e0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi 55</image:title>
            <image:caption>Kendi şarkını söylersen, tüm engelleri aşabilirsin!

Ödüllü Amerikalı yazar Lynne Kelly, Türkçe’ye çevrilen ilk romanında, mesafelerin aşılabilir olduğunu, sevginin sınır tanımazlığını duyumsatıyor. Okuru, kendine özgü şarkısıyla okyanusta tek başına yaşamak zorunda kalan balina Mavi 55’in hüznüne ortak ediyor ve onun sesini izleyen sağır bir çocuğun peşinden sürüklüyor. Pes etmeyen inatçı kızın sıcacık hikâyesi, farklılıkların mükemmelliğini her yaştan okura hatırlatıyor. Okyanusun derinliklerinden, Alaska buzullarından, bazen bir radyodan, bazen de bir sınıftan umut dolu bir cümle yükseliyor: Ses yeterince güçlüyse tüm engelleri aşabilir!
Konusu
İşitme engelli Iris’in sessiz dünyasındaki tek mutluluğu, dinleyemediği radyoları tamir etmektir. İletişim kuramadığı arkadaşları yetmezmiş gibi, ailesinin de onu anlamadığını düşündükçe yalnızlığı derinleşir. Okyanusta yapayalnız gezindiğini öğrendiği balinadan çok etkilenir. Sesinin frekansı farklı olduğu için sürüsü tarafından terk edildiği halde şarkılar söylemeyi sürdüren Mavi 55, onu çağırmaktadır adeta. Bu özel balinayı bulmayı aklına koyan Iris, uzun bir deniz yolculuğuna çıkmak için anneannesinden yardım alır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100882</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b15b05ec-2ca0-49cf-8cfe-c89516c3e977.jpg</image:loc>
            <image:title>Risale-i Nur&apos;da Hizmet Metodları</image:title>
            <image:caption>Bu asırda Kur’an-ı Azimüşşan’ın manevi ve yüksek bir tefsiri olan Risale-i Nur’un ilk halkası ve saff-ı evveli olan Nur talebeleri de, o dehşetli dönemdeki ceberut zihniyete, yıkım ve tahribatlara karşı izzeti İslamiyyeyi muhafaza için, hapis ve zindanlar içinde asla yılmadan ve çekinmeden bu tebliğ görevini ve temsil sorumluluğu ifa ve icra etmiş, o meşakkatli, yakıp kavuran alev ve ateşleri içinde imanların kurtulmasına azami gayret sergilemiş, destansı bir hizmet icra etmişlerdir. Ancak şu var ki, bu asrın dehşeti ve zulmeti, dünyanın cazibesi, nefislerdeki rehavet ve ülfet, afaki işlerin tazyik ve yoğunluğu, maddi ve siyasi atmosferin insanları ziyade meşgul etmesi ve özellikle sosyal medyanın yıkıcı, kavurucu, tahribi insanları manevi hayata karşı bir derece rehavet, tembellik ve lakaytlığa sevk etmiştir. Bu renk solması, matlaşma, sıradanlaşma gibi sebeplerden dolayı müminlere görev ve sorumluklarını hatırlatmak, dimağları berraklaştırmak, kalbler üzerindeki rehavet tozları süpürmek ve bir manada fabrika ayarlarına dönmek adına bu çalışma kaleme alınmıştır. Yayınevi olarak ümit ediyoruz ki, inşallah bu eser, yenilenme ve şuur keskinliğine, derin tefekkür ameliyesine ve bir çeşit “ameliyat-ı cerrahiye” ihtiyacına cevap verecektir. Okurlarımızın bu kitabı ciddi bir biçimde dikkat ve teemülle, im’an-ı nazar ile okuyacaklarını, anlayıp özümseyerek amele ve hayata yansıtacaklarını Rahmet-i İlahiyye’den ümit ediyoruz. Tebliğ kulun, tesir Allah-u Azimüşşan’ındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100883</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30be209-9f37-418b-a969-7ac887606a6e.jpg</image:loc>
            <image:title>İmdat Aşık Oldum</image:title>
            <image:caption>2010 Yılının şubatıydı. Bir gün maillerimi açtığımda, beni çok şaşırtan bir çağrı gördüm. Mailin ‘konu’ bölümünde sadece tek kelime yazıyordu: “İMDAT!” “İmdat!” diye bağırıyordu biri. “Hocam perişanım yardım eder misiniz?” Yardım isteyen kişi, Büşra adlı bir kız öğrenci idi. Ve kelimeler sanki gözyaşlarıyla yazılmıştı. Okuduğum satırlar, beni gençlik yıllarıma döndürüverdi: “Yarabbi İmdat! Beni kurtar!” diye bağırdım yıllara… Bana mail atan öğrenci âşık olduğunu bildiriyordu. Fakat işin kötü yanı, kız henüz 17’sinde bile değildi. Ve gönül verdiği çocuk alkolikti… Üstelik de hatalarından pişmanlık duymayan ve onlarla adeta gurur duyan birisi… Elinizdeki kitap, orijinal maillere sadık kalınarak, Büşra ile yaptığımız uzun yazışmaları ve Allah’ın izniyle kurtuluşunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100884</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85f314d4-4005-4d33-9feb-2ed224337070.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Said Nursiden Fıkhi Tespitler</image:title>
