﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9102951a-4e1e-47a0-9dc4-63a32005618e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusulanın İzi</image:title>
            <image:caption>Can, ailesi ile birlikte Ayvalık&apos;taki evlerine doğru yola çıktıklarında bu yazın kendisi için başka dünyaların kapılarını aralayacağını bilmiyordu. Ege&apos;nin serin ve berrak sularında bulup pusula ismini verdiği aletle sıra dışı maceralara yelken açacak, yazgısının peşinden gidecekti. 
 
Kendini Orta Çağ&apos;da Sir Alistair adlı bir şövalye bedeninde bulduğu zaman rüyada olduğunu düşünmüştü. Kızıl Ejderha&apos;yla karşılaştığında hayranlığı ve korkuyu yaşadı. Pusula onu cennetten bir köşeye benzeyen Cava adasına götürdüğünde ise gözlerini Kawi adında bir balıkçı olarak açmıştı. Gizemli yaşlı ustasının deli dolu bir kadına benzettiği okyanusa açıldıklarında, yine aynı duyguları hissetti. Güzelliği karşısında hayranlık, tehlikesi karşısında korku… 
  Bir başkasının bedeninde, bir başka yüzyılda... Bu pusulanın gizemiydi ve eninde sonunda onun izini sürerek bu gizemi çözecekti. Nereden gelmişti? Gelecekten mi yoksa yıldızlardan mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af5ccb0-d1bc-4627-ba1a-fb4bcb5734e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Barışı Sağla</image:title>
            <image:caption>Herkesin kendi dünyasında fethetmesi gereken zaferleri vardır. Barış Guvalar ise kendisine tanıdığı 365 günde, kendi ruhunu, bu karmaşanın içerisinde bulacağına söz vermişti ancak işler istediği gibi gitmedi. Rüyalarını saran ablası da belli ki adaleti istiyordu. Barış, o doğmadan ölen ablasının gerçekten kazayla mı yoksa bir kurmacanın başrolü olarak mı öldüğünü bulmaya çalışıyordu. Bir yandan kâbuslarını kontrol etmeye çalışırken, diğer yandan şehrin önde gelen varlıklı aileleriyle uğraşıyordu. Düştüğü karmaşık çukurun ağzı gittikçe kapanmaya başladığında boynundaki anahtara sığındı. Onu bu adaletsiz dünyadan kurtaran ise basit bir anahtar değil, arkadaşları olacaktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f931d9b9-fd37-4596-bd5d-21c8f9c2280c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Atlıkarınca</image:title>
            <image:caption>“Ben Bay Atlıkarıncayım!” 
 
İrat, geçmişinden kurtulmak için geleceğe bir atlıkarınca bırakmak ister. Fakat bu atlıkarınca, lunaparklarda gördüklerimizden biraz farklıdır. İntikam duygusuyla işlediği seri cinayetlerin onu bir kahraman mı yoksa azılı bir katil mi yapacağı ise zamana ve şartlara bağlıdır. Yaşanmışlıklar ve hatta “yaşanamamışlıklar” üzerine kurulu bu romanda kimi zaman kan gövdeyi götürse de sıcacık dostluklara da, tutkulu sevdalara da yer var. Yazarın bu ilk kitabın gerçek ile hayal arasında bir “distopya”da geçiyor. Ama maalesef bu distopya en az gerçek hayat kadar acı verici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99205eea-1d15-4f63-839d-e180967789f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Berslan</image:title>
            <image:caption>Bir gün sonbahar gelecekti ve hüzün veren mevsimin en hüzünlü günü için ambarlarda en iyi şekilde saklanan elmaların ağız sulandıran kokusunun kapılardan sızmasıyla anlaşılacaktı... anlaşılmıştı... akşam karanlığının çökmesine yakın, konaklarda yanan ateşlerin ve geleneksel olarak bugün için ambarlarda saklanan kasa kasa elmaların lezzetli kokusu bütün ciğerleri ince ince yakarken şehrin kapısında tüccarlar çanlarla oturdukları ateşin başından ayaklanıp, sisli sokaklardaki tezgah yardımcılarının çoktan toplaması gereken tezgahlarını karanlık tam çökmeden son kez kontrol ederlerken şehirdeki en az katlı konağın boyunda şehri çevreleyen duvarlarda bir ağacın altında ayrılmak üzere olan iki sevgili birbirlerine kendini her zaman hatırlatacak hediyelerini son kez vereceklerdir. ancak; adam kadını zaten asla unutamayacağını biliyordur. canı ateşlerle kavruluyordur. Zaten bu gece çok uzun sürecektir. Zaten bugün hüzünlü bir gün, mevsim hüzünlü bir mevsim. Şehirdeki, hatta Okzalia Ormanı&apos;ndaki, Kıta&apos;daki ve Adria Denizi&apos;ndeki tüm canlılar için bu gece zaten en uzun gece gökten çökecektir. Peki bu geceden sonraki şafak kimler için atacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d74eb320-958c-453e-8f59-a791f3d0ce91.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurbet</image:title>
            <image:caption>Kaleme aldığım bu kitabı gurbette yaşayan ve hayatını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza ithafen yazıyorum. Ülkesini terk etmek mecburiyetinde kalan Türkler, göç ettikleri ülkelerde iş sahibi olup para kazanarak Türkiye&apos;ye geri döndüklerinde daha refah, daha iyi bir hayat ve kuracakları iş yerleriyle maddi sıkıntı çekmeden yaşamak için ailesini geride bırakıp başka diyarlara göç etmek mecburiyetinde kalmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1f08b2-9793-432e-bb50-072e62948109.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakalarla Çocuk Psikopatolojileri -2</image:title>
            <image:caption>Dünya her ne kadar yaşlansa da insanoğlu, çocukluğunu hep heybesinde taşımaya devam eder. İnsanlığın çocukluğu büyümez; sağlığında da, salgınında da, barışında da, savaşında da çocukluk halleri adeta ilk günkü gibi canlıdır. Dünyanın bu geçişlerinde yine etkilenmeye en açık olanlar, hayatı sürekli geçişler olarak yaşayan çocuklardır. Bu kitap bu türden olayların yaşandığı dünyada çocuk psikopatolojilerine yeniden uğramak, güncel veriler ışığında çocuğun “kendisine” bakabilmek amacıyla kaleme alınmıştır. 
 
Eser çocuk ruhsallığındaki patolojik unsurları bu zeminde anlamada; aileleri, psikiyatristleri, psikologları, ruh sağlığı alanında emek veren diğer kişileri ve tüm çocuk ruhsallığı meraklılarını kapsayabilecek geniş yelpazeli bir dilde yazılmıştır. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen psikopatolojilerin kısa tarihçelerine değinildikten sonra güncel tanımlamalar ve sınıflama sistemlerinin yaklaşımı konu edinilmiştir. Her bir patoloji için etiyolojik faktörler gözden geçirildikten sonra tedavi seçenekleri kaleme alınmıştır. Eserde, çocuk ruhsallığını derinlemesine incelemek ve psikopatolojik durumlara farklı bir verteks/‘tepe’den de bakabilmek adına her patolojinin psikanalitik kuram ve literatürde nasıl ele alındığına dair başlıklara yer verilmiştir. Son olarak psikopatolojik fenomenlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlamak adına her bölümde konu ile ilgili kurgusal vaka örnekleri paylaşılmış ve vaka tartışması yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c485b087-2312-4cab-a373-62cb11084beb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakalarla Çocuk Psikopatolojileri -1</image:title>
            <image:caption>Dünya her ne kadar yaşlansa da insanoğlu, çocukluğunu hep heybesinde taşımaya devam eder. İnsanlığın çocukluğu büyümez; sağlığında da, salgınında da, barışında da, savaşında da çocukluk halleri adeta ilk günkü gibi canlıdır. Dünyanın bu geçişlerinde yine etkilenmeye en açık olanlar, hayatı sürekli geçişler olarak yaşayan çocuklardır. Bu kitap bu türden olayların yaşandığı dünyada çocuk psikopatolojilerine yeniden uğramak, güncel veriler ışığında çocuğun “kendisine” bakabilmek amacıyla kaleme alınmıştır. 
 
Eser çocuk ruhsallığındaki patolojik unsurları bu zeminde anlamada; aileleri, psikiyatristleri, psikologları, ruh sağlığı alanında emek veren diğer kişileri ve tüm çocuk ruhsallığı meraklılarını kapsayabilecek geniş yelpazeli bir dilde yazılmıştır. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen psikopatolojilerin kısa tarihçelerine değinildikten sonra güncel tanımlamalar ve sınıflama sistemlerinin yaklaşımı konu edinilmiştir. Her bir patoloji için etiyolojik faktörler gözden geçirildikten sonra tedavi seçenekleri kaleme alınmıştır. Eserde, çocuk ruhsallığını derinlemesine incelemek ve psikopatolojik durumlara farklı bir verteks/‘tepe’den de bakabilmek adına her patolojinin psikanalitik kuram ve literatürde nasıl ele alındığına dair başlıklara yer verilmiştir. Son olarak psikopatolojik fenomenlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlamak adına her bölümde konu ile ilgili kurgusal vaka örnekleri paylaşılmış ve vaka tartışması yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64535ab9-deb0-4a24-b21a-0969108f682a.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Parkı</image:title>
            <image:caption>Bilim elçisi Takımyıldız ekibi bize yepyeni keşif alanları sunmaya devam ediyor. Henüz tanışmadıysanız biraz yaklaşmaya ne dersiniz? 
Hayatımızın her köşesinde gülümseyerek karşımıza çıkan matematik, şimdi de sayısız renk ve desenle buluşmuş, bir kitabın sayfalarında bulunmayı bekliyor. Nasıl mı? “Matematik Parkı” konukları için hazırlanırken matematik, yardımsever bir dost gibi çocukların yanlarında beliriyor, onlara her adımlarında destek oluyor. Sonrası sınırsız neşe, bol eğlence… 
#sonsuzseksek #tatlıolasılıklar #kavuşankümeler #foflühfüo 
*** 
Hazırlıklar başladı… Balıkçıl Gölü İlkokulunda öğrenciler öğretmenleriyle birlikte okulun yanındaki alanı bir matematik parkına dönüştürmek istiyorlar. Bu parkın, hem oyun oynanabilecek hem de matematikle ilgili keşifler yapılabilecek bir alan olmasını hayal ediyorlar. Üstelik parkı tasarlarken matematik onların en büyük yardımcısı! 
 
Kitaptan 
 
Zencefil ve Karanfil, Fesleğen Öğretmen’le birlikte Matematik Parkı’nın girişindeki alanı taşlarla kaplayacaklar. Beyaz taşların arasına renkli taşlarla desen yapacaklar. Bunun için çevreden çok sayıda renkli taş topladılar. Taşları renklerine ve büyüklüklerine göre gruplandırıp kümeler oluşturdular. Böylece desen yaparken taşları seçmeleri kolaylaşacak. 
Kümeler Oluşturmak 
Nesneler; büyüklükleri, renkleri, şekilleri, bulundukları yerler ve kullanım alanları gibi özelliklerine göre gruplandırılabilir. Nesnelerin belirli ortak özelliklerine göre oluşturulan gruplara küme denir. Örneğin; yazın okunacak kitaplar, bir parkta yaşayan kuşlar, okulun basketbol takımındaki çocuklar birer küme oluşturur. Olayları, konuları ve işleri de ortak özelliklerine göre kümelere ayırabiliriz. Böylece ayrıntıları fark etmemiz, gruplar arasında ilişki kurmamız ve gereksinimleri belirlememiz kolaylaşır. 
*** 
Renk renk boyalar, fırçalar, eldiven ve önlük… Parktaki çiti boyamak için her şey hazır. Erguvan ve Peksimet, çitin tahtalarını hangi renkte boyayacaklarını belirlemek için düşünürken bir sarıasmanın ötüşünü duydular: Fo - flüh - füo. Sarıasma yine öttü: Fo - flüh - füo. Fo - flüh - füo. Akıllarına, çitin tahtalarını sarıasmanın ötüşündeki örüntüye göre boyama fikri geldi. “Fo” sesi için mor, “flüh” sesi için turuncu, “füo” sesi için sarı rengi seçtiler. Tahtaları, mor-turuncu-sarı sırasını tekrarlayacak şekilde boyamaya başladılar. 
Çevremizdeki Örüntüler 
Örüntü; sayı, şekil, desen, renk, olay ve nesnelerin belirli bir kurala göre birbirini izlemesi ya da tekrar etmesidir. Günlük yaşantımızda örüntülerle çok sık karşılaşırız. Kuşların ötüşünde, itfaiye aracının sireninde, haftanın günlerinde, mevsimlerde, Ay’ın evrelerinde... Örüntüler gözlemlenerek bazı olaylar öngörülebilir. Örneğin bilim insanları depremler, fırtınalar, yanardağ patlamaları gibi olaylara ya da canlıların davranışlarına ilişkin öngörüde bulunmak için örüntüleri inceler. 
*** 
Okulun yakınındaki Balıkçıl Gölü’nde çok sayıda kuş yaşıyor. Gölün kıyısında, kuşları gözlemlemek için yapılmış eski, ahşap bir gözlem kulesi var. Ancak kulenin onarılması gerekiyor. Onarım işini Mutlak Öğretmen, Pıtır ve Çıtır yapıyor. Bu iş için ahşap parçalar kullanıyorlar. Ahşap parçaların ölçülerini belirlerken dört işlemden yararlanıyorlar. 
Dört İşlemle Hesap Yapmak 
Nesnelerin miktarı, uzunluğu, ağırlığı ya da bir olayın süresi, kaç kez gerçekleştiği sayılarla ifade edilir. Bunlar bazen kolaylıkla sayılabilir. Kolayca sayamadığımız durumlarda hesap yapmak gerekir. Bunun için genellikle toplama, çıkarma, çarpma ve bölme yani dört işlem kullanılır. Bir masa yapmak için gereken malzeme miktarı, marketten meyve alınırken ödenecek tutar ya da seyahat sırasında varılacak yere kalan mesafe hesaplanırken hep dört işlem kullanılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97f547e1-9c7d-4fe8-a74f-c4b80d1ecd1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bacasız Ev</image:title>
            <image:caption>Yaz güneşi tepemizden gülerken, 
Yayılıyor kesik çayır kokusu. 
Buluşmuş bütün bayırın tozu, 
Giriyor burun deliklerimizden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8649266-e3ab-4e86-b0bc-7e89d68f457a.jpg</image:loc>
            <image:title>Genimdeki Yabancı</image:title>
            <image:caption>Sırlar... Bir sırrın açığa çıkması, sebep olduğu bilmeceleri çözdüğü anlamına gelmez. Her sır beraberinde başka sırlara gebedir ve böylelikle daha büyük gizemleri de peşine takar. 
 
Yalnız ve genç bir adamın sıradan hayatına yaptığımız yolculukta, görünenin asla gerçek olmadığını anlayacağız. Dostluğun, aşkın, intikamın, suçun ve zekânın harmanlandığı bu kitapta, sırlarla dolu bir hayatın perdesini sonuna kadar aralayacağız. Bazen gerçekler umulmayanın dahi ötesinde bir yerlerde, gizli bir şekilde aydınlanmayı bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ef889e0-bcf4-4afb-a0a4-72d562b81520.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliksiz</image:title>
            <image:caption>Kimliklerimiz bizi tanımlamaz, sadece işaretler. İşaretsiz bir adamın başına gelen olaylar zincirinin ardından, sırlarla dolu bir dünyanın içine gireceğiz. Bu öyle bir dünya ki gerçek ile algıyı, doğru ile yanlışı karıştırmaya başlayacağız. Kahramanın kimliğinin, aslında kimliksiz olması mantığını kavradığımız an başka bir maceraya sürükleneceğiz. 
 
Bazen gerçekler, umulmayanın dahi ötesinde bir yerlerde, gizli bir şekilde aydınlanmayı bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977ae94c-76b1-4a54-8373-e8e7ae7ebb21.jpg</image:loc>
            <image:title>Aptalların Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>“ANCAK KENDİNİ BULDUĞUNDA BİLGİYE SAHİP OLABİLİRSİN. O ZAMANA KADAR SADECE FİKİRLERİN OLABİLİR.” 
 
Dar bakışlı kişilerin bilgelik zannettiği şeyleri sufiler genellikle ahmakça bulurlar, zaman zaman da tezat olarak kendilerini “aptallar” olarak adlandırırlar. İdris Şah’ın APTALLARIN BİLGELİĞİ’nde sözünü ettiği “aptallar” sufilerdir, çünkü onların bilgelikleri derinlere nüfuz eder, bu da sufileri bilgiyi yalnızca kitaplardan öğrenenler için erişilmez kılar. 
Hakikatin bilgeliğine dair hikâyelerle dolu olan APTALLARIN BİLGELİĞİ, içgörü kazanma ve aydınlanma yoluna düşenler için bir anahtar niteliği taşıyor. 
UNESCO Yılın En İyi Kitabı Ödülü olmak üzere iki altın madalya ve daha pek çok ödüle layık görülen bu kitap, tasavvuf öğretisinde kullanılan, deneyimsel felsefe ve eylem eğitimini gösteren, özenle seçilmiş örnekleyici hikâyeler, anlatılar ve anekdotlar koleksiyonudur. Daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış bu eşsiz hazine düşüncelerini sıfırlamak isteyen herkes için yeni bir anlayış dünyasının kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac89b2b-fe2b-40cc-a724-3c4d30f50786.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kabuğu Yüzemez</image:title>
            <image:caption>Ağlamaktan yere saçıldığında, 
İçini gömse bile yeşeremez. 
Kanatsız dillendiği uçuşlarında, 
Kirpikleriyle gözlerini öremez. 
Boğulmaya takas ettiği susuzluğunda, 
Deniz kabuğu yüzemez. 
 
Serçin Çelik, Alfabesiz ve Çağsızım’dan sonra Deniz Kabuğu Yüzemez ile, şiir dünyasındaki kendinden emin yürüyüşüne devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101851</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ac5a2e-d091-405c-9c1c-b03832a950f8.jpg</image:loc>
            <image:title>O Dediğin Masallarda Olur Canım</image:title>
            <image:caption>“HİÇBİR KALP ZORLA ELDE EDİLMEZ.” 
-MOLIÈRE 
 
İnsanlık neredeyse varoluşundan beridir kendine benzer soruları soruyor: İlk adımı kim atmalı? Neyi çekici buluyoruz? Nasıl flört edilir? Sonsuz aşk mümkün mü? Nereden sevgili bulurum? Kaçan neden kovalanır? 
Günümüzün soruları daha çok şöyle: DM’den nasıl yürünür? İlk mesaj ne olmalı? Para ne kadar önemli? “Görüldü” yememek için ne yapmalı? İlk buluşmada ne yapmalı? Konuşacak konu nasıl bulurum? 
İşin garibi bilimsel metotlarda aradığımız yanıtlar mitolojinin zaten içinde... Sorular değişse de binlerce yıldır herkes ilişkide başarı peşinde... Taktikler, eski sevgililer, friendzone, manipülasyon ve daha neler neler... Bu kitapta aradığın tüm cevapları ve mitolojik yansımalarını bulacaksın. Keyifli okumalar. 
 
“Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.” 
-Shakespeare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb4be521-379c-4c6e-9fe5-2276af031e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşler Kervanı</image:title>
            <image:caption>“İŞTE BURADAYIZ, HEPİMİZ: BİR DÜŞ KERVANINDA. BİR KERVAN, AMA DÜŞ DE – BİR DÜŞ, AMA KERVAN DA. VE HANGİLERİNİN DÜŞ OLDUĞUNU BİLİYORUZ. ORADADIR UMUDUMUZ.” 
– BAHÂEDDİN ŞAH 
 
Doğu felsefesinde dünyanın önde gelen uzmanlarından İdris Şah tarafından derlenen DÜŞLER KERVANI, Doğu düşüncesinin özünü damıtan bir şölendir. 
İdris Şah, insanlığı Doğu’nun manevi özüne yaklaştıran bu eşsiz antolojide mitolojiyi gerçeklikle ilişkilendirerek, tarihsel kalıpları aydınlatıyor ve sunduğu felsefi efsanelerle tek bir bilincin eksiksiz resmini oluşturuyor. Sözlü ve yazılı Doğu edebiyatının renkli bir kervanı olan bu eşsiz koleksiyon, derviş filozofları ve mistiklerinin en iyi bilinen öğretim öykülerini, İdris Şah’ın Mekke ve İslam üzerine yazılarını, şiir, atasözleri, alegorilerle birlikte şaşırtıcı zenginlik ve çeşitliliğe sahip sembolik hikâyeleri içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101853</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5d7228-16e7-484d-818d-9a1239de9f62.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezoterik Şifa</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi bilmek, bilgeliktir; kendini bilmek ise aydınlanma.” 
– Buda 
 
Acı, bir deneyim midir yoksa düşünce biçimi midir? 
Duygular, birer rehber ya da uyarıcı mıdır, zamanla bedeni ve zihni hasta eden bir hapishaneye de dönüşebilir mi? 
Kader irademiz dışında cereyan eden bir plan mıdır, bu planla işbirliği kurmak mümkün müdür? 
Hatırlamadığımız bir geçmişten bugün de sorumlu muyuz? 
Bildiklerimiz kadar bilmediklerimizin de etkisiyle, kendimizin yönettiğini sandığımız bir yaşam sürüyor olabilir miyiz? 
Affetmekle iyileşmek arasında nasıl bir bağ var? EZOTERİK ŞİFA, yaşamımızla ve geçmişimizle ilgili bildiklerimiz kadar bilmediklerimize de, hatırladıklarımız kadar hatırlamadıklarımıza da ışık tutan, iyileşmiş gibi göründüğü halde bir zaman sonra yine kendini tekrarlamaya başlayan sorunların köklerine uzanarak onarılma sürecini başlatan çözüm odaklı bir kitap... 
Aydınlanma Okulu kurucusu, karma öğretiler eğitmeni Sanem Özcan’ın, eğitimlerinde kullandığı kolay uygulanabilir en etkili ezoterik pratiklerini de bu kitapta bulabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98baebeb-edae-4076-a28f-6e3c4a324cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Dedektif -Suç Öyküleri 1</image:title>
            <image:caption>Polisiye suçla başlar. Ama iş orada bitmez. Suçun yanında muamma niteliğinde bir entrikanın da olması gerekir. Ve tabii en sonda okuru şaşırtan bir çözümün de...  
 
Dark Dedektif’teki öykülerde bu özelliklerin hepsi var. İnsanoğlunun karanlık yanını anlatan bütün bu gizemli olayların yaşandığı yer İstanbul. 
  Kadim şehirdeki en huzurlu semtlerin, en sevimli mekanların nasıl bir tekinsizlikle dolu olduğunu görmek, tek kelimeyle ürpertici. Hiç ummadığınız bir kişinin katil çıkması ise korkunç... Dark Dedektif’teki suç öykülerini keyifle okuyacaksınız.
Yayınevinin notu: 
Dark İstanbul Yayınevi olarak Türk Polisiye (Suç) Edebiyatı’na yeni eserler kazandırmak için durmaksızın çalışıyoruz. Çalıştıkça da gitgide büyüyoruz. Büyüdükçe görüyoruz ki Türk Polisiye Yazarlarının dünyadaki meslektaşlarından aşağı kalır yanı olmadığı gibi belki de çok daha iyi eserler gün yüzüne çıkmaya hazırlanıyor. Gün yüzünden kastımız sadece kitap olarak basılmaları değil, çizgi roman, dizi film, sinema filmi haline dönüşerek tüm dünyanın takdirini kazanmalarıdır. Siz sadık polisiye okurları, inanın buna! 
Hiç de uzağında değiliz bu söylediklerimizin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/950efe6b-aea2-45fb-8ca1-86767d265c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>On Beş Yaşında Bir Kaptan</image:title>
            <image:caption>Amerika’ya dönüş yolunda Pilgrim, geminin ait olduğu şirketin sahibinin eşi Bayan Weldon, beş yaşındaki oğlu Jack, bakıcı Nan ve böcekbilimci kuzen Bénédict’e kucak açmak zorunda kalır. Yola çıkalı birkaç gün geçmiştir ki, gemi kazazedesi beş Afrika-Amerikalı ve Dingo adında bir köpekle karşılaşırlar. Talihsiz olaylar sonucunda gemi, kaptanını ve mürettebatını kaybettiğindeyse komuta on beş yaşındaki Dick Sand’e geçer. Bilinmeyen topraklar, köle tacirlerinin eline düşme tehlikesi, vahşi hayvanlar… Peki, on kişinin kaderinin bağlandığı genç denizci, Pilgrim’i ve yolcularını Amerika’ya sağ salim ulaştırabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7879c078-1b11-4600-8427-453dce327e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Bekçileri -Disk Dünya -29</image:title>
            <image:caption>Diskdünya&apos;nın devrimci ruhları, tarihi yeniden yazmaya yeltenirse... 
 
Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı &apos;&apos;Diskdünya&apos;&apos;nın ilk kez Türkçeye çevrilen yirmi dokuzuncu kitabı Gece Bekçileri, kadim kent Ankh-Morpork&apos;un geçmişini, şimdisini ama hepsinden ötesi geleceğini tehdit eden cani bir katilin ensesinde, devrimci bir zamansal paradoks hikâyesi anlatıyor.

Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın en karanlık serüvenlerinden biri olarak anılabilecek roman, &apos;&apos;Bekçiler&apos;&apos; alt serisinin de altıncı halkası.
 
Pratchett, devrimler tarihine saygı duruşunda bulunduğu satırlarında, sürekli tekerrür eden tarihî olguları derinlemesine irdeliyor, devrimlerin gerekliliği, gerçekliği ve kalıcılığı üstüne zihnimizi soru işaretleriyle dolduruyor. 


Değişmeyen tek değil, pek çok şey vardır aslında. Örneğin, tarih. Fakat bir ırmaksa tarih ve onda asla geri geri yüzülemezse, yaşlı Vimes ile genç Sam&apos;in maceraları hangi yöne ilerleyecektir?
 
Vimes, son günlerde azılı bir seri katilin ensesindedir. Bekçileri bile öldüren Carcer adındaki bu cani, yakayı ele vermekten her seferinde kurtulmuştur. Yine bir kovalamaca sırasında, üstelik Vimes tam da Carcer&apos;ı Üniversite Kütüphanesi&apos;nin çatısında kıstırmışken, zamanda bir yarık açılır ve iki adam bir anda kendilerini geçmişin Ankh-Morpork&apos;unda bulur. Vimes, yardım ararken Gece Bekçileri devriyesine yakalanır, zira şehirde o günlerde sokağa çıkma yasağı vardır. Fakat asıl tuhaflık, Vimes&apos;a silah doğrultan bekçi yardımcısındadır: Gözleri parlayan bu genç adam, Vimes&apos;ın kendisinden başkası değildir! Yaşlı Vimes ile genç Sam karşı karşıyadır ve belki de en fenası, geçmiş değiştikçe geleceğin de tehlikeye girmesidir...

Kurulan barikatlar, direniş... Adım adım iç savaşa sürüklenen bir şehirde kan akıtılacak bir devrim gecesi. Tarihi rayına oturtmanın tek yolu, zamanı durdurmak!
 
Niran Elçi&apos;nin pürüzsüz Türkçe&apos;siyle Diskdünya&apos;daki yerini alan Gece Bekçileri, zamanın karmaşık işleyişine tabiri caizse çomak sokan, devrim ruhunu iliklerinize kadar hissettirecek, katıksız bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f52d665-d972-4186-b824-d315006ea749.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Arkeoloji müzesine bir okul gezisi yapmaya ne dersiniz? Çağla ve sınıf arkadaşları, arkeolog Zeynep’in eşliğinde müzeyi gezerken eserlerin önünde uzun uzun duruyor, hem her bir eserin arkasındaki mitolojik öyküyü öğreniyor hem de akıllarına takılan soruları soruyorlar: 
Mumyaların sırrı çözülebilmiş mi? İnsanlar neden tanrıları kendilerine benzer şekilde yapmışlar? Tanrılarla insanlar arasında nasıl bir ilişki vardı? O zamanlar mitlere herkes inanıyor muydu? Eski insanlar bizden daha mı büyükmüş ki bu kadar büyük lahitler yapmışlar? Amazonlar gerçek miydi? Eskiden gerçekten insan kurban ediliyor muydu? Mitlerdeki cinsiyet eşitsizliği nereden kaynaklanıyor? 
İsmail Gezgin keyifle okunan bu küçük kitapta evrenin oluşumundan ölüme, demokrasinin doğuşundan ataerkil toplum yapısına birçok temel konuyu akıcı bir dille anlatıyor genç okurlarına. Arkeoloji müzesindeki heykeller arasında öğrencilerle birlikte gezinerek günümüz insanına geçmişini görmesi için bir ayna tutuyor. İnsan dünyasının her yönüyle yansıdığı mitolojinin heyecan verici hikâyelerini dinlerken hayatı ve yaşadığımız dünyayı anlamaya bir adım daha yaklaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f251ff4-56c1-4d44-ad8f-9d09a5f74290.jpg</image:loc>
            <image:title>İtalya Hikâyeleri</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Fransız yazarı Stendhal, asıl adıyla Marie-Henri Beyle, gerçekçi akımın ilk uygulayıcılarından biridir. Tarihsel gerçeklerden ve kişilerden ilham almış, bunları eserlerine taşımıştır. İtalya Hikâyeleri de, 16. yüzyılın, yazarın özel bir ilgi duyduğu o “sanat, aşk ve güç çağı”nın İtalya’sı üzerine yazılmış, tarihsel olaylara dayanan beş hikâyeden oluşmaktadır. 
Daima gerçeklerin peşindeki yazar, bu trajik hikâyeleri, konsolos olarak tayin edildiği İtalya’nın sahaflarını gezip dolaşırken bulduğu 16. ve 17. yüzyıllardan kalma elyazmalarından yola çıkarak oluşturmuştur. Çağın o çılgın ve tutkulu aşklarını, dehşet verici şiddet olaylarını, manastır duvarlarının ardında yaşanan trajedileri müthiş bir yalınlıkla sunmaktadır. Yaşadığı çağın “moda duygulara uygun” anlatış biçimini tercih etmek yerine o eski İtalyan üslubunu koruyarak, dosdoğru biçimde, yalnızca olayları aktarmaktadır. 
Stendhal’in ölümünden sonra, 1855’te kitaplaştırılan İtalya Hikâyeleri, Fransızca aslından 
Hamdi Varoğlu’nun çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9b9c705-3b69-4ee2-9f81-c1ab8cde3cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam - 6- Patilerin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam işlemediği bir suçtan dolayı suçlu bulunur ve köpek hapishanesine gönderilir. Dostları masumiyetini kanıtlamak için uğraşırken o kendini köpekler ve insanlar arasında sıkışmış hisseder ve yerini bulmakta zorlanır. Her iki dünyanın bir parçası olan Köpek Adam acaba hangi dünyaya ayak uydurabilecek? İnsanların dünyasına mı, köpeklerin dünyasına mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c442c692-9e61-4fef-8cfe-39756c256159.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King – Şaman Kral 6. Cilt</image:title>
            <image:caption>İkinci Şaman Dövüşü sona ererken, Faust&apos;un iskelet ordusuna karşı olağanüstü bir gayret göstererek tüm şaman gücünü tüketen Yoh ile hastanedeki tedavisi sayesinde yaraları iyileşen Manta’nın yolları ayrılıyor. Fakat Manta’nın arkadaşından vazgeçmeye niyeti yok, bu yüzden Manta Yoh&apos;un Japonya&apos;nın Izumo kentindeki evine gitmeye karar veriyor. Ona bu yolculukta motosikletiyle Tahta Kılıç Ryu eşlik ediyor! Ancak bu iki maceraperest hedeflerine ulaşmadan önce, tanrıların ülkesi Izumo&apos;nun korkunç koruyucularıyla yüzleşmek zorunda kalacaklar! 
 
Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3254bd6a-f066-4d72-8d45-2ebfd67a2367.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Anatomi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ile istedik ki, 
çocuklarımızla tatlı tatlı sohbet edelim. 
Onlara bir meddahın masal anlatması gibi anatomi anlatalım. 
Sevimli resimlerle hayallerini süsleyerek 
onlarla muhabbet edelim. 
Birlikte bilgi ve bilimin tadını paylaşırken, 
insan vücudunun anatomik yapısı hakkında 
birazcık merak uyandıralım. 
Umuyoruz ki, çocuklarımız için “bilgi” 
sınavlarda sorgulanan bir mecburiyet olmak yerine, 
zevkli ve eğlenceli bir uğraşı haline dönüşür. 
Çocuklarımıza, bilginin değerini daha iyi bilmek, 
kendilerini keşfedip, daha iyi olmak adına 
küçük bir katkımız olursa mutlu olacağız. 
Hep birlikte bilelim, bulalım ve olalım. 
 
Prof. Dr. Ahmet Sınav</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f368af0-58ff-4359-99da-d03681b7b902.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Berberi</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un en nezih semtlerinden Şişli’ye uçan daireler saldırı düzenlemiş diyorlar, aman evlerden ırak! Üstelik küçük bir çocuğun dedesini köstebeğe, babaannesini de kaplumbağaya dönüştürmüşler, eyvahlar olsun! Demedi demeyin, işgalci uzaylılarla mini mini kurt adamlar ve vampirler de ortalıkta fink atıyormuş, aman aman! Bu dünyaya neler oluyor böyle a dostlar? 
 
Ama durun, telaşa gerek yok. Karanlıklardan sıyrılıp gelen şu ufak tefek çocuk bütün insanlığı kurtaracak bir kahraman olabilir. Şunun cakasına, efelenmelerine, cesur mu cesur tavrına bir bakın hele! Herkesin yana yakıla beklediği yiğit olabilir bu. Üstelik yanında tıpkı onun gibi süper güçlere sahip iki yardımcısı da var. Hehheeyt, savulun bütün kötüler! Kaçacak karadelik arayın bütün uçan daireler! Halının saçakları arasına gizlenin uzaylı işgalciler! Örümcek-Erol geliyor! 
 
Ehm… Şey… Söylemeyi unuttum: Bizim Erol’un dünyayı kurtarabilmek için öncelikle Düş Berberi’nin koltuğuna oturmaktan kaçınması gerekiyor ve aramızda kalsın ama bu hiç mi hiç kolay değil. 
 
Bakalım bizi bu kitapta ne acayip bir serüven bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe22e11-7cff-428f-a561-688fcf42619b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rom Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Amerikan gazeteciliğinin ve edebiyatının yirminci yüzyıldaki en tartışmalı figürlerinden Hunter S. Thompson, döneminin en büyük akımlarından “Gonzo gazeteciliği”nin kurucusu olmasının yanı sıra önemli bir altkültür ve siyaset figürü. Thompson’ın 1959’da, henüz yirmi iki yaşındayken kaleme almaya başladığı ancak yayımlanması 1998’i bulan Rom Günlükleri, onun bir kurmaca yazarı olarak nasıl bir yol takip ettiğini gösteren, kendine has acayip dünyasının kapılarını açan, bir nevi anahtar roman.
Gazeteci Paul Kemp, New York’tan kalkıp Porto Riko’ya gelir ve Daily News’ta çalışmaya başlar. Hayata pek de tutunamayan gazetecilerin uğrak mekânlarında vakit öldürüp bol bol kadeh yuvarlayan, sık sık belaya bulaşıp oradan oraya savrulan Kemp, kendini neredeyse her şeyin mübah sayıldığı küçük ama tekinsiz bir dünyada bulur.
Tıpkı Las Vegas’ta Korku ve Nefret’teki gibi yine Johnny Depp’in başrolde olduğu bir sinema uyarlaması bulunan Rom Günlükleri ihtiras yüklü bir Amerikan klasiği.
“Bir yatı yüzdürecek bollukta alkol ve onu batıracak ölçüde korku ve nefret.”–New York Daily News
“Duygusal derinliklerini yavaş yavaş ortaya çıkaran, usul usul ve sevgiyle işlenmiş bir kitap.” –Salon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d88c9585-817e-45cd-8b95-0046689201fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorak Ülke (Ciltli-100.Yıl Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Çorak Ülke ilk kez Ekim 1922’de, T. S. Eliot’ın II. Dünya Savaşı arifesine (1939) kadar çıkardığı The Criterion dergisinde yayımlandı. Bu “operatic” yapıt, insanlık ideallerine dair bütün umutları tüketen barbarca savaşa ve savaş sonrası mayalanan toplumun iliklerine işlemiş nihilizmle ahlaki çürümeye verilmiş sarsıcı bir yanıttı. Basıldığı tarihten 100 yıl sonra bile sözün çorak toprağından leylaklar bitirme kudretini koruyan bu şiir, kapsamlı çevirmen notlarını da içeren özel bir baskıyla çift dilli olarak Türkçede yeniden hayat buluyor: 
 
Hangi köklerdir yapışıp onu kavrayan, hangi dallar 
Uç verir şu moloz yığınından? Ey İnsanoğlu, 
Söyleyemezsin bunu, kestiremezsin, çünkü senin bildiğin anca 
Parçalanmış suretler yığınıdır, güneşin kavurduğu, 
Orda ne ölü ağaç sayvan olur, ne cırcır böceği teselli 
Ne de kupkuru taş su sesi bağışlar. Bir tek 
Bu kızıl kayanın altı gölgelik, 
(Gel sığın bu kızıl kayanın gölgesine), 
Sana başka, sabahları peşin sıra seğirten 
Ya da akşam vakti seni karşılamaya duran gölgenden 
Bambaşka bir şey göstereceğim; 
Sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18cd2b31-4eb3-459a-9e48-b127f6095354.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcy ve Sfenks’in Bilmecesi</image:title>
            <image:caption>İlk maceramızda kasabasını donmaktan kurtaran Arthur, bu kez kurtarılması gereken kişinin ta kendisi. Ve bu zorlu görev Arthur’un kızı Marcy’nin omuzlarında. Destansoy Ailesi&apos;nin Efsaneler Koleksiyonunda ikinci serüvene hoş geldiniz. 
 
Maceraperest babası Arthur bir not bırakıp ortadan kaybolunca, kızı Marcy tüm cesaretini toplayıp Mısır’da onu aramaya çıkıyor. Eski Mısır tanrılarıyla tanışıp, hava gemileriyle seyahat ettikten sonra kendini yüce Sfenks’in karşısında buluyor. İçeride tutsak kalmış Arthur&apos;a ulaşmak için Sfenks&apos;in bilmecesine doğru cevabı vermesi gerek. Acaba Marcy en büyük korkularını yenip babasını kurtarabilecek mi? 
 
“Macerayı, mitolojik karakterleri ve kolay okunan kitapları seven çocuklar için tam bir ziyafet.” 
–Booktrust</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae2cc9f-e3a9-4b69-a190-d4bc5a1a7116.jpg</image:loc>
            <image:title>O Öyle Olmadı</image:title>
            <image:caption>“Hikâyesi uzun olan, cümleleri kısa tutar.”
Zihin bir kara kutu mudur? Yazarın zihni hep uyanık mıdır? Gerçekle kurmaca ne kadar birdir? Sır denilen, bir gün açığa çıkan mıdır? Ercan y Yılmaz, soruları bir bir yanıtlıyor romanında. Yaşam ve yazma eylemi arasındaki sınırı kaldırırken, hafızayı da sorguya çekiyor. Unutmak ve hatırlamak istememek; ikisi aynı olamaz.
O Öyle Olmadı, bütün renklerin beyaz olduğu bir coğrafyada, yitirişin değil, hiç sahip olamayışın romanı; Bünyamin’in, Meçhul’ün Asal’ın ve Ercan’ın, dostlukla tamamlanma hikâyesi. Anlatılanlar ne kadarı doğru bilinmez. Belki de o öyle olmadı.
“İnsan isterse bir öyküye dahil olabilir, şiirde yaşlanabilir ya da bir romanda susabilir ama hiçbir zaman masalının dışına çıkamaz.
Denersin. Yüksek bir yere çıkarsın, ‘Burada masal yok,’ dersin, bulutlar seni yanıltır. İnersin derin bir mağaraya. Serinlik, buradayım der; seni yanıltır. Yüzersin. Kaçamazsın. İnsan masalından kaçamaz, bir de topraktan…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b03857-1543-43a4-9080-1eb20556c0b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenciler, Ebeveynler ve Eğitimciler İçin Akademik Koçluk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, okul hayatında ve hayat okulunda öğrencilerin sosyal, duygusal gelişimlerine katkı sağlamak ve akademik başarılarını artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Bu kitabın, hayat okulunda çocuklarının yanında yer alan anne babaların, eğitimcilerin ve eğitime yön verenlerin işini kolaylaştıracağını düşünüyoruz. 
Faydalı olması umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a2b2b7-3b1c-4736-b31d-6c4bb2d8ccbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Neptün Müzakereleri</image:title>
            <image:caption>“Belki de evrende yüz binlerce, hatta milyonlarca akıllı bilgisayar geziyordu.”
İnsanlık uzaydan ve o uzak diyarlardan gelecek akıllı varlıklara olan inancından hiç şüphe duymadı. Ancak çoğunlukla Mars’a çevirdi yüzünü ya da Satürn’ün halkalarından alamadı gözünü. Oysa Dünya’nın biraz daha uzağındaki Neptün pek önemsenmemiş, hikâyelere pek konu olmamış, güzellikleri pek ön plana çıkarılmamıştı. En azından, şimdiye kadar...
Dünya’nın üç büyük devleti arasında yıllardır süren savaşın tam ortasında, Neptün’ün yörüngesinde bir anda ortaya çıkan simsiyah bir cisim, Dünya dışı akıllı varlıklara ilişkin tüm soruları cevaplayabilecek midir?
Dünya ölçeğindeki ekonomik dertlerin, siyasi çalkantıların, çevresel sorunların tarihte belki de hiç olmadığı kadar insanları kendi kabuğuna kıstırdığı, dar görüşlülüğe sürüklediği bir dönemde bakışları yeniden göklere, uzayın genişliğine çevirmeye davet eden bir anlatı Neptün Müzakereleri. Kuşağının açmazlarını dile getiren genç bir kalemin, Türkiye’de ender rastlanan “uzay operası” türüne de göz kırpan ilk romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab701dc-10e6-4770-9abb-ae30dc864c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Prensin Kılıcı - Ciltli</image:title>
            <image:caption>KILICIN ŞARKISINI DUYAN BİR KADIN
SAVAŞA HAZIRLANAN BİR PRENS
KEHANETLERİN AYDINLANDIĞI BİR YOLCULUK
Prens Baldair, Solaris İmparatorluğu’nun kaderini belirleyecek savaşa katılmak üzere yola çıkmıştı. Birliğine önderlik etmesi bekleniyordu ama ilk cinayetlerinin anısı ruhuna hâlâ eziyet ederken bunu nasıl yapacağına dair bir fikri yoktu. Ona musallat olan hayaletlerden kaçmaya çalıştığı bir gece, kader karşısına gizemli bir kadın çıkardı: Şimdiye dek gördüğü en inanılmaz kılıç ustasını.
Raylynn, bir grup paralı askerle ve ona kılıca dair bildiği her şeyi öğreten annesiyle büyümüştü. Düellolara katılıp hem hayatını kazanıyor hem de onu tahta bağlayan kehanetin izlerini sürüyordu. Kibirli prenslere ayıracak zamanı yoktu. Hele annesinin katili hâlâ elini kolunu sallayarak gezerken.
Raylynn’i, Altın Muhafızlar’ına katmak isteyen Baldair’in önünde zorlu bir yol vardı – kadının aklını meşgul eden şeyi çözmeli ve kayıp kılıcı bulmalıydı. Neyse ki sağlam meydan okumalara ve kılıç dövüşünde onu alt edebilecek kadınlara bayılırdı.
“Altın Muhafızlar serisinin yeni kitabı, çıtayı daha da yükseltiyor.” —L. R. W. Lee
“Daha ilk cümleden sizi içine çekiyor.” —The Bookish Crypt
“Elise Kova’nın yazdığı ve benim elimden bırakamadığım bir kitap daha.” —Leia W.
“Bu yazar beni hiç hayal kırıklığına uğratmıyor. Serinin sıradaki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.” —J. A. Cintron</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ccf85af-7075-47e3-bfa0-8bfdad3303e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Prensin Kılıcı</image:title>
            <image:caption>KILICIN ŞARKISINI DUYAN BİR KADIN
SAVAŞA HAZIRLANAN BİR PRENS
KEHANETLERİN AYDINLANDIĞI BİR YOLCULUK
Prens Baldair, Solaris İmparatorluğu’nun kaderini belirleyecek savaşa katılmak üzere yola çıkmıştı. Birliğine önderlik etmesi bekleniyordu ama ilk cinayetlerinin anısı ruhuna hâlâ eziyet ederken bunu nasıl yapacağına dair bir fikri yoktu. Ona musallat olan hayaletlerden kaçmaya çalıştığı bir gece, kader karşısına gizemli bir kadın çıkardı: Şimdiye dek gördüğü en inanılmaz kılıç ustasını.
Raylynn, bir grup paralı askerle ve ona kılıca dair bildiği her şeyi öğreten annesiyle büyümüştü. Düellolara katılıp hem hayatını kazanıyor hem de onu tahta bağlayan kehanetin izlerini sürüyordu. Kibirli prenslere ayıracak zamanı yoktu. Hele annesinin katili hâlâ elini kolunu sallayarak gezerken.
Raylynn’i, Altın Muhafızlar’ına katmak isteyen Baldair’in önünde zorlu bir yol vardı – kadının aklını meşgul eden şeyi çözmeli ve kayıp kılıcı bulmalıydı. Neyse ki sağlam meydan okumalara ve kılıç dövüşünde onu alt edebilecek kadınlara bayılırdı.
“Altın Muhafızlar serisinin yeni kitabı, çıtayı daha da yükseltiyor.” —L. R. W. Lee
“Daha ilk cümleden sizi içine çekiyor.” —The Bookish Crypt
“Elise Kova’nın yazdığı ve benim elimden bırakamadığım bir kitap daha.” —Leia W.
“Bu yazar beni hiç hayal kırıklığına uğratmıyor. Serinin sıradaki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.” —J. A. Cintron</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa306b7a-96b4-4d07-9d50-5fa107ff457f.jpg</image:loc>
            <image:title>Senem</image:title>
            <image:caption>Bu yıl Almanya’ya işçi göçünün 60. yılı… Senem Bakır ilk giden işçi kadınlardan biri. O gideli de tam 50 yıl geçmiş… Bu 50 yılın içinde tüm gurbetçi hikâyelerinden bir parça, bir izdüşüm, bazen de acı var… O yüzden yazılmalıydı. 
9 çocuk ve 26 torun, onların çocukları… Kartal gibi yavrularına kanat geren, onlar için her zorluğa göğüs geren bir kadın… Kadınlar dünyanın her yerinde direnişlere öncülük ediyorlar. Çocuklarını korumak, gelecek düşlerine sahip çıkmak adına… O yüzden bu kadın anlatılmalıydı. 
Covid pandemisi değişe dönüşe dünyanın dört bir yanında hayatları alt-üst etmeye devam ediyor. Ekonomik, siyasi yanları kadar sosyolojik olarak da dünya halklarının hayatlarında derin izler, dahası yaralar bırakıyor. Yüzbinlerce insanın sevdiklerini kaybederek yaşadığı acıyı, bir ailede bıraktığı izlerle gözler önüne seren bir hikâye bu… O yüzden anlatılmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fb51967-1529-4a52-bf0f-79e1072dddd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Sevgili Mevzuları</image:title>
            <image:caption>BU YAYINDA AŞK VAR
Shay Goldstein, mezun olur olmaz girdiği yerel radyoda yaklaşık on yıldır yapımcıydı. Kendini başka bir yerde hayal edemese de ukala ve kibirli yeni çalışma arkadaşı Dominic Yun işleri onun için epey zorlaştırıyordu.
İstasyonları maddi sorunlar yaşamaya başlayınca Shay yeni bir program fikriyle çıkageldi. İki eski sevgili canlı yayında ilişkiler hakkında tavsiye verecek ve dinleyicilerin hikâyelerini paylaşacaktı. Ancak Shay’in fikrin onaylanmasından daha çok şaşırdığı bir şey varsa, o da programın sunucusu seçilmekti – hem de Dominic’le beraber.
Her ne kadar ikisi de yalan söylemekten hoşlanmasa da kariyerlerinde bir sıçrama için bu teklifi kabul etmekten başka şansları yoktu. Ancak Eski Sevgili Mevzuları gitgide popüler olur ve ikilinin arasında aşk kıvılcımlanırken, bu aldatmacanın bir bedeli olacaktı.
• NPR • Buzzfeed • Cosmopolitan • CNN • PopSugar
2021’in En İyi Kitabı
“Gözalıcı, zekice yazılmış ve kesinlikle feminist bir romantik komedi.” —Christina Lauren
“Romantizm ve komedinin mükemmel dengesi.” —New York Times
“Yarattığı heyecanın hakkını fazlasıyla veriyor.” —PopSugar
“Sahte flörtleri unutun… Bütün olay sahte eski sevgililerde! Eski Sevgili Mevzuları hayatınızda eksik olduğunu şimdiye kadar bilmediğiniz bir şeyi size sunuyor.” —Jen DeLuca
“Shay ve Dominic’in âşık olmalarına âşık oldum.” —Sarah Hogle
“İnanılmaz komik, her sayfası atışmalar ve cinsel gerilimle dolu olağanüstü bir romantik komedi!” —Kerry Winfrey
“Zekice yazılmış, duygusal ve yavaş gelişen bir romans. Karakterler o kadar gerçek ki podcastlerini dinleyebilmek isterdim.” —Andie J. Christopher
“Eski Sevgili Mevzuları’nda bir romantik komediden isteyebileceğiniz her şey var – hazırcevap laf dalaşları, yavaş yavaş büyüyen bir aşk ve duygusal derinlik.” —Trish Doller
“Nefretten aşka dönen bu hikâye kıvrak zekâ ve mizahla örülmüş ki bu da sahte ilişki türüne hiç beklenmedik bir şaşırtmaca katıyor.” —Publishers Weekly (starred review)
“Eski Sevgili Mevzuları aynı anda pek çok şey: laf dalaşlarıyla dolu, sizi kahkahalara boğacak bir romantik komedi; kederin yaşamlarımızı ve sevgimizi nasıl şekillendirdiği üzerine derin bir inceleme; radyonun ve yayıncılığın verdiği keyfe bir övgü… Her yönüyle harika bir romans.” —Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b963b5-48a2-4346-9d61-a118236e73f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Komünü Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Montmartre, Versailles ordusunun kontrolündeydi artık. General Clinchant, Montmartre’a yerleşir yerleşmez katliam başladı. Önce rastgele seçtiği 42 erkek, 3 kadın ve 4 çocuğu, 18 Mart’ta öldürülen General Lecomte ve General Thomas’ın kurşuna dizildiği 6 Rue des Rosiers’e götürdü. Herkesi duvarın önünde yan yana sıralayıp kurşuna dizmeden önce diz çökmelerini emretti. Komün’den bir kadın, kucağında çocuğu ile diz çözmeyi reddetti ve kurşuna dizilirken yanındaki arkadaşlarına “Diz çökmeyin! Şu zavallılara ayakta ölmesini de bildiğinizi gösterin!” diye haykırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a8e9ee0-ed0a-4387-90ac-77b2027680a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenler, Öğrenciler ve Veliler İçin Empatik Yazılar</image:title>
            <image:caption>Okuduğunuz bu kitap sosyolojik ve pedagojik bir araştırma-inceleme çalışmasıdır. Gazete, dergi ve internet sitelerinde farklı dönemlerde yazılan yazıların bir derlemesidir. 
Yazılar empatik bir bakış açısıyla yazılan güncel konulardır. Daha çok çocukların yaşadığı toplumsal ve pedagojik sorunları içermektedir. 
Bu çalışmada detaylara boğulma yoktur. Anlatılmak istenen kısa ve öz ifadelerle anlatılmıştır. Daha detaylı araştırma yapmak isteyenlere bir yol haritası niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d476ad2-0257-4090-9069-533ad15bf1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar ve Diğer Tarih Öncesi Canavarlar Hakkında Muhteşem Ötesi Bilgiler!</image:title>
            <image:caption>DİNOZORLAR VE DİĞER TARİH ÖNCESİ CANAVARLAR HAKKINDA HER ŞEYİ ÖĞRENMEYE HAZIR MISIN?
Bu kitapta neler mi var?
- Devasa bir dinozor zaman çizelgesi
- Dinozorlar hakkında çılgınca –ama gerçek– bilgiler
- Şahane jura şakaları
- Tarih öncesi bilimine hızlı bir giriş
- Dinozor çizme etkinlikleri
- Kapsamlı bir dinozor rehberi ve çok daha fazlası!
Bütün bunlar ilgini çektiyse, şimdi dinozorların vahşi yaşantısına dair muhteşem şeyler öğrenmenin tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79129cd7-d033-487f-ab0b-4c4ba938fd9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Stres</image:title>
            <image:caption>Çoğu Hayal kırıklığı duygusunu kontrol eden beyninizdeki “monitör” nasıl yönetilir? Bikini Endüstrisi Kompleksi kadınların vücutlarını sevmelerini nasıl zorlaştırdı ve bununla nasıl mücadele edilir? Kadınlar duygusal tükenmişlik hissini neden erkeklerden farklı yaşar?
Duygusal tükenmişliğin asıl nedeni, bir kadın olmanın gerçekte nasıl bir şey olduğu ile insanların kadınlardan nasıl olmalarını bekledikleri arasındaki uçurumdur, çünkü kadınlar sürekli bu ikisi arasındaki boşluğu kapatmaya uğraşırlar. Etrafınızdaki her şey size yetersiz olduğunuzu söylerken nasıl “bedeninizi sevebilirsiniz”? Zaten % 110 performansla çalışırken ve bu fark edilmezken, işte nasıl “sınırlarınızı zorlayabilirsiniz”? Tüm bu duygusal tükenmişlik döngüsünü kırabilir ve huzurlu hissetmekle aranızdaki engelleri kaldırabilirsiniz.
Dinlenmek ve sosyal bağlar kurmak tükenmişlik hissini önlemenin anahtarıdır. Sunduğu en son araştırmalar ve deneyimler sonucu verilen tavsiyelerle Stres: Duygusal Tükenmişlik Döngüsünü Kırmanın Sırrı, stres hakkında düşünme ve stresi yönetme biçiminizi tamamen değiştirecek. Bu kitap, size baskı altında duygularınızı yönetmenize, dengeli ve keyifli yaşamın tadını çıkarmanıza yardımcı olmak için basit, bilimsel bir plan sunuyor.
“Yorgun düşmüş beyninizin ve vücudunuzun içinde neler olup bittiğini ve bunun için neler yapabileceğinizi harfi harfine anlatıyor…”
—Sarah Knight, ...İttir Et Gitsin! ve Hayır De Gitsin! kitaplarının çoksatan yazarı
“Bu kitabın devrim niteliğindeki stratejilerini her daim uyguluyorum.”
—Brené Brown</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce519da9-3f11-4917-9342-b037c12ddc67.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare -1 (Ciltli - Özel Baskı )</image:title>
            <image:caption>Adalet peşinde koşarken kendi kimliğini kaybeden bir seri katil: Aşkın. Üstün zekâsı ve kan dondurucu oyunlarıyla yıllardır yakalanmayan, kimliği bilinmeyen, tüm dünyanın aradığı bu seri katil ona gelen her işi içindeki vahşetle başarıyla tamamlamıştır. Ancak bir gün karşısına yeni bir kurban çıkar. Bu kurban Cebonayan adlı gizli bir örgütün lideri Ateş Alanguva’dır. 
 
Aşkın her işinde başarılı olduğu gibi bu işte de başarılı olacağını düşünür ve kibrine yenik düşerek Ateş’in peşine düşer. Ancak Aşkın’ın bilmediği bir şey vardır: Ateş de en az Aşkın kadar zeki ve tehlikelidir çünkü Ateş mafyatik gücü ve akıllara durgunluk veren teknolojik donanımıyla karanlık dünyaların efsanevi ismidir. 
Aşkın ve Ateş’in yolları kesiştiğinde, yırtıcı bir güç savaşının içinde bulurlar kendilerini. Aralarındaki çekimle artık Ateş ve Ateşpare yangına düşmüşlerdir ve bu yangının ne denli büyük olduğunun farkında değillerdir. 
 
“Korkmuyordum, ne karanlıktan ne gürleyen gök gürültüsünden ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü benkaranlıktım, ben gürleyen göktüm; ben zarar görmez, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi. Bu benimmesleğimdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c3c770-3b9d-4ea4-ad47-6430017ce2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mecmua (3 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün, “Fikirlerimin babası” diye nitelendirip övdüğü büyük Türk filozofu Ziya Gökalp, ülkemizin ulusça siyasî, iktisadî, kültürel ve dinî buhranları en şiddetli biçimde yaşadığı son yıllarda yeniden keşfedilmeye ve anlaşılmaya başlanmıştır. 
 
Ziya Gökalp felsefeden sosyolojiye, siyasetten ekonomiye pek çok konuda yeri hâlâ doldurulamayacak yapıtlar kaleme almıştır. Bunlardan birçoğu bugünkü Türkçeye aktarılmış bulunmaktadır. Ancak onun 1922’de Diyarbakır’da çıkarmış olduğu “Küçük Mecmua” adlı dergi henüz Osmanlıcadan günümüz Türkçesine kazandırılmamıştı. Bu çalışma, tam 87 yıldır gün ışığına çıkmayı bekleyen işte bu mecmuanın çevirisidir. 
 
Küçük Mecmua edebiyattan sanata, Türk halk kültüründen siyasete ve tarih biliminden antropolojiye kadar özgün yazılarıyla tam bir ansiklopedik içerik taşımaktadır. Tümü,  ilk defa bu çalışmada toplu olarak çevrilerek Türk okuru ve araştırmacısına sunulmuş bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09b2a0c9-cd2b-4fee-bc06-884be3be24b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu’nun Düşünürleri</image:title>
            <image:caption>DOĞU’NUN DÜŞÜNÜRLERİ, dervişlerin son derece pratik ve anlaşılır yaklaşımlarını gösteren bir anekdotlar ve “eylem meselleri” koleksiyonudur. Tasavvufi gizem, doğrusal olmayan düşünme biçimleriyle problem çözme, öğrenci seçme yöntemleri, hatalı varsayımları temizleme, paradoksal davranış, gerçek eğitmenleri taklitçilerden ayırt etme, kendini gözlemleme, “görünürde değil, gerçekte faydalı” olma ve daha pek çok zihin açıcı konuya değinen 
İdris Şah, insanın ruhsal yapısının planını sunuyor. 
Üç kıtada yüzden fazla bilgenin öğretilerinden damıtılan DOĞU’NUN DÜŞÜNÜRLERİ, teorikten ziyade deneysel olanı vurguluyor. Deneyim, sufi çalışmalarının etkisini ve canlılığını sağlayan bir özelliktir, buna uygulamalı özgül deneyimcilik de denebilir. Yüzeyselci bir takıntıyla değil, geleneğin buyurduğu bir usule göre düzenlenen bu kitap, tasavvuf öğretilerine ait olan ve zamanın ihtiyaçlarına göre seçilmiş derin hikâyeler hazinesidir. 
 
“İbadet, Tanrı korkusu ve daha pek çok terimin en açık ifadelerini okuyacaksınız.” 
Doris Lessing, New York Times Book Review, 7 Mayıs 1971</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/296ebb3f-58c0-4843-879b-ca4d21be830e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Orada Daha Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Kehribar kolyesi bir kor halini almıştı. Onu avucunun içinde sıktı... Sıktı... 
Sonra onu genç adama doğru atmaya çalıştı ama atamadı. Elleri yanmıştı. Kolyeyi bıraktı. Kolye bir anda bedeninde patladı. Güneşin kızıl huzmeleri bir o kadar çoğalırken, genç kadınında parçalanan bedeni de bu yakıcı alevler içinde yanıp kayboldu. 
Deniz bu oluşumları artık sönmekte olan gözlerinin feri ile izliyordu. Deniz bütün gücünü toplayarak son bir kez denizkızına elini uzattı. 
Kalbinin bu kadar heyecan, acı ve üzüntüyü taşıyamayacağını biliyordu. Gözlerindeki ışık bir mum gibi eriyerek kaybolmaya başlamıştı. 
Denizkızı geç de olsa bunu fark edebilmişti. Sevgilisi an be an ölüm ile buluşmağa gidiyordu. 
Denizkızı, aşığının ona anlatmak istediği bir şeylerin olduğunu görüyordu ama duyamıyordu. 
Semadan yükselen İffet’in billûr sesi “ SENİ ÖZLEYECEĞİM.” Genç adamın konuşmalarını perdeliyordu. 
Denizkızı, son bir gayretle, sevgilisinin dudaklarından dökülen kelimeleri anlayabilmek için eğildi. Kulağını aşığının dudaklarına götürdüğünde en son duyabildiği sözcük buydu, işaret parmağı güneşi gösterirken; 
***DENİZKIZI SEMAYA BAK. GÜNEŞ ORADA DAHA KIRMIZI***</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903db83c-96e2-4dc7-80ec-3da476cfd6b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Derviş Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>ARİF OLAN ANLAR. OLMAYANLARSA KISSADAN KENDİ PAYINA DÜŞENİ ALIR.” 
 
Derviş hikâyeleri, masal, efsane veya folklordan çok daha fazlasıdır. Asırlar boyunca derviş ustaları, idrak ve ilmi artırdığı, insanı ve dünyayı daha iyi anlamayı sağladığı söylenen bu öğreti hikâyeleri ile öğrencilerine nasihatler vermişlerdir. 
İdris Şah, bu olağanüstü hikâyelerin sözlü versiyonlarını toplamak ve karşılaştırmak için üç kıtada uzun yıllar seyahat etti. Bu antoloji, bin yılı aşkın bir süre zarfında derviş ustalarının repertuvarlarından, tasavvuf klasiklerinden, sözlü gelenekten, yayımlanmamış elyazmaları ve pek çok ülkede bulunan medreselerden derlenmiştir. 
 
“Zamanımıza ve durumumuza çarpıcı biçimde uyan, şaşırtıcı derecede cömert ve özgürleştirici bir kitap...” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe27997-97a6-4a52-adbd-14ba31446cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapça DilBilgisi</image:title>
            <image:caption>Küreselleşen ve küçülen günümüz dünyasının en büyük aktörü olan iletişim çağı, yeni teknoloji ürünleriyle buluşarak devasa adımlarla ilerlerken Orta Doğu ülkeleriyle olan ticari, ekonomik, siyasi ve turizm alanlarındaki ilişkilerimizin, daha da gelişerek arzu edilen seviyeye ulaşabilmesi için iyi bir iletişim aracı olan dile daha doğrusu Arapça öğrenmeye büyük ölçüde ihtiyaç hasıl olmuştur. 
Bilindiği üzere Arapça dil eğitiminde iki temel kavram; Sarf ve Nahiv (morfoloji/biçim bilgisi/kelime yapısı ve sentaks/ söz dizimi/cümle yapısı) olarak bilinen alanlar büyük önem arz etmektedir. 
Elinizdeki Arapça Dilbilgisi kitabı, benzerlerinden farklı olarak söz konusu bu alanları içeren Fiil, İsim, Edat ve Cümle olmak üzere dört ana başlık altında sunulmaktadır. Arapça öğrenenlerin karşılaştıkları; özellikle karmaşık ve zor gibi gözüken konular, en ince detaylarıyla güncel ve bol örnek cümleler ışığında anlaşılabilir ve akıcı bir üslupla, sözlük kullanma becerisini de kazandıracak şekilde kaleme alınarak siz saygı değer okurlarıyla buluşturmaktadır. Samimi ve içten bir çalışma sonucu vücut bulmuş bu eserin, tüm Arapça öğreneceklere faydalı ve hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a98e3d-5f74-4aa0-b860-3f1ebf01acb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Savcı</image:title>
            <image:caption>Göl gülü ilçesinin savcısı, yerinde yaptığı ilk tahkikat-an sonra maktulün babasını tutuklatmıştı. Diğer iki sanık ağabeyi ile eniştesini serbest bırakmıştı. 
Deneyimli Cumhuriyet savcısı, birkaç defa incelediği ve halen bir karar veremediği dosyayı çelik dolabından çıkardı. Kararlıydı. Dosyayı bütün dikkatini vererek son defa incelecek ve intihar mı? Cinayet mi? Kararını vere-cekti. Vicdanının rahat olması gerekiyordu. Oturduğu koltuktan kalktı. Odasının kapısının dış yüzüne “Meşguldür” yazısını astı. Kendisine hizmet eden görevliye de “Akşama kadar kimse rahatsız etmesin.” Emrini verdi ve kendini tamamen dosyaya odakladı. Yanlış bir kararı halen cezaevinde tutuklu bulunan yaşlı bir adamın hüküm giymesine neden olacaktı. Gözlüklerinin camlarını temizledi. Dosyayı aldı ve son kez incelemeğe başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d63150-169b-42c8-86f8-4d51f3d62593.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürüngenin Anıları</image:title>
            <image:caption>2003 yılı, hemşirelik öğrencisi Liv iki genç adamla birlikte yaşar. Bir gece evde verdikleri bir partiden sonra hep birlikte Nero adını verecekleri dev bir piton yılanı almaya karar verirler. Ardından Liv ile Nero arasında derin bir bağ kurulur. Ancak yılan büyüdükçe onu tatmin etmek için gitgide daha büyük avlar gerekecektir… On dört yıl sonra, 2017 yılının yazında Mariam ve on bir yaşındaki kızı Iben arasındaki bir tartışma, kısa süre sonra kızın ortadan kaybolmasıyla bir trajediye dönüşür. Bu iki paralel öyküden birincisi doğrusal, tamamen gerçekçi ve sağlam, diğeri sarmal, tekinsiz ve kâbus gibi. Birlikte sürükleyici, dehşet verici, heyecanlı ve sonuna kadar öngörülemez kalan bir roman oluşturuyorlar. 
Utanç, yalnızlık ve yasak arzular üzerine karanlık, cüretkâr bir roman olan Bir Sürüngenin Anıları insanın deri değiştirip tamamen başka biri olmasının mümkün olup olmadığını sorguluyor. 
Silje O. Ulstein’ın bu başarılı ilk romanı Norveç’te yayınlandığında hızla çoksatar listelerine girdi ve yayın hakları 13 ülkeye satıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d76a6709-1536-461e-bf79-68424b2a28d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Unuttuğun Her Şeyi Hatırlamak Gibi</image:title>
            <image:caption>Bu bir özürdür tüm gidenlerden. 
Hep mi böyleydi, biz mi yarattık yalnızlığı? 
Bölüşemediğimiz neydi tam da paylaştık derken? 
Yaralarımıza kabuk olduk sanmıştık oysa. 
Değmiştik çocukluk şımarıklıklarımıza, 
Anne babalarımızın açtığı derin kuyuları gezmiştik gülerek, ağlayarak… 
Başka sevdalarımızın üstünden geçmiştik bir bir. 
Yeni bir pencere bulmuştuk içimizdeki özlemlere açılan. 
Hafiflemiştik, varlığı keşfetmiştik. 
Yarın daha az korkutuyordu, eski yaraların izleri kapanıyordu. 
Galiba bir olurken diğerimizi unutmaya başladık. 
Aynı yanlışlara düşerken görmedik yeni yaralara kucak açtığımızı. 
Özeni yitirdik pencere kapandı. 
Bir çizik daha attık kendi sözlerimizle çizdiklerimizin üstüne. 
Yara ne renk olur, kabuğu ne renk? 
Unutmanı dilerdim unutabilmek için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018a6066-193d-4d72-899d-012d15d85cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Mali Anayasa</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
MALİ ANAYASA: KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MALİ ANAYASANIN UNSURLARI: BÜTÇE, VERGİ – HARCAMA VE BORÇLANMA ÜZERİNE SINIRLAMALAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
MALİ ANAYASA VE MALİ KURAL: DÜNYA UYGULAMALARI VE TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/343f218c-bb3b-4dbc-b312-afb78fff69d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Kulüplerinin Yönetimsel Olarak Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
Sporun Tanımı ve Önemi 
·         Anayasada Spor 
·         Yönetim Nedir? 
·         Spor Yönetiminin Tanımı ve Önemi 
·         Spor Yöneticisi 
·         Spor Yöneticisinin Özellikleri 
·         Spor Federasyonları 
·         Türkiye’de Spor Kulüplerinin Yapısı 
·         Spor Kulüplerinin Dernek Olarak Kurulması 
·         Spor Kulüplerinin Anonim Şirket Olarak Kurulması 
·         Dünyada Futbol Yönetimi 
·         UEFA’nın Tarihçesi 
·         UEFA Finansal Fair Play 
·         Türkiye „de Futbol Kulüplerinin Yapısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e059c95-ae6a-4f13-955f-ad300261428d.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Merkezi Üyelerinde Egzersiz Bağımlılığı ve Ortoreksiya Nervoza</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Fitness (Fiziksel Uygunluk) 
1.1.1. Spor Merkezi (Fitness Merkezi) ve Gelişimi 
1.2. Egzersiz 
1.2.1. Egzersize Katılım Nedenleri 
1.2.1.1. Egzersiz ve Sağlık 
1.2.1.2. Egzersiz ve Fiziksel Görünüm 
1.2.1.3. Egzersiz ve Sosyalleşme 
1.3. Bağımlılık 
1.3.1. Bağımlılık Türleri 
1.3.1.1. Madde Bağımlılığı 
1.3.1.2. Davranış (Süreç) Bağımlılığı 
1.4. Egzersiz Bağımlılığı 
1.4.1. Egzersiz Bağımlılığı Kriterleri 
1.4.2. Egzersiz Bağımlılığına Eşlik Eden Diğer Bozukluklar 
1.4.2.1. Yeme Bozuklukları 
1.4.2.2. Kas Dismorfisi 
1.4.2.3. Obsesif-Kompulsif Bozukluk 
1.4.2.4. Kişilik Özellikleri 
1.4.3. Egzersiz Bağımlılığının Aşamaları 
1.4.3.1. Aşama 1: Rekreasyonel Egzersiz 
1.4.3.2. Aşama 2: Risk Altında Egzersiz 
1.4.3.3. Aşama 3: Sorunlu Egzersiz 
1.4.3.4. Aşama 4: Egzersiz Bağımlılığı 
1.4.4. Egzersiz Bağımlılığının Tedavisi ve Öneriler 
1.5. Beslenme ve Yeme Bozukluğu 
1.5.1. Yeme Bozukluklarının Sınıflandırılması 
1.5.1.1. Pika 
1.5.1.2. Ruminasyon (Geri Çıkarma-Geviş Getirme) Bozukluğu 
1.5.1.3. Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alım Bozukluğu 
1.5.1.4. Anoreksiya Nervoza 
1.5.1.5. Bulimiya Nervoza 
1.5.1.6. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu 
1.5.1.7. Tanımlanmış Diğer Beslenme ve Yeme Bozuklukları 
1.5.1.8. Tanımlanmamış Beslenme ve Yeme Bozukluğu 
1.6. Ortoreksiya Nervoza 
1.6.1. Ortoreksiya Nervoza Tanı Kriterleri 
1.6.2. Ortoreksiya Nervoza Risk Faktörleri 
1.6.3. Ortoreksiya Nervoza Tedavisi 
 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1. Araştırmanın Yöntemi, Evreni ve Örneklemi 
2.2. Veri Toplama Aracı 
2.2.1. Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği 
2.2.2. Orto-15 Ölçeği 
2.3. Verilerin Elde Edilmesi 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
3.1 Araştırmaya Katılan Bireylerin Sosyodemografik Özelliklerine İlişkin Frekans Dağılımları 
3.2. EBÖ ve Orto-15 Ölçeği Sınıflamalarına Göre Bireylerin Egzersiz Bağımlılığı Düzeyleri ile ON Eğilimlerine İlişkin Frekans Dağılımı 
3.3. Katılımcıların Sosyodemografik Özelliklerine İlişkin Yapılan Anova ve T-Testi İstatistiksel Analiz Sonuçları 
3.4. Korelasyon Testlerine İlişkin Bulgular 
 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a209c0a8-dbbc-4b3b-8841-9ff2b3e6c68b.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları – 2</image:title>
            <image:caption>Tamamlayıcı Tıpta Özgün ve Güvenli Kullanımlarıyla 
 
A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları - 2 
Cilt Hasarları ve Hastalıkları 
 
Dört profesörden cilt hasarları ve hastalıkları için kullanılabilecek 
326 özgün karışımı 
 
Bitkilerin tedavi amacıyla kullanımının ilk insanlar tarafından gözlemler ve deneyimler sonucu keşfedildiği, bu bilgilerin nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaştığı bilinmektedir. 
 
Bitkiler ham drog veya ekstreleri halinde kullanılabildiği gibi bitkilerden elde edilen uçucu ve sabit yağlar, hidrosoller, reçineler, balsamlar ile bu kaynaklardan hazırlanan absolüler, anflorajlar ve yağlı maseratlar da günümüzde aromaterapötik ürünler olarak kullanılmaktadır. 
 
Uçucu yağların aromaterapi uygulamalarındaki rolü tüm dünyada hızla artmaktadır. Aromaterapi uygulamalarının hem fiziksel hem de zihinsel ve ruhsal sağlığı iyileştirdiği ve enerji düzeyini güçlendirdiği kabul edilmektedir. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu ikinci kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan; akne, çıban, çatlak, leke, kızarıklık, morluk, egzama, gül hastalığı, isilik, kaşıntı, mantar, nasır, sedef, siğil, sinek ve böcek kovucu, sinek ve böcek ısırıkları, uçuk, uyuz, vitiligo, yanık, yara, yatak yarası ve zona gibi ‘cilt hasarları ve hastalıkları’ için kullanılabilecek 326 özgün karışımı okurlara sunmaktadır. 
 
Kokuların gizemli dünyasının ruhsal ve bedensel sağlığınıza yararlı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315b882f-c8fb-4640-8df2-ec0bf2d47c73.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekiyorum, Dikiyorum, Suluyorum Çiftçi Peygamberi Tanıyorum - Hz. Âdem</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bitki yetiştirmeyi bilmezken 
Toprağı işleyen, leziz sebzeleri, 
Sulu sulu meyveleri yetiştiren, 
Bizlere çiftçilik mesleğini öğreten 
‘Çiftçi Peygamber’ ile tanışmak ister misin? 
Ekiyorum, Dikiyorum, Suluyorum Çiftçi Peygamberi Tanıyorum - Hz. Âdem  
Peygamberler insandılar. 
Çalıştılar, ürettiler, meslek sahibi oldular. 
Bizlere birbirinden güzel icatlar ve meslekler miras bıraktılar. 
 
Peygamber Meslekleri 
Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e8da075-2d0a-4bcd-a0f0-fc02e96c0ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Üzerine Tezler-1</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın içeriği ile ilgili olarak söyleyeceklerim çok kısa. Burada kullandığım kaynakların, belgelerin, istatistik ve tabloların toptan yanlış olduğu gösterilmedikçe; ileri sürdüğüm tezler, yeni çalışmalarla çürütülmedikçe, Türkiye tarihi üzerine şimdiye kadar söylenmiş ve yazılmış olanların çok büyük bir bölümünü unutmak gerekecek. Bu yüzden bu çalışmayı, şimdiye kadar kendisine sunulanlardan rahatsızlık duyanların okumasında yarar var. Piyasadaki kişilerden hoşnut olanlar için, bu çalışmayı okumanın sağlayacağı bir yarar yok. 
 
Yalçın Küçük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/979b693a-5f2e-4f74-b766-8bd126f3a116.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesiyorum, Biçiyorum, Dikiyorum Terzi Peygamberi Tanıyorum - Hz. İdris</image:title>
            <image:caption>İnsanlar elbise dikmeyi bilmezken 
 İğneyi icat eden, kumaş dokuyan, 
İğneye iplik geçirip ilk kez dikiş diken, 
Bizlere terzilik mesleğini öğreten, 
‘Terzi Peygamber’ ile tanışmak ister misin? 
 
Peygamberler insandılar. 
Çalıştılar, ürettiler, meslek sahibi oldular. 
Bizlere birbirinden güzel icatlar ve meslekler miras bıraktılar. 
 
Peygamber Meslekleri 
Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b95f4e3-1b4f-4037-807f-e30f3973097f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezelye Çorbası Dedektiflik Takımı – Lina’nın Sırrını Nasıl Çözdük?</image:title>
            <image:caption>Nils ve Evi çok emindir: Tuhaf giden bir şeyler vardır! Dakikliğiyle bilinen Lina, okula geç kalmaya başlamış, dedektiflik takımı buluşmalarına bile katılamamaktır.
Azılı rakipleri 2 Soru İşareti Takımı Lina’yı takibe alınca 
Evi’yle Nils de harekete geçer. 
Yeni görev bellidir: Lina’yı araştıracaklardır! 
Yığınla resmi evrak ne içindir? Kâğıtların üzerindeki
kırmızı artı işareti ne anlama gelmektedir ve en önemlisi,
Lina’nın defterinin arasından düşen fotoğraftaki oğlanın
tüm bunlarla ne ilgisi vardır? 
 
