﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfecbb7a-b308-4fc1-8fa9-1aed37a926be.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olmak İsteyen Çocuklara Uzay El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Astronot Olmak İsteyen Çocuklara Uzay El Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102498</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd9ca3a-3421-4a64-9fdd-3c56967409f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönüllü Sürgün</image:title>
            <image:caption>“On yıl Amerika’da yaşadım, döndüm. 
Herkes bana neden döndün diye soruyor, aptal mısın diyor. Topla tasını tarağını git diyor. Hah! O kadar kolay mı?! Diyelim ki “gidelim buralardan” diyenlerdensiniz, dayanamıyorsunuz, yer de belirlediniz, aklınıza da koydunuz, önce alın bu kitabı okuyun. Ve şunu bilin ki burada yaşanan her zorluk, duygu durumu gerçektir. Bana öyle olmaz, ben şöyle güçlüyüm, böyle akıllıyım demeyin. Geleceği yaşamadan önce Ayşe Erbulak’ın gözünden bir görün. 
Amaaaa... Bu roman sadece “gitmek” ile ilgili değil. Aşka dair, evliliğe dair, aldatılmanın açtığı onulmaz yaraya dair, bir kez daha sevmeye dair, insan ruhunun derinlerindeki kimseye itiraf edilemeyecek duygulara dair de dürüst bir metin okumak istiyorsanız bu kitabın kapağını açın, okumaya başlayın. 
Sonunda biraz gözyaşı var, yalan yok, belki bittiğinde hüzün basacak her yerinizi, ama inanın bana bu “yolculuk” o gözyaşına değer.” 
Aslı Perker 
“Çekti gitti buralardan… 
Herkes bir yere gider, belki yol aynıdır. 
Ama her giden kişi kendi hikâyesini çantasında taşır… 
Giden ve dönen kişi aynı değildir…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7282b4a2-4f30-464c-828b-c66dddf17e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaddar Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Kalbime bıçak soktuktan sonra bir de teşekkür mü bekliyorsun?” 
 İngiliz yazar Edith Nesbit’in zamanında çeşitli dergilerde yayımlandıktan sonra 1893’te Gaddar Öyküler başlığı altında bir araya getirilen korku öyküleri, hem yazarın kariyeri hem de yazıldıkları dönem bağlamında büyük önem taşıyor. Genellikle çocuklara yönelik eserler kaleme almasıyla bilinen Nesbit’in çok farklı ve yaratıcı bir yönünü sergileyen bu yedi öykü, korku edebiyatının yeniden canlandığı 1890’ların önemli eserleri arasında yer alıyor. Tekinsiz portrelerin, ölümden dönenlerin, mantıkla açıklanamayan, hayal mi gerçek mi sorusunu sorduran vakaların anlatıldığı bu esrarengiz öykülerde Nesbit, gotik edebiyattan aldığı mirası ustaca kullanıyor. 
 
“Edith Nesbit, hayalet öyküsü tutkunlarına göre türün en saygın temsilcilerindendir.” 
DAVID STUART DAVIES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690acce6-e83f-4349-81be-a046d076db5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yırtılan Fotoğrafın Epey Hüzünlü Hikayesi ya da Dondurmadaki Anneanne</image:title>
            <image:caption>Gülücük sağanakları arasında en güzel kahverengi gözlerin denizinden (evet hala o gözler) kaybolan anneannelere… Birini kaybedince biz de kaybolur muyuz sahi? Peki, ya anneannemizin şu meşhur poğaça tarifi? O nereyegider?

Ama dur, amansız hüzünlerin arasında yolunu kaybetmene lüzum yok. Her karanlığı aydınlığa çıkaran bir yol vardır elbet! Kim mi bulacak? 
Eh, o da işin sürprizi, öğrenmesi sana kalmış.


Kırmızı bir topun peşinde başlayıp bir kangurunun kesesinde devam eden yolculuk yırtılan fotoğrafın gizemiyle sonlanıyor.

Sonlanıyor mu cidden?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90de989e-732b-4407-bc79-80de2314cad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzip Nasreddin Hoca’nın Fıkraları</image:title>
            <image:caption>“EĞLENMEYE BAKARSAN YA DA EĞLENMEYİ ÖĞRENMEYE ÇALIŞIRSAN, BİRİLERİNİN SİNİRLERİNE DOKUNURSUN. ELBETTE TERSİNİ DE YAPABİLİRSİN AMA YİNE DE BİRİLERİNİN SİNİRLERİNE DOKUNURSUN.” 
 
Nasreddin Hoca’nın cazibesi, gösterdiği gerçekler kadar evrensel ve zamansızdır. Hikâyeleri çocuklardan bilimadamlarına, mutasavvıflardan felsefe takipçilerine kadar pek çok kimsenin odağında olmuştur. 
Psikolojiden maneviyata, seyahatnamelerden antropolojik çalışmalara kadar çok çeşitli konularda düzinelerce kitap yazan ve sayısız ödüle layık görülen İdris Şah, Kuzey Afrika, Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya’daki kaynaklardan, Farsça, Peştuca, Urduca, Türkçe ve Arapça eski elyazmalarından ve sözlü edebiyattan derlediği bu nadir koleksiyonda Nasreddin Hoca’nın imtihan ve karşılaştığı güçlükleri bir araya getiriyor. Hoca’nın başaktör olduğu bu öğretici hikâyeler koleksiyonu, hem olağanüstü bir mizah antolojisi hem de bir sufi bilgeliği kitabı olma niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/344d375a-8011-4be4-90e1-54366db5e198.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşadım Diyebilmek</image:title>
            <image:caption>1937 yılında Nevşehir’de başlayıp Niğde’de geçirilen lise öğreniminden sonra Ankara’da devam eden, oradan da İstanbul’a uzanan bir hayat. Bu hayatın içinde neler yok ki! Artık pek az örneği kalmış taş evler, cin çıkaran hocalar, eldeki imkânlarla yürütülen ve daha sonra gelişerek Türkiye’de bazı ilklere imza atan fotoğrafçılık, sinemacılık, tiyatroculuk ve gazetecilik faaliyetleri, resim dersi alırken yaşanan dramlar, yutarcasına okunan kitaplar, hayatın öğütüp yıllar sonra insanın karşısına çıkardığı haylaz arkadaşlar, ciltçilik, üniversite yıllarında şekillenen siyasi görüşler, Menderes döneminin son yıllarının ve 27 Mayıs darbesinin çalkantılı günleri, eğlenceli ve maceralı bir Yugoslavya seyahati, ABD Türkiye Büyükçelçisi Komer’in ODTÜ’de yakılan arabası, Nurhak Dağlarında öldürülen öğrenci lideri Sinan Cemgil ve arkadaşlarıyla yakın dostluk, ünlü şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in eserlerinin oluşum hikâyesi ve sakladığı bazı sırlar, Ankara ve İstanbul’da reklamcılık sektöründe pek çok ilke atılan imzalar, Türk kültür hayatına büyük eserler kazandıran bir yayınevi ve daha neler neler. 
 
Türk reklamcılık sektörünün önde gelen isimlerinden Şahin Tekgündüz’ün anıları, Cumhuriyet devri Türkiye’sinde İç Anadolu’da bir memur çocuğu olarak başlayıp çalkantılı ve fırtınalı bir yolculukla İstanbul’da reklamcılık sektöründe devam eden hayatını aktarırken o dönemin Türk siyasi tarihi ve iş dünyasına da ışık tutuyor. Yaşadım Diyebilmek, Türkiye’de örneği nispeten az görülen “meslek hayatı tarihi”ne güzel bir örnek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102503</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27352714-83be-45fc-89d4-702b9cf811b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ten ve Gölge</image:title>
            <image:caption>Hulki Aktunç, üçüncü öykü kitabı Ten ve Gölge için bir söyleşisinde, “Kentli bireyin kıstırılmak istendiği şablondan dışarıya sıçrama çabalarını saptayan öyküler” demişti. Asuman Susam ise bir yazısında kitabı şöyle değerlendirmişti: “Metafor ve imge yoğunluğu olan metinlerdir Ten ve Gölge’dekiler. Yoğun ve katmanlı anlatımını buna borçludur öyküler. Aynı zamanda temsil nitelikleriyle kimileri alegorik özelliktedir... Ten ve Gölge Türkçenin eşsiz, biricik metinlerindendir. Hem öyküdür hem ondan öte ve fazlası. O fazla oluşu ortaya çıkaran, kabına sığmazlık eden dildir.” 
 
Gerçeğin algılanma biçimi; biçemi; dili ve modern öykücülüğümüze getirdiği yenilikler bakımından her zaman öne çıkan bir kitap Ten ve Gölge. 
 
“Dinleyecek kimseler bulayım bulmayayım. Kimse nedir zaten. Kimse de benim, böylece kendi kendime mufassal kıssa başlayıp uzun efsane söylüyorum. Birileri oluyorum ben, söyledikçe söyledikçe. O birilerine anlatırken de bir küçük tatlı ölümün çırpıntısıyla yalanlar söylüyorum ey düş. Ey kara esi.” 
 
“Hulki: Türkçe’nin seramik ustası.” 
Cemal Süreya, 999. Gün: Üstü Kalsın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102505</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6618770-a079-4a03-b947-10aef4f01635.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahir Mercan - Bilinmezler Labirenti’nde</image:title>
            <image:caption>Oraya nasıl ve neden geldiğini hatırlayamaz ama emin olduğu tek bir şey vardır: Kâhini görmesi gerekmektedir. Mahir evine geri dönebilmek için Bilinmezler Labirenti’nden çıkmalı, yaşlı adamın yanına gitmeli, yaşlı adam onu kâhine götürmelidir. Mahir kar kabuğuyla kaplı şehirden, gece gibi karanlık insanların diyarından geçer ama evin yolunu bulmak pek öyle umduğu kadar kolay olmayacaktır. Mahir Mercan’ın soluksuz okuyacağınız maceralarını Filiz Özdem yazdı, Buket Topakoğlu resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102506</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce5745e-f429-4dd1-a029-cba6816153fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Gerçek</image:title>
            <image:caption>“Hayatın bir yalan olduğunda, gerçek seni öldürebilir.”
Allison ile nişanlısının içinde bulunduğu özel uçak Colorado dağlarında düştüğünde, herkes Allison’ın öldüğünü varsayar. Oysa gerçek bambaşkadır.
Allison’ın, mükemmel nişanlısıyla lüks bir dünyada kurduğu hayat göz açıp kapayıncaya kadar yok olmuştur. Şimdi sadece geçmişindeki karanlık sırlardan değil, aynı zamanda her hareketini takip eden adamı alt etmek için de kaçması gerekmektedir.
Ülkenin diğer ucunda, Allison’ın annesi, kayıp olduğu tahmin edilen kızının durumuna dair bir haber alabilmek için çaresizce çırpınmaktadır. Maggie, tek çocuğunu kaybetmiş olabileceğini kabul etmeyi reddeder ve yavaş yavaş gerçeği keşfetmeye başlar.
Anne ve kızı, hayatta kalmak, karanlık bir yalanlar ağında yollarını bulmak ve birbirlerine tekrar kavuşmak için savaşmak zorundadır. Ölümcül Gerçek, kendilerini ve sevdiklerini korumak için akıl almaz engelleri aşan iki inatçı kadın hakkında yürekleri hoplatan bir gerilim.
“Kendinizi kaybedeceğiniz bir ziyafet.”
—People Magazine 
“Yazar mecazlarla dolu harika bir hikâye anlatıyor. Anneyle kızı arasındaki şiddetli bağı gösteren gizeme şaşırtıcı bir yürek katıyor.”
—Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102507</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/291951ac-3874-427c-a44d-5b63b6c29220.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimi Daha Çok Seviyorsun?</image:title>
            <image:caption>Onun adı Papatya’ydı ve papatyaları çok severdi! Yalnız papatyaları mı? O daha pek çok şeyi severdi! Ama bir gün komşu teyze ona hiç beklemediği bir soru sordu: “Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?” Papatya’nın kafası karıştı, morali bozuldu. Birini diğerinden daha çok sevmek zorunda mıydı? Bu sorunun cevabını kendi kendine buldu. 
 
Nergis Seli’nin yazdığı, Ayşın Delibaş Eroğlu’nun resimlediği, çocukların çok karşılaştığı bir soruyu ele alan Kimi Daha Çok Seviyorsun? kitabı herkese gerekli cevabı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102508</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12af22dc-4755-4d61-8b15-29096bf1b05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Doktoru</image:title>
            <image:caption>“Doktor bey!”
“Buyurun.”
“Kitabımın ateşi çıktı.”
“Telaşlanmayın. Televizyonu kapatın. Kendinize rahat bir koltuk seçip kitabınızı kucağınıza alın ve yavaşça
kapağını açın. Giriş bölümünü mutlaka okuyun, bu onu sakinleştirecektir. Acele etmeden onu anlayarak okumaya başlayın. Başka şeyler düşünmeyin, hemen fark eder. Sonra sayfa numaralarına bakmayın, hemen
alınganlık yapar. Emin olun bir süre sonra ateşi düşecektir. Endişelenmeyin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ad77f0a-f236-4ba6-852d-c36f626d1312.jpg</image:loc>
            <image:title>Umarım Mesajımı Alırsın</image:title>
            <image:caption>Alma Gezegeni’nden bir mesaj var: Dünya üzerinde yaşayan her şey yedi gün sonra yok edilecek! Çünkü Alma’nın yeni bir yaşam alanına ihtiyacı var ve dünyalılar bu yaşama işini pek de iyi beceremiyor gibi.Pakistanlı Müslüman bir ailenin çocuğu Adeem, şizofreni hastası olan annesine hayatı boyunca annelik yapmak zorunda kalmış olan Cate ve gitgide nefret ettiği babasına dönüşen Jesse…Üç farklı hayat... Üç farklı mekân… Uzaylılardan gelen mesajla dünyaları yerle yeksan olan hayatının henüz başındaki bu üç genç, umutlarını, hedeflerini, endişelerini, geleceklerini, beklentilerini, pişmanlıklarını, sevgilerini, özetle ellerinde ne varsa her şeylerini bu yedi güne sığdırıyor.Farah Naz Rishi, Umarım Mesajımı Alırsın’da azınlıkta kalan kimliklerin yaşamına eğiliyor. Bir yandan sonsuzmuş gibi yaşadığımız hayatımızda ertelediğimiz şeyleri hatırlatırken, bir yandan da bizi hoyratça kullandığımız dünyanın gerçekleriyle yüzleştiriyor.“Dünyanın sonu hiç bu kadar büyüleyici olmamıştı. Farah Naz Rishi’nin insan olmayı gerçekliğin tüm tonlarında gösteren çarpıcı ilk kitabından gözlerimi alamadım.”
—ADAM SILVERA, New York Times çoksatan kitabı Ve Sonunda İkisi de Ölür’ün yazarı
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9b082f-60c5-4728-98da-20616cea3b70.jpg</image:loc>
            <image:title>Agapi Ölümsüz Aşk</image:title>
            <image:caption>Bir kar fırtınası sırasında dünyaya gelen Jane, 29 yaşına kadar fark etmediği ender bir yeteneğe sahiptir: Gerçek aşkı görme yeteneği. Zor bir çocukluk geçiren, yalnız ve umutsuz bir romantik olan Jane, bir gün gizemli bir kadından bir mesaj alır. 30. doğum gününe kadar gün batımından önce aşkın altı türünü tanımlamalı ve tanımalıdır, aksi takdirde hayatının bundan sonrasında korkunç sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır. Tutkuyla yaşanan aşk Eros, oyun gibi yaşanan aşk Ludus, arkadaşlıktan doğan aşk Storge, aklın yönettiği aşk Pragma, iniş çıkışlarla dolu aşk Mania ve koşulsuz aşk Agapi...
Agapi, aşkın hiç kaybolmayan ve engel tanımayan bu altı türünü tahmin edilmesi imkânsız sonlarla kalplerimize kazıyor.
Yaşadıkları zorluklara rağmen hayatın her alanında var olan güçlü kadın karakterleriyle Türkiye’deki ve dünyadaki okurları tarafından çok sevilen Sarah Jio’nun sıcak ve samimi anlatımıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102511</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cf118fd-a9f4-4c86-bdd5-5eb957bbb3fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Prenses X</image:title>
            <image:caption>İki yakın arkadaş, büyük hayranlar, gizemli bir internet çizgi romanı ve uzun zaman önce kaybolan bir kız, çizimlerle süslü bu sürükleyici romanda bir araya geliyor… Yıllar önce, iki yakın arkadaş birlikte bir prenses kurgular. Libby resimleri çizer, May hikâyeleri yazar ve kahramanları Prenses X, bütün ejderhaları katledip kızların hayallerinde canlandırabildikleri bütün dağlara tırmanır. Birkaç sene sonra, yağmurlu bir gece, Libby&apos;nin annesiyle içinde olduğu araç Ballard Köprüsü’nden geçerken köprüden uçunca, Libby hayatını kaybeder ve Prenses X de onunla birlikte bu dünyadan göçer. Yıllar sonra bir gün… On altı yaşındaki May, tek başına Seattle sokaklarında dolaşırken bir vitrinin kenarına yapıştırılmış çıkartmayı görür. O da ne? Yoksa Prenses X mi? May dikkatle etrafına bakınca her yerde Prenses’e rastlamaya başlar… Çıkartmalar. Armalar. Duvar resimleri. IAmPrincessX. com adresindeki bir internet çizgi romanına adanmış kocaman bir yeraltı kültür olduğunu fark eder. May çizgi romanı inceledikçe Libby’nin hikâyesi ve internetteki Prenses X arasında rahatsızlık verici benzerlikler olduğunu fark eder. Bunun tek bir anlamı olabilir... Yoksa...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cfe1238-5b05-4477-b9e8-6845f2e8552b.jpg</image:loc>
            <image:title>Baloncu Dede ve Üç Küçük Yaramaz</image:title>
            <image:caption>Üç küçük yaramazın sıcacık öyküsü, okul öncesi çocukların gözdesi olmaya aday! 
 
Küçük kuzu, oğlak ve köpeğin mutlu, neşeli, oyun dolu bir hayatı vardır. En sevdikleri şeylerden biri de Baloncu Dede’nin anlattığı yemyeşil otlakları, uzak yerleri, canavara benzeyen kayaları, kocaman dev bulutları dinlemektir. 
 
Bir gün bunların hepsini kendi gözleriyle görmek için gizlice Dede’nin balonuna saklanırlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102513</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd5edc2d-f500-49ba-97db-d390d748a8dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine’nin Kırmızı Topu</image:title>
            <image:caption>Mine bahçede kırmızı lastik topuyla oynuyordu. Topunu her seferinde daha yükseğe atıyor, daha yere  düşmeden de tutuyordu. Annesi yardıma çağırınca Mine topunu bahçede unutuverdi. 
 
Kırmızı topu kargalar gagaladı, sincaplar topla oynadı, saksağan topu uçurdu ve daha neler neler oldu… Peki Mine’nin topuna sonra ne oldu? 
 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Mine’nin Kırmızı Topu” bahar gelince kırlarda koşup top aynamaya heves eden herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102514</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88d14a3a-5e82-41e8-a012-68f766d55259.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitamin İnsanımızı Bulabilmek</image:title>
            <image:caption>“EĞER VİTAMİN İNSANINI BULDUYSAN PEŞİNE DÜŞ, ÇÜNKÜ SEN SAVAŞIRKEN O SANA HUZUR VERECEKTİR.” 
 
Neden bize böylesine acı çektiren kişiler varken öte yandan bize güven veren ve varlığıyla bizi sarmalayan başkaları da vardır? Güven, bağlılık ve sevginin arkasındaki biyokimyasal süreç nasıl işler? Doğru partneri nasıl seçebiliriz? Toksik insanlar bize ne yapar? 
 
Vitamin insanlar, sahip olduğumuz en iyi şeylerle bağlantı kurar, düşüncelerimizi geliştirir, coşku yayar ve onlarla yaptığımız her sohbet ve aktivite modumuzu yükseltir. Mutlulukları bulaşıcıdır, sizi gülümsetmek, durumu tersine çevirmek, olayların iyi yanına bakmak için muazzam bir yetenekleri vardır. Onlar duygusal dengemiz için ayaklı birer hazinedir. 
 
Psikiyatr Marian Rojas Estapé, VİTAMİN İNSANIMIZI BULABİLMEK kitabında bağlanmaya, çocukluğa ve sevgiye bilimsel, psikolojik ve insani bir bakış açısıyla yaklaşıyor. İçinizdeki iyiyi ortaya çıkaran, ilham veren, destek olan ve bağışıklık sisteminizi güçlendiren vitamin insanları bulmaya davet ediyor. Bir yandan ebeveynleriniz, çocuklarınız, eşiniz, dostlarınız ve iş arkadaşlarınızla kurduğunuz bağı kavramanıza yardımcı olurken, diğer yandan da duygusal geçmişinizi anlamanızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102515</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef7b8da-0c69-4597-8ae3-eeb551d9ac6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Bir Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>“EĞER ÖZEL BİR AYDINLANMA İSTERSEN, BİR İNSANIN YÜZÜNE BAK: KAHKAHASINDA MUTLAK GERÇEĞİN ÖZÜNÜ GÖRECEKSİN.” 
– MEVLANA CELALEDDİN RUMİ 
 
ÖZEL BİR AYDINLANMA, büyük şair ve mistik Celaleddin Rumi’nin metafizik deneyimde mizahın önemini vurgulamak için kullandığı bir terimdir. Şaşırtıcı ve gerilim azaltıcı özellikleriyle, aynı anda yanlış anlamaların bir göstergesi olmasıyla mizah, sufilerin geleneksel olarak kullandıkları tanı koymaya yarayan en etkili araçlardan biridir. 
Mizah, insan ruhunda daha fazla sezgiye ve değişime ilham verir. Zihnimizin çalışma şekline bir ayna tutan fıkralar, onlara nasıl tepki verdiğimizi gözlemlemek için fırsatlar sağlar. Duygusal zekâ ve bilinçli sezgi yerine mantığı kullanarak nasıl hata yapılabileceğini tıpkı bir ayna gibi yansıtır. Bu yansıma bazen bir önyargıdır bazen de dar görüşlü bir düşünce... 
İdris Şah, çağdaş fıkraları, mizahi anekdotları ve hikâyeleri ustaca yorumlarla örüyor. Okurunu kahkaha, iç gözlem ve sürprizlerle dolu eğlenceli ve aydınlatıcı bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102516</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ed40ec-0c20-4cec-925e-c28ecd3560b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Halep’ten Antep’e</image:title>
            <image:caption>&quot;Suriye&apos;nin Halep şehrinde baba evinde, annesi, babası, eşi ve kızı Ayet&apos;le mutlu bir hayat süren Muhammet ve ailesinin yaşamı 2011 yılında başlayan ve tüm ülkeyi etkileyen iç savaşla değişmişti.
Bu savaş sırasında halkın demokratik isteklerine sırt çevirip despot rejimini devam ettiren Beşar Esad yanına çektiği Rus ve İran güçleriyle beraber mazlum Suriye halkının üzerine kanlı bir kâbus gibi çökmüştür.
Can pazarına dönen ülkede ölüm, korku, işkence, tecavüz ve soygun kol gezerken Muhammet ve ailesi de bundan nasibini alıyordu.
Önce küçük kardeş Rıfat&apos;ın Muhalif savaşçılara katılması ve bundan dolayı babasıyla üç gün rejimin eziyetlerine maruz kalmaları, daha sonra Mahmut abisi, hanımı ve bir çocuğunu varil bombasıyla kaybetmeleri artık &apos;bıçağın kemiğe dayandığı&apos; yerdi.
Açlığın, susuzluğun, korku ve ölümün hakim olduğu, harabeye dönen, sevdikleri Halep&apos;ten kaçmaktan başka çareleri kalmamıştı.
İşte bu kitap;
Halepli Muhammed ve ailesinin doğup büyüdükleri huzur ortamında yaşadıkları ama Suriye&apos;deki despot rejimin uyguladığı vahşet sebebiyle sevgili vatanlarını terk edip korku ve bilinmeyene doğru yaptıkları zoraki bir göçün hikâyesidir&quot;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b811eb48-71b2-4c5f-8dfc-e11d4e5cc459.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Okyanusu - II</image:title>
            <image:caption>Işıl ışıl parlar gün, 
İliklerime kadar, 
&quot;Hissettiğim&quot; aşkın; 
Karşımda renkleri baharın. 
Gökyüzü tebessümde, 
Kuşlar, 
Ağaçlar, 
Nazende kentimde gözlerin. 
Her şeyi içine alan, 
&quot;Semam&quot; olursun; 
Şiir tadında kat ederiz yollar, 
Neşeli dakikalarda o heyecan... 
Kanatlanırız yükseklere, 
Oluruz cennette &quot;Havva ve Âdem&quot;. 
Bitsin istemem yolculuğum 
Ama gelmiştir vakti vedanın. 
Hevesten ibaret değil yaşananlar, 
Özlemin kıyısında masum hisler 
Çünkü aşkın, 
Âdem ve Havva&apos;dan kalan 
&quot;Naif&quot; 
Ve 
&quot;Bilge&quot; tarafı var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102518</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbbeb103-c764-45c3-ad78-6b87fcd6c8c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Matruşkası</image:title>
            <image:caption>Evren, yaşam ve insana ilişkin bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında devasa bir kumsaldaki minicik bir midye kabuğu kadar bile yer tutmaz. Bilginin, zamanın akışına uygun olarak birikmesi aslında çok dramatik bir süreçtir. Bir şeyleri düşünebilmiş, gözlemlemiş olanlar ne yazık ki bulduklarını kendi zamanlarında başkalarına, değil anlatıp inandırabilmek, her tür aşağılanmayı ve ölümü de karşılarında bulmuşlardır. Etraflarına farklı açılardan, daha derin duyularla bakabilenlerin, ipuçları sezebilenlerin görebilecekleri çok sayıda renk, evren, sıra dışılık bulunabilir ve aslında bunlar fanteziden, bilimkurguya, metafizikten, dedektiflik bulmacalarına kadar çeşitli giysilerle çevrede dolaşıp durur. 
Kendini emekli etmiş bir seri katilin anılarını tazelemesi… 
Bilinç ve hafıza yontarak sanat yapan Mösyö De Mans… 
Bir kütleçekim dalgasının perdesini açtığı özgün ziyaretçi… 
Zaman makinesi bir saat, hayal edilmiş bir gerçek köpek, geç yenen bir öç yemeği, akrabalarınızın gömülü sırları, bir “hizmetkâr” avcısı hizmetkâr... 
Ve pek çok diğer düş ötesi kişi ve durum belki de hemen yanı başınızdadır. 
Şenocak, “Pandora’nın Matruşkası” ile içi içe geçebilen bu tür evrenlere göz atan öyküler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102519</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd947fd5-0b94-4f22-a93a-e30046833860.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakar</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya&apos;nın bereketli toprakları... 
Hiçbir penceresi birbirine bakmayan yüksek avlulu evleri, daracık sokakları olan topraklarda katı kurallar ve bu kurallara karşı gelen, yıllara meydan okuyan bir aşk. Kalbinde aile hasreti büyütmek zorunda kalan Diyar ile mesleği ve kalbi arasında kalan Devran&apos;ın tutkulu aşk hikâyesi. Hayatını mesleğine adamış bir hudut kartalı ile hayatında ilk defa bir suça tanıklık etmiş bir serçenin imkânsızlıklarla dolu zorlu sevdası. Bir evlilik vesilesi ile doğup büyüdüğü topraklara dönen Diyar&apos;ın kadere meydan okuyan hikâyesi. Tam bir kadersel döngü içinde sıkışıp kalan hayatlar. Keyifle okuyabileceğiniz sürükleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bfaf7b1-d98c-4451-a9ea-e097e6bcdb55.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmedik Bir Işık</image:title>
            <image:caption>Vakti zamanında iki muhteşem gün boyunca çoban çıraklığı yapmıştım. O iki günün arasındaki gece de 
öyle muhteşemdi ki gündüzden aşağı kalmazdı. 
Taşrada doğan ve suskun çığlığında bir hale taşıyan, mucize eseri bozulmadan kalabilmiş seslerle, ışıklarla, kokularla bezeli bir taç taşıyan bu ısrarcı çağrının 
erken yaşta söküp alındığı bu kişiyi affedin. 
Yitik cennet efsanesi çocukluğu temsil eder, yoktur ötesi. Gerisi hep keşfedilmeyi bekleyen gerçekliklerdir, hayalleri günümüzde kurulur, erişilmez gelecekte saklanırlar. 
Onlar olmasa bugün ne yapardık bilmiyorum. 
Hiç bilmiyorum. 
Nobel Ödüllü yazar José Saramago’nun 
Beklenmedik Bir Işık adlı öyküsü, resimli 
özel edisyonu ve Emrah İmre’nin 
çevirisiyle ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102521</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d92a5ce-f644-4818-a1b5-78a7f8894d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğum Gününüz Kutlu Olsun Kraliçemiz!</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
Bir, iki, üç… Prensesler- 8 
Doğum Gününüz Kutlu Olsun Kraliçemiz! 
Yeşim, Leyla ve Manolya, kek yapmayı beceremiyorlar.  
Bunun üzerine Prensesler Krallığı’na gidip Bayan Şişkinhamur’dan tavsiye almaya  
karar veriyorlar. Fakat Bayan Şişkinhamur’un kolu kırılmış. Hatta bu yüzden kraliçenin  
doğum günü pastasını yapamamış. Acaba kraliçenin pastasını kimler hazırlayabilir?  
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2063959-8c75-4deb-8e3e-262d80d517b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekboynuzların Gösterisi</image:title>
            <image:caption>Bir, iki, üç… Prensesler- 7 
Tekboynuzların Gösterisi 
Yeşim, Leyla ve Manolya ata binmeyi o kadar çok seviyorlar ki binicilik dersleri biter bitmez hemen Prensesler Krallığı’ndaki ahırlara gidiyorlar. Oraya gittikleri anda tekboynuzların gösterisinin provası başlıyor. Ama tekboynuzların şımarıklığı yüzünden prova tam bir felakete dönüşüyor. Acaba bu gösteri yapılabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102523</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a1c26c-0b12-44a0-8974-1f18cdc1c38c.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızını Kurtaralım</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
Bir, iki, üç… Prensesler- 9 
Deniz Kızını Kurtaralım 
Denizi özleyen Manolya, Yeşim ve Leyla, Prenses Krallığı’na gidip bir gemi yolculuğuna çıkıyorlar.  
Denizde buldukları şişenin içindeki not sayesindebir deniz kızının, Korsan Bitlisakal  
tarafından yakalandığını öğreniyorlar. Acaba prensesler, deniz kızını korsanın elinden kurtarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102524</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33438672-fd20-42c9-8307-aeda203f7fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Resimlerle Doğa Julia Rothman&apos;ın doğada çıktığı büyüleyici görsel gezi sırasında sanat ve bilim iç içe geçiyor. Hayatınızda bir kez bile dağların nasıl oluştuğunu öğrenmek istemiş ya da mantarın yaşam döngüsünü, bir kuşun üzerindeki farklı tüy tiplerini merak etmişseniz Rothman&apos;ın çizimlerini ve şemalarını incelemekten keyif alacaksınız. Rothman&apos;ın toprağa ve suya, hayvanlara ve bitkilere ilişkin canlı açıklamaları, sizlere doğanın harikalarıyla ilgili yepyeni bakış açıları sunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102525</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49167499-2051-4e7b-bd80-80e54dfd3ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayının Sırrı</image:title>
            <image:caption>Lapa lapa kar yağıyor. Manolya, Yeşim ve Leyla, o fırtınada kızak kayamadıkları için sıkılıyorlar,  
Prensesler Krallığı’na gitmeye karar veriyorlar. Orada karşılaştıkları Prenses Olga,  
ayısı Akayak’ın kaybolduğunu söyleyince prensesler onu aramaya gidiyorlar.  
Ama korkunç pençeli bozayı, her an karşılarına çıkabilir… 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27b3a22-b73f-48b1-aa93-d13786260721.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Tepe 7 Efsane</image:title>
            <image:caption>İstanbullu Ali’nin en sevdiği ritüeli, annesiyle çıktığı haftalık Beşiktaş-Kadıköy vapur seferleri. . .
Ali her seferinde İstanbul’a hayran kalır kalmasına ancak özellikle birinde, tanıştığı martıyla şehrin efsanelerine pike yapar gibi dalar.
Yüzyıllar boyunca sayısız kültüre ev sahibi, dillereyse destan olmuş eşi benzeri olmayan, büyüleyici bir şehir İstanbul. Şimdi bu güzeller güzeli yedi tepeli şehrin efsaneleri, İstanbul sevdalısı Sevil Köybaşı’nın kaleminden.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e942a67-b461-439b-8f51-354e76dcb914.jpg</image:loc>
            <image:title>Four Short Stories</image:title>
            <image:caption>CONTENTS 
1.                  NANA 
2.                  THE MILLER’S DAUGHTER 
3.                  CAPTAIN BURLE 
4.                  THE DEATH OF OLIVIER BECAILLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22042b6f-0425-42bb-8320-5281b0e20682.jpg</image:loc>
            <image:title>Claude&apos;s Confession</image:title>
            <image:caption>It is believed that the present w work will be of considerable assis­tance to those who seriously contemplate an initial study of the science of horoscopy, and although it by no means exhausts what is known on the subject, yet it will be found accurate and reliabl Winter is here: the air in the morning becomes fresher, and Paris puts on her mantle of fog. This is the season of social soirées. Chilly lips search for kis­ses; lovers, driven from the country, take refuge beneath the mansar­des, and, huddling together before the hearth, enjoy, amid the noise of the rain, their eternal spring. As for me, I live in sadness: I have the winter without the spring, without a sweetheart. My garret, away up a damp staircase, is large and irregular; the corners lose themselves in the gloom, the bare and slanting walls make of the chamber a sort of corridor which stretches out in the form of a bier. The wretched fur­niture, the narrow planks, ill fitted and painted a horrible red color, crack funereally when they are touched. Shreds of faded damask hang from the canopy of the bed, and the curtainless window opens upon a huge black wall, never changing and always repulsive. In the evening, when the wind shakes the door and the walls are dimly outlined by the flame of my lamp, I feel a sad and icy weariness press upon me. I pause before the expiring fire on the hearth, before the ugly brown roses on the wall paper, before the faïence vases in which the last flowers have faded, and I imagine I hear everything complain of solitude and poverty.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eafee521-3da5-49fc-a4bd-2c80b5e9f2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>For a Night of Love</image:title>
            <image:caption>The  book “For a Night of Love“ has been conside­red important throughout the human history, and so that this work is never forgotten we have made efforts in its pre­servation by republishing this book in a modern format for present and future generations. This whole book has been re­formatted, retyped and designed. These books are not made of scanned copies and hence the text is clear and readable.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d96dbc-f132-41b1-8e84-718596a68524.jpg</image:loc>
            <image:title>Doctor Pascal</image:title>
            <image:caption>“There’s something of everything there, t the best and the worst, the vul­gar and the sublime, flowers, muck, tears, laughter, the river of life itself...” 
Pascal Rougon has served as a doctor in the rural French town of Plassans for thirty years. He lives a quiet life with his faithful servant Martine and young niece Clotilde. Pascal is a man of science, stri­ving to find the ultimate cure for all diseases. This puts him at odds with his niece, who is horrified by his denial of religious faith. Clo­tilde also distrusts Pascal’s lifelong ambition to create a family tree on scientific principles, based upon his theories of heredity. Ten­sions in the household are fueled by Pascal’s scheming mother, Féli­cité, as the final episode in the great Rougon-Macquart saga plays out. Doctor Pascal is the passionate conclusion to Zola’s twenty-novel sequence, and the most eloquent expression of the ideas on heredity and human progress that have underpinned it. Human relations are at its he­art, as Pascal and Clotilde are bound ever closer by ties of family and love.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102531</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86f59ac-8fd6-4844-9824-90e3ff3b603e.jpg</image:loc>
            <image:title>A Love Episode</image:title>
            <image:caption>It is believed that the present w work will be of considerable assis­tance to those who seriously contemplate an initial study of the science of horoscopy, and although it by no means exhausts what is known on the subject, yet it will be found accurate and reliable as far as it goes, and will enable any one of ordinary intelligence to test the claims of Astrology for himself. This is as much as can be expected in the li­mits of Emile Zola was born in Paris, April 2, 1840. His father was Francois Zola, an Italian engineer, who constructed the Canal Zola in Provence. Zola passed his early youth in the south of France, conti­nuing his studies at the Lycee St. Louis, in Paris, and at Marseilles. His sole patrimony was a lawsuit against the town of Aix. He beca­me a clerk in the publishing house of Hachette, receiving at first the modest honorarium of twenty-five francs a week. His journalistic ca­reer, though marked by immense toil, was neither striking nor remu­nerative. His essays in criticism, of which he collected and published several volumes, were not particularly successful. This was evidently not his field. His first stories, Les Mysteres de Marseilles and Le Voeu d’Une Morte fell flat, disclosing no indication of remarkable talent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102532</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7376d29b-98a7-4f95-8869-d1544146e749.jpg</image:loc>
            <image:title>Abbe Mouret&apos;s Transgression</image:title>
            <image:caption>The church at Les Artaud stood o on a hillock above the isolated village, looking out onto desolate landscape all around. It was to this harsh and near pagan place that the Abbe Serge Mouret had come as parish priest, hoping to realize his craving for solitude and his dream of an existence of Godlike purity. Then, one day, with his uncle Doctor Pascal, he goes to visit ‘the Philosopher’ at Paradou where they chance to meet the sixteen-year-old Albine. Later, when the Abbe falls ill, it is to Paradou that he is brought to recover. Unwittingly, in the enchanted garden, he falls to the temptation of Albine. But when at last he awa­kens from his dream-like state, he is horrified, and is left to confront his transgression. In this story, the ninth novel in the Rougon-Macqu­art series, Zola provides a damning indictment of the celibacy of the priesthood, and takes up the issue of the law of Nature versus the law of the Church. One of Zola’s best works, it contains some of his most lyrical writing, in particular in the fine descriptions of the garden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fae631c-01b6-4dce-9453-0a4d8c83510e.jpg</image:loc>
            <image:title>How to Read the Crystal; or, Crystal and Seer</image:title>
            <image:caption>Any attempt at a scientific exp attempt at a scientific explanation of the phenomenon of “crystal seering,” to use an irregular but comprehensive term, would perhaps fall short of completeness, and certainly would de­pend largely upon the exercise of what Professor Huxley was wont to call “the scientific imagination.” The reasons for this are obvi­ous. We know comparatively little about atomic structure in relati­on to nervous organism. We are informed to a certain degree upon atomic ratios; we know that all bodies are regarded by the physicist as a congeries of atoms, and that these atoms are “centres of force.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102534</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40e291be-28c1-447b-bff2-da4c97a2680e.jpg</image:loc>
            <image:title>Second Sight: A Study of Natural and Induced Clairvoyance</image:title>
            <image:caption>SEPHARIAL (1864-1929) wa was born Walter Richard Old in Birmingham, England. At the age of 22 he had a mystical ex­perience and spent the rest of his life seeking his true self and trying to unravel the future through astrology and other met­hods. After a scrape with Blavatsky’s Theosophical society he changed his name to Walter Gornold, though by the end of the 19th century he was better known as Sepharial. He produced six children and authored nearly 60 books. Sepharial was the first president of the British Astrological Society, and counted among his friends such people as H.P. Blavatsky, Alan Leo, and Charles Carter, who believed that Sepharial was more than a mere astrologer and brilliant at almost everything he touched.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e21daa9-f755-4d99-86ea-c554997376cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimi Kadınlar Yapar</image:title>
            <image:caption>“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” 
– Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
En çok çocuklara ve kadınlara değer verdi. Ülkesini düşmandan kurtarırken mermiye barutu sıkıştıran da, Mehmetçiğin çarığının söküğünü diken de onlardı... 
O kadını sevdi, saydı, yüreğine soktu. Yakışıklıydı... Yüreğine sokulanlarla yol aldı. Âşığı çoktu. On ikisinde Müjgân’a da gönlünü verdi, Fikriye’ye de, Latife’ye de. 
Hiç gizlemedi aşklarını. Şiir oldu, mektup oldu, cephelerden haykırdı. 
Âşık etti kendini kadınlara. Ama âşık olanlar sadece kadınlar değil, çocuk, genç, yaşlı, tüm dünya insanlarıydı... 
Aşk böyle bir şeydi... 
O’nu en çok da kadınlar sevdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54ed2cb1-f056-4b99-b818-2b7c7fe42024.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşak ve Yol</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın temel hedefi, Kuşak ve Yol’un küresel problemler karşısında nasıl çözüm yolu olabileceğinin araştırılmasıdır. 
Kitapta üç temel tez ileri sürüyorum: 
 
1. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika arasında yeni tip ve gelişmiş türden bir işbirliği modeli oluşturarak, Büyük Avrasya Ortaklığı’nı inşa edecektir. 
2. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, en geniş coğrafyada en geniş işbirliğini oluşturarak, ABD saldırganlığı karşısında en geçerli caydırıcılığı yükseltecektir. 
3. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, “birlikte kalkınma” eksenli olarak rotaları üzerindeki sorunları çözecek, komşuluk ilişkilerini geliştirecek ve bölgesel barış projelerini hayata geçirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b55fddf1-62ca-4791-b7ce-83dfcc94dbb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Kavramı</image:title>
            <image:caption>Sayın Okur, ‘Sevgi Kavramı’nın’ aşındırıldığı, hatta ‘travma’ yaşatıldığı ve okurun azaldığı varsayıldığı bir dönemde, “SEVGİ KAVRAMI” adlı eserimi sizlerle buluşturabilme bahtiyarlığını yaşıyorum. 
Tüm olumsuzluklara rağmen kalplerin hala sevgi pompaladığına ve okurların, yazara sahip çıktığına/ çıkacağına inanıyorum. 
“SEVGİ KAVRAMI’NIN” evrensel karakterinden yola çıkılıp değerlendirildiğinde, bu kavramın zıddı da veya tam karşıtlığı da “SEVGİSİZLİK KAVRAMI” olarak ortaya çıkar. 
Bu iki kavram arasındaki insan yaşantısının olağan akışını, daha açık bir ifadeyle her insanın yaşayabileceği olayları hikâyeleştirdim. 
Deneme, hikâye, anı ve tarihi olaylarla ilgili farklı zamanlarda yazılmış ve birçoğu da yayımlanmış yazıları, sizin için bir araya getirdim ve bu eser ortaya çıktı. 
Sevgi Kavramı (Deneme) olarak, siz okura sunulan, bu kitaptaki yazılanlar, birey ve toplum olarak hepimizin yaşadıklarından veya çevremizde yaşananlardan başka bir şey de değildir. 
Bu kitabı okurken, kendinize ait olanları ve çevrenizde yaşanılanları görecek ve benim hikâyem diyebileceğiniz, bölümler bulacaksınız. 
En büyük desteğim ve dayanağım olan okura teşekkür ediyorum. 
Sevgiyle kalın. 
 
Nezih Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48bf2f51-d2c7-4c37-9fdd-72a4af59c79d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlı Kaderler Ayrı Yazgılar</image:title>
            <image:caption>Benimle başlamadı… Aile Dizimi’nde yola çıkarken elimizdeki ön kabul budur işte. Çoğumuz, bizden önce gelenlerin (ebeveynlerimizin, atalarımızın) mutsuzluğunun “ağına” takılıyoruz. Yıkıcı ailesel kalıpları benimsiyor, kendimizi kaygı, depresyon ve başarısızlık içinde buluyoruz. Hatta geçmişi “değiştirmek” ve ailelerimizi “düzeltmek” uğruna hastalıklara yakalanıyor ya da bağımlılıkların tuzağına düşüyoruz. Aile Dizimi terapisti Marine Sélénée bu kitapla bizi aile sistemlerimizin hayatımız üzerinde nasıl hâkimiyetini kurabildiğini anlamaya davet ediyor. Başkalarının kaderlerini yaşamaktan kurtulmak, bilinçli ve özgün bir şekilde yaşamak, dönüştürücü bir büyüme deneyimlemek için bir davet bu. Kitabın en büyüleyici yanı, yazarın kişisel deneyimlerinden danışan hikâyelerine Aile Dizimi Terapisini sürükleyici bir roman tadında kaleme almış olması; içindeki olumlamaları, meditasyonları ve egzersizleri kullanarak, Aile Dizimi terapisinin faydalarını kendiniz bir Aile Dizimi çalışmasına katılmadan da aktif olarak deneyimlemenizi mümkün kılması. Bu kitapla: 
 
-          aile sistemi kalıplarını tanıyacak ve onları kıracak 
-          içinizdeki çocuğu iyileştirip, yetişkin benliğinize ebeveynlik yapacak 
-          sınırlayıcı inanç ve davranışlarınızı serbest bırakacak 
-          sizi geçmişle dolaşık hale getiren travma bağlarını çözecek 
-          aile sistemi içinde artık kendinizi huzurlu hissettiğiniz bir yere ulaşacaksınız 
 
Bağlı Kaderler Ayrı Yazgılar Aile Dizimi felsefesi üzerine zarif ama derin bir kitap. Ve bu kitap yeniden hayatınızın tek sahibi olmanız için size güç ve ilham verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6c2799-60fe-414c-98dd-1f853fdd65e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Rahibesi Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>53 Kartlık Deste ve 152 Sayfa Rehber Kitap. 
 
53 karttan oluşan bu deste iki inanılmaz şifacı ve öğretmenin işbirliğiyle ortaya çıktı. 
Büyük övgü toplayan bu kehanetin yaratıcısı Sandra Anne Taylor, Kutsal Ruh hayvanlarının, ilahi dişil arketiplerin ve kutsal geometrinin çarpıcı tasvirleri vasıtasıyla evrensel enerjiyi ortaya çıkartıyor. Ünlü sanatçı Kimberly Webber ise ilahi enerjiyi 
dönüştürerek nadir bulunan mineraller, kristaller ve değerli metallerle “kökleri antik dönemlere uzanan 
modern sihirli realizm” olarak tanımlanan bu kartların girift yağlıboya resimlerini yarattı. Bu resimler ve 
verdikleri mesajlar kehanet amacıyla kullanılabileceği gibi önemli içsel değişimlerin ve hayatınızdaki ve 
genel olarak dünyadaki önemli tezahürlerin bir vasıtası olarak da kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a7f5918-cb2f-41ba-9ed9-d3dcb8e13755.jpg</image:loc>
            <image:title>Koruyucu Meleklerin Mesajı Tarot Kartları</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve 206 Sayfa Rehber Kitap. 
 
Koruyucu Meleklerin Mesajı Tarot Kartları, İlahi Varlık’tan gelen mesajlara kolayca ulaşmak isteyenler kadar 
koruyucu melekleriyle bağını güçlendirmek isteyenler için de yaratılmıştır. Bu deste, özellikle kendilerine ve 
başkalarına net bir şekilde yol gösteren rahatlatıcı ve güvenli bir yöntem arayan duyarlılığı yüksek kişiler için 
tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b217cd6-cde3-4c77-8792-177b876611e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Tarotu Kartları</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve 304 Sayfa Rehber Kitap. 
 
Herkes için eğlenceli, pratik, kullanımı kolay bir tarot destesi. Büyüleyici resimler ve basit açıklamalar ile 
tarot öğrenmek veya uygulamak isteyen herkesin başvurabileceği bir deste haline geliyor. 
Klasik Raider-Waite destesine dayanan ama  yoğun bir hayatı olan günümüz insanlarına göre uyarlanmış olan 
bu tarotun yaşamın zorlu sorularına yanıt vermek gibi ciddi bir amacı olmasının yanısıra, eğlenceli bir havası da var. 
Yazar Deborah Blake samimi ve cana yakın tarzıyla size muhteşem çizimler içeren bir deste ve 
rehber kitabıyla birlikte olumluya odaklanan bir tarot deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102542</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c889b097-26a5-45eb-a063-7b4cd0b824da.jpg</image:loc>
            <image:title>Tam da Olması Gerektiği Gibi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir aydın ve vizyoner olan Alan Watts’tan, sürekli gelişen dünyamızda keyfi, oyunu ve bağlantıyı kucaklamamız için bir davet niteliğindedir. Alan Watts bir keresinde şöyle sormuştur: “Eğer Tanrı siz olsaydınız nasıl bir evren yaratırdınız? Acı ve dramın olmadığı mükemmel bir dünya mı olurdu? Yoksa sürpriz ve keyiflerle dolu bir dünya mı?” 
1950’lerden 1970’lere kadar Doğu’nun spiritüel felsefeleri, biz Batılılara kendimizi nasıl algılayacağımız konusunda yeni ve derin yollar sunup gerçekliğin gizemlerini ve insanlığın gelişen kaderini öğrettiler. Ve Alan Watts, halka açık dersleri ve canlı radyo/televizyon konuşmalarıyla ön planda yer alıyor, kim olduğumuza ve nereye gittiğimize dair şaşırtıcı içgörüler sunuyordu. Efsanevi bir dizi seminere dayanan bu kitap, üç büyüleyici alanı aydınlatmaktadır: paraya karşı gerçek zenginlik; daha derin bir maddeciliğin spiritüel yanı; ve teknoloji ve spiritüalizmin bizi evrende daha büyük bir karşılıklı bağlantıya doğru nasıl yönlendirdiği. Kitap boyunca okuyucular, mizahi, ileri görüşlü ve günümüzde her zamankinden daha güncel olan birçok başka temayı keşfedecekler. Olasılık ve öngörülemezlikten doğmuş olan bu çalışma, insanlığa özgürleştirici bir bakış açısı sunuyor. Mükemmel ve “tam da olması gerektiği gibi”; dağınık kusurlarına rağmen değil, onlardan dolayı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102543</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f03ddf71-c8f8-4d61-ad09-8438ecebaa28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kipper Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>36 Kartlık Deste ve 448 Sayfa Rehber Kitap. 
 
1890’da geliştirilen Kipper, uzun süre Almanya’da kehanet çevrelerinin gözdesi olmuştur. 36 karttan oluşan bu geleneksel Alman sisteminin şifresini bir Parislinin dokunuşuyla çözen Kipper uzmanı Alexandre Musruck’a katılın. Bu kartların her birini mantralara, etkilere, yönlere, kombinasyonlara ve daha fazlasına odaklanan bölümlerde keşfedin. Ayrıca yönlerin önemini ve bunları nasıl kullanacağınızı, üç temel kart açılımını –3 kartlı basit, 5 kartlı haç ve 9 kartlı kutu açılımlarını–, Büyük Tablo’yu çözmenin 7 anahtarını, Kipper kartlarını hatırlamanın üç aşamalı formülünü ve kaçınılması gereken üç hatayı da öğreneceksiniz. Musruck, pratik ipuçlarıyla Kipper’in nasıl okuyucuya kendisi ve yanıtını aradığı sorular hakkında daha derin içgörüler kazandırdığını gösteriyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236b8261-a41d-4f2a-8122-cf0e0e9ea050.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlanma Kuramı Epigenetik ve Nörobilim</image:title>
            <image:caption>Bizi biz yapan nedir? Genimizin yapısı ve beynimizin çalışma şekli nasıl değişir? 
Psikolojik rahatsızlarda hastalar yüzdeki duygu durumlarını nasıl algılar? Değişen gen ve beyin sistemi nasıl düzenlenir? 
Kültürel faktörler aile sisteminin nasıl olacağına karar verir. Ailelerin kurdukları ilişki biçimi bağlanma stillerine yön verir. Bağlanma stilleri genin ve beynin çalışma biçimini düzenler. Hem genin kendini ifade etme biçimi hem de beynin aktif olma şekli nöropsikolojik rahatsızlıkların temelini oluşturur. Düzenini kaybeden sistem güvenli bağlanma ile yeniden dengelenmeye çalışılır. Bu kitap, kültürden bağlanma kuramına, epigenetikten nöroanatomiye insanların yüzdeki duygu durumlarını nasıl algıladıklarına dair gizemi açıklığa kavuşturmaktadır. Kitabın ana teması terapilerde problem olarak ortaya konulan bağlanma kuramının çözüm olarak kullanılması üzerinedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102545</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f0a626-3262-4665-a9a9-6ac0e7447cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Mutluluk Serüveni</image:title>
            <image:caption>Kitapta, mutluluğun kolay formülünü arayanları şimdiden uyarmak istiyorum. Böyle bir beklentiniz olmasın! Eğer hayatı daha anlamlı ve nitelikli yaşamak istiyorsanız ve bunun önündeki yaygın; ancak çoğu kez gözden kaçan engelleri nasıl aşabileceğinize dair merakınız varsa, bu kitap, tam size uygun bir kitap. Coşkulu ve anlamlı yaşam, doğası gereği sizi mutlu eder, daha doğrusu size iç huzuru ve doyum verir. Böylece çevrenizden bariz şekilde farklılaşmaya başlarsınız.  İnanın buna değer. Muhtemelen her yeni açılımda yenileceksiniz. Hatalar yapacaksınız. Olsun! Ancak gittikçe daha üst seviyede ve sizi daha mutlu edecek yenilgiler tadacaksınız.  Taa ki, yaşam adına iyi bir Samuray olana kadar. Bütün zorluk sadece ilk adımda ve kendinle yüzleşme cesaretindedir. Buna gerçekten hazırsan, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e306f7c-3b2d-4b72-b220-61a61134577c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akarnae</image:title>
            <image:caption>Medora Günlükleri serisinin ilk kitabı Akarnae ile büyülü bir evrenin kapılarını açmaya ne dersiniz? Harry Potter ve Narnia Günlükleri hayranlarının elinden bırakamayacağı harika bir fantastik kitap… Sadece tek bir adımla, on altı yaşındaki Alexandra Jennings&apos;in hayatı kelimenin tam anlamıyla değişmiştir. Yeni okulundaki ilk gününün heyecanını yaşayan Alex, bir kapıdan içeriye girdiğinde afallamıştır ve kendini, imkânsızlıklarla dolu bir hayal dünyası olan Medora’da mahsur kalmış bir hâlde bulmuştur. Çaresizlik içinde evine dönmek isteyen Alex, bu konuda yalnızca Profesör Marselle adındaki bir adamdan yardım görebileceğini öğrenmiştir fakat adam kayıptır. Alex, Profesör Marselle’in ortaya çıkmasını beklerken Medora&apos;nın olağanüstü yeteneklere sahip gençlerine yönelik yatılı bir okul olan Akarnae Akademisine gitmiştir. Kısa süre içinde bu tuhaf, yeni dünyanın ve onu kendi arkadaşlarından biri gibi kucaklayan dostlarının tadını çıkarmaya başlamıştır. Ancak Akarnae&apos;de garip şeyler olmaktadır ve Alex, beklenmedik bir şeyin, uğursuz bir şeyin yaklaşmakta olduğu korkusunu görmezden gelememiştir. Ölümcül bir oyunda isteksiz bir piyon olan Alex&apos;in omuzları, bütün bir türün hayatta kalmasının ezici ağırlığını taşımaktadır. Medoralıları kurtarabilecek tek kişi olan Alex, ya Medoralıları kurtarmak, eve dönmemi engellerse diye de düşünmeden edemeyecektir. Alex, Medora&apos;yı kurtarmak için tüm dünyasını ve hatta belki de hayatını riske atacak mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b1e2c9-f67e-4b33-8a4f-ca4b9aafb60e.jpg</image:loc>
            <image:title>November’ı Öldürmek (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES ÇOKSATANI &quot;HOW TO HANG A WITCH&quot; SERİSİNİN YAZARI ADRIANA MATHER&apos;DAN NEFESİNİZİ KESECEK, HEYECAN VE GERİLİM DOLU BİR HİKÂYE... 
 
Nerede olduğu gizli tutulan, sık ormanlar ve tuzaklarla çevrili, kısasa kısas ceza sisteminin uygulandığı uluslararası bir okul: ABSCONDITI AKADEMİ. 
 
Bıçak fırlatmadan akıl oyunlarına, hilekârlık ve zehir derslerinden tarih analizine dek her türde eğitimin verildiği bu okuldaki öğrencilerin hepsi dünyanın en seçkin Teşkilat mensuplarının çocuklarıdır.NovemberAdley ise bu dünyaya adım attığında arkadaşlık ilişkilerinin cesaret kırıcı, rekabetin her şey olduğunu hızla keşfeder.Okuldaki öğrencilerden biri öldürüldüğünde tüm gözler ona çevrilir.Suçlu bulunmadan önce November ya bu garip okulun strateji oyunlarına nasıl uyum sağlayacağını öğrenecek ya da katilin bir sonraki kurbanı haline gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56fcbb22-2e5c-4e16-82bb-dc99f2622291.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Peter Pan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f78f0d0b-4e77-437e-9e90-b1e7da8a6076.jpg</image:loc>
            <image:title>Around the World in Eighty Days</image:title>
            <image:caption>Around the World in Eighty Days</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbbcf6e4-685c-4da9-a8d6-9d6a706a592c.jpg</image:loc>
            <image:title>One Peach, A Thousand Peaches</image:title>
            <image:caption>One Peach, A Thousand Peaches</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb981cb4-225f-4f86-959c-8880c52f5ecd.jpg</image:loc>
            <image:title>From the Earth to the Moon</image:title>
            <image:caption>From the Earth to the Moon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51186adc-651f-46ec-bb88-825cbbf5f0f9.jpg</image:loc>
            <image:title>The Adventures of Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>The Adventures of Tom Sawyer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102555</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5bbae67-c8bb-41ef-9ff9-8bda1936a4a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuram ve Vaka Çalışmalarıyla Uygulama Bilişsel Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>Düşünce, duygu ve davranışların döngüsel etkileşimi üzerine odaklanan BDT, söz konusu tekrar zincirini kırmak adına düşünce boyutunda değişim sağlamaya odaklanmayı, olumsuz ve/veya işlevsiz düşünceler ve işlevsiz kuralları kişinin işlevselliğini arttırıcı yeni düşünceler ve daha esnek kurallar ile değiştirmeyi hedefler. 1970’lerden itibaren psikoloji dünyasına giriş yapan ve günümüzde bu yerini halen etkin bir şekilde korumayı başaran bir psikoterapi ekolü olan BDT’nin güncelliğini sürdürmesinin arkasındaki en önemli etkenlerden biri BDT’ye ait tekniklerin pek çok farklı soruna ve ruh sağlığı bozukluğuna uyarlanabilmesidir. BDT ilk olarak depresyonun tedavisi için geliştirilmiş bir psikoterapi yaklaşımı olmakla birlikte kısa süre içinde pek çok ruh sağlığı bozukluğunun tedavisinde etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu kitabın amacı BDT’nin hem başlıca kullanım alanlarına hem de BDT’den yararlanılabilecek farklı konulara yönelik kuramsal ve uygulamaya yönelik bilgiler sunarak okuyucuya bilişsel davranışçı bir bakış açısı kazandırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4185139b-bf82-4010-a5e6-ffca34a18672.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yönüyle Bağımlılık</image:title>
            <image:caption>Bağımlılık, birçok faktörün bir araya gelmesi ile mümkündür. Davranışsal ve kimyasal olmak üzere genellenebilir nitelikte iki tür bağımlılık söz konusudur. Günümüzde çocuklardan yetişkinlere her birey çeşitli bağımlılıklara maruz kalabilir. Bağımlılıkların neticesinde bireyler psikolojik, ekonomik, sağlık ve diğer birçok açıdan rahatsızlıklar yaşayabilir. Bu sorunların belirlenmesi, sınıflandırılması, sebeplerinin incelenmesi ve önleyici yaklaşımların sürdürülebilir bir biçimde inşa edilmesi bir gereklilik oluşturmuştur. 
  Bu kitap çalışması kapsamında 13 araştırmacının katılımı ile 12 farklı açıdan bağımlılıklar ile ilgili akademik çalışmalara yer verilmiştir. Bağımlılıklara yönelik psikolojik, sosyolojik ve felsefi temelde yaklaşımlar esas alınarak hemen tüm bağımlılıklar ile ilgili değerlendirmeler çalışmamız kapsamında ele alınmıştır. Sigara, alkol, uyuşturucu, teknoloji, sosyal medya, iş ve egzersiz bağımlılığı konularında araştırmalar ilgili konudaki uzmanlar tarafından çalışılmıştır. Bu kapsamda bağımlılık neticesinde ortaya çıkan sağlık sorunları, hukuki sorunlar ve temel mücadele politikaları ayrıca incelenmiştir. Çalışmamızda bağımlılığı çok yönlü bir biçimde konunun uzmanı akademisyenler ile farkındalık oluşturmak, literatüre katkı sağlamak ve bağımlılığın önlenmesi konusunda teşvik edici uygulamaların paylaşılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102557</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da2965e-81b7-4ff4-81cf-e87db8a5269e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı</image:title>
            <image:caption>Psikoloji, birey davranışlarını ve bu davranışların altında yatan nedenleri zihinsel süreçleriyle birlikte inceleyen bilim dalıdır. Psikoloji biliminin diğer bilim dallarına göre kısa bir tarihi ancak uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Psikoloji bilimi, birey davranışlarını tanımlamayı ve bu patolojik davranışların ana kaynağını bularak onları tedavi etmeyi hedeflemektedir. Bu kitapta çocuk ve ergen ruh sağlığı alanı için gerekli kuramsal ve uygulamalı bilgileri sizlerle paylaşmaya, bunu yaparken dili olduğunca yalın ve anlaşılır tutmaya özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102558</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c89389ae-0d37-4df1-97ce-79f0d86702a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda Travmaya Farklı Bir Bakış: EMDR</image:title>
            <image:caption>Çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu çalışılırken yaygın olarak kullanılan yöntemlerin bireysel veya grup halinde uygulanan bilişsel davranışçı terapi, oyun terapisi ve EMDR olduğu bilinmektedir. EMDR’ın bu alanda etkili bir yöntem olduğu bilindiğinden bu yöntemin çocuk ve ergen gruplarında uygulanmasına yönelik çalışmalar önem kazanmıştır. Travmatik belleğin yeniden yaşanmasından kaynaklanan görüntü, olumsuz ve olumlu bilişler, duygular ve bunların rahatsızlık düzeyleri ve fiziksel duyumlar EMDR’nin temel bileşenleridir. 
  Çocuklarla EMDR çalışırken gelişimsel protokol yaş gruplarına göre farklılık göstermektedir. Bu kitapta çocuk ve ergen ruh sağlığı için çocukların gelişimsel özelliklerine uygun değerlendirme ve müdahale planı yapılmasını, aynı zamanda travma kavramına farklı bir gözden EMDR ile bakış sağlanmasını hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102559</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c83040d-3d08-4261-9627-f35dc4ed025e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşlik Ahlakı</image:title>
            <image:caption>Kardeşlik meselesine nebevî ufkun bize öğrettiği hakikatler çerçevesinden baktığımızda şu hususları hemen görürüz: • Nebevî ufukta kardeşlik; Allah’ın bir emrinin yerine getirilmesi, farzın ikâmesi, hatta efrazın/farzlar üstü bir farzın ikâmesidir. • Nebevî ufukta kardeşlik, 23 yıl boyunca gündemden hiç düşmeyen bir ders ve bir derttir. • Nebevî ufukta kardeşlik, Hz. Peygamber’in (sas) sürekli gündemde tutarak sağlamaya çalıştığı, sağlandığı zaman da on- dan çok memnun olduğu bir konudur. • Nebevî ufukta kardeşlik, Hz. Peygamber’in (sas) en hassas ol- duğu bir mevzudur. • Nebevî ufukta kardeşlik; tesisi oldukça zor, koruması oldukça güç ama buna karşın mükâfatı oldukça büyük olan bir sorumluluktur. Muhteşem Ahlâk serisinin dördüncü kitabı olan “Kardeşlik Ah- lâkı” bize her geçen gün zayıflattığımız, hatta kopardığımız kardeşlik bağlarının tesisi ve muhafazası için inşallah küçük de olsa bir katkı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102560</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a821e29-a496-4e29-a644-585fda46f3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Fen Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Fen eğitimcileri, disiplinler arası öğrenmeye yönelik önemli bir paradigma değişiminin gerekliliğini algılamıştır. Fende disiplinlerarası öğrenme, öğrencilerin ilgili bağlantılar kurmasını ve anlamlı çağrışımlar oluşturmasını sağlamak için iki 
veya daha fazla disiplini tutarlı bağlantılarla bütünleştirmektir. Doğal sistemin karmaşıklığı ve buna tekabül eden problemlerin çözülmesinde, disiplinlerarası yaklaşımın gerekliliğine şüphe yoktur. Bilimde gerçek dünyadaki doğal fenomen­leri öğrenmenin ve algılamanın en iyi yolu, etkili bir disiplinlerarası öğretimden geçmektedir. 
  Bu kitabın disiplinlerarası öğretimin altında yatan mantığı kavratmasının yanında, öğretmen adayları için fen disiplinine diğer disiplinlerin nasıl anlamlı bir şekilde entegre edilebileceğini ve bu entegrasyonun günlük yaşamda karşılaşılan problemlerde nasıl kullanılabileceğini göstermesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102561</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b747703c-98e6-4f52-a827-688d1b383401.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Temelli Çevre Eğitimi Cilt:1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta temel alınan yaklaşım, doğa deneyimine dayalı çevre eğitimi yaklaşımı­dır. Bu yaklaşım kendi içerisinde farklı şekillerde kavramsallaştırılıyor olsa da kitabı­mız kapsamında temel alacağımız kavram &quot;Doğa Temelli Çevre Eğitimi&quot; şeklinde olacaktır. Bu nedenle de kitabın isimlendirme sürecinde bu kavram tercih edilmiştir. özellikle son yıllarda literatürde daha çok değinilmeye başlanan Doğa Temelli Çevre Eğitimi kavramı bireylerin doğa yoluyla daha derin öğrenmelerine olanak sağlamak amacıyla kullanılabilecek etkili bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğayı doğadan öğrenen çocuklar ve diğer bireyler, ekolojik sistemleri daha iyi anlayarak bütün­cül düşünmeye, hem doğayı hem de çevrelerini korumaya daha kolay adapte olabilirler. 
  Daha güzel bir dünya için hep birlikte çalışmalı ve çevre konusunda bilinçli nesiller yetiştirmeliyiz. Çünkü çevre miras değil, gelecek nesillere devredilecek bir emanettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102562</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf77e819-cdeb-41af-880f-d103fbf475dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Ahlak ve Etik</image:title>
            <image:caption>İnsan aldığı eğitimle potansiyelini geliştirerek hem birey olarak yeteneklerini sonuna kadar işe koşabilmekte hem de üretim yaparak toplumsal hayata katkıda bulunmaktadır. Ailede başlayan ve okulda devam eden eğitimin niteliği bireyin potansiyelini geliştirmesiyle doğru orantılıdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde bireye verilen eğitimin nitelikli olması bireysel ve toplumsal yararı sağlayacaktır. 
 
insan canlılar içerisinde etik açıdan değer üretebilen tek varlıktır. insanın ürettiği değerler insan yaşamını biçimlendirmektedir. insanın ürettiği değerlerin etiğe uygun olması bireyi ve toplumu daha ileriye götürmektedir. Bunun yanı sıra diğer insanlarla olan etkileşimini olumlu yönde etkilemektedir. 
  Öğretmen adaylarına hizmet öncesi eğitimde verilen &quot;eğitimde ahlak ve etik&quot; dersi, bireye daha nitelikli eğitimin verilebilmesi, içinde yaşadığı toplumun kültürünü benimsemesi ve yaşatması, var olan olumlu değerleri benimsemesi yaşatması, koru­ması için ne yapılması gerektiği hususunda yol göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102563</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1f9e81-fb12-413c-a914-363376cf2821.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Yenilikçi öğrenme ortamları, dijital öğrenme hedeflerini destekleyen yollarla bilgi ve iletişim teknolojileri entegrasyonun gerçekleştiği ortamlardır. Bu bağlamda günümüz sınıfları incelendiğinde, öğretmenlerin birçoğunun artık farklı pedagojiler kullanarak kişiselleştirilmiş, öğrenci merkezli ve aktif öğrenmeyi sağlamak, öğrencilerin geleceğe yönelik becerilerini geliştirmek için öğretim  uygulamalarında değişiklik yapmaları gerekmektedir. 
  Teknolojide meydana gelen hızlı gelişmelerin ve yeniliklerin geleneksel bir anlayış çerçevesinde genç kuşaklara aktarılması yerine, ortaya çıkan durumları doğru okuyabilen, bunları yorumlayabilen ve gelecek açısından doğru çıkarımlarda bulunabilecek şekilde eğitim verilmelidir. Bilginin yayılma hızı, bilginin sürekli güncellenmesi ve daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulması bilginin öğrenciler tarafından edinilmesini kolaylaştırmayı ve hızlandırmayı gerektirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102564</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffa63b5-0750-477e-80e0-9cb5aaff18ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga Zihni</image:title>
            <image:caption>YOGAYI MATINIZDANYAŞAMINIZA TAŞIYIN.
Yoga pratiğinin bizlere vadettiği engin keşifler, bedende değil zihinde başlar. Uzman yoga eğitmeni Rina Jakubowicz, yoga felsefesinin karmaşık kökenlerine oldukça basit, anlaşılabilir bir yaklaşım getiriyor. Bu kitap, yoga pratiğini derinleştirerek yaşamına anlam ve farkındalık kazandırmak isteyen herkes için değerli bir rehber niteliğinde.
YOGANIN TEMEL PRENSİPLERİNİ BASİT VE KOLAY ANLAŞILABİLİR BİR ŞEKİLDE KEŞFEDİN:
FELSEFE-ANLAMI-ÖNEMİ-ETKİSİ-PRATİK
Bu kitapta neler bulacaksınız?
Karmaşık teorileri, hatırda tutabileceğiniz derslere dönüştüren temel yoga ilkelerine dair net açıklamalar
Her bir prensibi gündelik yaşantınızda pratik edebilmeniz için açık, somut talimatlar sunan yönlendirmeli meditasyonlar ve basit alıştırmalar
Büyük önem arz eden ancak nadiren anlaşılan kavramlara açıklık getiren, önemli yoga içeriklerine yapısal bir yaklaşım.
 
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102565</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dfcaa6a-84fa-4047-8f7d-2d3a6f5de6e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Görsel Sanat Etkinlikleri ile Çevre Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde verilen kaliteli ve başarılı bir çevre eğitimi çocukların çevre bilincine sahip bireyler olarak yetişmelerine neden olacaktır. iyi bir çevre eğitimi için bireylerin her döneminde farklılık gösteren algı ve yeteneklerine göre yapılandırılmış programlar etkili olmaktadır. 
  Bu önem dahilinde yapılan bu araştırmanın temel amacı okul öncesi dönem çocuklarında etkili çevre eğitimi için birbirleriyle ilişkili sanat etkinlikleriyle oluşturulan çevrede çevre bilincinin kazandırılmasına yardımcı olmaktır. Çalışma, proje yaklaşımına dayalı ve sanat etkinlikleri ile oluşturulan çevre odaklı olup okul öncesi çocuklara uygulanan planl­anmış sanatsal içeriklerin yer aldığı çevre etkinliklerini içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102566</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be161955-c23b-4d04-91b2-02ecab3c7dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Örgütleri / Yöneticileri İçin İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İnsan kaynakları yönetimi (İKY), insanı bir “kaynak” olarak ele ala­rak, insanın değerini indirgeyen bir bakış açısına sahip olmakla eleştiril­mesine rağmen, eğitim örgütlerinin kendi doğası ve dinamikleri içinde uygulanması gereken bir alan olarak düşünülmektedir. Etkili insan kay­nakları uygulamaları, eğitim örgütlerinin etkililiği ve yeterliliği için kritik öneme sahiptir ve bu alandaki uygulama gerekliliği giderek daha fazla kabul görmektedir. Ancak, ne yazık ki istenen düzeyde gelişemediği, geliştirilen eğitim politikalarında İKY konusunda sistematik ve kap­samlı bir bakış açısının olmadığı görülmektedir. Uygulamada olup bi­tenlere paralel olarak, eğitim yönetimi alan yazınında da kapsamlı İKY uygulamalarını içeren bir sistem oluşturmaya çok az kavramsal önem verilmektedir. 
  Bu kitap, eğitim yönetimi alanında İKY konusundaki gereksinimle­ri karşılamak adına hazırlanmıştır. Bu kitapta, okuyucunun, hem insan kaynakları yönetimine ilişkin temel kavramlar ve ortaya çıkan güncel yaklaşımlar hakkında bilgi sahibi olması hem de mevcut uygulamalara ilişkin eleştirel bakış açıları geliştirmesi amaçlanmıştır. Eğitim yöneti­mi ve İKY bilimleri arasında köprü kurma amacının benimsendiği bu eserde, okullar için yüksek kaliteli ve kendini adamış insan kaynağını oluşturmaya yardımcı olmak için İKY’nin nasıl şekillendirilebileceği kav­ramsal olarak işlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102567</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d8c9b6-a873-404c-9fdf-59b39f4c87d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde 21. Yüzyıl Becerileri</image:title>
            <image:caption>Değişen çağın koşulları, bireylerin hayatını, eğitim modellerini, kişilerarası ilişkileri ve sosyal yapıyı derinden etkilemektedir. Özellikle 2000’li yılların başından itibaren gelişen teknoloji tüm bu süreçlere yeni bir boyut kazandırmış ve 21. yüzyıl becerileri diye anılacak yeni becerileri hayatımıza katmıştır. Bu beceriler, temelde bireyin değişen ve gelişen dünya koşullarına uyum sağlamasını amaçlamaktadır. 
 
Bireyler ancak bu becerilere çocukluk döneminden itibaren sahip oldukça dünyayı yakalayabilmekte ve değişim sürecinin bir parçası olabilmektedir. Bilgiyi ve teknolojiyi okuyabilmek, herkesin baktığı pencereden değil de kendine özgü yenilikçi bir pencereden bakabilmek, ulaştığı her bilgiyi olduğu gibi kabul etmeyip sorgulayıp derinlemesine inceleyebilmek, artık çağın insanı olabilmenin gereği haline gelmiştir. 21. yüzyıl, çevresiyle olumlu ilişkiler kurabilen ve kitleleri etkileme gücüne sahip olan birey olmayı gerektirmektedir. 
  Bireylere özellikle çocuklara 21. yüzyıl becerilerini kazandırmak, ancak doğru ve sistematik eğitim modelleri ve yenilikçi öğretmenlerle mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102568</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73248280-209c-4f42-bc64-3862088f2971.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadına Yönelik Şiddet Ve Ataerkillik</image:title>
            <image:caption>Toplumsal gelişmeler ve devlet politikaları modernleşme sürecinde önemli bir alanı kadınlar 
üzerine biçimlendirmektedir. Kadın hakları feminist hareketle aracılığı ile Fransız devriminden itibaren gelişmiştir. Çağdaş devlet anlayışı kadınların sosyal, siyasal, eğitsel ve ekonomik hakların çeşitliliği ile tanımlanmaktadır. Kadınların mücadelesi devlet kurumlarının yanında çeşitli sivil toplum kuruluşları aracılığı ile gerçek leşmektedir. Bu gelişmeler karşısında kültürel değerlerin kadını ikincil bir konuma değerlendirmesinin önüne hala geçilememiştir. Kadınların namus 
cinayetleri adı altında öldürülmeleri, şiddete uğramaları ve her alanda haklarının sınırlandırıldığı günümüzde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Ülkemizde ataerkil ilişkiler özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaygın bir şekilde varlığı­nı korumaktadır. Bu durumda kadınlar üzerinde haksız eylemler daha çok bu bölgelerde yaşanmaktadır. Toplumun gelişmesi kadınların toplum içerisindeki konumlarına göre belirlen-mektedir. Ekonomik ve sosyal açıdan gelişmiş bölgelerde kadınlar kendi haklarını savunabilmekte ve her türlü imkandan faydalanabilmektedir. Ancak bu durum gelişmiş bölgelerde kadınların haksızlıklar­dan tam anlamı ile korunduğu anlamına gelmemektedir. Kırsal alanlarda geleneksel yapının olumsuz etkileri kadını eziyorken, kentsel bölgelerde ekonomik sıkıntılar ve çeşitli çatışmalardan dolayı kadınlar haksızlıklara ve şiddete maruz kalmaktadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102569</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d18c0af1-f498-4e35-916b-330b36edc2b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadisleri Öğreniyorum Set - (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” (Hekimoğlu İsmail)


Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102570</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cfcc1ed-8802-4591-ab69-18b77d4afbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nitelikli Kapsayıcı Eğitim (Kuramdan Uygulamaya)</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız yüzyılda temel hakların eşitlikçi bir anlayışla güvence altına alınmasına ihtiyaç duyulan alanlardan biri de eğitimdir. Çünkü yalnızca nitelikli bir eğitim sayesinde tüm  çocuklar kendi güçlü yönlerini görebilir, zayıf yönlerini geliştirebilir, gelecek yaşamları üzerinde söz sahibi olabilir. Bu yüzden eğitim hakkı ancak okulların, çocukların farklı sosyoekonomik ve kültürel geçmişlerine ve onların daha geniş bir yelpazedeki öğrenme tarzlarına, davranışlarına, yeteneklerine ve tüm duyusal alanlardaki potansiyellerine uyum sağlamaya başladığında gerçekleştirilebilir. Bu da ancak kapsayıcı eğitim ile mümkündür. Kapsayıcı eğitim; tüm çocukların gelişimsel, sosyokültürel ve bireysel özelliklerini göz önüne alan bu gereksinimleri doğrultusunda eğitim almalarını amaçlayan bir süreç olarak tanımlanmaktadır. 
  Kapsayıcı eğitim fırsat eşitliği sağlamada önemli bir anlayış olarak kendine özgü tanımlamaları, hukuki dayanakları, uygulamaları ve ilkeleri barındıran bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın doğru ve eksiksiz olarak uygulanabilmesi için bu alanda güncel, uygulamalı ve nitelikli kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hazırlanmasındaki temel motivasyon okuyucuya kapsayıcı eğitimin tanımı, tarihi, hukuki dayanakları, kuramsal temelleri, öğretim süreçleri ve değerlendirme yaklaşımları hakkında en güncel, bilgi ve uygulamaları sunmak olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102571</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9355141f-c181-464d-be6b-d99367701f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruyu Söylüyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102572</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7cecda8-09e3-4250-9f54-ace178a2054a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülümsemeyi Seviyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102573</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5ed788-fe04-4efd-b819-e2003547f051.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Yetenekli Öğrencilerin Türkçe Eğitiminde Özel Dil Becerilerinin Geliştirilmesi</image:title>
            <image:caption>Özel yetenekli öğrencilerin ana dili eğitimi normal gelişim gösteren öğrencilere göre diğer derslerde olduğu gibi daha farklı ilke, yöntem ve teknikler gerektirmektedir. Bu öğrencilerin hazır bulunuşluk, ilgi ve öğrenme profillerine göre planlanan ve uygulanan bir ana dili eğitimi onların ana dili becerilerini ve üst düzey zihinsel becerilerini geliştirerek nitelikli bir şekilde en üst düzeyde kullanmalarını sağlayacaktır. 
  Özel yetenekli öğrencilerin dinleme/izleme, konuşma, okuma ve yazma ile ilgili dil becerilerini ve zihinsel becerileri kazanmaları, bu becerileri kullanarak kendilerini geliştir­meleri, etkili iletişim kurmaları, okuma ve yazma alışkanlığı edinmeleri nitelikli, farklı bir ana dili eğitimi ile mümkündür. özel yetenekli öğrencilerin temel dil becerileriyle birlikte bu becerilerde daha ön planda olan, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme gibi üst düzey zihinsel becerilerle harmanlanmış; eleştirel dinleme, ikna edici konuşma, eleştirel okuma, yaratıcı okuma, yaratıcı yazma ve ikna edici yazma becerilerinin geliştirilmesi önemlidir. Bu çalışmada özel yetenekli öğrencilerin Türkçe eğitiminde özel dil becerileri kuramsal ve uygulamalı olarak ele alınmıştır. Alanyazında benzer bir çalışma olmaması sebebiyle bu çalışma öncü bir role sahip olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102574</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbbaf3e-de02-4320-948c-e6e6df04e474.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Duyu Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Çocukların yaşama başladıkları ilk anlardan itibaren, büyük bir kısmı anne karnında gelişmeye başlayan algısal yeterlilikleri de artmaya başlar. Çocuklar dünyayı, meraklarının tetiklediği her alanda duyularıyla keşfetmeye ve gelecek için bilgi edinmeye başlarlar. Bu süreçte çocuğun, yetişkinin bilinçli rehberliğine olduğu kadar, kendi içten gelen hevesiyle de dünyayı algılaması, deneyimlerini çeşitlendirmesi son derece önemlidir. 
  İşte bu bilimsel kitap, bu konuda alana bütüncül ve güncel bir katkı sağlayabilmesi düşünülerek tasarlanmıştır. Öncelikle duyu eğitiminin ne olduğu ilgili ve yakın kavramların ışığında ele alınarak, güncel bakış açısı ile ele alınan 7 duyunun nasıl işlem gördüğü, çocuk gelişim sürecinde nasıl gelişim gösterdiği ve erken çocukluk döneminde bu duyularla ilgili olarak evde ve okulda yapılabilecek etkinlik örnekleri ve günlük hayatta duyusal deneyimler kapsanarak duyu parkları ve duyu odaları gibi duyuların desteklenmesine yönelik sistemli müdahaleler de ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102575</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ded2bc6-28e0-4ed7-bf6c-fc8e7cbfe8aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastaları Unutmuyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102576</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f71ff6c-0565-4658-ad1c-e52aa8538fcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Özel / Üstün Yetenekli Çocuklar</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılda soru soran, düşünen, araştıran, üreten ve kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmek hem ebeveynlerin hem de eğitimcilerin en büyük arzusu. Bu süreç, bizi hızla sonuca götürmeyi hedefleyen “nasıl” sorusunu hemen sormak yerine “neyi/kimi” sorusuyla başlamayı gerektirir. 
  Bu çalışma da, birey yetiştirmenin bilindiği üzere en kritik ve en etkili periyodu olan erken çocukluk dönemi için bu kavramları daha net hale getirerek kavramların nitelediği bireylerin belirlenmesi, tanılanması ve eğitilmesi konusunda bilgi, tecrübe ve öneriler verilmiş, uygulama örnekleri ile konular pekiştirilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102577</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1953d008-b73e-4d78-a490-898ef8489ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hediye Hazırlıyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102578</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1827503-d433-4bd9-b9eb-b8f1b1f48e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Eğitim Tarihi</image:title>
            <image:caption>Eğitimin, bir milletin geleceği olan yeni neslin hem potansiyelini en üst sevide geliştirmede hem de tarihsel ve toplumsal bilinç,
sorgulama, düşünme becerileri, meslek kazandırmada etkili bir biçimde işe koşulması gerekmektedir. Bir ulusun geçmişi, bugünü ve
geleceğini belirleyen en önemli öğelerden bir eğitimdir. Bu açıdan ele alındığında bir ulusun eğitim tarihi, eğitimle ilgili strateji, politika,
kurum, uygulamalar ve elde edilen sonuçların bilimsel açıdan ele alınması ve değerlendirilmesidir.
Türk milleti, tarihe yön veren olay ve olguları belirleyerek damgasını vurmuştur. Türk milletinin tarihinde eğitim önemli bir yer
tutmaktadır. Türk eğitim tarihi, Türk milletinin geçmişte ve bugün eğitime yön veren strateji, politika, kurum, uygulamaları ve elde
edilen sonuçları bilimsel açıdan ele almakta ve değerlendirmektedir. Türk eğitim tarihi çalışmalarından elde edilen sonuçlar, yakın ve
uzak geleceğimizdeki eğitim uygulamalarına temel olacak karar, strateji ve politikaların belirlenmesinde bir anahtar nitelindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102579</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b6f672-81a8-40d3-bb1a-3f98e853ce6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkemizi Yeniyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102580</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82a418b2-11ba-4a90-a3de-d8a4b3b265dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Web Araçları ile Türkçe Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, öğretmenlerin dijital yetkinliklerinin artırılması, öğretimin niteliğinin yükseltilmesi, 21. yüzyıl becerilerinin öğrencilere etkili araçlarla kazandırılabilmesi, Türkçenin hem ana dili hem yabancı dil olarak öğretiminde web araçla­rının etkin kullanımının sağlanmasına katkı sunması düşüncesiyle projelendirilmiştir. 
  Bu düşünceden hareketle dijital araçların Türkçe öğretiminde kullanılma­sının yaygınlaştırılması, Türkçe öğretmen adaylarının bu bilinçle yetiştirilmesi, Türkçe ve sınıf öğretmenlerinin Türkçe derslerinde web araçlarını kullanabilmeleri, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin web araçları ile daha etkin yapılabilmesi, lisansüstü öğrencilerin ve akademisyenlerin akademik çalışmalarında yararlanması kitabın amaçları olarak belirlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102581</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e5cfd0b-7f29-4d91-88aa-1ac3143e2c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşmayı Biliyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102582</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36869a1b-f48b-44ec-a630-6d84cd9537bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Öğretiminde Edebi Metinlerin Kullanımı: Teoriden Pratiğe</image:title>
            <image:caption>Edebi türlerin yabancı dil öğretiminde nasıl etkili kullanılabileceğini kuramsal yaklaşım ve uygulama örnekleri ile sunmaktadır. Bu eserde roman, kısa hikaye, drama ve şiir gibi edebiyat türlerinden faydalanılarak yabancı dil öğretiminde sık kullanılabilecek yöntemler, teknikler ve aktiviteler incelenmiştir. Edebiyat ile dil arasında güçlü bir ilişkinin ve iletişimin olduğuna yönelik düşünce, geçmişten günümüze pek çok çalışmasının ana malzemesini oluşturur. Bu iki geniş alanı ortak paydada buluşturmayı hedeflediğimiz çalışmamızda, yabancı dil becerilerinin öğretimi, kültür öğretimi, çeviri öğretimi, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve son araştırma eğilimleri gibi okuyucuya geniş bir perspektif sunmayı amaçlamaktayız. 
  Kitapta faydalanılan örnekler yalnızca İngilizce değil aynı zamanda Rusça etkinlikler üzerinden de verilerek okuyucunun kendi öğretim durumuna göre aktiviteleri ve materyalleri adapte edebilme fırsatı yakalabilmesi için kolaylık sağlanmaya çalışılmıştır. Bu kitabın öncelikli hedef kitlesi, Türkiye’deki yabancı dille eğitim veren programlardaki öğrenciler, öğretim elemanları ve araştırmacılar olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102583</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d652f83-2563-4f4e-8c8a-fff14cfc4e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgimizi Paylaşıyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102584</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b90ee5-ce4f-4936-837a-52b20942ab57.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşluklar Oluşturmak</image:title>
            <image:caption>Dahası o zamanlarda konulmuş herhangi bir kural olmadan yapı ölçeğinde gayet muntazam diyebileceğimiz yapılar inşa ettik. Hatta dışardan biri gelip bu yapıların ancak belli kurallar çerçevesinde yapıldığını düşünürdü. Şu an ülkemizde diğer ülkelere nazaran iki-üç kat daha fazla imar kanunu olmasına rağmen, kentlerimize baktığımızda “Hiçbir kural olmasa bu kadar kuralsız yapılaşma olmazdı,” der gibiyiz. Peki neden? 
 