            <image:caption>Bediüzzaman’ın eserlerinde Tefsir ve Kelam ilmi ağırlıktadır. Ama O, Fıkhın hemen her alanında da bir şeyler söylemiştir. O’nun bu alanda söyledikleri de sıradan değil, “Bediüzzaman: Zamanın harikası” unvanına uygun olarak sıra dışı olmuştur. O, her şeyden önce “Fıkhu’l-Ekber: En büyük Fıkıh” denilen îmânî konularda söz söylemiştir. Çünkü meselenin kayyumu imandır. Her amelî işin bir imanî boyutu da vardır. Bir işi yapması gerektiğine inanmayan biri, onu yapmayacaktır. İbadetlerin nasıl yapılacağı İlmihal kitaplarında anlatılır. Bediüzzaman, ibadetlerin, “niçin” yapılması gerektiği üzerinde durmuştur. Bediüzzaman’ın Fıkhını, “Fıkhu’l-evleviyât” şeklinde niteleyebiliriz. O, mesaisini, herkesin her zaman muhtaç olduğu önceliği olan konulara tahsis etmiştir. Bunu, “ehemmi mühimme tercih”, yani “daha önemli olanlara öncelik vermek” olarak görebiliriz. Elinizdeki kitap Bediüzzaman’ın fıkhî meselelere nasıl yaklaştığının çok dikkat çekici örnekleri ile doludur. Kitabın satırları arasında nice aktüel sorularınıza cevap bulabilecek ve verilen ölçülerden hareketle burada ele alınmayan yeni meseleleri sağlıklı bir şekilde tahlil edebileceksiniz. Öyle umuyoruz ki, bu çalışma muhatap olan herkesin Fıkıh dünyasını çok zenginleştirecek, Dr. İhsan Şenocak Hocamızın takdim yazısında ifade ettiği üzere özellikle “Medrese talebelerinin Risale-i Nur’a alakasını artıracak, Risale-i Nur talebelerinin de belli fıkhi meseleleri daha kuşatıcı anlamalarına vesile olacaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100885</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49a6c3ca-42bb-45d5-b0b2-f6c92124aed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Mucizeleri</image:title>
            <image:caption>Bulutlar ve melekler, tâ küçük yaşlardan beri onu gölgelemişti. Örümcek ve güvercinler onun hicret sırasında saklandığı mağaranın girişine yuva kurup müşrikleri yanılttı. En vahşi hayvanlar bile insanlar gibi konuşup dertlerini o şefkatli Resule açtı. Kızgın çölde susuz kalan İslam ordusu, mübarek parmaklarından akan suyu içerek hayata tutundu. Onun tek işaretiyle Ay bir anda iki parçaya ayrılırken, avcuna aldığı taşlar Allah’ı zikretmeye başlıyordu. Çünkü o &apos;en son&apos; ve &apos;en büyük&apos; Peygamberdi. Bizleri de canından fazla seviyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100886</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bb3d99-dcc8-4188-9c61-a1ac8698c123.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kurdu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü Amerikalı yazar Jack London’un Deniz Kurdu adlı psikolojik macera romanı ilk olarak 1904 yılında yayımlanmış, kırk bin kopyalık ilk baskısı anında tükenmiş ve çok sayıda adaptasyonla beyaz perdeye aktarılmıştır.
Yazarın en popüler romanlarından biri olan Deniz Kurdu, bir deniz kazasından sağ çıkan naif ve idealist asilzade Humphrey Van Weyden ile kendisini kurtaran acımasız ve materyalist kaptan Kurt Larsen arasındaki karşıtlıkların derinlikli ve sürprizli hikayesi etrafında örülüdür.
Başlangıçta çekingen ve kırılganken, sonraları hem fizikî hem iradî gücünü geliştirmeye mecbur kalan Van Weyden kurtarıcısının karşısına bu kez bir hasım olarak dikilecektir.
Roman, entelektüellik-fiziksellik, kudret-zayıflık, güzellik-çirkinlik, ölüm-yaşam, kadınlık-erkeklik gibi zıt kavramları incelikle sorgulatırken, zengin tasvirleriyle de beslemektedir. Nietzsche’nin üstinsan nosyonunu çağrıştıran nitelikleriyle Kurt Larsen ise Amerikan edebiyatının en unutulmaz karakterlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100887</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b2e31ec-bd93-4b09-b156-f4d0237e1d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Edebiyatından Seçme Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan yazılar, 1830-1930 yılları arasında Rus edebiyatında iz bırakan isimler tarafından kaleme alınmıştır. Çoğu birbirlerini hiç görmemiş, farklı zaman dilimlerinde yaşamış olan yazarların ortak özellikleri, hemen hepsinin kendi döneminde devlet yönetiminin baskılarına uğramış olmaları, cezalarla, sürgünlerle dolu bir ömür sürmüş olmalarıdır.
Dünya görüşleri, düşünceleri birbirine zamanında tamamen zıt olmuş olsa bile, onları bugün hep birlikte ele almamızın sebebi ise, bütün o dönemler geçtikten sonra, eserlerinin zamana direnebilmiş olmaları ve günümüzde de Rus dilinin kalburüstünde kalmış ustaları olarak kabul edilmeleridir.
Feodal dönemlerden başlayıp, sosyalist dönemin ilk yıllarını da kapsayan bu yazılar, komşumuz Rusya’nın ve Rus toplumunun bu yüz yıllık dönem içinde yaşadığı aşamaları ve değişimleri de yansıtmak amacıyla tarihsel bir akış sırası içinde seçilmeye çalışılmıştır.
Rus dilinin ustalarından güzel örnekler verilirken, onların içinde bulundukları zaman dilimindeki toplumsal yapıların ve düşünme biçimlerinin de izlenebilmesi amaçlanmıştır. Yalnızca yazarların yaşam öykülerinin izlenmesi bile zaten bu amacımıza önemli katkıda bulunabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100888</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c39acfd-4503-410a-8517-808857737313.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! 
 