Bezelye Çorbası Dedektiflik Takımı,
arkadaşlığın zorlu sınavlarından geçip
yeniden bir araya gelebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7dc0fb-02bb-4858-b0a1-2ad94550633a.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıyorum, Soruyorum, Buluyorum Mucit Peygamberi Tanıyorum – Hz. Yusuf</image:title>
            <image:caption>Arıyorum,Soruyorum,Buluyorum,Mucit Peygamberi Tanıyorum

Hz. Yusuf


İnsanlar saati Güneş’e bakarak bulurken, 
Güneş görünmediğinde saati bilemiyorken 
Su kullanarak zamanı saatlere bölen, 
Saat modelini ilk icat eden, 
Bizlere çalışarak üretmeyi öğreten 
‘Mucit Peygamber’ ile tanışmak ister misin? 
 
Peygamberler insandılar. 
Çalıştılar, ürettiler, meslek sahibi oldular. 
Bizlere birbirinden güzel icatlar ve meslekler miras bıraktılar. 
 
Peygamber Meslekleri 
Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89938214-ea15-43b2-bc65-af0da71018b5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım – 2 Yaş</image:title>
            <image:caption>Bu kocaman kitap dünyamızı, dilimizi ve başka kitapları keşfetmek için harika bir başlangıç! 
 
Hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebekler için özel hazırlanan bu kitap resimler ve oyunlarla nesneleri, sayıları, renkleri, hayvanları tanıtıyor. İki yaşındakilerin kelime haznelerini geliştirmeleri için ebeveynlere yardımcı oluyor.  
 
Çok sevilen Büyük Sorular Kitabım&apos;ın illüstratörü Tiago Americo bu kitabı 2 yaşındaki çocuklar için özel olarak tasarladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a38851-fba9-4830-950a-4591725a982a.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Babam Dalgıç</image:title>
            <image:caption>Ettore doğum gününde ilk dalışını yapacağı için çok heyecanlı çünkü denizin dibi sürprizlerle dolu. Denizle ilgili her şeyi çok seven meraklı çocuk, denize uzun yıllar emek vermiş köklü bir aileden geliyor. O da büyüyünce babası gibi dalgıç olmak istiyor. Benim Babam Dalgıç Elisa Sabatinelli’nin içinizi ısıtacak hikâyesi, Iacopo Bruno’nun etkileyici resimleriyle deniz sevgisi ve arkadaşlığa dair çok özel bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23816dd1-dc4d-45c5-bbca-9256e16f0077.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe’nin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ayşe resimli kitapları çok severdi. Bir gün kendi kitabını yapmaya karar verdi. Kitabına çimenler, çiçekler, otlar, koyunlar ve daha neler neler çizdi. Bir ağaç, bir göl, bir yengeç, bir köpek derken kardeşini bile ekledi. Kitap gitgide kalabalıklaşmıştı, neredeyse Ayşe’nin hikâyesine yer kalmayacaktı. Ayşe’nin hikâyesi nasıl devam edecek dersiniz? 
 
Cem Kızıltuğ’un yazdığı ve resimlediği Ayşe’nin Kitabı çocukların hayal güçlerini zenginleştirecek neşeli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b798633c-a5dd-4f56-a9b0-383c7a65b673.jpg</image:loc>
            <image:title>Gertrude Stein</image:title>
            <image:caption>“Sabah. Güneş Lüksemburg Bahçesi’nin üzerinde yükselmiş. Kuş cıvıltıları şehrin uğultusunu bastırıyor. Birkaç yüz adım ilerde Fleurus Sokağı bulunuyor. 27 numaralı binadaki bir anı levhasında şunlar yazılı: ‘GERTRUDE STEIN 1874-1946 / AMERİKALI YAZAR...’” 
 
Gertrude Stein hakkında ne biliyoruz? Amerika doğumlu şair, yazar, koleksiyoner, dil cambazı ve kadın hakları savunucusu olduğunu. Yaşamının çoğunu Fransa’da geçirdiğini, Fleurus Sokağı no 27’deki dairesinin Picasso’dan Hemingway’e, Pound’dan Fitzgerald’a resim sanatının ve edebiyatın merkezi haline geldiğini. Dil ve üslup konusunda her zaman takıntılı olduğunu. Her şeyden önemlisi de Avrupa’da sanat tarihini baştan aşağı değiştirecek kültürel devrimlere ve yeniliklere birinci elden tanıklık ettiğini. Philippe Blanchon, çağa damgasını vurmuş aykırı bir karakterin hayatındaki kırılmaların izinde önemli bir biyografiye imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2314c41d-1c6e-4bc2-88fc-79366e40cc8c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Construction of a New City Bir Şehir Kurmak: Ankara 1923 – 1933</image:title>
            <image:caption>Vehbi Koç Vakfı’nın kuruluşunun 50. yılı kapsamında  açılan sergi ile eşzamanlı olarak basılan kitap, dönemin Ankara’sında eski ve yeni şehir bölgelerindeki yerleşimin modernleşmesi, kent ve park kültürünün oluşması, kamusal hizmetlerin modernleşmesi, anma kültürünün yaratılması, ulus kültürünün kimliğe kavuşturulması ve kentin sosyal yaşamının modernleşmesi temalarıyla açılımlar getirmektedir.
 
Modern Ankara’nın ilk genişlemesi sayılan Yenişehir’in 1933 tarihindeki konut ve kamu yapılarından oluşan durumunu modelleyerek yeni bir bilgi alanı ortaya çıkaran çalışma, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde, savaş yorgunu bir ülkede “yeni” bir “şehrin” nasıl kurulduğunu, Cumhuriyetin 10. yılına kadar ortaya konan irade ve olgularla birlikte ele almaktadır.
Gizle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e05644a-220b-45d3-9037-d4d0bbf46a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıltılıvadi’nin Minik Fırtınası</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda Işıltılıvadi’nin minik fırtınası: Tonje Işıltılıvadi! Günlerini yokuşlu yollarda kayak yaparak, yüksek sesle şarkılar söyleyerek, harika sıcak çikolatalar yapabilen huysuz ve yaşlı arkadaşı Gunnvald’ı ziyaret ederek geçiriyor. 
 
Tonje’nin Işıltılıvadi’de tek eksiği kendisi gibi çocuklar. Neyse ki bir gün Işıltılıvadi’ye hiç beklenmedik misafirler geliyor. Önce iki çocuklu bir aile, sonra Heidi adında heybetli bir kadın. Üstelik Heidi’yi Tonje dışında herkes tanıyor. Tonje kendisinden sır saklandığı için öfkelense de çok daha önemli bir sorunu var. Heidi pek arkadaş canlısı birine benzemiyor ve Gunnvald’ın çiftliğini satmayı planlıyor. Peki Tonje şimdi ne yapacak? Onun her zaman bir planı vardır! Her zamanki gibi tek ihtiyacı olan hız ve özgüven! 
 
Hamurdan Kalp kitabının sevilen yazarı Maria Parr’dan Heidi ve Pippi Uzunçorap hayranlarının heyecanla okuyacağı, arkadaşlık ve aileye dair olağanüstü bir kitap daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a70ec9-c18e-41ab-8ead-88669d29083d.jpg</image:loc>
            <image:title>Telezzüz Savour the Flavour (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>With these new delicacies from the kitchens of Burak Aziz Sürük and Cengiz Çakıt, you can prepare magnificent dishes for your loved ones or just for yourself. The delicious recipes in Telezzüz: Savour the Flavour, where traditional Turkish cuisine is delicately blended with world cuisines, promise a great gastronomic experience to anyone who is interested in cuisine. Breakfast suggestions, entrées, main courses, side dishes to accompany your main meals, desserts, and healthy drinks are all in this book...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b99c1c-917c-4f8f-b537-7ce16f950311.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Usta Dört Yapı: Ankara ve Çevresinde Geleneksel Konut</image:title>
            <image:caption>Tarihî konutlar, uzun yıllar içinde edinilen birikimin getirdiği teknik bilgiye dayalı, gelenek yoluyla aktarılan inşa kültürünün ürünleridir. Geleneksel yapı ustaları yapıyı inşa edecekleri çevrenin özelliklerini, yöreden temin edilebilecek malzemelerin niteliklerini ve yapıyı kullanacak ailenin gereksinimlerini tespit ederek bu konutları inşa etmişlerdir. Böylece bir yandan yerleşmeler yerin koşullarına özgü çözümlerle yapılmış, bir yandan da gelenekten öğrenilen inşa teknikleri yapı ustaları aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Türkiye genelinde bölgelerarası farklılıkları da içerecek şekilde, geleneksel konutların mimari ve teknik özellikleri üzerine yapılmış pek çok çalışma mevcuttur. Ancak bu yapıların inşa sürecinin parçası olan, uzun yıllar içinde oluşmuş, gelenek içinde yaparak/inşa yoluyla öğrenilen ve yapı ustaları eliyle aktarılan teknik bilgi üzerine yapılmış çalışmalar son derece kısıtlıdır. Bu araştırmayla amacımız, Osmanlı konut geleneğinin bir parçası olan, Ankara ve yakınındaki yerleşimlerde yer alan tarihî konutların inşa tekniklerini eski ustalardan görerek öğrenmiş ve bunu yaşamı boyunca ya da yaşamının bir döneminde uygulamış geleneksel yapı ustalarının bilgi, beceri ve davranışlarını belgeleyerek, bu bilgiyi yerel inşa teknikleriyle birlikte tanımlamaktır. Bu amaçla öncelikle Ankara çevresinde yer alan geleneksel özelliklerini koruyan yerleşimlerde bu geleneği sürdren eski yapı ustalarına ulaşılmaya çalışılmıştır. 
 
Beş ana bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, Ankara ve çevresinde geleneksel konutlara ve yapı ustalarına ilişkin bilginin bağlamını aktarmak üzere, Osmanlı konutunun özelliklerinden yola çıkılarak “Ankara konutu” ve nitelikleri tanımlanmış; alanyazındaki araştırmalara dayanarak, Osmanlı’dan bu yana tarihsel bir perspektif içinde konut üreten yapı ustaları hakkında bilinenler aktarılmıştır. Sonraki dört bölümde, tanımlanan genel çerçeveye göre Ankara’nın yakın çevresinden seçilen Sivrihisar, Beypazarı, Polatlı ilçesi Sarıoba köyü ve Kazan ilçesi Fethiye köyü yerleşimlerinde ulaşılan bir yapı ustası ve incelenen bir yapı üzerinden yerel mimari konut kültürü ile geleneksel konutun özellikleri tanımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfa0fdd5-73a0-45d9-9ff7-94c5ca6082d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Heritage, World Heritage, And The Future (Miras, Dünya Mirası ve Gelecek)</image:title>
            <image:caption>5-6 Aralık 2019 tarihlerinde gerçekleşen 14. Uluslararası ANAMED Yıllık Sempozyumu, &quot;Miras, Dünya Mirası ve Gelecek: Ölçek, Koruma ve Diyalog Üzerine Görüşler&quot;in İngilizce bildiri kitabı “Heritage, World Heritage, and the Future: Perspectives on Scale, Conservation, and Dialogue” yayımlandı. 
 
Bu yayını oluşturan makaleler –Dünya Mirası Sözleşmesi ve Türkiye&apos;deki uygulamalar da dahil olmak üzere– arkeolojik ve doğal mirasın korunması, alan koruması ve koruma çalışmalarının finansmanı, arkeolojik araştırmalara yerel halkın katılımı ve arkeolojinin kamu gözündeki algısı gibi konuları araştırıyor. Kendi çalışmaları üzerine derinlemesine düşünmeyi ve eleştirel değerlendirmeyi sağlayarak belirli koşullarda neyin işe yarayıp neyin yaramadığına dair çalışmalarını da sunan yazarlar, aynı zamanda başarılı olmuş örnekleri ve sorunları da tartışmaktadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbcf6fb0-c575-4265-bd90-40859f485f36.jpg</image:loc>
            <image:title>The Palimpsest Of The House (Konut Palimpsesti)</image:title>
            <image:caption>2013 yılında düzenlenen 8. Uluslararası ANAMED Yıllık Sempozyumu “Konut Palimpsesti: Roma, Geç Antik, Bizans ve Erken İslam Dönemlerinde Yaşam Kalıplarını Yeniden Değerlendirmek”in İngilizce bildiri kitabı “The Palimpsest of the House: Re-assesing Roman, Late Antique, Byzantine, and Early Islamic Living Patterns” yayımlandı. 
 
Yayındaki makaleler, Roma, Geç Antik Çağ, Bizans ve Erken İslam dönemlerinde Akdeniz ve çevresindeki konutlardaki gelişmelere, sürekliliklere ve değişikliklere odaklanıyor. Çeşitli bölgeler ve zaman dilimlerindeki evler arasındaki etkileşime de ışık tutan bildiriler, konutların mimari özellikleri, yerleşimi ve iç mekânları, inşa edenleri ve kullanıcılarını da araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c32f243a-1c1a-464c-8ab2-6c3e56ceed3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet&apos;e Götüren Masallar</image:title>
            <image:caption>Cennete Götüren Masallar
İSMAİL SAĞIR (SAĞIROZAN) KİMDİR 
1968 yılında Kahramanmaraş&apos;ın Andırın ilçesinin Kabaklar Köyü’nde doğdu. 
Uzun yıllar uzman öğretmen olarak görev yaptı. 
Görev dışındaki zamanını sanata adayan İsmail Sağır; ressam, şair, yazar ve ozan olarak güzel sanatların her dalında eserler verdi. 
Ressam olarak resim sergileri açarken, Halk Ozanı olarak “SAĞIROZAN” mahlasıyla sazı ve sözü ile sahnelere çıkmaktadır.  Çok sayıda türkü çalışması vardır. 
Edebi alanda da birçok esere imzasını atmıştır. Şiirleri, antoloji kitaplarında, dergilerde, gazetelerde yayınlandı. Çeşitli şiir sitelerinde jüri üyeliği yaptı. Eğitimle ilgili sitelere ödevler hazırladı. Bazı kitaplara editörlük yaptı. 
Şu ana kadar şiir, roman ve öğrencilere yönelik kitaplar olmak üzere on üç ayrı kitabı yayınlandı. 
 
ESERLERİ 
2007 Belirli Gün Ve Haftalar Kitabı 
2008 İğne  (şiir kitabı) 
2013 Sıdıka  (Roman) 
2014 Kutlu Davet  (Şiir Kitabı) 
2016 Düş+Ün=DÜŞÜN  (Şiir Kitabı) 
2017 Güldürü Okulu  (bilmece, tekerleme, şiir, fıkra, öykü, masal) 
2019 Şiboki  (Şiirli Boyama Kitabı) 
2020 Çiçekler Şiir Açtı  (Öğrenci şiirleri, Öykü) 
2021 Proje (Söyleşi, röportaj, öğrenci şiirleri kitabı) 
2021 Öğretmenim MASAL Anlattı  (Masal Kitabı) 
2022 Masal Çiçekleri (Öğrenci masalları ve şiirleri) 
2022 Cennet’e Götüren Masallar (Masal kitabı) 
2022 Evlat Savaşı (Roman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19c178c3-afeb-45f7-93b7-cd4ae0967296.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgilerle Lacan Rehberi</image:title>
            <image:caption>Lacan’ı okumak zor, anlamak daha da zor derler. Freud’dan bu yana psikanalizin belki de en etkili ve en tartışmalı entelektüeli Jacques Lacan’la tanışmak, onun edebiyat, sanat ve felsefe üzerindeki tesirini görmek için muhtemelen bundan daha iyi bir fırsat olamazdı. 
Yaşayan en mahir Lacancı psikanalistlerden Darian Leader imzalı Çizgilerle Lacan Rehberi, okuyucuyu Lacan’ın dünyasında telaşsız bir gezintiye çıkaran, Lacancı teorinin kuytu köşelerinden ustalıkla geçen bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc65a9af-1e59-462c-9aa9-96b1227107c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlat Savaşı</image:title>
            <image:caption>Evlat Savaşı

İSMAİL SAĞIR (SAĞIROZAN) KİMDİR 
1968 yılında Kahramanmaraş&apos;ın Andırın ilçesinin Kabaklar Köyü’nde doğdu. 
Uzun yıllar uzman öğretmen olarak görev yaptı. 
Görev dışındaki zamanını sanata adayan İsmail Sağır; ressam, şair, yazar ve ozan olarak güzel sanatların her dalında eserler verdi. 
Ressam olarak resim sergileri açarken, Halk Ozanı olarak “SAĞIROZAN” mahlasıyla sazı ve sözü ile sahnelere çıkmaktadır.  Çok sayıda türkü çalışması vardır. 
Edebi alanda da birçok esere imzasını atmıştır. Şiirleri, antoloji kitaplarında, dergilerde, gazetelerde yayınlandı. Çeşitli şiir sitelerinde jüri üyeliği yaptı. Eğitimle ilgili sitelere ödevler hazırladı. Bazı kitaplara editörlük yaptı. 
Şu ana kadar şiir, roman ve öğrencilere yönelik kitaplar olmak üzere on üç ayrı kitabı yayınlandı. 
 
ESERLERİ 
2007 Belirli Gün Ve Haftalar Kitabı 
2008 İğne  (şiir kitabı) 
2013 Sıdıka  (Roman) 
2014 Kutlu Davet  (Şiir Kitabı) 
2016 Düş+Ün=DÜŞÜN  (Şiir Kitabı) 
2017 Güldürü Okulu  (bilmece, tekerleme, şiir, fıkra, öykü, masal) 
2019 Şiboki  (Şiirli Boyama Kitabı) 
2020 Çiçekler Şiir Açtı  (Öğrenci şiirleri, Öykü) 
2021 Proje (Söyleşi, röportaj, öğrenci şiirleri kitabı) 
2021 Öğretmenim MASAL Anlattı  (Masal Kitabı) 
2022 Masal Çiçekleri (Öğrenci masalları ve şiirleri) 
2022 Cennet’e Götüren Masallar (Masal kitabı) 
2022 Evlat Savaşı (Roman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c27c033e-2081-46c1-b0cf-befa018c940c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spora Multidisipliner Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BÖLÜM 1 
BEDEN VE SPORDA TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ VE KADIN 
 
BÖLÜM 2 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA FONKSİYONEL EGZERSİZLER 
 
BÖLÜM 3 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİ 
 
BÖLÜM 4 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA YAPISAL ÖĞRETİM MODELLERİ 
 
BÖLÜM 5 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA İNOVASYON YAKLAŞIMLARI 
 
BÖLÜM 6 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA SİRKADİYEN RİTİM 
BÖLÜM 7 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA GÜNCEL KUVVET ANTRENMANI YAKLAŞIMLARI 
 
BÖLÜM 8 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA E-SPOR 
 
BÖLÜM 9 
PARALİMPİK GELİŞİM PROGRAMLARI: PARALİMPİK OYUNLAR VE SPORCULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e79e5e75-4234-4fee-8ef0-bef134155d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlikte Büyüyen Gri Alan : Özel Askeri Şirketler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BÖLÜM 1 
ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLER: GENEL ÇERÇEVE, ÖRNEKLER, FIRSATLAR VE RİSKLER 
 
BÖLÜM 2 
PARALI ASKERLERDEN ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERE: TARİHSEL BİR OKUMA 
 
BÖLÜM 3 
ABD‘DEKİ ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERİN ROLÜ: MPRI, L3HARRİS VE ACADEMI 
 
BÖLÜM 4 
RUSYA‘NIN ÖZEL ASKERİ ŞİRKET MİMARİSİ 
 
BÖLÜM 5 
ÇİN-AFRİKA İLİŞKİLERİ VE ÇİN MENŞEİLİ ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETLERİNİN AFRİKA‘DAKİ ROLLERİ 
 
BÖLÜM 6 
BİRLEŞİK KRALLIK ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ULUSLARARASI ANGAJMANLARI 
 
BÖLÜM 7 
FRANSA GÜVENLİK STRATEJİSİNDE PARALI ASKERLER VE ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERİNİN KONUMU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff8a2610-691d-4811-b773-234a3b9e75ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Fiziğin Bir Bilim Olarak Doğuşu</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ: BURAYA NEREDEN VE NASIL GELDİK? 
 
2.      MERAK, BURADA NE YAPIYORUZ? 
 
3.      DOĞAYI BİLMENİN BİLİMİ, FİZİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ee36f68-2e83-4832-ad08-c1ab784b042f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Ejderhalar! National Geographic Kids</image:title>
            <image:caption>Her seviye için bir National Geographic kitabı vardır. Seviye 1 kitapları, kendi başına okumaya yeni başlayan çocuklar için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78cd8f00-43d5-4db6-b365-e86cd93b8b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Böcekler! National Geographic Kids</image:title>
            <image:caption>Her seviye için bir National Geographic kitabı vardır. Okul öncesi seviyesi kitapları, okumaya yeni başlayan çocuklar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cdac5a-e9ae-4b29-8776-303154624b6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Loli ile Uçan Balon</image:title>
            <image:caption>Kırmızı renkli peribacası Loli, 
bir masal diyarında yaşamasına rağmen mutsuz. 
Bulduğu çözüm, her şeyi bırakıp gitmek. 
En yakın arkadaşı Uçan Balon bile engelleyemedi onu. 
Peki bu karar onu mutlu etti mi? 
Bunu ancak Loli’den öğrenebiliriz... 
 
Bu kitap, çocuklarımızın değer ve üstbiliş gelişimini desteklemeyi amaçlamaktadır. Hikâyenin içerisine yerleştirilen sorular, çocukların farkındalıklarını arttırmayı, çeşitli durumlarda kullanabilecekleri becerileri geliştirmelerini ve öz değerlendirme yapmalarını amaçlamaktadır. Soruların doğru cevapları yoktur, fakat her çocuk için uygun cevaplar vardır. 
 
“Sorular genellikle doğruyu göstermek için sorulur. Oysa bu kitaptaki sorular, çocuklara kendilerini fark etmeleri için verilmiş bir fırsat! Farkındalığı yüksek, sorun çözebilen, temel değerler doğrultusunda hareket eden nesiller yetiştirmeyi sorumluluk edinmiş Cansu Aycan ve Nesrin Öztürk, kalemlerinin de gücüyle ortaya harika bir eser çıkardılar. Loli’nin hikâyesi zaten son derece etkileyici iken metinde okura eşlik eden, cevapları çocuklara bırakılmış sorular sayesinde satırların dışına taşan, sonsuz bir kitap çıkıyor ortaya.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baf16cbc-d3f9-4d73-b0db-ed48e18ddce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Yağarsa Erir miyim?</image:title>
            <image:caption>Güneşli bir günde dışarıda olmak çok eğlenceli. 
Peki yağmur yağdığında dışarıda olmak yine eğlenceli mi? Dogi güneşli günleri seviyor ama yağmurlu günleri asla... Çünkü yağmur yağdığında bir parça çikolata ya da 
bir top dondurma gibi erimekten çok korkuyor. 
Bu korkusundan kurtulmanın bir yolunu bulabilecek mi? 
Belki de hiç bilmediği yeni duygularla tanışacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96d53ea7-8f10-44c4-b14a-ec5931f4758e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hobi Saati</image:title>
            <image:caption>Kumaş Boyama ve Süsleme 
Ahşap Boyama ve Süsleme 
Taş Boyama ve Süsleme 
Takı Tasarım 
Punch Nakışı 
Alüminyum Kabartma 
Mum Yapımı 
Sabun Yapımı 
Hava ile Kuruyan Kil Hamuru 
Geri Dönüşüm Projeleri 
Çocuklarla Yapılacak Etkinlikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f52a1322-9e37-45af-b26e-59f2ad2200e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yorgunluk</image:title>
            <image:caption>“Yorgunluk, fiziksel bir darbe gibi onu yiyip bitiren dalgalanmalardan oluşan bir duygu durumu değildi onun için. Yorgunluk, saç tellerinin ucuna kadar hissettiği manevi bir ruh sancısıydı. Göz kapaklarını günlerce, belki de aylarca kapatması ona bir fayda etmeyecekti. Gözlerini kapattığında bir daha açamaması ya da gözlerini bir daha asla kapatmaması gerekiyordu. Jal, gözlerini kapatmayı seçti.”
Öykü Özcan; düşünce dehlizlerinde kaybolan iki gencin, zaman zaman derin içsel sorgulamalara dönüşen sohbetlerini konu alıyor. Varoluşsal sancıların iki farklı bedendeki tezahürleri, Özcan’ın kalemiyle titizlikle işlenilmekte… Oldukça çarpıcı ve düşündürücü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52dd937c-20c6-4d8b-b2fe-6cd6e985c1c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaannem, Kurbağalar Ve Hayat</image:title>
            <image:caption>Hayat denen şey bir armağanmış...
 
Ödüllü öykücü Ahmet Büke okurlarını, bir çocuğun babaannesiyle mutlu anılarını yazdığı defterine konuk ediyor. Her anı, dünyanın en ilginç kasabasında, dünyanın en sıradışı babaannesiyle yaşanan sürprizli bir çocukluktan, komik, umut dolu ve anlamlı öyküler fısıldıyor. Kimi yelkenlinin rüzgârında, kimi balkondaki kahvaltı sofrasında, kimi eşekle buzul tırmanışında... Çocukluğun acı tatlı günleri, hayatın gerçek bir armağan olduğunu duyumsatıyor. Her yaştan okura, yaşamın tuhaf ama mutlu zamanlarını anımsatıyor. 
 
Dokuz yaşından beri babaannesiyle birlikte yaşıyordu. Ama ne babaanne! Bazen börek tepsisi elinde, bazen de yelkenlisinin dümeninde… Bir gün torununa, yalnızlık hissini dindireceğini söyleyerek bir defter hediye etti. Uzun süre boş kalan defter zamanla, cıvıl cıvıl kasabanın, renkli konu komşunun tuhaf ama mutlu anılarıyla dolmaya başladı: Uzaya gitmek isteyenler, uçurtma meraklıları, deniz sevdalıları, dağdan kar toplayanlar, pilot teyzeler, oymakbaşına hayran izciler, toprağını dünyalara değişmeyenler… Yoksa hayat gerçekten güzel miydi!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49f32a34-5153-48d9-9418-5e2872943879.jpg</image:loc>
            <image:title>Ördekler - National Geographic Kids</image:title>
            <image:caption>Her seviye için bir National Geographic kitabı vardır. Okul öncesi seviyesi kitapları, okumaya yeni başlayan çocuklar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c12af21-cf83-4d33-a208-5d0f63c79c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Psikolojiyle Başarıyı Keşfet</image:title>
            <image:caption>Hayatta herkes başarılı olmayı bu kadar çok isterken, neden yalnızca bazı insanların hedefledikleri başarıya ulaşabildiğini araştıran bu kitap, size başarının önündeki engellerin neler olduğunu ve bu engellerin nasıl ortadan kaldırılabileceğini gösterecek. Kitap, yapılan bilimsel araştırmalar ve örneklerden yardım alarak hem bakış açınızı değiştirecek hem de kendinizi keşfetmenizi sağlayacak. Aslında farkında olduğunuz, fakat sebebini bir türlü çözemediğiniz sorunların neden kaynaklandığını öğrendikten sonra biraz şaşıracak, ardından daha iyi, daha başarılı, daha sağlıklı ve mutlu bir hayata yelken açacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e7dd6c-ffce-4a6b-8d70-0da45a39f26b.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 142. Sayı: Sermaye Nedir?</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Türkiye’de Sermaye Stoku 
Alper Duman 
 
Eğitim, Siyasetin Ezberlenmiş Denklemlerini Bozabilir 
Selçuk Pehlivanoğlu             
 
Metin Sarfati Anısına        
 
Sanatın Politik Ekonomisi-II: Türkiye’de Oyunculuğun Politik Ekonomisi 
Sacit Hadi Akdede 
 
Adam Smith’ten Günümüze Ekonomik İnsan 
Devrim Dumludağ                
 
Kalkınmada Yetişmek: “Merdiveni İtmek” versus Bağımsız Kalkınma 
Bayram Ali Eşiyok     
 
Prof. Chris Freeman’ın Hayatı (1921 – 2010) ve Katkıları Hakkında 
Ergun Türkcan                      
 
Ölümünün On İkinci Yılında Bilim Politikası ve Yenilik İktisadını Kuran Büyük Sosyal Yenilikçi: Chris Freeman 
Alan Freeman 
 
Christopher Freeman’ın Ruhu ODTÜ’de 
Erkan Erdil 
 
Gıda Enflasyonu ve Maliye Politikası Kürşat Pehlivan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84443837-3fb6-425a-beff-9c0e9ffe9b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Dağı’ndan Hollywood’a</image:title>
            <image:caption>Dünyanın muazzam tasarımı karşısında duyduğumuz hayret, heyecan ve iç görüyle mitolojiyi yarattık. Sonra ateşin etrafında birbirimize anlattığımız öyküler; Sophokles’in Oedipus’a sorduğu bilmecede, Platon’un mağarasının duvarına yansıyan gölgelerinde, Kral Arthur’un Yuvarlak Masası’nın etrafında, Karagöz ile Hacivat’ın perdeye yansıyan gölgelerinde, Shakespeare’in kir içindeki sarhoş köylüleri bile büyülediği çamurlu sahnesinde yer aldıktan sonra Edward Muggeridge’nin fotoğraf makinesi ve Lumiere Kardeşler’in kamerasıyla ayrı bir biçime büründü. Sonra George Lucas’lar, Steven Spielberg’ler, Peter Jackson’lar anlatma işini üstlendi. 
 
Sizler de iletişimi, mitoloji ve sinemadan verilen örnekler eşliğinde okumak istiyorsanız Çağlayan Babacan’ın, Olimpos Dağı’ndan Hollywood’a adlı kitabı tam size göre. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2f8a9e-6eec-460e-ba4e-d9ebd7bff3ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Radyo HLD Sonsuzluk Bağı Antoloji Şiirler-2</image:title>
            <image:caption>Sonsuzluk Bağı Antoloji Şiirler-2 kitabımızda şiire gönül vermiş her biri ayrı değerli yirmi üç farklı şairimizin yürekten dökülenlerinle buluşturmak büyük ayrıcalık. 
Sevgiyle atılan her adım sonsuzlukta yerini alır dedik ve kenetlendik şiir yüreğimizle. Özenle hazırlandığımız edebiyat yolculuğunda rengarenk bir yelpazeyle şiir yüreklerde soluk almanın kıvancıyla doluyuz. 
 
Biz biliyoruz ki eserler sahiplerinden uzun yaşar. Bu nedenle, yarınlara bugünlerden ölümsüz bir nefes bırakmanın gururundayız. Şahidi olacağınız bu yolculukta, heybenize sonsuz mutluluk dolması dileğimizle!.. 
 
SONSUZLUK BAĞI ANTOLOJİ ŞİİRLER-1 ve ŞİİRLER-2 dostluk bağının kurulmasında emeğini hiç esirgemeyen RADYO HLD kurucusu Hakan Çakmakçılar’a, sevgili eşi Semra Aydın Çakmakçılar’a çok teşekkür ediyoruz. Ömür boyu dostluğa diyoruz. 
 
Hep şiirle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64f2d1c-da88-4f15-a1d2-b3c97c489385.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Zaman Saçlıoğlu&apos;nun Hikayelerine Psikanalitik Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Mehmet Zaman Saçlıoğlu&apos;nun Hikayelerine Psikanalitik Bir Bakış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b943eb36-abef-4af2-82bc-1a713fac4bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Hem bilgin hem kâşif Dr. Samuel Fergusson, yardımcısı Joe ve yakın arkadaşı avcı Kennedy’yle beraber Afrika’nın el değmemiş yerlerini keşfetmek üzere hidrojen dolu bir balonla yola çıkar. Zanzibar’da başlayan yolculuk, Sahra Çölü’nden Çad’a, Timbuktu’dan St. Louis’e ve asıl hedef olan Nil Nehri’ne kadar uzanır. Bu gizemli coğrafyanın sunduğu tüm doğal güzellikler gezginleri hem büyüler hem de onları birtakım zorluklarla karşı karşıya bırakır: kabileler, fırtınalar, vahşi doğa, susuzluk... 
Ancak kâşifler şanslı olacaklar ki rüzgâr hep zamanında yetişir! 
 
Jules Verne kendine has mizahı ve maceracı ruhuyla,
yayımlanan ilk romanı Balonla Beş Hafta’da 
okuru unutamayacağı bir serüvenle 
baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb3bf8d-a84e-4584-8680-5619addda3ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargocu Kozi</image:title>
            <image:caption>Sabahın ilk saatleri, Kargocu Kozi’nin işi başından aşkın. Bir sürü paket onu bekliyor ama hiç sorun değil! Çünkü Kozi işini çok seviyor. Yağmur çamur dinlemeden evden eve yürür, dükkândan dükkâna taşır, çevikliğiyle paketleri hep doğru yere ulaştırır. Ancak yağmurlu bir sabah adres listesi ıslanınca, işler biraz karışır. Sizce Kozi bu işin içinden çıkabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c478721-ecc5-44ed-a06e-511778690c64.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Akıl</image:title>
            <image:caption>VI./XII. yüzyılda yaşamış büyük sufî ve bilge filozof Şihâbüddîn Sohreverdî, İbn Sinâ’nın meşşaî felsefesi, İslâm tasavvufu ve eski İran hikmeti arasında farklı açılardan ilgiler kurmayı, bunları karşılaştırıp sentezleyerek aralarında bir uyumluluk sağlamayı başarmış ilk ve son bilge filozof olarak kabul edilir. Yine Sohreverdî mitolojik rivayetleri de özgün bakış açıları ve alabildiğine geniş özgün perspektiflerden değerlendirmeleriyle yorumlamıştır. Sohreverdî eski İran rivayetleriyle ilgili yorumları ve İşrâk felsefesi eksenli görüşlerine dayanarak dünyayı eski İran dinsel inanışlarında yaygın olarak görülen “aydınlık” ve “karanlık” temelli tasarımlarından hareketle belli çerçevelere oturtmuştur. O, İslâm bilgisinin engin evreninde eski İran hikmetinin simgesel gerçekliklerini görmeyi başarmış, onlara yeni bir hayat, yeni bir renk ve algılama boyutu kazandırmıştır. 
 
Sohreverdî’nin bu eseri kendisine birtakım sorular soran yakın bir arkadaşına vermiş olduğu cevaplardan oluşmaktadır. 
 
Tasavvuf edebiyatının bu önemli metnini güzel dilimize çevirmek benim için yine zevkle yaptığım bir çalışma oldu. Sizin de okurken benzer bir keyif almanız dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb335125-adaa-4a38-9af8-9af2f7570168.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Efes Masalı</image:title>
            <image:caption>Korkunç ıstıraplar ve bitmek bilmez çileler görüyorum! 
İkisi de deliliğe bulanmış halde denize doğru uçacak, 
Deniz adamlarının yanında prangalarını yorgunlukla taşıyacak, 
Gerdek odaları her ikisine de bir mezar ve cehennem ateşi olacak! 
  Engeller, tehditler, kehanetler ve ayrılıklar… Efesli Ksenophon bu eserinde, birbirlerine deli gibi âşık olan ve bu aşka her daim sadık kalmaya söz veren Efesli iki gencin macera dolu hikâyesini bizlere aktarır. Yazarın günümüze kadar eksiksiz ulaşan ve eski Yunanca aslından ilk kez Türkçeye çevrilen bu hikâyesi, Efes’ten başlayıp Doğu Akdeniz kıyılarına ve Mısır’a, oradan da Sicilya ve İtalya’ya kadar uzanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6fcec0-44ad-4e20-bc1b-84bd7f3a8439.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi</image:title>
            <image:caption>İkinci ve Üçüncü Kartaca Savaşları esnasında Roma’nın Afrika’daki tüm askerî faaliyetlerinin anlatımı bu kitapta yer alıyor. İkinci Kartaca Savaşıyla güçten düşmüş olan Kartaca’nın yıkılması üzerine yapılan senatus tartışmaları, Kartaca’nın kısa sürede yeniden güç kazanması, Syphaks ve Massinissa gibi yerel Numidia liderlerinin bu savaşlardaki rolü ve nihayetinde Kartaca’nın yıkılmasına kadar yaşanan tüm olaylar, Appianos tarafından detaylı bir şekilde aktarılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c2930c-35c5-4039-808e-c07a97a2ec46.jpg</image:loc>
            <image:title>Parva Naturalia</image:title>
            <image:caption>Aristoteles&apos;in Ruh Üzerine eserinin devamı ve/veya ikinci cildi olan bu eser Doğa İncelemeleri ya da Parva Naturalia başlığı altında toplanmış kitapçıklardan oluşuyor. Filozofun psikoloji ve biyoloji eserlerini anlamak için bir anahtar olan Parva Naturalia, duyumsama, bellek, anımsama, hayal gücü, uyku, uyanıklık, rüya, rüyada geleceği görme, uzun yaşam, gençlik, yaşlılık, yaşam, ölüm, vb. gibi ilgi çekici meseleleri açıklığa kavuşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e870ca93-34bf-42bc-9160-62cdf7749fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimi Beşe Kur</image:title>
            <image:caption>Ben bir robottum ve mutluydum! 
Kalbi dolu bir ekmek kızartma makinesiydim! 
Mekanik bir pompadaki gibi bir kalbi kastetmiyorum! 
Mecazi bir duygu kovasındaki bir kalpten bahsediyorum! 
Mutlu, küçük kalbimi beşe kurun! 
 
Jared, Michigan’ın küçük bir kasabasında diş hekimi olarak çalışmaktadır. Hayatı tamamen normal denebilir; bir şey hariç… O, gerçek bir insan gibi görünmek ve davranmak için insan DNA’sıyla tasarlanmış bir robottur. 
 
Bir gün, nostaljik film gösterimi sırasında Jared gözlerinin çevresinde bir gariplik hisseder. Robotların hissedemeyeceğini herkes bilir ancak ışıklar açıldığında bu ilginç robot ağladığından emindir. Kafası karışmıştır, neler olduğunu anlamak için daha fazla eski yapım film izlemeye karar verir ve bu süreç, varlığını yükselten duygusal bir uyanışa yol açar. Görünüşe göre Jared gerçekten de bir insan gibi hissedebilmektedir. 
Bir dizi duygunun üstesinden gelen ve yakın bir sıfırlamayla karşı karşıya kalan Jared, gerçek bağlantılar kurmaya kararlı bir şekilde yola çıkar. Onu yaratan programcıyı, yani annesini bulmak için can atmaktadır. Dünyayı değiştirecek bir senaryo yazmayı dahi hayal etmektedir, hatta bu sırada âşık bile olmuştur. Duygu Çarkı bile, içinde bulunduğu duygusal mayın tarlasında ona rehberlik edemez hale gelir. Hissedebilen bir robot, kaçınılmaz olarak tehlikeleri de beraberinde getirebilir ve Jared’ın yeni hayatı başlamadan sona erebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0072055-f48d-4fbc-9a77-8632e3240050.jpg</image:loc>
            <image:title>Moralia</image:title>
            <image:caption>Eski Yunanların en üretken yazarlarından olan Plutarkhos, Moralia başlığı altında toplanan denemelerinde birçok farklı konu işler. Bu denemeler başta ahlaki meseleler olmak üzere dini, psikolojik, felsefi, edebi ve siyasi meseleleri ele alır. Plutarkhos sadece kendi döneminin kültürünü ve anlayışını yansıtmakla kalmaz, yüzlerce yıl sonra Francis Bacon, Montaigne, Erasmus ve Rousseau gibi Rönesans ve Aydınlanma filozoflarını bile hem içerik hem tarz bakımından etkiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f49dcb-d1f2-458e-9540-3c08a43c6210.jpg</image:loc>
            <image:title>Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları -1.Sınıflar İçin</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği ve ZEKÂ OYUNLARI- 1. SINIFLAR İÇİN 
Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği 
daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar. 
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin 
erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor. 
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve 
seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) 
Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. 
Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği 
ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor. 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198569fe-7f5c-486e-9547-b843a70b6c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Monti Ve Şanslı Hatalar Şapkası</image:title>
            <image:caption>Moni, ablası Ella’dan satranç oynamayı öğreniyordu ama her seferinde hata yapıp kaybediyordu. Ağlamaya başlayan Monti’nin yardımına, annesinin verdiği Şanslı Hatalar Şapkası yetişti. Monti şapkayı takıp yeniden satranç oynamaya başladığında bir şeyler değişecekti… 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2142e20-8d9e-4854-ac66-60e9f0b6f394.jpg</image:loc>
            <image:title>Monti Ve Çizgili Kalpler Defteri</image:title>
            <image:caption>Biri kalbinizi kırdığında ne yaparsınız? 
Sizden özür dilerse onu affeder misiniz? 
Ella, Monti’nin kalbini kırdı. 
Üzülen Monti, resim defterini alıp 
ablasının sayfasındaki 
kalbine bir çizgi çizdi. 
Bu kalpte birçok çizgi vardı… 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/533c75ec-a3d2-4948-9c04-6bcea86e2e58.jpg</image:loc>
            <image:title>Martıdan Mektup Var -2</image:title>
            <image:caption>Mercan kayalıklarında yaşayan canlılar bu kez, içinde çok tehlikeli maddeler bulunan bir varilden kurtulmaya çalışıyorlardı. Bir yandan da denizlerdeki plastik kirliliği sorunuyla yüzleşiyorlardı. Onların yardımına Martı Yelkuyruk ve insanlar yetişti. Evet, yanlış okumadınız, insanlar! Mercan kayalıklarında yaşayan canlılar, insanlarla iletişim kurmanın bir yolunu buldular... (Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8492744e-ccfc-4393-9bca-6532f187b6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Milletlerinin Mukayeseli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Charles Seignobos (1854-1942) Fransız tarih okulunun önde gelen simalarından biri. Seignobos, Güney Fransa’nın Ardèche bölgesinde bulunan Lamastre kasabasında Cumhuriyetçi Protestan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. École Normale Supérieure’ün parlak bir öğrencisi olan yazar eğitimine Almanya’da Göttingen, Berlin, Münih ve Leipzig’de devam etti. 1881’de savunduğu teziyle Dijon Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine kabul edilen ve bir dönem Lamastre belediye başkanlığı da yapan Seignobos daha sonra uzun yıllar Sorbonne Üniversitesi’nde tarih dersleri verdi, dönemini etkileyen çok sayıda esere imza attı. Nazi işgali sırasında Brötanya’nın Ploubaslenec bölgesine sürgün edilen yazar, barışı göremeden Nisan 1942’de hayata gözlerini yumdu. 
    Charles Seignobos “metodik” tarih hareketinin önde gelen figürlerinden biri. Gabriel Monod ve Charles-Victor Langlois ile birlikte kurdukları bu hareket Annales Okulu öncesi Fransız tarihçiliğinde egemen anlayış hâline geldi. Seignobos’un tarihçiliği, tarihçiye dört aşamalı bir yöntem önerir. Sırasıyla konuyla ilgili belgeler toplanır, belgeye ilişkin dışardan gelen eleştiriler betimlenerek aktarılır, belgenin daha önceden bilinen bilgilere ek olarak yeni ne getirdiği hakkında iç eleştiri yapılır, ve en nihayet, belge kısmi ve geçici bir senteze tabi tutularak genel bağlama oturtulur. 
    Seignobos’un pozitivist olarak da adlandırılan bu yöntemi bir tarih felsefesi içermez, daha ziyade siyasal ve diplomatik olaylarla süreçlere vurgu yapar. Ancak, yazarımıza göre tarih çalışması her şeye rağmen yansız olamaz, doğal olarak tarihçinin öznelliği ve imgelemiyle de ilişkilidir. Bu çerçevede tarihsel bilginin oluşum sürecinin doğası gereği belli sınırlılıklar içerdiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla belgeler önemlidir, titizlikle incelenmeli ve çözümlenmelidirler. Paris’te ilk kez 1938 yılında yayımlanan Avrupa Milletlerinin Mukayeseli Tarihi, yazarın temel yöntemsel tercihlerinin tipik bir örneğini sunuyor. 
Cengiz Çağla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/016e6e51-1cf5-4fef-bcaf-73886f81ac8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğol Kanunları</image:title>
            <image:caption>Orta Asyalı göçebe bir milletin hukuku olmak bakımından Moğol hukukunun eski Türk hukuku ile müşterek birçok noktası olduğu muhakkaktır. Ayrıca Cengiz’in kurmuş olduğu büyük imparatorluğun sınırları içinde birçok Türk boyu ve devleti de kalmış olduğundan bu hukuk bundan sonraki Türk hukukuna doğrudan doğruya tesir de etmiştir. Bundan ötürü bu hukukun temelini teşkil eden kanunlardan şimdiye kadar ele geçenleri, Dr. Curt Alinge’nin, içinde sistematik bir şekilde toplamış ve incelemiş olduğu ve Leipzig’de 1934 yılında yayınlanmış bulunan Mongolische Gesetze, Darstellung des geschriebenen mongolischen Rechts adlı eserini Türkçeye çevirmekle Türk hukuk tarihi araştırmaları yolunda faydalı bir iş yaptığımız kanaatindeyiz. 
‒Coşkun Üçok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9575a7d6-a8fc-4810-880c-ddca00aece93.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğdır Araştırmaları -1</image:title>
            <image:caption>Iğdır Araştırmaları -1 
Tanıtım Bülteni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5933e96f-8f5f-4be6-973c-b8a72659f4c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karikatürler Üzerinden Türkiye&apos;nin Siyasal ve Sosyal Analizi 2. Dünya Savaşı Dönemi</image:title>
            <image:caption>Karikatürler Üzerinden Türkiye&apos;nin Siyasal ve Sosyal Analizi 2. Dünya Savaşı Dönemi
Tanıtım Bülteni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cb1ca63-97ef-4f80-9a2d-cadee2e33bc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Bilgelik Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“O Kİ, TÜM PADİŞAHLARIN EN YÜCESİ;
İNSANOĞLU SANDI Kİ KAPALI KAPILARIN ARDINDADIR
VAROLUŞUN KİLİTLİ KONAĞI’NDA;
ANCAK DERVİŞ CÜPPESİNİ KUŞANARAK
BİR SES DE AKTARABİLİR HER ŞEYİN EN YÜCESİ’NİN MANASINI.”
 
Geleneksel manevi düşünceyi modern dünyaya uyarlayan en önemli işçilerden biri olan İdris Şah tarafından derlenen YÜZ BİLGELİK HİKÂYESİ, sufi okulları tarafından, içgörünün sıradan idrakin ötesine geçmesi ve gelişmesi için kullanılan hikâyeler, kıssalar ve anlatılarla örülüdür.
Sufiler, bu eşsiz anlatıların, öğrencilerin zihinsel yapısını değiştirmeye yardımcı olduğuna inanırlar. Eflâkî’nin Ariflerin Menkıbeleri’nden ve Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin hayatı, öğretileri ve mucizelerine dair kıssalardan oluşan bu kitap özel bir koleksiyon olma niteliği taşıyor.
 
“İnsanı, aklını yeni bir şekilde kullanmaya zorlayan bir kitap.”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf57af3-17b2-41ef-a645-0f1d1dcc28c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Felsefesine Giriş</image:title>
            <image:caption>Din Felsefesine Giriş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f686a7f9-3d32-424f-bd63-e844daeea5f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Orion</image:title>
            <image:caption>Denizler dalgalanacak, akıp gidecek önümüzden. 
Gökyüzü başımızın üzerinden dökülüyor gibi olacak, 
Yüzümüze düşen yıldızları sayacağız. 
Ya da belki bizi bekleyen günler, 
Yıldızlarımızın gölgelerin arasında yitip 
gideceği kadar karanlık, 
O gölgeleri dostumuz bileceğimiz kadar çaresiz olacak. 
 
İnsanlık siyaha alışkın sevgilim, 
Bu zihinler, bu kalpler… 
Dünyalılar ışık görmemeye alışık. 
Savaşlar, kıtlık ve hastalıklarla çalkalanan Dünya’dan insanlar çoktan umudunu kesti. Şimdi bilimle doğan yeni gezegen Skyera’da hayat var. Binbir çeşit ağaçları, durmaksızın şakıyan kuşları ve her daim mutluluk saçan insanlarıyla cenneti andıran bu gezegen insanlığın son umudu. 
 
Belki de insanlığın son uçurumu. 
 
Gizemlerle dolu gezegen Skyera’da işler göründüğü kadar masum değildir. İçinde gözyaşlarından akan, sonsuz bir deniz olduğu söylenir. Bu denizde boğulmaya can atan, birbirinden habersiz 
iki güzel ruh… Sessiz bir vals müziğidir bu gece arkada çalan. Kıyamet öncesinde ruhları dinlendiren tehlikeli bir bekleyiş… 
“Bu dansı bana lütfeder misin minik yıldızım?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3330a5cd-9773-4d9b-94b5-850d8de29213.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarlı Ada</image:title>
            <image:caption>Yıl 1865… Günlerden 23 Mart… Saat dorde geliyor. Bu akşamüstü saatlerinde sonu olmayan bir çöle benzeyen okyanusun yaklaşık yüz, yüz elli metre üstünde bir balon ilerliyordu. Bu balonun sepetinde beş insan ve bir köpek ne yapacaklarını bilmez halde ölümle mücadele ediyorlardı. 
Balon bir yerinden delinmişti ve durmadan gaz kaçırıyordu. Her geçen dakika biraz daha alçalan balonun okyanusa düşmesine engel olmak isteyen bu beş kiii, ceplerindeki ufak tefek eşyalara kadar sepette bulunan her şeyi aşağı atmışlardı. Buna rağmen balon ağır ağır alçalıyordu. Saniyede kırk altı metre hızla yol alan bu balonun altına bağlı olan sepetteki yolcular, beş gündür şiddetli bir fırtınayla sarsılıyorlardı. Her geçen dakika dalgaların korkunç sesine daha da yaklaşıyorlardı. İşin en kötü yanı, hafifleyip yükselebilmek için aşağı atacak hiçbir şey kalmamış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/266c0240-25c0-4344-9d80-1f16bcf7817f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ulaşımın Temelleri Ve Geleceği</image:title>
            <image:caption>Düne bakmadan bugün anlaşılamaz. Dünde kalarak tarih yazılamaz, ancak tarihte tatile çıkılır. Tüketim toplumu olarak ‘an’ yakalanamaz, iradesiz bir toplum kümelenmesinden fazlası tesis edilemez. Bu da bir faaliyet icra etmek değildir. Faaliyet icra etmeyen toplumlar ve fertlerin gerçek anlamda yaşadığından söz edilemez. Yeniyi ortaya koymak mevcudu aşarak söz konusu olacaktır. Yazar Türkçe 12. ve toplamda 13.kitabında yeni ulaştırmayı anlayabilmek için bir denemede bulunmuştur. Kitapta 21.yüzyıl ulaştırma perspektifinin en önemli unsurlarından olan otonom araçlara dair paylaşımlar mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b388b531-8ec3-4de3-a964-fbde69f78c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Bobo - 1</image:title>
            <image:caption>Sen dünyanın en tatlı, en güzel köpeğisin. İyi ki seni sahiplenmişiz. Sen hep evimizin neşe kaynağı ol-dun. Şimdi yaşlılık zamanın geldi çöktü. Her günün-den bir gün daha eksiliyor diye üzülüyorum. Sen site-mizin en yaşlı köpeğisin. Buraya geldiğimizde senden yaşlı Karabaş vardı. O vefat edeli beş yaz kadar oldu. Sen o zaman gençtin, Karabaş her kapının önünden geçişinde ona havlardın. Ama sadece Karabaşa… Ne-dense öteki köpeklere değil. Yıllar ne çabuk geçti. Her şeyin bir vakti var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/589e9fa3-cf1b-4c81-b0d3-1587f215b220.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakirah</image:title>
            <image:caption>May ill-fate befall them! Surah Al-Fath Verse 6

She was afraid, and there was the smell of fear. It was the mixed up smell of the sweat and the tears she shed on impulse, the tangled smell of the fear she sensed around her neck, even rendering her hair soaking wet. At that very moment, there was no other sensation that could make her feel more afraid than not knowing what to do. Seeking refuge in prayer, she tried to suppress the fear.
     You know what? In every household, the light is on. But in some places, such unspeakable things happen that... The moment it rises, the sun fears of the dark!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c9e6985-5100-495d-872d-f388cc042d39.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Köpek Taşınıyor</image:title>
            <image:caption>Baba Pişi&apos;nin değmeyin keyfine! Eski aksi, huysuz hâlinden eser kalmamış gibi görünüyor. Neden mi? Yeni bir iş teklifi aldı da ondan. Bu, Pişi ailesi için topyekûn yenilik demek. Üstüne curcunalı bir taşınma macerası da cabası! Yeni bir ev, yeni bir mahalle derken ev halkını ve Bilge Köpek Merlin&apos;i tatlı bir telaş sarıyor. Hepsinin kalbi pır pır, hepsi heyecanlı. Tabii Beren hariç! Beren, doğduğu evden, nice anılar biriktirdiği okulundan kopmak istemiyor. Yaşamındaki hızlı değişikliklere kolay ayak uyduramayacağından endişe ediyor. Ya yeni sınıf arkadaşları onu sevmezse? Ya her şey eskisinden daha kötü olursa? Ama bir dakika... Bu havlamalar da nesi? Merlin yine kimi kovalıyor dersiniz? Yok mu onu durduracak birileri? Ah Merlin, sen olmasaydın kim kurtaracaktı Pişileri, içine düştükleri bu kaostan! Taşınmaya bağlı olarak ortaya çıkan zorunlu değişimleri ve yeni bir düzene uyum sağlama sürecini keyifli bir anlatıya dönüştüren Bilge Köpek&apos;in bu serüveni, alışkanlıklarımızın ve günlük rutinimizin gerçekte hayatımızı nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e91b45e-91d1-4244-b84a-97268d1d3d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddetin Çözümünde Erkekler</image:title>
            <image:caption>“Feminizmin ilke ve değerleri erkeklerle yürütülecek çalışmalar için gerçekten uygulanabilir mi? Veyahut feminist ilke, değer ve deneyimler, en faydalı olacak bir biçimde, ne ölçüde ve hangi düzeyde bu çalışmalara aktarılabilir? Bunun da ötesinde böylesi bir aktarım ne kadar mümkün olabilir? Belki de doğrudan aktarım değil fakat bu ilke, değer ve deneyimlerin erkeklere yönelik çalışmalara göre uyarlanması, yeniden yorumlanması gerekir. Peki bu uyarlama ve yeniden yorumlama eşitliği sağlama ve şiddeti önleme amacına uygun olarak nasıl gerçekleştirilecektir?” 
Bu kitap, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin anlaşılması ve bununla mücadele edilmesi adına erkekler ile yürütülecek çalışmaların önemini göstermeyi hedeflemektedir. Bu alanda çalışmalar yürüten ya da bu çalışmalara katılım sağlamak isteyen sosyal çalışmacıların, araştırmacıların, akademisyenlerin, aktivistlerin, kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin önlerinde yer alan kapasite sorununun tespit edilip aşılması için gereken güncel bir toplumsal cinsiyet perspektifinin geliştirilmesini önermektedir. Bu amaçla, bu çalışmaların önünde engel teşkil eden kalıplaşmış toplumsal cinsiyetli iş bölümü, rol ve sorumlulukların sorgulanması ve dönüşümü adına gerçekleştirilebilecek mücadele imkânlarını tartışmaktadır. Bu kapsamda, toplumsal cinsiyet temelli şiddet, insan haklarının gerçekleştirilmesinin önünde bir engel olarak yapabilirlikler yaklaşımı çerçevesinde; kapsayıcı, eleştirel ve feminist bir sosyal adalet yaklaşımını benimseyen bir savunuculuk anlayışı doğrultusunda değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/766c62a5-158e-40df-8929-a0dfa3152a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gantz 13</image:title>
            <image:caption>Kabbe uzaylılarına karşı girişilen dövüşte elbise giyen yaşlıca bir adamla işbirliği yapan Kurono yeni bir silahı kontrol etmeye başlıyor: Bir motosiklet. Bu motosikleti kullanarak bir grup büyük dinozoru yok ediyorlar ve çevrelerindeki diğerleri Kurono’yu liderleri ilan ediyor. İlk kez çevresindekiler tarafından bu şekilde kabul gören Kurono, Kato’yu anımsatan bir biçimde dövüşe katılıp herkesi korumak için ön safta dövüşmeye başlıyor. Bir zamanların Kato’sunu hatırlarken, Kurono lider kimliğini giderek benimsemeye başlayacak… 
  Hikâye akışı ve ana kahramanlarının yaşadıklarıyla diğer tüm mangalardan ayrılan yetişkin mangası Gantz, yüksek temposuyla şaşırtmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b7bbd3-34e5-453a-936d-b3a065f49ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesini Duyur 1</image:title>
            <image:caption>Gözleri artık kapalıydı. Gitarı çalmıyor, âdeta yaşıyordu. Bora Ateş, gözlerini sahneden tam benim olduğum yere dikince o an kalbimin duracağını hissettim. Mahşerî kalabalığın içinden beni bulabilmişti. Şarkıyı söyleyen Uygar’ın sesi ve baterinin başındaki Alar’ın ritimleri çok uzaklardan geliyor gibiydi. Bedenim uyuşmaya başlamıştı. Bora’nın dudakları yavaşça kıvrıldığında, gülüşü bedenime bir gök gürültüsü gibi çarptı. 
 
Dudaklarından dökülen samimi cümlelere rağmen gözlerinde dolaşan arsız parıltılar, güzel hislerin habercisi gibi gelmiyordu. Bu adam ya beni göklere çıkaracaktı ya da cehennem ateşine atacaktı. 
 
Sonrasında bir adım attım ve bir adım daha... Rüzgâr, saçlarımı dans ettirdiğinde dudaklarım, onlara eşlik edecek bir melodiyi mırıldanmak istiyor gibi kıpırdıyordu. 
 
Ben Maya Erez. 
 
Ailenin baş belası, annesinin ölene kadar uslandıramadığı yaramazı, babasının umurunda olmayan ortanca kızı, ablasının bakmakla yükümlü olduğu küçük kardeşi... Gözlerimi açtığımda ben buydum. Şimdiyse müzikle çevrelenen çetin bir savaşın içine giriyor, şeytani bir Rock grubu liderine meydan okuyordum. Savaş başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d86aa7c7-395f-42d7-942d-8706aa99c2f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesini Duyur 2</image:title>
            <image:caption>Maya Erez her şarkı söylediğinde, sesi gökyüzü ve yeryüzü arasında ahenk oluşturuyor, insanların ruhlarında gizli kapıları aralıyor ve derilerinin altına umut aşılıyordu. 
 
Gitarımla onun sesine eşlik ederken dönüp bana doğru baktı. Kristal mavisi gözleri sahne ışıkları gibi parlıyor, mikrofonu tuttuğunda enerjisi en çok beni kuşatıyordu. Bu, benim için en baştan beri tehlikeliydi. 
 
Bir duvardan hayatıma düştüğünden beri zihnimde bir başkaldırı sezmiş, ikiz kardeşlerimle yürümeyi planladığım müzikle çevrili bu yolda onu asla istememiştim. 
 
Fakat artık grubumdaydı ve bununla da kalmayıp kanıma bile karışmaktaydı. 
 
Ben Bora Ateş. 
Ateş grubunun lideri… 
Sizi grupta olmasını asla istemediğim Maya Erez’le olan savaşıma tekrar davet ediyorum. Fakat dikkatli olun, bu sefer ortalık fena karışacak. 
 
Sesini Duyur serisinin ikinci ve son kitabında Maya Erez ve Ateş kardeşlerin yüksek sesli yolculuğu hız kesmeden devam ediyor. M. Rise okurları yine adrenalinin sınırlara dayandığı, aşk vehüznün iç içe geçtiği bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcde6be1-29ff-405e-aaa0-3636f0c6240a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Şato/Yürüyen Şato Serisi 2 - Ciltli</image:title>
            <image:caption>“Mizahi öğeleri ve heyecanıyla Yürüyen Şato’yu aratmıyor.” –ALA Booklist
Genç tüccar Abdullah’ın sıradan hayatı, bir yabancının kendisine sihirli bir halı satmasıyla birlikte altüst olur. Öyle ki Abdullah hayallerini kurduğu hayatın tam ortasına düşer. Muhteşem bir bahçede uyandığında hayallerinin kızı Gece Çiçeği’yle tanışır. Ancak görür görmez âşık olduğu bu güzeller güzeli prenses kötü bir cin tarafından Abdullah’ın gözleri önünde kaçırılır. Böylece kahramanımız macera dolu bir takibe başlar.
Bu öyle bir maceradır ki bir sürü sıradışı karakter de işin içine girer: aksi bir sihirli halı, sinirli bir şişe cini, düzenbaz bir asker ve dik kafalı bir kara kedi. Acaba bu renkli tayfa kötü cinin gizemli şatosunu bulup prensesleri kurtarabilecek midir?
Diana Wynne Jones’un usta kaleminden eğlenceli, duygu yüklü ve macera dolu bir fantastik roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4849e7a8-40a7-44f9-bb6e-cce485ab06b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ev/Yürüyen Şato Serisi 3 - Ciltli</image:title>
            <image:caption>“Diana Wynne Jones muhteşem bir fantazi yazarı. Hayal gücü her daim canlı, karakterleri gerçek ve hikâyeleri hem muzip hem de duygulu...” –Kathleen Karr
Charmain Baker, büyük amcası Kraliyet Büyücüsü Norland’ın evine göz kulak olmayı kabul ettiğinde, aklında tek bir şey vardır: Korumacı ailesi olmadan bol bol kitap okumak. Fakat işler istediği gibi gitmez. Zira o evin zaman ve mekânı bükebildiğinden, sihirli bir sokak köpeği olan Başıboş’tan ve genç büyücü çırağı Peter’dan haberi yoktur. Bu da yetmezmiş gibi, bir de lubok denen korkunç bir yaratık peşine düşer ve Charmain, kralın ülkeyi kurtarmaya yardımcı olacak efsanevi Elfarmağanı’nı arayışında başkahraman olur. Büyücü ailemiz Sophie, Howl ve ateş cini Calcifer da muzip ve kıvrak zekâlarıyla bu arayışı renklendirir.
Diana Wynne Jones muhteşem Yürüyen Şato serisinin üçüncü kitabı Sihirli Ev’le hayal dünyanızı şenlendirmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49021ec3-d92c-4ef2-99f3-b030e42494df.jpg</image:loc>
            <image:title>Longo Maï - Bir Komün Deneyimi</image:title>
            <image:caption>Longo Maï’nin kuruluş kararı, neoliberalizmin hâkim olmaya başladığı bir dönemde 18-20 Aralık 1972 tarihlerinde, on farklı Avrupa ülkesinden gelen aktivistlerin, Bâle’da yaptıkları kongrede alınmıştır. Fransa’da kurulan, üyelerinin tarımla ve çeşitli zanaatsal etkinliklerle uğraştığı politik ve kollektif bir eko-tarım deneyimidir. 
Kitap bu topluluktaki insanların kendi aralarındaki hiyerarşiyi en aza indirme çabalarını ve tarım için seferber edilen canlılarla olan ilişkilerini, özgürlük pratiği açısından ele almaktadır. Kitabın temel sonucu, insanların bu özyönetim deneyimlerinin, diğer canlıların yönetimine dayandığıdır. 
Komünü, tarım ve zanaatkârlık yaparak politik mücadeleye devam edebilecekleri ve hiyerarşik ilişkilerin olmadığı bir yapılanma şeklinde tasavvur etmişlerdir. Bu karardan sadece altı ay sonra, Güney Fransa’da, içinde ormanın ve yerleşim yerlerinin olduğu, iki yüz yetmiş hektarlık bir araziyi satın alarak yerleşmişlerdir.  
Kiraz Özdoğan, Güney Fransa’daki komünde, bizzat yaşayarak bu pratiği deneyimlemiştir. Kurucularıyla görüşmüş, yaşamını komünde sürdürenlerle birlikte yaşamış ve gelip gidenlerin görüşlerini alarak bu özgün eseri yazmıştır. Bu çalışmanın, Türkiye’deki deneyimlere büyük katkı sağlayacağını ve tartışmalara geniş bir açı kazandıracağını düşünüyoruz. Değişik isimler altında da olsa, başka yaşam deneyimlerini yayınlamaya ve bir arada yaşamak üzerine metinler üretmeye devam ediyoruz. Bu kez sadece keyifli okumalar değil; katılmaya, birlikte yaşamaya ve yeni niyetli topluluklar kurmaya doğru hareketlenmenizi diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de652987-7b8f-42e1-8325-4c204cf155af.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seven Antipatik Komşu</image:title>
            <image:caption>Matematik Seven ANTİPATİK Komşu 
Theo matematiği hiç sevmez, adı geçtiğinde bile ürperirdi. Theo’nun matematik seven antipatik komşusu Quete, onun aslında matematikten korktuğunu anladı. Theo’ya gizemli bir kitaptan söz etti, Matematikçi Bilgenin El Kitabı’ndan. Quete bu kitabı Theo’ya verebilirdi ancak önce bir testi geçmesi gerekiyordu. Sonunda Theo teste girmeye ve matematikle yüzleşmeye karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45960465-bf29-411f-9125-7612cde83e96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yaratıcılık İmkânı Olarak Kaos</image:title>
            <image:caption>Ömer Faruk bu “yüksek ateş”li denemesinde Türkçe değil Baltaca düşünmeyi deniyor. İçinde yaşadığımız “bir araya gelişlerin” tümünün “kan”a ve “kriz”e kayıtlı olduğunu belirterek bu söylemin dışarısına çıkmak için sakınımsız ama özenilmiş bir hamle yapıyor. 
 
Öncelikle insanlık tarihinin karakterini belirlemiş olan iki kavrama, “kaos” ile “düzen”e dikkat çekiyor. Ve içeriği “düzen” tarafından belirlenen “kaos”a hiç tereddüt etmeden arka çıkıyor. Çünkü kaos “dünyaya ait olma” düzen ise bir “devlete ve düzenli orduya ait olma” pratikleri üzerinden içerik edinmiştir. “Dünyadan vazgeçme kararı”na ise “aşağı ırk&amp;tür küçümsemesi” ve “öteki korkusu” eşlik etmiş ve kriz süreklilik kazanmıştır. “Sürekli kriz” ise dünyanın yeni normali olan “aynının cehennemi” ya da “homojen biz”e evrilmiştir.  
 
Tesviyeden geçmiş “kopya” yaşantıların “hayat” olarak tekrarlanmasına katlanamayanları ise “öngörülemez ve ele geçirilemez” olmaya davet ediyor yazar. Çünkü bir tek “sır” edinerek, “sır”lı olarak, “sır”lı kalarak kendimize katılabileceğimizi belirtiyor. Bu öneriyi dikkate alarak kendisine katılan her “sır”lı kişi ise başlı başına bir kaos merkezidir ve mevcut tüm düzen mekanizmalarının çıldırma nedenidir. 
 
Yanı sıra “ahlakın yasayı yasanın da ahlakı ele geçirdiği” seçilmiş tek adam rejimlerinin hem arka plan bilgisini dikkate alan hem de dışarısına çıkılmasına zemin hazırlayan bir perspektif oluşturmayı da deniyor.     
   Bu cüretkâr denemeyi “aynının cehennemi” ya da “homojen biz”de “sır’sız” olarak yaşayanlara önermiyoruz. Çünkü bir tek “sır”lı olmanın hazzını ve zorluklarını seçenlerin hoşlanacağı bir kitap Bir Yaratıcılık İmkânı Olarak Kaos. 
 
“Kafka, günlüklerinde, ‘Yazarın görevi depremleri kayıt etmektir,’ der. Böyle bir kaydın düşünce dünyamızdaki ilk örneği Ömer Faruk tarafından başlatılmış oluyor. Okurlara, bir yandan Antroposen Çağı’nın özelliklerini öte yandan da Antik Yunan’dan beri Batı kültüründeki düşünsel kaygıları yepyeni bir üslupla dile getiren bu kitabı ‘dinleyerek’ hayatlarına katmalarını ve ‘kendilerini dağıtmalarını’ hiç tereddüt etmeden tavsiye ediyorum.” 
Nami Başer 
 
“Size söylüyorum: insan içinde kaos barındırmalı ki, dans eden bir yıldız doğurabilsin. Size söylüyorum: içinizde hâlâ kaos var!” 
Friedrich Nietzsche</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d3d162-22f0-4200-a8d3-db9400b8f11d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;den Kaçırılan Kültürel Miras Varlıkları</image:title>
            <image:caption>Türkiyeden Kaçırılan Kültürel Miras Varlıkları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9a204a-32fb-439f-a6a2-4b245fe654e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin Bu Mu Dünya?</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitap, demokratik, laik, hukuk devletini yeniden oluşturma sürecinde geçmişin de bütün boyutlarıyla bilinmesinin uygulamacıların daha rasyonel çözümlere yönelmesine yardımcı olacağı düşüncesi ve yazmanın topluma karşı bir borç olduğunun bilinciyle kaleme alınmıştır. 
İnsana ulaşmanın ve gerçekleri sergilemenin en kolay yolu öykü anlatmaktır. Bu kitapta yargının eskimiş portreleri ve öyküleri üzerinde bugünkü çürümenin izlerini bulacaksınız.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb99b253-bae0-4edb-9063-2d570ed57404.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliçoban</image:title>
            <image:caption>Eline İskandinav mitolojisinde tanrı Thor&apos;un kutsal çekici Mjöllnir&apos;i alan yazar sırasıyla demokrasi, eğitim, din, milliyetçilik, hukuk, hırsızlık, komünizm, zenginlik, bilim, kadınlar ve tanrı hakkında, çekiciyle vura vura, sert bir üslupla yargı dağıtıyor. İçinde bulunduğumuz yüzyılda artık felsefenin bilimin uşağı olduğunu söyleyen yazar bilimle ve doğayla barışık bir felsefî eser ortaya koymuş. Son derece orijinal fikirler barındıran eser, felsefe âlemine pek çok yeni kavram sunuyor. Diyalog şeklinde yazılmış olan bu kitap, yukarıda saydığımız on bir konu hakkında okuyucuyu düşünmeye sevk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f70f79cb-adb6-4d20-bcbd-92ef708f8d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Kızı</image:title>
            <image:caption>Sadece güneşe döndür yüzünü gün başlarken; her gün yeniden doğmana bak, adımların senin yürünen yolunsa, ardına bakmadan yürü hep ileri... 
* 
Doğuş; insan, hayat, tabiat, evren, yörünge, dünya, gece ve de gündüz, coğrafyalar… Her insan kendi coğrafyasının dil, din ve iklimini öğrenir. Sonra ilk basamak başlar yol yürümek için. İşte bir insanın o adımları, onu nereye taşır, nereye indirir? Hayatın bize sunduklarından kaçamayız; yaşanacaksa yaşanır, hep dört dörtlük değildir. Önümüzde yaşanacak hayat bizlere sunulurken, her insan kendi yolunu çizer. 
* 
“Eğilmez başım” eğmedim; eğdirmedim de… 
* 
Ölüm? 
* 
Ölüm nedir, yaşarken hiç siz öldürüldünüz mü? Ölümün soğuk yüzünü tadanlardanım. Hem de hiç hak etmediğiniz hâldeyken, gelir kör kurşun sekmesi gibi sizin hayatınızı vurur… Görünmeyen bir kazaya kurban gidenim, onun acısını diri diri yaşayarak en iyi bilenim… Ölüm, ölmek değildir, asıl olan, sizi öldürenlere sitem edersiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d22edec0-7fa3-4880-a5e7-0407a8cccba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kenarbel</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş yabancı bir ülkedir, her şey orada farklı yapılır.” 
(L.P. Hartley) 
 
Doğunun bir sınır köyünde, önünde idealleri olan ve eğitim için atlı kızakla Mozeret Dağı’nı aşan iki küçük kız; altmışlı, yetmişli yıllarda kızlarının okuması için ilçede ev kiralayan Atatürk’ün aydın yolunda bir baba… O zamanlarda, oralarda yaşadıkları kâh gülünesi kâh ağlanası kâh özenilesi kâh hayret edilesi yaşamdan kesitler… 
Bu kitapta hikâyeler anlattım; tamamı da gerçek… Evler ve okullar, düğünler ve bayramlar, işler ve ustalıklar, çeçiller ve motallar, tarihî olaylar ve insanlar, Malakanlar ve Karapapaklar, hayvanlarımız ve bitkilerimiz, dağımız ve gölümüz, oyunlarımız ve sorumluluklarımız, asırlık gelenekler… Anlayacağınız, bir hikâye anlatıcısı oldum ben… 
Bu kitap aracılığıyla, köyümle ilgili hayallerimi ve umutlarımı da sığıştırdım ve aktardım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba7652b2-0262-4107-9e11-e9ad8d9bfc87.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Mutlu Gün</image:title>
            <image:caption>Şu anda bulunduğumuz boyut ve zaman hologramını bizzat kendimizin şekillendirdiğini anladığımız gün; &quot;öteki, beriki, diğeri, başkası&quot; gibi kavramların yanılsamadan ibaret olduğunun farkına vardığımız gün; tamlığa, bütünlüğe gidecek yolların sonsuz sayıda ve şekilde olabileceğini fark edip, herkese ve her var oluş şekline saygı duyduğumuz gün, kendimizi gerçekten sevmeye başlarız. İnsan, kendini gerçekten sevmenin tadına vardığında, her anın en özel an, her zerrenin en kutsal tanrı olduğu gerçeğini görür. 
 
Kendini seven insan, mutlak doğru, mutlak yol, mutlak sevginin; tek bir doğru, tek bir yol, tek bir varlıktan geçmediğini, iç içe geçmiş sonsuz olasılıklarla bütün “ol”uşların som sevgiden oluştuğunu anlar. Sonsuz olasılıklar içinden karşınıza çıkan bu kitabın içinizdeki sevgiyi uyandırması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed9df39b-0bce-4897-8cf7-3fa44c2b3b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynel</image:title>
            <image:caption>…Yüzü elleri kadar güzel olmasaydı kimse tanımazdı ki. Zeynel’i görmek herkese nail olmazdı. Gözleri, iki heybetli ırmağın söküp getirdiği dalların, budakların ve sürgülerin arasında beklerdi her daim. Omuzlarından, kanatlarını gökyüzüne açmış kartalların heybetiyle süzülürdü. Değirmenlerin taşları arasında öğütülmüş hasadın tadında kokardı bedeni. Dudakları açmış ayçiçeği, yüzü tütün sarısıydı Zeynel-i Talo’nun. Bedeni uzayıp giden yollardı, ağustos güneşini toplardı her mevsim. Kasırgaların içinden sapasağlam çıkmış kocaman bir ev, yangınların arasında dehşet saçan bir fırtınaydı varlığı. Başını sallayıp, içinden türkü mırıldaması sevincindendi. Kavuşmak en haşin, en bıçkın mevsiminin koynunda saklanmak, en ulaşılmaz yollarda heba olmaktı da Zeynel’e kavuşmak kimseye nasip olmazdı. Onun ruhu insan eliyle pusu kurulmamış mekânlarda azat edilmişti. Bu ağır ve yorgun havayı, bu içini meşine saklamış mevsimi sevmesi ondandı. Güneşin, don tutmuş kara bir ok gibi saplandığı ceylan derisi potinlerinde kırlangıç ötüşlerini gizlediği bir günde gelmişti Gortegül’e. O geldiğinde, yerin altına yuva kurmuş köstebekler adımlarının heybetinde gövdelerine sinmiş, tarla fareleri toprağın altında, dipsiz karanlıklara saklanmış, tavşanlar ırmakların kuytularına kaçmış, evlerin bacalarında mahmur uykulara dalmış güvercinler sağa sola kanatlanıp uçmuşlardı. 
İnsan için Zeynel’in gelmeleri, tepeden tırnağa sevgi ve aşka bulanmaktı. Sabırsızlıkla beklenen bu ziyaretçi, ebedî ve kudretli zamandan gelerek onların mihmanı olurken, bu en güzel anı yaşayan Gortegüllüler, Zeynel’in destanında kahraman oluyorlardı. Çağların en yiğit insanı Zeynel’in yanı başında, huzurun ve mutluluğun ateşinde kavrulup kendileri oluyorlardı. Gün boyu Zeynel ile buluşmalarında, en değerli zaferlerin tadını çıkarırlardı. Kaybedilmiş harplerin, dehşetli kavgaların içine ansızın dalarak, ateşten çemberlerin içinden çıkan, dağın taşın, kurdun kuşun tanıdığı Zeynel’in korku bilmez, boyun eğmez cengâverliğine hayrandılar. Onu bir defa olsun görmek için neyi varsa feda edenlerin arayıp bulamadıkları Zeynel’di. Dört bir tarafa namı yayılmış, Hamidiyelerin baş belası, kökü kazılası, kanlı yarasıydı. Herkes Zeynel’i anlatıyor, ondan bahsediyordu. Onu bilenlerin bildiklerinin az, bilmeyenlerin ise bilmediklerinin fazla geldiği, nurlu cemalin, heybetli endamın, şimşekli edanın, fişekli nazarın insanı Zeynel’di. Görenlerin, kıskançlığından ve hasetliğinden öldüğü Zeynel’di.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e872adf-46ff-41fb-8ec4-c8ef1a8b2924.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpa Sūtra</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c69b5b-ce23-40c2-a77c-d779b0b0a597.jpg</image:loc>
            <image:title>Saraydan Kız Kaçırma</image:title>
            <image:caption>“SELİM PAŞA Onun ıstırabı, gözyaşları, sapasağlam ayakta kalışı Anbean daha da büyülüyor kalbimi Aşkı gittikçe daha da cezbediyor beni. Hah! Kim böyle bir kalbe karşı zor kullanmak ister? Hayır Konstanze, hayır! Selim’in de bir kalbi var, Selim de bilir aşkı!” Saraydan Kız Kaçırma, repertuvar operaları dikkate alınacak olursa, Wolfgang Amadeus Mozart’ın iki Almanca operasından biridir. Eserin librettosu, Christian Friedrich Bretzner’in yazmış olduğu bir librettodan esinlenilerek Gottlieb Stephani tarafından kaleme alınmıştır. 1782 yılında, bestecisi henüz yirmi altı yaşındayken yazılan ve yine aynı yıl Viyana’da ilk defa sahnelenen eser, bizzat Mozart tarafından “Singspiel” yani şarkılı oyun olarak tanımlanmıştır. Mozart bu eserini alla Turca modası etkisiyle üretmiştir. Antonio Vivaldi’nin Bayezid operası ile Gioacchino Rossini’nin İtalya’da Bir Türk ve II. Mehmet operaları bu modanın en meşhur örneklerindendir. Ne var ki Mozart’ın ortaya koyduğu yaklaşım sadece alla Turca modasıyla açıklanamaz. Zira besteci bu eserinde alla Turca’nın klasik oryantalist bakışının ötesinde bir yaklaşım ortaya koymuştur. Selim Paşa’nın sarayında geçen bir firar hikâyesini resmeden Saraydan Kız Kaçırma okura aşk, intikam ve merhamet hakkında çarpıcı sahneler ve şaşırtıcı bir final vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f7f818-d8f1-40bd-ae50-6f15deda1a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Anadolu İrfanı</image:title>
            <image:caption>Nasıl ki insanın anıları varsa yörelerin de anıları vardır. Yörelerin anıları deyince gelenek, görenekler, insan ilişkileri ve dilden dile dolaşan yaşanmışlıklar akla gelir. Kişiliğin oluşmasında anılar nasıl büyük bir yer tutuyorsa, bir yöredeki toplumun anıları da sosyal karakteristiğin belirlenmesinde o kadar önem taşımaktadır. 
 
