﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103015</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f6765b-886d-4ba8-88c1-a36faef03c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgıç</image:title>
            <image:caption>Raul Tafen hemen balıkadam giysilerini giydi ve hop, denize daldı! Görevi ne mi dediniz? Çok önemli bir şey sayılmaz. Son iki bin yıldır kayıp olan Roma İmparatorluğu döneminden kalma bir kadırgayı bulması gerekiyor, o kadarcık! Balıkadamların kralı için çocuk oyuncağı diyebiliriz. Yalnız Raul’ün yine de dikkatli olması gerek çünkü okyanus sürprizlerle dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103016</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e312ab-5695-421d-93ac-40fdaeafea56.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Hormer</image:title>
            <image:caption>Hayatındaki tek derdin dersler olduğunu düşünen Kevin, kendisini antik zamandan kalma hem bir karargah hem de büyücülük okulunun önünde bulduğunda, doğru ile yanlışın ve dost ile düşmanın kim olduğundan habersizdi. Ummadığı olayların başına gelmesine engel olacak kimsesi yoktu, biri dışında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103017</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f08f459c-9ca8-43d5-999f-56295d30de19.jpg</image:loc>
            <image:title>Çetrefil Mektuplar</image:title>
            <image:caption>1962 Tekirdağ-Malkara- Kermeyan Köyünde doğdu. 
İlköğrenimini Kermeyan Köy İlkokulu’nda, orta öğrenimini 
ise Malkara Lisesi’nde tamamladı. Liseden sonra birçok 
farklı işlerde çalıştı. 1985 yılında Edirne Eğitim Yüksek Okuluna girerek 1987 yılında mezun oldu. Aynı yıl Hakkâri- Şemdinli Umurlu Köyü’nde öğretmen olarak göreve başladı. Beş yıl Hakkâri- Şemdinli’de, on sekiz yıl 
Bursa- Keles’te öğretmen ve idareci olarak görev yaptı. Adana Çukurova Ayşe 
Atıl İlkokulu’nda öğretmen olarak görevine devam etmektedir. 
1986 yılında Edirne Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ve 1994 yılında Bursa Akbank Sanat Galerisinde olmak üzere iki kez resim sergisi açmıştır.. 
Boş zamanlarını resim çalışmaları ve şiirlerle değerlendiren yazar, ‘’Çetrefil 
Mektuplar’’ isimli kitabı ile edebiyat dünyasına giriş yaptı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103018</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3f5004f-6aff-4220-a57e-a9b082abf935.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e</image:title>
            <image:caption>&quot;Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e&quot; adlı çalışmada, 1876-2020 dönemindeki olaylar özetlenip tartışmalı kişi ve konular yeteri derinlikte incelenerek sonuçlara ulaşmak hedeflenmiştir.  Dönemin önemli kişilerinin sonradan yazılan tefsirli anıları yetersiz kalmaktadır.  Bu nedenle son zamanlardaki çok derin araştırmalarla,  ayrıntılı günlüklere ağırlık verilmiştir. 
  Tarihteki ilk başarılı anti-emperyalist mücadelenin üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen,  bu &quot;Kutsal Savaş ve Barış&quot;ın gerçekleri çeşitli çevrelerce gölgelenerek,  kendi şüpheli hedefleri için kullanılmaktadır. Çarpıcı bir örnek:  Aflarını sağladığı azınlık canilerle Türker&apos;e baskı ve katliam yapan ve bir tek kendi isyanında kadınlara tecavüz edilen köle tüccarı Ahmet Anzavur, ABD harp akademisi öğretim üyesinin yazdığı kitapta &quot;köy ermişi&quot; olarak gösterilir. Bu sebepten konularla ilgili taraflı yayınların doğruluğu irdelenmiştir.  Aynı şüpheci tutum yalan ve çarpıtmalara da uygulanmıştır. 146 yıla ait olayları özetleyen ve sorgulayan bir  &quot;el kitabı&quot; olarak düşünülen çalışma, temelde  &quot;Cumhuriyet&quot;i savunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103019</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5796a51d-8599-44d9-b09e-8183c3e35420.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Ölümün, yaşam döngüsünün kaçınılmaz sonu olduğunu hepimiz biliriz. Fakat ölümün, bizlerin biricik 
Yaşamı ve herkesten ayrı olduğunu düşündüğümüz benliğimiz için de geçerli olduğunu kabullenmek o 
Kadar da kolay değildir. 
Rus romanının en güçlü kalemlerinden Tolstoy; İvan İlyiç’in gençliği, hedefleri ve hırslarıyla başlayarak ölüme teslim olduğu ana kadarki süreci ustalıkla ele alır. İvan İlyiç, günbegün ölüme doğru yaklaşırken iç hesaplaşmalar ve yeni idrakler onu beklemektedir. İvan İlyiç’in Ölümü, yaşam ve ölüm arasındaki bir nefeslik farkı başarıyla sunan bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103020</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aab209a-6b74-44a5-b781-aaa7e78a116f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neve</image:title>
            <image:caption>Lisa on beş­ yaş­ında Romalı bir genç kızdır. Öz güveni zayıf ve içine kapanık olan Lisa, uzun süren pandemi sürecinde ya­şıtlarından daha da kopmu­ştur. Ailesi, psikoterapistlerine de danı­şarak Lisa’yı lise ikinci sınıfta İsviçre’de bir yatılı okul olan Clevermind’a gönderir. Lisa için yeni ortam, yeni öğretmen ve yeni arkadaşlara uyum sağlama süreci oldukça sancılı baş­lamış­tır. Tam da Noel tatili öncesi en sevdiği öğretmeninin ve en yakın arkadaşının Clevermind’dan beklenmedik ayrılış­larıyla ilgili fark ettiği bir dizi kuş­ku uyandırıcı detay onu, gerçeklerin peş­ine düş­meye iter. Kendin olma cesaretini ve içindeki potansiyeli keşfedebilmeyi konu alan bu roman, insanoğlunun doğada bıraktığı tahribatı gençlerin gözünden anlatıyor ve gezegenin geleceğinin hepimize bağlı olduğunun altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103022</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f22a31c9-094d-4673-a2ed-f7a13d435b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>Atatürk’le var olan, Atatürk’ü duyan, Atatürk’le yaşayan, Atatürk’le dolu bir kuşağın çocuklarıyız. Atatürk’ün adını yazdığımızda duyduğumuz sevinci ve mutluluğu, şimdi onu daha yakından tanırken, yaptıklarını değerlendirirken, büyüklüğünü okurken duyuyoruz. Gençler İçin Nutuk kitabı, gençlerin rahatlıkla okuyabileceği ve anlayabileceği şekilde titizlikle derlendi ve Atatürk resimleriyle süslendi. Bu kitabı onun aziz hatırasına bir saygı ifadesi olarak sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103023</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd398a1-aad8-44c2-b52e-4ee10e94a1c5.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 21</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 
Canavarlar Birliği ile kahramanlar arasındaki büyük savaşta perde açılıyor! A Sınıfı ve daha düşük seviye kahramanlar da bu zorlu savaşa dahil olunca, S Sınıfı, yeraltını tamamen istila edip ele geçirmeden önce bir canavar sürüsünü tek hamlede saf dışı bırakabildi. Işıldayan Alev ise eski ninja olan canavarlara karşı muhteşem bir savaş hüneri sergiliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103024</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc10a7ec-0259-401b-9fa9-7cd8cd925352.jpg</image:loc>
            <image:title>Replika</image:title>
            <image:caption>İkiz kız kardeşler Gökçe ve Esen, Norveç’in Tromso kentinde yaşamakta ve bir kafe işletmektedir. Bir gün kafenin kapısından, büyüdükleri şehir olan Edirne’den tanıdıkları Meriç girer. Meriç ikizleri anımsayamaz fakat Gökçe onu tanır ve bu rastlaşma Gökçe’yi Edirne’den apar topar kaçmak zorunda kaldıkları güne götürür. Gökçe, Esen, Meriç, Haluk, Sezen, Nisan, Toygar ve Cem… 
 
Birbirinden bağımsız bu sekiz kişinin yaşamlarını temelden sarsan o günün sırrı nedir? İnsan kendi kaderinemüdahale edebilir mi? Değişen kader midir yoksa roller mi? Başkasının hayatını yaşamak mıdır zor olan yoksa bambaşka biri gibi davranmak mı? 
 
Fatma Katırcıoğlu ikinci romanı Replika ile yaşam ve kader arasındaki ince çizgiyi birbirinden çok farklı karakterler üzerinden derinlemesine analiz ediyor. Okurları cevaplanması zor ve herkes için hayati önem taşıyan soruları irdelemeye davet ediyor. 
 
“Kocaman kadınlar olduk, güya yetişkiniz artık ama o hâlâ duygularını dile getirmemekte kararlı. 
Ne yaşıyor kendi içinde, ne kuruyor, neye kafa yoruyor? Muamma. Evinizde kocaman bir bilinmezliğin insan suretinde dolaştığını düşünün. İşte öyle bir yaşam bendeki, yalnızca kendi çapımda tahminlerim mevcut.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103025</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4920da4b-c55f-4f56-81d5-9d1bc3864eb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>1866 yılında, dünyada sıkça deniz kazaları yaşanmaktadır. Bu kazaların nedeninin dev bir canavar olduğundan şüphelenilerek bir araştırma gemisi hazırlanır. Gemide doğabilimleri profesörü Aronnax da vardır. Gemi dev canavarla çatışır ve Aronnax kendini canavarın içinde bulur. O canavar, aslında son derece gelişmiş bir denizaltıdır. Jules Verne&apos;in inanılmaz düş gücüyle dünya edebiyatına ve bilim tarihine kazandırdığı denizaltı Nautilus ve Kaptan Nemo, sualtının esrarengiz hazinelerini ve olağanüstü güzelliğini keşfeden bir yolculuk yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103026</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa5359e2-0e2e-477f-b48e-d891177076e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Yurtsuz - Bir Köy Estitülü</image:title>
            <image:caption>Ahmet karşılarında oturan büyük sınıflardan bir öğrenciye: 
-Ağabey, şu ortada tabakta duran ve eriğe benzeyen şeyin adı nedir?” diye sordu. 
Kendilerinden yaşça büyük olan ağabey gülümsedi: 
-Oğlum siz hiç bunu görmediniz mi? Buna zeytin derler. Bu erik değil demesiyle birlikte iki emmioğlu ve enstitüye yeni gelen çocuklar bunun bir erik değil, zeytin olduğunu öğrendiler. 
Zeytini ilk defa tadan çocuklar önceleri bunları, ağızlarından geri çıkardılar. Bu tat onlara çok acı gelmişti. Onların memleketinde zeytin yetişmediği için tadını da bilmiyorlardı. Zamanla bu tada da alışacaklarını ve zeytini severek yiyeceklerini şimdiden düşünemezlerdi. 
Nereden bileceklerdi zeytinin ekonomik değerini, zeytinyağını. Onlar köyde bezir yağı ile büyüyen garip ve mahzun köy çocukları idi. 
“ADI YURTSUZ”; Eğitimci yazar ve şair Hasan YURDUŞEN’in beşinci kitabıdır. Bu roman; köyünden, Köy Enstitüsüne gelen Yurtsuz Ahmet’in hikayesidir… Bu roman yurtlarında yurtsuz kalan köy enstitülü öğrencilerin hikayesidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103027</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a701dbc-d0ce-4312-b6c7-412460fc3d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmek</image:title>
            <image:caption>Fotograflarla deneme tarzı az rastlanan bir çalışma. Yazar bu kitapta paylaştığı denemelerinde fotoğraflarının vermiş olduğu gücü yanında hissederken günceli takip etme gayretinde oldu. 
Neden az güIüyoruz? 
İnsan iyi mi yoksa kötü mü? 
Vicdan mı değilse ahlâk mı? 
Neden öfkeliyiz? 
Sorularına yazılan ile açılım getirirken cevaplanni bulmaniz içn fotografları ile destek verme gayretinde olmuştur. 
&quot;Gülmek&quot; eğlenceli kolay okunabilen tarz da bir deneme kitabı. 
Türünün ilk örneklerinden olan bu eser, bai ucu kitabınız olmaya aday. 
Mersinli, Girit göçmeni bir ailenin oglu. 
Yirmi beş yıl özel sektör orta ve üst düzey yöneticilik deneyimini takiben fotoğrafın  merkezine 
yerleştirdiği yeni ve çok sevdiği bir rüzgarla hayat yelkenini doldurmaya çalışıyor. Rüzgar zaman 
zaman sert zaman zaman yumuşak esse dahi sevgisi hep aynı kalıyor. Onun için fotoğraf gönül gözü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103028</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c1fe4f-4e65-42ad-afed-b571c79390c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Çocuk Olacağım</image:title>
            <image:caption>Dünyayı çocuk gözüyle görmek ve onların kalbiyle kucaklamaktan daha güzel bir yol var mı? 
Çocukların dünyasında sevgi, mutluluk ve 
oyunlar büyük yer kaplıyor. 
 
Acıyı, öfkeyi, kötülüğü göremiyorlar. 
Görseler bile bunların bilgisine yeterince sahip olamadıkları için algılamakta zorlanabiliyorlar. 
Aynı zamanda çocuklar, 
çok büyük bir hayal gücüne sahipler. 
 