Hori ile Miyamura her an birbirleri hakkında yeni sırlar keşfettikçe bu sırlar onları birbirlerine daha da yakınlaştırıp aralarındaki bağı güçlendiriyor. Hori’nin bir anda ağzından çıkıveren, “Senden hoşlanıyorum,” sözüne, bakalım Miyamura aynı şekilde karşılık verecek mi? Yoksa bu itiraf, arkadaşlıklarının sonunu mu getirecek?  
 
Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100889</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6119160-07e5-4bfc-bc16-fbdc915488d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İşler Büyük Özgürlükler</image:title>
            <image:caption>1.    Para kazanma derdiniz olmasaydı nasıl bir hayatınız olurdu? 
2.    Para kazanmanın unutturulmuş sırrı! 
3.    Finansal özgürlüğünüzü ilan etmek ister misiniz? 
 
Eski Roma’da köleler çalışarak özgürlüklerini satın alabiliyorlardı. Siz de kazandığınız mevcut parayla özgürlüğünüzü satın almak istemez misiniz? Finansal özgürlüğünüzü ilan etmek, kendinizi dilediğiniz yaşta emekli etmek istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100890</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a30b21c-ebba-45da-afdb-91e416a6f8ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıtsız Kimlikler</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100891</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c171260-c1ba-492b-9627-25f8e7f1fab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şen Yuva</image:title>
            <image:caption>Edebi metinler salt kurgudan ibaret değillerdir. Onlar barındıkları kurgunun altında toplumda meydana gelen sorunlar da yer verirler. Böylelikle her roman sosyolojik bir hüviyete sahiptir esasında. 
 
İşte İnci Yılmaz Şimşek’in birbirinden nadide öykülerini barındırdığı bu kitap da bu hüviyete nail olan eserlerdendir. Çünkü Şimşek her öyküsünde akıcı bir üslupla kadınerkek ilişkisi, benlik problemi, özentilik, görgüsüzlük gibi toplumumuzun kanayan yaralarına temas etmekte ve âdeta bir fotoğrafını çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100892</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d528b96c-c2e6-413c-8274-181f206593df.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöropazarlama Temalı Turizm Tanıtım Filmleri Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. BOLÜM 
1. MARKA VE MARKALAŞMA 
 
2. BÖLÜM 
2. BEYİN YAPISI VE NÖROPAZARLAMA 
 
3. BÖLÜM 
3. NÖROPAZARLAMA İLE İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALAR 
 
4. BÖLÜM 
4. UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100893</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edd4db06-46e1-4d51-a48a-228f8d99b27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu&apos;nun Rolü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM: DÜNYA’DA MUHASEBE VE DENETİM MESLEĞİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM: DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE KAMU GÖZETİM KURUMLARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: KAMU GÖZETİMİ, MUHASEBE VE DENETİM STANDATLARI KURUMU’NUN (KGK) ROLÜ İLE MUHASEBE UYGULAMALARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLERİN MUHASEBE VE DENETİM MESLEK MENSUPALARINA ETKİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100894</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6582dd8a-b43c-4a17-b2d3-6329a9231caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Fineas Ve Förb</image:title>
            <image:caption>Fineas ve Förb’ün arka bahçelerinde bir uzay gemisi düşünce neler olacak? Bir de Fineas, Förb, Candace ve İsabella’nın, uzay gemisinin sevimli mi sevimli pilotu Mip’le tanışmalarını bekleyin! Çok geçmeden Candace dışındaki herkes Mip’in ezeli düşmanı süper kötü Mitch’in eline düşecek. Mitch’i alt ederek onun üç galaksilerarası tutsağını kurtarma sorumluluğu ise Candace ile Mip’e düşecek! Ama durun bir dakika… Perry nereye kayboldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100895</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f624c9d8-220e-4484-b0d1-de6fca7011f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fineas Ve Förb</image:title>
            <image:caption>Bir yüzme havuzu dolusu jöle yapan FİNEAS VE FÖRB çok eğleniyorlardı… ta ki DR. DOOFENSHMİRTZ’in son yaratığı canlanana dek! Fineas ve Förb, bu devasa jöle canavarı durdurmanın ve CANDACE’ı kurtarmanın bir yolunu bulmak zorundalar. Ardından kahramanımız bu defa İngiltere’nin yolunu tutacaklar ve orada, Candace oğlanları suçüstü yakalamak için dedektifliğe koyulacak. Hey, durun bir dakika… PERRY nereye kayboldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100896</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d0f3207-ffe3-45d1-bc76-c393324f77f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zümrüt İle Asgerd</image:title>
            <image:caption>Zümrüt bir buçuk kanatlı bir kuş. 
Asgerd tek gözlü bir kedi. 
Asgerd birçok ev değiştirmiş; 
her evden üzerinde bir iz taşıyor. 
Zümrüt doğduğu adadan çok uzağa düşmüş; 
yeniden ailesine dönebilmenin hayalini kuruyor. 
Peki evimiz gerçekte neresidir? 
Doğup büyüdüğümüz yer mi? Yoksa dostlarımızın yanı mı? Kim söyler eksik ya da tam olduğumuzu? Belki bir kanat ve pati birliğiyle doldurabiliriz içimizdeki boşluğu ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100897</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ab078a-1470-469e-b560-d256c1ef7172.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Kızlar</image:title>
            <image:caption>Edward Fosca bir katil! Mariana bundan emin ama hiçbir şey yapamıyor. Çünkü Cambridge Üniversitesi’nde Yunan Tragedyası profesörü olan Fosca, bütün kampüsün hayran olduğu, yakışıklı, karizmatik ve lekesiz bir adam. Özellikle Genç Kızlar Kulübü denen özel hayran topluluğundaki öğrencileriyle ilginç bir yakınlığı var. 
 
Bu kızlardan birinin törensel şekilde katledilmesi üzerine Mariana, psikoterapi uzmanlığını polise yardım için kullanmaya başlıyor. Eski okulu Cambridge’de, kuleler ve taş duvarların sardığı bu cennette, antik geleneklerin uğursuz bir şeyi sakladığının farkında. Lehinde görgü tanığı olmasına rağmen, katilin Edward Fosca olduğundan zerre şüphesi yok. Ama bir profesör neden öğrencisini öldürür? Ve neden Yunan mitolojisinin “genç kızı” Persephone’nin ayinlerinden ve yeraltı dünyasına yolculuğundan söz edip duruyor? 
 