Eskiden inanç, vicdan, saygı gibi kavramlar vardı, bugün bunların yerine getirdiğimiz şeyler bizi delirtip işin tilkisi olmaya itti. Normalde hakka hukuka, yasalara tümüyle bağlı bireyler imar konusuna gelince sistemdeki açıklardan yararlanan bir parazite dönüşebiliyor. Buradaki asıl sıkıntı ise bunu yaptıktan sonra herkese övünerek bahsetmesi. Herkes de bu yapılanı hayranlıkla dinleyebiliyor. 
 
*** 
 
Yeni sınırlar örerek oluşturulan cezaevleri tüm kentleri ele geçiriyor. Hiç kimse ses çıkarmıyor, hatta olan bitene yapılan övgüler sonucu sistem, daha fazlasını yapabilmek için daha fazla özgürlük istiyor. Sisteme verilen her özgürlük kendi özgürlüğümüzden alıyor ve bizim bunu fark etmemizi engellemek içinse medyayı kendi istekleri gibi kullanıyorlar. 
 
Eskiden lüks olarak nitelendirebileceğimiz şeylerin ihtiyaçlaştırılması da verdiğimiz özgürlüklerin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin kentlerimizdeki hastaneleri, okulları, hava limanlarını, kamu binalarını halktan uzaklaştırdılar ve onlara ulaşmak için arabalar bir “ihtiyaç” oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102585</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4fc2a6-854e-40fd-8444-dd2f2b0c2bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Temizliği Önemsiyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102586</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665f749f-88fa-4bdc-846e-0822c6208592.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardıma Koşuyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102587</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc32d518-57a4-40f2-a871-633e446035d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mathün’ün Serüveni</image:title>
            <image:caption>Matematik evreni, evren de matematiği anlatır. 
İnsanlık var olduğu müddetçe matematik de var olacaktır... 
 
“Bilim ve ilim kıymetli birer hazinedir. 
Matematik ise bu hazinelerin gizemli anahtarıdır. 
Bu gizemi keşfeden her kimse, 
bu kitabın bir parçası olur. 
Ve sonsuza dek, bu gizemin keşfi için görevli bir nefer gibidir. 
Yeryüzündeki her gezegende bu neferler, 
Cahillik Kaosu ile olan savaşta gerekirse bir öğretmen, yargıç, 
gerekirse bir yöneticidir. 
İlim sizi korur. 
Ancak siz de onu sonsuza dek gezegene fayda için keşfetmeli, 
geliştirmeli ve korumalısınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102588</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66cadc52-818c-4206-897d-cfc5aca8cef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi İnsan?</image:title>
            <image:caption>2014 yılında, New York’ta, üniversite öğrencisi üç ev arkadaşı ikinci el mobilyacıdan aldıkları 20 dolarlık kanepenin minderlerinin arasına gizlenmiş 40 bin dolar buldular ve parayı asıl sahibi olan 91 yaşındaki kadına iade ettiler. Rasyonelliğin çoğu zaman kendi çıkarını düşünmekle özdeşleştirildiğini hatırlayacak olursak bu üç üniversite öğrencisi rasyonel değildir mi diyeceğiz?  
Rasyonellik aynı zamanda hesaplı kitaplı hareket etmekle, mantıklı ve tutarlı olmakla ilişkilendirilir. Her ne kadar akla uygun davranmaya çalışsak da seçimlerimize ve davranışlarımıza yön veren sosyo-kültürel ve psikolojik etkenler vardır. Bu durumda tutarsız davranmak, hata yapmak, yanlı olmak ve duygularımızı işin içine karıştırmak da davranışlarımız üzerinde belirleyicidir. Bu nedenle rasyonellik kavramını indirgemeci bir yaklaşımla incelemek yerine farklı disiplinlerin katkısıyla daha geniş bir çerçevede ele almak gerekir.  
 
Bu kitaptaki yazılar, davranış bilimlerinin farklı disiplinlerinden araştırmacıların rasyonellik kavramını nasıl ele aldıklarına dair bir seçki ve güncel bir tartışma zemini sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102592</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bec4552-31db-43e6-9a67-162469ceedc5.jpg</image:loc>
            <image:title>İskandinav Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>“VALHALLA’YA GELEN BİR SAVAŞÇI ŞİKÂYET ETMEZ!” 
– RAGNAR LOTHBROK 
 
Bugün Avrupa’yı ve Avrupa kültürünü şekillendiren yapıtaşları arasında kuşkusuz İskandinav mitolojisi de vardır. İskandinav mitolojisine ait kişiler ve semboller Avrupa kültürünün içinde halen yaşamaktadır. Bazen edebiyata, bazen görsel sanatlara kaynak oluşturmaya devam etmektedir. 
Neredeyse yanı başımızda duran İskandinav mitolojisinin kahramanlarının isimlerini kâh bir filmde işitiyoruz kâh İngilizce haftanın günlerinin içinde çıkıyor karşımıza. 
İskandinav mitolojisi birbirinden ürkütücü tanrılarıyla, tüyler ürpertici efsaneleriyle, güç savaşlarıyla ilgi çekerken çoğunlukla eğlenceli ve gotik karakterleriyle çeker okuyucuyu kendine. 
Bu kitapta hem İskandinav mitolojisinin karakterlerini tanıyacak hem de gizemli efsanelerin dünyasına dalacaksınız. İskandinav mitolojisini anlamak açısından çok önemli bir kaynak olarak kabul edilebilecek bu kitapta aynı zamanda birçok popüler eseri daha iyi kavramanın ve anlamlandırmanın anahtarlarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102593</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dcd571f-d227-490f-afc1-86d2d5c9b515.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgârlı Ev</image:title>
            <image:caption>SIRLARIN HASTA ETTİĞİ RUHLARI ANCAK GERÇEKLER İYİLEŞTİREBİLİR. 
 
“Derya elindeki anahtara bakıyordu. Anahtar varsa açılmak için bekleyen bir de kilit var demekti. Madem bir şekilde karşılaştılar, bunun bir anlamı olmalıydı. Elinde tuttuğu anahtar, belki de birine veya bir yere aidiyetini sorgulaması ya da açılacak kapıyı bulma yolunda kazanacağı deneyimler için bir araçtı. Ya da tüm bu merak, bir şeyleri bir şeylere oldurma ve uydurma çabası sadece bir saçmalıktı ve anahtarlar hiçbir kapıyı açmıyordu…” 
Büyüdüğümüz ailelere karşı içimizde taşıdığımız, halledemediğimiz olumsuz duygular; elimizde alevi tüten bir koru tutmak gibidir. En çok bizi yakar… O koru ancak geçmişle hesaplaşarak elimizden bırakabiliriz. 
RÜZGÂRLI EV sizi kendinize, ailenize ve yaşamınıza dair bir yolculuğa çıkaracak, içinizde alevi sönse de közü her daim canınızı yakan, yüzleşemediğiniz gerçeklerle helalleşip yüklerinizden arınmış bir halde yürümenize yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102594</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb824dd4-1b9b-4ad7-837a-cf77c3343ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Evimizde</image:title>
            <image:caption>Ayım, güneşim, yıldızlarım 
Evimdeyim, evimde. 
 
Sen, ben, o 
Biz, siz, onlar 
El ele dönsün dünyalar. 
 
Evimizdeyiz, evimizde. 
 
Evimiz kocaman bir evren. Kuşlar, gökyüzü, yeryüzü, oyunlar, hayaller... Bahar Ulukan’ın şiirleri bizi, evimizde bir yolculuğa çıkarıyor. Çocukluğu ve duygularını zengin bir ifade gücüyle aktaran şiirler, okurlarını neşeli hayallere dalmaya, sözcüklerle oynamaya, düşünceleri özgür bırakmaya davet ediyor. Zeynep Özatalay’ın derinlikli rengârenk resimleri ise bu içten şiirlere bambaşka bir zenginlik katıyor. Üstelik sayfaların arasına, çocuklar için sihirli bir şiir yazma tarifi de saklanmış, Abra Kadabra!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102595</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a126c60-dabe-4d3b-94d4-d3b1c58adf51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır Muhafızı Barış Manço 2023</image:title>
            <image:caption>MANÇOLOJİ VE TEOLOJİ, MİTOLOJİ’NİN TOPLAMIDIR. 
 
Tanrısal mesajların insanda karşılık bulup bulmadığı ya da ne ölçüde karşılık bulduğu veyahut insanın fıtratındaki yatkınlıktan uzaklaşıp uzaklaşmadığı konusu bize Barış Manço formülünü verir. 
Barış Manço, müziğini yaparken onun alt metni için de en az müziği kadar uğraştı ve salt bir dinletiden ibaret olmayan, bir hikâyesi ve felsefesi olan eserler üretti. 
Kendisini sadece bir müzisyen olarak görmeyen Manço, sahnede meddahlık geleneğini sürdürdüğünü ve yaptığı müzikte Hititlerden Erzurum Baş Barı’na kadar Anadolu müziği evriminin titiz bir araştırmasının bulunduğunu dile getirdi. 
Daha kariyerinin başlarında “1973” yılında yayımladığı 2023 albümü ve albüme ismini veren parçanın içinde 2023 yılında çok önemli olaylar olacağının kodları vardır. Aynı albümde yer alan “Kayaların Oğlu” parçası da Cumhuriyet’in 100. yılı ile ilgili pek çok sırrı barındırır. 
1982 yılında belki de yıllar sonra anlamını kazanacak bir şarkı yazdı: “Dönence.” Ancak şimdi gizemini çözebildiğimiz bir fenomen... 
Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan birinci sürecin ikinci dönemi artık başlamıştır. “İkinci 19 Ata Türk Süreci” başlamadan önce Barış Manço gibi bir Sır Muhafızı’nın sırlarını frekans ve müzikle birleştirerek veda etmesi tesadüf değil, tevafuktur. 
Manço’nun “Ben ne çağdaş Türk ozanı, ne çağdaş Dede Korkut, ne de günümüzün Nasreddin Hoca’sıyım. Sadece 20. yüzyılda yaşamış ve o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk’üm!” sözü ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir Türk dünyaya bedel!” sözü birbirini tamamlar. 
Ölümünden sonra vasiyetinde yer aldığı gibi mezarına 19 harf içeren “Doğru bildiğini yaptı” cümlesini yazdırması bize Ulu Kam Barış Manço’nun Atatürk sonrası sırları seçilmiş için taşıyan 19’un muhafızı olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102596</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9c1dc8-cf40-4797-87e3-1e8ff4db3a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cem Sultan</image:title>
            <image:caption>16. asır Osmanlı şairi Bâkî’nin bugüne kadar ele geçmediği söylenen eseri, Bünyamin Ayçiçeği’nin editörlüğünde Gülşah Taşkın, Arzu Atik ve Güler Doğan Averbek tarafından yayına hazırlanan bu kitap ile Bâkî külliyatında olması gereken yere ircâ edilmiş bulunuyor. 
Bâkî, Ebu Eyyub el-Ensârî’den nakledilen hadisleri ihtiva eden Nefehâtu’l-abîri’s-sârî bi-ehâdîsi Ebî Eyyûb el-Ensârî’ninmuhtasar şerhi olarak tanımlanabilecek eserine Hayâtu’l-kulûb bi-rivâyâti Ebî Eyyûb adını vermiş ve onu Sokullu Mehmed Paşa’ya hediye etmiştir. Bâkî’den sonraki asırlarda nisyan âleminde kalan metin, Türkiye’de birkaç yıldır Güler Doğan Averbek tarafından yürütülen Osman Reşer çalışmalarının semerelerinden biridir. Reşer’in Leipzig Üniversitesi Kütüphanesi’ne sattığı yazmalar arasında söz konusu eserin bir nüshasının bulunduğu Averbek tarafından belirlenmiş, yapılan taramalarda Türkiye’de iki nüshaya daha ulaşılmıştır. 
Türk edebiyatının tartışmasız en büyük şairlerinden biri olan Bâkî’nin nazım ve nesirdeki tavrı birbirinden farklıdır. Ona asırları aşan şöhretini getiren kudreti, şüphesiz şiirdeki gücü ve nazım tekniğindeki vukufudur; şiirleri ve nesirleri edebî açıdan mukayese edildiğinde neredeyse iki farklı sima ile karşı karşıya olunduğu söylenebilirse de muktedir bir şairin diğer eserlerinin her halükârda kıymeti haiz olacağı izahtan varestedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102597</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa0f41b7-548a-43e0-90e8-d2da94cc7d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Döneminde Stratejik Yönetim-1</image:title>
            <image:caption>Kriz yönetimi, bir şirketin krizi en az kayıpla atlatmasını sağlar. Sayın Tekeoğlu, Koronavirüs günlerinde önemli iş insanları ile söyleşi yaparak kriz yönetimine dair önemli bir sözlü tarih çalışması yapmış oldu. (Abdullah Kiğılı - Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı) 
*** 
Öğrencilere ve iş dünyasına destek olmak üzere hazırlanan bu kıymetli eser, dünyayı derinden etkileyen Covid-19 pandemisinin iş dünyasına etkilerini ve bu iki yılda şirketlerin uyguladığı kriz yönetimi (bize göre endişe yönetimi) yaklaşımlarını anlatıyor. (Mehmet Nane - Pegasus İcra Kurulu Başkanı) 
*** 
Geleceği planlamanın en iyi yolu onu tasarlamaktır. Kriz dönemlerinde en güçlü olanlar değil, değişime ayak uyduranlar hayatta kalmayı başarır. (Mehmet Reis - Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı) 
*** 
Koronavirüs döneminde ekonomi durma noktasına geldi, iş yapma biçimlerimiz değişti. Bu dönemde iş dünyasının önemli temsilcileriyle yapılan bu söyleşiler gelecek nesiller için kalıcı bir kaynak olacak. (Meltem Kurtsan - Otacı ve HerbaFarm Akademi Kurucusu) 
*** 
Sektörlerinde fark yaratmış isimlerin, pandemi dönemi ajandalarının ve ayakta durmayı başarmalarını sağlayan çalışmaların gelecek nesillere taşınacak olması beni çok mutlu etti. (Ömer Taviloğlu – Mudo CEO’su) 
*** 
Pandemi dönemi, iş dünyasının akademik çevrelerle deneyim paylaşımında yeni açılımlar sağladı. Ben de bu değerli çalışmada yer almaktan mesleki haz ve gurur duydum. (Sevdil Yıldırım, Tahsildaroğlu Genel Müdür CEO) 
*** 
Çok değil, daha iki yıl önce yaşadığımız endişe ve sıkıntıları sanki hiç yaşamamış gibiyiz. Geçirdiğimiz zor günlerin daha iyi hatırlanmasını sağlayacak bu söyleşi kitabı çok değerli. (Sinan Öncel – Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı, Twigy Yönetim Kurulu Başkanı) 
*** 
Değerli dostum Nurdan’a perakende sektörü için verdiği tüm emekler ve değerli çalışmaları için teşekkürlerimi sunarım. (Suat Soysal – Soysal Kurucu Başkanı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102598</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/830dca02-96af-4864-9c9e-c054ab3eb265.jpg</image:loc>
            <image:title>Mu&apos;nun Çocukları</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıl önce yaşamış bir medeniyetle tanışmaya hazır mısınız? 
Sıradan bir günün sabahında gözünü hiç bilmediği ormanda ve farklı bir çağda açan Ateş, başına geleceklerden habersizdir. Naja Naja’nın ölümcül ısırığı, kurtarıcısı Maju ile tanışmasına vesile olur. 
Dev Kelenken ve ormanın diğer karanlık ruhlu yaratıklarının ürpertici gizeminden korunmanın tek yolu piramide kabul edilmekten geçmektedir. Öte yandan Bilge Vuh, iyileştirici Nu ve diğer bilge karakterlerin gölgesinde kurulan piramitte yaşam hiç de kolay olmayacaktır.  Neyse ki Maju, dostuna hayatta kalmanın yollarını gösterecektir. 
Ateş, yeni yaşamında Yumikato’ya dönüşürken erdemlerle donanır. Aile, dostluk, cesaret ve merhamet gibi değerler sayesinde doğa ile iç içe yaşamın getirdiği zorlukların üstesinden gelmeyi öğrenerek empati ve iletişimin önemini keşfeder. 
Evine ve ailesine dönme planları yapan kahramanımızın bazı şifreleri çözmesi gerekir. Lale görünümlü yanmaz dağ, yedi renkli köprü ve daha birçok gizemli şifreyi, hiç durmayan parçasının sesini dinleyerek aydınlatmaya çalışan Ateş’e eşlik etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102599</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0903032-6158-4198-aeb6-d79965633ac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahatla Gönlüm</image:title>
            <image:caption>Japonların yüzyıllardır kırılan porselenleri tamir etmek için kullandıkları bir yöntem var, adına “kintsugi” dedikleri. Kırılan ama muhatabı için hatırası olan porselenler, altın tozlu bir karışımla yapıştırılarak tamir edilir. Tamir edilen bu porselenler, bu sayede eskisinden daha güzel ve kıymetli bir hâle gelir. 
Tıpkı tamir edilen her değerli eşya gibi onarılan her ilişki; bizi, önceki bizden daha ileriye taşır. Huzur bulan, rahatlayan her gönül bizi Allah’a daha çok yakınlaştırır. 
*** 
“Kalbim bir daha atmayacak.” dersin, atar. 
“Bir damla su boğazımdan geçmez.” dersin, geçer. 
“Nefes almayacağım.” dersin, alırsın. 
“O benim ayağımdı, yürüyemem artık.” der, yürürsün. 
Onun için dert etme. Senin her şeye gücü yeten ve kuluna şah damarından daha yakın olan Rabbin var. Rahatla! Gönlünü rahatlat… 
Gönlünü rahatlat ki kendini tanıma yolculuğunda yalnız kalma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102600</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b235560b-3dad-407e-a2d2-d6abb9e4af56.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Seni Seviyor</image:title>
            <image:caption>“Ah be Yusuf abi; sen olmasan ben nasıl yeniden başlardım? Bir haftadır intihar etmeyi planlıyordum. Odamda oturup kara kara düşünürken masanın üzerinde duran kitabına ilişti gözüm. 
Sen yaralı gönüllere şifalı bir kaplıcasın. Ben; seninle yeniden başlamadım, adeta yeniden doğdum.” (Okuyucu Yorumu) 
***** 
Yolun sonuna geldiğini düşündüğün bir anda, aslında yolculuğun daha yeni başladığını bilmek… 
“Bittim!” dediğin anda umudun yeniden yeşerdiğini görmek… 
Gecenin sonunda güneşin doğuşuna şahitlik etmek… 
Allah isterse, etrafındaki o kalın duvarları paramparça eder. Allah isterse, Yusuf (as)’u aldığı gibi seni de o karanlık kuyudan söküp alır. Allah isterse, seni temize çıkarır. 
O yormaz, yorgunluğunu alır. Düşürmez, ayağa kaldırır. Bitirmez, yeniden başlatır. 
Çünkü Allah seni seviyor. 
O zaman yeniden başlamak için ne bekliyorsun? 
Haydi tut sana uzanan eli! 
Yeniden başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102601</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6166266f-9843-4445-b0e7-81e9dc30d24e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Anlaşma Kartları</image:title>
            <image:caption>48 Kartlık Deste 
 
Don Miguel Ruiz’in efsanevi kitabı Dört Anlaşma’nın kartları olan bu kartlar, kişisel özgürlüğe ve 
hakiki mutluluğa ulaşmak için gerekli basit, ama güçlü davranış kodları sunar. Her bir anlaşmaya karşılık gelen 
on iki kart vardır: (1) Sözcükleriniz Kusursuz Olsun;
(2) Hiçbir Şeyi Kişisel Almayın; 
(3) Varsayımlarda Bulunmayın ve
(4) Her Zaman Elinizden Gelenin En İyisini Yapın. 
Bu kitap özgün benliğinizin farkındalığına ve bilgeliğine yeniden kavuşurken hayatınızı dönüştürmenize 
yardım edecektir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102602</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c701b7ec-1a0c-4f1b-af7a-9fd947c35b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkülerden Şah Dizeler</image:title>
            <image:caption>Dolan gözler 
Dolukur dolan gözler 
Bana derler ağlama 
Durmuyor dolan gözler 
Bir türkünün sözleri içinde, bütün bir türküyü taşıyan, o sözlerin bir anlamda belkemiğini oluşturan, şiirsel yükü en fazla olan, diğer bütün dizelerin sanki onu söylemek için söylenmiş olduğu bir-iki dize, bir dörtlük vardır. Diğer dizeler de elbette çok güzeldir ama o dize söylenmemiş olsaydı, türkü değerinden yitirecekti, duygusunu yaşadığımız bir “şah” dizedir, dörtlüktür o. Sesin kendini tamamlaması, çavlanlar çizerek akması o dize olduğu içindir sanki. Halkın yaratıcı dehasının billurlaştığı dizelerdir onlar. Bu kitap, biraz da kendim için hazırladığım binlerce türküden bir kenara not aldığım dizelerden, dörtlüklerden oluşan bir küçücük toplam. Burada sadece 324 türküden yapılan alıntılar var. Bütün kalbimle bir “ırmak şiir” gibi okunmasını dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102603</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/948ff259-986f-495a-8e7a-a66dc7509efe.jpg</image:loc>
            <image:title>El-Kâmil’de Selçuklular</image:title>
            <image:caption>Türk, İslâm ve dünya tarihinde önemli rol oynayan Selçuklular hakkında zengin ve güvenilir malumat içeren kaynaklar arasında İbnü’l-Esîr’in el-Kâmil fi’t-Târîh adlı eserinin hiç şüphesiz müstesna bir yeri vardır. Nitekim ünlü müsteşrik Barthold, el-Kâmil’in neşrinden sonra Müslüman Doğu’nun tarihiyle alakalı incelemelerde bulunanların güvenilir kaynağa kavuştuğunu, İbnü’l-Esîr’in o zamanlar pek az görülen bir hassasiyetle malzeme topladığını ve eserinin basit bir vekayinameden ibaret olmadığını kaydetmektedir. 
Nakillerinin sağlamlığıyla tanınan İbnü’l-Esîr, kendisine Ortaçağ’ın en güvenilir tarihçilerinden biri olma vasfını kazandıran el-Kâmil fi’t-Târîh’te Selçuklu Ailesi’nin menşei, tarih sahnesine çıkışları, Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşundan yıkılışına vuku bulan olaylar, taht kavgaları, Haçlı Seferleri, Haçlılar ve Bâtınîlerle yapılan mücadeleler, kıtlıklar, yangınlar, mezhep çatışmaları, isyan ve karışıklıklar, depremler, medreseler, müderrisler ve meşhur simaların kısa biyografileri hakkında, başta Selçuklu hanedanı mensuplarından alınan bilgilerden derlenen Meliknâme olmak üzere birinci elden kaynaklara, resmî vesikalara, halife ve sultanların menşûrlarına, önemli makam ve mevkilerde bulunmuş devlet adamları ve tüccarlardan aldığı şifahî bilgilere istinaden güvenilir bilgiler sunmaktadır. 
Tarihte oynadıkları rol itibarıyla Büyük Selçuklu İmparatorluğu’ndan sonra ikinci sırada bugün üzerinde yaşadığımız Anadolu topraklarında kurulan ve 1075 (ya da 1080-1081)-1308 yılları arasında hüküm süren ve Anadolu’yu Türkiye (Türklerle meskûn bölge) yaparak 233 yıl boyunca bu topraklarda hâkimiyet kuran Türkiye Selçukluları (Selâcika-i Rûm) yer almaktadır. İbnü’l-Esîr el-Kâmil’de Selçukluların bu koluyla ilgili olarak 628 (1231) yılına kadar vuku bulan siyasî ve içtimaî olaylar konusunda birçok malumat aktarmaktadır. Ayrıca Kirman Selçukluları (1048-1187), Suriye Selçukluları (1079-1117) ve Irak Selçukluları (1118-1194) hakkında da birinci elden kaynaklara, arşiv belgelerine, tevkî, menşûr ve ahidnâmelere, umumî tarihlere, tabakat ve terâcim-i ahvâl kitaplarına, şehir ve bölge tarihlerine dayanarak oldukça ayrıntılı bilgi verir. 
el-Kâmil fi’t-Tarih, Selçuklu tarihiyle ilgilenen araştırmacı ve tarihçilerin asla müstağnî kalamayacakları eşsiz bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102604</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a8ece3-f3e4-437c-8a27-421e39eba940.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Çeşmeleri</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Roman Ödülü
Nebula En İyi Roman Ödülü
“Arthur C. Clarke zamanımızın gerçek dehalarından biri.” –Ray Bradbury
“TARİHTE İLK KEZ, CENNETE GİDEN BİR MERDİVENİMİZ OLACAK – BİR YILDIZ KÖPRÜSÜ.”
Arthur C. Clarke, bilimi edebiyatla eşsizce birleştiren, bilimkurgunun üç büyük ustasından biri. Cennetin Çeşmeleri ise bilimin popüler “uzay asansörü” fikrini, kurgusal bir tarihin merceğinden insanın gelişime duyduğu tutkuyla harmanlayarak ele alan bir şaheser.
22. yüzyılda her türlü teknolojik ilerleme gerçekleşmiş ama uzaya erişimde verimsiz ve çevreyi kirleten roketlerin ötesine geçilememiştir. Vannevar Morgan’ın hayali ise tüm zamanların en büyük mühendislik harikasını –36 bin kilometre yüksekliğindeki bir asansörü– kullanarak Dünya’yı yıldızlara bağlamaktır.
Fakat Morgan’ın sayısız teknik, politik ve ekonomik sorunun üstesinden gelmesi ve Tanrı’nın gazabını dindirmesi gerekiyordur çünkü Yörünge Kulesi’ne uygun tek yer ekvatordaki Kutsal Sri Kanda Dağı’nın tepesidir.
Tam iki bin yıldır ölümlülerin ihtişamından korunan Sri Kanda’yı Morgan fethedebilecek midir? Yoksa buna kalkışan tüm kral ve prensler gibi ölümüne mi koşmaktadır?
Cennetin Çeşmeleri, hem tanrılara hem de evrenin kanunlarına karşı verilen bir mücadele.
Yazarın sunuşu ve sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102605</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd78f888-4f07-4534-bcc5-ffd6aca87e59.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaşımız Viktor Hugo</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo’yu kısaca nasıl tanıtmalı?
Fransız edebiyatı kadar evrensel edebiyatın da önde gelen temsilcilerinden biri olan Hugo, her şeyden önce ve kelimenin de en soylu anlamıyla, bir “halk yazarı” oldu. Yaşamı ve sanatı, 19. Yüzyıl Fransası’ndaki büyük altüst oluşların darbeleriyle yoğruldu. Bir edebi okulun, Romantizmin yürüyüşünde devrim yaptı, ilerici ve demokrat kimliğiyle eserler verdi. Şiir, roman, tiyatro başta olmak üzere, edebiyatın hemen her türünde dehasını ortaya koydu. Onların içinde sadece birini, Sefiller’i hatırlatmak yetmez.
Okumadan edemeyeceğimiz bir yazardır Hugo! Geçmişten geleceğe doğru bir akışın içinde, kötüye karşı iyinin, haksıza karşı haklının, ezene karşı ezilenin, karanlığa karşı aydınlığın, yanında yer aldı. “Daha insanca bir dünya’nın kurulabileceğine inanıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102606</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/513fc858-9ef1-4eb0-96db-c611b534baca.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 7. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alt seviyelerde büyük bir yangın çıkmıştı. Bunu fırsat bilerek uygulamaya konulan plan sonunda nereye varacaktı? 
 
Mitsu’nun hikâyesi bu ciltle tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102607</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f4af59-e1fd-4843-865b-8c663c143978.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı</image:title>
            <image:caption>Biz burada iyiyiz’le başlayan üçlemenin son kitabı: yabancı. Askeri darbe teşebbüsünün ardından birkaç günlüğüne gitmeye karar verdikleri yurtdışından dönemeyen üç kadın arkadaşın hikâyesi. 
 
Dunya, Tuba ve Suna’nın Cihangir’de başlayan yolculuğu, önce Portekiz’e, oradan Hindistan’a ve Berlin’e uzanıyor. Tuba ve Dunya’nın birlikte hazırladıkları bir haber dosyasına, evleri basılarak el konulduktan sonra bir daha evlerine dönemeyeceklerini anlayan üç kadının her biri kendine yeni bir yaşam yolu çiziyor. Roman boyunca sesini daha çok duyduğumuz Dunya’nın Berlin günleri, 1980 Darbesi’nin ardından annesiyle birlikte bu şehre göç ettiği zamanlara ait anıların yeniden ve farklı bir biçimde ortaya çıkmasına sebep oluyor. Altuğ; gazeteci ve yazarların içine düştüğü durumları, sürgün yaşamını, ırkçı tavrın yıkımını, queer kimliğin maruz kaldığı şiddeti ve dostluğun gücünü tarih için bir günlük kaydederek anlatıyor romanında. 
 
Dışarıda bırakılanların romanı yabancı, Barbaros Altuğ’un sekiz sene aradan sonra Türkçe yayımlanacak ilk kitabı. 
 
“Bir dilin anıları, koku anısına benziyor; bir sözcük duyunca çocukluğuna, güvende hissettiğin yerlere dönüyorsun. Çocuklukta konuştuğun dilde konuşacak biri yoksa? Ya kendi kendine konuşursun ya da benim yaptığım gibi kendi kendine yazarsın. Benim dedem de muhtemelen kendi kendine konuşuyordu, ben şimdi kimseye söyleyemediklerimi yazıyorum. İçimizdeki karanlık ve aydınlık tarihi hatlar kendi içimize yaptığımız kazıyla çıkıyor ortaya, öyle umuyorum, varlığının farkında bile olmadığım hücrelerden, kendi varoluşumu anlamlandırmaya çalışmak. Belki de beyhude bir çaba, belki asla bulamayacağım bir yanıt.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102608</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0f46cb3-bf3e-42be-9cb4-79d1123cfd23.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar ve İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeyi zaten biliyorsunuz. Bu vapurların en az biriyle ilgili güzel bir hikâyeniz de var. Ama hangisiyle ilgili olduğunu hatırlamıyorsunuz. Belki de unutmak için yaşadınız. Bu muazzam döngüde, bir düz çizgi bile çekemediniz. 
 
İlker Aslan’ın ikinci öykü toplamı: İnsanlar ve İnsanlar. Aslan, ilk öykü kitabı Bir İntihar Üstüne Söylenti’de oynadığı oyunları yeni öykülerinde de sürdürüyor, daha görünür kılıyor. 
 
İnsanlar ve İnsanlar, aynı zamanda Aykırı Seyir’in yayımlanan ilk kitabı. 
 
“Değişen şeylerden bahsedelim. Yatay ve dikey yönde değişen şeylerden. Mesela kendimizden. İnandıklarımızdan. Sarıldıklarımızdan. Unuttuklarımızdan. Hiç hatırlamadıklarımızdan. Vazgeçtiklerimizden. Ne zaman vazgeçtik? Her şey olabileceğimizi sandığımız o zamandan hiçbir şey olamadığımız zamanlara ne zaman geçtik? Kendimizi kandırmaktan bahsedelim. Biraz da başkalarını kandırmaktan. Her yıl nasıl da yeniden yeniden değiştiğimizden. Tanıdığımız her yeni insanın bizi nasıl da değiştirdiğinden işte. Yılların nasıl da bu kadar çabuk geçtiğinden. Kördüğüm hâline getirdiğimiz ilişkilerimizden. Sustuklarımız ve susmamız gereken yerde gevezelik ettiğimiz anlardan bahsedelim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102609</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/829f372c-5dce-453e-b652-31d56be9df0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bil Bakalım Kartları - Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>50 adet kart ve 500&apos;e yakın sorudan oluşan Bil Bakalım Kartları Dinozorlar ile dünyamızın tarih öncesinde yaşayan inanılmaz sakinleri ile tanışacaksınız. Çoktan seçmeli, doğru-yanlış, ben kimim şeklinde hazırlanan soruların yanıtlarını da içeren kartlar ile fosiller, dişler, alışkanlıklar, kuyruklar, türler gibi pek çok konuda çok özel bilgiler minik meraklılar ile buluşmayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102610</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a954d762-9fa7-4236-bcf1-14c4609c71f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?</image:title>
            <image:caption>Farklı farklı duygular, az veya çok hepimizde varlar. Peki acaba bu tuhaf yaratıklar bizim onları hissetmediğimiz mesai saatleri dışında ne yapıyorlar? 
 
Hangi duygu yükseklere tırmanıyor, hangisi yerin altına saklanıyor, hangisi bir baloncuğun içinde yaşıyor ve hangisi salyangozlara yardım ediyor? Kaygı, tam olarak neden çekiniyor? Güvenin kurduğu köprüden kimler kimler geçiyor? 
 
25 dile çevrilen bu şairane kitap, içimizdeki duygulara bakmak, onları tanımak ve ailecek onlar hakkında sohbet etmek için harika bir davet. 
 
Duygularımıza dair hem tatlı hem manidar gerçekler Oziewicz’nin şairane dili, Zając’ın muzip çizimleriyle birleşiyor; hoş detayları ve düşündüren metaforlarıyla her yaştan bizleri kendi içimizde yolculuğa çıkarıyor. Cevapları ararken çocukları kendi duygularıyla tanıştırıyor, hissetme ilhamı veriyor; duyguları yargılamadan sunarak onlar hakkında konuşmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102611</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d2c007c-b3ae-4e1b-9122-be5592643631.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?</image:title>
            <image:caption>Herkes bilinçaltından ve bilinçaltındaki kodlarımızdan bahsederken asıl soru “Bilinçaltımızı nasıl dönüştürürüz?” olmalıydı! Kuantum evreninde bizi bekleyen sınırsız olasılıkları elde etmek için de bir rehber gerekliydi. Bu kitap işte bu sebeplerle yazıldı.
Serpil Ciritci “Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?” kitabında, geçmişimizden sürüklediğimiz yükleri atarak hafiflememiz ve kolayca yuvaya dönebilmemiz için bizlere rehberlik ediyor.
“Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?” kitabının içindeki uygulama, soru ve kuantum düşünce teknikleriyle bilinçaltınızdaki negatif duygu ve inançlarınıza nokta atışıyla ulaşacak ve onları kolayca dönüştürebileceksiniz.
Sağlığınız, parasal durumunuz ve ilişkilerinizi pozitif yönde değiştirerek kendiniz için yepyeni bir gelecek inşa edeceksiniz.
Bırakın her şey değişsin.
Yeniye izin verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102612</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0846cc7-dfe3-4dce-8ff0-ce3aef484455.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunay Katilleri</image:title>
            <image:caption>Kazara Zenginleşen Amerikan Yerlileri, Planlı Bir Şekilde Katledilen Düzinelerce İnsan ve Petrole Karışan Kan 
 
Yaşam alanı azar azar küçültülen Osage halkı 1920’lerde büyük bir servete kavuştu. Kendilerine bırakılan toprakların altında petrol keşfedilmişti. Artık lüks otomobillerle geziyor, malikâneler inşa ediyor ve çocuklarını eğitim için Avrupa’ya gönderiyorlardı. Derken birileri Osage’leri teker teker öldürmeye başladı. Tüm bu cinayet ağının merkezindeyse Mollie Burkhart ve ailesi vardı. Mollie’nin kız kardeşinin öldürülmesiyle başlayan cinayetler zincirinde akrabaları vuruldu ve zehirlendi.  
 
Birçok özel dedektifin çözmeye çalıştığı bu kördüğümün nereye kadar gittiğini ortaya çıkarmaksa o dönem yeni kurulan FBI’ın sorumluluğuna düştü. FBI’ın efsanevi direktörü J. Edgar Hoover’ın eski Teksas Korucusu Tom White’ın yardımını istediği soruşturma hem Amerika’nın en tartışmalı devlet kurumunun ülkedeki yerini sağlamlaştıracak hem de soğukkanlılıkla yürütülen kanlı bir komployu ortaya çıkaracaktı. David Grann’in, soruşturma belgeleri, birinci ağızdan tarihi kayıtlar, verilen ifadeler ve edinilen yeni kanıtları yıllarca inceleyerek kaleme aldığı, Martin Scorsese tarafından sinemaya da uyarlanan Dolunay Katilleri hakiki bir Vahşi Batı kâbusu, petrol kadar kara bir polisiye anlatısı. 
 
“Rahatsız edici ve sürükleyici... Grann aynı zamanda gerçek olan çok katmanlı, leziz hikâyeler yazmakta usta olduğunu kanıtlıyor... Ruhunuzu yakıp geçecek.” –Dave Eggers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102613</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ee700e-9a86-4a14-a779-23a73bbc1a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçinin Savaşı</image:title>
            <image:caption>DÜŞMANLARLA DOLU BİR ORMAN
KİŞİLİKLERİ TABAN TABANA ZIT İKİ ASKER
ZORLUKLARLA SINANAN BEKLENMEDİK BİR DOSTLUK
Craig’in hayatta istediği tek bir şey vardı: Meşhur Altın Muhafızlar’a katılmak. İki yıl boyunca Kuzey’in cehennem sıcaklarında savaşmış, Prens Baldair’in gözdesi Raylynn Westwind’den aldığı eğitime hiç şikâyet etmeden bütün benliğini vermişti. Şimdiyse onu hayallerine ulaştırabilecek özel bir görevi yerine getirme şansı geçmişti eline. Hiçbir şey yoluna çıkamazdı artık. Hele de çaylağın teki, hiç.
Daniel basit şeyler isteyen, kendi hâlinde bir adamdı. Tek arzusu askerlikten yüklü para kazanıp müstakbel karısıyla güzel bir hayat kurabilmekti. Craig’le aynı göreve verilene kadar, üstlerinin onun kılıç becerilerini fark ettiğinden bile habersizdi.
Görevleri, cephenin ön saflarına son derece önemli bir mektup ulaştırmaktı ama kişilik çatışmalarının devreye girmesiyle işler tuhaflaşacak, kendilerini zor bir durumun içinde bulacaklardı. Üstelik ölümle karşı karşıyayken birbirlerinden başka güvenebilecekleri kimse yoktu.
“Son sayfayı az önce okudum ve şimdi Hava Uyanıyor serisine bir kez daha dalmak istiyorum.” —Silvia
“Bu kitaba bayıldım! Daniel ve Craig’in hikâyesi acayip ilgi çekici ve komik.” —Tilly
“Çiftçinin Savaşı’nı bu kadar sevmeyi beklemiyordum ama elimden bırakamadım. Elise Kova bu kitapta hikâye anlatıcılığı ve dünya kurma konusundaki becerilerini gözler önüne sermiş.” —Jess Lammers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102614</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7cf614d-27bc-4e0a-a68a-df51d6141b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçinin Savaşı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DÜŞMANLARLA DOLU BİR ORMAN 
KİŞİLİKLERİ TABAN TABANA ZIT İKİ ASKER 
ZORLUKLARLA SINANAN BEKLENMEDİK BİR DOSTLUK 
 
Craig’in hayatta istediği tek bir şey vardı: Meşhur Altın Muhafızlar’a katılmak. İki yıl boyunca Kuzey’in cehennem sıcaklarında savaşmış, Prens Baldair’in gözdesi Raylynn Westwind’den aldığı eğitime hiç şikâyet etmeden bütün benliğini vermişti. Şimdiyse onu hayallerine ulaştırabilecek özel bir görevi yerine getirme şansı geçmişti eline. Hiçbir şey yoluna çıkamazdı artık. Hele de çaylağın teki, hiç. 
 
Daniel basit şeyler isteyen, kendi hâlinde bir adamdı. Tek arzusu askerlikten yüklü para kazanıp müstakbel karısıyla güzel bir hayat kurabilmekti. Craig’le aynı göreve verilene kadar, üstlerinin onun kılıç becerilerini fark ettiğinden bile habersizdi. 
 
Görevleri, cephenin ön saflarına son derece önemli bir mektup ulaştırmaktı ama kişilik çatışmalarının devreye girmesiyle işler tuhaflaşacak, kendilerini zor bir durumun içinde bulacaklardı. Üstelik ölümle karşı karşıyayken birbirlerinden başka güvenebilecekleri kimse yoktu. 
 
“Son sayfayı az önce okudum ve şimdi Hava Uyanıyor serisine bir kez daha dalmak istiyorum.” —Silvia 
 
“Bu kitaba bayıldım! Daniel ve Craig’in hikâyesi acayip ilgi çekici ve komik.” —Tilly 
  “Çiftçinin Savaşı’nı bu kadar sevmeyi beklemiyordum ama elimden bırakamadım. Elise Kova bu kitapta hikâye anlatıcılığı ve dünya kurma konusundaki becerilerini gözler önüne sermiş.” —Jess Lammers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102615</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b41d02-c7e1-4c41-826f-2874e6203ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Acısı (Weltschmerz)</image:title>
            <image:caption>Dünya Acısı (Weltschmerz), on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Alman felsefesine egemen olan kötümserliğe dair bir çalışmadır. Kötümserlik, esasen hayatın yaşamaya değmediği teorisiydi. Bu teori, felsefesi 1860’larda çok moda olan Schopenhauer tarafından Alman felsefesine tanıtıldı. Frederick C. Beiser, Almanya’da felsefenin gündemini bilimlerin mantığından uzaklaştıran ve yaşamın değerinin incelenmesine doğru değiştiren Schopenhauer’in kötümserliğinden doğan yoğun ve uzun tartışmayı irdeliyor. Kötümserliğin başlıca savunucularını (Philipp Mainländer, Eduard von Hartmann ve Julius Bahnsen) ve başlıca eleştirmenlerini, özellikle Eugen Dühring ve Yeni-Kantçıları ele alıyor.  
 
Yüzyılın ikinci yarısının kötümserlik tartışması, ikincil literatürde büyük ölçüde göz ardı edilmiştir ve bu kitap, 1880’lerden bu yana, onu yeniden incelemeye ve ortaya attığı önemli felsefi sorunları analiz etmeye yönelik ilk girişimdir. Tartışma, hepsinin en temel felsefi sorunuyla ilgiliydi: Hayatın yaşamaya değer olup olmadığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102616</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b353b89-9b32-45ea-b3e1-e94f9b6afb65.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Ruh eşini bulduysan, oyunu çoktan kazanmışsın demektir...
Briar Üniversitesi bitmiş, efsanevi hokey oyuncularının hepsi kendi yollarına gitmişti. Garrett ve Logan profesyonel olmuş, Dean öğretmenlik tutkusu için hukuktan vazgeçmiş, Tucker ise bir bar zinciri kurmuştu. Ama buz pisti dışında da birbirlerinin arkalarını kollamaya devam ediyorlardı ki yetişkinlik hayatında buna daha çok ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştı.
Hokey onları bir araya getiren şey olmasa da, kızların da artık aralarından su sızmıyordu. Başarılı bir söz yazarı olan Hannah, oyuncu Allie, radyoculuk hevesinin peşinden koşan Grace ve yetenekli bir avukat olma yolundaki Sabrina… Artık maçta sevgililerine tezahürat eden genç kızlar değil, her krizde birbirlerinin yanında olan güçlü kadınlardı.
Bir düğün, bir evlilik teklifi, bir balayı, bir gizli nikâh ve sürpriz bir hamilelik. Hayatın ne getireceği belli olmazdı. Kesin olan tek şey ise, ikinci yarının ilkinden daha zorlu olacağıydı.
“Hikâyenin devamını anlatan bu novellalar tam bir kahkaha tufanı! Off-Campus ekibinin ne işler peşinde olduğuna inanamayacaksınız.” —Sarina Bowen
“Türü biraz olsun seviyorsanız, bu kitabı kaçırmamalısınız.” —Freshfiction</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102617</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a5d32a-fc76-4f1b-bcfc-29e08b1dc9c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzü Çocukları -2 Atlar Vadisi</image:title>
            <image:caption>Ayla, gülmeyi ve ağlamayı bildiği için, onların bilmediği duygular yaşadığı için, erkekler gibi avlandığı için lanetlenir ve klandan kovulur. Iza ona “Kuzeye git, insanlarını bul” demişti. Ayla, kendi türünden insanları bulmak için sonsuz bozkırlarda uzun bir yolculuğa çıkar. 
Sonbaharın sonlarında, kışın hayatta kalmak istediği bir vadi bulana kadar yolculuk yapar. Kışa hazırlanmak için beklenmedik fırsatlar sunan uçsuz bucaksız vadide durur ve yerleşir. Yaban hayatıyla, hastalıklarla savaşır, gizemli güçleri gözetir. Giderek daha yetenekli bir avcı ve şifacı olur. Vadisinde bir sürü at vardır ve bir tanesini yakalamaya karar verir. Vadide kısrağı Vihii ve mağara aslanı Bebek’le yalnızdır. Halkını aramak ister ama aynı zamanda onlarla karşılaşmaktan da korkar. Sonunda Ayla maceracı Condalar’la dramatik bir biçimde tanışır. Kendisi gibi sarışın ve mavi gözlü olan adama âşık olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102618</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c7d3945-33b6-4791-b4dd-29ffbe7c0550.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Borsa Spekülatörünün Anıları</image:title>
            <image:caption>1922 yılında finans dünyasına dair kurgu eserleriyle tanınan ekonomi muhabiri Edwin Lefèvre’nin, Wall Street’in gelmiş geçmiş en büyük hisse senedi spekülatörlerinden biri Jesse Livermore’un unutulmaz hayat hikâyesinden yola çıkarak kaleme aldığı Bir Borsa Spekülatörünün Anıları başlıklı yazılar, okurun hayal gücünü cezbetti ve bir yıl sonra aynı başlıkla kitap haline getirildi. Kısa süre içerisinde de en çok satan yatırım kitapları içinde yerini aldı.
Finans basını bu yapıtı, yazılmış en önemli yatırım kitaplarından biri olarak selamlamayı ve yatırım devleri de göklere çıkarmayı sürdürüyor. Lefèvre ve Livermore’un anlattığı dersler, dönem ve piyasa koşullarından bağımsız olarak varlığını ve önemini koruyor.
Artık bir yatırım klasiği kabul edilen Bir Borsa Spekülatörünün Anıları, Türkçede ilk kez eksiksiz ve klasik illüstrasyonlarıyla okurla buluşuyor ve bu güçlü hikâye daha da çarpıcı hale geliyor.
“Çiçeği burnunda ya da deneyimli her yatırımcının okuması gereken bir klasik. Bir Borsa Spekülatörünün Anıları sizi büyük kazananlar sütununa taşıyabilecek kendi sağlam yatırım kurallarınızı yaratmaya başlamanız için yardımcı olacak.”
—William O’Neil
“Lefèvre’nin pratik zekâ dolu anlatımında bulunacak eşsiz zevk, piyasalardaki borsa hayranlarını bu kitaba çekiyor.”
—Roger Lowenstein
“Bence Bir Borsa Spekülatörünün Anıları 21. yüzyılın sonunda bile en başarılı finans kitapları arasındaki yerini koruyacak.”
—Jack D. Schwager</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102620</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a41d63-0d2c-4499-80ba-d308dfae84e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertil ve Brindil</image:title>
            <image:caption>Bertil, kıvırcık saçlı ve kocaman gözlüklü küçük bir kızdır. Brindil ise onun turuncu tüylü, afacan mı afacan kedisi! 
Bir gün bu iki arkadaş birbirlerini kaybedince sürprizlerle dolu şehirde arayış başlıyor. Bertil, Brindil’i; Brindil ise Bertil’i ararken bakmadıkları yer kalmıyor! 
Görselleri çeşitli detaylarla süslü, çift taraflı bu kitapta, minik okurlar iki farklı maceranın ortak heyecanını yaşayacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102621</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cdef3b7-053a-4ce3-8852-8531b9e5600f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadrianus</image:title>
            <image:caption>MS 117-138 yılları arasında hüküm süren Hadrianus, Roma İmparatorluğunun en fazla tahtta kalmış imparatorlarındandır. Yönetimi boyunca pek çok reform yapmıştır. Eyaletlerin vergi yükünü hafifleterek, bazı borçlarını silerek ve kentlere çeşitli yardımlarda bulunarak onların refaha ulaşmasını sağlamıştır. Orduya ve askerlerin eğitimine özel bir önem göstermiş, askerlerin yaşam şekillerini bile bizzat gözlemleyip disipline etmiştir. Pek çok yerde binalar yaptırmış ve onarmıştır. Bunlardan en dikkat çekenleri Atina’da tamamlattığı Olympieion tapınağı, Roma’da bir köprü, Tiber nehrine bitişik bir mezar ve Bona Dea tapınağıdır. 
 
Hadrianus bütün imparatorların en kültürlüsüydü. Edebiyata ve sanata düşkündü. Düzyazı ve şiirler yazdı, heykelcilikle ve resimle uğraştı. Lir çalıp şarkı söylerdi. Aritmetik ve geometriye meraklıydı. Kehanet türleri de merakları arasındaydı. Öngörülü, yüce gönüllü, zeki, insancıl, meraklı, hırslı ve kıskanç bir kişiliği vardı. Çok nüktedandı. Hafızası güçlüydü, yetenekleri sınırsızdı. Aynı anda hem sert hem dost canlısı, hem ağırbaşlı hem neşeli, hem ağırkanlı hem tez canlı, hem eli sıkı hem cömert, hem ikiyüzlü hem dürüst, hem acımasız hem merhametli biri olabiliyordu. 
 
Bu kitap, Hadrianus hakkında elimizdeki başlıca iki kaynak Cassius Dion’un ve Historia Augusta’nın ilgili bölümlerinin çevirilerini birarada vererek okuyucuya her iki eseri birbirleriyle karşılaştırma olanağı vermekte ve Türkiye’deki Antikçağ araştırmaları için önemli bir kaynak aracını istifadeye sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102622</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14d91bda-98b5-4bd3-b9fc-bc4bd65f7f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Haber Yok</image:title>
            <image:caption>Görmeyi bilene, haber her yerde! Ümit Mutlu&apos;nun gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı Bugün Haber Yok, gizemli bir konuyu açıklığa kavuştururken gazeteciliğin ABC&apos;sini çocuklar için mercek altına alan, merak uyandırıcı bir öykü.   Okurları salt izleyici/seyirci/dinleyici/okuyucu olmaktan kurtarıp kendi haberlerini “yaratmaya” yüreklendiren kitap, aynı zamanda gazeteciliğin temel kavramları ve haber yazma teknikleri hakkında örnekler eşliğinde hap bilgiler de paylaşıyor.   Anlatısında bakmakla görmek arasındaki ince çizgiye de değinen yazar; gündelik hayatta karşılaştığımız kişilerin ya da yaşadığımız olayların ardında saklı “hikâyecikler” üstüne düşünmeye ve etrafımıza çok daha dikkatli şekilde bakmaya davet ediyor.   Haber yoksa, biz yaratırız! Metin, önüne konan boş kâğıdı görünce afalladı. Yirmi senelik meslek hayatında ilk kez, sunabileceği tek bir haber bile yoktu. Koca ülke sanki bir gün boyunca uyumuştu! Elbette gerçekten öyle olsa, sansasyonel bir haber çıkardı ortaya; ama ne yazık ki o gün için haber değeri taşıyan tek bir olay bile yaşanmamıştı. Peki, bu ilk kez mi oluyordu? Acaba herhangi bir kayıt var mıydı arşivlerde? Yeğeni Hilâl ve onun arkadaşı Ahmet de şaşkındı bu işe. Yoksa haberler bitmiş miydi? Belki de kolları sıvayıp bu duruma el atmaları gerekiyordu...   Gizemini son sayfasına kadar koruyan bu ilginç öykü, “Madem hiçbir şey olmuyor, o zaman biz yaratalım,” anlayışıyla harekete geçen insanların, haberi yeniden keşfediş coşkusuna ortak ediyor okurları. Geleceğin habercilerini ufak ufak mesleğe ısındırmak gayesiyle kitap sayfalarından sanal dünyaya da uzanan Bugün Haber Yok, çocukların bugunhaberyok@gmail.com adresine gönderecekleri haber metinlerini ve fotoğrafları boslukpostasi.blogspot.com adlı web gazetesinde yayınlama sözü vererek küçük habercileri iş başına çağırıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102624</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990eaa25-9d61-4284-8c29-46cbab4e5b42.jpg</image:loc>
            <image:title>Messi - Futbolun Süper Yıldızları</image:title>
            <image:caption>Daha beş yaşındayken futbol kulübüne katıldı. Çok ufak tefek olduğu için ona « Bücür » deniyordu ama o aldırmadan futbol oynamaya devam etti. Bu kitapta, Messi’yi akıl almaz bir oyuncu yapan özelliklerin neler olduğunu bulacaksınız. Messi’nin hayatındaki komik ve ilginç detayları da öğreneceksiniz. Ve bu bilgilerle arkadaşlarınızı etkileyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102625</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2188b90d-309c-4957-96c2-e80f076337a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mbappe - Futbolun Süper Yıldızları</image:title>
            <image:caption>Kylian Mbappé, Paris’in arka sokaklarında futbol oynamaya başladı. Öyle iyi oynuyordu ki kısa sürede 2018 Dünya Kupası Finali’ne kadar yükseldi. Henüz 19 yaşındayken dünya çapında tanınmış bir futbolcu hâline geldi. Mbappé’nin çocukluğunu, yükselişini ve onunla ilgili eğlenceli detayları bu kitapta bulacaksınız. Öğreneceğiniz bilgilerle arkadaşlarınızı etkileyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102626</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b045802f-2753-4aa1-934c-407434434852.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Bir Seyahattir</image:title>
            <image:caption>Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir. 
 
Seyahat, sadece keyif getirmiyor. Ufkunuzu genişletiyor, sizi zenginleştiriyor. Aynı zamanda kişisel dönüşümünüzü de tetikliyor. 
Mehmet Öğütçü, diplomat, işadamı, yazar, stratejist ve seyyah olmayı aynı anda başarmış nadir bir şahsiyet. 
130 ülkeyi gezdikten, kimilerinde yaşayıp çalıştıktan sonra hayata ve insanlara ilişkin kendi bakış açısı değişmiş. Gözlem, deneyim ve tavsiyelerini okuyucuları ile cömertçe paylaşıyor bu kitabında. 
Neler mi anlatıyor? İşte anlattığı çarpıcı hikâyelerden sadece birkaçı: 
 
• Kızalım mı Fransızlara, Yoksa Kıskanalım mı? 
• Altın Üçgeni’nde Seks Ekonomisi 
• Kudüs ve Yahudilerin Gücü 
• Bizim Turancı Macarlar 
• Balıklıova’daki Norveçli Denizciler 
• Özbekistan: Orta Asya Medeniyetinin Kalbi 
• İtalya’nın Neresindensiniz? 
• Köhne Amerika 
• Meksika’nın Ölüler Günü 
• Demokrasi, Kadınlar, Casuslar ve Seyahat 
• Ölmeden Önce Göreceğim Yerler 
 
Kitabı bitirmeden yerinizden kalkmak, uykuya dalmak, işe gitmek, tatilde denize girmek istemeyeceksiniz. Dahası, belki de “Yaşam bir seyahattir!” felsefesi hayata dair bakış açınızı kökten değiştirecek, seyahatten daha fazla tat alma arzunuz, iştahınız artacak. Kazanımlarınızı sevdiklerinize de yansıtacak ve bu felsefeye sıkı sıkıya sarılıp kendinizi özgürleştirme çabanızı güçlendireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102627</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e12717-5d79-440d-aa0c-bd232c23011e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rizespor Maç Hikâyeleri</image:title>
            <image:caption>Hakeme tekme attığı için tutuklanan futbolcu, aniden yaşamını yitiren teknik direktör; doğal afetlerden sonra yaşanan en büyük trajedi, farklı stadyumlarda sahaya çıkan iki rakip takım, kalecisiz kalınan maç, şike iddiaları, hükmen alınan galibiyetler ve yenilgiler, küme düşürülme, sarı kart cezalısı futbolcunun oynatılması, silinen goller ve puanlar, 12 gollük rekor... Araştırmacı Mehmet Tahsin Tansu, titizlikle hazırlanan bu arşiv çalışmasıyla Rizespor’un futbol tarihine ışık tutuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102628</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ce014b-5a75-47a8-b06a-2136e4e60b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Madencinin Ortanca Kızı</image:title>
            <image:caption>Evrende çocuk halinle karşilaştiğini hayal et… 
Yapamadiklarini, hatalarini, utançlarini, hayal kirikliklarini düşün… 
O çocuğu tekrar büyütebilmek istesen bu sefer nasil bir yol izlerdin? Yine ayni yolu izlemem diyebilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102629</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa867e1-8998-4c16-b2f5-4565a2f96f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Yansıma</image:title>
            <image:caption>Tüm dünya değişirken kalbin ve zihnin derinliklerinde açılan; kimsenin girmeye cesaret edemediği o kuytu köşede hiçbir şey değişmezken yaşamak mümkün mü? Dönüşümün salt kendinde, yalnızlığında ve hatta kesif umarsızlığında olduğunu bilen bir kadının, aklın sınırlarını zorlayan mücadelesi, aslında tüm dünyanın seyrine de yepyeni bir yorum getiriyor. Kendini anlatmanın en doğal yollarından biri olan yazmayı seçen kadın, geleceğin herhangi bir açığından içeri girerek tüm hayatları da kendisiyle birlikte değiştireceğini hiç bilmiyor. 
           Hikâyelerin her birinde; farklı dönüşümlerle birbirine tutsak ve birbiriyle kesişmeye yazgılı insanlar, yanı başımızdan gelip geçerken durup bakmamız için bir şeyler söylüyorlar. Bunları duymanın bile cesaret istediği yerde, yazar her şeyi, olanca gerçekliğiyle okurun avuçlarına bırakıyor. Şu an, tam da şimdi dönüşmeye cesaret edemeyenlerin, yaşamın ironik yüzüyle karşılaştıklarında bunu olağan bir kendiliğindenlikle yapmak zorunda kaldıklarını anlatan bu kitapta, herkesin kendi yarasından bir dönüşüm hikâyesi gizli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102630</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f37e4042-5cf9-4c0e-ad3b-633f4ecfa931.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>“Diyaloglar dizisine başladığımızda önceliği bizi biz yapan yazarlara verdik. Ardından az bilinen başyapıtlar olarak nitelediğimiz bir diziyle devam ettik. Sonra edebiyatın genç kaynaklarına yöneldik. Dünya edebiyatından genç veya Türkçeye yeni çevrildiği için genç saydığımız yazarları mercek altına aldık. Bir kitapla derinlemesine ilişki kurmanın en verimli yollarından birinin onun üzerine farklı bakış açılarıyla tartışmak olduğunu Diyaloglar sayesinde bir kez daha deneyimlemiş olduk.” 
 
 
 
Edebiyatımızın önemli isimlerinden Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un 2013’ten bu yana Diyaloglar adı altında gerçekleştirdikleri etkinlikler sözden yazıya dönüşüyor. Edebiyatseverlerin büyük ilgiyle takip ettiği buluşmaların video kayıtlarından derlenerek hazırlanan bu kitap, farklı coğrafyaların ve zamanların edebiyatlarıyla sanata, teknolojiye, tarihe, günümüzden geleceğe bir köprü oluşturarak kendini çoğaltan kaynak bir metin haline geliyor. 
 
 
 
Dünya Edebiyatı Üzerine Diyaloglar Roberto Bolaño, Guillermo Rosales, Thomas Bernhard, Sâdık Hidâyet, Dag Solstad, Sophie Mackintosh, Hang Kang, Erlend Loe, Jack London, Carlos María Dominguez gibi çeşitli kıtalardan yazarların ilgi gören ve gelecekte de ilgi görecek olan romanları aracılığıyla dünyanın ortak kültürünü okurun dikkatine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102631</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b13b4f2e-8a28-496f-a262-4a8524626ab6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus / Bir Hayalperestin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hayat denen bu yolculukta bize yol gösteren kalbimizin sesidir. Hedeflerimize ulaşmak için sadece harekete geçmekle kalmamamız, aynı zamanda hayal kurmamız gerekir! Sadece planlamakla kalmamalı, aynı zamanda inanmalıyız! Yunus cesaretin, kendi korkularımızla, kendi sınırlarımızla mücadele etmenin hikayesi. 
 
 
 
Bize hayatın gözle göründüğünden daha fazlası 
  olduğunu gösteren, onu ancak kendi kurallarımıza uyarsak keşfedebileceğimizi hatırlatıyor bu kitap. Dünyanın çok sık unutulan gizemlerini ortaya çıkaran bir umut hikayesi sunuyor. Hayallerinizi takip edin, içinizdeki sesi dinleyin ve Daniel Dolphin&apos;in sizi harikalarla dolu bir yolculuğa çıkarmasına izin verin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102632</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094a6c4d-866d-44b8-92d1-12665c2a248f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorap Gonzo</image:title>
            <image:caption>Çorap Gonzo’nun rengârenk harika çizgileri vardı. 
 
Çorap çekmecesinde diğer çoraplarla birlikte yaşardı. 
 
Fakat bir gün tekini bulamadı Gonzo. 
 
Kim teki kaybolmuş bir çorabı giyer ki? 
  Sizce Gonzo kendine yeni bir takım arkadaşı bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102633</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0635fe2-100f-4700-8532-63d9f256aca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Müze Sokağı Cinayeti / Macera Geçidi 21</image:title>
            <image:caption>KENDİ MACERANIZI YAŞAYIN! 
 
             Bu macerada, Ünlü bir dedektifsiniz. Sabaha karşı aldığınız bir çağrıyla Müze Sokağı’na yöneliyor ve bir cesetle karşılaşıyorsunuz. Öldürülen, müzenin müdürüdür. Uluslararası bir çete, Hititlerin Kutsal Kenti Nerik’teki hazinenin peşindedir. Bu amaçla cinayetler işlemekten çekinmemektedir. Bir dedektif olarak göreviniz, bu acımasız çeteyi durdurmak ve Nerik hazinesinin yurt dışına kaçırılmasını engellemektir. 
           Bunu da ancak kitaptaki karar anlarında, yapacağınız doğru seçimlerle başarabilirsiniz. Çünkü bu macerada  tam on beş farklı son var… Vereceğiniz doğru kararlar sizi başarıya, yanlış kararlarınızsa başarısızlığa götürecektir. Bu nedenle başarıya ulaşıp üne ve zenginliğe kavuşana kadar mücadele etmelisiniz. Çünkü zafer vazgeçmeyenlerindir.   
 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ  KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102634</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a9d242-29d4-4cc8-8257-a78286db76a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatçının Genç Bir Köpek Olarak Portresi</image:title>
            <image:caption>Galli şair Dylan Thomas’ın tüm dünyada ününü pekiştiren ve bugün “çağdaş klasik” olarak adlandırılan Sanatçının Genç Bir Köpek Olarak Portresi, Thomas’ın hayatından otobiyografik unsurlar barındıran öyküler toplamı. 
Kolayca anlaşılacağı üzere, Joyce’un eserinden ilhamla verilmiş başlıktaki “genç köpek” elbette Thomas’ın kendisidir. Öykülerde karşımıza çıkan, eski bir çiftlik avlusunda birbirinden görkemli hayallere dalmış ergen okul çocuğu, heyecan verici dostlukları ve servet hayaliyle yaşayan hevesli şair ve nihayet çalıştığı gazetede “bomba haber” için Swansea banliyösünde dolaşan acemi muhabir de öyle... Bunun yanında öykülerdeki gösterişli sözcük oyunları, yer yer “masal anlatıcısı” kimliğiyle yarattığı atmosfer, kimi satır aralarına gizlenmiş erotizm ve ihtiyarından gencine, hizmetçisinden çiftçisine birbirinden unutulmaz kanlı canlı karakterleri Thomas’ın ustalığının ispatı gibidir. 
Sanatçının Genç Bir Köpek Olarak Portresi baştan sona güçlü bir mizahla yoğrulmuş bir başyapıt....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102635</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b316b886-64b2-4a74-8acc-d29b7d5c6fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanık Tehlikede / Macera Geçidi 20</image:title>
            <image:caption>KENDİ MACERANIZI YAŞAYIN! 
 
             Bu macerada, bir polis komiserisiniz. Tarihi eser ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan güçlü bir çeteye karşı savaşıyorsunuz. Çeteyi tutuklatacak bilgilere sahip bir tanığınız var. Göreviniz, onu duruşmaya çıkartarak ifade vermesini sağlamak… 
Bunu başarabilirseniz, çetenin tutuklanmasını sağlar, mesleğinizde yükselirsiniz. Hatta büyük bir hazineye ulaşarak dünyanın en zengin insanlarından biri olabilirsiniz. Ancak bu macerada başarı, kitaptaki seçim yerlerinde doğru kararlar vermenize bağlı. 
Çünkü çete, korumanız altındaki tanığa ulaşıp onu yok etmeğe çalışıyor. Bu nedenle kitap boyunca hep doğru kararlar vermelisiniz. Yanlış bir karar verdiğinizdeyse onu düzelterek yeniden başarıya yönelmelisiniz. Çünkü bu Sizin maceranız 
 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ  KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102636</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a602e23-3c53-4d63-a86d-e8ed7ed7a6a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzunkoşu Anıları</image:title>
            <image:caption>Öğretmenliği kendim seçmiş değilim. Seçme şansım da yoktu. Yatılı bir okula girmem önemliydi. Ben okula girdiğimde sekiz kardeşten biriydim. Aile, yatılı olmadıkça tek çocuğu bile okutamazdı. Ama öğretmenliği çok sevdim. Öğretmenlik benim uzun koşumun çıkış noktası oldu. Başa dönsem yine bu mesleği seçerim. Benim için öğretmenlik sadece bir geçim kaynağı değil. Düşünsel ve ruhsal dünyamı besleyen en önemli kaynak. O olmasa örgütçü, yazar, aydın, iyi dost, iyi evlat, iyi kardeş, iyi baba olamazdım. Sonuçta ona çok şey borçluyum.

(…) 
Sendika anlayışımın temeli; eğitimcilikle sendikacılığı birbirine feda etmeden yürütmek ve bunlar arasında akılcı bir sentez yapmaktır. Ben ve arkadaşlarım bu konuda iyi anlaştık. Geçmiş örgütçülüğümüz zaman zaman pedagojiyi ideolojiye feda etmişti. Bizim bu yönelimimiz başka iş kollarına da olumlu etkiledi sanırım. Masayı yumruklama yerine aklı ve bilgiyi öne çıkardık. Bir de çocukların ve ailelerin haklarının bizimkini öncelediğini hep aklımızda tuttuk. Çünkü, biz onlar için vardık ve çocukların eğitim hakkını, bunun için de öğretmenlerin saygınlığını korumayı temel ilke edindik. Aslında sendikanın gücü buna dayanır. Bugün 25 milyon öğrenci, bunların en az 50 milyonu bulan aile büyüğüne yaslanmak başarımızın en büyük şansıdır. Bugünkü genç sendikacıların da başarı için bu anlayışın peşinden gitmesini tavsiye etmekten kendimi alamıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102637</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af60f23d-8a11-4bcb-9f16-9df1a86c496d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahiy Kitapları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vahiy Kitapları’nda vizyoner şair, gravürcü ve öncü ressam William Blake’in 1789 ile 1795 yılları arasında yarattığı sekiz eserin tıpkıbasımları, İngilizce transkripsiyonu ve çevirileri yer alıyor. Blake, kendi geliştirdiği renklendirilmiş gravür baskı tekniğini kullanarak yaratıcı-vizyoner hayal gücünü birer şahesere dönüştürmüş ve grafik unsurlarla “vahye” dayalı şiiri birleştirmek suretiyle hayal dünyamızı yüksek mertebelere taşımıştır. 
 
William Blake’in şiir ile gravürü birleştiren sanat yapıtları, kendisinden sonraki sanatçılar için olduğu kadar günümüz okurları için de son derece ilham ve heyecan verici olmaya devam ediyor. 
 
“Ey Ebediler, çağrınızı sevinçle işitiyorum, 
Çevik kanatlı kelimeler emredin bana ve korkmayın, 
Açımlayın bana ızdırabınızın kapkara vahiylerini.” 
 
Urizen’in Birinci Kitabı’na Girizgâh’tan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102638</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7a25f1-0ae9-4965-91dc-dd6f5c900d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimden Atasözüne Atasözünden Açıklamaya - Atasözü Kartları - 1</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze kadar ulaşmış, uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş öğüt verici nitelikteki sözlere atasözü denir.
“Resimden Atasözüne, Atasözünden Açıklamaya” adlı bu çalışmada kartların ön yüzlerindeki görsellerden hareketle atasözüne ulaşılması ve arka yüzlerdeki atasözleriyle ilgili açıklamaların okunarak atasözünün kendisine ulaşılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102639</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ebb2f38-bc84-4785-86f7-ba3b825a6e2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimden Anlama Anlamdan Deyime - Deyim Kartları - 1</image:title>
            <image:caption>Resimli Deyim Kartları, Türkçede en sık kullanılan deyimleri oyunla öğretmek amacıyla hazırlanmıştır. Deyimlerin içeriklerine uygun olarak çizilen kartların ön yüzlerindeki görseller çocuğun üst düzey düşünme becerilerini geliştirerek deyimi bulmasına olanak sağlamaktadır. Kartların diğer yüzlerinde ise deyimlerin açıklamalarıyla beraber örnek cümleler bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102640</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d6a22c1-fec1-472a-9053-47e25bf346e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahiy Kitapları</image:title>
            <image:caption>Vahiy Kitapları’nda vizyoner şair, gravürcü ve öncü ressam William Blake’in 1789 ile 1795 yılları arasında yarattığı sekiz eserin tıpkıbasımları, İngilizce transkripsiyonu ve çevirileri yer alıyor. Blake, kendi geliştirdiği renklendirilmiş gravür baskı tekniğini kullanarak yaratıcı-vizyoner hayal gücünü birer şahesere dönüştürmüş ve grafik unsurlarla “vahye” dayalı şiiri birleştirmek suretiyle hayal dünyamızı yüksek mertebelere taşımıştır.
 
William Blake’in şiir ile gravürü birleştiren sanat yapıtları, kendisinden sonraki sanatçılar için olduğu kadar günümüz okurları için de son derece ilham ve heyecan verici olmaya devam ediyor.
 
“Ey Ebediler, çağrınızı sevinçle işitiyorum,
Çevik kanatlı kelimeler emredin bana ve korkmayın,
Açımlayın bana ızdırabınızın kapkara vahiylerini.”
 
Urizen’in Birinci Kitabı’na Girizgâh’tan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102641</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49da0083-3982-4838-afd2-ff9f24e258cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Penis A.Ş</image:title>
            <image:caption>İnsan vücudunda en meşhur en medyatik hakkında en çok konuşulan organ
Hikayelerden, heykellerden ve mitolojik karakterlerden tanıdığımız organ 
Kendine ait bir zihni olduğunu düşündüğümüz organ 
Büyüklüğü, küçüklüğü, kalınlığı ve inceliği en çok dert edilen organ 
En çok sevilen veya en çok nefret edilen organ 
Çalışıp çalışmadığı en çok kontrol edilen organ 
Çalışmamasına ‘iktidarsızlık’ denilecek kadar önem verilen organ 
PENİS 
Yukarıda bahsettiğim ve bahsetmediğim tüm bilgiler bu kitabın yazılma sebebidir. En meşhur organın kendine ait kitabı olması kaçınılmaz. Bu nedenle bu kitap penis ile ilgili ne ilk ne de son kitap olacaktır. Kardeş kitap Vajina A.Ş’de olduğu gibi sözlerimizi, düşüncelerimizi ve bilimsel verileri yazıya aktarabildiğimiz kadar bu kitapta paylaştık. Yalın, sade ve anlaşılır olması benim için çok önemliydi. Umarım başarabilmişizdir. 
Op. Dr. Berk Karataş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102642</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261dce8c-6601-43fa-89a0-917a4d162cc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Kasları</image:title>
            <image:caption>“Aşk Kasları” yani pelvik taban kasları vücudumuzdaki diğer kaslara göre en az tanıdığımız, belki de çoğumuzun hiç duymadığı, bilmediği hakkında konuşmaya bile utandığı bir kas grubudur. Bu kas grubu kadın ve erkekte mesane ve bağırsakları bir hamak gibi destekler dolayısıyla bu kaslardaki sorunlar kol-bacak ağrısı, sırt ağrısı gibi idrar ve dışkılama ile ilgili şikâyetlere neden olur. Bilinmeyen bir yönüde cinsellikle olan bağlantısıdır. 
 
Neden idrar kaçırma problemi kadınlarda bu kadar sık görülür? Hamilelik ve doğumun etkileri nelerdir? Yanlış yaptığımız tuvalet alışkanlıkları? Modern yaşamın bizden götürdükleri? 
 
Pelvik taban farkındalığı neden bu kadar önemli? 
 
