﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02d9ec67-eb86-4d02-8f34-d75346cbce02.jpg</image:loc>
            <image:title>Küp: Bulmacalarla Dolu Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Küp, gezegenimizin en ikonik bulmacası olan Rubik Küpü’nün inzivadaki mucidi Ernő Rubik’ten öğrendiklerine, merakına ve keşiflerine dair benzersiz bir ilk kitap.
Ernő Rubik bulmacalara gönlünü kaptırdığında henüz bir çocuktu. Zaman içerisinde bulmacaların insanların odaklanmasını, merak duygusunu, keşifçi ruhunu geliştirdiğini de fark etti. İcat edildiği 1974’ten bugüne tüm dünyayı saran ve popüler kültürün ayrılmaz bir öğesi hâline gelen küp de onun için yalnızca bir bulmaca değil, aynı zamanda bir yaratıcılık makinesiydi.
Küp’te Rubik yalnızca bu büyülü bulmacayı yaratma macerasını değil, her daim amatör bir ruha sahip olmanın sırlarını da açıklıyor, bir yandan da keşif süreci olmaksızın sorunların çözülemezliğini tartışıyor. Küp, yalnızca bu bilge ve mütevazı mucidin zihnine değil, bulmacanın kendisine de doğrudan bir bakış sunuyor.
“Dünyanın en popüler bulmacasının yükselişine dair eşsiz bir kitap. Küp yalnızca bir anı kitabı değil, yaratıcısının icadıyla ilişkisini de anlatan bir tarihçe.” –Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c13340-e4aa-4c5a-9f66-93502f7845c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Küçük Bazen Büyük</image:title>
            <image:caption>Küçükken her insan bir an önce büyüyüp yetişkinlerin dünyasına katılmak ister. Çünkü büyümek yetişkinlerin ulaşabildiği raflara ulaşabilmek, makası tek başına kullanabilmek, kendi kararlarını verebilmek demek. Ama aynı zamanda, zamanın çabucak geçtiğini fark etmek, daha büyük okullara gitmek, daha fazla sorumluluk almak, annenin ya da babanın bisikletinin arkasına oturamamak da demek. 
 
O zaman niye bazen küçük bazen büyük olamıyoruz? 
 
Büyümek keyifli olduğu kadar zor bir sürecin de başlangıcı. Bu yüzden Alice anaokuluna gidene kadar bazen büyük bazen de küçük oluyor. Kreşte kendini büyük hissetmek hoşuna gidiyor; evde, özellikle annesinin kucağında yine küçülüyor çünkü küçük olmak daha çok ilgi, daha çok sevgi demek. Bazen de yasakları delmek demek. Ama Alice artık büyüdüğünün farkında çünkü ayakları lastik botlarına sığmıyor. Artık anaokuluna korkmadan gidebilir ve büyümenin keyfini arkadaşlarıyla gönlünce yaşayabilir. 
 
Hatta ne kadar büyüse de içinde küçük Alice’i her zaman hissedebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cefa476-2ff3-4b03-a9d5-c23062159f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Saltanattan Demokratik Türkiye’ye: Kemalizm Tarihinin Ana Hatları</image:title>
            <image:caption>Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesi için son derece kritik yıllar olan 1922-23 arasında Sovyet diplomatik kadrosunun bir üyesi olarak Ankara’da bulunan Georgiy A. Astahov, Sovyetler Birliği’nde yayımlanan Yeni Doğu dergisi için bu hareketli döneme dair izlenimlerini kaleme aldı.
Astahov’un 1936 yılında Saltanattan Demokratik Türkiye’ye başlığı altında bir araya getirilen makaleleri, savaşın taraflarına ve henüz oldukça genç bağımsızlık hareketinin hedef ve kazanımlarına dair çok yakından bir gözlemin eseri. Bu kitap Sovyetler’in Türkiye’deki toplumsal hareket ve iktidara olan bakışını sergilemesi açısından da ilgi çekici bir örnek.
Astahov’un özellikle cumhuriyetin ilan edilmesinin hemen öncesinde Anadolu ve Ankara’daki sınıfsal yapılanmaya dair yorumları ve yerinde takip ettiği İzmir İktisat Kongresi hakkındaki gözlemleri, genç cumhuriyette emekçi sınıfların durumu üzerine değerli birçok bilgi ve fikir içermekte. Bunun yanında Topal Osman Vakası, saltanatın kaldırılması, meclisteki ideolojik ayrışma ve Türkiye’deki komünist hareketin durumu da bu makalelerde kendilerine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef0a3b0c-1a1c-417e-8ac1-e91248689930.jpg</image:loc>
            <image:title>Vathek</image:title>
            <image:caption>“Beckford&apos;ın Yeraltı Ateşi sarayı, edebiyatın ilk korkunç cehennemidir. Hatırladığım kadarıyla da Vathek&apos;ten önce yazılmış hiçbir eserin ‘tekinsiz’ olduğu söylenemez.” –Jorge Luis Borges
Korku edebiyatının öncülerinden William Beckford, tıpkı ilk gotik roman kabul edilen Otranto Şatosu’nun yaratıcısı Horace Walpole gibi bünyesinde gotik edebiyat ile gotik mimariyi buluşturan, gösterişli malikânesi ve yıkılan kulesiyle tanınan bir isim. Lord Byron’a, Poe’ya ve Lovecraft’a ilham veren Vathek ise gotik edebiyatın kurucu metinlerinden biri.
Abbasi soyunun dokuzuncu halifesi Vathek, babası tarafından yaptırılan saray yeterli gelmeyince buraya beş ayrı saray daha ekler ve her birini bir duyunun doyurulmasına tahsis eder. Cennet’in sırlarına vakıf olmak için, meleklerin de yardımıyla hızla yükselen bir kule yaptırır. Gecelerini bu kulede geçirirken uzaklardan gizemli bir yabancının geleceğine dair bir sezgiye kapılır. Onunla karşılaştıktan sonra Vathek’in hayatı altüst olacaktır.
Yerin altındadır bu gotik kulenin tepesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87e76b5-2e4d-4add-85ae-6e810b49ec7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Faş</image:title>
            <image:caption>çıplak değilmişim gibi yapmayacağım
bu çıplaklığı ben tırnaklarımla kazıyarak
dişlerimi sökenlere minnet etmeden kazandım
işte bu dünyanın küfretme biçimidir
yani zaten senin olanı kazanmanı dayatmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352846c6-5ebf-47b3-83ee-3922d76aebf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Süper Gücüm Yok Ki! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Suzi, süper güç turnuvasını izlemek için ormanın derinliklerine doğru yola koyuldu. Herkesin bir süper gücü vardı; Suzi ise 
kendi yeteneğinin ne olduğunu bilmiyordu. Günün sonunda, arkadaşları sayesinde merak ettiği sorunun cevabını buldu. 
 
Arkadaşlık ve dostluğun önemini vurgulayan kitap, yardımlaşma ve keşfetmenin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0fe8e4-0b06-4a04-ae56-8a17580d095e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Kale</image:title>
            <image:caption>Einat Tsarfati’nin etkileyici görsel dünyası Kumdan Kale’yle devam ediyor. Siz hiç bu kadar büyük bir kumdan kale gördünüz mü? 
Çocukluk tutkusu kumdan kalelere dair göz kamaştırıcı bir kitap. 
 
Kumdan Kale, hayal gücünün hüküm sürdüğü deniz kenarında tatlı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Kubbeleri, kuleleri, okyanus manzaralı kocaman pencereleriyle unutulmayacak bu kalede kimler yok ki! Üstelik gün boyu dondurma yemek serbes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ba4e901-fd47-4adc-a355-d58c2595b7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz</image:title>
            <image:caption>Yeni şehir, yeni okul, yeni arkadaşlıklar… Eski duygular…
Ona yıllarca umut aşılayan kahramanı gittiğinde ıssız kalmıştı Çakıl. Bir yandan üniversite hayatına uyum sağlamaya çalışırken, bir yandan da Kaan’ın yokluğuyla savrulmamak için mücadele ediyordu.
Terk edilişin acısını çeken Çakıl’ı vicdanının sesi de rahat bırakmıyordu. Yaptığı o büyük hatanın, onları geri dönülmesi zor bir çıkmaza sürüklediğini görmek onu yiyip bitiriyordu.
Birbirini büyüten bu iki genci geri dönüşü olmayan bir ayrılık mı saracaktı? Aşkları her şeye rağmen gün ışığına kavuşacak mıydı yoksa? O ışık sonsuzluğa aralanan kapının ardındaydı belki de…
“Sonsuz” kitabında Çakıl ve Kaan’ın hikâyesi acı, hüzün, nefret ve aşkla bezenerek büyüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864f175c-d615-4a3a-b6c2-4e0d8eb282b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuyana Bal Kaymak, Takılana Bir Tokmak</image:title>
            <image:caption>Diğerlerinden farklı oldukları için dışlanan iki alakarga, düşmüşler yollara. Kanatlanmışlar, yeni bir yuva bulma umuduyla. Ama kendilerini bulmuşlar, tekerlemelerle örülmüş bir yolculukta. Bakalım alakargaların ne gelecek başlarına? Ve bu kitap, hangi tekerlemeleri öğretecek okurlarına?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/680f6b6e-66ab-4e32-bc16-6f44e418446d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Duygular</image:title>
            <image:caption>Duygular Nelerdir ve Ne İşe Yarar?
Meraklısına Duygular, duygu felsefesine giriş yapmak isteyenler için bir ilk adım. İnsanlar rasyonel hayvanlar olsalar da duygusal hayvanlardır. Duygular hayatımızın her alanında önemli bir rol oynar; eğer insan yaşamı ve faaliyeti hakkında doğru bir anlayışa sahip olmak istiyorsak duyguları iyi kavramalıyız.
Duygular nelerdir? Duygular ne işe yarar? İşte bu iki basit ama temel soruya verilen yanıtla bu kitap, duygunun doğasını, duygunun bilgi, anlayış, eylem, ahlak ve sanatla olan ilişkisini ele alıyor, yaşamın temel bileşenlerinden biri hakkında farklı bir bakış açısı sunuyor. Hem bireysel hem de toplumsal olarak akıldan ziyade duygu tarafından yönetilmenin sonucunda neden daha iyi durumda olduğumuzu açıklıyor.
Bu kitap, duyguların hayatı nasıl daha anlamlı kıldığını ve düşünce dünyamız üzerindeki etkisini anlamak isteyen herkes için bir bulunmaz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6ad425-24c2-4f7e-b848-31a72c5c7c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Fena Şeyler, Mutlu Sonlar</image:title>
            <image:caption>FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU, KIYIDAKİLER ve KÖK filmlerinin senaristi olarak tanıdığımız CEYDA AŞAR’dan içten ve etkileyici bir roman… 
 
Güneyde bir sahil kasabası olan Fidanlı, bir hikâye avcısıydı. Bizden beklediği de buydu. Herkesin kötülüğünü ifşa ediyor, gölgeleriyle yüzleştiriyor, çarpıştırıyor, melek yüzlü âdemoğlundan cani mahlukat yaratıyordu. Buradaki herkes kusurluydu, az biraz tuhaftı ve kötülüklerle doluydu. 
Tüm hayatımız boyunca bu yolculuğa hazırlanmıştık, zamanın dışındaydık artık. Hafızanın bulanık ve berrak sularındaydık. Hiç acelemiz de yoktu. Bu kasabada, üç gün içinde, tüm ömrümüz boyunca ve bir anda olacaktı her şey. Fena şeyler, çok fena şeyler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0505c78a-8e6c-420b-9a50-f2724bcd87bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Olasılıklar Arasında</image:title>
            <image:caption>“Dünya, insan olma sanatının icra sahnesidir.” 
-Maia Ece Ergönenç 
 
İnsanın âlemlerdeki yeri, bir şeyleri istemek ve arzulamaktan çok daha büyüktür. Bu kitapta yazılan hayal ilmi de isteklerin ya da arzuların gerçeğe dönüşmesi ile ilgili değildir. Çok daha yüksek bir plana ışık tutmaktadır. Hayal ilmi, insanın mutlak gerçekliğini hatırlatmak ve bunun da ötesinde, insanın aslında evrenin temel yapıcı parçası olduğunu anlatmaktadır. 
 
Yaratılış bilgisiyle doğan insan, bu gerçeği nasıl ve ne zaman unutur? Hangi durum ve yaşta perdeler kalınlaşır, bizi yolumuzu bulmakta zorlandığımız bir karanlığa sürükler? 
Özgür irade var mıdır ? 
Duygusal tepkilerimiz bir yazılım mı? Değiştirebilir miyiz? 
Hem gözlemci hem de gözlemcinin gözlemleyicisi olmak ne demektir? İki katmanlı şuura nasıl ulaşılır? 
Hayal ilmi, insan olma ilmidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab787432-616c-43f6-9a4d-d215b137c410.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekiz Kulvar Firarileri</image:title>
            <image:caption>“Yolculuk, çoğu zaman varmaktan çok daha büyüleyicidir.” 
 
Sezgileri güçlü pançolar, cebir köpekleri, bir meyve suyu enstitüsü, Ay’a uçan uçurtma ve son yıllardaki en unutulmaz oyuncu kadrosuyla SEKİZ KULVAR FİRARİLERİ, avangard öyküsünü klasik desenlerle bizlerle buluşturan çağdaş bir çizgi roman. Henry McCausland’in muazzam çizgi tarzı ve muzip &amp; karakter odaklı mizah anlayışı, şimdiye kadar Yaz Olimpiyatları’nda gördüklerinizin aksine, bir grup koşucunun gerçeküstü masalını tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9088369-07bb-4bc0-980a-784f706d82a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslat</image:title>
            <image:caption>Okumakta olduğunuz eserdeki makalelerin birçoğu Akit’te yazmış olduğum yazılardan oluşmakta. Her bir makaleye saatlerimi verdim. Hepsinin ayrı bir hikayesi var. Kitabın ismini de “Vuslat” olarak belirledim. Türkçe’nin en çok sevdiğim kelimelerindendir “Vuslat.” Arapça olan bu kelime; sevilen, özlenen bir şeye kavuşmadır. Vuslatın en güzeli ve doyumsuz olanıysa, bizi yaratan Rabbimize kavuşmaktır. Hayatımız ve eylemlerimiz, amellerimiz; O’nun rızasını kazanmaya matuftur. Bu eser, o amacımıza bir kapı aralarsa, ne mutlu bizlere. 
 
Acizane bendenizin, bu üçüncü eseri. İlk eserim 1996 yılında “Vural Yayıncılık” tarafından “İslami Bilinç” adıyla yayınlanmıştı. Daha sonra Birleşik Yayınları “Dinin Direği Namaz” konulu risalemi neşretti. Tüm eserlerimi, başta çocuklarım, değerli eşim olmak üzere, kitap dostlarına atfediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b2cf1da-6c6c-4c5d-b187-7a4eeff4180b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün Korkma Sor</image:title>
            <image:caption>Bir Müslümanın, İslam dininin genel kabul görmüş bazı esasları ve inançları ile ilgili şüpheye düşüp sorular sorması ile o kişinin imanı hiçbir yere gitmez! İnanç müktesabatı içindeki bazı esasların dinden olup olmadığını (bidat/hurafe olup olmadığını) sorgulaması da zararsız, hatta gereklidir. Kuran’ın anlatımına göre, Allah’ın Ülü’lAzm olan iki Rasulü bile (Hz. İbrahim ve Hz. Musa) sorgulama yoluna gitmişlerdir. 
 
“Din” diye sunulan her şeyi sorgusuz kabul edip almak mı, yoksa belli kriterlere göre tartıp elemek mi daha sakıncalıdır? Yaşanan bunca tecrübeye baktığımızda, acaba hangisinin bu ümmete zarar getirdiğini görürüz? Doğru cevabın bulunması gerektiği en önemli sorulardan birisi de işte budur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c50245-6fa0-4fd3-8eb1-7a7b1d14a450.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Kardeşler</image:title>
            <image:caption>berk ile Berkay ikiz kardeşler, görünüş olarak tıpatıp aynılar ama aslında bir o kadar da farklılar. Ayberk düzenli, her şeyi olması gerektiği gibi yapıyor. Berkay ise kardeşinin tam zıddı, üstelik çok da dağınık. 
 
Berkay’ın ailesi, öğretmenleri ve arkadaşları onun davranışlarından hiç memnun değil. Berkay bu konuda ne düşünüyor derseniz sürprizi hikâyede saklı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93454baf-7762-4f7c-bfa3-554faf817279.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 37: Taş Koleksiyoncuları</image:title>
            <image:caption>Bir yaz günü Uğurböceği Sevecen çilekli tart yapmaya karar verdi. Arkadaşları Geyikböceği ve Arıcık Baltazar’dan ormana gidip birer sepet çilek toplamalarını rica etti. Çilek toplamaya gidenler ne toplayıp geldiler istersiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc2116b0-bfbe-46e9-9183-a0c20f78c5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimlere Güzelleme</image:title>
            <image:caption>Her ayın, her mevsimin kendine özgü güzelliklerinin neşeli bir dille anlatıldığı “Mevsimlere Güzelleme”, Deniz Üçbaşaran’ın resimleriyle ayrı bir renk ve neşeye bürünüyor. 
 
Deniz Üçbaşaran’ın resimlediği Piraye’nin Bir Günü isimli kitabı Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği tarafından, 2014’ün En İyi Resimli Öykü Kitabı seçildi. 
 
Arslan Sayman’ın “Hezarfen’in İzinde… Gökyüzünde”, “Mevsimlere Güzelleme”, “Balaban ile Şakrak – Bir Kuş Yuvası Masalı”, “Piri Reis’le Açık Denizde”, “Bruni’nin Avlusu”, “Barba ile Rabarba”, “Kırmızı Kuş”, “Şarkı Söyleyen Berber”, Engin Mavi” kitapları da YKY’den çıktı. 
 
Sara Şahinkanat’ın ise “Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor”, “Maymun Kral” (Feridun Oral ile birlikte), “Beyoğlu Macerası – Bilgi Avcıları Gizli Görevde”, “Üç Kedi Bir Dilek” kitapları YKY’den çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad17d94-1c6c-4fe6-afb6-4bbaf0bd2dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Arkadaşlarım</image:title>
            <image:caption>Küçük penguen üzgün. Niye? Çünkü uçamıyor. 
 
Her yolu denemiş. Tek başına başarması mümkün değil. Hayvanat bahçesinde arkadaşları olduğu için şanslı. 
 
Ona yardım ediyorlar. Sen de ona yardım eder misin? 
 
Kitabı çevir ve bak bakalım arkadaşlar olduğunda neler şıp diye olabiliyor! 
 
Canım Arkadaşlarım gerçek arkadaşlık üzerine sevgi dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da6b762f-ff0b-43a5-a492-002c479e5b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Krems’te Bükülü Zaman</image:title>
            <image:caption>“... arkadaşlık, aşkın diğer adıdır, sımsıcak ve tehlikeli bir birlikte yürüyüştür, sevmek bir kumardır ama sonsuza kadardır, demek ki şimdidir...” 
 
Krems’te Bükülü Zaman Claudio Magris’in yoğun, görkemli ve üslup açısından mükemmel beş hikâyesine yer veriyor. Pusuya yatmış bir melankoli içindeki kültürlü beş yaşlı adamın acı verici deneyimlerine odaklanıyor. Zaman da yaşlılık gibi bu kitabın kahramanlarından biri. Düşünceleri büyüteç altına alan ve zamanın kartlarını karıştıran belleğin sessiz nefesi, Einstein’ın görelilik teorisi ve “bükülü zaman”a kur yapıyor gibi görünüyor. 
 
“Bir yıl, Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi için gereken zaman anlamına gelir ve bir gün Dünya’nın kendi etrafında dönmesi için gereken zaman dilimidir, ama ne Dünya ne de Güneş yokken yıllar ve günler ne anlama geliyordu, var olmayan o yıllarda ne var olabilirdi ve ne meydana gelebilirdi? Her halükârda, yıllar içinde savaşlar başladı ve bitti – nerede bitti? Yara izleri hâlâ oradalar; bedende kazınan dövmeler gibi, dünyanın ve her birimizin derisinin altında yanmaya devam ediyorlar. Dünya haritası pürüzsüzdür, el onun çok renkli ve kaygan yüzeyini okşar, suların maviliğinin ve uzak adaların altında her şey bir kanama ve çürümeden ibarettir.” 
 
“Günümüzün en büyük yazarlarından biri...” 
Mario Vargas Llosa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01586415-7c6a-42c8-bee2-ca4755c77e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Buraya Kısıldık Sanırım</image:title>
            <image:caption>Aslı Akarsakarya, 2021 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü alan Buraya Kısıldık Sanırım’da on sekiz etkileyici öykü anlatıyor. Çok çeşitli konu ve karakterle örülü öyküler, geçmişin katılığı ve geleceğin belirsizliği arasındaki müphem kırılma anlarına odaklanıyor. Kahramanlar ne kadar uğraşsalar da kendilerine biçilen rollerden, belleklerinden, zamanın yıkıcılığından ve çoğunluğun ikiyüzlülüğünden kurtulamıyor. Düşünülenle yapılan, kurgulananla yaşanan, isyan edilenle kabul edilen sürekli çarpışıyor ve kazanan hep hayatın gerçekliği oluyor. 
 
“Onunla yıllar sonra yolda rastlaşıp merhaba dediğim vasat bir hikâyem olmasın isterdim. Yanından sessizce geçerdim, uzaktan dikizlerken geçmişin tüm titreyişlerini tavaf ederdim, ille gerekirse buruk bir baş selamı bile verebilirdim ama gidip de n’aber ya görüşmeyeli, demezdim. Demeyecektim yani çünkü hikâyemiz daha iyisini hak ediyordu, şüphesiz, ama hayat sihir olasılıklarını birer birer siliyor, öldük işte biraz daha diye düşünüyorum çünkü lambalar teker teker sönüyor ve çünkü şalter birden atmıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4b9ae6b-ed58-4007-b79e-ad10edd54ac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Sinemanın Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Uluslararası sanat filmlerinden popüler Türk sinemasına, tapon filmlerden yüksek sanat filmlerine, feminizm ve auteur kuramlarından Şarkiyatçılığa, erotik yapımlardan melodrama, Sessiz Dönem’den yeni medyaya dek, referanslarıyla zengin, anlayışıyla derin ve analizleriyle net bir kitap.” 
RONALD GREEN, Ohio State University 
 

“Savaş Arslan’ın Türkiye’de sinema geleneği üzerine yepyeni fikirlerle dolu kitabı, popüler sinema ve sanat sineması arasında verimli bir uzlaşı sağlıyor. Tür meseleleri, alternatif kültürel coğrafyalar, kültürler arası adaptasyon ve ulusaşırı sinema tarihçiliği üzerine kavrayışlar sunuyor. Ayrıca, Batı anlatılarıyla bu anlatıların modernleşen çeperler tarafından sahiplenilmesi arasındaki ilişkiyi başarılı bir şekilde ele alıyor.” 
DINA IORDANOVA, University of St. Andrews 
Bugüne kadar çekilen 8.000’den fazla filmle Türkiye, dünyada en çok film üretmiş ülkelerden biridir. Bu üretken sinemanın eleştirel bir tarihi olan Türkiye’de Sinemanın Tarihi, hem popüler türleri hem de sanat filmlerini ele alarak, 1896’dan günümüze ülkenin sinema geleneğini bütünüyle ortaya seriyor. Sadece filmler değil, ülkenin kendisine has dağıtım sistemi ve izleme pratiklerini de tüm ilginç yönleriyle resmediyor. 
Kitapta Yeşilçam, Savaş Arslan’ın önerdiği yeni bir dönemleştirmeyle, 1950’lerden 1980’lerin sonuna kadar Türkiye’nin popüler film endüstrisi olarak ülke sinemasının zirvesinde ve merkezinde. Başlangıçtan 1940’ların sonuna dek süren Yeşilçam Öncesi dönem, Cumhuriyet dinamikleriyle iç içe serimleniyor. 1990&apos;lardan bu yana Yeşilçam Sonrası evrende şekillenen son dönemin öne çıkan olgularıysa sinemada “yeni” tartışmaları ve dijitalleşme. 
Günümüzün gitgide çoğullaşan ve genişleyen sinemasal manzarası, kitap boyunca olduğu gibi, ülke ve dünyanın “hakikatleriyle” paralel olarak ortaya konuyor. 200 yılı aşan modernleşme tecrübesi, ulus inşası süreçleri, askerî darbeler, göç, krizler, devalüasyonlar, küreselleşme, dinî ve etnik hareketlerle Karagöz, minyatür ve hikâyeden modern sanatsal formlara geçiş gibi bütün sosyoekonomik, kültürel ve politik bağlamlar sinemayla ilişkilendiriliyor. 
“Kıyamet gibi hakikat” içeren Türkiye’de Sinemanın Tarihi, hayalle gerçeğin, popülerle sanatsalın, zorlamayla kendiliğinden olanın bir arada varoluşunu eleştirel bir yordamla anlama ve anlatma yönünde bir milat değerinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ee5dd7-0db5-40b7-8708-afc992066798.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hayatını Osmanlı tarihi üzerine araştırmalara adamış, kitaplar ve makaleler yazmış, Türkiye’de ve dünyada konferanslar vermiş Halil İnalcık’ın ders notları; pek çok yönden güncelliğini korumakta ve tarih severlere yeni bakış açıları kazandırmakta, yeni ufuklar açmaktadır. İnalcık, 1942 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde başladığı öğreticiliğine, başta Chicago ile Bilkent olmak üzere Harvard ve Princeton gibi saygın üniversitelerde de devam etmiştir. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora düzeylerindeki bu derslerde, sonradan meslektaşı olacak ve Osmanlı çalışmalarını bugünkü konumuna eriştirecek öğrenciler yetiştirmiştir.

Elinizdeki çalışma üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kuşbakışı bir tarih okuması sunuluyor, imparatorluk tarihinin ana hatları en pratik biçimde aktarılıyor. İkinci bölümde yer alan II. Murad (1421-1451), II. Mehmed (1451-1481) ve II. Bayezid (1481-1512) dönemlerindeki askeri ve siyasi gelişmeler, klasik dönemdeki vergilendirme, askerlik işleri, bütçe harcamaları gibi derinlikli meseleler, İnalcık’ın son derece sade üslubuyla kolay biçimde anlaşılıyor. Son bölümde ise Timur’a, kurduğu imparatorluğa ve devrin medeniyetine dair hem hızla okunabilen hem de oldukça doyurucu bir karşılaştırma yer alıyor.

Kısa Osmanlı Tarihi: Osmanlı Tarihi’ne Kuşbakışı; hakimiyeti asırlar süren bir imparatorluğu siyasi, askerî ve iktisadî açıdan çok daha anlaşılır hâle getiren bir başucu eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8969cb64-54b8-4432-bdf6-590a9a79d1ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğlak Güncesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Okul hayatımda her yaz oğlak çobanlığı yapmamak için arayış içinde olurdum. Amaç büyük şehirlere gitmek, insan içine karışmak, bir şeyler öğrenmekti. Dağda üç ay sadece hayvanlarla dolaşmak kelime dağarcığımı iyice yontuyordu. Zaten Türkçe konuşma sıkıntım vardı, yazın sekiz on kelimelik oğlak, kuzu dili ile baş başa kalıyordum. İstemiyordum çobanlık yapmayı ama çare yoktu...&quot; Oğlaklarla başlayan bir hayatın, patika yollarda geçen zorlu yolculuğu... Vadilerin ıssızlığı ile kentlerin yalnızlığı, dinginliğin ve gürültünün en derinlerinde geçen yaşanmışlıklar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8b2688-198f-4be2-93c5-4b17f520f461.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs İçin Havalandılar &quot;G-Günü&quot;</image:title>
            <image:caption>Son Tanıkların Anlatımlarıyla Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Hava Cephesi 
(Temmuz - Ağustos 1974) 
Kıbrıs İçin Havalandılar “G-Günü” kitabı, Türk havacılık tarihi araştırmacıları Levent Başara ile Serhat Güvenç’in Hava, Kara ve Jandarma havacılık birliklerinde görev yapmış 30’un üzerinde Kıbrıs gazisiyle yaptıkları röportajlardan oluşuyor. Söz konusu röportajlar, hava indirme, uçarbirlik ve foto-keşif faaliyetlerine ilişkin teknik ayrıntılar, fotoğraflar ve özel olarak hazırlanan haritalarla destekleniyor. Türk havacılık tarihinde büyük bir boşluğu dolduran bu kitap, ayrıca Kıbrıs Barış Harekâtı’nın daha doğru bir tarihinin yazılmasına katkı sağlıyor. 
 
Kıbrıs’a hangi rotalardan gidildi ve hava indirme hangi bölgelere yapıldı? Kıbrıs’a hangi birlikler taşındı? Rumlar nasıl hazırlıksız yakalandı? Harekâtın başarı yüzdesi neydi? Helikopterler kayıp vermeden nasıl görev yaptı? Harekâtın ikinci gününde, tüm helikopterler neden geri döndürüldü? Adaya inen askerler ne ile karşılaştı? Harekâtın ilk şehidi Ütğm. İlker Karter’in uçağı nasıl vuruldu? Cenazesine ve uçağının enkazına nasıl ulaşıldı? Kocatepe gemisine yapılan hava taarruzları önlenebilir miydi? Keşif fotoğraflarından çıkan sonuçlar neden dikkate alınmadı? Dünya tarihinin en önemli denizaşırı müşterek harekâtlarından biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı’yla ilgili birçok sorunun cevabını Kıbrıs İçin Havalandılar “G-Günü” kitabında bulacaksınız. 
 
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın havacı tanıkları o günleri ilk kez anlatırken, şu noktayı hep vurguladılar: “Bunları torunlarımız okusun, dedelerinin harekâtta neler yaptığını, neler yaşadığını bilsinler.” Levent Başara ve Serhat Güvenç, elinizdeki kitapta hem havacı gazilerimizin bu anlamlı isteğini yerine getiriyor hem de Kıbrıs Barış Harekâtı’na dair ilk kez gün yüzüne çıkan bilgilerle havacılık tarihimize değerli bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec088a53-8557-4bb4-896f-2df33d39b419.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Ölüm</image:title>
            <image:caption>Tarihin Akışını Değiştiren Hastalık: Kara Veba 
Savaşlar, katliamlar, şiddet olayları… Tarih, bu ve benzeri olaylarla doludur. İnsanlık sürekli bu konularla meşgul olurken aynı zamanda hiç eksik olmayan depremler, seller, kuraklıklar, yangınlar, kıtlıklar ve salgın hastalıklarla da baş etmeye çalışmıştır. Ve hâlen de baş etmeye çalışmaktadır. Tarihsel süreçte insanlığı çaresiz bırakan bu felaketler arasında salgın hastalıklar daha yıkıcı tahribatlarından dolayı zihinlere kazınmış durumdadır. 
 
Pandora’nın kutusu ve Hıristiyanlıktaki cennetten kovulma hikâyelerinde de anlatıldığı gibi, veba ve ölümcül salgın hastalıklar, üstesinden gelinebileceğini umut ettiğimiz kaçınılmaz doğal afetlerin çok ötesindedir. Hastalıkların ortaya çıkışına bakıldığında daha çok insanlığın baş sorumlu olduğu görülmektedir. Salgın hastalıklar toplumla birlikte ortaya çıkmıştır. Bir başka deyişle uygarlık beraberinde yalnızca gelişmeyi ve ilerlemeyi (olumlu-olumsuz birçok yeniliği) değil, hastalıkları da getirmiştir. “Kara Ölüm” bu duruma en büyük örnektir. Avrupa’nın kısa sürede (1347-1352) en az üçte birini “silip süpürmesi” ve kıtalar arasında önlenemeyecek derece etkiye sahip olmasından dolayı bu büyük veba salgını diğer felaketlerden ayrılmaktadır. 
 
İnsanlığın hastalıklarla olan uzun ilişkisinde “sahip olunan nüfus üzerinden” en fazla kayıp verdikleri olay olan bu büyük vebada sadece milyonlar ölmemiş, özellikle Avrupa periferinde gündelik hayatın ritmi de değiştirmiştir. Kara şöhretini fazlasıyla hak eden veba salgını bu etkisiyle Ortaçağ dünyasındaki dengeleri derinden sarsmıştır. Ortaçağ dünyasını ölüm eşitliği ile tanıştıran veba; köyleri, kasabaları ve şehirleri ıssızlaştırmıştır. Veba saldırısından şans eseri canlı çıkmayı başarabilenler ise bu duruma neyin neden olduğunu dahi anlayamamışlardır. 
Tolgahan Karaimamoğlu’nun ayrıntılı çalışmasıyla kaleme aldığı Kara Ölüm kitabı 1300’lü yıllarda Çin’den İngiltere’ye kadar insanları kasıp kavuran vebanın nasıl yayıldığını, şehirleri nasıl ölüm sessizliğine büründürdüğünü, vebanın kazananlarını-kaybedenlerini, ekonominin, sosyokültürel hayatın, yönetimsel ve dinî otoritenin derinden etkilendiğini ve nihayetinde değişen zihinsel hayatı çarpıcı yönleriyle inceliyor. 
 
Kara Ölüm: Ortaçağ Dünyasını Yok Olmanın Eşiğine Getiren Veba uygarlık üzerinde derin bir etki yapan hastalığın tarihi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aae6e2f9-e3ac-4f58-a5c6-e9b0d88e20a7.jpg</image:loc>
            <image:title>I. Kılıç Arslan</image:title>
            <image:caption>TÜRK TARİHİNİN EFSANEVÎ ŞAHSİYETİ: I. KILIÇ ARSLAN

“Kılıç Arslan’ın Haçlılara karşı verdiği mücadele onu Türk tarihinde efsanevî bir şahsiyet hâline getirmiştir. Burak Nazif Sarıcı tarafından kaleme alınan bu kitap şimdiye kadar Sultan I. Kılıç Arslan hakkında yazılan en kapsamlı ve en başarılı çalışma olmuştur.” 
- Prof. Dr. Muharrem Kesik

“Bazen bir şeyi düzeltmek onu yapmaktan daha zordur. I. Kılıç Arslan, babasının ölümüyle birlikte sekteye uğrayan devleti genç yaşta tekrar dirilten, Haçlılara Anadolu’yu dar eden, Çaka Bey ile yaptığı ittifakla Bizans’ı sıkıştıran, Anadolu’nun Türk yurdu olma sürecine büyük katkı sağlayan sultandır. Tüm başarılarına rağmen dedesi Kutalmış ve babası Süleymanşah gibi Büyük Selçuklu tahtı uğruna hayatını kaybeden yine odur.  I. Kılıç Arslan Haçlıları Durduran Selçuklu Sultanı, uçlarda yaşanmış, ancak çok fazla bilinmeyen bir yaşamın hikayesi!”
- Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu

Başından sonuna dek mücadele ile geçen bir ömür. Aklını, bilgisini, cesaretini; hükmetme gücüyle ve otoritesiyle birleştirmiş bir ruh. Türk dünyası ve diğer Müslüman devletler için zamanın en büyük tehdidini oluşturan Haçlı ordularını at sırtında, insanüstü mücadeleyle büyük kayıplara uğratan bir komutan. Anadolu topraklarını dağılmaktan koruyan kararlara imza atmış bir stratejist: I. Kılıç Arslan.

Kılıç Arslan’ın elde ettiği zaferler, Türklerin Haçlı ordularına karşı verdiği başarılı mücadelenin ilk safhasını oluşturmuştur. Onun tüm gayretleri, İslâm dünyasını ayağa kaldıracak mücadele ateşinin ilk büyük kıvılcımını meydana getirmiştir. Anadolu içlerinden Musul’a kadar genişlettiği devletinde adaleti, huzuru, emniyeti temin eden Kılıç Arslan; hem soydaş ve dindaşları hem de başka dinlere mensup halklar tarafından tarih boyunca en çok sevilen komutanlardan biri olmuştur.

I. Kılıç Arslan-Haçlıları Durduran Selçuklu Sultanı; on dört yıllık hükümdarlık süresinde adını Türk tarihinin müstesna bir yerine yazdıran, Anadolu’nun Türk yurdu olmasında ve Haçlıların durdurulmasında çok kritik bir rol oynayan I. Kılıç Arslan’ı tüm yönleriyle inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/550550d8-d67a-4135-b7b9-6b5068643a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakallı Çikolata</image:title>
            <image:caption>Kendine ait küçük bir pastane işleten Ceylin’in, babaannesinden yadigar tarifle yaptığı portakallı çikolataları dillere destandı. Bir gün, çikolata figürleri ile süslü zilin asılı olduğu kapıdan bir adam girdi içeri. 
 
İş için geldiği küçük şehirde gördüğü pastane tabelasıyla Yiğit’in aklını ele geçiren portakallı çikolata yeme isteği, pastaneden içeri girmesiyle yerini bambaşka bir isteğe bıraktı. 
 
Tezgâhın arkasında onu karşılayan kadını gördüğü anda hayatını cehenneme çeviren tüm takıntıları uçup gitmiş, yıllar sonra ilk kez susan zihninde tek bir takıntı yankılanmaya başlamıştı: 
 
Çillerini say! 
 
Yiğit’in aklındaki tek şey Ceylin’in çillerini saymaktı. İşte aralarındaki güzel ama zorlu aşk böyle başladı. 
 
Yüzünü sev, çilleri say. 
Dudaklarını sev, öpücükleri say. 
Gözlerini sev, kirpikleri say.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a543f8fa-ce9e-49e4-b561-89eb47564def.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>“17.. senesinde kalemi elime alıp babamın Amiral Benbow Hanı’nı işlettiği ve bronzlaşmış teninde kılıç yarası olan ihtiyar denizcinin bizim çatımız altında kalmaya başladığı zamana geri dönüyorum.” 
 
Ailesinin işlettiği handa çalışan genç Jim Hawkins’in hayatı, eski bir denizcinin hana gelmesiyle değişir. Denizcinin ölümünün ardından Jim gizemli bir adada bulunan, korsanlara ait definenin yerini gösteren bir harita bulur ve arkadaşlarıyla defineyi bulmak için macera dolu bir yolculuğa çıkar. Ancak alelacele bir araya getirilmiş tayfanın defineden haberdar olmasıyla işler çığırından çıkacak ve Jim kendini gemicilerin isyanından cinayetlere, güvenilmez arkadaşlardan deniz yolculuğunun talihsizliklerine, türlü türlü tehlikeyle sarılmış halde bulacaktır. 
 
Korsanlar, deniz maceraları, ıssız adalar ve gömülü definelerle dolu bir macera romanı olan Define Adası, ilk kez yayımlandığı 1883 yılından bu yana sayısız okurun hayal gücünü beslemekle kalmadı, bu konuları ele alan sonraki kitap ve filmleri de büyük ölçüde etkiledi ve etkilemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8e9565-f7e2-404c-8f3f-97419c0b2e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yıl Savaşları</image:title>
            <image:caption>Vebanın Orta Çağ Avrupası’nı kasıp kavurduğu yıllarda krallıklar ve derebeylikler iktidar mücadeleleri içerisindeydi. Bir yandan hastalıktan korunmaya ve zararları dindirilmeye çabalanırken, doğudan yükselen yeni bir güç ise Avrupa’yı tehdide başlamıştı. Belirsizliklerin ortasında İngiliz kralı III. Edward 1337 yılında Fransa tahtında hak ilan etti. Sonucun hemen alınacağı düşünülüyordu ancak bir yüzyıldan fazla sürecek bir mücadelenin fitili ateşlenmişti. 
 
Saldırıyı başlatan İngiliz orduları 1340’ta Sluys’ta Fransızları yendi ve bu andan itibaren, Fransızların yeniden uyanıp işgalcileri Manş Denizi’nin ötesine geri sürdüğü 1453 yılına kadar Fransa bir savaş meydanına döndü. İngiliz Anjou ile Fransız Valois hanedanları arasındaki uzun süren mücadele çok önemli aşamalar geçirdi. Güçlü yeni millî kimliklerin oluşmasına yol açarak modern Avrupa’nın ortaya çıkışı ve şekillenmesinde çok önemli bir role sahip oldu. 
 
Michael Prestwich, kısa ve derinlikli bir şekilde kurguladığı elinizdeki kitapta savaşan orduların yapısı ve gelişimini, değişken savaş taktiklerini, arka planda dönen diplomasiyi, gelişen şövalyeliği ve her iki tarafın kazanç ve kayıplarını aydınlatıcı şekilde sunuyor. Yakın tarihli akademik çalışmalardan hareketle bu uzun savaşa dair lojistik, askerlerin seçimi ve orduya alınmaları, nakliye gibi yönler de inceleniyor. Askerî teşkilatlanma, strateji ve taktiklerin güncel analizini yapan ve ayrıca İngiliz okçuluğunun ölümcül gücünü açıklayan Prestwich, savaşı kapsamlı bir şekilde anlatıyor. 
Kitapta dünya tarihinin en uzun savaşının gidişatını belirleyen isimlerden III. Edward, oğlu Kara Prens lakaplı Woodstocklı Edward, ilk Fransız zaferlerinin mimarı Bertrand du Guesclin, şövalye kahramanı Jean Boucicaut, Agincourt’ta kaybeden fakat neredeyse Fransa kralı olmayı başaran V. Henry ve Tanrı’dan ilham aldığı düşünülen ve şehit edilmesiyle Fransızlara umut kaynağı olan Orleanslı Jan Dark yeniden hayat buluyor. 
 
Önde gelen askerî tarihçilerden Michael Prestwich’in kaleme aldığı Yüz Yıl Savaşları: Avrupa’yı Şekillendiren İngiliz-Fransız Mücadelesi karmaşık bir tarihi ustaca anlatan bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217ae328-0579-41a9-bcfc-b50a2d425427.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı istihbaratı nasıl işledi? Mısır, Filistin, Suriye ve Irak cephelerinde hangi istihbarat operasyonları yürütüldü? Kafkas ve Çanakkale cephelerinde Osmanlı casuslarının edindiği bilgiler askerî harekâtları nasıl etkiledi? Yurt içinde gerçekleştirilecek suikast ve terör eylemleri nasıl tespit edildi ve etkisiz hâle getirildi? Savaş sırasında düşmanların gizli planları, Osmanlı casusları tarafından nasıl açığa çıkarıldı ve bunlara karşı hangi tedbirler alındı? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı: İkinci Şube Tarihi’nde! 
Osmanlı Devleti, on dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren dünyadaki gelişmeler doğrultusunda ordusunu ve istihbarat sistemini modernleştirmiştir. Balkanlar’da alınan yenilgiler, Babıali Baskını, Birinci Dünya Savaşı seferberliği ve sıkıyönetimin ilanıyla, kamuoyunda ordunun tek kurtuluş kaynağı olduğu fikrinin destek görmesi sağlanmış ve Harbiye Nezareti’nin gücü ve istihbarat operasyonlarının yoğunluğu artırılmıştır. İstihbarat faaliyetlerini icra eden İkinci Şube ise kurumsal yetkilerinin genişlemesiyle, kamuoyunun yönlendirilmesinden casusluk faaliyetlerine, karşı casusluk faaliyetlerinden cephelerde düşmanlara karşı bilgi toplamaya kadar çok geniş bir sahada operasyonlar yürütmüştür. 
Osmanlı casusları, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki stratejik askerî istihbaratla ilgili misyonlarda düşman ve müttefik devletlerin ekonomik, sosyal ve siyasi koşullarına odaklanarak savaş stratejisinin yürütülmesine katkıda bulunmuştur. Askerî operasyonların siyasi amaçları ve ayrıca hedef orduların kapasitesi ve organizasyonu hakkında bilgiler toplamıştır. Operasyonel seviyede topladıkları istihbarat ise diğer orduların seferberlik kapasiteleri, düzeni, komuta heyeti, konuşlanması, iaşesi vb. hususlarda diğer askeri birimlere gerekli planlamanın yapılması için bilgi sağlamıştır. Tüm bu askerî operasyonların yanı sıra İkinci Şube özellikle, Osmanlı toplumunun dönüşümünde propaganda ve sansür faaliyetleriyle rol oynamış, savaş sırasında Türk milliyetçiliğini canlandırmak ve halk desteğini kanalize etme adına birçok dergi ve gazeteyi kontrol etmiş; yazar, şair, vaiz ve ressam gibi çeşitli meslek gruplarından yararlanarak millî duyguları diri tutmak adına faaliyetlerde bulunmuştur. 
Somer Alp Şimşeker’in titiz çalışması Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı: İkinci Şube Tarihi, Osmanlı Devleti’nin modern dönemdeki istihbarat faaliyetlerini İkinci Şube penceresinden inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e607c2a-0ad1-4809-ad72-6b79a6907ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotların İktidarı</image:title>
            <image:caption>“Yapay zekânın bugün nerede durduğu, nasıl gelişebileceği ve insan toplumu için oluşturduğu riskler hakkında isabetli, dengeli ve bilgilendirici bir tartışma…”—Stuart Russell

“İster yapay zekâ alanıyla ilgilenin ister bu alanın şimdilik dışında olun, Martin Ford’un net ve eleştirel bakış açısıyla çok şey öğreneceksiniz.”—James Manyika

“Bugün yapay zekâdan daha önemli bir teknoloji yok. Martin Ford, iyi araştırılmış detaylarla bezeli sürükleyici kitabında bu önemli konu hakkında net içgörüler ve gözlemler sunma geleneğini sürdürüyor.”—Erik Brynjolfsson 

New York Times çoksatan kitabı Robotların Yükselişi’nin yazarından, yapay zekâ hayatlarımızı ele geçirdiğinde neler yaşanacağı hususunda çok yakın geleceğe dair çarpıcı bir çalışma… 
Yapay zekâ, doktorların hastalığı teşhis etme biçiminden arkadaşlarınızla nasıl etkileşim kurduğunuza veya haberleri nasıl okuduğunuza kadar her şeyi çoktan değiştirdi. Ancak Robotların İktidarı’nda Martin Ford, gerçek devrimin henüz gerçekleşmediğini savunuyor. 
Nasıl ki bir zamanlar elektrik hayatımıza girdi ve önemli bir parçamız hâline geldiyse, yakın gelecekte yapay zekâ da böylesi bir etkiye sahip olacak. Makineler geliyor ve durmayacaklar; yirmi birinci yüzyılda gelişmek istiyorsak her birimizin bunun ne anlama geldiğini bilmesi gerekiyor. 
Üstelik ekonomiden tıbba, endüstriden toplumsal ilişkilere her alanda hayatımızı kolaylaştıran gelişmelerin kapısını aralayan yapay zekânın bir de karanlık tarafı var: Beraberinde getirdiği emsalsiz zorluklar ve tehlikeler işlerimizi, ekonomiyi, kişisel gizlilik ve güvenliğimizi, belki de en nihayetinde demokratik sistemi, hatta ve hatta uygarlığın ta kendisini etkileyecek. 
Peki, biz yapay zekânın hayatımızı dönüştürme gücüne ve olası olumsuz etkilerine ne kadar hazırız? 
Robotların İktidarı; yanı başımızdaki devrimi nasıl ele alacağımıza, abartılı beyanlarla sansasyonu gerçekten nasıl ayıracağımıza, ellerimizle yarattığımız gelecekte gerek bireyler gerekse toplumlar olarak nasıl kalkınacağımıza dair önemli bir kılavuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3831b436-d02c-4a30-959a-c77157bd1fa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaktüs Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Petek, ailesiyle taşındığı Elmaçiçeği Kasabası’nın düzenine ayak uydurmakta zorlanacağını düşünür. Yeni bir okulu olacaktır artık ve böyle değişimlere uyum sağlamak onun için zordur. Neyse ki müzik vardır… Ancak Petek’i hiç ummadığı güzellikler beklemektedir. Okuldaki yeni arkadaşlarıyla müziğin birleştirici gücü sayesinde birbirlerine tutunur ve bambaşka hayaller kurarlar. Yapmaları gereken tek şey, hayallerini gerçekleştirmek için çalışmaya başlamaktır…   Birbirinden oldukça farklı dört çocuk ve onları hiç ayrılmamacasına bir araya getiren bir hayal… Kaktüs Çiçekleri, farklılıklarından dolayı dışarıda kaldığını hisseden çocukları oyuna geri çağırıyor. Hem de değişmek zorunda kalmadan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674436a6-f1dc-4bea-b9e6-47614b15fd7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyografi Analiz 4 - Türkiyenin Birikimi Aydınlar</image:title>
            <image:caption>Hacı Fellini: MEHMET TANRISEVER, Doç. Dr. Süleyman Doğan &amp; Gülin Tokat
Tarihe Oktan Keleş’le bakmak, Erol Elmas 
Celil Civan: Ya Mao’nun ruhu gelirse, Nevin Baştürk 
Suna Tanaltay ve Şakayık Sokağı, Ömer Öztürk 
Küçük ligin kahverengi çantaya saklanmış büyük hikayesi, Selçuk Özyurt 
Türk sinemasının n’efsane karakteri: CÜNEYT ARKIN, Ahmet Sarbay 
Harita ve İmparatorluk, Erhan Çardaklı 
İHA ve SİHA&apos;nın fikri rasyonalitesi (Türkiye’nin Savaş Teknolojisi: Sivil Hedeflerden Askerî Hedeflere), Lütfi Bergen 
Tepedelenli Ali Paşa ile soybağı yolculuğu, Melike Çalım 
Asil Nadir ve Polly Peck notları, Mustafa Kadir Atasoy 
Enver Baytan’ın gözüyle Necip Fazıl, Arslan Ateş 
Kaynakça mücadelemde iz bırakan kişiler, Bülent Ağaoğlu 
Parmak İzi Muallimi Hacı Yusuf Cemil Bey, Eyüp Şahin 
Ayşe Kulin üzerine bir network denemesi, N.Esra Aydın 
Abdülhamit Han ve Enver Paşa üzerine, Dr.Yusuf Gedikli ile Söyleşi: Hüdavendigar Onur 
Bir zamanlar Öveçler, Mehmet Öztürk 
Gaspıralı İsmail Bey’in vasiyeti Cafer Ceydahmet Kırımer
Motivasyon deyince, İslam Gemici 

SORUŞTURMA /TÜRKİYE’NİN BİRİKİMİ: A Y D I N L A R
Mustafa Nadir Önay, Fikri Uysal, Hüseyin Sungur, Yusuf Sancak, Mustafa Everdi, Ziya Şahin, Veysi Erken, Ramazan Topraklı, Nevzat Görücü, Abdulkadir Güllü, Lütfi Bergen, İsmail Şen, Oğuz Çetinoğlu, Adnan Şenel,İrfan Söyler, Selçuk Özyurt, Ahmet Tüzün, Ali Kılcı, Mustafa Çetin, Mehmet Varış, Gökçe Günel, Hüdavendigar Onur, Osman Çakır, Mürselin Tan, Abdurrahman Çapar, Muhsin İlyas Subaşı, Ömer Öztürk.

KEMAL ÇİFTÇİ DOSYA 
Pozitif enerji Kemal Çiftçi, Mustafa Nadir Önay 
Dostun dâr-ı bekâya hicreti… İsrafil Kuralay 
Zihniyet dönüşümünün öncüsü Kemal Çiftçi, Doç.Dr. Süleyman Doğan 
Yılkı atları, Kemal Çiftçi için, Hasan Ürkmez 
Kemal Çiftçi özge bir gönül dostuydu, Mehmet Nuri Yardım 

CENGİZ AYTMATOV DOSYA 
Cengiz Aytmatov ve edebiyatın gücü, Prof.Dr. Hasan Seçen 
Cengiz Aytmatov ve Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek bağlamında hayat, tabiat, varoluş, Prof.Dr. Nesrin Karaca 
Cengiz Aytmatov’u anlamaya ve anlatmaya dair, Dr. Mustafa Çetin 
Düşünür Aytmatov ne söyler?, Abdurrahman Akdüzen 
ALBÜM CENGİZ AYTMATOV Hazırlayan Dr.Mustafa Çetin 

LOKMAN ABBASOĞLU DOSYA 
Sıradan ve Piyade, Lokman Abbasoğlu 
Adanalıların keşfi: Mamak tatlısı 
Hakkında Yazılanlar 

AYKUT EDİBALİ DOSYA 
Aykut Edebali üzerinden Türkiye&apos;yi okumak, Adnan Ocak 
Aykut Edibali Kronolojisi, Kamil Büyüker 
Bir dava adamı: Aykut Edibali, K. Büyüker 
Aykut Edibali neden sağın Doğu Perinçek’i olamadı?, Mustafa Everdi 

EROL DOK DOSYA 
ALBÜM EROL DOK 
Erol Dok 15 Temmuz’da
Erol Dok&apos;u anma toplantısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e9335a2-b957-4121-b8ca-2d9fc1ac5ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ataş</image:title>
            <image:caption>ATAŞ 
Her şeyle bir, her şeyle bütündü insan. Dışarıdan baktığında tek gibi görünen ruh, içine daldığında koca bir deryaydı, nar gibi... 
Yaşamın her bir parçası bütünün oluşumuydu özünde. Ne hepsi birbirinden ayrı ne de hepsi aynıydı. Tüm farklılıklar, birer lezzetti yaşama dair. 
An&apos;lar, deneyimler ve tüm bunların sonuçlarıyla yol alıyorduk her birimiz. Bu yolculukta anlam arıyorduk. Anlamlarla var olma hissini yaşamak istiyorduk aslında. 
Ol&apos;mak için yanmak gerekliydi, pişmek gerekliydi. Ataş olmak gerekliydi. Her bir soru, her bir sorgu bize bizi anlatmak içindi. İçimizdeki dünyaya yeniden bakmak içindi. 
Bakmalıydık... Bir&apos;ligi bütün&apos;lüğü kendimizle yaşamalıydık. Dışarısı yoktu. İçimizdeki taneleri bir bir soymalıydık... Ta ki ataş olana kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6718574d-e9f6-4972-a328-1506334e20a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adın Bahar Olsun Senin</image:title>
            <image:caption>ADIN BAHAR OLSUN SENİN 
Bu olaydan sonra Ufuk Yüzbaşı, verdiği tüm derslerinde öğrencilerine ilk olarak aynı soruyu sormaya başladı: 
 ‘’Paraşütümüzü kim hazırlıyor?’’ 
Tüm hayatımız boyunca ihtiyaç duyduğumuz her şeyi bir başkasının hazırladığı biz modern dünyanın insanlarına sorulabilecek en anlamlı soru bu belki de… 
Yaşamaya devam etmemizi sağlayan sayısız paraşütler var hayatımızda; her defasında bir başka insanın bizim için hazırladığı, maddi paraşütler, manevi paraşütler, duygusal paraşütler, ruhi paraşütler var! 
Sahip olduğumuz en büyük yeteneği kimler hazırladı bize veya düşünce yapımızı kim şekillendirdi? Kimler bize güç verdi, moral verdi? Zor zamanlarımızda ya da hayata dair manevi değerlerin farkına varmamızı kim sağladı? Hayatımızla ilgili paraşütlerimizi hazırlayan kimlerdi? İşte onlar hayatımızı borçlu olduğumuz kimselerdir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b323424e-5993-449b-b64f-71557620e95f.jpg</image:loc>
            <image:title>Retro</image:title>
            <image:caption>Bu günahkâr, ufacık, ak ellerime; 
Cinlerin düğüm attığı tarumar bahçelerime 
Havva Anam’dan al bir vasiyet kalır. 
Düşse gökten üç elma, 
Payıma kırağı yemiş bir kuru dal kalır... 
Bırakıp karşında titreyen ellerimi öylece, 
Tuttuğun eller çıkar düşlerimin kerevetine. 
Darısı değil de bu vurgunun 
Ağrısı göğsüme bin yıl yas kalır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fee04b3-5eef-4c8a-b42d-9335e902cece.jpg</image:loc>
            <image:title>Serâir</image:title>
            <image:caption>SERÂİR 
         Serair, okurken farklı lezzetlerle buluşacağınız, birbirinden bağımsız 14 hikâyeden oluşuyor. 
         Bazen tozlu odalarda gizli kalmış ve açığa çıkmak için direnen sırları keşfedecek, bazen hep orada ve var diye görmezden geldiğiniz mucizeleri hatırlayacak, bazen de rüyaların, hayallerin gerçeklerle harmanlanacağı bilinmeyen dünyalarda heyecanlı serüvenlere çıkacaksınız. 
         An gelip sokakta yürürken yanınızdan geçen bir biçarenin kalbine misafir olacak an gelip bir şehre ait olup hatta burnunuza gelen bir sabun kokusu ile sevdalara dalacaksınız. 
         Tam yeryüzündeki bir cennet bahçesinde gözlerinizi açmışken bir sonraki hikâyede uzayın derinliklerinde dolaşacaksınız. Bazen de bedeninizden soyutlanıp görünmeyen dünyalarda kaybolacaksınız.  
        Hiç bitmesin isteyeceğiniz, tadı damağınızda kalacak birbirinden keyifli hikâyeler kalbinizin köşesinde yer edinmek için sizi bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15d9cfc5-8560-4d0a-a4a7-95336dbd99ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başkentin Anatomisi - 1950&apos;lerde Ankara</image:title>
            <image:caption>Son senelerinde yakınında bulunduğum kıymetli hekim, bestekâr ve kemençe sanatkârı Dr. M. Nazmi Özalp tarafından yazılan Ankara kitabının basılması bu zamana kadar, çeşitli sebepler yüzünden gecikmişti. Ancak Prof. Dr. Orçun İmga’nın gayretleriyle basımı gerçekleşti. Bu gecikmenin bir kitap için çok büyük talih olacağı bir olgunluk ve güzellik ile intişar sahasına doğmuş bulunmaktadır. Ankara’nın biri şarkında ve diğeri de garbında ve uzaklarında doğan ama yüksek tahsillerini bu şehirde yapan ve bu şehir ile kalbî bağlarını her geçen zaman esnasında biraz daha pekiştiren iki sevdalısının, Dr. M. Nazmi Özalp ve Halûk İmga’nın emeği ile ortaya konulan bu kitabın, Ankara için baha biçilemez ve vazgeçilmez bir kaynak olduğu her türlü izahtan varestedir. Prof. Dr. Ali Birinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b29631-608d-4f9b-b947-56ca6d760c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Otomobil Virüsü Bir Yıkımın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Otomobil Virüsü Tarafından İstilaya Uğradık 
Başlangıçta otomobil, özgürce sürüş, hareketlilik ve özgürlük anlamlarına geliyordu. Peki, bu hayallere ne oldu ? 
Bugün otomobil, yaşama evrenimize ağır bir müdahalede bulunmuştur ; doğa ve toplum, aynı zamanda bireyler de otomobil virüsünün istilasına uğramışlardır. Manzaralar yok edilmiş, otomobillere göre kentler kurulmuştur ve insan bir otomobile biner binmez adeta tür değiştirir. 
Tanınmış ulaşım uzman Hermann Knıflacher, onyıllardır otomobili eleştirmesiyle bilinir. Bu kitapla bizlere, büyüleyici otomobil mucizesiyle aman vermeyen, kışkırtıcı bir hesaplaşma sunmaktadır. 
Oromobil Virüsü, kafamızın içine adeta bir virüs gibi yerleşen otomobil kullanma arzusunu epil bir anlatımla eleştirirken, Prof. Dr. Knoflacher kendi çizimleriyle zenginleştirdiği metnin içerisinde okuyucuyu kendisiyle yüzleşmeye zorlamaktadır. Prof. Dr. Ebru V. Öcalır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc576aa-de51-4055-a8ba-770b145a20c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceradan Maceraya</image:title>
            <image:caption>Jön Türklüğün Sabahaddin Bey zümresi mensupları tarafından yazılmış hatırat metinlerinin çok az sayıda olduğu muhakkaktır. Sabahaddin Bey’in en yakınında bulunanlardan Dr. Nihat Reşat Belger’in, Maceradan Maceraya başlığıyla tefrika edilen hatıraları ise Jön Türklük âleminin az bilinen bir takımını anlatması bakımından çok mühimdir ve bu devreye dair bir bakıma “karşı taraf” hakkında daha yeni ve sağlam yorumlara vesile olacaktır. Bir heyecanlı hikâye tadıyla okunabilecek hatıra metninin, kitap hâlinde tarihçilerin ve hatırat türünün meraklılarına sunulması aynı zamanda bir tarihçilik hadisesi sayılmalıdır. Bu vesileyle Dr. Nihat Reşat Bey de bir kere daha gündeme gelmiştir ve bu eser onun daha geniş bir çevrede tanınmasını temin edecektir. Prof. Dr. Ali Birinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b493839-1fc0-4ed3-b6ad-9eed334ec32c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Halep Büyük Umutlar</image:title>
            <image:caption>Okuyacağınız bu kitap, 2011 yılından bu yana ulusal ve uluslararası düzlemde gündemde olan Suriye iç savaşı sonrası ortaya çıkan zorunlu göç meselesine, bir kent plancısının gözünden bakmanın getirdiği farklılıkları/ayrıcalıkları içeriyor. Çalışma, göçün sadece yer değiştirme tabanlı siyasi bir olgu olmadığını, göç alan ve göç veren mekânlarda, toplumsal ve ekonomik yapılarda da etkileri olduğunu gösterirken bir yandan da göç edenin bulunduğu “yer”le birlikte geliştirdiği gündelik yaşam taktiklerini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Dolayısıyla bu çalışma okuyucuya üç farklı bakış açısıyla Suriye göçü hakkında okuma yapma olanağı sunuyor: İlki, göçü uluslararası mülteci akını meselesi üzerinden okumak. Çalışmanın uluslararası göç meselesi konusunda bilgi birikimi sağlayan bir yanı var. İkincisi, Suriyelilerin bulundukları kentlerdeki yer seçim süreçleri, kentsel yaşam pratikleri, gündelik yaşamlarını sürdürme taktikleri üzerine okuma yapmak. Özellikle büyük kentlerde yaşayan ve hayatını devam ettirmeye çalışan Suriyelilerin mekânsal yığılma alanları ve bir arada yaşama eğilimlerinin yarattığı mekânsal ayrışma düzeyleri ve bir anlamda “kentsel adacık”lar yaratma eğilimleri kolaylıkla izlenebiliyor. Kitabın okuyucuya sunduğu üçüncü ve son okuma ise mültecilerin yaşadıkları/yaşamak zorunda kaldıkları “mekânlar” ve bu mekânlarla kurdukları ilişkiler üzerine: Başka bir ifadeyle tıpkı göçmenlerin “görünmezliği” gibi yaşadıkları mekânların da görünmezliğini duyumsamak üzerine… İşte bu çalışma, kentin merkezine oldukça yakın ancak kentin sunduğu imkânlar açısından sınırlıkları bulunan mekânlarla, bu alanda yaşayan grupları görünür kılma çabasını içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b593de-e38e-420d-a6c4-9b689c835405.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadir-X 2</image:title>
            <image:caption>Gece gündüzden, gündüz de geceden farklıdır. Tıpkı her birimizin farklı ama gece ve gündüz kadar uyumlu olması gibi... Nadir yanlarımızın bizi güçlendirdiğine inanıyoruz. Bu sebeple nadir hastalıklarla savaşan, bedenleri küçük ama kalpleri kocaman üç çocuğun öyküleriyle Nadir-X çizgi romanında sizlerle buluşmuştuk. Şimdi serinin ikinci kitabı Nadir-X 2’de dört farklı nadir kahramanımızla karşınızdayız. Nadir-X 2’de neler mi anlatılıyor? Nadir gücü gezegene yeniden hayat vermek olan Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastası Uzay Çocuk Ata’nın, enerjiyi yönlendirebilen süper güçleriyle Wilson hastası Yıldırım Kızlar İklim ve Melisa kardeşlerin, köpeklerle konuşabilen Mukopolisakkaridoz (MPS) hastası Ses Çocuk Cem’in sürprizlerle dolu maceraları sizleri bekliyor. Çizer Erhan Candan’ın kalemi ve yine onun çizimleri Nadir-X 2’yi hayata geçirdi. Çocuklarımız ve aileleri, beş yüz farklı nadir hastalığa karşı amansız bir mücadele veriyor. Toplumda yaygın görülmediği için kamuoyunda yeteri kadar gündeme gelmemesi, bu süreçlerin ne denli çetin yaşandığı gerçeğini asla değiştirmiyor. Nadir hastalıklar için farkındalık oluşturmak amacıyla, GEN’in koşulsuz desteğiyle yola çıkılan Nadir-X projesi sayesinde hem toplumun bilinçlenmesi hem de bu hastalıklarla mücadele edenlere destek olunması amaçlanıyor. Siz de kitaplığınızda Nadir-X çizgi romanlarına yer vererek bu kıymetli farkındalık yolculuğumuzun yılmaz destekçilerinden biri olabilirsiniz. Alacağınız her çizgi romanla SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği ve Mukopolisakkaridoz (MPS) ve Benzeri Lizozomal Depo Hastalıkları Derneğine bağışta bulunmuş olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11083024-3bac-4f4a-bbe1-8590a3f1b718.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Napıyor?</image:title>
            <image:caption>Her şey tamam, bir tek aklımdaki şu sorular dışında… Acaba ben bir kediye bakabilir miyim? Şimdiye kadar, yani dedemlerin bana küçükken aldığı ve balkonda kısa bir süre baktığım civcivi saymazsak eğer, hiç evcil hayvanım olmadı ki benim… 
İçimden gelen derin sezgisel sesim, “Yürü kızım, doğru yoldasın,” diyor, ancak zihnim devamlı sorular üretir durumda. Beynimin içinde sanki balkonda oturmuş iki kadın, karşılıklı çay içerlerken bir yandan da konuşuyorlar: 
“Kedi yeni aldığım şu güzelim koltukları tırmalar mı?” 
Diğeri çayını yudumlarken soruyor: 
“Evde koku olur mu sence, ne dersin?” 
“Yatakta bir kediyle uyumak mı? Yok artık canım, daha neler, hayatta olmaz…” 
 
Dünyaya geldiğimiz andan itibaren her birimize birer yumak iplik veriliyor ve bununla mutluluğun desenlerini örmek de bize kalıyor… İşte tam da böyle ilmek ilmek dokunan can dostluğun, aynı yaşam ve mekan paylaşımının katıksız ve karşılıksız sevgiyle filizlenerek çoğaldığı, zamanla sıcacık bir ilişkiye evrildiği bir yuva hayal edin. İçinizi ısıtan yumuşacık huzura dokunabileceğiniz, hüznün ve mutluluğun bir arada olduğu, gerçek hayatın içinden geçen iki sevimli kedi ve bir güçlü kadının masumiyete sarılmış nahif öykülerine tanıklık etmenin zamanı çoktan geldi… 
 
Ee o zaman ne bekliyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63468b80-f5f5-4187-9c58-4f12f93770d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bartleby the Scrivener</image:title>
            <image:caption>“II am a rather elderly man. The nature of my avocations for 
the last thirty years has brought me into more than ordinary contact with what would seem an interesting and somewhat singular set of men, of whom as yet nothing that I know of has ever been written:—I mean the law-copyists or scriveners. I have known very many of them, professionally and privately, and if I pleased, could relate divers histories, at which good-natured gentlemen might smile, and sentimental souls might weep. But I waive the biographies of all other scriveners for a few passages in the life of Bartleby, who was a scrivener of the strangest I ever saw or heard of.” 
Herman Melville’s immortal work 
Bartleby the Scrivener in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f0b7e9-85ee-4953-b1f2-3b3099dc3630.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice in Wonderland</image:title>
            <image:caption>Alice in Wonderland 
Lewis Carroll 
 
“Alice was beginning to get very tired of sitting by her sister on the bank, and of having nothing to do: once or twice she 
had peeped into the book her sister was reading, but it had no 
pictures or conversations in it, “and what is the use of a book,” thought Alice “without pictures or conversations?” 
So she was considering in her own mind (as well as she 
could, for the hot day made her feel very sleepy and stupid), 
whether the pleasure of making a daisy-chain would be worth 
the trouble of getting up and picking the daisies, when suddenly a White Rabbit with pink eyes ran close by her.” 
Lewis Carroll’s immortal work 
Alice in Wonderland in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca2feb0b-4986-4333-a6d8-86847c3f888e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’s Travels</image:title>
            <image:caption>Gulliver’s Travels 
Jonathan Swift 
 
“I hope you will be ready to own publicly, whenever you 
shall be called to it, that by your great and frequent urgency you prevailed on me to publish a very loose and uncorrect account of my travels, with directions to hire some young gentleman of either university to put them in order, and correct the style, as my cousin Dampier did, by my advice, in his book called ‘A Voyage round the world.’ ” 
Jonathan Swift’s immortal work 
Gulliver’s Travels in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2640e0b4-a0a9-4662-98ab-8cd2b679ed9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Robinson Crusoe 
Daniel Defoe 
 
“I was born in the year 1632, in the city of York, of a good 
family, though not of that country, my father being a foreigner of Bremen, who settled first at Hull. He got a good estate by merchandise, and leaving off his trade, lived afterwards at York, from whence he had married my mother, whose relations were named Robinson, a very good family in that country, and from whom I was called Robinson Kreutznaer; but, by the usual corruption of words in England, we are now called—nay we call ourselves and write our name—Crusoe; and so my companions always called me.” 
Daniel Defoe’s immortal work 
Robinson Crusoe in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aada32f-ea72-44a2-9c51-481e2bb0e16c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Paranormal aşk hikâyelerinin ünlü yazarı bu sefer bizi karanlık ütopyalarında gezdiriyor. Jen Minkman pek çok ülkede yayımlanmış bir yazar. Biz de bu yüzden onu Türk okurlarıyla tanıştırmayı kendimize görev bildik. Değişik seçkilerde yer alan üç distopik hikâyesini Salamis Yayınları için bir araya getirdik. İlk hikâye, seçkiye adını veren Kan Kırmızı, uzak bir gelecekte başka bir gezegende yaşayan küçük bir insan topluluğunun korkularıyla yüzleşmesini anlatıyor. İkinci hikâyenin adı Ateşböceği ve bizi Orwellvari bir yönetimle tanıştırıyor. Metafiziksel öğelerle örülmüş son hikâye Büyük Göç ise insanlığın yıldızlara kaçışını ve gezegenimizin sonunu konu alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f286cf33-f063-4894-9d94-5dbb8e9f0234.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Yumruk Busenaz Sürmeneli</image:title>
            <image:caption>“Bir yumruğum fedakârlık, bir yumruğum umut, bir yumruğum geçmişte verdiğim emekler, bir yumruğum gelecek için kurduğum hayaller…” 
 
 
Busenaz Sürmeneli, Türkiye’ye 17 yıl sonra Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazandıran ilk kadın sporcumuz. Bu tarihî başarı kadar başarıya giden yol da önem arz ediyor. Bu yüzden Ersin Şiyhan elinizdeki kitapta, henüz on yaşındayken Cahit Süme tarafından keşfedilip boksa yönlendirilen Sürmeneli’nin Olimpiyat şampiyonluğuna uzanan, ilham verici öyküsünü kaleme alıyor. 
 
Millî boksörümüzün kariyeri kadar karakterine de odaklanılan bu biyografi, ringlerde fırtına gibi esen Altın Yumruk Busenaz Sürmeneli’yi daha yakından tanımak isteyenler için röportaj ve fotoğraflarla zenginleştirilmiş eşsiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0cf4f86-7bff-441d-a2d4-7c7121c49a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailede Ergenlerde Çocuklarda İNTERNET BAĞIMLILIĞI Sosyal Medya Alışkanlığı ve Güvenli İnternet</image:title>
            <image:caption>Aylardır bizi evlerimize kapatan Koronavirüs, sokağa çıkamayan, arkadaşlarıyla buluşup oyun oynayamayan, bu yüzden canı sıkılan çocuklarımızı ekrana iyiden iyiye bağlamış durumda. Vaktiyle anne babalarımız bizi sokaktan toplamakta zorlanırken, şimdilerde biz çocuklarımızı ekran başından almakta zorlanıyoruz. 
Uzaktan eğitim sebebiyle çoğumuzun evlerinde birden fazla bilgisayar var. Evlerimize kapandığımız günlerde birlikte zevkli etkinlikler yapma ve kitap okuma alışkanlığımız olmadığı için herkes önündeki ekrana ve elindeki akıllı cep telefonuna bakıyor; kimsenin diğerinin yüzüne bakacak ve muhabbet edecek zamanı yok. İnternet bağımlılığının bir benzeri olan akıllı telefona aşırı düşkünlük, telefonsuz yapamama (Nomofobi) da sosyal ağ tuzakları arasına girmiş durumda.   
Çocuklarımızın zamanını alan yabancı bilgisayar oyunları ve çizgi filmler sanıldığı gibi masum ve oyundan ibaret değil. Şiddete özendiren, bilinçaltı mesajlar içeren, İslamofobi aşılayan, pagan inancını temsil eden semboller içeren, siber zorbalığa ve tehdite maruz bırakan oyunların sayısı oldukça fazladır. Haberlerde sık gündeme gelen Mavi Balina, yetmezmiş gibi son zamanlarda ortaya çıkan Momo ve Mavi Bebek isimli oyunlar, çocukları intihara kadar sürükleyen ciddi tehlikeler oluşturuyor. Bu çalışmamızda çocuklarımız için zararlı olan bütün oyunları isimleri ve içerikleriyle birlikte ele aldık. Anne babalara, çocuklarını bilgilendirmeleri ve korumaları için medya okuryazarlığına yer verdik. Yasaklama, elbette çare ve çözüm değildir. Çözüm güvenli internet kullanmak, çocuklarımızı zararlı oyunlara karşı uyarmak, onları inancımızı ve kültürümüzü yansıtan yerli yapımı faydalı ve eğitici oyunlara ve çizgi filmlere yönlendirmektir. Daha da önemlisi interneti ve sosyal medyayı doğru ve kontrollü kullanarak çocuklarımıza bu konuda örnek olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bb07b06-edb8-49ae-8488-f67b07824804.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Dediğin Nedir, Charlie Brown</image:title>
            <image:caption>&quot;Wittgenstein&apos;ı, Sartre&apos;ı boş verin; 
20. yüzyılın büyük düşünürü Snoopy&apos;dir.&quot; 
 
                                                    Daily Mail 
 
 
Aile gerçekten sıcak mıdır? Okulda başarı şart mıdır? Sahi, nedir başarı? 
 
Charlie Brown, arkadaşları ve Snoopy, en dikenli konuları küçük ve komik (ve bazen huysuz) birer bilge gibi ele almaya devam ediyor. 
  Aşk, Arkadaşlık ve Hayat&apos;la başlayan altı kitaplık dizi, Aile, Okul ve Başarı başlıklarıyla sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64e2cf7a-5a69-4e8b-b4da-891827704bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Dediğin Nedir, Charlie Brown?</image:title>
            <image:caption>&quot;Wittgenstein&apos;ı, Sartre&apos;ı boş verin; 
20. yüzyılın büyük düşünürü Snoopy&apos;dir.&quot; 
 
                                                    Daily Mail 
 
 
Aile gerçekten sıcak mıdır? Okulda başarı şart mıdır? Sahi, nedir başarı? 
 
Charlie Brown, arkadaşları ve Snoopy, en dikenli konuları küçük ve komik (ve bazen huysuz) birer bilge gibi ele almaya devam ediyor. 
  Aşk, Arkadaşlık ve Hayat&apos;la başlayan altı kitaplık dizi, Aile, Okul ve Başarı başlıklarıyla sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae9ab60-097b-4d12-9836-b1b1f03f959d.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarı Dediğin Nedir, Charlie Brown</image:title>
            <image:caption>&quot;Wittgenstein&apos;ı, Sartre&apos;ı boş verin; 
20. yüzyılın büyük düşünürü Snoopy&apos;dir.&quot; 
 
                                                    Daily Mail 
 
 
Aile gerçekten sıcak mıdır? Okulda başarı şart mıdır? Sahi, nedir başarı? 
 
Charlie Brown, arkadaşları ve Snoopy, en dikenli konuları küçük ve komik (ve bazen huysuz) birer bilge gibi ele almaya devam ediyor. 
 Aşk, Arkadaşlık ve Hayat&apos;la başlayan altı kitaplık dizi, Aile, Okul ve Başarı başlıklarıyla sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8d5ca2f-f732-4ecb-b6b2-91bba7308dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;nın Merkezine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Jeoloji profesörü Lidenbrock, Arne Saknussemm adında bir kâşifin dünyanın merkezine giden bir yolu tarif ettiği elyazmasına rastlar. Yeğeni Axel’in elyazmasındaki bilmeceyi deşifre etmesiyle profesörün ve Axel’in hayatı sonsuza dek değişir. Sessiz Hans&apos;ın rehberliğinde, yeraltı dünyasındaki tehlikeli, şaşırtıcı ve ürkütücü yolculuklarında tarihöncesi canavarlarla ve türlü tuhaflıklarla karşılaşırlar. Bir Jules Verne klasiği olan Dünyanın Merkezine Yolculuk, harikalar diyarına yapılan hayalî bir yolculuğun tasviriyle okurlarını büyülemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69241b94-23da-4ec3-ba2e-f772e6355b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bir akıncı ve fatihler topluluğu olarak kuruluşundan 15. ve 16. yüzyıllardaki yadsınamaz gücüne ve daha sonrasındaki iki yüzyıl boyunca kazanılan toprakların kaybına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun dramatik hikâyesini anlatan Stanley Lane-Poole, Osmanlı kimliğinin doğası, Batı ile yüzleşmesi ve işbirliği hikâyelerinin yanı sıra Osmanlı edebiyatı ve yönetimi gibi alanlarda da okuyuculara doyurucu bilgiler sunuyor. 
“Bir milleti yeniden yiğitlik ve doğruluk yoluna sokabilecek kahraman gelene kadar Türkiye’nin yenilenmesini hayal etmek boş bir spekülasyondan başka şey değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43cc0d9-5165-4975-9209-fdf14171321c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Mevsim Tek Yaz</image:title>
            <image:caption>İçtenlik ve ustalığın birlikteliği… Fide Köksal’ın şiirlerinde benim gördüğüm, beğendiğim ve önemsediğim bu oldu. Birbirinden güzel ve özgün dizelerin yer aldığı bu şiirler toplamında olağanüstü güzellikteki şu iki dize ise Köksal’ın ince, zarif şairliğinin sanki bir özeti gibi: “Tenimin bitki örtüsünü kaldırıp Çiçeklerime sokulman ne güzel” Ataol Behramoğlu …Gökte süzülme hızında Elinde onlarca iple yürüyen Bulutçu arıyor gözlerim Bulunca sana yağmur getireceğim Yanıkların var kalbinde Sağanakların iyi geleceği Üç mevsimin tek yazında Bir şey var insanı güldüren Bir evin bir kızı gibi Sana o gülüşleri de vereceğim Yeni yollara düşülüp Sığınakların terk edildiği… Fide Köksal’ın ilk şiir kitabı Üç Mevsim Tek Yaz Usta Şair Ataol Behramoğlu’nun önsözü ve Resmin Şairi Devrim Erbil’in kapak resmiyle okurları şiirsel bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1e9488-dc93-4350-b429-e779b25f296b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Yas Covid-19 Pandemide Politik Psikoloji Yazıları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 2020 yılının Mart ayında hayatımıza giren, sıradan olan pek çok şeyi altüst edip normal kavramını kökünden değiştiren ve sancıları hâlâ süren COVID-19’un politik psikoloji açısından etkilerini inceliyor. Salgının dünyaya ilk yansımalarını irdeleyen ve oldukça ilgi gören Pandeminin Psikopolitiği’nin ardından Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Merkezi tarafından yapılan bu ikinci çalışma, Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan ve Dr. Öğr. Üyesi Meltem Narter editörlüğünde alanlarında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan 12 makaleden oluşuyor. Pandemi döneminde yükselen yeni kitlesel psikolojiyi, bunun etkisiyle şekillenen siyasal ve sosyal davranışları, kolektif travmaları, korkuları, kaygıları Türkiye ve dünya ölçeğinde ele alan elinizdeki kitap, göç, mültecilik, sınır duvarları, yaşlılık, yas gibi konular üzerinde yoğunlaşmış çalışmalar içeriyor. 1989’da yıkılan Berlin Duvarı’ndan beri küreselleşmeye doğru giden dünya pandemi etkisiyle tekrar içe kapanmaya başlarken toplumlarda da “diğerine” karşı ırkçılık, ayrımcılık ve nefret baş gösteriyor. Bir yandan salgının getirdiği zorluklarla baş etmeye çalışan insanlık bir yandan bu çağdışı kavramlarla yüz yüze gelirken kriz içinde kriz yaşanıyor. Bitmeyen Yas COVID-19 pandemi etkisiyle değişen duygu, düşünce ve davranışlarımızı kitlesel düzlemde anlamak ve anlamlandırmak için bir kılavuz niteliği taşıyor. Makaleleriyle katkıda bulunanlar: Deniz Ülke Arıboğan, Şevin Karslı, Esra Işık, Elif Kaleli, Betül Çelebi Dağ, Zeynep Gümüş Demir, Safura Koçoğlu Eyiler, Berrin Göncü, Merve Suma Berberoğlu, Didem Ilgaz, Tuğba Aydın Öztürk, Dilek Özkan, Meltem Narter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c143d652-2a89-4f2e-8cbd-01b83978fe3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Telomeraz Devrimi</image:title>
            <image:caption>Bilimsel bir atılımın eşiğindeyiz. Yaşlanmanın arkasında yatan biyolojik mekanizmanın nasıl işlediği anlaşıldı. Yaşlanmayı durdurmak için ne yapacağımızı artık biliyoruz. 
Bir vücut hücresi bölündüğünde telomerler yani kromozomların uç kısımları kısalır. Telomer kısaldıkça hücrenin kendi moleküllerini onarma yeteneği azalır ve vücut hücreleri 40 ila 60 kez bölündükten sonra bölünme yetisini kaybeder, yani yaşlanır. İnsanın yaşlanması da vücudundaki trilyonlarca hücrenin yaşlanmasının sonucudur. Ama vücut hücrelerinin aksine üreme hücreleri ve kök hücreler yaşlanmaz, sonsuza dek bölünebilirler, çünkü telomeraz denen enzimi üretirler ve bu enzim de kısalan telomerleri tekrar uzatır, böylece hücrenin genç kalmasını sağlar.  
Telomeraz Devrimi, insan ömrünün uzatılmasında, yaşlanmanın durdurulmasında ve yaşlanmaya bağlı hastalıkların tedavisinde telomerazın nasıl kullanılacağını açıklıyor. 
Telomeraz Devrimi’nde, Amin Maalouf’un Empedokles’in Dostları adlı kitabında kurguladığı heyecan verici ütopyanın bilimsel dayanaklarını bulacaksınız. 
*** 
“Bu kitap, nasıl yaşlandığımızı ve yaşlanmayı birkaç yıl içinde nasıl evcilleştireceğimizi anlamak için etkili ve anlaşılması kolay bir kılavuz niteliğinde.” 
— Giacinto Libertini, İtalyan Evrimsel Biyoloji Derneği üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b1ca33-cf39-4e80-9217-876ba5edcf24.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürü Baloncuk</image:title>
            <image:caption>Küçük fare Mini’nin kafasını dolduran bir sürü düşünce vardı. Ne yaparsa yapsın zihninden uzaklaştıramadığı bu düşünce baloncuklarının sabah olduğunda ortadan kalmasını umarak uykuya daldığı bir günün sabahında, ne yazık ki değişen hiçbir şey olmamıştı… 
 
Mini’nin bu düşünce baloncuklarından bir an önce kurtulması gerekiyordu… Yapılacak şeyler giderek azalmıştı. Ancak en sıkıştığı anda aklına gelen bir fikir, onun berrak bir zihne kavuşmasına yardımcı olacaktı… 
 
Çağımızın en  yaygın problemlerinden biri olan aşırı düşünme ve buna eşlik eden kaygı duygusu; tıpkı çok bulutlu bir günde masmavi gökyüzünün griye dönmesi gibi  zaman zaman insanların da bakış açısını bulanıklaştırabilir. Böyle zamanlarda tüm problemler giderek büyümeye başlar; sanki çözüm yolu hiç yokmuş gibi görünebilir…  Bir Sürü Baloncuk tam da bunun gibi zorlu zamanlar için güzel bir çözüm önerisini model oluyor: derin bir nefes almanın ve gri bulutlar ortadan kaybolup yeniden masmavi gökyüzüne kavuşana kadar, herkesin kendisi için biricik olan güvenli alanında beklemenin neleri değiştirebileceğini çocuklara samimi ve interaktif bir dille açıklıyor. 
 