Bu hikâyede Öykü ve Bambam, 
çocuklara kalbinin kapılarını açıyor. 
Hayal etmenin gücü ve ışıltılı dünyası, 
sıcacık bir hikâye ile sadece çocuklara değil, 
hayal kurmaktan vazgeçmemiş yetişkinlere de 
anlamlı mesajlar veriyor. 
 
Yazarımız bu kitap ile çocuklara, sahip oldukları yaratıcı hayal güçlerini fark ettirmeyi amaçlıyor. 
 
“Masalları çok seviyorum, tüm imkânsızlıklarına rağmen!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103029</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b18ec1-7543-48fe-a088-9e1ed2a84e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumaşçı Örümcüş</image:title>
            <image:caption>Kumaşçı Örümcüş, büyüdüğünde 
bir kumaş tasarımcısı olmak istiyor. 
Ama önce kendi ağlarını örmeyi öğrenmesi lazım. 
 
Farklı türden canlıların, farklı türden ağlarıyla karşılaşan 
Örümcüş’ün ağları bakalım bunlardan hangisine benzeyecek. 
Örümcüş, bu keşif yolculuğuna seni de davet ediyor! 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, 
örümceklerin yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de 
kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, 
sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103030</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d74c77-0b97-4265-9d2d-6d34c0736817.jpg</image:loc>
            <image:title>Şef Soldado</image:title>
            <image:caption>Şef Soldado bir işçi karıncaydı. Onun görevi koloni için 
lezzetli yiyecekler hazırlamaktı. Yemeklerini tadanlar, 
ona dünyanın en iyi şefi olduğunu söylerdi. 
Peki bu, ormanın “En İyi Şefi” ödülünü 
alması için yeterli miydi? 
Orman perilerinin düzenlediği yarışmada, 
sen de Şef Soldado’nun heyecanına 
ortak olmak ister misin? 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, karıncaların yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103031</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f6fc3b-3107-4d5f-8250-f800cfa382d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Mora</image:title>
            <image:caption>Tırtıl Mora’nın, kelebeğe dönüşüm hikâyesinde, 
ona, en yakın arkadaşı uğur böceği eşlik ediyor. 
Birbirinden güzel kanatlarıyla ormanın 
rengârenk kelebekleri bu baloda dans ediyor. 
Sizce Tırtıl Mora, bu baloya yetişebilecek mi? 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, 
bir tırtılın kelebeğe dönüşümü hakkında hem bilgi veren 
hem de kendi tarzıyla çocuklarda 
hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103032</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f995a0c5-4cb2-4db7-986c-310a6d0b238e.jpg</image:loc>
            <image:title>Favus’un Hayali</image:title>
            <image:caption>Favus, bir işçi arıydı. 
Bir sabah uyandı ve şunu düşündü: 
“Neden kovanı bir işçi arı değil de kraliçe arı yönetiyor?” 
Bu fikirle kendi kovanını kurmak için yola çıktı. 
Ve işte macera tam da burada başladı. 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, arıların yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103033</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20c606f3-8c70-42ae-a254-b71e60c450ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Empati Çağı</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103034</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c307fe-469c-440e-959e-f7d5a86a95a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar Kitap Açıklaması
 
İçimizdeki cevherin farkına varalım ve yeteneklerimizi boşa sarf etmeyelim.
 
Banu Tozluyurt, Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar’da 24 kadının yaşamına odaklanıyor ve onların başarı hikâyelerini okura aktarıyor. Kitapta yer alan isimlerin kendi ayak izlerini oluştururken yürüdükleri yollardaki engeller, karşılarına çıkan fırsatlar, hayatları boyunca edindikleri deneyimler, hedeflerine ulaştıklarında vardıkları sonuç ve zaferin her biri bir ders niteliğinde.  
 
Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar’da meşakkatli, büyük çıkmazların içinden direnerek, sabır ve inançla mücadele ederek başarıya ulaşan kadınların hayat hikâyelerinin herkese ilham olacağına inanıyoruz.
 
Banu Tozluyurt, yaşamının sorumluluğunu eline alan, psikolojik sermayesi güçlü; yılmaz, iyimser, umutlu ve öz yeterlik sahibi Feyzaların, Nazifelerin, Mervelerin, Özlemlerin ve daha nicelerinin başarılı hayatına ışık tutuyor. Bu ışıktan ilham almanız ve umudunuzu yitirmemeniz dileğiyle…
 
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103035</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e32dd4d-2621-4229-855e-fa102258c788.jpg</image:loc>
            <image:title>Grup</image:title>
            <image:caption>“Bu sınır tanımayan otobiyografi, sürükleyici bir deneyim ve şimdiye kadar okuduğum en umut verici kitaplardan biri.”
- Lisa Taddeo
 
“Hüzünlü ve eğlenceli, şaşırtıcı ve özgür... İletişim gücünün kanıtı.”
- Lori Gottlieb
 
“Tate, okurları hayatını değiştiren iyileşme yolunda bir yolculuğa çıkarıyor ve karşılığında umut, insani bağ ve hayata yeni bir bakış açısı getiriyor.”
- CNN
 
 
Kendimizi olduğu gibi sevme ve doğru bir terapinin neler yapabileceği üzerine samimi, komik ve duygu yüklü bir eser.
 
Grup, hukuk fakültesinde sınıf birincisi olmuş, bulimia hastalığını yenen fakat bir yandan ölümü düşünmeye devam eden Christie’nin, hayatını değiştirebileceğini söyleyen Dr.Rosen’ın grup terapisine katılmasıyla birlikte başından geçen maceraları anlatıyor. Christie’nin tek yapması gereken  kendine, grup terapisindeki arkadaşlarına ve Dr. Rosen’a karşı dürüst olmaktır. Hayatının her detayını anlatmak Christie’ye hem garip hem de korkutucu gelir. İnsanların onun kusurlu, şüpheci ve yalnız olduğunu düşünmesi fikri genç kadın için hiç de kolay değildir.
 
Acaba grup terapilerinden sonra Christie kendini olduğu gibi kabul edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103036</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2241ee-3b7f-4549-98c8-b14fd857509e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaip</image:title>
            <image:caption>Bir trafik kazasında hafızanızı kaybetmek, sizin için yepyeni bir hayat ihtimalinin kapısını aralar mı? Babalar ve oğulları arasındaki ezel ebed gerginliklerden bir huzur ihtimali çıkar mı? Tüm bunların kayıp Barnabas İncili’yle alakası ne peki? 
 
Mahir Ünsal Eriş, Gaip’te aileden memlekete, hafızadan siyasete köprüler kurarak ilerliyor. Kötülüğün doğasına dokunurken alışıldık kalıpları bir kenara bırakıyor. Değerlerimize ihanet etmek ağır bir yük de, hatırlanması gerekenleri unutmak başka bir ihanet değil mi? 
 
Merakımıza bir fener gibi sarılırsak belki de yolu bulabiliriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103037</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c281161a-a8bd-419c-96b5-e0bfe0790200.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>Denizlere açılmak isteyen genç Ismael, bir bacağını Moby Dick adını verdikleri büyük bir 
beyaz balinaya kaptıran balina avcısı Kaptan Ahab’ın gemisine biner. Düşmanın, yani 
Moby Dick’in yok edilmesi kaptanın intikam ateşini dindirecek tek yoldur. Ancak gözü kör eden bu intikam, Ismael de dahil olmak üzere tüm gemi mürettebatının sonunu getirecektir. 
 
Amerikan edebiyatının en sevilen romanlarından Moby Dick, Herman Melville’in balina 
avcılığından ahlaka, hırslardan insan doğasına kadar uzanan geniş bir bakış açısı sunduğu başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103038</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8cbed0-e3b8-4ca7-bc45-5c0b47e0fed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şef Şeker&apos;den Pratik Tarifler - Kakaolu Kek</image:title>
            <image:caption>“Minik şefler, gerçek adım Şefik Şeker, 
Ama herkes bana Şef Şeker der, 
Yayılmışsa ta uzaya ünüm, 
Bunu eşsiz tariflerime borçluyum.” 
 
Televizyonun sesini açın! Ünlü Şef Şeker, lezzetli mi lezzetli bir kakaolu kek tarifi veriyor. İyi bir malzeme listesinden beklenen her şeyin taze olmasıdır diyor ve bir kakaolu kek için gereken tüm malzemelerin en tazesini buluyor. Eğlenceli dili ama aynı zamanda bütün ciddiyetiyle anlattığı bu tarifi denemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103039</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7a0680-e3d7-4989-85c5-ea9fde6c5b41.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Programlarına Yönelik Web 2.0 Araçlarıyla Desteklenmiş Etkinlik Örnekleri</image:title>
            <image:caption>Öğretmen ve öğrenci profilinin hızla değiştiği gerçeği, eğitim sistemlerimizi doğrudan etkilemektedir. 21. yüzyıl becerilerine sahip öğrenciler, gelişen teknolojiye uyum sağlayabilen öğretmenler günümüz eğitim sistemleri içerisinde daha aktif ve anlamlı öğrenme çevreleri oluşturmaktadır. Bu kitapta, teknolojiyi eğitime entegre etmeyi hedefleyen etkinlik örnekleri ile öğretmen ve öğrencilerimize kazanımlara uygun Web 2.0 uygulamaları hazırlamayı hedefledik.
Alanında uzman ve deneyimli bir kadro ile uzun çalışmalar sonucunda hazırlanan kitabımızda; 2018 yılında güncellenen ilkokul dersleri programlarına yönelik uygulama örneklerinden oluşan etkinlikler, kazanımlara uygun Web 2.0 araçlarıyla desteklenerek yer almaktadır. Özellikle sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin ve sınıf öğretmenlerinin derslerinde Web 2.0 araçlarından nasıl yararlanabileceklerini farklı dersler (Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Fen Bilimleri, Türkçe, Matematik, Kaynaştırma, İngilizce, Drama, Görsel Sanatlar, Beden Eğitimi ve Oyun) kapsamında değerlendirdik. Etkinliklerde kullanılan Web 2.0 araçları hakkında kısa bilgilendirme yapılmış ve derste nasıl kullanılabileceği açıklamalar ve görsellerle desteklenerek anlatılmıştır. Bu bağlamda kitapta, okuyucuların yararlanabilmesi amacıyla 87 farklı Web 2.0 aracı, bu Web 2.0 araçlarıyla desteklenmiş 96 etkinlik ve öğretmenlere rehber olabilmesi amacıyla Web 2.0 araçları kullanılarak yapılmış 9 eTwinning projesi yer almaktadır. Kitaptaki tüm etkinlikler, erişim kolaylığı sağlamak adına QR kod ile desteklenmiştir.
Keyifli okumalar, verimli uygulamalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103040</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a3ad4d-3fc2-43fb-8fd5-f588896c5f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerinden Yeniden Doğmaya Hazır Mısın ?</image:title>
            <image:caption>Yıllarca sigara içtiniz ve bir sabah uyandığınızda sigaradan tiksinmeyi hayal ettiniz. 
Birisi çıksa, sihirli değneği ile omzunuza dokunsa ve hayatınızın mucizesini gerçekleştirmiş olsa diye düşündünüz. Kendi hayalinizin mimarı olma zamanı geldi. O mucizeyi kendiniz yaratacaksınız. Bu kitapla elinize çok güçlü sihirli bir değnek veriyorum, küllerinden yeni bir ben yaratmak sizin elinizde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103041</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68aee496-db67-4970-a946-ef88c75a70a0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnterneti Bozan Çocuk</image:title>
            <image:caption>İnternetsiz bir dünyaya hazır mısınız?

Frank Cottrell-Boyce&apos;un kaleme aldığı İnterneti Bozan Çocuk, bilgi ve iletişim teknolojilerinden uzak bir dünyada da insanların pekâlâ birbirleriyle haberleşebileceğini anımsatan, sürükleyici bir roman.
 
Mektup formatında tasarladığı anlatısıyla çocukları tam gaz bir maceranın içine çeken yazar; kaza sonucu kendilerini ıssız bir adada, hazine avında bulan altı çocuğun başından geçen heyecan verici olayları anlatıyor.  

İnternet çağı çocuklarına geçmişten günümüze iletişim araçları hakkında &apos;&apos;nostaljik&apos;&apos; bilgiler de sunan kitap, iletişimin geçirdiği evrim hakkında bilimsel temellere dayanan açıklamalarda bulunuyor.   



Nuh aslında interneti bozmak istememişti. Zaten on bir yaşındaki bir çocuk bunu nasıl başarabilirdi ki? Tüm dünyanın interneti öyle kazara bir tuşa dokunup da bozulabilecek bir sistem üstüne kurulu değildi ya!

Evet, şu an bunun mümkün olup olmadığını arama motorunda sorgulamak için sabırsızlandığınızı biliyoruz. Ancak, olayın nasıl çözüldüğünü öğrenebilmek için internetten bir süreliğine uzaklaşmanız ve bu kitabı okumanız gerekiyor. O hâlde macerayı biraz başa saralım: Hikâyemiz Nuh&apos;un, ablasının okul gezisine gizlice katılmasıyla başlıyor. Gezi otobüsünün navigasyonu pusulayı şaşırınca da olanlar oluyor! Zar zor ulaştıkları bir limandan bindikleri ilk feribot, çocukları ıssız Aranor Adası&apos;na ulaştırıyor ve serüven katmerleniyor. Çünkü vardıkları ada altın dolu! Peki altı kafadar, teknolojinin tüm nimetlerinden uzaktaki bu adada kendi krallıklarını mı kuracak, yoksa?..