Kampüste yeni bir cesedin bulunmasıyla, Mariana’nın suçlunun Fosca olduğunu kanıtlama çabası onu çöküşün kıyısına sürükleyecek bir saplantıya dönüşüyor. 
 
Sessiz Hasta ile Goodreads Yılın En İyi Gerilim Romanı ödülünü kazanan Alex Michaelides’den, bugüne dek 40 dile çevrilmiş, soluksuz okuyacağınız bir roman. 
 
 
“Michaelides’in uzun zamandır beklenen romanı… Anlatımı kuvvetli ve karşı konulmaz.” 
–NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100898</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ff76a57-01b0-4c79-bcb2-099ea760e20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Michael Oakeshott</image:title>
            <image:caption>XX. yüzyılın önemli ve ikonik düşünürlerinden olan Michael Oakeshott, sadece içinde bulunmuş olduğu dönemin politik yapısını ve eğilimlerini etkilememiş aynı zamanda geç İngiliz idealizminin seçkin bir örneği kabul edilen Experience and Its Modes (1933), geleneğin önemine ve rasyonalizmin sosyo-politik alandaki tahribatının eleştirilerine değindiği makalelerinin yer aldığı Rationalism in Politics and Other Essays (1991) ve modern liberalizme yapılan en önemli katkı olarak değerlendirilen On Human Conduct eserleriyle de siyasal kuramın literatürüne ciddi anlamda katkı sağlamıştır. Ayrıca, tarih felsefesinden eğitim felsefesine değin birbirinden farklı alanlarda ve temalardaki çalışmaları entelektüel derinliğini ve nev-i şahsına münhasır düşünür kimliğinin bir ifadesidir. Oakeshott, bu entelektüel birikimin ve çeşitliliğin bir yansıması olarak kimi akademik çevrelerce liberal, muhafazakâr ya da liberal-muhafazakâr bir anlam dünyası içerisinde farklı bağlamlarda ele alınmıştır. Elinizdeki bu çalışma ise Oakeshott’ın gelenek ve özgürlük kavrayışları arasındaki uyumdan hareketle liberal-muhafazakâr bir Oakeshott portresi sunmaya çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100899</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7468cec-5af3-4e8e-bc8f-62ef0f44c384.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Elif - Doğa Etkinlik Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çakıl taşları, deniz kabukları ve renkli yapraklarla harika etkinlikler yapmaya ne dersin? Doğadan topladığın basit malzemelerle neler yapabileceğini kitapta bulabilirsin. 
● Eğlenceli el sanatları 
● Yaratıcılığını destekleyen etkinlikler 
● Evde veya dışarıda yapabilirsin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100900</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb7d8f8-b3b2-4ff4-9e87-1f42303e8c33.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Bir Ayi İle Küçük Bir Çocuk</image:title>
            <image:caption>Tek başına çok sıkılan bir ayı, bir çocuk gördü. “Ne kadar da KÜÇÜK,” diye düşündü. Çocuk, kendi kendine oyun oynarken bir ayı gördü. “Ne kadar da BÜYÜK,” diye düşündü. Elini uzattı çocuk, ön ayaklarından birini uzattı ayı. Böylece arkadaş oldular. Sonra gördüler ki çocuk çok BÜYÜK, Ayı ise KÜÇÜCÜK! Nasıl olur? Bu sorunun cevabını merak ettiysen ve tatlı bir hayal dünyasını ziyaret etmek istersen, hikâyemiz seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100901</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45e039c6-cc0c-42c7-9200-b6c2bae97b4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktaki Tilki</image:title>
            <image:caption>Ra-ta-ta-taat! 
Kim korkar karanlıktaki tilkiden? 
Tavşan korkar! Ördek, fare ve kuzu da korkar! Karanlıktaki tilkiden saklanmak için hep birlikte, alt alta, üst üste tavşanın evine sığınırlar. Ama tilki gerçekten düşündükleri kadar korkunç ve tehlikeli mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100902</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f45ed91-efc6-45ec-8a71-0180cf52382b.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncaklar Eğleniyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklar odadan çıkar çıkmaz oyuncaklar oyun oynamaya başlıyor... 
Oyuncaklar, odayı boş bulmuşken değişik oyunlar oynamak istiyorlardı. Perilerin hayali, roketle gezmekti. T-Rex, çay partisine davet edilmek istiyordu. Korsanlara gelince onlar da dans etmeye can atıyorlardı! Halbuki Bobo, oyuncakların hep aynı oyunları oynaması gerektiğini düşünüyordu. Oyuncaklar Bobo’nun fikrini değiştirebilecek mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100905</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36057a54-ce64-4400-ad9d-ddb422986d1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’ye Kardeş Geliyor</image:title>
            <image:caption>Ali’nin bir kız kardeşi oldu. Ali, kardeşinin eve gelmesini heyecanla bekliyor. Ama bu sırada aile üyelerinin bebek hakkında söyledikleri, aklını karıştırıyor! Bakalım Ali’nin kardeşiyle ilk karşılaşması nasıl geçecek? 
Kardeş sevgisi konulu, içinizi ısıtacak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100906</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca7a0706-d695-4908-b76c-032bca74d033.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostlar Sokağı</image:title>
            <image:caption>Kanguru, ceylan, tembel hayvan ve bukalemun bahçe içindeki güzel bir evde yaşıyordu. Evin bir odası boş olduğu için bir de ev arkadaşı arıyorlardı. Bu odada kim yaşayabilir? Bir fil mi, karınca mı, yoksa inek mi? 
Farklılıklarla birlikte keyifli yaşamanın yolu her zaman bulunabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100907</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f515ae05-7abe-4dff-9b71-c15bbf0f053b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusu Gelen Minikler</image:title>
            <image:caption>Uykusu gelen minikler nasıl uykuya dalıyor? Görmek ister misin? 
Yavru su samuru uyurken annesinin elini tutuyor. Mirketler birbirlerine sarılıp uyuyor. Maymunlar yapraklardan yumuşacık bir yatak yapıyor. 
Birbirinden sevimli yavruların nasıl uykuya daldıklarını dinlerken sen de mışıl mışıl uyumaya hazırlan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100908</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8de28e4-5613-44e1-8f54-e2140727555d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnatçı Porsuk</image:title>
            <image:caption>Küçük Porsuk, babasıyla yiyecek toplamaya gitti. Eve dönme vakti geldiğinde, tırmanmaktan, oynamaktan ve yürümekten o kadar yoruldu ki, babasının onu kucağına alması için ısrar etti. Baba Porsuk hem iki sepeti hem de Küçük Porsuk’u nasıl taşıyacak acaba? 
İnatçı küçük porsuklar için sevimli bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100909</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7ad680c-6631-4cc3-8652-0185394ee502.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Kabus</image:title>
            <image:caption>Büyük Buhran&apos;dan bu yana tarihin en karanlık tablolardan birini ortaya çıkaran 2008 ekonomik krizinden sorumlu güçlerin ayakta kalabilmesi, hatta süreçten güç kazanarak çıkması nasıl açıklanabilir? Krizi yaratan ekonomi politikaları nasıl oldu da her zamankinden daha etkili hale geldi?
Neoliberalizmi basit bir ekonomik doktrinden fazlası olarak gören Christian Laval ve Pierre Dardot&apos;ya göre çıkar birliği kuran oligarşilerce desteklenen neoliberalizm, varlığını saldırganca sürdürmeye muktedir hakiki bir politik-kurumsal sistemdir. Bir dengesizlik ve karmaşa süreci olmak şöyle dursun, kriz etkin bir yönetim kipine dönüşmüştür.
Dardot ve Laval, Bitmeyen Kâbus&apos;ta sistemi kristalize ederek; neoliberalizmin krizlere rağmen değil, onlardan beslenerek, neden olduğu en olumsuz sonuçları yine kendi yararına sömürmesi sayesinde güçlendiğini, neoliberal boyunduruğun demokrasinin tedricen işlevsizleştirilmesiyle yörünge değişikliklerine nasıl ket vurduğunu faş eder. Karışıklığı ve tasfiyeleri tırmandıran &quot;hükümete gelmiş sol&quot;un söz konusu oligarşik mantığı güçlendirmek üzere bilfiil görev alarak demokrasiden nihai çıkış ihtimalini artıran sonuçlar doğurduğunu ise örneklerle açıklar.
Küresel neoliberal mantığı mat etmeye, yeni neoliberalizmin özgüllüğünü kavramaya ve farklı deneylerin aktörlerini kapsama gücü olan demokratik ve enternasyonal bir alternatifin inşasına hizmet eden bu ön açıcı çalışma, Türkçe baskısı için kaleme alınmış önsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100910</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6448be23-4148-41b9-b444-3ba1e1e1e1bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osurukçular Kulübü</image:title>
            <image:caption>Eski Mısır&apos;da bir tanrı, Antik Çağ&apos;da ömre ömür katan faydalı bir egzersiz, seyrine doyulamayan ve kokusundan durulamayan bir panayır eğlencesi, entelektüellerin hasımlarını yermek için kullandığı en muzip koz: Osuruk!


