﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69823465-bdc3-426b-8321-02e083038e9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Palandöken</image:title>
            <image:caption>Heybetli, soylu, mağrur Palandöken’in eteklerinden, dirençli Erzurum’dan doğan bir hikâye... Büyük dede Karanfilli Hasan’dan doğma Ömer ile eşi Mahbube’nin 1900’lerde Erzurum’dan İstanbul’a taşınan yaşamı onlarca efsane ve merak uyandıran karakterler eşliğinde karşımıza çıkıyor. Yazarın anneannesi Zehra, Ömer ile Mahbube’nin kızıdır. Bir Ak Arap olan ve ilk gençliğine kadar Yıldız Sarayı’nda, haremde çalışan Vasfi ile evlenir Zehra. Vasfi ile Zehra’nın tek çocuğu Sabahat’ı da tanıyacağız... Ve Salih’i: Babası, daha o doğmadan Rus işgalinde şehit düşmüş, Erzurumlu Salih...   Yukarıdaki isimlerin öykülerinden başlayarak daha yakından tanışacağımız yazarımızı hepimiz tanıyoruz: Psikolojinin yanı sıra roman, şiir ve tiyatro dalında da çok sayıda esere imza atan, sayısız konuşmasıyla topluma seslenen Prof. Dr. Üstün Dökmen...   Türkiye’de psikoloji biliminin en büyük isimlerinden, hem yüz yüze hem de ekran ve yazdıkları aracılığıyla farklı kesimlere temas etmeyi başarmış olan Prof. Dr. Üstün Dökmen’in köklerine bir yolculuk Palandöken. Üstün Dökmen’in biyografik roman türündeki bu son eserinde aile, aşk, ilişkiler, toplumsal meselelere bakış, çocukluk çağı kaygıları, gençliğin belirsizlikleri, tarihin kuytularından anlatılar, kişiselden çıkıp toplumsal olana uzanan analizler iç içe geçiyor.   Palandöken’de Üstün Dökmen’i önce kendi köklerinin peşinde bir yetişkin, meraklı, sevgi dolu bir çocuk, sonra tutkulu bir genç, bir sanat ve tarih sevdalısı, bir âşık, özgürlükçü bir baba, bir aydın, bir eğitimci ve topluma incelikle yaklaşan bir düşünür olarak daha yakından tanıyoruz.   Palandöken hem bir aile öyküsü hem de psikolojik analizlerle örülü bir Türkiye romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e17df5cd-8027-4de8-95eb-d03f30585213.jpg</image:loc>
            <image:title>Van Gogh Yüz Yıl Sonra</image:title>
            <image:caption>Vincent van Gogh (1853 - 1890) 
 
Van Gogh, 1890&apos;da tabancayı şakağına dayadığında yalnızca 37 yaşındaydı. 
Ferit Edgü, resim tarihinin en dramatik sanatçısının bu kısa yaşamının içindeki gerçeği, Van Gogh gerçeğinin 
izini sürüyor bu kitapta. 
 
Ölümünün 100. Yıldönümünde anısına saygıyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f821439-1fe9-4efb-b4de-05538ad8b0ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Anka 5. Kitap</image:title>
            <image:caption>Ah o mavi gözler… 
 
Kurşun gibi saplanan kıyamet bakışlı gözler… 
 
Uğruna şimdi ölümü göze aldığım gözler… 
 
Bir gün öğrenebilecek mi acaba? Kalbine saplamayı başaramadığı kurşunu aslında çoktan benim kalbime sapladığını bir gün öğrenebilecek mi? Kalbimi paramparça ettiğini, ateşle kavurup küle dönüştürdüğünü ve o küllerden başka bir ben yarattığını öğrenebilecek mi? 
 
Onun sevdikleri için verdiği savaşı şimdi anlayabiliyorum. Çünkü daha doğmamış bir çocuğu sevdim ben. Onun için savaşa gidiyorum. 
 
Sadakatini şimdi anlayabiliyorum. Çünkü sadakat adanmak demek bir anlamda. Beni görmek istemeyen bir kadına adandım ben. Elimin bir daha asla başka bir ele değmemesine yemin ediyorum.   
Ülkesi uğruna canını verebilecek olmasını şimdi anlıyorum. Çünkü ilk kez kendimi birine ait hissediyorum. Bir ülke uğruna canımı vermeye gidiyorum. 
 
Sabrını şimdi anlıyorum. Bilinmezliğe doğru yol alırken elimdeki tek şey umut ve şimdi yalnızca umuduma tutunuyorum. 
 
Bir gün yeniden o mavi gözleri ve onunla birlikte dünyaya getirdiğimiz bebeğimizi görebilme umudu ile yürüyorum. 
 
Ne kadar sürerse sürsün… 
  Bir gün muhakkak geri döneceğim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04799f8-b0fb-47a3-9a57-74360903c716.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Danışmanı</image:title>
            <image:caption>Erast Fandorin’in yeni durağı 19. yüzyıl sonlarının Moskova’sı… Artık Devlet Danışmanı unvanına sahiptir. Bu kez düşmanları, izini sürdüğü suikastçılar ve kendi yozlaşmış üstleridir. Moskova’nın rakip polis departmanlarının ve muhbirlerinin dolambaçlı yollarında sadece bir haini değil, Çarlık rejimini yok etmeye ve devrimi başlatmaya kararlı bir grup teröristi de arar. 
 
Devlet Danışmanı, yalnızca terörizmi ve buna karşılık olarak polis eylemlerinin etkinliğini incelemekle kalmıyor, aynı zamanda iki uç arasında sıkışmış bir kişinin ahlaki açmazını da ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/230ddc1c-178d-429d-a655-5b49ff963c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ağaç Evi -Çizgi Roman- 2: Gizemli Şövalye</image:title>
            <image:caption>HER ŞATONUN BİR GİZLİ GEÇİDİ VARDIR... 
 
Yeni serüvenimizde Sihirli Ağaç Evi, Tim ve Lea’yı Orta Çağ’a uçuruyor. Şövalyeler, şatolar, şenlikler ve büyülü bir asa burada onları bekliyor. 
Ama casus sanılıp yakalandıklarında, eğlenceleri gerçek bir maceraya dönüşecek. Kaçış için çok iyi bir plana ihtiyaçları var! 
 
Sihirli Ağaç Evi serisi hakkında: 
Küçük okurları hem okuma keyfi hem de tarihteki farklı kültürler ile tanıştıran Sihirli Ağaç Evi serisi, bu yönüyle sadece dünyanın dört bir yanındaki çocukların değil, anne babalar ve eğitimcilerin de gözdesi oldu.  
New York Times çoksatanlar listesinde bir numaraya kadar çıkıp beş yıldan uzun bir süre bu listede kalmayı başaran, 33 dilde 130 milyondan fazla satan bu ödüllü seri şimdi rengarenk ve soluksuz okutan çizimleriyle çizgi roman formatında okurunun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f0e8f05-188b-4deb-aae0-ca3ab1929b60.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı ve Balon</image:title>
            <image:caption>Bir kirpi...
Bir tavşan...
Bir ayı...
Uçan bir balon...
 
SESSİZ KİTAP NASIL OKUNMALI?
Sessiz ya da yazısız olarak nitelendirilen kitaplar çocukların dünyasında en az yazılı olanlar kadar etkili.
Yaş ve dil sınırı olmayan bu kitaplarda yer alan kurgu, çocukların kendi hikâyesini oluşturması açısından son
derece kıymetli. Çocukların hayaliyle şekilleniyor, canlanıyor ve evrensel bir hikâye oluşuyor.
Okuma bilmeyen çocuklarla, “Bak, bu bir ayı! Bu bir balon.” gibi sadece söz edilen nesne üzerinden okuma
devam ettirilebilir. Görsellerde olup biteni bir kenara bırakıp tek bir nesneye odaklanmak ve hikâyeyi onun
üzerine kurmak 3 yaş altı çocuklar için de sessiz kitapların tercih nedeni olabilir. Böylece yarattığınız basit
hikâyeyi çocuğunuz kolaylıkla takip edebilir.
Daha büyük çocuklar içinse her seferinde yeni bir hikâye yaratıcılığın en güzel yönü.
Bir ayının, bir tavşanın ve bir kirpinin kırmızı balona ulaşma çabasını anlatan bu sessiz kitap, yalın
çizimleriyle hepimizi büyülüyor...
Bu kitabı beğendiyseniz Ayı ve Hurma Ağacı kitabını da okuyabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15c483d6-a14c-415f-847a-b9cbe030ca82.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Para Ne İçindir?</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra Londra Üniversitesinde profesör olan Simona Paravani-Mellinghoff tarafından yazılmış ve daha şimdiden 2021 GIANCARLO DOSI Bilimi Yaygınlaştırma Ulusal Ödülü’ne layık görülmüş 15 soru serisinin ilk kitabı “PARA NE İÇİNDİR?” sayesinde çocuklar, süper bir ekonomi uzmanı olacaklar! 
Ekonomi nedir? Herkes çalışmak zorunda mı? Fiyatlara kim karar veriyor? Borsada işlem yapmak ne demek? Yoksulluk neden var? Neden vergi ödemek zorundayız? Küresel pazar nedir? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17a9a6d7-defd-4806-9f65-cc13d3478601.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Beyin Nasıl Çalışır?</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmadan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra Torino Üniversitesinde akademisyen olan ve 25 yıldır beyin üzerine çalışmalar yapan Luca Bonfanti tarafından yazılmış 15 soru serisinin ikinci kitabı “BEYİN NASIL ÇALIŞIR?” sayesinde çocuklar, süper bir beyin uzmanı olacaklar! 
Düşünmeyi nasıl beceriyorum? Beş duyu nasıl çalışır? Beyni aldatmak mümkün mü? Neden uyumak zorundayım? Başkalarının düşüncelerini nasıl anlarım? Gelecekte beyinlerimiz nasıl olacak? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar, beynin nasıl çalıştığını, biyolojik yapısını, kimsenin bilmediği dört duyuyu, uyuduğumuzda beynimizde neler olduğunu açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1448f0ef-1659-4cbf-8bf5-8d77cd106296.jpg</image:loc>
            <image:title>Silgi Ruhu</image:title>
            <image:caption>Hiçbir silgi bu kadar geveze olmamıştı!
 
 
 
 
Eğlenceli ve ufuk açan kitaplarıyla her yaştan okura hitap eden
eğitimci yazar Şöhret Doğruyol Sağbaş’ın kaleminden
fantastik bir polisiye roman...
 
Evcil bir hayvan sahiplenmek için annenize günlerce dil
döktüğünüz oldu mu? Tam da tüm ümitlerini yitirdiğin bir anda
nurtopu gibi bir silgi ruhu omzuna atlayıverse ne yapardın?
Yaprak ne mi yaptı? Oooo neler yapmadı ki...
 
Kâğıt üzerindeki hatalara alerjisi olan bir silgi, sıra dışı bir
enişte, çekingen bir abla, aniden yükselişe geçen ünsüz ressam
Selim Kelim ve tatlılar tatlısı Yaprak.
Her şey bir tesadüf olabilir mi? Yoksa...
 
İnsandışı bir varlıkla sıra dışı bir maceraya atılmaya hazır mısın?
Fakat okurken dikkat et!
Silgi ruhu her an senin de omzuna sıçrayabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3fedec-32f2-44b2-ad3e-0eaae2a2c579.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>“Yalnızca çocuklar ne aradıklarını biliyorlar.” 
 
Büyükler sayılara bayılırlar. Onlara yeni tanıştığınız bir arkadaşınızdan bahsettiğinizde asla ana konularla ilgilenmezler: “Ses tonu nasıl?”, “En sevdiği oyun ne?”, “Kelebek koleksiyonu var mı?” diye sormazlar. Bunların yerine, “Kaç yaşında?”, “Kaç tane kardeşi var?”, “Kaç kilo?”, “Babası ne kadar kazanıyor?” diye sorarlar. Ancak bu sayılarla tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı. Eğer büyüklere, “Kırmızı kiremitleri olan bir ev gördüm; pencerelerinde sardunyalar,  çatısında kumrular vardı…” diye anlatsanız da bir türlü hayal edemezler bu evi. Ne zaman ki onlara, “Yüz bin franklık bir ev gördüm!” dersiniz, işte o zaman size, “Aa, ne kadar da güzel bir ev,” derler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03da9c04-780c-476d-94e0-673ae7c57f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tod&apos;un Masalı</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter’ın en sevilen kahramanları Tavşan Peter ve Tavşan Benjamin bu kez yavru tavşanları kurtarma görevinde. Kurnaz Bay Tod, evine izinsiz giren Porsuk Tommy’nin keskin pençelerinden uzak durarak onu alt etmeye kararlıyken yavruları çalan porsuk, herkesin keyfini kaçırıyor. Neyse ki birbirinden hoşlanmayan iki aksi hayvanın arasındaki mücadele tavşancıkların kurtuluşuyla sonuçlanıyor. Beatrix Potter’ın olağanüstü çizimleriyle süslü kitap, nesillerdir çocukların hayal gücünü zenginleştiren zamansız bir klasik. “Terbiyeli kişilerle ilgili pek çok kitap yazdım. Şimdi değişiklik olarak, adları Porsuk Tommy ve Bay Tod olan iki huysuzla ilgili bir hikâye anlatacağım sizlere.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0182b6d5-381d-47ed-b211-9c0aef8837fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkim Bitmeli mi Bitmemeli mi?</image:title>
            <image:caption>Çoğumuz âşık olmak ve ilişkiye başlamak konusunda akışta olsak da ilişkimiz yara aldığında veya bir şeyler istediğimiz gibi gitmediğinde ayrılık kararı almakla ilişkiyi kurtarmak arasında kararsızlığa düşeriz. Bu kitap bu kararsızlığınızı en verimli şekilde net bir karara dönüştürme yolculuğunuzda rehberlik ederken hayatınıza ve kendinize dair doğru hareketin tam olarak ne olduğunu bulmanız için gereken araçları sağlıyor. Karen Lin ileriye dönük basit ve nazik yol için size bir artı eksi listesi sunmuyor. Daha detaylı bir şekilde bir yol haritası çizmenizi sağlayacak planını paylaşıyor. 
-Suçluluk veya korku duymadan bir karar verin, 
-Şüphe ve belirsizlikle kendinize işkence etmeyi bırakın, 
-İlişkiden ihtiyaç duyduğunuz şeyi elde edip etmeyeceğinizi değerlendirin, 
-Ne yapacağınıza karar vermenin duygusal yükünün üstesinden gelin, 
-Sonuca güvenmek için koşulları yaratın. Sizin için karar zamanı. Karen Lin ile ilişkinizin bir sonraki adımını keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80cda04-0df6-4d0f-aced-152c36bb7a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Subayın 28 Şubat Hatıratı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; ülkemizde yaşanan darbeler zincirinin bir halkası olan 28 Şubat postmodern darbesini bir asker olarak yaşamış ve sine-i millete ihraç edilmiş bir yüzbaşı tarafından kaleme alındı. 
Kitap, sadece 28 Şubat’ı değil, bütün darbeleri, bu darbelerin arka planındaki gerçek aktörlerin kim olduğunu, bu aktörlerin “bizim çocuklar başardı” cümlesi ile tanımladığı ordumuzda milli iradeye karşı suç işleyen ve demokratik süreçleri kesintiye uğratan darbeci zihniyetin ideolojik olarak nasıl kodlandığını, darbelere nasıl ortam hazırlandığını deşifre ediyor. 
12 Eylül Darbesi yapıldığında henüz bir askeri lise öğrencisi olan yazar, bir Peygamber Ocağı olan ordumuzun hiyerarşik yapısına musallat olan 28 Şubat zihniyetinin, mensubu olduğumuz bu aziz milletin milli, tarihi ve manevi tüm inanç ve değerlerine bağlı olanlara nasıl bir fatura ödettiklerini kendi yaşadıklarından kesitler sunarak ortaya koyuyor. 
Bu kitap geçmişe bir ayna, geleceğe bir ışık tutan tarihi bir vesikadır. 
“Genel askeri tutum ve davranışlarınızın, aldığınız emirlere reaksiyon sürati ve görevi başarmadaki gayretiniz, meslek sevginiz, emirlere bağlılığınız ve sadakatiniz, mazbut aile yaşantınız, sosyal faaliyetlere katkınız bütün astlarınıza örnek olacak seviyededir” şeklinde ve benzeri 21 adet takdirname ile ödüllendirilen disiplinli bir subayın, neden “disiplinsizlik”ten ihraç edildiğini, ordudan çıkarılan bu gerçek vatan evlatları harcanarak, gerçekte kimlere yol açıldığını ibretle ve hayretle okuyacaksınız. 28 Şubat askeri darbesi ile 15 Temmuz başarısız darbe girişimine nasıl zemin hazırlandığına bizzat şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f368a8f-038c-4c2f-b051-7a18a5a2d430.jpg</image:loc>
            <image:title>Thesmophorıa-Kutlayan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Aristophanes (MÖ 450?-MÖ 388?): Yaşamına dair pek kesin bilgiler yoktur. Yazdığı kırk kadar oyundan sadece on biri günümüze ulaşmıştır. Kıvrak ve keskin diliyle ünlü olan Aristophanes, komedya sanatının bütün inceliklerini çağının tanıklığıyla kaynaştırmış büyük bir tiyatro ustasıdır. Thesmophoria Kutlayan Kadınlar komedyasında da Lysistrata ve Kadın Mebuslar’daki gibi yine kadınlar merkezdedir. Kadınlar Thesmophoria şenliklerinde bir mahkeme kurup kendilerine yönelik asılsız iddialarından ötürü Euripides’in idamını görüşürler. Euripides de kendisini kurtarmak için “kadınsı” bir hinlik düşünür. Aristophanes’in “cinsiyet kimliklerini ve rollerini” ele alarak ustalığını gösterdiği oyunda bir karakter de olan Euripides’in dört tragedyasının parodisi yapılır. Tarihin ilk meta-tiyatro örneklerinden biri olan Thesmophoria Kutlayan Kadınlar, Türkçeye ilk kez Eski Yunanca aslından çevriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60f6d73b-4a97-4bac-b17d-fe331fb06220.jpg</image:loc>
            <image:title>Thesmophorıa- Kutlayan Kadınlar - Ciltli</image:title>
            <image:caption>Aristophanes (MÖ 450?-MÖ 388?): Yaşamına dair pek kesin bilgiler yoktur. Yazdığı kırk kadar oyundan sadece on biri günümüze ulaşmıştır. Kıvrak ve keskin diliyle ünlü olan Aristophanes, komedya sanatının bütün inceliklerini çağının tanıklığıyla kaynaştırmış büyük bir tiyatro ustasıdır. Thesmophoria Kutlayan Kadınlar komedyasında da Lysistrata ve Kadın Mebuslar’daki gibi yine kadınlar merkezdedir. Kadınlar Thesmophoria şenliklerinde bir mahkeme kurup kendilerine yönelik asılsız iddialarından ötürü Euripides’in idamını görüşürler. Euripides de kendisini kurtarmak için “kadınsı” bir hinlik düşünür. Aristophanes’in “cinsiyet kimliklerini ve rollerini” ele alarak ustalığını gösterdiği oyunda bir karakter de olan Euripides’in dört tragedyasının parodisi yapılır. Tarihin ilk meta-tiyatro örneklerinden biri olan Thesmophoria Kutlayan Kadınlar, Türkçeye ilk kez Eski Yunanca aslından çevriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da94331e-506e-423f-8f96-987cb83f29d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekiç, Mercek ve Yelkovankuşları</image:title>
            <image:caption>Çekiç, Mercek ve Yelkovankuşları ’nda Sabuncuoğlu Şerefeddin’in meşhur tiryakından Darüşşifaların botanikçileri Saydalân ve Aşşâblar’a, Arslanhaneler’den Bursa korvetinin mühendisi Faik Bey’in pantanal kedisine, Çırağan Sarayı’nın Londra’da unutulan limonluğundan bankacı Pierre-JulienRene du Parquet’nin Eyüp’te Mısır akbabası avına, Mehmet Tahir Münif Paşa’nın doldurulmuş ayısından Namık Kemal’in baykuşlarına, Hamamizade İhsan Bey’in Hamsinamesi ’nden Sait Faik Abasıyanık’ın dülgerbalığına, Karl Eduard Hammerschmidt’in trilobitlerinden Walther Penck ve Hamit Nafiz Pamir’in Darülfünûn’da ilk jeoloji ve paleontoloji derslerine, Reichstag yangınından 1933 Üniversite Reformu’na, Süleymaniye Biyoloji ve Yüksek Ziraat enstitülerinden Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’ne Türkiye’de botanik, zooloji, jeoloji ve paleontolojinin tarihsel gelişimi, insanlar, mekânlar ve anılar penceresinden anlatılıyor. Kitaptaki Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi bilim insanlarının ortak noktasının “sistematik yaratıcı düşünme” olduğu görülüyor. Öğreticiler olarak adlandırılabilecek bu insanlar, doğada meydana gelen olayları merak etme ve sorgulama niteliklerini taşıyor. Öğreticiler –muallim, müderris, öğretmen ve üniversite öğretim elemanı– için “doğru bilgi” ön plandadır ve doğa bilimleri eğitimi ve öğretiminde “yenilenme ve yaratıcılık” temel hedefleri arasındadır. Başta Kıta Avrupası olmak üzere dünya üzerindeki doğa tarihi müzeleri ile hayvanat ve botanik bahçelerindeki izlenimlerini, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi okuryazar kitlesi ve öğrencilerine seyahat notlarıyla aktaran elçi, aydın, yazar ve gazeteciler de unutulmuyor. Jeoloji ve paleontolojinin Çekiç’i, botanik ve zoolojinin Mercek ’i, doğa bilimcilerin Yelkovankuşları ile tarihte bir bilimsel yolculuk sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e423554-1a3d-4b00-b14d-e78981778528.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Köpekler Kötü Köpekler ve Kuzey Toprakları</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın köpeklere ilgisi, dünya klasikleri içinde yer etmiş Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş gibi romanlarından ibaret kalmadı. Çocukluğu çiftliklerde geçen Jack London neredeyse köpeklerle büyümüş, çiftlikten ayrıldıktan sonra bağı zayıflasa da onlara olan ilgisini asla yitirmemişti. Yazarlık yaşamı boyunca çeşitli vesilelerle onlara ilişkin gözlemlerini zenginleştirdi ve öykülerine yansıttı. Elinizdeki kitapta yazarın farklı yıllarda yazdığı üç köpek öyküsü bir araya getiriliyor. “Kahverengi Kurt” (1906), “Ah O Benekli” (1907) ve “Batard” (1902) öyküleri insana yalnızca sadakatiyle değil, cesareti, dirayeti, zorbalığı, kibri, hıncıyla eşlik eden üç ayrı köpeği işleyerek insanın hayvanlarla kader ve duygu ortaklığını çarpıcı biçimde sergiliyor.      
 
*Kahverengi Kurt *Ah O Benekli *Batard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b1749ed-5c01-429e-87dc-7088f75d6216.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaçlık</image:title>
            <image:caption>Amerikalı psikiyatrlardan oluşan küçük bir grup 1980’li yıllarda geniş kapsamlı bir konsensusa vardı: Utangaçlık ve ona benzer pek çok kişilik özelliği aslında kaygı ve kişilik bozukluğuydu; psikolojik çatışmalardan ya da toplumsal gerilimlerden değil, beyindeki kimyasal bir dengesizlikten ya da sinirsel ileticilerdeki işlev bozukluğundan kaynaklanıyordu. Psikiyatristlerin temel başvuru kitabı sayılan Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders’ın (DSM) [Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı] üçüncü (1980 ve 1987) ve dördüncü (1994) basımları onlarca yeni ruhsal bozuklukla beraber yayımlandı. Ve bu başvuru kitabı ilaç endüstrisinin ve yönlendirilen sağlık hizmetlerinin yardımıyla, dünyanın ruhsal bozukluklara bakışını dönüştürmeye başladı. Christopher Lane Amerikan Psikiyatri Kongresi’nin yayımlanmamış ve son yıllara kadar erişime kapalı durumda kalmış geniş arşivinden yararlanarak yazdığı bu kitabında, DSM’nin üçüncü ve dördüncü basımlarının hazırlanmasında önemli rol oynamış kişilerin mektuplaşmalarını ve bu kişilerle bizzat yaptığı röportajları da kullanarak bu yetersiz tanımlanmış, esrarengiz kaygı bozukluğunun, sosyal fobinin nasıl çağımızın bir numaralı psikososyal sorunu haline geldiğini açıklıyor. “Nüfuzlu psikiyatrlar, ilaç firmalarıyla ortaklık kurarak (ya da onların sponsorluğunda) her ülkede insanların sadece küçük bir yüzdesine acı veren bir sorunu abarttılar mı? Neden utangaçlık gibi, zorlayıcı da olsa sıradan bir duygu durumunu, ilaçla tedaviyi gerektiren bir beyin kimyası bozukluğu olarak tarif ettiler?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f67263e8-d597-4d5b-afba-781f5c2f4eb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Çoğul Şarkı-İkinci ve Üçüncü Kitap</image:title>
            <image:caption>Şiir severlerce geniş ilgi gören Birinci Çoğul Şarkı epik şiirinin Birinci Kitabı’ndan sonra, şairin yine Anadolu uygarlıklarının gizli tarihini resmi tarih karşısında deşifre ederek yazdığı İkinci ve Üçüncü Kitaplarını bir arada yayımlamaktan kıvanç duyuyoruz. 
Alova İkinci Kitap’ta, Büyük Kudüs Katliamı’ndan sonra kuzeye göç ederek Antakya’ya yerleşen ilk Hıristiyanları ve ana mekân seçtiği bu kentin kültür tarihini konu edinirken Tarsuslu Paulus ve öteki azizlerin Hıristiyanlığı yayma çabalarını, Kapadokya’nın entelektüel ermişlerini, Geç Antik Çağ’da İzmir çevresinde gelişen İkinci Sofistike Hareketi; coğrafyayı Kuzey Afrika’ya kadar genişleterek Çöl Babalarının olağanüstü yaşantılarını, sütun çekilgenlerini lirik-dramatik plandan ayrılmadan şiir sanatının zengin araçlarını kullanarak yansıtıyor. 
Üçüncü Kitap’ta ise Alova, Konstantinopolis’i mekân seçerek bu kentin II. Roma olarak yeniden kuruluşunu, bitmek bilmeyen Bizans ayaklanmalarını, ünlü yarışlarını, hizip çatışmalarını kentin Fatih Mehmet’çe fethedilmesine kadar tarihsel kaynaklardan esinlenerek şiir severlerin düş gücüne sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43819cb7-d35f-4ca3-8162-31072b60372a.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Köpekler Kötü Köpekler ve Kuzey Toprakları - Ciltli</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın köpeklere ilgisi, dünya klasikleri içinde yer etmiş Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş gibi romanlarından ibaret kalmadı. Çocukluğu çiftliklerde geçen Jack London neredeyse köpeklerle büyümüş, çiftlikten ayrıldıktan sonra bağı zayıflasa da onlara olan ilgisini asla yitirmemişti. Yazarlık yaşamı boyunca çeşitli vesilelerle onlara ilişkin gözlemlerini zenginleştirdi ve öykülerine yansıttı. Elinizdeki kitapta yazarın farklı yıllarda yazdığı üç köpek öyküsü bir araya getiriliyor. “Kahverengi Kurt” (1906), “Ah O Benekli” (1907) ve “Batard” (1902) öyküleri insana yalnızca sadakatiyle değil, cesareti, dirayeti, zorbalığı, kibri, hıncıyla eşlik eden üç ayrı köpeği işleyerek insanın hayvanlarla kader ve duygu ortaklığını çarpıcı biçimde sergiliyor.      
 
*Kahverengi Kurt *Ah O Benekli *Batard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf3c5f43-d768-45aa-9f2a-2dcbb82860db.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğur Mumcu&apos;dan Sonra Rabıta</image:title>
            <image:caption>“HEPİMİZ İŞE WAMY’DE BAŞLADIK.”
“Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!”
– Nutuk
Recep Tayyip Erdoğan, 1970’li yıllarda Suudi Arabistan tarafından finanse edilen Dünya Müslüman Gençlik Teşkilatı’nın (WAMY) üyesiydi. Bu örgütün Suudi Arabistan’daki zirvesine katılarak burada sonraları değişik ülkelerde İslamcı hareketlerin liderliğine soyunacak isimlerle dostluk ilişkisi kurdu. Bu toplantıya çağrılanlar zaten muhtemel lider adaylarıydı.
Müslüman Kardeşler üyesi olan ve 1990’lı yıllarda örgütün sözcülüğünü yapan Kemal Helbavi, Erdoğan’la bu zirvede tanışan isimler arasında. Helbavi, burada yalnızca Erdoğan’la değil, Afganistan’ın eski cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani ve Malezya’nın eski başbakan yardımcısı Enver İbrahim’le de tanıştıklarını anlatıyor. Ve ekliyor: “Hepimiz işe WAMY’de başladık.” Helbavi’nin itirafları devam ediyor. Müslüman Kardeşler’in Türkiye’deki İslamcı hareketle ilişkisinin çok eskiye dayandığını belirtirken, “Türkiye’deki milliyetçi ve İslamcı arka plana dayanan hareketlerle ya da siyasi partilerle, AKP’nin kuruluşundan da önce, ilk ortaya çıktıklarından beri bağlantımız oldu. Erbakan’ın daha sonra Milli Selamet Partisi’ne (MSP) dönüşen Milli Nizam Partisi’nin (MNP) kuruluşundan itibaren, Türkiye’deki İslamcı hareketle bağlantılarımız bulunuyordu” diyor.
Erdoğan’ın, geleceğin İslamcı liderleriyle tanıştığı Suudi Arabistan’daki zirveden döndükten kısa süre sonra, MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı yapılması ve bugüne gelinmesi tesadüf değil, planlıdır.
Rabıta örgütü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ele geçirmiş ve esir almıştır. Türk milleti Müslümanlığı kabul etmiştir etmesine ama halen Hz. Muhammed’in getirdiği İslam dini yerine Emevi inancına ve töresine göre inandığının farkında değildir. Yüz yıl önce İngiliz İslam’ına karşı savaşan Mustafa Kemal Atatürk öldürüldükten sonra ikame edilen din maalesef gerçek İslam yerine İngiliz-Emevi İslam’ı yahut da Vehhabi inancı ile birleşik Yahudiliğin Torah kitabında yer alan şeriat ikilemidir.
Yaradan’a yakın ve kul olabilmek için aracılara ihtiyaç yoktur. Yüce Yaradan insanoğluna şahdamarından daha yakındır; dua edenlerin duasına en güzel şekilde karşılık vereceğini kendisi ifade etmektedir.
Halkımız, kendisini cennete havale edeceği inancıyla, İslam dininin yayılmaya başladığı günden bugüne kendisini hep aracılara teslim etmiş ve ayete ve emre aykırı olan bu hareketin kaynağını ve amacını ne görebilmiş ne de bilebilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d7b2cf7-04ad-4893-8de6-d51e83321ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yüzleşme</image:title>
            <image:caption>“Yüzleşmek, acının çemberinden tüm ihtişamınla geçebilmektir.” 
 
Akıl hastanesinde bir oda... Her yer gri, her yerde taştan duvarlar... Burada kalmak sonun başlangıcı mı? Yoksa başlangıcın tam da kendisi mi? 
Başarılı bir yazar olan İpek’i akıl hastanesine taşıyan, yüzleşmeyi reddettiği acılar, kaybedişler ve ertelediği affedişlerdi. En üzücü deneyiminin aslında mucizesinin yolu olduğu gerçeğiyle yaşadığı yüzleşme, Ege’nin küçük bir kasabasındaki yaşlı balıkçı, bir türlü gidemediği tepedeki ev ve diğerleri, İpek’in paramparça olmuş kalbine ve kendine olan küskünlüğüne şifa olabilecek mi? 
SON YÜZLEŞME sizi derinden etkilerken farklı yaşamların kıyılarına sürükleyecek. Sırlarla dolu satır aralarını heyecanla takip edecek ve sonunda yüzleşmeyi ertelediğiniz ne varsa karşılaşmak isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a8b484-fda9-417a-b2cd-0b61a1b8f5a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufi&apos;nin Yolu</image:title>
            <image:caption>Sufi, Gerektiğinde Başkalarının Yaptığını Yapandır. Gerektiğinde İse Başkalarının Yapamadığını Da Yapandır.”
O, yeryüzünü çeşitli kılıklarda, sizin bilmediğiniz vasıtalarla dolaşan Hızır gibidir. Eğer böyleyse, onu bir gün koyun otlatırken görürsünüz, ertesi gün altın bir kadehten yudumlarken.
O senin rehberinse, parlaklığından seni de yararlandırır; sen bunu o sırada fark etsen de etmesen de.
Onunla karşılaştığında, bilsen de bilmesen de seni etkileyecektir. Söyledikleri veya yaptıkları sana tutarsız hatta anlaşılmaz görünebilir. Fakat anlamlıdır. 
Seni şaşırtabilir veya sinirlendirebilir. Bu kasıtlı ve gereklidir. İyiliğe kötülükle, kötülüğe iyilikle karşılık veriyor gözükebilir. Fakat ne yaptığını yalnızca az sayıda kişi bilir. 
O Sufi’dir ve Sufi “Aşk” demektir.
Kitapları yirmi dile çevrilen ve dünyada on beş milyondan fazla satan Sufi düşünür İdris Şah, Sufi geleneğinin derin ve zengin dünyasını modern bir anlatımla ele alıyor. İdris Şah, Sufizm’i çeşitli yönleriyle incelerken, günümüz felsefi inanış ve öğretilerine etkilerini gözler önüne seriyor. Mevlana, Ömer Hayyam, Bayezid Bistami ve daha pek çok büyük Sufi’nin ilkeleriyle ördüğü bu kitapla arayışınızı aydınlatacak bir mum yakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/456d8576-61aa-4f72-b464-dd361d81ae0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Ali Aybar</image:title>
            <image:caption>Türkiye’deki az sayıdaki özgün ve yerli sol/sosyalist düşünce
insanından biri olan Mehmet Ali Aybar önderi olduğu Türkiye İşçi
Partisi ile bir döneme -kelimenin tam anlamıyla- damga vurmuştu:
TİP, Türkiye sol tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir başarıyla 1965
seçimlerinde meclise 15 milletvekili sokmuş; Aybar’ın kullandığı
“güler yüzlü sosyalizm”, “Türkiye’ye özgü sosyalizm”, “özgürlükçü
sosyalizm” kavramları hem önemli tartışmalara hem bölünmelere
yol açmıştı.
Barış Ünlü bu kapsamlı incelemesinde sadece akademisyenliğinden
hukukçuluğuna, gazeteciliğinden siyasetçiliğine detaylı bir Mehmet
Ali Aybar biyografisi sunmakla kalmıyor, esas olarak onun bir
“siyasal düşünür” olarak portresini çiziyor. Böylece Aybar üzerinden
aslında Türkiye’nin ve solun geçirdiği çeşitli dönemlerin tasvirini
izlemek de mümkün hale geliyor.
Türkiye sol siyasetinin seyri her söz konusu olduğunda mutlaka
dönüp bakılması gereken biri olan Mehmet Ali Aybar’ın siyasi ve
düşünsel çizgisini anlamak için çok önemli bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a8b3f6-bca2-47b1-baa4-e94884a37e45.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları-1</image:title>
            <image:caption>Tamamlayıcı Tıpta Özgün ve Güvenli Kullanımlarıyla 
 
A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları - 1 
Saç, Cilt ve Vücut Bakımı 
 
Dört profesörden saç, cilt ve vücut sağlığını iyileştirmede kullanılabilecek 
328 özgün karışımı 
 
Saç dökülmesinden kepeklenmeye, saç derisi problemlerinden saç uzamasına yardımcı formüllere kadar farklı ve kolay karışımlarla saç sorunlarına özgün çözümler… 
 
Leke gidericiden güneş kremine, kaş kirpik güçlendiriciden cilt gençleştiriciye, kırışıklık sorunlarından elastikiyet kaybına kadar her türlü cilt sorununa farklı ve kolay karışımlarla özgün bakım formülleri... 
 
Diz dirsek kuruluklarından topuk çatlaklarına, selülit sorunlarından tırnak kırılmasına, el ve ayak nemlendiricisinden doğal deodoranta kadar vücut bakımı için farklı ve kolay karışımlarla özgün formüller… 
 
Tıbbi bitkiler, binlerce yıldır halk sağlığı için önemli bir kaynak olarak değerlendirilir. Tıbbi bitkilerden elde edilen uçucu yağlar ve özellikle aromaterapi uygulamaları tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bilimsel çalışmalar, uçucu yağların birçok farklı tıbbi etkiye sahip olduklarını ortaya koymuştur. 
 
Aromaterapi, uçucu yağlar kullanılarak yapılan, geleneksel ve tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Hem bedensel hem de ruhsal sağlığı iyileştirdiği ve enerji düzeyini güçlendirdiği kabul edilir. Günümüzde aromaterapi uygulamalarından hastalıkların tedavisinde, sağlığın sürdürülmesinde ve hastalıklardan korunmada yararlanılır. 
 
Aromaterapi uygulamalarında kullanılmak üzere hazırlanan karışımlarda uçucu yağların yanı sıra aromatik sular, balsamlar, absolüler, maseratlar ve sabit yağlar gibi çeşitli doğal ürünler de yer almaktadır. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
  Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu ilk kitabında tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan saç, cilt ve vücut bakımlarında ve sağlığını iyileştirmede kullanılabilecek 328 özgün karışımı bizlere sunmaktadır. 
 
Bu reçetelerin okurlarımızın vücut, zihin ve ruh sağlığına iyi gelmesini dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86793242-0da0-4076-b63a-157daa5e5106.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Dili Olarak Türkçe - 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitap “Medeniyet Dili Olarak Türkçe” serisinin ikinci kitabıdır. İlk eser “Medeniyet Dili Olarak Türkçe-Dilci Felsefe ile Başlangıç ve Yöntem Arayışı” kitabıdır. Bu eser de ortaya koyulan dil ile toplum arasındaki ilişkiyi netleştiren meseleler ve Türkçenin kendini koruma prensiplerini keşfidir. Göçer Sosyoloji mensuplarının fiillere yönelimini yasa sorgulamasıyla araştıran bu eser, bunun nedenleri arasına kültür ve medeniyet tartışmalarını da yerleştirerek, paradigmatik bilimin ne derece Batı merkezli bir kutsama eylemine yöneldiğini gösterirken, buna karşı çıkanların da Türkçenin kendisi yerine başka kaynaklara yöneldiğini tüm çıplaklığıyla ele almaktadır. Aslında Türkcenin epistemolojik yeterliliğini gözler önüne sererken hafızanın devamlılığında nasıl rol oynadığını da açıklıyor. Eser Batıcı ve veya gelenekçi ekollere karşı put kırıyor. Baltayı da en büyük ideolojik putların boynuna asıyor. Özellikle söylenmesi gereken şudur ki, Bu eser aynı ilk kitap gibi dil bilim kitabı değildir. Dilbilim verilerine felsefe usulünce yaklaşım sergileyen antropoloji girişimidir. Eser, yeni bir dil kuramını dilbilim çerçevesinden ziyade kültür bilimleri sahasından hareketle denemektedir ve dil bilimin sonuçlarını sadece veri olarak ele alıp onları kültür-bilim sınamaktadır. Ayrıca yepyeni bir tarih tezi sayılabilir. Çünkü paradigmatik bilimin getirdiği yerleşik sosyolojinin şehir referanslı medeniyet algısına karşı göçer sosyolojinin bakir ve göz önüne alınmamış kendi devinimini işaret etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c201ff51-ed8e-4651-a552-ead42c3c0a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Teselli Koleksiyonu 2</image:title>
            <image:caption>DERVİŞİN TESELLİ KOLEKSİYONU 2 
 
Klasik Metinlerle İyileşme 
 
Her insanda “destekleyici bir iç ses” vardır. Bu sesi bulmak, kısılmışsa sesini açmak, durmuşsa harekete geçirmek gerekir. 
 
Destekleyici iç sesi açığa çıkarabilmek büyük bir kazanımdır. O ses susmuşsa ya da kısıklığı sebebiyle artık işitilmiyorsa insan, yaşadığı hadiselerin en olumsuz yanlarına odaklanmaya başlar. Bu da sonu gelmez bir mutsuzluğun başlangıcı olur. 
 
“Destekleyici iç ses” işitilmeye başlanınca insan ne yalnızdır ne de çaresiz. Ondan insana daima teselliler de akar. 
 
Kendini onarma yeteneğini kaybeden, ruhundan iyileştirici sinyallerin artık doğmadığını fark eden birinin birtakım tedbirler alması gerekir. 
 
Kendi kendine, harici bir etkiye muhtaç olmadan da mutlu olabilen… Hadiselerin olumlu taraflarını görüp onları hayra yorabilen… Başka bir meşguliyete veya insana mecbur kalmaksızın zihnini huzurlu ve dingin hâle getirebilen… Kendi mutluluğunu her an, gereken her yerde yeniden üretebilen biri olabilmek, esasında her insan için mümkündür. Ruhtan doğan iç teselliyi işitebilmek, kazanılabilir bir yetenektir. 
 
Bu sesi elde etmenin kestirme yollarından biri de ruhundan onu başarıyla keşfedip çıkarabilmiş insanların oradan getirdiği mesajlara kulak kesilmektir. 
 
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2 – Klasik Metinlerle İyileşme kitabı Doğu’nun ve Batı’nın kadim öğretilerini kullanarak içimizdeki teselli sesini uyandırıp canlandırmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99f43588-46d4-4253-9538-b93d44da8be9.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Eğitim&apos;de Üç-Beş Nöbeti -Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kronolojik bir hatırat kitabı değildir. Çok partili siyasi hayata
geçildiğinden beri en uzun süre Milli Eğitim Bakanlığı yapmış bir eğitimci
ve siyasetçinin, belli bir zaman aralığında, eğitim ağırlıklı olmak üzere
memleket meselelerine bakışıdır.
Bu kitapta, aynı zamanda, 28 Şubat Postmodern Darbesi’nden kısa bir
süre sonra iktidara gelen bir siyasi partinin vesayetçi geçlerle
yüzleşmesinin hikâyesini bulacaksınız. 1950’de Demokrat Parti’nin millet
iradesiyle iktidara gelmesiyle birlikte kendilerine “devlet iktidarı” diyen
güçler halkın iktidarına ya tahammül edemeyerek askeri darbe yapmışlar
ya da iktidara talip siyasi partileri yargı darbesiyle kapatma yoluna
gitmişlerdir.
İster “müesses nizam”, ister “statüko” ister “Kemalist rejim” ne derseniz
deyin, “devlet iktidarı” daima kendi doğrularını millet iradesinin üzerinde
görmüş, ayakta durmaya çalışan demokrasiye ise kerhen katlanmıştır.
Prof. Dr. Hüseyin Çelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b565d3e2-0f0e-442d-9864-e98d791a71df.jpg</image:loc>
            <image:title>Balyanaklar İçin Mahremiyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Gel de bir öpücük ver.” 
“Yerim o yanakları, yerim!” 
“Aman da bu ne tatlı göbüş!” 
“Şu eller nasıl da pofuduk!” 
“O burun var ya, tam ısırmalık!” 
 
Bu cümleler sana tanıdık geldi mi? Sevecen büyüklerle başın dertteyse müjde! Balyanak’ın hepimiz için tavsiyeleri var. 
 
*** 
Çocuk gelişimi alanındaki çalışmalarıyla adından söz ettiren, Akademisyen Anne olarak da yakından tanıdığımız bilim insanı Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal, bu kez erken çocukluk dönemindeki okurlarına mahremiyet eğitimi kazandırmak için kaleme aldığı resimli öykü kitabıyla karşımızda. Balyanak isimli karakter aracılığıyla bir öpücüğün kabulünden özel bölgelere uzanan konulara neşeyle eğilen ve özenle hazırlanan bu çalışma, sevilen illüstratör Cansu Erkan’ın albenili, eğlenceli çizimleriyle buluştu, okurlarını bekliyor. 

 
KİTAPTAN 
Tombul yanaklarınız varsa 
Hayat bazen zor olabiliyor. 
“Ayy, ne güzel, elma gibi yanakların” diye 
Eller yanaklarıma uzanıyor. 
 
İzin vermiyorum 
Yanaklarıma uzanan yabancı ellere. 
Hemen söylüyorum birkaç cümle. 
“Hayır! Bu yanaklar benim, 
İzinsiz dokunamazsınız. 
Çok tatlı bulsanız bile, 
Bana ait olana yaklaşamazsınız.” 
 
*** 
Eğer annem babam yanımdan yoksa 
Yabancılara karşı cümlem hazırda: 
“Hayır! Sizi tanımıyorum. 
Yabancılarla hiçbir yere gitmiyorum!” 
 
İşte böyle rahatsız olursam 
Bir bakıştan, dokunuştan, 
Hemen “Hayır!” der, 
Uzaklaşırım o noktadan. 
Anneme, babama, öğretmenime anlatırım, 
Beni rahatsız eden durumu 
Saklamadan açıklarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24370a7e-91c1-4baf-955d-2802030cf67d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküşten Zafere Lozan</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e 200 Yıllık Mücadele 
 
Bu kitapta, Osmanlı İmparatorluğu’nun gerilemeden çöküşüne kadar geçen süre içinde iç sorunlar ve yönetim zaafları nedeniyle nasıl çağının gerisinde kaldığı, aynı dönemde büyük devletlerin hangi baskılara, entrikalara ve tertiplere giriştikleri, devletin iç işlerini nasıl yönlendirmek istedikleri örnekleriyle anlatılıyor. 
  Emperyalizme karşı yürütülen Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zaferle sonuçlandıran Atatürk, İnönü ve arkadaşlarının Lozan’da Dünya Savaşı’nın galiplerine karşı Türkiye’nin egemenliğini ve eşitliğini kabul ettirmek ve Misak-ı Milli’de çizilen hedeflere ulaşmak için ne büyük bir mücadele verdikleri ve Lozan Barış Antlaşması’yla nasıl başarıya ulaştıkları belgelerle gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/369aab13-9fbc-4447-8650-f4c29283c7df.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylemedim Yazdım</image:title>
            <image:caption>Gürkan Daşkıran, kalbinden taşanları yazıya döktüğü eseri Söylemedim Yazdım’da, her okurun kendinden bir parça bulacağı şiirlere imza atıyor. 
 
Kalemim var. 
Kâğıdım var. 
Eksik bir şey var. 
Yazamıyorum. 
Yüklemsiz kalıyor cümleler. 
Özneler sözde, 
Nesneler belirsiz, 
Kelimeler kifayetsiz, 
Eksik bir şey var, yazamıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb46890-28fc-4642-9238-503c9ea75fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Hemhal</image:title>
            <image:caption>“Pasaport kontrolünde bir sorun çıksa da geri döndürseler...” diye içinden geçirdiğini kendine itiraf etmek istemiyor. Polisin uyarısıyla kontrol kamerasına bakması istenince objektife yansıyan, diğer yolculukların aksine heyecanla karışık tatlı bir gerginlik değil, ne istediğinden emin olamayan bir mutsuzluk hali. Kalın kaşlarının bir yanılsaması olarak sert duran ama aslında ifadesiz bakan memurun apoletlerine, pürüzsüz tıraşına, özenli kesilmiş tırnaklarına göz gezdirdi amaçsızca. Güçlü bir hamleyle vurulan damga sonrasında son umudunu da birkaç saniye önce kaybetmiş gibi memnuniyetsiz bir şekilde yutkundu. “Geçici bir yalnızlık hüznü yahut verilmiş kararın alternatifinin yanıltıcı bir akıl çelmesi...” diye düşündü. Aynı zamanda onu uğurlamak üzere gelebilecekleri son kontrol noktasına kadar gelen ailesine, yüzüne özenle yerleştirdiği tebessümle birlikte son kez el salladı. “Bu yükü son kez taşımış olayım, lütfen...” 
Hemhâl, kendini bulan ve bunu artık saklamak istemeyenlerin romanı. 
İlk gençlik yılları sorgulamayla geçmiş, sonunda bulduğu benliğiyle özgürleşmeye doğru emin adımlarla yürüyen Yağız, kendi hayatının peşinden koşarken karşılaştığı engelleri aşmaya çalışıyor. 
Duygu Sancar, derinlikli karakterleri ve kendine has üslubuyla Türk edebiyatına güçlü bir giriş yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fbab684-a308-4849-9161-be4a7abde2cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Kalp</image:title>
            <image:caption>Başka sessizliklere benzemez bir insanın sessizliği 
Kim bilir ne manalar saklıdır o sükûtun içinde 
Zira konuşması anlamlı olanın sessizliği de anlamlıdır 
Onun adı da sessizlik değildir zaten 
Suskunluktur anlamlı sessizliğin adı 
Mesela ben, suskunluğun gevezesiyim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29426c59-c509-488c-bca9-30e3568a3664.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Bekleyen Deniz</image:title>
            <image:caption>“Evden çıkmış, kendimi trenin önüne atmak için Sirkeci Garı’na gelmiştim. Çok soğuk bir gündü, kuru ayaz bıçak kesiği gibi dokunuyordu insanın suratına. Babam kondüktör olduğu için trenlere bedava biniyorduk. Ailede herkesin kartı vardı. Öyle aklıma geldi işte, bir tren duruyordu orada, girdim içine, bomboştu. Oturdum bir koltuğa… Öylece uyuyakalmışım. Aradan kaç saat ya da ne kadar zaman geçti bilmiyorum, büyük bir şehirde durmuştu tren. Zagreb şehrinde olduğumu sonradan anladım. Daha on beş yaşındayım, her şeyimi geride bırakmıştım, bana lazım değildi bıraktıklarım, olamazdı da artık. Sadece ismim yanımda kalsın diye tersinden söyledim, her yerde öyle yazdırdım; RUNNEZ.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f92caa-b0cf-4033-8965-3bfe97377d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabiha</image:title>
            <image:caption>İlk defa kendime ait odam olmuştu. Odadan içeri girince hemen kenarda bir yatak, üzerinde mavi bir örtüsü vardı. Oldum olası çok severim maviyi; gökyüzünü, denizi bulurum mavide… Bir koltuk, iki sandalye, masa ve bir şömine vardı, duvara uyularak yerleştirilmiş. Odun kömür pisliği olmayan, gaz sobası. Bu ocağın üstündeki rafta dans eden iki biblo İspanyol kızlar vardı. Bakışları gülüşleriyle sanki mutluluğun zirvesindeydiler. Çok kumaşlı uzun kırmızı beyaz benekli etekleri savruluyordu. Acaba onlar gibi mutlu olacak mıydım? Dini, dili, töreleri ayrı, apayrı kişilerle, o kişilerin vatanında yerim ne olacaktı? Şimdiden özlemiştim anacığımı. İltica isteği kabul olmayacak, belki geri gideceğim, belki de kalıp ev hasretiyle, gurbet baskısıyla özlemlerle eskiyip gideceğim. Bir şey bilmiyor, bilemiyor sakin korkak bekliyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eada42d-653a-47b1-a5b7-b6bffae310bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>ROBOT İMPARATORLUĞU 
 
Çoğumuz Robot Çağı&apos;nı uzak bir geleceğe ötelemenin zihnî konforunu tercih ediyoruz. 
 
Oysa bambaşka bir paradigmanın işlediği, tuhaf ve tanımsız bir dünyayı 2020&apos;ler itibariyle yavaş yavaş idrak etmeye başladık. 
 
Ama denizdeki balıklar misali, içinde yüzdüğümüz suyun farkında değiliz. 
 
Robot İmparatorluğu&apos;nun görkemli kapısından içeriye bir kez adımımızı attığımızda kapı kilitlenecek. 
 
İnsanlık için &quot;normal dünya&quot;ya geri dönüş bir daha asla mümkün olmayacak. 
 
Kitabımızda hangi konular mı var? 
 
Yapay zekânın sınırları, 
Robot teknolojilerinin ufku, 
Elektronik kıyamet senaryoları, 
Siborg organizmaların gelişim evreleri, 
Turing testinin kendi içindeki çelişkileri, 
İnsansı androidlerin temel hak ve özgürlükleri, 
Bilişim algoritmalarının sanatsal üretimlere yansıması, 
Nanorobot tedavi yöntemlerinin muhtemel handikapları. 
 
Polat Onat bu girift temaları kimi zaman trajik kimi zaman da ironik bir anlayışla heyecanlı senaryolar dâhilinde öyküleştirdi. 
 
&quot;Robot İmparatorluğu&quot; kurgu ile bilimin müthiş uyumuyla, okuyanların zihin atmosferini zenginleştiren bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4e96f84-f8a1-4ed3-8e5e-7750db82774c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı Görmeye Gitmek</image:title>
            <image:caption>2003 senesinde Fazıl Hüsnü Dağlarca doksan yaşında, birbirinden değerli yüzden fazla şiir kitabı yayımlanmış, Kadıköy&apos;deki evinde sessiz, sakin, bilgece şiirler yazmaya devam eden, tartışmasız &quot;Yaşayan En Büyük Türk Şairi&quot;ydi. 
 
2003&apos;de Polat Onat yirmi üç yaşında, Batman&apos;da ilkokul öğretmenliği yapan, sadece birkaç şiiri dergilerde yayımlanmış, yeni yetme, hayaller peşinde koşan, Dağlarca&apos;nın birçok kitabını okuyup ona büyük hayranlık duyan, acemi bir şiir heveslisiydi. 
 
Kurtalan Ekspresi&apos;nin köhne kompartımanlarından birinde, defterine sürekli notlar alarak Batman&apos;dan Haydarpaşa Garı&apos;na uzanan otuz iki saati aşkın maceralı tren yolculuğu vasıtasıyla, şaşkın bir şair adayı, büyük ustayı görmeye gidiyordu. 
 
Trendeki birbirinden ilginç tipler, gittikçe tuhaflaşan olaylar... Dağlarca ile hayranının birlikte geçirdiği iki günün tüm ayrıntıları... Yer yer komik, kısmen hüzünlü, çoğunlukla şaşırtıcı... 
 
Fakat kesinlikle unutulmaz bir otobiyografik roman: &quot;Fazıl Hüsnü Dağlarca&apos;yı Görmeye Gitmek&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0337f4-b804-439e-8cec-0bbe3bced250.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Gibisin</image:title>
            <image:caption>“Dayanamam!” deme, dayanırsın. 
Sakın “Yapamam!” Deme. Çünkü yaparsın. 
“Ben bilirim.” deme, yanılırsın. 
&quot;Kimsem yok.&quot; deme, çünkü bir duaya sarılırsın. 
Dua eden hangi kul yalnız kalmıştır sultanım? 
Acizliğini bilen sahipsiz kalır mı hiç? 
En çaresiz bir bebeğin rızkını doğmadan hazırlayan Allah, seni bırakır mı kimsesiz? 
Bir sonbahar değil midir, ilkbaharın habercisi… 
Güneşin doğuşunu beklemiyor mu? Gecenin en karanlık yeri... 
Yeniden yeşermesi için kuruması lazım bütün yaprakların. 
Aciz kalmak, duaya sarılmak ve tevekkül etmektir bir umudun habercisi. 
Geleceğini bildiğin bir şey uzak değildir! 
Ve Allah, Rahman&apos;dır. 
Rahmeti yakındır… 
Sabret...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ab9050d-667a-4572-a381-6fc087d46bbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun İlacı Kelime-i Şehadet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. 
“Ruhumun İlacı” serisinin ilk kitabında, Allah’a ve Peygamberimize iman konusuna değinilmiştir. Kelime-i şehâdetin anlamı ve hikmetlerinin anlatıldığı “Ruhumun İlacı Kelime-i Şehâdet”, çocuklarınızın elinden bırakmak istemeyeceği başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e4903e-926e-475d-8ddb-e99ed8dfbd50.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatilde Tanıştığımız İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Tatilde Tanıştığımız İnsanlar
Emily Henry
Çoksatan Kış Yaza Kavuşunca Kitabının Yazarından
 
 
 
“Mükemmel bir yaz kaçamağı!” – JODI PICOULT
 
 
New York Times Çoksatan Listesi’nin bir numarası Emily Henry’den kalplerinizi ısıtacak bir tatil romanı!
 
Poppy ve Alex, neredeyse hiçbir ortak noktası olmayan iki yakın arkadaş. Poppy çalıştığı derginin karşıladığı tatillerde dünyayı gezmekten, yeni insanlar tanımaktan büyük keyif alıyor, Alex ise evde oturup kitap okurken yeterince mutlu. Poppy ele avuca sığmaz bir gezi yazarı, Alex ise içedönük ve yardımsever bir öğretmen.
 
Ne kadar uyumsuz olsalar da on yıldır her yaz birlikte muhteşem tatillere gidiyorlar ve çok eğleniyorlar. Ancak iki yıl önce Hırvatistan tatilinde her şeyi berbat ettiklerinde arkadaşlıklarını sürdürmeleri neredeyse imkânsız oldu. O günden beri hiç konuşmadılar.
 
Şimdi önlerinde yepyeni bir tatil fırsatı var. Bu tatile çıkmayı  başarırlarsa ikisi de hayatları boyunca kaçtıkları şeyle yüzleşecek: Aşkla!
 
Goodreads’te romantik kurgu kategorisinde en iyi kitap ödülünü alan Tatilde Tanıştığımız İnsanlar, insanın gerçek evini aramasına ve onu bulduğunda da iki kişilik muhteşem bir dünya yapmasına dair samimi, eğlenceli, yaz tatili tadında, unutulmaz bir aşk ve arkadaşlık hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c33d89f-e6ce-4cb9-afb6-d2f91864884b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun İlacı Oruç</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. 
“Ruhumun İlacı” serisinin üçüncü kitabında, nefsimizi terbiye eden ve irademizi güçlendiren bir ibadet olan oruç konusu işlenmiştir. Oruç ve Ramazan ayı hakkında çeşitli bilgilerin aktarıldığı, eğlenceli sorularla öğrenmelerin pekiştirildiği ve konunun hikâyelerle desteklendiği “Ruhumun İlacı Oruç”u keyifle okumanızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e951c35f-8c78-4e1a-868a-b58c1a7723cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun İlacı Namaz</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. 
“Ruhumun İlacı” serisinin ikinci kitabında, dinimizin farz ibadetlerinden biri olan namaz konusu işlenmiştir. Çocuklara namaz sevgisini kazandırmak amacıyla çeşitli hikâyelere ve Yüce Allah’ın güzel isimlerinden (Esma-ül Hüsna) bazılarına yer verilen “Ruhumun İlacı Namaz”ı çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b398d3-c6d6-42d8-bea7-a33db0225a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Bilmediği Her Şey</image:title>
            <image:caption>Toplumsal normlara ince bir başkaldırı...
Bir sabah uyandığınızda hafızanızı kaybetmiş olsaydınız ne yapardınız? Nasıl bulurdunuz benliğinizi? İnsan, başkalarından
dinleyerek ne kadar tanıyabilir kendini? Herkes her şeyi anlatır mı yoksa işine geldiği kadarını mı söyler? Kendini, ailesini,
yaşadığı ülkeyi unutan biri için her şeyin eskisi gibi olması mümkün müdür?
Zihninde gezinen bir kurt gibi onu yiyip bitiren soruların ortasında kendini arıyordu Altan. Hiçbir şey hatırlamıyordu ve
herkes farklı bir şey söylerken daha beter kaybolduğunu hissediyordu. Kime inanacağını ve doğrunun ne olduğunu
sorgularken, ona gerçeği kim anlatacaktı?
Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bir adamın kendini bulmaya çalışmasının izinde kolektif ve bireysel hafızayı,
toplumsal sorunları, aile olmayı, sosyal statüleri, baskıları, ötekileştirilmeyi, yok sayılmayı, yalnızlaştırılmayı, kendine
yabancılaşmayı derinlemesine sorguluyor. Şimdi ezberlerinizi unutun; bu kitap, tüm bildiklerinizi yeni baştan yazmaya
geliyor...
 
“Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bu kez ‘çekirdek aile’ kavramını cesur bir edebi dille kabuğundan ayırıp okurun
önüne sermiş. Dokunulmayana dokunmuş ve görmezden gelinene çevirmiş bakışlarını. Roman, aileye ve topluma bakış açısıyla
çoksesli bir koro, sarsıcı üslubu ve çıplaklığıyla hüzünlü ama unutulmayacak bir senfoni niteliğinde.”
Jale Demirdöğen
 
“Kimlik ve toplumsal hafıza hakkında güçlü ve isyankâr bir roman. Edebiyat dünyamızda bir zafer işareti...”
Emre Kalcı

(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29aecd86-e691-47b9-a851-7d43f19ad858.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalist Düşüncenin Gelişmesi</image:title>
            <image:caption>Sosyalist Düşüncenin Gelişmesi, bilimsel sosyalizmin Karl Marx ile beraber en önemli adlarından Friedrich Engels’in çeşitli yazılarından oluşuyor. Selahattin Hilav’ın sosyalist düşüncenin tarihi gelişmesi ve metodu hakkında okura derli toplu bir “giriş” düsturuyla derleyip çevirdiği yazılar, hayal gücüne dayanan bir sosyalist toplum tasvirini değil, sosyalizmin tarihi kaynaklarını, sosyalist düşüncenin hangi şartlarla ve nasıl gelişip bilimsel bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor. Sosyal problemlerin her geçen gün daha büyük bir yarılma halini aldığı günümüz dünyasında, olayları daha doğru değerlendirebilmek, konulara tarihi ve bilimsel açıdan bakabilmek için önemli bir kaynak kitap. “Bölüşümdeki eşitsizlikle birlikte sınıf farkları da ortaya çıkar. Böylece toplum, imtiyazlı sınıflarla zarara uğrayan sınıflar; sömüren ve sömürülen ya da egemen olan ve egemenlik altına alınan sınıflar halinde bölünür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba871cd8-fbef-4227-abfb-c6fa763a5688.jpg</image:loc>
            <image:title>Çulluk</image:title>
            <image:caption>Mahmut Yesari’nin 1927 yılında yayımladığı romanı Çulluk, yazarının adını duyuran bir eser olmasının yanı sıra edebiyat tarihimizde “işçi sınıfı”nı anlatan ilk roman olarak da öne çıkar. Yazar, bu romanını yazmak için Cibali’deki reji (tütün) fabrikasında bir hafta işçi olarak çalışmıştır. Romanın ön planında Münevver ile Murat Çavuş arasındaki aşk anlatılır. Ancak satır aralarında erken Cumhuriyet döneminde kadının konumu, işçilerin zorlu çalışma şartları ve dönemin sosyal hayatı gibi konulara dair önemli ayrıntılar içerir. Çulluk, Orhan Kemal’den çok daha önce fabrika işçilerinin yaşam koşullarını gözler önüne sermesiyle edebiyatımızda ayrı bir yerde durmaktadır. 
“Münevver’in gayreti, Bekir’e çok dokunmuştu. Onun, hastalığına, yorgunluğuna rağmen neden çalışmak istediğini anlıyordu. Bu, açlık denilen öyle bir ihtiyaç, öyle bir mecburiyetti ki, insana ancak, ölüm “Dur!” diyebilirdi... Son gayretini, son nefesine kadar sarf edecekti... İşleyen elleri, kalbiyle birlikte durabilirdi... Huzur, istirahat tavsiyelerini, nasihatlerini, mideden uzanan hain, insafsız bir pençe, lahzada boğar, öldürürdü...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289a3bd5-ee85-4348-8780-e5687d6822a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yayımlanan ilk eseri Şık, “alafranga züppe” tipinin en ünlü örneklerinden Şatırzade Şöhret’in trajikomik hikâyesini anlatır. Dönemin yaygın anlayışı Batılılaşmayı sadece moda, zevk ve eğlence kısmıyla “taklit” eden Şöhret’in Madam Potiş adında bir kadının peşinde düştüğü komik halleri ve nihayet karakolda biten hikâyesiyle Şık, sadece Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yazarlığı için değil, edebiyatımız için de önemli bir kilometre taşıdır. Yazarın, Şöhret üzerinden irdelediği aşağılık duygusu ve sonuçları bugün bile okurunu kahkahalarla güldürmeye devam ediyor… 
“Mesela, bu sene dar elbise giymek modadır, değil mi? Bizim Şatırzade kostümü o kadar darlaştırır ki diğer şıklarınki hakikaten onun yanında bol kalır. Yakalıkların enlileştiğini görünce, ertesi günü kulaklarının uçlarıyla temas edecek derecede enli bir yakalık diktirip takınır! İşte her süsü böyle benzetmeye veyahut benzetmeyi de aşırarak moda olan şey her neyse onun ifratını yapıp âleme gülünç olmaktan ibarettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc489532-a44e-4e7f-a4e2-0c2fa382c02c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirlerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>“İlk şehirler, MÖ 4. binyılın ortalarından başlayarak, dünyanın çeşitli yerlerinde çoğunlukla birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktı ve bazı aksiliklere rağmen, büyümeleri günümüze kadar devam etti. Şehirler, kırsal kesimden, sakinleri öncekilerden ve kırsal çağdaşlarından oldukça farklı koşullar altında yaşayan yeni insan yerleşimleri biçimleri olarak ortaya çıktı. Uzun zamandır dünya nüfusunun sadece küçük bir azınlığını barındırdıkları gerçeğine rağmen, doğdukları toplumlar üzerinde derin etkileri oldu.” Şehirlerin Tarihi, antik çağlardan 21. yüzyıla kadar kentsel merkezlerin yükselişi ve gelişiminin hikayesini anlatıyor. MÖ 4. binyılda Yakın Doğu’daki ilk şehirlerin kurulmasıyla başlar ve Hindistan’daki İndus Nehri Vadisi’ndeki kentsel büyümenin yanı sıra Mısır ve Akdeniz’i çevreleyen bölgeleri incelemeye devam eder. Atina, İskenderiye ve Roma hem siyasi hem de kültürel olarak öne çıkar. Batıda Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte Avrupa şehirleri uzun bir zayıflama ve gerileme dönemine girmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be1eb700-b1ec-4312-b163-7613e3bfa972.jpg</image:loc>
            <image:title>Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri</image:title>
            <image:caption>Sosi Antikacıoğlu’nun titiz bir araştırma sonucu kaleme aldığı Zabel Yesayan’ın (1878-1943?) sıra dışı yaşamını konu edinen ve tüm önemli eserlerinin incelemesini de içeren bu kitap, yazar hakkında yayımlanan ilk kapsamlı monografi olma özelliğini taşıyor. Batı Ermeni edebiyatının önemli isimlerinden Yesayan hayatı boyunca sınıfsal ayrılıkları olmayan bir topluma özlem duymuş, büyük idealler peşinde, kalemini adaletsizliklere karşı bir silah gibi kullanmış, inandığı eşitlikçi ütopyaları ve bireysel özgürlükleri gerçekleştirmek için çoğu kez kendi güvenliğini hiçe saymıştır. Yesayan, eserlerinde kurguladığı kadınların psikolojik durumlarını irdelerken kişisel özgürlükle geleneksel beklentiler arasındaki ikilemi dile getirmiş, toplumun her kesiminde eşitlik sağlanmadıkça kadın erkek eşitliğinin de mümkün olamayacağını özellikle vurgulamıştır. Çağının ötesindeki fikirleriyle bir devrim yaratan bu olağanüstü kadının hayatı Antikacıoğlu’nun satırlarıyla bir destana dönüşüyor ve okurlarına mücadele içinde geçmiş onurlu bir hayatın portresini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242ccfca-1018-46d2-b1e9-512967667591.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokunun İzi</image:title>
            <image:caption>“Bütün ilişkilerde bir gün yalnız kalındı. Hayır, ayrılığı kastetmiyorum. Belki yabancılaşma, belki tükeniş, belki kanıksama… Bir gün geldi, her evde boş gözlerle uzaklara dalındı. Ya aşktan kalan yetmedi ya aşksızlık hali fazla geldi. Mesafeler açıldı günün birinde her evde. Düpedüz çoklu bir yalnızlığı anlatıyorum. Kimsenin kimseye derman olamadığı, varlığın ancak kendine yettiği bir yalnızlıktan bahsediyorum. Bu da sevgiye dahildi belki ya da biz sevmeyi hep yanlış anlamıştık. Bilmiyorum.” Gökhan Dağıstanlı’dan aşka dair, yalın ama sözün duygu yüküyle dopdolu mektuplar, hikâyeler. “Bu mektuplar; hayatın içindeki olumsuzlukları gördükçe zaman zaman küçümsese de aşktan vazgeçemeyenlere; onlarca kez acı çekse de suçu aşkta aramayanlara; mutluluğu, kaybetme korkusuna kurban etmeyenlere; yaşamın gizinin ancak aşktan ibaret olabileceğine inananlara adanmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b37aa05c-3388-482b-997f-299ba029dc91.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Özür Diletmem</image:title>
            <image:caption>“Sevgi; hayatı da ölümü de aşar.” Geçmişiyle hesaplaşmak için yola çıkan bir kadın; Ada. Geleceğinin her anını planlamış bir adam; Toprak. Tesadüflerin bir araya getirdiği iki kalbin birbirine kavuşması herkesin hayatını altüst edecektir. Yalanlar, günahlar, sırlar arasında filizlenen bir aşk ne kadar serpilebilir? Ada’nın acı dolu geçmişi geleceğini kurmasının önünde engel olarak dururken, Toprak ilk kez yarınlar için endişelenmeden bırakıyor kendini aşkın kollarına. Her şeyin karşısına dikilip aşkına sahip çıkan Toprak, ölüme de meydan okuyor. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı Aşka Özür Diletmem birbirini seven iki insanın önündeki engelleri aşma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a35982f-fd94-4064-8506-27456f0414bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İade-i İtibar</image:title>
            <image:caption>“Haklar, sadece sesini duyuranlar tarafından kazanılır.” Kimi kadın hakları için mücadele etti, kimi köleliğe karşı harekete geçti; kimi bağımsızlık derdindeydi, kimi düşünce özgürlüğü, kimi de eşitlik... Ama her zaman bunun bir bedeli vardı. Yıllar sonra aslında haklı oldukları anlaşılıp heykelleri dikildi, itibarlarının arkasında durulmaya çalışıldı. Arkalarından dilenen özürler, verilen unvanlar, yapılan büstler onları geri getirmedi ama nihayetinde anlaşıldıkları gün gelmişti! İade-i İtibar; yaşadıkları dönemde düşündükleri, yaptıkları, cesaretleri ve savundukları yüzünden cezalandırılmış, haksızlığa uğramış, sürülmüş ve hatta öldürülmüş kişilerin hikâyesini anlatıyor. Ezgi Cankurtaran’ın yayın dünyasına attığı ilk adım olan, derin araştırma ve çalışmaların ürünü bu kitapta yazarın etkileyici kalemi, okuyucusunu yıllar öncesinin sosyal ve siyasi çalkantılı atmosferine sürüklüyor; benliği, varlığı, anıları, tutkuları, coşkuları, aşkları, çöküşleri ve mücadeleleriyle hakkı teslim edilmesi gerekenleri hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9283506a-7167-4e22-aee5-1103149ffe74.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberliğin İspatı</image:title>
            <image:caption>Hz. Muhammed (s.a.v.) bir haberle geldi: “Cebrail benimle görüşüyor ve Allah’tan vahiy getiriyor.” dedi. Bu kitap bu “haber”in değerlendirmesini yapmaktadır. Kendine ait bir metodu olan bu eserde sadece deliller ortaya atıp bırakılmamaktadır. Bir gayrımüslimden gelebilecek muhtemel itirazlar kitap boyunca yazar tarafından kendisine yöneltilmiş ve cevaplandırılmıştır. Deyim yerindeyse “kapalı devre” bir nübüvvet ispatı yöntemi aktarılmıştır. Bu “haber kurgusu” dışında daha önce işaret edilmeyen bazı mucize iddiaları temellendirilmiştir. Yazar haber kaynağı olarak kullanacağı Kur’an’ın tahrif edilmediğini ispat etmektedir. Ayrıca İslam tarihi verilerinin güvenilirliğinin gayrımüslim bir okuyucuya anlatılmasının zor olması sebebiyle tarihî arka plan Müslüman olmayan yazarlardan nakillerle tasvir edilmiştir. Bu sayede gayrımüslimlerin sözleri ile Hz. Muhammed’in peygamberliği ispat edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49b7874-d8fa-4b84-934d-7428e56ad7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlarına Sahip Çık</image:title>
            <image:caption>Rüstem Bey’in sözü önemli;
- Dağlarına sahip çık!

Bu söz, beni çok etkiledi. 
Küçük bir cümle değil bu. 

Ambulansın ardından Çapa’ya gidişim, Rüstem Bey’in pe-şinden son gidişim oldu… 
Ansızın gelen bir kalp krizi, 
Rüstem Bey’le arama son perdeyi çekti. 

Eşi ve çocukları kendini yerlere atıyordu. 
Hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. 

Büyük bir heyecanla Rüstem Bey’e koşarak gitmiştim.
Dağlarına Sahip Çık kitabıyla sürpriz yapacaktım. Ben sürpriz yapacakken, o bana hayatımın en büyük sürpri-zini yaptı. 

Bu hayatta iki dosta bağlanmıştım, biri Samet diğeri Rüstem Abi…
Artık ikisini de kaybettim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9871b74-3149-4d65-b374-1bb21e6ac220.jpg</image:loc>
            <image:title>Kenar Mahalle Çocukları</image:title>
            <image:caption>Hissedilen ne lodos sıcağıydı ne de kavurucu bir sıcak; yalnızca sıcaktı. Sanki esintiye, kenar mahallelerin sararmış duvarlarına, çimenlere, el arabalarına, kapılarında yolcuların üzüm taneleri gibi üst üste yığıldığı otobüslere bir kat boya sürülmüştü: Şimdiki ve geçmişteki tüm yaz gecelerinin neşesi ve sefaletini taşıyan bir kat boya. 
Ebedî şehir Roma’nın tozlu ve yıkık kenar mahallelerinde yetişen, kimsesizlik ve yoklukla sınanan, öfkeyle büyüyen ve beslenen Caciotta, Lenzetta, Begalone, Alduccio gibi çocuklar. Riccetto da onlardan yalnızca biri; onun şehirdeki ilk Komünyon’uyla başlayan ve 1950’lere uzanan hikâyesinde aileleri dünya ve Tanrı tarafından başıboş bırakılan bu çocukların ne pahasına olursa olsun hayatta kalma mücadelesine tanık oluruz. 
 Kenar Mahalle Çocukları, filmleriyle İtalyan ve dünya sinemasında ölümsüz bir iz bırakmış Pier Paolo Pasolini’nin en ünlü eseri, onun sınırları sürekli zorlayan aykırı zihninden faydalanan bir neorealist başyapıt. Sanatın, kurumların ve toplumun arkasını döndüğü bir sınıfa adanmış sarsıcı bir kült roman. 
“Pasolini 20. yüzyıl İtalya’sının en önemli ozanıdır.” 
Alberto Moravia 
 
“Pasolini çelişkilerini uzlaştırmayı değil, dolu dolu yaşamayı seçen bir sanatçı ve düşünürdü.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a780ac8d-26fb-4d99-abe5-c1c3792211cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kırlangıcın Daha Var</image:title>
            <image:caption>Lokman şair senin hayatın 
Yedi kırlangıcın hayatı kadar 
Altısını ardı ardına yaşadın 
Bir kırlangıcın daha var. 
 
 
 
İkinci Yeni’nin öncüsü olan Cemal Süreya’nın kafeslere kapatılamayan son kırlangıcı hâlâ aramızda dolaşıyor. Bir Kırlangıcın Daha Var, şairle “uzun yıllar geçirmiş bir insan ve oğlunun annesi” olan Elif Sorgun’dan tanıdıklığın, tanıklığın ve ortaklığın cıvıltılı özünü barındıran, ümitle ve yaşam sevinciyle dolu bir Cemal Süreya seçkisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dee39d2-4615-4817-a63f-471e9269548c.jpg</image:loc>
            <image:title>1984 -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş sonrası Okyanusya. Kameralar, casuslar, komşular ve düşünce polisleri tarafından sürekli izlenen Winston Smith, bildiği dünyada bir şeylerin yolunda gitmediğini, gerçeğin kasten çarpıtıldığını hissetmeye başlar. Zihnindeki sesler dinmek bilmez bir hal alınca kendini bir anlam arayışının içinde bulur. İşte o sırada Julia’yla tanışır... 
 
Xavier Coste’un etkileyici ve çağdaş çizgileriyle hayat bulan Orwell’in kült distopyası şimdi her zamankinden çok daha ürpertici. 
 
“Xavier Coste, bu distopya klasiğini muhteşem bir şekilde çizgi romana uyarlayarak imkânsızı başarmış.” 
 
CANAL BD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2fbe512-ebaa-4613-a2ac-80f78417699c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamin ve Ben</image:title>
            <image:caption>Ukala İngiliz gencine karşı, başına buyruk Türk kızı… 
Sence kim kazanır? 
 
İpek, Erasmus değişim programını kazandığına pek sevinememişti; hem biricik dostundan ayrı düşecek hem de tek başına, bilmediği bir ülkeye gidecekti. Ama talihsizlikler bununla kalmadı; çünkü önce, Slovenya’da tuhaf ilişkilerin içine düştü. Ardından, saflığı onu kötü niyetli kişilerin hedefi haline getirdi.Ve en sonunda, okulun asi çapkını Benjamin’in tutarsız davranışlarına ragmen kalbine söz geçiremedi. Kimse göründüğü gibi değildi, rüyalar belki de gerçeklerin ipuçlarını saklıyordu. 
 