Telefon ve internete hasret kalan çocukların, iletişimi yeniden keşfedişini gösteren İnterneti Bozan Çocuk, makinelere ve cihazlara gözü kapalı güvenmemek gerektiğini hatırlatıyor.  
 
Frank Cottrell-Boyce bu matrak romanıyla, internet yokken mutlu olmanın ne kadar kolay olduğu gerçeği hakkında da düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103042</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0659806d-79e3-4b93-9f37-9b8dfd2ae213.jpg</image:loc>
            <image:title>Otonom</image:title>
            <image:caption>“Newitz karmaşık sistemleri her zaman esas noktasından kavrıyor ve şiirsel bir vahşetle parçalarına ayırıyor.” —N. K. Jemisin  

Otonom ve sözleşmeli robotlar, köle insanlar, satın alınan ayrıcalıkların olduğu bir dünya...   

Dünya gezegeninde 2144 yılı. İlaç korsanı Jack, patent karşıtı bir bilimci. Denizaltısıyla dünyayı eczacı bir Robin Hood gibi dolaşarak yeterli parası olmayanlara ucuz ilaçlar üretiyor. Ancak kopyaladığı son ilaç tam bir fiyasko. İlacı kullananlar işlerine bağımlı hâle gelip aşırı dozdan bir bir ölüyor. Dünya bir salgının pençesinde. Sürekli aynı işleri yapmaktan kendine zarar vermeye başlayıp çevresine tehlike saçan insanlar, delirenler, devreleri büsbütün yananlar...   

İlginç bir ikiliyse Jack’in peşinde: Kederli askeri ajan Eliasz ile robot desteği Paladin. Jack’in piyasaya sürdüğü ilacın şeytani kaynağı ortaya çıkmadan önce onu durdurmalılar. Kaybedecek vakitleri yok ancak insan ve robotun iç içe geçtiği bu dünyada kim veya ne olduklarını keşfetmek sadece bir zaman değil, varoluş meselesi...   

Sistemin devrelerinde gezinen esas soru ise: Her şeyin, insanların bile bir sahibinin olduğu bu kültürde özgür olmak mümkün mü?   “Gerçekten heyecan verici, gerçekten yeni.” –WILLIAM GIBSON   

“Neuromancer internetin habercisiydi, Otonom da yapay zekâ ve biyoteknolojinin.” –NEAL STEPHENSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103043</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb77579-346c-4141-b2d9-ac92d3adba14.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe İçin Kısa Bir Mola</image:title>
            <image:caption>Sokrates’i, Platon’u, Descartes’ı ve Nietzsche’yi ne kadar iyi tanıyorsunuz?

Aristotelesçilikten faydacılığa, eşitçilikten varoluşçuluğa felsefeyi ne kadar biliyorsunuz? Felsefe, varoluşumuzun işleyişini yorumlar ve destekler. Fakat kaçımız felsefenin sayısız ve gelişmekte olan fikirleri hakkında net bir anlayışa sahip olduğumuzu iddia edebilir?

Felsefeyi aşk, dil ve mutluluktan bilim, siyaset ve ahlaka kadar küçük parçalara ayıran Alain Stephen, başlıca kuramcıları ve kavramları açıklıyor. Filozoflar, net bir şekilde açıklanmış teorileri ve düşünce okulları içindeki yerleriyle capcanlı bir şekilde gözler önüne seriliyor.
Elinizdeki kitap sizi felsefe için kısa bir molaya çağıran, ustalıkla özetlenmiş bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103044</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a53945-21ef-4485-a0a1-66ae0339c25b.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji İçin Kısa Bir Mola</image:title>
            <image:caption>Freud’u, Jung’u, Pavlov’u ve Muzaffer Şerif ’i ne kadar iyi tanıyorsunuz?
Yaşlanma psikolojisinden grup psikolojisine, mutluluktan akıl hastalığına psikolojiyi ne kadar biliyorsunuz?
Zihnin karmaşık işleyişi yüzyıllardır insanlığı büyülemiştir. Fakat kaçımız insan ruhunun ve beyninin temellerine ilişkin net bir anlayışa sahip olduğumuzu iddia edebilir?
Psikolojiyi anlaması kolay bölümlere ayırarak ve Eski Yunan&apos;dan günümüze kadar uzanan yolu izleyerek Levy, kendimizi anlamamızı şekillendiren temel teorileri ve kavramları bir araya getiriyor. Mutluluk arayışımızdan uykunun önemine ve zihinsel sağlığın neden önemli olduğundan yaşlandıkça zihnimizin nasıl değiştiğine kadar bu küçük kitap insan olmanın ne demek olduğunu araştırıyor.
Elinizdeki kitap sizi psikoloji için kısa bir molaya çağıran, ustalıkla özetlenmiş bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103045</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964ae3b0-87b4-4003-9407-cd923996f4b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Hükümranlığı</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın güneybatısında sıradan bir köy. Küçük bir arazi parçasıyla başlayıp giderek işi büyüten mütevazı bir köylü ailesi. Ve doğum, büyüme, ölüm döngüsü içinde her gün yüzlerce domuzun çalkalandığı büyük bir endüstriyel domuz çiftliği. İnsanın hayvan ve doğayla ilişkisine ürpertici, rahatsız edici bir yorum getiren Del Amo, modernitenin mirasına esaslı bir eleştiri yöneltiyor. 
 
Hayvan Hükümranlığı, modern gıda üretiminin insanı acıya –sadece hayvanların çektiği acıya değil, başka insanların ıstırabına da– nasıl duyarsızlaştırdığını çarpıcı bir biçimde gösterirken insanın doğayı fethetme takıntısını, şiddetin nesilden nesle aktarılışını da gözler önüne seren ürpertici bir roman. 
 
“Cioran eğer bir romancı olsaydı, modern bir klasik olarak selamlanacak bu tür bir kitap yazardı. Hayvan Hükümranlığı, edebiyatın görevinin ille de iyi hissettirmek değil, içinde bulunduğumuz çıkmazı doğru bir şekilde anlamamıza yardım etmek olduğunu anlatan mühim bir hatırlatma.” 
                                                                 The Guardian 
 
“Aile ve insanın vahşeti üzerine yazılmış bir epik. Olağanüstü bir roman.” 
                                                                      L’Express 
 
“Del Amo insanlığın, ekonomik akılsallık adına nasıl bir deliliğe sürüklendiğine ilişkin apokaliptik bir tasavvur sunuyor.”            
                                                                                          Le Monde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103046</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdbb5b7e-7b89-430b-9705-ffb7a6b6f592.jpg</image:loc>
            <image:title>Northanger Manastırı</image:title>
            <image:caption>Austen’ın en sevilen romanlarından, yirmili yaşlarında yazdığı Northanger Manastırı, muzipliği elden bırakmadan, on yedi yaşında bir genç kızın gözlemleri üzerinden dönem insanının, görgü kurallarının, hepsi birbirinin aynı olay ve karakterlerle dolu gotik romanların samimi bir parodisini sunar. 
 
Gotik romantik romanlara tutkun Catherine Morland’in bu ellerden düşmeyen kitaplardaki kadın karakterlerle uzaktan yakından alakası yoktur: Sade, sıradan ve sakindir Catherine. Tüm sosyetenin akın ettiği Bath’a ilk kez gideceği için son derece heyecanlıdır. Hayalperest genç kadın, dünyayı gotik romanların çerçevesinden yorumlar. Yazarın sıradanlığından dem vurduğu Catherine, Bath salonlarından Northanger Manastırı’na uzanan macerasında aşk, dostluk, aile gibi kavramları ilk kez sahiden tanırken, zekâsı, nüktedan halleri ve saflığıyla romandaki pek çok karakterin ve okurun gönlünü çalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103047</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02061ac6-eae5-4e5b-b53a-617a9efaecee.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernizmin Yansımaları: 40’lı Yıllarda Türkiye</image:title>
            <image:caption>Modernizmin Yansımaları: 1940’lı Yıllarda Türkiye; onar yıllık dönemlerde Türkiye’de modernizmin değerlendirilmesini/eleştirilmesini hedefleyen bir dizi kitabın 6. cildini oluşturmaktadır. Bu kitap dizisi, Türkiye’de “modernleşme”nin geçirdiği evrelerin çok boyutlu bir bakış açısıyla yeniden ele alınmasını amaçlamaktadır. Bu kitapla birlikte 1940-2000 dönemini 6 cilt halinde incelemiş oluyoruz. 
 
1940’lı yıllar savaşla başlamış ve dünya düzeninde yeni bir sistemin ortaya çıkışıyla bitmiştir. İkinci Dünya Savaşı, katılan/katılmayan tüm ülkeleri etkilemiş, dönemin sonunda yeni bir ekonomik ve siyasi sistem ortaya çıkarmıştır. Halen içinde bulunduğumuz ekonomik, siyasi, sosyal, askeri ve kültürel yapının temellerinin atıldığı bu yeni düzende, Türkiye de dünyaya yeniden eklemlenme çabası içine girmiştir. 40’lı yıllar; savaş ekonomisi, toplumsal muhalefetin yükselişi, Köy Enstitüleri, Demokrat Parti’nin kuruluşu, savaşın sonunda oluşan -sosyalist ve kapitalist blok- iki kutuplu dünyada denge arayışları, basında sansür, ABD’nin gelecek yıllarda daha da artacak olan etkisi, Varlık Vergisi, özellikle çiftçilerin geçim sıkıntısı gibi yoğun bir gündemle geçmiştir. 1940-1950 döneminde seçim sisteminden eğitim müfredatına, planlamadan siyasi denge arayışlarına kadar her alanda ortaya çıkan değişim, dönemin sonunda Demokrat Parti’nin iktidarıyla son bulmuştur. 
  Bu derleme çalışmada, farklı disiplinlerden bilim insanlarının, bu döneme ilişkin değerlendirmeleri yer almaktadır. Bu kitap, günümüz Türkiye’sinin dünyadaki yerini anlamak isteyenler için başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Araştırmacıların kavrayışlarına yeni bir pencere açmayı ve yeni çalışmalar için ilham vermeyi umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103048</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed9f5b00-6b83-4f3c-ae34-c1494fb63e70.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 144. Sayı / 21. Yüzyılda Merkez Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
21. Yüzyılda Merkez Bankacılığı 
Mahfi Eğilmez 
 
Küresel Enflasyon, Merkez Bankası Bağımsızlığı ve Türkiye 
Selva Demiralp 
 
21. Yüzyılın Merkez Bankacılığında Kaçınılmaz Dönemeç: Yeşil Olmalı mı, Olmamalı mı? 
Burcu Ünüvar, A. Erinç Yeldan 
 
Siyasal Erk ve Merkez Bankacılığı 
Ömer Faruk Çolak 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Turan Subaşat 
 
Merkez Bankaları ve İklim Değişikliği 
Nazire Nergiz Dinçer 
 
“Türkiye Modeli”nin Bir Senesi 
Özgür Orhangazi 
 
Yolsuzluk ve Siyaset: Bir Siyasal Kültür Sorunu 
Ersin Kalaycıoğlu 
 
Mali Önlemler Covid-19’un Makroekonomik Etkilerini Gidermeye Yardımcı Oldu mu? 
Bilin Neyaptı 
 