Karakter Eğitimi Serisinin ilk kitabı olan Bir Sürü Baloncuk tıpkı serinin diğer kitapları gibi küçük çocukların bilinçli farkındalık, empati, cesaret ve yaratıcılık gibi  sosyal duygusal  becerilerini destekleyerek, karakterlerini geliştirmeyi amaçlıyor. 
 
Kitabın sonunda yetişkinlerin çocuklarla birlikte düşünebilmeleri için; bilinçli farkındalık üzerine bilgiler ve edindikleri bu bilgileri uygulayabilecekleri keyifli etkinlik önerileri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4dc192-4617-446f-9b86-29dabd2e1394.jpg</image:loc>
            <image:title>Pamuksu Prenses</image:title>
            <image:caption>Popüler bir peri masalına, asi  bir dokunuş! 
 
 
“Cesur Kalpler için Peri Masalları Serisi”nin üçüncü kitabı olan Pamuksu Prenses, tıpkı Rabunzel ve Sindi-Gorilla gibi oldukça klasikleşmiş peri masalına yepyeni bir soluk getiriyor. Peri masallarının kalıplaşmış cinsiyet rollerine ve öğretilerine karşı çıkarak modern çağın özgürlükçü söylemine uygun bir karakter ortaya koyuyor. 
 
Bu hikayede, krallığın en iyi kedisi olan Majeste günlerini diğer kedilere ne kadar harika bir yürüyüşe sahip olduğunu göstererek geçirmektedir. Kristal küresi ise, kendine olan hayranlığını doğrulayan en sahici! destekçisidir. 
 
Ancak bir gün kristal kürenin anlatacak farklı bir hikayesi vardır. Pamuksu Prenses adında yeni bir kedi krallığa gelmiştir. O da en az diğer kediler kadar güzel... ve nazik... ve tüm bunlar da yetmezmiş gibi iyi kalpli, çevreye ve diğer hayvanlara karşı duyarlı bir kedidir. 
 
Majeste ondan kurtulmaya kararlıdır. Bunun için binbir oyun çevirmektedir. 
 
Neyse ki, Pamuksu Prenses çok özel fare dostlarına yardım ederek ve onların da desteğiyle Majeste’ye önemli bir farkındalık kazandırmaya hazırdır! 
 
Pamuksu Prenses de tıpkı Rabunzel ve Sindi-Gorilla gibi, genç okurlara güçlü mesajlar veriyor! 
  Rekabetin dostluk kurarak ve işbirliği yaparak dönüştürülebileceği hakkındaki bu eğlenceli hikaye; bireysel önceliklerden ziyade çevreyi korumanın ve bunun ancak dayanışma aracılığıyla mümkün olabileceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25be164f-9d56-4588-a563-6aa27a2e834f.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Yolu Çocukları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Roberta, Peter ve Phyllis. Onlar ihtiyaç duydukları her şeye sahip olan üç şanslı çocuktu. Anneleri ve babalarıyla birlikte Londra’da, kırmızı tuğlalı evlerinde mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Ta ki bir gün evlerine gelen iki adam, babalarını alıp götürene dek. 
 
Bu talihsiz olayın ardından anneleri ile birlikte taşrada bir eve taşınmak zorunda kalan çocuklar burada kendilerine tren raylarıyla örülü yepyeni bir hayat kurarlar. Onlar artık demir yolu çocuklarıdır. Burada yeni insanlarla tanışıp türlü türlü maceralar yaşayan üç kardeş bir gün babalarına tekrar kavuşacaklarına dair umutlarını asla kaybetmezler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54e04508-419b-4e0f-86e4-bc83aa2c8cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beneklerini Kaybeden Dalmaçyalı</image:title>
            <image:caption>Dalmaçyalı Lucy ile av köpeği Petra birbirlerinden hiç ayrılmayan çok iyi iki arkadaştır. Birlikte yemek yer, birlikte oynar, birlikte uyurlar. Ama bir gün Petra ortadan kaybolur. Ertesi gün üzüntüden Lucy&apos;nin benekleri de kayboluverir.  Petra&apos;nın tehlikede olduğunu öğrenen Lucy çok geç olmadan onu bulmak zorundadır. 
Acaba Lucy hem sevgili dostuna hem de beneklerine kavuşabilecek midir? 
 
Beneklerini Kaybeden Dalmaçyalı, bir sevgi, umut ve dostluk hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2e67ac7-977f-4fd5-ac68-fc8393866cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Dünya</image:title>
            <image:caption>Canlılar dünyasındaki yaşam formlarından biri öyle garip ve muhteşemdir ki bizi yaşamın işleyişi üzerine yeniden düşünmeye zorlar. 
Ne bitki ne de hayvanlar. Yerde, havada, vücudumuzda yaşıyorlar. Kimisi mikroskobik boyutlarda, kimisi şimdiye dek kaydedilmiş en büyük organizma. Karasal yaşam, bu canlıların kayaları parçalamasıyla başladı. Ekmek, alkol ve bazı ilaçları bahşederek insanlık tarihini şekillendirdiler. Uzayda yaşayabilecek ya da nükleer radyasyonun ortasında serpilebilecek kadar dayanıklı, davranış manipülasyonuyla bazı hayvanları felakete sürükleyebilecek kadar becerikli, atmosferin içeriğini –ve belki de geleceğimizi– değiştirebilecek kadar kudretliler. 
Mantarların hayranlık uyandırıcı ama göz ardı edilmiş dünyasına hoş geldiniz. Merlin Sheldrake, 23 dile çevrilip kısa sürede bir doğabilim klasiğine dönüşen Saklı Dünya’da, neredeyse bütün canlı sistemleri destekleyen mantarların yaşamlarına büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. “Wood Wide Web” denen ağlar sayesinde bitkileri birbirine bağladıklarının keşfedilmesiyle ekosistemleri anlama biçimimizi, beyinleri olmadığı halde problem çözebildiklerinin anlaşılmasıyla da geleneksel “zekâ” tanımlarını değiştiren mantarların, gerek yaşadığımız gezegeni gerekse zihin ve davranışlarımızı anlamanın anahtarı olduğunu gösteriyor. Mantarları daha yakından tanıdıkça pek çok şeyin ancak onlarla anlam kazandığını fark ediyoruz. 
“Bu kitaba aşık oldum. Merlin, şairin hayal gücüne sahip bir bilim insanı.” 
–MICHAEL POLLAN, Arzunun Botaniği’nin yazarı 
 
“Doğal yaşama dair anlayışımızı tepeden tırnağa yeniden şekillendiriyor. Baş döndürücü.” 
–ED YONG, Mikrobiyota’nın yazarı 
 
“Bir macera romanı gibi okunuyor... Harikulade.” 
–Sunday Times 
 
“Muhteşem!” –MARGARET ATWOOD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/435ef61b-32ac-43b8-b285-452ce6b083ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Saplantı</image:title>
            <image:caption>Klasik bir aşk hikayesi... ama birinin ölebilme ihtimali dışında. 
 
Delilah&apos;ı Logan kadar kimse bilemez. Kimse. Onun sosyal medyası aracılığıyla öğrenebildiği her şeyi öğrenerek ve evine yerleştirdiği gizli kameradan onu izleyerek bundan emin olur. Bazıları ona sapık diyebilir. Logan “romantik” olarak anılmayı tercih ediyor. 
 
Ancak Logan, Delilah&apos;ın tacizci üvey babasını öldürdüğünü gördükten sonra, onun hakkında keşfedeceği daha çok şey olduğunu fark eder. Onun tatlı, mükemmel Delilah&apos;ı o kadar da mükemmel değildir. 
 
Delilah kendini suçlu hissetmesi gerektiğini biliyordu ama tek hissettiği özgürlüktü. Hayatında onu kontrol eden erkeklerin boyunduruğundan kurtulmuştu. Ama Logan onun ne yaptığını gördü ve bunu unutmasına asla izin vermeyecekti. 
 
Delilah kurban olmaktan bıkmıştı. Ve Logan&apos;ın çarpık fantezisinde bir karakter olmayı reddediyordu. Eğer Logan onun gitmesine izin vermezse... onu bırakmasını sağlayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca56857e-a483-45b5-952f-743aad09b896.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Şifa</image:title>
            <image:caption>Ölümcül Şifa: Hayallerinizdeki meslek için bir katil olmayı göze alır mıydınız? 
Hipokrat yemini: İlk kural; kimseyi incitmeyeceksin. 
Doktor Rea Dharmasena, hayallerindeki araştırma işini, tıp fakültesindeki rakibi ve aynı zamanda en iyi arkadaşı olan Doktor Julia Stone’a kaptırdığında bir çöküş yaşar. 
Julia’nın bu işi elde edişi Rea’nin üstün teknoloji araştırmalarını kullanarak gerçekleşmiştir. 
Rea tam da bu ihaneti unutmaya çalışıyordur ki Julia hayatını değiştiren kanser aşısı keşfinden sonra ölü bulunur. 
Artık Rea hayallerindeki işe sahiptir. 
Peki bunun bedeli nedir? 
 
Bu kitap nefesinizi kesecek, ihanet, sırlar ve acımasız hırsla dolu, kalp durduran bir gerilimi sizlere yaşatacak. 
 
Gerilim sürekli tırmanıyor. Beni daha önce görmediğim yerlere götürdü. -Emily Barr 
Bırakmak çok zor… Tam bir zafer. -Catherine Balavage Yardley 
Bu sizi âdeta içine çeken, heyecan verici bir hikâye. -Adele Parks 
İlk sayfalardan itibaren okuyucuyu kalbinden yakalayan ve gerilimi son sayfaya kadar tırmandıran bir hikâye. Tüylerinizi ürpertecek derecede muhteşem. -Erin Kelly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90dd4308-cd53-4a4e-89ef-522242e1435c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Hasan</image:title>
            <image:caption>Hz. Hasan, Hz. Ali ile Hz. Fâtıma’nın biricik evlatları, ilk göz ağrılarıydı. Efendimiz (a.s.m.) “Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir. Bilmenizi isterim ki şu oğlum büyüdüğü zaman çok saygın biri olacak” buyurmuştu. 
Hz. Hasan, son derece mütevazı ve iyiliksever bir insandı. Biri kendinden yardım istediği zaman içinde bulunduğu şartlara takılmadan yardıma koşardı. 
Çok kibar biri olmasına rağmen haksızlık karşısında asla susmaz, zalimlerin karşısına cesaretle dikilirdi. 
Son derecede hoşgörülüydü. Kendisine yapılan haksızlık, kabalık, haddi aşan tavır ve sözlere karşı gösterdiği hoşgörü, karşısındakini yaptığına pişman edecek kadar büyüktü. 
Hz. Ali vefat edince halife olan Hz. Hasan’ın emrinde, tek bir işaretiyle ölüme koşacak bir millet ve büyük ordular vardı. Buna rağmen tarihte eşine az rastlanan bir erdem örneği göstererek, Müslümanların birlik ve beraberliği için halifelikten vazgeçti. 
* * * 
Bu kitap, Hz. Hasan’ın Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt ile birlikte geçen çocukluk anılarını, İslam mücadelesini, uğradığı ihanetleri ve eşsiz fedakârlığını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65265058-6425-4f09-827e-ae97eb624897.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Şamil</image:title>
            <image:caption>1800’lü yıllar. Dönemin süper gücü Rusya’ya kafa tutan bir avuç halk ve eşi benzeri görülmemiş bir direniş... 
Ve bu destansı ve kutsal direnişin lideri Şamil. 
Ruslar’a yıllarca kök söktüren Şamil. 
Özgürlük ve İslam davası uğruna fani ömrünü Kafkas dağlarında eriten Şamil. 
Gözü pek, gönlü engin Şamil. 
Mangal yürekli, şahin bakışlı Şamil. 
Dünyaya meydan okuyan, iman dolu dev Şamil. 
Esaretin düşmanı, özgürlük sevdalısı Şamil. 
Hikâyesi yüzyılları aşan, ilham yüklü koca çınar Şamil. 
Mertliğin ve zaferin destanını yazan Şamil. 
Nâm-ı diğer Kafkas Kartalı Şeyh Şamil! 
Yıllar önce Kafkas dağlarında at binip kılıç kuşanan bu mert insan, bütün kahramanlar gibi zorluğa ve çileye gözlerini açtı. Fani ömrü savaş meydanlarında, kılıçların gölgesinde geçti ve bu dünyaya veda ederken ardında koca bir hürriyet destanı bıraktı. 
* * * 
Vatan toprağının bir karışının bile ne kadar kutsal olduğunu onun hikâyesini okuyanlar anlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a603472-826d-4f71-a3bf-921dd9986d7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Hüseyin</image:title>
            <image:caption>Hz. Hüseyin’in çocukluğu, Sevgili Peygamberimizle (a.s.m.) geçti. “Cennet ehlinin süsü” dediği torununu gördüğünde yüzünde güller açan Efendimiz, onu sevip okşar, oyunlar oynardı. 
Yedi yaşında acının en büyüğünü yaşayan Hz. Hüseyin, küçücük bir çocukken önce canından çok sevdiği dedesinden, altı ay sonra annesinden ayrıldı. 
Peygamber ahlakıyla ahlaklanan Hz. Hüseyin, takvada zirveydi. Hayatının her karesinde Allah ve Rasûlü’nün rızasını öncelemişti. 
Son derece mütevazı, insanları hayrete düşürecek kadar cömertti. 
Babası gibi cesaret timsali bir kahramandı. Yeri geldiğinde ölüme meydan okumaktan kaçınmazdı. 
Son derece kararlıydı. Doğru bildiği şeyi yapmak için hiçbir şey ona engel olamazdı. 
Çok zeki ve hazır cevaptı. Verdiği cevaplarla hasımlarını şaşkına çevirirdi. 
Adalet duygusu yüksekti. Bunun için sonunda ölüm olduğunu bile bile Yezîd’in halifeliğine karşı çıktı. İhanete uğramasına rağmen mücadelesini sonuna kadar sürdürdü. 
* * * 
Bu kitap, Hz. Hüseyin’in hayatını, dünya cazibesine kapılmayıp ebedi saltanata talip oluşunu, ümmetin selameti için canını ortaya koyuşunu ve Kerbela’da acımasızca şehit edilişini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48fa168c-afde-49ea-8431-96a8808559b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Irak’ın Osmanlı Kökenleri</image:title>
            <image:caption>“Söz sanatlarındaki ve hikâyelerdeki öneminden ayrı olarak, hiç şüphe yok ki Irak hem geçmişte hem de bugün, ‘Ortadoğu’nun bir minyatürü’ gibi. Bu kitapta etraflıca anlatıldığı gibi, hemen hemen bütün temel etnik unsurlar (Türkler, Araplar, Kürtler, İranlılar ve Ermeniler) Bağdat vilayetinde bir arada yaşamışlar ve belki de en özgün mezhepler/dinler de (Sünnîler, Şiîler, Süryânîler, Keldânîler, Ya‘kūbîler gibi) orada var olmuştur. Bu barış içinde birlikte yaşama Irak’a benzersiz bir karakter kazandırmıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae508a7-baa0-4790-8319-734c43bc6d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberalizm Neden Çöktü ?</image:title>
            <image:caption>Liberalizm iflas etmiştir ama verdiği sözleri tutmadığı için değil, bilakis tuttuğu için iflas etmiştir. İflas etmiştir, çünkü başarılı olmuştur. Liberalizm “daha fazla kendisi oldukça” iç mantığı ve iç çelişkileri daha görünür hâle geldikçe, iddialarını çürütüp liberal ideolojiyi fiilî gerçekliğe dönüştüren patolojiler üretmiştir. 
  20. yüzyılın önde gelen üç ideolojisi –komünizm, faşizm, liberalizm– arasından sadece liberalizm varlığını devam ettirebiliyor. Liberalizm ideolojik açıdan tarafsızmış gibi davranmayı, hâkimiyeti altındaki zihinleri şekillendirmek gibi bir niyetinin olmadığına inandırmayı başarmıştır. Liberalizmin özgürlük, zevk ve refah gibi vaatleri belki de uzun ömrünün bir sırrıdır. Liberalizm halkların eşitliğine vurgu yapıyor, ama günümüzde başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, liberal ülkelerde maddi eşitsizlik giderek artıyor. Liberalizm bireyin özgürlüğüne dayanıyor, ama insanlık tarihinde görülmedik şekilde tahakküm kuran bir kamu örgütlenmesi liberal politikaların uygulandığı ülkelerde zorunlu hâle gelmiş durumda. Liberalizm aristokrasiyi kabul etmiyor, ama küresel elitlerin dünya hâkimiyetini sağlıyor. Liberalizm Neden Çöktü? sadece iki yıl içinde, Almanca, Arapça, Japonca, Macarca gibi on iki dile çevrildi. Çağımızın en önemli toplumsal-ideolojik tartışmasının bu önemli eserini VakıfBank Kültür Yayınları Türk fikir dünyasının ilgisine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66445fb-a980-43b8-a28a-fcc7829222ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası -Ciltli</image:title>
            <image:caption>Genç Jim Hawkins, korsanların hazinesini bulmak için açık denizlerde inanılmaz bir maceraya atılır. Ama kaçtığı korsanların, bindiği geminin tayfasına sızdığı anlaşılınca Jim, hayatını kaybetmek dâhil korkunç tehlikelerle yüz yüze kalır. Jim bu macerada hayal bile edemeyeceği şeyleri başarmak zorunda kalacak,  bir çocuk olarak çıktığı maceradan cesur bir delikanlı olarak dönecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ee165a-464f-4ab1-8e06-141b60a809c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermaye ve Zaman</image:title>
            <image:caption>Batı ekonomileri büyük krizler yaşamak pahasına neden hâlâ spekülatif yatırımlara müsaade ediyor? Martijn Konings, bu kitabında neoliberalizm ve onun eleştirilerine dair sosyoloji, ekonomi ve felsefenin hem çağdaş hem de klasik literatürün yeni bir okumasını yapıyor; sermaye ve zamanın bir araya gelip spekülasyon olgusunu nasıl oluşturduğunu resmediyor. İlk neoliberal eleştiriler devleti, tarafsız ve piyasanın dışında konumlandırmışlarken, Konings aslında devletlerin spekülatif hareketlere müdahil olduğunu iddia ederek, 1970’lerden beri süregiden piyasa krizlerini başka bir gözle yorumluyor. Diğer bir deyişle liberalizmi eleştiren neoliberalizmin bir eleştirisini sunuyor. Foucault, Hayek ve Minsky gibi düşünürlerin neoliberalizm yorumlarını ele alan Konings, çağdaş finansal sistemin işleyişini Niklas Luhmann’ın sistem çözümlemesi ve öz-göndergelilik kavramları ekseninde tekrardan düşünmeyi öneriyor. Çift girişli muhasebe kayıtları, merkez bankası para politikaları, yatırımlarda kaldıraç kullanımı gibi enstrümanları felsefi, sosyolojik ve politik bir bakışla değerlendiren Konings, okurlarını neoliberal zihniyeti ve neoliberalizmin güç kullanımını spekülasyonun edimselliği ve üretkenliği üzerinden anlamaya davet ediyor. Sermaye ve Zaman: Neoliberal Aklın Yeni Bir Eleştirisi spekülasyon, neoliberalizm ve çağdaş finansa dair yeni bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed769e40-ecc6-4df3-854f-a96c96ae4795.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar ve Gıda Güvenliği</image:title>
            <image:caption>“Bu özenli çalışmasıyla anne/babaların çok yararlanabilecekleri bir rehber hazırlayan Bülent Şık, bize aynı zamanda gerçek bilim insanlarının akademinin dışında da bilgi üretebildiklerini bir kez daha gösteriyor.” 
Prof. Dr. Kayıhan Pala 
 
İyi bir hayat herkesin ama öncelikle çocukların hakkı. Çocuklar için bunu yapmaya, çaba göstermeye değer. Çünkü çocuklar korunması ve özen gösterilmesi gereken ortak varlığımız... 
 
Çocukların sağlıklı beslenmesini sağlamak ile çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak aslında aynı şeyler. Çocuk sağlığını korumak sadece kendi çocuklarımızı değil, tüm çocukları korumakla ilgili bir şey. 
 
Bu kitap, annelere, babalara, eğitimcilere, gazetecilere, medya çalışanlarına, gıda ve çevre sorunlarına duyarlı herkese sesleniyor. Çocukları, çocukların sağlıklı beslenmesini gıda güvenliği çalışmalarının odak noktasına koyuyor. Evimizde, mutfağımızda gıda güvenliğini nasıl sağlayabileceğimiz sorusuna çeşitli meseleler üzerinden yanıtlar veriyor. Amacımız, sorunlar kadar çözümlere de değinerek gıda güvenliği hakkında temel bir bakış açısına sahip olmamızı sağlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8527cd-242f-4dde-92b6-3d5cca37533b.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemi Bir Kez Daha Görebilsem</image:title>
            <image:caption>Bir kadının yüreğindeki o hiç sönmeyen umut ışığının yürek burkan hikâyesi… 
 
İngiliz asıllı bir annenin çocukları olan henüz on beş yaşındaki Zana ile kız kardeşi Nadia, herkes gibi hayalleri olan iki genç kızdır. Birmingham’daki son derece modern ve özgür hayatlarının, onları günün birinde umut ettikleri o parlak geleceğe kavuşturacağından da emindirler. Ne var ki Yemenli bir esnaf olan babaları onlarla aynı fikirde değildir. Bulundukları ecnebi topraklarında kızlarının ahlaklı ve iffetli kadınlar olmayı asla öğrenemeyecekleri düşüncesiyle Zana ile Nadia’yı karşısına alıp onlara, ata topraklarını ziyarete gitmelerini teklif eder.  Kızlar babalarının bu teklifini hemen kabul ederler çünkü kendilerine anlatılan her şeye inanmışlardır. Yemen’in egzotik kumsallarında birbirinden güzel maceralar yaşayacakları bir tatil geçirmeyi planlıyorlardır. Öte yandan Yemen topraklarına ayak bastıktan çok kısa süre sonra kandırıldıklarını anlarlar. Babaları tarafından oğullarıyla evlendirilmek üzere iki Yemenli aileye para karşılığı satılmışlardır. 
 
Orta Çağ kanunları ile yönetilen, modern hayattan fersah fersah uzak bir dağ köyünde, daha önce hiç görmedikleri adamların eşleri olarak yaşamaya zorlanan Zana ve Nadia, başlarına ne gelirse gelsin günün birinde bu cehennemden kurtulacakları umuduna tutunmaya devam ederler. Özellikle de Zana, baskıya, zulme ve erkeklerin ağızlarından çıkan her sözün âdeta yasa kabul edildiği bir düzene tüm varlığı ile başkaldırır. Peki, her şeye rağmen hayatta kalmayı başaran bu iki kız kardeş, evlerine, İngiltere’deki yaşamlarına ve en önemlisi biricik annelerine yeniden kavuşabilecek midir? 
 
Yayımlandığı ilk günden itibaren dünya çapında ses getiren ve okuyan herkesi derinden etkileyen Annemi Bir Kez Daha Görebilsem, birbirinden farklı kadın portreleri eşliğinde toplumları oluşturan değerlere de ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4daf8f5f-ef04-4966-b413-5e7f16731511.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vaizenin Penceresi</image:title>
            <image:caption>Bir Vaizenin Penceresi, “kul” olma sancısı çeken bir vaizenin renkli ve paylaşımcı kişiliğini, olaylara bakışını, alemle ilişki kurma biçimini, anladıklarını anlatma şevkini, okuma iştiyakını, meraklarını, kitap tavsiyelerini, yazma serüvenini, gezip gördüklerini, izlediklerini, okudukları üzerine düşüncelerini, Kur’an’ın hayata hayat olma yollarını, Peygamberimizin örnekliğini; olayları, insanları, çiçeği, böceği, mimariyi anlamlandırma biçimini, zaman zaman inzivaya çekilme duygusu uyandıran hallerini okuyacağımız kısa ve derinlikli yazılarından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f628536d-f6c0-4d1c-ab42-2b8fa623eda9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Neyi Neden Yapar-1</image:title>
            <image:caption>Yemek ve uyku düzeni, dil gelişimi, tuvalet eğitimi, sütten kesme, inatçılık, hırçınlık, kaba sözcükler, parmak emme, tırnak yeme, kardeş kıskançlığı ve diğerleri… Her anne babanın kafasına takılan, kimi zaman içinden çıkamadığı sorunlardır bunlar… 
Bazı anne babalar bunların ne anlama geldiğini bildikleri için çocuklarını incitmeden sorunları çözerken, kimileri çaresiz kalıp çocuklarıyla çatışmaya girerler. Ve bu çatışmalarda, hem kendilerini hem de çocuklarını yıpratırlar.
İşte bu nedenle Adem Güneş, Çocuk Neyi Neden Yapar’ı ‘çocuk davranışlarını anlama rehberi’ olarak hazırladı. Çocuk davranışlarının nedenlerini ve çözüm önerilerini yalın bir dille, ebeveynlerle paylaştı. Bu kitap, çocuk davranışlarını anlamak isteyen her yetişkinin elinin altında bulunması gereken bir pratik bilgi kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0fece6-72fc-4103-ab7e-af613c9db65f.jpg</image:loc>
            <image:title>Enneagram İle Eşini Keşfet</image:title>
            <image:caption>“BİZ İLİŞKİYE DOĞARIZ. DOĞUMDAN ÖLÜME İLİŞKİ İÇİNDE KIRILIRIZ. İLİŞKİ İÇİNDE YIPRANIRIZ. İLİŞKİ İÇİNDE VAZ GEÇERİZ. YİNE DE HEPİMİZİ İLİŞKİ ONARIR.”
Eşler arasında yaşanan problemlerin temelinde iletişim kazaları vardır. İletişim kazaları öncelikle eşlerin kendilerini tanımamaları, birbirinin farklı yönlerini anlamlandıramamaları ve birbirinin beklentilerinden habersiz olmalarından kaynaklanır.
İsmail Acarkan, her insanın farklı bir mizaçla dünyaya geldiğini ve bu yüzden eşlerin önce kendisini sonra birbirini güçlü yönleri, eksiklikleri ve zaaflarıyla bir bütün olarak tanımalarının huzurlu ve mutlu bir aile için olmazsa olmaz olduğunu özellikle vurguluyor.
Yazar  bireyselleşme çağı olan 21. yüzyılda bu kadim öğretinin ne kadar ihtiyaç duyduğumuz bir anlayış olduğunun altını çizerken eşlerin iletişimini kolaylaştıracak bilgiler veriyor.
Enneagram ile Eşini Keşfet kitabı, eşlerin birbirini ve ailelerini tanımaları için destek olurken aynı zamanda anlaşmazlık sebebi olan farklılıkları zenginlik vesilesine çevirmelerine yardım ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b495887-6087-4766-a33d-f169a6b7e81f.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan - Devlet ve Toplum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Afganistan – Devlet ve Toplum 
Dünyada ve Türkiye’de Afganistan’a ilişkin genel açıklama ve tezler, yüzeysel olmak yanında, neredeyse birbirinin aynısı, tekrarı ve kopyasıdır. Ancak esas mesele Afganistan’a ilişkin bütün açıklama ve tezlerin yalnızca jenerik ve yüzeysel olması bir tarafa, baş aşağı olduğudur; terstir. Bu Kitapta bütün bu baş aşağı duran açıklama ve tezler, ayrıntılı ve tarihsel bir bakış ve açıklamalarla, tersine çevrilerek ayakları üstünde durması sağlanmış; yeni bir Afganistan Tezi ortaya atılmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab76703b-8ef4-41e8-bd99-9a9dad205528.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayanlar ve Diğerleri</image:title>
            <image:caption>Sondan sonra nereye gidiyoruz? Yaşamın sonundan, dünyanın sonundan sonra mesela... Belki küçük bir adaya, çünkü bu romandaki karakterlerden birinin dediği gibi, “dünya sona erdikten sonra adalarda yeniden başlayacak”. Şiddetli bir fırtınanın ardından bir grup Afrikalı yazar, bir edebiyat festivali bahanesiyle bir araya geldikleri Mozambik Adası’nın eşsiz ve büyülü güzelliğinde mahsur kalırlar. İnternetten, telefondan, haberlerden, herhangi bir iletişim aracından uzak yedi gün... Bütün bunların üstüne, adanın sokaklarında kendi hayal ürünleri olan yarattıkları kahramanlarıyla karşılaşmaya başladıkları noktada işler bambaşka bir boyuta taşınır! Hikâye bizi daha da ileriye götürür: Gerçeklik ve kurgu, geçmiş ve gelecek, yaşam ve ölüm arasındaki sınırı sorgulayan, hem yazarları hem de halkı rahatsız eden bir dizi garip ve gizemli olaya...
José Eduardo Agualusa, Yaşayanlar ve Diğerleri’yle edebiyatında yeni bir eşikten geçiyor. “Kapanmak” fiilini dünya genelinde tecrübe ettiğimiz zamanlara ayna tutan bu roman, zamanın ruhunu büyülü gerçekçilikle taçlandırıyor.


“J.M. Coetzee ile Gabriel García Márquez’i karıştırın, José Eduardo Agualusa’yı elde edeceksiniz: Portekiz’in Nobel Edebiyat Ödülü için bir sonraki adayı.” —Alan Kaufman
“Agualusa, hiç şüphesiz, Portekizce konuşulan Afrika ülkeleri yazarları arasında öne çıkan ses. [Unutmanın Genel Teorisi’nin] karakterlerinden biri diyor ki ‘İyi bir hikâyesi olan insan neredeyse kraldır.’ Bu doğruysa, Agualusa kendini kıtasının asilleri arasında görmeli.” —Financial Times
“Agualusa sıra dışı bir yetenek, cazibeli ve derinlikli.” —Neue Zürcher Zeitung
“Hayaletlerin, kargaların, denizden gelen seslerden korkan balıkçıların, kan emicilerin ve hamam böceği kadının yer aldığı hayali bir dünyada kendi yolunu arayan özgür karakterlerden oluşan bir geçit töreni.” —Pedro Miguel Silva, Mil Folhas
“Rutinin bariz bayağılığı hikâyeleri, sırları, kişilikleri, gönül yaralarını gizler. Agualusa bundan bahsediyor ama ötesine geçiyor: Edebiyat, Afrika, kimlik hakkında konuşuyor.” —Matheus Mans, Esquina da Cultura</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b327cc-b8ae-4dce-b4b0-22c1c1a0cadf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KarşılaştırmalıKamuYönetimi 
Ülkelerin idari sistemlerin karşılaştırılması, insanların devletli yaşama geçişleri kadar eski bir geleneğe sahiptir. Ancak, bu karşılaştırmanın sistematik şekilde gerçekleştirilmesi, İkinci Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş Dönemi’nin bir siyasi projesi olarak başlayıp, zamanla gelişerek günümüzde çok daha kapsamlı hale geldi. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında Asya, Afrika, Okyanusya ve Güney Amerika kıtalarında küçüklü büyüklü birçok devletin ortaya çıkması, bu devletlerin idari sistemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesine yönelik bir ilgi meydana getirmiştir. 
Kamu yönetimini hala popüler ve geçerli kılan yönü, ampirik dünyayla olan ilişkisinin güçlü olmasıdır. Kamu yönetimi dahil birçok sosyal bilim alanlarına yöneltilen gerçek dünyadan kopuk olarak kendi sanal dünyalarını oluşturdukları tezi, karşılaştırmalı kamu yönetiminde en aza indirgenir. Çünkü, çeşitli ülkelerin kamu yönetimleri ampirik olarak karşılaştırılmak suretiyle, dünya üzerinde mevcut farklı idari yapılar ile bunların işleyiş ve iş yapma kültürlerinin incelenmesi yöneticiler ve politika yapıcılar için içerisinde yaşanılan dünyayı kavrama, farklı ülkelerin tecrübelerinden faydalanma ve dış dünya ile temas kurma anlamında çok değerli veriler üretilebilir. Herhangi bir ülkede bulunan idari ve siyasi yapıların varlık nedenleri, başarı ve başarısızlık durumları ve bunların başka ülkelere transfer edilebilirlikleri, karşılaştırmalı kamu yönetimi alanındaki çalışmalarla anlaşılabilir. 
Bu kitap, özellikle lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde kamu yönetimi, siyaset bilimi, kamu politikası ve diğer sosyal bilim alanlarında öğrenim gören öğrenciler için temel bir başvuru kitabı işlevi görecektir. Ayrıca, karşılaştırmalı kamu yönetimi alanına ilgi duyan akademisyenler ve uygulamacılar için de faydalı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bba81f7-42d9-4b26-bda5-fb946a87579f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinlerin Başkenti Kudüs Eski Şehir</image:title>
            <image:caption>Kitapları, televizyon programları ve gezileriyle binlerce insanı keyifli tarih yolculuklarına çıkaran Talha Uğurluel Kudüs Serisi’nin ikinci kitabıyla karşınızda! Bu kitapla okurlarına şehrin surlarından bir kapı açan yazar, gezerek öğrenmeyi sevenlere yepyeni bir görsel şölen sunuyor. Sayfalara sığmayan, anlatmakla bitmeyen, medeniyetlere beşiklik eden Kudüs’ün surlarla çevrili bölümü olan Eski Şehir çok katmanlı yapısıyla, mukaddes emanetleriyle ve kökü Antik Çağ’a kadar dayanan kalıntılarıyla bu eserde bir arada.
Eski Şehir, bu kitapta altı bölüme ayrıldı. Altı güzergâh çizildi ve görünen-görünmeyen bütün detaylar renkli resimlerle desteklendi. Nihayet sadece kitap okuyarak şehrin caddelerinde dolaşabileceğiniz, Eski Şehir’i ziyaret ettiğinizde ise tek bir kitap ile bölgeyi gezebileceğiniz, her aradığınızı elinizle koymuş gibi bulabileceğiniz bir eser meydana geldi.
Burak (Ağlama) Duvarı, Kubbetüssahra, Davut Burcu, yer altı tünelleri, Hristiyanların hac yolu olan Çile Yolu, Haseki Hürrem Külliyesi, Hz. Ömer’in şehre girdiği Babü’l-Halil Kapısı, Kanuni Sultan Süleyman’ın inşa ettirdiği Aslanlı Kapı, Orta Çağ Kudüs kuşatmalarının izleri, medreseler, tekkeler, kiliseler ve dahası…
Dinlerin Başkenti Kudüs 2: Eski Şehir ile surlardan içeri girmeye, şehri sokak sokak gezmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ba3f4ba-489c-4b81-a086-184a39480ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf İzzeddin</image:title>
            <image:caption>Yaptığı özgün çalışmalarla Türk ve dünya tarih literatürüne önemli katkılarda bulunmuş çok değerli bir isim olan Prof. Dr. Ali Akyıldız bu kitabında hayatı ve ölümü hâlâ tartışılan Sultan Abdülaziz’in oğlu Yusuf İzzeddin’i ve dönemini anlatıyor.
·         Yusuf İzzeddin’in doğumu ve varlığı uzun süre neden gizlendi?
·         Yusuf İzzeddin’in “olağanüstü” askerî kariyerinin ve 15 yaşında mareşalliğe yükselişinin sırrı neydi?
·         Sultan Abdülaziz’in 1867’de yeğenleri ve 10 yaşındaki oğlu Yusuf İzzeddin’le çıktığı Avrupa seyahatinde neler yaşandı?
·         Sultan Abdülaziz, oğlunu taht adayı olarak parlatmak adına hangi “ilginç” yollara başvurdu?
·         Sultan Abdülaziz’in tahttan indirildiği dönemle ilgili olarak Yusuf İzzeddin’e hangi suçlamalar yöneltildi?
·         Yusuf İzzeddin, tahta çıkmasına yardım etmesi karşılığında Rus Çarı II. Aleksandır’a iş birliği önerdi mi?
·         Şehzadenin İttihatçılarla ilişkisi nasıldı?
·         Taht sırasını bekleyen Yusuf İzzeddin gelecekten haber verdiğini söyleyenlerle irtibat kurdu mu?
·         Çanakkale savaş alanlarını teftişe giden Yusuf İzzeddin burada “Türklüğün yerlere serildiğini” ileri sürerek Enver Paşa’yı tabancayla yaraladı mı?
·         Kansere yakalandığı ve veliahtlıktan ıskat edildiği vehimlerine kapılan veliaht bu dönemde neler yaşadı?
·         Ve nihayet iddia edildiği gibi öldürüldü mü yoksa intihar mı etti?
 
Prof. Dr. Ali Akyıldız’ın Osmanlı, Alman, Fransız ve İngiliz basınına, hatıratlara, arşiv belgelerine ve literatüre dayanarak ve uzun yıllar emek vererek hazırladığı Yusuf İzzeddin: İkbal, İdbar, İntihar, bütün bu sorulara ve süregelen tartışmalar yepyeni bir boyut kazandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e78ff72-90e0-4e2e-9c48-82583000790b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalb-i Selim</image:title>
            <image:caption>Sanma ey hâce senden zer u sîm isterler
Yevme la yenfe‘uda kalb-i selîm isterler
Bağdatlı Ruhî
 
Akıl büyük bir nimettir. İnsan, aklı kalbin hizmetine vermekle ruh semasında kanatlanır ve pervaz eder. Kalbî hayatta tezahür eden aşk, akla akıl ile veda etmektir. Aklın yetersizliğini akılla anlamak vahye muhatap olmanın da vesilelerinden biridir. Vahiy ise doğrudan doğruya bu aklın fonksiyonunu kavramış kalbe; daha teknik ifadeyle “akleden kalbe” hitap eder. İşte Cenab-ı Hakk’ın nazar ettiği bu kalptir ki marazlardan ve hastalıklardan kurtulduğu ölçüde “beytullah” haline gelir. Ömer Tuğrul İnançer bu önemli kitabında aşk yolunda yükselmeye müheyya olan insan kalbinin “selîm” bir mahiyet kazanabilmesinin yollarını gösteriyor. Kalbin kibir, benlik, gurur, ucb, haset ve gıybet gibi tehlikelerden korunması, bu menfi hisleri daha müspet ve pozitif davranışlara dönüştürerek sırat-ı müstakim hattında kalabilmenin ayrıntılarını ortaya koyuyor. Muhterem İnançer, her zamanki selis ve akıcı üslubuyla izah ettiği bu hayati meselelerin anlaşılmasında hem akılda hem de gönülde itminan hasıl ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f394001-315f-40d4-b148-61fc189e1a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartalın Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Nureddin Mahmud Zengî’nin Mısır topraklarındaki vekili Şirkuh vefat edince amcasının yerine Selahaddin Eyyubi geçer. Cesareti ve savaşçılığıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çeken genç sultanın tek emeli, İslam’ın izzet ve şerefinin daima hak ettiği mevkide kalmasıdır.
 
Onun genç yaşında Mısır gibi bir ülkeye yönetici olması, bazı beyleri rahatsız eder. Bunun üzerine içeride hain planlar kurmaya başlarlar. Dışarıda ise büyük bir tehlikenin çanları çalıyordur. Haçlı ordusu hızla İslam coğrafyasının içinde ilerlemektedir.
 
Sultan Selahaddin, dışardaki düşmanla mücadele edebilmek için önce kendi içlerindeki emniyeti sağlamak zorundadır. En güvendiği kişilerin başında gelen Bahaeddin Karakuş ‘Gölge’ isimli genç bir savaşçı casusunu onun hizmetine verir. Bu zorlu istihbarat savaşının ortasında, Gölge onun gözü, kulağı olacaktır. Fakat Gölge’nin de çözülmesi gereken birtakım sırları vardır.
 
Genç kumandan Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ün fethine uzanan gizem yüklü macerasında tüm nefesler tutulacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5451b786-988c-411a-ac0b-d961df773405.jpg</image:loc>
            <image:title>Padişahın Adamları</image:title>
            <image:caption>600 yıldan fazla hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu&apos;nu padişahın tek başına yönettiğini mi düşünüyorsun? O hâlde sana gerçekleri açıklamanın zamanı geldi. Osmanlı İmparatorluğu’nda padişahtan sonra gelen devlet görevlilerinin tamamı işte bu kitapta anlatılıyor! Şimdi, bu devlet görevlilerinin birçoğunu yakından tanıyacak, üç kıtaya hükmetmiş bir imparatorluğun nasıl ve kimler tarafından idare edildiğini, işlerin nasıl tıkır tıkır yürütüldüğünü öğreneceksin. Haydi; acele edin, Divan-ı Hümayun toplantısı başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94bd3341-5562-4e6b-a235-9c8918ba690c.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam, Ben Kitty</image:title>
            <image:caption>Bir ev kedisi olan Kitty, sahibi Emma ile mutlu bir yaşam sürer. Fakat Emma’nın başına gelenlerden sonra tek başına sürdüreceği hayatta kalma mücadelesi başlar, ki çoğu kişi bunun bir ev kedisi için o kadar da kolay olmadığını bilir.
 
Kitty kendi başına sokaklarda yaşamayı ve kendini beslemeyi öğrenmelidir. Eski bir fırının bahçesinde yeni arkadaşlar edinmeye başlar: Flecki, Anusch ve dünyadaki iyilik ve kötülüğün felsefesiyle ilgilenen bilge kedi Bruno.
 
Sokakta kaldığı süre boyunca Kitty dünyaya dair pek çok şey öğrenir. Evlerini terk etmek zorunda kalan kedilerle tanışır. Sokaktaki yaşama uyum sağlamaya başlasa da Kitty kendisine yeniden bir ev bulmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62e9c129-4c33-409a-80cf-754efb32d347.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuma Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Kitap Okuma Günlüğüm, seninle tanışmak için hazır! 
Okuduğun kitaplar üzerine düşüncelerini yazabilir ya da kendi okuma listelerini oluşturabilirsin.
Gezdiğin kütüphaneler hakkında notlar alabilir veya yazma alıştırmaları yapabilirsin.
Bu eğlenceli günlük, senin en yakın arkadaşın olacak...
Ve hiç yanından ayrılmayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44170b98-2fcc-4fa5-9661-c56f17afad4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaya Giden Tren</image:title>
            <image:caption>Benim Zürafam Uçabilir kitabının yazarından yine muhteşem bir macera! 
Hayallerinize giden bir trene binmeye hazır mısınız?

Öğretmen, bu sefer de sınıfa bir tren hikâyesi yazma görevi verdi. Bu bir ekip çalışması olacaktı. Moni ve arkadaşları sıra dışı bir tren hikâyesi yazmak için heyecan dolu bir maceraya başladı.
Bu tren Cumburlop Kasabası’na mı gidecekti yoksa Gergedanlar Köyü’ne mi?
Hayır hayır! Treni raydan çıkarma zamanı gelmişti. Çünkü bu tren uzaya gidecekti! 


Peki ama nasıl?

Kahramanlarımız, hikâye kurgulamanın inceliklerini ve yaratıcı yazarlık sırlarını paylaşacakları büyüleyici yolculuklarına bütün okuyucuları davet ediyor!

Haydi, Dünyanın En Büyük Kitabını yazmaya sen de var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f22c082-84d1-4ca8-8fd5-48374d49119d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Çarkın Peşinde 3. Sınıf Seti - (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Mahallenin yaramazları Berk ve Kerem; karnelerini almış, tatil planları yaparken yaz boyunca Recep amcanın marangoz
atölyesinde çalışacaklarını öğrenirler. Başta bu fikirden hiç hoşlanmazlar tabii.

Nereden bilebilirlerdi ki gizemli bir çarkın peşinde hayatlarının en unutulmaz anlarını yaşayacaklarını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7535308-529e-484d-8e1b-71fc935d617a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökdeniz Türkiye Turunda 4. Sınıf Seti - (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Gözlerini kapatarak görebilir misin? Ya da gözlerin kapalıyken dünyayı gezebilir misin? Dünyanın en iyi iki rehberiyle birlikte, hareketli bir sınıf ve anlayışlı bir öğretmen. Sürekli büyüyen bir sevgi ve her hikâyede artan heyecan.
Gezmek ve görmek için gözlerinin açık olmasına gerek yok. Hayal gücünde sınır olmadığını, eğlenmek ve öğrenmek için gerekli malzemelerin sende saklı olduğunu keşfet. Haydi sıra sende, sen de kapat gözlerini...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4718cfa-dc51-4f49-b99a-a0f87573ae07.jpg</image:loc>
            <image:title>Buddhaçarita - Buddha&apos;nın Yaşamı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aşvaghosha (yak. I. yy. sonu-II. yy. başı): Şair, müzisyen ve bilim insanı olan Aşvaghosha hakkında fazla bilgi yoktur. Bugün Ayodhyā denilen Sāketa şehrindendir. Kushan kralları döneminde, I. yüzyılın sonuyla II. yüzyılın başı arasında, muhtemelen İmparator Kanişka veya Huvişka döneminde yaşamıştır. Mahāyāna Buddhizmi’nin gelişmesine ve yayılmasına öncülük etmiştir. Kaynaklar onun Buddhizme geçmeden önce Brāhman bir aileye mensup olduğunu göstermektedir. Buddhaçarita Buddha’nın hayatı ve Buddhizm tarihiyle ilgili kritik bilgiler sunar. Bu nedenle birçok tarihçinin tarih yazımında kullandığı temel metinlerden biridir. Eserde Buddha’nın yaptığı işler kadar Buddhist öğretinin temelleri de anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ee10338-999b-415b-ad42-2b0fbd4e98af.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Sorsan Bilir Minik - Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Gel seninle aynı ormanda mevsim mevsim dolaşalım, arada mola verip yine mevsimleri konuşalım!
Yuva yapan bir kuş, küsen bir ot, kuruyup düşen yapraklar, donuk bir kurbağa hepsi seni bekliyor bu kitapta!
Ve minik sürprizler var kulakçıklar ardında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7676a245-8795-4135-af98-f7fcf28bb993.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Ülkede Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Dünyanın kardan bir pelerine büründüğü, yolların uçsuz bucaksız bir beyazlıkta kaybolduğu bir kış gününde karşılaşabileceği tüm tehlikeleri göze alan Tom, Sunderland’daki öğrenci evinde mahsur kalan hasta oğlunu eve getirmek için arabasıyla Belfast’tan yola çıkar. Fakat bu yalnız yolculukta ona; Noel neşesini bin bir çabayla aileye geri getirmeye kararlı karısı, eve dönüşünü sabırsızlıkla bekleyen küçük kızı, ne kadar uğraşırsa uğraşsın bir türlü bağ kuramadığı oğlu, hayal kırıklıklarıyla dolu kariyeri ve kendini gaipten bir ses olarak hatırlatan diğer oğlu Daniel eşlik edecektir. 
Çağdaş İrlanda edebiyatının son yıllarda adından övgüyle söz ettiren, ödüllü yazarlarından David Park’tan babalar ve oğullar, peşimizi bırakmayan sırlar ve duyguların donup yeniden canlandığı anlar üzerine yalın, şiirsel, ustalıklı bir üslupla yazılmış unutulmaz bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49286a7-ea02-4453-9488-3af443f4d199.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Fransa’daki bağları amansız bir salgınla kuruyup giden bir bağcı sağ kalan son asma kökünü cebine koyar ve onu California’ya taşımasını umduğu gemiye biner. Fakat hayalleri talihiyle bağdaşmaz. Karahumma olup gemiden Valparaíso Limanı’nda inmek zorunda kaldığı gün, yola çıktığı Fransa ve ayak bastığı Şili’yi bekleyen kader, gümrükteki bir yanlış anlama sonucu soyadı Lonsonier olacak ailenin de kaderi olacaktır. 
Birinci ve İkinci Dünya Savaşı, Şili’deki askeri darbe ve izleyen diktatörlük yılları fonda tüyler ürpertici bir gerçeklikle akıp giderken, aralarında bir ornitolog, uçağını elleriyle inşa eden bir kadın pilot, dâhi bir orkestra şefi gibi birbirinden ilginç ve tutkulu karakterler olan bu ailenin üç nesli her nefeste ölüme meydan okuyacaktır. Miguel Bonnefoy, siperlerin derinliklerinden sıradağların doruklarına, limon ağaçlarının gölgesinden diktatörlük yıllarının karanlığına uzanan bu büyülü hikâyesiyle geniş bir zaman dilimini kısa bir romana sığdırırken, hayranlık uyandıran üslubu ile keşfedilmesi ve takip edilmesi gereken bir yazar olduğunu kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baa57ba9-8b5e-4e89-b6d6-bc2c349c7048.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap matematikteki yerleşik sembollerin kökenlerinin ve evriminin izini sürmektedir. Esasen bir matematik sembolleri tarihidir, ancak aynı zamanda sembollerin matematiksel düşünüşü nasıl etkilediklerinin ve nasıl geniş ve kalıcı bir bilinçaltı esin yelpazesi uyandırdıklarının da keşfidir.” 
Pek çoğumuz artı, eksi, eşittir gibi basit matematik sembollerini sık sık kullansak da çok azımız bu sembollerin 16. yüzyıldan önce var olmadıklarını bilir. Peki, bunun öncesinde matematikçiler ne yapıyordu? Matematik bugün bildiğimiz haline nasıl evrildi? Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi ’nde Joseph Mazur matematiksel notasyon sistemimizin gelişiminin ardındaki büyüleyici hikâyeyi bizlere anlatıyor. Sembollerin ilk kez nasıl kullanıldığını, zaman içinde sembollerin nasıl değişim geçirdiğini ve yazılı matematiğin sembol öncesi ve sonrası dönemde nasıl uygulandığını ayrıntılarıyla açıklıyor. 
16. yüzyıldan önce nesir ya da nazım şeklinde kaleme alınan, hatta rakamların bile yazıyla gösterildiği metinlerle yapılan retorik cebir, semboller sayesinde bir dönüşüm geçirir. Bu sadece şeklen değil, matematiksel düşünceyi, yaklaşımı, anlamı, anlamayı ve iletişimi de değiştiren psikolojik bir dönüşümdür. Semboller benzerlik, ilişkilendirme, özdeşlik, çağrışım ve tekrarlanan imgeler yoluyla bizi etkiler, bilinçaltı çağrışımlarla yeni fikirlere kapı açar, deneyim ile bilinmeyen arasında bağlantılar kurulmasını sağlar ve temel matematik bilgisinin yayılmasını kolaylaştırır. 
Matematiğin kelimelerden kısaltmalara, oradan sembollere uzanarak bugün bildiğimiz haline ulaşma serüveni Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi ’nde çarpıcı tarihi anekdotlar eşliğinde sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a56b2223-28d5-48f9-8307-c5159416675a.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Arı&apos;nın Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Vızz vızz!
Hey beni duyuyor musunuz?
O ses nereden mi geliyor?
Benden tabii… Vızz vızz!
Bal kovanıma hoşgeldiniz. Bendeniz çalışkan bir bal arısıyım. İşim gücüm bal yapmak. Şey… Yani bugünden itibaren diyebiliriz. Bugün kovanımdan ilk kez dışarı çıkacağım. Çok heyecanlıyım!
Etrafı çok merak ediyorum. Özellikle de mis kokulu birbirinden güzel çiçekleri, ağaçları, meyveleri… Tüm gün çiçekten çiçeğe konup bal yapmak için polen toplayacağım. Bana eşlik eder misiniz?
Arıların dans etmeyi çok sevdiğini biliyor musunuz? Ya da en güzel çiçeği bulmalarını sağlayan süper koku alma duyuları olduğunu? Hadi o zaman takılalım peşine arıcığın da öğrenelim arıların gizli yaşamını!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1962170d-e2b0-4150-a806-bd3d0e14f2c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mira Her Şeyi Bilir</image:title>
            <image:caption>Vera bu duyguyu biliyordu, bir yalanı keşfedersin ama bir an için tekrar inanmak istersin. Çünkü daha rahattır, çünkü daha acısızdır, çünkü seni huzur içinde uyuduğuna inandırır; oysaki yalnızca uyuşturulmuşsundur. Gözler kapalı, ama rüya yoktur. Mesajı tekrar okudu, sonra gönülsüzce küçücük parçalara bölerek limonatanın içine attı. Ale’nin mesajını saklamayı ne kadar isterdi ama çok riskli olurdu. İz bırakamazlardı. Protokol gereği matarayı salladı ve iki numaralı kâğıdı aldı.
Yaşam; gözetleyen, izleyen, her sorunu çözen, her soruyu cevaplayan bir yapay zekânın, Mira’nın kontrolünde! Dijital ağlarla örülü “mükemmel” topluma ayak uydurmakta zorlanan dört gencin arkadaşlığı, aşkı sorgulayışları, onları özgürlüğe kavuşturacak bir başkaldırının kıvılcımını yakıyor. Kendilerine dayatılan sanal Rejim’e karşı çıkanlarla birlikte onlar da edebiyatın, kitapların gücüne tutunuyor… Çağdaş İtalyan edebiyatının ödüllü yazarlarından Luigi Ballerini, distopik romanında okuru, teknolojiyle biçimlenen karanlık bir yolculuğa çıkarıyor. Teknolojinin sınırlarını sorgulatan, hür irade ve özgürlük gibi kavramları çarpıcı örneklerle işleyen Ballerini, geleceğin dünyasından bir soru soruyor: Distopya ne kadar uzakta?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be02478-4d95-4867-bf88-cba8b1e7c98c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Artı Bir</image:title>
            <image:caption>Biliyoruz ki hepimizin bir öyküsü var.
Gerek yaşanmışlıklarımızdan gerekse yaşanamamışlıklarımızdan, gerek umutlarımızdan gerekse pişmanlıklarımızdan, gerek mutluluklarımızdan gerekse korkularımızdan izler taşıyan öyküler… Elinizde bulunan bu kitapta da birbirinden farklı duyguları barındıran dokuz öykü bulunuyor. Her yaşamın biricik olduğu gibi her öykü de o biricik yaşamları temsil ediyor. Okurken hayat öykünüze yön verebilecek ibretlik hikâyelere de rastlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32809786-926f-4baa-8bf6-7bf64548f45a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavanozda Bir Yıldız</image:title>
            <image:caption>Küçük bir çocuk, bir gün bir yıldız buldu. Yıldızını bir kavanoza koyup onunla maceralara atıldı. Fakat minik yıldız evini çok özlüyordu... 
Küçük çocukla ablası, yıldızın evine sağ salim dönmesini sağlayabilecekler mi dersiniz? 
İki kardeşin arkadaşlığını mükemmel bir şekilde anlatan sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5497aa7-3be4-4562-8d53-ab55bdadc9f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tırtılın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Minik tırtıl Yumuk, yakında bir güve olacak. Ama önce karnını doyurmak için yiyecek bulması gerekiyor. Yumuk, afiyetle yiyeceği karahindiba yaprakları ararken başka tırtıllarla karşılaşıyor. Rengarenk, birbirinden göz alıcı ama pek de kibar olmayan bu tırtıllar, Yumuk’un sıradan bir güve olacağını düşünüyor. Hepsi de Yumuk’a kahkalarla gülüyor. 
Acaba Yumuk nasıl bir güve olacak? 
Dünyaca ünlü Yayazula’nın yazarı Julia Donaldson ve ödüllü çizer Yuval Zommer’den muhteşem bir dönüşüm hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6ba4137-9eba-4ec6-bd10-a9e419e53462.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevremiz - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2d4494-1ca5-47b6-a7ae-20c935ab8fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyamız - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b090713-09cc-42ff-9056-405442a30676.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Hayvanlar - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b3f858-f037-4d38-a57f-94b2f5c6e65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Dostlarımız - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860bfb02-8f77-4976-b857-2e0565fcb480.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Hayvanlar - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57fc4d05-b4f1-4391-b14b-470b22eff686.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncaklar - Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların hem eğlenerek vakit geçirecekleri hem de yaratıcılıklarını destekleyecek harika boyama sayfalarıyla dolu. 
✓ Odaklanma 
✓ Yaratıcı düşünme 
✓ El-göz koordinasyonu 
✓ İnce motor beceriler 
✓ Görsel algı becerileri 
✓ Kalem tutma becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c61b4a-f6d2-46ea-9ac8-89668889d2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşinci Mevsim</image:title>
            <image:caption>Bin dokuz yüz yetmişlerin İstanbul’unda, tarihi Eyüp Sultan semtinde geçen yalın bir hikâye… Psikiyatr Selim Bey’in, tanışıklığı yıllar öncesine dayanan yeni hastasıyla gençliğine yaptığı zihin yolculuğu… Kırık bir aşk hikâyesinin ekseninde gelişen olaylar… Züleyha Şener bu romanında, ölümlerin geride kalan hayatlara yansımalarını; dönemin aile bağları, dostluk ilişkileri ve sevda durumları üzerinden ele alıyor. Eserin ilerleyen bölümlerinde, ana karakterin doktor koltuğundan hasta koltuğuna geçmesiyle okuru da hikâyeye dâhil ediyor. Ve eski şaşaasını kaybetmiş bir konakta, geniş aile anlayışının sürdüğü bir zamanda, hisleriyle yaşayan insanların dünyasına ortak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72455d04-f4d2-47bc-8410-55c43e615e70.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim&apos;i Ne Değiştirdi Böyle</image:title>
            <image:caption>Asaf, izlediği belgeselden öğrendiklerini gündelik hayatında uygulamaya karar verir. Aşırı… aşırı… aşırı… tüketilen her şeyin gezegenimizi üzdüğünü öğrenmiştir artık. Dünya için iyi bir şey yapmaya evinden başlayabileceğini anladığında, ailesinin günlük yaşamını inceler. Ablasının tüketim alışkanlıklarını değiştirmek için çabalamaya karar verir. Abla kardeşin esprili ve yaratıcı çevre dostu fikir yarışması da işte böyle başlar. 
 
Çok ödüllü, sevilen yazar Mavisel Yener’in kaleminden yaratıcı düşünmeye bir çağrı… 
Usta yazar Mavisel Yener’in yazdığı İklim’i Ne Değiştirdi Böyle? eğlenceli kurgusuyla okurlarına, dünyanın geleceğini korumak için yapılabileceklere yönelik parlak fikirler sunuyor. Sıcacık bir aile ortamının güvenli atmosferinde, iklim değişikliği konusunu ince ince gündeme getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89369d36-7bc4-4f90-829b-06f94d4a0143.jpg</image:loc>
            <image:title>Salamina Askerleri -Ciltli</image:title>
            <image:caption>“Muhteşem bir kitap… Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri!”
 
Mario Vargas Llosa
 
Javier Cercas, adının tüm dünyada duyulmasını sağlayan ve Mario Vargas Llosa, J. M. Coetzee, Doris Lessing gibi yazarların büyük beğenisini kazanan Salamina Askerleri romanında İspanya tarihinin çok belirleyici bir dönemine farklı bir açıdan yaklaşıyor. İspanya İç Savaşı’nın son aylarında, Cumhuriyetçi birlikler bir grup Franco taraftarını kurşuna dizer. Fakat içlerinden biri, Falanj’ın kurucusu Rafael Sánchez Mazas, Cumhuriyetçi bir asker sayesinde hayatta kalır. Bu olaydan 60 yıl sonra, bir gazeteci bilinmezliklerle dolu bu tuhaf hikâyenin aslını keşfetmek için uzun bir maceraya atılır. Javier Cercas’ın “yazdığım en iyi roman” olarak nitelediği Salamina Askerleri, hikâye içinde hikâyelerle gerçekle kurmaca arasındaki ince çizgide seyreden, hatırlamak ve unutmak üzerine bir başyapıt.
 
“Javier Cercas, karşı konulamaz bir dolaysızlık ve incelikle, günlük yaşamlarımızda tarihle uzlaşma
olasılığına doğru, hızlı, zekice ve şefkatli bir arayışa giriyor... Muhteşem bir roman yazmış.”
 
Susan Sontag</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcf4e2a-8cda-407c-b895-046127922cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Avni Paşa</image:title>
            <image:caption>Kırmızı-yeşil şeritli özel İstiklal Madalyası’nın
ilk sahiplerinden.
Tarih kitaplarımızın söz etmediği saklı kişiliklerden.
Avni Paşa gerçekte kimdi?
20. yüzyılın başlarındaki Makedonya’ya, Osmanlı’nın çöküş dönemine, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne, “Hürriyetin İlanı”na, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları’na, Kilikya’da Ermenilerin ayaklanmalarına ve tehcirine, İzmir yöresinde Kuvâ-yi Milliye’nin kuruluşuna, Çerkez Ethem kuvvetlerinin oluşturulmasına, 1919-20 yıllarındaki iç savaşa, Birinci Meclis’e ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına
uzanan bir şaşırtıcı hikâye…
Hep bir paşalar mücadelesine sahne olmuş
uzun tarihin ilginç çehrelerinden birisini
Orhan Barlas aydınlatıyor.
“Yük gemilerinden kalkan uçaklar Kilikya şehirlerine yağmur gibi bomba yağdırıyordu. Halk dehşet içine düşmüştü. Bu daha önce hiç görülmemiş duyulmamış bir şeydi. Aniden havadan yağan bombalar sivil halka, hastanelere ve fırınlara ölüm saçmaktaydı. Müslüman halk iç bölgelere, Amanos Dağları’na kaçmış, buna karşın Ermeni ahali kılını bile kıpırdatmamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1b6f26-d91c-4fd5-8a8b-ae8bd3c16c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Polisi</image:title>
            <image:caption>“Aile, müesses nizamı yeniden üretmenin bir aracı mıdır?”

Jacques Donzelot, siyasi aklın eleştirisinde bir başyapıt teşkil eden Aile Polisi’nde, on sekizinci yüzyıldan itibaren kamusal müdahale alanına dönüşen ailenin tabi tutulduğu reform hareketini, “sosyal” sektörünün ortaya çıkışıyla birlikte ele alıyor. Ailelerin yönetiminden ailelerle yönetime geçiş olarak kuramsallaştırdığı bu süreçte, Donzelot, işçi sınıfı
ile orta sınıfın, liberal ekonomi bağlamında aile-toplum ilişkini yeniden şekillendirmek isteyen sosyal pratikler ile söylemler tarafından nasıl farklı şekillerde hedeflendiğini, aile yoluyla hangi problemlerin çözülmeye çalışıldığını ve ailenin “ileri liberal toplum”a adaptasyon sürecinde filantropi, sosyal meslekler, tıp, eğitim ve psikiyatrinin oynadıkları rolü, psikanalitik söylem ve pratiklerin yükselişine doğru ele alıyor. “Toplumsal yüzeyin bir tarihini yazma” iddiasıyla, eleştirinin bütün gücünü kuşanmış olarak gelen bu kitap, Gilles Deleuze’ün son sözüyle birlikte, ilk kez Türkçede okurlarıyla buluşuyor. Bu kitabın açtığı yolu, yine en iyi, iki yazar anlatıyor:

“Bu kitap bir ilk olduğu söylenebilecek bir adım attıysa, bu onun ailenin son iki yüzyılı kapsayan bu reform hareketini ‘yönetim’ değişikliği kabilinden düşünmüş olması, bu terime vurgu yaparak sosyal kontrol ve disiplinleşme terimlerine yoğunlaşan tek yönlü okumalardaki yanılgıları bir ölçüde aşmış olması ve böylece Michel Foucault’nun çok geçmeden sistematik bir kurama dönüştüreceği bir yaklaşımın genel hatlarını ortaya koymuş olmasıdır.”
Jacques Donzelot,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4df169bb-d88f-4d2c-abc3-e18ad8ecdb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmette Süpervizyon</image:title>
            <image:caption>Süpervizyon, hizmet içi eğitim ve personel geliştirme çalışmaları, sosyal hizmet uzmanının işini etkili yapabilmesi için bilmesi ve öğrenmesi gerekenler konusunda sorumluluk paylaşımını içermektedir. Kanıta dayalı uygulamanın kurumlarda hayata geçirilmesi için süpervizyonun kritik rolü ortaya konmuştur ve süpervizyon uygulayıcıları sıklıkla yeni işe başlayan sosyal hizmet uzmanlarına klinik hizmetlerin belgelenmesi ile ilgili olarak eğitim vermektedir ama aynı zamanda bilinmektedir ki sosyal hizmet eğitiminde yasal belgelemeye dair çok az şey öğretilmektedir.
Kurum bütçelerindeki kesintiler, hizmet içi eğitime ve geliştirme çalışmalarına ayrılan bütçenin de kesilmesi anlamına gelmektedir. Artık kurumlar sosyal hizmet uzmanlarının atölye çalışmalarına, enstitülere ve ulusal toplantılara katılımlarını destekleyecek fon bulmakta zorlanmaktadır. Bunun sonucu olarak süpervizyon; hem çalışanların eğitimi hem de becerilerini geliştirmeleri için en önemli araç haline gelmektedir.
Bu kitap sosyal hizmette süpervizyon sanatının durumu hakkında bir inceleme sunmakta ve geçmiş resmi eğitimleri ne olursa olsun süpervizyon uygulamaya hazırlanan ve süpervizyon uygulayan meslek elemanlarına hitap etmektedir. Ayrıca süpervizyondan daha üretken şekilde yararlanmak isteyen tüm sosyal hizmet uzmanları, öğrenciler ve süpervizyon alanlar için de, bu eser, oldukça faydalı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c04391b-8e42-4996-931f-45575ac75147.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Milli Güvenlik Devleti</image:title>
            <image:caption>“Başka güvenlik devleti örneklerinde olduğu gibi Türkiye’de de meşruiyetini düşmanların varlığına, çokluğuna ve tehdidin yakınlığına dayandıran milli güvenlik devleti, farklı muhalefet biçimleriyle bağdaştırdığı ‘düşman’ söylemini, paranoya düzeyine vardırdı. Bu çerçevede ordunun belirlediği hedef ve çıkarlarla örtüşmeyen her türlü talebin sahipleri kolaylıkla ve rahatlıkla ‘yabancı uşağı’, ‘dış mihrak’ ya da ‘vatan haini’ gibi etiketlerle yaftalandı.” Ulus-devletlerin kurumsallaşmasıyla beraber “milli güvenlik” diye adlandırılan ve hiçbir zaman yalnızca dış politikanın konusu olmamış siyasi ajanda, hem siyaset biliminde hem de uluslararası ilişkiler disiplinlerinde en önemli tartışma başlıklarından birisi olmuştur. Türkiye’nin Milli Güvenlik Devleti’nde Zeynep Şarlak, “milli güvenlik devleti” kavramını, bilhassa karşılaştırmalı siyaset bilimi perspektifini kullanarak, Türkiye’de Soğuk Savaş döneminden itibaren tedricen tesis edilmiş bir rejimi tanımlamak üzere ele alıyor ve Soğuk Savaş döneminden itibaren Türkiye tarihine bu kavram üzerinden bakmayı öneriyor. Milli güvenlik devletinin özellikle iç siyaseti tasarlayıcı ve düzenleyici boyutuyla ilgilenen çalışma, asker-sivil ilişkileri, sosyal ve siyasi haklara dair kırmızı çizgiler, iç düşmanlar, güvenlik aygıtlarının tesisi gibi başlıklar üzerinden bugünün siyasi rejimi üzerine de yeniden düşünmeye davet ediyor. Gündelik hayata da ziyadesiyle sirayet etmiş siyasi paranoya ve korkuların temellerini aramaya girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09540c85-548b-4619-9a01-e2b8d2f637e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ya da kısaca DEHB, günümüzde çocuk ve ergen psikiyatrisinde en sık konulan tanılardan biri. Pek çok kişi bu sebeple, onun yaramaz veya tembel çocuklar için kullanılan moda bir kavram olduğunu düşünüyor. Peki DEHB tam olarak ne anlama geliyor? Gerçekten ebeveynlerin yetiştirme hatalarını ya da çocuğun karakter zaaflarını örtbas etmeye hizmet eden kullanışlı bir etiket mi, yoksa üzerine ciddiyetle eğilinmesi gereken bir sağlık sorunu mu? DEHB kişinin kendisiyle, aile üyeleriyle ve sosyal çevresiyle ilişkilerine nasıl yansır? Bu durumdan mustarip kişiler hangi duygudurum bozukluklarından etkilenirler? Odaklanma ve dürtüsellik neden temel bir zorluk olarak günlük hayata damga vurur? Çocuklarda ve yetişkinlerde aynı tanı kıstasları mı geçerlidir, yoksa semptomlar yaşla değişir mi? İlaç tedavisi kaçınılmaz mıdır, diğer seçenekler nelerdir? Fiziksel aktivitenin DEHB’yi yönetmekte nasıl bir rolü vardır? Tehlikeli davranışlar ve alışkanlıklar DEHB’lilerde daha mı sık görülür? DEHB’nin olumlu özellikleri nelerdir ve toplum açısından nasıl bir potansiyele sahiptir? Psikosomatik hastalıklar ve psikoterapi uzmanı Astrid Neuy-Bartmann, Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu: Tanı ve Baş Etme Yolları’nda, okuru DEHB’nin temel semptomlarıyla ve farklı tedavi yöntemleriyle tanıştırıyor. En yeni bilimsel bilgileri dikkate alarak konunun sadece uzmanlarca değil, DEHB’liler ve yakınları tarafından da hızla kavranmasını sağlıyor. Günlük hayatta karşılaşılan ve ilişkileri çıkmaza sokan çeşitli sorunları gidermek için vazgeçilmez bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86febdb1-4c58-41c0-a195-816d0918af72.jpg</image:loc>
            <image:title>Reşe</image:title>
            <image:caption>Kendi tabiriyle “köyde iki numaralı mağaradan çıkmış bir insan” olan Musa Anter, ufku yaşadığı coğrafyanın çok ötesine taşan biriydi: Çocukluğundan itibaren kendisine biçilen rolü reddederek okuyan, yazan, kendini geliştiren, bir yandan türlü işlerle uğraşıp bir yandan yılmadan Kürt halkının yaşadığı sorunlar için mücadele eden bir isimdi. Reşê - Kızının Gözünden Musa Anter, gazeteci Hatice Kamer’in Anter’in kızı Rahşan Anter Yorozlu’yla yaptığı uzun sohbetlerin sonucunda ortaya çıkmış bir kitap. Babasının “Reşê” diye seslendiği Rahşan, bir yandan babasının bir yandan kendisinin hikâyesini anlatırken hem kısa bir Türkiye tarihi sunuyor hem de Anter ailesinin ve babasının pek bilinmeyen yanlarını ortaya koyuyor: Elinden her iş gelen bir girişimci; modern olduğu kadar geleneklere bağlı bir baba; köyü ve köylüyü çok seven ancak orada bir türlü anlaşılamayan, mutlu olamayan bir entelektüel; hayatlarına yurtdışında devam etmek zorunda kalan çocuklar; yıllarını hapishanelere, cezalara ve baskılara meydan okuyarak geçiren bir kanaat önderi... “Bu ülke bana babamı borçlu” diyen kızının gözünden 1992’de uğradığı faili meçhul saldırıda hayatını kaybeden Musa Anter’in ve ailesinin hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/469c3f5f-dfb8-4bc2-96eb-5f6e1b634972.jpg</image:loc>
            <image:title>Kreutzer Sonat</image:title>
            <image:caption>Kıskançlığın bir aile dramına dönüşme hikâyesi... Tolstoy, bu kısa romanında, şiddetli kıskançlık nedeniyle karısını öldüren Pozdnişev adlı roman kahramanının trende karşılaştığı bir adama hikâyesini anlatmasını kaleme almıştır. Yazar bu yapıtında; kadınlar, cinsellik, çocuklar ve aile yaşamındaki yozlaşmalar üzerine bir dizi saplantısı olan kıskanç koca Pozdnişev’in ağzından dönemin kadın-erkek ilişkilerini ve ahlak anlayışını dile getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a0174a-967a-4733-ae98-1a6466bc132b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek İstemiyorum Anna</image:title>
            <image:caption>Bu satırları beni tamamen anlayamayacağının bilincinde olarak yazıyorum. Her zaman olduğu gibi içimde bir yerlerde şansını denemek isteyen bir yanım var ve ben bu dünyayı terk etmeden önce son kez sana kendimi açıklayıp beni anlaman ve belki de affetmen için sana yalvarıyorum. Karşına çıkacak cesareti hiçbir zaman bulamayacağımı fark ettiğim an senden kaçmaya başladım ve yaşam daha da katlanılmaz bir hal aldı, bundan dolayı elimden geldiği kadar kendimi düzgün ifade etmeye çalışacağım çünkü öldükten sonra bu lütuf benim ellerimden alınacak. Beni affetmeyeceğine eminim ama yine de bilmeni istiyorum ki, ıstırapla dolu hayatım işlediğim her günahı bana misliyle ödetti. Tüm bunlara rağmen, senin de çok iyi bildiğin o gururumla birlikte, belki yüzümde ufak bir tebessümle bu dünyayı terk ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b5cd332-1d46-4c00-9c4a-8f6f1ffe3584.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankaralı Bir Sahafın Hatırları</image:title>
            <image:caption>Turgut Konuralp’in ve Etem Coşkun Bey’in vefatından sonra hatıratın hazırlanması aşamasında kaybettiğimiz Ankara’nın 1.kuşak sahaflarından Salih Elhan Bey’inde vefatı Ankara’da yaşayan, yolu Ankara’dan geçen kitap dostlarında burukluğa yol açtı. Ankara Sahaflığında bir devir sona eriyordu. Salih Elhan’ın hatıraları bu alanda önemli bir boşluğu doldurmaya adaydır. Farklı okumalar yapılabilir elbette. Mesela Kilis’in antropolojik ve yakın tarih araştırmalarına katkı sunmaktadır. Salih Elhan’ın İstanbul Tecrübesi, Sahaflık piyasasının dinamiklerini fark etmesinde etkili olmuşa benzemektedir. Başkent’in yarım asırlık dönemindeki, kitap ve yayın faaliyetleri kadar, fiziki imarı da hatıralardan izlenebilmektedir. Anafartalar Caddesi: Ulus merkezli Ankara’nın, Kızılay merkezli hale dönüşmesi, sahafların da bu dönüşümde kendilerine yer bulabilmesi bir uyum ve başarı öyküsüdür. Dönemin, yolu sahaflara düşen herkes değil elbette, sadece Salih Elhan’ın hatırlayabildikleri bile önemli bir aydınlar geçididir. “Müşterilerim benden daha kültürlü ve kitaptan anlayan insanlardı”, cümlesiyle hatırat da bu hakkı teslim etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ee6e791-1736-4a08-9a8d-d9f80b5cc458.jpg</image:loc>
            <image:title>Emine - Bir Göç Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir Göç Hikâyesi 
 
 
“Göç yaşayanlar farklı olur (…) Anavatanından, doğduğun yerden sökülüp atılmak, her şeyini geride bırakıp yollara düşmek bambaşka bir histir, hayatının hiçbir anında yakasını bırakmaz insanın.” 
 