İnsan bedeninin bu en sıradan, en gündelik, kimi zaman gizlice, kimi zaman aleni faaliyetinin, edebiyattan ve tarihten sayısız örnek ve anekdotla, bilimsel inceleme ve araştırmalarla, gazete haberleriyle süslenmiş kâh merakla kâh gülerek okuyacağımız anlatısı...


Osurukçular Kulübü, Aristofanes&apos;ten Rabelais&apos;ye, Émile Zola&apos;dan Serge Gainsbourg&apos;a uzanan geniş bir edebi derlemeyi de içeren, her türden hinliğe merak duyanların kaçırmaması gereken keyifli bir antoloji...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100911</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5246f78a-c114-40e7-aac9-548907abd892.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralın Sihirli Sandığı</image:title>
            <image:caption>Halkının iyi bir yaşam sürmesi için çalışan kralımız, birkaç gün sonra ailesi ve halkıyla yeni yıla merhaba demek için hazırlık yapmaktadır. Her yıl hediyeler dağıtan kral, dışarıdaki kar fırtınası ve tipi yüzünden hediye almak için çarşıya gidemez. Tüm sevdiklerini mutlu etmek isteyen kralımız sizce bu yıl hediye dağıtabilecek midir? 
 
Kralımızın sihirli bir sandığı var! 
Evet, yanlış duymadınız, ortada sihirli bir sandık var! 
Peki bu nasıl olabilir? 
Gelin cevabı birlikte öğrenelim! 
 
Kralın Sihirli Sandığı ihtiyaç duyduğumuz kadar tüketmenin önemini, sevdiklerimizle birlikte olmanın değerini, hediye vermenin ve hediye almanın verdiği mutluluğunu daha iyi kavramanıza yardımcı olacak eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100912</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f60915f-6488-4539-8d59-8e3fd2ff6453.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralın Kayıp Tacı</image:title>
            <image:caption>Çok zorlu geçen bir kış mevsiminden sonra güneş sonunda yüzünü göstermiştir. Bunu fırsat bilen kral, ailesi ve saray çalışanlarıyla birlikte ormanda kahvaltı yapmak için emir verir. En sevdiği tacını giyer ve yola çıkar, oysaki tacı kaybolacaktır. Sizce kralın tacını kim almıştır? 
 