Neden bu kaslara “Aşk Kasları” diyoruz? İnsanların en çok konuşmaya, dertleşmeye çekindiği bu bölge kaslarını tanıyalım, farkında olalım ve en önemlisi de problemler oluşmadan günlük yaşamda doğru davranış ve egzersizlerle koruyalım... 
  Acaba biz bu kitap aracılığıyla pelvik taban farkındalığı oluşturabilir miyiz? diye çıktık yola ve sizlere güzel farkındalıklar getirmesi dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102643</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a586e0-5a18-4eeb-8557-7221cb74f01f.jpg</image:loc>
            <image:title>DevOps’a Giriş</image:title>
            <image:caption>Kimse yönetilmekten hoşlanmaz. Ancak en ufak bir hedef için bile organize olmak gerektiğinden, yönetmek ya da yönetilmek kaçınılmaz hâle gelir. Organizasyonun hedefi soyutlaşmaya başladığında, düşüncenin hızlı değişen doğası nedeniyle yönetimin de esnekleşmesi beklenir. Örneğin insan türünün doğa ile mücadelesinden ortaya çıkan bilgi yönetim modelleri, bilgisayarların yaygınlaşmasıyla, somut kavramların yönetiminden soyut kavramların yönetimine doğru evrimleşmiştir. Ancak soyut kavramların doğası nedeniyle, eski katı kurallı bilgi yönetim sistemleri, bilgi çıkarımı ve yönetimi bakımından güncel değişimlere ayak uyduramamış ve zorunlu bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu kapsamda ilk olarak çevik sistemler geliştirilmiş; sonrasında, bu sistemlerin eksikliklerinden yola çıkılarak DevOps geliştirilmiştir. Kuşkusuz DevOps da bu konuda son durak olmayacaktır. Fakat DevOps, günümüzde en güncel ve kapsamlı bilgi yönetim teknolojisidir. Bu kitapta DevOps, geliştirilmeye başlanan bir yazılımın sıfır noktasından kullanıcıya sunulmaya hazır hâle getirilmesindeki tüm süreçleri kapsayacak biçimde baştan sona ve konuya ilgi duyan herkesin anlayabileceği şekilde ele alınmıştır. Profesyonel iş yaşamı baz alınarak incelenen ve DevOps konusunda ilk Türkçe kaynak olan bu kitabın, bilgisayar bilimlerine ilgi duyan, profesyonel yaşamda şirketlerin beklentilerini karşılamak üzere güncel metodolojileri öğrenmek isteyen ya da akademik bilgi ve kaynak edinmek isteyen herkese yararlı olmasını umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102644</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315f8022-d937-424b-a7b9-9d324ebe24c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seneca - Öfke Üzerine</image:title>
            <image:caption>Roma’nın belki de en tartışmalı imparatorlarından Nero’nun eğitmenliğini yapmış, Roma’nın o çetin ve katlanılması zor dönemlerinde Stoa felsefesine sığınıp ahlâk üzerine pek çok eser vermiş olan Lucius Annaeus Seneca bu eserinde ‘tutkuların en kötüsü’ olarak nitelediği öfkenin kaynağını, türlerini ve çarelerini araştırıyor. İnsanların kötülüğe olan meylinin ancak mantık yoluyla dizginlenebileceğini savunan Seneca, öfke kontrolünde de mantık yürütme sonucunda ortaya çıkması gereken yüce gönüllülüğü, hoşgörüyü ve telkinleri ön plana çıkarıyor. Romalı bir yazarın tüm insanlığı ilgilendiren bir sorun olan öfke üzerine yazdığı bu eser, evrensel çapta uygulanabilecek pek çok öğüdü de içermektedir: 
 
“Kısa süre sonra şu son nefesimizi vereceğiz. Bu anda, henüz nefes alıp verirken, henüz insanların arasındayken insanlığı onurlandıralım. Kimseye korku salmayalım, kimse için tehlike arz etmeyelim, kayıplarımızı, uğradığımız haksızlıkları, suiistimalleri, sataşmaları hiçe sayalım ve zaten kısa ömürlü olan aksiliklere yüce gönüllülükle katlanalım. Dedikleri gibi, biz hesap kitap yapıp kaygılanmakla meşgul olurken ölüm her an bizi bulabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102645</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12f21602-adfd-443e-9031-415b6a463f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Yönetimi - Geleceği Yönetmede Teknolojinin Rolü</image:title>
            <image:caption>İşletmelerin rekabet edebilmesi için önemli bir faktör olarak kabul edilen teknoloji yönetimi, son yıllarda gittikçe önem kazanarak hem uygulama alanlarında hem de kuramsal olarak tartışılmaya devam etmektedir. Bu kitap teknoloji yönetimi konusunu multidisipliner bir bakış açısıyla ele almış ve örnek olaylarla konuları desteklemiştir. Kitabın teknoloji yönetimi alanına etkin bir kaynak olarak sunulması, güncel konuların tartışılması ve katkı sağlaması konusunda hem akademik hem de uygulama alanından yazarların katkısı önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102646</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f458fdd5-b94c-4ff7-9bd1-65a57c0dce86.jpg</image:loc>
            <image:title>Elimi Tut Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>... 
İsmet hocamın kıvrak kalemi ve naif üslubu ister istemez sizi hatıraların içine çekiyor. Bir öğrencinin sorununu çözerken kendinizi yanı başında hissediyorsunuz. Önüne çıkan engelleri aşarken onunla omuz omuza oluyorsunuz. İlgisiz bir idareciye derdini anlatmaya çalışırken siz adeta “bu kadar da olmaz ki!” diye isyan ediyorsunuz. Yarışmada derece aldığında en çok alkışlayan yine siz oluyorsunuz. Hele hele bir yarışmada öğrencilerin verdiği cevaptaki ufacık bir kelime yer değişimini siz de fark edemediğiniz için onunla birlikte sahneye atlayıp jürinin üzerine yürüyorsunuz. 
 
İçinizi burkan 12 Eylül ve ayazında bile boncuk boncuk terleten 28 Şubat bir seremoni halinde gözünüzün önünden geçiyor. Oyun içinde oynanan oyunlar, matruşka gibi bir daha hafızanızda yer ediyor. 
 
En acısı da “Elimi Tut Öğretmenim” diye feryat eden Murat’a yardım edememek sizi de kahrediyor. Elinizden uçup giden Sevtap’lara üzülüyorsunuz. Ya Gül’ünüzün annesine yazdığı mektup… Bir aile dramını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Elinizden bir şey gelmese de gözünüzden gelen yaşlarla… 
 
İşte örnek bir öğretmenin ibretlik üç beş hatırası bu şekilde bir film şeridi gibi akıp gidiyor. Yazılmayanlar, yazılamayanlar da düşünüldüğünde aysbergin sadece su yüzüne çıkabilmiş kısmını görüp yetiniyorsunuz. 
 
“Yazmak bir ihtiyaçtan doğar. Dolan boşalır. İnsan düşünce ve duygu bakımından dolduğu anlarda anlatma ihtiyacı duyar.” diyor İsmet Hoca… 
... 
 
Halit Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102647</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00bf7d95-032c-430d-aac9-a301a4435c20.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeci</image:title>
            <image:caption>Mucize eseri hafızam nispeten sağlam kaldı. Çocukluğumdan beri, yaşamın kaydını aylar ve yıllardan çok müziklerle tuttum. Zihnim belirli bir zamanı ve yeri hatırlamak için şarkılara, albümlere ve müzik gruplarına bel bağlar. 70’lerin AM radyosundan önünde dikildiğim her mikrofona kadar, hoparlörden ruhuma ve ruhumdan sizin hoparlörlerinize sızan her şarkının ilk birkaç notasından kişileri, olayları, mekânları ve zamanları hatırlayabilirim. Kimi insanın anıları tatla, kimininki görmeyle veya kokuyla tetiklenir. Benimkiyse sesle tetikleniyor ve hiç bitmeyen bir karışık kaset gibi sürekli kayıt yapmaya devam ediyor. 
 
Ben asla eşya biriktiren biri olmadım ama anıları biriktiririm. Gözlerim ve kulaklarım her gün bana hayatımdan anlık kareler yansıtıyorlar. Bu kitapta işte o anları elimden geldiğince kâğıda dökmeye çalıştım. Hayatımın her döneminden gelen bu anılar elbette müzik dolu ve kimi zaman yüksek sesli. 
 
Sesi aç ve benle beraber dinle. 
 
YILIN EN İYİ KİTABI SEÇKİLERİNDE 
VARIETY • NME • AUDIBLE 
 
Rock’ın en büyük isimlerinden Dave Grohl, 26 dile çevrilen Hikâyeci’de, sıradan anlardan oluşan sıradışı bir hayatın dürüst, filtresiz portresini çiziyor. On sekizinde ilk grubu Scream ile yola çıkışından Nirvana ve Foo Fighters yıllarına, Little Richard, Iggy Pop, AC/DC gibi kahramanlarıyla tanışmasından kızlarını büyütürken yaşadığı büyüleyici anlara ve bir aile babası olarak dünya turnelerine çıkmak gibi şöhretin farklı yüzlerine dair düşüncelerine uzanan bu kitap, müzik ve tutku ile dolup taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102648</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f117262c-3bff-49f0-9d05-6f61680149dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick Yerküre ve Denizküre Arasında</image:title>
            <image:caption>Fantastik serüvenler arasında Melville’in Moby Dick romanı anlatı ve çağrışım zenginlikleri ile okurunu uzun bir yolculuğa davet eder. Görünüşte, Kaptan Ahab, bir kazada kendisini sakatlayan balinanın peşine düşmüş ve engin sularda Moby Dick’i aramaya koyulmuştur. Kaptan er veya geç Moby Dick’i ele geçireceğini düşünür. Okyanusun uçsuz bucaksızlığı onun gözünü korkutmaz, çünkü hiçbir şey intikam arzusundan daha güçlü değildir. Melville insan ve gizem dolu hayvan dünyaları arasında kurduğu onca ilişkide, esasen, “kendi kendini zehirleyen”, “anlam ve yargılama kabiliyetini bütünüyle yozlaştıran” hınç duygusuyla birlikte en kadim duygu ve düşünce haritalarına doğru yol alır. 
 
Yazar Mehmet Aydın, Melville’den hareketle edebî tahlillerin bir adım ötesine geçer. Yerküre ve denizküre arasında birçok efsaneyi süsleyen, kutsal kitapların tasvir ettiği, hayal dünyalarına konu olmuş, felsefenin iz sürdüğü ve modernlerin daima bir anlam arayışında olduğu meseleleri, ikilemleri ve çatışmaları bir roman etrafında çözümler. İnsanlar arasında görünen ve görünmeyen ilişkilere dikkat çeker. Her aşamada duygu birikimleri çoğalır. Yaşam öykülerine umut ve trajediler eklenir. Böylelikle kavramlar birbirini besler ve açar. Gelinen noktada ise, insanın gücü ve güçsüzlüğü farklı araçlarla ve okumalarla deneyimlendiği gibi doğa, çevre, etik, hayvanlar, kapitalizm, tüketim kültürü vb. konular, Moby Dick’in perspektifinden, devasa bir balinanın gözünden bambaşka bir boyuta taşınmış olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102649</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ad280a-9b67-4a42-86ce-df2bf3b4adf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil (ve Zihnin) Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Dil felsefesi ve zihin felsefesi artık ayrışmaz bir bütün oluşturur. Dilsel anlatım “anlam içerir”. Peki, bu ne anlama gelir? François Recanati üç olası yanıtı birbirinden ayırt eder. Birinci yanıta göre anlam içermek, (dilsel bir anlatım için) zihinsel temsillerle ilişkilendirilmektir. İkici yanıta göre anlam içermek, “atıfta bulunmak” ve dünyada bir şeye –dil dışı bir gerçekliğe– gönderme yapmaktır. Üçüncü yanıta göre ise anlam içermek, söz denilen bu toplumsal etkinlikte ayırt edici bir rol oynamaktır. Birinci yanıt zihinsel temsillere gönderme yapar. Ancak zihinsel temsil için bir içeriğe sahip olmak ne demektir? Asıl soru daha geneldir diye bir düşünceye yöneliriz: Anlam içermek ya da bir içeriğe sahip olmak ne demek? (Dilsel ya da zihinsel) bir temsil nedir? Çağdaş filozoflar, düşüncenin yanısıra dile de uygulanabilecek kadar geniş bir içerik kuramı arayışındadırlar. François Recanati bunların çabalarını bize tanıtıp Wittgenstein’dan ilham alınmış “pragmatik” yaklaşım lehinde bir sonuca ulaşır. Düşünceyi ve dili dünyayı temsil ettiren şey, her şeyden önce düşünce ve dilin dünyada olması, ‘burada’ bir yere sahip olması ve ‘burada’ bir rol oynamasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102650</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98204211-5a15-4764-8941-db8d24fe0946.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de İnsan Hakları Ve Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de insan hakları ve sosyal hizmet ilişkisini yaklaşım ve uygulama ekseninde ele alan bu kitapta; insana yardım mesleklerinden olan sosyal hizmet perspektifinden ve uygulamaları aracılığıyla insan haklarını anlama, koruma, savunma ve geliştirme konularına eğilmektedir. Türkiye&apos;de sosyal hizmet uygulamaları aracılığıyla insan haklarına ulaşma, pek çok birey ve grubun ihtiyaç duyduğu bir konudur. Bu temelde, kitabın birinci kısmında insan haklarına dair tarihsel ve kavramsal tartışmalar yapılmaktayken ikinci kısımda uygulamaya dönük yaş, cinsiyet, etnisite, göç ve mültecilik, inanç, ekonomi, yaşam ve sağlık, engellilik, sosyal sınıf ve tür temelli gibi farklı alanlarda haklar ve hak ihlalleri tartışılmaktadır. Bu kitap, yalnızca sosyal hizmet akademiasının değil sosyal bilimler, eğitim bilimleri, davranış bilimleri, sağlık bilimleri gibi pek çok alanın faydalanabileceği niteliktedir. Türkiye&apos;de insan hakları ve sosyal hizmet uygulamaları adına önemli bir boşluğu doldurmayı amaç edinen bu kitabın; Türkiye&apos;de literatüre, müfredata ve uygulamaya kaynaklık etmesinin yanı sıra bir bütün olarak insan haklarını geliştirmeye vesile olması umuduyla…
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102651</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691a9032-75a6-4698-b309-f6f1b536490a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sondan Başlıyoruz</image:title>
            <image:caption>Kaliforniya’da okyanus manzarasına bakan yamaçlarda, sakin bir kasaba. Duchess Day Radley, tutunamamış yetişkinler dünyasına doğmuş, on üç yaşında bir kız, kendi deyişiyle bir “kanun kaçağı”. Beş yaşındaki kardeşi Robin’i büyütmek ve otuz yıl önceki bir cinayetle enkaza dönüşmüş annesi Star’ı kollamaktan başka gayesi yok. 
 
Walk, büyüdüğü kasabadan hiç çıkmamış bir polis şefi. En yakın dostu Vincent’ı hapse yollayan ifadeyi vermenin acısı ve yitirilen güzel bir yaşam umudunun yaraları asla iyileşmemiş. 
 
Otuz yılın ardından Vincent’ın serbest kalmasıyla geçmişin nefesi bugüne karışıyor. Duchess, annesini korumaya çalışırken kasabaya felaketi getiren fitili ateşleyecek ve yüzleşilemeyen gerçekler ortaya serilecek. 
 
Hayatın sunduklarından fazlasını hak edenlerin hikâyesi bu. Cinayet ve intikamın romanı; sırların ve yalanların, dostluğun, aşkın ve sarsılmaz aile bağlarının... Doğrunun. Yanlışın. Ve ikisi arasında yaşanan hayatlarımızın. 
 
“Dünyayı fethedecek bir kitap.” –RUTH JONES 
 
“İnanılmaz! Karakterler öyle iyi tasarlanmış ki her an sayfadan fırlayacaklarmış gibi geliyor.” –B. A. PARIS 
 
“Bu romanda hiçbir şey eksik değil. Renkli karakterler ve geçmişleri, çatışma ve gerilim, mizah, trajedi ve gerçek, yalın cesaret var. Ve bir de büyüleyici, uzun zamandır romanlarda gördüklerime benzemeyen bir genç kahraman.”  –JOHN HART 
 
“Unutulmayacak karakterlerle dolu, nefis yazılmış bir cinayet romanı.” –JANE HARPER 
 
“İlginç biçimde güzel; son sayfayı okuduktan uzun süre sonra bile aklınızdan çıkaramıyorsunuz.” –NEWSWEEK 
“Yıllardır okuduğum en güçlü ve sürükleyici roman” –DAILY MAIL 
Duchess, hikâyesiyle okuru yakasından kavrayıp hiç bırakmıyor, son sayfaya kadar taşıdıktan sonra da etkilemeye devam ediyor. Whitaker sorunlu hayatları, yanlış kararları ve pişmanlığı işlese de Duchess&apos;ın gücü ve varoluşu, umuda bir güzelleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102652</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80da5a03-881b-4b25-aa9f-b6e86c7c4cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun, Spor ve Fiziki Etkinlikler Dersi Akran Reddetme Ölçeği Geçerlik</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
 
2.      GENEL BİLGİLER 
 
3.      GEREÇ ve YÖNTEM 
 
4.      BULGULAR 
 
5.      TARTIŞMA 
 
6.      KAYNAKLAR 
7.    EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102653</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd2f61d-f33d-4728-a34c-e50d278fdc67.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayetler ve Hadisler Işığında İman</image:title>
            <image:caption>Hamd Âlemlerin Rabbi Allah’a Mahsustur. Salât ve selam kâinatın efendisi Aleyhisselam Efendimiz’e ve O’nun aline, ashabına ve yolunda gidenlere olsun. 
Ayet ve hadisler ile âlimlerin açıklamalarına dayanarak, Müslüman kardeşlerimize bir nebze fâideli olabilmek İçin, bu kitabı hazırladık. Çaba bizlerden, Tevfikallahcelle Celalühu’dandır. 
İnsanlar ölünce şu üç ameli kesilmez: 
1-Sadakayı Cariye, 
2-Kendisinden İstifade Edilen İlim, 
3-Arkasından Dua Eden Hayırlı Evlat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102654</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed44e740-cd60-4e57-b4e5-44ad4c21869a.jpg</image:loc>
            <image:title>Adrese Teslim</image:title>
            <image:caption>Bir insan kendi ruhunda kaç karakter yaratabilir, tek bir insan içerisinde onca ruh nasıl yaşar? Tek bedende yaşayan, üç farklı insan dünya yaşamının düzensiz düzenine nasıl uyum sağlayabilir? Kesilen şah damarından yayılan kan kokusu, ölümden önceki bakışlardaki anlamsız anlam, canın bedenden ayrılış seremonisi hangi tesadüflere gebe olabilir? Yaşanmış ve yaşanamamış tüm yaşanmışlıklar, şimdi hangi mucizeleri getirecektir, kim bilebilir? Tek bedende üç farklı karakter ile yaşayan bir Emniyet Müdürü, geçmişinden kurtulmak için mucize bekleyen bir komiser, intikam duygularıyla yoğrulmuş bir adli psikiyatrist ve imkânsız aşkının imkânsız geleceğini, geçmişiyle yoğuran bir doktor. Ve tüm bu insanları birbirine bağlayan seri cinayetler, kurbanlarının şah damarını kesip yüzlerine “Gülen Adam” makyajı yaparak evlerine teslim eden bir seri katil… Tüm bunların ortasında bir yanda mucize gibi başlayan bir aşk öyküsü, bir yanda tarifi olmayan, vuslatı olmayan aşk örgüleri…Geçmişle hesaplaşmadan, geleceğe adım atmanın imkânsızlığını görecek, aynı bedende hem kadın hem erkek olarak yaşamanın, uçurumun kıyısında ince bir ip üzerinde yürümek olduğuna tanıklık edeceksiniz.İmkânsız aşkların imkânsızlığını görecek, kendiniz gibi olmayan herkesin aslında kendiniz gibi olabileceğini ama asla kendiniz gibi olmadığının farkına varacaksınız.Heyecan dolu, son sayfasına kadar sizi merakta bırakacak, sonunda hem kendinizi hem de etrafınızdaki herkesi sorgulayacağınız bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102655</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8719c4-cf12-443c-b67c-654372067ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaya Mekaniği - Yerinde Deneyler</image:title>
            <image:caption>Laboratuvarda yapılan kaya mekaniği deneyleri ile kaya kütle özellikleri tam olarak belirlenememektedir. Bu nedenle proje sahasında (tüneller, barajlar, yeraltı boşlukları vb.) kaya kütle deneyleri yapılmaktadır. Bu tür deneylerin yapılışı ve değerlendirilmesi hakkında bilgi paylaşımı çok azdır. Bu anlamda, uzun yıllardır çalışmış olduğumuz Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde kazandığımız uygulama ve teorik bilgileri, yerbilimciler ile paylaşmak istedik. Kitabımızda; Hidrolik Kriko Deneyi, Goodman Jack Dilatometre Deneyi, Oyo 200 Dilatometre Deneyi, Yerinde Blok Kesme Deneyi, Presiyometre Deneyi, Probex Kaya Presiyometresi (Dilatometre) Deneyi ve Kaya Kütlede Geçirimlilik Deneyleri Basınçlı Deneyi (Lüjyon Deneyi) teori ve uygulamalı çözümlerle açıklanmıştır. Yerbilimcilere faydalı olması dileklerimizle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102656</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78230a56-acf0-4910-8b1c-9238de21b380.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Düşünme</image:title>
            <image:caption>Kararsız bir insan mısınız? Seçenekler arasında tercih yapmakta zorlanıyor musunuz? İşte kolay karar vermenize, kuşkuları bir kenara bırakmanıza yardımcı olacak bir kişisel gelişim kitabı! Her Şeyi Düşünme adlı kitapta yazar Anne Bogel, daha kolay karar vermek için yapmanız gerekenleri anlatırken yaşamınıza neşe ve sevinç katmanıza yardımcı oluyor. Kitapta kişiye yararı olmayan hatta insanı mutsuzluğa sürükleyen kısır döngülerden kurtulmak için pek çok yol öneriliyor. Bu girdaptan kurtulmak isteyenler için Her Şeyi Düşünme eserine daha yakından bakalım.
 
&quot;Her Şeyi Düşünme&quot; adlı kitabı neden okumalısınız?
Anne Bogel; kitabında temel konu olarak irade güçsüzlüğü, gerektiğinde hayır diyememe, hayal kırıklıkları, insanın düşünmeden edemediği saplantılar üzerinde duruyor. İnsanın iradesini göz önünde tutarak kontrolü elinde bulundurması, verdiği kararları da etkiliyor. Doğru kararlar aldıkça ve uygun seçimler yaptıkça insanın kişiliği de daha sağlam hale geliyor. Bazı insanlar hayatlarını sürdürürken yapacakları işlerde sürekli kararsızlık yaşıyor. Bazen olumlu ve arzu edilen seçenekler arasında çatışma yaşayarak &quot;Hangisini seçmeliyim?&quot; noktasında kararsızlığa düşüyor. En basit örneğiyle sevilen iki yemekten birini seçmekte kararsızlık yaşamak gibi. Anne Bogel, işte psikologların üzerinde çalıştığı ve danışanlarına doğru karar vermeleri konusunda yardımcı oldukları bu güçsüzlük durumlarını kitabında ele alıyor. Yazar, kişinin nasıl daha kararlı ve tutarlı davranışlar geliştirebileceği konusunda önerilerde bulunuyor. Sağlam bir irade, kişiliği güçlendiriyor ve güçlü bir kişi de karar alırken daha tutarlı hareket ediyor. Alınan karardan pişmanlık duymamak, vesveselerden kurtulmak, hayatın yönetimini kendi eline almak... Mükemmeliyetçilikten, şüphelerden, endişelerden, suçluluk duygularından ve yapılması gereken işleri sürekli ertelemekten kurtulmak mümkün mü? İşte, yazara göre kararlılık sizi özgür kılıyor ve bu olumsuz duyguları aşmanızın yolu açılıyor. Peki ama, bu nasıl oluyor? Her Şeyi Düşünme adlı kitabı okuyarak bunun cevabını öğrenebilir, artık daha sağlam bir iradeyle daha net kararlar alabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102657</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a44c2673-9d0e-4372-b81c-af4c4f5bb280.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Kaçmak</image:title>
            <image:caption>Bir göktaşını bilmeceler durdurabilir mi? Matematiği ve coğrafyayı sevdiren fantastik romanlarıyla ünlü Vladimir Tumanov, “Gizemli Haritalar” dizisinin üçüncü kitabında okurlarını yine soluksuz bir maceraya davet ediyor. Alt Kardeşler ve Mariana bu kez, dünyaya yaklaşan göktaşından kaçmak için okyanusları aşmak, bir yandan da onu durdurmak için yeni bilmeceleri çözmek zorundadır. Uzay, tüketim ve sığınmacılık gibi dünyanın geleceğini belirleyecek konular üzerine düşündürürken, bilimsel düşünceyi ve araştırma yapmayı yücelten roman, iyi ile kötünün ezeli mücadelesini de tehlikeli keşiflerle harmanlıyor. Alt Kardeşler’le birlikte, Bay Chagrin’in dükkânına giden Mariana, Güneş Sistemi haritasının bulunduğu ruloyu yanlışlıkla açar. Harekete geçen göktaşı Brimstone 13, yeni bilmeceler çözülmezse Kuzey Amerika’ya düşecektir. Milyonlarca insan, gemilerle tahliye edilmeye başlanır. Aksilikler sonucu ailelerinden ayrılıp yalnız kalan çocuklar, Avustralya’ya giden koca bir gemide cevapları bulmaya çalışırlar. Mahsur kaldıkları adadan onları kurtaran Ava sayesinde de doğal yaşamla tanışırlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102658</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190fd18a-1aee-4479-836f-41e4693f0b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>7. Sınıf Paragraf Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>LGS&apos;ye Hazırlıkta Düzeye Uygun, Konulara Göre Ünitelenmiş Paragraf Soru Bankaları Her biri farklı, ilgi çekici ve güncel konulardan seçilmiş metinleri ile LGS Paragraf Soru Bankası; paragraf gibi yoğun olan bir konuyu öğrenciler için daha anlaşılır kılıyor.  Anlatım, yapı, görsel okuma, sözel mantık ve muhakeme ile paragraf bilgisinin tamamlayıcısı niteliğindeki metin türleri olmak üzere altı ana üniteye ayrılmış soru bankası sayesinde öğrenciler, paragraf konusunu tüm detaylarıyla öğrenme ve tekrar etme olanağı buluyor.   LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda her ünite, kendi içinde alt kazanımları ile detaylı biçimde ele alınıyor ve bu kazanımlar, farklı zorluk düzeylerindeki &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos; ve &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerle işleniyor.   &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;nda tam öğrenmenin hedeflendiği kolay ve orta düzeyde, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos;da öğrencinin konuyu pekiştirmesinin ve hız kazanmasının amaçlandığı orta ve zor düzeyde sorulara yer veriliyor. &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerde ise MEB tarafından uygulanan merkezî sınavlarda çıkmış tarzda ve zorluk düzeyindeki sorular yer alıyor.  Her ünitenin başında bulunan &apos;&apos;Kılavuz sorular&apos;&apos;, ünitenin tüm alt başlıklarını kapsayacak biçimde tasarlanmış hibrit sorulardır. Bu sorular sayesinde öğrenciler, konuya bütüncül bir şekilde bakmayı öğreniyor. Bazı sayfaların başında, ilgili olduğu testteki konuya ilişkin taktikler veren &apos;&apos;Kılavuz Bilgi&apos;&apos; kutuları ve çözümü karmaşık olan, öğretici nitelikteki sorulara eklenmiş ipucu niteliğindeki &apos;&apos;Dikkat Noktası&apos;&apos; kutuları ile LGS Paragraf Soru Bankası, öğrenciye öğrenme yolunda rehberlik ediyor.  Kitabın sonunda konu analizi LGS&apos;ye bire bir uyumlu olan &apos;&apos;Deneme Sınavları&apos;&apos; yer alıyor. Her bir denemede bulunan &apos;&apos;mobil analiz&apos;&apos; optikleri sayesinde öğrenciler, sınav sonuçlarını &apos;&apos;Mobil Analiz&apos;&apos; uygulamasıyla hızlıca öğreniyor. &apos;&apos;Tamamı video çözümlü&apos;&apos; olan LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda soruların çözümlerine her testin başında bulunan kare kodlar okutularak kolaylıkla ulaşılabiliyor.  Paragraf konusu, Türkçe öğretim programının en büyük kısmını oluşturuyor. Bu nedenle LGS&apos;nin olduğu 8. sınıf öncesinde de paragraf ile ilgili temellerin atılmış olması gerekmekte. Tudem 7. Sınıf Paragraf Soru Bankası ve 6. Sınıf Paragraf Soru Bankası, tam da bu bilinçle hazırlandı. Kurgusal olarak LGS Paragraf Soru Bankası ile paralel olan bu kitaplar, 7 ve 6. sınıf düzeylerine uygun metinlerden ve sorulardan oluşuyor. Üstelik bu kitapların da tamamı video çözümlü. Tudem Paragraf Soru Bankaları sayesinde LGS&apos;de, paragraf sorularında işinizi şansa bırakmayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102659</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37308cd1-e4c9-4577-99d1-8983800dacbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Üstü</image:title>
            <image:caption>Sevmek ve sevgi nedir? Bunalım nasıldır? Empati neden vardır? İşte okuyunca bu sorulara cevap bulacaksın. Belki anlamayacaksın ama elbet bir anlam katacaksın ve bir yandan şiirlerle huzur bulacaksın. 
 
Dediğim gibi bunlar bir yere karaladığım öykülerim ve şiirlerim... 
Çok bir şey bekleme ama kalemimi görmezden de gelme!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102660</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c0471b-0d1b-46c3-9665-333d0c5febbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Dedikleri</image:title>
            <image:caption>Alışılmış diplomasi anı kitaplarının dışında, özgür ruhlu bir Türk diplomatının geçmişte kalmış ayak izlerini sürerek kaleme aldığı; kimisi olağan kimisi garip, kimisi gülünesi kimisi acı, kimisi mutlu, bazen uyumlu, bazen de isyankâr anılar, anekdotlar... 
 
Severek ve onur duyarak sürdürdüğü, çevresinde “başarılı” olarak değerlendirilen bir Türk diplomatının, yoluna çıkan karanlık ruhlu, neye hizmet ettiği belirsiz bazı “makam” sahiplerinin haksız itham ve davranışlarıyla mesleğinden soğutulması ve cendereden uçup özgürlüğü seçmesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102661</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729b7243-c18b-4d47-b3b4-98ced3c72dce.jpg</image:loc>
            <image:title>LGS Paragraf Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>LGS&apos;ye Hazırlıkta Düzeye Uygun, Konulara Göre Ünitelenmiş Paragraf Soru Bankaları Her biri farklı, ilgi çekici ve güncel konulardan seçilmiş metinleri ile LGS Paragraf Soru Bankası; paragraf gibi yoğun olan bir konuyu öğrenciler için daha anlaşılır kılıyor.  Anlatım, yapı, görsel okuma, sözel mantık ve muhakeme ile paragraf bilgisinin tamamlayıcısı niteliğindeki metin türleri olmak üzere altı ana üniteye ayrılmış soru bankası sayesinde öğrenciler, paragraf konusunu tüm detaylarıyla öğrenme ve tekrar etme olanağı buluyor.   LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda her ünite, kendi içinde alt kazanımları ile detaylı biçimde ele alınıyor ve bu kazanımlar, farklı zorluk düzeylerindeki &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos; ve &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerle işleniyor.   &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;nda tam öğrenmenin hedeflendiği kolay ve orta düzeyde, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos;da öğrencinin konuyu pekiştirmesinin ve hız kazanmasının amaçlandığı orta ve zor düzeyde sorulara yer veriliyor. &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerde ise MEB tarafından uygulanan merkezî sınavlarda çıkmış tarzda ve zorluk düzeyindeki sorular yer alıyor.  Her ünitenin başında bulunan &apos;&apos;Kılavuz sorular&apos;&apos;, ünitenin tüm alt başlıklarını kapsayacak biçimde tasarlanmış hibrit sorulardır. Bu sorular sayesinde öğrenciler, konuya bütüncül bir şekilde bakmayı öğreniyor. Bazı sayfaların başında, ilgili olduğu testteki konuya ilişkin taktikler veren &apos;&apos;Kılavuz Bilgi&apos;&apos; kutuları ve çözümü karmaşık olan, öğretici nitelikteki sorulara eklenmiş ipucu niteliğindeki &apos;&apos;Dikkat Noktası&apos;&apos; kutuları ile LGS Paragraf Soru Bankası, öğrenciye öğrenme yolunda rehberlik ediyor.  Kitabın sonunda konu analizi LGS&apos;ye bire bir uyumlu olan &apos;&apos;Deneme Sınavları&apos;&apos; yer alıyor. Her bir denemede bulunan &apos;&apos;mobil analiz&apos;&apos; optikleri sayesinde öğrenciler, sınav sonuçlarını &apos;&apos;Mobil Analiz&apos;&apos; uygulamasıyla hızlıca öğreniyor. &apos;&apos;Tamamı video çözümlü&apos;&apos; olan LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda soruların çözümlerine her testin başında bulunan kare kodlar okutularak kolaylıkla ulaşılabiliyor.  Paragraf konusu, Türkçe öğretim programının en büyük kısmını oluşturuyor. Bu nedenle LGS&apos;nin olduğu 8. sınıf öncesinde de paragraf ile ilgili temellerin atılmış olması gerekmekte. Tudem 7. Sınıf Paragraf Soru Bankası ve 6. Sınıf Paragraf Soru Bankası, tam da bu bilinçle hazırlandı. Kurgusal olarak LGS Paragraf Soru Bankası ile paralel olan bu kitaplar, 7 ve 6. sınıf düzeylerine uygun metinlerden ve sorulardan oluşuyor. Üstelik bu kitapların da tamamı video çözümlü. Tudem Paragraf Soru Bankaları sayesinde LGS&apos;de, paragraf sorularında işinizi şansa bırakmayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102662</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3208732b-9e20-4a85-8425-9f3be9ff0143.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaat</image:title>
            <image:caption>Aile ne için vardı?

Damon Galgut&apos;un 2021 Booker Ödülü&apos;nü alan romanı Vaat, insanların ikiyüzlülüğünü ve iç hesaplaşmalarını dingin bir coşkunlukla dışa vuran kuvvetli bir anlatı.

Güney Afrikalı bir ailenin dağılışını ve yıllarca onlara hizmet etmiş siyahi emekçisine verdikleri ancak tutamadıkları sözü konu edinen yazar, edebî yaratıcılığını zirve noktasına tırmandıran modernist üslubuyla okuru yalın ama şiirsel bir metinle baş başa bırakıyor. 

Dört ayrı cenaze töreni etrafında şekillenen eser, bir ailenin utanç ve suçluluk duygusuyla yoğrulan dokunaklı hikâyesinin kıyısında, toplumsal ayrışmanın hem sınıf hem de renk üzerinden belirgin olduğu Güney Afrika tarihinin otuz yılına ayna tutuyor. 

İnsanlar yitirdikleri yüzünden hüzne batarak kendilerine acıyorlardı ama yanı başlarında kendilerinin yol açtıkları yitimlerin farkına bile varmıyorlardı. 

Bir yanda Güney Afrikalı beyaz ve varsıl bir aile olan Swartlar, diğer yanda senelerdir kendileriyle birlikte yaşayan ve evin bütün işlerini yapan siyahi emektarları Salome. 
Ve yıllardır &apos;&apos;tutulamayan&apos;&apos; bir söz. 
Vaat, bağlılığa ve sadakate atfen verilen bir sözün yerine getirilmesinin otuz yılı bulan hikâyesini anlatıyor. 

Damon Galgut, yarattığı karakterlerin içine derinlemesine girmemize olanak sağladığı bu romanıyla okuru, kendi aile tarihini, inançlarını ve seçimlerini sorgulamaya itiyor.

&apos;&apos;Vaat, anlatı perspektifinin sürekli değiştiği biçimsel olarak yenilikçi bir roman. Galgut&apos;un alışılmadık anlatı stili, roman türünün 21. yüzyılda geldiği noktanın bir kanıtı. Uzun yıllar okurlarda yankı uyandıracağına inanıyoruz.&apos;&apos; Booker Ödülü jürisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102663</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4965ee9-f60a-4657-956e-6f1eedb1451c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Edebiyata Giriş - Yeni Eğilimler ve Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Karşılaştırmalı edebiyata ilk sihirli formülüyle dokunan, “Weltliteratur” (dünya edebiyatı) kavramıyla Goethe olmuştur. Bu yaklaşıma göre farklı ulusların klasik eserleri, ortak bir edebiyat hazinesinde toplanır ve tüm insanlığa mâl olur. İlâhi Komedya yalnızca İtalya’ya ait değildir ve Don Quijote de İspanya’nın sınırlarını aşar. Faust çevrildiği dilde yeniden yazılmış sayılır. Almancada Hafız, Fransızcada Shakespeare ve Türkçede Márquez’in yankı bulmasının anlamlı bir karşılığı vardır. Böylelikle başyapıtlar, kayda geçirildiği dilin ötesinde aynı zamanda başka uluslardaki çevirmenlere, eleştirmenlere, okurlara ve yorumculara da aittir. Dillerarası bu geçişlilikler, ulusal edebiyat karşısında dünya edebiyatının gücünü ve zenginliğini gösterir. 
 
Karşılaştırmalı Edebiyata Giriş alana dair çözümlemeler eşliğinde kapsamlı bilgiler içeren bir yapıt. Okura edebiyat tarihi, edebî eleştiri, kuramsal yaklaşımlar ve disiplindeki güncel değişimlere ilişkin bir çerçeve sunuluyor; karşılaştırmalı edebiyatın tarihine ve çeşitli araştırmacılar tarafından nasıl uygulandığına dair örnekler veriliyor. Kitabın önemli bir özelliği, sadece Avrupa edebiyatı ile yetinilmemesi, Latin Amerika edebiyatından Çin edebiyatına uzanan geniş bir yelpazede yazar, düşünür, kavram ve ekollere yer verilmesi. Ayrıca günümüzdeki kuramsal edebî ve teknik meseleler incelenirken birçok sanat dalıyla karşılaştırmalar yapılıyor. Tüm bunların yanında karşılaştırmalı edebiyata dair okuma önerileri ve geniş bir terimler sözlüğü, çalışmanın içeriğini pekiştiriyor ve bağlamıyla daha tutarlı bir hale getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102664</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c81c1f-fbc2-4de9-8a92-de371a16dada.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs - Sayı: 13 (Ekim – Kasım – Aralık 2022)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk on iki sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz…
 “VİRÜS”ün 13. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
            Burhan Doğançay Arif Damar Doğan Hızlan Samih Rifat Emin Nedret İşli Ahmet Telli A. Ömer Türkeş Ali Cengizkan Cemil Kavukçu Gündüz Vassaf Hüseyin Ferhad Oğuz Demiralp Haydar Ergülen Mahmut Temizyürek Guillaume Apollinaire Kenan Sarıalioğlu Nigâr Hasanzade Cevat Çapan Juan Darién Tozan Alkan Özge Cengiz Ferîdeddin Attar Mehmet Kanar Virginia Woolf Alev Bulut Tu Fu Sinan Fişek Dulce Maria Loynaz Ayşe Nihal Akbulut Hayri K. Yetik Ferruh Tunç Ahmet Büke Neslihan Önderoğlu Semih Çelenk Ursula Foskolou Fulya Aktüre Hüseyin Köse Cem Uzungüneş İsmail Cem Doğru Altay Ömer Erdoğan Soner Demirbaş Cevahir Bedel Leonid Andreyev Doğan Çadırcıoğlu Adnan Caymaz Emirali Yağan Halide Yıldırım Aydanur Saraç Ayşe Deniz Onaral Erkut Tokman B. Nihan Eren Şeref Bilsel Tanju Sarı Rasul Gamzatov Uğur Büke Çağatay Yılmaz Önder Çolakoğlu Ozan Öztepe Kevser Aycan Aşım Saroğlu Mesut Barış Övün Ceren Biber Sadık Türksavaş Zeynep Anacan Habip Aydoğdu Çınar Ağatekin Rüzgar Aydoğdu Evrim Altuğ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102665</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec31527-4e4b-4a1e-8ff9-028845f03ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kız Kardeş</image:title>
            <image:caption>Üzerinde “Üç Kız Kardeş” yazan ufacık bir paket, 
Ece ve Defne’yi 
arkadaşlığın, dostluğun, kardeşliğin 
en samimi haliyle tanıştırır. 
Kezban Bulut Mert’in kalemiyle; 
ufacık bir tohum paketinden 
arkadaşlığa uzanan sevgi dolu bir hikâye. 
“Gerçek dost; mısır, kabak ve fasulye gibi olmalı. 
Asla yabani ot gibi olmamalı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102666</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e79279cd-30c6-4a4d-aebd-c1b31faacaa9.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Coğrafya Föy Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler, 
TYT Coğrafya Föy Soru Bankamız coğrafya konularının öğrenilmesi ve pekiştirilmesi için adım adım hazırlanan föylerden oluşmaktadır. 
Her föy, konu bazlı hazırlanmış olup föylerin içinde 4 adet test bulunmaktadır. 
Her föyde “Öğreten”, “Geliştiren”, “Pekiştiren” ve “Sınav İkizi” başlığında ÖSYM tarzı sorulara yer verilmiştir. 
Ayrıca bazı föylerde “Sınavda Böyle Sorulur” başlıklı çözümlü sorular yardımıyla konuyu pekiştirebilirsiniz. Kitabınızın tümünü yanınızda bulundurmadan, istediğiniz konuyla ilgili föyü alıp çalışma kolaylığını yaşayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102667</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f7d8f3-ebfb-4565-bd33-16c2019d9be0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Beni Duyuyor Musunuz? BEN BİR GENCİM</image:title>
            <image:caption>Pek çok Müslüman gençliğin kafa karıştırılmış ve kafası karışmış bazıları diğerlerinden daha fazla ve durum gün geçtikçe daha da kötüleşiyor. Bazı davalar ya dışa dönük İslami uygulama ya da temel inanç maddeleriyle ilgili olarak, gizliliğe dönüşmektedir. 
 
Bu fenomen o kadar incedir ki, bir insan neler olup bittiğini ve hastalığından etkilendiğini bile bilmiyor olabilir. Durum, yavaşça geliştiği ve belirtileri ve semptomları genellikle göz ardı edildiği veya yanlış anlaşıldığı için “sessiz bir katil” olarak adlandırılabilir. 
 
Bu talihsiz bir durum çünkü Müslüman gençlik, İslam’ın ve Müslümanların umudunu ve geleceğini gösteriyor. En çok değer verilen ve yetiştirilen gerçek zenginliklerdir. Onların kendi özlemlerini ve ihtiyaçlarını göz ardı etmek ve ihmal etmek intihar olur. 
 
Toplulukların kaderi, gençliklerinin elinde. Bunu gerçekleştiremeyen topluluklar oryantasyon, amaç ve vizyondan yoksundur ve yakında mahvolurlar. Gençleri daha sonra en büyük sorumluluk ve yük haline gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102668</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97f8633-e184-4486-944b-2b8a6e1e5ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Evet Sevdim</image:title>
            <image:caption>Tren rayları gıcırdatarak bir başka küçük kasaba istasyonunda daha duruyor. Ortalıkta treni durduran elemandan başka kimse görünmüyor. Pencereden eğilip bakıyorum bu istasyonda inen binen var mı diye. İki ufak tefek adam bir tabutu indirmeye çalışıyorlar. Güçleri yetmeyince de sağa sola bakıyorlar. İstasyon görevlisi kafasını sağa sola sallayıp kızgınlığını belli ettikten sonra onlara yöneliyor. Yardım ediyor. İndiriyorlar. Üç kişi zar zor tabutu istasyonun önündeki iki tahta banktan birinin üzerine koyuyorlar. Tren ağır ağır hareket ederken harekete geçmem gerektiğini hissediyorum. Trenin kontrolörü benim. Sonraki durakta inecek yolcuların kaydını tutmak benim işim. Yalnızca ölenlerle onların yakınları iniyor trenden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102669</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09600616-ccad-45aa-986f-ebc7b6806236.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk İhmali ve İstismarı - Temel Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insanlığın en büyük utanç kaynağı olan çocuk istismarı ve ihmali sorununun anlaşılmasını sağlamak ve bu soruna çözüm önerileri sunmak için hazırlanmıştır. Kitapta, istismara uğrayan ya da ihmal edilen çocuklar için neler yapılması gerektiği ile ilgili temel ve güncel bilgiler yer almakta olup eğitim fakültesi öğrencileri, öğretmenler ve çocuklarla çalışan diğer uzmanların yanı sıra konu ile ilgili okuyucuların yararlanabileceği temel bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102672</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a96050-9903-43f0-afce-757f06e33327.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanık İle Dilek Boncuğu</image:title>
            <image:caption>“Azerbaycan kültürü, ister Dede Korkut öyküleriyle simgeleşen ozan, âşık, bahşi kültüründe; ister Fuzulî edebiyatıyla simgeleşen kopuzda, tarda, kemanda; ister mimaride, halı ve resim sanatında ve ister halk danslarında olsun, coğrafi alanla sınırlanamayacak kadar geniş bir kültürdür. İnancını bile bu kültürle biçimlendirmiş, kendine özgü hale getirmiştir. Sözün, sesin, rengin, yontunun oluşturduğu mucizeyle kendi varlık dünyasını kuran Azerbaycan, kültüre dayalı bir geçmiş yaratmıştır,” diyor Prof. Nerimanov. 
 
Yücel Feyzioğlu çocuklar için kaleme aldığı bu masallarla Azerbaycan kültürüne bir pencere açıyor. Yayımlamak bizden, o pencereden bakmak sizden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102673</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ad6703-ff3e-4b89-978d-e31705dfdabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahretsin! Neden Değişemiyorum?</image:title>
            <image:caption>Herkesin hayatında değiştirmek istediği şeyler vardır; kilo vermek, sigarayı bırakmak, stres seviyesini düşürmek, egzersiz veya tasarruf yapmak, yeni bir işe girmek, bazı ilişkilere son vermek ve yeni ilişkiler kurmak… Yeterince kararlılıkla dener ve irademizin gücünü kullanırsak değişebileceğimize, kötü alışkanlıklarımızdan kurtulacağımıza inanabiliriz ancak değişimin o kadar kolay olmadığını da biliriz. Ve işin kötüsü değişmeye çalışıp da başarısız olunca moralimiz bozulur. Kendimizden şüpheye düşeriz, özgüvenimiz, özsaygımız azalabilir. Nörolog ve davranış koçu Dr. Gabija Toleikyte bu süreçte beynimizde, zihinsel dünyamızda neler olduğunu anlatıyor. Beynimiz alışkanlıklar sayesinde daha az enerji harcayıp daha az zihinsel alan kullanarak başka şeylere odaklanmak için serbest kalabildiğinden insan alışkanlıklarla hareket etmek ister ve bundan vazgeçmek istemez. Bizi beyin denilen olağanüstü organda ufuk açıcı bir yolculuğa çıkaran Gabija yeni alışkanlıklar için beynin neye ihtiyacı olduğunu sergilerken pratik araçlar ve basit önerilerle değişimin zorluklarını nasıl aşabileceğimizi ortaya koyuyor. Değişime engel olan çeşitli duyguları nasıl kontrol edeceğimizi, motivasyonumuzu nasıl artırabileceğimizi ve en önemlisi de beynimizi nasıl eğitebileceğimizi gösterirken son bilimsel verilerden ve analiz yöntemlerinden yararlanıyor. Bu ezber bozan kitap değişmek isteyip de bir türlü başaramayanlar için harika bir rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102674</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c2ea8e-4a0f-491c-925d-722a21fb1837.jpg</image:loc>
            <image:title>Konut Politikası Ülke Deneyimleri</image:title>
            <image:caption>İlk defa sanayi devriminden sonra yoğun bir biçimde hissedilen barınma ve konut sorunu; günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürmektedir. Hükûmetlerin bu sorunu ortadan kaldırmak üzere çeşitli enstrümanlar kullanarak yaptıkları müdahaleler ise genel itibariyle ‘konut politikası’ olarak adlandırılmaktadır. 
 
İşte elinizdeki çalışma, konut sorununun daha ziyade piyasanın çözümüne havale edildiği ‘liberal’ refah sistemi, kamunun sektöre bundan daha fazla müdahalesini öngören ‘korporatist/muhafazakâr’ refah sistemi, konutun meta olmaktan büyük ölçüde çıkarıldığı ‘sosyal demokrat’ refah sistemi ve sektörde devletin kayda değer bir yerinin olmadığı ‘rudimenter’ refah sistemine dâhil dört farklı ülkede uygulanan konut politikalarını ele almaktadır. 
 
Dâhil oldukları refah sisteminin iyi birer temsilcisi olduğu düşünülen bu ülkeler, sırasıyla Britanya, Fransa, İsveç ve Türkiye’dir. Söz konusu ülkelerdeki konut politikalarını geniş bir tarihî perspektiften ele alan çalışma, ülkelerin bu süreçte hangi politika güzergâhlarını takip ettiklerini, konut sorununa hangi politika araçlarıyla yaklaştıklarını, uyguladıkları politikaların kimi kesişme ve ayrışma noktalarını ve nihayet politika tercihlerindeki değişimlerin, ülkelerin ait oldukları refah kategorisinde herhangi bir değişime sebep olup olmadığını ana hatlarıyla ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102675</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9b333a-be46-438e-b163-8558653909cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Öksüzoğul</image:title>
            <image:caption>Şafak sökmek üzereydi. Gökyüzünde dağ kadar bir alev topu göründü. Öyle bir alev topu ki; güneş kadar parlak. Yenisey, Abakan, Tunguzka ırmaklarının suları alev alev tutuştu, mavilikler kızıla boyandı. Alev topu yaklaştı, yaklaştı, yeryüzüne çakılmadan öyle bir patladı ki; ses bütün Sibirya’da duyuldu, yer gök sarsıldı, Sibirya ayağa kalktı. İşte o sabah, o büyük ışık, Abakan ırmağının kıyısındaki Üzüm köyüne bir çocuk bıraktı. Adını Pora Hızıloğlu Katan koydular. Tarih 5 Mayıs 1862’yi gösteriyordu. Sibirya Türklerinin bütün masallarını derleyecek olan ilk insan bu çocuktu. Onun arşivini İstanbul’a getirten ilk insan da Mustafa Kemal Atatürk oldu. O arşivden yararlanarak bu masalları yazan da Yücel Feyzioğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102676</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7ac3c1-bae2-4a6a-aeee-9744f4435ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aldar Köse - Kazakistan Masalları</image:title>
            <image:caption>Aldar Köse çok ilginç bir tip. Nasrettin Hoca gibi, Tibetli Tompa Dayı, Avrupalı Till Eulenspiegel gibi 14. yüzyılda ortaya çıkmış. Şakaları, nükteleri, muziplikleri, dalga geçmeleri ve ince zekâsı ile insanları başka türlü düşünmeye zorlayarak şaşırtmıştır. Yanlış gelenek ve töreleri çiğnemiş, kültür dönüşümü sağlayarak o çağın ruhunu yansıtmış ve ünü dünyaya yayılmıştır... Aldar Köse hikâyelerini her yaştan insanlar zevkle okuyacak, yer yer şaşıracak, yer yer güleceklerdir.  Yücel Feyzioğlu, Aldar Köse hikâyelerini sadece aktarmamış, zenginleştirmiştir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102677</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0274cbed-8f66-41e6-8699-9830bc34e806.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Derste Para</image:title>
            <image:caption>Günümüz dünyasında neler olup bittiğini anlayabilmek için finansal sistemi kavramak büyük önem taşıyor. Son yıllarda Bitcoin gibi ödeme araçları parayı kullanma şeklimizi ve aynı zamanda hükümetler ile şirketlerin harcamalarımızı takip etmek için uyguladıkları yöntemleri değiştiriyor. Kendinize “Bu sistem nasıl işliyor sahiden biliyor muyum?” diye sorsanız yanıtınız “Evet” olabilir mi? 
 
Financial Times’ın ekonomi ve işletme alanlarında uzmanlaşmış başyazarı Gavin Jackson Tek Derste Para isimli bu kitapta İrlanda’daki bankacılık grevinden Batı Afrika’daki deniz kabuğu enflasyonuna kadar çeşitli tarihsel olaylardan yola çıkarak okuyuculara paranın ne olduğunu ve toplumlarımızı nasıl şekillendirdiğini açıklıyor.    
 
“Para önemlidir. Ve neden önemli olduğunu anlamak için cevap vermemiz gereken ilk soru, paranın tam olarak ne olduğudur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102678</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e50908-eae8-4c16-b9f9-76600f80de61.jpg</image:loc>
            <image:title>Er Tapıldı İle Kardıgaç</image:title>
            <image:caption>Kırgız bilgin Mirlan Namatov: “Masal ve destanlar, Kırgız ve diğer Türk boylarının tarihini, hayat tarzını, felsefesini, örf ve âdetlerini, hayal dünyasını ve dünyaya bakışını yansıttıkları için hayatın bir ansiklopedisi gibidir,” diyor. “Çeşitli baskılara rağmen, Kırgızlar bu eserleri kutsal bir emanet kabul ederek zenginleştirmeyi başarmışlardır.” 
 
Er Tapıldı ile Kardıgaç bu zengin hazineden sadece biridir. 14 bin 399 mısradan oluşan bu büyük destanı Mirlan Namatov, Yücel Feyzioğlu’na verdi. O da bu destanı çocuklar için masal olarak yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102679</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e09313a-93ef-43a7-b3da-c39bbb2adea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanedeki Ejderha</image:title>
            <image:caption>Kütüphane mi? Kit&apos;in anlamadığı şuydu:
Dışarılarda oynamak, toza toprağa bulanmak varken bir yerlere kapanıp kitap okumanın nesi eğlenceli olabilirdi ki? Ancak bir gün en iyi iki arkadaşının zoruyla bir kütüphaneye sürüklendiğinde neyle karşılabileceğini önceden hayal bile edemezdi. Hele ki o kütüphaneyi kurtarmak, hatta dünyayı kurtarmak gibi zor bir görevde baş rolü oynayacağını kim söylese inanmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102680</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc2d7694-1412-4f85-8689-61d226d7c680.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkuaz Espadriller Beta Ayakkabı’nın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Yıllar önce bir makine parçası bulmak için yola çıktığımda, ansızın yağmaya başlayan şiddetli yağmur yüzünden önümü göremez hâle gelmiştim. Bir anda kara bulutların arasından çıkan güneşle gökkuşağı bana ışık olmuş, yolumu bulmamı sağlamıştı.Şimdi de camdan esen rüzgâr acılarımı alsın, arada yüzüme vuran güneş bana yine ışık olsun istiyorum.” 
 
Turkuaz bir espadril tüm hayatı değiştirebilir mi? Ercan İkiışık, ayağında turkuaz espadrilleri olan Aylin Hanım’a ilk görüşte âşık oldu. Sonrasında Aylin Hanım’la evlendi, iki kızı oldu ve bu turkuaz espadriller sayesinde tüm iş hayatının dönüm noktası olan Beta Ayakkabı’yı kurdu. 
 
Dışarıdan bakanlar Ercan İkiışık’ın ne kadar da mutlu ve şanslı olduğunu ileri sürebilirler. Ama onun için her şey bu kadardan ibaret değildi. Zaferler sunan hayat aynı zamanda onun canını da yaktı. Önüne çıkan engeller hayallerinden bir bir vazgeçmesine neden oldu. Her şeye rağmen ne kadar zorluklarla karşılaşsa da dünyasının rengârenk olduğunu vurguladı, hayatını acısıyla ve tatlısıyla kabul etmesini bildi. 
 
Tüm bir hayatı samimi şekilde ele alan Turkuaz Espadriller, bir girişimcinin neler yapması gerektiğini söylüyor, zaferlerin yanında yenilgileri de okura gösteriyor. Ercan İkiışık’tan geçmiş yıllara, aile bağlarına, dostluğa ve aşka dair dokunaklı bir hayat öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102681</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff966661-2047-4865-8b70-e6ea016139c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcilleştirme Dünyamızı Değiştiren 10 Tür</image:title>
            <image:caption>Köpek, yoldaşımız oldu. 
Buğday, artan nüfusu besledi. 
Sığır, bize et ve süt verdi. 
Mısır, imparatorlukların büyümesini hızlandırdı. 
Patates, bize ziyafeti ve kıtlığı getirdi. 
Tavuk, yarınımızı merak etmemize yol açtı. 
Pirinç, bize altın bir gelecek vaat etti. 
At, bize güç ve hız kazandırdı. 
Elma, bizimle dünyayı dolaştı. 
İnsan, hepsini evcilleştirdi. 
 
 
Atalarımız yüz binlerce yıl boyunca, onları evcilleştirmeye başlayana kadar hayatta kalmak için vahşi bitki ve hayvanlara bağımlıydı. Arkeolojiyle genetikteki son teknolojiyi birleştiren bu kitap, insanlık tarihindeki en büyük devrimin hikâyesini anlatıyor ve evcilleştirilmiş on önemli türün büyüleyici kökenlerini ve sırasıyla bizi de nasıl dönüştürdüklerini ortaya koyuyor. 
 
Alice Roberts, insan eylemlerinin baskısı altında çatırdayan bir dünyada, doğal dünyayla olan ilişkimize ve onun üzerindeki büyük etkimize yeniden bakmamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102682</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af15b2f1-4789-4729-bb04-521bfe2311c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Radiant 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Nemesis’ler gökyüzünden düşen ve dokundukları herkesi öldüren varlıklardır. Nadiren hayatta kalan insanlara “enfekte”ler adı verilir ve bu kişilerde çeşitli fiziksel rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bununla beraber, büyülü bir enerjiyi yani Fantasia’yı kullanma becerisi kazanırlar. 
 
Seth biraz ahmak ancak çok iyi niyetli bir büyücü çırağıdır. Onu daha çocukken yanına alan büyücü Alma ile Pompo Tepeleri’nde yaşar. Biraz enfeksiyonu biraz da ahmaklığı yüzünden herkes tarafından terk edilmiştir. En büyük hedefi, Nemesis’lerin yuvası ve geldiği yer olan Radiant’ın nerede olduğunu keşfedip onu yok etmektir. Artemis Enstitüsü adına çalışan iki büyücü arkadaşı Doc ve Mélie ile çıktığı yolculukta yaşadığı adacıktan ayrılan Seth, Radiant hakkında daha fazla bilgi toplamaya çalışır. Ancak kanunsuz büyücüleri tutuklamayı misyon edinen Engizisyon üyeleri peşlerindedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102683</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b8d22f-4230-471c-bed7-645d8e6879cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağıdaki Mucize Vajina ve Kadın Cinselliği Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Vajinayı daha iyi tanımamızın zamanı geldi! 
Kadın anatomisini çevreleyen mitlere ve yanlış anlamalara elveda deyin: Aşağıdaki Mucize, kadınlara cinsel sağlıkları hakkında bilinçli seçimler yapma konusunda ilham verecek bir kitap. 
 
Vajina hassas olduğu kadar muhteşem bir organdır. Keşfedilecek, hayret edilecek ve tadını çıkaracak çok şey var! Çünkü kendimizi bilmemiz, ruh hâlimizi ve duygularımızı temelden etkiler. Ellen Støkken Dahl ve Dr. Nina Brochmann vajina hakkındaki yaygın yanlış bilgilerin ve insanların bu konuda sessiz kalışının kadınlara nasıl zarar verdiğini gördüğünde kadın bedeninin biyolojisi, anatomisi ve hakikati hakkında konuyu her yönden inceleyen bu kitabı kaleme almaya karar verdi. Hem tıbbi uzmanlık hem de empatiyle aktarılan şaşırtıcı ve az bilinen bilgilerle dolu bu kitapla aklınızdaki pek çok soruya cevap bulacaksınız. 
 
30’dan fazla dile çevrilen Aşağıdaki Mucize, bilgelik, bilimsel kararlılık ve mizah dolu bir dille, okurları klitoristen doğum kontrolüne, regl döngülerinden rahim ağzı kanserine kadar kadın cinsel organları ve cinsel sağlığı hakkında büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
&quot;Bacaklarınızın arasında pek çok bilinmeyen kısım içeren bir dünya haritası var gibi görünüyor. Bu kitap, aşağısı için yazılmış bir gezi rehberi. Tüm dünyayı dolaşın!&quot; –Women&apos;s Health</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102684</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a5a469-20c2-43fa-b66a-929a6970adf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Radiant 2 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Artémis Enstitüsü’ne ulaştıklarında ahmaklığından taviz vermeyen Seth, 
Enstitü’yü yöneten ve büyücüleri kazıklayan sarı kedi Master Lord 
Majesty’ye milyarlarca dinar borçlanır. Bunun üzerine Mélie ve Doc ile 
aşırı gürültülü sanayi şehri Rumble Town’a doğru yola çıkarlar. Amaçları 
şehirde bir bir kaybolan insanların başına ne geldiğini araştırmak ve 
canlı bir Nemesis’i Artémis Enstitüsü’ne teslim ederek çok para 
kazanmaktır. Şehre vardıklarında, Nemesis terbiyecisi bir büyücünün 
peşinde olan gizemli büyücü Grimm ile tanışırlar. 
 
Bu sırada Rumble Town’daki Engizisyon birliğinin yüzbaşısı Konrad de 
Marbourg şehri enfektelerden tamamen temizlemeye ant içmiş ve 
saldırıya geçmiştir. Rumble Town temellerinden sarsılırken Seth ve 
yoldaşları Nemesis saldırılarının arkasında kimin olduğunu keşfederler: 
Nemesis terbiyecisi, Domitor Hameline…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102685</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd70e8cf-cf00-461e-8d19-b9a85ef966b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Alişir İle Gül</image:title>
            <image:caption>Özbekler masal anlatırken gerçeklere fantastik ögeler katarak insanın merakını ve ilgisini canlı tutan etkili bir yol bulmuşlar. Çocuklarını eğlendirmek, eğitmek, yönlendirmek ve terbiye etmek için bu yol başarılı olmuş. Çocukların hayal dünyasına uygundur bu buluş. Bunu fark eden her masalcı, masalı detaylandırmış, ballandırmış, masala birçok işlev katmış. Anadilin incelikleri ve renkleri, düşünce zenginliği, toplum geleneği ve töresi, duygu ve davranış biçimleri bu masalların içinde anlatılmış. “Kardeş Masallar Dizisi” bu zengin hazinenin kapısını yeniden açıyor çocuklarımıza...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102686</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1685004a-6153-4999-97d1-82dd6b494839.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth&apos;in Günlüğü ve Amerikan Board Misyonerlerinin Çağı</image:title>
            <image:caption>Misyonerlik, günümüzde olduğu gibi geçmişte de bir grup insanın hayatlarını ortaya koyacak kadar sıkı sıkıya bağlı oldukları bir topluluktur. &apos;Amerikan Board Misyonerlerinin Çağı&apos; misyoner bir ailenin on iki yaşındaki kızı olan Elizabeth&apos;in günlükleri ışığında bir dönemin ruhunu, ön plana çıkan isimlerini ve kurumlarını okurla buluşturuyor. Satır aralarını okurken tarihe tanıklık edeceksiniz.   
  &apos;Elizabeth&apos;in babası Elias Riggs, Amerikan Board&apos;un en muteber misyonerlerinden de olsa, henüz on ikisine basmış bir çocuk günlüğünün satır aralarının, 19. yüzyıl Amerikan Board tarihinin ana hatlarına eş değer olması kesinlikle beklenen bir şey değildi.&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102687</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1df93bc-3914-435c-9cc3-41e3cbddf868.jpg</image:loc>
            <image:title>Biat Toplumunun Ruhsal Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Toplumumuzda günden güne artan kadın cinayetlerinin, çocuk istismarlarının, hayvanlara karşı şiddetin, doğaya ve çevreye karşı vurdumduymaz davranışların temelinde nasıl bir ruh hali vardır? Toplumun ve devlet yönetiminin hemen her kesimini sarmış görünen değerler yozlaşmasının kökenleri nelerdir? Cumhuriyetin önemli atılımlarının ve Dil Devrimi’nin, özerk benlikli yurttaşlar yaratmadaki rolü nedir? 
Sorunlarımızın kaynaklarını tanımadan neyle savaşacağımızı bilebilir miyiz? 
70 yıla aşkın süredir ruh hekimliği yapan Prof. Dr. M. Orhan Öztürk, eşsiz bilgi birikimi ve gözlemleriyle tüm sorulara yetkin yanıtlar veriyor; özerk benlik, kul benlik kavramlarını, ‘biat toplumunun ruhsal kökenleri’ni örneklerle tanımlamaya çalışıyor. 
Ülkemizde kişilik gelişmesinde özerk benlik duygusunu kısıtlayan, kul benliği besleyen gelenekleri, inançları, toplumda kadının yerini, ailede ve toplumda egemen olan baskıcı, kısıtlayıcı eğitim-öğretim düzenini irdeliyor, temel sorunların çözüm yollarını imliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102688</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7adb3675-538f-4e72-baa7-b50bda19b274.jpg</image:loc>
            <image:title>Lakhes – Lysis (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/9-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiştir. Her ikisi de Platon’un erken dönem diyaloglarından olan Lakhes ve Lysis’te sırasıyla cesaret ve dostluk konuları ele alınır. Yine, iki diyalogda da en ince ayrıntılara dek inen tanımlama çabaları nihai bir sonuca ulaşamaz ve felsefi bir açmazla, aporia’yla sonuçlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102689</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2a581c-49fd-4f0c-8f06-f5e7fd167db1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bellum Akademi - 1 Tutsak Ruh</image:title>
            <image:caption>Sevgili Bellatoresler Bellum Akademi’ye Hoş Geldiniz! 
“Türk mitolojisinden esinlenerek karakterlerin hâlâ günümüzde bile efsane olarak bilindiği bu mistik serüvene katıl.” 
Tanla gördüğü varlık karşısında kaçmaktan başka bir şey yapamadı. Kaybolan kıza yardım etmek isterken fark etmeden Bellum Akademi’yi keşfetti ancak olaylar beklediği gibi gelişmedi. Kendisi ve onu terk edip giden ailesi hakkında öğrendikleriyle başa çıkmaya çalışırken diğer yandan yeni dostlar ve düşmanlar edindi. 
Tanla, kan bağı ile geçen üç yetenek alanından (Partum- Lapides- Pugnator) birine sahip olabilecek mi? Yaşadığı ve henüz yaşamadığı zaman dilimlerinde hiç bilmediği sırlar onu beklemektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102690</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55712bd1-13c1-46f6-b698-2388a46e2032.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmos - Aklın Bilinmeyene Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insan aklını merkeze alarak modern bilim konularını akıcı,  akılcı ve sorgulayıcı bir bakış açısı ile sunma amacını taşıyor.   Bilinmeyen karşısında korkuya kapılmak yerine, merak ve heyecan duygusunu harekete geçirerek anlaşılması çok zor olarak tanımlanan  olgu ve olayları, anlaşılır bir dile indirgemeyi ve okuyuşuna ulaşmayı  hedefliyor.   Bizler, sırlarla dolu bir evrende yaşıyoruz ve bu sırlar henüz  çözülebilmiş değil. Evreni anlamak ve sorularımıza yanıtlar bulmak  amacıyla, her adımında şok edici başka soru ve yanıtlarla karşılaşmayı  göze alarak, zamanda geriye ve ileriye doğru sırlarla dolu bir yolculuğa  çıkıyoruz.   Bu yolculuk, insan aklının bilinmeyene yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102691</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef95c846-b06f-480d-a1b0-db54a96a8215.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum - Sırlar Evrenine Açılan Kapı</image:title>
            <image:caption>İnsanın soruları gökyüzü ile sınırlı değildi.  Varlık bilincine erişiminden bu yana evreni ve yaşamı sorgulayan  insanoğlu, maddenin derinliklerine doğru indikçe sırlarla dolu başka bir  sonsuzluk denizi ile karşılaştı.   Atom, atom altı parçacıklar, kuarklar birbiri peşi sıra saklandıkları  yerlerden çıkarak bizlerle tanıştırıldılar.   Öte yandan gelişmiş cihazları ile gökyüzüne bakan diğerleri, en büyük  sorularına yanıt ararken kendilerini 13.8 milyar yıl öncesinde, evrenin  doğumunu izlerken buldular.    Ve orada da onları kuarklar, atomaltı parçacıklar ve yoğun bir enerji  bekliyordu.   İlginçtir, gökyüzüne bakanlarla maddenin derinliklerine dalanları  karşılayanlar aynıydı; ışık hızında parçacıklar ve enerji.   Bu insan aklının, sırlar evrenine açılan kapıdan geçerek sonsuzluk  denizindeki büyük yolculuğudur.   Ve bu yolculukta akıl, felsefe ve bilim yol arkadaşıdırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102692</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760be659-ab07-4ba3-bc86-53c4a9632f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Ayyaş Efsanesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Avusturyalı yazar Joseph Roth’un yapıtlarında önemli bir yer tutan yersiz yurtsuzluk temasının temelinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşü ve Avrupa’da faşizmin yükselişi yatar. Roth, 1933 yılında Hitler’in iktidara gelişiyle, o sırada yaşadığı Almanya’yı terk ederek ömrünün son yıllarını sefalet içinde geçirdiği Paris’e göçmüştü. Aziz Ayyaş Efsanesi, 1939 yılında ölümünden hemen önce tamamladığı son yapıtıdır. Politik açıdan kendini tehdit altında hissettiği, otel köşelerinde ekonomik sorunlarla boğuştuğu, dostlarının ve meslektaşlarının ölümüyle sarsıldığı bu sürgün günlerinde, kendi kişisel trajedisini gamsız, tasasız ve parlak bir modern “efsaneye” dönüştürmüştür. Roth, köprü altlarında yaşarken, birkaç gün içinde yaşam koşullarını değiştiren bir dizi mucizeyle karşılaşan berduş Andreas’ın “büyülü” öyküsünde, Yahudi kökenine karşın Katolikliğe de büyük önem verdiğini anıştırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102693</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5bec07e-ab06-4d5d-82ac-953698833b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Bir Diyardan Eskizler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oscar ödüllü Shaun Tan&apos;in imzasını taşıyan Uzak Bir Diyardan Eskizler, milyonlarca sanatseverin belleğinde iz bırakan Uzak kitabının eskizlerinden oluşan nadide bir koleksiyon albümü.    Ucu açık fikirlerden sayısız çizime uzanarak, sözsüz bir anlatının yıllar içerisindeki evrimini gözler önüne seren kitap; bir sanatçının yaratım serüvenine ve nihai bir eserin ortaya çıkışına tanıklık ettiriyor.    Shaun Tan, tasarladığı görüntülerin sessiz dilini çözmemize kılavuzluk ettiği bu çalışmasında ayrıca, resimlediği büyülü evrenin arkasındaki gizleri de birer birer açıklığa kavuşturuyor.  Değişik göçmen öykülerinden damıtılarak evrensel bir anlatıya dönüşen Uzak kitabına bambaşka gözlerle &apos;&apos;yeniden&apos;&apos; bakmamızı sağlayan Uzak Bir Diyardan Eskizler, her detayı karakalemle çizilmiş kült bir eserin ortaya çıkış hikâyesini günyüzüne çıkarıyor. Küçük motiflerden tamamlanmış sanat eserlerine pek çok etkileyici çalışmaya sayfalarında yer veren kitap, uzun soluklu bir projenin adım adım izini sürüyor.  &apos;&apos;Uzak&apos;ı yaratım sürecinin tüm aşamalarını görmenin başkaları için de büyüleyici olabileceğini hayal ediyorum.&apos;&apos;   Shaun Tan, her ne kadar elinde bavul taşıyan yalnız bir adamın zihninde canlandırdığı hayal görüntüsünden yola çıkarak Uzak&apos;ı resimlemeye başladığını ifade etse de; buzdağının görünmeyen kısmında anlatılmayı bekleyen daha nice hikâyesi var.    Ve şimdi buzdağının görünmeyen kısmına bakma vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102694</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bad3fde9-c916-462c-9547-16bc8d01b86a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedir Bu Aşk Denen Şey?</image:title>
            <image:caption>Nedir Bu Aşk Denen Şey? kitabı, psikanalitik perspektiften meselelere yaklaşmakta ve çiftlerle yapılan deyim yerindeyse psikoterapi sanatına nasıl rehberlik edileceğini açık ve net bir şekilde okuyucuya sunmaktadır. Elinizde tuttuğunuz kitap hem erken dönem hem de çağdaş psikanalitik bilgiden yararlanmaktadır. Çift dinamiklerini belirlerken ve onlarla çalışırken her kuramın bize nasıl yarar sağlayacağını açıklamaya çalışmaktadır. Sonuç olarak ayrıntılı vaka çalışmalarıyla aydınlatılan, çift terapilerinde kullanılan teknik üzerine detaylı ve adım adım açıklamaların verildiği son derece pratiğe dayalı bir çalışma meydana gelmiştir. 
Nedir Bu Aşk Denen Şey? Kitabı mizah doludur ve insan olmaya dair çok çeşitli biçimler kitapta hayat bulur. Bu kitap psikanalitik terapistler, psikologlar, psikiyatristler, çift terapistleri ve bu zorlu yolculuk hakkında bilgi edinmek veya becerilerini geliştirmek isteyen öğrenciler için çok önemli bir kaynaktır. 
Kitapta neler var? 
· Aşk teorileri üzerine ilk zamanlardan bugüne tartışmalar
· Tedavinin başlangıcından bitişine kadar kat edilen ilerleme
· Çift terapisinde aktarım ve karşı aktarım kavramları
· Aktarım ve karşı aktarım kavramlarının ortaya çıkış şekilleri
· Çift terapisi ve birey terapisi arasında yapılan karşılaştırmalar
· Uygulamada kullanılacak pratik talimatlar 
Bu kitap, klinik tedavi uzmanlarının sorunlu evliliklerle çalışmak için gerekli becerileri kazanmalarına yardımcı olacak önemli bir kaynaktır. Kitabın çeşitli bölümlerinde çok sayıda klinik vaka sunulmuştur ve verilen örnekler bu çalışmanın hayata dokunmasını sağlamakla kalmamış, okuyucuya tedavinin her aşamasını açıkça göstermiştir. 
Lewis Aron, Ph.D. New York Üniversitesi Psikoterapi ve Psikanaliz Doktora Sonrası Programı Müdürü 
Okuyucu, kitabın içinde zengin klinik materyal bulacaktır. Elinizde tuttuğunuz bu kitap büyük bir içtenlik ve samimiyetle yazılmıştır. Sarah Usher okuyucuya uzun yıllar boyunca mesleğinde elde ettiği deneyimlerinden süzdüğü klinik bilgeliğini sunmaya çalışıyor. Bana göre burada yazılanlar son derece önemli ve değerli. Kitapta yer alan önemli bilgiler bireylerle ve çiftlerle çalışan terapistler başta olmak üzere tüm terapistlere fayda sağlayacaktır. Morris Eagle, Fahri Profesör, Derner İleri Psikolojik Araştırmalar Enstitüsü, Adelphi Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102695</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013970ad-aff8-4546-8ef0-94afa59d9d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>İcâr Hukuku</image:title>
            <image:caption>İcâr Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102696</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af6ebee2-c0a4-4c04-93e9-89eb62b048de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşça Kal İsrafil Rodop</image:title>
            <image:caption>Geçmişinizde özel yer etmiş biri apansız ayrıldığında... 
Kalp sessizliğe gömülmüyor. Artık sadece hatıralarda kalmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102697</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b4fed63-45c0-495e-8f07-a23416a26bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Bella Uçansüpürge -Büyük Şamata</image:title>
            <image:caption>Büyü Krallığı’ndaki okulunda bir türlü başarılı olamayan Bella her sihir denemesinde ortalığı birbirine katıyordu. Sonunda Kaktüs Teyze onun bir cadı olabileceğinden umudu kesti ve küçük kızı insan dünyasında bir aileye verdi. Yeni ailesi Bella’yı çok sevmişti ve kısa sürede o da ailenin bir parçası oldu. Ancak Bella’nın dikkat etmesi gereken çok önemli bir konu vardı – kimsenin onun büyü yapabildiğini öğrenmemesi gerekiyordu. Tabii arada tuhaf şeyler de oluyordu. 
Bella Uçansüpürge’nin sihirli okul macerası soluk kesiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102698</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cc56dc4-2b66-4a41-a6f3-792708acd9e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Ağacı İle Aramızdaki Mesafe</image:title>
            <image:caption>Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe
İtalyan yazar Paola Peretti, Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe adlı çocuk kitabı ile küçük okurlara keyifli ve ilham verici bir öykü sunuyor. Küçük Prens ve İçimdeki Müzik romanını büyük bir tutkuyla okuyanlar için eşsiz bir alternatif olan bu kitap, çocuklar kadar yetişkinleri de dokunaklı öyküsü ile büyülüyor. 20’yi aşkın dile çevrilerek tüm dünyada geniş bir okur kitlesine ulaşan Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, çocukların farkındalık ve empati duygusunun gelişmesine büyük katkılar sağlıyor.
Bir Çocuk Nelerden Vazgeçebilir?
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, ender görülen bir hastalığa sahip Mafalda adlı dokuz yaşındaki küçük bir kız çocuğunun yaşadıklarını anlatıyor. Gözlerinde meydana gelen Stargardt sendromu isimli bir rahatsızlık sonucu görme yetisini günden güne yitiren Mafalda, altı ay sonra çevresindeki her şeyin tamamen karanlığa bürüneceği gerçeği ile yüzleşiyor. Bunun üzerine küçük kız, görme engelli olarak sürdüreceği yaşama canla başla adapte olmaya çalışıyor. Yazarın kendi yaşamından yola çıkarak oluşturduğu bu kurgu, yüreğinizin en derinlerine dokunacak.
Her Çocuk Karanlıktan Korkar. Peki, O Ne Yapacak?
Kör olmaktan korktuğu kadar, bu duruma karşı büyük bir dayanma gücüne de sahip olan Mafalda, çevresinde kendisi için vazgeçilmez olan tüm objeleri listelemeye başlıyor. Yaşadığı zorlukların yanında bir de akran zorbalığına maruz kalan küçük kız, ailesi ve okuldaki yakın arkadaşlarının da yardımıyla hayata güçlü bir şekilde tutunmaya devam ediyor.
Mafalda’nın gösterdiği çabalar, günlük hayatta yapılan sıradan işlerin dahi aslında ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Her sayfasında okurlarda yeniden şefkat ve hayranlık duygusu uyandıran bu küçük kız, yetişkinlerin bile zorlanacağı bir gerçeğe karşı olağanüstü bir cesaret gösteriyor. Okulun yanındaki kiraz ağacı ise onun yeni yaşamına alışma sürecinde hem bir kilometre taşı hem de güçlü bir dayanak oluyor.
En Sevilen Kitaplara Hemen Şimdi Sahip Olun!
Birçok eğitim kurumunda çocukların okuma listelerine eklenen Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe romanını siz hala kütüphanenize eklemediniz mi? Bu eşsiz kitabı çocuklarınız veya minik yakınlarınız için siz de hemen sipariş verin, sepete özel avantajlardan yararlanmak için geç kalmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102699</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c22310-ca5b-4a16-bfd6-2759a5da1ee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Damla Damla Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ummanları büyük sandım; aslı damla, ben aldandım. 
İçtim kandım, düştüm yandım; aslım neydi, ben ne sandım?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102700</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/716d1241-7631-41a1-96a9-d2e6c6ee7b95.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela - Kedili Ziyaret</image:title>
            <image:caption>Ela büyük teyzesini ziyarete gidecek. Dostu tekir kediyi de yanında götürmek istiyor. Ama kedi hiç yerinde durmuyor. Hop oraya kaçıyor hop buraya. Tam ortaya çıktı derken yine kayboluyor. Ela onu bir daha bulamayacağını sanıyor. Acaba kedi nerede saklanıyor? 
Dostluk ve sadakat üzerine şirin bir ziyaret öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102701</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b7a50a-39c3-4986-b57b-28b2b52cc975.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Hikâyesi Tahlilleri</image:title>
            <image:caption>Türk hikâyesi oldukça zengin bir birikime ve değere sahiptir. Bu kitapta hem hikâye türü ile ilgili kuramsal bilgi verilmiş, hem de Tanzimat’tan günümüze kadar gelen süreçte türü temsil niteliğine sahip olup seçilen 32 Türk hikâyesi yeni bir yöntemle tahlil edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102702</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/146522c2-aa56-416d-87e7-960f93a8be72.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Kar Bekliyor</image:title>
            <image:caption>Kış geldi, hava iyice soğudu. Didi, karda oynamak istiyor. Acaba kar yağar mı? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102703</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a6580d-0e3e-45db-917a-d0913eb4d598.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilsem Zeka Açan Sorular 1. Seviye Bilişsel Beceri Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;Bilsem Zeka Açan Sorular” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaștırarak daha önceden öğrenilen bilgiyi analiz etme ve sentezleme așamalarıyla zeka sorularını çözmeleri hedeflenmiștir. Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, öğrenmeye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetișmesini sağlayacaktır.Her bir soruyla öğrencinin, önceden öğrenilen bilgiyi kullanarak soruya odaklanması, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıștır. Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karșılaștığı zorluklarla mücadele edebilmesi, karșılaștığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi ve öğrendiklerini sosyal yașama aktarabilmesi için tasarlanmıștır. Zeka açan sorularla; öğrencilerin eleștirel düșünme becerisini geliștirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan Bilsem Zeka Açan Sorular kitabı Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yaptığı BİLSEM sınavına uygun olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu kitaptaki sorular, BİLSEM sınavının ilk aşaması olan grup tarama uygulaması ve ikinci aşaması olan bireysel değerlendirme bölümünde sorulan sorulara benzerlik göstermektedir. Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitapta yer alan farklı soru tipleri bol bol tekrar yapmanıza ve zekanızı açmaya katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102704</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cecfa0d-4e3c-4108-9ec0-1d89905855ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Anahtar Minerali Magnezyum</image:title>
            <image:caption>Tepeden tırnağa sağlık için magnezyumun eşsiz yeteneklerinden faydalanın 
 
Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, magnezyum yaşamın başlangıcından bu yana insan metabolizmasının evrimleşme süreçlerinde kritik rol oynayan, vücutta 800’den fazla biyokimyasal reaksiyon için ihtiyaç duyulan, yüzlerce enzim sürecinde yer alan, tüm hücrelerin üretiminde ve çalışmasında etkili olan son derece önemli bir mineral. 
 
Vücuttaki magnezyumun yarısından fazlası kemik dokusunda bulunur. Geri kalanı ise sıvılar, kan ve kas dokusu dahil olmak üzere vücuda dağılır. Peki magnezyum neden her yerde? 
Her yerde çünkü; 
 
·         Yiyecekleri yönetilebilir bir kimyasal enerjiye dönüştürür 
·         Amino asitleri kullanarak yeni proteinler oluşturur 
·         DNA&apos;nızı onarır ve yeni kopyalar yapar 
·         Kasların gevşemesini ve kasılmasını düzenler 
·         Nörotransmitterleri stabilize eder 
·         Atletik performansa katkıda bulunur 
·         Depresyon riskini azaltabilir 
·         Tip 2 diyabet tedavisine katkıda bulunur 
·         Kan basıncı seviyeleriniz üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir 
·         Güçlü bir anti-inflamatuardır 
·         Vücuttaki iltihaplanma ve yan etkileriyle mücadelede çok önemli bir rol oynar 
·         Vücuttaki insülin fonksiyonunu iyileştirir 
·         Magnezyum menopozda faydalıdır 
 
Günlük hayatta yaşadığınız pek çok fiziksel ve zihinsel sağlık sorununun altında magnezyum eksikliği yatıyor olabilir çünkü yüzlerce hastalık, magnezyum eksikliği ile ilişkilendiriyor. 
 