Yaşadığımız coğrafyada bir ya da iki kuşak geriye bakıldığında bu duyguları paylaşan o kadar çok insan vardır ki… Kiminin babası Rodos’tan, Girit’ten, kiminin annesi Makedonya’dan, Batı Trakya’dan koparılıp gelmiştir anavatana. Hepsinin gözleri nemlenir, uzaklara dalar zorla ayrıldıkları toprakların adı anıldığında. Dünyaya geldikleri, ilk nefeslerini aldıkları yerde olmamanın ince hüznünü taşır hepsi… Ve geride bıraktıklarının özlemini… 
 
Bu romanda savaşların sebep olduğu ayrılıkların, acıların, kapanmayan yaraların, dinmeyen özlemlerin hikâyelerini okuyacaksınız. Bütün bu dramatik olayların ortasında kalan insanların şaşkınlığını, çaresizliğini, bedbinliğini ve her şeye karşın dayanma gücünü bir kez daha hatırlayıp onların sık sık yaptığı gibi “Bütün bunlar ne içindi?” diye soracaksınız belki de…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77e35ee-74cb-4ad6-918a-0077231df7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Muazzam Muazzez</image:title>
            <image:caption>Muazzam Muazzez 110 Yaşın Sırları ve Hayata Dair Tavsiyeler... Ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, araştırmaları ve kitaplarıyla Sümerlilerden Hititlere, Anadolu kadim uygarlıklarından Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına, yaşadığımız coğrafyanın nice uygarlığını günümüze taşıyan “yaşayan” bir tarih… Nam-ı diğer Muazzam Muazzez; yaş alan ama yaşlanmayan, mutlu ve sağlıklı bir yaşam için hayattan gereken dersleri çıkaran, derin tarih bilgisini günümüze ufuk açıcı bir şekilde aktaran ve dipdiri vizyonuyla geleceğe ışık tutan bilge bir çınar… 5000 yıllık tarihsel süreçte insana dair değişmeyenleri okuduğunuzda şaşıracak, Cumhuriyet kuşağının vatana koşulsuz hizmet aşkını öğrendiğinizde duygulanacak, 100 yılı devirmiş bir kadının, hayatı nasıl halen mizahi bir açıdan yorumlayabildiğine tanık olacaksınız. Sedef Kabaş’ın Muazzez İlmiye Çığ ile yaptığı en güncel röportajları da içeren bu yeni basım, değerli bir tarihsel kaynak olmanın ötesinde kuşaklar arası bir köprü görevi de üstleniyor. Ne dediler: Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, tarihi araştırırken kendisi tarih olan dev bilim insanı. Sedef Kabaş’ı bu değerli çalışması nedeniyle kutluyorum. Uğur Dündar Usta gazeteci ve yazar Sedef Kabaş’ın bir hikâye lezzetindeki üslubuyla kaleme aldığı bu kitap, yalnızca bir Cumhuriyet Kadını’nı değil, Cumhuriyet’in ta kendisini anlatıyor. Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen Muazzez İlmiye Çığ, yaşamım boyunca rol modelim oldu. Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı dünya çapında bir bilim kadını olan hocamız mücadeleyi sürdürmede yol göstericimiz olmuştur, olacaktır. Av. Nazan Moroğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db0ef2de-50bf-4e38-ba15-c26addace55e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurdan Sonraki Çimen Kokusu</image:title>
            <image:caption>Kırklı yaşlarında parlak bir kariyeri olan Annabelle hayatını
sorgulamaya başlar. Tükendiğini hissettiği bir anda tek çıkış yolunun sadece uzaklaşıp gitmek olduğunu düşünür. Ve sonunda her şeyi, herkesi arkasında bırakarak gitmeye karar verir.
 
Yolun sonunda, ona doğanın olağanüstü sırlarını keşfettirecek olan
Georges’la karşılaşır. Annabelle’in hayatı bundan sonraysa tamamen değişecektir.
 
Duyularınızı harekete geçirecek ve yaşamı yeni baştan keşfedeceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2634da-bf85-45cc-8bc7-8013f1df9311.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler Tükendiğinde</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta gerçekten özel bir şey var...”
−John Boyne, Çizgili Pijamalı Çocuk’un yazarı
 
“Hatırlamak için buradayım; olduklarımı ve bir daha asla olamayacaklarımı.”
 
Hayatınızı özetleyecek beş kişi seçmeniz gerekse kimleri seçerdiniz?
Her birine kadeh kaldıracak olsanız onlara ne söylerdiniz?
Ve sözler tükendiğinde, kendinizle ilgili neleri fark ederdiniz?
 
Seksen dört yaşındaki Maurice Hannigan, İrlanda’da küçük bir kasabadaki büyük bir otelin barında oturuyor. Her zamanki gibi tek başına ama bu gece başka... Kendinize bir sandalye çekin ve kadehinizi hazırlayın çünkü o, sonunda hikâyesini anlatmaya hazır.
 
Yürekleri ısıtan bu güçlü anlatımda Maurice Hannigan’ın sesi, sözler tükendikten sonra bile uzun süre sizinle kalacak...
 
“Sözler Tükendiğinde, koskoca bir dünyayı küçücük bir ana
sığdırıyor. Maurice Hannigan harikulade bir karakter ve onun
hem acı hem de tatlı hikâyesi akıllardan uzun süre çıkmayacak.
Anne Griffin gerçekten nadide bir mücevher yaratmış.”
−John Banville, Man Booker ödüllü Deniz ve New York Times
çoksatanı Time Pieces kitaplarının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e9e970-00e5-48fb-b8f9-95099353c9ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kır Balosu</image:title>
            <image:caption>18. yüzyılın ortalarında, Paris’in güneyinde bir parkta başlayan kır balosu geleneği çok geçmeden tüm Fransa’ya damgasını vurdu ve festival benzeri bu etkinliklere her sosyal kesimden şehirliler akın etmeye başladı. Kır balolarının atmosferinden Balzac da çok etkilendi ve baloları bu kısa romanında kaleme aldığı aşk hikâyesinin arka planı olarak kullandı. 
 
Sceaux’daki kır balosunda ilk kez beğenisine göre birini gören Kont de Fontaine’in aylardır eş arayan seçici ve biraz da şımarık kızı Émilie, yakışıklı ve gizemli Maximilen’e oracıkta âşık olur. Ancak genç kadının soyluluk, zenginlik ve statü merakı bu aşkı ciddi bir sınava tabi tutacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bcd55d4-8eff-4018-9a97-f79fdb4359e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eflatun Koza</image:title>
            <image:caption>“Kahvaltıdan sonra Ece’nin dolabını açtım. Keskin bir naftalin
kokusu burnuma doldu. Annem yeni naftalin paketleri asmış
olmalıydı. Sanırım o kokunun etkisiyle Ece’nin bu zamana ait biri,
benim kardeşim değil de çok çok eskiden yaşamış ve ölmüş yaşlı
bir akrabam olduğu fikrine kapıldım. Böyle düşününce birden
uzaklaşıverdim ondan. Eti etimden koptu sanki, hafifledim.
Kırmızı bir kazak, siyah bir kot ve onun giymeye kıyamadığı
süet botlarını aldım dolaptan. Annem hiç istemez ona ait şeyleri
giymemi. Ece’yi hatırlatıyormuşum ona. Her öyle dediğinde, “İyi
ya, belki beni o sanıp daha çok seversin?” diye lafı oturtmak gelir
içimden ama diyemem tabii. Düşündüklerini söyleyebilenlerden
olmadım, o aşamaya hiç gelemedim. Aklımdan geçenleri eleme
dönüştürebiliyorum ancak.”
 
 
“Cahide’nin romanlarında hiç kimseye güvenmeye gelmez. Hiç
kimseyle özdeşlik kurmaya gelmez. Usul usul, dikkatsiz bir okumayla kaçırabileceğiniz ayrıntılarla bir örümcek ağı gibi üstünüze gerilen muamma hiç ummadığınız bir yerde ve zamanda
patlayabilir. O da sizi roman boyu kandırmış çıkabilir. Onun dünyasının büyüsü de budur zaten. Evet, bütün iyi romancılar gibi Cahide de şunu bilir: En yalın anlatımıyla, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.”
–YILDIRIM TÜRKER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d467c4b0-5f76-414e-a8e3-ea46a8c19a80.jpg</image:loc>
            <image:title>Emilia Galotti</image:title>
            <image:caption>Emilia Galotti, Prens Gonzaga’nın saplantılı arzusunun nesnesi haline geldiğinde, Kont Appiani’yle evlenmek üzeredir. Prens bu evliliğe engel olmak için her yola başvurmayı göze alınca Appiani’ye düğün yolunda pusu kurulur. 
 
Alman edebiyat ve sanat eleştirmeni G.E. Lessing’in ilk kez 1772’de sahnelenen Emilia Galotti’si, farklı aşk ve evlilik anlayışlarını karşı karşıya getirmenin ötesinde, politik bir burjuva dramı olarak öne çıkar. Lessing’in erdem ve ahlakı egemenlerin inisiyatifinden kurtardığı oyun, toplumdaki adaletsizliğin ve yükselen orta sınıfın mutsuzluğunun nedenini yönetenlerin keyfî iktidarına bağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ae56ad7-c3c1-4415-a7bc-71b523605a22.jpg</image:loc>
            <image:title>İsa&apos;nın Ölümü</image:title>
            <image:caption>Estrella’da yaşayan David on yaşlarında, uzun boylu, yapılı bir genç olma yolundadır; en büyük merakıysa arkadaşlarıyla birlikte futbol oynamaktır. Babası Simón onun maçlarını seyredip gelişimine tanık olurken annesi Inés ise bir butikte çalışır.  Meraklı David en temel gerçekleri irdeleyen sorularıyla anne babasını ve otorite figürlerini sarsmaya devam eder. Müzik Akademisi’ndeki eğitiminde ise son derece başına buyruk bir tutum sergiler. 
 
Bir gün yakınlardaki yetimhanenin yöneticisi Julio Fabricante, David’e kuracakları yeni bir futbol takımında oynamayı teklif eder. David ailesini terk edip Julio’yla yaşamaya karar verir. Bunu izleyen beklenmedik gelişmelerle aile daha da derinden sarsılacaktır. 
 
J.M. Coetzee’nin tarihten, bellekten yoksun olmasına karşın soru işaretleriyle dolu bir dünyayı irdelediği benzersiz “İsa Üçlemesi”, İsa’nın Ölümü’yle tamamlanıyor. 
 
“İsa’nın Ölümü, yakın dönemde kurmaca alanındaki en ilgi çekici ve en yanlış anlaşılan girişimlerden biri olan üçlemenin son kitabı… Kariyerlerinin son dönemindeki diğer büyük sanatçılar gibi Coetzee de daha az didaktikleşirken ustalaştı, yanıt vermektense soru sormayı seçti. O sorular ki en kadim ve büyükleri, kutsallık ve adalet, ebeveynlik ve ölümden sonraki yaşamla ilgili olanlar. Gelgelelim bu ille de aşırı ciddiyetle ele alınmaları gerektiği anlamına gelmiyor.” 
 
Adam Kirsch, Tablet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb955012-96c9-4181-b0dc-85b41be9952f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentte Son Yaz</image:title>
            <image:caption>Gianfranco Calligarich’in 1973’te yayımladığı ve kısa sürede kültleşen sürükleyici romanı, okurlarını 1960’ların sonlarına, Federico Fellini’nin Tatlı Hayat’ını anıştıran, adeta bir karakter gibi öne çıkan bir Roma’ya götürüyor. Kentte Son Yaz, antikahraman Leo Gazzarra’nın usta bir kara mizahla kurgulanmış hikâyesini anlatıyor. Leo, Milano’dan Roma’ya taşınmıştır. Otuzlarının başında, aylak, toplumun birey için öngördüğü düzenli ve kurumsal yaşam biçimlerini reddeden bir karakter, bir tür “tutunamayan”dır. Arada sırada edebiyat dergilerine yazılar yazarak ve Corriere dello Sport gazetesinde transkripsiyon yaparak üç-beş kuruş kazanır ancak tüm meteliksizliğine rağmen kentin kaymak tabakasıyla, yazar çizerlerle, sanatçılarla aynı ortamlarda bulunup tatlı hayatı da yaşar. Bir partide tanışıp âşık olduğu Arianna’yla birlikte, canlılığını günün yirmi dört saati koruyan Roma’nın sokaklarını, barlarını, gözde buluşma mekânlarını, plajlarını gezer, bolca içer, arada bir içkiyi bırakır, sonra yeniden başlar. Ne var ki Leo tüm bu canlılığın ortasında içindeki boşluğu doldurmakta zorlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e48d39e-7f38-432c-8d46-a091f89d5695.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay W. H.’in Portresi</image:title>
            <image:caption>Wilde’ın edebî bir gizemin perdelerini araladığı bu eseri, aynı zamanda dönemin eşcinselliğe dayalı katı önyargılarına da cüretkâr bir meydan okuma niteliğindedir. Shakespeare’in Soneler’ini ithaf ettiği gizemli W.H.’nin kim olduğu yüzyıllardır edebiyat çevrelerinin epeyce kafa yorduğu bir konudur. Wilde’sa ortaya atılan sayısız teoriden edebiyat eleştirmeni Thomas Tyrwhitt’inkini, skandal etkisi yaratan romanına konu alır. 
 
 W.H.’nin Willie Hughes adlı genç bir aktör olduğu ve Shakespeare’in bu genç adama âşık olduğu teorisine kafayı takıp araştırmaya koyulan başkarakter Erskine, araştırmaları sırasında kendi cinsel kimliğini de ister istemez mercek altına alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34a0aa16-6c76-437d-8318-3ced9d8a2da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Masal Yazdım -I Wrote a Tale</image:title>
            <image:caption>Bir Masal Yazdım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0347d02a-4da3-406a-885e-527629805c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Galata Bankerleri</image:title>
            <image:caption>Finans tarihinin gerçeklerini öğrenmeden genel iktisat tarihini anlamak, genel iktisat tarihini bilmeden de genel tarihi kavramak mümkün değildir. Bunun nedeni Batı kapitalizminin tarihinde, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından bu yana olan uluslararası ilişkileri, savaşları, siyasal ve ekonomik gidişatı, finans konularını gündeme getirmeden doğru biçimde değerlendirmenin mümkün olamamasıdır. Nitekim Osmanlı İmparatorluğu’nun son seksen-yüz yılı buna iyi bir örnektir. 
Finans esas itibarıyla paranın toplanması ve tahsisi için gerekli kurumların varlığına dayanır. Bu kurumların en önemlileri banka, borsa ve sigortadır. Bunların iyi işlemesi o ülkedeki güvenlik ortamından adalet sistemine, ulaşım olanaklarından iletişim düzeyine kadar uzanan büyük bir mekanizmanın iyi işlemesine bağlıdır. Rönesans’tan bu yana Batı ülkeleri, borç para vermek isteyenlerle borç para almak isteyenlerin en rahat şekilde bir araya gelebilecekleri ortamı yaratmak için, bugün de devam eden, bir yarış içinde olmuşlardır. Batı’da ilk ticari bankanın 14. yüzyılda (Medici Bankası, 1397), ilk merkez bankasının 17. yüzyılda (Sveriges Riksbank, 1668) kurulmuş olduğunu düşünürsek, Osmanlı Devleti’nin bu konuda ne kadar geç kalmış olduğunu daha iyi anlarız. Geçmişte iki cilt olarak basılmış Galata Bankerleri, Efil Yayınevi tarafından tek cilt haline getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09cc23bf-ffbe-4360-96ea-baf69daa2cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gama</image:title>
            <image:caption>Dünyanın süper gücü ve dünya ekonomisinin kalbi Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde aniden patlak veren akıl almaz olaylar dünya gündemine bomba gibi düşecekti. Tanımlanamayan bir virüs doğu bölgelerden başlayarak önemli şehir ve eyaletleri etkisi altına aldığında sokaklarda kan, vahşet ve kaos hâkimdi. İnsanlığın ve yaşamsal atmosferin seyrini değiştiren olaylar bir zombi saldırısı olarak adlandırıldı. 
  Dünyayı ayağa kaldıran, insani ve ekonomik çöküntülerle bir istilanın hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb0b4538-f323-4350-84a1-13dfee4fa687.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasil Yazdılar?</image:title>
            <image:caption>Hem bir okur hem de yazan sorusu. Bu sorunun peşinde hem okuduğunuz yazarların yaşam ve yazmak ekseninde incelemesini bulacak hem de yazma uğraşının kendisine her bir kalemde tanık olacaksınız. 
 
Kitapta yer alan tüm yazılar 2009 yılından itibaren ulusal gazetelerde, kitap eklerinde ve edebiyat dergilerinde yer alan üretimlerimin toplamı. 
 
Yazarsanız dönüşür ve dönüştürürsünüz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9102951a-4e1e-47a0-9dc4-63a32005618e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusulanın İzi</image:title>
            <image:caption>Can, ailesi ile birlikte Ayvalık&apos;taki evlerine doğru yola çıktıklarında bu yazın kendisi için başka dünyaların kapılarını aralayacağını bilmiyordu. Ege&apos;nin serin ve berrak sularında bulup pusula ismini verdiği aletle sıra dışı maceralara yelken açacak, yazgısının peşinden gidecekti. 
 
Kendini Orta Çağ&apos;da Sir Alistair adlı bir şövalye bedeninde bulduğu zaman rüyada olduğunu düşünmüştü. Kızıl Ejderha&apos;yla karşılaştığında hayranlığı ve korkuyu yaşadı. Pusula onu cennetten bir köşeye benzeyen Cava adasına götürdüğünde ise gözlerini Kawi adında bir balıkçı olarak açmıştı. Gizemli yaşlı ustasının deli dolu bir kadına benzettiği okyanusa açıldıklarında, yine aynı duyguları hissetti. Güzelliği karşısında hayranlık, tehlikesi karşısında korku… 
  Bir başkasının bedeninde, bir başka yüzyılda... Bu pusulanın gizemiydi ve eninde sonunda onun izini sürerek bu gizemi çözecekti. Nereden gelmişti? Gelecekten mi yoksa yıldızlardan mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af5ccb0-d1bc-4627-ba1a-fb4bcb5734e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Barışı Sağla</image:title>
            <image:caption>Herkesin kendi dünyasında fethetmesi gereken zaferleri vardır. Barış Guvalar ise kendisine tanıdığı 365 günde, kendi ruhunu, bu karmaşanın içerisinde bulacağına söz vermişti ancak işler istediği gibi gitmedi. Rüyalarını saran ablası da belli ki adaleti istiyordu. Barış, o doğmadan ölen ablasının gerçekten kazayla mı yoksa bir kurmacanın başrolü olarak mı öldüğünü bulmaya çalışıyordu. Bir yandan kâbuslarını kontrol etmeye çalışırken, diğer yandan şehrin önde gelen varlıklı aileleriyle uğraşıyordu. Düştüğü karmaşık çukurun ağzı gittikçe kapanmaya başladığında boynundaki anahtara sığındı. Onu bu adaletsiz dünyadan kurtaran ise basit bir anahtar değil, arkadaşları olacaktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f931d9b9-fd37-4596-bd5d-21c8f9c2280c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Atlıkarınca</image:title>
            <image:caption>“Ben Bay Atlıkarıncayım!” 
 
İrat, geçmişinden kurtulmak için geleceğe bir atlıkarınca bırakmak ister. Fakat bu atlıkarınca, lunaparklarda gördüklerimizden biraz farklıdır. İntikam duygusuyla işlediği seri cinayetlerin onu bir kahraman mı yoksa azılı bir katil mi yapacağı ise zamana ve şartlara bağlıdır. Yaşanmışlıklar ve hatta “yaşanamamışlıklar” üzerine kurulu bu romanda kimi zaman kan gövdeyi götürse de sıcacık dostluklara da, tutkulu sevdalara da yer var. Yazarın bu ilk kitabın gerçek ile hayal arasında bir “distopya”da geçiyor. Ama maalesef bu distopya en az gerçek hayat kadar acı verici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99205eea-1d15-4f63-839d-e180967789f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Berslan</image:title>
            <image:caption>Bir gün sonbahar gelecekti ve hüzün veren mevsimin en hüzünlü günü için ambarlarda en iyi şekilde saklanan elmaların ağız sulandıran kokusunun kapılardan sızmasıyla anlaşılacaktı... anlaşılmıştı... akşam karanlığının çökmesine yakın, konaklarda yanan ateşlerin ve geleneksel olarak bugün için ambarlarda saklanan kasa kasa elmaların lezzetli kokusu bütün ciğerleri ince ince yakarken şehrin kapısında tüccarlar çanlarla oturdukları ateşin başından ayaklanıp, sisli sokaklardaki tezgah yardımcılarının çoktan toplaması gereken tezgahlarını karanlık tam çökmeden son kez kontrol ederlerken şehirdeki en az katlı konağın boyunda şehri çevreleyen duvarlarda bir ağacın altında ayrılmak üzere olan iki sevgili birbirlerine kendini her zaman hatırlatacak hediyelerini son kez vereceklerdir. ancak; adam kadını zaten asla unutamayacağını biliyordur. canı ateşlerle kavruluyordur. Zaten bu gece çok uzun sürecektir. Zaten bugün hüzünlü bir gün, mevsim hüzünlü bir mevsim. Şehirdeki, hatta Okzalia Ormanı&apos;ndaki, Kıta&apos;daki ve Adria Denizi&apos;ndeki tüm canlılar için bu gece zaten en uzun gece gökten çökecektir. Peki bu geceden sonraki şafak kimler için atacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d74eb320-958c-453e-8f59-a791f3d0ce91.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurbet</image:title>
            <image:caption>Kaleme aldığım bu kitabı gurbette yaşayan ve hayatını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza ithafen yazıyorum. Ülkesini terk etmek mecburiyetinde kalan Türkler, göç ettikleri ülkelerde iş sahibi olup para kazanarak Türkiye&apos;ye geri döndüklerinde daha refah, daha iyi bir hayat ve kuracakları iş yerleriyle maddi sıkıntı çekmeden yaşamak için ailesini geride bırakıp başka diyarlara göç etmek mecburiyetinde kalmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1f08b2-9793-432e-bb50-072e62948109.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakalarla Çocuk Psikopatolojileri -2</image:title>
            <image:caption>Dünya her ne kadar yaşlansa da insanoğlu, çocukluğunu hep heybesinde taşımaya devam eder. İnsanlığın çocukluğu büyümez; sağlığında da, salgınında da, barışında da, savaşında da çocukluk halleri adeta ilk günkü gibi canlıdır. Dünyanın bu geçişlerinde yine etkilenmeye en açık olanlar, hayatı sürekli geçişler olarak yaşayan çocuklardır. Bu kitap bu türden olayların yaşandığı dünyada çocuk psikopatolojilerine yeniden uğramak, güncel veriler ışığında çocuğun “kendisine” bakabilmek amacıyla kaleme alınmıştır. 
 
Eser çocuk ruhsallığındaki patolojik unsurları bu zeminde anlamada; aileleri, psikiyatristleri, psikologları, ruh sağlığı alanında emek veren diğer kişileri ve tüm çocuk ruhsallığı meraklılarını kapsayabilecek geniş yelpazeli bir dilde yazılmıştır. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen psikopatolojilerin kısa tarihçelerine değinildikten sonra güncel tanımlamalar ve sınıflama sistemlerinin yaklaşımı konu edinilmiştir. Her bir patoloji için etiyolojik faktörler gözden geçirildikten sonra tedavi seçenekleri kaleme alınmıştır. Eserde, çocuk ruhsallığını derinlemesine incelemek ve psikopatolojik durumlara farklı bir verteks/‘tepe’den de bakabilmek adına her patolojinin psikanalitik kuram ve literatürde nasıl ele alındığına dair başlıklara yer verilmiştir. Son olarak psikopatolojik fenomenlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlamak adına her bölümde konu ile ilgili kurgusal vaka örnekleri paylaşılmış ve vaka tartışması yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c485b087-2312-4cab-a373-62cb11084beb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakalarla Çocuk Psikopatolojileri -1</image:title>
            <image:caption>Dünya her ne kadar yaşlansa da insanoğlu, çocukluğunu hep heybesinde taşımaya devam eder. İnsanlığın çocukluğu büyümez; sağlığında da, salgınında da, barışında da, savaşında da çocukluk halleri adeta ilk günkü gibi canlıdır. Dünyanın bu geçişlerinde yine etkilenmeye en açık olanlar, hayatı sürekli geçişler olarak yaşayan çocuklardır. Bu kitap bu türden olayların yaşandığı dünyada çocuk psikopatolojilerine yeniden uğramak, güncel veriler ışığında çocuğun “kendisine” bakabilmek amacıyla kaleme alınmıştır. 
 
Eser çocuk ruhsallığındaki patolojik unsurları bu zeminde anlamada; aileleri, psikiyatristleri, psikologları, ruh sağlığı alanında emek veren diğer kişileri ve tüm çocuk ruhsallığı meraklılarını kapsayabilecek geniş yelpazeli bir dilde yazılmıştır. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen psikopatolojilerin kısa tarihçelerine değinildikten sonra güncel tanımlamalar ve sınıflama sistemlerinin yaklaşımı konu edinilmiştir. Her bir patoloji için etiyolojik faktörler gözden geçirildikten sonra tedavi seçenekleri kaleme alınmıştır. Eserde, çocuk ruhsallığını derinlemesine incelemek ve psikopatolojik durumlara farklı bir verteks/‘tepe’den de bakabilmek adına her patolojinin psikanalitik kuram ve literatürde nasıl ele alındığına dair başlıklara yer verilmiştir. Son olarak psikopatolojik fenomenlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlamak adına her bölümde konu ile ilgili kurgusal vaka örnekleri paylaşılmış ve vaka tartışması yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64535ab9-deb0-4a24-b21a-0969108f682a.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Parkı</image:title>
            <image:caption>Bilim elçisi Takımyıldız ekibi bize yepyeni keşif alanları sunmaya devam ediyor. Henüz tanışmadıysanız biraz yaklaşmaya ne dersiniz? 
Hayatımızın her köşesinde gülümseyerek karşımıza çıkan matematik, şimdi de sayısız renk ve desenle buluşmuş, bir kitabın sayfalarında bulunmayı bekliyor. Nasıl mı? “Matematik Parkı” konukları için hazırlanırken matematik, yardımsever bir dost gibi çocukların yanlarında beliriyor, onlara her adımlarında destek oluyor. Sonrası sınırsız neşe, bol eğlence… 
#sonsuzseksek #tatlıolasılıklar #kavuşankümeler #foflühfüo 
*** 
Hazırlıklar başladı… Balıkçıl Gölü İlkokulunda öğrenciler öğretmenleriyle birlikte okulun yanındaki alanı bir matematik parkına dönüştürmek istiyorlar. Bu parkın, hem oyun oynanabilecek hem de matematikle ilgili keşifler yapılabilecek bir alan olmasını hayal ediyorlar. Üstelik parkı tasarlarken matematik onların en büyük yardımcısı! 
 
Kitaptan 
 
Zencefil ve Karanfil, Fesleğen Öğretmen’le birlikte Matematik Parkı’nın girişindeki alanı taşlarla kaplayacaklar. Beyaz taşların arasına renkli taşlarla desen yapacaklar. Bunun için çevreden çok sayıda renkli taş topladılar. Taşları renklerine ve büyüklüklerine göre gruplandırıp kümeler oluşturdular. Böylece desen yaparken taşları seçmeleri kolaylaşacak. 
Kümeler Oluşturmak 
Nesneler; büyüklükleri, renkleri, şekilleri, bulundukları yerler ve kullanım alanları gibi özelliklerine göre gruplandırılabilir. Nesnelerin belirli ortak özelliklerine göre oluşturulan gruplara küme denir. Örneğin; yazın okunacak kitaplar, bir parkta yaşayan kuşlar, okulun basketbol takımındaki çocuklar birer küme oluşturur. Olayları, konuları ve işleri de ortak özelliklerine göre kümelere ayırabiliriz. Böylece ayrıntıları fark etmemiz, gruplar arasında ilişki kurmamız ve gereksinimleri belirlememiz kolaylaşır. 
*** 
Renk renk boyalar, fırçalar, eldiven ve önlük… Parktaki çiti boyamak için her şey hazır. Erguvan ve Peksimet, çitin tahtalarını hangi renkte boyayacaklarını belirlemek için düşünürken bir sarıasmanın ötüşünü duydular: Fo - flüh - füo. Sarıasma yine öttü: Fo - flüh - füo. Fo - flüh - füo. Akıllarına, çitin tahtalarını sarıasmanın ötüşündeki örüntüye göre boyama fikri geldi. “Fo” sesi için mor, “flüh” sesi için turuncu, “füo” sesi için sarı rengi seçtiler. Tahtaları, mor-turuncu-sarı sırasını tekrarlayacak şekilde boyamaya başladılar. 
Çevremizdeki Örüntüler 
Örüntü; sayı, şekil, desen, renk, olay ve nesnelerin belirli bir kurala göre birbirini izlemesi ya da tekrar etmesidir. Günlük yaşantımızda örüntülerle çok sık karşılaşırız. Kuşların ötüşünde, itfaiye aracının sireninde, haftanın günlerinde, mevsimlerde, Ay’ın evrelerinde... Örüntüler gözlemlenerek bazı olaylar öngörülebilir. Örneğin bilim insanları depremler, fırtınalar, yanardağ patlamaları gibi olaylara ya da canlıların davranışlarına ilişkin öngörüde bulunmak için örüntüleri inceler. 
*** 
Okulun yakınındaki Balıkçıl Gölü’nde çok sayıda kuş yaşıyor. Gölün kıyısında, kuşları gözlemlemek için yapılmış eski, ahşap bir gözlem kulesi var. Ancak kulenin onarılması gerekiyor. Onarım işini Mutlak Öğretmen, Pıtır ve Çıtır yapıyor. Bu iş için ahşap parçalar kullanıyorlar. Ahşap parçaların ölçülerini belirlerken dört işlemden yararlanıyorlar. 
Dört İşlemle Hesap Yapmak 
Nesnelerin miktarı, uzunluğu, ağırlığı ya da bir olayın süresi, kaç kez gerçekleştiği sayılarla ifade edilir. Bunlar bazen kolaylıkla sayılabilir. Kolayca sayamadığımız durumlarda hesap yapmak gerekir. Bunun için genellikle toplama, çıkarma, çarpma ve bölme yani dört işlem kullanılır. Bir masa yapmak için gereken malzeme miktarı, marketten meyve alınırken ödenecek tutar ya da seyahat sırasında varılacak yere kalan mesafe hesaplanırken hep dört işlem kullanılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97f547e1-9c7d-4fe8-a74f-c4b80d1ecd1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bacasız Ev</image:title>
            <image:caption>Yaz güneşi tepemizden gülerken, 
Yayılıyor kesik çayır kokusu. 
Buluşmuş bütün bayırın tozu, 
Giriyor burun deliklerimizden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8649266-e3ab-4e86-b0bc-7e89d68f457a.jpg</image:loc>
            <image:title>Genimdeki Yabancı</image:title>
            <image:caption>Sırlar... Bir sırrın açığa çıkması, sebep olduğu bilmeceleri çözdüğü anlamına gelmez. Her sır beraberinde başka sırlara gebedir ve böylelikle daha büyük gizemleri de peşine takar. 
 
Yalnız ve genç bir adamın sıradan hayatına yaptığımız yolculukta, görünenin asla gerçek olmadığını anlayacağız. Dostluğun, aşkın, intikamın, suçun ve zekânın harmanlandığı bu kitapta, sırlarla dolu bir hayatın perdesini sonuna kadar aralayacağız. Bazen gerçekler umulmayanın dahi ötesinde bir yerlerde, gizli bir şekilde aydınlanmayı bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ef889e0-bcf4-4afb-a0a4-72d562b81520.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliksiz</image:title>
            <image:caption>Kimliklerimiz bizi tanımlamaz, sadece işaretler. İşaretsiz bir adamın başına gelen olaylar zincirinin ardından, sırlarla dolu bir dünyanın içine gireceğiz. Bu öyle bir dünya ki gerçek ile algıyı, doğru ile yanlışı karıştırmaya başlayacağız. Kahramanın kimliğinin, aslında kimliksiz olması mantığını kavradığımız an başka bir maceraya sürükleneceğiz. 
 
Bazen gerçekler, umulmayanın dahi ötesinde bir yerlerde, gizli bir şekilde aydınlanmayı bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977ae94c-76b1-4a54-8373-e8e7ae7ebb21.jpg</image:loc>
            <image:title>Aptalların Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>“ANCAK KENDİNİ BULDUĞUNDA BİLGİYE SAHİP OLABİLİRSİN. O ZAMANA KADAR SADECE FİKİRLERİN OLABİLİR.” 
 
Dar bakışlı kişilerin bilgelik zannettiği şeyleri sufiler genellikle ahmakça bulurlar, zaman zaman da tezat olarak kendilerini “aptallar” olarak adlandırırlar. İdris Şah’ın APTALLARIN BİLGELİĞİ’nde sözünü ettiği “aptallar” sufilerdir, çünkü onların bilgelikleri derinlere nüfuz eder, bu da sufileri bilgiyi yalnızca kitaplardan öğrenenler için erişilmez kılar. 
Hakikatin bilgeliğine dair hikâyelerle dolu olan APTALLARIN BİLGELİĞİ, içgörü kazanma ve aydınlanma yoluna düşenler için bir anahtar niteliği taşıyor. 
UNESCO Yılın En İyi Kitabı Ödülü olmak üzere iki altın madalya ve daha pek çok ödüle layık görülen bu kitap, tasavvuf öğretisinde kullanılan, deneyimsel felsefe ve eylem eğitimini gösteren, özenle seçilmiş örnekleyici hikâyeler, anlatılar ve anekdotlar koleksiyonudur. Daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış bu eşsiz hazine düşüncelerini sıfırlamak isteyen herkes için yeni bir anlayış dünyasının kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac89b2b-fe2b-40cc-a724-3c4d30f50786.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kabuğu Yüzemez</image:title>
            <image:caption>Ağlamaktan yere saçıldığında, 
İçini gömse bile yeşeremez. 
Kanatsız dillendiği uçuşlarında, 
Kirpikleriyle gözlerini öremez. 
Boğulmaya takas ettiği susuzluğunda, 
Deniz kabuğu yüzemez. 
 
Serçin Çelik, Alfabesiz ve Çağsızım’dan sonra Deniz Kabuğu Yüzemez ile, şiir dünyasındaki kendinden emin yürüyüşüne devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ac5a2e-d091-405c-9c1c-b03832a950f8.jpg</image:loc>
            <image:title>O Dediğin Masallarda Olur Canım</image:title>
            <image:caption>“HİÇBİR KALP ZORLA ELDE EDİLMEZ.” 
-MOLIÈRE 
 
İnsanlık neredeyse varoluşundan beridir kendine benzer soruları soruyor: İlk adımı kim atmalı? Neyi çekici buluyoruz? Nasıl flört edilir? Sonsuz aşk mümkün mü? Nereden sevgili bulurum? Kaçan neden kovalanır? 
Günümüzün soruları daha çok şöyle: DM’den nasıl yürünür? İlk mesaj ne olmalı? Para ne kadar önemli? “Görüldü” yememek için ne yapmalı? İlk buluşmada ne yapmalı? Konuşacak konu nasıl bulurum? 
İşin garibi bilimsel metotlarda aradığımız yanıtlar mitolojinin zaten içinde... Sorular değişse de binlerce yıldır herkes ilişkide başarı peşinde... Taktikler, eski sevgililer, friendzone, manipülasyon ve daha neler neler... Bu kitapta aradığın tüm cevapları ve mitolojik yansımalarını bulacaksın. Keyifli okumalar. 
 
“Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.” 
-Shakespeare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb4be521-379c-4c6e-9fe5-2276af031e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşler Kervanı</image:title>
            <image:caption>“İŞTE BURADAYIZ, HEPİMİZ: BİR DÜŞ KERVANINDA. BİR KERVAN, AMA DÜŞ DE – BİR DÜŞ, AMA KERVAN DA. VE HANGİLERİNİN DÜŞ OLDUĞUNU BİLİYORUZ. ORADADIR UMUDUMUZ.” 
– BAHÂEDDİN ŞAH 
 
Doğu felsefesinde dünyanın önde gelen uzmanlarından İdris Şah tarafından derlenen DÜŞLER KERVANI, Doğu düşüncesinin özünü damıtan bir şölendir. 
İdris Şah, insanlığı Doğu’nun manevi özüne yaklaştıran bu eşsiz antolojide mitolojiyi gerçeklikle ilişkilendirerek, tarihsel kalıpları aydınlatıyor ve sunduğu felsefi efsanelerle tek bir bilincin eksiksiz resmini oluşturuyor. Sözlü ve yazılı Doğu edebiyatının renkli bir kervanı olan bu eşsiz koleksiyon, derviş filozofları ve mistiklerinin en iyi bilinen öğretim öykülerini, İdris Şah’ın Mekke ve İslam üzerine yazılarını, şiir, atasözleri, alegorilerle birlikte şaşırtıcı zenginlik ve çeşitliliğe sahip sembolik hikâyeleri içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98baebeb-edae-4076-a28f-6e3c4a324cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Dedektif -Suç Öyküleri 1</image:title>
            <image:caption>Polisiye suçla başlar. Ama iş orada bitmez. Suçun yanında muamma niteliğinde bir entrikanın da olması gerekir. Ve tabii en sonda okuru şaşırtan bir çözümün de...  
 
Dark Dedektif’teki öykülerde bu özelliklerin hepsi var. İnsanoğlunun karanlık yanını anlatan bütün bu gizemli olayların yaşandığı yer İstanbul. 
  Kadim şehirdeki en huzurlu semtlerin, en sevimli mekanların nasıl bir tekinsizlikle dolu olduğunu görmek, tek kelimeyle ürpertici. Hiç ummadığınız bir kişinin katil çıkması ise korkunç... Dark Dedektif’teki suç öykülerini keyifle okuyacaksınız.
Yayınevinin notu: 
Dark İstanbul Yayınevi olarak Türk Polisiye (Suç) Edebiyatı’na yeni eserler kazandırmak için durmaksızın çalışıyoruz. Çalıştıkça da gitgide büyüyoruz. Büyüdükçe görüyoruz ki Türk Polisiye Yazarlarının dünyadaki meslektaşlarından aşağı kalır yanı olmadığı gibi belki de çok daha iyi eserler gün yüzüne çıkmaya hazırlanıyor. Gün yüzünden kastımız sadece kitap olarak basılmaları değil, çizgi roman, dizi film, sinema filmi haline dönüşerek tüm dünyanın takdirini kazanmalarıdır. Siz sadık polisiye okurları, inanın buna! 
Hiç de uzağında değiliz bu söylediklerimizin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/950efe6b-aea2-45fb-8ca1-86767d265c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>On Beş Yaşında Bir Kaptan</image:title>
            <image:caption>Amerika’ya dönüş yolunda Pilgrim, geminin ait olduğu şirketin sahibinin eşi Bayan Weldon, beş yaşındaki oğlu Jack, bakıcı Nan ve böcekbilimci kuzen Bénédict’e kucak açmak zorunda kalır. Yola çıkalı birkaç gün geçmiştir ki, gemi kazazedesi beş Afrika-Amerikalı ve Dingo adında bir köpekle karşılaşırlar. Talihsiz olaylar sonucunda gemi, kaptanını ve mürettebatını kaybettiğindeyse komuta on beş yaşındaki Dick Sand’e geçer. Bilinmeyen topraklar, köle tacirlerinin eline düşme tehlikesi, vahşi hayvanlar… Peki, on kişinin kaderinin bağlandığı genç denizci, Pilgrim’i ve yolcularını Amerika’ya sağ salim ulaştırabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7879c078-1b11-4600-8427-453dce327e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Bekçileri -Disk Dünya -29</image:title>
            <image:caption>Diskdünya&apos;nın devrimci ruhları, tarihi yeniden yazmaya yeltenirse... 
 
Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı &apos;&apos;Diskdünya&apos;&apos;nın ilk kez Türkçeye çevrilen yirmi dokuzuncu kitabı Gece Bekçileri, kadim kent Ankh-Morpork&apos;un geçmişini, şimdisini ama hepsinden ötesi geleceğini tehdit eden cani bir katilin ensesinde, devrimci bir zamansal paradoks hikâyesi anlatıyor.

Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın en karanlık serüvenlerinden biri olarak anılabilecek roman, &apos;&apos;Bekçiler&apos;&apos; alt serisinin de altıncı halkası.
 
Pratchett, devrimler tarihine saygı duruşunda bulunduğu satırlarında, sürekli tekerrür eden tarihî olguları derinlemesine irdeliyor, devrimlerin gerekliliği, gerçekliği ve kalıcılığı üstüne zihnimizi soru işaretleriyle dolduruyor. 


Değişmeyen tek değil, pek çok şey vardır aslında. Örneğin, tarih. Fakat bir ırmaksa tarih ve onda asla geri geri yüzülemezse, yaşlı Vimes ile genç Sam&apos;in maceraları hangi yöne ilerleyecektir?
 
Vimes, son günlerde azılı bir seri katilin ensesindedir. Bekçileri bile öldüren Carcer adındaki bu cani, yakayı ele vermekten her seferinde kurtulmuştur. Yine bir kovalamaca sırasında, üstelik Vimes tam da Carcer&apos;ı Üniversite Kütüphanesi&apos;nin çatısında kıstırmışken, zamanda bir yarık açılır ve iki adam bir anda kendilerini geçmişin Ankh-Morpork&apos;unda bulur. Vimes, yardım ararken Gece Bekçileri devriyesine yakalanır, zira şehirde o günlerde sokağa çıkma yasağı vardır. Fakat asıl tuhaflık, Vimes&apos;a silah doğrultan bekçi yardımcısındadır: Gözleri parlayan bu genç adam, Vimes&apos;ın kendisinden başkası değildir! Yaşlı Vimes ile genç Sam karşı karşıyadır ve belki de en fenası, geçmiş değiştikçe geleceğin de tehlikeye girmesidir...

Kurulan barikatlar, direniş... Adım adım iç savaşa sürüklenen bir şehirde kan akıtılacak bir devrim gecesi. Tarihi rayına oturtmanın tek yolu, zamanı durdurmak!
 
Niran Elçi&apos;nin pürüzsüz Türkçe&apos;siyle Diskdünya&apos;daki yerini alan Gece Bekçileri, zamanın karmaşık işleyişine tabiri caizse çomak sokan, devrim ruhunu iliklerinize kadar hissettirecek, katıksız bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f52d665-d972-4186-b824-d315006ea749.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Arkeoloji müzesine bir okul gezisi yapmaya ne dersiniz? Çağla ve sınıf arkadaşları, arkeolog Zeynep’in eşliğinde müzeyi gezerken eserlerin önünde uzun uzun duruyor, hem her bir eserin arkasındaki mitolojik öyküyü öğreniyor hem de akıllarına takılan soruları soruyorlar: 
Mumyaların sırrı çözülebilmiş mi? İnsanlar neden tanrıları kendilerine benzer şekilde yapmışlar? Tanrılarla insanlar arasında nasıl bir ilişki vardı? O zamanlar mitlere herkes inanıyor muydu? Eski insanlar bizden daha mı büyükmüş ki bu kadar büyük lahitler yapmışlar? Amazonlar gerçek miydi? Eskiden gerçekten insan kurban ediliyor muydu? Mitlerdeki cinsiyet eşitsizliği nereden kaynaklanıyor? 
İsmail Gezgin keyifle okunan bu küçük kitapta evrenin oluşumundan ölüme, demokrasinin doğuşundan ataerkil toplum yapısına birçok temel konuyu akıcı bir dille anlatıyor genç okurlarına. Arkeoloji müzesindeki heykeller arasında öğrencilerle birlikte gezinerek günümüz insanına geçmişini görmesi için bir ayna tutuyor. İnsan dünyasının her yönüyle yansıdığı mitolojinin heyecan verici hikâyelerini dinlerken hayatı ve yaşadığımız dünyayı anlamaya bir adım daha yaklaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f251ff4-56c1-4d44-ad8f-9d09a5f74290.jpg</image:loc>
            <image:title>İtalya Hikâyeleri</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Fransız yazarı Stendhal, asıl adıyla Marie-Henri Beyle, gerçekçi akımın ilk uygulayıcılarından biridir. Tarihsel gerçeklerden ve kişilerden ilham almış, bunları eserlerine taşımıştır. İtalya Hikâyeleri de, 16. yüzyılın, yazarın özel bir ilgi duyduğu o “sanat, aşk ve güç çağı”nın İtalya’sı üzerine yazılmış, tarihsel olaylara dayanan beş hikâyeden oluşmaktadır. 
Daima gerçeklerin peşindeki yazar, bu trajik hikâyeleri, konsolos olarak tayin edildiği İtalya’nın sahaflarını gezip dolaşırken bulduğu 16. ve 17. yüzyıllardan kalma elyazmalarından yola çıkarak oluşturmuştur. Çağın o çılgın ve tutkulu aşklarını, dehşet verici şiddet olaylarını, manastır duvarlarının ardında yaşanan trajedileri müthiş bir yalınlıkla sunmaktadır. Yaşadığı çağın “moda duygulara uygun” anlatış biçimini tercih etmek yerine o eski İtalyan üslubunu koruyarak, dosdoğru biçimde, yalnızca olayları aktarmaktadır. 
Stendhal’in ölümünden sonra, 1855’te kitaplaştırılan İtalya Hikâyeleri, Fransızca aslından 
Hamdi Varoğlu’nun çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9b9c705-3b69-4ee2-9f81-c1ab8cde3cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam - 6- Patilerin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam işlemediği bir suçtan dolayı suçlu bulunur ve köpek hapishanesine gönderilir. Dostları masumiyetini kanıtlamak için uğraşırken o kendini köpekler ve insanlar arasında sıkışmış hisseder ve yerini bulmakta zorlanır. Her iki dünyanın bir parçası olan Köpek Adam acaba hangi dünyaya ayak uydurabilecek? İnsanların dünyasına mı, köpeklerin dünyasına mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c442c692-9e61-4fef-8cfe-39756c256159.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King – Şaman Kral 6. Cilt</image:title>
            <image:caption>İkinci Şaman Dövüşü sona ererken, Faust&apos;un iskelet ordusuna karşı olağanüstü bir gayret göstererek tüm şaman gücünü tüketen Yoh ile hastanedeki tedavisi sayesinde yaraları iyileşen Manta’nın yolları ayrılıyor. Fakat Manta’nın arkadaşından vazgeçmeye niyeti yok, bu yüzden Manta Yoh&apos;un Japonya&apos;nın Izumo kentindeki evine gitmeye karar veriyor. Ona bu yolculukta motosikletiyle Tahta Kılıç Ryu eşlik ediyor! Ancak bu iki maceraperest hedeflerine ulaşmadan önce, tanrıların ülkesi Izumo&apos;nun korkunç koruyucularıyla yüzleşmek zorunda kalacaklar! 
 
Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3254bd6a-f066-4d72-8d45-2ebfd67a2367.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Anatomi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ile istedik ki, 
çocuklarımızla tatlı tatlı sohbet edelim. 
Onlara bir meddahın masal anlatması gibi anatomi anlatalım. 
Sevimli resimlerle hayallerini süsleyerek 
onlarla muhabbet edelim. 
Birlikte bilgi ve bilimin tadını paylaşırken, 
insan vücudunun anatomik yapısı hakkında 
birazcık merak uyandıralım. 
Umuyoruz ki, çocuklarımız için “bilgi” 
sınavlarda sorgulanan bir mecburiyet olmak yerine, 
zevkli ve eğlenceli bir uğraşı haline dönüşür. 
Çocuklarımıza, bilginin değerini daha iyi bilmek, 
kendilerini keşfedip, daha iyi olmak adına 
küçük bir katkımız olursa mutlu olacağız. 
Hep birlikte bilelim, bulalım ve olalım. 
 
Prof. Dr. Ahmet Sınav</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f368af0-58ff-4359-99da-d03681b7b902.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Berberi</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un en nezih semtlerinden Şişli’ye uçan daireler saldırı düzenlemiş diyorlar, aman evlerden ırak! Üstelik küçük bir çocuğun dedesini köstebeğe, babaannesini de kaplumbağaya dönüştürmüşler, eyvahlar olsun! Demedi demeyin, işgalci uzaylılarla mini mini kurt adamlar ve vampirler de ortalıkta fink atıyormuş, aman aman! Bu dünyaya neler oluyor böyle a dostlar? 
 
Ama durun, telaşa gerek yok. Karanlıklardan sıyrılıp gelen şu ufak tefek çocuk bütün insanlığı kurtaracak bir kahraman olabilir. Şunun cakasına, efelenmelerine, cesur mu cesur tavrına bir bakın hele! Herkesin yana yakıla beklediği yiğit olabilir bu. Üstelik yanında tıpkı onun gibi süper güçlere sahip iki yardımcısı da var. Hehheeyt, savulun bütün kötüler! Kaçacak karadelik arayın bütün uçan daireler! Halının saçakları arasına gizlenin uzaylı işgalciler! Örümcek-Erol geliyor! 
 
Ehm… Şey… Söylemeyi unuttum: Bizim Erol’un dünyayı kurtarabilmek için öncelikle Düş Berberi’nin koltuğuna oturmaktan kaçınması gerekiyor ve aramızda kalsın ama bu hiç mi hiç kolay değil. 
 
Bakalım bizi bu kitapta ne acayip bir serüven bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe22e11-7cff-428f-a561-688fcf42619b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rom Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Amerikan gazeteciliğinin ve edebiyatının yirminci yüzyıldaki en tartışmalı figürlerinden Hunter S. Thompson, döneminin en büyük akımlarından “Gonzo gazeteciliği”nin kurucusu olmasının yanı sıra önemli bir altkültür ve siyaset figürü. Thompson’ın 1959’da, henüz yirmi iki yaşındayken kaleme almaya başladığı ancak yayımlanması 1998’i bulan Rom Günlükleri, onun bir kurmaca yazarı olarak nasıl bir yol takip ettiğini gösteren, kendine has acayip dünyasının kapılarını açan, bir nevi anahtar roman.
Gazeteci Paul Kemp, New York’tan kalkıp Porto Riko’ya gelir ve Daily News’ta çalışmaya başlar. Hayata pek de tutunamayan gazetecilerin uğrak mekânlarında vakit öldürüp bol bol kadeh yuvarlayan, sık sık belaya bulaşıp oradan oraya savrulan Kemp, kendini neredeyse her şeyin mübah sayıldığı küçük ama tekinsiz bir dünyada bulur.
Tıpkı Las Vegas’ta Korku ve Nefret’teki gibi yine Johnny Depp’in başrolde olduğu bir sinema uyarlaması bulunan Rom Günlükleri ihtiras yüklü bir Amerikan klasiği.
“Bir yatı yüzdürecek bollukta alkol ve onu batıracak ölçüde korku ve nefret.”–New York Daily News
“Duygusal derinliklerini yavaş yavaş ortaya çıkaran, usul usul ve sevgiyle işlenmiş bir kitap.” –Salon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d88c9585-817e-45cd-8b95-0046689201fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorak Ülke (Ciltli-100.Yıl Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Çorak Ülke ilk kez Ekim 1922’de, T. S. Eliot’ın II. Dünya Savaşı arifesine (1939) kadar çıkardığı The Criterion dergisinde yayımlandı. Bu “operatic” yapıt, insanlık ideallerine dair bütün umutları tüketen barbarca savaşa ve savaş sonrası mayalanan toplumun iliklerine işlemiş nihilizmle ahlaki çürümeye verilmiş sarsıcı bir yanıttı. Basıldığı tarihten 100 yıl sonra bile sözün çorak toprağından leylaklar bitirme kudretini koruyan bu şiir, kapsamlı çevirmen notlarını da içeren özel bir baskıyla çift dilli olarak Türkçede yeniden hayat buluyor: 
 
Hangi köklerdir yapışıp onu kavrayan, hangi dallar 
Uç verir şu moloz yığınından? Ey İnsanoğlu, 
Söyleyemezsin bunu, kestiremezsin, çünkü senin bildiğin anca 
Parçalanmış suretler yığınıdır, güneşin kavurduğu, 
Orda ne ölü ağaç sayvan olur, ne cırcır böceği teselli 
Ne de kupkuru taş su sesi bağışlar. Bir tek 
Bu kızıl kayanın altı gölgelik, 
(Gel sığın bu kızıl kayanın gölgesine), 
Sana başka, sabahları peşin sıra seğirten 
Ya da akşam vakti seni karşılamaya duran gölgenden 
Bambaşka bir şey göstereceğim; 
Sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18cd2b31-4eb3-459a-9e48-b127f6095354.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcy ve Sfenks’in Bilmecesi</image:title>
            <image:caption>İlk maceramızda kasabasını donmaktan kurtaran Arthur, bu kez kurtarılması gereken kişinin ta kendisi. Ve bu zorlu görev Arthur’un kızı Marcy’nin omuzlarında. Destansoy Ailesi&apos;nin Efsaneler Koleksiyonunda ikinci serüvene hoş geldiniz. 
 
Maceraperest babası Arthur bir not bırakıp ortadan kaybolunca, kızı Marcy tüm cesaretini toplayıp Mısır’da onu aramaya çıkıyor. Eski Mısır tanrılarıyla tanışıp, hava gemileriyle seyahat ettikten sonra kendini yüce Sfenks’in karşısında buluyor. İçeride tutsak kalmış Arthur&apos;a ulaşmak için Sfenks&apos;in bilmecesine doğru cevabı vermesi gerek. Acaba Marcy en büyük korkularını yenip babasını kurtarabilecek mi? 
 
“Macerayı, mitolojik karakterleri ve kolay okunan kitapları seven çocuklar için tam bir ziyafet.” 
–Booktrust</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae2cc9f-e3a9-4b69-a190-d4bc5a1a7116.jpg</image:loc>
            <image:title>O Öyle Olmadı</image:title>
            <image:caption>“Hikâyesi uzun olan, cümleleri kısa tutar.”
Zihin bir kara kutu mudur? Yazarın zihni hep uyanık mıdır? Gerçekle kurmaca ne kadar birdir? Sır denilen, bir gün açığa çıkan mıdır? Ercan y Yılmaz, soruları bir bir yanıtlıyor romanında. Yaşam ve yazma eylemi arasındaki sınırı kaldırırken, hafızayı da sorguya çekiyor. Unutmak ve hatırlamak istememek; ikisi aynı olamaz.
O Öyle Olmadı, bütün renklerin beyaz olduğu bir coğrafyada, yitirişin değil, hiç sahip olamayışın romanı; Bünyamin’in, Meçhul’ün Asal’ın ve Ercan’ın, dostlukla tamamlanma hikâyesi. Anlatılanlar ne kadarı doğru bilinmez. Belki de o öyle olmadı.
“İnsan isterse bir öyküye dahil olabilir, şiirde yaşlanabilir ya da bir romanda susabilir ama hiçbir zaman masalının dışına çıkamaz.
Denersin. Yüksek bir yere çıkarsın, ‘Burada masal yok,’ dersin, bulutlar seni yanıltır. İnersin derin bir mağaraya. Serinlik, buradayım der; seni yanıltır. Yüzersin. Kaçamazsın. İnsan masalından kaçamaz, bir de topraktan…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b03857-1543-43a4-9080-1eb20556c0b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenciler, Ebeveynler ve Eğitimciler İçin Akademik Koçluk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, okul hayatında ve hayat okulunda öğrencilerin sosyal, duygusal gelişimlerine katkı sağlamak ve akademik başarılarını artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Bu kitabın, hayat okulunda çocuklarının yanında yer alan anne babaların, eğitimcilerin ve eğitime yön verenlerin işini kolaylaştıracağını düşünüyoruz. 
Faydalı olması umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a2b2b7-3b1c-4736-b31d-6c4bb2d8ccbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Neptün Müzakereleri</image:title>
            <image:caption>“Belki de evrende yüz binlerce, hatta milyonlarca akıllı bilgisayar geziyordu.”
İnsanlık uzaydan ve o uzak diyarlardan gelecek akıllı varlıklara olan inancından hiç şüphe duymadı. Ancak çoğunlukla Mars’a çevirdi yüzünü ya da Satürn’ün halkalarından alamadı gözünü. Oysa Dünya’nın biraz daha uzağındaki Neptün pek önemsenmemiş, hikâyelere pek konu olmamış, güzellikleri pek ön plana çıkarılmamıştı. En azından, şimdiye kadar...
Dünya’nın üç büyük devleti arasında yıllardır süren savaşın tam ortasında, Neptün’ün yörüngesinde bir anda ortaya çıkan simsiyah bir cisim, Dünya dışı akıllı varlıklara ilişkin tüm soruları cevaplayabilecek midir?
Dünya ölçeğindeki ekonomik dertlerin, siyasi çalkantıların, çevresel sorunların tarihte belki de hiç olmadığı kadar insanları kendi kabuğuna kıstırdığı, dar görüşlülüğe sürüklediği bir dönemde bakışları yeniden göklere, uzayın genişliğine çevirmeye davet eden bir anlatı Neptün Müzakereleri. Kuşağının açmazlarını dile getiren genç bir kalemin, Türkiye’de ender rastlanan “uzay operası” türüne de göz kırpan ilk romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab701dc-10e6-4770-9abb-ae30dc864c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Prensin Kılıcı - Ciltli</image:title>
            <image:caption>KILICIN ŞARKISINI DUYAN BİR KADIN
SAVAŞA HAZIRLANAN BİR PRENS
KEHANETLERİN AYDINLANDIĞI BİR YOLCULUK
Prens Baldair, Solaris İmparatorluğu’nun kaderini belirleyecek savaşa katılmak üzere yola çıkmıştı. Birliğine önderlik etmesi bekleniyordu ama ilk cinayetlerinin anısı ruhuna hâlâ eziyet ederken bunu nasıl yapacağına dair bir fikri yoktu. Ona musallat olan hayaletlerden kaçmaya çalıştığı bir gece, kader karşısına gizemli bir kadın çıkardı: Şimdiye dek gördüğü en inanılmaz kılıç ustasını.
Raylynn, bir grup paralı askerle ve ona kılıca dair bildiği her şeyi öğreten annesiyle büyümüştü. Düellolara katılıp hem hayatını kazanıyor hem de onu tahta bağlayan kehanetin izlerini sürüyordu. Kibirli prenslere ayıracak zamanı yoktu. Hele annesinin katili hâlâ elini kolunu sallayarak gezerken.
Raylynn’i, Altın Muhafızlar’ına katmak isteyen Baldair’in önünde zorlu bir yol vardı – kadının aklını meşgul eden şeyi çözmeli ve kayıp kılıcı bulmalıydı. Neyse ki sağlam meydan okumalara ve kılıç dövüşünde onu alt edebilecek kadınlara bayılırdı.
“Altın Muhafızlar serisinin yeni kitabı, çıtayı daha da yükseltiyor.” —L. R. W. Lee
“Daha ilk cümleden sizi içine çekiyor.” —The Bookish Crypt
“Elise Kova’nın yazdığı ve benim elimden bırakamadığım bir kitap daha.” —Leia W.
“Bu yazar beni hiç hayal kırıklığına uğratmıyor. Serinin sıradaki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.” —J. A. Cintron</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ccf85af-7075-47e3-bfa0-8bfdad3303e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Prensin Kılıcı</image:title>
            <image:caption>KILICIN ŞARKISINI DUYAN BİR KADIN
SAVAŞA HAZIRLANAN BİR PRENS
KEHANETLERİN AYDINLANDIĞI BİR YOLCULUK
Prens Baldair, Solaris İmparatorluğu’nun kaderini belirleyecek savaşa katılmak üzere yola çıkmıştı. Birliğine önderlik etmesi bekleniyordu ama ilk cinayetlerinin anısı ruhuna hâlâ eziyet ederken bunu nasıl yapacağına dair bir fikri yoktu. Ona musallat olan hayaletlerden kaçmaya çalıştığı bir gece, kader karşısına gizemli bir kadın çıkardı: Şimdiye dek gördüğü en inanılmaz kılıç ustasını.
Raylynn, bir grup paralı askerle ve ona kılıca dair bildiği her şeyi öğreten annesiyle büyümüştü. Düellolara katılıp hem hayatını kazanıyor hem de onu tahta bağlayan kehanetin izlerini sürüyordu. Kibirli prenslere ayıracak zamanı yoktu. Hele annesinin katili hâlâ elini kolunu sallayarak gezerken.
Raylynn’i, Altın Muhafızlar’ına katmak isteyen Baldair’in önünde zorlu bir yol vardı – kadının aklını meşgul eden şeyi çözmeli ve kayıp kılıcı bulmalıydı. Neyse ki sağlam meydan okumalara ve kılıç dövüşünde onu alt edebilecek kadınlara bayılırdı.
“Altın Muhafızlar serisinin yeni kitabı, çıtayı daha da yükseltiyor.” —L. R. W. Lee
“Daha ilk cümleden sizi içine çekiyor.” —The Bookish Crypt
“Elise Kova’nın yazdığı ve benim elimden bırakamadığım bir kitap daha.” —Leia W.
“Bu yazar beni hiç hayal kırıklığına uğratmıyor. Serinin sıradaki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.” —J. A. Cintron</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fb51967-1529-4a52-bf0f-79e1072dddd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Sevgili Mevzuları</image:title>
            <image:caption>BU YAYINDA AŞK VAR
Shay Goldstein, mezun olur olmaz girdiği yerel radyoda yaklaşık on yıldır yapımcıydı. Kendini başka bir yerde hayal edemese de ukala ve kibirli yeni çalışma arkadaşı Dominic Yun işleri onun için epey zorlaştırıyordu.
İstasyonları maddi sorunlar yaşamaya başlayınca Shay yeni bir program fikriyle çıkageldi. İki eski sevgili canlı yayında ilişkiler hakkında tavsiye verecek ve dinleyicilerin hikâyelerini paylaşacaktı. Ancak Shay’in fikrin onaylanmasından daha çok şaşırdığı bir şey varsa, o da programın sunucusu seçilmekti – hem de Dominic’le beraber.
Her ne kadar ikisi de yalan söylemekten hoşlanmasa da kariyerlerinde bir sıçrama için bu teklifi kabul etmekten başka şansları yoktu. Ancak Eski Sevgili Mevzuları gitgide popüler olur ve ikilinin arasında aşk kıvılcımlanırken, bu aldatmacanın bir bedeli olacaktı.
• NPR • Buzzfeed • Cosmopolitan • CNN • PopSugar
2021’in En İyi Kitabı
“Gözalıcı, zekice yazılmış ve kesinlikle feminist bir romantik komedi.” —Christina Lauren
“Romantizm ve komedinin mükemmel dengesi.” —New York Times
“Yarattığı heyecanın hakkını fazlasıyla veriyor.” —PopSugar
“Sahte flörtleri unutun… Bütün olay sahte eski sevgililerde! Eski Sevgili Mevzuları hayatınızda eksik olduğunu şimdiye kadar bilmediğiniz bir şeyi size sunuyor.” —Jen DeLuca
“Shay ve Dominic’in âşık olmalarına âşık oldum.” —Sarah Hogle
“İnanılmaz komik, her sayfası atışmalar ve cinsel gerilimle dolu olağanüstü bir romantik komedi!” —Kerry Winfrey
“Zekice yazılmış, duygusal ve yavaş gelişen bir romans. Karakterler o kadar gerçek ki podcastlerini dinleyebilmek isterdim.” —Andie J. Christopher
“Eski Sevgili Mevzuları’nda bir romantik komediden isteyebileceğiniz her şey var – hazırcevap laf dalaşları, yavaş yavaş büyüyen bir aşk ve duygusal derinlik.” —Trish Doller
“Nefretten aşka dönen bu hikâye kıvrak zekâ ve mizahla örülmüş ki bu da sahte ilişki türüne hiç beklenmedik bir şaşırtmaca katıyor.” —Publishers Weekly (starred review)
“Eski Sevgili Mevzuları aynı anda pek çok şey: laf dalaşlarıyla dolu, sizi kahkahalara boğacak bir romantik komedi; kederin yaşamlarımızı ve sevgimizi nasıl şekillendirdiği üzerine derin bir inceleme; radyonun ve yayıncılığın verdiği keyfe bir övgü… Her yönüyle harika bir romans.” —Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b963b5-48a2-4346-9d61-a118236e73f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Komünü Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Montmartre, Versailles ordusunun kontrolündeydi artık. General Clinchant, Montmartre’a yerleşir yerleşmez katliam başladı. Önce rastgele seçtiği 42 erkek, 3 kadın ve 4 çocuğu, 18 Mart’ta öldürülen General Lecomte ve General Thomas’ın kurşuna dizildiği 6 Rue des Rosiers’e götürdü. Herkesi duvarın önünde yan yana sıralayıp kurşuna dizmeden önce diz çökmelerini emretti. Komün’den bir kadın, kucağında çocuğu ile diz çözmeyi reddetti ve kurşuna dizilirken yanındaki arkadaşlarına “Diz çökmeyin! Şu zavallılara ayakta ölmesini de bildiğinizi gösterin!” diye haykırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a8e9ee0-ed0a-4387-90ac-77b2027680a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenler, Öğrenciler ve Veliler İçin Empatik Yazılar</image:title>
            <image:caption>Okuduğunuz bu kitap sosyolojik ve pedagojik bir araştırma-inceleme çalışmasıdır. Gazete, dergi ve internet sitelerinde farklı dönemlerde yazılan yazıların bir derlemesidir. 
Yazılar empatik bir bakış açısıyla yazılan güncel konulardır. Daha çok çocukların yaşadığı toplumsal ve pedagojik sorunları içermektedir. 
Bu çalışmada detaylara boğulma yoktur. Anlatılmak istenen kısa ve öz ifadelerle anlatılmıştır. Daha detaylı araştırma yapmak isteyenlere bir yol haritası niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d476ad2-0257-4090-9069-533ad15bf1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar ve Diğer Tarih Öncesi Canavarlar Hakkında Muhteşem Ötesi Bilgiler!</image:title>
            <image:caption>DİNOZORLAR VE DİĞER TARİH ÖNCESİ CANAVARLAR HAKKINDA HER ŞEYİ ÖĞRENMEYE HAZIR MISIN?
Bu kitapta neler mi var?
- Devasa bir dinozor zaman çizelgesi
- Dinozorlar hakkında çılgınca –ama gerçek– bilgiler
- Şahane jura şakaları
- Tarih öncesi bilimine hızlı bir giriş
- Dinozor çizme etkinlikleri
- Kapsamlı bir dinozor rehberi ve çok daha fazlası!
Bütün bunlar ilgini çektiyse, şimdi dinozorların vahşi yaşantısına dair muhteşem şeyler öğrenmenin tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79129cd7-d033-487f-ab0b-4c4ba938fd9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Stres</image:title>
            <image:caption>Çoğu Hayal kırıklığı duygusunu kontrol eden beyninizdeki “monitör” nasıl yönetilir? Bikini Endüstrisi Kompleksi kadınların vücutlarını sevmelerini nasıl zorlaştırdı ve bununla nasıl mücadele edilir? Kadınlar duygusal tükenmişlik hissini neden erkeklerden farklı yaşar?
Duygusal tükenmişliğin asıl nedeni, bir kadın olmanın gerçekte nasıl bir şey olduğu ile insanların kadınlardan nasıl olmalarını bekledikleri arasındaki uçurumdur, çünkü kadınlar sürekli bu ikisi arasındaki boşluğu kapatmaya uğraşırlar. Etrafınızdaki her şey size yetersiz olduğunuzu söylerken nasıl “bedeninizi sevebilirsiniz”? Zaten % 110 performansla çalışırken ve bu fark edilmezken, işte nasıl “sınırlarınızı zorlayabilirsiniz”? Tüm bu duygusal tükenmişlik döngüsünü kırabilir ve huzurlu hissetmekle aranızdaki engelleri kaldırabilirsiniz.
Dinlenmek ve sosyal bağlar kurmak tükenmişlik hissini önlemenin anahtarıdır. Sunduğu en son araştırmalar ve deneyimler sonucu verilen tavsiyelerle Stres: Duygusal Tükenmişlik Döngüsünü Kırmanın Sırrı, stres hakkında düşünme ve stresi yönetme biçiminizi tamamen değiştirecek. Bu kitap, size baskı altında duygularınızı yönetmenize, dengeli ve keyifli yaşamın tadını çıkarmanıza yardımcı olmak için basit, bilimsel bir plan sunuyor.
“Yorgun düşmüş beyninizin ve vücudunuzun içinde neler olup bittiğini ve bunun için neler yapabileceğinizi harfi harfine anlatıyor…”
—Sarah Knight, ...İttir Et Gitsin! ve Hayır De Gitsin! kitaplarının çoksatan yazarı
“Bu kitabın devrim niteliğindeki stratejilerini her daim uyguluyorum.”
—Brené Brown</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce519da9-3f11-4917-9342-b037c12ddc67.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare -1 (Ciltli - Özel Baskı )</image:title>
            <image:caption>Adalet peşinde koşarken kendi kimliğini kaybeden bir seri katil: Aşkın. Üstün zekâsı ve kan dondurucu oyunlarıyla yıllardır yakalanmayan, kimliği bilinmeyen, tüm dünyanın aradığı bu seri katil ona gelen her işi içindeki vahşetle başarıyla tamamlamıştır. Ancak bir gün karşısına yeni bir kurban çıkar. Bu kurban Cebonayan adlı gizli bir örgütün lideri Ateş Alanguva’dır. 
 
Aşkın her işinde başarılı olduğu gibi bu işte de başarılı olacağını düşünür ve kibrine yenik düşerek Ateş’in peşine düşer. Ancak Aşkın’ın bilmediği bir şey vardır: Ateş de en az Aşkın kadar zeki ve tehlikelidir çünkü Ateş mafyatik gücü ve akıllara durgunluk veren teknolojik donanımıyla karanlık dünyaların efsanevi ismidir. 
Aşkın ve Ateş’in yolları kesiştiğinde, yırtıcı bir güç savaşının içinde bulurlar kendilerini. Aralarındaki çekimle artık Ateş ve Ateşpare yangına düşmüşlerdir ve bu yangının ne denli büyük olduğunun farkında değillerdir. 
 
“Korkmuyordum, ne karanlıktan ne gürleyen gök gürültüsünden ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü benkaranlıktım, ben gürleyen göktüm; ben zarar görmez, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi. Bu benimmesleğimdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c3c770-3b9d-4ea4-ad47-6430017ce2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mecmua (3 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün, “Fikirlerimin babası” diye nitelendirip övdüğü büyük Türk filozofu Ziya Gökalp, ülkemizin ulusça siyasî, iktisadî, kültürel ve dinî buhranları en şiddetli biçimde yaşadığı son yıllarda yeniden keşfedilmeye ve anlaşılmaya başlanmıştır. 
 
Ziya Gökalp felsefeden sosyolojiye, siyasetten ekonomiye pek çok konuda yeri hâlâ doldurulamayacak yapıtlar kaleme almıştır. Bunlardan birçoğu bugünkü Türkçeye aktarılmış bulunmaktadır. Ancak onun 1922’de Diyarbakır’da çıkarmış olduğu “Küçük Mecmua” adlı dergi henüz Osmanlıcadan günümüz Türkçesine kazandırılmamıştı. Bu çalışma, tam 87 yıldır gün ışığına çıkmayı bekleyen işte bu mecmuanın çevirisidir. 
 
Küçük Mecmua edebiyattan sanata, Türk halk kültüründen siyasete ve tarih biliminden antropolojiye kadar özgün yazılarıyla tam bir ansiklopedik içerik taşımaktadır. Tümü,  ilk defa bu çalışmada toplu olarak çevrilerek Türk okuru ve araştırmacısına sunulmuş bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09b2a0c9-cd2b-4fee-bc06-884be3be24b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu’nun Düşünürleri</image:title>
            <image:caption>DOĞU’NUN DÜŞÜNÜRLERİ, dervişlerin son derece pratik ve anlaşılır yaklaşımlarını gösteren bir anekdotlar ve “eylem meselleri” koleksiyonudur. Tasavvufi gizem, doğrusal olmayan düşünme biçimleriyle problem çözme, öğrenci seçme yöntemleri, hatalı varsayımları temizleme, paradoksal davranış, gerçek eğitmenleri taklitçilerden ayırt etme, kendini gözlemleme, “görünürde değil, gerçekte faydalı” olma ve daha pek çok zihin açıcı konuya değinen 
İdris Şah, insanın ruhsal yapısının planını sunuyor. 
Üç kıtada yüzden fazla bilgenin öğretilerinden damıtılan DOĞU’NUN DÜŞÜNÜRLERİ, teorikten ziyade deneysel olanı vurguluyor. Deneyim, sufi çalışmalarının etkisini ve canlılığını sağlayan bir özelliktir, buna uygulamalı özgül deneyimcilik de denebilir. Yüzeyselci bir takıntıyla değil, geleneğin buyurduğu bir usule göre düzenlenen bu kitap, tasavvuf öğretilerine ait olan ve zamanın ihtiyaçlarına göre seçilmiş derin hikâyeler hazinesidir. 
 
“İbadet, Tanrı korkusu ve daha pek çok terimin en açık ifadelerini okuyacaksınız.” 
Doris Lessing, New York Times Book Review, 7 Mayıs 1971</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/296ebb3f-58c0-4843-879b-ca4d21be830e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Orada Daha Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Kehribar kolyesi bir kor halini almıştı. Onu avucunun içinde sıktı... Sıktı... 
Sonra onu genç adama doğru atmaya çalıştı ama atamadı. Elleri yanmıştı. Kolyeyi bıraktı. Kolye bir anda bedeninde patladı. Güneşin kızıl huzmeleri bir o kadar çoğalırken, genç kadınında parçalanan bedeni de bu yakıcı alevler içinde yanıp kayboldu. 
Deniz bu oluşumları artık sönmekte olan gözlerinin feri ile izliyordu. Deniz bütün gücünü toplayarak son bir kez denizkızına elini uzattı. 
Kalbinin bu kadar heyecan, acı ve üzüntüyü taşıyamayacağını biliyordu. Gözlerindeki ışık bir mum gibi eriyerek kaybolmaya başlamıştı. 
Denizkızı geç de olsa bunu fark edebilmişti. Sevgilisi an be an ölüm ile buluşmağa gidiyordu. 
Denizkızı, aşığının ona anlatmak istediği bir şeylerin olduğunu görüyordu ama duyamıyordu. 
Semadan yükselen İffet’in billûr sesi “ SENİ ÖZLEYECEĞİM.” Genç adamın konuşmalarını perdeliyordu. 
Denizkızı, son bir gayretle, sevgilisinin dudaklarından dökülen kelimeleri anlayabilmek için eğildi. Kulağını aşığının dudaklarına götürdüğünde en son duyabildiği sözcük buydu, işaret parmağı güneşi gösterirken; 
***DENİZKIZI SEMAYA BAK. GÜNEŞ ORADA DAHA KIRMIZI***</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903db83c-96e2-4dc7-80ec-3da476cfd6b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Derviş Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>ARİF OLAN ANLAR. OLMAYANLARSA KISSADAN KENDİ PAYINA DÜŞENİ ALIR.” 
 
Derviş hikâyeleri, masal, efsane veya folklordan çok daha fazlasıdır. Asırlar boyunca derviş ustaları, idrak ve ilmi artırdığı, insanı ve dünyayı daha iyi anlamayı sağladığı söylenen bu öğreti hikâyeleri ile öğrencilerine nasihatler vermişlerdir. 
İdris Şah, bu olağanüstü hikâyelerin sözlü versiyonlarını toplamak ve karşılaştırmak için üç kıtada uzun yıllar seyahat etti. Bu antoloji, bin yılı aşkın bir süre zarfında derviş ustalarının repertuvarlarından, tasavvuf klasiklerinden, sözlü gelenekten, yayımlanmamış elyazmaları ve pek çok ülkede bulunan medreselerden derlenmiştir. 
 
“Zamanımıza ve durumumuza çarpıcı biçimde uyan, şaşırtıcı derecede cömert ve özgürleştirici bir kitap...” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe27997-97a6-4a52-adbd-14ba31446cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapça DilBilgisi</image:title>
            <image:caption>Küreselleşen ve küçülen günümüz dünyasının en büyük aktörü olan iletişim çağı, yeni teknoloji ürünleriyle buluşarak devasa adımlarla ilerlerken Orta Doğu ülkeleriyle olan ticari, ekonomik, siyasi ve turizm alanlarındaki ilişkilerimizin, daha da gelişerek arzu edilen seviyeye ulaşabilmesi için iyi bir iletişim aracı olan dile daha doğrusu Arapça öğrenmeye büyük ölçüde ihtiyaç hasıl olmuştur. 
Bilindiği üzere Arapça dil eğitiminde iki temel kavram; Sarf ve Nahiv (morfoloji/biçim bilgisi/kelime yapısı ve sentaks/ söz dizimi/cümle yapısı) olarak bilinen alanlar büyük önem arz etmektedir. 
Elinizdeki Arapça Dilbilgisi kitabı, benzerlerinden farklı olarak söz konusu bu alanları içeren Fiil, İsim, Edat ve Cümle olmak üzere dört ana başlık altında sunulmaktadır. Arapça öğrenenlerin karşılaştıkları; özellikle karmaşık ve zor gibi gözüken konular, en ince detaylarıyla güncel ve bol örnek cümleler ışığında anlaşılabilir ve akıcı bir üslupla, sözlük kullanma becerisini de kazandıracak şekilde kaleme alınarak siz saygı değer okurlarıyla buluşturmaktadır. Samimi ve içten bir çalışma sonucu vücut bulmuş bu eserin, tüm Arapça öğreneceklere faydalı ve hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a98e3d-5f74-4aa0-b860-3f1ebf01acb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Savcı</image:title>
            <image:caption>Göl gülü ilçesinin savcısı, yerinde yaptığı ilk tahkikat-an sonra maktulün babasını tutuklatmıştı. Diğer iki sanık ağabeyi ile eniştesini serbest bırakmıştı. 
Deneyimli Cumhuriyet savcısı, birkaç defa incelediği ve halen bir karar veremediği dosyayı çelik dolabından çıkardı. Kararlıydı. Dosyayı bütün dikkatini vererek son defa incelecek ve intihar mı? Cinayet mi? Kararını vere-cekti. Vicdanının rahat olması gerekiyordu. Oturduğu koltuktan kalktı. Odasının kapısının dış yüzüne “Meşguldür” yazısını astı. Kendisine hizmet eden görevliye de “Akşama kadar kimse rahatsız etmesin.” Emrini verdi ve kendini tamamen dosyaya odakladı. Yanlış bir kararı halen cezaevinde tutuklu bulunan yaşlı bir adamın hüküm giymesine neden olacaktı. Gözlüklerinin camlarını temizledi. Dosyayı aldı ve son kez incelemeğe başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d63150-169b-42c8-86f8-4d51f3d62593.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sürüngenin Anıları</image:title>
            <image:caption>2003 yılı, hemşirelik öğrencisi Liv iki genç adamla birlikte yaşar. Bir gece evde verdikleri bir partiden sonra hep birlikte Nero adını verecekleri dev bir piton yılanı almaya karar verirler. Ardından Liv ile Nero arasında derin bir bağ kurulur. Ancak yılan büyüdükçe onu tatmin etmek için gitgide daha büyük avlar gerekecektir… On dört yıl sonra, 2017 yılının yazında Mariam ve on bir yaşındaki kızı Iben arasındaki bir tartışma, kısa süre sonra kızın ortadan kaybolmasıyla bir trajediye dönüşür. Bu iki paralel öyküden birincisi doğrusal, tamamen gerçekçi ve sağlam, diğeri sarmal, tekinsiz ve kâbus gibi. Birlikte sürükleyici, dehşet verici, heyecanlı ve sonuna kadar öngörülemez kalan bir roman oluşturuyorlar. 
Utanç, yalnızlık ve yasak arzular üzerine karanlık, cüretkâr bir roman olan Bir Sürüngenin Anıları insanın deri değiştirip tamamen başka biri olmasının mümkün olup olmadığını sorguluyor. 
Silje O. Ulstein’ın bu başarılı ilk romanı Norveç’te yayınlandığında hızla çoksatar listelerine girdi ve yayın hakları 13 ülkeye satıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d76a6709-1536-461e-bf79-68424b2a28d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Unuttuğun Her Şeyi Hatırlamak Gibi</image:title>
            <image:caption>Bu bir özürdür tüm gidenlerden. 
Hep mi böyleydi, biz mi yarattık yalnızlığı? 
Bölüşemediğimiz neydi tam da paylaştık derken? 
Yaralarımıza kabuk olduk sanmıştık oysa. 
Değmiştik çocukluk şımarıklıklarımıza, 
Anne babalarımızın açtığı derin kuyuları gezmiştik gülerek, ağlayarak… 
Başka sevdalarımızın üstünden geçmiştik bir bir. 
Yeni bir pencere bulmuştuk içimizdeki özlemlere açılan. 
Hafiflemiştik, varlığı keşfetmiştik. 
Yarın daha az korkutuyordu, eski yaraların izleri kapanıyordu. 
Galiba bir olurken diğerimizi unutmaya başladık. 
Aynı yanlışlara düşerken görmedik yeni yaralara kucak açtığımızı. 
Özeni yitirdik pencere kapandı. 
Bir çizik daha attık kendi sözlerimizle çizdiklerimizin üstüne. 
Yara ne renk olur, kabuğu ne renk? 
Unutmanı dilerdim unutabilmek için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018a6066-193d-4d72-899d-012d15d85cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Mali Anayasa</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
MALİ ANAYASA: KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MALİ ANAYASANIN UNSURLARI: BÜTÇE, VERGİ – HARCAMA VE BORÇLANMA ÜZERİNE SINIRLAMALAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
MALİ ANAYASA VE MALİ KURAL: DÜNYA UYGULAMALARI VE TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/343f218c-bb3b-4dbc-b312-afb78fff69d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Kulüplerinin Yönetimsel Olarak Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
Sporun Tanımı ve Önemi 
·         Anayasada Spor 
·         Yönetim Nedir? 
·         Spor Yönetiminin Tanımı ve Önemi 
·         Spor Yöneticisi 
·         Spor Yöneticisinin Özellikleri 
·         Spor Federasyonları 
·         Türkiye’de Spor Kulüplerinin Yapısı 
·         Spor Kulüplerinin Dernek Olarak Kurulması 
·         Spor Kulüplerinin Anonim Şirket Olarak Kurulması 
·         Dünyada Futbol Yönetimi 
·         UEFA’nın Tarihçesi 
·         UEFA Finansal Fair Play 
·         Türkiye „de Futbol Kulüplerinin Yapısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e059c95-ae6a-4f13-955f-ad300261428d.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Merkezi Üyelerinde Egzersiz Bağımlılığı ve Ortoreksiya Nervoza</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Fitness (Fiziksel Uygunluk) 
1.1.1. Spor Merkezi (Fitness Merkezi) ve Gelişimi 
1.2. Egzersiz 
1.2.1. Egzersize Katılım Nedenleri 
1.2.1.1. Egzersiz ve Sağlık 
1.2.1.2. Egzersiz ve Fiziksel Görünüm 
1.2.1.3. Egzersiz ve Sosyalleşme 
1.3. Bağımlılık 
1.3.1. Bağımlılık Türleri 
1.3.1.1. Madde Bağımlılığı 
1.3.1.2. Davranış (Süreç) Bağımlılığı 
1.4. Egzersiz Bağımlılığı 
1.4.1. Egzersiz Bağımlılığı Kriterleri 
1.4.2. Egzersiz Bağımlılığına Eşlik Eden Diğer Bozukluklar 
1.4.2.1. Yeme Bozuklukları 
1.4.2.2. Kas Dismorfisi 
1.4.2.3. Obsesif-Kompulsif Bozukluk 
1.4.2.4. Kişilik Özellikleri 
1.4.3. Egzersiz Bağımlılığının Aşamaları 
1.4.3.1. Aşama 1: Rekreasyonel Egzersiz 
1.4.3.2. Aşama 2: Risk Altında Egzersiz 
1.4.3.3. Aşama 3: Sorunlu Egzersiz 
1.4.3.4. Aşama 4: Egzersiz Bağımlılığı 
1.4.4. Egzersiz Bağımlılığının Tedavisi ve Öneriler 
1.5. Beslenme ve Yeme Bozukluğu 
1.5.1. Yeme Bozukluklarının Sınıflandırılması 
1.5.1.1. Pika 
1.5.1.2. Ruminasyon (Geri Çıkarma-Geviş Getirme) Bozukluğu 
1.5.1.3. Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alım Bozukluğu 
1.5.1.4. Anoreksiya Nervoza 
1.5.1.5. Bulimiya Nervoza 
1.5.1.6. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu 
1.5.1.7. Tanımlanmış Diğer Beslenme ve Yeme Bozuklukları 
1.5.1.8. Tanımlanmamış Beslenme ve Yeme Bozukluğu 
1.6. Ortoreksiya Nervoza 
1.6.1. Ortoreksiya Nervoza Tanı Kriterleri 
1.6.2. Ortoreksiya Nervoza Risk Faktörleri 
1.6.3. Ortoreksiya Nervoza Tedavisi 
 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1. Araştırmanın Yöntemi, Evreni ve Örneklemi 
2.2. Veri Toplama Aracı 
2.2.1. Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği 
2.2.2. Orto-15 Ölçeği 
2.3. Verilerin Elde Edilmesi 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
3.1 Araştırmaya Katılan Bireylerin Sosyodemografik Özelliklerine İlişkin Frekans Dağılımları 
3.2. EBÖ ve Orto-15 Ölçeği Sınıflamalarına Göre Bireylerin Egzersiz Bağımlılığı Düzeyleri ile ON Eğilimlerine İlişkin Frekans Dağılımı 
3.3. Katılımcıların Sosyodemografik Özelliklerine İlişkin Yapılan Anova ve T-Testi İstatistiksel Analiz Sonuçları 
3.4. Korelasyon Testlerine İlişkin Bulgular 
 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a209c0a8-dbbc-4b3b-8841-9ff2b3e6c68b.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları – 2</image:title>
            <image:caption>Tamamlayıcı Tıpta Özgün ve Güvenli Kullanımlarıyla 
 
A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları - 2 
Cilt Hasarları ve Hastalıkları 
 
Dört profesörden cilt hasarları ve hastalıkları için kullanılabilecek 
326 özgün karışımı 
 
Bitkilerin tedavi amacıyla kullanımının ilk insanlar tarafından gözlemler ve deneyimler sonucu keşfedildiği, bu bilgilerin nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaştığı bilinmektedir. 
 