Bireyler Arası Güven, Kurumlara Güven ve Ekonomik Performans 
Ecem Coşar Canlıer, Devrim Dumludağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103049</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31a4e705-dd93-4f80-83c5-b7f81c0353b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi</image:title>
            <image:caption>“Sizi hem gönlüm hem gözüm arıyor. Gönlüm hissiyat-ı rekabetten müteezzi, gözüm cemalinizden mahrum. Şimdi odanızdayım. Fakat siz yoksunuz. Bu yokluk beni mahvediyor. Şu hâlin nâtık olduğu tenhaî, beni nelere sevk etti… Bunlar nâkâbil-i icradır. Beni ne derece zalimane bir surette aldatmış olduğunuzu biliyorsunuz a. Artık safiyet-i kalbinize inanamayacağım. Ne feci his! Siz beni terk ettiğiniz hâlde ben sizi terk edemiyorum. Arıyorum, bulamıyorum.” 
  Matbuat hayatımızın en renkli simalarından ve Türkçenin en önemli fıkra yazarlarından olan Ahmet Rasim’in çeşitli metinlerinden oluşan bu seçki, dönemin atmosferini özgün diliyle okuyucularla buluşturuyor. Ahmet Rasim’in on dokuzuncu yüzyıl sonunda kaleme aldığı eserlerden kurmaca özelliği taşıyanlar melodram rengi ve dokusuyla karşımıza çıkarken kurmaca dışı metinler dönemin sosyal hayatını geniş bir perspektifle değerlendirme imkânı sunuyor. Kurmaca seven okurları aşk, evlilik ve tutkuyu hissedecekleri metinler beklerken fıkra özelliği taşıyan metinler de Osmanlı’da kadının ve bir kurum olarak ailenin nasıl yapılandığını gündelik hayat pratikleri üzerinden incelemek isteyen dönem araştırmacıları için eşsiz malzeme vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103050</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04781259-0189-4844-8b42-170da6ca9587.jpg</image:loc>
            <image:title>İzlene</image:title>
            <image:caption>Doğru izlenceyi hazırlamak için konu bilgisinden daha fazlası lazımdır: Bu, sınıfın ne yapması gerektiğine (ve ne “yapabileceğine”) dair bir kavrayış gerektirir. İyi bir izlence, bir hapishaneye dönüşmeksizin öğrencinin hocayla birlikte çalışabileceği bir yapı sunar. Doğası gereği derslerdeki tepkisi “öngörülemez” olan öğrencilerin, onların parlak fikirlerinin ve coşkularının gelişebilmesi için seçenekleri açık tutmayı tercih eden hocalara esnek bir alan sunulmalıdır. 
  Ders vermek zordur, dersi hazırlamak ise daha zordur. Bir dönem boyunca bir sınıf dolusu öğrencinin dikkatini canlı tutabilmek, onlara fikirlerinizi, bilgilerinizi aktarabilmek konu hakkında bir uzmanlık kadar çok iyi bir planlama da gerektirir. İşte bu planın adı izlence. Ama bu birkaç sayfalık metni basit bir çizelge olarak düşünmek doğru mu? 
Yazı ve edebiyat alanında kıdemli iki araştırmacı William Germano ve Kit Nicholls’un beraber kaleme aldıkları bu kitabın, pek ihmal edilen bu önemli belge ile ilgili dikkat çekici fikirleri var. Ders vermenin ve sınıfın felsefesini izlence şekillendiriyor. Onlara göre üniversitede bir sınıf aslında bir ulus devlete benziyor; öğretmen buranın hükümdarı, öğrenciler ise halk. Sınıfın gayesi ise eğitim alabilmek. Peki bu ulusun bir toplumsal sözleşmesi var mı? 
Evet, işte o izlence.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103051</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b5ae2fc-530b-4cb5-8c92-a880ae2c22d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozoğlan’ın Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Daracık sokaklarda çift kale maç oynanırdı o zamanlar, kimse yorulmazdı. Herkesin cebinde ekmeği olurdu, kimse acıkmazdı. Mekânlar geniş, zaman uzundu. Okulda öğretmenden aferin almak için yarışılır, yıldızlı pekiyi ile sınıf geçmekle övünülürdü. Her gün yeni bir macera yaşanır, her akşam yeni bir hikâye kurulurdu. Sizden saklı değil herkesin bir hikâyesi vardı aslında. Sorsalar Mikail de anlatabilirdi, Kemal de. Kimse sormadı hikâyelerini ama Bozoğlan yerinde duramayıp anlatmaya başladı. Ben şahidim hepsi yaşandı. İnanmazsanız Mikail’e sorun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103052</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b384c847-6b5f-4f15-903c-fac0142a0757.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersaadet Numunehane-i Osmani</image:title>
            <image:caption>İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şefik Memiş tarafından kaleme alınan Numûnehâne-i Osmânî, Türkiye’nin ilk ihracata teşvik merkezi olan Osmanlı Ticaret Merkezi’ni anlatıyor. Bu eserle birlikte ilk kez Türklerin ihracat macerası tüm ayrıntılarıyla ve kurumsal bir çalışmaya dönüştürme gayretleriyle kitaplaştırılmış oldu. Sultan II. Abdülhamid’in onayıyla kendine özel çıkartılan mevzuatla çalışmalarına başlayan Osmanlı Ticaret Müzesi, Ticaret Nezareti ile Dersaadet Ticaret Odası’nın işbirliğiyle faaliyete geçiyor. Kadim eserlerin teşhir edildiği müzelerle karıştırılan ticaret müzelerinin onlarla tek ortak noktası, ticarî ürünlerin de salonlarda sergilenmesinde ibaret. 1891’de Mercan Yokuşu’da bulunan meşhur Şark Han’da faaliyete başlayan Osmanlı Ticaret Müzesi’nde, Osmanlı İmparatorluğu’nun dört bir yanından gönderilen ürünler teşhir ediliyor. 
Numûnehâne-i Osmânî İdaresi tarafından yurt içi ve yurt dışı tanıtımı yapılan ürünler, hem uluslararası fuarlarda tanıtılıyor, hem de müzenin yurt dışındaki şubelerinde sergilenerek yeni pazarlara girmesi sağlanıyordu. Filibe’de, Brüksel’de, Fiyume’de, Tokyo’da açtığı şube ve görevlendirdiği temsilcilerle, yeni dünya ticaretinde yer almaya çalışan Osmanlı üreticilerinin çabalarına da değinilen kitap, sanayileşmeye çalışan ülkelerin ticaret müzeleri hakkında da bilgi veriyor. 
Türk iktisadi tarihinde mihenk noktası sayılan Osmanlı Ticaret Müzesi hakkında geniş bilgiler veren, dünyadaki diğer örnekleriyle de kıyaslayan eser, okuyucularına geçmişin aynasında bugün için çözümler sunuyor. Uzun ve titiz bir çalışmanın ürünü olan “Dersaadet Numunehane-i Osmani” çok sayıda tarihi vesikayı da okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103054</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f19a0be-0d11-4feb-bcdc-a8d9fcbc87ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdülhamid Türkiyesi</image:title>
            <image:caption>Árminius Vámbéry (1832-1913), on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupa’nın bilim ve siyaset hayatında yer alan önemli bir şahsiyet olarak kabul edilmektedir. Sultan II. Abdülhamid’in yakın çevresine girdiği gibi Kraliçe Victoria tarafından da Windsor Sarayı’nda ağırlanmıştır. Hayatının beş yılını Türk ve Müslüman kimliğiyle ülkemizde geçiren, bu zaman zarfında Osmanlı Türkçesini çok iyi öğrenen, hac kervanlarına katılarak kendi imkânlarıyla o zamana dek hiçbir Batılının ayak basmadığı Orta Asya’ya kadar giden, sonrasında da Türk dili ve tarihi üzerine birçok eser veren bu Macar âlim ülkemizde çok az tanınmakta, tanıyanlarsa kendisini Sultan Abdülhamid’den aldığı gizli bilgileri İngilizlere satan ve Siyonistleri de Yıldız Sarayı’na kadar sokan Yahudi casus olarak bilmektedir. Buna mukabil Vámbéry, şöhretini borçlu olduğu Türkiye ile Türk insanını hiç unutmadığını ölünceye kadar söylemekten çekinmemiştir.
Elinizdeki eser Vámbéry’nin 1897 yılında önce Almanca ve bir yıl sonra da Fransızca yayımlamış olduğu, Türkiye’nin o zamanki durumunu kırk yıl önceki haliyle kıyasladığı bir çalışmadır. Kendisi bu eserinde Türkiye’nin kırk yıllık zaman zarfında kaydettiği büyük gelişmeleri aktarırken, Tanzimat ile başlayan Türk çağdaşlaşmasının -sanılanın aksine- Abdülhamid döneminde de kesintiye uğramayıp devam ettiğini belgeleriyle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103055</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85380f27-a2e7-4551-b896-fe058b1c013a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoman Sultans</image:title>
            <image:caption>Ottoman Empire is a great empire that ruled for 600 years in three continents. In the territories that it ruled for 600 years, Ottoman Empire was governed by thirty-six sultans. 
In this work, these sultans who left their traces in the most glorious days of our history are approached as distinct from their times’ standards of judgement and our contemporary understanding. Dates of birth and death of sultans are addressed chronologically. In addition to this, after informations about wives, children, personalities and regnal years of the sultans are given; significant events are examined with the main lines.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103056</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ccbf43c-be7b-4e08-bddc-77df2926fbd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşk Masalı</image:title>
            <image:caption>ÖZGÜRLÜK YOKSA AŞK DA YOKTUR 
 
Asla sevdiğin insanın gardiyanı olma… 
Bir varmış bir yokmuş, dünyada acayiplikler çokmuş. Bir gece beş farklı ülkede, beş prens aynı rüyayı görmüşler: Bir genç kız, kadim bir kentin alacakaranlık sokaklarında ışıktan bir güzellik halinde dolaşıyormuş. İşte o kızı gördükten sonra, artık ne eski hayatları kalmış ne de eski hakikatleri. 
 
Ahmet Ümit’ten insanlığın en yüce duygusu olan aşkın doğasına dair bir hikâyat. 
 
Bir Aşk Masalı, beş prensin sevda uğruna revan oldukları bir yol ve hal macerası. Kaf Dağı’ndan ıssız çöllere, ücra hanlardan savaşçı kabilelerin çadırlarına, devlerden denizkızlarına, balinalardan devasa yılanlara, cümle tabiatın ve mahlukatın geçiş yaptığı bir hayal perdesi. 
 
“Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır. Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner, o kadar anlam kazanır, o kadar vazgeçilmez bir hal alır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103059</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c9fd8c-e4f3-4320-b625-d53629e4330b.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukukunda Mabedlerin Yeri ve Hükmü</image:title>
            <image:caption>İslam Hukukunda Mabedlerin Yeri ve Hükmü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103060</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9886f6-c01a-4464-aa56-9f84361ffb81.jpg</image:loc>
            <image:title>Recep Peker</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet döneminin en önemli siyaset ve devlet adamlarından biri olan Recep Peker, inkılâbın teorisyenlerinden birisi olması hasebiyle de unutulmaması gereken bir isimdir. Onun hayatı, yaşadıkları, fikirleri bir Recep Peker monografisinin ötesinde Cumhuriyet döneminin daha iyi anlaşılması ve aydınlatılmasında önemli bir rehberdir. Cumhuriyet Halk Partisi&apos;nin en önemli makamlarından biri olan Genel Sekreterlik görevinde de çok önemli işlere imza atan Peker&apos;i okumak ve anlamak; toplumsal ve siyasi cephesiyle de bir döneme ışık tutmaktır. Bir de bu şahsiyetin, duruşu ve kişisel özellikleriyle de aykırı bir fıtrata sahip olması onu daha da cazip bir hâle getirmektedir. O, makam mevki peşinde olmayan, her görevi devlet geleneği, adap ve erkânına göre yerine getiren, devlet, parti ve inkılâplar söz konusu olduğunda ilkelerinden asla taviz vermeyen, bu hususlarda iltimas veya müsamaha tanımayan, tehditlere boyun eğmeyen, belki de bu yönüyle tamamen yapayalnız kalan bir devlet adamıdır. Eylemci yönü de güçlü olan Recep Peker, siyaset meydanlarından da geri çekilmeyen ısrarcı, kavgacı ve inatçı bir muarızdır da.
Prof. Dr. Bekir Koçlar&apos;ın kaleminden ciddi ve titiz bir araştırma ürünü olarak ortaya konulan bu eser, bir İnkılâpçının ruh hâlini, kalabalıklar içindeki yalnızlığını, çalışkanlığını, yaşadığı hayal kırıklıklarını irdelemesi yanında; inkılabın arka planını, Cumhuriyet dönemi siyaset ve bürokrasi ilişkilerini, Cumhuriyet Halk Partisi&apos;nin devlet içindeki yerini, hülasa bir dönemi farklı yönleriyle aydınlatması açısından da okunmaya değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103061</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d7044d-678c-406a-b1f1-3a18f2bb8231.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates&apos;ten Anılar</image:title>
            <image:caption>Sokrates gerçekte kimdi, Atina’da, halkın arasında dolaşırken nasıl bir yaşam sürmüştü, gençlere ne anlatıyordu, yargıçlar karşısında onu haksız yere mahkûm olmaya iten ne tür düşüncelere sahipti? Felsefe tarihinin bu en eski sorularına, şimdiye kadar sayısız yorum katılmış, bazen birbirinden farklı Sokrates resimleri ortaya çıkmıştır. 
 