Çöl Rüyası serisinin yazarı Ayşe Ebru Tezcan’dan ateşli ve bir o kadar da karanlık, unutamayacağınız bir aşk hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee35c099-cf70-4449-9fe9-b698c4eb28c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Iron Karı’nın Maceraları</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Latin Amerika edebiyatının önde gelen isimlerinden olan, feminist aktivist yönüyle de dikkat çeken Arjantinli yazar Gabriela Cabezón Cámara, eserlerinde yerleşik, egemen fikirleri bozup gölgede kalan temalara ve muktedir kahramanlar yerine mağdurlara ses vermesiyle tanınıyor. Iron Karı’nın Maceraları da bu sesin en çok yükseldiği romanlarından biri.
1872’de şair José Hernández tarafından kaleme alınan, Arjantin edebiyatının kurucu eserlerinden biri sayılan, ülke tarihinde önemli bir yer kaplayan “gaucho”ların, yani sığır çobanlarının hayatına odaklanan Martín Fierro adlı destanın altüst edilerek yeniden anlatıldığı bu romanda, özgün destandaki isimsiz, sadece “karı” olarak hitap edilen bir kadın, kimliğine kavuşurken toplumsal, duygusal ve hatta cinsel bağlamda da kendini yeniden keşfediyor.
Iron Karı’nın Maceraları, bir ülkenin kimliği ile bir insanın kimliğinin nasıl yakınlaşıp uzaklaştığını anlatan, hem tarihsel hem de bireysel bir uyanışa sahne olan derinlikli bir yapıt.
“Heyecanlı, gizemli, minyatür bir destan.” –THE GUARDIAN
“Arjantin tarihine yakılmış düşsel bir zafer türküsü.” –TLS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce0c29b-c707-47a6-bb1b-46293333ee3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Baraka: Son “ Köle Kargosunun” Gerçek Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>Afrika’dan Amerika’ya Bir Kölenin Hayatının Birinci Ağızdan Anlatılan Hikâyesi
Ateizmiyle, siyah-beyaz toplumsal bütünleşmesine dair görüşleriyle ayrıksı bir isim olan Zora Neale Hurston’ın genç bir antropologken Alabama’da görüştüğü, Atlantik Köle Ticareti’nin hayatta kalan son kurbanlarından seksen altı yaşındaki Cudjo “Kossola” Lewis köleliğin kaldırılışından elli yıl sonra, o dönem maruz kaldığı zulmü sakin sakin anlattı. Hurston, tüm dinlediklerini, Cudjo’nun aksanına bile dokunmadan bire bir kaydetti, böylece İç Savaş’ın sonuna kadar boyunduruk altında geçen bir hayata ve siyahların son köle gemisi Clotilda ile okyanusu aşmadan önce Afrika’daki yaşamlarına dair yeri ikame edilemeyecek bir eser çıkardı ortaya.
Hayattayken Harlem Rönesansı’nın kilit yazarlarından olsa da yapıtları görmezden gelinen, ancak Alice Walker’ın 70’lerdeki bir makalesinden sonra değeri bilinmeye başlanan Zora Neale Hurston’ın yenen şeftaliler ve karpuz eşliğinde Cudjo Lewis’ten dinlediği Afrika’da geçen çocukluk anıları ve folklorik hikâyelerin, köle ticaretinin kan dondurucu gerçeklerinin, emansipasyon sonrası özgürlüğün ne anlama geldiğinin tarihten silinmemesini sağladığı eseri Baraka: Son “Köle Kargosunun” Gerçek Hikâyesi zincirlerinden yıllar sonra kurtulan, sarsıcı bir hayatın anlatısı.
“Çağımızın en muhteşem yazarlarından biri.” –Toni Morrison</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e24c76-9828-4da0-823d-faa8605910ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Otranto Şatosu</image:title>
            <image:caption>“Kalıcı bir tür olarak korku öyküsünün edebiyattaki kurucusu.” –H. P. Lovecraft
Hem yazdıklarıyla edebi bağlamda hem de malikânesiyle mimari anlamda âdeta gotik kavramının vücut bulmuş hâli sayabileceğimiz Horace Walpole, 1764’ten günümüze uzanan bir kültürün öncüsü. Walpole’un ilk gotik roman olarak kabul edilen eseri Otranto Şatosu, aile, mülkiyet, soy gibi konulara getirdiği yaklaşımla, korku edebiyatının temelindeki unsurların nasıl oluştuğunu yansıtıyor.
Otranto Prensi Manfred, oğlu Conrad’ı evlendirecektir. Manfred’in evlilik töreni konusundaki sabırsızlığı yakınlarının dikkatini çeker. Bu acele evliliği, Prens’in eski bir kehanetin gerçekleşmesinden korkmasına bağlarlar. Kehanete göre Otranto Şatosu, asıl sahibi oraya sığamayacak kadar büyüdüğünde mevcut ailenin elinden çıkacaktır. Bu kehanetin ne anlama geldiğini çözmek zordur. Tören başlamak üzereyken herkes dehşet içinde bir manzaraya bakakalır. Conrad, dev bir miğferin altında ezilmiştir.
Ah! Miğfer! Miğfer!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d6ba1b5-0e14-4d7a-ad71-a6907a42bd8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Evet, Dedikten Sonra</image:title>
            <image:caption>Lauren ve Ryan’ın evliliği kırılma noktasındaydı. Aşklarının ateşi sönmüş, bir zamanlar coşkuyla yaptıkları şeyler canlarını sıkan zorunluluklara dönüşmüştü. Aralarındaki ateşi yeniden harlamak ve kaybettikleri tutkuyu tekrar bulmak umuduyla sıradışı bir yola başvurmaya karar verdiler: Bir yıllık bir mola. Bu zaman zarfında diledikleri ne varsa yapabilirlerdi. Birbirleriyle görüşmek hariç.
Hayatının Ryan’sız dönemlerini neredeyse hiç hatırlamayan Lauren için bu bir yıl, zorlu bir kendini keşfetme yolculuğuna dönüşecekti. Bir yandan da onsuz bir yaşamın güçlükleriyle baş etmek zorundaydı. Bu arada arkadaşlarının ve ailesinin evliliğe, aşka, bağlılığa ve aileye dair düşüncelerini öğrendikçe kendi fikirleri de hızla değişmeye başlayacaktı. Evlilikte asıl değerli olanın ne olduğunu ve ne uğruna mücadele etmesi gerektiğini sorgulayan Lauren, bu bir yılın sonunda acaba hâlâ aynı şeyi mi istiyor olacaktı?
“Lauren’ın kendini keşfetme yolculuğunu konu alan Evet, Dedikten Sonra, Jane Green ve Elin Hilderbrand okurlarının aşina olduğu akıcı ve esprili bir dille yazılmış. Duygusal ve ilham verici hikâye, ilgi çekici bir fikir ve iyi kurgulanmış karakterlerle beslenmiş.” —Booklist
“Dokunaklı, muhteşem ve zaman zaman yürek burkan bir hikâye. Taylor Jenkins Reid, herkesin hissedebileceği duyguları kıvrak bir zekâyla kaleme alan bir yazar. Okuyun, tadını çıkarın ve paylaşmayı unutmayın.” —Sarah Jio
“Taylor Jenkins Reid, mutlu sonların ardından neler olabileceğine dair yepyeni ve farklı bir bakış açısı sunuyor. Beni daha ilk sayfada tavlayan anlatıcısı ve arkadaşlarım gibi gördüğüm karakterleriyle Evet, Dedikten Sonra, aşkın başlangıcına ve bitişine dair nazik ve duygusal bir hikâye. Bu kitabı okunacaklar listenizin en başına koyun derim!” —Jen Lancester
“Eğlenceli olduğu kadar acımasızca dürüst bir roman. Muhakkak okunmalı.” —Kirkus
“Evliliğin gerçeklerini, aşkın narin doğasını ve ailenin verdiği dayanma gücünü cesurca anlatan bir hikâye. Reid, kaybedilen ve yeniden bulunan bir aşka dair yürek burkan ama umutlu, güncel ama zamansız bir kurguyu ilmek ilmek işlemiş.” —Katja Millay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74ccf1fd-c78f-4df0-a7e5-b82c3e00f964.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet Kalp</image:title>
            <image:caption>Kendinizi en yalnız hissettiğiniz anda, evren tüm mucizelerini gözlerinizin önüne serer…
Suzy kendini her şeye yabancı hissediyordu. Çünkü tek yakın arkadaşı Franny’yi bir kazada kaybetmişti. Franny boğulmuştu ve Suzy’nin kötü biten arkadaşlıklarını telafi etmek için başka bir şansı olmayacaktı. Suzy, bu trajedinin sebebinin nadir gerçekleşen bir denizanası sokması vakası olduğuna ve bazı şeylerin durup dururken gerçekleşmeyeceğine ikna olmuştu. Bunun üzerine hayal dünyasında sessiz bir inzivaya çekilerek teorisini kanıtlamak için bir plan hazırlamıştı.
Bu plan Suzy’nin o güne kadar beslediği tüm korkularından sıyrılmasını ve önüne çıkan tüm engellere karşı koymasını sağlayacaktı. Denizanalarıyla, evrene dair mucizelerle, yeni arkadaşlıklarla ve umutla dolu, kalpleri sızlatacak kadar içten bir yolculuk onu bekliyordu.
Hayatı, ölümü ve evrenin hayret verici harikalarını... ve hemen yanı başınızdaki sevgi ve umut olasılıklarını fark etmek sandığımız kadar kolay olmayabilir miydi?
★ “Gençliğin erken yaşlarında yaşanan inişleri ve çıkışları harikulade şekilde anlatan bir roman.” —Publishers Weekly, starred review
★ “Zekice anlatılmış dokunaklı bir hikâye; Ali Benjamin’in çıkış romanı gençlerden çok daha fazlasına hitap ediyor.” —Kirkus, starred review
★ “Bu romanda hepsi var: akıcı bir hikâye, özgün sesler ve karakterler, başarılı bir kurgu ve harikulade bir yazım tekniği. Okurlar, bu kitabı bitirdikten sonra bile etkisinden kurtulamayacaklar.” —VOYA, starred review
★ “Benjamin’in temiz ve akıcı bir dille yazdığı romanı, her yaştan okura hitap ettiği gibi tartışmaya açık noktalarla da zenginleştirilmiş. Beklenmedik şekilde fevkalade iyi bir çıkış romanı.” —Booklist, starred review
★ “Bu şahane romanda kendinizi bulacaksınız.” —School Library Journal, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52574a2d-e7b9-403e-8b3b-0264d890fdce.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bizim Hikayemiz</image:title>
            <image:caption>O SİLAHI HEPİMİZ KULLANDIK. O SİLAHI HEPİMİZ ATEŞLEDİK.
O sabah River Burnu’nda ne olduğunu kimse bilmiyordu. Beş oğlan avlanmaya çıkmıştı. Sadece dördü geri dönmüştü. Oğlanlar arkadaşlarını öldüren kurşunun kimin silahından çıktığını söylemiyor, kanıtlar ise dördünün de suçlu olabileceğini gösteriyordu.
Kate Marino’nun bölge savcısının yanındaki stajı çok havalı bir iş değildi. Daha ziyade okuldan erken çıkmasını sağlayacak ve üniversite başvurularında faydalı olacak bir mazeretti. Fakat bir gün patronu Bay Stone’a önemli bir dava verildi: Küçük bir kasaba olan Belle Terre’in gördüğü en büyük dava. River Burnu Oğlanları herkesin dilindeydi. Kazanın gerçekleştiği sabah yapılan kan testleri onları kötü gösterse de, bölge başsavcısı davayı olaysız bir şekilde bitirmek istiyordu. Sonuçta rütbesini onlardan birinin ailesine borçluydu.
Kate davanın üstünün kapatılmasına izin vermeyecekti. Kendi sırlarından önce başkalarınınkileri ortaya çıkarmak zordu ama Grant için adaletin sağlanmasını istiyordu. Fakat Kate, olayı araştırırken hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenecekti. Gerçeğe tehlikeli bir şekilde yaklaştıkça şüpheleri baş göstermişti: Yaşananlar gerçekten kaza mıydı? Gerçekler bir an önce ortaya çıkmazsa birden fazla hayat tehlikeye girecekti. Kate’inki de dahil.
“Ürpertici, gergin ve tam kıvamında sürprizlerle dolu.” —Kirkus
“Nefesinizi kesecek, yavaş yavaş artan bir gerilim.” —Colleen Houck, Kaplan Laneti romanının New York Times çoksatan yazarı
“Kurgu zekice örülmüş. Araya eklenen mesajlaşmalar, yanlış anlaşılmalar ve kimliği belirsiz ama gerçekleri bilen birinin bakış açısı kitabı inanılmaz sürükleyici yapıyor.” —Booklist
“Kurgu gerçeklerden esinlenilmiş gibi. Dört oğlanı da suçlu gibi gösterebilen bir günümüz hikâyesi. Kate’in gerçekleri bulmaya çalışması, insan ruhunun iki yönünü, teknolojinin gerçekleri nasıl çarpıtabildiğini ve güvenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.” —Publishers Weekly
“Merak ve gerilim, partiler, gençlik aşkları ve birbiri üstüne eklenen ipuçları, kötüyü ve iyiyi simgeleyen karakterler bu romanı elinizden bırakmanızı imkânsız kılacak. İnanılmaz bir yaz kitabı veya kitap kulübü seçkisi olabilir… Bu roman bütün okur kitlelerine hitap ediyor.” —VOYA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70aae77d-1853-4c9a-8200-a8001ba22fe8.jpg</image:loc>
            <image:title>On Dört Yaş Öncesi On Dört Konuşma</image:title>
            <image:caption>Hangi ifadeler veya sözler bağlantı kurmaya davet ediyor ve hangileri çocukları rahatsız ediyor veya korkutuyor? Çocukların ilgili, açık ve konuşmaya dahil olmasını nasıl sağlarsınız?
Ergenlik çağındaki birini sizi dinlemeye ikna etmeye çalışmak sinir bozucu olabilir. Ama çocukları güvende tutmak –ve onları koruyamayacağımız zamanlar için hazırlıklı olmak– doğru zamanda doğru konuşmaları yapmakla ilgilidir. Beyin gelişimi ve duygusal anlamda hazır olma açısından bakıldığında bunun için çocukluktan çıkmaya başladıkları ve lise yıllarından önceki 9-13 yaş aralığı en iyi vakittir.
Michelle Icard, arkadaşlık, dürtüsellik ve teknoloji gibi zorlu konuların yanı sıra yaratıcılık, hijyen, ayrımcılık ve aileye katkıda bulunma konularına odaklanarak çocuklarınızla konuşmanın en yaygın engellerini aşmanıza yardımcı oluyor.
On Dört Yaş Öncesi On Dört Konuşma, çocuğunuza ilerideki duygusal, fiziksel ve sosyal zorluklarda ve nihayetinde ergenliği başarılı bir şekilde atlatmasında yardımcı olmak için önemli bir iletişim rehberi.
“Icard, gençlerimizle yapmak istediğimiz kritik konuşmaları nasıl başlatacağımızı, bu önemli tartışmaları nasıl sürdüreceğimizi ve genellikle iletişim hatlarını kapatan yaygın yanlış adımlardan nasıl kaçınacağımızı tam olarak ortaya koyuyor.”
—Lisa Damour, Güçlü Kızlar ve Baskı Altında kitaplarının New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4466bffb-c957-49ea-834d-1d26034437eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Hisseler Sıradışı Karlar</image:title>
            <image:caption>“Phil ne yazsa gözüm kapalı okurum ve size de aynısını tavsiye ederim.” —Warren Buffett
Modern yatırım teorisinin öncülerinden biri olan Philip Fisher, tüm zamanların da en etkili yatırımcılarından biri. Elli yıldan uzun bir süre önce ortaya koyduğu yatırım felsefeleri, sadece günümüz finansörleri ve yatırımcıları tarafından çalışılıp uygulanmıyor, aynı zamanda birçokları tarafından yatırımın temel taşı olarak kabul ediliyor. Sıradan Hisseler Sıradışı Kârlar, ilk yayımlandığı tarihten bugüne kadar hâlâ yatırım başarısı için paha biçilmez bir referans olmaya devam ediyor. Şimdi, bu zamansız klasikte Fisher’ın beğenilen diğer yazıları Muhafazakâr Yatırımcılar İyi Uyur ve Bir Yatırım Felsefesi Geliştirmek de bir arada okurla buluşuyor.
“Sıradan Hisseler Sıradışı Kârlar kitabını okuduktan sonra Phil Fisher’a ulaştım… Onunla tanıştığımda, fikirlerinden olduğu kadar kendisinden de etkilendim. Phil’in tekniklerini kullanarak işi kapsamlı bir şekilde anlamak, kişinin akıllı yatırımlar yapmasını sağlar.”
—Warren Buffett
“Kamuoyunda pek az tanınan, nadiren ropörtaj veren ve çok az sayıda müşteri kabul eden Philip Fisher, yine de en dikkatli yatırım profesyonelleri tarafından okunuyor ve takip ediliyor… Warren Buffett’ın yaptığı gibi, Fisher’ın benimsediği yatırım ilkeleri üzerinde düşünen herkes kazançlı çıkar.”
—James W. Michaels, Forbes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e950718-62f7-4a78-a6d5-12c696be82b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonti Firarda</image:title>
            <image:caption>TONTİ, bir uçan tombul midilli. Onun her şeyi var. Yediği bisküviler önünde, yemedikleri arkasında. En yakın arkadaşı Mert de yanı başında. 
BUSE BUĞULU ünlü bir pop yıldızı. Onun da her şeyi var. Sadece ilginç ve eşi benzeri olmayan bir evcil hayvanı yok. Uçan tombul midilli türünden bir evcil hayvan… 
Tonti kaçırılınca Mert ve kız kardeşi Defne, Tonti’nin yardımına koşuyor. İki kardeş Tonti’den vazgeçmemekte kararlı. 
TONTİ SERBEST KALMALI!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e7f6fd4-c54e-4a5c-9b7c-11184efcf082.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert- Kamp Macerası</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, ailesiyle kampa gidiyor. Çadırda uyumayı, kamp ateşinin başında oturmayı ve doğayı keşfetmeyi çok seviyor. Bu kamp macerasında da harika bir şey keşfetti. Ama iyi bir doğa kâşifinin bazı kurallara uyması, büyüklerin söylediklerine kulak vermesi çok önemlidir. Bakalım Mert, bu seyahatte ne öğrenecek? 
Dikkatli ve tedbirli olmanın, kurallara uymanın önemini anlatan, heyecan dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b96a61-6959-49e3-a762-5e83e801ff8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Her Sorunu Çözeriz-Çocuklar İçin 21. Yüzyıl Becerileri-Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme</image:title>
            <image:caption>Ozan ve Nilay, okulda düzenlenen film yarışmasına katılacaktı. Ama filmi yarışmaya gönderme tarihinin hatırladıklarından çok daha erken olduğunu öğrendiler. Üstelik, henüz filmin konusunu bile belirlememişlerdi… İki arkadaşın, filmi yetiştirmek için kısıtlı vakitlerini en verimli biçimde kullanması gerekiyordu. Bunun için tüm olanakları ve zorlayıcı koşulları saptamaları, fikir alış verişi yapmaları, en uygun senaryoyu seçmeleri ve doğru iş bölümü yapmaları şarttı. Acaba bu film macerası nasıl sonuçlanacak? 
21. Yüzyıl becerileri, çocuklar ve gençlerin dijital çağda başarılı ve üretken olmaları için ihtiyaç duyacağı yaşam becerileridir. Bilgi akışının ve iletişimin son derece hızlanarak çoğaldığı bir dünyada, çocuklar ve gençlerin bilgiyi doğru kaynaklardan edinmeyi bilmesi, doğru anlaması, kullanması ve paylaşması büyük önem taşıyor. 
Çocuklar için 21. Yüzyıl Becerileri serisi, eleştirel düşünme ve problem çözme, bilgi okur yazarlığı, doğru iletişim kurma, bilimsel araştırma gibi becerilerin kazandırılmasına destek olma amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8051886a-ac6d-4a04-bac7-bc1297242ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkese Dondurma</image:title>
            <image:caption>Dünyada sadece tek tür dondurma, tek tür oyuncak ve tek renk boya olduğunu düşün! Ne kadar sıkıcı olurdu, değil mi? Renkli ve eğlenceli bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53e24d1-d961-4861-a250-af9d62570c09.jpg</image:loc>
            <image:title>Müge&apos;nin Muhteşem Planı</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Ben, Müge. Bir köpek sahiplenmek istiyorum ama önce ne kadar kararlı, sabırlı ve çalışkan olduğumu göstermeliyim. 
3 adımlı bir planım var. Sence başarılı olacak mıyım?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a64ad5-7e12-4022-9f22-d57252674d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pimbu Tatilde</image:title>
            <image:caption>Pimbu ailesiyle birlikte tatile gideceği için çok heyecanlı! Hadi maceradan maceraya koşan Pimbu ve ailesine sen de eşlik et…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fce698b-0aa5-455b-8635-ee2dd61fa749.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Oynamak İster misin ?</image:title>
            <image:caption>Küçük kurt arkadaşlarıyla oynamak istiyordu. Ne var ki kiminin vakti yoktu kimi istemiyordu. Neyse ki minik arı kurtla oynamak istediğini söyledi. Peki ya diğerleri ne yaptı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3598ab-a95a-4dfe-999c-9bfc855cfcea.jpg</image:loc>
            <image:title>Melisa İle Oyun Zamanı</image:title>
            <image:caption>Açık havada vakit geçirmek, uçurtma uçurmak, ev yapımı limonata içmek, arkadaşlarla kostümlü partiye katılmak gibisi var mı? 
Şimdi, Melisa ile oyun ve eğlence zamanı! Minikler, Melisa’nın mini hikâyelerini okurken nesneleri ayırt etme, renkleri tanıma ve sayma becerilerini geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364e44c8-b6a4-4e1b-b096-113bdac3c63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rengarenk Dünyamız</image:title>
            <image:caption>Dünyamız renklerle ve güzelliklerle dolu. Canlıları ve nesneleri tanıyalım, hepsini boyayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630e60d8-ec2c-4e8e-a8bc-05b45e544ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Yaşamımızı kolaylaştıran taşıtlarla renkli bir yolculuğa çıkalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/074b80d4-0869-4291-a4a7-edeb17b38980.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Bitkiler</image:title>
            <image:caption>Rengârenk bitkilerle doğayı tanıma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4941f12a-a0ae-445e-98f2-1e39277d7908.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnetle</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir koşulda, hiç kimse kansere karşı verdiğim savaşı kaybettiğimi söylemeyecek. Veya cesurca dayandığımı. Savaşmıyorum, kaybetmiyorum, kazanmıyorum ya da dayanmıyorum.”
 
Minnetle, bunalımlar ve uyuşturucuların gölgesindeki ergenlikten Doris Lessing’in onu “kurtarması”yla sıyrılan ve edebiyat çevresine adım atan Jenny Diski’nin hayatı boyunca minnet ve minnetsizlik duyduğu şeylerin bir güncesi. Kitap, 2014 yılının ortalarında akciğer kanserine yakalanan ve yaşamak için yalnızca birkaç yılının kaldığını öğrenen yazarın London Review of Books dergisi için kaleme aldığı yazılardan oluşuyor. Yalnızca bir hastalık güncesi değil, Diski’nin geçmişinden izlerin de anbean gün yüzüne çıktığı, her şeye ve herkese meydan okuyan cesur bir anlatı.
 
 
“İleri görüşlü, cüretkâr ve Diski’nin alışageldik öfkeli zarafetiyle yazılmış, yaşamak ve sevmek için –neredeyse kendine rağmen– hayatta kalabilmiş bir yazarın dikkate değer son sözleri.”
-Daily Mail</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c68a3926-63ce-49cc-81f9-1eb8cc115f12.jpg</image:loc>
            <image:title>Transandantal İdealizm Sistemi</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihi anlatılarında uzunca bir dönem Fichte ve Hegel arasındaki bir geçiş filozofu olarak anılan, buna bağlı olarak felsefesi de çoğunlukla Fichte’ninkine benzerliği ya da Hegel’inkinden eksikliği üzerinden değerlendirilip yorumlanmış olan Schelling, son yıllarda özellikle tüm dünyada iklim krizi ve ekoloji politikaları tartışmalarının yoğunluk kazanmasının yanısıra yeni materyalizm ve yeni realizm akımlarının da kayda değer yankı uyandırmasıyla birlikte dikkatleri üzerine çekmiş, kıyaslamaya dayanan okumanın manipüle edici etkisinden arındırılıp kendi başına ele alındığında felsefesinin çağdaş dünya gündemi için yeni bir düşünsel imkânı saklı tuttuğu fark edilmiştir. İnsan ile doğa, düşünce ile madde, logos ile mitos, kavram ile sezgi arasındaki ilişkileri tekrar gözden geçirmek kaçınılmaz bir hal aldığında, düşünürler kendilerini ister istemez Schelling felsefesinde bulmuşlardır. Schelling’i bu anlamda çağının önüne taşıyan, Kant’la birlikte kemikleşmeye başlamış olan rasyonalizm, kendinin zemini olan akıl veya kavramsal düşünmede tamamlanabilecek akıl sistemi fikrinde en başından açtığı çatlaktır. İşte bilinçsizi, sezgiyi ve sanatı felsefenin çıkmazına anahtar olarak sunan Schelling’in, Doğa Felsefesi’nin ardından kronolojik anlamda ikinci büyük eseri olan 1800 tarihli Transandantal İdealizm Sistemi, ben’im diyebilmesiyle tam kendini bulmuşken, bu kez de doğasından ayrı düşmüş olan benin, sonu sanat deneyimine çıkan tamamlanma, kendiyle bir ve bütün olma sürecidir; özbilincin tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2341198-7929-402b-be64-78a8655f0796.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkel İnsanın Zihni</image:title>
            <image:caption>Sanayileşme ve kentleşme sonucunda 19. yüzyılda ortaya çıkan sosyoloji, toplumu anlama ve açıklama konusunda bugün de önemli bir bilim dalı olma özelliğini sürdürmektedir. Öte yandan insanı ve kültürünü, farklı ırk ve çevre koşullarında inceleyen antropoloji; günümüzde sosyal bilimlerin önemli çalışma alanlarından biri olma özelliğini kazanmıştır. Antropoloji alanında ilkel ile modern, köylü ile kentli, azgelişmiş ile gelişmiş ayırımı çok kapsamlı ve farklı açılardan ele alınmaktadır. Bu alandaki ilk çalışmalar; modern antropolojinin öncüsü, Alman kökenli Amerikalı antropolog Franz Boas (1858-1942) tarafından, İlkel İnsanın Zihni adlı eser ile ortaya konulmuştur. Irk ve çevre ilişkisinin ilk kez ele alındığı bu eser, sosyal bilimlerin en önemli klasiklerinden biri olarak kabul edilir. 
 
Franz Boas, ilkel insan ile modern insanın düşünme biçimini belirlemeye çalışır, bunların çok da farklı olmadığı anlayışına ulaşır. İlkel İnsanın Zihni; antropoloji, tarih, sosyoloji, insan hakları, psikoloji gibi alanlar başta olmak üzere hemen her alandaki araştırmacıya hitap eder. Bu niteliğiyle antropolojinin alanını, kapsamını ve yaklaşımını anlamak, insanı ve toplumu açıklamak, günümüzde de üstün ırk, üstün ulus, üstün insan ve benzeri söylemlerle varlığını farklı biçimlerde sürdüren ırkçılığa karşı, tarafsız ve ciddi bir itiraz geliştirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575ad2bd-6bb7-4712-9dd7-2016d2a2708a.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun doğusundan yüzler, sesler, tatlar, tanıklıklar… Ankara’dan ötesi çok ama çok güzel; gidin mutlaka. Öyle üstünkörü değil; tanışarak, yüzleşerek, sindirerek gezin. Esnafa selam verin, çocukların oyunlarına katılın, yer sofralarına oturun, boz tepelerin ardındaki hayatlara kulak verin. Ben öyle yaptım ve Doğu’ya doyamadım. Kaç yüz kere çaya davet edildiğimi, bana kaç kez “Başım gözüm üstüne, yemeğe de buyur,” dendiğini hatırlamıyorum. Hem gözlüğüm hem de insanlara eğitimli olduğumu düşündürten yüzüm nedeniyle bana kaç kez “Hocam” dendiğini de sayamadım. Adres sorduğumda işini gücünü bırakıp beni aradığım yere kadar götüren insanlar tanıdım. Gérard de Nerval’den ilham aldım; Nuh’un, Ahmedi Hani’nin, Veysel Karani’nin, Ali Emiri’nin, Ahmed Arif’in, Yaşar Kemal’in izini sürdüm. Kazancı Bedih’in ezgilerinde Mem’in Zin’e, Siyabend’in Heco’ya, İbrahim’in Allah’a aşkını düşledim ve ben bu toprak sarısı coğrafyayı çok sevdim. Unutmayın! Anadolu’nun doğusunu görmeden Türkiye’yi tanımış olamazsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aac935c9-16fa-4483-962c-367999b61695.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Ağlayan Şehir</image:title>
            <image:caption>İstanbul! Büyülü, masalsı bir şehir. Ayasofya, Sultanahmet, Süleymaniye, Fatih camileri. Semtlerden semtlere değişen iklim güzelliği. Galata Kulesi, Kız Kulesi, Üsküdar, Çengelköy, İstinye, Kanlıca, Kalamış… Şiirlerde, şarkılarda, kitaplarda, hatıralarda kalmış, eski İstanbul.
Şimdi kaotik bir metropol. Gittikçe kendi dengesini yitiren bir dev.
Bu kitapta eski İstanbul’a ait pek çok renkle, ahenkle, sesle, motifle, desenle, dekorla karşılaşacaksınız.
İstanbul’un bir tarafı gülerken, diğer tarafı hep içli gözyaşları döker.
Bitmez tükenmez İstanbul’a bir mersiye olduğu kadar bir gözyaşı kasidesi.
Haldun Hürel içtenliğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f80a3623-4802-494e-8874-bc0086bf8305.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mıknatıslar nasıl elektrik üretir? Antimadde nedir? Zamanda yolculuk mümkün müdür? Bu ve bunun gibi pek soru üzerine kafa yoran fizikçiler insan bilgisinin ufkunu genişleterek Dünya’ya ve evrene hükmeden enerjiyi ve kuvvetleri anlamamızı sağladılar.
Sade bir dille yazılmış olan Fizik Kitabı, kolayca anlaşılan kısa ve özlü açıklamaları, temel ilkelerin düğümlerini adım adım çözen şemaları, bilimsel keşifleri unutulmaz kılan klasik alıntıları ve fizik anlayışımızı alt üst eden esprili çizimleriyle başucu kitabınız olacak.
Bilgi düzeyiniz ne olursa olsun, ister hevesli bir öğrenci ister Dünya’nın nasıl işlediğini merak eden biri, bu kitapta sizi kışkırtıp canlandıracak çok şey bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/651351f0-ea18-4c98-a9b5-35481421d3d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar ve Deliler</image:title>
            <image:caption>Ölüm haberi veren bir köpek var. 
Güvercin yüzlü adamlar... 
Öyle bir gün ki, rakının yanında balık da gitmiş gibi. 
Kan kokusu duyuluyor. 
Bir de üstüne kilometrelerce yol yürüyen mevtalar... 
 
Ulaş Ay, yepyeni bir dille çıkıyor karşımıza. İnsan ruhunun çukurlarına giriyor tek tek. 
 
Kuşlar ve Deliler, iz bırakan bir grup hikâye. 
Kuşlar gibi özgür, deliler gibi gönlünce....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8e913e-2be8-4cd1-9425-4b61b79e7c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanzen</image:title>
            <image:caption>Başlangıçta her şey normaldi. 
&quot;Bu, hiç yaşanmaması gereken bir mucize 
ya da soğuk terler dökerek uyanılması gereken bir kâbustu.&quot; 
Sıradan bir çocuktu oysa Ant. 
Saatin ilerleyişinde bir sorun yoktu. 
Hem yavaş yavaş hem de bir anda başladı her şey. 
Zamanın çarkı, gidişatı bozdu. 
&quot;Bu, yarı yoldan dönülmesi gereken bir macera, 
belki de hiç çıkılmaması gereken bir yolculuktu.&quot; 
Zamanzen, usul adımlarla 
ve efsaneye çok benzeyen bir gerçeklikle geldi dünyamıza. 
Okuma serüvenine bambaşka bir boyut kattı. 
Gözle bile görülmeyen ışıkları 
avuçlarına almaya cesareti olanları, serüvenine çağırdı. 
Büyük bir efsane bu kitapla başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9cf92e-fc3d-4d58-9933-9f44ddbecd96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Zeytin Ağacı</image:title>
            <image:caption>Zaman, ilk yazdı. 
Çiçeklendi önce, sonra çiçekler zeytine dönüştü. 
Kendi içinde ayıkladı iyilerini. 
Kötüleri döküldü. 
Büyümeye koyuldu ardından. 
Demlendi zeytinler. 
İçleri doldu, yeşillendi, sarardı ve karardı. 
Sıcak oldu, fırtına esti, yağmur yağdı, güneş kavurdu. 
O, dimdik ayakta kaldı. 
Ölümsüz ağaç da denilen Bilge Zeytin Ağacı, 
öyküsünü bu sayfaların yüreğine kazıdı. 
Sevgide buluşmak isteyenleri 
gölgesine toplamak için anlattı hikâyesini. 
Okumak size kaldı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c445c547-11f4-4477-9072-cf3eca632ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Schopenhauer&apos;ın Yeni Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Doğunun hikmetine karşı felsefe doğmuş batı topraklarında. 
Eski Yunan mitolojisi yenileşerek boy atmış Avrupa&apos;da. 
Osmanlı insanı yorgun, Osmanlı aydını batıya hayran. 
 
Ahmet Mithat Efendi, 19.yüzyılı kasıp kavuran bir filozofu tanıtıyor kendi insanına. 
Eleştiri oklarını sadağından eksik etmiyor. 
 
Schopenhauer&apos;ın Yeni Felsefesi, savunma hatları yıkılmamış bir Osmanlı&apos;nın zihin mücadelesi. 
Günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48fea724-e846-49ae-949c-81ebdd76d1af.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne ve Babanın Çocuk Üzerindeki Hak ve Görevleri</image:title>
            <image:caption>Pedagoji, yeni bir bilim dalı o yıllarda. 
Avrupa&apos;da büyümeye çalışıyor, Osmanlı topraklarında henüz çok taze. 
Modern insanın doğuşu, çocukluk döneminden başlıyor. 
Çocuk içinse en önemlisi anne ile baba. 
 
Her alana kalemini uzatan Ahmet Mithat, bu alandan da uzak durmuyor. 
Osmanlılara pedagojinin giriş anahtarını sunuyor. 
Geliştirmek, gelecektekilerin işi. 
 
Anne ve Babanın Çocuk Üzerindeki Hak ve Görevleri, günümüz Türkçesiyle geleceğe değer verenlere sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47289be5-be5a-4ed8-9e01-4b2bf1a12ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Av Seyahati</image:title>
            <image:caption>Adı Keyfim olan bir kotaya biniyor bir avuç Osmanlı. 
Maksat av gezisi yapmak. 
Marmara Denizini cevelan ediyorlar birlikte. 
Ve modern dönemlerin ilk yurtiçi seyahatnamesi çıkıyor ortaya. 
Bir Av Seyahati, günümüz Türkçesiyle okuyucuyu keyifli bir deniz yolculuğuna davet ediyor. 
Yelkenler fora!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b9f6b1-061c-4ced-b3a7-02e4970887cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çifte Ejderhanın Diyarında-1</image:title>
            <image:caption>Çin’in klasik düşünürleri, beylikler döneminde, beylikler arasındaki şiddetin sıradanlaştığı, tek bir birleştirici lidere yönelik özlemle nitelenen bir dönemde ortaya çıkıyorlar. Kimilerine göre, onlar kendi görüşlerini geliştirmekten çok, dönemlerinin toplumsal eğilimlerini yansıtıyorlar. Dolayısıyla, soyutlamayı düşünce sistematiklerinin merkezine yerleştiren klasik Yunan düşünürlerinin tersine, klasik Çinli düşünürler, günlük yaşamla daha çok iç içeler. 
Klasik Çin felsefecilerinden Mencius’a (Meng Usta, Üstad Meng) göre insan, özünde iyidir. O, insandaki iyilik eğilimini yukarıdan aşağıya akan bir ırmağa benzetir. İnsan da akan su gibi doğal olarak iyiliğe yönelmektedir. Ancak onu toplumsal koşullar bozar. Bu nedenle devlete büyük bir görev düşmektedir. İnsanı kötülüğe sürükleyenler, ekonomik sorunlardır. Demek ki o zaman, devletin önceliği eğitim değil istihdam olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f737b1-ca73-4585-97b1-18750710279e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitime Sol&apos;dan Bakmak</image:title>
            <image:caption>Kemal İnal, eğitimin çeşitli sorunlarının çözümünde önerdiği sol bakışı farklı alanlarda ele alarak geniş bir bakış açısı oluşturmaya çalışmış. Bu bakış açısı, eleştirmeden önce anlamaya, yorumlamaya ve çözüm önermeye yönelerek eğitimin politik, ideolojik ve ekonomik serimlenişini ortaya sermeye yönelmektedir. Yazara göre eğitimle ve eğitimde çözüm, ancak yapısal bir eleştirel analizle mümkün olabilir. Bunun için de eğitime sol ile soldan bakmak, o bakışla da özgürlük bilincinin pedagojik ortamlarda nasıl kazanılabileceğinin üzerine düşünmek oldukça önemlidir. Eğitim şart ancak eleştirel pedagojik perspektifin sol ile kaynaştığı bir perspektifte olması asıl şarttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880029ba-9257-4856-9299-2870c838ae95.jpg</image:loc>
            <image:title>Caressing Whispers</image:title>
            <image:caption>A magical book that describes the deep and hidden side of poetry in a pure language that integrates with nature. A mood immersed in the ocean of colors like watercolor and caught in a storm of emotions. A silent love like a fish in water hidden in the depths of the ocean. All the secrets are hidden in your loneliness. It&apos;s like a magical riddle that has written the name of the poem in water, fitting everything in the universe into nothingness. Fish in water, Berivan on the mountain, a falcon in the air, a timid gazelle on land.
Assist. Prof. Dr. Hasan Sebuktekin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36117def-1341-4ee7-a308-2a517132dbf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Pavitra</image:title>
            <image:caption>Yolculuk… 
 
Bir insanın hayatında kaç çeşit, kaç farklı yolculuk olabilir? Yüzlerce belki de binlerce… Ama hangi yolculuk, eğilip içine baktığımız o derin ve dipsiz bir kuyunun içindeki su gibi bize yansımamızı gösterir? 
 
Varoluşumuza anlam aradığımız her bir sorgulayış bizi biraz daha iter o dipsiz kuyuya. Bir çıkış yolu, tutacak bir el aradığımızda kuyu gittikçe daha çok çeker kendine bizi. Ama kendimizden başka tutunacak kimsemiz yoktur. Bu yüzden sudaki aksimizi gördüğümüz her an daha çok alışırız içimizdeki “ben”e, tek olanın aslında kendimiz olduğuna. “Ben”in içinde gitgide sarmal oluruz, sarmaşığın etrafını kuşattığı gibi biz de içimizde biriktirdiğimiz acıları, sevgileri, üzüntüleri, pişmanlıkları bedenimizde hapseder, içten içe eririz. Ta ki içimizdeki ışığı, Pavitra’yı bulana kadar… O zaman uçup kanatlanırız, hikâyemizin ilhamına doğru… 
 
Şebnem Akbulut; zamanla mekânın, geçmişle geleceğin, karanlıkla aydınlığın ötesinde bir “ben”in varlığını, içsel yolculuğumuzun sonunda aslında hepimizin ortak bir hikâyenin kahramanları olduğumuzu, bu yolculukta bize eşlik edecek nice pavitraların nice gezgin ruhların özgürleştiğini, ilhamın aslında bir ateş gibi içimizde yandığına dikkat çekerek, kendini keşfetme yolunda yüreğinin sesini dinleyenleri, içinde yanıp tutuşan yaşam arzusuyla bir olmak isteyenleri, ahenkli bir dille yazdığı kitabıyla buluşturup onlara eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33da63ad-1a7b-4245-b1e8-7c4ec30f8144.jpg</image:loc>
            <image:title>Boris İçin Bir Şölen, Av Meclisi, Minetti - Oyunlar 1</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1970’te sahnelendiğinde, bazı eleştirmenler tarafından “absürd tiyatro” örneği olarak etiketlenip “hiciv boyutu ve burjuvazi eleştirisi” görmezden gelinmek istenen Boris İçin Bir Şölen’in ilk yazımı 1965’e kadar geri gider. Oyun aynı yılın yaz aylarında Salzburg Tiyatro Festivali için “fazla karanlık” bulunarak kabul görmemiştir. Bu oyunda, tıpkı kendisi gibi bacaklarını kaybetmiş İyi Kadın’ın yıllar önce evlenip Kötürümler Bakımevi’nden çıkardığı Boris’in doğum günü için düzenlenecek şölen konu edilir; şölene Bakımevi’nden on üç kötürüm konuk olacaktır. 
 
Bernhard’ın pek çok kez en başarılı eseri olarak adlandırdığı Av Meclisi’nde General ve eşinin av köşkünde bir oyun yazarı konuktur. –Bu Yazar karakteri Bernhard’ın yapıtında ilk kez bir tür yazınsal ayna karakter olarak belirir.– Av köşkünü çevreleyen ormanı bütünüyle kabuk böceği sarmıştır ve Stalingrad muharebesinde tek kolunu kaybetmiş General ölümcül bir hastalığın pençesindedir. 
 
Bernhard’ın ünlü Alman tiyatro oyuncusu Bernhard Minetti’ye ithafen kaleme aldığı Minetti’de, yalnız ve yaşlı bir oyuncu olan Minetti karakteri, bir yılbaşı gecesi, Flensburg Tiyatrosu’nun başyönetmeniyle buluşmak için Atlantik Okyanusu kıyısındaki karlı Oostende’de üçüncü sınıf bir otele gelir. Kendisini ilk kez üne kavuşturan Kral Lear’i otuz yıl sonra yeniden oynayıp sahnelere dönüşünü taçlandırmak niyetindedir fakat yolunu dört gözle beklediği başyönetmen bir türlü ortalıkta görünmez. 
 
Bernhard’da drama fikri, romanları, anlatıları, öyküleriyle kurduğu bütünlük bağlamında “felsefi güldürü izlencesi”nin yazınsal esaslarından biridir. Bernhard’ın tiyatro oyunları, ülkesi Avusturya’nın acı gerçeklerini seslendirirken evrensele uzanan yapıtı içerisinde dünya yaşamını aynı anda bir güldürü ve tragedya olarak betimleyen, ciddiyetle gülünçlük arasında gerçekliğin birbiriyle çelişen çift yüzünü resmeden güçlü bir repertuvar oluşturur: Sesi sönmeyen bir sözcük senfonisi, susmayan bir acı kahkaha. 
“İnsanlar tiyatroya gelirler / büyük bir oyuncuyu seyretmek için / ama gelir gelmez de onun tekinsizliğini itici bulurlar / Tekinsizlik sergilediğinde sanatçı / ki sergilemelidir / seyirci bunu itici bulur / Oyuncu göstermelidir onu / Tekinsizliği başka hiçbir şeyi değil” 
 
“Onda beni her zaman  büyüleyen, dilinin ritim ve ton açısından taşıdığı müzikalitedir. Oyunları da adeta senfonik cümleler halinde bestelenmiştir. Beni en çok etkileyen oyunu Strindbergvari bir oda oyununun yoğunluğuna eriştiği Av Meclisi’dir.” 
Carl Zuckmayer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f153aab7-0051-4690-8b5c-c340d090bb3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 189 / Temmuz - Ağustos 2022</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız’da Bienaller Mevsimi 
 
Sanat Dünyamız dergisi okuyucularıyla güncel sanat alanındaki son gelişmelere dair eleştiriler, denemeler ve söyleşilerle dolu 189. sayısını buluşturuyor. Derginin kapağında bu yıl Kader Attia’nın küratörlüğünde 12.’si düzenlenen Berlin Bienali’nden Calida Garcia Rawles’ın High Tide, Heavy Armor adlı eseri yer alıyor. 12. Berlin Bienali, Özgün Eylül İşcen’in kapsamlı bir yazısıyla değerlendiriliyor. İlker Hepkaner ise New York’tan Whitney Bienali’nin bu yılki edisyonuna dair notlarını paylaşıyor. Misal Adnan Yıldız ise 15. Documenta’nın açılışından hemen sonra ortaya çıkan tartışmaları kaleme alıyor. 
 
Pera Müzesi’nde açılan “Ve Şimdi İyi Haberler” sergisini küratörü Christoph Doswald sergiyi ve medyayla sanat ilişkisini anlatıyor. Eda Gecikmez ise Ankara’da açılan “Kuş Görülmez Fakat Sesi Ağaçtadır” sergisini ve hazırlık sürecini aktarıyor. Koli Art Space ise çalışmalarını ve gelecek planlarını bir söyleşiyle paylaşıyor. 
 
Arter’de açılan “Koyun Koyuna” sergisini Erman Ata Uncu değerlendiriyor. Süreyyya Evren “Sanat İç Sessiz” adlı yeni serisinde eleştirinin olanaklarına bakıyor. Huo Rf ise bu sayıda başladığı “Başlı Başına Bir İş” adlı serisinde sanat kitaplarını ele alıyor. Hülya Bilgi ve Turgut Saner Sadberk Hanım Müzesi’ndeki “Motif Projesi” üzerine bir yazı paylaşıyor. 
 
Dergide ayrıca Ankara’daki Sığınak’ta açılan “Belki Sonra” sergisi, Bursa’da Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Yukarı Bak” sergisi ve 5. Mardin Bienali’nin değerlendirmeleri yer alıyor. 
 
Temmuz Ağustos sayısının ajandası ise bu sayı geçtiğimiz ay Galeri Bosfor’da “İşsiz Nesneler, Canlılığın İzleri” adlı sergisi yer alan sanatçı Ilgın Seymen tarafından hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7fb43bf-ebd1-4ee1-847c-f345122e25f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel Alanda Küyerelleşme</image:title>
            <image:caption>Toplumbilimci Roland Robertson’un  küresel ve yerelin iç içe geçmesi veya birbiri içinde erimesiyle oluşan karışım veya yerel küreselleşme olarak tanımladığı Küyerelleşme konusu hem dünyada hem de ülkümüzde ekonomi,pazarlama uluslararası ilişkiler,siyaset bilimi,kitle iletişim teknolojileri gibi alanlarda sıkça ele alınmış ve bu konuda pek çok kitap yayımlanmıştır. Ancak kültürel Alanda Küyerelleşme,küyerelleşme olgusunu eğitin,dil ve edebiyat,tiyatro,müzik,resim meslek kuruluşları, gastronomi ve marka yaratma gibi kültürü oluşturan diğer alanlar içinde ele alan,salt bu alanların küresel ile karşılaştıklarında nasıl bir tepkimeye girerek küyerelleşme örnekleri oluşturduklarını ve bu süreçte çevirinin işlevini inceleyen ilk kitap olma özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7244b54-7b4c-4281-8872-c4163269a525.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük İstanbul Kolerası</image:title>
            <image:caption>Efrem Karanov’un tarihe not düşme dürtüsüyle kaleme aldığı mütevazı hayat hikâyesi değerli bir dönem tanıklığı özelliği taşımaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’nın Rumeli coğrafyasında yer alan bir kasabadaki toplumsal hayatın akışını göstermesi açısından önem arz etmektedir. Kratova’dan Selanik’e kara ve Selanik’ten Kavala ve Çanakkale üzerinden İstanbul’a yapılan deniz yolculuğunun tasviri ilgi uyandırmaktadır. Fener’de faaliyet gösteren Bulgar Mektebi kapsamında aktarılan bilgiler Osmanlı unsuru Bulgarların 19. yüzyılda gündemini meşgul eden meseleleri anlamakta yardımcı olmaktadır. Hatıratın en çarpıcı kısmını, 1865 yılının haziran – eylül ayları arasında payitahtı kasıp kavuran ve on binlerce kişinin ölümüne neden olmasıyla literatüre Büyük İstanbul Kolerası diye geçen salgın hastalıkla ilgili kısa, ama öz sayfalar teşkil etmektedir. Kolera, ailesinden uzakta ve yadırgadığı bir ortamda sıkışıp kalan 12-13 yaşındaki çocuğun saf ve hassas algısı üzerinden aktarılmaktadır. Anılan koleranın İstanbul tablosunu biraz daha genişletmek uğruna, hatırata ek olarak, payitahttaki salgının seyrine birebir tanıklık etmiş üç Bulgar hekimin gözlemleri de sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6505620-73ec-423f-9568-35b849e56005.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarayda</image:title>
            <image:caption>1932 yılında “Orman Cücelerinin Sergüzeşti” Naime Hassan takma adıyla Sûhulet Kütüphanesi tarafından yayımlanır. Bu sırada Nâzım, Bursa Cezaevi’ndedir. Sonradan yazarın adıyla yayımlanan bu eserdeki maceralardan biri, “Sarayda” şimdi yeni bir dokunuşla küçük kitapseverlerle buluşuyor. 
 
Filiz Özdem’in yayına hazırladığı, Ayşe İnan Alican’ın resimlediği “Sarayda”, 4-7 yaş arası okurlar için kurgulanan çok resimli, özel bir baskıyla, Nâzım Hikmet’i 115. yaşında ilk kez bu kadar küçük okurlarla buluşturuyor. 
 
Orman cüceleri ormanın derinliklerinde yaşar. Uzaktan ağustosböceği ya da çekirge sanılabilir. Ancak zaman zaman ormandan çıkıp dünyayı dolaşırlar… İyi insanlara yardım etmeye, gülüp eğlenmeye, bazen de fenalıkların cezasını vermeye giderler küçücük boylarına bakmadan… 
 
Yusufçuk, orman cücelerinin içinde kendisinin en çevik, en akıllı, en cesur, en şık olduğunu düşünür. Orman cüceleri onunla alay eder, onun cakacının teki olduğunu düşünürler. Yusufçuk nasıl cesur biri olduğunu göstermek için bir hatıra defteri tutmaya başlar. Orman cücelerinin bütün maceraları Yusufçuk’un gözünden anlatılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb593f8-85c8-4c6e-acbe-95d2be99ccf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenimizi Yiyip Bitirdiğimizde</image:title>
            <image:caption>Alain Serres’in bir Kızılderili deyişinden ilham alarak yazdığı bu kısacık hikâye, çocuklarda gezegenimiz Dünya’nın sağlığına az da olsa katkıda bulunma hevesi uyandıracak; ayrıca büyük küçük demeden herkesi Dünyamızın gidişatı hakkında meraklandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c00a7e-8de2-40d2-9823-faf437cfdc43.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tavşan’ın Bir Fikri Var</image:title>
            <image:caption>Bay Tavşan’ın tek istediği, biraz otları kemirmek, çayırda koşup oynamak, rahatsız edilmeden güzel havanın keyfini çıkarmaktır. Ama o da ne? Kocaman bir köpek peşine düşmüştür bile. Hem de görünürde hiçbir neden yokken… Bay Tavşan çok korksa bile bu haksızlığa bir çözüm bulmaya kararlıdır. Olup biteni öteki tavşanlara anlatır ve birlik olup köpeğe öyle bir sürpriz hazırlarlar ki…
Birlikten her zaman kuvvet doğar. Bay Tavşan bunu sizlere anlatacak, hem de çok eğlenceli bir biçimde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11cb18e-7f87-4991-b37c-411f5a0114b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Öyküde Koca Kötü Kurt Yok</image:title>
            <image:caption>Koca Kötü Kurt geç kaldı. YİNE! Üç Küçük Domuz’un da yüzü asık, Büyükanne kızgın. Peki Kurt aynı anda nasıl iki öyküde birden olabilir ki? Kurt’un sabrı TAŞTI. Bundan böyle bu öyküde KOCA KÖTÜ KURT OLMAYACAK! Masal karakterleri onsuz yapabilecekler mi? Yoksa Koca Kötü Kurt’a ihtiyaçları olduğunu anlayacaklar mı? Bu Öyküde Ejderha Yok’un yaratıcılarından karşı konulamaz bir masal macerası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8abe34-b596-4b79-8926-3ff87cf02ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Öyküde Ejderha Yok</image:title>
            <image:caption>Bu öyküde EJDERHA YOK. Hem de hiç. 
Ne? Var mı? Aslında o BU öyküde değil, 
hele kahraman HİÇ değil.  I-ıh. Asla değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f11006ae-c3b6-466f-9802-402a56a50132.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegen Fabrikası</image:title>
            <image:caption>Yirmi yıl önce güneş sistemi dışındaki gezegenlerin araştırılması sadece bilimkurgu yazarlarının ilgi alanına giriyordu. Oysa bugün astronominin en hızlı genişleyen alanlarından biri haline geldi. Bugüne dek binlerce “ötegezegen” keşfedildi ve sayıları hızla artıyor. 
Yeni keşfedilen bu dünyalar en fantastik bilimkurgu kitaplarında hayal edilenlerden çok daha yabansı. Aralarında bir yılı Dünya zamanıyla birkaç hafta süren, Jüpiter’den büyük gaz devleri de var, iki güneşli karasal gezegenler de. Hatta bazılarının güneşi bile yok! 
Katran okyanuslarıyla kaplı elmas mantolu gezegenler mi ararsınız, yoksa bir yarımküresi sürekli kış, diğer yarımküresi sürekli yaz olanlar mı. Tüm yüzeyi okyanuslarla örtülü su dünyaları mı, yoksa tamamen magma deniziyle örtülü volkanik dünyalar mı. Böylesi bir çeşitliliğin keyfi daha başlangıç. 
Gezegen Fabrikası bu gezegenlerin öyküsünü anlatıyor. Bilinen sayısız komşu yıldız var ve bunların her birinin çevresinde ötegezegenler dönüyor. Bu olasılıklar arasında bizim gezegenimize benzeyen bir dünya, ikinci bir Dünya bulunması mümkün mü? Ne dersiniz? 
“Bu kitabı okuma listenizin ilk sırasına koyacaksınız.” 
Sky&amp;Telescope</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f01c5a15-dd49-4acf-8a62-9c453132a1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Şeye İnanmadan Nasıl Yaşanır</image:title>
            <image:caption>HİÇBİRŞEYE İNANMADAN NASIL YAŞANIR? 
Varoluşla ilgili birçok eser ortaya konmasına rağmen Hiçbir Şeye İnanmadan Nasıl Yaşanır? etkileyiciliği ve sürükleyiciliğiyle ayrı bir yere sahip. Varlığa uzanan bu yolculukta; şüphecilikten dogmatizme kadar birçok akım ince detayları ile açıklanıyor.Hayatın anlamına veya anlamsızlığına bambaşka bir gözle bakmaya yarayacak olan Hiçbir Şeye İnanmadan Nasıl Yaşanır? Her kütüphanede bulunması gereken nadir bir eser. 
*** 
Samimiyetle itiraf etmeliyiz ki Dünya üzerindeki varoluş nedenimizi bilmiyoruz. Evrenin ve yaşamın bilmecesinin çözümü insan bilmecesinin çözümünden daha gizemli. Peki bu, umutsuzluğa düşmek için bir sebep mi? Aksine, bu belirsizliğe güvenebiliriz. “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir,” diyen Sokrates, “Ne biliyorum?” diye soran Montaigne bize yol gösterici oldular. Ben de antikçağ şüphecilerinin, haksızlık yapılarak değeri bilinmeyen bu filozofların öğretilerini takip ederek zamanımıza uyarlanmış bir ahlak felsefesi geliştirmeye çalıştım. Eserin tamamında eksiksiz şekilde açıklanan bu felsefenin dört kuralı var: Hayali bir hedef peşinde koşarak hayatını boşa harcama; asla seçim yapma; her zaman en büyük arzuna itaat et; bu dünyanın görünüşlerine elinden geldiğince hayran ol.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0582dbc5-13f9-460b-878a-bf51777ecf9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Numara - Nar -Ciltsiz</image:title>
            <image:caption>Çınar Duman’ın, dört yıldır aynı evi paylaştığı Balın İmge ile olan dostluğu bir yaz tatili projesiyle bir şehirden diğerine uzanacaktır. Proje için seçilen öğrencilerden kimisi ikiliyle samimi dostluklar içerisine girer kimisi de gizli kimlikler ardında çeşitli oyunlar oynamaktan geri kalmaz. İkili, hemen her gün bir şekilde kendilerine ulaşan ve hayatlarını tepetaklak eden mesajcıyı bulmak için çabalar. 
  Kimden geldiği belli olmayan mesajlarla tehlikeli bir oyunun içine sürüklenen Çınar ve Balın her şeye rağmen dostluklarına sıkıca tutunmaktan vazgeçmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64a81e17-e9e8-4ba3-82ca-92b01736ad48.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Numara - Bal</image:title>
            <image:caption>Bir mesajla hayatı tümüyle değişen Çınar Duman, öfkeyle aldığı kararların ağırlığı altında her gün biraz daha fazla ezilir. Eski hayatına yeniden döndüğünde ise hiçbir şey bıraktığı gibi değildir artık.
Yaz projesiyle birlikte dostluklarına düşen gölgenin karanlığından kurtulmak için çabalayan ikili, ilişkilerindeki çatlakları onarmaya çalışırken olaylar yine hiç tahmin etmedikleri bir yönde gelişmeye devam eder.
Mesajları atan kişi, artık onların çok daha yakınındadır ve amacına ulaşmak için var gücüyle saldırmaktan geri kalmaz.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7b56498-b8a0-4b83-8fc9-29f42b7cb87e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Divan</image:title>
            <image:caption>. Tāli’í; Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve I. Selim dönemlerinde yaşamış, yüzyılın önde gelen
şairlerdendir. XV. yy.’ın kudretli şairi Necâtî’nin yakın arkadaşı olarak onunla birlikte II. Bayezid’in şehzadelerinden
Mahmud’un maiyetinde bulunmuştur. Dönemin kaynaklarının verdiği bilgilerden hareketle Necâtî takipçisi olan şair,
şiirlerini onun gibi sade Türkçe ile kaleme almıştır.
Kaynaklarda Tāli’í’nin Türkçe Dívān sahibi bir şair olduğu belirtilmesine rağmen bugüne kadar eserinin bir
nüshası ele geçmemişti. Fakat yapılan kütüphane taramaları sonucunda şairin Dívān nüshasına ulaşılmış olup
elinizdeki bu kitap da şairin şiirlerini gün yüzüne çıkarmayı amaçlamaktadır. Tespit edilen Dívān nüshası üzerine bina
edilen edisyon kritikli bu çalışmada başta XV. ve XVI. yy. mecmuaları olmak üzere pek çok şiir mecmuası ve kaynak
da taranmıştır. Bu taramalar sonucunda şairin 80 adet gazelinin yer aldığı farklı bir mecmua da tespit edilmiş ve
böylece diğer mecmualarla birlikte, şairin şiirlerinin tenkitli metni oluşturulmuş ve bu şiirler çeşitli yönlerden de
incelenmiştir. Şairin şiir dili ve üslubunun da ayrıca ele alındığı bu çalışmada olan Tāli’í’nin şiir dilinde yer alan
deyim, atasözü, ıstılah ve bazı ibareler de ayrıca açıklanıp notlandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e0044f4-2bc4-4e52-a2fe-791015dd486f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Numara - Bal -Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bir mesajla hayatı tümüyle değişen Çınar Duman, öfkeyle aldığı kararların ağırlığı altında her gün biraz daha fazla ezilir. Eski hayatına yeniden döndüğünde ise hiçbir şey bıraktığı gibi değildir artık.
Yaz projesiyle birlikte dostluklarına düşen gölgenin karanlığından kurtulmak için çabalayan ikili, ilişkilerindeki çatlakları onarmaya çalışırken olaylar yine hiç tahmin etmedikleri bir yönde gelişmeye devam eder.
Mesajları atan kişi, artık onların çok daha yakınındadır ve amacına ulaşmak için var gücüyle saldırmaktan geri kalmaz.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abc34676-8acb-4558-817d-8a9b7e6c25a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Numara - Nar -Ciltli</image:title>
            <image:caption>Çınar Duman’ın, dört yıldır aynı evi paylaştığı Balın İmge ile olan dostluğu bir yaz tatili projesiyle bir şehirden diğerine uzanacaktır. Proje için seçilen öğrencilerden kimisi ikiliyle samimi dostluklar içerisine girer kimisi de gizli kimlikler ardında çeşitli oyunlar oynamaktan geri kalmaz. İkili, hemen her gün bir şekilde kendilerine ulaşan ve hayatlarını tepetaklak eden mesajcıyı bulmak için çabalar. 
  Kimden geldiği belli olmayan mesajlarla tehlikeli bir oyunun içine sürüklenen Çınar ve Balın her şeye rağmen dostluklarına sıkıca tutunmaktan vazgeçmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be3678c-8676-4ca0-8639-934a7cc3d90a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı Aşklar Sokağı /Ciltli</image:title>
            <image:caption>Dramatik bir havaya bürünmek için Yeşilçam filmlerini getiriyorum gözümün önüne, Kadir Abi’nin, “Yalan söylüyorsun!” diyen sesi kulağımda çınlıyor. Ellerimi masanın üzerine koyuyorum, gözlerimi kapatıyorum ve “Yapamayacağım,” diyorum sessizce. Kerem huzursuzca kıpırdanıyor, davetliler gelecek skandalın heyecanıyla fısır fısır, aç kurtlar gibi bekliyorlar. “Ne dediniz?” diye soruyor nikâh memuru. Gözlerim hâlâ kapalıyken ayağa kalkıp bağırıyorum. “Hayır!” O salondan çıktıktan sonra, hayatımın normale döneceğine emindim aslında. Yalanların, aşk oyunlarının ve hesaplaşmaların olmadığı o sıradan, zor ama huzurlu hayatıma… Eh, yanılmış olmalıyım çünkü Kerem Tunalı bir sabah karşıma dikilip benden küçük bir iyilik daha istediğinde kendimi yabancı duyguların, o güne dek farkında olmadığım ama özlemini çektiğim şeylerin eksikliğini hissederken ve onlar uğruna savaşırken buldum. 
  Mısra’nın bazen güldüren, bazen de içinizi burkan hikâyesini okurken aşka, sevginin iyileştirici gücüne, kardeşliğe ve bitmeyen umuda tanıklık edeceksiniz!.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4398a339-2964-4cf4-8a2a-e4f20359ad98.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı Aşklar Sokağı</image:title>
            <image:caption>Dramatik bir havaya bürünmek için Yeşilçam filmlerini getiriyorum gözümün önüne, Kadir Abi’nin, “Yalan söylüyorsun!” diyen sesi kulağımda çınlıyor. Ellerimi masanın üzerine koyuyorum, gözlerimi kapatıyorum ve “Yapamayacağım,” diyorum sessizce. Kerem huzursuzca kıpırdanıyor, davetliler gelecek skandalın heyecanıyla fısır fısır, aç kurtlar gibi bekliyorlar. “Ne dediniz?” diye soruyor nikâh memuru. Gözlerim hâlâ kapalıyken ayağa kalkıp bağırıyorum. “Hayır!” O salondan çıktıktan sonra, hayatımın normale döneceğine emindim aslında. Yalanların, aşk oyunlarının ve hesaplaşmaların olmadığı o sıradan, zor ama huzurlu hayatıma… Eh, yanılmış olmalıyım çünkü Kerem Tunalı bir sabah karşıma dikilip benden küçük bir iyilik daha istediğinde kendimi yabancı duyguların, o güne dek farkında olmadığım ama özlemini çektiğim şeylerin eksikliğini hissederken ve onlar uğruna savaşırken buldum. 
  Mısra’nın bazen güldüren, bazen de içinizi burkan hikâyesini okurken aşka, sevginin iyileştirici gücüne, kardeşliğe ve bitmeyen umuda tanıklık edeceksiniz!.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27eeb512-cd15-4cad-ab32-240ecdd161f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Numara - Kar</image:title>
            <image:caption>Hedefine ulaşmak adına karşısına çıkan tüm engelleri ortadan kaldırmak için gözünü iyice karartan mesajcı, akıl almaz oyunlarıyla istediğini elde edene kadar sınırları zorlamaya hazırdır. Kusursuz işleyen oyunlarıyla bir labirent misali ikilinin etrafını kuşatmıştır. 
 
Çınar ve Balın’ın her şeye rağmen çareyi yine birbirlerine sığınmakta bulmaları mesajcının hiç hoşuna gitmeyecektir. 
 
İkili, hayatlarını bambaşka bir noktaya taşıyan mesajların ardındaki kişiyi öğrendiğinde ne yapacaktır? 
  Mesajcıyla tanışmak onlar için hiç kolay olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20304bfa-cc54-4cc6-9856-de20346a3c62.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Numara - Kar / Ciltli</image:title>
            <image:caption>Hedefine ulaşmak adına karşısına çıkan tüm engelleri ortadan kaldırmak için gözünü iyice karartan mesajcı, akıl almaz oyunlarıyla istediğini elde edene kadar sınırları zorlamaya hazırdır. Kusursuz işleyen oyunlarıyla bir labirent misali ikilinin etrafını kuşatmıştır. 
 
Çınar ve Balın’ın her şeye rağmen çareyi yine birbirlerine sığınmakta bulmaları mesajcının hiç hoşuna gitmeyecektir. 
 
İkili, hayatlarını bambaşka bir noktaya taşıyan mesajların ardındaki kişiyi öğrendiğinde ne yapacaktır? 
  Mesajcıyla tanışmak onlar için hiç kolay olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15c884b4-568c-4edb-912e-140228ba6c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Love Pie</image:title>
            <image:caption>“This is the story of a butterfly who is afraid to fly into the fire…” 
 
Ahmet was the one who taught Sahra to walk, ride a bike, and fight like a man. But most of all, he was the one who taught her that love could hurt, without even realizing it... 
 
Sahra could not bear the weight of her unrequited love for Ahmet and walked away from their neighborhood, Çıkmaz. While turning the page to a new life, Sahra had her mooncake necklace around her neck, the taste of cinnamon on her lips, and the mysterious Happy Butterfly’s letters in her bag. 
 
However, the spoiled Romeo, who tragically came into her life at the school party she attended, would change something. 
Maybe many things... 
 
 
“He jests at scars that never felt a wound…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ededaa4b-0975-4cce-baba-0cb04015c2d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf</image:title>
            <image:caption>İlk emir “Oku!” olduğuna göre yazmak da bu emrin içerisinde… Okumak ile yazmak aynı kaderi paylaşan denizler gibi… Tatlı suyun tuzlu suya karışmadığı o ince çizgi üzerinde önce okuyup sonra da yazmanın keyfi yaşam döngüsü içerisinde başka hiçbir yerde bulamadığım bir zevktir. Yazmak kesinlikle bir hedefe, topluluğa, millete, ideolojiye veya o her ne ise yöneltilemez. Yazmak varlığı ve var olanı çevrelemektir. Kalemini birilerinin, bir düşüncenin, bir topluluğun, bir ideolojinin satıcısı yapan kişiler yazar veya şair değildirler! Siz böyle kişilere ne isim verirseniz verin! Eğer okuyucu okuduğu kitap içerisinde kendisine ait bir değer bulabiliyorsa, işte o yazar başarılı bir yazardır. Bu durumda yazı amacına ulaşmıştır. Toplumun her kesiminden insana seslenmek kolay bir iş değil, ancak yapılması gereken bir eylemdir. Aynı kitabı okuyan okuyuculardan kitap içerisinde kimi çocukluğunu, kimi gizli kalmış duygularını, kimi korkularını, kimi sevinçlerini, kimi üzüntülerini veya yoksunluk çektiği, özlediği, umursadığı, çekindiği herhangi bir duyguyu bulabiliyorsa kitap başarıya ulaşmış demektir… Umarım silinmez kurşun kalemimden çıkan bu kitabı okuyan herkes anlatımlarda kendisi için bir değer bulabilir… İyi okumalar… 
 
Konur Alp Demir’in kurşundan ağır kaleminden… “Araf”… 
 
Konur Alp Demir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ebda19e-a15b-4938-ac01-555ec33f6c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak Ninja&apos;nın Günlüğü III-Kızıl Ninjaların Yükselişi</image:title>
            <image:caption>“Artık çok geç. Seninkinden çok daha güçlü yeni bir Ninja klanı kurdum. Kızıl Ninjalar çoktan yükselişe geçti bile. Düşündüğünüzden çok daha büyüğüz ve sandığınızdan çok daha fazla kontrol gücüne sahibiz.”       Ben Chase Cooper. Altıncı sınıf bir ninjayim. Okula geleli sadece bir ay oldu. Ama bu kadar çılgın bir okulda bir ay, bir ömür gibidir. Geçenlerde okuldaki herkesin korsan gibi konuştuğu bir gün yaşadık. Ama o günle sınırlı kalmadı. Bir hafta geçtikten sonra daha da kötüleşti. Ve çok geçmeden ortalıkta büyük bir korsan istilası dedikoduları dolaşmaya başladı. Uyarıları dikkate almadım, çünkü şaka olduğunu sandım. Galiba... Yanılmışım. Şimdi tüm okul tehlikede ve onu kurtarabilecek tek kişi var; o da benim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ad18a2-38e9-4543-ab74-6c66e482f701.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak Ninjanın Günlüğü IV-Chase’ın Oyunu</image:title>
            <image:caption>“Zafer sarhoşluğu içinde yumruğumu havaya kaldırdım ve öyle bir çığlık attım ki güneş patladı ve milyonlarca ışık parçasına bölünerek... Bir dakika, bir dakika... Ne?”       Ben Chase Cooper. Altıncı sınıf bir ninjayim. Son yazdıklarım üstünden birkaç hafta geçti. Ama okulumuz uzun süre sakin kalamıyor. Bilim fuarı yaklaşiyor. Herkes projesini bitirmek için çıldırmış gibi çalışıyor. Derken hafta başında projeler ortadan kaybolmaya başladı ve sonra tamamen yok edildiler. Kaybolan projeleri aramak için beni berbat iz sürme macerasına sürükleyen isimsiz davetiyeden bahsetmiş miydim? Evet. Bu da oldu. Şimdi hayatımın bu en tuhaf haftasında, suçludan bir adım önde olmaya çalışıyorum ve bilim fuarının tüm kaderi benim ellerimde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355423b4-3347-4a50-9f42-cc8db14e98d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Korkar Ek Gıdadan?</image:title>
            <image:caption>Ebeveynler olarak en büyük önceliğimiz bebeklerimizin sağlıklı ve mutlu bir şekilde gelişim göstermesidir. Fakat kimi zaman bebeğimiz için neyin sağlıklı veya sağlıksız olduğu konusunda kararsızlık ya da tereddüt yaşayabilir, kendimizi endişeli ve kafamız karışmış bir halde bulabiliriz. 
 
Bebeğimiz sağlıklı bir şekilde büyürken kaygı duyduğumuz konulardan biri de ek gıdaya geçiş sürecidir. Ek gıdaya geçiş sürecinde ebeveynler olarak nasıl bir yol izlememiz gerektiği konusunda kafamızda birçok soru belirebilir:  
 
- Ek gıdaya ne zaman geçmeliyim? 
- Bebeğime ilk hangi sebze ve meyveleri verebilirim? 
- Her öğünde ne kadar vermeyelim? 
- Ek gıdaya geçişte 3 gün kuralının önemi nedir? 
- Parmak gıdalara ne zaman başlamalıyım? 
 
Dr. Melis Bayram Şirinoğlu’nun Kim Korkar Ek Gıdadan? adlı kitabıyla bebeğinizin sağlıklı bir şekilde beslenmesine dair aklınızdaki tüm sorulara cevap bulacaksınız. Ayrıca kitapta yer alan birbirinden lezzetli ve sağlıklı tarifler sayesinde hem yeni tatlarla tanıştıracağınız bebeğinize sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazandıracak hem de stressiz bir şekilde bu dönemin bebeğinizle birlikte keyfini çıkaracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59482ebf-d88f-4bf8-bd10-bc8cbf1c830e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsızların Dansı -Seti (Karton Kapak)</image:title>
            <image:caption>Hırsızların Dansı -Seti (Karton Kapak)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e21977-bbfe-41f9-8f9c-fb4ee2374789.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsızların Dansı -Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hırsızların Dansı -Seti (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2642b976-58f0-4ef5-89eb-4b8e99b7c1a6.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>George Orwell’in ölümsüz distopyasının Orwell Vakfı onaylı ilk grafik roman uyarlaması 
 
1984 yılında Londra, Düşünce Polisi’nin insanların her adımını denetlediği, boğucu bir şehirdir. Hakikat Bakanlığı’nda çalışan Winston Smith bu habis sistemin içinde bir dişlidir; görevi yaşanmış olayları Parti’nin kabul ettiği resmi gerçeklere uygun düşecek şekilde uyarlayıp tarihi yeniden yazmaktır.  Bu korku toplumunu sorgulamaya başladığı gün, geri dönülemez bir yola girer. 
 
Ünlü çizer Fido Nesti, Orwell’in başyapıtı ve distopya edebiyatının doruk noktası 1984’ü baştan yorumlayarak, gerçeğe dönüşme ihtimali gün geçtikçe artan bir dünyaya çizdiği yüzler, bedenler ve manzaralarla hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d35e561-fe20-4dc3-8977-f80aedd7bf69.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahatlama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şey, pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir. 
 
Rahatlama Kitabı, zor günlerden çıkarılmış derslerin ve öyle zamanlarda biraz olsun iyi hissettirecek önerilerin bir derlemesi. 
 
Gece Yarısı Kütüphanesi ve İnsanlar gibi sevilen kitapların yazarı Matt Haig, Rahatlama Kitabı’nda kendi deneyimlerinden öğrendiklerini, Marcus Aurelius, Emily Dickinson, James Baldwin gibi fikirleriyle ilham vermiş isimlerden edindikleriyle harmanlayarak yaşamın iniş ve çıkışları üzerine kısa ve umut dolu metinler sunuyor. Zihnin zindanlar yaratabileceğini ama yanında anahtarlarını da verdiğini gösteriyor bizlere. Mutluluğun ancak “olmanız beklenenleri” bir kenara bıraktığınızda filizlenebildiğini hatırlatarak, yaşama telaşı arasında şöyle bir yavaşlayıp, var olmanın güzelliği ve tahmin edilmezliğinin değerini bilmeyi yüceltiyor. 
 
Bir dostun aklına, sarılmanın huzuruna –ve en kötü zamanlarda bile umudu hatırlamaya– ihtiyaç duyduğunuzda elinizde olmasını isteyeceğiniz bir kitap. 
 
“Matt Haig insanlık halleriyle, onun aydınlık ve karanlığıyla empati kuruyor; mükemmel anlatılarını inşa etmek için renk paletinin tamamını kullanıyor.” 
—Neil Gaiman 
 
 
“Modern hayatın keskin bir gözlemcisi.” 
—New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb8fcb8-1dfe-458f-90ea-b6f1a2b7d873.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Şantaj</image:title>
            <image:caption>Duygusal şantajla yapılan dansın sayısız şekli, adımı ve eşlikçisi vardır. 
 
“Beni gerçekten sevseydin...” 
“Senin için yaptıklarımdan sonra...” 
“Nasıl bu kadar bencil olabiliyorsun?” 
Bu sözlerden herhangi biri size tanıdık geliyor mu? Bunların hepsi duygusal şantaj örnekleridir, bize yakın olan insanların, istediklerini yapmadığımız için bizi cezalandırmakla tehdit ettikleri güçlü bir manipülasyon biçimidir. Duygusal şantajcılar, onlarla olan ilişkilerimize ne kadar değer verdiğimizi bilirler. Hassasiyetlerimiz ve en derin sırlarımızdan haberdardırlar. Onlar bizim ebeveynimiz, partnerlerimiz, patronlarımız, arkadaşlarımız ve sevgililerimizdir. Bizi ne kadar önemserlerse önemsesinler, bu özel bilgiyi istediklerini almak için kullanırlar: Bizim itaatimiz. 
New York Times çok satan yazarı ve dünyaca ünlü terapist Susan Forward, DUYGUSAL ŞANTAJ kitabında manipülasyondan zarar görmüş ilişkilerin anatomisini sunuyor. Sizi duygusal şantajın cüretkâr dansına zorlayan kışkırtma noktalarını ve zorbalığın karmaşık dinamiklerini incelikle tanımlayarak, şantajcınızı nasıl silahsızlandıracağınızı ve cephaneliğinizi nasıl güçlendireceğinizi anlatıyor. Varlığınızın özünü, duygusal bütünlüğünüzü yeniden kazanmanız için hapsolduğunuz sisi aralıyor. Kontrol listeleri, uygulama senaryoları, şantaj döngüsünü temelden kıracak somut iletişim teknikleri ve güçlü stratejilerle eve dönüşün yollarını aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d1cdfc5-ed50-4491-bc20-ccc332528f0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ece -Hep Başkalarının Düğününde Oynadım</image:title>
            <image:caption>AKILLI, GÜZEL, CEVVAL, ASİ, KOMİK, ENERJİK, ARKADAŞ CANLISI, EV PARTİSİ, OFİS PARTİSİ, İYİ GÜNDE, KÖTÜ GÜNDE, BAZEN TERAPİST, BAZEN DANIŞAN VE HER DAİM ÇEVRİMİÇİ. 
 
M.K Perker’in 2013 yılının Kasım ayında Hürriyet Gazetesi’nde yazıp çizmeye başladığı Ece, an itibariyle 500 haftadır süren maceralarıyla hem çizgi roman hem de basın dünyamızda kendine müstesna bir yer edinmiştir. İlk kez çizgi roman dışında bir alanda, bu kez karikatürlerle huzurlarınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/949d02c7-c8ce-4d49-b352-e4563140e115.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Maceralar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Demir ve Bulut kardeşlerle birlikte sihir dolu bir maceraya hazır olun! Ve bir de Hemşire Abla’nın gözlemelerine… 
 
“Kocaman bir oyun alanı yaşam, çocuklar için... Alperhan Benlioğlu&apos;nun beş hikâyeden oluşan kitabı, işte bu oyun alanına davet ediyor çocukları. Her biri çocukları gülümseten, bambaşka dünyalara davet eden; sadece çocuklar için değil, oyun alanlarını koruyabilmiş yetişkinler için de ilham verici...” 
İlknur Ergun / Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c24f3051-3e58-4265-b02f-2aaef42fbc2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefirastyon 2</image:title>
            <image:caption>Eski insanlardan yeni şeyler duymuyoruz! Yeni insanlardan hep eski şeyler duyuyoruz! 
Günümüzde felsefe kadar yanlış anlaşılmış başka bir şey yoktur. Mesela bugün ortalama bir felsefecinin yazılarına göz atarsanız, felsefenin tarihinden bahsetmeyi felsefe yapmak sandıklarını görürsünüz. Hâlbuki yaptıkları tek şey, düşünce hamallığıdır. Ve hâlâ eskilerin kendilerine açtığı kredide yaşıyorlar! Benim nazarımda felsefe demek; kişinin kendi çağının bilim, sanat ve edebiyatının sentezini yapması demektir. Yani felsefenin tarihine saplanarak felsefe yapılmaz. Gereksizliğin kendisi hiçbir zaman çekici olmamıştır. Bu anlamda felsefe kendi geçmişine ne kadar az sadık kalırsa geleceğine o kadar çok hizmet edecektir. Çünkü felsefe dediğiniz şey her zaman kendi çağının yenilikçisi olmuştur. Eskilerin çürüdüğü, yenilerin ise kök salamadığı bir ortamda, felsefenin geleceğinden bahsetmek imkânsızdır. Felsefirastyon bu anlayışa tepki olarak yazılan ve çizilen bir eserdir. Birbirinden bağımsız konuları ve şeffaflığı ile bilgi hamallığının önüne geçmeye çalışmıştır. Dokunduğu her şeyi sadeleştirmiştir ama basitleştirmemiştir. Çizginin yetersiz kaldığı yerlerde yazıya, yazının yetersiz kaldığı yerlerde ise çizgiye yol vermiştir! Sıkıcılığı, sıradanlığı, tekrarı, gevezeliği ve felsefi yobazlığı dışlamaya çalışmıştır. Ve kendisinin rengârenk bir dünyası olduğunu iddia etmiyor! Sadece kendisi dışındakileri çok renksiz buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c2be2b-4eea-43a9-b0a2-de835a9ad152.jpg</image:loc>
            <image:title>Davranışlarımızın Kökeni</image:title>
            <image:caption>Çağımızın kuşkusuz en önemli sorunu, yabancılaşmanın bilincine varmak ve bunun uzantısı olarak da bilinen belirli yöntemler ışığında ona karşı koymaktır. 
Maymunun insana dönüşümünden sonra karşılaşılan ve yüzde yüz aşılması gereken en önemli sorunlardan biri budur. Böylece insanın gelişimine karşı son engeller de kaldırılacak ve evrim alabildiğine hızlanacaktır. İnsan düşüncesi, doğayla yeniden bütünleştiğinde yüz yıl öncesinden beri müjdelenen kavramların maddeleşmesi ve insanın ölümsüzleşmesi gerçekleşecektir. 
Yabancılaşmanın yıkılmasıyla davranışlarımıza şekil veren fetişler ortadan kalkacak ve örneğin miras düzeni gerçek kişilerarası ilişkilere, şovenizm yurtseverliğe, bireycilik özgürlükten yana özlemlere dönüşebilecek olanakları bulabilecektir. 
Yabancılaşma süreci, uzun bir çelişkiler zinciri içermekte ve yine her çelişkide olduğu gibi özünde ileriye dönük, evrimsel yanlar taşımaktadır. Bu evrimsel yanlar, insanın tuksaklığına karşı özgürlüğe dönüktür. Üretimin, evrimin, beynin ve insanın gelişimini içeren özgürlüğe… — Serol Teber 
 
 
Serol Teber, Davranışlarımızın Kökeni ile insanlaşma sürecinde iki ayak üzerinde durabilme, başparmağın gelişimi, alet yapımı ve kullanımı gibi unsurları evrimin kritik basamakları olarak değerlendiriyor ve tüm bunların beyin gelişimini nasıl etkilediğini, insan davranışlarını nasıl biçimlendirdiğini detaylı bir biçimde inceliyor. 
Yazıldığı tarih olan 1975’ten bu yana güncelliğini koruyan bu kitap, Türkiye’nin her dönemine uygun biçimde halkı aydınlatmaya yönelik açıklamalar içeriyor ve her türlü gericiliğe karşı duruyor. 
“Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı”, Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası, Melankoli: Normal Bir Anomali kitaplarını Okuyan Us Yayınevi’ne emanet eden Serol Teber, Davranışlarımızın Kökeni’nin ardından Politik Psikoloji Notları ve Doğanın İnsanlaşması ile çok yakında okurlarıyla yeniden buluşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3ecc05a-0b97-480d-a288-fb21b568f25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Terapisi</image:title>
            <image:caption>Aile Terapisi, odaklandığı sistemin tarihini, teorisini ve uygulamasını tartışmaktadır. Ana klinik ilke olarak, bireysel sorunların, başarılı bir şekilde tedavi edilmesi için daha geniş aile ve çevresel sistemler içinde anlaşılması gerektiğinin altını çizen bu kitap, sistemik ve ilişkisel terimlerle bir düşünme biçimi sağladığı gibi bireylere, ailelere ve diğer sistemlere müdahale etmek için bir dizi strateji sunmaktadır. 
 