Bitkiler ham drog veya ekstreleri halinde kullanılabildiği gibi bitkilerden elde edilen uçucu ve sabit yağlar, hidrosoller, reçineler, balsamlar ile bu kaynaklardan hazırlanan absolüler, anflorajlar ve yağlı maseratlar da günümüzde aromaterapötik ürünler olarak kullanılmaktadır. 
 
Uçucu yağların aromaterapi uygulamalarındaki rolü tüm dünyada hızla artmaktadır. Aromaterapi uygulamalarının hem fiziksel hem de zihinsel ve ruhsal sağlığı iyileştirdiği ve enerji düzeyini güçlendirdiği kabul edilmektedir. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu ikinci kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan; akne, çıban, çatlak, leke, kızarıklık, morluk, egzama, gül hastalığı, isilik, kaşıntı, mantar, nasır, sedef, siğil, sinek ve böcek kovucu, sinek ve böcek ısırıkları, uçuk, uyuz, vitiligo, yanık, yara, yatak yarası ve zona gibi ‘cilt hasarları ve hastalıkları’ için kullanılabilecek 326 özgün karışımı okurlara sunmaktadır. 
 
Kokuların gizemli dünyasının ruhsal ve bedensel sağlığınıza yararlı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315b882f-c8fb-4640-8df2-ec0bf2d47c73.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekiyorum, Dikiyorum, Suluyorum Çiftçi Peygamberi Tanıyorum - Hz. Âdem</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bitki yetiştirmeyi bilmezken 
Toprağı işleyen, leziz sebzeleri, 
Sulu sulu meyveleri yetiştiren, 
Bizlere çiftçilik mesleğini öğreten 
‘Çiftçi Peygamber’ ile tanışmak ister misin? 
Ekiyorum, Dikiyorum, Suluyorum Çiftçi Peygamberi Tanıyorum - Hz. Âdem  
Peygamberler insandılar. 
Çalıştılar, ürettiler, meslek sahibi oldular. 
Bizlere birbirinden güzel icatlar ve meslekler miras bıraktılar. 
 
Peygamber Meslekleri 
Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/979b693a-5f2e-4f74-b766-8bd126f3a116.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesiyorum, Biçiyorum, Dikiyorum Terzi Peygamberi Tanıyorum - Hz. İdris</image:title>
            <image:caption>İnsanlar elbise dikmeyi bilmezken 
 İğneyi icat eden, kumaş dokuyan, 
İğneye iplik geçirip ilk kez dikiş diken, 
Bizlere terzilik mesleğini öğreten, 
‘Terzi Peygamber’ ile tanışmak ister misin? 
 
Peygamberler insandılar. 
Çalıştılar, ürettiler, meslek sahibi oldular. 
Bizlere birbirinden güzel icatlar ve meslekler miras bıraktılar. 
 
Peygamber Meslekleri 
Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b95f4e3-1b4f-4037-807f-e30f3973097f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezelye Çorbası Dedektiflik Takımı – Lina’nın Sırrını Nasıl Çözdük?</image:title>
            <image:caption>Nils ve Evi çok emindir: Tuhaf giden bir şeyler vardır! Dakikliğiyle bilinen Lina, okula geç kalmaya başlamış, dedektiflik takımı buluşmalarına bile katılamamaktır.
Azılı rakipleri 2 Soru İşareti Takımı Lina’yı takibe alınca 
Evi’yle Nils de harekete geçer. 
Yeni görev bellidir: Lina’yı araştıracaklardır! 
Yığınla resmi evrak ne içindir? Kâğıtların üzerindeki
kırmızı artı işareti ne anlama gelmektedir ve en önemlisi,
Lina’nın defterinin arasından düşen fotoğraftaki oğlanın
tüm bunlarla ne ilgisi vardır? 
 
Bezelye Çorbası Dedektiflik Takımı,
arkadaşlığın zorlu sınavlarından geçip
yeniden bir araya gelebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7dc0fb-02bb-4858-b0a1-2ad94550633a.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıyorum, Soruyorum, Buluyorum Mucit Peygamberi Tanıyorum – Hz. Yusuf</image:title>
            <image:caption>Arıyorum,Soruyorum,Buluyorum,Mucit Peygamberi Tanıyorum

Hz. Yusuf


İnsanlar saati Güneş’e bakarak bulurken, 
Güneş görünmediğinde saati bilemiyorken 
Su kullanarak zamanı saatlere bölen, 
Saat modelini ilk icat eden, 
Bizlere çalışarak üretmeyi öğreten 
‘Mucit Peygamber’ ile tanışmak ister misin? 
 
Peygamberler insandılar. 
Çalıştılar, ürettiler, meslek sahibi oldular. 
Bizlere birbirinden güzel icatlar ve meslekler miras bıraktılar. 
 
Peygamber Meslekleri 
Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89938214-ea15-43b2-bc65-af0da71018b5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım – 2 Yaş</image:title>
            <image:caption>Bu kocaman kitap dünyamızı, dilimizi ve başka kitapları keşfetmek için harika bir başlangıç! 
 
Hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebekler için özel hazırlanan bu kitap resimler ve oyunlarla nesneleri, sayıları, renkleri, hayvanları tanıtıyor. İki yaşındakilerin kelime haznelerini geliştirmeleri için ebeveynlere yardımcı oluyor.  
 
Çok sevilen Büyük Sorular Kitabım&apos;ın illüstratörü Tiago Americo bu kitabı 2 yaşındaki çocuklar için özel olarak tasarladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23816dd1-dc4d-45c5-bbca-9256e16f0077.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe’nin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ayşe resimli kitapları çok severdi. Bir gün kendi kitabını yapmaya karar verdi. Kitabına çimenler, çiçekler, otlar, koyunlar ve daha neler neler çizdi. Bir ağaç, bir göl, bir yengeç, bir köpek derken kardeşini bile ekledi. Kitap gitgide kalabalıklaşmıştı, neredeyse Ayşe’nin hikâyesine yer kalmayacaktı. Ayşe’nin hikâyesi nasıl devam edecek dersiniz? 
 
Cem Kızıltuğ’un yazdığı ve resimlediği Ayşe’nin Kitabı çocukların hayal güçlerini zenginleştirecek neşeli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b798633c-a5dd-4f56-a9b0-383c7a65b673.jpg</image:loc>
            <image:title>Gertrude Stein</image:title>
            <image:caption>“Sabah. Güneş Lüksemburg Bahçesi’nin üzerinde yükselmiş. Kuş cıvıltıları şehrin uğultusunu bastırıyor. Birkaç yüz adım ilerde Fleurus Sokağı bulunuyor. 27 numaralı binadaki bir anı levhasında şunlar yazılı: ‘GERTRUDE STEIN 1874-1946 / AMERİKALI YAZAR...’” 
 
Gertrude Stein hakkında ne biliyoruz? Amerika doğumlu şair, yazar, koleksiyoner, dil cambazı ve kadın hakları savunucusu olduğunu. Yaşamının çoğunu Fransa’da geçirdiğini, Fleurus Sokağı no 27’deki dairesinin Picasso’dan Hemingway’e, Pound’dan Fitzgerald’a resim sanatının ve edebiyatın merkezi haline geldiğini. Dil ve üslup konusunda her zaman takıntılı olduğunu. Her şeyden önemlisi de Avrupa’da sanat tarihini baştan aşağı değiştirecek kültürel devrimlere ve yeniliklere birinci elden tanıklık ettiğini. Philippe Blanchon, çağa damgasını vurmuş aykırı bir karakterin hayatındaki kırılmaların izinde önemli bir biyografiye imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2314c41d-1c6e-4bc2-88fc-79366e40cc8c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Construction of a New City Bir Şehir Kurmak: Ankara 1923 – 1933</image:title>
            <image:caption>Vehbi Koç Vakfı’nın kuruluşunun 50. yılı kapsamında  açılan sergi ile eşzamanlı olarak basılan kitap, dönemin Ankara’sında eski ve yeni şehir bölgelerindeki yerleşimin modernleşmesi, kent ve park kültürünün oluşması, kamusal hizmetlerin modernleşmesi, anma kültürünün yaratılması, ulus kültürünün kimliğe kavuşturulması ve kentin sosyal yaşamının modernleşmesi temalarıyla açılımlar getirmektedir.
 
Modern Ankara’nın ilk genişlemesi sayılan Yenişehir’in 1933 tarihindeki konut ve kamu yapılarından oluşan durumunu modelleyerek yeni bir bilgi alanı ortaya çıkaran çalışma, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde, savaş yorgunu bir ülkede “yeni” bir “şehrin” nasıl kurulduğunu, Cumhuriyetin 10. yılına kadar ortaya konan irade ve olgularla birlikte ele almaktadır.
Gizle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e05644a-220b-45d3-9037-d4d0bbf46a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıltılıvadi’nin Minik Fırtınası</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda Işıltılıvadi’nin minik fırtınası: Tonje Işıltılıvadi! Günlerini yokuşlu yollarda kayak yaparak, yüksek sesle şarkılar söyleyerek, harika sıcak çikolatalar yapabilen huysuz ve yaşlı arkadaşı Gunnvald’ı ziyaret ederek geçiriyor. 
 
Tonje’nin Işıltılıvadi’de tek eksiği kendisi gibi çocuklar. Neyse ki bir gün Işıltılıvadi’ye hiç beklenmedik misafirler geliyor. Önce iki çocuklu bir aile, sonra Heidi adında heybetli bir kadın. Üstelik Heidi’yi Tonje dışında herkes tanıyor. Tonje kendisinden sır saklandığı için öfkelense de çok daha önemli bir sorunu var. Heidi pek arkadaş canlısı birine benzemiyor ve Gunnvald’ın çiftliğini satmayı planlıyor. Peki Tonje şimdi ne yapacak? Onun her zaman bir planı vardır! Her zamanki gibi tek ihtiyacı olan hız ve özgüven! 
 
Hamurdan Kalp kitabının sevilen yazarı Maria Parr’dan Heidi ve Pippi Uzunçorap hayranlarının heyecanla okuyacağı, arkadaşlık ve aileye dair olağanüstü bir kitap daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a70ec9-c18e-41ab-8ead-88669d29083d.jpg</image:loc>
            <image:title>Telezzüz Savour the Flavour (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>With these new delicacies from the kitchens of Burak Aziz Sürük and Cengiz Çakıt, you can prepare magnificent dishes for your loved ones or just for yourself. The delicious recipes in Telezzüz: Savour the Flavour, where traditional Turkish cuisine is delicately blended with world cuisines, promise a great gastronomic experience to anyone who is interested in cuisine. Breakfast suggestions, entrées, main courses, side dishes to accompany your main meals, desserts, and healthy drinks are all in this book...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b99c1c-917c-4f8f-b537-7ce16f950311.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Usta Dört Yapı: Ankara ve Çevresinde Geleneksel Konut</image:title>
            <image:caption>Tarihî konutlar, uzun yıllar içinde edinilen birikimin getirdiği teknik bilgiye dayalı, gelenek yoluyla aktarılan inşa kültürünün ürünleridir. Geleneksel yapı ustaları yapıyı inşa edecekleri çevrenin özelliklerini, yöreden temin edilebilecek malzemelerin niteliklerini ve yapıyı kullanacak ailenin gereksinimlerini tespit ederek bu konutları inşa etmişlerdir. Böylece bir yandan yerleşmeler yerin koşullarına özgü çözümlerle yapılmış, bir yandan da gelenekten öğrenilen inşa teknikleri yapı ustaları aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Türkiye genelinde bölgelerarası farklılıkları da içerecek şekilde, geleneksel konutların mimari ve teknik özellikleri üzerine yapılmış pek çok çalışma mevcuttur. Ancak bu yapıların inşa sürecinin parçası olan, uzun yıllar içinde oluşmuş, gelenek içinde yaparak/inşa yoluyla öğrenilen ve yapı ustaları eliyle aktarılan teknik bilgi üzerine yapılmış çalışmalar son derece kısıtlıdır. Bu araştırmayla amacımız, Osmanlı konut geleneğinin bir parçası olan, Ankara ve yakınındaki yerleşimlerde yer alan tarihî konutların inşa tekniklerini eski ustalardan görerek öğrenmiş ve bunu yaşamı boyunca ya da yaşamının bir döneminde uygulamış geleneksel yapı ustalarının bilgi, beceri ve davranışlarını belgeleyerek, bu bilgiyi yerel inşa teknikleriyle birlikte tanımlamaktır. Bu amaçla öncelikle Ankara çevresinde yer alan geleneksel özelliklerini koruyan yerleşimlerde bu geleneği sürdren eski yapı ustalarına ulaşılmaya çalışılmıştır. 
 
Beş ana bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, Ankara ve çevresinde geleneksel konutlara ve yapı ustalarına ilişkin bilginin bağlamını aktarmak üzere, Osmanlı konutunun özelliklerinden yola çıkılarak “Ankara konutu” ve nitelikleri tanımlanmış; alanyazındaki araştırmalara dayanarak, Osmanlı’dan bu yana tarihsel bir perspektif içinde konut üreten yapı ustaları hakkında bilinenler aktarılmıştır. Sonraki dört bölümde, tanımlanan genel çerçeveye göre Ankara’nın yakın çevresinden seçilen Sivrihisar, Beypazarı, Polatlı ilçesi Sarıoba köyü ve Kazan ilçesi Fethiye köyü yerleşimlerinde ulaşılan bir yapı ustası ve incelenen bir yapı üzerinden yerel mimari konut kültürü ile geleneksel konutun özellikleri tanımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfa0fdd5-73a0-45d9-9ff7-94c5ca6082d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Heritage, World Heritage, And The Future (Miras, Dünya Mirası ve Gelecek)</image:title>
            <image:caption>5-6 Aralık 2019 tarihlerinde gerçekleşen 14. Uluslararası ANAMED Yıllık Sempozyumu, &quot;Miras, Dünya Mirası ve Gelecek: Ölçek, Koruma ve Diyalog Üzerine Görüşler&quot;in İngilizce bildiri kitabı “Heritage, World Heritage, and the Future: Perspectives on Scale, Conservation, and Dialogue” yayımlandı. 
 
Bu yayını oluşturan makaleler –Dünya Mirası Sözleşmesi ve Türkiye&apos;deki uygulamalar da dahil olmak üzere– arkeolojik ve doğal mirasın korunması, alan koruması ve koruma çalışmalarının finansmanı, arkeolojik araştırmalara yerel halkın katılımı ve arkeolojinin kamu gözündeki algısı gibi konuları araştırıyor. Kendi çalışmaları üzerine derinlemesine düşünmeyi ve eleştirel değerlendirmeyi sağlayarak belirli koşullarda neyin işe yarayıp neyin yaramadığına dair çalışmalarını da sunan yazarlar, aynı zamanda başarılı olmuş örnekleri ve sorunları da tartışmaktadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbcf6fb0-c575-4265-bd90-40859f485f36.jpg</image:loc>
            <image:title>The Palimpsest Of The House (Konut Palimpsesti)</image:title>
            <image:caption>2013 yılında düzenlenen 8. Uluslararası ANAMED Yıllık Sempozyumu “Konut Palimpsesti: Roma, Geç Antik, Bizans ve Erken İslam Dönemlerinde Yaşam Kalıplarını Yeniden Değerlendirmek”in İngilizce bildiri kitabı “The Palimpsest of the House: Re-assesing Roman, Late Antique, Byzantine, and Early Islamic Living Patterns” yayımlandı. 
 
Yayındaki makaleler, Roma, Geç Antik Çağ, Bizans ve Erken İslam dönemlerinde Akdeniz ve çevresindeki konutlardaki gelişmelere, sürekliliklere ve değişikliklere odaklanıyor. Çeşitli bölgeler ve zaman dilimlerindeki evler arasındaki etkileşime de ışık tutan bildiriler, konutların mimari özellikleri, yerleşimi ve iç mekânları, inşa edenleri ve kullanıcılarını da araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c32f243a-1c1a-464c-8ab2-6c3e56ceed3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet&apos;e Götüren Masallar</image:title>
            <image:caption>Cennete Götüren Masallar
İSMAİL SAĞIR (SAĞIROZAN) KİMDİR 
1968 yılında Kahramanmaraş&apos;ın Andırın ilçesinin Kabaklar Köyü’nde doğdu. 
Uzun yıllar uzman öğretmen olarak görev yaptı. 
Görev dışındaki zamanını sanata adayan İsmail Sağır; ressam, şair, yazar ve ozan olarak güzel sanatların her dalında eserler verdi. 
Ressam olarak resim sergileri açarken, Halk Ozanı olarak “SAĞIROZAN” mahlasıyla sazı ve sözü ile sahnelere çıkmaktadır.  Çok sayıda türkü çalışması vardır. 
Edebi alanda da birçok esere imzasını atmıştır. Şiirleri, antoloji kitaplarında, dergilerde, gazetelerde yayınlandı. Çeşitli şiir sitelerinde jüri üyeliği yaptı. Eğitimle ilgili sitelere ödevler hazırladı. Bazı kitaplara editörlük yaptı. 
Şu ana kadar şiir, roman ve öğrencilere yönelik kitaplar olmak üzere on üç ayrı kitabı yayınlandı. 
 
ESERLERİ 
2007 Belirli Gün Ve Haftalar Kitabı 
2008 İğne  (şiir kitabı) 
2013 Sıdıka  (Roman) 
2014 Kutlu Davet  (Şiir Kitabı) 
2016 Düş+Ün=DÜŞÜN  (Şiir Kitabı) 
2017 Güldürü Okulu  (bilmece, tekerleme, şiir, fıkra, öykü, masal) 
2019 Şiboki  (Şiirli Boyama Kitabı) 
2020 Çiçekler Şiir Açtı  (Öğrenci şiirleri, Öykü) 
2021 Proje (Söyleşi, röportaj, öğrenci şiirleri kitabı) 
2021 Öğretmenim MASAL Anlattı  (Masal Kitabı) 
2022 Masal Çiçekleri (Öğrenci masalları ve şiirleri) 
2022 Cennet’e Götüren Masallar (Masal kitabı) 
2022 Evlat Savaşı (Roman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19c178c3-afeb-45f7-93b7-cd4ae0967296.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgilerle Lacan Rehberi</image:title>
            <image:caption>Lacan’ı okumak zor, anlamak daha da zor derler. Freud’dan bu yana psikanalizin belki de en etkili ve en tartışmalı entelektüeli Jacques Lacan’la tanışmak, onun edebiyat, sanat ve felsefe üzerindeki tesirini görmek için muhtemelen bundan daha iyi bir fırsat olamazdı. 
Yaşayan en mahir Lacancı psikanalistlerden Darian Leader imzalı Çizgilerle Lacan Rehberi, okuyucuyu Lacan’ın dünyasında telaşsız bir gezintiye çıkaran, Lacancı teorinin kuytu köşelerinden ustalıkla geçen bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc65a9af-1e59-462c-9aa9-96b1227107c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlat Savaşı</image:title>
            <image:caption>Evlat Savaşı

İSMAİL SAĞIR (SAĞIROZAN) KİMDİR 
1968 yılında Kahramanmaraş&apos;ın Andırın ilçesinin Kabaklar Köyü’nde doğdu. 
Uzun yıllar uzman öğretmen olarak görev yaptı. 
Görev dışındaki zamanını sanata adayan İsmail Sağır; ressam, şair, yazar ve ozan olarak güzel sanatların her dalında eserler verdi. 
Ressam olarak resim sergileri açarken, Halk Ozanı olarak “SAĞIROZAN” mahlasıyla sazı ve sözü ile sahnelere çıkmaktadır.  Çok sayıda türkü çalışması vardır. 
Edebi alanda da birçok esere imzasını atmıştır. Şiirleri, antoloji kitaplarında, dergilerde, gazetelerde yayınlandı. Çeşitli şiir sitelerinde jüri üyeliği yaptı. Eğitimle ilgili sitelere ödevler hazırladı. Bazı kitaplara editörlük yaptı. 
Şu ana kadar şiir, roman ve öğrencilere yönelik kitaplar olmak üzere on üç ayrı kitabı yayınlandı. 
 
ESERLERİ 
2007 Belirli Gün Ve Haftalar Kitabı 
2008 İğne  (şiir kitabı) 
2013 Sıdıka  (Roman) 
2014 Kutlu Davet  (Şiir Kitabı) 
2016 Düş+Ün=DÜŞÜN  (Şiir Kitabı) 
2017 Güldürü Okulu  (bilmece, tekerleme, şiir, fıkra, öykü, masal) 
2019 Şiboki  (Şiirli Boyama Kitabı) 
2020 Çiçekler Şiir Açtı  (Öğrenci şiirleri, Öykü) 
2021 Proje (Söyleşi, röportaj, öğrenci şiirleri kitabı) 
2021 Öğretmenim MASAL Anlattı  (Masal Kitabı) 
2022 Masal Çiçekleri (Öğrenci masalları ve şiirleri) 
2022 Cennet’e Götüren Masallar (Masal kitabı) 
2022 Evlat Savaşı (Roman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c27c033e-2081-46c1-b0cf-befa018c940c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spora Multidisipliner Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BÖLÜM 1 
BEDEN VE SPORDA TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ VE KADIN 
 
BÖLÜM 2 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA FONKSİYONEL EGZERSİZLER 
 
BÖLÜM 3 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİ 
 
BÖLÜM 4 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA YAPISAL ÖĞRETİM MODELLERİ 
 
BÖLÜM 5 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA İNOVASYON YAKLAŞIMLARI 
 
BÖLÜM 6 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA SİRKADİYEN RİTİM 
BÖLÜM 7 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA GÜNCEL KUVVET ANTRENMANI YAKLAŞIMLARI 
 
BÖLÜM 8 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA E-SPOR 
 
BÖLÜM 9 
PARALİMPİK GELİŞİM PROGRAMLARI: PARALİMPİK OYUNLAR VE SPORCULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e79e5e75-4234-4fee-8ef0-bef134155d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlikte Büyüyen Gri Alan : Özel Askeri Şirketler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BÖLÜM 1 
ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLER: GENEL ÇERÇEVE, ÖRNEKLER, FIRSATLAR VE RİSKLER 
 
BÖLÜM 2 
PARALI ASKERLERDEN ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERE: TARİHSEL BİR OKUMA 
 
BÖLÜM 3 
ABD‘DEKİ ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERİN ROLÜ: MPRI, L3HARRİS VE ACADEMI 
 
BÖLÜM 4 
RUSYA‘NIN ÖZEL ASKERİ ŞİRKET MİMARİSİ 
 
BÖLÜM 5 
ÇİN-AFRİKA İLİŞKİLERİ VE ÇİN MENŞEİLİ ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETLERİNİN AFRİKA‘DAKİ ROLLERİ 
 
BÖLÜM 6 
BİRLEŞİK KRALLIK ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ULUSLARARASI ANGAJMANLARI 
 
BÖLÜM 7 
FRANSA GÜVENLİK STRATEJİSİNDE PARALI ASKERLER VE ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLERİNİN KONUMU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff8a2610-691d-4811-b773-234a3b9e75ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Fiziğin Bir Bilim Olarak Doğuşu</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ: BURAYA NEREDEN VE NASIL GELDİK? 
 
2.      MERAK, BURADA NE YAPIYORUZ? 
 
3.      DOĞAYI BİLMENİN BİLİMİ, FİZİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ee36f68-2e83-4832-ad08-c1ab784b042f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Ejderhalar! National Geographic Kids</image:title>
            <image:caption>Her seviye için bir National Geographic kitabı vardır. Seviye 1 kitapları, kendi başına okumaya yeni başlayan çocuklar için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78cd8f00-43d5-4db6-b365-e86cd93b8b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Böcekler! National Geographic Kids</image:title>
            <image:caption>Her seviye için bir National Geographic kitabı vardır. Okul öncesi seviyesi kitapları, okumaya yeni başlayan çocuklar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cdac5a-e9ae-4b29-8776-303154624b6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Loli ile Uçan Balon</image:title>
            <image:caption>Kırmızı renkli peribacası Loli, 
bir masal diyarında yaşamasına rağmen mutsuz. 
Bulduğu çözüm, her şeyi bırakıp gitmek. 
En yakın arkadaşı Uçan Balon bile engelleyemedi onu. 
Peki bu karar onu mutlu etti mi? 
Bunu ancak Loli’den öğrenebiliriz... 
 
Bu kitap, çocuklarımızın değer ve üstbiliş gelişimini desteklemeyi amaçlamaktadır. Hikâyenin içerisine yerleştirilen sorular, çocukların farkındalıklarını arttırmayı, çeşitli durumlarda kullanabilecekleri becerileri geliştirmelerini ve öz değerlendirme yapmalarını amaçlamaktadır. Soruların doğru cevapları yoktur, fakat her çocuk için uygun cevaplar vardır. 
 
“Sorular genellikle doğruyu göstermek için sorulur. Oysa bu kitaptaki sorular, çocuklara kendilerini fark etmeleri için verilmiş bir fırsat! Farkındalığı yüksek, sorun çözebilen, temel değerler doğrultusunda hareket eden nesiller yetiştirmeyi sorumluluk edinmiş Cansu Aycan ve Nesrin Öztürk, kalemlerinin de gücüyle ortaya harika bir eser çıkardılar. Loli’nin hikâyesi zaten son derece etkileyici iken metinde okura eşlik eden, cevapları çocuklara bırakılmış sorular sayesinde satırların dışına taşan, sonsuz bir kitap çıkıyor ortaya.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baf16cbc-d3f9-4d73-b0db-ed48e18ddce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Yağarsa Erir miyim?</image:title>
            <image:caption>Güneşli bir günde dışarıda olmak çok eğlenceli. 
Peki yağmur yağdığında dışarıda olmak yine eğlenceli mi? Dogi güneşli günleri seviyor ama yağmurlu günleri asla... Çünkü yağmur yağdığında bir parça çikolata ya da 
bir top dondurma gibi erimekten çok korkuyor. 
Bu korkusundan kurtulmanın bir yolunu bulabilecek mi? 
Belki de hiç bilmediği yeni duygularla tanışacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96d53ea7-8f10-44c4-b14a-ec5931f4758e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hobi Saati</image:title>
            <image:caption>Kumaş Boyama ve Süsleme 
Ahşap Boyama ve Süsleme 
Taş Boyama ve Süsleme 
Takı Tasarım 
Punch Nakışı 
Alüminyum Kabartma 
Mum Yapımı 
Sabun Yapımı 
Hava ile Kuruyan Kil Hamuru 
Geri Dönüşüm Projeleri 
Çocuklarla Yapılacak Etkinlikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f52a1322-9e37-45af-b26e-59f2ad2200e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yorgunluk</image:title>
            <image:caption>“Yorgunluk, fiziksel bir darbe gibi onu yiyip bitiren dalgalanmalardan oluşan bir duygu durumu değildi onun için. Yorgunluk, saç tellerinin ucuna kadar hissettiği manevi bir ruh sancısıydı. Göz kapaklarını günlerce, belki de aylarca kapatması ona bir fayda etmeyecekti. Gözlerini kapattığında bir daha açamaması ya da gözlerini bir daha asla kapatmaması gerekiyordu. Jal, gözlerini kapatmayı seçti.”
Öykü Özcan; düşünce dehlizlerinde kaybolan iki gencin, zaman zaman derin içsel sorgulamalara dönüşen sohbetlerini konu alıyor. Varoluşsal sancıların iki farklı bedendeki tezahürleri, Özcan’ın kalemiyle titizlikle işlenilmekte… Oldukça çarpıcı ve düşündürücü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52dd937c-20c6-4d8b-b2fe-6cd6e985c1c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaannem, Kurbağalar Ve Hayat</image:title>
            <image:caption>Hayat denen şey bir armağanmış...
 
Ödüllü öykücü Ahmet Büke okurlarını, bir çocuğun babaannesiyle mutlu anılarını yazdığı defterine konuk ediyor. Her anı, dünyanın en ilginç kasabasında, dünyanın en sıradışı babaannesiyle yaşanan sürprizli bir çocukluktan, komik, umut dolu ve anlamlı öyküler fısıldıyor. Kimi yelkenlinin rüzgârında, kimi balkondaki kahvaltı sofrasında, kimi eşekle buzul tırmanışında... Çocukluğun acı tatlı günleri, hayatın gerçek bir armağan olduğunu duyumsatıyor. Her yaştan okura, yaşamın tuhaf ama mutlu zamanlarını anımsatıyor. 
 
Dokuz yaşından beri babaannesiyle birlikte yaşıyordu. Ama ne babaanne! Bazen börek tepsisi elinde, bazen de yelkenlisinin dümeninde… Bir gün torununa, yalnızlık hissini dindireceğini söyleyerek bir defter hediye etti. Uzun süre boş kalan defter zamanla, cıvıl cıvıl kasabanın, renkli konu komşunun tuhaf ama mutlu anılarıyla dolmaya başladı: Uzaya gitmek isteyenler, uçurtma meraklıları, deniz sevdalıları, dağdan kar toplayanlar, pilot teyzeler, oymakbaşına hayran izciler, toprağını dünyalara değişmeyenler… Yoksa hayat gerçekten güzel miydi!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49f32a34-5153-48d9-9418-5e2872943879.jpg</image:loc>
            <image:title>Ördekler - National Geographic Kids</image:title>
            <image:caption>Her seviye için bir National Geographic kitabı vardır. Okul öncesi seviyesi kitapları, okumaya yeni başlayan çocuklar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c12af21-cf83-4d33-a208-5d0f63c79c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Psikolojiyle Başarıyı Keşfet</image:title>
            <image:caption>Hayatta herkes başarılı olmayı bu kadar çok isterken, neden yalnızca bazı insanların hedefledikleri başarıya ulaşabildiğini araştıran bu kitap, size başarının önündeki engellerin neler olduğunu ve bu engellerin nasıl ortadan kaldırılabileceğini gösterecek. Kitap, yapılan bilimsel araştırmalar ve örneklerden yardım alarak hem bakış açınızı değiştirecek hem de kendinizi keşfetmenizi sağlayacak. Aslında farkında olduğunuz, fakat sebebini bir türlü çözemediğiniz sorunların neden kaynaklandığını öğrendikten sonra biraz şaşıracak, ardından daha iyi, daha başarılı, daha sağlıklı ve mutlu bir hayata yelken açacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e7dd6c-ffce-4a6b-8d70-0da45a39f26b.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 142. Sayı: Sermaye Nedir?</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Türkiye’de Sermaye Stoku 
Alper Duman 
 
Eğitim, Siyasetin Ezberlenmiş Denklemlerini Bozabilir 
Selçuk Pehlivanoğlu             
 
Metin Sarfati Anısına        
 
Sanatın Politik Ekonomisi-II: Türkiye’de Oyunculuğun Politik Ekonomisi 
Sacit Hadi Akdede 
 
Adam Smith’ten Günümüze Ekonomik İnsan 
Devrim Dumludağ                
 
Kalkınmada Yetişmek: “Merdiveni İtmek” versus Bağımsız Kalkınma 
Bayram Ali Eşiyok     
 
Prof. Chris Freeman’ın Hayatı (1921 – 2010) ve Katkıları Hakkında 
Ergun Türkcan                      
 
Ölümünün On İkinci Yılında Bilim Politikası ve Yenilik İktisadını Kuran Büyük Sosyal Yenilikçi: Chris Freeman 
Alan Freeman 
 
Christopher Freeman’ın Ruhu ODTÜ’de 
Erkan Erdil 
 
Gıda Enflasyonu ve Maliye Politikası Kürşat Pehlivan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84443837-3fb6-425a-beff-9c0e9ffe9b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Dağı’ndan Hollywood’a</image:title>
            <image:caption>Dünyanın muazzam tasarımı karşısında duyduğumuz hayret, heyecan ve iç görüyle mitolojiyi yarattık. Sonra ateşin etrafında birbirimize anlattığımız öyküler; Sophokles’in Oedipus’a sorduğu bilmecede, Platon’un mağarasının duvarına yansıyan gölgelerinde, Kral Arthur’un Yuvarlak Masası’nın etrafında, Karagöz ile Hacivat’ın perdeye yansıyan gölgelerinde, Shakespeare’in kir içindeki sarhoş köylüleri bile büyülediği çamurlu sahnesinde yer aldıktan sonra Edward Muggeridge’nin fotoğraf makinesi ve Lumiere Kardeşler’in kamerasıyla ayrı bir biçime büründü. Sonra George Lucas’lar, Steven Spielberg’ler, Peter Jackson’lar anlatma işini üstlendi. 
 
Sizler de iletişimi, mitoloji ve sinemadan verilen örnekler eşliğinde okumak istiyorsanız Çağlayan Babacan’ın, Olimpos Dağı’ndan Hollywood’a adlı kitabı tam size göre. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2f8a9e-6eec-460e-ba4e-d9ebd7bff3ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Radyo HLD Sonsuzluk Bağı Antoloji Şiirler-2</image:title>
            <image:caption>Sonsuzluk Bağı Antoloji Şiirler-2 kitabımızda şiire gönül vermiş her biri ayrı değerli yirmi üç farklı şairimizin yürekten dökülenlerinle buluşturmak büyük ayrıcalık. 
Sevgiyle atılan her adım sonsuzlukta yerini alır dedik ve kenetlendik şiir yüreğimizle. Özenle hazırlandığımız edebiyat yolculuğunda rengarenk bir yelpazeyle şiir yüreklerde soluk almanın kıvancıyla doluyuz. 
 
Biz biliyoruz ki eserler sahiplerinden uzun yaşar. Bu nedenle, yarınlara bugünlerden ölümsüz bir nefes bırakmanın gururundayız. Şahidi olacağınız bu yolculukta, heybenize sonsuz mutluluk dolması dileğimizle!.. 
 
SONSUZLUK BAĞI ANTOLOJİ ŞİİRLER-1 ve ŞİİRLER-2 dostluk bağının kurulmasında emeğini hiç esirgemeyen RADYO HLD kurucusu Hakan Çakmakçılar’a, sevgili eşi Semra Aydın Çakmakçılar’a çok teşekkür ediyoruz. Ömür boyu dostluğa diyoruz. 
 
Hep şiirle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64f2d1c-da88-4f15-a1d2-b3c97c489385.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Zaman Saçlıoğlu&apos;nun Hikayelerine Psikanalitik Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Mehmet Zaman Saçlıoğlu&apos;nun Hikayelerine Psikanalitik Bir Bakış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b943eb36-abef-4af2-82bc-1a713fac4bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Hem bilgin hem kâşif Dr. Samuel Fergusson, yardımcısı Joe ve yakın arkadaşı avcı Kennedy’yle beraber Afrika’nın el değmemiş yerlerini keşfetmek üzere hidrojen dolu bir balonla yola çıkar. Zanzibar’da başlayan yolculuk, Sahra Çölü’nden Çad’a, Timbuktu’dan St. Louis’e ve asıl hedef olan Nil Nehri’ne kadar uzanır. Bu gizemli coğrafyanın sunduğu tüm doğal güzellikler gezginleri hem büyüler hem de onları birtakım zorluklarla karşı karşıya bırakır: kabileler, fırtınalar, vahşi doğa, susuzluk... 
Ancak kâşifler şanslı olacaklar ki rüzgâr hep zamanında yetişir! 
 
Jules Verne kendine has mizahı ve maceracı ruhuyla,
yayımlanan ilk romanı Balonla Beş Hafta’da 
okuru unutamayacağı bir serüvenle 
baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb3bf8d-a84e-4584-8680-5619addda3ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargocu Kozi</image:title>
            <image:caption>Sabahın ilk saatleri, Kargocu Kozi’nin işi başından aşkın. Bir sürü paket onu bekliyor ama hiç sorun değil! Çünkü Kozi işini çok seviyor. Yağmur çamur dinlemeden evden eve yürür, dükkândan dükkâna taşır, çevikliğiyle paketleri hep doğru yere ulaştırır. Ancak yağmurlu bir sabah adres listesi ıslanınca, işler biraz karışır. Sizce Kozi bu işin içinden çıkabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c478721-ecc5-44ed-a06e-511778690c64.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Akıl</image:title>
            <image:caption>VI./XII. yüzyılda yaşamış büyük sufî ve bilge filozof Şihâbüddîn Sohreverdî, İbn Sinâ’nın meşşaî felsefesi, İslâm tasavvufu ve eski İran hikmeti arasında farklı açılardan ilgiler kurmayı, bunları karşılaştırıp sentezleyerek aralarında bir uyumluluk sağlamayı başarmış ilk ve son bilge filozof olarak kabul edilir. Yine Sohreverdî mitolojik rivayetleri de özgün bakış açıları ve alabildiğine geniş özgün perspektiflerden değerlendirmeleriyle yorumlamıştır. Sohreverdî eski İran rivayetleriyle ilgili yorumları ve İşrâk felsefesi eksenli görüşlerine dayanarak dünyayı eski İran dinsel inanışlarında yaygın olarak görülen “aydınlık” ve “karanlık” temelli tasarımlarından hareketle belli çerçevelere oturtmuştur. O, İslâm bilgisinin engin evreninde eski İran hikmetinin simgesel gerçekliklerini görmeyi başarmış, onlara yeni bir hayat, yeni bir renk ve algılama boyutu kazandırmıştır. 
 
Sohreverdî’nin bu eseri kendisine birtakım sorular soran yakın bir arkadaşına vermiş olduğu cevaplardan oluşmaktadır. 
 
Tasavvuf edebiyatının bu önemli metnini güzel dilimize çevirmek benim için yine zevkle yaptığım bir çalışma oldu. Sizin de okurken benzer bir keyif almanız dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb335125-adaa-4a38-9af8-9af2f7570168.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Efes Masalı</image:title>
            <image:caption>Korkunç ıstıraplar ve bitmek bilmez çileler görüyorum! 
İkisi de deliliğe bulanmış halde denize doğru uçacak, 
Deniz adamlarının yanında prangalarını yorgunlukla taşıyacak, 
Gerdek odaları her ikisine de bir mezar ve cehennem ateşi olacak! 
  Engeller, tehditler, kehanetler ve ayrılıklar… Efesli Ksenophon bu eserinde, birbirlerine deli gibi âşık olan ve bu aşka her daim sadık kalmaya söz veren Efesli iki gencin macera dolu hikâyesini bizlere aktarır. Yazarın günümüze kadar eksiksiz ulaşan ve eski Yunanca aslından ilk kez Türkçeye çevrilen bu hikâyesi, Efes’ten başlayıp Doğu Akdeniz kıyılarına ve Mısır’a, oradan da Sicilya ve İtalya’ya kadar uzanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6fcec0-44ad-4e20-bc1b-84bd7f3a8439.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi</image:title>
            <image:caption>İkinci ve Üçüncü Kartaca Savaşları esnasında Roma’nın Afrika’daki tüm askerî faaliyetlerinin anlatımı bu kitapta yer alıyor. İkinci Kartaca Savaşıyla güçten düşmüş olan Kartaca’nın yıkılması üzerine yapılan senatus tartışmaları, Kartaca’nın kısa sürede yeniden güç kazanması, Syphaks ve Massinissa gibi yerel Numidia liderlerinin bu savaşlardaki rolü ve nihayetinde Kartaca’nın yıkılmasına kadar yaşanan tüm olaylar, Appianos tarafından detaylı bir şekilde aktarılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c2930c-35c5-4039-808e-c07a97a2ec46.jpg</image:loc>
            <image:title>Parva Naturalia</image:title>
            <image:caption>Aristoteles&apos;in Ruh Üzerine eserinin devamı ve/veya ikinci cildi olan bu eser Doğa İncelemeleri ya da Parva Naturalia başlığı altında toplanmış kitapçıklardan oluşuyor. Filozofun psikoloji ve biyoloji eserlerini anlamak için bir anahtar olan Parva Naturalia, duyumsama, bellek, anımsama, hayal gücü, uyku, uyanıklık, rüya, rüyada geleceği görme, uzun yaşam, gençlik, yaşlılık, yaşam, ölüm, vb. gibi ilgi çekici meseleleri açıklığa kavuşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e870ca93-34bf-42bc-9160-62cdf7749fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimi Beşe Kur</image:title>
            <image:caption>Ben bir robottum ve mutluydum! 
Kalbi dolu bir ekmek kızartma makinesiydim! 
Mekanik bir pompadaki gibi bir kalbi kastetmiyorum! 
Mecazi bir duygu kovasındaki bir kalpten bahsediyorum! 
Mutlu, küçük kalbimi beşe kurun! 
 
Jared, Michigan’ın küçük bir kasabasında diş hekimi olarak çalışmaktadır. Hayatı tamamen normal denebilir; bir şey hariç… O, gerçek bir insan gibi görünmek ve davranmak için insan DNA’sıyla tasarlanmış bir robottur. 
 
Bir gün, nostaljik film gösterimi sırasında Jared gözlerinin çevresinde bir gariplik hisseder. Robotların hissedemeyeceğini herkes bilir ancak ışıklar açıldığında bu ilginç robot ağladığından emindir. Kafası karışmıştır, neler olduğunu anlamak için daha fazla eski yapım film izlemeye karar verir ve bu süreç, varlığını yükselten duygusal bir uyanışa yol açar. Görünüşe göre Jared gerçekten de bir insan gibi hissedebilmektedir. 
Bir dizi duygunun üstesinden gelen ve yakın bir sıfırlamayla karşı karşıya kalan Jared, gerçek bağlantılar kurmaya kararlı bir şekilde yola çıkar. Onu yaratan programcıyı, yani annesini bulmak için can atmaktadır. Dünyayı değiştirecek bir senaryo yazmayı dahi hayal etmektedir, hatta bu sırada âşık bile olmuştur. Duygu Çarkı bile, içinde bulunduğu duygusal mayın tarlasında ona rehberlik edemez hale gelir. Hissedebilen bir robot, kaçınılmaz olarak tehlikeleri de beraberinde getirebilir ve Jared’ın yeni hayatı başlamadan sona erebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0072055-f48d-4fbc-9a77-8632e3240050.jpg</image:loc>
            <image:title>Moralia</image:title>
            <image:caption>Eski Yunanların en üretken yazarlarından olan Plutarkhos, Moralia başlığı altında toplanan denemelerinde birçok farklı konu işler. Bu denemeler başta ahlaki meseleler olmak üzere dini, psikolojik, felsefi, edebi ve siyasi meseleleri ele alır. Plutarkhos sadece kendi döneminin kültürünü ve anlayışını yansıtmakla kalmaz, yüzlerce yıl sonra Francis Bacon, Montaigne, Erasmus ve Rousseau gibi Rönesans ve Aydınlanma filozoflarını bile hem içerik hem tarz bakımından etkiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f49dcb-d1f2-458e-9540-3c08a43c6210.jpg</image:loc>
            <image:title>Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları -1.Sınıflar İçin</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği ve ZEKÂ OYUNLARI- 1. SINIFLAR İÇİN 
Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği 
daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar. 
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin 
erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor. 
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve 
seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) 
Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. 
Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği 
ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor. 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198569fe-7f5c-486e-9547-b843a70b6c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Monti Ve Şanslı Hatalar Şapkası</image:title>
            <image:caption>Moni, ablası Ella’dan satranç oynamayı öğreniyordu ama her seferinde hata yapıp kaybediyordu. Ağlamaya başlayan Monti’nin yardımına, annesinin verdiği Şanslı Hatalar Şapkası yetişti. Monti şapkayı takıp yeniden satranç oynamaya başladığında bir şeyler değişecekti… 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2142e20-8d9e-4854-ac66-60e9f0b6f394.jpg</image:loc>
            <image:title>Monti Ve Çizgili Kalpler Defteri</image:title>
            <image:caption>Biri kalbinizi kırdığında ne yaparsınız? 
Sizden özür dilerse onu affeder misiniz? 
Ella, Monti’nin kalbini kırdı. 
Üzülen Monti, resim defterini alıp 
ablasının sayfasındaki 
kalbine bir çizgi çizdi. 
Bu kalpte birçok çizgi vardı… 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/533c75ec-a3d2-4948-9c04-6bcea86e2e58.jpg</image:loc>
            <image:title>Martıdan Mektup Var -2</image:title>
            <image:caption>Mercan kayalıklarında yaşayan canlılar bu kez, içinde çok tehlikeli maddeler bulunan bir varilden kurtulmaya çalışıyorlardı. Bir yandan da denizlerdeki plastik kirliliği sorunuyla yüzleşiyorlardı. Onların yardımına Martı Yelkuyruk ve insanlar yetişti. Evet, yanlış okumadınız, insanlar! Mercan kayalıklarında yaşayan canlılar, insanlarla iletişim kurmanın bir yolunu buldular... (Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8492744e-ccfc-4393-9bca-6532f187b6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Milletlerinin Mukayeseli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Charles Seignobos (1854-1942) Fransız tarih okulunun önde gelen simalarından biri. Seignobos, Güney Fransa’nın Ardèche bölgesinde bulunan Lamastre kasabasında Cumhuriyetçi Protestan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. École Normale Supérieure’ün parlak bir öğrencisi olan yazar eğitimine Almanya’da Göttingen, Berlin, Münih ve Leipzig’de devam etti. 1881’de savunduğu teziyle Dijon Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine kabul edilen ve bir dönem Lamastre belediye başkanlığı da yapan Seignobos daha sonra uzun yıllar Sorbonne Üniversitesi’nde tarih dersleri verdi, dönemini etkileyen çok sayıda esere imza attı. Nazi işgali sırasında Brötanya’nın Ploubaslenec bölgesine sürgün edilen yazar, barışı göremeden Nisan 1942’de hayata gözlerini yumdu. 
    Charles Seignobos “metodik” tarih hareketinin önde gelen figürlerinden biri. Gabriel Monod ve Charles-Victor Langlois ile birlikte kurdukları bu hareket Annales Okulu öncesi Fransız tarihçiliğinde egemen anlayış hâline geldi. Seignobos’un tarihçiliği, tarihçiye dört aşamalı bir yöntem önerir. Sırasıyla konuyla ilgili belgeler toplanır, belgeye ilişkin dışardan gelen eleştiriler betimlenerek aktarılır, belgenin daha önceden bilinen bilgilere ek olarak yeni ne getirdiği hakkında iç eleştiri yapılır, ve en nihayet, belge kısmi ve geçici bir senteze tabi tutularak genel bağlama oturtulur. 
    Seignobos’un pozitivist olarak da adlandırılan bu yöntemi bir tarih felsefesi içermez, daha ziyade siyasal ve diplomatik olaylarla süreçlere vurgu yapar. Ancak, yazarımıza göre tarih çalışması her şeye rağmen yansız olamaz, doğal olarak tarihçinin öznelliği ve imgelemiyle de ilişkilidir. Bu çerçevede tarihsel bilginin oluşum sürecinin doğası gereği belli sınırlılıklar içerdiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla belgeler önemlidir, titizlikle incelenmeli ve çözümlenmelidirler. Paris’te ilk kez 1938 yılında yayımlanan Avrupa Milletlerinin Mukayeseli Tarihi, yazarın temel yöntemsel tercihlerinin tipik bir örneğini sunuyor. 
Cengiz Çağla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/016e6e51-1cf5-4fef-bcaf-73886f81ac8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğol Kanunları</image:title>
            <image:caption>Orta Asyalı göçebe bir milletin hukuku olmak bakımından Moğol hukukunun eski Türk hukuku ile müşterek birçok noktası olduğu muhakkaktır. Ayrıca Cengiz’in kurmuş olduğu büyük imparatorluğun sınırları içinde birçok Türk boyu ve devleti de kalmış olduğundan bu hukuk bundan sonraki Türk hukukuna doğrudan doğruya tesir de etmiştir. Bundan ötürü bu hukukun temelini teşkil eden kanunlardan şimdiye kadar ele geçenleri, Dr. Curt Alinge’nin, içinde sistematik bir şekilde toplamış ve incelemiş olduğu ve Leipzig’de 1934 yılında yayınlanmış bulunan Mongolische Gesetze, Darstellung des geschriebenen mongolischen Rechts adlı eserini Türkçeye çevirmekle Türk hukuk tarihi araştırmaları yolunda faydalı bir iş yaptığımız kanaatindeyiz. 
‒Coşkun Üçok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9575a7d6-a8fc-4810-880c-ddca00aece93.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğdır Araştırmaları -1</image:title>
            <image:caption>Iğdır Araştırmaları -1 
Tanıtım Bülteni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5933e96f-8f5f-4be6-973c-b8a72659f4c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karikatürler Üzerinden Türkiye&apos;nin Siyasal ve Sosyal Analizi 2. Dünya Savaşı Dönemi</image:title>
            <image:caption>Karikatürler Üzerinden Türkiye&apos;nin Siyasal ve Sosyal Analizi 2. Dünya Savaşı Dönemi
Tanıtım Bülteni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cb1ca63-97ef-4f80-9a2d-cadee2e33bc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Bilgelik Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“O Kİ, TÜM PADİŞAHLARIN EN YÜCESİ;
İNSANOĞLU SANDI Kİ KAPALI KAPILARIN ARDINDADIR
VAROLUŞUN KİLİTLİ KONAĞI’NDA;
ANCAK DERVİŞ CÜPPESİNİ KUŞANARAK
BİR SES DE AKTARABİLİR HER ŞEYİN EN YÜCESİ’NİN MANASINI.”
 
Geleneksel manevi düşünceyi modern dünyaya uyarlayan en önemli işçilerden biri olan İdris Şah tarafından derlenen YÜZ BİLGELİK HİKÂYESİ, sufi okulları tarafından, içgörünün sıradan idrakin ötesine geçmesi ve gelişmesi için kullanılan hikâyeler, kıssalar ve anlatılarla örülüdür.
Sufiler, bu eşsiz anlatıların, öğrencilerin zihinsel yapısını değiştirmeye yardımcı olduğuna inanırlar. Eflâkî’nin Ariflerin Menkıbeleri’nden ve Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin hayatı, öğretileri ve mucizelerine dair kıssalardan oluşan bu kitap özel bir koleksiyon olma niteliği taşıyor.
 
“İnsanı, aklını yeni bir şekilde kullanmaya zorlayan bir kitap.”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf57af3-17b2-41ef-a645-0f1d1dcc28c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Felsefesine Giriş</image:title>
            <image:caption>Din Felsefesine Giriş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f686a7f9-3d32-424f-bd63-e844daeea5f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Orion</image:title>
            <image:caption>Denizler dalgalanacak, akıp gidecek önümüzden. 
Gökyüzü başımızın üzerinden dökülüyor gibi olacak, 
Yüzümüze düşen yıldızları sayacağız. 
Ya da belki bizi bekleyen günler, 
Yıldızlarımızın gölgelerin arasında yitip 
gideceği kadar karanlık, 
O gölgeleri dostumuz bileceğimiz kadar çaresiz olacak. 
 
İnsanlık siyaha alışkın sevgilim, 
Bu zihinler, bu kalpler… 
Dünyalılar ışık görmemeye alışık. 
Savaşlar, kıtlık ve hastalıklarla çalkalanan Dünya’dan insanlar çoktan umudunu kesti. Şimdi bilimle doğan yeni gezegen Skyera’da hayat var. Binbir çeşit ağaçları, durmaksızın şakıyan kuşları ve her daim mutluluk saçan insanlarıyla cenneti andıran bu gezegen insanlığın son umudu. 
 
Belki de insanlığın son uçurumu. 
 
Gizemlerle dolu gezegen Skyera’da işler göründüğü kadar masum değildir. İçinde gözyaşlarından akan, sonsuz bir deniz olduğu söylenir. Bu denizde boğulmaya can atan, birbirinden habersiz 
iki güzel ruh… Sessiz bir vals müziğidir bu gece arkada çalan. Kıyamet öncesinde ruhları dinlendiren tehlikeli bir bekleyiş… 
“Bu dansı bana lütfeder misin minik yıldızım?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3330a5cd-9773-4d9b-94b5-850d8de29213.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarlı Ada</image:title>
            <image:caption>Yıl 1865… Günlerden 23 Mart… Saat dorde geliyor. Bu akşamüstü saatlerinde sonu olmayan bir çöle benzeyen okyanusun yaklaşık yüz, yüz elli metre üstünde bir balon ilerliyordu. Bu balonun sepetinde beş insan ve bir köpek ne yapacaklarını bilmez halde ölümle mücadele ediyorlardı. 
Balon bir yerinden delinmişti ve durmadan gaz kaçırıyordu. Her geçen dakika biraz daha alçalan balonun okyanusa düşmesine engel olmak isteyen bu beş kiii, ceplerindeki ufak tefek eşyalara kadar sepette bulunan her şeyi aşağı atmışlardı. Buna rağmen balon ağır ağır alçalıyordu. Saniyede kırk altı metre hızla yol alan bu balonun altına bağlı olan sepetteki yolcular, beş gündür şiddetli bir fırtınayla sarsılıyorlardı. Her geçen dakika dalgaların korkunç sesine daha da yaklaşıyorlardı. İşin en kötü yanı, hafifleyip yükselebilmek için aşağı atacak hiçbir şey kalmamış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/266c0240-25c0-4344-9d80-1f16bcf7817f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ulaşımın Temelleri Ve Geleceği</image:title>
            <image:caption>Düne bakmadan bugün anlaşılamaz. Dünde kalarak tarih yazılamaz, ancak tarihte tatile çıkılır. Tüketim toplumu olarak ‘an’ yakalanamaz, iradesiz bir toplum kümelenmesinden fazlası tesis edilemez. Bu da bir faaliyet icra etmek değildir. Faaliyet icra etmeyen toplumlar ve fertlerin gerçek anlamda yaşadığından söz edilemez. Yeniyi ortaya koymak mevcudu aşarak söz konusu olacaktır. Yazar Türkçe 12. ve toplamda 13.kitabında yeni ulaştırmayı anlayabilmek için bir denemede bulunmuştur. Kitapta 21.yüzyıl ulaştırma perspektifinin en önemli unsurlarından olan otonom araçlara dair paylaşımlar mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b388b531-8ec3-4de3-a964-fbde69f78c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Bobo - 1</image:title>
            <image:caption>Sen dünyanın en tatlı, en güzel köpeğisin. İyi ki seni sahiplenmişiz. Sen hep evimizin neşe kaynağı ol-dun. Şimdi yaşlılık zamanın geldi çöktü. Her günün-den bir gün daha eksiliyor diye üzülüyorum. Sen site-mizin en yaşlı köpeğisin. Buraya geldiğimizde senden yaşlı Karabaş vardı. O vefat edeli beş yaz kadar oldu. Sen o zaman gençtin, Karabaş her kapının önünden geçişinde ona havlardın. Ama sadece Karabaşa… Ne-dense öteki köpeklere değil. Yıllar ne çabuk geçti. Her şeyin bir vakti var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/589e9fa3-cf1b-4c81-b0d3-1587f215b220.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakirah</image:title>
            <image:caption>May ill-fate befall them! Surah Al-Fath Verse 6

She was afraid, and there was the smell of fear. It was the mixed up smell of the sweat and the tears she shed on impulse, the tangled smell of the fear she sensed around her neck, even rendering her hair soaking wet. At that very moment, there was no other sensation that could make her feel more afraid than not knowing what to do. Seeking refuge in prayer, she tried to suppress the fear.
     You know what? In every household, the light is on. But in some places, such unspeakable things happen that... The moment it rises, the sun fears of the dark!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c9e6985-5100-495d-872d-f388cc042d39.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Köpek Taşınıyor</image:title>
            <image:caption>Baba Pişi&apos;nin değmeyin keyfine! Eski aksi, huysuz hâlinden eser kalmamış gibi görünüyor. Neden mi? Yeni bir iş teklifi aldı da ondan. Bu, Pişi ailesi için topyekûn yenilik demek. Üstüne curcunalı bir taşınma macerası da cabası! Yeni bir ev, yeni bir mahalle derken ev halkını ve Bilge Köpek Merlin&apos;i tatlı bir telaş sarıyor. Hepsinin kalbi pır pır, hepsi heyecanlı. Tabii Beren hariç! Beren, doğduğu evden, nice anılar biriktirdiği okulundan kopmak istemiyor. Yaşamındaki hızlı değişikliklere kolay ayak uyduramayacağından endişe ediyor. Ya yeni sınıf arkadaşları onu sevmezse? Ya her şey eskisinden daha kötü olursa? Ama bir dakika... Bu havlamalar da nesi? Merlin yine kimi kovalıyor dersiniz? Yok mu onu durduracak birileri? Ah Merlin, sen olmasaydın kim kurtaracaktı Pişileri, içine düştükleri bu kaostan! Taşınmaya bağlı olarak ortaya çıkan zorunlu değişimleri ve yeni bir düzene uyum sağlama sürecini keyifli bir anlatıya dönüştüren Bilge Köpek&apos;in bu serüveni, alışkanlıklarımızın ve günlük rutinimizin gerçekte hayatımızı nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e91b45e-91d1-4244-b84a-97268d1d3d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddetin Çözümünde Erkekler</image:title>
            <image:caption>“Feminizmin ilke ve değerleri erkeklerle yürütülecek çalışmalar için gerçekten uygulanabilir mi? Veyahut feminist ilke, değer ve deneyimler, en faydalı olacak bir biçimde, ne ölçüde ve hangi düzeyde bu çalışmalara aktarılabilir? Bunun da ötesinde böylesi bir aktarım ne kadar mümkün olabilir? Belki de doğrudan aktarım değil fakat bu ilke, değer ve deneyimlerin erkeklere yönelik çalışmalara göre uyarlanması, yeniden yorumlanması gerekir. Peki bu uyarlama ve yeniden yorumlama eşitliği sağlama ve şiddeti önleme amacına uygun olarak nasıl gerçekleştirilecektir?” 
Bu kitap, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin anlaşılması ve bununla mücadele edilmesi adına erkekler ile yürütülecek çalışmaların önemini göstermeyi hedeflemektedir. Bu alanda çalışmalar yürüten ya da bu çalışmalara katılım sağlamak isteyen sosyal çalışmacıların, araştırmacıların, akademisyenlerin, aktivistlerin, kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin önlerinde yer alan kapasite sorununun tespit edilip aşılması için gereken güncel bir toplumsal cinsiyet perspektifinin geliştirilmesini önermektedir. Bu amaçla, bu çalışmaların önünde engel teşkil eden kalıplaşmış toplumsal cinsiyetli iş bölümü, rol ve sorumlulukların sorgulanması ve dönüşümü adına gerçekleştirilebilecek mücadele imkânlarını tartışmaktadır. Bu kapsamda, toplumsal cinsiyet temelli şiddet, insan haklarının gerçekleştirilmesinin önünde bir engel olarak yapabilirlikler yaklaşımı çerçevesinde; kapsayıcı, eleştirel ve feminist bir sosyal adalet yaklaşımını benimseyen bir savunuculuk anlayışı doğrultusunda değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/766c62a5-158e-40df-8929-a0dfa3152a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gantz 13</image:title>
            <image:caption>Kabbe uzaylılarına karşı girişilen dövüşte elbise giyen yaşlıca bir adamla işbirliği yapan Kurono yeni bir silahı kontrol etmeye başlıyor: Bir motosiklet. Bu motosikleti kullanarak bir grup büyük dinozoru yok ediyorlar ve çevrelerindeki diğerleri Kurono’yu liderleri ilan ediyor. İlk kez çevresindekiler tarafından bu şekilde kabul gören Kurono, Kato’yu anımsatan bir biçimde dövüşe katılıp herkesi korumak için ön safta dövüşmeye başlıyor. Bir zamanların Kato’sunu hatırlarken, Kurono lider kimliğini giderek benimsemeye başlayacak… 
  Hikâye akışı ve ana kahramanlarının yaşadıklarıyla diğer tüm mangalardan ayrılan yetişkin mangası Gantz, yüksek temposuyla şaşırtmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b7bbd3-34e5-453a-936d-b3a065f49ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesini Duyur 1</image:title>
            <image:caption>Gözleri artık kapalıydı. Gitarı çalmıyor, âdeta yaşıyordu. Bora Ateş, gözlerini sahneden tam benim olduğum yere dikince o an kalbimin duracağını hissettim. Mahşerî kalabalığın içinden beni bulabilmişti. Şarkıyı söyleyen Uygar’ın sesi ve baterinin başındaki Alar’ın ritimleri çok uzaklardan geliyor gibiydi. Bedenim uyuşmaya başlamıştı. Bora’nın dudakları yavaşça kıvrıldığında, gülüşü bedenime bir gök gürültüsü gibi çarptı. 
 
Dudaklarından dökülen samimi cümlelere rağmen gözlerinde dolaşan arsız parıltılar, güzel hislerin habercisi gibi gelmiyordu. Bu adam ya beni göklere çıkaracaktı ya da cehennem ateşine atacaktı. 
 
Sonrasında bir adım attım ve bir adım daha... Rüzgâr, saçlarımı dans ettirdiğinde dudaklarım, onlara eşlik edecek bir melodiyi mırıldanmak istiyor gibi kıpırdıyordu. 
 
Ben Maya Erez. 
 
Ailenin baş belası, annesinin ölene kadar uslandıramadığı yaramazı, babasının umurunda olmayan ortanca kızı, ablasının bakmakla yükümlü olduğu küçük kardeşi... Gözlerimi açtığımda ben buydum. Şimdiyse müzikle çevrelenen çetin bir savaşın içine giriyor, şeytani bir Rock grubu liderine meydan okuyordum. Savaş başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d86aa7c7-395f-42d7-942d-8706aa99c2f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesini Duyur 2</image:title>
            <image:caption>Maya Erez her şarkı söylediğinde, sesi gökyüzü ve yeryüzü arasında ahenk oluşturuyor, insanların ruhlarında gizli kapıları aralıyor ve derilerinin altına umut aşılıyordu. 
 
Gitarımla onun sesine eşlik ederken dönüp bana doğru baktı. Kristal mavisi gözleri sahne ışıkları gibi parlıyor, mikrofonu tuttuğunda enerjisi en çok beni kuşatıyordu. Bu, benim için en baştan beri tehlikeliydi. 
 
Bir duvardan hayatıma düştüğünden beri zihnimde bir başkaldırı sezmiş, ikiz kardeşlerimle yürümeyi planladığım müzikle çevrili bu yolda onu asla istememiştim. 
 
Fakat artık grubumdaydı ve bununla da kalmayıp kanıma bile karışmaktaydı. 
 
Ben Bora Ateş. 
Ateş grubunun lideri… 
Sizi grupta olmasını asla istemediğim Maya Erez’le olan savaşıma tekrar davet ediyorum. Fakat dikkatli olun, bu sefer ortalık fena karışacak. 
 
Sesini Duyur serisinin ikinci ve son kitabında Maya Erez ve Ateş kardeşlerin yüksek sesli yolculuğu hız kesmeden devam ediyor. M. Rise okurları yine adrenalinin sınırlara dayandığı, aşk vehüznün iç içe geçtiği bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcde6be1-29ff-405e-aaa0-3636f0c6240a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Şato/Yürüyen Şato Serisi 2 - Ciltli</image:title>
            <image:caption>“Mizahi öğeleri ve heyecanıyla Yürüyen Şato’yu aratmıyor.” –ALA Booklist
Genç tüccar Abdullah’ın sıradan hayatı, bir yabancının kendisine sihirli bir halı satmasıyla birlikte altüst olur. Öyle ki Abdullah hayallerini kurduğu hayatın tam ortasına düşer. Muhteşem bir bahçede uyandığında hayallerinin kızı Gece Çiçeği’yle tanışır. Ancak görür görmez âşık olduğu bu güzeller güzeli prenses kötü bir cin tarafından Abdullah’ın gözleri önünde kaçırılır. Böylece kahramanımız macera dolu bir takibe başlar.
Bu öyle bir maceradır ki bir sürü sıradışı karakter de işin içine girer: aksi bir sihirli halı, sinirli bir şişe cini, düzenbaz bir asker ve dik kafalı bir kara kedi. Acaba bu renkli tayfa kötü cinin gizemli şatosunu bulup prensesleri kurtarabilecek midir?
Diana Wynne Jones’un usta kaleminden eğlenceli, duygu yüklü ve macera dolu bir fantastik roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4849e7a8-40a7-44f9-bb6e-cce485ab06b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ev/Yürüyen Şato Serisi 3 - Ciltli</image:title>
            <image:caption>“Diana Wynne Jones muhteşem bir fantazi yazarı. Hayal gücü her daim canlı, karakterleri gerçek ve hikâyeleri hem muzip hem de duygulu...” –Kathleen Karr
Charmain Baker, büyük amcası Kraliyet Büyücüsü Norland’ın evine göz kulak olmayı kabul ettiğinde, aklında tek bir şey vardır: Korumacı ailesi olmadan bol bol kitap okumak. Fakat işler istediği gibi gitmez. Zira o evin zaman ve mekânı bükebildiğinden, sihirli bir sokak köpeği olan Başıboş’tan ve genç büyücü çırağı Peter’dan haberi yoktur. Bu da yetmezmiş gibi, bir de lubok denen korkunç bir yaratık peşine düşer ve Charmain, kralın ülkeyi kurtarmaya yardımcı olacak efsanevi Elfarmağanı’nı arayışında başkahraman olur. Büyücü ailemiz Sophie, Howl ve ateş cini Calcifer da muzip ve kıvrak zekâlarıyla bu arayışı renklendirir.
Diana Wynne Jones muhteşem Yürüyen Şato serisinin üçüncü kitabı Sihirli Ev’le hayal dünyanızı şenlendirmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49021ec3-d92c-4ef2-99f3-b030e42494df.jpg</image:loc>
            <image:title>Longo Maï - Bir Komün Deneyimi</image:title>
            <image:caption>Longo Maï’nin kuruluş kararı, neoliberalizmin hâkim olmaya başladığı bir dönemde 18-20 Aralık 1972 tarihlerinde, on farklı Avrupa ülkesinden gelen aktivistlerin, Bâle’da yaptıkları kongrede alınmıştır. Fransa’da kurulan, üyelerinin tarımla ve çeşitli zanaatsal etkinliklerle uğraştığı politik ve kollektif bir eko-tarım deneyimidir. 
Kitap bu topluluktaki insanların kendi aralarındaki hiyerarşiyi en aza indirme çabalarını ve tarım için seferber edilen canlılarla olan ilişkilerini, özgürlük pratiği açısından ele almaktadır. Kitabın temel sonucu, insanların bu özyönetim deneyimlerinin, diğer canlıların yönetimine dayandığıdır. 
Komünü, tarım ve zanaatkârlık yaparak politik mücadeleye devam edebilecekleri ve hiyerarşik ilişkilerin olmadığı bir yapılanma şeklinde tasavvur etmişlerdir. Bu karardan sadece altı ay sonra, Güney Fransa’da, içinde ormanın ve yerleşim yerlerinin olduğu, iki yüz yetmiş hektarlık bir araziyi satın alarak yerleşmişlerdir.  
Kiraz Özdoğan, Güney Fransa’daki komünde, bizzat yaşayarak bu pratiği deneyimlemiştir. Kurucularıyla görüşmüş, yaşamını komünde sürdürenlerle birlikte yaşamış ve gelip gidenlerin görüşlerini alarak bu özgün eseri yazmıştır. Bu çalışmanın, Türkiye’deki deneyimlere büyük katkı sağlayacağını ve tartışmalara geniş bir açı kazandıracağını düşünüyoruz. Değişik isimler altında da olsa, başka yaşam deneyimlerini yayınlamaya ve bir arada yaşamak üzerine metinler üretmeye devam ediyoruz. Bu kez sadece keyifli okumalar değil; katılmaya, birlikte yaşamaya ve yeni niyetli topluluklar kurmaya doğru hareketlenmenizi diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de652987-7b8f-42e1-8325-4c204cf155af.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seven Antipatik Komşu</image:title>
            <image:caption>Matematik Seven ANTİPATİK Komşu 
Theo matematiği hiç sevmez, adı geçtiğinde bile ürperirdi. Theo’nun matematik seven antipatik komşusu Quete, onun aslında matematikten korktuğunu anladı. Theo’ya gizemli bir kitaptan söz etti, Matematikçi Bilgenin El Kitabı’ndan. Quete bu kitabı Theo’ya verebilirdi ancak önce bir testi geçmesi gerekiyordu. Sonunda Theo teste girmeye ve matematikle yüzleşmeye karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45960465-bf29-411f-9125-7612cde83e96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yaratıcılık İmkânı Olarak Kaos</image:title>
            <image:caption>Ömer Faruk bu “yüksek ateş”li denemesinde Türkçe değil Baltaca düşünmeyi deniyor. İçinde yaşadığımız “bir araya gelişlerin” tümünün “kan”a ve “kriz”e kayıtlı olduğunu belirterek bu söylemin dışarısına çıkmak için sakınımsız ama özenilmiş bir hamle yapıyor. 
 
Öncelikle insanlık tarihinin karakterini belirlemiş olan iki kavrama, “kaos” ile “düzen”e dikkat çekiyor. Ve içeriği “düzen” tarafından belirlenen “kaos”a hiç tereddüt etmeden arka çıkıyor. Çünkü kaos “dünyaya ait olma” düzen ise bir “devlete ve düzenli orduya ait olma” pratikleri üzerinden içerik edinmiştir. “Dünyadan vazgeçme kararı”na ise “aşağı ırk&amp;tür küçümsemesi” ve “öteki korkusu” eşlik etmiş ve kriz süreklilik kazanmıştır. “Sürekli kriz” ise dünyanın yeni normali olan “aynının cehennemi” ya da “homojen biz”e evrilmiştir.  
 
Tesviyeden geçmiş “kopya” yaşantıların “hayat” olarak tekrarlanmasına katlanamayanları ise “öngörülemez ve ele geçirilemez” olmaya davet ediyor yazar. Çünkü bir tek “sır” edinerek, “sır”lı olarak, “sır”lı kalarak kendimize katılabileceğimizi belirtiyor. Bu öneriyi dikkate alarak kendisine katılan her “sır”lı kişi ise başlı başına bir kaos merkezidir ve mevcut tüm düzen mekanizmalarının çıldırma nedenidir. 
 
Yanı sıra “ahlakın yasayı yasanın da ahlakı ele geçirdiği” seçilmiş tek adam rejimlerinin hem arka plan bilgisini dikkate alan hem de dışarısına çıkılmasına zemin hazırlayan bir perspektif oluşturmayı da deniyor.     
   Bu cüretkâr denemeyi “aynının cehennemi” ya da “homojen biz”de “sır’sız” olarak yaşayanlara önermiyoruz. Çünkü bir tek “sır”lı olmanın hazzını ve zorluklarını seçenlerin hoşlanacağı bir kitap Bir Yaratıcılık İmkânı Olarak Kaos. 
 
“Kafka, günlüklerinde, ‘Yazarın görevi depremleri kayıt etmektir,’ der. Böyle bir kaydın düşünce dünyamızdaki ilk örneği Ömer Faruk tarafından başlatılmış oluyor. Okurlara, bir yandan Antroposen Çağı’nın özelliklerini öte yandan da Antik Yunan’dan beri Batı kültüründeki düşünsel kaygıları yepyeni bir üslupla dile getiren bu kitabı ‘dinleyerek’ hayatlarına katmalarını ve ‘kendilerini dağıtmalarını’ hiç tereddüt etmeden tavsiye ediyorum.” 
Nami Başer 
 
“Size söylüyorum: insan içinde kaos barındırmalı ki, dans eden bir yıldız doğurabilsin. Size söylüyorum: içinizde hâlâ kaos var!” 
Friedrich Nietzsche</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d3d162-22f0-4200-a8d3-db9400b8f11d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;den Kaçırılan Kültürel Miras Varlıkları</image:title>
            <image:caption>Türkiyeden Kaçırılan Kültürel Miras Varlıkları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9a204a-32fb-439f-a6a2-4b245fe654e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin Bu Mu Dünya?</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitap, demokratik, laik, hukuk devletini yeniden oluşturma sürecinde geçmişin de bütün boyutlarıyla bilinmesinin uygulamacıların daha rasyonel çözümlere yönelmesine yardımcı olacağı düşüncesi ve yazmanın topluma karşı bir borç olduğunun bilinciyle kaleme alınmıştır. 
İnsana ulaşmanın ve gerçekleri sergilemenin en kolay yolu öykü anlatmaktır. Bu kitapta yargının eskimiş portreleri ve öyküleri üzerinde bugünkü çürümenin izlerini bulacaksınız.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb99b253-bae0-4edb-9063-2d570ed57404.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliçoban</image:title>
            <image:caption>Eline İskandinav mitolojisinde tanrı Thor&apos;un kutsal çekici Mjöllnir&apos;i alan yazar sırasıyla demokrasi, eğitim, din, milliyetçilik, hukuk, hırsızlık, komünizm, zenginlik, bilim, kadınlar ve tanrı hakkında, çekiciyle vura vura, sert bir üslupla yargı dağıtıyor. İçinde bulunduğumuz yüzyılda artık felsefenin bilimin uşağı olduğunu söyleyen yazar bilimle ve doğayla barışık bir felsefî eser ortaya koymuş. Son derece orijinal fikirler barındıran eser, felsefe âlemine pek çok yeni kavram sunuyor. Diyalog şeklinde yazılmış olan bu kitap, yukarıda saydığımız on bir konu hakkında okuyucuyu düşünmeye sevk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f70f79cb-adb6-4d20-bcbd-92ef708f8d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Kızı</image:title>
            <image:caption>Sadece güneşe döndür yüzünü gün başlarken; her gün yeniden doğmana bak, adımların senin yürünen yolunsa, ardına bakmadan yürü hep ileri... 
* 
Doğuş; insan, hayat, tabiat, evren, yörünge, dünya, gece ve de gündüz, coğrafyalar… Her insan kendi coğrafyasının dil, din ve iklimini öğrenir. Sonra ilk basamak başlar yol yürümek için. İşte bir insanın o adımları, onu nereye taşır, nereye indirir? Hayatın bize sunduklarından kaçamayız; yaşanacaksa yaşanır, hep dört dörtlük değildir. Önümüzde yaşanacak hayat bizlere sunulurken, her insan kendi yolunu çizer. 
* 
“Eğilmez başım” eğmedim; eğdirmedim de… 
* 
Ölüm? 
* 
Ölüm nedir, yaşarken hiç siz öldürüldünüz mü? Ölümün soğuk yüzünü tadanlardanım. Hem de hiç hak etmediğiniz hâldeyken, gelir kör kurşun sekmesi gibi sizin hayatınızı vurur… Görünmeyen bir kazaya kurban gidenim, onun acısını diri diri yaşayarak en iyi bilenim… Ölüm, ölmek değildir, asıl olan, sizi öldürenlere sitem edersiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d22edec0-7fa3-4880-a5e7-0407a8cccba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kenarbel</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş yabancı bir ülkedir, her şey orada farklı yapılır.” 
(L.P. Hartley) 
 
Doğunun bir sınır köyünde, önünde idealleri olan ve eğitim için atlı kızakla Mozeret Dağı’nı aşan iki küçük kız; altmışlı, yetmişli yıllarda kızlarının okuması için ilçede ev kiralayan Atatürk’ün aydın yolunda bir baba… O zamanlarda, oralarda yaşadıkları kâh gülünesi kâh ağlanası kâh özenilesi kâh hayret edilesi yaşamdan kesitler… 
Bu kitapta hikâyeler anlattım; tamamı da gerçek… Evler ve okullar, düğünler ve bayramlar, işler ve ustalıklar, çeçiller ve motallar, tarihî olaylar ve insanlar, Malakanlar ve Karapapaklar, hayvanlarımız ve bitkilerimiz, dağımız ve gölümüz, oyunlarımız ve sorumluluklarımız, asırlık gelenekler… Anlayacağınız, bir hikâye anlatıcısı oldum ben… 
Bu kitap aracılığıyla, köyümle ilgili hayallerimi ve umutlarımı da sığıştırdım ve aktardım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba7652b2-0262-4107-9e11-e9ad8d9bfc87.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Mutlu Gün</image:title>
            <image:caption>Şu anda bulunduğumuz boyut ve zaman hologramını bizzat kendimizin şekillendirdiğini anladığımız gün; &quot;öteki, beriki, diğeri, başkası&quot; gibi kavramların yanılsamadan ibaret olduğunun farkına vardığımız gün; tamlığa, bütünlüğe gidecek yolların sonsuz sayıda ve şekilde olabileceğini fark edip, herkese ve her var oluş şekline saygı duyduğumuz gün, kendimizi gerçekten sevmeye başlarız. İnsan, kendini gerçekten sevmenin tadına vardığında, her anın en özel an, her zerrenin en kutsal tanrı olduğu gerçeğini görür. 
 