Elbistanlı yazar şair Mehmet GÖZÜKARA bu gerçekten yola çıkarak Elbistan ve çevresinde yaşanmış mizahı anıları bir araya getirmiştir. Kitabı okurken sanki gök kubbede hoş seda bırakmış o insanlarla bir arada sohbet ediyor ve onlarla bazen hüzünlenip bazen gülüyoruz. Aynı zamanda gülünen olaylar ve sözlere bakarak geçmiştekilerin hayat tarzı, hayata bakış açıcı ve kültürel iklimini de öğrenmiş oluyoruz. 
 
Arı duru bir Türkçeyle yazılmış deneme türünde bu kitap size geçmişteki yaşanmışlıkla ilgili mizah ziyafeti sunmaktadır. Her mizahi hikaye sonrasında şair onu çok güzel halk şiiriyle taçlandırmıştır. 
 
Güle güle okumanız dileğiyle 
 
Durdu GÜNEŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79fc89df-2757-4b32-8985-6cc83712a6e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Laik Eğitim Mücadelemiz</image:title>
            <image:caption>AKP’nin iktidar olduğu son 20 yılda laik, bilimsel ve kamusal eğitime yapılan saldırıların Cumhuriyetin temellerini sarsacak boyutta olduğu bir döneme tanıklık etmekteyiz. Bu süreçte özellikle tüm dünyada 1990’lardan sonra hız kazanan neoliberal dönüşüm ve buna eşlik eden neomuhafazakar politikalar etkili olmakla birlikte Türkiye’de iktidara egemen olan İslamcı hegemonyanın kendine özgü politikaları belirleyici olmuştur. 
Neoliberal dönüşümün eğitime yansımaları eğitimde piyasalaşma ve özelleşme süreçleri olarak ortaya çıkmış, neomuhafazakar dönüşümün eğitime yansımaları ise müfredatın dinselleşmesi, dini cemaat ve vakıfların devlet okullarında yayın dağıtması ve eğitim etkinlikleri gerçekleştirmesinin yollarının açılması, İmam Hatip Liseleri’nin toplumun ihtiyaçları gözetilmeksizin sayılarının artırılması gibi süreçlerle gerçekleşmiş sonuçta kamusal, nitelikli, bilimsel ve laik eğitim Cumhuriyetin hiçbir döneminde olmadığı kadar aşınmıştır. 
CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya tarafından kaleme alınan “Laik Eğitim Mücadelemiz” adlı bu kitap 2018 yılından bu yana Kaya’nın yukarıda söz ettiğimiz süreçlerle ilgili olarak yaptığı açıklamaları, çeşitli panel ve toplantılarda yaptığı konuşmaları, Meclis önergelerini kapsayan kapsamlı bir çalışma niteliği taşımakta, eğitim çok yönlü sorunlarına dikkat çekmekle kalmayıp, aynı zamanda ne yapılması gerektiğine ilişkin politika ve önerileri de kapsamaktadır. 
 Prof. Dr. Meral Uysal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b44c5a11-8a6d-4b9a-b9c2-a44659a7322d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılarım</image:title>
            <image:caption>Bu elinizdeki anılar, büyük kısmı itibarı ile meslek hayatımda yaşadıklarımın bir kısmıdır. Bir insanın meslek hayatı 66 yıl sürer ve yaşı da 90’a varırsa, çok fazla anı biriktirmesi doğaldır. 
66 yılda 16 farklı üniversitede görev yaptım. 
66 yıl içine, tam zamanlı olarak, birisi yabancı, ikisi vakıf olmak 7 üniversite sığdırdım. Bunlar sırası ile İstanbul Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Cezayir Üniversitesi, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (Muğla), Marmara Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi’dir. 
Yarı zamanlı olarak ders verdiğim üniversitelere gelince: FAS, Rabat ENA (Ulusal İdarecilik Okulu), Bordeaux Üniversitesi, Nice Üniversitesi, Rennes Üniversitesi, Grenoble Üniversitesi, Toulouse Üniversitesi, Lyon Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi olmak üzere 9 üniversitede görev yaptım. 
İşte elinizdeki bu anılar oralardan biriktirdiklerimdir. 
 
M. Yaşar Gürbüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e56f748b-5da0-454a-9bf9-11426c32ea11.jpg</image:loc>
            <image:title>Patriyarka ve Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Kadınların aile yapısının neredeyse evrensel bir parçası olan annelikleri, bütün toplumlarda bildiğimiz şekliyle toplumsal cinsiyetin örgütlenmesine ve değer biçilmesine belirli özellikler kazandırmıştır, ebeveynlik düzenlemeleri kadar toplumsal cinsiyet sistemimiz de bize kapitalizm öncesi geçmişimizden miras kalmıştır. Aynı zamanda toplumsal cinsiyetin örgütlenmesinin ve değerlendirilmesinin belli özellikleri kendi toplumumuzda da önem kazanmıştır. Yaşadığımız şekliyle toplumsal cinsiyetin düzenlenmesi ve erkek egemenliği tarihin ürünleridir ve bunların tarihsel olarak anlaşılması gerekir. Kadınların annelikleri kadınların hayatlarının ve aile örgütlenmesinin temelini oluşturmaya devam etmektedir ve kadınlara dair ideoloji bu temelden doğmuştur.  Ancak endüstriyel kapitalizmin gelişimi bunu değiştirmiş, kadınların anneliğine ve erkek egemenliğine özel anlamlar yüklemiş, bunların önemlerini kendilerine özgü yollarla artırmıştır. Aynı baskılar, duygulanımların ve bağlanmanın inkârı, kadınların ve dişil şeylerin dünyasının reddi, erkeklerin dünyasının sahiplenilmesi, idealize edilmiş evde olmayan babayla özdeşleşme -hepsi de kadınların anneliğinin ürünü- toplumsal cinsiyet sistemi içinde erilliği ve erkek egemenliğini yaratır ve aynı zamanda erkekleri kapitalist iş dünyasının katılımcıları olarak var eder. Dolayısıyla, aile yapısının ve erkek egemenliğinin temelini oluşturan kadınların anneliğiyle kapitalizmin yeniden üretimi arasında içsel bir bağlantı gelişmiştir. Ancak cinsel eşitsizlik, toplumsal cinsiyetin örgütlenmesine ve kapitalizmin yeniden üretilmesine katkıda bulunurken, bir yandan da kapitalizmdeki son gelişmelerin bir başka sonucuyla, annelerin artan işgücüne katılımıyla derin bir çelişki içindedir. Bu çelişkinin nasıl çözüleceğini öngöremiyoruz. Tarihin, ideolojinin ve kadınlara iş gücü içinde uzun süreler boyunca ihtiyaç duydukları için alternatif çocuk bakımı düzenlemeleri yapan ülkelerin incelenmesi, ebeveynliğin yeniden düzenlenmesini merkezi bir siyasi hedef haline getirmediğimiz sürece kadınların hâlâ çocuk bakımından sorumlu olacaklarını işaret etmektedir. 
 
Nancy Chodorow</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d860cfb-c59b-4220-be08-78ebaffeb64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Peter Pan 
James Matthew Barrie 
 
“All children, except one, grow up. They soon know that 
they will grow up, and the way Wendy knew was this. One day 
when she was two years old she was playing in a garden, and she  plucked another flower and ran with it to her mother. I suppose  she must have looked rather delightful, for Mrs. Darling put her  hand to her heart and cried, “Oh, why can’t you remain like this  for ever!” This was all that passed between them on the subject,  but henceforth Wendy knew that she must grow up. You always  know after you are two. Two is the beginning of the end.” 
James Matthew Barrie’s immortal work 
Peter Pan in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8558feb-e85e-4d89-b97f-7a974b4593fe.jpg</image:loc>
            <image:title>The Great Gatsby</image:title>
            <image:caption>The Great Gatsby 
F. Scott Fitzgerald 
 
“In my younger and more vulnerable years 
my father gave me some advice that 
I’ve been turning over in my mind ever since. 
‘Whenever you feel like criticizing any one,’ he told me, 
‘just remember that all the people in this world haven’t had the 
advantages that you’ve had.’ 
He didn’t say any more but we’ve always been unusually communicative in a reserved way, and I understood that he 
meant a great deal more than that. 
F. Scott Fitzgerald’s immortal work 
The Great Gatsby in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b519ff-503b-45b6-8e34-ce7d20a68641.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Beauty</image:title>
            <image:caption>Black Beauty 
Anna Sewell 
 
“The first place that I can well remember was a large pleasant meadow with a pond of clear water in it. Some shady trees leaned over it, and rushes and water-lilies grew at the deep end. Over the hedge on one side we looked into a plowed field, and on the other we looked over a gate at our master’s house, which stood by the roadside; at the top of the meadow was a grove of fir trees, and at the bottom a running brook overhung by a steep bank.” 
Anna Sewell’s immortal work 
Black Beauty in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f66ca45-c75d-416c-8e07-9c733d60cb12.jpg</image:loc>
            <image:title>Thales / Her Şeyin Yok Olduğu Anda Bile Bir Ümit Vardır</image:title>
            <image:caption>“Geçmişi anlamak için o ruha dokunan her şeyi teneffüs etmek gerekir.”
Meraklı her insan başlangıcın peşine düşer. Zihinlerde bir soru belirir: Her şey nasıl başladı?
Yüzlerce yıldır anlatılagelen onca hikâye, mit, efsane arasından sıyrılıverdi Thales. O, daha önce
başvurulmamış bir açıklama yoluna girişti. Masalsı açıklamaları bir kenara bırakıp akılcı
yöntemleri benimsedi. Thales’i önemli kılan doğayı araştıran ve başlangıcı sorgulayan ilk filozof
oluşudur. Ona göre arkhe yani varlığın başlangıcı “su”dur.
Doğa filozofu Thales, gökyüzünü izlerken çağının çok daha ötesine baktı. Gölge boyundan
piramitlerin boyunu ölçerken, farkında olarak ya da olmayarak matematikte bir çığır açtı. Dolu
dolu geçen bir ömürde insanlığa ne kadar çok şey anlatılabilirse o kadarını anlatıp çekip gitti,
hem de ölümle yaşamın birbirinden farksız olduğunu düşünerek. Miletli Thales aradan geçen
onca zamana rağmen hâlâ susmadı ve bugün de bizimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf9827c5-1123-4833-9569-5d3c5e45f8f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Kaygısı Bağlamında Çocuk Eğitimi ve Güvenliği ya da Cahilliğe Yergi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
ÇOCUK EĞİTİMİNDE NİTELK VE GÜVENLİK 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
GELECEK İNŞASINDA ÇOCUK EĞİTİMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
OKUL EMNİYETİ VE GÜVENLİĞİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
EĞİTİM VE ZİHİN İNŞASI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM TÜRKLERDE BEKA ENDİŞESİ VE EĞİTİM İDEOLOJİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/469c104f-48e5-4f29-97e3-1bd4e1445f5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Siren Kraliçesinin Kızı</image:title>
            <image:caption>“SEN BENİM KIZIMSIN,” diye devam etti babam. “Teslim ol, konuşalım.” 
 
Teklif şaşırtıcıydı. Teslim olursak mürettebatımı yavaş bir ölümden başka bir şeyin beklemediğini biliyordum. Babamın gözleri aklından geçenleri ortaya koyuyordu. Ama Tylon’ın gemisindeki herkesin önünde bu teklifi yapması… Sonuçta böylesi bir şey zayıflık işareti olarak görülebilirdi. Babamın bana ve yeteneklerime bu kadar muhtaç olduğunu yeni kavrıyordum. Beni ele geçirirse, istediğini yapmaya zorlayacağını düşünüyordu. Henüz öldürmeye niyeti yoktu. 
 
Ama bir daha babamın eline düşmeyecektim ve dahası mürettebatıma dokunmasına asla izin vermezdim. 
 
Savunmaktansa saldırıya geç. 
Bu babamın ilk derslerinden biriydi. 
Düşünüyormuş gibi elimi ağzıma götürüp, “Niridia,” dedim sessizce. “Mürettebata top atışı emri ver.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b96f46cd-4475-4788-b0d1-3711fcec5e94.jpg</image:loc>
            <image:title>All Around Me / Redhouse Learning Set 4</image:title>
            <image:caption>Redhouse&apos;un İngilizce öğrenen çocuklar için hazırladığı Learning Set&apos;e yepyeni bir kitap daha eklendi! 
 
Serinin dördüncü kitabı All Around Me ile çocuklar sevimli kutup ayısı Polly eşliğinde tura çıkıyor; çiftliği ziyaret ediyor, ormanda kamp yapıyor, şehirdeki ve kasabadaki mekânları gezerek yeni kelimeler öğreniyor. Son hikâyede ise Polly, kardeşi Polo ile çevre sorunlarına dikkat çekerek dünyamızı korumak için neler yapabileceğimizi anlatıyor. 
 
Çilem Artun&apos;un kaleme aldığı, Neşe İnan Gök&apos;ün resimlediği All Around Me, her öykünün sonunda bulunan okuduğunu anlama ve sözcük bilgisi alıştırmalarının yanında resimli sözlüğü ile çocuklara öğrendiklerini eğlenceli bir şekilde pekiştirme fırsatı sunuyor. 
 
Başlangıç seviyesindeki kitap, beş farklı hikâyeden oluşuyor: 
 
·         Polly and the Farm 
·         The Camping Trip 
·         Parts of My Town 
·         A Day in the City 
·         Earth Day, Every Day</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9f802a-7319-4b65-b93b-2a995e36b36f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Berbat Günü</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız tam yedi yaşına giriyor. Doğum gününü ailesi ve arkadaşlarıyla beraber kutlayacak. Evlerinin bahçesi rengârenk süslenmiş, her yer cıvıl cıvıl. Evet, kahramanımız kesinlikle “berbat” bir gün geçirecek! 
 
Bu kitapta bir tuhaflık var! Bazı kelimeler doğru kullanılmamış. Haydi okurlar, doğru kullanılmayanların yerine zıt anlamlılarını yerleştirin, bu neşeli öykünün tadını çıkarın. Nuri Kurucu’nun sıradışı üslubu, Gökçe Akgül’ün rengârenk resimleriyle Dünyanın En Berbat Günü, okurları zıt anlamlı kelimelerle eğlenceli bir oyuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4026ba5a-77db-453d-b809-5a17e29b807e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Üçe Kadar Sayabilen Adam</image:title>
            <image:caption>Evet, bu o... Bay Üçüncü! Sadece üçe kadar sayabiliyor. Evinde her şeyden üç tane var, tüm hesaplamaları 1, 2 ve 3’le yapıyor. Peki ama böylesi zor değil mi? Acaba Bay Üçüncü, diğer sayıları da öğrenebilecek mi? 
 
Sadece üçe kadar sayabilen bir adamın komik öyküsüyle çocuklar, sayı saymanın ve basit hesaplamalar yapmanın keyfini çıkaracak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Edebiyat Eserlerini Destek Projesi’nin desteğiyle yayımlanan Sadece Üçe Kadar Sayabilen Adam, sayılardan ilham alan, neşeli, eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0c0069-8a78-4fec-addf-f73803b526f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürün Huzursuzluğu</image:title>
            <image:caption>“Karşılıklılığa dayalı kültürel serüven “yukarıdan” ayrıştırmalarla ve hummalı çalışmalarla ne kadar yönlendirilmek istenirse istensin, sınıflı toplumun inkârına adanmış ideolojiler ne kadar güçlenirse güçlensin, ister nefret söylemiyle süslensin ister aparatlarla güdülensin, cümle kutuplaştırmaya rağmen burjuva iktidar ibreyi tek bir yöne bükemez.” 
 
Yasin Durak elinizdeki kitabında “çağımızın bize düşen hissesi” dediği Erdoğan döneminin kültür politikalarına odaklanıyor. Semboller, zaman anlatısı ve fantazya izleklerine özel bir önem vererek, iktidar eliyle Türkiye kültürünün nasıl İslamlaştırıldığının farklı uğraklardaki tahliline girişiyor. Bununla da yetinmeyerek, çalışmasını bitirmeden evvel Türkiye’de direniş kültürünün sunduğu olanaklara dair etkili bir siyasal antropoloji tartışması yürütmeyi de ihmal etmiyor. Türkiye toplumuna atfedilen “olağan muhafazakârlık” nitelemesinin arka planını merak edenler için ufuk açıcı bir çalışma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1457c865-3b67-416b-8c7f-cc74b525b69b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Karanlık Gecesi</image:title>
            <image:caption>“İnsan, sevdiğini kışıyla da yazıyla da kabul etmez miydi? Âşık olacaksa eğer, dört mevsimine birden âşık olmaz mıydı? İnsan, sevdiği kişi için savaşmaktan veya bir şeyler yapmaktan vazgeçer miydi? Bence vazgeçmezdi. Vazgeçmemeliydi. Bu hayata sadece bir kere geliyorduk sonuçta. İnsanın sevgisi uğruna savaşması kadar güzel bir uğraş var mıydı? Hem, böyle bir sevgiyi hissedebilmek için ikinci bir şansımızın olacağının garantisi var mıydı? Yarın nefesimiz tıkanıp, yolda bir taşa takılıp ya da bir kaza geçirip ölmeyeceğimize kim garanti verebilirdi? İhtimallere ve geleceğe bırakılacak bir şey değildi sevgi ve aşk. Değeri şimdi bilinmeliydi, sonra değil.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2806e9e-335f-400e-9d11-5ebd0df73c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün ve Ümit</image:title>
            <image:caption>Hüzün ve Ümit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd88334-0fce-4b0a-9461-55a05a0657eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mermer Adam</image:title>
            <image:caption>KÖTÜLÜK HİÇ BEKLENMEDİK BİR YERDEN GELEBİLİR. 
 
Yıl 1939, Berlin… Avrupa yeni bir dünya savaşının eşiğinde… 
 
Reich’ın ileri gelenlerinin güzel eşleri tek tek vahşi cinayetlere kurban gider. Gestapo subayı Franz Beewen, öldürülen kadınların psikiyatrı Simon Kraus ve aristokrat psikiyatr Minna von Hassel, Nazilerin nefes aldırmadığı Berlin’de bu cüretkâr cinayetleri işleyen katilin peşine düşerler… 
 
Jean-Christophe Grangé’den, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, gerilim dolu bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b6afe17-42ef-44c7-98e2-9db76840c5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Oktay Akbal&apos;ın Anısına Saygılarla</image:title>
            <image:caption>“Oktay Akbal yalnızca bizim toplumun değil, olabildiğince bütün dünyayı yaşayan bir duyarlılık gücünün yazarıdır”
Melih Cevdet Anday 
“Oktay Akbal, hayata sevgiyle bakan, özgün bir yazardır. Gerçi barışa, insanlığa, sevecenliğe tutkunluk yazarlığın doğal kuralı gibi görünür, ama adı yazara çıkmış çoğu kişiye bakın, hep hot zortla beyaz kağıtları karalarlar”
İlhan Selçuk 
“Oktay Akbal, Atatürk’ün devrimciliğindeki temel pratiği, kılgıyı, eski devleti yıkmasını, eski toplumu temelinden değiştirmeye çalışmasını konuşur gibi, rahat, arı bir dille, açık seçik anlatıyor.”
Ceyhun Atuf Kansu 
“Oktay Akbal, sosyal adalete, hukukun üstünlüğüne ve laik Cumhuriyet ilkelerine sonuna kadar sadık kaldı ve basın özgürlüğünü savundu.”
Alev Coşkun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b97339f-579b-4913-8b21-4286eb85fba5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Işığının Tadı</image:title>
            <image:caption>Gün Işığının Tadı
Bazen en yakınındakiler tarafından anlaşılmadığını hissettin mi? Ya da yeni tanıştığın birinin kelimelere ihtiyaç duymadan, koşulsuz seni anlayabileceğini? Gün Işığının Tadı, kendileri olmayı öğrenen, birbirinden çok farklı iki kadının hikâyesi.
 
Sally ve Liss… Sally herkesten uzakta, yalnız kalmak istiyor. Her şeye kızıyor: taleplere, kurallara, yetişkinlere… Her şeyden nefret ediyor; en çok da sorulardan, özellikle görünüşüyle ilgili olanlardan.
 
Liss ise tek başına işlettiği büyük bir çiftlikte yalnız, diğer insanlara ihtiyaç duymadan yaşıyor. Sally, ilk karşılaşmalarından itibaren Liss’in diğer yetişkinler gibi olmadığını fark ediyor ve onun bir gece çiftlikte kalma önerisini kabul ediyor. Bu bir gece, haftalara dönüşüyor. Üzüm bağlarında çalışırken, arıcılık yaparken, eski armut çeşitlerini tadarken onları diğer insanlardan ayıran şeylerden bahsetmeye başlıyorlar. Başlangıçta çok az konuşmalarına rağmen zamanla aralarında kelimelerin ulaşabileceğinden çok daha büyük bir bağ kuruluyor. Ve yavaş yavaş, birbirlerinin yaralarını öğreniyorlar. Bir gün Sally, Liss’te istemeden bir travmayı tetiklediğindeyse geçmişteki karanlık, gün yüzüne çıkıyor.
 
Gün Işığının Tadı; sevgiye, karşındakini olduğu gibi kabul etmeye, doğanın iyileştirip dönüştürme gücüne ve eğer görmeye istekliysek etrafımızı saran iyiliğe vurgu yapan, dikkati “asıl olana” çeken bir roman.
 
 
 
“Bu kitabı okumak, bir buğday tarlasında dolaşmak gibi: İç ısıtan ve huzurlu.” -Dry.Schauch, Lesejury
 
“Bu romanı okuyan, kitabı farklı bir kişi olarak kapatacak. Daha mutlu biri olarak. Huzur dolu. Bir yaz sonu mutluluğuyla…” -Isabelle Riechelmann, Belle Novelle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e5e638-d72e-4dff-a4c2-9d07bc46bc2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tsunami</image:title>
            <image:caption>Türk öykücülüğünün en önemli isimlerinden Lütfiye Aydın’ın tanık olduğu Sivas Kıyımı sonrası kaleme aldığı öykülerinden oluşan Tsunami, Cumhuriyetin 75. Yıldönümü olan 1998 yılında Kültür Bakanlığı Öykü Büyük Ödülü’nü kazanmıştır.
Bu kitaptaki öyküler, yaşamanın ve savaşıma devam etmenin, bir aydının en büyük sorumluluğu olduğunu duyumsatacak okurlarına…
“Çok şükür yaşıyoruz diyemiyoruz ne yazık ki. Yine de ‘iyi ki yaşıyoruz’ yaşamanın bir suç olduğu zamanda diyorum. Çok ağır bir yükü de taşıdığımı düşünemiyorum; yalnızca duyumsuyorum bunu. Yaşıyorsak bir anlamı olmalı yaşamanın, bir işlevi.
Tsumani sürüyor…“</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038cf789-0826-4b99-96e6-6394b718cd6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Lambadaki Cin: Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>Sabahları alarm sesi ile uyandığımız, uyanır uyanmaz içine yüklediğimiz uygulamalarda zaman geçirmeye başladığımız, gelen aramaların yanında bizlerin de aramalar yaptığı telefon­larımızın üzerimizde çok emekleri var. Günün çoğu vakti elle­rimizden düşmüyor akıllı cihazlar. 
Peki bu akıllı telefonları en çok hangi amaçla kullanıyoruz? En çok hangi uygulamalar eşliğinde zaman geçiriyoruz? İşte bu soruların cevapları verilmeye başlandığında sosyal medya mecraları açık ara önde geliyor. 
Peki bu kadar çok zaman geçirdiğimiz sosyal medya nedir? 
Nasıl faydalı kullanabilirim? 
Hayatlarımıza olumlu olarak neler katabilir? 
Sosyal medya mecralarını kullanarak nasıl imaj oluşturabiliriz? 
Sosyal medyanın zararlarından nasıl kurtulabiliriz? 
Sosyal medya ile para kazanmanın yolları nedir? 
Sosyal medya ile markalaşmanın formülleri nedir? 
Sosyal medyadan Metaverse uzanan yolların etkin kullanımı nasıl olmalıdır? 
Sosyal medya mecraları üzerinden etkin bir kriz yönetimi nasıl yapılır? 
Kısacası sosyal medyayı korkmadan kullanmak, zararlarını bertaraf edip yararlarını ortaya çıkartmak, ister kendinizi ister­se iş yerinizi dünyaya duyurmak istiyorsanız işte size reçete…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e6bee76-8251-44ba-8095-175fc197b01d.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale of Two Cities</image:title>
            <image:caption>“It was the best of tImes, It was the worst of times.” 
A tale of two cities was described as “the best story I’ve ever written” by Charles Dickens. This classic piece tells the story of a group of people trying to survive during the French Revolution. While telling personal stories, the book also portrays the brutal social conditions of the period. 
Constructing a story of a period of immense complexity through a family’s past, the author takes us to a breathtaking journey from quiet streets of London to the vengeful and bloody streets of Paris, a city where everyone must live under the shadow of La Guillotine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfd774ca-6210-44df-b111-b1da8c04689a.jpg</image:loc>
            <image:title>Müessesemize Hoşgeldin</image:title>
            <image:caption>Aşk, ihtiras, kıskançlık, korku,gerilim, psikoloji, ajitasyon ve daha  birçok şey... Hepsinin iç içe yaşandığı, kimine göre sıradışı, kimine göre olağan görülen olayların her bir detayını, büyük titizlikle yazdığım bu romanda bulabileceksiniz. Yer yer gülecek, yer yer gözlerinizin dolacağı bu kitabı soluğunuzu tutarak okuyacaksınız. Bu kitabın ana temasını, pek çoğumuzun başına gelen,fakat ismen bilmediğimiz veyahut bilme zahmetine girmediğimiz “Gamofobi”kavramı ve tezahürleri oluşturmaktadır. Baş karakterimiz Gönenç,artık evlilik çağına gelmiş,hatta geç bile kalmıştır. Kendisinin başından bu yana pekala bildiği,lakin yaşadığı acı tecrübeler sonucunda kanayan bir yara misali gitgide artan bu korkusuyla yüzleşmesi acaba onun yararına mı olacaktır? Bunu hep beraber göreceğiz. Dahasını mı? Şimdilik ben susuyorum, gerisini siz değerli okuyucuların merak ve ilgisine bırakıyorum. Karmaşık ilişkiler ve olaylarla örülü bu eşsiz macerayı biran gözünüzü kırpmadan takip edeceksiniz. 
 
Belirtmek isterim, Karakterler ve yaşanılan olaylar tamamen gerçek dışı ve kurgusaldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c779bda2-f92f-4016-990b-f457525cdd0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabu&apos;t Tevehhum - Ölüme Dair</image:title>
            <image:caption>Zamanının en büyük alimlerinden Haris El Muhasibi&apos;nin bu eseri; ölmeden ölümü tattıracak. Ölüm anını ve sonrasını birinci ağızdan iliklerinize kadar hissedecek, cennet nimetlerinin kokusunu alıp, cehennemin sesini duyacaksınız! Bu kitap, imanın zirvesini yaşayan bir alimin, ebedi alemi tefekkür ederek kaleme aldığı, emsaline az rastlanılabilecek bir eserdir. Haris el muhasibi hicri 165 yılında Basra&apos;da dünyaya gelmiştir. Nefis muhasebesi konusundaki titizliğinden dolayı &quot;muhasibi&quot; olarak tanınmıştır. Ahmed b. Hanbel ve Cüneyd-i Bağdadi ile aynı dönemde yaşamıştır. Kitap, ölüm anı ve acısı ile başlamakta, ölüm meleğinin görülmesini, o anda karşılaşılan iyi veya kötü hali canlandırmakla devam etmektedir. Akabinde kabirde sorgu meleklerinin gelişini, ardından kişinin ameline göre cennete veya cehenneme gönderilmesini tasvir etmektedir. Yazar, okuyucuya cenneti ve cehennemi ölmeden iliklerine kadar yaşatmaktadır. Kitabın sonuna gelindiğinde, Muhasibi, Allah’ın rızasını kazanma yolunda neler yapmamız gerektiğini anlatarak hayatımıza yön vermektedir. Kitap bittiğinde, Muhasibi’nin muhsabesi bitmiş, senin muhaseben başlamış olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d961e0c3-c9ec-49b2-901d-17c4029f2583.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an Ahkamı/2 Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Son dönem İslâm âlimlerinden Müftü Celal Yıldırım Hoca’nın 50 yıldır yayımlanması beklenen büyük eseri Kur’an Ahkamı (Ahkam Tefsiri) çıktı. Kur’an’dan bir meselenin delilini arayanlar bu kitapta bulacaklardır. Müellif bütün ahkam ayetlerini ve birçok ahkam hadisini kitabında toplamıştır. Ahmet Davutoğlu Hocaefendi, bu kitaba yazdığı takrizinde, kitabın önemine dair şöyle demiştir: “Kur’an Ahkâmı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları adlı eseri okudum. Eser körpe dimağların düşünce ve algılarında şüphe oluşturmaya yeltenen çevrelere tokat niteliği taşımaktadır. Her meselede mutlaka delilini görmek isteyenlere mükemmel bir cevaptır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c24c8f-7b6e-4cd0-a16f-0877c80e1132.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzurun ve Özgürlüğün Bedeli</image:title>
            <image:caption>İnsanlar, olan şeylerden değil, o şeylerle ilgili fikirlerden rahatsız olurlar. Mesela ölüm kötü değildir, eğer kötü olsaydı Sokrates’e de öyle görünürdü. Kötü olan ölümün kötü bir şey olduğunu düşünme fikridir. Engellendiğimizde, rahatsız edildiğimizde veya acı çektiğimizde suçlu olan başkaları değil kendi fikirlerimizdir. Fikirlerimiz kadar güçlü, fikirlerimiz kadar huzurlu ve yine fikirlerimiz kadar Özgürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/654a6639-4c23-46fc-8aeb-1fb4d283f716.jpg</image:loc>
            <image:title>Zenginliğin Bilinçaltı Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Kendi titreşim enerjinizi yükselttiğinizde; odak noktanızı kendi muhteşem varlığınızın merkezinde tuttuğunuzda; bolluk ve bereketinizi tanıyarak kendinizi zihinsel olarak zenginlik enerjisine uyumladığınızda; tüm arzularınızı gerçekleştirmek için bilinçli zihninizle bilinçaltınızı uyumlu hale getirdiğinizde, emin olun parlayacaksınız. Parladığınızda zenginlik kapılarının size cömertçe açılıp, yıldız tozlarının başınıza serpildiğini, gözlerinizin ışığının gülüşünüzü ve tüm dünyayı aydınlattığını kalbinizle hissedeceksiniz. 
  Işık hızında, şimdi ve tüm zamanlarda, sizin ve bütünün hayrına olan, tüm arzularınızın kabul gördüğünün mutluluğu içinde; satır aralarından size gülümseyen bilgilerle yolculuk yapmak isteyen her şahane ruh, bu kitabı gönül rahatlığıyla okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08dc5966-b7d8-4f1b-af0a-7075a09dc704.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımdan Aklımda Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Bu otobiyografik kitapta çocukluğumdan başlayarak ailemi, akrabalarımı, arkadaşlarımı, gençliğimi, devrimci mücadelemi, acılarımı, sevinçlerimi, kısacası hayatımdan hatırladıklarımı anlatıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ba598d7-7b0a-4b5d-aa92-0f65a609745a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hünkâr ile Mimar – Düşlerde Selimiye / Sinan 2 Oyun</image:title>
            <image:caption>1942 Adapazarı doğumluyum. İstanbul Yeşilköy’de başladığım ilkokulu Amasya’da sürdürüp, Kastamonu Taşköprü’de tamamladım. Ortaokulu Manisa Alaşehir’de, liseyi İzmir Karşıyaka’da okudum. 1974’te Güzel Sanatlar Akademisi Y. Mimarlık Bölümü’nü bitirdim. 
  Mimar olarak, yaşam sahnesinde sert uçlu kalemimle çizgiler çizmekten yorulunca; bir ekran başına geçip, düşler dünyasında oyunlar yazmayı seçtim. Artık şantiyelerde uyguladığım projeler yerine sahnede yorumlanan oyunlarım olacaktı. 
  Bir ömür boyu, Koca Sinan’ın eserlerindeki hikmeti taşların arasında arayıp durdum. Sonunda gerçek eserin “İnsan Sinan” olduğunu anladım. O; ‘Hünkâr ile Mimar’da Kanuni Süleyman’la, ‘Düşlerde Selimiye’de Sarı Selim’le söyleşirken, sohbetlerine tanık oldum. 
  ‘Mümkünler Köprüsü’ inancın; soyutu somut kılma erdemiyle O’nu Koca Sinan yapan yolu, ‘Sinan Süleymaniye’de ise onun yarattığı, hem de onu yaratan kültürü gösterdi bana...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9759a5f-ec5a-4ba0-93f0-c33ef4c0cacd.jpg</image:loc>
            <image:title>Telgrafçı</image:title>
            <image:caption>Her şeyin bittiğini görmek, bu kabustan kurtulmak en büyük arzumuzdu. Alemdar Caddesinde, sokaklarda sesler kesilmişti, pencereler kapalı artık çocuklar oynamıyordu, çocuk sesleri gelmiyordu, dışardan, kapılar sürgülü, mahalle’de son adımlarımız kaldırımlar’da kalmıştı, yollarını bekleyecek kimse de kalmadı, sokaklar ıssız kalmış sokak kandilleri de sönmüştü, kendiliğinden, yapraklar dökülmüştü. Uzaklarda kalmıştı,sokağımızdaki o güzelim selvi ağacı, sokaklardan cadde’ye doğru gözyaşlarım döküldü, orada kaldı, artık bir yola gidiyorduk; meçhule…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/843cb335-7bff-4e2d-8701-b109f52fb44d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ar Damarı Çatlayanlar</image:title>
            <image:caption>Bu otobiyografik kitapta çocukluğumdan başlayarak ailemi, akrabalarımı, arkadaşlarımı, gençliğimi, devrimci mücadelemi, acılarımı, sevinçlerimi, kısacası hayatımdan hatırladıklarımı anlatıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0edebe86-7166-4930-baf9-877b387b6776.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşbakışı</image:title>
            <image:caption>“Kuşbakışı”, Serra Menekay’ın ikinci romanı. Bir pilotun gözünden Balyoz ve benzeri kumpas davalarının perde arkasını ortaya koymaya çalışan bu romanda bütünüyle kurgu olan bir hikâye gerçek bir zemin üzerine oturtularak aktarılıyor. 
               “Kuşbakışı” Balyoz gibi isimli davalarla Türk Ordusuna kurulan kumpasa adı gibi kuşbakışı bakmayı amaçlayan bir roman. Sürükleyici bir kurgunun önderliğinde, yakışıklı pilot Göksel Güçlü’nün bakış açısıyla onun dilinden anlatılan bu hikâye aslında; 2009-2016 yılları arasında Türkiye’nin içinden geçtiği sürece de baktığı açıdan ışık tutuyor. Kitabın içinde söz konusu dönemde yayımlanan kitaplara, köşe yazılarına ve gazete manşetlerine atıflar yapılarak ülkenin geçtiği süreç detaylandırılıyor. Bu anlamda kitap okura kumpas davalarının süreçleri hakkında iyi bir özet sunuyor. Bunu bir roman kurgusuyla anlatıyor olması esere akıcılık ve sürükleyicilik özelliklerini kazandırıyor.              
Tüm bunların yanı sıra kitapta bir travma ile kötürüm kalan genç bir hastanın neler yaşayabileceğini, tıbbi tedavilerin ayrıntılarını, psikolojik destek tedavilerinin yerini, yeniden ayağa kalkabilmenin zorluklarını danışmanlardan alınan destek ile yakından ve detaylı olarak görebiliyoruz. Kitap bu yönüyle titiz bir gözlem, ayrıntılı bir çalışma ve saygın bir bilgi birikimi barındırıyor.
 
Yazarımız Serra Menekay “Kuşbakışı”nı şöyle özetliyor: 
 “Türk Hava Kuvvetleri’nde çok başarılı bir pilot olan üsteğmen Göksel Güçlü, hakkındaki dedikodular ve kariyerindeki kötü gidiş yüzünden zor günler geçirmektedir. Bu dönemde talihsiz bir de kaza yaşar ve kullandığı uçağı son anda indirerek kurtarmayı başarsa da kendisi kötürüm kalır. Tekrar ayağa kalkabilmek için girdiği uzun tedavi süreci Göksel’e ilk kez başına gelenler üzerinde düşünme ve perde arkasını görme fırsatı verir. Bir pilot olarak manzaraya hep en tepeden bakma alışkanlığı olan Göksel, sadece kendi yaşamıyla sınırlı kalmayarak büyük resme odaklanır ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan tüm davaların ardındaki hain planı çözmeye çalışır. Bu bulmacanın içinde akıllı ve kararlı kadınların yardımıyla adım adım ilerleyen Göksel’e sevgi, umut ve aşk eşlik etmektedir. 
Elinizden bırakamayacağınız bu romanda yurtsever bir savaş pilotunun gözünden 2009-2016 sürecindeki Türkiye’ye ve bu dönemde Balyoz ve benzeri davalarla tıpkı romanın kahramanı gibi kötürüm bırakılan Türk Ordusuna kurulan kumpasa “Kuşbakışı” bakma şansını yakalayacaksınız.” 
“Kuşbakışı” hakkında Sayın Sunay Akın ve Orhan Bursalı’nın değerlendirmeleri şöyle:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989c50ea-3ea7-4111-944d-5d3ed8c74e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Şamil Büyük Taarruz`un Küçük Tanığı</image:title>
            <image:caption>Büyük Taarruz’un kahramanı Ali Şamil’in, Ahlat’tan Enver Paşa’nın konağına, Sultan Vahdettin’in damadı İsmail Hakkı Bey ile dostluğundan Kurtuluş Savaşı’na kadar
uzanan destansı yaşamı.
1916-1922 arası tarihimizin en önemli olaylarına şahitlik eden Ali Şamil, 1955 yılının ramazanı boyunca kıraathanesinde toplanan insanlara anılarını anlatır. Genci, yaşlısı herkes
bu küçük adamın başından geçenleri can kulağıyla dinler.
Ali Şamil hikâyesini tamamladığında yaşadıkları
hem gönüllere hem de hafızalara kazınır.
Turgut Yasalar, Ali Şamil Büyük Taarruzun Küçük Tanığı’nda, yakın tarihimize damga vuran olayları, Kurtuluş Savaşı kahramanı küçük dev adam Ali Şamil’in gözünden
ustalıkla anlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4baec7f6-8423-4c30-ac26-3820a17fa610.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye`nin Siyasal Gelişmeleri 1923-2018</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Rıdvan Akın, Türkiye’nin Siyasal Gelişmeleri’nin ikinci cildinde 1923 Lozan Barış Antlaşması’ndan 2018 yılına kadar yaşanan siyasal gelişmeleri ele alıyor. Cumhuriyet’in erken dönemine ve Atatürk’ün kişisel hayatına ilişkin önemli başlıklar, İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan sıkıntılar, çok partili hayata geçiş, Demokrat Parti iktidarı, 27 Mayıs 1960 kesintisi, 1961’de demokrasinin çıkmaza girmesi, 12 Eylül 1980 müdahalesi ve Milli Güvenlik Konseyi yönetiminin ürünü olan 1982 Anayasası döneminde yaşanan siyasal dinamikler, 2002 Seçimleri, AKP’nin iktidara gelişi, bugünkü siyasal atmosferi oluşturan gelişmeler tüm yönleriyle inceleniyor.
Türkiye’nin geldiği son nokta, onu hazırlayan koşullar analiz ediliyor. Prof. Dr. Rıdvan Akın, ortaya koyduğu bilgi birikimiyle geçmişe ve bugüne geniş bir perspektiften bakma olanağı sağlıyor.
“Türkiye 20. yüzyılın ilk yarısında modern milli devletin ve Cumhuriyet kurumlarının kuruluş ve konsolidasyon sürecinden geçti. Konjonktüre göre ileri ve geri adımlar da oldu. Ama 1946’dan beri girdiğimiz yol; çok partili siyasi hayat, serbest seçimlerle iktidarın belirlenmesi, muhalefetin meşru ve yasal güvenceler altında çalışması gibi evrensel demokratik rejim kriterlerine uygun bir çizgi izlemektedir.
Ara rejim dönemlerinin sebep ve sonuçlarıyla ilgili geniş bir literatür mevcut olmakla birlikte, Türkiye demokrasisinin kuruluş koşulları ve sınıfsal temellerinin Batı Avrupa demokrasilerinin gelişim çizgisinden farklı olduğu gerçeği unutulmamalıdır.”
Prof. Dr. Rıdvan Akın
Türkiye’nin Siyasal Gelişmeleri, Türkiye’nin yakın tarihine ilgi duyan herkes için önemli bir kaynak eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d799a2-4119-4654-8231-10fe6a9c1527.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütünüyle İnsan Olmak</image:title>
            <image:caption>Zihninizin
Işıklarını Yakın”
 
Kitapları dünya çapında 50 milyondan fazla satan yazar ve psikoterapist Steve Biddulph, terapi ile nörobilimin en yeni yöntemlerini birleştiriyor. “Üstün Duyu” kavramıyla okuru, duygularımızın altında yatan nedenlere kulak vermeye davet ederken, “Dört Katlı Malikâne” yöntemiyle de zihnin her seviyesini kullanıp daha özgür, bilinçli ve huzurlu yaşamanın püf noktalarını açıklıyor.
İçgüdü veya altıncı his denen kavram aslında ne?
Duyguların hayatımızdaki gücü nasıl ölçülebilir?
Zihnimizin kullanılmayan bölümleri var mı?
Duyularımız bizi daha uyumlu insanlara
dönüştürebilir mi?
Beynimizin yardımıyla travmaların üstesinden
gelebilmek mümkün mü?
Bütünüyle İnsan Olmak’ta danışan örneklerinden ve alıştırmalardan yararlanarak; beyninizdeki blokajları kaldırabilir, içinizdeki ilkel bilgeliği keşfedebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0308913-f7d7-47ec-9e1c-1c38c1161a26.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Uzak Ne Yakın</image:title>
            <image:caption>Neden yakın bir arkadaşa ihtiyaç duyarız? Yakın olmanın iyi yanları nelerdir? Biriyle yakın olmanın zorlukları var mıdır? Yakınımızla aramızdaki mesafeyi nasıl belirleriz? İki yakın arkadaş olan Zeliş ve Mercan bu konu hakkında daha önce hiç düşünmemişlerdi. Ta ki başlarına gelen o esrarengiz olaya kadar... Ne Uzak Ne Yakın, çocukların eleştirel, yaratıcı, özenli ve işbirliğine dayalı becerilerinin gelişimine destek olan Çocuklar İçin Felsefe’ye (P4C) yönelik soruları içinde barındırıyor. Bu sorular, hem çocukları hem de yetişkinleri arkadaşlık ve yakınlık üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536c5cb5-a6fc-4597-adaf-6a00baf9dacb.jpg</image:loc>
            <image:title>Lizge</image:title>
            <image:caption>Lizge… Dağ çiçeği... Koşulsuz, şartsız her mevsim açan çiçek.   Gördüğü ilk andan itibaren Baran’ın hayatını tamamen değiştiren kadın. Lizge, babasının zulmünden kaçıp Demiroğulları Konağı’na sığınır. Demir Ağa&apos;nın himayesinde Diyarbakır&apos;dan İstanbul&apos;a uzanan yolculuğu, onu yeni bir hayata taşıyacaktır. Baran birlikte çalışmaya başladığı Lizge’yi izledikçe hoyrat duyguları değişir, şefkatle sevmeyi öğrenir. Daha önce tatmadıkları duygular iki âşığı birbirine yakınlaştırır. Lizge, Baran’ı tanıdıkça hayatı gibi kalbi de esaretten kurtulur.   Nuray Ergen, cesur kalemiyle okuru en tutkulu aşk cümlelerinin üzerinde gezdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c19727-cc3c-4560-8666-004042105754.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther’in Acıları</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Goethe’nin 
kaleme aldığı ilk eseri 
 
Genç Werther’in 
Acıları 
 
“Onu bana bahşet!” diye dua edemiyorum; fakat çoğu zaman sanki benimmiş gibi hissediyorum. “O benim olsun!” diye dua edemiyorum; çünkü başkasına ait. Acılarımla alay edip duruyorum.” 
 
Genç Werther´in Acıları’nı 1774’te yazdığında Goethe henüz 25 yaşındaydı. Kentten taşraya göçen genç ressam Werther’in Lotte’ye duyduğu umutsuz aşkı ve çaresizliğinin mektuplarla anlatıldığı bu roman, önce dönemin Alman gençliğini daha sonra ise bütün Avrupa’yı etkisi altına aldı. Öyle ki, bir dönem intihar vakalarının arttığı bile oldu. Goethe’nin kendi hayatından da izler taşıyan ve Napolyon’un elinden düşürmediği rivayet edilen Genç Werther’in Acıları okunmaya değer bir Alman başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e308d1ad-9883-4ff3-a7f0-b75848001f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öze Dönüş</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Travmalarından Kurtulmak 
 
ÖZE DÖNÜŞ 
 
“Geçmiş, geçmişte kalmaz” 
 
Küresel bir tek dünya devleti sapkınlığına sürüklenen insanoğlu, hiç şüphesiz bu dönüşümün sancılarıyla boğuşurken, travmatik anıları geleceğe ayarlanmış saatli bir bomba gibi farkında olmadan genlerine kazıyor. Bu nedenle bu kitabı “geleceğin geçmiş travmaları” olarak yorumlamak çok daha sağlıklı bir bakış açısı olabilir. Çünkü geçmişin kötü izlerini temizlemek yetmez! Bugüne geçmişin geleceği olarak da bakmak zorundayız. Bu bizi hem olmuş olana hem de olacak olana karşı tam donanımlı bir şifa kaynağı yapacaktır. 
 
Bugünün ruhsal problemlerinde esas mesele geçmişte yaşanan ağır travmalardır. Sebebini bulmak, adını koymak ve çözüme ulaşmak ise mümkündür. İnsanı özünden uzaklaştıran her türlü travmanın anahtarını bulmak, iyileşmede ve hastalıklara karşı korunmada birinci rolü oynar. O yüzden bu kitap ile olmuş olana çare bulmaya niyet ettiğimiz kadar olmamış olanın da önünü kesmeyi amaçlıyoruz. 
 
Birçok kişi geçmişi açmanın zarar verici olacağını düşünerek geçmişte yaşadıklarını görmek ve duymak istemez. Bunun için de geçmişin yakasını bırakmadığını, bugünkü birçok davranışında kendini gösterdiğini fark edemez. Çünkü kişi çoktan geçmişin bugüne etkisi olabileceği fikrini zihninin en derinlerine kaldırmıştır. Bazen de kişi yaşadığı durumun anlamsızlığını görür, fark eder ancak olanın adını koyamaz. Geçmişi düzeltmeyi başaramadığında ise tüm yaşam enerjisini bu uğurda harcarken, huzur ve mutluluğu ulaşılmaz sanır. Manevi boşluğu madde ile doldurmaya çalışır; gereksiz harcamalar, borçlanmalar, zararlı bağımlılıklar içinde kaybolur gider.   
 
Bu kitabı okurken hayatınızdaki olaylara bir isim verir gibi, unuttuğunuz ve geçmişte bıraktığınız sen’e yeniden dokunur gibi, kendinizi yeniden keşfederken bir kez daha doğar gibi bakın. 
 
Çünkü uyanışın ilk çağrılarına kulak verir ve bu kitabı kendi yaşamınızı ele alarak okursanız, geçmişinizle ilgili muhteşem izler bulacak ve geleceği dahi şifalandıracaksınız. 
 
Unutmayın, bu sizin hikâyeniz ve öze dönüş yolculuğunuz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da8d82ff-0e2b-477a-b23c-288cbc148e14.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Çakra Yoga - Renkli Resimli</image:title>
            <image:caption>İYİLEŞİN, ENERJİYLE DOLUN, YENİLENİN,
Bu kitap, çakralarınızı dengelemeniz için temel bir yoga rehberi niteliğinde.
Fiziksel ve zihinsel dengeyi bulmak, hepimize iyilik ve şifa veren bir deneyimdir. Ancak bu uyumu yakalamaya giden yol biraz zorlu olabilir. Temel Çakra Yoga, yogaya yeni başlayanların, eğitmenlerin ve bu alanla ilgilenen herkesin, çakralarını açmaları ve hizalamaları, dengeyi bulmaları, bedenen ve zihnen şifalanmaları için pratik bir rehber niteliğinde!  
Bu kitap size, en basit pozlardan biri olan Siddhasana’dan (“başarılı poz”) çok daha ileri seviye bir poz olan Salamba Sirsasana’ya (“destekli başüstü duruş”) kadar, gerek nefes teknikleri ve esnemeyle, gerekse size güç ve esneklik kazandırırken günden güne yaşam kalitenizi artıracak yoga serileriyle çok özel bir deneyim sunuyor. Şöyle derin, arındırıcı bir nefes alın. Bedeninizi mutluluğa doğru esnetme zamanı geldi! 
• Kitapta yer alan, 7 ana çakrayı arındırıcı 56 temel çakra yoga pozunu ve 8 esneme serisini rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
• Bu eğitici çakra yoga kitabı, pratiğe yeni başlayanlar ve evde pratik yapanlar için olmazsa olmaz bir kaynak niteliğindedir. Aynı zamanda yetenekli eğitmenler ve öğrenciler için de ideal bir kaynaktır. 
• Temel Çakra Yoga, sizin için modern bir mat arkadaşıdır. Her bir pozun nasıl yapılacağını gösteren net ve renkli resimlerle pratiğinizi sürdürecek ve çakra yogada ustalaşma yoluna gireceksiniz. 
Christina D’Arrigo 500 saatlik yoga eğitmenlik eğitimini tamamlamış, New Yorklu bir dansçı/koreograftır. New York City’de özel yetenek okuluna girmeye hak kazanmış olan Christina, lisede dans bölümünden mezun oldu ve dans üzerine akademik eğitim almak üzere Los Angeles ve Londra’ya gitti. Buralarda, dans ve koreografi üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimlerini tamamladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c387acd8-d3bd-42a7-a72b-53536d0777e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar ölüyor, stresten, üzüntüden, sevgisizlikten…” 
 
ŞİFA 
 
Hastalıkların Duygusal Sebepleri 
 
Küresel çağın olumsuzlukları bütün duygusal meselelerin içerisine sızarak bazen direkt bazen de dolaylı yoldan insanları hasta ediyor. Bu yüzden son doğal insan nesli boğuştuğu esas düşmanın ne kadar öldürücü olduğunu gözden kaçırıyor. Doğal hayatın içerisinde kendini en iyi şekilde kamufle etmeyi başaran duygusal sebepli katiller, insan ömrüne travmalardan çok hastalıklar ile saldırırken duygusal sebebe bağlı ölen kişilerin gerçekte neden hasta oldukları dahi bilinmiyor. 
 
Hasta olmadan önce ruhunuzu, sonra da duygudan kaynaklı olası hastalıkları hiç olmadan önlemek mümkün. Bunu bilmek insanlık için büyük bir müjdedir! Hiç vakit kaybetmeden, gerçek şifayı kalbinizde hissedin. 
 
Bu yolculukta duygularla hastalıkların, ruh-beden-zihin üçgeninin birbiriyle muhteşem bağına şahit olacağız. Duyguların kötü etkilerinin fark edilmediğinde nasıl hastalığa dönüştüğüyle yüzleşmek sizin için ilk adım. Esas şaşkınlık bilim diye anılan birçok şifanın nasıl da bu düşmanı bilerek görmezden geldiğine tanıklık edince başlayacak. Çünkü hem beslenmenin hem de duygusal sebeplerin bilinçli eller ile yok sayılması umuda bakışınızı değiştirecek. 
 
Şifanın duygusal izlerinde o kadar ileri gideceğiz ki, bırakın anne karnındaki hayatımızın günümüze etkilerini, atalarımıza kadar uzanan aktarım öykülerini dahi ele alacağız. İnanç ve sevgi gibi gözle görülmeyen ama insan hayatını ötelere taşıyan bir mucizenin, şifanın içindeki şahane etkilerine de tanık olacağız. 
 
Hasta olduktan sonra değil, hasta olmadan önce alıyoruz önlemimizi. İyileşmek, daha da önemlisi hastalık bizi bulmadan harekete geçmek için kendi değişimimizi sağlayabiliriz. Bu değişim için önümüzde hiçbir engel yok. Tabii kendi direncimizi saymazsak… 
 
Bu kitap hastalıklar ile duygusal sebepler arasındaki bağı ortaya koyarken hem dolaylı bir şifanın hem de  ‘hiç vakit kaybetmeden’ yapabileceklerimizin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/946d351a-5e83-44d1-8f0b-0d2bf7ff5399.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Kusuru</image:title>
            <image:caption>Artık günümüzde tüm dünyayı etkileme potansiyeli olan sistemik risklerden söz ediyoruz. Özellikle son dönemde yaşadığımız salgın hastalıklar, savaşlar, iklim değişikliği, siber saldırılar, finansal krizler bunun somut göstergelerinden. Peki, 21. yüzyıl dünyasında küreselleşme ve risk ilişkisini nasıl kurabiliriz? 
 
Kelebek Kusuru, çoklu disiplinlerin bilgi birikiminin sağladığı çoklu mercekle, bireylerden işletmelere, ulus devletlerden dev küresel şirketlere kadar küreselleşme ve risk ilişkisini bütüncül bir bakışla gözler önüne seriyor. Ian Goldin ve Mike Mariathasan, sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de etkileyecek tedarik zincirlerinde, salgın hastalıklarda, ekoloji ve iklim değişikliğinde, ekonomi ve politika pratiklerinde kendini gösteren belirsizlikle yaşamanın gerekliliğini vurguluyor. Birbirine sımsıkı bağlı bir dünyada, yabancı düşmanlığı, eşitsizlik, aşırı korumacılık, içe kapanma, savaş gibi açmazlara düşmeksizin riskin nasıl yönetilebileceğinin ipuçlarını veriyor. Goldin ve Mariathasan, bizlere tüm risklerle beraber geleceğe güvenle bakmanın umudunu aşılıyor. 
 
Kelebek Kusuru, hepimiz için yaşamsal konuları ele alan, yer yer kaygılandıran yer yer güven veren ama her durumda düşündürücü, merak uyandırıcı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa33163-fa12-4d7d-afab-59854d066919.jpg</image:loc>
            <image:title>Hints For Life Simple Explanations of Complex Topics (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“But my friends know, there are many Murat’s they deal with, such as the spouse, father, uncle, young man, manager/supervisor, industrialist, Turkish etc. Even they have different types, brave, impervious to the place of attack, with sarcastic characteristics depending on the situation. Do you think you’re any different?” 
 
In this book, the prominent businessman Murat Ulker, who has transformed Yildiz Holding into a global company with more than 65,000 employees operating in an area where more than a four billion consumer population lives across four continents, covers everything from management and leadership to corporate communication and marketing, from science and technology to nutrition and health. Murat Ulker is the Chairman of the Board of Directors of pladis and Godiva, which includes United Biscuits, Ulker, Godiva, DeMet’s Company. You will read his views on various fields, from individual and social matters to culture and art. 
In his writings, enriched with his observations and experiences based on the books he has read or the conferences he attended, Murat Ulker not only gives clues to the principles that have enabled him to be successful but also makes many predictions about the future. In these texts written during the pandemic, he also imagines how the future will be shaped while discussing how the pandemic will affect our daily and working lives. 
 
We think this book, compiled from the articles that a successful businessman shares regarding his experiences and sources on his blog, will attract readers’ attention from all walks of life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/739a6360-b692-416b-808c-9eefd415b557.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 20</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 
 
Canavarlar Birliği ile yapılacak büyük savaştan hemen önce S sınıfı kahramanlar bir strateji toplantısı düzenler. Ne yazık ki, görüş birliğine varamazlar, toplantıya davet edilmeyen Tatlı Maske’nin salona zorla girmesiyle durum daha da içinden çıkılmaz bir hale gelir. Neyse ki Kral, tam zamanında ortaya çıkıp kahramanları cesaretlendirir çünkü onların her zamankinden çok daha fazla morale ihtiyaçları var. Böylece beklenen büyük savaş artık başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b81771-e50e-4bbb-80ce-886290d59e94.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkış</image:title>
            <image:caption>“Altmış beş yaşını geçmiş, hayatta yapmak istediği her şeyi yapmış bir kadın, hele hele birkaç aylık ömrü kaldığını bilerek, ne için yaşayabilirdi? 
Bu sorunun cevabını bulması gerekiyordu Zeynep’in. Hem de acilen.” 
 
Editörün Notu: Ölüm temasını ajitasyon yapmadan işleyen yazar; zengin kelime dağarcığıyla kahramanın gözünden hayatı sorgulayan okuru- bilimden felsefeye, psikolojiden sosyolojiye kadar birçok noktada düşünmeye sevk ediyor. 
 
Bu kitabın satışından elde edilen gelirin tamamı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin “Anadolu’da Bir Kızım Var” projesine bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48805e1-6771-49d2-9452-dedff565502a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikâyeyi Hanedan-ı Âl-i Osman</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, Büyük Roma İmparatorluğundan sonra dünyanın stratejik öneme sahip topraklarında ve üç kıtada uzun süre hâkimiyet kuran ikinci devlet oldu. Halil İnalcık’a göre Osmanlı hâkimiyet anlayışının temeli, Türk-Moğol-İslâm-Roma-Hint-İran geleneğine dayanır. 
Kurucu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Bey’in ataları, 1071 deki Malazgirt Savaşı sonrası Ahlat Emirine bağlı olarak Anadolu’da fetihlere katılmışlardı. Ertuğrul Bey’in obası, &quot;Emir Timur ve oğlu  Şahruh kabul etmese de &quot; IYI simgesini kullanan Oğuzların Kayı Boyuna bağlı idi. Kayı Boyu damgasını II. Murad’ın sikkelerinde görebiliyoruz. Ertuğrul Bey’in  ismi, ilk defa Cezerî’nin &quot;Tarihül İslâm&quot; kitabında geçer, türbesi  devletin ilk merkezi olan Söğüt’tedir. 
Anadolu Selçuklu Devletinin son zamanında, Bizans sınırına yerleşen dört bin kişilik Kayı obası, Dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurmaya muvaffak oldu. Cengiz İmparatorluğunun devamı olan İlhanlı Moğol  Devleti’nin Asya Bozkırlarından İran ve Anadolu’ya sürdüğü yüzbinlerce Türk-Türkmen, Osmanlı Hanedanının kurduğu  devletin yapıtaşları oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff2bfc29-0f1a-407d-83ba-9513995d26b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Texas Rapsodisi</image:title>
            <image:caption>2018 EDGAR ÖDÜLÜ 
EN İYİ GİZEM ROMANI 
 
Doğu Texas’ın küçük kasabası Lark’ta nehir yatağında kısa süre aralıklarla iki ceset bulunur. Kurbanlardan biri Chicago’lu siyah bir avukat, diğeri kasabadan beyaz bir kadındır. 
 
Darren Mathews yıllar önce Texas’tan ayrılıp Chicago’ya taşınan siyah bir Texas kolluk kuvvetidir. Geçici olarak görevinden uzaklaştırılınca cinayetlerin ardından memleketine döner ve Texas’ta faaliyet gösteren ırkçı topluluk Aryan Kardeşliği’nin bu olaylarla bir ilgisi olduğuna karar verir. Soruşturmaya katılma yetkisi istediğinde ise yasaların kişiden kişiye göre değiştiği bir devletin tehlikelerine tanık olmak durumunda kalır. 
 
Doğu Texas’ın eşsiz müziklerini, renklerini ve manzarasını yansıtan Texas Rapsodisi, Amerika’daki ırkçılık ve adalet çatışması üzerine yazılmış çarpıcı bir roman. 
 
“Merak uyandıran özgün bir hikâye.” –Observer 
“Sürükleyici!” –Publishers Weekly 
“Attica Locke Texas Rapsodisi’nde gerilim türündeki ustalığını konuşturuyor. Bu kitaba dair her şeyi çok sevdim.” –Ann Patchett 
 
“Locke’un yazım tarzı gerçekten etkileyici.” –Diana Evans 
 
“Büyüleyici…” –Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381219ea-f189-49a7-8ece-75fbc3e02858.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Tavsiye</image:title>
            <image:caption>Bilim kendi adına konuşmaz. Bilim insanları, kafa karıştırıcı olabilecek konulardaki içgörülerini halkın ihtiyaç duyduğu şekilde ifade edemezler. Ünlüler, taraftarlar, lobiciler ve arkalarındaki fon sağlayıcıları, bilim insanlarının basit yanıtlar verme konusundaki isteksizliklerinden yararlanıp medyayı yanıltan yanlış iddialarda bulunurlar ve bu sahte bilgi saldırısının ortasında insanların kafası kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğu konusunda daha da fazla karışır. 
 
Kötü Tavsiye’de Paul A. Offit, yanlış bilgiyle mücadelede yapılması ve yapılmaması gerekenlere dair edindiği bilgeliği okurla paylaşıyor. Offit bu kitabında bilim ve sahte bilim konularını ele alınken sadece kurnaz şarlatanların ve onların “mucizevi” tedavilerinin tetiklediği fikirleri değil aynı zamanda Holokost ve iklim değişikliğinin inkârı gibi yıpratıcı, tehlikeli ideolojileri de tartışıyor. 
 
Kötü Tavsiye bilime yönelik politik saldırılardaki artıştan rahatsız olan okurlar için kesinlikle eşsiz bir kılavuz niteliğinde. 
 
“Bilginin duyumlar sayesinde ve deneyimle kazanılabileceğini öne süren görüşü tartışan kusursuz bir örnek.” –Publishers Weekly 
 
“Kötü Tavsiye bilimsel konularda kamuoyunu yanlış yönlendiren ayrıntıları akıcı ve mizahi bir üslupla okurvcxva sunuyor.” –Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/770f3f61-1665-4604-b1f5-8ab35c770ea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştirme - Etkinlik Kitabı (5-6 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Birbirinden eğlenceli ve eğitici aktivitelerden oluşan5-6 Yaş Dikkat Geliştirme Etkinlik Kitabı, bu yaş dilimindeki çocukların odaklanma ve çözüm geliştirme becerilerini destekler.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Okul Öncesi Eğitim Programı’nda yer alan kazanımlara uygun şekilde bir araya getirdiğimiz bu etkinlikler, çocuklarınızın eğlenerek öğrenmelerini amaçlar.
Çocuklarınız, zengin içeriğe sahip bu etkinlikleri kendi kendine ve sizinle birlikte yaparken hem verimli hem de keyifli zaman geçirecek.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b11492f-9330-4432-ac6a-0f453e10ea9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zahirden Batına - Akşemseddin&apos;in Menkıbeleri</image:title>
            <image:caption>Büyüklüğü ve kahramânlığı gönüllerinde taşıyan nice Türk, asır­lar içinde milletimizin hâfızasına girmiş ve aslâ çıkmamışlardır. Bu­nun nice misâlleri arasında Akşemseddin de vardır ve o, hep Türk kahramânlarının en ön sırasında olmayı başarmıştır. Başka hiçbir vasfı olmasa, sâdece İstanbul’un mânevî fâtihi bilinmesi, onun bü­yüklüğüne kifâyet eder. Lâkin, Akşemseddin, daha pek çok güzîde vasfı üstünde taşımaktadır. O, devrinin en meşhûr hekimlerinden biridir. Sokaktaki, köydeki, beldeki sıradan insanımızdan pâdişâh ve hânedân mensuplarına varıncaya kadar, onun tedâvisiyle şifâ bulan kişiler, neredeyse bir ordu kalabalığındadır. Tıbdan coğrafya ve târîhe, Kur’ân tefsîrinden fıkıha, hadîs ilminden eczâcılığa varınca­ya kadar, o devrin ayaklı kütüphânesi ve ayaklı laboratuvarı bilinen bir mevkide duran Akşemseddin, bunca imrenilecek, kıskanılacak hasletlerini yeterli görmemiş, bu saymaya çalıştığımız işlere “zâhir” sıfatını kondurmuştur. Zâhir, dış demektir. Zâhir, kabuk demek­tir. Zâhir, beden gözünün gördükleri, beden kulağının işittikleri­dir. Akşemseddin kâbındaki bir tecessüs ve merâk âbidesi, elbette zâhir ile yetinmeyecekti. Daha fazlasını taleb edip isteyecekti. Bu maksatla, ne kadar zâhir kapısı varsa hepsini kapatıp bâtın iklîmine daldı. Bâtın, öz demekti. Bâtın için içi, hakîkat meyvesinin usâresi demekti. Bâtın, ucu ve bucağı olmayan haşîn dalgalı bir ummân de­mekti. O ummânda rehbersiz ve kılavuzsuz gezilip dolaşılamazdı. Hacı Bayrâm-ı Velî, Akşemseddin’e kılavuz oldu ve onu bâtın okya­nusunda, en sâkin limana çekip, kemâle erdirdi. Ankara’daki Hacı Bayrâm-ı Velî Dergâhı’na mürîd olan Akşemseddin, oradan çıktı­ğında, bâtın ilminin gönül kanatlandıran bahçesinde, daldan dala konan bir bülbül olmuş idi.
Turgut Güler, Akşemseddin hakkında şimdiye kadar yazılmış makâle ve kitap hacmindeki inceleme, araştırma ve roman tarzı eserlerin bi­rinci kaynağı olan ve Süleymâniye Kü­tüphânesi’nde iki ayrı nüshası bulunan Emîr Hüseyin Enîsî Efendi’nin kaleme aldığı Menâkıb-ül-Akşemsüddîn’i devrin kelime dağarcığı ve üslûbuna uygun şekilde yeniden söyleyerek notlandırmış ve bugünkü okurun istifâdesine sunmuştur.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab596202-2eb6-49e6-bbf4-de1ffde55489.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoa Felsefesi - Filozoflarla Beş Çayı</image:title>
            <image:caption>“Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Neden bugünden başlamıyorsun?”
Kim demiş felsefenin yalnızca anlaşılmaz cümlelerden ve sıkıcı kitaplardan ibaret olduğunu? Filozofların; insanın varoluşuna, arayışlarına ve nasıl daha mutlu bir birey olabileceğine dair fikirleri, binlerce yıldır insanları da içine almaya devam ediyor. Filozoflarla Beş Çayı serisinde, sizin de parçası olduğunuzu hissedeceğiniz bir sohbet eşliğinde, farklı coğrafyalardan filozofların yaşamları ve fikirleriyle günümüz insanına nasıl seslendiğine şahit olacaksınız.
Stoa Felsefesi’ni okurken Seneca, Epiktetos, Marcus Aurelius ile zamanda yolculuk edecek, onların doğa, zihin, kader, mutluluk, ahlak gibi pek çok konu üzerine söylemlerine ve filozofça yaşamlarına tanıklık edeceksiniz. Felsefenin herkese seslenen pratik yanını keşfetmek istiyorsanız Filozoflarla Beş Çayı’na davetlisiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87d106ae-d8dc-4f42-b6f4-4e2066c4e5af.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası - Günümüz Türkçesiyle</image:title>
            <image:caption>Tanzimat romanının ilk gerçekçi örneği sayılan Araba Sevdası, gösteriş meraklısı, hayalperest bir genç olan Bihruz Bey karakterini merkeze alır. Bütün hayatını okuduğu Fransız romantik kitaplarına uygun yaşamaya çalışan Bihruz Bey, yalnızca birkaç kez gördüğü Periveş&apos;e tutkuyla bağlanır. Romanda Bihruz Bey&apos;in trajikomik tutkusunun yanında, çevresindekilerle ilişkisi üzerinden Osmanlı&apos;nın son dönem sosyal yaşamı da gözler önüne serilir. Bihruz Bey karakteri Türk romanında sıkça kullanılacak alafranga, mirasyedi tipinin bir öncüsü olurken Araba Sevdası, gerçekçi anlatımı ve bilinç akışı gibi teknik yeniliklerle Türk romanında yeni bir sayfa açar.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616edfed-44e5-4b21-bf40-100429cd6184.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatında Hazret-i Hatice Kıssaları</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatında Hazret-i Hatice Kıssaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8959cd79-e1af-4b47-90a2-539eedd5d9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kucağımda Dünya Var Çocukların Dünyası</image:title>
            <image:caption>Kucağımda Dünya Var Çocukların Dünyası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d98e393e-fa9c-4b62-9235-c77000b4c754.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabanciko</image:title>
            <image:caption>Hello! I am Yabanciko. I have black hair and brown eyes. I am a student. My favourite hobbies are reading books and playing football!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668a2b39-7fae-411b-83c3-e07f2cbf4ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Ekspresinde Cinayet -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>1937 kışı. Gece yarısından hemen sonra Doğu Ekspresi bir kar yığını yüzünden durmak zorunda kalır. Lüks tren yılın bu zamanına göre şaşırtıcı derecede doludur ama sabahın erken saatlerinde yolcu sayısı bir kişi azalır...
Amerikalı zengin bir iş insanı olan Bay Cassetti on iki bıçak darbesiyle öldürülmüştür ve işin tuhafı kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir. Yolcular arasında bulunan Hercule Poirot, dünyayla bağlantısı kesilen bu trende karanlık sırlarla dolu davayı çözmeye çalışır...
Otuzdan fazla dile çevrilen Doğu Ekspresinde Cinayet, Agatha Christie&apos;nin en çarpıcı romanlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5bfc8ea-4825-47d7-9d58-2a7c5229857f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Orgazmı</image:title>
            <image:caption>“Orgazm, hayatı yaratan ve onu yaşamaya değer kılan evrendeki büyük patlama gibidir.” 
– Chloe Thurlow 
 
“Bu kitabı sadece kadınlar değil, tüm cinsiyet kimliklerine sahip bireyler okumalıdır. Yine bu kitabı sadece klitorisi olanlar değil, klitorisi tanımak isteyenler de okumalıdır.” 
Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimden bağımsız olarak kadın cinselliğini, orgazmını ve orgazmın başkenti klitorisi anlamak, yıllardır süregelen cinsel eşitsizliğin önüne geçmek için önemlidir. 
Orgazmın püf noktalarını, mastürbasyonun amacını ve inceliklerini, seks oyuncaklarının yarattığı devrimi bilimsel veriler doğrultusunda herkesin anlayacağı bir dilde aktaran bu kitap, kadın cinselliğini ve klitorisi keşfetmenize, anlamanıza ve size zorla göz ardı ettirilmeye çalışılan cinsel hazzınıza sahip çıkmanıza yardımcı olacak. 
Cinsel sağlık uzmanı Dr. Selcen Bahadır’ın kaleme aldığı KADIN ORGAZMI, kadın cinsel hazlarını ve orgazmı keşif için sizlere bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6d14c0-5788-4efe-bc7e-0e327b90347c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercinler Gitmeden</image:title>
            <image:caption>GÜVERCİNLER GİTMEDEN... 
Ne güzeldi o zamanlar şehirler bir cennetti, 
Bildiğimiz, gördüğümüz, dünyamızda servetti, 
Çoğu birbirini tanır, hatır, saygı, hürmetti, 
Yabancıyı fark ederdik hiç tereddüt etmeden, 
Biz bizlerle çok mutluyduk güvercinler gitmeden… 
 
Her semtte bir terzi vardı elbise diktirirdik, 
Bir de berberimiz vardı saça fön çektirirdik, 
Mahallenin bakkalına meyveyi seçtirirdik, 
Bir saygı vardı esnafta kimseyi incitmeden, 
Tebessüm ederdi yüze güvercinler gitmeden… 
 
Hafta sonu üstü açık sinemada film var, 
En güzel elbiseleri giyerlerdi kadınlar, 
Kocaları yanlarında yavaş yavaş adımlar, 
Biri rüzgâr gibi geçti biri şafak sökmeden, 
Çift filmi seyrederlerdi güvercinler gitmeden… 
 
Bir cenaze geçer iken ağır ağır sokakta, 
Tabuta omuz verirdik onu tanımasakta, 
Fatihayla uğurlardık ölüyü son durakta, 
Hüzün bizi terk etmezdi cenaze terk etmeden, 
Ölülerimiz kutsaldı güvercinler gitmeden… 
 
Hiç kalabalık değildi kaldırımsız sokaklar, 
Yanyana geçerken bile toslamazdı insanlar, 
Komşunun namusu bizdik kutsaldı bütün haklar, 
Dedikodu yalan dolan korunurduk fitneden, 
Kardeş gibi geçinirdik güvercinler gitmeden… 
 
Haz alıyorduk hayattan seviyorduk her şeyi, 
Okşayıp sokak başında uyuyan bir kediyi, 
Tuttuğumuz takımlarda buluyorduk neşeyi, 
Radyodan dinlediğimiz maçları seyretmeden, 
Dinlemekte yetiyordu güvercinler gitmeden… 
 
Minarede müezzinler canlı ezan okurdu, 
Hele sabah ezanları öyle bir dokunurdu, 
&quot;Hayrun Minen Nevm&quot; deyip yüreği burkuyordu, 
Uyku ile uyanıklık arasında yitmeden, 
Bir şehir uyanıyordu güvercinler gitmeden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71989c50-8bcd-4b98-8166-d9029b03bdfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Hakkında Acı Gerçekler</image:title>
            <image:caption>“Feragat etmek almaz. Feragat etmek verir. O, sadeliğin tükenmez gücünü verir.” 
– Martin Heidegger 
 
Hepimiz şekerin zararlı olduğunu bilmemize rağmen birçoğumuz onun bağımlılık yapan bir madde olduğunu bilmeyiz. Oysa şeker de sigara, alkol ya da uyuşturucu gibi bağımlılık yapan bir maddedir ve kişinin sadece şişmanlamasına değil, birçok farklı hastalığa yakalanmasına sebebiyet verir. 
Eğer siz de devamlı şeker tüketiyorsanız, yemeklerden sonra mutlaka tatlı yemeniz gerekiyorsa, şeker hayatınızda önemli bir yer teşkil ediyorsa ve tüketiminizi bir türlü kontrol edemiyorsanız o zaman şeker bağımlısı olduğunuzdan yola çıkabilirsiniz. 
Bu kitapta şeker bağımlılığının nasıl ortaya çıktığını, hangi fiziksel ve psikolojik hastalıklara yol açtığını ve bu bağımlılıkla nasıl baş edebileceğinizi öğreneceksiniz. 
 