William J. Doherty ve Susan H. McDaniel, vaka örnekleriyle renklendirdikleri bu kısa ve anlaşılır kitapta, birincil değişim mekanizmalarını ve ampirik temeli anlatırken, aynı zamanda gelecekteki gelişmeleri de işaret etmektedirler. 
 
Aile Terapisi, Psikoterapi Kuramları Dizisi’nin on birinci kitabıdır. APA bu diziyi, psikoterapistlerin günümüzde kullandığı temel kuramsal modelleri anlamaya yönelik bir kaynak olarak sunmaktadır. Dizinin kitapları, farklı danışan profillerini içeren zengin vaka örnekleriyle birlikte somut kuram ve bulgu temelli uygulamaları anlatmaktadır. Öyle ki, uygulamacılar ve öğrenciler bu kitapları bilginin ve esinin mücevherleri olarak görecektir. Okuyan Us, bu dizide Türk uzmanların çalışmalarına da yer vermektedir. 
 
Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor. 
Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu 
 
Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde. 
-Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz, George Washington Üniversitesi, Washington, Dc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9814f6b7-7049-4017-8ac8-4e96783e44ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneanne ile Friederin Yepyeni Maceraları</image:title>
            <image:caption>Anneanne ile Frieder&apos;in maceraları tüm hızıyla devam ediyor! 
 
 
Frieder odasının duvarlarını reçelle kırmızıya boyamak isterse, bahçeyi çöle çevirmeye karar verirse ya da anneannesinin ördüğü çorapları yanlışlıkla sökerse... Anneannesi ona birazcık kızabilir. Ama sonuçta ne Frieder&apos;in muzip fikirleri tükenir ne de anneannesinin ona olan sevgisi! 
 
 
Alman çocuk edebiyatının sevilen kalemi Gudrun Mebs, Anneanne ile Frieder&apos;in Yepyeni Maceraları&apos;nda yine incelikli ve neşeli bir anneanne-torun portresi çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b5db38e-48a0-4842-9f87-e487fb92c04a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırların Meleği</image:title>
            <image:caption>Bir aşkın en çok ne kadar sürebileceğini tahmin edebilir misiniz? 
Bir gün, bir ay, bir sene,ölene kadar! Kim bilebilir. Aşkı dolu, dolu yaşamak lazım. Hayatta karşılıklı menfaat beklemeden ,temiz duygular içinde bir aşkın yaşanmış olacağına inanmazdım ancak gerçekte yaşanılan bir aşk bu düşüncemi değiştirdi. 
Aşkın doğru kişileri bulursa dünya döndükce yaşanacağına inandım. Tabii Bu aşk’ta yalan yoksa. Başka biri yoksa aldatma yoksa. 
Gerçekten sevip ve sevildiniz ise bir gün istemeden ayrılırsanız üzülmeyin kendinize güvenin ve inancınızı asla kaybetmeyin. sonuna kadar ona ulaşmaya çalışın. 
Bir gün onu yanıbaşınızda bulacaksınız ölmüş olsanız bile. Tatyana Baraviyova’nın anılarından derlediğim bu destansı aşkı sizlere sunmaktan gurur duyuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c7f2836-de0b-4a39-b6b8-5dd15c2e5564.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadiselerin Dili</image:title>
            <image:caption>Akif Reçber, gerek kendi hayatından gerek çevresinden işittiklerinden derlediği hikâyelerle yer yer umut, yer yer acı, yer yer öğüt ile sesleniyor okurlarının kalbine. İnsanların, acılarından yahut hatalarından aldıkları derslerin ağır bedeller sonucu olduğunu gözler önüne sererken başına gelen her musibetin muhakkak Hakk’a yaklaştıran bir kapı olduğunun da altını çiziyor. Bozkır’ın acısını, çabasını, umudunu ve vefasını gözlerinizde akmak için minik bir işaret bekleyen nice yaş eşliğinde okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc0b9b54-b168-49f3-a3f3-b1e5152ead45.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Kaşıntısı</image:title>
            <image:caption>Kaşınan bir yara gibi kaşınan bir ruh. Kanasa da kaşınmak ister. İç sesin tercümanı olan kaşıntı bu. Fısıltıların çığlığa dönüştüğü yankılar.. Görünmeyen durumların tarifi bu. Bir anda gelip geçen anların yakınlaştırılmış hâli. Kendisiyle mücadele edenlerin yorgunluğu bu. İlhamı, aklına hükmetmek isteyenlerin kaynaklarından alıyor. Durmaksızın sorgulayanların kederi bu.                                                           
 *** 
“Ne güzel, ayrılığın hakkını vereceğiz. 
Ne hak ama! 
Hoşça kal deyip ayrılacağız birazdan” 
 *** 
“Diyelim ki haklıydınız 
Gece yatağınıza sokulan dilencilerdik biz 
Sadakatsiz bencillerdik biz..... 
Öyleyse neden sustuk? 
Sustuk ve kalıplarınıza girmeyi kabul ettik.” 
***  
“Beklemek gerekiyorsa kök salalım 
Zaman bizi doğursun”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d4d63f-5c15-47bf-80fc-b2a7176faa82.jpg</image:loc>
            <image:title>Onu Nasıl Mutlu Edersin</image:title>
            <image:caption>Erkeğin ve kadının, ilişkide kendi mutluluğundan vazgeçmeden birbirlerini nasıl mutlu edeceklerini öğrenmeleri çok kıymetli...
Erkeğin ve kadının düşünce, hormon ve yaklaşımlar açısından birbirinden farklı olmaları, ilişkideki gereksinimlerinin de farklılaşmasına yol açıyor. Gereksinimlerin karşılandığı bir ilişkide erkek ve kadın birlikte olmaktan mutluluk duyarlar ve yakınlık hissi artar.
Sağlıklı bir ilişkide; erkeği mutlu eden şey kadının mutluluğudur; kadını mutlu edense, erkeğin kadına değerli olduğunu hissettirdiği davranışlarıdır.
Bu kitap sayesinde; ilişkinizi arzuladığınız noktaya taşıyacak, flört döneminden evlilik sürecine kadar kadının ve erkeğin kaçınılmaz gereksinimleriyle tanışacak, buna göre uyumlu iletişimin nasıl kurulacağını, yakınlık hissinin nasıl gelişeceğini, mutlu bir ilişkinin nasıl yaşanacağını öğreneceksiniz, ilişkinizdeki sorunlara çare bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d068e4aa-1c05-4853-981a-55ed22ad9611.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Olsan Ne Dilerdin?</image:title>
            <image:caption>Geçmişe dönebilme şansım olsa, bu hissettiklerimi hissetmediğim o geçmişe dönebilme şansım olsa… Daha çok kendim olduğum, daha mutlu olduğumu düşündüğüm o geçmişe…

Yapabilir miydim?  Her şeyi bırakıp, yeni tanıştığım herkesi, tüm tecrübelerimi bırakıp döner miydim diye merak ettim. Geçmişte sonsuza kadar yaşama hakkım olsa, ister döngü deyin ister kapana kısılma.

Bunu seçer miydim? Yeni şeyler yaşama ihtimalini, yeni ihtimalleri geride bırakabilir miydim? Ömrümün kalanını buna feda edebilir miydim?

Mavi yüzlü adam eğer hala oralarda bir yerlerdeysen, teklifini kabul ediyorum. Kalan ömrüm senin olsun. Ben artık bana sunduğun bu hayatı yaşayamıyorum. Sevdiklerimi teker teker kaybetmeye dayanamıyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b99759d-4377-49ea-9d73-ba551060108a.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Ses Grubu Ela ile Kaan ELAKİN</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, SÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
• Bulmacalı 
• Eşlemeli
• Boyamalı 
• Renkli heceli
• Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6927d0b0-09ae-482c-ad11-f734eba6d7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Adım Sonrası Örüntü 4 Yaş</image:title>
            <image:caption>Örüntü, çocukların bilişsel ve psikomotor gelişimine katkı sağlayan; renklerin, şekillerin ve sayıların pekiştirilmesini destekleyen etkili çalışmalardır. Örüntü, harf-hece becerilerinin altyapısını oluşturur. Örüntü becerilerini doğru edinen çocuklar, okuma yazma çalışmaları için gerekli ön koşul becerisini de yerine getirmiş olur. Örüntü Çalışmaları:
Görsel dikkat ve sıralama becerilerini arttırır.
El göz koordinasyonunu destekler, ince motor becerisini geliştirir.
Sıra takibi ve dikkat becerisini güçlendirir.
Dikkat ve konsantrasyonunu arttırır.
Kısa süreli belleğini destekler.
Mantıksal kavrama, akıl yürütme, karar verme becerisini kuvvetlendirir.
Çocukların matematiğe hazırlanmasına yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8bf021-2e8f-4e1b-8bec-5451d876c9b4.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Ses Grubu Okan ile Tülay Omutüy</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, SÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
Bulmacalı
Eşlemeli
Boyamalı
Renkli heceli
Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f5a60f-c3a2-4d74-9f7d-f5dbc929d177.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Adım Sonrası Örüntü 5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Örüntü, çocukların bilişsel ve psikomotor gelişimine katkı sağlayan; renklerin, şekillerin ve sayıların pekiştirilmesini destekleyen etkili çalışmalardır. Örüntü, harf-hece becerilerinin altyapısını oluşturur. Örüntü becerilerini doğru edinen çocuklar, okuma yazma çalışmaları için gerekli ön koşul becerisini de yerine getirmiş olur. Örüntü Çalışmaları:
Görsel dikkat ve sıralama becerilerini arttırır.
El göz koordinasyonunu destekler, ince motor becerisini geliştirir.
Sıra takibi ve dikkat becerisini güçlendirir.
Dikkat ve konsantrasyonunu arttırır.
Kısa süreli belleğini destekler.
Mantıksal kavrama, akıl yürütme, karar verme becerisini kuvvetlendirir.
Çocukların matematiğe hazırlanmasına yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278bcb17-431a-46b8-a62d-d58cbba69b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Koyunlar Yukarı Bakar</image:title>
            <image:caption>“Karmaşık ve trajik bir başyapıt. John Brunner bilimkurgunun Rachel Carson’ıdır.” –Ian Watson
“Kimse, günümüzün sorunlarını John Brunner gibi tahmin edememiştir.” –William Gibson
“YUKARI BAKAR AÇ KOYUNLAR, ÇOBANDAN MEDET UMAR.”
Bilimkurgu yazınının başlıca kâhinlerinden biri olan John Brunner, aynı zamanda türün en deneysel ve yenilikçi eserlerine imza atmış bir yazar. Koyunlar Yukarı Bakar ise yazarın en dehşet verici kehanetlerinden biri.
İki dünya savaşının ve sanayileşmenin ardından hava kirliliği öyle bir seviyededir ki insanlar maske takmadan açık havada yürüyemez hâle gelmiştir. Tarımda ve hayvancılıkta kullanılan toksik maddeler yüzünden bebeklerin ölüm oranları artmış, doğum kusurları ve fiziksel hastalıklar normal sayılmaya başlamıştır. Büyük şirketler her türlü kâr için savaşırken, yozlaşmış hükümet görevlileriyse cebini doldurmanın peşindedir.
Çevreci Austin Train yaptığı kehanet niteliğindeki uyarıların ardından gördüğü tepkiler yüzünden firardadır. Radikal çevreci gruplar onun liderliğini ve manifestosunu benimsemişken hükümet ise onu ortadan kaldırmanın planlarını kurmaktadır. Medyanın tek derdi ise reyting kaygısıdır. Çok az insan dünyanın geleceğinin, insanlığın kirli parmakları arasından kayıp gitmekte olduğunun farkındadır.
İnsanlık olarak çevreye verdiğimiz zararı geri alabilir miyiz? Yoksa her şey için artık çok mu geç kaldık?
Koyunlar Yukarı Bakar, günümüzün ve geleceğimizin otopsisi.
David Brin’in önsözüyle
James John Bell’in sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265392f7-a2fe-4756-ad29-e4164e606071.jpg</image:loc>
            <image:title>Scott Pilgrim 2: Scott Pilgrim Dünyaya Karşı</image:title>
            <image:caption>“Indie-rock tarzını, video oyunları formülünü ve sevgiye duyulan özlemi bir potada eritiyor… Eğlenceli ve benzersiz bir cevher.” –The Washington Post
SCOTT PILGRIM iki kızla aynı anda görüşüyordu. Knives Chau’yla birlikteyken geçmişi silip her şeye yeniden başlayabilirmiş gibi hissediyordu. Ramona Flowers’la birlikteyken ise, tüm yaşananları kabul edip olgunlaşabileceğini düşünüyordu. Ama Ramona beraberinde çok büyük bir yükle geliyordu: Her biri Scott’ın Ramona’yla birlikte olmasını engellemeye çalışan YEDİ KÖTÜ ESKİ SEVGİLİ. Knives, Ramona’yla tanıştığında neler yaşanacak? Scott’ın gönlü hangisine kayacak? Neden geçmişte yaşananlar geçmişte kalamayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e70500dd-127e-495c-90c8-cf4f07bc1e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar</image:title>
            <image:caption>Baba, hem uzak hem yakın, hem güçlü hem de zayıf. Sızmış, bulaşmış gibi o. Çıkmayan leke, dolmayan bardak, kıpırdamayan dağ. Ondan olmanın ağırlığıyla ezilen çocuk var bir de. Kimi zaman ona rağmen, kimi zaman ondan yana, kimi zaman ondan beter. İkisi arasında bir dağılma. İçi boş çekirdek kabuklarına benziyor üstelik bu. Baba, her şeyin kanatabildiği ama hiçbir şeyin sağaltamadığı bir yara.
Polat Özlüoğlu, Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar kitabıyla yeniden merhaba diyor okura. Sesini ailenin tam ortasından yükseltiyor. Kendine has üslubu ve sarsıcı öyküleriyle içine düştüğümüz cendereyi yaşanır kılıyor.
“Mesafeler mi daha çabuk unutturur, yoksa saatler mi? Kaç şehir eskitmek lazım unutmak için birini ya da kaç saati tüketirsek unutmuş oluruz aklımızda yerli yersiz patlayan anılardan bir çuval mermiyi? Kaç adım atmak lazım bir kâbustan uyanmaya? Kaç uykuyu katletmek gerek unutmak için gözümüze batan dikensi bakışları? Kaç kişiyi teşhis edince gider insan kendinden ya da kaç kişiyi gömmek gerek bulmak için aradığını?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03654e0d-07f6-402e-865e-339dc99acf38.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgesiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Genç ve –henüz– hayat karşısında savunmasız bir kadın: Segah. Ailesini, eşini kaybetmiş, bu coğrafyada yaşanan acılara tanıklık etmiş yalnız bir kadın: Rozlin. Segah, öğrenim görmek için gittiği Londra’dan anne ve babasının bir cinayete kurban gittiğini öğrenerek dönecek ve döndüğü ev, kendi evi değil, Rozlin’in evi olacak. Rozlin, yıllardır içinde büyüttüğü kederi, kaybettiği komşularının kızı Segah’la paylaşacak.
Gölgesiz Kadınlar, bir ilk roman. İlker Koçaş, polisiye bir vakanın çözümlendiği romanında yolları bir süreliğine birleşen iki kadının hikâyesini anlatıyor. Segah’ın, Rozlin’in, polislerin ve gazetecilerin gözünden aktarılan olaylar silsilesinin sonunda bir sır perdesi aralanıyor.
“Can sıkıntısından kurtulmak umuduyla bir yandan izleyecek bir şeyler arıyor, bir yandan da bilgisayarından İngilizce ve Türkçe haberlere göz atıyordu. Bir süre her zamanki siyasi polemikler, magazin haberleri ve İstanbul takımları hakkında transfer dedikodularıyla dolu internet sitelerine göz gezdirdi. Az önce açtığı sarhoş manken haberini kapatıp internet sitesinin anasayfasına geri döndü ve bu esnada sayfanın tepesinde ‘İstanbul’da korkunç cinayet’ başlıklı son dakika haberini gördü. Haberin üzerine tıkladığında babasının fotoğrafının altına yazılmış tek paragraflık yazıyla karşılaştı:
‘Gazeteci Bülent Şekerci ve eşi Polonezköy’deki evlerinde ölü bulundu. Şekerci ve eşinin sabah saatlerinde gerçekleşen silahlı saldırı sonucu hayatlarını kaybettiklerine inanılıyor. Emniyet Müdürlüğü konuyla ilgili henüz resmi bir açıklamada bulunmadı.
AYRINTILAR GELİYOR…’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7bfc0b9-864a-4746-a403-315008a63323.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Olmayan İkinci Öykü</image:title>
            <image:caption>Daha önce Günlerden Bir Gün adlı romanı yayımlanan Aynur Kulak, bu defa öyküyle sesleniyor okura. “Düşüş” kavramı etrafında var olan öyküler, okuru sohbete, yazıya ve sonunda düşüşe dahil ediyor. Kulak, okurun da kendi öyküsünü anlatmasını bekleyerek kalemi ona teslim ediyor, “Yol boyunca düştüm. Düşmeyi çok seven birinin öyküsünü günü geldiğinde yazabilmek için,” diyerek bir yazar-okur birliğini işaret ediyor.
Adı Olmayan İkinci Öykü; tek bir öykünün farklı yataklardaki akışı, kendi ekseninden fırlayarak çıkmak isteyen bir öykü toplamı.
“Zamanı başka bir dilde yakalama isteğimi konuşmalıyız. Mekânları algılayışımı. Ya da belki geçmişin şimdi geldiği bu noktada, on beş yıl sonra bin bir türlü badire sonrası işin içinden çıkamadığım öyküler yazan ben, pencereden dışarı bakarken karşı balkonda gördüğüm, her gün ama her gün istisnasız bütün evi baştan ayağa temizleyen kadını yazmalıydım. Sıkıldım. Birçok nedene bağlayabileceğim bir sıkılma hâli bu. Geçmişe, şimdiye, geleceğe, ona, buna, şuna bağlayabileceğim böyle bir sıkıntıdan kurtulabilmek zor. İstemiyorumdur belki de. Karşı balkonda kilim silkeleyen kadını yazacağım. Bir gün oturacağım ve onu yazacağım, evet. Kendi eksenimden fırlayarak çıkacağım. Deli gibi arzuladığım tek şey bu. Kendi eksenimden fırlayarak çıkmak. Bir roketin uzaya doğru fırlatılması gibi. Böyle bir fırlatılmayla çıkmak istiyorum dünyadan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/934a1c8a-c0aa-4c6c-b465-665209160e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Yolu Bir</image:title>
            <image:caption>Şimdi o yoldasın. Kalbini bulma yolunda. Aşkın sevdaya varış yolunda. Hem tek kişisin hem iki kişi. Seni kalbine o ip cambazı götürecek. Ona ‘aşkım’ diyeceksin ve elini tutup kalbine doğru yürüyeceksin. Öğreneceksin. Ustalaşacaksın. Ve nihayetinde o ipten gözlerini ayırıp karşıya bakacaksın. Gördüğün şeyin büyüleyici güzelliği seni şaşkına çevirecek. Elini tuttuğun ip cambazının kalbin olduğunu anlayacaksın.
Ve o ipin üzerindeki yeni yolculara bu kez sen fısıldayacaksın, “Aşkın yolu ikilerin bir olma yolu. Aşkın yolu ´bir`i bulma yolu.’”
Pelin Erdoğan “Aşkın Yolu Bir” kitabında sır yüklü bir sevda hikâyesi anlatıyor bizlere. Aşk ve sevda yolunda yürüyenlerin kalplerine kavuşma ustalıklarını yer ve gök boşluğu arasında salınan, uyku ve uyanıklık düşleriyle çizilmiş bir ipin üzerinden aktarıyor.
Bu büyülü hikâyenin ritmine kapıldıkça anlıyoruz ki bizi bu kocaman evrende “Dünya” kılan, bu özel yaşamı kuran şey sevgi. Canlı, cansız her
şeyi saran, tek bir zerre boşluk bırakmayacak şekilde her yere, her şeye akan sevgi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baee3175-0141-413c-9146-e21fbc7f07ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Malibu’da Son Parti</image:title>
            <image:caption>Malibu, Ağustos 1983. Rivaların yaz sonu partisi.
Herkes meşhur Riva kardeşlere yakın olmak istiyordu. Yetenekli bir sörfçü ve süpermodel Nina, biri sörf şampiyonu diğeriyse namlı bir fotoğrafçı olan Jay ile Hud ve hepsinin gözbebeği küçük kız kardeş Kit. Bu dört kardeş Malibu’da ve hatta dünyada herkesin hayran bakışlarını üzerlerine çekiyordu. Özellikle de efsanevi şarkıcı Mick Riva’nın çocukları oldukları için.
Herkesin heyecanla beklediği ve unutulmaz dedikodulara malzeme olan parti, her geçen saatle birlikte gitgide kontrolden çıkıyordu. Alkol su gibi akıyor, müzik duvarları sarsıyor, nesiller boyu bu aileyi şekillendirmiş olan aşklar ve sırlar su yüzüne çıkmaya can atıyordu.
Nina Riva, ömrünü dağılmamaya çabalayarak geçirmişti ama inşa ettiği her şey bir gecede başına yıkılacaktı.
• New York Times Çoksatanı
• 2021 Goodreads Okur Ödülleri, En İyi Tarihi Kurgu Kazananı
YILIN EN İYİ KİTAPLARINDAN BİRİ:
Washington Post, Time, Marie Claire, PopSugar, Parade, Teen Vogue, Self
“Yaz mevsimini bir kitaba sığdırabilecek olsaydınız, o kitap Malibu’da Son Parti olurdu.” —Oprah Daily
“Reid’in Malibu betimlemeleri öyle canlı ki okurken yüzünüzde denizden esen rüzgârı, parmaklarınızın arasında ince kumları hissedeceksiniz… Aile üyelerini bir arada tutan bağlar ve insanı özgür kılan güce dair mutlaka okunması gereken bir hikâye.” —Kirkus
“Malibu sahillerinde geçen, başrolünde dört seksi sörfçü kardeşin ve ünlü bir şarkıcı olan babalarının yer aldığı şahane bir roman.” —People
“Reid bir kez daha temposu hızlı, insanı bir anda içine çeken, farklı onyıllarda ve farklı hikâyelerde sarsıntısız bir seyahate çıkaran bir işe imza atmış.” —Washington Post
“Taylor Jenkins Reid, Malibu’da Son Parti’yle kendini aşmış.” —Associated Press
“Reid nefes kesen, destansı bir aile romanı kaleme almış.” —Marie Claire
“Reid’in yayımlanan her kitabı büyük bir edebiyat olayı oluyor. Son romanı da bu beklentileri fazlasıyla karşılıyor.” —E! Online
“Malibu’da Son Parti eğlenceli, unutulmaz bir kitap.” —Business Insider
“Leziz bir dram.” —Vogue
“Mutlaka okunmalı.” —Parade
“Taylor Jenkins Reid bu işi biliyor. Unutulmaz bir geceye dair unutulmaz bir kitap.” —HelloGiggles</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c64f9ee2-677e-420c-8689-44cac8272aee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşin Nefesi</image:title>
            <image:caption>YA BERABER HÜKMEDECEKLER
YA DA BERABER YOK OLACAKLAR
Cat, Griffin’in misyonuna artık inanıyordu: Barış ancak krallıkların birleşmesiyle sağlanabilirdi. Ama diyarın önde gelenlerinin nabzını yoklamak için Sinta’da verilen davet tek bir şey kanıtladıysa, o da savaşın sona ermekten çok uzak olduğuydu. Tarvalılar onlara karşı çoktan harekete geçmişken Cat’in tehlikeli geçmişi her an açığa çıkabilir ve onu gerçek kimliğini benimsemek zorunda bırakabilirdi.
Griffin kehanetlerde umut görüyordu; ona göre Cat, yeni dünyanın başlangıcı olacaktı. Masumların kanını dökmeden Thalyria’yı elde etmek istiyorlarsa ilk darbeyi düşmanlarının tam kalbine indirip işe kökünden son vermelilerdi. Bunun için de önce ölümcül görevlerden sağ çıkmaları gerekecekti.
Tanrılar onların yanındaydı ama bu, bedel ödemeyecekleri anlamına gelmiyordu.
“Ateşin Nefesi, nabzımı hızlandıran ve aklımı başımdan alan keyifli bir romantik macera.” —Nalini Singh
“Bu yıl okuduğum en ilgi çekici ve yaratıcı romans.” —Seattle Book Review
“Kesinlikle muhteşem. Ateşin Nefesi’ni elimden bırakmak istemedim. Amanda Bouchet ne yazsa hemen alır okurum! Bouchet’nin kitaplarını hem kendi okurlarıma hem de fantastik ve romansın mükemmel karışımını arayan herkese tavsiye ediyorum.” —C.L. Wilson
“Amanda Bouchet, büyük kitlelere hitap edecek fantastik romansın çıtasını belirliyor. Tek kelimeyle harika.” —Kirkus, starred review
“Bouchet, kurduğu dünyayı çok farklı seviyelere taşıyor… Ateşin Nefesi, serinin sürükleyiciliğini artırıyor.” —Booklist, starred review
“Yüksek yoğunluktaki tutku; akılla, büyüyle ve fiziksel kuvvetle verilen adrenalin dolu savaşlar; büyülü yaratıklar ve tam kararındaki politik stratejiler okurların serinin bir sonraki kitabına geçmek için can atmasına sebep olacak.” —Publishers Weekly, starred review
“Fantastik romans türünde yükselen bir yıldız… Bu seriyi kapın, HEMEN!” —RT Book Reviews
“Romantik kitaplar okumayı seven okurlar aksiyon ve romansın bu karışımına bayılacaklar.” —Night Owl Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6f1d742-dd1b-4dbe-8ddd-0ba5ba49828a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakamoz Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>Cansen, eski ve yeni evlerin bir arada olduğu tuhaf bir sokakta, çok sevdiği arkadaşları Melike ve Ayaz Bartu’yla birlikte günlerini geçiriyordu. Dedesini doğduğundan beri hiç görmeyen küçük kız, bir gün yurt dışından gelen bir paketle bütün ailesinin hayatının değişeceğinden habersizdi. Yamaç Kaptan, uzun bir yolculuğa çıktığında bırakıp gittiği kızı ile küçük torunu Cansen için bir oyun hazırlamıştı. Peki bulmacaları nasıl çözeceklerdi? Ve çözdüklerinde ne olacaktı?
Hanzade Servi’nin kaleminden çıkan bu sıcacık hikâyeyle siz de arkadaşlık, aile bağları, sevgi ve affetme üzerine kurulmuş bir maceraya ortak olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed302b9-9fb2-4def-88f6-80ed18fa71d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Çevirisinin ve Çevirmeninin İzinde</image:title>
            <image:caption>“Bir edebiyat metnini yazıldığı dilden başka bir dilde yeniden yazmak ve okumak, yaratıcı ve büyüleyici bir süreçtir. Yaratıcıdır, çünkü çevirmen o edebiyat metnini bir edebiyat okuru ve eleştirmeni olarak okuma/alımlama/anlama/yorumlama/eleştirme süreçleri sonucunda farklı bir dilde yeni bir metne dönüştürür. Büyüleyicidir, çünkü yabancı bir kültürde üretilmiş bir metin bizim kültürümüzde çevirmen aracılığıyla kendisine bir ses ve yer bulur ve dünyasının kapılarını biz çeviri metin okurları için aralar.”
Yazarlar dünyayı okuyan çevirmenlerdir, zira içinde yaşadığımız dünyayı ve insan doğasını sözcüklerle resmeder, dil-olmayan’ı dil’e aktarırlar. Kendisi de bir çeviri metin olan edebiyat metnini yazıldığı dilden başka bir dilde yeniden yazma eylemini gerçekleştirenler ise edebiyat çevirmenleridir. Edebiyat metinleri onların sayesinde yeni okurlarla buluşur, farklı kültürlerde yeni yaşamlar sürerler.
Edebiyat Çevirisinin ve Çevirmeninin İzinde, Truman Capote’nin “My Side of the Matter” adlı öyküsünün Türkçede farklı dönemlerde edindiği yeni yaşamını “yeniden çeviri olgusu” bağlamında ele alıyor. Memet Fuat ve Püren Özgören’in elli üç yıl arayla çevirdikleri bu öyküye getirdikleri yorumları inceleyen Ayşe Ece, zaman içinde farklılık gösteren çeviri normları ve çevirmen davranışları üzerine düşünmemizi sağlamakla kalmıyor, edebiyat çevirisine ve çevirmenine yönelik ufkumuzun genişlemesine de katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e5dccdd-f21c-4ee6-9441-199a95576fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakura Baharı Bekliyor</image:title>
            <image:caption>Sakura minik bir ağaç. Çiçeklerinin mis kokular yaydığı, etrafından çocuk kahkahalarının eksik olmadığı bahar ayları hiç bitmesin istiyor. Ancak zaman geçiyor ve Sakura dönüşüyor. Dünyadaki her şey gibi… 
Geçicilik mindfulness’ın temel kavramlarından biri. Mutlu olduğumuz zamanlar nasıl geçtiyse; üzgün, öfkeli olduğumuz zamanlar da geçip gidiyor. Ve biz, içsel deneyimimizin dönüşeceğini bildiğimizde olumsuz durumları daha kolay kabul ediyoruz. 
Örnek mindfulness çalışmaları ve nefes egzersizleri de içeren bu kitapla çocuklar değişen durumlara daha rahat uyum sağlamayı ve değişimi beklerken daha dingin kalmayı öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/097d7d2b-48b2-4200-9819-943e217f9220.jpg</image:loc>
            <image:title>Siz Hiç Bir Kitaba Sarıldınız mı?</image:title>
            <image:caption>Siz hiç, dünyaya farklı bakmanızı sağlayan bir kitap okudunuz mu? Ben okudum. 
Çok ilginç sorular soruluyordu bu kitapta ve her sorunun tatlı mı tatlı, mini minicik bir öyküsü vardı. Bazı öyküler duygusaldı, bazıları komik… Hatta bazen kahkaha bile attığım oldu. Üstelik ben de değişik sorular sormaya başladım ve artık etrafıma baktığımda bambaşka şeyler görüyorum. Kim öykülerin içinden geçip başka dünyalara gitmek istemez ki? Ben çok sevdim bu kitabı. 
Darısı sizin başınıza…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106c6de2-d453-498c-92d8-dbac5f2c48c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Baytar Hanım 2</image:title>
            <image:caption>Kimsesizliğimin verdiği koca boşluğu dolduracak kadar genişti kalbi. Soğukta kalmış, üşüyen bedenimi ısıtacak kadar güzeldi gülüşleri. Tüm duygularımın yanına iliştirdiğim güvensizliğimi bertaraf edecek kadar cesurdu gözleri. Nereden bilebilirdim bir gelincik çiçeğini kalbimin üzerindeki vatan toprağına ektiğimde hasretle sulayacağımı, güneşine engel olmayayım diye gölgemden uzak tutacağımı? 
 
“Gitmek hiç bu kadar zor olmamıştı, hiç bu kadar ağır gelmemişti İnci.&quot; 
Her şey kendi ayaklarımın üzerinde özgürce durmak istememle başladı. İstedim ki parmağımdaki halka boynumda olmasın. Nereden bilebilirdim özgür olmak isterken aşka esir düşeceğimi? Belki de yaşayarak öğrenmeliydim âşık kalplerin esarete hasret gideceğini. 
 
“Bana bu son demiştin. Sözünde dur sevgilim, bu son olsun.” Yüzbaşı &amp; Sarışın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/109091b6-a2e9-41fb-b002-fe5ffdd60ad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Kralı - 1 Heves</image:title>
            <image:caption>Ben Elif…   
Sıradan ve bir o kadar masumane hayatımı sürdürürken, beni bulutların sonsuzluğuna sürükleyen daha önce hiç tatmadığım bir rüzgârla tanıştım: Aşk… İliklerime kadar üşüyeceğimi bilerek benliğimi buzdan bir kalbe teslim ettim. 
 
Ben Dağhan…  
Buzdan imparatorluğumda kendi karanlığıma gömülmüşken avucuma bir ateş düştü: Tutku…  Kalbimin buz tutmuş derinliğinde bir kardelen filizlendi. 
Acımasız bir aşk, bu aşka teslim olmuş bir kadın ve sevgiden yoksun bir adamın hikâyesi… 
  “Keskin kayalıklarını, uçurumlarını, hırçın dalgalarını küçücük bir pencereden görüp iliklerine kadar üşümüş olsa da Elif’in ayakları geri adım atmıyordu. Daha fazlasını istiyordu. Dağhan’ın buzdan kalbi, avuçlarında alev alsın istiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ffc54b6-4b89-479f-9e49-2ce13546cfaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül -2 Makus</image:title>
            <image:caption>“Kahretsin! Hiç mi bunu anlayamadın? Benim gözlerime bakarken ne gördün sen?” diye sordu ve öfkeden kor gibi yanan maviliklerine derin bir acı çöktü. 
 
Bazı sözler vardır. Derler ki bu sözlerin muhatabı kulaklar değil kalplerdir. Yine derler ki bu sözler, fiziksel acıdan daha fazla yakar canınızı. Doğruydu… Poyraz’ın sözleri ölümcül bir kurşun gibi delip geçmişti kalbimi. Acısını iliklerime kadar hissettirmişti. Onun kendi içindeki yangınını görmek canımı ruhumdan çekip bu hayattan kopartmıştı. Kalbim atmayı bırakmıştı sanki. 
Hissettiğim acıyla elimi kalbimin üzerine götürdüm. İlk defa fiziki acı çekiyordum. İlk defa gerçek anlamda kalbim acıyordu. 
Gözyaşım yanağımda donup kaldığında, o ise acı ve hayal kırıklığı dolu maviliklerini gözlerimden çekip arkasını döndü, yanımdan uzaklaşmaya başladı. Benden gidiyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ccb195c-2b06-487f-90fa-2669df7a816f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Kardelen-1 Güneşin Öptüğü Kız</image:title>
            <image:caption>“Bu kıza Güneşin Öptüğü Kız demekte yerden göğe kadar haklılardı. Güneşin sıcaklığı kadar yakıcı, bir al kardeleninki kadar büyüleyici kokusu vardı.” 
 
Ata yurtları Kafkasya’dan Osmanlı İmparatorluğu’nun bağrına göç eden Çerkez kavminin beylerinden birinin asi, erkek kardeşlerinden bile daha savaşçı ruhlu kızı Kardelen; kendini çirkin ve lanetli görse de, babasının gözünde yüzünü peçelerle saklayacak kadar güzeldi. 
Babasını öldürdükleri için Çerkez kavmine nefret duyan, acımasız, gaddar ve hayatı sadece savaş meydanlarında geçmiş bir Osmanlı yüzbaşısı olan Kara Bey de, padişahın emriyle Çerkez beyinin kızı Kardelen’i karısı yapmak zorunda kalacak, peçe taktığı için lanetli ve kusurlu olduğuna inandığı bu kızın maskesini düşürecekti. 
  Kızıl Kardelen ile Kara Bey’in zorluklarla dolu aşklarını okurken, aşkın aynı zamanda ölümcül bir savaş olduğunu bir kez daha hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a1e9f4-1306-45ec-8bcc-8536deb114cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Kardelen - 2 Güneşin Aşık Olduğu Kız</image:title>
            <image:caption>“Kış çiçeği, Güneş’e tutuldu. Güneş, Kardelen’e âşık oldu.” 
 
O ilk tanışmayı hatırlıyordu Kardelen. O adamın efsanevi Kara Kurt olduğunu anlamıştı ama adına yakışır bir cesaretle ölüme bakakalmıştı. Ölüme hayranlık duymuştu Kardelen… Ölüm onun kendini izlemesine izin vermişti. Sonra yıllar geçmiş, Güneşin Öptüğü Kız ölümle evlenmişti. 
 Ölümün karanlığı, güneşin ateşiyle birlik olmuş, koskoca bir alev topuna dönüşmüştü; kalbinde gitgide büyüyen sıcak ve derin bir sızıyla...Ölüm onu öpmüştü. Ölüm onu tatmıştı. Ölüm onu kendinin kılmıştı. Ve ölüm kışa çeyrek kala, yine Kardelen’i yakmıştı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c228a14-2af4-4c9f-aec2-adf67eb4994f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet İle Elif Kur&apos;an Harflerini Boyuyor</image:title>
            <image:caption>Kıymetli Eğitimciler

Bu kitabı hazırlarken herhangi bir arapça font kullanmadık.  
 Çünkü,  
çocuklar bir şeyi öğrenme sürecinde, kendi yaptıkları ve çizdikleri ile benzerlik kurduğu her şeye karşı aidiyet duygusu geliştirip: &quot;Benim yaptıklarıma çok benziyor&quot; içgüdüsü ile var olan çalışmayı  
 daha çabuk benimser ve sahiplenir.  
Bizler de hem bu duygularını desteklemek, hem de yazmaya,çizmeye,teşvik olması adına kitap içerisindeki harfleri el yordamı ile çizdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8be66cc-68eb-432b-b187-f2b8f4f4c54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Yaş Krizi: Felsefi Bir Rehber</image:title>
            <image:caption>Asla yaşamayacağınız hayatlarla, kaçan fırsatlarla ve geride kalmış gençlik nostaljisiyle
kendinizi nasıl uzlaştırabilirsiniz? Geçmişin başarısızlıklarını, şimdi’yi tüketen işlerdeki
anlamsızlık duygusunu ve geleceği karartan ölüm ihtimalini nasıl kabul edebilirsiniz? Fark
yaratan bu kendi kendine yardım kitabında Kieran Setiya, yetişkinliğin ve orta yaşın
kaçınılmaz zorluklarıyla yüzleşiyor ve felsefenin gelişiminize nasıl yardımcı olabileceğini
gösteriyor.
Bu kitapla, bir şeyleri kaçırmanın neden iyi bir şey olabileceğini, fazla seçenek sahibi olmanın
nasıl abartıldığını ve ne zaman hata yaptığınıza sevinmeniz gerektiğini öğreneceksiniz.
Fanilik için felsefi tesellilerle tanışacaksınız. Ve şimdi’de yaşamanın ne anlama geldiğini, orta
yaş krizinizi nasıl çözebileceğinizi ve meditasyonun neden yardımcı olduğunu
öğreneceksiniz.
Aristoteles, Schopenhauer ve John Stuart Mill’den Virginia Woolf ve Simone de Beauvoir’a
kadar uzanan ve Kieran Setiya&apos;nın kendi deneyiminden yararlanan Orta Yaş Krizi, yaratıcı
fikirleri, şaşırtıcı içgörüleri ve pratik tavsiyeleri bir araya getiriyor. Hikmet ve nükte ile yazan
Setiya, alaycı ama tutkulu bir felsefi hayat rehberi ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17a3b672-4d85-480f-a243-4fc42df8ef89.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırakın Çalışanlarım Sörf Yapsın</image:title>
            <image:caption>Değerlerini daima kazanacağı paranın önünde tutan, kârının belli kısmını düzenli olarak çevre
çalışmalarına aktaran ve başka şirketleri de buna teşvik eden, çalışılacak en iyi şirketler
listelerinde kendine her zaman yer bulan, ürünlerini mümkün olan en uzun süre dayanacak
şekilde üretmek için çaba gösteren, müşterilerine zamanla yıpranan ürünleri nasıl
onaracaklarını öğreten, alışveriş çılgınlığı günlerinde satın alınacak her bir ürünün doğaya
zararını hatırlatmayı görev edinen sıra dışı bir marka: Patagonia.
Bu markanın ve alışılmadık felsefesinin arkasındaki sıra dışı isim ise: Yvon Chouinard.
Efsanevi dağcı, iş insanı Yvon Chouinard, dünyanın en saygın ve çevre dostu şirketinin
kuruluşundan bugüne uzanan hikâyesini, aktivizm anıları ve liderlik yaklaşımıyla
harmanlayarak okura sunuyor. Üretime, tüketime, alışverişe, alışkanlıklara, markalara ve
çevreye bambaşka bir gözle bakmanızı sağlayacak bu kitap, aynı zamanda girişimcileri ve
outdoor meraklılarını da derinden etkileyecek.
“Umut verici detaylarla dolu, benzersiz bir biyografi.” –Jared Diamond, Pulitzer Ödülü sahibi
Amerikalı bilim insanı ve popüler bilim yazarı.
“Ekolojik krizin kalbinde yer alan tüketim kültürüne meydan okuyan muhteşem bir hikâye.” –Naomi
Klein, küreselleşme konusundaki politik analizleriyle tanınan Kanadalı gazeteci ve yazar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a68aab9-da1e-4d3f-933b-efb67c05bf67.jpg</image:loc>
            <image:title>Katil</image:title>
            <image:caption>Tokyo’dan beş öğrenci, birlikte uzak bir köyde birkaç gün geçirmek üzere keyifle yola çıkarlar. Güzel başlayan tatilleri fırtınalı bir gecenin sonunda tamamen değişir. Üç yıl sonra hepsi onları katil olmakla suçlayan isimsiz mektuplar alınca eski sınıf arkadaşları yeniden bir araya gelir.  
 
Mektupları gönderen kim? Katil kim? Suçlu kim? 
 
İtiraflar ile dünya çapında büyük beğeni kazanan Japon yazar Kanae Minato, ölümcül bir kazaya yol açan sayısız zinciri zekice birbirine ekliyor ve trajik gerçek nihayet gün ışığına çıkana kadar okuru ustaca yanlış yola çekiyor. Tam çözüldüğü anda düğümün aslında çok daha gerilerde olduğunu görecek, okudukça daha da içine çekileceksiniz. 
 
Kanae Minato insan doğasının karanlık yönlerine eğildiği kitaplarıyla Japonya’da polisiye türünün kraliçesi olarak adlandırılıyor. Minato’nun çok satanlar listesinde yer alan ilk romanı İtiraflar Doğan Kitap tarafından yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d10bd3b3-1f55-4a11-b534-98c9b14dd1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın İpuçları 3</image:title>
            <image:caption>“Sürdürülebilir başarı için kurumlarımız hem her an makine gibi tıkır tıkır işlemeli ve değer
üretmeli hem de çevreye uyum sağlayarak, başta insanın değişimine göre gerekli düzeltmeler
yapılmalı.”
Yıldız Holding’i 4 kıtada 4 milyardan fazla tüketici nüfusun yaşadığı alanda faaliyet gösteren
ve 65 binden fazla çalışanı olan global bir şirkete dönüştüren başarılı iş adamı Murat Ülker,
daha önce ilk iki cildini yayımladığımız ve kısa sürede büyük ilgi gören yazılarına kaldığı
yerden devam ediyor. Katıldığı toplantılardan, okuduğu makale ve kitaplardan, yaptığı
gezilerden yola çıkarak kendi gözlem ve tecrübeleriyle zenginleştirdiği yazılarında hem
başarılı olmasını sağlayan prensiplerin ipucunu veriyor hem de geleceğe dair pek çok
öngörüde bulunuyor.
Birçok ilgi alanı olan Murat Ülker bu kitapta da -başta iş yönetimi olmak üzere- çeşitli
konulara değiniyor. Bu konular güncel olabildiği gibi, tarihe ve geleceğe de uzanıyor.
Örneğin “İŞ” bölümünde sürdürülebilir bir başarı modeli oluşturmanın yollarını
öğrenecekken, “GELECEĞİN DÜNYASI” bölümünde çeşitli sektörlerde geleceğin nasıl
şekilleneceğine dair fikir sahibi olacaksınız. Murat Ülker, gıda sektöründe oldukça tecrübeli
biri olarak, beslenmeyle ilgili yanlış bilinenleri ve gelecekte önemli sorunlardan biri olacak
“gıda güvenliği” ile ilgili önemli noktalara da vurgu yapıyor. Hayatın İpuçları 3’te bunlara ek
olarak yazarın kişisel gelişim, toplum, din ve sanat gibi alanlardaki görüşleriyle birlikte gezi
notlarını da okuyacaksınız.
Sıra dışı bir iş adamı profili çizerek, tecrübelerini ve beslendiği kaynakları düzenli bir şekilde
bizimle cömertçe paylaşan Murat Ülker ufkumuzu açmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/784168a7-0c9c-4459-847a-b4f518216565.jpg</image:loc>
            <image:title>Reklam Teorileri-1</image:title>
            <image:caption>Reklam araştırmalarında yani reklamın nasıl çalıştığını anlamaya çalışırken yapılan
araştırmalarda kullanılan teorilerin yarısından biraz fazlası psikoloji bilim dalına aittir. İlgili
diğer dallar ise pazarlama, iletişim, sosyoloji, antropoloji ve reklamın kendi teorileridir.
Tamamı reklamın insanları nasıl etkilediğini farklı varsayımlara dayalı hipotezlerle ortaya
koyar ve reklamın nasıl çalıştığına yönelik bilgimizi zenginleştirir.
Ne yazık ki sadece bir teoriyi okuyup öğrenerek reklamların insan davranışını nasıl
yönlendirdiğini anlamak mümkün değildir. Tüm teorik çalışmaları, yaklaşımları bilerek
tümünden bir sonuca ulaşmak, hangi reklam kararını veriyorsak ilgili teoriden o kararla ilgili
bölümü almak en doğrusudur. Şu an itibariyle reklamları anlamanın ve etkili reklam
yapmanın da başka bir yolu yoktur. Bu nedenle bu kitapta reklamları anlamamıza yarayacak
en önemli 13 reklam teorisini bir araya getirdik. Yazarlar bu 13 teoride anlaşılır bir dille
reklamların nasıl çalıştığını anlatıyorlar. Sadece geleneksel medya reklamlarının değil internet
ve sosyal ağ reklamlarının da nasıl çalıştığını ayrıntıları ile ortaya koyuyorlar.
Reklam konusunu daha iyi anlamak, bu konuda araştırma yapabilmek, daha iyi uygulamacı
olmak isteyenler bu kitabı okumalılar. Reklamın sadece izleyicileri dahi farklı disiplinlerden
gelen bu 13 teoriyi öğrenerek çok daha iyi izleyici olabilirler. Reklam teorilerinin hemen
hemen hepsinin aynı zamanda birer ikna teorisi olduğunu da unutmamak gerekir. Reklamın
ana temeli iknaya dayanır. Hangi eylemin temeli iknaya dayanmaz ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/379ecea6-bad3-43f7-8c5c-954a0bd9e912.jpg</image:loc>
            <image:title>Reklam Teorileri 2</image:title>
            <image:caption>Reklam nasıl çalışır? Daha da önemlisi reklamda fark nasıl yaratılır? Bu iki soruya neredeyse
yüz yıldır reklam ve ilgili dallardaki bilim insanları cevap arıyorlar. Reklam Teorileri 1 ve
Reklam Teorileri 2 bu iki soruya cevap arayan, psikoloji, sosyoloji veya pazarlama gibi farklı
disiplinlerden gelen öncü teori, kavramsal çerçeve ve yapıların özetini yaparak, onların
kapsayıcı bir ortak sesi olan kitaplardır.
Reklam Teorileri 2, Reklam Teorileri 1’de derinlemesine bahsedilmeyen Reklam Etkililik
Modelleri, Sosyal Öğrenme, Sosyal Uyum, Ayırıcılık, Denge, Sosyal Yargı Kuramları,
Medya Modelleri, İnteraktivite, Semiyoloji, İkna Bilgi Modeli ve Anlam-Sonuç Kuramını
içeriyor.
Reklam alanında öğrenim görenlerin ve uygulamacıların, marka yönetiminde uzmanlaşan
herkesin bu iki kitabı okuması gerekir. Hele de reklamın karmaşık yapısının doğasını
anlamak, akademik çalışmalarını zenginleştirmek, yaptığı kampanyaların başarılarının gerçek
sebeplerini anlamak isteyenler bu iki kitabı mutlaka okumalılar. Kim bilir belki de yukarıdaki
iki sorunun cevabına katkı yaparak reklam biliminin gelişmesini sağlayacak olanlar kitabı
okuyanlar olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c319f7a4-1c8c-47cc-8912-92403e072e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasihatler ve Hikmetler</image:title>
            <image:caption>1939 yılında Mersin ilimizin Mut ilçesinin Hacı Ahmetli Köyü, Çatalharman Mahallesi’nde doğdum. Babamın adı Osman, anamın adı Mene. İki anadan altısı kız, üçü oğlan dokuz kardaşız. 
 
On yaşımdayken oğlak, kuzu gütmeye başladım. Çobancılığım yedi sene sürdü. On yedi yaşımda hariçten ilkokul diploması alıp, Mut Ortaokuluna kaydımı yaptırdım. Ortaokuldan sonra Silifke Lisesinden 1965 yılında mezun oldum. Aynı yıl Gazi Terbiyenin Fransızca Bölümünü, Atatürk Üniversitesi Fransız filolojisini (Fransız Dili Ve Edebiyatı) kazandım. Tabi ki, üniversiteyi tercih ettim. 1965 yılında üniversiteye kaydımı yaptırdım. Yardımcı branşlarım İngilizce ve Latincedir. Her iki dilden de sertifika aldım. 1969 yılında üniversiteden mezun olarak Anamur Lisesine atandım. 
 
1970 yılında Mut’un Hisar Köyünden Mulla Ahmet Osman Özer’in kızı Emine ile evlendim. Üç çocuğumuz oldu. Afşin, Oğuz Avşar ve Asım. (Oğuz Avşar Aydın orman mühendisi oğlum 14.08.2021 yılında yangın söndürme esnasında şehit oldu.) 
 
1972 yılında Mut Lisesine tayin oldum. 1975 tarihinde askerliğimi Bornova’da yedek subay olarak yaptım. 1985 yılında “yılın öğretmenliğine” layık görülerek ödülümü aldım. 
 
Mut dışına çıkmadan1996 tarihinde emekli oldum. O tarihten sonra Mut’un kültürel değerlerine yöneldim. Kitabı sevdim, okumayı sevdim. 
 
Salih AYDIN 
Mut / Mersin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2478c7ee-39d7-436f-a545-8cded799157b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Dostlarımız-Mila ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri 6</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul
sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar.
Bu öykümüzde, Mila ve Sarp sokak hayvanlarına yardım etmek istiyor. Barınağa mama bağışı yapabilmek için bir
çözüm bulmaları gerekli.
Serinin 6. kitabında Mila ve Sarp, parayla alışveriş yapmayı ve para üstü hesaplamayı öğreniyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aadf1d59-1d57-46a1-b690-98a84a4ca6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş İçin Tek Yol Doğrudan Demokrasi</image:title>
            <image:caption>•      Egemenlik ne milletvekillerine ne de parlamentoya emanet edilemeyecek kadar değerli ve kutsal bir haktır. 
•      Demokratik bir ülkede lider olmaz, çünkü liderin olduğu bir yerde demokrasi olamaz. 
•      Bir kişinin ülke yönetiminde tek başına söz sahibi olması demokrasi adına en büyük tehlikedir. 
•      Temsili demokrasinin gerçek demokrasi ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Temsili demokrasi kocaman bir yalan ve aldatmacadır. 
•      Siyasi parti, milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanının olduğu bir ülkede gerçek anlamda demokrasiden söz edilemez. 
•      Halkın doğrudan onaylamadığı hiçbir yasa yasa değildir.
•      Siyasetçilerin ve siyasi partilerin 80 yıllık saltanatına son vermeden özlemini duyduğumuz Türkiye’ye kavuşmamız mümkün değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677004ed-a670-4efa-9e56-7c3bc90e2e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalizmin Kıskacında Ulus - Devlet ve Kuruluş Doktrini</image:title>
            <image:caption>Kuşatılmışlığa boyun eğen bir ulus olmadık biz…
En çaresiz olduğumuz sanılan anlarda, gücümüzü fark ettik, ayağa kalktık ve yürüdük. 
Gücümüzü bize unutturmaya çalışanlar oldu. Aramızda unutmaya hazır olanlar da bulundu. Ancak kapkara bulutların arasında parlayan ışığı bulmayı, aydınlığa kararlılıkla yürümeyi bildik. Tarihimiz rehber, Atatürk önderimiz oldu. 
Emperyalizme diz çöktüren bu millet, tam bağımsız yaşama hakkını canını vererek teslim almış ancak siyasetin kirli rekabeti içinde parça parça teslim edildiğini algılamakta geç kalmıştır.
Türkiye’ye kaybettirilenleri yeniden kazanmak, ışığı yakalamak için gereklidir.
Ülkenin dört yanında yakılan çoban ateşleri giderek çoğalmakta, Cumhuriyet değerlerini savunanlar aynı kaygıları taşımakta, aynı duyguları paylaşmakta, aynı arayışları seslendirmektedirler. 
Eksik kalan tek şey vardır; birleşmek, bütünleşmek, gücünün farkına varıp, ortak hareket edebilmektir.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd91b0be-e180-4807-b6f3-c0c72d5e38e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik Sivilceleri</image:title>
            <image:caption>Karikatürist, yazar İzel Rozental’ın kaleminden birbirini takip eden öyküler toplamı Ergenlik Sivilceleri. Birçok yönüyle anı-anlatı türünde seyreden öykülerde Mişu adlı kahramanımızın başından geçen olayları anlatıyor Rozental.
Dönemin kozmopolit İstanbul’unda yakın arkadaşı Jojo ile birlikte Mişu’nun, ilk erkeklik tecrübelerinden futbola, mahalle savaşlarından yaz aşklarına büyümü hikâyeleri ile içinde büyüdüğü çevreyi ve dünyayı keşfetme serüvenlerinin hikâyesi. İlk gençlikten günün birinde 65 yaş üstü oldukları için “sokağa bile çıkamadıkları” günlere uzanan hikâyelerde Rozental, çocukluğun ve maceracı ruh halinin ne zaman ve nasıl sona erdiğinin cevabını arıyor…
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bea3a93-f4b9-48e0-9be4-b2cd6d00dd30.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıkadın</image:title>
            <image:caption>Darbe sonrası Türkiye’si, Özallı yıllar! Ülkenin görüntüsünde birtakım değişiklikler olsa da, gazeteler ve televizyonlar renklense de toplumun büyük kesiminin içinin hâlâ siyah-beyaz olduğu günler. Hiç umulmadık zamanda alınan bir telgraf. Ülkedeki darbelerden esaslı biçimde nasibini almış Ayşe, okuduğu telgraf sonrası yola düşecektir. Ancak bu yolculuk sadece bir şehirden başka bir şehre değil, bugünden düne, eski günlere, aşklara ve nihayet kendi içinde bambaşka bir durağa doğru olacaktır. Yolun sonunda varacağı yer ise hem içsel hem fiziksel olarak yolun başında hayalini kurduğundan çok farklı olacaktır...
Feyza Hepçilingirler’in kaleminden gerek dil gerek biçim yönüyle usta işi bir roman Tanrıkadın. Ülkenin bir dönemine ve o dönemin bireyleri için açılmış özel bir parantez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e99f999d-b9c1-4500-827b-f82cfef0c86c.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodernizm</image:title>
            <image:caption>Açıklama yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be0b3f1b-a132-456f-9d94-194264bf0226.jpg</image:loc>
            <image:title>TRAJİK VE MODERN</image:title>
            <image:caption>Tarjik ve Modern</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e12fd3f5-056e-4754-8674-f70483ab449c.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikast Treni</image:title>
            <image:caption>Tokyo&apos;dan hareket eden bir hızlı trende beş katil, para dolu bir çanta için mücadele ediyor. Peki kim son durağa ulaşabilecek? Japonya&apos;nın en çok satılan kitap serisinden orijinal ve etkileyici bir gerilim. 
 
DEADPOOL 2 VE ATOMIC BLONDE FİLMLERİNİN YÖNETMENİNDEN BRAD PITT VE SANDRA BULLOCK&apos;IN BAŞROLLERİNİ PAYLAŞTIĞI FİLM SİNEMALARDA! 
 
Satoshi, masum görünüşlü bir ortaokul öğrencisi ama aslında kurnaz ve acımasız bir psikopattır. Kimura&apos;nın oğlu onun yüzünden hastanede komadadır ve Kimura intikam almak için onu Tokyo&apos;dan Morioka&apos;ya giden Hayate isimli hızlı trene kadar takip eder. Ama Kimura, kısa sürede Satoshi ve kendisinin trendeki tek tehlikeli insanlar olmadıklarını keşfeder. Kendisini “dünyanın en şanssız katili” olarak tanımlayan Nanao ve ölüm saçan ortaklar Mandalina ve Limon&apos;da Morioka&apos;ya seyahat etmektedirler. Para dolu bir çanta herkesin kozlarını paylaşmalarına neden olur. Peki ama neden herkes bu trendedir? Son durağa gelindiğinde kimler hayatta kalabilecektir? 
Japonya&apos;da en çok satanlar arasında yer alan Suikast Treni, son istasyona kadar uzanan aldatmalar ve düğümlerden oluşan karmaşık ağı ve inanılmaz bir enerjiyle sürükleyen özgün ve heyecanlı bir gerilim romanı. 
 
“Eğlenceli...yüksek hızlı...bir sürü virajlı...bir Tarantino-Coen-Kardeşler- havası var.” The Times. 
“320 km. hızda işlenen kapalı oda cinayetler.” The Times. 
“Yüksek oktanlı bir gerilim…Kesinlikle keyifli.” Guardian. 
“Okuyucular Suikast Trenini okumayı bırakamayacaklar!” 
“Özgün, ilginç ve son derece eğlenceli.” 
“Çok eğlenceli, kara mizahlı, dolambaçlı bir gerilim” 
“Şimdiye kadar okuduğum en bağımlılık yapan gerilim romanlarından biri... zekice ve sinematik” 
“Ne orijinal bir roman! Baştan sona heyecan verici” 
“Bir sürü karanlık komik eğlence” 
“Heyecan verici bir yolculuk” 
  Suikast Treni Japonya&apos;da ilk olarak “Maria Beetle” adıyla yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba2eb2e2-ee2d-4deb-98a7-694df2e792ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Liderlik</image:title>
            <image:caption>GİRİŞ 
1. LİDERLİK 
1.1. LİDERLİK KAVRAMI 
1.1.1. LİDERLİĞİN TEMEL ÖZELLİKLERİ 
1.1.2. LİDERLİĞİN ÖNEMİ VE GEREKSİNİMLERİ 
1.2. LİDERLİK TEORİLERİ 
1.2.1. Özellikler Teorisi 
1.2.2. Davranışsal Teoriler 
1.2.2.1. Ohio State University Liderlik Çalışmaları 
1.2.2.2. Michigan University Liderlik Çalışmaları 
1.2.2.3. Robert Blake ve Jane Mouton’un Yönetsel Diyagramı 
1.2.2.4. McGregor’un X-Y Kuramı 
1.2.2.5. Rennis Likert’in Sistem 4 Modeli 
1.2.2.6. Iowa University Liderlik Çalışmaları 
1.2.2.7. Tannenbaum ve Schmidt’in Liderlik Doğrusu Modeli 
1.2.2.8. Bale’nin Harvard Üniversitesi Araştırması 
1.2.3. Durumsal Liderlik Teorileri 
1.2.3.1. Reddin’in Üç Boyutlu Liderlik Modeli 
1.2.3.2. Vroom ve Yetton’un (Karar Ağacı) Liderlik Modeli 
1.2.3.3. House ve Evans’ın Yol Amaç Teorisi 
1.2.3.4. Fiedler’in Etkin Liderlik Modeli 
1.2.3.5. Hersey ve Blanchard’ın Yaşam Eğrisi Modeli 
1.2.4. Yeni Liderlik Teorileri 
1.2.4.1. Çevrimiçi Liderlik / E-Liderlik 
1.2.4.2. Etik Liderlik 
1.2.4.3. Hizmetkâr Liderlik 
1.2.4.4. Karizmatik Liderlik 
1.2.4.5. Kuantum Liderlik 
1.2.4.6. Paternalist (Babacan) Liderlik 
1.2.4.7. Ruhsal (Spiritüel) Liderlik 
1.2.4.8. Simbiyotik Liderlik 
1.2.4.9. Stratejik Liderlik 
1.2.4.10. Transaksiyonel (Etkileşimci) Liderlik 
1.2.4.11. Transformasyonel (Dönüşümcü) Liderlik 
2. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 
2.1. Sürdürülebilirlik Kavramı 
2.1.1. Sürdürülebilirliğin Önemi 
2.2. Sürdürülebilirlikte Üç Boyut 
2.2.1. Ekonomik Boyut 
2.2.2. Çevresel Boyut 
2.2.3. Sosyal (Toplumsal) Boyut 
2.3. Sürdürülebilirliğin Sağladığı Faydalar 
2.4. Sürdürülebilirlik ile İlgili Kuram ve Yaklaşımlar 
2.4.1. Sistem Yaklaşımı 
2.4.2. Kaynak Tabanlı Yaklaşım 
2.4.3. Kurumsallık Yaklaşımı 
2.4.4. Paydaş Kuramı 
2.5. Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk 
2.6. Örgütsel Sürdürülebilirlik 
2.6.1. Örgütsel Sürdürülebilirliğin Özellikleri 
2.6.2. Sürdürülebilir Örgüt Kültürü 
2.6.3. Sürdürülebilir Yönetim 
2.6.4. Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Yönetimi 
2.6.5. Sürdürülebilir Üretim 
3. SÜRDÜRÜLEBİLİR LİDERLİK 
3.1. Sürdürülebilir Liderlik Kavramı 
3.2. Sürdürülebilir Liderliği Etkileyen Faktörler 
3.3. Sürdürülebilir Liderlik Özellikleri ve Yeterlilikleri 
3.4. Sürdürülebilir Liderlik Modelleri 
3.4.1. Hargreaves ve Fink’in Liderlik Modeli 
3.4.2. Avery ve Bergsteiener’in Sürdürülebilir Liderlik Modeli “Bal Arısı ve Çekirge Yaklaşımı 
3.4.3. Davies’in Sürdürülebilir Liderlik Modeli 
3.4.4. Lambert’in Sürdürülebilir Liderlik Modeli 
3.4.5. Šimanskienė ve Zuperkiene’nin Liderlik Modeli 
3.4.6. Cambridge Sürdürülebilir Liderlik Modeli 
3.4.7. Russell Reynolds Liderlik Modeli 
3.5. Sürdürülebilir Liderlikte Liderlik Ardıllığı (Örgütsel Yedekleme) 
3.6. Sürdürülebilir Liderlik ve Benzer Liderlik Tarzları 
3.7. Sürdürülebilir Liderlikle İlgili Yapılan Araştırmalar 
4. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0aa658-4357-4e98-9832-a865e29d6b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Gelişmeler Işığında Küreselleşme ve İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
COVID-19, KÜRESEL AKTÖRLERİN DEĞİŞEN ROLLERİ VE ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI 
 
BÖLÜM 2 
COVID-19 PANDEMİSİ SÜRECİ VE SONRASINDA KÜRESELLEŞME VE BÖLGESELLEŞME 
 
BÖLÜM 3 
AVRUPA BÖLGESELCİLİĞİ KAPSAMINDA İNSAN HAKLARI: YABANCI DÜŞMANLIĞI VE İSLAMOFOBİ 
 
BÖLÜM 4 
İNSAN HAKLARI ÇERÇEVESİNDE AB‘NİN MÜLTECİ KRİZİNDE NORM KIRAN POLİTİKASI 
 
BÖLÜM 5 
BİREY EGEMENLİĞİ VE KÜRESELLEŞME KARŞISINDA LİBERAL DEMOKRASİNİN ÇIKMAZI 
BÖLÜM 6 
NEOLİBERAL KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE ORTA DOĞU‘DA İNSAN HAKLARI 
 
BÖLÜM 7 
KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN İNSANİ GÜVENLİĞE ETKİSİ 
 
BÖLÜM 8 
KÜRESELLEŞME EKSENİNDE İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ab6d12-098b-430b-b3ee-e227f8037d40.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanayileşmede Stratejik Önceliklerimiz ve Yenilikçi Kalkınma</image:title>
            <image:caption>·         GİRİŞ 
·         OSMANLIDAN MİRAS KALAN 
·         Osmanlı Mirası Toplum Yapımız 
·         Osmanlı Mirası Ekonomimiz 
·         Batıda Toplum ve Ekonomi 
 
·         CUMHURİYETİN İLK DÖNEMİNDE TOPLUM, EKONOMİ VE SANAYİ 
·         İzmir İktisat Kongresi: Cumhuriyet İçin Ekonomik Sistem Tercihi 
·         Toplum ve Ekonomide Kurumsal Dönüşüm (1923-1930) 
·         Devletçi Sanayileşme Dönemi (1930-1939) 
·         Harp Ekonomisi Dönemi (1940-1950) 
 
·         SANAYİLEŞMEDE YÖN ARAYIŞI VE PLANLI SANAYİLEŞME 
·         Özel Girişimci Sanayileşme Arayışı (1950-1960) 
·         Planlı, Yatırım Güdümlü Sanayileşme ve Kalkınma (1960-1980) 
·         KÜRESELLEŞEN DÜNYADA EKONOMİ VE SANAYİMİZ 
·         İhracata Yönelik Sanayileşme (1980-1990) 
·         Ekonomide Krizli Yılları (1990-2001) 
·         Post Modern Muhafazakar Dönem (2001-2013) 
·         Sanayisizleşme ve Post Modern Muhafazakar Stratejinin Çöküşü (2013 Sonrası) 
 
·         POST MODERN ÇÖKÜŞTEN YENİLİKCİ GELİŞMEYE 
·         Yenilikçi Gelişmeye Giden Yol 
·         Yeni Sanayileşme ve Gelişme Yaklaşımı Olarak Elmas Modeli 
·         Yenilikçi Sanayileşme Açısından Türkiye’nin Konumu 
·         Bilgi, Yenilik ve Teknoloji İlişkisi 
·         Bilgi ve Teknolojinin Farklılığı 
·         Yaratıcılıktan Yenilikçiliğe 
·         Yenilikçi Sanayileşme Stratejisi Neleri İçermelidir? 
·         Türkiye’nin Sanayileşmesinde Kalkınma Ajansları ve Kümelenme Çalışmaları 
·         Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2015-2018) 
·         Yenilikçi Sanayileşme İçin Yeni Umut:1:Tekno-Parklar (Teknoloji Geliştirme Bölgeleri) 
·         Yenilikçi Sanayileşme İçin Yeni Umut: 2: Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri 
·         Yenilikci Sanayileşme İçin Endüstri 4.0 ve Dijitalleşme Girişimi 
 
·         KÜRESEL AĞLARLA BÜTÜNLEŞEN YENİLİKÇİ KALKINMA  
·         Küresel Ağlarda Olmak 
·         Yenilikçi Küresel Ağlara Katılım Durumu 
 
·         SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c3606d5-b6c7-4148-939d-be5527cd0b21.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediyelerde Stratejik Planlama ve Kaynak Yönetimi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
KAVRAMSAL VE TEORİK/KURAMSAL ÇERÇEVE: STRATEJİK PLANLAMA 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KAVRAMSAL VE TEORİK/KURAMSAL ÇERÇEVE: PERFORMANS VE PERFORMANS ESASLI BÜTÇELEME 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE BELEDĠYELERDE STRATEJİK PLANLAMA VE PERFORMANS ESASLI BÜTÇELEMEYE GEÇİŞ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
EGE BÖLGESİ İL VE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNDE STRATEJİK PLANLAMA VE PERFORMANS ESASLI BÜTÇELEME İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75ff4b0-2272-4971-ae14-9b8ad8b07aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermayenin Sınırları</image:title>
            <image:caption>“Sermaye konusunda benzersiz ve aydınlatıcı bir kavrayış.”
Monthly Review
“Bir ustalık eseri.”
Fredric Jameson
Artık bir klasik haline gelen Sermayenin Sınırları, kapitalist gelişmenin tarihine ve coğrafyasına dair en güçlü kuramsal yaklaşımlardan birini geliştiriyor. Harvey, ufuk açıcı metnini günümüzde dünya pazarlarında hakim olan karışıklığa dair kapsamlı bir tartışmayla güncelliyor. “Kurgusal sermaye” ve “eşitsiz coğrafi gelişme” gibi kavramları derinleştiren Harvey, okuru, Marx’ın kâr oranının düşmesiyle ilgili çok tartışılan argümanıyla başlayıp Marx’ın çalışmalarının jeopolitik ve coğrafi içerimlerine zamanlıca bir girişle kapanan bir yolculuğa çıkarıyor ve aynı zamanda “kurgusal sermaye” ve “eşitsiz coğrafi gelişme” gibi kavramları derinleştirerek, okuru krizin formasyonunun katmanlarından adım adım geçiriyor.
Sermayenin Sınırları, Marx’ın önemli yapıtı Kapital’i, Marksist kuramın gelişimini merkeze alan çarpıcı bir dille anlatıyor. Elinizde tuttuğunuz eser üç açıdan okura yeni fırsatlar sunuyor. Birincisi ve en önemlisi, eser, Kapital’in ele aldığı temel konuları günümüz okuru için anlaşılır kılmayı amaçlıyor. Bu sayede, Kapital’in fikri mimarisini anlamamıza yardımcı oluyor. İkincisi, Sermayenin Sınırları, yirminci yüzyılda Marksist düşünürlerin yaptıkları katkıları özetliyor. Eser, yüz elli yılı aşkın bir süreçte oluşmuş kuramsal dağınıklığı, Kapital’i merkeze alarak toparlıyor ve kuramsal gelişmeleri okura sunuyor. Son olarak, David Harvey, birikim kuramına ilişkin özgün fikirlerini de okurla paylaşıyor. Harvey’in daha yakın tarihli eserlerinde sıklıkla kullandığı birçok kavramın bu eserde yaptığı Kapital okuması sayesinde ortaya çıktığı söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ef5f3d-e667-48cd-9adc-0896a34587fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel İktidar</image:title>
            <image:caption>Neden ‘Batılı olmak’ veya ‘Avrupai olmak’ bir övgü çeşididir? Neden dünyada Müslüman olmak adeta açıklanması gereken bir kusurmuş gibi tartışılır? Neden Türkiye’nin entelektüel, akademik ve ekonomik elitleri Batılılaşmışken; yeni kentli, taşralı, yoksul, köylü ve işçi kesimleri muhafazakâr ve millî bir kültürel hayata tutunur? Neden Türkiye’de edebiyattan sanata: medyadan akademyaya kadar kültürel elitlerin önemli bir kısmı kendi halkının kültür ve yaşam tarzına bu derece yabancılaşmıştır? Neden milliyetçi ve muhafazakâr çoğunluk akademisyen, müzisyen, edebiyatçı, sinema oyuncusu yetiştirmekte bu kadar zorlanır? Neden az sayıda yetiştirdikleri de türlü engellerle karşılaşır? Neden Türkiye’nin kültürel ve ekonomik elitleri Batı’ya gittiğinde büyük bir özgüven problemi yaşarken kendi ülkelerinde Batının kültür elçileri olarak kendi halkına ve onun kültürüne, değerlerine son derece hoyrat davranır? Neden tarihinde hiç sömürge olmamakla övünen bir ülke olarak Türkiye kültür hayatını bağımsızlaştırmamış ve demokratikleştirememiştir? Neden Türklere ve Müslümanlara dair olumlu durumlar itibarsızlaştırılır; olumsuzluklar abartılır ve bir tek Türkiye’de yaşanıyormuş gibi düşünülür? Neden muhafazakar milliyetçi kesimler büyük bir özgüven sorunu yaşamaktadır?
İşte bu ve benzeri tartışmalarda genelde polemik dilinden ve hamasetten uzaklaşılamamış; bu meseleler yanlış zeminde akademik bir hassasiyetten uzak bir şekilde tartışılmıştır.
Elinizdeki kitap bu tartışmaların artık akademik bir zemin bulmasının zamanının geldiği düşünülerek yapılmış bir akademik müdahale iddiası taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da8bd99-8a40-4a21-ab24-0d9bc2cfe4c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Kabule Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Hepimiz geçmişten bugüne hikayeler taşırız, kimi zaman travmalar, kimi zaman zorluklar… Peki bu hikayeler bizi nasıl tanımlar? Gerçek doğamızı nasıl gizler? Geçmişi iyileştirmek ve daha iyi bir gelecek yaratmak nasıl mümkün olabilir?   Terapist, yazar Lisa Olivera Kendine Kabule Giden Yol kitabında sizleri öz-şefkat ve kendini kabul etmeye yönelik anlayışlı ve derin bir yolculuğa çıkarıyor. Doğumundan birkaç saat sonra bir ormanda kayalıklarda terk edilen ve sonrasında evlat edinilen Lisa Olivera, kendi kişisel deneyimini anlatarak, ait olamama, layık olamama ve değersizlik duygularınızı nasıl dönüştürebileceğinizi ortaya koyuyor. Geçmişteki deneyimlerinizi yeni bir bakış açısıyla ele alarak, hayatlarınıza yeniden yön vermek için size, cesaretlendirirken,  yeni bir umuda sarılmanın doğuracağı mucizelerle size rehberlik ediyor. Böylelikle en başından beri sizde olan cevapları hatırlamanızı sağlıyor.   Bu kitap, kendi hikayelerinizin yazarı olduğunuzun güçlü bir hatırlatıcısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b7be2f-451c-431d-aa89-440c343dd26e.jpg</image:loc>
            <image:title>Günün Sonu</image:title>
            <image:caption>dört mezar

dört tabut

iki ceset
 
 
İkiz kardeşler Jude ve Jessica Day, onların yasını tutan aile ve arkadaşlarından birkaç metre ötede durarak, hem kendilerinin hem de ebeveynlerinin cenazesine tanık olurlar. Bildikleri tek hayattan koparılan ikizler, yaşamak için kimlik değiştirmek ve San Francisco’ya sonsuza dek veda etmek zorunda kalırlar.

Altı ay sonra, seçkin kendini savunma becerilerine ve bela tutkusuna sahip iki uyumsuz olarak, dedikodular üzerine inşa edilmiş bir emekli kasabasına yıldırım gibi düşerler. Yeni hayatlarının ilk gününe Jackson ve Jillian Knight
olarak adım atarlar.

Jackson, geçmişini temizleyerek yeni başlangıcını kutlar. Fakat Jillian’ın geçmişi ruhuna kazınmıştır: ölümler, delilik, kanlı anılar ve Dr. Luke Jones. Kefaret şansı ise kapı komşusu kıdemli başçavuş Monaghan şeklinde gelir. Tehlikeli derecede çekici ve orduya yıllarca hizmet etmenin duygusal sorunlarıyla dolu bu huysuz adam, Jillian’ın yeni hayatında yer edinebilecek midir?

Bırak, baştan başla, kimseyi öldürme ve…
Kimsenin ölüleri uyandırmaması için dua et.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/239243a2-a01a-485f-99a7-1c63f25e4cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitap Senin İçin</image:title>
            <image:caption>Sevilen çizer Worry Lines bu kitabında umut, kaygı ve damla çikolatalı kurabiyeleri; tadından yenmeyecek kadar eğlenceli ve herkesin muhakkak kendinden bir şeyler bulabileceği resimli bir öyküyle anlatıyor. Instagram’da günlük olarak paylaştığı çizimleriyle yürekleri fetheden Worry Lines, hayranlarının en çok beğendiği konuları alıp işleyerek ortaya, kitabın yapım aşamalarını da dahil ettiği bambaşka bir öykü çıkardı. Anksiyetenin pençesinde atılan ilk adımlardan, umut dolu, sonuna kadar tüm yaratım süreçlerine tanık olabildiğimiz Bu Kitap Senin İçin, kaygı denen şeyin cana yakın ve açık yürekli bir resmini çiziyor. Aşağıdakilerden biri ya da birkaçı sana uyuyorsa bu kitap tam senin için demektir: 1. Cesur Kaygıcı (CK) 2. Tam Bir Efsane (TBE) 3. Herhangi Bir Şeyi Hafiften Dert Eden (HBŞHDE) ve Her Şeyden Dibine Kadar Endişelenen (HŞDKE) arasında bir yerlerdeysen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92696192-a766-4d51-89bb-306fc48a8895.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceres</image:title>
            <image:caption>Çok yakın bir gelecekte Serapis&apos;in eline farklı imparatorlukların kapısını istemese de aralayan bir küre geçer. 
 
Bu küre onun sıradan hayatını tamamen değiştirir. 
 
Artık evinde pineklemekten daha büyük görevleri vardır. Mutant tavşanlarla yarışmak ve hayatına kastedenlerden kaçmak gibi... 
 
Bilinmezliğe doğru ilerlediği yolda Serapis bir kahraman mı yoksa bir kurban mı olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91b330ff-b840-42a5-93a5-e66462cd6c9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Garaj İçi Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Kış bir türlü bitmek bilmemişti. Kuşlar, köpekler, yaşlılar, evi sobalı olanlar; herkes mutsuz, keyifsiz, tedirgindi ve üşüyordu. Birkaç gün açan güneş bütün ağaçları kandırmış, çiçeklerini patlatıvermişti ama şimdi hepsi dökülmüştü. Bahar ölü doğmuştu. Mahallenin kedili teyzesi, kedileri beslemeye çıkmaya korkuyordu; yaşlıydı, düşüp bir yerini kırabilirdi ve ona bakacak kimsesi yoktu. Yalnızlık kedilere mahsustu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9f10234-1e6c-42ae-82d4-d6d738404e44.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Avcısı</image:title>
            <image:caption>&quot;...O an Nalçacı Caddesi’ndeki arabalara bakıyordum. Kırmızı ve beyaz farların oluşturduğu ve birbirine zıt yönde akan o iki nehir. Hayatın koşturmacasını izlediğim yerdi o ana cadde. Evlerine veya her nereye gidiyorlarsa oraya varmaya çalışan insanların oluşturduğu o iki nehir. 
 