İştah kaybı, bulantı, halsizlik, kas krampları, uyku sorunları, yüksek kan basıncı, anksiyete ve depresyon, regl ağrıları magnezyum eksikliğinin erken bulgularındandır. Yerine konmayan magnezyum; kemik erimesi, kalp rahatsızlıkları, migren, diyabet, metabolik sendrom, tiroid hastalıkları, astım, damar tıkanıklıkları ve kısırlığa yol açabilir. 
 
Bu kitap, birçok sağlık sorunundan korunmada ve tedavide etkinliği kanıtlanan magnezyumun neden yaşamın anahtarı olduğunu anlatıyor. 
 
Tepeden tırnağa sağlık için magnezyumun eşsiz yeteneklerinden faydalanın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102705</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be253913-0c5d-4f2f-9101-c3945aa1dc1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilsem Zeka Açan Sorular 2. Seviye Bilişsel Beceri Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;Bilsem Zeka Açan Sorular” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaștırarak daha önceden öğrenilen bilgiyi analiz etme ve sentezleme așamalarıyla zeka sorularını çözmeleri hedeflenmiștir. Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, öğrenmeye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetișmesini sağlayacaktır.Her bir soruyla öğrencinin, önceden öğrenilen bilgiyi kullanarak soruya odaklanması, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıștır. Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karșılaștığı zorluklarla mücadele edebilmesi, karșılaștığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi ve öğrendiklerini sosyal yașama aktarabilmesi için tasarlanmıștır. Zeka açan sorularla; öğrencilerin eleștirel düșünme becerisini geliștirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan Bilsem Zeka Açan Sorular kitabı Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yaptığı BİLSEM sınavına uygun olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu kitaptaki sorular, BİLSEM sınavının ilk aşaması olan grup tarama uygulaması ve ikinci aşaması olan bireysel değerlendirme bölümünde sorulan sorulara benzerlik göstermektedir. Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitapta yer alan farklı soru tipleri bol bol tekrar yapmanıza ve zekanızı açmaya katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102706</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee08142-2b4f-444c-be8c-f9efa2064444.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dünyası Dergisi Sayı:113</image:title>
            <image:caption>113. sayımız çıktı! Kağan Kurşungöz’ün hazırladığı kapak konumuz Sayma. Ayrıca IMBM özel bölümümüz de bu sayıda. 
IMBM özel bölümü / AÜ Matematik’in ilk 25 yılı / Şirince akşam sofrası III / Geometrik yer problemleri 3 / John Selden / Matematikçilerin genel kurulları / 26. Ulusal Antalya Olimpiyatı II / Eğitim Köşesi: Olasılık öğretimi / Eğitim Köşesi: İnşa problemleri / Kapak Konusu: (1) Sayı saymalı kombinatorik (2) Üreteç fonksiyonları (3) Özel sayma dizileri (4) Örüntüden kaçınma (5) Asimptotik metodlar (6) Çizgeleri saymak (7) MacMohan’ın parçalanış analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102707</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb95646-92b0-45b2-9788-c345a1d0822d.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç</image:title>
            <image:caption>ABD’nin Oregon eyaletinde bir yılbaşı sabahı, üniversite öğrencisi Eda Kaya, kilitli kaldığı bir çamaşırhane tuvaletinde, beraber büyüdüğü ve hayranlık duyduğu kuzeni Leyla’nın ortadan kayboluşunun esrarını çözmeye soyunur. 19 yaşındaki Leyla baskıcı ailesine başkaldırmıştır ama nereye gitmiştir? 
 
Eda, kendinden ayrı düşünemediği Leyla’nın kayboluşunu anlamaya çalışırken aile fertlerinin hikâyelerini, geçmişten bugüne taşınan yaraları da anımsar. Eda’nın ve Leyla’nın büyüme sancıları ve aidiyet ihtiyacı, dile getirilmeyen, yok sayılan bir geçmişin parçalarıdır…  
 
Tuvalet kâğıdına yazılmış, biraz ağzı bozuk bir hikâye bu. Ne var ki Batıcı burjuva aile çevresiyle Müslüman muhafazakâr çevrenin kesiştiği noktadan kaynaklanan roman, iki genç kızın hayatı anlamlandırma çabaları, inanma ihtiyacı ve kimlik arayışı üzerinden günümüz gençliğinin isyanına ve huzursuzluğuna da ayna tutuyor. 
Oya Baydar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102708</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc52a4c-08e0-443c-9189-6f46130990af.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık ve Zindelik Kulüplerinde Müşteri Sadakati ve Bileşenleri</image:title>
            <image:caption>·         Sağlık ve Zindelik Kulüpleri 
·         Zaman Kavramı 
·         Serbest Zaman Kavramı 
·         Serbest Zamanın Tarihsel Gelişimi 
·         Serbest Zaman Kuramları 
·         Akış Kuramı 
·         Ciddi Serbest Zaman Kuramı 
·         Hiyerarşik Serbest Zaman Engelleri Kuramı 
·         Feminist Serbest Zaman Kuramı 
·         Rekreasyon Kavramı 
·         Rekreasyonun Özellikleri 
·         Rekreasyonun Sınıflandırılması 
·         Rekreasyonun İhtiyacı 
·         Rekreasyonun Faydaları 
·         Serbest Zaman Doyumu 
·         Serbest Zaman Doyumunu Etkileyen Faktörler 
·         Sosyal Sermaye Kavramı 
·         Rekreasyon ve Spor’da Sosyal Sermaye 
·         Serbest Zaman Aktivitelerine Katılım ve Sosyal Sermaye İlişkisi 
·         Müşteri Sadakati Kavramı 
·         Müşteri Sadakati 
·         Müşteri Sadakatine Etki Eden Faktörler 
·         Müşteri Sadakatinin İşletmeler Açısından Önemi 
·         Serbest Zaman Aktivitelerine Katılım ve Müşteri Sadakati İlişkisi 
·         Konuyla İgili Yapılmış Araştırmalar 
·         Konuyla İlgili Yapılmış Ulusal Araştırmalar 
·         Konuyla İlgili Yapılmış Uluslararası Araştırmalar 
·         Literatür Taramasının Sonucu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102709</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64f23bc4-f4d5-4dbb-af5a-540cfa2c2916.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar ve Oğullar</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de radyoculuk mesleğinin kilometre taşlarından biri olan Nihat Sırdar, yazın alanındaki yetkinliğini Babalar ve Oğullar ile taçlandırıyor. “Yıllar sonra bu kitabı okuyanlar belki şaşıracaklar. Bizim İspanyol gribi salgını zamanı takılan garip maskeleri gördüğümüzde verdiğimiz tepkiyi verecekler. Ama yaşanacağı varmış, yaşadık, geçti, geçiyor… Hayat her gün hiç olmayacakmış gibi gelen şeyler gösteriyor bize. Görüyor, yaşıyor, anlatıyor ve yazıyorum ben de. Hâlâ hatırlayabiliyorken yazmak lazım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102710</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e89ea6-a9f6-4ef5-9fb4-13bd7a4ae286.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Kilot: Odada Kaos</image:title>
            <image:caption>Dağınık bir çocuk olan Don Kilot, en sevdiğin kitabın kahramanından ilham alarak odasına bir düzen getirmeye karar verir. Ancak bir sorun var, odadaki eşyalar bu durumdan hiç de memnun değil! Don Kilot: Odadaki Kaos, çocukların erken yaştan itibaren düzenli ve öz güvenli olmalarının ne kadar önemli olduğunu eğlenceli çizimlerle ve mizahi bir dille anlatıyor. Çünkü kendine güvenen çocuk her şeyin üstesinden gelebilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102711</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9cbacf-4384-4ad7-bf77-075f7dc2be6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Görsel Algı 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Dikkat ve görsel algı çalışmaları; beynin belli bir odak noktasına yoğunlaşmasını, sunulan görseller üzerinde seçici dikkatin aktif hâle getirilmesini ve gelişmesini destekleyen çalışmalardır. Hazırlamış olduğum kitabım ile çocukların akademik performanslarının artırılmasına, dikkat ve konsantrasyon becerilerinin geliştirilmesine, öz düzenleme ve organizasyon yeteneklerinin desteklenmesine katkı sunmayı hedeflemekteyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102712</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a8212b8-47d7-4f83-b077-7678b1d8fc5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Görsel Algı 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Dikkat ve görsel algı çalışmaları; beynin belli bir odak noktasına yoğunlaşmasını, sunulan görseller üzerinde seçici dikkatin aktif hâle getirilmesini ve gelişmesini destekleyen çalışmalardır. Hazırlamış olduğum kitabım ile çocukların akademik performanslarının artırılmasına, dikkat ve konsantrasyon becerilerinin geliştirilmesine, öz düzenleme ve organizasyon yeteneklerinin desteklenmesine katkı sunmayı hedeflemekteyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102713</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea289bf5-eb47-4689-aea5-1cebe67fb0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Ses Grubu Öykü ile Bora ÖRIDSB</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, ZÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
Bulmacalı
Eşlemeli
Boyamalı
Renkli heceli
Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102714</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f317f234-4902-4796-97fe-da011001d569.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Ses Grubu Arzu İle Polat ZÇGŞCP</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, ZÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
Bulmacalı
Eşlemeli
Boyamalı
Renkli heceli
Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102715</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192e8bd1-f343-4475-b010-488f5ab7f886.jpg</image:loc>
            <image:title>5. Ses Grubu Bahar İle Ajlan HVĞFJ</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, ZÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
Bulmacalı
Eşlemeli
Boyamalı
Renkli heceli
Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102716</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1fb852b-48fd-4e62-a07f-de8e3eaf99a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamuk Okul&apos;dan Yumuk Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Yamuk Okul&apos;a hoş geldiniz! Kitapları milyonlarca çocuğa ulaşan Newbery Madalyası sahibi Louis Sachar, okurları, gerek mimarisi gerekse eğitim anlayışıyla tüm zamanların en sıra dışı okuluna götürüyor: Yamuk Okul&apos;a!  Tuhaflıkta sınır tanımayan bu okulun absürt karakterleri ile tanışmamıza aracılık eden Yamuk Okul&apos;dan Yumuk Hikâyeler, kahkahalar attırırken usul usul düşündüren, birbiriyle geçişli otuz kısa öyküden oluşuyor.  Sachar&apos;ın öğretmenlik anılarından yola çıkarak, müthiş bir gözlem ve ifade gücüyle yoğurduğu &apos;&apos;yumuk&apos;&apos; hikâyeleri, yıllar içinde sürekli evrilen ama odak noktası hiç değişmeyen eğitim-öğretim sistemi hakkında derin ve kapsayıcı tespitlerde bulunuyor.
Bildiğiniz tüm okulları unutun! Çünkü az sonra kapısından içeri gireceğiniz Yamuk Okul, daha önce gördüğünüz hatta bizzat sıralarında ders dinlediğiniz okullara hiç ama hiç benzemiyor.  Aslında her şey, Yamuk Okul inşa edilirken yapılan mini minnacık bir hatayla başlıyor. Gerçekte, yan yana otuz sınıfın sıralanacağı tek katlı bir bina tasarlanırken, her katında tek sınıfın yer aldığı otuz katlı bir bina ortaya çıkıyor! Müteahhit bunun için çok özür dilese de sonuç kaçınılmaz oluyor. Yamuk Okul tüm heybetiyle gökyüzüne doğru uzanırken içini dolduran öğrenci ve öğretmenler de bu tuhaf yapının şanını yürütmek için ellerinden geleni yapıyor.  Çatısı bulutlara değen böylesine garip bir okulda okuyanlar da elbette sıra dışılıkta (yoksa şirinlikte mi demeli!) birbirleriyle yarışıyor. Mesela bu kitapta bizi karşılayanlara bakalım: Başındaki elli beş bin altı tel saçı tek tek sayan Joe, tavşan suratlı Deedee, sadece baş aşağı yazılmış yazıları okuyabilen John, kedi resmi çizmesi kırk beş saniye sürmeyen Bebe, üst üste onlarca palto giyen Sammy, her biri haylazlıkta rekortmen üç Ericler ve diğerleri. Azıcık tuhaf görünseler de aslında hepsi bizden, aramızdan. Ah, bir de onları elmaya dönüştürmeye kararlı Bayan Gorf ve DİSİPLİN tutkunu Bayan Jewls gibi çoook ilginç öğretmenleri var. Ha bire etrafa sızan sıçanları da unutmayalım! Ve son olarak tüm bu hikâyelerin ardında gizlenen, bahçe öğretmeni Louis! İnanın, eğer o olmasaydı, Yamuk Okul çok eksik kalırdı; hatta belki hiç olmazdı. İyisi mi sözü daha fazla uzatmayalım ve sizi döne döne yükselen gıcırtılı merdivenlerden yukarı, Yamuk Okul&apos;un 30. katına buyur edelim. Bu arada, merdivenlerden koşar adım çıkarken gözünüze eksik bir kat takılırsa sakın şaşırmayın! Okulun 19. katı eksik inşa edilmiş, yani YOK! O zaman haydi buyurun maceraya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102717</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb44d7b-070e-407b-9312-e0cf9c48cfc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanın Doğuş Miti</image:title>
            <image:caption>Otto Rank (d. 1884, ö. 1939), Sigmund Freud&apos;un yakın çevresinin bir parçası olan parlak bir Avusturyalı psikologdu. Rank&apos;ın bu erken dönem monografisi, psikanalitik yöntemin karşılaştırmalı mitolojiye çığır açan bir uygulamasıdır. 20. yüzyılın başında psikologlar, özellikle klasik mitoloji aracılığıyla insan ruhunun gizemlerini çözmeye çalışıyorlardı. Bu daha sonra Jung, Joseph Campbell ve diğerlerinin içgörülerine yol açacaktır. Ancak bu yakınsamayı keşfeden ilk bilim adamlarından biri Otto Rank&apos;tı. Mitoloji seven okuyucular için fazlasıyla açık olan karşılaştırmalı mitolojinin en can sıkıcı sorularından biri, mitler, folklor ve efsanelerdeki kültürler arası benzerliklerdir. Örneğin, tufan efsanesi, kahramanca arayış ve özellikle kahramanın doğum hikayeleri, Afrika&apos;dan Güney Amerika&apos;ya kadar dünyanın her yerinde görülür. 
  Bu kitap mitolojik açıklamaların astronomik fenomenlerle açıklama çabalarının sona erdiği dönemde ortaya çıkmıştır. Rank bu fenomenler yerine ortak motifleri, psikolojik evrenseller olduğuna inandığı şeylerle açıklamaya çalıştı. Bu çalışmada Rank, Yunan, Roma, Yahudi-Hıristiyan, Hint ve Germen efsanevi figürleri de dahil olmak üzere çok çeşitli Avrasya kahraman doğum mitlerini incelemektedir. Bunu yapmak için klasik Freudyen psikanalizin metodolojisini ve kelime dağarcığını kullanır. Rank hikayelerden bazılarını fazla bilinmeyen ender kaynakları kullanarak hazırladığı için okuyucu açısından ufuk açıcı ve farklı çağrışımlar yapabilecek bilgiler de içermektedir. Son bölümde ise bu mitleri adeta &apos;koltuğa&apos; koyar ve tezini çok tutarlı bir şekilde bağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102718</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71f05259-4cb3-493a-850c-e70a379ad0ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Ruh Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Sınırlarınızın ötesine geçmeyi ister miydiniz? Peki ya, kısıtlamalardan özgürleşmeyi? 
İç huzuru ve dinginliği keşfetmek için her gün ne yapabilirsiniz? 
Özgür Ruh Günlüğü, bu sorulara basit ama derin cevaplar sunuyor. 
İster iç dünyanızı ilk keşfiniz olsun, ister hayatınızı içe doğru bir yolculuğa adamış olun, bu günlük kendinizle ve çevrenizdeki dünyayla olan ilişkinizi değiştirecek. Bilincinizi sınırlayan duygu ve düşünce kalıplarına son vermek için neler yapabileceğinizi keşfedeceksiniz. Yazar, gazeteci ve motivasyon konuşmacısı Michael A. Singer, meditasyon ve farkındalık geleneklerinden yararlanarak, bilinç gelişiminin nasıl gerçekleşeceğini, mutluluğa ve öz-değere ulaşmamıza engel olan acı verici düşünce ve hatıralardan nasıl kurtulabileceğimizi eşsiz bir anlatımla sunuyor. Özgür Ruh Günlüğü, düşünceleriniz ve duygularınızla olan ilişkiniz boyunca size rehberlik edecek ve içsel enerjinizin kaynağını ortaya çıkarmanıza yardımcı olacak. Bilincinizi alışılmış düşüncelerden, duygulardan ve enerji kalıplarından kurtarmak için neler yapabileceğinizi araştıran ve sunan bu günlük, mükemmel bir berraklıkta özgür bir yaşamın kapısını aralamanıza olanak sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102719</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d6e43f-98a5-40b9-867e-1d35977617bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalci Deniz&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Kurabiyeler, limonatalar, çekişmeli oyunlar ve en çok da hayallerin peşinde dünya gezileri. Deniz ve arkadaşları her buluşmalarında, ya resim yaparken, ya bir ağacın altında oyun oynarken ya da keyifli bir sohbete dalmışken bir anda kendilerini Dünya’nın çeşitli ülkelerinde buluyor, gittikleri ülkede festivallere katılıyor ve orada tanıştıkları yeni arkadaşlarıyla yepyeni maceraların içine düşüyorlar. Onları bu festivallere taşıyan kimi zaman küçük bir kiraz ağacı, kimi zaman da gözümüzü dikip bakamadığımız güçlü güneş ışınları, kimi zaman ise duydukları bir iki kelime oluyordu. 
Hindistan, İrlanda, Japonya, Nepal, Moğolistan, Peru, Fas, Çin ve Türkiye’de neşeli, şenlikli ve serüven dolu festivalleri kaleme alan Gülen Güler’in hikâyesi, Hayalci Deniz’in Maceraları Sevinç Altan’ın cıvıl cıvıl çizimleriyle hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102720</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e25bb52-ef9d-441a-9cba-ba0eeeb135ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız&apos;ın Evi</image:title>
            <image:caption>Kuyruklu Yıldız hep yollardadır. Kayarak, arkasında ışıktan bir iz bırakarak gider gecede. Bu yolculuğunda hep yalnız ve özgürdür. Çocuklar onu çok merak eder: Neden hiç durmuyor? Aradığı bir şey mi var? 
Evini mi bulamıyor? Bu sorulara yanıt bulmak için çocuklar Kuyruklu Yıldız’a mektup yazar. 
Kuyruklu Yıldız onlara yanıt verir mi?.. 
Ozan Yaşar Miraç’ın yazdığı bu masalı, Burcu Yılmaz ışıklı renklerle resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102721</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab49176-1d5b-4004-96c8-dbad18d4ec8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Güvenlik ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Eleştirel Güvenlik ve Türkiye, dış politikada güvenlik çalışmalarına çok boyutlu bir eleştirel yaklaşım geliştiriyor. Bu eleştirinin temelinde, güvenliğin “teknik” veya siyaset-üstü değil pekâlâ siyasi bir mesele olduğu kabulü ve devlet-merkezli bakış açısıyla ve askerî sorunsalla sınırlanamayacağı fikri yatıyor. Kitabın kuramsal tartışmalarla ilgili ilk bölümünde, öncelikle “güvenlikleştirme” ve adeta sihirli bir havaya bürünmüş bulunan “jeopolitika” gibi temel kavramların etraflı bir sorgulaması yapılıyor. 21. yüzyılın ilk on yıllarına damgasını vuran popülizmin bu alandaki etkisi de ihmal edilmiyor. Bu sorgulama, dış politikada güvenlik perspektifinin postkolonyalizm, feminizm ve barış inşası bakış açılarından ele alınmasıyla tamamlanıyor. Türkiye örneğine eğilen ikinci bölümde ise, sivil-asker ilişkileri, Kürt sorununda Çözüm Süreci, Suriyeli göçmenler, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, iklim krizi bağlamlarında dış politikada güvenlik meselesine mercek tutuluyor. Dış politikanın 21. yüzyılın ilk çeyreğinde “aktivizmden sıkışmışlığa” doğru seyreden gelişimine de ışık tutan bir analiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102723</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73bed7f9-9b7e-4a16-9718-2cf59a1d1f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı İnsan</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın önemli Rus yazarlarından Andrey Platonov’un dokuz öykü ve iki denemesini içeren bu derlemeyi, Günay Çetao Kızılırmak’ın güzel çevirisiyle okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyuyoruz. 
&quot;Sonbaharın son demlerinde ihtiyar her zamanki gibi ötede duran keman kutusunun üzerine bir serçenin konduğunu gördü. Müzisyen, küçük kuşun henüz uyumamış, üstelik şu akşam vakti geçim derdine düşmüş olmasına şaştı. Gerçi sırf gündüz çalışarak karın doyurmak zordu artık: Tüm ağaçlar kış uykusuna çekilmiş, haşereler ölmüş, şehir toprağı çıplak ve aç kalakalmıştı çünkü atlar nadiren geçiyor ve kapıcılar peşlerinden derhal temizliyordu bıraktıkları gübreyi. Sahiden de bir serçe güzün yahut bir kış günü nasıl doyurmalıydı karnını? 
&quot;Serçe kutunun ötesini berisini bir güzel teftiş etti ve işine yarayacak hiçbir şey bulamadı. O zaman ayacıklarıyla bozuklukları kıpırdattı, gagasıyla en küçük bronz kapiği aldı ve kim bilir nereye uçtu. Demek ki boşuna gelmemişti – ne olursa olsun bir şey almış sayılırdı! Varsın yaşasın, didinsin, onun da bir şekilde geçinmesi gerek.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102724</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/603272b6-bf7d-48fc-b45b-2829239355ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversitelerin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Charles Homer Haskins (ö. 1937), elinizdeki kitapta bir öğretim kurumu olarak üniversiteyi tarihsel bir perspektiften ele almaktadır. Yazar, ilk üniversitelerin müfredatını, öğretmenlerini ve öğrencilerini mercek altına almakta, böylece konuya dair genel bir çerçeve çizmektedir. Öğretmenlerin izledikleri metotların yanı sıra öğrenci şiirlerine ve mektuplarına da yer veren kitap, bu yönüyle kronolojik bir çizelgenin de ötesinde okuruna çok yönlü bir bakış açısı sunmaktadır.  
Haskins, Orta Çağ’ın son dönemlerindeki entelektüel aydınlanmanın üniversitelerin kurulmasına zemin hazırladığını ve üniversite yapısının mekâna ve zamana göre farklılaştığını göstermektedir. Nitekim üniversiteler tarih boyunca gerek kurumsal yapı gerekse müfredat açısından içerisinde bulundukları sosyal koşullar ile aktif bir etkileşim içinde olmuştur.   
Üniversitelerin Doğuşu, bir parçası oldukları kurumların kökenleri hakkında bilgi edinmek isteyen eğitimcilerin ve öğrencilerin başvuracakları temel bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102725</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b33877-0f51-4159-a649-d7e09bb56c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Destekleyici Koçluk - Hayat Boyu Öğrenim ve Değişim İçin</image:title>
            <image:caption>Başkalarına yardım etmek, her zaman iyi bir davranıştır. Genellikle bir lider, yönetici, doktor veya öğretmen olarak işinizin merkezinde bu yer alır. Ancak başkalarına yardım etmeye yönelik en iyi niyetli çabalar dahi basit bir gerçekle baltalanabilir: Neredeyse her zaman insanları düzeltmeye, sorunlarını çözmeye veya oldukları yer ile olmaları gerektiğini düşündüğümüz yer arasındaki boşlukları doldurmaya odaklanırız. Ne yazık ki bu, sürekli öğrenmeye veya olumlu değişime ilham vermek için iyi bir yöntem değildir.  
 
Duygusal zekâ uzmanı Richard Boyatzis ve meslektaşları Melvin Smith ve Ellen Van Oosten’a göre, birinin öğrenmesine ve değişmesine yardımcı olmanın en iyi yolu sorunları çözmeye çalışmak değildir; bunun yerine o kişinin olumlu vizyonuna veya uzun süredir hayalini kurduğu şeye, bir rüyaya veya hedefe odaklanmaktır.  
  Derinlemesine düşünmeyi teşvik eden sorular ve alıştırmalarla dolu olan elinizdeki eser, insanlara yardım etmeye yönelik düşüncelerinizi ve uygulama biçimlerinizi kökten değiştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102726</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4a4d5b1-419b-482e-8bb3-6ea35a182a8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Duyusu</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki metinde, güzelliğin neden, nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı, bir nesnenin güzel olması için hangi koşulları yerine getirmesi gerektiği, doğamızda bulunan hangi unsurların bizi güzelliğe karşı duyarlı kıldığı ve güzel dediğimiz nesnenin yapısıyla özne arasındaki ilişkinin tam olarak ne olduğu vd. sorularının peşine düşen Santayana, bu sorulara –kendi ifadesiyle– dürüstlükle yanıt aramaktadır.   
 
Çalışmasına güzelliğin doğasını tahlil ederek başlayan düşünür, ilerleyen bölümlerde dikkatini güzelliği oluşturan unsurlara yönelterek güzelliğin algılanmasına katkıda bulunacak bütün insani işlevlerle birlikte aşkı, sosyal dürtüleri ve duyuları incelemeye geçer ve okura kapsamlı bir estetik teorisi sunar.   
 
Yayımlandığında alanında kaleme alınmış en kapsamlı çalışma olarak nitelenen Güzellik Duyusu, estetikle ilgilenenler için bugün de çok önemli bir kaynak eser olma niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102727</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e79c020-4cca-4269-a1fd-f5a88ebfce08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriminoloji: Suç, Suçlu ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Garofalo’nun Kriminoloji’si salt kriminolog veya ceza hukukçularının değil, bilim tarihine ilgi duyan herkesi cezbedecek keyfiyette bir eserdir. Ceza hukukunda klasik okul ile pozitivist okul arasındaki gerilim, felsefe ile pozitif bilimler arasındaki gerilime paralel olarak okunabilir. 19. yüzyılın hâkim determinist zihniyetinin ceza hukuku ve kriminoloji sahasına tesiri Kriminoloji eseri ile neşvünema bulmuştur. Bu bakımdan elinizdeki eser hem döneminin fikir dünyasını yansıtmakta hem de diğer pozitivist müelliflerle birlikte ceza hukukunun odağını fiilden faile çevirerek bir nevi Kopernik Devrimi’ne teşebbüs etmektedir.  
Lombroso ve Ferri ile birlikte Pozitivist okulun kurucularından sayılan Garofalo, 1885 tarihinde Torino’da yayımlanan Kriminoloji, yani “suç ilmi” adlı eseriyle, daha önce neşrini gerçekleştirdiğimiz Lombroso’nun Suçlu İnsan isimli eserindeki fikirlerini küçük farklılıklarla doğrulamaktadır.    
Garofalo’nun en önemli eseri olarak kabul edilen Kriminoloji, suç, suçlu ve cezalandırma olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır ve eser boyunca yazar, suçu, suçluyu ve cezaları ayrı ayrı tetkik etmektedir. İlk olarak 1957’de dilimize tercüme edilen bu eser, sadeleştirilerek daha fazla okuyucuya ulaşma gayesiyle istifadeye sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102728</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e1ddc7b-1f9d-43ab-a43e-b6df4e36bc70.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Ekonomi: Batı’da Paranın Teolojik Gücü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, erken dönem ekonomik fikirlerin Hristiyan düşüncesini ve toplumunu nasıl yapılandırdığını göstererek paranın Batı’da neden böylesi büyük bir güce sahip olduğuna dair önemli ipuçları vermektedir. Eser boyunca yazar, paranın gücünün teolojik kaynaklarını inceleyerek, erken dönem Hristiyan düşünürlerinin yeni teolojik argümanlarının temeli olarak Roma İmparatorluğu’ndan eski para ve ekonomik mübadele kavramlarını nasıl ödünç aldıklarını göstermektedir. 
 
Paranın kilise kurumuyla uzun süredir devam eden bağlantısının, yüzyıllar boyunca paranın giderek artan önemine katkıda bulunduğunu ve bu yolda büyük halk kitlelerini yöneten çeşitli siyaset biçimlerini haklılaştırdığını savunan yazar, neden hiçbir şeyin paradan ve fiyat mekanizmasından bağımsız olarak görülüp değerlendirilemediği bir dünyada yaşadığımıza dair son derece çarpıcı analizler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102729</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ece2c3-c3e9-444a-b45e-16fad1fbffbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Kaçan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr tanrısı en çok çocukları sever saçlarındaki kurdelayı çözer tuhaf bir ürperti salar içlerine de. Rüzgâr tanrısı yalnız kiralar adalarda ve ısrarla davet eder seni işini mişini bırakıp gelesin diye. Rüzgâr tanrısı kanatlar takar insana ama yetmez yükseklere çıkmaya sen ruhunu hazırlamamışsan uçmaya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102730</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26c486d-ef1d-4bbb-9a4f-12249d67c024.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Kadını Türkan Ayral</image:title>
            <image:caption>1988&apos;de vefat eden Türkiye Yardım Sevenler Derneği Genel Başkanı Türkan Ayral&apos;ın aile hikayesi 1875&apos;te Tiran&apos;da başlıyor. Nesiller boyu eğitime büyük önem veren bu ailenin en parlak üyesi olan Türkan, uzun yıllar boyunca kız çocuklarının eğitimi ve kadınların ekonomik özgürlüğüne kavuşması için uğraş verdi. Ailenin Kurtuluş Savaşı&apos;ndaki katkılarını, Cumhuriyet&apos;in kuruluş dönemindeki yaşamları ve takip eden yıllarda bireylerin karakter farklılıklarından doğan çatışmalarla, değişen yaşam ve olayları anlatan biygorafik roman; bu kişilerin günlükler, mektup ve dönem gazeteleriyle, kişileri tanıyanların anılarıyla, Cumhurbaşkanlığı ve T.Y.S.D.  arşivlerindeki bilgiler harmanlanarak oluştu. Yaklaşık yüz yılı kapsayan hikayede sadece bir ailenin hayatı değil, Cumhuriyet&apos;in getirdiği ve bu süreçte ülkenin yaşadığı değişikliklerin de yansıması bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102731</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca99b96a-9245-40ff-a8bf-8c40ce071b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’nun Tapusu Türklerindir</image:title>
            <image:caption>Okumaya başlayıp bitirinceye kadar elimden bırakamadığım nadir bir kitap. Yazar, muazzam bir araştırma sonucunda bu eseri meydana getirmiş. 
 
Kitabın başında Türk kelimesinin tarihte ne zaman çıktığını anlatılıyor. Yazar, Türk kelimesinin ne zaman ve nereden çıktığını araştırmaya başlıyor ve karşısına daha da eski olarak Sümerler çıkıyor ve Anadolu&apos;daki birçok yer isminin Sümer kökenli olduğunu tespit ediyor, Anadolu&apos;nun Türkerin en eski yerleşim yeri olduğunu kanıtlıyor. Bu da Türklerin kökeninin Sümerlere kadar dayandığını gösteriyor. Tabii Göbeklitepe&apos;nin sırrı çözülünce belki de Türklerin kökeninin daha da eskilere gittiğini göreceğiz. 
 
Daha özetlenmiş bir halde orta öğretimde ders olarak okutulmasını şiddetle tavsiye ederim. Bu şekilde çocuklarımız köklerinin ne kadar eskiye dayandığını öğrenip Türklükleri ile iftihar ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102732</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64b9210-2612-410f-b78c-d6fa83cdf242.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi Sayı:143</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Bedava Yaşıyoruz, Bedava 
Ayça Tekin-Koru 
 
Yeni Şeyler Söylemek Lazım: “Ekonomik Büyüme” Fetişine Karşı “Küçülmek İyidir!” 
Zuhal Yeşilyurt Gündüz 
 
Hükümetler, Sermaye Sınıfı ve Ekonomi 
Ömer Faruk Çolak 
 
Türkiye Ekonomi Modeli (TEM): Hayaller ve Gerçekleşmeler 
Osman Aydoğuş 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Gülçin Özkan, Serdar Sayan 
 
Vural Fuat Savaş Anısına 
 
Bölgesel Yenilik Sistemleri ve Akıllı Uzmanlaşma: Siyasa Tartışmaları 
Erkan Erdil 
 
Türk Ekonomisinde Walrasgil Olmayan Bir Denge Geçerliyse Makro Fiyatları Nasıl Analiz Etmeliyiz? 
Cem Mehmet Baydur 
 
FARK YARATANLAR: Şerif Can Ünver 
 
Çeşitli “Değer” Kavramları ve Kültürel Üretimlerin İktisadi “Değeri” 
Sacit Hadi Akdede 
 
Üçüncü Dünya Savaşı Sessizce Yapıldı ve Bitti, ya Dördüncüsü? 
Ergun Türkcan 
 
Dış Şoklar, Yanlış İktisat Politikaları, Dış Borç Krizleri ve Yeniden Yapılanma: Lübnan ve Sri Lanka Örnekleri 
Sübidey Togan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102733</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1023b6d6-9cbd-495a-a2f3-fcfc71dc6fef.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam: Kısa Bir Tarihçe (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyada en çok okunan dinler tarihi araştırmacılarından biri olan Karen Armstrong bu kitabında 1500 yıllık İslam tarihini üç kıtaya yayılan coğrafi kapsamıyla ve kültürel zenginliğiyle ele alıyor. Sistemli bir yaklaşımla, özlü ve kapsayıcı bir dille, toplumsal ve siyasal olaylar kadar manevi ve kültürel gelişmelere de yer vererek İslam tarihini beş ana başlıkta kat ediyor: İslam’ın Arabistan’da doğup şekillendiği Peygamber ve Dört Halife dönemi; Emevi ve Abbasi yönetiminde farklı coğrafyalar ve kültürlerle kaynaştığı gelişme dönemi; Anadolu’ya ve uzak diyarlara yayıldığı, Haçlı ve Moğol istilalarıyla boğuştuğu zirve dönemi; Osmanlı, Safevi, Babür imparatorluklarıyla birlikte en geniş sınırlara ulaşıp uluslararası nüfuz kazandığı zafer dönemi; Avrupa’daki imparatorlukların yükselişi ve modernleşmeyle birlikte büyük dönüşümlerin ve parçalanmaların yaşandığı mücadele dönemi. 
Karen Armstrong İslam’ın tarihsel ve toplumsal seyrinin çok yönlü bir panoramasını çıkarırken İslam’daki düşünce ve yaşayış biçimlerinin çeşitliliğini ortaya koyuyor. Karşılaştırmalı bir perspektifle İslam ile Batı arasındaki ilişkilere dair de önemli gözlem ve tespitlerde bulunuyor. 
“Kuran Müslümanlara tarihsel bir misyon vermişti. Asıl vazifeleri bütün müminlerin –en zayıf ve güçsüz olanlar dahil– mutlak saygı gördüğü adil bir toplum yaratmaktı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102734</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f099bc49-8ee3-40ef-a384-d65863ef9e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurabiye Hırsızı Papağan</image:title>
            <image:caption>Harita kullanmayı ve pusula okumayı son derece iyi bilen Kızıl Tomas, gözlüğü ve yanından asla ayırmadığı kitaplarıyla Akıllı Vili, bir katır kadar inatçı ve cesaretiyle dikkat çeken Korkusuz Mari… Deneyimli bir korsan papağanı olan Bay Karamsar. İşte bizim sevimli korsanlar. 
Tomas ve Mari’nin dedesi olan eski korsan Büyük Jon’un başı dertte. Uzun yıllar önce yaşanan bir yanlış anlamayı çözmeye kararlı bir diğer korsan Büyük Jon’u ve bizim çocukları yakalamaya çalışıyor. Acaba sevimli korsanlar bu zor durumdan kurtulmanın yolunu bulabilecek mi? Sevimli Korsanların Maceraları tüm hızıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102735</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7eb632-b3ca-472b-8b24-d24f8cf7eebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekerlemelerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Harita kullanmayı ve pusula okumayı son derece iyi bilen Kızıl Tomas, gözlüğü ve yanından asla ayırmadığı kitaplarıyla Akıllı Vili, bir katır kadar inatçı ve cesaretiyle dikkat çeken Korkusuz Mari… Deneyimli bir korsan papağanı olan Bay Karamsar. İşte bizim sevimli korsanlar. 
Şekerlemeleriyle ünlü Gula Adası’nın prensi kayıp. Sevimli korsanlar, şekerlemelerin nasıl yapıldığını bilen yegane kişi olan prensi bulmak ve ailesine kavuşturmak için heyecan dolu bir serüvene atılıyorlar. Acaba korsanlarımız prensi bulabilecek mi? Sevimli Korsanların Maceraları tüm hızıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102736</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64eb7748-60f6-44de-a33b-0839048c85cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu 2 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Yaşam tam da ölümü kabullendiğin anda başlar. 
Ölümü kabullenmeli ki insan, aldığı nefese sıkı sıkıya sarılabilsin. 
 
Ötanazi Okulu’nda yalnızlığın içinde solmayı bekleyen Yeşil için hayatına giren suikastçı bir durak gibiydi. Ölmeden önce uğrayacağı ıssız, çorak ama güvenli bir son durak... 
 
Belki de ayrılmak istemeyeceği tek duraktı bu. Az da olsa nefes alabileceği tek durak… 
 
Fakat zaman daralıyordu, göğsünde saatli bir bomba gibi taşıdığı kalbin ömrü tükeniyor, Yeşil’i de beraberinde tüketiyordu. Herkesin ölesiye istediği bir kalbin taşıyıcısı olmanın bazı bedelleri vardı ve Yeşil, belki de en ağır bedeli ödüyordu. O kalbin içinde yaşamayı… 
 
Tehlike ve gizemin iç içe geçmiş duvarlarıyla örülü Ötanazi Okulu, serinin ikinci kitabıyla yeni sırlara kapı aralamaya devam ediyor. 
 
“Kabul etmek istemediğim tek şey onun beni yaşattığı ve benim dışımdaki herkesi öldürdüğüydü. Cennet ve cehennem tek bir vücutta hüküm süremezdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102737</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a84d85b8-9901-4ee0-b26f-829e49e03d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Annales Okulu ve Türkiye’de Tarihyazımı</image:title>
            <image:caption>Tarih geçmişte olan her şeyin toplamıdır, ama! Bunların içinden hangileri daha önemlidir? Dahası, “Gerçekte ne oldu?” Bunu bulabilmek için arşiv belgelerine bakmak yeterli midir; yoksa gökyüzünün altındaki herkesi ve her şeyi görmek ve anlamak için başka yerlere de bakmak gerekir mi? Tüm bu sorular, 19. yüzyılda Ranke’nin tarihi akademik bir disiplin olarak kurma çabasıyla sorulmaya başlanmış, 20. yüzyılda Annales okulunun ortaya çıkmasıyla genişlemiş, çeşitlenmiştir. 
Erdem Sönmez, bir yandan bu sorulara verilen yanıtların peşinden giderken, diğer yandan merceğini soruyu soran öznelere yöneltiyor. Türkiye’de modern tarihçiliğin önemli isimleri Fuad Köprülü, Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ ve Halil İnalcık’ın çalışmalarında Annales okulunun izlerini süren bu kitap, yalnızca tarihyazımının tarihine değil, tarihi yazanın tarihine de bakmayı öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102738</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a85848-7747-4883-8af5-90dbbf93eced.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Huzursuzluğu – Modernlik, Kültürel Pratik ve Gündelik Hayat Sorunu–</image:title>
            <image:caption>Batı ve Batı olmayan tanımlarının gündelik hayatta bir anlamı var mıdır; yoksa gündelik hayat, tanımları, sınırları ve köşeleri silen (bazen buharlaştıran) çoğul deneyimler alanı mıdır? Modernleşmek, Batılı olmanın bir çeşidi midir; yoksa kapitalist üretim ilişkilerinin getirdiği bir pratik midir? 
Amerikalı tarihçi Harry Harootunian, Batı Avrupa deneyimi üzerinden moderniteyi tanımlayan yaklaşımların aksine, moderniteyi farklı coğrafyaların gündelik deneyimi içinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Modernitenin çoğul deneyimlerini ‘merkez’in tanımlarıyla yetinmeden açıklıyor. ‘Batı’ ve ‘Batı olmayan’ öznelerin sınırlarını aşındıran Harootunian, Japonya gibi Avro-Amerika dışı toplumların modernliklerini incelerken indirgemeci yorumlar yerine çoğul deneyimleri işaret ediyor. Global kapitalizm çağında sermaye ihracının getirdiği tüketim ve üretim alışkanlıklarının gündelik deneyimde özne sorununu değil, modernlik sorununu ve modernlik deneyiminin gündelik olanda nasıl kavramsallaştığı sorusunu gündeme getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102739</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e494282f-8b2b-4b37-b2dd-0b05e808b964.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Düşünmek - Geçmişin Değişen Eşkali</image:title>
            <image:caption>Tarihçiler tarihin ne olduğu sorusuna zaman içinde birbirinden farklı yanıtlar vermişlerse de geçmişin geçmişte kalmayı reddedip karşımıza her seferinde yeni bir yüzle çıktığı, hatta geleceğin şekillenmesinde söz sahibi olduğu konusunda büyük ölçüde hemfikirdir. 
Bu kitap tarihin bu anlamda ne denli geniş bir çalışma alanı olduğunu bize hatırlatırken, bir yandan da disiplini şekillendiren ve alanın doğasından ileri gelen gerilimlerin ve düzenli tartışmaların canlı bir manzarasını sunuyor. Geçtiğimiz on yıllar içinde tarihçilerin yeni aktörlere, yeni mekânlara ve yeni nesnelere yönelmesiyle birlikte tarih disiplininin nasıl değiştiğini ve tarihyazımının gelenekleri ile yenilikleri arasındaki gerilimi çarpıcı örnekler üzerinden ele alıyor. Akademik, kamusal, popüler ve diğer başlıca tarihyazımı türleri arasındaki farklar ve örtüşmeler ile tarihçinin kaynaklarının erişilmesi zor, zaman zaman da sorunlu doğası hakkında sorular soruyor. Geçmişe dönük bir disiplin olarak tarihin kendi geleceğine nasıl baktığını, alana ilgi duyan herkesin kolaylıkla anlayabileceği sade bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102740</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91cdfd5c-1ebf-4a10-bb80-ab93849a15a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığını Hisset –Derin Bir Nefes Al</image:title>
            <image:caption>Kısacık yaşamlarımızda, en çok unuttuğumuz şey kendi varlığımızdır belki de. 
Peki, kendi varlığımızı hissedebilmek için elimizde ne gibi olanaklar var? 
Çoğu zaman ne kadar güçlü olduğumuzu unutarak yaşarız. Kaygıları yönetebileceğimiz araçlardan habersiz yaşarız. 
İşte  Varlığını Hisset  tam da burada devreye giriyor; size rahatlamanızı sağlayacak yöntemler ve araçlar sunuyor, potansiyelinizi fark etmenize yardımcı oluyor. 
Hepimiz nefes alıp vermenin bedava olduğunu biliriz. Ama sunduğu rahatlama hissinden haberimiz yoktur. 
Doğru nefes alma teknikleri, ansızın beliren kaygıları kolayca yenmenize, sıkıntıları uzaklaştırmanıza yardımcı olur. 
Kaygı biricik düşmanımız değil. Onunla savaşmaya gerek yok. Bir dostumuza eşlik eder gibi, kaygımıza da eşlik edebiliriz. Geçici olduğunu anlayabiliriz. 
Bu kitap, bir ân için durup derin bir nefes almanın, varoluşu hissetmenin eşsiz tadını hatırlatıyor. 
Yalnız kalmanın çok zor olduğu kalabalık bir dünyada, basit nefes alma terapileri sayesinde içsel huzura erişebilirsiniz. 
Unutmayalım ki kaygımızı sahiplendiğimizde, yaşamımızı sahipleniriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102741</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb9a5ca-6bac-4c9c-a874-bf75105b39cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Adadaki Hazine</image:title>
            <image:caption>Harita kullanmayı ve pusula okumayı son derece iyi bilen Kızıl Tomas, gözlüğü ve yanından asla ayırmadığı kitaplarıyla Akıllı Vili, bir katır kadar inatçı ve cesaretiyle dikkat çeken Korkusuz Mari… Deneyimli bir korsan papağanı olan Bay Karamsar. İşte bizim sevimli korsanlar. 
Bir ticaret seferine katılan bizimkiler yaşlı bir korsan olan Jak ile tanışıyor. Jak, bir zamanlar sahip olduğu hazineyi Sardalya Adası’na gömdüğünü ve hazinenin bir ejderha tarafından korunduğunu iddia ediyor ama ona inanan yok. Acaba korsanlarımız hazineyi bulabilecek mi? Sevimli Korsanların Maceraları tüm hızıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102742</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47713e59-da95-4950-bc6c-e30fb4a0b4b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmet Uygulamasında Klinik Değerlendirme ve Tanı</image:title>
            <image:caption>Klinik alanda çalışan sosyal çalışmacılar, danışanlara kolaylıkla tanı koyma ihtiyacı duyarlar. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM), ABD’de klinik uygulayıcılar arasında kullanılan en yaygın tanısal sınıflandırma sistemidir. DSM bilgisi, sosyal çalışmacıların diğer ruh sağlığı profesyonelleriyle görüşebilmeleri ve sundukları hizmetler için ödeme almaya hak kazanabilmeleri için önemlidir. Ruhsal, duygusal ve davranış bozuklukları üzerine yazılan bir sosyal hizmet kitabındaki en temel zorluk, sosyal çalışmacılara tanılama sürecinde yetkinliği ve eleştirel düşünmeyi öğretmenin yanı sıra tanıyı sosyal hizmet değer ve ilkeleriyle tutarlı bir şekilde ele almaktır. Bu değerler; güçler temelli yaklaşımı, bireyin değeri ve onuruna yönelik ilgiyi ve bireysel davranışın çevresel bağlamına yönelik değerlendirmeyi içermektedir. 
Söz konusu zorluklarla baş etmek için bu kitap birkaç bakış açısını bir araya getirecektir: 
• DSM 
• DSM’nin eleştirisi 
• Risk ve dayanıklılığın biyopsikososyal çerçevesi 
•Psikopatoloji 
• Kanıta dayalı uygulama 
• Ölçme ve değerlendirme için ölçüm araçları 
• Yaşam boyu yaklaşım 
Kitapta, bu bakış açılarının sosyal hizmet tanısını nasıl etkilediği ve bunların kitaba nasıl entegre edildiği derinlikli bir şekilde tartışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102743</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe3d7d9-cca0-411a-b7be-976ac1cf1f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Burası neden çok tanıdık geldi sana? Çocukluğunun ıssızlığını bulman ve unuttuğun kokuları duymandan olsa gerek. Evlerden birinde biber kızartılıyor, sokak aralarında çocuklar oynuyor, yaşlı kayalar ise acı çekiyordu. Girdiğin bir kahvede ortaya verdiğin selam askıda kaldı. Müşterisi değişmeyen mekânın yabancısısın. 
 
 
 
Boş Zamanlar edebiyatımızın usta öykücüsü Cemil Kavukçu’nun yeni kitabı. Küçük ayrıntılardan katı gerçekleri çekip çıkaran, gölgesi koca bir yaşama vuran bir anıyı ince ince işleyen yazar her zamanki gibi iç dünyaların derinlerine nüfuz ediyor. 
 
 
 
Toplumun farklı katmanlarından kişilerin sanrılı gerçekliklerine, sıkıntı ve çilelerine, bağımlılıklarına, yaşadıkları küçük yerlerden kurtulma hayallerine ve sürgün edilmişliklerine ışık tutan yazar bir kez daha görünürdeki gerçeklik ile yaşananlar arasındaki uçurumları gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102744</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b57068ee-f1d2-47c7-a0e1-42d4a6d09cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Har</image:title>
            <image:caption>… Netamiye ülkesi, öyle böyle değil, çok netameli, pek hassas bi yerdir. Herkesin bin türlü takıntısı, çeşit çeşit sapıklığı, ruhundan söküp atamadığı kötü hatıraları vardır. Tarihini hatırlasa infilak edecek bi ülkedir… 
 
 
 
Har sorunlarla boğuşan, karmakarışık bir Ortadoğu ülkesinde geçiyor; bombaların patladığı, içsavaşların yaşandığı, cellatları ve kurbanlarıyla cayır cayır yanan Netamiye’de. Bu karmaşayı giderecek tek bir kişi, bir “seçilmiş” vardır. Lakin o seçilmiş, ülkenin doğusunda bir yerde askerlik yaparken vurulur. Hayal kırıklığı yaşayan melekler, Tanrı Büyük A’yı da ikna ederek onun yerine abisini, Numune’yi seçerler. Ne var ki Numune pek de sağlam pabuç değildir. 
 
 
 
Murat Uyurkulak’ın ilk baskısı 2006’da yapılan ikinci romanı Har, hakikatlerle yüzleşmekten kaçındıkça harlanan cehennem ateşini sahneliyor. Fantastik, alegori ve mizahla ironiden güç alarak ülkenin kalpazanlarını, oyunbozanlarını, kandırıkçı meleklerini, unutamayan, unutamadıkça da yamulanlarını ve günbegün sahtekârlaşan bireylerini anlatıyor. Tarih denen kâbusu konu edinerek, insanın ruhuna erişmek için “yaraları kat etmek”ten çekinmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102745</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49f02096-d0e4-482a-bd09-624fe1d945de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Yumurtaları</image:title>
            <image:caption>Kırmızı çizginin içindeki hayat cıvıl cıvıldı. Gri renkli amipler yalancı ayaklar çıkararak olanca güçleriyle kırmızı ışına doğru uzanıyorlar ve ışının içinde (sihirli biçimde) canlanıveriyorlardı. Bir güç, içlerine yaşam ruhu veriyordu. 
 
 
 
Moskova, 1928. Uzun içsavaşın sonrası; Stalin’in uzun iktidarının ilk dönemi. Kapılarını yeniden açmış Zooloji Enstitüsü’nün müdürü Profesör Persikov mikroskobunun başından ayrıldığı bir esnada canlı organizmaların büyüklüğünü ve üreme hızını artıran olağanüstü bir ışın keşfeder. Tam o sırada ülkedeki kümes hayvanlarında gizemli ve ölümcül bir salgının başlamasıyla ne yapacağını bilemeyen yetkililer Persikov’un buluşuna el koyarlar. Ancak ufak bir kaza, çok geçmeden tüm dünyayı tehdit eden bir felakete dönüşür. 
 
 
 
Bulgakov’un, H.G. Wells’in Tanrıların Tohumu eserinden esinlenerek yazdığı Kader Yumurtaları, Sovyet Rusya’nın gerçeküstü gerçekliğini benzersiz bir zekâ ve öngörüyle ele alan bir bilimkurgu klasiği. 
 
 
 
“Coşkusuyla okurun canına can katan, güldürücü bir eser.” 
 
Doris Lessing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102746</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc48b426-5e52-4a18-95c0-7e6f1a5c35b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı</image:title>
            <image:caption>“Sanat tarihinde benzersiz bir an içinde yaşamaktayız. Önceden çağdaş sanat addettiğimiz şey günümüzde bir ideolojiye, eleştirenlerin hiçbir sorgulama yapmasına olanak tanımayan koyu bir tutuculuğa dönüştü. Çağdaş sanat teorisyenlerinin tesis ettiği dogmaların bazılarına hepimiz aşinayız: Sanatı meydana getiren şey eserler değil fikirlerdir; herkes sanatçıdır; sanatçının sanat addettiği her şey sanattır ve elbette küratör sanatçıdan üstündür. Böyle bir özen karşıtlığı sayesinde üşengeçlik, zıpçıktılık, zekâ eksikliği gibi kavramlar bu sahte sanatın birer değerine dönüştü ve her şey müzelerde sergilenebilir hale geldi. Hiçbir estetik değeri bulunmadan sanat diye sunulan nesneler bu dogmatizmin buyurduğu şekilde, bir otoritenin buyurduğu prensiplere tamamen boyun eğerek kabul edilmekte.” 
 
 
  Çekincesiz ve samimi üslubuyla dikkat çeken Avelina Lésper, Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı’nda çağdaş sanat ideolojisinin “sorgulanamayan” dogmalarını irdeliyor ve şu “zor” soruya yanıt arıyor: Yoksa çağdaş sanat bir kandırmacadan mı ibaret?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102747</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82b9338c-565f-47c7-8cd3-c3c7660eb8ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygıyla Başa Çıkmanın 52 Yolu</image:title>
            <image:caption>Yaşamda kendinizle baş başa kalmak zorunda olduğunuz anlar var mı? 
Hayatta bazen bir adım öne çıkmak ve sorunların kaynağıyla yüzleşme cesaretini göstermek gerekir. 
Sorunlarımız bizi kaygıya mı iter? 
Hepimiz kaygının bizi kendimizden uzaklaştırdığını düşünürüz. Çoğumuz kaygıyla karşılaştığı zaman hemen ondan kaçmak ister. 
Kaygı hayatı yaşanmaz mı kılar? 
Kaygı, insanı gerçeklikten koparır. Bazen paranoyakça düşünceler geliştirmemize neden olur. 
Peki, her durumda böyle mi olması gerekir? 
Kaygıyla Başa Çıkmanın 52 Yolu size bambaşka bir yol öneriyor. Bu kitap kaygılarınızla nasıl dost olacağınızı anlatıyor. 
Kaygı sizi bulduğunda, uygulayabileceğiniz 52 yolu öğrenmek ister misiniz? Bunlardan birini kullandığınızda kaygı artık sizin dostunuz olabilecek. Sizi kaygılandıran ve tetikleyen durumları kavrayıp belirli çözümler geliştirmek sizin elinizde.  
Bu kitapta kaygıyla başa çıkmak için uygulayabileceğiniz 52 pratik yöntem anlatılıyor. 
Kaygılarınız sizi bunaltmaya başladığında bu pratik yöntemleri birkaç kez uygulayarak kısa sürede rahatlayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102748</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6694b2a-2bc8-4dc3-888e-c0a894cba3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Go Ustası</image:title>
            <image:caption>Go oyununun geleneğine göre oyuncu ölüm döşeğindeki babasının yüzünü göremeyecek bile olsa, kendisi Go masasına devrilecek kadar hasta bile olsa, müsabaka gününe sadık kalmak zorundaydı. 
 
 
 
Go, kurallarını anlaması basit, ustalaşması bir ömür süren bir oyundur. Siyah ve Beyaz taşların bir tahta üzerinde birbirini kuşatmaya çalıştığı bu strateji oyunu, Japon ruhunun ve düşünce yapısının cevherine sahiptir. Go Ustası, bizi son yaşayan usta Hon’inbō Shūsai’nin mağlubiyetsiz hayatının son müsabakasına götürür. Go geleneğinde yetişmiş usta artık yaşlıdır, hastadır; rakibi Ōtake ise bir makine gibi hızlı, agresif ve randımanlı bir tarza sahiptir. Japonya’nın büyülü manzarasının ortasındaki bir kaplıca otelinde başlayan bu neredeyse alegorik karşılaşma, tam altı ay sürecektir. 
 
 
 
İki rengin, iki insanın ve iki kuşağın ötesinde bir yere, evrensel bir hakikate göz kırpan Go Ustası, yaşamını sanatına adamış bir adamın yazgısıyla ve tarihteki yeriyle yüzleşmesinin öyküsü. 
 
 
 
“Kawabata’nın öyküsünde gösterişsiz bir cesaret, ömrün sonbaharına dair bir asalet mevcut.” 
 
Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102749</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aabac6b-3d89-4b97-8dac-eb66bad7e1e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanname</image:title>
            <image:caption>Cesaretinle aklımı başından aldın, seni şeytan seni. Öp beni, haydi, kontrol komisyonundan kimse yokken çabuk öp. 
 
 
 
Karatkov, Kibrit Malzemeleri Merkez Deposu&apos;nda evrak kayıt şefi olarak çalışan kendi halinde bir memurdur. Ta ki önemsiz bir hatadan dolayı işinden çıkarılana kadar. Karatkov, kovulmasından sorumlu yeni amiri Doniç&apos;in peşinde kendini Sovyet bürokrasisinin koridorlarında bulur. Bu labirent, çok geçmeden bir korku tüneline dönüşecektir. 
 
 
 
Bulgakov&apos;un ilk hiciv eserlerinden biri olan bu hikâye, 1924&apos;te ilk yayımlandığında rejim taraflısı eleştirmenlerce topa tutulmuştu. Gogol ve Dostoyevski&apos;den izler taşıyan, Bulgakov dokunuşlu bu Kafkaesk öykü, yazarın edebiyatına bir giriş niteliğinde. 
 
&quot;İlk büyülü gerçekçi.&quot; 
 
The Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102750</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147e25c3-af9c-4b91-9eff-8b71096def52.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;da Bir Yabancı</image:title>
            <image:caption>Sadullah Bey de kendi hayatını baştan başa gözden geçirmek için geri çekildi, dam bahçesinin arka tarafından Boğaz’a hâkim olan yere gitti. Kararan suların üstünde ışıkları yanan vapurlara, kayıklara, birbirinden başka tarafa giden gemilere ve takalara gözlerini dikti. Evet, Boğaziçi suları dahi İstanbul’un toprakları gibi birbirine yabancı, aralarında asırlar farkı olan deniz vasıtalarının geçit yeri olmuştu. 
 
 
 
Halide Edib Adıvar’ın 1960’ta, Büyük Gazete’de 12 sayı tefrika ettiği kısa roman denemesi İstanbul’da Bir Yabancı, ilk defa kitaplaşıyor. Erol Gökşen’in emeği ve İnci Enginün’ün önsözüyle zenginleşen bu metin, yazarın daha önceki romanlarında da sık sık ele aldığı “İstanbullu olma” meselesine odaklanıyor. Halide Edib romancılığının son dönemini görmek isteyenler için önemli bir çalışma. 
 
 
 
Kaleme aldığı her metinle yeniden tartışılan Halide Edib’in bütün eserleri, gözden geçirilmiş baskılarıyla Can Yayınları’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102751</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e9badd3-6763-4288-af3a-f9a036e67de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Evdeyokumun Post-itleri</image:title>
            <image:caption>Clàudia’nın yaşadığı binanın önüne bir nakliye aracı yanaşır. Görünen o ki yeni bir komşuları vardır artık! Peki acaba nasıl biridir bu yeni komşu? Ne işle meşguldür? Yalnız mı yaşayacaktır? Gizemli komşu koliler dolusu kitabı da beraberinde getirmiştir. Clàudia onun kim olduğunu öğrenmekte kararlıdır. Fakat bu gizemi çözmek sandığı kadar kolay olmayacaktır çünkü yeni komşu evde hiç yok gibidir. 
 
Bir haftanın sonunda, Clàudia’nın onunla ilgili öğrendiği tek şey post-it’lerle iletişim kurduğudur. Dijital çağda hâlâ not kâğıtları gönderen biri, biraz tuhaf değil mi? 
  Bay Evdeyokum’un Post-it’leri, merdiven sahanlığında gidip gelen notlarla başlayan bir arkadaşlığın gizemli ve muzip hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102752</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0834979e-8a49-4649-9113-2e7078162a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ve Kuşku (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erkeklerin her türlü seçim hakkına sahip olduğu, kadınların ise bu seçimleri kabul etmek ya da reddederek sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığı bir dünyada, hukuk alanında kariyer yapmak isteyen on altı yaşındaki Lizzie Bennet’ın işi çok zordur. Bir yandan annesinin bitmek bilmeyen evlilik ısrarlarına direnirken bir yandan babasının hukuk firmasında payına düşenlerle geleceğini şekillendirmeye çalışmaktadır. 
 
Lizzie, Londra sosyetesini şoke eden cinayetin kariyeri için aradığı fırsat olduğunu düşünür. Araştırmaları sonucu yetkililerin masum bir adamı hapse attığına ikna olan Lizzie, cinayetle suçlanan adamın avukatı huysuz Darcy’ye rağmen cinayeti kendi başına çözmeye kararlıdır. 
Ama dava karmaşık bir hâl aldıkça, elini kolunu sallayarak dolaşan katilin bir sonraki kurbanları olmamak için, Lizzie ve Darcy’nin birlikte çalışması kaçınılmaz hâle gelir. 
 
 
Lizzie’nin çıkmazına hoş geldiniz: 
Ya evinde oturup el işiyapacak ya da gözü kara bir katili bulmak için 
erkek egemen dünyayı dize getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102753</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b92b722-769e-4330-9a7f-239be6efd907.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ve Kuşku</image:title>
            <image:caption>Erkeklerin her türlü seçim hakkına sahip olduğu, kadınların ise bu seçimleri kabul etmek ya da reddederek sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığı bir dünyada, hukuk alanında kariyer yapmak isteyen on altı yaşındaki Lizzie Bennet’ın işi çok zordur. Bir yandan annesinin bitmek bilmeyen evlilik ısrarlarına direnirken bir yandan babasının hukuk firmasında payına düşenlerle geleceğini şekillendirmeye çalışmaktadır. 
 
Lizzie, Londra sosyetesini şoke eden cinayetin kariyeri için aradığı fırsat olduğunu düşünür. Araştırmaları sonucu yetkililerin masum bir adamı hapse attığına ikna olan Lizzie, cinayetle suçlanan adamın avukatı huysuz Darcy’ye rağmen cinayeti kendi başına çözmeye kararlıdır. 
Ama dava karmaşık bir hâl aldıkça, elini kolunu sallayarak dolaşan katilin bir sonraki kurbanları olmamak için, Lizzie ve Darcy’nin birlikte çalışması kaçınılmaz hâle gelir. 
 
 
Lizzie’nin çıkmazına hoş geldiniz: 
Ya evinde oturup el işiyapacak ya da gözü kara bir katili bulmak için 
erkek egemen dünyayı dize getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102754</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6548d450-5895-45a3-bcc9-d940ac502576.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzgunlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kappa Rho Nu, Westerly Üniversitesi kampüsünün en seçkin kızlar birliğidir. Partileri dillere destan ve bağış toplama geceleri, kampüsün en ses getiren etkinliğidir. Ancak lüks ve gösterişle örülü hayatlarının ardında kız kardeşlerin, Kuzgunlar’ın bir sırrı vardır: Onlar, köklü bir cadı meclisinin üyeleridir. 
 
Oldukça sıradan bir hayatı olan ve bir cadı olduğunu bilmeyen Vivi Devereaux, Kuzgun adayı olduğunda kız kardeşliğin bir parçası olmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Vivi için bu, yıllardır aradığı aidiyet duygusuna sahip olma fırsatıdır.  
 
Scarlett Winter ise bir cadı olduğunu her zaman biliyordur ve hayatı boyunca tek bir şey için hazırlanmıştır: güçlü bir cadı olmak. Scarlett için Kappa Rho Nu’nun başkanı olmak annesinin imkansız beklentilerini karşılamak için tek şansıdır. Ama geçmişinden gelen ve kalbinin en derinliklerinde taşıdığı sır ortaya çıkarsa her şeyini kaybedebilir. 
 
Kabul töreninden önce bir arada çalışmak üzere eşleşen Vivi ve Scarlett, çok geçmeden kendilerini yeminlerin çiğnendiği, ihanetlerin korkunç kayıplara yol açtığı karanlık bir dünyada bulacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102755</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef03482-7265-4b7c-8351-eb47d6e70588.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzgunlar</image:title>
            <image:caption>Kappa Rho Nu, Westerly Üniversitesi kampüsünün en seçkin kızlar birliğidir. Partileri dillere destan ve bağış toplama geceleri, kampüsün en ses getiren etkinliğidir. Ancak lüks ve gösterişle örülü hayatlarının ardında kız kardeşlerin, Kuzgunlar’ın bir sırrı vardır: Onlar, köklü bir cadı meclisinin üyeleridir. 
 
Oldukça sıradan bir hayatı olan ve bir cadı olduğunu bilmeyen Vivi Devereaux, Kuzgun adayı olduğunda kız kardeşliğin bir parçası olmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Vivi için bu, yıllardır aradığı aidiyet duygusuna sahip olma fırsatıdır.  
 
Scarlett Winter ise bir cadı olduğunu her zaman biliyordur ve hayatı boyunca tek bir şey için hazırlanmıştır: güçlü bir cadı olmak. Scarlett için Kappa Rho Nu’nun başkanı olmak annesinin imkansız beklentilerini karşılamak için tek şansıdır. Ama geçmişinden gelen ve kalbinin en derinliklerinde taşıdığı sır ortaya çıkarsa her şeyini kaybedebilir. 
 
Kabul töreninden önce bir arada çalışmak üzere eşleşen Vivi ve Scarlett, çok geçmeden kendilerini yeminlerin çiğnendiği, ihanetlerin korkunç kayıplara yol açtığı karanlık bir dünyada bulacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102756</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38ba0759-cff5-4741-9471-8bcbc677cbe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Karakterler</image:title>
            <image:caption>İnsanları nasıl, ne ölçüde ve hangi koşullarda tanıyoruz? Yaşamın sonuna dek hiç bitmeyen, yanıtlanması zor bir soru… İnsanlar arasındaki deneyimler göstermiştir ki, hata paylarını göz önüne almadan başkası hakkında aceleyle varılan iyimser hükümler çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlanır.  
 
Kendini tanımanın ve gerçek bir eğitimin belki de ilk koşulu birbirinden oldukça farklı insan tiplerini, yani karakterleri gözlemlemektir. Batı edebiyatının temel yapıtlarından olan Theophrastos’un bu kısa ve özlü çalışması, başta La Bruyère’in Karakterler’i olmak üzere birçok esere ilham vermiş, psikolojik çözümlemelerin kaynağı olmuştur. Theophrastos insan doğasının son derece karmaşık yapısına –belki de yaşanan deneyimlerin acısına dikkat çekmek amacıyla– ironik ve eğlenceli bir üslupla eğilmiştir. 
 
Milattan önce 300’lü yıllarda yazılmış eser, insana dair güncelliğinden bir şey yitirmemiştir. O günden bugüne “dalkavuk” hâlâ güzel sözlerle karşısındakini okşamaya devam eder, “sinsi” nefretini ustalıkla gizlemeyi becerir, hiç durmadan konuşan “geveze” birilerine çevremizde hep rastlarız, peki yol yordam bilmeyen “köylüler” ve “görgüsüzler” etrafımızdan hiç mi eksik olmaz, hesap yapıp toplamı bulduktan sonra hâlâ sonucu bize soran “şapşal” arkadaşlarımızı hatırlayalım, “beleşçi” ve “pinti”ler ise canımızı pek sıkar, “kendini beğenmişler”den, “fesat”lardan ve “fırsatçılar”dan söz ederek tadımızı ise hiç bozmayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102757</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65508be-bb40-4776-a770-dfad2c639d61.jpg</image:loc>
            <image:title>Prens Momo</image:title>
            <image:caption>Ağaçsız, çiçeksiz, hüzünlü bir sitede yaşayan Momo’nun okulu tatile girmişti ve yaz ayları Momo’ya sonsuzluk kadar uzun görünüyordu. Kütüphaneye kayıt yaptırmasıyla Momo’nun tatilinin seyri değişti. Bay Édouard ile tanıştıktan sonra Momo için yeni bir dünyanın; edebiyat dünyasının kapıları aralandı. Ayrıca ikisinin, siteyle ilgili önemli planları vardı. 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102758</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63772f59-304f-4805-b131-1619fc634c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylevler</image:title>
            <image:caption>Demosthenes halkın karşısına çıktığında, onun ilk sözleri Atinalılar arasında gülüşmelere yol açmıştı, hiç kuşkusuz başarısız konuşma denemeleriydi bunlar ama sonrasında o azmini hiçbir zaman yitirmeyerek en etkileyici söylevleri verdiğinde dinleyenler derhal harekete geçecekti. 
 
Plutarkhos’un anlattığına göre Demosthenes evinin alt katında bir çalışma odası yaptırmıştı ve dışarı çıkmamak için saçının yarısını kazıtmıştı. Sözcükleri “anlaşılmaz biçimde ve kekeleyerek” söylüyordu ve bunun üstesinden gelmek için ağzına çakıl taşları doldurarak konuşuyordu. Koşarken ya da soluk soluğa kaldığında ise şiirler okuyup konuşma gücünü dengelemeye çalışıyordu. Erken yaşlarda atıldığı siyaset sayesinde, dost ve düşmanlarının arasında hitabet sanatının bütün inceliklerini öğrenecekti. 
 
Cicero’nun gözünde retoriğin mimarı Lysias değil Demosthenes’tir. Roma’daki okullarda uzun bir süre hitabet derslerinde Demosthenes’in söylevleri okutuldu. Bu söylevler Ortaçağ ve Rönesans’ta güzel söz söyleme sanatına ışık tutmuştu. Werner Jaeger gibi antik dünya uzmanları, siyasal sorunlar karşısında güçlü bir hatibin ne denli etkili olabileceğini Demosthenes’in yaşamından hareketle incelemiştir. 
 
Ölümünden kırk yıl sonra, Atinalılar bronz bir heykelini dikerek ona olan minnet borçlarını ödemişlerdir. Heykelin kaidesinde bir de yazıt vardı: “Gücün dehana denk olsaydı, Yunanistan hiçbir zaman tiranlara boyun eğmezdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102759</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c91bf451-59cf-4064-a9a4-ffd19d1c6f03.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Roma Tarihi</image:title>
            <image:caption>Florus’un bu eseri Romulus’tan İmparator Augustus’a kadar olan Roma Tarihi’nin bir özeti (epitomae) olup, Titus Livius’un Ab Urbe Condita adlı kitabı temelinde Roma İmparatorluğu’nun kabaca ilk yedi yüz yılındaki tüm savaşların ve iç çatışmaların kısa anlatımlarını içermektedir. Edebi yönü ağır basan bu eser özellikle Ortaçağ ve Yeniçağ’da önemli bir başvuru kaynağı olmuştur. MS 2. yüzyılda yazılmıştır. 
 
Eser iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci kitap diye de tabir edilen ilk ana bölüm efsanevi kuruluş yılı MÖ 753’ten, Romulus ve Yedi Krallar Devri ile başlar ve Parthlarla yapılan ilk savaşlara kadar uzanır; can alıcı bir genel tekrarla sona erer. İkinci kitap yani ikinci ana bölüm ise Gracchus Kardeşler ve plebs ayaklanmalarından itibaren başlar ve Octavianus’a “Augustus” unvanı verilen ve böylece Principatus dönemine girilen MÖ 27 tarihine kadar sürer. Eserin kapsadığı tarihî olaylar içinde bilhassa Kartaca savaşları, Anadolu’ya yapılan askerî seferler, İç savaşlar ve Triumvirlik yönetiminde yaşanan ciddi şahsi kavgalar yazarın tuttuğu ışık ve heyecanlı üslubuyla ilgi çekicidir. 
 
Son derece yerinde ve zihin açıcı bilgiler içeren saptamalarıyla bu eser, sadece bir kısa Roma tarihi değil, aynı zamanda askerlik, siyaset, coğrafya ve etnografyayla ilgili özlü, ana fikir niteliğinde değerlendirmeleriyle klasik bir eser özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102760</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1ec934b-a8d2-4edc-8224-87b9b3af4725.jpg</image:loc>
            <image:title>Umacı’nın Peşinde</image:title>
            <image:caption>“Gerçekten ürpertici, yepyeni ve heyecan verici. Kesinlikle okunmalı.” –Stephen King
“Cinayetlerin benim Hanson Road’a döndüğüm dönemde işlenmesine dair herhangi bir yorumda bulunmayacağım. Hayatımdaki insanların çoğunun inanmak istediği gibi yazgı mıydı, yoksa sadece talihsizlik mi, bilmiyorum. Nedenler o kadar da önemli değil neticede. Oradaydım. Tanıktım. Ve, bir şekilde, canavarın öyküsü benim öyküm oldu.”
1988 yazında birkaç kayıp kızın parçalanmış cesedi küçük bir kasabada ortaya çıkar. Korkunç kanıtlar bir seri katile işaret etmektedir. Çok geçmeden, failin insan olmadığına dair bir söylenti yayılmaya başlar. Güvenlik güçleri, katilin kendileriyle oyun oynadığından emindir. Bu gizemi aydınlatmaya çalışacak kişi ise, üniversiteden yeni mezun olan ve yazarlık kariyerinin başında kendini gerçek bir korku hikâyesinin içinde bulan Richard Chizmar’dır.
Ürkütücü olduğu kadar zekice tasarlanmış bir üstkurmaca eseri olan Umacı’nın Peşinde, “gerçek suç” türü ile korku edebiyatının muhteşem bir kesişimi.
“Artık yeni bir şeyin yapılamayacağına dair inancı parçalamak için elinde çekiciyle gelen bir Richard Chizmar var karşımızda.” –Josh Malerman
“Chizmar kendi türünü icat etmiş. Bu da korku edebiyatının en büyüklerinden biri olarak yerini pekiştirmesi için yeter de artar bile.” –Locus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102761</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc7604d-0b60-49b9-b0be-508cea6a4340.jpg</image:loc>
            <image:title>20. Yüzyılın Keman Virtüözü Harika Çocuk Florizel von Reuter</image:title>
            <image:caption>Florizel von Reuter 1890 yılında ABD’de doğdu, hafızası ve keman çalışındaki ustalığı ile zamanın en ünlü keman sanatçılarını şaşkına çevirdi. Dokuz yaşında ABD Beyaz Saray’da bir resital verdi. Çalışmalarına Avrupa’da devam edip on iki yaşında Cenevre Konservatuvarından mezun oldu. 
 
Floritzel 1904’den başlayarak 20. yüzyılın başında verdiği Avrupa turneleri kapsamında İstanbul ve İzmir’de sahneye çıktı. 
 
1985’de 95 yaşında ABD’de hayatını kaybeden sanatçının romanlara ve filmlere konu olacak derecede olağanüstü ve Avrupa tarihinin bir asırlık bir aynası niteliğinde yaşamı oldu. 
Eğer Floritzel, Paul Hindemith’in teklifini kabul edip 1930’larda yeni kurulan Ankara Devlet Konservatuvarının keman bölümünün başına geçseydi bugün Türkiye’de mutlaka daha iyi tanınıyor olacaktı. 
 
Üç ciltlik “Tarihten ve Günümüzden Klasik Müzik Yazıları” kitaplarının yazarı Prof. Dr. Ömer Eğecioğlu, bu kitabında 20. yüzyılın keman virtüözü harika çocuk Floritzel von Reuter’in yaşamını, ailesini ve Türkiye ziyaretlerini belgelerle gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102762</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52565221-39c7-41bc-92ae-c25ae3ca23e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Şeyler Oluyor</image:title>
            <image:caption>Amerikalı bir edebiyatçının ulaşabileceği en büyük mertebelerden olan MacArthur Dâhi Bursu kazananı ve Pulitzer finalisti Belaya Bulaş’ın yazarı Kelly Link, Amerikan büyülü gerçekçiliğinin önemli isimlerinden biri. 2001’de yayımlanan ilk öykü kitabı Tuhaf Şeyler Oluyor ise Nebula ve Dünya Fantazi ödüllü metinlere ev sahipliği yapıyor. 
 
On bir sıradışı öykünün yan yana geldiği derlemede mitolojik hikâyeler ve yakından bildiğimiz masallar boyut değiştirerek karşımıza çıkıyor. Sıradan dünyanın içinde gariplik sıradanlaşırken, sıradanlık garipleşiyor. Bir kütüphaneci, babası yapay burun biriktiren bir kıza âşık oluyor. Ölü bir adam karısına mektuplar gönderiyor. Seksi uzaylılar New York’u istila ediyor. 
 
Yayımlandığı günden beri doğaüstü, büyülü, tuhaf öykülere ilgi duyan okurları ve hatta Neil Gaiman ve China Miéville gibi usta yazarları da etkisi altına alan Tuhaf Şeyler Oluyor, tanıdık görünen bir dünyanın ters köşelerle dolu hikâyelerini anlatan, tekinsiz bir panorama. 
 
“Bence Kelly Link, kuşağının en etkileyici yazarı.” –Peter Straub 
 
“Muhtemelen günümüzün en iyi öykü yazarı.” –Neil Gaiman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102763</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd0a3fb-a42f-4be5-a27a-c8151cb9aa29.jpg</image:loc>
            <image:title>Berber Dükkanı Sohbetleri</image:title>
            <image:caption>Berber Dükkanı Sohbetleri Kitap Açıklaması
 
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
 
Evet, kendimize sormamız gereken en önemli soru bu!
 
Berber Dükkânı Sohbetleri’nde, kadına yönelik şiddet, iş hayatında kadının yeri ve önemi, eğitimde fırsat eşitliği, ev içi emeğin paylaşımı gibi birçok konu derinlemesine inceleniyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili kavramlar araştırma ve verilerle desteklenerek rehber niteliğinde okura sunuluyor.
 
Erkan Tozluyurt, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ne olduğunu, günlük hayata nasıl yansıdığını ve nelerin değişmesi gerektiğini kendi deneyimlerinden yola çıkarak anlatıyor. Berber dükkânında geçen sohbetleri okura, samimi ve sade bir dille aktarıyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102764</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0272a559-3753-4e53-84dc-58bd98c42cf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şevrole Belayir</image:title>
            <image:caption>Polis memuru Engin, koşu için gittiği Belgrad Ormanı’nda,
içinde tabanca bulunan, terk edilmiş bir arabaya denk gelir.
Araba, mahalleden tanıdığı Tanju Bey’e aittir. Derhal ekibe
haber verir ve inceleme başlatılır. Dedektif içgüdüsüyle
parçaları birleştirmek için harekete geçen Engin, gizemli bir
maceranın içine sürüklenir.
 
Tanju’nun antika arabasıyla hem 1960’ların İstanbul’una
yolculuk yapacak, hem de fırtınalı bir sevdanın, ihanetin ve
suçun yarım asır sonraki etkilerini okuyacaksınız.
 
Şevrole Belayir ’de Sanem Gonzalez, mizahı, aşkı ve
polisiyeyi ince bir ayarla harmanlıyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102765</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adcf53c0-1fe9-4973-9653-dc6edc453883.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdime Dermana Geldim</image:title>
            <image:caption>Usulca otur yanıma da biraz dinle beni. 
Sana anlatıyorum... 
Burası bir yol; geliyor, geçiyor... Bazen geçmez sanıyorsun, yine yavaş yavaş geçiyor. Bazen ağlayarak, bazen gülerek geçiyor. Bazen hasta oluyorsun ya da iyileşiyorsun ama yine geçiyor.  Arada gökyüzünden kuşlar, denizlerden gemiler geçiyor. Fakat... onlar geçerken de bu ömür de geçiyor. 
Yapmak isteyip de yapamadıkların, yapıp pişman oldukların vardır, kim bilir? Kalabalıkların içinde yalnızlıkların vardır. Yalnızlığında ise kalbinde sakladıkların... 
Ama bir şey var ki hepsi geçiyor... 
Bir imtihan geldi, geçiyor... 
Aylardan, günlerden ne? 
Saat, bilmem kaçı kaç geçiyor... Sabret, Allah var; hepsini geçiriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102766</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/333314b9-f491-466e-abcc-1fb36f2c6ae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Alabele</image:title>
            <image:caption>Yaşam dedim ki, bu kadar ölmek dedikleri; 
karışıp bambaşka birikmek aynı tabağa, 
kimseyle ayrı düşmeden gitmek o bayrama. 
 
dedim ki, bu kadar olmak dedikleri; 
baş şuradakiyse akıl hemen beriki, 
bembeyaz çocuk çala çala eline mürekkebi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102767</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82fbee8f-516a-4c94-9eaa-c272e3e3c9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Define</image:title>
            <image:caption>“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!” 
 
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı. 
 
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini. 
 
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102768</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cef11a2-455a-40ef-918d-88ae864d77d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyhanede Hanımlar</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar erkeklerini dövecekler. Kadınlar, asırlarca çektikleri Asya’ya has esarete tepki devrindedirler. İntikamlarını alacaklar. Paşalar, beyler, efendiler Ankara’da değil, gökyüzünün en üst katında meclis kursalar Havva kızlarıyla baş edemeyeceklerdir. Muharebeden sonra erkek azalmış, kadın çoğalmışmış. Daha iyi ya! Demek ki sayıca erkeklere galibiz. Bizim dediğimiz olacak.” 
 
Türk edebiyatının en üretken, mizahi yanı en kuvvetli yazarlarından Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1924 yılının 6-13 Temmuz’u arasında Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen Meyhanede Hanımlar’ı Cumhuriyet’in ilan edilişinin ardından toplumsal yaşamda daha da görünür olan kadınları merkezine alan, eğlencesi ve kavgası bol, kahkahası eksik olmayan bir hikâye. 
 