• Tekli, çiftli ve çoklu şeker nedir? 
• İyi ve kötü karbonhidratları nasıl sınıflandırırız? 
• Glisemik indeks disiplini hakkında her şeyi biliyor muyuz? 
• İnsülin direnci nasıl oluşur? 
• Yeme bağımlılığı ve şeker bağımlılığı arasında ne fark vardır? 
• Şeker hangi koşullarda yağa dönüşür? 
• Çocuğumuzu kötü şekerden nasıl koruruz? 
• Sağlık orucunu ne zaman uygulamamız gerekir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f82116f-46c9-4343-a147-67ccb069d285.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanedeki Ceset -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>“İnsan doğası her yerde aynıdır,&quot; diyen deneyimli, zeki ve meraklı bu kadın Miss Marple&apos;dan başkası olamaz...
Boğularak öldürülmüş, kimliği belirsiz bir kadının cesedi sabahın erken saatlerinde Arthur Bantry ve eşi Dorothy Bantry’nin evindeki kütüphanede bulunur. Arthur Bantry göründüğünden çok daha karmaşık bir hal alan bu gizemi çözmesi için arkadaşı Jane Marple’dan yardım ister.
Sevilen ve kimselere benzemeyen Bayan Marple’ın ikinci macerası Kütüphanedeki Ceset, Christie&apos;nin dehasını bir kez daha gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d1749b-143e-4e7e-9221-be6ce148a074.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündönümü</image:title>
            <image:caption>Güneş doğumunda batana kadar 
Yurduma millete vatana selam. 
Günlerim başlayıp bitene kadar 
Kefensiz toprakta yatana selam. 
 
Güneş burca girip paralanınca 
Düşman ile dostlar aralanınca 
Çakal kurşunuyla yaralanınca 
Hak deyip kurşunu atana selam. 
 
Barış güvercinim gökte uçarken 
Terörist mazluma ölüm saçarken 
Mehmet mataradan suyun içerken 
Siperde lokmasın yutana selam. 
 
Kan döken vahşiye kucak açtılar 
Güzelim dünyaya dehşet saçtılar 
Yaptığı mevziyi koyup kaçtılar 
Tozunu dumana katana selam. 
Hainler ne bilsin dini imanı 
Dağıtırız hayal ile gümanı 
Türk milleti bir olmanın zamanı 
Hudutlarda nöbet tutuna selam. 
 
Küçük Ahmet  yaralandı sineler 
Eğmez başın cefakârdır analar 
Şahit olur buna geçen seneler 
Geceyi gündüze katana selam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4bf6f5f-4528-4b87-b6bb-8814a0f35f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Aşık Konuş</image:title>
            <image:caption>Yatağına uzandı. Bakışları masanın üzerinde duran küçük sandığa yoğunlaşmıştı. Aradan aylar geçmesine rağmen cesaret edip  açamamıştı sandığı. Ve bakamamıştı ailesinin fotoğraf albümüne. Yunus sandığa bakarken gözleri yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db5777e-7a3e-48d8-98a6-e9152fff2f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Düşman -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Gözüpek dedektifler Tommy ve Tuppence ilk maceralarıyla karşınızda!
Genç ikilinin giriştikleri ilk vakada başları belaya girer. Hele birileri tarafından bataklığın içine çekilecekleri akıllarının ucundan bile geçmez...
Her şeye rağmen acaba Tommy ve Tuppence, Lusitania adlı gemi battığında kaybolan ve İngiltere Krallığı’nı tehdit eden belgeleri ele geçirmeye çalışan gizemli Bay Brown’ın kim olduğunu açığa çıkarabilecekler midir?
Peki ya tüm bu gizemin anahtarını elinde tutan Jane Fish’i bulabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70c7609d-26c6-466e-aa93-e44eaa6f2d17.jpg</image:loc>
            <image:title>Riko Ve Oskar -Set</image:title>
            <image:caption>Farklılıkların zenginliğine yaptığı vurguyla öne çıkan seri, derin yetenekli Riko ile can dostu Oskar&apos;ın sınır tanımaz arkadaşlıkları etrafında gelişen curcunalı ve bol kovalamacalı maceraları konu ediniyor. 

Filmi de çekilerek ününü artıran bu kitaplar, yardımlaşmanın ve dayanışmanın önemine değinirken, gerçek dostluğu mutlak dürüstlüğe dayandırmayı ihmal etmiyor.  

Yarattığı edebiyat evreninde her fırsatta ötekileştirilmiş, dışlanmış karakterlere hayat vermesiyle tanınan Andreas Steinhöfel&apos;in yüzbinlerce okuru etkisi altına alan &apos;&apos;Riko ve Oskar&apos;&apos; serisi, doludizgin anlatısının satır aralarında önemli toplumsal konulara da değiniyor ve çocukların, yaşadıkları çağın gerekliliklerine uyum sağlamalarına önayak oluyor.


&apos;&apos;Bu öyküde çok güzel bir mesaj daha var. Bazen tek umudunuz sizi seven, sizi sevdiği için pes etmeyecek olan o tek kişidir. Böyle tek kişisi olanlar ister üstün zekâlı ister yavaş zekâlı olsunlar, çok ama çok şanslı kişilerdir.&apos;&apos; Ayfer Gürdal Ünal, Dünya Kitap

SET İÇERİĞİ 
1. Kitap: Riko, Oskar ve Derin Gölgeler 
2. Kitap: Riko, Oskar ve Defolu Kalpler 
3. Kitap: Riko, Oskar ve Çalıntı Taş 
4. Kitap: Riko, Oskar ve Gökteki Cennet 
5. Kitap: Riko, Oskar ve Devasa Bir Hata</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bbc2c68-147c-4bd1-b56e-a99ab89fffbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Dünkü Ben Değilim</image:title>
            <image:caption>Yaşamda imtiyazlı değilseniz oturup ‘ah, vah, tüh’ diyerek ömrünüzü tüketemezsiniz. Saçma sapan nostaljiler peşinde koşup hayal gücünüzü hayalperestlik ile değiş tokuş yapamazsınız. Kendi hatanızdan dolayı -bu, olasılıkla seçiminizdir- başkasını suçlayamazsınız. Yapmadığınız şeyleri yaptığınızı iddia edemezsiniz. ‘Bulanık Duygusallık’ hiçbir zaman müttefikiniz olamaz, olsa olsa gizli düşmanınız olur. Eğer kendimizi biraz tanırsak -ki bu kitabın yazılış amacı, o birazı sizin keşfetmenizdir- evet, bunların öğrenilebilen şeyler olduğunu anlayabiliriz. Öğrenmek için de yapılacak şey bellidir: Çalışmak… 
 
Mesela neden sinirlendiğiniz hakkında bir bilginiz veya anlaşılmayan bir yanınız var mı? 
Hiç kelimelerin sihirli olabileceğini düşündünüz mü? 
Nasıl öğrendiğiniz, beyninizin hangi lobunu kullandığınız veya hangi zekâ türüne sahip olduğunuz hakkında bir bilgiye sahip misiniz? 
Ya da odaklanma sorunu yaşıyor musunuz? Ayrıca bu sorunun yaşam kalitenizi olumsuz etkilediğini biliyor musunuz? 
Bu kitapta yazılan 31.736 sözcüğün tek amacı var. Size faydalı olabilmek. Yaşam dün olduğu gibi bugün de yarın da fırsatlar sunmaya devam edecektir. 
Peki, biz hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad518ccc-7021-4d19-9436-a78dfa95d05a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicero / Kimse Erdem Olmadan Mutlu Olamaz</image:title>
            <image:caption>“Tek bir adamın dostluğundansa, Roma halkının özgürlüğünü tercih ederim.” 
 
Cicero, Romalı ideal bir politikacı, hukukçu ve mükemmel bir hatipti. Stoa felsefesini benimseyen Cicero, iyi bir devletin nasıl olacağı hakkında, dostluk, erdem, yaşlılık ve mutluluk gibi, toplumsal yaşamın hemen her alanında düşünce üretti. Bugün dahi düşünceleri güncel çalışmalara ilham olmaktadır. 
Roma’nın en çalkantılı siyasi döneminde yaşayan Cicero, dürüstlüğü, adaleti, özgürlük tutkusu ve büyüleyici konuşma tarzıyla döneminde bir yıldız gibi parladı. İnandıklarını imparatorlara ve diktatörlere karşı savunmaktan geri durmadı. Ona göre zalimlik her çağda baş belasıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add1544c-7f61-4c96-8f3f-9e246c8b4c29.jpg</image:loc>
            <image:title>İzzet ve Arkadaşları Girişimcilik İzinde</image:title>
            <image:caption>İzzet İzinde ve arkadaşları çatıya kaçan toplarını kurtarmak isterken kendilerini TEKNOFEST’te bulmuşlardı. Fakat bu onlar için sadece bir başlangıçtı. Üstelik ekibe, mahalleye yeni taşınan Derya Deniz de dahil olmuştu. Nereye kaçarsa kaçsın Derya Deniz’den kurtulamayan İzzet İzinde’nin hem ekibin yeni üyesiyle anlaşması hem de TEKNOFEST projelerini herkesin kullanacağı bir girişime çevirmesi gerekiyordu. Girişim fikirleri için desteğe ihtiyacı olan arkadaşlar mahalleliden yardım istemeye karar vermişlerdi. 
Yeni arkadaşlar yeni hayallere kapı açar mıydı? Peki ya dünyayı değiştirmek mümkün müydü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df638fe-e598-4d75-8272-09dc7b6f64a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İzzet ve Arkadaşları İnovasyon İzinde</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik macerası sonrası ünlenen İzzet İzinde ve arkadaşları, farklı dünyalara dalarak birbirlerini unutmuştu. Herkesten uzaklaşan Mehmet Merhamet, robotların dünyasından bir türlü çıkamayan Derya Deniz ve Emir Demir’i yeniden toplamak görevi İzzet İzinde’ye kalmıştı. Hem arkadaşlarını çok özleyen hem de onlara kızan İzzet’in bir de işitme cihazları için büyük bir inovasyonu başlatması gerekiyordu. 
Küçük dokunuşlar, büyük mutluluklara kapı açar mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3207fbf-e8a9-4388-91eb-7818d87b7e66.jpg</image:loc>
            <image:title>İzzet ve Arkadaşları Dünyanın İzinde</image:title>
            <image:caption>Dört arkadaşın yıllardır üzerinde çalıştığı işitme cihazı projesi tüm dünyanın dikkatini çekmişti. Çok uzaklarda bulunan ve yeni teknolojilerin üretim merkezi olan “Dünyayı İyi Bir Yer Yapma Fabrikası”ndan davet alan arkadaşları daha önce görmedikleri teknolojik yenilikler ve vermeleri gereken zor bir karar bekliyordu. 
Dünyayı değiştirmek için sadece hayal kurmak yeter miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ebe4c1-0f44-4a92-8ad5-3d1049027ff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Şahidesi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Berk Yaltırık okurlarının aşina olduğu zenginlikte karakterleriyle, ürperten atmosferiyle, renkli diliyle kendine özgü bir roman Karanlığın Şahidesi. 1800’lü yılların başlarındaki İstanbul’un eğri büğrü sokakları ve türlü türlü ahşap evleri arasında, kâh insanların kâh cinlerin âleminde savrulup duran Periveş’in serüveni... Hayata gözlerini “esirenin kızı” olarak açan Periveş’in “kız harami”ye ve hatta “zorba azrail’i”ne dönüşmesinin, kaderinin hem fettan hem de cazgır Ecelyandı Ateş Behiye’ninki ile hemhal oluşunun hikâyesi... “Kendisini göz açıp kapayıncaya kadar bir çukurda, Gülfem’le yan yana yatarken buldu. Kesik başı suratına doğru kaldıran başsız beden, yeniden çığlıkları boğazını yırtan Periveş’e doğru kahkahalarla karşılık verirken, tepelerinde toplanan cinlerin onları mezara gömmeye başladığını fark etti. Avuçlarca toprak boğazına dolmaya başlarken Periveş, bir anlığına kesik başın gözlerinde o Azim İfrit’in cehennemi gözlerini görür gibi oldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc376f3-f00e-4001-ab0c-adedba40ed86.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Vanessa’m</image:title>
            <image:caption>2000. Zeki, azimli ve içe dönük biri olan on beş yaşındaki Vanessa Wye, kırk iki yaşındaki çekici ve manipülatif İngilizce öğretmeni Jacob Strane’le bir ilişki içinde buluyor kendini.
2017. Güçlü erkeklere yönelik suç duyuruları giderek artar ve bir harekete dönüşürken başka bir hesaplaşma daha yaklaşıyor. Strane, Vanessa’ya ulaşan eski bir öğrenci tarafından cinsel tacizle suçlandığında Vanessa birden kendini imkânsız bir seçimle karşı karşıya buluyor: Sessiz kalmak ve gençliğinde bu ilişkiye isteyerek katıldığı inancını korumak ya da kendini ve geçmişindeki olayları yeniden tanımlamak. Ama Vanessa, kendisini kökten değiştiren ve hayatında kalıcı bir varlık hâline gelmiş ilk aşkını nasıl reddedebilir? Kendisine taptığını söyleyen adamın inandığından çok farklı biri olması mümkün mü?
Hafızayı ve travmayı, kendi vücudunun gücünü keşfeden genç bir kızın nefes kesen heyecanıyla birlikte ele alan Kara Vanessa’m, sorunlu ergenlik, faillik, rıza, suç ortaklığı ve mağduriyet hakkında hayati sorular soran, çağı tanımlayan bir roman.
“Büyüleyici bir kitap. Bayıldım.” –Kristen Roupenian
“Nefis ve çarpıcı bir ilk roman. Muhakkak okunmalı.” –Gillian Flynn
“Acı verici olduğu kadar güçlü ve #MeToo döneminin tanımlayıcı kitaplarından biri olarak ününü hak ediyor.” –Vogue</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af194747-eedd-4fe4-a8ce-dfed2ded2e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanan Tanrı – Haşhaş Savaşı Üçlemesi 3</image:title>
            <image:caption>MİLYONLARIN SESİ OLACAKTI. SON SAVAŞ KAPIDAYDI.
Çin’in kanlı yirminci yüzyılından ilham alan, ihanet ve entrika dolu Haşhaş Savaşı serisi, üçüncü ve son kitabıyla bizi bir kez daha acımasız fakat büyüleyici bir mücadelenin ortasına bırakıyor.
Nikan’ı işgalci güçlerin elinden kurtaran ve Su Daji ile amansız bir savaşa atılan Rin, müttefiklerinin ihanetine uğramış, ölüme terk edilmişti. Ancak kaybettiklerine rağmen mücadelesinden vazgeçmeye niyeti olmayan Rin, savaşını devam ettirmek için evi bildiği Tikany’ye dönecek ve orada beklenmedik fırsatlar ve tehlikelerle karşılaşacaktı.
Nikan’ın gerçek gücünün milyonlarca sıradan insanın intikama duyduğu açlıkta ve kurtarılmaya dair umutlarında yattığını fark eden Rin, Ejderha Cumhuriyeti’ni, sömürgeci Hesperyalıları ve Şamanizm’i tehdit eden herkesi yenmek için elindeki her imkândan yararlanmak zorunda kalacaktı. Peki kudreti ve nüfuzu giderek artarken, Anka’nın her şeyi yakmasını emreden sesine karşı gelmeyi başarabilecek miydi?
“Fantastik edebiyatın olağanüstü yeni kalemi.” –Peter V. Brett
“Karanlık ve yıkıcı bir son.” –Kirkus Reviews
“Kuang, Haşhaş Savaşı Üçlemesi’ni noktalarken savaşın beraberinde getirdiği yıkıcı bedele ve yürekli fedakârlıklara ışık tutuyor.” –Booklist
“Epik üçlemeye muazzam bir son.” –Library Journal
“Yanan Tanrı üçlemenin en iyi yazılmış kitabı.” –Book Marks
“Bu, harika bir seri.” –Victoria Schwab</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b482bcbb-812b-473f-a9ff-aabc4b3ade41.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Tarihimizde Garip Olaylar</image:title>
            <image:caption>Akademisyen ve yazar Zafer Doğan Yakın Tarihimizde Garip Olaylar’da cumhuriyetin ilanından 2000’li yıllara değin uzanan bir süreçteki pek bilinmeyen bir dizi olayı aktarıyor. İsmet İnönü’den Tansu Çiller’e birçok siyasetçinin geri planda kalmış hikâyeleri yanında Süleymaniye Camisi’ne mahya asan komünistler vakası, Babıâli gazetelerinin ofislerinden dedikodular ya da Yeşilçam ve futbol camiasından anekdotlarla birçok unutulmuş kişi ve olayı hatırlamamıza yardımcı olan bu eser yakın tarihimizin gölgede kalmış köşelerine ışık tutuyor. Anaakım tarih anlatısının dışına çıkabilmek adına eğlenceli bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c7ee2c-2894-442e-ac82-33a0f97c4995.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Hasat</image:title>
            <image:caption>ŞEYTAN VADEDİLENİ ALMAYA GELİYOR
Babasını, göğsüne sımsıkı bastırdığı bir haçla kanlar içinde ve etrafı hayvan cesetleriyle çevrili hâlde komşu sığır çiftliğinin ahırında bulan on yedi yaşındaki yıldız oyun kurucu Clay Tate’in hayatı bir anda cehenneme dönmüştü.
Midland, Oklahoma’da gerçekleşen bu dehşet verici katliamın birinci yıl dönümünde bütün kasaba Clay’e sıra ona gelmiş gibi bakıyordu. Geçmişi ardında bırakıp sadece ailesini kurtarmak isterken, babasının şeytana tapmakla suçladığı Koruma Derneği’nin onu rahat bırakmaya niyeti yoktu.
Kasabanın kurucularının altıncı neslinin karanlık bir görevi vardı ve herkes payına düşeni yapmak zorundaydı. Clay delirmeye başladığını düşünüyordu ancak çok daha kötücül bir şey yaklaşmaktaydı.
2017 Bram Stoker Ödülü Kazananı
“Yenilikçi, tüyler ürpertici ve hepsinden öte dehşet verici.” —Virginia Boecker
“Klasik şeytana tapınma korku hikâyelerine tüyler ürpertici, taze bir bakış… Gerçekçi karakterleri ve olaylarıyla bu roman ürkütücü, duygusal ve kâbusu andıran sürprizlerle dolu.” —TeenReads
“Elinizden bırakamayacağınız, kesinlikle insanı dehşete düşüren bir roman. Son sayfayı kapadıktan sonra bile uzun bir süre zihninizi meşgul edecek. Büyülenmeye hazır olun.” —Jasmine Warga
“Anlatım çok güçlü ve görkemli, atmosferse ürkütücü, rahatsız edici ve gergin. Bayıldım.” —April Genevieve Tucholke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8049657f-a710-466a-8daf-1de97a64a2a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağanın Kabuğunda</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kızın okula başlama korkusunu, evinden ve ailesinden uzaklaşma kaygısını, denizdeki fantastik bir yolculukla, usulca anlatan masalsı bu kitap; küçük okurların kendi korkularıyla barışmasını sağlayacak. Her birine, bir gün evlerini kendi kabuklarına sığdırabileceklerini anımsatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e03ed75-0993-476e-aecb-2cc8a1a5c434.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklıysan Fark Edilirsin</image:title>
            <image:caption>Bu ne güzel sonsuzluk…
Yaşamak sadece nefes almak değil… Her birimizin arzuları, hedefleri, hayalleri var. Biz hayal kurdukça yanı başımızda bitip “yapamazsın, başaramazsın” diyen hayal söndürücüler de, önümüze konan engeller de, önyargılarla örülen duvarlar da var diğer yandan.
O engellere teslim olup sadece nefes alıp vererek gün geçirmek de mümkün, hayallerimizin peşinde, kendi yolumuzda yaşayabilmek de… Tercih bizim elimizde…
Merve Tiritoğlu Farklıysan Fark Edilirsin kitabında bizleri çevremize örülen duvarları yıkıp kendimiz olabilmeye çağırıyor.
İçimizdeki o özel insanı çevre baskısına, genellemelere, genel geçer kurallara kurban etmeyip farkımızı ortaya çıkartma cesareti aşılıyor.

Mutluluklarımızla, acılarımızla, başarılarımızla, hayal kırıklıklarımızla kendimiz olabildiğimiz bir hayatı yaşayabilmenin, yaralarımızı yaşam madalyalarımız olarak taşıyabilmenin güzelliğini anlatıyor.
“Bu hayatta dinlemen gereken tek şey kalbin…
Sor kendine, istiyor musun gerçekten yapmayı? Yapmazsan kalacak mı içinde?
Yap o zaman, elinden geleni yap… Elinden gelenin en iyisini yap…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edacf3de-580a-40ae-81b8-d0ede7840329.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırdaki Ev</image:title>
            <image:caption>“Kitabın adı bile tuhaf karizmasından etkilenmemiz için yeterli.” –Alan Moore
Tuhaf kurgunun bayraktarlarından William Hope Hodgson, Lovecraft’tan Neil Gaiman’a, Clark Ashton Smith’ten Terry Pratchett’a, Alan Moore’dan Guillermo del Toro’ya kadar birçok ustayı etkilemiş, “kozmik dehşet” türünde öncülük yapmış bir isim. Yazarın en önemli eseri olarak kabul edilen, bilimkurgunun, gotiğin ve fantastiğin iç içe geçtiği tekinsiz bir öyküye sahip olan Sınırdaki Ev, her zaman “sınırlar”la ilgilenen korku edebiyatının bize tuttuğu aynalardan biri.
Yolları İrlanda’nın batısındaki ıssız bir köye düşen iki arkadaş, tuhaf ve korkunç yıkıntıların arasında gizemli bir kitap bulup okumaya başlar. Sınırdaki Ev başlığını taşıyan bu elyazması, kız kardeşi ve köpeğiyle birlikte yaşayan bir münzevinin dehşet verici anılarıyla doludur.
Zihnin kepenkleri kalkıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf320874-7c9f-4e65-8046-6d7eaf188e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülke Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Yurttaşlar, ulus devletin birer hissedarıdır. Ortak hedeflerin gerçekleştirilmesi amacıyla da aralarından temsilciler seçerek, 
ulus devletin yönetim organlarının oluşturulmasına ve bu organlarda görevlendirilen yöneticilerin, aralarında medeni bir işbölümü ve işbirliği yaparak devlet adına işlem ve eylemler yapmasına izin verirler. 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurttaşlarının (hissedarlarının) devletin yönetim organlarından beklentisi, kısaca ifade etmek gerekirse, milli servetin artırılmasına ve bu artış neticesinde sağlanacak refahın adil şekilde tabana yayılmasına nitelikli öncülük edilmesinin güvence altına alınmasıdır. Bununla birlikte Türkiye dahil hiçbir ulusun kendi ülke öz kaynağı, ulusal refahının sağlanması için yeterli seviyede değildir. Ulusların, gözlerine kestirdikleri dış kaynakları kendi ülkelerine “zorla getirmesi” 21. yüzyılda artık olanaksız olduğundan, küresel ortamda birbirleriyle çetin rekabete girmekten ve sıkı işbirliği yapmaktan başka çareleri yoktur (“dostane rekabet”). 
Küresel rekabet ve işbirliğiyle milli serveti ve refahı artırmak için şart, katma değerli teknolojik ürün, hizmet ve nitelikli diplomasi ile küresel ölçekte yüksek pazar payı almaktır. Yüksek pazar payı almak içinse ulus devletin (ülkenin) “iyi yönetilmesi” gerekir. Tüm yurttaşların kendi nitelikleri ölçüsünde paydaş olmadığı bir sistemde ‘’iyi yönetim’’ mümkün değildir. Geleneksel devlet yönetim öğreti ve uygulamaları ise, bu ihtiyaca cevap vermekten uzaktır. 
Elinizdeki bu kitap, küresel rekabet gücünün ve ulusal refahın ancak temel stratejik faktörlerin, ülkenin beşeri sermayesi ile, yani erdemli, nitelikli ve bilinçli yurttaşlarla ilişkilendirildiği noktada elde edilebileceği temel tezine dayanır. Kitabın en özgün yanı ise, ülkenin tüm kurum, kuruluş ve yurttaşlarını -yetkinlikleri ölçüsünde- ‘’ülke yönetiminin’’ bir unsuru olarak görmesi, bunu gerekçelendirmesi, kavramsallaştırması ve kurulacak ikinci bir yasama organı ile yeni anlayışın anayasal güvence altına alınmasını önermesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a63d31b-e95e-458e-ab9c-3b9036550c71.jpg</image:loc>
            <image:title>Klinikten Kültüre Lacancı Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>Psikanalitik vaka sunumları ile yazarının kişisel deneyimlerini Lacancı teoriyle harmanlayan bu aydınlatıcı kitap, çağdaş öznelliği anlamaya çalışırken Lacancı psikanalizden öğrenebileceklerimize ışık tutuyor.
Sinema filmlerine bolca atıfta bulunan, yapay zekâyla ilgili tartışmaları es geçmeyen, bunun yanı sıra da klinik ve kültürel referanslarıyla hayli doyurucu bir metin niteliği taşıyan Klinikten Kültüre Lacancı Psikanaliz, rüyalar, ayna evresi, nevroz, psikoz, narsisizm, histeri, analistin konumu, dürtü, süpervizyon ve semptom gibi psikanaliz sahasına dair başlıca konuları ele alırken, bunların her birini teknoloji ve piyasaya dayalı çağdaş toplum düzenimiz üzerinden okuyor.
Klinikten Kültüre Lacancı Psikanaliz, hem Lacancı psikanalizle ilgilenenler için hem de karmaşık toplumsal sorunlara kafa yoranlar için önemli bir kaynak.
“Jazani’nin psikanalitik vaka analizleri, neoliberal başarı ideolojisinin öncüllerini ve insanlarda mükemmel olma baskısı bağlamında ortaya çıkan semptomları anlamak isteyenlere son derece yardımcı olacak.” –Renata Salecl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/782e5dab-4cbb-4ac6-98dd-b7754ead69f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapalıçarşı</image:title>
            <image:caption>Kapalıçarşı bir ayrı dünya. Mermerinden harcına, müşterisinden esnafına, delisinden akıllısına apayrı bir iç derya. Her şey onun ortasında, yanında yöresinde, sesinde soluğunda devinmeye devam ediyor hâlâ. Eli ayağı tutmaya, ağzı gözü söyleyip görmeye başladığından bu yana ona değen, ondan geçen herkesin bir hikâyesi var. Ne vakit başlayıp biteceği meçhul ama hep efsunlu.
Fuat Sevimay’ın 2015 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Yarışması’nda ödüle değer görülen romanı Kapalıçarşı bambaşka bir gözle bakıyor tarihe. Mekân-insan ilişkisine yeni bir boyut katıyor ve oradan burayı, buradan orayı anlatmayı ustalıkla beceriyor. Kapalıçarşı’nın yeniden kurulup şekillendirildiği bu roman, karakterlerinin derinliği, olay örgüsünün kusursuzluğu ve mizahi diliyle unutulmayacak kitaplar arasına giriyor.
“İşin aslı, benim nereden ve niye geldiğimin hiçbir önemi yok. Gelmişim işte. Ha kuzeyden ha güneyden. Önemli olan, bir şekilde iyiliği rehber edinmiş olmam. Nefes alıp verdiğim şu zamana değin de iki lokmayla karnımı doyurmaktan ve gücüm yetip dilim döndüğünce kötülüğe, yanlışa bulaşmışlara doğruyu göstermekten, zordakilere, dardakilere el vermekten başka derdim olmadı. Ne evliyayım ne pirim. Sizin gibi biraz doğru, biraz eğri bir âdemoğluyum. Siz hâlâ iyilik yapmak için, birinin çıkıp mucizeler gerçekleştirmesini mi bekliyorsunuz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e87d7938-6fd0-4257-9838-e27a71b2cdb3.jpg</image:loc>
            <image:title>AnarŞık</image:title>
            <image:caption>Kürdan, herkesi bir araya topluyor. Tamircisinden kabadayısına, âşığından kamyon şoförüne kadar aynı semtin insanı kendi dünyasındaki Kürdan’ı anlatıyor. Bir haylaz serseri oluyor kürdan bir çılgın âşık. Yaşıyor mu yoksa çoktan ölmüş de ağlayanı mı yok belli değil. Gizemin düğümü de orada atılıyor zaten. Çözülmesi gerek.
Fuat Sevimay’ın tiyatro oyunu olarak da sahnelenen eseri AnarŞık kenar mahalle insanlarının bakılmaya doyulmaz bir portresini çiziyor okur için. Uzağımızda olmayan hayatların arasına sokup yeni arkadaşlar edinmemizi sağlıyor. Matrak, merak uyandırıcı ve akılda kalıcı bir roman.
“En son bir kat aşağıdan sesini duydum nasıl anlatsam nerden başlasam diye. Manyak, o hâlde şarkı söylüyor. İşte ben o hâllerini seviyorum. Balkondan baktım, o kılıksız herifin yanındaki siyah ayılar bizimkini arabaya tıkıştırdı. Kılıksızın kendisi de direksiyona geçti. Kürdan o hâlde kafasını camdan çıkarmış nasıl anlatsam nerden başlasam diyor bağırarak. Safi manyak kız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91b5f855-652b-4634-964b-4765e9ad844e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Şato</image:title>
            <image:caption>Yürüyen Şato’da başlayan büyülü macera devam ediyor!
Genç tüccar Abdullah’ın sıradan hayatı, bir yabancının kendisine sihirli bir halı satmasıyla birdenbire değişti. Halının üzerinde uyuduğu bir gece muhteşem bir bahçede uyandı ve hayallerindeki kız olan Gece Çiçeği’yle tanıştı. Ancak görür görmez âşık olduğu bu güzeller güzeli prenses, kötü bir cin tarafından Abdullah’ın gözleri önünde kaçırılınca kahramanımız macera dolu bir takibe başladı.
Aksi bir sihirli halı, sinirli bir şişe cini, düzenbaz bir asker ve dik kafalı bir kara kedi gibi pek çok sıra dışı karakterin de dahil olduğu bu serüvende Abdullah, kötü cinin gizemli evini bulup prenseslerle dolu Uçan Şato’yu kurtarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7133b146-d39a-427f-8478-13ef02be2b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Herkes</image:title>
            <image:caption>Ve usulca fısıldadı hayat: Beni Oku…
Sevgili Herkes,
Hayat bazen hiç olmadığı kadar aralıyor perdelerini. Bak diyor ardıma, bak nice güzellikler var. Saklanma o perdenin arkasına. Geçmişi uğurla ve çık nadastan. Zira iyimserlik dünyayı kuşatacak, korkma…
Aslında hepimiz bir şeyleri başarmak için programlandık ve hayallerimizi gerçek kılacak gücü içimizde barındırıyoruz. Sadece bazılarımızın o gücü serbest bırakmaya henüz cesareti yok.
Hayat okunmayı bekleyen bir kitap gibi karşımızda duruyor. Peki hayat nasıl okunur?
Yasemin Ünlü ve Burcu Tektaş Sevgili Herkes kitabında yaşadığımız rutin hayatın dar alanından çıkmaya, alışkanlıklarımızı sorgulamaya, korkularımızın üzerine gitmeye, hayallerimize uzanan yolda önyargılara teslim olmadan cesaretle adım atmaya çağırıyor bizleri.
Bu kitap size iyi gelecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d47af29-3ff6-428c-8fbc-419d4aaf3a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ev</image:title>
            <image:caption>Yürüyen Şato ile başlayıp Uçan Şato ile devam eden büyüleyici macera, serinin üçüncü kitabında da okurları mest edecek.
Charmain Baker, büyük amcası Kraliyet Büyücüsü Norland’ın evine göz kulak olmayı kabul ettiğinde aklında tek bir şey vardı: korumacı ailesinden biraz uzaklaşıp bol bol kitap okumak. Fakat işler düşündüğü gibi gitmeyecekti. O evin sihirli olduğundan, sevimli sokak köpeği Başıboş’tan ve genç büyücü çırağı Peter’dan henüz haberi yoktu.
Başı Sihirli Ev nedeniyle sürekli belaya giren Charmain, ülkeyi kurtarmak için ihtiyaç duyulan efsanevi bir nesneyi ararken birçok tehlikeyle karşı karşıya kalacaktı. Büyücü ailemiz Sophie, Howl ile ateş cini Calcifer de muzip ve kıvrak zekâlarıyla bu arayışa katılınca işler iyice karışacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5725a82d-8a25-45a9-9e14-cf6d2d5f2465.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 6</image:title>
            <image:caption>Yeryüzüne...
Sota’nın tüm kalbiyle oluşturduğu plan, Mitsu’yu heyecanlandırmıştır. Diğer tarafta, alt seviye büyük bir şanssızlık ve karanlık bir planla aynı anda karşı karşıya kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ce5ac8-c558-4197-a724-3356acfececc.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Kaldırımı</image:title>
            <image:caption>Siyaset aklı bozar, aşk ise kalbin ilacıdır. İstanbul sabahları, deniz kıyısında uzanan âşık bir kadını anımsatıyor, akşamları ise örümcekler ortaya çıkıp siyaset ve devrimlerin duvarlarına tırmanıyor. 
 
Matya, ilginç bir aşk hikâyesi yaşıyor; sinema oyuncusu sevgilisinin kendi ülkesi Mısır’daki otorite ile Türkiye’deki muhalefet ile İhvan arasında sıkışan siyasi mücadelesinin ortasında kalbini sadece aşka açmaya çalışıyor. 
  Mısırlı yazar ve sunucu Sami KEMALETTİN, sokaklarından ve siyaset konulu televizyon programlarının stüdyolarından, Arap bakış açısıyla bir İstanbul izlenimi sunuyor. Bizi İstanbul sokaklarının derinliklerine çekiyor ve on dokuzuncu yüzyılda İstanbul’u ziyaret eden oryantalist ve edebiyatçıların yazılarını hatırlatarak, onlar gibi sarhoş oluncaya dek İstanbul’un aşkında boğuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fe5453d-8165-4e04-9e34-57a22431e793.jpg</image:loc>
            <image:title>Afili Mahalle-3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Siz hiç Ay&apos;a gittiniz mi? Ya da Ay&apos;a giden bir kedi gördünüz mü? Evet evet yanlış duymadınız Hamdi ve kedisi “Bıyıklı” ve Afili arkadaşları Ay&apos;a gidiyor. Siz de bu maceraya ortak olmak istiyorsanız hazırlanın Ay&apos;a gidiyoruz. Haydi bize katılın. 
Afili ol, Afili kal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9aaef4-e8a0-4dc2-b3b5-1364dabdd284.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır Çekimde Nostalji</image:title>
            <image:caption>‘’ 
Yok, devamı gelmiyor... 
Adı Makbule oluncadır herhalde. Makbule olmamalıydı. 
Hocayla konuşurken öyle kolaydı ki demesi. Yazmışım da eklemişti sanki. 
Başkasıyla konuşsam da bu kadar kolay gelir miydi ki? 
Daha fazla drama ihtiyacım var böylesi bir isme yazı yazmam için. 
Belki daha fazla aşk. Aşk ne alaka. 
Daha fazla duygu katar derlerdi, kimlerdi onlar ki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab41d56d-75be-4b0c-959e-29e2d2ecc6bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesini Duyur Seti</image:title>
            <image:caption>·         Sesini Duyur 1 (Ciltsiz) 
·         Sesini Duyur 2 (Ciltsiz)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39921416-5ff0-4674-9142-ea7ad922ad8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Çatı Altında - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Sevginin aynı çatı altında birleştirdikleri...

&apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisindeki yerini alan Aynı Çatı Altında, mültecilik kavramını odağına alarak çocukların psikososyal uyum süreçlerini gözler önüne seriyor.

Farklılıkların zenginliği üstüne düşündürecek bu arkadaşlık öyküsü, okurları hem eğlenceli hem de öğretici bir serüvene çıkarıyor. 

Çocukların oyunla kurdukları dünyada ayrımcılığa yer olmadığını anımsatan kitap, sevginin ve dostluğun her engelin üstesinden geleceğini vurguluyor.  









Ormanlık bir yerde yaşayan Mete ve arkadaşları, evlerine yakın koruluk bir alanda, ladin ağaçlarının bulunduğu yerde bir kulübe inşa etmek isterler. Tatillerini renklendirecek bu yeni &apos;&apos;yuva&apos;&apos;ları için hepsinin aklında bambaşka bir fikir vardır. Uzun tartışmaların ardından herkesin isteğini karşılayacak bir kulübe yapmaya karar verirler. Oysa bu hayali gerçekleştirmek zannettikleri kadar kolay olmayacak ve aksilikler peşlerini bırakmayacaktır. Ta ki mahallelerine yeni taşınan Suriyeli kız Mayla ile tanışana dek... Evinden çok uzaklarda, ailesiyle birlikte yeni bir yaşama başlayan bu gizemli kız acaba Mete ve arkadaşlarını aynı çatı altında buluşturmayı başarabilecek midir?
 
Mülteci ve sığınmacı çocukların dünyasını naif bir üslupla yansıtan bu içten anlatı, ortak bir hedef uğruna mücadele etmenin ve başarıya ulaşmanın değerini yüceltiyor.

&apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisi kapsamında &apos;&apos;Okuma Seviyesi 2&apos;&apos; olarak sınıflandırılan Aynı Çatı Altında, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 7 yaş ve üzerindeki okurların kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e27745e-c805-43d5-9cab-79f203429858.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Destan&apos;ın İzinde</image:title>
            <image:caption>KAYIP DESTAN’IN İZİNDE 
Nâzım Hikmet, İdeoloji ve Yeniden Yazmak 

“Okuyacağınız kitap, temel olarak, Nâzım Hikmet’in […] yönlendirilmiş ya da önyargılı okumalara en çok maruz kalmış/kalmakta olan iki metnine odaklanacaktır: Kuvâyi  Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları. Adı geçen iki metin, yazılış motivasyonları ve süreçlerinin iç içe geçmesi, yazılış tarihinden çok sonra yayımlanmaları ve yazarın sürekli olarak metinlerinin üzerinde değişikliklere gitmesi nedeniyle oldukça karmaşık birer hikâyeye sahiptirler. Üstelik bu hikâyeler zaman içinde kendi mitlerini yaratmış ve bugün de geçerli olmak üzere bu iki metin kendi hayran kitlelerine, ideolojik takipçilerine ya da reddedicilerine kavuşmuştur. Buna karşın, Türkçe edebiyatın köşe taşlarından olan bu iki Nâzım Hikmet imzalı kitabın yazılış ve yayımlanış süreçleri hakkında derli toplu herhangi bir kaynağa ulaşmak mümkün değildir. […] Oysa Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları hakkında yorumlar yapmadan evvel, bu tarihçilerin ortaya çıkarılması öncelikli bir ihtiyaçtır.” 
 
Kayıp Destan’ın İzinde, Nâzım Hikmet’in en çok ilgi gören eseri Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları’na uzanan yolculuğunu anlatıyor. Erkan Irmak kitabında bu iki eserin yazılış ve yayımlanma süreçlerini, Türkiye’deki rejim ve tarih anlayışıyla ilişkilerini, okur tarafından alımlanışlarını ve tür olarak konumlarını tartışıyor ve iki eseri karşılaştırarak Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları içinde nasıl yeniden yazıldığını ve bu yeniden yazılmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. Irmak, bu süreci, Nâzım Hikmet’in yaşamını, eserleriyle olan ilişkisini ve eserlerini yazmasında etkili olan Türkiye’nin tarihsel koşullarını da içeren canlı, zengin bir anlatımda sunuyor. Kitap, Nâzım Hikmet’in yazarlığına odaklanan edebi çalışmalar alanındaki eksikliği gidermek yönünde önemli bir adım niteliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e7dbd03-0759-48f5-85e5-d5eecf57a70a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dön Günışığım</image:title>
            <image:caption>GERİ DÖN GÜNIŞIĞIM 

“5 Temmuz 1996’da kızım aklını kaçırdı.” 
 
Michael Greenberg dünya çapında ün kazanan anı kitabı Geri Dön Günışığım’a bu cümleyle başlıyor ve kızı Sally’nin bipolar bozuklukla mücadelesini sarsıcı bir gerçekçilikle anlatıyor. 
 
New York’ta kızı ve dansçı eşiyle beraber yaşayan ve yazdıklarıyla zar zor geçinen Michael Greenberg’ün hayatı bir yaz günü altüst olur: Sokakta mani atağı geçiren ve trafiği birbirine katan kızı polisler tarafından eve getirilmiştir. Sally’nin ilk atağını yaşadığı Greenwich Village sokaklarında başlayıp yatırıldığı psikiyatri kliniğinde devam eden anlatı Greenberg’ün sıkıntılı çocukluğuna ve ailesiyle –özellikle de psikiyatrik sorunlardan mustarip abisi Steve’le– ilişkisine doğru uzandıkça, suçluluk duyguları ve ağır sorumluluklarla dolu bir hayatın ve ne olursa olsun birbirini sevmekten vazgeçmeyen insanların dokunaklı portresi de belirmeye başlar. 
 
Akıldan çıkmayacak kişi ve mekânlarıyla bir romanın sürükleyiciliğine kavuşan Geri Dön Günışığım’ı yazarın onuncu yıl baskısı için yazdığı sonsözle birlikte sunuyoruz. 
 
“Şefkatli, açık seçik, gerçekçi ve aydınlatıcı... Ayrıntıları, derinliği, zenginliği ve zekâsıyla Geri Dön Günışığım kendi türünün bir klasiği olarak kabul edilecektir.” 
Oliver Sacks 
 
“Acı çeken bir çocuğun ve kuşatma altındaki bir aileyle evliliğin parlak, özlü ve bütünüyle özgün hikâyesi.” Janet Malcolm “Greenberg yazınsal örnekler olarak James Joyce ve Robert Lowell’a dönüyor. Virginia Woolf’un sesinin yankısı da işitiliyor...” 
The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3a0cdf-92df-4fa2-8957-004b2fed9efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Francis Bacon’la Söyleşiler</image:title>
            <image:caption>David Sylvester’ın gerçekleştirdiği ve yaklaşık 25 yıllık bir zaman dilimine yayılan bu söyleşiler, Bacon’ın kendine özgü konuşma dili üzerinden sanatçının üretim süreçlerine, tuval karşısındaki gerginliklerine, takıntılarına, zihin dünyasında yaşadığı fırtınalara ilişkin her türlü çerçevenin dışında ve sınırları aşan bir tanıklık sunuyor. 
 
20. yüzyılın en yaratıcı dehalarından birinin yaşamı, yapıtları ve imgeleri üzerine eşsiz bir kitap. 141 görselle birlikte. 
 
“Baştan çıkartıcı… Samimi, akıcı bir metin, aynı ölçüde çarpıcı biçimde resimlendirilmiş.” 
The Sunday Times 
 
“Bir sanatçının yapıt bütünlüğünü aydınlatmak söz konusu olduğunda bu kısa fakat doyurucu kitabı geçebilecek yok.” 
Observer 
 
“Baştan sona etkileyici.” 
The Spectator 
 
“Ezra Pound ve T.S. Eliot’ın eleştirel yazılarının 1920’ler ve 1930’lar şiirinin üzerine etkisi gibi, 20. yüzyılın son çeyreğinde resim üzerinde aynı büyüklükte bir etkiye sahip olabilir.” 
Stephen Spender 
 
“Ressama dair en değerli belge.” 
Sunday Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8990cfff-7cb5-42ad-a7da-61fddb46b578.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 190 / Eylül - Ekim 2022</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız’da Toplum Odaklı Sanat Dosyası 
 
Sanat Dünyamız dergisi 190. sayısında toplum odaklı sanat projelerine yönelen Bir Arada Olmak başlıklı dosyasını okurlara sunuyor. Dergi 17 Eylül – 20 Kasım 2022 tarihleri arasında İstanbul’da çeşitli mekânlarda düzenlenecek 17. İstanbul Bienali’nin bir komposta dönüşen yapısından yola çıkarak bir araya gelişlere, dağılışlara, birlikte ses çıkaran projelere yönünü çeviriyor. Bu kapsamda dosya, bienalin küratörleri Ute Meta Bauer, Amar Kanwar, David Teh ile Bihter Sabanoğlu’nun gerçekleştirdiği bir söyleşiyle açılıyor. İlk kez Türkiye’de gönüllülerle bir proje yapacak olan ABD merkezli kumpanya Bread&amp;Puppet’tan John Bell, İlker Hepkaner’e verdiği söyleşisinde kumpanyanın pratiğini özetliyor. Seda Yıldız bu yıl bienalde yer alacak Oda Projesi’nin Annex adlı gazetesini değerlendiriyor. 30 Ekim 2022’ye dek Priştine’de devam eden Manifesta 14 hakkında ve 15 Eylül 2022’ye dek Kassel’de devam eden Documenta 15 hakkında birer izlenim yazısı da dergide. Dosyada ayrıca “Yaya Sergileri”nin ve İzmir’deki Darağaç Kolektifi’nin birer incelemesi de yer buluyor. Huo Rf sanat kitaplarını değerlendirdiği serisinin ikinci yazısında Talveg ve Good Deed Bad Deed kitaplarını yine dosya kapsamında inceliyor. 
 
İstanbul’da eylül ayının öne çıkan sergilerinden Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılacak olan “Agnes Denes, Yaşayan Piramit” adlı sergi vesilesiyle sanatçının pratiğine odaklanan bir yazı da dergide. Sanatçı Taner Ceylan ise 15 yıllık bir aradan sonra İstanbul’da açılacak ilk sergisi “Âheste Çek Kürekleri Mehtâb Uyanmasın”ı Rana Kelleci’yle olan söyleşisinde anlatıyor. Misal Adnan Yıldız, Süreyyya Evren ve Elif Kamışlı ise devam eden serilerinin yeni yazılarıyla dergide yer alıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f08040cc-a062-4ffc-8e8e-0c6488749c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 223 / Eylül – Ekim 2022</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 223. sayısı Maksim Osipov’un “Soğuk, Mahcup, Özgür” adlı yol yazısıyla açılıyor. Ukrayna savaşı nedeniyle Almanya’ya göçen günümüzün önde gelen Rus yazarlarından Osipov, ülkesini terk edişini edebiyat, tarih, siyaset bağlamında anlatıyor. Kapak konusu olan ikinci yazı ise Ünal Aytür’ün “Destandan Romana” adlı yazısı. Aytür, roman türünün kaynaklarını ve yüzyıllar boyu gelişimini dünya klasikleri çerçevesinde ele alıyor. Öte yandan bu sayıyla birlikte 30. yılına giren kitap-lık’ta Mehmet Can Doğan “Ömer Edip Cansever’in İki Hikâyesi” ile Kupür Kupür Edebiyat, Kültür başlıklı bir bölüme başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58888c16-3ed4-41b2-9e93-4ef1aa69491b.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleğen Aşk</image:title>
            <image:caption>Bugün, kurşuna dizip esareti 
Ölmüş ruhların geleneğinden kopsak 
Kaçsak nergisler bulvarından 
Meyve bahçelerine saklansak 
Geceleri yıldız sefasında 
Dalbastı kirazları çatlatsak 
Uyanıp erkenden gizlice buluşsak 
Tane tane yağmur yağsa 
Islansak sırılsıklam 
Bülbül sesinden melodiler dalgalansa 
Havalandırsa saçlarını rüzgar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d214ae62-da2a-4405-841c-41c626b18998.jpg</image:loc>
            <image:title>Tükenmez Kalem</image:title>
            <image:caption>Biz, daha sis bulutlarının arasında ırmağın akış yönünü bulup yelesinden yapışarak çıplak hayallerimizi suya bırakma mevsimindeyken emir kipli bir ses kulağımızda çınladı. Görüş bitmişti. Bir saatin birkaç dakikanın içerisine nasıl sığarak geçtiğinin ayırdına kimse varamamıştı. 
Ayrılırken herkes son sözlerini kolay kolay açığa vuramayan ağır hasta görünümündeydi. İstenmeyen ayrılıkların derinden gelen acı çığlığıydı belki de. 
İşledikçe sızlata sızlata yürekleri tüketen ayrılık çığlığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ff5c5f-d9bf-48ed-a01f-5070b4b41426.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz-Hayatım Oyun</image:title>
            <image:caption>En yakın arkadaşı Matt’le arası bozuluyor, okulun alay konusu olan bir sırrı meydana çıkıyor ve sevgili kapuçin maymunu kimliği belirsiz kişilerce kaçırılıyor... Her şey bu kadarla kalsa yine iyi... Derek, şöhret olma yolunda ilerliyor! Bunun müthiş olduğunu düşünebilirsiniz, tabii Derek’in başına gelenleri okuyana dek. 
Derek’in başı beledan kurtulmuyor: En fenası okul açılıyor ve annesi ilk günden onun niçin özel öğretmen tutuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235cf3b3-dfc3-4925-a908-14ff2524155d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz-Hayatım Sınav</image:title>
            <image:caption>Arkadaşları Carly, Matt ve Umberto ile birlikte oyun yeteneğinin ortaya çıkacağına inanan Derek, işlerin yine istediği gibi gitmediğini görüyor. Üstelik önünde onu bekleyen büyük bir sınav da var. Ve Derek’in aklından geçen tek soru: “Hayatımda bir kez bile kazanan taraf olamayacak mıyım? 
Derek Fallon hayatının fırsatını yakalıyor ve bir oyun firmasının yeni oyununu test edecek şansı grubun arasında yer alıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c821a22a-e08e-4e7a-9512-562485b64f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz-Hayatım Roman</image:title>
            <image:caption>SONUNDA YAZ GELDİ... On iki yaşındaki Derek Fallon okul açıldığından beri yaz tatilinin hayalini kuruyordu; ancak haylazlıklarıyla anne ve babasını canından bezdirince tüm planları altüst oldu. Öğrenme kampı onun hayallerinin son bulduğu yerdi. Elveda geç yatma saatleri, elveda su savaşları.
Kargo kamponuna içi su dolu balonlar fırlatmayı veya topraktan solucan çıkarıp onu Bay Parker’ın posta kutusuna koymayı planlayamazsınız ki. Yapacaklarınıza önceden karar vermeye çalışırsanız mahvedersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3853a610-af5c-415b-a5ae-85f4a32ad377.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak -Geyik Zamanı</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı : 
Merhaba arkadaşlar! Size bir sorum var: 
Dünyanın en uyuşuk kara parçasını übersüper 
maceralı bir yere çevirmek için ne lazım? 
A) Çaylak B) Çaylak C) Çaylak  D) Tabii ki Çaylak! 
“Yine ne işler karıştırdın?” diye sorduğunuzu 
duyar gibiyim. Hazır olun… İşte söylüyorum… 
Şerminlerin en terminatörü annem Şerminatör beni 
acayip esrarengiz bir adaya sürgüne gönderdi! Evet evet, doğru duydunuz! Kıh kıh kıh… Neyse…  Yanımda hediye olarak verilen ekonomik boy dostum  Memo ile öyle ilginç bir adaya sürgün edildim ki başımdan 
geçenleri okurken heyecandan tansiyonunuz falan çıkabilir!  Uyarmadı demeyin. Haydi, ne bekliyorsunuz bakalım? Hep birlikte acayip ötesi Geyik Adası’na ışınlanıyoruz. 
Üç, iki, bir… 
MACERA BAŞLASIN! 
Merhaba, ben Çaylak! 
3 deyince maceraya başlıyoruz. 
1... 2... veeee 3!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963b4ff1-e187-45ac-a5b7-86d5ffa9cbd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Boheminde Bir Cevelan (1870-1980)</image:title>
            <image:caption>Pera ya da şehrin Frenk kısmı, İstanbul’da hep biraz ayrıksı olageldi. Yabancı dillerin, Batı kültürünün, entelektüelliğin, sanatın ve bohemliğin yarı mitik merkeziydi. Bir anlamda Paris’in yansımasıydı ya da Beyoğlu ahalisinin bir gözü bir kulağı hep Paris’teydi. 
Çağdaş Türk edebiyatına dair çok sayıda çalışması olan Timour Muhidine, Türk Boheminde Bir Cevelan’da, edebiyatçılarla sanatçılar için daima çekim merkezi olan şehrin bu “bohem” kısmını, geniş bir tarihsel perspektiften ve Türk edebiyatının değişimini izleyerek mercek altına alıyor. Fransa ile Türkiye’nin edebiyat alanındaki ilişkilerini zengin bir malzemeyle ve belgelere dayalı olarak sunuyor. Enderunlu Fâzıl’ın Galata’daki Frenk güzellerini konu edişinden Yahya Kemal’in Paris’ten babasına attığı kartpostallara, Abidin Dino ve Nâzım Hikmet’in Paris maceralarından, Ferit Edgü gibi 50 Kuşağı yazarlarının kendi eserleri yanında Fransızcadan tercümelerine; uzun bir dönemin hikâyesini, iki şehrin geçirdiği dönüşümler, hiç bitmeyen karşılıklı gidiş gelişler, eserler ve insanlar üzerinden okuyoruz. 
Alla turca bohemin Taksim’den Karaköy’e uzanan merkezi; öğrenci, sürgün ya da maceracı olarak Paris’e yolu düşenlerin İstanbul’daki buluşma noktası Beyoğlu, Muhidine’in çalışmasında, edebiyat hayatının ve Fransa ile iletişimin şifrelerini de birikimini de içinde barındıran bir alan olarak çıkıyor karşımıza.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fedf4c6f-f62c-4fa4-b388-2f20de995ab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Kaptanları</image:title>
            <image:caption>“Çünkü devrim bir ülkeydi ve bir aileydi.” 
 
Brezilyalı yazar Jorge Amado, 1930’lar Brezilya’sını limandaki sahipsiz bir depoda yaşayan kimsesiz çocukların serüvenleri üzerinden anlatıyor. Bahia ve çevresinde “favela usulü” kalabalık bir Robin Hood hikâyesi Kum Kaptanları. En büyüğü 16 yaşında, ıslahevi ve nezarethane gediklisi onlarca çocuk ve onların hayatta kalma mücadelesi... 
 
Bazen ihtiyaçtan, bazen zorunluluktan, bazen bir ideal uğruna, en çok bir başkasına iyilik için ama her halükârda çalarak yaşayan çocuklar. Şehrin yarısı için “baş belası”, geri kalanı için umut ışığı bir çete Kum Kaptanları. Fişek Pedro, Kedi, Bacaksız, Lolipop, Profesör ve diğer çocukların başından geçenler, ülkede iyice keskinleşen zengin fakir ayrımının, iyiliğin ve kötülüğün turnusol kâğıdı olurken, yeni yeni kıvılcımlanan siyasi çalkantılara da ayna tutuyor. 
 
2011’de yazarın torunu Cecília Amado tarafından aynı adla beyazperdeye de uyarlanan Kum Kaptanları “şehrin şairleri”ne adanmış bir ağıt!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7307065-cee8-4d59-abf6-2800154bd74e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Bitmedi</image:title>
            <image:caption>12 Mart sonrası Dolar ve Mark kuru üzerinden biçimlenen hayatlar, her şeyi tüketmeyi kendine şiar edinen kafası karışık, obur bir toplum ve bu hayatın göbeğinde ilk çocukları için gün sayan, birbirlerine sırılsıklam âşık bir çiftin hikâyesi. 
Muzaffer Buyrukçu, Gece Bitmedi’de okurlarını sımsıcak bir yolculuğa çıkarıyor ve yazarın kurumak bilmeyen mürekkebi bu kez Ali ile Meral çiftinin izini sürüyor. 
Genç çiftin her an değişen, yenilenen ve yoğunlaşan duygu dünyalarının fotoğrafını çekiyor Buyrukçu. Çağrışımlarla, anımsamalarla, geçmiş günlerin tatlı burukluğuyla, birlikteliklerini oluşturan rastlantılarla ikili ilişkilerin en yoğun halleri, her an ortaya çıkmaya hazır tutkuların insan benliği üstündeki derin tesiri... 
İki genç âşığın çevresinde şekillenen ve aile bireylerinin ihtiraslarıyla insanın içine yönelen bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ccb252-e228-4e3f-8c87-e36f6f96cca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KUŞ ATLASI 
 
Dünyanın en hızlı canlısı gökdoğan, büyüdükçe kıyafet değiştiren gümüş martı, gagasıyla yuvasını diken terzikuşu, hiç yere inmeden aylarca uçabilen ebabil, bitkilerin koruyucusu kızılgerdan, dünyanın en büyük baykuşu puhu, usta balıkçı yalıçapkını, her sesi taklit edebilen muhteşem lir kuşu, göç etmeyi sevmeyen eyer gagalı leylek, şovuyla izleyicilerini büyüleyen mavi tepeli cennetkuşu, göç şampiyonu kutup sumrusu, dünyanın en küçük kuşu küba arı kolibrisi, evcil tavukların atası yaban tavuğu, olimpiyat koşucusu deve kuşu… 
 
7 kıtadan, birbirinden güzel 52 kuş bu atlasta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e378a467-d7dc-4fd7-bf22-943182ad4213.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukudü’l-Le’al (İnceleme-Metin-Dizin)</image:title>
            <image:caption>SAHHAFLAR ŞEYHİ-ZÂDE AHMED NAZÎF EFENDİ UKÛDÜ’L-LE’ÂL 
(ARAPÇA MESEL SÖZLÜĞÜ) İNCELEME-METİN-DİZİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb3bc81-566b-4edc-8e03-8afec2a308bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arasta</image:title>
            <image:caption>Soluğuyla eskitir, teriyle parlatırlar 
Kendileri ağlamaz, insanı ağlatır 
                                               -lardı- 
Çoğu, sararmış resimlerdedir 
Daha birçoğu, resimlerde bile değillerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a596c323-f4e0-44f3-bdc6-fa55a8884b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Ayazı</image:title>
            <image:caption>&quot;Kulübemiz ruhlar âlemindeki tanışıklığımıza dayanır,&quot; dedi. &quot;Ne zaman form giydiğinin ne önemi var? O, tanışıklığımız kadar eski, aşkımız kadar yenidir.&quot; 
... 
 
Kutsal kitabın sayfaları göklerde uçuşuyor. Hani bir zamanlar hayalleri süslediği gibi ahenk ve yumuşaklıkla değil; çelik kanatlı kuşlar, mızrak savuran kasırgalar gibi... Gökyüzü delik deşik, kan ve fışkıdan yol alamıyor güneşin ışıkları. Yer ise yerinden kaymış. Her yer kapkaranlık. Kadınların başörtüleri iğne tutmaz oldu; iğneler göğe saçılıyor, gökten iman ehlinin kalbine saplanıp yeniden göğe yükseliyor. 
 
Bu kanlı dansın ritmine dayanabilecek kalp var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce62d29a-0f3e-4463-9a45-ef3e864d79f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenen</image:title>
            <image:caption>yaşam 
 
köhne bir geminin küpeştesinde 
kozmosta uzayıp gitmekte zaman 
bir toz zerresinde yeşerir yaşam 
eğreti gizemi sürerken her an 
 
bilinmez nereden taşır rüzgârlar 
yeni güne doğan misafirleri 
başlangıçtan hızla ırayıp gider 
atıyla dörtnala koşan süvari 
 
sahte bir dünyanın gerçekliğinde 
yorgun bir tekneyle geçer denizi 
bir çıra yalazı ışıtır sanki 
vuslata uzanan sonsuz dehlizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9909bb02-eb1d-4873-b5d3-4152a5c2af7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay’ın Tadı Nasıl Acaba? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hiç merak ettiniz mi, Ay’ın tadı nasıldır acaba? Tatlı mıdır yoksa tuzlu mu? Bu kitaptaki hayvanlar bu sorunun cevabını çok merak ediyor. Geceleri özlemle gökyüzüne bakıyor, uzanıp ona dokunmaya çalışıyorlar ama nafile.  Derken bir gün küçük kaplumbağanın aklına bir fikir geliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f80011c-5fee-48d2-a7c5-20b9c611044a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şşşt! Sessiz Olun! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük, sessiz tilkinin bir sorunu var. 
Gürültücü arkadaşları onu dinlemiyor. Ama küçük tilkinin onlara çok önemli bir şey söylemesi gerek. Peki ama onlar bu kadar gürültü yaparken sesini duyurabilecek mi dersiniz? 
 
Küçük Cesur Tavşan Hopi&apos;nin yazarı Nicola Kinnear&apos;dan kendini ifade etme ve arkadaşlık üzerine yine çok eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7e12e1-e5e1-4041-9c44-170fa43ee427.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yıldız Tamircisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Can&apos;ın babası bir yıldız ustası, hem yıldız yapıyor hem de yıldızları tamir ediyor. Can babasına yardım etmeyi çok istiyor. Yıldızları daha da özel gösterecek harika fikirleri var. Ama babası insanların değişiklikten hoşlanmayacağını düşünüyor. Derken bir gün babası üşütüp hasta olunca Can gökyüzünü ışıl ışıl, rengârenk yıldızlarla donatmak için kolları sıvıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33247708-1230-4e1f-ab1d-5bff2644c47f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Sınır Sever</image:title>
            <image:caption>Bu kitap size daha önce hiç duymadığınız ve uygulamadığınız sihirli öneriler ve hızlı çözümler sunmak için hazırlandı demeyi çok isterdim ama böyle bir durumun pek mümkün olmadığını siz de biliyorsunuz. 
Peki bu kitapta ne var? 
Teorik olarak bildiğiniz ama pratikte uygulamakta zorlandığınız tutumlar ile ilgili örnekli anlatımlar var. 
“Tutarlı ve kararlı olun” öğretisinden bir adım öteye gidip çocuklara güvenli sınırlar oluşturmanın 100 farklı şeklini görme şansınız olacak. 
·         Sınır koymak ne demek? 
·         Bunu nasıl başaracağım? 
·         Ses tonum ve yüz ifadem önemli mi? 
·         Peki ya konuşma tarzım? 
·         Ne söylemem gerekiyor? 
·         Kesinlikle söylememem gereken neler var? 
Birlikte 100 soruluk bir yolculuğa çıkacağız. 
Yolculuğun sonunda sizi 4 farklı annenin öyküsü bekliyor olacak. 
Keyifli bir yolculuk diliyorum. Çayınızı kahvenizi yanınıza almayı unutmayın 
Sevgiler:)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b241eed-4043-4123-b26c-fbbc03793134.jpg</image:loc>
            <image:title>Tolstoyevski Muamması</image:title>
            <image:caption>Rus yazar Leon Fyodor Tolstoyevski’nin adını herkes biliyor, değil mi? Ama aynı kişi nasıl Anna Karenina ve Karamazov Kardeşler kadar farklı eserler yazmış olabilir?
Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?, Önceden İntihal ve Peki, Ya Eserler Yazar Değiştirseydi? kitaplarının yazarı psikanalist, akademisyen ve denemeci Pierre Bayard’ın yaklaşık yirmi yıllık çalışmasının ürünü olan Tolstoyevski Muamması, iki büyük Rus yazarı tek isimde bütünleştirip eserleri arasında özgün bir bağ kuruyor.
Edebi tarzını “teorik kurmaca” olarak tanımlayan Pierre Bayard, Freud’un çabasını devam ettirerek büyük Rus edebiyatının psikanalizini yapıyor. Çoklu kişilikler teorisinden yola çıkan Bayard, okuyucuya “Ben neden birçok kişiyim?” sorusunu yöneltiyor. Tolstoyevski Muamması, hem ciddi bir şaka hem de zekice yazılmış grotesk bir deneme. Edebiyata, özellikle de 19. yüzyıl Rus yazınına özgün bir perspektifle, bir kez daha bakmak isteyenler için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6551cf7b-e261-43d5-aeb7-5598e5adea22.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Finans Yazınında Güncel Eğilimler</image:title>
            <image:caption>·         TÜRKİYE’DE İŞGÜCÜ PİYASASINDA KADIN ALTIN SPOT VE VADELİ İŞLEM PİYASALARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: 2013-2022 DÖNEMİ TÜRKİYE UYGULAMASI 
 
·         BANKACILIK RİSKLERİ VE RİSK YÖNETİMİ 
 
·         TARIMSAL TİCARİ SERBESTLEŞME VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE İÇİN AMPİRİK BİR ANALİZ (1987-2020) 
 
·         YÜKSELEN EKONOMİLERDE VERGİ GELİRLERİNİ ETKİLEYEN ETMENLERİN DİNAMİK PANEL VERİ İLE ANALİZİ 
 
·         ULUSLARARASI MUHASEBE STANDARTLARINDA KRİPTO VARLIKLARI SINIFLANDIRMA ÇABALARI 
·         SINIR ÖTESİ FİRMA BİRLEŞME VE SATIN ALMALARININ FİNANSAL PERFORMANSA ETKİLERİ 
 
·         ORGANİK ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİNDEKİ UYGULAMALARIN DEMOGRAFİK VE SOSYO-EKONOMİK BELİRLEYİCİLERİ: KİLİS ÖRNEĞİ 
 
·         TÜRKİYE-RUSYA TİCARİ İLİŞKİLERİ (1990-2021 DÖNEMİ) 
 
·         EKONOMİK KARMAŞIKLIĞIN SERA GAZI EMİSYONU ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: EN YÜKSEK EKONOMİK KARMAŞIKLIĞA SAHİP ON ÜLKE ÖRNEĞİ (1995-2018) 
 
·         TÜRKİYE’DE İKTİSADİ BÜYÜME İHRACAT VE EKOLOJİK AYAK İZİ 
 
·         İKTİSADİ BÜYÜME, YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜKETİMİ VE KARBON EMİSYONU İLİŞKİSİ: N11 ÜLKELERİNE YÖNELİK EKONOMETRİK TAHMİN 
 
·         TÜRKİYE’NİN COVID-19 MEDİKAL ÜRÜN GRUPLARINDAKİ DIŞ TİCARETİ VE ENDÜSTRİ İÇİ TİCARETİNİN DURUMU: 2017-2021 DÖNEMİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ad0c97-f3af-4cf2-a9ad-cca75a52d978.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Gören Adam</image:title>
            <image:caption>1988 yılında Abbey Yolu’nda Saul Adler’e bir otomobil çarpar. Adler düştüğü yerden kalkar, kız arkadaşı Jennifer Moreau’nun çektiği fotoğraf için poz verir. Adler zamana atılmış bir çentik olan bu fotoğrafı Doğu Almanya Cumhuriyeti’ne götürür. Ama geçmişin hayaletleri peşinde, henüz var olmayan bir geleceğin hem içinde hem dışında olduğu Doğu Almanya’da başı zamanla derttedir.
 
2019 Booker Ödülü adayı Her Şeyi Gören Adam, gördüklerimiz ve/veya göremediklerimiz, dikkatsizlik ve başkalarına verdiğimiz zararlar, tarihin ağırlığı ve onu görmezden gelmek için yaptığımız yıkıcı girişimler hakkında iddialı, eğlenceli ve heyecan verici bir roman.
 
“Bir felsefe ve sanat eseri...
Booker finalisti Deborah Levy’nin yazdığı her roman giderek mükemmele yaklaşıyor.”
New York Journal of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd9387e0-2902-40a2-9d53-e70a1e63bcc8.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda İktisadı Anlamak : Güncel Ekonometrik Zaman Serileri Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 
Mali Alan Ölçümü: Türkiye İçin Bir Uygulama 
 
Bölüm 2 
Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Türkiye Örneği 
 
Bölüm 3 
Türkiye’de Doğal Kaynaklar Ekonomik Büyümeyi Destekliyor Mu? Bootstrap 
Fourier Kantil Nedensellik Yönteminden Kanıtlar 
 
Bölüm 4 
21.yüzyıl Hava Taşımacılığı Sektöründe Yolcu Trafiği Öngörüsü: Türkiye 
Örneği 
Bölüm 5 
Ekonomik Büyüme ve Kamu Harcamaları Arasındaki İlişkinin MS-Granger 
Nedensellik Yöntemi ile Analizi: Türkiye Örneği 
 
Bölüm 6 
Kripto Para Birimleri ile Kıymetli Madenler Arasındaki Asimetrik Nedensellik 
İlişkisi 
 
Bölüm 7 
Petrol Fiyatları ile Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Doğrusal ve Doğrusal 
Olmayan Nedenselliğin Test Edilmesi 
 
Bölüm 8 
Dört Büyük Futbol Kulübüne Ait Puan ve Hisse Senedi Fiyatlarının 
Nedensellik İlişkisi Ele Alınarak Uzun Kısa Süreli Bellek Modeli İle Çok 
Adımlı Öngörüsü 
 
Bölüm 9 
MINT Borsalarında Volatilitenin Modellenmesi 
 
Bölüm 10 
Şangay Konteynerli Yük İndeksinin (SCFI) Box-Jenkins Yöntemleri ile 
Tahmini 
Bölüm 11 
ARDL Sınır Testi Uygulamaları Üzerine Tartışmalar 
 
Bölüm 12 
Buğday Fiyatının Öngörümlenmesinde Makine Öğrenmesi ve Zaman Serisi 
Tahmin Modellerinin Performanslarının Karşılaştırılması 
 
Bölüm 13 
XGBoost Makine Öğrenmesi Yöntemi Kullanılarak Ham Petrol Fiyatının 
Öngörümlenmesi 
 
Bölüm 14 
Türkiye’de İşsizlik Histerisinin Doğrusal Olmayan Birim Kök Testleriyle 
Sınanması 
 
Bölüm 15 
Ulusal Güvenliğin Uzun Dönem İktisadi ve Mali Yükünün Doğrusal Olmayan 
Birim Kök Testleri ile Değerlendirilmesi: Türkiye Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c4dcfb-3c3d-426d-a9a7-8fa953f26d06.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Cezmi Karasu Armağanı Ustaya Saygı II</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I 
OSMANLI’DA SANSÜRÜN DOĞUŞU, GELİŞİMİ VE BASIN-İKTİDAR İLİŞKİLERİ 
 
BÖLÜM II 
KORE HARBİ’NDE TÜRK TUGAYININ YAŞADIĞI ÇEŞİTLİ SORUNLAR VE MUHAREBE DIŞI KAYIPLARI 
 
BÖLÜM III 
LOZAN ANTLAŞMASI’NDAN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINA UZANAN SÜREÇTE TÜRK-FRANSIZ İLİŞKİLERİ 
 
BÖLÜM IV 
XXI. YÜZYILDA SAVAŞ ORTAMINI ŞEKİLLENDİREN HARBE DAİR KAVRAM, TERİM, İLKE VE PRENSİPLER 
BÖLÜM V 
İLK TÜRKOLOJİ ÇALIŞMALARI VE MACARİSTAN ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM VI 
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRKLERDE EVLİLİK GELENEĞİNİN ANA HATLARI 
 
BÖLÜM VII 
AF VE CEZA ARASINDA: MİLLİ MÜCADELE SONRASI HESAPLAŞMA 
 
BÖLÜM VIII 
AVARLAR, AKHUN-EFTALİTLER ve DAĞISTAN AVARLARI ile OLAN BAĞLARI 
 
BÖLÜM IX 
İSTANBUL’UN ZAHİRE İAŞESİ (1813 Yılı Müfredat Defteri Analizi) 
 
BÖLÜM X 
ATİNA’DA YAPILAN 1949 AKDENİZ KUPASI SIRASINDA TÜRK MİLLİ FUTBOL TAKIMINA YAPILAN ÇİRKİN SALDIRI VE TÜRKİYE’DE NEDEN OLDUĞU İNFİAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2346abf0-8a41-4bdd-ad33-10b8c57fb008.jpg</image:loc>
            <image:title>Beauvoir Olmak :Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın dört bir yanındaki kadınlara ilham veren ve birçok insanın düşünme şeklini değiştiren bir kadının büyüleyici bir portresini okumak için harcadığınız zamana değer.” —The Sunday Times 
“Kirkpatrick, Beauvoir’ın feminizmle olan karşıt ilişkisine hatırı sayılır derecede yer veriyor ve buradaki tartışma oldukça zengin. Kirkpatrick’in biyografisinin en güçlü olduğu yer, Beauvoir’ın etik taahhütlerinin sağlamlığını netleştirmek ve göstermek ve de bunların savaştan sonra siyasi taahhütlere nasıl dönüştürüldüğünü açıklamak.” —The Guardian 
“Kirkpatrick’in biyografisi titiz bir araştırma. Yeni yayımlanmış günlükleri kullanmak –ancak son zamanlarda araştırmacılara sunuldu– basit tanımlamaları reddediyor ve Beauvoir’ı tüm parlaklığı ve karmaşıklığıyla ortaya koyuyor... Beauvoir Olmak olağanüstü bir kadına harikulade bir övgü.” —Times Higher Education 
“Büyüleyici ve derinlemesine araştırılmış.” —Daily Mail 
“Kirkpatrick, Beauvoir’ın felsefesinin önceki biyografilerden çok daha ayrıntılı ve analitik bir açıklamasını sunuyor. Kirkpatrick’in buradaki temel başarısı, Simone de Beauvoir’ın mantığını kendi hayatıyla ilişkilendirmiş olmasıdır. Bu şimdiye kadarki en iyi Beauvoir biyografisi.” —Standpoint Dergisi 
“Yepyeni mükemmel biyografisinde Kate Kirkpatrick bize neden Beauvoir’dan öğrenecek daha çok şeyimiz olduğunu gösteriyor.” —New Statesman 
“Beauvoir’ı savunurken, çeşitli eleştirilere karşı çıkarken... titizlikle ve ilgi çekici bir şekilde Kirkpatrick ikonun arkasındaki akışın sayısız “an”ını yakalıyor.” —Australian 
“Kirkpatrick, yorumlarını, günlüklerini ve daha da önemlisi, hayatının sonuna doğru verdiği röportajları titizlikle araştırdı. Sonuç, bu ilham verici feminist, filozof ve Varoluşçunun zengin bir biçimde yeniden keşfidir. Politik olarak bilinçli bu tür feministler... yepyeni bir aşk ilişkisini ateşleyecek.” —SA Weekend Magazine 
“Bu güçlü, önemli kitap Simone de Beauvoir’ın yaşamının ve çalışmasının radikal ve yeni, kanıtlara dayalı bir okumasını sunuyor. Beauvoir’a hem yaşamı boyunca hem de o zamandan beri yöneltilen olağanüstü küçümseme ve cinsiyetçi eleştiri selini ortaya çıkarıyor ve onu Jean-Paul Sartre’ın gölgesinden kurtararak kendi ışığına kavuşturuyor. Bu akıldan çıkmayan, bilimsel ve ilgi çekici biyografi okuyucunun zihninde uzun süre dolaşmaya devam ediyor.” —Suzannah Lipscomb, Tarih Profesörü, Roehampton Üniversitesi 
“Beauvoir Olmak, sadece Beauvoir’ın hayatıyla değil, o hayattaki felsefeyle de ilgilenen herkes için temel bir okumadır.” —Fiona Vera-Gray, Durham 
KATE KIRKPATRICK: Ağırlıklı olarak feminist felsefe, ahlak felsefesi, din felsefesi, Nietzsche, Beauvoir ve Sartre üzerine çalışıyor. Uluslararası üne sahip biyografi kitabı Becoming Beauvoir: A Life (Bloomsbury, 2019) Times Literary Supplement, The Guardian ve The Telegraph tarafından en iyi kitaplardan biri olarak seçilmiş ve şu anda bir düzineden fazla dile çevriliyor. Sartre on Sin (Günah Üzerine Sartre, Oxford University Press, 2017), Sartre and Theology (Sartre ve Teoloji, Bloomsbury, 2017) diğer eserleri arasındadır. Halen Oxford Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde Öğretim Üyesi olan Kirkpatrick, 2021’de Britanya Academisi Bursuyla ödüllendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f12aa4c4-5e92-4ed9-8bba-5e7f8b204747.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Yıkıcılığı</image:title>
            <image:caption>Anthony Storr’un en son bulguları ve psikoterapist olarak kendi birikimlerini dikkate alarak tamamen yeniden kaleme aldığı İnsan Yıkıcılığı, insanlığın kötülük kapasitesini inceliyor. Kitap saldırganlık, nefret ve zalimlik kapasitemizle alakalı psikolojik ve psikiyatrik bulgular sunuyor.
Storr soykırım, ırksal çatışma
ve şiddetin büyük ölçekli diğer dışavurumlarına ışık tutma çabasıyla, bizleri bireysel davranışlardan grup ve ulusların davranışlarına dair kolay çıkarımlar yapmamamız için uyarıyor ve agresif kişilik bozuklukları, sadomazoşizm
ve paranoyak hezeyan mekanizmaları üzerine aydınlatıcı tartışmalar açıyor.
İlk kez 1972’de yayımlanan İnsan Yıkıcılığı, insan ruhunun bazı en karanlık köşelerini aydınlatan bilimsel, kapsamlı
bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d3708a-fd06-4d39-8b1b-bdcaf1246d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanırsak Kaybederiz 2 : Yazıyor...-Cep Boy</image:title>
            <image:caption>“BİRER MASKE TAKTIK YÜZÜMÜZE, HİÇ DÜŞMEYECEK SANDIK. ÜN VE PARA UĞRUNA GİDEBİLECEĞİMİZ YERE KADAR GİTTİK.” 
 