Kralımız en sevdiği tacını kaybediyor… 
Peki ama taç nerede ve nasıl kayboldu? 
Gelin cevabı birlikte öğrenelim! 
 
Kralın Kayıp Tacı önyargılı davranmanın sonuçlarını, sorumluluklarımızın önemini, paylaşmanın verdiği mutluluk hissini daha iyi kavramanıza yardımcı olacak eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100913</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d571d8e-099e-4fbb-adf4-27012b6dcf53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralın Büyük Yatağı</image:title>
            <image:caption>Uzak ülkelerin birinde, huysuz mu huysuz, aksi mi aksi, hiçbir şeyden memnun olmayan bir kral varmış. Gösterişi çok seven kral bir gün kendisine hiç kimsede olmayan bir yatak yaptırır, ancak bu yataktan sonra kralın gözüne uyku girmez. Sizce kral bu gösterişli ve büyük yatağında rahat bir uyku uyuyabilecek midir? 
 
Kralımız büyük yatağında bir türlü uykuya dalamıyor… 
Peki ama neden ve buna nasıl bir çözüm bulunabilir? 
Gelin cevabı birlikte öğrenelim! 
 
Kralın Büyük Yatağı sevdiklerimizle zaman geçirmenin, verilen sözü tutmanın, elindekiyle yetinmenin, paylaşmanın verdiği mutluluk hissini daha iyi kavramanıza yardımcı olacak eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100914</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/374c5106-02a7-46ce-8a64-1cc605257d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Resitatif</image:title>
            <image:caption>Nobel ve Pulitzer Ödüllü Toni Morrison&apos;un kaleme aldığı ilk ve tek öyküsü Resitatif, okurlarını kadim bir bulmacanın çözümüne davet eden yazınsal bir deneydir.


Morrison farklı ırksal kimlikler üzerine inşa edilmiş iki başkarakterli bu öyküde her türlü ırksal kodu, anıştırmayı ve klişeyi belirsizleştirmeyi amaçlayarak okuru çözümsüz görünen bir oyuna dahil eder.


Okuma deneyiminin başlı başına ırkçılık karşıtı bir edime dönüştüğü bu çokkatmanlı öyküsünde Morrison, karakterlerin renkleri de dahil, bulanıklaştırdığı tüm ırksal, sınıfsal ve toplumsal farklılıkların keskin çizgilerinde usta bir ip cambazı misali gezinirken, bir yazar olarak omuzlarında taşıdığı sorumluluğu bir nebze de olsa okurlarıyla paylaşma çağrısında bulunur.


Zadie Smith ise kendi deneyiminden yola çıktığı derin okumasıyla okurları düşecekleri tuzaklara karşı uyararak ve öykünün derinliği hakkında ipuçlarını sererek adeta bir kılavuz görevi görür.


Değişen siyasal iklimin ve zamanın ötesinde bir armağan...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100915</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9452b1d5-6f75-4825-a349-fb76ceaf2c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Derimiz</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun kokuşmuş hırslarını toprak altındaki sonsuz döngüyle metaforlaştıran Natalia García Freire, dünya çapında yankı bulmuş Ölü Derimiz&apos;de ataerkil tahakküm sarmalını ibretamiz bir aile trajedisi üzerinden aktarıyor.
Haris Tanrı-babası ve dingin Doğa-annesi arasındaki mücadelede tarafını seçen oğul, travmalarını toprağı mesken edinmişlerin kollarında sağaltmaya çalışırken; din, bilim ve histeri üçgeninde sıkışıp kalmış insanlık tarihini de deşifre ediyor.
Latin Amerika edebiyatının kendine has atmosferini gotik klasiklere özgü ögelerle harmanlayarak gerilimi adım adım tırmandıran Ölü Derimiz, ölüm ve çürümenin getirdiği nihai huzura dair kasvetli bir keşif.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100916</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68fa7040-105a-47bf-a164-7db49f7fafaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler, Okuyun, Okumazsanız, Canınıza Okurlar!</image:title>
            <image:caption>Özelde ülkemizde, genelde tüm dünyada pek çok genç, samimiyetle günümüz problemlerine “Bir genç, içinde yaşadığı dünyaya nasıl bakmalı, hangi değerlerin peşinden gitmeli ve hangi soruları sormalıdır?” şeklinde ifade edebileceğimiz bir soru sormaktadır. Kendisine veya çevresine özetle “Ben kimim ve ne olmalıyım?” şeklinde sorular yöneltmektedir ve ne yazık ki çoğunlukla tatmin edici cevapları da bulamamaktadır.
İşte bu ve benzer kaygılardan yola çıkılarak hazırlanan bu serideki kitapların öncelikli hedef kitlesi, bu sorulara cevaplar arayan gençlerdir. 
Gençlere, farklı meselelere ilişkin sorular sorup cevaplar bulmaya çalışan bu kitaplarda, dogmatik ve fanatik bir anlayışın benimsenmediğini ve alternatif görüşleri tekleştiren yöntemlerden de kaçınıldığını belirtmek isteriz. Bundan ötürü serideki kitaplar hazırlanırken propaganda dilinden uzak durulmuş, samimi bir hakikat arayışının evrensel normları propaganda değil telkin edilmeye çalışılmıştır. Bu serideki kitaplar, gençlerin kendi samimi anlam arayışlarına bir bakış açısı sunmak istemektedir. Onları, temel insani hassasiyetler üzerinde düşünmeye ve araştırmaya sevk etmek de serideki kitapların ve bu kitaplara emek verenlerin özel amaçları arasında yer almaktadır. 
 