Kendini seven insan, mutlak doğru, mutlak yol, mutlak sevginin; tek bir doğru, tek bir yol, tek bir varlıktan geçmediğini, iç içe geçmiş sonsuz olasılıklarla bütün “ol”uşların som sevgiden oluştuğunu anlar. Sonsuz olasılıklar içinden karşınıza çıkan bu kitabın içinizdeki sevgiyi uyandırması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed9df39b-0bce-4897-8cf7-3fa44c2b3b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynel</image:title>
            <image:caption>…Yüzü elleri kadar güzel olmasaydı kimse tanımazdı ki. Zeynel’i görmek herkese nail olmazdı. Gözleri, iki heybetli ırmağın söküp getirdiği dalların, budakların ve sürgülerin arasında beklerdi her daim. Omuzlarından, kanatlarını gökyüzüne açmış kartalların heybetiyle süzülürdü. Değirmenlerin taşları arasında öğütülmüş hasadın tadında kokardı bedeni. Dudakları açmış ayçiçeği, yüzü tütün sarısıydı Zeynel-i Talo’nun. Bedeni uzayıp giden yollardı, ağustos güneşini toplardı her mevsim. Kasırgaların içinden sapasağlam çıkmış kocaman bir ev, yangınların arasında dehşet saçan bir fırtınaydı varlığı. Başını sallayıp, içinden türkü mırıldaması sevincindendi. Kavuşmak en haşin, en bıçkın mevsiminin koynunda saklanmak, en ulaşılmaz yollarda heba olmaktı da Zeynel’e kavuşmak kimseye nasip olmazdı. Onun ruhu insan eliyle pusu kurulmamış mekânlarda azat edilmişti. Bu ağır ve yorgun havayı, bu içini meşine saklamış mevsimi sevmesi ondandı. Güneşin, don tutmuş kara bir ok gibi saplandığı ceylan derisi potinlerinde kırlangıç ötüşlerini gizlediği bir günde gelmişti Gortegül’e. O geldiğinde, yerin altına yuva kurmuş köstebekler adımlarının heybetinde gövdelerine sinmiş, tarla fareleri toprağın altında, dipsiz karanlıklara saklanmış, tavşanlar ırmakların kuytularına kaçmış, evlerin bacalarında mahmur uykulara dalmış güvercinler sağa sola kanatlanıp uçmuşlardı. 
İnsan için Zeynel’in gelmeleri, tepeden tırnağa sevgi ve aşka bulanmaktı. Sabırsızlıkla beklenen bu ziyaretçi, ebedî ve kudretli zamandan gelerek onların mihmanı olurken, bu en güzel anı yaşayan Gortegüllüler, Zeynel’in destanında kahraman oluyorlardı. Çağların en yiğit insanı Zeynel’in yanı başında, huzurun ve mutluluğun ateşinde kavrulup kendileri oluyorlardı. Gün boyu Zeynel ile buluşmalarında, en değerli zaferlerin tadını çıkarırlardı. Kaybedilmiş harplerin, dehşetli kavgaların içine ansızın dalarak, ateşten çemberlerin içinden çıkan, dağın taşın, kurdun kuşun tanıdığı Zeynel’in korku bilmez, boyun eğmez cengâverliğine hayrandılar. Onu bir defa olsun görmek için neyi varsa feda edenlerin arayıp bulamadıkları Zeynel’di. Dört bir tarafa namı yayılmış, Hamidiyelerin baş belası, kökü kazılası, kanlı yarasıydı. Herkes Zeynel’i anlatıyor, ondan bahsediyordu. Onu bilenlerin bildiklerinin az, bilmeyenlerin ise bilmediklerinin fazla geldiği, nurlu cemalin, heybetli endamın, şimşekli edanın, fişekli nazarın insanı Zeynel’di. Görenlerin, kıskançlığından ve hasetliğinden öldüğü Zeynel’di.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e872adf-46ff-41fb-8ec4-c8ef1a8b2924.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpa Sūtra</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c69b5b-ce23-40c2-a77c-d779b0b0a597.jpg</image:loc>
            <image:title>Saraydan Kız Kaçırma</image:title>
            <image:caption>“SELİM PAŞA Onun ıstırabı, gözyaşları, sapasağlam ayakta kalışı Anbean daha da büyülüyor kalbimi Aşkı gittikçe daha da cezbediyor beni. Hah! Kim böyle bir kalbe karşı zor kullanmak ister? Hayır Konstanze, hayır! Selim’in de bir kalbi var, Selim de bilir aşkı!” Saraydan Kız Kaçırma, repertuvar operaları dikkate alınacak olursa, Wolfgang Amadeus Mozart’ın iki Almanca operasından biridir. Eserin librettosu, Christian Friedrich Bretzner’in yazmış olduğu bir librettodan esinlenilerek Gottlieb Stephani tarafından kaleme alınmıştır. 1782 yılında, bestecisi henüz yirmi altı yaşındayken yazılan ve yine aynı yıl Viyana’da ilk defa sahnelenen eser, bizzat Mozart tarafından “Singspiel” yani şarkılı oyun olarak tanımlanmıştır. Mozart bu eserini alla Turca modası etkisiyle üretmiştir. Antonio Vivaldi’nin Bayezid operası ile Gioacchino Rossini’nin İtalya’da Bir Türk ve II. Mehmet operaları bu modanın en meşhur örneklerindendir. Ne var ki Mozart’ın ortaya koyduğu yaklaşım sadece alla Turca modasıyla açıklanamaz. Zira besteci bu eserinde alla Turca’nın klasik oryantalist bakışının ötesinde bir yaklaşım ortaya koymuştur. Selim Paşa’nın sarayında geçen bir firar hikâyesini resmeden Saraydan Kız Kaçırma okura aşk, intikam ve merhamet hakkında çarpıcı sahneler ve şaşırtıcı bir final vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f7f818-d8f1-40bd-ae50-6f15deda1a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Anadolu İrfanı</image:title>
            <image:caption>Nasıl ki insanın anıları varsa yörelerin de anıları vardır. Yörelerin anıları deyince gelenek, görenekler, insan ilişkileri ve dilden dile dolaşan yaşanmışlıklar akla gelir. Kişiliğin oluşmasında anılar nasıl büyük bir yer tutuyorsa, bir yöredeki toplumun anıları da sosyal karakteristiğin belirlenmesinde o kadar önem taşımaktadır. 
 
Elbistanlı yazar şair Mehmet GÖZÜKARA bu gerçekten yola çıkarak Elbistan ve çevresinde yaşanmış mizahı anıları bir araya getirmiştir. Kitabı okurken sanki gök kubbede hoş seda bırakmış o insanlarla bir arada sohbet ediyor ve onlarla bazen hüzünlenip bazen gülüyoruz. Aynı zamanda gülünen olaylar ve sözlere bakarak geçmiştekilerin hayat tarzı, hayata bakış açıcı ve kültürel iklimini de öğrenmiş oluyoruz. 
 
Arı duru bir Türkçeyle yazılmış deneme türünde bu kitap size geçmişteki yaşanmışlıkla ilgili mizah ziyafeti sunmaktadır. Her mizahi hikaye sonrasında şair onu çok güzel halk şiiriyle taçlandırmıştır. 
 
Güle güle okumanız dileğiyle 
 
Durdu GÜNEŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79fc89df-2757-4b32-8985-6cc83712a6e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Laik Eğitim Mücadelemiz</image:title>
            <image:caption>AKP’nin iktidar olduğu son 20 yılda laik, bilimsel ve kamusal eğitime yapılan saldırıların Cumhuriyetin temellerini sarsacak boyutta olduğu bir döneme tanıklık etmekteyiz. Bu süreçte özellikle tüm dünyada 1990’lardan sonra hız kazanan neoliberal dönüşüm ve buna eşlik eden neomuhafazakar politikalar etkili olmakla birlikte Türkiye’de iktidara egemen olan İslamcı hegemonyanın kendine özgü politikaları belirleyici olmuştur. 
Neoliberal dönüşümün eğitime yansımaları eğitimde piyasalaşma ve özelleşme süreçleri olarak ortaya çıkmış, neomuhafazakar dönüşümün eğitime yansımaları ise müfredatın dinselleşmesi, dini cemaat ve vakıfların devlet okullarında yayın dağıtması ve eğitim etkinlikleri gerçekleştirmesinin yollarının açılması, İmam Hatip Liseleri’nin toplumun ihtiyaçları gözetilmeksizin sayılarının artırılması gibi süreçlerle gerçekleşmiş sonuçta kamusal, nitelikli, bilimsel ve laik eğitim Cumhuriyetin hiçbir döneminde olmadığı kadar aşınmıştır. 
CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya tarafından kaleme alınan “Laik Eğitim Mücadelemiz” adlı bu kitap 2018 yılından bu yana Kaya’nın yukarıda söz ettiğimiz süreçlerle ilgili olarak yaptığı açıklamaları, çeşitli panel ve toplantılarda yaptığı konuşmaları, Meclis önergelerini kapsayan kapsamlı bir çalışma niteliği taşımakta, eğitim çok yönlü sorunlarına dikkat çekmekle kalmayıp, aynı zamanda ne yapılması gerektiğine ilişkin politika ve önerileri de kapsamaktadır. 
 Prof. Dr. Meral Uysal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b44c5a11-8a6d-4b9a-b9c2-a44659a7322d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılarım</image:title>
            <image:caption>Bu elinizdeki anılar, büyük kısmı itibarı ile meslek hayatımda yaşadıklarımın bir kısmıdır. Bir insanın meslek hayatı 66 yıl sürer ve yaşı da 90’a varırsa, çok fazla anı biriktirmesi doğaldır. 
66 yılda 16 farklı üniversitede görev yaptım. 
66 yıl içine, tam zamanlı olarak, birisi yabancı, ikisi vakıf olmak 7 üniversite sığdırdım. Bunlar sırası ile İstanbul Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Cezayir Üniversitesi, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (Muğla), Marmara Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi’dir. 
Yarı zamanlı olarak ders verdiğim üniversitelere gelince: FAS, Rabat ENA (Ulusal İdarecilik Okulu), Bordeaux Üniversitesi, Nice Üniversitesi, Rennes Üniversitesi, Grenoble Üniversitesi, Toulouse Üniversitesi, Lyon Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi olmak üzere 9 üniversitede görev yaptım. 
İşte elinizdeki bu anılar oralardan biriktirdiklerimdir. 
 
M. Yaşar Gürbüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e56f748b-5da0-454a-9bf9-11426c32ea11.jpg</image:loc>
            <image:title>Patriyarka ve Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Kadınların aile yapısının neredeyse evrensel bir parçası olan annelikleri, bütün toplumlarda bildiğimiz şekliyle toplumsal cinsiyetin örgütlenmesine ve değer biçilmesine belirli özellikler kazandırmıştır, ebeveynlik düzenlemeleri kadar toplumsal cinsiyet sistemimiz de bize kapitalizm öncesi geçmişimizden miras kalmıştır. Aynı zamanda toplumsal cinsiyetin örgütlenmesinin ve değerlendirilmesinin belli özellikleri kendi toplumumuzda da önem kazanmıştır. Yaşadığımız şekliyle toplumsal cinsiyetin düzenlenmesi ve erkek egemenliği tarihin ürünleridir ve bunların tarihsel olarak anlaşılması gerekir. Kadınların annelikleri kadınların hayatlarının ve aile örgütlenmesinin temelini oluşturmaya devam etmektedir ve kadınlara dair ideoloji bu temelden doğmuştur.  Ancak endüstriyel kapitalizmin gelişimi bunu değiştirmiş, kadınların anneliğine ve erkek egemenliğine özel anlamlar yüklemiş, bunların önemlerini kendilerine özgü yollarla artırmıştır. Aynı baskılar, duygulanımların ve bağlanmanın inkârı, kadınların ve dişil şeylerin dünyasının reddi, erkeklerin dünyasının sahiplenilmesi, idealize edilmiş evde olmayan babayla özdeşleşme -hepsi de kadınların anneliğinin ürünü- toplumsal cinsiyet sistemi içinde erilliği ve erkek egemenliğini yaratır ve aynı zamanda erkekleri kapitalist iş dünyasının katılımcıları olarak var eder. Dolayısıyla, aile yapısının ve erkek egemenliğinin temelini oluşturan kadınların anneliğiyle kapitalizmin yeniden üretimi arasında içsel bir bağlantı gelişmiştir. Ancak cinsel eşitsizlik, toplumsal cinsiyetin örgütlenmesine ve kapitalizmin yeniden üretilmesine katkıda bulunurken, bir yandan da kapitalizmdeki son gelişmelerin bir başka sonucuyla, annelerin artan işgücüne katılımıyla derin bir çelişki içindedir. Bu çelişkinin nasıl çözüleceğini öngöremiyoruz. Tarihin, ideolojinin ve kadınlara iş gücü içinde uzun süreler boyunca ihtiyaç duydukları için alternatif çocuk bakımı düzenlemeleri yapan ülkelerin incelenmesi, ebeveynliğin yeniden düzenlenmesini merkezi bir siyasi hedef haline getirmediğimiz sürece kadınların hâlâ çocuk bakımından sorumlu olacaklarını işaret etmektedir. 
 
Nancy Chodorow</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d860cfb-c59b-4220-be08-78ebaffeb64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Peter Pan 
James Matthew Barrie 
 
“All children, except one, grow up. They soon know that 
they will grow up, and the way Wendy knew was this. One day 
when she was two years old she was playing in a garden, and she  plucked another flower and ran with it to her mother. I suppose  she must have looked rather delightful, for Mrs. Darling put her  hand to her heart and cried, “Oh, why can’t you remain like this  for ever!” This was all that passed between them on the subject,  but henceforth Wendy knew that she must grow up. You always  know after you are two. Two is the beginning of the end.” 
James Matthew Barrie’s immortal work 
Peter Pan in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8558feb-e85e-4d89-b97f-7a974b4593fe.jpg</image:loc>
            <image:title>The Great Gatsby</image:title>
            <image:caption>The Great Gatsby 
F. Scott Fitzgerald 
 
“In my younger and more vulnerable years 
my father gave me some advice that 
I’ve been turning over in my mind ever since. 
‘Whenever you feel like criticizing any one,’ he told me, 
‘just remember that all the people in this world haven’t had the 
advantages that you’ve had.’ 
He didn’t say any more but we’ve always been unusually communicative in a reserved way, and I understood that he 
meant a great deal more than that. 
F. Scott Fitzgerald’s immortal work 
The Great Gatsby in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b519ff-503b-45b6-8e34-ce7d20a68641.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Beauty</image:title>
            <image:caption>Black Beauty 
Anna Sewell 
 
“The first place that I can well remember was a large pleasant meadow with a pond of clear water in it. Some shady trees leaned over it, and rushes and water-lilies grew at the deep end. Over the hedge on one side we looked into a plowed field, and on the other we looked over a gate at our master’s house, which stood by the roadside; at the top of the meadow was a grove of fir trees, and at the bottom a running brook overhung by a steep bank.” 
Anna Sewell’s immortal work 
Black Beauty in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a3576d-69be-4f3d-b9ef-2e470fa8a36d.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! 
 
 
Ateşler içinde yatan Hori’nin başucunda, “Senden hoşlanıyorum” diye fısıldayan Miyamura, kendi kendine mi konuşuyordu yoksa aslında Hori’ye olan hislerini itiraf mı etmişti? Hori tereddütte, Miyamura’nın ağzından çıkan sözcükleri nasıl yorumlayacağına bir türlü karar veremiyor. Ne var ki aralarındaki gizemlerle dolu ilişki hiç şüphe yok ki yavaş yavaş değişmekte. 
 
Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f66ca45-c75d-416c-8e07-9c733d60cb12.jpg</image:loc>
            <image:title>Thales / Her Şeyin Yok Olduğu Anda Bile Bir Ümit Vardır</image:title>
            <image:caption>“Geçmişi anlamak için o ruha dokunan her şeyi teneffüs etmek gerekir.”
Meraklı her insan başlangıcın peşine düşer. Zihinlerde bir soru belirir: Her şey nasıl başladı?
Yüzlerce yıldır anlatılagelen onca hikâye, mit, efsane arasından sıyrılıverdi Thales. O, daha önce
başvurulmamış bir açıklama yoluna girişti. Masalsı açıklamaları bir kenara bırakıp akılcı
yöntemleri benimsedi. Thales’i önemli kılan doğayı araştıran ve başlangıcı sorgulayan ilk filozof
oluşudur. Ona göre arkhe yani varlığın başlangıcı “su”dur.
Doğa filozofu Thales, gökyüzünü izlerken çağının çok daha ötesine baktı. Gölge boyundan
piramitlerin boyunu ölçerken, farkında olarak ya da olmayarak matematikte bir çığır açtı. Dolu
dolu geçen bir ömürde insanlığa ne kadar çok şey anlatılabilirse o kadarını anlatıp çekip gitti,
hem de ölümle yaşamın birbirinden farksız olduğunu düşünerek. Miletli Thales aradan geçen
onca zamana rağmen hâlâ susmadı ve bugün de bizimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf9827c5-1123-4833-9569-5d3c5e45f8f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Kaygısı Bağlamında Çocuk Eğitimi ve Güvenliği ya da Cahilliğe Yergi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
ÇOCUK EĞİTİMİNDE NİTELK VE GÜVENLİK 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
GELECEK İNŞASINDA ÇOCUK EĞİTİMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
OKUL EMNİYETİ VE GÜVENLİĞİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
EĞİTİM VE ZİHİN İNŞASI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM TÜRKLERDE BEKA ENDİŞESİ VE EĞİTİM İDEOLOJİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/469c104f-48e5-4f29-97e3-1bd4e1445f5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Siren Kraliçesinin Kızı</image:title>
            <image:caption>“SEN BENİM KIZIMSIN,” diye devam etti babam. “Teslim ol, konuşalım.” 
 
Teklif şaşırtıcıydı. Teslim olursak mürettebatımı yavaş bir ölümden başka bir şeyin beklemediğini biliyordum. Babamın gözleri aklından geçenleri ortaya koyuyordu. Ama Tylon’ın gemisindeki herkesin önünde bu teklifi yapması… Sonuçta böylesi bir şey zayıflık işareti olarak görülebilirdi. Babamın bana ve yeteneklerime bu kadar muhtaç olduğunu yeni kavrıyordum. Beni ele geçirirse, istediğini yapmaya zorlayacağını düşünüyordu. Henüz öldürmeye niyeti yoktu. 
 
Ama bir daha babamın eline düşmeyecektim ve dahası mürettebatıma dokunmasına asla izin vermezdim. 
 
Savunmaktansa saldırıya geç. 
Bu babamın ilk derslerinden biriydi. 
Düşünüyormuş gibi elimi ağzıma götürüp, “Niridia,” dedim sessizce. “Mürettebata top atışı emri ver.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b96f46cd-4475-4788-b0d1-3711fcec5e94.jpg</image:loc>
            <image:title>All Around Me / Redhouse Learning Set 4</image:title>
            <image:caption>Redhouse&apos;un İngilizce öğrenen çocuklar için hazırladığı Learning Set&apos;e yepyeni bir kitap daha eklendi! 
 
Serinin dördüncü kitabı All Around Me ile çocuklar sevimli kutup ayısı Polly eşliğinde tura çıkıyor; çiftliği ziyaret ediyor, ormanda kamp yapıyor, şehirdeki ve kasabadaki mekânları gezerek yeni kelimeler öğreniyor. Son hikâyede ise Polly, kardeşi Polo ile çevre sorunlarına dikkat çekerek dünyamızı korumak için neler yapabileceğimizi anlatıyor. 
 
Çilem Artun&apos;un kaleme aldığı, Neşe İnan Gök&apos;ün resimlediği All Around Me, her öykünün sonunda bulunan okuduğunu anlama ve sözcük bilgisi alıştırmalarının yanında resimli sözlüğü ile çocuklara öğrendiklerini eğlenceli bir şekilde pekiştirme fırsatı sunuyor. 
 
Başlangıç seviyesindeki kitap, beş farklı hikâyeden oluşuyor: 
 
·         Polly and the Farm 
·         The Camping Trip 
·         Parts of My Town 
·         A Day in the City 
·         Earth Day, Every Day</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9f802a-7319-4b65-b93b-2a995e36b36f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Berbat Günü</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız tam yedi yaşına giriyor. Doğum gününü ailesi ve arkadaşlarıyla beraber kutlayacak. Evlerinin bahçesi rengârenk süslenmiş, her yer cıvıl cıvıl. Evet, kahramanımız kesinlikle “berbat” bir gün geçirecek! 
 
Bu kitapta bir tuhaflık var! Bazı kelimeler doğru kullanılmamış. Haydi okurlar, doğru kullanılmayanların yerine zıt anlamlılarını yerleştirin, bu neşeli öykünün tadını çıkarın. Nuri Kurucu’nun sıradışı üslubu, Gökçe Akgül’ün rengârenk resimleriyle Dünyanın En Berbat Günü, okurları zıt anlamlı kelimelerle eğlenceli bir oyuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4026ba5a-77db-453d-b809-5a17e29b807e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Üçe Kadar Sayabilen Adam</image:title>
            <image:caption>Evet, bu o... Bay Üçüncü! Sadece üçe kadar sayabiliyor. Evinde her şeyden üç tane var, tüm hesaplamaları 1, 2 ve 3’le yapıyor. Peki ama böylesi zor değil mi? Acaba Bay Üçüncü, diğer sayıları da öğrenebilecek mi? 
 
Sadece üçe kadar sayabilen bir adamın komik öyküsüyle çocuklar, sayı saymanın ve basit hesaplamalar yapmanın keyfini çıkaracak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Edebiyat Eserlerini Destek Projesi’nin desteğiyle yayımlanan Sadece Üçe Kadar Sayabilen Adam, sayılardan ilham alan, neşeli, eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0c0069-8a78-4fec-addf-f73803b526f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürün Huzursuzluğu</image:title>
            <image:caption>“Karşılıklılığa dayalı kültürel serüven “yukarıdan” ayrıştırmalarla ve hummalı çalışmalarla ne kadar yönlendirilmek istenirse istensin, sınıflı toplumun inkârına adanmış ideolojiler ne kadar güçlenirse güçlensin, ister nefret söylemiyle süslensin ister aparatlarla güdülensin, cümle kutuplaştırmaya rağmen burjuva iktidar ibreyi tek bir yöne bükemez.” 
 
Yasin Durak elinizdeki kitabında “çağımızın bize düşen hissesi” dediği Erdoğan döneminin kültür politikalarına odaklanıyor. Semboller, zaman anlatısı ve fantazya izleklerine özel bir önem vererek, iktidar eliyle Türkiye kültürünün nasıl İslamlaştırıldığının farklı uğraklardaki tahliline girişiyor. Bununla da yetinmeyerek, çalışmasını bitirmeden evvel Türkiye’de direniş kültürünün sunduğu olanaklara dair etkili bir siyasal antropoloji tartışması yürütmeyi de ihmal etmiyor. Türkiye toplumuna atfedilen “olağan muhafazakârlık” nitelemesinin arka planını merak edenler için ufuk açıcı bir çalışma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1457c865-3b67-416b-8c7f-cc74b525b69b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Karanlık Gecesi</image:title>
            <image:caption>“İnsan, sevdiğini kışıyla da yazıyla da kabul etmez miydi? Âşık olacaksa eğer, dört mevsimine birden âşık olmaz mıydı? İnsan, sevdiği kişi için savaşmaktan veya bir şeyler yapmaktan vazgeçer miydi? Bence vazgeçmezdi. Vazgeçmemeliydi. Bu hayata sadece bir kere geliyorduk sonuçta. İnsanın sevgisi uğruna savaşması kadar güzel bir uğraş var mıydı? Hem, böyle bir sevgiyi hissedebilmek için ikinci bir şansımızın olacağının garantisi var mıydı? Yarın nefesimiz tıkanıp, yolda bir taşa takılıp ya da bir kaza geçirip ölmeyeceğimize kim garanti verebilirdi? İhtimallere ve geleceğe bırakılacak bir şey değildi sevgi ve aşk. Değeri şimdi bilinmeliydi, sonra değil.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2806e9e-335f-400e-9d11-5ebd0df73c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün ve Ümit</image:title>
            <image:caption>Hüzün ve Ümit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd88334-0fce-4b0a-9461-55a05a0657eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mermer Adam</image:title>
            <image:caption>KÖTÜLÜK HİÇ BEKLENMEDİK BİR YERDEN GELEBİLİR. 
 
Yıl 1939, Berlin… Avrupa yeni bir dünya savaşının eşiğinde… 
 
Reich’ın ileri gelenlerinin güzel eşleri tek tek vahşi cinayetlere kurban gider. Gestapo subayı Franz Beewen, öldürülen kadınların psikiyatrı Simon Kraus ve aristokrat psikiyatr Minna von Hassel, Nazilerin nefes aldırmadığı Berlin’de bu cüretkâr cinayetleri işleyen katilin peşine düşerler… 
 
Jean-Christophe Grangé’den, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, gerilim dolu bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b6afe17-42ef-44c7-98e2-9db76840c5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Oktay Akbal&apos;ın Anısına Saygılarla</image:title>
            <image:caption>“Oktay Akbal yalnızca bizim toplumun değil, olabildiğince bütün dünyayı yaşayan bir duyarlılık gücünün yazarıdır”
Melih Cevdet Anday 
“Oktay Akbal, hayata sevgiyle bakan, özgün bir yazardır. Gerçi barışa, insanlığa, sevecenliğe tutkunluk yazarlığın doğal kuralı gibi görünür, ama adı yazara çıkmış çoğu kişiye bakın, hep hot zortla beyaz kağıtları karalarlar”
İlhan Selçuk 
“Oktay Akbal, Atatürk’ün devrimciliğindeki temel pratiği, kılgıyı, eski devleti yıkmasını, eski toplumu temelinden değiştirmeye çalışmasını konuşur gibi, rahat, arı bir dille, açık seçik anlatıyor.”
Ceyhun Atuf Kansu 
“Oktay Akbal, sosyal adalete, hukukun üstünlüğüne ve laik Cumhuriyet ilkelerine sonuna kadar sadık kaldı ve basın özgürlüğünü savundu.”
Alev Coşkun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b97339f-579b-4913-8b21-4286eb85fba5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Işığının Tadı</image:title>
            <image:caption>Gün Işığının Tadı
Bazen en yakınındakiler tarafından anlaşılmadığını hissettin mi? Ya da yeni tanıştığın birinin kelimelere ihtiyaç duymadan, koşulsuz seni anlayabileceğini? Gün Işığının Tadı, kendileri olmayı öğrenen, birbirinden çok farklı iki kadının hikâyesi.
 
Sally ve Liss… Sally herkesten uzakta, yalnız kalmak istiyor. Her şeye kızıyor: taleplere, kurallara, yetişkinlere… Her şeyden nefret ediyor; en çok da sorulardan, özellikle görünüşüyle ilgili olanlardan.
 
Liss ise tek başına işlettiği büyük bir çiftlikte yalnız, diğer insanlara ihtiyaç duymadan yaşıyor. Sally, ilk karşılaşmalarından itibaren Liss’in diğer yetişkinler gibi olmadığını fark ediyor ve onun bir gece çiftlikte kalma önerisini kabul ediyor. Bu bir gece, haftalara dönüşüyor. Üzüm bağlarında çalışırken, arıcılık yaparken, eski armut çeşitlerini tadarken onları diğer insanlardan ayıran şeylerden bahsetmeye başlıyorlar. Başlangıçta çok az konuşmalarına rağmen zamanla aralarında kelimelerin ulaşabileceğinden çok daha büyük bir bağ kuruluyor. Ve yavaş yavaş, birbirlerinin yaralarını öğreniyorlar. Bir gün Sally, Liss’te istemeden bir travmayı tetiklediğindeyse geçmişteki karanlık, gün yüzüne çıkıyor.
 
Gün Işığının Tadı; sevgiye, karşındakini olduğu gibi kabul etmeye, doğanın iyileştirip dönüştürme gücüne ve eğer görmeye istekliysek etrafımızı saran iyiliğe vurgu yapan, dikkati “asıl olana” çeken bir roman.
 
 
 
“Bu kitabı okumak, bir buğday tarlasında dolaşmak gibi: İç ısıtan ve huzurlu.” -Dry.Schauch, Lesejury
 
“Bu romanı okuyan, kitabı farklı bir kişi olarak kapatacak. Daha mutlu biri olarak. Huzur dolu. Bir yaz sonu mutluluğuyla…” -Isabelle Riechelmann, Belle Novelle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e5e638-d72e-4dff-a4c2-9d07bc46bc2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tsunami</image:title>
            <image:caption>Türk öykücülüğünün en önemli isimlerinden Lütfiye Aydın’ın tanık olduğu Sivas Kıyımı sonrası kaleme aldığı öykülerinden oluşan Tsunami, Cumhuriyetin 75. Yıldönümü olan 1998 yılında Kültür Bakanlığı Öykü Büyük Ödülü’nü kazanmıştır.
Bu kitaptaki öyküler, yaşamanın ve savaşıma devam etmenin, bir aydının en büyük sorumluluğu olduğunu duyumsatacak okurlarına…
“Çok şükür yaşıyoruz diyemiyoruz ne yazık ki. Yine de ‘iyi ki yaşıyoruz’ yaşamanın bir suç olduğu zamanda diyorum. Çok ağır bir yükü de taşıdığımı düşünemiyorum; yalnızca duyumsuyorum bunu. Yaşıyorsak bir anlamı olmalı yaşamanın, bir işlevi.
Tsumani sürüyor…“</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038cf789-0826-4b99-96e6-6394b718cd6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Lambadaki Cin: Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>Sabahları alarm sesi ile uyandığımız, uyanır uyanmaz içine yüklediğimiz uygulamalarda zaman geçirmeye başladığımız, gelen aramaların yanında bizlerin de aramalar yaptığı telefon­larımızın üzerimizde çok emekleri var. Günün çoğu vakti elle­rimizden düşmüyor akıllı cihazlar. 
Peki bu akıllı telefonları en çok hangi amaçla kullanıyoruz? En çok hangi uygulamalar eşliğinde zaman geçiriyoruz? İşte bu soruların cevapları verilmeye başlandığında sosyal medya mecraları açık ara önde geliyor. 
Peki bu kadar çok zaman geçirdiğimiz sosyal medya nedir? 
Nasıl faydalı kullanabilirim? 
Hayatlarımıza olumlu olarak neler katabilir? 
Sosyal medya mecralarını kullanarak nasıl imaj oluşturabiliriz? 
Sosyal medyanın zararlarından nasıl kurtulabiliriz? 
Sosyal medya ile para kazanmanın yolları nedir? 
Sosyal medya ile markalaşmanın formülleri nedir? 
Sosyal medyadan Metaverse uzanan yolların etkin kullanımı nasıl olmalıdır? 
Sosyal medya mecraları üzerinden etkin bir kriz yönetimi nasıl yapılır? 
Kısacası sosyal medyayı korkmadan kullanmak, zararlarını bertaraf edip yararlarını ortaya çıkartmak, ister kendinizi ister­se iş yerinizi dünyaya duyurmak istiyorsanız işte size reçete…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e6bee76-8251-44ba-8095-175fc197b01d.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale of Two Cities</image:title>
            <image:caption>“It was the best of tImes, It was the worst of times.” 
A tale of two cities was described as “the best story I’ve ever written” by Charles Dickens. This classic piece tells the story of a group of people trying to survive during the French Revolution. While telling personal stories, the book also portrays the brutal social conditions of the period. 
Constructing a story of a period of immense complexity through a family’s past, the author takes us to a breathtaking journey from quiet streets of London to the vengeful and bloody streets of Paris, a city where everyone must live under the shadow of La Guillotine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfd774ca-6210-44df-b111-b1da8c04689a.jpg</image:loc>
            <image:title>Müessesemize Hoşgeldin</image:title>
            <image:caption>Aşk, ihtiras, kıskançlık, korku,gerilim, psikoloji, ajitasyon ve daha  birçok şey... Hepsinin iç içe yaşandığı, kimine göre sıradışı, kimine göre olağan görülen olayların her bir detayını, büyük titizlikle yazdığım bu romanda bulabileceksiniz. Yer yer gülecek, yer yer gözlerinizin dolacağı bu kitabı soluğunuzu tutarak okuyacaksınız. Bu kitabın ana temasını, pek çoğumuzun başına gelen,fakat ismen bilmediğimiz veyahut bilme zahmetine girmediğimiz “Gamofobi”kavramı ve tezahürleri oluşturmaktadır. Baş karakterimiz Gönenç,artık evlilik çağına gelmiş,hatta geç bile kalmıştır. Kendisinin başından bu yana pekala bildiği,lakin yaşadığı acı tecrübeler sonucunda kanayan bir yara misali gitgide artan bu korkusuyla yüzleşmesi acaba onun yararına mı olacaktır? Bunu hep beraber göreceğiz. Dahasını mı? Şimdilik ben susuyorum, gerisini siz değerli okuyucuların merak ve ilgisine bırakıyorum. Karmaşık ilişkiler ve olaylarla örülü bu eşsiz macerayı biran gözünüzü kırpmadan takip edeceksiniz. 
 
Belirtmek isterim, Karakterler ve yaşanılan olaylar tamamen gerçek dışı ve kurgusaldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c779bda2-f92f-4016-990b-f457525cdd0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabu&apos;t Tevehhum - Ölüme Dair</image:title>
            <image:caption>Zamanının en büyük alimlerinden Haris El Muhasibi&apos;nin bu eseri; ölmeden ölümü tattıracak. Ölüm anını ve sonrasını birinci ağızdan iliklerinize kadar hissedecek, cennet nimetlerinin kokusunu alıp, cehennemin sesini duyacaksınız! Bu kitap, imanın zirvesini yaşayan bir alimin, ebedi alemi tefekkür ederek kaleme aldığı, emsaline az rastlanılabilecek bir eserdir. Haris el muhasibi hicri 165 yılında Basra&apos;da dünyaya gelmiştir. Nefis muhasebesi konusundaki titizliğinden dolayı &quot;muhasibi&quot; olarak tanınmıştır. Ahmed b. Hanbel ve Cüneyd-i Bağdadi ile aynı dönemde yaşamıştır. Kitap, ölüm anı ve acısı ile başlamakta, ölüm meleğinin görülmesini, o anda karşılaşılan iyi veya kötü hali canlandırmakla devam etmektedir. Akabinde kabirde sorgu meleklerinin gelişini, ardından kişinin ameline göre cennete veya cehenneme gönderilmesini tasvir etmektedir. Yazar, okuyucuya cenneti ve cehennemi ölmeden iliklerine kadar yaşatmaktadır. Kitabın sonuna gelindiğinde, Muhasibi, Allah’ın rızasını kazanma yolunda neler yapmamız gerektiğini anlatarak hayatımıza yön vermektedir. Kitap bittiğinde, Muhasibi’nin muhsabesi bitmiş, senin muhaseben başlamış olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d961e0c3-c9ec-49b2-901d-17c4029f2583.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an Ahkamı/2 Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Son dönem İslâm âlimlerinden Müftü Celal Yıldırım Hoca’nın 50 yıldır yayımlanması beklenen büyük eseri Kur’an Ahkamı (Ahkam Tefsiri) çıktı. Kur’an’dan bir meselenin delilini arayanlar bu kitapta bulacaklardır. Müellif bütün ahkam ayetlerini ve birçok ahkam hadisini kitabında toplamıştır. Ahmet Davutoğlu Hocaefendi, bu kitaba yazdığı takrizinde, kitabın önemine dair şöyle demiştir: “Kur’an Ahkâmı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları adlı eseri okudum. Eser körpe dimağların düşünce ve algılarında şüphe oluşturmaya yeltenen çevrelere tokat niteliği taşımaktadır. Her meselede mutlaka delilini görmek isteyenlere mükemmel bir cevaptır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c24c8f-7b6e-4cd0-a16f-0877c80e1132.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzurun ve Özgürlüğün Bedeli</image:title>
            <image:caption>İnsanlar, olan şeylerden değil, o şeylerle ilgili fikirlerden rahatsız olurlar. Mesela ölüm kötü değildir, eğer kötü olsaydı Sokrates’e de öyle görünürdü. Kötü olan ölümün kötü bir şey olduğunu düşünme fikridir. Engellendiğimizde, rahatsız edildiğimizde veya acı çektiğimizde suçlu olan başkaları değil kendi fikirlerimizdir. Fikirlerimiz kadar güçlü, fikirlerimiz kadar huzurlu ve yine fikirlerimiz kadar Özgürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/654a6639-4c23-46fc-8aeb-1fb4d283f716.jpg</image:loc>
            <image:title>Zenginliğin Bilinçaltı Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Kendi titreşim enerjinizi yükselttiğinizde; odak noktanızı kendi muhteşem varlığınızın merkezinde tuttuğunuzda; bolluk ve bereketinizi tanıyarak kendinizi zihinsel olarak zenginlik enerjisine uyumladığınızda; tüm arzularınızı gerçekleştirmek için bilinçli zihninizle bilinçaltınızı uyumlu hale getirdiğinizde, emin olun parlayacaksınız. Parladığınızda zenginlik kapılarının size cömertçe açılıp, yıldız tozlarının başınıza serpildiğini, gözlerinizin ışığının gülüşünüzü ve tüm dünyayı aydınlattığını kalbinizle hissedeceksiniz. 
  Işık hızında, şimdi ve tüm zamanlarda, sizin ve bütünün hayrına olan, tüm arzularınızın kabul gördüğünün mutluluğu içinde; satır aralarından size gülümseyen bilgilerle yolculuk yapmak isteyen her şahane ruh, bu kitabı gönül rahatlığıyla okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08dc5966-b7d8-4f1b-af0a-7075a09dc704.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımdan Aklımda Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Bu otobiyografik kitapta çocukluğumdan başlayarak ailemi, akrabalarımı, arkadaşlarımı, gençliğimi, devrimci mücadelemi, acılarımı, sevinçlerimi, kısacası hayatımdan hatırladıklarımı anlatıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ba598d7-7b0a-4b5d-aa92-0f65a609745a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hünkâr ile Mimar – Düşlerde Selimiye / Sinan 2 Oyun</image:title>
            <image:caption>1942 Adapazarı doğumluyum. İstanbul Yeşilköy’de başladığım ilkokulu Amasya’da sürdürüp, Kastamonu Taşköprü’de tamamladım. Ortaokulu Manisa Alaşehir’de, liseyi İzmir Karşıyaka’da okudum. 1974’te Güzel Sanatlar Akademisi Y. Mimarlık Bölümü’nü bitirdim. 
  Mimar olarak, yaşam sahnesinde sert uçlu kalemimle çizgiler çizmekten yorulunca; bir ekran başına geçip, düşler dünyasında oyunlar yazmayı seçtim. Artık şantiyelerde uyguladığım projeler yerine sahnede yorumlanan oyunlarım olacaktı. 
  Bir ömür boyu, Koca Sinan’ın eserlerindeki hikmeti taşların arasında arayıp durdum. Sonunda gerçek eserin “İnsan Sinan” olduğunu anladım. O; ‘Hünkâr ile Mimar’da Kanuni Süleyman’la, ‘Düşlerde Selimiye’de Sarı Selim’le söyleşirken, sohbetlerine tanık oldum. 
  ‘Mümkünler Köprüsü’ inancın; soyutu somut kılma erdemiyle O’nu Koca Sinan yapan yolu, ‘Sinan Süleymaniye’de ise onun yarattığı, hem de onu yaratan kültürü gösterdi bana...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9759a5f-ec5a-4ba0-93f0-c33ef4c0cacd.jpg</image:loc>
            <image:title>Telgrafçı</image:title>
            <image:caption>Her şeyin bittiğini görmek, bu kabustan kurtulmak en büyük arzumuzdu. Alemdar Caddesinde, sokaklarda sesler kesilmişti, pencereler kapalı artık çocuklar oynamıyordu, çocuk sesleri gelmiyordu, dışardan, kapılar sürgülü, mahalle’de son adımlarımız kaldırımlar’da kalmıştı, yollarını bekleyecek kimse de kalmadı, sokaklar ıssız kalmış sokak kandilleri de sönmüştü, kendiliğinden, yapraklar dökülmüştü. Uzaklarda kalmıştı,sokağımızdaki o güzelim selvi ağacı, sokaklardan cadde’ye doğru gözyaşlarım döküldü, orada kaldı, artık bir yola gidiyorduk; meçhule…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=101999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/843cb335-7bff-4e2d-8701-b109f52fb44d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ar Damarı Çatlayanlar</image:title>
            <image:caption>Bu otobiyografik kitapta çocukluğumdan başlayarak ailemi, akrabalarımı, arkadaşlarımı, gençliğimi, devrimci mücadelemi, acılarımı, sevinçlerimi, kısacası hayatımdan hatırladıklarımı anlatıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0edebe86-7166-4930-baf9-877b387b6776.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşbakışı</image:title>
            <image:caption>“Kuşbakışı”, Serra Menekay’ın ikinci romanı. Bir pilotun gözünden Balyoz ve benzeri kumpas davalarının perde arkasını ortaya koymaya çalışan bu romanda bütünüyle kurgu olan bir hikâye gerçek bir zemin üzerine oturtularak aktarılıyor. 
               “Kuşbakışı” Balyoz gibi isimli davalarla Türk Ordusuna kurulan kumpasa adı gibi kuşbakışı bakmayı amaçlayan bir roman. Sürükleyici bir kurgunun önderliğinde, yakışıklı pilot Göksel Güçlü’nün bakış açısıyla onun dilinden anlatılan bu hikâye aslında; 2009-2016 yılları arasında Türkiye’nin içinden geçtiği sürece de baktığı açıdan ışık tutuyor. Kitabın içinde söz konusu dönemde yayımlanan kitaplara, köşe yazılarına ve gazete manşetlerine atıflar yapılarak ülkenin geçtiği süreç detaylandırılıyor. Bu anlamda kitap okura kumpas davalarının süreçleri hakkında iyi bir özet sunuyor. Bunu bir roman kurgusuyla anlatıyor olması esere akıcılık ve sürükleyicilik özelliklerini kazandırıyor.              
Tüm bunların yanı sıra kitapta bir travma ile kötürüm kalan genç bir hastanın neler yaşayabileceğini, tıbbi tedavilerin ayrıntılarını, psikolojik destek tedavilerinin yerini, yeniden ayağa kalkabilmenin zorluklarını danışmanlardan alınan destek ile yakından ve detaylı olarak görebiliyoruz. Kitap bu yönüyle titiz bir gözlem, ayrıntılı bir çalışma ve saygın bir bilgi birikimi barındırıyor.
 
Yazarımız Serra Menekay “Kuşbakışı”nı şöyle özetliyor: 
 “Türk Hava Kuvvetleri’nde çok başarılı bir pilot olan üsteğmen Göksel Güçlü, hakkındaki dedikodular ve kariyerindeki kötü gidiş yüzünden zor günler geçirmektedir. Bu dönemde talihsiz bir de kaza yaşar ve kullandığı uçağı son anda indirerek kurtarmayı başarsa da kendisi kötürüm kalır. Tekrar ayağa kalkabilmek için girdiği uzun tedavi süreci Göksel’e ilk kez başına gelenler üzerinde düşünme ve perde arkasını görme fırsatı verir. Bir pilot olarak manzaraya hep en tepeden bakma alışkanlığı olan Göksel, sadece kendi yaşamıyla sınırlı kalmayarak büyük resme odaklanır ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan tüm davaların ardındaki hain planı çözmeye çalışır. Bu bulmacanın içinde akıllı ve kararlı kadınların yardımıyla adım adım ilerleyen Göksel’e sevgi, umut ve aşk eşlik etmektedir. 
Elinizden bırakamayacağınız bu romanda yurtsever bir savaş pilotunun gözünden 2009-2016 sürecindeki Türkiye’ye ve bu dönemde Balyoz ve benzeri davalarla tıpkı romanın kahramanı gibi kötürüm bırakılan Türk Ordusuna kurulan kumpasa “Kuşbakışı” bakma şansını yakalayacaksınız.” 
“Kuşbakışı” hakkında Sayın Sunay Akın ve Orhan Bursalı’nın değerlendirmeleri şöyle:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989c50ea-3ea7-4111-944d-5d3ed8c74e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Şamil Büyük Taarruz`un Küçük Tanığı</image:title>
            <image:caption>Büyük Taarruz’un kahramanı Ali Şamil’in, Ahlat’tan Enver Paşa’nın konağına, Sultan Vahdettin’in damadı İsmail Hakkı Bey ile dostluğundan Kurtuluş Savaşı’na kadar
uzanan destansı yaşamı.
1916-1922 arası tarihimizin en önemli olaylarına şahitlik eden Ali Şamil, 1955 yılının ramazanı boyunca kıraathanesinde toplanan insanlara anılarını anlatır. Genci, yaşlısı herkes
bu küçük adamın başından geçenleri can kulağıyla dinler.
Ali Şamil hikâyesini tamamladığında yaşadıkları
hem gönüllere hem de hafızalara kazınır.
Turgut Yasalar, Ali Şamil Büyük Taarruzun Küçük Tanığı’nda, yakın tarihimize damga vuran olayları, Kurtuluş Savaşı kahramanı küçük dev adam Ali Şamil’in gözünden
ustalıkla anlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4baec7f6-8423-4c30-ac26-3820a17fa610.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye`nin Siyasal Gelişmeleri 1923-2018</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Rıdvan Akın, Türkiye’nin Siyasal Gelişmeleri’nin ikinci cildinde 1923 Lozan Barış Antlaşması’ndan 2018 yılına kadar yaşanan siyasal gelişmeleri ele alıyor. Cumhuriyet’in erken dönemine ve Atatürk’ün kişisel hayatına ilişkin önemli başlıklar, İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan sıkıntılar, çok partili hayata geçiş, Demokrat Parti iktidarı, 27 Mayıs 1960 kesintisi, 1961’de demokrasinin çıkmaza girmesi, 12 Eylül 1980 müdahalesi ve Milli Güvenlik Konseyi yönetiminin ürünü olan 1982 Anayasası döneminde yaşanan siyasal dinamikler, 2002 Seçimleri, AKP’nin iktidara gelişi, bugünkü siyasal atmosferi oluşturan gelişmeler tüm yönleriyle inceleniyor.
Türkiye’nin geldiği son nokta, onu hazırlayan koşullar analiz ediliyor. Prof. Dr. Rıdvan Akın, ortaya koyduğu bilgi birikimiyle geçmişe ve bugüne geniş bir perspektiften bakma olanağı sağlıyor.
“Türkiye 20. yüzyılın ilk yarısında modern milli devletin ve Cumhuriyet kurumlarının kuruluş ve konsolidasyon sürecinden geçti. Konjonktüre göre ileri ve geri adımlar da oldu. Ama 1946’dan beri girdiğimiz yol; çok partili siyasi hayat, serbest seçimlerle iktidarın belirlenmesi, muhalefetin meşru ve yasal güvenceler altında çalışması gibi evrensel demokratik rejim kriterlerine uygun bir çizgi izlemektedir.
Ara rejim dönemlerinin sebep ve sonuçlarıyla ilgili geniş bir literatür mevcut olmakla birlikte, Türkiye demokrasisinin kuruluş koşulları ve sınıfsal temellerinin Batı Avrupa demokrasilerinin gelişim çizgisinden farklı olduğu gerçeği unutulmamalıdır.”
Prof. Dr. Rıdvan Akın
Türkiye’nin Siyasal Gelişmeleri, Türkiye’nin yakın tarihine ilgi duyan herkes için önemli bir kaynak eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d799a2-4119-4654-8231-10fe6a9c1527.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütünüyle İnsan Olmak</image:title>
            <image:caption>Zihninizin
Işıklarını Yakın”
 
Kitapları dünya çapında 50 milyondan fazla satan yazar ve psikoterapist Steve Biddulph, terapi ile nörobilimin en yeni yöntemlerini birleştiriyor. “Üstün Duyu” kavramıyla okuru, duygularımızın altında yatan nedenlere kulak vermeye davet ederken, “Dört Katlı Malikâne” yöntemiyle de zihnin her seviyesini kullanıp daha özgür, bilinçli ve huzurlu yaşamanın püf noktalarını açıklıyor.
İçgüdü veya altıncı his denen kavram aslında ne?
Duyguların hayatımızdaki gücü nasıl ölçülebilir?
Zihnimizin kullanılmayan bölümleri var mı?
Duyularımız bizi daha uyumlu insanlara
dönüştürebilir mi?
Beynimizin yardımıyla travmaların üstesinden
gelebilmek mümkün mü?
Bütünüyle İnsan Olmak’ta danışan örneklerinden ve alıştırmalardan yararlanarak; beyninizdeki blokajları kaldırabilir, içinizdeki ilkel bilgeliği keşfedebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0308913-f7d7-47ec-9e1c-1c38c1161a26.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Uzak Ne Yakın</image:title>
            <image:caption>Neden yakın bir arkadaşa ihtiyaç duyarız? Yakın olmanın iyi yanları nelerdir? Biriyle yakın olmanın zorlukları var mıdır? Yakınımızla aramızdaki mesafeyi nasıl belirleriz? İki yakın arkadaş olan Zeliş ve Mercan bu konu hakkında daha önce hiç düşünmemişlerdi. Ta ki başlarına gelen o esrarengiz olaya kadar... Ne Uzak Ne Yakın, çocukların eleştirel, yaratıcı, özenli ve işbirliğine dayalı becerilerinin gelişimine destek olan Çocuklar İçin Felsefe’ye (P4C) yönelik soruları içinde barındırıyor. Bu sorular, hem çocukları hem de yetişkinleri arkadaşlık ve yakınlık üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536c5cb5-a6fc-4597-adaf-6a00baf9dacb.jpg</image:loc>
            <image:title>Lizge</image:title>
            <image:caption>Lizge… Dağ çiçeği... Koşulsuz, şartsız her mevsim açan çiçek.   Gördüğü ilk andan itibaren Baran’ın hayatını tamamen değiştiren kadın. Lizge, babasının zulmünden kaçıp Demiroğulları Konağı’na sığınır. Demir Ağa&apos;nın himayesinde Diyarbakır&apos;dan İstanbul&apos;a uzanan yolculuğu, onu yeni bir hayata taşıyacaktır. Baran birlikte çalışmaya başladığı Lizge’yi izledikçe hoyrat duyguları değişir, şefkatle sevmeyi öğrenir. Daha önce tatmadıkları duygular iki âşığı birbirine yakınlaştırır. Lizge, Baran’ı tanıdıkça hayatı gibi kalbi de esaretten kurtulur.   Nuray Ergen, cesur kalemiyle okuru en tutkulu aşk cümlelerinin üzerinde gezdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c19727-cc3c-4560-8666-004042105754.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther’in Acıları</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Goethe’nin 
kaleme aldığı ilk eseri 
 
Genç Werther’in 
Acıları 
 
“Onu bana bahşet!” diye dua edemiyorum; fakat çoğu zaman sanki benimmiş gibi hissediyorum. “O benim olsun!” diye dua edemiyorum; çünkü başkasına ait. Acılarımla alay edip duruyorum.” 
 
Genç Werther´in Acıları’nı 1774’te yazdığında Goethe henüz 25 yaşındaydı. Kentten taşraya göçen genç ressam Werther’in Lotte’ye duyduğu umutsuz aşkı ve çaresizliğinin mektuplarla anlatıldığı bu roman, önce dönemin Alman gençliğini daha sonra ise bütün Avrupa’yı etkisi altına aldı. Öyle ki, bir dönem intihar vakalarının arttığı bile oldu. Goethe’nin kendi hayatından da izler taşıyan ve Napolyon’un elinden düşürmediği rivayet edilen Genç Werther’in Acıları okunmaya değer bir Alman başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e308d1ad-9883-4ff3-a7f0-b75848001f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öze Dönüş</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Travmalarından Kurtulmak 
 
ÖZE DÖNÜŞ 
 
“Geçmiş, geçmişte kalmaz” 
 
Küresel bir tek dünya devleti sapkınlığına sürüklenen insanoğlu, hiç şüphesiz bu dönüşümün sancılarıyla boğuşurken, travmatik anıları geleceğe ayarlanmış saatli bir bomba gibi farkında olmadan genlerine kazıyor. Bu nedenle bu kitabı “geleceğin geçmiş travmaları” olarak yorumlamak çok daha sağlıklı bir bakış açısı olabilir. Çünkü geçmişin kötü izlerini temizlemek yetmez! Bugüne geçmişin geleceği olarak da bakmak zorundayız. Bu bizi hem olmuş olana hem de olacak olana karşı tam donanımlı bir şifa kaynağı yapacaktır. 
 
Bugünün ruhsal problemlerinde esas mesele geçmişte yaşanan ağır travmalardır. Sebebini bulmak, adını koymak ve çözüme ulaşmak ise mümkündür. İnsanı özünden uzaklaştıran her türlü travmanın anahtarını bulmak, iyileşmede ve hastalıklara karşı korunmada birinci rolü oynar. O yüzden bu kitap ile olmuş olana çare bulmaya niyet ettiğimiz kadar olmamış olanın da önünü kesmeyi amaçlıyoruz. 
 
Birçok kişi geçmişi açmanın zarar verici olacağını düşünerek geçmişte yaşadıklarını görmek ve duymak istemez. Bunun için de geçmişin yakasını bırakmadığını, bugünkü birçok davranışında kendini gösterdiğini fark edemez. Çünkü kişi çoktan geçmişin bugüne etkisi olabileceği fikrini zihninin en derinlerine kaldırmıştır. Bazen de kişi yaşadığı durumun anlamsızlığını görür, fark eder ancak olanın adını koyamaz. Geçmişi düzeltmeyi başaramadığında ise tüm yaşam enerjisini bu uğurda harcarken, huzur ve mutluluğu ulaşılmaz sanır. Manevi boşluğu madde ile doldurmaya çalışır; gereksiz harcamalar, borçlanmalar, zararlı bağımlılıklar içinde kaybolur gider.   
 
Bu kitabı okurken hayatınızdaki olaylara bir isim verir gibi, unuttuğunuz ve geçmişte bıraktığınız sen’e yeniden dokunur gibi, kendinizi yeniden keşfederken bir kez daha doğar gibi bakın. 
 
Çünkü uyanışın ilk çağrılarına kulak verir ve bu kitabı kendi yaşamınızı ele alarak okursanız, geçmişinizle ilgili muhteşem izler bulacak ve geleceği dahi şifalandıracaksınız. 
 
Unutmayın, bu sizin hikâyeniz ve öze dönüş yolculuğunuz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da8d82ff-0e2b-477a-b23c-288cbc148e14.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Çakra Yoga - Renkli Resimli</image:title>
            <image:caption>İYİLEŞİN, ENERJİYLE DOLUN, YENİLENİN,
Bu kitap, çakralarınızı dengelemeniz için temel bir yoga rehberi niteliğinde.
Fiziksel ve zihinsel dengeyi bulmak, hepimize iyilik ve şifa veren bir deneyimdir. Ancak bu uyumu yakalamaya giden yol biraz zorlu olabilir. Temel Çakra Yoga, yogaya yeni başlayanların, eğitmenlerin ve bu alanla ilgilenen herkesin, çakralarını açmaları ve hizalamaları, dengeyi bulmaları, bedenen ve zihnen şifalanmaları için pratik bir rehber niteliğinde!  
Bu kitap size, en basit pozlardan biri olan Siddhasana’dan (“başarılı poz”) çok daha ileri seviye bir poz olan Salamba Sirsasana’ya (“destekli başüstü duruş”) kadar, gerek nefes teknikleri ve esnemeyle, gerekse size güç ve esneklik kazandırırken günden güne yaşam kalitenizi artıracak yoga serileriyle çok özel bir deneyim sunuyor. Şöyle derin, arındırıcı bir nefes alın. Bedeninizi mutluluğa doğru esnetme zamanı geldi! 
• Kitapta yer alan, 7 ana çakrayı arındırıcı 56 temel çakra yoga pozunu ve 8 esneme serisini rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
• Bu eğitici çakra yoga kitabı, pratiğe yeni başlayanlar ve evde pratik yapanlar için olmazsa olmaz bir kaynak niteliğindedir. Aynı zamanda yetenekli eğitmenler ve öğrenciler için de ideal bir kaynaktır. 
• Temel Çakra Yoga, sizin için modern bir mat arkadaşıdır. Her bir pozun nasıl yapılacağını gösteren net ve renkli resimlerle pratiğinizi sürdürecek ve çakra yogada ustalaşma yoluna gireceksiniz. 
Christina D’Arrigo 500 saatlik yoga eğitmenlik eğitimini tamamlamış, New Yorklu bir dansçı/koreograftır. New York City’de özel yetenek okuluna girmeye hak kazanmış olan Christina, lisede dans bölümünden mezun oldu ve dans üzerine akademik eğitim almak üzere Los Angeles ve Londra’ya gitti. Buralarda, dans ve koreografi üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimlerini tamamladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c387acd8-d3bd-42a7-a72b-53536d0777e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar ölüyor, stresten, üzüntüden, sevgisizlikten…” 
 
ŞİFA 
 
Hastalıkların Duygusal Sebepleri 
 
Küresel çağın olumsuzlukları bütün duygusal meselelerin içerisine sızarak bazen direkt bazen de dolaylı yoldan insanları hasta ediyor. Bu yüzden son doğal insan nesli boğuştuğu esas düşmanın ne kadar öldürücü olduğunu gözden kaçırıyor. Doğal hayatın içerisinde kendini en iyi şekilde kamufle etmeyi başaran duygusal sebepli katiller, insan ömrüne travmalardan çok hastalıklar ile saldırırken duygusal sebebe bağlı ölen kişilerin gerçekte neden hasta oldukları dahi bilinmiyor. 
 
Hasta olmadan önce ruhunuzu, sonra da duygudan kaynaklı olası hastalıkları hiç olmadan önlemek mümkün. Bunu bilmek insanlık için büyük bir müjdedir! Hiç vakit kaybetmeden, gerçek şifayı kalbinizde hissedin. 
 
Bu yolculukta duygularla hastalıkların, ruh-beden-zihin üçgeninin birbiriyle muhteşem bağına şahit olacağız. Duyguların kötü etkilerinin fark edilmediğinde nasıl hastalığa dönüştüğüyle yüzleşmek sizin için ilk adım. Esas şaşkınlık bilim diye anılan birçok şifanın nasıl da bu düşmanı bilerek görmezden geldiğine tanıklık edince başlayacak. Çünkü hem beslenmenin hem de duygusal sebeplerin bilinçli eller ile yok sayılması umuda bakışınızı değiştirecek. 
 
Şifanın duygusal izlerinde o kadar ileri gideceğiz ki, bırakın anne karnındaki hayatımızın günümüze etkilerini, atalarımıza kadar uzanan aktarım öykülerini dahi ele alacağız. İnanç ve sevgi gibi gözle görülmeyen ama insan hayatını ötelere taşıyan bir mucizenin, şifanın içindeki şahane etkilerine de tanık olacağız. 
 
Hasta olduktan sonra değil, hasta olmadan önce alıyoruz önlemimizi. İyileşmek, daha da önemlisi hastalık bizi bulmadan harekete geçmek için kendi değişimimizi sağlayabiliriz. Bu değişim için önümüzde hiçbir engel yok. Tabii kendi direncimizi saymazsak… 
 
Bu kitap hastalıklar ile duygusal sebepler arasındaki bağı ortaya koyarken hem dolaylı bir şifanın hem de  ‘hiç vakit kaybetmeden’ yapabileceklerimizin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/946d351a-5e83-44d1-8f0b-0d2bf7ff5399.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Kusuru</image:title>
            <image:caption>Artık günümüzde tüm dünyayı etkileme potansiyeli olan sistemik risklerden söz ediyoruz. Özellikle son dönemde yaşadığımız salgın hastalıklar, savaşlar, iklim değişikliği, siber saldırılar, finansal krizler bunun somut göstergelerinden. Peki, 21. yüzyıl dünyasında küreselleşme ve risk ilişkisini nasıl kurabiliriz? 
 
Kelebek Kusuru, çoklu disiplinlerin bilgi birikiminin sağladığı çoklu mercekle, bireylerden işletmelere, ulus devletlerden dev küresel şirketlere kadar küreselleşme ve risk ilişkisini bütüncül bir bakışla gözler önüne seriyor. Ian Goldin ve Mike Mariathasan, sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de etkileyecek tedarik zincirlerinde, salgın hastalıklarda, ekoloji ve iklim değişikliğinde, ekonomi ve politika pratiklerinde kendini gösteren belirsizlikle yaşamanın gerekliliğini vurguluyor. Birbirine sımsıkı bağlı bir dünyada, yabancı düşmanlığı, eşitsizlik, aşırı korumacılık, içe kapanma, savaş gibi açmazlara düşmeksizin riskin nasıl yönetilebileceğinin ipuçlarını veriyor. Goldin ve Mariathasan, bizlere tüm risklerle beraber geleceğe güvenle bakmanın umudunu aşılıyor. 
 
Kelebek Kusuru, hepimiz için yaşamsal konuları ele alan, yer yer kaygılandıran yer yer güven veren ama her durumda düşündürücü, merak uyandırıcı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa33163-fa12-4d7d-afab-59854d066919.jpg</image:loc>
            <image:title>Hints For Life Simple Explanations of Complex Topics (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“But my friends know, there are many Murat’s they deal with, such as the spouse, father, uncle, young man, manager/supervisor, industrialist, Turkish etc. Even they have different types, brave, impervious to the place of attack, with sarcastic characteristics depending on the situation. Do you think you’re any different?” 
 
In this book, the prominent businessman Murat Ulker, who has transformed Yildiz Holding into a global company with more than 65,000 employees operating in an area where more than a four billion consumer population lives across four continents, covers everything from management and leadership to corporate communication and marketing, from science and technology to nutrition and health. Murat Ulker is the Chairman of the Board of Directors of pladis and Godiva, which includes United Biscuits, Ulker, Godiva, DeMet’s Company. You will read his views on various fields, from individual and social matters to culture and art. 
In his writings, enriched with his observations and experiences based on the books he has read or the conferences he attended, Murat Ulker not only gives clues to the principles that have enabled him to be successful but also makes many predictions about the future. In these texts written during the pandemic, he also imagines how the future will be shaped while discussing how the pandemic will affect our daily and working lives. 
 
We think this book, compiled from the articles that a successful businessman shares regarding his experiences and sources on his blog, will attract readers’ attention from all walks of life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/739a6360-b692-416b-808c-9eefd415b557.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 20</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 
 
Canavarlar Birliği ile yapılacak büyük savaştan hemen önce S sınıfı kahramanlar bir strateji toplantısı düzenler. Ne yazık ki, görüş birliğine varamazlar, toplantıya davet edilmeyen Tatlı Maske’nin salona zorla girmesiyle durum daha da içinden çıkılmaz bir hale gelir. Neyse ki Kral, tam zamanında ortaya çıkıp kahramanları cesaretlendirir çünkü onların her zamankinden çok daha fazla morale ihtiyaçları var. Böylece beklenen büyük savaş artık başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b81771-e50e-4bbb-80ce-886290d59e94.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkış</image:title>
            <image:caption>“Altmış beş yaşını geçmiş, hayatta yapmak istediği her şeyi yapmış bir kadın, hele hele birkaç aylık ömrü kaldığını bilerek, ne için yaşayabilirdi? 
Bu sorunun cevabını bulması gerekiyordu Zeynep’in. Hem de acilen.” 
 
Editörün Notu: Ölüm temasını ajitasyon yapmadan işleyen yazar; zengin kelime dağarcığıyla kahramanın gözünden hayatı sorgulayan okuru- bilimden felsefeye, psikolojiden sosyolojiye kadar birçok noktada düşünmeye sevk ediyor. 
 
Bu kitabın satışından elde edilen gelirin tamamı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin “Anadolu’da Bir Kızım Var” projesine bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48805e1-6771-49d2-9452-dedff565502a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikâyeyi Hanedan-ı Âl-i Osman</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, Büyük Roma İmparatorluğundan sonra dünyanın stratejik öneme sahip topraklarında ve üç kıtada uzun süre hâkimiyet kuran ikinci devlet oldu. Halil İnalcık’a göre Osmanlı hâkimiyet anlayışının temeli, Türk-Moğol-İslâm-Roma-Hint-İran geleneğine dayanır. 
Kurucu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Bey’in ataları, 1071 deki Malazgirt Savaşı sonrası Ahlat Emirine bağlı olarak Anadolu’da fetihlere katılmışlardı. Ertuğrul Bey’in obası, &quot;Emir Timur ve oğlu  Şahruh kabul etmese de &quot; IYI simgesini kullanan Oğuzların Kayı Boyuna bağlı idi. Kayı Boyu damgasını II. Murad’ın sikkelerinde görebiliyoruz. Ertuğrul Bey’in  ismi, ilk defa Cezerî’nin &quot;Tarihül İslâm&quot; kitabında geçer, türbesi  devletin ilk merkezi olan Söğüt’tedir. 
Anadolu Selçuklu Devletinin son zamanında, Bizans sınırına yerleşen dört bin kişilik Kayı obası, Dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurmaya muvaffak oldu. Cengiz İmparatorluğunun devamı olan İlhanlı Moğol  Devleti’nin Asya Bozkırlarından İran ve Anadolu’ya sürdüğü yüzbinlerce Türk-Türkmen, Osmanlı Hanedanının kurduğu  devletin yapıtaşları oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff2bfc29-0f1a-407d-83ba-9513995d26b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Texas Rapsodisi</image:title>
            <image:caption>2018 EDGAR ÖDÜLÜ 
EN İYİ GİZEM ROMANI 
 
Doğu Texas’ın küçük kasabası Lark’ta nehir yatağında kısa süre aralıklarla iki ceset bulunur. Kurbanlardan biri Chicago’lu siyah bir avukat, diğeri kasabadan beyaz bir kadındır. 
 
Darren Mathews yıllar önce Texas’tan ayrılıp Chicago’ya taşınan siyah bir Texas kolluk kuvvetidir. Geçici olarak görevinden uzaklaştırılınca cinayetlerin ardından memleketine döner ve Texas’ta faaliyet gösteren ırkçı topluluk Aryan Kardeşliği’nin bu olaylarla bir ilgisi olduğuna karar verir. Soruşturmaya katılma yetkisi istediğinde ise yasaların kişiden kişiye göre değiştiği bir devletin tehlikelerine tanık olmak durumunda kalır. 
 
Doğu Texas’ın eşsiz müziklerini, renklerini ve manzarasını yansıtan Texas Rapsodisi, Amerika’daki ırkçılık ve adalet çatışması üzerine yazılmış çarpıcı bir roman. 
 
“Merak uyandıran özgün bir hikâye.” –Observer 
“Sürükleyici!” –Publishers Weekly 
“Attica Locke Texas Rapsodisi’nde gerilim türündeki ustalığını konuşturuyor. Bu kitaba dair her şeyi çok sevdim.” –Ann Patchett 
 
“Locke’un yazım tarzı gerçekten etkileyici.” –Diana Evans 
 
“Büyüleyici…” –Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381219ea-f189-49a7-8ece-75fbc3e02858.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Tavsiye</image:title>
            <image:caption>Bilim kendi adına konuşmaz. Bilim insanları, kafa karıştırıcı olabilecek konulardaki içgörülerini halkın ihtiyaç duyduğu şekilde ifade edemezler. Ünlüler, taraftarlar, lobiciler ve arkalarındaki fon sağlayıcıları, bilim insanlarının basit yanıtlar verme konusundaki isteksizliklerinden yararlanıp medyayı yanıltan yanlış iddialarda bulunurlar ve bu sahte bilgi saldırısının ortasında insanların kafası kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğu konusunda daha da fazla karışır. 
 
Kötü Tavsiye’de Paul A. Offit, yanlış bilgiyle mücadelede yapılması ve yapılmaması gerekenlere dair edindiği bilgeliği okurla paylaşıyor. Offit bu kitabında bilim ve sahte bilim konularını ele alınken sadece kurnaz şarlatanların ve onların “mucizevi” tedavilerinin tetiklediği fikirleri değil aynı zamanda Holokost ve iklim değişikliğinin inkârı gibi yıpratıcı, tehlikeli ideolojileri de tartışıyor. 
 
Kötü Tavsiye bilime yönelik politik saldırılardaki artıştan rahatsız olan okurlar için kesinlikle eşsiz bir kılavuz niteliğinde. 
 
“Bilginin duyumlar sayesinde ve deneyimle kazanılabileceğini öne süren görüşü tartışan kusursuz bir örnek.” –Publishers Weekly 
 
“Kötü Tavsiye bilimsel konularda kamuoyunu yanlış yönlendiren ayrıntıları akıcı ve mizahi bir üslupla okurvcxva sunuyor.” –Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/770f3f61-1665-4604-b1f5-8ab35c770ea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştirme - Etkinlik Kitabı (5-6 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Birbirinden eğlenceli ve eğitici aktivitelerden oluşan5-6 Yaş Dikkat Geliştirme Etkinlik Kitabı, bu yaş dilimindeki çocukların odaklanma ve çözüm geliştirme becerilerini destekler.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Okul Öncesi Eğitim Programı’nda yer alan kazanımlara uygun şekilde bir araya getirdiğimiz bu etkinlikler, çocuklarınızın eğlenerek öğrenmelerini amaçlar.
Çocuklarınız, zengin içeriğe sahip bu etkinlikleri kendi kendine ve sizinle birlikte yaparken hem verimli hem de keyifli zaman geçirecek.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b11492f-9330-4432-ac6a-0f453e10ea9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zahirden Batına - Akşemseddin&apos;in Menkıbeleri</image:title>
            <image:caption>Büyüklüğü ve kahramânlığı gönüllerinde taşıyan nice Türk, asır­lar içinde milletimizin hâfızasına girmiş ve aslâ çıkmamışlardır. Bu­nun nice misâlleri arasında Akşemseddin de vardır ve o, hep Türk kahramânlarının en ön sırasında olmayı başarmıştır. Başka hiçbir vasfı olmasa, sâdece İstanbul’un mânevî fâtihi bilinmesi, onun bü­yüklüğüne kifâyet eder. Lâkin, Akşemseddin, daha pek çok güzîde vasfı üstünde taşımaktadır. O, devrinin en meşhûr hekimlerinden biridir. Sokaktaki, köydeki, beldeki sıradan insanımızdan pâdişâh ve hânedân mensuplarına varıncaya kadar, onun tedâvisiyle şifâ bulan kişiler, neredeyse bir ordu kalabalığındadır. Tıbdan coğrafya ve târîhe, Kur’ân tefsîrinden fıkıha, hadîs ilminden eczâcılığa varınca­ya kadar, o devrin ayaklı kütüphânesi ve ayaklı laboratuvarı bilinen bir mevkide duran Akşemseddin, bunca imrenilecek, kıskanılacak hasletlerini yeterli görmemiş, bu saymaya çalıştığımız işlere “zâhir” sıfatını kondurmuştur. Zâhir, dış demektir. Zâhir, kabuk demek­tir. Zâhir, beden gözünün gördükleri, beden kulağının işittikleri­dir. Akşemseddin kâbındaki bir tecessüs ve merâk âbidesi, elbette zâhir ile yetinmeyecekti. Daha fazlasını taleb edip isteyecekti. Bu maksatla, ne kadar zâhir kapısı varsa hepsini kapatıp bâtın iklîmine daldı. Bâtın, öz demekti. Bâtın için içi, hakîkat meyvesinin usâresi demekti. Bâtın, ucu ve bucağı olmayan haşîn dalgalı bir ummân de­mekti. O ummânda rehbersiz ve kılavuzsuz gezilip dolaşılamazdı. Hacı Bayrâm-ı Velî, Akşemseddin’e kılavuz oldu ve onu bâtın okya­nusunda, en sâkin limana çekip, kemâle erdirdi. Ankara’daki Hacı Bayrâm-ı Velî Dergâhı’na mürîd olan Akşemseddin, oradan çıktı­ğında, bâtın ilminin gönül kanatlandıran bahçesinde, daldan dala konan bir bülbül olmuş idi.
Turgut Güler, Akşemseddin hakkında şimdiye kadar yazılmış makâle ve kitap hacmindeki inceleme, araştırma ve roman tarzı eserlerin bi­rinci kaynağı olan ve Süleymâniye Kü­tüphânesi’nde iki ayrı nüshası bulunan Emîr Hüseyin Enîsî Efendi’nin kaleme aldığı Menâkıb-ül-Akşemsüddîn’i devrin kelime dağarcığı ve üslûbuna uygun şekilde yeniden söyleyerek notlandırmış ve bugünkü okurun istifâdesine sunmuştur.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab596202-2eb6-49e6-bbf4-de1ffde55489.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoa Felsefesi - Filozoflarla Beş Çayı</image:title>
            <image:caption>“Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Neden bugünden başlamıyorsun?”
Kim demiş felsefenin yalnızca anlaşılmaz cümlelerden ve sıkıcı kitaplardan ibaret olduğunu? Filozofların; insanın varoluşuna, arayışlarına ve nasıl daha mutlu bir birey olabileceğine dair fikirleri, binlerce yıldır insanları da içine almaya devam ediyor. Filozoflarla Beş Çayı serisinde, sizin de parçası olduğunuzu hissedeceğiniz bir sohbet eşliğinde, farklı coğrafyalardan filozofların yaşamları ve fikirleriyle günümüz insanına nasıl seslendiğine şahit olacaksınız.
Stoa Felsefesi’ni okurken Seneca, Epiktetos, Marcus Aurelius ile zamanda yolculuk edecek, onların doğa, zihin, kader, mutluluk, ahlak gibi pek çok konu üzerine söylemlerine ve filozofça yaşamlarına tanıklık edeceksiniz. Felsefenin herkese seslenen pratik yanını keşfetmek istiyorsanız Filozoflarla Beş Çayı’na davetlisiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87d106ae-d8dc-4f42-b6f4-4e2066c4e5af.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası - Günümüz Türkçesiyle</image:title>
            <image:caption>Tanzimat romanının ilk gerçekçi örneği sayılan Araba Sevdası, gösteriş meraklısı, hayalperest bir genç olan Bihruz Bey karakterini merkeze alır. Bütün hayatını okuduğu Fransız romantik kitaplarına uygun yaşamaya çalışan Bihruz Bey, yalnızca birkaç kez gördüğü Periveş&apos;e tutkuyla bağlanır. Romanda Bihruz Bey&apos;in trajikomik tutkusunun yanında, çevresindekilerle ilişkisi üzerinden Osmanlı&apos;nın son dönem sosyal yaşamı da gözler önüne serilir. Bihruz Bey karakteri Türk romanında sıkça kullanılacak alafranga, mirasyedi tipinin bir öncüsü olurken Araba Sevdası, gerçekçi anlatımı ve bilinç akışı gibi teknik yeniliklerle Türk romanında yeni bir sayfa açar.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616edfed-44e5-4b21-bf40-100429cd6184.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatında Hazret-i Hatice Kıssaları</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatında Hazret-i Hatice Kıssaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8959cd79-e1af-4b47-90a2-539eedd5d9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kucağımda Dünya Var Çocukların Dünyası</image:title>
            <image:caption>Kucağımda Dünya Var Çocukların Dünyası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d98e393e-fa9c-4b62-9235-c77000b4c754.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabanciko</image:title>
            <image:caption>Hello! I am Yabanciko. I have black hair and brown eyes. I am a student. My favourite hobbies are reading books and playing football!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668a2b39-7fae-411b-83c3-e07f2cbf4ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Ekspresinde Cinayet -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>1937 kışı. Gece yarısından hemen sonra Doğu Ekspresi bir kar yığını yüzünden durmak zorunda kalır. Lüks tren yılın bu zamanına göre şaşırtıcı derecede doludur ama sabahın erken saatlerinde yolcu sayısı bir kişi azalır...
Amerikalı zengin bir iş insanı olan Bay Cassetti on iki bıçak darbesiyle öldürülmüştür ve işin tuhafı kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir. Yolcular arasında bulunan Hercule Poirot, dünyayla bağlantısı kesilen bu trende karanlık sırlarla dolu davayı çözmeye çalışır...
Otuzdan fazla dile çevrilen Doğu Ekspresinde Cinayet, Agatha Christie&apos;nin en çarpıcı romanlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5bfc8ea-4825-47d7-9d58-2a7c5229857f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Orgazmı</image:title>
            <image:caption>“Orgazm, hayatı yaratan ve onu yaşamaya değer kılan evrendeki büyük patlama gibidir.” 
– Chloe Thurlow 
 
“Bu kitabı sadece kadınlar değil, tüm cinsiyet kimliklerine sahip bireyler okumalıdır. Yine bu kitabı sadece klitorisi olanlar değil, klitorisi tanımak isteyenler de okumalıdır.” 
Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimden bağımsız olarak kadın cinselliğini, orgazmını ve orgazmın başkenti klitorisi anlamak, yıllardır süregelen cinsel eşitsizliğin önüne geçmek için önemlidir. 
Orgazmın püf noktalarını, mastürbasyonun amacını ve inceliklerini, seks oyuncaklarının yarattığı devrimi bilimsel veriler doğrultusunda herkesin anlayacağı bir dilde aktaran bu kitap, kadın cinselliğini ve klitorisi keşfetmenize, anlamanıza ve size zorla göz ardı ettirilmeye çalışılan cinsel hazzınıza sahip çıkmanıza yardımcı olacak. 
Cinsel sağlık uzmanı Dr. Selcen Bahadır’ın kaleme aldığı KADIN ORGAZMI, kadın cinsel hazlarını ve orgazmı keşif için sizlere bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6d14c0-5788-4efe-bc7e-0e327b90347c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercinler Gitmeden</image:title>
            <image:caption>GÜVERCİNLER GİTMEDEN... 
Ne güzeldi o zamanlar şehirler bir cennetti, 
Bildiğimiz, gördüğümüz, dünyamızda servetti, 
Çoğu birbirini tanır, hatır, saygı, hürmetti, 
Yabancıyı fark ederdik hiç tereddüt etmeden, 
Biz bizlerle çok mutluyduk güvercinler gitmeden… 
 
Her semtte bir terzi vardı elbise diktirirdik, 
Bir de berberimiz vardı saça fön çektirirdik, 
Mahallenin bakkalına meyveyi seçtirirdik, 
Bir saygı vardı esnafta kimseyi incitmeden, 
Tebessüm ederdi yüze güvercinler gitmeden… 
 
Hafta sonu üstü açık sinemada film var, 
En güzel elbiseleri giyerlerdi kadınlar, 
Kocaları yanlarında yavaş yavaş adımlar, 
Biri rüzgâr gibi geçti biri şafak sökmeden, 
Çift filmi seyrederlerdi güvercinler gitmeden… 
 
Bir cenaze geçer iken ağır ağır sokakta, 
Tabuta omuz verirdik onu tanımasakta, 
Fatihayla uğurlardık ölüyü son durakta, 
Hüzün bizi terk etmezdi cenaze terk etmeden, 
Ölülerimiz kutsaldı güvercinler gitmeden… 
 
Hiç kalabalık değildi kaldırımsız sokaklar, 
Yanyana geçerken bile toslamazdı insanlar, 
Komşunun namusu bizdik kutsaldı bütün haklar, 
Dedikodu yalan dolan korunurduk fitneden, 
Kardeş gibi geçinirdik güvercinler gitmeden… 
 
Haz alıyorduk hayattan seviyorduk her şeyi, 
Okşayıp sokak başında uyuyan bir kediyi, 
Tuttuğumuz takımlarda buluyorduk neşeyi, 
Radyodan dinlediğimiz maçları seyretmeden, 
Dinlemekte yetiyordu güvercinler gitmeden… 
 
Minarede müezzinler canlı ezan okurdu, 
Hele sabah ezanları öyle bir dokunurdu, 
&quot;Hayrun Minen Nevm&quot; deyip yüreği burkuyordu, 
Uyku ile uyanıklık arasında yitmeden, 
Bir şehir uyanıyordu güvercinler gitmeden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71989c50-8bcd-4b98-8166-d9029b03bdfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Hakkında Acı Gerçekler</image:title>
            <image:caption>“Feragat etmek almaz. Feragat etmek verir. O, sadeliğin tükenmez gücünü verir.” 
– Martin Heidegger 
 
Hepimiz şekerin zararlı olduğunu bilmemize rağmen birçoğumuz onun bağımlılık yapan bir madde olduğunu bilmeyiz. Oysa şeker de sigara, alkol ya da uyuşturucu gibi bağımlılık yapan bir maddedir ve kişinin sadece şişmanlamasına değil, birçok farklı hastalığa yakalanmasına sebebiyet verir. 
Eğer siz de devamlı şeker tüketiyorsanız, yemeklerden sonra mutlaka tatlı yemeniz gerekiyorsa, şeker hayatınızda önemli bir yer teşkil ediyorsa ve tüketiminizi bir türlü kontrol edemiyorsanız o zaman şeker bağımlısı olduğunuzdan yola çıkabilirsiniz. 
Bu kitapta şeker bağımlılığının nasıl ortaya çıktığını, hangi fiziksel ve psikolojik hastalıklara yol açtığını ve bu bağımlılıkla nasıl baş edebileceğinizi öğreneceksiniz. 
 