Çok güzel bir görüntü diye düşündüm. Ne zaman bu saatlerde dışarı baksam, henüz ana caddedeki trafiğin azalmadığı saatlerde, araçların oluşturduğu bu görüntü çok hoşuma giderdi. Çok sevdiğin bir filmi yeniden izlemek gibiydi. İşin enteresan tarafı film aynı gibi görünse bile o arabaların ve o arabaların içindeki insanların her seferinde değiştiğini bilmek de çok garip geliyordu. Bana özel çekilen bir kısa filmde oynayan yüzlerce insan...&quot; 
 
Hem okul hem özel hayatında sorunlarla mücadele ederken karanlık korkusunun karşısına çıkardığı ilginç insanlar ve sorunlarla da savaş veren ve çoğu zaman zihnine yenik düşen Okan’ın hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83e1b2a9-7c39-47a3-b992-cbff660681b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’ndan Frigya’ya Kehanetler Zinciri</image:title>
            <image:caption>Topkapı Sarayı&apos;nın koridorlarında dolaşan hayaletler...Hava da uçuşan sayılar, eşyalar… 
 
Piri Reis&apos;in haritasından açılan ışıklı bir yol ile Frigya&apos;ya, Kral Midas&apos;ın ülkesine zamanda yolculuk… 
 
Frigyalı kahinlerin bugüne ve geleceğe yardımcı olacak kehanetlerinin geçmişin sembolleri ile çözülmesi...Bu kehanetlerin peşindeki çok uluslu örgütler…Oslo toplantıları, Sardunya davetleri…,casuslar…DKG&apos;ye bağlı Milano, Frankfurt ve Ankara &apos;da çalışan arkeologlar, kod çözücüler, astrofizikçiler… 
 
Amaç evreni yönetmek, evreni yöneten üstün zekaya ulaşmak. Kehanete göre ikinci hayat projesi…. 
 
Topkapı Sarayında kar yağıyordu. Karanlıkta Yeniçerilere bağıran Vezirin sesi duyuldu. Yakalayın onu! 
  Derya , zamanda yolculuk yapabilen sarayın baş aşçısının oğlu. Avrupa&apos;da onu “bisiklet” adıyla biliyorlar. Norveç&apos;te, İtalya&apos;da her yerde bisikletiyle dolaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7968c3cd-bc48-4cfb-971b-97cb419430e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukdem</image:title>
            <image:caption>Yüreğime şiir şiir nakşettiğim sevdamsın sen. Senden çok uzaklarda fakat her an seninle yaşıyorum. Öyle bir sevda
ki, her anımda, hep aklımdasın ve hayalin gitmez hiç gözlerimden.
Seni düşünerek dalıyorum sensiz uykulara ve içimde sensiz geçecek günün acısını duyarak uyanıyorum sensiz
geçen uykulardan. Kocaman bir ukdesin yüreğimde. Hiçbir zaman unutulmayacak, canlılığını hiç kaybetmeyecek
bir aşkla, gül nakışlı yüzün, güzel gözlerinle hep var olacaksın kalbimde.
Seni yazdım, sana duyduğum sevdamı, hasretimi yazdım şiirler boyu. Şiirlerle haykırdım, gözlerinin içine bakıp
bir kez olsun söyleyemediğim sevdamı.
Var oldukça, bu tende bu can
Yalnız sensin, bu cana canan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29dd68ef-20e0-4e82-b355-27d2a99ac0e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Sincap Ve Ay</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün Bay Sincap aniden uyanıverdi, çünkü gökteki Ay, evinin çatısına düşmüştü... Bay Sincap hiç hesapta yokken korkunç bir sorunla karşı karşıya kaldı: Gökteki Ay, öylece yere düşüverince ne yapmak gerekirdi? İlk başta her şey öyle umutsuz görünüyordu ki. Ancak eğer herkes yardım ederse ortadaki sorun hızla küçülüverir. İmkânsıza inancını kaybetmeyenlere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4484f99-a981-4dba-84e3-a790be4657ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dili 2</image:title>
            <image:caption>Yüksek Öğretim Kurulu, 2018 yılında lisans programlarında yaptığı güncelleme ile üniversitelerde 21. yüzyılın ihtiyaç duyduğu becerilere sahip bireylerin yetişmesini hedeflemiştir. Kitabımıza konu olan ve üniversitelerin eğitim fakültelerinde zorunlu ders statüsüyle otuz yılı aşkın bir süredir okutulan Türk Dili dersleri için de birtakım düzenlemeler yapılmıştır. 2018 yılında Türkçe II: Sözlü Anlatım dersinin adı Türk Dili 2 olmuş ve ders içeriği, akademik yazı/yazma temelinde şekillendirilmiştir. Akademik yazma; uzmanlık, bilimsel ve nesnel bakış gerektirmesi, araştırmaya ve raporlaştırmaya dayanması, kendine özgü bölümlerinin ve yazma kurallarının olması, özel okuyucu kitlesine hitap etmesi gibi özellikleri ile diğer yazma türlerinden ayrılmaktadır. Bu sebeple bilime, topluma katkı sağlayacak araştırmacıların, araştırmacı adaylarının akademik yazma alanında beceri ve yetkinliğe sahip olması önemlidir. On üç bölümden oluşan kitap, akademik yazma yolculuğuna başlamış araştırmacılara eşlik etmek amacıyla, alan uzmanlarınca özenle hazırlanmıştır. Kitabımızın eğitime katkı sağlaması temennisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5463d89b-8ccc-4ceb-b0f5-d461149de74a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanıştığımıza Memnun Oldum</image:title>
            <image:caption>Sonsuzluk neydi? İnsanların, dünyada bulundukları zaman diliminin içinde kapladıkları yer mi sonsuzluktu? Hayır, hayır kesinlikle sonsuzluk bir insan için olsa olsa bir diğer insanın hafızasında kapladığı yerdi. Kim olursa olsun veya ne konuda olursa olsun hafızada olduğu sürece o insan sonsuzdu. 
Peki ya sen?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0617982d-6ca3-4a69-814f-d667f781c328.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Büyükbaba</image:title>
            <image:caption>&quot;Büyükbaba o gece ve ertesi geceler de gelmedi. Kar yağıyor; kalın paltolu insanlar sıcacık evlerine gidiyorlardı. Necdet ise ağlamaktan şişmiş gözleri ile sokaklarda onu arıyordu. Ancak büyükbaba hiçbir yerde yoktu.&quot; 
Kemalettin Tuğcu Zavallı Büyükbaba kitabında; birbirine dayanak olmuş iki kişinin yaşadıkları zorlukları, onlarla mücadele edişlerini anlatıyor. İnsanların birlik olunca her şeyin üstesinden gelebileceğinin hikâyesi... 
Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee62dc1-5cdf-4f40-b227-6490d3b2fab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Bir Gün</image:title>
            <image:caption>&quot;Cebindeki para bitmek üzereydi. Üstelik hasta, yorgun ve kimsesizdi. Çarşıdaki bir dükkânın yanına çöktü ve ağlamaya başladı. Bu yabancı şehirde, bu soğuk taşların üzerinde öleceğini düşündü. Sarsıla sarsıla ağlarken omuzuna bir el dokundu.&quot; 
 
Kemalettin Tuğcu Güzel Bir Gün kitabında; zor durumdaki üç farklı çocuğun ümitsizlikle ve hayatın zorluklarıyla boğuşmasını anlatırken sabretmenin, iyiliğin, yardımlaşmanın da önemini vurguluyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5bfb40f-95bd-4492-971a-8a0fcf37c2e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Jack ve Kaybolan Zaman</image:title>
            <image:caption>Jack ve Kaybolan Zaman etkileyici bir görsel dünya ile duygusal dünyayı birleştirerek zaman kavramı üzerine unutulmayacak bir öykü. 
Jack diğer kaptanlara benzemiyor. Balıkçılar onun garip biri olduğunu söylüyor. O ise tek bir şey için yaşıyor: Yıllar önce oğlu Julos’u yutan, sırt yüzgeci yaralı, gri balinayı bulmak. Bir gece teknesinin etrafında dolaşan balinayı gördüğünde hiç düşünmeden kendini onun karanlık ağzına atıyor. Julos, balinanın midesinde yıllarca yalnız kaldıktan sonra babasını tanıyabilecek mi? Jack ve Kaybolan Zaman kayıp duygusu, sevgi, geçen zaman ve seçimlerimiz üzerine dokunaklı bir hikâye. Her yaştan okur için…
2019 Kanada Edebiyat Ödülleri Birincisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cbbfafd-2912-4f92-9dd0-ff0010dffb4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi, Sayı 106, Bahar 2022</image:title>
            <image:caption>MAKALELER / ARTICLES
Liberal Demokraside Elitlerin Yeri ve Rolü
The Place and the Role of Elites in Liberal Democracy
Cennet Uslu 
21. Yüzyılda Kozmopolitan Bir Demokrasi Mümkün mü?
Is a Cosmopolitan Democracy Possible in the 21st Century?
Zübeyr Şakar 
COVID-19 Pandemisinde Aşı Karşıtı Hareketlerin Sosyolojik Bağlamı ve Siyasallaşma Dinamiği
The Sociological Context and Politicization Dynamics of Anti-Vaccine Movements in the COVID-19 Pandemic
Bedir Sala 
Dinsel Terminolojiyle Yaratılan Kimlik Algısı ve Söylem
Perception of Identity and Discourse Created With Religious Terminology
Haluk Yaman 
Türkiye’de Sosyal Alanda Yaşanan Kültürel Mücadelelerde Dindarlaşma, Deizm ve Ateizm Süreçleri
Processes of Religiosity, Deism and Atheism in Cultural Struggles in the Social Sphere in Turkey
İkram Bağcı 
Güney Çin Denizi’nde Sino-Amerikan Varlığı: Jeo-Stratejik Rekabette Tehdit Algısının Sürekliliği
Sino-American Presence in the South China Sea: Continuity of Threat Perception in Geo-Strategic Competition
Meysune Yaşar 
Başlangıçtan Günümüze Çin Dış Politikasının Dönüşümü: Büyük Ülke Diplomasisi
The Transformation of Chinese Foreign Policy From The Beginning to The Present: Major Country Diplomacy
Özlem Zerrin Keyvan 
Terör Örgütlerinin Hashtag Aktivizmi Üzerinden Karşılaştırmalı Sosyal Ağ Analizi
Comparative Social Network Analysis of Terrorist Organizations Through Hashtag Activism
Mehmet Seyman Önder 
ÇEVİRİ / TRANSLATION
Demokrasinin Sınırları
D. Eric Schansberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc147cc5-872a-4a92-b641-9ac02c1efbee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziya Gökalp ve Türk Töresi</image:title>
            <image:caption>Muharrem Yellice`nin 70`li yıllarda Tez olarak, Ziya Gökalp`in Türk Töresi eserini Osmanlı Türkçe`sinden Yeni Türkçe`ye çevirip, aradan geçen 40 yıl gibi uzun bir zaman sonra yeniden ona sarılması; sanayileşerek batılaşan Türkiye`de kaybolmakta olan kadim değerlerin hüznü ve endişesini taşımaktadır.
Aynı kaygı 100 yıl önce Ziya Gökalp`te doğmuştu ve onun için kaleme sarılıp Türk Töresini yazdı. En verimli çağında ölmesi onun yapacağı keşif ve yeniliklerin kitaplara geçmesine imkan vermedi..
Türk`ün değerler sistemi olan Türk Töresi, yeni koşullarda nasıl ayakta kalacak ve toplum kökleriyle olan bağını nasıl koruyacaktı?
Yellice bu kitapta Ziya Gökalp`in Türk Töresi`ne nasıl ne kadar katkıda bulunurum düşüncesiyle, 40 yıl önceki tezini yeni ilavelerle düzenleyip günümüz insanına sunmuştur. Eserin önemli bir boşluğu doldurduğuna inanıyorum.
Ali Yıldız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0ecf51-c4b2-4693-95d9-408a9676ca5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektronik Aşklar</image:title>
            <image:caption>Zamansızlığın sahibisin sen, istediğin zaman çık gel 
Özgürlüğe kanat çırpan bir güvercin ürkekliğinde, uykudayım, 
Uyanırsam kahrolurum, rüyamda başköşe senin Yak gel karanlığı, uğra, hep gel, çok kal, keşke hemen gitmesen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d45f0a6b-0614-465e-8b0a-b5f196a44e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Can - Dini Hikayelerle Ahlak Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Adım Adım Güzel Ahlak
&apos;Çocukluk yılları, insan karakterinin büyük bölümünün şekillendiği bir dönemdir. Karakteri şekillendiren unsurlar başta aileden ve çevreden alınan eğitim sonra da çocuğun ruh dünyasında izler bırakan hatıralardır. Çocuğa ailesi tarafından verilen eğitim ve ruhunda iz bırakacak hatıraların oluşmasında ise ona anlatılan hikâyelerin önemli bir yeri vardır.
Elinizdeki eser, pek çoğu gerçek hayattan alınmış hikayelerle, çocukların gönül dünyalarında güzel ahlak özellikleriyle tanışmasına imkan verecek, aynı zamanda hikâyelerin kahramanlarıyla özdeşleşen çocuklarda sağlam bir karakterin de oluşmasına yardımcı olacaktır.&apos;
Prof. Dr. Mehmet Emin Ay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4899022e-8f36-490a-945b-e9223aa0d212.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 141. Sayı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Kriz Deneyimleri 1994, 2000-2001, 2008-2009 ve 2018-2022 Krizleri 
Nur Keyder 
 
Sanayi İçeride Kazandığını Dışarıda Veriyor 
Osman Aydoğuş 
 
Küresel İklim Krizine Karşı Net Sıfır Emisyon Hedeflemesi ve Bölüşümde Adalet Sorunsalı 
Erinç Yeldan 
 
Türkiye’de Kârlar ve Kârlılık 
Alper Duman 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Kamil Yılmaz, Serdar Sayan 
 
Ekonomik Kırılganlık ve Entropi 
Süleyman Değirmen, Seyit Ali Miçooğulları, Halil Küçükbiltekin 
 
Sermaye Girişine Dayalı İnşaat Odaklı Büyüme Modeli Devalüasyon ve Türkiye Ekonomisinin (Konut) Krizi 
Yılmaz Aydın 
 
Türkiye’de ve Dünyada Kadın İstihdamı 
Bilge Erten 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Demet Lüküslü 
 
İmparatorluklar ve Avrupa’nın Sömürgeleşmesi 
Ergun Türkcan 
 
Homo economicus – İktisadi İnsan Tarihine Bir Not Ercan Eren</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebbab190-62aa-489e-8dac-6110052f1445.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayretix Sıradışı Canlılarla</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Hep beraber birbirinden acayip canlılarla tanışmaya ne dersiniz? Aklınız duracak. 
Biliyor musunuz? 
Birlikte çok acayip bir boksör karidesle tanışıyoruz. Bu karides, avına saniyede 25 metre 
hızla su jeti fışkırtıyor. Bu sırada meydana gelen kabarcık, şiddetle patlarken içindeki 
sıcaklık ise 4500 °C’yi geçiyor. 
Veee işte yumurtlayan, ördek gagalı, kunduz kuyruklu, perde ayaklı ve zehirli bir 
mahmuzu olan eşsiz bir canlı… Öyle muhteşem bir gagası var ki! Mucize bir fabrika gibi.. 
Dans eden bitki işte burada! Haydi, onu da görelim. Bu süper bitki sesle hareket ederek 
âdeta dans ediyor. 
Kendi ağırlığının 850 katı yük taşıyabilen müthiş bir halterciye var burada. Boynuzlarını 
savunma aracı olarak kullanan bu böcek, Herkül adını hak edecek kadar güçlü yaratılmış. 
Hayret! Dünyamız sıra dışı canlılarla dolu. Öyle akıl almaz özelliklerle donatılmışlar ki… Sırlarını fısıldıyorlar bizlere? 
Seslerini duyuyor musunuz? 
BU HARİKA CANLILARI TANIMAYA NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ 
YOLLARA DÜŞÜYORUUUUUZ! 
3, 2, 1, 0!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddedb26b-dc0a-41df-9101-ba6222f3e296.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayretix Yeraltında</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Hep beraber yeraltı dünyasının gizemini çözmeye ne dersiniz? Hayretler içinde kalacaksınız. 
Biliyor musunuz? 
Birlikte inanılmaz bir mağaraya iniyoruz. Yeraltındaki gökyüzünü arayacağız sizlerle. Şaşırdınız, değil mi? Yeni Zelanda’daki bir mağaranın tavanı pırıl pırıl parlayan gökyüzü gibi görünüyor. Neden acaba? 
Bir ağustos böceği türü ile tanışıyoruz. Bunlar, tam 17 yılı yer altında geçiriyor. Sonra milyonlarca ağustos böceği, bir anda topraktan çıkıveriyor. Bu olay gezegenin en büyük böcek hareketi olarak biliniyor. 
Yeraltı sakinlerinden yıldız burunlu köstebeğin burnunda 22 tane uzun, ete benzeyen yapı bulunuyor. Bu yapıların 1 cm 2 ’lik bölgesinde 25.000’den fazla reseptör yaratılmıştır. 
Afrika’nın İshikari sahilinde yaşayan, Formica Yesensis adındaki karınca kolonisi, 45 bin tane yuvada yaşıyor. Yaklaşık 1.080.000 kraliçeli koloniye “Süper Koloni” deniyor. 
İnanılır gibi değil! Yer altı dünyası, hayret verici şeylerle dolu. Yer altı şehirlerinden, acayip canlılara kadar... Neler fısıldıyorlar bizlere? 
Seslerini duyuyor musunuz? 
YERALTININ ESRÂRINI ÇÖZMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ 
İNİŞE GEÇİYORUUUUUZ! 
3, 2, 1, 0!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d564d63a-89a9-40e6-8cd5-ce4334bb4f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayretix Yeryüzünde</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
 
Ben Hayretix. Hep beraber yeryüzünün öyle acayip yerlerini dolaşacağız ki!  Gözlerinize inanamayacaksınız. 
Biliyor musunuz? 
 
Önce “Dünyanın En Büyük Aynası” ile tanışıyoruz. Heyecan verici, değil mi? İşte Salar de Uyuni. Yakınlarında 3000 yıllık mumyaların olduğu bir mağara da var üstelik! 
Sonra da Ölüm Vadisi’ne gidiyoruz desem, ne dersiniz? Burası dünyanın en tuhaf yerlerinden birisi. Çünkü vadideki kayalar, kendi kendilerine yürüyor. Bazılarının ağırlığı 300 kilogramı buluyor! 
 
Dikkat dikkat! Keli Mutu’nun krater beşiğinde, yan yana 3 tane göl var. Hem göllerin her biri farklı renkte görünüyor, hem de her bir göl bukalemun gibi zamanla renk değiştiriyor. 
 
Ürpertici bir bilim kurgu dekoru görmek ister misiniz? Burası, Sivri Kayalar Çölü. Sapsarı kum üzerine serpilmiş sipsivri kayalar dikili burada. Tam bir korku filmi gibi! 
 
Büyüleyici yeryüzü, böyle hayret verici yerlerle ve şekillerle dolu. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. Seslerini duyuyor musunuz? 
 
YERYÜZÜNÜN GİZEMİNİ ÇÖZMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ YOLCULUĞUMUZ 
 
BAŞLASIIIIIIN! 
3, 2, 1, 0!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c5ab5c9-d210-4c75-bc7d-257ea8c35745.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayretix Volkanlarda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle fokurdayan, alev alev yerlere gideceğiz ki! Aklınız hayaliniz duracak. 
Biliyor musunuz? 
Volkanlarda çok acayip şeyler oluyor. Meselâ yıllar önce Dünya çapında gün batımının rengini ve 5 yıl boyunca da iklimi değiştiren bir şey olmuş. İnanılmaz bir yanardağ patlaması! 
Buzul volkanı mümkün olabilir mi, ne dersiniz? Garip ama gerçek... Evet, Güneş sistemindeki en büyük cüce gezegende ‘buz volkanı’ keşfedildi! 
Dünyada dev bir ateş çemberi var. Hiç duymuş muydunuz? Pasifik Ateş Çemberi, bir deprem ve volkan kuşağı! Yeryüzündeki depremlerin % 81’i bu kuşakta oluyor. Aman Allah’ım! 
Veeeeee işte esrarengiz bir konu! ÇAMUR VOLKANLARI. Dünyadaki çamur volkanlarının %70’i, Azerbaycan Bakü civarında petrol ve doğalgaz bölgelerinde görülüyor. Azerbaycan’da tam 220 çamur volkanı bulunuyor. 
Nefes kesen volkanlarda, daha neler oluyor neler. Ateşten nehirlerden, fokur fokur lav göllerine kadar hepsi, çok özel sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
VOLKANLARIN SIRLARINI KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ KOŞALIM! 
3, 2, 1, 0!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f99600b-9546-428b-b8e5-50add4dd10de.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz Işığını İzleyen Felix Ziem (1821-1911)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap İstanbul seyahati sonrası atölyesinin bahçesine camiler inşa ettiren, Vincent Van Gogh tarafından övgülere layık görülen, Claude Monet’nin jüri üyeliğini yapan, henüz hayattayken bir vasiyet üzerine Louvre Müzesi’ne girmeyi başaran, caddelere ismi verilen ve izlenimcilik akımının öncülerinden olarak kabul gören sanatçı Félix Ziem’in hayatını ve sanatını okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır. 
Tamamı renkli resimlerden oluşan, kuşe kağıda basılı bu kitaı sanat severlerin zevkle okuyacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7536f3-89c5-4b83-b6f3-dc5a757767e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bergama Müzesi Cam Eserleri</image:title>
            <image:caption>Hellenistik Dönem’de (MÖ 330-30), Pergamon antik kenti dünyanın kültür ve sanat merkezi olmuştur. Zeus Sunağı, Traian Tapınağı, Asklepion, Athena Tapınağı, Demeter Kutsal Alanı, gymnasiumlar, kütüphane ve tiyatro gibi yapılar o dönem mimarlığının başyapıtlarıdır. Mimari eserler yanında kazılarda ortaya çıkarılan bronz eserler, seramik vazolar ve cam eserler yine döneminin en güzel eserleri arasındadır. 
Bu çalışmada Bergama Arkeoloji Müzesi’nde muhafaza edilen yaklaşık bin kadar eserden seçilen 304 eser incelenmiştir. Konunun uzmanları tarafından hazırlanan bu kitap, form çeşitliliği ve zengin kaynakçası ile Antik Dönem cam eserlerine ilgi duyan herkes için bir başvuru niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8955b613-cd08-47db-8f2e-d6a9d25421a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Resim Yazıları</image:title>
            <image:caption>Nahid Sırrı Örik, Sultan Hamid Düşerken ve Kıskanmak gibi edebiyatımızın büyük klasikleri arasında sayılan kurmaca eserlerinin yanı sıra eleştiri, deneme, inceleme türlerinde de çok sayıda metin kalem aldı. Gazete ve dergilerde yayımlanan bu yazılar sinemadan edebiyata, kent tarihinden sanatın farklı dallarına pek çok konuda keskin gözlemler, özgün değerlendirmeler içerir. Resim Yazıları’nda Nahid Sırrı’nın 1928-1952 yılları arasında çıkmış olan resim sanatı üzerine yazıları yer alıyor. Dönemin sanat ortamına dair tanıklıklar, resim sanatının gelişimi, devletin üstlenmesi gereken rol, müzecilik, resim tarihinin nasıl yazılabileceğine ilişkin öneriler… Literatüre büyük katkı sağlayacak, yaratıcı yaklaşımlar içeren bu yazılar, Bahriye Çeri’nin sunuşuyla ilk kez kitaplaşıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8664d02c-be2d-4c8d-8502-13dc54a5a273.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuzluk</image:title>
            <image:caption>Ralph Roberts, emeklilik günlerinde eşinin yasını tutarak uzun, uykusuz geceler geçireceğini bir kez olsun düşünmemişti. Ama şimdi sevgili Carolyn&apos;ını kaybetmiş, günden geceye, her geçen dakika daha da erken uyanmaya başlamış ve sonunda uykusuzluğun kendisini tamamen esir aldığı o tedirgin edici anlara gömülmüştü...
Uykusuz geçen gecelerde yaptığı yürüyüşler sırasında bir şeylerin ters gittiğini fark eden Ralph, halüsinasyon olmasından şüphe ettiği birtakım tuhaflıklar görmeye başlar; bazı insanların başlarından yükselen ipler, karanlık çökünce şehirde dolaşan iki küçük adam ve diğerleri...
Ancak Ralph’in tanık oldukları uykusuzluğun getirdiği halüsinasyonlardan çok daha fazlasıydı. Gerçekte Derry’de habis ruhlar kol geziyor, şehrin sıradan görüntüsünün altında dehşet verici güçler kuytularda saklanıyordu.
Artık Ralph’in en büyük sorunu uykusuzluk değildi; şehir boğazına kadar ölümün soğuk karanlığına gömülmüştü.
Romanlarını Maine’de kurgulamayı seven Stephen King, Uykusuzluk’ta bir kez daha buraya dönüyor. Yazarın iliklere işleyen bir gerçekçilikle doğaüstü korku unsurlarını buluşturduğu bu şaheserini elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b5178a-2a30-4723-9264-f74c707e3405.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Sevim Apartmanı</image:title>
            <image:caption>Kimse bilmezdi apartmana neden bu ismin takıldığını. Beş belki daire sayısıdır apartmanın ama ya Sevim nedir, kimdir, neden beş tanedir? 
 
Beş Sevim Apartmanı’nda, apartmanın bu tuhaf ismine hiçbir zaman başkaldırmamış, onu değiştirmeyi akıllarının ucundan bile geçirmemiş insanlar yaşardı. 
Bu beş tuhaf insanın cinlerle perilerle ilgisi yoktu belki ama sanki hepsi deliydi... 
Hatta bu birbirini belki de hiç tanımayan, tanısa da tanımazlıktan gelen beş garip komşu, düpedüz akıl hastasıydı. 
Beş Sevim Apartmanı Cihangir Pürtelaş Sokağı’nda sıradan bir apartmanda yaşanan sıra dışı, akıl dışı olayları konu ediyor. Apartmanın sahibi yapayalnız Doktor Samimi, aşk hayatını olumsuz yönde etkileyen yakın arkadaşı cinperilere savaş açıp onlarla hayli içli dışlı beş akıl hastasını yerleştiriyor apartmana. Sıra yeni sakinler bir bir yaşamlarını, nasıl delirdiklerini anlatmaya geldiğinde de pürdikkat onları gözlemliyor… 
 
Mine Söğüt’ün 2003 yılında yayımlanan ilk romanı Beş Sevim Apartmanı okurları cinperi âleminde ağırlayıp büyülemeye devam ediyor. 
 
#cinperi #masal #rüya #aşk #istanbul #delilik #kedi #büyü #günlük #travma #yaşamöyküsü 
 
#yaz #sıkıntı #hüsran #hayalkırıklığı #yalnızlık #içdünya #umutsuzluk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/276aebc5-3aac-4542-9633-54dd0ddcb63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Siyaset ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Medya ve siyaset ilişkisi bir güç ilişkisidir. İşleyen bir demokraside, medya ve siyaset gergin bir ilişki içindedir. Toplumsal yapıyı meydana getiren temel kurumlar olarak medya ve siyaset, hem birbirine gereksinim duymakta hem de yön vermektedir. Bu noktada, demokrasinin nasıl korunacağı ve geliştirileceği sorusu önemini korumaktadır. Siyaset, medya metinlerinde &quot;önyargı&quot; ve &quot;çerçeve&quot; gibi anlatı biçimleriyle belirli bir anlam kazanmaktadır. Modern toplumlarda siyaset, medya üzerinden yürütülmekte, siyasal aktörler ve hükümetler yurttaşlarla geleneksel ve yeni medya üzerinden iletişim kurmaktadır. Medya, aynı zamanda, yurttaşların siyaset ve kamu işleri hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlayan temel bilgi kaynağıdır. Siyasal bilginin iletilmesinde medya merkezi bir rol oynadığından, medyanın nasıl işlediğini anlamak önemlidir. 
 
      Özellikle, yurttaşların çoğulcu bir medya düzeni içinde farklı bir bakış açılarına erişebilmesi ve kanaatlerini özgürce oluşturabilmesi, demokrasinin temel unsurlarından biridir. Ayrıca, internetin ve sosyal medyanın gelişimi, siyasal iletişim biçimlerinide değiştirmiştir. Katılımcı bir kamusal alan için potansiyel bir kolaylaştırıcı olarak medyanın rolü, yeni medya tartışmalarının merkezinde yer almaktadır. Bu kitap, demokratik toplumlarda geleneksel ve yeni medyanın temel işlevlerini ve siyasetteki yerini anlamaya ve açıklamaya yardımcı olmakta, haber medyasına ilişkin genel ve teorik bir çerçeve sunmakta ve yeni medyanın, siyasal iletişimi, siyasal pratiği ve kamusal alanı dönüştürüp dönüştürmediğine ilişkin temel tartışmaları içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cfc1871-8eb7-4a1b-8b69-23534c1d925a.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Maurice ve Değişmiş Fareleri</image:title>
            <image:caption>Fareli köyün düzenbazları iş başında!
Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett’ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın yirmi sekizinci halkası olan Muhteşem Maurice ve Değişmiş Fareleri; efsanevi Fareli Köyün Kavalcısı masalını parodileştiren, Carnegie Madalyalı bir başyapıt.
 
Sadece Diskdünya hayranlarının değil, genç okurların da severek hatmedeceği bir kurgu üstüne temellenen bu çağdaş fabl; dünya çapında 100 milyondan fazla satan külliyatın, alt serilerden bağımsız okunabilen tek kitabı.
 
İnsanlara mahsus düşünsel yetileri farelere atfederek toplumsal normları sorgulayan bir metne imza atan yazar, yaşam ve varoluş gibi felsefi konuları da parmak ısırtan bir üslupla hicvediyor.
 
“İnsanları en iyi kediler bilir.”
 
 
Fareli köyün düzenbazları iş başında!
Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett’ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın yirmi sekizinci halkası olan Muhteşem Maurice ve Değişmiş Fareleri; efsanevi Fareli Köyün Kavalcısı masalını parodileştiren, Carnegie Madalyalı bir başyapıt.
 
Sadece Diskdünya hayranlarının değil, genç okurların da severek hatmedeceği bir kurgu üstüne temellenen bu çağdaş fabl; dünya çapında 100 milyondan fazla satan külliyatın, alt serilerden bağımsız okunabilen tek kitabı.
 
İnsanlara mahsus düşünsel yetileri farelere atfederek toplumsal normları sorgulayan bir metne imza atan yazar, yaşam ve varoluş gibi felsefi konuları da parmak ısırtan bir üslupla hicvediyor.
 
“İnsanları en iyi kediler bilir.”
 
Zekâsıyla ve kurnazlığıyla dikkat çeken Maurice, konuşabilen bir kedidir. Bu sıradışı becerisini, Görünmez Üniversite civarındaki sihirli atıklarla beslendikleri için “değişmiş” olan farelerden birini yiyerek edinmiştir. Evet, “değişmiş” fareler! Yani bildiğiniz ve hatta görünce çığlığı bastığınız farelerden değil. Gerçi görünümleri aynı olsa da bu değişmiş farelerin çok üstün meziyetleri vardır: Konuşmayı, okumayı, yazmayı ve düşünmeyi bildikleri gibi bir de devamlı kendilerini geliştirirler. Diğer kedilerle vakit geçirmekten artık keyif almayan Maurice de zamanla teselliyi bu farelerle yakınlaşmakta bulur. Tabii dolaylı olarak zekâsı onu hemen düzenbazlığa iter. Aklındaki plan çok basittir: köy köy gezip düzmece fare istilaları planlamak. Yanlarına bir de kavalcı çocuk kattılar mı, gelsin paralar! Peki ama, bu işin bir süre sonra farelerin ahlak anlayışıyla zıtlaşacağını söylesek? Gerçi, yemek için hırsızlık yapan farelerin ahlak anlayışı da bir başka tartışma konusu… O hâlde istikamet dosdoğru Dürüm Hamamı Köyü!
 
2022 sonunda animasyon film olarak da karşımıza çıkacak Muhteşem Maurice ve Değişmiş Fareleri, hayvanların “insanlaşma” çabasını pek de alışık olmadığımız bir kurguyla, katıksız mizah ve kahkahalar eşliğinde veriyor.
 
Niran Elçi’nin pürüzsüz Türkçe’siyle, Diskdünya okurları için Delidolu tarafından yeniden gözden geçirilerek yayımlanan roman, David Wyatt’ın karikatür tarzındaki desenleriyle şenleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45e95245-8c99-42c9-9269-386abd41a9c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Zaman</image:title>
            <image:caption>Bu romandaki İstanbul, efsaneler, insanlar, balıklar, kayıklar, iskeleler, saraylar, dehlizler, kesik başlar, mezarlar, hastaneler, morglar, denizkızları, cinayetler, katiller, cellatlar, deliler, yani her şey uydurmadır. 
 
 Efsanelerin yalanı abartılmış, insanların hayatına olmadık benekler atılmış, şehir baştan yaratılmıştır. Yok eğer, “Bunların hepsi gerçek, Haliç’te kırmızı bir kayık durur ve içinde Zaman Dayı yaşar, eski mezarlarda kesik cellat kafaları yatar, küçük kızlar mezar taşlarına dünyanın en güzel şiirlerini yazar, genç bir adam paramparça bir baba arar, her şeyi gören bir kambur hep susar ve İstanbul’un altında sır dolu dehlizler var,” diyen biri çıkar da beni yalanlarsa, ne mutlu bana. 
 
Kırmızı Zaman renkler ve isimlerle, sözcük ve sözlüklerle, söylence ve gerçeklerle, efsane ve inanışlarla örülü, kadim zamanlarla günümüzden hikâyeleri İstanbul’da kesiştiren bir roman. Yahut gerçeğin karanlık gölgesinin vurduğu bir masal… Sergilediği sınırsız düş gücüne karşın katı gerçeklere de yer vermesiyle yayımlanalı beri güncelliğini ve özgünlüğünü koruyor. 
#efsane #söylence #masal #istanbul #ölüm #rüya #şiddet #tanrı #kader #deniz #zaman 
#yaz #sıkıntı #hüsran #hayalkırıklığı #yalnızlık #içdünya #umutsuzluk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27a39a0-6aef-4389-a902-1c23dec143f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an-ı Kerim’in İlk Tasavvufi Tefsiri: Tüsteri Tefsiri</image:title>
            <image:caption>Sehl Tüsterî (ö. 283/896) tasavvufi düşüncenin kurucu isimlerindendir. Tüsterî Tefsiri ise -bazı araştırmacıların tespitine göre- günümüze ulaşmış en eski tasavvufi tefsirdir. Bu tefsir, Kur’an’ın bütün surelerinden seçilmiş yaklaşık bin kadar ayetin yorumunu içeren muhtasar bir eserdir ve Tüsterî’nin Kur’an ayetlerine dair yorumlarının derlemesi niteliğindedir. Bu önemli eserin, sadece giriş bölümüyle Fatiha suresini içeren kısmi bir çevirisi dışında, Türkçe tercümesine rastlanamamıştır. Elinizdeki bu çalışmayla bu eksikliğin tamamlanması amaçlanmaktadır. 
Bu çeviri, Tüsterî Tefsiri’nin -aralarında yer yer farklılıklara rastlanan- üç yazma nüshası ve üç baskısı mukayese edilerek hazırlanmıştır. Çalışmanın başına Tüsterî ve tefsiri ile ilgili bir giriş kısmı eklenmiş, çevirinin gerekli görülen yerlerine dipnotlar düşülerek açıklamalarda bulunulmuş ve tefsirde geçen tüm rivayetlerin hadis kaynaklarındaki yerleri dipnotlarda belirtilmiştir. 
Bu çevirinin hem Kur’an-ı Kerim’in daha iyi anlaşılması hem de Tüsterî ve tefsirinin tanınması açısından faydalı olacağı ümit edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e74b95-917a-4057-a7a6-d9655468c505.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendim Olmak Güzel</image:title>
            <image:caption>Kendim Olmak Güzel 
Yaratıcı sanatlar aracılığıyla duygusal okuryazarlık geliştirmek için hazırlanan temel bir kaynak! 
Kendim Olmak Güzel 9 yaş ve üzerindeki çocuklar için öz farkındalık ve öz saygıyı arttırmayı amaçlayan pratik bir çalışma kitabı. Okuyucusunu kendisi ile sohbet etmeye davet ediyor ve nazik bir tanışma faslından sonra şunları soruyor: “Kimsin? Kim olduğuna dair nasıl fikir edinebilirsin?” 
Elinizdeki kitap gençliğe adım atan çocukların kendileri hakkındaki farkındalıklarının artmasına, kişisel özelliklerini ve başarılarını tespit etmelerine yardım eder; değiştirmeye ihtiyaç duydukları şeyler içinse “bir eylem planı” hazırlama fırsatı sunar. Dört aşamalı bir yolculuktan geçen okur, hayatını daha iyi kılacak değişiklikleri yapmaya nereden başlayacağını ve olumlu düşünmenin gücünü keşfedecektir. 
Bu yöntem İngiltere’de gelişim danışmanlığı ve kariyer koçluğu yapan yazar tarafından hem bireysel çalışmalarda hem de küçük ve büyük gruplarda başarıyla kullanılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca232d33-de2e-40db-914b-b5281173a11d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Göçmen Kuşları</image:title>
            <image:caption>Alper Tüydeş, yaban hayatı fotoğraflayan bir doğasever. 
Bu kitapta objektifini kuşlara çeviren sanatçı, göç yolculukları boyunca ülkemize uğrayan bazı kuşları tanıtıyor bizlere. 
İşte, Türkiye’nin göçmen kuşlarından birkaçı: Tepeli Guguk, Kocagöz, Dikkuyruk, Korsan Martı… 
Yaşamak için başvurdukları yöntemlerse isimleri kadar şaşırtıcı! 
Üstelik bu kuşlar, çok yakınımızda olabilirler: 
Balkonumuzda kuytu bir köşede, bacamızda, evimize en yakın parkta ya da bir sahilde duyabiliriz seslerini. 
Bir fotokitap olarak hazırlanan Türkiye’nin Göçmen Kuşları’nda, fotoğrafların yanı sıra sanatçının derlediği bilgilerle eğlenceli bir oyun da meraklı okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df89050c-4e6d-4993-a08c-e2becbc0a906.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanı Beklerken</image:title>
            <image:caption>Bazen ilaç niyetine hayatına aldığın şeylerin seni nasıl zehirlediğini göreceksin. 
Sen kendin için bir şey yapmıyorsan kim senin için bir şeyler yapacak? Sen kendi yaralarını kendin sarmadan, kim sana yardım edebilir gerçekten? 
Eğer başkaları için önemli olmadığını hissediyorsan, ilk önce kendine şunu sormalısın: 
Ben kendim için önemli miyim? 
Seninle bir yolculuğa çıkacağız bu kitapla birlikte. Her insanın içinde bir sağlıklı bir de sağlıksız bir “ben” vardır. Sağlıksız ben kontrolü devraldığında, insan kendine zarar verir. İşte bu kitapla çıkacağımız yolculuğun amacı, içindeki güzel insana yani sağlıklı bene ulaşmak. 
Bu yolculukta, kaygılarınla baş etmek ve kafaya takmamak için hangi yöntemleri kullanabileceğini, olumsuz düşüncelerini nasıl kontrol edebileceğini, sağlıklı ilişkilerini geliştirirken sana zarar veren zehirli insanlardan kendini nasıl koruyabileceğini, hangi alanlarda mücadele etmenin anlamlı olduğunu, hangi alanlarda hayatı ve getirdiklerini kabullenmen gerektiğini, içindeki değersizlik hissini nasıl yenebileceğini ve kendini nasıl dönüştürebileceğini keşfedeceksin. 
 
Hazır mısın bu yolculuğa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d8fecd-a72a-4505-8b3d-e318cd01070a.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlenen Şehirler</image:title>
            <image:caption>Özlenen Şehirler’de, bir kültür tarihçisi olarak yazar, tarihî ve kültürel derinliği olan, medeniyetimizin şifrelerini taşıyan kadim şehirlerin kendisinde bıraktığı izleri kaleme alıyor. Bunu yaparken de gündemine aldığı şehirler medeniyetimizin inşa ettiği en önemli örnekler. 
 
Bizi de, zamanın, şehirler ve hayat üzerinde nasıl izler bıraktığına şahit kılan Özlenen Şehirler, modern dünyada, dar sınırlar içinde koşturup duran insanı biraz mola verip bu özellikleri fark etmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819710b9-cb9e-4098-ad3e-eebce21f2353.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamham’ın Korkunç Dişleri</image:title>
            <image:caption>Hamham Korkunç dişlere sahip bir timsahtı. Ormandaki herkesi korkuturdu. Ama sonra beklenmedik bir şey oldu: Ormandaki hayvanlar onun büyük sırrını öğrendi.   Peki Hamham ne yapacaktı? Tekrar hayvanları korkutabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/143ed3a6-0460-48bc-a3ba-1b613499f51f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Geceler</image:title>
            <image:caption>Hem Rus hem de dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Dostoyevski’nin ilk kez 1848 yılında yayımlanmış olan Beyaz Geceler adlı öyküsü, dünyanın en naif aşk öykülerinden biridir.  Kitabın kahramanı Petersburg’da yaşayan ve hizmetçisi haricinde konuşabileceği tek bir arkadaşı bile olmayan yalnız bir adamdır.  Hayalperest bu genç adam, bir gece tesadüfen kendisi gibi yalnız olan Nastenka isimli genç bir kızla tanışır. Hayatında ilk defa bir kadınla yakınlaşan kahramanımız ile Nastenka ikinci buluşmadan sonra dost olup, birbirlerine hayat hikâyelerini anlatmaya başlarlar. Peki daha önce hiç âşık olmamış ve mutsuz bir hayat süren kahramanımız, birdenbire bağlandığı bu genç kızda aradığı mutluluğu bulabilecek mi? 
 
Pek çok kez sinemaya da uyarlanmış olan Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin okuyucunun kalbinde derin duygular bırakan en önemli eserlerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58bced4f-c9f7-4783-b19f-3c5122a539ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Tropikal Balık Bıdık</image:title>
            <image:caption>MERCAN KAYALIKLARI ŞEHRİNE HOŞ GELDİNİZ!   BALIK TUTMAK YASAKTIR!     
Mercan Kayalıkları Şehri, tüm okyanustaki en güzel, en göz alıcı ve en süslü balıklara ev sahipliği yapardı.   
Ayrıca bir balık daha var: 
BIDIK…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9612b530-0a43-4efb-a72f-adc78a612733.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazel</image:title>
            <image:caption>HAZEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8377682-d74f-4449-b854-c4c85b9435ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurbetteki Tabut</image:title>
            <image:caption>Hesapsızdır AŞK, matematiği yoktur. Kime, nerede, ne zaman ve nasıl Âşık olabileceğimizi hiç birimiz bilemeyiz. Bu yüzden en çok falcılara para harcarız. Çünkü birçoğumuz merak ederiz, Bizi seviyor mu? 
Hayatımızdaki kişi diye. İnsanı en çok mutlu eden olgudur AŞK. Karşımıza çıktığı için şükrettiklerimizde olur Kahrettiklerimizde. Kimimize cenneti yaşatırken AŞK kimimizi de cehennemin dibine boylatıverir hem de hiç acımadan… Keşke herkesin karşısına hak ettiği karakterde kişiler çıksa. İyi iyiye, Kötü kötüye yar olsa. Çok güzel ve adil olmaz mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de44d68c-c5ee-4ccd-9c20-0342f658f514.jpg</image:loc>
            <image:title>Blink</image:title>
            <image:caption>GÖZ AÇIP KAPAYINCAYA DEK GEÇEN İKİ SANİYEDE 
BEYNİMİZDE NELER OLUYOR? 
 
Bir çiftin tartışmasına kulak misafiri olup ilişkilerinin geleceğine dair bir fikre kapıldığınız oldu mu hiç? Maç izlerken bir pasın gol olup olmayacağını anladığınız bir an... Ya da yaptığınız bir iş görüşmesinin ardından işe alınacağınızı düşündüğünüz halde yanıldığınız bir durum... 
Elinizdeki kitap, gündelik hayatımızın en küçük bileşenleriyle ilgileniyor: Ne zaman yeni biriyle tanışsak, karmaşık bir durumla yüz yüze gelsek veya güç bir adım atmak zorunda kalsak birdenbire ortaya çıkan anlık izlenimlerin ve kararların içeriğiyle. 
Gladwell, zihnimizin nasıl tepki verdiğini incelediği bu kitabında çok düşünmeden alınan kararların, ince ince düşünülmüş kararlar kadar iyi olabildiği örnekleri çözümlerken, her zamanki gibi madalyonun diğer yüzüne bakmayı ihmal etmiyor ve içgüdülerimizin bize ihanet ettiği anları da sorguluyor. Psikoloji ve nörobilim teorilerinin hayatın çeşitli alanlarından zengin ve yaşanmış örneklerle sınandığı Blink’i okurken kendinize bir adım daha yaklaşacaksınız. 
   “Roman tadında... Blink, dünyamıza ve benliklerimize dair şaşırtıcı içgörülerle dolu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4677bb73-666e-4d9f-9a4a-aa19668df459.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Zaman ?</image:title>
            <image:caption>Hayatımız adeta “ne zaman” sorusu üzerine kurulu: Yeni bir girişim için atacağımız adım, okula başlangıç, evlilik, taşınma, iş değişikliği… Zamanlamanın kritik önemde olduğu bu tür kararları genelde sezgilerimize ve varsayımlara dayanarak alıyor ve kimi durumlarda da pişmanlığa yelken açabiliyoruz. 
Psikoloji, biyoloji ve ekonomi alanında yapılan zengin çalışmalara dayanan Daniel H. Pink, söz konusu pişmanlığın kader olmadığını, zamanlamaya dair yapılacak küçük düzenlemelerle büyük farklar yaratılabileceğini söylüyor. Zamanlama alanında yapılan güncel veri ve araştırmaları, büyüleyici hikâye anlatıcılığıyla harmanlayan yazar, okuru daha doyumlu bir hayat yaşamaya davet ediyor. Hem de zamanın baskısı altında ezilmeden! 
Pink’in önerileri zamanın ellerimizden uçup gitmesine bir son vermeyecek elbette, ama en azından saatlerimizi daha verimli kullanmamızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9adf8dfe-43cf-4d7e-9ea8-f0da8baa8fd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltının Gizli Şifreleri</image:title>
            <image:caption>“NEYE İNANIYORSAN ONU YAŞARSIN.” 
 
“Ben bu işi başaramam, zenginlik bir hayaldir, asla evlenemem, iyi bir yaşam asla beni bulmaz...” Hayatınızın herhangi bir evresinde buna benzer düşüncelere takılıp kaldıysanız henüz bilinçaltının gizli şifrelerini çözemediniz demektir. 
Hayat ne düşünürseniz size onu hediye eder. Şimdi dikkatlice düşünme zamanı... Hayattan ne istiyorsunuz? Kısırdöngüler, mutsuzluk, kıtlık bilinci, yalnızlık mı yoksa özgürlük, huzur, refah, bereket ve kendi kendinize yetebilme gücü mü? 
Bu kitapla bilinçaltının gizemli gücünü fark edecek, egzersizler, telkinler ve özel çalışmalarla yaşamınızı mucizevi bir şekilde dönüştüreceksiniz. 
 
Bu kitabı kimler okumalı? 
• Bilinçaltının sırlarını öğrenmek isteyenler 
• Erteleme alışkanlığı olanlar 
• Sürekli aynı döngüde sıkışıp kalanlar 
• Bilinçaltı ve çekim yasası sırlarını merak edenler 
• Bilinçaltını değiştirmek, dönüştürmek ve arınmak isteyenler 
• Geçmiş bağlarından kurtulmak ve hayatla barışık olmak isteyenler 
• İlişkilerini daha kolay yönetmek isteyenler 
• Bilinçaltı özgüven/özsaygı/öz şefkat konularını pekiştirmek isteyenler 
• Kendini sevmenin etkin metotlarını keşfetmek isteyenler 
• Bilinçaltı başarı metotlarını öğrenmek isteyenler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/582f28a8-a10e-446c-945e-156d898b2ecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Krallık-1</image:title>
            <image:caption>Uzak bir galakside, iki kadın, yaşadıkları güneş sisteminin en baskın dini örgütü ve en güçlü şirketi arasında dönen müthiş bir komployu açığa çıkarıyor. Bir anda, kendilerini yıldızlar arası bir kedi-fare oyununun içinde buluyorlar ve hayati bir karar vermek zorunda kalıyorlar: Ya gerçeği açığa çıkaracaklar ya da yaşadıkları dünyaları anarşiye sürükleyecekler. 
 
“G Willow Wilson ve Christian Ward, modern çizgi romanın en vizyoner yaratıcılarından ikisi ve birlikte yazıp çizdikleri GÖRÜNMEZ KRALLIK ile güçlerinin zirvesine çıkıp, baş döndürücü bir hikâyeyi çılgın bir bilgelik ve akıl almaz görsellerle anlatıyorlar. Şiddetle tavsiye ederim.” 
Saladin Ahmed (Ms. Marvel, Black Bolt) 
 
“GÖRÜNMEZ KRALLIK, başlarda tereddüt edip sonrasında elimden bırakamadığım bir çizgi roman. Hem gözlere hem zihne bir vitamin takviyesi. Harika fikirlerle dolu. İki usta yaratıcı, uçağın rotasını atmosferin dışına çevirmişler. Bu kitabı okumak istersiniz.” 
Gail Simone (Birds of Prey, Batgirl) 
“GÖRÜNMEZ KRALLIK, sadece bilimkurgu hayranları için değil, aynı zamanda sınırları zorlayan hızlı anlatımları seven okurlar için de güzel bir kitap. Aynı anda hem çok yakınınızda, hem gözün göremeyeceği kadar uzakta. Tam seveceğim tarzda bir uzay operası.” 
Nnedi Okorafor (LaGuardia, The Binti Trilogy, Who Fears Death) 
 
“Zeki, eğlenceli ve tam anlamıyla nefes kesici. Wilson ve Ward’un Görünmez Krallık’ı, asla terk etmek istemeyeceğiniz bir dünya gibi.” 
Kelly Sue DeConnick (Pretty Deadly, Captain Marvel)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa12d52b-139c-4d35-a91d-b856251ade5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümrükten Geçen Şiir Antolojisi</image:title>
            <image:caption>GÜMRÜKTEN GEÇEN ŞİİRLER 
 
Dost yüreklere ulaşır, 
Gümrükten geçen şiirler... 
Gönüllere sevgi taşır 
Gümrükten geçen şiirler... 
 
Dil ayırmaz, ırk ayırmaz 
Yol ayırmaz, ark ayırmaz 
Ev ayırmaz, bark ayırmaz 
Gümrükten geçen şiirler... 
 
Set dinlemez, engel bilmez 
Uçar gider, yolda kalmaz 
Asırlar geçse de ölmez 
Gümrükten geçen şiirler... 
 
Aşk dolduran kürek ister 
Kavrulacak yürek ister 
Tutunacak durak ister 
Gümrükten geçen şiirler... 
 
Mısrası arşı inletir 
Geçmiş zamanı dinletir 
Nice kulaklar çınlatır 
Gümrükten geçen şiirler... 
 
Toplandı geldi erenler 
Dostluğa gönül verenler 
Bin teşekkür aşk derenler 
Doğurdu nice şairler 
Gümrükten geçen şiirler 
*** 
Çalışmak sadece ekonomik bir eylem değil; aynı zamanda mutluluğun da anahtarıdır. İşyerleri sadece çalışmayla geçen 8 saatlik bir hapishane değil; aynı zamanda dostluk ilişkilerinin kurulabileceği, sanat etkinliklerinin olabileceği ve güzelliklerin paylaşılabileceği bir platformdur. 
 
Kurumumuz mensuplarının ortak eseri olan “Gümrükten Geçen Şiir Antolojisi”nin işyerinde sosyal bağları geliştirerek, sağlıklı bir iletişimi sağlayacak ve iş yeri mutluluğunu artıracak  araçlardan biri olacağını düşünüyoruz. 
 
“Gümrükten Geçen Şiir”ler gönlümüzün onayından da geçmiştir. Okuyanların gönlünde de hoş bir seda bırakacağını umuyoruz. 
 
Editör Ayşe TOPÇU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88b36af7-89b7-4d18-8049-6ef3fa4fbf1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Velhasılıkelam</image:title>
            <image:caption>Biz daha dünyaya gelmeden evvel Âdem’e Rab’den verilen hediyelerden biridir kelam. Kelam hâsıl olduğundan bu yana kalbin sesi dil ile kulağa taşındı. Söz uzadıkça etkisi azaldı, akılda tutulması hatta anlaşılması zorlaştı. Dimağlarda sözün ya başı ya da sonu kaldı. Bu nedenledir ki sözün kısası, lafı dolandırmadan bir nefeslik söylenmesi makbul oldu. 
 
Her söz söylendiği anda başlamamıştır aslında. Daha yeni duyulmasına karşın sözün oluşmasına zemin hazırlayan olaylar dizini vardır “Ezel” dediğimiz. 
Varlığımızın doğumumuz ile başladığı düşünülse de ikinin üçüncüsü olarak göz açtık bu âleme. Şu anda varolan eslaftan yadigâr. 
 
41 günde kendini yazdıran Ve Velhasılıkelam’ın kaynağı, yengilerimi besleyen yenilgilerimdir. 
 
Ve velhasılıkelam, velhasılı meram... 
 
SÖZÜN ÖZÜ 
Her söz giremez  
Dövülmeyince kulağın örsünde
Sağanak yığınak 
Dolanır durur zihin dehlizinde 
Ta ki yürek ses verene dek. 
Sözün özü, demi yüreğin
Sahi gördün mü, âdemden başka sohbet edeni? 
 
Tülay ENEZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a962841b-6182-45c9-8763-7c2b52ae627c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlginç Bir Vaka</image:title>
            <image:caption>Her şey, başını kaşıyacak vakti olmayan, zengin işinsanı Giovanni Corte’nin tuhaf bir ilahî ses duymasıyla başlar. Derhal teşhis konur: Söz konusu ehemmiyetsiz bir hastalıktır ve Corte basit bir operasyon sonrasında hayatına kaldığı yerden çabucak devam edecektir. Bunun için son derece modern bir kliniğin en üst katına yerleşir fakat akıl sır ermez birtakım hataların ve hastane bürokrasisinin neticesinde yavaş yavaş, durumu daha ağır seyreden hastaların bulunduğu katlara inmek zorunda kalır, en nihayetinde de kendini hastane cehenneminin en dip noktasında bulur.  
Albert Camus’nün 1955 yılında, Buzzati’nin Un caso clinico adlı oyunundan uyarladığı İlginç Bir Vaka,  Kafkaesk unsurların son derece yoğun hissedildiği, ince bir ironiyle örülmüş alegorik bir metin. 
“Camus, olağanüstü bir duyarlılığa ve insan anlayışına sahip.” 
 DINO BUZZATI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8037ae75-7cfb-448f-aa82-d756f656208f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Rahibeye Ağıt</image:title>
            <image:caption>İki çocuklu, varlıklı bir çift olan Temple ve Gowan’ın hayatı bir anda derinden sarsılır. Çocuklarından biri, Temple’ın dadı olarak işe aldığı eski bir fahişe ve uyuşturucu bağımlısı bir kadın tarafından beşiğinde boğulur. Mahkemenin sonucu bellidir: Siyah dadı idama mahkûm edilir fakat hukuk sisteminin ikiyüzlülüğünü, tarafsızlıktan uzak oluşunu  irdeleyen avukatı, bu olayın ardındakileri eşelemeye, hakikati gün ışığına çıkarmaya kararlıdır. 
 
Albert Camus’nün, William Faulkner’ın aynı adlı romanından sahneye uyarladığı Bir Rahibeye Ağıt, yasaların mutlak bir adalet sağlayıp sağlamadığını, gerçeğin dışarıdan göründüğü gibi olup olmadığını soruşturan çarpıcı bir metin.  
 
&quot;Fransız yazarları arasında en çok Camus&apos;ye hayranlığım var. Benim her zaman yapmaya çabaladığımı yapabilen tek adam o. Arıyor, araştırıyor, kendi ruhunu inceliyor, insanlık sorunlarını gerektiği gibi, etkili bir şekilde anlatıyor.&quot;   William Faulkner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aef0aed-9f52-492d-aea3-89d44d101020.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar</image:title>
            <image:caption>Crane ırkçılık, tecrit, kitle öfkesi gibi temalar içeren Canavar’ı binlerce siyahın öldürüldüğü linç olaylarının yaşandığı 19. yüzyılın sonunda kaleme alır. 
 
Crane’in hayalî Whilomville kasabasında yaşayan siyah genç Henry, çalıştığı evde yangın çıkınca işvereni Dr. Trescott’un oğlunu alevlerin arasından kurtarmak için gözünü kırpmadan içeri dalar. Ancak küçük Jimmie’nin yüzüne gülen şans, Henry’yi kasabanın ucubesine çevirir. Yangında aldığı yaralarla tanınmaz hale gelen Henry kimselerin görmek istemediği çirkin, huzursuzluk veren bir varlıktır artık. Onun tedavisini üstlenen Dr. Trescott ise kasabalının gözünde bu ucubeyi yaşatmaya çalışan bir sapkına dönüşür. 
 
“Lanetli hikâye aklımdan çıkmıyor…” 
 
Joseph Conrad</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1485e01-7383-423f-9d1c-de2ad33d93d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şato</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın Dava ve Amerika’yla birlikte tamamlamadan bıraktığı Şato, ilk kez 1926’da Max Brod tarafından yayımlandı. Kadastrocu K.’nın profesyonel ve bireysel kimliğinin gizemli bir şato ve temsilcileri tarafından tanınması için verdiği beyhude mücadeleyi anlatan eser, iktidar yapılarının yarattığı sistematik düzeni sorunsallaştırır ve bu yapıların ürünü olan bürokratik labirentin karşısında pasif boyun eğişi yüzümüze çarpar. Devlet aygıtının keyfiliği, orantısız gücü ve aşırı bürokratikleşmesi üzerine kara bir hiciv olarak okunan Şato, insanın anlamdan yoksun bir dünyada sonuçsuz kalmaya mahkûm anlam arayışına dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a89d36-0101-4a48-b83b-c6ef33c013f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumuzda İnat Sonunda Vuslat</image:title>
            <image:caption>“Trabzonspor taraftarları futbolu ve taraftarlığı nasıl öğreniyor, deneyimliyor ve anlamlandırıyorlar?” 
Futbol, topluma egemen olan değerlerin ve ortak kültürün bir yansımasıdır. Onun analizi bize, oynandığı mahalle, kent, bölge, ülke veya kıta hakkında derinlikli bilgiler sunar. Futbolu toplumsal olandan ayrı, teknik bir oyun olarak düşünmek hatalı olur. Futbol, eşitsiz güç ilişkileri içerisindeki mücadeleyle birlikte yerel bir kültürün kendine has özelliklerinin de keşfedilmesini sağlar. Futbol sayesinde insanlar, yerel ve küresel aynılıklarını ve farklılıklarını hem keşfedebilir hem de ifade edebilir. 
Türkiye’de futbol taraftarlığı araştırmalarının büyük bir çoğunluğu, İstanbul’un üç büyük kulübü olarak bilinen Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarına yoğunlaşmıştır. Bu kitap, yalnızca Trabzonspor taraftarından ziyade, taraftar gruplarına odaklanmayı tercih ediyor. Taraftar gruplarının anlam üretici aktörler olarak, tribünlerde sergiledikleri bedensel hareketleri ve performansları aracılığıyla, neoliberalizmle birlikte metalaşan futbolun yarattığı hem taraftarlar hem de kulüpler arası eşitsizliklere karşı yerel aidiyetlerini yücelttikleri anlatılar ve söylemler ürettiklerini iddia ediyor. Trabzon, tarihi, maalesef ki neredeyse yok olmak üzere olan mimarisi ve coğrafyasıyla Karadeniz’in ilgi çekici kentlerindendir. Ona ne kadar direnirseniz direnin sizi kendine çeker, benzetir ve bağlar. Bordo-mavi, iki uyumlu rengin hissettirdiğinden daha fazlasını hissettirir size. Bu yüzdendir ki Trabzonspor tribünleri, kendine has özelliklere sahiptir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fed4306c-844f-4bd7-b69c-d6056ee0eb35.jpg</image:loc>
            <image:title>Dillerin Kökeni Üzerine Deneme</image:title>
            <image:caption>Dillerin Kökeni Üzerine Deneme, Aydınlanma düşüncesinin en önemli figürlerinden Rousseau’nun dilin doğuşu ve gelişimini ele aldığı, dil ve iletişim kavramları üzerine temel ve ölümsüz bir inceleme. 
 
 Sesler nasıl dile dönüşür? Neden konuşmaya ihtiyaç duyarız? İnsan nasıl toplumlaşmıştır ve dil bu değişimin neresinde durur? Noktalama işaretlerine neden ihtiyaç duyulmuştur? Anlaşmak için konuşmak gereklilik midir, yoksa insan yalnızca beden diliyle de anlaşılabilir mi? Peki konuşma nasıl şarkıya dönüşmüştür? Tüm bu sorulara yanıtlar aradığı denemesinde Rousseau yalnızca dille sınırlı kalmaz, birer dil olarak müzik ve resmi de tıpkı cümleyi öğelerine ayırırcasına bileşenlerine ayırır, tüm bu kavramları medeniyet ve toplumlaşma bağlamında da değerlendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/661b6735-c3ef-4eff-95b5-77bca4e3ede7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rip Van Winkle</image:title>
            <image:caption>Irving, Rip Van Winkle’da yıllarca süren uykuların, zamanda atlamaların olduğu, farklı kültürlerde benzerleri anlatılan masala yeni bir yorum getirir, masalın arka planınaysa Amerikan Devrimi’ni alır. 
 
 Biraz hava almak üzere ormanda bir yürüyüşe çıkan iyi yürekli Rip Van Winkle, tuhaf birtakım olaylar sonucu bir ağaç kovuğunda uyuyakalır. Uykuya daldığında Britanya İmparatorluğu’nun kolonisindedir, uyandığındaysa George Washington’ın portreleri duvarlara asılmıştır. Yirmi yıl süren uzun uykusunda epey yaşlanan Rip Van Winkle yepyeni bir hayata, yabancılaştığı kasabasına ve hiç tanımadığı torununa alışmaya çalışır; kimilerine bir kâbus gibi görünen bu durum, ihtiyarın umutla başladığı ikinci bir yaşam olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d24b67-b94d-4a73-b0f3-ce4f0d36252d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Hayvanlara İnanmak</image:title>
            <image:caption>Antropolojik bir araştırma için ormanın derinliklerinde, doğayla mümkün olduğunca iç içe yaşayan anlatıcı, 25 Ağustos 2015’te, Rusya’nın Kamçatka bölgesinde bir ayıyla karşı karşıya gelir ve iki dünya arasındaki sınırlar çöker. Bu karşılaşma ondan yüzünün yarısını almakla kalmaz, efsane gerçekle, geçmiş şimdiki zamanla buluşur. Bölge halkı için o artık bir “miedka”, yani iki dünya arasında yaşayan yarı insan yarı ayıdır. 
 
Kuzey Kutbu halkları konusunda uzman bir antropolog olan Nastassja Martin, yüzünü paramparça eden ayının saldırısından kurtulduktan sonra geçirdiği dönüşümü anlattığı bu sıra dışı kitapta, hayvanda ötekilik gören natüralizmden son derece uzak, farklı bir yüzleşme deneyimi sunuyor.  
 
“Martin rasyonel düşünceyle tanımlanmaya çalışılan, insan ile insandışının diyalog kurduğu belirsiz alanları soruşturuyor.”     
Le Monde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4db623-7975-4518-b6f5-2228d26ed555.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihrin Tonları -Çelik Prens</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın bir numaralı çoksatan yazarı V. E. Schwab’ın kaleminden, Sihrin Tonları üçlemesindeki Maxim Maresh’in, Kell’in üvey babası ve ülkenin acımasız kralının geçmişine dalın!
 
Dünyaların birbirine sihirle mühürlenmesinden bu yana iki yüz yıl geçti.
 
Arnes’in başkenti Kırmızı Londra, Maresh İmparatorluğu’nun yönetiminde büyüyor. Ancak Kral Nokil Maresh, oğlu Prens Maxim’in kendi Londra’sı yerine başka Londra’lara kafa yorduğunu öğrendiğinde, Prens’in dikkatini çekme umuduyla onu tehlikeli bir askeri sefere gönderiyor.
 
Maxim’in gideceği yer olan Verose –daha iyi bilinen adıyla Kan Sahili– belalarıyla ünlü, tehlikeli bir liman kentidir. Maxim vardığı gibi dolandırıcılar ve hırsızlar, düzenbazlar ve kavgacılarla karşı karşıya kalıyor... Daha da kötüsü, haydutlar ve askerler tarafından korkulan, kötü şöhretli korsan kraliçe Arisa limana yanaşıyor!
 
Andrea Olimpieri (Dishonored) tarafından harika bir şekilde resmedilen ve Enrica Angiolini (Doctor Who: The Thirteenth Doctor) tarafından ustalıkla renklendirilen bu daha önce hiç anlatılmamış, heyecan verici hikâye, modern fantezinin en çekici karakterlerinden biri olan Maxim Maresh’in sırlarını açığa çıkarıyor!
 
Bu özel baskı, V.E. Schwab’ın yorumları ve daha önce görülmemiş çizimler de
dahil olmak üzere 16 sayfalık bir ekstra bölüm içeriyor!
 
“Olağanüstü... büyük bir hızla ilerliyor ve çizimler harika!”
-Culture Of Gaming
 
“Muhtemelen şu anda piyasada olan en iyi fantezi çizgi romanı.”
-Culturess</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd97c5d8-a471-4062-b168-d00ab37d1ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıl Can</image:title>
            <image:caption>Sen de birine sarılmak ister misin?
Sarıl Can bunu çok istiyor ve sarılacak
birilerini arıyor.?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b91c005-5a71-49d4-bfdc-0bf357d0dea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybe Sayı:3</image:title>
            <image:caption>Neo-liberal politika ve uygulamaların bu sorunların topyekün bir biçimde çözümünü zorlaştırdığı da çok açık. Kamu sorumluluğunun giderek azaldığı bir yapıda bu büyük sorunların çözümünde bireye yüklenen sorumlulukların sınırı nerede duruyor? Bireyin bu sorunların farkında olmadığı ve çözümüne katkı sunmadığı durumlarda kamu ne kadar etkili olabilir? Peki, tüm bu değişimlere ilişkin insanlığın yanıtı ne olacak/ne olmalı? Peki, insanlığın sorunlarını çözmeyi, ihtiyaçlarını karşılamayı ve bunu hak temelli olarak yapmayı hedefleyen sosyal hizmetin yanıtı ne olacak/ne olmalı? Bu soruların yanıtını bulmayı (en azın- dan) denemek için Heybenin 3. Sayısının temasını “DÖNÜŞÜM: Sosyal Sorunlar ve Politikalar-1” olarak belirledik. Amacımız, bu konulara yeni ve farklı pencerelerden bakabilmek, birlikte düşünebilmeyi kolaylaştırabilmek. 
 
Bu sayıdaki tartışmaların, sosyal hizmet/sosyal politika alanında çalışan ya da bu hizmetlerden faydalanan herkese katkı sağlaması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c19cbb14-80bc-43d5-9f8e-2d45d41ecf11.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Faciaları (1912-1913)</image:title>
            <image:caption>“Geçirdiğimiz felâketler, her an tehdidi altında bulunduğumuz muhâtaralar bize öğretmiş olabilmelidir ki efrâdın ayrı ayrı refah ve saadetinden evvel umum vatanın hârici tehlikelere karşı masûniyyet ve mahfûziyyeti mühimdir... ” 
 
Ahmed Cevad 
 
Oku, Ağla, Düşün ve Uyan! ifadeleriyle başlayan ve özellikle Osmanlı Türklerinin Balkanlarda uğradıkları mezalimden çıkarılacak dersleri vurgulayan bu eser, basit bir “propaganda” çabası olarak görülemez. Aksine, ‘millî bir şuur ve hafıza inşâsı’ olarak değerlendirmek, yakın geçmişten yükselen bir ihtâr belgesi olarak görmek daha yerinde olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a51afb3e-82d3-4c45-a313-342b18038442.jpg</image:loc>
            <image:title>Mim Kemal Öke&apos;nin Tarihi Romanlarında Yapı ve İzlek</image:title>
            <image:caption>Mim Kemal Öke&apos;nin Tarihi Romanlarında Yapı ve İzlek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31411fe2-f97d-4ad0-983f-52bfd8a5e629.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Bir Kere</image:title>
            <image:caption>Aşkın ne olduğunu bilseydik, dünyaya hükmedebilirdik. 
 
Maddy kalbinin sesini dinleyen cesur bir kızdı. Yetişkin bir kadın olduğunda, kalbini Peder Barry’ye kaptırdığını fark etti.Ama onu bir türlü ikna edemedi. Barry yeminini bozamayacağını düşünerek kasabadan kaçıp gitti. Ve aradan geçen yıllar her şeyi değiştirdi... 
 
Maeve Binchy’nin bu romanı aşkın şiir hali.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be6fbca1-38f0-4842-89c3-1784a035097e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardanapalus (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sardanapalus (1821) Lord Byron’ın İtalya’da Ravenna’da ikamet ettiği dönemde serbest vezinle yazdığı tarihî trajedisidir. Oyunun konusu Asur İmparatorluğu’nun, son kralı Sardanapalus’la beraber yıkılış hikâyesidir. Geleneksel üç birlik kuramına sadık kalarak yazılan oyun, imparatorluğun başkenti Ninova’da geçer. Tarihsel arka plan bilgisi esas olarak iki kaynaktan gelir: Birincisi Diodorus Siculus’un Tarih Kitaplığı adlı eseri, diğeriyse William Mitford’un Yunanistan Tarihi adlı kitabıdır. Byron’ın Goethe’ye ithaf ettiği bu piyes, Avrupa kültürü üzerinde derin etkiler yaratmış, Delacroix gibi ressamlara, Berlioz, Liszt ve Ravel başta olmak üzere büyük bestekârlara esin kaynağı olmuştur. Türk Edebiyatında Sardanapalus efsanesi bugüne dek yalnızca Abdülhak Hamid Tarhan’ın 1919 basım tarihli oyunu Sardanapal’de işlenmiştir. Tarhan’ın oyunu aynı efsaneyi temel alsa da hem yaklaşımı hem de kişileriyle Byron’ınkinden oldukça farklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6aca7c-d0be-40f0-913a-a6c22e608998.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzmek, Yaşamak ve Olma Arzusu</image:title>
            <image:caption>“İnsan, olma arzusudur.” demişti Sartre. Peki nasıl? Ve bunun yüzmeyle ilişkisi ne? Bu kitap, yüzmeyi bilenler ve yüzmeyi bilmeyenler için. Yüzme, psikolojik açıdan ne anlama geliyor? Yaşamasını öğrenmek neden yüzmesini öğrenmeye benzer? Yüzmeyi öğrenmiş ya da öğren/e/memiş olmamız bizimle ilgili neyi gösterir? Bu durum bizi nasıl etkiledi ve etkiliyor? Ebeveynlerimizin yüzmeyi öğrenmemizle ilgili düşünceleri ve bizim bu konuya bakışımız bizi farkında olmadan nasıl şekillendiriyor? Yaşamayı öğrenmek ile yaşamasını öğrenmek neden farklı? Bu kitabı okuduktan sonra, yüzmeye ve yüzmemeye bir daha asla eskisi gibi bakamayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1dca99b-bff2-439d-bc20-efead7afd085.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap İçin 5</image:title>
            <image:caption>“‘Ben okumaya başlayınca edebiyat, sanat, resim, müzik dünyasında bir gezintiye çıktım... Günümüz okurunun tezcanlılığına, meşrebine, hızına uygun bir kitap’ 
Leylâ Erbil’in Altun için söylediğine ben de katılıyorum: 
‘Yazılarını okudukça ne kadar az şey bildiğimi fark ediyorum.’” 
 
                                                                                                          Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1e5018-2e62-4baa-acf0-76e0b7e80aa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Zafer - İstanbul Hükümetleri Milli Mücadele-V (1921-1922)</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Sina Akşin, Büyük Zafer. İyonya Niyetlerini Çökerten Muharebe (1921-1922) ile İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele dizisini tamamlıyor. Dizinin bu beşinci ve son cildinde, Sakarya Muharebesi’nin son günlerinden Büyük Zafer’e, ardından İzmir’in kurtarılışına ve İstanbul’un yönetiminin TBMM adına Refet Paşa tarafından devralınıp “Millet Saltanatı” bayramı sokaklarda coşkuyla kutlanırken son padişahın İngilizlere sığınmasına kadar sayısız kritik olay peşpeşe sıralanıyor. 
Çöken bir imparatorluğun küllerinden yepyeni bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunun Büyük Zafer’le taçlanan bu son askeri safhası, Akşin’in o dönemi yeniden gözlerimizin önünde canlandıran çok geniş basın ve belge taraması sayesinde, bir kronik tadında okuyucuya sunuluyor. 
Değerli çalışmalarıyla yakın tarihimize ışık tutan Prof Dr. Sina Akşin, Mustafa Kemal Atatürk’ün eşsiz politik ve askeri dehasıyla adım adım yürüttüğü süreçte İtilaf devletlerinin, özellikle de Fransa ile İngiltere’nin birbirinden nasıl ayrıştığını, Dumlupınar Meydan Muharebesi öncesindeki uzun diplomatik girişimler döneminde oluşturulan İyonya özerk devleti projesinin 10 günde 300 kilometreyi aşıp Afyon’dan İzmir’e ulaşan Türk ordusu tarafından nasıl çökertildiğini belgelerin dilinden aktarıyor. 
Büyük Zafer’in 100. yılında Milli Mücadele’nin ruhunu anlamak için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd9770fb-5a7a-475f-872a-333cabf4cb7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Samuraylar</image:title>
            <image:caption>Belki de tarihteki en büyük savaşçılar olan samuraylar tamamen savaşa yönelik bir sosyal düzenin ürünüydüler. Hem at sırtında hem de yayan çarpışmada ustaydılar. Yaşam biçimlerini belirleyen “Bushido” ya da “savaşçı yaşamı”nın kurallarıydı. En güçlü ailelerin üstünlük için çatıştığı Ortaçağ Japonya’sında hüküm süren şiddetli klan ve hanedan savaşlarında, gözler hep büyüleyici, çok renkli zırhları içindeki samuraylarda olurdu. Bu tarz muharebe sanatı onlar için biçilmiş kaftandı. J. Bryant, bu elit savaşçıları zihnimizde canlandırmamızı sağlayan çarpıcı bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e0f8c8-470e-4425-9762-fd5a928910fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert !- Mert&apos;in Cesareti-Kendini Korumak</image:title>
            <image:caption>Mert, en iyi arkadaşı Beren’le oyun oynuyordu. Buldukları bir tahta bloğundan köprü yaptılar. Beren, köprüye çıkmak istedi ama Mert bunun tehlikeli bir şey olduğunun farkındaydı. Ama arkadaşına cesaretini kanıtlamak zorunda olduğunu düşündü. 
Peki, cesaret nedir? Sadece başkasına kendimizi ispatlamak için istemediğimiz şeyleri yapmak mı, yoksa “Hayır!” diyebilmek mi? 
Kendini korumanın, hislerine güvenmenin ve duygularını belli etmekten çekinmemenin önemini anlatan, gerçek cesaretin ne olduğunu gösteren bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/591b6f97-85b8-4d76-a2f9-f5fe58165119.jpg</image:loc>
            <image:title>Lili Rüzgargülü</image:title>
            <image:caption>Lili’nin hayvanlarla konuşma yeteneği olduğunu biliyor musun? Lili bu kez arkadaşının barınaktan alarak sahiplendiği Mambo’nun neden üzgün olduğunu öğrenip, ona yardım etmeye çalışacak. 
Hayvan dostları için sevgi dolu bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/268d85de-1db7-4b46-981e-0d577469b83d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaokulunda Sonbaha-Eğlenceli Bilim</image:title>
            <image:caption>Küçük Aslanlar, sınıfa yeni katılan Selma’yı dinlerken bahçede bir gürültü koptu: Bahçedeki şemsiye rüzgârdan sallanıp devrilmişti. Çocuklar, öğretmenleriyle birlikte dışarı çıkarak bahçeyi düzenlediler. Topladıkları kestanelerden hayvan figürleri yaptılar. Yemekte patatesli bal kabağı çorbası içtiler. Sonra da uçurtma uçurmayı öğrendiler. Sonbahar ne kadar güzel bir mevsim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86abba20-868a-41ab-affe-f16beea8faae.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Bale Yapıyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Elif bale derslerine başladığında çok mutlu oldu. Diğer çocuklarla birlikte parmak ucunda dans etmek, kuğu gibi süzülmek ve müzikle hareket etmek çok eğlenceliydi. Birkaç dersin sonunda sahneye çıkıp seyircilerin karşısında bale yapacağını öğrenen Elif, heyecanla gösteri gününü beklemeye başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/084af30a-c456-45bc-912e-0ae0184c53fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Nicolai Hartmann-Takiyettin Mengüşoğlu, Felsefi Tartışma Çevreleri: Berlin-İstanbul</image:title>
            <image:caption>Nicolai Hartmann Marburg’da ordinaryüs olduktan sonra en seçkin öğrencilerini akşamları evine davet ediyor ve geç saatlere kadar onlarla felsefi tartışmalar yapıyordu. Her dönem belirli bir felsefe problemine yoğunlaşan bu tartışmalara düşünürün verdiği ad «felsefi tartışma çevresi» idi. 1920-1950 yıllarında 40’tan fazla sayıda gerçekleşen bu çevrelere 1935-1938 arasında Berlin’de öğrenim görmekte olan Takiyettin Mengüşoğlu da katıldı. Hartmann’ın tek Türk doktora öğrencisi olan Mengüşoğlu’nun Türkiye’de de aynı şekilde az sayıdaki öğrencileriyle «felsefi tartışma çevresi» düzenlediğini biliyoruz. Bu kitapta Mengüşoğlu’nun Berlin’de katıldığı Yanılmanın İşlevi (Güz Dönemi 1935/36) ve Kavramların Değişimi Hakkında (Bahar Dönemi 1937) başlıklı tartışma çevrelerinin yanı sıra, onun İstanbul’da düzenlediği Fikirlerin Soysuzlaşması Hakkında (Güz Dönemi 1962/63) başlıklı tartışma çevresinin notları yer alıyor. Bu notlar filozofların yönetiminde gerçekleştirilen tartışmalar esnasında felsefi düşüncelerin nasıl geliştirildiğine ve terimlerin nasıl kavramlaştırıldığına mükemmel örnekler veriyor. Platon’un diyaloglarında neredeyse sadece Sokrates bunu yaparken Hartmann kavramlaştırmayı öğrencilerinin katkılarıyla gerçekleştiriyor. Bu işlevi sayesinde felsefi tartışma çevrelerinin notları felsefe dünyasında yeni bir yazın türü olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca6d2d7-85c7-41af-96d8-1e4dc3b8258b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Futbol Antrenörü Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Barış’ın hem ilginç hem de eğlenceli bir mesleği var. Kendisi futbol antrenörü. Sezon boyunca çalıştırdığı takımla birlikte final maçı öncesinde antrenman yapıyor. Antrenmanda takıma taktikler veren antrenörün bir de sürprizi var. Takım oyuncuları, antrenörlerinden öğrendiklerini maçta uygulayıp kupayı kazanacaklar mı acaba? Futbol antrenörlüğü hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak isteyen çocuklar için heyecanlı bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58200789-b3fd-4bbe-a363-c7f1ced1d6f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar Öfkeli İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar anaokulunda birdenbire öfkesine yenik düştü. Yaptığı kule Batu’nunki kadar güzel olmadı. Üstelik Çağlar’ın kulesini gören Batu, gülmeye başladı. Çağlar çok öfkelendi ve kuleyi devirdi. Ahşap parçalar etrafta uçuşurken bir tanesi neredeyse Pelin’e çarpıyordu. Funda Öğretmen, Çağlar’ı uyardı. Çağlar’ın öfkelenmesi normal olabilirdi, ancak ahşap parçaları etrafa atması yanlış bir davranıştı. Çağlar bir daha öfkelendiğinde öfkesini nasıl yenebilir acaba? 
Çocukların duygu yönetimini öğrenmesine destek olmak amacıyla hazırlanan bu kitabımızda öfke konusu anlatılmaktadır. Öykümüz özellikle çocukların kendilerine ve başkalarına zarar vermeden, öfkelerini nasıl dile getirebileceklerini ve öfkelerinden nasıl kurtulabileceklerini anlatıyor. Uzman psikiyatr tarafından ebeveyn ve pedagoglar için yazılmış son sözü kitabın sonunda bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb41891-ded4-4c0c-8528-8b9c6331a171.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Çağlar Dikkat ve Boyama Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Çağlar en yakın arkadaşı Pelin ile birlikte dikkat ve boyama etkinlikleri yapıyor. Onlara katılmak ister misin? 
* Dikkat gerektiren alıştırmalar 
* Gölge oyunundan eşleştirmeye kadar farklı etkinlikler 
* Öğretmen destekli içerik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b41b8927-9c01-4a88-8e9b-e1b1559ea30f.jpg</image:loc>
            <image:title>Melisa İle Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Yaz, sonbahar, kış, ilkbahar... Her mevsim çok güzel. Hepsinde yapılacak pek çok etkinlik var! Melisa’ya dört mevsim boyunca eşlik etmek ister misin? Minikler, Melisa’nın mini hikâyelerini okurken nesneleri ayırt etme, renkleri tanıma ve sayma becerilerini geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fb0943e-d9ad-4c08-b84f-6f2760d30718.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Büyürken</image:title>
            <image:caption>Anne rakun, yavrusunun elinden tutar ve birlikte bir yolculuğa çıkarlar. Küçük rakunun hayatta nelerle karşılaşabileceğini anlatan annesi, sevgi dolu öğütleriyle yavrusunu hayata hazırlamaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d268d136-d913-4f55-ace4-9d59723c0ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>İtfaiyeci Fil Görev Başında - Hadi Sende Katıl !</image:title>
            <image:caption>Bir itfaiyecinin görevini biliyor musun? Bu görevde itfaiyeci file yardım etmek ister misin? Önce itfaiyeci filin kıyafetlerini bulmasına yardım et. İtfaiyecinin hortumundan su gelmiyor! Kitabı üç kez döndür! 
Çocukların severek katılacağı etkileşimli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8788fb68-7c31-48fe-8a41-10f4895c69a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Alışverişe Gidiyoruz- Kitabevi</image:title>
            <image:caption>Küçük Fil babasıyla birlikte kitabevine gidiyor! Alışveriş yaparken babasına yardım edecek. Sen de onlara katılmak ister misin? Resimli alışveriş listesine bakıp neleri alacağını aklında tutabilir misin? Masal kitabı mı, boyama kitabı mı? İtfaiye kitabı mı, çiftlik kitabı mı? Listedeki her şeyi bulabildin mi? Peki, Küçük Fil sadece listede yazılı olanları mı aldı? 
Dikkat becerisi geliştirirken konuşmaya teşvik eden etkileşimli ve eğlenceli bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dfb204a-fb44-4ac1-9261-efe7570e5bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Larousse İlk Bilgiler - Anaokulunda</image:title>
            <image:caption>Larousse İlk Bilgiler dizisinde yer alan kitaplar, çocuklarımıza konuyla ilgili genel bilgiler sunuyor ve merak ettikleri konuları basit, kolay anlaşılır, görsellerle zenginleştirilmiş bir biçimde aktarıp genel kültürlerinin genişlemesini sağlıyor. 
 