Bahriye Hanım, kocasıyla beraber, Apostol’ün gazinosuna gider. İçki yasağının gölgesinde de olsa felekten bir gece çalacaklardır. Fakat Garson Niko siparişleri alır, köşedeki ihtiyar yasaklandıkça lezzeti artan rakının keyfini çıkarırken, Bahriye Hanım’ın bazı hususi sebeplerden dolayı hiç hoşlanmadığı Meliha Hanım ile eşi Nebil Bey gazinoya teşrif eder. Bu gece biraz olaylı sonlanacaktır galiba. 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın, Kenan Hulusi Koray’ın sorularına cevap verdiği bir röportajla birlikte sunduğumuz Meyhanede Hanımlar, yazarın edebiyatının alameti farikalarından kadın erkek eşitliği meselesini irdelediği bir başka yapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102769</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5902ed-0c02-4f05-a915-a38e7ccbcc40.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Çocuk İlmihali</image:title>
            <image:caption>Ağaçlarından lezzetli meyveler yediğimiz, denizlerinde yüzüp serinlediğimiz, kırlarında yuvarlandığımız, arkadaşlarımızla koşup oynadığımız ve saymakla bitmeyecek nimetlerle donatıldığımız bu güzel dünyayı yüce Allah bizim için yarattı. Bu dünyada doğru ve güzel olarak yaşayanları ise yepyeni bir hayatta en güzel şekilde ödüllendireceğinin müjdesini verdi. 
Doğru ve güzel yaşamak ve diğer hayatımızda sonsuz mutluluğa kavuşmamız içinse bir kılavuza ihtiyacımız vardı. Bugüne kadar yaratılan tüm insanların en güzeli olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aracılığıyla tüm insanlara gönderdiği İslam dini, tam da ihtiyacımız olan şeydi. 
Şu an elinde tuttuğun bu kitap dinimizi en güzel şekilde yaşayabilmen için sana yol gösterecek. Dinimizin kurallarını doğru uygulaman, Efendimiz’in (s.a.v.) güzel ahlakını örnek alabilmen için sana rehber olacak. Keyifli etkinler ve masallarla sana arkadaşlık edecek. 
Haydi sayfaları çevirmeye başla. Kim bilir, belki de bu sayfalar Allah’ın bize vadettiği sonsuz hayat için ilk adımındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102770</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc91180b-c6a1-4a1a-86d1-b2d310fd038c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Listesi</image:title>
            <image:caption>İNSAN NEDEN NEFRET EDER?
Valerie Leftman, erkek arkadaşı Nick’i çok iyi tanıdığını sanıyordu. Hayata karşı omuz omuza direniyor, kendilerine zorbalık yapanlardan birlikte nefret ediyorlardı. Hatta intikam almak istedikleri kişilerin adlarını yazdıkları bir liste bile hazırlamışlardı. Başta her şey Val için sadece bir şaka, öfkelerini boşaltmanın zararsız bir yoluydu. Ta ki beş ay önce Nick okulda ateş açana kadar.
Herkesten saklanarak geçirdiği yazın ardından son senesini tamamlamak için okula dönmek zorunda kalan Val’in yüzleşeceği çok şey vardı. Hâlâ sevdiği erkek arkadaşının anılarıyla baş etmek bile zorken, bir de ailesiyle, eski arkadaşlarıyla ve hayatını kurtardığı kızla olan paramparça ilişkileri yoluna koyması gerekiyordu.
Yaşanan trajedi pek çok hayatı geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirmişti ve affedebilmek, özellikle de kendini, herkes için mümkün görünmüyordu.
“Hassas ve sözünü sakınmayan bir hikâye.” —VOYA, starred review
“Sürükleyici bir ilk roman.” —Publishers Weekly, starred review
“Çarpıcı, etkili ve dokunaklı.” —School Library Journal, starred review
“Özgün ve yerinde bir anlatı.” —Kirkus Reviews
“Nefret Listesi zorlayıcı bir roman. Kimden, neden nefret ederiz? Derin, karanlık ve yer yer huzursuz edici olan bu kitap insanı düşünmeye zorluyor. Mutlaka okunmalı!” —Gail Giles
“Her okul saldırısından sonra bir soru tufanı gelir: Ya şöyle olsaydı, bundan sonra ne olacak, neden ben? Hayatınızda bir kez olsun bu duygularla mücadele ettiyseniz ve kendinizi kaybolmuş gibi hissettiyseniz, Nefret Listesi’ni okumaya zaman ayırın.” —Patrick Jones
“Nefret Listesi şiddete ve zorbalığa farklı açılardan bakan güçlü bir kitap…” —The Register-Guard
“Brown çok ince bir çizgide yürüyor ve bunda çok başarılı. Öyle mükemmel bir iş çıkarmış ki aileler lise çağındaki çocuklarına hiç çekinmeden okutabilir.” —Deseret News</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102771</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b399e90f-a865-404f-be4a-a86f1aa9efe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Merve &amp; Bilge Arif</image:title>
            <image:caption>7 yaş ve üzeri çocuklar için hazırladığımız kitap serimizin içinde kahramanlarımız Meraklı Merve ve Bilge Arif öğrenmek için heyecan duydukları ve sorguladıkları pek çok konuyu zekâ ve akıl oyunları yoluyla bizlerle paylaşıyorlar. 
Zekâ oyunları 7&apos;den 77&apos;ye her yaştan meraklının zihnini egzersizle rahatlatarak rehabilite edebilir. Birlikte okuyup birlikte çözen farklı yaştan okurlarımız eğlenceli oyunlarla öğrenmenin keyfini paylaşarak daha çok keyif alabilirler. 
İnsan hayatının temel taşları olan affetmek, sabır, doğruluk, çalışkanlık, simetri, merak, spor gibi güncel kazanımları ve değerleri sevdirerek anlatan kahramanlarımız birbirinden eğlenceli zekâ oyunlarıyla öğrenme heyecanımızı artırarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen bilişsel ve duyuşsal alandaki amaç ve kazanımların elde edilmesini sağlıyorlar. 
Yavru kuşlarımızın uçmak için tek kanada değil iki kanada ihtiyacı var öyle değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102772</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcfc90e0-b198-4110-b3d6-8e23317748e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal ve Cesaret Kahramanları -2</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta hayallerinin peşinden cesaretle koşanların hayat hikayelerini bulacaksın. Tarihe ismini altın harflerle yazdırmış beş kahramanın hayatından unutulmaz bir sahne seni bekliyor! Hayallerini gerçekleştirmek için durmaksızın çalışan ve tarihin yönünü değiştiren bu cesur kahramanları tanımaya ve ilham almaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102773</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2861cf62-8021-4819-bc31-4a1cb7f253cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini İnşa Et</image:title>
            <image:caption>Bazı cümlelerden sonra kitaptan bir sayfa daha çevirmek çok güç oluyor. 
Bazı sahnelerden sonra filme devam edebilmek hiç kolay değil. 
İşte insanın o kalakaldığı yer var ya, insana ne çok şey öğretiyor. En çok da kendini… 
Sonra zamanla anlaşılıyor ki, o kitap o cümle için okundu, o film o sahne için izlendi. 
Çünkü orada senin duyarlılıkların var, umudun, heyecanın, mutluluğun, yaraların var. 
İçinden geçirip de dile getirmediğin, adını koyamadığın düşüncelerin, hislerin var. 
Zihin dünyana ufuklar açacak cümleler, anlar var. 
Hayal dünyana yeni renkler, bambaşka dekorlar var. 
Yoluna ışık tutacak isimler, duygularını derinleştirecek kelimeler var. 
Bütün bunlar kendini inşa etmene katkı sağlayacak. 
… 
İyi ki şiirler, hikâyeler, romanlar, filmler var. 
İyi ki güzeli gören gözlerimiz var. 
İyi ki hisseden bir kalbimiz var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102774</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bea26b71-f717-4f78-a97f-0f633fb72392.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Kefeni 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ben bir şeytanım, dediğimde gülerdi, 
Şeytanlık yaptığımda ağlardı.” 
 
Kendini her zaman ikiyüzlü bir şeytan olarak tanımlayan Mahşer,  
alınacak bir intikam için her şeyi yapmaya hazırdı.  
Duman’la beraber çıktıkları intikam yolculuğunun  
hayalinde kurduğu gibi zaferle sonlanmasını istiyordu.  
Fakat… Doğduğundan beri kalp hastası olan Duman,  
ona aşk duygusunu hatırlattığında ve Mahşer’i,  
intikamdan bile daha çok istediğinde… 
 İkisi de asıl kazanması gereken şeyin birbirleri olduğunu anladılar. 
 
Duman’ın Mahşer’e her sabah aldığı o güller,  
dikenli aşklarının bir simgesine dönüşür.  
Aşklarına bir yandan kan, bir yandan kırmızı güller eşlik eder. 
Ve dünya, üç günlük bir cehennem bile olsa,  
Mahşer’le Duman dördüncü gün de 
birbirlerini sevmenin yolunu her zaman bulur. 
 
“Sen okul koridorlarında  yere düşerdin, benim dizlerim acırdı Mahşer...” 
 
“Sokağın köşesindeki o ablaydı  
sevdiğim kadına bir gül almamı söyleyen.  
Ve yaptım bunu ama neden…  
Daha romantik olmasını istediğimden değil,  
güllerin kırmızılığı hoşuma gittiğinden ve  
Mahşer’e en çok kırmızı yakıştığından.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102775</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e37d87e2-a50a-4194-8fb6-6297985a760b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Kefeni 2</image:title>
            <image:caption>“Ben bir şeytanım, dediğimde gülerdi, 
Şeytanlık yaptığımda ağlardı.” 
 
Kendini her zaman ikiyüzlü bir şeytan olarak tanımlayan Mahşer,  
alınacak bir intikam için her şeyi yapmaya hazırdı.  
Duman’la beraber çıktıkları intikam yolculuğunun  
hayalinde kurduğu gibi zaferle sonlanmasını istiyordu.  
Fakat… Doğduğundan beri kalp hastası olan Duman,  
ona aşk duygusunu hatırlattığında ve Mahşer’i,  
intikamdan bile daha çok istediğinde… 
 İkisi de asıl kazanması gereken şeyin birbirleri olduğunu anladılar. 
 
Duman’ın Mahşer’e her sabah aldığı o güller,  
dikenli aşklarının bir simgesine dönüşür.  
Aşklarına bir yandan kan, bir yandan kırmızı güller eşlik eder. 
Ve dünya, üç günlük bir cehennem bile olsa,  
Mahşer’le Duman dördüncü gün de 
birbirlerini sevmenin yolunu her zaman bulur. 
 
“Sen okul koridorlarında  yere düşerdin, benim dizlerim acırdı Mahşer...” 
 
“Sokağın köşesindeki o ablaydı  
sevdiğim kadına bir gül almamı söyleyen.  
Ve yaptım bunu ama neden…  
Daha romantik olmasını istediğimden değil,  
güllerin kırmızılığı hoşuma gittiğinden ve  
Mahşer’e en çok kırmızı yakıştığından.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102776</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2444c86-4b4f-40be-9f74-dd0b414b8604.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana Hatlarıyla Dil Öğretimi ve Materyal Hazırlama Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>1. YABANCI DİL ÖĞRETİMİNDE DÖRT TEMEL DİL BECERİSİ. 5 
1.1. DİNLEME ANLAMA BECERİSİ 
1.1.1. Dinleme Türleri 
1.1.2. Dinleme Modelleri 
1.1.3. Dinleme Aşamaları 
1.1.4. Dinleme Anlama Sorunları 
1.1.5. Yabancı Dil Setlerinde Dinleme Öğretimine İlişkin Kriterler 
1.2. KONUŞMA (SÖZLÜ ANLATIM) BECERİSİ 
1.2.1 Konuşma Becerisini Geliştiren Sınıf İçi Etkinlikler 
1.2.2. Telaffuz (Boğumlama / Artikülasyon) 
1.2.3. Telaffuz Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar 
1.2.4. Yabancı Dil Setlerinde Konuşma Öğretimine İlişkin 
Kriterler 
1.3. OKUMA ANLAMA BECERİSİ 
1.3.1. Okuma Stratejileri 
1.3.2. Okuma Süreçleri 
1.3.3. Okuma Türleri 
1.3.4. Okuma Etkinliklerinin Aşamaları 
1.3.5. Arapça Okuma Anlama Derslerinde Öğrencilerin 
Karşılaştığı Zorluklar ve Sık Karşılaşılan Okuma Hataları 
1.3.6. Yabancı Dil Setlerinde Okuma Öğretimine İlişkin 
Kriterler 
1.4. YAZMA (YAZILI ANLATIM) BECERİSİ 
1.4.1. Yazma Öğretim Yöntemleri 
1.4.2. Yazma Öğretiminin Aşamaları 
1.4.3. Yabancı Dil Setlerinde Yazma Öğretimine İlişkin Kriterler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102777</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7310f600-05d4-406e-bb5f-67683c3672b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Futbolcuların Resmi Maçlardaki İç ve Dış Yük Profilleri</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 GİRİŞ 
 
BÖLÜM 2 KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
 
BÖLÜM 3 YÖNTEM 
 
BÖLÜM 4 BULGULAR 
 
BÖLÜM 5 TARTIŞMA, SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102778</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6519858-128b-4661-9044-0ee9fb9f47d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Yapma Klavuzu</image:title>
            <image:caption>Arkadaş edinmek üzerine bir bilimkurgu hikayesi… 
Hiç arkadaş edinmenin korkutucu ve imkansız bir deneyim gibi göründüğü oldu mu? 
Peki arkadaşlığın bir kullanım kılavuzu olsaydı, ilişki kurmak bir o kadar kolaylaşmaz mıydı? 
 
Her çocuk hayatında, en azından bir kere arkadaşlığın nasıl kurulacağını ve sürdürüleceğini anlatan bir rehbere ihtiyaç duymuş olabilir. Hikayenin becerikli ve bilime meraklı karakteri ise tam da böyle bir ihtiyaçtan yola çıkarak kendine bir robot arkadaş yapmaya karar verir. Gelişmiş robotik bilgisi ve kütüphaneden edindiği Arkadaş Yapma Kılavuzu isimli mühendislik kitabı eşliğinde bu epey kolay bir iştir. En heyecan verici kısmı ise bu robotu dilediği özelliklere göre kodlayabilmesidir. Robot arkadaşla çay partisi yapmak, saklambaç oynamak ve ağaç ev inşa etmek oldukça keyiflidir. Ancak robotun ansızın içindeki gizemli tarafının ortaya çıkmasıyla işler bir anda değişiverir. Robot, diğer robot dostlarıyla işbirliği yaparak şehri ele geçirmeye karar verdiğinde işler iyice karmaşık bir hale gelecektir… 
Arkadaşlığın inişleri ve çıkışları üzerine olan bu eğlenceli hikaye; etkileyici retro çizimleri ve içerdiği bilimsel bilgiler aracılığıyla minik okuyucuları fantastik bir yolculuğa çıkarıyor. Çok meraklı küçük bir bilim insanının hayal dünyasına eşlik ederek arkadaş edinmenin, sürdürmenin ve hangi zamanlarda geri çekilip hangi zamanlar da ise sorunları çözmek için yardım istemenin gerekliliği üzerine bizleri düşünmeye davet ediyor. 
Hikaye tam da başladığı yerde sürpriz bir sonla biterken çok önemli bir mesajı da beraberinde gündeme getiriyor; hata gibi görünen girişimler, yeni ve güzel deneyimlerin başlangıcı olabilir. İşler kızıştığında yapmak gereken biraz durmak ve düşünmek! En önemlisi ise her şeyin bittiğinin zannedildiği o en zor anlarda, yola devam etmeyi ihmal etmemek! 
Umut var oldukça hiç umulmadık zamanlarda en güzel dostluklar insanın karşısına çıkacaktır. 
 
“1970’lerden fırlamış gibi görünen çizimleri kitaba havalı ve geometrik bir his verirken; insanın neredeyse şapşal makine ses efektlerini duyabileceği canlı bir hava yaratıyor.” — Kirkus Review, 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102779</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204fa2ab-7eaa-486c-84e5-32cea9ec62f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Suna Mars&apos;a Gidiyor</image:title>
            <image:caption>İklim değişikliğinin dünyaya etkileri üzerine bir uzay macerası 
 
Daha yeşil bir dünya için Suna ile birlikte bir uzay yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız? 
 
Suna’yı, gezegenimiz Dünya hakkındaki bir kitapta okudukları oldukça rahatsız eder. Bu sıkıntılı hisle eve geldiğinde karşılaştığı manzara ise hiç hoşuna gitmez! Anne ve babası Dünya’yı temiz tutmak için hiç çaba sarf etmedikleri gibi, bir de etrafı darmaduman etmişlerdir. Evdeki gereksiz enerji israfına bir de anne ve babasının umursamaz tavırlarının eklenmesi Suna için bardağı taşıran son damla olur. Artık bu gezegenden taşınmanın zamanı gelmiştir! Mars, gitmek için en ideal gezegen gibi görünmektedir. Bir roket ve biraz da hayal gücünün yardımıyla Suna kalkış için hazırdır! 
 
Suna, Mars’a gittiğinde yaşadığı çok önemli bir farkındalık Dünya’nın sorunlarının onu terk ederek değil, içinde kalıp onu iyileştirerek çözüleceğidir. Böylelikle roketine binip geri dönüş yoluna koyulur ve evine vardığında ailesinin de desteğini alarak “daha yeşil bir Dünya için” çalışmalara başlar… 
 
Çevre kirliliğinin ve enerji tüketiminin Dünya’ya olumsuz etkileri üzerine olan bu uzay macerası, atmosferin dışına çıkarak dünya sorunlarına bakmaya olanak sağlıyor. “Kaybettiklerinin değerini sonradan anlayanlardan” olmamak ve hâlâ umut varken biricik evimiz, gezegenimiz Dünya’yı korumak için neler yapılabileceğini küçük bir kızın büyük bakış açısıyla ortaya koyuyor. Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de “daha iyi bir Dünya için” benimseyebilecekleri ekolojik çözümleri içinde barındıran, aynı zamanda astronomi, çevre ve iklim üzerine bilimsel bilgilerle harmanlanmış bu uzay hikayesinin, dünyayı değiştirmek için adım atacak tüm okuyuculara ilham vermesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102780</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc296a22-8bcb-4953-9329-234bab3aae93.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Ve Cesaret Kahramanları -1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta hayallerinin peşinden cesaretle koşanların hayat hikayelerini bulacaksın. Tarihe ismini altın harflerle yazdırmış beş kahramanın hayatından unutulmaz bir sahne seni bekliyor! Hayallerini gerçekleştirmek için durmaksızın çalışan ve tarihin yönünü değiştiren bu cesur kahramanları tanımaya ve ilham almaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102781</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b63b674-ddf1-4c43-8db9-d2a8742892de.jpg</image:loc>
            <image:title>Songül</image:title>
            <image:caption>Karanlıklarda kaybolmak istedim. Sabahlar olmasın, gün doğmasın istiyordum. Yaprakları zamansız dökülen çıplak bir ağaç gibiydim. Nefes alamıyordum. Uyumak ve bir daha uyanmamak istiyordum. 
Bir an önce bitmesini istediğim yollar aynı yollardı ama ben aynı ben değildim. 
Bahçe kapısından içeri girdim, yıllarca hayallerimde yaşattığım evden eser yoktu. Her şey farklıydı artık. Anamın rengârenk açan gülleri yoktu, sardunyaların da eski canlılığı kalmamıştı. Doğup büyüdüğüm evime kavuşursam her köşesini öper, koklarım diye düşünmüştüm yıllarca. Ama o gün öyle bir duygu hissedemedim nedense. Belki de ben yabancılaşmıştım, şimdi misafirdim bu evde; bir misafir olarak dönecektim bu evden... 
***** 
Münevver Ongun, Songül&apos;le kadınların yaşadıkları dramın sessiz çığlığını paylaşıyor bizimle. Aslında bu sessiz çığlıklar sadece Songül&apos;ün hikayesiyle tamamlanmıyor. Peşi sıra gelen “Sizden Bizden Hikâyeler” ile anlam kazanıyor. Her hikâyede artık biz eski biz olmadığımızın farkına varıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102782</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f097331-9aef-4810-8c4c-888969791179.jpg</image:loc>
            <image:title>Pir Kemal Dede</image:title>
            <image:caption>Aklın gücü, kalbin cesareti, ruhun huzuruyla gelmenin, kendini bulmanın, gülmenin, kendine kavuşmanın vakti gelmişti.  
Beyaz atı, sihirli bastonu, karizması ile Pir Kemal Dede ve sihirli ayracıyla başarılar kazanmış Torun Şahzat… Bir dede ile torun buluşması… 
Pir Kemal Dede ile Torun Şahzat’ın Horasan’dan başlayan yolculuğu, Orta Doğu’da devam edip Harput’ta biter. 
Pir Kemal Dede, bizim tarihimizdeki medeniyet, kültür, inanç önderlerinin ortalamasıdır. Pir Kemal Dede, bazen Mimar Sinan, bazen İbn-i Sina, bazen Köroğlu, bazen Balakgazi, bazen Dede Korkut, bazen Yunus Emre, bazen Mecnun’dur. 
Olağanüstü maceralara, sevgilere, büyük millet olmanın derinliğine şahit olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102783</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1acb2e5-e07e-4ef3-89a1-281b8ccc1ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşf-i Hal</image:title>
            <image:caption>Öyküler ya gerçek yaşanmışlıklardan kaleme alınır ya da yaşanma ihtimali olan konulardan seçilerek yazılır. Her hikâye okuruna bir mesaj verme çabasındadır. Bu mesajlardaki temel gaye ise iyiliği gösterip kötülükten sakındırmaktır. 
Günümüzde insanları doğrudan uyarmak ya da onlara doğrudan mesajlar vermek birtakım önyargı ve tepkilere neden olabilir. Bu amaçla verilmek istenen mesaj küçük hikayeler ile muhatabına iletilirse hem bir kırgınlık olmayacak hem de amaca daha kolay ulaşılacaktır. 
Bu hikâyeler, bir bakıma geleneksel anlatıcılığımızda var olan ibret-i âleme bakışımızda insanın bizzat kendisini keşfetme hâlidir. “Keşf-i Hâl” hikâyeleri de insan ile insan, insan ile dünya ve âlem arasındaki arayışın tamamlanmasıdır ki aşk ola… 
Keşfedilen her güzel şey de paylaşıldıkça çoğalacaktır. 
Hayatınızın güzelliklerle dolu olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102784</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c9d325a-4a40-408d-823f-ec11a1cc3d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dili 1</image:title>
            <image:caption>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 1981 yılında çıkarılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile tüm yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş olmuştur. YÖK, ön lisans ve lisans programlarının öğrenci girişi, sınav ve değerlendirme esasları ve mezuniyet şartları ile müfredatına ilişkin usul ve esasları çıkardığı yönetmeliklerle düzenlemektedir. Bu kapsamda üniversitelerin eğitim fakültelerinde yürütülen öğretmen yetiştirme lisans programları da YÖK&apos;ün belirlediği içerikle yürütülmektedir. YÖK, 80&apos;li yıllardan günümüze kadar öğretmen yetiştirme lisans programlarıyla ilgili olarak 1997, 2007 ve 2018 yıllarında yeniden düzenleme çalışmaları yapmıştır. Kitabımıza konu olan ve üniversitelerin eğitim fakültelerinde zorunlu ders statüsüyle otuz yılı aşkın bir süredir okutulan Türk Dili dersleri için de birtakım düzenlemeler yapılmıştır. 2018 yılında Türkçe I: Yazılı Anlatım dersinin adı Türk Dili 1 olmuş ve aynı zamanda ders içeriğinde güncelleme yapılmıştır. Elinizdeki Türk Dili 1 kitabı güncel içeriğe uygun olarak hazırlanmıştır.
Kitap on bir bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazının tarihî serüveni, yazı dili ve özellikleri; ikinci bölümde yazım kuralları ve noktalama işaretleri; üçüncü bölümde yazılı ve sözlü anlatımın özellik, benzerlik ve farklılıkları; dördüncü bölümde paragraf, paragraf türleri; beşinci bölümde düşünceyi geliştirme yolları; altıncı bölümde metin, metin yapısı ve metnin yapısal özellikleri; yedinci bölümde metin merkezli metinsellik ölçütleri ve kullanıcı merkezli metinsellik ölçütleri; sekizinci bölümde metin yazma sürecinin aşamaları; dokuzuncu bölümde anlatım biçimleri; onuncu bölümde anlatım bozukluğuna sebep olan faktörler; on birinci bölümde ise yazılı anlatımı ölçme ve değerlendirme konuları ele alınmıştır.
Kitabımızın eğitime katkı sağlaması temennisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102785</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bbc340f-fb55-4efd-9963-a3bbafe9ca13.jpg</image:loc>
            <image:title>Şumga&apos;nın Şifresi</image:title>
            <image:caption>Aytek, Tamiz, Şaybal ve Şumga… 
Biz dört kafadara sen de katılır mısın? 
Bir gün çikolata fabrikasını keşfeder, diğer gün iglo yaparsın. 
Balon seyahati ile yılkı atlarını seyre dalarsın. 
İstiridye içinde siyah inci arar, oryantiring turnuvasında nefes nefese kalırsın. 
Peruma’da soluklanır, sonra rafting yapmaya başlarsın. 
Maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102786</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f2632c4-4eeb-45ba-928c-7e6047995dd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ayraç-2 Hacker Netjettin</image:title>
            <image:caption>“Çevrimdışı özlemler yaşıyorum. Böyle yüklü cümleler kurma; taşıyamam. Saçlarıma acıdan tokalar yapıp durma, bağrımın başında. Papatyalar topla… Hüznü sevmem ben. Yetimim bir de, beni aşksız bırakma! Yetim, annesiz… Ben aşksız yaşayamam.” 
*** 
Dünyanın en başarılı genç hackeri Netjettin ile altı arkadaşının sosyal medya bağımlığı… 
Bu bağımlığın sonucunda dünyanın en büyük uluslararası suç örgütünün eline geçmesi… 
Gençlerin orada yaşadıkları dramatik hayat, kaybolan gençlikleri, kurtuluş hikâyeleri… 
Ele geçirdikleri ganimetlerle dünyanın en büyük gençlik projelerine imza atarak gençleri kurtarma savaşı… 
Aile, sosyal medya, aşk, çocuk gelinler, bilim, okul ve ergenlik kavramlarının irdelendiği bir gençlik hikâyesi sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102787</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b0e0fe-1200-4751-af56-35cb369f3e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyr-i Hal</image:title>
            <image:caption>Öyküler, kültür aktarımının temel ögeleridir. Olaylar bir taraftan nüktedan ifadelerle anlatılırken diğer taraftan da okuyucuya birtakım mesajlar verilmek istenir. İnsanlara doğrudan mesaj vermek yerine duruma/davranışa uygun bir öykü anlatılması ve açıklamalar yapılması yöntemi, bu mesajların muhataba iletilmesinde daha etkili olacaktır. 
Bu hikâyeler bir bakıma geleneksel anlatıcılığımızda var olan ibret-i âleme bakışımızda insanın bizzat kendisini seyretme ve bilme hâlidir. “Seyr-i Hâl” hikâyeleri de insan ile insan, insan ile dünya ve âlem arasında bir seyrin tamamlanmasıdır. 
İçinde birbirinden değerli öyküler ve o öyküler üzerine yapılan açıklamalar bulunan bu kitap, günlük hayatta herkesin yararlanabileceği bir kaynak niteliğindedir. 
Çünkü seyreden keşfeder, keşfeden ise güzelliklere aşinâ olur. 
Hayatınızın güzelliklerle dolu olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102788</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8cdbdc4-3cb4-4f2c-a4f9-6a8e5fe6e7bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık</image:title>
            <image:caption>Fournier’den ebedi yalnızlığa mahkûm olmuş ruhlar için edebi katkılar... 
 
“80 yıl sonra artık bekleyecek sabrım kalmadı. Daha yola çıkmadan varmak istiyorum. Her şeyin hemen olmasını istiyorum ama hiçbir şey olmuyor. Sürekli bekleme halindeyim; bir mektubu, çalmayan bir telefonu, geç kalan birini bekliyorum hep; hiç huzurum kalmadı.” 
 
Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık, zaman, sabır(sızlık), aciliyet ve beklemek üstüne bir elkitabı. Kaleminden kara mizahı ve hüznü eksik etmen Fournier hayat(ıy)la dalga geçmeye, kendine iğneden çok çuvaldızı batırmaya devam ediyor. 
 
Çağdaş Fransız edebiyatının en verimli isimlerinden biri olan Jean-Louis Fournier Türk okurunun da son dönemdeki gözde yazarlarından biri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102789</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aa14930-6911-40f5-a6f9-49cc38b911b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Rigel’in Gözleri</image:title>
            <image:caption>Norveç’in yaşayan en önemli yazarlarından Roy Jacobsen 2. Dünya Savaşı’nın Norveç toplumu üstüne etkilerini edebiyata aktaran ender yazarlardan. 
 
“Barrøy’de yaz, yıl 1946, kuş tüyleri içeri alınmış, yumurtalar fıçılara koyulmuş, askılardaki balıklar indirilmiş, tartılmış, bağlanmış, patates kilerde, bahçelerde kuzular hoplayıp zıplıyor, buzağılar annelerinden ayrılmış. Tezek kesilecek, eski ev boyanacak ki yenisinin yanında utanmasına gerek kalmasın. Ağılın arkasındaki tepede duran Ingrid Barrøy koyda bir kırlangıç bulutunun altında yaklaşan tekneye, önceki sahibi iflas ettiğinde devraldıkları balina gemisi Salthammer’e bakıyor. Barrøy’lüler balina avcısı olmuşlar.” 
 
Rigel’in Gözleri Norveçli yazar Roy Jacobsen’in Görünmeyenler’le (YKY, 2016) başlayıp Beyaz Deniz (YKY, 2019) ile devam eden üçlemesinin son kitabı. 
 
Ingrid’in, ailesinin adını aldığı Barrøy Adası’ndan ayrılarak kızının babasını –İngiltere’nin bombaladığı Alman savaş esiri gemisi Rigel’den kurtulan Rus tutsak Alexander’ı– bulmak için çıktığı yolculuğun epik anlatısı. 
 
Norveç’e özgü doğanın adeta bir kamera titizliğiyle kaydedildiği sinematografik bir roman olan Rigel’in Gözleri, masumiyet ve umuda dair etkileyici bir kitap. 
 
“Jacobsen’in kaleminin değdiği neredeyse her şey ışık saçıyor.” 
 
Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102790</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18547e9b-f8bf-47b7-ba02-60faa2b79df2.jpg</image:loc>
            <image:title>İğne Deliği</image:title>
            <image:caption>İğne Deliği insanın yazgısı, belleği ve tarihi üzerine bir içsel dinginliğe ulaşma çabasıdır; bu dokunaklı anlatıda, yakın ilişkilerin karmaşık bilmecesi ve hepsinden öte gençlik ile yaşlılığın buluşmasının gizemi dile dökülür. Myśliwski’nin romanı dramatik, acı verici, gizli ve suskun taraflarıyla Polonya tarihinin bir parçasını da yansıtmakta. Ancak bu eserde özellikle söz konusu olan şey, zamanın geçişinin insanların kendileri ve dünyayla olan deneyimlerinde nasıl bir iz bıraktığıdır. Keskin bir gözlemin ve insanlara yönelik özel bir duyarlılığın sembolik boyutla iç içe geçtiği güzel, derin bir anlatıdır İğne Deliği. 
 
“O yaşlı, vahşi, yeşil vadiden İğne Deliği’ne koşmuştum. Artık o dik, çelik merdivenlerin kenarında, şimdi geçen seferden ne kadar derine inmesi gerektiğini görerek bastonunu basamağa vuruyordu. Görünüşe göre çok daha derinde olduğunu düşünüyor olmalı ki, bir sonraki, bir sonraki basamağı da aynı biçimde kontrol ediyordu. Nasıl bu kadar yaşlı olabilir diye düşündüm, hatta bu durum beni kızdırmıştı. Onun yaşında bu dünyadan geriye ne kalmış olabilirdi ki, hâlâ gidiyordu, peki ne için?” 
 
“Wiesław Myśliwski bir “star”ın zıddı –  televizyona çıkmıyor, kitleyi eğlendirmiyor. Basitçe düşünüyor ve roman yazıyor.” 
 
Dariusz Nowacki, Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102791</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b378f2b9-3b02-4209-b061-b385f278a96a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kleopatra’nın Aynası – Zamanda Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bütün dünyada milyonlarca meraklısı olan Geronimo Stilton kitapları sizi sırlarla dolu, soluk soluğa okuyacağınız maceralara götürmeye devam ediyor. 
 
Geronimo çok fena soğuk algınlığına yakalandığından bir süre gelen telefonlara yanıt verememişti. İyileştiğindeyse Profesör Volt’un bıraktığı mesajlar onu çok endişelendirdi. Profesör Volt Kleopatra’nın aynasının özgün bir eser olduğunu kanıtlamak için zamanda yolculuğa çıkmıştı. Fakat ne yazık ki geçmişte hapsolmuştu! Geronimo dostunu kurtarmak için hemen harekete geçti. Bu kez Antik Mısır’a yolculuk edecekti. 
 
Geronimo Stilton’un sürprizlerle dolu maceraları devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102792</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2860e01a-f75a-4540-a59a-ab688ed9ae25.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalın Startup</image:title>
            <image:caption>Eric Ries’ın kitabı, teknoloji sektörünün iş kurmaya ve ürün yaratmaya ilişkin yaklaşımlarına dair olağanüstü içgörüler sunuyor. 
                                                           Sheryl Sandberg, Facebook, COO 
Yalın üretim ve yönetim ilkelerini girişimcilik dünyasına uygulayarak, Yalın Startup felsefesini kuran Eric Ries, böylelikle girişimciliğin kitabını da yeniden yazmış oldu. 
Ries, startup’ı son derece belirsiz bir ortamda, kendini yeni bir şeyler yaratmaya adamış bir insan grubu veya yapı olarak tanımlıyor. Söz konusu odak, bir öğrenci evinde harıl harıl çalışan bir grup genç olabileceği gibi, yıldız bir şirketin yönetim odasındaki deneyimli profesyoneller de olabilir. Bu anlamda girişimcilerin ortak noktaları, belirsizlikten oluşan sis bulutunun içine dalarak, sürdürülebilir bir iş için başarılı bir yol bulmaya çalışmalarıdır. 
Elinizdeki kitap, her aşamadaki girişimciye, vizyonlarını sürekli test edecekleri bir yolu iş işten geçmeden benimsemelerini ve buna göre hareket etmelerini öneriyor. Şirketlerin her zamankinden fazla inovasyon yapmaya ihtiyaç duydukları bir dönemde, başarılı girişimlere imza atmak için bilimsel bir yöntem sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102793</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf371c89-330f-438b-999f-1a927e2001c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Körlük ve Tedavi Yolları</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda gördüğümüz her şey “esin perisi”nden izler taşıyor. 
İlham ve yaratıcılık, sadece sanat galerilerinin hoş koridorlarında bulunmuyor. Dikkatle bakarsanız yaratıcılığı her yerde; toplu taşıma araçlarında, işyerinde, sokaklarda, okullarda, hastanelerde ve lokantalarda, yani insanların ayak bastığı her yerde görebilirsiniz. 
Gerçek yaşam öykülerinden oluşan elinizdeki kitapta, usta kreatif direktör Dave Trott, berrak bakışını yaratıcılık kavramına çeviriyor ve şu sonuçlara varıyor: Yaratıcılık problem çözmektir, düşüncede açıklıktır, başkalarının göremediğini görmek ve işleri olabildiğince sadeleştirmektir. 
Burada karşılaşacağınız gerçek yaşam derslerini ister işinizde isterseniz de gündelik yaşamınızda uygulayın. Çevrenizdeki ayrıntıları farklı gözlerle gördükçe, daha farklı düşünmeye başlayacak ve değişim rüzgârları estireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102794</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fee9a54-d0a9-4124-a744-f9b0dbf625ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Paradoksu</image:title>
            <image:caption>Mutlu bir yaşam hayali, Platon’dan beri düşünürleri meşgul etmiştir ve modern zamanlarda bu konu, çağımızın en önemli konularından biri haline gelmiştir. Terapistlerin ve guruların yükselişi, mutluluk arayışının kültürümüzde ne kadar yayıldığını ortaya koymaktadır. 
 
Mutluluk Paradoksu, bu modern saplantının nasıl geliştiğini inceliyor. Ziyad Marar, aradığımız ruh halini bulmanın nasıl son derece zor olduğunu ve mutluluğu aramaya ayrılan enerjinin büyük kısmının boşa harcandığını gösteriyor. Yazar, mutluluğun aldatıcı derecede basit bir fikir olduğunu ama her zaman anlaşılması zor olduğunu, çünkü bir paradoksa dayandığını iddia ediyor. Bu paradoks, kuralları çiğneme, macera veya kendini ifade etme arzusu ile toplumun onayını kazanma ihtiyacı arasındaki çatışma. 
 
Psikoloji, felsefe, tarih, popüler romanlar, televizyon ve filmlerden oluşan geniş bir kaynak yelpazesinden yararlanırken özgürlük, onaylanma ya da meşruiyet gibi kavramları sorgulayan Mutluluk Paradoksu, yaşamında anlam arayan herkese daha cesur bir yol öneren bir başucu kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102795</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6f1d1fd-cf67-4f29-896e-99497e5917ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Üzerine</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satanlar listesine giren ve Türkiye’de çok satan Kütüphanelerin Bilinmeyen Dünyası’nın yazarı Susan Orlean’ın bu kitabında kolektif varlığımıza anlam katan ve onu zenginleştiren türler arasındaki bağlantıları keşfedeceksiniz. 
Hayvanlarla nasıl etkileşime girdiğimiz meselesi, çağlar boyunca filozofların, şairlerin ve doğa bilimcilerinin zihnini kurcaladı. Susan Orlean ise altı yaşındayken bir güvercinle ilgili yazıp resimlediği kitaptan beri hayvanların bizimle nasıl yaşadığına ve bize nasıl uyum sağladığına dair her türlü hikâyenin büyüsüne kapıldı. Maceralarını kariyeri boyunca denemeler yazarak sorgulayan Orlean’ın bu kitabında neler yok ki? 
  New Jersey’de bahçesinde yirmi üç evcil kaplan besleyen bir kadın, İzlanda’nın buzla kaplı sahillerinde serbest kalmamak için direnen bir balina, Fas’taki çalışkan eşekler, gösteri köpeği Biff’in yoğun programı, tavukların popülerliği, kuşların yol bulmadaki ustalıkları, Afganistan’da savaşın ağır şartlarını yüklenen katırlar, Küba’da değer kazanan öküzler… Her bir hikâyeyi okurken hem şaşıracak hem de gezegenimizdeki komşularımıza bir adım daha yaklaşacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102796</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4b6e885-6f6b-41ec-bbf1-7a5874f08874.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Böyle Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Sürpriz sonlu hikâyeleriyle tanınan ve kitapları dünya çapında milyonlarca okura ulaşan Rachel Abbott psikolojik gerilim türündeki İşte Böyle Başlıyor ile sizi öngöremeyeceğiniz bir maceraya dâhil ediyor! 
 
Cleo, kardeşi Mark adına mutlu olması gerektiğinin farkındadır. Mark, karısının ani ölümünün ardından yeni birini, Evie’yi bulmayı başarmıştır. Ancak Cleo’nun bu kadınla ilgili içine sinmeyen bazı şeyler vardır. 
 
Evie sürekli tekrarlayan ev kazaları yaşamaya başladığında bu durum arkadaşlarının dikkatini çeker. Yaralanmasına yol açan Mark mıdır? Cleo, kardeşinin böyle bir şey yapabileceğine asla inanmaz. 
 
Çavuş Stephanie King uçurumun tepesindeki eve çağırıldığında kan lekeli çarşafların arasında birbirine dolanmış iki beden bulur. Sanık yargılanırken jüri karar vermekte zorlanır… Cinayetin kabul edilir bir savunması var mıdır? 
 
Cinayet nerede başlar? 
Bıçak saplanmak üzere çekildiğinde mi yoksa şiddet düşüncesi akla düştüğünde mi? 
“İlgi çekici ve sürprizlerle dolu.” –LAURA MARSHALL 
 
“Sonunu asla tahmin edemeyeceksiniz.” –PHOEBE MORGAN 
 
“Aklımı başımdan aldı… Kesinlikle muhteşem bir hikâye.” –JENNY BLACKHURST 
 
“Soluksuz okuduğum bu yetenek gösterisinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Güçlü kadın karakterlere, Cornwall atmosferine ve gerçekten şaşırtıcı sonuna bayıldım.” –KATE RHODES 
 
“İşte Böyle Başlıyor sinirlerinizi geren bir hikâye. Elinizden bırakamayacaksınız.” –CAROLINE MITCHELL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102797</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b151c513-c21d-47ab-9322-4c906621418a.jpg</image:loc>
            <image:title>Misi Misgibi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sabun kullanmıyorlar madem, başka bir canlı bulmalı hemen! Elif Yonat Toğay&apos;ın yazıp Gözde Eyce&apos;nin resimlediği Misi Misgibi, temizlik tutkusu yüzünden market raflarına sığamayıp, dere tepe yollara düşen mis kokulu bir sabunla buluşturuyor minikleri.  Kişisel hijyenin ve bakımın önemi hakkında farkındalık yaratan kitap, karıncadan gergedana ve hatta okyanusta yüzen bir balinaya, gezegenimizi paylaştığımız canlıların beden temizliğini nasıl yaptıkları ve birbirleriyle olan ilişkilerine dair akılda kalıcı bilgiler paylaşıyor.  Misi Misgibi, mikropları yok etmekle görevli. Temizlik için köpürmeye pek hevesli.   Temizleyecek bir beden bulmak için kâh salına salına yürüyerek kâh foşurdata foşurdata yüzerek dünyayı dolaşmaya bile meyilli.  Denizdeki kaplumbağa, daldaki kuş, çayırdaki zebra ve daha niceleri. Acaba hangisi tertemiz kokacak misler gibi? Eyvah, yoksa hiçbirinin niyeti yok mu temizlenmeye? Belki de vardır kişisel bakımları için sabundan daha öte güvendikleri başka birileri... Sözcük seçimi ve ahenkli anlatımıyla çocukların dil gelişimine katkıda bulunan bu renkli öykünün son bölümünde, kitapta adı geçen canlılara dair ilginç gerçekler açıklanıyor.  Keşiflerle dolu bir okuma yolculuğu sunan Misi Misgibi, miniklerin merak duygusunu kabartmayı başaran, sürprizli bir resimli kitap. E hadi daha ne duruyorsunuz, göstersenize Misi&apos;ye banyonun yerini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102798</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd396380-1eb1-4dc6-859c-c65d39709292.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset</image:title>
            <image:caption>Çok satan yazar Andrew Heywood&apos;un bu ufuk açıcı ders kitabının beşinci edisyonu, siyasete kapsamlı ve güvenilir bir giriş sağlama konusunda öncülük etmeye devam ediyor. İlgi çekici ve kolay anlaşılır tarzıyla tanınan bu kitap, öğrencilerin disiplinin seçimler, oy kullanma, güvenlik ve küresel yönetişim gibi temel alt alanlarını anlamlandırmalarına böylece temel kavramları ve teorilerini anlamalarına yardımcı olur. Kitap, sistematik olarak gözden geçirilmiş ve baştan sona güncellenmiş olup aynı zamanda farklı bakış açıları arasında bağlantılar kurmak ve çağdaş kurumların, olayların ve gelişmelerin hayata geçirilmesine yardımcı olmak için denenmiş ve test edilmiş bir dizi pedagojik özellik kullanır. 
 
Çok çeşitli uluslararası örneklere dayanan bu metin, dünyanın dört bir yanındaki öğretim görevlileri için ideal bir seçimdir. Kitap lisans düzeyinde ve karşılaştırmalı siyaset derslerinde başvurulacak bir kaynak olarak kullanılabilmesi için özenle tasarlanmış ve yazılmıştır. Ayrıca, ana veya yan dallar için bir referans noktası olarak da kullanılabilir. 
 
Bu edisyonda yenilikler şunlardır: 
- Kitap, dünyanın farklı yerlerinde demokrasinin düşüşünü ve popülizmin ve otoriterliğin yükselişini yansıtacak şekilde yeniden yapılandırıldı ve revize edildi. 
- Uygulamadaki Siyaset kısımları en son siyasî gelişmeleri yansıtıyor; &apos;Trump&apos;ın Zaferi: Kutuplaşma ve Öfke Siyaseti mi?&apos;; &apos;Güney Afrika: Tek Parti Devleti mi?&apos;; ve &apos;Kuzey Kore: Haydut Bir Nükleer Güç mü?&apos; 
- Sosyal medyanın ve &apos;sahte haberler’in ortaya çıkışı ve etkisi değerlendirilerek medya ortamının dönüşümü tartışılmaktadır. 
- Öğrenciler için web bağlantıları, öğretim görevlileri için PowerPoint slaytları, kitabı kullanma kılavuzu ile bloomsburyonlineresources.com/politics-5e adresinde bulunabilir. Bu kaynaklar, bu ders kitabını kullanırken öğretme ve öğrenmeyi desteklemek için tasarlanmıştır ve hiçbir ekstra ücret ödemeden kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102799</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897a3ccf-06e1-446d-ae78-0918cbbbf8ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Saplantı ve İntikam Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>Tutku suçları hem ürkütücü hem de garip bir şekilde baştan çıkarıcıdır. Sevdiğiniz biri nasıl korktuğunuz birine dönüşebilir? Bu sürükleyici antoloji, bu soruyu en etkileyici gerçek suç öykülerinden, saplantı ve intikam cinayetlerinden bazılarıyla araştırıyor. 
Duyguların körüklediği suçlar. Aşk, tutku, saplantı, kıskançlık ve ihanet. Duygular söz konusu olduğunda, insanlar tuhaf ve beklenmedik şekillerde tepki verebilirler. İster karşılıksız aşktan incinmiş bir kalp, ister aşkı için her şeyi yapabilecek kadar tutkulu bir âşık olsun en uysal insan bile aniden tersine dönebilir ve karanlık niyetleri olan intikamcı bir kişi haline gelebilir. Antik Yunan miti İason ve Medea’dan Shakespeare’in Othello’suna kadar, bu derinden hissedilen duygularla ilgili temalar varlığını sürdürmüştür. Ancak mitoloji veya kurgunun aksine, Aşk, Saplantı ve İntikam Cinayetleri gerçek hayattan öyküler içeriyor. 
“Ateşli cinayetlerin cezbedici efsanelerine susamış gerçek suç öyküsü tutkunları, bu son derece sürükleyici koleksiyonu bir çırpıda bitirecekler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102800</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab4e75e-2867-4fa6-ac45-51149e064087.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Demokrasi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bugün gezegenimizin geleceğiyle ilgili ciddi belirsizliklerle karşı karşıyayız. Böyle bir dönemde demokrasinin potansiyeli her zamankinden daha fazla önem taşıyor. 
Suriye ve Mezopotamya’da ortaya çıkışından Fransa ve Amerika’da devrimci ruhu körüklemede üstlendiği role kadar demokrasi, kimin güç ve ayrıcalığa sahip olacağına ve neden yararlanacağına karar vermenin geleneksel yöntemlerini yıktı. Çünkü demokrasi insanları radikal bir şey yapmaya itti: Eşitler olarak bir araya gelmek ve kendi hayatlarını ve geleceklerini belirlemek. 
John Keane demokrasinin en eski meclis demokrasilerinden Avrupa tarzı seçim demokrasisine ve günümüzde hâkim duruma gelmiş olan gözetim demokrasisine doğru geçirdiği evrimi inceliyor. Bugün hükûmetler seçmenlere sadece seçim günü değil her gün yoğun bir kamu denetimiyle cevap verirken bir yandan da bu karmaşık ve canlı demokrasinin yenilmez olmadığını aklımızdan çıkarmamalıyız. 
 
“Demokrasinin geleceği hakkındaki kötümserlik dalgasına karşı kürek çeken, demokratik ideallerin ve uygulamaların tarihi konusunda seçkin bir uzman olan yazar, bizi kapsamlı bilgisi ve ihtişamlı üslubuyla bir kez daha büyülüyor. Mücevher gibi bir kitap.” 
—Paul ’t Hart, kamu yönetimi profesörü, 
Utrecht Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102801</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fe1370-ee75-43b4-a650-504eb7cb709c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihan ile Yüz Yogasını Keşfet</image:title>
            <image:caption>Yaşlanmak sizin için ne anlama geliyor? 
Yaşlanmaktan korkuyor musunuz? 
Kırışıklıklar en büyük düşmanınız mı oldu? 
Her fotoğrafta beliren gıdınız sizi rahatsız mı ediyor? 
 
Yaşlanmayı durdurmak mümkün olmayabilir ancak onun 
yüzümüzdeki izlerini silmek elimizde. Canlanmak, Tazelenmek ve Gençleşmek İçin Nihan İle Yüz Yogası’nı Keşfet, botoks, dolgu, estetik gibi herhangi bir cerrahi müdahale olmadan nasıl genç ve diri bir cilde ve yüze sahip olabileceğinizi adım adım anlatıyor. 
 
Kitaba özel hazırlanan Yüz Yogası Videosu ile Yüz Yogası pratiklerini hayatınıza katmanız artık çok kolay. Hadi siz de güzel yaşlanmanın ve bütünsel sağlığın keyfini çıkarmaya başlayın. 
Ayrıca bu kitap aracılığıyla Tapping, Akupresür, GuaSha Masajı, Face Roller Masajı’na dair bilgilere ulaşabilir, ihtiyaç 
duyduğunuz taktirde “Diş Sıkanlar İçin Yüz Yogası” 
bölümündeki pozlardan faydalanabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102802</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3922caed-e447-42bf-8d8a-6fe9717b7595.jpg</image:loc>
            <image:title>Tao Hakikatin Yolu 2 Cilt Takım</image:title>
            <image:caption>Yaşamın büyüsünün sırrı, eylemsizliğe erişmek için 
eylemi kullanmaya bağlıdır. 
Sevgi seni çağırınca onu takip et, sonuna kadar takip et, tamamen kaybolduğun noktaya kadar takip et. Bir pervane ol. Evet, sevgi bir alevdir, seven ise pervane. Pervaneden çok şey öğren, sırra o sahip; nasıl ölüneceğini bilir. Sevgiyle, esrimeyle, dansla nasıl ölüneceğini bilmek, daha yüksek bir düzeyde yeniden doğmayı bilmektir. Ve ölünen her seferde daha yüksek bir düzeye ulaşılır. 
Gerçek hayat, gizemlerin gizemidir. Bu gizemi açıklamak asla mümkün değildir. Kurgu insan zihninden doğar. Zihin bir aynadır, birkaç şeyi yansıtır. Eğer iyi bir aynan, yaratıcı bir aynan varsa bir şiir yaratabilirsin, müzik yaratabilirsin, kurgu yaratabilirsin, yazabilirsin, resim yapabilirsin. Ama tüm resmedeceklerin, tüm yaratacakların ve tüm yazacakların, gerçeğin çok ufak, atomik bir parçası –aslında bir parçası değil de, zihninde o parçanın yansıması– olarak kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102803</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59a0e6e-f177-4558-8a2e-548086f424c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof, Yahudi ve Hıristiyan Arasındaki Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>Farklı dünyalara mensup kişiler arasında bir diyalog kurulacaksa, önce aklın ilkeleri üzerinde uzlaşılmalıdır. Abelardus’un bu klasik yapıtında görüleceği üzere, Abelardusçu akılcılığı, filozof temsil eder ve diyalog hem Yahudiye hem de Hıristiyana dinsel tavrın temelinde aklın olması gerektiği yönünde ilerler. 
 
Diyaloglar şeklinde ilerleyen eser, Ortaçağ’da yaygın bir şekilde kullanılan üslup olan “rüya görme” ile başlar ve hakem, teistik inanca sahip bir filozof, Hıristiyan ve Yahudi olmak üzere dört karakterin birbiriyle diyaloglarından oluşur. Kısa bir girişin ardından, ilk münazarada Yahudi ile filozof; ikinci münazarada ise Hıristiyan ile filozof çeşitli felsefi ve teolojik konular üzerine tartışırlar. Giriş bölümünde hakem, önce Yahudi ve filozofun sonrasında Hıristiyan ve filozofun kendi aralarındaki tartışmalarını dinledikten sonra inanç bakımından kimin haklı olduğuna dair düşüncesini dile getirir. 
 
Eserde konuşmacı olarak geçen dört karakterden birisi olan filozof, tıpkı Hıristiyan ve Yahudi karakterleri gibi tek tanrı inancına sahip olsa da onlardan farklı olarak kutsal kitaplara değil, doğal yasaya (Lex naturalae) bağlı olduğunu dile getirmekte ve tartışmaya “tüm disiplinlerin amacı olan ahlâk felsefesini” ortaya koymak için geldiğini belirtmektedir. Ona göre, ahlâk felsefesi nihai iyinin ve nihai kötünün ne olduğunu ve nihai iyiye ulaşmanın ve nihai kötüden kaçınmanın yollarının ne olduğunu gösteren bilimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102804</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a483ecb-ac4c-4b3f-9f07-f26d3eae1eec.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Hikayen</image:title>
            <image:caption>Hikâye merhemdir. 
Usul usul geçer yaraların üstünden. 
Görmediğin her hikâye sana uzak. 
Dinlemediğin her söz yarım. 
Sen de azalacaksın biraz. 
İdrak etmeden yaşadığın zamanlar beklemez seni hiçbir yerde. 
Yaşanmıştır yaşanıldığı fark edilmeden. 
Oysa sadece yaşadıklarından dolan sandıklardır bütün zenginliğin. 
Duymadığın her hikâye sana uzak. 
Duyduğun, duyup da gönlünde taşıdığın her hikâye senin bir parçan. 
Dünyayı ikiye ayırmalı mıdır yeniden? 
Hikâyesi olanlar, hikâyesi olmayanlar. 
Gördün ve dokundun. 
Eline aldın yavaşça, iz sürdün satırlarda. 
Artık hepsi senin hikâyen...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102805</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3bff45-a173-45bb-93b4-b84e7ebece94.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkabağı ve Tarçın</image:title>
            <image:caption>Farklılıklarımız bizi aynı noktada buluşturabilir mi?  
Birce Eren kendine ait iyi özellikleri sıralarken listenin en başına sorun çözme becerisini koyardı. Aniden evsiz kaldığında aynı durumda olan üç kızla bu sayede eve çıkmış, birbirinin tamamen zıddı olan kızların kavga etmeden yaşayabilmesi için bu beceriyi sonuna dek kullanmaya karar vermişti. Neşeli ve arkadaş canlısı doğasıyla herkesle anlaşabileceğini düşünürken huysuz alt komşusuyla iletişim kuramamak öz güvenini sarssa da kolayca pes etmeyecekti.

Barış Kaan Erbey etrafında gerçekleşen olaylara tepkisiz kalan, sessiz, içe dönük ve mantığın sesinden ayrılmayan biriydi. Dinozorlar hakkında saatlerce konuşabilirken başka herhangi bir konuda onunla sohbet etmek neredeyse imkânsız hale geliyordu. Az konuşur, az güler ve sık sık da pervasız dürüstlüğüyle karşısındakileri zor durumda bırakırdı.

Eğer hayat mantık çerçevesinde ilerleseydi Birce ve Barış’ı yan yana düşünemezdiniz. Fakat işin içine kalp girdiğinde neler olacağını kim bilebilirdi?

Eğlenceli, sıcak, aşkın ve dostluğun en güzel halini barındıran keyifli bir gençlik romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102806</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90945c3c-e7a0-4099-8147-ca1236865330.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumun Çocuğa İhaneti</image:title>
            <image:caption>&quot;Geleneksel terapinin çocukluğa bakışının kışkırtıcı bir eleştirisi... Bu patlamaya hazır bir kitap. Bu kitaptan, kendisi ve ebeveynleriyle ilişkisi hakkında yeni keşifler yapmadan çıkacak birini hayal bile edemiyorum.&quot; 
Nancy Evans, “Glamour” 
 
Sigmund Freud&apos;un dürtü teorisine yönelik temel bir eleştiri olan bu kitapta, Alice Miller çocuk istismarının acımasız gerçekliğini tüm dünyanın dikkatine sunarak &quot;geleneksel&quot; çocuk yetiştirme yöntemleri hakkındaki düşüncelerimizi tamamen değiştiriyor. Vaka öykülerini, edebiyat eserlerini, rüyaları ve Franz Kafka, Virginia Woolf, Gustave Flaubert ve Samuel Beckett gibi kişilerin hayatlarını inceleyerek çocukların &quot;fantezilerinin&quot; ardındaki acı gerçekleri ortaya koyuyor. 
 
Toplumun Çocuğa İhaneti, insan doğasının gelişimine çok yönlü bir ışık tutan son derece önemli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102807</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05063839-d55e-4a46-b09a-e7400d3e0742.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih’in Rüyası</image:title>
            <image:caption>Fatih Sultan Mehmed yalnız Kostantiniyye’yi feth ederek Nebevî müjdeye mazhar olmamış, Osmanlı Devleti’ni bir cihan devleti haline getiren padişah olarak da tarihe geçmiştir. Onun fethi, mekânla birlikte zamanı da kapsadığı içindir ki, bugün bizimle beraber nefes almaya devam etmektedir. Kırım ile İtalya onun avucundaki çizgilerde birleşiverir, Tuna ile Fırat ateşîn kalbinden geçerek birbirlerine boşalmaya başlar, Karadeniz ile Akdeniz’i keskin zekâsıyla buluşturur. 
Sade coğrafya mıdır buluşan? Engin dünyasında kültürler ve sanatlar da, dinler ve diller de, kitaplar ve haritalar da, Ali Kuşçu ve Homeros bitimsiz bir yolculuğa çıkar. Doğu’yu da Batı’yı da kucaklamak ve onları, inşa edeceği büyük bahçenin kucağına almak istemişti. “Küçük cihad” (cihâd-ı asgâr) dediği fetihleri, “büyük cihad” (cihâd-ı ekber) ile tamamlamaktı nihaî gayesi. 
Fatih Camii’nin etrafında devrin en görkemli eğitim yurdunu açarken “Büyük cihad”ın başladığını söylemişti. Bu, ilim kılıcıyla cehalete karşı açılmış bir mücadeleydi. Ne var ki Fatih Sultan Mehmed’in ömrü, açtığı yolda sonuna kadar yürümesine izin vermedi, bu yüzden tarihî görevin kalan kısmını “sonraki” nesillere emanet etti; İstanbul’un fethine bizzat düşürdüğü tarihle söylersek, “âhirûn”a. Bu yüzden Fatih demek, yarım kalan aşk demektir; yaptıkları kadar yapmak istedikleriyle de keşfedilmesi gereken gerçek bir hazine demektir. 
Mustafa Armağan, Fatih’in Rüyası’nda tarihimizin bu kutlu hazinesinin kapılarını çalmaya devam ediyor. Ki o kapılar rüyalarımıza açılmaktadır. Daha doğrusu “Büyük Türkiye Rüyası”na…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102808</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a6590b-d9c7-4543-9404-ff975e016b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaşla Küçük Maymun!</image:title>
            <image:caption>Bazen etrafınızdaki şeylerin farkına varabilmeniz için yavaşlamanız gerekir. 
Maymun pek telaşlı, durmak bilmiyor. O acele ettikçe aksilikler peşini bırakmıyor ve hiçbir 
şey yolunda gitmiyor. Ta ki sakinliğiyle meşhur bilge dostuyla karşılaşana kadar. Onun 
yardımıyla maymun, dünyayı tamamen farklı bir şekilde görmeye başlıyor ve her şeyin seyri 
değişiveriyor. 
Eefje Kuijl’in büyüleyici çizimleriyle hayat bulan, Jess French’in yazdığı bu kıpırdak hikâyede; 
yağmur ormanlarının rengârenk atmosferi içinde ilerlerken, hem birtakım hayvanlara dair 
ilginç bilgiler öğrenecek hem de stres ve panikle nasıl baş edilebileceğinize dair ipuçları bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102809</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa5c98b-2a49-4ba5-a5b5-0f480bd0c5ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Max Verstappen : 2021 Dünya Şampiyonu Apoletiyle Güncellenen Biyografisi</image:title>
            <image:caption>FORMULA 1’İN 2021 SEZONUNDAKİ KARİZMATİK ŞAMPİYONU, HOLLANDALI “HARİKA ÇOCUK” MAX VERSTAPPEN’İN 
İLK VE TEK BİYOGRAFİSİ 
 
 
Formula 1’i Max Verstappen kadar sarsabilmiş çok az sürücü var. 2015’te, henüz sadece 17 yaşındayken F1 tarihinin en genç pilotu olduktan sonra; 2016’da, Red Bull formasıyla çıktığı ilk yarışı, İspanya Grand Prix’sinden zaferle ayrılarak bu sporda yarış kazanan, podyuma çıkan ya da müsabakayı en az bir tur boyunca lider götüren en genç isim olmayı da başardı.

Yarış pilotluğunu seçmek, F1’in gördüğü en özgün sürücülerden Jos ile seçkin bir go-kart yarışçısı olan Sophie Kumpen’in oğlu olarak dünyaya geldiği için Max’ın kaderinde yazılıydı. Daha ilk yarışından manşetleri süslemeye başlayınca kısa sürede pistlerde adından söz ettirdi, cesaretiyle şöhret oldu, eleştirileri de alkışları da bir bir topladı. 

Spor yazarı James Gray kaleme aldığı bu ilk kitabında, Verstappen’in yarış öncesinde, esnasında ve sonrasında mutlaka izlenmesi gereken o agresif sürüş tarzı ve açık sözlü tabiatı kadar, Hollandalı hayranlarının onu desteklemek adına turuncu renge bürünmüş öbekler hâlinde niçin böylesine fanatik bir tavır sergilediğini de anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102810</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43bf542-9c84-45d6-bbf6-9488297a550b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Denizi’nin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Elmo Lu ve deniz atı Buğu, Kardelen Adası’nda ayrı düştükleri balıkçı Piyeto’nun izini sürerler. Piyeto onlara “Düş Denizi’nin Sırrı”nı ve düş avcılığını öğretmiş, sonra da kayıplara karışmıştır. Bu iki düş avcısı, şişelere koydukları mektupları denize bırakarak balıkçıdan haber almaya çalışırlar. Bu arada, adada karşılaştıkları uykucu kaplumbağa Pakua ve Tompotom sülalesiyle başlarına çok ilginç olaylar gelir. Kitabı okuyunca siz de onlarla birlikte Düş Denizi’nin mucizelerine tanık olacak, düş avcılığının inceliklerini keşfedeceksiniz. Umarım bir gün sizin de bütün düşleriniz gerçek olur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102811</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/029639a6-8e8f-44b1-8c74-51f59d69eca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Che Guevara</image:title>
            <image:caption>Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin... 
 
Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa ölüm hoş geldi, safa geldi... 
 
En önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kabiliyetinizi koruyabilmenizdir. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102812</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb018b91-6ec9-49d3-9861-82fe89ee85a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Yöneten Gizli Güçler</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Yöneten Gizli Güçler
￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102813</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d9e539-eabc-47e3-a461-41e45fe78b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömrüne Sığmayan Adam Aziz Nesin 1915 - 2015 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aziz Nesin&apos;in yazılmamış özyaşam öyküsü, Ömrüne Sığmayan Adam&apos;ın 100 yıllık serüveni...
&apos;&apos;Yıl 1915, Çanakkale Savaşının en kızgın, en civcivli zamanı.
Nusret, &quot;yardım, Tanrı yardımı, başarı, üstünlük&quot; anlamına geliyor.
Tanrı yardım etsin de Çanakkale Savaşını kazanalım diye, böyle bir dilekle adımı Nusret koyuyorlar. Mehmet de dedemin adı. Ben Mehmet Nusret...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102814</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba7d0f2-8fd2-48b8-b6cc-a34b8968dfde.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Sonuna Dair Kehanetler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, son üç yüzyılda kapitalizmin sonuyla ilgili kehanetleri karakterize eden umut ve hayal kırıklığı arasındaki tuhaf suç ortaklığını yakalıyor. Hem kehanet hakkında uyarıcı bir hikâye olarak hem de kapitalizmin mantığının örnek bir incelemesi olarak okurların ilgisini çekecektir. 
—Arjun Appadurai, New York University 
Francesco Boldizzoni bize, kapitalizmin çöküşüne dair öngörülerin neredeyse kapitalizmin kendisiyle yaşıt olduğunu gösteriyor. Kendi hatalarından pay çıkarmamakta direnen ve devrim adı altında “bir şey yapma” duruşunu temize çıkaran iktisadi düşünce geleneğine ışık tutuyor. Ayrıca bu kitap, tahmin kültüne dair nefis bir çalışmanın ürünü. 
—Jeremy Adelman, Princeton University 
Kapitalizmin Sonuna Dair Kehanetler, politik iktisada ve entelektüel tarihe ilgi duyan herkes için özel bir kitap; ayrıca kapitalizm ve geleceğine dair güncel tartışmalarla birlikte, kriz ve kriz teorisi tartışmalarında da büyük bir rol üstlenecektir. 
—Wolfgang Streeck, “How Will Capitalism End?” kitabının yazarı 
Bu, kapitalizmin sonunun başlangıcı mı? Öyle olabileceğini düşünüyorsanız -kapitalizmin çöküşünü ister sabırsızlıkla ister endişeyle bekliyor olun- Francesco Boldizzoni’nin yeni kitabı sizi bir kez daha düşündürecektir. —Alyssa Battistoni, Boston Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102815</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24a06f6f-dc24-43f7-83b4-bfe617b43bc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarınızı Arttırmak İçin Hafıza Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Uzun yaşamanın sırrı,beyin hücrelerini çalıştırarak güçlendirmektir. 
William Vogt 
Hafızaya ait tabii kanunlar üçtür. 
Bunlar:hatırlanacak şey hakkında derin bir intiba bırakmak.hatırlanacak şeyi tekrar etmek. 
Hatırlanack şeyleri başka şeylere bağlamaktır. 
Dale Carnegie 
İnsanların çoğu,sahip olduğu hafıza kabiliyetinin yüzde onundan fazlasını kullanamaz ve yüzde doksanını hafızayı işleten tabi kanunları imal ederek israf eder. 
Carl seashore 
Bağırıp çağırmakla istediğini elde edemezsin.İstediğini elde etmek için aklını kullanmalısın. 
Twelve Monkeys 
Başkaları yapabiliyorsa sen de yapabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102816</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fdbd5b4-aec9-4d17-bbdd-92d2afbf2496.jpg</image:loc>
            <image:title>Keynes Ve Keynes’in İktisadı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin önemli iktisatçılarından Keynes üzerine eşsiz bir kitap! 
İktisat teorisinin temelleri Adam Smith’le atılmıştır. Smith, değer teorisi, iş bölümü, mutlak üstünlükler teorisi ve piyasa ekonomisini başyapıtı Ulusların Zenginliği’nde okurla buluşturmuştur. Karl Marx, Smith’in değer teorisini Robert Malthus ve David Ricardo’nun görüşleriyle harmanlayarak emek değer teorisini oluşturmuştur. İktisat yazınında kitapları en çok okunan üç iktisatçıdan ikisidir Smith ve Marx. Üçüncü ise, John Maynard Keynes’tir. 
Bentham’ın fayda teorisine tutunup klasik iktisadın değer teorisinden ve bölüşüm sorunundan uzaklaşan neoklasikler, 1929 Buhranı’nın piyasa ekonomisiyle çözülemeyeceğini, devletin piyasaya müdahalesinin gerekliliğini vurgulayan Keynes tarafından bozguna uğratılmıştır. Keynes, neoklasik iktisada asıl darbeyi İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi kitabıyla vurmuştur. 
Yakın tarihte, yaşadığımız her krizde muhakkak başvurduğumuz Keynes ve Keynes’in iktisadına dair İktisat ve Toplum Dergisi’nde yayımlanmış makalelerden derlenen bu kitap, sizi, Keynes’in bilgeliğiyle baş başa bırakacak. 
Yazarlar: Ahmet Ertuğrul - Alper Duman - Bayram Ali Eşiyok - Ercan Eren - Erinç Yeldan - Hasan Ersel - Hüseyin Özel - Kaan Öğüt - Meghnad Desai - Mehmet Fatih Cin - Metehan Cömert - Oğuz Esen - Oğuzhan Altay Ömer Faruk Çolak - Sacit Hadi Akdede -Şevket Pamuk - Turan Subaşat - Vedit İnal - Yılmaz Akyüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102817</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/054d70c8-3254-4e06-80ea-d1b82a756b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Her Yönüyle Zihin Kontrolü</image:title>
            <image:caption>İnsanlar binlerce yıldır başka insanlar üzerindeki etkilerini arttırmak için neler yapabileceklerini öğrenmeye çalışıyor. Amaç basit: Bir başkasının zihnini ele geçirirseniz ona istediğinizi kolayca yaptırabilirsiniz. Etkili ikna teknikleri başka insanlara istediklerinizi yaptırmanız için kullandığı-mız en bilinen yöntem ama sonuçları net ve her zaman istendiği gibi olmuyor. Bu da insanları karanlık ve etik dışı olsa da başka yöntemlere itiyor. 
İşte zihin kontrolü tam da burada ortaya çıkıyor. Eğer bir başkasının ne düşündüğünü, ne istediğini ne istemediğini, kimlerle görüşeceğini, olaylara nasıl yaklaşacağını ve nasıl ya da ne yönde karar vereceğini kontrol edebilseydiniz ne olurdu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102818</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2933568-6c57-4703-8356-fd7338334c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Yapı ve Ekonomik Kırılganlıkların Uluslararası Rekabet Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>Günümüz iktisadi hayatın işleyişini anlamaya çalışırken dünya kapitalizminin 1980 sonrası yaşadığı büyük değişimlerin analizlere dahil edilmesi gerekmektedir. Zira, dünya kapitalizm tarihinde 1980’li yıllar önemli bir eşiği oluşturmaktadır. Her alanda kendini gösteren değişim dinamiklerine öncülük eden finansal küreselleşme ve liberalizasyon akımı, orta gelirli-gelişmekte olan ekonomilerde daha dikkate değer sonuçlar doğurmuştur. Uluslararası sermaye hareketlerinde gözlemlenen büyük artışlarla kendini gösteren finansal küreselleşme, orta gelirli-gelişmekte olan ülkelerde yapısal ekonomik kırılganlıklara kapıları aralamıştır. Sermaye hareketliliğinin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerin orta gelirli-gelişmekte olan ekonomilerde yarattığı önemli sonuçlardan biri de dış ticaret ve rekabet gücü alanında olmuştur. Bu çerçevede, bu kitap, 1980 ve sonrası yıllarda sözü edilen paradigma değişikliğinden olumsuz anlamda etkilenen gelişmekte olan ülke ekonomilerinin yeni düzenin gerektirdiği hedef alanı (rekabet gücünü arttırmak) ile uğraş alanına (ekonomik kırılganlıklarıyla mücadele) yoğunlaşarak, bu alanlara kurumsal iktisat paradigması bağlamında yeni çözüm önerileri sunmayı amaçlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102819</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5234c143-ef65-4835-b639-001ed39d9f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyamın Merkezi</image:title>
            <image:caption>Hikâyelerin başladığı ve bittiği yerde, dünyamın merkezindeyim! 

Ödüllü eserlerinden tanıdığımız Andreas Steinhöfel&apos;in kaleminden çıkan Dünyamın Merkezi, bir delikanlının yetişkin ve olgun bir bireye dönüşme sürecini ele alan çok katmanlı bir &apos;&apos;oluşum romanı.&apos;&apos;

Yaşadığı yere sığamayan, geçmişinden kaçamayan, geleceğini göremeyen ve tercihlerine yönelik saldırılara karşı kendini savunmaktan başka çıkar yol bulamayan Phil&apos;in darmadağın hayatına geniş bir parantez açan yazar; toplumsal baskıların ve büyüme sancılarının kültür farkı tanımadığını da bir kez daha gözler önüne seriyor. 
 
Yer yer Yunan mitolojisinden esinlenen girift konusu, sarsıcı kurgusu ve etkileyici üslubuyla okuru daha ilk sayfalarından kıskıvrak yakalamayı başaran kitap; bizi keşiflerimiz, hayal kırıklıklarımız ve yaşama dair seçimlerimiz üzerine sorgulamaya itiyor. 









Phil, hayat yolunun çok başında, henüz on yedi yaşında bir delikanlı. Fakat yaşıtlarından oldukça farklı; çünkü dünyaya körü körüne bakmaktan çok daha fazlasının peşinde. Bir yanda ilişkilerinde orta yolu bulamadığı uçarı annesi ve bir zamanlar hiç ayrılmadıkları ikiz kız kardeşi, öteki yanda ise içindeki dalgalanmaların kaynağı, tutkuyla kalbini kaptırdığı Nicholas var. Üstelik eski, büyük evlerinin odalarında birbirinden gizli, birbirinden saklı nice büyük sır açığa çıkmayı bekliyor. Ne var ki karmaşık geçmişiyle yüzleşmeden önce kendisiyle barışmayı öğrenmeli...

Okurun zihnini kurcalamayı seven Andreas Steinhöfel zamandan ve mekândan bağımsız akan bu derinlikli hikâyesiyle, bizleri dünyalarımızın merkezine inmeye çağırıyor ve Phil&apos;in peşi sıra, kitabın sayfalarının hayli ötesine geçecek bir yolculuğa çıkarıyor.

&apos;&apos;Ayaklarımın altındaki yer hâlâ sallanıyormuş gibi geliyor ama artık düşmekten korkmuyorum. Bu güzel bir his. Hareket hâlindeki yaşama dair bir his...&apos;&apos;
 

&apos;&apos;Hem üslup hem de konu açısından ağırlığını hissettiren çok katmanlı bir roman.&apos;&apos; The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102820</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efbf6b4c-2233-4116-b0bd-6dfb4f8ef17b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Olaylar Dizisi</image:title>
            <image:caption>Ünlü yazar ve biyolog Sean B. Carroll&apos;dan yaşamlarımız ve üzerinde yaşadığımız şu dünyada şansın şaşırtıcı gücüne dair heyecan verici, hayranlık uyandıran bir öykü bu. 
Dünya neden bu şekilde? Bizler buraya nasıl geldik? Her şeyin bir nedeni var mıdır, yoksa kimi şeyler şansa mı bırakılmıştır? Filozoflar ve teologlar bu sorulara binlerce yıldır kafa yoruyor, ancak son yarım yüzyıldaki şaşırtıcı bilimsel keşifler, şansın yön verdiği bir dünyada yaşadığımızı ortaya koyuyor. Şanlı Olaylar Dizisi, şansın müthiş gücünü ve canlılar dünyasındaki tüm güzellik ve çeşitliliğin şaşırtıcı kaynağını anlatıyor. 
Diğer tüm türler gibi biz insanlar da tesadüfen buradayız. Ancak herhangi birimizin var olabilmesi için ne kadar çok şeyin belirli koşullarla gerçekleşmiş olması gerektiği şaşırtıcıdır. Son derece olasılık dışı bir asteroid çarpmasından, Buzul Çağı&apos;ndaki keskin değişimlere, ebeveynlerimizin gonadlarındaki görünmez kazalara kadar, hepimiz şaşırtıcı bir dizi şanslı olay sayesinde buradayız. Ve şans, yaşamla ölüm arasındaki o kıldan ince çizgide her gün hüküm sürmeye devam ediyor. Elinizdeki bu eser, gerçekten bu büyük olguya ilişkin nispeten küçük hacimli bir kitap, fakat aynı zamanda coşkulu bir öyküdür. Monty Python, Kurt Vonnegut ve diğer büyük düşünürlerden esinlenen ve günümüzün en başarılı bilim öykücülerinden biri tarafından kaleme alınan Şanslı Olaylar Dizisi, hayatın en önemli ama en az takdir edilen gerçeklerinden birinin karşı konulmaz derecede eğlenceli ve düşündürücü bir anlatımı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102821</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee48218c-241f-4924-b255-6ee0f9ef375a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Daha Bilgili</image:title>
            <image:caption>Oyun gecesinin hâkimi olun, buluşmalarınızda parlayın ve tanıdığınız herkesi bu az bilinen gerçeklerle dolu; eğlenceli, garip ve akıllı kitapla etkileyin. 
 
Bir grup tavşan yavrusuna yumak dendiğini biliyor muydunuz? Ya da Mickey ve Minnie Mouse’u seslendiren insanların gerçek hayatta evli olduklarını? Peki ya bunu biliyor muydunuz: Antik İran’da devlet görevlileri yasaları iki kez tartışıyorlardı; bir kez ayıkken, bir kez de sarhoşken. 
  Şu an biraz iyi haber hepimize iyi gelebilir. Komedyen ve yazar Emily Winter, dünyamızda iyilik, güzellik, empati, mizah, sihir, şapşallık, tatlılık, güç, umut ve neşe olduğunu göstermeye geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102822</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/042cb57a-9e3c-4310-9724-e214da3be955.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Doğuşu Anadolu Selçuklu Devleti</image:title>
            <image:caption>Ortaçağ İslâm tarihi araştırmalarının önde gelen isimlerinden Fransız şarkiyatçı Claude Cahen (1909-1991) tarafından kaleme alınan La Turquie Pré-Ottomane, yazarın en önemli eserlerindendir. Söz konusu eser, yine önemli bir Ortaçağ tarihçisi İngiliz şarkiyatçı Peter Malcolm Holt (1918-2006) tarafından bazı tashih ve ilavelerle The Formation of Turkey: The Seljukid Sultanate of Rum: Eleventh to Fourteenth Century ismiyle İngilizceye tercüme edilmiştir. Elinizdeki çalışma da eserin İngilizcesinden Türkçeye tercüme edilmiş hâlidir. Cahen, Selçuklu ve Moğol dönemleri şeklinde iki ana bölüme ayırarak kaleme aldığı eserinde 11. yüzyıldan yaklaşık 14. yüzyılın ortalarına kadar Anadolu’daki Selçuklu, Beylikler ve Moğol hâkimiyetinin siyasî, askerî, idarî, sosyal, kültürel, ekonomik ve dinî boyutları üzerinde durmaktadır. Çalışma, Bizans Anadolusu’nun “Türkiye”ye dönüşme serüvenine tüm boyutlarıyla ışık tutmaktadır. Ana kaynaklarla modern araştırmalara dayanılarak hazırlanan bu mühim eser, Selçuklu, Beylikler ve Moğol tarihi yani kısaca Anadolu’nun Osmanlı öncesi Türk tarihi araştırmalarında her daim başvurulacak bir el kitabı hüviyetindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102823</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c076b37-6ddf-4140-8ad0-76390b783c1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?</image:title>
            <image:caption>Yoksa hepimize yalan mı söylediler? 
Başarının anahtarı olarak yıllar boyunca rasyonel düşünme işaret edildi, düşünme ve hissetmenin davranışlarımızda ayrı ve karşıt güçler olduğu hepimize benimsetildi, ancak son dönemde araştırmacılar tarafından yeni bir keşif ortaya atıldı: Duygular da en az düşünmek kadar önemlidir! 
Başkalarıyla nasıl daha iyi bağlantı kurabileceğimizin; hayal kırıklıklarımızı, korkularımızı, endişelerimizi nasıl anlamlandırabileceğimizin; daha mutlu bir yaşam sürdürmek için neler yapabileceğimizin cevabı duygularımızı anlamakta yatıyor. Öncü bilim insanlarının laboratuvarlarına dalan ve felaketle flört eden gerçek dünya senaryolarına yolculuk yapan Leonard Mlodinow, duygularımızın nasıl yardımcı olabileceğini, neden bazen incittiğini ve her iki durumda da neler öğrenebileceğimizi gösteriyor. 
Tüm dünyada büyük yankı uyandıran Subliminal’in yazarı Mlodinow, evrimimize ve biyolojimize ilişkin derin kavrayışları kullanarak, duygularımızı daha iyi anlamamız ve onların faydalarını en üst düzeye çıkarmamız için bize araçlar sunuyor. Karakteristik netliği ve büyüleyici hikayeleriyle Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir? yeni duygu bilimini keşfediyor ve bize doğanın en büyük armağanlarından birinden en iyi şekilde yararlanmamız için temel bir rehber sunuyor. 
“Duyguların bilinçdışından düşünceleri nasıl yönlendirdiğini anlamakla ilgilenenler için haz verici bir okuma. Mlodinow, ikna edici örnekler ve güncel araştırmalarla konuyu mahirane biçimde ele alıyor ki epey etkileyici bir şey bu… Rasyonelliğin karar alma süreçlerindeki sınırlı etkisine dair gitgide güçlenen konsensüsün canlı bir tezahürü.” — The New York Times Book Review 
“Leonard Mlodinow, bu kitabında hızlandırılmış bir kurs vadediyor. Rotası insanların (ve hayvanlar aleminin) davranışları olan, üstünkörü olmaktan çok renkli bir yolculuğu andıran bir kurs bu. Bu akılcı ve derli toplu kitap, genel olarak duyguları kullanmakla değil, duyguların bilimiyle ilgileniyor ama bunu yaparken tavsiyeler vermek ve okuyucunun kendi içine dönmesini sağlamak fırsatından da geri durmuyor… Yalnızca hayret verici değil, aynı zamanda etkileyici bir eser.” — The Wall Street Journal 
“Etkileyici… Duyguların ve düşüncelerin karşılıklı ilişkisini keşfetmek büyüleyici… Duygusal, duygularımızın köstek işlevi taşımadığını, aksine hayatlarımızı zenginleştirdiğini gösteriyor.” — Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102824</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb3fca9-993f-45b4-8437-aecd4d001e9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanayan Yaram Kudüs</image:title>
            <image:caption>Ben Kudüsüm, 
Mirac’ın mucize şehri, 
Ben Kudüsüm 
Peygamberlerin diyarı 
Ben Kudüsüm 
Binlerce şehidi bağrına basan 
Ben Kudüsüm 
Binlerce mazlumun gözyaşı olan 
Ben Kudüsüm 
Bütün ümmetin kanayan yarası 
Ben Kudüsüm Geceleri sessizce ağlayan şehir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102825</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8156fe99-e8a6-4f8a-b71c-bf7cb1341b34.jpg</image:loc>
            <image:title>Tezgâh Altı Düşünceler</image:title>
            <image:caption>İnsan olumsuz olayların baskısından kendini kurtaramazsa, genellikle aklını yitirir. Aklını yitirerek başkalarının  oyuncağı, eğlencesi olmamak için, yaşam direncinin yakıt deposunu sürekli dolu tutmak gerekiyor bende öyle yaptım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102826</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a75f8da-eb52-4979-89e1-15f54f535b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Torunumla Baş Başa</image:title>
            <image:caption>Bu öğretici çocuk kitabı;&quot;Torunumla Baş Başa&quot;nın yazılması için beni teşvik eden, heveslendiren; duygu, düşünce ve hayallerini bana açan; kitabı birlikte yazdığımız, 9 yaşındaki bir tanecik sevgili torunum Elif MERCAN’a (Elif DEMİRCİ’ye) sonsuz teşekkürlerimle... Elif’in ileride iyi bir yazar olması dileğimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102827</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bab4225-29c6-4095-9fb1-836a0bf2b58a.jpg</image:loc>
            <image:title>İpin Ucu</image:title>
            <image:caption>Toplumsal olaylardaki gelişmeler, görünüşte rastlantısal gibi dursa da, hiçbirisi rastlantının dar kalıpları içinde gelişip, oluşmaz. Her şey neden-sonuç ilişkileriyle birbirine bağlıdır.  12 Eylülün hazırlanışından getirilişine, uygulanışından sonuçlarına kadarki süreç ve sonuçları da bu kapsamda değerlendirmelidir. ABD işbirlikçisi yerli egemen güçlerin yarattığı planlı programlı kargaşa ortamı ülkeyi bile bile ölümlere, bile bile katliamlara götürerek amacına ulaşmıştır. Örneğin Maraş, örneğin Çorum katliamları ABD maşası yerli güçlerin işbirliği ve Ordunun tepesine yerleştirilmiş ABD kuklası BEŞLİ ÇETE’nin katkılarıyla gerçekleştirilerek 12 Eylüle varılmıştır. İşte bu kitapta okuyacaklarınızın tamamı 12 Eylül döneminin yaşanmış gerçek olaylarının bir bölümünün anlatımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102828</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ba8cab-e246-4c73-9acc-004d9fdf501a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Güneş</image:title>
            <image:caption>Bir hikaye ne zaman başlar, ne zaman biter? 
Bence bir hikaye, hikayeyi gözünden takip ettiğimiz tüm karakterler gözlerini ilk kez açtığında başlar, son kez kapattığında biter. Onun hikayesi henüz bitmedi ve ben daha başlangıcını bile bilmiyorum. 
 