• Tekli, çiftli ve çoklu şeker nedir? 
• İyi ve kötü karbonhidratları nasıl sınıflandırırız? 
• Glisemik indeks disiplini hakkında her şeyi biliyor muyuz? 
• İnsülin direnci nasıl oluşur? 
• Yeme bağımlılığı ve şeker bağımlılığı arasında ne fark vardır? 
• Şeker hangi koşullarda yağa dönüşür? 
• Çocuğumuzu kötü şekerden nasıl koruruz? 
• Sağlık orucunu ne zaman uygulamamız gerekir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f82116f-46c9-4343-a147-67ccb069d285.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanedeki Ceset -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>“İnsan doğası her yerde aynıdır,&quot; diyen deneyimli, zeki ve meraklı bu kadın Miss Marple&apos;dan başkası olamaz...
Boğularak öldürülmüş, kimliği belirsiz bir kadının cesedi sabahın erken saatlerinde Arthur Bantry ve eşi Dorothy Bantry’nin evindeki kütüphanede bulunur. Arthur Bantry göründüğünden çok daha karmaşık bir hal alan bu gizemi çözmesi için arkadaşı Jane Marple’dan yardım ister.
Sevilen ve kimselere benzemeyen Bayan Marple’ın ikinci macerası Kütüphanedeki Ceset, Christie&apos;nin dehasını bir kez daha gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d1749b-143e-4e7e-9221-be6ce148a074.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündönümü</image:title>
            <image:caption>Güneş doğumunda batana kadar 
Yurduma millete vatana selam. 
Günlerim başlayıp bitene kadar 
Kefensiz toprakta yatana selam. 
 
Güneş burca girip paralanınca 
Düşman ile dostlar aralanınca 
Çakal kurşunuyla yaralanınca 
Hak deyip kurşunu atana selam. 
 
Barış güvercinim gökte uçarken 
Terörist mazluma ölüm saçarken 
Mehmet mataradan suyun içerken 
Siperde lokmasın yutana selam. 
 
Kan döken vahşiye kucak açtılar 
Güzelim dünyaya dehşet saçtılar 
Yaptığı mevziyi koyup kaçtılar 
Tozunu dumana katana selam. 
Hainler ne bilsin dini imanı 
Dağıtırız hayal ile gümanı 
Türk milleti bir olmanın zamanı 
Hudutlarda nöbet tutuna selam. 
 
Küçük Ahmet  yaralandı sineler 
Eğmez başın cefakârdır analar 
Şahit olur buna geçen seneler 
Geceyi gündüze katana selam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4bf6f5f-4528-4b87-b6bb-8814a0f35f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Aşık Konuş</image:title>
            <image:caption>Yatağına uzandı. Bakışları masanın üzerinde duran küçük sandığa yoğunlaşmıştı. Aradan aylar geçmesine rağmen cesaret edip  açamamıştı sandığı. Ve bakamamıştı ailesinin fotoğraf albümüne. Yunus sandığa bakarken gözleri yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db5777e-7a3e-48d8-98a6-e9152fff2f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Düşman -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Gözüpek dedektifler Tommy ve Tuppence ilk maceralarıyla karşınızda!
Genç ikilinin giriştikleri ilk vakada başları belaya girer. Hele birileri tarafından bataklığın içine çekilecekleri akıllarının ucundan bile geçmez...
Her şeye rağmen acaba Tommy ve Tuppence, Lusitania adlı gemi battığında kaybolan ve İngiltere Krallığı’nı tehdit eden belgeleri ele geçirmeye çalışan gizemli Bay Brown’ın kim olduğunu açığa çıkarabilecekler midir?
Peki ya tüm bu gizemin anahtarını elinde tutan Jane Fish’i bulabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70c7609d-26c6-466e-aa93-e44eaa6f2d17.jpg</image:loc>
            <image:title>Riko Ve Oskar -Set</image:title>
            <image:caption>Farklılıkların zenginliğine yaptığı vurguyla öne çıkan seri, derin yetenekli Riko ile can dostu Oskar&apos;ın sınır tanımaz arkadaşlıkları etrafında gelişen curcunalı ve bol kovalamacalı maceraları konu ediniyor. 

Filmi de çekilerek ününü artıran bu kitaplar, yardımlaşmanın ve dayanışmanın önemine değinirken, gerçek dostluğu mutlak dürüstlüğe dayandırmayı ihmal etmiyor.  

Yarattığı edebiyat evreninde her fırsatta ötekileştirilmiş, dışlanmış karakterlere hayat vermesiyle tanınan Andreas Steinhöfel&apos;in yüzbinlerce okuru etkisi altına alan &apos;&apos;Riko ve Oskar&apos;&apos; serisi, doludizgin anlatısının satır aralarında önemli toplumsal konulara da değiniyor ve çocukların, yaşadıkları çağın gerekliliklerine uyum sağlamalarına önayak oluyor.


&apos;&apos;Bu öyküde çok güzel bir mesaj daha var. Bazen tek umudunuz sizi seven, sizi sevdiği için pes etmeyecek olan o tek kişidir. Böyle tek kişisi olanlar ister üstün zekâlı ister yavaş zekâlı olsunlar, çok ama çok şanslı kişilerdir.&apos;&apos; Ayfer Gürdal Ünal, Dünya Kitap

SET İÇERİĞİ 
1. Kitap: Riko, Oskar ve Derin Gölgeler 
2. Kitap: Riko, Oskar ve Defolu Kalpler 
3. Kitap: Riko, Oskar ve Çalıntı Taş 
4. Kitap: Riko, Oskar ve Gökteki Cennet 
5. Kitap: Riko, Oskar ve Devasa Bir Hata</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bbc2c68-147c-4bd1-b56e-a99ab89fffbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Dünkü Ben Değilim</image:title>
            <image:caption>Yaşamda imtiyazlı değilseniz oturup ‘ah, vah, tüh’ diyerek ömrünüzü tüketemezsiniz. Saçma sapan nostaljiler peşinde koşup hayal gücünüzü hayalperestlik ile değiş tokuş yapamazsınız. Kendi hatanızdan dolayı -bu, olasılıkla seçiminizdir- başkasını suçlayamazsınız. Yapmadığınız şeyleri yaptığınızı iddia edemezsiniz. ‘Bulanık Duygusallık’ hiçbir zaman müttefikiniz olamaz, olsa olsa gizli düşmanınız olur. Eğer kendimizi biraz tanırsak -ki bu kitabın yazılış amacı, o birazı sizin keşfetmenizdir- evet, bunların öğrenilebilen şeyler olduğunu anlayabiliriz. Öğrenmek için de yapılacak şey bellidir: Çalışmak… 
 
Mesela neden sinirlendiğiniz hakkında bir bilginiz veya anlaşılmayan bir yanınız var mı? 
Hiç kelimelerin sihirli olabileceğini düşündünüz mü? 
Nasıl öğrendiğiniz, beyninizin hangi lobunu kullandığınız veya hangi zekâ türüne sahip olduğunuz hakkında bir bilgiye sahip misiniz? 
Ya da odaklanma sorunu yaşıyor musunuz? Ayrıca bu sorunun yaşam kalitenizi olumsuz etkilediğini biliyor musunuz? 
Bu kitapta yazılan 31.736 sözcüğün tek amacı var. Size faydalı olabilmek. Yaşam dün olduğu gibi bugün de yarın da fırsatlar sunmaya devam edecektir. 
Peki, biz hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad518ccc-7021-4d19-9436-a78dfa95d05a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicero / Kimse Erdem Olmadan Mutlu Olamaz</image:title>
            <image:caption>“Tek bir adamın dostluğundansa, Roma halkının özgürlüğünü tercih ederim.” 
 
Cicero, Romalı ideal bir politikacı, hukukçu ve mükemmel bir hatipti. Stoa felsefesini benimseyen Cicero, iyi bir devletin nasıl olacağı hakkında, dostluk, erdem, yaşlılık ve mutluluk gibi, toplumsal yaşamın hemen her alanında düşünce üretti. Bugün dahi düşünceleri güncel çalışmalara ilham olmaktadır. 
Roma’nın en çalkantılı siyasi döneminde yaşayan Cicero, dürüstlüğü, adaleti, özgürlük tutkusu ve büyüleyici konuşma tarzıyla döneminde bir yıldız gibi parladı. İnandıklarını imparatorlara ve diktatörlere karşı savunmaktan geri durmadı. Ona göre zalimlik her çağda baş belasıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add1544c-7f61-4c96-8f3f-9e246c8b4c29.jpg</image:loc>
            <image:title>İzzet ve Arkadaşları Girişimcilik İzinde</image:title>
            <image:caption>İzzet İzinde ve arkadaşları çatıya kaçan toplarını kurtarmak isterken kendilerini TEKNOFEST’te bulmuşlardı. Fakat bu onlar için sadece bir başlangıçtı. Üstelik ekibe, mahalleye yeni taşınan Derya Deniz de dahil olmuştu. Nereye kaçarsa kaçsın Derya Deniz’den kurtulamayan İzzet İzinde’nin hem ekibin yeni üyesiyle anlaşması hem de TEKNOFEST projelerini herkesin kullanacağı bir girişime çevirmesi gerekiyordu. Girişim fikirleri için desteğe ihtiyacı olan arkadaşlar mahalleliden yardım istemeye karar vermişlerdi. 
Yeni arkadaşlar yeni hayallere kapı açar mıydı? Peki ya dünyayı değiştirmek mümkün müydü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df638fe-e598-4d75-8272-09dc7b6f64a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İzzet ve Arkadaşları İnovasyon İzinde</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik macerası sonrası ünlenen İzzet İzinde ve arkadaşları, farklı dünyalara dalarak birbirlerini unutmuştu. Herkesten uzaklaşan Mehmet Merhamet, robotların dünyasından bir türlü çıkamayan Derya Deniz ve Emir Demir’i yeniden toplamak görevi İzzet İzinde’ye kalmıştı. Hem arkadaşlarını çok özleyen hem de onlara kızan İzzet’in bir de işitme cihazları için büyük bir inovasyonu başlatması gerekiyordu. 
Küçük dokunuşlar, büyük mutluluklara kapı açar mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3207fbf-e8a9-4388-91eb-7818d87b7e66.jpg</image:loc>
            <image:title>İzzet ve Arkadaşları Dünyanın İzinde</image:title>
            <image:caption>Dört arkadaşın yıllardır üzerinde çalıştığı işitme cihazı projesi tüm dünyanın dikkatini çekmişti. Çok uzaklarda bulunan ve yeni teknolojilerin üretim merkezi olan “Dünyayı İyi Bir Yer Yapma Fabrikası”ndan davet alan arkadaşları daha önce görmedikleri teknolojik yenilikler ve vermeleri gereken zor bir karar bekliyordu. 
Dünyayı değiştirmek için sadece hayal kurmak yeter miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ebe4c1-0f44-4a92-8ad5-3d1049027ff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Şahidesi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Berk Yaltırık okurlarının aşina olduğu zenginlikte karakterleriyle, ürperten atmosferiyle, renkli diliyle kendine özgü bir roman Karanlığın Şahidesi. 1800’lü yılların başlarındaki İstanbul’un eğri büğrü sokakları ve türlü türlü ahşap evleri arasında, kâh insanların kâh cinlerin âleminde savrulup duran Periveş’in serüveni... Hayata gözlerini “esirenin kızı” olarak açan Periveş’in “kız harami”ye ve hatta “zorba azrail’i”ne dönüşmesinin, kaderinin hem fettan hem de cazgır Ecelyandı Ateş Behiye’ninki ile hemhal oluşunun hikâyesi... “Kendisini göz açıp kapayıncaya kadar bir çukurda, Gülfem’le yan yana yatarken buldu. Kesik başı suratına doğru kaldıran başsız beden, yeniden çığlıkları boğazını yırtan Periveş’e doğru kahkahalarla karşılık verirken, tepelerinde toplanan cinlerin onları mezara gömmeye başladığını fark etti. Avuçlarca toprak boğazına dolmaya başlarken Periveş, bir anlığına kesik başın gözlerinde o Azim İfrit’in cehennemi gözlerini görür gibi oldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc376f3-f00e-4001-ab0c-adedba40ed86.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Vanessa’m</image:title>
            <image:caption>2000. Zeki, azimli ve içe dönük biri olan on beş yaşındaki Vanessa Wye, kırk iki yaşındaki çekici ve manipülatif İngilizce öğretmeni Jacob Strane’le bir ilişki içinde buluyor kendini.
2017. Güçlü erkeklere yönelik suç duyuruları giderek artar ve bir harekete dönüşürken başka bir hesaplaşma daha yaklaşıyor. Strane, Vanessa’ya ulaşan eski bir öğrenci tarafından cinsel tacizle suçlandığında Vanessa birden kendini imkânsız bir seçimle karşı karşıya buluyor: Sessiz kalmak ve gençliğinde bu ilişkiye isteyerek katıldığı inancını korumak ya da kendini ve geçmişindeki olayları yeniden tanımlamak. Ama Vanessa, kendisini kökten değiştiren ve hayatında kalıcı bir varlık hâline gelmiş ilk aşkını nasıl reddedebilir? Kendisine taptığını söyleyen adamın inandığından çok farklı biri olması mümkün mü?
Hafızayı ve travmayı, kendi vücudunun gücünü keşfeden genç bir kızın nefes kesen heyecanıyla birlikte ele alan Kara Vanessa’m, sorunlu ergenlik, faillik, rıza, suç ortaklığı ve mağduriyet hakkında hayati sorular soran, çağı tanımlayan bir roman.
“Büyüleyici bir kitap. Bayıldım.” –Kristen Roupenian
“Nefis ve çarpıcı bir ilk roman. Muhakkak okunmalı.” –Gillian Flynn
“Acı verici olduğu kadar güçlü ve #MeToo döneminin tanımlayıcı kitaplarından biri olarak ününü hak ediyor.” –Vogue</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af194747-eedd-4fe4-a8ce-dfed2ded2e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanan Tanrı – Haşhaş Savaşı Üçlemesi 3</image:title>
            <image:caption>MİLYONLARIN SESİ OLACAKTI. SON SAVAŞ KAPIDAYDI.
Çin’in kanlı yirminci yüzyılından ilham alan, ihanet ve entrika dolu Haşhaş Savaşı serisi, üçüncü ve son kitabıyla bizi bir kez daha acımasız fakat büyüleyici bir mücadelenin ortasına bırakıyor.
Nikan’ı işgalci güçlerin elinden kurtaran ve Su Daji ile amansız bir savaşa atılan Rin, müttefiklerinin ihanetine uğramış, ölüme terk edilmişti. Ancak kaybettiklerine rağmen mücadelesinden vazgeçmeye niyeti olmayan Rin, savaşını devam ettirmek için evi bildiği Tikany’ye dönecek ve orada beklenmedik fırsatlar ve tehlikelerle karşılaşacaktı.
Nikan’ın gerçek gücünün milyonlarca sıradan insanın intikama duyduğu açlıkta ve kurtarılmaya dair umutlarında yattığını fark eden Rin, Ejderha Cumhuriyeti’ni, sömürgeci Hesperyalıları ve Şamanizm’i tehdit eden herkesi yenmek için elindeki her imkândan yararlanmak zorunda kalacaktı. Peki kudreti ve nüfuzu giderek artarken, Anka’nın her şeyi yakmasını emreden sesine karşı gelmeyi başarabilecek miydi?
“Fantastik edebiyatın olağanüstü yeni kalemi.” –Peter V. Brett
“Karanlık ve yıkıcı bir son.” –Kirkus Reviews
“Kuang, Haşhaş Savaşı Üçlemesi’ni noktalarken savaşın beraberinde getirdiği yıkıcı bedele ve yürekli fedakârlıklara ışık tutuyor.” –Booklist
“Epik üçlemeye muazzam bir son.” –Library Journal
“Yanan Tanrı üçlemenin en iyi yazılmış kitabı.” –Book Marks
“Bu, harika bir seri.” –Victoria Schwab</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b482bcbb-812b-473f-a9ff-aabc4b3ade41.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Tarihimizde Garip Olaylar</image:title>
            <image:caption>Akademisyen ve yazar Zafer Doğan Yakın Tarihimizde Garip Olaylar’da cumhuriyetin ilanından 2000’li yıllara değin uzanan bir süreçteki pek bilinmeyen bir dizi olayı aktarıyor. İsmet İnönü’den Tansu Çiller’e birçok siyasetçinin geri planda kalmış hikâyeleri yanında Süleymaniye Camisi’ne mahya asan komünistler vakası, Babıâli gazetelerinin ofislerinden dedikodular ya da Yeşilçam ve futbol camiasından anekdotlarla birçok unutulmuş kişi ve olayı hatırlamamıza yardımcı olan bu eser yakın tarihimizin gölgede kalmış köşelerine ışık tutuyor. Anaakım tarih anlatısının dışına çıkabilmek adına eğlenceli bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c7ee2c-2894-442e-ac82-33a0f97c4995.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Hasat</image:title>
            <image:caption>ŞEYTAN VADEDİLENİ ALMAYA GELİYOR
Babasını, göğsüne sımsıkı bastırdığı bir haçla kanlar içinde ve etrafı hayvan cesetleriyle çevrili hâlde komşu sığır çiftliğinin ahırında bulan on yedi yaşındaki yıldız oyun kurucu Clay Tate’in hayatı bir anda cehenneme dönmüştü.
Midland, Oklahoma’da gerçekleşen bu dehşet verici katliamın birinci yıl dönümünde bütün kasaba Clay’e sıra ona gelmiş gibi bakıyordu. Geçmişi ardında bırakıp sadece ailesini kurtarmak isterken, babasının şeytana tapmakla suçladığı Koruma Derneği’nin onu rahat bırakmaya niyeti yoktu.
Kasabanın kurucularının altıncı neslinin karanlık bir görevi vardı ve herkes payına düşeni yapmak zorundaydı. Clay delirmeye başladığını düşünüyordu ancak çok daha kötücül bir şey yaklaşmaktaydı.
2017 Bram Stoker Ödülü Kazananı
“Yenilikçi, tüyler ürpertici ve hepsinden öte dehşet verici.” —Virginia Boecker
“Klasik şeytana tapınma korku hikâyelerine tüyler ürpertici, taze bir bakış… Gerçekçi karakterleri ve olaylarıyla bu roman ürkütücü, duygusal ve kâbusu andıran sürprizlerle dolu.” —TeenReads
“Elinizden bırakamayacağınız, kesinlikle insanı dehşete düşüren bir roman. Son sayfayı kapadıktan sonra bile uzun bir süre zihninizi meşgul edecek. Büyülenmeye hazır olun.” —Jasmine Warga
“Anlatım çok güçlü ve görkemli, atmosferse ürkütücü, rahatsız edici ve gergin. Bayıldım.” —April Genevieve Tucholke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8049657f-a710-466a-8daf-1de97a64a2a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağanın Kabuğunda</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kızın okula başlama korkusunu, evinden ve ailesinden uzaklaşma kaygısını, denizdeki fantastik bir yolculukla, usulca anlatan masalsı bu kitap; küçük okurların kendi korkularıyla barışmasını sağlayacak. Her birine, bir gün evlerini kendi kabuklarına sığdırabileceklerini anımsatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e03ed75-0993-476e-aecb-2cc8a1a5c434.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklıysan Fark Edilirsin</image:title>
            <image:caption>Bu ne güzel sonsuzluk…
Yaşamak sadece nefes almak değil… Her birimizin arzuları, hedefleri, hayalleri var. Biz hayal kurdukça yanı başımızda bitip “yapamazsın, başaramazsın” diyen hayal söndürücüler de, önümüze konan engeller de, önyargılarla örülen duvarlar da var diğer yandan.
O engellere teslim olup sadece nefes alıp vererek gün geçirmek de mümkün, hayallerimizin peşinde, kendi yolumuzda yaşayabilmek de… Tercih bizim elimizde…
Merve Tiritoğlu Farklıysan Fark Edilirsin kitabında bizleri çevremize örülen duvarları yıkıp kendimiz olabilmeye çağırıyor.
İçimizdeki o özel insanı çevre baskısına, genellemelere, genel geçer kurallara kurban etmeyip farkımızı ortaya çıkartma cesareti aşılıyor.

Mutluluklarımızla, acılarımızla, başarılarımızla, hayal kırıklıklarımızla kendimiz olabildiğimiz bir hayatı yaşayabilmenin, yaralarımızı yaşam madalyalarımız olarak taşıyabilmenin güzelliğini anlatıyor.
“Bu hayatta dinlemen gereken tek şey kalbin…
Sor kendine, istiyor musun gerçekten yapmayı? Yapmazsan kalacak mı içinde?
Yap o zaman, elinden geleni yap… Elinden gelenin en iyisini yap…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edacf3de-580a-40ae-81b8-d0ede7840329.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırdaki Ev</image:title>
            <image:caption>“Kitabın adı bile tuhaf karizmasından etkilenmemiz için yeterli.” –Alan Moore
Tuhaf kurgunun bayraktarlarından William Hope Hodgson, Lovecraft’tan Neil Gaiman’a, Clark Ashton Smith’ten Terry Pratchett’a, Alan Moore’dan Guillermo del Toro’ya kadar birçok ustayı etkilemiş, “kozmik dehşet” türünde öncülük yapmış bir isim. Yazarın en önemli eseri olarak kabul edilen, bilimkurgunun, gotiğin ve fantastiğin iç içe geçtiği tekinsiz bir öyküye sahip olan Sınırdaki Ev, her zaman “sınırlar”la ilgilenen korku edebiyatının bize tuttuğu aynalardan biri.
Yolları İrlanda’nın batısındaki ıssız bir köye düşen iki arkadaş, tuhaf ve korkunç yıkıntıların arasında gizemli bir kitap bulup okumaya başlar. Sınırdaki Ev başlığını taşıyan bu elyazması, kız kardeşi ve köpeğiyle birlikte yaşayan bir münzevinin dehşet verici anılarıyla doludur.
Zihnin kepenkleri kalkıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf320874-7c9f-4e65-8046-6d7eaf188e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülke Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Yurttaşlar, ulus devletin birer hissedarıdır. Ortak hedeflerin gerçekleştirilmesi amacıyla da aralarından temsilciler seçerek, 
ulus devletin yönetim organlarının oluşturulmasına ve bu organlarda görevlendirilen yöneticilerin, aralarında medeni bir işbölümü ve işbirliği yaparak devlet adına işlem ve eylemler yapmasına izin verirler. 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurttaşlarının (hissedarlarının) devletin yönetim organlarından beklentisi, kısaca ifade etmek gerekirse, milli servetin artırılmasına ve bu artış neticesinde sağlanacak refahın adil şekilde tabana yayılmasına nitelikli öncülük edilmesinin güvence altına alınmasıdır. Bununla birlikte Türkiye dahil hiçbir ulusun kendi ülke öz kaynağı, ulusal refahının sağlanması için yeterli seviyede değildir. Ulusların, gözlerine kestirdikleri dış kaynakları kendi ülkelerine “zorla getirmesi” 21. yüzyılda artık olanaksız olduğundan, küresel ortamda birbirleriyle çetin rekabete girmekten ve sıkı işbirliği yapmaktan başka çareleri yoktur (“dostane rekabet”). 
Küresel rekabet ve işbirliğiyle milli serveti ve refahı artırmak için şart, katma değerli teknolojik ürün, hizmet ve nitelikli diplomasi ile küresel ölçekte yüksek pazar payı almaktır. Yüksek pazar payı almak içinse ulus devletin (ülkenin) “iyi yönetilmesi” gerekir. Tüm yurttaşların kendi nitelikleri ölçüsünde paydaş olmadığı bir sistemde ‘’iyi yönetim’’ mümkün değildir. Geleneksel devlet yönetim öğreti ve uygulamaları ise, bu ihtiyaca cevap vermekten uzaktır. 
Elinizdeki bu kitap, küresel rekabet gücünün ve ulusal refahın ancak temel stratejik faktörlerin, ülkenin beşeri sermayesi ile, yani erdemli, nitelikli ve bilinçli yurttaşlarla ilişkilendirildiği noktada elde edilebileceği temel tezine dayanır. Kitabın en özgün yanı ise, ülkenin tüm kurum, kuruluş ve yurttaşlarını -yetkinlikleri ölçüsünde- ‘’ülke yönetiminin’’ bir unsuru olarak görmesi, bunu gerekçelendirmesi, kavramsallaştırması ve kurulacak ikinci bir yasama organı ile yeni anlayışın anayasal güvence altına alınmasını önermesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a63d31b-e95e-458e-ab9c-3b9036550c71.jpg</image:loc>
            <image:title>Klinikten Kültüre Lacancı Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>Psikanalitik vaka sunumları ile yazarının kişisel deneyimlerini Lacancı teoriyle harmanlayan bu aydınlatıcı kitap, çağdaş öznelliği anlamaya çalışırken Lacancı psikanalizden öğrenebileceklerimize ışık tutuyor.
Sinema filmlerine bolca atıfta bulunan, yapay zekâyla ilgili tartışmaları es geçmeyen, bunun yanı sıra da klinik ve kültürel referanslarıyla hayli doyurucu bir metin niteliği taşıyan Klinikten Kültüre Lacancı Psikanaliz, rüyalar, ayna evresi, nevroz, psikoz, narsisizm, histeri, analistin konumu, dürtü, süpervizyon ve semptom gibi psikanaliz sahasına dair başlıca konuları ele alırken, bunların her birini teknoloji ve piyasaya dayalı çağdaş toplum düzenimiz üzerinden okuyor.
Klinikten Kültüre Lacancı Psikanaliz, hem Lacancı psikanalizle ilgilenenler için hem de karmaşık toplumsal sorunlara kafa yoranlar için önemli bir kaynak.
“Jazani’nin psikanalitik vaka analizleri, neoliberal başarı ideolojisinin öncüllerini ve insanlarda mükemmel olma baskısı bağlamında ortaya çıkan semptomları anlamak isteyenlere son derece yardımcı olacak.” –Renata Salecl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/782e5dab-4cbb-4ac6-98dd-b7754ead69f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapalıçarşı</image:title>
            <image:caption>Kapalıçarşı bir ayrı dünya. Mermerinden harcına, müşterisinden esnafına, delisinden akıllısına apayrı bir iç derya. Her şey onun ortasında, yanında yöresinde, sesinde soluğunda devinmeye devam ediyor hâlâ. Eli ayağı tutmaya, ağzı gözü söyleyip görmeye başladığından bu yana ona değen, ondan geçen herkesin bir hikâyesi var. Ne vakit başlayıp biteceği meçhul ama hep efsunlu.
Fuat Sevimay’ın 2015 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Yarışması’nda ödüle değer görülen romanı Kapalıçarşı bambaşka bir gözle bakıyor tarihe. Mekân-insan ilişkisine yeni bir boyut katıyor ve oradan burayı, buradan orayı anlatmayı ustalıkla beceriyor. Kapalıçarşı’nın yeniden kurulup şekillendirildiği bu roman, karakterlerinin derinliği, olay örgüsünün kusursuzluğu ve mizahi diliyle unutulmayacak kitaplar arasına giriyor.
“İşin aslı, benim nereden ve niye geldiğimin hiçbir önemi yok. Gelmişim işte. Ha kuzeyden ha güneyden. Önemli olan, bir şekilde iyiliği rehber edinmiş olmam. Nefes alıp verdiğim şu zamana değin de iki lokmayla karnımı doyurmaktan ve gücüm yetip dilim döndüğünce kötülüğe, yanlışa bulaşmışlara doğruyu göstermekten, zordakilere, dardakilere el vermekten başka derdim olmadı. Ne evliyayım ne pirim. Sizin gibi biraz doğru, biraz eğri bir âdemoğluyum. Siz hâlâ iyilik yapmak için, birinin çıkıp mucizeler gerçekleştirmesini mi bekliyorsunuz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e87d7938-6fd0-4257-9838-e27a71b2cdb3.jpg</image:loc>
            <image:title>AnarŞık</image:title>
            <image:caption>Kürdan, herkesi bir araya topluyor. Tamircisinden kabadayısına, âşığından kamyon şoförüne kadar aynı semtin insanı kendi dünyasındaki Kürdan’ı anlatıyor. Bir haylaz serseri oluyor kürdan bir çılgın âşık. Yaşıyor mu yoksa çoktan ölmüş de ağlayanı mı yok belli değil. Gizemin düğümü de orada atılıyor zaten. Çözülmesi gerek.
Fuat Sevimay’ın tiyatro oyunu olarak da sahnelenen eseri AnarŞık kenar mahalle insanlarının bakılmaya doyulmaz bir portresini çiziyor okur için. Uzağımızda olmayan hayatların arasına sokup yeni arkadaşlar edinmemizi sağlıyor. Matrak, merak uyandırıcı ve akılda kalıcı bir roman.
“En son bir kat aşağıdan sesini duydum nasıl anlatsam nerden başlasam diye. Manyak, o hâlde şarkı söylüyor. İşte ben o hâllerini seviyorum. Balkondan baktım, o kılıksız herifin yanındaki siyah ayılar bizimkini arabaya tıkıştırdı. Kılıksızın kendisi de direksiyona geçti. Kürdan o hâlde kafasını camdan çıkarmış nasıl anlatsam nerden başlasam diyor bağırarak. Safi manyak kız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91b5f855-652b-4634-964b-4765e9ad844e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Şato</image:title>
            <image:caption>Yürüyen Şato’da başlayan büyülü macera devam ediyor!
Genç tüccar Abdullah’ın sıradan hayatı, bir yabancının kendisine sihirli bir halı satmasıyla birdenbire değişti. Halının üzerinde uyuduğu bir gece muhteşem bir bahçede uyandı ve hayallerindeki kız olan Gece Çiçeği’yle tanıştı. Ancak görür görmez âşık olduğu bu güzeller güzeli prenses, kötü bir cin tarafından Abdullah’ın gözleri önünde kaçırılınca kahramanımız macera dolu bir takibe başladı.
Aksi bir sihirli halı, sinirli bir şişe cini, düzenbaz bir asker ve dik kafalı bir kara kedi gibi pek çok sıra dışı karakterin de dahil olduğu bu serüvende Abdullah, kötü cinin gizemli evini bulup prenseslerle dolu Uçan Şato’yu kurtarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7133b146-d39a-427f-8478-13ef02be2b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Herkes</image:title>
            <image:caption>Ve usulca fısıldadı hayat: Beni Oku…
Sevgili Herkes,
Hayat bazen hiç olmadığı kadar aralıyor perdelerini. Bak diyor ardıma, bak nice güzellikler var. Saklanma o perdenin arkasına. Geçmişi uğurla ve çık nadastan. Zira iyimserlik dünyayı kuşatacak, korkma…
Aslında hepimiz bir şeyleri başarmak için programlandık ve hayallerimizi gerçek kılacak gücü içimizde barındırıyoruz. Sadece bazılarımızın o gücü serbest bırakmaya henüz cesareti yok.
Hayat okunmayı bekleyen bir kitap gibi karşımızda duruyor. Peki hayat nasıl okunur?
Yasemin Ünlü ve Burcu Tektaş Sevgili Herkes kitabında yaşadığımız rutin hayatın dar alanından çıkmaya, alışkanlıklarımızı sorgulamaya, korkularımızın üzerine gitmeye, hayallerimize uzanan yolda önyargılara teslim olmadan cesaretle adım atmaya çağırıyor bizleri.
Bu kitap size iyi gelecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d47af29-3ff6-428c-8fbc-419d4aaf3a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ev</image:title>
            <image:caption>Yürüyen Şato ile başlayıp Uçan Şato ile devam eden büyüleyici macera, serinin üçüncü kitabında da okurları mest edecek.
Charmain Baker, büyük amcası Kraliyet Büyücüsü Norland’ın evine göz kulak olmayı kabul ettiğinde aklında tek bir şey vardı: korumacı ailesinden biraz uzaklaşıp bol bol kitap okumak. Fakat işler düşündüğü gibi gitmeyecekti. O evin sihirli olduğundan, sevimli sokak köpeği Başıboş’tan ve genç büyücü çırağı Peter’dan henüz haberi yoktu.
Başı Sihirli Ev nedeniyle sürekli belaya giren Charmain, ülkeyi kurtarmak için ihtiyaç duyulan efsanevi bir nesneyi ararken birçok tehlikeyle karşı karşıya kalacaktı. Büyücü ailemiz Sophie, Howl ile ateş cini Calcifer de muzip ve kıvrak zekâlarıyla bu arayışa katılınca işler iyice karışacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5725a82d-8a25-45a9-9e14-cf6d2d5f2465.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 6</image:title>
            <image:caption>Yeryüzüne...
Sota’nın tüm kalbiyle oluşturduğu plan, Mitsu’yu heyecanlandırmıştır. Diğer tarafta, alt seviye büyük bir şanssızlık ve karanlık bir planla aynı anda karşı karşıya kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ce5ac8-c558-4197-a724-3356acfececc.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Kaldırımı</image:title>
            <image:caption>Siyaset aklı bozar, aşk ise kalbin ilacıdır. İstanbul sabahları, deniz kıyısında uzanan âşık bir kadını anımsatıyor, akşamları ise örümcekler ortaya çıkıp siyaset ve devrimlerin duvarlarına tırmanıyor. 
 
Matya, ilginç bir aşk hikâyesi yaşıyor; sinema oyuncusu sevgilisinin kendi ülkesi Mısır’daki otorite ile Türkiye’deki muhalefet ile İhvan arasında sıkışan siyasi mücadelesinin ortasında kalbini sadece aşka açmaya çalışıyor. 
  Mısırlı yazar ve sunucu Sami KEMALETTİN, sokaklarından ve siyaset konulu televizyon programlarının stüdyolarından, Arap bakış açısıyla bir İstanbul izlenimi sunuyor. Bizi İstanbul sokaklarının derinliklerine çekiyor ve on dokuzuncu yüzyılda İstanbul’u ziyaret eden oryantalist ve edebiyatçıların yazılarını hatırlatarak, onlar gibi sarhoş oluncaya dek İstanbul’un aşkında boğuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fe5453d-8165-4e04-9e34-57a22431e793.jpg</image:loc>
            <image:title>Afili Mahalle-3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Siz hiç Ay&apos;a gittiniz mi? Ya da Ay&apos;a giden bir kedi gördünüz mü? Evet evet yanlış duymadınız Hamdi ve kedisi “Bıyıklı” ve Afili arkadaşları Ay&apos;a gidiyor. Siz de bu maceraya ortak olmak istiyorsanız hazırlanın Ay&apos;a gidiyoruz. Haydi bize katılın. 
Afili ol, Afili kal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9aaef4-e8a0-4dc2-b3b5-1364dabdd284.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır Çekimde Nostalji</image:title>
            <image:caption>‘’ 
Yok, devamı gelmiyor... 
Adı Makbule oluncadır herhalde. Makbule olmamalıydı. 
Hocayla konuşurken öyle kolaydı ki demesi. Yazmışım da eklemişti sanki. 
Başkasıyla konuşsam da bu kadar kolay gelir miydi ki? 
Daha fazla drama ihtiyacım var böylesi bir isme yazı yazmam için. 
Belki daha fazla aşk. Aşk ne alaka. 
Daha fazla duygu katar derlerdi, kimlerdi onlar ki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab41d56d-75be-4b0c-959e-29e2d2ecc6bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesini Duyur Seti</image:title>
            <image:caption>·         Sesini Duyur 1 (Ciltsiz) 
·         Sesini Duyur 2 (Ciltsiz)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39921416-5ff0-4674-9142-ea7ad922ad8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Çatı Altında - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Sevginin aynı çatı altında birleştirdikleri...

&apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisindeki yerini alan Aynı Çatı Altında, mültecilik kavramını odağına alarak çocukların psikososyal uyum süreçlerini gözler önüne seriyor.

Farklılıkların zenginliği üstüne düşündürecek bu arkadaşlık öyküsü, okurları hem eğlenceli hem de öğretici bir serüvene çıkarıyor. 

Çocukların oyunla kurdukları dünyada ayrımcılığa yer olmadığını anımsatan kitap, sevginin ve dostluğun her engelin üstesinden geleceğini vurguluyor.  









Ormanlık bir yerde yaşayan Mete ve arkadaşları, evlerine yakın koruluk bir alanda, ladin ağaçlarının bulunduğu yerde bir kulübe inşa etmek isterler. Tatillerini renklendirecek bu yeni &apos;&apos;yuva&apos;&apos;ları için hepsinin aklında bambaşka bir fikir vardır. Uzun tartışmaların ardından herkesin isteğini karşılayacak bir kulübe yapmaya karar verirler. Oysa bu hayali gerçekleştirmek zannettikleri kadar kolay olmayacak ve aksilikler peşlerini bırakmayacaktır. Ta ki mahallelerine yeni taşınan Suriyeli kız Mayla ile tanışana dek... Evinden çok uzaklarda, ailesiyle birlikte yeni bir yaşama başlayan bu gizemli kız acaba Mete ve arkadaşlarını aynı çatı altında buluşturmayı başarabilecek midir?
 
Mülteci ve sığınmacı çocukların dünyasını naif bir üslupla yansıtan bu içten anlatı, ortak bir hedef uğruna mücadele etmenin ve başarıya ulaşmanın değerini yüceltiyor.

&apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisi kapsamında &apos;&apos;Okuma Seviyesi 2&apos;&apos; olarak sınıflandırılan Aynı Çatı Altında, son bölümünde yer verdiği bulmaca ve oyunlarla, 7 yaş ve üzerindeki okurların kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e27745e-c805-43d5-9cab-79f203429858.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Destan&apos;ın İzinde</image:title>
            <image:caption>KAYIP DESTAN’IN İZİNDE 
Nâzım Hikmet, İdeoloji ve Yeniden Yazmak 

“Okuyacağınız kitap, temel olarak, Nâzım Hikmet’in […] yönlendirilmiş ya da önyargılı okumalara en çok maruz kalmış/kalmakta olan iki metnine odaklanacaktır: Kuvâyi  Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları. Adı geçen iki metin, yazılış motivasyonları ve süreçlerinin iç içe geçmesi, yazılış tarihinden çok sonra yayımlanmaları ve yazarın sürekli olarak metinlerinin üzerinde değişikliklere gitmesi nedeniyle oldukça karmaşık birer hikâyeye sahiptirler. Üstelik bu hikâyeler zaman içinde kendi mitlerini yaratmış ve bugün de geçerli olmak üzere bu iki metin kendi hayran kitlelerine, ideolojik takipçilerine ya da reddedicilerine kavuşmuştur. Buna karşın, Türkçe edebiyatın köşe taşlarından olan bu iki Nâzım Hikmet imzalı kitabın yazılış ve yayımlanış süreçleri hakkında derli toplu herhangi bir kaynağa ulaşmak mümkün değildir. […] Oysa Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları hakkında yorumlar yapmadan evvel, bu tarihçilerin ortaya çıkarılması öncelikli bir ihtiyaçtır.” 
 
Kayıp Destan’ın İzinde, Nâzım Hikmet’in en çok ilgi gören eseri Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları’na uzanan yolculuğunu anlatıyor. Erkan Irmak kitabında bu iki eserin yazılış ve yayımlanma süreçlerini, Türkiye’deki rejim ve tarih anlayışıyla ilişkilerini, okur tarafından alımlanışlarını ve tür olarak konumlarını tartışıyor ve iki eseri karşılaştırarak Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları içinde nasıl yeniden yazıldığını ve bu yeniden yazılmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. Irmak, bu süreci, Nâzım Hikmet’in yaşamını, eserleriyle olan ilişkisini ve eserlerini yazmasında etkili olan Türkiye’nin tarihsel koşullarını da içeren canlı, zengin bir anlatımda sunuyor. Kitap, Nâzım Hikmet’in yazarlığına odaklanan edebi çalışmalar alanındaki eksikliği gidermek yönünde önemli bir adım niteliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e7dbd03-0759-48f5-85e5-d5eecf57a70a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dön Günışığım</image:title>
            <image:caption>GERİ DÖN GÜNIŞIĞIM 

“5 Temmuz 1996’da kızım aklını kaçırdı.” 
 
Michael Greenberg dünya çapında ün kazanan anı kitabı Geri Dön Günışığım’a bu cümleyle başlıyor ve kızı Sally’nin bipolar bozuklukla mücadelesini sarsıcı bir gerçekçilikle anlatıyor. 
 
New York’ta kızı ve dansçı eşiyle beraber yaşayan ve yazdıklarıyla zar zor geçinen Michael Greenberg’ün hayatı bir yaz günü altüst olur: Sokakta mani atağı geçiren ve trafiği birbirine katan kızı polisler tarafından eve getirilmiştir. Sally’nin ilk atağını yaşadığı Greenwich Village sokaklarında başlayıp yatırıldığı psikiyatri kliniğinde devam eden anlatı Greenberg’ün sıkıntılı çocukluğuna ve ailesiyle –özellikle de psikiyatrik sorunlardan mustarip abisi Steve’le– ilişkisine doğru uzandıkça, suçluluk duyguları ve ağır sorumluluklarla dolu bir hayatın ve ne olursa olsun birbirini sevmekten vazgeçmeyen insanların dokunaklı portresi de belirmeye başlar. 
 
Akıldan çıkmayacak kişi ve mekânlarıyla bir romanın sürükleyiciliğine kavuşan Geri Dön Günışığım’ı yazarın onuncu yıl baskısı için yazdığı sonsözle birlikte sunuyoruz. 
 
“Şefkatli, açık seçik, gerçekçi ve aydınlatıcı... Ayrıntıları, derinliği, zenginliği ve zekâsıyla Geri Dön Günışığım kendi türünün bir klasiği olarak kabul edilecektir.” 
Oliver Sacks 
 
“Acı çeken bir çocuğun ve kuşatma altındaki bir aileyle evliliğin parlak, özlü ve bütünüyle özgün hikâyesi.” Janet Malcolm “Greenberg yazınsal örnekler olarak James Joyce ve Robert Lowell’a dönüyor. Virginia Woolf’un sesinin yankısı da işitiliyor...” 
The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3a0cdf-92df-4fa2-8957-004b2fed9efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Francis Bacon’la Söyleşiler</image:title>
            <image:caption>David Sylvester’ın gerçekleştirdiği ve yaklaşık 25 yıllık bir zaman dilimine yayılan bu söyleşiler, Bacon’ın kendine özgü konuşma dili üzerinden sanatçının üretim süreçlerine, tuval karşısındaki gerginliklerine, takıntılarına, zihin dünyasında yaşadığı fırtınalara ilişkin her türlü çerçevenin dışında ve sınırları aşan bir tanıklık sunuyor. 
 
20. yüzyılın en yaratıcı dehalarından birinin yaşamı, yapıtları ve imgeleri üzerine eşsiz bir kitap. 141 görselle birlikte. 
 
“Baştan çıkartıcı… Samimi, akıcı bir metin, aynı ölçüde çarpıcı biçimde resimlendirilmiş.” 
The Sunday Times 
 
“Bir sanatçının yapıt bütünlüğünü aydınlatmak söz konusu olduğunda bu kısa fakat doyurucu kitabı geçebilecek yok.” 
Observer 
 
“Baştan sona etkileyici.” 
The Spectator 
 
“Ezra Pound ve T.S. Eliot’ın eleştirel yazılarının 1920’ler ve 1930’lar şiirinin üzerine etkisi gibi, 20. yüzyılın son çeyreğinde resim üzerinde aynı büyüklükte bir etkiye sahip olabilir.” 
Stephen Spender 
 
“Ressama dair en değerli belge.” 
Sunday Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8990cfff-7cb5-42ad-a7da-61fddb46b578.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 190 / Eylül - Ekim 2022</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız’da Toplum Odaklı Sanat Dosyası 
 
Sanat Dünyamız dergisi 190. sayısında toplum odaklı sanat projelerine yönelen Bir Arada Olmak başlıklı dosyasını okurlara sunuyor. Dergi 17 Eylül – 20 Kasım 2022 tarihleri arasında İstanbul’da çeşitli mekânlarda düzenlenecek 17. İstanbul Bienali’nin bir komposta dönüşen yapısından yola çıkarak bir araya gelişlere, dağılışlara, birlikte ses çıkaran projelere yönünü çeviriyor. Bu kapsamda dosya, bienalin küratörleri Ute Meta Bauer, Amar Kanwar, David Teh ile Bihter Sabanoğlu’nun gerçekleştirdiği bir söyleşiyle açılıyor. İlk kez Türkiye’de gönüllülerle bir proje yapacak olan ABD merkezli kumpanya Bread&amp;Puppet’tan John Bell, İlker Hepkaner’e verdiği söyleşisinde kumpanyanın pratiğini özetliyor. Seda Yıldız bu yıl bienalde yer alacak Oda Projesi’nin Annex adlı gazetesini değerlendiriyor. 30 Ekim 2022’ye dek Priştine’de devam eden Manifesta 14 hakkında ve 15 Eylül 2022’ye dek Kassel’de devam eden Documenta 15 hakkında birer izlenim yazısı da dergide. Dosyada ayrıca “Yaya Sergileri”nin ve İzmir’deki Darağaç Kolektifi’nin birer incelemesi de yer buluyor. Huo Rf sanat kitaplarını değerlendirdiği serisinin ikinci yazısında Talveg ve Good Deed Bad Deed kitaplarını yine dosya kapsamında inceliyor. 
 
İstanbul’da eylül ayının öne çıkan sergilerinden Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılacak olan “Agnes Denes, Yaşayan Piramit” adlı sergi vesilesiyle sanatçının pratiğine odaklanan bir yazı da dergide. Sanatçı Taner Ceylan ise 15 yıllık bir aradan sonra İstanbul’da açılacak ilk sergisi “Âheste Çek Kürekleri Mehtâb Uyanmasın”ı Rana Kelleci’yle olan söyleşisinde anlatıyor. Misal Adnan Yıldız, Süreyyya Evren ve Elif Kamışlı ise devam eden serilerinin yeni yazılarıyla dergide yer alıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f08040cc-a062-4ffc-8e8e-0c6488749c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 223 / Eylül – Ekim 2022</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 223. sayısı Maksim Osipov’un “Soğuk, Mahcup, Özgür” adlı yol yazısıyla açılıyor. Ukrayna savaşı nedeniyle Almanya’ya göçen günümüzün önde gelen Rus yazarlarından Osipov, ülkesini terk edişini edebiyat, tarih, siyaset bağlamında anlatıyor. Kapak konusu olan ikinci yazı ise Ünal Aytür’ün “Destandan Romana” adlı yazısı. Aytür, roman türünün kaynaklarını ve yüzyıllar boyu gelişimini dünya klasikleri çerçevesinde ele alıyor. Öte yandan bu sayıyla birlikte 30. yılına giren kitap-lık’ta Mehmet Can Doğan “Ömer Edip Cansever’in İki Hikâyesi” ile Kupür Kupür Edebiyat, Kültür başlıklı bir bölüme başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58888c16-3ed4-41b2-9e93-4ef1aa69491b.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleğen Aşk</image:title>
            <image:caption>Bugün, kurşuna dizip esareti 
Ölmüş ruhların geleneğinden kopsak 
Kaçsak nergisler bulvarından 
Meyve bahçelerine saklansak 
Geceleri yıldız sefasında 
Dalbastı kirazları çatlatsak 
Uyanıp erkenden gizlice buluşsak 
Tane tane yağmur yağsa 
Islansak sırılsıklam 
Bülbül sesinden melodiler dalgalansa 
Havalandırsa saçlarını rüzgar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d214ae62-da2a-4405-841c-41c626b18998.jpg</image:loc>
            <image:title>Tükenmez Kalem</image:title>
            <image:caption>Biz, daha sis bulutlarının arasında ırmağın akış yönünü bulup yelesinden yapışarak çıplak hayallerimizi suya bırakma mevsimindeyken emir kipli bir ses kulağımızda çınladı. Görüş bitmişti. Bir saatin birkaç dakikanın içerisine nasıl sığarak geçtiğinin ayırdına kimse varamamıştı. 
Ayrılırken herkes son sözlerini kolay kolay açığa vuramayan ağır hasta görünümündeydi. İstenmeyen ayrılıkların derinden gelen acı çığlığıydı belki de. 
İşledikçe sızlata sızlata yürekleri tüketen ayrılık çığlığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ff5c5f-d9bf-48ed-a01f-5070b4b41426.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz-Hayatım Oyun</image:title>
            <image:caption>En yakın arkadaşı Matt’le arası bozuluyor, okulun alay konusu olan bir sırrı meydana çıkıyor ve sevgili kapuçin maymunu kimliği belirsiz kişilerce kaçırılıyor... Her şey bu kadarla kalsa yine iyi... Derek, şöhret olma yolunda ilerliyor! Bunun müthiş olduğunu düşünebilirsiniz, tabii Derek’in başına gelenleri okuyana dek. 
Derek’in başı beledan kurtulmuyor: En fenası okul açılıyor ve annesi ilk günden onun niçin özel öğretmen tutuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235cf3b3-dfc3-4925-a908-14ff2524155d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz-Hayatım Sınav</image:title>
            <image:caption>Arkadaşları Carly, Matt ve Umberto ile birlikte oyun yeteneğinin ortaya çıkacağına inanan Derek, işlerin yine istediği gibi gitmediğini görüyor. Üstelik önünde onu bekleyen büyük bir sınav da var. Ve Derek’in aklından geçen tek soru: “Hayatımda bir kez bile kazanan taraf olamayacak mıyım? 
Derek Fallon hayatının fırsatını yakalıyor ve bir oyun firmasının yeni oyununu test edecek şansı grubun arasında yer alıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c821a22a-e08e-4e7a-9512-562485b64f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz-Hayatım Roman</image:title>
            <image:caption>SONUNDA YAZ GELDİ... On iki yaşındaki Derek Fallon okul açıldığından beri yaz tatilinin hayalini kuruyordu; ancak haylazlıklarıyla anne ve babasını canından bezdirince tüm planları altüst oldu. Öğrenme kampı onun hayallerinin son bulduğu yerdi. Elveda geç yatma saatleri, elveda su savaşları.
Kargo kamponuna içi su dolu balonlar fırlatmayı veya topraktan solucan çıkarıp onu Bay Parker’ın posta kutusuna koymayı planlayamazsınız ki. Yapacaklarınıza önceden karar vermeye çalışırsanız mahvedersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3853a610-af5c-415b-a5ae-85f4a32ad377.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak -Geyik Zamanı</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı : 
Merhaba arkadaşlar! Size bir sorum var: 
Dünyanın en uyuşuk kara parçasını übersüper 
maceralı bir yere çevirmek için ne lazım? 
A) Çaylak B) Çaylak C) Çaylak  D) Tabii ki Çaylak! 
“Yine ne işler karıştırdın?” diye sorduğunuzu 
duyar gibiyim. Hazır olun… İşte söylüyorum… 
Şerminlerin en terminatörü annem Şerminatör beni 
acayip esrarengiz bir adaya sürgüne gönderdi! Evet evet, doğru duydunuz! Kıh kıh kıh… Neyse…  Yanımda hediye olarak verilen ekonomik boy dostum  Memo ile öyle ilginç bir adaya sürgün edildim ki başımdan 
geçenleri okurken heyecandan tansiyonunuz falan çıkabilir!  Uyarmadı demeyin. Haydi, ne bekliyorsunuz bakalım? Hep birlikte acayip ötesi Geyik Adası’na ışınlanıyoruz. 
Üç, iki, bir… 
MACERA BAŞLASIN! 
Merhaba, ben Çaylak! 
3 deyince maceraya başlıyoruz. 
1... 2... veeee 3!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963b4ff1-e187-45ac-a5b7-86d5ffa9cbd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Boheminde Bir Cevelan (1870-1980)</image:title>
            <image:caption>Pera ya da şehrin Frenk kısmı, İstanbul’da hep biraz ayrıksı olageldi. Yabancı dillerin, Batı kültürünün, entelektüelliğin, sanatın ve bohemliğin yarı mitik merkeziydi. Bir anlamda Paris’in yansımasıydı ya da Beyoğlu ahalisinin bir gözü bir kulağı hep Paris’teydi. 
Çağdaş Türk edebiyatına dair çok sayıda çalışması olan Timour Muhidine, Türk Boheminde Bir Cevelan’da, edebiyatçılarla sanatçılar için daima çekim merkezi olan şehrin bu “bohem” kısmını, geniş bir tarihsel perspektiften ve Türk edebiyatının değişimini izleyerek mercek altına alıyor. Fransa ile Türkiye’nin edebiyat alanındaki ilişkilerini zengin bir malzemeyle ve belgelere dayalı olarak sunuyor. Enderunlu Fâzıl’ın Galata’daki Frenk güzellerini konu edişinden Yahya Kemal’in Paris’ten babasına attığı kartpostallara, Abidin Dino ve Nâzım Hikmet’in Paris maceralarından, Ferit Edgü gibi 50 Kuşağı yazarlarının kendi eserleri yanında Fransızcadan tercümelerine; uzun bir dönemin hikâyesini, iki şehrin geçirdiği dönüşümler, hiç bitmeyen karşılıklı gidiş gelişler, eserler ve insanlar üzerinden okuyoruz. 
Alla turca bohemin Taksim’den Karaköy’e uzanan merkezi; öğrenci, sürgün ya da maceracı olarak Paris’e yolu düşenlerin İstanbul’daki buluşma noktası Beyoğlu, Muhidine’in çalışmasında, edebiyat hayatının ve Fransa ile iletişimin şifrelerini de birikimini de içinde barındıran bir alan olarak çıkıyor karşımıza.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fedf4c6f-f62c-4fa4-b388-2f20de995ab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Kaptanları</image:title>
            <image:caption>“Çünkü devrim bir ülkeydi ve bir aileydi.” 
 
Brezilyalı yazar Jorge Amado, 1930’lar Brezilya’sını limandaki sahipsiz bir depoda yaşayan kimsesiz çocukların serüvenleri üzerinden anlatıyor. Bahia ve çevresinde “favela usulü” kalabalık bir Robin Hood hikâyesi Kum Kaptanları. En büyüğü 16 yaşında, ıslahevi ve nezarethane gediklisi onlarca çocuk ve onların hayatta kalma mücadelesi... 
 
Bazen ihtiyaçtan, bazen zorunluluktan, bazen bir ideal uğruna, en çok bir başkasına iyilik için ama her halükârda çalarak yaşayan çocuklar. Şehrin yarısı için “baş belası”, geri kalanı için umut ışığı bir çete Kum Kaptanları. Fişek Pedro, Kedi, Bacaksız, Lolipop, Profesör ve diğer çocukların başından geçenler, ülkede iyice keskinleşen zengin fakir ayrımının, iyiliğin ve kötülüğün turnusol kâğıdı olurken, yeni yeni kıvılcımlanan siyasi çalkantılara da ayna tutuyor. 
 
2011’de yazarın torunu Cecília Amado tarafından aynı adla beyazperdeye de uyarlanan Kum Kaptanları “şehrin şairleri”ne adanmış bir ağıt!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7307065-cee8-4d59-abf6-2800154bd74e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Bitmedi</image:title>
            <image:caption>12 Mart sonrası Dolar ve Mark kuru üzerinden biçimlenen hayatlar, her şeyi tüketmeyi kendine şiar edinen kafası karışık, obur bir toplum ve bu hayatın göbeğinde ilk çocukları için gün sayan, birbirlerine sırılsıklam âşık bir çiftin hikâyesi. 
Muzaffer Buyrukçu, Gece Bitmedi’de okurlarını sımsıcak bir yolculuğa çıkarıyor ve yazarın kurumak bilmeyen mürekkebi bu kez Ali ile Meral çiftinin izini sürüyor. 
Genç çiftin her an değişen, yenilenen ve yoğunlaşan duygu dünyalarının fotoğrafını çekiyor Buyrukçu. Çağrışımlarla, anımsamalarla, geçmiş günlerin tatlı burukluğuyla, birlikteliklerini oluşturan rastlantılarla ikili ilişkilerin en yoğun halleri, her an ortaya çıkmaya hazır tutkuların insan benliği üstündeki derin tesiri... 
İki genç âşığın çevresinde şekillenen ve aile bireylerinin ihtiraslarıyla insanın içine yönelen bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ccb252-e228-4e3f-8c87-e36f6f96cca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KUŞ ATLASI 
 
Dünyanın en hızlı canlısı gökdoğan, büyüdükçe kıyafet değiştiren gümüş martı, gagasıyla yuvasını diken terzikuşu, hiç yere inmeden aylarca uçabilen ebabil, bitkilerin koruyucusu kızılgerdan, dünyanın en büyük baykuşu puhu, usta balıkçı yalıçapkını, her sesi taklit edebilen muhteşem lir kuşu, göç etmeyi sevmeyen eyer gagalı leylek, şovuyla izleyicilerini büyüleyen mavi tepeli cennetkuşu, göç şampiyonu kutup sumrusu, dünyanın en küçük kuşu küba arı kolibrisi, evcil tavukların atası yaban tavuğu, olimpiyat koşucusu deve kuşu… 
 
7 kıtadan, birbirinden güzel 52 kuş bu atlasta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e378a467-d7dc-4fd7-bf22-943182ad4213.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukudü’l-Le’al (İnceleme-Metin-Dizin)</image:title>
            <image:caption>SAHHAFLAR ŞEYHİ-ZÂDE AHMED NAZÎF EFENDİ UKÛDÜ’L-LE’ÂL 
(ARAPÇA MESEL SÖZLÜĞÜ) İNCELEME-METİN-DİZİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb3bc81-566b-4edc-8e03-8afec2a308bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arasta</image:title>
            <image:caption>Soluğuyla eskitir, teriyle parlatırlar 
Kendileri ağlamaz, insanı ağlatır 
                                               -lardı- 
Çoğu, sararmış resimlerdedir 
Daha birçoğu, resimlerde bile değillerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a596c323-f4e0-44f3-bdc6-fa55a8884b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Ayazı</image:title>
            <image:caption>&quot;Kulübemiz ruhlar âlemindeki tanışıklığımıza dayanır,&quot; dedi. &quot;Ne zaman form giydiğinin ne önemi var? O, tanışıklığımız kadar eski, aşkımız kadar yenidir.&quot; 
... 
 
Kutsal kitabın sayfaları göklerde uçuşuyor. Hani bir zamanlar hayalleri süslediği gibi ahenk ve yumuşaklıkla değil; çelik kanatlı kuşlar, mızrak savuran kasırgalar gibi... Gökyüzü delik deşik, kan ve fışkıdan yol alamıyor güneşin ışıkları. Yer ise yerinden kaymış. Her yer kapkaranlık. Kadınların başörtüleri iğne tutmaz oldu; iğneler göğe saçılıyor, gökten iman ehlinin kalbine saplanıp yeniden göğe yükseliyor. 
 
Bu kanlı dansın ritmine dayanabilecek kalp var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce62d29a-0f3e-4463-9a45-ef3e864d79f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenen</image:title>
            <image:caption>yaşam 
 
köhne bir geminin küpeştesinde 
kozmosta uzayıp gitmekte zaman 
bir toz zerresinde yeşerir yaşam 
eğreti gizemi sürerken her an 
 
bilinmez nereden taşır rüzgârlar 
yeni güne doğan misafirleri 
başlangıçtan hızla ırayıp gider 
atıyla dörtnala koşan süvari 
 
sahte bir dünyanın gerçekliğinde 
yorgun bir tekneyle geçer denizi 
bir çıra yalazı ışıtır sanki 
vuslata uzanan sonsuz dehlizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9909bb02-eb1d-4873-b5d3-4152a5c2af7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay’ın Tadı Nasıl Acaba? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hiç merak ettiniz mi, Ay’ın tadı nasıldır acaba? Tatlı mıdır yoksa tuzlu mu? Bu kitaptaki hayvanlar bu sorunun cevabını çok merak ediyor. Geceleri özlemle gökyüzüne bakıyor, uzanıp ona dokunmaya çalışıyorlar ama nafile.  Derken bir gün küçük kaplumbağanın aklına bir fikir geliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f80011c-5fee-48d2-a7c5-20b9c611044a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şşşt! Sessiz Olun! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük, sessiz tilkinin bir sorunu var. 
Gürültücü arkadaşları onu dinlemiyor. Ama küçük tilkinin onlara çok önemli bir şey söylemesi gerek. Peki ama onlar bu kadar gürültü yaparken sesini duyurabilecek mi dersiniz? 
 
Küçük Cesur Tavşan Hopi&apos;nin yazarı Nicola Kinnear&apos;dan kendini ifade etme ve arkadaşlık üzerine yine çok eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7e12e1-e5e1-4041-9c44-170fa43ee427.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yıldız Tamircisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Can&apos;ın babası bir yıldız ustası, hem yıldız yapıyor hem de yıldızları tamir ediyor. Can babasına yardım etmeyi çok istiyor. Yıldızları daha da özel gösterecek harika fikirleri var. Ama babası insanların değişiklikten hoşlanmayacağını düşünüyor. Derken bir gün babası üşütüp hasta olunca Can gökyüzünü ışıl ışıl, rengârenk yıldızlarla donatmak için kolları sıvıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33247708-1230-4e1f-ab1d-5bff2644c47f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Sınır Sever</image:title>
            <image:caption>Bu kitap size daha önce hiç duymadığınız ve uygulamadığınız sihirli öneriler ve hızlı çözümler sunmak için hazırlandı demeyi çok isterdim ama böyle bir durumun pek mümkün olmadığını siz de biliyorsunuz. 
Peki bu kitapta ne var? 
Teorik olarak bildiğiniz ama pratikte uygulamakta zorlandığınız tutumlar ile ilgili örnekli anlatımlar var. 
“Tutarlı ve kararlı olun” öğretisinden bir adım öteye gidip çocuklara güvenli sınırlar oluşturmanın 100 farklı şeklini görme şansınız olacak. 
·         Sınır koymak ne demek? 
·         Bunu nasıl başaracağım? 
·         Ses tonum ve yüz ifadem önemli mi? 
·         Peki ya konuşma tarzım? 
·         Ne söylemem gerekiyor? 
·         Kesinlikle söylememem gereken neler var? 
Birlikte 100 soruluk bir yolculuğa çıkacağız. 
Yolculuğun sonunda sizi 4 farklı annenin öyküsü bekliyor olacak. 
Keyifli bir yolculuk diliyorum. Çayınızı kahvenizi yanınıza almayı unutmayın 
Sevgiler:)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b241eed-4043-4123-b26c-fbbc03793134.jpg</image:loc>
            <image:title>Tolstoyevski Muamması</image:title>
            <image:caption>Rus yazar Leon Fyodor Tolstoyevski’nin adını herkes biliyor, değil mi? Ama aynı kişi nasıl Anna Karenina ve Karamazov Kardeşler kadar farklı eserler yazmış olabilir?
Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?, Önceden İntihal ve Peki, Ya Eserler Yazar Değiştirseydi? kitaplarının yazarı psikanalist, akademisyen ve denemeci Pierre Bayard’ın yaklaşık yirmi yıllık çalışmasının ürünü olan Tolstoyevski Muamması, iki büyük Rus yazarı tek isimde bütünleştirip eserleri arasında özgün bir bağ kuruyor.
Edebi tarzını “teorik kurmaca” olarak tanımlayan Pierre Bayard, Freud’un çabasını devam ettirerek büyük Rus edebiyatının psikanalizini yapıyor. Çoklu kişilikler teorisinden yola çıkan Bayard, okuyucuya “Ben neden birçok kişiyim?” sorusunu yöneltiyor. Tolstoyevski Muamması, hem ciddi bir şaka hem de zekice yazılmış grotesk bir deneme. Edebiyata, özellikle de 19. yüzyıl Rus yazınına özgün bir perspektifle, bir kez daha bakmak isteyenler için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6551cf7b-e261-43d5-aeb7-5598e5adea22.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Finans Yazınında Güncel Eğilimler</image:title>
            <image:caption>·         TÜRKİYE’DE İŞGÜCÜ PİYASASINDA KADIN ALTIN SPOT VE VADELİ İŞLEM PİYASALARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: 2013-2022 DÖNEMİ TÜRKİYE UYGULAMASI 
 
·         BANKACILIK RİSKLERİ VE RİSK YÖNETİMİ 
 
·         TARIMSAL TİCARİ SERBESTLEŞME VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE İÇİN AMPİRİK BİR ANALİZ (1987-2020) 
 
·         YÜKSELEN EKONOMİLERDE VERGİ GELİRLERİNİ ETKİLEYEN ETMENLERİN DİNAMİK PANEL VERİ İLE ANALİZİ 
 
·         ULUSLARARASI MUHASEBE STANDARTLARINDA KRİPTO VARLIKLARI SINIFLANDIRMA ÇABALARI 
·         SINIR ÖTESİ FİRMA BİRLEŞME VE SATIN ALMALARININ FİNANSAL PERFORMANSA ETKİLERİ 
 
·         ORGANİK ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİNDEKİ UYGULAMALARIN DEMOGRAFİK VE SOSYO-EKONOMİK BELİRLEYİCİLERİ: KİLİS ÖRNEĞİ 
 
·         TÜRKİYE-RUSYA TİCARİ İLİŞKİLERİ (1990-2021 DÖNEMİ) 
 
·         EKONOMİK KARMAŞIKLIĞIN SERA GAZI EMİSYONU ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: EN YÜKSEK EKONOMİK KARMAŞIKLIĞA SAHİP ON ÜLKE ÖRNEĞİ (1995-2018) 
 
·         TÜRKİYE’DE İKTİSADİ BÜYÜME İHRACAT VE EKOLOJİK AYAK İZİ 
 
·         İKTİSADİ BÜYÜME, YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜKETİMİ VE KARBON EMİSYONU İLİŞKİSİ: N11 ÜLKELERİNE YÖNELİK EKONOMETRİK TAHMİN 
 
·         TÜRKİYE’NİN COVID-19 MEDİKAL ÜRÜN GRUPLARINDAKİ DIŞ TİCARETİ VE ENDÜSTRİ İÇİ TİCARETİNİN DURUMU: 2017-2021 DÖNEMİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ad0c97-f3af-4cf2-a9ad-cca75a52d978.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Gören Adam</image:title>
            <image:caption>1988 yılında Abbey Yolu’nda Saul Adler’e bir otomobil çarpar. Adler düştüğü yerden kalkar, kız arkadaşı Jennifer Moreau’nun çektiği fotoğraf için poz verir. Adler zamana atılmış bir çentik olan bu fotoğrafı Doğu Almanya Cumhuriyeti’ne götürür. Ama geçmişin hayaletleri peşinde, henüz var olmayan bir geleceğin hem içinde hem dışında olduğu Doğu Almanya’da başı zamanla derttedir.
 
2019 Booker Ödülü adayı Her Şeyi Gören Adam, gördüklerimiz ve/veya göremediklerimiz, dikkatsizlik ve başkalarına verdiğimiz zararlar, tarihin ağırlığı ve onu görmezden gelmek için yaptığımız yıkıcı girişimler hakkında iddialı, eğlenceli ve heyecan verici bir roman.
 
“Bir felsefe ve sanat eseri...
Booker finalisti Deborah Levy’nin yazdığı her roman giderek mükemmele yaklaşıyor.”
New York Journal of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd9387e0-2902-40a2-9d53-e70a1e63bcc8.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda İktisadı Anlamak : Güncel Ekonometrik Zaman Serileri Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 
Mali Alan Ölçümü: Türkiye İçin Bir Uygulama 
 
Bölüm 2 
Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Türkiye Örneği 
 
Bölüm 3 
Türkiye’de Doğal Kaynaklar Ekonomik Büyümeyi Destekliyor Mu? Bootstrap 
Fourier Kantil Nedensellik Yönteminden Kanıtlar 
 
Bölüm 4 
21.yüzyıl Hava Taşımacılığı Sektöründe Yolcu Trafiği Öngörüsü: Türkiye 
Örneği 
Bölüm 5 
Ekonomik Büyüme ve Kamu Harcamaları Arasındaki İlişkinin MS-Granger 
Nedensellik Yöntemi ile Analizi: Türkiye Örneği 
 
Bölüm 6 
Kripto Para Birimleri ile Kıymetli Madenler Arasındaki Asimetrik Nedensellik 
İlişkisi 
 
Bölüm 7 
Petrol Fiyatları ile Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Doğrusal ve Doğrusal 
Olmayan Nedenselliğin Test Edilmesi 
 
Bölüm 8 
Dört Büyük Futbol Kulübüne Ait Puan ve Hisse Senedi Fiyatlarının 
Nedensellik İlişkisi Ele Alınarak Uzun Kısa Süreli Bellek Modeli İle Çok 
Adımlı Öngörüsü 
 
Bölüm 9 
MINT Borsalarında Volatilitenin Modellenmesi 
 
Bölüm 10 
Şangay Konteynerli Yük İndeksinin (SCFI) Box-Jenkins Yöntemleri ile 
Tahmini 
Bölüm 11 
ARDL Sınır Testi Uygulamaları Üzerine Tartışmalar 
 
Bölüm 12 
Buğday Fiyatının Öngörümlenmesinde Makine Öğrenmesi ve Zaman Serisi 
Tahmin Modellerinin Performanslarının Karşılaştırılması 
 
Bölüm 13 
XGBoost Makine Öğrenmesi Yöntemi Kullanılarak Ham Petrol Fiyatının 
Öngörümlenmesi 
 
Bölüm 14 
Türkiye’de İşsizlik Histerisinin Doğrusal Olmayan Birim Kök Testleriyle 
Sınanması 
 
Bölüm 15 
Ulusal Güvenliğin Uzun Dönem İktisadi ve Mali Yükünün Doğrusal Olmayan 
Birim Kök Testleri ile Değerlendirilmesi: Türkiye Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c4dcfb-3c3d-426d-a9a7-8fa953f26d06.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Cezmi Karasu Armağanı Ustaya Saygı II</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I 
OSMANLI’DA SANSÜRÜN DOĞUŞU, GELİŞİMİ VE BASIN-İKTİDAR İLİŞKİLERİ 
 
BÖLÜM II 
KORE HARBİ’NDE TÜRK TUGAYININ YAŞADIĞI ÇEŞİTLİ SORUNLAR VE MUHAREBE DIŞI KAYIPLARI 
 
BÖLÜM III 
LOZAN ANTLAŞMASI’NDAN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINA UZANAN SÜREÇTE TÜRK-FRANSIZ İLİŞKİLERİ 
 
BÖLÜM IV 
XXI. YÜZYILDA SAVAŞ ORTAMINI ŞEKİLLENDİREN HARBE DAİR KAVRAM, TERİM, İLKE VE PRENSİPLER 
BÖLÜM V 
İLK TÜRKOLOJİ ÇALIŞMALARI VE MACARİSTAN ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM VI 
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRKLERDE EVLİLİK GELENEĞİNİN ANA HATLARI 
 
BÖLÜM VII 
AF VE CEZA ARASINDA: MİLLİ MÜCADELE SONRASI HESAPLAŞMA 
 
BÖLÜM VIII 
AVARLAR, AKHUN-EFTALİTLER ve DAĞISTAN AVARLARI ile OLAN BAĞLARI 
 
BÖLÜM IX 
İSTANBUL’UN ZAHİRE İAŞESİ (1813 Yılı Müfredat Defteri Analizi) 
 
BÖLÜM X 
ATİNA’DA YAPILAN 1949 AKDENİZ KUPASI SIRASINDA TÜRK MİLLİ FUTBOL TAKIMINA YAPILAN ÇİRKİN SALDIRI VE TÜRKİYE’DE NEDEN OLDUĞU İNFİAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2346abf0-8a41-4bdd-ad33-10b8c57fb008.jpg</image:loc>
            <image:title>Beauvoir Olmak :Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın dört bir yanındaki kadınlara ilham veren ve birçok insanın düşünme şeklini değiştiren bir kadının büyüleyici bir portresini okumak için harcadığınız zamana değer.” —The Sunday Times 
“Kirkpatrick, Beauvoir’ın feminizmle olan karşıt ilişkisine hatırı sayılır derecede yer veriyor ve buradaki tartışma oldukça zengin. Kirkpatrick’in biyografisinin en güçlü olduğu yer, Beauvoir’ın etik taahhütlerinin sağlamlığını netleştirmek ve göstermek ve de bunların savaştan sonra siyasi taahhütlere nasıl dönüştürüldüğünü açıklamak.” —The Guardian 
“Kirkpatrick’in biyografisi titiz bir araştırma. Yeni yayımlanmış günlükleri kullanmak –ancak son zamanlarda araştırmacılara sunuldu– basit tanımlamaları reddediyor ve Beauvoir’ı tüm parlaklığı ve karmaşıklığıyla ortaya koyuyor... Beauvoir Olmak olağanüstü bir kadına harikulade bir övgü.” —Times Higher Education 
“Büyüleyici ve derinlemesine araştırılmış.” —Daily Mail 
“Kirkpatrick, Beauvoir’ın felsefesinin önceki biyografilerden çok daha ayrıntılı ve analitik bir açıklamasını sunuyor. Kirkpatrick’in buradaki temel başarısı, Simone de Beauvoir’ın mantığını kendi hayatıyla ilişkilendirmiş olmasıdır. Bu şimdiye kadarki en iyi Beauvoir biyografisi.” —Standpoint Dergisi 
“Yepyeni mükemmel biyografisinde Kate Kirkpatrick bize neden Beauvoir’dan öğrenecek daha çok şeyimiz olduğunu gösteriyor.” —New Statesman 
“Beauvoir’ı savunurken, çeşitli eleştirilere karşı çıkarken... titizlikle ve ilgi çekici bir şekilde Kirkpatrick ikonun arkasındaki akışın sayısız “an”ını yakalıyor.” —Australian 
“Kirkpatrick, yorumlarını, günlüklerini ve daha da önemlisi, hayatının sonuna doğru verdiği röportajları titizlikle araştırdı. Sonuç, bu ilham verici feminist, filozof ve Varoluşçunun zengin bir biçimde yeniden keşfidir. Politik olarak bilinçli bu tür feministler... yepyeni bir aşk ilişkisini ateşleyecek.” —SA Weekend Magazine 
“Bu güçlü, önemli kitap Simone de Beauvoir’ın yaşamının ve çalışmasının radikal ve yeni, kanıtlara dayalı bir okumasını sunuyor. Beauvoir’a hem yaşamı boyunca hem de o zamandan beri yöneltilen olağanüstü küçümseme ve cinsiyetçi eleştiri selini ortaya çıkarıyor ve onu Jean-Paul Sartre’ın gölgesinden kurtararak kendi ışığına kavuşturuyor. Bu akıldan çıkmayan, bilimsel ve ilgi çekici biyografi okuyucunun zihninde uzun süre dolaşmaya devam ediyor.” —Suzannah Lipscomb, Tarih Profesörü, Roehampton Üniversitesi 
“Beauvoir Olmak, sadece Beauvoir’ın hayatıyla değil, o hayattaki felsefeyle de ilgilenen herkes için temel bir okumadır.” —Fiona Vera-Gray, Durham 
KATE KIRKPATRICK: Ağırlıklı olarak feminist felsefe, ahlak felsefesi, din felsefesi, Nietzsche, Beauvoir ve Sartre üzerine çalışıyor. Uluslararası üne sahip biyografi kitabı Becoming Beauvoir: A Life (Bloomsbury, 2019) Times Literary Supplement, The Guardian ve The Telegraph tarafından en iyi kitaplardan biri olarak seçilmiş ve şu anda bir düzineden fazla dile çevriliyor. Sartre on Sin (Günah Üzerine Sartre, Oxford University Press, 2017), Sartre and Theology (Sartre ve Teoloji, Bloomsbury, 2017) diğer eserleri arasındadır. Halen Oxford Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde Öğretim Üyesi olan Kirkpatrick, 2021’de Britanya Academisi Bursuyla ödüllendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f12aa4c4-5e92-4ed9-8bba-5e7f8b204747.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Yıkıcılığı</image:title>
            <image:caption>Anthony Storr’un en son bulguları ve psikoterapist olarak kendi birikimlerini dikkate alarak tamamen yeniden kaleme aldığı İnsan Yıkıcılığı, insanlığın kötülük kapasitesini inceliyor. Kitap saldırganlık, nefret ve zalimlik kapasitemizle alakalı psikolojik ve psikiyatrik bulgular sunuyor.
Storr soykırım, ırksal çatışma
ve şiddetin büyük ölçekli diğer dışavurumlarına ışık tutma çabasıyla, bizleri bireysel davranışlardan grup ve ulusların davranışlarına dair kolay çıkarımlar yapmamamız için uyarıyor ve agresif kişilik bozuklukları, sadomazoşizm
ve paranoyak hezeyan mekanizmaları üzerine aydınlatıcı tartışmalar açıyor.
İlk kez 1972’de yayımlanan İnsan Yıkıcılığı, insan ruhunun bazı en karanlık köşelerini aydınlatan bilimsel, kapsamlı
bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d3708a-fd06-4d39-8b1b-bdcaf1246d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanırsak Kaybederiz 2 : Yazıyor...-Cep Boy</image:title>
            <image:caption>“BİRER MASKE TAKTIK YÜZÜMÜZE, HİÇ DÜŞMEYECEK SANDIK. ÜN VE PARA UĞRUNA GİDEBİLECEĞİMİZ YERE KADAR GİTTİK.” 
 
Bir mektup, popülerlik merdiveninde son basamağa çıkmanı isteyen gizemli bir kişi ve çözülmeyi bekleyen sırlar! 
Fame Evi, her geçen gün biraz daha acımasızlaşır. Yarışmacılar, kamera önündeki yaşamlarında ekibin söz sahibi olmasına alışmışken Eva’nın eve geri dönmesiyle işler yeniden karışır. 
İkinci şansı Eva’yı başka biri gibi davranmaya iter, oyunu kuralına göre oynaması gerektiğini kabullenmiştir. Artık doğruluğu ve dürüstlüğü savunan Eva yoktur; dostunu da aşkını da Fame kullanıcılarından herhangi biri gibi görmektedir. 
  Ün ve para uğruna ne kadar ileri gidebileceğini kestiremeyecek kadar gözünü karartmış olan Eva Durusoy’un hızla artan takipçi sayısı, kaybettiklerine değecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5812ee1-12b5-4ad0-8510-4f0bb9001ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Dağın Gemisi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin başından beri aranan Nuh’un Gemisi’nin, başka bir evrenden bizim evrenimize gönderilmiş hikâyesini anlatan Kayıp Dağın Gemisi aynı zamanda gizli bir Türk örgütü ve okülist Tapınak Şövalyeleri’yle birlikte Piri Reis’in haritasının kayıp parçalarının peşine düşüyor. 
 