Üstelik kitapların sonunda yer alan oyunlar ve çıkartmalar sayesinde keyifle geçecek saatler de garanti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ab62f0-944c-439a-967a-9a8d46a023c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçırdığımız Trenler Şaşırdığımız Yollar</image:title>
            <image:caption>Zaman Karacaoğlan&apos;lar, Ferhatlar, Şirinler zamanı değil. Yeni çağın aşkları o kadar güçlü, âşıkları onlar kadar sabırlı değil. 
Zaman uydu, internet, oyunlar, koyunlar zamanıdır. 
Zaman hız, komplolar, gökdelenler, unutmalar, psikologlar zamanıdır. Daldan dala atlamalar, maddi şeyler zamanıdır. 
 
“Aşk Masum Bir Kelebektir” 
 
*** 
Hayat dediğimiz şey bir andır ve o an da şimdi yaşamakta olduğumuzdur. 
İnsanlığın resmi kudret eli tarafından bir taraftan çizilmekte, bir taraftan silinmektedir. 
 
“Zamana, Yaşama, İnsana ve Ölüme Dair” 
 
*** 
 
Harun Ayhan dostumuzun yaptığı gibi, şehirlerarası yolda aracıyla seyrederken yolun ortasındaki korkudan ödü patlamış kuş yavrusunu gördüğünde trafik riskine rağmen geri dönüp o kuşu yoldan kaldırmak, yol kenarında güvenli bir yere koymak insanlığın resmidir. 
 
“İnsanlığın Resmi, Rengi, Sesi, Kokusu”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56e39a7f-f5f1-4358-ba0c-d9cbe8419532.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezopotamya’da Bir Eylül</image:title>
            <image:caption>Her ne kadar gözyaşlarımla yıkasam da bu kaldırımları, tek bir ayak izini bile silemiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f7676c-285e-4567-9cd2-23ba8c3abdef.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Zamanlar</image:title>
            <image:caption>İnsan zamandan geçer, yüzünde izler taşır. Geçmiş ve gelecek arasında uzanan bir çizginin tam ortasıdır o, şimdidir.  Acılar, savaşlar, hastalıklar, ölümler ve insana dair her şey geçerken, zaman öylece orada durur. 
Yakın tarihin, yirmi yıllık emeği barındıran bir derinlikle buluştuğu ve İbrahim Tenekeci’nin “Vefa Makamı” saydığı yeni şiir kitabı Tüm Zamanlar,  Muhit Kitap’ın 100. eseri olarak okuyucuyu selamlıyor. 
 
Yaşadım yanında, henüz insanken
Körduman arasından belli belirsiz
Başına buyruk dağlar, anılar ve sis
Bir dostun zor günde hatırlanması
Kadar güzeldi, o günlerimiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972896a0-94fd-4292-b14d-ddf004c86fb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası-شفف العربة</image:title>
            <image:caption>حاز رجائي محمود زاده على لقب أول روائي ينتقل من الرومانسية إلى الواقعية في تاريخ الأدب التركي، وذلك من خلال روايته حب العربة (السيارة). كما أنه من بين أهم كُتَّاب وشعراء أواخر العصر العثماني. تتناول الرواية العديد من المشكلات المنتشرة في المجتمع آن ذاك، كالإعجاب بالأجنبي، والاهتمام بالمظهر الخارجي، والمادية، والتعامل بناء على إصدار أحكام مسبقة.
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0e6055-0a6d-448f-b534-cf47c1cbf888.jpg</image:loc>
            <image:title>Süleyman Müsli-مان الموصلي</image:title>
            <image:caption>تناول أحمد مدحت أفندي في روايته سليمان الموصلي بعض الأحداث المهمة التي حدثت في العالم الإسلامي في نهاية القرن الثالث عشر وبداية القرن الرابع عشر، وذلك من خلال عرض الأحداث التي حدثت لشاب من مدينة الموصل يُدعَى سليمان.   
تركز الرواية على الحملات الصليبية، والتاريخ الروماني والبيزنطي، والمذهب الباطني من خلال الحديث عن مغامرات سليمان وماريا كونستانسي. وتعتبر رواية سليمان مسلي من الروايات المهمة في الأدب التركي من حيث كونها أول رواية تتناول الحملات الصليبية وتركز على حسن الصباح والفدائيين.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea46145-baf9-4968-991e-022078c7e435.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurabahane-i Laklakan - بيت اللقالق البائسة</image:title>
            <image:caption>قال الأديبُ الشهير أحمد هاشم عن بيت اللقالق البائسة في مقال كتبه: &quot;لا أعرف، هل رأيتَه أثناء زيارتك لبورصة؟ هناك ساحة في وسط سوق هافافلار. هذه الساحة هي مأوى للحيوانات المعاقة. تعيش فيها على صدقة الناس طيورُ اللقلق ذات الأجنحة المكسورة والغربانُ الخرفة. أنشئ أول مستشفى للحيوانات بيت اللقالق البائسة في مدينة بورصة، وقد عمل المستشفى لسنوات لعلاج لإلحاق الطيور الجريحة المتخلفة عن سربها في طريق الهجرة بالهجرة القادمة.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44e21e08-f1e2-4e8f-8157-f8fb8190a908.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan - الشيطان الذي في داخلنا</image:title>
            <image:caption>بداخلنا شيطان ... 
هناك الأرواح المحطمة، وهناك الأكاذيب والكراهية... 
لقد تركنا جزء منا بالفعل وهرب... 
هناك وسواس وإحباط... 
ليت بعض الليالي لا يطلع صباحها... 
ولكن يوجد شيطان بداخلي يجعلني دائمًا أفعل أشياء مختلفة تمامًا عما أريد. ومن العبث محاولة التخلص منه ... 
لست لوحدي فقط، وإنما جميعنا... 
نحن لعبة في يده... 
أنا متأكد أن خططك للسيطرة على العالم ما هي إلا من نتاجه... 
لا يوجد شيطان بداخلنا، بل عجزٌ وكسل، وضعف إرادةٍ وجهلٍ. وهناك شيء أبشع منهم جميعًا؛ إنه الهروب من رؤية الحقيقة.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d8cb13-2b18-4797-a4c3-46db9c875cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Firak-ı Irak - Galiçya - راق العراق - غاليسيا</image:title>
            <image:caption>كان سليمان نظيف شاعراً جيداً، وكاتباً ذا أسلوب متميز، وخطيباً مفوهاً، ورجلَ دولةٍ صاحب دعابة وطرفة.  وكان أول من جهر بصوته أمام المحتلين الغاصبين بمقالٍ بعنوان &quot;يوم أسود&quot; وأشعل روح النضال الوطني من خلال خطابه &quot;خطاب بيير لوتي&quot;. وعندما احتل الإنجليزُ العراقَ كان أخلصَ من ذرف دموعه. 
تستمر دموع نظيف -الذي عمل أيضاً والياً على البصرة والموصل وبغداد - بالانسكاب في هذا الكتاب الصغيرِ حجماً المليِء بالمعلومات. 
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15170731-bc6d-4f25-83d6-b4e0dfa1f4d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre - ) ال وطن أو السليسترة</image:title>
            <image:caption>الوطن أو السليسترة هي أول مسرحية كتبها نامق كمال بأسلوب رومانسي، وتعتبر في الأدب التركي أول رواية مسرحية أصلية تناقش مواضيع كالبطولة والشجاعة وحب الوطن. 
أطلق نامق كامل على هذه المسرحية اسم الوطن. ولكنها أثارت استياءً كبيراً بعد عرضها، فطبقت عليها إجراءات الرقابة والمنع فانتشرت فيما بعد باسم الوطن أو السليسترة. تم عرضها سبعة وأربعين مرة في أول شهرين، وقد عُرِضَتْ في كلٍّ من إسطنبول، وإزمير، وسلانيك. وقد بلغ عدد مرات عرضها خمسمئة مرة في ثلاث سنوات.  
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de40a00-cff5-4f9c-963b-9a8a3c82ac46.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut’tan Seçmeler - مختارات من دده قورقوت</image:title>
            <image:caption>تعد حكايات دده كوركوت واحدة من أعرق أمثلة الأدب التركي. وما زالت هذه الحكايات التي تحظى باهتمام القراء أول وأهم النصوص الأدبية في الأدب الشعبي.    وأهم ما يميز هذه الحكايات أنها رُويت بين الناس مشافهةً ونُقِلتْ من جيل إلى جيل حتى وصلت إلينا. وقد نُقلت مشافهةً حتى القرن الرابع عشر، وتم تدوينها في القرنين الخامس عشر والسادس عشر.
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6594f96-7045-4699-9670-1aa2007b3791.jpg</image:loc>
            <image:title>Amak-ı Hayal - ماق الخيال</image:title>
            <image:caption>تتكون رواية أعماق الخيال من ثلاث وعشرين حكاية أسطورية. بيد أن أحمد حلمي بيك أخذ هذه الحكايات التي كتبها بعد تعرفه على التصوف على محمل الجد وقال: &quot;أنا على قناعة تامة من أن الأشخاص المولعين بالحقيقة، ولديهم فضول حول المواضيع التي لا يمكن إدراكها بالعقل سيستمتعون بقراءة هذا الكتاب&quot;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/747406d5-042f-4058-bae5-8dc448837daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Hikayeler - القصص المختارة</image:title>
            <image:caption>عمر سيف الدين روائي وشاعر ومفكر وسياسي وعسكري ومعلم. وهو أحد الشخصيات المهمة في عالم الفكر والأدب التركي. كتب عمر سيف الدين حكايات مؤثرة مستقياً موضوعاتها من الأحداث اليومية، والذكريات، والتاريخ، والحكايات الخيالية، والأساطير. 
  تُكسِب كتاباتُ عمر سيف الدين الشباب في مرحلة البلوغ وعياً تاريخياً. ولعل الأهم من ذلك أنها تضيف لقارئها مهارتي التعبير والتذوق اللغوي.  ويعتبر خبراء الأدب عمرَ سيف الدين مؤسسَ فن الحكاية التركية.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/799e0b23-cb4f-4131-8a2f-bbc1259d37eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı ve Siyah</image:title>
            <image:caption>Stendhal’in 19. Yüzyılın Kroniği alt başlığını taşıyan Kırmızı ve Siyah adlı eseri büyük bir dönem romanıdır. Köylü bir kerestecinin kendi macerasının peşindeki zeki ve hırslı oğlu Julien Sorel’in izinden Stendhal, Fransız taşrasını, Paris’i, toplumsal sınıflar arasındaki keskin sınırları, ince siyasi hesapları, Katolik din adamlarının toplumdaki ağırlığını büyük bir gerçekçilikle ortaya koyar. Gözleri karartacak bir tutku olarak aşkı, insan ilişkilerinin kuytu köşelerini, toplumsal olduğu kadar psikolojik bir derinlikle, sürükleyiciliğini asla kaybetmeden anlatır okura. 
Nietzsche’nin “yaşamımın en güzel rastlantılarından biri” dediği Stendhal’in, yine onun sözleriyle, “Saklı olanı gören o psikolog gözü, en büyük gerçekçinin yakında olduğunu anımsatan olguları kavrama yetisi” Kırmızı ve Siyah’ın satırları arasında hep karşımızdadır. 
“…gençliğimin acıma duygusu uyandırdığına bakmadan, yine de beni cezalandırmak isteyecek adamlar görüyorum burada; böylece onlar, aşağı sınıftan doğmuş ve yoksulluk yüzünden bir anlamda ezilmiş olup, buna rağmen iyi bir eğitimden yararlanma mutluluğuna kavuşan ve zenginlerin gururla yüksek tabaka diye adlandırdıkları topluluğa karışma cüretini gösteren şu gençleri cezalandırmak ve sonsuza kadar onların cesaretlerini kırmak isterler...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b37573-ff2c-443e-8260-999bf3c1d0e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamut Saldırısı</image:title>
            <image:caption>Bütün dünyada milyonlarca meraklısı olan Geronimo Stilton kitapları sizi sırlarla dolu, soluk soluğa okuyacağınız maceralara götürmeye devam ediyor. 
 
Fareya’daki bütün peynirler aşkına, bunlar gerçek mamut! Zaman ve uzam kapısından geçmemiz yetmezmiş gibi kendimizi Buzul Çağı’nda bulduk. Ayılar, mamutlar, kılıç dişli kaplanlar ve daha neler neler… Neyse ki konuksever bir köye sığınabildik ve yepyeni dostlar edindik! 
 
Geronimo Stilton’dan heyecan dolu “farekulade” bir macera daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e055ce-07e8-4b5b-a525-2fd0a1b6be92.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Günler, İyi Geceler</image:title>
            <image:caption>Güneş doğduğunda yeni bir gün başlıyor, minik tavşan dışarıdaki herkese 
–gökyüzündeki kuşlara, kovandaki arılara ve diğer her şeye– tek tek iyi günler diliyor. Güneş batmaya koyulduğunda ise minik tavşan etrafındakilere tek tek iyi geceler diliyor. İyi geceler pisicik. İyi geceler ayı. Herkese iyi geceler. 
 
Çağdaş çocuk edebiyatı klasiklerinden biri kabul edilen İyi Geceler Ay kitabının sevilen yazarı Margaret Wise Brown’ın daha önce hiç yayımlanmamış hikâyesi İyi Günler, İyi Geceler Loren Long’un muhteşem resimleri eşliğinde dünyada ilk kez 2017’de okurlarla buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a139521-59f8-4a45-8f42-a87d5d20f186.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Efsaneleri (Легенды Турции)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Efsaneleri (Легенды Турции)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111bccb4-d7be-45d0-9936-aeebe89e422f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynadaki Ben</image:title>
            <image:caption>Aynadaki Ben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e0b85ee-c3d9-45a2-812e-84e910a9b8dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dengeli Beslen Uzun Yaşa !</image:title>
            <image:caption>Kendinizle barışmaya hazır mısınız? 
Yaşlanma hiç kuşkusuz önüne geçilemeyen bir döngü. 
Fakat bunun doğal bir hızı, temposu var. 
Aşırı dengesiz beslenme, yaşlanmanın temposunu ve hızını artırır, kişiyi vaktinden önce yaşlandırır. 
Kimse vücudunu ve sağlığını ihmal etmemeli. 
Hele ki moda, sinema, reklam ve basının görüntümüzü yüceltmek için bir yarış içinde olduğu şu günlerde… 
Kilo ile mücadele etmek, onu yenmeye çalışmak,daha sağlıklı olmak sizin elinizde. 
Bunun için ihtiyacınız olan tek şey, gerekli iradeyi ve gücü göstermek. 
Dr. Z. Halim Küçükay, bu rehberi bedeninize ve sağlığınıza yardımcı olmak için hazırladı. 
Yeni bir yaşam şekli, yeni bir tür beslenme ve yeni alışkanlıklarla, Dengeli Beslen, Uzun Yaşa!, her daim başvuracağınız bir kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b97a65b-41f1-411a-a7d0-575f35edd080.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Okul-1</image:title>
            <image:caption>Ünlüler Sınıfı’nın gürültüsüne, 
Ünsüzler Sınıfı’nın sessiz eğlencesine; 
Rakamlar Sınıfı’nın bilmişliğine, 
Şekiller Sınıfı’nın oyunlarına 
ve tabii ki 
e’nin yaramazlıklarına 
hazırsanız, 
Çılgın Okul’un kapıları açılıyor! 
Hem eğleneceğiniz hem de öğreneceğiniz 
çılgın bir macera sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c050f544-b3dd-4c07-87d1-e2fbed553c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekirdek ve Gazoz</image:title>
            <image:caption>Yeşilçam, izleyene, yazana siyah beyaz bir huzurdur. 
Filmler renkli olsa da siyah beyazdır o dünya. Grisi yoktur pek. 
İyiler kötüler, zenginler fakirler, 
sevenler sevmeyenler, güçlüler zayıflar… 
Siyah ve beyaz kadar zıt karşıtlıklar… 
Ama huzurdur işte Yeşilçam’ın bendeki tezahürü en çok. 
Siyah beyaz huzura bir saygı duruşudur yazılan tüm satırlar. 
Saygı duruşu için hepinizi sayfalara davet ediyorum. Ama bilinen bir saygı duruşundan farklı olarak ayakta değiliz, yazlık sinemalardayız. 
Tahta sandalyelerde oturuyoruz. Elimizde çekirdek ve gazoz… 
Öyle farz edin işte kuzum… Herkes yerini alsın, perde açılıyor… 
*** 
Ayşe Havva Geyik, Yeşilçam filmlerinin göz kamaştıran ışığıyla büyümüş bir sinemasever. Ancak… Yeşilçam’ı izlemekten öteye geçmiş ve yoldaşı olmuş bu filmlerdeki karakterlerin. Kimi zaman tahta bir bavul hazırlayıp mahallelerine yerleşmiş. Yeşilçam filmlerini, saygıyı daima ön planda tutarak, objektif bir bakış açısıyla ama amatör izleyici ruhundan kopmadan, dönemin toplumsal gerçekleri ve etkileriyle ele almış. Sadece Yeşilçam’ı değil, yakın dönem tarihi anlamlandırmak bakımından da kıymetli bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4de19c8-ef08-4139-9550-c9d1babce821.jpg</image:loc>
            <image:title>Yana Yakıla Tükenecek miyiz?</image:title>
            <image:caption>“Ciğerlerimiz yanıyormuş”; yanmamalıymış! 
 
Bu söz onlarca yıldır kime söyleniyor; bana mı, size mi; kime? 
 
Peki söyleniyor da ne oluyor? “Dün” on beş gün içinde en az yüz elli bin hektar orman ve maki ekosistemi yanmışken “bugün” yalnızca Marmaris’te üç gün içinde en az beş bin hektar orman ekosistemi cayır cayır yanabiliyor. 
 
Ormanlarda ne bağı, bahçesi, köşkü ne de villası olan kimi yurttaşlarımız gözyaşlarını tutamıyor. Kimi, gencecik yaşında söndürme işçilerine su taşırken canını yitiriyor; bir yıl bile geçmeden unutulup gidiyor. 
 
Kimileri yüzeysel bilgileriyle yalnızca uçak, helikopter vb araçların yetersizliğinden yakınırken gerçekte kimlerin değirmenine su taşıdığını ayırt edemiyor. 
 
Kimileriyse ülkemizde orman yangınları ile yol açtığı yıkımların neden en aza indirilemediğini, dahası giderek neden ve nasıl büyüdüğünü tüm boyutlarıyla sorgulamak yerine siyasal iktidarın “küresel ısınma”, “şiddetli rüzgâr”, “çok düşük nem oranı” vb açıklamalarıyla yetiniyor. 
  Ama doğal ortamları, varlıkları gerçekten de içtenlikle seven, onları sayan yurttaşlarımız da var; üstelik hem giderek bilgilenip bilinçleniyor hem sayıları artıyor hem de daha etkin çabalara giriyor.
 İyi ki varlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f01e5a2-6f83-4bf0-9e6f-790b92db65f6.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kötü Hapishane Kendi Kendimize Kurduğumuzdur</image:title>
            <image:caption>EN KÖTÜ HAPİSHANE KENDİ KENDİMİZE KURDUĞUMUZDUR Farkına varamayabiliriz ama bazen kendi kendimize kurduğumuz öyle hapishaneler olur, o kadar sıkı parmaklıklar arkasında yaşamaya çalışırız ki; Mağduriyet Hapishanesi, Kaçınma Hapishanesi, Kendini İhmal Etme Hapishanesi, Sırlar Hapishanesi, Suçluluk ve Utanç Hapishanesi, Keder Hapishanesi, Katılık Hapishanesi, İçerleme Hapishanesi, Korku Hapishanesi, Yargılama Hapishanesi, Umutsuzluk Hapishanesi, Affetmeme Hapishanesi… Nazilerin toplama kampından sağ çıkmış ve klinik psikolog olan yazar Edith Eger, “Hapisliklerin en kötüsü Nazilerin beni içine tıktığı değildi, en kötü hapishane benim kendime kurduğumdu” diyor. Uzun ve çalkantılı bir hayatın içinden süzülen çarpıcı hikâyeler eşliğinde hapishanenin zihnimizde olduğunu anlatırken özgürlüğe ve dolayısıyla potansiyelimizi kucaklamaya açılan kapının anahtarının da cebimizde olduğunu gösteriyor. En kötü deneyimlerimiz, en büyük acılarımız öngörülmemiş keşifleri harekete geçirip yeni bakış açılarına ulaşmamızı sağlayarak en iyi öğretmenlerimiz haline gelebilir. Önemli olan başımıza ne geldiği değil, onunla ne yapmayı seçtiğimizdir. Şifa bulmamız, doyuma ulaşmamız ve özgürlüğümüz bu seçimimize vereceğimiz anlama ve devşireceğimiz amaca bağlıdır. Hayat bir armağan, onu kendi yarattığımız hapishanelerde ziyan etmek yerine, değerini bilerek ve hissederek özgürce yaşayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b0333a6-a510-4e94-b4fa-86842eada27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yediveren</image:title>
            <image:caption>”Yediveren’in insanları hep yaşadılar yurdumuzda. Kimileri hala yaşıyorlar. Belki adları başkadır, ama yaşıyorlar… Romanda anlatılan olaylar tümüyle gerçek, benim gördüğüm gerçek, bizim gerçeğimiz.”
Öner Yağcı’nın duru anlatımıyla, Kırklareli’nden Sinop’a, Ayancık’tan Sivas’a aydınlık arayışı içindeki insanların öyküsü…
Eyleme geçen ve örgütlenen cehaletin yenilgiye uğratılması için çırpınan, bağımsızlığın “Yediveren Gülü”nü yaşatmaya çalışan Anadolu aydınlarının romanı…
Aydınlanıyor toprak Aydınlanıyor gökyüzü Yediveren türkülerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faaeae26-5fa5-4576-a489-c375799647a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali İle Manoli</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar,
Savaş çılgınlıktır; insanlara yalnızca ölüm, gözyaşı, yıkıntı getirmiştir. Yine de bütün ulusların geçmişlerinde savaşlar vardır. 
Bizim Bağımsızlık Savaşı’mız, topraklara yeni topraklar katmak için değil; dörtbir yandan çullananlara karşı yurdumuzu savunmak için verilmiş bir ölüm-kalım savaşıdır. 
Ali ile Manoli’nin insan yüreğini ısıtan dostluğu, başlayan bir savaşın acıları, yıkıntıları arasında büyüyen bir çiçek gibidir. 
Ülkün Tansel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2829d329-89e8-4aed-8562-86c62d5824c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca İle Karısı</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca, doğumundan önce de yaşamış, ölümünden sonra da yaşamaya devam etmiş bir Anadolu bilgesidir. Onu 21 yüzyılda da güncel kılan, mizahın gücüdür. Mizah, en iyi izah tarzlarından birisidir. 
Nasreddin Hoca’nın güldüşünleri, fıkraları, öyküleri, başta Orhan Veli olmak üzere pek çok usta tarafından yaşanan çağa göre yeniden yazılmıştır. Mustafa Balbay da Türkçenin anlatım gücünden, uyak zenginliğinden yararlanarak Nasreddin Hoca’ya bugün de çok gereksinmemiz olduğunu duyumsatır. 
Cumhuriyetin aydınlık çocukları için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/250b22d9-625d-4589-8529-39d7964a198e.jpg</image:loc>
            <image:title>A Study in Scarlet</image:title>
            <image:caption>“In the year 1878 I took my degree of Doctor of Medicine of the University of London, and proceeded to Netley to go through the course prescribed for surgeons in the army. Having completed my studies there, I was duly attached to the Fifth Northumberland Fusiliers as Assistant Surgeon. The regiment was stationed in India at the time, and before I could join it, the second Afghan war had broken out. On landing at Bombay, I learned that my corps had advanced through the passes, and was already deep in the enemy’s country.” 
Sir Arthur Conan Doyle’s immortal work 
A Study in Scarlet in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00b7b378-5933-465d-a637-162f65cfb2a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Çin Komünist Partisinin 18. Ulusal Kongresinden bu yana, anahtar isim Xi Jinping&apos;in bulunduğu ÇKP Merkez Komitesinin liderliği altında, Çin’e özgü büyük ülke diplomasisi sürekli olarak yeni gelişmeler elde edip yeni ufuklar açıyor. 
Bir bütün olarak teorik sistemi; zengin uygulama içerikleri ve ayırt edici özellikleri oluşturuyor. Dış politikada Xi Jinping, eski ve çağdaş Çin şiirlerinden, yabancı şiirlerden, atasözü ve özdeyişlerden alıntı yaparak canlandırıcı dille Çin diplomasisindeki yeni kavramları, yeni fikirleri ve yeni stratejilerini açıklamak konusunda etkileyici ve derin bir izlenim bırakıyor. 
Dilin gücüne dayanan bu kitap, Xi Jinping&apos;in Çin diplomasisi üzerine derin ve özgün açıklamaları hakkında seçkin bir çalışmadır. Okurların Xi Jinping’in diplomasisi düşüncesinin derin çağrışımlarını daha iyi anlamasını sağlayan iyi bir kaynak olabilen bu kitapla, Xi’nin dil anlatımının üst vizyonlu olmasının yanı sıra günlük hayatındaki yakınlığı ve cana yakınlık odaklı dilinin etkileyiciliğine de yakından tanıklık edilebilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77639539-d8f1-48ef-bb4c-2779a74f4ab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Challengıng Issues In Language Teaching And Learning</image:title>
            <image:caption>Since English has become the de facto language of communication thanks to globalization, internationalization, westernization, and competitiveness, it has become one of the most important components of Turkish education. To date, several investments and new reforms, various decisions, new techniques, and curriculum revisions have been undertaken to improve the quality of foreign language teaching and learning in Turkey. 
  However, English language teaching in Turkey has many problems and controversial issues. In this book, we tried to touch on some fundamental challenges of ELT in Turkey such as the use of technology, practicum process, learner autonomy etc. In addition, we offered solutions to these problems. We hope that this book contributes to the area and helps to solve fundamental problems teacher/learners experience in Turkey.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/230af913-04fe-4b87-9e63-ad8704f96647.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Matematik Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Çocukların matematik becerilerinin gelişimini erken dönemde desteklemek ve matematik başarısında eşitliği ve mükemmelliği artırmak için matematik ve matematik eğitimi konusunda iyi yetişmiş öğretmenlere ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitimciler, araştırmacılar ve politika uygulayıcılar okul öncesi öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının mesleki gelişiminin desteklenmesi için yeni bilgiler ve kaynaklar ortaya koymaktadır. Bu kitap hem okul öncesi öğretmenlerinin hem de öğretmen adaylarının matematik konusunda pedagojik alan bilgilerini geliştirmeye yönelik olarak hazırlanmıştır. 
  Kitabı planlarken öncelikle çocuğun matematik becerilerinin gelişimini çok yönlü olarak ele almayı hedefledik. Böylece erken çocukluk alanında çalışan eğitimcilerde çocuğun matematiksel gelişiminin bireysel ve çevresel faktörler göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği farkındalığını oluşturmayı amaçlanmıştır. Bu nedenle kitabın ilk bölümlerinde erken çocuklukta matematik eğitiminin yeri ve öneminin yanı sıra çocuk, ev ortamı, öğrenme ortamı, öğrenme materyalleri, matematiksel söylem ve değerlendirme gibi faktörlerin çocuğun matematik becerilerinin gelişimi ile ilişkisini ilgili bölümlerde güncel bilimsel kanıtlar ışığında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b288ca-038d-4c1d-bd62-29ef985f4fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Animasyon</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap çocukla iletişimin farklı bir boyutu olan ve çocuklar açısından son derece ilgi çekiciliği bulunan Animasyon çalışmalarının kapsamlı bir şekilde ele alındığı bir çalışmadır. 
 
Kitapta animasyon ve animasyonla ilgili kavramlar, animatörün özellikleri ve animasyon hazırlamada dikkat edilecek noktalar, kuklalar, yoğurma maddeleri, maskeler, kağıt katlama, taş boyama, çocuk ve dijital animasyon, yüz boyama, animasyon ve kostüm tasarımı başlıkları altında animasyon ile ilgili kapsamlı ve detaylı bilgilere yer verilmiştir. 
  Özellikle bu alanda çalışacak meslek mensuplarının yetiştirilmesinde bir başucu kitabı olarak hazırlanan bu kitap alanda bu kapsamda yapılan öncü çalışmalardan da biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c89df2d-29bc-493f-9c2c-979a5f131606.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Beslenme</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze her dönemde herkes için büyük öneme sahip olan beslenme özellikle büyüme ve gelişme döneminde olan çocuklar için son derece önemlidir.  
 
Çocuklarımızı büyütürken özellikle ek besin dönemi, besin alerjileri, özel durumlarla karşı karşıya kaldığımız zaman nasıl bir yol haritası izleyeceğimiz noktasında yaşadığımız güçlüklerden yola çıkarak bu tür bir eserin varlığına ihtiyaç duyduk. 
  Bu yüzden çocuk gelişimi ve eğitimi alanında multidisipliner çalışmalar gerçekleştiren farklı meslektaşlarımızla bir araya gelerek oluşturduğumuz bu eseri; başta çocuklara, onlara bakım hizmeti veren ebeveynlere çocuk beslenmesi konusunda yardımcı olmasını temenni ederek, dünya üzerinde hiçbir çocuğun açlıkla karşı karşıya kalmamasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab2f776-5884-4f61-895d-ece05d7a59e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Etkili Programlar ve Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir potansiyeli var ve bu potansiyel ancak onun için uygun koşullar sağlandığında ortaya çıkıyor.  Eğitim programları ne kadar mükemmel olursa olsun öğretmenler bu eğitimin özüne hakim değillerse program ne yazık ki başarıya ulaşamıyor. Bu nedenle çocukların potansiyellerini ortaya çıkarabilecek etkili programlara, bu konuda öğrenmeye ve değişime açık olan öğretmenlere ihtiyacımız var.  Son 20 yılda bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan hızlı gelişmeler bu değişime ayak uyduracak insan potansiyelinden beklentileri ve bu potansiyeli geleceğe hazırlayacak eğitim anlayışını da değiştirdi. Artık bilgiyi kullanan değil bilgiyi üreten, yaratıcı, eleştirel düşünme becerilerine sahip, girişimci ve iletişim becerileri yüksek bireyler geleceğe yön veriyor. Bu değişim 21. yüzyıl becerilerini geliştirecek olan eğitim programları ve uygulamalarının da çeşitlenmesine katkıda bulundu. 
  “Erken Çocukluk Eğitiminde Etkili Programlar ve Uygulamalar” kitabı erken çocukluk eğitimine ışık tutan, yıllar boyu yapılan çalışmalarla etkisi kanıtlanmış programlar ile yeni bir anlayışla yola çıkan program ve uygulamaları buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84bca8f0-8580-45ab-8d74-72b8f4e567ea.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Öğretmen Eğitimde İdeal İnsan ve Millilik Arayışları</image:title>
            <image:caption>İdeal öğretmen başlıklı bu eserin içeriğine bakıldığında Türk milletinin manevi yönünü geliştirmiş ancak günümüzden yüzyıllar önce yaşamış ve herhangi bir pedagoji eğitimi almamış öğretmenlerin isimleri görülecek, akla gelecek ilk eleştiri, “devrin çok değiştiği” olacaktır. Hele de bütün dünyayı etkileyen bir salgın sonrası tecrübe edilen ve “alışılan” uzaktan eğitim sonrası bırakın “ideal öğretmen kimdir?” sorusunun cevabını aramak “gerçek bir öğretmene ihtiyaç var mıdır?” sorusu tartışılır olmuştur. 
  Bir öğretmenin yüz yüze eğitimle kazandıracağı bilgiler, paket programlarla/ders videolarıyla/canlı derslerle hem daha ucuza hem öğrenci kendi evindeyken hem de bir sayı sınırı olmaksızın istenen sayıda öğrenciye kolayca ulaştırılmaktadır. Hatta yapay zekâya sahip makinalar öğrencinin isteği/ihtiyacı doğrultusunda eğitim içeriğini düzenlemekte ve sunabilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01eb0f01-b7a5-4bce-8ab7-8645f8261c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kooperatiflerde Kurumsal Yönetişim</image:title>
            <image:caption>Kooperatifler, köken itibariyle karşılıklı yardımlaşma ilkesine dayanmakta ve dolayısı ile toplumsal dayanışmaya dair süreç ve gelenekler üzerinden şekillenmektedir. O nedenle öncelik olarak toplumsal dayanışma sürecinin ne olduğunu tarihsel gelişimi içerisinde netleştirmek gerekiyor. 
  Sonuç itibariyle, toplumsal dayanışma bir süreci ifade etmekte ve ülkede yaşanan sosyal, ekonomik gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Aynı zamanda, kooperatiflerde yaşanan yönetim süreçlerine doğru ve tutarlı bir biçimde bakmamız mümkün olmayacaktır. O halde, eğer kurumsal yönetişim gibi tartışmalı bir kavramı bu tür örgütlenmeler üzerinde uygulayacaksak öncelikle tanımlamaları netleştirmemiz ve berraklaştırmamız gerekliliği bu çalışmanın temel amacıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8cd21f-31ae-495c-b0ff-b45d22033b47.jpg</image:loc>
            <image:title>Pragmatics And Foreign Language Teacher</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. 
  To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a15213a-03fa-4b29-8d86-a00c35bf7296.jpg</image:loc>
            <image:title>Test Dışı Teknikler (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdcd1f3d-28dd-4164-8905-d9be49f83221.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Kitap 2 Evrensel İlkeler</image:title>
            <image:caption>Günümüz toplumunun en çok değer verilen çocuk özelliğinin “itaatkârlık” olması, çocuk dünyasının var olan “gerçekliği”ni alt üst edebileceği gibi çocukluğun da tam anlamıyla yaşanamamasına yol açabilir. Özellikle çocuğa toplumun, kültürün, eğitimin ya da yetişkinin de bu yönden bakması, doğal olarak ona sunulacak kitabın niteliğini de etkileyecektir. Çünkü kitabı yapılandıran da yetişkindir. 
  Bu bakımdan, kitaba çocuğu biçimlendirilecek bir araç gözüyle bakılması, çocuğun duygu ve düşüncelerine kitapta yer verilmemesi, kitabın çocuğa sürekli olarak üstten bakması ve aşağılaması, çocuklara ne yapması ya da ne yapmaması gerektiğini söylemesi, öğüt ve emirlerle bastırması, zorlanması, ilgi ve gereksinmelerini doyurmaması, başarısızlık ve yetersizlik duygularını yaşatması, kitaplarda yer alan karakterlerin sürekli olarak “kahraman” sunması, anadilinin güzelliklerini duyumsatmaması, didaktizmi bir öğretim biçimi olarak yeğlemesi, yayınevlerinin kar amacı gütmesi yüzünden kitapların estetik anlayıştan uzak olması vb. tam da -mış gibi çocuk, -mış gibi kitap anlayışını ortaya çıkarmaktadır. Oysa bizim -mışlıklardan arındırılmış çocuk ve kitaplara gereksinmemiz vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/485b1667-0fdd-4e7a-8f18-b6dde74975ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekolojik Mahalle (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlar, mahallenize kendi renginizi vermek ister misiniz?
Evinizin olduğu, komşularınızla birlikte yaşadığınız sokağı değiştirmek ister misiniz?
Her gün geçip gittiğiniz yolu güzelleştirmek.
Size yardımcı olan görevlilerle tanışmak.
Esnafı ziyaret etmek ve onlarla iş birliği yapmak.
Fazla eşyalarınızı ihtiyacı olanlara vermek.
Araba yıkamak ve hatta sokağınıza bir kent bahçesi kurmak ister misiniz? 
 
Cevabınız evet ise, buyurun ekolojik mahalleye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0751ac5-6652-40c3-adf4-ceb2a4f88eef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bellek ve El</image:title>
            <image:caption>AKDENİZ KIYILARI ARASINDA BİR KÜLTÜR VE HAFIZA AKTARICISI OLARAK ANILAN, DÖNEMİNE DAMGA VURAN, ÇEŞİTLİ DERGİLERLE TANINAN EDMOND JABÈS’İN ALTI YILLIK ŞİİR HAFIZASI BELLEK VE EL’DE BİR ARAYA GELİYOR. MAX JACOB, PAUL ÉLUARD, ANDRÉ GIDE, HENRI MICHAUX, PAUL CELAN, JACQUES DUPIN, YVES BONNEFOY, ZORAN MUŠIČ, GOUDJI VE OLIVIER DEBRÉ GİBİ BİRBİRİNDEN ÖNEMLİ İSİMLERLE YAPTIĞI ORTAK ÇALIŞMALARLA EVRENSEL BİR DEĞER HALİNE GELEN JABÈS’İN; MAURICE BLANCHOT VE JACQUES DERRIDA’YI DERİNDEN ETKİLEYEN ŞİİR PARÇACIKLARINDAN OLUŞAN KITABI BELLEK VE EL, OKUYUCUSUNUN HAFIZASINDA YER EDİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d0c02a2-9c58-47dd-b901-4555f0147911.jpg</image:loc>
            <image:title>Gövdesi Hakkında Konuşan Kelebek</image:title>
            <image:caption>Omuz bir başı taşımak ister 
Karaca Sancılar içinde geçen zaman 
Sadece kız çocuğunun alınyazısı mı? 
Zaman hiç geçmeyecek gibi olduğunda 
Biri sana ait olduğun yeri hatırlatır 
İnsanın ait olduğu yer, nereye düşer? 
Kan pıhtısı anne karnı Dünyayı hiç tanımamış olmak vardı bir de</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4b6ca9-f9a2-48eb-b899-08c14695b3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>İsmet Özel&apos;in Mazot&apos;u</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatı ve düşünce dünyasına büyük katkıları olan İsmet Özel’in 1970 yılında yayımladığı “Mazot” şiiri, şairin içinden geçtiği siyasal oluşumun nereye geldiğini ve dünya sisteminin Türkiye’ye neler dayattığını dile getiren etkileyici ve büyük bir sestir. 
Ertan Örgen; kapitalist düzeni ve sömürgeciliği eleştiren “Mazot”un edebiyat tarihindeki yerini, 1960 sonrasının baskın siyasallaşma atmosferini, edebiyat alanındaki yankılarını ve şiirin nasıl okunduğunu, yarattığı tesiri akıcı ve özenli tahliliyle pek çok açıdan inceliyor. 
“sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde 
bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir 
bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin 
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir 
çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin 
ki 
ölüm her yerde uyanıktır”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34a9187a-e122-4885-8c9d-787e9c3173cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Konovalov</image:title>
            <image:caption>Maksim Gorki, sürgüne gönderilen bir politik eylemci ve Sovyet devrim edebiyatının öncülerindendir. Zorluklarla geçen çocukluk yıllarının ardından işçi sınıfının yaşamına yakından tanıklık etmiş, derin gözlem yeteneğiyle sosyalist gerçekçi eserler inşa etmiştir. 
Konovalov ise onun hayat hikâyesinden damıtılmış, otobiyografik izler taşır. Bir dönemin Rusya’sına, sınıf ilişkilerine ışık tutar. Dipteki insanların uğradığı haksızlık, çektiği özlem, yaşadığı acı Gorki’nin satırlarında ete kemiğe bürünür. Bu, düzenin acımasızlığına karşı uyanacak bir duyarlığı tetikler. Rus stereotipini tam olarak Konovalov karakteri gibi yazdığını söyleyen yazar, sessiz bir mahkûmun intiharını betimler. Hayata, yasaya, aşka, aylaklığa dair felsefi diyaloglarla zenginleşen bu kısa ama etkili kitap, birçok unutulmaz Rus klasiğini Türkçeye kazandıran Ergin Altay’ın çevirisiyle okuyucuyla buluşuyor... “İnsanlar kentler kurmuşlar, evler yapmışlar, toplanmışlar oralarda; yeryüzünü kirletip duruyor, kendileri de havasızlıktan patlıyorlar. Birbirlerini sıkıştırmaktan başka yaptıkları bir şey yok... Buna da hayat diyorlar!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/386bfa73-d088-49cd-9632-b87082fbedf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Müze Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Çocuk yaşta anne ve babasını bir zeplin kazasında kaybeden uyumlu, tertipli, sessiz DeFoe; gösterişli ve güvenilmez amcası tarafından büyütülmüştür. DeFoe, kentin Yahudi mezarlığında çalışan melankolik ve güzel Imogen’le imkânsız bir ilişkiyi sürdürmektedir. Uzaklardan âdeta kıyameti haber veren gök gürültüleri, yani Hitler’in korkunç eylemleri ve Nazi tehdidi gitgide daha duyulur hale gelirken, Hollandalı bir ressama ait “Amsterdam’da Bir Sokakta Yahudi Kadın” tablosu müzeye gelir. Müze Bekçisi, insanlığın kararan dünyasını, gizemli bir tablonun büyüsüne kapılan huzursuz bir kadının sanrıları üzerinden anlatıyor. Yayımlandığı günden itibaren eleştirmenler ve okuyucular tarafından coşkuyla karşılanan bu roman; yabancılaşma, sanatın kimliğe etkisi, kendi kaderini tayin hakkı, duygusal kaos, gerçeklik yanılgısı, ulvileşme arzusu gibi temalarla hafızalara kazınacak türden bir edebî darbe. Roza Hakmen’in eşsiz çevirisiyle Türkçede…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad09483c-c615-441f-8ef3-2acfe7921e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümlünün Yaşam Fragmanları</image:title>
            <image:caption>Asil Çam, Ölümlünün Yaşam Fragmanları ile edebiyatımızın uzun yıllardır aradığı dolaysız, serinkanlı ama derinlikli bir gerçekçiliği öykü dünyamıza getiriyor. Huzurevleri, endüstriyel depolar, bakımsız iş hanları ya da icra dairelerinde geçen bu öykülerin anlatıcısı, yaşama çabasının tekdüzeliği ve bayalığı içinde kendi biricik varoluşunu yitirmemek için ironiye tutunuyor. Asil Çam ayrıca, edebiyatımızda çoğunlukla gözden kaçan “çalışma hayatı” gerçeğini yaratıcı bir bilinçle öyküye taşımasıyla yeni bir kapı da aralıyor. — Selçuk Orhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69d8b57d-13c8-4132-bb81-6ded62aff8d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Piramit</image:title>
            <image:caption>Kadare’nin nesrinde Gabriel Garcia Marquez’in büyülü gerçekçiliği ışıldıyor. 
The Los Angeles Times 2005 Man Booker International ödüllü, ismi defalarca Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında anılan Arnavut yazar İsmail Kadare, Piramit’te hipnotize edici bir mesel anlatır. Hem bir tarihî roman, hem de her çağda, her coğrafyada farklı yorumlarla okunabilecek karanlık bir hikâyedir anlattığı: Kendine piramit yaptırmak istemeyen bir Firavun! Güç, entrika, komplo, yönetim sanatı, toplum mühendisliği ve terde, kanda, gözyaşında ve üst üste konan devasa taşlarda vücut bulan hayat ve ölüm... “Dışarıda, rüzgârın havalandırdığı kum taneleri sonsuz sarmallar oluşturuyordu. Adamlar da döne döne yükseklere çıkan o sarmallara bakıyordu. Hiç konuşmuyorlardı ama boş boş bakan gözleri ‘Hükümdarımız hangi merdivenle yükselecek gökyüzüne? O gün geldiğinde diğer firavunlar gibi yıldızlar arasına nasıl ulaşacak? Nasıl ışık olacak?’ der gibiydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcf78e9a-c8cb-44ad-85bd-53401efdbc24.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş Şiirler</image:title>
            <image:caption>“Dünya edebiyatında bir Rimbaud efsanesi vardır ki bir örneği daha yok gibidir. Bu efsane çocuk denecek bir yaşta şiiri bıraktığı halde, dünya şiirini, özellikle de çağımız şiirini etkilemesinden geliyor. Gerçekten, Rimbaud’nun şiir çizgisini, az çok bütün ulusların şiirinde görmek mümkündür. Etkisi büyüktür. En önemli yönü, betimsel (tasvirci) şiire karşı koymasıdır (…) Rimbaud’nun günümüz şiirine etkisinin büyüklüğü, eski şiire karşı yeni bir şiir yöntemi, yeni bir anlayış getirmesinden gelmektedir. Rimbaud’ya XX. yüzyıl şiirinin öncüsü gözüyle bakılmasının nedeni de budur.” İlhan Berk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806fd576-b5b0-4202-ba8f-ece8721e6be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezai Karakoç&apos;un Kavram Haritası</image:title>
            <image:caption>“Diriliş, ‘Hakikat Medeniyeti’ kavramından hareketle çağımız insanının kendine özgü bir medeniyet inşâ edebileceği iddiası taşıyan bir düşünsel üretimdir. Bu tezin adı Diriliş’tir.” 
Dirilişin Yapıtaşları Doğu ve Batı, felsefe, sosyal hayat, din, metafizik, edebiyat ve sanat gibi temel kavramların Sezai Karakoç’un düşünce ufkunda nasıl karşılık bulduğunu, onun medeniyet tasavvuru hususundaki görüşlerini, muhayyilesinin vardığı uç noktaları görmek için bir kaynak eser olma niteliği taşıyor. Münire Kevser Baş’ın ağırlıklı olarak Karakoç’un “Diriliş” düşünce sistemi üzerine yaptığı bu çalışma, Diriliş düşüncesinin günümüzde gerektiği biçimde anlaşılması ve bugünün insanının medeniyet inşâsı sürecinde Karakoç’un işaret ettiği adımların takibi için kapsamlı bir rehber eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fc65ffc-66a5-4835-8312-60c8686eded0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz</image:title>
            <image:caption>Dünyayı istila etmek isteyen uzaylıların satır aralarında özgürce dolaştığı, baba-oğul iki sineğin türlü maceralardan geçtiği, martıların işlerini güçlerini bırakıp hikâye anlattığı, dört harflilerin Red Kit’in atını aramak için güçlerini birleştirdiği bu öyküler esrarengiz bir kurgu evreninde buluşuyor. Hüseyin Kılıç, neşeli hikâye anlatıcıları vasıtasıyla okuru sayfalar arasında merakla kaybolacağı bir dünyaya davet ediyor. Buyurun; Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc5c7ad1-ec78-4c2e-a9fd-1e8cde338bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Sevgisi ve Bahtsızlık</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en tartışmalı düşünürlerinden Simone Weil, felsefesiyle hayatını iç içe geçirmiş önemli bir simaydı. Hakikat ve adalete yönelen inatçı arzusu onu seçkin akademik çevrelere, fabrikalarda çalışmaya, siyasi aktivizme ve manevi yalnızlığa sürükledi. Özellikle Tanrı-insan ilişkisi üzerine yazdıkları, onu dönemindeki diğer filozoflardan ayırıyordu. Adrienne Rich, onun için şöyle demiştir: “Simone Weil, yüzyılımızın en çok ihmal edilen kaynaklarından biridir.” Tanrı sevgisi ve bahtsızlık, Weil’in “aşkınlık” üzerine yoğunlaştığı döneminin bir ürünü. Bu özel baskıda yazarın Attente de Dieu kitabından iki makale ve bunları tamamlayacak, çağdaşları ve ardılları olan Emil Cioran, Emmanuel Levinas, Paul Ricœur, Gabriel Marcel ve Witold Gombrowicz’den tanıklıklar yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/636ae22f-b1e7-4c42-abac-5e6fcb77a3d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih İçinde Tarafsızlık</image:title>
            <image:caption>Tarafsızlık nedir? Gerçekten tarafsız olmak mümkün müdür? Tarafsızlık, dünya tarihini nasıl şekillendirmiştir? 
Tarih İçinde Tarafsızlık, tüm bu sorulara yanıt ararken, küresel tarihimizdeki beş yüz yıllık tarafsızlığın etkileyici ve ikna edici bir sentezini ortaya koyuyor. Leos Müller tarafsızlık ilkesi üzerine düşünürken; İsviçre, Belçika, İsveç gibi bazı tarafsız devletlerin, serbest ticaret paradigmasının uygulanmasından, ulusal yasaların ve hümaniteryenizmin şekillenmesine, pek çok alanda etkin tarihsel roller üstlendiklerini savunuyor. Dahası bu devletlerin kilit konumdaki finans ve ticaret merkezleri olarak da büyük bir önem taşıdıklarını gözler önüne seriyor. 
Büyük imparatorluklar ve küresel güçlerin, uluslararası ilişkileri ve politikaları merkezine alan yaygın tarih anlatılarına ilgi çekici bir alternatif sunan Tarih İçinde Tarafsızlık, aynı zamanda tartışmasını daha güncel bir alana taşıyarak, bugün tanık olduğumuz siyasi ve askeri gerilimlere ilişkin kapsayıcı bir bakış açısı edinmemize de imkân tanıyor. Küresel güç kutuplarının yeniden tanımlandığı bugünlerde Tarih İçinde Tarafsızlık, dünyanın bir kez daha şekillenen tablosuna derinlikli bir bakış atmak ve tarafsızlığın geçmişte olduğu gibi gelecekte de tarihe nasıl yön vereceğini görmek isteyenler için sıradışı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15eb8bd0-98ea-4618-82ad-6a5ce7e68eea.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç İsim Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Ahmet Hamdi Tanpınar, Mehmet Kaplan ve Orhan Okay… Türk Edebiyatının üç büyük ismi, birbirini takip eden üç büyük hoca… 
Bu üç hocanın geleneğinin takipçisi ve Orhan Okay’ın bizzat öğrencisi olan Necmettin Turinay Üç İsim Dört Mevsim adlı eserinde, Türk Edebiyatının üç büyük değerinin eserlerini, çalışmalarını, düşüncelerini ve birbirleri ile ilişkisini inceliyor. Tanpınar, Kaplan ve Okay’ın Türk Edebiyatına ve Türk Edebiyatı araştırmalarına katkılarını, düşünce ve sanat anlayışlarını, fikirlerinin ve eserlerinin gelişim süreçlerini nesnel ve eleştirel bir üslup ile kaleme alan Necmettin Turinay, çalışmasıyla bu üç isme dair yeni bir portre çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6b27389-7a54-4371-b8db-38c26e160590.jpg</image:loc>
            <image:title>ve Allah Kalpleri Döndürür</image:title>
            <image:caption>“Muhteşem! Allah’ın varlığının beklenmedik tezahürleriyle ilgili kadim ve modern tecrübeleri mezceden bu eser, bize ihtida hikâyelerine dair benzersiz bir antoloji sunuyor ve İslam inancının hâlâ süregiden manevi gücünü bizlere hatırlatıyor.” 
 Abdulhakim Murad (Timothy Winter) 
 “İçinizi ısıtan bir kitap… Genç Müslümanlar ve mühtediler, günümüzde zaman zaman şüpheye düşebiliyorlar ve Sugich’in bu kitabında yazılanlara ihtiyaç duydukları muhakkak. Bu eser, pek çok kişinin anlatısından oluşuyor ve kendi manevi hikâyesi çok hususi olan birinin kaleminden çıktığı için de ayrıca kıymetli. Kitabı okurken insanın yalnız olmadığını fark etmesi, çok büyük bir rahatlama.” 
Yusuf İslam (Cat Stevens) 
“Hayattaki konumumuz ne olursa olsun, Allah’ın rahmetinin her birimizi her zaman kapsadığını bize hatırlatmak için yazılmış bir eser. Bu kitap, okurda Allah’a ve onun merhametine yönelme isteği uyandırıyor. Bu kitabı çok seviyorum.” 
Sami Yusuf Tövbe, yaşadığımız her anı yenileyen, durmaksızın devam eden, şefkatli bir gerçekliktir. Nefsi terbiye, kalbi tezkiye etmek için çıkılan yol, esasında sürekli tövbe etmeyi içerir. Bu eserde Michael Sugich, hüzünlü ve eğlenceli, yürek parçalayıcı ve tuhaf, süfli ve uhrevi, ama daima umut dolu hikâyeler anlatıyor bize. Dünyanın dört bir yanından insanların hayatının nasıl tersyüz olduğunu ve En Yüce’ye giden yola nasıl döndüklerini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb7e2a74-466c-4c73-98b7-2784757426b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirminci Yüzyılın Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın tarihine ekonomik, kültürel ve siyasi güçler üzerinden değil de tartışmalı ve tarihe yön vermiş isimler üzerinden bakmaya ne dersiniz? Stalin’den Hitler’e, Churchill’den Roosevelt’e kadar 20. yüzyıla damga vurmuş isimler, verdikleri kararlarla pek çok alanda etkin oldular. Günün sonunda insanlığa bıraktıkları miras, geleceğimizin nereye doğru gittiğine ayna tutuyor ve bugün uluslararası arenada yaşananlara dair farklı bakış açıları geliştirmemizi sağlıyor. John Lukacs, Yirminci Yüzyılın Kısa Tarihi’nde kendi iddiasına göre 1914’te Birinci Dünya Savaşı ile başlayan ve 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla sona eren ve hayli “kısa” süren 20. Yüzyılı, yalnızca Avrupa’nın tarihiyle sınırlandırmıyor, Güney Amerika’dan Uzak Doğu’ya tüm dünyayı kapsayan bir bakış açısıyla ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bcf5a84-cbba-410a-981a-be9f397ec313.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkıcı Duygular</image:title>
            <image:caption>Duygusal Zekâ’nın yazarı Daniel Goleman’dan 
YIKICI DUYGULAR 
DALAI LAMA İLE BİLİMSEL BİR DİYALOG 
Ø  Dışarıdan bakıldığında aklı başında ve zeki görünen insanlar neden suça ve şiddete yönelir? 
Ø  Yıkıcı davranışların kökenindeki asıl nedenler nelerdir? 
Ø  Bu dürtüleri harekete geçiren duyguları nasıl kontrol edebiliriz? 
Ø  Kendimizle ve başkalarıyla barış ve huzur içinde yaşamayı öğrenebilir miyiz? 
  Farz edin ki Dalai Lama’nın davetlisi olarak kendi özel kabul salonunda, dünyaca ünlü bir grup bilim insanı ve felsefeciyle birlikte oturuyorsunuz. Bu rehber zihinler bugün de önemini ve aciliyetini koruyan kadim sorularla boğuşurken hararetli olduğu kadar büyüleyici de olan bir diyalog ortaya çıkıyor… 
Duygusal Zekâ’nın ünlü yazarı Daniel Goleman, Hindistan’ın Dharamsala kentindeki Zihin ve Yaşam Enstitüsü’nde gerçekleşen eşsiz buluşmanın verdiği ilhamla, çığır açıcı bir araştırmanın aydınlatıcı yorumlarını ve raporlarını paylaşıyor bu kitapta. 
 
Zihni ve duyguları incelemeye yönelik iki köklü sistem olarak Batı bilimi ile Buddhizm’in güçlerini birleştirdiğinde neler olabileceğinin hayranlık uyandırıcı bir kaydı olan bu eserde kişisel mutsuzluklar ve kişilerarası çatışmaların kaynağı olan üç zehirle –şiddetli arzu, nefret, aldanış– baş etmeyi, doğuştan gelen hakkınız olan şefkati beslemeyi ve duygusal dayanıklılığınızı artırmayı öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1a62f87-9871-4ff9-a860-d05b2182b74f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Sevmeler Ustası</image:title>
            <image:caption>Sohbetin sessizliğe büründüğü bir anda, kendiyle konuşur gibi sordu genç adam: “Sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?” Sonra devam etti iç çekerek. “Evet, şart.” Cevap baştan belliymiş gibi aynı ritimde akmıştı, soruyla. Bitmek üzere olan ilişkisine dem vuruyordu belli ki. Belki de yeni bir ilişkinin sinyallerini yakıyordu kendince, kim bilir? 
 
Dayanamadım, bütün işgüzarlığımla atladım lafa. “Hayır şart değil!” Karşılıksız sevmenin erdemine ulaşmış birinin edasıyla, öyle emin öyle bilmiş bir tavırla söylemiştim ki sen misin bunu söyleyen. Birden trampetler çaldı, gök perde aralandı. Parlak bir ışık gözlerimi kamaştırdı. Eros, okunu öyle bir hışımla sapladı ki kalbime, “İşte sana fırsat, şart mıymış değil miymiş göster bakalım.” der gibi… 
 
Evet, bu bir aşk hikâyesi, şiirlerle bezenmiş, kelimelerle süslenmiş. Her şiir kısa bir öykü aslında, içinde sırlar barındıran. 
 
Ve sen sevgili okur, yüreğimden kopup gelen duygularımın, kelimelerle dansını izlerken, kendine şu soruyu sorabilirsin: “Ben bu hikâyenin neresindeyim, hangi mısrasında gizleniyorum?” 
 
Aşkla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43c16c6-071c-431a-8856-2c7634a68a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşiyan 2 -Divane (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Göğsümün hemen ortasında bir yangın vardı, alevler sardı ve biz içinde kaldık. Yandım, yanarken
 
yaktım.
 
Onun o güne yüklediği anlamla benim yüklediğim anlam birbirini katletti. Her şeyin başladığı o yerde
 
ikimizin kıyameti koptu.
 
Şimdi aramızda yanan ateşin bir tarafında ben, diğer tarafında o vardı. Alevler yükseldiğinde avucumdaki
yüzükleri attım o ateşe. Bu bizim kesin olarak bitişimizin en büyük göstergesiydi. Biz bitmiştik.
 
Ona ev olan kırık, yıkık, dökük kalbim artık bir yangın yeriydi ve o yangın sönene kadar sessizce
 
bekledik. Geçmişimiz, hayallerimiz yandı ama kül olan biz olduk.
 
“Keşke,” dedi içtenlikle. “Keşke bu kadar güçlü bir kadın olmasaydın diyorum bazen.” O konuştukça
duygularım birbirine karıştı. “Kimseye kaldıramayacağı dert yüklenmezmiş, insanlar gücü kadar
sınanırmış.” Titrek, ızdırap dolu bir soluk aldı. “Senin derdin, senin sınavın ben olmak istemezdim.”
Yayınlanan Diğer Kitapları ;
  AŞİYAN 1 - VİRANE
  AŞİYAN 2 – DİVANE
  AŞİYAN 3 - YEGÂNE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f34576-5c70-4879-826f-502ef120bb68.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncü Doktor Hipokrat</image:title>
            <image:caption>Hipokrat tıbbın, bir başka deyişle, bizi sağlıklı tutmaya çalışan, hastalıklarla savaşan ve rahatsızlanırsak bizi iyileştiren bilimin babasıdır. Hipokrat yaşadığı Antik Yunan’da herkes tarafından, “bilgeliği seven” anlamına gelen “filozof” olarak kabul edilmiştir. Birçok hastalık üzerine çalışmış, tedaviler ve ilaçlar geliştirmiş, fakat her şeyin ötesinde, tıbbı batıl inanışlar ve büyülerden uzaklaştırıp bilime ve dünyanın bütün doktorlarının parçası olduğu bir mesleğe dönüştürmüştür. 
 
Bu kitapta Hipokrat, çocukluğunu, yolculuklarını ve gerçek ile efsane arasında gidip gelen yaşamını bizzat kendi ağzından anlatıyor. Kitabın sonundaki &quot;Minik Sözlük&quot; ise metinde karşılaşılan kavramların derinlemesine anlaşılmasına yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70425f56-3849-48ec-bebc-de3e7fd8f7c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Travmalarından Uzakta</image:title>
            <image:caption>Okul Travmalarından Uzakta, öğrenciler, ebeveynler ve eğitimciler için daha sağlıklı bir okul ortamı oluşturmayı hedefliyor. 
Birçok çocuk, sevilen birinin ani veya şiddetli kaybı, savaş deneyimleri, yaşamı tehdit eden hastalık veya askeri disipline sahip bir aileyle ilgili travmatik deneyimlerini destekle iyileştirerek üstesinden gelebilir. Okul Travmalarından Uzakta, eğitim ortamlarında onarıcı uygulamalar geliştirme konusunda bilinmesi gereken her şeyi travma bilgilerini de içeriğe dahil ederek anlatıyor. 
Joe Brummer, paylaşılan hikâyeler ile onarıcı uygulamayı daha anlaşılabilir bir hâle getirerek çözüm yolunun nasıl olması gerektiğini okuyucuyla paylaşıyor. Hem teoriye hem de pratiğe yer verilen bu kitap, nesiller boyunca gizli kalmış travmalarla mücadele eden çocukların iyileşmesi için bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2602b192-b8db-48aa-b15d-ec4c5e579ade.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunuver Hayata Bir</image:title>
            <image:caption>Yaşamak mücadele gerektirir.
Yaşamak için mücadele etmek, kaderi değiştirmek gerekir. Bazen kaderi zorlamak, istediği yolda yürümek
yerine, kaderi yolunuza sokmak, değiştirmek gerekir. Hayat uzun bir yoldur. Uzun yollar genelde yorucu,
engebeli olur ama her engel aşıldıkça biraz daha umutlanır, heyecanlanır insan.
Kadınlar özel varlıklar; mücadeleci, sakin, sabırlı, akıllı, güçlü, merhametli, vicdanlı, sevgi dolular. Belki
bu sebeple yükleri de daha ağır. Ama kadınlar kadere teslim olmayacak, kaderi değiştirecek kadar da güçlüdür.
Güçlü kadın; güzel dünya demektir.

Elife Kaya “Fındıklı Kahve” kitabından sonra “Dokunuver Hayata
Bir” ve “Dokunuver Hayata İki” isimli eserlerini kaleme almıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/735d62cc-04f0-4e99-a2e0-542d6d21db56.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyalektik Tasavvuf Varlık Birliği</image:title>
            <image:caption>Yeryüzü Cenneti &quot;Hakk, İllerdeki halk tümden inansa, çekinse onlara yerden ve gökten bolluklar verirdik demiştir.7/96&quot; 
  Bu sözler, varlık ıssı ( sahibi) olan, bizim yolumuzda didinseler, Mülk ve Melekût evrenine özgü yollarımızı onlara açardık, evrenlerin gerçeklerini açıklayan tanrısal esinleri, bağışları onlar için kolaylaştırırdık  demektir. Gök melekût’ü, yeryüzü ise mülk evrenini gösterir. 
  Kur&apos;an-ı Kerim herhangi bir olayı anlatmıyor bir yasayı ortaya koyuyor. Herhangi bir toplumun tarihinden sahneler sunmuyor. İlâhi kaderin aşamalarından söz ediyor. Böylece ortaya çıkıyor ki: İşlerin kendisine göre düzenlendiği, olayların kendisine göre meydana geldiği ve bu yeryüzünde &quot;İnsanlık Tarihini&quot; yönlendiren, hareketini etkileyen. Peygamberlik misyonu dahi önemine ve yüceliğine rağmen, bu yasanın gerçekleştirilmesini sağlayan vasıtalardan, etkenlerden ancak biridir. Bu yasa önemi açısından peygamberlik misyonundan daha büyük ve daha kapsamlıdır. 
  Ayette betımlenen, Sınıfsız ,Sınırsız  Ve Sömürüsüz Yeryüzü Cennetin Tasviridir. Yarı insan, yarı hayvandan müteşekkil şimdiki ham insan, tekamül ederek bir üst aşama sıçraması olan Üstinsana yükselmesiyle bu üstinsan bireylerden meydana gelecek bu üstUlu toplum&apos;ın RızaŞehri Medinei Hakikat memleketi, Cenneti Alâ olacağını müjdesini ihtiva etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b388bc2-ea52-4ef2-acb6-b2ba83553c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Küçükken</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı yazarken en çok esinlendiğim sebep şu an sosyal medyada yazılan bir çok yazıda eskiye duyulan özlemdir. İleri yaşlardaki insanların nostaljik bir olaya şahit olduklarında yüzlerdeki görülen tebessümdür. İnsanlar her fırsatta eskiyi anlatır ve özlediklerini dile getirirler. Bunu da en çok eski türk filmlerinde bu filmlerde sık sık karşılaştığımız şarkılarda fark ederiz. Hatta öyle ki; benim çocukluk ve gençlik yıllarımda arabesk müziği TRT’de yasaktı. Bir türlü TRT’den onay alamazdı. Sadece filmlerde birde yılbaşı özel programlarında. Bununla birlikte gençlerin bir kısmı hariç insanlarda arabesk müziğini itici ve gereksiz bulurdu. Bu müziğin insanları isyana ve boşvermişliğe iteceği konuşulurdu. Fakat şimdi eski filmler ekranda izlendiğinde o müzikleri dinlerken insanların tatlı bir tebessümle gülümsediğini hepimiz görmüşüzdür. Eskiler genellikle güzel hatırlanır ve özlenir... Okurken hatırlamanız ve zevk almanız temennilerimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24b93316-18aa-4bf0-b49e-f42b214cdf4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığa Düşen Gölge</image:title>
            <image:caption>Rıza TURHAN  Malatya’nın Yazıhan  ilçesine bağlı KARACA  köyünde doğdu. Malatya, Adana, Ankara da okudu.  Sırasıyla,  Hekimhan Madende, Medik ve Sürgü  barajlarında  topoğraf  olarak, Doğal  Afetler Müdürlüğünde inş.  kontrol, Malatya belediyesi  fen  işlerinde ruhsat  şefi ve son  olarakta  DSİ de barajlar ekibinde çalışmış, buradan da emekli olmuştur. Bu  iş  yerleri değişikliklerinin bir çoğu  kendi  rızası dışındadır.       
Askerde  MEHMETCİK dergisinde, sivilde de KARACANIN SESİ, BEYDAĞI, SEBAT, GAYRET, YORUM gazetelerinde şiir ve makaleleri  yayınlandı. 
ATMA yöremizin sesi, KAR DER,  MAKSAD dergilerinin editörlüklerini yaptı, şiir, öykü, yorumları yayınlandı. 
KIRK GÖZ, DEVRİM YOLU dergilerini çıkarttı. İSYANI AĞIR SANCI DOĞURUR, YÜREĞİMİ DİLE DÜŞÜRDÜM şiir kitapları var. 
Şimdilerde iki şiir ve iki romanı basılmaya hazır. Halen yazım çalışmalarını sürdürüyor, okuyor. Malatya da yaşıyor. Dört çocuk babası. Çocuklarının hepsine de yüksek tahsil yaptırmıştır. Bu kitabı da, adını kendisinin koyduğu  ve çok  sevdiği  torunu  YADE ye armağanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eecdf7a-689c-4e0a-91ee-6022d881114d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>​​​​​​​ Lara&apos;nın hayatı dışarıdan mükemmel görünmektedir. Sevgi dolu muhteşem eşi Massimo, tatlı küçük oğlu Sandro ve mükemmel bir ev… Ama Lara, Massimo hakkında kimsenin bilmediği bir şeyi bilmektedir. Kimseye anlatamayacağı bir şey. Massimo&apos;nun hayatı boyunca çalışıp elde ettiği her şeyi bir anda yok edebilecek bir gerçek. Kimseyle paylaşamadığı bu sır, Lara&apos;yı mutsuz evliliğinde tutsak etmektedir. Maggie ise Massimo&apos;nun erkek kardeşi Nico ile evlidir. Onunla ve sorunlu üvey kızıyla birlikte yaşamaktadır. Maggie, Nico&apos;nun geçmişine dair her şeyi bildiğini sanmaktadır. Ta ki bir gün tavan arasında Nico&apos;nun ilk eşi Caitlin’le ilgili şok edici bir sırrı açığa çıkaran bir şey buluncaya kadar. Maggie bulduğu şeyi ailesine açıklayacak mı yoksa sevdiklerini korumak için sessiz mi kalacak? Yalanlarla bir arada tutulan bir aile için gerçeğin bedeli çok ağır olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44e292c4-f607-41d9-a1ee-3dbbc5e78f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik : Efsaneler ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Liderlik; milyarlarca dolar yatırım, binlerce kitap, liderleri geliştirmeye odaklanan yüz binlerce blog ve konuşma ile muazzam bir girişimdir. Oysa gerçeklere dönüp baktığımızda çalışanların iş ilişkilerinin kesildiğini, üst düzey liderlerin sürekli olarak değiştiğini, kariyer aksamalarını ve başarısız olan liderlik gelişim çabalarını görüyoruz. Liderlik: Efsaneler ve Gerçekler’de Jeffrey Pfeffer, liderlik endüstrisine parlak bir ışık tutarken, neden başarısız olunduğunu ve nasıl yeniden yükselinebileceğini gösteriyor. Liderlerin dürüst, özgün ve mütevazı olmaları, doğruyu söylemeleri, güven inşa etmeleri ve başkalarını da önemsemeleri için kendilerine verilen talimatlarla ilgili tüm yanlışlıkları ortadan kaldırıyor. Liderlikle ilgili pek çok hikâye ve efsaneyi farklı bir bakış açısıyla ele alarak kanıtlara daha bilimsel yaklaşıyor ve insanlara, kariyerlerine rehberlik edecek daha iyi bilgiler sunuyor. Sosyal bilimlere dayanan ve yönetimi geliştirmek için pratik örnekler ve tavsiyeler veren Liderlik: Efsaneler ve Gerçekler, okuyucuları gerçeği kabul etmeye ve ardından, kendilerini ve dünyayı daha iyi hâle getirmek için bu gerçekleri kullanmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb7f17f-5412-45d7-9588-cd0281f04641.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademide İş-Aile Çatışması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      İŞ VE AİLE ÇATIŞMASI 
2.      İŞ YERİNDE DUYGUSAL İYİ OLUŞ 
3.      ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 
4.      ARAŞTIRMANIN BULGULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117addb8-8bb9-43a2-9151-1b77589ac128.jpg</image:loc>
            <image:title>Robert Walser ile Yürüyüşlerimiz</image:title>
            <image:caption>“Devlete ahlak talebiyle yüklenmek bana bağnazlık gibi geliyor. Devletin öncelikli görevi, güçlü ve uyanık olmaktır. Ahlak, bireylerin sorunu olarak kalmalı.”
Carl Seelig’in Robert Walser ile yürüyüşlerine dair kayıtları, gerek bu iki yazarın bir parçası olduğu İsviçre edebiyatında, gerek dünya edebiyatında benzersizdir. Walser, ellinci doğum gününden sonra yazmayı bırakmış ve yaşamını bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde sürdürmüştür. Ona ve eserlerine destek olmak isteyen Seelig, Walser’i hastanede sık sık ziyaret eder, böylece “birlikte yürümek” alınyazıları haline gelir. 1936’dan 1956’ya dek çıktıkları yürüyüşlerdeki hayat, edebiyat ve siyaset üzerine konuşmalarından süzülen notlar, dünyaya sırt çevirecek kadar “hassas” ve “suskun” bir yazarın portresini çizer. Bu notlardan hareketle Percy Adlon’un yazıp yönettiği Der Vormund und sein Dichter filmi de büyük ilgi toplamış, 1979’da iki Adolf Grimme Ödülü’ne layık görülmüştür.
“Carl Seelig anlatıyor. Tüm yaşananları kesin hatlarıyla ustaca, kısaca ve berrak anlatıyor. Olguları yalın bir tarzla yazıya döken Seelig, sembollerin etkisine ulaşıyor. Walser gibi gerçek bir şaire ait bu asil ruhun dünyamızda yaşayamayacağını hissediyor insan.”
 
Max Brod</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fed9f94a-2adb-4a3c-9396-c37dc87e6066.jpg</image:loc>
            <image:title>Raziye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer... Bunu daha önce bir kâhin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım, ama bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını bozardım, zamanı altüst ederdim. Geleceğimizi bilmemektir bizi zamanın içine sokan. Yoksa bir gün dizlerine dokunur dokunmz onun soyunuvereceğini bilip de beklemek, bir ölümlünün sabrını aşar.” 
 
“Melih Cevdet Anday, Raziye’yle, yani çağdaş bir aşk öyküsüyle mitolojiye katkıda bulunmayı düşünmüştür ve uzun yıllar yaşayacağını düşlediği bir -sevişme- söylencesinin adını Raziye koymuştur. Bu dediklerimin gerçekle, Melih Cevdet Anday’ın yapıtına karıştırdığı mayayla ilgisi olmasa bile istek, duygu, ses, resim, düş, müzik, devinim, görünüm ve doğa betimlemeleriyle yüklü Raziye her sözcüğünde, her imgesinde nabız atışları işitilen coşkulu bir sevişmenin romanıdır.” 
Muzaffer Buyrukçu 
 
Edebiyatımızın en kuvvetli kalemlerinden biri olan Melih Cevdet Anday’ın, Cumhuriyet gazetesinde tefrika edildikten sonra 1975’te yayımlanan “son romanı” Raziye’nin Sevengül Sönmez tarafından hazırlanan eleştirel basımını okura sunuyoruz. Tekrar tekrar okunması gereken romanlardan biri olan Raziye’nin tefrika sonrası Anday tarafından eklenen kısımları, okurun muhtemel sorularına yanıt verecek şekilde yayıma hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b365efd8-7549-4fc5-9a1c-64936da6dfa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İhracatında Ürün ve Ülke Çeşitlemesinin Sosyo-Ekonomik Belirleyicileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ÇEŞİTLEME VE TEORİK ALTYAPISI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
İHRACAT ÇEŞİTLEMESİNİN BELİRLEYİCİLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE İHRACAT ÇEŞİTLEMESİNİN BELİRLEYİCİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb19ace-473a-42eb-925d-c8b0a6401c81.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafka Sinemaya Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka, günlüklerinden de anlaşıldığı üzere tutkulu bir sinemaseverdi, anlatı tarzında sinemadan da çokça esinlenmişti. Ayrıntıların peşinden dur durak bilmeden koşan azimli yazar Hanns Zischler, Kafka’nın metinlerini yıllarca inceledi, yerli ve yabancı pek çok arşivi taradı, kütüphanelerde araştırmalar yaptı, dönemin gazetelerini didik didik etti, fotoğraflar, program broşürleri, film ilanları, posterler topladı, Kafka’nın gittiği sinemaların, seyrettiği filmlerin, hayranlık duyduğu sahnelerin ve etkilendiği oyuncuların izini sürdü. Tüm bu çabalarının sonucunda ortaya çıkan ve Kafka araştırmalarına önemli bir temel oluşturan bu eşsiz eser, ele aldığı sessiz filmler ve yaratıcı sanatçılarla da sinemanın ilk zamanlarına büyülü bir keşif gezisidir.
Önemli ve sıradışı bir kitap.”  
Eugene Rogan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b277533-0079-4da3-a989-9fe12c3dd1ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada ve Türkiye&apos;de Ulusal Varlık Fonları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCE BÖLÜM 
1. ZAMAN İÇİNDE FAYDA VE FONLAR 
2. ZAMANLARARASI FAYDA MAKSİMİZASYONU 
3. FRANCO MODIGLIANI’NİN YAŞAM BOYU HİPOTEZİ (LIFE CYCLE HYPOTHESIS) 
4. FON SİSTEMLERİYLE İLGİLİ SORUNLAR VE TARTIŞMALAR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
1. ULUSAL VARLIK FONLARININ NİTELİĞİ VE TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
DÜNYADA ULUSAL VARLIK FONLARI 
1. DÜNYADA ULUSAL VARLIK FONLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ VE UYGULANABİLİRLİĞİ 
2. LINABURG-MADUELL ŞEFFAFLIK ENDEKSİ (LMT) 
3. NORVEÇ ULUSAL VARLIK FONLARI (THE GOVERNMENT PENSION FUND GLOBAL) 
4. SANTIAGO İLKELERİ VE ULUSAL VARLIK FONLARI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE ULUSAL VARLIK FONLARI 
1. TÜRKİYE’DE ULUSAL VARLIK FONLARI 
2. TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİM A.Ş.’NİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
3. CORONA VİRÜS DÖNEMİ, ŞEFFAFLIK, SANTIAGO İLKELERİ VE ULUSAL VARLIK FONLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e80aac2-de31-4d2a-8d5b-963dd263a6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Poptropica 3 – Gizemli Sembol</image:title>
            <image:caption>“ÇOCUKLAR ARASINDA POPÜLER OLABİLECEK BİR KİTAP. Bu çizgi romanda aksiyon, komedi ve çocukların ilgisini çekebilecek harika hikâyeler var. Poptropica, son yıllarda çıkan en iyi çocuk kitabı serisi!” –LINCOLN PEIRCE, KOCAKAFA NATE   Poptropica’nın gizemli dünyasından en son ayrıldığımızda Oliver, Mya ve Jorge kendilerini buzullarda köşeye sıkışmış bulmuşlardı. Şimdi kahramanlarımız, görevi Poptropica’yı korumak olan gizli bir grubun gözetimindeyken bilinmeyen yerlere doğru yol almaya başlarlar.   Kendilerine verdikleri adla Koruyucular, dış dünyadan gelebilecek herhangi bir müdahalenin tarihin akışı üzerinde feci sonuçlara yol açabileceğine inanıyorlar. Daha da beteri, Octavian sonunda ortalığı birbirine katan haritayı ele geçirdiğini iddia ediyor! Oliver, Mya ve Jorge, Koruyucular’dan kaçıp Octavian’ı kötü planlarını gerçekleştirmeden önce bulabilecekler mi?   Macera Gizemli Sembol’de giderek derinleşiyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ead2f50-2d19-4100-815b-1a60d0e9af69.jpg</image:loc>
            <image:title>Poptropica 2 – Kayıp Yolculuk</image:title>
            <image:caption>-“ÇOCUKLAR ARASINDA POPÜLER OLABİLECEK BİR KİTAP.
Bu çizgi romanda aksiyon, komedi ve çocukların ilgisini çekebilecek harika hikâyeler var. Poptropica, son yıllarda çıkan en iyi çocuk kitabı serisi!”
–LINCOLN PEIRCE, KOCAKAFA NATE
 
Oliver, Mya ve Jorge’nin yeni maceralara yelken açtığı
keşfedilmemiş adalar grubu Poptropica’ya hoş geldiniz. Tek bir
sorun var: Bu cesur üçlü sihirli haritayı nasıl okuyacaklarını
bilmiyor. Çok geçmeden kendilerini, hakkında çok az şey bildikleri
bir dünyada bulup orada kayboluyorlar. Hain Octavian ise yine
onların peşinde. Bu sefer yeni düşmanlar da işin içine giriyor.
 