  Hayatınızın içinde olmayan birisi size ne kadar zarar verebilir? 
  Delilik, her insanın içinde bulunan çekinik bir gen midir, yoksa sonradan mı gelir? 
 
  Siyah Güneş işte bana bu soruları sorduruyordu. Kimse görmese de tüm İzmir&apos;e etkisini hissettirebiliyordu. 
 
  Onun ve onun gibilerin yaydığı bu deliliğe, çekinik genime kapılmamak için… Normal bir insan olabilmek için, normal insanların arasına saklandığımı sanmıştım. 
 
  Ama hangimiz normaliz ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102829</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1557478d-4007-4100-8334-4b4955b37a33.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Devrin Hikayesi &amp; İttihat ve Terakki</image:title>
            <image:caption>XIX. Yüzyılın sonlarına doğru, Osmanlı aydınları arasında özgürlük eşitlik, meşrutiyet gibi düşünceler hızla yayıldı. Namık Kemal, Ziya Paşa gibi aydınların, öncülüğünde bir özgürlük hareketi başladı. Avrupalıların Jön Türkler adını verdikleri, Yeni Osmanlılar, bu düşüncelerini daha rahat ve etkili bir şekilde yaymak için Avrupa’ya gittiler. Yeni Osmanlılar, ülkede bir meclisin açılmasını, ırk, din ve mezhep ayrılıklarının ortadan kaldırılmasını istemekteydiler. Onların bu düşünceleri Mithat Paşa ve Ser Asker Hüseyin Avni, Süleyman Paşa gibi devlet adamları tarafından desteklenmekteydi. 
Osmanlı ülkesinin maliyesi ciddi biçimde bozulmuş, dış borçlar ciddi şekilde artmıştı. Bu durum halk arasında genel bir hoşnutsuzluk yaratmıştı. Yeni Osmanlılar Padişah Abdülaziz’i tahtan indirdiler. V. Murad padişah oldu fakat onun psikolojik sorunları, delilik boyutlarına varınca, üç ay sonra onu da tahtan indirdiler, yerine Meşrutiyeti ilan edeceği sözünü veren II. Abdülhamit’i padişah yaptılar. İşte bu kitabın hikâyesi tam olarak burada başlar. Başrolde Abdülhamit vardır. Onun baskıcı yönetiminde aydınların tasfiyesi, Mithat Paşanın yürekleri acıtan şehadetini, Namık Kemalin sürgünü ve Ali Suavi’nin karakol polisi, okuma yazması olmayan sonradan paşalığa yükseltilen, yedi sekiz Hasan tarafından başının nasıl ezildiğini okuduğunuzda yüreklerinizde bir burukluk hissedeceksiniz. Hayatta hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. “Gün gelir hesap döner”, ferman Abdülhamit’inse dağlar genç ittihatçılarındır. 
Bu kitapta Mithat Paşanın, Namık Kemalin, Ali Suavi ve isimlerini sa-yamayacağımız aydınların, açtığı yolda Meşrutiyet ülküsü uğruna dağlara çıkan, ceplerinde idam fermanları, körüklü çizmeli, avcı ceketli kayzer bı-yıklı İttihatçıların Hikâyelerini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102830</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b3dda1-1890-4eb4-9eb4-ce1094e4d11d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay- Hadi Keşfedelim</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102831</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75ef213a-5877-43e7-9fcb-9ce8ce8cc594.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeyiz</image:title>
            <image:caption>Anneler bazen kederlerini koyar kızlarının çeyizine 
bazen de kederlerini… 
 
Annemden aldım çeyizimi, 
Serdim dantel dantel ömrüme. 
Aldığım çeyiz değilmiş ki 
Kaderimmiş meğerse... 
 
Anneler kızları için ince ince danteller örer... 
Anneler kızları için iğne oyalı tülbentler bezer... 
Anneler kızlarının hem tahtını hem bahtını eyler... 
Nesilden nesile aktarılan korkuların, kederlerin, tebessümlerin, kırık kanatların, kabuk tutmuş yaraların, yarına saklanan umutların yaşamın bağrından akan iyileşme hikâyelerini bırakıyoruz sehpanızın üzerine. 
 
Çeyizlik dantel serer gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102832</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/876f5cae-5d87-442e-94e8-508d31595b66.jpg</image:loc>
            <image:title>İFA - İnsanın Fabrika Ayarları (Genişletilmiş Yeni Baskı)</image:title>
            <image:caption>Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor? 
 
Elinizdeki kitap, insanlığın gereklerini İFA edebilmek için, bilimsel gerçeklere farklı bir çerçeve öneriyor. İnsanın Fabrika Ayarları, kendinizi başka bir bakış açısından bir kez daha anlamaya davet ediyor. 
 
·         İnsan neden bu kadar çıplak ve aciz? 
·         Bedensel ihtiyaçları karşılanan insan neden mutlu olamıyor? 
·         Yüz yıl önceki insanların bilmediği bunca yeni “ölüm nedeni” nereden çıktı? 
·         Neden hareketsiz kalınca hastalanıyoruz? 
·         Fazla yemek bize neden iyi gelmiyor? 
·         Yalnız kalınca neden erken ölüyoruz? 
·         Bedenin stres tepkileri, tüm hayvanların hayatta kalmasına yardımcı olurken, bizi neden bu kadar yoruyor; hatta hasta edip öldürebiliyor? 
·         Sınırlarını aşamayan, zihnini ve bedenini zorlamayan insanlar neden bunalıma giriyor? 
·         Yaratılışımıza uygun bir yaşam kurmak ve bunu sürekli hale getirmek bu kadar zor mu? 
 
Bu kitap, bu ve benzeri soruların cevaplarını vermekten ziyade kendiniz için en doğru cevapları bizzat sizin bulabilmeniz için yazıldı. Bundan sonrası ise size kalıyor. 
 
Kendinize iyi bakın, göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102833</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc6a0aae-d838-4d97-932f-695ee21c3f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Beyin ile Yaşam</image:title>
            <image:caption>Yarım yüzyıl boyunca sağ beyin yarım küremizin duygusal beynimiz, sol beyin yarım küremizin de rasyonel düşünen beynimiz olduğuna inanmak üzere eğitildik. Hâlbuki duygusal limbik dokular beynimizin iki yarım küresi arasında eşit şekilde dağılmış durumdadır. Dolayısıyla her bir yarım küre hem hisseden hem de düşünen birer beyne sahiptir. 
 
Dr. Jill Bolte Taylor, Tüm Beyin ile Yaşam isimli bu kitabında birbirinden çok farklı olan bu hücre modüllerini bizi biz yapan Dört Karakter olarak sunmaktadır. Bu Dört Karakterin her biri belirli yetenekleri sergilemekte, belirli duyguları hissetmekte veya kendine has düşünceler düşünmektedir. Ayrıca Dr. Taylor, içimizdeki farklı karakterleri ortaya çıkarırken istediğimiz zaman bu karakterlerin hangisi olacağımızı, nasıl davranacağımızı seçebilmemiz ve onları başkalarında fark edip onlarla ilişki kurabilmemiz için gerekli araçları da anlatmaktadır. 
  Kendimizin ve başkalarının Dört Karakterine aşinalığımız arttıkça düşüncelerimiz, duygularımız, ilişkilerimiz ve hayatlarımız üzerinde daha fazla güç kazanırız. Aslında her anımızda kim ve nasıl olacağımızı seçme gücüne sahip olduğumuzu keşfederiz. Dört Karakterimiz birlikte çalışıp tüm beyin olarak birbirini dengelediğinde de kendimizin en iyi haline gelebilir, en iyi hayatlarımızı yaşayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102834</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e52f8872-5bff-48aa-8740-73d044ece173.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerde O Eski Sen</image:title>
            <image:caption>“Nerde o eski sen?” cümlesinden anlayacağımız üzere çevremizde değişen, dönüşen yahut dünyevileşen insanlar var. Belki kendimiz de bu değişimin bir parçasıyız. “Eskiye özlem” klişesi yalnızca eski eşyalar ve mekanla alakalı bir duygu değil. En çok eski hassasiyetini, eski maneviyatını, eski samimiyetini kaybeden kişiler için üzülür, hayıflanırız. Geçmişte her bakışının, her kelimesinin manasını ezbere bildiğimiz en yakınımızla bile artık konuşabilmek, anlaşabilmek ve müşterek noktalarda buluşabilmek neredeyse imkânsız hale gelmiş olabilir. Bunu sorgularken bizi bu sonuca ulaştıran dinamikleri de dikkate almak zorundayız.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102835</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39153dda-cb84-404a-ab6b-eb69b4ffeb62.jpg</image:loc>
            <image:title>İçin İçin Yanan Ateş</image:title>
            <image:caption>Milyonlarca okuru büyüleyen Trendeki Kız ve Karanlık Sular’ın yazarı Paula Hawkins’ten aldatmaya, cinayete ve intikama dair yepyeni bir roman.
Londra’da genç bir adam korkunç şekilde öldürülmüş olarak bulununca, onu tanıyan üç kadın hakkında soru işaretleri oluşur. Laura kurbanın teknesinden çıkarken görülen son kişidir. Teyzesi Carla hem onun hem de yakın zamanda vefat etmiş bir başka aile üyesinin yasını tutuyordur. Miriam ise polisten sır saklayan meraklı bir komşudur. Kurbanla ayrı bağlantılara sahip üç kadın, içten içe kendilerine yapılan yanlışları düzeltmek için yanıp tutuşur.
İntikam söz konusu olduğunda iyi insanlar bile korkunç şeyler yapabilir. Huzuru bulmak için ne kadar ileri gidilebilir? Sırlar alev alıp patlamadan önce ne kadar süre için için yanabilir?
“Kitabın sonunu yalnızca bir kâhin tahmin edebilir.”
–New York Times
“Tüm harika gerilim kitapları gibi ters köşelerle dolu. Aynı zamanda derinlikli, zeki ve fazlasıyla insancıl bir kitap.”
–Lee Child</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102836</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de48050-29d9-444b-af07-07cbff737034.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an ve Ehl-i Kitap</image:title>
            <image:caption>Hz. Muhammed vefatına yakın günlerde; Müslümanların sapmaması için bir ve tek bir ilke bıraktı: “Kur’an’a ve Ehl-i Beytime sarılırsanız asla sapmazsınız,” diye buyurdu. Çünkü Kur’an’da yeteri kadar ayet ve ilke vardı.  Ehl-i Beytte de o ilkelerin sağlıklı anlayışı ve pratiği vardı. Çünkü Ehl-i Beyt işin içinde idi ve dinin asıl varisleri idi. 
 
Fakat Hz. Muhammed’in vefatından kırk sene sonra; O’nun ezeli düşmanları olan ve mecburiyetten Müslüman görünen Emeviler, karşı devrim yaptılar. İşi Ehl-i Beyt’ten aldılar, onları katle ve sürgüne maruz bıraktılar. (Bunlar Tarihen sabittir.) 
 
Çok geçmeden “Size Kur’an ve Ehl-i Beytimi bırakıyorum” vasiyetini Kur’an ve Sünnetimi bırakıyorum, şekline çevirdiler. Çığır ve pratik demek olan sünnet kavramını da Emevilerin izin verdiği kadar bize gelen ve çoğu çelişkili; Emevilerin cebir ve antropomorfizmini içeren hadis rivayetlerine çevirdiler. Ve maalesef asıl çığır ve pratikleri bilenler susturuldu, öldürüldü veya zehirletildi. 
 
Bu rivayetlerin sahibi olan Ehl-i Hadis, tarihte Kur’an’ı, aklı, ilmi ve yorumu esas alan, başta Ehl-i Beyt İmamlarını ve Ebu Hanife gibi Büyük Mezhep İmamını çok yorduğu gibi, İmam Eş’ari ve İmam Maturidi’yi de sapıklıkla suçladılar. En son Vehhabiliğe dönüştü, sonra Işid ve El-Kaideye dönüştü. Bunlar Hadis, Kur’an’ın hükmünü kaldırır, diyorlar. Yorumu, aklı ve bilimi esas alan herkesi tekfir ediyorlar. 
 
BÖYLELİKLE HZ. MUHAMMED’İN MESAJI BİRÇOK KONUDA KAYBOLDU. 
 
Bu konulardan biri Kur’an’ın Cihad Anlayışı, diğeri ise, Kur’an’ın Ehl-i Kitapla İlişkisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102837</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fe2fb90-f220-49f3-8c74-2a9d08adcc73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bildiklerini Unut - Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var-II</image:title>
            <image:caption>“Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var kurgu dışı serisi; yaşanmış gerçek bir hikayenin; 
birbirine bağlı iki kardeşin ani gelen ölümle birbirine veda edemeden ayrılışının, 
sıradışı olaylarla örülü çarpıcı, saf ve sansürsüz yolculuğu. 
 
Türk basınını uzun yıllardır yurtdışında başarıyla temsil eden gazeteci yazar Ayşegül Ekinci, yarın kaygısı olmadan, ölüm kavramını düşünmeden yaşadığı hareketli hayatının ağabeyi Cerrah Dr Hüseyin Ekinci’nin ölümüyle nasıl değiştiğini anlatıyor. 
Bildiklerini Unut, ağabeyinin ölümünün ardından hayata tutunmak için yollara düşen yazarın aynı zamanda yas çözümlemesine ait deneyimleri, derin araştırmaları ve ünlü Hintli mistik Sadhguru ile çalışmaya başlamasının soluksuz serüveni.” 
 
“Ayşegül hem yazar hem de şifacı olarak gerçek bir usta. O ender rastlanan , saf ve iyi niyetli yaklaşımıyla insanları anlama, içtenlikle duyma ve bunları aktarma kabiliyetine sahip. Olağanüstü yazı dili, kelimelerinin şifası geleceğe yön veren cinsten.” — Vianna Stibal, Theta Healing kitaplarının yazarı ve Theta Healing’in Kurucusu 
 
“Eğer sevinç, mutluluk ve coşku gözyaşları yanaklarını yıkamadıysa henüz hayatı deneyimlememişsindir.” — Sadhguru, Mistik, Yogi ve kitapları çok satan yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102838</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d9fd77e-2945-4ab2-865e-defa5562c41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Sedalar</image:title>
            <image:caption>Şiirimizin bir tarzı olan akrostiş sanatını; ya yakından tanıdığım ve teşrik-i mesaide bulunduğum bazı güzel insanlar için, ya da eserleriyle ve bende bıraktığı olumlu izlenimlerle uzaktan tanıdığım ve de sevdiğim değerli insanlar için icra etmeye çalıştım. 
 
Bu hususta tercih genellikle tarafımdan yapılmıştır. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere bazen talepler de söz konusu olmuştur. Gerçek şu ki, burada bahsi geçen tüm güzel insanlar için yazılanlar, yazdığım tarih itibariyle bana ait ifadeler ve o kişiye ait gözlemlerim ve tespitlerimdir. Zorlama ve zorlanma söz konusu değildir. Bu çalışmalarımı “Hoş Sedalar” ismini verdiğimiz bu kitabın ilk kısmında “Akrostişler” adı altında siz değerli okuyucularıma sundum. Ayrıca, Doç. Dr. Zeki GÜREL dostumun önerisi ile az da olsa bazı kavramlarla ilgili akrostiş çalışmalarım da olmuştur. Onları da aynı kısımda sizlerle paylaştım. 
 
Akrostiş dışında, konusu bazı insanlara özel, dörtlük ya da beyitler şeklindeki çalışmalarım da “Bahse Özne Olanlar” bölümü adı altında bu kitapta yer almıştır. Bütün bunlar var olan duygularımın dışa vurumu, o kişiler ve kavramlar hakkında bende oluşan izlenim ve çağrışımların paylaşılma ve sözle ifade durumudur. 
 
Amaç, farklı karakterlerin toplumsal boyutuna temas ederek, örnek verme ve model olma ölçeğindeki insanların özelliklerini yine sosyal fayda adına paylaşmadır. Başka bir gaye ise, kültürel değerleri taşıma görevini yapma ve toplumla tanıştırmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102839</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38702335-3e0b-4f7c-8790-b3531023151f.jpg</image:loc>
            <image:title>Utopia</image:title>
            <image:caption>“Olmayan-ülke” anlamındaki “ütopya” kavramını dünyaya kazandıran Thomas More ve eseri Ütopya, 1516 
yılında yazıldı. Siyasî olarak bir ideal ülke” tasavvurudur. 
Ütopya ilk olarak, İngiltere’de değil, zamanın Almanya’sında yayımlandı. 
“Ütopya’da; her şeyin herkese ait olduğu bu yerde, insanlar, bütün ihtiyaçlarının karşılanacağından eminler. 
Orada zengin de yoktur fakir de. 
Kimsenin hiçbir şeyi yoktur, ancak herkes zengindir. Bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi? Günlük ekmeğin peşinde koşmadan, oğlunun sefalet içinde yaşayacağını düşünmeden, kızının çeyizi için endişe duymadan, herkesin; kadınların, çocukların,torunların, torunlarının torunlarının ve daha sonraki kuşakların mutlu bir yaşam süreceğin denemin olarak…” 
Evet, ütopya üretilmiş bir sözcük, ama zamanla siyasal ve sosyolojik bir kavrama dönüşmüş ve etkisi artmıştır. 
Bazen sadece hayalcilik, bazen gerçekleşebilecek bir hayaldir Ütopya. 
Ve kavramsallaşmasını Thomas More ile yakalamış 
olsa da, ütopyalar insanlığın ilk dönemlerinden bu yana vardır. 
Thomas More’un “Ütopya”sı, kâşif Kolomb’un anlatılarının etkisiyle yazılmış ilk kurgusal metin olarak da özgün bir yere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102840</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20cf623c-5732-435d-914b-2fde9c0e8c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Bektaş-ı Veli</image:title>
            <image:caption>‘‘Ey derviş! Dervişlik hırkasını öyle giy ki , topluma karşı senin içinde ki büyüklenmeyi ve böbürlenmeyi senin doğanda yaksın. Aksine , o hastalıkların ateşi alevlensin .Yemeği öyle ye ki , sen onu kolayca sindirip yararlansın. Yani hepsi sana nur olsun .Aksine sana zorluk getirmiş olmasın.’’ 
‘‘Tanrı2ya karşı doğruluk, halka karşı insaf, büyüklere hizmet ,el altındakilere sevecenlik , düşmanlara yumuşaklık, dostlara sevgi ve vefa ,nefsine düzen , devişlere cömertlik,bilginlere alçak gönüllülük, cahilllere suskunlukla görün.’’ 
‘‘Hacı Bektaş-ı Veli, Rum ülkesine güvercin donunda gelir.Hacı Doğrul adındaki eren onun üstüne doğan şekilde gider. Hacı Bektaş-ı Veli silkinir. İnsan olur.Onu boğazından yakalar, sıkar. Bir zaman aklı başından giden doğrul, kendine gelince özür diler .Hacı Bektaş-ı Veli ‘Biz size mazlum donunda geldik, siz bizi zalim donunda karşıladınız;er eri  böyle karşılamaz.Güvercinden fazla mazlumnu bulsaydık onun donuna urunur öyle gelirdik ‘der.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102841</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b63eba9e-8765-4014-8915-97be52a1e7db.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Mehtapları</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar. 
 
Abdülhak Şinasi Hisar Boğaziçi Mehtapları’nda, son demlerine yetiştiği Boğaziçi’ndeki mehtaba çıkma âdetini, bir dönemin tabiatını, sanatlarını, duygularını temsil kuvvetine sahip bir tören olarak resmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102842</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dcaf8d9-783d-45d4-ba7c-afe7c886c30a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş&apos;in Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran’nın Ermiş kitabında kendi topraklarına dönmek üzere yola çıkan El Mustafa, Ermiş’in Bahçesi adlı eserde yuvasına ulaşır. Yokluğunda halkı ve müritleri onun bilgeliğine hasret kalmıştır. El Mustafa’nın yuvaya dönüşü, adeta ruhunun kökenlerine kavuşması ve bilgelik aşkıyla çıktığı yolculuğun nihayete erişidir. Müritlerinin; zaman, doğa, yalnızlık, yaşam, ölüm gibi konulardaki sorularını bilgeliğinin verdiği ağırbaşlılıkla ele alır. El Mustafa’nın kendi şehrine gelerek anne ve babasının hayattan göçtüğü bahçeye dönmesini konu edinen kitap, Cibra’nın da ölümünden iki yıl sonra yayımlandı. Fakat görülebilir ki El Mustafa’nın sözlerinde ölümün hüznü değil, aksine bilgeliğin özgürlüğü ve yaşamın idrakinin vakurluğu vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102843</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4cb8565-d7c0-4259-a0aa-b4cea17adfc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Yalıları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar. 
 
Boğaziçi Yalıları’nda Abdülhak Şinasi Hisar, eski İstanbul yalılarının, sular etrafında birer ruh, kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102845</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e1b90c-4e96-4b0d-a2c5-fc019cc594c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Ali</image:title>
            <image:caption>HZ. Ali ortaya yakın kısa boylu, koyu esmer tenli, sık ve geniş sakallı ve etine dolgundu. .Omuzları genişti ve vücudunun adaleleri düzgündü. Bilekleri ve pazıları çok kuvvetliydi, tuttuğunu koparırdı. Gözleri iri, burnu kısa ve yüzü güzeldi. Onun bu vasıfları, vücut azalarının birbiriyle uyum içerisinde olduğunu koymaktadır. Uyumlu bir vücut yapısına sahip olmasının neticesinde atik, cesur ve başarılı bir savaşçıydı. Rivayet edildiğinde H.z. Ali, hem kadının hem de erkeğin, genel olarak her kişinin, kıyafetinin düzgün ve üstünün temiz olmasına özen göstermesinin gerektiğini üzerinde dururdu. Yine rivayetlere göre Hz. Ali elbiselerinin eteklerini uzatmazdı; kısa elbise giyerdi. Bazen kumaş kemer kullanırdı ve yamalı elbise giymekten çekinmezdi. Bu durum Hz. Ali’nin, kibir ve gurur gibi İslam fıtratına aykırı davranışlardan uzak olduğunu göstermesinin yanında ondaki tevazu ve alçak gönüllülüğü yansıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102846</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a70a232-34d1-48df-8842-75467475da75.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş</image:title>
            <image:caption>’Ayrılık vakti gelip çatana dek kendi derinliğini bilmez aşk’’ 
Gemisine binip on iki yıldır yaşadığı şehirden ayrılmak üzere olan El Mustafa,vedasında halkın yönettiği sorular karşısında insana ve hayat dair konuşmaya başlar.Konuştukça bilgeliği dökülür sözlerine.Aşkın hakiki doğasına,hayatı paylaşmanın gerçek anlamına,evler,giysiler,işler gibi yaşamın görüntülerine ve çalışmak,cömertlik,akıl,dostluk gibi insan faziletlerine dair derin ve bilgelikle dolu fikirleri,  Orphalese halkı ile buluşturur. 
Halil Cibran’nın ölümsüz eseri Ermiş,basımından bugüne yüzden fazla dile çevrilerek milyonlarca okuyucu ile buluştu.Yazımının üzerinden asır geçmiş olsa da kaleminden akan naif bilgelik bugünün okurların yüreklerine seslenmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102847</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302b276a-d35e-4c80-895c-7d8e90a57e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Çok El (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“En lezzetli pişmaniye kalabalıkla birlikte yenendir!” 
 
Dedesinin yaptığı pişmaniyeyi çok seven Sami, bu lezzetli tatlının nasıl yapıldığını öğrenmek ister. Yahya Dede sıcacık macundan, tel tel ayrılan yumuşacık bir pişmaniye yaparken küçük, büyük, genç, yaşlı bir sürü elden yardım alır ve böylece pişmaniyenin büyük sırrını torunu Sami de öğrenir. 
 
Jenny Molendyk Divleli’nin gerçek bir hikâyeden ilhamla yazdığı Daha Çok El’e, Ekinsu Kocatürk’ün eğlenceli çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102848</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615deec3-7dee-41fc-89ff-61fa23eccb28.jpg</image:loc>
            <image:title>Endişeler Kükreyince (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bulut, endişelerinden kaçıp saklanabileceği bir yer ararken Kaplan Endişe&apos;yle birlikte odasından ormana açılan macera dolu bir yolculuğa çıktı ve sakinleşmenin yollarını keşfetti. 
 
Endişeler Kükreyince, kaygıyla başa çıkmaya yardımcı olacak egzersizleri ve etkileyici kurgusuyla okurlarını rahatlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102849</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2467ee0-7c67-4a0b-8d05-790418c11f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Okuma</image:title>
            <image:caption>Gizli Düşüncelere Ulaşmanın ve İnsanları Anlamanın Anahtarı, 
 
düşüncelerin gizli dünyasına adım atın!  William Walker Atkinson, &quot;Zihin Okuma&quot; ile sizi düşünce gücünün derinliklerine inmeye davet ediyor. Bu kitap, sadece başkalarının düşüncelerini anlamanın değil, aynı zamanda kendi zihinsel potansiyelinizi keşfetmenin de kapılarını aralıyor. 
 
Bu kitapla: 
 
Zihin okuma tekniklerini öğrenin: Telepati, sezgi ve empati yeteneklerinizi geliştirin. 
 
Beden dilinin sırlarını çözün: Jestleri, mimikleri ve davranışları doğru bir şekilde yorumlayın. 
 
İnsanları daha iyi anlayın: İletişim becerilerinizi güçlendirin ve ilişkilerinizi derinleştirin. 
 
Gizli potansiyelinizi ortaya çıkarın: Zihninizin gücünü keşfedin ve hayatınıza yön verin. &quot;Zihin Okuma&quot; düşünce dünyasına açılan bir kapı!  William Walker Atkinson&apos;un rehberliğinde, insanları ve kendinizi daha iyi anlamak için bu eşsiz yolculuğa çıkın! 
 
Zihnin Gücünü Keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102850</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5096cf0-16ea-416d-b821-31f2d28310ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Halıdaki Desen</image:title>
            <image:caption>Bir roman yazarı olarak sayısız eserle ustalığını kanıtlamış Henry James, 19. yüzyılın sonlarına doğru bir tiyatro macerasına da adım atar; ancak üç kere Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday olan yazarın okuru büyüleyen onca romanının yarattığı beklenti, sahnede olumlu karşılık bulmaz. Bunun üzerine James takip eden birkaç yılı sanat, edebiyat, edebî yetenek gibi kavramlara kafa yorarak geçirir. Halıdaki Desen’de James, “sorunlu sanat bilinci” diye adlandırdığı bu edebî sorunu, fena halde merak uyandıran bir macerayla paralel olarak ele alır. 
 
 
 
Hugh Vereker adlı pek meşhur yazar, eserlerinde tıpkı bir halıdaki desen gibi, dikkatle bakıldığında görülebilecek bir gizem olduğunu öne sürmektedir. Aynı zamanda bir edebiyat eleştirmeni olan isimsiz anlatıcıysa bu gizemi saplantı haline getirir: Anlatıcı mı Vereker’ın düşündüğü gibi dönemin kendini bilmez eleştirmen bozuntularındandır, yoksa Vereker mı anlatıcının düşündüğü gibi dönemin kendini dev aynasında gören vasat yazarlarındandır? 
 
“Bugünlerde, hepimiz halıdaki deseni arıyoruz.” 
 
T.S. Elliot</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102851</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01614ffe-f05a-4e77-b888-5d96ea3b9805.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Güven</image:title>
            <image:caption>Mutlu musunuz? 
Kendinize öz güveniniz tam mı? 
Hayattan beklentiniz nedir? 
Beklentilerinizin ne kadarını hayata geçirebildiniz? 
 
Değişimin ve hedefe ulaşmanın temel anahtarı bilinçli ve farkında olarak yaşamaktır. Öncelikle korkulardan, stresten, huzursuzluktan, kişinin kendi kendini kuşatıp baskı altına almasından ve tüm bunların nedenlerinin farkındalığında olmaktan geçen o yolu keşfetmek gerekir. Rehber olacak bir çalışma biçimi sunarak sorunlara çözüm bulmayı amaçlayan bu kitapla hayatınızdaki eksik halkaların peşine düşmek için siz de bir adım atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102852</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365dc3fd-c60c-4f5c-aa2d-07a77b8d1958.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Toplumlarının Temelinde</image:title>
            <image:caption>Antropoloji ne işe yarar? Kitabın giriş kısmını bu soruyla açarak Maurice Godelier niyet ve amacını en baştan belli eder. Soru basit olduğu kadar yıkıcıdır: Nesnesi ve nesnesiyle kurduğu ilişki, disiplini tamamıyla dağıtacak derecede sorgulanan bir antropoloji, her türden karşılaştırma, soyutlama ve kavramsallaştırma çabasından artık vazgeçmeli midir? Tereddütsüzce ‘‘hayır’’ cevabını verir Godelier ve bu yönde sayısız ikna edici örnek sunar.  Diğer yandan bu kitap, hiç kuşkusuz Claude Lévi-Strauss’tan sonra Fransız antropolojisinin en üretken ve uluslararası düzeyde en çok tartışılmış figürünün kırk yıla yayılmış çalışmalarının bütünlüklü bir sentezidir. Hayranlık uyandıran bir bilgelik ve entelektüel açık sözlülükle Godelier, tüm araştırmacı kariyerinin temel sorunlarını (en başta da ‘‘Bir toplumu bir bütün olarak kuran nedir’’ sorusunu) ve antropolojinin başat temalarını (kutsal, cinsellik, mübadele, akrabalık, aile, armağan-karşı armağan) akıcı bir üslupla sırasıyla ele alır. 
Kısacası İnsan Toplumlarının Temelinde, bir yandan, günümüz antropolojisinin en büyük ve en üretken isimlerinden birinin zengin külliyatına ve oradan da antropolojinin temel meselelerine bütünlüklü bir giriş, diğer yandan da bir disiplinin ve onun ötesinde sosyal bilimlerin izah ve kavratma gücüne dair güçlü bir manifestodur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102853</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a864ba04-abc9-4c00-a7e6-953f85c03309.jpg</image:loc>
            <image:title>Reading Zindanı Baladı</image:title>
            <image:caption>Victoria İngiltere’sinin günümüzde en çok atıf yapılan edebî isimlerinden Oscar Wilde, eserlerinin yanı sıra dönem için fazlasıyla çalkantılı yaşantısıyla da epey konuşuldu. Reading Zindanı Baladı, eşcinselliğin yasaklandığı o yıllarda, dilden dile dolaşan bir skandal sonucu hapis cezası almış Wilde’ın kaleminden çıkar. Londra yakınlarındaki Reading Zindanı’nda zor günler geçiren şair, baladı burada tanıdığı Charles Thomas Wooldridge adında bir mahkûmun duygu durumundan etkilenerek yazar. 
 
Bu son eserinde Wilde, hapis yaşantısının bunaltıcı ve ürkütücü tekdüzeliğini çarpıcı bir dürüstlükle gözler önüne serer. Paraleldeyse bir cinnet ânında eşini öldüren, Reading’de sükûnetle idam edilmeyi bekleyen Wooldridge’in hikâyesini aktarır ve şairin belki de en bilinen dizeleri bu hikâyeyle doğar... 
 
 
Oysa herkes öldürür sevdiğini, 
 
Bunu böyle bilin, 
 
Kimi hazin bir bakışla öldürür, 
 
Kimi latif bir sözle, 
 
Korkaklar öperek öldürür, 
 
Yürekliler kılıç darbeleriyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102854</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbcfbac3-11a8-4a4f-a678-51031698438d.jpg</image:loc>
            <image:title>Personel</image:title>
            <image:caption>Gelecekte bir zamanda, mürettebatı insan ve insansılardan oluşan bir uzaygemisi, dünyadan kilometrelerce uzaktaki bir gezegene keşif gezisine gönderilmiştir. Bir komite, 18 ay boyunca, mürettebat ve çalışanların gezegende bulunan nesnelerle kurdukları ilişkilerle ilgili bir soruşturma yürütür. Çünkü gemideki steril ortam ve koşullardan oldukça farklı yapıları olan bu nesneler mürettebat üzerinde beklenmedik duyumsal etkiler yaratmaktadır. Her iki kesimin üyelerinde de yaşam, ölüm, ölümsüzlük ve aidiyet gibi konularda ciddi sorgulamalar başlayınca, olaylar yavaş yavaş kontrolden çıkar. 
 
 
 
Olga Ravn’ın Danimarka’da 2020’de yayımlanan sıra dışı romanı birçok dile çevrildi ve 2021 Uluslararası Booker Ödülü ile Ursula K. Le Guin Ödülü finalistleri arasında yer aldı. Yakın gelecekteki dünyaya yönelik ilginç bakış açıları ve eleştiriler getiren, ayrıca eleştirmenler tarafından bilimkurgu başyapıtlarıyla karşılaştırılan Personel, aynı zamanda varoluş üzerine derin bir tefekkür olarak da okunabilir. 
 
 
 
“İnsanlık üzerine ilginç, zarif, akıl dolu ve provokatif bir soruşturma. Personel ürkünç derecede göz alıcı bir sanat eseri.’’ 
 
 Max Porter 
 
 
 
“Eleştirmenlerin tümü romanın nihayetinde insan olmanın anlamı üzerine olduğuna hemfikir. Oysa asıl fevkaladeliği, insan olmayanın zenginlik ve başkalığını sergilemesinde yatıyor.” 
 
Mark Haddon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102855</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c252ab6-a829-4d38-a884-ab242ecc2b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen İnsansın İnsanlığı Unutma</image:title>
            <image:caption>Yaşayacağınız dünyanın onurunuza, özgürlüğünüze ve düşlerinize zeval vermeyecek kadar güzel olması adına yorulmuş ve yorulmakta olan insanların pişmanlığına sebep olacak vurdumduymazlık yapmayın, hatta birileri siz varsınız diye umudunu umutsuzlara bölüştürmenin maviliklerine sürebilmelidir atını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102856</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39bfbf9-3ed9-45e0-b286-ee7390795c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar Yalnız Üşür</image:title>
            <image:caption>Bir an önce kendime kimsesiz bir yer bulmalıydım, yüzüme bir su çalmak, Musa’nın boynundaki sızıyı aldığım dudaklarıma bir daha bakmak, ayaklarımdaki ateşi toprağa vermek, saçlarımın diplerinden tüttüğünü sandığım arzuların görünmesinin önüne geçmek için bir şeyler yapmalıydım. Nereme elimi vursam Musa’nın sıcağıyla deprem yerine dönen bedenim, her ne düşünsem koynundalığı Musa’nın. Gece’nin korkunçluğunu halaylı düğünlere bulayan bir hoşluk ile çalkalanıyor içim, gözlerinin derinliğine varmak için ölmek ise ölmek, gitmek ise gitmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102857</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae8b7c6-fe3d-40ee-82da-251275a26ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalleyi Kurtarmanın Yolları</image:title>
            <image:caption>Yeni Mahalle sakinleri zor bir yaz geçiriyor. Depreme dayanıksız bulunduğu için kentsel dönüşüm kararı çıkarılan evlerini kısa bir süre içinde terk etmek zorundalar. Ekonomik kaygılara, kanunlardaki adaletsizliğin öfkesi karışıyor. Güneş de herkes kadar üzgün. Yazları gelmeye çok alıştığı bu mahalleden ayrılma fikri de kaygılandırıyor onu, anneannesi Zeliha ve onunla birlikte yaşayan dayısı Can’ın nereye taşınıp nasıl yaşayacaklarını bilememek de. Ancak eskiden gazeteci olan dayısı Can kolay kolay pes etmeye niyetli değil. Mahalledeki bütün nesilleri cesaretlendirecek, içinde bulundukları zorluğa hep birlikte bir çare bulmalarını sağlayacak bir fikri var. Dayanışmayla, ortak anılarla ve müzikle canlanan bir fikir. 
  Genç okurlar için kaleme aldığı ikinci romanında, Anıl Mert Özsoy insanın barınma ve onurlu yaşam hakkına ilişkin dertli meselelerden birine dokunuyor. Zorlukların üstesinden gelmek için gereken cesareti ve umudu yaratıcılıkta, dayanışmada, geçmişin ve deneyimlerin öğrettiklerinde bulabileceğimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102858</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f164423a-a1b1-4d42-97e9-2c54df83a5d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Molli Nezaket Okulu</image:title>
            <image:caption>Frensi, Feliks ve Fredi ile tanış. Bu üç tilki yavrusu nazik olmayı öğrenmek için büyük bir mücadele verdiler ve… sonunda karşılarına tesadüfen Bayan Molli Nezaket Okulu çıktı. Üç kardeşin başkalarına, kendilerine ve gezegenimize iyi davranmayı, nazik olmayı öğrenirlerken aldıkları dersleri bu sevimli ve insanın içini ısıtan kitabın sayfalarında onlarla birlikte izle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102859</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d552978-583f-4256-acca-c585f6b200e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Antropolojisi – Kabile, Kadı, Yargıç</image:title>
            <image:caption>“Antropoloji ve karşılaştırmalı hukukun bilgileri ışığında hukukun doğasına ilişkin büyüleyici bir araştırma… Dünyanın her yerinden ve tarihin her döneminden zengin örneklerle dolu. Hukuk kuramı, karşılaştırmalı hukuk veya hukuk antropolojisi alanlarına ilgi duyan herkese tavsiye edilir.” 
Gordon R. Woodman, The Journal of Legal Pluralism and Unofficial Law 
 
“Pirie’nin kitabı, etnografik bilgiye dayalı bu araştırma alanına heyecan verici bir giriş niteliğindedir.” 
Eve Darian-Smith, Law and History Review 
 
“Bu kitap, gerçek bir disiplinlerarası çalışma ve sosyohukuk çalışmaları için temel bir soruyu ele almaktadır: Hukuk nedir? Pirie’nin dikkatlice inşa edilmiş ve savunulmuş tezi kışkırtıcıdır.” 
Simon Halliday, University of York, Socio-Legal Studies 
 
Bu kitabın merkezinde hukukun doğası, örf-âdetle ilişkisi, hukuki kuralların, kategorilerin ve taleplerin formu hakkındaki sorular bulunmaktadır. Kitap toplumsal düzene ve çatışmaların çözümüne dair etnografik çalışmaların yanı sıra insan hakları, uluslararası hukuk kuralları ve yeni mülkiyet biçimleri hakkındaki güncel tartışmaları da ele alıyor. Aynı zamanda, hukuk tarihçileri, klasikçiler ve oryantalistler tarafından çalışılan zengin bir kodlar ve metinler külliyatını da gözden geçiriyor: Antik Çin, Hindistan ve İslam dünyalarının antropologlarca ihmal edilen büyük hukuk sistemleri, bu dünyaların çeperlerinde üretilen hukuk formlarıyla birlikte bu kitapta inceleniyor. Eserde antik kodlar, Ortaçağ kanunları, köy tüzükleri ve kabile yasaları hakkında zengin ampirik ayrıntılar sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102860</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebb7fe2-58ae-4388-abb2-af220de12c6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Hukukbilim – Bodin’den Modern Sonrasına</image:title>
            <image:caption>Politik hukukbilim, hukuku insan deneyiminin ‘politik’ bir yönü olarak ele alan hukuk bilimi dalıdır. Hukukun, insan deneyiminin ‘politik’ kısmının bir veçhesi olarak anlaşılması gerektiğini iddia eder. Politik hukukçular, ne ütopist ne de evrensel bilgi arayışındaki filozoflardır; onlar politik düşünürlerdir; dünyayla, olduğu hâliyle çalışırlar. Politik hukukbilim, siyasi otoritenin nasıl oluşturulduğu sorusunun, hukuk düzeninin mahiyetini anlamanın anahtarı olduğunu savunur. 
Politik hukukbilim, Bodin’in 16. yüzyıldaki çalışmalarından Schmitt’in 20. yüzyıldaki eserlerine kadar uzanan ortak bir Avrupa söylemi olarak gelişmiştir. Bodin, Grotius, Pufendorf, Montesquieu, Hauriou, Romano, Heller ve Schmitt gibi çığır açıcı hukukçuların pek çoğu hukuk uygulamasında da yer almıştır. Hamilton, Burke ve de Tocqueville gibi bazıları, hukukçu olarak yetişmiş ancak başka özellikleriyle tanınmıştır. Hobbes, Spinoza, Rousseau ve Hegel’in de dâhil olduğu diğerleri ise genellikle siyaset felsefecileri olarak kabul edilmiştir. Ancak hepsi politik hukukbilime dikkate değer katkılarda bulunmuştur. 
Alanında yazılmış en önemli çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap, politik hukukbilimin doğuşu, gelişimi ve çağdaş hukuk felsefesi açısından önemini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102861</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bce951bf-fecb-498e-9ddb-8c342f6134b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Yazılar</image:title>
            <image:caption>Hayati Sır şu zor zamanda insan neslinin korunabilmesi için hepimizi toplu bir uyanışa çağırıyor; “En güzel olandır... Hayat! Birbirimize bakışımız. Temasımız... Hissedişimiz. Yeryüzünün bilgisi. İnsanın o güzel tabiatıdır. Ve insan böylesine bereketli bir dünyada mutluyken... Yıllardır küresel şirk-etlerin o kötücül hamleleriyle bugünlere geldik. Dünya şu an buhran içinde! Pek çoğumuz için bu kaostan çıkış yolları kapanmış gibi! Herkes diyor ki çare nedir? Kurtuluş! Göklerden bir yardım gelmeli. Bir uyanış gerçekleşmeli. ‘Gök Yazılar’ını okuyacağız o zaman. Asrın sır taşıyıcıları! Ruh muhafızları! Ashâb-ı Kehf yâranı! Söze geldi!.. Ve harfler, kelimeler. Hepsi de yeni mânâlar. Sırlı ‘bir’ çıkış yolu işte! Aslında hayat hâlâ öylesine güzel ki!.. Rabbimiz bizi terk etmedi. Ümit her daim var olacak...” 
 
 
Ve Hayati Sır bugün yaşananları da şöyle dile getiriyor; “Gerçek olan her harf, her kelimenin artık çok daha değerli olacağı zor bir zamanın içine giriyoruz... Ata tohumlarımız gibiler! Sözün hakikatinin devamlılığı için direnmeliyiz. Kâğıtlar olmazsa söz, hakikatine kavuşamaz. Ekranların tahakkümü altına girer. Her harf, her kelime mânâsını yitirir. Ve hiç kimse birbirini anlayamaz. Kaos bundandır. Elbette ki kasıtlıdır. İşte bunun içindir. Yeryüzünün, insanların, çocukların sinsice imhası!.. Sözün hakikatinin yitirilmesi yüzündendir. Tarih boyunca bir daha yaşanmaması için ortak kabul gören o dayanılmaz kitlesel acılar bile bugün normalleştirilmeye çalışılıyor. Kitlesel imhalar top, tüfek, tankla yapılmıyor ki artık! Fark edilemiyor bile! Yüksek teknoloji! Yapay genler! Genom! DNA tekamülü! Tohum!.. Ve de uydulardan elektromanyetik frekanslar gönderilerek yapılıyor. Şunu da söyleyelim ki; üzerimize dijital tsunami gibi gelen bu Yeni Dünya Düzeni! Maalesef insan neslinin sona erdirilmesiyle programlanmış ‘yapay zekâ’ ürünüdür. Ve tüm bunların ardından onların getirmek istedikleri gelecek! Yapay! Hibrit! Mekanik! Dijital esarettir... ‘Great Reset’ budur. 
 
Elbette ki muvaffak olamayacaklar... Ağaçlar, ormanlar... Uçan kuşlar... Balıklar. Karıncalar bile direnecekler. Topluca bir uyanış gerçekleşecek inşallah. Yeter ki insanlar kendi nesillerinin korunması için bir an önce bir araya gelebilsinler. Ve pasif iyilikten, aktif iyiliğe geçebilsinler. Görecekler ki o zaman. Uyanışımız çok yakın!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102862</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e995c0aa-1aa7-4896-80df-42f1a9f9453f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya, İnşa, İtiraz -Mimari Eleştiri Metinleri</image:title>
            <image:caption>Rüya, İnşa, İtiraz ismi, kitabın amacının ne olduğunu ve içinde nelerden söz edildiğini açık biçimde özetliyor. Hatta güncel mimarlık düşüncesi ortamına ve onun işleme mekanizmasına bir teşhis koyuyor. 
Şöyle ki, önce, mimari bilgilenme süreci burada ‘rüya’ metaforuyla özetlenen bir otomatizmle yaşanır. Mimarlık adına bilinegelenler çoğu zaman farkına bile varılmaksızın öğrenilir. Ardından ‘inşa’ metaforuyla anlatılan öğrenilenleri içselleştirme ve uygulama sürecinden geçilir. Onu izleyen ‘düşyıkımı’ rüyaların rüya, bilinenlerinse feda edilebilir olduğunu fark etmek anlamına gelir. Onlardan vazgeçebilme fırsatlarının bulunduğu böyle bir farkındalıkla kavranır. Son aşamaysa asıl verimli düşünsel imkânların yaratılacağı bir ‘itiraz’ etme ve o sayede yeni tasarımsal, kuramsal ve inşai imkânları ortaya koyma evresidir. 
En azından öyle olması umulur ya da öyle bir olasılık vardır. Çünkü düşünmek demek, öğrenilenlerle sonradan gözlemlenenler arasında çelişmeler ve onlardan doğan gerilimler üretmek demek. 
Dolayısıyla, okuyanın bildiği ve inandığı konulardan konuşurken, bilinegelenlerin gerçeğin ta kendisi olduğu konusunda kuşku uyandırabiliyorsa, bu kitabın bir işe yaraması mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102863</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/141fe2ad-89e2-4b38-9bc5-815a41d63f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Teori ve Pratikte Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Güvenlik sorunları uluslararası politikada yüksek önceliğe sahip olduğu gibi güvenlik çalışmaları da Uluslararası İlişkiler disiplininde yer alan temel çalışma alanlarından biridir. 
 
Bu kapsamda kitap, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile uluslararası güvenlik konusuna ilgi duyan araştırmacıların ihtiyaçları gözetilerek hazırlanmıştır. Kitabın amacı geniş bir alana yayılan güvenlik konusu hakkında okuyucuya temel bilgileri kazandırmak ve güvenlik çalışmalarının boyutları hakkında bilgi vermektir. 
 
Kitapta güvenlik konusu etimolojiden, epistemolojiye; teoriden pratiğe kadar geniş bir alanda ele alınmış, klasik yaklaşımların yanın sıra eleştirel çalışmalara da yer verilerek güvenliğin sadece sonuçlar üzerinden değil kurucu ve inşacı unsurlar üzerinden de irdelenmesi gerekliliğine dikkat çekilmiştir. 
 
Beşinci baskısını yaptığımız bu kitaba Post Modern Güvenlik, Uluslararası Alanda Güvensizliğin Kaynakları ve Uluslararası Güvenlik Sorunlarının Çözüm Yöntemleri gibi önemli bölümler de eklenmiştir. Böylelikle güvenlik konusunda yazılan ve söylenen her şeyin özlü bir biçimde içinde yer aldığı referans bir eserin okuyucuya kazandırılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102864</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5f9ddbc-fc28-41d5-b691-fc8978049d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Lakhes - Lysis</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/9-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiştir. Her ikisi de Platon’un erken dönem diyaloglarından olan Lakhes ve Lysis’te sırasıyla cesaret ve dostluk konuları ele alınır. Yine, iki diyalogda da en ince ayrıntılara dek inen tanımlama çabaları nihai bir sonuca ulaşamaz ve felsefi bir açmazla, aporia’yla sonuçlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102865</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/281473a6-f51e-404e-ae5c-84863b7e5f86.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkisel-Kültürel Terapi</image:title>
            <image:caption>İlişkisel-Kültürel Terapi, insanların yaşamları boyunca bağ kurmaya doğru büyüdüğü ve gelişmek, hatta hayatta kalmak için bağa ihtiyacımız olduğu öncülü üzerine inşa edilmiştir. Terapinin amacı, terapötik ilişkiyi ve nihayetinde danışanın terapi dışındaki ilişkilerini derinleştirmektir. 
Judith V. Jordan ilişki merkezli, kültürel yönelimli terapi biçiminin tarihini, teorisini ve pratiğini araştırıyor. Bu yaklaşımı, teorisini, terapi sürecini, birincil değişim mekanizmalarını, ampirik temelleri ve gelecekteki gelişmeleri anlatarak, vaka örnekleriyle çeşitlendiriyor. 
İlişkisel-Kültürel Terapi, Psikoterapi Kuramları Dizisi’nin on ikinci kitabıdır. APA bu diziyi, psikoterapistlerin günümüzde kullandığı temel kuramsal modelleri anlamaya yönelik bir kaynak olarak sunmaktadır. Dizinin kitapları, farklı danışan profillerini içeren zengin vaka örnekleriyle birlikte somut kuram ve bulgu temelli uygulamaları anlatmaktadır. Öyle ki, uygulamacılar ve öğrenciler bu kitapları bilginin ve esinin mücevherleri olarak görecektir. Okuyan Us, bu dizide Türk uzmanların çalışmalarına da yer vermektedir. 
*** 
Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor. — Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu 
 
Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde. — -Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz, George Washington Üniversitesi, Washington, Dc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102866</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecefb2b8-78ca-4561-8d12-4c44535b5c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Temel İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Georges Politzer, 23 Mayıs 1942 günü Naziler tarafından kurşuna dizilerek idam edildi. Karışı ve yoldaşı Mai ise bir yıl sonra, Mart 1943’te, götürüldüğü Auschwitz’de öldü. 
’Kızıl kafalı filozof ‘olarak da bilinen Georges Politzer’in kahkahanın vücut bulmuş hali olduğu sık sık söylenirdi. Politzer’in başlıca üç mirası vardır; ‘’gülmek devrimci bir eylemdir’’, ‘felsefenin temel ilkeleri’, ‘felsefenin başlangıç ilkeleri’. 
Elinizde bulunan kitap, George Politzer’in Paris İşçi Üniversitesi’nde II. Dünya Savaşından önce verdiği derslerin derlenmesiyle oluşmuştur. 
Felsefenin temel ilkeleri, idealizm-materyalizm ayrımını, zenginliğin ve kapitalizmin köklerini, kapitalizmin adaletsizliğine rağmen varlığını nasıl sürdürebildiğini, kapitalizmden neden kurtulmak gerektiğini ve nihayet kapitalizmden kurtulma alternatiflerini anlatmaktadır. 
Bütün batı dillerinde, Farsça ve Arapça yayımlanan ‘’felsefenin temel ilkeleri’’ George Politzer’in Auschwitz’de öldürülmesinden sonra arkadaşları tarafından yayımlanan ‘’Felsefenin Başlangıç İlkeleri’’kitabının Guy Besse, Maurice Cavering tarafından genişletilmesiyle ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102867</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb1997a9-916f-4f52-a0e8-b481a0fa1952.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisseden Beyin</image:title>
            <image:caption>Peter Fonagy araştırmadan söz etmenin psikanalistlerde neden Eskimolara derin dondurucu satmaya benzer bir his uyandırdığını sormuş ve sinirbilimle psikanalizin ilişkisini yıllarca aynı apartmanda yaşayıp yekdiğerinin adını bile öğrenmeden birbirlerinin yanından geçen komşulara benzetmişti. 
Solms’un yukarıda bahsettiğim kişilik yapısının ve zihninin işleyiş tarzının etkisiyle komşuya ‘Merhaba’ diyen bir havası var. Bir işbirliği, bir ortak çalışma aradığını söylüyor: ‘Günümüzde var olan sinirbilimsel yöntemleri kullanarak zihnin yapısı ve işlevlerine dair psikanalizden öğrendiklerimizin nörolojik temelini haritalandırmaya kalkışma girişimini yeniden değerlendirmek’ istiyor.” — Prof. Dr. Türkay Demir, Çocuk ve Ergen Psikiyatrı, Psikanalist (IPA) 
 
Sinirbilim alanının önde gelen araştırmacılarından Mark Solms, Hisseden Beyin’de psikanaliz ve sinirbilim arasındaki yolu aydınlatma vazifesini üstleniyor. Sigmund Freud’un tümüyle psikiyatrik vakalardan çıkarsadığı soyut kavramların beyin dokusundaki karşılıklarının peşine düşerek, nöropsikanaliz alanının belki de en başat hedefinin peşinden gidiyor. Üstelik bu “ağır” meseleyi herkesin anlayabileceği bir üslupla ele almayı başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102868</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c5dbd7-393b-4958-a492-8e172fd81f74.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Ayyaş Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Avusturyalı yazar Joseph Roth’un yapıtlarında önemli bir yer tutan yersiz yurtsuzluk temasının temelinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşü ve Avrupa’da faşizmin yükselişi yatar. Roth, 1933 yılında Hitler’in iktidara gelişiyle, o sırada yaşadığı Almanya’yı terk ederek ömrünün son yıllarını sefalet içinde geçirdiği Paris’e göçmüştü. Aziz Ayyaş Efsanesi, 1939 yılında ölümünden hemen önce tamamladığı son yapıtıdır. Politik açıdan kendini tehdit altında hissettiği, otel köşelerinde ekonomik sorunlarla boğuştuğu, dostlarının ve meslektaşlarının ölümüyle sarsıldığı bu sürgün günlerinde, kendi kişisel trajedisini gamsız, tasasız ve parlak bir modern “efsaneye” dönüştürmüştür. Roth, köprü altlarında yaşarken, birkaç gün içinde yaşam koşullarını değiştiren bir dizi mucizeyle karşılaşan berduş Andreas’ın “büyülü” öyküsünde, Yahudi kökenine karşın Katolikliğe de büyük önem verdiğini anıştırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102869</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb254fc-44a2-4557-9594-e13178885a2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Güneş Ülkesi, ‘’modern-öncesi’’ eşitlik fikrinin anlatıldığı ilk kitaplardan biridir. 
Tomasso Campanella, memleketi Kalabriya’yı İspanyol egemenliğinden kurtarmak ve hayalindeki eşitlikçi ütopik toplumu kurabilmek için 1599 yılında bir ayaklanma planı hazırladı. Fakat isyan planları, ihbar edilmeli üzerine çöktü. Campanella tutuklandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 
İşte Güneş Ülkesi’ni ömür boyu hapis cezası çektiği bu hapishanede 1600’lü yıllarda yazdı. 
Campanella, Güneş Ülkesi’nde kimsenin yoksulluk çekmediği, herkesin eşit eğitimden yararlandığı, eşit, özgür ve mutlu insanların yaşadığı bir ülkeyi anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102870</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa238d0-7110-465b-bfcc-218524a9b43a.jpg</image:loc>
            <image:title>İcat Çıkar</image:title>
            <image:caption>“İcat çıkarma başımıza!” demeden önce bir kez daha düşünmeli insan!
Koray Avcı Çakman&apos;ın, “icat çıkarmak” deyiminden esinlenerek kaleme aldığı İcat Çıkar, çocukları hayal kurmaya, yaratıcı olmaya ve yeni şeyler üretmeye yüreklendiren masal tadında bir hikâye. 
Kalıplaşmış düşünce ve davranışları özgün fikirleriyle bertaraf eden Hıkkırk adında bir çocuğun, azimle çalışarak nasıl başarılı bir mucide dönüştüğünü anlatan kitap; değişime ve yeniliğe karşı direnmenin gelişmeyi ve ilerlemeyi engelleyeceğini vurguluyor.
Gündelik hayatımızı kolaylaştıran hemen her aletin bir zamanlar ortaya çıkan icatların meyvesi olduğunu hatırlatan bu neşeli hikâye; merak eden ve keşfetmeyi seven çocukların içindeki küçük mucidi uyandırmayı hedefliyor. 
Tembel Teneke köyünde sesler, renkler ve kokular sürekli değişse de aslında değişmeyen çok şey var. Mesela, köyün sakinleri düşünmeyi pek sevmez; gün boyunca uyur, oturur, sedire uzanır, boş boş etrafa bakınır, canları sıkılınca da kaşınır. Hah, bir de köyde en çok söylenen söz “İcat çıkarma başımıza!”dır. Özellikle Hıkkırk, günde en az kırk kez bunu duysa da telleri büker, yayları gerer, farklı icatların peşine düşmekten hiç vazgeçmez. Derken bir gün, Hıklarla Mıklara bir hâller olur; betleri benizleri solar, tatlı tatlı kaşınamaz, öhü öhü öksürürler. Yoksa tüm bunlara sebep olan dağın ardına kurulan fabrika mıdır? Bunun üzerine Hıkkırk köylülere yardım etmek için heybesini icatlarıyla doldurur ve fabrikaya doğru yola koyulur...
 
Dilimize pelesenk olmuş bazı söylemler üzerine düşündüren İcat Çıkar, isteyip çabalayan herkesin insanlık ve doğa için faydalı buluşlar yapabileceğini gösteriyor. 
 
Zengin deyim kullanımı, yineleme ve ikileme sözcüklerle çocuklar için ahenkli bir okuma deneyimi sunan kitap, Zeynep Dağgüden&apos;in sıcacık resimleri eşliğinde “SEN de OKU” koleksiyonundaki yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102871</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d0572ca-01eb-4bb9-8a90-be3b1c98b597.jpg</image:loc>
            <image:title>Walworth Güzeli</image:title>
            <image:caption>2011: Şehre ve şehir hayatına tutkun Madeleine, üniversitedeki işine son verildiğinde kiraların daha uygun olduğu bir mahalleye taşınmak zorunda kalır. Walworth’un sessiz bir köşesindeki bu yeni evinde onu, yeni arkadaş ve komşuların yanı sıra geçmişin hayaletleri beklemektedir. 
1851: Dört çocuklu bir aile babası olan Joseph Benson, zamanın yoksulları üzerine araştırmalar yapan Henry Mayhew tarafından işe alınır. Joseph’in hedefi “sokağa düşen” kadınlarla görüşmek ve yaşam koşullarını kayda geçirmektir. Soruşturmaları sonucu yolu Walworth’ta pansiyon işleten gizemli bir kadınla, Bayan Dulcimer’le kesişir. 
Birbirine paralel akan bu iki hikâye ilerledikçe Londra’nın dünü ve bugünü iç içe geçecek, farklı zaman dilimlerinde yaşayan karakterler birbirlerinin kaderinde söz sahibi olacaktır. Booker Ödülü adayı ve WH Smith Edebiyat Ödülü sahibi Michèle Roberts, Walworth Güzeli ile bir şehrin ve içinde var olma savaşı veren kadınların zamansız öyküsünü taşıyor sayfalara. 
          “Roberts insan kalbini keşfe çıkıyor ve güzelliği, şiirsel üslubuyla beklenmedik yerlerde buluyor.” 
                                                                                                                                                                      -The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102872</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0491fefd-eba6-437c-88c7-828b49528551.jpg</image:loc>
            <image:title>İskender</image:title>
            <image:caption>Bilinen dünyanın gizemlerle dolu coğrafyaları: Makedonya Krallığı, Yunan birliği ve Pers İmparatorluğu...
Bunların ötesindeyse bilinmeyen bir dünya...
Ve bu dünyanın fatihi olmakta adım adım ilerleyen genç ve hırslı bir lider: Büyük İskender.
O, büyük filozof Aristoteles’in sadık öğrencisi, tarih sahnesinde eşi benzeri görülmemiş askerî başarılara imza atmış bir komutan ve kıvrak zekâsıyla Pers İmparatorluğu’nu dize getirmiş bir hükümdardı. Babası Kral Philip’in ardından kadim düşmanları kibirli Yunan birliğinin baskısına başkaldırıyor ve Perslerden alacağı intikam için hazırlanıyordu. Bu uğurda Persepolis’ten Hindistan’a, Maveraünnehir’den Babil’e dünyayı dönecek ve eşsiz başarılara imza atacaktı.
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, &quot;günümüzün Peyami Safa&apos;sı&quot; olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden zekâsı, liderliği ve azmiyle pek çok hükümdara ilham olmuş bir dünya fatihinin sürükleyici ve derinlikli hikâyesi: İskender…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102873</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7da5b11-609a-4844-ba5d-531c5e1261fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Tuttum Okunsun Ahım Arşa Dokunsun</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.


İki ankayız ki, seherde uçan
İki ayrı kainattır yuvamız
Kanatlarımızda hüznün başağı
Kafdağı’na varamadık, ne çare
Ne bulut ve şimşek, ne gökkuşağı
Anlamaz, bedende can pare pare
Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim
Bir ankayı bir ankanın göğünde
Yalnız sen uçurabilirsin Rabbim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102874</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c503c2-0f95-48aa-ad07-a8a28e57e1a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Miras</image:title>
            <image:caption>Güzel, sanatsal ve zarif. Dr. Atlas, kuşaklararası travmanın köklerini keşfetmek için kendi uygulamalarından gelen hikayeleri ustaca kullanıyor. Terapötik sürece dair açıklamaları ile sizi içine çekiyor; hem danışanla hem de terapistle tanışıyorsunuz. Bunu yaparken, kendi yolculuğunuz üzerine düşünmeden edemiyorsunuz. Duygusal Miras, gerçek için bir cevher niteliğinde. Travmayı, terapiyi ve iyileşme sürecini anlamak isteyenler için temel bir kitap. — Bruce D. Perry, Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk ve What Happened to You? kitabının yazarlarından 
Dr. Atlas, yaralı büyüklerin sıkça dile getirilmeyen gizli travmalarını bedenlerinde, zihinlerinde, benliklerinde ve ruhlarında taşıyanlar için canlı ve derin bir şefkatle kaleme alıyor hikayeleri. Savaş mültecileri, sınırdışı edilenler, etnik temizlik mağdurları, mücadele eden göçmenler ve sürgün edilenlerden oluşan zorlu bir ailenin içinde büyüyen birinci nesil Amerikalı bir çocuk olarak, alçakgönüllülükle kuşak travmalarını derinlemesine bildiğimi iddia ediyorum. Dr. Atlas da benim kendi çalışmamda ‘kuşak yarası’ olarak adlandırdığım şeyin ayrıntılarını bilen ve bunları eksiksiz yazan bir yazardır. —Dr. Clarissa Pinkola Estes Reyes, Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabının yazarı 
Travmanın kuşaklararası iletimi, aslında kuşaklararası iletimin bir yönüne işaret ediyor. Gerek bugünümüzü kavramaya çalışırken, gerek ruhsal tedavi pratiklerinde bunun tek olası yön olmadığını akılda tutmakta fayda vardır. Galit’in kitabın sonlarındaki şu cümlesi sanırım bunu gayet güzel hatırlatıyor: “Travma zihinlerimiz ve bedenlerimiz aracılığıyla iletilir, ancak dayanıklılık ve şifa da öyle.” — Prof. Dr. Türkay Demir, Çocuk ve Ergen Psikiyatrı, Psikanalist (IPA) 
Sevdiğimiz insanlar, bizi yetiştirenler ve bugün olduğumuz kişiye dönüştürenler içimizde yaşarlar; duygusal acılarını paylaşırız, anılarını hayal ederiz ve bu şeyler hayatımıza her zaman fark etmediğimiz şekillerde etki eder. Galit Atlas, Duygusal Miras ile bizi potansiyelimizi yaşamaktan alıkoyan, kendimiz için istediklerimizle sahip olabileceklerimiz arasında boşluklar yaratan ve bir hayaletmiş gibi rahatsız eden aile sırlarını kendimize açabilmemiz için adım atmamıza destek oluyor. Bu dönüştürücü kitapta, yaşam mücadelelerimiz ile hepimizin taşıdığı “duygusal miras” arasındaki bağlantıları belirlememize yardımcı olmak için danışanlarının hikayelerini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102875</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742ac7bf-3d96-4c51-a098-ca1a90e68450.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliksiz Hakikatler</image:title>
            <image:caption>Hakikat, biraz sabır biraz da sükûnet gösterilirse bütün muğlaklıkları çözecek güce ve kuvvete sahip derin bir kelimedir. Fıtratın işaret ettiği hakikatin izini süren insan, bu sayede hep doğru değerlendirmelerde bulunmaya çalışmış ve nihayetinde gerçeğe ulaşmıştır. 
 
Bu kitap, insan doğasından yola çıkıp özgürlük, değerler ve insan onuru üzerine doyurucu bilgiler vererek modern zamanlarda din ve dünya algısı üzerine geniş bir açıklama yapmaktadır. İslam düşüncesinin kendini yeniden tazelemesini ve yeni bir ivme kazanmasını öngören yazar, bu eseriyle yine aydınlatıcı bilgiler sunmaktadır. 
Eser, içeriğindeki orijinallik ve başlıklarındaki çekiciliğiyle okuyucuları kendine hayran bırakacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102876</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36531f7-febf-40ae-8ed1-738934a5b97e.jpg</image:loc>
            <image:title>Graziella</image:title>
            <image:caption>Romantik dönemin önde gelen yazarı Alphonse de Lamartine’in yazdığı Graziella; İtalya&apos;daki bir Fransız&apos;ın aşka ve erotizme uyanışının benzersiz romanıdır. İtalyan ruhunun ve doğasının incelikli görkeminin yanında genç bir adamın aşk deneyimlerini de gözler önüne seren eser, Fransız romantik geleneğindeki en iyi kurgu eserlerden biridir. Derin düşüncelerle dolu, İtalyan yaşamının rüya gibi tutkularını ve baştan çıkarıcı bir portresini sunan Lamartine, romantik edebiyattaki güçlü yeriyle dikkat çekiyor. Gençliğin pişmanlıklarını, yanlış yönlendirilmiş ideallerini, zamansız bir aşk portresini anlatan dev bir eser Graziella. Alphonse de Lamartine’in Napoli yolculuğu sırasında tuttuğu günlüklerden yola çıkarak kaleme aldığı roman, tüm bu güzellikleri okura sunan romantizm klasiği olmanın yanında aynı zamanda sanatçının da melankolik bir portresidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102878</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b07ba31b-03b5-44b6-89c4-cbefac8ffeae.jpg</image:loc>
            <image:title>41 Filozof 41 Kavram</image:title>
            <image:caption>Felsefenin asıl yaratım alanı ve aracı olan kavramlar, felsefe tarihine nüfuz etmek için daha verimli bir yol olabilir mi? Kavramları, hem filozoftan, hem ilgili dönemden hem de ait olduğu düşünceye dönük eleştirilerden doğru okumak, soruların derinleştirilmesi için kaçınılmazdır. Bir derdin adını kavramlarla koymak, az sonra, bir edebiyat eserinde, bir tiyatro oyununda ya da bir sinema filminde de onu tanıyabilmeyi mümkün kılar. Felsefe tarihi de böylece, artık uzakta kalmış kayıp bir kalabalığın sesleri olarak değil, bizi de muhatap alan bir söyleşi gibi duyulabilir. 
Murat Erşen, 41 Filozof 41 Kavram kitabıyla, kavramların düşünce tarihindeki hareket kabiliyetlerini vurgularken, onları bazen ilgili film ya da hikâyelerle birlikte aktararak soyutlamalar dünyasında yol almak isteyenlere bir rehber sunuyor. Felsefe amatörü okurun kavramlarla filozofların genel düşüncelerine daha kolay giriş yapmasını sağlayan Erşen, her bölümün başında ve sonunda sorularla pasajlara daha kolay erişilmesini ve üzerinde tartışılmasını sağlıyor. 
Alegori, dostluk, yabancılaşma, kaygı, özbilinç, başka/öteki gibi kavramlar Murat Erşen’in duru kaleminde 
hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102879</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b197301-683e-45a4-8614-a302238edc91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak</image:title>
            <image:caption>Serbest piyasa kapitalizmi: İnsanlığın en büyük icatlarından biri, dünyanın en önemli refah kaynağı.
Fakat bu başarının ardında, ödenen ağır bedeller var. Kapitalizmi yalnızca bir refah aracı olarak değil, aynı zamanda çevresel gerçeklerle, sosyal adalet çabasıyla ve gerçekten demokratik kurumların talepleriyle uyumlu bir sistem olacak şekilde kurgulamakta başarısız olduk. Servet daha önce görmediği kadar zirvede bir noktayı görürken gelir adaletsizliği derinleşiyor. Kapitalizm, gezegeni yok etmenin ve toplumu istikrarsızlaştırmanın eşiğinde. Ve harekete geçmek için oldukça kısıtlı bir zamanımız var.
‘İş’in tek amacının para kazanmak ve ‘kâr’ı maksimize etmek olduğu şeklindeki dünya görüşünü çürüten Harvard profesörü Rebecca Henderson’ın global şirketlerle yıllara dayanan çalışmalarından edindiği tecrübelerle ekonomi, psikoloji ve örgütsel davranış üzerine kaleme aldığı bu kitap, bize bir çıkış yolu sunuyor.
Henderson, Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak’ta kapitalizmin girdiği krizden nasıl kurtulacağını ve nasıl insanlara daha faydalı hale gelebileceğinin yol haritası çizip iş dünyasının tabularını sarsıyor. Bunu yaparken yalnızca olanı yıkmıyor, sürdürülebilir kalkınma için yeni bir ekonomik düzlem ve yeni bir işletme mantığı öneriyor.
&quot;Bu güçlü kitap, kapitalizmi yeniden tasarlamaya ve inşa etmeye yönelik bir eylem çağrısı. Piyasa ekonomisi verimlilik ve refah artışı özelliğini son kırk yılda yitirmeye başladı. Güç dengesinin büyük şirketler ve lobiler lehine değişmesi, temel düzenlemelerin yıkılması, şirketlerin ve çok-zenginlerin hayatın her alanında kendi yollarını bulma yeteneklerinin artması karşısında devletin yoksul vatandaşlarını koruma konusundaki isteksizliği, ABD ekonomisindeki gelir adaletsizliğinden ve düşük verimlilik artışından devleti genel olarak sorumlu yapar. Rebecca Henderson, piyasa sisteminin reforme edilebileceğini ve bunun şirketlere haksız yere zarar verilmeden yapılabileceğini savunuyor. Daha ahlaklı ve yenilikçi bir kapitalizm mümkün. Umut var!&quot; —Daron Acemoğlu, Ulusların Düşüşü&apos;nün yazarı
 
&quot;Bu kitap, amaç odaklı işletmelerin toplumumuzdaki hayati rolüne ve kapitalizmle demokrasinin en ivedi sorunlarımızı çözmek için nasıl yapıcı bir şekilde etkileşime girebileceğine dair önemli bir mesaja sahip.&quot; —Stanford İşletme Okulu
 
&quot;Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak... Devletler, şirketler ve toplumlar arasında yeni bir uyum ve iş birliği dönemini teşvik ediyor.&quot; —Andrew Hill, Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102880</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dcc1376-7410-44e7-9ea3-964a163c18bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotları Beklerken Neler Olacak?</image:title>
            <image:caption>Yeni nesil robotlar, kendi yapay zekâlarıyla gelecekler; yani sadece işlerimize yardım etmekle kalmayacak, kendi kararlarını verebilen, düşünme yetisine sahip birer sosyal varlık olacaklar. Peki her söylediğimizi dinlemeye devam edecekler mi? Yoksa bir noktada kontrolden mi çıkacaklar? Bu soruların cevabı, kamusal hayatın tüm dinamiklerini etkileyecek. Tam da bu yüzden, robotların gemilerle ve uçaklarla kargo taşıyacağı, yollarda ve kaldırımlarda araç kullanacağı, acil servisleri yöneteceği, hatta küçük dükkânları işleteceği yeni düzeni iyi kurgulamamız kritik önem taşıyor. Ve yine bu yüzden, robotları tasarlayan ekiplerde sadece yazılımcılar ve mühendisler değil, davranış bilimciler de olmalı.
MIT Havacılık ve Uzay Bilimleri bölümü akademisyenlerinden Julie Shah ile otonom araçlar üreten bir mühendislik ekibine liderlik eden Laura Major’ın kaleme aldığı Robotları Beklerken Neler Olacak, yakın gelecekte gerçekleşecek bu teknolojik devrime nasıl hazırlanmamız gerektiğini gösteriyor. Komplo teorilerinden uzak bir bakış açısı benimseyerek yapay zekâya, insan-robot ve insan-teknoloji ilişkilerinin doğasına ve geleceğine dair tüm yönleriyle kapsamlı bir okuma deneyimi sunuyor.  
 
“Robotları Beklerken Neler Olacak düşündürücü sorular soruyor; yarının robotlarını nasıl inşa edeceğimiz ve onlarla nasıl yaşayacağımız konusunda hayati önem taşıyan tavsiyeler sunuyor. Akademik ve endüstriyel deneyimleri göz önünde bulundurulduğunda, bu önemli tartışmayı başlatmak için Julie Shah ve Laura Major’dan daha yetkin iki isim düşünemiyorum... Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” –Amy Villeneuve, Amazon Robotics’in eski başkanı ve COO’su

“Shah ve Major’ın ilgi çekici çalışması, otonom robotların kendi başlarına çalışacağına dair yirminci yüzyıl efsanesini bir kez daha yıkıyor... Başarıya ulaşmak için veri ve fizik bilimlerinin yanı sıra sosyal bilimler ve davranış bilimlerinde de yetkin yeni nesil mühendisler gerekecek. Major ve Shah, tam da bahsettiğim neslin liderleri.” –David Mindell, Humatics Corporation’ın kurucusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102881</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f6664d-8d62-4f99-b453-8d599291b9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı-Safevi Kıskacında Kızılbaşlar</image:title>
            <image:caption>Kızılbaşlığın doğuşu ve Safevî Devleti’nin kuruluşu Safevî şeyhlerinin dinî-siyasî etkisinde kalan Osmanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Memlûk, Dulkadirli, Karamanlı ve Ramazanlıların hâkimiyeti altındaki Anadolu, İran, Azerbaycan ve Suriye gibi geniş bir coğrafyaya dağılan konar-göçerlerden koparak şeyhlerin etrafında birleşen oymakların eseridir. İsyanlar, isyan girişimleri ve Kızılbaşların İran şahlarıyla ilişkilerini devam ettirmeleri Osmanlı Devleti’ndeki güvenlik kaygılarını had safhaya taşımıştır. Bu yüzden 16. yüzyıldan itibaren Kızılbaş ismi devlet muhalifi ve isyancı zümreler manasında kullanılmıştır. Ayrıca zamanla buna dinî bir boyut da eklenerek zındık, râfizî ve mülhid deyimleriyle sapık, yoldan çıkmış ve inkârcı olarak tanımlanmışlardır.
• Kızılbaşlık nasıl doğdu? • Kızılbaş inancının esasları nelerdir? • Alevîlik ile Kızılbaşlık arasındaki fark nedir? • Anadolu’da Kızılbaşlığın doğuşunu tetikleyen sebepler nelerdi? • Kızılbaşlar en çok Anadolu’nun hangi bölgelerindeydi? • Safevî şeyhlerini hangi Türkmen oymakları destekledi? • Osmanlı yönetimi ile Kızılbaşların arasındaki anlaşmazlıkların sebepleri nelerdi? • Osmanlı belgelerine Kızılbaş Fetreti olarak yansıyan 1510-1530’lu yıllarda neler yaşandı? • I. Selim 1514’teki Çaldıran Seferi öncesinde 40.000 Kızılbaş’ı katlettirdi mi? • Bu konuyla alakalı dönemin Osmanlı-Safevî kaynaklarıyla nüfus verilerini barındıran tahrir defterlerinde neler yazıyor? • Osmanlı yönetiminin Kızılbaşlarla aynı inançlara sahip Bektaşîlere karşı tutumu nasıldı? • Şah İsmail’in hurucuyla Osmanlı Devleti için başlayan “Doğu Sorunu” nasıl çözüldü?
Türkmenler ve Alevîler üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Sadullah Gülten, Osmanlı-Safevî Kıskacında Kızılbaşlar adını verdiği çalışmasında, bu toprakların en çok tartışılan dinî gruplarından biri olan Kızılbaşlarla/Alevîlerle alâkalı tüm bu soruları cevaplamakla kalmıyor, doğru bilinen birçok yanlışı da düzeltiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102882</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5746163-37c2-48cd-9f1b-b8725f9cd229.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş, Siyaset, Cinayet</image:title>
            <image:caption>“İnkılâplar, siyasi partiler, darbeler, suikastlar, isyanlarla imparatorluğun çöküş serüvenini ihtiva eden II. Meşrutiyet Dönemi, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya’nın yaklaşımıyla Türkiye Cumhuriyeti için paha biçilmez siyasi laboratuvar tecrübesi olmuştur.”
Savaş, Siyaset, Cinayet: İttihat ve Terakki Üzerine Yazılar, Nevzat Artuç ve Abdurrahman Uzunaslan’ın yaklaşık 25 yıllık meşakkatli çalışmalarının bir meyvesidir. Söz konusu değerli iki bilim insanı gerek yurt içi gerek yurt dışı arşivlerinden istifade ederek II. Meşrutiyet, Balkan Savaşları, Trablusgarp, Ermeni Sevk ve İskân Meselesi gibi İttihat ve Terakki dönemine ilişkin kritik problemler hususunda ulaşabildikleri yeni belge ve bilgileri bu araştırmada ortaya koydular.
• Siyasi güç odaklarının 1913 Bâb-ı Âli hesaplaşmasında neler yaşandı? • Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikastının perde arkası ve akabinde yapılan tahkikatın neticeleri… • Prens Sabahaddin’in II. Abdülhamid’e karşı başlattığı yoğun muhalefet ve Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girişini engellemeye yönelik çabaları... • Cemal Paşa’nın Suriye’de tesis ettiği otoriter yönetim anlayışının detayları ve Osmanlı deniz gücünü artırmaya ve yenilemeye yönelik çalışmaları… • Cemal Paşa suikastına ve suikastçılara dair son derece önemli tespitler… • Kökenleri Fatih Sultan Mehmet devrine uzanan İstanbul Muhafızlığı nedir ve hangi dönemlerde nasıl faaliyet göstermiştir? • İttihat ve Terakki liderleri yurt dışında neler yaşadı? • İmparatorluğun dağılma sürecindeki siyasi iklim nasıldı? • Talat Paşa İttihad-ı İslâm siyaseti çerçevesinde Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu’da hangi faaliyetlere girişti? • Enver, Talat ve Cemal paşaların modern Türkiye’yi şekillendiren siyasetleri nelerdi?
Günümüzün en merak edilen dönemlerinden İttihat ve Terakki devrine dair tüm bu soruların cevapları ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102883</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b4f26f-bf66-4a46-931c-7b4135f345ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıkıh Usulünde Lafızların Kesinliği Problemi</image:title>
            <image:caption>İnsan iletişiminin en önemli unsurlarından biri olan dil, insanın toplumsal kimliğinin bir tezahürü olmasının yanı sıra düşünce ve aktarımın geliştirilmesinde de temel bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Dilin kesinliği tartışmasını, yöntem olarak dilin güvenilirliğini ve kaynaklık değerini sorgulayan metodolojik bir problem olarak görmek mümkündür. Dilin bu çerçevede sorgulanması, İslâm düşüncesinde bilginin elde edebileceği sağlam metodolojinin ne olduğu tartışmasını da beraberinde getirmiştir. Selma Çakmak’ın, Fıkıh Usûlünde Lafızların Kesinliği Problemi adını verdiği bu çalışmasının temel araştırma sorusu; İslâm düşünce tarihinde ortaya çıkan dilin kesinliği tartışmasının Sadrüşşerîa’nın fıkıh usûlü düşüncesinde nasıl bir problem olarak ele alındığı, yorumlandığı ve sonrasında nasıl bir seyir takip ettiğidir.
Dilin kesinliği problemini ortaya çıkaran nedenler nelerdir?
Bu problemin gündeme gelmesini sağlayan arka plan nedir?
Lafızların delâleti ve kesinliği hakkındaki tartışmaların sözün mahiyeti ve kelâmî ilkelerle bağlantısı var mıdır?
Dil-mantık tartışmalarının bu problemle ilgisi nedir?
Dilin kesinlik taşımadığını öne sürmenin gerekçeleri ve tehlikeleri nelerdir?
Dilin kesinliği tartışmaya açıldığında vahyin otoritesi ve şeriat nasıl açıklanabilir?
Kesinlik tek midir, dereceli midir?
Bu tartışmada kesinlik anlayışının rolü nedir?
Kesinliğin sınırları ve esasları nelerdir?
Bu doğrultuda Râzî ve Sadrüşşerîa’nın kesinlik anlayışı nasıldır?
Sadrüşşerîa’nın dilin kesinliği tartışmasını Hanefî usulüne taşımasının nedenleri nelerdir?
Onun bu tartışmada takındığı tavır Hanefî anlayışını temsil eder mi?
Sadrüşşerîa ile Hanefî literatürüne giren bu mesele temel Hanefî usûl eserleri dikkate alındığında nasıl bir seyir izlemiştir?
Dilin kesinliği problemi elfâz meseleleri çerçevesinde Sadrüşşerîa’nın fıkıh usulü düşüncesine nasıl yansımıştır?
Bu noktada Râzî ve Sadrüşşerîa’nın bu meselelere yaklaşımları dilin kesinliği tartışmasındaki söylemleri ile tutarlı mıdır?
Elinizdeki bu eser, bu ve benzeri birçok soruya cevap vermekle beraber Fahreddin Râzi’den Sadrüşşeria’ya bu konunun tarihî sürecini bütün ayrıntılarıyla ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102884</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50b119af-92a2-4ea3-95b9-a8d31c081d68.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Krallık-2</image:title>
            <image:caption>Yörüngenin Dışında 
 
Beğenilen bilim kurgu destanı devam ediyor! Vess ve Grix, şok edici bir keşifle birbirlerine bağlandılar: Sermayenin de imanın da yozlaşmış olduğu… ve birbirlerine komplo kurdukları. Şimdi, bu aldatmacayı ifşa ettikten sonra kahramanlarımız, uzayın en ölümcül noktalarından birinde mahsur kalır. Tek umutlarının Atık Halkası’nın en korkutucu korsan çetesi olduğunu anladıktan sonra Grix ve Vess, kendileri, mürettebatları ve bunların hepsinden daha da değerli bir şey için savaşmak zorunda kalır: Aşk. 
 