Sokrates’in öğrencisi olan, gençliğinde bir dönem yanında bulunmuş Ksenophon’un bu ünlü yapıtı, Sokrates’in gündelik yaşamını, ev hayatını, vakti nasıl geçirdiğini, kişiliğini ve düşüncelerini birçok yönüyle yansıtan en önemli tanıklıklardan biridir: 
 
“Sokrates’in nasıl bir insan olduğunu bilenler arasından erdemi bulmaya çalışan kimseler bugün hâlâ en çok onu özlüyorlar, çünkü erdem arayışında onlara en çok yararı dokunan oydu. Bana gelince, onun nasıl bir insan olduğunu anlattığım kadarıyla, o kadar dindar bir insandı ki, Tanrıların görüşünü almadan hiçbir şey yapmazdı; o kadar adaletli idi ki, hiç kimseye küçücük bir zarar bile vermezdi; yanındakilere hep yararı dokunurdu; kendini o kadar iyi denetlerdi ki, daha zevkli diye hiçbir şeyi iyiye yeğlemezdi; o kadar akıllı idi ki, iyi ile kötüyü ayırmada hiç yanılmazdı; başkalarına ihtiyacı yoktu, bu ayırımı kendi başına yapabilirdi; mantık yürütmede ve böyle şeyleri tanımlamada ustaydı; başkalarını sorgulamada, hatalarını bulup onları erdeme ve mükemmelliğe yönlendirmede ustaydı: bu haliyle bana en üstün ve en mutlu insan olarak görünüyordu. [Bunlar yetmiyorsa, bu söylediklerimle başka insanların karakterini karşılaştırın, ondan sonra karar verin.]”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103062</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46de02e-4dd2-4da3-9748-fa9a7e97641f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Adım</image:title>
            <image:caption>Unutulmayacak bir kuzey polisiyesi… Tüm dünyada ses getiren 
Dedektif Karen Eiken’ın maceraları Türkçede. 
Ücra bir ada. Acımasız bir cinayet. 
Geçmişte saklanan bir sır. . . 
Birleşik Krallık ve Danimarka arasındaki Doggerland’da birkaç kadın polis memurundan biri olmak için çok çalışan dedektif Karen Eiken Hornby, bir otel odasında amiri Jounas Smeed&apos;in yanında uyandığında büyük bir hata yaptığını fark eder. Ancak işler daha da kötüye gitmek üzeredir: O günün ilerleyen saatlerinde Jounas&apos;ın eski karısı vahşice öldürülmüş olarak bulunur. Cinayet için hiçbir ipucuna sahip olmayan Karen, zamana karşı bir yarışta katili bulmak için mücadele eder. Gerçeğin Doggerland&apos;ın tarihinde yatabileceğinden şüphelenmeye başlar ve araştırması derinleştikçe şunu öğrenir: Küçük adalar bile ölümcül sırları gizleyebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103063</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f210bcf4-7fcf-42ce-932b-23d32058eb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Walt’u Beklerken</image:title>
            <image:caption>Kitap Nasıl Okunur? ve 
Kitaptan Nasıl ve Ne Zaman Çıkılır?
kitaplarının yazarı Daniel Fehr’den 
Walt Disney’e dair dikkat çekici 
bir kitap. Maja Celija’nın büyüleyici görselleriyle… 
 
 
İki çocuk Walt’u bekliyor ama Walt bir türlü gelmiyor. 
İyi de Walt kim? Ve yanlarında olsa hep birlikte ne yaparlardı acaba? Çok eğlenecekleri kesindi çünkü Walt’un her zaman çılgın fikirleri vardır. 
Sen de Walt’u çocuklarla birlikte beklemek ister misin? Onu beklerken yalnız olmayacaksın! 
Gördüğün karakterlerin çoğunu tanıyorsun, 
hadi çekinme sayfaları çevir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103064</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b1cd880-c8cc-4319-95f3-640067b01715.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Fikir Kitabım-2</image:title>
            <image:caption>Say, sırala, karala, kurcala! 

Aygül Bahar Yılmaz&apos;ın yazıp, Güneş Bloedorn&apos;un resimlediği Akıl Fikir Kitabım&apos;ın ikinci halkası yine yaratıcı düşünme etkinlikleriyle dolup taşıyor; bu kez hafıza, matematik, görsel, yazınsal ve planlama odaklı çalışmalarla çocukların hayal dünyasını genişletiyor.
 
Her sayfası ayrı bir keşif ve farklı bir deneyim vadeden bu etkileşimli kitap okuruna, kendini daha iyi tanıma, bilgi birikimini artırma, bakış açısını çeşitlendirme ve yeni beceriler kazanma fırsatı sunuyor. 

Giriş bölümündeki “Akıl Fikir Rehberim” ise, hedef belirlemekten verimli çalışmaya sınav kaygısından zaman yönetimine ve kişisel gelişime yönelik pek çok konuya değinerek, adım adım başarıya ulaşmanın ipuçlarını paylaşıyor.
Her güne bir şiir bırakmaya, karmaşık şifreler oluşturmaya, film karelerini doldurmaya ya da harfleri avlamaya ne dersiniz? İsterseniz hedef çarkını çevirerek de maceraya balıklama dalabilirsiniz. Üstelik tüm bunları yapmak için ihtiyacınız olan tek şey yaratıcılık! Tabii biraz da dikkat, odaklanma ve sabır gerekiyor. Bazı bölümlerde ter dökecek kadar zorlanırsanız, sakın yılmayın! Çünkü sıkılmadan, yorulmadan, kendine meydan okumadan başarıya ulaşmak olmaz. O hâlde daha ne duruyorsunuz? Şimdi doyasıya sayma, sıralama, karalama ve kurcalama vakti!  

Evde, okulda, parkta, otobüste, sahilde, kısacası her yerde ve her çantada yer edinecek bu eğlenceli kitapla; görsel hafızanızı harekete geçirebilecek, bulmacalarla dikkatinizi ölçebilecek ve bir olaya değişik açılardan yaklaşmanın inceliklerini keşfedebileceksiniz. 

Gerek bireysel olarak gerekse sınıf ortamında çocukların keyifli ve nitelikli zaman geçirmelerine olanak sağlayan Akıl Fikir Kitabım-2, empati kurma, başkalarıyla işbirliği yapma gibi olumlu kazanımları da pekiştiren, rengârenk bir yol arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103065</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc4029a4-44c3-475c-a851-2e2810689ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Günler Bay Başkan</image:title>
            <image:caption>Özal: George, Tarık Aziz’in, Amerika’nın küçük düşeceğini söylediğini hatırlıyorum. Siz de hatırladınız mı? 
Bush: Evet, haklısınız. Asıl küçük düşen o olacak ama bunu söyletmek zorundayız. 
Özal: Evet, evet. Haysiyetleri kırılmalı, özellikle de Saddam Hüseyin’in. 
Bush: Okey, Turgut. Bakın, sizinle konuşmak yine harikaydı ve sizin sadakatle yanımızda duruşunuzdan dolayı çok müteşekkirim. 
Özal: Sizi tamamıyla destekliyoruz, endişe etmeyin. 
 
Saddam Hüseyin’in, 1990 Ağustos’unda Kuveyt’i işgalinden sonra Beyaz Saray’la Çankaya Köşkü arasında alışılmadık bir telefon trafiği başlamıştı. George Bush ve Turgut Özal, gece geç saatlere taşınan konuşmalar yapıyor, bilgi alışverişinde bulunuyorlardı. Krizi Türkiye’yi uluslararası ilişkiler alanında etkili bir aktör haline getirmek için fırsat bilen Özal, Bush’u Saddam Hüseyin’i devirmeye ikna etmeye çalışıyordu. 
 
İlk kez bu kitapla ortaya çıkan bilgiler, iki devlet adamının Körfez krizi ve sonrasındaki yüz yüze görüşmeleri ve telefon konuşmalarıyla Türkiye-ABD ilişkilerinin görünmeyen yüzünü olduğu kadar, o dönem Türkiye’deki siyasi çekişmeleri ve bunların dış politikaya yansımalarını da çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor, uluslararası aktörlerin karakterlerini, psikolojilerini anlamamıza yardımcı oluyor. İyi Günler Bay Başkan liderler arası ilişkiler ve diplomasinin gerçekleri hakkında çok önemli bilgiler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103067</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7be89154-7bdc-4cde-a2c5-8a1c4abe40c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlat Ready Player Two</image:title>
            <image:caption>Dilediğin kişi olabileceğin ve istediğin her şeyi yapabileceğin sanal bir evrendi Oasis. 
Yaratıcısı Halliday bir yarışma düzenlemiş ve kazanana tüm servetini vaat etmişti. 
Yarışmayı kazanan Wade, dünyanın en zengin, en güçlü ve en mutlu adamlarından biri oldu. Ama bir gün, yıllardır gizli kalmış bir sırrı keşfetti ve bu keşif yepyeni bir yarışma ile geldi. Şimdi Oasis, Wade&apos;in hayal ettiğinden bile bin kat daha harika ve bağımlılık yapıcı. Artık Siren’in Yedi Parçası bulunmalı! Ve beklenmedik, korkunç düşman haklanmalı! 
Sadece Ernest Cline’ın dehasıyla yazabileceği, nostaljik ve fütüristik Başlat: Ready Player Two, Steven Spielberg tarafından filme çekilen ve milyonlarca hayran kitlesine sahip olan Başlat: Ready Player One’dan daha çılgın ve eğlenceli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103068</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a47255-238b-4808-a408-9831d9a04fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>MA</image:title>
            <image:caption>Hiçbir final ölüm kadar sarsıcı değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103069</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662aaf57-c545-4ff2-ab6f-204a9739e51c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşsüz Kelebekler</image:title>
            <image:caption>«Birikir kaderler 
Büyür yaranın kovuğunda güller 
Yırtılır bir bir takvimler 
Vaktinden erken ölür, Bütün düşsüz kelebekler.»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103070</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df02731a-ce6d-4de5-880b-52dacdc49e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahpusundayım Sevdanın</image:title>
            <image:caption>Mahpusundayım 
Sevdanın, 
Üstelik 
Müebbet, 
Bilirim. 
Gayri 
Çıkış yok buradan. 
Gözlerin, 
Gözlerin 
Artık Tek pencerem…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103071</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca79a25-e184-489a-9b3f-75164af78905.jpg</image:loc>
            <image:title>M.A.N.C. Evreni</image:title>
            <image:caption>Gözlerini ummadığı bir yerde açan Axel, tanımadığı dört gizemli varlıkla birlikte kendi hikâyesine yolculuk yapar. Fakat bu yolculuk, sıradan bir yolculuk değildir. 2975 yılında geçen bu hikâye, evrenin çeşitli yerlerinde yaşamsal forma sahip gezegenlerin keşfedilmiş olduğunu bildirmektedir. 
 
Bu gezegenlere yaşamın kutsallığını benimsetmek isteyen bir meclis ve bu meclisin kurallarını yıkmak isteyen faşist bir grup karşı karşıyadır. Bu karşıt tutum evrensel bir savaşın ayak seslerinin yankısını hissettirmektedir. Axel ise Dünya gezegeninde geçmişe doğru çeşitli yolculuklar yaparak bu gezegenin tarihsel ilerleyişinde Vincent Van Gogh, Mustafa Kemal Atatürk, Stefan Zweig ve Adolf Hitler gibi isimlerle karşılaşır. Bu ilerleyiş sırasında İkinci Dünya Savaşı’nda anne ve babasını yitiren bir çocukla da tanışır. Axel, Dünya gezegeninde savaşların enkazında kalan bu çocuğu kendi gezegenine götürerek hem üst meclisin kurallarını çiğner hem de çeşitli aksiyonel ve trajik olayların önünü açmış olur. 
 
Musa Akkaya, distopya türündeki eseri M.A.N.C. Evreni ile okurları geçmiş ve gelecek arasında mitolojik ve felsefi bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103072</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42fb4f21-c385-4d06-b53b-6d4bf08a4b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi</image:title>
            <image:caption>Hastalığı ağırlaşıp vefat edeceğini anlayınca, adamlarına kefenini vererek bir mızrağın ucuna geçirmesini ve sokaklarda dolaştırarak şöyle bağırmalarını emretti: 
‘’Ey ahali!.. Şark’ın hâkimi Sultan Selahaddin ölmek üzeredir ve ahirete ancak şu bez parçasını götürebilecektir.’’ 
Kudüs işgal altında iken gülmeyen, gözlerine uyku girmeyen Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’nin destansı hayat öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103073</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8509dc7-2833-458f-90c8-8a76878beff5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Sosyal hayatın pek çok alanında olduğu gibi, kadınların edebiyat dünyasına girmesi de tarihin oldukça geç bir döneminde mümkün olmuştur. Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda eserinde “Kadınlar neden kurmaca metin yazamaz?” sorusuna kapsamlı bir cevap arar. Cevap aradıkça erkek egemen düzenin gerçekleri daha çok su yüzüne çıkar. 
Virginia Woof’un üniversiteli kadın öğrencilere yönelik konuşmalarından derlenen eser, İngiltere’de kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaya başladıkları ve oy haklarının henüz kabul edildiği dönemde kaleme alınmıştır. Kadınların edebi anlamda üretken olabilmesinin koşulu ise kendine ait bir oda ve gelir olarak öne sürülmektedir. Kadın hareketlerinin son derece önemsediği metin, kadınları daha cesur ve üretken bireyler olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103074</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddfeff44-901b-4df0-8e5d-3b73109008fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Altından Notlar</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski’nin başyapıtlarının habercisi sayılabilecek Yeraltından Notlar, 1864 
yılında yayımlanmıştır. Yeraltında, insanlardan uzakta, bilinçli bir yalnızlığa gömülmüş 
yeraltındaki adamın hezeyanlarıyla başlayan roman, ikinci bölümde anlatılan bir aşağılanma 
anısıyla devam eder. Bu anı; yeraltındaki adamın toplumla uyuşmazlığını, insanlardan uzak, 
münzevi bir hayata çekilişini nedenleriyle birlikte gözler önüne serer. 
 