Oliver, Mya ve Jorge, Octavian’ı bir kez daha alt edebilecek mi? Onları Poptropica’dan atmak isteyen bu insanlar da kim? Tüm gizem, Kayıp Yolculuk’ta açığa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aabdea6c-eddf-48a5-a55a-a99b26b48d89.jpg</image:loc>
            <image:title>Poptropica 1 – Haritanın Gizemi</image:title>
            <image:caption>“ÇOCUKLAR ARASINDA POPÜLER OLABİLECEK BİR KİTAP. Bu çizgi romanda aksiyon, komedi ve çocukların ilgisini çekebilecek harika hikâyeler var. Poptropica, son yıllarda çıkan en iyi çocuk kitabı serisi!” –LINCOLN PEIRCE, KOCAKAFA NATE   Oliver, Mya ve Jorge sıcak hava balonuyla gezintiye çıktıklarında, bir grup kızgın Viking ve nesli tükenmiş hayvanlarla dolu bir adaya düşerler.   Keşfedilmemiş bir takımada olan Poptropica’ya hoşgeldiniz!   Üç arkadaş eve dönüş yolculuğuna çıkmaya hazırlandıklarında bu adada uğursuz bir şeylerin gizlendiğini fark ettiler. Fakat bu şey Poptropica’nın kendisini de tehlikeye atıyordu!   Oliver, Mya ve Jorge kana susamış Vikinglerin elinden kurtulabilecek mi? Eve geri dönüş yolunu bulabilecekler mi? Ve en önemlisi de en yakın pizzacı nerede?   Bütün bu soruların cevabını Haritanın Gizemi’nde bulacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8936bb-afff-4940-a799-e37def94d4b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsaneler Ölmez</image:title>
            <image:caption>&quot;Gözyaşlarım yağmur oldu.
Sel oldu.
Coşup coşup çağlayarak.
Irmak olup denizlere koştu.
Dalga dalga coşarak
Yüreklerimizde
Hiç tükenmeden yanan meşale oldular.&quot;
1960’ların devrimci ruhunu, darbeleri, yoklukları, aşkı, sevdayı, mutlulukları anlatan
Efsaneler Ölmez, Santiago’dan başlayıp Didim’e uzanan bir hikâye...
Hayri Kandemir, Ricardo ve Valentina’nın üniversitede başlayan aşklarının peşinde kilometreleri ve yılları
aşarken Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına da selam gönderiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/392fa6ac-71da-42a0-bd8f-fd341b47e8aa.jpg</image:loc>
            <image:title>İdrak</image:title>
            <image:caption>Eğitimde geleneksel yöntemleri ve alışageldiğimiz eğitim stillerini bir yana bırakma ve yeniliğe açık olma zamanı geldi. Çünkü hepimiz için yeni bir sistem sözkonusu: Uzaktan Eğitim! 
Bir eğitimci olarak kendi deneyiminden; MIT ve ötesindeki araştırmacıların ve yenilikçilerin çalışmalarından yararlanan Sarma, bu kitabında modern eğitimin tarihini araştırıyor; geleneksel sınıf yöntemlerinin -ders, ev ödevi, test, tekrar- nasıl norm hâline geldiğini ve neden bir şeylerin değişmesi gerektiğini gösteriyor. En güçlü nedeniyse harika bir müttefik olan uzaktan eğitimin yanlış uygulamada yaratabileceği etkiler. Müfredatı son öğrenme stratejileriyle nasıl daha etkili bir hâle getirebileceğinize dair vaka çalışmaları ve sinirbilimden bilişsel psikolojiye kadar uzanan geniş kapsamlı içeriğiyle yeni nesil eğitimcilerinin ve eğitimle ilgilenen; öğrenmeyi ve öğretmeyi önemseyen herkesin başucu kitabı olacak. Teknolojinin eğitim üzerindeki etkilerini uzaktan öğrenmeyi de konuya dahil ederek açıklayan İdrak, sizi bilgilendirecek; düşünce yapınız ve yenilikçi fikrinizle herkesten ayıracak bir başyapıt!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a2cc88-e1e3-45b4-a846-887854a983bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan İç Savaşı El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Amerika Birleşik Devletleri Türkiye’de son yıllarda üzerinde en çok konuşulan küresel aktörlerin başında geliyor. İlgili tartışma ve analizlerin temelinde ekseriyetle basit, ama yanıltıcı bir varsayım yatmakta: “ABD yekpare bir aktör olarak düşünür, hareket eder.” Bu varsayım temel olarak ABD’yi ABD yapan en önemli dinamiği ıskalıyor: ABD “parçalı bütünlük” anlayışına dayanan, tarihsel gelişimi ancak ve ancak iç̧ çekişmeler üzerinden tanımlanabilecek bir mozaik. Bu bağlamda, Bahadırhan Dinçaslan ABD’nin şimdiye kadar tecrübe ettiği en keskin ve kanlı iç̧ çekişme olan ABD İç Savaşı’nı Türkiye’de bir ilke imza atarak Türkçe bir eserle okuyucuyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/258adc80-bdef-42f5-936b-24fcf7041a11.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalini Kuruyorum Peygamberimi Tanıyorum - İkinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Tanışma hikâyemiz kaldığı yerden devam ediyor... 
Bebek, çocuk, genç, dost, iş insanı, aile babası ve peygamber Hz. Muhammed (a.s.m.) ile tanışmıştın. Bakalım şimdi Sevgili Peygamberimizin başka hangi yönleriyle tanışacaksın ve bitmek bilmeyen bir hazinenin kâşifi olacaksın? 
Hicret ettiğinde yol arkadaşı olmak, yeni biriyle tanıştığında ben de varım peygamberim demek, Bedir, Uhud, Hendek günlerinde onun izinden gitmek, Hayber’in ve Fetih’in kazananı olmak isteyeceksin. Umudun ve bir gelecek hayalin olacak artık… 
Değişim macerası, mutluluk taşkınları, kardeşlik formülü, ilk anayasa,  iyilik yarışları,  şampiyonluklar, ganimetlerden çok kazandıranlar, beklenmedik hediyeler, gizli hayranlıklar, bazı geceler, bazı gündüzler, şaşkınlık veren stratejiler, sona saklanan müjdeler…  İşte bu kitapta yaşayacaklarından bazıları. 
Aslında tüm bu olanlar seni bekleyen özel bir görevin habercisi...  Artık sen de Sevgili Peygamberimizin hayatının bir parçasısın çünkü “Muhammed-ül Emin”i tanıyorsun. 
Hazır mısın? Bir yolculuk ile Mekke’den çıkıp tüm dünyayı etkileyecek olaylar başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc1f656a-62e6-4ee5-9c1d-2dcac185fb4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Bir Gün</image:title>
            <image:caption>“Kalbe kimi, ne zaman, nasıl seveceğinin söylenmediğini öğrendim. Kalp canı ne isterse onu yapıyor. Kontrol edebileceğimiz tek şey; hayatımıza ve aklımıza, kalbimize yetişme şansı verip vermeyeceğimiz.”
 
 
Sydney’nin dört dörtlük bir hayatı vardır. Üniversitede sevdiği bölümde okuyordur, ayakları üzerinde durmasını sağlayan bir işe ve büyük bir aşkla bağlı olduğu harika bir erkek arkadaşa sahiptir. Ta ki karşı balkonda gitar çalan gizemli adam Ridge, ona erkek arkadaşının kendisini aldattığını söyleyene kadar. Sürprizlerle dolu bir müzisyen olan Ridge, Sydney’ye hayatını
yeniden kurması için müziğinin ve evinin kapılarını açar ve beraber şarkılar yapmaya başlarlar. Ancak bu müzikal birliktelik hiç hesapta olmayan zorlukları ve karşı konulmaz bir yakınlaşmayı beraberinde getirecektir.
 
Şarkıların, aşkın ve ihanetin iç içe geçtiği, iniş çıkışlarla dolu bu romanda New York Times çoksatanlar listesinin yıldızlarından Colleen Hoover bizi kalbin yaptığı seçimlerin sonuçlarıyla şaşırtıyor. Belki Bir Gün, müziğe ve kelimelere tutkuyla bağlı iki insanın özgün hikâyesinden çok daha fazlası. Aşkın ve
duyularımızın sınırlarını zorlayan Sydney ve Ridge’in bütün dürüstlükleriyle yazdıkları tüm şarkıları Griffin Peterson, Colleen Hoover okurları için özel olarak seslendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde92fda-5581-40ed-be01-efa8394b39be.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Hikayeler Kitabı</image:title>
            <image:caption>“[Yazarın] şimdiye kadarki en iyi derlemesi… Kasvetli, sonra eğlenceli, epey karanlık ama hemen ardından hayale sığmaz bir ışık kaynağıyla dolup taşıyor.”
The Guardian
 
 
Küçük Kara Hikâyeler Kitabı’nı oluşturan beş uzun hikâyede A. S. Byatt, peri masallarını gündelik hayatla kaynaştırıyor.
 
Doğa ile doğaüstünün, gerçek ile gerçeküstünün arasındaki perdeyi aralayan bu hikâyeler benzersiz bir düş gücünün ürünü: Çocukken ormanda gördüklerine inandıkları tuhaf bir yaratığın uzun yıllar sonra peşine düşen iki kadın, zamanla taşa dönüşen bir başkası, Alzheimer hastası eşiyle ilgilenen bir adamın bir gece karşılaştığı gizemli “hayalet”; açığa çıkan gizli korkularımız, ilkel arzularımız…
 
A. S. Byatt’ın her biri roman tadında hikâyeleri hafızanızdan kolayca silinmeyecek.
 
“Sultanı binbir gece boyunca tahtında diken üstünde tutabilecek bir hikâye anlatıcısı.”
New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a129e23-5913-4bb6-9073-f509457b6c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Bir Nezaket</image:title>
            <image:caption>Ödüllü yazar Miriam Toews, bu çarpıcı ergenlik romanında üzüntü ve umudu, son derece tutucu bir inanç nedeniyle dağılan ailesini anlatan bir gencin sesiyle vücuda getiriyor.
 
Başkahramanımız Nomi Nickel, Karmaşık Bir Nezaket’teki anlatısına “Ailemizin yarısı, güzel görünen yarısı kayıp,” diyerek başlıyor... Annesi ve ablası kadrajdan çıkınca üzgün ve tuhaf babasıyla yalnız kalan Nomi, günlerini ailesinin nasıl bölündüğünü anlamaya çalışarak ve East Village’ın eteklerinde yer alan tavuk kesimhanesi Mutlu Aile Çiftliği’ndeki kaçınılmaz kariyerini düşünerek geçiriyor.
 
Aynı anda hem kasvetli hem de eğlenceli bir dile sahip olan bu roman, nefes aldırmayan, baskıcı bir din tarafından yönetilen kasabada, yok olmaya yüz tutmuş ailesinin kalıntıları arasında kapana kısılmış Nomi’ye göre dünyayı ele alıyor. Onun gülünç ve eşsiz sesi, bildikleri tek toplulukla çatışmaya
girdikçe dağılan tuhaf ve sevgi dolu bir ailenin hikâyesini anlatıyor.
 
“Karmaşık Bir Nezaket baştan sona bir zevkti. Kara mizahın hâkim olduğu bir eser (‘Görünüşe bakılırsa, buradaki insanlar ölmek için sabırsızlanıyorlar. Ana etkinlik bu.’) ama bütünüyle düşünüldüğünde özgürleştirici ve kesinlikle eğlenceli.”
 
–Daily Mail</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bbe1d89-7ed5-4bfa-b2ea-94fc57fa44c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Kuğu – I (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Gökyüzü aydınlık diye mi üzülüyorsunuz? Teninizi yakan güneşe gülümseyin.Çünkü karanlığın içindekileri bir kez gördüğünüzde, bir daha asla eskisi gibi olamazsınız.&quot;
 
 
Ve kan sızıyor, bir kuğunun dinmeyen uğultusundan. Mumu üfleyip siyahıma karanlığını süren tanıdık dudakları gözlüyorum şimdi; boğazından dökülen her bir söz ayrı bir melodi.
 
BİR İLAHİ.
YA DA AĞIT.
AYIRT EDEMİYORUM ARTIK.
 
Gökyüzü aydınlık diye mi üzülüyorsunuz? Teninizi yakan güneşe gülümseyin. Çünkü karanlığın içindekileri bir kez gördüğünüzde, bir daha asla eskisi gibi olamazsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93a205b3-d33f-437d-803f-5b0d20111d64.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Kuğu II – Ruh Kadehi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Acı sevgiden beslenir”
 
 
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor, kaldırımlarda yağmur kokusu.
Burası Soyhan.
Buradan, ıslanmadan çıkamazsın.
 
 
“Kırılmış kanatlar, incinmiş kalpler, kaybolmuş ruhlar... Söylesene Siyah Kuğu, sen buradasın diye mi yağmur yağıyor, yoksa bulutlar da mı bize ağlıyor?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd89321d-79a8-4612-9b9f-ac4657367049.jpg</image:loc>
            <image:title>TMS-BOBİ FRS İlkelerine Göre Enflasyon Muhasebesi Gerçek Uygulama Örnekleriyle</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ENFLASYON VE FİNANSAL TABLOLARA ETKİSİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ENFLASYON MUHASEBESİ VE ENFLASYONDAN KORUNMA TEDBİRLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
GENEL FİYAT DÜZEYİ MUHASEBESİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
ENFLASYON MUHASEBESİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
GERÇEK VERİLERLE UYGULAMA ÖRNEKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b581bb26-d16a-4bf9-8e02-f7d6c08c90fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dumbledore - Hogwarts’in Tanınmış Müdürünün Hayatı Ve Yalanları - Gayriresmi Araştırma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“… eleştirel makalelerden oluşan bir kitabı okurken alacağınız en büyük keyif…” 
-SARVENAZ TASH, The Geek’s Guide to Unrequited Love kİtabının yazarı 
 
Albus Percival Wulfric Brian Dumbledore, Hogwarts’ın Müdürü, Harry Potter serisinin en dikkat çeken ve gizemli figürlerinden biri olmuştur. İlkesiz, böceksi bir gazetecinin bir keresinde dediği gibi o, bir biyograficinin rüyasıdır. Dumbledore bir bilge miydi ya da sınırları var mıydı? İyiliksever miydi yoksa kindar mı? Sıradışı bir hayatın son yıllarında onu yönlendiren şey gerçekte neydi? 
Dumbledore, tartışmalı müdürün portresini oluşturmak üzere Harry Potter kitaplarının satır aralarını araştırıyor: Görünürdeki her tesadüfün içinde Dumbledore’dan bir iz bulup, vermek zorunda olduğu imkânsız kararları gözler önüne seriyor. Yazar Irvin Khaytman’ın bu derinlemesine incelemesi, Harry Potter serisindeki olaylara yepyeni bir ışık tutarken, hayranların bugüne kadar havada kalan sorularını da çözüme ulaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0880b9d6-d4b8-43fa-8d7a-52baaa4a7e4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaferum Of Hola</image:title>
            <image:caption>“Bizim oralarda hangi köyden gelin geldiysen sana oranın adıyla seslenilir. Yaranozli, Yığali, Malpetli, Melinozli… Düşünsenize! Evlendiğiniz gün adınızı kaybediyordunuz. Adınız yok, sadece geldiğiniz yerin adı var…”
Kaferum Of Hola; otobiyografik bir hikâyeden yola çıkan, tek kişilik anlatı özgürlüğüyle çocukluk, ergenlik ve ilk gençlikten sonra içinde orman dolusu insan biriktiren bir hayalperestin gerçekle tanışmasını anlatıyor. Köyde başlayan bu hikâyelerin yeni kapısı başka diller, başka kültürler, başka kimlikler, başka ülkeler, başka şehirler dolanarak son bir ölümle yine içinde büyüttüğü bir ormana açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f84cda-d1c0-4713-b370-fafa46f332e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Temelli Okula Hazırlık Bilim</image:title>
            <image:caption>Oyun, çocuklarımızın bilişsel, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimleri için gerekli. Oyun temelli öğrenme ise onların öğrenme sürecine aktif olarak katılmasını, deneyim yoluyla eğlenerek öğrenmesini sağlıyor. Doğal merak ve keşfetme dürtülerini harekete geçiriyor. Oyun Temelli Okula Hazırlık serisi, çocukları en sevdikleri kahramanlarla oyun oynamaya davet ediyor! Eğlenceli oyun ve bulmacalarla ezberden uzak bir öğrenme, fikir üretme, inceleme deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c28c3615-b13e-4867-a774-3840ba5a9a6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eser Adı: Erkektir – Her Zaman Haksız Mıdır. ?</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yazılanları duysanız inanmazsınız. 
Hatta haklı olarak içinizden, “Yok canım o kadar da olmaz ki” diyebilirsiniz, ama olmaz olmaz. 
Biz de bu olanlara kayıtsız kalamadık. 
Olanları aslına sadık kalarak anlatmaya çalıştık.  
Eğer yazmazsak sözde kalır, unutulur. 
Yazarsak belge veya eser olmaz, ama kayıtlara geçer, kalıcı olur. 
Ola ki bir gün de bir okuyan olur, olur da sesimizi bir duyan olur. 
Adaletin güvenli olduğu toplum huzurlu, devleti güçlüdür. 
Umarız Adalet okyanusuna bizim de bir damla katkımız olur.  
 
 
Derya Mesut KÖYLÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c7c269-8e5f-4ce5-b660-25ee9a5a95cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Haymatlos</image:title>
            <image:caption>Dünyada bu kadar güzellik varken kendini böyle yalnızlığa teslim etmenin sebebi ne?
Haklısın! Dünya çok güzel, mevsim güzel; hayvanlar, insanlar mutlu ama ben mesut değilim.
Bilmiyorum bir tuhaflık, bir gizli güç beni buraya sürüklüyor. Bu evrenden kopuş değil aslında bana göre.
Montaigne’in dediği gibi insanın kendini anlamasının, tanımasının en güzel yolu. Ben ne bileyim işte böyle mutlu
oluyorum. Bir bakıma yalnızken kendimle hesaplaşıyorum. Şimdi umarım anlamışsındır beni.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd553f3f-fc9e-42e1-9aaa-2eaf444a6105.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Vaktini Bekler</image:title>
            <image:caption>“Kalbinde iyilik biriktirenlerin yolu daima açıktır.” 
Şems-i Tebrizi 
 
Şems’in öğrencisi olmak zordur. Kararlılık ister, cesaret ister, disiplin ister, yürek ister... 
Bu yolda yürümeye razı mısın? 
Şems doğrudandır, dolambaçsızdır, açıktır, nettir. 
Kendine karşı yalansız, dürüst ve açık olabilir misin? 
Şems güneştir; aydınlatır, ısıtır ama insanı yakar kül de eder. 
Önce kül olmaya, sonra küllerinden doğmaya var mısın? 
Şems boğmaz, zorlamaz, ısrar etmez, vakti gelince bırakmasını da doğru zamanda gitmesini de bilir. 
Tutunduğun dalları terk etmeye, vakti gelince gitmeye, bildiklerinden vazgeçmeye hazır mısın? 
Bu kez Şems’in öğrencisi olmaya çağırıyorum seni. 
Evet ışıklı ve sımsıcak bir yol ama yakıcı ve kavurucu da... Dürüst olamayan düşer, acele eden kendine çelme takar, aldatan aldanır, vazgeçemeyen unutulur, yorulanın hikâyesi erken biter... 
Şems’in yolu yanmaya hazır olanların yoludur. İrade, zekâ, mantık, terbiye, saygı, güven, cesaret, disiplin ve azim ister senden. Bunların hiçbirini yitirmedin ve hiçbir şey için hâlâ geç değil. Çünkü her şey zaten vaktini bekler. Belki de doğru zaman şimdidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/255dbbf2-f738-4522-9502-14b37f5ed21f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cocomelon Büyüyorum Sebzelerle</image:title>
            <image:caption>Büyümek için sebze yemek önemlidir! JJ sebzeleri çok sever ve arkadaşlarına sebze yemenin faydalarını anlatmaktan mutluluk duyar! Bu sevimli kitap, çocuğunuzu sağlıklı yiyecekler yemeye ikna etmenizin harika bir yoludur! Birlikte okuyarak zamanınızı hem keyifli hem de faydalı geçireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff42678-0da3-48ac-9763-4499245e729a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar, Adalet, Haklar ve Eleştirel Sosyal Hizmet: Sevda Uluğtekin’e Armağan</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Sevda ULUĞTEKİN, 10 Ocak 1945’te İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Anadolu’nun çeşitli kentlerinde sürdürdü ve 1962 yılında Ankara Kız Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl Sosyal Hizmetler Akademisine girdi ve 1966 yılında bu okuldan birincilikle mezun oldu.
Yüksek lisans ve doktora çalışmalarına CENTO bursiyeri olarak gittiği
York Üniversitesi (İngiltere) ve Ankara Üniversitesinde devam ederek 1977 yılında Ankara Üniversitesinden doktora derecesi almaya hak kazandı.
Mezun olduğu Sosyal Hizmetler Akademisinde 1966 yılında asistan olarak göreve başladı. Hacettepe Üniversitesinde Sosyal Hizmet Anabilim Dalında yardımcı doçent (1983), doçent (1986) ve profesör (1995) oldu.
1970’lerden itibaren çocuk suçluluğu, korunması gereken çocuklar, çocuk refahı, çocuk adalet sistemi, çocuk hakları ve politikaları konusunda eğitici, araştırmacı ve danışman olarak çalıştı. Sözü edilen alanlarda çok sayıda ulusal ve uluslararası sempozyum, kongre, konferans, proje ve mevzuat çalışmalarında aktif görev aldı: Bunlardan bazıları arasında “Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin onaylanmasından sonra SHÇEK’te Çocuk Hakları Konseyinin örgütlenme çalışmalarını yürütmek (1995), Adalet Bakanlığının daveti ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu Tasarısına hazırlık olmak üzere “Korunmaya Muhtaç Çocuklar” raporunu kaleme almak (2004), UNICEF’e çocuk adalet sistemi ve çocuk koruma sistemi hakkında bir ön rapor yazarak “Önce Çocuklar” projesinde ulusal koordinatör ve danışman olarak çalışmak (2006) sayılabilir.
Prof. Dr. Sevda Uluğtekin, çalışmalarından bir bölümünü kitap ve makale olarak yayımladı. “Devletimizin Gençlere Bakış Açısı” adlı makale 1985 yılında Balıkesir Barosunun uluslararası Gençlik Yılı nedeniyle açmış olduğu yarışmada ödül aldı.
En son 3. ENSACT Avrupa Konferansının açılış konuşmalarından birini yaptı (2013). “Kanunla İhtilaf Halindeki Çocuklar: Eleştirel Düşünme ve Türkiye’de Çocuk Adalet Sisteminin Bazı Özellikleri” başlıklı bu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616b3bc3-a4e3-4e80-b205-4a3d1742381e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Temelli Okula Hazırlık Robotlar</image:title>
            <image:caption>Oyun, çocuklarımızın bilişsel, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimleri için gerekli. Oyun temelli öğrenme ise onların öğrenme sürecine aktif olarak katılmasını, deneyim yoluyla eğlenerek öğrenmesini sağlıyor. Doğal merak ve keşfetme dürtülerini harekete geçiriyor. Oyun Temelli Okula Hazırlık serisi, çocukları en sevdikleri kahramanlarla oyun oynamaya davet ediyor! Eğlenceli oyun ve bulmacalarla ezberden uzak bir öğrenme, fikir üretme, inceleme deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27ba488-61fe-4a5d-9dce-11104ea824b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Suzy Pommier Cinayeti</image:title>
            <image:caption>&quot;Alo, alo…  Adli polis mi?&quot; 
&quot;Ta kendisi!&quot; diye cevapladı, asıl işi her gün on yedinci bölgedeki otellere giderek yeni müşterilerin isimlerini kaydetmek olan genç müfettiş Hector Mancelle. 
&quot;Alo, alo!... Çabuk gelin. Suzy Pommier öldürüldü!&quot; 
 
Emmanuel Bove’un polisiye türüne önemli bir katkısı olan Suzy Pommier Cinayeti genç bir aktrisin gizemli bir cinayete kurban gitmesi sonrası meydana gelen olayları konu alıyor. Romanın kahramanı, titiz ve soğukkanlı dedektif Hector Mancelle cinayetin her bir detayını dikkatlice inceleyip bunlardan kendisine gereken sonuçları çıkardıktan sonra önüne çıkan engelleri bir bir aşarak katilin izlerini takibe koyuluyor. Neticede de ortaya heyecan ve merakı baştan sona diri tutan ve nefes kesen akıcılığıyla bir solukta okunan bu kıymetli eser çıkıyor. 
 
EMMANUEL BOVE: Emmanuel Bove, gerçek adıyla Emmanuel Bobovnikoff, Rusya göçmeni ve belli bir mesleği olmayan Yahudi bir baba ile Lüksemburglu ev hanımı bir annenin oğlu olarak 1898 yılında Paris’te dünyaya gelir. Bove, 1921’de Suzanne Vallois ile evlenerek Viyana’ya yerleşir ve eşinin soy isminden mülhem Jean Vallois mahlasıyla romanlar yayımlar. 1922’de Paris’e dönen Bove’un yazıları Fransız yazar Colette’in ilgisini çeker ve onun yardımıyla Mes amis yayımlanır. Bu kitap daha sonra Eugène Figuière ödülünü almasında da etkili olacaktır. Bove, İkinci Dünya Savaşı’na kadar düzenli olarak eserlerini yayımlamaya devam eder. İkinci Dünya Savaşı patlak verince Fransız direnişine destek vermek amacıyla Londra’ya gitmenin çarelerini ararken kendisini 1942’de Cezayir’de bulur. Fransa işgal altındayken hiçbir eser yayımlamayı kabul etmez. Bove, daha 1936’da “yazacak bir şey kalmadı” demişse de yazmaya ve savaş sonrasında eserlerini yayımlamaya devam etmiştir. Döneminin en önemli yazarlarından biri sayılan Bove, savaştan sonra kısa bir zaman için unutulsa da kızının çabaları sonucu elyazmaları ile yazışmalarının basılmasıyla yeniden keşfedilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5b7f65b-8287-4f02-96d2-527933b1e36b.jpg</image:loc>
            <image:title>Walden - Ormanda Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>Doğaya ve sade bir yaşama övgü niteliğinde bir Amerikan başyapıtı… 
Ormana gitmemin nedeni, bilerek yaşamak, yaşamın sadece temel gerçekleriyle yüzleşmek, bana öğreteceği şeyleri öğrenip öğrenemeyeceklerimi görmek ve yaşamamış olduğumu ancak ölüm geldiği zaman fark etmemek içindi. 
*** 
Henry David Thoreau, 1845 yılında Concord, Massachusetts’teki evinden ayrılarak Walden Gölü’nün kenarında, kendi elleriyle inşa ettiği küçük bir kulübeye yerleşir. Bu ormanda iki sene boyunca tek başına yaşar, başka insanlara muhtaç olmadan hayatta kalmayı, yaratıcı ve ahlaki ilhamlarını doğrudan doğadan almayı öğrenir. Günlük olarak tuttuğu bu eser, yalnızca bir anı değil, aynı zamanda felsefi bir tez ve ekolojik bir manifesto niteliğindedir. Walden, Thoreau’nun iç dünyasını yansıtmakla kalmaz, dünyaya, sahip olduğumuzu düşündüğümüz şeylerle ilişkimize, gerçekten özgür bir birey olmanın anlamına ve insanın Doğa ile olan iletişiminin özüne dair en etkileyici eserlerden biridir. 
 
Henry David Thoreau: (d. 12 Temmuz 1817 - ö. 6 Mayıs 1862) Şair, filozof ve deneme yazarı olan Thoreau, Transandantalizm akımını temsil eden eseri Walden (1854) ve “sivil özgürlüğü” savunan denemesi “Sivil İtaatsizlik” (1849) ile tanınır. Thoreau; Concord, Massachusetts’te doğmuştur. Çelimsiz bir iş insanı olan John Thoreau ve hareketli bir kadın olan Cynthia Dunbar Thoreau’nun üçüncü çocuğudur. Yetişkinliğinde köy hayatına dair karmaşık duygular beslemiş olsa da köyün ormanlık alanları, akarsuları ve çayırları hakkında hiçbir zaman kötü düşünmemiştir. 1828 yılında ailesi onu Concord Akademisi’ne gönderir, burada öğretmenlerini fazlasıyla etkiler. Böylece üniversiteye hazırlanmasına izin verilir. Akademi’den mezun olarak 1833 yılında Harvard Üniversitesi’ne girer, iyi bir öğrenci olmasına karşın rütbe sistemine kayıtsız kalır ve kütüphaneyi kendi istekleri için kullanmayı tercih eder. 1837’de sınıfından orta derece ile mezun olarak öğretmenliğe atılmaya kadar verdikten sonra Concord’daki eski bir üniversite hazırlık okulunda bir iş bulur. İki haftalık zorlu bir süreçten sonra, disiplinci biri olmadığını anlar ve istifa ederek aile mesleği olan kalem imalatı işinde, babasının yanında çalışmaya başlar. Haziran 1838’de, ağabeyi John’un yardımıyla küçük bir okul kurmuştur. Okul yenilikçi olmasına karşın, üç sene boyunca, John hastalanana kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Thoreau, 1845 yılının başlarında, daha önce bir su kenarında bir kulübe inşa etmiş olan Harvardlı sınıf arkadaşından esinlenene kadar, kendini fazlaca huzursuz hisseder. İlkbahar geldiğinde, arkadaşı Ralph Waldo Emerson’ın Concord’un üç kilometre güneyinde sahip olduğu arazideki küçük bir buzul gölü olan Walden Gölü’nü seçerek orada bir kulübe inşaatına başlamıştır. Yerleştikten sonra, öğünlerini sadece doğada yetiştiğini gördüğü meyve ve sebzelerle ve ektiği fasulyelerle sınırlamıştır. Fasulyeleriyle ilgilenmekle ve onları aç köstebeklerden korumaya çalışmakla veya balık tutmak, yüzmek ya da kürek çekmekle meşgul olmadığı zamanlarda, yerel florayı ve faunayı gözlemleyerek kaydetmiş, okuyarak ve A Week on the Concord and Merrimack Rivers (1849) isimli eserini yazarak uzun saatler geçirmiştir. Aynı zamanda günlük tutmuş ve bu günlükler daha sonraları düzenlenerek Walden’a eklenmiştir. Thoreau, Walden’dan ayrıldığında kariyerinin zirve yapacağı zamanları çoktan geçmiş ve yaşam enerjisini çoktan yitirmişti. Zamanla Transandantalizm akımından elini ayağını çekmiş, para kazanmak için araştırmacı olarak çalışmaya başlamıştır. Kendi koleksiyonu için botanik numuneler ve Harvard için ise sürüngen örnekleri toplamış, bunları günlüğüne açıklamalarıyla kaydetmiştir. Babasının ölümünden sonra ise aile mesleğini tamamen devralmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4169d14b-ebad-447e-95b5-5b068cff7f12.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yuvarlak Taşlar</image:title>
            <image:caption>“Toprak ayağımızın altında yumuşacık, kırmızı. Bacaklarımızı ısıran dikenlere aldırmıyoruz. Çalıların içinde bin bir çeşit hışırtı, kıpırtı, çıtırtı, vızıltı... Kuşlar, böcekler, taşlar... Uçanlar, koşanlar, sürünenler, sıçrayanlar ve dahi öylece durmayı seçenler. Doğa, yavaş yavaş yükselen güneşle birlikte başlıyor günlük serüvenine. Hep birlikte uyanıyoruz. Hep birlikte yaşayacağız gelen günü. Birimiz diğerimizden ne daha az ne daha çok var olacak. Her şey yan yana ve her nasılsa öyle.” Başlayıp biten aşklar, terk edişler, mutsuzluklar... Annelik halleri, yalnızlıklar, çaresizlikler... Yarım kalan hesaplar, pişmanlıklar... Denize dönüşler, tekrar ayağa kalkışlar... Çocukluktan kalan tatlı hisler, yüzleşmeler, umutlar... Melisa Kesmez, iç içe geçmiş birbirinden farklı hayatları, kendine özgü diliyle her birine ince ince bakarak, usul usul anlatıyor; insan ilişkilerini bir kuyumcu titizliğiyle işleyip, “büyük resmin” detaylarını ustalıkla ortaya koyuyor. Üstelik doğayı, denizi, güneşi, doğumu ve ölümü de atlamadan... Küçük Yuvarlak Taşlar, kaybedişlerin ve hayata yeni başlangıçların kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb19a11a-94fc-44e8-9de8-fe5c6011fbcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme, Düşmanlık ve Nefret (16.-18. Yüzyıllar)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’nun çokdinli, çokdilli ve çokuluslu yapısından bahsedilirken genellikle “hoşgörü,” “toplumsal huzur” ya da “uyum içinde birlikte yaşayabilme” gibi olumlu kavramlar kullanılır. Peki sahiden de durum bu kadar tozpembe miydi? Gerçekten Osmanlı toplumunun önemli belirleyici bir özelliği hoşgörü ve uyum içinde olması mıydı? Hakan T. Karateke, H. Erdem Çıpa ve Helga Anetshofer’in derlediği ve birçok tarihçinin katkı sunduğu, Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme, Düşmanlık ve Nefret (16.-18. Yüzyıllar), bu romantik bakış açısına daha realist yaklaşımlar geliştiriyor. Yazarlar, dinî ve toplumsal grupların, milliyetçi ideolojilerin yayılmasından önce de, “öteki” ve “yabancı” gibi görülenlere karşı duyduğu tahammülsüzlüklerin yaygınlığına dikkat çekiyor. Kökleşmiş önyargıların ötesinde, güncel gerilimler, toplumsal ve ekonomik dalgalanmalardan beslenebilen farklı olumsuzluklara işaret ederek, “Osmanlı Barışı”nın çok daha karmaşık bir şekilde tanımlanması gerektiğini ileri sürüyorlar. “Tabii ki, antipatinin çok değişik biçimleri ve şiddet dereceleri var. Yelpazenin bir ucunda sistematik devlet zulmü, tehcir ve şiddetin, diğer ucunda ise günlük hayattaki aşağılamaların ya da mesela ticaret ilişkilerinde görülen güvensizliğin yer aldığını düşünebiliriz. Elinizdeki çalışma Osmanlı toplumunu oluşturan cemaatler arasındaki karşılıklı antipatilerin ne gibi şekiller alabileceğini anlamayı ve bu duyguları 19. yüzyıl öncesinde Osmanlı toplumu özelinde konumlandırmaya yönelik tarihsel bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aac55fbb-7e78-44de-a571-de3ee526e79a.jpg</image:loc>
            <image:title>Makine Öğrenmesi</image:title>
            <image:caption>Çoksatan WOOL serisinin yazarı Hugh Howey’den sıradışı bir bilimkurgu ve fantazi öyküleri derlemesi: Makine Öğrenmesi
Yapay zekâ, paralel evrenler, video oyunları ve uzaylı istilası… Hugh Howey bilimkurgunun ve fantazinin sınırlarında dolaşarak insanı düşündüren, ilgi çekici ve özgün öyküler anlatıyor. Her birine bu eserlerin arka planını ve nasıl ortaya çıktıklarını açıklayan, en az öyküler kadar zevkli bir sonsöz eşlik ediyor.
WOOL dünyasında geçen üç yeni öykünün de yer aldığı Makine Öğrenmesi, modern bilimkurgu edebiyatının ustalarından kabul edilen Howey’den hayal gücünün sınırlarını zorlayan, zekice kaleme alınmış bir cevher.
“Bir solukta bitirdim. Bu kitaptaki öyküleri okumak, kayıp bir Alacakaranlık Kuşağı sezonunu keşfetmek gibi.”
–Ernest Cline</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90693eed-8b86-4d78-ae60-9c5cdac957c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Hap</image:title>
            <image:caption>Hari Kunzru, ırkçılıktan ülkelerin kolonyalist geçmişlerine, günümüzde giderek azalan insan haklarından tüm bunların kişilik inşasındaki rolüne uzanan temalara değinir. Romanlarında siyasetin de eşlik ettiği hikâye çizgisi, farklı zaman ve mekânların bir aradalığını barındırır. Getirdiği bakış açısıyla pek çok ödül kazanmış, Mail on Sunday’in desteklediği John Llewellyn Rhys Ödülü’nü ise gazetenin kendisi gibi göçmenlere yönelik zehir zemberek haberler yapmasından dolayı reddetmiştir.
Bir yazar prestijli bir yazarlık bursu kazanmasının ardından rahatsız edilmeden kendini sanatına verebilmek için Berlin’in Wannsee banliyösüne gelir. Yaptığı yürüyüşlerde Heinrich von Kleist’ın mezarının yanından geçer. Hiçbir şey istediği gibi ilerlemez ve şiddeti yücelten bir polisiye dizisine kapılır gider. Şans eseri dizinin yaratıcısıyla tanıştığında karanlığın kalbine uzanan, tehditkâr bir yolculuğa çıkar.
Kırmızı Hap, günümüzü geçmişin süzgecinden geçirip tarihin şimdiye nasıl musallat olduğunu anlatan sarsıcı bir roman.
“Şaşırtıcı, sürükleyici, ürkütücü. Harikulade.” –Philip Pullman
“Kırmızı Hap, yeni ve dengesiz gerçekliğe karşı aklıselimin son infilakı. Edebi şaheserlere yer bırakılmayan barbar yeni dünyada edebi bir şaheser.” –The Spectator</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d288e809-3557-4680-b781-7de80bdae063.jpg</image:loc>
            <image:title>Monte Cristo Kontu -(2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Alexandre Dumas medeniyeti yeşertenlerdendir; kimbilir nasıl neşeli ve kuvvetli bir berraklıkla zihinleri arındırıp geliştirir; ruhu ve zihni, zekâyı bereketlendirir; okuma arzusu yaratır insanda.”
—Victor Hugo, Dumas’nın oğluna yazdığı taziye mektubundan
28 Ağustos 1844 tarihinden 15 Ocak 1846’ya kadar on sekiz parça hâlinde Journal des Débats’da tefrika edilen ve yayımlandığı dönemde de Avrupa’da kimsenin dilinden düşürmediği bir fenomene dönüşen, Alexandre Dumas’nın yaşanmış bir hadiseden yola çıkarak kaleme aldığı Monte Cristo Kontu, Fransız edebiyatının en nadide mücevherlerinden biri.
Edmond Dantès evleneceği gün Marsilya’da uydurma bir suçtan tutuklanır ve müebbet hapse mahkûm edildiği, deniz ortasında kaçmanın imkânsız olduğu If Şatosu’na gönderilir. Dantès burada tanışıp yakınlık kurduğu bir diğer mahkûmun yardımlarıyla önce şatodan kaçacak, sonra Monte Cristo Adası’nda elde edeceği muazzam zenginlikle yepyeni bir kimlik yaratıp onu kumpasa düşüren herkesin hayatını zindan edecektir.
Monte Cristo Kontu, dünya edebiyatında intikam temasıyla özdeşleşmiş görkemli bir serüven.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bc07cbb-31c7-42c8-a888-f77f4c44b7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Evlenmesi</image:title>
            <image:caption>“Şimdi benim Kumrucuğum kafese girecek ha! Ah, bir kere kanadının altına girebileydim! Fakat insan kısmının yediği bir yem var ya, adına para derler. Eğer ondan isteyecek olursa mesela… E ne olmuş? Ben de elimden geleni esirgemem ya. Verebileceğim şey, çok mu? Hepi topu bir teselli.”
Tanzimat Dönemi’nin en önemli yazarlarından biri olan Şinasi’nin Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilen Şair Evlenmesi oyunu, Türk edebiyatının Batılı tarzdaki ilk tiyatro oyunu kabul edilmektedir. Şinasi, töre komedisi niteliği taşıyan bu eserinde görücü usulü evlenmenin sakıncalarına değinir.
Alafranga tutumu ve giyimi sebebiyle mahalleliler tarafından hoş karşılanmayan Müştak Bey, yoksul fakat eğitimli bir şairdir. Her ne kadar gönlünü Kumru Hanım’a kaptırmış olsa da mahallelinin entrikaları sebebiyle Sakine Hanım’la evlenmeye mecbur kalır. Müştak Bey’i bu zor durumdan kurtaracak kişi ise arkadaşı Hikmet Efendi’dir.
Anadolu geleneğini Batılı tarz ile ustalıkla harmanlayan bu eserle Şinasi, hem Anadolu âdetlerine hâkim olduğunu kanıtlamış hem de Türk tiyatrosunda yeni bir biçimin önünü açmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760b8987-975b-4f12-b761-0aa187f2c165.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye</image:title>
            <image:caption>“İçimizde en bedbaht olanlarımız bir erkeğe cidden gönül vermek felaketine uğrayanlardır. Bir erkekle muhabbet, bizim gibi kadınların harap olmasının nedenidir. Samimiyetle seven, genellikle hakarete uğrar, hıyanetle karşılık görür. İşte bu sebeple sevilip sevmemek, aldatıp aldanmamak, bizim hükmüne boyun eğip hiç vazgeçmediğimiz düsturumuzdur. Bizce sevmek aptallık, merhamet kabahattir.”
Döneminin en çok okunan yazarı olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, eserlerinde kahraman olarak seçtiği tipleri son derece gerçekçi bir şekilde kurguladı, hayatın içinden renkli manzaralar resmetti, neşe ile hüznün bir araya geldiği insan hikâyeleri anlattı. Batılılaşma, eski ile yeninin çatışması gibi konuları her daim odağında tutan Gürpınar’ın kendine has niteliklerinin birçoğunun nüvesi 1898’de tefrika edilip 1899’da kitaplaştırılan Mürebbiye’de kendini gösterdi.
Mürebbiye’de Paris’te hovardalarla sürdürdüğü yaşamı geride bırakıp İstanbul’da namuslu bir ailenin yanında mürebbiyelik yapmaya başlayan fakat eline geçen parayla emellerine ulaşamayacağını fark eden Matmazel Anjel, bu ailenin erkeklerini yavaş yavaş tuzağına düşürüp avlamaya çalışır.
Gürpınar’ın toplumsal eleştiri anlayışının ayyuka çıktığı eserlerden biri olan Mürebbiye, usta yazarın ilk büyük yapıtı olarak kabul edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/239f4f63-9500-4ac3-a48f-84ccdf6a3cb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanoflar</image:title>
            <image:caption>“Osmanoflar, iki yüz seneye yakın mazileriyle Karnabad’ın bir tarafında bütün vakalara karşı canlı bir tarih gibi ayakta duruyorlardı ve bizim için her şeyi bu tarihin üzerinde okuyarak tespit etmekten başka yapılacak bir şey yoktu.”
İlk öykülerini 1928’de Servet-i Fünun dergisinde yayımlayan, bu dergi sayesinde bir araya gelen altı arkadaşıyla “Yedi Meşale” grubunu kuran ve bu gruptaki tek öykücü olan Kenan Hulusi Koray, zamanında Bulgaristan’dan göçen babasından dinlediklerini Osmanoflar’ın sayfalarına yansıttı. 1930’ların sonunda kaleme alınıp tefrika edilen, Osmanlı’nın Balkanlar üstündeki hâkimiyetinin sarsılmaya yüz tuttuğu bir dönemi anlatan bu roman, köy hayatını yakından tanımayan şehirli bir yazarın zihnindeki köy imgesini yansıtması açısından da edebiyatımızda kendine has bir yer edindi.
Bulgaristan’ın Karnabad şehrinde yaşayan ve köklü bir geçmişe sahip olan Osmanof ailesi, 1900’lü yılların başında Bulgar komitacıların tehdidi altındadır. Ahmet, Yusuf ve Halil adlı üç kardeşin hikâyesi, sadece bir ailenin hikâyesi olmakla kalmayacak, nesilden nesle geçecek bir drama sahne olacaktır.
Öyküleriyle özel bir yerde duran Kenan Hulusi Koray’ın tek romanı olan, Sait Faik Abasıyanık tarafından “kusursuz” olarak nitelenen Osmanoflar, sosyolojik ve psikolojik tahlillerle yüklü, unutulmayacak bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c414230-bfac-40e1-8aaf-70d3cbff591d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Bisikletim Yaşanmış Kadın Hikâyeleri</image:title>
            <image:caption>1960 model kırmızı bisikletiyle yıllardır yolları arşınlıyor Mehmet Yapar. Yaşadığımız hız çağında kimsenin dikkat etmediği, bakıp da görmediği yerlerde bisikletiyle dolaşıyor, insanlarla söyleşiyor. Kuytuda kalmış, sarsıcı, düşündürücü, motive edici kadın hikâyeleri topluyor, paylaşıyor, görünür kılıyor.
Kırmızı Bisikletim kitabı bu yaşanmış kadın hikâyelerinden bir seçki sunuyor okurlara. Her bir hikâye özel, her hikâyenin sahibi biricik. Bu hikâyeleri okurken bazıları çok tanıdık gelecek size; işyerinizden bir arkadaş, uzak akrabanız bir kadın, iki apartman yanınızda oturan bir komşu belki… Bazıları “Bu kadar da olmaz,” dedirtecek, bazılarıysa hayallerinizin peşinden gidebilme cesareti aşılayacak.
Hikâyeler de anlatıcıları da farklı farklı ama ortak bir görüşleri var: Yaşam muhteşem bir hediye. Umutsa en zor günlerde ruhumuzun sığınağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faa1a9ed-5e6d-4ef3-88bb-e0f603040254.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Artık Büyüdüm</image:title>
            <image:caption>Küçük Fil artık BÜYÜMÜŞTÜ ve annesi ona bir GÖREV vermişti.
Çikolata, mum, balon ve yumurta almaya tek başına gidecekti.
Ancak işler biraz karışabilirdi!
Kitapları onlarca dile çevrilmiş, çok okunan ödüllü yazar Susanna Isern’den çocukların büyüme sürecine gülümseten ve iç ısıtan bir bakış... Ben Artık Büyüdüm, tam da sorumluluk almak için istekli miniklerin ve ailelerinin kalbini çalacak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6747265-8e6e-4c99-83e2-9c18c2b3e756.jpg</image:loc>
            <image:title>Aru Shah ve Zamanın Sonu</image:title>
            <image:caption>Aru Shah, ortaokula giden ve annesinin müdür olarak çalıştığı Antik Hint Sanat ve Kültür Müzesi’ndeki ufak bir dairede yaşayan, sıradan bir kızdı. Yani en azından o öyle sanıyordu! Bir gün okulda rezil olmamak ve arkadaşlarına hava atmak isterken müzedeki bir lambayı yaktı. Annesinin lanetli olduğunu ve asla ama asla yakılmaması gerektiğini söylediği lambayı! İşte o zaman işler çığırından öyle bir çıktı ki Aru kendisini Hindu mitolojisiyle çevrili bir maceranın içinde buldu!
Şimdi bütün hastalıklardan korkan ruh kardeşiyle birlikte bir sürü doğaüstü görevi yerine getirmesi ve zamanın sonu gelmesin diye ölümle burun buruna gelmesi gerekiyordu. Ama bunların hepsini, üzerindeki Örümcek Adam pijamasıyla yapabilecek miydi?
Arkadaşlık ve Hint mitolojisi üzerine yazılmış bu nefes kesici kitap, Rick Riordan’ın önsözüyle okurlarıyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a2db04-de2a-4042-9120-ecc031baa0b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişimde Yetkinlik</image:title>
            <image:caption>Çoğu insan, kendisini dikkatle dinleyen kişiye gerekli tüm bilgileri saniyeler içinde sağlayan yeterli sayıda sinyal gönderir.
• Bakış açınız diğerleriyle kurduğunuz iletişimi nasıl etkiler?
• Kişisel duygular ve önyargılar gerçekten görmeniz gerekenleri engelliyor olabilir mi?
• Kişilerarası ilişkilerde iletişim başarısı neye dayanır?
İletişim iş dünyasında başarılı bir lider olabilmenin anahtarıdır. Sözlü ve sözsüz iletişim doğru şeyi söylemekten veya bunun anlaşılmasını sağlamaktan çok daha fazlasıdır. Başarılı bir şekilde iletişim kurmak istiyorsanız, her şeyden önce diğer kişiye uyum sağlamalı ve onun bakış açısını anlayabilmelisiniz.
İletişim uzmanı Jakob Lipp, 36 denenmiş ve test edilmiş ipucuyla, içinde bulunduğunuz durum rahatsız edici olsa bile karşınızdakinin gönderdiği iletişim sinyallerini nasıl tanıyacağınızı ve onlara en uygun şekilde nasıl tepki vereceğinizi anlatıyor.
“Rahat anlatım tarzı ve güncel örneklerle, iletişim hakkında önemli temel bilgileri sunan bir başucu kitabı.” –managerSeminare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5694347-2d74-4689-a2ac-b604d1f6233a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oviedolu Katalina Sultan</image:title>
            <image:caption>Oviedolu Katalina Sultan, Cervantes’in günümüze ulaşan, esaret temalı dört tiyatro oyunundan 
biridir. Birçok uzmana göre, yazarın şaheseri Don Quijote’den sonraki en önemli eserlerinden sayılan oyun, muhafazakâr çevrelerin düşünce yapısına ters düştüğü için yazarın yaşadığı dönemde sahneye konmamış, ancak 20. yüzyılda temsil olanağı bulmuştur. Cezayir’de Osmanlı İmparatorluğu’nun esiri olmuş Cervantes, Oviedolu Katalina Sultan’da öteki eserlerinde yansıttığından farklı olarak, ilk defa daha müsamahakâr sayılabilecek bir Türk tipi çizmiş ve diğer taraftan “saray komedileri” adı verilen bir türü de başlatmıştır. Oviedolu Katalina Sultan Ertuğrul Önalp’ın İspanyolca aslından çevirisiyle okurla buluşuyor. 
“…Her ne istersen tereddüt etmeden yerine getiririm. Dilediğini serbest bırak, dilediğini mahkûm et. Gönlün ne isterse onu yap; aşk, imparatorluğunuzun sınırlarını genişletmiş bulunuyor. Benden imkânsız olan şeyler dile, hepsini yerine getireyim. Ufak isteklerle yetinme aşkım benim; bu günahkâr seni mutlu etmek için göreceksin 
ne mucizeler yaratacaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111fb2d4-df71-469e-9f01-53a5d9017792.jpg</image:loc>
            <image:title>Hac Yolunda</image:title>
            <image:caption>Servet-i Fünûn döneminin önemli temsilcilerinden Cenap Şahabettin, şiirleriyle olduğu kadar düzyazılarıyla da dikkate değer bir isimdir. Hac Yolunda, onun nesir türünde kaleme aldığı en önemli eserlerinden biridir. 1897’de Servet-i Fünûn’da tefrika edildikten sonra 1909’da kitaplaştırılıp 1925’te ikinci baskısı yapılan bu eser, görevli bir doktor olarak Cenap Şahabettin’in bir sağlık heyetiyle birlikte çıktığı hac yolculuğunda edindiği izlenimleri içerir. İstanbul’dan başlayarak kimi zaman vapurda kimi zaman trende on yedi gün devam eden yolculukta Cenap Şahabettin’in Atina, İskenderiye ve Kahire’ye dair izlenimleri yer alır. Elinizde tuttuğunuz bu çalışmada yazarın sağlığında basılan son nüsha (Kanaat Matbaası, 1925) esas alınırken, gezip gördüğü yerlerin okur zihninde somutlaşması için metne görseller, seyahat güzergâhını gösteren bir harita ve Hac Yolunda’da yer almayan ancak kitabı bütünlediğini düşündüğümüz altı yazı eklendi. Edebiyatımızın en özgün imzalarından Cenap Şahabettin’in üslubuna bir kez daha hayran kalacaksınız. 
“Bugün cuma. Vapura binişimizin üçüncü günü. Vapur sallanıyor, küçük bir fırtına var. Gece bir aralık uyandığım zaman yine bu salıntıyı hissetmiştim. Daha hiç kimse kalkmamış, herkes uyuyor. Yirmi dört saat sonra İskenderiye’ye vasıl olacağız: ‘Versaille’ namı On Dördüncü Louis’yi, ‘Vandome Sütunu’ Napoleon Bonaparte’ı ihtar ettiği gibi yirmi dört saat sonra vasıl olacağımız şehir de zihne, darat-ı Dara’yı zir ü zeber eden İskender-i Kebiri ihtar ediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9268b70a-216d-426f-bce0-df0502eba964.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Hikâyeler-1</image:title>
            <image:caption>Ahmet Rasim, yazı hayatı boyunca çeşitli türlerde eserler kaleme almış, edebiyatımızın en üretken yazarlarından biridir. Edebiyatımızda fıkra türünün öncüsü olan yazar, Batılıların “novella” dedikleri, dilimize ise “kısa roman” yahut “uzun hikâye” olarak çevrilebilecek pek çok esere imza atmıştır. Bu eserler ilgi çekici içerikleri kadar, edebiyat tarihimizde hikâyenin gelişimini göstermesi bakımından da önem taşırlar. Elinizde tuttuğunuz kitapta Ahmet Rasim’in “uzun hikâye” türünden üç eseri yer alıyor: İlk Sevgi, Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi ve Meyl-i Dil. Aşk, evlilik, ihtiras, ihanet ve yaşam savaşının gerçekçi bir bakış açısıyla işlendiği bu uzun hikâyeler aynı zamanda dönemin sosyal hayatı ve eğlence kültürü hakkında önemli ayrıntılar da içermektedir. 
“Nadire’yi düşünmüyor muydu? İşte onun izini bütün bütün kaybetti. Hapishaneden çıktıktan sonra nereye gittiği meçhul idi. Bu meçhulü halletmek, Nedim için zaruriyattan görülüyordu. Çünkü hâlâ onu seviyor, hâlâ onun için kalbinde bir hiss-i şedidin büyüdüğünü duyuyordu. Geceleri yatağına düştüğünde o ilk gece ile bu geceyi ayıran yedi sekiz senelik mesafeyi birdenbire kat ederek güya yanında bulunuyormuşçasına tahayyülat-ı beyhudeye dalıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7e3fc04-1966-40c1-bfd9-e5ec69403710.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Cinselliği ve Erkek Cinsel İşlev Bozuklukları</image:title>
            <image:caption>ERKEK CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARININ BİLİMSEL TEDAVİSİ… 
Biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin ürünü olan cinsellik yaşamın her yönüyle iç içe geçtiği için cinsel sorunlar tüm yaşamı etkiler. Bu yüzden de cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde, soruna neden olan tüm faktörleri entegratif bir bakış açısıyla ele alan ve bilimsel veriler ışığında çözüm geliştiren bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. “MetaSeks Cinsel Terapi”  yenilikçi bir model olarak bu ihtiyaca son derece etkili ve güvenilir bir şekilde cevap verecek, danışanlarının cinsel işlevlerini ve yaşam kalitelerini iyileştirme çabalarında terapistlerin yol göstericisi olacaktır.  
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
ERKEK CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARININ TEDAVİSİNDE YETKİN BİR REHBER… 
“Erkek Cinselliği ve Erkek Cinsel İşlev Bozuklukları”, erkek cinselliğine, eril enerji olan animusa ve erkek cinsel işlev bozukluklarına kadim doğu öğretilerinden bize miras kalan fiziksel beden, eterik beden, ruhsal beden, duygusal beden ve zihinsel beden olmak üzere beş beden teorisi ile yaklaşıyor ve kapsamlı bir cinsel terapi yol haritası sunuyor. Bu muhteşem kitap, IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Cem Keçe’nin, cinsel terapiye entegratif bir bakış açısı getirerek geliştirdiği cinsel sağlık alanına çok önemli bir katkı olan “MetaSeks Cinsel Terapi” ile erkek cinselliği ve her yaştan erkeğin hayatlarının bir döneminde karşılaşabilecekleri cinsel işlev bozukluklarının tanı, değerlendirme ve tedavisini adım adım talimatlarla anlatıyor. Cinsel terapi eğitimlerimizde ders kitabı olarak temel aldığımız bu değerli eser, cinsel sağlık profesyonelleri için pratik ve yetkin bir rehber olacaktır. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
 
ERKEK CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI İÇİN KAPSAMLI BİR TEDAVİ PLANI… 
Bu kitap, cinsel sorunları ve yol açtıkları ilişki sorunları için destek almak isteyen erkeklerin sorunları ve çözümleri hakkında farkındalık ve anlayış kazanmalarına yardımcı olacak cinsel terapistlere, hekimlere ve ruh sağlığı profesyonellerine erkek cinselliği, cinsel işlev bozuklukları ve tedavileri konusunda yararlanabilecekleri bir kaynak olarak hazırlanmıştır. Erkek cinsel işlev bozukluklarının “MetaSeks Cinsel Terapi” ile adım adım anlatıldığı kapsamlı bir tedavi planı sunan bir uygulama kılavuzu olarak cinsel terapistlerin danışanlarına rehberlik etmelerine yardımcı olacaktır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0158f321-3a87-4913-9236-10b3fe76c312.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Boşalma ve Taoucu Seks</image:title>
            <image:caption>ERKEN BOŞALMA KÂBUSUNUZ OLMASIN! 
Erken boşalma, çok sayıda erkeğin cinsel yaşamını ve ilişkilerini olumsuz etkileyen çok özel bir cinsel işlev bozukluğudur. Ancak çoğu erkek, bundan nasıl kurtulacağını ya da nereden başlayacağını bilmeden kendini çaresizliğe mahkûm eder. Klinik çalışmalarımla uzun yıllardır biriktirdiğim bilgi ve deneyimlerim sonucunda geliştirdiğim “MetaSeks Cinsel Terapi” ile erken boşalma sorununun çözüm sürecini her ayrıntısıyla anlattığımız bu kitap, cinsel yaşamları kâbusa dönen çiftlere ve onlara yardımcı olacak cinsel terapistlere, hekimlere ve ruh sağlığı profesyonellerine adım adım yardım edecek bir rehberdir. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
METASEKS CİNSEL TERAPİ ERKEN BOŞALMAYA SON VERİYOR! 
IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Cem Keçe’nin, cinsel terapiye entegratif bir bakış açısı getirerek geliştirdiği “MetaSeks Cinsel Terapi” ile erkeklerde çok yaygın olan cinsel işlev bozukluklarının başında gelen erken boşalmanın tanı, değerlendirme ve iyileşme sürecinin anlatıldığı, cinsel terapi eğitimlerimizde de ders kitabı olarak kullandığımız bu önemli kaynak, hem danışanlara sağlıklı bir cinsel yaşam için rehberlik edecek hem de danışanlarının cinsel sorunlarına etkili ve kalıcı çözümler sağlamak için bu alanda çalışan uzmanların vazgeçemeyeceği bir el kitabı olacaktır. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
 
ERKEN BOŞALMA SORUNUNA KANITA DAYALI KESİN ÇÖZÜMLER… 
Cinsel terapi alanında önde gelen uzmanlar tarafından kaleme alınan bu kitap, erken boşalma sorunu ve bunun yol açtığı ilişki sorunları için destek almak isteyen erkeklere ve çiftlere yardımcı olacak cinsel terapistlere, hekimlere ve ruh sağlığı profesyonellerine erken boşalma ve tedavisi konusunda yararlanabilecekleri bir kaynak olarak hazırlanmıştır. Erken boşalma sorununun “MetaSeks Cinsel Terapi” ile tedavisinin her yönüyle anlatıldığı bir uygulama kılavuzu olarak cinsel terapistlerin danışanlarına kalıcı çözümler sunmalarına yardımcı olacaktır. 
 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c72c60-17ea-4823-973b-d6a7b13aaf33.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandman: Uvertür</image:title>
            <image:caption>Efsanevi SANDMAN destanının öncesini anlatan UVERTÜR ilk kez Türkçede!
SANDMAN: UVERTÜR’le birlikte New York Times çok satan yazarı ve modern fantazinin ustası Neil Gaiman neredeyse 20 yıl sonra ilk kez uzun bir Rüya Kral öyküsüyle geri dönüyor – orijinal SANDMAN efsanesinin öncesini anlatan nefes kesici öyküyü başarılı çizer J.H. Williams III ve renkçi Dave Stewart resimliyor.
Hugo En İyi Grafik Roman Ödülü Kazananı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0018f074-f871-42d5-a550-d130f358d9e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Japon Balığı Kargaşası</image:title>
            <image:caption>“Hepimizin işleri ters gidiyor ve üzgünüz. Bazı şeylere sahibiz ama hep bir şeyler eksik... Bir de herkes yalnız.”
II. Dünya Savaşı öncesi Japonya’sındaki ilk kadın yazarlardan, Tanizaki ve Kavabata gibi isimlerden etkilenen Kanoko Okamoto eserlerinde dönemin sosyal yaşamını ve saplantılı ilişkilerini feminist bir bakış açısıyla kaleme aldı ve Japon feminist edebiyat geleneğinin öncülerinden biri oldu.
İlk kısa roman “Japon Balığı Kargaşası”nda alt sınıftan, Japon balığı yetiştiriciliğiyle uğraşan Mataiçi, saplantılı şekilde âşık olduğu Masako’nun güzelliğine yakın bir canlı yaratmak için çaresizce “mükemmel” Japon balığını üretmeye çalışır. İkinci kısa roman “Yemek İblisi”nde zengin bir aile, kızlarına yemek yapmayı öğretmesi için yakışıklı bir şefi işe alır. Eğitimsiz ve yoksul bir genç olan Betsuşiro’nun arzusu, dahil olduğu bu yeni ortamda saygı görmek ve yemek sanatının “ustası” olarak anılmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806a3744-bab1-4b25-904d-a24ba68e8e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Nagasaki’nin Çanları</image:title>
            <image:caption>“Bilimin zaferi, vatanımın yenilgisiydi. Fizikçilerin sevinci, Japonların kederiydi. Karmaşık duygular yüreğimi yakarken atom bombasıyla kavrulan, sefil durumdaki topraklarda dolandım.”
9 Ağustos 1945’te Nagasaki’ye atom bombası atıldığında radyolog Takaşi Nagai, Nagasaki’de bir hastanede çalışıyordu. Kendisi de yaralanmasına rağmen şehirde hayatta kalanlara yardıma giden sağlık çalışanlarına katıldı ve harap olmuş Nagasaki’deki durumu raporladı.
Bu rapordan ve bombadan sonraki yaşamından hareketle kaleme aldığı, hem korkunç bir yıkımın biyografisi hem de travmatik bir yaşamın otobiyografisi sayılabilecek Nagasaki’nin Çanları, hakkında binlerce yazı ve belgesel olan Nagasaki’nin bombalanmasının gerçekleşme ânını, şehirdeki kaosu ve sonrasında yaşananları birinci ağızdan anlatıyor. Yazıldığı yıl Amerikan işgali altındaki Japonya’da yayımlanmasına izin verilmeyen ve ancak 1949’da yayımlanabilen Nagasaki’nin Çanları, insanlık tarihinin en trajik olaylarından birine yakından tanık olma fırsatı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f581f5b-d8d1-48ea-a220-b9f859883934.jpg</image:loc>
            <image:title>Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişin Çocukları için Öz-Bakım</image:title>
            <image:caption>Siz de çoğu insan gibi sınırlarınız kadar var olduğunuza inanır hâle gelmiş olabilirsiniz. Tanıdık olanı ardınızda bırakmak çok korkutucudur çünkü değişim, artık kim olduğunuzu bilemeyecekmişsiniz gibi hissettirir. İçine yerleştiğiniz o karton kutu artık sizin kimliğiniz olur ve ne pahasına olursa olsun bu kimliğe tutunmanız gerektiğini düşünürsünüz. Kendini sınırlandırmak insana güvenli gelir. 
Duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyüdüyseniz hâlâ öfke, üzüntü, kırgınlık veya utançla mücadele ediyor olabilirsiniz. 
Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Açtığı Yaraları İyileştirmek ve Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları kitaplarının yazarı Dr. Lindsay C. Gibson, bu kez başkalarının ihtiyaçlarını kendinizinkinin önüne koymaktan nasıl vazgeçeceğinizi ve karşılaştığınız stres faktörlerini nasıl yönetebileceğinizi anlatıyor. Duygusal Olarak Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları için Öz-bakım, ebeveynleriniz için değil doğrudan sizin için yazılmış bir kitap. Ebeveynleri tarafından başkalarıyla ilişkilerine sınır koymanın yanlış olduğu öğretilerek büyütülmüş çocuklar için aslında reddetmenin ve sınır koymanın daha sağlıklı ilişkileri de beraberinde getirdiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02d9ec67-eb86-4d02-8f34-d75346cbce02.jpg</image:loc>
            <image:title>Küp: Bulmacalarla Dolu Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Küp, gezegenimizin en ikonik bulmacası olan Rubik Küpü’nün inzivadaki mucidi Ernő Rubik’ten öğrendiklerine, merakına ve keşiflerine dair benzersiz bir ilk kitap.
Ernő Rubik bulmacalara gönlünü kaptırdığında henüz bir çocuktu. Zaman içerisinde bulmacaların insanların odaklanmasını, merak duygusunu, keşifçi ruhunu geliştirdiğini de fark etti. İcat edildiği 1974’ten bugüne tüm dünyayı saran ve popüler kültürün ayrılmaz bir öğesi hâline gelen küp de onun için yalnızca bir bulmaca değil, aynı zamanda bir yaratıcılık makinesiydi.
Küp’te Rubik yalnızca bu büyülü bulmacayı yaratma macerasını değil, her daim amatör bir ruha sahip olmanın sırlarını da açıklıyor, bir yandan da keşif süreci olmaksızın sorunların çözülemezliğini tartışıyor. Küp, yalnızca bu bilge ve mütevazı mucidin zihnine değil, bulmacanın kendisine de doğrudan bir bakış sunuyor.
“Dünyanın en popüler bulmacasının yükselişine dair eşsiz bir kitap. Küp yalnızca bir anı kitabı değil, yaratıcısının icadıyla ilişkisini de anlatan bir tarihçe.” –Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c13340-e4aa-4c5a-9f66-93502f7845c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Küçük Bazen Büyük</image:title>
            <image:caption>Küçükken her insan bir an önce büyüyüp yetişkinlerin dünyasına katılmak ister. Çünkü büyümek yetişkinlerin ulaşabildiği raflara ulaşabilmek, makası tek başına kullanabilmek, kendi kararlarını verebilmek demek. Ama aynı zamanda, zamanın çabucak geçtiğini fark etmek, daha büyük okullara gitmek, daha fazla sorumluluk almak, annenin ya da babanın bisikletinin arkasına oturamamak da demek. 
 
O zaman niye bazen küçük bazen büyük olamıyoruz? 
 
Büyümek keyifli olduğu kadar zor bir sürecin de başlangıcı. Bu yüzden Alice anaokuluna gidene kadar bazen büyük bazen de küçük oluyor. Kreşte kendini büyük hissetmek hoşuna gidiyor; evde, özellikle annesinin kucağında yine küçülüyor çünkü küçük olmak daha çok ilgi, daha çok sevgi demek. Bazen de yasakları delmek demek. Ama Alice artık büyüdüğünün farkında çünkü ayakları lastik botlarına sığmıyor. Artık anaokuluna korkmadan gidebilir ve büyümenin keyfini arkadaşlarıyla gönlünce yaşayabilir. 
 
Hatta ne kadar büyüse de içinde küçük Alice’i her zaman hissedebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cefa476-2ff3-4b03-a9d5-c23062159f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Saltanattan Demokratik Türkiye’ye: Kemalizm Tarihinin Ana Hatları</image:title>
            <image:caption>Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesi için son derece kritik yıllar olan 1922-23 arasında Sovyet diplomatik kadrosunun bir üyesi olarak Ankara’da bulunan Georgiy A. Astahov, Sovyetler Birliği’nde yayımlanan Yeni Doğu dergisi için bu hareketli döneme dair izlenimlerini kaleme aldı.
Astahov’un 1936 yılında Saltanattan Demokratik Türkiye’ye başlığı altında bir araya getirilen makaleleri, savaşın taraflarına ve henüz oldukça genç bağımsızlık hareketinin hedef ve kazanımlarına dair çok yakından bir gözlemin eseri. Bu kitap Sovyetler’in Türkiye’deki toplumsal hareket ve iktidara olan bakışını sergilemesi açısından da ilgi çekici bir örnek.
Astahov’un özellikle cumhuriyetin ilan edilmesinin hemen öncesinde Anadolu ve Ankara’daki sınıfsal yapılanmaya dair yorumları ve yerinde takip ettiği İzmir İktisat Kongresi hakkındaki gözlemleri, genç cumhuriyette emekçi sınıfların durumu üzerine değerli birçok bilgi ve fikir içermekte. Bunun yanında Topal Osman Vakası, saltanatın kaldırılması, meclisteki ideolojik ayrışma ve Türkiye’deki komünist hareketin durumu da bu makalelerde kendilerine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef0a3b0c-1a1c-417e-8ac1-e91248689930.jpg</image:loc>
            <image:title>Vathek</image:title>
            <image:caption>“Beckford&apos;ın Yeraltı Ateşi sarayı, edebiyatın ilk korkunç cehennemidir. Hatırladığım kadarıyla da Vathek&apos;ten önce yazılmış hiçbir eserin ‘tekinsiz’ olduğu söylenemez.” –Jorge Luis Borges
Korku edebiyatının öncülerinden William Beckford, tıpkı ilk gotik roman kabul edilen Otranto Şatosu’nun yaratıcısı Horace Walpole gibi bünyesinde gotik edebiyat ile gotik mimariyi buluşturan, gösterişli malikânesi ve yıkılan kulesiyle tanınan bir isim. Lord Byron’a, Poe’ya ve Lovecraft’a ilham veren Vathek ise gotik edebiyatın kurucu metinlerinden biri.
Abbasi soyunun dokuzuncu halifesi Vathek, babası tarafından yaptırılan saray yeterli gelmeyince buraya beş ayrı saray daha ekler ve her birini bir duyunun doyurulmasına tahsis eder. Cennet’in sırlarına vakıf olmak için, meleklerin de yardımıyla hızla yükselen bir kule yaptırır. Gecelerini bu kulede geçirirken uzaklardan gizemli bir yabancının geleceğine dair bir sezgiye kapılır. Onunla karşılaştıktan sonra Vathek’in hayatı altüst olacaktır.
Yerin altındadır bu gotik kulenin tepesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87e76b5-2e4d-4add-85ae-6e810b49ec7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Faş</image:title>
            <image:caption>çıplak değilmişim gibi yapmayacağım
bu çıplaklığı ben tırnaklarımla kazıyarak
dişlerimi sökenlere minnet etmeden kazandım
işte bu dünyanın küfretme biçimidir
yani zaten senin olanı kazanmanı dayatmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352846c6-5ebf-47b3-83ee-3922d76aebf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Süper Gücüm Yok Ki! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Suzi, süper güç turnuvasını izlemek için ormanın derinliklerine doğru yola koyuldu. Herkesin bir süper gücü vardı; Suzi ise 
kendi yeteneğinin ne olduğunu bilmiyordu. Günün sonunda, arkadaşları sayesinde merak ettiği sorunun cevabını buldu. 
 
Arkadaşlık ve dostluğun önemini vurgulayan kitap, yardımlaşma ve keşfetmenin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0fe8e4-0b06-4a04-ae56-8a17580d095e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Kale</image:title>
            <image:caption>Einat Tsarfati’nin etkileyici görsel dünyası Kumdan Kale’yle devam ediyor. Siz hiç bu kadar büyük bir kumdan kale gördünüz mü? 
Çocukluk tutkusu kumdan kalelere dair göz kamaştırıcı bir kitap. 
 
Kumdan Kale, hayal gücünün hüküm sürdüğü deniz kenarında tatlı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Kubbeleri, kuleleri, okyanus manzaralı kocaman pencereleriyle unutulmayacak bu kalede kimler yok ki! Üstelik gün boyu dondurma yemek serbes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ba4e901-fd47-4adc-a355-d58c2595b7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz</image:title>
            <image:caption>Yeni şehir, yeni okul, yeni arkadaşlıklar… Eski duygular…
Ona yıllarca umut aşılayan kahramanı gittiğinde ıssız kalmıştı Çakıl. Bir yandan üniversite hayatına uyum sağlamaya çalışırken, bir yandan da Kaan’ın yokluğuyla savrulmamak için mücadele ediyordu.
Terk edilişin acısını çeken Çakıl’ı vicdanının sesi de rahat bırakmıyordu. Yaptığı o büyük hatanın, onları geri dönülmesi zor bir çıkmaza sürüklediğini görmek onu yiyip bitiriyordu.
Birbirini büyüten bu iki genci geri dönüşü olmayan bir ayrılık mı saracaktı? Aşkları her şeye rağmen gün ışığına kavuşacak mıydı yoksa? O ışık sonsuzluğa aralanan kapının ardındaydı belki de…
“Sonsuz” kitabında Çakıl ve Kaan’ın hikâyesi acı, hüzün, nefret ve aşkla bezenerek büyüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864f175c-d615-4a3a-b6c2-4e0d8eb282b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuyana Bal Kaymak, Takılana Bir Tokmak</image:title>
            <image:caption>Diğerlerinden farklı oldukları için dışlanan iki alakarga, düşmüşler yollara. Kanatlanmışlar, yeni bir yuva bulma umuduyla. Ama kendilerini bulmuşlar, tekerlemelerle örülmüş bir yolculukta. Bakalım alakargaların ne gelecek başlarına? Ve bu kitap, hangi tekerlemeleri öğretecek okurlarına?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/680f6b6e-66ab-4e32-bc16-6f44e418446d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Duygular</image:title>
            <image:caption>Duygular Nelerdir ve Ne İşe Yarar?
Meraklısına Duygular, duygu felsefesine giriş yapmak isteyenler için bir ilk adım. İnsanlar rasyonel hayvanlar olsalar da duygusal hayvanlardır. Duygular hayatımızın her alanında önemli bir rol oynar; eğer insan yaşamı ve faaliyeti hakkında doğru bir anlayışa sahip olmak istiyorsak duyguları iyi kavramalıyız.
Duygular nelerdir? Duygular ne işe yarar? İşte bu iki basit ama temel soruya verilen yanıtla bu kitap, duygunun doğasını, duygunun bilgi, anlayış, eylem, ahlak ve sanatla olan ilişkisini ele alıyor, yaşamın temel bileşenlerinden biri hakkında farklı bir bakış açısı sunuyor. Hem bireysel hem de toplumsal olarak akıldan ziyade duygu tarafından yönetilmenin sonucunda neden daha iyi durumda olduğumuzu açıklıyor.
Bu kitap, duyguların hayatı nasıl daha anlamlı kıldığını ve düşünce dünyamız üzerindeki etkisini anlamak isteyen herkes için bir bulunmaz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6ad425-24c2-4f7e-b848-31a72c5c7c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Fena Şeyler, Mutlu Sonlar</image:title>
            <image:caption>FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU, KIYIDAKİLER ve KÖK filmlerinin senaristi olarak tanıdığımız CEYDA AŞAR’dan içten ve etkileyici bir roman… 
 
Güneyde bir sahil kasabası olan Fidanlı, bir hikâye avcısıydı. Bizden beklediği de buydu. Herkesin kötülüğünü ifşa ediyor, gölgeleriyle yüzleştiriyor, çarpıştırıyor, melek yüzlü âdemoğlundan cani mahlukat yaratıyordu. Buradaki herkes kusurluydu, az biraz tuhaftı ve kötülüklerle doluydu. 
Tüm hayatımız boyunca bu yolculuğa hazırlanmıştık, zamanın dışındaydık artık. Hafızanın bulanık ve berrak sularındaydık. Hiç acelemiz de yoktu. Bu kasabada, üç gün içinde, tüm ömrümüz boyunca ve bir anda olacaktı her şey. Fena şeyler, çok fena şeyler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab787432-616c-43f6-9a4d-d215b137c410.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekiz Kulvar Firarileri</image:title>
            <image:caption>“Yolculuk, çoğu zaman varmaktan çok daha büyüleyicidir.” 
 
Sezgileri güçlü pançolar, cebir köpekleri, bir meyve suyu enstitüsü, Ay’a uçan uçurtma ve son yıllardaki en unutulmaz oyuncu kadrosuyla SEKİZ KULVAR FİRARİLERİ, avangard öyküsünü klasik desenlerle bizlerle buluşturan çağdaş bir çizgi roman. Henry McCausland’in muazzam çizgi tarzı ve muzip &amp; karakter odaklı mizah anlayışı, şimdiye kadar Yaz Olimpiyatları’nda gördüklerinizin aksine, bir grup koşucunun gerçeküstü masalını tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9088369-07bb-4bc0-980a-784f706d82a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslat</image:title>
            <image:caption>Okumakta olduğunuz eserdeki makalelerin birçoğu Akit’te yazmış olduğum yazılardan oluşmakta. Her bir makaleye saatlerimi verdim. Hepsinin ayrı bir hikayesi var. Kitabın ismini de “Vuslat” olarak belirledim. Türkçe’nin en çok sevdiğim kelimelerindendir “Vuslat.” Arapça olan bu kelime; sevilen, özlenen bir şeye kavuşmadır. Vuslatın en güzeli ve doyumsuz olanıysa, bizi yaratan Rabbimize kavuşmaktır. Hayatımız ve eylemlerimiz, amellerimiz; O’nun rızasını kazanmaya matuftur. Bu eser, o amacımıza bir kapı aralarsa, ne mutlu bizlere. 
 