Bilimsel ve paranormal olayların beraber ilerlediği, sıradışılığın sıradanlaştığı bu hikâyede Türk topraklarının altında gömülü duran gizli sırları anlatan Gökhan Yıldız; Atlantis, Mu kıtası ve Hyberborea gibi eski uygarlıkların izinde, çözülmesi gereken şifrelerin peşinde bir maceraya atılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d229630a-9c7c-4537-b239-02f86cb6cd91.jpg</image:loc>
            <image:title>Düdüklü Tencere Orkestrası</image:title>
            <image:caption>“Sanki başka bir gezegen burası. 
Sadece komik şeyler var, hep gülünüyor ve göbek atılıyor. 
Konfeti yerine barbunya kabukları uçuşuyor. 
Çaydanlık, ipteki çamaşırlar, hatta ağaçlar bile dans ediyor.” 
Işıl için yaz tatili denince akla ilk gelenler yıldız ağacı, gül yaprağı, kumdan kale ve suda takla. Ama bu yaz tatili diğerlerinden biraz farklı. Neden mi? Çünkü sahilde başlayan arkadaşlık hikâyesi, onu Düdüklü Tencere Orkestrası eşliğinde göbecik gezegenine götürüyor. 
Dilge Güney,  2021 Muzaffer İzgü Çocuk Romanı Yarışması Birincilik Ödülü’ne değer görülen Düdüklü Tencere Orkestrası’nda bize incelikli, eğlenceli, kıpır kıpır bir arkadaşlık hikâyesi anlatıyor. Samimi ve mizahi diliyle bizi keyifli bir yolculuğa çıkaran Güney, önyargılarımız yüzünden açamadığımız kapıları açmaya davet ediyor.  Haydi, “Göbecik, kahkaha ve barbunya kabukları adına!” buyurun kitabın sayfalarına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb870c8-7985-424e-ba85-fc12c7d9e0bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Dolaplar</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kafe-bakkal işleten anne babanın etrafında şekillenen mutlu bir çocukluk, okul hayatı, yeni bir sosyal çevre, yabancılaşma, sınıf atlama arzusu, onaylanma ihtiyacı, öfke patlamaları, utanç, kürtaj... Seneler’e uzanan oto-sosyobiyografi yazınının da habercisi olan Boş Dolaplar, iki ayrı dünya –eğitimsiz işçi sınıfı ve eğitimli burjuva sınıfı– arasında sıkışıp kalmış, okul yaşamındaki başarılarıyla ailesinin temsil ettiği her şeye karşı kendini yeniden inşa etmeye çalışan genç bir kızın, Denise Lesur’ün hikâyesi.  
 
Ernaux, ne olmak istediğinden ziyade ne olduğuyla cebelleşmek zorunda kalan, toplumsal yükseliş sancıları çeken otobiyografik karakteri Denise’in yaşamını anlatırken her zamanki gibi sakınmasız ve cesur. 
 
“Ernaux’nun kitapları birer itiraf değil, bir tür kişisel epistemolojidir... Onları okumak, o anlaşılmaz, acı verici, zaruri ‘oluş’ sürecini anlama girişimidir.” 
The New Yorker 
 
“Boş Dolaplar, 1950’li yıllarda Fransa’daki sınıf sisteminden ve bir kadının sınıf atlamak, geçmişini unutmak için verdiği mücadeleden daha fazlasıdır. Bu roman, kültürel anlamda haklarından mahrum bırakılmışların kendi sesleriyle konuşmasına, gerek konusu itibarıyla gerek edebî biçimiyle, unutulmaz bir katkı sunuyor.” 
The Bloomsbury Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e2c5046-78da-4c2a-a3b4-429cf0481689.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Han</image:title>
            <image:caption>Balzac “İnsanlık Komedyası” isimli devasa yapıtının “Felsefi İncelemeler” bölümünde yer alan Kırmızı Han’ı arkadaşını haksız bir idam cezası nedeniyle kaybeden eski bir ordu cerrahından duymuş ve kaleme almaya karar vermiştir. Dönemin çokça tartışılan idam konusuna da parmak basan eser, okuru büyük bir ahlaki çatışmayla baş başa bırakır. 
 
Eserin yine aynı bölümünde yer alan ikinci öykü “Facino Cane” ise işlediği cinayet yüzünden idam cezasına çarptırılan ve bir tünel kazarak zindandan kaçmaya çalışırken bulduğu hazineyle yepyeni bir hayata başlayan bir adamın hikâyesini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57301da-7126-47aa-8b98-24a9f89a55ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız Kardeşler</image:title>
            <image:caption>Alcott’un Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın ikinci yarısında yazdığı büyük eseri Küçük Kadınlar’dan derlenen Kız Kardeşler, savaş nedeniyle maddi sıkıntılara düşen ve savaşa katılan babalarından ayrı kalan March ailesi kızlarının dünyasına konuk eder okuru. Eser aynı zamanda üç kız kardeşiyle geçim zorlukları içinde büyüyen Alcott’un yaşamından da izler taşır. 
 
Güzel ve becerikli Meg, kimi zaman asabi ancak sevgi dolu Jo, yumuşak ve şefkatli Beth ve şımartılan en küçük kardeş Amy çocukluktan kadınlığa adım atarlarken değişmeyen tek şey birbirlerine duydukları bağlılık ve sevgi olur. Yoksulluk, kalp kırıklıkları, cinsiyet bunalımları, hastalıklar ve ayrılıklar yaşansa da ailenin evinde değişmeyen tek şey dört kızın susmayan kahkahalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d88058-05f5-4e6d-9220-3f67aa8a05f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Bu kokona karısı geleli bizim yalıyı periler istila etti. El ayak hemen çekilir çekilmez ne hikmet bilmem, şu sofadaki lamba kendi kendine sönüyor. Ortalık zifirî karanlık kesiliyor. Ondan sonra evin içinde bir pıtırtı bir çıtırtıdır gidiyor... Şu yalıda doğmadımsa büyüdüm. Şimdiye kadar buralarda ne cin vardı ne şeytan! Ben biliyorum ya! Bu pıtırdayan şeytanlar murabiye midir, kurabiye midir, matmazel midir, müptezel midir, ne karın ağrısıysa işte o karının fistanından dökülüyor. 
 
“Hikâyede elbette zamanın en kudretli kalemi, Hüseyin Rahmi’nin elindeydi. Mürebbiye’yle birdenbire şöhretin ve muvaffakiyetin en yüksek mertebesine çıkan muharriri hep severdik.” 
 
Halid Ziya Uşaklıgil 
 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en çok okunan eserlerinden biri olan Mürebbiye, değişen Osmanlı toplumunu bir konağın sakinleri özelinde anlatan, eşsiz bir roman. Yazarın keskin mizahının belki de en yetkin örneği olan bu eserde, Fransız bir mürebbiyenin hayatlarına girmesiyle feleklerini şaşıran konak erkeklerinin halleri, düştükleri içler acısı durumlar eğlenceli bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9a3ce28-8e62-4d0b-8547-f58f7fff229c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Bu kokona karısı geleli bizim yalıyı periler istila etti. El ayak hemen çekilir çekilmez ne hikmet bilmem, şu sofadaki lamba kendi kendine sönüyor. Ortalık zifirî karanlık kesiliyor. Ondan sonra evin içinde bir pıtırtı bir çıtırtıdır gidiyor... Şu yalıda doğmadımsa büyüdüm. Şimdiye kadar buralarda ne cin vardı ne şeytan! Ben biliyorum ya! Bu pıtırdayan şeytanlar murabiye midir, kurabiye midir, matmazel midir, müptezel midir, ne karın ağrısıysa işte o karının fistanından dökülüyor. 
 
 
“Hikâyede elbette zamanın en kudretli kalemi, Hüseyin Rahmi’nin elindeydi. Mürebbiye’yle birdenbire şöhretin ve muvaffakiyetin en yüksek mertebesine çıkan muharriri hep severdik.’’ 
 
Halid Ziya Uşaklıgil 
 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en çok okunan eserlerinden biri olan Mürebbiye, değişen Osmanlı toplumunu bir konağın sakinleri özelinde anlatan, eşsiz bir roman. Yazarın keskin mizahının belki de en yetkin örneği olan bu eserde, Fransız bir mürebbiyenin hayatlarına girmesiyle feleklerini şaşıran konak erkeklerinin halleri, düştükleri içler acısı durumlar eğlenceli bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40da04db-ba9d-4e48-82f6-8874e3e1f94a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Rüya Taşı</image:title>
            <image:caption>Her şey Emre’nin sıradan bir okul günü, gizemli bir adama yardım etmesiyle başladı. Bu yardımına karşılık bir taşla ödüllendirilen Emre, rüyalarında istediği yere seyahat edebiliyordu artık. Ancak taş, Emre’yi götürdüğü rüyalarda bambaşka bir gerçeği gözler önüne seriyordu. Rüyalarında mekânlar değişiyor ama her şey aynı konuya bağlanıyordu. Çözüm üretilmezse, hepimizi etkileyecek, hayati bir konuya… 
 
Öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Cemil Kavukçu, bu romanında doğanın ihtiyaç duyduğu acil yardımı okurlarına hatırlatıyor. Kendi yok ediciliğini görmeyen, görmekten kaçınan insana ilişkin umudu ise çocuklarda, onların farkındalığında ve duyarlılığında buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d6c142-7c03-4bbe-9669-ef64007e3f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoman Empire</image:title>
            <image:caption>Ottoman Empire was one of the greatest empires in history. In orienting the sixteenth century world politics, Ottoman Empire had an overwhelming role in the formation of the political and religious structure of today’s world. Although the Ottoman Empire has been wiped out of the history scene, traces it left are still visible. Despite our constant exposure to the traces of it, the history of Ottoman Empire remains in the dark to those readers outside the academic world. 
Ottoman historiography had experienced a great leap in the previous 50-60 years, however, the findings of these researches failed to reach the public opinion in Turkey. In this book, while exploring the outline of Ottoman history the findings of these scholarly works have been taken as a starting point but are communicated in a more comprehensible language.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f550cc81-557e-4e25-938a-1022d6b0d6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası&apos;nda Ölümle Dans</image:title>
            <image:caption>XIV. yüzyıl, Avrupa için oldukça önemli bir dönemdir.Çünkü bu yüzyılda kıtlıklar, salgınlar, savaşlar, ekonomik ve siyasi krizler ve de son heretik grupların faaliyetleri derken Avrupa,yeni bir değişim ve dönüşüm sürecine girmiştir. Yaşanılan toplumsal krizler de ayrıca Avrupa toplumunun yeniden şekillenmesini sağlamıştır. Orta Çağ’da Avrupa, dünyayı bir nevi kendi aynasındainşa etmeye çalışmıştır. Dolayısıyla bu aynada çok farklı yansımalarla karşılaşmaktayız. Tüm insanlar, kendilerine daha güvenli bir dünya oluşturma arzusunda olup bunun için yapılanlar, tam anlamıyla insanları illüzyonlarla dolu bir dünyada yok olmaya zorlamıştır.Orta Çağ insanı da yok oluşa karşı koymak için bu illüzyonlarakarşı büyük bir mücadele göstermiştir. 
Bu kitabımızda da dünyayı kendi aynasında yeniden inşa etmeye çalışan Avrupa’nın XIV. yüzyılda yaşadığı felaketleri, insanlarınkıtlık ve veba karşısındaki ölümle mücadelesini, finansal krizleri,yeni devrimleri , ölüm ve yaşam arasındaki mücadelede milli bilincin oluşmaya başlamasını, bu yeni bilincin sonraki nesillere miras bırakılması için yapılan savaşları, ikili Papalık sistemini ya da kısaca şöyle diyelim kıtlık ve veba karşında Avrupa’nın siyasi, sosyal ve ekonomik ve hatta psikolojik olarak ölümle nasıl dans ettiğini anlattık. İşte Avrupa’nın ölümle dansı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753bc7f4-184e-44a5-ae9e-7ccf32da84af.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Çay</image:title>
            <image:caption>Sheridan Le Fanu, Victoria döneminin gotik tarzı benimseyen yazarları arasında önemli ve öncü bir isim olarak değerlendirilir. Sık sık Poe, Stoker, Shelley gibi yazarlarla karşılaştırılan Fanu, hayaletler, iblisler ve acımasızca musallat olan kötücül ruhlarla yarattığı ürkütücü evrene insan psikolojisine dair gözlemlerini ustalıkla dahil ederek kendine has tarzıyla çağdaşlarından ayrışır. 
 
“Yeşil Çay” ve “Tanıdık” öykülerinin bir araya geldiği bu derleme, bastırılmış duygular ve unutulmak istenen anılarla dolu bir zihnin neden olabileceği yanılsama ve sanrıların ne denli ciddi boyutlara ulaşabileceğini ürpertici bir anlatımla gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6e318c-da30-42cb-8819-11db5cc7e078.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Gezegen</image:title>
            <image:caption>Yarım yüzyıl boyunca istatistikçiler, âlimler ve siyasetçiler her gün biraz daha artan küresel nüfusun, sonunda dünya kaynaklarını tüketeceği uyarısında bulunmuşlardı. Uzmanların iddialarına göre küresel nüfus, artmak şöyle dursun ani bir düşüşe doğru dört nala koşmaktadır. Bu düşüş, birçok ülkede daha şimdiden başlamış durumdadır. 
John Ibbitson ile Darrel Bricker Boş Gezegen isimli eserlerinde azalmış küresel nüfusun birçok faydayı da beraberinde getireceğini söylemektedirler: Daha az sayıda çalışan daha yüksek maaş talebinde bulunabilecek, çevre sorunları düzelecek, açlık riski bile ortadan kalkacak, ayrıca gelişmekte olan ülkelerdeki düşen doğum oranları kadınlar için daha fazla güç ve otonomi manasına gelecek. Ama ufukta muazzam karışıklıklar da görünmüyor değil. Bunun etkilerini Avrupa’da ve Asya’nın bir kısmında -yaşlanan nüfus yapıları ve iş gücü azalışları ekonomiyi zayıf düşürür ve kamu sağlığı ile sosyal güvenlik üzerinde yıkıcı talepler doğurur- hâlen görmekte olduğumuzu da söyleyebiliriz. Özenle araştırılarak ortaya konmuş ve saygı uyandıran bir eser diyeceğimiz Boş Gezegen, önleyemeyeceğimiz ama istediğimiz takdirde şekil verebileceğimiz bir gelecek vizyonu ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dd70c5c-a82f-4999-9991-737e6fc3196d.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Öğrenci</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı öğren, performansını yükselt ve daha iyi notlar al! 
Birçok kişi yüksek notları sadece çok zekilerin alabildiklerini düşündüklerinden, kendilerini yeterli görmez. Ama bu kitap size aksini ispatlayacak! 
İlkokulda ortalama bir öğrenci olan Olav Schewe, üst seviye bir öğrenci olarak dünyanın en iyi üniversitelerinden birine girdi. Başarılı yazar, sizi derslerinizde başarılı hâle getirecek her şeyi bu kitapta paylaşıyor. Okuma, ezberleme konularında ilerlemenizi, sözlü ve yazılı sınavlarda başarılı olmanızı sağlayacak teknikler bu kitapta. Eser sadece disiplin, verimlilik ya da sorumluluk değil, aynı zamanda motivasyon, denge ve öğrenirken eğlenme kıstasları üzerinde de duruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be7a8dc-48d6-45f8-888f-de0351d27283.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Etkisi</image:title>
            <image:caption>Böceklerin varlığı, tiksinti duygusu ile tüylerimizi diken diken edebilir ancak günlük hayatta gözden kaçırdığımız birçok şeyden de onlar sorumludur. Parlak bir elmayı ısırdığımızda, bir kemanın yankılanan notalarını dinlediğimizde, giyindiğimizde, diş implantı ya da manikür yaptırdığımızda esasında büyük bir böcek ordusunun meziyetlerinden yararlanıyoruz. Böceklerin ürettiği ham maddeleri üretmek için ne kadar çabalarsak çabalayalım (örneğin; ipek, şellak, kırmız) ürettiğimiz bu yapay maddeler en iyi ihtimalle ortalamanın çok altında, en kötü ihtimalle ise toksik olduğu kanıtlanmıştır. Bu araştırmalar ortaya koyuyor ki yakın gelecekte böcek dünyası ile karşılıklı bağımlılığımız bir zorunluluk olarak varlığını sürdürecektir. Edward D. Melillo, insanlarla böcekler arasındaki ayrılmaz ve büyüleyici bağları gösteren canlı bir dünya tarihini ortaya koyuyor. Çağlar boyunca, yalnızca bu canlılarla bir arada yaşamakla kalmadık aynı zamanda modern tıp, biliminin önemli keşifleri ve dünyanın gıda arzının geleceği için onlara güvendik. Böcekler olmasaydı, küresel endüstrinin tüm sektörleri durma noktasına gelir ve modern yaşamın temel özellikleri ortadan kalkardı. Bu kitap, canlıların varoluşumuzun çerçevesini nasıl değiştirdiği ve şekillendirmeye devam ettiği konusunda aldatıcı bir değerlendirme sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb80fd64-5d26-4137-9367-3762617fb80d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Uyanışı</image:title>
            <image:caption>Toplumsal baskılar altında gerçek kimliklerini bulamayan, başkalarının istediği gibi olmaya zorlanan kadınların kafasındaki sorular bitip tükenmez; İnsanlar ne der? Onaylanmaz, kabul görmezsem nasıl yaşarım? Ekonomik olarak nasıl ayakta kalırım? Çocuklarım nasıl güvende olur? Duygusal veya fiziksel zarar görür müyüm? Kadınlar özgür olmaya can atsalar da bunlara benzer pek çok sorunun kıskacında, korku ve değersizlik duygularının altında ezilerek kapana kısılmış, kafese kapatılmış gibi hissederler. Farkındalık psikolojisinin önde gelen isimlerinden Dr. Shefali Tsabary kadınları o kafesten çıkıp yeni bir dünyaya, yeni bir yaşama davet ediyor. Özgürleşmeye ve kendileri olmaya giden yolu gösteriyor. Öte yandan, kadının uyanışı erkeğe bir tehdit değildir. Çünkü kadın uyandığında erkeğin yaşamı da daha iyi olacaktır; eşit ve özgür bir cinsle, dünyanın diğer yarısıyla değişen ilişki erkeği de özgürleştirecektir! Son söz yine Shefali’nin: “Bu kitap sizin uyanışınız hakkındadır. Sahici olan size, içinizdeki yeniden doğmayı bekleyen öze bir övgü ve saygıdır. O zaman hadi başlayalım kız kardeşim. Yapabiliriz. Okyanusa birlikte girelim. Karşı tarafta yeni bir ufuk var. Adı da özgürlük.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c4ad2d-ab24-4360-8f18-a5dc7fc9cc10.jpg</image:loc>
            <image:title>Tartışmalar, Polemikler, Kavgalar</image:title>
            <image:caption>Sanat ve sinema dünyasından tartışmalar, anekdotlar... Atilla Dorsay yazarlık yaşamı boyunca yaşadığı, kimileri neredeyse kavgaya dönüşen başlıca tartışmaları anlatıyor bu kitapta… Öylesine saygın, hatta efsane kişilerle takışmış ki Dorsay, şaşırtıcı bir kendine güvenle, hemen hepsinde kendi haklılığına inanıyor, öyle değilse sonunda bunu açık yüreklilikle itiraf etmekte duraksamıyor. Kimler mi var bu kitapta? Aziz Nesin, Attilâ İlhan, Ertem Eğilmez, Vedat Türkali... Metin Erksan, Halit Refiğ gibi Ulusal Sinema ustaları... Ya da Yavuz Özkan, Yavuzer Çetinkaya gibi dönemin gençleri… Ankaralı sinemacılar, Yeşilçam’ın tüm kurumları, hatta Onat Kutlar bile var... Ya da Atıf Yılmaz’ı bir kadın yazara karşı kahramanca savunmak!... Ayrıca Serdar Turgut’tan Savaş Ay’a, Emre Aköz’den Murat Birsel’e, hatta Ayşe Arman’a kadar bir dizi ünlü… Renkli, esprili ve 1960’lı 70’li yıllara ışık tutan tartışmalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd71d6df-9a0e-4cbb-9f4a-8d87b43fd007.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürcü Basınında Türkiye (1866-1939)</image:title>
            <image:caption>Bu eserde 1866-1939 yıllarında Gürcü basınında çıkan Türk-Gürcü ilişkileri ve Türkiye ağırlıklı haberlere yer verilmiştir. Kitapta bulunan konular arasında 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı&apos;nda ve Birinci Dünya Savaşı&apos;nda Kafkas Cephesi&apos;nde yer alan gelişmeler, TBMM hükumeti ile Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti hükumeti arasındaki diplomatik ilişkiler, Türk-Yunan savaşları, Türk-İngiliz ilişkileri gibi meseleler tetkik edilmiştir. 
    Bizi bu tür çalışmaya sevk eden sebep, Gürcü gazete ve dergilerde yer alan haberlerin çoğunun Türk okuru tarafından bilinmemesidir. Elinizdeki bu kitapla Türkiye&apos;nin yakın tarihine Gürcü kaynakları gözüyle bir ışık tutmak en büyük dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29eb5a8a-3ae5-4d50-8ce2-87d5cae85a23.jpg</image:loc>
            <image:title>XI.-XIII. Yüzyıllarda Türk-Gürcü İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Bir yanda kalabalık soydaşlarına yurt arayan Selçuklular, Gürcistan’a göç ederek varlığını burada devam ettirmeye çalışan Hıristiyan Kıpçaklar, ülkesinin sınırlarını Kafkaslara yayma ulaştırma amacındaki Türkiye Selçukluları, yıkılan devletini Kafkasların güneyinde yeniden inşa etmeye çalışan Harzemşahlar, yurtlarına yönelen Gürcü akınlarını durdurmaya çalışan Doğu Anadolu Türk beylikleri... Diğer yanda bağımsızlıklarını korumaya çalışan Gürcüler, tarihte ilk kez Gürcistan’da siyasi birliği sağlayan ve yurdunu yeniden bağımsızlığa kavuşturan Kral David, ülkesini tarihinin en geniş sınırlarına ulaştırmayı ve Kafkasların en büyük gücü yapmayı başaran, aynı zamanda Hıristiyanlığın bölgedeki hamisi haline gelen Kraliçe Tamara, Moğollara karşı krallığını ayakta tutmaya çalışan Kral Giorgi... 
    Türkler ve Gürcülerin binlerce yıllık ortak tarihinin iki asırlık öyküsünü bulacağınız bu araştırmada, sadece taraflara ait olanlar değil, konuya temas eden bütün kaynaklar ve araştırma eserleri de taranarak, artık aralarında sıkı bir dostluk oluşan iki topluluğun ilişkilerinin bu aşamaya gelmesinde önemli bir rol oynayan XI-XIII. Yüzyıllar dönemi aydınlatılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8683b7e0-57bb-4a2c-a4ae-29ce27b5adf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hava Atış Yarışmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Hava Kuvvetleri&apos;nin başarılarla dolu tarihi hava atışı yarışmaları özelinde ve uluslararası düzeyde gerçekleşen Nato Best-Hit yarışmalarında Türkiye’yi gururla temsil eden pilot ekibinin bizzat kendi anıları okuyucu ile buluşuyor. Yarışmanın tarihine dair değerli bilgilere ulaşırken yer yer yarışmanın stresini hissedip, birlikte heyecanlanacak ve aynı duyguları paylaşacaksınız.
“Yarışmayı kazanmak için ekip olarak çok çalıştık. Üzüldüğümüz, nefesimizin kesildiğini hissettiğimiz anlar oldu. Pes etmedik, birlik ve beraberlik içerisinde; önce kendi filomuzun güzide pilotları kader arkadaşlarımız ile yarıştık, Hava Kuvvetleri’mizin en tecrübeli ve uçuş saati bizden çok fazla olan, kendimize idol olarak seçtiğimiz, uçuşla ilgili her şeyi kendilerinden öğrendiğimiz öğretmenlerimize, ağabeylerimize karşı yarıştık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/496ce27f-fe66-4793-9269-9182bbce2317.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Divan’dan Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılda İran’da yetişen iki dilli şairlerin başta gelenlerinden biri de Muhammed (Mehemmed) Hüseyin Şehriyar’dır. Hafız ve Sadî başta olmak üzere klasik İran şiirinin ustalarının izinden giden Şehriyar genelde klasik tarzın kurallarına bağlı kalmış, klasik mazmunları kullanmıştır. 
Yârin şehrinde bundan başka şehriyar yok 
Yârin şehri gibi şah yetiştiren bir şehir yok 
 
Ben cennet kuşuyum ama bu kafeste 
Şimdi aşkın esiriyim; kaçacak yer yok 
 
Hazan yaprağı yüzüm gibi sararmasın 
Gülüm! Yüzünün tazeliğinde bahar yok 
 
Lalenin kanıyla gül yaprağına yazmışlar 
Vah vah! Lale yüzlülerin devrine itibar yok 
 
Yıldız! Sahit ol. O naz uykusu sarhoşunun 
Geceleri uyumaz âşığın halinden haberi yok 
 
Yârin şehrinde yaşamak cana can katar ama 
Bu şehirde Şehriyar’a gamdan başka yâr yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d222bcf7-91bc-48ad-a430-91615a8a974d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme</image:title>
            <image:caption>“Eğitim görmüş bir kişi öğrenmeyi öğrenmiş olandır.” Carl Rogers 
Bugün ‘Çağdaş Eğitim’ denilince, ‘Öğrenmeyi Öğretme’ ve ‘Öğrenmeyi Öğrenme’ kavramları alışılagelmiş birer klişe hâlinde sık sık kullanılmaktadır. Pekiyi, bu kavramların anlamlılıkları, içerikleri, pedagojik uygulamaları, yöntemleri nelerdir ve hayata geçirilmeleri için hangi koşulların sağlanması ve nelerin yapılması gerekir? Elinizdeki kitap bu soruları İngilizce öğretim ve öğrenimine dönük olarak irdelemek ve pedagojik içerikli önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her ne kadar İngilizce eğitimi esas alınmış ise de, bu çalışmanın diğer yabancı dillerin ve hatta ana dilin (Türkçenin) eğitimi için de geçerli olduğunu vurgulamak isteriz. Özü ve niteliği gereği, ‘öğretici merkezli’ değil, bunun yerine ‘öğrenici odaklı’ bir eğitim türü olan yabancı dil eğitimi için ve bunun üzerine kendini geliştirmek isteyen herkes için bu kitap, vazgeçilmez bir başucu kılavuzu olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cca2390-da7e-4f89-ae37-185386882d60.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksulluk</image:title>
            <image:caption>Bazen sihirli bir değneğin hayatıma dokunmasını dilediğim anlar bile oldu. Umutsuzluk 
insana her türlü düşü kurduruyor! Ama işte, hiçbir düşüm gerçek olmadı. Öyle sihirli 
değnekler filan yokmuş hayatta; varsa da bana dokunmadı. Şimdi ise ne zaman bir söğüt 

ağacının salkım salkım yere süzülen dallarını görsem kendi yitirdiğim hayallerimi görür gibi 
oluyorum. Yere eğilen her bir yaprağın ucunda sanki kaybettiğim bir hayalim asılı kalmış da 
toprağa düşmeden önce son kez ona bakıyormuşum gibi hissediyorum. 
Ankara’da iki çocuğuyla yaşam mücadelesi veren temizlik işçisi Seher’in pişmanlıklarla, 
özlemlerle, zorluklarla ve acılarla dolu hikâyesi… Öte yandan çocukları Hasan ve Elif’in 
gözünden yoksulluğun ve babasızlığın panoraması… Songül Yumrutepe bu hüzünlü romanıyla 
okuru, sosyal eşitsizliğin insanları en temel haklardan bile yoksun bıraktığı gerçeğiyle 
buluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/207e14d4-5848-4df8-903b-823839ef7be4.jpg</image:loc>
            <image:title>O Aslında Kim</image:title>
            <image:caption>Onlar hakkında bir fikriniz yok! Acı, tatlı, şaşırtıcı biyografiler. Kitapta, hayatımıza giren ve 7’den 70’e akıllara kazınan 84 ünlü, ViBio’nun bakış açısı ile anlatılıyor. Kişiliklerinin nasıl oluştuğuna ve hayatlarının nasıl geliştiğine dair önemli anlar belirtiliyor, bilinen bilinmeyen tüm yönleriyle adeta hayatlarının sır perdeleri aralanıyor. Ünlüleri bu yeni bakış açısı ile anlayacağınız ve kendiniz için dersler çıkarabileceğiniz, her zaman yeniden göz atabileceğiniz bir kitap: O Aslında Kim?.. Ünlülerin dünyasından nefes kesici bir zaman yolculuğuna hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42d39f97-d6a6-429f-8638-fcf14a751760.jpg</image:loc>
            <image:title>Bariatrik Manifesto</image:title>
            <image:caption>Bu bir diyet kitabı değildir! 
Hayatında en az bir kere yüksek kilolara çıkmış kişiler için diyetlerin neden ve nasıl başarısız olduğunu, insanlık tarihinin son zamanlarına denk gelen obezojenik çevrenin evrimsel açıdan insan doğası ile uyumsuzluğunu, insanın entelektüel beyni ile hayvan beyni arasındaki bitmek bilmeyen amansız mücadelesini anlatmaktadır. Bariatrik cerrahi geçirmiş ya da geçirmeyi düşünen kişilere yol göstermesi ve ilham vermesi dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe93e20-730d-41e8-8d30-59ade58d3e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Felek Beni Okyanustan Aşırdı</image:title>
            <image:caption>Şu Sydney’e düşeli ben çile çektim, gülemedim 
Kara yazmışlar yazımı, çok uğraştım silemedim 
 
 
Bu satırları yazan Orhan Gazi, bundan yaklaşık yarım asır önce Samsun’dan kalkıp ta Avustralya’ya gitti, ekmek parası için... 
Uçakla neredeyse bir günlük yol... 
 
Takvimler 10 Haziran 1970’i gösteriyordu. 
 
Tam 15 yıl Türkiye’ye dönemedi Orhan Gazi, zira yol uzun, yolculuk masraflıydı... 
 
Bu arada boş durmadı Avustralya’da: Sydney’deki ilk Türk restoranını açtı... Avustralya’da çıkan ilk Türk plağına imza attı... Türk Musiki Derneği’nin kurucularından oldu… Yeri geldi Türk spor kulübü için çalıştı, yeri geldi tiyatro sahnesine çıktı... Kısaca vatan millet sevgisi
neyi gerektiriyorsa, yabancı ellerde Türkiye en iyi nasıl temsil edilecekse o da onu yaptı. 
Ömrünün yarısından fazlasını geçirdiği Avustralya ikinci memleketi oldu. Çocukları orada doğdu, orada büyüdü... 
Ama vatan hasreti ağır bastı, 43 yıl sonra doğduğu topraklara kesin dönüş yaptı. 
Ve yaşadıkları unutulmasın, örnek alınsın diye bu kitabı yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4d414c-87b4-4170-95db-38eda62dfae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Sihirli -Pofuduk Bir Sürpriz</image:title>
            <image:caption>Yola çık. Hayal et. İnan. 
Unicorn dostları buraya! Unicorn Sihri serisiyle birbirinden heyecanlı maceralar yaşamaya hazır mısın? 
Sihirli Vadi’nin havasını temiz tutmaktan sorumlu Unicorn Simyeli’nin madalyonu çalındı! Hava giderek kirleniyor ve her yer çöplerle doluyor. Sihirli Vadi’nin ve Unicorn dostlarının sana ihtiyacı var. Hadi onları daha fazla bekletme; yola çık, hayal et ve inan! 
Tüm dünyada çok sevilen yazar Daisy Meadows’tan sihir, dostluk ve macerayla dolu yeni bir seri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39c731c2-bc59-4f08-ad7c-b28bff276cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar Ve Hayvanlar Etkinlik Çantam</image:title>
            <image:caption>En sevimli hayvancıklar en eğlenceli taşıtlarla maceradan maceraya koşuyor! Sen de onlara katıl, renkli etkinlikleri tamamlayarak eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34c1e3a9-bfe7-401b-a59c-6a7314a08931.jpg</image:loc>
            <image:title>SMA -Bir Umuttur Yaşatan İnsanı</image:title>
            <image:caption>“Aklımda bir hastalık var, umarım o değildir” dedi doktor hanım.  
“Nasıl bir hastalık bu?”  
“Şimdilik onu bilmene gerek yok, belki de hiç gerek kalmayacak. 
O yüzden sonuçlar gelsin, öyle değerlendirelim.” 
“Peki en kötü ne olabilir bu hastalıkta?” 
“Test sonuçlarını bir görelim önce.” 
“Peki en iyi ne olabilir?” 
“Hastalığın seyri değişir. Kimisi en iyi destekle yürüyebilir, kimisi en iyi kollarını kullanabilir, kimisi de en iyi başını tutabilir.” 
“Anlayamadım. Şimdi Çağan Meriç yürüyemeyecek mi, kollarını kullanamayacak mı? Ama özenerek bir sürü oyuncak aldık. Onlarla oynayamayacak mı? Peki ben o oyuncakları ne yapacağım şimdi?” 
 
Spinal Musküler Atrofi (SMA), kas kaybı ve zayıflığına neden olan genetik geçişli bir hastalıktır. Gevşek bebek sendromu olarak da bilinir. Günümüzde henüz bu hastalığı tamamen iyileştirmek mümkün olmasa da tedavi seçenekleri artmakta, bilimsel çalışmalar sürmektedir. Hastalığı tanımak ve kabul etmek, tedavi yöntemlerini öğrenmek, 
en önemlisi de mücadeleden vazgeçmemek gerekir. 
 
SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği Başkan Yardımcısı Ece Soyer Demir bu kitapla, doğumundan birkaç ay sonra Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastalığı tanısı alan oğlu Çağan Meriç’i, eşi ve ailesiyle birlikte verdikleri mücadeleyi anlatırken size rehber olmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b30cd977-09a7-4edc-a338-50942d99debd.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr görünmezdir. 
Rüzgârı görmek için ağaçlara, buğday başaklarına, denizlere ihtiyacımız var. 
Rüzgâr estikçe ağaçlar titrer, buğday başakları sallanır, dalgalar kıyıya çarpar ve ortaya birbirinden farklı sesler çıkar. 
Sevgi de görünmezdir. 
Sevgiyi görmek için ise kucaklaşmaya, gülümsemeye ve güzel sözcüklere ihtiyaç duyarız. İşte kalbimizde çoğalan sevgi ancak bu şekilde apaçık görülebilir. 
Ömür Kurt bu kitapta doğanın gizemli gücü rüzgârı ve bir annenin çocuğuna olan sevgisini ‘görünür’ kılıyor; görmek için bakmanın, duymak için dikkatle dinlemenin önemini hatırlatıyor. 
Ceyhun Şen’in büyüleyici resimleri eşliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f429e6-f03d-4d61-a293-936b685477fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Astronotun Anıları</image:title>
            <image:caption>“Yirminci yüzyılın en yıkıcı düşünürlerinden ve sakin isyankârlarından biri.” –Ursula K. Le Guin
“Naomi Mitchison yaratıcı, ilerici ve şaşırtıcı bir yazardı.” –Amal El-Mohtar
“KENDİNDEN EMİN VE SOĞUKKANLI OLANLAR HİÇBİR ZAMAN BÜYÜK KÂŞİF OLAMAZ.”
Cinsiyet, kürtaj, doğum kontrolü ve özgür aşk gibi konularda tartışmalı eserlere imza atan, tüm hayatını aktivizme adayan Naomi Mitchison aynı zamanda feminist bilimkurgu edebiyatının önemli eserlerinden birini kaleme alan cesur bir yazar. Bir Kadın Astronotun Anıları da Mitchison’ın dönemine göre ilerici fikirlerini sakin dille anlattığı, geleneksel anneliği sorgulayan, şaşırtıcı bir roman.
İnsanlık yıldızlara seyahat etmiş ve hiç de yalnız olmadığını öğrenmiştir. Farklı gezegenlere yapılan yolculuklarda birbirinden farklı uzaylı yaşam türleriyle karşılaşan insanlar dikkatlerini bu canlılarla iletişim kurmaya yoğunlaştırmıştır.
Bir iletişimci ve kâşif olan Mary uzak galaksilere yaptığı seyahatlerde karşılaştığı yaşam formlarına karşı müthiş bir tutku ve şefkatle doludur. Ama uzay araştırmalarında birinci kural müdahale etmemektir. Yine de Mary’nin gezilerine duygusal karmaşa eşlik eder. Zamanla hayattaki yerini bulurken kendi kadınlığını da keşfedecektir.
İnsanlardan çok daha farklı bir biyolojiye sahip canlılarla iletişim kurmak ve anlaşabilmek mümkün müdür? Peki insanlarla hayvanlar arasında eşit bir ilişki söz konusu olabilir mi?
Bir Kadın Astronotun Anıları, geleneksel değer yargılarını yerle yeksan eden bir hatırat.
Hilary Rubinstein’ın sunuşuyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e22eef4-21d3-4dae-9b9e-79891c64d6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuvofi</image:title>
            <image:caption>Tuvofi henüz 22 yaşında, üniversiteyi bitirmek üzere olan başarılı bir gençtir. Ancak eğitimini aldığı mesleğin değil başka bir dünyanın, daha renkli bir hayatın hayallerini kurmaktadır. Kahramanımız bu yolda birçok engelle karşılaşacak olsa da başına gelen kötü olayların değiştiremediği ruh güzelliği, iyiliği ve vicdanı ona kendisi için doğru olanı bulmakta yardımcı olacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/640eaaf1-4c03-4fcd-ac73-57f05262e39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağdat’ın Aslanları</image:title>
            <image:caption>Nisan 2003’te bir grup aslan, Amerikan hava bombardımanı sırasında Bağdat Hayvanat Bahçesi’nden kaçtı.
Kaybolmuşlardı ve akılları karışıktı, açlardı ama sonunda özgürlerdi. Dört aslan, hayatlarını kurtarmak için harap hâldeki Bağdat sokaklarında çaresiz bir yolculuğa çıktılar.
Gerçek olaylardan esinlenen BAĞDAT’IN ASLANLARI’nda ödüllü yazar Brian K. Vaughan ve çizer Niko Henrichon Irak Savaşı’nda geçen bu can alıcı hikâyeyle savaşın karanlık yüzüne ve hayatta kalmak için ödenen bedellere benzersiz bir pencere açıyor. Bağdat’taki bir grup aslanın yaşadıkları üzerinden anlattıkları kışkırtıcı öykü özgürlüğün gerçek doğasına yönelik – özgürlük birileri tarafından mı verilir yoksa hür irade ve fedakârlıkla mı kazanılır?
“Sade, şahane çizilmiş ve etkileyici bir çizgi roman. Müthiş!” –Publishers Weekly
“İnsanın içini sızlatıyor.” –Los Angeles Times Book Review
“Yeri WATCHMEN’in yanı. O derece iyi.” –IGN
“Etkileyici ve yürek parçalayıcı. Akıldan çıkmıyor.” –Brad Meltzer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26be0eb5-8aad-42fa-9c0d-a830e372007b.jpg</image:loc>
            <image:title>Öksüz Fırın</image:title>
            <image:caption>HAVA SAATİ, “SAATİ BIÇAK GEÇİYOR,” DEDİ. BEN DE BABAMI KULÜBEYE ZİNCİRLEDİM.
Scarper Lee’nin dünyasında anne babalar çocuk yapmıyor – çocuklar anne babalarını yapıyorlar. Scarper’ın babası onun için gurur kaynağı ve kendisi pirinçten yapılma bir gereç, annesi ise bakalit bir saç kurutma makinesi. Bu tuhaf dünyada gökten bıçaklar yağıyor ve ev aletlerinin ruhları var. Ayrıca insanlar doğumgünlerini değil ölümgünlerini biliyorlar.
Lise öğrencisi Scarper’ın önünde üç haftası var. Ölümgünü yaklaşırken sıkıcı hayatından vazgeçmek ve bilinmeze atılmak zorunda kalacak; dostlarıyla olan bağları sınanacak ve bu karanlık dünyadaki otoriteye çaresizce baş kaldıracaklar.
Bu rahatsız edici ve özgün büyüme hikâyesinde Rob Davis, çarpık bir gençlik manzarasını ve aslında bizimkinden çok da farklı olmayan bir dünyayı resmediyor.
“İnanılmaz bir tınısı ve mutlak, esrarengiz güzelliği olan bir grafik roman; ayni anda hem bir büyüme hem de başa çıkma öyküsü.” –The Library Journal
“Tuhaf dünyası sizi içine alıyor ve karakterleri ilginizi çekiyor, hem dünya hem karakterler o kadar canlı ki ortaya olağanüstü bir iş çıkıyor.” –SFX
“Yeniliklerle dolup taşıyor. Davis okul macerası masalını altüst edip derinleştirerek insanın kaderinden kaçıp kaçamayacağını soruyor.” –The Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3784b7e-c2aa-4f09-8ce1-46f48e056131.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek</image:title>
            <image:caption>Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkı sözleri yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmeyen, oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Boris Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Yirmi yaşına değin bakir kalmaya ant içip kendini bedenini geliştirmeye vermiş olan Rock Bailey biraz tesadüf biraz da merakla kendini büyük bir sınamanın ortasında bulur. Hızlı kovalamacalar, arzu dolu partnerler ve sıkı dövüşler gibi türlü güzelliklerle bezeli macerası onu çirkinlerin varlığını sorgulamaya götürür.
Yazarın Vernon Sullivan müstearıyla kaleme alıp çevirmen rolüne büründüğü üçüncü roman olan Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek, fazlasıyla Amerikan, fazlasıyla “kara” ve fazlasıyla hareketli, cazla süslenmiş bir polisiye.
“Bu roman, muhtelif esin kaynaklarının melezidir ve bu durum onu bir nevi neşeli, sürükleyici, orijinal ve her düzeyde parodik bir yaratık hâline getirir.” –Gilbert Pestureau
“Bu kitap, uçarılığıyla bizi cezbederken tuhaflığıyla da oldukça eğlendiriyor.” –M. A. Orthofer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d6cccf-66d1-49db-963b-e09c62135159.jpg</image:loc>
            <image:title>Esmerim - Abre</image:title>
            <image:caption>Sevdayı paylaştığımız gibi acıyı da paylaşmayı öğrenme vakti…
Yaptığımız her seçimin bir sonucu vardır. Bergüzar da bir seçim yapmış, bunun sonucu gözyaşı, vicdan azabı ve pişmanlık olmuştu. Hayatı dağılmanın eşiğine gelmişti.
O dağınıklığın içinde kırgın kalbiyle, yüreğini kavuran öfkesiyle, aklında durmaksızın dönen &apos;Neden?&apos; sorusuyla kalan Alparslan ise kendi sınavının başlamak üzere olduğundan habersizdi.
Kızdığı, kırıldığı her şey zaman içinde kendi sınavı olacaktı. Kınadığı yerden sınanacaktı. Bergüzar&apos;la aynı duruma düşüp, aynı duyguları paylaşınca anlayacaktı büyük konuşmamak gerektiğini. Hayatın daima sürprizlerle dolu olduğunu ve bu sürprizlerin her zaman güzellikler getirmediğini. İnsanın aldığı yaşla değil, yaşadıklarıyla deneyim kazandığını ve olgunlaştığını öğrenecekti. Bunu öğrenirken nice yollar yürüyecek, o yollarda yüreklerine batan dikenlerle mücadele edeceklerdi.
Sevdanın yolu her zaman çiçekli bahçelerden geçmez. Aşkta maharet, dikenlerin arasındaki çiçekleri görebilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64381bcf-ff05-4095-93df-2dae35578a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolumuz Uzun</image:title>
            <image:caption>Altmış saniye. Yedi kat.
Üç kural. Bir silah.
Will’in abisi, Shawn, vuruldu.
Ve öldürüldü.
Will’in kederi öyle büyüktü ki
tarif dahi edemiyordu.
Fakat mahallesinde KURALLAR vardı.
1. Kural: Ağlamak
Yapma.
Ne olursa olsun.
2. Kural: İspiyonlamak
Yapma.
Ne olursa olsun.
3. Kural: İntikam
Al.
Ne olursa olsun.
Ama kurşunlar seker. Yanlış adamlar vurulur.
Ve daima kurallara uyacak başka birileri bulunur
Newbery Madalyası
Coretta Scott King Ödülü
Michael L. Printz Ödülü
Walter Dean Myers Ödülü
Edgar Ödülü
★ Time’a göre Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitabı
★ Los Angeles Times, Genç Yetişkin Edebiyatı Ödülü Kazananı
★ Entertainment Weekly, Vulture, Buzzfeed’e göre 2017’nin En İyi Genç Yetişkin Kitabı
“Sizi derinden sarsacak.” —BCCB, starred review
“Altmış saniyelik bu yolculukta, Reynolds güçlü ve sembollerle dolu sayfalara imza atmış.” —Shelf Awareness
“Amerika’da siyahi bir genç olmanın anlamına dair müthiş bir günce. Gerçek bir yetenek gösterisi.” —Publishers Weekly, starred review
“Her kütüphanede mutlaka olmalı.” —School Library Journal, starred review
“Şiddete dair yalın, güçlü ve duygu dolu bir anlatım.” —Kirkus, starred review
“Jason Reynolds, tetiği çekmenin sebep olduğu zincirleme tepkimeyi altmış saniyeye sığdırmayı başarmış.” —Booklist, starred review
“Kendinizi ahlaki ikilemlerin içinde bulacaksınız.” —Horn Book, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be281167-c1fe-442e-adbc-8c4896959000.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli’nin ilk kez 1951’de yayımlanan Bütün Şiirleri’nin bu özel edisyonu, şairin kitaplarında ve dergilerde çıkan tüm şiirlerini kronolojik bir sıralamayla ve ilk basımlarına sadık bir düzenlemeyle bir araya getiriyor. 
 
Kitabı yayına hazırlayan Derya Önder’in kaleme aldığı giriş yazısı, 1951-2021 yılları arasında Yaşar Nabi Nayır, Asım Bezirci ve Memet Fuat’ın derlemeleriyle farklı yayınevleri tarafından basılan Bütün Şiirleri’nin 70 yıllık yayın öyküsünü sunuyor. Kitabın sonunda yer alan hem araştırmacıların hem ilgili okurların kolaylıkla yararlanabileceği her bir şiir için düşülmüş notlar ise edisyona ayrı bir zenginlik katıyor. 
Ayrıca kitapta Kaan Bağcı’nın Orhan Veli’nin 15 şiiri için özel olarak çizdiği illüstrasyonlar yer alıyor. 
   Özenle hazırlanan bu edisyonun Orhan Veli şirinin gelecekte de okunmasına katkı sunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e84ae60-6c56-47f0-b007-a68498c4c230.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayasofya (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Ayasofya; ilk günkü gibi renkli ve İstanbullu, hem herkese ait hem hiç kimsenin…
1500 yıllık mabet; mozaiklerden mihraba, Bizans İmparatoru Ioustinianos’tan Fatih Sultan Mehmed’e, hünkâr mahfilinden Hz. İsa’ya Yakarış/Şefaat sahnesine, Venedikli Henricus Dandolo’dan Osmanlı&apos;nın hattatlarına ve I. Mahmud Kütüphanesi’ne, beş Padişahın türbelerine değin birçok ismin, hayatın ve olayın hâlâ değişmeyen dekoru. Bu eski zaman ülkesi için şüphesiz çok şey söylendi, yazıldı, çizildi. Şimdi ise Dr. Sedat Bornovalı İstanbul’un bu kadim yapısını ve çağlar boyu mabedde biriken engin hafızayı, sanat tarihi perspektifiyle ve akıcı üslubuyla yoğurarak anlatıyor.
Elinizdeki kitap, Ayasofya’nın hem Bizans hem Osmanlı hem de Cumhuriyet dönemlerindeki şahitliklerini somut bilgilerle anlatan bir kaynak eser hükmünde aslında. Bornovalı, bir yandan Bizans ve Osmanlı zamanlarından kalma sanatsal, mimari ve dinî unsurları hatırlatırken diğer yandan önce Mimar Sinan&apos;ın mahareti ardından Sultan Abdülmecid’in direktifiyle, İtalyan Fossati Kardeşlerin eliyle yenilenen Ayasofya’nın Mustafa Kemal Atatürk zamanına uzanan serencamını ve günümüzden geleceğe bakışını hikâye ediyor.
Evet, Sedat Bornovalı’nın rehberliğinde, Tarihin En Uzun Şiiri’ne dokunacak, mazinin koridorunda ideolojilerin değil bilimin, sanatın ve tarihin yön verdiği bir seyahate çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07810061-9887-4189-b409-1b837844c58f.jpg</image:loc>
            <image:title>Etnometodolojide Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerde saha araştırmaları, araştırmacının kişisel deneyimlerinden ayrı tutulamaz. Bu nedenle etnometodoloji her sosyal bilimcinin üzerine en az bir kez düşündüğü bir yöntem olmalıdır. Aron Gurwitsch ve Alfred Schütz’ün izlerini süren Garfinkel, fenomenoloji geleneğinin gelişiminde anahtar rol oynar. Elinizdeki kitap, sahadan örnekler ve içeriden deneyimleri kapsamasıyla etnometodolojiyi anlaşılır kılarak, bizi, göz korkutan devasa bir metodolojik boğulmadan çıkarıyor. Gündelik hayatın akışı içerisinde, öznenin kaotik toplumsal olaylar ve etkinlikler karşısında özgür olduğunu söyleyen Garfinkel, fenomenolojinin sosyal inşacılığında kırılma yaratarak, bizlere sosyolojik muhakemenin sınırlarını ve temel kavramlarını sunuyor.

Etnometodolojide Araştırmalar yayımlanır yayımlanmaz bir klâsik hâline geldi. Kitabın geleneksel sosyal teorinin ve araştırmanın öncüllerine meydan okuyan argümanı hem büyük övgülerle karşılandı hem de şiddetli tartışmalara yol açtı. Garfinkel’in önerdiği –anlamlı toplumsal hayatın temelindeki doğrulukları sorgulanmayan pratikleri ortaya çıkarmak üzere tasarlanmış– çalışmalar, sosyal bilime ve toplumsal değişime dair hâkim kavrayışların değişmesini talep ediyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d4d643-21c8-4dfe-8cc0-df1fb80a89cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamımdan Acı Dilimler</image:title>
            <image:caption>1968-69 gibi alabildiğine hareketli bir dönemde İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yapan Harun Karadeniz, hem kuşağı tarafından hem de çeşitli defalar basılan Olaylı Yıllar ve Gençlik kitabından ötürü bir gençlik lideri olarak anılır. Öğrenci Birliği başkanlığı sırasında NATO’ya Hayır, 6. Filo’ya karşı vb gösterilerin yanı sıra doğrudan öğrenci gençliğin alanında gözükmeyen Gerze Tütün Mitingi, Ortak Pazara Hayır Yürüyüşü gibi eylemlerin düzenlenmesinde de önemli katkıda bulunmuştur. Kapitalsiz Kapitalistler (1968) kitapçığıyla popüler bir dille sömürüyü açıklamaya çalışmış ve “Yeter ki sömürü mekanizması ve iktisadi gerçekler halka halk diliyle anlatılsın” diyerek kendi arayışının yörüngesini çizmeye başlamış, fakat siyasal yaşamının en önemli deneyimi gölgede kalmıştır.  
Harun Karadeniz 1968 üniversite işgallerinin hemen ardından başlayan fabrika işgallerinin ilki olan Derby fabrikasında grevin işgale dönüştürülmesi için kendisinden destek istenmesinden başlayarak işçi hareketi ile organik bir ilişki kurmanın yollarını aramıştır. Bu tür eylemlere ağırlıklı olarak İTÜ’den olmak üzere en az 100 kişi katılmaktaydı. 
Harun Karadeniz için bir not düşmek gerekirse yakın dostu, hocası İdris Küçükömer’den bir alıntı yapmak yerinde olur: “Düşünen, düşünmesini bilen bir insandı. Somut gözlemleri, çocukluğundan beri olan yaşamı, onu önceden öğretilen bazı kavramlardan şüphe etmeye, sonra düşünmeye yöneltti. Yoksul ve kızgın köylü çocuğu mühendis olacaktı. Matematik, bir lojik yöntem olarak onu pusatlandıracaktı. Üniversitelerdeki öğreti ile hayattaki toplumsal ilişkilerin uyuşmazlığını anladı. Somut önerilerini lider olarak uygulamaya geçti. ... Giderek öğrenci eylemlerinden işçiler içine karışmanın yeğ olduğunu kabul etti ve öyle eyledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/657f9b36-c76a-4192-9d7a-e79cbe465d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperestler Tiyatrosu</image:title>
            <image:caption>1960 yılı. Dünya kültürel, siyasi, cinsel ve sanatsal devrimin kıyılarında dolaşıyor. Bu sırada Yunanistan’ın Hydra Adası’nda ise bambaşka bir dünya kuruluyor. Yazar Charmian Clift ile George Johnston’ın, namı diğer bohemin sıkıntılı kralı ve kraliçesinin gayri resmi liderliğinde hayatlarına devam eden şairler, ressamlar ve müzisyenlerden oluşan bir topluluk, hayal kurmaktan da hayallerini yaşamak için çabalamaktan da vazgeçmiyor. Bu uyumsuz sanatçı çemberinin tam ortasında ise üç kişilik bir üçgen şekilleniyor: karizmatik olduğu kadar esrarengiz yazar Axel Jensen, onun cazibeli karısı Marianne Ihlen ve Kanadalı acemi şair Leonard Cohen. 
Yakın zaman önce annesini kaybeden on sekiz yaşındaki Erica, hem annesinin yaşamına dair gizemleri çözmek hem de acısından ve babasından kaçıp kafasını dağıtmak arzusuyla yanına aldığı bir tomar defterle Londra’dan çıktığı yolun sonunda kendisini bu grubunun ortasında buluveriyor. Gelir gelmez de bu sanatçıların arasında her şeyin sınandığı bir ütopyaya dahil oluveriyor; sanatın, ilişkilerin ve hatta kendi masumiyetinin de sınandığı... 
Hayalperestler Tiyatrosu, saflıkla acımasızlığın, kaosla ütopyanın, sanatçıyla ilham perisinin arasındaki güzelliğin olduğu kadar kadınla erkek arasındaki çatışmaların da muazzam güç gösterisini sunuyor bize. Yunanistan’ın yaz sıcağının ateşiyle hararetlenen roman Guardian’a göre hem “muazzam bir kaçış romanı” hem de “yaza damgasını vuracak çok sağlam bir hikâye”. 
“Olağanüstü ve sürükleyici... Şu an bir Yunan adasına gidip orada kaybolmayı diliyorsanız size hiç düşünmeden bu kitabı öneririm.” 
Jojo Moyes, Senden Önce Ben kitabının yazarı 
“Bu muhteşem, ışık saçan hikâyede kusursuz geçen bir yazın gölgesinde kalacaksınız: Polly Samson’ın şiirsel dili sizi unutulmaz bir güneş ışığının ve gölgesinin altında bırakıyor, hem karşı konulmaz hem de bir o kadar derin bir anlatı.” Amy Bloom, White Houses romanının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7450349-eddc-4098-ae0e-c77dab2d3e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubailer</image:title>
            <image:caption>Bir süre taklit yoluyla tercih ettim kendimi 
Kendimdeydim; bu yüzden fark etmedim kendimi 
Bir isim duyardım hep görmemişken kendimi 
Kendimden çıktığım vakit gördüm kendimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f439ba8-b7d2-4e81-9f65-e297a8bf7786.jpg</image:loc>
            <image:title>Scapin&apos;in Dolapları</image:title>
            <image:caption>Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi yaptı, bir süre sonra barodan ayrıldı. Oyunlarında insan gerçekliğini hayranlık verici bir derinlikle sergiledi. Klasik Fransız komedyasının kurucusu kabul edilen Molière, tiyatroda trup yöneticisi ve oyuncu olarak da çalıştı. 
İlk kez 1671’de, Palais-Royal’de sahnelenen Scapin’in Dolapları büyük oyun yazarının kaleme aldığı son farstır. Yalnızca riske girmenin heyecanı için dolaplar çeviren arlanmaz entrikacı Scapin, genç efendisiyle onun dostuna yardım etme bahanesiyle babalarına türlü türlü oyunlar oynar. Molière ölümünden önce Scapin rolünü on sekiz defa oynamıştır. Scapin’in Dolapları günümüzde hâlâ Fransız tiyatrosunun en sık sahnelenen oyunları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f73218-f116-41a5-9473-6f9df9ab056e.jpg</image:loc>
            <image:title>Scapin&apos;in Dolapları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi yaptı, bir süre sonra barodan ayrıldı. Oyunlarında insan gerçekliğini hayranlık verici bir derinlikle sergiledi. Klasik Fransız komedyasının kurucusu kabul edilen Molière, tiyatroda trup yöneticisi ve oyuncu olarak da çalıştı. 
İlk kez 1671’de, Palais-Royal’de sahnelenen Scapin’in Dolapları büyük oyun yazarının kaleme aldığı son farstır. Yalnızca riske girmenin heyecanı için dolaplar çeviren arlanmaz entrikacı Scapin, genç efendisiyle onun dostuna yardım etme bahanesiyle babalarına türlü türlü oyunlar oynar. Molière ölümünden önce Scapin rolünü on sekiz defa oynamıştır. Scapin’in Dolapları günümüzde hâlâ Fransız tiyatrosunun en sık sahnelenen oyunları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a892c51-76a2-4c2f-af79-987cd156a231.jpg</image:loc>
            <image:title>Babbitt</image:title>
            <image:caption>Babbitt, modern hayatın kısıtlayıcı mekanizması içinde sıkışıp kalmış 20. yüzyıl insanını anlatan en güçlü yapıtlardan biridir. Sinclair Lewis en büyük edebi başarısı olarak kabul edilen 1922 tarihli bu romanında, Amerikan toplumunu ve kültürünü, orta sınıfın yaşam tarzını, insanları konformizme iten toplumsal baskıyı hicveder. Babbitt’in başlattığı tartışma, yazarın 1930 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesinde etkili olmuştur. George Babbitt kârlı bir işi, toplumda saygın bir yeri olan mükemmel bir yurttaş ve kendinden fazlasıyla hoşnut bir işadamıdır. Ait olduğu zümrenin standartlarına uyum göstermeye çalışırken bireyselliğini yitirir ve günün birinde aslında ufkunu daraltan son derece “sınırlı” bir hayat sürdüğünü fark eder. Lewis’in asıl mirası, Amerikan toplumundaki çağrışımı bugün de süren George Babbitt karakterini yaratmasıdır. Zira bu romanıyla İngilizceye “orta sınıfın değerlerine ve standartlarına düşünmeden uyum gösteren” kişi anlamında kullanılan “Babbitt” sözcüğünü armağan etmiştir. Lewis romanda iş dünyasının ve şehirlerin gelişmesinin istikrarın temeli olarak görüldüğü, seri üretimin başladığı ve tüketim toplumunun ortaya çıktığı bir ABD portresi ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8f6cca-2c88-4f3b-bc86-81869f80feb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Doğaya - Ormanlar</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayacağınız bir maceraya hazır mısınız? 
Ormanda kamp yaparken karşılaşabileceğiniz her şey için rehber bir kitap… Barınak veya çadır yapmaktan su arıtmaya, kamp ateşi yakmaktan size “Merhaba!” diyebilecek orman canlılarının ayak izlerine kadar her şey hakkında bilgi edinirken, bir ormanda YAPMAMANIZ gereken şeyleri de ipuçlarıyla dolu bu kitaptan öğreneceksiniz. Orman gezisine hazırsanız, HAYDİ DOĞAYA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee64699a-8b93-40b5-b0fe-d82b3e9496bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Babbitt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Babbitt, modern hayatın kısıtlayıcı mekanizması içinde sıkışıp kalmış 20. yüzyıl insanını anlatan en güçlü yapıtlardan biridir. Sinclair Lewis en büyük edebi başarısı olarak kabul edilen 1922 tarihli bu romanında, Amerikan toplumunu ve kültürünü, orta sınıfın yaşam tarzını, insanları konformizme iten toplumsal baskıyı hicveder. Babbitt’in başlattığı tartışma, yazarın 1930 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesinde etkili olmuştur. George Babbitt kârlı bir işi, toplumda saygın bir yeri olan mükemmel bir yurttaş ve kendinden fazlasıyla hoşnut bir işadamıdır. Ait olduğu zümrenin standartlarına uyum göstermeye çalışırken bireyselliğini yitirir ve günün birinde aslında ufkunu daraltan son derece “sınırlı” bir hayat sürdüğünü fark eder. Lewis’in asıl mirası, Amerikan toplumundaki çağrışımı bugün de süren George Babbitt karakterini yaratmasıdır. Zira bu romanıyla İngilizceye “orta sınıfın değerlerine ve standartlarına düşünmeden uyum gösteren” kişi anlamında kullanılan “Babbitt” sözcüğünü armağan etmiştir. Lewis romanda iş dünyasının ve şehirlerin gelişmesinin istikrarın temeli olarak görüldüğü, seri üretimin başladığı ve tüketim toplumunun ortaya çıktığı bir ABD portresi ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c949ea-d8d4-42c8-aaf1-66ba9d8f1c67.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Eşler</image:title>
            <image:caption>Küçük Kadınlar’ın sonunda, yeni edindikleri tecrübelerle birlikte sevgi dolu evlerinde bıraktığımız March kızlarının macerası üç yıl sonra kaldığı yerden devam ediyor ve çocukluktan kadınlığa uzanan yolculukları dönemin ekonomik ve toplumsal yapısıyla iç içe geçerek ilerliyor. 
1869 yılında yayımlanan İyi Eşler, esas olarak kız kardeşlerin yeni ilişkiler kurmasına ve aile evinden ayrılışlarına odaklanır. Dört kardeş büyüyüp dünyadaki yerlerini buldukça, March ailesi için işler değişmeye başlar. Meg kendisi ve John için iyi bir yuva kurmak isterken, Jo yazmak ve seyahat etmek arzusundadır; Amy sanatını geliştirmeyi ve servet edinmeyi umar; Beth ise tekrar eski güzel günlerdeki gibi hissetmek ister. Bu arada Laurie de Jo’nun istediği gibi üniversiteye gider ve hayatını düzene sokmaya çalışır. 
Roman hem Küçük Kadınlar’da başlayan hikâyenin devamı hem de Alcott’ın evlilik fikrine yönelik tutumunun bir özetidir. Genç kadınları sabır, sevgi ve merhamet gibi erdemlerle tasvir etse de dönem itibarıyla “geleneksel evlilik normlarıyla” mücadele ettiği söylenebilir, Jo özelindeyse okurun “romantik ideallerini” yıkar. Ayrıca kadınların birey olarak var oluşlarının ve meslek edinmelerinin önemi de sıkça vurgulanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/603ccb40-8f34-4ceb-967f-e92e923e86d8.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Eşler (Sert Kapak-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Küçük Kadınlar’ın sonunda, yeni edindikleri tecrübelerle birlikte sevgi dolu evlerinde bıraktığımız March kızlarının macerası üç yıl sonra kaldığı yerden devam ediyor ve çocukluktan kadınlığa uzanan yolculukları dönemin ekonomik ve toplumsal yapısıyla iç içe geçerek ilerliyor. 
1869 yılında yayımlanan İyi Eşler, esas olarak kız kardeşlerin yeni ilişkiler kurmasına ve aile evinden ayrılışlarına odaklanır. Dört kardeş büyüyüp dünyadaki yerlerini buldukça, March ailesi için işler değişmeye başlar. Meg kendisi ve John için iyi bir yuva kurmak isterken, Jo yazmak ve seyahat etmek arzusundadır; Amy sanatını geliştirmeyi ve servet edinmeyi umar; Beth ise tekrar eski güzel günlerdeki gibi hissetmek ister. Bu arada Laurie de Jo’nun istediği gibi üniversiteye gider ve hayatını düzene sokmaya çalışır. 
Roman hem Küçük Kadınlar’da başlayan hikâyenin devamı hem de Alcott’ın evlilik fikrine yönelik tutumunun bir özetidir. Genç kadınları sabır, sevgi ve merhamet gibi erdemlerle tasvir etse de dönem itibarıyla “geleneksel evlilik normlarıyla” mücadele ettiği söylenebilir, Jo özelindeyse okurun “romantik ideallerini” yıkar. Ayrıca kadınların birey olarak var oluşlarının ve meslek edinmelerinin önemi de sıkça vurgulanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57415ad-d8d8-47d2-a20a-565a5fb5b6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıssadan Hisse</image:title>
            <image:caption>14. yüzyıl. İngiltere’de karlarla kaplı bir kasaba. Nicholas Barber adında firari bir papaz, yolda karşılaştığı gezici tiyatro kumpanyasına katılır. Oyunlarını sahnelemek üzere vardıkları kasabada küçük bir çocuğun öldürüldüğünü, cinayetle suçlanan genç kızın ise hapse atıldığını öğrenirler. Zamanın tiyatrosunun olmazsa olmazı olan dini piyes geleneğine ilk kez karşı gelerek, kasabalıların dilinden düşmeyen bu cinayeti çözmeye ve ortaya çıkaracakları gerçekleri sahnelemeye karar verirler. 
Booker Ödülü sahibi Barry Unsworth, İngiltere’nin kıtlık ve vebanın kol gezdiği en karanlık yıllarını konu alan bu romanında tarihi gerçekleri, tiyatro geleneğinin dönüşümü ve polisiye gibi motiflerle harmanlayarak ahlak ve adalet kavramları üzerine zamansız bir kıssadan hisse sunuyor okurlara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1dd6417-1797-4320-a137-4d46afc2f457.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Doğaya - Denizler</image:title>
            <image:caption>Denizde yaşayacağınız bir maceraya hazır mısınız? 
Denizde sörf yapmaktan taşlarla kemer oluşturmaya, deniz canlılarıyla tanışmaktan plaj oyunlarına, ıstakozu elinize alma yönteminden uçurtma yapma tekniklerine kadar her şey hakkında bilgi edinirken, bir deniz gezisinde YAPMAMANIZ gereken şeyleri de ipuçlarıyla dolu bu kitaptan öğreneceksiniz. Deniz gezisine hazırsanız, HAYDİ DOĞAYA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788d6917-d693-4bd2-9838-e303d5dcea22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Demir</image:title>
            <image:caption>Ay Demir romanı, Çarlık Rusyası boyunduruğu altındaki Türkleri özgürleştirmek isteyen Demir’in hikâyesini konu edinir. Turan idealiyle yola çıkan Demir, oradaki Türklerle kardeşlik bağını yeniden kurmak, onları aydınlatıp esaretten kurtarmak arzusunda barışçıl ve mistik bir doktordur. Çektiği sıkıntılara rağmen yılmayan bu idealist gencin mücadelesine adanmışlığın gölgesinde yaşanamayan, ülküye feda edilen ulvi bir aşk da eşlik eder. 
Çocukluğu hürriyetperver muhalif subaylar arasında geçen, aydınlanma fikirleriyle yetiştirilen Müfide Ferit Tek’in Birinci Dünya Savaşı yıllarında, eşiyle birlikte Sinop’ta sürgündeyken, henüz yirmi beş yaşında yazdığı ilk romanıdır Ay Demir. Yazıldığı dönem büyük yankı uyandıran roman, Meşrutiyet’in ilanından başlayarak Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya savaşlarının maddi ve manevi travmalarını kat eden milli benlik inşası çabasının en kritik on yılını kapsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5f6d46f-8f8f-4f96-ae91-4bb57c40d017.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Demir (Sert Kapak-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Ay Demir romanı, Çarlık Rusyası boyunduruğu altındaki Türkleri özgürleştirmek isteyen Demir’in hikâyesini konu edinir. Turan idealiyle yola çıkan Demir, oradaki Türklerle kardeşlik bağını yeniden kurmak, onları aydınlatıp esaretten kurtarmak arzusunda barışçıl ve mistik bir doktordur. Çektiği sıkıntılara rağmen yılmayan bu idealist gencin mücadelesine adanmışlığın gölgesinde yaşanamayan, ülküye feda edilen ulvi bir aşk da eşlik eder. 
Çocukluğu hürriyetperver muhalif subaylar arasında geçen, aydınlanma fikirleriyle yetiştirilen Müfide Ferit Tek’in Birinci Dünya Savaşı yıllarında, eşiyle birlikte Sinop’ta sürgündeyken, henüz yirmi beş yaşında yazdığı ilk romanıdır Ay Demir. Yazıldığı dönem büyük yankı uyandıran roman, Meşrutiyet’in ilanından başlayarak Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya savaşlarının maddi ve manevi travmalarını kat eden milli benlik inşası çabasının en kritik on yılını kapsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/757674cf-0574-4fd6-9cbe-26fc48afcee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Doğaya - Nehirler</image:title>
            <image:caption>Nehir kıyısında maceraya hazır mısınız? 
Nehir kıyısında karşılaşabileceğiniz her şey için rehber bir kitap… Balık tutmaktan pişirmeye, taş sektirmekten sal yapmaya, kürek çekmekten nehrin akış hızını ölçmeye kadar gereken her şey hakkında bilgi edinirken, bir nehir kıyısında YAPMAMANIZ gereken şeyleri de öğreneceksiniz. Nehir gezisine hazırsanız, HAYDİ DOĞAYA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/765f01d7-d546-4ade-8112-6427804d3987.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgında Öyküler</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız salgın günleri geçip gitse de, bu yaşanılmışları unutursak yazık olur elbet. Birçok şey boşa gitmiş olur. Çekilen acılar hadi neyse ama ölenler boşa ölmüş olur. Hele hele, o ölecekleri kurtarmak için ölenler, hepten boşa ölmüş olur. Bunca yazıklanmaya hiç de aldırış etmiyor olabilir gelecek. Ama o gelecekte bu koronanın –ya da ona benzeyen bir başka salgının– bir gün karşımıza yine dikilmeyeceği nereden belli ki?.. Evet, limon arıyorsanız işte burada! 
 
*Adım Adım Yudum Yudum *Dün Beklenen Gelecek Değil Bugün Beklenen Gelecek *Günler Getirdikçe Getiriyor Bıkkınlığı *İmansızda Bile Yok Mudur Bir İman Tahtası *Telgraf Diye Bir Şey Artık Kaldı mı? *Pazar Günü Erkenden Onu Bekliyordum *Çocuksan Genç Olasın Gençsen Genç Kalasın *Okulsuz Yaz Ödevi *Düş Gibi Bir Düş Gerçek Gibi Bir Gerçek *Çanak Çömlek Patladı Minareler Arası İtikat *Kıyılar Doldu Taştı Yanlıştan Yaktı Yüreklilik Yürekler Dolusu *Sevgili Korona *Elektiriği Bulan Gâvur Kindarlığı Çıkaran Değil *Çiçeğiçirkin Çiçeği Yaprağıgüzel Gerçeği *Adı Oldu Kırk Bir Geçti Gitti Yirmi Altı *Değerse Yağlıboya Aman Ayıp Olur Turistlere *Gönül Vermez Gönül Kaptırır Anasının Has Oğlu *On Koyun Sattım Yüze On Koyun Aldım İki Yüze *Hallaç Kalmadı Yoktur Esnek Sopası Kızılcık *En Gereksiz Yalan Engerekli Minibüs *Öyle Kafaya Böyle Tıraş Bulaş Gel Yine Bulaş *Gökyüzü Bakmaz Yeryüzüne Yeryüzüdür Bakan Gökyüzüne</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf03800-6521-4b34-8e7a-a377721484af.jpg</image:loc>
            <image:title>My Mother’s Voice</image:title>
            <image:caption>Everything began two years ago with the protest of a grieving mother, who is known as “Mother Hacire” in Turkey. She came to the Peoples’ Democratic Party’s (HDP) Diyarbakır headquarters with a hammer in her hand, broke the windows of the building and said: “I am not leaving here without my child!” And, she started a sit-in protest in front of the building. 
 
In this book, you will witness the stories of the children who were taken to the mountains when it was not possible for them to even marry of their own will, and who were given guns at a young age. You will feel the wail of Mother Türkan for her daughter, and you will feel the pain of the other mothers, who are on the watch of their children. You will hear the voice of Mother Ayşegül who shouts, “I will take my child away from you!”. 
 
In My Mother’s Voice, you will read about the experiences of Mustafa, who said, “I saw my mother on TV. I heard my mother’s voice and I escaped”, and of the other children. You will see the true face of the PKK terrorist organization.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73caf3c-9546-4ce6-9f21-e57bf36aecbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Kurgu</image:title>
            <image:caption>İsenbike Togan’ın 2011 yılına kadar yayımlanan Türkçe makalelerinin derlendiği Tarih ve Kurgu ’daki ilk yazı, “Bu yazının konusu ODTÜ Tarih Bölümü’nde verdiğim Türklerin Tarihi dersleriyle beraber gelişti. Türklerin ve onlar gibi göçebe boy toplumu olmuş Orta ve İç Asya halklarının tarihini sadece savaşlardan meydana gelen bir tarih anlayışı içinde ele almanın tatmin edici olmadığı konusunda, artık hem yurtiçinde hem de yurtdışında geniş bir fikir birliği oluşmuştur” ifadeleriyle başlar. 
Tarih ve Kurgu ’da beş ana başlık altında topladığı yazılarında tarihe yeni oluşumların ortaya çıktığı dinamik bir süreç olarak bakan İsenbike Togan, görece az incelenen, gölgede kalan dönemleri ve toplulukları ele almaktadır. Çok geniş bir coğrafya ve tarihsel kesitten gelen kaynaklardan süzülen bilgiler, çeşitli disiplinlerin yöntemleriyle bu yazılarda işlenmiş, farklı unsurlar uyum içinde ama kendi varlıklarını da koruyarak bir araya getirilmiştir. Böylelikle Çin, Moğol, Osmanlı ve Timur dönemi Orta Asyası gibi, farklıklarına rağmen benzerlikler de taşıyan arayışları, bulunan çözümleri karşılaştırmak mümkün olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c15214-e6c1-49fe-b1ac-0a5e8c3e8960.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Sorgula!</image:title>
            <image:caption>Bir bilgi keşmekeşi içinde yaşıyoruz. Her yerde bilgi ve haber bombardımanı altındayız. Sen de bize katıl ve temel eleştirel yöntemleri, çözümleme yollarını öğrenerek bu keşmekeş içinde yolunu bulmayı başar. 
KENDİ AKLINI KULLANMAYI ve HER ŞEYİ SORGULAMAYI öğren! YALAN HABERLERE İNANMA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b8c2d2d-f023-4a91-b430-bebab4ce7e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya - Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcfd292-ec0f-40bb-8132-e4abd8856563.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Odaklanma Araştırmaları - Ara-Bul</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli bir keşif macerası minikleri bekliyor. Sevimli resimlerle hazırlanmış bu etkinlik kitabı, minik okurların dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirirken algı kapasitelerini artıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55bcd8f6-33c9-46dd-b2eb-a6e8571982a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Cup Suya !</image:title>
            <image:caption>Claire iki ablasının yapabildiği her şeyi yapabiliyordu. Tek bir şey hariç. Claire sudan korkuyor, yüzemiyordu. Sonra bir gün suya ayaklarını sokmayı denedi. O anda hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Gerçek bir azim, cesaret ve başarı öyküsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6007057-1cbf-4865-8666-9ee6581cad6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofya&apos;nın Mantar Valsi</image:title>
            <image:caption>İmparator Mantarı, Ölümsüzlük Mantarı, Yeryıldızı Mantarı, Peri Kâsecikleri, Şemsiye Mantarı… 
Bitkilerin köklerini birbirine bağlayan, yer altında adeta bir haberci gibi görev yapan mantarlarla tanışmak ister misin? 
Sofya, seni Alp Dağları’nın eteklerinde, rüya gibi bir ormana davet ediyor. Bu ormanda, bazen topaca, bazen şemsiyeye, bazen paraşüte, bazen ipek kadife bir pelerine benzeyen, birbirinden ilginç mantarları birlikte keşfedeceğiz. 
Gerçek mantar türlerinin masalsı bir anlatımla buluştuğu bu hikâye ile mantarların muhteşem dünyasında rengârenk bir yolculuğa çıkma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd5b6c6-4c00-4dc8-a12e-2f08a13e608b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Bir Top Buluyor</image:title>
            <image:caption>Dinozor Didi, harika bir top buldu. Bunu gören diğer dinozorlar, “Hadi oynayalım!” dedi. Ama Didi, onlardan çok küçük. Hem küçük hem güçlü olunur mu? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f016d8-5fd8-4bbf-98e1-26a7a778c864.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar - Nokta Birleştirme</image:title>
            <image:caption>Sayıları takip et! Noktaları birleştir! Boyamayı tamamla! 
Taşıt resimleriyle dolu bir eğlence! 
Haydi, 1’den 20’ye kadar olan sayıları takip ederek noktaları birleştir. Şekli tamamla ve boyamaya başla! 
• Bilişsel gelişim
 • El-göz koordinasyonu
 • İnce motor beceriler
 • Görsel algı becerileri
 • Kalem tutma becerisi 
• Odaklanma 
• Yaratıcı düşünme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f343f1c3-6dc8-460e-ae89-16a1ad61dd9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Perisi Luna</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün, tam da bugün gecenin karanlığında yola çıkar Ay Perisi Luna...  
Tılsımlı dolunay aydınlatacaktır yolunu... 
İyilik aşkına dilenen tüm dilekler gerçek ola... 
 
Oysa daha dün yalnızca bir kelebek kıpırtısıydın karnımda… 
Sonra Zümrüdüanka’nın kanatlarını açışı gibi destansı, rengârenk ve mucizelerle dolu yeni bir başlangıç kapısından geçtim seninle, senin kanatlarında… 
Yüzüne her bakışımda içime dolan o masalsı ay ışığı aydınlatsın yolunu minik kızım. Sana anlattığım bu masallar kadar masum ve sevgi dolu olsun yolun. Geceleri odamıza dolan ay ışığında uykulara dolandığımız tüm bu masallar şifa olsun ihtiyacı olanlara… 
Bir annenin başka annelere çare arayışıdır bu masallar; çünkü bir annenin yavrusuna bakışına saplanan o çaresizliği de en iyi anneler anlar. Nefesim oldukça anlatacağım. Ben anlattıkça, anneler okudukça nefes olacak… 
El veren tüm okuyuculara teşekkürler. Yolun açık ola Ay Perisi Luna.  
 