Yeraltından Notlar, yazıldığı tarihten beri Dostoyevski’nin büyük romanlarını daha iyi 
anlamak isteyenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Acımasız eleştirilere sahip, 
insanlardan tiksinen yeraltındaki adam, dünya edebiyatında pek çok mizantrop karaktere de 
kaynaklık etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103075</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/010b71c4-238b-4e6d-be21-9e42beaa8066.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın dünyası üçe ayrılır: uyumsuz bir köle gibi hissettiği ilk dünya, babasının yönetimi altındaki ikinci dünya ve herkesin mutlu olduğu, kurallardan uzak üçüncü dünya. 
1919’da, başarılı iş adamı Hermann Kafka’ya yazdığı uzun mektupta, Julie Wohryzek ile evliliğine karşı çıkan babasına düşüncelerini itiraf eden yazar, ‘’baba’’ kavramını korku ve otorite ekseninde yorumlar. Babası, iletişim kuramadığı bir zorbalık simgesidir. İletişimsizliğin neden olduğu sorunlar, yaşamı boyunca altında olduğu fiziksel ve psikolojik baskı Kafka’nın küçük bir kitap niteliğindeki mektubunu yazmasına neden olur. Arkadaşı Max Brod’a göre, Kafka mektubunu babasına ulaştırması için annesine vermiş, annesi mektubu ulaştırması için annesine vermiş,annesi mektubu ulaştıramamış ve yazara iade etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103076</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e70b86-bbec-4a41-8ace-a88b7a4507f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Gezmiş</image:title>
            <image:caption>İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur. İddianame, kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103077</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/234c3f5b-22db-4bed-a3fa-218be0adaaff.jpg</image:loc>
            <image:title>Anımsama ve Bağlantılı Anımsama Üzerine</image:title>
            <image:caption>Aristoteles’in bu metni iki temel kısma ayrılmakta ve bunların ilkinde, insan olamayacak olan kimi hayvanların da kendisinden pay aldığı bir olanak olan mneme’den (anımsama) söz edilmekte. Anımsamanın duyumsama (aisthesis) ve imgeleme (phantasia) ile sıkı bir bağlantısının olduğunu savlayan Aristoteles, bu bağlantıları açık kılmak için her bir duyuma özgü olan duyumsamaların genel olarak nasıl kurulduğunun yeniden üzerinden geçmekte ve bir pathos (bir iz/izlenim, bir etkilenim) olarak duyumsamayı bu kısımda ayrıntılı olarak ele almaktadır. 
Metnin ikinci temel kısmı ise anamnesis (bağlantılı anımsama) üzerine. Burada Aristoteles’in bir syllogismos (bağlantılı bir çıkarım) olduğunu söylediği anamnesis serimleniyor. Aristoteles’in “bağlantılı anımsama”sı, devamlılık içeren” bir anımsamaya işaret etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103078</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c914b2-2a96-41f1-8d3f-38562ad65734.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir &apos;in 100 &apos;ü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin siyasi tarihi yazıldığında İzmir’in özgünlüğü daha çok belirginleşecektir. Bu şehrin varlığı diğer tüm şehirlerden farklıdır; tıpkı büyük şair Gülten Akın’ın dediği gibi: “Madde canlıdır ve sonsuzdur / Diyen Tales’in İzmir’inde / Tanrılar tanrıları doğururlar / Cennet ve cehennem sonsuzdur / Şimdi, burda”. Ya da Şükran Kurdakul’un dediği gibi: “İlk gençliği İzmir’den getirdim, / Özgürlük sözcüğü yetmez anlatmaya…”. 
İşte bu görkemli şehri, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Çerkes Karadağ İzmir’in kurtuluşunun 100. yılında fotoğraflayarak albümleştirdi. Tabi büyük şairlerin dizeleri de kendisine yol arkadaşlığı yaptı. Ayrıca albüm metinlerini de Doğan Hızlan, Ahmet Telli, Hüseyin Ferhad, Evrim Altuğ ve Ünal Ersözlü yazdı. Elinizdeki kitap hem İzmir için hem de fotoğraf eğitimi alan fotoğraf meraklıları için de tam bir görsel şölen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103079</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c082755a-19f7-420a-9b87-48b7dceb71c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Dakikada Sakinlik</image:title>
            <image:caption>“Hayatı ucundan yakalarsan bırakma” 
 
Bazen yaşamda ileriye ya da geriye dönüp bakmanın mümkün olmadığı anlar vardır. Böyle anlarda harekete geçip ilerleyemezsiniz ya da son bir çabayla kendi kabuğunuza dönemezsiniz. 
Olduğunuz anda öylece kalırsınız. 
Geçmişi düşünüp durduğunuz ya da geleceği dert edindiğiniz bir yere ulaşamadığınız oldu mu hiç? 
Hepimiz hissetmişizdir, böyle anlarda hayata yeniden başlamak zorunda kalırız. Çünkü bizden kaynaklı olsun olmasın, bir şeyler ters gitmiştir. 
Kendinize inancınızı kaybedersiniz, kazanımlarınız sizi eskisi kadar güçlü kılmaz. Eskiden olduğunuz güçlü kişiyle şimdiki güçsüz benliğinizi kıyaslarsınız. Kendine acı çektiren bir mazoşist olup çıkarsınız. 
Jennifer R. Wolkin, bu kitapta size yeniden başlamak için ihtiyaç duyduğunuz yerin gündelik pratikler olduğunu anlatıyor. Ama ilk önce almanız gereken yolu düşünerek kendinizi seçmeniz gerekiyor. 
En sıradan gündelik pratiklerinizi “beş dakikalık farkındalıklar” sayesinde dönüştürebilirsiniz. Yapmanız gereken şey başlamak ve yeniden başlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103080</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64b8923-1531-43b3-ad11-41479bbbcf57.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin İçin Bi’Şey Yap</image:title>
            <image:caption>“Problemler sizi yakalamadan siz problemleri yakalayın” 
 
İnsanlar kimi zaman kendi düşmanlarını besler. Farkında olmadan içinde yandıkları ateşe benzin dökerler. İnsan bunu neden yapar? 
Beynimiz bize türlü oyunlar oynamayı sever de ondan. Beyin gün içinde onlarca düşünce üreten büyük bir makine gibidir. 
Ama kendinize biraz yakından bakınca, aslında çoğu zaman sadece bir ya da iki kaygılı düşünceyi zihnimizde çevirip durduğumuzu görürüz. Kendimizi amansız bir döngünün içinde çaresizce debelenirken buluruz. 
David Carbonell, bu durumu şu eğlenceli deyişle betimliyor: “Buz üstünde kayan yağlı balığı tutmaya çalışmak.” Biraz düşününce bunun imkânsızı gerçekleştirmek isteyen beyhude bir çaba olduğunu anlarsınız. 
Bu kitapta daha işe yarar bir düşünce ileri sürülüyor: Kaygılı düşünceler sizi kıskıvrak yakalamadan siz onları yakalayabilirsiniz. Yazar kaygıyı anlamaya ve kafada çözmeye çalışmak yerine kaygıyla pratik ilişkimizi dönüştürmeye davet ediyor bizi. 
Danışanlarının kaygıyı ve stresi nasıl yendiğini anlattığı hikâyeleriyle Carbonell, okura pratik bir rehberlik sunuyor. 
Her şeyden önce sadece kendiniz için bir şeyler yapmaya başlayın. 
Kaygıyla çatışmaya gerek yok, sorduğu soruları yanıtsız bırakın yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103081</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07869ea-2382-49e1-82c7-70cbde869aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafirlikten Kent Sakinliğine</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: ARAŞTIRMANIN KURAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA YÖNTEMİ 
 
BÖLÜM 3: İSTANBUL’DA SURİYELİ SIĞINMACILARIN BARINMA DENEYİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103082</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e0f324-546a-4ec1-86b1-00ef14c7209d.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Sertifikalı Ürünler ve Tüketici Davranışları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM GIDA SEKTÖRÜNDE HELAL SERTİFİKASI 
 
İKİNCİ BÖLÜM ULUSAL VE ULUSLARARASI PAZARLARDA HELAL GIDA 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI VE HELAL GIDA SERTİFİKASI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM GIDA SEKTÖRÜNDE HELAL SERTİFİKALI ÜRÜNLERİN TÜKETİCİ TERCİH VE DAVRANIŞLARINA OLAN ETKİSİNİ BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA TÜRKİYE-İNGİLTERE KARŞILAŞTIRMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103083</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90be85ca-12ec-408f-a5a9-cca20f9c57e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Ankira</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Gökhan! 
O gün okulun giriş bölümünde duran Ankara maketine bakıyorduk. Ben, Firuze ve Kemal... Giriş zili çalışmıştı ve herkes sınıflarına girmişti. O sırada bir kedi yanımıza geldi. Kedi Ankira! 
İşte ne olduysa, ondan sonra oldu. Okulun içinde bir fırtına koptu. Ben, Kemal ve Firuze o fırtınanın içinde uçmaya başladık. O an neler olduğunu anlamak mümkün değildi. Gözlerimizi açtığımızda kendimizi hiç bilmediğimiz bir yerde bulduk. Üstelik geri dönebilmek için bulmamız gereken dört şifre vardı. Bir de peşimizde olan Ankira muhafızları... Onlara yakalanmadan dört şifreyi bulmalıydık. 
Fantastik bir diyarda, heyecan dolu bir maceraya var mısın ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103084</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e7ab0b-f071-4353-8ab2-4b8360f2f051.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Ekonomik Krizler ve Toparlanma</image:title>
            <image:caption>1.      KRİZLERİN YAPISI 
 
2.      KÜRESEL KRİZLER 
 
3.      ULUSLARAARASI FİNANSAL KRİZLERDEN SONRAKİ TOPARLANMA PERFORMANSINA YÖNELİK MODEL ÇALIŞMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103085</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48c65b79-6285-482c-9dd5-6ef83e56c41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğüm</image:title>
            <image:caption>“Perdeyi aralayıp da baktığında ikinci katta olmasına rağmen havada siyah bir silüetin süzüldüğünü gördü. Korkudan perdeyi kapatıp yatağına geçti. Dua okumaya başladı. Tam duasını bitirdiğinde odasının kapısının kolu yukarı aşağı inip kalkmaya başladı. Kapım kilitli değil ki, diye geçirdi içinden.” 
 
Hurra serisinin üçüncü kitabı Düğüm’de Süleyman Mert, Akif Hoca ve Yavuz’un maceralarını anlatmaya kaldığı yerden devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103086</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c63fd57-b83c-4b5d-b559-60a8ba10864b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovulanlar</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir şey bilmeyene hangi gerçeği anlatabilirsin Silbi? Hiçbir şey bilmeyen nereye ait olabilir? Ama ‘hiçbir şeyi bilmemek’ içten içe kendini hissettirir. Hep hayatları boyunca neyi bilmeleri gerektiğini öğrenmeye çalışacaklar. Bunu tamamlayamamak onlara endişe, korku ve rahatsızlık duygusunu yaşatacak. Güneşi görecekler ama onun ne işe yaradığını bilemeyecekler; o aydınlığın içinde karanlığa esir olacaklar. Acıyı, nefreti, ölümü tadacaklar. En kötüsü, o duyguları anlayabilmeleri, o duyguyu yaşamalarından daha ızdırap verici olacak. Aşkı, sevgiyi, mutluluğu da tadacaklar ama bunun için büyük bedeller ödemeleri gerektiğini de öğrenecekler. İşte bu yüzden en büyük ceza hiçbir şey bilmeden yaşamaktır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103087</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a6daf37-153e-4447-96db-f3db9b3ab737.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Çeviri Dünyası</image:title>
            <image:caption>Sözlü Çeviri Dünyası, bu konu ile ilgili bilinmesi gereken her bir ayrıntıyı anlaşılır bir dille bünyesinde barındırıyor. Melissa Sim Erbil, konuları anlaşılır bir biçimde tasnif ederek bu alanda bilgi sahibi olmak isteyenler için kolay anlaşılır bir başvuru kitabı oluşturuyor. 
 
Yalnızca teknik bilgiler değil, bu sektörde çevirmenlerin karşılarına çıkabilecek problemlerin ve tavsiyelerin de yer aldığı bu kitap, gerek üniversitelerin ilgili bölümlerinde okutulabilecek, gerekse bu alana ilgi duyan herkesin faydalanabileceği nadide bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103088</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64fac872-60bd-4d96-8239-a62f3ce56ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambur Balina</image:title>
            <image:caption>Denizin ortasındaki dinginliği olabildiğince bozmadan, beni ürkütmeden sessizce çıkmıştı sudan. Sessizceydi ama sinsice değildi ortaya çıkışı. Birkaç saniye kadar bakıştık, korkup korkmadığımı bakışlarımda sezmeye çalıştı. Korkmadığımı anlayınca daha da yanaştı. Çekingen ve temkinli bir ses tonuyla “Merhaba,” dedi. Korkuyordum ve endişeliydim. Bunu ona belli edip onu cesaretlendirmemek için, ya da bilemiyorum, belki de sadece gururum yüzünden, güvenli ve rahat bir ses tonu ile “Merhaba...” diye karşılık verdim, “Burada ne işin var?” diye de ekledim. Sonra o an ne kadar uzun süreceğini hiç de tahmin edemediğim muhabbetimizi başlatan cümleler dökülmeye başladı. Ağzı oynamıyordu, ama duyabiliyordum, konuşuyordu! 
 
Gökhan Sevim, zihnî karışıklıklar ve çelişkilerle dolu bir kahramanı, olağanüstü tutarlı bir şekilde işleyip, okuru sık sık çelişkilere düşürecek bir kurgu yaratıyor. 
 
Kambur Balina, gerçeğe teğet geçen bir günlük, günlüğe teğet geçen bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103089</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352d7aaf-0cdb-493e-9a6a-c48b6585e25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Başla</image:title>
            <image:caption>Senden Başla, yaşanmış bir şifa bulma hikâyesi... Reyhan İldaş kitabında bir taraftan kendi yaşadığı zorluklardan, hayal kırıklıklarından, engellerden bahsederken diğer taraftan kendisinin nasıl dönüştüğünü anlatıyor ve kendisini hayatın içine sıkışmış hisseden herkese ışık oluyor.
 