                     GENÇLİK SERİSİ
1 - Gençler, Merhamet Edin ki, Merhamet Olunasınız! 
2 - Gençler, Tarihinizi Öğrenin, Yoksa Başkaları Tarihlerini Öğretirler! 
3 - Gençler, Paylaşmayı Bilin, Yoksa Paylaşılırsınız! 
4 - Gençler, Özgür Olmak mı İstiyorsunuz, İbadet Edin! 
5 - Gençler, Adil Olun, Adınız Ömer Olsun!
6 - Gençler, Dünyaya Teslim Olmayın, Teslim Alın!
7 - Gençler, Hayat Bir İnanç Yolculuğudur, Doğru Yol’dan Ayrılmayın!
8 - Gençler, Sizi Leylekler Getirmedi, Bir Aileniz Olduğunu Unutmayın! 
9 - Gençler, Akıl Bir Şeydir, Kalp Her Şey! 
10 - Gençler, İyiliğinizi İstiyorlar, Sakın Vermeyin! 
11 - Gençler, Okuyun, Okumazsanız, Canınıza Okurlar! 
12 - Gençler, Etrafınız Sarıldı, Sakın Teslim Olmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100917</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d117dbc5-676a-459c-9ad6-0e8f8fef6dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecbur muyum?</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur, 
 
Bu kitap senin aslında mecbur olmayıp yaptığın her eylemi, seni manipüle ederek zorunda hissettiren ve sana bugüne kadar yakıştırılan (!) ama içi boş olan birçok söylemi tersine çevirerek, kendi gücünü tekrar eline alıp yaşadıklarına yeni bir bakış açısıyla bakman amacıyla kaleme alındı. Kitapla birlikte şu ana kadar bizlere dayatılan tüm o dikte edilmiş ve normalleştirilmiş ifadeleri yeni baştan yazarak, kendi içimizde derin bir muhasebe yapmamız şart gözüküyor. 
 
Kendine hiç sordun mu mecbur hissettiğin için yaptığın neler var hayatında? 
 
Omuzuna yük olan, seni dibe çeken, her seferinde “Bir daha asla yapmayacağım” dediğin kaç cümle kurdun şimdiye kadar? 
 
Sorsam sana neleri değiştirmek isterdin yaşamında? 
 
Başkalarına ayırdığın zaman kadar, kendine de zaman ayırıyor musun aslında? 
 
Mecbur olduklarınla, gerçekten isteyerek yaptıkların bir terazide olsa, hangi taraf ağır basar? 
 
Sordun mu bunları hiç kendine? 
Hadi gel birlikte soralım bu soruları ve arayalım yüreğindeki cevapları… 
Çimen Erengezgin; ipleri eline alarak okuyucusuna sorduğu sorularla toplumun kafasındaki kadın tabusunu yıkmak, kadına yönelik sessiz kalınan söylemleri dile getirmek adına bizlere öncü oluyor. Erkek hegemonyası altında ezilen kadına bir “birey” olduğunu, “Mecbur muyum?” sorusu ekseninde şekillendirdiği kitabında adım adım hatırlatarak, cevapları okuyucusuna bırakıyor. 
 
 
Çimen Erengezgin 
 
Marmara Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Maliye Bölümünden mezun olduktan sonra, İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Para Banka Bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Uzun yıllar çeşitli ajans ve şirketlerde halkla ilişkiler alanında çalıştı. 2005 yılında yoga ile tanıştı. 2010 yılında Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi Sertifika Programı’na katılarak Yoga Eğitmenliğine başladı. 2017 Mart - 2020 Kasım tarihleri arasında Yoga Dergisi’nde yoga ve farkındalık içerikli yazılar yazdı. Hâlen sağlıklı yetişkinlere ve hamilelere grup ve özel yoga dersleri veriyor. Şimdi Zamanı, Kendine Şefkat adlı atölyeler düzenliyor. Her daim okur ve yazar. 
 
Kitapları 
Mecbur muyum? - Kurgu Dışı - 2022 
Aslında Maviydi Terk Eden - Roman - 2018 
Vay Başına Yoga Gelenler - Yoga - 2017 
Yeşil Bisikletli Kız  - Öykü - Kişisel Gelişim - 2016 
Gezginname, Bir Farkındalık Yolculuğu - Öykü - Kişisel Gelişim - 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100918</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06872c9c-f6f5-4cf9-97cb-996e025aeea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Baykuşun Kanatlarında Uyuyan Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Hava yavaş yavaş kararırken gözleri küçülen ve esnemeye başlayan hayvanların tamamı yuvalarına çekiliyordu. Ormanın üzerine gecenin rengi iniyordu. Yapraklar gözden yitiyor, ağaçlar kabuklarından gecenin sesini çıkartıyordu. İçine dönen, inine çekilen ve ormanı geceye terk eden hayvanların arasında o ses yine duyuldu. 
Ayaklarına sandaletini geçiren Küçük Kurbağa’nın uykusu yine kaçmıştı. Bütün arkadaşları binbir dil döküp onu uykunun güvenli ve düşler dünyasına çağırırken, neşeyle ortalarda dolaşan Küçük Kurbağa hepsine burun kıvırıyordu. 
Gece, ormana sakinlik ve huzur getiriyor ama orta yerde avazı çıktığı kadar vıraklayan kahramanımız tüm bu sessizliği bozuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100919</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da0bc646-4fe8-4f10-bc09-e77ec2c2ba64.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopya</image:title>
            <image:caption>DÜŞÜNCE KLASİKLERİ - 1 
ZAMANSIZ DÜŞÜNCE KLASİĞİ ÜTOPYA 
TUNCAY BİRKAN’IN ÇEVİRİSİYLE 
 
&quot;Kralların çoğu barışı koruma sanatından ziyade savaş sanatlarına meraklı. Genellikle tek dertleri ne yapıp edip yeni krallıklar elde etmektir, hali hazırda ellerinde olanı iyi yönetmek değil.&quot; 
  Rönesans adamı ve hümanist Thomas More’un 1516’da yayımladığı Ütopya, türün ismiyle müsemma ilk örneğidir. Platon’un Devlet’iyle birlikte Antikçağ ve Ortaçağ’dan pek çok kaynaktan esinlenen More’un hem “yok-yer” hem de “mutlu-yer” anlamına gelen “ütopya” kelimesini icat ettiği bu eser kendinden sonraki yüzyıllarda ütopya ve distopya türlerindeki pek çok kitabı etkilemiş, ideal toplum ve devlet tasavvurlarına dair tartışmaların vazgeçilmez referansı haline gelmiştir. 
 