“Zekice yazılmış pop-art ve feminist bir Star Wars hikâyesi gibi. Bilim kurgu sevenler, bittikten sonra daha fazlasını okumak isteyecekler.” 
Publishers Weekly 
 
“Dinamik ve konu açısından zengin bir uzay draması. 2019’un en iyi 10 çizgi romanından biri.” 
SyFy Wire 
  “En iyi bilim kurgu serilerinin yapması gerekeni yapıyor: Bize tanıdık ve çağdaş gelen bir şeyi 
anlatmak için fantazyayı kullanıyor.” 
Bleeding Cool 
 
“Baş döndürücü ve sürükleyici bir dünya.” 
Sequential Planet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102885</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fff8f79-bb1d-409b-992b-33027a1f7709.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanun-i Şahinşahi</image:title>
            <image:caption>“Eğer dünya mülkü padişahı, o ruhani manaların sıfatları ile vasıflanmaz, Allah ahlakı ile ahlaklanmada, Allah’ın gölgeliğine layık olmazsa; ona verilen sultanlık ismi, mecaz ve istiare yoluyla satranç oyununda bir taş olan şah kabilindendir.”
İdrîs-i Bitlîsî
 
Sultan II. Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Osmanlı Devleti’nin hizmetinde görev yapan kıymetli bir âlim ve devlet adamı olan İdrîs-i Bitlîsî, Farsça, Arapça, Türkçe olmak üzere tarih, tasavvuf, felsefe, siyaset, ahlak, tıp ve hadis gibi birçok alanda eserler kaleme almıştır. Bitlîsî’nin Farsça kaleme aldığı Kānûn-i Şâhenşâhî eserinde işlenen esas konu ise nizam-ı âlemdir.
Dolayısıyla Bitlîsî bu eserinde, şahlık tahtı için sahip olunması gereken melekelere; sultanlık makamına yaraşır âmâl ve ahvâle; padişahların ve meliklerin kime karşı nasıl davranacaklarına, vezirlerin, naiblerin, ehl-i kalemin yapması gereken işlere ve özelliklerine; ulemanın önemine ve görevlerine; dünyevi saltanat vesilesiyle manevi saltanatı elde edebilmenin keyfiyeti gibi daha çok toplumu güçlü kılan faziletlere, ahlaki ve dinî değerlere değinir.
Osmanlı siyasetname literatürünün kıymetli eserlerinden biri olan bu çalışma, Pelin Seval Esen ile Esengül Uzunoğlu Sayın tarafından Farsçadan günümüz Türkçesine çevrilip notlandırılarak okuyucuların istifadesine sunulmuştur. Timaş Akademi, bu kıymetli eser ile birlikte Siyasetname Kitaplığını genişletmeye devam etmekte ve Osmanlı siyasetname literatürünün günümüz okuyucularınca da ulaşılabilir olmasını sağlamaya gayret etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102886</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57f083d-91e6-4549-b34a-7665ccaa409b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Su Aynı Artık Ne de Sen</image:title>
            <image:caption>Kişi, kurguyla bellek sondajı yaptıkça kendisine çarpar. Hep bir şey eksikmiş gibi... Kendisine yabancı olduğunu anladığında da dönüşümü başlar. 
Hakan Akdoğan 
 
Edebiyatı bu kadar vazgeçilmez kılan, insandaki dönüşüm yeteneğine olan inancıdır. Bir kitap bir insanı ve bir insan dünyayı değiştirebilir. Bu kitaptaki öyküler sizi içten gelen değişimin büyülü fırtınasında sürüklemeye davet ediyor. Ona katılmanızı öneririm. 
Gülşah Elikbank 
 
Bir metnin sonuna geldiğinizde başlangıçtakinden farklı bir yerdesinizdir artık. Bu hikâyelerin yazarları da aynı yoldan geçti. Başkalarını tanırken kendilerini de tanıyarak. Hayat böyle daha anlamlı değil mi? 
Mario Levi 
  Hikâyeler dünyayı değiştirme gücüne sahiptir, çünkü bütün hikâyeler esasında bir dönüşümü anlatır. Bu kitaptaki hikâyeler dönüşüm gerçeğinin farkında olan yazarlar tarafından kâğıda dökülmüştür. 
Hasan Gümen 
 
Gerçeklik su gibi olmaktır. Su ki alçakgönüllüdür, alçaklardan süzülür gider. İnandırıcılık su gibi olmaktır. Yıkıcı olmadan yaşamı inşa eder her daim. Kararlı olmak su gibi olmaktır. Gerekiyorsa deler geçer. İlginçtir uyumlu olmak da su gibi olmaktır ki kayaya doğru akan suyu düşünürsen, su sadece etrafından akıp gider. Bu kitap da harika olmuş; su gibi! Başlangıçtaki şekilsiz fikir, akan fikir ırmaklarına dönüşmüş. İyi ki... 
Uğur Batı 
 
Hiçbir şey, bir hikâyeyi kaleme almak kadar değiştiremez insanı. O hikâyeyi yaşamak bile... İddialı mı oldu sözüm? Bir bildiğim var belki... 
Selda Terek 
 
Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz demiş Herakleitos. Elinizde tuttuğunuz kitabın içindeki hikâyeler de siz okurları tıpkı suyun taşıdığı enerjinin dönüşmesi gibi, heyecan verici bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor. 
Zuhal Gürçimen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102887</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25844966-b78a-4f25-92be-ab44e5cbb211.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Kek Yaptım</image:title>
            <image:caption>Akademisyen Anne olarak tanınan Saniye Bencik Kangal’ın ilk çocuk kitabı Sana Kek Yaptım, babaları mutfağa sokuyor, evleri mis kokularla dolduruyor, çocukların başına eğlenceli işler açıyor. Dilerseniz aynı fırından çıkan Benim Kapkek Kitabım adlı etkinlik kitabıyla eğlenceye kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. 
 
Demir ve Güneş kek yapmayı ve yemeyi çok seviyor. Yine bir gün kek yaparken aksilikler bir türlü peşlerini bırakmıyor! Acaba bunca aksiliğe rağmen kekleri fırına girebilecek mi? 
 
Saniye Bencik Kangal’ın yazdığı bu eğlenceli öyküye, Ayşın Delibaş Eroğlu rengârenk çizimleriyle eşlik ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102888</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/183fd100-2a57-4f9d-86d6-07df5b8cc945.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gezgini</image:title>
            <image:caption>Issız bir vadide bir çınar ağacı. Ne zaman sıkılsam gidip gölgesine oturuyorum. Sonra bir kuş geliyor beni almaya. Zümrüt renginde. Emsali görülmemiş! “Senin için geldim” diyor, alıyor beni sırtına. Bir gezgin oluyorum. Bir hayal gezgini… Zamanda ve mekânda, hayalle gerçek arasında, sırlı yolculuklar yapıyorum. Sıra dışı insanlar tanıdım bu seyahatlerim esnasında, garip olaylara tanık oldum, unutulmaz serüvenler yaşadım... Eğer sen de gelmek istiyorsan benimle,  bu kitabın ilk sayfasında buluşalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102889</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc60f938-e1ff-42f4-9fcc-e0ce18df1bd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarısızlığa Övgü</image:title>
            <image:caption>Mahfi Eğilmez, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak öğrenim çağındaki gençlere, meslek sahibi olacaklara ve yeni başarıları hedefleyenlere bir yol haritası sunuyor. Bu kitapta başarısızlıkların nasıl başarıya dönüştürüleceğinin öyküsünü bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102890</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7d44fe-39d4-4ea4-9396-92b15c193e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Rüzgarının Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Diamond, ailesi ile birlikte çok eski bir evde yoksul bir hayat sürmektedir. Bir gece, duvardaki bir çatlaktan kendisiyle konuşan bir ses duyduğunda, gizem dolu bir dünyanın kapıları ona açılır.
 
Çok küçülebilme ya da devasa büyüyebilme yeteneğine sahip güzel Kuzey Rüzgârı ile tanışır. Kuzey Rüzgârı, soğuk ve sert bir mizaca sahip olmasına rağmen Diamond’ı sever ve arkadaş olurlar. Onun kendisiyle uçmasına izin verir ve birlikte şehrin karanlık sokaklarına doğru gerçek ötesi, büyülü bir yolculuğa çıkarlar.
 
Diamond, bu yolculukta ancak bir çocuk tarafından görülebilecek güzellikte manzaralarla karşılaşır. Bu onun için aynı zamanda bir ‘keşif’ yolculuğudur. Birlikte yaşadıkları maceralar, hayatın zorlukları karşısında sevginin pırıldayan yüzünü de ortaya çıkaracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102891</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b620b257-46ee-44d1-97c5-1c1c10773f08.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Ustaları ve Çılgın Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta seninle Türkçenin ustalarının dünyasına çok eğlenceli bir yolculuk yapacak; yazarlık ve şairliğin püf noktalarını öğreneceğiz. Ustaların, söylemek istediklerini simgelerle nasıl anlattıklarını; kelimeleri kullanarak ne oyunlar oynadıklarını ve görünen anlamın arkasına sakladıkları derinlikleri keşfedeceğiz. Kitabını yazmak için yıllarca yolculuk yapan Kaşgarlı Mahmut; mutluluğun sırlarını anlatan Yusuf Has Hâcip; gerçeklerden söz eden Yüknekli Edip Ahmet; sevgi okyanusu Yesili Hoca Ahmet; gariplikleri dillendiren Âşık Paşa; okuma yazmayı öğrenir öğrenmez şiir yazmaya başlayan Ali Şîr Nevâî; sanatı imkânsız bir kolaylık olan Süleyman Çelebi; suyla oynamayı seven Fuzûlî; şiirleri sümbül kokan Bâkî; şefkat madalyası sahibi Nigâr Hanım yazarlık ve şairlik sırlarını paylaşmak için seni bekliyor. Türkçenin ustalarıyla tanışmak, hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102892</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d12360b-ba76-476b-86be-4f29b663c894.jpg</image:loc>
            <image:title>Düello (Ciltli-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Çehov 1891 yılında Novoye Vremya gazetesinde tefrika edilen Düello’da, insan doğasının karmaşıklığını çarpıcı bir üslupla ortaya koyar. Tanıdığı bir zoologla dönemin popüler meselelerinden biri olan “en güçlünün ayakta kalması” üzerine tartışmaları epistemolojik ve etik çatışmalar ekseninde yapıtın temelini oluşturmuştur. Yazar insanın zaaflarına, başkalarını bağışlama ve kendini değiştirip geliştirme yetisine işaret ettiği bu öyküsüne mekân olarak Kafkasya’yı, Karadeniz kıyısındaki küçük bir kenti seçmiştir. Eğitimli Rus aristokrat Layevski, evli bir kadınla yaşamaktadır ve birlikte kaçıp geldikleri bu kentte devlet memuru olmuştur. Ancak zamanla kadından soğumuş, ilişkiyi sonlandırmanın yollarını aramaktadır. Layevski’nin sorumsuzluğu, fazla içki içmesi, hesabını bilmeden para harcaması ve kendisine bağımlı olan bir kadından kurtulmaya çalışması, sosyal Darwinci zoolog Von Koren’de tiksinti uyandırmaktadır. Olaylara sadece bilimin çerçevesinden bakabilen Von Koren’in gözünde Layevski gibiler insanlığa ve uygarlığa yönelik bir tehdittir ve dünya böyle insanlardan “arındırılırsa” çok daha yaşanılası bir yer haline gelecektir. İkili arasında giderek büyüyen, bir askeri doktorla bir diyakozun da dahil olup tanıklık ettikleri etik tartışma ve fikir savaşı, ansızın fiziksel şiddet içeren bir meydan okumaya evrilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102893</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6638ff60-9626-4e47-b8a6-a7d3e5239d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düello</image:title>
            <image:caption>Çehov 1891 yılında Novoye Vremya gazetesinde tefrika edilen Düello’da, insan doğasının karmaşıklığını çarpıcı bir üslupla ortaya koyar. Tanıdığı bir zoologla dönemin popüler meselelerinden biri olan “en güçlünün ayakta kalması” üzerine tartışmaları epistemolojik ve etik çatışmalar ekseninde yapıtın temelini oluşturmuştur. Yazar insanın zaaflarına, başkalarını bağışlama ve kendini değiştirip geliştirme yetisine işaret ettiği bu öyküsüne mekân olarak Kafkasya’yı, Karadeniz kıyısındaki küçük bir kenti seçmiştir. Eğitimli Rus aristokrat Layevski, evli bir kadınla yaşamaktadır ve birlikte kaçıp geldikleri bu kentte devlet memuru olmuştur. Ancak zamanla kadından soğumuş, ilişkiyi sonlandırmanın yollarını aramaktadır. Layevski’nin sorumsuzluğu, fazla içki içmesi, hesabını bilmeden para harcaması ve kendisine bağımlı olan bir kadından kurtulmaya çalışması, sosyal Darwinci zoolog Von Koren’de tiksinti uyandırmaktadır. Olaylara sadece bilimin çerçevesinden bakabilen Von Koren’in gözünde Layevski gibiler insanlığa ve uygarlığa yönelik bir tehdittir ve dünya böyle insanlardan “arındırılırsa” çok daha yaşanılası bir yer haline gelecektir. İkili arasında giderek büyüyen, bir askeri doktorla bir diyakozun da dahil olup tanıklık ettikleri etik tartışma ve fikir savaşı, ansızın fiziksel şiddet içeren bir meydan okumaya evrilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102894</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea083001-0231-4486-8946-64131c45fbbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Toz ve Hayaller Kitapçısı</image:title>
            <image:caption>1943 New York’unda yaşayan Poppy ve ailesi, zaman ve mekan fark etmeksizin tüm insanları ağırlayabilen sihirli bir kitapçı olan Göz ve İzan’ın sahibi ve işletmecisidir. Poppy’nin dünyası II. Dünya Savaşı’nın etkileriyle paramparça olsa da dükkâna geçmişten ve gelecekten gelen müşteriler ve kitapçıya olan sevgisi sayesinde hayata tutunmayı başarıyor. 
Poppy’nin en büyük hayali bir gün babasından bu kitapçının sorumluluğunu devralmak, ama kurallara göre kitapçının başına geçecek kişi abisi Allan. Nesilden nesile aktarılan kitapçı yönetim kuralları şöyledir:
Yöneticiler sihri asla kendileri için kullanmamalıdır.
Yöneticiler sihri kullanan değil, koruyan kişilerdir.
Allan en iyi arkadaşını savaşta kaybedince onu kurtarmak için dükkanın sihrini kullanıp zamanda geriye gitmek ister. Bu sırada babaları da gizemli bir hastalığa yakalanıp hastanede kaldığı için Allan’ın yokluğunda dükkanın tüm sorumluluğu Poppy’nin üzerine kalmıştır. Kardeşine olan sevgisi ile ailesine olan sadakati arasında kalan Poppy, sinsice yaklaşan Karanlık’a karşı hem ailesini hem de kitapçıyı korumalıdır. Bu macerada vermesi gereken kararlar Poppy’nin hayal edemeyeceği sonuçlar doğurabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102895</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0252c1-22b5-46d2-87e6-6beb020d0558.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenler ve Yıldızlar - Eğlenceli Bilim</image:title>
            <image:caption>Yıldızların gezegenlerden farkı nedir? Güneş neden parlar? Yıldız kayması nasıl meydana gelir? 
Gezegenler ve yıldızlar hakkında birçok sorunun cevabını bulabileceğiniz eğitici bir kitap. 
*Kısa ve anlaşılır metinler *Çocukların sorduğu sorulara yanıtlar * Mini Sözlük * Zengin görseller *Yetkin fizikçi ve pedagog tarafından kontrol edilen içerik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102896</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3298d31-b2e3-4836-a9d3-2ff712f2b6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanlar-Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102897</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/713f2041-395a-4804-82e3-3ed1522a6711.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoe&apos;nin Masasından</image:title>
            <image:caption>Sevgili Marcus,
 
Zoe’nin devamında ne söylemesi, ne yazması gerektiğine dair hiçbir fikri yok. Bir kız çocuğu daha önce hiç görmediği, on ikinci doğum gününde kendisine gelen mektuba kadar hakkında hiçbir şey duymadığı ve korkunç bir suçtan ötürü hapiste olan babasına ne söyleyebilir ki?
Hem de Marcus asla suç işlemediğini iddia ederken…
Marcus gerçekten masum olabilir mi? Gerçekler bir yerlerde gizli ve Zoe babasından gelen mektupları annesi ve üvey babasından saklamak zorunda kalsa da bu gerçekleri gözler önüne sermeye kararlı.
Zoe, fırındaki stajında iyi bir iş çıkarmak ve ailesine Yemek Ağı’nın düzenlediği Genç Pastacılar Yarışması’na katılmaya değer olduğunu kanıtlamak için durmaksızın çalışır. Çünkü ünlü bir pasta şefi olmak Zoe’nin en büyük hayali ve bu yolda asla hata yapma lüksü yok. En büyük destekçisi, yakın arkadaşı Trevor da artık yanında olmadığı için yaşadığı tüm zorlukların üstesinden tek başına gelmesi gerekiyor.
Aklının bir tarafında pastacılık, diğer tarafında ise babası Marcus varken Zoe, ölçülerini bilmediği bir tarifin içinde kaybolmuş gibi hissediyor.
Yazar Janae Marks&apos;ın bu büyüleyici romanı, engeller karşısında pes etmeyen, gerçeği araştıran ve doğru olduğuna inandığı şeyin peşinden koşan cesur bir kızı konu alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102898</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168834eb-8254-4caf-9c85-bc1c9c8e5f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Ekspresi - Dünyanın Dışına Açılan Pencere</image:title>
            <image:caption>Dünyamızdaki tüm kötülüklerin dışarı atılabileceği bir pencerenin oluştuğunu düşünün. Bu pencere, dünyaya kötülüğün yayılması gibi korkunç bir plan için kullanılabilir. Yiğit’in hayali de dünyanın dışına açılan bir pencere sayesinde kötülüklerin sonsuza dek yeryüzünden silinmesidir. İyi biri olabilmek ve dünyadaki iyiliklerin çoğalmasını sağlamak için mücadele eden Yiğit, okulda İyilik Kulübü’nü bile kurar. Ancak kulüpte işler umduğu gibi gitmez. Yiğit, bir gece kendini ansızın Macera Ekspresi’nin içerisinde bulur. İyilik için çıktığı bu yolculukta arkadaşları Nil, Narin ve Can’la birliktedir. Macera Ekspresi onları Kötülük Krallıklarının renksiz ve solgun evrenine getirmiştir. Dünyada kötülüğün yayılması için büyük bir hazırlığın içinde olan Kötülük Krallıkları, iyiliğin temsilcisi çocuklarla macera dolu bir mücadeleye girişirler. Şimdi Macera Ekspresi ile bu yolculuğa çıkmayı kabul ediyorsan kitabın kapağını açmalısın. Çabuk ol! Kötülük Krallıklarını durdurmak için hemen harekete geçmek zorundayız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102899</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49e5303f-5ca3-4f70-9a37-b2401ec81b4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Mavi</image:title>
            <image:caption>Bazen bizden farklı olan renklerin güzelligini kesfetmek için gereken tek sey uzak çayırlar ve çiçekler üzerinde uçmaktır. Tıpkı bu hikâyenin küçük arı kahramanı Mavi&apos;nin yaptıgı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102900</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f27e678-5457-46b1-ad7a-f4ac921ff4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Olmanın Zorlukları</image:title>
            <image:caption>Canavarlar dünyasında yaşamak hiç de kolay değil. Her birinin kendisine verilen beş canavarlık
görevini tamamlayıp “canavar” unvanını alması gerekiyor. Fakat tüm bunlar Modivar için heyecan
verici değil. O kimseyi korkutmak ya da “Böööö” diye bağırmak istemiyor. İstediği gibi bir canavar
olmak istiyor. Ancak bu isteğinin ise ne canavarlar dünyasında ne de insanlar dünyasında yeri yok.
Neyse ki onu olduğu gibi seven dostları var. İnsan yavrusu Bige ve canavar yavrusu Selivar zorlu
görevlerde onun hep yanında.
Peki bu görevleri başarabilecekler mi? Merak edenler maceraya hemen katılabilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102901</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9f31281-5297-4912-ac32-6e87698b7ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Schmitt’ten Habermas’a Çağdaş Politik Felsefe</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Schmitt’ten Habermas’a çağdaş politika felsefesinin yedi figürünü yedi tabloda sunmaktadır. Çağdaş politika felsefesiyle tanışmak veya okumalarını derinleştirmek isteyenler için açık ve anlaşılır üslubuyla şu soruların ardına düşmektedir: 
 “Yalanla gerçek nasıl ayırt edilir? Kötülüğün sıradanlığı ne anlama gelir?” (Hannah Arendt) 
“Felsefe ve Politika arasındaki gerilim çözülebilir mi?” (Leo Strauss) 
“‘Politik olan&apos;ın özerkliği niçin önemlidir? Dost ve Düşman Kimdir?” (Carl Schmitt) 
“İnsan varoluşunu sadece şimdiki zamanın ampirik akışında kavrayabilir miyiz?” (Eric Voegelin) 
“Kamusallığı sürekli olarak demokratikleştirmek nasıl mümkün olur?” (Jürgen Habermas) 
“Modernliğin iki eğilimi bireysel özgürlük ve eşitlik niçin birbirlerini tamamlayıcıdır?” (John Rawls) 
“Cumhuriyet, özgürlük için niçin gereklidir?” (Quentin Skinner) 
Bu kitaba dâhil edilen düşünürler, tüm farklı yaşam hikâyelerine ve bunun yol açmış olabileceği politik düşüncelerine rağmen, çağdaş dünyanın krizine dair ortak bir eleştirel güzergâhı takip etmektedirler. Politikanın teknik ögelerin hâkim olduğu bir akılsallığa indirgenişi karşısında felsefenin politik vaadini tekrar hatırlatmaktalar. Buradaki düşünürler, işte bu çabanın somut timsalleridir. Onlar, politikanın unutulmuş ve yitirilmiş olan felsefi kökenini çağdaş dünyanın gerçekleriyle ilişkilendirmeye çalışarak, yalnızca politik düşünceye ve politik felsefeye yeni bir soluk kazandırmakla kalmamışlar, aynı zamanda politikanın kendisi üzerine yeniden düşünmenin olanağını hatta zorunluluğunu vurgulamışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102902</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da1b465b-9422-436c-9995-081c2e087a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Oyunlarla İlk Okuma Kitaplarım -Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hazırsan heyecan verici bir yolculuk başlıyor. 
Çünkü okumayı öğreniyorsun. Harfleri, kelimeleri, cümleleri sabırla birleştirecek, hikâyelere ulaşacaksın. Bu kitaplarda sadece neşeli hikâyeler yok, katılabileceğin oyunlar da seni bekliyor.
Madem ilk kitaplarını okuyorsun, bunu güle oynaya yapmaya ne dersin? 
O zaman hikâye kahramanlarımız İbrahim, Halil, Elif ve diğerleri seni bekliyor. 
Haydi, onları çok bekletme!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102903</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c6f6754-8314-432d-8fc0-d46f7a7033ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanuslar-Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102904</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09f28485-b126-4d03-85c9-2ce34e4b6d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Azıcık Aklım Karıştı - Babam Beni Seviyor Mu?</image:title>
            <image:caption>Babamız her zaman yanımızda olmayınca,her istediğimizde bizimle oyun oynamayınca;aklımız karışır! ’’BABAM BENİ SEVİYOR MU?’’diye düşünürüz.
 
Dur üzülme ,bazen olur böyle!
Kötü düşünceleri kovmaya yerine güzellerini koymaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102905</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58d1e5f5-b2b1-4e58-b1c9-9938ede7351b.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Çevreci Oluyor - Arkadaşım Elif</image:title>
            <image:caption>Elif, babasıyla okula giderken etrafa saçılan çöpleri görünce keyfi kaçtı. Bu kadar çok çöp nereden çıkıyordu? Okulda öğretmenleri konuyla ilgili çocukları bilgilendirdi. Çevre Koruma Haftası etkinliklerinde Elif ile arkadaşları hem çöp toplama yarışına katıldı hem de göldeki yavru ördeğin yardımına yetişti. Çevre kahramanlarının maceralarını severek okurken çevremizi korumak için neler yapabileceğini de görebilirsin. 
Kitabın önemli bir mesajı var: Sürdürülebilir yaşamı öğrenebiliriz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102906</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba82f21-d149-41f7-a16d-151b8a0cfdd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Molli Görgü Okulu - İyi Davranışlar İçin Rehberler</image:title>
            <image:caption>Algernon ile tanış. Bu küçük rakunun çevresine terbiyeli davrandığı hiç görülmemişti… 
Ama bir gün tesadüfen karşısına Bayan Molli Görgü Okulu çıktı ve hayatı değişti. 
Bayan Molli’den aldığı dersleri izle, Dikkatle Dinleme Laboratuvarı’nda çevresine önem vermeyi nasıl öğrendiğini, Güzel Dil Kütüphanesi’nde neler keşfettiğini, Terbiye Yemekhanesi’nde sofra terbiyesinin değerini nasıl anladığını, en sonunda da Sportmenlik Günü’nde nasıl başarılı olduğunu gör.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102907</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c21fa2a-2845-4257-b572-72958a77eddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Ev, Mavi Ev, Yeşil Ev, Ağaç Ev!</image:title>
            <image:caption>Renklerin ve nesnelerin eğlenceli dünyasında bir yolculuğa çıkalım mı? 
Minikler bu etkileşimli kitapla renk ve nesneleri ayırt etme becerilerini geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102908</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf095448-4c0d-4b6f-81c6-66c0fc833bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya Sahilde</image:title>
            <image:caption>Maya, aslanlara bayılıyordu. Aslanlar hakkında her şeyi biliyordu. Ama kumu, kuma dokunmayı sevmiyordu. Hatta kumdan birazcık korkuyordu. 
Maya, annesiyle kumsalda gezerken kumdan bir aslanla tanıştı. Kumdan Aslan da suyu sevmiyordu. Hatta sudan birazcık korkuyordu! 
Arkadaşlık, dayanışma ve değişimle başa çıkabilme üzerine sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102909</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e599e40-6475-455c-ae77-8209cee7b025.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Çok Seversin Bu Yemeği</image:title>
            <image:caption>“Hareket etmeyi bıraktığımızda gideceğimiz yere vardık demektir. ” 
Eserlerinde İngilizceyi tercih eden Çinli genç yazar An Yu, ilk romanı 
Sen Çok Seversin Bu Yemeği ile ilk kez Türkçede. 
Pekin’de bir sonbahar sabahı... Ciya Ciya yalnızca birkaç dakika önce kahvaltı masasında tatil planları yaptığı kocası Çen Heng’i küvette ölü bulur. Bu beklenmedik ölüm kadar tuhaf bir şey varsa o da küvetin yanında gözüne ilişen gizemli çizimdir. Gördüğü şeyi aklından bir türlü çıkaramayan genç kadın, aklıyla oyun oynayan esrarengiz bir yaratığın peşine takılıp yapmam dediği şeyleri yapacaktır. Barmen Leo ile yası, aşkı, cinselliği ve evliliği sil baştan tanımlaması ise yaşayacağı aydınlanma yanında henüz hiçbir şeydir. 
An Yu, okuru Pekin’in yüksek binaları ve kadının hâlâ ikinci planda bırakıldığı orta sınıf aileler arasında dolaştırıp  Tibet’e uzanan büyülü gerçekçi bir yolculuğa çıkarıyor. 
Farklı sofralara buyur edileceğiniz ve tek bir yemeğin nasıl olup da geçmişin kilidini açabildiğini göreceğiniz bu kitapta suya da doyacak, su dünyasına dalacaksınız. 
Son sayfayı da çevirdikten sonra kendinize bir lale buketi hediye etmek isteyeceksiniz. 
“Günümüz Pekin’inde,  bir kadının kendini gerçekleştirmesinin zarif ve rüya gibi öyküsü.” 
Daily Telegraph 
“Tuhaf ve sinematik, yakından izlenmesi gereken bir yazar.” 
Stylist, “2020’nin En İyi Kitapları”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102910</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31be8df-5929-4fdf-ba9c-18a6d948a2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları yazı gereçlerini kullanmada çocuğa güven duygusu aşılar, alıştırmaları yaparken çocuğun başarı duygusu tatmasını sağlar ve okula hazırlık sürecini hızlandırır. 
Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun, 20’den fazla ve birbirini destekleyen çizgi çalışması 
*Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme 
*Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı 
*Yazma becerilerini pekiştirmeyi 
*İnce motor gelişimi desteği Uzman eğitimcilerin hazırladığı kitabımız, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102911</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b02ce0-e04b-42d1-9bac-74b8080d2f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Bir Tabloya Sığar mı?</image:title>
            <image:caption>Hayal gücüne dair ilham verici ve seni sayfadan sayfaya uçuracak bir hikaye! Özgürce,doya doya soracağın sorular ile Ela&apos;nın hikayesinde düşünmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102912</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089278f0-7e24-4469-a40e-3a152c6d5a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Otorite ve Öteki</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır, insanlar ve mikroplar arasında amansız bir mücadele yaşanmaktadır. Salgın hastalıklarla karşı karşıya kalan toplumlar, yaşamlarını derinden etkileyen bu krizlerle başa çıkmak zorunda kalmıştır. Her ne kadar bulaşıcı hastalıklar bireyin bedeninde gerçekleşiyor olsa da, salgına dönüştükten sonra çok katmanlı toplumsal boyutuyla dikkat çekerler. Toplumlar üzerinde yıkıcı etkilere yol açmış bu doğal felaketler (veba, kolera, grip, COVID-19 vb.), ister istemez insanların davranışlarında ve sosyal yapıda derin izler bırakmış, siyasal yapıların değişmesine neden olacak süreçlerin başlamasına aracılık etmişlerdir. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan salgınlar; iktidarla bireyi, yönetenle yönetileni “otorite” bağlamında işleyerek, birey ve toplum arasındaki geleneksel ilişkiyi yeniden yazmıştır. Artan risk, artan ve genişleyen bir gözetimi makul kılar ve bu durum toplumca da onaylanır. Gözetim ve disiplin yoluyla iktidarlar, halkın rızasını da alarak biyopolitik uygulamaları genişleterek otoritelerini sağlamlaştırırlar. Tüm gezegeni kontrol etme çabasındaki neoliberal kapitalist iktidar, biyopolitik uygulamalara ek olarak disiplini mikro düzeylere kadar yayarak “viropolitik”, “zoopolitik” bir kuşatmaya dönüştürmek yoluyla gücünü pekiştirmektedir. Gözetim eylemi, taktiklerini, yöntemini değiştirir ama varlığını sürdürmeye devam eder. Otorite günümüz dünyasında, akışkan bir kamuflaj yardımıyla daha az görünür olmuştur; bunun neticesinde kitleler sistemin parçası olarak ona hizmet ettiğini, bir anlamda sisteme enerji sağlayan ve onu çeviren çarklardan biri olduğunu kavrayamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102913</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb700f9-a5c8-48f2-8730-0f616721561f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Serisi 1: Yalanın Gölgesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Biten hayallerinin rüzgârında sürüklenen tehlikeli bir adam…
Bir daha sevemeyeceğini düşünen genç bir kadın…
Gizli hayatıyla ölüme meydan okuyan pervasız bir oğul…
Göz kamaştırıcı güzellikte inatçı bir genç kız…

Ve dördünü birleştiren karmaşık bir plan!
Yalanların gölgesinde filizlenip büyüyen çarpıcı güzellikte iki büyük aşk!

Aşkın her yaşta güzel olabileceğini keşfedeceğiniz, kalpler arasındaki engellenemez çekimin büyüsüne kapılacağınız bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102914</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce894b7-c3d4-4bb8-ac3f-c52632fc16ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Serisi 1: Yalanın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Biten hayallerinin rüzgârında sürüklenen tehlikeli bir adam…
Bir daha sevemeyeceğini düşünen genç bir kadın…
Gizli hayatıyla ölüme meydan okuyan pervasız bir oğul…
Göz kamaştırıcı güzellikte inatçı bir genç kız…

Ve dördünü birleştiren karmaşık bir plan!
Yalanların gölgesinde filizlenip büyüyen çarpıcı güzellikte iki büyük aşk!

Aşkın her yaşta güzel olabileceğini keşfedeceğiniz, 
kalpler arasındaki engellenemez çekimin büyüsüne kapılacağınız bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102915</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1df01a-8562-4a53-9890-ae4418c9abc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastalık Hastası</image:title>
            <image:caption>Hastalık Hastası orijinal adıyla “Le Maladeimaginaire” klasizmin temsilcilerinden olan ünlü Fransız oyun yazarı Molière tarafından komedi ve bale türünde yazılmış üç perdelik müzikal komedidir. Doktoru tarafından kandırılarak ölümcül bir hastalığı olduğuna inandırılan yaşlı ve saf bir adamı konu alır. Molière, bu eserinde toplumun ahlaki yapısını ve mesleğini kötüye kullanarak hastalarını sömüren bilgisiz hekimleri eleştirel bir yaklaşımla konu almaktadır. Bu eser Moliere’in son eseridir. Hastalık Hastası 10 Şubat 1673 yılında Paris’te Kral XIV. Louis’in huzurunda sahnelenmiş ve başrol Argan’ı oyunun yazarı olan Molière hasta olduğu için koltuğundan kalkmada oynamıştır. Bu oyun esnasında verem hastası olan Molière sahnede fenalaşarak düşer. Öksürük krizini atlatan yazar rolünü tamamlar anca oyundan birkaç gün sonra ikinci bir krize dayanamayarak vefat eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102916</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac126cf8-85fd-498f-b90a-878bc23c17ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>Yapıtlarında psikolojiyi odak noktası olarak belirleyen Stefan Zweig, özellikle toplum dışında yaşayan insanların hikâyesini anlatmaya değer bulur.

 İlk kez yayımlandığı 1922’den beri büyük ilgiyle okunan Amok Koşucusu’nda, Avrupa’ya doğru yapılan tekdüze bir yolculuk, gemideki doktorun duyduğu yardım çığlığını reddetmesiyle başlayan vicdani bir yargılama sürecine dönüşür. Ait olduğu yerden uzaklara sürülmüş doktor, tropik topraklarda karşılaştığı Avrupalı kadına saplantılı bir aşk besler. Kadına karşı duyduğu takıntı, doktoru tıpkı Amok koşucusu gibi hedefi belirsiz koşuya sürüklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102917</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c01d30-f4d1-4726-b5a5-e961000bf4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>İnsanın iç dünyasında büyük rol oynayan kaygı ve psikolojik baskı gibi kavramların ele alındığı Korku, 1920’de yayımlandığından beri okuru heyecanlandıran kurgusuyla dikkat çekmiş, günümüze dek birçok defa beyaz perdeye uyarlanmıştır. 
Irene Wagner, kentin en ünlü avukatıyla sekiz yıldır evli, aynı zamanda iki çocuk annesidir. Zenginlik içindeki yaşamı, tesadüfen tanıştığı genç piyanistle başlayan ilişkisi nedeniyle altüst olur. Korkunun pençesine düşen Bayan İrene, bir şantajcının onu tehdit etmesiyle kendini, attığı her adımda büyüyen ruhsal çelişkilerle dolu bir denklemin içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102918</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4656d381-c35a-42c3-b954-547bf9f63617.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Aforizmayı bir tanımla sınırlamak mümkün değildir; rastgele alınmış notlar veya sözcüklere yansımış düşünceler olabilir. Franz Kafka, düşüncelerini 1917-1918 yılları arasında, kız kardeşinin evinde yaşarken kaleme aldı. Aynı zamanda veremle savaşan yazar, hastalığının onu rahat bıraktığı dönemlerde iyilik ve kötülük, doğru ve yanlış, yabancılaşma ve kurtuluş, cennet ve ölüm gibi metafiziksel konular üzerine görüşlerini sundu. Bunlar, yazarın doğrudan teolojik meselelere değindiği tek yazılardır. Aforizmalar 1931 yılında, yazarın ölümünden yedi yıl sonra arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı. O, Franz Kafka’yı ‘’zamanımızın en büyük yazarı’’ olarak değerlendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102919</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7ee3de-8584-4772-adff-b61946ac6f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Altı yüz yıl boyunca üç kıtada hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu. Süleyman Şah ve Ertuğrul Gazi ile tohumları atılan ve Osman Gazi’nin ismiyle gelişip büyüyen cihan devleti. İstanbul’un fethinden Viyana kuşatmasına kritik dönemeçler. 
 
Ve Ahmet Rasim, aynı imparatorluğun son yüzyılına şahitlik eden eşsiz yazar. Ele aldığı hemen her konuyu kendine özgü üslubuyla ölümsüzleştiren nadir şahsiyet. Osman Gazi ile Sultan Abdülaziz arasındaki uzun devre yakından bakış. Savaşlar, fetihler, önemli dönüşümler... Hâsılı, tarihi tarih kılan canlı akış. Coğrafyalar arasında dokunmuş bir atlas kumaş. Osmanlı Tarihini ana hatlarıyla ve esastan kavramak için rehber bir kitap. 
 
Pof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız’ın tarihçi kimliğiyle hazırladığı Osmanlı Tarihi olması, ayrıca değerli. 
Avrupa, Asya, Afrika, İstanbul, Bağdat, Kahire, Viyana, Kırım, Mekke ve Medine arasında yoğrulan zaman. Karaların ve denizlerin tarihle birleşmesi. 
Padişahlar, paşalar, hanım sultanlar, suikastler, yeniçeriler, seferler, karışıklıklarla dolu, canlı bir tarih havuzu.Osmanlı Tarihi. 
Vazgeçilmez, dopdolu ve doyurucu bir toplam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102920</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246bd187-4148-4b11-b985-93b74613d184.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth Finch</image:title>
            <image:caption>Julian Barnes, son romanı Elizabeth Finch’de, demirbaş izleklerinden biri olan aşk/gerçek (hakikat) ilişkisini bir kez daha gündeme getirerek bizleri zorlu bir ahlaki sorgulamaya davet ediyor: aşk salt “mutluluk”la ilintili bir duygu mudur, yoksa daha çok “gerçek”le, “hakikat”le mi girift bağlar içindedir? Kendimize çıkış noktası olarak “yapaylığı” almak yoluyla hayata karşı daha gelenek dışı ve bir o kadar da “sahici” bir bakış açısı geliştirebilir miyiz? Ve sanat, edebiyat bize bu arayışımızda ne kadar yol gösterebilir? 
Romanın başkahramanı Neil, gençliğinde katıldığı bir vakıf kursunda son derece kendine özgü bir hocanın öğrencisi olur ve ona gitgide daha çok “bağlanır”. Elizabeth Finch’in ölümü üzerine derslerde işledikleri konuları, Finch’in kişisel notlarını ve birlikte geçirdikleri öğle yemeklerini düşünür. “Geçmişimizi yanlış yorumlamak insan olmanın bir parçası”ysa, Neil kendi payına düşen geçmiş ve belleğindekilerle ne yapacaktır? Elizabeth Finch’in onda uyandırdığı duygular ve “gizemli” kişiliğinin sırlarını ve onun hayattaki ahlaki “duruşunu” anlamaya yönelir. Bu yöneliş bir bakıma, bir “iç sorgulama”, bir “yüzleşmedir”... 
Julian Barnes, bu son romanında, bir yandan geleneksel tarihsel anlatıların gündemine hiçbir zaman girmeyen kimi “varoluşsal” durumları gün ışığına çıkarma konusundaki ustalığını gösterirken, bir yandan da sürükleyici ve eğlenceli bir kurmaca yazarlığı ortaya koyuyor. Elizabeth Finch sadece çarpıcı bir hikâye değil, aynı zamanda sanatın sahiciliği ve edebiyatın ufku üzerine girişilen zorlu bir arayış çabası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102921</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86df5c5-daa3-420d-a6e0-768470c2cd0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Kuramlar</image:title>
            <image:caption>Edebiyat üzerine çağlar boyunca neler düşünülmüş, edebiyattan neler beklenmiş? Bu kitap işte bu sorulara cevap arıyor. Sümerlerden başlayarak, Eski Yunan, Ortaçağlar, İslam düşünürleri, Aydınlanma, Romantik Akımlar, On dokuzuncu yüzyılın tarihsel bakış açıları, Tanzimat Dönemi, Yirminci yüzyılın yazar, metin, toplum ve okur odaklı yaklaşımları, Yapısalcılık, Göstergebilim ve Postmodemizm gibi dönemeçlerde yoğunlaşıyor. Gilgameş &apos;ten, Aristoteles &apos;ten, Dante&apos; den, İbni Sina ve İbni Kuteybe&apos;den, Vico&apos;dan geçerek çağdaş eleştiri kuramlarına, Namık Kemal&apos; e ve Şinasi &apos;ye, Auerbach&apos;a ve Bahtin&apos;e varıyor. Çağdaş akımlarla eski bakış açıları ve Batı kaynaklı eleştiri akımları ile Doğu kaynaklı anlayışlar arasındaki köprüleri kurmaya çalışıyor. Edebiyat eleştirisi ile ilgilenenler için vazgeçilemeyecek bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102922</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd9c867-83ed-492f-9e3a-f76b02ae262d.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Kış Güneşi</image:title>
            <image:caption>“Sence Sezen Aksu kime diyor aykırı çiçek diye?” 
“Kalana besbelli.” 
“O zaman gitmek icap eder.” 
“Herkes gitmiş diye gidilir mi?” 
“Herkese inat kalınır mı?” 
 
Dünyanın en boğucu sabahları, uyanmak istemediğin bir güne gözlerini açmanla başlar. Eninde sonunda çıkarsın o yataktan, kalkarsın ayağa... 
 
Ve yeniden uyuyabilmek için akşamın gelmesini beklersin. 
Tıp fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Karaca, öğrenim gördüğü hastaneye gelen çağrı ile yıllar önce evi terk etmiş abisinin boks müsabakasına gittiğinde pek de rayında olmayan hayatının tamamen rayından çıkacağından bihaberdi. Seçimler yapıldı. Kararlar verildi. Gece sona erdi. Boğucu sabahlar başladı... Ardından ona bir seçim şansı verildi: Ya ölenin gittiğini kabullenecek ve yasını sessizce, hayatına kaldığı yerden devam ederek tutacaktı ya da düşmanla işbirliği yapacak ve gerçekleri tırnaklarıyla kazıyacaktı geçmişin tozlu duvarlarından. 
Bir şüphenin peşinden... 
 
Kurşun kurda atıldı ama karacayı deldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102923</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67aba7c3-aa22-48b2-b211-0ee0c992d2e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Kış Güneşi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sence Sezen Aksu kime diyor aykırı çiçek diye?” 
“Kalana besbelli.” 
“O zaman gitmek icap eder.” 
“Herkes gitmiş diye gidilir mi?” 
“Herkese inat kalınır mı?” 
 
Dünyanın en boğucu sabahları, uyanmak istemediğin bir güne gözlerini açmanla başlar. Eninde sonunda çıkarsın o yataktan, kalkarsın ayağa... 
 
Ve yeniden uyuyabilmek için akşamın gelmesini beklersin. 
Tıp fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Karaca, öğrenim gördüğü hastaneye gelen çağrı ile yıllar önce evi terk etmiş abisinin boks müsabakasına gittiğinde pek de rayında olmayan hayatının tamamen rayından çıkacağından bihaberdi. Seçimler yapıldı. Kararlar verildi. Gece sona erdi. Boğucu sabahlar başladı... Ardından ona bir seçim şansı verildi: Ya ölenin gittiğini kabullenecek ve yasını sessizce, hayatına kaldığı yerden devam ederek tutacaktı ya da düşmanla işbirliği yapacak ve gerçekleri tırnaklarıyla kazıyacaktı geçmişin tozlu duvarlarından. 
Bir şüphenin peşinden... 
 
Kurşun kurda atıldı ama karacayı deldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102924</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/711b4c2d-3f5c-4204-9c77-dcd56415a3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatımızda Bireyselleşme Serüveni</image:title>
            <image:caption>Edebiyat toplumu sahiden yansıtır mı? Bir toplumun edebiyatına bakıp, o toplumu ve o toplumda yaşayan bireyleri anlayabilir miyiz? Edebiyat ne dereceye kadar toplumun ve bireylerin aynasıdır? Edebiyat metinlerini çözümlemek, metinleri mi daha iyi anlamamızı sağlar, yoksa bu metinlerin içinden çıktığı toplumu mu daha iyi anlamaya yarar? Edebiyatla toplumbilim nerede, nasıl kesişir? Bir toplumu oluşturan bireylerin psikolojileri, dünyaya bakışları zaman içinde nasıl değişir? Kadınlarla erkeklerin değişim süreçleri birbirine paralel mi gider, yoksa farklı farklı mı gerçekleşir? Bu değişimleri edebiyat metinlerini inceleyerek izleyebilir miyiz? Edebiyatımızda Bireyselleşme Serüveni işte bu sorulardan yola çıkılarak hazırlanmış bir çalışma. 
    Kitapta, 20. yy süresince yazılmış otuz roman inceleniyor. Romanlardan on beşi kadın yazarların, on beşi de erkek yazarların romanları. Araştırma, FatınaAliye&apos;denAyfer Tunç&apos; a ve Hüseyin Rahmi Gürpınar&apos; dan Ahmet Ümit&apos; e uzanan bir çerçevede gerçekleşiyor. Her roman teker teker ele alınıyor, kadın yazarların kadın kahramanlarıyla, erkek yazarların erkek kahramanları çözümleniyor. Çözümlemelerin ana konusu bireyselleşme. Önce bireyselleşmenin dinamikleri açıklanıyor. Daha sonra tüm kadın ve erkek kahramanlara bir anket uygulanıyor. Bu anketler aracılığıyla, bu kahramanların, kendi hayatları hakkında karar verme, başka bireylerle ve toplumla ilişki kurma, kendi kendileriyle hesaplaşma gibi alanlarda nasıl davrandıkları ortaya çıkıyor. 
     Bu arada, kadın kahramanlarla erkek kahramanlar arasında bazı farklar olduğu da gözlemleniyor. Kitabın ilginç yanlarından biri de, yüzyıl boyunca kahramanların geçirdikleri dönüşümleri sergilemesi. Özellikle kadın kahramanların, önceleri somut toplumsal kazanımlar peşinde koşarken zamanla nasıl daha evrensel varoluş sorunlarına yöneldikleri ortaya çıkıyor. Erkek kahramanların varoluşsal sorunlara yönelmeleri ise farklı aşamalardan geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102925</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/335cbee2-94e1-479c-b258-0b0f3e5b1e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Kabarık Etekleri</image:title>
            <image:caption>Annemin o kocaman kabarık etekleri benim güven dolu sığınağımdı. Ne zaman utanıp sıkılsam kendimi orada bulurdum.  Hayal âlemine dalıp her şeyi unuturdum. 
Bazen bir limonata nehrinde yüzer bazen bulutların üzerine çıkardım. Orası benim herkesten sakladığım gizli dünyamdı. 
 
Sen de merak ediyorsan hadi durma, tut elimden. 
Birlikte sayfalarda bir gezintiye çıkalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102926</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea9b0379-1e5d-4adb-b55b-eeb49314e5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Üslup ve Problemleri</image:title>
            <image:caption>XX. yüzyılda edebiyat tarihi öğretimi yanında, metin incelemesinin yeniden değer kazandığı bilinmektedir. Metnin yapı bakımından tahlili üslûp incelemesiyle bir bütün teşkil etmektedir. Bu iki çalışma tarzını birbirinden kesin çizgilerle ayırmak, teoride mümkün olsa da uygulamada bazı yanlış anlaşılmalara sebep olmaktadır. 
Biz bu kitapla, edebî tenkit ile dilbilim arasında bir yer işgal eden metnin değerlendirilmesi için gerekli bir çalışma sahasının varlığını ve bu sahada faaliyet göstereceklerin çalışma tarzlarını sezdirmek istedik. Üslûp incelemesinin, bizde belâgat, Avrupa’da retoriğin kendi devirlerinde üstlendikleri bir görevi zamanımızın şartları içerisinde yerine getirmeye gayret ettiğini belirttik. 
Üslûp incelemesi ile ilgili çalışmaların tarihî gelişmesini vermekten özellikle kaçındık. Çünkü bu, ayrı bir çalışma konusudur. Zamanımızda üslûp incelemesinde dilbiliminden gelen terminoloji kullanılmaktadır. Bu sebeple söz konusu terminolojiyi üslûpla ilgili yönleriyle tanıtmayı ihmal etmedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102927</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c16d2530-1cd6-48d5-9184-26bcda46b8ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatma Esasına Bağlı Edebi Metinlerin Tahlili</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, ilk baskısı 1984&apos;te Roman Sanatı ve Roman İncelemesine Giriş adıyla yapılan kitabın yeniden düzenlenmiş ve geliştirilmiş hâlidir. Bu kitapta öncelikle &quot;anlatma esasına bağlı edebî metinler&quot;in nasıl çözümlenmesi gerektiği ortaya konulmakta, sonra da önerilen tahlil yöntemi farklı metinler üzerinde uygulanmaktadır. Yazarın farklı zamanlarda kaleme aldığı yazılar değiştirilmeden bu kitaba ilave edilmiştir. Yazıların kaleme alındığı tarihler doğal olarak yazarın o günkü düşüncelerini ifade eder. Zaten bu eser, bütünüyle üzerinde durulan konu hakkında yazarın zaman içinde gelişen düşüncelerini gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102928</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b13414-b01e-48ec-8962-d745e2de4909.jpg</image:loc>
            <image:title>Onları Ben Öldürdüm</image:title>
            <image:caption>“Hâlâ dökülen kanları görüyor, hâlâ yalvaran o zavallı sesini işitiyorum. ‘Acı bana… Bırak beni!’ diye haykırıyordu. Bana inanınız, ona fenalık etmek, ona eziyet etmek, onu öldürmek istemiyordum. Benim istediğim ötekinin ölümüydü. Ötekinin… Sırrımı, cinayetimi bilenin, bana her an, o her şeyi bilen bakışlarıyla işkence edenin ölümünü istiyordum. O, ortadan kalkmalıydı. Çünkü o dünyada oldukça benim için her dakika bir tehlikeydi. Cinayetimi yalnız o biliyordu. Anlıyor musunuz? Onun varlığı benim hayatım için zararlıydı.”
Suat Derviş bu kitapta yer alan roman ve öyküleriyle bizi yeniden esrarlı, tekinsiz bir dünyada dolaştırıyor. Daha önce Kara Kitap adlı derlemede yer alan “Buhran Gecesi”, “Ne Bir Ses Ne Bir Nefes” ve “Fatma’nın Günahı”ndaki gibi, burada da aşk uğruna işlenen cinayetler, şeytana uyanlar, kâbusla gerçeği birbirine karıştıranlar, karanlık geceler, puslu mezarlıklar, lanetli mumyalar, en gizli, en mahrem günahlar var.
Bu derlemede yer alan “Onları Ben Öldürdüm”, “Mumya”, “... Hikâyesi” ve “Bakışlar” 1929-33 yılları arasında kaleme alınmış, Türk edebiyatında korku türünün öncü eserleri. Bu metinlerde insan kalbinin ve ruhunun en karanlık, en bilinmez dehlizleri var. Kıskançlık, nefret, pişmanlık gibi duyguların insanları nasıl birer canavara dönüştürdüğünü anlatıyor Suat Derviş. Karakterlerini baştan çıkaran, onları birer deliye, katile çeviren şeytanlar, habis ruhlar, kalplerinin muammalarında saklanıyorlar.
N. Didem Düz de “Bir Gotik Seyyah: Suat Derviş” başlıklı yazısıyla Suat Derviş’in bu türdeki emeğini ve başarısını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102929</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d6588a-e0b6-4565-8b71-24bd4c227483.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorgulayan Çocuklar Çocuklarla Felsefe El kitabı</image:title>
            <image:caption>• Çocuklarla nasıl felsefe konuşulur? 
• Peki ya çocuklar felsefe yapabilir mi? 
• Yetişkinler çocukların düşünme süreçlerine nasıl destek olabilir? 
• İyi soru ne demek? 
• Çocukların felsefe eğitimi alması neden önemli? 
• Felsefe ilkokul eğitimine ne katıyor? 
 
Eğer felsefenin hayatımıza katabilecekleri yalnızca lise sıralarında öğrendiklerimizle sınırlı olsaydı, şu an Çocuklar için Felsefe’den bahsetmiyor olurduk. Ediz Dikmelik bize çocuklarla felsefe konuşmalarının nasıl gerçekleştiğinden başlayarak felsefenin ne olduğuna kadar uzanan detaylı bir harita çiziyor. 
 
Çocukların bağımsız ve özgüvenli düşünürler olmalarını nasıl destekleyebiliriz? 
Yolumuzu bulmakta zorlandığımız konularda uygun sorular önümüzü nasıl açar? 
Sorgulayabilen ve eleştirel düşünebilen bireyler nasıl yetişir? 
 
Sorgulayan Çocuklar, konuyla ilgilenen herkes için bir elkitabı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102930</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf2f5a4-0fef-4ae2-a84a-f61130d3f9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Bir Dahinin Bir Yılı</image:title>
            <image:caption>Ben, Arthur A. Bean, ünlü olacağım. Kolay olmayacak, biliyorum. Ortaokul şimdiden ayak bağı oluyor. Gerçek aşkım Kennedy beni fark etmiyor bile ve Bayan Whitehead yaratıcı dehamı anlamıyor. Ayrıca Robbie Zack (kendisi tam bir ezik), fikirlerini çaldığımı düşünüyor ama çalmıyorum. Başka birinin yazdıklarını okuduktan sonra bir ilham patlaması yaşarsanız bu, kopya çekmek sayılmaz. Hem zaten bütün ünlü yazarların aynı şeyi yaptığından eminim. Ve ben de ünlü olacağım. Sadece bu seneki öykü yarışmasını kazanmam gerekiyor... 
 
Arthur A. Bean’in hayatının bir yılına hoş geldiniz. O esprili, kabına sığmayan bir çocuk... Ve eğer Robbie tehditlerinde ciddiyse, kafasını 
tuvalete kaptırmak üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102931</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48d04533-20b0-40ed-832b-2ca07f493f59.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet Nota</image:title>
            <image:caption>Her Şey Kontrol Altında adlı eseriyle tanıştığımız Eda Şahin yeni romanı Hayalet Nota’da sona ermek üzere olan müzisyenlik ve avukatlık kariyeri ile çıkmaza giren evliliği arasında sıkışıp kalan orta yaş bunalımının eşiğindeki bir adamın, Devrim’in, zamanın yasalarına meydan okuyan hikâyesini anlatıyor. 
 
Kontrolünden çıkan hayatının gidişatından memnun olmayan Devrim’in yaşamı, sahne aldığı gecelerden birinde tamamen değişir. Yaşadığı tuhaf bir olay sonucunda günümüzden geçmişe ve alternatif gerçekliklere uzanan bir seyahate başlayan Devrim, hatalarını telafi etme arzusuyla zamanın akışında bıraktığı ayak izlerini silmeye çalışırken yolculuğunun seyrini özgür irade ve kader arasındaki ezeli mücadele belirleyecektir. 
 
“Yarattığı ürünlere düşman bir düzenin yetiştirdiği Devrim ve diğerleri için hayat; kişiliklerin, ilişkilerin ve koşulların durmadan değiştiği bir yap-boz oyunundan ibaret olacaktı. O gecenin sabahında, istikrarlı yaşamlar uğruna çabalarken fay hatlarında meydana gelecek çökmelerin yok oluşlarını hazırlayacaklarını bilemezlerdi henüz. Ekonomik depremlerin ve yıkılan kulelerin, kurmaya çalışacakları hayatları ne şekilde etkileyeceğini ise tahmin bile edemezlerdi. Yaradılışlarını yadsıyan bir yaşam tarzına uymak için taviz vermenin, asla gerçekleşmeyecek hayallerin peşinde koşmanın, elde edemeyecekleri bedenleri arzulamanın, doğru olma ihtimaline karşı yalanlara inanmayı tercih edecek kadar gerçeklikten uzaklaşmanın ne anlama geldiğini bilemeyecek kadar tecrübesizlerdi. Doğum, tıpkı hayat ve ilişkiler gibi muğlaklığın gölgesinde kalmaya mahkûmken, ölümde yeniden birleşmeyi bekleyen ruhları kendi formlarında yaşatan bir güç mevcuttu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102932</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7b65cb-336f-4e22-9f5f-cf45d0dbea78.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan Dünyası</image:title>
            <image:caption>Divan edebiyatına yönelmemde, Mehmed Çavuşoğlu (1935-1987)&apos;nun sonraları Divanlar Arasında adıyla kitaplaşan yazılarının büyük etkisi olmuştur. Divan şiirini fildişi kulesinden çıkararak, onun gizemli dünyasına küçük kapılar açan bu yazılar dergilerde yayınlandıkça zevkle okurdum. Divan Dünyasından başlığı altında yayınladığım yazılar bir bakıma bunların devamı niteliğindedir. 
Merhum hocam Âmil Çelebioğlu (1934-1990) da, daha önce kimsenin bilmediği veya dikkatini çekmediği özgün konuları araştırarak kongrelere bildiri olarak sunar, edebiyatımızın konu zenginliğine dikkat çekerdi. 
    Elinizdeki kitapta yer alan yazılar divan şiirinin, daha önce üzerinde durulmamış özgün konularını ele almak bakımından hocam Âmil Çelebioğlu&apos;na, ortalama okuyucunun anlayabileceği deneme üslûbu ile yazılmaları bakımından Mehmed Çavuşoğlu&apos;na bağlanabilir. Bunlara dipnotlu denemeler de denebilir. Hem akademik hem popüler. 
    Her biri uzun okumaların ürünü olarak ortaya çıkan, deneme tadında küçük ölçekli bu yazılar, şiirimizde yer alan kavramların tarihî yürüyüşünü, gelişmesini ve çeşitlenmesini izleyebilmek için yapılacak daha kapsamlı sistematik çalışmalara model olabilecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102933</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/282e8723-50e0-4129-b21a-b2bdaf8092d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin İlkeleri - Felsefeye Giriş 1</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Nihat Keklik, İ.Ü. Edebiyat Fak. Felsefe Böl. Türk-İslam Düşüncesi ABD&apos;nın kurucusu (19.12.1971) ve öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Bu Anabilim Dalı, ülkemizde söz konusu alanda, ilk kez, felsefe bölümü içinde bir ihtisas alanı olarak ortaya çıkmıştır. 
    Akademik yaşamın temel özelliklerinden birisi, özellikle sosyal bilimlerde, geçmişin -uzmanca bilgilerle- ortaya konulmasıdır; bu bilgiler gelecek kuşaklara yol gösterici birer deneyim görevine de sahiptirler. Bu ilişki, her toplumun tarihini bugüne taşıması demektir. Böylece tarih, olup bitmiş olaylar olmaktan çıkar; ve hem bugünü anlamak hem de bugünün sorunları ile ilgi içinde geçmişi yeniden yorumlayabilmek mümkün hâle gelir. Elinizdeki bu kitap, geçmişin yorumlanması ile bugün anlaşılması açısından okuyucuya çok verimli ipuçları sunmaktadır. 
   Tarih elbette geçmişte kalmıştır; onu değerli kılan özelliği, günümüzün sorunlarına bakışta, onları teşhiste ve onlara çözüm aramada yol gösterici olabilmesidir. Geçmişteki başarıları tekrarlamak için onları yüceltmek yeterli değildir; çünkü hiçbir sorun geçmişi bugüne olduğu gibi taşıyarak çözümlenemez. Prof. Keklik&apos;in söz konusu Anabilim Dalı’nı kurmaktaki amacının geçmiş ile günümüz arasında köprü tesis etmek olduğunu söylemek mümkündür, ama eksiktir; çünkü, açıktır ki, Türk-İslam dünyasında yapılmış olan çalışmaların bugüne taşınabilmesi için ehil ellerce incelenmesi gerekir. Prof. Keklik, millî kültür açısından, bir Türk Felsefesi telakkisine gerek olduğunu ve Türk-İslam Felsefesi kavramının somutlaştırılması gerçeğini fark ederek bu yolda çok önemli bir adım atmıştır. Prof. Keklik&apos;in bu kitabı ve yine Bilge Kültür Sanat tarafından bir seri olarak yayımlanacak diğer kitapları, okuyucuya bir dönemi Yeniçağ filozofları ile kıyaslamalı olarak vermesi açısından ayrı bir öneme sahiptir. 
 
    Prof. Dr. Nihat Keklik’in Ortaçağ Türk-İslam dünyasını çok yönlüolarak uzmanca inceleyen çalışmaları, sadece bu döneme ilgi duyanlar için değil, sade anlatımıyla genel okuyucu için de eşsiz bir kaynak değerindedir. 
Prof. Dr. Şafak Ural</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102934</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa00d26-6ad0-4ef8-836b-0e64a72e4bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Today I’m Going To…(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Çantanı hazırladın mı? 
Birlikte heyecanlı ve eğlenceli bir yolculuğa çıkma zamanı! 
Temel alışkanlıklar çocukların planlama becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir! 
Çantanızı kendi başınıza hazırlamayı ve organize etmeyi öğreten bu kitabı hazırlamaktan gerçekten keyif aldım! 
Kulağa harika geliyor değil mi? 
Denemeyi, keşfetmeyi ve eğlenmeyi sakın unutma! 
Hadi gidiyoruz! 
 
Hello! 
Have you packed your bag? 
It is time for an exciting and fun trip! 
Simple habits can help children develop their planning skills! 
I truly enjoyed creating this book as it teaches planning, organizing and packing your bag on your own! 
Sounds great right? 
Don’t forget to try, explore and have fun! 
Now let’s go!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102935</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de6c373-bf5d-4b21-a2b4-428d6b234b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Beyaz Tavşan’ın peşine takılıp tavşan deliğinden aşağı Harikalar Diyarına yuvarlanan Alice’i burada birbirinden ilginç maceralar bekliyor. Gözyaşı havuzunda yüzüp Kupa Kraliçesi ile kroket oynayan, bir şeyler yiyip içtikçe bir büyüyüp bir küçülen Alice bizleri de bu büyülü diyarda her dakikası neşe ve eğlence dolu, unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102936</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6e1f61-1afe-4dbb-9a10-529b921dfb7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayılırım Belaya</image:title>
            <image:caption>Belki de öylesiniz, bundan henüz haberiniz yok.  
 
Kaç kere kelimelere dökemediğiniz duygular inceden inceye içinizi kemirdi?  
Kaç kere hak etmediğiniz işler başınıza geldi?  
Kaç kere üzerinize vazife olmayan işleri aldınız?  
Kaç kere geçmişiniz sizi sıkıntıya soktu?  
Kaç kere aynı duygularla sınandınız?  
Kaç kere tam oldu derken olmadı?  
Kaç kere bu sefer farklı davranacağım dediniz?  
Kaç kere aldatıldınız?  
Kaç kere bir şeyin üstünü örtmeye çalıştınız ve gizlendiniz?  
Kaç kere iyi evlat olmanın kaygısı ile savruldunuz?  
Kaç kere koşullu olarak sevileceğinize inandınız?  
Kaç kere yarı yolda kaldınız?  
Kaç kere kendinizi kıyaslandığınız bir dünyada buldunuz?  
  Bela ile olan yolculuğa çıkan kişi çoğu defa nerede bu yola saptığını hatırlayamaz. Kendini bildi bileli belaya meyilli olduğunu iddia edenler olduğu gibi, sonradan bela bayılanı olanlar da azınlık değildir.  Belalı bir yolculuk keyif verir mi? Kesinlikle evet. Zaten bunun için ‘’Belaya Bayıldınız’’ ve farkına bile varmadınız. Bu kitapta Belaya Bayıldığınız yolculuğunuzu, anlamlandırma sözünü size veriyorum. Siz de bir bela bayılanı olduğunuzu ve bu yollara nasıl saptığınızı kitap aracılığı ile farkına varacaksınız. En önemlisi de bu yollardan çıkmak için güçlü bir farkındalık oluşturacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102937</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/267566eb-5263-4fd6-ae6a-76546331c0c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Sefere çıkan İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard’ın yokluğunda halk, kralın tahtına göz diken Prens John ve beraberindekilerin açgözlülüğü yüzünden gittikçe fakirleşmiştir. Kral Richard’a sadık kalan soylulardan biri olan Robin Hood, tüm serveti elinden alınarak Prens John tarafından sürgüne gönderilir. Ama Robin Hood sürgüne gitmek yerine Sherwood Ormanı’na sığınıp kendisi gibi Kral Richard’a sadık kalanları etrafına toplar. O günden sonra da Neşeli Adamlar adındaki dostlarıyla birlikte zenginlerden aldıklarını fakirlere dağıtarak bir halk kahramanına dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102939</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1da416-5e3a-4072-9476-8b85d67939c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Geri Tepme - Popülizm ve Pandemi Sonrası Politika</image:title>
            <image:caption>Koronavirüs, neoliberalizmin sonunu mu getiriyor? Kitap, sosyalist solun bu krizle gelen ve çöküş gibi görünen yeni başlangıcı fırsata çevirip çevirmeyeceğini iyimserlikle sorguluyor. Neoliberalizm, nam-ı diğer küreselleşme, çöküş evresine geçtiyse yerine ne gelecek? Büyük Geri Tepme bu sorulara cevap ararken bir dizi karşıt ikiliği, Hegelci tez-antitez-sentez üçgeninde inceliyor. Yazara göre bu çağ Büyük Geri Tepme Çağı’dır ve karıncayiyen tarafından sembolize edilir. Karıncayiyenin saldırganlığa başvurmaması, kendi kendini savunmak için düşmanını barışçıl yöntemlerle kendinden itmesi, neoliberalizmin gerileyişiyle birlikte toplumun kendi kendini tefekkür ederek içe dönme aşamasına geçtiği momenti imleyen Büyük Geri Tepme Çağı’nda anlamlı bir benzetmedir. Bu figürün seçilmesinin bir diğer nedeni de salgının karıncayiyenden türediğini iddia eden komplo teorileridir. 
Gerbaudo, yeni devletçiliği üç nirengi noktasına bağlayarak inceler: egemenlik, koruma ve kontrol. Sağ cenahın savunduğu egemenlikçilik adı verilen akım, egemenliği ulus devlet mekanizmasına dayanarak toprak üzerindeki egemenlik meselesi olarak ele alırken, sosyalist sol egemenliği halkın egemenliği olarak kurguluyor. Sosyalist sol, neoliberal düzenin aktörü elitlerin yol açtığı derin gelir eşitsizliklerini Keynesçi sosyal demokrat ekonomik reform bağlamında azaltarak, kısacası zenginin elinden alıp işçi sınıfına ve kamu hizmetlerine aktararak halkı zenginden korumaya odaklanıyor. 
Korumanın pratikteki tezahürü olan kontrolden anlaşılan ise devletin uyguladığı sınır kontrolleri, çevre kontrolleri, sermaye kontrolleridir. Neoliberalizm, emek ile servet arasındaki bağıntıda sermaye akışlarındaki devlet denetiminin büyük ölçüde azaltılması, gümrük vergilerinin büyük ölçüde kaldırılması gibi kontrolleri asgariye indirgeyen girişimci, açıklığa dayanan eksopolitikaya dayandığından korumanın baş düşmanıdır. Ulusal sağın buna karşı geliştirdiği politika “bireysel mülkiyetçilik” olduğundan kendini işçi dostu gibi gösterse de, vergilendirmelerle ilgili radikal bir yol izlememesinin de gösterdiği üzere ilerici sosyalist sol ile yolları ayrılır. Sol ise, buna karşılık iklim değişiklikleri ile ilgili politikalardan, gelir adaletsizliğine karşı yeni kontrol mekanizmaları benimseyen aktivist devlet anlayışını içeren toplumsal korumacılığa dayanır. 
Büyük Geri Tepme, egemenlik sorunsalını antikçağ premodern döneme dek Platon’dan Hobbes’a ve Rousseau’ya bir dizi siyaset felsefecisinin egemenlik teorilerine dayandırıyor. Ayrıca Friedrich Hayek, Karl Popper ve Ludwig von Mises gibi bir dizi neoliberal kuramcının kuramlarını eleştirel bir gözle inceliyor. Bu kitap sadece koronavirüs ile değil, salgından sonra ekonominin nereye varacağı ve iklim değişikliği gibi bir dizi önemli soruyu da içinde barındırdığından uzun süre gündemden düşmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102940</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab266b1-17af-4f87-b04c-1c9f3deb338a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinselliğin Tarihi - 4 Tenin İtirafları</image:title>
            <image:caption>Michel Foucault’nun iktidar, benlik ve cinsellik üzerine düşüncelerimizi ve varsayımlarımızı sonsuza dek değiştiren “Cinselliğin Tarihi” projesinin dördüncü ve son kitabı Tenin İtirafları Murat Erşen’in çevirisiyle, Oğuz Tecimen ve Eda Çaça’nın editörlüğünde, Ferda Keskin’in sunuşuyla Türkçede. 
Foucault Tenin İtirafları’nı aslen “Cinselliğin Tarihi”nin ikinci cildi olarak tasarlar ve 1976’da yayımladığı ilk cilt Bilme İstenci’ni bitirdikten hemen sonra yazmaya başlar. Fakat o dönemde Foucault’nun çalışmaları (bilhassa Collège de France seminerlerinin etkisiyle) öznenin hermenötiği, arzu öznesinin soybilimi ve benlik teknolojileri üzerine araştırmalarıyla kesişince projeyi yeniden düşünmeye karar verir. İlk cildin ardından geçen sekiz yılda bizzat bir kendilik çalışması süreci olarak gördüğü araştırmalarından çıkan malzemeyi yeniden şekillendirir; 1984’te, ölümünden kısa süre önce, ikinci cilt Hazların Kullanımı ve üçüncü cilt Kendilik Kaygısı art arda yayımlanır. Birinci ciltte kurduğu kendi teorik çerçevesini de eleştirdiği bir önsözle programını şöyle günceller: “Bu araştırma dizisi öngördüğümden daha geç ve tamamen başka bir biçimde yayımlanıyor. […] Hazların Kullanımı cinsel etkinliğin MÖ IV. yüzyılda klasik Yunan kültüründe filozoflar ve hekimler tarafından nasıl sorunsallaştırıldığına değiniyor. Kendilik Kaygısı bu sorunsallaştırmanın MS ilk iki yüzyılda Yunan ve Latin metinlerindeki durumunu inceliyor ve nihayet Tenin İtirafları tenle ilgili öğreti ve kilise düşüncesinin oluşumuna eğiliyor.” Aynı yılın sonbahar aylarında yayımlanması planlanan dördüncü cilt Tenin İtirafları’nı ise yayınevine teslim etmesine rağmen son düzeltmeleri yapmaya ömrü vefa etmez ve vasiyet olarak, hayattayken yayımlanan metinlerinin dışında hiçbir metninin yayımlanmasını istemediğinden bu kitap da gün yüzüne çıkmaz. Gelgelelim ölümünden otuz dört yıl sonra 2018’de, Frédéric Gros’nun editörlüğünde, “Cinselliğin Tarihi” projesini bütünleyen bu çalışma ilk defa okurlarla buluşur. 
Foucault Batı’daki öznellik deneyimleri arasında merkezi önem atfettiği Hıristiyani cinsellik ve hakikat söylemlerini derinlemesine incelediği Tenin İtirafları’nda 2.-5. yüzyıllar arasında Hıristiyan Kilise Babalarının felsefi ve teolojik kavramlarla oluşturduğu cinsel normlara odaklanıyor, antik dönemdeki haz ve beden anlayışından Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarındaki ten ve ruhaniyet anlayışlarına geçişlerin ve kopuşların izini sürüyor, kendinin ve başkalarının yönetiminin Hıristiyanlıkta cinsellik üzerinden nasıl sorunsallaştırıldığını gösteriyor ve burada ortaya çıkan pratiklerin ve kavramların Batı’daki cinsellik ve öznellik deneyimlerini tarihsel olarak nasıl etkilediğine işaret ediyor. 
Tenin İtirafları’yla tamamına eren “Cinselliğin Tarihi” projesi Foucault’nun düşüncesinde eşsiz bir uğrak olarak okunabileceği gibi, günümüz dünyasında bedenin bakımından ruhun bakımına her türlü söylemin üretildiği kişisel gelişim çılgınlığına alternatif bir yaşam kılavuzları arkeolojisi olarak da okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102941</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03a8085-eaa5-41a5-9e58-9060b61fe94f.jpg</image:loc>
            <image:title>Plus A2 İngilizce Gramer</image:title>
            <image:caption>Plus A2 Avrupa Ortak Başvuru Metni (Common European Framework of Reference) CEFR&apos;a göre hazırlanmıştır. Talim ve Terbiye Kurulu tarafından kabul edilen ve bu öğretim yılında uygulanacak olan yeni programa tam olarak uyumludur.

Plus A2 is for Pre-Intermediate Learners of English. It helps students to learn true English and improve their reading, speaking and writing skills.


Simple and Clear Explanations

A large Variety of Graded Exercises

Revision Tests

Vocabulary Matching Exercises

Quizzes, Puzzles

Multiple Intelligence Exercises

Reading Passages

Dialogues</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102942</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a26935-8faf-4126-99f7-1948254f9ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sandalye</image:title>
            <image:caption>“İlf ve Petrov muhteşem yeteneğe sahip iki yazardı.” –Vladimir Nabokov
Ölüm döşeğindeki Klavdiya İvanovna, damadı İppolit Matveyeviç’e, hükümetin eline geçmesin diye sakladığı pırlantalardan bahsettiğinde, İppolit Matveyeviç tüm enerjisini bu pırlantaları bulmaya adayacaktır. Bu yolculukta ona eşlik edecek kişi ise usta bir düzenbaz olan Ostap Bender’dir. Pırlantalar, İvanovna’nın haczedilerek bir huzurevine dönüştürülen eski evindeki on iki sandalyeden birinin döşemesine saklanmıştır. Ne var ki bu sandalyeler artık huzurevinde değildir ve Rusya’nın dört bir yanına dağılmış olan sandalyeleri bulmak hiç de kolay olmayacaktır.
Ne bireylere ne de iktidara laf söylemekten geri duran sivri dili sebebiyle yayımlandıktan sonra “politik bir hata” şeklinde nitelendirilip yasaklanan On İki Sandalye Rus edebiyatının önde gelen mizah klasiklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102943</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/376eb499-fdc1-4a88-a744-49f8b432c027.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -1 Uykunun Ölümü</image:title>
            <image:caption>AVI AŞMAK İÇİN SOLUKKAN’I ARAYIN! 
 
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan yepyeni bir çizgi roman serisinde Eski Yharnam&apos;ın korkunç sırlarını keşfedin! 
  Korkunç yaratıkların gölgelerde dolaştığı ve sokakların lanetlilerin kanıyla kayganlaştığı, sapkın bir salgının musallat olduğu eski bir şehirde uyanan isimsiz bir Avcı, Solukkan&apos;ı aramak için tehlikeli bir maceraya atılıyor... Sonsuz Av Gecesi&apos;nden tek kaçış yolu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102944</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77f4c94-5bf6-4e0d-b986-d73071d9f530.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -2: Şifa Açlığı</image:title>
            <image:caption>ESKİ KAN KORKUSU! 
 
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin büyük beğeni toplayan Bloodborne video oyunundan uyarlanan Titan&apos;ın çok satan çizgi roman serisinin ikinci cildi için Yharnam&apos;a dönerken Şifa Kilisesi&apos;nin dehşetini ortaya çıkarın! 
 
İlk Avcılar hastaları aramak için geceyi parçalara ayırırken, gizemli Küllü Kan hastalığının yayılmasını durdurmak için mücadele eden Şifa Kilisesi kendi safları içinden bir kopuşla karşı karşıya kalır. Hastalığın sebebinin Eski Kan olduğundan şüphelenen Rahip Clement, Şifa Kilisesi&apos;nin gerçek doğasını ortaya çıkarmak ve Yharnam yurttaşlarına ifşa etmek için yaşlı şifacı Alfredius ile bir anlaşma yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102945</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f5cd3d-3949-46dc-86f7-c3de1f813384.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak Karşıtı</image:title>
            <image:caption>“André Gide yirminci yüzyılın dört kutbundan birisidir.” –Jean-Paul Sartre 
 
Nobel ödüllü Fransız yazar André Gide’in kendi hayat öyküsüne de sık sık atıf yaptığı eseri Ahlak Karşıtı, özbenliğini bulma peşindeki Michel’in dostlarına yaptığı uzun bir konuşmanın metnidir. Kendi hâlinde, saf bir can olan kahramanı Michel, Âdem’den bu yana inşa edilmekte olanın dışında, yeni ve özgür bir ahlakın peşine düşer. Fransa ve sömürge coğrafyasında geçen anlatı, mevcut ahlak anlayışına bir yergiden ziyade onu bireysel olarak aşma çabasının objektif bir eleştirisi olduğu kadar sonradan Oryantalist bakış olarak teşhis edilecek dünya görüşünden klişeler de içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102946</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b716cd4-0696-4f73-8dd4-d880683874db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -3: Kargaların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>AVCILARI AVLAMAK. 
 
Fromsoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan ve devam eden çizgi roman serisinde Karga Eileen&apos;in çarpık hikâyesini keşfedin! 
 
Yharnam Kenti kara gömüldü. 
 
Karga Eileen Avcıları gömüyor. Ama biri ondan kaçıyor. Zehirlenmiş ve canavarca hislere kapılmış bir halde Yharnam&apos;da dolaşarak sefalet ve yıkıma yol açıyor. Bu arada cesetler artıyor, gerçeklik sarsılıyor ve Byrgenwerth&apos;te garip şeyler olur. Avcı&apos;nın peşindeki Eileen, kendi akıl sağlığıyla ve gerçekliğin ötesine bir bakışın getirdiği rahatsız edici değişimle mücadele ediyor. 
 
Kan ve ölüm Yharnam&apos;ı ve onun izinden gidenleri sarıyor. Kentin gerçeğini ve kendi iç karmaşasını ortaya çıkarmaya çalışan Eileen&apos;in arayışını takip edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102947</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c966dc6d-d7d3-40a1-9610-fdd4b58e9171.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne-4: Peçe, Paramparça</image:title>
            <image:caption>KÂBUS BAŞLIYOR! 
 
Fromsoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan ve devam eden çizgi roman serisinde Yharham&apos;ın gizemlerini keşfedin! 
 
Yharnam çılgınlığa sürüklendi... 
 
Yarem kente uzun zaman önce, geçmişi prangalarla dolu bir adam olarak geldi. Seyahat ve keşifte yeni bir amaç buldu... Ancak Yharnam&apos;da bulacağı şey sadece arzusunun değil, akıl sağlığının da sınırlarını test edecek. 
 
Yharnam parçalandıkça, Yarem kendi zaman ve mekân algısının kökten değiştiğini fark eder. Gerçekliğin duvarları bükülür ve katlanır. Ay&apos;ın kanla dolduğunu görür. 
 
Yarem çılgınlığın derinliklerine inmeye ve gerçekliğin yeni ufuklarını cesurca keşfetmeye karar verir. Bu keşiflerin bedeli hayatı olabilir... Ya da en azından akıl sağlığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102948</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96657938-0052-418b-9e29-803057486eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Olduğunda</image:title>
            <image:caption>Dünyanın gözü senin üzerindeyken aşkı nasıl bulabilirsin?
Normal şartlarda Oakley Ford ve Vaughn Bennett’ın yollarının kesişmesi imkânsızdı. Ama milyonlarca hayranı olan Grammy ödüllü Oakley’nin hayatında hiçbir şey normal değildi. İlhamını kaybetmişti ve magazin dergileri onun fiyaskolarıyla doluydu. Artık dünyaya, durulmaya niyetli olduğunu göstermesi gerekiyordu. Bu konuda ona tipik bir komşu kızı olan Vaughn’dan daha iyi kim yardım edebilirdi ki?
Vaughn, onun kız arkadaşı rolünü üstlenecek ve Oakley’nin kötü çocuk imajını değiştirerek sanatçı kimliğini ön plana çıkaracaktı. Ailesine bir gelecek kurabilmek için saçma sapan Hollywood partilerine ve dikkatle kurgulanmış Twitter yazışmalarına katlanabilirdi. Sonuçta sadece bir senelik bir anlaşmanın ardından özgür olacaktı.
Ancak bazen insanın kalbini yalanlar değil, onların gerçek olmaya başlaması kırardı.
“Bağımlılık yapacak!” —Katie McGarry
“Hızlı tempolu ve iki karakterin de bakış açısından anlatılan akıcı bir romantik hikâye.” —School Library Journal
“Eğlenceli olduğu inkâr edilemez.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102949</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9313557-69a3-4f89-9946-8f3850172193.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu’nun Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Şu, kocaman bir hapşırığı olan minicik bir pandaydı. Ve o hapşırdığında, bazı kötü şeyler yaşanırdı. Bir gün, annesi ve babasıyla birlikte kütüphaneye, lokantaya ve sirke gittiğinde küçük burnunda yine bir gıdıklanma hissetti! Bakalım Şu ve çevresindekileri neler bekliyordu... 
Newberry Ödüllü yazar Neil Gaiman ve ünlü illüstratör Adam Rex’ten, en küçük çocukların bile büyük şeylere sebep olabileceğini gösteren, kıkır kıkır okunacak, mükemmel bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102950</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbdfb84-9856-4810-b6e6-c72e5af37a95.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Her ekonomik sistem, bir dizi kurala ve bu kuralları haklı çıkaracak bir ideolojiye ve bireyde bunları uygulamak için çabalamasını sağlayacak bir vicdana ihtiyaç duyar” diyen Joan Robinson’a göre “Bir ayağı test edilmemiş hipotezlerde, diğer ayağı ise test edilemeyen sloganlarda olan iktisat bilimi topallamaktadır. Buradaki görevimiz, bu ideoloji ve bilim karışımını elimizden geldiğince çözüme kavuşturmaktır.” 
Artık iktisat alanının klasiklerinden kabul edilen bu çalışmasında Robinson, ekonomi düşüncesini kuşatan metafizik önermelerin, herhangi bir mantıksal temele sahip olmadan insanların düşünce ve eylemleri üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olabileceğini göstermek için kolları sıvıyor. 
Robinson okuyuculara ekonomi alanındaki düşüncelerin perde arkasını gösteriyor ve dogmatik içeriğini ifşa ediyor. Böylece iktisadın gerçek bir bilim olma yolunda ilerlemesi için kendini metafizikten arındırması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102951</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e0cb07-c9cb-4dda-862b-0cb6f0eb6315.jpg</image:loc>
            <image:title>Samsung’un Yükselişi</image:title>
            <image:caption>FINANCIAL TIMES AND MCKINSEY YILIN İŞ DÜNYASI KİTABI ADAYI
Korkusuz ve azimli bir rakip nasıl dikkate alınması gereken bir güce dönüştü?
Samsung kırk yıl önce, üçüncü dünya ekonomisine sahip geri kalmış bir ülkede şeker, kâğıt ve gübre üreten basit bir tarım şirketiydi. Ancak bilgisayar devriminin yükselişiyle, şirketin başkanı Lee Byung-chul cesur bir deneye girişti: Samsung’u en büyük bilgisayar çipleri tedarikçilerden biri haline getirme. Bu milyon dolarlık planın inanılmaz büyük riskleri vardı. Fakat genç Steve Jobs büyüsü altına girmiş olan Lee, bir teknoloji imparatorluğu yaratmayı kafasına koymuştu. Bu kitapta, Samsung’un teknoloji devi olma yolunda verdiği savaşın arka planında yaşananlara şahit oluyoruz. Samsung bugün, Apple’ın iPhone’u için en önemli tedarikçilerden biridir ve kendi ürünü olan Galaxy cep telefonları iPhone telefonlardan çok daha fazla satıyor. Onyıllar boyunca bir inovasyon lideri olarak görülmeyen Samsung bugün dünya çapında teknoloji pazarının lideri konumunda.
Cain, yıllar boyunca yayımlanan raporlara ve hem şirket içinden hem de dışından sayısız kaynağa dayanarak, hiç kimsenin bilmediği bu dev şirketin önündeki esrar perdesini aralıyor.
“Samsung’un Yükselişi, üç nesle yayılmış aile entrikaları, zimmete para geçirme olayları, rüşvet, yolsuzluk, fuhuş ve benzeri kötülüklerin kol gezdiği bir gerilim romanı gibi okunuyor… Son derece bilgilendirici.” —Wall Street Journal
“Samsung’un hikâyesinin canlı ve dengeli bir anlatımı.” —New York Times Book Review
“Sürükleyici bir anlatım… Cain ne yaptığını biliyor.” —Financial Times
“Samsung’un Yükselişi’nde Cain, hırsları ve yapısal özellikleriyle bugün dijital hayatlarımıza tahayyül bile edemeyeceğimiz biçimde yön veren Güney Kore’nin gizemli teknoloji devine isabetli ve keyifli bir ışık tutuyor.” —Brad Stone, Aradığın Her Şey: Jeff Bezos ve Amazon Çağı’nın yazarı
“2020’nin En İyi Teknoloji Kitapları listesindeki en sürükleyici kitap.” —Cult of Mac
“Dünya üzerindeki en gizemli ve etkili şirketlerden birisine etraflı bir bakış sunuyor.” —The Verge
“Cain Samsung’un dramasını mükemmel biçimde yakalıyor… Lafını esirgemiyor, rekabetin, baskının ve çatışan egoların kanayan yarasına parmak basıyor, zaman zaman kaçınılmaz olarak bulanık, ancak yine de heyecan verici bir güncel tarih anlatımı.” —Forbes
“Girişimciliğin ölçüsüz cesaretinin skandalların, kan davalarının ve politik entrikaların acı veren iş alışkanlıklarına karıştığı hikâyesi.” —The Economist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102952</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b9a644-035b-4116-baa0-b4d692046e2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünnet Bilinci Dersleri</image:title>
            <image:caption>Sünnet; Müslümanca düşünmek ve Müslümanca yaşamaktır. İster farkına varalım ister varmayalım ister bu hakikati işitelim ister inatla duymamaya çalışalım; özelde Ümmet-i Muhammed’i (sas) genelde tüm insanlığı her türlü azaptan kurtaracak yol “Sünnet ve Mağfiret”tir. Bundan dolayı artık iyice anlayalım ki: Sünnet ile ayağa kalkacağız. Sünnet ile insanlığı ayağa kaldıracağız. Sünnet ile daralan ufuklarımızı genişleteceğiz. Sünnet ile kaybolan umutlarımızı yeniden yeşerteceğiz. Sünnet ile insanlığa şahit ümmet olma sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Ve ancak Sünnet ile kavradığımız istiğfar ve tevbe bilinciyle mağfireti kazanmanın gayretini ortaya koyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102953</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ef2fa78-7198-4a3c-848c-f35aaf484a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Reenkarnasyon ve Karma Kanunu</image:title>
            <image:caption>Karma ve Reenkarnasyon el ele gider. Çoğu din, Hristiyanlık ve Müslümanlık 
hariç, bu eski yasaların bir izine sahiptir. Organize Hristiyanlık ve Müslümanlıktan önce topluluklar, hala Karma ve Reenkarnasyona inanıyordu, ilk Klise babaları ve diğer dinlerin ruhban sınıflarıbu tür kavramların ortadan kaldırıldığından ve yok edildiğinden emin oldular. Böylece konumlarını ve kilisenin ve devletin oluşturduğu siyasi bağları güçlendirdiler. Atkinson&apos;ın kitabı, bu iki inancın incelenmesi için tarihsel ve felsefi bir referanstır. Bir inanç olarak reeankarnasyon, ölüm korkusunu geçersiz kılar. Takipçilerine göre; ölüm, bir durum değişikliğinden başka bir şey değildir ve ruhumuz, doğuştan gelen, ilahi bir dilim içeren sonsuz, ölümsüzbir ışıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102954</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c9129c-a928-464f-a277-f3f776f14a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Babasını Arayan Yüzyılında Kayıp Bir Kız</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Portekiz edebiyatının en üretken kalemlerinden Gonçalo M. Tavares’ten karın boşluğuna inen yumruk gibi bir kitap, Babasını Arayan Yüzyılında Kayıp Bir Kız. 
Marius adlı “kaçak” bir adam bir gün şehrin ortasında, elinde küçük kartlar olan 14 yaşında Down sendromlu bir kızla karşılaşır. Kızın etrafında kimse yoktur ve belli ki kayıptır. Kısa süre sonra anlaşılacaktır ki, Hanna adlı bu kız Berlin’deki kayıp babasını aramaktadır. Kaçak Marius ister istemez Hanna’ya bu arayışta yardımcı olacaktır. Berlin’e gitmek üzere yola çıkarlar, yol boyunca karşılarına çıkan birbirinden ilginç insanlar ise onları asıl aradıklarından bambaşka bir noktaya getirecektir. Karşılaşılan her insan, geçmişte yaşananlara dair bir metafor ve önlerine çıkan her gerçek, ayrı bir imgeye dönüşecektir. 
Okurların Kudüs, Beyefendiler, Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek gibi romanlarından aşina olduğu üzere Tavares, yine küçük küçük oyunlar kurarak toplumsal, hatta evrensel hafıza meselesini kurcalıyor bu kez. İlk satırından son noktasına kadar bu çiğ çağın vicdanlı insanlarına sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102955</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304767c9-0f63-4e2a-b095-333afe1641aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Şiirimsin</image:title>
            <image:caption>Varsın zaman dört nala yıllar ile yarışsın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
Simsiyah saçlarıma aklar dolup karışsın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
El eleyim kol kola hayalinle gezerim 
Satır satır düşerim mısra mısra yazarım 
Dile gelmeyen sözün mezarını kazarım 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
İmgelerle dans ettim kollarına atıldım 
O an kendimden geçtim şarkılara katıldım 
Her nakaratta sana ben yeniden tutuldum 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
Ne mevsimsin ne hafta ne süreli  bir aysın 
Parlayan yıldızımsın gökkubbemdeki aysın 
Atî seninle güzel umut sende uyansın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
Gözlerinin içinde sayısız redif saklı 
Seni yazan kalemim yad ellere yasaklı 
Bakışların berceste gülüşlerin uyaklı 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102956</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9382cf-a9da-49e6-b489-6397aa6ab2a7.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Arkadaşım Sensin</image:title>
            <image:caption>En iyi arkadaşım sensin… 
Biz birlikte “farklı ve eşsiz” bir gökkuşağı gibiyiz. 
Her birimiz kendi rengimizde güzeliz. 
Renklerimizi birlikte sevip koruyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102957</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d878018b-601c-4eda-9178-b95394b74c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Althusser’e Mektup</image:title>
            <image:caption>Derrida’nın, Althusser üzerine söyleşisinde sarf ettiği “Dekonstrüksiyon zaten Platon’un söyleminde var, ve oldu: Başka bir şekilde, başka kelimelerle, vs....” cümlesini, cümledeki Platon’un yerine Althusser’i koyarak yeniden kurabilir miyiz? Temelden ve kökten bağlı kalmak durumunda olmadığımız bir felsefe geleneğinin, yine de sorunsallaştırılmasına girişmek için, onun kavramları ve mecazlarıyla, onun diline bağlı atıflarla kurulan bir tür yeniden yazımının içinden geçiliyorsa, bu soruyu Althusser bağlamında sormak, bağımlı kalmak zorunda olmadığımız bir Althusserciliğin enkazının kazısına girişmek adına mühim gözükmektedir. 
Althusser’e Mektup başlığındaki kitap, başlığından bağımsız, herkesin onun muhatabı olabilmesine açık bir yazı olarak mektup vasfını taşır. Bu mektubun muhatabı olanlar onu iktibas edip onu nahledeceklerdir — müdahil oldukça donuk bir mektuba, methal yazdıkça başka kitaplara, girizgâh vasfını artırdıkça açık yazılara dönüşmek üzere. Kitap, istikametine ulaşmamaya kabil mektuba dönüştükçe, bu kabiliyeti sürdürmek mektubun tehir edilmesine ve kitabın da tefrik edilmesine bağlı olacaktır. Kitap kendini tefrik edip mektuba tehir edecek, mektup da başka mektuplara — ve neticede yazı tehir ve tefrik olacak(tır). Çünkü yazı, varsa, tehir ve tefrik olarak var. Yazı, varırsa, tehir ve tefrik olarak varır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102958</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf4c7d2-8598-4584-9563-36828609ffd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Armağan Zamanlar</image:title>
            <image:caption>En çaresiz ânınızda, her şeyi değiştirebilme ve düzeltme imkânı karşılığında ne kadar büyük bir bedel öderdiniz? Ya bir ömür merak ettiğiniz, hayatınızı adadığınız sırrı çözmek için? Ya da olanı olmamış kılmak, mahkûm olduğunuzu düşündüğünüz mutsuzluktan kurtulmak için? 2003 Dünya Fantezi Roman ödüllü ünlü Sırp yazar Zoran Zivkoviç, Başka Zaman Kütüphaneleri’nden sonra bir başka mozaik romanla karşınızda! Engizisyon tarafından idam edilmek üzere sabahı bekleyen bir astronom, bilim camiasınca hiç ciddiye alınmamış bir bilim insanı ve hayatını mahveden olayı atlatamayan bir saatçi... Gizemli bir ziyaretçi, ortak noktaları zaman karşısındaki çaresizlikleri olan bu üç kişiye belirsiz bedeller karşılığında eşsiz birer zaman dilimi armağan eder. Ziyaretçinin kimliğiniyse yalnızca deli olduğu gerekçesiyle stüdyosuna kapatılan, kimsenin inanmadığı bir ressam bilmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102959</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1143dedf-3b30-4bec-ad47-f2f6cc6bfb63.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Yatışmaz Yapısı ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Evrenin Yatışmaz Yapısı’nda Aykut Ertuğrul, okurlarını yine metinlerarası bir şenliğe çağırıyor. Muzip bir başlangıcın neşesini ve beklenmedik bir vedanın kederini aynı anda içinde barındıran bu görkemli şenlik, aslında kim için düzenlendi? 
Yazarın mütemadiyen seslendiği sahici okurlar için mi? Selam vermekten bıkmadığı; cümlelerine, dizelerine hatta eser adlarına musallat olduğu büyük ustalar için mi? Eleştirmenler, akademisyenler ya da çağdaşları için mi? Yoksa bu tuhaf ve rahatsız edici şölenin, düzenleyeni de davetlisi de yalnızca yazarın kendisi mi? 
Maharetini geleneğin coşkulu ve sonsuz ırmağına, muhayyilenin müphemliğine ve şimdiki zamanın insanı hep şaşırtan tekinsiz oyunlarına bağlayan yazarın gerçek niyeti ne? Kim bilir? Belki hepsi, belki hiçbiri. Türk öyküsünde fantastik, mitoloji ve postmodernizme dair konularda 2000’li yılların başından beri, yazıları, hazırladığı kolektif kitaplar ve öyküleriyle hatrı sayılır çalışmaya imza atan Aykut Ertuğrul, yeni öykü kitabıyla okurun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102960</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b06961-e837-4a19-8eb1-935e5686c82d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bostanda, Kırlangıçlar</image:title>
            <image:caption>Genç adam çocukluğunun geçtiği nar bahçesine döndüğünde dünyanın renkleri, meyvelerin tadı, güllerin kokusu ve vadinin manzarasıyla yeniden tanışır. Şimdi çok uzak bir geçmiş gibi görünen çocukluğunun imgelerini tek tek hatırlar, özellikle de ilk aşkın tatlı hatıraları ile babasıyla vakit geçirdiği bu nar bahçesi. İnsanın içine karanlık salan hapishane yılları, işkence, dayak ve sefaletin yerine, insanca kalabilmek için bu hatıralara, bir de sevdiği kıza tutunur. Ah, Saba. 
 
Peter Hobbs’un bu novellası daha ilk cümlesiyle okuru içine çekiyor. Poetik dili ve anlatıcının nahif tonuyla aksi hâlde bir karamsarlık manzumesi olabilecek bir hikâyeyi, umudun rengine büründürüyor. 
  Kısa sürmüş bir aşkın hatırası, ruhunuz ve bedeninizdeki yaraları dindirebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102961</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8554d112-ce17-4469-bcf8-b37cf94065a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Bulmacası</image:title>
            <image:caption>Kişilik Bulmacası kitabı olaylara sizin gözünüzle bakıyor görünmeyen kişilerle ilişki kurmak zorunda olduğunuz işyerinizdeki ya da herhangi bir grup faaliyetindeki parçaları biraraya getirmenize katkıda bulunacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102962</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de933f1-c8a3-43c1-9958-c5429a4ce40b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Romanının Serüveni</image:title>
            <image:caption>Dünya Romanının Serüveni Cervantes’ten başlayıp Mo Yan’a kadar gelen ve bütün bir dünyaya yayılan roman birikimini yansıtmayı amaçlayan, özenle seçilmiş, kapsamlı bir külliyat; her zevke, beğeniye ve estetik anlayışa seslenecek bir roman kütüphanesi vadediyor okuruna. Bir başka deyişle; tüm dünyayı, tüm coğrafyaları, dilleri, biçimleri içine alacak roman örnekleri bu incelemede bir araya getiriliyor. Temsil gücü yüksek, dünya insanlarının, olayların, durumların romanda görünümlerini izleyeceğimiz bütünlüklü bir fotoğraf sunuyor. 
 
Kitapta, bu eserlerin doğası, yazarların edebî tutumları anlaşılmaya çalışılırken; yenilikler, akımlar gündeme getiriliyor; eserin ve yazarın dünya romanındaki yeri; edebî yönleri, etkileri, tarihsel öneminin izi sürülüyor ve eserin türe katkısı, türün tarihsel gelişimi içerisindeki yeri inceleniyor. Bu anlamda romanın kuramsal yolculuğu da belirginleştiriliyor, aydınlatılıyor. Öncelikle bu romanların niçin kalıcı oldukları, niçin zamanları aşarak bugünlere geldikleri incelenirken, bütün bu romanlar ve yazarlar “bugün bize ne söyler?” sorusunun peşine düşülüyor. 
  İşte peşine düşülen bu sorulara aranan cevaplar, okura yeni kapılar aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102963</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a2145e6-e44f-4ac7-875b-d96d629413f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Enfokrasi</image:title>
            <image:caption>Dijitalleşmenin bizi maruz bıraktığı enformasyon bombardımanı akıl almaz seviyelere ulaştı. Bizi adeta boğmakla tehdit eden bu çılgın iletişim deryası, sosyal yaşamın hemen her alanını ele geçirmiş vaziyette; siyaset de bu durumdan nasibini alıyor. Günümüzde seçim kampanyaları artık sosyal medyada, anonim hesaplar, botlar ve hatta troll ordularıyla enformasyon savaşları şeklinde yürütülüyor; demokrasi, enfokrasiye dönüşüyor. 
Çağımızın en önemli düşünürlerinden Byung-Chul Han, bu eserinde enfokrasinin çağdaş enformasyon kapitalizminin yeni yönetim şekli olduğunu savunuyor. Endüstriyel kapitalizmin rejimi zorlama ve baskıyla çalışırken, bu yeni enformasyon rejimi özgürlüğü bastırmak yerine onu sömürüyor. Bizler, özgürlüğü sadece hayal edebiliriz; özgür olduğumuzu varsaysak da tüm davranışlarımız, hatta tüm hayatımız “kontrol edilebilmesi” için kayıt altındadır. İnsanlar ise sürekli gözetlendiklerinin farkında olmadıkları için kendilerini özgür zannettiklerinden dolayı neoliberal enformasyon rejimi ayakta kalır. Enformasyon çağında siyasetin eleştirisini yapan bu eser, günümüzün demokrasi krizini kamusal alanın dijital yapısal değişimine odaklanarak anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102964</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5d8111-3c8e-436e-a3f1-7e4b489f1b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediye Dikkat</image:title>
            <image:caption>Kedileri duyabilseydik ne yapardık? 
İngilizlerin ilk romanı olarak kabul edilen Kediye Dikkat’te William Baldwin, kedilerin konuşabilmesinin, düşünebilmesinin, mantık yürütebilmesinin mümkün olup olmadığına dair kışkırtıcı ve zekice sorular soruyor. Yüzyıllar boyunca yazarlar, kedilerin gizemli doğasına dair ilham verici pek çok şey yazdılar. Fakat bu eser, ilk olarak 1550’lerde, tanınmış erken modern dönem yazarların çoğu henüz ilk eserlerini vermeden önce yazıldı. Hayvanların konuşma yetenekleri olsaydı dünya hakkında neler söyleyebileceklerini hayal etmemizi sağlayan bu dikkat çekici eser; simya, efsaneler, dinî ve ahlaki hicivler ışığında, konuşan kedilerin hikâyesini eğlenceli bir dille anlatıyor. Kedilerin gizli dilini anlamaya çalışan bir rahibin ürkütücü simya deneylerine odaklanan hikâye, çağlar boyunca insanları düşündüren bir soru soruyor: Hayvanlar neden vardır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102965</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/151cab72-e237-4098-8e28-53fcc582cd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Jeneratörler</image:title>
            <image:caption>Kutsal jeneratörler çalışmaya başlıyor. 
Sarı şeritler çekiliyor panter ve kurban arasına 
Ellerim terliyor, eğilip yerden. Dur. Bastığın yere dikkat et. 
Kanla lekelenmiş bir avuç kum 
Maddenin beyhude biçimleri olarak 
İnancın mutlak ifadesidir. 
Öyleyse şimdi bağırabilirsin: Tentürdiyot sen bizim her şeyimizsin. 
Kamusal alanda plaj yıkıntıları, siyasi şezlonglar 
Bir ölü doğrulup sizden buz isteyebilir. 
Sonra voltajda yeniden bir Yükselme. Anlamak için. Çok ani. 
Başa çıkabilmenin baştan çıkabilmek olduğunu Ya da Ferhat’ı bin yıl bir mağarada bekleyen Sokrates’i.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102966</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16598b07-bdc6-4fd3-83d2-4e0f69b75954.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah-Âlem İlişkisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Allah-âlem ilişkisi ve bu ilişki çerçevesinde gündeme gelen, varlık, yokluk, âlem gibi kavramlar, eskiden beri hem felsefi hem de kelami düşüncenin merkezinde yer almıştır. Âlemin yoktan yaratılması, yaratıcısının fail ve muhtar olması, âlemin varoluş bakımından Allah&apos;tan sonra olması, Allah&apos;ın kâmil olması gibi konularda Müslüman âlimler ittifak etmektedir. Fakat derine inildikçe bu konularda fikir ayrılıkları meydana gelmektedir: Âlem ezelden beri mevcut mudur? İçinde yaşadığımız âlem ezelden beri yoktu da zaman içinde mi meydana geldi? Benzer soruları İslam âlimlerinin görüşlerine göre açıklayan bu eserde, daha birçok soruya cevap bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102967</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515ea388-5560-41a7-8056-48d806f06017.jpg</image:loc>
            <image:title>Hint Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Hinduizm, sürekli dönüşüm ve değişim halindedir. Zaman içinde büyüyüp gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle, Vedik döneminde, doğadaki her güç ilâhlaştırılmıştır ve tanrıların sayısını hesaplamak imkansız olmuştur. Yıllar içinde bazıları daha önemli hale gelmiştir. 
  Hikâyeleri, masalları, savaşları ve barışlarıyla oldukça gizemli görünen Hindu Tanrılarının, Vedik ve Upanishadlar dönemlerindeki gelişimlerine bir göz atalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102968</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0f3054-55a0-482c-992d-97b215a5a064.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebru&apos;nun Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Masmavi gökyüzünde leyleklerin göçünü izlerken aniden duyduğu bir sesle başlayan Ebru’nun sıcacık hikâyesi. Yazarın çocuk kalbiyle yazdığı ve tüm kalplere dokunmasını dilediği bu hikâyeyi mutlaka okuyun ama çok dikkatli olun ve bu sonbaharda GÖLGEnize iyi bakın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102969</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/254c1aab-81f1-42f8-b48e-6750a7479192.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdoğan’ın Başkanlık Rejimi</image:title>
            <image:caption>“Her başlangıç, geriye doğru bir sıçramayı ve geçmişle yeniden hesaplaşmayı, bir başka deyişle geleceğe uzanmak için geçmişin mirasıyla yeniden ilişkilenmeyi gerektirir. Bu başlangıcı bize sunacak miras, belki de Türkiye’de en az anlaşılmış siyasal düşünce olan cumhuriyetçi geleneğin demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde yatıyor.” Erdoğan’ın başkanlık sistemi kanun hükmünde kararnamelerle, denge-denetleme mekanizmalarının neredeyse ortadan kaldırılmasıyla, haksızlık/hukuksuzlukla ve aşırı merkeziyetçi bir yapıyla anılıyor. Bunların her biri, bir toplum için oldukça ciddi bir problemken, Türk tipi başkanlık sistemi bütün bu problemlerle birlikte ayakta durabiliyor. Zafer Yılmaz, Erdoğan’ın Başkanlık Rejimi: İstisnai Cumhuriyetten Parsellenmiş Devlete kitabında, Erdoğan rejimini çelişkileriyle birlikte anlamanın yollarını arıyor. Farklı mecralarda yayımlanmış yazılarını bir araya getirdiğimiz bu kitap, böylece kurumsal yıkım, olağanüstü iktidarın inşası, stratejik yasallık, yurttaşlığın marjinelleştirilmesi gibi rejimin farklı bileşenlerine odaklanmayı mümkün kılıyor. Bunun yanında, cumhuriyetçi demokrasi kavramını öne sürerek bir reçete değilse bile yeni bir başlangıcın toplumsal motivasyonunu rejim tartışmasına dahil ediyor. Mevcut rejim tartışmalarına nitelikli katkı sunan, öğretici olduğu kadar davetkâr bir çalışma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102971</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df56d261-0f13-49be-9f66-94ac9c23ea6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Teorisi Yoktur</image:title>
            <image:caption>“Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür” ve “parçalar sistemleri oluşturmak için etkileşime girdiğinde yeni şeyler meydana gelir” gözlemi genellikle belirme adıyla anılır. Bu kitabın amacı, modern fiziğin çeşitli dallarındaki fikirlerin ve keşiflerin, belirme hakkındaki düşüncelerimizi nasıl geliştirdiğini ve keskinleştirdiğini göstermektir. Belirme kavramı, indirgeyici olmayan davranışın daha yüksek organizasyon ve karmaşıklık düzeylerinde ortaya çıktığını ifade eder.  Kitapta, kuantum mekaniği, yoğun madde fiziği ile doğrusal olmayan ve istatistiksel fizik alanındaki sohbet turu boyunca, belirmeyle karşımıza çıkan çeşitli nüanslar vurgulanıyor. 
 
“Belirme kavramının bilimsel anlatımına harika bir giriş. Bilimsel açıklamaları genel okuyucu kitlesinin rahatlıkla anlayabileceği bir tarzda ortaya koyuyor. Yeniden boyutlandırma ve kritik davranışın sunumu gerçekten 
çok iyi.” 
–Tom McLeish, Science &amp; Christian Belief</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102973</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a48756-d645-440d-8c5d-0986370c86da.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylaklar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şu ülkenin elli altmış yıllık geçmişini iyi bilirim. Bugüne bakarken onu dünün yarattığını anlıyorum. Siz yüz yıllık bir çürümenin sonucusunuz. Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil, elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla da değil… Ruhça çökerek, yaşamaktan koparak batar. 
 
“Gerçekten bir ironi başyapıtı ‘Aylaklar’. Geçmişin sert hesaplaşması ama, ‘yeni’nin bir türlü özümsenmediğini, yerleşiklik kazanamadığını da dile getirmekten uzak durmamış. Hatta, ‘yeni’ kimileyin trajikomik bir sancı olup çıkıyor.” 
Selim İleri 
 
Meşrutiyet’ten sonraki toplumsal dönüşümlerin her bir devresini ustaca sentezleyen Melih Cevdet Anday, Aylaklar’da Sultan II. Abdülhamid’in eczacıbaşısı Şükrü Paşa’nın konağında yaşayan bir aile üzerinden Cumhuriyet Türkiyesi toplumunu tahlil eder. Aile, ev ve devlet, zengin bir anlatıyla, birbirini çok yakından ve benzer bir hikâyeyle seyreder. Olağanüstü bir başarıyla inşa edilmiş karakterler ve izlekteki kendinden emin duruşuyla Aylaklar, edebiyatımızdaki en önemli klasiklerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102974</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9a5091c-1ebc-43d6-8ab4-55bdf2dd58ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Oranlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bizi müziğin neşeli yolundan giderek, antik çağın büyük matematikçisi Pisagor ile tanıştırıyor. Anlattığı hikaye ile hayatın her alanına sinmiş olan matematiğin hiç de sıkıcı olmadığını kanıtlıyor. 
 
Pisagor ve arkadaşları bir müzik yarışmasına hazırlanmaktadırlar: çalgılarında uyumlu sesler ararken matematiğin yol gösterici ışığından faydalanırlar…Matematik orada bir yerde değil hemen yanı başımızda, hemen her şeyin içindedir. 
Pisagor ve Oranlar matematiğe, dostluğa ve müziğe övgü dizen çarpıcı bir çocuk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102975</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508de249-9458-448f-aef9-b3528d798a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır İçin Bir Yer</image:title>
            <image:caption>Sıfırın keşfi matematik ve uygarlığımız için büyük bir dönüm noktasıydı. “Sıfır İçin Bir Yer” bu büyük dönüşüme bir kutlama mesajıdır. 
 
Kendisine esaslı bir yer arayan sıfırın bu kurgusal hikayesi sınırları aşmak, daha ileriye gitmek, yapılmayanı yapmak ve bu uğurda geleneksel alışkanlıkları zorlamak veya terk etmekle ilgili. Ki bunları çocuklar ve içindeki çocuğu kaybetmeyen yetişkinler çok iyi bilmektedirler. 
 
Sıfır İçin Bir Yer sayılar üzerine olduğu kadar hayat üzerine de sorular sordurtan bir çocuk macerası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102976</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb91966b-3557-465d-bbd2-5dd29141747b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Açılar</image:title>
            <image:caption>“Bir dik üçgende dik kenarların…” diye başlayan o ünlü Pisagor Denkleminin kurgusal hikayesini anlatan bu kitap meraklı olmaya bir övgü niteliğindedir. 
Kitapta, Pisagor etrafta dolanıp sürekli sorular soran, bilme iştahı kabarık bir çocuktur. Merdivenlerden, gemi yolculuğuna uzanan bu hikayenin açtığı kapıdan giren her çocuk matematiğin okul sıralarına mahkum edilemeyecek kadar neşeli olduğunu görecektir. 
Julie Ellis  Pisagor ve Açılar’da merakına yenik düşen çocuklar için heyecanlı bir macera sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102978</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a7d3da-d807-49bd-b7bc-906e4346786a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmuş Ruhlar Sarayı 2 - Senteria’nın Varisi</image:title>
            <image:caption>Nefret ve iktidar savaşının ortasında doğan bir aşktan daha ümitsizi var mıdır?
Kitana, Zirakov’a geri döner fakat hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Kardeşi Armin hariç, ailesinin tamamı ona sırt çevirmiştir. Üstelik Zirakov halkı onu artık prensesleri olarak değil, Vincent’in karısı olarak görmektedir. Tüm bu karmaşanın içinde Kitana, hiç beklemediği bir yerden vurulunca yolu Zirakov’un ünlü ressamı Leonardo Clifford ile birleşir.
Vincent’in öfkesi dağları delip geçecek kadar güçlüdür. Kendini kaybetmiş ve içindeki vahşeti gün yüzüne çıkarmıştır. Kalbindeki cam kırıklarına rağmen verdiği karardan pişmandır. Çevresindeki herkes ona ümidini kesmesini söyler ancak o Kitana’yıZirakov’dan almaya kararlıdır. Bu, kendisi dahil her şeyi yakıp yıkmak uğruna olsa bile…

Dilara Keskin Kaybolmuş Ruhlar Sarayı II: Senteria’nın Vârisi ile okurları tarihin gizemli odalarında dolaştırmaya devam ediyor. Aşk ve ihanet, serinin ikinci kitabında daha derin ve kalıcı izler bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102979</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47dc17d-5e83-42ef-8761-13dc55df2ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu -2</image:title>
            <image:caption>Ötanazi Okulu 2 Kitap Açıklaması
 
Yaşam tam da ölümü kabullendiğin anda başlar.
Ölümü kabullenmeli ki insan, aldığı nefese sıkı sıkıya sarılabilsin.
Ötanazi Okulu’nda yalnızlığın içinde solmayı bekleyen Yeşil için hayatına giren suikastçı bir durak gibiydi. Ölmeden önce uğrayacağı ıssız, çorak ama güvenli bir son durak...
Belki de ayrılmak istemeyeceği tek duraktı bu. Az da olsa nefes alabileceği tek durak…
Fakat zaman daralıyordu, göğsünde saatli bir bomba gibi taşıdığı kalbin ömrü tükeniyor, Yeşil’i de beraberinde tüketiyordu. Herkesin ölesiye istediği bir kalbin taşıyıcısı olmanın bazı bedelleri vardı ve Yeşil, belki de en ağır bedeli ödüyordu. O kalbin içinde yaşamayı…
Tehlike ve gizemin iç içe geçmiş duvarlarıyla örülü Ötanazi Okulu, serinin ikinci kitabıyla yeni sırlara kapı aralamaya devam ediyor.
“Kabul etmek istemediğim tek şey onun beni yaşattığı ve benim dışımdaki herkesi öldürdüğüydü. Cennet ve cehennem tek bir vücutta hüküm süremezdi.”
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102980</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca251d57-037f-4741-8437-7525ef264740.jpg</image:loc>
            <image:title>Ludwig Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar’ı</image:title>
            <image:caption>1953’te yayımlanan Felsefi Soruşturmalar, yirminci yüzyılın en önemli felsefi çalışmalarından biridir ve Ludwig Wittgenstein’ın son, yetkeli beyanıdır. Wittgenstein gençliğinde, Tractatus Logico-Philosophicus’ta cesur ve orijinal felsefi fikirlerini sunmuştu. Ne var ki yaşı ilerlediğinde fikirlerini radikal bir şekilde değiştirdi ve Felsefi Soruşturmalar’da felsefeye çok farklı bir yaklaşım ortaya koydu. 
Michael O’Sullivan; Felsefi Soruşturmalar’ın felsefenin kendisine katkılarını, neden önemli olduğunu, filozofları nasıl etkilediğini, çalışmanın kendisine yönelik eleştiri ve tepkileri berrak bir zihinle inceliyor. 
  “Felsefi Soruşturmalar, akademik camianın dışında da etkili olmuş, I. A. Richards, Derek Jarman ve David Foster Wallace da dahil yazarlara, şairlere ve film yapımcılarına da ilham vermiştir. Bunun nedeni, Wittgenstein’ın gündelik hayatın, dilin, toplumlar ve kültürler arasındaki farklılıkların önemini vurgulamasıdır. Bu, kültürel farklılıkların Wittgenstein’ın kendi zamanındaki yazarlardan çok daha fazla farkında olduğumuz bugün de hâlâ önemlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102982</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6559f44a-b729-4753-bad0-e84c63a1b894.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Ülkesinde Sarsıntı</image:title>
            <image:caption>“Eleştiri kimi zaman bir aykırı davranışı düzeltme, kimi zaman beğenilmedik bir iş, eylem ve nesnenin eksikliğini dile getirme; yeri geldiğinde çekinmezce davrananı zararsız bir dokunuşla uyarma, yeri geldiğinde bir yol bilmezi can acıtan bir iğnelemeyle doğru yöne kılavuzlama; ara sıra ne dediğini bilmezi kendine getirici bir dokundurma, ara sıra sınırı aşanı yoluna koyucu bir paylama; zaman zaman boş keseden atanlara ‘peh peh’ diyen bir alaysı övüş, zaman zaman da şaplak kadar etkili bir sözlü vuruştur.” 
Bu kitapta Prof. Dr. Mertol Tulum’un uzun yıllara yayılan ve çeşitli mecralarda yayımlanmış eleştiri türündeki yazıları yer alıyor. Medya ve basında kullanılan kimi cümlelerin tek tek incelenerek anlatım bozukluklarının tespit edildiği “Yaşayan Türkçemiz” adlı yazı ile başlayan bu eser; yazım kılavuzlarımız, eski metin neşrinde dikkat edilmesi gereken hususlar, Menâkıbu’l- Kudsiyye’nin edisyonu ile alakalı kimi problemler ve yazma metin karşılaştırmaları gibi pek çok meseleye temas ediyor. Mertol Tulum, uzun zamandır bomboş kalmış eleştiri alanına nefes olacak bu eseriyle filolojik yayım dünyasına katkı sağlamayı gaye ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102983</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b23a1d-b5a3-4e5a-b9fb-0fb75fec3a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>William Shakespeare</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve kültür kuramına yaptığı dahiyane katkılarla tanınan Terry Eagleton, bu kitabında Batı Kanonu’nun merkezinde duran Shakespeare’in oyunlarını göstergebilimsel düşünceleri ışığında cesur ve özgün bir şekilde yeniden yorumluyor. Klasik ve postmodern teorilerde ele alınan birçok kavram arasındaki ilişkiyi, Shakespeareyen tiyatronun bir dizi sorununu aydınlatmak üzere irdeliyor. Eagleton böylelikle, Shakespeare’in oyunlarındaki ikircikli meselelerin veya çelişik duyguların altında yatanın, çok daha derindeki bir ideolojik çatışma olduğunu gün yüzüne çıkarıyor. Edebiyat ve tiyatroyla ilgilenenler kadar sosyoloji, felsefe ve politika kavşağında bulunanlar için de çağrışım gücü yüksek bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102984</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42cb580-56ec-4ad7-a2d6-df171ff25814.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronmatron X</image:title>
            <image:caption>Onlar mülteciydiler. Ama sığınacak bir ülkeye değil, yeni bir evrene ihtiyaçları vardı. 
 
Sene 2000… 
Ünlü bir moda tasarımcısının kızı olan 9. sınıf öğrencisi Melis’in ne kendisini gözetleyen kargalar ne de aldığı “Bedel ödeme vakti yaklaşıyor…” yazan uyarı mesajları umurundadır. Onun tek derdi pop yıldızı Aylin Ada’yı geçmek ve erkek arkadaşı Batı’yı elinde tutmaktır. Melis’in hayalleri Korhan adlı gizemli komşusu sayesinde eline geçirdiği, henüz üne kavuşamadan ölen Lady Gaga isimli bir sanatçının piyasaya sürülmemiş albümündeki parçaları kullanarak dünya çapında bir stara dönüşmesiyle bir anda gerçekleşir. 
Çıktığı dünya turnesinin sonunda ailesine, evine ve hatta kendisine yabancılaşmaya başlayan Melis, geçirdiği sinir krizleri nedeniyle yatırıldığı psikiyatri kliniğinde bir başkasına ait anıların beynine akmaya başlamasıyla başka bir evrene ait olduğunu iddia etmeye başlar. 
 
Peki Melis aklını mı kaçırmıştır yoksa gerçekten de iddia ettiği gibi başka bir evrenden mi geliyordur? 
Yazarın seçtiği müziklerle ve tasarladığı karakter görselleri ile okuyacağınız Kronmatron X; Melis ve arkadaşlarının başka gerçekliklere yaptıkları uzun bir yolculuğun sadece başlangıcı….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102985</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fabffb-1318-4f75-98c7-5a18f0b197f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Umut</image:title>
            <image:caption>Görme engelli, genç bir birey olarak hayatına devam eden Defne; güçlü, sevgi dolu, masum bir kızdır. Öyle ki, büyüse bile sevdiği masalları okumaktan vazgeçmeyen, oradaki gerçek aşk hikâyelerine imrenen ve onu hapsolduğu karanlık zindandan kurtaracak prensini arayan iyi kalpli bir melektir ancak her şeyin değişmesi an meselesidir. Yakında düşlerinde kurduğu mevsimsiz bahçeye küçük bir ışık düşecektir. Bu sevginin ta kendisidir. Defne’yi hapsolduğu hiçliğin sonsuz esaretinden kurtarıp kurtaramayacağını ise sadece zaman gösterecektir. Eğer neler olacağını öğrenmek için yollara düştüyseniz Defne’nin dünyasına giden ışıltılı patikayı izlemeniz yeterli. Bu arada, yol üzerinde bir cadıya falan rast gelirseniz korkmayın, kendisi prenses kızımızın can yoldaşı olur. “Nasıl yani, prenses ile cadı arkadaş mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin, bu hikâyede işler böyle diyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102986</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91122a5e-110e-4594-a959-b6d07d3dacf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bir Şey Değil Her Bir Şeysin</image:title>
            <image:caption>Bugün, hayatının en özel anına tanıklık edeceksin. Elinde tuttuğun bu kitapla kendine uzanan bir yolculuğa çıkacaksın. Uçuk ruhunda ağırladığın misafirlerinle heyecandan yerinde duramayacaksın... 
 
Bahçendeki her bir çiçek hayatına anlam katacak. Her bir şeyi, sana armağan olan bu çiçeklerden öğreneceksin. Dünyanın her bir yerinden gelen misafirlerinin ağırlığı yeşilindeki çiçeklere yansıyacak, tependeki maviliğinde uçuşan kuşlar ruhuna konacak. Senin bu rengârenk günün, dönüm noktan olacak ve sonsuzluğa kadar ulaşacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102987</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc8a88c1-a019-40e2-8ca4-7e02d1a9b999.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızlarım Büyürken</image:title>
            <image:caption>Baba olmadan önce fark edilemeyen, günlük hayatın saklı ve gülümseten anlarına ilişkin derinlikli bir gözlem. Ebeveynlik deyince genellikle annelerin hikayelerini dinleriz, peki ya babalar? Bazen sorumluluk bazen sakarlık, kimi zaman güçlü olmak kimi zaman yumuşaklık arasında değişen o gri alanda babalık duygusuyla yaşamak nasıldır? Çoksatan İtalyan yazar Matteo Bussola, sevdiklerimizle paylaştığımız her anın değerini ve bugünü kucaklamanın, hayattaki basit şeyleri takdir etmenin biricik ve değerli anlarına odaklanıyor. Kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar olarak dört bölümden oluşan kitap, tıpkı doğanın eşsiz döngüsü gibi yaşamın farklı mevsimlerini ve ebeveynlik hâllerini takip ediyor. Bazen dokunaklı bazen de gülümseten anılardan oluşan bu tatlı ve büyüleyici kitap, babalığa dair sımsıcak anılar aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102988</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89bc5728-8c06-4330-9583-0f69ed1bd939.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Olmak İstemeyen Aslan</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. Bu masal da kral olmak istemeyen aslanın, kendi hayalini açıklamasıyla başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102989</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb065f80-014b-4ccc-b91e-969eab8c8184.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Reçetesi</image:title>
            <image:caption>İran kökenli Amerikalı yazar ve aktivist Melody Moezzi, yaşadığı yazar tıkanıklığı ve ruhsal rahatsızlıklarından sıyrılmak için geçmişine, kültürünün köklerine ve babasının okuduğu şiirlere, özellikle de Mevlânâ’nın Mesnevi’sine yönelir. Mesnevi’den beyitleri çevirmeye, Mevlânâ âşığı babasının da yardımıyla her şiirde daha da derinleşerek bilgelik ve içgörü kazanmaya, hayata daha anlamlı bakmaya başlar.
Melody Moezzi yaşadığı dönüşümü; bugünün dünyasının yoksunluk, yalnızlık, yalıtılmışlık, telaş, kaygı, gurur, korku, öfke, hayal kırıklığı, modern insanın içinde bulunduğu bitmeyen yarış gibi farklı problemlerine Mesnevi’nin sözleriyle nasıl deva bulduğunu yalın ve ilham verici bir dille aktarıyor.
Moezzi, Mevlânâ Reçetesi’nde şifanın, bilgeliğin ve yaşama gücünün herkesin içinde mevcut olduğunu söylüyor. Okuru köklerini aramaya, içe bakarak derinleşmeye, kadim bilgilere kulak vermeye, değişime ve yaratıcı kaynağı keşfetmeye davet ediyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102990</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7217b7a-98e9-4d03-985f-cae54b3ec099.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Hepimiz İçin</image:title>
            <image:caption>Şehirler genişledikçe daralan yeşil alanlar, Koca Pati ve arkadaşları için artık bir tehdide dönüşmüştür. Yuvalarını kurtarmak ve gün geçtikçe kirlenen doğayı korumak için harekete geçmeleri şarttır.

Bir gece insanlar uyurken, yaptıkları planı uygularlar. Bu kez gün doğduğunda şaşıracak olanlar hayvan dostlarımız değildir.

Özlem Ateş’in çevre bilinci ve doğa sevgisi üzerine yazdığı bu keyifli hikâyeyle hem hayvanları hem de insan ve doğa arasındaki vazgeçilmez bağı bir kezdaha anlayacaksınız.

Şimdi empati kurmanın tam zamanı...
Kazanımlar:
Doğa sevgisi
Farkındalık
Çevre bilinci
Empati</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102991</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36a2f42c-319a-4791-9b9f-080dd472f771.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurafeler-2 /Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda</image:title>
            <image:caption>Yazarın daha önce kaleme aldığı Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda/Hurafeler adlı ilk kitabın devamı niteliğindeki bu kitaba HURAFELER-2 adı verilmiştir. Elinizdeki bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sistemli ve bilinçli bir şekilde sürdürülen psikolojik savaş ve kara propagandayı tek tek deşifre etmek amacıyla tamamı kaynaklara ve belgelere dayalı olarak büyük bir titizlikle hazırlanmıştır. 
Ümit Doğan, HURAFELER-2’de de çok sayıda tarihî yalanı, kaynak ve belgelerle deşifre ediyor. Bunlardan bazıları şunlar: 
·         VAHDETTİN ATATÜRK’E MİLLÎ MÜCADELE’DE KULLANMASI İÇİN KIRK BİN ALTIN VERDİ! 
·         VAHDETTİN SÜRGÜN EDİLDİ! 
·         ATATÜRK TRABZON MEBUSU ALİ ŞÜKRÜ BEY CİNAYETİNİN AZMETTİRİCİSİDİR! 
·         ATATÜRK, TOPAL OSMAN’DAN CANINI KURTARABİLMEK İÇİN ÇARŞAF GİYİP KAÇMIŞTIR! 
·         HUTBELERDE ATATÜRK’ÜN ADININ ANILMASINI ATATÜRK YASAKLADI! 
·         SEVR ANTLAŞMASI İMZALANMADI! 
·         ATATÜRK PONTUS (RUM) SOYKIRIMI YAPTI! 
·         ATATÜRK HAMİDİYE GEMİSİYLE RİZE’Yİ BOMBALATTI! 
·         İNÖNÜ “HARF İNKILABINI DİNİN ETKİSİNİ AZALTMAK İÇİN YAPTIK.” DEMİŞTİR! 
·         İNÖNÜ, OSMANLI ARŞİVİNİ BULGARİSTAN’A SATTI! 
·         ATATÜRK’ÜN MAL VARLIĞI ŞAİBELİDİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102992</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b1bb5f-88c8-4700-9ad0-aac5240621cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitime Giriş</image:title>
            <image:caption>Yaşam boyu öğrenmenin ve teknolojinin yaşamın tüm alanlarında önemini arttırdığı şu günlerde, eğitim bilimlerindeki yenilikler herkes için anlamlı bir hale gelmiştir. Öğretmenlik kavramına yüklenen anlam artık oldukça farklılaşmıştır. Öğretmenlerden reformcu bir tavır beklenmektedir. Sanatla felsefeyle ilgilenen, sosyal yaşamın gerekliliklerini yerine getiren, olaylara farklı açılardan bakabilen öğretmenlerin, değişimi yönlendireceği düşünülmektedir. 21. yy öğretmeninin tek görevi öğrencisinin akademik başarısını arttırmak değildir. Öğretmen, öğrencisinin gizil yönlerini keşfetmesinde ona yardımcı olan bir rehberdir. COVID-19 salgını ile bu beklentilere dijital yetkinlikler ve beklenmedik zamanlarda karşılaşılması olası sorunlarla baş edebilme gücüne sahip olmak da eklenmiştir. Alandaki akademisyenlerle oluşturulan “Eğitime Giriş” kitabı ile öğretmen adaylarına bu konuda ışık tutmak hedeflenmiştir. Bu çalışma, öğretmen adaylarının eğitim bilimlerine yönelik farkındalıklarını artırma ve temel bilgileri edinmeleri noktasında ilk rehberliği yapacak kitaplardan biri olarak görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102993</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d228bce-63f5-4729-801e-4b9602cc2e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Program Dışı Etkinlikler Ve Örnek Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Eğitimde Program Dışı Etkinlikler Ve Örnek Uygulamalar
Yazar:
Aytunga OĞUZ, 
Burak OLUR, 
Çavuş ŞAHİN, 
Derya GİRGİN, 
Emine AKKAŞ BAYSAL,
Fatma İlker KERKEZ, 
Gürbüz OCAK, 
İjlal OCAK, 
Kerim GÜNDOĞDU,
Mehmet ALTIN, 
Mehmet GÜLTEKİN, 
Sabahattin ÇİFTÇİ, 
Sebahat TÜRKYILMAZ, 
Zeynep KILIÇ, 
Zuhal ÇUBUKÇU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102994</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f62c967-56a0-4b46-b6ac-00c9e8a49395.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Teknoloji Destekli Yeni Yönelimler</image:title>
            <image:caption>Çağımızın yeni teknolojilerinin eğitim alanında kullanılması ile eğitim sürecine önemli derecede etki edebileceğine ve eğitimde karşılaşılan sorunlara çözüm olabileceğine ilişkin beklentiler vardır. Bilgi toplumundan dijital topluma geçişin yaşandığı günümüzde, yaşanan teknolojik değişimlerin bireylerin hayatına farklı açılardan etki ettiği görülmektedir. Bu etkilerin eğitim ortamlarında da yansımalarının büyük ölçüde olduğu bilinmektedir. Mesafelerin artık problem oluşturmaması, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan kütüphanelerdeki her türlü kitaba ve bilgiye erişimin yalnızca bir tık uzak olmasıyla ilişkilidir. Ayrıca bilgi paylaşımına imkân veren sosyal ağlar, web sayfaları, forumlar, bloglar, çevrim içi eğitimler teknolojinin sunduğu kolaylıklardandır. Bu noktada, eğitim ortamlarında yararlanılan robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik uygulamaları, nesnelerin İnterneti, bulut teknolojileri gibi trend kavramlar teknolojik alanda yaşanan en güncel değişimleri ifade etmektedir. Ancak, öğretim sürecinde bu teknolojilerin kullanılmasının uzmanlık gerektirdiği, yararlanılan kuram, yöntem ve tekniklerin bu doğrultuda tercih edilmesi gerektiği belirtilebilir. Bu sebeple, eğitimde dijital değişimlerin doğru biçimde öğrenme ortamlarına yansıtılmasına ihtiyaç vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102995</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441b84ff-16a0-455f-92e9-eaed54a786be.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken’e ait olması, eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır. Öncelikle Ülken, felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş, felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir. Diğer bir özellik, birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden-sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır. Tarihsel olarak Antik Yunan’dan modern felsefeye, Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek, birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır. Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini, içerik ve bağlamlarını korumuştur. Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran; yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır. Aristoteles, Hume, Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon, Augustinus, Pascal, Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır. Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye’de yeşermesinde, Ülken’in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır. 
 
Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser, bu yeni basımda tek ciltte toplandı. Kitap felsefenin doğuşu, felsefenin ana konuları ve yöntemi, mantık problemi, bilgi ve varlık kuramları ile başlar. Felsefenin matematik düşünce, fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur. Bunun yanında sosyoloji, tarih, psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102996</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6787b00d-9605-4736-8504-3b84c9249d89.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Kalkınma Ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Sanayi devrimi ile birlikte 1800’lü yıllarda üretimde yeni örgütlenme modelinin kurulmasıyla, o güne kadar hanehalkları yalnızca kendi gereksinimleri için mal üretirken, mallar-hizmetler başkalarının-toplumun gereksinimini karşılamak üzere üretilmeye başlanmıştır. Daha önce gerekli olduğunda başkalarıyla değiş-tokuş (trampa) ile hanehalkının üretmediği mallar elde edilirken, sanayi devrimi üretilen malların parayla değişimine (satılarak karşılığında para alınması), yeni üretim örgütlerinde işveren-işçi sınıflarının oluşumuna yol açmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102997</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd3a644-ce1b-46ff-b159-9b041694f14c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Çağ&apos;dan Viyana Kongresi&apos;ne Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iki ana başlık altında 10 bölümden oluşuyor. Konularında uzman, farklı disiplinlerden akademisyenlerin hazırladığı çalışmaların ilk yedisinde, İlk Çağ’da ve Orta Çağ’da diplomasinin gelişimi açıklanıyor. Son üç yazıda ise, diplomasinin kurumsallaşmasıyla birlikte modern diplomasinin ortaya çıkışı anlatılıyor. Tüm bölümler birbirinden bağımsız birer makale olarak kaleme alınmış olmakla birlikte, çalışmaların toplamı Modern Çağ öncesi diplomasinin gelişimini ortaya koyuyor. Fatih Mehmet Berk, çalışmasında Eski Yakın Doğu diplomasi tarihini ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Murat Turgut, Asur Ticaret Kolonileri döneminden Geç Hitit Krallıkları döneminin sonuna kadarki periyotta Eski Anadolu’da diplomasiyi açıklıyor. Oğuz Yarlıgaş, iki farklı makaleyle çalışmada yer alıyor. Birinci yazısında Eski Yunan diplomasisini, ikinci yazısında ise Roma dünyasında diplomasi ilkelerinin meydana çıkışını inceliyor. Oktay Berber, XIII. Yüzyıla kadar Türk ve Çin diplomasisinin kurumsal yapılarındaki benzerlikleri ve farklılıkları gösteriyor. Cüneyt Güneş, Orta Çağ Avrupası diplomasisinin IV. yüzyıldan XII. yüzyıla kadar geçen dönemini gözler önüne seriyor. Birsel Küçüksipahioğlu, Bizans İmparatorluğu’nda siyaset ve diplomasiyi çalışmasının merkezine oturtuyor. Gökhan Erdem ve Atay Akdevelioğlu, Erken Modern Dönemde Avrupa’da diplomasinin gelişimini ele alıyor. Uğur Kurtaran 1648 Westphalia Antlaşması’ndan Fransız İhtilali’ne kadar geçen süredeki diplomatik gelişmeleri ortaya koyuyor. Mehmet Alaaddin Yalçınkaya ise Fransız İhtilali’nden 1815 Viyana Kongresi’ne kadar geçen periyottaki diplomatik olaylar çerçevesinde yeni dünya düzeninin ortaya çıkışını açıklıyor. Ahmet Dönmez, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102998</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01bc9a8b-97f2-4b6b-a5d2-a043e546b6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Çağ&apos;da Savaş ve Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iki ana başlık altında 12 bölümden oluşuyor. Konularında uzman, farklı disip - linlerden akademisyenlerin hazırladığı yazıların ilk sekizi, 1815 Viyana Kongresi’nden günümüze kadar geçen süreçte diplomatik gelişmeleri açıklıyor. Son dört çalışma ise diplomasinin kamu, kent, enerji gibi farklı sahalarda uygulama alanlarını detaylı olarak ele alıyor. Tüm yazılar birbirinden bağımsız birer makale olarak kaleme alınmış olmakla birlikte, çalışmaların toplamı Modern Çağ’da savaş ve diplomasiyi, diplo - masinin farklı uygulama alanlarını bir bütün olarak gözler önüne seriyor. Mehmet Alaaddin Yalçınkaya Viyana Kongresi’nden 1830 İhtilali’ne kadar geçen periyotta modern diplomasiye açılan yolu ortaya koyuyor. Ahmet Dönmez, 1830 ve 1848 İhtilalleri arasındaki dönemde yaşanan siyasi, askerî ve diplomatik olaylar çerçeve - sinde Viyana düzeninin çöküşünü açıklıyor. Adil Calap, 1850 yılından 1875 yılına kadar geçen yıllardaki savaş diplomasisini ayrıntılı bir şekilde inceliyor. Necmettin Alkan, 1876 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar geçen dönemde modern diplomasinin zihniyeti, kurumları ve uygulamasını ele alıyor. Musa Kılıç, Birinci Dünya Savaşı; Nezihe Selcen Korkmazcan ise İkinci Dünya Savaşı diplomasisini gözler önüne seriyor. Evren Küçük, Soğuk Savaş dönemindeki diplomasiyi açıklıyor. Ayşe Ömür Atmaca, Soğuk Savaş’tan günümüze değişen dünyadaki diplomatik gelişmeleri ortaya koyuyor. Esra Banu Sipahi ve Bahar Özsoy, kent diplomasisinin ortaya çıkışını ve gelişimini çalışmasının merkezine oturtuyor. Dicle Korkmaz, enerji diplomasisini kavramsal olarak ortaya koyarak uygulama alanlarını açıklıyor. Selçuk Kahraman ve Önder Kutlu kamu diplomasisini çok yönlü olarak inceliyor. Gülşah Köprülü ve Murat Çemrek ise küreselleşen dünyada diplomasinin geçirdiği dönüşümü sorguluyor. Ahmet Dönmez, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102999</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f64856c-047a-4d89-be64-f3bb1587b345.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Herkes Bir Şey Söyler</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir şeyler söylediği bir devirdeyiz. Çarklar böyle dönüyor… 
Hepimiz kendi penceremizden sesleniyoruz, hepimiz çok güzel söylemiyoruz belki ama hepimizin yapmak zorunda olduğu bir şey var: 
Güzel davranmak ve yaşamak… 
Bu kitapta söylediklerimizin, bize kulak verenlere, güzel davranma  ve yaşama yolunda bir pusula olması temennisi ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103000</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ab8731d-2c0a-4bab-a4bc-28eadf09f400.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçme Gönül</image:title>
            <image:caption>“...Onun babası “Vermem!” diyor, benim babam “Almam!” diyor. Hücrelerime kadar yayılan içimden bir ses, “Vazgeçme Gönül! Sevenler mutlaka kavuşur!” diyor.......” 
Edebiyatımızın usta kalemi Osman Çeviksoy’un hikâyeleri kurgusuyla, içeriğiyle, kişileriyle, mekanıyla, olay örgüsüyle “biz”de toplanır. Her bir hikâye, içindeki hasreti dindirmek isteyip özüne gurbete çıkmış okurun aradığı dokunuşlardır. 
Osman Çeviksoy, son eseri “Vazgeçme Gönül”de halk kültürümüzün doğal ve samimi anlatımı ile okuru kendine çekiyor. Her yaşa seslenen yazar, “Vazgeçme Gönül”deki hikâyeleriyle kültürümüzü ve insanımızı canlı kılıyor. Samimiyeti ve sevgisiyle gönülleri kuşatıp ısıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103001</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d5c1d17-74da-415c-8d02-c1fc48cb8261.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinle Tanıştın Mı?</image:title>
            <image:caption>İnsanı tanımak ve anlamak… Bunun için kendini bilme-tanıma yoluna düşmek… Geçtiğimiz yolları yadırgamadan, yargılamadan, yola ve yolculuğa şahitlik etmek… 
Yola ve yolculuğa şahitlik etmenin yanında kendini de keşfetmek… Kendisiyle tanışmak… 
Kabul edelim ki bu meşakkatli bir yolculuk. Ama asla imkânsız değil. 
Yol, yola düşene rehberlik eder; kapılar, tanıma ve anlama arayışına girene bir bir açılıverir. Ve bu yolculuğun sonu huzur şehrine çıkar. Çıkar ama yolda şu sorulara cevap bulmak ve kendini bilmek şartıyla: 
İnsanın bu tanıma, anlama, anlamlandırma yolculuğu için lazım olan şeyler nelerdir? 
İnsanın varlığının anlamı ve sonucu nedir? İnsanın aradığı nedir? İnsanın tercihini neler belirler? 
İnsanın mizacı ve kişiliği şükrü müdür yoksa imtihanı mı? İlişkilerimiz ve sorumluluklarımız bir bağ mı yoksa bir fırsat mı? Kısaca insanın ABC’si nedir? 
Yolunuz açık olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103002</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7193f9f-bf49-4512-b430-5870435cc36d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Prince</image:title>
            <image:caption>“EVERYONE SEES WHAT YOU APPEAR TO BE, FEW EXPERIENCE WHAT YOU REALLY ARE.” 
 
THE PRINCE stunned Europe at the time of its publication with its defense of relentless strategies on how to gain power and its disregard of traditional forms of morality. Machiavelli was inspired by his own experience of working for the swirling Florentine republic, dismissing old principles of political theory and accepting the intricate, ephemeral composition of politics. Machiavelli was famous for centuries with THE PRINCE, his witty and derisive work about power liaisons. The main topics of this ground-breaking, and prominent, writer is that being adaptable is the way to being successful and that efficient leadership is sometimes only attained by sacrificing morality.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103003</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420892fc-381a-450e-96ef-758b13253ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Getirdiği Perspektifler</image:title>
            <image:caption>Haldun Taner’in düzyazı kitapları serisi yeni derlemelerle sürüyor. Tuncay Birkan’ın derleyip hazırladığı Zamanın Getirdiği Perspektifler yazarın dünya edebiyatının seçkin yazarları ve yapıtları üstüne gazete ve dergilerde çıkmış yazılarından oluşuyor. Edebiyatımızın büyük ustası, klasiklerden modernlere uzanan geniş yelpazede dünya edebiyatına evrensel ölçekte bakışlar getiriyor. Shakespeare’den Céline’e, Flaubert’den Kafka ve Faulkner’a pek çok yazarı; Vişne Bahçesi’nden Güneş de Doğar’a Türkçeye çevrilmiş onlarca kitabı yorumluyor. Öte yandan, günlük ve biyografi yazmak, klasikler, yazarın sorumluluğu, intihar, öykü, eleştiri, çeviri sorunları gibi konular üstüne özgün değerlendirmelerde bulunuyor. 
 
“Okumak, insanı megalomanlıktan, narsisizmden, kendi fikirlerine hayranlıktan kurtarır. Alçakgönüllü olmaya, dengeli olmaya, ölçülü olmaya götürür. Megalomaniye yakalanmaya en yatkın kişiler içinde sanatçılarla politikacılar sanırım en başta gelir. Bu virüse karşı en dayanıklılar, en bağışık olanlar ise bilim adamlarıdırlar. Bilim adamları bütün edindikleri bilgiyi başka kitaplara, başkalarının bu alandaki çalışmalarına ve tüm insanlığın bu alandaki birikimine borçlu olduklarını bilirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103004</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec9fc08-cb32-4aef-99da-3208c84deba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Memento Mori Ölüm Aklımdasın</image:title>
            <image:caption>“Herkes kendi içinde taşıyor ölümünü, meyvenin çekirdeği kabuğunun altında sakladığı gibi; ne var ki hakkında hiçbir şey bilmiyor. Sevdiklerimizin, yakınlarımızın ölümlerini kendi ölümümüz gibi yaşadığımız da doğru değil. İnsan yalnız ve sadece kendi ölümünü ölüyor.” 
 
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayabilir mi insan? Yoksa sonsuzluğun iç karartıcı tekdüzeliğinden bunalıp ölümü mü gözler? Bitmeyen anlam arayışımız ölümü sürekli ertelemek, belki de yenmek için midir? 
 
Kafka’dan Camus’ye, Dostoyevski’den Tolstoy’a, Sadık Hidayet’ten Borges’e, Samuel Beckett’ten Anadolu erenlerine, Yunan mitolojisinden kutsal kitaplara kadar, kimi zaman kendi deneyimlerinden de yola çıkarak ölümün izini sürüyor Nedim Gürsel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103005</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5613fb35-cc0c-4227-b1c4-7ddac821361f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Geceden Başkası</image:title>
            <image:caption>Stoner’la ölümünden sonra yeniden keşfedilen John Williams’ın ilk romanı Yok Geceden Başkası, genç kahramanı Arthur Maxley’nin bir gününü konu alıyor. Uzun yıllardır görmediği babasının gönderdiği çekler sayesinde hayatını sürdüren Arthur, kendini durmadan yeniden dayatan gizemli bir anıdan kaçmaktadır. Arthur’un alkol ve anlamsız arkadaşlıklarla dolu kasvetli hayatı babasından gelen bir mektupla değişir: Gün geceye doğru ilerlerken, Arthur’un unutmak için yıllarca uğraştığı travmatik çocukluğuyla yüzleşmekten başka çaresi kalmayacaktır. 
 
Amerikan edebiyatının geç keşfedilen ustası John Williams’tan aile sırları, utanç ve suçluluk üstüne bir novella; kişisel bir karanlığın kaynağına yolculuk. 
 
“Williams’ın yeniden keşfi insanda sevinç uyandırıyor: Adaletten fena halde mahrum bir dünyada adalete benzer bir şey olduğu duygusunu veriyor; değersiz bir cümle yazmaktan neredeyse tamamen uzak, derinleri gören bu bilge yazar için adalet sağlandığı duygusunu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103006</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30d4fb5-ad8f-4451-a778-fc074c3ec66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oppenheimer - Vicdan Bir Kara Kutudur</image:title>
            <image:caption>“Şimdi ben ölüm oldum; dünyaların yok edicisi.” 
– Robert Oppenheimer 
 
Bütün iyi niyetlerin, yolda sapma göstererek dehşete dönüşme riski vardır. Bilim ve kültür tarihinde çığır açıcı gelişimlere ilham kaynağı olacak icatların, derin tarihsel travmalara ve acımasız katliamlara yol açması da mümkün ne yazık ki! Sevgiyle ve barış gayesiyle kahraman olmak üzere aşılan yollardan, bir hain ve canavardan farksız bir katil olarak geri dönmek de yazabilir kaderde. Yüksek dehasıyla bilim dünyasında dikkat çekmeyi başaran ünlü fizikçi Oppenheimer, atom bombasını hazırlarken, bütün bunları öngörememişti kuşkusuz. Kahraman olma tutkusu, vicdanının sesini işitmekten alıkoyuyordu onu. 
 
Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarından sonra neler yaşadı? 
Ailesinin başına neler geldi? 
Bir bilim insanı olarak bir daha dünyaya gelse, yine aynı tutkuyla kendini gözü kara icatlara adar mıydı yoksa bir daha dünyaya bile gelmek istemez miydi? 
Ölümüne dek bir kara kutu gibi sakladığı vicdanı, şimdi bu kitapta ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Dünya tarihinin belki de en karanlık vicdan muhasebesiyle yüzleşmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103007</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df349472-8467-4b8a-a048-a6e5e3a91286.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Tüneli Cesaret Sınavı</image:title>
            <image:caption>KORKU TÜNELİNE GİRİN! 
CESARETİNİZİ TEST EDİN! 
Kim korkak biri olarak anılmak ister? 
Hiç kimse değil mi? 
Siz de istemezsiniz tabii. 
Bir arkadaşınızla iddiaya giriyor ve doğada tek başınıza bir hafta kalmayı kabul ediyorsunuz. Önünüzde masum görünen bir göl, ardınızdaysa derin bir orman var... Her ikisi de öngöremediğiniz gizem ve tehlikelerle dolu... 
Bu, bir cesaret sınavı... Önünüzdeki haftayı sağ salim atlatmalı, gireceğiniz sınavdan cesaretini kanıtlamış, ünlü ve zengin biri olarak çıkmalısınız. Bu da yerinde ve cesur kararlar vermenize bağlı... Çünkü bu kitapta tam 14 farklı son var... Ancak bunlardan yalnız biri sizi gerçek amacınıza ulaştırabilecek. 
 
 
  BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103008</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a227a77-25ad-4928-8be1-8eb24c43aea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün İzinde</image:title>
            <image:caption>O hepimizin kahramanı, ama ya senin hayat hikâyenin başkahramanı olsaydı? Onunla aynı sıralarda okuyabilme, dayısının çiftliğinde birlikte ata binebilme ya da bu ülke için destanlar yazarken ona destek olabilme şansın olsaydı? Aslında olmaması için hiçbir neden yok. Sayfaları araladığında bunun imkânsız olmadığını göreceksin. Bu kitap, sana Atatürk’ün en yakın arkadaşı olma fırsatı veriyor. Arkadaşıma Veda kitabından pasajlar eşliğinde hazırlanan Atatürk’ün İzinde, eğlenceli etkinliklerle başrollerinde ikinizin olduğu yepyeni bir dünya yaratman için sana yol gösteriyor. Büyük Usta Zülfü Livaneli, yazar olacak çocuklara güçlü kalemiyle rehber oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103009</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54769532-e1c4-4ab3-aa37-b2da72967692.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Su İsteyen Bahçeler</image:title>
            <image:caption>Dünyamız her geçen gün giderek artan bir kuraklık sorunuyla karşı karşıya. Ne yazık ki bu ürkütücü sorunun tek sorumlusu biz insanlarız. Bu kötü gidişe ancak bizler dur diyebiliriz. Doğanın kendini yenileme becerisine sığınıp: “Önce kapımızın önü” diyerek hepimiz tek tek önlem almalıyız; ancak bu şekilde doğamızı korur ve ona duyduğumuz saygıyı göstermiş oluruz. İklim krizine bağlı olarak dünyamız, özellikle ülkemiz gibi Akdeniz iklim kuşağında olan ya da daha sıcak ülkeler çok ciddi su sıkıntısı içinde. Bu büyük sorunla baş etmenin çözümlerinden biri de su tasarrufu ve suyun geri dönüşümünü sağlamak. “Biz ne yapabiliriz?” sorusuna özellikle bahçesi olan okurlarımıza, bugüne değin bahçe alışkınlıklarını bırakmalarını ve bahçelerini AZ SU İSTEYEN bitkilerle oluşturmalarını salık veriyoruz. Birbirinden zengin türleriyle ülkemizde de yetişen sükülent, kaktüs türlerinin yanı sıra susuzluğa dayanıklı, kolaylıkla sağlayabileceğiniz, bahçenize biçim renk, koku ve özellik katacak çok çeşitli bitkilerle bu kitap size rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103010</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f72a41b-4c3c-437f-b574-2e4e432cc8a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Onca Yoksulluk Varken</image:title>
            <image:caption>Paris&apos;in bir kenar mahallesinde, fahişelerin sersefil çocuklarına bakarak geçimini sağlayan Madam Rosa&apos;nın, şefkate ve ilgiye hasret küçük Momo&apos;yla kurduğu derin bağın çocuğun gözünden tüm gerçekliğiyle aktarıldığı Onca Yoksulluk Varken, sıcak bir yuva özlemiyle kavrulsa da sokaklara yazgılı olanların hüznünü anlatır.


Annesine duyduğu yoğun sevgi ve bağlılığı Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı&apos;da dokunaklı biçimde aktaran Romain Gary&apos;nin, sözü Momo&apos;ya bırakması bu nedenle hiç de şaşırtıcı değildir. Bu sağlam ilişkiden, kendi köklerinden güç alan Gary göçmenler, kâğıtsızlar, firariler, suçlular; &quot;olağan şüphelilerle&quot; örülü, çetin fakat korunaklı bir dünyanın yüksek seslerinin ortasında atan küçük bir kalbe kulak verir. Yahudi soykırımından sağ kurtulan emekli fahişe Rosa&apos;yla göçmen Momo&apos;nun hikâyesini, yersizyurtsuzluğu, kuşaklararası uçurumu ve savaş travmalarını tüm yalınlığıyla kurgusunun merkezine alan Gary, sarsıcı olduğu kadar sansasyonel bir romana imza atar.


Yaşamı boyunca farklı seslerin ve personaların ardında kalemini sağaltan, Fransız yazınının oyunbaz ismi Romain Gary, sahibine sağladığı uluslararası ünün yanı sıra mevzuatının katılığıyla da nam salmış Goncourt Edebiyat Ödülü&apos;ne Cennetin Kökleri&apos;yle layık görülmesinin ardından, özgünlüğünü ve yaratıcılığını kaybettiği eleştirisi üzerine bu kez Émile Ajar mahlasıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken&apos;le aynı ödülü ikinci kez kazanır ve gizemi ancak yıllar sonra, intiharının ardından çözülen bu oyunla jüriyi, eleştirmen ve okurları şaşkına çevirerek edebiyat tarihine damgasını vurur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103011</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594867bc-d373-4c3b-b5b5-e76a3dc3c158.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Sihirli Denizkızları Buluşması</image:title>
            <image:caption>Yola çık. Hayal et. İnan. 
Unicorn dostları buraya! Unicorn Sihri serisiyle birbirinden heyecanlı maceralar devam ediyor... Emily ve Aisha, Sihirli Vadi’de kutlanacak Doğa Şenliği’ne katılmayı dört gözle bekliyorlar. Ama kötü Unicorn Selena, Suyıldızı’nın sihirli madalyonunu çalınca vadi sulara gömülme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Sihirli Vadi’nin ve Unicorn’ların sana ihtiyacı var. Hadi onları daha fazla bekletme; yola çık, hayal et ve inan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103012</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e96236-aff7-4392-a831-292552eb5bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Hafıza, Mimarlık, Tarih ve Kuram - Uğur Tanyeli ile Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Erhan Berat Fındıklı&apos;nın mimarlık tarihçisi ve kuramcısı Uğur Tanyeli ile yaptığı bu uzun soluklu söyleşi, Tanyeli&apos;nin metinsel üretimi, akademik kariyeri ve özel yaşamı üzerinde yoğunlaşarak Türkiye&apos;nin toplumsal ve kültürel yakın tarihinden bazı kesitleri öznel bir perspektifle sunarken aynı zamanda mimarlık eğitimi, piyasası, tarihyazımı ve kuramına ilişkin anlatıları problematize etmeyi amaçlıyor. Fındıklı&apos;nın Tanyeli&apos;ne yönelttiği sorular ve itirazlarla yeni tartışma başlıkları oluşturulurken mimarlık sahnesinin bazı fragmanları yapısöküme uğratılıyor.   


&quot;Burada Türkiye&apos;nin 1970&apos;lerden günümüze mimarlık/toplumsallık ilişkisinin yakın geçmişine ışık tutulması, mimarlık tarihinin mevcut kuramsal birikiminin farklı akademisyen, profesyonel ve amatörlerin mekânsal ve metinsel üretimleri, bireysel yaşamöyküleri aracılığıyla tartışılması, aynı zamanda geleceğe dönük yeni araştırma konularının teşvik edilmesi amaçlandı. Bu söyleşi, mimarlık tarihi, eleştirisi ve sosyolojisinde yeni düşünsel gerilim alanları yarattığı, farklı ve özgün sorunsalların üretilmesine dolaylı katkı sunduğu, eleştiri ve itiraz aldığı, hem birlikte düşünmeyi teşvik ettiği hem de yabancılaştırıcı bir etki yaratıp okuru yalnızlaştırdığı ölçüde amacına ulaşmış olacaktır.&quot;


Erhan Berat Fındıklı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103013</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0977cc96-06f8-453e-9dc4-972944d1d224.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Benim Mavi Babam</image:title>
            <image:caption>Ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun
27. kitabını Haydar Ergülen yazdı.

Siz hiç gökyüzü okuluna giden
bir çocuk gördünüz mü?

Editörlüğünü Semih Gümüş&apos;ün üstlendiği Köprü Kitaplar koleksiyonunun 27. kitabını, 1980 sonrası şiirimizin en önemli isimlerinden Haydar Ergülen yazdı. Usta şair, babasıyla anılarını lirik bir dille anlatırken, Türkiye&apos;nin son 60 yılına ilişkin çok renkli, çok katmanlı bir izlek yaratıyor. Onu derinden etkileyen sıradışı insanların, kitapların, mekânların, düşüncelerin, hayallerin dünyasında dolanırken, sözcüklerin ve şiirin büyüleyici evrenine davet ediyor. Şairlerden yazarlara, sanatçılardan düşünce insanlarına kadar yakın tarihimizde iz bırakan anlamlı bir anılar ve duygular bütününe okurlarını da ortak ediyor.
 
Babası Kel Hasan, ona göre bazen mavi bir kelaynaktı, bazen yeşil gönüllü biri. Altı kardeştiler; anne babası ve babaannesiyle bir &quot;kabile&quot;ydiler. Güldüğünde dünya gülüyor dediği babası sayesinde kitaplara düşkün büyüdü; Yaşar Kemal&apos;den Sait Faik&apos;e, Füruzan&apos;dan Edip Cansever&apos;e yazarlar, şairler yol arkadaşlarıydı. Belki de babası &quot;gökyüzü okulu&quot;nda okuduğu için, o da çocuklar gibi masmavi sevinen, &quot;Türkiye, Eskişehir olsun!&quot; dileyen, &quot;Şiire genç başlanır, geç başlanmaz!&quot; diyen bir edebiyatçı oldu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103014</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767ef2b3-9a90-44b9-a250-5960728f126e.jpg</image:loc>
            <image:title>Terzi</image:title>
            <image:caption>“Bu yaşadığım okul hayatımla ilgili son anılarımdı. Beni okuldan aldılar. Cihan, çalışmam gerektiğini, başka türlü adam olmayacağımı düşünüyordu. Adam olmak! Hiç cevap bulamadığım sözlerden biridir bu. Nedir adam olmak? Bunun tarifi nedir? Adam olmam için beni en yakın arkadaşının yanına çırak olarak verdi. En yakın arkadaşı bir terziydi.”

Aşkım Kapışmak’ın kaleme aldığı Terzi, içimizi burkan yaşamları gözler önüne seren çarpıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>