Acizane bendenizin, bu üçüncü eseri. İlk eserim 1996 yılında “Vural Yayıncılık” tarafından “İslami Bilinç” adıyla yayınlanmıştı. Daha sonra Birleşik Yayınları “Dinin Direği Namaz” konulu risalemi neşretti. Tüm eserlerimi, başta çocuklarım, değerli eşim olmak üzere, kitap dostlarına atfediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b2cf1da-6c6c-4c5d-b187-7a4eeff4180b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün Korkma Sor</image:title>
            <image:caption>Bir Müslümanın, İslam dininin genel kabul görmüş bazı esasları ve inançları ile ilgili şüpheye düşüp sorular sorması ile o kişinin imanı hiçbir yere gitmez! İnanç müktesabatı içindeki bazı esasların dinden olup olmadığını (bidat/hurafe olup olmadığını) sorgulaması da zararsız, hatta gereklidir. Kuran’ın anlatımına göre, Allah’ın Ülü’lAzm olan iki Rasulü bile (Hz. İbrahim ve Hz. Musa) sorgulama yoluna gitmişlerdir. 
 
“Din” diye sunulan her şeyi sorgusuz kabul edip almak mı, yoksa belli kriterlere göre tartıp elemek mi daha sakıncalıdır? Yaşanan bunca tecrübeye baktığımızda, acaba hangisinin bu ümmete zarar getirdiğini görürüz? Doğru cevabın bulunması gerektiği en önemli sorulardan birisi de işte budur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c50245-6fa0-4fd3-8eb1-7a7b1d14a450.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Kardeşler</image:title>
            <image:caption>berk ile Berkay ikiz kardeşler, görünüş olarak tıpatıp aynılar ama aslında bir o kadar da farklılar. Ayberk düzenli, her şeyi olması gerektiği gibi yapıyor. Berkay ise kardeşinin tam zıddı, üstelik çok da dağınık. 
 
Berkay’ın ailesi, öğretmenleri ve arkadaşları onun davranışlarından hiç memnun değil. Berkay bu konuda ne düşünüyor derseniz sürprizi hikâyede saklı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93454baf-7762-4f7c-bfa3-554faf817279.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 37: Taş Koleksiyoncuları</image:title>
            <image:caption>Bir yaz günü Uğurböceği Sevecen çilekli tart yapmaya karar verdi. Arkadaşları Geyikböceği ve Arıcık Baltazar’dan ormana gidip birer sepet çilek toplamalarını rica etti. Çilek toplamaya gidenler ne toplayıp geldiler istersiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc2116b0-bfbe-46e9-9183-a0c20f78c5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimlere Güzelleme</image:title>
            <image:caption>Her ayın, her mevsimin kendine özgü güzelliklerinin neşeli bir dille anlatıldığı “Mevsimlere Güzelleme”, Deniz Üçbaşaran’ın resimleriyle ayrı bir renk ve neşeye bürünüyor. 
 
Deniz Üçbaşaran’ın resimlediği Piraye’nin Bir Günü isimli kitabı Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği tarafından, 2014’ün En İyi Resimli Öykü Kitabı seçildi. 
 
Arslan Sayman’ın “Hezarfen’in İzinde… Gökyüzünde”, “Mevsimlere Güzelleme”, “Balaban ile Şakrak – Bir Kuş Yuvası Masalı”, “Piri Reis’le Açık Denizde”, “Bruni’nin Avlusu”, “Barba ile Rabarba”, “Kırmızı Kuş”, “Şarkı Söyleyen Berber”, Engin Mavi” kitapları da YKY’den çıktı. 
 
Sara Şahinkanat’ın ise “Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor”, “Maymun Kral” (Feridun Oral ile birlikte), “Beyoğlu Macerası – Bilgi Avcıları Gizli Görevde”, “Üç Kedi Bir Dilek” kitapları YKY’den çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad17d94-1c6c-4fe6-afb6-4bbaf0bd2dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Arkadaşlarım</image:title>
            <image:caption>Küçük penguen üzgün. Niye? Çünkü uçamıyor. 
 
Her yolu denemiş. Tek başına başarması mümkün değil. Hayvanat bahçesinde arkadaşları olduğu için şanslı. 
 
Ona yardım ediyorlar. Sen de ona yardım eder misin? 
 
Kitabı çevir ve bak bakalım arkadaşlar olduğunda neler şıp diye olabiliyor! 
 
Canım Arkadaşlarım gerçek arkadaşlık üzerine sevgi dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da6b762f-ff0b-43a5-a492-002c479e5b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Krems’te Bükülü Zaman</image:title>
            <image:caption>“... arkadaşlık, aşkın diğer adıdır, sımsıcak ve tehlikeli bir birlikte yürüyüştür, sevmek bir kumardır ama sonsuza kadardır, demek ki şimdidir...” 
 
Krems’te Bükülü Zaman Claudio Magris’in yoğun, görkemli ve üslup açısından mükemmel beş hikâyesine yer veriyor. Pusuya yatmış bir melankoli içindeki kültürlü beş yaşlı adamın acı verici deneyimlerine odaklanıyor. Zaman da yaşlılık gibi bu kitabın kahramanlarından biri. Düşünceleri büyüteç altına alan ve zamanın kartlarını karıştıran belleğin sessiz nefesi, Einstein’ın görelilik teorisi ve “bükülü zaman”a kur yapıyor gibi görünüyor. 
 
“Bir yıl, Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi için gereken zaman anlamına gelir ve bir gün Dünya’nın kendi etrafında dönmesi için gereken zaman dilimidir, ama ne Dünya ne de Güneş yokken yıllar ve günler ne anlama geliyordu, var olmayan o yıllarda ne var olabilirdi ve ne meydana gelebilirdi? Her halükârda, yıllar içinde savaşlar başladı ve bitti – nerede bitti? Yara izleri hâlâ oradalar; bedende kazınan dövmeler gibi, dünyanın ve her birimizin derisinin altında yanmaya devam ediyorlar. Dünya haritası pürüzsüzdür, el onun çok renkli ve kaygan yüzeyini okşar, suların maviliğinin ve uzak adaların altında her şey bir kanama ve çürümeden ibarettir.” 
 
“Günümüzün en büyük yazarlarından biri...” 
Mario Vargas Llosa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01586415-7c6a-42c8-bee2-ca4755c77e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Buraya Kısıldık Sanırım</image:title>
            <image:caption>Aslı Akarsakarya, 2021 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü alan Buraya Kısıldık Sanırım’da on sekiz etkileyici öykü anlatıyor. Çok çeşitli konu ve karakterle örülü öyküler, geçmişin katılığı ve geleceğin belirsizliği arasındaki müphem kırılma anlarına odaklanıyor. Kahramanlar ne kadar uğraşsalar da kendilerine biçilen rollerden, belleklerinden, zamanın yıkıcılığından ve çoğunluğun ikiyüzlülüğünden kurtulamıyor. Düşünülenle yapılan, kurgulananla yaşanan, isyan edilenle kabul edilen sürekli çarpışıyor ve kazanan hep hayatın gerçekliği oluyor. 
 
“Onunla yıllar sonra yolda rastlaşıp merhaba dediğim vasat bir hikâyem olmasın isterdim. Yanından sessizce geçerdim, uzaktan dikizlerken geçmişin tüm titreyişlerini tavaf ederdim, ille gerekirse buruk bir baş selamı bile verebilirdim ama gidip de n’aber ya görüşmeyeli, demezdim. Demeyecektim yani çünkü hikâyemiz daha iyisini hak ediyordu, şüphesiz, ama hayat sihir olasılıklarını birer birer siliyor, öldük işte biraz daha diye düşünüyorum çünkü lambalar teker teker sönüyor ve çünkü şalter birden atmıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4b9ae6b-ed58-4007-b79e-ad10edd54ac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Sinemanın Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Uluslararası sanat filmlerinden popüler Türk sinemasına, tapon filmlerden yüksek sanat filmlerine, feminizm ve auteur kuramlarından Şarkiyatçılığa, erotik yapımlardan melodrama, Sessiz Dönem’den yeni medyaya dek, referanslarıyla zengin, anlayışıyla derin ve analizleriyle net bir kitap.” 
RONALD GREEN, Ohio State University 
 

“Savaş Arslan’ın Türkiye’de sinema geleneği üzerine yepyeni fikirlerle dolu kitabı, popüler sinema ve sanat sineması arasında verimli bir uzlaşı sağlıyor. Tür meseleleri, alternatif kültürel coğrafyalar, kültürler arası adaptasyon ve ulusaşırı sinema tarihçiliği üzerine kavrayışlar sunuyor. Ayrıca, Batı anlatılarıyla bu anlatıların modernleşen çeperler tarafından sahiplenilmesi arasındaki ilişkiyi başarılı bir şekilde ele alıyor.” 
DINA IORDANOVA, University of St. Andrews 
Bugüne kadar çekilen 8.000’den fazla filmle Türkiye, dünyada en çok film üretmiş ülkelerden biridir. Bu üretken sinemanın eleştirel bir tarihi olan Türkiye’de Sinemanın Tarihi, hem popüler türleri hem de sanat filmlerini ele alarak, 1896’dan günümüze ülkenin sinema geleneğini bütünüyle ortaya seriyor. Sadece filmler değil, ülkenin kendisine has dağıtım sistemi ve izleme pratiklerini de tüm ilginç yönleriyle resmediyor. 
Kitapta Yeşilçam, Savaş Arslan’ın önerdiği yeni bir dönemleştirmeyle, 1950’lerden 1980’lerin sonuna kadar Türkiye’nin popüler film endüstrisi olarak ülke sinemasının zirvesinde ve merkezinde. Başlangıçtan 1940’ların sonuna dek süren Yeşilçam Öncesi dönem, Cumhuriyet dinamikleriyle iç içe serimleniyor. 1990&apos;lardan bu yana Yeşilçam Sonrası evrende şekillenen son dönemin öne çıkan olgularıysa sinemada “yeni” tartışmaları ve dijitalleşme. 
Günümüzün gitgide çoğullaşan ve genişleyen sinemasal manzarası, kitap boyunca olduğu gibi, ülke ve dünyanın “hakikatleriyle” paralel olarak ortaya konuyor. 200 yılı aşan modernleşme tecrübesi, ulus inşası süreçleri, askerî darbeler, göç, krizler, devalüasyonlar, küreselleşme, dinî ve etnik hareketlerle Karagöz, minyatür ve hikâyeden modern sanatsal formlara geçiş gibi bütün sosyoekonomik, kültürel ve politik bağlamlar sinemayla ilişkilendiriliyor. 
“Kıyamet gibi hakikat” içeren Türkiye’de Sinemanın Tarihi, hayalle gerçeğin, popülerle sanatsalın, zorlamayla kendiliğinden olanın bir arada varoluşunu eleştirel bir yordamla anlama ve anlatma yönünde bir milat değerinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ee5dd7-0db5-40b7-8708-afc992066798.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hayatını Osmanlı tarihi üzerine araştırmalara adamış, kitaplar ve makaleler yazmış, Türkiye’de ve dünyada konferanslar vermiş Halil İnalcık’ın ders notları; pek çok yönden güncelliğini korumakta ve tarih severlere yeni bakış açıları kazandırmakta, yeni ufuklar açmaktadır. İnalcık, 1942 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde başladığı öğreticiliğine, başta Chicago ile Bilkent olmak üzere Harvard ve Princeton gibi saygın üniversitelerde de devam etmiştir. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora düzeylerindeki bu derslerde, sonradan meslektaşı olacak ve Osmanlı çalışmalarını bugünkü konumuna eriştirecek öğrenciler yetiştirmiştir.

Elinizdeki çalışma üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kuşbakışı bir tarih okuması sunuluyor, imparatorluk tarihinin ana hatları en pratik biçimde aktarılıyor. İkinci bölümde yer alan II. Murad (1421-1451), II. Mehmed (1451-1481) ve II. Bayezid (1481-1512) dönemlerindeki askeri ve siyasi gelişmeler, klasik dönemdeki vergilendirme, askerlik işleri, bütçe harcamaları gibi derinlikli meseleler, İnalcık’ın son derece sade üslubuyla kolay biçimde anlaşılıyor. Son bölümde ise Timur’a, kurduğu imparatorluğa ve devrin medeniyetine dair hem hızla okunabilen hem de oldukça doyurucu bir karşılaştırma yer alıyor.

Kısa Osmanlı Tarihi: Osmanlı Tarihi’ne Kuşbakışı; hakimiyeti asırlar süren bir imparatorluğu siyasi, askerî ve iktisadî açıdan çok daha anlaşılır hâle getiren bir başucu eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8969cb64-54b8-4432-bdf6-590a9a79d1ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğlak Güncesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Okul hayatımda her yaz oğlak çobanlığı yapmamak için arayış içinde olurdum. Amaç büyük şehirlere gitmek, insan içine karışmak, bir şeyler öğrenmekti. Dağda üç ay sadece hayvanlarla dolaşmak kelime dağarcığımı iyice yontuyordu. Zaten Türkçe konuşma sıkıntım vardı, yazın sekiz on kelimelik oğlak, kuzu dili ile baş başa kalıyordum. İstemiyordum çobanlık yapmayı ama çare yoktu...&quot; Oğlaklarla başlayan bir hayatın, patika yollarda geçen zorlu yolculuğu... Vadilerin ıssızlığı ile kentlerin yalnızlığı, dinginliğin ve gürültünün en derinlerinde geçen yaşanmışlıklar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8b2688-198f-4be2-93c5-4b17f520f461.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs İçin Havalandılar &quot;G-Günü&quot;</image:title>
            <image:caption>Son Tanıkların Anlatımlarıyla Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Hava Cephesi 
(Temmuz - Ağustos 1974) 
Kıbrıs İçin Havalandılar “G-Günü” kitabı, Türk havacılık tarihi araştırmacıları Levent Başara ile Serhat Güvenç’in Hava, Kara ve Jandarma havacılık birliklerinde görev yapmış 30’un üzerinde Kıbrıs gazisiyle yaptıkları röportajlardan oluşuyor. Söz konusu röportajlar, hava indirme, uçarbirlik ve foto-keşif faaliyetlerine ilişkin teknik ayrıntılar, fotoğraflar ve özel olarak hazırlanan haritalarla destekleniyor. Türk havacılık tarihinde büyük bir boşluğu dolduran bu kitap, ayrıca Kıbrıs Barış Harekâtı’nın daha doğru bir tarihinin yazılmasına katkı sağlıyor. 
 
Kıbrıs’a hangi rotalardan gidildi ve hava indirme hangi bölgelere yapıldı? Kıbrıs’a hangi birlikler taşındı? Rumlar nasıl hazırlıksız yakalandı? Harekâtın başarı yüzdesi neydi? Helikopterler kayıp vermeden nasıl görev yaptı? Harekâtın ikinci gününde, tüm helikopterler neden geri döndürüldü? Adaya inen askerler ne ile karşılaştı? Harekâtın ilk şehidi Ütğm. İlker Karter’in uçağı nasıl vuruldu? Cenazesine ve uçağının enkazına nasıl ulaşıldı? Kocatepe gemisine yapılan hava taarruzları önlenebilir miydi? Keşif fotoğraflarından çıkan sonuçlar neden dikkate alınmadı? Dünya tarihinin en önemli denizaşırı müşterek harekâtlarından biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı’yla ilgili birçok sorunun cevabını Kıbrıs İçin Havalandılar “G-Günü” kitabında bulacaksınız. 
 
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın havacı tanıkları o günleri ilk kez anlatırken, şu noktayı hep vurguladılar: “Bunları torunlarımız okusun, dedelerinin harekâtta neler yaptığını, neler yaşadığını bilsinler.” Levent Başara ve Serhat Güvenç, elinizdeki kitapta hem havacı gazilerimizin bu anlamlı isteğini yerine getiriyor hem de Kıbrıs Barış Harekâtı’na dair ilk kez gün yüzüne çıkan bilgilerle havacılık tarihimize değerli bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec088a53-8557-4bb4-896f-2df33d39b419.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Ölüm</image:title>
            <image:caption>Tarihin Akışını Değiştiren Hastalık: Kara Veba 
Savaşlar, katliamlar, şiddet olayları… Tarih, bu ve benzeri olaylarla doludur. İnsanlık sürekli bu konularla meşgul olurken aynı zamanda hiç eksik olmayan depremler, seller, kuraklıklar, yangınlar, kıtlıklar ve salgın hastalıklarla da baş etmeye çalışmıştır. Ve hâlen de baş etmeye çalışmaktadır. Tarihsel süreçte insanlığı çaresiz bırakan bu felaketler arasında salgın hastalıklar daha yıkıcı tahribatlarından dolayı zihinlere kazınmış durumdadır. 
 
Pandora’nın kutusu ve Hıristiyanlıktaki cennetten kovulma hikâyelerinde de anlatıldığı gibi, veba ve ölümcül salgın hastalıklar, üstesinden gelinebileceğini umut ettiğimiz kaçınılmaz doğal afetlerin çok ötesindedir. Hastalıkların ortaya çıkışına bakıldığında daha çok insanlığın baş sorumlu olduğu görülmektedir. Salgın hastalıklar toplumla birlikte ortaya çıkmıştır. Bir başka deyişle uygarlık beraberinde yalnızca gelişmeyi ve ilerlemeyi (olumlu-olumsuz birçok yeniliği) değil, hastalıkları da getirmiştir. “Kara Ölüm” bu duruma en büyük örnektir. Avrupa’nın kısa sürede (1347-1352) en az üçte birini “silip süpürmesi” ve kıtalar arasında önlenemeyecek derece etkiye sahip olmasından dolayı bu büyük veba salgını diğer felaketlerden ayrılmaktadır. 
 
İnsanlığın hastalıklarla olan uzun ilişkisinde “sahip olunan nüfus üzerinden” en fazla kayıp verdikleri olay olan bu büyük vebada sadece milyonlar ölmemiş, özellikle Avrupa periferinde gündelik hayatın ritmi de değiştirmiştir. Kara şöhretini fazlasıyla hak eden veba salgını bu etkisiyle Ortaçağ dünyasındaki dengeleri derinden sarsmıştır. Ortaçağ dünyasını ölüm eşitliği ile tanıştıran veba; köyleri, kasabaları ve şehirleri ıssızlaştırmıştır. Veba saldırısından şans eseri canlı çıkmayı başarabilenler ise bu duruma neyin neden olduğunu dahi anlayamamışlardır. 
Tolgahan Karaimamoğlu’nun ayrıntılı çalışmasıyla kaleme aldığı Kara Ölüm kitabı 1300’lü yıllarda Çin’den İngiltere’ye kadar insanları kasıp kavuran vebanın nasıl yayıldığını, şehirleri nasıl ölüm sessizliğine büründürdüğünü, vebanın kazananlarını-kaybedenlerini, ekonominin, sosyokültürel hayatın, yönetimsel ve dinî otoritenin derinden etkilendiğini ve nihayetinde değişen zihinsel hayatı çarpıcı yönleriyle inceliyor. 
 
Kara Ölüm: Ortaçağ Dünyasını Yok Olmanın Eşiğine Getiren Veba uygarlık üzerinde derin bir etki yapan hastalığın tarihi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aae6e2f9-e3ac-4f58-a5c6-e9b0d88e20a7.jpg</image:loc>
            <image:title>I. Kılıç Arslan</image:title>
            <image:caption>TÜRK TARİHİNİN EFSANEVÎ ŞAHSİYETİ: I. KILIÇ ARSLAN

“Kılıç Arslan’ın Haçlılara karşı verdiği mücadele onu Türk tarihinde efsanevî bir şahsiyet hâline getirmiştir. Burak Nazif Sarıcı tarafından kaleme alınan bu kitap şimdiye kadar Sultan I. Kılıç Arslan hakkında yazılan en kapsamlı ve en başarılı çalışma olmuştur.” 
- Prof. Dr. Muharrem Kesik

“Bazen bir şeyi düzeltmek onu yapmaktan daha zordur. I. Kılıç Arslan, babasının ölümüyle birlikte sekteye uğrayan devleti genç yaşta tekrar dirilten, Haçlılara Anadolu’yu dar eden, Çaka Bey ile yaptığı ittifakla Bizans’ı sıkıştıran, Anadolu’nun Türk yurdu olma sürecine büyük katkı sağlayan sultandır. Tüm başarılarına rağmen dedesi Kutalmış ve babası Süleymanşah gibi Büyük Selçuklu tahtı uğruna hayatını kaybeden yine odur.  I. Kılıç Arslan Haçlıları Durduran Selçuklu Sultanı, uçlarda yaşanmış, ancak çok fazla bilinmeyen bir yaşamın hikayesi!”
- Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu

Başından sonuna dek mücadele ile geçen bir ömür. Aklını, bilgisini, cesaretini; hükmetme gücüyle ve otoritesiyle birleştirmiş bir ruh. Türk dünyası ve diğer Müslüman devletler için zamanın en büyük tehdidini oluşturan Haçlı ordularını at sırtında, insanüstü mücadeleyle büyük kayıplara uğratan bir komutan. Anadolu topraklarını dağılmaktan koruyan kararlara imza atmış bir stratejist: I. Kılıç Arslan.

Kılıç Arslan’ın elde ettiği zaferler, Türklerin Haçlı ordularına karşı verdiği başarılı mücadelenin ilk safhasını oluşturmuştur. Onun tüm gayretleri, İslâm dünyasını ayağa kaldıracak mücadele ateşinin ilk büyük kıvılcımını meydana getirmiştir. Anadolu içlerinden Musul’a kadar genişlettiği devletinde adaleti, huzuru, emniyeti temin eden Kılıç Arslan; hem soydaş ve dindaşları hem de başka dinlere mensup halklar tarafından tarih boyunca en çok sevilen komutanlardan biri olmuştur.

I. Kılıç Arslan-Haçlıları Durduran Selçuklu Sultanı; on dört yıllık hükümdarlık süresinde adını Türk tarihinin müstesna bir yerine yazdıran, Anadolu’nun Türk yurdu olmasında ve Haçlıların durdurulmasında çok kritik bir rol oynayan I. Kılıç Arslan’ı tüm yönleriyle inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/550550d8-d67a-4135-b7b9-6b5068643a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakallı Çikolata</image:title>
            <image:caption>Kendine ait küçük bir pastane işleten Ceylin’in, babaannesinden yadigar tarifle yaptığı portakallı çikolataları dillere destandı. Bir gün, çikolata figürleri ile süslü zilin asılı olduğu kapıdan bir adam girdi içeri. 
 
İş için geldiği küçük şehirde gördüğü pastane tabelasıyla Yiğit’in aklını ele geçiren portakallı çikolata yeme isteği, pastaneden içeri girmesiyle yerini bambaşka bir isteğe bıraktı. 
 
Tezgâhın arkasında onu karşılayan kadını gördüğü anda hayatını cehenneme çeviren tüm takıntıları uçup gitmiş, yıllar sonra ilk kez susan zihninde tek bir takıntı yankılanmaya başlamıştı: 
 
Çillerini say! 
 
Yiğit’in aklındaki tek şey Ceylin’in çillerini saymaktı. İşte aralarındaki güzel ama zorlu aşk böyle başladı. 
 
Yüzünü sev, çilleri say. 
Dudaklarını sev, öpücükleri say. 
Gözlerini sev, kirpikleri say.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a543f8fa-ce9e-49e4-b561-89eb47564def.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>“17.. senesinde kalemi elime alıp babamın Amiral Benbow Hanı’nı işlettiği ve bronzlaşmış teninde kılıç yarası olan ihtiyar denizcinin bizim çatımız altında kalmaya başladığı zamana geri dönüyorum.” 
 
Ailesinin işlettiği handa çalışan genç Jim Hawkins’in hayatı, eski bir denizcinin hana gelmesiyle değişir. Denizcinin ölümünün ardından Jim gizemli bir adada bulunan, korsanlara ait definenin yerini gösteren bir harita bulur ve arkadaşlarıyla defineyi bulmak için macera dolu bir yolculuğa çıkar. Ancak alelacele bir araya getirilmiş tayfanın defineden haberdar olmasıyla işler çığırından çıkacak ve Jim kendini gemicilerin isyanından cinayetlere, güvenilmez arkadaşlardan deniz yolculuğunun talihsizliklerine, türlü türlü tehlikeyle sarılmış halde bulacaktır. 
 
Korsanlar, deniz maceraları, ıssız adalar ve gömülü definelerle dolu bir macera romanı olan Define Adası, ilk kez yayımlandığı 1883 yılından bu yana sayısız okurun hayal gücünü beslemekle kalmadı, bu konuları ele alan sonraki kitap ve filmleri de büyük ölçüde etkiledi ve etkilemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8e9565-f7e2-404c-8f3f-97419c0b2e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yıl Savaşları</image:title>
            <image:caption>Vebanın Orta Çağ Avrupası’nı kasıp kavurduğu yıllarda krallıklar ve derebeylikler iktidar mücadeleleri içerisindeydi. Bir yandan hastalıktan korunmaya ve zararları dindirilmeye çabalanırken, doğudan yükselen yeni bir güç ise Avrupa’yı tehdide başlamıştı. Belirsizliklerin ortasında İngiliz kralı III. Edward 1337 yılında Fransa tahtında hak ilan etti. Sonucun hemen alınacağı düşünülüyordu ancak bir yüzyıldan fazla sürecek bir mücadelenin fitili ateşlenmişti. 
 
Saldırıyı başlatan İngiliz orduları 1340’ta Sluys’ta Fransızları yendi ve bu andan itibaren, Fransızların yeniden uyanıp işgalcileri Manş Denizi’nin ötesine geri sürdüğü 1453 yılına kadar Fransa bir savaş meydanına döndü. İngiliz Anjou ile Fransız Valois hanedanları arasındaki uzun süren mücadele çok önemli aşamalar geçirdi. Güçlü yeni millî kimliklerin oluşmasına yol açarak modern Avrupa’nın ortaya çıkışı ve şekillenmesinde çok önemli bir role sahip oldu. 
 
Michael Prestwich, kısa ve derinlikli bir şekilde kurguladığı elinizdeki kitapta savaşan orduların yapısı ve gelişimini, değişken savaş taktiklerini, arka planda dönen diplomasiyi, gelişen şövalyeliği ve her iki tarafın kazanç ve kayıplarını aydınlatıcı şekilde sunuyor. Yakın tarihli akademik çalışmalardan hareketle bu uzun savaşa dair lojistik, askerlerin seçimi ve orduya alınmaları, nakliye gibi yönler de inceleniyor. Askerî teşkilatlanma, strateji ve taktiklerin güncel analizini yapan ve ayrıca İngiliz okçuluğunun ölümcül gücünü açıklayan Prestwich, savaşı kapsamlı bir şekilde anlatıyor. 
Kitapta dünya tarihinin en uzun savaşının gidişatını belirleyen isimlerden III. Edward, oğlu Kara Prens lakaplı Woodstocklı Edward, ilk Fransız zaferlerinin mimarı Bertrand du Guesclin, şövalye kahramanı Jean Boucicaut, Agincourt’ta kaybeden fakat neredeyse Fransa kralı olmayı başaran V. Henry ve Tanrı’dan ilham aldığı düşünülen ve şehit edilmesiyle Fransızlara umut kaynağı olan Orleanslı Jan Dark yeniden hayat buluyor. 
 
Önde gelen askerî tarihçilerden Michael Prestwich’in kaleme aldığı Yüz Yıl Savaşları: Avrupa’yı Şekillendiren İngiliz-Fransız Mücadelesi karmaşık bir tarihi ustaca anlatan bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217ae328-0579-41a9-bcfc-b50a2d425427.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı istihbaratı nasıl işledi? Mısır, Filistin, Suriye ve Irak cephelerinde hangi istihbarat operasyonları yürütüldü? Kafkas ve Çanakkale cephelerinde Osmanlı casuslarının edindiği bilgiler askerî harekâtları nasıl etkiledi? Yurt içinde gerçekleştirilecek suikast ve terör eylemleri nasıl tespit edildi ve etkisiz hâle getirildi? Savaş sırasında düşmanların gizli planları, Osmanlı casusları tarafından nasıl açığa çıkarıldı ve bunlara karşı hangi tedbirler alındı? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı: İkinci Şube Tarihi’nde! 
Osmanlı Devleti, on dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren dünyadaki gelişmeler doğrultusunda ordusunu ve istihbarat sistemini modernleştirmiştir. Balkanlar’da alınan yenilgiler, Babıali Baskını, Birinci Dünya Savaşı seferberliği ve sıkıyönetimin ilanıyla, kamuoyunda ordunun tek kurtuluş kaynağı olduğu fikrinin destek görmesi sağlanmış ve Harbiye Nezareti’nin gücü ve istihbarat operasyonlarının yoğunluğu artırılmıştır. İstihbarat faaliyetlerini icra eden İkinci Şube ise kurumsal yetkilerinin genişlemesiyle, kamuoyunun yönlendirilmesinden casusluk faaliyetlerine, karşı casusluk faaliyetlerinden cephelerde düşmanlara karşı bilgi toplamaya kadar çok geniş bir sahada operasyonlar yürütmüştür. 
Osmanlı casusları, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki stratejik askerî istihbaratla ilgili misyonlarda düşman ve müttefik devletlerin ekonomik, sosyal ve siyasi koşullarına odaklanarak savaş stratejisinin yürütülmesine katkıda bulunmuştur. Askerî operasyonların siyasi amaçları ve ayrıca hedef orduların kapasitesi ve organizasyonu hakkında bilgiler toplamıştır. Operasyonel seviyede topladıkları istihbarat ise diğer orduların seferberlik kapasiteleri, düzeni, komuta heyeti, konuşlanması, iaşesi vb. hususlarda diğer askeri birimlere gerekli planlamanın yapılması için bilgi sağlamıştır. Tüm bu askerî operasyonların yanı sıra İkinci Şube özellikle, Osmanlı toplumunun dönüşümünde propaganda ve sansür faaliyetleriyle rol oynamış, savaş sırasında Türk milliyetçiliğini canlandırmak ve halk desteğini kanalize etme adına birçok dergi ve gazeteyi kontrol etmiş; yazar, şair, vaiz ve ressam gibi çeşitli meslek gruplarından yararlanarak millî duyguları diri tutmak adına faaliyetlerde bulunmuştur. 
Somer Alp Şimşeker’in titiz çalışması Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı: İkinci Şube Tarihi, Osmanlı Devleti’nin modern dönemdeki istihbarat faaliyetlerini İkinci Şube penceresinden inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e607c2a-0ad1-4809-ad72-6b79a6907ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotların İktidarı</image:title>
            <image:caption>“Yapay zekânın bugün nerede durduğu, nasıl gelişebileceği ve insan toplumu için oluşturduğu riskler hakkında isabetli, dengeli ve bilgilendirici bir tartışma…”—Stuart Russell

“İster yapay zekâ alanıyla ilgilenin ister bu alanın şimdilik dışında olun, Martin Ford’un net ve eleştirel bakış açısıyla çok şey öğreneceksiniz.”—James Manyika

“Bugün yapay zekâdan daha önemli bir teknoloji yok. Martin Ford, iyi araştırılmış detaylarla bezeli sürükleyici kitabında bu önemli konu hakkında net içgörüler ve gözlemler sunma geleneğini sürdürüyor.”—Erik Brynjolfsson 

New York Times çoksatan kitabı Robotların Yükselişi’nin yazarından, yapay zekâ hayatlarımızı ele geçirdiğinde neler yaşanacağı hususunda çok yakın geleceğe dair çarpıcı bir çalışma… 
Yapay zekâ, doktorların hastalığı teşhis etme biçiminden arkadaşlarınızla nasıl etkileşim kurduğunuza veya haberleri nasıl okuduğunuza kadar her şeyi çoktan değiştirdi. Ancak Robotların İktidarı’nda Martin Ford, gerçek devrimin henüz gerçekleşmediğini savunuyor. 
Nasıl ki bir zamanlar elektrik hayatımıza girdi ve önemli bir parçamız hâline geldiyse, yakın gelecekte yapay zekâ da böylesi bir etkiye sahip olacak. Makineler geliyor ve durmayacaklar; yirmi birinci yüzyılda gelişmek istiyorsak her birimizin bunun ne anlama geldiğini bilmesi gerekiyor. 
Üstelik ekonomiden tıbba, endüstriden toplumsal ilişkilere her alanda hayatımızı kolaylaştıran gelişmelerin kapısını aralayan yapay zekânın bir de karanlık tarafı var: Beraberinde getirdiği emsalsiz zorluklar ve tehlikeler işlerimizi, ekonomiyi, kişisel gizlilik ve güvenliğimizi, belki de en nihayetinde demokratik sistemi, hatta ve hatta uygarlığın ta kendisini etkileyecek. 
Peki, biz yapay zekânın hayatımızı dönüştürme gücüne ve olası olumsuz etkilerine ne kadar hazırız? 
Robotların İktidarı; yanı başımızdaki devrimi nasıl ele alacağımıza, abartılı beyanlarla sansasyonu gerçekten nasıl ayıracağımıza, ellerimizle yarattığımız gelecekte gerek bireyler gerekse toplumlar olarak nasıl kalkınacağımıza dair önemli bir kılavuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3831b436-d02c-4a30-959a-c77157bd1fa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaktüs Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Petek, ailesiyle taşındığı Elmaçiçeği Kasabası’nın düzenine ayak uydurmakta zorlanacağını düşünür. Yeni bir okulu olacaktır artık ve böyle değişimlere uyum sağlamak onun için zordur. Neyse ki müzik vardır… Ancak Petek’i hiç ummadığı güzellikler beklemektedir. Okuldaki yeni arkadaşlarıyla müziğin birleştirici gücü sayesinde birbirlerine tutunur ve bambaşka hayaller kurarlar. Yapmaları gereken tek şey, hayallerini gerçekleştirmek için çalışmaya başlamaktır…   Birbirinden oldukça farklı dört çocuk ve onları hiç ayrılmamacasına bir araya getiren bir hayal… Kaktüs Çiçekleri, farklılıklarından dolayı dışarıda kaldığını hisseden çocukları oyuna geri çağırıyor. Hem de değişmek zorunda kalmadan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674436a6-f1dc-4bea-b9e6-47614b15fd7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyografi Analiz 4 - Türkiyenin Birikimi Aydınlar</image:title>
            <image:caption>Hacı Fellini: MEHMET TANRISEVER, Doç. Dr. Süleyman Doğan &amp; Gülin Tokat
Tarihe Oktan Keleş’le bakmak, Erol Elmas 
Celil Civan: Ya Mao’nun ruhu gelirse, Nevin Baştürk 
Suna Tanaltay ve Şakayık Sokağı, Ömer Öztürk 
Küçük ligin kahverengi çantaya saklanmış büyük hikayesi, Selçuk Özyurt 
Türk sinemasının n’efsane karakteri: CÜNEYT ARKIN, Ahmet Sarbay 
Harita ve İmparatorluk, Erhan Çardaklı 
İHA ve SİHA&apos;nın fikri rasyonalitesi (Türkiye’nin Savaş Teknolojisi: Sivil Hedeflerden Askerî Hedeflere), Lütfi Bergen 
Tepedelenli Ali Paşa ile soybağı yolculuğu, Melike Çalım 
Asil Nadir ve Polly Peck notları, Mustafa Kadir Atasoy 
Enver Baytan’ın gözüyle Necip Fazıl, Arslan Ateş 
Kaynakça mücadelemde iz bırakan kişiler, Bülent Ağaoğlu 
Parmak İzi Muallimi Hacı Yusuf Cemil Bey, Eyüp Şahin 
Ayşe Kulin üzerine bir network denemesi, N.Esra Aydın 
Abdülhamit Han ve Enver Paşa üzerine, Dr.Yusuf Gedikli ile Söyleşi: Hüdavendigar Onur 
Bir zamanlar Öveçler, Mehmet Öztürk 
Gaspıralı İsmail Bey’in vasiyeti Cafer Ceydahmet Kırımer
Motivasyon deyince, İslam Gemici 

SORUŞTURMA /TÜRKİYE’NİN BİRİKİMİ: A Y D I N L A R
Mustafa Nadir Önay, Fikri Uysal, Hüseyin Sungur, Yusuf Sancak, Mustafa Everdi, Ziya Şahin, Veysi Erken, Ramazan Topraklı, Nevzat Görücü, Abdulkadir Güllü, Lütfi Bergen, İsmail Şen, Oğuz Çetinoğlu, Adnan Şenel,İrfan Söyler, Selçuk Özyurt, Ahmet Tüzün, Ali Kılcı, Mustafa Çetin, Mehmet Varış, Gökçe Günel, Hüdavendigar Onur, Osman Çakır, Mürselin Tan, Abdurrahman Çapar, Muhsin İlyas Subaşı, Ömer Öztürk.

KEMAL ÇİFTÇİ DOSYA 
Pozitif enerji Kemal Çiftçi, Mustafa Nadir Önay 
Dostun dâr-ı bekâya hicreti… İsrafil Kuralay 
Zihniyet dönüşümünün öncüsü Kemal Çiftçi, Doç.Dr. Süleyman Doğan 
Yılkı atları, Kemal Çiftçi için, Hasan Ürkmez 
Kemal Çiftçi özge bir gönül dostuydu, Mehmet Nuri Yardım 

CENGİZ AYTMATOV DOSYA 
Cengiz Aytmatov ve edebiyatın gücü, Prof.Dr. Hasan Seçen 
Cengiz Aytmatov ve Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek bağlamında hayat, tabiat, varoluş, Prof.Dr. Nesrin Karaca 
Cengiz Aytmatov’u anlamaya ve anlatmaya dair, Dr. Mustafa Çetin 
Düşünür Aytmatov ne söyler?, Abdurrahman Akdüzen 
ALBÜM CENGİZ AYTMATOV Hazırlayan Dr.Mustafa Çetin 

LOKMAN ABBASOĞLU DOSYA 
Sıradan ve Piyade, Lokman Abbasoğlu 
Adanalıların keşfi: Mamak tatlısı 
Hakkında Yazılanlar 

AYKUT EDİBALİ DOSYA 
Aykut Edebali üzerinden Türkiye&apos;yi okumak, Adnan Ocak 
Aykut Edibali Kronolojisi, Kamil Büyüker 
Bir dava adamı: Aykut Edibali, K. Büyüker 
Aykut Edibali neden sağın Doğu Perinçek’i olamadı?, Mustafa Everdi 

EROL DOK DOSYA 
ALBÜM EROL DOK 
Erol Dok 15 Temmuz’da
Erol Dok&apos;u anma toplantısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e9335a2-b957-4121-b8ca-2d9fc1ac5ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ataş</image:title>
            <image:caption>ATAŞ 
Her şeyle bir, her şeyle bütündü insan. Dışarıdan baktığında tek gibi görünen ruh, içine daldığında koca bir deryaydı, nar gibi... 
Yaşamın her bir parçası bütünün oluşumuydu özünde. Ne hepsi birbirinden ayrı ne de hepsi aynıydı. Tüm farklılıklar, birer lezzetti yaşama dair. 
An&apos;lar, deneyimler ve tüm bunların sonuçlarıyla yol alıyorduk her birimiz. Bu yolculukta anlam arıyorduk. Anlamlarla var olma hissini yaşamak istiyorduk aslında. 
Ol&apos;mak için yanmak gerekliydi, pişmek gerekliydi. Ataş olmak gerekliydi. Her bir soru, her bir sorgu bize bizi anlatmak içindi. İçimizdeki dünyaya yeniden bakmak içindi. 
Bakmalıydık... Bir&apos;ligi bütün&apos;lüğü kendimizle yaşamalıydık. Dışarısı yoktu. İçimizdeki taneleri bir bir soymalıydık... Ta ki ataş olana kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6718574d-e9f6-4972-a328-1506334e20a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adın Bahar Olsun Senin</image:title>
            <image:caption>ADIN BAHAR OLSUN SENİN 
Bu olaydan sonra Ufuk Yüzbaşı, verdiği tüm derslerinde öğrencilerine ilk olarak aynı soruyu sormaya başladı: 
 ‘’Paraşütümüzü kim hazırlıyor?’’ 
Tüm hayatımız boyunca ihtiyaç duyduğumuz her şeyi bir başkasının hazırladığı biz modern dünyanın insanlarına sorulabilecek en anlamlı soru bu belki de… 
Yaşamaya devam etmemizi sağlayan sayısız paraşütler var hayatımızda; her defasında bir başka insanın bizim için hazırladığı, maddi paraşütler, manevi paraşütler, duygusal paraşütler, ruhi paraşütler var! 
Sahip olduğumuz en büyük yeteneği kimler hazırladı bize veya düşünce yapımızı kim şekillendirdi? Kimler bize güç verdi, moral verdi? Zor zamanlarımızda ya da hayata dair manevi değerlerin farkına varmamızı kim sağladı? Hayatımızla ilgili paraşütlerimizi hazırlayan kimlerdi? İşte onlar hayatımızı borçlu olduğumuz kimselerdir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b323424e-5993-449b-b64f-71557620e95f.jpg</image:loc>
            <image:title>Retro</image:title>
            <image:caption>Bu günahkâr, ufacık, ak ellerime; 
Cinlerin düğüm attığı tarumar bahçelerime 
Havva Anam’dan al bir vasiyet kalır. 
Düşse gökten üç elma, 
Payıma kırağı yemiş bir kuru dal kalır... 
Bırakıp karşında titreyen ellerimi öylece, 
Tuttuğun eller çıkar düşlerimin kerevetine. 
Darısı değil de bu vurgunun 
Ağrısı göğsüme bin yıl yas kalır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fee04b3-5eef-4c8a-b42d-9335e902cece.jpg</image:loc>
            <image:title>Serâir</image:title>
            <image:caption>SERÂİR 
         Serair, okurken farklı lezzetlerle buluşacağınız, birbirinden bağımsız 14 hikâyeden oluşuyor. 
         Bazen tozlu odalarda gizli kalmış ve açığa çıkmak için direnen sırları keşfedecek, bazen hep orada ve var diye görmezden geldiğiniz mucizeleri hatırlayacak, bazen de rüyaların, hayallerin gerçeklerle harmanlanacağı bilinmeyen dünyalarda heyecanlı serüvenlere çıkacaksınız. 
         An gelip sokakta yürürken yanınızdan geçen bir biçarenin kalbine misafir olacak an gelip bir şehre ait olup hatta burnunuza gelen bir sabun kokusu ile sevdalara dalacaksınız. 
         Tam yeryüzündeki bir cennet bahçesinde gözlerinizi açmışken bir sonraki hikâyede uzayın derinliklerinde dolaşacaksınız. Bazen de bedeninizden soyutlanıp görünmeyen dünyalarda kaybolacaksınız.  
        Hiç bitmesin isteyeceğiniz, tadı damağınızda kalacak birbirinden keyifli hikâyeler kalbinizin köşesinde yer edinmek için sizi bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15d9cfc5-8560-4d0a-a4a7-95336dbd99ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başkentin Anatomisi - 1950&apos;lerde Ankara</image:title>
            <image:caption>Son senelerinde yakınında bulunduğum kıymetli hekim, bestekâr ve kemençe sanatkârı Dr. M. Nazmi Özalp tarafından yazılan Ankara kitabının basılması bu zamana kadar, çeşitli sebepler yüzünden gecikmişti. Ancak Prof. Dr. Orçun İmga’nın gayretleriyle basımı gerçekleşti. Bu gecikmenin bir kitap için çok büyük talih olacağı bir olgunluk ve güzellik ile intişar sahasına doğmuş bulunmaktadır. Ankara’nın biri şarkında ve diğeri de garbında ve uzaklarında doğan ama yüksek tahsillerini bu şehirde yapan ve bu şehir ile kalbî bağlarını her geçen zaman esnasında biraz daha pekiştiren iki sevdalısının, Dr. M. Nazmi Özalp ve Halûk İmga’nın emeği ile ortaya konulan bu kitabın, Ankara için baha biçilemez ve vazgeçilmez bir kaynak olduğu her türlü izahtan varestedir. Prof. Dr. Ali Birinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b29631-608d-4f9b-b947-56ca6d760c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Otomobil Virüsü Bir Yıkımın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Otomobil Virüsü Tarafından İstilaya Uğradık 
Başlangıçta otomobil, özgürce sürüş, hareketlilik ve özgürlük anlamlarına geliyordu. Peki, bu hayallere ne oldu ? 
Bugün otomobil, yaşama evrenimize ağır bir müdahalede bulunmuştur ; doğa ve toplum, aynı zamanda bireyler de otomobil virüsünün istilasına uğramışlardır. Manzaralar yok edilmiş, otomobillere göre kentler kurulmuştur ve insan bir otomobile biner binmez adeta tür değiştirir. 
Tanınmış ulaşım uzman Hermann Knıflacher, onyıllardır otomobili eleştirmesiyle bilinir. Bu kitapla bizlere, büyüleyici otomobil mucizesiyle aman vermeyen, kışkırtıcı bir hesaplaşma sunmaktadır. 
Oromobil Virüsü, kafamızın içine adeta bir virüs gibi yerleşen otomobil kullanma arzusunu epil bir anlatımla eleştirirken, Prof. Dr. Knoflacher kendi çizimleriyle zenginleştirdiği metnin içerisinde okuyucuyu kendisiyle yüzleşmeye zorlamaktadır. Prof. Dr. Ebru V. Öcalır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc576aa-de51-4055-a8ba-770b145a20c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceradan Maceraya</image:title>
            <image:caption>Jön Türklüğün Sabahaddin Bey zümresi mensupları tarafından yazılmış hatırat metinlerinin çok az sayıda olduğu muhakkaktır. Sabahaddin Bey’in en yakınında bulunanlardan Dr. Nihat Reşat Belger’in, Maceradan Maceraya başlığıyla tefrika edilen hatıraları ise Jön Türklük âleminin az bilinen bir takımını anlatması bakımından çok mühimdir ve bu devreye dair bir bakıma “karşı taraf” hakkında daha yeni ve sağlam yorumlara vesile olacaktır. Bir heyecanlı hikâye tadıyla okunabilecek hatıra metninin, kitap hâlinde tarihçilerin ve hatırat türünün meraklılarına sunulması aynı zamanda bir tarihçilik hadisesi sayılmalıdır. Bu vesileyle Dr. Nihat Reşat Bey de bir kere daha gündeme gelmiştir ve bu eser onun daha geniş bir çevrede tanınmasını temin edecektir. Prof. Dr. Ali Birinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b493839-1fc0-4ed3-b6ad-9eed334ec32c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Halep Büyük Umutlar</image:title>
            <image:caption>Okuyacağınız bu kitap, 2011 yılından bu yana ulusal ve uluslararası düzlemde gündemde olan Suriye iç savaşı sonrası ortaya çıkan zorunlu göç meselesine, bir kent plancısının gözünden bakmanın getirdiği farklılıkları/ayrıcalıkları içeriyor. Çalışma, göçün sadece yer değiştirme tabanlı siyasi bir olgu olmadığını, göç alan ve göç veren mekânlarda, toplumsal ve ekonomik yapılarda da etkileri olduğunu gösterirken bir yandan da göç edenin bulunduğu “yer”le birlikte geliştirdiği gündelik yaşam taktiklerini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Dolayısıyla bu çalışma okuyucuya üç farklı bakış açısıyla Suriye göçü hakkında okuma yapma olanağı sunuyor: İlki, göçü uluslararası mülteci akını meselesi üzerinden okumak. Çalışmanın uluslararası göç meselesi konusunda bilgi birikimi sağlayan bir yanı var. İkincisi, Suriyelilerin bulundukları kentlerdeki yer seçim süreçleri, kentsel yaşam pratikleri, gündelik yaşamlarını sürdürme taktikleri üzerine okuma yapmak. Özellikle büyük kentlerde yaşayan ve hayatını devam ettirmeye çalışan Suriyelilerin mekânsal yığılma alanları ve bir arada yaşama eğilimlerinin yarattığı mekânsal ayrışma düzeyleri ve bir anlamda “kentsel adacık”lar yaratma eğilimleri kolaylıkla izlenebiliyor. Kitabın okuyucuya sunduğu üçüncü ve son okuma ise mültecilerin yaşadıkları/yaşamak zorunda kaldıkları “mekânlar” ve bu mekânlarla kurdukları ilişkiler üzerine: Başka bir ifadeyle tıpkı göçmenlerin “görünmezliği” gibi yaşadıkları mekânların da görünmezliğini duyumsamak üzerine… İşte bu çalışma, kentin merkezine oldukça yakın ancak kentin sunduğu imkânlar açısından sınırlıkları bulunan mekânlarla, bu alanda yaşayan grupları görünür kılma çabasını içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b593de-e38e-420d-a6c4-9b689c835405.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadir-X 2</image:title>
            <image:caption>Gece gündüzden, gündüz de geceden farklıdır. Tıpkı her birimizin farklı ama gece ve gündüz kadar uyumlu olması gibi... Nadir yanlarımızın bizi güçlendirdiğine inanıyoruz. Bu sebeple nadir hastalıklarla savaşan, bedenleri küçük ama kalpleri kocaman üç çocuğun öyküleriyle Nadir-X çizgi romanında sizlerle buluşmuştuk. Şimdi serinin ikinci kitabı Nadir-X 2’de dört farklı nadir kahramanımızla karşınızdayız. Nadir-X 2’de neler mi anlatılıyor? Nadir gücü gezegene yeniden hayat vermek olan Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastası Uzay Çocuk Ata’nın, enerjiyi yönlendirebilen süper güçleriyle Wilson hastası Yıldırım Kızlar İklim ve Melisa kardeşlerin, köpeklerle konuşabilen Mukopolisakkaridoz (MPS) hastası Ses Çocuk Cem’in sürprizlerle dolu maceraları sizleri bekliyor. Çizer Erhan Candan’ın kalemi ve yine onun çizimleri Nadir-X 2’yi hayata geçirdi. Çocuklarımız ve aileleri, beş yüz farklı nadir hastalığa karşı amansız bir mücadele veriyor. Toplumda yaygın görülmediği için kamuoyunda yeteri kadar gündeme gelmemesi, bu süreçlerin ne denli çetin yaşandığı gerçeğini asla değiştirmiyor. Nadir hastalıklar için farkındalık oluşturmak amacıyla, GEN’in koşulsuz desteğiyle yola çıkılan Nadir-X projesi sayesinde hem toplumun bilinçlenmesi hem de bu hastalıklarla mücadele edenlere destek olunması amaçlanıyor. Siz de kitaplığınızda Nadir-X çizgi romanlarına yer vererek bu kıymetli farkındalık yolculuğumuzun yılmaz destekçilerinden biri olabilirsiniz. Alacağınız her çizgi romanla SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği ve Mukopolisakkaridoz (MPS) ve Benzeri Lizozomal Depo Hastalıkları Derneğine bağışta bulunmuş olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11083024-3bac-4f4a-bbe1-8590a3f1b718.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Napıyor?</image:title>
            <image:caption>Her şey tamam, bir tek aklımdaki şu sorular dışında… Acaba ben bir kediye bakabilir miyim? Şimdiye kadar, yani dedemlerin bana küçükken aldığı ve balkonda kısa bir süre baktığım civcivi saymazsak eğer, hiç evcil hayvanım olmadı ki benim… 
İçimden gelen derin sezgisel sesim, “Yürü kızım, doğru yoldasın,” diyor, ancak zihnim devamlı sorular üretir durumda. Beynimin içinde sanki balkonda oturmuş iki kadın, karşılıklı çay içerlerken bir yandan da konuşuyorlar: 
“Kedi yeni aldığım şu güzelim koltukları tırmalar mı?” 
Diğeri çayını yudumlarken soruyor: 
“Evde koku olur mu sence, ne dersin?” 
“Yatakta bir kediyle uyumak mı? Yok artık canım, daha neler, hayatta olmaz…” 
 
Dünyaya geldiğimiz andan itibaren her birimize birer yumak iplik veriliyor ve bununla mutluluğun desenlerini örmek de bize kalıyor… İşte tam da böyle ilmek ilmek dokunan can dostluğun, aynı yaşam ve mekan paylaşımının katıksız ve karşılıksız sevgiyle filizlenerek çoğaldığı, zamanla sıcacık bir ilişkiye evrildiği bir yuva hayal edin. İçinizi ısıtan yumuşacık huzura dokunabileceğiniz, hüznün ve mutluluğun bir arada olduğu, gerçek hayatın içinden geçen iki sevimli kedi ve bir güçlü kadının masumiyete sarılmış nahif öykülerine tanıklık etmenin zamanı çoktan geldi… 
 
Ee o zaman ne bekliyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63468b80-f5f5-4187-9c58-4f12f93770d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bartleby the Scrivener</image:title>
            <image:caption>“II am a rather elderly man. The nature of my avocations for 
the last thirty years has brought me into more than ordinary contact with what would seem an interesting and somewhat singular set of men, of whom as yet nothing that I know of has ever been written:—I mean the law-copyists or scriveners. I have known very many of them, professionally and privately, and if I pleased, could relate divers histories, at which good-natured gentlemen might smile, and sentimental souls might weep. But I waive the biographies of all other scriveners for a few passages in the life of Bartleby, who was a scrivener of the strangest I ever saw or heard of.” 
Herman Melville’s immortal work 
Bartleby the Scrivener in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f0b7e9-85ee-4953-b1f2-3b3099dc3630.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice in Wonderland</image:title>
            <image:caption>Alice in Wonderland 
Lewis Carroll 
 
“Alice was beginning to get very tired of sitting by her sister on the bank, and of having nothing to do: once or twice she 
had peeped into the book her sister was reading, but it had no 
pictures or conversations in it, “and what is the use of a book,” thought Alice “without pictures or conversations?” 
So she was considering in her own mind (as well as she 
could, for the hot day made her feel very sleepy and stupid), 
whether the pleasure of making a daisy-chain would be worth 
the trouble of getting up and picking the daisies, when suddenly a White Rabbit with pink eyes ran close by her.” 
Lewis Carroll’s immortal work 
Alice in Wonderland in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca2feb0b-4986-4333-a6d8-86847c3f888e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’s Travels</image:title>
            <image:caption>Gulliver’s Travels 
Jonathan Swift 
 
“I hope you will be ready to own publicly, whenever you 
shall be called to it, that by your great and frequent urgency you prevailed on me to publish a very loose and uncorrect account of my travels, with directions to hire some young gentleman of either university to put them in order, and correct the style, as my cousin Dampier did, by my advice, in his book called ‘A Voyage round the world.’ ” 
Jonathan Swift’s immortal work 
Gulliver’s Travels in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2640e0b4-a0a9-4662-98ab-8cd2b679ed9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Robinson Crusoe 
Daniel Defoe 
 
“I was born in the year 1632, in the city of York, of a good 
family, though not of that country, my father being a foreigner of Bremen, who settled first at Hull. He got a good estate by merchandise, and leaving off his trade, lived afterwards at York, from whence he had married my mother, whose relations were named Robinson, a very good family in that country, and from whom I was called Robinson Kreutznaer; but, by the usual corruption of words in England, we are now called—nay we call ourselves and write our name—Crusoe; and so my companions always called me.” 
Daniel Defoe’s immortal work 
Robinson Crusoe in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aada32f-ea72-44a2-9c51-481e2bb0e16c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Paranormal aşk hikâyelerinin ünlü yazarı bu sefer bizi karanlık ütopyalarında gezdiriyor. Jen Minkman pek çok ülkede yayımlanmış bir yazar. Biz de bu yüzden onu Türk okurlarıyla tanıştırmayı kendimize görev bildik. Değişik seçkilerde yer alan üç distopik hikâyesini Salamis Yayınları için bir araya getirdik. İlk hikâye, seçkiye adını veren Kan Kırmızı, uzak bir gelecekte başka bir gezegende yaşayan küçük bir insan topluluğunun korkularıyla yüzleşmesini anlatıyor. İkinci hikâyenin adı Ateşböceği ve bizi Orwellvari bir yönetimle tanıştırıyor. Metafiziksel öğelerle örülmüş son hikâye Büyük Göç ise insanlığın yıldızlara kaçışını ve gezegenimizin sonunu konu alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f286cf33-f063-4894-9d94-5dbb8e9f0234.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Yumruk Busenaz Sürmeneli</image:title>
            <image:caption>“Bir yumruğum fedakârlık, bir yumruğum umut, bir yumruğum geçmişte verdiğim emekler, bir yumruğum gelecek için kurduğum hayaller…” 
 
 
Busenaz Sürmeneli, Türkiye’ye 17 yıl sonra Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazandıran ilk kadın sporcumuz. Bu tarihî başarı kadar başarıya giden yol da önem arz ediyor. Bu yüzden Ersin Şiyhan elinizdeki kitapta, henüz on yaşındayken Cahit Süme tarafından keşfedilip boksa yönlendirilen Sürmeneli’nin Olimpiyat şampiyonluğuna uzanan, ilham verici öyküsünü kaleme alıyor. 
 
Millî boksörümüzün kariyeri kadar karakterine de odaklanılan bu biyografi, ringlerde fırtına gibi esen Altın Yumruk Busenaz Sürmeneli’yi daha yakından tanımak isteyenler için röportaj ve fotoğraflarla zenginleştirilmiş eşsiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0cf4f86-7bff-441d-a2d4-7c7121c49a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailede Ergenlerde Çocuklarda İNTERNET BAĞIMLILIĞI Sosyal Medya Alışkanlığı ve Güvenli İnternet</image:title>
            <image:caption>Aylardır bizi evlerimize kapatan Koronavirüs, sokağa çıkamayan, arkadaşlarıyla buluşup oyun oynayamayan, bu yüzden canı sıkılan çocuklarımızı ekrana iyiden iyiye bağlamış durumda. Vaktiyle anne babalarımız bizi sokaktan toplamakta zorlanırken, şimdilerde biz çocuklarımızı ekran başından almakta zorlanıyoruz. 
Uzaktan eğitim sebebiyle çoğumuzun evlerinde birden fazla bilgisayar var. Evlerimize kapandığımız günlerde birlikte zevkli etkinlikler yapma ve kitap okuma alışkanlığımız olmadığı için herkes önündeki ekrana ve elindeki akıllı cep telefonuna bakıyor; kimsenin diğerinin yüzüne bakacak ve muhabbet edecek zamanı yok. İnternet bağımlılığının bir benzeri olan akıllı telefona aşırı düşkünlük, telefonsuz yapamama (Nomofobi) da sosyal ağ tuzakları arasına girmiş durumda.   
Çocuklarımızın zamanını alan yabancı bilgisayar oyunları ve çizgi filmler sanıldığı gibi masum ve oyundan ibaret değil. Şiddete özendiren, bilinçaltı mesajlar içeren, İslamofobi aşılayan, pagan inancını temsil eden semboller içeren, siber zorbalığa ve tehdite maruz bırakan oyunların sayısı oldukça fazladır. Haberlerde sık gündeme gelen Mavi Balina, yetmezmiş gibi son zamanlarda ortaya çıkan Momo ve Mavi Bebek isimli oyunlar, çocukları intihara kadar sürükleyen ciddi tehlikeler oluşturuyor. Bu çalışmamızda çocuklarımız için zararlı olan bütün oyunları isimleri ve içerikleriyle birlikte ele aldık. Anne babalara, çocuklarını bilgilendirmeleri ve korumaları için medya okuryazarlığına yer verdik. Yasaklama, elbette çare ve çözüm değildir. Çözüm güvenli internet kullanmak, çocuklarımızı zararlı oyunlara karşı uyarmak, onları inancımızı ve kültürümüzü yansıtan yerli yapımı faydalı ve eğitici oyunlara ve çizgi filmlere yönlendirmektir. Daha da önemlisi interneti ve sosyal medyayı doğru ve kontrollü kullanarak çocuklarımıza bu konuda örnek olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bb07b06-edb8-49ae-8488-f67b07824804.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Dediğin Nedir, Charlie Brown</image:title>
            <image:caption>&quot;Wittgenstein&apos;ı, Sartre&apos;ı boş verin; 
20. yüzyılın büyük düşünürü Snoopy&apos;dir.&quot; 
 
                                                    Daily Mail 
 
 
Aile gerçekten sıcak mıdır? Okulda başarı şart mıdır? Sahi, nedir başarı? 
 
Charlie Brown, arkadaşları ve Snoopy, en dikenli konuları küçük ve komik (ve bazen huysuz) birer bilge gibi ele almaya devam ediyor. 
  Aşk, Arkadaşlık ve Hayat&apos;la başlayan altı kitaplık dizi, Aile, Okul ve Başarı başlıklarıyla sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64e2cf7a-5a69-4e8b-b4da-891827704bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Dediğin Nedir, Charlie Brown?</image:title>
            <image:caption>&quot;Wittgenstein&apos;ı, Sartre&apos;ı boş verin; 
20. yüzyılın büyük düşünürü Snoopy&apos;dir.&quot; 
 
                                                    Daily Mail 
 
 
Aile gerçekten sıcak mıdır? Okulda başarı şart mıdır? Sahi, nedir başarı? 
 
Charlie Brown, arkadaşları ve Snoopy, en dikenli konuları küçük ve komik (ve bazen huysuz) birer bilge gibi ele almaya devam ediyor. 
  Aşk, Arkadaşlık ve Hayat&apos;la başlayan altı kitaplık dizi, Aile, Okul ve Başarı başlıklarıyla sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8d5ca2f-f732-4ecb-b6b2-91bba7308dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;nın Merkezine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Jeoloji profesörü Lidenbrock, Arne Saknussemm adında bir kâşifin dünyanın merkezine giden bir yolu tarif ettiği elyazmasına rastlar. Yeğeni Axel’in elyazmasındaki bilmeceyi deşifre etmesiyle profesörün ve Axel’in hayatı sonsuza dek değişir. Sessiz Hans&apos;ın rehberliğinde, yeraltı dünyasındaki tehlikeli, şaşırtıcı ve ürkütücü yolculuklarında tarihöncesi canavarlarla ve türlü tuhaflıklarla karşılaşırlar. Bir Jules Verne klasiği olan Dünyanın Merkezine Yolculuk, harikalar diyarına yapılan hayalî bir yolculuğun tasviriyle okurlarını büyülemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69241b94-23da-4ec3-ba2e-f772e6355b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bir akıncı ve fatihler topluluğu olarak kuruluşundan 15. ve 16. yüzyıllardaki yadsınamaz gücüne ve daha sonrasındaki iki yüzyıl boyunca kazanılan toprakların kaybına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun dramatik hikâyesini anlatan Stanley Lane-Poole, Osmanlı kimliğinin doğası, Batı ile yüzleşmesi ve işbirliği hikâyelerinin yanı sıra Osmanlı edebiyatı ve yönetimi gibi alanlarda da okuyuculara doyurucu bilgiler sunuyor. 
“Bir milleti yeniden yiğitlik ve doğruluk yoluna sokabilecek kahraman gelene kadar Türkiye’nin yenilenmesini hayal etmek boş bir spekülasyondan başka şey değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43cc0d9-5165-4975-9209-fdf14171321c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Mevsim Tek Yaz</image:title>
            <image:caption>İçtenlik ve ustalığın birlikteliği… Fide Köksal’ın şiirlerinde benim gördüğüm, beğendiğim ve önemsediğim bu oldu. Birbirinden güzel ve özgün dizelerin yer aldığı bu şiirler toplamında olağanüstü güzellikteki şu iki dize ise Köksal’ın ince, zarif şairliğinin sanki bir özeti gibi: “Tenimin bitki örtüsünü kaldırıp Çiçeklerime sokulman ne güzel” Ataol Behramoğlu …Gökte süzülme hızında Elinde onlarca iple yürüyen Bulutçu arıyor gözlerim Bulunca sana yağmur getireceğim Yanıkların var kalbinde Sağanakların iyi geleceği Üç mevsimin tek yazında Bir şey var insanı güldüren Bir evin bir kızı gibi Sana o gülüşleri de vereceğim Yeni yollara düşülüp Sığınakların terk edildiği… Fide Köksal’ın ilk şiir kitabı Üç Mevsim Tek Yaz Usta Şair Ataol Behramoğlu’nun önsözü ve Resmin Şairi Devrim Erbil’in kapak resmiyle okurları şiirsel bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1e9488-dc93-4350-b429-e779b25f296b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Yas Covid-19 Pandemide Politik Psikoloji Yazıları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 2020 yılının Mart ayında hayatımıza giren, sıradan olan pek çok şeyi altüst edip normal kavramını kökünden değiştiren ve sancıları hâlâ süren COVID-19’un politik psikoloji açısından etkilerini inceliyor. Salgının dünyaya ilk yansımalarını irdeleyen ve oldukça ilgi gören Pandeminin Psikopolitiği’nin ardından Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Merkezi tarafından yapılan bu ikinci çalışma, Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan ve Dr. Öğr. Üyesi Meltem Narter editörlüğünde alanlarında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan 12 makaleden oluşuyor. Pandemi döneminde yükselen yeni kitlesel psikolojiyi, bunun etkisiyle şekillenen siyasal ve sosyal davranışları, kolektif travmaları, korkuları, kaygıları Türkiye ve dünya ölçeğinde ele alan elinizdeki kitap, göç, mültecilik, sınır duvarları, yaşlılık, yas gibi konular üzerinde yoğunlaşmış çalışmalar içeriyor. 1989’da yıkılan Berlin Duvarı’ndan beri küreselleşmeye doğru giden dünya pandemi etkisiyle tekrar içe kapanmaya başlarken toplumlarda da “diğerine” karşı ırkçılık, ayrımcılık ve nefret baş gösteriyor. Bir yandan salgının getirdiği zorluklarla baş etmeye çalışan insanlık bir yandan bu çağdışı kavramlarla yüz yüze gelirken kriz içinde kriz yaşanıyor. Bitmeyen Yas COVID-19 pandemi etkisiyle değişen duygu, düşünce ve davranışlarımızı kitlesel düzlemde anlamak ve anlamlandırmak için bir kılavuz niteliği taşıyor. Makaleleriyle katkıda bulunanlar: Deniz Ülke Arıboğan, Şevin Karslı, Esra Işık, Elif Kaleli, Betül Çelebi Dağ, Zeynep Gümüş Demir, Safura Koçoğlu Eyiler, Berrin Göncü, Merve Suma Berberoğlu, Didem Ilgaz, Tuğba Aydın Öztürk, Dilek Özkan, Meltem Narter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c143d652-2a89-4f2e-8cbd-01b83978fe3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Telomeraz Devrimi</image:title>
            <image:caption>Bilimsel bir atılımın eşiğindeyiz. Yaşlanmanın arkasında yatan biyolojik mekanizmanın nasıl işlediği anlaşıldı. Yaşlanmayı durdurmak için ne yapacağımızı artık biliyoruz. 
Bir vücut hücresi bölündüğünde telomerler yani kromozomların uç kısımları kısalır. Telomer kısaldıkça hücrenin kendi moleküllerini onarma yeteneği azalır ve vücut hücreleri 40 ila 60 kez bölündükten sonra bölünme yetisini kaybeder, yani yaşlanır. İnsanın yaşlanması da vücudundaki trilyonlarca hücrenin yaşlanmasının sonucudur. Ama vücut hücrelerinin aksine üreme hücreleri ve kök hücreler yaşlanmaz, sonsuza dek bölünebilirler, çünkü telomeraz denen enzimi üretirler ve bu enzim de kısalan telomerleri tekrar uzatır, böylece hücrenin genç kalmasını sağlar.  
Telomeraz Devrimi, insan ömrünün uzatılmasında, yaşlanmanın durdurulmasında ve yaşlanmaya bağlı hastalıkların tedavisinde telomerazın nasıl kullanılacağını açıklıyor. 
Telomeraz Devrimi’nde, Amin Maalouf’un Empedokles’in Dostları adlı kitabında kurguladığı heyecan verici ütopyanın bilimsel dayanaklarını bulacaksınız. 
*** 
“Bu kitap, nasıl yaşlandığımızı ve yaşlanmayı birkaç yıl içinde nasıl evcilleştireceğimizi anlamak için etkili ve anlaşılması kolay bir kılavuz niteliğinde.” 
— Giacinto Libertini, İtalyan Evrimsel Biyoloji Derneği üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b1ca33-cf39-4e80-9217-876ba5edcf24.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürü Baloncuk</image:title>
            <image:caption>Küçük fare Mini’nin kafasını dolduran bir sürü düşünce vardı. Ne yaparsa yapsın zihninden uzaklaştıramadığı bu düşünce baloncuklarının sabah olduğunda ortadan kalmasını umarak uykuya daldığı bir günün sabahında, ne yazık ki değişen hiçbir şey olmamıştı… 
 
Mini’nin bu düşünce baloncuklarından bir an önce kurtulması gerekiyordu… Yapılacak şeyler giderek azalmıştı. Ancak en sıkıştığı anda aklına gelen bir fikir, onun berrak bir zihne kavuşmasına yardımcı olacaktı… 
 
Çağımızın en  yaygın problemlerinden biri olan aşırı düşünme ve buna eşlik eden kaygı duygusu; tıpkı çok bulutlu bir günde masmavi gökyüzünün griye dönmesi gibi  zaman zaman insanların da bakış açısını bulanıklaştırabilir. Böyle zamanlarda tüm problemler giderek büyümeye başlar; sanki çözüm yolu hiç yokmuş gibi görünebilir…  Bir Sürü Baloncuk tam da bunun gibi zorlu zamanlar için güzel bir çözüm önerisini model oluyor: derin bir nefes almanın ve gri bulutlar ortadan kaybolup yeniden masmavi gökyüzüne kavuşana kadar, herkesin kendisi için biricik olan güvenli alanında beklemenin neleri değiştirebileceğini çocuklara samimi ve interaktif bir dille açıklıyor. 
 
Karakter Eğitimi Serisinin ilk kitabı olan Bir Sürü Baloncuk tıpkı serinin diğer kitapları gibi küçük çocukların bilinçli farkındalık, empati, cesaret ve yaratıcılık gibi  sosyal duygusal  becerilerini destekleyerek, karakterlerini geliştirmeyi amaçlıyor. 
 
Kitabın sonunda yetişkinlerin çocuklarla birlikte düşünebilmeleri için; bilinçli farkındalık üzerine bilgiler ve edindikleri bu bilgileri uygulayabilecekleri keyifli etkinlik önerileri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4dc192-4617-446f-9b86-29dabd2e1394.jpg</image:loc>
            <image:title>Pamuksu Prenses</image:title>
            <image:caption>Popüler bir peri masalına, asi  bir dokunuş! 
 
 
“Cesur Kalpler için Peri Masalları Serisi”nin üçüncü kitabı olan Pamuksu Prenses, tıpkı Rabunzel ve Sindi-Gorilla gibi oldukça klasikleşmiş peri masalına yepyeni bir soluk getiriyor. Peri masallarının kalıplaşmış cinsiyet rollerine ve öğretilerine karşı çıkarak modern çağın özgürlükçü söylemine uygun bir karakter ortaya koyuyor. 
 
Bu hikayede, krallığın en iyi kedisi olan Majeste günlerini diğer kedilere ne kadar harika bir yürüyüşe sahip olduğunu göstererek geçirmektedir. Kristal küresi ise, kendine olan hayranlığını doğrulayan en sahici! destekçisidir. 
 
Ancak bir gün kristal kürenin anlatacak farklı bir hikayesi vardır. Pamuksu Prenses adında yeni bir kedi krallığa gelmiştir. O da en az diğer kediler kadar güzel... ve nazik... ve tüm bunlar da yetmezmiş gibi iyi kalpli, çevreye ve diğer hayvanlara karşı duyarlı bir kedidir. 
 
Majeste ondan kurtulmaya kararlıdır. Bunun için binbir oyun çevirmektedir. 
 
Neyse ki, Pamuksu Prenses çok özel fare dostlarına yardım ederek ve onların da desteğiyle Majeste’ye önemli bir farkındalık kazandırmaya hazırdır! 
 
Pamuksu Prenses de tıpkı Rabunzel ve Sindi-Gorilla gibi, genç okurlara güçlü mesajlar veriyor! 
  Rekabetin dostluk kurarak ve işbirliği yaparak dönüştürülebileceği hakkındaki bu eğlenceli hikaye; bireysel önceliklerden ziyade çevreyi korumanın ve bunun ancak dayanışma aracılığıyla mümkün olabileceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25be164f-9d56-4588-a563-6aa27a2e834f.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Yolu Çocukları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Roberta, Peter ve Phyllis. Onlar ihtiyaç duydukları her şeye sahip olan üç şanslı çocuktu. Anneleri ve babalarıyla birlikte Londra’da, kırmızı tuğlalı evlerinde mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Ta ki bir gün evlerine gelen iki adam, babalarını alıp götürene dek. 
 
Bu talihsiz olayın ardından anneleri ile birlikte taşrada bir eve taşınmak zorunda kalan çocuklar burada kendilerine tren raylarıyla örülü yepyeni bir hayat kurarlar. Onlar artık demir yolu çocuklarıdır. Burada yeni insanlarla tanışıp türlü türlü maceralar yaşayan üç kardeş bir gün babalarına tekrar kavuşacaklarına dair umutlarını asla kaybetmezler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54e04508-419b-4e0f-86e4-bc83aa2c8cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beneklerini Kaybeden Dalmaçyalı</image:title>
            <image:caption>Dalmaçyalı Lucy ile av köpeği Petra birbirlerinden hiç ayrılmayan çok iyi iki arkadaştır. Birlikte yemek yer, birlikte oynar, birlikte uyurlar. Ama bir gün Petra ortadan kaybolur. Ertesi gün üzüntüden Lucy&apos;nin benekleri de kayboluverir.  Petra&apos;nın tehlikede olduğunu öğrenen Lucy çok geç olmadan onu bulmak zorundadır. 
Acaba Lucy hem sevgili dostuna hem de beneklerine kavuşabilecek midir? 
 
Beneklerini Kaybeden Dalmaçyalı, bir sevgi, umut ve dostluk hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2e67ac7-977f-4fd5-ac68-fc8393866cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Dünya</image:title>
            <image:caption>Canlılar dünyasındaki yaşam formlarından biri öyle garip ve muhteşemdir ki bizi yaşamın işleyişi üzerine yeniden düşünmeye zorlar. 
Ne bitki ne de hayvanlar. Yerde, havada, vücudumuzda yaşıyorlar. Kimisi mikroskobik boyutlarda, kimisi şimdiye dek kaydedilmiş en büyük organizma. Karasal yaşam, bu canlıların kayaları parçalamasıyla başladı. Ekmek, alkol ve bazı ilaçları bahşederek insanlık tarihini şekillendirdiler. Uzayda yaşayabilecek ya da nükleer radyasyonun ortasında serpilebilecek kadar dayanıklı, davranış manipülasyonuyla bazı hayvanları felakete sürükleyebilecek kadar becerikli, atmosferin içeriğini –ve belki de geleceğimizi– değiştirebilecek kadar kudretliler. 
Mantarların hayranlık uyandırıcı ama göz ardı edilmiş dünyasına hoş geldiniz. Merlin Sheldrake, 23 dile çevrilip kısa sürede bir doğabilim klasiğine dönüşen Saklı Dünya’da, neredeyse bütün canlı sistemleri destekleyen mantarların yaşamlarına büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. “Wood Wide Web” denen ağlar sayesinde bitkileri birbirine bağladıklarının keşfedilmesiyle ekosistemleri anlama biçimimizi, beyinleri olmadığı halde problem çözebildiklerinin anlaşılmasıyla da geleneksel “zekâ” tanımlarını değiştiren mantarların, gerek yaşadığımız gezegeni gerekse zihin ve davranışlarımızı anlamanın anahtarı olduğunu gösteriyor. Mantarları daha yakından tanıdıkça pek çok şeyin ancak onlarla anlam kazandığını fark ediyoruz. 
“Bu kitaba aşık oldum. Merlin, şairin hayal gücüne sahip bir bilim insanı.” 
–MICHAEL POLLAN, Arzunun Botaniği’nin yazarı 
 
“Doğal yaşama dair anlayışımızı tepeden tırnağa yeniden şekillendiriyor. Baş döndürücü.” 
–ED YONG, Mikrobiyota’nın yazarı 
 
“Bir macera romanı gibi okunuyor... Harikulade.” 
–Sunday Times 
 
“Muhteşem!” –MARGARET ATWOOD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/435ef61b-32ac-43b8-b285-452ce6b083ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Saplantı</image:title>
            <image:caption>Klasik bir aşk hikayesi... ama birinin ölebilme ihtimali dışında. 
 
Delilah&apos;ı Logan kadar kimse bilemez. Kimse. Onun sosyal medyası aracılığıyla öğrenebildiği her şeyi öğrenerek ve evine yerleştirdiği gizli kameradan onu izleyerek bundan emin olur. Bazıları ona sapık diyebilir. Logan “romantik” olarak anılmayı tercih ediyor. 
 
Ancak Logan, Delilah&apos;ın tacizci üvey babasını öldürdüğünü gördükten sonra, onun hakkında keşfedeceği daha çok şey olduğunu fark eder. Onun tatlı, mükemmel Delilah&apos;ı o kadar da mükemmel değildir. 
 
Delilah kendini suçlu hissetmesi gerektiğini biliyordu ama tek hissettiği özgürlüktü. Hayatında onu kontrol eden erkeklerin boyunduruğundan kurtulmuştu. Ama Logan onun ne yaptığını gördü ve bunu unutmasına asla izin vermeyecekti. 
 
Delilah kurban olmaktan bıkmıştı. Ve Logan&apos;ın çarpık fantezisinde bir karakter olmayı reddediyordu. Eğer Logan onun gitmesine izin vermezse... onu bırakmasını sağlayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca56857e-a483-45b5-952f-743aad09b896.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Şifa</image:title>
            <image:caption>Ölümcül Şifa: Hayallerinizdeki meslek için bir katil olmayı göze alır mıydınız? 
Hipokrat yemini: İlk kural; kimseyi incitmeyeceksin. 
Doktor Rea Dharmasena, hayallerindeki araştırma işini, tıp fakültesindeki rakibi ve aynı zamanda en iyi arkadaşı olan Doktor Julia Stone’a kaptırdığında bir çöküş yaşar. 
Julia’nın bu işi elde edişi Rea’nin üstün teknoloji araştırmalarını kullanarak gerçekleşmiştir. 
Rea tam da bu ihaneti unutmaya çalışıyordur ki Julia hayatını değiştiren kanser aşısı keşfinden sonra ölü bulunur. 
Artık Rea hayallerindeki işe sahiptir. 
Peki bunun bedeli nedir? 
 
Bu kitap nefesinizi kesecek, ihanet, sırlar ve acımasız hırsla dolu, kalp durduran bir gerilimi sizlere yaşatacak. 
 