Bir mektup, popülerlik merdiveninde son basamağa çıkmanı isteyen gizemli bir kişi ve çözülmeyi bekleyen sırlar! 
Fame Evi, her geçen gün biraz daha acımasızlaşır. Yarışmacılar, kamera önündeki yaşamlarında ekibin söz sahibi olmasına alışmışken Eva’nın eve geri dönmesiyle işler yeniden karışır. 
İkinci şansı Eva’yı başka biri gibi davranmaya iter, oyunu kuralına göre oynaması gerektiğini kabullenmiştir. Artık doğruluğu ve dürüstlüğü savunan Eva yoktur; dostunu da aşkını da Fame kullanıcılarından herhangi biri gibi görmektedir. 
  Ün ve para uğruna ne kadar ileri gidebileceğini kestiremeyecek kadar gözünü karartmış olan Eva Durusoy’un hızla artan takipçi sayısı, kaybettiklerine değecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5812ee1-12b5-4ad0-8510-4f0bb9001ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Dağın Gemisi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin başından beri aranan Nuh’un Gemisi’nin, başka bir evrenden bizim evrenimize gönderilmiş hikâyesini anlatan Kayıp Dağın Gemisi aynı zamanda gizli bir Türk örgütü ve okülist Tapınak Şövalyeleri’yle birlikte Piri Reis’in haritasının kayıp parçalarının peşine düşüyor. 
 
Bilimsel ve paranormal olayların beraber ilerlediği, sıradışılığın sıradanlaştığı bu hikâyede Türk topraklarının altında gömülü duran gizli sırları anlatan Gökhan Yıldız; Atlantis, Mu kıtası ve Hyberborea gibi eski uygarlıkların izinde, çözülmesi gereken şifrelerin peşinde bir maceraya atılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d229630a-9c7c-4537-b239-02f86cb6cd91.jpg</image:loc>
            <image:title>Düdüklü Tencere Orkestrası</image:title>
            <image:caption>“Sanki başka bir gezegen burası. 
Sadece komik şeyler var, hep gülünüyor ve göbek atılıyor. 
Konfeti yerine barbunya kabukları uçuşuyor. 
Çaydanlık, ipteki çamaşırlar, hatta ağaçlar bile dans ediyor.” 
Işıl için yaz tatili denince akla ilk gelenler yıldız ağacı, gül yaprağı, kumdan kale ve suda takla. Ama bu yaz tatili diğerlerinden biraz farklı. Neden mi? Çünkü sahilde başlayan arkadaşlık hikâyesi, onu Düdüklü Tencere Orkestrası eşliğinde göbecik gezegenine götürüyor. 
Dilge Güney,  2021 Muzaffer İzgü Çocuk Romanı Yarışması Birincilik Ödülü’ne değer görülen Düdüklü Tencere Orkestrası’nda bize incelikli, eğlenceli, kıpır kıpır bir arkadaşlık hikâyesi anlatıyor. Samimi ve mizahi diliyle bizi keyifli bir yolculuğa çıkaran Güney, önyargılarımız yüzünden açamadığımız kapıları açmaya davet ediyor.  Haydi, “Göbecik, kahkaha ve barbunya kabukları adına!” buyurun kitabın sayfalarına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb870c8-7985-424e-ba85-fc12c7d9e0bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Dolaplar</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kafe-bakkal işleten anne babanın etrafında şekillenen mutlu bir çocukluk, okul hayatı, yeni bir sosyal çevre, yabancılaşma, sınıf atlama arzusu, onaylanma ihtiyacı, öfke patlamaları, utanç, kürtaj... Seneler’e uzanan oto-sosyobiyografi yazınının da habercisi olan Boş Dolaplar, iki ayrı dünya –eğitimsiz işçi sınıfı ve eğitimli burjuva sınıfı– arasında sıkışıp kalmış, okul yaşamındaki başarılarıyla ailesinin temsil ettiği her şeye karşı kendini yeniden inşa etmeye çalışan genç bir kızın, Denise Lesur’ün hikâyesi.  
 
Ernaux, ne olmak istediğinden ziyade ne olduğuyla cebelleşmek zorunda kalan, toplumsal yükseliş sancıları çeken otobiyografik karakteri Denise’in yaşamını anlatırken her zamanki gibi sakınmasız ve cesur. 
 
“Ernaux’nun kitapları birer itiraf değil, bir tür kişisel epistemolojidir... Onları okumak, o anlaşılmaz, acı verici, zaruri ‘oluş’ sürecini anlama girişimidir.” 
The New Yorker 
 
“Boş Dolaplar, 1950’li yıllarda Fransa’daki sınıf sisteminden ve bir kadının sınıf atlamak, geçmişini unutmak için verdiği mücadeleden daha fazlasıdır. Bu roman, kültürel anlamda haklarından mahrum bırakılmışların kendi sesleriyle konuşmasına, gerek konusu itibarıyla gerek edebî biçimiyle, unutulmaz bir katkı sunuyor.” 
The Bloomsbury Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e2c5046-78da-4c2a-a3b4-429cf0481689.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Han</image:title>
            <image:caption>Balzac “İnsanlık Komedyası” isimli devasa yapıtının “Felsefi İncelemeler” bölümünde yer alan Kırmızı Han’ı arkadaşını haksız bir idam cezası nedeniyle kaybeden eski bir ordu cerrahından duymuş ve kaleme almaya karar vermiştir. Dönemin çokça tartışılan idam konusuna da parmak basan eser, okuru büyük bir ahlaki çatışmayla baş başa bırakır. 
 
Eserin yine aynı bölümünde yer alan ikinci öykü “Facino Cane” ise işlediği cinayet yüzünden idam cezasına çarptırılan ve bir tünel kazarak zindandan kaçmaya çalışırken bulduğu hazineyle yepyeni bir hayata başlayan bir adamın hikâyesini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57301da-7126-47aa-8b98-24a9f89a55ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız Kardeşler</image:title>
            <image:caption>Alcott’un Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın ikinci yarısında yazdığı büyük eseri Küçük Kadınlar’dan derlenen Kız Kardeşler, savaş nedeniyle maddi sıkıntılara düşen ve savaşa katılan babalarından ayrı kalan March ailesi kızlarının dünyasına konuk eder okuru. Eser aynı zamanda üç kız kardeşiyle geçim zorlukları içinde büyüyen Alcott’un yaşamından da izler taşır. 
 
Güzel ve becerikli Meg, kimi zaman asabi ancak sevgi dolu Jo, yumuşak ve şefkatli Beth ve şımartılan en küçük kardeş Amy çocukluktan kadınlığa adım atarlarken değişmeyen tek şey birbirlerine duydukları bağlılık ve sevgi olur. Yoksulluk, kalp kırıklıkları, cinsiyet bunalımları, hastalıklar ve ayrılıklar yaşansa da ailenin evinde değişmeyen tek şey dört kızın susmayan kahkahalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d88058-05f5-4e6d-9220-3f67aa8a05f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Bu kokona karısı geleli bizim yalıyı periler istila etti. El ayak hemen çekilir çekilmez ne hikmet bilmem, şu sofadaki lamba kendi kendine sönüyor. Ortalık zifirî karanlık kesiliyor. Ondan sonra evin içinde bir pıtırtı bir çıtırtıdır gidiyor... Şu yalıda doğmadımsa büyüdüm. Şimdiye kadar buralarda ne cin vardı ne şeytan! Ben biliyorum ya! Bu pıtırdayan şeytanlar murabiye midir, kurabiye midir, matmazel midir, müptezel midir, ne karın ağrısıysa işte o karının fistanından dökülüyor. 
 
“Hikâyede elbette zamanın en kudretli kalemi, Hüseyin Rahmi’nin elindeydi. Mürebbiye’yle birdenbire şöhretin ve muvaffakiyetin en yüksek mertebesine çıkan muharriri hep severdik.” 
 
Halid Ziya Uşaklıgil 
 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en çok okunan eserlerinden biri olan Mürebbiye, değişen Osmanlı toplumunu bir konağın sakinleri özelinde anlatan, eşsiz bir roman. Yazarın keskin mizahının belki de en yetkin örneği olan bu eserde, Fransız bir mürebbiyenin hayatlarına girmesiyle feleklerini şaşıran konak erkeklerinin halleri, düştükleri içler acısı durumlar eğlenceli bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9a3ce28-8e62-4d0b-8547-f58f7fff229c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Bu kokona karısı geleli bizim yalıyı periler istila etti. El ayak hemen çekilir çekilmez ne hikmet bilmem, şu sofadaki lamba kendi kendine sönüyor. Ortalık zifirî karanlık kesiliyor. Ondan sonra evin içinde bir pıtırtı bir çıtırtıdır gidiyor... Şu yalıda doğmadımsa büyüdüm. Şimdiye kadar buralarda ne cin vardı ne şeytan! Ben biliyorum ya! Bu pıtırdayan şeytanlar murabiye midir, kurabiye midir, matmazel midir, müptezel midir, ne karın ağrısıysa işte o karının fistanından dökülüyor. 
 
 
“Hikâyede elbette zamanın en kudretli kalemi, Hüseyin Rahmi’nin elindeydi. Mürebbiye’yle birdenbire şöhretin ve muvaffakiyetin en yüksek mertebesine çıkan muharriri hep severdik.’’ 
 
Halid Ziya Uşaklıgil 
 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en çok okunan eserlerinden biri olan Mürebbiye, değişen Osmanlı toplumunu bir konağın sakinleri özelinde anlatan, eşsiz bir roman. Yazarın keskin mizahının belki de en yetkin örneği olan bu eserde, Fransız bir mürebbiyenin hayatlarına girmesiyle feleklerini şaşıran konak erkeklerinin halleri, düştükleri içler acısı durumlar eğlenceli bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40da04db-ba9d-4e48-82f6-8874e3e1f94a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Rüya Taşı</image:title>
            <image:caption>Her şey Emre’nin sıradan bir okul günü, gizemli bir adama yardım etmesiyle başladı. Bu yardımına karşılık bir taşla ödüllendirilen Emre, rüyalarında istediği yere seyahat edebiliyordu artık. Ancak taş, Emre’yi götürdüğü rüyalarda bambaşka bir gerçeği gözler önüne seriyordu. Rüyalarında mekânlar değişiyor ama her şey aynı konuya bağlanıyordu. Çözüm üretilmezse, hepimizi etkileyecek, hayati bir konuya… 
 
Öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Cemil Kavukçu, bu romanında doğanın ihtiyaç duyduğu acil yardımı okurlarına hatırlatıyor. Kendi yok ediciliğini görmeyen, görmekten kaçınan insana ilişkin umudu ise çocuklarda, onların farkındalığında ve duyarlılığında buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d6c142-7c03-4bbe-9669-ef64007e3f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoman Empire</image:title>
            <image:caption>Ottoman Empire was one of the greatest empires in history. In orienting the sixteenth century world politics, Ottoman Empire had an overwhelming role in the formation of the political and religious structure of today’s world. Although the Ottoman Empire has been wiped out of the history scene, traces it left are still visible. Despite our constant exposure to the traces of it, the history of Ottoman Empire remains in the dark to those readers outside the academic world. 
Ottoman historiography had experienced a great leap in the previous 50-60 years, however, the findings of these researches failed to reach the public opinion in Turkey. In this book, while exploring the outline of Ottoman history the findings of these scholarly works have been taken as a starting point but are communicated in a more comprehensible language.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f550cc81-557e-4e25-938a-1022d6b0d6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası&apos;nda Ölümle Dans</image:title>
            <image:caption>XIV. yüzyıl, Avrupa için oldukça önemli bir dönemdir.Çünkü bu yüzyılda kıtlıklar, salgınlar, savaşlar, ekonomik ve siyasi krizler ve de son heretik grupların faaliyetleri derken Avrupa,yeni bir değişim ve dönüşüm sürecine girmiştir. Yaşanılan toplumsal krizler de ayrıca Avrupa toplumunun yeniden şekillenmesini sağlamıştır. Orta Çağ’da Avrupa, dünyayı bir nevi kendi aynasındainşa etmeye çalışmıştır. Dolayısıyla bu aynada çok farklı yansımalarla karşılaşmaktayız. Tüm insanlar, kendilerine daha güvenli bir dünya oluşturma arzusunda olup bunun için yapılanlar, tam anlamıyla insanları illüzyonlarla dolu bir dünyada yok olmaya zorlamıştır.Orta Çağ insanı da yok oluşa karşı koymak için bu illüzyonlarakarşı büyük bir mücadele göstermiştir. 
Bu kitabımızda da dünyayı kendi aynasında yeniden inşa etmeye çalışan Avrupa’nın XIV. yüzyılda yaşadığı felaketleri, insanlarınkıtlık ve veba karşısındaki ölümle mücadelesini, finansal krizleri,yeni devrimleri , ölüm ve yaşam arasındaki mücadelede milli bilincin oluşmaya başlamasını, bu yeni bilincin sonraki nesillere miras bırakılması için yapılan savaşları, ikili Papalık sistemini ya da kısaca şöyle diyelim kıtlık ve veba karşında Avrupa’nın siyasi, sosyal ve ekonomik ve hatta psikolojik olarak ölümle nasıl dans ettiğini anlattık. İşte Avrupa’nın ölümle dansı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753bc7f4-184e-44a5-ae9e-7ccf32da84af.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Çay</image:title>
            <image:caption>Sheridan Le Fanu, Victoria döneminin gotik tarzı benimseyen yazarları arasında önemli ve öncü bir isim olarak değerlendirilir. Sık sık Poe, Stoker, Shelley gibi yazarlarla karşılaştırılan Fanu, hayaletler, iblisler ve acımasızca musallat olan kötücül ruhlarla yarattığı ürkütücü evrene insan psikolojisine dair gözlemlerini ustalıkla dahil ederek kendine has tarzıyla çağdaşlarından ayrışır. 
 
“Yeşil Çay” ve “Tanıdık” öykülerinin bir araya geldiği bu derleme, bastırılmış duygular ve unutulmak istenen anılarla dolu bir zihnin neden olabileceği yanılsama ve sanrıların ne denli ciddi boyutlara ulaşabileceğini ürpertici bir anlatımla gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6e318c-da30-42cb-8819-11db5cc7e078.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Gezegen</image:title>
            <image:caption>Yarım yüzyıl boyunca istatistikçiler, âlimler ve siyasetçiler her gün biraz daha artan küresel nüfusun, sonunda dünya kaynaklarını tüketeceği uyarısında bulunmuşlardı. Uzmanların iddialarına göre küresel nüfus, artmak şöyle dursun ani bir düşüşe doğru dört nala koşmaktadır. Bu düşüş, birçok ülkede daha şimdiden başlamış durumdadır. 
John Ibbitson ile Darrel Bricker Boş Gezegen isimli eserlerinde azalmış küresel nüfusun birçok faydayı da beraberinde getireceğini söylemektedirler: Daha az sayıda çalışan daha yüksek maaş talebinde bulunabilecek, çevre sorunları düzelecek, açlık riski bile ortadan kalkacak, ayrıca gelişmekte olan ülkelerdeki düşen doğum oranları kadınlar için daha fazla güç ve otonomi manasına gelecek. Ama ufukta muazzam karışıklıklar da görünmüyor değil. Bunun etkilerini Avrupa’da ve Asya’nın bir kısmında -yaşlanan nüfus yapıları ve iş gücü azalışları ekonomiyi zayıf düşürür ve kamu sağlığı ile sosyal güvenlik üzerinde yıkıcı talepler doğurur- hâlen görmekte olduğumuzu da söyleyebiliriz. Özenle araştırılarak ortaya konmuş ve saygı uyandıran bir eser diyeceğimiz Boş Gezegen, önleyemeyeceğimiz ama istediğimiz takdirde şekil verebileceğimiz bir gelecek vizyonu ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dd70c5c-a82f-4999-9991-737e6fc3196d.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Öğrenci</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı öğren, performansını yükselt ve daha iyi notlar al! 
Birçok kişi yüksek notları sadece çok zekilerin alabildiklerini düşündüklerinden, kendilerini yeterli görmez. Ama bu kitap size aksini ispatlayacak! 
İlkokulda ortalama bir öğrenci olan Olav Schewe, üst seviye bir öğrenci olarak dünyanın en iyi üniversitelerinden birine girdi. Başarılı yazar, sizi derslerinizde başarılı hâle getirecek her şeyi bu kitapta paylaşıyor. Okuma, ezberleme konularında ilerlemenizi, sözlü ve yazılı sınavlarda başarılı olmanızı sağlayacak teknikler bu kitapta. Eser sadece disiplin, verimlilik ya da sorumluluk değil, aynı zamanda motivasyon, denge ve öğrenirken eğlenme kıstasları üzerinde de duruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be7a8dc-48d6-45f8-888f-de0351d27283.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Etkisi</image:title>
            <image:caption>Böceklerin varlığı, tiksinti duygusu ile tüylerimizi diken diken edebilir ancak günlük hayatta gözden kaçırdığımız birçok şeyden de onlar sorumludur. Parlak bir elmayı ısırdığımızda, bir kemanın yankılanan notalarını dinlediğimizde, giyindiğimizde, diş implantı ya da manikür yaptırdığımızda esasında büyük bir böcek ordusunun meziyetlerinden yararlanıyoruz. Böceklerin ürettiği ham maddeleri üretmek için ne kadar çabalarsak çabalayalım (örneğin; ipek, şellak, kırmız) ürettiğimiz bu yapay maddeler en iyi ihtimalle ortalamanın çok altında, en kötü ihtimalle ise toksik olduğu kanıtlanmıştır. Bu araştırmalar ortaya koyuyor ki yakın gelecekte böcek dünyası ile karşılıklı bağımlılığımız bir zorunluluk olarak varlığını sürdürecektir. Edward D. Melillo, insanlarla böcekler arasındaki ayrılmaz ve büyüleyici bağları gösteren canlı bir dünya tarihini ortaya koyuyor. Çağlar boyunca, yalnızca bu canlılarla bir arada yaşamakla kalmadık aynı zamanda modern tıp, biliminin önemli keşifleri ve dünyanın gıda arzının geleceği için onlara güvendik. Böcekler olmasaydı, küresel endüstrinin tüm sektörleri durma noktasına gelir ve modern yaşamın temel özellikleri ortadan kalkardı. Bu kitap, canlıların varoluşumuzun çerçevesini nasıl değiştirdiği ve şekillendirmeye devam ettiği konusunda aldatıcı bir değerlendirme sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb80fd64-5d26-4137-9367-3762617fb80d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Uyanışı</image:title>
            <image:caption>Toplumsal baskılar altında gerçek kimliklerini bulamayan, başkalarının istediği gibi olmaya zorlanan kadınların kafasındaki sorular bitip tükenmez; İnsanlar ne der? Onaylanmaz, kabul görmezsem nasıl yaşarım? Ekonomik olarak nasıl ayakta kalırım? Çocuklarım nasıl güvende olur? Duygusal veya fiziksel zarar görür müyüm? Kadınlar özgür olmaya can atsalar da bunlara benzer pek çok sorunun kıskacında, korku ve değersizlik duygularının altında ezilerek kapana kısılmış, kafese kapatılmış gibi hissederler. Farkındalık psikolojisinin önde gelen isimlerinden Dr. Shefali Tsabary kadınları o kafesten çıkıp yeni bir dünyaya, yeni bir yaşama davet ediyor. Özgürleşmeye ve kendileri olmaya giden yolu gösteriyor. Öte yandan, kadının uyanışı erkeğe bir tehdit değildir. Çünkü kadın uyandığında erkeğin yaşamı da daha iyi olacaktır; eşit ve özgür bir cinsle, dünyanın diğer yarısıyla değişen ilişki erkeği de özgürleştirecektir! Son söz yine Shefali’nin: “Bu kitap sizin uyanışınız hakkındadır. Sahici olan size, içinizdeki yeniden doğmayı bekleyen öze bir övgü ve saygıdır. O zaman hadi başlayalım kız kardeşim. Yapabiliriz. Okyanusa birlikte girelim. Karşı tarafta yeni bir ufuk var. Adı da özgürlük.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c4ad2d-ab24-4360-8f18-a5dc7fc9cc10.jpg</image:loc>
            <image:title>Tartışmalar, Polemikler, Kavgalar</image:title>
            <image:caption>Sanat ve sinema dünyasından tartışmalar, anekdotlar... Atilla Dorsay yazarlık yaşamı boyunca yaşadığı, kimileri neredeyse kavgaya dönüşen başlıca tartışmaları anlatıyor bu kitapta… Öylesine saygın, hatta efsane kişilerle takışmış ki Dorsay, şaşırtıcı bir kendine güvenle, hemen hepsinde kendi haklılığına inanıyor, öyle değilse sonunda bunu açık yüreklilikle itiraf etmekte duraksamıyor. Kimler mi var bu kitapta? Aziz Nesin, Attilâ İlhan, Ertem Eğilmez, Vedat Türkali... Metin Erksan, Halit Refiğ gibi Ulusal Sinema ustaları... Ya da Yavuz Özkan, Yavuzer Çetinkaya gibi dönemin gençleri… Ankaralı sinemacılar, Yeşilçam’ın tüm kurumları, hatta Onat Kutlar bile var... Ya da Atıf Yılmaz’ı bir kadın yazara karşı kahramanca savunmak!... Ayrıca Serdar Turgut’tan Savaş Ay’a, Emre Aköz’den Murat Birsel’e, hatta Ayşe Arman’a kadar bir dizi ünlü… Renkli, esprili ve 1960’lı 70’li yıllara ışık tutan tartışmalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd71d6df-9a0e-4cbb-9f4a-8d87b43fd007.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürcü Basınında Türkiye (1866-1939)</image:title>
            <image:caption>Bu eserde 1866-1939 yıllarında Gürcü basınında çıkan Türk-Gürcü ilişkileri ve Türkiye ağırlıklı haberlere yer verilmiştir. Kitapta bulunan konular arasında 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı&apos;nda ve Birinci Dünya Savaşı&apos;nda Kafkas Cephesi&apos;nde yer alan gelişmeler, TBMM hükumeti ile Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti hükumeti arasındaki diplomatik ilişkiler, Türk-Yunan savaşları, Türk-İngiliz ilişkileri gibi meseleler tetkik edilmiştir. 
    Bizi bu tür çalışmaya sevk eden sebep, Gürcü gazete ve dergilerde yer alan haberlerin çoğunun Türk okuru tarafından bilinmemesidir. Elinizdeki bu kitapla Türkiye&apos;nin yakın tarihine Gürcü kaynakları gözüyle bir ışık tutmak en büyük dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29eb5a8a-3ae5-4d50-8ce2-87d5cae85a23.jpg</image:loc>
            <image:title>XI.-XIII. Yüzyıllarda Türk-Gürcü İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Bir yanda kalabalık soydaşlarına yurt arayan Selçuklular, Gürcistan’a göç ederek varlığını burada devam ettirmeye çalışan Hıristiyan Kıpçaklar, ülkesinin sınırlarını Kafkaslara yayma ulaştırma amacındaki Türkiye Selçukluları, yıkılan devletini Kafkasların güneyinde yeniden inşa etmeye çalışan Harzemşahlar, yurtlarına yönelen Gürcü akınlarını durdurmaya çalışan Doğu Anadolu Türk beylikleri... Diğer yanda bağımsızlıklarını korumaya çalışan Gürcüler, tarihte ilk kez Gürcistan’da siyasi birliği sağlayan ve yurdunu yeniden bağımsızlığa kavuşturan Kral David, ülkesini tarihinin en geniş sınırlarına ulaştırmayı ve Kafkasların en büyük gücü yapmayı başaran, aynı zamanda Hıristiyanlığın bölgedeki hamisi haline gelen Kraliçe Tamara, Moğollara karşı krallığını ayakta tutmaya çalışan Kral Giorgi... 
    Türkler ve Gürcülerin binlerce yıllık ortak tarihinin iki asırlık öyküsünü bulacağınız bu araştırmada, sadece taraflara ait olanlar değil, konuya temas eden bütün kaynaklar ve araştırma eserleri de taranarak, artık aralarında sıkı bir dostluk oluşan iki topluluğun ilişkilerinin bu aşamaya gelmesinde önemli bir rol oynayan XI-XIII. Yüzyıllar dönemi aydınlatılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8683b7e0-57bb-4a2c-a4ae-29ce27b5adf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hava Atış Yarışmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Hava Kuvvetleri&apos;nin başarılarla dolu tarihi hava atışı yarışmaları özelinde ve uluslararası düzeyde gerçekleşen Nato Best-Hit yarışmalarında Türkiye’yi gururla temsil eden pilot ekibinin bizzat kendi anıları okuyucu ile buluşuyor. Yarışmanın tarihine dair değerli bilgilere ulaşırken yer yer yarışmanın stresini hissedip, birlikte heyecanlanacak ve aynı duyguları paylaşacaksınız.
“Yarışmayı kazanmak için ekip olarak çok çalıştık. Üzüldüğümüz, nefesimizin kesildiğini hissettiğimiz anlar oldu. Pes etmedik, birlik ve beraberlik içerisinde; önce kendi filomuzun güzide pilotları kader arkadaşlarımız ile yarıştık, Hava Kuvvetleri’mizin en tecrübeli ve uçuş saati bizden çok fazla olan, kendimize idol olarak seçtiğimiz, uçuşla ilgili her şeyi kendilerinden öğrendiğimiz öğretmenlerimize, ağabeylerimize karşı yarıştık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/496ce27f-fe66-4793-9269-9182bbce2317.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Divan’dan Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılda İran’da yetişen iki dilli şairlerin başta gelenlerinden biri de Muhammed (Mehemmed) Hüseyin Şehriyar’dır. Hafız ve Sadî başta olmak üzere klasik İran şiirinin ustalarının izinden giden Şehriyar genelde klasik tarzın kurallarına bağlı kalmış, klasik mazmunları kullanmıştır. 
Yârin şehrinde bundan başka şehriyar yok 
Yârin şehri gibi şah yetiştiren bir şehir yok 
 
Ben cennet kuşuyum ama bu kafeste 
Şimdi aşkın esiriyim; kaçacak yer yok 
 
Hazan yaprağı yüzüm gibi sararmasın 
Gülüm! Yüzünün tazeliğinde bahar yok 
 
Lalenin kanıyla gül yaprağına yazmışlar 
Vah vah! Lale yüzlülerin devrine itibar yok 
 
Yıldız! Sahit ol. O naz uykusu sarhoşunun 
Geceleri uyumaz âşığın halinden haberi yok 
 
Yârin şehrinde yaşamak cana can katar ama 
Bu şehirde Şehriyar’a gamdan başka yâr yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d222bcf7-91bc-48ad-a430-91615a8a974d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme</image:title>
            <image:caption>“Eğitim görmüş bir kişi öğrenmeyi öğrenmiş olandır.” Carl Rogers 
Bugün ‘Çağdaş Eğitim’ denilince, ‘Öğrenmeyi Öğretme’ ve ‘Öğrenmeyi Öğrenme’ kavramları alışılagelmiş birer klişe hâlinde sık sık kullanılmaktadır. Pekiyi, bu kavramların anlamlılıkları, içerikleri, pedagojik uygulamaları, yöntemleri nelerdir ve hayata geçirilmeleri için hangi koşulların sağlanması ve nelerin yapılması gerekir? Elinizdeki kitap bu soruları İngilizce öğretim ve öğrenimine dönük olarak irdelemek ve pedagojik içerikli önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her ne kadar İngilizce eğitimi esas alınmış ise de, bu çalışmanın diğer yabancı dillerin ve hatta ana dilin (Türkçenin) eğitimi için de geçerli olduğunu vurgulamak isteriz. Özü ve niteliği gereği, ‘öğretici merkezli’ değil, bunun yerine ‘öğrenici odaklı’ bir eğitim türü olan yabancı dil eğitimi için ve bunun üzerine kendini geliştirmek isteyen herkes için bu kitap, vazgeçilmez bir başucu kılavuzu olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cca2390-da7e-4f89-ae37-185386882d60.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksulluk</image:title>
            <image:caption>Bazen sihirli bir değneğin hayatıma dokunmasını dilediğim anlar bile oldu. Umutsuzluk 
insana her türlü düşü kurduruyor! Ama işte, hiçbir düşüm gerçek olmadı. Öyle sihirli 
değnekler filan yokmuş hayatta; varsa da bana dokunmadı. Şimdi ise ne zaman bir söğüt 

ağacının salkım salkım yere süzülen dallarını görsem kendi yitirdiğim hayallerimi görür gibi 
oluyorum. Yere eğilen her bir yaprağın ucunda sanki kaybettiğim bir hayalim asılı kalmış da 
toprağa düşmeden önce son kez ona bakıyormuşum gibi hissediyorum. 
Ankara’da iki çocuğuyla yaşam mücadelesi veren temizlik işçisi Seher’in pişmanlıklarla, 
özlemlerle, zorluklarla ve acılarla dolu hikâyesi… Öte yandan çocukları Hasan ve Elif’in 
gözünden yoksulluğun ve babasızlığın panoraması… Songül Yumrutepe bu hüzünlü romanıyla 
okuru, sosyal eşitsizliğin insanları en temel haklardan bile yoksun bıraktığı gerçeğiyle 
buluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/207e14d4-5848-4df8-903b-823839ef7be4.jpg</image:loc>
            <image:title>O Aslında Kim</image:title>
            <image:caption>Onlar hakkında bir fikriniz yok! Acı, tatlı, şaşırtıcı biyografiler. Kitapta, hayatımıza giren ve 7’den 70’e akıllara kazınan 84 ünlü, ViBio’nun bakış açısı ile anlatılıyor. Kişiliklerinin nasıl oluştuğuna ve hayatlarının nasıl geliştiğine dair önemli anlar belirtiliyor, bilinen bilinmeyen tüm yönleriyle adeta hayatlarının sır perdeleri aralanıyor. Ünlüleri bu yeni bakış açısı ile anlayacağınız ve kendiniz için dersler çıkarabileceğiniz, her zaman yeniden göz atabileceğiniz bir kitap: O Aslında Kim?.. Ünlülerin dünyasından nefes kesici bir zaman yolculuğuna hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42d39f97-d6a6-429f-8638-fcf14a751760.jpg</image:loc>
            <image:title>Bariatrik Manifesto</image:title>
            <image:caption>Bu bir diyet kitabı değildir! 
Hayatında en az bir kere yüksek kilolara çıkmış kişiler için diyetlerin neden ve nasıl başarısız olduğunu, insanlık tarihinin son zamanlarına denk gelen obezojenik çevrenin evrimsel açıdan insan doğası ile uyumsuzluğunu, insanın entelektüel beyni ile hayvan beyni arasındaki bitmek bilmeyen amansız mücadelesini anlatmaktadır. Bariatrik cerrahi geçirmiş ya da geçirmeyi düşünen kişilere yol göstermesi ve ilham vermesi dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe93e20-730d-41e8-8d30-59ade58d3e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Felek Beni Okyanustan Aşırdı</image:title>
            <image:caption>Şu Sydney’e düşeli ben çile çektim, gülemedim 
Kara yazmışlar yazımı, çok uğraştım silemedim 
 
 
Bu satırları yazan Orhan Gazi, bundan yaklaşık yarım asır önce Samsun’dan kalkıp ta Avustralya’ya gitti, ekmek parası için... 
Uçakla neredeyse bir günlük yol... 
 
Takvimler 10 Haziran 1970’i gösteriyordu. 
 
Tam 15 yıl Türkiye’ye dönemedi Orhan Gazi, zira yol uzun, yolculuk masraflıydı... 
 
Bu arada boş durmadı Avustralya’da: Sydney’deki ilk Türk restoranını açtı... Avustralya’da çıkan ilk Türk plağına imza attı... Türk Musiki Derneği’nin kurucularından oldu… Yeri geldi Türk spor kulübü için çalıştı, yeri geldi tiyatro sahnesine çıktı... Kısaca vatan millet sevgisi
neyi gerektiriyorsa, yabancı ellerde Türkiye en iyi nasıl temsil edilecekse o da onu yaptı. 
Ömrünün yarısından fazlasını geçirdiği Avustralya ikinci memleketi oldu. Çocukları orada doğdu, orada büyüdü... 
Ama vatan hasreti ağır bastı, 43 yıl sonra doğduğu topraklara kesin dönüş yaptı. 
Ve yaşadıkları unutulmasın, örnek alınsın diye bu kitabı yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4d414c-87b4-4170-95db-38eda62dfae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Sihirli -Pofuduk Bir Sürpriz</image:title>
            <image:caption>Yola çık. Hayal et. İnan. 
Unicorn dostları buraya! Unicorn Sihri serisiyle birbirinden heyecanlı maceralar yaşamaya hazır mısın? 
Sihirli Vadi’nin havasını temiz tutmaktan sorumlu Unicorn Simyeli’nin madalyonu çalındı! Hava giderek kirleniyor ve her yer çöplerle doluyor. Sihirli Vadi’nin ve Unicorn dostlarının sana ihtiyacı var. Hadi onları daha fazla bekletme; yola çık, hayal et ve inan! 
Tüm dünyada çok sevilen yazar Daisy Meadows’tan sihir, dostluk ve macerayla dolu yeni bir seri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39c731c2-bc59-4f08-ad7c-b28bff276cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar Ve Hayvanlar Etkinlik Çantam</image:title>
            <image:caption>En sevimli hayvancıklar en eğlenceli taşıtlarla maceradan maceraya koşuyor! Sen de onlara katıl, renkli etkinlikleri tamamlayarak eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34c1e3a9-bfe7-401b-a59c-6a7314a08931.jpg</image:loc>
            <image:title>SMA -Bir Umuttur Yaşatan İnsanı</image:title>
            <image:caption>“Aklımda bir hastalık var, umarım o değildir” dedi doktor hanım.  
“Nasıl bir hastalık bu?”  
“Şimdilik onu bilmene gerek yok, belki de hiç gerek kalmayacak. 
O yüzden sonuçlar gelsin, öyle değerlendirelim.” 
“Peki en kötü ne olabilir bu hastalıkta?” 
“Test sonuçlarını bir görelim önce.” 
“Peki en iyi ne olabilir?” 
“Hastalığın seyri değişir. Kimisi en iyi destekle yürüyebilir, kimisi en iyi kollarını kullanabilir, kimisi de en iyi başını tutabilir.” 
“Anlayamadım. Şimdi Çağan Meriç yürüyemeyecek mi, kollarını kullanamayacak mı? Ama özenerek bir sürü oyuncak aldık. Onlarla oynayamayacak mı? Peki ben o oyuncakları ne yapacağım şimdi?” 
 
Spinal Musküler Atrofi (SMA), kas kaybı ve zayıflığına neden olan genetik geçişli bir hastalıktır. Gevşek bebek sendromu olarak da bilinir. Günümüzde henüz bu hastalığı tamamen iyileştirmek mümkün olmasa da tedavi seçenekleri artmakta, bilimsel çalışmalar sürmektedir. Hastalığı tanımak ve kabul etmek, tedavi yöntemlerini öğrenmek, 
en önemlisi de mücadeleden vazgeçmemek gerekir. 
 
SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği Başkan Yardımcısı Ece Soyer Demir bu kitapla, doğumundan birkaç ay sonra Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastalığı tanısı alan oğlu Çağan Meriç’i, eşi ve ailesiyle birlikte verdikleri mücadeleyi anlatırken size rehber olmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b30cd977-09a7-4edc-a338-50942d99debd.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr görünmezdir. 
Rüzgârı görmek için ağaçlara, buğday başaklarına, denizlere ihtiyacımız var. 
Rüzgâr estikçe ağaçlar titrer, buğday başakları sallanır, dalgalar kıyıya çarpar ve ortaya birbirinden farklı sesler çıkar. 
Sevgi de görünmezdir. 
Sevgiyi görmek için ise kucaklaşmaya, gülümsemeye ve güzel sözcüklere ihtiyaç duyarız. İşte kalbimizde çoğalan sevgi ancak bu şekilde apaçık görülebilir. 
Ömür Kurt bu kitapta doğanın gizemli gücü rüzgârı ve bir annenin çocuğuna olan sevgisini ‘görünür’ kılıyor; görmek için bakmanın, duymak için dikkatle dinlemenin önemini hatırlatıyor. 
Ceyhun Şen’in büyüleyici resimleri eşliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f429e6-f03d-4d61-a293-936b685477fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Astronotun Anıları</image:title>
            <image:caption>“Yirminci yüzyılın en yıkıcı düşünürlerinden ve sakin isyankârlarından biri.” –Ursula K. Le Guin
“Naomi Mitchison yaratıcı, ilerici ve şaşırtıcı bir yazardı.” –Amal El-Mohtar
“KENDİNDEN EMİN VE SOĞUKKANLI OLANLAR HİÇBİR ZAMAN BÜYÜK KÂŞİF OLAMAZ.”
Cinsiyet, kürtaj, doğum kontrolü ve özgür aşk gibi konularda tartışmalı eserlere imza atan, tüm hayatını aktivizme adayan Naomi Mitchison aynı zamanda feminist bilimkurgu edebiyatının önemli eserlerinden birini kaleme alan cesur bir yazar. Bir Kadın Astronotun Anıları da Mitchison’ın dönemine göre ilerici fikirlerini sakin dille anlattığı, geleneksel anneliği sorgulayan, şaşırtıcı bir roman.
İnsanlık yıldızlara seyahat etmiş ve hiç de yalnız olmadığını öğrenmiştir. Farklı gezegenlere yapılan yolculuklarda birbirinden farklı uzaylı yaşam türleriyle karşılaşan insanlar dikkatlerini bu canlılarla iletişim kurmaya yoğunlaştırmıştır.
Bir iletişimci ve kâşif olan Mary uzak galaksilere yaptığı seyahatlerde karşılaştığı yaşam formlarına karşı müthiş bir tutku ve şefkatle doludur. Ama uzay araştırmalarında birinci kural müdahale etmemektir. Yine de Mary’nin gezilerine duygusal karmaşa eşlik eder. Zamanla hayattaki yerini bulurken kendi kadınlığını da keşfedecektir.
İnsanlardan çok daha farklı bir biyolojiye sahip canlılarla iletişim kurmak ve anlaşabilmek mümkün müdür? Peki insanlarla hayvanlar arasında eşit bir ilişki söz konusu olabilir mi?
Bir Kadın Astronotun Anıları, geleneksel değer yargılarını yerle yeksan eden bir hatırat.
Hilary Rubinstein’ın sunuşuyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e22eef4-21d3-4dae-9b9e-79891c64d6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuvofi</image:title>
            <image:caption>Tuvofi henüz 22 yaşında, üniversiteyi bitirmek üzere olan başarılı bir gençtir. Ancak eğitimini aldığı mesleğin değil başka bir dünyanın, daha renkli bir hayatın hayallerini kurmaktadır. Kahramanımız bu yolda birçok engelle karşılaşacak olsa da başına gelen kötü olayların değiştiremediği ruh güzelliği, iyiliği ve vicdanı ona kendisi için doğru olanı bulmakta yardımcı olacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/640eaaf1-4c03-4fcd-ac73-57f05262e39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağdat’ın Aslanları</image:title>
            <image:caption>Nisan 2003’te bir grup aslan, Amerikan hava bombardımanı sırasında Bağdat Hayvanat Bahçesi’nden kaçtı.
Kaybolmuşlardı ve akılları karışıktı, açlardı ama sonunda özgürlerdi. Dört aslan, hayatlarını kurtarmak için harap hâldeki Bağdat sokaklarında çaresiz bir yolculuğa çıktılar.
Gerçek olaylardan esinlenen BAĞDAT’IN ASLANLARI’nda ödüllü yazar Brian K. Vaughan ve çizer Niko Henrichon Irak Savaşı’nda geçen bu can alıcı hikâyeyle savaşın karanlık yüzüne ve hayatta kalmak için ödenen bedellere benzersiz bir pencere açıyor. Bağdat’taki bir grup aslanın yaşadıkları üzerinden anlattıkları kışkırtıcı öykü özgürlüğün gerçek doğasına yönelik – özgürlük birileri tarafından mı verilir yoksa hür irade ve fedakârlıkla mı kazanılır?
“Sade, şahane çizilmiş ve etkileyici bir çizgi roman. Müthiş!” –Publishers Weekly
“İnsanın içini sızlatıyor.” –Los Angeles Times Book Review
“Yeri WATCHMEN’in yanı. O derece iyi.” –IGN
“Etkileyici ve yürek parçalayıcı. Akıldan çıkmıyor.” –Brad Meltzer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26be0eb5-8aad-42fa-9c0d-a830e372007b.jpg</image:loc>
            <image:title>Öksüz Fırın</image:title>
            <image:caption>HAVA SAATİ, “SAATİ BIÇAK GEÇİYOR,” DEDİ. BEN DE BABAMI KULÜBEYE ZİNCİRLEDİM.
Scarper Lee’nin dünyasında anne babalar çocuk yapmıyor – çocuklar anne babalarını yapıyorlar. Scarper’ın babası onun için gurur kaynağı ve kendisi pirinçten yapılma bir gereç, annesi ise bakalit bir saç kurutma makinesi. Bu tuhaf dünyada gökten bıçaklar yağıyor ve ev aletlerinin ruhları var. Ayrıca insanlar doğumgünlerini değil ölümgünlerini biliyorlar.
Lise öğrencisi Scarper’ın önünde üç haftası var. Ölümgünü yaklaşırken sıkıcı hayatından vazgeçmek ve bilinmeze atılmak zorunda kalacak; dostlarıyla olan bağları sınanacak ve bu karanlık dünyadaki otoriteye çaresizce baş kaldıracaklar.
Bu rahatsız edici ve özgün büyüme hikâyesinde Rob Davis, çarpık bir gençlik manzarasını ve aslında bizimkinden çok da farklı olmayan bir dünyayı resmediyor.
“İnanılmaz bir tınısı ve mutlak, esrarengiz güzelliği olan bir grafik roman; ayni anda hem bir büyüme hem de başa çıkma öyküsü.” –The Library Journal
“Tuhaf dünyası sizi içine alıyor ve karakterleri ilginizi çekiyor, hem dünya hem karakterler o kadar canlı ki ortaya olağanüstü bir iş çıkıyor.” –SFX
“Yeniliklerle dolup taşıyor. Davis okul macerası masalını altüst edip derinleştirerek insanın kaderinden kaçıp kaçamayacağını soruyor.” –The Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3784b7e-c2aa-4f09-8ce1-46f48e056131.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek</image:title>
            <image:caption>Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkı sözleri yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmeyen, oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Boris Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Yirmi yaşına değin bakir kalmaya ant içip kendini bedenini geliştirmeye vermiş olan Rock Bailey biraz tesadüf biraz da merakla kendini büyük bir sınamanın ortasında bulur. Hızlı kovalamacalar, arzu dolu partnerler ve sıkı dövüşler gibi türlü güzelliklerle bezeli macerası onu çirkinlerin varlığını sorgulamaya götürür.
Yazarın Vernon Sullivan müstearıyla kaleme alıp çevirmen rolüne büründüğü üçüncü roman olan Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek, fazlasıyla Amerikan, fazlasıyla “kara” ve fazlasıyla hareketli, cazla süslenmiş bir polisiye.
“Bu roman, muhtelif esin kaynaklarının melezidir ve bu durum onu bir nevi neşeli, sürükleyici, orijinal ve her düzeyde parodik bir yaratık hâline getirir.” –Gilbert Pestureau
“Bu kitap, uçarılığıyla bizi cezbederken tuhaflığıyla da oldukça eğlendiriyor.” –M. A. Orthofer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d6cccf-66d1-49db-963b-e09c62135159.jpg</image:loc>
            <image:title>Esmerim - Abre</image:title>
            <image:caption>Sevdayı paylaştığımız gibi acıyı da paylaşmayı öğrenme vakti…
Yaptığımız her seçimin bir sonucu vardır. Bergüzar da bir seçim yapmış, bunun sonucu gözyaşı, vicdan azabı ve pişmanlık olmuştu. Hayatı dağılmanın eşiğine gelmişti.
O dağınıklığın içinde kırgın kalbiyle, yüreğini kavuran öfkesiyle, aklında durmaksızın dönen &apos;Neden?&apos; sorusuyla kalan Alparslan ise kendi sınavının başlamak üzere olduğundan habersizdi.
Kızdığı, kırıldığı her şey zaman içinde kendi sınavı olacaktı. Kınadığı yerden sınanacaktı. Bergüzar&apos;la aynı duruma düşüp, aynı duyguları paylaşınca anlayacaktı büyük konuşmamak gerektiğini. Hayatın daima sürprizlerle dolu olduğunu ve bu sürprizlerin her zaman güzellikler getirmediğini. İnsanın aldığı yaşla değil, yaşadıklarıyla deneyim kazandığını ve olgunlaştığını öğrenecekti. Bunu öğrenirken nice yollar yürüyecek, o yollarda yüreklerine batan dikenlerle mücadele edeceklerdi.
Sevdanın yolu her zaman çiçekli bahçelerden geçmez. Aşkta maharet, dikenlerin arasındaki çiçekleri görebilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64381bcf-ff05-4095-93df-2dae35578a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolumuz Uzun</image:title>
            <image:caption>Altmış saniye. Yedi kat.
Üç kural. Bir silah.
Will’in abisi, Shawn, vuruldu.
Ve öldürüldü.
Will’in kederi öyle büyüktü ki
tarif dahi edemiyordu.
Fakat mahallesinde KURALLAR vardı.
1. Kural: Ağlamak
Yapma.
Ne olursa olsun.
2. Kural: İspiyonlamak
Yapma.
Ne olursa olsun.
3. Kural: İntikam
Al.
Ne olursa olsun.
Ama kurşunlar seker. Yanlış adamlar vurulur.
Ve daima kurallara uyacak başka birileri bulunur
Newbery Madalyası
Coretta Scott King Ödülü
Michael L. Printz Ödülü
Walter Dean Myers Ödülü
Edgar Ödülü
★ Time’a göre Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitabı
★ Los Angeles Times, Genç Yetişkin Edebiyatı Ödülü Kazananı
★ Entertainment Weekly, Vulture, Buzzfeed’e göre 2017’nin En İyi Genç Yetişkin Kitabı
“Sizi derinden sarsacak.” —BCCB, starred review
“Altmış saniyelik bu yolculukta, Reynolds güçlü ve sembollerle dolu sayfalara imza atmış.” —Shelf Awareness
“Amerika’da siyahi bir genç olmanın anlamına dair müthiş bir günce. Gerçek bir yetenek gösterisi.” —Publishers Weekly, starred review
“Her kütüphanede mutlaka olmalı.” —School Library Journal, starred review
“Şiddete dair yalın, güçlü ve duygu dolu bir anlatım.” —Kirkus, starred review
“Jason Reynolds, tetiği çekmenin sebep olduğu zincirleme tepkimeyi altmış saniyeye sığdırmayı başarmış.” —Booklist, starred review
“Kendinizi ahlaki ikilemlerin içinde bulacaksınız.” —Horn Book, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be281167-c1fe-442e-adbc-8c4896959000.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli’nin ilk kez 1951’de yayımlanan Bütün Şiirleri’nin bu özel edisyonu, şairin kitaplarında ve dergilerde çıkan tüm şiirlerini kronolojik bir sıralamayla ve ilk basımlarına sadık bir düzenlemeyle bir araya getiriyor. 
 
Kitabı yayına hazırlayan Derya Önder’in kaleme aldığı giriş yazısı, 1951-2021 yılları arasında Yaşar Nabi Nayır, Asım Bezirci ve Memet Fuat’ın derlemeleriyle farklı yayınevleri tarafından basılan Bütün Şiirleri’nin 70 yıllık yayın öyküsünü sunuyor. Kitabın sonunda yer alan hem araştırmacıların hem ilgili okurların kolaylıkla yararlanabileceği her bir şiir için düşülmüş notlar ise edisyona ayrı bir zenginlik katıyor. 
Ayrıca kitapta Kaan Bağcı’nın Orhan Veli’nin 15 şiiri için özel olarak çizdiği illüstrasyonlar yer alıyor. 
   Özenle hazırlanan bu edisyonun Orhan Veli şirinin gelecekte de okunmasına katkı sunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e84ae60-6c56-47f0-b007-a68498c4c230.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayasofya (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Ayasofya; ilk günkü gibi renkli ve İstanbullu, hem herkese ait hem hiç kimsenin…
1500 yıllık mabet; mozaiklerden mihraba, Bizans İmparatoru Ioustinianos’tan Fatih Sultan Mehmed’e, hünkâr mahfilinden Hz. İsa’ya Yakarış/Şefaat sahnesine, Venedikli Henricus Dandolo’dan Osmanlı&apos;nın hattatlarına ve I. Mahmud Kütüphanesi’ne, beş Padişahın türbelerine değin birçok ismin, hayatın ve olayın hâlâ değişmeyen dekoru. Bu eski zaman ülkesi için şüphesiz çok şey söylendi, yazıldı, çizildi. Şimdi ise Dr. Sedat Bornovalı İstanbul’un bu kadim yapısını ve çağlar boyu mabedde biriken engin hafızayı, sanat tarihi perspektifiyle ve akıcı üslubuyla yoğurarak anlatıyor.
Elinizdeki kitap, Ayasofya’nın hem Bizans hem Osmanlı hem de Cumhuriyet dönemlerindeki şahitliklerini somut bilgilerle anlatan bir kaynak eser hükmünde aslında. Bornovalı, bir yandan Bizans ve Osmanlı zamanlarından kalma sanatsal, mimari ve dinî unsurları hatırlatırken diğer yandan önce Mimar Sinan&apos;ın mahareti ardından Sultan Abdülmecid’in direktifiyle, İtalyan Fossati Kardeşlerin eliyle yenilenen Ayasofya’nın Mustafa Kemal Atatürk zamanına uzanan serencamını ve günümüzden geleceğe bakışını hikâye ediyor.
Evet, Sedat Bornovalı’nın rehberliğinde, Tarihin En Uzun Şiiri’ne dokunacak, mazinin koridorunda ideolojilerin değil bilimin, sanatın ve tarihin yön verdiği bir seyahate çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07810061-9887-4189-b409-1b837844c58f.jpg</image:loc>
            <image:title>Etnometodolojide Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerde saha araştırmaları, araştırmacının kişisel deneyimlerinden ayrı tutulamaz. Bu nedenle etnometodoloji her sosyal bilimcinin üzerine en az bir kez düşündüğü bir yöntem olmalıdır. Aron Gurwitsch ve Alfred Schütz’ün izlerini süren Garfinkel, fenomenoloji geleneğinin gelişiminde anahtar rol oynar. Elinizdeki kitap, sahadan örnekler ve içeriden deneyimleri kapsamasıyla etnometodolojiyi anlaşılır kılarak, bizi, göz korkutan devasa bir metodolojik boğulmadan çıkarıyor. Gündelik hayatın akışı içerisinde, öznenin kaotik toplumsal olaylar ve etkinlikler karşısında özgür olduğunu söyleyen Garfinkel, fenomenolojinin sosyal inşacılığında kırılma yaratarak, bizlere sosyolojik muhakemenin sınırlarını ve temel kavramlarını sunuyor.

Etnometodolojide Araştırmalar yayımlanır yayımlanmaz bir klâsik hâline geldi. Kitabın geleneksel sosyal teorinin ve araştırmanın öncüllerine meydan okuyan argümanı hem büyük övgülerle karşılandı hem de şiddetli tartışmalara yol açtı. Garfinkel’in önerdiği –anlamlı toplumsal hayatın temelindeki doğrulukları sorgulanmayan pratikleri ortaya çıkarmak üzere tasarlanmış– çalışmalar, sosyal bilime ve toplumsal değişime dair hâkim kavrayışların değişmesini talep ediyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d4d643-21c8-4dfe-8cc0-df1fb80a89cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamımdan Acı Dilimler</image:title>
            <image:caption>1968-69 gibi alabildiğine hareketli bir dönemde İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yapan Harun Karadeniz, hem kuşağı tarafından hem de çeşitli defalar basılan Olaylı Yıllar ve Gençlik kitabından ötürü bir gençlik lideri olarak anılır. Öğrenci Birliği başkanlığı sırasında NATO’ya Hayır, 6. Filo’ya karşı vb gösterilerin yanı sıra doğrudan öğrenci gençliğin alanında gözükmeyen Gerze Tütün Mitingi, Ortak Pazara Hayır Yürüyüşü gibi eylemlerin düzenlenmesinde de önemli katkıda bulunmuştur. Kapitalsiz Kapitalistler (1968) kitapçığıyla popüler bir dille sömürüyü açıklamaya çalışmış ve “Yeter ki sömürü mekanizması ve iktisadi gerçekler halka halk diliyle anlatılsın” diyerek kendi arayışının yörüngesini çizmeye başlamış, fakat siyasal yaşamının en önemli deneyimi gölgede kalmıştır.  
Harun Karadeniz 1968 üniversite işgallerinin hemen ardından başlayan fabrika işgallerinin ilki olan Derby fabrikasında grevin işgale dönüştürülmesi için kendisinden destek istenmesinden başlayarak işçi hareketi ile organik bir ilişki kurmanın yollarını aramıştır. Bu tür eylemlere ağırlıklı olarak İTÜ’den olmak üzere en az 100 kişi katılmaktaydı. 
Harun Karadeniz için bir not düşmek gerekirse yakın dostu, hocası İdris Küçükömer’den bir alıntı yapmak yerinde olur: “Düşünen, düşünmesini bilen bir insandı. Somut gözlemleri, çocukluğundan beri olan yaşamı, onu önceden öğretilen bazı kavramlardan şüphe etmeye, sonra düşünmeye yöneltti. Yoksul ve kızgın köylü çocuğu mühendis olacaktı. Matematik, bir lojik yöntem olarak onu pusatlandıracaktı. Üniversitelerdeki öğreti ile hayattaki toplumsal ilişkilerin uyuşmazlığını anladı. Somut önerilerini lider olarak uygulamaya geçti. ... Giderek öğrenci eylemlerinden işçiler içine karışmanın yeğ olduğunu kabul etti ve öyle eyledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/657f9b36-c76a-4192-9d7a-e79cbe465d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperestler Tiyatrosu</image:title>
            <image:caption>1960 yılı. Dünya kültürel, siyasi, cinsel ve sanatsal devrimin kıyılarında dolaşıyor. Bu sırada Yunanistan’ın Hydra Adası’nda ise bambaşka bir dünya kuruluyor. Yazar Charmian Clift ile George Johnston’ın, namı diğer bohemin sıkıntılı kralı ve kraliçesinin gayri resmi liderliğinde hayatlarına devam eden şairler, ressamlar ve müzisyenlerden oluşan bir topluluk, hayal kurmaktan da hayallerini yaşamak için çabalamaktan da vazgeçmiyor. Bu uyumsuz sanatçı çemberinin tam ortasında ise üç kişilik bir üçgen şekilleniyor: karizmatik olduğu kadar esrarengiz yazar Axel Jensen, onun cazibeli karısı Marianne Ihlen ve Kanadalı acemi şair Leonard Cohen. 
Yakın zaman önce annesini kaybeden on sekiz yaşındaki Erica, hem annesinin yaşamına dair gizemleri çözmek hem de acısından ve babasından kaçıp kafasını dağıtmak arzusuyla yanına aldığı bir tomar defterle Londra’dan çıktığı yolun sonunda kendisini bu grubunun ortasında buluveriyor. Gelir gelmez de bu sanatçıların arasında her şeyin sınandığı bir ütopyaya dahil oluveriyor; sanatın, ilişkilerin ve hatta kendi masumiyetinin de sınandığı... 
Hayalperestler Tiyatrosu, saflıkla acımasızlığın, kaosla ütopyanın, sanatçıyla ilham perisinin arasındaki güzelliğin olduğu kadar kadınla erkek arasındaki çatışmaların da muazzam güç gösterisini sunuyor bize. Yunanistan’ın yaz sıcağının ateşiyle hararetlenen roman Guardian’a göre hem “muazzam bir kaçış romanı” hem de “yaza damgasını vuracak çok sağlam bir hikâye”. 
“Olağanüstü ve sürükleyici... Şu an bir Yunan adasına gidip orada kaybolmayı diliyorsanız size hiç düşünmeden bu kitabı öneririm.” 
Jojo Moyes, Senden Önce Ben kitabının yazarı 
“Bu muhteşem, ışık saçan hikâyede kusursuz geçen bir yazın gölgesinde kalacaksınız: Polly Samson’ın şiirsel dili sizi unutulmaz bir güneş ışığının ve gölgesinin altında bırakıyor, hem karşı konulmaz hem de bir o kadar derin bir anlatı.” Amy Bloom, White Houses romanının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7450349-eddc-4098-ae0e-c77dab2d3e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubailer</image:title>
            <image:caption>Bir süre taklit yoluyla tercih ettim kendimi 
Kendimdeydim; bu yüzden fark etmedim kendimi 
Bir isim duyardım hep görmemişken kendimi 
Kendimden çıktığım vakit gördüm kendimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f439ba8-b7d2-4e81-9f65-e297a8bf7786.jpg</image:loc>
            <image:title>Scapin&apos;in Dolapları</image:title>
            <image:caption>Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi yaptı, bir süre sonra barodan ayrıldı. Oyunlarında insan gerçekliğini hayranlık verici bir derinlikle sergiledi. Klasik Fransız komedyasının kurucusu kabul edilen Molière, tiyatroda trup yöneticisi ve oyuncu olarak da çalıştı. 
İlk kez 1671’de, Palais-Royal’de sahnelenen Scapin’in Dolapları büyük oyun yazarının kaleme aldığı son farstır. Yalnızca riske girmenin heyecanı için dolaplar çeviren arlanmaz entrikacı Scapin, genç efendisiyle onun dostuna yardım etme bahanesiyle babalarına türlü türlü oyunlar oynar. Molière ölümünden önce Scapin rolünü on sekiz defa oynamıştır. Scapin’in Dolapları günümüzde hâlâ Fransız tiyatrosunun en sık sahnelenen oyunları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f73218-f116-41a5-9473-6f9df9ab056e.jpg</image:loc>
            <image:title>Scapin&apos;in Dolapları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi yaptı, bir süre sonra barodan ayrıldı. Oyunlarında insan gerçekliğini hayranlık verici bir derinlikle sergiledi. Klasik Fransız komedyasının kurucusu kabul edilen Molière, tiyatroda trup yöneticisi ve oyuncu olarak da çalıştı. 
İlk kez 1671’de, Palais-Royal’de sahnelenen Scapin’in Dolapları büyük oyun yazarının kaleme aldığı son farstır. Yalnızca riske girmenin heyecanı için dolaplar çeviren arlanmaz entrikacı Scapin, genç efendisiyle onun dostuna yardım etme bahanesiyle babalarına türlü türlü oyunlar oynar. Molière ölümünden önce Scapin rolünü on sekiz defa oynamıştır. Scapin’in Dolapları günümüzde hâlâ Fransız tiyatrosunun en sık sahnelenen oyunları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a892c51-76a2-4c2f-af79-987cd156a231.jpg</image:loc>
            <image:title>Babbitt</image:title>
            <image:caption>Babbitt, modern hayatın kısıtlayıcı mekanizması içinde sıkışıp kalmış 20. yüzyıl insanını anlatan en güçlü yapıtlardan biridir. Sinclair Lewis en büyük edebi başarısı olarak kabul edilen 1922 tarihli bu romanında, Amerikan toplumunu ve kültürünü, orta sınıfın yaşam tarzını, insanları konformizme iten toplumsal baskıyı hicveder. Babbitt’in başlattığı tartışma, yazarın 1930 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesinde etkili olmuştur. George Babbitt kârlı bir işi, toplumda saygın bir yeri olan mükemmel bir yurttaş ve kendinden fazlasıyla hoşnut bir işadamıdır. Ait olduğu zümrenin standartlarına uyum göstermeye çalışırken bireyselliğini yitirir ve günün birinde aslında ufkunu daraltan son derece “sınırlı” bir hayat sürdüğünü fark eder. Lewis’in asıl mirası, Amerikan toplumundaki çağrışımı bugün de süren George Babbitt karakterini yaratmasıdır. Zira bu romanıyla İngilizceye “orta sınıfın değerlerine ve standartlarına düşünmeden uyum gösteren” kişi anlamında kullanılan “Babbitt” sözcüğünü armağan etmiştir. Lewis romanda iş dünyasının ve şehirlerin gelişmesinin istikrarın temeli olarak görüldüğü, seri üretimin başladığı ve tüketim toplumunun ortaya çıktığı bir ABD portresi ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8f6cca-2c88-4f3b-bc86-81869f80feb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Doğaya - Ormanlar</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayacağınız bir maceraya hazır mısınız? 
Ormanda kamp yaparken karşılaşabileceğiniz her şey için rehber bir kitap… Barınak veya çadır yapmaktan su arıtmaya, kamp ateşi yakmaktan size “Merhaba!” diyebilecek orman canlılarının ayak izlerine kadar her şey hakkında bilgi edinirken, bir ormanda YAPMAMANIZ gereken şeyleri de ipuçlarıyla dolu bu kitaptan öğreneceksiniz. Orman gezisine hazırsanız, HAYDİ DOĞAYA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee64699a-8b93-40b5-b0fe-d82b3e9496bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Babbitt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Babbitt, modern hayatın kısıtlayıcı mekanizması içinde sıkışıp kalmış 20. yüzyıl insanını anlatan en güçlü yapıtlardan biridir. Sinclair Lewis en büyük edebi başarısı olarak kabul edilen 1922 tarihli bu romanında, Amerikan toplumunu ve kültürünü, orta sınıfın yaşam tarzını, insanları konformizme iten toplumsal baskıyı hicveder. Babbitt’in başlattığı tartışma, yazarın 1930 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesinde etkili olmuştur. George Babbitt kârlı bir işi, toplumda saygın bir yeri olan mükemmel bir yurttaş ve kendinden fazlasıyla hoşnut bir işadamıdır. Ait olduğu zümrenin standartlarına uyum göstermeye çalışırken bireyselliğini yitirir ve günün birinde aslında ufkunu daraltan son derece “sınırlı” bir hayat sürdüğünü fark eder. Lewis’in asıl mirası, Amerikan toplumundaki çağrışımı bugün de süren George Babbitt karakterini yaratmasıdır. Zira bu romanıyla İngilizceye “orta sınıfın değerlerine ve standartlarına düşünmeden uyum gösteren” kişi anlamında kullanılan “Babbitt” sözcüğünü armağan etmiştir. Lewis romanda iş dünyasının ve şehirlerin gelişmesinin istikrarın temeli olarak görüldüğü, seri üretimin başladığı ve tüketim toplumunun ortaya çıktığı bir ABD portresi ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c949ea-d8d4-42c8-aaf1-66ba9d8f1c67.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Eşler</image:title>
            <image:caption>Küçük Kadınlar’ın sonunda, yeni edindikleri tecrübelerle birlikte sevgi dolu evlerinde bıraktığımız March kızlarının macerası üç yıl sonra kaldığı yerden devam ediyor ve çocukluktan kadınlığa uzanan yolculukları dönemin ekonomik ve toplumsal yapısıyla iç içe geçerek ilerliyor. 
1869 yılında yayımlanan İyi Eşler, esas olarak kız kardeşlerin yeni ilişkiler kurmasına ve aile evinden ayrılışlarına odaklanır. Dört kardeş büyüyüp dünyadaki yerlerini buldukça, March ailesi için işler değişmeye başlar. Meg kendisi ve John için iyi bir yuva kurmak isterken, Jo yazmak ve seyahat etmek arzusundadır; Amy sanatını geliştirmeyi ve servet edinmeyi umar; Beth ise tekrar eski güzel günlerdeki gibi hissetmek ister. Bu arada Laurie de Jo’nun istediği gibi üniversiteye gider ve hayatını düzene sokmaya çalışır. 
Roman hem Küçük Kadınlar’da başlayan hikâyenin devamı hem de Alcott’ın evlilik fikrine yönelik tutumunun bir özetidir. Genç kadınları sabır, sevgi ve merhamet gibi erdemlerle tasvir etse de dönem itibarıyla “geleneksel evlilik normlarıyla” mücadele ettiği söylenebilir, Jo özelindeyse okurun “romantik ideallerini” yıkar. Ayrıca kadınların birey olarak var oluşlarının ve meslek edinmelerinin önemi de sıkça vurgulanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/603ccb40-8f34-4ceb-967f-e92e923e86d8.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Eşler (Sert Kapak-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Küçük Kadınlar’ın sonunda, yeni edindikleri tecrübelerle birlikte sevgi dolu evlerinde bıraktığımız March kızlarının macerası üç yıl sonra kaldığı yerden devam ediyor ve çocukluktan kadınlığa uzanan yolculukları dönemin ekonomik ve toplumsal yapısıyla iç içe geçerek ilerliyor. 
1869 yılında yayımlanan İyi Eşler, esas olarak kız kardeşlerin yeni ilişkiler kurmasına ve aile evinden ayrılışlarına odaklanır. Dört kardeş büyüyüp dünyadaki yerlerini buldukça, March ailesi için işler değişmeye başlar. Meg kendisi ve John için iyi bir yuva kurmak isterken, Jo yazmak ve seyahat etmek arzusundadır; Amy sanatını geliştirmeyi ve servet edinmeyi umar; Beth ise tekrar eski güzel günlerdeki gibi hissetmek ister. Bu arada Laurie de Jo’nun istediği gibi üniversiteye gider ve hayatını düzene sokmaya çalışır. 
Roman hem Küçük Kadınlar’da başlayan hikâyenin devamı hem de Alcott’ın evlilik fikrine yönelik tutumunun bir özetidir. Genç kadınları sabır, sevgi ve merhamet gibi erdemlerle tasvir etse de dönem itibarıyla “geleneksel evlilik normlarıyla” mücadele ettiği söylenebilir, Jo özelindeyse okurun “romantik ideallerini” yıkar. Ayrıca kadınların birey olarak var oluşlarının ve meslek edinmelerinin önemi de sıkça vurgulanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57415ad-d8d8-47d2-a20a-565a5fb5b6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıssadan Hisse</image:title>
            <image:caption>14. yüzyıl. İngiltere’de karlarla kaplı bir kasaba. Nicholas Barber adında firari bir papaz, yolda karşılaştığı gezici tiyatro kumpanyasına katılır. Oyunlarını sahnelemek üzere vardıkları kasabada küçük bir çocuğun öldürüldüğünü, cinayetle suçlanan genç kızın ise hapse atıldığını öğrenirler. Zamanın tiyatrosunun olmazsa olmazı olan dini piyes geleneğine ilk kez karşı gelerek, kasabalıların dilinden düşmeyen bu cinayeti çözmeye ve ortaya çıkaracakları gerçekleri sahnelemeye karar verirler. 
Booker Ödülü sahibi Barry Unsworth, İngiltere’nin kıtlık ve vebanın kol gezdiği en karanlık yıllarını konu alan bu romanında tarihi gerçekleri, tiyatro geleneğinin dönüşümü ve polisiye gibi motiflerle harmanlayarak ahlak ve adalet kavramları üzerine zamansız bir kıssadan hisse sunuyor okurlara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1dd6417-1797-4320-a137-4d46afc2f457.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Doğaya - Denizler</image:title>
            <image:caption>Denizde yaşayacağınız bir maceraya hazır mısınız? 
Denizde sörf yapmaktan taşlarla kemer oluşturmaya, deniz canlılarıyla tanışmaktan plaj oyunlarına, ıstakozu elinize alma yönteminden uçurtma yapma tekniklerine kadar her şey hakkında bilgi edinirken, bir deniz gezisinde YAPMAMANIZ gereken şeyleri de ipuçlarıyla dolu bu kitaptan öğreneceksiniz. Deniz gezisine hazırsanız, HAYDİ DOĞAYA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788d6917-d693-4bd2-9838-e303d5dcea22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Demir</image:title>
            <image:caption>Ay Demir romanı, Çarlık Rusyası boyunduruğu altındaki Türkleri özgürleştirmek isteyen Demir’in hikâyesini konu edinir. Turan idealiyle yola çıkan Demir, oradaki Türklerle kardeşlik bağını yeniden kurmak, onları aydınlatıp esaretten kurtarmak arzusunda barışçıl ve mistik bir doktordur. Çektiği sıkıntılara rağmen yılmayan bu idealist gencin mücadelesine adanmışlığın gölgesinde yaşanamayan, ülküye feda edilen ulvi bir aşk da eşlik eder. 
Çocukluğu hürriyetperver muhalif subaylar arasında geçen, aydınlanma fikirleriyle yetiştirilen Müfide Ferit Tek’in Birinci Dünya Savaşı yıllarında, eşiyle birlikte Sinop’ta sürgündeyken, henüz yirmi beş yaşında yazdığı ilk romanıdır Ay Demir. Yazıldığı dönem büyük yankı uyandıran roman, Meşrutiyet’in ilanından başlayarak Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya savaşlarının maddi ve manevi travmalarını kat eden milli benlik inşası çabasının en kritik on yılını kapsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5f6d46f-8f8f-4f96-ae91-4bb57c40d017.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Demir (Sert Kapak-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Ay Demir romanı, Çarlık Rusyası boyunduruğu altındaki Türkleri özgürleştirmek isteyen Demir’in hikâyesini konu edinir. Turan idealiyle yola çıkan Demir, oradaki Türklerle kardeşlik bağını yeniden kurmak, onları aydınlatıp esaretten kurtarmak arzusunda barışçıl ve mistik bir doktordur. Çektiği sıkıntılara rağmen yılmayan bu idealist gencin mücadelesine adanmışlığın gölgesinde yaşanamayan, ülküye feda edilen ulvi bir aşk da eşlik eder. 
Çocukluğu hürriyetperver muhalif subaylar arasında geçen, aydınlanma fikirleriyle yetiştirilen Müfide Ferit Tek’in Birinci Dünya Savaşı yıllarında, eşiyle birlikte Sinop’ta sürgündeyken, henüz yirmi beş yaşında yazdığı ilk romanıdır Ay Demir. Yazıldığı dönem büyük yankı uyandıran roman, Meşrutiyet’in ilanından başlayarak Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya savaşlarının maddi ve manevi travmalarını kat eden milli benlik inşası çabasının en kritik on yılını kapsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/757674cf-0574-4fd6-9cbe-26fc48afcee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Doğaya - Nehirler</image:title>
            <image:caption>Nehir kıyısında maceraya hazır mısınız? 
Nehir kıyısında karşılaşabileceğiniz her şey için rehber bir kitap… Balık tutmaktan pişirmeye, taş sektirmekten sal yapmaya, kürek çekmekten nehrin akış hızını ölçmeye kadar gereken her şey hakkında bilgi edinirken, bir nehir kıyısında YAPMAMANIZ gereken şeyleri de öğreneceksiniz. Nehir gezisine hazırsanız, HAYDİ DOĞAYA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/765f01d7-d546-4ade-8112-6427804d3987.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgında Öyküler</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız salgın günleri geçip gitse de, bu yaşanılmışları unutursak yazık olur elbet. Birçok şey boşa gitmiş olur. Çekilen acılar hadi neyse ama ölenler boşa ölmüş olur. Hele hele, o ölecekleri kurtarmak için ölenler, hepten boşa ölmüş olur. Bunca yazıklanmaya hiç de aldırış etmiyor olabilir gelecek. Ama o gelecekte bu koronanın –ya da ona benzeyen bir başka salgının– bir gün karşımıza yine dikilmeyeceği nereden belli ki?.. Evet, limon arıyorsanız işte burada! 
 
*Adım Adım Yudum Yudum *Dün Beklenen Gelecek Değil Bugün Beklenen Gelecek *Günler Getirdikçe Getiriyor Bıkkınlığı *İmansızda Bile Yok Mudur Bir İman Tahtası *Telgraf Diye Bir Şey Artık Kaldı mı? *Pazar Günü Erkenden Onu Bekliyordum *Çocuksan Genç Olasın Gençsen Genç Kalasın *Okulsuz Yaz Ödevi *Düş Gibi Bir Düş Gerçek Gibi Bir Gerçek *Çanak Çömlek Patladı Minareler Arası İtikat *Kıyılar Doldu Taştı Yanlıştan Yaktı Yüreklilik Yürekler Dolusu *Sevgili Korona *Elektiriği Bulan Gâvur Kindarlığı Çıkaran Değil *Çiçeğiçirkin Çiçeği Yaprağıgüzel Gerçeği *Adı Oldu Kırk Bir Geçti Gitti Yirmi Altı *Değerse Yağlıboya Aman Ayıp Olur Turistlere *Gönül Vermez Gönül Kaptırır Anasının Has Oğlu *On Koyun Sattım Yüze On Koyun Aldım İki Yüze *Hallaç Kalmadı Yoktur Esnek Sopası Kızılcık *En Gereksiz Yalan Engerekli Minibüs *Öyle Kafaya Böyle Tıraş Bulaş Gel Yine Bulaş *Gökyüzü Bakmaz Yeryüzüne Yeryüzüdür Bakan Gökyüzüne</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf03800-6521-4b34-8e7a-a377721484af.jpg</image:loc>
            <image:title>My Mother’s Voice</image:title>
            <image:caption>Everything began two years ago with the protest of a grieving mother, who is known as “Mother Hacire” in Turkey. She came to the Peoples’ Democratic Party’s (HDP) Diyarbakır headquarters with a hammer in her hand, broke the windows of the building and said: “I am not leaving here without my child!” And, she started a sit-in protest in front of the building. 
 
In this book, you will witness the stories of the children who were taken to the mountains when it was not possible for them to even marry of their own will, and who were given guns at a young age. You will feel the wail of Mother Türkan for her daughter, and you will feel the pain of the other mothers, who are on the watch of their children. You will hear the voice of Mother Ayşegül who shouts, “I will take my child away from you!”. 
 
In My Mother’s Voice, you will read about the experiences of Mustafa, who said, “I saw my mother on TV. I heard my mother’s voice and I escaped”, and of the other children. You will see the true face of the PKK terrorist organization.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73caf3c-9546-4ce6-9f21-e57bf36aecbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Kurgu</image:title>
            <image:caption>İsenbike Togan’ın 2011 yılına kadar yayımlanan Türkçe makalelerinin derlendiği Tarih ve Kurgu ’daki ilk yazı, “Bu yazının konusu ODTÜ Tarih Bölümü’nde verdiğim Türklerin Tarihi dersleriyle beraber gelişti. Türklerin ve onlar gibi göçebe boy toplumu olmuş Orta ve İç Asya halklarının tarihini sadece savaşlardan meydana gelen bir tarih anlayışı içinde ele almanın tatmin edici olmadığı konusunda, artık hem yurtiçinde hem de yurtdışında geniş bir fikir birliği oluşmuştur” ifadeleriyle başlar. 
Tarih ve Kurgu ’da beş ana başlık altında topladığı yazılarında tarihe yeni oluşumların ortaya çıktığı dinamik bir süreç olarak bakan İsenbike Togan, görece az incelenen, gölgede kalan dönemleri ve toplulukları ele almaktadır. Çok geniş bir coğrafya ve tarihsel kesitten gelen kaynaklardan süzülen bilgiler, çeşitli disiplinlerin yöntemleriyle bu yazılarda işlenmiş, farklı unsurlar uyum içinde ama kendi varlıklarını da koruyarak bir araya getirilmiştir. Böylelikle Çin, Moğol, Osmanlı ve Timur dönemi Orta Asyası gibi, farklıklarına rağmen benzerlikler de taşıyan arayışları, bulunan çözümleri karşılaştırmak mümkün olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c15214-e6c1-49fe-b1ac-0a5e8c3e8960.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Sorgula!</image:title>
            <image:caption>Bir bilgi keşmekeşi içinde yaşıyoruz. Her yerde bilgi ve haber bombardımanı altındayız. Sen de bize katıl ve temel eleştirel yöntemleri, çözümleme yollarını öğrenerek bu keşmekeş içinde yolunu bulmayı başar. 
KENDİ AKLINI KULLANMAYI ve HER ŞEYİ SORGULAMAYI öğren! YALAN HABERLERE İNANMA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b8c2d2d-f023-4a91-b430-bebab4ce7e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya - Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcfd292-ec0f-40bb-8132-e4abd8856563.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Odaklanma Araştırmaları - Ara-Bul</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli bir keşif macerası minikleri bekliyor. Sevimli resimlerle hazırlanmış bu etkinlik kitabı, minik okurların dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirirken algı kapasitelerini artıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55bcd8f6-33c9-46dd-b2eb-a6e8571982a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Cup Suya !</image:title>
            <image:caption>Claire iki ablasının yapabildiği her şeyi yapabiliyordu. Tek bir şey hariç. Claire sudan korkuyor, yüzemiyordu. Sonra bir gün suya ayaklarını sokmayı denedi. O anda hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Gerçek bir azim, cesaret ve başarı öyküsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6007057-1cbf-4865-8666-9ee6581cad6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofya&apos;nın Mantar Valsi</image:title>
            <image:caption>İmparator Mantarı, Ölümsüzlük Mantarı, Yeryıldızı Mantarı, Peri Kâsecikleri, Şemsiye Mantarı… 
Bitkilerin köklerini birbirine bağlayan, yer altında adeta bir haberci gibi görev yapan mantarlarla tanışmak ister misin? 
Sofya, seni Alp Dağları’nın eteklerinde, rüya gibi bir ormana davet ediyor. Bu ormanda, bazen topaca, bazen şemsiyeye, bazen paraşüte, bazen ipek kadife bir pelerine benzeyen, birbirinden ilginç mantarları birlikte keşfedeceğiz. 
Gerçek mantar türlerinin masalsı bir anlatımla buluştuğu bu hikâye ile mantarların muhteşem dünyasında rengârenk bir yolculuğa çıkma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd5b6c6-4c00-4dc8-a12e-2f08a13e608b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Bir Top Buluyor</image:title>
            <image:caption>Dinozor Didi, harika bir top buldu. Bunu gören diğer dinozorlar, “Hadi oynayalım!” dedi. Ama Didi, onlardan çok küçük. Hem küçük hem güçlü olunur mu? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f016d8-5fd8-4bbf-98e1-26a7a778c864.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar - Nokta Birleştirme</image:title>
            <image:caption>Sayıları takip et! Noktaları birleştir! Boyamayı tamamla! 
Taşıt resimleriyle dolu bir eğlence! 
Haydi, 1’den 20’ye kadar olan sayıları takip ederek noktaları birleştir. Şekli tamamla ve boyamaya başla! 
• Bilişsel gelişim
 • El-göz koordinasyonu
 • İnce motor beceriler
 • Görsel algı becerileri
 • Kalem tutma becerisi 
• Odaklanma 
• Yaratıcı düşünme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f343f1c3-6dc8-460e-ae89-16a1ad61dd9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Perisi Luna</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün, tam da bugün gecenin karanlığında yola çıkar Ay Perisi Luna...  
Tılsımlı dolunay aydınlatacaktır yolunu... 
İyilik aşkına dilenen tüm dilekler gerçek ola... 
 