More’un “oyuncu ciddiyet”iyle gerçek ile kurmaca, felsefi ideal ile siyasi hiciv arasında kurduğu Ütopya okurları ve yorumcuları hep ikilemde bırakmış; eser kâh totaliter rejim prototipi kâh devrimci yönetim modeli olarak görülmüştür. 
 
Tuncay Birkan’ın üç farklı edisyondan yararlanarak yaptığı yetkin çeviri, zengin dipnotlar ve ekleriyle, Birkan’ın eserin düşünsel seyrini ve güncelliğini aydınlatan kapsamlı ve eleştirel “Sonsöz”üyle, bu önemli felsefe ve edebiyat klasiğini yeni bir gözle okumamızı sağlıyor. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100920</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da526b5-fc90-4c4a-9e91-e5e76f531845.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Ölüm</image:title>
            <image:caption>ÇOKSATAN LİSTELERİNİN DEĞİŞMEZ İSMİ
NORA ROBERTS’TAN POLİSİYE TUTKUNLARINA ÖZEL BİR SERİ...
 
 
“Cinayet her zaman bir saldırıydı. Fakat koca bir aileyi kendi
evinde, kendi yataklarında alçakça ve acımasızca öldürmek
kötülüğün bambaşka bir türüydü.”
 
Yasak aşk yok. Bağlantı yok. İpucu yok. Eve Dallas şehrin en iyi polisi olabilir ama Swisher cinayetleri karşısında herkes kadar o da afallar. Bu kez, katiller son teknolojiyi kullanan, hızlı ve hiç iz bırakmadan çalışan profesyonellerdir. Tek hataları, korkup karanlık mutfağın bir köşesine saklanan dokuz yaşındaki kızı fark etmemek olur. Nixie Swisher artık cinayetlerin tek görgü tanığıdır ve kalabileceği güvenli bir yere ihtiyacı vardır. Gölgeler oralarda bir yerdedir.
 
Eve ona sahip çıkar. Muhteşem ekibi, arkasını kollayan ortağı Peabody ve Roarke’un yardımlarıyla, Eve Dallas gölgelerin ardında kimler olduğunu bulmak için dünyanın dışına çıkmayı bile göze alır.
 
Çünkü o gölgeler Eve’in, Roarke’un ve çocukluğu kâbusa dönmüş herkesin geçmişindeki gölgelere benzer. Kötülüğün çocukluğa vuran gölgelerine... Şimdi, o gölgeleri hem Nixie’nin hayatından cesaretle hem de insanlığın geçmişinden inatçı bir iyilikle dağıtma vakti.
 
Işıklar yansın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=100921</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111e9c06-5d39-419f-99d4-76d4cf38dbd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Makine İnsan</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir felsefe klasiğidir. Elbette her klasik gibi belli bedeller ödemek zorunda kaldı. 18. yüzyılın ortalarında isimsiz olarak yayımlanması ile birlikte öfkeli protestolara maruz kaldı. Yayıncısı, Kilise Meclisine çağrıldı: Kitabın bütün nüshaları yok edilmeli; yazarın kimliği ifşa edilmeli ve bir daha böyle bir ‘suç/günah’ işlemeyeceğine dair kutsal bir yemin içmeliydi. Tabii ki her yasaklı kitap gibi, düşünce dünyamızı değiştirmesine hiçbir şey engel olamadı. Neden mi? Çünkü bağnazlığın silahları hakikati savunanları yok edebilirse de, hakikatin kendisini asla yok edemez. 
Makine İnsan’ın içinden büyüdüğü felsefi tohum, Kartezyen ‘makine hayvan’ doktriniydi. Descartes’a göre hayvanlar bilinçsiz birer otomattan ibaretti. La Mettrie’ye göre ise insan bedeni yaylarını kendi kendine kuran bir makinedir. Ruh sadece bizdeki düşünen parçayı adlandırmak için kullanılması gereken boş bir terimden ibarettir. 
Dişliler yerine organlar, yaylar yerine eklemlerden yapılmış birer makine olabilir miyiz? Duyumsamak, düşünmek, bilmek, iyiyi kötüden, maviyi sarıdan ayırt etmek, aslında sadece birer hayvan olmak değil midir? Bütün bunlar bir maymun ya da papağan olmaktan daha çelişik şeyler midir? Bunu kabullenmeye engel olan o ‘yüce ve kibirli insanlığımız’ olabilir mi? Sözcüklerin icadından ve dillerin bilgisinden önce insan neydi? 
Peki ya ölümden sonra bu ‘makine’ye ne olacak? Bu makinenin veya hayvanının ölümden sonra hemen bozulduğunu veya başka bir biçim aldığını asla söyleyemeyiz ona göre, çünkü bu konuda kesinlikle hiçbir şey bilmiyoruz. Buna kederlenmek, benzerlerinin kabuklarını görüp de üzülen tırtıllarınki kadar saçma bir akıl yürütme değil midir? Belki de birer kelebek olacağız, kim bilir. Kaderimiz hakkında kökenimizden başka ne biliyoruz? Kendimizi sonsuzlukta kaybetmenin âlemi yok. Sonsuzluk hakkında en ufacık bir fikrimiz olsun diye yaratılmadık biz. İnsanın varoluşunun sebebinin yine kendi varoluşunda olmadığını kim bilebilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>