 
Ay Perisi Luna, SMA hastası evlatlarımız için yola çıkmıştır ve tüm geliri yazarı Özge Özder tarafından SMA hastası bebeklere bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64f8d77-21ee-4bcb-a6da-cfdf52533894.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar - Nokta Birleştirme</image:title>
            <image:caption>Sayıları takip et! Noktaları birleştir! Boyamayı tamamla! 
Hayvan resimleriyle dolu bir eğlence! 
Haydi, 1’den 10’a kadar olan sayıları takip ederek noktaları birleştir. Şekli tamamla ve boyamaya başla! 
• Bilişsel gelişim
• El-göz koordinasyonu 
• İnce motor beceriler
• Görsel algı becerileri 
• Kalem tutma becerisi 
• Odaklanma 
• Yaratıcı düşünme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe6d7fd6-90a4-47cb-baf9-5580395f97c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömrün Takvimi</image:title>
            <image:caption>“Fotoğraflar, hatıralarımızı geçmişten kurtarıp sonsuzluğa ait kılar. Ne geçmiş bize gelebilir ne de biz geçmişe dönebiliriz. Oysa sonsuzluk hep bizimledir. Sonsuzluk, şimdiye en yakın yerdir. Ne gemi ne tren kalkar sonsuzluğa. Sonsuzluğa gitmek için bir fotoğrafa bakmak yeterlidir.” 
Görünmez Adalı fotoğraf sanatçısı Mimo, ütopyalardan bile güzel memleketinde geçen çocukluğunun, görünen dünyanın savaş yıllarında Leningrad’da ve İstanbul’da geçen gençliğinin, Avrupa’nın isyankâr vakitlerinde Londra’da ve Paris’te geçen olgunluk çağının, daima özlediği, aradığı, sadık kaldığı ve fakat her dönüşünde biraz daha yalnız bırakıldığı evinde geçen ihtiyarlığının en hayati karelerini bir araya getirerek ömrünün takvimini çıkarır. 
Ne yaşarsa yaşasın mutlulukta, iyilikte, güzellikte, dürüstlükte direten Mimo’nun hayat hikâyesi görmek, görünmek, eşitlik, özgürlük, vatanseverlik, aidiyet, adalet, sanat, zaman, aşk ve sevgiyi yeniden tanımlamamıza bir davet. Duru dili, ince üslubu, delişmen kurgusuyla tam anlamıyla Can Gürsesçe bu roman, okuruna şöyle sesleniyor: Gülümseyin! Mimo, mutluluğun fotoğrafını çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc3d8ec-5eb0-42a6-b950-44995e7c1e41.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizgin</image:title>
            <image:caption>“Al kızım, bu, soyumuzun onurlu emaneti. Bana Asi dedemden kaldı, şimdi ben de sana veriyorum. Ona layık olabilmek için önce onurlu olmalısın, sonra insanlara ve doğaya sevgi ile yaklaşmalısın. Evet biliyorum, onurlu bir kızsın ve aynı zamanda akıllı bir kızsın. Ama bundan daha farklı bir şey için dedemin emanetini sana teslim ediyorum. Bazı insanlarda akıl vardır ama onur yoktur, bazılarında da onur vardır ama akıl yoktur, bazılarında ise hem akıl vardır hem de onur. Fakat bunlarla bitmiyor. Çünkü dünyanın en güçlü silahına sahip olmuyorlar bazen. Ama o güç sende fazlasıyla var ve seni diğer insanlardan ayıran da odur. O yüzden seni seçtim, geleceğe ışık tutacaksın, barbar ve medeniyetten uzak toplumlara insanlığı öğretmek için mücadele edeceksin.” 
 
Mehmet Çallar, ilk romanı Mizgin’de, bir yadigârın izinde ailenin hayat öyküsünü konu alıyor. 
İntikam, aşk, töre ve ihanet arasında geçen çalkantılı yaşam öyküsünde yaşananları okurken son satırlara nasıl geldiğinizi anlamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed936457-1496-4471-bd0f-e81f8abb496f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh ile Yüz Yüze</image:title>
            <image:caption>RUH İLE YÜZ YÜZE, bireysel ve kurumsal müşterilere, devletler ve kraliyet ailelerine yaptığı tasarım projeleriyle dünyayı dolaşmış bir mimarın sıra dışı yolculuğunu anlatmaktadır. Bir ruhsal medyum olduğunda, ufku genişlemiş, çıktığı bu yolculukta ruhsal dünyaya göç etmiş kişilerle iletişim kurmaya, onların portrelerini yapmaya başlamıştır. Bununla birlikte her birimizin içinde var olan şifa gücünü ve duygusal yaşam, aile ve inanç sistemlerinin kişileri nesiller boyunca nasıl etkileyebildiğini keşfetmiş, bu yolculuk onu daha egzotik yerlere taşımıştır. 
Esi’nin esprili bir dille anlattığı, ruhsal iletişim ve şifa aracılığıyla yardım etmiş olduğu kişilerle ilgili dokunaklı öykülerin ve çizdiği portrelerin bize eşlik ettiği bu yolculuk, bizi hayata tesadüfen geldiğimiz, içine doğduğumuz aileleri ve toplumu rastgele seçtiğimiz inancını sorgulamaya davet ediyor. RUH İLE YÜZ YÜZE sizi de, eski alışkanlıklarınızı ve fikirlerinizi gözden geçirmeye başlamanız ve hayatınıza yeni bir anlam, kişisel güç getirecek olan inancı bulmanız için cesaretlendirecektir. 
 
“Tam macera dolu hayatımın nihayet durulduğunu düşünmeye başladığımda, benim için kesinlikle planlanmamış, çok daha hayret verici bir yolculuk başladı; beni bilgelik ve aklın sınırlarını aşan bir yere götürdü. Ruhsal Dünya ile tanıştım ve bu sadece bir başlangıçtı!” 
 
Esi Çakmakçıoğlu dünyanın çeşitli ülkelerinde 40 seneden fazla çalışmış ve ödüller kazanmış bir mimar ve kentsel tasarımcıdır. Londra’da yaşamaktadır ve 2003 senesinden beri ülkeler arası ruhsal medyum, artist, şifacı ve klinik hipnoterapisti olarak da çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/803e1e5d-fcb3-4eda-b645-b2697fa76a72.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Tariflerle Gebe Kalınır</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı bebekler için bilimle yoğurduk lezzetle pişirdik. 
 
Çocuk isteminde ve gebelik süreci boyunca bize en çok sorulan sorunun bilimsel tarifleri mevcut bu kitapta. 
Sizler için gebe kalabilmede en etkin besinleri bir araya getirerek lezzetli ve hem kadın yumurtasına hem de erkek spermine fayda sağlamaya yönelik tarifler oluşturduk. 
Hem erkek hem kadın için bilimsel besinlerin lezzetli buluşması ile dünyada ilk kez sağlıklı gebeliğe giden yolun tariflerini sunuyoruz. 
Oluşturduğumuz lezzetli ve pratik tariflerle nasıl gebe kalınacağı ve gebeliğinizin nasıl sağlıklı bir şekilde devam edeceğinin sırrını veriyoruz. 
Nasıl beslenmeliyim? 
Ne şekilde beslenirsem daha rahat gebe kalırım? 
Hangi vitaminleri tüketmeliyim? 
Gebe kaldıktan sonra beslenmem nasıl olmalı? 
Soruların cevapları bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/855b3bd1-7468-4f46-a3f0-a21ce8036fc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Topraklar</image:title>
            <image:caption>... 
 
“İşte, ben şimdi burada, mezarının başında sana söz veriyorum ağabey. Bu vasiyetini yerine getirmek benim boynumun borcudur. Senin bu acı, keder, ızdırapla yoğrulmuş çileli ve aynı zamanda sevgi dolu hayat hikâyeni anlatacağım herkese. Herkes duysun, bilsin. Anlatacağım ağabey; anlatacağım, anlatacağım…” dedim. 
 
Kafamda bu karmakarışık düşüncelerle yavaş yavaş doğrulup kalktım ayağa. Mezarın başından ayrılmadan, bir adım bile atamadan daha, yüreğim tekrar kabardı, taştı yine. Gözyaşlarım düştü kara toprağa, dolu dolu… 
 
Ağabeyimle vedalaşırken baktım gün akşama dönmüş, gölgeler uzamıştı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/791f8766-2af5-40f8-a755-a9609c36ff4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Zamanlar İçin Dharma</image:title>
            <image:caption>Hiçbir büyük manevi kahraman, kafa karıştıran ikilemle yüzleşmekten kaçınmaz. 
 
Bu dünyada, özellikle şu anki zor ve karmaşık dünyada dharma’nızın ne olduğunu biliyor musunuz? Bu özel bedenle, neden bu zaman ve mekânda buraya yerleştirildiğinizi hiç düşündünüz mü? Sabahları hangi amaç için uyanırız? 
Krishna, “Sizi kurtarması için dharma’nıza yönelin” der. Eğer onu öğrenmezseniz, hayatın karşınıza çıkarmayı planladığı kaçınılmaz ikilemler labirentinde yolunuzu bulmanız imkânsızlaşır. Kim olduğunuzu bilmezseniz, bu hayatta gerçekleştirmeniz gereken eylemlere nasıl karar verebilirsiniz ki? 
Bilim insanı ve eğitmen Stephen Cope’un kaleme aldığı bu harika rehber, krizlerin bizi amacımızdan saptırmak zorunda olmadığını, aslında amacımızı bulmamıza ve kendi benliğimizin en iyi haliyle ilerlememize yardımcı olabildiğini gösterirken, Arjuna’nın kendini keşfetme serüveninin destansı anlatısı olan Bhagavad Gita’nın kadim bilgeliğinden bir yol haritası olarak faydalanarak, dönüşüm prensipleri aracılığıyla kayıp, değişim, mücadele ve şüphe labirentinden çıkışın kapısına yönlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e66d82-7e53-4cc6-ae81-960e727c864c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Acayip Sinekler</image:title>
            <image:caption>NE ZAMAN Acayip Şeyler’in yeni bir kitabına ya da yeni bir kitabın yeni bir bölümüne başlasam, kafamın içinde bir sivrisineğin insanı huzursuz eden vızıltısı gibi hep aynı sesi duymaya başlar, kendime hep şu soruyu sorarım: 
“Sence bunu merak ediyorlar mıdır?” 
Sonra kendi soruma kendim cevap verir ve “Neden etmesinler” derim. “Bu —mesela bir sivrisineğin yaratılış öyküsü— merak edilmeyecek şey midir Allah aşkına?” 
Vallahi cancağazlarım, sizi bilmem ama ben merak ediyorum. 
İnsanlar büyüdükçe merakları küçülür derler. Hadi diyelim ben yaşlandım ama bir türlü büyüyemedim; fakat şu kadar kitaptır benimle birlikte, yıldızlardan karıncalara kadar ne hikâyelerin, ne maceraların, ne acayip şeylerin peşinde koştuğunuza göre, siz de bir türlü büyüyemiyorsunuz galiba! 
Öyleyse kaç yaşında olurlarsa olsunlar; ister yedi, isterse yetmiş yedi; yerlerin ve göklerin mucizeleri ardı sıra; küçülmeyen bir merak, tükenmeyen bir heyecan, kalpten bir hayret ve lâhûtî bir neşe ile koşan bütün çocuklara selam olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/413e621f-3d5b-42df-9bd6-3cb6bd8b7933.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülahazalar</image:title>
            <image:caption>“HİÇBİR ŞEY YAPMAMAKTANSA BİR ŞEYİ DENEMEK DAHA İYİDİR.” 
 
Fablların amacının yalnızca eğlendirmek, öğretmekle sınırlandığını ya da tamamen kurguya dayalı masalsı anlatımlar olduğunu mu düşünüyorsunuz? En iyi fabllar gerçek hayatta, toplumda ve kişinin zihinsel süreçlerinde gerçekleşen şeylerin tasvirleridir. 
 
MÜLAHAZALAR, kendimizi anlamaya, başkalarıyla kurduğumuz ilişkilere ve bu ilişkilerin sınırlarına ayna tutan bir fabllar, aforizmalar ve ifadeler koleksiyonudur. Güçlü bir etkiye sahip olan MÜLAHAZALAR, koşullu zihne meydan okuyan, provokatör bir yapıdadır. Okuyucuyu alışılmamış bakış açıları ve fikirlerle karşı karşıya getiren sürprizlerle dolu bu kitapta İdris Şah, toplumsal değiştokuşlarımızdaki dağınık farkındalığa, güdülerimize ve psikolojik süreçlere değinerek zihni özgürleştirmenin sıra dışı yollarına dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/871d5a23-0d6d-4764-ba89-5aef48295d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip</image:title>
            <image:caption>Var olan tüm kelimelerin tükendiği yerde, geriye sadece biri kalır... 
 
“Bu güvenli köyü terk ederek dünyanın en tekinsiz yolculuğuna çıkacak, ardında ne olduğunu kimsenin bilmediği o sınırı geçecek ve var olan her şeyin sorumlusunu bulup hesap soracaksın, öyle mi? Üstelik her adımında daha da garip bir hal alacak, bir noktasında muhtemelen aklını ve sonra da hayatını kaybedeceğin bu yolculuğa daha önce çıkan tek bir kişinin bile geri dönmediğini bilerek... Ama neden?” 
*** 
İnsana ve hayatın anlamına dair en derin soruların cevaplarını destansı bir yolculuk içinde veren GARİP, okurunu bildiği âlemden çıkararak sarsıcı derinliklere sokuyor. 
Her adımda daha da garipleşen ve sonunda aklın sınırlarını zorlayan bu yolculuk, okuru sezgisel yetilerini kullanarak “sınırın ötesi”ni anlamaya çağırırken; tüm dinlerin, peygamberlerin ve tasavvuf geleneğinden aydınlanma öğretilerine uzanan yolların özündeki hakikati de olabilecek en yalın ve anlaşılır dilde aktarıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef2cc34-2c50-4331-9023-b61ffbac363a.jpg</image:loc>
            <image:title>Benzersiz Nasreddin Hoca’nın Maceraları</image:title>
            <image:caption>“HER FIKRADA BİR DERS YA DA HER FIKRADA EĞLENCE VARDIR, TERCİH SİZE KALMIŞTIR.” 
 
İdris Şah bizi bu kitapla gizemli akıl hocası Molla Nasreddin’in kalbine götürüyor. Derlenmiş onlarca fıkranın ve sözün ustalıklı ve çağdaş yeniden anlatımları, zamansız şakacının hatasız –çoğu zaman geri kalmış– bilgeliğini, zekâsını ve cazibesini hayata geçiriyor. 
Nasreddin Hoca fıkraları Ortadoğu’dan Yunanistan’a, Rusya’ya, Fransa’ya hatta Çin’e kadar edebiyat ve sözlü geleneklerde yer alır. Hoca, son derece budala, olağanüstü zeki, mistik gizemlere sahip biri olarak çok çeşitli profillerde sunulur. Birçok ülke onun kendi topraklarından doğduğunu söyler, ancak gerçekte kimse onun kim olduğunu ve nereden geldiğini bilmez. 
Yüzyıllar boyu tasavvuf çevrelerinde gizli hikmetlerinden dolayı incelenen fıkralar, İdris Şah’ın belirttiği gibi, sıklıkla makul bir davranış olarak görülen zihin çarpıklıklarını yalıtmak ve tutmak için mükemmel şekilde tasarlanmış modellerdir. Bu nedenle çifte kullanımları vardır, fıkralardan eğlenme amaçlı zevk alındığında, psikolojik önemleri azalmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9242f593-8cd4-4a8e-a032-ef3f912e473d.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Psikoloji Notları</image:title>
            <image:caption>“Politik psikoloji, çeşitli toplumbilim disiplinleri arası temel erekleri gözden kaçırmadan, reelpolitik yapıların, insanın psişik yapısı üzerine olan etkilerini araştırma, kuramsal/ampirik bulgulardan çıkarsamalar yapma, yeni yöntemler oluşturma, insan ve toplum üzerine yeni bilgiler edinme, eski bilgileri bu yenilerinin ışığında yeniden yorumlama çabasına girmiştir. Burada, sosyolojinin, politolojinin, psikolojinin, sosyal psikolojinin ve psikiyatrinin, politik-psikolojiye büyük katkıları olmaktadır. Gerçekte politik psikoloji, böylesi birikimlerin ortak paydasını oluşturmaktadır.” —Serol Teber 
“Politik-Psikoloji Notları’nda Teber tam anlamıyla Frankfurt Okulu’nun tilmizi haline gelmiştir. Liberal yazarlarda görülen ortak öğeler olan emperyalizm kuramını yok sayma, tarihsel olarak verili sınıf mücadelelerini görmezden gelme, bunların yerini çeşitli psikolojik, Veberyen eleştirilerle doldurma eğilimi, dünyanın geleceğine ilişkin karamsarlık ve umutsuzluk bütün boyutları ile ortaya çıkar. Öyle bir karamsarlık vardır ki girişte Teber şunları yazmıştır: ‘ve insan, yapabileceği son etkinliğin ancak intihar olduğunu, fakat artık, intihar edebilecek kadar olsun bir etkinlik yeteneğinin kalmadığını anlar…’ (Teber, 2001, s. 21)” —Prof. Dr. Erhan Nalçacı ve Ekin Şen, “Serol Teber’in Yaşamı ve Eserleri Üzerine” 
“Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı”, Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası, Melankoli: Normal Bir Anomali kitaplarını Okuyan Us Yayınevi’ne emanet eden Serol Teber, Politik Psikoloji Notları’nın ardından Doğanın İnsanlaşması ile çok yakında okurlarıyla yeniden buluşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e0c3d8-3aea-474b-adc1-7c7c19110cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolcularda Diz Bölgesi İzokinetik Kas Kuvvetinin Farklı Vuruş Tekniklerinde Top Hızına Etkisinin Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Diz Ekleminin Anatomisi 
2.2. Diz Bölgesi Kasları 
2.3. Diz Ekleminin Biyomekaniği 
2.3.1. Diz Eklemine Ekstansiyon Yaptıran Kaslar 
2.3.2. Diz Eklemine Fleksiyon Yaptıran Kaslar 
2.4. Kas ve Kuvvet 
2.4.1.Kas Kuvvet Sinir İlişkisi 
2.4.2. Kas Kasılma Çeşitleri 
2.5. Topa Vuruş Teknikleri 
2.5.1. Ayak İçi Vuruş 
2.5.2. Üst Vuruş 
2.5.3. İç-Üst Vuruş 
2.5.4. Dış Vuruş 
3. MATERYAL VE METOT 
3.1. İzokinetik Ölçümler 
3.2. Top Hızı Ölçümleri 
3.3. İstatistiksel Analiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f41c7691-6fe3-4e17-a397-74b91be6b749.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Sporcularının Ekorekreasyonel Tutumları</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Zaman 
1.1.1. Boş Zaman Kavramı 
1.2. Rekreasyon Kavramı 
1.2.1. Rekreasyonun Sınıflandırılması 
1.2.1.1. Açık Alan Rekreasyonu 
1.3. Rekreasyon ve Çevre 
1.3.1. Ekorekreasyon 
1.3.1.1. Ekorekreasyon Politikaları ve Örnekleri 
1.4. Tutum 
1.4.1. Tutumu Oluşturan Öğeler 
1.4.1.1. Bilişsel (Zihinsel) Öğe 
1.4.1.2. Duygusal Öğe 
1.4.1.3. Davranışsal Öğe 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1. Araştırma Yöntemi 
2.2. Araştırmanın Evren ve Örneklemi 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Kişisel Bilgi Formu 
2.3.2. Ekorekreasyonel Tutum Ölçeği: 
2.4. Verilerin Toplanması 
2.5. Verilerin Analizi 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA 
Öneriler 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4744c73f-578f-43e1-8115-d1ecf29b554c.jpg</image:loc>
            <image:title>4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre Yapılan Hizmet Alım İhalelerinin 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa Esas Hakediş</image:title>
            <image:caption>1. HAKEDİŞ SÜRECİ 
2. 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNU VE 4735 SAYILI KAMU 
İHALELERİ SÖZLEŞMELERİ KANUNU 
3. 4735 SAYILI KAMU İHALELERİ SÖZLEŞMELERİ KANUNU 
4. HAKEDİŞ SÜRECİNİN TANITILMASI 
5. ÖRNEK UYGULAMA İLE HAKEDİŞ VE MUHASEBE KAYIT 
SÜRECİ 
5.1. Asgari Ücret Fiyat Farkı Hesaplama 
5.2. Ücretten Kesintiler 
5.2.1. Yol ve Yemek Kesintisi 
5.2.2. Yevmiye Kesintisi 
5.2.3. Engelli Teşvik İndirimi 
5.3. Bordroların Hazırlanması 
5.4. Kesin Teminat Tutarı ve Revizesi 
5.5. Hakediş Süreciyle İlgili Diğer Hususlar 
5.6. Hakediş Raporuna Göre Yapılacak Muhasebe Kayıtları 
5.7. Kesin Hakediş Raporunun Düzenlenmesi 
5.8. Kesin Teminat ve Ek Teminatın Geri Verilmesi 
5.9. Hakediş Dosyasını Oluşturan Belgeler 
6. HAKEDİŞ SÜRECİNİN VERGİ MEVZUATI BAĞLAMINDA 
İNCELENMESİ 
6.1. Fatura İle İlgili Hususlar 
6.1.1.Satış Faturası 
6.1.2.İrsaliyeli Fatura 
6.1.3.Proforma Fatura 
6.1.4.İade Faturası 
6.1.5. Vergilendirmeye Bağlı Fatura Türleri 
6.1.5.1. Tevkifatlı Fatura 
6.1.5.2.ÖTV’li Fatura 
6.1.5.3.ÖİV’li Fatura 
6.1.5.4.Stopajlı Fatura 
6.1.6. Ödeme Zamanına Bağlı Fatura Türleri 
6.1.6.1.Açık Fatura 
6.1.6.2.Kapalı Fatura 
6.1.7. Gönderim Yöntemine Bağlı Fatura Türleri 
6.1.7.1.Basılı Fatura 
6.1.7.2.Dijital Fatura 
6.1.7.3.e-Arşiv Fatura 
6.2. Katma Değer Vergisi 
6.3. KDV Tevkifat Beyanı 
6.3.1. KDV Tevkifatının Eksik Beyanı ya da Beyan Edilmemesi 
6.3.2. KDV Beyannamesi 
6.4. Gelir Vergisi 
6.4.1.Ticari kazanç 
6.4.2. Yıllara Sâri İnşaat ve Onarım İşleri İstihkakları ve Tevkifat 
(GVK Madde 94/3 
6.4.3.Vergiden Muaf Esnaftan Yapılan Alışlarda Tevkifat (GVK 
Madde 94/13) 
6.4.4. PTT Acenteliği Kazançlarında Tevkifat (GVK madde 94/12) 
6.4.5. Komisyon Gelir ve Kazançları Üzerinden Tevkifat 
6.4.6. Zirai Kazanç ve Tevkifatı 
6.4.7. Ücret ve Tevkifatı 
6.4.8. Serbest Meslek Kazançları ve Tevkifatı 
6.4.9. Gayrimenkul Sermaye İratları ve Tevkifatı 
6.4.10. Menkul Sermaye İratları ve Tevkifatı 
6.4.11 ÖRNEK UYGULAMALAR 
6.4.11.1 Zirai Kazanç ve Tevkifatı Muhasebe Kaydı Örneği 
6.4.11.2. Vergiden Muaf Esnaftan Yapılan Alışlarda Tevkifatı 
Muhasebe Kaydı Örneği 
6.4.11.3. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşleri İstihkakları ve 
Tevkifatı Muhasebe Kaydı Örneği 
6.4.12. Ücret Stopajı 
6.4.13. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi 
6.5. Asgari Geçim İndirimi 
6.6. Engelli İşçi Çalıştırma ve Engelli İşçi İndirimi 
6.7. Vergi Borcunun Sorgulanması 
7. HAKEDİŞ SÜRECİNİN SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI 
BAĞLAMINDA İNCELENMESİ 
7.1. İşçi Bordrolarının İncelenmesi 
7.2. SGK Tahakkuk Fişi ve Hizmet Listesinin İncelenmesi 
7.3. SGK Borcu Yoktur Sorgulama 
7.4. Asgari Ücret Devlet Desteği ve E-Destek Sorgulama 
7.5. Fazla Mesai</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f759203c-6f7d-40b7-9981-b65abbc37d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür-Kurumsal Yönetim ve Muhasebe Bilgi Düzeyi</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I: GİRİŞ 
 
BÖLÜM II: KURUMSAL YÖNETİM 
 
BÖLÜM III: KÜLTÜR VE MUHASEBE İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM V: KÜLTÜR VE KURUMSAL YÖNETİMİN FİRMALARIN GÖNÜLLÜ BİLGİ 
AÇIKLAMA DÜZEYİNE ETKİSİ 
 
BÖLÜM VI: GÖNÜLLÜ AÇIKLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR 
 
BÖLÜM VII: ZORUNLU AÇIKLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR 
 
BÖLÜM VIII: TOPLAM AÇIKLAMAYA İLİŞKİN BULGULAR 
 
BÖLÜM IX: SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccd4334b-4696-4ddf-b591-d35535feffd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcularda Slc6a4 Geni ve Saldırganlık</image:title>
            <image:caption>1. GENETİK VE SPOR 
2. SEROTONERJİK SİSTEM 
3. SERATONİN TAŞIYICI GENİ (SLC6A4) 
4. 5-HTTLPR POLİMORFİZMİ 
5. SLC6A4 SEROTONİN TAŞIYICI GEN (RS25531) POLİMORFİZMİ 
6. 5-HTTLPR-ÇEVRE ETKİLEŞİMLERİ 
7. 5-HTTLPR-SALDIRGANLIK VE SPOR İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f4c28fb-fd2a-4796-a4b2-f3baf68f75f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Ninni Söyler Misiniz?</image:title>
            <image:caption>Ailenin çocuk gelişimi üzerinde önemli bir yeri vardır. Çocuğun benlik ve dünya algısı, aile üyeleriyle kuracağı ilişkilere ve burada edindiği deneyimlere göre şekil almaktadır. Mutluluk hissettiren kutlamalar, heyecan verici keşifler gibi olumlu deneyimler aile üyelerini yakınlaştırırken, fikir ayrılıkları ve zorlu yaşam olayları zaman zaman ilişkilerde mesafelere sebep olabilir. Çatışma her aile içerisinde yaşanan, birey olmak için de oldukça gerekli ve doğal bir durumdur. Ancak çatışma, çiftler arasındaki ruhsal ve fiziksel mesafeyi derinleştirerek çözümlenemeyecek bir hal aldığında, ayrılık kararı gündeme gelebilir. Bu aşamada tüm aileyi deneyimlemesi zor bir süreç beklemektedir. 
Ayrılığın kalıcı ve resmi evresi olan boşanma, çocuğun gelişimini etkileyen zorlu yaşam olaylarından biridir. Çocuklar bu süreçte en temel dayanak figürleri olan “anne baba çifti”ne dair önemli bir kaybın yasını tutarlar. İçinden geçilen çalkantılı değişim sürecindeki en önemli konu, yetişkinlerin süreci nasıl ele aldığıdır. Anne ve babalar boşanırken çocuklarına duygularını özgürce ifade edebilme şansı verdiklerinde bu yaşam olayı ıstırap yerine kişisel ve çevresel keşiflere olanak tanıyan bir deneyime dönüşebilir. 
Günümüz dünyasında çok farklı aile yapılarına rastlamak mümkündür. Çekirdek aileler, geniş aileler, tek ebeveynli aileler, karma aileler ve nicesi… Her bir aile yapısının kendine has zenginlikleri ve güçlükleri olabilir. Bu farklı aile yapılarının harmoni içinde yer aldığı sosyal ortamlarda büyüyen çocuklar yeni bakış açıları ve problem çözme konusunda esneklik kazanırlar. Bazen karmaşık görünen durumlar, olgunlaşmanın ve dönüşümün en kıymetli itkileridir. 
Sandra Levins tarafından bu görüşlerle harmanlanarak hazırlanan Bana Ninni Söyler misin? boşanma, yeniden evlenme, karma ailelerde büyüyen çocuk olma gibi başlıkları konu edinmektedir. Hikaye, zorlayıcı bir durumun içerisinden geçerken, annenin kapsayıcılığını aktardığı önemli araçlardan biri olan sesini kullanarak, çocuğunun kaygısını nasıl dönüştürdüğünü anlatmaktadır. Ninnilerin ruhsal yaşantıdaki rahatlatıcı gücünün etkisini bir kez daha bizlere hatırlatan bu hikaye, yeni aile düzenine alışmaya çalışan bir çocuğun annesinin sesinden aldığı destekle duygularını nasıl dışa vurabildiğini açıklamaktadır. Aynı zamanda, annenin sakin tutumu ve ortaya koyduğu yaratıcı çözümler sayesinde, ayrılık ve yeni bağlar kurma sürecinde yaşanan zorlukların nasıl üstesinden gelinebileceği konusunda da önemli bir model sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b385c4f-21f6-4254-aca1-c2d7413dd1fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Sev -2</image:title>
            <image:caption>İyilik yetmiyorsa kötülükten çalmak lazım, ışık yetmiyorsa mum olup yanmak lazım. Bu kitapla bir mum yaktım hem sevgiye hem de Sevgi&apos;ye hem de tek gerçek Sevgiliye. Tüm dinlerde ve tüm dillerde tüm kalplere sevgi ve adalet yazılsın diye. Bir değil binlerce kez tekrar ettim; &apos;&apos;Sevgi, en iyi ilaçtır, en iyi aşıdır, titreşimi en yüksek enerjidir, en büyük güçtür, en güçlü duygudur, değişimin mührüdür, en gerçek ibadettir, hatta Tanrı bile saf sevgidir.&apos;&apos;, diye. 
 
Elinizde tuttuğunuz kitap Bir Başka Sev-2 adıyla beslenme ve egzersiz konuları başta olmak üzere sağlık alanındaki bütün kafa karışıklarını tıbbi bilgi ve kadim öğretilerin ışığı altında gidermeyi hedefliyor. Aynı zamanda son dönemde moda olan geleneksel ve kutsal şifa yöntemleri ile ruhunuzun da şifalandırarak daha sağlıklı, olumlu, yüksek enerjili ve daha mutlu uzun bir ömür vadediyor, sizlere.  
Ayrıca serinin ikinci kitabı olarak &apos;&apos; Şamanın Şifası &apos;&apos;ismini almasının sebebi ise on binlerce yıldır insanlara şifa veren Tanrı-ruh-insan arasında köprü olduğuna inanılan şamanlar gibi doğayı, yaşadığım toplumu ve dünyayı da şifalandırma gayreti içine de girmemdendir. 
 
‘Mum olmak kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerekir&apos;’ 
                                                                                                        Mevlana Celaleddin Rumi 
 
Gelin, tutun ellerimi. Sönmesin bu mum hiç. Sonsuza dek, hep beraber,  zamankinden çok daha güçlü bir şekilde el ele yürüyelim sağlığa, mutluluğa, barışa, aydınlık yarınlara ve o tek gerçek Aşk&apos;a. Göreceksiniz, sevgi tek başına yetecek, hem dünyayı hem de dünyanızı aydınlatmaya.                                                                                                          Dr. Bhakti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd3e65a-ae9e-40be-a27a-5fbe8228bf72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kene Kalbi</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Ekilmiş bir fidanın hiç tutmaması doğaldır. Lakin toprağın meyve vermiş bir ağacın köküne kendini yasaklaması katlanılır dert değil. Babam o eksik vedadan sonra bir daha hiç meyve vermedi. Dedem kendini babama haram etmişti. Git oğlum, ben artık sana haramım, benim elim artık senin için öpülür el değil, demiş. Annemin her anlatışında babamın da bir şey demesini bekler dururum ama annem oradaydım, bir şey diyemedi, diye anlatır.&apos;&apos; 
 
&apos;&apos;KENE KALBİ&apos;&apos; köy ile kent arasında gidip gelen konargöçer öykülerden var olmuştur. Yazar kitapta acı, tutku, sevinç, hüzün, kıskançlık ve ne kadar başka duygu varsa tümünü aynı tencerede kavurarak adı insan olan bir yemek sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3593a17d-c0c9-40c2-b35f-6afe755e4ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekçek Çocuk Kampa Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Hal Rifkind, yani Çekçek Çocuk yaz kampına gidiyor. Fakat bu kamp sizin bildiğiniz kamplardan değil: Bir tarih kampı!
 
Dört yüz yıldır hiçbir şeyin değişmediği Jamestown Kampı’na hoş geldiniz. Kampçılar tereyağını nasıl yapacaklarını öğrenmek zorundalar. Dereden su taşımak zorundalar. Ya da işlerini yapmadıklarında cezalandırılacaklar.
 
Fakat bu kampta Çekçek Çocuk için yanlış giden bir şeyler var. O zaman Çekçek’in günlüğünü okuyup öğrenme vakti!
 
L.A. Campbell, Park Ridge, New Jersey’de büyüdü. Colorado Üniversitesine kaydoldu ve gazetecilik bölümünü dereceyle bitirdi. Kendi reklam ajansını kurdu, ardından Comedy Central ve New York Magazine gibi markalarla çalışarak ödüller kazandı. Çekçek Çocuk ve Zaman Kapsülü ile Çekçek Çocuk Kampa Gidiyor’un yazarıdır. Şu an eşi ve iki çocuğuyla birlikte New York’ta yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4552369-3a04-4020-9f11-83937a0bf3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı</image:title>
            <image:caption>“Ne yaparsam yapayım, mutlu demiyorum, mutlu olamıyorum.”
“Kadınları anlamak zor!”
“Kadınlar neden efendi adamları sevmiyor?”
Bu cümleler sürekli dilindeyse, günün sonunda kendini hüsrana uğramış kara kara düşünürken buluyor, benzer senaryoları yaşayıp mutsuz oluyor, sürekli mağdur hissediyorsan ama yine de her şeyi dört dörtlük yaptığına kesinlikle eminsen... Belki de aynayı artık kendine çevirmenin vakti gelmiştir.
Efendi Adam Sendromu’na dair çalışmalarıyla birçok insanın hayatını değiştiren Dr. Robert A. Glover, Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı’nda, “efendi adamların” pek de “efendice” olmayan özelliklerine parmak basıp bu sendromu yaşayanların eline bir ayna tutuşturuyor  ve onları kendileriyle yüzleştiriyor:
• Efendi adam sorun çözer ve ilgilidir ama almak için verir.
• Çatışmadan kaçınır  ve uysaldır ama pasif-agresif patlamalarla karşılaşmanız an meselesidir.
• Herkes için en doğruyu yapmaya çabalar ama kendisi için en doğru olanın ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur.
• Kaba saba erkeklerden farklı olduğuna inanır ama bilmiyor ki... Çılgının tam tersi yine çılgındır.
• Doğruyu yaptığına öyle emindir ki aşkta, işte ve hayatta hep kaybeden tarafta olmasının suçlusu muhakkak başka biridir.
Dolayısıyla mutsuz, yalnız ve öfkelidir.
Bu tanımlarda kendini, bir arkadaşını, sevgilini veya eşini görüyorsan Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı kitabına kulak vermelisin. İçindeki veya çevrendeki efendi adamı keşfedecek ve başarı, mutluluk ve sevgi dolu bir hayatın kapılarını aralayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c3d98a-582e-4eca-b17d-83c173c91e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Köle</image:title>
            <image:caption>Köleliğin insanlık tarihindeki utanç dolu günlerine, eleştirel ve fantastik bir bakış açısı. Gana’nın başkenti Accra’daki köle pazarından zorla alınan beş kişinin; acılarla yoğrulmuş, zorluklarla bütünleşmiş, gözyaşıyla özdeşleşmiş, haklı isyanlarının vücut bulmuş hâli... Amerika’daki zoraki yaşamlarında ezilmişliğin, çaresizliğin içinden bir yumruk gibi yukarıya savrulabilen beş cesur yürek. Kofi’nin önderliğinde, özgürlüğe kanat çırpışları... Sürpriz bir aşk! Bu aşkın sonunda ne olacak? Hırs ve intikam aşkın önüne geçebilecek mi? Dram ve maceranın birleştiği bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d721786-b195-468a-805e-bc2c51b4fb6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız A</image:title>
            <image:caption>30’dan fazla dile çevrilen, dizi hakları satılan ve çoksatanlar listesini alt üst eden Kız A, Abigail Dean’den çarpıcı bir çıkış romanı.
“Beni tanımıyorsunuz ama yüzümü görmüşsünüzdür. Önceki fotoğraflarda belimize kadar hatlarımızı minik piksellerle anlaşılmaz hâle getirdiler; saçlarımız bile ifşa edilemeyecek kadar farklıydı. Fakat hikâyenin bıkkınlık vermesi ve bizi koruyanların da usanmasıyla birlikte internetin rutubetli köşelerinde bizi bulmak kolaylaştı.”

Ben Alexandra Gracie ama beni Kız A olarak bilirler.
Kardeşlerimle birlikte Korku Evi’nde büyüdüm.
Ve on beş yaşındayken kaçmayı başardım.
Yeni bir hayatın beni beklediğini düşünüyordum.
Şimdi ise bir şey beni o eve geri çağırıyor.

Bir kaçış hikâyesi olarak başlayan roman, okuru tamamen saran psikolojik bir gerilime dönüşüyor. Çocukluğun kanayan yaraları yeniden açılıyor, geçmiş ve şimdi birleşiyor, sadakat ve ihanet sorgulanıyor ve bir ailenin dramı gözler önüne seriliyor.

“Yılın en iyi gerilim romanı.”
—Independent

“Kışkırtıcı.”
—Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91cb5858-7211-4f6c-963f-7e9e1510c625.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Lucy Crehan, şehir merkezindeki bir okulda öğretmendir. “En iyi performans gösteren” eğitim sistemlerinden alındığı iddia edilen ancak sürekli değişen hükümet politikalarından bıkmıştı. Dünyada ilk sıralarda yer alan ülkelerin sınıflarında gerçekten
neler olup bittiğini öğrenmeye karar verdi.
 
Bu konuda daha da derine inmeye kararlı olan Lucy Finlandiya, Japonya, Singapur, Şanghay ve Kanada’da kişisel bir eğitim yolculuğuna çıktı. Okullarda öğretmenlik yapıp kendini onların çok farklı kültürlerine kaptırdı. Okul hayatıyla ilgili çizelgelerde
ve grafiklerde yer almayan şaşırtıcı gerçekleri keşfetti.
 
Dâhiler Ülkesi, Crehan’ın dünya çapındaki yolculuğunu belgeliyor, deneyimlerini politika, tarih, psikoloji ve kültür araştırmalarıyla bir araya getirerek bu ülkelerden neler öğrenebileceğimize dair kapsamlı yeni bilgiler sunuyor.
 
Bu ülkeler yüksek puanlara nasıl ulaşıyor? Başkaları onlardan ne öğrenebilir? Ve bu başarının bedeli nedir?
 
“Crehan’dan üstün bir eser... Diğer ülkelerin nasıl öğrendiklerinden çıkarılacak çok şey olduğu fikrinin güçlü bir savunması.”
—Economist
 
“Dikkat çekici ve orijinal bir kitap... Mutlaka okunmalı.”
 
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7fdc2a-25aa-4946-a064-57d192d0634e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükunet</image:title>
            <image:caption>Üç katil. 
Bir oyun. 
Adalet isteyince, siz kim olurdunuz? 
Katil mi? 
Maskeli mi? 
Kaçan mı? 
Bir gün en kötü kabusunuz gerçekleşse... 
Hiç kaybetmek istemediğiniz birini kaybetseniz... Ne yapardınız? 
Adalet uğruna ne kadar ileriye giderdiniz? 
Sükunet dünyada en çok sevdiği kişiyi kaybediyor… Kimseden yardım alamayınca adaleti 
kendi sağlamaya karar veriyor. 
&quot;Neden öldüreceğimi anlıyorsun değil mi?&quot; 
 
Ütopik bir dünyada geçen gerçek olaylar; intikam, ayrımcılık, aşk, dostluk, aile baskısı... Sükunet, yalnız olmadığınızı hatırlatan, korkularınızla yüzleşebileceğiniz bir hikaye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae387bc-6849-4a02-9a75-2677578f556f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 1</image:title>
            <image:caption>Liderlik için güç mü, cesaret mi yoksa zekâ mı gerekli sorusuna cevap arayan Korkunç Gıcık Üçüncü Hıçkırık, esprili anlatım dili sayesinde çocukları hem eğlendirecek hem de onlara okumayı sevdirecek. Arkadaşlık, başarılı olma ve dayanışma üzerine eğlenceli bir başlangıç olan, dizinin ilk kitabı Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, 2010 yılında Dreamworks tarafından beyaz perdeye de uyarlandı.
 
Korkunç Gıcık Üçüncü Hıçkırık “Ejderha Terbiyecisi” olarak tanınan olağanüstü bir Viking kahramanıydı: Harika bir savaşçı, müthiş bir kılıç ustası ve amatör bir doğabilimciydi. Ne var ki, bu her zaman böyle olmamıştı...
 
Eskiden sadece Gürsakal Kabilesi Şefi’nin sessiz ve düşünceli oğlu olan Hıçkırık, bakalım bir ejderhayı yakalayabilecek ve paramparça olmadan
onu eğitebilecek miydi?
 
Küçük bir çocuğun ejderhasını eğittiği ve kendi hikâyesinin kahramanı olduğu bu maceraya
siz de eşlik edin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1d1fda-8a9d-4d20-89da-7ff305210a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Assua</image:title>
            <image:caption>Lidya ıssızlığın ortasındaki bir adada, tek tanıdığı kişilerin ailesi olduğu sakin ve huzurlu günleri olan bir genç kızdı. Ancak bir gün cenneti kızıl saçlı korsanların çizmeleriyle ve döktükleri kanla kirlendi. Artık hayat mücadelesi başlamıştı, endişeden uzak çocukluk günleri geride kalmıştı. 
  “Bunca zamandır varlığından haberi olmadığı ülkesine hiçbir yardımı dokunmamıştı, şimdi çocuklarını kaybeden aileleri, anne babalarını kaybeden çocukları, korkusundan evden dışarıya adımını atamayan insanları düşündükçe benliği sakin bir köşede güvenli bir hayat sürmeye itiraz ediyordu. Bu tanımadığı ama nasılsa doğduğundan beri yanındalarmış gibi hissettiği insanlara karşı elinden geleni yapmalıydı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e9eff5a-7ff1-4c12-b280-0f59654321d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Doğumunda</image:title>
            <image:caption>Işık, 20&apos;li yaşlarının ortasında, özgürlüğüne düşkün ve kendi ayakları üzerinde duran genç bir kadındır. Babası ile arasında güçlü bir bağ olan Işık, sanata olan ilgisini ise küçük yaşta kaybettiği ressam annesine borçludur. Çok sevdiği bir işi olan genç kadın, etrafını arkadaşlarıyla çevrelediği huzurlu bir hayata sahiptir. Ancak bu durum çok yakında değişecektir… 
  Işık, bir gün babasının ona verdiği haberle, hayatında çok önemli bir dönüm noktasına gelir. Özgürlüğü tehdit altında olan genç kadın, duygularıyla da baş etmek için büyük bir sınavla karşı karşıyadır. Geçmişin sırları ve anın tehlikeleriyle yüzleşen Işık, bu süreçte hem büyümenin anlamını öğrenecek hem de kişiliğine dair yeni keşiflerde bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a9dd3a-9442-4969-a13d-e3dcc791e618.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düğün İki Cenaze</image:title>
            <image:caption>Şehrin ortasında
Çatı arasından bozma bir oda
Günsüz güneşsiz
Camları tuğlalarla örülü
İsli perdeler ve kirli bir döşek
Gıcırdayan kapı duvarda paslı çivi
İşlevsiz Ortada halı yılların tozu,
Tırnak ve deri kalıntıları
Tüplü televizyon
Karıncalar
Cıvatalar, tornavida
İki günde bir bardak süt
Belki bir dilim ekmek bir yudum su
Gündüzler tavşan uykusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225ea197-4a37-4573-9ca7-dd8c2c6fa5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Deri Ceket</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Tüm duyguları bir arada yaşayabilmem için altımdaki aletin bana verdiği güç yeterliydi. Rüzgarı elciklere uzanan kollarımdan damarlarıma alıyor, dünyanın tek hakimi olduğumu hissediyordum. Bu dünyayı benden başka kimse hakkıyla yaşayamıyor gibiydi. Sonuna kadar tüm hazları sömürerek yaşıyordum. Yarın yoktu benim için. 
Yanımda benimle olmak isteyen kardeşlerimleydim. Hepsi benim için ölürdü de öldürürdü de. Ama onlardan sadece benimle motor sürmelerini isterdim. 
Özgürlüğün bedeli zaten yeterince ağırdı. &apos;&apos; 
 
Aldığı ilk nefesten vereceği son nefese kadar motosiklet üstünde bir yaşam dışında hayattan hiçbir beklentisi olmayan Lawless Thunder Motosiklet Kulübü Başkanı Sarp&apos;ın kimin gireceğine kendisinin karar verdiği o kusursuz dünyasına sinsice sızan, onu arafta bırakan bu ufak casus da kimdi? 
Rüyalarında ona geleceği gösteren mitolojik varlıkları kendi hayatı ile bir araya getiremeyecek kadar yüreği saf, hayatta ama yanında olmayan bir babanın verdiği hayal kırıklığıyla hep yanlış yoldan gidecek kadar şaşkın, aşka aşık bir kız elbette. 
 
&apos;&apos;Sarp&apos;a nasıl yaklaşacaktım bilmiyordum. Neden onu seçmiştim onu da bilmiyordum. Sadece kalbime batan camlar o yakınıma gelince yok oluveriyordu. Verdiği his huzur değil, huzursuzluktu. Bütün antenlerimin ayarları kaçıyor olsa da yine de kalbim acımıyordu yanındayken
Ev gibi bir his veriyordu sertliğine rağmen gözleriyle.&apos;&apos; 
 
Ela ve Sarp&apos;ın yolları bir ufak mavi hapın verdiği cesaretle birleşerek, Bad Skulls Motosiklet Kulübü ve onun ardındaki gerçek şeytana karşı aksiyon dolu bir maceranın içine sürüklenirken, kendi hayatlarında da tek başına bir devin değiştirdiği ama ancak kaderin izin verdiği kadar aşkı yaşayabileceklerdi. 
  Motosiklet kültürünü hayat tarzı haline getiren dışlanmış, boyun eğmez, asi ruhları Kale&apos;nin doğaüstü atmosferinde aşk, macera ve mitoloji ile harmanlayan harika bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7420e37d-2249-4ca8-92b2-92abda8c316a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Kompleksi</image:title>
            <image:caption>Uzak gelecekte, Seaboard şehrini koruyan koruyucu Kalkan&apos;ın arkasında, insanlığın son savaşından kurtulanlar Sıvı&apos;ya batırılır ve hayatlarını hayalperestler olarak sürdürürler; her biri özel bir “sanal cennete” bağlanır. Marlo ve yaratıcısı Jed Salt (şimdiye kadar kendisinin 271. klonu), bu uyku dünyasını bilim yoluyla korur. Marlo başarısız olduğunda Salt, onu düzeltmek ve insanlığı yok olmaktan kurtarmak için gereken güç hücresi için Kalkan&apos;ın ötesine geçmelidir. Salt, yıkılan dünyada kendinden başka kurtulanların olup olmadığını ve nasıl tehditlerle karşılaşacağının pek de farkında değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a979e135-cc6d-4b10-974d-78a98f274d4d.jpg</image:loc>
            <image:title>A’mak-ı Hayal Kitabı</image:title>
            <image:caption>Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin “hakikat endişesi taşıyan vicdanlara” emanet ettiği A’mâk-ı Hayâl’in anlam katmanlarını çözmek için, her biri ilgili alanlarda çalışan yazar, akademisyen ve eleştirmenler bu kitapta bir araya geliyor. A’mâk-ı Hayâl’e dair her okuma; okura, bu esrarengiz metnin derinliklerinde dolaşma ve onu keşfetme imkânı verirken kendi yolculuğunu anlamlandırmasına da yardımcı oluyor. 
Turgay Anar’ın yayıma hazırladığı Aşk Sır Arayış A’mâk-ı Hayâl Kitabı, son devir Türk edebiyatımızın klasikleşmiş eseri A’mâk-ı Hayâl için kaleme alınan on beş yazı, seçilmiş bibliyografya ve sözlükten oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e0501d-ee12-4754-98e7-7b914e5df363.jpg</image:loc>
            <image:title>Butimar</image:title>
            <image:caption>Butimar’ı okumaya başladığınızda, şehrin gürültüsüyle irkilip uyanan roman kahramanıyla beraber siz de önce bir uykudan uyanır gibi gözlerinizi bugüne açıyor, ardından yüz yıl öncesinde geçen bir aşk hikâyesini dinlemek için yeniden uykuya dalıyorsunuz. 
Kaan Murat Yanık, Butimar’da okurunu farklı zaman, mekân ve hikâyeler arasında, rüyalarla kurulmuş gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Günümüzde başlayan bu romanda, rüyalarını tasarlamaya çalışan bir psikiyatr, bir ziyaretçisi sayesinde edindiği mektuplarla geçmişe doğru, esrarengiz bir aşk hikâyesinin peşine düşüyor. Üstelik bu hikâyedeki kadın, psikiyatrın rüyasında görüp tutulduğu Butimar’dır. Bir düşün peşinde koşan iki karakterin Butimar’a duydukları aşk, zamanın döngüselliği ve kuşaklar arası aktarım ile bir kez daha varlık buluyor. 
Aşk, dostluk, savaş ve simyanın el ele dolaştığı Butimar’da; bugün geçmişe, geçmiş geleceğe bağlanıyor. Aksiyonu bol, gerilim ve merak unsurlarıyla örülü bu roman, sizi içinde olduğunuz andan koparıp hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı büyülü gerçekçi bir evrene davet ediyor. 
“Kimi ruhlar evvelden aşinadır birbirine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eead03d3-e6f9-46bc-9f0b-8cdb01ef5b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Firig</image:title>
            <image:caption>“Altı, yedi kız gökkuşağının altına koştuk. Koşarken, oğlan olsaydım Mehmet gibi olurdum diye düşündüm. Annem beni her an aramaz, oyunuma karışmaz, kardeşlerime baktırmaz, evin işlerine yardım ettirmezdi. Oğlan olmak iyi bir şeydi.”  
…  
“Bahçe duvarının üzerine oturup sessizce iş makinelerini izledik. Hepimiz çok üzgündük ve hepimiz aynı şeyleri düşünüyorduk. Ağaçlarımızı, çocukluğumuzu söküyorlardı. Onlar ağaçları sökerken bizim de içimiz sökülüyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e573e9-1431-4e9a-94bf-147759218103.jpg</image:loc>
            <image:title>Kengo Kuma Bütün Eserleri</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Japon mimarisinin en önemli temsilcilerinden Kengo Kuma, ülkenin geleneksel yapı zanaatlarını sofistike teknolojiler ve malzemelerle ustaca birleştiren modern bir tasarım dili oluşturmuştur. İkonik Cam Ev’inden (1995) Dundee’deki Victoria &amp; Albert Müzesi’ne (2018) dek bu kitap, Kuma’nın bugüne kadar otuz projeden oluşan yapı çalışmalarının eksiksiz bir kaydıdır. Mimarlık tarihçisi ve eleştirmeni Kenneth Frampton’ın, Kuma’nın nesne-karşıtı mimari anlayışı üzerine kayda değer bir giriş yazısıyla başlayan bu kitap; Kuma’nın çalışmalarını, savaş sonrası Japonya’nın gelişen mimari sahnesi ve etkili figürler bağlamında çerçeveliyor, onun fikirlerinin ve binalarının topladığı uluslararası beğeniyi anlatıyor. Kitap genel itibariyle ayrıntılı olarak aktarılan açıklayıcı metinler ve çizimler eşliğinde; mimarın faaliyetlerini tanımlayan malzeme temaları etrafında sunulan projelerden oluşuyor. Kuma’nın binalarını karakterize eden ve zarif arkitektonik söz varlığını ortaya koyan bu kitap, 21. yüzyılın en büyük mimarlarından birinin zihnine benzersiz bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3584e8ed-1208-455a-8cfc-fd633352f7f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimarlar için Benjamin</image:title>
            <image:caption>Das Passagen-Werk’in yayımlanmasından bu yana geçen çeyrek asırda, birçok önemli disiplin için belirleyici bir başvuru kaynağı hâline gelenWalter Benjamin; estetik, politika ve felsefenin benzersiz ve kışkırtıcı bir sentezini oluşturmuştur. 
Mimarlar İçin Düşünürler dizisinin ilk kitabı olarak yayımlanan Mimarlar İçin Benjamin, Benjamin’in metinlerinin mimarlık teorisi ve pratiği için önemini değerlendiriyor. Benjamin’in Avrupa şehirleri üzerine yazdığı yazılarında değindiği gündelik yaşam ve çalışma hayatının iç içe geçmişliğine dair bir bahisle başlayan bu kitap, onun kültür eleştirisine katkılarını Max Ernst, Adolf Loos, Le Corbusier ve Sigfried Giedion’ın çalışmalarıyla ilişkilendirerek inceliyor ve Benjamin’in yapıtlarını mimari ve şehircilikteki son gelişmeler ışığında konumlandırıyor. 
Modern sanatın ve mimarinin önde gelen temsilcilerini ayrıntılı bir şekilde ele alan ve Benjamin’in eleştirel çalışmasına çağdaş mimari ve şehircilik bağlamında bir değer atfeden Mimarlar İçin Benjamin, Walter Benjamin’in mimariye duyduğu ilginin kısa ve kolay anlaşılır bir anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a22d297a-bcac-4997-bcd9-b1ad7192e71d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdiki Zaman</image:title>
            <image:caption>Beat kuşağının yaşayan efsanelerinden, yolcu, dağcı, yangın gözcüsü, Gary Snyder. 
Küçük bir böcek kuzeyden güneye ilerlerken, uzak bir ormanda çam ağaçları yanmaya başladığında, Asya’da sabahın kör bir saatinde bir keşiş ritüele başlarken, dağ başında küçük bir kulübenin ocağı tütmeye başladığında, Kaliforniya’da bir plak müziği başlattığında, konuşan Gary Snyder ’ın şiiridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d76b074-8ba2-49c3-85fb-60054bd88eb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında</image:title>
            <image:caption>Arnavutluk… Avrupa’nın bu küçük ve tamamıyla kendine has ülkesi 1990’ların başında büyük çalkantılar yaşadı. 
Enver Hoca’nın kurduğu tek parti, tek adam rejiminden, halkın talebiyle çoğulcu demokrasiye geçti. Arnavutluk’un önemli yazarlarından Besnik Mustafaj, bütün bu sürecin tanığı olduğu kadar aktörlerinden biriydi de. Fitili ateşleyen öğrenci hareketine doğrudan destek verdi, Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı ve bu partiden milletvekili seçildi. 
 
Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında, ülkenin içinden geçtiği çalkantılı süreci birinci elden tanıklıkla gözler önüne seriyor: diktatörlüğün yarattığı psikolojik, siyasi ve ahlaki tahribat, coşkulu sokak gösterileri, demokrasiye geçiş sürecinin getirdiği büyük umutlar ve hayal kırıklıkları, ardından gelen göç dalgası… 
Kitabın sonunda yer alan “Küçük Arnavut Ansiklopedisi” ise, ülkenin siyasi ve toplumsal hayatına aşina olmayanlar için aydınlatıcı şifreler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7042614d-2c78-44d4-bcde-c2b0805993f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Demiryolu Seyahatinin Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Yolculukta okuma” mefhumunun demiryolu seyahatiyle insan hayatına girmiş olduğunu biliyor muydunuz? Yahut bugün en güvenli seyahat biçimi sayılan tren yolculuğunun ilk yıllarında en güvenilmez yol olarak kabul edildiğini… Peki mimarlıkta büyük boyutlu cam ve demir/çelik kullanımının yaygınlaşmasında, demiryolu istasyonlarının Cryrstal Halaç’tan bile daha önemli rol oynadığını duymuş muydunuz? 
Tarihçi Wolfgang Schivelbusch Demiryolu Seyahatinin Tarihi – 19. Yüzyılda Mekân ve Zamanın Sanayileşmesi adlı kitabında trenle seyahatin başlangıç ve erken dönemlerini mercek altına alıyor. Başta İngiltere olmak üzere, sanayi devriminin en önemli simgesi raylı sistemin daha sonra dünyada nasıl bir “seyahat” aracına evrildiğini ve bunun sosyal anlamda nasıl bir etki yarattığını anlatıyor. İngiltere ve kıta Avrupa’sında üretime dayalı yük taşımacılığından insan odaklı seyahate geçişte yaşanan tartışmalar ve sancılı süreçlerin neler olduğundan ABD’de bunların neden hiç yaşanmadığına, Avrupa ve ABD’deki kültürel geçmişi ve sonrasındaki farklılıklara dek gözler önüne seriyor. 
Bugün mecazi anlamda kullanılsa da başlangıçta daha somut bir karşılığı olan “mermi hızıyla seyahat” fikrinin sanayi, taşımacılık, kültür, mimarlık, şehir planlamasında yarattığı değişimlerin yanında, yaşanan kazaların etkisiyle tıbbi ve psikolojik yansımalarını da aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fbe5e29-0911-45b1-b011-c570bdfa9fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Ülkesinde Gezinti</image:title>
            <image:caption>“Bu kitaptaki on dokuz yazı, mesleğe adım attığım 1963 yılında başlayan bilim adamlığı yolundaki yürüyüşümün araştırmacılık yönündeki ilerleyişi sırasında elde edilmiş bir nice sonucun sunumudur. Bu yazıların her biri bir araştırma yazısının ortalama oylumuna sığmayacak genişlikte ve boyuttadır. Bu nitelik onların uzun süreli çalışmaların ürünü olmalarının olağan sayılması gereken sonucudur.” 
Hocaların hocası Prof. Dr. Mertol Tulum, Türk dili alanında kafa yorduğu bir dizi meseleyi Türkçe ülkesinde gezinmek isteyen okurlarına sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d263ab3f-f2d2-4415-aca5-cd5ba3458e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak Denen Bilmece</image:title>
            <image:caption>Alman filozof Heinz Heimsoeth’ün Türk okurları için özel olarak kaleme aldığı Ahlak Denen Bilmece, felsefenin vazgeçilmez bir dalı olan ahlak felsefesi alanına kısa bir giriş yapıyor. Yazarın ustaca derlediği eski ve yeni öğretiler üzerinden ahlak alanında tartışılan başlıca sorunları irdelediği ve şaşırtıcı açmazlara parmak bastığı bu değerli çalışma, ahlak felsefesine ilgi duyan her düzeyde okur için temel bir kaynak teşkil ediyor. 
Ahlaka ilişkin başlıca akımların, ahlaktanımazlık, görecilik, yararcılık ve törebilimciliği oluşturan düşüncelerin irdelenip ahlak felsefesinin otorite, norm, yasak, buyruk, bireysellik, birlikte yaşama gibi temel kavramların sergilendiği bu kitap, ahlak tartışmalarına yön veren Platon, Aristoteles, Kant, Schopenhauer, Nietzsche, Stirner, Mandeville, Rousseau, Piaget gibi düşünürlerin ahlak açısından önemli bazı görüşlerine de değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5437be59-5a7e-46e2-a0a5-7ee0162cff1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Descartes Kimdir?</image:title>
            <image:caption>Fransız filozof René Descartes düşünce tarihinde iz bırakmış büyük bir dehadır. Onun felsefesinin etkisi, Malebranche, Arnauld, Locke, Leibniz, Spinoza, Berkeley gibi erken modern çağın filozoflarından başlayarak Kant’a, Fichte’ye ve Schopenhauer’a kadar uzanır. 
Descartes felsefede yenilikçi bir zihin olmanın ötesinde, cebri geometriye uyarlayan öncü bir matematikçidir; optikteki çalışmalarıyla bir fizikçidir ve hayvanlar üzerinde yaptığı diseksiyon çalışmalarıyla kan dolaşımını açıklamış bir fizyologdur. Bu alanlardaki katkılarıyla, felsefe tarihi kadar bilim tarihine de adını altın harflerle yazdırmıştır. 
Hegel, Descartes için &quot;O bir kahramandır&quot; diyordu. Peki, modern felsefenin kurucusu ve felsefe tarihine yön veren bu kahraman Descartes kimdir? Onun hayatındaki matematiksel ve metafizik evreler, düşüncesinde neye karşılık gelir? Skolastik felsefeyi ve Aristotelesçi felsefeyi nasıl aşmaya çalışmıştır? Descartes’ın nedensellik yorumunun modern bilim için anlamı nedir? Metodik şüphe, benliğin keşfi ve geçici ahlak, Descartes’ın felsefesinde ne anlama gelir? 
Fransız filozof Alfred Fouillée, bu kitapta, bu soruların eşliğinde Descartes felsefesine giriş için uygun bir anahtar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fba08f0d-f734-48a6-86b9-e9c6b60ed5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesinlik Üzerine</image:title>
            <image:caption>Kesinlik Üzerine, Wittgenstein’ın Tractatus ve Felsefi Soruşturmalar’ıyla birlikte üç önemli kitabından biridir. Bu kitap, Kant’ın Saf Aklın Eleştirisi’nden bu yana epistemolojiye yapılmış en büyük katkı olmanın yanı sıra Wittgenstein’ın Descartes’ın kuşkuculuğuna cevabıdır. Descartes’ın yöntemi, kaya gibi sağlam bir kesinliğe, yani kuşku götürmez bir hakikate ulaşana dek her şeyden kuşkulanmaktan ibaretti. Wittgenstein ise kuşkuyu formüle edebilmemiz için bazı temel kesinliklerin olması gerektiğini, bu kesinliklerin bilginin konusu değil temeli olduğunu savunuyor. 
İngiliz filozof G. E. Moore’la daimi bir tartışma içerisinde yol alan bu metinleri okumak, okura kesinlik, bilme, kuşku, inanç ve öğrenme kavramlarına dair yeni bir bakış sunuyor. Wittgenstein’ın çalışma ortamına girme ve onun sürekli gelişim hâlinde olan, hep yenilenen düşüncelerini izleme fırsatı veriyor. 
Bu değerli çalışmayı,  Georg Henrik von Wright&apos;ın, Wittgenstein biyografisi ve kitap üzerine değerlendirmeleriyle birlikte sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5266aad-cef5-40dc-8012-a69bdf36281e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı, Özgürlük ve Kötülük</image:title>
            <image:caption>&quot;Alvin Plantinga&apos;nın çığır açan yapıtına zekice ve mantıksal bir giriş...&quot; 
Harry Gensler,  John Carroll Üniversitesi 
 
&quot;[Analitik] din felsefesinde klasik bir yapıt, son elli yılda kötülük sorunu üzerine yazılmış en etkili metin.&quot; 
Kevin Timpe, San Diego Üniversitesi 
 
&quot;Genel okura yönelik bu kitabı herkes anlayabilir; yeter ki okumakla yetinmeyip düşünmeye de istekli olsunlar.&quot; 
Stephen T. Davis, Claremont McKenna Koleji 
 
Çağımızın en önemli analitik din felsefecilerinden Alvin Plantinga’nın başyapıtları arasında sayılan bu metin, birçok teistik ve ateistik argümanı ve de kötülük problemini ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır. 
Ateistler, kötülük probleminin Tanrı’nın varlığı aleyhine en güçlü argüman olduğu konusunda hâlâ ısrarcılar. Felsefe tarihine baktığımızda da Epikuros’tan Hume’a ve yakın dönemde Mackie’ye kadar uzanan bir yelpazede çeşitli düşünürler tarafından bu konuda birçok eleştirinin dile getirildiğini görmek mümkün. Plantinga bu çalışmasında felsefe tarihinin en köklü sorunlarından biri olan ‘Tanrı’nın varlığı sorusu’nu cevaplamaya çalışmakla kalmayıp felsefi bir yöntem ve soruşturmanın nasıl olması gerektiği konusunda muhteşem bir örnek de sunmaktadır. 
Plantinga, bu kitabıyla bizi, felsefe tarihinin en temel ilkelerinden birini hatırlamaya çağırıyor: var olanın ardındakini anlamaya çalışmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38ae9cc3-817b-4ef2-87ea-c16f418824c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlık İzleri: Işık ve Ses - Heidegger’de Temel Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Varlık her zaman varoluşun ve varolanların arasına gömülmüş olarak izlerini belli eder. Varlıkla yüzleşen ve
‘müstesna’ bir fail olan Dasein’a kendisini duyuran izler, onun çeşitli ruh hâllerine bürünmesine neden olur.
Varlık, ona doğru sorular soranlara, bir çeşit olay gibi açılır. Ama aydınlandığı anda yeniden karanlığa gömülür.
Varlık İzleri, klasik bir sözlük çalışması değildir, Heidegger’in yapıtına bir bakış denemesidir. Genel bir
değerlendirmeden çok, ışık ve ses gibi temel fenomenler etrafında düşünürün temel kavramlarını yorumlama
çabasıdır.
Özgür Taburoğlu, Heidegger’in temel eseri Varlık ve Zaman’dan önceki ve sonraki varlık anlayışlarının
geçirdiği değişimlerin de işaretlerini takip ediyor. Öncesinde kararlı ve iradeli bir duruşla varlığın önündeki
perdeleri aralamaya çalışan Dasein’ın, sonrasında varlık hakkında daha çok düşündüğünü, onu seyre daldığını
ortaya koyuyor. Varlığa teknik çerçeveler, hazır görüşlerle yaklaşmanın tehlikelerini sergileyerek, ona, şiirli
ve sabırlı biçimde eşlik etmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a098c3a1-a96d-4e0a-9a22-f0d703e8cc5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Miti</image:title>
            <image:caption>“Duru dili ve öğretici bilgileriyle, yapay zekânın tarihinden, süperzeki makinelerin yolda olduğu kehanetlerine kadar, didiklenmedik konu bırakmayan muhteşem bir kitap bu.” 
Oren Etzioni Allen Yapay Zekâ Enstitüsü’nün CEO’su 
 
“Yapay zekâ nedir, ne değildir gerçekten öğrenmek istiyorsanız bu kitabı mutlak okuyun derim. Geleceğin yapay zekâsına duyulan hayranlığın bugün her türlü ilerleme için sahip olduğumuz tek kaynağın, yani insan zekâsının küçümsemesine neden olduğunda, ilerlemeyi nasıl engelleyebileceğini gözler önüne seriyor.” 
Peter Thiel 
 
“Kurzweil’in abartılı vaatlerinin bugüne kadarki en sağlam reddiyesi. Teknoloji düşmanlığı yapmadan, gerçek yapay zekâ çalışmaları ile ham hayalleri birbirinden itinayla ayırıyor. Ufuk açıcı bir kitap ve zamanlaması harika.”  
William A. Dembski, Evolution News 
 
 
Yapay zekâ, hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Zeki makineler kâh cebimizdeki telefonun aklı oluyor, kâh hekim olup hastalara teşhis koyuyor, kâh satranç oynayıp insan rakiplerini mat ediyor, bazen de tercümanlığımıza soyunuyor. Yine de yapay zekâ çalışmalarının ‘tekinsiz’ geleceği, insanlığı heyecanlandırmanın yanı sıra ürkütüyor. Adı belli, kendi gizemli bu failin etrafında, kıyamet ve selamet senaryolarının birbiriyle yarıştığı ve zaman zaman iç içe geçtiği modern bir mitoloji şekillendi. 
Yapay zekâ alanında son yılların en fazla ses getiren çalışmalarından biri olan bu kitap, bu alanla ilgili abartılı iddiaların maskesini düşürüyor. İnsan seviyesinde bir yapay zekânın gelişinin neden hep 10-20 yıl ertelendiğini izah ediyor. Bu alanda dönüm noktasıymış gibi sunulan kimi başarıların perde arkasındaki sahtekârlıkları, gülünç olayları ve kopan gürültülerin sesini bastırdığı gerçek başarıları teşhir ediyor. Bu mitin insan kültürüne ve bilime, hatta yapay zekâ çalışmalarına nasıl zarar verdiğini anlatıyor. Okuru, Turing Testi’nden doğal dili anlamaya, çıkarım sorunundan Sherlock Holmes ve Auguste Dupin’in dedektiflik kabiliyetine, Grice’ın karşılıklı konuşma ilkelerinden unutulmuş dâhi Peirce’ın çalışmalarına, bilim, teknoloji ve felsefenin kesiştiği noktada, beyin gıdıklayan bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe753b8-0c7d-4838-9eda-a8326ce4eb93.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger&apos;in Dünya&apos;sı</image:title>
            <image:caption>Heidegger Varlık ve Zaman’da özne ve nesne, dolayısıyla da ben ve dünya dikotomisini aşmaya çalışarak, dünyaya dair bilindik anlamda ne nesnel ne de öznel olmayan egzistansiyal bir tasavvur geliştirmiş ve bu surette felsefe geleneğinin “Parmenides’ten beri üstünden atlamış olduğu” dünya fenomenini yepyeni bir ışık altında analiz etmiştir. Sonuçta, dünya-da-olma, fırlatılmışlık ile ölüm arasında var olan Dasein’ın özsel varlık karakterini oluşturur. Buna göre, yalnız Dasein’ın dünyası vardır, giderek Dasein dünyasıdır. 
Heidegger bu başyapıtında dünyayı ve Dasein’ı iki ayrı varolan olarak ele alma eğiliminde olan felsefe geleneğinin hilafına, bunların kökensel olarak birlikli bir yapı arz ettiği üzerinde ısrarla durmuştur. Nitekim onun dünya-da-olma formülasyonu, insan varlığı olarak Dasein’ı, sözgelimi bir Kartezyen tasavvurda olduğu gibi, dünyanın karşısında yer alan bir varolan olarak değil de, bilakis dünyaya daldırılmış ve onunla hemhal vaziyette bir varolan olarak tasvir etmiştir. 
Heidegger’in ‘Dünya’sı, Varlık ve Zaman’da dünya kavramına ve dolayısıyla dünya-da-olma’nın anlamına odaklanan bir kısım analizleri öne çıkarıp yorumlamayı ve bu surette Heidegger’in ‘dünya’sına nüfuz etmeyi amaçlıyor. Varlık ve Zaman’daki § 14’den § 27’ye kadarki kısmın kapsamlı ve ayrıntılı bir şerhini sunan bu çalışma, dünya kavramının ve ona ilişkin meselelerin Dasein analitiğinde tuttukları merkezi yer ve önem göz önünde bulundurulduğunda, bu başyapıta bir nevi giriş olarak da okunabilir pekâlâ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/240955a0-5af3-47bb-b854-ace6c251fe48.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Süvariler</image:title>
            <image:caption>Sovyet edebiyatının en büyük temsilcilerinden biri olarak kabul edilen İzak Babel’in öyküleri, okuruna incelikli bir mizah sunar. Babel öykülerinde neşe ve keder, kara mizahın tekinsiz avlusunda birlikte yürür. Öte yandan onun karakterleri daima trajik olanın kıyısında durur ve terazinin kefesi hep biraz kederden yanadır. 
Binazir Haşimzade’nin titiz çevirisiyle Rusça aslından Türkçeye aktarılan bu külliyat, onun başta şaheserleri Kızıl Süvariler ve Odessa Öyküleri olmak üzere bütün öykülerini içeriyor. Okurlar, onun öykülerinin görkemine kendilerini kaptırdığında, sağlığında kendisine yöneltilen haksız eleştiriler karşısında Babel’in neden sürekli “susmaktaki ustalığını” vurguladığını anlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d22603-245b-4cc8-b041-8e6317a5ab3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Obasan</image:title>
            <image:caption>Güçlü ve tutkulu bir hikâyeye sahip ödüllü roman Obasan, II. Dünya Savaşı sırasında Japon asıllı Kanadalıların yaşadığı dokunaklı olayları bir çocuğun gözünden anlatıyor. 
Naomi, Pearl Harbor Saldırısı onun hayatını değiştirdiğinde korunaklı dünyasında sevgiyle büyütülen beş yaşında bir çocuktu. Annesinin kaybının ardından kendisinin ve ailesinin nasıl da “düşman uzaylılar” haline geldiğini, yaşadığı topraklarda ırkçı saldırılara uğradığını, hayalet kasabaya sürgüne zorlandığını, hor görüldüğünü ve parçalandığını şaşkınlıkla izledi. Hayatı akıl almaz zorluklarla ve acıyla sarılan Naomi için amcasının eşi Obasan’ın kararlılığı, dayanıklılığı ve çevresindekilerin sessizliği onu koruyan bir zırhtı. Ancak Naomi büyüdüğünde, kaderlerine musallat olan bu ürkütücü sessizlik perdesini aralamaya karar verdi. 
Kamplarda tutulan binlerce insandan biri olan yazar Joy Kogawa’nın kaleminden Obasan, günümüze dair rahatsız edici benzerlikler barındıran satırlarıyla, II. Dünya Savaşı’nın dramatik sonuçlarını Kanada’daki bir Japon göçmen ailesi üzerinden okuyabileceğiniz yürek burkan bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c682924-27dc-406a-8b66-1d4cbc04526a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tren Rayları</image:title>
            <image:caption>Tren Rayları, endüstriyelden metafiziğe, küreselleşmenin tektonik sarsıntılarından hafızanın içsel nabzına ve şimdiden geçmişe uzanan capcanlı bir metin. 
John Berger ve Anne Michaels arasında aşk ve kayıplar üzerine derin ve keşifçi bir meditasyon olarak tanımlayabileceğimiz bu diyaloglara Tereza Stehlíková’nın trenden çektiği Güney Bohemya’nın orman ve kış manzaraları eşlik ediyor. Fotoğraflarla atmosferik geçişin sağlandığı bu samimi anlatı aynı zamanda üç büyük sanatçının bir araya geldiği bir tanıklık sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95e4eb20-25f9-41c9-9043-6d94bfd09092.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Mantığı</image:title>
            <image:caption>Dil mantığı kelimeleri veya kavramları kategorilere ayırmaz ve hiçbirini bir diğeriyle aynı kümede bulundurmaz ve küme oluşumuna da izin vermez. Fakat seviyeleri ve sıralamaları vardır, aidiyet ve ailiyet içermez. Her kelime, kelimeler yığınından ölerek arınmış ve 1’e eşit değer olmuştur. Kelimeler birbirlerine yüklenmez, toplanır. Burada toplama dediğim işlemlerin tamamı aslında bir bütünlenme, birleşmedir. Toplama her ne kadar bir artmayla ilerlese de sonuç olarak toplam yine 1’e eşit olacaktır. Bu işlemle anlam artmamış veya eksilmemiştir. Çünkü dil mantığı kelimelerin anlamıyla ilgilenmez. Daha doğrusu kelimelerin anlamları yok olduktan sonra onların ölü değerleriyle ilgilenir. Bu içeriden toplama işlemi veya bir toplam oluşturma durumu sadece dile özgüdür. Dolayısıyla düşüncenin de en temel işlemini, yani mantığını oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83b142c-0fe4-41d9-a737-cbbe337aea20.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratma Yeniden Yaratma</image:title>
            <image:caption>Edebiyat teorisine yaptığı dahiyane katkılarla, yaşadığı yüzyılın öncü kuramcılarından olan Northrop Frye, bu kitapta “yaratma” kelimesini kuşatan düşünceler ve imgeler bütününün, edebiyatın yapısını ve imge düzenini nasıl etkilediğini irdeliyor. Geleneksel varsayıma göre doğa, gerçeklik, kurulu düzen, olağan gidiş ve varoluşun kabul etmemiz gereken verileri ile bağlantılı gördüğümüz her şey, yaratmaya, başlangıçta evreni var etmeye yönelik tanrısal edime geri gitmelidir. “Yaratıcı” kelimesi insani faaliyetlere uygulandığında, insani olarak yaratıcı olan, “yaratma” kavrayışımızı derinden sarsan her ne ise odur; yaratmanın tersine çevrilmesi veya etkisiz kılınmasıdır. Bu bizi şöyle bir sonuca götürür: İnsan başarısının az sayıdaki olağanüstü biçimlerinden biri gibi görünen şey -sanatlara özgü yaratma- aslında bir tür yaratmamadır. 
Northrop Frye’ın ilk olarak 1980 Larkin-Stuart Konferansları olarak sunduğu bu kitap, okura sanatta yaratma kavramı üzerine ilginç, zihin açıcı ve düşündürücü bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45325847-ff00-4e89-8a91-4d29638faf68.jpg</image:loc>
            <image:title>Naikan</image:title>
            <image:caption>Ege’nin küçük bir kasabasında ikindi üzeri bir delikanlı denize bakan derin falezlerin başına geçer, kendisini aşağıya atmaya niyetlidir. Etraftakiler vazgeçirmek için dil döker, tanıdıkları yalvarır ama nafile. “Hayatın hiçbir anlamı yok, kendimi aşağı atıp son vereceğim bu saçmalığa” der. Sonunda kasabadan delikanlının hatırını sayacağını düşündükleri Osman Dedeyi çağırırlar. Ümmidir Osman Dede; tek bildiği çiftçiliktir; özel bir eğitimi yoktur. 
 
Gelir gelmez, “İstersen hemen atla!” der delikanlıya. “Ama önce sende hakkı olanların hakkını ver!” Şaşkınca bakan delikanlıdan ayakkabılarından birini ister. “Hatırla bakalım, buraya kadar yürüdüğün ayakkabıda kimlerin emeği var? Yürüdüğün yolu kimler senden önce senin için kazdı? Ayaklarının altında eskittiğin hangi canlının derisi? Bugüne kadar yaşarken kaç cana mal olduğunu hesaplayabilir misin?” Bir ara delikanlının üzerindeki tişörtü çekiştirir. “Bu tişörtün pamuklarını toplayanlara, pamukları eğirip sana tişört olsun diye dokuyanlara atlamadan önce söyleyeceğin bir şey yok mu?” “Bugüne kadar yediğin ekmeklerin buğdayını sıcağın alnında ekip biçenlere ve özenle pişirenlere gitmeden önce teşekkür etmeyi düşünmez misin?” 
 
Delikanlıyı Osman Dedenin gösterdiği şeffaf bağlar öylesine sarıp tutar ki kendi isteğiyle uçurumdan hayata döner. 
 
Ben de derim ki, uçurumun başında değilsin ama hayatı konforun yüksek tepelerinde kaçırıyorsun. Yaşamı yaşayarak öldürüyorsun. “Ben bana yeterim!” derken, seni kucaklayan sıcacık bağları hoyratça söküp uçuruma savuruyorsun. 
 
Olur da bu akşam Osman Dede sana uğrarsa, yorma onu, elindeki Naikan’ı göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8012de72-16c4-402b-8ac0-c5ac7f385a0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe&apos;nin Maceraları</image:title>
            <image:caption>Daha önce böyle bir kraliçe görmediniz!
 
Kitaplarıyla her yaştan okura ulaşan Füsun Çetinel bu kez küçüklere modern bir masal anlatıyor. Yaratıcılığın keşfi ve iyiliğin ödüllendirilmesi için uğraşan sıradışı Kraliçe&apos;nin neşeli üç öyküsü, hayal gücünün ve sanatın kapılarını aralıyor. Kabarık kırmızı saçlı, çilli, ufak tefek Kraliçe, her öyküde farklı bir çocukla buluşuyor. Birbirinden ilginç karakterlerle bezeli öyküler, sanata, doğaya ve pandeminin toplumsal etkilerine ilişkin farklı bakış açıları sunuyor. İllüstratör Merve Atılgan&apos;ın desenleriyle canlanan maceralar, çocukluğun eşsiz hayal dünyasına güzelleme niteliğinde.
 
Bu kraliçe, klasik masallardakine hiç benzemiyor. Özel koleksiyonunun sergisine ailesiyle birlikte davet ettiği Örnekcan, vazosunu kırdığında neden sevinmişti? Büyük salgın sonrası insanları yeniden kavuşturmak için düzenlediği yarışmada, onca marifetli yarışmacı arasında neden Güneşsu&apos;nun sıradan yün bebeğini önemsemişti? Dilek fenerini gökyüzüne salarken, yalnızlık çeken babasına yeni bir eş, kendine de yeni bir anne dileyen Vega&apos;ya neden destek olmuştu?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7731bd5a-dbd8-4ebd-ba61-c41a93a0b565.jpg</image:loc>
            <image:title>Apti&apos;nin Zor Ödevi</image:title>
            <image:caption>&quot;Dönem ödevlerinin teslim tarihi yaklaşmıştı. Burak çocukken salıncaktan düşenleri araştıracaktı. Kimlerin kepekli kimlerin kepeksiz ekmek yediği Nalan’ın ödeviydi. Berrin’in ödeviyse kimlerin annesi babasının yatılı okulda okumuş olduğuydu. Seyfettin kimin evinde davul fırın var, onu araştıracaktı. Ödevler türlü çeşitliydi? Kimin babası sigara içiyor? Kimin ailesi köyden göç etmiş? Kim elmayı soyarak yiyor? Kimin annesi ciğer seviyor, ve daha birçok konu... Ancak öğretmeni Apti’ye verecek bunca çeşitli ödev konusu varken bula bula… Neyse… Apti bundan söz etmek bile istemiyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>