Oysa daha dün yalnızca bir kelebek kıpırtısıydın karnımda… 
Sonra Zümrüdüanka’nın kanatlarını açışı gibi destansı, rengârenk ve mucizelerle dolu yeni bir başlangıç kapısından geçtim seninle, senin kanatlarında… 
Yüzüne her bakışımda içime dolan o masalsı ay ışığı aydınlatsın yolunu minik kızım. Sana anlattığım bu masallar kadar masum ve sevgi dolu olsun yolun. Geceleri odamıza dolan ay ışığında uykulara dolandığımız tüm bu masallar şifa olsun ihtiyacı olanlara… 
Bir annenin başka annelere çare arayışıdır bu masallar; çünkü bir annenin yavrusuna bakışına saplanan o çaresizliği de en iyi anneler anlar. Nefesim oldukça anlatacağım. Ben anlattıkça, anneler okudukça nefes olacak… 
El veren tüm okuyuculara teşekkürler. Yolun açık ola Ay Perisi Luna.  
 
 
Ay Perisi Luna, SMA hastası evlatlarımız için yola çıkmıştır ve tüm geliri yazarı Özge Özder tarafından SMA hastası bebeklere bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64f8d77-21ee-4bcb-a6da-cfdf52533894.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar - Nokta Birleştirme</image:title>
            <image:caption>Sayıları takip et! Noktaları birleştir! Boyamayı tamamla! 
Hayvan resimleriyle dolu bir eğlence! 
Haydi, 1’den 10’a kadar olan sayıları takip ederek noktaları birleştir. Şekli tamamla ve boyamaya başla! 
• Bilişsel gelişim
• El-göz koordinasyonu 
• İnce motor beceriler
• Görsel algı becerileri 
• Kalem tutma becerisi 
• Odaklanma 
• Yaratıcı düşünme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe6d7fd6-90a4-47cb-baf9-5580395f97c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömrün Takvimi</image:title>
            <image:caption>“Fotoğraflar, hatıralarımızı geçmişten kurtarıp sonsuzluğa ait kılar. Ne geçmiş bize gelebilir ne de biz geçmişe dönebiliriz. Oysa sonsuzluk hep bizimledir. Sonsuzluk, şimdiye en yakın yerdir. Ne gemi ne tren kalkar sonsuzluğa. Sonsuzluğa gitmek için bir fotoğrafa bakmak yeterlidir.” 
Görünmez Adalı fotoğraf sanatçısı Mimo, ütopyalardan bile güzel memleketinde geçen çocukluğunun, görünen dünyanın savaş yıllarında Leningrad’da ve İstanbul’da geçen gençliğinin, Avrupa’nın isyankâr vakitlerinde Londra’da ve Paris’te geçen olgunluk çağının, daima özlediği, aradığı, sadık kaldığı ve fakat her dönüşünde biraz daha yalnız bırakıldığı evinde geçen ihtiyarlığının en hayati karelerini bir araya getirerek ömrünün takvimini çıkarır. 
Ne yaşarsa yaşasın mutlulukta, iyilikte, güzellikte, dürüstlükte direten Mimo’nun hayat hikâyesi görmek, görünmek, eşitlik, özgürlük, vatanseverlik, aidiyet, adalet, sanat, zaman, aşk ve sevgiyi yeniden tanımlamamıza bir davet. Duru dili, ince üslubu, delişmen kurgusuyla tam anlamıyla Can Gürsesçe bu roman, okuruna şöyle sesleniyor: Gülümseyin! Mimo, mutluluğun fotoğrafını çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc3d8ec-5eb0-42a6-b950-44995e7c1e41.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizgin</image:title>
            <image:caption>“Al kızım, bu, soyumuzun onurlu emaneti. Bana Asi dedemden kaldı, şimdi ben de sana veriyorum. Ona layık olabilmek için önce onurlu olmalısın, sonra insanlara ve doğaya sevgi ile yaklaşmalısın. Evet biliyorum, onurlu bir kızsın ve aynı zamanda akıllı bir kızsın. Ama bundan daha farklı bir şey için dedemin emanetini sana teslim ediyorum. Bazı insanlarda akıl vardır ama onur yoktur, bazılarında da onur vardır ama akıl yoktur, bazılarında ise hem akıl vardır hem de onur. Fakat bunlarla bitmiyor. Çünkü dünyanın en güçlü silahına sahip olmuyorlar bazen. Ama o güç sende fazlasıyla var ve seni diğer insanlardan ayıran da odur. O yüzden seni seçtim, geleceğe ışık tutacaksın, barbar ve medeniyetten uzak toplumlara insanlığı öğretmek için mücadele edeceksin.” 
 
Mehmet Çallar, ilk romanı Mizgin’de, bir yadigârın izinde ailenin hayat öyküsünü konu alıyor. 
İntikam, aşk, töre ve ihanet arasında geçen çalkantılı yaşam öyküsünde yaşananları okurken son satırlara nasıl geldiğinizi anlamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed936457-1496-4471-bd0f-e81f8abb496f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh ile Yüz Yüze</image:title>
            <image:caption>RUH İLE YÜZ YÜZE, bireysel ve kurumsal müşterilere, devletler ve kraliyet ailelerine yaptığı tasarım projeleriyle dünyayı dolaşmış bir mimarın sıra dışı yolculuğunu anlatmaktadır. Bir ruhsal medyum olduğunda, ufku genişlemiş, çıktığı bu yolculukta ruhsal dünyaya göç etmiş kişilerle iletişim kurmaya, onların portrelerini yapmaya başlamıştır. Bununla birlikte her birimizin içinde var olan şifa gücünü ve duygusal yaşam, aile ve inanç sistemlerinin kişileri nesiller boyunca nasıl etkileyebildiğini keşfetmiş, bu yolculuk onu daha egzotik yerlere taşımıştır. 
Esi’nin esprili bir dille anlattığı, ruhsal iletişim ve şifa aracılığıyla yardım etmiş olduğu kişilerle ilgili dokunaklı öykülerin ve çizdiği portrelerin bize eşlik ettiği bu yolculuk, bizi hayata tesadüfen geldiğimiz, içine doğduğumuz aileleri ve toplumu rastgele seçtiğimiz inancını sorgulamaya davet ediyor. RUH İLE YÜZ YÜZE sizi de, eski alışkanlıklarınızı ve fikirlerinizi gözden geçirmeye başlamanız ve hayatınıza yeni bir anlam, kişisel güç getirecek olan inancı bulmanız için cesaretlendirecektir. 
 
“Tam macera dolu hayatımın nihayet durulduğunu düşünmeye başladığımda, benim için kesinlikle planlanmamış, çok daha hayret verici bir yolculuk başladı; beni bilgelik ve aklın sınırlarını aşan bir yere götürdü. Ruhsal Dünya ile tanıştım ve bu sadece bir başlangıçtı!” 
 
Esi Çakmakçıoğlu dünyanın çeşitli ülkelerinde 40 seneden fazla çalışmış ve ödüller kazanmış bir mimar ve kentsel tasarımcıdır. Londra’da yaşamaktadır ve 2003 senesinden beri ülkeler arası ruhsal medyum, artist, şifacı ve klinik hipnoterapisti olarak da çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/803e1e5d-fcb3-4eda-b645-b2697fa76a72.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Tariflerle Gebe Kalınır</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı bebekler için bilimle yoğurduk lezzetle pişirdik. 
 
Çocuk isteminde ve gebelik süreci boyunca bize en çok sorulan sorunun bilimsel tarifleri mevcut bu kitapta. 
Sizler için gebe kalabilmede en etkin besinleri bir araya getirerek lezzetli ve hem kadın yumurtasına hem de erkek spermine fayda sağlamaya yönelik tarifler oluşturduk. 
Hem erkek hem kadın için bilimsel besinlerin lezzetli buluşması ile dünyada ilk kez sağlıklı gebeliğe giden yolun tariflerini sunuyoruz. 
Oluşturduğumuz lezzetli ve pratik tariflerle nasıl gebe kalınacağı ve gebeliğinizin nasıl sağlıklı bir şekilde devam edeceğinin sırrını veriyoruz. 
Nasıl beslenmeliyim? 
Ne şekilde beslenirsem daha rahat gebe kalırım? 
Hangi vitaminleri tüketmeliyim? 
Gebe kaldıktan sonra beslenmem nasıl olmalı? 
Soruların cevapları bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/855b3bd1-7468-4f46-a3f0-a21ce8036fc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Topraklar</image:title>
            <image:caption>... 
 
“İşte, ben şimdi burada, mezarının başında sana söz veriyorum ağabey. Bu vasiyetini yerine getirmek benim boynumun borcudur. Senin bu acı, keder, ızdırapla yoğrulmuş çileli ve aynı zamanda sevgi dolu hayat hikâyeni anlatacağım herkese. Herkes duysun, bilsin. Anlatacağım ağabey; anlatacağım, anlatacağım…” dedim. 
 
Kafamda bu karmakarışık düşüncelerle yavaş yavaş doğrulup kalktım ayağa. Mezarın başından ayrılmadan, bir adım bile atamadan daha, yüreğim tekrar kabardı, taştı yine. Gözyaşlarım düştü kara toprağa, dolu dolu… 
 
Ağabeyimle vedalaşırken baktım gün akşama dönmüş, gölgeler uzamıştı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/791f8766-2af5-40f8-a755-a9609c36ff4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Zamanlar İçin Dharma</image:title>
            <image:caption>Hiçbir büyük manevi kahraman, kafa karıştıran ikilemle yüzleşmekten kaçınmaz. 
 
Bu dünyada, özellikle şu anki zor ve karmaşık dünyada dharma’nızın ne olduğunu biliyor musunuz? Bu özel bedenle, neden bu zaman ve mekânda buraya yerleştirildiğinizi hiç düşündünüz mü? Sabahları hangi amaç için uyanırız? 
Krishna, “Sizi kurtarması için dharma’nıza yönelin” der. Eğer onu öğrenmezseniz, hayatın karşınıza çıkarmayı planladığı kaçınılmaz ikilemler labirentinde yolunuzu bulmanız imkânsızlaşır. Kim olduğunuzu bilmezseniz, bu hayatta gerçekleştirmeniz gereken eylemlere nasıl karar verebilirsiniz ki? 
Bilim insanı ve eğitmen Stephen Cope’un kaleme aldığı bu harika rehber, krizlerin bizi amacımızdan saptırmak zorunda olmadığını, aslında amacımızı bulmamıza ve kendi benliğimizin en iyi haliyle ilerlememize yardımcı olabildiğini gösterirken, Arjuna’nın kendini keşfetme serüveninin destansı anlatısı olan Bhagavad Gita’nın kadim bilgeliğinden bir yol haritası olarak faydalanarak, dönüşüm prensipleri aracılığıyla kayıp, değişim, mücadele ve şüphe labirentinden çıkışın kapısına yönlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e66d82-7e53-4cc6-ae81-960e727c864c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Acayip Sinekler</image:title>
            <image:caption>NE ZAMAN Acayip Şeyler’in yeni bir kitabına ya da yeni bir kitabın yeni bir bölümüne başlasam, kafamın içinde bir sivrisineğin insanı huzursuz eden vızıltısı gibi hep aynı sesi duymaya başlar, kendime hep şu soruyu sorarım: 
“Sence bunu merak ediyorlar mıdır?” 
Sonra kendi soruma kendim cevap verir ve “Neden etmesinler” derim. “Bu —mesela bir sivrisineğin yaratılış öyküsü— merak edilmeyecek şey midir Allah aşkına?” 
Vallahi cancağazlarım, sizi bilmem ama ben merak ediyorum. 
İnsanlar büyüdükçe merakları küçülür derler. Hadi diyelim ben yaşlandım ama bir türlü büyüyemedim; fakat şu kadar kitaptır benimle birlikte, yıldızlardan karıncalara kadar ne hikâyelerin, ne maceraların, ne acayip şeylerin peşinde koştuğunuza göre, siz de bir türlü büyüyemiyorsunuz galiba! 
Öyleyse kaç yaşında olurlarsa olsunlar; ister yedi, isterse yetmiş yedi; yerlerin ve göklerin mucizeleri ardı sıra; küçülmeyen bir merak, tükenmeyen bir heyecan, kalpten bir hayret ve lâhûtî bir neşe ile koşan bütün çocuklara selam olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/413e621f-3d5b-42df-9bd6-3cb6bd8b7933.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülahazalar</image:title>
            <image:caption>“HİÇBİR ŞEY YAPMAMAKTANSA BİR ŞEYİ DENEMEK DAHA İYİDİR.” 
 
Fablların amacının yalnızca eğlendirmek, öğretmekle sınırlandığını ya da tamamen kurguya dayalı masalsı anlatımlar olduğunu mu düşünüyorsunuz? En iyi fabllar gerçek hayatta, toplumda ve kişinin zihinsel süreçlerinde gerçekleşen şeylerin tasvirleridir. 
 
MÜLAHAZALAR, kendimizi anlamaya, başkalarıyla kurduğumuz ilişkilere ve bu ilişkilerin sınırlarına ayna tutan bir fabllar, aforizmalar ve ifadeler koleksiyonudur. Güçlü bir etkiye sahip olan MÜLAHAZALAR, koşullu zihne meydan okuyan, provokatör bir yapıdadır. Okuyucuyu alışılmamış bakış açıları ve fikirlerle karşı karşıya getiren sürprizlerle dolu bu kitapta İdris Şah, toplumsal değiştokuşlarımızdaki dağınık farkındalığa, güdülerimize ve psikolojik süreçlere değinerek zihni özgürleştirmenin sıra dışı yollarına dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/871d5a23-0d6d-4764-ba89-5aef48295d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip</image:title>
            <image:caption>Var olan tüm kelimelerin tükendiği yerde, geriye sadece biri kalır... 
 
“Bu güvenli köyü terk ederek dünyanın en tekinsiz yolculuğuna çıkacak, ardında ne olduğunu kimsenin bilmediği o sınırı geçecek ve var olan her şeyin sorumlusunu bulup hesap soracaksın, öyle mi? Üstelik her adımında daha da garip bir hal alacak, bir noktasında muhtemelen aklını ve sonra da hayatını kaybedeceğin bu yolculuğa daha önce çıkan tek bir kişinin bile geri dönmediğini bilerek... Ama neden?” 
*** 
İnsana ve hayatın anlamına dair en derin soruların cevaplarını destansı bir yolculuk içinde veren GARİP, okurunu bildiği âlemden çıkararak sarsıcı derinliklere sokuyor. 
Her adımda daha da garipleşen ve sonunda aklın sınırlarını zorlayan bu yolculuk, okuru sezgisel yetilerini kullanarak “sınırın ötesi”ni anlamaya çağırırken; tüm dinlerin, peygamberlerin ve tasavvuf geleneğinden aydınlanma öğretilerine uzanan yolların özündeki hakikati de olabilecek en yalın ve anlaşılır dilde aktarıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef2cc34-2c50-4331-9023-b61ffbac363a.jpg</image:loc>
            <image:title>Benzersiz Nasreddin Hoca’nın Maceraları</image:title>
            <image:caption>“HER FIKRADA BİR DERS YA DA HER FIKRADA EĞLENCE VARDIR, TERCİH SİZE KALMIŞTIR.” 
 
İdris Şah bizi bu kitapla gizemli akıl hocası Molla Nasreddin’in kalbine götürüyor. Derlenmiş onlarca fıkranın ve sözün ustalıklı ve çağdaş yeniden anlatımları, zamansız şakacının hatasız –çoğu zaman geri kalmış– bilgeliğini, zekâsını ve cazibesini hayata geçiriyor. 
Nasreddin Hoca fıkraları Ortadoğu’dan Yunanistan’a, Rusya’ya, Fransa’ya hatta Çin’e kadar edebiyat ve sözlü geleneklerde yer alır. Hoca, son derece budala, olağanüstü zeki, mistik gizemlere sahip biri olarak çok çeşitli profillerde sunulur. Birçok ülke onun kendi topraklarından doğduğunu söyler, ancak gerçekte kimse onun kim olduğunu ve nereden geldiğini bilmez. 
Yüzyıllar boyu tasavvuf çevrelerinde gizli hikmetlerinden dolayı incelenen fıkralar, İdris Şah’ın belirttiği gibi, sıklıkla makul bir davranış olarak görülen zihin çarpıklıklarını yalıtmak ve tutmak için mükemmel şekilde tasarlanmış modellerdir. Bu nedenle çifte kullanımları vardır, fıkralardan eğlenme amaçlı zevk alındığında, psikolojik önemleri azalmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9242f593-8cd4-4a8e-a032-ef3f912e473d.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Psikoloji Notları</image:title>
            <image:caption>“Politik psikoloji, çeşitli toplumbilim disiplinleri arası temel erekleri gözden kaçırmadan, reelpolitik yapıların, insanın psişik yapısı üzerine olan etkilerini araştırma, kuramsal/ampirik bulgulardan çıkarsamalar yapma, yeni yöntemler oluşturma, insan ve toplum üzerine yeni bilgiler edinme, eski bilgileri bu yenilerinin ışığında yeniden yorumlama çabasına girmiştir. Burada, sosyolojinin, politolojinin, psikolojinin, sosyal psikolojinin ve psikiyatrinin, politik-psikolojiye büyük katkıları olmaktadır. Gerçekte politik psikoloji, böylesi birikimlerin ortak paydasını oluşturmaktadır.” —Serol Teber 
“Politik-Psikoloji Notları’nda Teber tam anlamıyla Frankfurt Okulu’nun tilmizi haline gelmiştir. Liberal yazarlarda görülen ortak öğeler olan emperyalizm kuramını yok sayma, tarihsel olarak verili sınıf mücadelelerini görmezden gelme, bunların yerini çeşitli psikolojik, Veberyen eleştirilerle doldurma eğilimi, dünyanın geleceğine ilişkin karamsarlık ve umutsuzluk bütün boyutları ile ortaya çıkar. Öyle bir karamsarlık vardır ki girişte Teber şunları yazmıştır: ‘ve insan, yapabileceği son etkinliğin ancak intihar olduğunu, fakat artık, intihar edebilecek kadar olsun bir etkinlik yeteneğinin kalmadığını anlar…’ (Teber, 2001, s. 21)” —Prof. Dr. Erhan Nalçacı ve Ekin Şen, “Serol Teber’in Yaşamı ve Eserleri Üzerine” 
“Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı”, Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası, Melankoli: Normal Bir Anomali kitaplarını Okuyan Us Yayınevi’ne emanet eden Serol Teber, Politik Psikoloji Notları’nın ardından Doğanın İnsanlaşması ile çok yakında okurlarıyla yeniden buluşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e0c3d8-3aea-474b-adc1-7c7c19110cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolcularda Diz Bölgesi İzokinetik Kas Kuvvetinin Farklı Vuruş Tekniklerinde Top Hızına Etkisinin Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Diz Ekleminin Anatomisi 
2.2. Diz Bölgesi Kasları 
2.3. Diz Ekleminin Biyomekaniği 
2.3.1. Diz Eklemine Ekstansiyon Yaptıran Kaslar 
2.3.2. Diz Eklemine Fleksiyon Yaptıran Kaslar 
2.4. Kas ve Kuvvet 
2.4.1.Kas Kuvvet Sinir İlişkisi 
2.4.2. Kas Kasılma Çeşitleri 
2.5. Topa Vuruş Teknikleri 
2.5.1. Ayak İçi Vuruş 
2.5.2. Üst Vuruş 
2.5.3. İç-Üst Vuruş 
2.5.4. Dış Vuruş 
3. MATERYAL VE METOT 
3.1. İzokinetik Ölçümler 
3.2. Top Hızı Ölçümleri 
3.3. İstatistiksel Analiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f41c7691-6fe3-4e17-a397-74b91be6b749.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Sporcularının Ekorekreasyonel Tutumları</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Zaman 
1.1.1. Boş Zaman Kavramı 
1.2. Rekreasyon Kavramı 
1.2.1. Rekreasyonun Sınıflandırılması 
1.2.1.1. Açık Alan Rekreasyonu 
1.3. Rekreasyon ve Çevre 
1.3.1. Ekorekreasyon 
1.3.1.1. Ekorekreasyon Politikaları ve Örnekleri 
1.4. Tutum 
1.4.1. Tutumu Oluşturan Öğeler 
1.4.1.1. Bilişsel (Zihinsel) Öğe 
1.4.1.2. Duygusal Öğe 
1.4.1.3. Davranışsal Öğe 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1. Araştırma Yöntemi 
2.2. Araştırmanın Evren ve Örneklemi 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Kişisel Bilgi Formu 
2.3.2. Ekorekreasyonel Tutum Ölçeği: 
2.4. Verilerin Toplanması 
2.5. Verilerin Analizi 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA 
Öneriler 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4744c73f-578f-43e1-8115-d1ecf29b554c.jpg</image:loc>
            <image:title>4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre Yapılan Hizmet Alım İhalelerinin 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa Esas Hakediş</image:title>
            <image:caption>1. HAKEDİŞ SÜRECİ 
2. 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNU VE 4735 SAYILI KAMU 
İHALELERİ SÖZLEŞMELERİ KANUNU 
3. 4735 SAYILI KAMU İHALELERİ SÖZLEŞMELERİ KANUNU 
4. HAKEDİŞ SÜRECİNİN TANITILMASI 
5. ÖRNEK UYGULAMA İLE HAKEDİŞ VE MUHASEBE KAYIT 
SÜRECİ 
5.1. Asgari Ücret Fiyat Farkı Hesaplama 
5.2. Ücretten Kesintiler 
5.2.1. Yol ve Yemek Kesintisi 
5.2.2. Yevmiye Kesintisi 
5.2.3. Engelli Teşvik İndirimi 
5.3. Bordroların Hazırlanması 
5.4. Kesin Teminat Tutarı ve Revizesi 
5.5. Hakediş Süreciyle İlgili Diğer Hususlar 
5.6. Hakediş Raporuna Göre Yapılacak Muhasebe Kayıtları 
5.7. Kesin Hakediş Raporunun Düzenlenmesi 
5.8. Kesin Teminat ve Ek Teminatın Geri Verilmesi 
5.9. Hakediş Dosyasını Oluşturan Belgeler 
6. HAKEDİŞ SÜRECİNİN VERGİ MEVZUATI BAĞLAMINDA 
İNCELENMESİ 
6.1. Fatura İle İlgili Hususlar 
6.1.1.Satış Faturası 
6.1.2.İrsaliyeli Fatura 
6.1.3.Proforma Fatura 
6.1.4.İade Faturası 
6.1.5. Vergilendirmeye Bağlı Fatura Türleri 
6.1.5.1. Tevkifatlı Fatura 
6.1.5.2.ÖTV’li Fatura 
6.1.5.3.ÖİV’li Fatura 
6.1.5.4.Stopajlı Fatura 
6.1.6. Ödeme Zamanına Bağlı Fatura Türleri 
6.1.6.1.Açık Fatura 
6.1.6.2.Kapalı Fatura 
6.1.7. Gönderim Yöntemine Bağlı Fatura Türleri 
6.1.7.1.Basılı Fatura 
6.1.7.2.Dijital Fatura 
6.1.7.3.e-Arşiv Fatura 
6.2. Katma Değer Vergisi 
6.3. KDV Tevkifat Beyanı 
6.3.1. KDV Tevkifatının Eksik Beyanı ya da Beyan Edilmemesi 
6.3.2. KDV Beyannamesi 
6.4. Gelir Vergisi 
6.4.1.Ticari kazanç 
6.4.2. Yıllara Sâri İnşaat ve Onarım İşleri İstihkakları ve Tevkifat 
(GVK Madde 94/3 
6.4.3.Vergiden Muaf Esnaftan Yapılan Alışlarda Tevkifat (GVK 
Madde 94/13) 
6.4.4. PTT Acenteliği Kazançlarında Tevkifat (GVK madde 94/12) 
6.4.5. Komisyon Gelir ve Kazançları Üzerinden Tevkifat 
6.4.6. Zirai Kazanç ve Tevkifatı 
6.4.7. Ücret ve Tevkifatı 
6.4.8. Serbest Meslek Kazançları ve Tevkifatı 
6.4.9. Gayrimenkul Sermaye İratları ve Tevkifatı 
6.4.10. Menkul Sermaye İratları ve Tevkifatı 
6.4.11 ÖRNEK UYGULAMALAR 
6.4.11.1 Zirai Kazanç ve Tevkifatı Muhasebe Kaydı Örneği 
6.4.11.2. Vergiden Muaf Esnaftan Yapılan Alışlarda Tevkifatı 
Muhasebe Kaydı Örneği 
6.4.11.3. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşleri İstihkakları ve 
Tevkifatı Muhasebe Kaydı Örneği 
6.4.12. Ücret Stopajı 
6.4.13. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi 
6.5. Asgari Geçim İndirimi 
6.6. Engelli İşçi Çalıştırma ve Engelli İşçi İndirimi 
6.7. Vergi Borcunun Sorgulanması 
7. HAKEDİŞ SÜRECİNİN SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI 
BAĞLAMINDA İNCELENMESİ 
7.1. İşçi Bordrolarının İncelenmesi 
7.2. SGK Tahakkuk Fişi ve Hizmet Listesinin İncelenmesi 
7.3. SGK Borcu Yoktur Sorgulama 
7.4. Asgari Ücret Devlet Desteği ve E-Destek Sorgulama 
7.5. Fazla Mesai</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f759203c-6f7d-40b7-9981-b65abbc37d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür-Kurumsal Yönetim ve Muhasebe Bilgi Düzeyi</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I: GİRİŞ 
 
BÖLÜM II: KURUMSAL YÖNETİM 
 
BÖLÜM III: KÜLTÜR VE MUHASEBE İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM V: KÜLTÜR VE KURUMSAL YÖNETİMİN FİRMALARIN GÖNÜLLÜ BİLGİ 
AÇIKLAMA DÜZEYİNE ETKİSİ 
 
BÖLÜM VI: GÖNÜLLÜ AÇIKLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR 
 
BÖLÜM VII: ZORUNLU AÇIKLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR 
 
BÖLÜM VIII: TOPLAM AÇIKLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR 
 
BÖLÜM IX: SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccd4334b-4696-4ddf-b591-d35535feffd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcularda Slc6a4 Geni ve Saldırganlık</image:title>
            <image:caption>1. GENETİK VE SPOR 
2. SEROTONERJİK SİSTEM 
3. SERATONİN TAŞIYICI GENİ (SLC6A4) 
4. 5-HTTLPR POLİMORFİZMİ 
5. SLC6A4 SEROTONİN TAŞIYICI GEN (RS25531) POLİMORFİZMİ 
6. 5-HTTLPR-ÇEVRE ETKİLEŞİMLERİ 
7. 5-HTTLPR-SALDIRGANLIK VE SPOR İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f4c28fb-fd2a-4796-a4b2-f3baf68f75f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Ninni Söyler Misiniz?</image:title>
            <image:caption>Ailenin çocuk gelişimi üzerinde önemli bir yeri vardır. Çocuğun benlik ve dünya algısı, aile üyeleriyle kuracağı ilişkilere ve burada edindiği deneyimlere göre şekil almaktadır. Mutluluk hissettiren kutlamalar, heyecan verici keşifler gibi olumlu deneyimler aile üyelerini yakınlaştırırken, fikir ayrılıkları ve zorlu yaşam olayları zaman zaman ilişkilerde mesafelere sebep olabilir. Çatışma her aile içerisinde yaşanan, birey olmak için de oldukça gerekli ve doğal bir durumdur. Ancak çatışma, çiftler arasındaki ruhsal ve fiziksel mesafeyi derinleştirerek çözümlenemeyecek bir hal aldığında, ayrılık kararı gündeme gelebilir. Bu aşamada tüm aileyi deneyimlemesi zor bir süreç beklemektedir. 
Ayrılığın kalıcı ve resmi evresi olan boşanma, çocuğun gelişimini etkileyen zorlu yaşam olaylarından biridir. Çocuklar bu süreçte en temel dayanak figürleri olan “anne baba çifti”ne dair önemli bir kaybın yasını tutarlar. İçinden geçilen çalkantılı değişim sürecindeki en önemli konu, yetişkinlerin süreci nasıl ele aldığıdır. Anne ve babalar boşanırken çocuklarına duygularını özgürce ifade edebilme şansı verdiklerinde bu yaşam olayı ıstırap yerine kişisel ve çevresel keşiflere olanak tanıyan bir deneyime dönüşebilir. 
Günümüz dünyasında çok farklı aile yapılarına rastlamak mümkündür. Çekirdek aileler, geniş aileler, tek ebeveynli aileler, karma aileler ve nicesi… Her bir aile yapısının kendine has zenginlikleri ve güçlükleri olabilir. Bu farklı aile yapılarının harmoni içinde yer aldığı sosyal ortamlarda büyüyen çocuklar yeni bakış açıları ve problem çözme konusunda esneklik kazanırlar. Bazen karmaşık görünen durumlar, olgunlaşmanın ve dönüşümün en kıymetli itkileridir. 
Sandra Levins tarafından bu görüşlerle harmanlanarak hazırlanan Bana Ninni Söyler misin? boşanma, yeniden evlenme, karma ailelerde büyüyen çocuk olma gibi başlıkları konu edinmektedir. Hikaye, zorlayıcı bir durumun içerisinden geçerken, annenin kapsayıcılığını aktardığı önemli araçlardan biri olan sesini kullanarak, çocuğunun kaygısını nasıl dönüştürdüğünü anlatmaktadır. Ninnilerin ruhsal yaşantıdaki rahatlatıcı gücünün etkisini bir kez daha bizlere hatırlatan bu hikaye, yeni aile düzenine alışmaya çalışan bir çocuğun annesinin sesinden aldığı destekle duygularını nasıl dışa vurabildiğini açıklamaktadır. Aynı zamanda, annenin sakin tutumu ve ortaya koyduğu yaratıcı çözümler sayesinde, ayrılık ve yeni bağlar kurma sürecinde yaşanan zorlukların nasıl üstesinden gelinebileceği konusunda da önemli bir model sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b385c4f-21f6-4254-aca1-c2d7413dd1fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Sev -2</image:title>
            <image:caption>İyilik yetmiyorsa kötülükten çalmak lazım, ışık yetmiyorsa mum olup yanmak lazım. Bu kitapla bir mum yaktım hem sevgiye hem de Sevgi&apos;ye hem de tek gerçek Sevgiliye. Tüm dinlerde ve tüm dillerde tüm kalplere sevgi ve adalet yazılsın diye. Bir değil binlerce kez tekrar ettim; &apos;&apos;Sevgi, en iyi ilaçtır, en iyi aşıdır, titreşimi en yüksek enerjidir, en büyük güçtür, en güçlü duygudur, değişimin mührüdür, en gerçek ibadettir, hatta Tanrı bile saf sevgidir.&apos;&apos;, diye. 
 
Elinizde tuttuğunuz kitap Bir Başka Sev-2 adıyla beslenme ve egzersiz konuları başta olmak üzere sağlık alanındaki bütün kafa karışıklarını tıbbi bilgi ve kadim öğretilerin ışığı altında gidermeyi hedefliyor. Aynı zamanda son dönemde moda olan geleneksel ve kutsal şifa yöntemleri ile ruhunuzun da şifalandırarak daha sağlıklı, olumlu, yüksek enerjili ve daha mutlu uzun bir ömür vadediyor, sizlere.  
Ayrıca serinin ikinci kitabı olarak &apos;&apos; Şamanın Şifası &apos;&apos;ismini almasının sebebi ise on binlerce yıldır insanlara şifa veren Tanrı-ruh-insan arasında köprü olduğuna inanılan şamanlar gibi doğayı, yaşadığım toplumu ve dünyayı da şifalandırma gayreti içine de girmemdendir. 
 
‘Mum olmak kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerekir&apos;’ 
                                                                                                        Mevlana Celaleddin Rumi 
 
Gelin, tutun ellerimi. Sönmesin bu mum hiç. Sonsuza dek, hep beraber,  zamankinden çok daha güçlü bir şekilde el ele yürüyelim sağlığa, mutluluğa, barışa, aydınlık yarınlara ve o tek gerçek Aşk&apos;a. Göreceksiniz, sevgi tek başına yetecek, hem dünyayı hem de dünyanızı aydınlatmaya.                                                                                                          Dr. Bhakti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd3e65a-ae9e-40be-a27a-5fbe8228bf72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kene Kalbi</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Ekilmiş bir fidanın hiç tutmaması doğaldır. Lakin toprağın meyve vermiş bir ağacın köküne kendini yasaklaması katlanılır dert değil. Babam o eksik vedadan sonra bir daha hiç meyve vermedi. Dedem kendini babama haram etmişti. Git oğlum, ben artık sana haramım, benim elim artık senin için öpülür el değil, demiş. Annemin her anlatışında babamın da bir şey demesini bekler dururum ama annem oradaydım, bir şey diyemedi, diye anlatır.&apos;&apos; 
 
&apos;&apos;KENE KALBİ&apos;&apos; köy ile kent arasında gidip gelen konargöçer öykülerden var olmuştur. Yazar kitapta acı, tutku, sevinç, hüzün, kıskançlık ve ne kadar başka duygu varsa tümünü aynı tencerede kavurarak adı insan olan bir yemek sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3593a17d-c0c9-40c2-b35f-6afe755e4ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekçek Çocuk Kampa Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Hal Rifkind, yani Çekçek Çocuk yaz kampına gidiyor. Fakat bu kamp sizin bildiğiniz kamplardan değil: Bir tarih kampı!
 
Dört yüz yıldır hiçbir şeyin değişmediği Jamestown Kampı’na hoş geldiniz. Kampçılar tereyağını nasıl yapacaklarını öğrenmek zorundalar. Dereden su taşımak zorundalar. Ya da işlerini yapmadıklarında cezalandırılacaklar.
 
Fakat bu kampta Çekçek Çocuk için yanlış giden bir şeyler var. O zaman Çekçek’in günlüğünü okuyup öğrenme vakti!
 
L.A. Campbell, Park Ridge, New Jersey’de büyüdü. Colorado Üniversitesine kaydoldu ve gazetecilik bölümünü dereceyle bitirdi. Kendi reklam ajansını kurdu, ardından Comedy Central ve New York Magazine gibi markalarla çalışarak ödüller kazandı. Çekçek Çocuk ve Zaman Kapsülü ile Çekçek Çocuk Kampa Gidiyor’un yazarıdır. Şu an eşi ve iki çocuğuyla birlikte New York’ta yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4552369-3a04-4020-9f11-83937a0bf3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı</image:title>
            <image:caption>“Ne yaparsam yapayım, mutlu demiyorum, mutlu olamıyorum.”
“Kadınları anlamak zor!”
“Kadınlar neden efendi adamları sevmiyor?”
Bu cümleler sürekli dilindeyse, günün sonunda kendini hüsrana uğramış kara kara düşünürken buluyor, benzer senaryoları yaşayıp mutsuz oluyor, sürekli mağdur hissediyorsan ama yine de her şeyi dört dörtlük yaptığına kesinlikle eminsen... Belki de aynayı artık kendine çevirmenin vakti gelmiştir.
Efendi Adam Sendromu’na dair çalışmalarıyla birçok insanın hayatını değiştiren Dr. Robert A. Glover, Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı’nda, “efendi adamların” pek de “efendice” olmayan özelliklerine parmak basıp bu sendromu yaşayanların eline bir ayna tutuşturuyor  ve onları kendileriyle yüzleştiriyor:
• Efendi adam sorun çözer ve ilgilidir ama almak için verir.
• Çatışmadan kaçınır  ve uysaldır ama pasif-agresif patlamalarla karşılaşmanız an meselesidir.
• Herkes için en doğruyu yapmaya çabalar ama kendisi için en doğru olanın ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur.
• Kaba saba erkeklerden farklı olduğuna inanır ama bilmiyor ki... Çılgının tam tersi yine çılgındır.
• Doğruyu yaptığına öyle emindir ki aşkta, işte ve hayatta hep kaybeden tarafta olmasının suçlusu muhakkak başka biridir.
Dolayısıyla mutsuz, yalnız ve öfkelidir.
Bu tanımlarda kendini, bir arkadaşını, sevgilini veya eşini görüyorsan Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı kitabına kulak vermelisin. İçindeki veya çevrendeki efendi adamı keşfedecek ve başarı, mutluluk ve sevgi dolu bir hayatın kapılarını aralayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c3d98a-582e-4eca-b17d-83c173c91e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Köle</image:title>
            <image:caption>Köleliğin insanlık tarihindeki utanç dolu günlerine, eleştirel ve fantastik bir bakış açısı. Gana’nın başkenti Accra’daki köle pazarından zorla alınan beş kişinin; acılarla yoğrulmuş, zorluklarla bütünleşmiş, gözyaşıyla özdeşleşmiş, haklı isyanlarının vücut bulmuş hâli... Amerika’daki zoraki yaşamlarında ezilmişliğin, çaresizliğin içinden bir yumruk gibi yukarıya savrulabilen beş cesur yürek. Kofi’nin önderliğinde, özgürlüğe kanat çırpışları... Sürpriz bir aşk! Bu aşkın sonunda ne olacak? Hırs ve intikam aşkın önüne geçebilecek mi? Dram ve maceranın birleştiği bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d721786-b195-468a-805e-bc2c51b4fb6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız A</image:title>
            <image:caption>30’dan fazla dile çevrilen, dizi hakları satılan ve çoksatanlar listesini alt üst eden Kız A, Abigail Dean’den çarpıcı bir çıkış romanı.
“Beni tanımıyorsunuz ama yüzümü görmüşsünüzdür. Önceki fotoğraflarda belimize kadar hatlarımızı minik piksellerle anlaşılmaz hâle getirdiler; saçlarımız bile ifşa edilemeyecek kadar farklıydı. Fakat hikâyenin bıkkınlık vermesi ve bizi koruyanların da usanmasıyla birlikte internetin rutubetli köşelerinde bizi bulmak kolaylaştı.”

Ben Alexandra Gracie ama beni Kız A olarak bilirler.
Kardeşlerimle birlikte Korku Evi’nde büyüdüm.
Ve on beş yaşındayken kaçmayı başardım.
Yeni bir hayatın beni beklediğini düşünüyordum.
Şimdi ise bir şey beni o eve geri çağırıyor.

Bir kaçış hikâyesi olarak başlayan roman, okuru tamamen saran psikolojik bir gerilime dönüşüyor. Çocukluğun kanayan yaraları yeniden açılıyor, geçmiş ve şimdi birleşiyor, sadakat ve ihanet sorgulanıyor ve bir ailenin dramı gözler önüne seriliyor.

“Yılın en iyi gerilim romanı.”
—Independent

“Kışkırtıcı.”
—Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91cb5858-7211-4f6c-963f-7e9e1510c625.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Lucy Crehan, şehir merkezindeki bir okulda öğretmendir. “En iyi performans gösteren” eğitim sistemlerinden alındığı iddia edilen ancak sürekli değişen hükümet politikalarından bıkmıştı. Dünyada ilk sıralarda yer alan ülkelerin sınıflarında gerçekten
neler olup bittiğini öğrenmeye karar verdi.
 
Bu konuda daha da derine inmeye kararlı olan Lucy Finlandiya, Japonya, Singapur, Şanghay ve Kanada’da kişisel bir eğitim yolculuğuna çıktı. Okullarda öğretmenlik yapıp kendini onların çok farklı kültürlerine kaptırdı. Okul hayatıyla ilgili çizelgelerde
ve grafiklerde yer almayan şaşırtıcı gerçekleri keşfetti.
 
Dâhiler Ülkesi, Crehan’ın dünya çapındaki yolculuğunu belgeliyor, deneyimlerini politika, tarih, psikoloji ve kültür araştırmalarıyla bir araya getirerek bu ülkelerden neler öğrenebileceğimize dair kapsamlı yeni bilgiler sunuyor.
 
Bu ülkeler yüksek puanlara nasıl ulaşıyor? Başkaları onlardan ne öğrenebilir? Ve bu başarının bedeli nedir?
 
“Crehan’dan üstün bir eser... Diğer ülkelerin nasıl öğrendiklerinden çıkarılacak çok şey olduğu fikrinin güçlü bir savunması.”
—Economist
 
“Dikkat çekici ve orijinal bir kitap... Mutlaka okunmalı.”
 
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7fdc2a-25aa-4946-a064-57d192d0634e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükunet</image:title>
            <image:caption>Üç katil. 
Bir oyun. 
Adalet isteyince, siz kim olurdunuz? 
Katil mi? 
Maskeli mi? 
Kaçan mı? 
Bir gün en kötü kabusunuz gerçekleşse... 
Hiç kaybetmek istemediğiniz birini kaybetseniz... Ne yapardınız? 
Adalet uğruna ne kadar ileriye giderdiniz? 
Sükunet dünyada en çok sevdiği kişiyi kaybediyor… Kimseden yardım alamayınca adaleti 
kendi sağlamaya karar veriyor. 
&quot;Neden öldüreceğimi anlıyorsun değil mi?&quot; 
 
Ütopik bir dünyada geçen gerçek olaylar; intikam, ayrımcılık, aşk, dostluk, aile baskısı... Sükunet, yalnız olmadığınızı hatırlatan, korkularınızla yüzleşebileceğiniz bir hikaye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae387bc-6849-4a02-9a75-2677578f556f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 1</image:title>
            <image:caption>Liderlik için güç mü, cesaret mi yoksa zekâ mı gerekli sorusuna cevap arayan Korkunç Gıcık Üçüncü Hıçkırık, esprili anlatım dili sayesinde çocukları hem eğlendirecek hem de onlara okumayı sevdirecek. Arkadaşlık, başarılı olma ve dayanışma üzerine eğlenceli bir başlangıç olan, dizinin ilk kitabı Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, 2010 yılında Dreamworks tarafından beyaz perdeye de uyarlandı.
 
Korkunç Gıcık Üçüncü Hıçkırık “Ejderha Terbiyecisi” olarak tanınan olağanüstü bir Viking kahramanıydı: Harika bir savaşçı, müthiş bir kılıç ustası ve amatör bir doğabilimciydi. Ne var ki, bu her zaman böyle olmamıştı...
 
Eskiden sadece Gürsakal Kabilesi Şefi’nin sessiz ve düşünceli oğlu olan Hıçkırık, bakalım bir ejderhayı yakalayabilecek ve paramparça olmadan
onu eğitebilecek miydi?
 
Küçük bir çocuğun ejderhasını eğittiği ve kendi hikâyesinin kahramanı olduğu bu maceraya
siz de eşlik edin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1d1fda-8a9d-4d20-89da-7ff305210a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Assua</image:title>
            <image:caption>Lidya ıssızlığın ortasındaki bir adada, tek tanıdığı kişilerin ailesi olduğu sakin ve huzurlu günleri olan bir genç kızdı. Ancak bir gün cenneti kızıl saçlı korsanların çizmeleriyle ve döktükleri kanla kirlendi. Artık hayat mücadelesi başlamıştı, endişeden uzak çocukluk günleri geride kalmıştı. 
  “Bunca zamandır varlığından haberi olmadığı ülkesine hiçbir yardımı dokunmamıştı, şimdi çocuklarını kaybeden aileleri, anne babalarını kaybeden çocukları, korkusundan evden dışarıya adımını atamayan insanları düşündükçe benliği sakin bir köşede güvenli bir hayat sürmeye itiraz ediyordu. Bu tanımadığı ama nasılsa doğduğundan beri yanındalarmış gibi hissettiği insanlara karşı elinden geleni yapmalıydı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e9eff5a-7ff1-4c12-b280-0f59654321d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Doğumunda</image:title>
            <image:caption>Işık, 20&apos;li yaşlarının ortasında, özgürlüğüne düşkün ve kendi ayakları üzerinde duran genç bir kadındır. Babası ile arasında güçlü bir bağ olan Işık, sanata olan ilgisini ise küçük yaşta kaybettiği ressam annesine borçludur. Çok sevdiği bir işi olan genç kadın, etrafını arkadaşlarıyla çevrelediği huzurlu bir hayata sahiptir. Ancak bu durum çok yakında değişecektir… 
  Işık, bir gün babasının ona verdiği haberle, hayatında çok önemli bir dönüm noktasına gelir. Özgürlüğü tehdit altında olan genç kadın, duygularıyla da baş etmek için büyük bir sınavla karşı karşıyadır. Geçmişin sırları ve anın tehlikeleriyle yüzleşen Işık, bu süreçte hem büyümenin anlamını öğrenecek hem de kişiliğine dair yeni keşiflerde bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a9dd3a-9442-4969-a13d-e3dcc791e618.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düğün İki Cenaze</image:title>
            <image:caption>Şehrin ortasında
Çatı arasından bozma bir oda
Günsüz güneşsiz
Camları tuğlalarla örülü
İsli perdeler ve kirli bir döşek
Gıcırdayan kapı duvarda paslı çivi
İşlevsiz Ortada halı yılların tozu,
Tırnak ve deri kalıntıları
Tüplü televizyon
Karıncalar
Cıvatalar, tornavida
İki günde bir bardak süt
Belki bir dilim ekmek bir yudum su
Gündüzler tavşan uykusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225ea197-4a37-4573-9ca7-dd8c2c6fa5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Deri Ceket</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Tüm duyguları bir arada yaşayabilmem için altımdaki aletin bana verdiği güç yeterliydi. Rüzgarı elciklere uzanan kollarımdan damarlarıma alıyor, dünyanın tek hakimi olduğumu hissediyordum. Bu dünyayı benden başka kimse hakkıyla yaşayamıyor gibiydi. Sonuna kadar tüm hazları sömürerek yaşıyordum. Yarın yoktu benim için. 
Yanımda benimle olmak isteyen kardeşlerimleydim. Hepsi benim için ölürdü de öldürürdü de. Ama onlardan sadece benimle motor sürmelerini isterdim. 
Özgürlüğün bedeli zaten yeterince ağırdı. &apos;&apos; 
 
Aldığı ilk nefesten vereceği son nefese kadar motosiklet üstünde bir yaşam dışında hayattan hiçbir beklentisi olmayan Lawless Thunder Motosiklet Kulübü Başkanı Sarp&apos;ın kimin gireceğine kendisinin karar verdiği o kusursuz dünyasına sinsice sızan, onu arafta bırakan bu ufak casus da kimdi? 
Rüyalarında ona geleceği gösteren mitolojik varlıkları kendi hayatı ile bir araya getiremeyecek kadar yüreği saf, hayatta ama yanında olmayan bir babanın verdiği hayal kırıklığıyla hep yanlış yoldan gidecek kadar şaşkın, aşka aşık bir kız elbette. 
 
&apos;&apos;Sarp&apos;a nasıl yaklaşacaktım bilmiyordum. Neden onu seçmiştim onu da bilmiyordum. Sadece kalbime batan camlar o yakınıma gelince yok oluveriyordu. Verdiği his huzur değil, huzursuzluktu. Bütün antenlerimin ayarları kaçıyor olsa da yine de kalbim acımıyordu yanındayken
Ev gibi bir his veriyordu sertliğine rağmen gözleriyle.&apos;&apos; 
 
Ela ve Sarp&apos;ın yolları bir ufak mavi hapın verdiği cesaretle birleşerek, Bad Skulls Motosiklet Kulübü ve onun ardındaki gerçek şeytana karşı aksiyon dolu bir maceranın içine sürüklenirken, kendi hayatlarında da tek başına bir devin değiştirdiği ama ancak kaderin izin verdiği kadar aşkı yaşayabileceklerdi. 
  Motosiklet kültürünü hayat tarzı haline getiren dışlanmış, boyun eğmez, asi ruhları Kale&apos;nin doğaüstü atmosferinde aşk, macera ve mitoloji ile harmanlayan harika bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7420e37d-2249-4ca8-92b2-92abda8c316a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Kompleksi</image:title>
            <image:caption>Uzak gelecekte, Seaboard şehrini koruyan koruyucu Kalkan&apos;ın arkasında, insanlığın son savaşından kurtulanlar Sıvı&apos;ya batırılır ve hayatlarını hayalperestler olarak sürdürürler; her biri özel bir “sanal cennete” bağlanır. Marlo ve yaratıcısı Jed Salt (şimdiye kadar kendisinin 271. klonu), bu uyku dünyasını bilim yoluyla korur. Marlo başarısız olduğunda Salt, onu düzeltmek ve insanlığı yok olmaktan kurtarmak için gereken güç hücresi için Kalkan&apos;ın ötesine geçmelidir. Salt, yıkılan dünyada kendinden başka kurtulanların olup olmadığını ve nasıl tehditlerle karşılaşacağının pek de farkında değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a979e135-cc6d-4b10-974d-78a98f274d4d.jpg</image:loc>
            <image:title>A’mak-ı Hayal Kitabı</image:title>
            <image:caption>Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin “hakikat endişesi taşıyan vicdanlara” emanet ettiği A’mâk-ı Hayâl’in anlam katmanlarını çözmek için, her biri ilgili alanlarda çalışan yazar, akademisyen ve eleştirmenler bu kitapta bir araya geliyor. A’mâk-ı Hayâl’e dair her okuma; okura, bu esrarengiz metnin derinliklerinde dolaşma ve onu keşfetme imkânı verirken kendi yolculuğunu anlamlandırmasına da yardımcı oluyor. 
Turgay Anar’ın yayıma hazırladığı Aşk Sır Arayış A’mâk-ı Hayâl Kitabı, son devir Türk edebiyatımızın klasikleşmiş eseri A’mâk-ı Hayâl için kaleme alınan on beş yazı, seçilmiş bibliyografya ve sözlükten oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e0501d-ee12-4754-98e7-7b914e5df363.jpg</image:loc>
            <image:title>Butimar</image:title>
            <image:caption>Butimar’ı okumaya başladığınızda, şehrin gürültüsüyle irkilip uyanan roman kahramanıyla beraber siz de önce bir uykudan uyanır gibi gözlerinizi bugüne açıyor, ardından yüz yıl öncesinde geçen bir aşk hikâyesini dinlemek için yeniden uykuya dalıyorsunuz. 
Kaan Murat Yanık, Butimar’da okurunu farklı zaman, mekân ve hikâyeler arasında, rüyalarla kurulmuş gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Günümüzde başlayan bu romanda, rüyalarını tasarlamaya çalışan bir psikiyatr, bir ziyaretçisi sayesinde edindiği mektuplarla geçmişe doğru, esrarengiz bir aşk hikâyesinin peşine düşüyor. Üstelik bu hikâyedeki kadın, psikiyatrın rüyasında görüp tutulduğu Butimar’dır. Bir düşün peşinde koşan iki karakterin Butimar’a duydukları aşk, zamanın döngüselliği ve kuşaklar arası aktarım ile bir kez daha varlık buluyor. 
Aşk, dostluk, savaş ve simyanın el ele dolaştığı Butimar’da; bugün geçmişe, geçmiş geleceğe bağlanıyor. Aksiyonu bol, gerilim ve merak unsurlarıyla örülü bu roman, sizi içinde olduğunuz andan koparıp hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı büyülü gerçekçi bir evrene davet ediyor. 
“Kimi ruhlar evvelden aşinadır birbirine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eead03d3-e6f9-46bc-9f0b-8cdb01ef5b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Firig</image:title>
            <image:caption>“Altı, yedi kız gökkuşağının altına koştuk. Koşarken, oğlan olsaydım Mehmet gibi olurdum diye düşündüm. Annem beni her an aramaz, oyunuma karışmaz, kardeşlerime baktırmaz, evin işlerine yardım ettirmezdi. Oğlan olmak iyi bir şeydi.”  
…  
“Bahçe duvarının üzerine oturup sessizce iş makinelerini izledik. Hepimiz çok üzgündük ve hepimiz aynı şeyleri düşünüyorduk. Ağaçlarımızı, çocukluğumuzu söküyorlardı. Onlar ağaçları sökerken bizim de içimiz sökülüyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e573e9-1431-4e9a-94bf-147759218103.jpg</image:loc>
            <image:title>Kengo Kuma Bütün Eserleri</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Japon mimarisinin en önemli temsilcilerinden Kengo Kuma, ülkenin geleneksel yapı zanaatlarını sofistike teknolojiler ve malzemelerle ustaca birleştiren modern bir tasarım dili oluşturmuştur. İkonik Cam Ev’inden (1995) Dundee’deki Victoria &amp; Albert Müzesi’ne (2018) dek bu kitap, Kuma’nın bugüne kadar otuz projeden oluşan yapı çalışmalarının eksiksiz bir kaydıdır. Mimarlık tarihçisi ve eleştirmeni Kenneth Frampton’ın, Kuma’nın nesne-karşıtı mimari anlayışı üzerine kayda değer bir giriş yazısıyla başlayan bu kitap; Kuma’nın çalışmalarını, savaş sonrası Japonya’nın gelişen mimari sahnesi ve etkili figürler bağlamında çerçeveliyor, onun fikirlerinin ve binalarının topladığı uluslararası beğeniyi anlatıyor. Kitap genel itibariyle ayrıntılı olarak aktarılan açıklayıcı metinler ve çizimler eşliğinde; mimarın faaliyetlerini tanımlayan malzeme temaları etrafında sunulan projelerden oluşuyor. Kuma’nın binalarını karakterize eden ve zarif arkitektonik söz varlığını ortaya koyan bu kitap, 21. yüzyılın en büyük mimarlarından birinin zihnine benzersiz bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3584e8ed-1208-455a-8cfc-fd633352f7f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimarlar için Benjamin</image:title>
            <image:caption>Das Passagen-Werk’in yayımlanmasından bu yana geçen çeyrek asırda, birçok önemli disiplin için belirleyici bir başvuru kaynağı hâline gelenWalter Benjamin; estetik, politika ve felsefenin benzersiz ve kışkırtıcı bir sentezini oluşturmuştur. 
Mimarlar İçin Düşünürler dizisinin ilk kitabı olarak yayımlanan Mimarlar İçin Benjamin, Benjamin’in metinlerinin mimarlık teorisi ve pratiği için önemini değerlendiriyor. Benjamin’in Avrupa şehirleri üzerine yazdığı yazılarında değindiği gündelik yaşam ve çalışma hayatının iç içe geçmişliğine dair bir bahisle başlayan bu kitap, onun kültür eleştirisine katkılarını Max Ernst, Adolf Loos, Le Corbusier ve Sigfried Giedion’ın çalışmalarıyla ilişkilendirerek inceliyor ve Benjamin’in yapıtlarını mimari ve şehircilikteki son gelişmeler ışığında konumlandırıyor. 
Modern sanatın ve mimarinin önde gelen temsilcilerini ayrıntılı bir şekilde ele alan ve Benjamin’in eleştirel çalışmasına çağdaş mimari ve şehircilik bağlamında bir değer atfeden Mimarlar İçin Benjamin, Walter Benjamin’in mimariye duyduğu ilginin kısa ve kolay anlaşılır bir anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a22d297a-bcac-4997-bcd9-b1ad7192e71d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdiki Zaman</image:title>
            <image:caption>Beat kuşağının yaşayan efsanelerinden, yolcu, dağcı, yangın gözcüsü, Gary Snyder. 
Küçük bir böcek kuzeyden güneye ilerlerken, uzak bir ormanda çam ağaçları yanmaya başladığında, Asya’da sabahın kör bir saatinde bir keşiş ritüele başlarken, dağ başında küçük bir kulübenin ocağı tütmeye başladığında, Kaliforniya’da bir plak müziği başlattığında, konuşan Gary Snyder ’ın şiiridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d76b074-8ba2-49c3-85fb-60054bd88eb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında</image:title>
            <image:caption>Arnavutluk… Avrupa’nın bu küçük ve tamamıyla kendine has ülkesi 1990’ların başında büyük çalkantılar yaşadı. 
Enver Hoca’nın kurduğu tek parti, tek adam rejiminden, halkın talebiyle çoğulcu demokrasiye geçti. Arnavutluk’un önemli yazarlarından Besnik Mustafaj, bütün bu sürecin tanığı olduğu kadar aktörlerinden biriydi de. Fitili ateşleyen öğrenci hareketine doğrudan destek verdi, Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı ve bu partiden milletvekili seçildi. 
 
Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında, ülkenin içinden geçtiği çalkantılı süreci birinci elden tanıklıkla gözler önüne seriyor: diktatörlüğün yarattığı psikolojik, siyasi ve ahlaki tahribat, coşkulu sokak gösterileri, demokrasiye geçiş sürecinin getirdiği büyük umutlar ve hayal kırıklıkları, ardından gelen göç dalgası… 
Kitabın sonunda yer alan “Küçük Arnavut Ansiklopedisi” ise, ülkenin siyasi ve toplumsal hayatına aşina olmayanlar için aydınlatıcı şifreler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7042614d-2c78-44d4-bcde-c2b0805993f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Demiryolu Seyahatinin Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Yolculukta okuma” mefhumunun demiryolu seyahatiyle insan hayatına girmiş olduğunu biliyor muydunuz? Yahut bugün en güvenli seyahat biçimi sayılan tren yolculuğunun ilk yıllarında en güvenilmez yol olarak kabul edildiğini… Peki mimarlıkta büyük boyutlu cam ve demir/çelik kullanımının yaygınlaşmasında, demiryolu istasyonlarının Cryrstal Halaç’tan bile daha önemli rol oynadığını duymuş muydunuz? 
Tarihçi Wolfgang Schivelbusch Demiryolu Seyahatinin Tarihi – 19. Yüzyılda Mekân ve Zamanın Sanayileşmesi adlı kitabında trenle seyahatin başlangıç ve erken dönemlerini mercek altına alıyor. Başta İngiltere olmak üzere, sanayi devriminin en önemli simgesi raylı sistemin daha sonra dünyada nasıl bir “seyahat” aracına evrildiğini ve bunun sosyal anlamda nasıl bir etki yarattığını anlatıyor. İngiltere ve kıta Avrupa’sında üretime dayalı yük taşımacılığından insan odaklı seyahate geçişte yaşanan tartışmalar ve sancılı süreçlerin neler olduğundan ABD’de bunların neden hiç yaşanmadığına, Avrupa ve ABD’deki kültürel geçmişi ve sonrasındaki farklılıklara dek gözler önüne seriyor. 
Bugün mecazi anlamda kullanılsa da başlangıçta daha somut bir karşılığı olan “mermi hızıyla seyahat” fikrinin sanayi, taşımacılık, kültür, mimarlık, şehir planlamasında yarattığı değişimlerin yanında, yaşanan kazaların etkisiyle tıbbi ve psikolojik yansımalarını da aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fbe5e29-0911-45b1-b011-c570bdfa9fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Ülkesinde Gezinti</image:title>
            <image:caption>“Bu kitaptaki on dokuz yazı, mesleğe adım attığım 1963 yılında başlayan bilim adamlığı yolundaki yürüyüşümün araştırmacılık yönündeki ilerleyişi sırasında elde edilmiş bir nice sonucun sunumudur. Bu yazıların her biri bir araştırma yazısının ortalama oylumuna sığmayacak genişlikte ve boyuttadır. Bu nitelik onların uzun süreli çalışmaların ürünü olmalarının olağan sayılması gereken sonucudur.” 
Hocaların hocası Prof. Dr. Mertol Tulum, Türk dili alanında kafa yorduğu bir dizi meseleyi Türkçe ülkesinde gezinmek isteyen okurlarına sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d263ab3f-f2d2-4415-aca5-cd5ba3458e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak Denen Bilmece</image:title>
            <image:caption>Alman filozof Heinz Heimsoeth’ün Türk okurları için özel olarak kaleme aldığı Ahlak Denen Bilmece, felsefenin vazgeçilmez bir dalı olan ahlak felsefesi alanına kısa bir giriş yapıyor. Yazarın ustaca derlediği eski ve yeni öğretiler üzerinden ahlak alanında tartışılan başlıca sorunları irdelediği ve şaşırtıcı açmazlara parmak bastığı bu değerli çalışma, ahlak felsefesine ilgi duyan her düzeyde okur için temel bir kaynak teşkil ediyor. 
Ahlaka ilişkin başlıca akımların, ahlaktanımazlık, görecilik, yararcılık ve törebilimciliği oluşturan düşüncelerin irdelenip ahlak felsefesinin otorite, norm, yasak, buyruk, bireysellik, birlikte yaşama gibi temel kavramların sergilendiği bu kitap, ahlak tartışmalarına yön veren Platon, Aristoteles, Kant, Schopenhauer, Nietzsche, Stirner, Mandeville, Rousseau, Piaget gibi düşünürlerin ahlak açısından önemli bazı görüşlerine de değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5437be59-5a7e-46e2-a0a5-7ee0162cff1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Descartes Kimdir?</image:title>
            <image:caption>Fransız filozof René Descartes düşünce tarihinde iz bırakmış büyük bir dehadır. Onun felsefesinin etkisi, Malebranche, Arnauld, Locke, Leibniz, Spinoza, Berkeley gibi erken modern çağın filozoflarından başlayarak Kant’a, Fichte’ye ve Schopenhauer’a kadar uzanır. 
Descartes felsefede yenilikçi bir zihin olmanın ötesinde, cebri geometriye uyarlayan öncü bir matematikçidir; optikteki çalışmalarıyla bir fizikçidir ve hayvanlar üzerinde yaptığı diseksiyon çalışmalarıyla kan dolaşımını açıklamış bir fizyologdur. Bu alanlardaki katkılarıyla, felsefe tarihi kadar bilim tarihine de adını altın harflerle yazdırmıştır. 
Hegel, Descartes için &quot;O bir kahramandır&quot; diyordu. Peki, modern felsefenin kurucusu ve felsefe tarihine yön veren bu kahraman Descartes kimdir? Onun hayatındaki matematiksel ve metafizik evreler, düşüncesinde neye karşılık gelir? Skolastik felsefeyi ve Aristotelesçi felsefeyi nasıl aşmaya çalışmıştır? Descartes’ın nedensellik yorumunun modern bilim için anlamı nedir? Metodik şüphe, benliğin keşfi ve geçici ahlak, Descartes’ın felsefesinde ne anlama gelir? 
Fransız filozof Alfred Fouillée, bu kitapta, bu soruların eşliğinde Descartes felsefesine giriş için uygun bir anahtar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fba08f0d-f734-48a6-86b9-e9c6b60ed5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesinlik Üzerine</image:title>
            <image:caption>Kesinlik Üzerine, Wittgenstein’ın Tractatus ve Felsefi Soruşturmalar’ıyla birlikte üç önemli kitabından biridir. Bu kitap, Kant’ın Saf Aklın Eleştirisi’nden bu yana epistemolojiye yapılmış en büyük katkı olmanın yanı sıra Wittgenstein’ın Descartes’ın kuşkuculuğuna cevabıdır. Descartes’ın yöntemi, kaya gibi sağlam bir kesinliğe, yani kuşku götürmez bir hakikate ulaşana dek her şeyden kuşkulanmaktan ibaretti. Wittgenstein ise kuşkuyu formüle edebilmemiz için bazı temel kesinliklerin olması gerektiğini, bu kesinliklerin bilginin konusu değil temeli olduğunu savunuyor. 
İngiliz filozof G. E. Moore’la daimi bir tartışma içerisinde yol alan bu metinleri okumak, okura kesinlik, bilme, kuşku, inanç ve öğrenme kavramlarına dair yeni bir bakış sunuyor. Wittgenstein’ın çalışma ortamına girme ve onun sürekli gelişim hâlinde olan, hep yenilenen düşüncelerini izleme fırsatı veriyor. 
Bu değerli çalışmayı,  Georg Henrik von Wright&apos;ın, Wittgenstein biyografisi ve kitap üzerine değerlendirmeleriyle birlikte sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38ae9cc3-817b-4ef2-87ea-c16f418824c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlık İzleri: Işık ve Ses - Heidegger’de Temel Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Varlık her zaman varoluşun ve varolanların arasına gömülmüş olarak izlerini belli eder. Varlıkla yüzleşen ve
‘müstesna’ bir fail olan Dasein’a kendisini duyuran izler, onun çeşitli ruh hâllerine bürünmesine neden olur.
Varlık, ona doğru sorular soranlara, bir çeşit olay gibi açılır. Ama aydınlandığı anda yeniden karanlığa gömülür.
Varlık İzleri, klasik bir sözlük çalışması değildir, Heidegger’in yapıtına bir bakış denemesidir. Genel bir
değerlendirmeden çok, ışık ve ses gibi temel fenomenler etrafında düşünürün temel kavramlarını yorumlama
çabasıdır.
Özgür Taburoğlu, Heidegger’in temel eseri Varlık ve Zaman’dan önceki ve sonraki varlık anlayışlarının
geçirdiği değişimlerin de işaretlerini takip ediyor. Öncesinde kararlı ve iradeli bir duruşla varlığın önündeki
perdeleri aralamaya çalışan Dasein’ın, sonrasında varlık hakkında daha çok düşündüğünü, onu seyre daldığını
ortaya koyuyor. Varlığa teknik çerçeveler, hazır görüşlerle yaklaşmanın tehlikelerini sergileyerek, ona, şiirli
ve sabırlı biçimde eşlik etmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a098c3a1-a96d-4e0a-9a22-f0d703e8cc5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Miti</image:title>
            <image:caption>“Duru dili ve öğretici bilgileriyle, yapay zekânın tarihinden, süperzeki makinelerin yolda olduğu kehanetlerine kadar, didiklenmedik konu bırakmayan muhteşem bir kitap bu.” 
Oren Etzioni Allen Yapay Zekâ Enstitüsü’nün CEO’su 
 
“Yapay zekâ nedir, ne değildir gerçekten öğrenmek istiyorsanız bu kitabı mutlak okuyun derim. Geleceğin yapay zekâsına duyulan hayranlığın bugün her türlü ilerleme için sahip olduğumuz tek kaynağın, yani insan zekâsının küçümsemesine neden olduğunda, ilerlemeyi nasıl engelleyebileceğini gözler önüne seriyor.” 
Peter Thiel 
 
“Kurzweil’in abartılı vaatlerinin bugüne kadarki en sağlam reddiyesi. Teknoloji düşmanlığı yapmadan, gerçek yapay zekâ çalışmaları ile ham hayalleri birbirinden itinayla ayırıyor. Ufuk açıcı bir kitap ve zamanlaması harika.”  
William A. Dembski, Evolution News 
 
 
Yapay zekâ, hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Zeki makineler kâh cebimizdeki telefonun aklı oluyor, kâh hekim olup hastalara teşhis koyuyor, kâh satranç oynayıp insan rakiplerini mat ediyor, bazen de tercümanlığımıza soyunuyor. Yine de yapay zekâ çalışmalarının ‘tekinsiz’ geleceği, insanlığı heyecanlandırmanın yanı sıra ürkütüyor. Adı belli, kendi gizemli bu failin etrafında, kıyamet ve selamet senaryolarının birbiriyle yarıştığı ve zaman zaman iç içe geçtiği modern bir mitoloji şekillendi. 
Yapay zekâ alanında son yılların en fazla ses getiren çalışmalarından biri olan bu kitap, bu alanla ilgili abartılı iddiaların maskesini düşürüyor. İnsan seviyesinde bir yapay zekânın gelişinin neden hep 10-20 yıl ertelendiğini izah ediyor. Bu alanda dönüm noktasıymış gibi sunulan kimi başarıların perde arkasındaki sahtekârlıkları, gülünç olayları ve kopan gürültülerin sesini bastırdığı gerçek başarıları teşhir ediyor. Bu mitin insan kültürüne ve bilime, hatta yapay zekâ çalışmalarına nasıl zarar verdiğini anlatıyor. Okuru, Turing Testi’nden doğal dili anlamaya, çıkarım sorunundan Sherlock Holmes ve Auguste Dupin’in dedektiflik kabiliyetine, Grice’ın karşılıklı konuşma ilkelerinden unutulmuş dâhi Peirce’ın çalışmalarına, bilim, teknoloji ve felsefenin kesiştiği noktada, beyin gıdıklayan bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe753b8-0c7d-4838-9eda-a8326ce4eb93.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger&apos;in Dünya&apos;sı</image:title>
            <image:caption>Heidegger Varlık ve Zaman’da özne ve nesne, dolayısıyla da ben ve dünya dikotomisini aşmaya çalışarak, dünyaya dair bilindik anlamda ne nesnel ne de öznel olmayan egzistansiyal bir tasavvur geliştirmiş ve bu surette felsefe geleneğinin “Parmenides’ten beri üstünden atlamış olduğu” dünya fenomenini yepyeni bir ışık altında analiz etmiştir. Sonuçta, dünya-da-olma, fırlatılmışlık ile ölüm arasında var olan Dasein’ın özsel varlık karakterini oluşturur. Buna göre, yalnız Dasein’ın dünyası vardır, giderek Dasein dünyasıdır. 
Heidegger bu başyapıtında dünyayı ve Dasein’ı iki ayrı varolan olarak ele alma eğiliminde olan felsefe geleneğinin hilafına, bunların kökensel olarak birlikli bir yapı arz ettiği üzerinde ısrarla durmuştur. Nitekim onun dünya-da-olma formülasyonu, insan varlığı olarak Dasein’ı, sözgelimi bir Kartezyen tasavvurda olduğu gibi, dünyanın karşısında yer alan bir varolan olarak değil de, bilakis dünyaya daldırılmış ve onunla hemhal vaziyette bir varolan olarak tasvir etmiştir. 
Heidegger’in ‘Dünya’sı, Varlık ve Zaman’da dünya kavramına ve dolayısıyla dünya-da-olma’nın anlamına odaklanan bir kısım analizleri öne çıkarıp yorumlamayı ve bu surette Heidegger’in ‘dünya’sına nüfuz etmeyi amaçlıyor. Varlık ve Zaman’daki § 14’den § 27’ye kadarki kısmın kapsamlı ve ayrıntılı bir şerhini sunan bu çalışma, dünya kavramının ve ona ilişkin meselelerin Dasein analitiğinde tuttukları merkezi yer ve önem göz önünde bulundurulduğunda, bu başyapıta bir nevi giriş olarak da okunabilir pekâlâ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/240955a0-5af3-47bb-b854-ace6c251fe48.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Süvariler</image:title>
            <image:caption>Sovyet edebiyatının en büyük temsilcilerinden biri olarak kabul edilen İzak Babel’in öyküleri, okuruna incelikli bir mizah sunar. Babel öykülerinde neşe ve keder, kara mizahın tekinsiz avlusunda birlikte yürür. Öte yandan onun karakterleri daima trajik olanın kıyısında durur ve terazinin kefesi hep biraz kederden yanadır. 
Binazir Haşimzade’nin titiz çevirisiyle Rusça aslından Türkçeye aktarılan bu külliyat, onun başta şaheserleri Kızıl Süvariler ve Odessa Öyküleri olmak üzere bütün öykülerini içeriyor. Okurlar, onun öykülerinin görkemine kendilerini kaptırdığında, sağlığında kendisine yöneltilen haksız eleştiriler karşısında Babel’in neden sürekli “susmaktaki ustalığını” vurguladığını anlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d22603-245b-4cc8-b041-8e6317a5ab3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Obasan</image:title>
            <image:caption>Güçlü ve tutkulu bir hikâyeye sahip ödüllü roman Obasan, II. Dünya Savaşı sırasında Japon asıllı Kanadalıların yaşadığı dokunaklı olayları bir çocuğun gözünden anlatıyor. 
Naomi, Pearl Harbor Saldırısı onun hayatını değiştirdiğinde korunaklı dünyasında sevgiyle büyütülen beş yaşında bir çocuktu. Annesinin kaybının ardından kendisinin ve ailesinin nasıl da “düşman uzaylılar” haline geldiğini, yaşadığı topraklarda ırkçı saldırılara uğradığını, hayalet kasabaya sürgüne zorlandığını, hor görüldüğünü ve parçalandığını şaşkınlıkla izledi. Hayatı akıl almaz zorluklarla ve acıyla sarılan Naomi için amcasının eşi Obasan’ın kararlılığı, dayanıklılığı ve çevresindekilerin sessizliği onu koruyan bir zırhtı. Ancak Naomi büyüdüğünde, kaderlerine musallat olan bu ürkütücü sessizlik perdesini aralamaya karar verdi. 
Kamplarda tutulan binlerce insandan biri olan yazar Joy Kogawa’nın kaleminden Obasan, günümüze dair rahatsız edici benzerlikler barındıran satırlarıyla, II. Dünya Savaşı’nın dramatik sonuçlarını Kanada’daki bir Japon göçmen ailesi üzerinden okuyabileceğiniz yürek burkan bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c682924-27dc-406a-8b66-1d4cbc04526a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tren Rayları</image:title>
            <image:caption>Tren Rayları, endüstriyelden metafiziğe, küreselleşmenin tektonik sarsıntılarından hafızanın içsel nabzına ve şimdiden geçmişe uzanan capcanlı bir metin. 
John Berger ve Anne Michaels arasında aşk ve kayıplar üzerine derin ve keşifçi bir meditasyon olarak tanımlayabileceğimiz bu diyaloglara Tereza Stehlíková’nın trenden çektiği Güney Bohemya’nın orman ve kış manzaraları eşlik ediyor. Fotoğraflarla atmosferik geçişin sağlandığı bu samimi anlatı aynı zamanda üç büyük sanatçının bir araya geldiği bir tanıklık sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95e4eb20-25f9-41c9-9043-6d94bfd09092.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Mantığı</image:title>
            <image:caption>Dil mantığı kelimeleri veya kavramları kategorilere ayırmaz ve hiçbirini bir diğeriyle aynı kümede bulundurmaz ve küme oluşumuna da izin vermez. Fakat seviyeleri ve sıralamaları vardır, aidiyet ve ailiyet içermez. Her kelime, kelimeler yığınından ölerek arınmış ve 1’e eşit değer olmuştur. Kelimeler birbirlerine yüklenmez, toplanır. Burada toplama dediğim işlemlerin tamamı aslında bir bütünlenme, birleşmedir. Toplama her ne kadar bir artmayla ilerlese de sonuç olarak toplam yine 1’e eşit olacaktır. Bu işlemle anlam artmamış veya eksilmemiştir. Çünkü dil mantığı kelimelerin anlamıyla ilgilenmez. Daha doğrusu kelimelerin anlamları yok olduktan sonra onların ölü değerleriyle ilgilenir. Bu içeriden toplama işlemi veya bir toplam oluşturma durumu sadece dile özgüdür. Dolayısıyla düşüncenin de en temel işlemini, yani mantığını oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83b142c-0fe4-41d9-a737-cbbe337aea20.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratma Yeniden Yaratma</image:title>
            <image:caption>Edebiyat teorisine yaptığı dahiyane katkılarla, yaşadığı yüzyılın öncü kuramcılarından olan Northrop Frye, bu kitapta “yaratma” kelimesini kuşatan düşünceler ve imgeler bütününün, edebiyatın yapısını ve imge düzenini nasıl etkilediğini irdeliyor. Geleneksel varsayıma göre doğa, gerçeklik, kurulu düzen, olağan gidiş ve varoluşun kabul etmemiz gereken verileri ile bağlantılı gördüğümüz her şey, yaratmaya, başlangıçta evreni var etmeye yönelik tanrısal edime geri gitmelidir. “Yaratıcı” kelimesi insani faaliyetlere uygulandığında, insani olarak yaratıcı olan, “yaratma” kavrayışımızı derinden sarsan her ne ise odur; yaratmanın tersine çevrilmesi veya etkisiz kılınmasıdır. Bu bizi şöyle bir sonuca götürür: İnsan başarısının az sayıdaki olağanüstü biçimlerinden biri gibi görünen şey -sanatlara özgü yaratma- aslında bir tür yaratmamadır. 
Northrop Frye’ın ilk olarak 1980 Larkin-Stuart Konferansları olarak sunduğu bu kitap, okura sanatta yaratma kavramı üzerine ilginç, zihin açıcı ve düşündürücü bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45325847-ff00-4e89-8a91-4d29638faf68.jpg</image:loc>
            <image:title>Naikan</image:title>
            <image:caption>Ege’nin küçük bir kasabasında ikindi üzeri bir delikanlı denize bakan derin falezlerin başına geçer, kendisini aşağıya atmaya niyetlidir. Etraftakiler vazgeçirmek için dil döker, tanıdıkları yalvarır ama nafile. “Hayatın hiçbir anlamı yok, kendimi aşağı atıp son vereceğim bu saçmalığa” der. Sonunda kasabadan delikanlının hatırını sayacağını düşündükleri Osman Dedeyi çağırırlar. Ümmidir Osman Dede; tek bildiği çiftçiliktir; özel bir eğitimi yoktur. 
 