Gerilim sürekli tırmanıyor. Beni daha önce görmediğim yerlere götürdü. -Emily Barr 
Bırakmak çok zor… Tam bir zafer. -Catherine Balavage Yardley 
Bu sizi âdeta içine çeken, heyecan verici bir hikâye. -Adele Parks 
İlk sayfalardan itibaren okuyucuyu kalbinden yakalayan ve gerilimi son sayfaya kadar tırmandıran bir hikâye. Tüylerinizi ürpertecek derecede muhteşem. -Erin Kelly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90dd4308-cd53-4a4e-89ef-522242e1435c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Hasan</image:title>
            <image:caption>Hz. Hasan, Hz. Ali ile Hz. Fâtıma’nın biricik evlatları, ilk göz ağrılarıydı. Efendimiz (a.s.m.) “Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir. Bilmenizi isterim ki şu oğlum büyüdüğü zaman çok saygın biri olacak” buyurmuştu. 
Hz. Hasan, son derece mütevazı ve iyiliksever bir insandı. Biri kendinden yardım istediği zaman içinde bulunduğu şartlara takılmadan yardıma koşardı. 
Çok kibar biri olmasına rağmen haksızlık karşısında asla susmaz, zalimlerin karşısına cesaretle dikilirdi. 
Son derecede hoşgörülüydü. Kendisine yapılan haksızlık, kabalık, haddi aşan tavır ve sözlere karşı gösterdiği hoşgörü, karşısındakini yaptığına pişman edecek kadar büyüktü. 
Hz. Ali vefat edince halife olan Hz. Hasan’ın emrinde, tek bir işaretiyle ölüme koşacak bir millet ve büyük ordular vardı. Buna rağmen tarihte eşine az rastlanan bir erdem örneği göstererek, Müslümanların birlik ve beraberliği için halifelikten vazgeçti. 
* * * 
Bu kitap, Hz. Hasan’ın Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt ile birlikte geçen çocukluk anılarını, İslam mücadelesini, uğradığı ihanetleri ve eşsiz fedakârlığını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65265058-6425-4f09-827e-ae97eb624897.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Şamil</image:title>
            <image:caption>1800’lü yıllar. Dönemin süper gücü Rusya’ya kafa tutan bir avuç halk ve eşi benzeri görülmemiş bir direniş... 
Ve bu destansı ve kutsal direnişin lideri Şamil. 
Ruslar’a yıllarca kök söktüren Şamil. 
Özgürlük ve İslam davası uğruna fani ömrünü Kafkas dağlarında eriten Şamil. 
Gözü pek, gönlü engin Şamil. 
Mangal yürekli, şahin bakışlı Şamil. 
Dünyaya meydan okuyan, iman dolu dev Şamil. 
Esaretin düşmanı, özgürlük sevdalısı Şamil. 
Hikâyesi yüzyılları aşan, ilham yüklü koca çınar Şamil. 
Mertliğin ve zaferin destanını yazan Şamil. 
Nâm-ı diğer Kafkas Kartalı Şeyh Şamil! 
Yıllar önce Kafkas dağlarında at binip kılıç kuşanan bu mert insan, bütün kahramanlar gibi zorluğa ve çileye gözlerini açtı. Fani ömrü savaş meydanlarında, kılıçların gölgesinde geçti ve bu dünyaya veda ederken ardında koca bir hürriyet destanı bıraktı. 
* * * 
Vatan toprağının bir karışının bile ne kadar kutsal olduğunu onun hikâyesini okuyanlar anlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a603472-826d-4f71-a3bf-921dd9986d7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Hüseyin</image:title>
            <image:caption>Hz. Hüseyin’in çocukluğu, Sevgili Peygamberimizle (a.s.m.) geçti. “Cennet ehlinin süsü” dediği torununu gördüğünde yüzünde güller açan Efendimiz, onu sevip okşar, oyunlar oynardı. 
Yedi yaşında acının en büyüğünü yaşayan Hz. Hüseyin, küçücük bir çocukken önce canından çok sevdiği dedesinden, altı ay sonra annesinden ayrıldı. 
Peygamber ahlakıyla ahlaklanan Hz. Hüseyin, takvada zirveydi. Hayatının her karesinde Allah ve Rasûlü’nün rızasını öncelemişti. 
Son derece mütevazı, insanları hayrete düşürecek kadar cömertti. 
Babası gibi cesaret timsali bir kahramandı. Yeri geldiğinde ölüme meydan okumaktan kaçınmazdı. 
Son derece kararlıydı. Doğru bildiği şeyi yapmak için hiçbir şey ona engel olamazdı. 
Çok zeki ve hazır cevaptı. Verdiği cevaplarla hasımlarını şaşkına çevirirdi. 
Adalet duygusu yüksekti. Bunun için sonunda ölüm olduğunu bile bile Yezîd’in halifeliğine karşı çıktı. İhanete uğramasına rağmen mücadelesini sonuna kadar sürdürdü. 
* * * 
Bu kitap, Hz. Hüseyin’in hayatını, dünya cazibesine kapılmayıp ebedi saltanata talip oluşunu, ümmetin selameti için canını ortaya koyuşunu ve Kerbela’da acımasızca şehit edilişini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48fa168c-afde-49ea-8431-96a8808559b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Irak’ın Osmanlı Kökenleri</image:title>
            <image:caption>“Söz sanatlarındaki ve hikâyelerdeki öneminden ayrı olarak, hiç şüphe yok ki Irak hem geçmişte hem de bugün, ‘Ortadoğu’nun bir minyatürü’ gibi. Bu kitapta etraflıca anlatıldığı gibi, hemen hemen bütün temel etnik unsurlar (Türkler, Araplar, Kürtler, İranlılar ve Ermeniler) Bağdat vilayetinde bir arada yaşamışlar ve belki de en özgün mezhepler/dinler de (Sünnîler, Şiîler, Süryânîler, Keldânîler, Ya‘kūbîler gibi) orada var olmuştur. Bu barış içinde birlikte yaşama Irak’a benzersiz bir karakter kazandırmıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae508a7-baa0-4790-8319-734c43bc6d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberalizm Neden Çöktü ?</image:title>
            <image:caption>Liberalizm iflas etmiştir ama verdiği sözleri tutmadığı için değil, bilakis tuttuğu için iflas etmiştir. İflas etmiştir, çünkü başarılı olmuştur. Liberalizm “daha fazla kendisi oldukça” iç mantığı ve iç çelişkileri daha görünür hâle geldikçe, iddialarını çürütüp liberal ideolojiyi fiilî gerçekliğe dönüştüren patolojiler üretmiştir. 
  20. yüzyılın önde gelen üç ideolojisi –komünizm, faşizm, liberalizm– arasından sadece liberalizm varlığını devam ettirebiliyor. Liberalizm ideolojik açıdan tarafsızmış gibi davranmayı, hâkimiyeti altındaki zihinleri şekillendirmek gibi bir niyetinin olmadığına inandırmayı başarmıştır. Liberalizmin özgürlük, zevk ve refah gibi vaatleri belki de uzun ömrünün bir sırrıdır. Liberalizm halkların eşitliğine vurgu yapıyor, ama günümüzde başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, liberal ülkelerde maddi eşitsizlik giderek artıyor. Liberalizm bireyin özgürlüğüne dayanıyor, ama insanlık tarihinde görülmedik şekilde tahakküm kuran bir kamu örgütlenmesi liberal politikaların uygulandığı ülkelerde zorunlu hâle gelmiş durumda. Liberalizm aristokrasiyi kabul etmiyor, ama küresel elitlerin dünya hâkimiyetini sağlıyor. Liberalizm Neden Çöktü? sadece iki yıl içinde, Almanca, Arapça, Japonca, Macarca gibi on iki dile çevrildi. Çağımızın en önemli toplumsal-ideolojik tartışmasının bu önemli eserini VakıfBank Kültür Yayınları Türk fikir dünyasının ilgisine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66445fb-a980-43b8-a28a-fcc7829222ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası -Ciltli</image:title>
            <image:caption>Genç Jim Hawkins, korsanların hazinesini bulmak için açık denizlerde inanılmaz bir maceraya atılır. Ama kaçtığı korsanların, bindiği geminin tayfasına sızdığı anlaşılınca Jim, hayatını kaybetmek dâhil korkunç tehlikelerle yüz yüze kalır. Jim bu macerada hayal bile edemeyeceği şeyleri başarmak zorunda kalacak,  bir çocuk olarak çıktığı maceradan cesur bir delikanlı olarak dönecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ee165a-464f-4ab1-8e06-141b60a809c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermaye ve Zaman</image:title>
            <image:caption>Batı ekonomileri büyük krizler yaşamak pahasına neden hâlâ spekülatif yatırımlara müsaade ediyor? Martijn Konings, bu kitabında neoliberalizm ve onun eleştirilerine dair sosyoloji, ekonomi ve felsefenin hem çağdaş hem de klasik literatürün yeni bir okumasını yapıyor; sermaye ve zamanın bir araya gelip spekülasyon olgusunu nasıl oluşturduğunu resmediyor. İlk neoliberal eleştiriler devleti, tarafsız ve piyasanın dışında konumlandırmışlarken, Konings aslında devletlerin spekülatif hareketlere müdahil olduğunu iddia ederek, 1970’lerden beri süregiden piyasa krizlerini başka bir gözle yorumluyor. Diğer bir deyişle liberalizmi eleştiren neoliberalizmin bir eleştirisini sunuyor. Foucault, Hayek ve Minsky gibi düşünürlerin neoliberalizm yorumlarını ele alan Konings, çağdaş finansal sistemin işleyişini Niklas Luhmann’ın sistem çözümlemesi ve öz-göndergelilik kavramları ekseninde tekrardan düşünmeyi öneriyor. Çift girişli muhasebe kayıtları, merkez bankası para politikaları, yatırımlarda kaldıraç kullanımı gibi enstrümanları felsefi, sosyolojik ve politik bir bakışla değerlendiren Konings, okurlarını neoliberal zihniyeti ve neoliberalizmin güç kullanımını spekülasyonun edimselliği ve üretkenliği üzerinden anlamaya davet ediyor. Sermaye ve Zaman: Neoliberal Aklın Yeni Bir Eleştirisi spekülasyon, neoliberalizm ve çağdaş finansa dair yeni bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed769e40-ecc6-4df3-854f-a96c96ae4795.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar ve Gıda Güvenliği</image:title>
            <image:caption>“Bu özenli çalışmasıyla anne/babaların çok yararlanabilecekleri bir rehber hazırlayan Bülent Şık, bize aynı zamanda gerçek bilim insanlarının akademinin dışında da bilgi üretebildiklerini bir kez daha gösteriyor.” 
Prof. Dr. Kayıhan Pala 
 
İyi bir hayat herkesin ama öncelikle çocukların hakkı. Çocuklar için bunu yapmaya, çaba göstermeye değer. Çünkü çocuklar korunması ve özen gösterilmesi gereken ortak varlığımız... 
 
Çocukların sağlıklı beslenmesini sağlamak ile çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak aslında aynı şeyler. Çocuk sağlığını korumak sadece kendi çocuklarımızı değil, tüm çocukları korumakla ilgili bir şey. 
 
Bu kitap, annelere, babalara, eğitimcilere, gazetecilere, medya çalışanlarına, gıda ve çevre sorunlarına duyarlı herkese sesleniyor. Çocukları, çocukların sağlıklı beslenmesini gıda güvenliği çalışmalarının odak noktasına koyuyor. Evimizde, mutfağımızda gıda güvenliğini nasıl sağlayabileceğimiz sorusuna çeşitli meseleler üzerinden yanıtlar veriyor. Amacımız, sorunlar kadar çözümlere de değinerek gıda güvenliği hakkında temel bir bakış açısına sahip olmamızı sağlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8527cd-242f-4dde-92b6-3d5cca37533b.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemi Bir Kez Daha Görebilsem</image:title>
            <image:caption>Bir kadının yüreğindeki o hiç sönmeyen umut ışığının yürek burkan hikâyesi… 
 
İngiliz asıllı bir annenin çocukları olan henüz on beş yaşındaki Zana ile kız kardeşi Nadia, herkes gibi hayalleri olan iki genç kızdır. Birmingham’daki son derece modern ve özgür hayatlarının, onları günün birinde umut ettikleri o parlak geleceğe kavuşturacağından da emindirler. Ne var ki Yemenli bir esnaf olan babaları onlarla aynı fikirde değildir. Bulundukları ecnebi topraklarında kızlarının ahlaklı ve iffetli kadınlar olmayı asla öğrenemeyecekleri düşüncesiyle Zana ile Nadia’yı karşısına alıp onlara, ata topraklarını ziyarete gitmelerini teklif eder.  Kızlar babalarının bu teklifini hemen kabul ederler çünkü kendilerine anlatılan her şeye inanmışlardır. Yemen’in egzotik kumsallarında birbirinden güzel maceralar yaşayacakları bir tatil geçirmeyi planlıyorlardır. Öte yandan Yemen topraklarına ayak bastıktan çok kısa süre sonra kandırıldıklarını anlarlar. Babaları tarafından oğullarıyla evlendirilmek üzere iki Yemenli aileye para karşılığı satılmışlardır. 
 
Orta Çağ kanunları ile yönetilen, modern hayattan fersah fersah uzak bir dağ köyünde, daha önce hiç görmedikleri adamların eşleri olarak yaşamaya zorlanan Zana ve Nadia, başlarına ne gelirse gelsin günün birinde bu cehennemden kurtulacakları umuduna tutunmaya devam ederler. Özellikle de Zana, baskıya, zulme ve erkeklerin ağızlarından çıkan her sözün âdeta yasa kabul edildiği bir düzene tüm varlığı ile başkaldırır. Peki, her şeye rağmen hayatta kalmayı başaran bu iki kız kardeş, evlerine, İngiltere’deki yaşamlarına ve en önemlisi biricik annelerine yeniden kavuşabilecek midir? 
 
Yayımlandığı ilk günden itibaren dünya çapında ses getiren ve okuyan herkesi derinden etkileyen Annemi Bir Kez Daha Görebilsem, birbirinden farklı kadın portreleri eşliğinde toplumları oluşturan değerlere de ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4daf8f5f-ef04-4966-b413-5e7f16731511.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vaizenin Penceresi</image:title>
            <image:caption>Bir Vaizenin Penceresi, “kul” olma sancısı çeken bir vaizenin renkli ve paylaşımcı kişiliğini, olaylara bakışını, alemle ilişki kurma biçimini, anladıklarını anlatma şevkini, okuma iştiyakını, meraklarını, kitap tavsiyelerini, yazma serüvenini, gezip gördüklerini, izlediklerini, okudukları üzerine düşüncelerini, Kur’an’ın hayata hayat olma yollarını, Peygamberimizin örnekliğini; olayları, insanları, çiçeği, böceği, mimariyi anlamlandırma biçimini, zaman zaman inzivaya çekilme duygusu uyandıran hallerini okuyacağımız kısa ve derinlikli yazılarından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f628536d-f6c0-4d1c-ab42-2b8fa623eda9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Neyi Neden Yapar-1</image:title>
            <image:caption>Yemek ve uyku düzeni, dil gelişimi, tuvalet eğitimi, sütten kesme, inatçılık, hırçınlık, kaba sözcükler, parmak emme, tırnak yeme, kardeş kıskançlığı ve diğerleri… Her anne babanın kafasına takılan, kimi zaman içinden çıkamadığı sorunlardır bunlar… 
Bazı anne babalar bunların ne anlama geldiğini bildikleri için çocuklarını incitmeden sorunları çözerken, kimileri çaresiz kalıp çocuklarıyla çatışmaya girerler. Ve bu çatışmalarda, hem kendilerini hem de çocuklarını yıpratırlar.
İşte bu nedenle Adem Güneş, Çocuk Neyi Neden Yapar’ı ‘çocuk davranışlarını anlama rehberi’ olarak hazırladı. Çocuk davranışlarının nedenlerini ve çözüm önerilerini yalın bir dille, ebeveynlerle paylaştı. Bu kitap, çocuk davranışlarını anlamak isteyen her yetişkinin elinin altında bulunması gereken bir pratik bilgi kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0fece6-72fc-4103-ab7e-af613c9db65f.jpg</image:loc>
            <image:title>Enneagram İle Eşini Keşfet</image:title>
            <image:caption>“BİZ İLİŞKİYE DOĞARIZ. DOĞUMDAN ÖLÜME İLİŞKİ İÇİNDE KIRILIRIZ. İLİŞKİ İÇİNDE YIPRANIRIZ. İLİŞKİ İÇİNDE VAZ GEÇERİZ. YİNE DE HEPİMİZİ İLİŞKİ ONARIR.”
Eşler arasında yaşanan problemlerin temelinde iletişim kazaları vardır. İletişim kazaları öncelikle eşlerin kendilerini tanımamaları, birbirinin farklı yönlerini anlamlandıramamaları ve birbirinin beklentilerinden habersiz olmalarından kaynaklanır.
İsmail Acarkan, her insanın farklı bir mizaçla dünyaya geldiğini ve bu yüzden eşlerin önce kendisini sonra birbirini güçlü yönleri, eksiklikleri ve zaaflarıyla bir bütün olarak tanımalarının huzurlu ve mutlu bir aile için olmazsa olmaz olduğunu özellikle vurguluyor.
Yazar  bireyselleşme çağı olan 21. yüzyılda bu kadim öğretinin ne kadar ihtiyaç duyduğumuz bir anlayış olduğunun altını çizerken eşlerin iletişimini kolaylaştıracak bilgiler veriyor.
Enneagram ile Eşini Keşfet kitabı, eşlerin birbirini ve ailelerini tanımaları için destek olurken aynı zamanda anlaşmazlık sebebi olan farklılıkları zenginlik vesilesine çevirmelerine yardım ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b495887-6087-4766-a33d-f169a6b7e81f.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan - Devlet ve Toplum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Afganistan – Devlet ve Toplum 
Dünyada ve Türkiye’de Afganistan’a ilişkin genel açıklama ve tezler, yüzeysel olmak yanında, neredeyse birbirinin aynısı, tekrarı ve kopyasıdır. Ancak esas mesele Afganistan’a ilişkin bütün açıklama ve tezlerin yalnızca jenerik ve yüzeysel olması bir tarafa, baş aşağı olduğudur; terstir. Bu Kitapta bütün bu baş aşağı duran açıklama ve tezler, ayrıntılı ve tarihsel bir bakış ve açıklamalarla, tersine çevrilerek ayakları üstünde durması sağlanmış; yeni bir Afganistan Tezi ortaya atılmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab76703b-8ef4-41e8-bd99-9a9dad205528.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayanlar ve Diğerleri</image:title>
            <image:caption>Sondan sonra nereye gidiyoruz? Yaşamın sonundan, dünyanın sonundan sonra mesela... Belki küçük bir adaya, çünkü bu romandaki karakterlerden birinin dediği gibi, “dünya sona erdikten sonra adalarda yeniden başlayacak”. Şiddetli bir fırtınanın ardından bir grup Afrikalı yazar, bir edebiyat festivali bahanesiyle bir araya geldikleri Mozambik Adası’nın eşsiz ve büyülü güzelliğinde mahsur kalırlar. İnternetten, telefondan, haberlerden, herhangi bir iletişim aracından uzak yedi gün... Bütün bunların üstüne, adanın sokaklarında kendi hayal ürünleri olan yarattıkları kahramanlarıyla karşılaşmaya başladıkları noktada işler bambaşka bir boyuta taşınır! Hikâye bizi daha da ileriye götürür: Gerçeklik ve kurgu, geçmiş ve gelecek, yaşam ve ölüm arasındaki sınırı sorgulayan, hem yazarları hem de halkı rahatsız eden bir dizi garip ve gizemli olaya...
José Eduardo Agualusa, Yaşayanlar ve Diğerleri’yle edebiyatında yeni bir eşikten geçiyor. “Kapanmak” fiilini dünya genelinde tecrübe ettiğimiz zamanlara ayna tutan bu roman, zamanın ruhunu büyülü gerçekçilikle taçlandırıyor.


“J.M. Coetzee ile Gabriel García Márquez’i karıştırın, José Eduardo Agualusa’yı elde edeceksiniz: Portekiz’in Nobel Edebiyat Ödülü için bir sonraki adayı.” —Alan Kaufman
“Agualusa, hiç şüphesiz, Portekizce konuşulan Afrika ülkeleri yazarları arasında öne çıkan ses. [Unutmanın Genel Teorisi’nin] karakterlerinden biri diyor ki ‘İyi bir hikâyesi olan insan neredeyse kraldır.’ Bu doğruysa, Agualusa kendini kıtasının asilleri arasında görmeli.” —Financial Times
“Agualusa sıra dışı bir yetenek, cazibeli ve derinlikli.” —Neue Zürcher Zeitung
“Hayaletlerin, kargaların, denizden gelen seslerden korkan balıkçıların, kan emicilerin ve hamam böceği kadının yer aldığı hayali bir dünyada kendi yolunu arayan özgür karakterlerden oluşan bir geçit töreni.” —Pedro Miguel Silva, Mil Folhas
“Rutinin bariz bayağılığı hikâyeleri, sırları, kişilikleri, gönül yaralarını gizler. Agualusa bundan bahsediyor ama ötesine geçiyor: Edebiyat, Afrika, kimlik hakkında konuşuyor.” —Matheus Mans, Esquina da Cultura</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b327cc-b8ae-4dce-b4b0-22c1c1a0cadf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KarşılaştırmalıKamuYönetimi 
Ülkelerin idari sistemlerin karşılaştırılması, insanların devletli yaşama geçişleri kadar eski bir geleneğe sahiptir. Ancak, bu karşılaştırmanın sistematik şekilde gerçekleştirilmesi, İkinci Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş Dönemi’nin bir siyasi projesi olarak başlayıp, zamanla gelişerek günümüzde çok daha kapsamlı hale geldi. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında Asya, Afrika, Okyanusya ve Güney Amerika kıtalarında küçüklü büyüklü birçok devletin ortaya çıkması, bu devletlerin idari sistemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesine yönelik bir ilgi meydana getirmiştir. 
Kamu yönetimini hala popüler ve geçerli kılan yönü, ampirik dünyayla olan ilişkisinin güçlü olmasıdır. Kamu yönetimi dahil birçok sosyal bilim alanlarına yöneltilen gerçek dünyadan kopuk olarak kendi sanal dünyalarını oluşturdukları tezi, karşılaştırmalı kamu yönetiminde en aza indirgenir. Çünkü, çeşitli ülkelerin kamu yönetimleri ampirik olarak karşılaştırılmak suretiyle, dünya üzerinde mevcut farklı idari yapılar ile bunların işleyiş ve iş yapma kültürlerinin incelenmesi yöneticiler ve politika yapıcılar için içerisinde yaşanılan dünyayı kavrama, farklı ülkelerin tecrübelerinden faydalanma ve dış dünya ile temas kurma anlamında çok değerli veriler üretilebilir. Herhangi bir ülkede bulunan idari ve siyasi yapıların varlık nedenleri, başarı ve başarısızlık durumları ve bunların başka ülkelere transfer edilebilirlikleri, karşılaştırmalı kamu yönetimi alanındaki çalışmalarla anlaşılabilir. 
Bu kitap, özellikle lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde kamu yönetimi, siyaset bilimi, kamu politikası ve diğer sosyal bilim alanlarında öğrenim gören öğrenciler için temel bir başvuru kitabı işlevi görecektir. Ayrıca, karşılaştırmalı kamu yönetimi alanına ilgi duyan akademisyenler ve uygulamacılar için de faydalı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bba81f7-42d9-4b26-bda5-fb946a87579f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinlerin Başkenti Kudüs Eski Şehir</image:title>
            <image:caption>Kitapları, televizyon programları ve gezileriyle binlerce insanı keyifli tarih yolculuklarına çıkaran Talha Uğurluel Kudüs Serisi’nin ikinci kitabıyla karşınızda! Bu kitapla okurlarına şehrin surlarından bir kapı açan yazar, gezerek öğrenmeyi sevenlere yepyeni bir görsel şölen sunuyor. Sayfalara sığmayan, anlatmakla bitmeyen, medeniyetlere beşiklik eden Kudüs’ün surlarla çevrili bölümü olan Eski Şehir çok katmanlı yapısıyla, mukaddes emanetleriyle ve kökü Antik Çağ’a kadar dayanan kalıntılarıyla bu eserde bir arada.
Eski Şehir, bu kitapta altı bölüme ayrıldı. Altı güzergâh çizildi ve görünen-görünmeyen bütün detaylar renkli resimlerle desteklendi. Nihayet sadece kitap okuyarak şehrin caddelerinde dolaşabileceğiniz, Eski Şehir’i ziyaret ettiğinizde ise tek bir kitap ile bölgeyi gezebileceğiniz, her aradığınızı elinizle koymuş gibi bulabileceğiniz bir eser meydana geldi.
Burak (Ağlama) Duvarı, Kubbetüssahra, Davut Burcu, yer altı tünelleri, Hristiyanların hac yolu olan Çile Yolu, Haseki Hürrem Külliyesi, Hz. Ömer’in şehre girdiği Babü’l-Halil Kapısı, Kanuni Sultan Süleyman’ın inşa ettirdiği Aslanlı Kapı, Orta Çağ Kudüs kuşatmalarının izleri, medreseler, tekkeler, kiliseler ve dahası…
Dinlerin Başkenti Kudüs 2: Eski Şehir ile surlardan içeri girmeye, şehri sokak sokak gezmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ba3f4ba-489c-4b81-a086-184a39480ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf İzzeddin</image:title>
            <image:caption>Yaptığı özgün çalışmalarla Türk ve dünya tarih literatürüne önemli katkılarda bulunmuş çok değerli bir isim olan Prof. Dr. Ali Akyıldız bu kitabında hayatı ve ölümü hâlâ tartışılan Sultan Abdülaziz’in oğlu Yusuf İzzeddin’i ve dönemini anlatıyor.
·         Yusuf İzzeddin’in doğumu ve varlığı uzun süre neden gizlendi?
·         Yusuf İzzeddin’in “olağanüstü” askerî kariyerinin ve 15 yaşında mareşalliğe yükselişinin sırrı neydi?
·         Sultan Abdülaziz’in 1867’de yeğenleri ve 10 yaşındaki oğlu Yusuf İzzeddin’le çıktığı Avrupa seyahatinde neler yaşandı?
·         Sultan Abdülaziz, oğlunu taht adayı olarak parlatmak adına hangi “ilginç” yollara başvurdu?
·         Sultan Abdülaziz’in tahttan indirildiği dönemle ilgili olarak Yusuf İzzeddin’e hangi suçlamalar yöneltildi?
·         Yusuf İzzeddin, tahta çıkmasına yardım etmesi karşılığında Rus Çarı II. Aleksandır’a iş birliği önerdi mi?
·         Şehzadenin İttihatçılarla ilişkisi nasıldı?
·         Taht sırasını bekleyen Yusuf İzzeddin gelecekten haber verdiğini söyleyenlerle irtibat kurdu mu?
·         Çanakkale savaş alanlarını teftişe giden Yusuf İzzeddin burada “Türklüğün yerlere serildiğini” ileri sürerek Enver Paşa’yı tabancayla yaraladı mı?
·         Kansere yakalandığı ve veliahtlıktan ıskat edildiği vehimlerine kapılan veliaht bu dönemde neler yaşadı?
·         Ve nihayet iddia edildiği gibi öldürüldü mü yoksa intihar mı etti?
 
Prof. Dr. Ali Akyıldız’ın Osmanlı, Alman, Fransız ve İngiliz basınına, hatıratlara, arşiv belgelerine ve literatüre dayanarak ve uzun yıllar emek vererek hazırladığı Yusuf İzzeddin: İkbal, İdbar, İntihar, bütün bu sorulara ve süregelen tartışmalar yepyeni bir boyut kazandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e78ff72-90e0-4e2e-9c48-82583000790b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalb-i Selim</image:title>
            <image:caption>Sanma ey hâce senden zer u sîm isterler
Yevme la yenfe‘uda kalb-i selîm isterler
Bağdatlı Ruhî
 
Akıl büyük bir nimettir. İnsan, aklı kalbin hizmetine vermekle ruh semasında kanatlanır ve pervaz eder. Kalbî hayatta tezahür eden aşk, akla akıl ile veda etmektir. Aklın yetersizliğini akılla anlamak vahye muhatap olmanın da vesilelerinden biridir. Vahiy ise doğrudan doğruya bu aklın fonksiyonunu kavramış kalbe; daha teknik ifadeyle “akleden kalbe” hitap eder. İşte Cenab-ı Hakk’ın nazar ettiği bu kalptir ki marazlardan ve hastalıklardan kurtulduğu ölçüde “beytullah” haline gelir. Ömer Tuğrul İnançer bu önemli kitabında aşk yolunda yükselmeye müheyya olan insan kalbinin “selîm” bir mahiyet kazanabilmesinin yollarını gösteriyor. Kalbin kibir, benlik, gurur, ucb, haset ve gıybet gibi tehlikelerden korunması, bu menfi hisleri daha müspet ve pozitif davranışlara dönüştürerek sırat-ı müstakim hattında kalabilmenin ayrıntılarını ortaya koyuyor. Muhterem İnançer, her zamanki selis ve akıcı üslubuyla izah ettiği bu hayati meselelerin anlaşılmasında hem akılda hem de gönülde itminan hasıl ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f394001-315f-40d4-b148-61fc189e1a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartalın Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Nureddin Mahmud Zengî’nin Mısır topraklarındaki vekili Şirkuh vefat edince amcasının yerine Selahaddin Eyyubi geçer. Cesareti ve savaşçılığıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çeken genç sultanın tek emeli, İslam’ın izzet ve şerefinin daima hak ettiği mevkide kalmasıdır.
 
Onun genç yaşında Mısır gibi bir ülkeye yönetici olması, bazı beyleri rahatsız eder. Bunun üzerine içeride hain planlar kurmaya başlarlar. Dışarıda ise büyük bir tehlikenin çanları çalıyordur. Haçlı ordusu hızla İslam coğrafyasının içinde ilerlemektedir.
 
Sultan Selahaddin, dışardaki düşmanla mücadele edebilmek için önce kendi içlerindeki emniyeti sağlamak zorundadır. En güvendiği kişilerin başında gelen Bahaeddin Karakuş ‘Gölge’ isimli genç bir savaşçı casusunu onun hizmetine verir. Bu zorlu istihbarat savaşının ortasında, Gölge onun gözü, kulağı olacaktır. Fakat Gölge’nin de çözülmesi gereken birtakım sırları vardır.
 
Genç kumandan Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ün fethine uzanan gizem yüklü macerasında tüm nefesler tutulacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5451b786-988c-411a-ac0b-d961df773405.jpg</image:loc>
            <image:title>Padişahın Adamları</image:title>
            <image:caption>600 yıldan fazla hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu&apos;nu padişahın tek başına yönettiğini mi düşünüyorsun? O hâlde sana gerçekleri açıklamanın zamanı geldi. Osmanlı İmparatorluğu’nda padişahtan sonra gelen devlet görevlilerinin tamamı işte bu kitapta anlatılıyor! Şimdi, bu devlet görevlilerinin birçoğunu yakından tanıyacak, üç kıtaya hükmetmiş bir imparatorluğun nasıl ve kimler tarafından idare edildiğini, işlerin nasıl tıkır tıkır yürütüldüğünü öğreneceksin. Haydi; acele edin, Divan-ı Hümayun toplantısı başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94bd3341-5562-4e6b-a235-9c8918ba690c.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam, Ben Kitty</image:title>
            <image:caption>Bir ev kedisi olan Kitty, sahibi Emma ile mutlu bir yaşam sürer. Fakat Emma’nın başına gelenlerden sonra tek başına sürdüreceği hayatta kalma mücadelesi başlar, ki çoğu kişi bunun bir ev kedisi için o kadar da kolay olmadığını bilir.
 
Kitty kendi başına sokaklarda yaşamayı ve kendini beslemeyi öğrenmelidir. Eski bir fırının bahçesinde yeni arkadaşlar edinmeye başlar: Flecki, Anusch ve dünyadaki iyilik ve kötülüğün felsefesiyle ilgilenen bilge kedi Bruno.
 
Sokakta kaldığı süre boyunca Kitty dünyaya dair pek çok şey öğrenir. Evlerini terk etmek zorunda kalan kedilerle tanışır. Sokaktaki yaşama uyum sağlamaya başlasa da Kitty kendisine yeniden bir ev bulmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62e9c129-4c33-409a-80cf-754efb32d347.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuma Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Kitap Okuma Günlüğüm, seninle tanışmak için hazır! 
Okuduğun kitaplar üzerine düşüncelerini yazabilir ya da kendi okuma listelerini oluşturabilirsin.
Gezdiğin kütüphaneler hakkında notlar alabilir veya yazma alıştırmaları yapabilirsin.
Bu eğlenceli günlük, senin en yakın arkadaşın olacak...
Ve hiç yanından ayrılmayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44170b98-2fcc-4fa5-9661-c56f17afad4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaya Giden Tren</image:title>
            <image:caption>Benim Zürafam Uçabilir kitabının yazarından yine muhteşem bir macera! 
Hayallerinize giden bir trene binmeye hazır mısınız?

Öğretmen, bu sefer de sınıfa bir tren hikâyesi yazma görevi verdi. Bu bir ekip çalışması olacaktı. Moni ve arkadaşları sıra dışı bir tren hikâyesi yazmak için heyecan dolu bir maceraya başladı.
Bu tren Cumburlop Kasabası’na mı gidecekti yoksa Gergedanlar Köyü’ne mi?
Hayır hayır! Treni raydan çıkarma zamanı gelmişti. Çünkü bu tren uzaya gidecekti! 


Peki ama nasıl?

Kahramanlarımız, hikâye kurgulamanın inceliklerini ve yaratıcı yazarlık sırlarını paylaşacakları büyüleyici yolculuklarına bütün okuyucuları davet ediyor!

Haydi, Dünyanın En Büyük Kitabını yazmaya sen de var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f22c082-84d1-4ca8-8fd5-48374d49119d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Çarkın Peşinde 3. Sınıf Seti - (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Mahallenin yaramazları Berk ve Kerem; karnelerini almış, tatil planları yaparken yaz boyunca Recep amcanın marangoz
atölyesinde çalışacaklarını öğrenirler. Başta bu fikirden hiç hoşlanmazlar tabii.

Nereden bilebilirlerdi ki gizemli bir çarkın peşinde hayatlarının en unutulmaz anlarını yaşayacaklarını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7535308-529e-484d-8e1b-71fc935d617a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökdeniz Türkiye Turunda 4. Sınıf Seti - (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Gözlerini kapatarak görebilir misin? Ya da gözlerin kapalıyken dünyayı gezebilir misin? Dünyanın en iyi iki rehberiyle birlikte, hareketli bir sınıf ve anlayışlı bir öğretmen. Sürekli büyüyen bir sevgi ve her hikâyede artan heyecan.
Gezmek ve görmek için gözlerinin açık olmasına gerek yok. Hayal gücünde sınır olmadığını, eğlenmek ve öğrenmek için gerekli malzemelerin sende saklı olduğunu keşfet. Haydi sıra sende, sen de kapat gözlerini...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4718cfa-dc51-4f49-b99a-a0f87573ae07.jpg</image:loc>
            <image:title>Buddhaçarita - Buddha&apos;nın Yaşamı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aşvaghosha (yak. I. yy. sonu-II. yy. başı): Şair, müzisyen ve bilim insanı olan Aşvaghosha hakkında fazla bilgi yoktur. Bugün Ayodhyā denilen Sāketa şehrindendir. Kushan kralları döneminde, I. yüzyılın sonuyla II. yüzyılın başı arasında, muhtemelen İmparator Kanişka veya Huvişka döneminde yaşamıştır. Mahāyāna Buddhizmi’nin gelişmesine ve yayılmasına öncülük etmiştir. Kaynaklar onun Buddhizme geçmeden önce Brāhman bir aileye mensup olduğunu göstermektedir. Buddhaçarita Buddha’nın hayatı ve Buddhizm tarihiyle ilgili kritik bilgiler sunar. Bu nedenle birçok tarihçinin tarih yazımında kullandığı temel metinlerden biridir. Eserde Buddha’nın yaptığı işler kadar Buddhist öğretinin temelleri de anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ee10338-999b-415b-ad42-2b0fbd4e98af.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Sorsan Bilir Minik - Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Gel seninle aynı ormanda mevsim mevsim dolaşalım, arada mola verip yine mevsimleri konuşalım!
Yuva yapan bir kuş, küsen bir ot, kuruyup düşen yapraklar, donuk bir kurbağa hepsi seni bekliyor bu kitapta!
Ve minik sürprizler var kulakçıklar ardında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7676a245-8795-4135-af98-f7fcf28bb993.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Ülkede Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Dünyanın kardan bir pelerine büründüğü, yolların uçsuz bucaksız bir beyazlıkta kaybolduğu bir kış gününde karşılaşabileceği tüm tehlikeleri göze alan Tom, Sunderland’daki öğrenci evinde mahsur kalan hasta oğlunu eve getirmek için arabasıyla Belfast’tan yola çıkar. Fakat bu yalnız yolculukta ona; Noel neşesini bin bir çabayla aileye geri getirmeye kararlı karısı, eve dönüşünü sabırsızlıkla bekleyen küçük kızı, ne kadar uğraşırsa uğraşsın bir türlü bağ kuramadığı oğlu, hayal kırıklıklarıyla dolu kariyeri ve kendini gaipten bir ses olarak hatırlatan diğer oğlu Daniel eşlik edecektir. 
Çağdaş İrlanda edebiyatının son yıllarda adından övgüyle söz ettiren, ödüllü yazarlarından David Park’tan babalar ve oğullar, peşimizi bırakmayan sırlar ve duyguların donup yeniden canlandığı anlar üzerine yalın, şiirsel, ustalıklı bir üslupla yazılmış unutulmaz bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49286a7-ea02-4453-9488-3af443f4d199.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Fransa’daki bağları amansız bir salgınla kuruyup giden bir bağcı sağ kalan son asma kökünü cebine koyar ve onu California’ya taşımasını umduğu gemiye biner. Fakat hayalleri talihiyle bağdaşmaz. Karahumma olup gemiden Valparaíso Limanı’nda inmek zorunda kaldığı gün, yola çıktığı Fransa ve ayak bastığı Şili’yi bekleyen kader, gümrükteki bir yanlış anlama sonucu soyadı Lonsonier olacak ailenin de kaderi olacaktır. 
Birinci ve İkinci Dünya Savaşı, Şili’deki askeri darbe ve izleyen diktatörlük yılları fonda tüyler ürpertici bir gerçeklikle akıp giderken, aralarında bir ornitolog, uçağını elleriyle inşa eden bir kadın pilot, dâhi bir orkestra şefi gibi birbirinden ilginç ve tutkulu karakterler olan bu ailenin üç nesli her nefeste ölüme meydan okuyacaktır. Miguel Bonnefoy, siperlerin derinliklerinden sıradağların doruklarına, limon ağaçlarının gölgesinden diktatörlük yıllarının karanlığına uzanan bu büyülü hikâyesiyle geniş bir zaman dilimini kısa bir romana sığdırırken, hayranlık uyandıran üslubu ile keşfedilmesi ve takip edilmesi gereken bir yazar olduğunu kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baa57ba9-8b5e-4e89-b6d6-bc2c349c7048.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap matematikteki yerleşik sembollerin kökenlerinin ve evriminin izini sürmektedir. Esasen bir matematik sembolleri tarihidir, ancak aynı zamanda sembollerin matematiksel düşünüşü nasıl etkilediklerinin ve nasıl geniş ve kalıcı bir bilinçaltı esin yelpazesi uyandırdıklarının da keşfidir.” 
Pek çoğumuz artı, eksi, eşittir gibi basit matematik sembollerini sık sık kullansak da çok azımız bu sembollerin 16. yüzyıldan önce var olmadıklarını bilir. Peki, bunun öncesinde matematikçiler ne yapıyordu? Matematik bugün bildiğimiz haline nasıl evrildi? Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi ’nde Joseph Mazur matematiksel notasyon sistemimizin gelişiminin ardındaki büyüleyici hikâyeyi bizlere anlatıyor. Sembollerin ilk kez nasıl kullanıldığını, zaman içinde sembollerin nasıl değişim geçirdiğini ve yazılı matematiğin sembol öncesi ve sonrası dönemde nasıl uygulandığını ayrıntılarıyla açıklıyor. 
16. yüzyıldan önce nesir ya da nazım şeklinde kaleme alınan, hatta rakamların bile yazıyla gösterildiği metinlerle yapılan retorik cebir, semboller sayesinde bir dönüşüm geçirir. Bu sadece şeklen değil, matematiksel düşünceyi, yaklaşımı, anlamı, anlamayı ve iletişimi de değiştiren psikolojik bir dönüşümdür. Semboller benzerlik, ilişkilendirme, özdeşlik, çağrışım ve tekrarlanan imgeler yoluyla bizi etkiler, bilinçaltı çağrışımlarla yeni fikirlere kapı açar, deneyim ile bilinmeyen arasında bağlantılar kurulmasını sağlar ve temel matematik bilgisinin yayılmasını kolaylaştırır. 
Matematiğin kelimelerden kısaltmalara, oradan sembollere uzanarak bugün bildiğimiz haline ulaşma serüveni Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi ’nde çarpıcı tarihi anekdotlar eşliğinde sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a56b2223-28d5-48f9-8307-c5159416675a.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Arı&apos;nın Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Vızz vızz!
Hey beni duyuyor musunuz?
O ses nereden mi geliyor?
Benden tabii… Vızz vızz!
Bal kovanıma hoşgeldiniz. Bendeniz çalışkan bir bal arısıyım. İşim gücüm bal yapmak. Şey… Yani bugünden itibaren diyebiliriz. Bugün kovanımdan ilk kez dışarı çıkacağım. Çok heyecanlıyım!
Etrafı çok merak ediyorum. Özellikle de mis kokulu birbirinden güzel çiçekleri, ağaçları, meyveleri… Tüm gün çiçekten çiçeğe konup bal yapmak için polen toplayacağım. Bana eşlik eder misiniz?
Arıların dans etmeyi çok sevdiğini biliyor musunuz? Ya da en güzel çiçeği bulmalarını sağlayan süper koku alma duyuları olduğunu? Hadi o zaman takılalım peşine arıcığın da öğrenelim arıların gizli yaşamını!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1962170d-e2b0-4150-a806-bd3d0e14f2c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mira Her Şeyi Bilir</image:title>
            <image:caption>Vera bu duyguyu biliyordu, bir yalanı keşfedersin ama bir an için tekrar inanmak istersin. Çünkü daha rahattır, çünkü daha acısızdır, çünkü seni huzur içinde uyuduğuna inandırır; oysaki yalnızca uyuşturulmuşsundur. Gözler kapalı, ama rüya yoktur. Mesajı tekrar okudu, sonra gönülsüzce küçücük parçalara bölerek limonatanın içine attı. Ale’nin mesajını saklamayı ne kadar isterdi ama çok riskli olurdu. İz bırakamazlardı. Protokol gereği matarayı salladı ve iki numaralı kâğıdı aldı.
Yaşam; gözetleyen, izleyen, her sorunu çözen, her soruyu cevaplayan bir yapay zekânın, Mira’nın kontrolünde! Dijital ağlarla örülü “mükemmel” topluma ayak uydurmakta zorlanan dört gencin arkadaşlığı, aşkı sorgulayışları, onları özgürlüğe kavuşturacak bir başkaldırının kıvılcımını yakıyor. Kendilerine dayatılan sanal Rejim’e karşı çıkanlarla birlikte onlar da edebiyatın, kitapların gücüne tutunuyor… Çağdaş İtalyan edebiyatının ödüllü yazarlarından Luigi Ballerini, distopik romanında okuru, teknolojiyle biçimlenen karanlık bir yolculuğa çıkarıyor. Teknolojinin sınırlarını sorgulatan, hür irade ve özgürlük gibi kavramları çarpıcı örneklerle işleyen Ballerini, geleceğin dünyasından bir soru soruyor: Distopya ne kadar uzakta?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be02478-4d95-4867-bf88-cba8b1e7c98c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Artı Bir</image:title>
            <image:caption>Biliyoruz ki hepimizin bir öyküsü var.
Gerek yaşanmışlıklarımızdan gerekse yaşanamamışlıklarımızdan, gerek umutlarımızdan gerekse pişmanlıklarımızdan, gerek mutluluklarımızdan gerekse korkularımızdan izler taşıyan öyküler… Elinizde bulunan bu kitapta da birbirinden farklı duyguları barındıran dokuz öykü bulunuyor. Her yaşamın biricik olduğu gibi her öykü de o biricik yaşamları temsil ediyor. Okurken hayat öykünüze yön verebilecek ibretlik hikâyelere de rastlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32809786-926f-4baa-8bf6-7bf64548f45a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavanozda Bir Yıldız</image:title>
            <image:caption>Küçük bir çocuk, bir gün bir yıldız buldu. Yıldızını bir kavanoza koyup onunla maceralara atıldı. Fakat minik yıldız evini çok özlüyordu... 
Küçük çocukla ablası, yıldızın evine sağ salim dönmesini sağlayabilecekler mi dersiniz? 
İki kardeşin arkadaşlığını mükemmel bir şekilde anlatan sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5497aa7-3be4-4562-8d53-ab55bdadc9f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tırtılın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Minik tırtıl Yumuk, yakında bir güve olacak. Ama önce karnını doyurmak için yiyecek bulması gerekiyor. Yumuk, afiyetle yiyeceği karahindiba yaprakları ararken başka tırtıllarla karşılaşıyor. Rengarenk, birbirinden göz alıcı ama pek de kibar olmayan bu tırtıllar, Yumuk’un sıradan bir güve olacağını düşünüyor. Hepsi de Yumuk’a kahkalarla gülüyor. 
Acaba Yumuk nasıl bir güve olacak? 
Dünyaca ünlü Yayazula’nın yazarı Julia Donaldson ve ödüllü çizer Yuval Zommer’den muhteşem bir dönüşüm hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6ba4137-9eba-4ec6-bd10-a9e419e53462.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevremiz - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2d4494-1ca5-47b6-a7ae-20c935ab8fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyamız - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b090713-09cc-42ff-9056-405442a30676.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Hayvanlar - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b3f858-f037-4d38-a57f-94b2f5c6e65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Dostlarımız - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860bfb02-8f77-4976-b857-2e0565fcb480.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Hayvanlar - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57fc4d05-b4f1-4391-b14b-470b22eff686.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncaklar - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c61b4a-f6d2-46ea-9ac8-89668889d2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşinci Mevsim</image:title>
            <image:caption>Bin dokuz yüz yetmişlerin İstanbul’unda, tarihi Eyüp Sultan semtinde geçen yalın bir hikâye… Psikiyatr Selim Bey’in, tanışıklığı yıllar öncesine dayanan yeni hastasıyla gençliğine yaptığı zihin yolculuğu… Kırık bir aşk hikâyesinin ekseninde gelişen olaylar… Züleyha Şener bu romanında, ölümlerin geride kalan hayatlara yansımalarını; dönemin aile bağları, dostluk ilişkileri ve sevda durumları üzerinden ele alıyor. Eserin ilerleyen bölümlerinde, ana karakterin doktor koltuğundan hasta koltuğuna geçmesiyle okuru da hikâyeye dâhil ediyor. Ve eski şaşaasını kaybetmiş bir konakta, geniş aile anlayışının sürdüğü bir zamanda, hisleriyle yaşayan insanların dünyasına ortak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72455d04-f4d2-47bc-8410-55c43e615e70.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim&apos;i Ne Değiştirdi Böyle</image:title>
            <image:caption>Asaf, izlediği belgeselden öğrendiklerini gündelik hayatında uygulamaya karar verir. Aşırı… aşırı… aşırı… tüketilen her şeyin gezegenimizi üzdüğünü öğrenmiştir artık. Dünya için iyi bir şey yapmaya evinden başlayabileceğini anladığında, ailesinin günlük yaşamını inceler. Ablasının tüketim alışkanlıklarını değiştirmek için çabalamaya karar verir. Abla kardeşin esprili ve yaratıcı çevre dostu fikir yarışması da işte böyle başlar. 
 
Çok ödüllü, sevilen yazar Mavisel Yener’in kaleminden yaratıcı düşünmeye bir çağrı… 
Usta yazar Mavisel Yener’in yazdığı İklim’i Ne Değiştirdi Böyle? eğlenceli kurgusuyla okurlarına, dünyanın geleceğini korumak için yapılabileceklere yönelik parlak fikirler sunuyor. Sıcacık bir aile ortamının güvenli atmosferinde, iklim değişikliği konusunu ince ince gündeme getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89369d36-7bc4-4f90-829b-06f94d4a0143.jpg</image:loc>
            <image:title>Salamina Askerleri -Ciltli</image:title>
            <image:caption>“Muhteşem bir kitap… Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri!”
 
Mario Vargas Llosa
 
Javier Cercas, adının tüm dünyada duyulmasını sağlayan ve Mario Vargas Llosa, J. M. Coetzee, Doris Lessing gibi yazarların büyük beğenisini kazanan Salamina Askerleri romanında İspanya tarihinin çok belirleyici bir dönemine farklı bir açıdan yaklaşıyor. İspanya İç Savaşı’nın son aylarında, Cumhuriyetçi birlikler bir grup Franco taraftarını kurşuna dizer. Fakat içlerinden biri, Falanj’ın kurucusu Rafael Sánchez Mazas, Cumhuriyetçi bir asker sayesinde hayatta kalır. Bu olaydan 60 yıl sonra, bir gazeteci bilinmezliklerle dolu bu tuhaf hikâyenin aslını keşfetmek için uzun bir maceraya atılır. Javier Cercas’ın “yazdığım en iyi roman” olarak nitelediği Salamina Askerleri, hikâye içinde hikâyelerle gerçekle kurmaca arasındaki ince çizgide seyreden, hatırlamak ve unutmak üzerine bir başyapıt.
 
“Javier Cercas, karşı konulamaz bir dolaysızlık ve incelikle, günlük yaşamlarımızda tarihle uzlaşma
olasılığına doğru, hızlı, zekice ve şefkatli bir arayışa giriyor... Muhteşem bir roman yazmış.”
 
Susan Sontag</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcf4e2a-8cda-407c-b895-046127922cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Avni Paşa</image:title>
            <image:caption>Kırmızı-yeşil şeritli özel İstiklal Madalyası’nın
ilk sahiplerinden.
Tarih kitaplarımızın söz etmediği saklı kişiliklerden.
Avni Paşa gerçekte kimdi?
20. yüzyılın başlarındaki Makedonya’ya, Osmanlı’nın çöküş dönemine, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne, “Hürriyetin İlanı”na, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları’na, Kilikya’da Ermenilerin ayaklanmalarına ve tehcirine, İzmir yöresinde Kuvâ-yi Milliye’nin kuruluşuna, Çerkez Ethem kuvvetlerinin oluşturulmasına, 1919-20 yıllarındaki iç savaşa, Birinci Meclis’e ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına
uzanan bir şaşırtıcı hikâye…
Hep bir paşalar mücadelesine sahne olmuş
uzun tarihin ilginç çehrelerinden birisini
Orhan Barlas aydınlatıyor.
“Yük gemilerinden kalkan uçaklar Kilikya şehirlerine yağmur gibi bomba yağdırıyordu. Halk dehşet içine düşmüştü. Bu daha önce hiç görülmemiş duyulmamış bir şeydi. Aniden havadan yağan bombalar sivil halka, hastanelere ve fırınlara ölüm saçmaktaydı. Müslüman halk iç bölgelere, Amanos Dağları’na kaçmış, buna karşın Ermeni ahali kılını bile kıpırdatmamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1b6f26-d91c-4fd5-8a8b-ae8bd3c16c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Polisi</image:title>
            <image:caption>“Aile, müesses nizamı yeniden üretmenin bir aracı mıdır?”

Jacques Donzelot, siyasi aklın eleştirisinde bir başyapıt teşkil eden Aile Polisi’nde, on sekizinci yüzyıldan itibaren kamusal müdahale alanına dönüşen ailenin tabi tutulduğu reform hareketini, “sosyal” sektörünün ortaya çıkışıyla birlikte ele alıyor. Ailelerin yönetiminden ailelerle yönetime geçiş olarak kuramsallaştırdığı bu süreçte, Donzelot, işçi sınıfı
ile orta sınıfın, liberal ekonomi bağlamında aile-toplum ilişkini yeniden şekillendirmek isteyen sosyal pratikler ile söylemler tarafından nasıl farklı şekillerde hedeflendiğini, aile yoluyla hangi problemlerin çözülmeye çalışıldığını ve ailenin “ileri liberal toplum”a adaptasyon sürecinde filantropi, sosyal meslekler, tıp, eğitim ve psikiyatrinin oynadıkları rolü, psikanalitik söylem ve pratiklerin yükselişine doğru ele alıyor. “Toplumsal yüzeyin bir tarihini yazma” iddiasıyla, eleştirinin bütün gücünü kuşanmış olarak gelen bu kitap, Gilles Deleuze’ün son sözüyle birlikte, ilk kez Türkçede okurlarıyla buluşuyor. Bu kitabın açtığı yolu, yine en iyi, iki yazar anlatıyor:

“Bu kitap bir ilk olduğu söylenebilecek bir adım attıysa, bu onun ailenin son iki yüzyılı kapsayan bu reform hareketini ‘yönetim’ değişikliği kabilinden düşünmüş olması, bu terime vurgu yaparak sosyal kontrol ve disiplinleşme terimlerine yoğunlaşan tek yönlü okumalardaki yanılgıları bir ölçüde aşmış olması ve böylece Michel Foucault’nun çok geçmeden sistematik bir kurama dönüştüreceği bir yaklaşımın genel hatlarını ortaya koymuş olmasıdır.”
Jacques Donzelot,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4df169bb-d88f-4d2c-abc3-e18ad8ecdb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmette Süpervizyon</image:title>
            <image:caption>Süpervizyon, hizmet içi eğitim ve personel geliştirme çalışmaları, sosyal hizmet uzmanının işini etkili yapabilmesi için bilmesi ve öğrenmesi gerekenler konusunda sorumluluk paylaşımını içermektedir. Kanıta dayalı uygulamanın kurumlarda hayata geçirilmesi için süpervizyonun kritik rolü ortaya konmuştur ve süpervizyon uygulayıcıları sıklıkla yeni işe başlayan sosyal hizmet uzmanlarına klinik hizmetlerin belgelenmesi ile ilgili olarak eğitim vermektedir ama aynı zamanda bilinmektedir ki sosyal hizmet eğitiminde yasal belgelemeye dair çok az şey öğretilmektedir.
Kurum bütçelerindeki kesintiler, hizmet içi eğitime ve geliştirme çalışmalarına ayrılan bütçenin de kesilmesi anlamına gelmektedir. Artık kurumlar sosyal hizmet uzmanlarının atölye çalışmalarına, enstitülere ve ulusal toplantılara katılımlarını destekleyecek fon bulmakta zorlanmaktadır. Bunun sonucu olarak süpervizyon; hem çalışanların eğitimi hem de becerilerini geliştirmeleri için en önemli araç haline gelmektedir.
Bu kitap sosyal hizmette süpervizyon sanatının durumu hakkında bir inceleme sunmakta ve geçmiş resmi eğitimleri ne olursa olsun süpervizyon uygulamaya hazırlanan ve süpervizyon uygulayan meslek elemanlarına hitap etmektedir. Ayrıca süpervizyondan daha üretken şekilde yararlanmak isteyen tüm sosyal hizmet uzmanları, öğrenciler ve süpervizyon alanlar için de, bu eser, oldukça faydalı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c04391b-8e42-4996-931f-45575ac75147.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Milli Güvenlik Devleti</image:title>
            <image:caption>“Başka güvenlik devleti örneklerinde olduğu gibi Türkiye’de de meşruiyetini düşmanların varlığına, çokluğuna ve tehdidin yakınlığına dayandıran milli güvenlik devleti, farklı muhalefet biçimleriyle bağdaştırdığı ‘düşman’ söylemini, paranoya düzeyine vardırdı. Bu çerçevede ordunun belirlediği hedef ve çıkarlarla örtüşmeyen her türlü talebin sahipleri kolaylıkla ve rahatlıkla ‘yabancı uşağı’, ‘dış mihrak’ ya da ‘vatan haini’ gibi etiketlerle yaftalandı.” Ulus-devletlerin kurumsallaşmasıyla beraber “milli güvenlik” diye adlandırılan ve hiçbir zaman yalnızca dış politikanın konusu olmamış siyasi ajanda, hem siyaset biliminde hem de uluslararası ilişkiler disiplinlerinde en önemli tartışma başlıklarından birisi olmuştur. Türkiye’nin Milli Güvenlik Devleti’nde Zeynep Şarlak, “milli güvenlik devleti” kavramını, bilhassa karşılaştırmalı siyaset bilimi perspektifini kullanarak, Türkiye’de Soğuk Savaş döneminden itibaren tedricen tesis edilmiş bir rejimi tanımlamak üzere ele alıyor ve Soğuk Savaş döneminden itibaren Türkiye tarihine bu kavram üzerinden bakmayı öneriyor. Milli güvenlik devletinin özellikle iç siyaseti tasarlayıcı ve düzenleyici boyutuyla ilgilenen çalışma, asker-sivil ilişkileri, sosyal ve siyasi haklara dair kırmızı çizgiler, iç düşmanlar, güvenlik aygıtlarının tesisi gibi başlıklar üzerinden bugünün siyasi rejimi üzerine de yeniden düşünmeye davet ediyor. Gündelik hayata da ziyadesiyle sirayet etmiş siyasi paranoya ve korkuların temellerini aramaya girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09540c85-548b-4619-9a01-e2b8d2f637e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ya da kısaca DEHB, günümüzde çocuk ve ergen psikiyatrisinde en sık konulan tanılardan biri. Pek çok kişi bu sebeple, onun yaramaz veya tembel çocuklar için kullanılan moda bir kavram olduğunu düşünüyor. Peki DEHB tam olarak ne anlama geliyor? Gerçekten ebeveynlerin yetiştirme hatalarını ya da çocuğun karakter zaaflarını örtbas etmeye hizmet eden kullanışlı bir etiket mi, yoksa üzerine ciddiyetle eğilinmesi gereken bir sağlık sorunu mu? DEHB kişinin kendisiyle, aile üyeleriyle ve sosyal çevresiyle ilişkilerine nasıl yansır? Bu durumdan mustarip kişiler hangi duygudurum bozukluklarından etkilenirler? Odaklanma ve dürtüsellik neden temel bir zorluk olarak günlük hayata damga vurur? Çocuklarda ve yetişkinlerde aynı tanı kıstasları mı geçerlidir, yoksa semptomlar yaşla değişir mi? İlaç tedavisi kaçınılmaz mıdır, diğer seçenekler nelerdir? Fiziksel aktivitenin DEHB’yi yönetmekte nasıl bir rolü vardır? Tehlikeli davranışlar ve alışkanlıklar DEHB’lilerde daha mı sık görülür? DEHB’nin olumlu özellikleri nelerdir ve toplum açısından nasıl bir potansiyele sahiptir? Psikosomatik hastalıklar ve psikoterapi uzmanı Astrid Neuy-Bartmann, Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu: Tanı ve Baş Etme Yolları’nda, okuru DEHB’nin temel semptomlarıyla ve farklı tedavi yöntemleriyle tanıştırıyor. En yeni bilimsel bilgileri dikkate alarak konunun sadece uzmanlarca değil, DEHB’liler ve yakınları tarafından da hızla kavranmasını sağlıyor. Günlük hayatta karşılaşılan ve ilişkileri çıkmaza sokan çeşitli sorunları gidermek için vazgeçilmez bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86febdb1-4c58-41c0-a195-816d0918af72.jpg</image:loc>
            <image:title>Reşe</image:title>
            <image:caption>Kendi tabiriyle “köyde iki numaralı mağaradan çıkmış bir insan” olan Musa Anter, ufku yaşadığı coğrafyanın çok ötesine taşan biriydi: Çocukluğundan itibaren kendisine biçilen rolü reddederek okuyan, yazan, kendini geliştiren, bir yandan türlü işlerle uğraşıp bir yandan yılmadan Kürt halkının yaşadığı sorunlar için mücadele eden bir isimdi. Reşê - Kızının Gözünden Musa Anter, gazeteci Hatice Kamer’in Anter’in kızı Rahşan Anter Yorozlu’yla yaptığı uzun sohbetlerin sonucunda ortaya çıkmış bir kitap. Babasının “Reşê” diye seslendiği Rahşan, bir yandan babasının bir yandan kendisinin hikâyesini anlatırken hem kısa bir Türkiye tarihi sunuyor hem de Anter ailesinin ve babasının pek bilinmeyen yanlarını ortaya koyuyor: Elinden her iş gelen bir girişimci; modern olduğu kadar geleneklere bağlı bir baba; köyü ve köylüyü çok seven ancak orada bir türlü anlaşılamayan, mutlu olamayan bir entelektüel; hayatlarına yurtdışında devam etmek zorunda kalan çocuklar; yıllarını hapishanelere, cezalara ve baskılara meydan okuyarak geçiren bir kanaat önderi... “Bu ülke bana babamı borçlu” diyen kızının gözünden 1992’de uğradığı faili meçhul saldırıda hayatını kaybeden Musa Anter’in ve ailesinin hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/469c3f5f-dfb8-4bc2-96eb-5f6e1b634972.jpg</image:loc>
            <image:title>Kreutzer Sonat</image:title>
            <image:caption>Kıskançlığın bir aile dramına dönüşme hikâyesi... Tolstoy, bu kısa romanında, şiddetli kıskançlık nedeniyle karısını öldüren Pozdnişev adlı roman kahramanının trende karşılaştığı bir adama hikâyesini anlatmasını kaleme almıştır. Yazar bu yapıtında; kadınlar, cinsellik, çocuklar ve aile yaşamındaki yozlaşmalar üzerine bir dizi saplantısı olan kıskanç koca Pozdnişev’in ağzından dönemin kadın-erkek ilişkilerini ve ahlak anlayışını dile getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a0174a-967a-4733-ae98-1a6466bc132b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek İstemiyorum Anna</image:title>
            <image:caption>Bu satırları beni tamamen anlayamayacağının bilincinde olarak yazıyorum. Her zaman olduğu gibi içimde bir yerlerde şansını denemek isteyen bir yanım var ve ben bu dünyayı terk etmeden önce son kez sana kendimi açıklayıp beni anlaman ve belki de affetmen için sana yalvarıyorum. Karşına çıkacak cesareti hiçbir zaman bulamayacağımı fark ettiğim an senden kaçmaya başladım ve yaşam daha da katlanılmaz bir hal aldı, bundan dolayı elimden geldiği kadar kendimi düzgün ifade etmeye çalışacağım çünkü öldükten sonra bu lütuf benim ellerimden alınacak. Beni affetmeyeceğine eminim ama yine de bilmeni istiyorum ki, ıstırapla dolu hayatım işlediğim her günahı bana misliyle ödetti. Tüm bunlara rağmen, senin de çok iyi bildiğin o gururumla birlikte, belki yüzümde ufak bir tebessümle bu dünyayı terk ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b5cd332-1d46-4c00-9c4a-8f6f1ffe3584.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankaralı Bir Sahafın Hatırları</image:title>
            <image:caption>Turgut Konuralp’in ve Etem Coşkun Bey’in vefatından sonra hatıratın hazırlanması aşamasında kaybettiğimiz Ankara’nın 1.kuşak sahaflarından Salih Elhan Bey’inde vefatı Ankara’da yaşayan, yolu Ankara’dan geçen kitap dostlarında burukluğa yol açtı. Ankara Sahaflığında bir devir sona eriyordu. Salih Elhan’ın hatıraları bu alanda önemli bir boşluğu doldurmaya adaydır. Farklı okumalar yapılabilir elbette. Mesela Kilis’in antropolojik ve yakın tarih araştırmalarına katkı sunmaktadır. Salih Elhan’ın İstanbul Tecrübesi, Sahaflık piyasasının dinamiklerini fark etmesinde etkili olmuşa benzemektedir. Başkent’in yarım asırlık dönemindeki, kitap ve yayın faaliyetleri kadar, fiziki imarı da hatıralardan izlenebilmektedir. Anafartalar Caddesi: Ulus merkezli Ankara’nın, Kızılay merkezli hale dönüşmesi, sahafların da bu dönüşümde kendilerine yer bulabilmesi bir uyum ve başarı öyküsüdür. Dönemin, yolu sahaflara düşen herkes değil elbette, sadece Salih Elhan’ın hatırlayabildikleri bile önemli bir aydınlar geçididir. “Müşterilerim benden daha kültürlü ve kitaptan anlayan insanlardı”, cümlesiyle hatırat da bu hakkı teslim etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ee6e791-1736-4a08-9a8d-d9f80b5cc458.jpg</image:loc>
            <image:title>Emine - Bir Göç Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir Göç Hikâyesi 
 
 
“Göç yaşayanlar farklı olur (…) Anavatanından, doğduğun yerden sökülüp atılmak, her şeyini geride bırakıp yollara düşmek bambaşka bir histir, hayatının hiçbir anında yakasını bırakmaz insanın.” 
 
Yaşadığımız coğrafyada bir ya da iki kuşak geriye bakıldığında bu duyguları paylaşan o kadar çok insan vardır ki… Kiminin babası Rodos’tan, Girit’ten, kiminin annesi Makedonya’dan, Batı Trakya’dan koparılıp gelmiştir anavatana. Hepsinin gözleri nemlenir, uzaklara dalar zorla ayrıldıkları toprakların adı anıldığında. Dünyaya geldikleri, ilk nefeslerini aldıkları yerde olmamanın ince hüznünü taşır hepsi… Ve geride bıraktıklarının özlemini… 
 
Bu romanda savaşların sebep olduğu ayrılıkların, acıların, kapanmayan yaraların, dinmeyen özlemlerin hikâyelerini okuyacaksınız. Bütün bu dramatik olayların ortasında kalan insanların şaşkınlığını, çaresizliğini, bedbinliğini ve her şeye karşın dayanma gücünü bir kez daha hatırlayıp onların sık sık yaptığı gibi “Bütün bunlar ne içindi?” diye soracaksınız belki de…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77e35ee-74cb-4ad6-918a-0077231df7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Muazzam Muazzez</image:title>
            <image:caption>Muazzam Muazzez 110 Yaşın Sırları ve Hayata Dair Tavsiyeler... Ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, araştırmaları ve kitaplarıyla Sümerlilerden Hititlere, Anadolu kadim uygarlıklarından Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına, yaşadığımız coğrafyanın nice uygarlığını günümüze taşıyan “yaşayan” bir tarih… Nam-ı diğer Muazzam Muazzez; yaş alan ama yaşlanmayan, mutlu ve sağlıklı bir yaşam için hayattan gereken dersleri çıkaran, derin tarih bilgisini günümüze ufuk açıcı bir şekilde aktaran ve dipdiri vizyonuyla geleceğe ışık tutan bilge bir çınar… 5000 yıllık tarihsel süreçte insana dair değişmeyenleri okuduğunuzda şaşıracak, Cumhuriyet kuşağının vatana koşulsuz hizmet aşkını öğrendiğinizde duygulanacak, 100 yılı devirmiş bir kadının, hayatı nasıl halen mizahi bir açıdan yorumlayabildiğine tanık olacaksınız. Sedef Kabaş’ın Muazzez İlmiye Çığ ile yaptığı en güncel röportajları da içeren bu yeni basım, değerli bir tarihsel kaynak olmanın ötesinde kuşaklar arası bir köprü görevi de üstleniyor. Ne dediler: Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, tarihi araştırırken kendisi tarih olan dev bilim insanı. Sedef Kabaş’ı bu değerli çalışması nedeniyle kutluyorum. Uğur Dündar Usta gazeteci ve yazar Sedef Kabaş’ın bir hikâye lezzetindeki üslubuyla kaleme aldığı bu kitap, yalnızca bir Cumhuriyet Kadını’nı değil, Cumhuriyet’in ta kendisini anlatıyor. Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen Muazzez İlmiye Çığ, yaşamım boyunca rol modelim oldu. Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı dünya çapında bir bilim kadını olan hocamız mücadeleyi sürdürmede yol göstericimiz olmuştur, olacaktır. Av. Nazan Moroğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db0ef2de-50bf-4e38-ba15-c26addace55e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurdan Sonraki Çimen Kokusu</image:title>
            <image:caption>Kırklı yaşlarında parlak bir kariyeri olan Annabelle hayatını
sorgulamaya başlar. Tükendiğini hissettiği bir anda tek çıkış yolunun sadece uzaklaşıp gitmek olduğunu düşünür. Ve sonunda her şeyi, herkesi arkasında bırakarak gitmeye karar verir.
 
Yolun sonunda, ona doğanın olağanüstü sırlarını keşfettirecek olan
Georges’la karşılaşır. Annabelle’in hayatı bundan sonraysa tamamen değişecektir.
 
Duyularınızı harekete geçirecek ve yaşamı yeni baştan keşfedeceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2634da-bf85-45cc-8bc7-8013f1df9311.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler Tükendiğinde</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta gerçekten özel bir şey var...”
−John Boyne, Çizgili Pijamalı Çocuk’un yazarı
 
“Hatırlamak için buradayım; olduklarımı ve bir daha asla olamayacaklarımı.”
 
Hayatınızı özetleyecek beş kişi seçmeniz gerekse kimleri seçerdiniz?
Her birine kadeh kaldıracak olsanız onlara ne söylerdiniz?
Ve sözler tükendiğinde, kendinizle ilgili neleri fark ederdiniz?
 
Seksen dört yaşındaki Maurice Hannigan, İrlanda’da küçük bir kasabadaki büyük bir otelin barında oturuyor. Her zamanki gibi tek başına ama bu gece başka... Kendinize bir sandalye çekin ve kadehinizi hazırlayın çünkü o, sonunda hikâyesini anlatmaya hazır.
 
Yürekleri ısıtan bu güçlü anlatımda Maurice Hannigan’ın sesi, sözler tükendikten sonra bile uzun süre sizinle kalacak...
 
“Sözler Tükendiğinde, koskoca bir dünyayı küçücük bir ana
sığdırıyor. Maurice Hannigan harikulade bir karakter ve onun
hem acı hem de tatlı hikâyesi akıllardan uzun süre çıkmayacak.
Anne Griffin gerçekten nadide bir mücevher yaratmış.”
−John Banville, Man Booker ödüllü Deniz ve New York Times
çoksatanı Time Pieces kitaplarının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bcd55d4-8eff-4018-9a97-f79fdb4359e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eflatun Koza</image:title>
            <image:caption>“Kahvaltıdan sonra Ece’nin dolabını açtım. Keskin bir naftalin
kokusu burnuma doldu. Annem yeni naftalin paketleri asmış
olmalıydı. Sanırım o kokunun etkisiyle Ece’nin bu zamana ait biri,
benim kardeşim değil de çok çok eskiden yaşamış ve ölmüş yaşlı
bir akrabam olduğu fikrine kapıldım. Böyle düşününce birden
uzaklaşıverdim ondan. Eti etimden koptu sanki, hafifledim.
Kırmızı bir kazak, siyah bir kot ve onun giymeye kıyamadığı
süet botlarını aldım dolaptan. Annem hiç istemez ona ait şeyleri
giymemi. Ece’yi hatırlatıyormuşum ona. Her öyle dediğinde, “İyi
ya, belki beni o sanıp daha çok seversin?” diye lafı oturtmak gelir
içimden ama diyemem tabii. Düşündüklerini söyleyebilenlerden
olmadım, o aşamaya hiç gelemedim. Aklımdan geçenleri eleme
dönüştürebiliyorum ancak.”
 
 
“Cahide’nin romanlarında hiç kimseye güvenmeye gelmez. Hiç
kimseyle özdeşlik kurmaya gelmez. Usul usul, dikkatsiz bir okumayla kaçırabileceğiniz ayrıntılarla bir örümcek ağı gibi üstünüze gerilen muamma hiç ummadığınız bir yerde ve zamanda
patlayabilir. O da sizi roman boyu kandırmış çıkabilir. Onun dünyasının büyüsü de budur zaten. Evet, bütün iyi romancılar gibi Cahide de şunu bilir: En yalın anlatımıyla, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.”
–YILDIRIM TÜRKER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d467c4b0-5f76-414e-a8e3-ea46a8c19a80.jpg</image:loc>
            <image:title>Emilia Galotti</image:title>
            <image:caption>Emilia Galotti, Prens Gonzaga’nın saplantılı arzusunun nesnesi haline geldiğinde, Kont Appiani’yle evlenmek üzeredir. Prens bu evliliğe engel olmak için her yola başvurmayı göze alınca Appiani’ye düğün yolunda pusu kurulur. 
 
Alman edebiyat ve sanat eleştirmeni G.E. Lessing’in ilk kez 1772’de sahnelenen Emilia Galotti’si, farklı aşk ve evlilik anlayışlarını karşı karşıya getirmenin ötesinde, politik bir burjuva dramı olarak öne çıkar. Lessing’in erdem ve ahlakı egemenlerin inisiyatifinden kurtardığı oyun, toplumdaki adaletsizliğin ve yükselen orta sınıfın mutsuzluğunun nedenini yönetenlerin keyfî iktidarına bağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ae56ad7-c3c1-4415-a7bc-71b523605a22.jpg</image:loc>
            <image:title>İsa&apos;nın Ölümü</image:title>
            <image:caption>Estrella’da yaşayan David on yaşlarında, uzun boylu, yapılı bir genç olma yolundadır; en büyük merakıysa arkadaşlarıyla birlikte futbol oynamaktır. Babası Simón onun maçlarını seyredip gelişimine tanık olurken annesi Inés ise bir butikte çalışır.  Meraklı David en temel gerçekleri irdeleyen sorularıyla anne babasını ve otorite figürlerini sarsmaya devam eder. Müzik Akademisi’ndeki eğitiminde ise son derece başına buyruk bir tutum sergiler. 
 
Bir gün yakınlardaki yetimhanenin yöneticisi Julio Fabricante, David’e kuracakları yeni bir futbol takımında oynamayı teklif eder. David ailesini terk edip Julio’yla yaşamaya karar verir. Bunu izleyen beklenmedik gelişmelerle aile daha da derinden sarsılacaktır. 
 
J.M. Coetzee’nin tarihten, bellekten yoksun olmasına karşın soru işaretleriyle dolu bir dünyayı irdelediği benzersiz “İsa Üçlemesi”, İsa’nın Ölümü’yle tamamlanıyor. 
 
“İsa’nın Ölümü, yakın dönemde kurmaca alanındaki en ilgi çekici ve en yanlış anlaşılan girişimlerden biri olan üçlemenin son kitabı… Kariyerlerinin son dönemindeki diğer büyük sanatçılar gibi Coetzee de daha az didaktikleşirken ustalaştı, yanıt vermektense soru sormayı seçti. O sorular ki en kadim ve büyükleri, kutsallık ve adalet, ebeveynlik ve ölümden sonraki yaşamla ilgili olanlar. Gelgelelim bu ille de aşırı ciddiyetle ele alınmaları gerektiği anlamına gelmiyor.” 
 
Adam Kirsch, Tablet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb955012-96c9-4181-b0dc-85b41be9952f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentte Son Yaz</image:title>
            <image:caption>Gianfranco Calligarich’in 1973’te yayımladığı ve kısa sürede kültleşen sürükleyici romanı, okurlarını 1960’ların sonlarına, Federico Fellini’nin Tatlı Hayat’ını anıştıran, adeta bir karakter gibi öne çıkan bir Roma’ya götürüyor. Kentte Son Yaz, antikahraman Leo Gazzarra’nın usta bir kara mizahla kurgulanmış hikâyesini anlatıyor. Leo, Milano’dan Roma’ya taşınmıştır. Otuzlarının başında, aylak, toplumun birey için öngördüğü düzenli ve kurumsal yaşam biçimlerini reddeden bir karakter, bir tür “tutunamayan”dır. Arada sırada edebiyat dergilerine yazılar yazarak ve Corriere dello Sport gazetesinde transkripsiyon yaparak üç-beş kuruş kazanır ancak tüm meteliksizliğine rağmen kentin kaymak tabakasıyla, yazar çizerlerle, sanatçılarla aynı ortamlarda bulunup tatlı hayatı da yaşar. Bir partide tanışıp âşık olduğu Arianna’yla birlikte, canlılığını günün yirmi dört saati koruyan Roma’nın sokaklarını, barlarını, gözde buluşma mekânlarını, plajlarını gezer, bolca içer, arada bir içkiyi bırakır, sonra yeniden başlar. Ne var ki Leo tüm bu canlılığın ortasında içindeki boşluğu doldurmakta zorlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e48d39e-7f38-432c-8d46-a091f89d5695.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay W. H.’in Portresi</image:title>
            <image:caption>Wilde’ın edebî bir gizemin perdelerini araladığı bu eseri, aynı zamanda dönemin eşcinselliğe dayalı katı önyargılarına da cüretkâr bir meydan okuma niteliğindedir. Shakespeare’in Soneler’ini ithaf ettiği gizemli W.H.’nin kim olduğu yüzyıllardır edebiyat çevrelerinin epeyce kafa yorduğu bir konudur. Wilde’sa ortaya atılan sayısız teoriden edebiyat eleştirmeni Thomas Tyrwhitt’inkini, skandal etkisi yaratan romanına konu alır. 
 
 W.H.’nin Willie Hughes adlı genç bir aktör olduğu ve Shakespeare’in bu genç adama âşık olduğu teorisine kafayı takıp araştırmaya koyulan başkarakter Erskine, araştırmaları sırasında kendi cinsel kimliğini de ister istemez mercek altına alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34a0aa16-6c76-437d-8318-3ced9d8a2da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Masal Yazdım -I Wrote a Tale</image:title>
            <image:caption>Bir Masal Yazdım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0347d02a-4da3-406a-885e-527629805c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Galata Bankerleri</image:title>
            <image:caption>Finans tarihinin gerçeklerini öğrenmeden genel iktisat tarihini anlamak, genel iktisat tarihini bilmeden de genel tarihi kavramak mümkün değildir. Bunun nedeni Batı kapitalizminin tarihinde, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından bu yana olan uluslararası ilişkileri, savaşları, siyasal ve ekonomik gidişatı, finans konularını gündeme getirmeden doğru biçimde değerlendirmenin mümkün olamamasıdır. Nitekim Osmanlı İmparatorluğu’nun son seksen-yüz yılı buna iyi bir örnektir. 
Finans esas itibarıyla paranın toplanması ve tahsisi için gerekli kurumların varlığına dayanır. Bu kurumların en önemlileri banka, borsa ve sigortadır. Bunların iyi işlemesi o ülkedeki güvenlik ortamından adalet sistemine, ulaşım olanaklarından iletişim düzeyine kadar uzanan büyük bir mekanizmanın iyi işlemesine bağlıdır. Rönesans’tan bu yana Batı ülkeleri, borç para vermek isteyenlerle borç para almak isteyenlerin en rahat şekilde bir araya gelebilecekleri ortamı yaratmak için, bugün de devam eden, bir yarış içinde olmuşlardır. Batı’da ilk ticari bankanın 14. yüzyılda (Medici Bankası, 1397), ilk merkez bankasının 17. yüzyılda (Sveriges Riksbank, 1668) kurulmuş olduğunu düşünürsek, Osmanlı Devleti’nin bu konuda ne kadar geç kalmış olduğunu daha iyi anlarız. Geçmişte iki cilt olarak basılmış Galata Bankerleri, Efil Yayınevi tarafından tek cilt haline getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09cc23bf-ffbe-4360-96ea-baf69daa2cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gama</image:title>
            <image:caption>Dünyanın süper gücü ve dünya ekonomisinin kalbi Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde aniden patlak veren akıl almaz olaylar dünya gündemine bomba gibi düşecekti. Tanımlanamayan bir virüs doğu bölgelerden başlayarak önemli şehir ve eyaletleri etkisi altına aldığında sokaklarda kan, vahşet ve kaos hâkimdi. İnsanlığın ve yaşamsal atmosferin seyrini değiştiren olaylar bir zombi saldırısı olarak adlandırıldı. 
  Dünyayı ayağa kaldıran, insani ve ekonomik çöküntülerle bir istilanın hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:48:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb0b4538-f323-4350-84a1-13dfee4fa687.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasil Yazdılar?</image:title>
            <image:caption>Hem bir okur hem de yazan sorusu. Bu sorunun peşinde hem okuduğunuz yazarların yaşam ve yazmak ekseninde incelemesini bulacak hem de yazma uğraşının kendisine her bir kalemde tanık olacaksınız. 
 
Kitapta yer alan tüm yazılar 2009 yılından itibaren ulusal gazetelerde, kitap eklerinde ve edebiyat dergilerinde yer alan üretimlerimin toplamı. 
 
Yazarsanız dönüşür ve dönüştürürsünüz…</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>