Kişisel gelişim danışmanı ve ThetaHealing eğitmeni olan Reyhan İldaş, karanlıkla savaşmak  yerine güneşe şarkılar söylemeyi nasıl öğrendiğini anlatırken dar yollara sıkışmış okurlarına rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103090</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c03f2cc-4f31-4af1-beed-31d33cb11c49.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Çalışma Hayatının Örgütlenmesi</image:title>
            <image:caption>Tarihsel arka planda çalışma kavramı, içinde bulunduğu çağın tipik özelliklerini yansıtmıştır. Tüm dönemlerin çalışma kavramı ise şu noktada buluşmuştur: Hayatta kalabilmek için çalışmak. Ancak 20. yüzyıl, sözkonusu kavramın farklı bir boyutunu ortaya koymuştur. Bu yüzyılda çalışma, gerek uluslararası gerekse ulusal ortamlarda anayasal bir ilkenin gereği olarak gündemde yerini almaya başlamıştır. 20. yüzyılın sahne olduğu bir diğer gelişme, çalışma hayatının bir organizasyon çemberinde sürdürülmesidir. Anayasalarında çalışma hakkını kabul etmiş tüm devletler için bu organizasyon, çalışma hayatının can damarı sayılmıştır. Bu noktada Türkiye’nin hikâyesi, II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında başlamıştır. Yeni dünya düzeninde konumunu belirlemek üzere harekete geçen Türkiye’nin bu çabaları iç dinamiklerle birleşerek çalışma hayatında önemli sonuçlar doğurmuş, 1945 yılında çalışma hayatının örgütlü dönemi yani Çalışma Bakanlığının kuruluşu gerçekleşmiştir. 

Bu kitap 1945-1983 yılları arasında çalışma hayatının niceliksel ve nitelik bakımından analizini yapmaktadır. Analizde; mevcut iş kolları ve çalışan işçi sayısı, işçi yaşamının maddi idame aracı ücretler, birçok çağın sosyal hastalığı işsizlik, işçi sigortaları, iş uyuşmazlıkları ve uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin rolü, iş kazaları, meslek hastalıkları gibi birçok unsur ele alınmaktadır. Bu unsurların değerlendirilmesi Çalışma Bakanlığın yol gösterici, arabulucu, yapıcı bir rol kazanıp kazanmadığının anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103091</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e047a3-35ce-459c-8996-964dbcb2b9cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uluslu Finansal Yönetim</image:title>
            <image:caption>Finans bilim dalı uygulamada doğası gereği uluslararasıdır. Herhangi bir bireyin, işletmenin veya  ülkenin finansının kendi sınırları ve kalıpları içinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Herhangi bir nedenle her birisi, bir başka para birimine, bir başka finans kaynağına, bir başkasının ürününe, bir başkasının kendi ürününü talep etmesine, bir başka devletin kurallarına, bir başkasının taşımacılığına, bir yabancı firmanın sunduğu iletişim imkanına, hukukuna veya korumasına gereksinim duyabilmektedir. 
Profesör Alan Shapiro tarafından engin bir tecrübe ve çok yoğun çalışmadan sonra ortaya konulmuş Çok Uluslu Finansal Yönetim Kitabının finans bilim dalı açısından iki özelliğini vurgulamak isterim: Öncelikle şirketler için klasik finansal yönetimi tam olarak benimsemiş ve bunu en iyi şekilde veren niteliktedir. İkinci olarak da, konunun hangi açılardan nasıl uluslararasılaştığını örnekler ile gayet net ortaya koymaktadır.        
Hal böyle olunca, sürekli değişen gelişen finansal dünyada örnekler ve yöntemler de değişmektedir. Bu da kitabın temel niteliğinin değişmezliğini sağlarken, özellikle yeni ürünlerin, piyasaların, yeni yaklaşımların, yeni ürünlerin ve yeni vaka incelemelerinin eklenmesini gerekli kılıyor. 
Bu kitabın Türkçe’ye çevirisi sadece klasik bir çeviri değildir. Zira, asıl kitabın okuyucusuna verdiği her bir konu Türkiye’deki finansal piyasalar, kurumlar ve ürünler çerçevesinde değerlendirilmekte ve buna göre mümkün olduğunca sade ve anlaşılır bir dil ve terminoloji ile anlatılmaya çalışılmaktadır.  
_Prof. Dr. Oral Erdoğan 
İçindekiler; 
 
Kısım 1:  Uluslararası Finansal Yönetim Ortamı 
Giriş: Çok Uluslu Şirketler ve Finansal Yönetim 
Döviz Kurlarının Belirlenmesi 
Uluslararası Para Sistemi 
Uluslararası Finansta Parite Koşulları ve Döviz Kuru Tahmini 
Ödemeler Dengesi ve Uluslararası Ekonomik Bağlantılar 
Ülke Riski Analizi 
 
Kısım 2:  Döviz Kurları ve Türev Araçları Piyasaları 
Döviz Piyasaları 
Döviz Futures ve Opsiyon Piyasaları 
Swaplar ve Faiz Oranına Bağlı Türev Ürünler 
 
Kısım 3:  Döviz Kuru Risk Yönetimi 
Kur Dönüştürme ve İşlem Riskini (Maruziyetini) Tanımlamak 
Ekonomik Riskin Ölçülmesi ve Yönetilmesi 
 
Kısım 4:  Çok Uluslu Şirketin Finansmanı 
Uluslararası Finansman ve Ulusal Sermaye Piyasaları 
Euro – Pazarlar 
Yabancı Yatırımlar için Sermaye Maliyeti 
 
Kısım 5:  Yabancı Yatırım Analizi 
Uluslararası Portföy Yatırımı 
Şirket Stratejisi ve Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımı 
Çok Uluslu Şirketler için Sermaye Bütçelemesi 
 
Kısım 6:  Çok Uluslu Çalışma Sermayesi Yönetimi 
Dış Ticaretin Finansmanı 
Cari Varlık Yönetimi ve Kısa Vadeli Finansman 
Çok Uluslu Bir Finansman Sistemi Yönetmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103092</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9159883b-9ed6-4460-913e-7bfb9bdbe374.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Ülkü’nün Boya Kalemleri</image:title>
            <image:caption>“Atatürk, küçük Ülkü’yü çok seviyordu.
 
Sabah uyanır uyanmaz, Ülkü’yü soruyor, çağrılmasını istiyordu.
Onunla uzun uzun sohbet ediyor, şakalaşıyor, birlikte çeşitli oyunlar oynuyorlardı.
 
Bir sabah Ülkü, Atatürk’ün uyanmasını beklerken onun kahverengi ayakkabılarını siyaha boyamasın mı?
 
Atatürk bunu görünce ne yaptı dersiniz?
 
Çocukların ve çocuklarla birlikte büyüklerin ilgiyle okuyacağı gerçek bir öykü...”
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103093</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f8bca6-8d1d-4b73-bc96-046444d26492.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Şarkılar Senin İçin</image:title>
            <image:caption>Lise yılları... Dostluklar... İlk aşklar ve hepsini sarıp sarmalayan müzik.
Yan sırada oturan, birlikte dirsek çürüttüğümüz sınıf arkadaşlarımızı gerçekten yakından tanıyor muyuz?
Peki onların ne kadar farkındayız?
“Bakmak için gözün açık olması yeterlidir. Oysa görmek için beynin de açık olması gerekir. Bakılan yerde, nesnede beyni ilgilendiren bir durum yoksa, yaptığımız iş bakmaktan öteye geçmez. Görmek için bakmak gerekir ama her bakış bize bir şeyler göstermez. Ne gördüğün nasıl baktığına bağlıdır. Her şey bakış açımızı değiştirmekle mümkündür. Penceren kuzeye bakıyorsa, güneşin doğuşunu seyredemezsin...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103094</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d1f4e8-996a-4d3f-bb30-449a9c9d03cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sizi, en derindeki yaralarınızın kökenlerini tanımaya ve kendi çocuklarınızı bu yaralardan korumaya dair, etkileyici ve sarsıcı bir yolculuğa davet ediyor. 
 
Çocuk: İçimizdeki Çocuğu İyileştirmek kitabında Osho, çarpıcı üslubu ve farklı yaklaşımıyla çok konuşulacak bir konuya dair fikirlerini ve önerilerini paylaşıyor. Bu yolculukla herkes kendi çocukluk yarasıyla ve ebeveyn olarak çocuklarını nasıl yaralayabileceğiyle yüzleşiyor ve böylelikle nesilden nesle ulaşan bir şifalanma süreci başlıyor. 
 
Bir çocuğa annelik ya da babalık yapmaya hazır mısın? Koşulsuz olarak sevgi vermeye hazır mısın? Çünkü çocuklar senin aracılığınla gelir ama sana ait değildir. Onlara sevgini verebilirsin ama fikirlerini dayatmamalısın. Onlara nevrozlu yönlerini vermemelisin. Onların kendi tarzlarında çiçek açmasına izin verecek misin? Onların kendileri olmasına izin verecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103095</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2aa249-7bb7-4997-9f78-b8e0638f7a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağzını Açmayan Robot</image:title>
            <image:caption>Çınar yine macera peşinde! Çınar ve Deniz, Lutan Adası’nda tanıştıkları Nimnim’le beraber
Ağzını Açmayan Robot’ un sırrını keşfe çıkıyorlar.
Daha önce herkesle iletişim kuran robota ne olmuştu? Küsmüş müydü yoksa ağzının içinde herkesten sakladığı bir sürpriz mi vardı? Dahası Çınar bu macerada bir daha göremeyeceğini düşündüğü ve çok özlediği köpeği Karaku’ yu yeniden görebilecek miydi?
Haydi, hep beraber Çınar’ın harika dünyasına gidiyoruz!
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103096</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/121f2c71-70a5-49ef-89a4-b8438a423fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Mutlu Türk’üm Diyene –Türk-Müslüman Kimliğinin Müzakeresi–</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, savaştan yenik çıkmış perişan bir halkın ortak bir amaç etrafında kenetlendiğinde neler başarabileceğinin en büyük kanıtlarından biri olmayı sürdürüyor. Peki, halk ‘Türk milli kimliğini’ ne zaman ve nasıl sahiplendi? Resmi tarih, Cumhuriyet’in kuruluşuyla taçlanan süreci, ezelden beri var olan Türk milletinin Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kendine gelişi, ‘uyanışı’ olarak gördü. Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle, Türkleri “seküler” ve “çağdaş” milletler arasına soktuğunu, halka millet bilincini aşıladığını anlattı. 
Gavin D. Brockett, bu süreçte Türk milli kimliğinin ezelden beri var olduğu veya Kemalist elitin çabalarıyla halk tarafından benimsendiği şeklindeki beylik anlatılara meydan okuyor. Halkın milli kimliği sorgusuz sualsiz kabullenmediğini, diğer kimliklerle tartarak, karşılıklı tavizlerin verildiği, uzun ve zorlu bir müzakere sürecinin sonunda benimsediğini gösteriyor. Bu anlamda 1980’lerin ‘Türk-İslam sentezi’ anlayışının çok daha eskilere, çok partili sisteme geçişe kadar gittiğini ortaya koyuyor. Bu süreçte özellikle yerel basının Müslüman bir Türk milli kimliğinin inşasında oynadığı hayati rolü gözler önüne seriyor. Resmi tarih anlatısının aksine Anadolu halkının milli kimlik edinme sürecinde edilgen olmadığını, müzakereci bir fail olduğunu ortaya koyarak merkez/çevre ikiliğinin geçerliliğini de sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103097</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7297c18f-49d9-486c-ac1e-4e02d6227d52.jpg</image:loc>
            <image:title>Hidrojen Devrimi</image:title>
            <image:caption>Fosil yakıtların kullanılması sonucu atmosfere salınan CO ve CO2 gibi gazlar Dünya’ya çarpan güneş ışığının gitgide daha büyük kısmının atmosfer içine hapsolmasına ve sonuç olarak küresel ısınmaya yol açıyor. Bu sorunu çözmek istiyorsak enerji üretimi ve tüketimini karbonsuzlaştırmak zorundayız. Çözüm, imalatta, kış ısıtmasında ve ulaşımda enerji kaynağı olarak elektrik kullanmak değil, çünkü elektrik enerjisi üretimi de büyük ölçüde fosil yakıtlara dayalı. Yani tüm otomobiller elektrikli olsa bile küresel ısınmayı engelleyemeyiz. Elektronları karbondan farklı bir elementi yakarak harekete geçirmek gerek. İşte bu element hidrojen. Yakıldığında büyük miktarda enerji açığa çıkarıyor ve atık olarak atmosfere sadece su buharı salıyor. Bu da onu geleceğin yakıtı yapıyor. Hidrojenin, fosil yakıt rezervlerine direkt erişimi olmayan ekonomilere hızla gelişme fırsatı sunması da cabası. 
MarcoAlverà bize mevcut enerji altyapısının yenilenebilir enerji ve hidrojen enerjisi vasıtasıyla karbondan nasıl arındırılabileceğine dair dört dörtlük bir plan sunuyor. 
*** 
“Bu kitap, hidrojenin geleceği hakkında net ve akıl çelen fikirler içeriyor. Hidrojenin tüm dünyanın temiz enerji kullanımına geçmesinde önemli rol oynamasının nasıl sağlanacağı tartışmasını canlandırmaya yardımcı olabilir.” 
—Dr. Fatih Birol 
Uluslararası Enerji Ajansı Yöneticisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103099</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa14c50f-800d-4ae2-9646-ea859c167cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 107: Hınç</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito, Güz 2022 sayısında “Hınç” olgusunu ele alıyor. 
 