Gelir gelmez, “İstersen hemen atla!” der delikanlıya. “Ama önce sende hakkı olanların hakkını ver!” Şaşkınca bakan delikanlıdan ayakkabılarından birini ister. “Hatırla bakalım, buraya kadar yürüdüğün ayakkabıda kimlerin emeği var? Yürüdüğün yolu kimler senden önce senin için kazdı? Ayaklarının altında eskittiğin hangi canlının derisi? Bugüne kadar yaşarken kaç cana mal olduğunu hesaplayabilir misin?” Bir ara delikanlının üzerindeki tişörtü çekiştirir. “Bu tişörtün pamuklarını toplayanlara, pamukları eğirip sana tişört olsun diye dokuyanlara atlamadan önce söyleyeceğin bir şey yok mu?” “Bugüne kadar yediğin ekmeklerin buğdayını sıcağın alnında ekip biçenlere ve özenle pişirenlere gitmeden önce teşekkür etmeyi düşünmez misin?” 
 
Delikanlıyı Osman Dedenin gösterdiği şeffaf bağlar öylesine sarıp tutar ki kendi isteğiyle uçurumdan hayata döner. 
 
Ben de derim ki, uçurumun başında değilsin ama hayatı konforun yüksek tepelerinde kaçırıyorsun. Yaşamı yaşayarak öldürüyorsun. “Ben bana yeterim!” derken, seni kucaklayan sıcacık bağları hoyratça söküp uçuruma savuruyorsun. 
 
Olur da bu akşam Osman Dede sana uğrarsa, yorma onu, elindeki Naikan’ı göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8012de72-16c4-402b-8ac0-c5ac7f385a0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe&apos;nin Maceraları</image:title>
            <image:caption>Daha önce böyle bir kraliçe görmediniz!
 
Kitaplarıyla her yaştan okura ulaşan Füsun Çetinel bu kez küçüklere modern bir masal anlatıyor. Yaratıcılığın keşfi ve iyiliğin ödüllendirilmesi için uğraşan sıradışı Kraliçe&apos;nin neşeli üç öyküsü, hayal gücünün ve sanatın kapılarını aralıyor. Kabarık kırmızı saçlı, çilli, ufak tefek Kraliçe, her öyküde farklı bir çocukla buluşuyor. Birbirinden ilginç karakterlerle bezeli öyküler, sanata, doğaya ve pandeminin toplumsal etkilerine ilişkin farklı bakış açıları sunuyor. İllüstratör Merve Atılgan&apos;ın desenleriyle canlanan maceralar, çocukluğun eşsiz hayal dünyasına güzelleme niteliğinde.
 
Bu kraliçe, klasik masallardakine hiç benzemiyor. Özel koleksiyonunun sergisine ailesiyle birlikte davet ettiği Örnekcan, vazosunu kırdığında neden sevinmişti? Büyük salgın sonrası insanları yeniden kavuşturmak için düzenlediği yarışmada, onca marifetli yarışmacı arasında neden Güneşsu&apos;nun sıradan yün bebeğini önemsemişti? Dilek fenerini gökyüzüne salarken, yalnızlık çeken babasına yeni bir eş, kendine de yeni bir anne dileyen Vega&apos;ya neden destek olmuştu?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7731bd5a-dbd8-4ebd-ba61-c41a93a0b565.jpg</image:loc>
            <image:title>Apti&apos;nin Zor Ödevi</image:title>
            <image:caption>&quot;Dönem ödevlerinin teslim tarihi yaklaşmıştı. Burak çocukken salıncaktan düşenleri araştıracaktı. Kimlerin kepekli kimlerin kepeksiz ekmek yediği Nalan’ın ödeviydi. Berrin’in ödeviyse kimlerin annesi babasının yatılı okulda okumuş olduğuydu. Seyfettin kimin evinde davul fırın var, onu araştıracaktı. Ödevler türlü çeşitliydi? Kimin babası sigara içiyor? Kimin ailesi köyden göç etmiş? Kim elmayı soyarak yiyor? Kimin annesi ciğer seviyor, ve daha birçok konu... Ancak öğretmeni Apti’ye verecek bunca çeşitli ödev konusu varken bula bula… Neyse… Apti bundan söz etmek bile istemiyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c6c790-a31f-4b75-b5a4-67b26d08715d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güfte</image:title>
            <image:caption>Güftesi olmayan besteler gibiydi şiir. 
Kalbin her atışı ayrı bir tını... 
Kelimeler melodi olmuştu, 
her harf bir notayı taşıdı. 
Sözden ziyade müzikti şiir. 
Şiirin dile gelmesi ehline bağlıydı. 
Güfte, Asaf Cemal Edip’in, o tek şairin 
şiirlerini topladı bir araya. 
İkinci Yeni yaşasın diye yepyeni bir soluk aldı. 
Ve güçlü bir ay gibi parladı karanlık geceye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b930db32-7602-4a4a-8ce2-7c5fed5d0f78.jpg</image:loc>
            <image:title>Frakfurt Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Haşim Bütün Eserleri - 1 
Ahmet Haşim, Türk şiirinde sembolizmin sembol ismi. 
Ancak yazdıkları, şiirlerle sınırlı değil. 
Şiirden öte bir üslupla insana ve hayata dair 
pek çok noktaya dokunan bir dil üstadı. 
Frankfurt Seyahatnamesi ise 
yazarın yaptığı geziden zihninde kalan izler. 
İzdüşümü ise sayfalara aldığı notlar. 
Günümüz Türkçesiyle, 
her zamanki güzelliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ed8d95-1f72-481c-937e-5b3abba01543.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sevgi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Rasim Bütün Eserleri - 1 
Yazdığı roman ve hikâyelerle 
yeni bir dünyanın temsilcisi olan Ahmet Rasim, 
kaleme aldığı ilk novellayla okur karşısında. 
İlk Sevgi, aşk ve entrika arasında salınan bir hikâye. 
Yalnızlığı, acısı, hüsranı, ihaneti ve ölümü bol bir öykü. 
Kadınlar adına, kadınların sesi olmak için yazılmış. 
Şimdi, günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e459e1e1-c5f3-48bc-aff4-ba40db6f9306.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronolojik Olarak 250 Türk Büyüğü</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Dolayısıyla zengin bir tarihi birikimi bulunmaktadır. Tarihi birikim içerisinde devlet adamları, bilim adamları, kültür adamları, şairler, yazarlar, sayılamayacak kadar çoktur. Onların her biri ayrı ayrı insanlığa hizmet etmişler, kalıcı eserler bırakmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün Türkün ataları ile ilgili çok önemli bir sözü vardır: “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır”. Türk tarihini iyi bilmek ve Türk çocuklarına tanıtmak herkesin görevidir ve Atatürk’ün belirttiği gibi çok önemlidir. Kalender Erol Kaya, Türk’ün atalarını iyi tanıtabilmek için uzun yıllar çalışarak 250 Türk büyüğünü belirlemiş; onların hayatlarını, başarılarını, insanlığa katkılarını özene kaleme almıştır. Bu çalışma ile ortaya Türkün ataları ile ilgili toplu bir kaynak çıkmıştır. Böylece Atatürk’ün gösterdiği hedefe ulaşmak için de önemli bir yol kat etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692469c2-f7bf-4d6e-9fb6-40d273de7510.jpg</image:loc>
            <image:title>1 GB Adalet</image:title>
            <image:caption>ADALET, BÜYÜME VE OLGUNLAŞMA, BİLİM VE TEKNOLOJİ, ETİK DEĞERLER, MÜCADELE

Adaletin gücü &apos;&apos;gigabaytlarla&apos;&apos; ölçülemez!

Ödüllü yazar Dilge Güney&apos;in kaleminden çıkan 1 GB Adalet, okurları çetrefilli bir bisiklet hırsızlığı davasının görüldüğü kalabalık bir duruşma salonuna davet ediyor; biri insan, diğeri ise insandan ayırt edilmesi imkânsız bir robot olan iki şüpheliyle baş başa bırakıyor. 

Gelişen yapay zekâ teknolojilerinin gölgesinde giderek karmaşıklaşan insan-robot ilişkilerini farklı perspektiflerden ele alan roman, gerçekle kurmaca arasında gidip gelen satırlarının arasında geleceğin dünyasına dair önemli varsayımlarda bulunuyor. 

Kitap, insan ve &apos;&apos;çocuk&apos;&apos; hakları özelinde ceza ve adalet sistemi konusunda okuru derin sorgulamalara itiyor. Ayrıca sınıfsal farklılıklara bağlı olarak ortaya çıkan sosyal adaletsizlik ve hak ihlalleri gibi konulara temas etmeyi de ihmal etmiyor.  

Distopik bir gelecekte, keskin hatlarla iki parçaya bölünmüş koskoca bir şehir: Güvenli sayılabilecek &apos;&apos;yeşil&apos;&apos; bölge ve kaderine terk edilmiş &apos;&apos;turuncu&apos;&apos; bölge. Bir uçta turuncu çizgilerin sınırında yaşam mücadelesi veren Ethem; öteki uçta ise Meto adında, reklam faaliyetleri için üretilmiş sosyal medya fenomeni bir robot. Ve şimdi, normal koşullarda ancak rüyalarda bir araya gelebilecek bu iki &apos;&apos;çocuk&apos;&apos; olağandışı bir hırsızlık davasının sanıkları olarak karşımızda!

Büyük yankı uyandıran böylesi bir davada yargı, tarafsızlığını koruyabilecek mi? Adaletin &apos;&apos;gigabaytlarla&apos;&apos; ölçüldüğü bir toplumsal düzende kim suçlanacak, kim aklanacak? 

Gençleri suça sürükleyen faktörler üzerine düşündüren 1 GB Adalet, çocukların yargılanması ve cezalandırılması gibi konularda hem sağduyulu hem de gerçekçi bir anlatı sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5bcad64-18ef-4c7e-9353-fc0371b70528.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Ekonomi</image:title>
            <image:caption>“Belirtmeye çalıştığım şey tek bir finansal nesnenin mali değerinin bir tacir, satış sorumlusu, arka ofis çalışanı, risk yönetimi uzmanı, muhasebeci ya da avukat tarafından farklı bağlamlarda değerlendirilebileceği ve bu bağlamların her daim birbiriyle uyumlu olmadığıdır. Bu durum organizasyonda bir hata olduğunun, bankanın değerleme hakkında tek bir prensip belirlemekte başarısız olduğunun bir kanıtı mıdır? Durum pek öyle değil...” 
 
Performans göstergeleri, değerleme formülleri, tüketici testleri, hisseler ya da finansal sözleşmeler gibi şeyler dışsal bir gerçekliği mi temsil ederler? Yoksa işaret ettikleri şeyi performatif bir biçimde oluştururlar mı? 
Yapay Ekonomi, ekonomik gerçekliği sürekli tasvir edilen bir gerçeklik olarak kabul ediyor ve bu süreci pragmatist bir bakış açısıyla ele alıyor. Kitap, ekonomide bir “şey”in nasıl meydana çıkarıldığına dair süreci keşfetmek için okuyucusunu bir seri farklı ampirik alanda –kamu yönetiminden borsaya, yatırım bankalarından pazarlamacılığa ve işletme fakültelerine– bir gezintiye çıkartıyor. Ekonomik nesnelerin tasvirinin aslında ekonomik nesneleri ürettiğini ve bir ekonomik eylemin simülakrumunun, bir gerçekleşme formu olduğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca neyin ekonomik olup olmayacağının tartışmaya tabi olduğunu ve ekonomik gerçekliği sürekli tasvir ederek şekillendirmenin, uygulamalı bir sınavla yüzleşmek demek olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34bbf93a-ba38-497f-aefd-ef53010c461d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasret Treni</image:title>
            <image:caption>Bu dünyada bir gün ölüm gelir başına 
İsmin yazılır, tarih atılır kabir taşına 
Vadesi yetenin bakmaz Azrail yaşına 
Toprak seni de dünyada koymaz, alır kardeş 
Sen gidersin, eserlerin kalır kardeş, kalır kardeş. 
Bu dünyaya gelenler gitti durmadı, durmadı 
Toprak aldı aldığını vermedi, aldığını vermedi 
Ahirete herkes gitmeden burada azığını alır kardeş 
Sen gitsen de eserlerin kalır kardeş, kalır kardeş. 
Bu dünyada biz yolcuyuz, yolun da sonu var kardeş 
Kiminin villası var, kiminin de hanı var kardeş 
Bu vücutta kalp var, et kemik var, canı da var kardeş 
Şu dünyadan gitmeden ahiret için de çalış kardeş 
Bu toprak bir gün seni de alır kardeş 
Sen gitsen de eserlerin kalır kardeş, kalır kardeş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba8b637d-8109-4bbb-80c6-3be264521136.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyur Veda</image:title>
            <image:caption>Yaşadığın dünya en güzel dünyan mıdır? 
En güzel rüyalar, en güzel tercihlerin sonucu mudur? 
Yüzlerce farklı olasılığın, binlerce tercihin sonuçlarını doğuran milyonlarca evren arasında izin verir misin en güzel rüyanın kâbus olmasına? Farklı bir evrendeki olasılığa mı bırakırsın mutluluğu? Yoksa en güzel rüyanın kâbusu, senin iyileşmiş hâlin midir çocuk? 
Unutma çocuk, unutma! En güzel rüyanı kâbusa çevireni. 
Sen de en tatlı uykularından uyandır onları, 
Herkese ve her şeye inat “Barış dile, sevgi dile, umut dile”, 
En güzeli de, içinde yaşayacağın bir dünya için, özgürlük dile çocuk, özgürlük. 
Dr. Melisa İrem Kara 
 
Kelebek olmak istiyorsak kozalağımızı kendimiz yırtmalıyız. Başkası yırtarsa ölürüz. 
1971&apos;de Denizlerin,1972&apos;de Tokat Olaylarının,1977&apos;de Taksim İşçi Bayramı&apos;nın,1978&apos;de Maraş Olaylarının ve son olarak 1993&apos;te Madımak Olayının kozalağını burjuvazi ve emperyal güçler yırttı. Sen yine de kavgan onurlu olsun istiyorsan ringine çıkmalısın çünkü sana kim vuracak görürsün... 
Hüzün bir kelebek olsun gözlerinizde. 
Beşler Kara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d84fba1b-a9a2-4867-9ae3-3714024bac1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Ötesindeki Şehir</image:title>
            <image:caption>2022 yılının yaz mevsiminde Türkiye’de başlatılan bir proje ile ülkedeki başarılı öğrenciler yurtdışına gönderilir. Proje, Covid-19’un dünyaya getirmiş olduğu yeni normali aşmak ve eski normale dönmek amacıyla gençleri sosyalleştirmek için gerçekleştirilir. 
Dünyanın çeşitli ülkelerine gitmeye hak kazanan öğrencilerden birisi, Rusya ve Japonya sahalarına yollanır. Bir kısmı trenle yapılan bu yolculuk sırasında her şey iyi gitmektedir, ta ki son bir ana kadar. 
Sibirya’daki tren yolculuğunda öğrencilerin hepsi son durağa varır, biri hariç. Kaybolduğu sırada zamanda yolculuk yapan bir genç, onu gizleyen eski bir Sovyet askeri, uzaktaki soğuk Pasifik kıyıları, bilinmezliğin içerisindeki macera, yaşanan bir aşk ve hayatta kalma mücadelesi… 
Genç, günümüze dönmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e026464-3b50-425e-9ce2-443ae8bab76f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlantik Çözülürken</image:title>
            <image:caption>Dünya hızla değişiyor. Güç dengesi ekonomik, politik, diplomatik düzlemde batıdan doğuya,
Atlantik’ten Pasifik ve Avrasya’ya kayıyor. Bu değişim ülkelerin dış politikasına, ittifak ilişkilerine
olduğu kadar, ittifakların da yapılarına, önceliklerine, hedeflerine, tehdit tanımlarına,
tehdit algılarına da yansıyor elbette. Sonuçta ihtiyaçlar değişince, ittifaklar da değişiyor ve

her ittifak karşısında bir başka ittifak doğuyor.

Bu değişim, ABD’yi ve öncülük ettiği Atlantik ittifakını, NATO’yu hırpalıyor öncelikle. ABD
emperyalizminin işgal ve saldırı aygıtı olan NATO, her ne kadar Ukrayna – Rusya Savaşı’nı da
fırsat bilip, İsveç ve Finlandiya’yı bünyesine katmak için önemli adımlar atsa da, NATO’nun beyin
ölümünün gerçekleştiğini, bizzat ittifakın kurucularından olan Fransa’nın cumhurbaşkanı

Emmanuel Macron söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd38ce3-dd87-4215-be41-b86cbbaaffa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalar Savaşı</image:title>
            <image:caption>İngiltere&apos;nin Leatherhead kasabasında bir gece gökyüzünden dünyaya silindir biçimli kapsüller düşer. Bu kapsüllerin içinden üç ayaklı devasa savaş makineleriyle korkunç görünümlü Marslılar ortaya çıkar. Dünya’ya neden geldikleri hakkında hiçbir bilgi bulunmayan bu dev uzaylılar, yüksek teknolojili silahlarıyla insanlara saldırarak Dünya’yı istila etmeye başlar. 
 
Zaman Makinesi, Doktor Moreau’nun Adası gibi değerli eserleri dünya edebiyatına kazandıran H.G. Wells, düşünce tarzı ve kurguları ile zamanının ötesinde, bilimkurgu türünün öncüsü olan yazarlardan biridir. Dünyalar Savaşı ise türünün en önemli eserleri arasında gösterilmeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba0405d-7e54-4260-8f08-9d47f8c83738.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidardan Sefalete Trablusgarp&apos;a Osmanlı Müdahalesi Sonrası Karamanlı Hanedanı 1835-1924</image:title>
            <image:caption>İktidardan Sefalete Trablusgarp&apos;a Osmanlı Müdahalesi Sonrası Karamanlı Hanedanı 1835-1924</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353dc118-dd4b-4713-8dd9-d4394d0721f4.jpg</image:loc>
            <image:title>RÖNESANS Şan &amp; Gitar</image:title>
            <image:caption>RÖNESANS Şan &amp; Gitar
Tanıım Metni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b4e68f3-e6e6-4e2d-899f-a16cd8cfe8c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal Ampirizm Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Felsefenin iki büyük kampı olan rasyonalizm ile ampirizmin deneyim ve bilginin konumuna dair kavgası, düşünce sahnesinde kapanmış bir geçmişin silik bir anısı gibi görülür. Oysa bugün dahi, beşeri bilimler pratiğinin sahasından teorisine, doğa bilimlerinin deneylerinden büyük kozmolojik iddialara kadar her alanda, ‘‘deneyim’’, ‘‘bilgi’’, ‘‘özne’’, ‘‘nesne’’, ‘‘gerçeklik’’, ‘‘doğruluk’’ gibi terimlerin müphemkullanımıyla sıklıkla karşılaşılır. 
Bu kitapta William James, rasyonalizm ve ampirizm arasındaki kadim tartışmada salt ampirizmden taraf olmakla kalmıyor, ayrıca iki kampın deneyime dair ortak bir yanlış kavrayıştan hareketle konumlarını inşa ettiklerini göstererek yeni ve ‘‘radikal’’ bir ampirizm geliştiriyor. Hem psikoloji pratiğinden gelen birikimini hem de bir yazar olarak polemikçi üslubunu ustalıkla kullandığı bu müdahalesinde James, öne sürdüğü ‘‘saf deneyim’’ ilkesinden hareketle bir yandan bütün bir felsefi sahneyi yeniden biçimlendirmeye girişiyor, diğer yandan da kurucusu olduğu radikal ampirizm ile diğer ekoller arasında (pragmatizm, Bergsonculuk, hümaniizm) yeni bağlar kurmaya çalışıyor. 
Bugün de felsefeye, bilime, sanata ve politikaya dair akıl yürütmelere musallat olan gerçek problemleri, yetkin bir filozof ve keskin bir yazarın derin kavrayışıyla sunan bu kitap, bütün güncelliğiyle keşfedilmeyi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5de12d-2f92-40d3-93ca-0301dd142f30.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Adalya Kitabı</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Hiç şüphesiz ki Antalya, Dünyanın en güzel yeridir,” dediği Antalya âdeta, “yeryüzündeki cennet” hüviyetine bürünmüş nadide bir Akdeniz kentidir. 
 
Adalya, köklü bir tarihe sahiptir ve bir liman kenti olarak kurulduğu günden itibaren önemini hiç kaybetmemiştir. Kadim zamanlarda pek çok medeniyeti sinesinde barındıran Adalya, konumunun da etkisiyle birçok farklı kültürü bünyesinde bir araya getirerek kucaklamıştır. 
Kentin erken tarihinde bütün kabileler diyarı/ırklar ülkesi olarak tanınan Pamfilya bölgesi, uzak diyarlara seferler yapan deniz ticaretinin ve kuruluşundan itibaren bir deniz üssü olmanın da etkisiyle kozmopolit bir deniz kenti olarak tanınmıştır. Bizans devrinde önemli bir deniz theması olan Adalya, Selçuklu devrinde Alanya ile birlikte kışlık başkent olmuştur. Adalya şehir hayatında Selçuklu devrinin etkilerini bugün halen açık biçimde görebiliriz. 
Akdeniz’in incisi, Anadolu medeniyetinin beşiği, yeşilin maviyle denizin gökyüzüyle buluştuğu, güneşin ışıltısını, meltemin ılık ve narin esintisini, turunçgillerin tüm tonlarını görüp hissedebileceğimiz, tarihî yapıları ve geçmişle gelecek arasında bir köprü kurması ile tarihî bir hüviyete bürünen Adalya, Mustafa Oral’ın kaleminden okuyucularıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fa4d721-92f3-4dc9-a14c-f4410eb5b0ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirlerle Aşk</image:title>
            <image:caption>FIRTINAYA DÖNÜŞTÜ AŞKIMIZ 
 
Bir gönül yarası sardı benliğimi, ağ gibi, 
Fırtınaya dönüştü bu aşk, incitti kalbimi, 
Yerleşti yüreğime yeniden kasırgalar, 
Aşk limanımı dövüyor, bak bu asi duygular. 
 
Kırık bir sandalda, okyanusta gibiyim, 
Yine ben sahipsizim, yine kimsesizim, 
Su alırken aşk kayığım, bilerek derinden, 
Kurtuluşum yok benim, bu yaralı sevgiden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a08b0c-89a5-41f0-89b4-d3fae3883db8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşancık Benjamin&apos;in Masalı</image:title>
            <image:caption>“Peter,” dedi Küçük Benjamin fısıltıyla, “kıyafetlerini kim aldı?” Peter cevapladı: “Bay Çiftçioğlu’nun bahçesindeki korkuluk.” Sonra bahçede nasıl kovalandığını, ayakkabılarını ve ceketini nasıl düşürdüğünü anlattı. Bay Çiftçioğlu’nun bahçesine bakmaya başladılar. Peter’in ceketi ve ayakkabıları, korkuluğun üzerinde açıkça görülüyordu, Küçük Benjamin “Kapının altından geçersek kıyafetlerimiz kirlenir; armut ağacından aşağı inerek içeri girmek en doğrusu,” dedi. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3a53e4-87bf-4c4b-ac8a-5c265d0376e6.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını / Şerife Bacı</image:title>
            <image:caption>İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını Şerife Bacı adlı romanın Şerife Bacı’nın şahsında Türk kadınının kahramanlığını destansı bir anlatımla ebedîleştirmesi Türk tarihi ve edebiyatı için önemli bir adım olmuştur. Bu bağlamda Şerife Bacı’nın destansı kahramanlığının anlatıldığı bu romanın, Türk milletinin her bir ferdi tarafından okunmasının gerekliliğini vurgulamak kaçınılmazdır. 
Murat BAŞESGİOĞLU 
 
“... O sırada oda kapısının önünde ayakta bekleyen Şerife atıldı: 
‘Ben gelirim Muhtar Emmi, ben gelirim. Hem bizim öküzlerin huyunu benden daha iyi bilen olmaz. Sürer götürürüm. Madem bize ihtiyaç var, madem asker cephede mermi bekler, madem vatan kurtulacak, elbet gelirim. Muhtar Emmi, madem yavrular vatansız kalmayacak, madem biz canımızdan, namusumuzdan emin olacağız, elbet gelirim.’ ” 
İşte Türk kadınının fıtratını yansıtan cümleler böyle dökülmüştü Şerife’nin dudaklarından... 
Her alanda değer üreten Türk kadını savaşlarda da kahramanca mücadele etmiştir. Bu mücadele sürecinde bizzat savaşlara katılmanın yanında, cephe gerisinde hastanelerde hasta bakıcı ve hemşire olarak, fabrika ve atölyelerde mermi ve cephane üreterek, cephedeki askerlere mermi taşıyarak, askerlerin dikim ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılayarak önemli görevler ifa etmişlerdir. Türk kadınlarının düşmana karşı savaştığı ve efsaneleştiği dönemlerden biri de Millî Mücadele dönemidir. 
İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını Şerife Bacı da işte bu mücadelenin genç bir kadının ruhunda uyandırdığı destansı bir kahramanlığın sonraki kuşaklara miras kalan değerli hatırasının bir romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43de701-a280-4e1d-b888-54725aa0a6a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Jemima Patırdak&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Jemima Patırdak geçmişte yumurtalarını saklayıp kuluçkaya yatmaya çalışmıştı. Ama onları her zaman buldular ve alıp götürdüler. Jemima Patırdak oldukça çaresiz kaldı. Bu yüzden çiftlikten uzak bir yerde yuva yapmaya karar verdi. Güzel bir bahar öğleninde, tepeye doğru giden yük arabası yolu boyunca yürümeye başladı. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b94dc2-7b73-42c1-b0f9-745b7c3c9e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Zencefil ve Turşu&apos;nun Masalı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar bir kasaba dükkânı vardı. Dükkânın adı Zencefil ve Turşu’ydu. Oyuncak bebekler için çok uygun küçük bir dükkândı. Lucinda ve Jane Bebek-aşçı alışverişlerini her zaman Zencefil ve Turşu’dan yaparlardı. İçerideki tezgâh tavşanlar için ideal bir boydaydı. Zencefil ve Turşu, üç kuruşa kırmızı puantiyeli yaka mendilleri satıyordu. Ayrıca şeker, tütün ve takunya da satıyorlardı. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236216e2-b4d7-4dd1-9471-438b3faa51f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Peter&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar dört küçük tavşan vardı ve isimleri Zıpzıp, Paspas, Pamuklu ve Peter’di. Kocaman köknar ağacının köklerinin altındaki kum tepeciğinde anneleriyle birlikte yaşarlardı. “Hadi bakalım yavrularım,” dedi bir sabah yaşlı Bayan Tavşan “tarlalarda oynayabilir ya da patikalardan geçebilirsiniz. Ama sakın Bay Çiftçioğlu’nun bahçesine girmeyin, olur mu yavrularım? Babanız orada bir kaza geçirdi ve Bay Çiftçioğlu onu bir turtanın içine koydu.” Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f0470cd-8c29-4b40-b8a4-709528ecf1c2.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kötü Farenin Masalı</image:title>
            <image:caption>Tom Parmak ve Hunka Munka gördükleri manzara karşısında sevinç çığlıkları attılar! Masanın üzeri o kadar güzel yemeklerle doluydu ki! Bakır kaşıklar, kurşun çatal bıçaklar ve iki bebek sandalyesi. Ne kadar da güzel! Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca2aee6-e54a-469b-b425-fe46df4b6d08.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Neyi Neden Yapar-2</image:title>
            <image:caption>Sıradan gibi gelen çocuk davranışlarının birçoğu onun duygu dünyasından izler taşır yetişkine...
Kimi zaman kardeşini iterken...
Kimi zaman köşede bir yerde sessizce oynarken...
Kimi zaman huysuzca her söylenene itiraz ederken...
Bazen şımarıp bazen yılışırken...
Bazen yemek yiyip bazen yemezken...
Bazen ödevlerini yapıp bazen yapmazken...
Aslında bir mesajı vardır yetişkine çocuğun. Çocuk davranışlarını okuyabilen ebeveynler, çocukların verdiği mesajları doğru anlarken bir taraftan da birlikte yaşamanın keyfini sürerler. Mesajları doğru okuyamayan ebeveynler ise çocuğuyla sürekli bir çatışma, tartışma ve huzursuzluk içinde bulurlar kendilerini.
Adem Güneş, sıradan gibi görünen birçok çocuk davranışının hangi anlamlar içerdiğini ebeveynlerle paylaşarak çocuk davranışları anlamada çaresiz kalan anne babalara pratik bir bilgi kaynağı sunuyor. Çocukların davranışlarının nedenlerini ve çözüm önerilerini yalın ve anlaşılır bir dille anlatıp çözüm önerileri veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f44ac53-6788-47f9-b4bc-dc53c50e1a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Yumuk&apos;un Masalı</image:title>
            <image:caption>Fare, Bayan Yumuk’la dalga geçtiği için, her ne kadar ayıp olsa bile, Bayan Yumuk da fareyle dalga geçmeye karar verdi. Bayan Yumuk, fareyi toz bezine bağlayıp bir top gibi fırlattı. Ama toz bezindeki deliği unutmuştu. Bezi çözdüğünde fareden hiç iz yoktu. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f33fdb8-6c28-4855-9a7b-a22943a983e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Parıl Pak&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Lucie “Sen de kimsin?” dedi.  “Cep mendillerimi gördün mü?” Minik hanım reverans yaptı. “Ah, evet eğer lütfederseniz benim adım Bayan Parıl Pak. Ah, evet eğer lütfederseniz ben harika bir paklayıcıyım.” Hemen kıyafet sepetinden bir şey aldı ve ütü masasına serdi.
Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir.
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d94de77-0ec4-4eee-b0f1-ad6be3c8ac1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Balıkçı Jeremy&apos;nin Masalı</image:title>
            <image:caption>Bu sırada Bay Jeremy kederli bir halde sandalın kenarında yaralı parmaklarını emerek ve suya dikkatle bakarak oturuyordu. Çok daha kötü bir şey oldu. Eğer Bay Jeremy yağmurluk giymemiş olsaydı çok korkunç bir şey gerçekleşecekti. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c4455e1-9741-4bb4-a04e-f56278fc6dc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökbilimsel</image:title>
            <image:caption>Samanyolu’nun yaklaşık 200 milyar güneş barındırdığını biliyor muydunuz? Peki ya Jüpiter’de bir günün yalnızca 10 saat sürdüğünü? Mars’ta gökyüzünün gündüzleri pembeyken gün batımıyla maviye döndüğünü, Neptün’deyse atmosfer koşullarının elmastan yapılma minik dolu taneleri oluşturduğunu?
Uzay, bir insanın inceleyebileceği en büyük, en eski, en sıcak, en soğuk, en tuhaf yapı. O halde bilimin en şaşırtıcı gerçeklerinin astrofizik ve kozmolojiye ait olması, insanlığın da bu esrarengiz yapıyı keşfetme çabası pek şaşırtıcı değil. 
Elementsel ve Parçacıksal’ın yazarı Tim James, Gökbilimsel’de evrenin uçsuz bucaksız sularına dalıyor ve uzaylılardan ötegezegenlere, beyaz deliklerden karanlık maddeye, kuasarlardan kuark yıldızlarına karşılaşabileceğimiz en büyük gizemlere ışık tutmak üzere kolları sıvıyor. Hem astronomi tarihçesini ve konuya ilişkin en güncel gelişmeleri detaylarıyla anlatıyor, hem de Düz Dünya dahil kamuoyunu meşgul eden tartışmalara kendine özgü mizahi üslubuyla parmak basıyor.
 
“James, karmaşık kavramları basitleştirmek için en temele iniyor. Uzayın devasalığını kolaylıkla anlaşılır hap bilgilere dönüştürerek evrenin tuhaflığını en hayranlık uyandırıcı şekilde gözler önüne seriyor.” –Foreword
“Önceki kitabı Elementsel’de olduğu gibi didaktiklikten uzak ama bilgilendirici bir tavır benimseyen Tim James, bizi uzay biliminin ışık yıllarında, Büyük Patlama’dan UFO’lara uzanan eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.” –Andrew Crumey
“Bilimin sıkıcı ve yavan olması gerektiğini kim söyledi? Tim James olmadığı kesin!” –The New York Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef73e0c-1a56-460e-9bec-94283f15bfa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpzıp Tavşancıkların Masalı</image:title>
            <image:caption>Küçük tavşanlar, adeta bir çimen yağmurunun altında mışıl mışıl uyurken tatlı tatlı gülümsediler. Ama marullar çok uyku getirdiği için uyanamadılar. Anneleri Zıpzıp’ın, onları saman yatağa yatırdığını hayal ettiler. Bay Çiftçioğlu çuvalını boşalttıktan sonra aşağı baktı. Biçilmiş çimlerin arasından fırlayan tuhaf, küçük kahverengi kulakları gördü. Bir süre kulakları izledi. O anda bir sinek, kulaklardan birine kondu, kulak kımıldadı. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir.
 Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80307fac-1951-439b-b8c1-2d1b31c95a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Ağacı Sana Benzer</image:title>
            <image:caption>Bir yanında geçmişten gelen düşmanların tehlikesi, bir yanında aşkın en çetrefil hali: Ensar...
Baharının en güzel günlerinde gönlünü kaptırdığı sevdasına koyu gölgeler düşen Rüveyda...
İki dost aile: Ortaklıklar, kayıplar, yalnızlıklar ama günün sonunda birbirinin yarasını aşk ve imanla saran insanlar...
Mutlu bir gelecek için gönülleri titreyen Ensar ve Rüveyda vuslata eremeden ayrı düşerler. İkisinin de geçmişinde gizlenen sırlar ve karanlık yüzler, bu buluşmanın önünde engeldir. Vuslat makamına ulaşmak ve geçmişin gölgelerini geride bırakmak için aşkın ve imanın gücüne sığınmaktan başka çareleri yoktur...
Yüz binlerce okuru tarafından beğeniyle takip edilen Ahmed Günbay Yıldız&apos;dan, aşkın gerçek manasına dair sürükleyici ve hayatını inandığı değerlerden ayrı yaşayanları özüne döndürebilecek kuvvette bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c46501-9ece-4d28-a49f-fd7c61e7587e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karar Ver, Planla, Harekete Geç</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı besleneceğinize dair kendinize defalarca söz verdikten sonra kendinizi kocaman bir dilim çikolatalı pasta yerken buluyor ya da daha planlı çalışacağınızı söyledikten sonra yine sınavdan bir gün önce sabahlıyor olabilirsiniz. İtiraf edelim: Siz de bu durumlardan mutsuzsunuz ve değişmeyi diliyorsunuz. Peki gelecekteki versiyonunuza dair hayaller kurmak bile size iyi geliyorken değişime karar vermek ve bunu sürdürmek neden bu kadar zor?
Dünya değişiyor, beklentiler artıyor ve bu hıza uyum sağlamak gitgide zorlaşıyor. Akıllı cihazlar bile çağın gerisinde kalmamak için güncellenirken, büyük değişimler karşısında aynı kalmanız pek mümkün olmasa gerek. Elinizde tuttuğunuz kitap, okullarda öğretilmeyen ama hayatınızı düzene koymak için ihtiyacınız olan bilgileri içeriyor ve doğru karar vermekten etkili düşünmeye, değişim yollarından sürdürülebilir sistemler kurmaya kadar pek çok süreci adım adım işliyor. Bireysel gelişimin ve başarının formülünden ziyade sürece odaklanarak davranışları değiştirmenin uzun vadedeki faydalarına odaklanıyor.
Ayça Karaman’dan Karar Ver, Planla, Harekete Geç durmadan değişen dünyada işleyen ve sürdürülebilir bir düzen kurabilmek için ihtiyacınız olan bilgileri yöntemler ve alıştırmalarla pekiştiren interaktif bir yaşam rehberi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58a6109-00df-42b0-9e87-8f23ddd867e3.jpg</image:loc>
            <image:title>6-7 Eylül 1955 Olayları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, ne nesnellikten koparak duygusal ya da milliyetçi bir refleksle olayları mecrasından farklı bir yere taşımayı ne de akıntıya kendini kaptırarak Türk devlet geleneğine saldırmayı bir marifet sayar. 6-7 Eylül Olayları&apos;nın gerçekleştiği dönemde Trabzon Milletvekili Mahmut Goloğlu’nun özel arşivinden kuvvetle beslenen elinizdeki çalışma, mevcut literatürde kullanılmayan arşiv belgelerini ve gazete koleksiyonlarını zengin bir kaynakçayla sentezleyerek yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Bunu yaparken olguları ön plana çıkartarak okuyucuyu yönlendirmeden zihin berraklığıyla kendi bakış açısını oluşturmasını sağlamayı amaçlar ve takdiri onlara bırakıyor.
1950’lerin ortalarından itibaren Türk-Yunan ilişkilerini germeye başlayan Kıbrıs Meselesi, Türk kamuoyu tarafından sahiplenilmiş, hükûmeti de dikkatli bir tutum takınmaya itmişti. 6-7 Eylül 1955 Olayları ve akabinde yaşanan trajedi ise ilişkileri bambaşka bir noktaya taşımıştı. Demokrat Parti hükûmetleri yaşananların sancılarını çekmiş, Türkiye’nin uluslararası arenada bozulan imajını düzeltme mücadelesi ise hep sürmüştü. 6-7 Eylül Olayları, 27 Mayıs 1960 Darbesi’nden sonra Yassıada mahkemelerinde ciddi bir gündem teşkil etmişti.
Türk milletinin iki bin yıldır ayakta tuttuğu devlet geleneğinin yara aldığı 6-7 Eylül Olayları salt psikolojik etkenlerle açıklanabilir mi? Olaylar hükûmetin tertibi miydi? Hükûmetin sorumluluğu komünistlere yüklemesi ne kadar doğruydu? Olaylarda dış servis, popüler söylemle “derin yapı” bağlantısı var mıydı? Yoksa yaşananlar doğal bir sürecin parçası mıydı? Olaylar iktidar, muhalefet ve azınlıklar üzerinde ne gibi etkiler bıraktı? Prof. Dr. Uğur Üçüncü ve Prof. Dr. Hikmet Öksüz’ün kaleme aldığı 6-7 Eylül Olayları: Yakın Tarihin Sis Perdesi, olaylarla ilgili tüm sorulara cevap arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09159b06-a8d8-40eb-af59-27600b7ee4e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Volkanı Patlamadan</image:title>
            <image:caption>“Halkın çehresine bakıyorum. Herkes neşe içinde. Hani ya harp tehlikesi vardı?.. Hiç kimse korkuyu aklına bile getirmiyor. Herkes gülüyor, şakalaşıyor, şarkı söylüyor, ıslık çalıyor.”
Cemil Süleyman’ın Bükreş ziyaretinden
 
Yıl 1939... Avrupa’nın ve dolayısıyla dünyanın da kaderini değiştiren II. Dünya Savaşı’nın hemen öncesi... Fecr-i Âti topluluğunun en etkili isimlerinden Cemil Süleyman, Almanya’ya sipariş edilen yolcu gemilerini almak üzere gönderilen mürettebatta doktor olarak görevlendirilir. Bu vesileyle kısa süreli bir Avrupa seyahatine çıkar ve notlar almaya başlar. Ancak kaleme aldığı seyahat notlarındaki edebî dil, keskin zekâ ve güçlü gözlem yeteneği Cemil Süleyman’ın eserini sıradan bir gezi günlüğü olmaktan çıkarır. Nihayet II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa’nın nabzını tutan, okuması müthiş keyifli bir seyahatname meydana gelir.
Cemil Süleyman’ın bindiği tren bizi önce Romanya’ya götürür; yazar Romanya halkının ufukta beliren savaşa karşı kayıtsızlığına hayret eder. Bir sonraki durağı Polonya’da ise Danzig Meselesi’nden dolayı Polonya halkının savaş ihtimalini çoktan göze aldığını ve bu uğurda canını vermeye hazır olduğunu gözlemler. Yolculuğun geri kalanına gemiyle devam eden Cemil Süleyman, ziyaret ettiği ülkeler arasında savaş havasını belki de en yoğun şekilde Almanya’da hisseder: Friedrichstraze’den sert adımlarla geçerek gösteri yapan askerler, top ve cephane dolu yüzlerce vagonun sevkiyatı, gıda fiyatlarında görülen kayda değer artış, yiyecek kıtlığı, nihayetinde Yahudi vatandaşlara ardı ardına getirilen yasaklar… Avrupa’daki son durağı olan Hollanda’da ise hava donanmasının tatbikatına rast gelir.
Başlamak üzere olan II. Dünya Savaşı’nın bütün kıtaya sirayet eden havasını teneffüs eden Cemil Süleyman, kıymetli ve gerçekçi gözlemlerini tecrübelerinin imbiğinden geçirerek dönemin Avrupa’sını gözler önüne serer. Patlamak üzere olan Avrupa volkanı üzerinde bir seyahate; bütün kıtaya yayılan gerilime, tedirginliğe ve teyakkuz hâline şahit olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ab5ff77-3a11-4b6a-8f0d-749e58c3732d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıca Paşa Ve Umur Bey Vakfı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti ile neredeyse yaşıt bir aile olan Sarıca Ailesi, soyunu günümüze kadar devam ettiren köklü bir Türk ailesidir. Ailenin ilk mensupları (Sarimüddin Sarıca Paşa, Umur Bey, Ali Bey ve Mehmed Çelebi) devletin kuruluş dönemi ve imparatorluğa dönüşüm sürecinde önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Bu başarılı hizmetlerini takdir eden devrin padişahları aileye çok sayıda mülk temlik etmişlerdir. Aile; devletin bağışladığı bu mülklerin neredeyse tamamına yakınını vakfederek, asırlar boyu sürecek şekilde tekrar halkın hizmetine sunmuştur.  Hem devlete hem de topluma yaptıkları bu hizmetlerinden dolayı Sarıca Ailesini “İmparatorluğun kurucu ailelerinden biri” olarak nitelemek, abartılı bir tanımlama olmayacaktır. 
Osmanlı İmparatorluğu’nun en eski vakıflarından biri olan Sarıca Paşa ve Umur Bey Vakfı, beş asra yakın toplum yararına hizmet etmiştir.  Vakfın son üç asrına aile içi mücadeleler damgasını vurmuştur. Anlaşmazlıkların sık sık yargıya taşınması vakfın işleyişini olumsuz etkilemişse de Aile tarihinin aydınlatılmasına katkı sağlamıştır. Mahkeme kayıtlarına geçen belgeler, Vakfın yöneticilerinden hareketle Sarıca Ailesinin yaklaşık beş buçuk asırlık soyağacını tespit etmemize imkân sunmaktadır. 
Bir gazi komutan vakfı olan Sarıca Paşa ve Umur Bey Vakfı, tarihî süreçte zaman zaman kötü yönetilmiş olmasına rağmen kurucusunun arzuladığı gibi günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Bu kitapta, arşiv belgeleri ışığında aile içi rekabetin odağında yer alan bir vakfın ilginç hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feaf80b1-1357-4cf3-9dfa-bb9be4693ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin Ahlaki Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Yavuz Sultan Selim’in kardeşi ve II. Bâyezid’in oğlu olan Şehzade Korkud, yönetici ailenin yöneticiliği tercih etmeyen âlim bir üyesi, Hanefî bir çevrede kendi iradesiyle Şâfiîliği seçmiş bir fakih, dedesi Fatih’in siyasi, hukuki ve ilmî faaliyetleri sayesinde büyük bir imparatorluk hâline gelen güçlü ve önü açık bir siyasi teşekkül içerisinde yapılanları kıyasıya eleştiren bir hükümdar adayıdır. Yöneticilikten affını istemesine ve idareden uzak olduğunu defalarca söylemesine rağmen Korkud’un, ömrü boyunca siyasetten de ilimden de kop(a)mayan bir sima olduğunu görülmektedir. Ayrıca Osmanlı Hanedanı’ndan eser telif eden tek âlim olarak dikkat çeken bir isimdir.
Siyasetin Ahlâkî Eleştirisi adıyla yayınladığımız, orijinal adı Da‘vetü’n-Nefsi’t-Tâliha ile’l-A‘mâli’s-Sâliha  olan Şehzade Korkud’un bu eseri, onun siyasetle alakalı düşüncelerini içerir. Korkud, babasına hitaben yazdığı bu çalışmasını farklı alanlara ait pek çok eserden istifadeyle hazırlamıştır. Şeriat ile örfün birbiriyle uyuşmazlığını, yöneticilik sorumluluğuyla takvalı bir İslami yaşayışı birlikte götürmenin imkânsızlığını savunan Korkud, bu gibi sebeplerle yöneticilikten kendi isteğiyle feragat ettiğini ileri sürmektedir.
Daha önce orijinali basılmamış olduğu gibi yazıldığı Arapçanın dışında başka bir dile de ilk defa çevrilen bu eser hem kronolojik bakımdan en erken hem de kapsam ve hacim itibarıyla şeriat-örf ilişkisi konusunda Osmanlı sistemine yönelik en etraflı eleştirileri içeren en önemli siyasetnamelerdendir. Musa Sancak’ın yaptığı daha çok edisyon kritik niteliği taşıyan bu tercüme ve Asım Cüneyd Köksal ile Musa Sancak’ın birlikte kaleme aldığı giriş bölümüyle siyaset kitaplığımıza çok önemli bir kaynak eseri kazandırmış bulunmaktayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce0c30f-8413-4b36-a8ff-d4aa44a4cc50.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufiyim Halk İçinde: Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Bu güzide kitap Yunus Emre’yi nereden ve nasıl okumalıyım sorusunu soranların cevap bulacağı nitelikte bir eser. Yunus, yaşadığı dönemde türlü olumsuzluklar, savaşlar, yoksulluklar ile adeta kuruyan ve çoraklaşan Anadolu toprağını, neredeyse her biri bir ilahiye dönüşmüş irfan ve hikmet dolu sade ve yalın şiirleri ile sulamış, yeniden yeşertmiştir. Kendinden sonra gelmiş pek çok şaire örnek olmuş olan Yunus Emre, dilindeki sade ve saf Türkçe ile asırlarca canlılığını muhafaza edebilmiştir. Sözü samimiyetle söyleyebilmek, insana, doğaya, hayvana, bitkiye aşkla bakabilmek, her niyetin altına sevgiyi özenle yerleştirebilmek yüce bir gönle sahip olmakla mümkün olur. &quot;Âşık dilin bilmeyen yâ delüdir yâ dehrî/Ben kuş dilin bilürem söyler Süleymân bana&quot; beytiyle kendi dilini kuş dili; yani aşk dili olarak tanımlamıştır. Prof. Dr. Bilal Kemikli, bu hikmete giden yolda bizlere kendi güzel sunumuyla bir yoldaşlık teklif ediyor. Issız bir çölde suya susamış gönüllerin arayıp da bulamadığı bir derya olan Yunus Emre’yi tanıtıcı bu kapsamlı bir kitap, Yunus’u merak edenler için eşsiz bir kılavuz. Bu gönül insanının hayatını daha iyi tanımak, onu anlamak, onun gibi düşünebilmek için keyifle okunacak bir eser &quot;Sufiyim Halk İçinde…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f742a07-71d8-41d5-957a-6b4ccd2392c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nils ve Olağanüstü Maceraları</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü usta bir yazarın kaleminden
yaban hayatın güzelliklerine olağanüstü bir yolculuk!
 
Etkileyici bir dostluk ve dönüşüm hikâyesi…
 
Nils Holgersson, küçük bir çiftlikte ailesi ile birlikte yaşayan, haylaz, yaramaz, tembel ve bencil bir çocuktu. Ta ki bir gün bir elf olarak uyanana kadar…
 
Nils bu büyüden kurtulmak için çiftlikteki evcil kaz Martin’le birlikte yaban kazları sürüsüne katılır.
Ülkenin bir ucundan diğer ucuna göç edecekleri bu olağanüstü yolculukta Nils, inanılmaz maceralar yaşar, hayvanların gizemli yaşamlarına tanık olur ve ilginç insanlar tanır.
 
Yaşayacağı heyecan dolu bu serüven, aynı zamanda içsel bir yolculuk olacak ve onu bambaşka birine dönüştürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c5949bf-4190-491a-8f40-c691ad7b33ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel De İnanma - Ezber Bozan Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Halil İnancık, “Ben tarihte Osmanlı kadar yanlış anlatılan ve yanlış anlaşılan başka bir devlet görmedim.” demiştir. Osmanlı tarihiyle ilgili son 40-50 yılda yapılan araştırmalar, yeni bilgi, belge ve bulgular birçok bilginin değişmesini sağlamıştır. Buna rağmen bazı ezberler bozulamamıştır. Bu kitabımızda birçok sorunun cevabını yetkin kaynakların ışığında arıyoruz. İşte onlardan bazıları:


*Kayı boyunun lideri Süleyman Şah mı? Gündüz Alp mi?
*Ulubatlı Hasan efsane mi yoksa gerçek bir karakter mi?
*Fatih Sultan Mehmet zehirlendi mi?
*Yavuz Sultan Selim “Ben de köleyim.” diyerek küpe taktı mı?
*Kanuni Sultan Süleyman Fransa’da dansı yasakladı mı?
*Hezârfen Ahmet Çelebi gerçekten uçtu mu?

Bunlar ve çok daha fazlasıyla “Gel De İnanma-Ezber Bozan Osmanlı Tarihi” Eğlenceli Tarih’in akıcı, sürükleyici, şaşırtıcı ve esprili üslubuyla sizi tarihî ezberleri bozmaya davet ediyor. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a3e4d8b-ba79-4a1e-a7e9-66d63c3b8c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatmayı Çok Düşündüm</image:title>
            <image:caption>Ailesiyle birlikte Paris&apos;ten Türkiye&apos;ye taşınan Lina ve okulda tanıştığı Asya’nın ortak yönü, hikâyelerinin Paris&apos;te kesişiyor olmasıdır. Asya henüz küçükken annesi ve babası ayrılır ve hiç hatırlamadığı babası Paris&apos;te yaşamaya başlar. Lina&apos;nın ise kimseyle paylaşamadığı, yaşantısını etkileyen sırrı Paris sokaklarında gizlidir. 

İki dost okulun düzenlediği Paris gezisine katılarak hayatlarını derinden etkileyen bu şehirde kendi hazin hikâyelerinin devamını getirmek isterler. Paris’e giderek Asya babasını bulabilecek mi? Lina herkesten sakladığı olay için adalet arayışına düşecek mi? 

Dostluğun cesaret ve dayanışmaya olan etkisini gösteren bu roman, korkuya yenik düşmeden birlikte ses çıkarmanın gücünü hatırlatıyor. 

“Seine Nehri ne kadar güzel akıyor,” dedi. “Dalgaları kıyıyı nazikçe okşar gibi ve yönünü ileriye çevirmiş. Büyük bir okyanusa döküleceğini biliyor. Orada deniz suyuyla birleşince güçlenip daha da mutlu olacak. Bir de onun önüne bir set çektiklerini düşün. Su setin önünde birikir ve eğer başka bir yol bulamazsa çevresine taşar. Her yer su altında kalır değil mi? İşte benim içindeki duygu da buna benziyor Asya. Ancak bu işi çözersem hayatın içine bu nehir gibi tasasızca akabilirim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4003d6-1876-4641-a646-44c1df64dc0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Maceraları 5. Kitap - Kayıp Prenses</image:title>
            <image:caption>Deniz Kızı Maceraları 5. Kitap 
Kayıp Prenses 
Denizin altında pırıl pırıl parıldayan maceralar! 
Sedef bir prenses olduğunu öğrendi. Evet, gerçek bir prenses. Neptün Akademisi öğrencileri bunu konuşmaya başladılar. Herkes onunla arkadaş olmak istiyordu. Ancak Sedef, bundan sonra nasıl davranması gerektiğini bilmiyordu. 
Okulu bırakıp kraliyet ailesinin yanına mı taşınmalıydı? 
Işıltılı bir taç takmalı mıydı? 
Ona gösterilen ilgiden rahatsız olan Sedef, 
prenses olarak kalıp eski hayatına geri dönebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b7ffad-1f8d-487b-9c71-79da95282c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Maceraları 4. Kitap - Derinlerdeki Tehlike!</image:title>
            <image:caption>Deniz Kızı Maceraları 4. Kitap 
Derinlerdeki Tehlike! 
 
Denizin altında pırıl pırıl parıldayan maceralar! 
Neptün şehrinde büyük beyaz köpek balığı görüldü. 
Bu haber, Neptün Akademisi&apos;ne dalga dalga yayıldı, öğrenciler arasında korku ve paniğe yol açtı. İnci, büyükannesinin hediye ettiği kolyeyi kaybetti ve bunun için Duru&apos;yu suçlamaya başladı. Duru&apos;nun yatağı olan katil balina iskeleti ise oda arkadaşı Damla&apos;yı rahatsız ediyordu. 
İnci, çok sevdiği kolyeyi bulabilecek mi? 
Duru suçlamalardan kurtulabilecek mi? 
Daha da önemlisi, büyük beyaz köpek balığı, Neptün Akademisi&apos;ne saldıracak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee1cdafd-3842-4f26-93b0-21a7f55ea753.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankı Dağı</image:title>
            <image:caption>Büyük Buhran, sahip oldukları neredeyse her şeyi alınca, Ellie ve ailesi
kasabadaki evlerini terk etmek ve yakınlardaki Yankı Dağı&apos;nın balta
girmemiş ormanlarında yeni bir hayat inşa etmek zorunda kalır.
Elle, dağdaki yeni yaşamında doğada olmanın kendisine kattığı hoş
bir özgürlük hissiyle dolar. Ancak çok geçmeden bu his babasının
talihsiz bir kaza sonucu komaya girmesiyle gölgede kalır, Ellie’nin
sorumlu tutulduğu bir kaza.
Babasına yardım etmeye kararlı olan Ellie, sadece &quot;otacı&quot; olduğu
bilinen bir kadının iyileştirici sırlarını aramak için dağın zirvesine
çıkmaya karar verir. Ancak otacı ve dağın hâlâ ortaya çıkmamış pek
çok hikâyesi vardır.
Newbery Onur Ödüllü yazar Lauren Wolk, ailenin üç kuşağı arasında,
hepsinin ev olarak adlandırdıkları bu dağın engebeli ve düzensiz
güzelliğine karşı çarpıcı bir dayanıklılık, mücadele ve dostluk hikâyesi
örüyor.
 
“Tarihi kurgunun en iyi hali.” –The Horn Book Dergisi
★ “Karmaşık ve son derece sevgi dolu Ellie, herhangi bir okuyucunun arkadaş olarak
sahip olmaktan gurur duyacağı bir kız. Müzikle, yavru köpeklerle ve şifayla örülmüş
Wolk’un güzel hikaye anlatımı, bu tarihi aile ve hayatta kalma hikayesini büyüleyici
bir destana dönüştürüyor.” –Booklist
★ “ Zarif katmanlı tarihsel; birbirine bağlılığın, çalışma ve öğrenmenin, kriz
zamanındaki gücün güçlü bir portresi.” –Publishers Weekly


• Kirkus - Yılın En İyi Kitabı(2020)
• Publishers Weekly - Yılın En İyi Kitabı(2020)
• HornBook - Yılın En İyi Çocuk ve Gençlik Kitapları Seçkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15a3d23-e394-4c9d-8f27-40538ae23edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamurda Açan Nilüferler</image:title>
            <image:caption>Ne kadar harap olmuş olursa olsun, her ruh kurtarılmaya değerdir… 
 
1800’lü yılların sonunda Çin’i kasıp kavuran iç ve dış savaşların getirdiği yıkımdan nasibini fazlasıyla alan gencecik Mei Lien, önce babasını sonra da çocukluğundan beri günün birinde evlenme hayalleri kurduğu nişanlısını kaybetmiştir. Zavallı, yaşlı annesiyle yapayalnız kalınca hayata tutunabilmek, özellikle de bu dünyadaki tek varlığı olan annesini hayatta tutabilmek için bir çöpçatanla anlaşma yapmayı kabul eder. Böylece ödenecek parayla hem annesini kurtarabilecek hem de Altın Dağı ismini verdikleri o uzak ama bereketli topraklarda zengin bir adamla düzgün bir evlilik yapabilecektir. Ancak annesinden yadigâr gelinliği ve el değmemiş hayalleriyle çıktığı bu yolculuk, onu gerçekleşen bir rüya yerine en kötü kâbuslarından birine götürür ve sonunda kendini bir eş değil bir köle olarak bulur. Çin Mahallesi’ndeki en karanlık yerlerden birinde açlığa, susuzluğa ve birbirinden beter işkencelere katlanırken, umut ışığının hemen yanı başında olduğundan habersizdir. 
 
İyi bir ailenin kızlarından biri olan Donaldina Cameron ise nişanının bozulmasının ardından, kafasını toparlayabilmek için öğretmenlik yapmak üzere San Francisco’daki bir kız yurduna gider. Planı kızlara bir süre dikiş nakış öğretip evine geri dönmektir fakat çok geçmeden yurdun hiç de sandığı gibi bir yer olmadığını fark eder. Yurtta kalan tüm kızların Donaldina’nın hayal edebileceğinden çok daha acı dolu hikâyeleri vardır, dahası onları bu kötü kadere sürükleyen karanlık hâlâ şehrin sokaklarında kol gezmekte ve onlar gibi yüzlerce genç kızı daha tehlikeye atmaktadır. Peki, henüz kendisi de gencecik bir kadın olan Donaldina, kalpten bağlandığı bu kızları kurtarabilmek için gelecek güzel günlerini, hatta belki de tüm hayatını feda etmeye gerçekten hazır mıdır? 
 
Tarihin tozlu sayfalarında gizli kalmış gerçek hayat hikâyelerinden esinlenilerek kaleme alınan Çamurda Açan Nilüferler, umudun ve sevginin en derin yaraları bile sarabileceğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbe2208-31c1-4c83-84d5-d6178f0d0293.jpg</image:loc>
            <image:title>Erime</image:title>
            <image:caption>Yutu ile büyükannesi karla kaplı, ücra bir köyde yaşamaktadır. Değişen iklim koşulları sebebiyle karlar ve buzlar aniden erimeye başlar ve her şey bir tehdide döner. Yutu, ava çıktığı sırada çöken bir buz yüzünden Kuzey Kutbu bozkırında mahsur kalır. Bu sırada köyde yaşayan Be de yeni okuluna uyum sağlamaya çalışmaktadır. Be&apos;nin babası, bir petrol şirketindeki yeni işine başlamıştır. Ancak işinin arka planındaki çıkarlar bilinmemektedir. Bu iki çocuğun hayatları gizemli bir olaydan sonra kesişir ve önlerindeki bu iklim sorunuyla başa çıkmaya çalışırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af79041c-2f46-4827-846e-a7fc12b29c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hayvan</image:title>
            <image:caption>“Klasik bir çalışma modern çağa taşınmış ve sonuç hem tam zamanında hem de zamanın ötesinde olmuş. Bilgelik, çağdaş bilim, kişisel öyküler ve zorluklarla ulaşılmış gerçekleri ustaca ören Sosyal Hayvan sosyal psikoloji alanında yazılan gelmiş geçmiş en iyi kitap olarak kalmaya devam ediyor.” 
                                            —Daniel Gilbert, Harvard Üniversitesi, Stumbling on Happiness’in yazarı 
 
“Sosyal Hayvan’ın ilk basımını okuduğumda, içindeki görüş zenginliği bana çarpıcı gelmişti. Bu en yeni basım ve bu görüşlerin modern olaylar karşısındaki geçerliliği şimdi bana bir misli daha çarpıcı geliyor.” 
                        —Robert B. Cialdini, Influence and Pre-Suasion’un yazarı 
 
“Bu, zamanımızın iki büyük düşünürü tarafından yazılmış, en önemli sosyal bilim kitaplarından biri –ve psikolog olmama büyük ölçüde vesile olmuş bir eser.” 
     —Adam Grant, Pennsylvania Üniversitesi, Give and Take, Originals ve Sheryl Sandberg ile Option B’nin yazarı 
 
“Bu konu hakkındaki favori kitabım –ve bir sosyal psikoloji profesörünün oğluyum! Aronson sıradan insanla (ben) ve akademisyenle (babam) aynı etkili dille konuşmayı başarıyor. Temellerini akademiden almakla birlikte, Sosyal Hayvan Malcolm Gladwell ve Chuck Closterman’ın eserlerinden herhangi biriymiş gibi çağdaş ve eğlenceli bir his veriyor.” 
                                —Jesse Eisenberg, aktör ve yazar 
 
“Parlak üslubuyla bu yeni basım önceki basımların tüm zarafet ve bilgeliğine sahip, fakat ele aldığı toplumsal konular bugünün sorunları.” 
                              —Phoebe Ellsworth, Michigan Üniversitesi 
“Sosyal Hayvan, sosyal psikolojinin en saygın kurumlarından biridir. En yeni basımında, Sosyal Hayvan bilimsel metodun gücünü ve önemini sayfaların akıp gitmesini sağlayan anlatım biçimiyle birleştiren eşsiz başarısını mükemmele taşımış.” 
                                       —Eli J. Finkel, Northwestern Üniversitesi, All-or-Nothing Marriage’ın yazarı 
 
“İki önde gelen sosyal psikolog, sosyal psikoloji alanının en sürükleyici, en nefis kitabını üretti.” 
                        —Elizabeth Loftus, Kaliforniya Üniversitesi, Irvine 
 
“Her bilim dalının okurlarının hayal gücünü, bu bilimi uygulamanın heyecanını yaşatacak kadar hareketlendiren bir kitaba ihtiyacı vardır. Sosyal psikoloji için, bu kitap Sosyal Hayvan’dır. Baba Aronson 
bu kurumlaşmış kitabın arkasındaki dikkat çekici sesi geliştirmiş, oğul Aronson ise bu sesi sürdürerek kitabın kapsamını en güncel araştırmalara taşımıştır. Sosyal Hayvan, şimdi her zamankinden daha güçlü!” 
                       —Claude Steele 
“Sosyal Hayvan bir başyapıttır.” 
                            —Contemporary Psycholog 
İçindekiler;
·         Sosyal Psikoloji Nedir? 
·         Sosyal Biliş 
·         Kendini Haklı Çıkarma 
·         Konformite 
·         Kitle İletişimi, Propaganda ve İkna 
·         İnsan Saldırganlığı 
·         Önyargı 
·         Hoşlanma, Sevme ve Bağ Kurma 
·     Bir Bilim Olarak Sosyal Psikoloji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb4fe8f-4312-40cd-89a0-fec9f575103e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bamsı Beyrek Devler Ülkesi&apos;nde</image:title>
            <image:caption>Yeni diyarlar görmek için Devler Ülkesi’ne doğru yola çıkan bir grup kahramanın başına gelenlere tanık olmaya hazır mısınız? Bamsı ve arkadaşları Devlerin, Türklerin elinden çaldığı değerli taşı alabilecek mi yoksa Devler’e esir mi düşecekler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01671e12-adc3-4f69-9c8f-23eee8bf3625.jpg</image:loc>
            <image:title>Banu Çiçek Periler Diyarı&apos;nda</image:title>
            <image:caption>Banu Çiçek’in babası önemli bir sefere gider. Banu Çiçek, babasının davetini beklerken onunla ilgili Dede Korkut’tan bir haber alır. Hemen arkadaşı ve atıyla Periler Diyarı’na yola koyulur. Periler Diyarı’nda onları bekleyen acımasız bir düşman vardır. Banu Çiçek bunların üstünden gelebilecek mi? Heyecan dolu bir maceraya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91c14108-d49b-4187-ab49-31c889408974.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitirim İkili Amazon Ormanları&apos;nda</image:title>
            <image:caption>Bitirim İkili olarak bilinen kahramanlarımız Avni ile Nuri ajan olarak, KÖFTE isimli teşkilat tarafından verilen görevleri her zamanki gibi gayet ciddiye alıyorlar. Böylece “Kötülerle ve Felaketlerle Mücadele” edip iyi bir ajan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar…
Uçuk kaçık iki arkadaş, kötülerle ve felaketlerle mücadele etmek için bu kez dünyanın akciğerleri Amazonlar’da! Yine Rüstem’in peşindeler, hem de Amazon Ormanları’nda!
Bu iki deli dolu arkadaş, aksiyon ve eğlence dolu maceralarında hem Rüstem’i yakalamaya çalışacaklar hem de Amazon Ormanları’nı keşfedecekler! Heyecanın ve merak duygusunun eksik olmadığı; şaşırtan kurgusuyla okuyanları yerinden hoplatacak, gülmekten kırıp geçirecek, aksiyon dolu bir “Amazon Ormanları’nda” macerasına hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a3aeb6-57ab-4e2d-b2b3-c4e3704799c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Tanesi / Sand Korn</image:title>
            <image:caption>İnsanın varlığı etik ilkeleri ile vahşi doğası arasında sıkışmış gelgitlerle sallatıda da olsa, insan asıl benliğini bulduğunda kendisinin değersiz bir varlık olmadığını kavrar, bu olgu ego değil Özsevginin ortaya çıkışıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4bb1948-6ff6-40a9-b0b1-6296f7cdd31f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lale</image:title>
            <image:caption>Lale’nin hikayesi! Bu Lale ve Fikret’in hikayesi. Aslında Lale ve çocuklarının…  Edebi bir eser karşınızda. Yoğun olarak gerçekler ve olabilecekler romanda geçmektedir. Romanın bazı yerleri sıksa da, daha çok beğenilen paragraflar ve bölümler kendini hissettirecektir. Bu hayatta ünlü olunur mu? Ünlü olmakla iş bitiyor mu? Kimin başına neler gelebilir? Isparta’dan İstanbul’a olan bir yolculuk bu. İstanbul’da hayat zor mu? Ve can alıcı nokta; tilkinin  dönüp dolaşacağı yer gerçekten neresidir? Evet; insanın dönüp dolaşacağı yer gerçekten de kürkçü dükkanı mı? Yani insan hep aynı mı kalacak?! Kimi öyle kimi öyle değil aslında. Yanılıyor da olabilirim! Peki son durak neresidir, şu paragrafta? Paragrafın sonu değil mi!? Ya yaratılmanın sonu?.. Laleyle gülüp Laleyle ağlayacağız, bu romanda. İyi insanlar hiç yok mu, şu hayatta? Varsa da hangi sokakta?.. Not alan var mı, bu romanda?!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90727dea-78c2-4d19-9432-aa46619269e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Gençliğinin Şans Oyunlarına İlgisinin Araştırılması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ŞANS OYUNLARI İLE İLGİLENEN ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 
ÖĞRENCİLERİ ÖRNEKLEMİNİN ÖZELLİKLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ÖĞRENCİLERİN ŞANS OYUNLARINA İLGİSİ İLE İLİŞKİLİ 
OLAN FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
SIRALI LOJİSTİK REGRESYON MODELLERİ YARDIMIYLA 
ÖĞRENCİLERİN ŞANS OYUNU OYNAMA EĞİLİMİ 
ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9030624f-ee2b-4d4f-bac0-89d067b2bb5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaç Han&apos;ın Meçhul Misafiri</image:title>
            <image:caption>Boğaç Han’ın annesi amansız bir hastalığa tutulmuştur. Bir gün evlerine meçhul bir misafir gelir ve Boğaç’a annesinin hastalığına çare olabilecek bir çiçeği söyler. Boğaç Han çiçeği aramak üzere atıyla beraber Kara Dağ’a doğru yollara düşer. Yolda karşısına türlü türlü engeller, pek güçlü düşmanlar çıkar. Boğaç Han, Kara Dağ’a sağ salim varıp da annesini iyileştirecek o çiçeğe ulaşabilecek mi? Heyecan dolu bir maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec4df70-a5dc-4432-af57-2be54f1c59ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükbabamın Kocaman Denizi</image:title>
            <image:caption>Rüya, büyükbabasını ve kulübesini ziyaret etmeyi çok sever. Ne zaman büyükbabasının yanına gitse birlikte koya iner ve oyun oynarlar. Fakat büyükbabası çok yaşlanmıştır, artık bacaklarında koya inecek güç yoktur. Yeni oyun yerleri Büyükbaba’nın kulübesi olur.
Bu kulübe, her biri Büyükbaba’nın geçmişinden inanılmaz maceralara sahip olan birçok eşyayla doludur: bir korsan altını, pirinç bir teleskop, kokulu bir balık ağı… Ancak bazı anılar, saklı tutulamayacak kadar büyüktür. Rüya, Büyükbaba’nın bu anılarını hatırlamasına nasıl yardım edebilir?
Anıları paylaşmanın önemi hakkında ilham verici bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a447ab-f33e-40c6-9d96-cfed4628f418.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut İle Değerler Eğitimi Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bamsı Beyrek, Banu Çiçek, Boğaç Han... Hem çok cesurlar hem de kahramanlık yapmaya bayılıyorlar. Onların birbirinden heyecanlı maceralarını okurken Bamsı Beyrek&apos;le Kaf Dağı&apos;nı aşıp Devler Ülkesi&apos;ni gezebilir, Basat&apos;la Tepegöz&apos;ün güç yüzüğünü alabilmek için nefes kesici bir mücadeleye dahil olabilirsin. Banu Çiçek&apos;le Periler Diyarı&apos;nı keşfe çıkarken, bir anda kendini Kazan Bey&apos;in kayıp hazinesinin peşinde bulabilirsin. Boğaç Han&apos;ın çadırına gelen meçhul misafirin sırrını çözebilmek için harita ve ipuçlarından faydalanabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e73dd9-ca3f-4478-8bd0-75c2846ce968.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazan Bey&apos;in Kayıp Hazinesi</image:title>
            <image:caption>Oğuz Beylerinden Kazan Bey, oğlu Uruz’a avcılığı ve savaşçılığı öğretmek için bir sefer düzenler. Ancak aklı geride kalacak olan hazinesinde ve ailesindedir. Binlerce koyununu emanet ettiği Görklü Çoban’a hazinesi ve ailesini de emanet eder. Kazan Bey’in sefere çıktığını duyan haramiler Görklü Çoban’ın çadırını basmaya karar verir. Bakalım, Görklü Çoban Kazan Bey’in hazinesini ve ailesini koruyabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a34c454-afa6-4ec4-aafd-e37597676154.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepegöz&apos;ün Güç Yüzüğü</image:title>
            <image:caption>Eşkıya olup tüm Oğuzlara korku salan tek gözlü bir dev: Tepegöz
 
Herkesin yanına yaklaşamadığı aslanları avlamaya çıkan korkusuz bir yiğit: Basat

Basat’ın en güvendiği gücü: Cesaret
 
Senelerce kardeş gibi büyüyen bu dev ile insan arasındaki savaşı kim kazanacak dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ba8282-bf35-4c69-86db-1b94390ffc9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cırt Cırtlı Etkinlik Kitabım Çiftlikte Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Bebeğimle yeni bir güne &quot;Merhaba!&quot; diyelim.
Haydi kahvaltımızı yapalım, hazırlanıp parka çıkalım!
Sen ne dersin?
Parkta güzelce oynayalım, eğlenelim, çevremizi öğrenelim. Evimize dönüp iyice temizlenelim.
Akşam babaya kocamaaaannn bir hoş geldin deyip biraz da onunla oynayalım. 
Bak gece oldu, seninle güzel bir günü uykuya dalarak bitirelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/188506fa-c860-4ee2-89a3-ba8faa43409e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dejavu</image:title>
            <image:caption>“Öyle ya, harem kültüründen, kapalı odalardan çıkıp sokaklarda tek başına yürümeyi öğrendik biz kadınlar, diye düşündü. Üstelik de bir paşa torunu, konak kızı olarak nereden nereye... Ülkenin insanını, kenar mahalleleri, işçi sınıfını, yoksulluğu, çamuru, açlıktan ölünebileceğini, açlık yüzünden etini satan kadınları tanıdığını biliyordu artık. En az bir yıl mahkeme muhabiri olarak çalışmış, katili, hırsızı, fuhuş yapan, yapmak zorunda olan kadınları dinlemişti. Ne büyük dramlar. Çoğu sanki bir dalgınlık anına gelmiş insanlık trajedileri.” 
 
İşsiz bırakılmış bir kadın akademisyen Berlin sokaklarında Suat Derviş’in yüz yıl önceki izini sürüyor. Yabancı bir ülkede kalemiyle geçinmeye, ayakta durmaya çalışan bir yazar. O da yitirmiş midir umudunu? Yoksa, erkeklerin sen yapamazsın bakışlarına; Batı’nın, bize o büyülü Şark’ı anlat dayatmalarına aldırmadan yürüyüp gitmiş midir özgürce? Âşıkken, yoksulken, yazarken, gülerken, ağlarken yüreğine oturan, İstanbul’u ve Berlin’i, geceleri ve gündüzleri birbirinin aynısı kılan o dejavu duygusunu yaşamış mıdır? 
 
Menekşe Toprak, Suat Derviş’i günümüz kadınlarıyla bir Dejavu’da buluşturuyor. Her şey size aşina gelecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81c4b743-720a-42a4-b73c-006e4e0a699b.jpg</image:loc>
            <image:title>Balarısı</image:title>
            <image:caption>“KİM OLDUĞUNU BUL VE O HAYATI YAŞA.” 
 
Farklı bir çocuk olan on dört yaşındaki Sam Watson gece geç saatte sessizce köprüye çıkıp korkuluğa tırmanıyor. Bu sırada köprünün diğer ucunda yaşlı bir adam olan Vic de son sigarasını içiyor. İkisi birbirini fark ettiğinde, kader ağlarını örerken aralarında benzersiz bir arkadaşlık doğuyor. Sam ve Vic’in çektikleri acıların doğurduğu arkadaşlık bağı, ikisine de birbirlerinin hayatını kurtarmak gibi imkânsız bir sorumluluk yüklüyor. 
 
 
Balarısı, adi hırsızlıkların, dolandırıcılık entrikalarının, beceriksiz banka soygunlarının, cesur köpek kurtarma operasyonlarının ve muhteşem bir drag şovun dünyasına balıklamasına dalmamızı sağlarken hem yürek burkan hem de bizi hayata bağlayan bir hikâye. 
 
Craig Silvey gerçek karakterlerin ve ışıltılı kelimelerin dünyasında dolaşırken, biri umut verirken, diğerinin sözünü tutmaya çalıştığı iki insanın, tanıştıkları anda hayatlarını sonsuza kadar değiştirdiğine tanık olacak sevgi ve duygu dolu romanıyla okurlarla yeniden buluşuyor.

İzole bir kasabanın dar görüşlülüğü altında kendini yalnız hisseden, hırslı, zeki bir çocuğun gerçek kimliğini bulma savaşının ilgi çekici tarihi bir portresiyle tanışacaksınız.
The Age</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1eab2e3-3855-42a4-a56a-35887ad8ab72.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Şiir</image:title>
            <image:caption>SUÇ ŞİİR. bir okuma önerisi.
Ümit GÜÇLÜ, SUÇ ŞİİR adını verdiği okuma önerisinde, şiir tarihimize gidip, şairlerin birer suçluya dönüşmelerinin arkeolojisini sunuyor. BİR OKUMAYA KAPI ARALIYOR.
incelediği şairlerin suç ile ilişkisini açığa çıkararak, kendisine özgü bir yorum üretiyor.
SUÇ ŞİİR’de şiirin güncel durumlar karşında ne tür ironilerle hayatımızda yer kapladığı da tartışılan diğer başlıkları oluşturuyor.
BİR OKUMA ÖNERİSİ. iz sürücülük. YORUMUN KAÇINILMAZ OLARAK DEĞERLENDİRMEYE DOĞRU EVRİLDİĞİ ALANLAR. şiirin en dip noktaları. AŞIRI YORUMLAR. yaşayan ve güncel olan. ŞİİRİN EVRENSEL DÜZEYDE ALGILANIŞ BİÇİMLERİ.
Kendi yazım sürecini de suça dönüştürmeye çalışan bir yazı macerası.
DIŞLANMIŞLARIN VE YALNIZ BIRAKILANLARIN ÇIĞLIĞI
SUÇ ŞİİR
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6feb6f1f-9384-405e-abcf-99f70178521c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Aşk Yoktur</image:title>
            <image:caption>Filozoflar genelde kendi &quot;sistemlerinin&quot; bir uzantısı olarak konuşurlar aşk üzerine; ama Francis Wolff, bu kitapta, sadece aşk kavramını incelemiş, ve okur için çeşitli bileşenlerine ayırmış, çözümlemiş. Hal böyle olunca, &quot;filozof otoritesiyle&quot; aşkın ne olduğunu anlatmıyor, ama o kadar güzel çözümlüyor ki sızan ışıktan okur olarak kendi payınıza sonuçlar çıkarıyorsunuz; aşk konusunda kendinize özgü fikirler geliştiriyorsunuz. 
 
Öğretmekten ziyade düşündürmeyi hedefleyen bu kitap, Fransa&apos;da aldığı iki ödülle hem genel okurun hem uzman okurun takdirini kazandı. 
 
Liselilerin Felsefe Kitabı Ödülü (2018) 
Bristol Lumières Ödülü (2016)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6759e7ea-e653-4515-91b5-a8ad9c2cd838.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral,Savaşçı,Büyücü,Aşık</image:title>
            <image:caption>Kral, Savaşçı, Büyücü ve Aşık’ın temel izleği “erginleme”dir. Yani, bu kitap, nasıl erkek olunur üzerinedir. Moore ve Gillette’in ifadeleriyle, çağımızda cinsiyet ve kimlik karmaşalarıyla beraber bir erginleme krizi içindeyiz. Bu erginleme, ilkel kabilelerde, yetişkinlerin çocuklara hazırladığı belli ritüellerle sağlanırdı. Çoğu zaman bu ritüeller çocuk için tehlikeli ve acı verici olurdu ama nihayetinde “çocuk ölür”, erkek doğardı. Arketipik bir ihtiyaçtı bu. Peki çağdaş insan bu ritüellerin yokluğunda ne yapıyor? Ya “yalancı ritüeller”den geçiyor ama içsel olarak hiçbir zaman tam bir erginliğe geçemeksizin çocuk psikolojisini devam ettiriyor ya da bu yalancı ritüelleri bile görmeden ruh dünyasının karmaşasında kendi iç savaşının mağduru oluyor. İlkel ritüelleri geri getiremeyiz. Öyleyse ne yapmalıyız? Moore ve Gillette, çağdaş insan için aslında hiçbir zaman ortadan kaybolmamış bu arketipik ihtiyacın ancak bireysel olarak sağlanabileceğini söylüyor… ama manzara ille de korkunç olmak zorunda değil çünkü bu zaruri içe dönüşte bize yardım edebilecek olan psikoloji alanının (özellikle de Jungcu psikanalizin) bilgilerine sahibiz. Şimdi çocuk psikolojisinin unsurlarından kurtulmamız, ergin erilin arketipleriyle bağımızı yeniden kurarak ve böylelikle sağlıksız erilliğin psikolojisinden çıkarak ergin ve sağlıklı erilliğin psikolojisine geçmemiz gerekiyor; Kral’ı, Savaşçı’yı, Büyücü’yü ve Aşık’ı, yani ergin eril arketiplerini yeniden keşfetmemiz gerekiyor. “Bizimki, kolektif olmaktan çok bireysel bir kültürdür. […] Eskiden herkes tarafından az ya da çok bilinçdışı olarak paylaşılanla -örneğin, ergin eril kimlik geliştirme gibi-, bizim artık bilinçli ve bireysel olarak bağ kurmamız gerekiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3ef96a-5dde-4782-9cd6-9dd9ce484d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzmeyi Seven Ada</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın kahramanı bir ada. Denize, balıklara, kuşlara yabancı değil. Yine de, dünyanın 
Yüzmeyi Seven Ada 
görebildiğinden çok daha büyük olduğunu biliyor. Yanından gelip geçenlerden duyup dinledikleri artık ona yetmiyor. Bütün maceralar gibi onunki de biraz merak ve biraz cesaretle başlıyor. 
 
Yerinde sabit durmayan bir ada olur mu? “Olmaz” diyenlere meydan okunur mu? 
 
Gelin yüzen adanın, turnaların, gezgin ahtapotların cesaret hikâyelerine kulak verelim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bdf7f17-e3d7-4edc-96c2-eb88e73c368b.jpg</image:loc>
            <image:title>Macbeth</image:title>
            <image:caption>Uyanın! Uyanın! Felaket çanını çalın! Cinayet ve ihanet!
Glamis Beyi Macbeth savaştan zaferle dönerken üç cadı tarafından karşılanır. Onu sadece Glamis Beyi olarak değil, aynı zamanda Cawdor Beyi ve geleceğin kralı diye selamlayan cadıların bu tuhaf kehanetlerle dolu sözlerine anlam veremeyen Macbeth, kısa süre sonra Kral Duncan tarafından kendisine gerçekten de Cawdor Beyi unvanı verildiğini öğrenince, krallık tahtını arzulamaya başlar. Elbette bu arzu, beraberinde ihanet ile cinayeti de getirecek, taht sevdası muzaffer bir askerin hayatına gölge düşürecektir.
Ölümün taklitçisi bu rahat uykuyu atın üzerinizden, Gelin de ölümün kendisine bakın!
İngilizcenin en büyük yazarı William Shakespeare’in unutulmaz yapıtı Macbeth, ilk kez 1606’da sahnelendi. Yazarın en kısa tragedyası olan bu eser, ihtirasların ne denli ölümcül, iktidar arzusunun ne kadar yok edici olabileceğini anlatırken, insanın içindeki karanlığın nasıl şekillendiğini adım adım resmediyor
Mezarlarınızdan hortlak gibi yükselip ruh gibi yürüyün Bu dehşeti anlamak için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec75a752-0cc7-4c8c-b387-45394c948887.jpg</image:loc>
            <image:title>Romeo ve Juliet</image:title>
            <image:caption>Damarlarında bir soğukluk hissedeceksin, uykun gelecek. Nabzın atmayacak, bedenin soğuyacak, nefes almayacaksın. 
 
Romeo Montague ve Juliet Capulet, İtalya’nın Verona şehrindeki iki düşman ailenin çocuklarıdır. Juliet’in babası, kızının Paris’le evlenmesini ister. İkisini bir araya getirmek için büyük bir parti planlar. Romeo ve arkadaşları, partiye maskeli olarak gelirler. Romeo ile Juliet karşılaşır, birbirlerine âşık olurlar ama aşklarına izin verilmeyeceğini anlayıp gizlice evlenmeye karar verirler. Kızının gizlice Romeo’yla evlendiğinden haberi olmayan babası, o hafta içinde Juliet’in mutlaka Paris’le evlenmesi gerektiğine karar verir. Rahip Lawrence, kısa süreyle insanı ölü gibi gösteren bir iksir alması için Juliet’i ikna eder. Bu plana göre Juliet uyanınca, kimsenin haberi olmaksızın kocası Romeo’ya kavuşacaktır. 
 
Ölmüş görüneceksin. Kırk iki saat böyle kalıp Sonra, hoş bir uykudan uyanır gibi uyanacaksın. 
 
İngilizcenin en büyük yazarı William Shakespeare’in, 1590’lı yıllarda kaleme alındığı tahmin edilen ve dört yüzyıldır önemini yitirmeyen romantik tragedyası Romeo ve Juliet, aşkın alacakaranlık tabiatına dair yazılmış başyapıtlardan biri. 
 
Sonuna kadar gitmek istediğinden emin misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e8e5231-b8f1-47af-9f61-79c7e485da4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Hamlet</image:title>
            <image:caption>“Ben delirdim, hayalet göründü; sıradaki ne?”


Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai “tiyatromsu bir roman” olarak nitelendirdiği Yeni Bir Hamlet’te William Shakespeare’in talihsiz ve depresif Hamlet’ini yeniden anlatıyor. Shakespeare’in eşsiz hikâyesi ile Dazai’nin otobiyografik anlatımı birleşince ortaya trajik olduğu kadar absürt bir metin çıkıyor.


Dazai 1941’de yazdığı Yeni Bir Hamlet’te Norveç-Danimarka arasındaki savaşı aynı yıl patlak veren Amerika-Japonya savaşıyla, melankolik Hamlet’i kendisiyle ve Hamlet’in çevresindeki Gertrude ve Ophelia karakterlerini hayatındaki kadınlarla değiştiriyor. Karakterlerin yer yer dördüncü duvarı yıktığı Yeni Bir Hamlet’te Dazai birçok eserinde olduğu gibi yine kaleminin yoldan çıkmasına ket vurmadan aykırı bir eser yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50450518-46d0-498d-b2d0-88467dcc6de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzeye Giden İnce Yol</image:title>
            <image:caption>“Kuzeye yapacağım bu yolculuk ansızın belirmişti zihnimde. Bu uzun yolculuk elbette kolay olmayacaktı, saçlarımı bile kırlaştıracak bir zorluğu ve zahmeti göze almıştım. Öyle bile olsa, şimdiye kadar hep duyduğum fakat hiç gitmediğim yerleri ziyaret edip sağ salim geri dönebilmek, bir şair olarak beni çok mutlu edecekti.”   
 
Japonya’nın en büyük şairi kabul edilen haiku ustası Matsuo Başo on yedinci yüzyıldan günümüze ismini tüm dünyaya duyurdu, yazdığı binden fazla haiku onlarca dile tercüme edildi ve şiirleri Japonya’daki birçok anıt ile tarihi alanın girişinde kendine yer buldu. 


Matsuo Başo haiku yeteneği ile gezi yazılarını bir araya getirdiği Kuzeye Giden İnce Yol’u maddi dünyanın debdebesinden uzaklaşmak ve ruhani farkındalığını artırmak için Honşu’nun kuzeyine yaptığı bir dizi seyahat sırasında kaleme aldı. Birbirini kovalayan mevsimleri, yağmurun kokusunu, ayın parlaklığını ve şelalelerin sesini on yedi heceye incelikle sığdırmayı başarabilen Başo’nun eseri etrafındaki fani evreni nasıl gördüğünü anlatan özel bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be63a5c-c99c-483a-a048-112bd6ae58cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood 1: Bilgisayar Korsanlığı, Soygunlar&amp; Alevli Oklar</image:title>
            <image:caption>Bir şehir. Bir orman. Bir kahraman. 
 
Locksley gibi bir yerde hızlı çalışan bir beyniniz olmadan ve bazı kuralları çiğnemeden çok uzağa gidemezsiniz. 
 
Devasa araba fabrikaları kapatıldıktan sonra Locksley kasabası eskimiş boş evlerin, zehirli toprakların olduğu çorak bir araziye dönüşür. Bölgenin tüm gücünü elinde tutan yeraltı dünyasının patronu Guy Gisborne ve Nottingham Şerifi de kasabadaki yaşamı hiç kolaylaştırmaz. 
 
Babası bir soygunla suçlanınca, Robin ve ağabeyi Küçük John Locksley’den kaçmak zorunda kalır. Şimdi ikisinin de üç yüz kilometre boyunca uzanan, özgür ruhlar ve haydutlar için sığınak olan Sherwood Ormanı’nda hayatta kalmaları gerekmektedir. Ancak Robin hayatta kalmaktan fazlasını yapmaya kararlıdır. Marion Maid ile güçlerini birleştirip benzersiz teknik becerilerini kullanarak Gisborne ve Şerif’i alt etme planı yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5331cdf-fb8c-4551-84ac-3d365bae806b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar Kendini Seveni Sever</image:title>
            <image:caption>Fatoş Güney, Dağlar Kendini Seveni Sever ile çok yönlü bir sanatçı olan Yılmaz Güney’i ve onun kendi hayatına olan etkilerini ele alıyor. Ülkenin önemli gazete ve dergilerinde yayımlanan röportajları, kimi sataşmalara verdiği cevapları ve çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalarıyla bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor okura. 
 
Dağlar Kendini Seveni Sever aynı zamanda zorlukların içinde yaşanan bir aşkın da belgesi. Fatoş Güney için, Yılmaz Güney’in bir eş olmaktan öte yoldaş, mücadele arkadaşı ve rehber olduğunu da görüyoruz bu kitapta. Eşine az rastlanır bir sanatçının sadece hayattayken değil, aramazdan ayrıldıktan sonra da yaşadığı haksızlıklara karşı verilen mücadele, yakın tarihimiz açısından oldukça önemli. Ve bambaşka bir dayanışmanın göstergesi. 
 
Yılmaz Güney gibi dünya sinemasında adından söz ettirmiş önemli bir sanatçının, yıllarca en yakınında olan Fatoş Güney, bu kitapla bilinmeyenleri hiç çekinmeden sunuyor okura. 
 
“Ben Yılmaz ile hep mutlu oldum. Düşünüyorum, gerçekten anlatması, ifade etmesi çok zor bir şey ama en çok da mutlu olduğum günler, belki Yılmaz’ın hapiste olduğu günlerdi. Yani o demir parmaklıklar arkasındaki iletişimdi onunla aramdaki... Mektuplarla beslenen, zenginleşen, ziyaretlerle derinleşen ve o günlerin acılarıyla pekişen öyle bir ilişki... On yıl boyunca bu süreç böyle yaşandı...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e3eb69f-27a1-4dbd-9536-27d349a6d3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dorian Gray’in Portresi</image:title>
            <image:caption>İrlandalı yazar Oscar Wilde’ın 1891 tarihinde kaleme aldığı tek romanı olan Dorian Gray’in Portresi, sıra dışı kurgusu ile dünya edebiyatında derin izler bırakan bir başyapıttır.  
  Kitap, genç ve yakışıklı Dorian Gray&apos;in öyküsünü anlatır. Ressam Basil Hallward tarafından portresi yapılan bu genç adam, zamanla gençliğin ve güzelliğin yaşamdaki en değerli şeyler olduğuna inanarak kendisi yerine portresinin yaşlanmasını diler. Sonsuza dek sürecek bir gençlik karşılığında ruhundan vazgeçen Dorian Gray, insanı insan yapan değerlerden giderek uzaklaşır. İyilik ve erdem gibi duygular yerine hazzın peşinden gitmeyi tercih eden kahramanımızın yaşamı sonunda trajik bir yönde ilerlemeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3595164e-e96b-4da3-82ca-d5cd3d37cf1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekingen Gabin</image:title>
            <image:caption>İster büyük olalım ister küçük, hepimizin kalbinde çeşitli duygularla dolu kocaman bir dolap vardır. 
 
Gabin’in ailesi yeni bir şehre taşınıyor. Gabin üzgün ve yeni arkadaşlar edinip edinemeyeceği konusunda endişeli. Hissettiği utangaçlık ve çekingenlik yavaş yavaş etrafında görünmez bir duvar örüyor. Neyse ki küçük bir el, bu duvarın uçup gitmesine yetiyor. 
 
Ebeveynler için 
Klinik psikolog ve psikoterapist Louison Nielman’dan, çocukların duygularını anlayıp bu duyguları en iyi şekilde yönetmelerine yardım etmenizi sağlayacak değerli tavsiyeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9898135e-baa1-4046-95c9-1ca65aad2eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Şey Yapmama Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kendimizi mutlu etmek için hararetle çalışıyoruz. Peki neden bu kadar mutsuzuz? Neden zamanımızı anlam yerine verimlilikle ölçüyoruz? Neden biraz ara veremiyoruz?
Yüksek performans için bedenlerimizi ve zihinlerimizi daha uygun hale getirmek için sürekli yeni yollarını aramamıza rağmen, insanlar daha az yerine daha çok çalışıyor, daha akıllı değil ama daha çok yaşıyor, giderek daha yalnız ve endişeli hale geliyor. Hayatımızın her alanında mutlak en iyi için çalışıyor, doğal olarak iyi yaptığımız şeyleri görmezden geliyoruz. Görünüşe göre, dahili bir soruna harici çözümler arıyoruz: Cezalandırıcı diyetlerde, üretkenlik uygulamalarında veya en son kişisel gelişim planlarında aradığımız şeyi bulamayacağız. Yapmamız gereken, kendimize nasıl zaman ayıracağımızı öğrenmek ve gerçekten değerli olanı yeniden tanımlamak.
Headlee, tarih, nörobilim, sosyal bilimler ve paleontolojiden temel alarak, zaman kullanımı, tembellik, sıkı çalışma ve hatta nihai hedeflerimiz hakkında uzun süredir devam eden varsayımları inceliyor ve tutunduğumuz alışkanlıkların bize zarar verdiğini ortaya koyuyor. Hepimizi daha mutsuz, daha sağlıksız ve daha az üretken yapan trendi tersine çevirmenin ve gelişmemizi sağlayan bir yaşam biçimine geri dönmenin zamanı geldi.
“Celeste Headlee, üretkenliğin doğuştan gelen bir erdem olmadığını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor: Önemli olan çok çalışmak değil, akıllıca çalışmak. Bazen daha azını yaparak daha fazlasını başarırsınız.” —Adam Grant, Orijinaller’in yazarı
“Tükenmişliğin zehirli koşuşturmacasına karşı hoş bir panzehir.” —Arianna Huffington
“Gerçekten hayat kurtarıcı.” —Elizabeth Gilbert</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/852175a7-7512-419a-a3dd-bb8bcd6d827f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünce Denizinde Yolculuk</image:title>
            <image:caption>P4C Türkiye eğitmenleri Berna Peker, Ayşe Serap Suvaroğlu, Nihan Peker Antepe’nin kaleminden, çocukları uçsuz bucaksız düşünce denizinde harika bir yolculuğa çıkaracak bir felsefe serisi geliyor!
Yeni bir hayata yelken açan aileler ve onların meraklı, sormayı ve öğrenmeyi seven çocukları, Tertium Non Datur isimli bir gemide bir araya gelirler. Ali, Cansu, Poyraz, Can, Deniz ve Nice’nin mavi sulardaki ilk günleri hayatın içinden, hayata dair çeşitli sorular ve beyin fırtınalarıyla geçerken çok sevdikleri Macit dedeleri de onlara eşlik eder. Batı felsefesinin en önemli filozoflarından Sokrates ve Aristoteles’in çağına dek uzanan gizem dolu yolculukta kahramanlarımız; mutluluk, adalet, düşünce, özgürlük gibi felsefi kavramları tüm içtenlikleriyle irdelerler.
Felsefenin yaşamla nasıl da iç içe olduğunu duru bir anlatımla gösteren, içinde düşünce soruları ve açıklamalı bir P4C (Çocuklar İçin Felsefe) uygulaması da bulunan bu kitap; aile toplantılarında ve çeşitli topluluklarda bir araya gelen, sorgulamayı seven tüm çocuklar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4da0a0f-131a-4619-89f9-daaeaf7a271a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cenup</image:title>
            <image:caption>Bıraktığımız izler, sildiğimiz izler ve yeniden inşa etmeye çalıştığımız izler üzerine bir anlatı. 
Modernitenin ezici hızına ve barbarlığına teslim olmayı inatla reddeden kahramanların izini süren ekolojik bir roman Cenup. Günümüzdeki yabancı düşmanlığının kökenlerini kazıp çıkarma peşinde Latin Amerika’nın zorlu coğrafyasında güneye doğru bir yolculuğa çağırıyor okuru: Guatemala’nın harap olmuş topraklarından, Nietzsche’nin kız kardeşinin Paraguay’da kurduğu Yahudi aleyhtarı komün Yeni Almanya’dan geçip Amazonlara varan uzun bir yolculuğa... 
Sözcüklerin ve imgelerin toplamından inşa edilen bu çok katmanlı roman, kaybın acısı, dillerin ve anıların silinişi, bellek ve yazı ihtiyacı ve küreselleşmenin tehlikelerine dair büyüleyici bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e668501d-9b27-4b77-9c0e-0420b06d5264.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaldırım Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Ödüllü şair JonArno Lawson ve 
ödüllü illüstratör Sydney Smith’ten 
incelikli şeylere sessiz bir övgü. 
« 
Amelia Frances 
Howard-Gibbon İllüstratör Ödülü 
2015 
« 
Michigan 
Kütüphane Derneği 
Ödülü – 2015 
« 
New York Times 
Yılın En İyi Resimli Çocuk Kitabı - 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19d73ad8-ca4c-4c24-99ce-38dc0e635ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Benlik</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılda en çok etki yaratmış psikoterapistlerden R. D. Laing’in başyapıtı sayılabilecek Bölünmüş Benlik ilk kez yayımlandığı 1960’ta kamuyounda çığır açmış ve deliliği algılama tarzımızı büsbütün değiştirmişti. Laing, birlikte çalıştığı hastaların vaka incelemeleri üzerinden psikozun tıbbi bir rahatsızlık değil, “bölünmüş bir benliğin,” yani içimizdeki iki persona arasındaki gerilimin sonucu olduğunu iddia etmişti: Bir yanda sahici, özel kimliğimiz, öte yandaysa dünyaya sunduğumuz sahte, “aklı başında” benliğimiz. 
Kişisel yabancılaşma sorununu zengin bir varoluşçu mercekten çözümleyen ve hastayı tedavinin yeniden merkezine yerleştiren Bölünmüş Benlik, psikoterapiyle ilgilenen herkesin başucu kitaplarından biri olmaya devam ediyor. 
 
“Laing kendi çağının psikiyatrik ortodoksisine kafa tutmuş… 1960’ların karşı-kültürünün bir ikonu.” 
–The Times 
“Dr. Laing gerçekten de çok önemli şeyler söylüyor… Bu sahiden hümanist bir yaklaşım.” 
–Philip Toynbee, Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02a5687a-9168-451e-82a0-abc1780b6bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğayı Küstürmeyelim</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/280ab331-5b83-44a8-bef4-a859557617b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Dev</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9243c169-eb99-41b2-8244-ac17ec514388.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11f71ac8-afb8-499f-9d72-c13ad2c5682c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi;Cilt: 5 Sayı: 3</image:title>
            <image:caption>Precariat: A New Class or a Dangerous Notion for the Class Struggle? – Hakan Mıhcı 
Income Traps for Different Income Groups: An Empirical Investigation – Reşat Can Akkay, Yasin Barış Altaylıgil 
Avusturya İktisat Okulu ve Eugen Schmalenbach’ın Görüşleri Temelinde Dinamik Bilanço Teorisi – Sabri Burak Arzova, Bertaç Şakir Şahin 
Türkiye Ekonomisi İçin G7 ve BRICS Ülkeleriyle Yakınsama Analizi – Atilla Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fda4c49-8ae9-4d14-b0bb-e0ff27b183a1.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Kpss Vatandaşlık 20 Deneme</image:title>
            <image:caption>2022 Kpss Vatandaşlık 20 Deneme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/623ce809-f7e6-4461-b000-d4d81ceda073.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerini Kaybeden Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bir sabah uyandın ve o da ne? Renkler yok! 
Kırmızı, yeşil, sarı, mavi… 
Hepsi gitmiş! 
Geriye yalnızca siyah ve beyaz kalmış! 
Ne yapardın? 
 
Renklerini kaybeden ve her şeyi siyah-beyaz görmeye başlayan Buse’nin yardımına 
Bulucu yetişiyor. 
Buse ve Bulucu’nun 
rengârenk macerası seni bekliyor! 
Kahramanlarımızla birlikte 
kayıp renkleri bulmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/004d253d-6d5e-4263-a494-d2b21221fb47.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Günler Gelecek Oni</image:title>
            <image:caption>Karanlık bir sandıkta yaşayan 
küçük bir tohum tanesiydi Oni sadece. 
Ama dedelerinden babasına, 
babasından ona kalan bir hikâyesi vardı. 
Ada’nın yardımıyla kavuştu toprağa. 
Dünyası aydınlandı, gelişti, dönüştü. 
İnandı güzel günlerin geleceğine. 
Bu hikâyeyi okuyarak umudu büyütme sırası, şimdi sende! 
 
Çocuk Gelişim Uzm. Nihal TURAN YURDABAK’ın kaleminden sıcacık ve göz alıcı parlaklıkta bir dönüşüm hikâyesi… Çocukları güzel günlere inanmaya ve dönüşümün mucizesini fark etmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c61a7f-76de-4089-bf85-c9fb13c213ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ara Kendini Bul</image:title>
            <image:caption>İçindeki kalabalıktan özgürleşip
kalbindeki kaynağa eriştiğinde
kendi öz varlığına dokunacaksın
ve Senin varlığın,
bu yaşama gerekli!
 
Eğer sessizce oturup düşüncelerini dinlersen zihninde pek çok ses duyacaksın.
Herkes orada... Ailen, dostların, çevren; ancak içinde tek bir kişi eksik ve bu SENsin. Gerçek anlamda mutluluğa erişebilmek için içindeki tüm kalabalıktan ayrışmalısın. Dağlara, tenha yerlere de kaçsan kendini arama yolunda değilsen &quot;o kalabalık&quot; nereye gidersen seninle gelecek. O sebeple önce kendini aramalısın.
Dışarıda aradığın her şeyi bırakmalısın, nedenini dışarıdaki kişilerden veya olaylardan zannettiğin pek çok şeyin kaynağı aslında içinde. Gerçek mutluluğa erişmek için değişmesi gerektiğini düşündüğün pek çok şey aslında sen kendini keşfettiğinde kendiliğinden değişip dönüşecek. “Bütün dünyayı değiştirmene gerek yok, sadece kendini değiştir, böylece tüm dünyayı değiştirmeye başlamış olacaksın. Çünkü sen, dünyanın bir parçasısın” ancak sen kendi özüne dokunduğunda, kendini bulduğunda özvarlığına kavuşacak, gerçek sesini işiteceksin ve sakın unutma senin sesin,  yaşama gerekli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d0b193-6296-452b-b78a-f5c5623d7ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Bir Hikâye</image:title>
            <image:caption>Can ve Yaman, su birikintilerinde zıplamayı, bisiklete binmeyi, 
ağaçlara tırmanmayı çok seviyor. Şimdi sevdikleri yeni bir şey daha var: Minik! 
 
“Minik Bir Hikâye,” 
sizi de bu sevgiye ortak olmaya davet ediyor. 
 
Özlem Karaman Nuhoğlu’nun kaleminden, 
dostluğa, yardımlaşmaya, hayvanseverliğe dair 
sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66192b8d-602f-4587-9e23-eb82c3eb2b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Maydanozlu Köfte</image:title>
            <image:caption>Siz hiç tüylü, tombul ve 
“Hav hav haavvvv!” 
diye ses çıkaran bir köfte gördünüz mü? 
İşte bizim Köfte tam da böyle! 
 
Barınakta yaşayan Köfte, 
sıcacık bir aileye kavuşuyor. 
Üstelik sadece Köfte değil, 
barınakta yaşayan tüm köpekler! 
Nasıl mı? 
Tabii ki Köfte’nin harika planı sayesinde! 
 
Macera dolu, sıcacık bir kitap sizleri bekliyor. 
Bir de barınak korosunun sesleri: 
“Hav hav hav!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e34b1027-b6a5-4cf9-b856-47a25dda5fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamane Çocuğunun İtirafları</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19.yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye olarak seçildi. Yazarın hayatıyla paralellikler arz eden Bir Zamane Çocuğunun İtirafları, Fransa’nın Napoléon’un ardından içine düştüğü hayal kırıklığını ve yıkıcı manevi boşluğu şiirsel bir dil ve derin bir içgörüyle ele alır. 1836’da yayımlanan roman, Fransız Romantizmini doğuran bu sancılı dönemin en başarılı portrelerinden biri olmanın yanı sıra çalkantılı bir aşk hikâyesi üzerinden insan ruhunun çarpıcı bir analizini sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f246ad12-dbc5-42ef-86d0-362f1ea8e7db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamane Çocuğunun İtirafları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19.yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye olarak seçildi. Yazarın hayatıyla paralellikler arz eden Bir Zamane Çocuğunun İtirafları, Fransa’nın Napoléon’un ardından içine düştüğü hayal kırıklığını ve yıkıcı manevi boşluğu şiirsel bir dil ve derin bir içgörüyle ele alır. 1836’da yayımlanan roman, Fransız Romantizmini doğuran bu sancılı dönemin en başarılı portrelerinden biri olmanın yanı sıra çalkantılı bir aşk hikâyesi üzerinden insan ruhunun çarpıcı bir analizini sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4ebf6c6-a5e4-41d4-830b-b8acebaaaecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Amca’nın Kulübesi veya Ezilenlerin Hayatı</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde! İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizilerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor. Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli bir edisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb9363b-6ddb-433f-9c08-f7349683b165.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gezegeni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kedi Gezegeni Çin edebiyatının en önemli ve en ünlü karşı-ütopyacı eseridir. Eser ilk kez Xiandai dergisinde Ağustos 1932 ile Nisan 1933 arasında tefrika edilmiştir. Lao She karamsar, karanlık, keskin mizahıyla uzay gemisi Mars’a düşen kahramanının, Kedi İnsanlar ve hızla uçuruma ilerleyen kültürleriyle karşılaşmasını anlatır. Kedi Ülkesindeki siyasi çalkantıları, yozlaşmış kurumları, her şeye kayıtsız, umudunu yitirmiş, çürümekte olan “büyülü yaprak” bağımlısı toplumu yer yer acı verecek ölçüde gerçek bir mizahla resmeder. Kedi Gezegeni bu karamsar, kasvetli havası yüzünden ülkesinde eleştiriler alsa da birçok yabancı dile çevrilmiş, Çin dışında da büyük ilgi görmüştür. Yazarın ülkesinde yaşanan dönemin başarısızlıklarına bir tepki olduğunu söylediği, “bir tür deney” olarak tanımladığı Kedi Gezegeni, Lao She’nın dünya edebiyatının en önemli karşı ütopyacılarından biri olarak anılmasını sağlamıştır. Kedi Gezegeni özgün dili Çinceden yapılan çevirisiyle Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c41d766-ccbb-43a8-a7d8-9f6b28b83a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık</image:title>
            <image:caption>Şık romanı, edebiyat dünyasına attığım ilk adımdır. Okurlar bu yaşlı hikâyede, şimdiki Hüseyin Rahmi’nin acemi, nahif, cılız, fakat ileride bolca meyve vermeye yetenekli bir fidanını göreceklerdir. (…) Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz... Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm. 
Romanda, Şâtırzâde Şöhret Bey namında bir zamane delikanlısının akıllara ziyan serüveniyle bir vakitten beri benimsenen Batılılaşma ideolojisinin, toplumun hangi katmanlarına nasıl ve hangi düzeyde sirayet ettiğine, bu sirayetle birlikte toplumsal dokunun dünden bugüne nasıl bir dönüşüme maruz kaldığına tanık oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae437d8a-22dd-46d6-9861-9d296afa6fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>letişim alanının önde gelen profesörlerinden Arthur Asa Berger’in Kültür Eleştirisi, kültür kavramına dair netlik kazanmak isteyen herkesin ve özellikle öğrencilerin, deyim yerindeyse, imdadına koşuyor. Edebiyat teorisinden Marksizme, psikanalizden göstergebilim ve sosyolojiye kadar pek çok kavram bu çalışmada son derece sade ve anlaşılır bir dille çok sayıda örnekle anlatılıyor. Kitabın meramı yazarın şu sözlerinde de ifade buluyor:
“Etrafınızdaki dünyayı farklı görmeye başladığınızda
ya da bu kitapta öğrendiklerinizi medyaya, politikaya,
sanata, popüler kültüre ve gündelik yaşamın çeşitli
yönlerine uygulayabileceğinizi düşündüğünüzde bu yapıt amacına ulaşmış olacaktır.”
 
“İleride popüler kültür alanını tanımlamaya yönelik başka girişimler de olacaktır, fakat Arthur Asa Berger’in eseri, onlar için de örnek alınacak önemli bir başarı olarak kalacaktır.”
—Garth S. Jowett, Film: The Democratic Art’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c21a2c67-09bc-407e-baa9-8c5c15cd7f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakar Kalem</image:title>
            <image:caption>Fethi Naci’den Ahmet Cemal’e, Enis Batur’dan Orhan Suda’ya, Albert Camus’den Georges Simenon’a; edebiyat eleştirisinden çevirmenin masasına... 2001 yılında yayımlanan ilk romanı Eksik Taşlar’la başlayan yazı yolculuğunun yirminci yılını geride bırakan Yiğit Bener, Sakar Kalem’de okuma, yazma ve çeviri serüveninden yansıyan düşünceleri paylaşıyor okurlarla: Gerçekten edebiyatı dert edinerek, derdi gerçekten edebiyat olanlar için... Ayşe Sarısayın’ın sözleriyle: “Nedenlerini nasıllarını, öncesini ve sonrasını her yönüyle ele alarak, baş döndüren sorular silsilesiyle irdeleyerek, kesin bir yargıya varmadan, herkesin kendi yargısını oluşturabilmesi için tüm verileri ortaya koyarak...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc74241a-2b08-4e7e-8a51-98a731be8aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şık romanı, edebiyat dünyasına attığım ilk adımdır. Okurlar bu yaşlı hikâyede, şimdiki Hüseyin Rahmi’nin acemi, nahif, cılız, fakat ileride bolca meyve vermeye yetenekli bir fidanını göreceklerdir. (…) Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz... Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm. 
Romanda, Şâtırzâde Şöhret Bey namında bir zamane delikanlısının akıllara ziyan serüveniyle bir vakitten beri benimsenen Batılılaşma ideolojisinin, toplumun hangi katmanlarına nasıl ve hangi düzeyde sirayet ettiğine, bu sirayetle birlikte toplumsal dokunun dünden bugüne nasıl bir dönüşüme maruz kaldığına tanık oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b568bf35-79ff-40a6-be93-2dbbc1e02fa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Asrın Ardından İstiklal Madalyası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İstiklal Madalyası’nın hikâyesi, Atatürk’ün telkini ve Mustafa Necati Bey’in teklifi ile 2 Ağustos 1921’de Kurtuluş Savaşı’nın en tehlikeli ve sancılı döneminde başladı. Kahramanlık ve başarı madalyası olarak tasarlandı, ama zaman içinde savaş hizmet madalyasına dönüştü. Kurtuluş Savaşı’nın simgesiyken savaş bitince Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmeye başladı. Bir asırlık ömrü içinde her dönem farklı anlamlara büründü, karakter ve tabiatını değiştirdi. Fakat bir şekilde önemini korudu ve gündemde kalmayı başardı. Nesilden nesile aktarılan gurur ve prestij kaynağı İstiklal Madalyası’nın şimdiye kadar yazıya dökülmemiş son bir asırlık renkli ve karmaşık hikâyesi bu kitapta belge ve fotoğraflarla anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc694e2d-998e-4f90-831c-08530455de8e.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert !- Mert&apos;in Oyuncağı- Sözünde Durmak</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, artık oynamadığı oyuncaklarını elden çıkarmaya karar verdi. Kazandığı parayla, futbol kartlarını koyacağı bir klasör alacak. Ama ya oyuncaklarını başkasına verdiğinde buna pişman olursa? 
Verilen sözü tutmanın ve bencil olmamanın önemini anlatan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14f6d297-6295-4c00-a78d-779eb619f6d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Mutluluk Günü</image:title>
            <image:caption>Asya, sabahı iple çekiyor. Çünkü yarın, “Dünya Mutluluk Günü”nü kutlayacaklar. Okulda tüm çocuklar sırayla kürsüye çıkıp kendilerini mutlu eden şeyleri anlatacak. Ama Asya’nın sabahı aksiliklerle başladı. Neler oldu neler! 
Bazı günler, her şey istediğimiz gibi olmaz. Peki, böyle günlerde nasıl mutlu olabiliriz? Bu sorunun yanıtını merak ediyorsan, Asya’nın süprizlerle dolu, tatlı hikâyesi seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0e6436-001c-438c-9359-1f8c120424b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Bulmaca</image:title>
            <image:caption>&quot;Annem nerede?&quot; 
&quot;Minik maymun ağlama. Ben yardım ederim anneni bulmana,&quot; dedi kelebek. 
Ancak kelebek bir türlü maymunun annesinin neye benzediğini anlayamazdı. 
Yayazula &apos;nın yazar ve çizerinden harika bir orman macerası!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a84d4e5-0723-4e0a-a8b2-769e9754af3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Yalan Söylüyor</image:title>
            <image:caption>Herkesin sırları vardır, değil mi?
Bir pazartesi öğleden sonra, Bayview Lisesi’nin beş öğrencisi cezaya kaldı.
Bronwyn, öğrencilerden ZEKİ olanı, Yale Üniversitesi’ne girmek istiyor ve asla kuralları çiğnemiyordu.
GÜZEL olan Addy ise mükemmel bir mezuniyet balosu prensesiydi.
SABIKALI olan Nate, halihazırda uyuşturucu satıcılığından şartlı tahliye edilmişti.
SPORCU olan Cooper, tüm gözleri üzerinde toplayan bir beyzbol oyuncusuydu.
Ve herkes tarafından DIŞLANAN Simon, Bayview Lisesi’nin ünlü dedikodu uygulamasının yaratıcısıydı.
Ancak kimse Simon’ın o ceza sınıfında öleceğini tahmin edemezdi. Yapılan soruşturmaya göre Simon’ın ölümü bir kaza değildi. Üstelik polis, Simon’ın diğer dört öğrenci hakkında yayınlayacağı dedikoduları eline geçirince hepsi birer cinayet şüphelisi oldu. Peki kim yalan söylüyordu?
Herkesin sırları vardır, değil mi? Asıl önemli olan, o sırları korumak için ne kadar ileri gideceğinizdir.
“McManus’un yarattığı yoğun gizem bir bir çözüldükçe, her karakter karmaşıklaşıp derinleşiyor. Bu da gerilime farklı bir tat katıyor.” —VOYA, Starred Review
“Dedikoducu Kız, Sevimli Küçük Yalancılar ve Kahvaltı Kulübü’nün bu akıcı birleşimi, sır çözmeyi seven okurların romanı bir solukta okumasını sağlayacak.” —Kirkus Reviews
“Çarpıcı bir hikâye, inanılmaz süratli bir kurgu ve merak uyandırıcı karakterler birleşerek heyecan verici, tek oturuşta bitirilecek bir gerilim yaratmış.” —The Guardian 
 
“Bir insanın kontrolü kaybetmesine neden olan sorunlara ve lise yıllarının stresine heyecan verici ve sürükleyici bir bakış.” —Booklist 
 
“Okurlar, akıllıca yazılmış ve sürükleyici bu kitabı bırakmakta zorluk yaşayacak.” —Bookpage.com 
 
“Zeki, sürprizlerle dolu ve heyecan verici bu gizemli genç yetişkin romanı, okurları kitabın sonunu tahmin etmeye itecek.” —SLJ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d0dc25-a78a-482c-ad76-9dac6f8cc51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Hazine</image:title>
            <image:caption>Oktay bahçede ilginç bir şey buldu. Dikkatle inceledi, ama bir türlü ne olduğunu anlayamadı. Bir bitkinin kökü olabilir miydi? 
Biraz kazdı ama bir sonuca ulaşamadı. Acaba bahçelerinde büyük bir hazine gizli olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4dc7ed9-1831-45dc-99b3-8088e2dd9596.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela - Bisiklet Macerası</image:title>
            <image:caption>Ela çok heyecanlı! 
Yeni bisikletine binmek için dışarı çıkıyor. Bisikletini evin önünde bir aşağı bir yukarı sürüyor. Arkadaşının evinin önünden, tekir kedinin yanından, elma ağacının altından geçiyor. Ama sonra bir anda evden ne kadar uzaklaştığının farkına varıyor…  
Kırmızı elmalarla dolu, bisikletli ve kedili bir eve dönüş öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30bf2a73-d9d9-4a1e-b572-60244eaafe08.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşif</image:title>
            <image:caption>Ferda’nın hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyordu. Ne iş, ne aşk ne de ailesi ve arkadaşlarıyla arasında olan bitenler... Yaşam enerjisini kaybetmiş, dümeninde oturduğu gemi alabora olmuş, olmak istemediği sularda sürüklenip duruyordu. Oneman ve Ganne ile tanışana kadar... İki bilge insanla çıktığı bu yolculukta bir yandan kim olduğunu keşfederken diğer taraftan hayatın hoyrat değil, iyileştirici ve şefkatli yanını öğrenen Ferda’nın dönüşümüne tanıklık edeceksiniz. 
 
Gökyüzü Gri Değil Maviymiş kitabının da yazarı olan Nihat Güneri bu keşif yolculuğunda; sorular, uygulamalar ve telkinlerle sadece Ferda’yı değil, okurlarını da ağırlıyor. 
 
Kendinizi keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/826fd469-ee49-4fea-9089-07b7bf18763c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Arkadaş Ediniyor</image:title>
            <image:caption>Dinozor Didi’nin canı sıkılıyor. Bütün oyunları oynadı. Diğer dinozor arkadaşları da çok büyük. Onlarla oynarken bazen zorlanıyor. Şimdi ne olacak? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91561c2-6d23-48c8-9813-80e711c0a33f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Uçmayı Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Dinozor Didi, uçmayı öğrenecek. Dinozor dostlarından yardım isteyecek. Ama henüz hiçbiri uyanmamış! Didi ne yapacak? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6365b2b-f585-493f-b5d0-ca6ddb42cc54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimelerin Dünyasında Gezintiler</image:title>
            <image:caption>“Kelimeler dünyasında gezinmekten çok zevk aldım. Yazarken duyduğum zevki okuyanlar da duyabilir diye düşündüm. Kelimelerin tarihçelerini bugünden başlayıp geriye, en eski kaynaklarına kadar götürmek, sözün gösterdiği anlam evrimini izlemek insan derin tabakalarına inmek gibi bir şey.” Bülent Aksoy, Kelimelerin Dünyasında Gezintiler’de Türkçenin Arapça, Farsça ve Batı dilleriyle etkileşiminden, bu etkileşim sonucu dilimize yerleşen kelimelerin bugünkü algılanışlarına; zamanla anlam değişikliğine uğrayanlardan, yanlış yerde kullanıla kullanıla “galat-ı meşhur”a dönen kelimelere uzanan geniş bir alanda dil üzerine düşünüyor. Bunu yaparken, dili sadece bir iletişim aracı olarak görmeyip, kelimeler, insan ve toplum arasındaki dönüştürücü ve besleyici ilişkiyi göstermeyi de ihmal etmiyor. Sadece etimoloji ve dilbilim ile ilgilenenler değil, her gün sıklıkla kullandığımız ama tarihin derinliklerinden bugüne süren yolculuklarını bilmediğimiz kelimeleri daha yakından tanımak isteyen okurlar için de bir başucu kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a290d76-b053-4272-99d9-9186ee13940d.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Cengiz Han zor bir çocukluk geçirmişti. Çetin koşullar onu da sertleştirmiş, hayata tutunmak için acımasızlığa zorlamıştı. Bunlar bazı tarihçi ve vakanüvislere, Moğolların başarı ve genişlemeyle dolu bir buçuk yüzyılını açıklamak için oldukça iyi bir neden verse de, gerçek bundan büyük ölçüde farklıydı. George Lane, Moğolların Kısa Tarihi ’nde Moğolların önüne çıkan her şeyi yıkıp geçen fetihçi ve yenilmezler ordusu değil, büyük ölçüde gittiği yerlerdeki koşullarla ilişkilenmeyi bilen, örgütlenme becerisiyle öne çıkan, dinî ve kültürel çoğulculuğu benimseyen, ticaret bilen gelişkin bir topluluk olduğunu öne sürüyor. Genişleme ve büyüme becerisini, satır aralarında beliren gelişmelerde arıyor. Moğolların tarihini merak edenler için bilindik ezberlere gelmeyen bir giriş kitabı... “Dünyanın ilk küreselleşme deneyimine eşlik eden siyasi dönüşüm, çoğu zaman tek bir adama mal edilir: Büyük Cengiz Han. Komşu imparatorlukların zayıflıklarından yararlanıp Avrasya’daki Türk-Moğol kabilelerinin liderliğine yükselen Cengiz Han, bu sayede Türklerin yarı göçer toplumlarını, gelişmiş ama saldırıya açık Çin kentlerini, İslâm dünyasının savaş halindeki topluluklarını ve Avrupa’nın neredeyse savunmasız sınır bölgelerini yutan bir devrimi başlatmıştır.” GEORGE LANE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc8d3eb2-ea85-4f0e-8a41-b7c5d423b067.jpg</image:loc>
            <image:title>Amazon Nasıl Çalışıyor ?</image:title>
            <image:caption>“Jeff Bezos bir keresinde bana, Google veya Apple’ın aksine, ‘Amazon’un büyük bir avantajı yok, bu yüzden birçok küçük avantajdan bir ip örmeliyiz,’ demişti. Amazon, başarının tek bir dâhice hamleden değil, tutarlı ve cesurca uygulanan bir dizi net uygulamadan kaynaklandığını tekrar tekrar gösterdi.”— Tim O’Reilly 
“Elinizde Amazon’daki sermaye olması gerekmiyor (işin doğrusu Amazon uzun yıllar sermaye sıkıntısı çekti); elinizde bir Jeff Bezos olmasına da gerek yok (gerçi projenizde çalışmak için vakti varsa kendisiyle çalışmanızı şiddetle öneririz!). Amazon’un somut, tekrarlanabilir ilkelerini ve uygulamalarını herkes öğrenebilir.”—Colin Bryar &amp; Bill Carr 
 
 
2018’de Amazon, Apple’dan sonra dünyanın ikinci trilyon dolarlık şirketi oldu. 1994’te bir garajda kurulan bu şirket bize dikkate değer bir başarı öyküsü sunuyor. Peki, bunu nasıl başardılar? Dahası başkaları bu olağanüstü başarıdan nasıl ders çıkarabilir ve bunu nasıl yineleyebilir? 
Colin Bryar 1998’de, Bill Carr ise 1999’da Amazon’a katıldı. Çalıştıkları dönem, Amazon’un eşsiz bir inovasyon çağını kapsıyordu: Kindle, Amazon Prime, Amazon Echo ve Alexa, Amazon Web Hizmetleri başta olmak üzere yirmi yedi yıllık Amazon deneyimlerinin ışığında şimdi bizimle bu inovasyonların öyküsünü paylaşıyorlar. Dünyanın bugüne dek gördüğü en sıra dışı şirketlerden biri olan Amazon’un 14 Liderlik İlkesi’nden işe alım süreçlerine, müşteri takıntısından buluş yapma hevesine yönelik yaklaşımına, uzun süredir Amazon yöneticiliği yapmış iki liderin aktardığı ve kendi şirketinize hemen şimdi uygulayabileceğiniz dersler ve tekniklerle içeriden bir pencere... Hem kariyeriniz için pratik bir rehber hem de şirketin nasıl bu kadar başarılı hâle geldiğinin hikâyesi... 
Amazon Nasıl Çalışıyor? başarının, tek bir liderin dehasına bel bağlayarak değil; burada ilk kez paylaşılan, sıkı sıkıya icra edilecek, çok iyi tanımlanmış ilke ve uygulamalara adanmışlıkla elde edildiğini gösteriyor. 
Siz de bu ilke ve uygulamaları, hacmi ne olursa olsun, kendi şirketinizde nasıl hayata geçireceğinizi öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54926d4d-cd66-4782-a9c1-008eeff72701.jpg</image:loc>
            <image:title>SS Subayının Koltuğu</image:title>
            <image:caption>Bir koltuktan çıkan belgelerin izini süren Daniel Lee, bir Nazinin hikâyesini gün yüzüne çıkarıyor. “Sıradan” bir Alman’ın nasıl bir Naziye dönüşebildiğini, bu dönüşümün arka planındaki motivasyonların, ailenin geçmişinin ve zihniyetinin yanı sıra Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya’nın içinde bulunduğu durumu da ihmal etmeden inceliyor. Robert Griesinger isimli düşük rütbeli bir SS subayının peşine düşerken, isimleri tarih kitaplarının sayfalarında yer almamış, unutulmuş yüzlerce, binlerce Nazinin, Nazizmi nasıl beslediklerini, yaşatılan vahşette aslında ne kadar ciddi bir payları olduğunu hatırlatıyor. SS Subayının Koltuğu - Bir Nazinin Gizli Yaşamının Peşinde, adı duyulmamış bir Nazinin hayat hikâyesiyle Nazi Almanyası’nın gözden kaçırılan bir kesimine dikkat çekiyor. “Düşük rütbeli görevlilerin, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda neler yaşadığına dair hâlâ çok az şey biliyoruz. Griesinger’in hayatı, Nazi yönetimini mümkün kılan şeyi anlamamızı sağlayacak. Ünlü fanatikler ve katiller, eğer hükümeti ayakta tutan, evrak işlerini yapan, korku ve şiddet tehdidi içlerine işlenmiş, rejimin potansiyel kurbanlarıyla yan yana yaşayan sayısız destekçileri olmasaydı var olamazlardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce31a09-d4e1-4dbb-8c24-b3db3a6f6217.jpg</image:loc>
            <image:title>Windows Server</image:title>
            <image:caption>Microsoft’un Windows Server işletim sistemi Türkiye’de ve dünyada milyonlarca işyerinin bilişim alt yapısında kullanılıyor. Sistem yöneticilerinin Windows Server kavramlarını, mekanizmalarını, teknolojilerini öğrenmesi büyük önem taşıyor. Bu bilgi aynı zamanda siber güvenlik alanında çalışanların da gereksinim duydukları bilgi. Çünkü Windows’un yaygınlığıyla orantılı olarak bilişim saldırıları da genelde Windows’a yönelik olarak gerçekleşiyor. Yönetebilmek ve koruyabilmek için işletim sistemini iyi tanımak gerekiyor. Windows Server kitabı bu alandaki boşluğu doldurmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/889ee626-f4fd-46e8-9200-a5f363defe2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlardan Nefret Eden Erkekler ve Onları Seven Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Aşk ve romantizm heyecan vericidir. Özellikle de ilişkinin ilk zamanlarında. Duygular ve arzular doruğa çıkar, göz kamaştırıcı bir ışıltı içinde kendimizi harika hissederiz. Çoğu kişi, yaşadığı deneyimi “bulutların üstüne çıkmak” diye tarif eder. Fakat bazen, çok geçmeden sihirli duyguların üzerine karanlık gölgeler düşer. Ne olduğunu anlayamadan ilişkinin dengesi bozulur, çaresizlik ve öfke hüküm sürmeye başlar. Bir kadın olarak ilişkiniz hakkında kafa karışıklığı yaşıyorsanız, kendinize şu soruları sorun: Beraber olduğunuz erkek, kendisinde nasıl yaşadığınızı ve nasıl davrandığınızı kontrol etme hakkı mı görüyor? Size karşı kıskanç ve sahiplenici mi davranıyor? Onu memnun etmek için hayatınızdaki önemli etkinliklerden ve insanlardan vazgeçtiğiniz oldu mu? Öngörülemez ani öfke patlamaları yaşıyor mu? Duygularınızı değersizleştiriyor, fikirlerinizi önemsizleştiriyor mu? İlişkinizde ters giden her şey için sizi mi suçluyor? Onunla birlikteyken kendinizi dengesiz veya yetersiz hissediyor musunuz? Ne yaparsanız yapın, ona verdiğiniz sevgi, ilgi ve desteği yeterli bulmuyor mu? Kendinizi sık sık haklı olduğunuz halde özür dilerken buluyor musunuz? Eğer bu soruların çoğuna evet cevabını veriyorsanız, mizojinist bir erkekle beraber olabilirsiniz. Zor Bir Ailede Büyümek ve Zor Anneler kitaplarından tanıdığımız Susan Forward, Kadınlardan Nefret Eden Erkekler ve Onları Seven Kadınlar’da, mizojinizmin damga vurduğu yıkıcı ilişkilere sıkışmış kadınları ve erkekleri ele alıyor. Örnek vakalar eşliğinde istismar kısırdöngüsünü kırmanın ve yaraları iyileştirmenin yollarını gösterirken, okurlarına yeniden sağlıklı ve sevgi dolu birliktelikler yaşamak için cesaret aşılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f18e3dfb-9534-40f9-859e-3be1b8b5fdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çocuğun Dünyasından Şiirler</image:title>
            <image:caption>2009’ da İzmir’in Bornova ilçesinde doğdu. İlkokulunu Konya’nın Selçuklu ilçesinde Yazır Şehit Osman Küçükdillan İlkokulunda tamamladı. Şu an Selçuklu’da İMKB Ortaokulunda 7. sınıf öğrencisidir. 
 
Şiir yazmaya ilkokul 2. sınıfta yeteneğini fark eden babasının teşvikiyle başlamıştır. 2019 yılında ‘Doğa Sevgisi’ şiiri, Selçuklu Belediyesi’nin Doğa Sevgisi konulu Kütüphane Bülteni Dergisine seçilerek yayınlanmıştır. 2020 yılında İMKB Ortaokulu’nun çıkarmış olduğu okul dergisinde de ‘Babacığım’ adlı şiiri yayınlanmıştır. 
 
Şairimiz Şeyda Maldar şiirlerinde vatan, millet, bayrak, Çanakkale, Atatürk gibi milli duyguları barındıran duyguları işlemekle birlikte aynı zamanda anne, baba, kardeş, aile, anadolu gibi konuları da içererek kültürel, maddi ve manevi değerlerimize de yer vermiştir. Ayrıca şiirlerinde özlem, hayal, çalar saat gibi soyut ve günlük yaşam ile ilgili konularda vardır. Şairimiz Şeyda Maldar’ın şiirleri her konuda ve çok yönlüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5aee91-3818-4c6f-960b-9b5b90f577b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamda Namazın Evreleri ve Mi&apos;rac Sonrası</image:title>
            <image:caption>Şükür ibadeti 
Namazın evreleri 
Yahudilerde namaz 
Hristiyanlarda namaz 
Hanif dininde namaz 
İslâm sonrası 
Namaz çeşitleri 
Siyer olayların kronolojik tarihlerini gösteren tablo. 
Rumi, Hicri, Gregorian-Miladi kronolojik tarihleri. 
Mi ’raca çıkış anlatımları 
Hariciler mezhebi 
Caferî-Sâdık: Şia/Şiî mezhebi 
Mekke’nin fethi ile başlayan; 
Muaviye olayı: Hazret mi, değil mi ?! 
KIRTAS “Kâğıt-kalem ve divit hadisi ve hadisesi, 
Gadir-i Hum Hutbesi, 
Mezhepler devreye girince: 
Hanefi mezhebinde; 
Şafiî mezhebinde; 
Malikî mezhebinde; 
Hanbeli mezhebinde; 
*Abdest almak, 
*Namaz Kılmak. 
  Hz. Muhammed’in “benim gözbebeğimdir,” dediği namazın, hangi süreçlerden geçip, mezheplere göre kılınmasına varıncaya dek anlatımı, ayrıca, İslami olarak tarihte geçen olaylarda, doğruyu bulma ve hakkın teslimiyeti önemlidir. Bu yolda, şöhretim artsın, takipçilerim takdir etsin diye yaptıklarımı acaba Rabbim takdir eder mi? Çünkü, “doğruyu bulabilmek için araştırıp, inceleyerek yazdığımı kime beğendirmek istiyorum” endişesi yüreğimi kaplarken, bir taraftan da mutluluğum artmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c5f6e0-e334-41b0-9565-fe06ec57bf4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bubik Kayıp Mercan Krallığında</image:title>
            <image:caption>Ceren Ünal’ın kaleme aldığı bu kitap, çocukları kayıp mercan krallığını ararken, okyanusun derinliklerinde  muhteşem bir yolculuğa ve maceraya davet ediyor. 
 Yolu Goliy’le kesişen Bubik’in kayıp Mercan Krallığı’na doğru uzanan gizemli yolculuğu. Kayıp Mercan Krallığı’ndaki sırrı keşfetmeye hazır mısın ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba7b6f92-991a-49fb-8067-d1d3476e1577.jpg</image:loc>
            <image:title>Religious Music Perpection of the Congregations</image:title>
            <image:caption>·         APPRECIATION 
·         PREFACE 
·         CONTENTS 
·         TABLE LIST 
·         LIST OF GRAPHIC 
·         ABBREVIATIONS 
·         INTRODUCTION 
·         METHODOLOGY AND THE METHODS OF COLLECTING DATA 
·         DEMOGRAPHIC FEATURES OF ATTENDEES OF THE SURVEY 
·         RESTRICTIONS 
·         HYPOTHESES 
·         POPULATION AND THE SAMPLE 
·         RELATED LITERATURE 
·         FINDINGS and INTERPRETATION 
·         FINDING and INTERPRETATIONS REGARDING TO MUSICAL RELATIONS 
·         THE INSTRUMENTS WHICH ARE IN THE SPOTLIGHT WHEN THE RELIGIOUS MUSIC IS BEING PLAYED 
·         FINDINGS AND INTERPRETATION REGARDING TO MUSICAL KNOWLEDGE 
·         FINDINGS AND INTERPRETATION REGARDING TO MUSICAL PERCEPTION 
·         EMOTIONS COMING TO MIND WHEN THE RELIGIOUS MUSIS IS LISTENED 
·         FELT EMOTIONS WHEN THE RELIGIOUS MUSIS IS LISTENED 
·         EMOTIONS AMPLIFIED BY RELIGIOUS MUSIC 
·         IN WHICH EMOTIONS IS THE RELIGIOUS MUSIC LISTENED? 
·         SOURCE OF RELIGIOUS MUSIC 
·         FUNCTION OF RELIGIOUS MUSIC 
·         ELEMENTS THAT MAKE MUSIC RELIGIOUS 
·         THOSE WHO ANSWER “OTHER” TO THE QUESTION 
·         OF WHAT MAKES MUSIC RELIGIOUS 
·         CONCLUSION 
·         PERCEPTION OF RELIGIOUS MUSIC OF MUSLIM AND NON‐MUSLIM COMMUNITIES IN ISTANBUL AND PORTLAND/ME 
·         COMPARISON OF RELIGIOUS MUSIC PERCEPTION OF MUSLIM AND NON‐MUSLIM COMMUNITIES IN ISTANBUL AND PORTLAND/ME 
·         HYPOTHESIS RESULTS 
·         SOURCE 
·         RESEARCH QUESTIONNAIRE ABOUT RELIGIOUS MUSIC PERCEPTION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae3d65c0-ab30-4250-b91b-14598b78462f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bürokrasi Dersleri</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
BÜROKRASİ: KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE TARİHSEL SÜREÇ 
İKİNCİ BÖLÜM 
YÖNETİM TEORİLERİ VE BÜROKRASİ 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
BÜROKRATİK YÖNETİM TEORİSİ 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE&apos;DE BÜROKRASİ VE TARİHSEL SÜREÇ 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
TÜRKİYE&apos;DE BÜROKRASİ VE YOZLAŞMA 
ALTINCI BÖLÜM 
YENİ KAMU YÖNETİMİ (YKY) 
YEDİNCİ BÖLÜM 
YÖNETİŞİM 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
YENİ SAĞ VE BÜROKRASİ 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
BÜROKRASİDE YENİDEN YAPILANMA VE PERFORMANS TABANLI ÖRGÜTLER 
ONUNCU BÖLÜM 
YIPRANAN BÜROKRASİYE ALTERNATİFLER 
ONBİRİNCİ BÖLÜM 
WEBERYAN BÜROKRASİDEN NEO WEBERYAN DEVLETE 
ONİKİNCİ BÖLÜM HÜMONOKRASİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3b2cbf-4121-47fc-8ffd-65534b44a5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi (1299 - 1566) Mir’atü’l-Kainat</image:title>
            <image:caption>Osmanlı devrinde kaleme alınmış tarih eserleri günümüzde de ilgi çekmektedir; fakat dilde yaşanan değişim ve dönüşüm, söz konusu metinlerin bugünün okurları tarafından anlaşılmasını neredeyse imkânsız hâle getirmektedir. Buradan hareketle daha önce akademik kıstaslara uygun olarak orijinal diliyle yayımlanan Nişancızâde Mehmed Efendi’nin (ö. 1621) Mir’âtü’l-Kâinât adlı eserindeki Osmanlı tarihi kısmı elinizdeki kitapta sadeleştirilmiş olarak sunulmuştur. 
    Mir’âtü’l-Kâinât yazıldığı andan itibaren Osmanlı aydınlarınca rağbet görmüş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde hem İstanbul hem de Mısır matbaalarında basılmıştır. Eserin Türk ve dünya kütüphanelerinde çok sayıda yazma nüshasının bulunması da Mir’ât’a gösterilen ilgiyi gözler önüne sermektedir. 
    Mir’âtü’l-Kâinât’ın Osmanlı tarihi kısmı Osman Gazi’den Kanûnî Sultan Süleyman’ın vefatına kadarki dönemi kapsamaktadır. Kitapta siyasi hadiselerin yanında sosyal ve kültürel hayata dair bilgiler de yer almaktadır. Bunlara ilaveten her padişah devrinden sonra o dönemde yaşamış âlim ve mutasavvıflar da müstakil başlıklar altında kısaca tanıtılmaktadır. 
    Dr. Göker İnan tarafından yayına hazırlanan eserde kelime bazlı motamot bir sadeleştirmeden çok, anlatılmak isteneni doğrudan ifade eden bir metot takip edilmiş; böylelikle Osmanlı devrinde yazılmış bir tarih eserinin günümüz okuyucusu tarafından kolaylıkla anlaşılabilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed50b90-c12d-4f83-8fc5-e7e6d2101947.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Devrimi</image:title>
            <image:caption>UMUT DEVRİMİ 
 
Bir yol ayrımındayız: İnsanı mı teknolojinin hizmetine vereceğiz yoksa teknolojiyi mi insanın hizmetine sokacağız? Yanıt belli. Fakat yazara göre, doğru yola girebilmemiz için insanın kişilik yapısı, nitelikleri ve gizil güçleri konusu ile çağımızın toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlarını birlikte ele almak gerekiyor. ErichFromm çoğu kitabında olduğu gibi Umut Devrimi’nde de karşımıza hem ruhbilimci hem de toplumbilimci olarak çıkıyor. Onu klasikleşmiş, vazgeçilmez bir düşünür haline getiren de aslında bu özelliği. Her kitabında olduğu gibi burada da insan ruhu ile insan toplumu arasındaki ilişkiye yine farklı bir açıdan kendi özgün ışığını tutuyor. “İnsanoğlu, bilimsel hakikatin araştırılması süreci içinde, doğaya nasıl egemen olacağını öğrendi. Bu alanda büyük başarılar elde etti. Ancak tekniğe ve maddi tüketime tek taraflı ağırlık vermekle, kendisiyle ve yaşamla olan bağını yitirdi. ... Teknik ve maddi değerler üzerinde yoğunlaştı; derin coşkular duyma yetisini, bu duyguların getirdiği sevinç ve üzüntüyü hissetme yetisini yitirdi. İnsanoğlunun inşa ettiği makine öylesine gelişti ki, onun düşünme biçimini saptayan yeni bir güç haline geldi,” diyor Fromm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4540ebc9-1484-45ae-85c6-4e797915034c.jpg</image:loc>
            <image:title>Silindir Şapka Giyen Köylü, Bacayı İndir Bacayı Kaldır</image:title>
            <image:caption>Neoliberal düzenin hüküm sürdüğü ve teknoloji çağında, son yıllarda yaşadığımız küresel salgın ve kaos ortamında, sömürü, insanlığın en önemli ve yaşamsal sorunu haline gelmiştir. İşçi, emekçi, çiftçi ezim ezim ezilirken, para babaları iyiden iyiye rahatlamışlar, günlerini gün etmişlerdir. Bununla birlikte yükselen bireyci ve bencil tutum, Türk edebiyatına da sirayet etmiş, toplumcu hassasiyet unutulmuş ve –nadir örneklerine karşın- niteliksiz bir çöle dönüşmüştür. Hal böyleyken Sadri Ertem’in Silindir Şapka Giyen Köylü ve Bacayı İndir Bacayı Kaldır eserleri, bugün de büyük önem taşımaktadır. 
Cumhuriyet Kitapları, bu iki önemli eseri, okurlarıyla yeniden buluşturuyor… 
 
“Eserinin temelinde ‘ekonomik ilişkilerin belirleyici etkisini’ oturtan Sadri Ertem’in, toplumsal mücadelelerin bu temel çelişkisini, nice Marksist yazardan önce saptayıp yazmış olması, handiyse mucizedir.
Atilla İlhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda5581f-c8af-492e-99ac-e7e7cbd58585.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Dedi Ki...</image:title>
            <image:caption>Doğada yalnızca insanların değil, canlı cansız tüm varlıkların dili vardır. O dili anlayan çok şey öğrenir. Gül ise doğanın en çok dili konuşan, en çok tadı içeren, en çok kokuyu üreten, en çok renge sahip çiçeğidir. 
Mustafa Balbay, çiçeğinden dikenine, yaprağından gövdesine kadar her şeyiyle insana yaşamı anlatan en bereketi ağaç olan gül ile kurduğu dostluktan damlalar sunuyor. Okuyucusunu Semerkant’tan Budapeşte’ye uzanan bir yolculuğa çıkarıyor, Fuzuli’den Yunus Emre’ye tüm bilgelerin buluşma noktası olan mis kokulu gülün öyküsünü anlatıyor. 
Âşık Veysel’in dediği gibi, “Güle kıymet verilmezdi âşık ile maşuk olmasa…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1b9ebf-7064-4788-94d7-5523e5b73bed.jpg</image:loc>
            <image:title>Germinal</image:title>
            <image:caption>Étienne Lantier, an unemployed railway worker, is a clever but uneducated young man with a dangerous temper. Compelled to take a back-breakin job at Le Voreux mine when he cannot get other work, he discovers that his fellow miners are ill, hungry and in debt, unable to feed and clothe their families. When conditions in the mining community deteriorate even further, Lantier finds himself leading a strike that could mean starvation or salvation for all. The thirteenth novel in Zola’s great Rougon-Macquart sequence, Germinal expresses outrage at the exploitation of the many by the few, but also shows humanity’s capacity for compassion and hope.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60db7d7c-61c6-4f78-8c32-bab2ad7bc6f3.jpg</image:loc>
            <image:title>His Masterpiece</image:title>
            <image:caption>HIS MASTERPIECE,’ which in the original French bears the title of L’Oeuvre, is a strikingly accurate story of artistic life in Paris during the latter years of the Second Empire. Amusing at times, extremely pathetic and even painful at others, it not only contributes a necessary element to the Rougon-Macquart series of novels—a series illustrative of all phases of life in France within certain dates—but it also represents a particular period of M. Zola’s own career and work. Some years, indeed, before the latter had made himself known at all widely as a novelist, he had acquired among Parisian painters and sculptors considerable notoriety as a revolutionary art critic, a fervent champion of that ‘Open-air’ school which came into being during the Second Empire, and which found its first real master in Edouard Manet, whose then derided works are regarded, in these later days, as masterpieces. Manet died before his genius was fully recognised; still he lived long enough to reap some measure of recognition and to see his influence triumph in more than one respect among his brother artists. Indeed, few if any painters left a stronger mark on the art of the second half of the nineteenth century than he did, even though the school, which he suggested rather than established, lapsed largely into mere impressionism—a term, by the way, which he himself coined already in 1858; for it is an error to attribute it—as is often done—to his friend and junior, Claude Monet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18dba8d5-2259-4313-b487-093f7f4f5e91.jpg</image:loc>
            <image:title>The Downfall</image:title>
            <image:caption>The Downfall by Zola belongs to the most outstanding masterpieces of the world’s literature. Zola tells about a terrific land-slide that overwhelmed the French Second Empire in this work. The story’s main character is Jean Macquart, a French soldier who loses a lot during a war and comes through the perils of the bloodiest battles just to get into another war. It is a critical political work describing the nonsense and cruelty of armed conflicts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73a85520-5acb-4fcb-8085-f06ce51f8b4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fruitfulness</image:title>
            <image:caption>Excerpt from Fruitfulness: 
Fécondité This, then, is M. Zola’s reply to the cry repeatedly raised by his hero, Abbé Pierre Froment, in the pages of Lourdes, Paris, and Rome: A new religion, 3 new religion! Critics of those works were careful to point out that no real answer was ever returned to the Abbé’s despairing call; and it must be confessed that one must yet wait for the greater part of that answer, since Fruitfulness, though complete as a narrative, forms but a portion of the whole. It is only after the publication of the succeeding volumes that one will be able to judge how far M. Zola’s doctrines and theories in their ensemble may appeal to the requirements of the World.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a440de75-66ee-4026-b4db-bf6bae2119eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinalar Aramızda</image:title>
            <image:caption>Dev balinalar dev okyanuslara neden sığamadı?

Nick Bland&apos;in yazıp resimlediği Balinalar Aramızda, hayvanların doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi hakkında farkındalık yaratan ve bu konuda bilinç oluşturan bir çevreye duyarlılık öyküsü.

Okurların kulaklarında yankılanan melodik tınısı, ritmik dili ve hayal gücünün sınırlarını esneten çarpıcı görselleriyle öne çıkan kitap, insan eliyle kirlenen denizlerin geleceğine dair masalsı bir anlatı sunuyor. 

İnsanın kendinden olmayana karşı sergilediği hoşgörüsüz tutum ve davranışları incelikle ele alan Bland, şiirsel öyküsünün arka planında birey, toplum ve farklılık kavramlarını da sorguluyor. 









Günlerden bir gün balinalar, biricik yuvaları okyanuslardan çıkıp şehir hayatına balıklama daldı. Bunu gören çocuklar sevinedursun, yetişkinleri belli belirsiz bir homurtu sardı. Şehirlilerin yaşam alanları sınırlanıp günlük rutinleri usul usul değişmeye başladığındaysa mevzunun &apos;&apos;ağırlığı&apos;&apos; ortalığı birbirine kattı. Çünkü balinalar artık her yerdeydi! Peki, ne işi vardı balinaların parklardaki banklarda ya da tren vagonlarında? Ve hatta restoranlarda? Acaba neydi onları engin sulardan alıkoyup hiç ait olmadıkları kara parçalarına vurduran?  

İnsanın, yaşadığı çevre üzerindeki &apos;&apos;değiştirici&apos;&apos; rolünü sorgulayan bu etkileyici resimli kitap, empati yoluyla okurları balinaların sesine kulak vermeye ve onların yardım çağrısına kayıtsız kalmamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a085fe-3da5-4dbf-8906-3730d4661256.jpg</image:loc>
            <image:title>The Fortune of the Rougons</image:title>
            <image:caption>“THE FAT AND THE THIN,” or, to use the French title, “Le Ventre de Paris,” is a story of life in and around those vast Central Markets which form a distinctive feature of modern Paris. Even the reader who has never crossed the Channel must have heard of the Parisian Halles, for much has been written about them, not only in English books on the French metropolis, but also in English newspapers, magazines, and reviews; so that few, I fancy, will commence the perusal of the present volume without having, at all events, some knowledge of its subject matter. The Paris markets form such a world of their own, and teem at certain hours of the day and night with such exuberance of life, that it was only natural they should attract the attention of a novelist like M. Zola, who, to use his own words, delights “in any subject in which vast masses of people can be shown in motion.” Mr. Sherard tells us[*] that the idea of “Le Ventre de Paris” first occurred to M. Zola in 1872, when he used continually to take his friend Paul Alexis for a ramble through the Halles. I have in my possession, however, an article written by M. Zola some five or six years before that time, and in this one can already detect the germ of the present work; just as the motif of another of M. Zola’s novels, “La Joie de Vivre,” can be traced to a short story written for a Russian review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a38b1c-c6f5-4efc-becb-c00808a6bb13.jpg</image:loc>
            <image:title>The Soil</image:title>
            <image:caption>The Soil (aka The Earth; French original title: La Terre), around which the greatest controversy has raged, is a novel which treats of the conditions of agricultural life in France before the war with Prussia (1870-1871), and the subsequent downfall of the Second Empire. It is, in some respects, the most powerful of all Zola’s novels. In parts the book is Shakespearian in its strength. Jean Macquart, son of Antoine Macquart and brother of Gervaise (see The Fortune of the Rougons), having served his time in the Army, comes to the plain of La Beauce, and becomes an agricultural labourer on the farm of La Borderie, which belonged to Alexandre Hourdequin. He falls in love with a neighbour, Lise Mouche, and later her sister Françoise...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d92fa01-070a-4611-a728-8c66d34e5663.jpg</image:loc>
            <image:title>The Three Cities Trilogy, Paris</image:title>
            <image:caption>Trilogy of the Three Cities (1894-1898), which he began with “Lourdes” and continued with “Rome” and finished with “Paris”; and thus the adventures and experiences of Abbe Pierre Froment, the doubting Catholic priest who failed to find faith at the miraculous grotto by the Cave, and hope amidst the crumbling theocracy of the Vatican, are here brought to what, from M. Zola’s point of view, is their logical conclusion. From the first pages of “Lourdes,” many readers will have divined that Abbe Froment was bound to finish as he does, for, frankly, no other finish was possible from a writer of M. Zola’s opinions. Taking the Trilogy as a whole, one will find that it is essentially symbolical. Abbe Froment is Man, and his struggles are the struggles between Religion, as personified by the Roman Catholic Church, on the one hand, and Reason and Life on the other. In the Abbe’s case the victory ultimately rests with the latter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68a2f43c-f522-433f-9fb6-fe9fa5b37a49.jpg</image:loc>
            <image:title>The Three Cities Trilogy, Rome</image:title>
            <image:caption>Trilogy of the Three Cities (1894-1898), which he began with “Lourdes” and continued with “Rome” and finished with “Paris”; and thus the adventures and experiences of Abbe Pierre Froment, the doubting Catholic priest who failed to find faith at the miraculous grotto by the Cave, and hope amidst the crumbling theocracy of the Vatican, are here brought to what, from M. Zola’s point of view, is their logical conclusion. From the first pages of “Lourdes,” many readers will have divined that Abbe Froment was bound to finish as he does, for, frankly, no other finish was possible from a writer of M. Zola’s opinions. Taking the Trilogy as a whole, one will find that it is essentially symbolical. Abbe Froment is Man, and his struggles are the struggles between Religion, as personified by the Roman Catholic Church, on the one hand, and Reason and Life on the other. In the Abbe’s case the victory ultimately rests with the latter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933a0eb7-e031-40f9-9176-2e930da8b8ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Work</image:title>
            <image:caption>Émile Édouard Charles Antoine Zola 2 April 1840 – 29 September 1902) was a French novelist, journalist, playwright, the best-known practitioner of the literary school of naturalism, and an important contributor to the development of theatrical naturalism. He was a major figure in the political liberalization of France and in the exoneration of the falsely accused and convicted army officer Alfred Dreyfus, which is encapsulated in his renowned newspaper opinion headlined J’Accuse…! Zola was nominated for the first and second Nobel Prize in Literature in 1901 and 1902</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ede34c-c7f9-4945-b28f-e799378fcaee.jpg</image:loc>
            <image:title>His Excellency</image:title>
            <image:caption>His Excellency (French: Son Excellence Eugene Rougon) - From Zola’s Rougon-Macquart Series. “Son Excellence Eugene Rougon is the one existing French novel which gives the reader a fair general idea of what occurred in political spheres at an important period of the Empire. It is a book for foreigners and particularly Englishmen to read with profit, for there are yet many among them who cherish the delusion that Napoléon III. was not only a good and true friend of England, but also a wise and beneficent ruler of France; and this, although his reign began with bloodshed and trickery, was prolonged by means of innume-rable subterfuges, and ended in woe, horror, and disgrace... There is, of course, some fiction in the book; but, again and again, page after page, I have found a simple record of fact, just deftly adapted to suit the requirements of the narrative. The history of the Second Empire is probably as familiar to me as it is to M. Zola himself-for, like him, I grew to manhood in its midst, with better opportunities, too, than he had of observing certain of its distinguishing features - and thus I have been able to identify innumerable incidents and allusions, and trace to their very source some of the most curious passages in the book. And it is for this reason, and by virtue of my own knowledge and experience, that I claim for His Excellency the merit of reflecting things as they really were in the earlier years of the Imperial régime.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac0fd0c-e147-42d4-974a-e4855c2773af.jpg</image:loc>
            <image:title>The Attack on the Mill and Other Sketches of War</image:title>
            <image:caption>It is by his huge novels, and principally by those of the Rougon-Macquart series, that M. Zola is known to the public and to the critics. Nevertheless, he has found time during the thirty years of his busy literary career to publish about as many small stories, now comprised in four separate volumes. It is natural that his novels should present so very much wider and more attractive a subject for analysis that, so far as I can discover, even in France no critic has hitherto taken the shorter productions separately, and discussed M. Zola as a maker of contes. Yet there is a very distinct interest in seeing how such a thunderer or bellower on the trumpet can breathe through silver, and, as a matter of fact, the short stories reveal a M. Zola considerably dissimilar to the author of “Nana” and of “La Terre”—a much more optimistic, romantic, and gentle writer. If, moreover, he had nowhere assailed the decencies more severely than he does in these thirty or forty short stories, he would never have been named among the enemies of Mrs. Grundy, and the gates of the Palais Mazarin would long ago have been opened to receive him. It is, indeed, to a lion with his mane en papillotes that I here desire to attract the attention of English readers; to a man-eating monster, indeed, but to one who is on his best behaviour and blinking in the warm sunshine of Provence</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T12:42:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd07eb1-3377-47de-b996-1b64c08c87b7.jpg</image:loc>
            <image:title>The Joy of Life (La joie de vivre)</image:title>
            <image:caption>La joie de vivre (The Joy of Living) is the twelfth novel in the Rougon-Macquart series by Émile Zola. It was serialized in the periodical Gil Blas in 1883 before being published in book form by Charpentier in February 1884. The main character is Pauline Quenu (b. 1852), the daughter of Parisian charcutiers Lisa Macquart and M. Quenu, who are central characters in Le ventre de Paris (published 1873).</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>