Güvencesizliğin otoriteryanizmi, ayrımcılığı ve nefret söylemlerini tırmandırdığı, kitlelerin öfke ve hiddetinin manipüle edilerek icat edilmiş̧ “düşmanlara” yöneltildiği ve farklılığa duyulan hıncın ötekileri cezalandırma yolundaki güdüleri canlandırdığı bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan da, neoliberalizmin nihilizmle kesiştiği, hak ve adalet taleplerinin politik doğruculuk yaftası yapıştırılarak değersizleştirildiği bu dönemeçte  bireysel ve toplumsal özgürleşme bağlamında &quot;hınç&quot; olgusuna odaklanan yazılardan oluşuyor Hınç dosyası. 
 
Bu sayının Odak bölümünde, 2012’de kurduğu Crip Magazine’in 5. sayısı 17. İstanbul Bienali kapsamında yayımlayan Eva Egermann’la işbirliği içinde hazırlanmış Sakatlık Söylemleri var. Engelsiz, “sağlıklı” bedenin norm kabul edildiği toplumda, keder ve acıma üreten “engelli” teriminin aksine güçlendirici ve özgürleştirici olan “sakatlık” kavramı ve sakatlık söylemleri üzerinden kültürel temsillerde, sanatta ve düşüncede yeni alanlar açma çabası araştırılıyor bu bölümde. 
Cogito’dan • Hınç ve Özgürlük 
İbrahim Eylem Doğan • Nietzsche, Hınç ve Tinsel Yazgı 
Michael Ure • Hınç/Ressentiment 
Hüseyin Deniz Özcan • Hıncın Tarihi: Nietzsche İsa’ya Karşı 
Wendy Brown • İncinmiş Bağlılıklar 
Sjoerd van Tuinen • Hınç-Ressentiment Kompleksi: Liberal Söylemin Eleştirisi 
Saul Newman • Hınç Siyaseti ve Gönüllü Kölelik Sorunu 
Rahel Jaeggi • Gerileme Tarzları: Hınç Vakası 
Marguerite La Caze • Haset ve Hınç 
Selen Erdoğan • Gölgeler Çekildiğinde Aynaların Serinliğinde 
Odak: Sakatlık Söylemleri 
Doris Arztmann ve Eva Egermann • Söyleşi: Sınıfta Siborglar Var: Beden Heteroglossia’sı ve Sanat Eğitimindeki Kirli Bilgi için Sakat Materyaller 
Shelly L. Tremain • Felsefe ve Sakatlık Dispozitifi 
Lennard Davis • Pandemi Zamanında Biyoiktidarın Derin Yapısı Gözler Önüne Serilir 
Pelin Tan, Aly Patsavas ve Eva Egermann • Söyleşi: Zihnim Yerinde Durmuyor: Arşivleme, ağrı, toplumsal hareketler ve sakat tanıklığı üzerine bir sohbet 
Jonah Garde • Oluş Zamansallıkları Trans(krono)normativite ve Hayali Hormon Zamanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103100</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8017675d-1a57-4f3a-827b-1034e0985ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet/Life, Death, Love and Justice</image:title>
            <image:caption>Didem Yazıcı ve Peter Sit küratörlüğünde Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından 15 Eylül 2022 – 2 Ocak 2023 tarihleri arasında düzenlenen “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” segisindeki eserleri ve küratöryel yaklaşımı derinlemesine inceleme şansı sunan bu kitap, güncel sanatın açtığı tartışmalara yeni yaklaşımlarla bakıyor. Kitapta Didem Yazıcı’nın metinlerine Banu Karaca’nın makalesi eşlik ediyor.
Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet, bu dört kavramın hayatımızdaki köklü yeri üzerine düşünmek isteyenlere…
This book provides an opportunity to look at the discussions that were started by contemporary art with a new approach as it offers a chance to examine the works and the curatorial approach of the exhibition “Life, Death, Love and Justice” –curated by Didem Yazıcı and Peter Sit organized by Yapı Kredi Culture Arts and Publishing between September 15, 2022 and January 2, –. Didem Yazacı’s texts are accompanied by Banu Karaca’s article.
Life, Death, Love and Justice is for those who want to think about the deep rooted place these four concepts have in our lives…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103101</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0cca8b2-0fb7-4c1e-9f50-ac3f7c88baf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Özel Bir Mektup</image:title>
            <image:caption>Can’ın doğum günü geçmişti. Yılbaşına ise daha çok zaman vardı. Üstelik para toplanmıyordu. Peki bu durumda Can yeni bir bisikleti nasıl alacaktı? Neyse ki ablası kardeşine heyecan verici bir teklifte bulundu. 
 
Astronot Dedem kitabının sevilen yazarı Jonathan Meres’in yazdığı bu samimi hikâyeyi Hannah Coulson resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103102</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdadedc7-3f69-49ab-b2a7-f3e5b0237df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ayaklı Bubi – Bir Sümsüğün Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>Çok belli etmese de Bubi’nin kocaman bir kalbi vardı. Bunun da sevimli bir hikâyesi... Ada yetkilileri, farklı kuş türlerini adaya çekebilmek için her yere kuş heykelleri yerleştirmişti. Bubi ise en çok albatros heykelini seviyor, onunla dost olmak için elinden geleni yapıyordu. Ama karşısında bir “taş” vardı. 
  Sümsük Bubi acaba albatros heykeliyle dost olabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103103</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/461eff6a-ed37-43af-bed7-65abfd622081.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Türklerin tarih sahnesine ilk çıkışlarından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar süren binlerce yıllık bir tarihi harmanlıyor. Bu uzun yolculuğu devletlerin kuruluş ve yıkılışlarına, antlaşmalara, savaşlara ve sultanların büyük işlerine odaklanmadan sade ve anlaşılır bir şekilde okuyucuya sunuyor. Kültürel ve tarihi meseleleri ön plana çıkarıyor ve okuyucunun Türk tarihini bir bütün olarak görmesine imkân hazırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103104</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ad84cc0-2411-4cc7-a2ad-276362eec194.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizm El Rehberi</image:title>
            <image:caption>Yazar bu kitapta otizmli insanların dünyayı nasıl deneyimlediklerini ve niçin bozukluğu olan insanların dünyasına bir pencere açacak düzenli, yapılandırılmış bir ortama gereksinim duyduklarını anlatır. Ayrıca, iletişimi arttırmanın, becerileri geliştirmenin ve sosyal etkileşimi genişletmenin yollarına işaret ederken, aile içindeki gerilimle nasıl başa çıkılacağına dair önerilerde bulunur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103106</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/024860ec-dc38-48ab-8f75-bce339ef4f78.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünde Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103107</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59eb1b1-05af-42d0-a31e-e14abb64fd23.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Aşkta kaybetmek diye bir şey yoktur.” 
 
Zoïle âşık olduğu kadının gönlünü bir türlü kazanamıyor. 
Çünkü o kadın bir başkasına âşık. 
Böylece aklına olabilecek en anlamsız fikirlerden 
biri geliyor: 13.30 uçağını havaya uçurmak. 
Uluslararası bir terörist mi? 
Sayılır. Ama o aşkı uğruna savaşıyor. 
Karşılıksız bir aşk… 
 
Fakat aşkta kaybetmek yoktur. 
Aşkı hissetmek kendi başına öylesine bir tutkudur ki 
neden daha fazlası istenir diye kendine sormalı insan. 
Kaçırdığı uçağı Eyfel Kulesi’ne çarpıp aşkını ispatlamak niyetinde olan Zoïle amacına ulaşabilecek mi? 
 
Amélie Nothomb bu küçük kitapta zihninin parlaklığını 
bir kez daha gözler önüne seriyor. 
 
“Amélie Nothomb yaratıcılığını kullanarak şu karanlık dünyayı biraz olsun aydınlatıyor.” 
—François Busnel, L’Express. 
 
“İsmini Schubert’in yapıtından alan Kış Yolculuğu akıllardan uzun süre çıkmayacak orijinal bir 
tat bırakıyor okurda.” 
—Delphine Peras, Read</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103108</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73182d5-2f4a-40cd-ae75-1c700bbe3f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutuplarda Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103109</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d7ede7e-1ee1-4de1-bcd9-eb1ea7c75dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşif Zek’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Çocukların anlama, sorgulama, cevapları analiz edebilme yetilerinin, hayattaki başarılarının temeli olduğu, bunu geliştirmenin en güzel yolunun da bu zamanın diliyle yazılmış, çocuklara ulaşan, yaşama ait her bilginin ve her değerin etkili, maceralı ve heyecanlı hikâyeler vasıtasıyla sunulması olduğu kuşkusuz bir gerçektir.
 
Nextron gezegeninin sakini olan Kâşif ZEK, kendisi ve halkı için yaşanacak yeni bir gezegen arayan, yedi yaşında, yarı canlı yarı makine, cesur ve meraklı bir çocuktur. Şekil değiştirebilme, zamanda yolculuk, roketleri sayesinde uçabilme, ortadan kaybolabilme ve düşünce okuyabilme gibi özellikleri ve her bilgiye ulaşabilmesini sağlayan kolundaki bilgi ekranıyla Kâşif ZEK, çocukları sınırsız bir maceraya çağırıyor.
 
Kâşif ZEK, kendisi gibi çocuklara bu dünyanın yapısı, doğal olayları, tarihi ve üretilen tüm değerleri hakkında (kişisel ve sanatsal) basit ve etkileyici bir biçimde tatminkâr bilgiler vermektedir. Diğer taraftan çocukların, etraflarındaki dünyaya olan ilgisini arttırmayı, dünyanın olağanüstü çeşitlilik ve güzelliğini içlerinde hissetmelerini sağlamayı ve bu güzelliklere karşı sorumluluk duygusu geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Gizle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103110</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31933f61-31c8-4ebf-b1ac-a8df7414d02b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103111</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6416f87c-7e6e-4bc5-8730-4f0e4aadad32.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlikte Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103112</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28334d0a-e966-4e76-b7f9-5658c1f6a6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103113</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37a1647-fe12-4b74-807f-da07ee7186d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şüphen Mi Var</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; inancın kaba saba sorgulandığı bu modern çağda her kesimden insanın aklına takılan ve kafa karışıklığına sebep olan konuları (soruları) ele almaktadır. Özellikle de kafası karışık, şüphe içinde olan, dine dair zihninde çeşitli anlam boşluğu yaşayan ve Allah&apos;ın varlığı hususunda tereddüt içinde olan kişiler için yazılmıştır. Ayrıca din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri için öğrencilerden gelecek soruların cevaplandırılması hususunda bir kılavuz niteliğindedir. İnsan yaratılışı gereği merak eden, soran ve öğrenme ihtiyacı hisseden bir varlıktır. “Varlık nasıl oluşmuştur? İnsanın dünyadaki değeri nedir? Niçin yaşam var? Neden varız? Niçin evren var? Öldükten sonra ne olacak?” gibi hayati önem taşıyan birçok soruya cevap aramaktadır. Dolayısıyla insanın anlam arayışı hiçbir zaman bitmez. İşte bu kitap, bir nebze de olsa sizlere anlam arayışında yol gösterecek, kafanızdaki şüpheleri ortadan kaldıracak ve yaşamın anlam bilincini aşılayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103115</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4132021f-8682-4740-a905-cf061e6eb0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi Sorunu</image:title>
            <image:caption>&quot;...Kerbela bize insan olmanın, kendi gibi insan olmanın, inandığı gibi insan olmanın, inandığı gibi yaşamaya kavilli insan olmanın, Rea Haq inancına ikrar vermiş insan olmanın, nefes alıp verdikçe ödenmesi, göğüslenmesi, yaşanması gereken bedeli oldu hep…&quot; Bu kitap, içerisinden geçtiğimiz sürecin gelişmeleriyle birlikte temel sorunlarından biri olan Alevi meselesini anlamakve yüzleşmek ihtiyacı duyanlar için bir başucu kitabı olacak önemde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103116</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da9f1bd-b54e-41ca-a53e-5e9df09d15ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Olmak ve Aşk</image:title>
            <image:caption>Âşık olmak nedir?”
“İki kişiye dayalı kolektif bir hareketin başlangıç evresidir.”
Francesco Alberoni, böyle bir soru-cevapla aşka ve âşık olmaya ayna tutuyor ve âşık olmanın büyük hazzını sosyolojik açıdan irdeliyor. Kolektif hareketleri inceleyen Durkheim’ın görüşlerinin âşık olmak eylemine de uygulanabilir olduğunun altını çizerken bir yandan da Max Weber’in “Ekonomi ve Toplum” adlı eserinde yer alan hayranlık, yaratıcılık ve sadakat konusundaki saptamalarını adeta aşkla bağdaştırıyor.
Yazar bu kitapta, aşkı bilimsel düzlemde ele alırken, gerek edebî, gerek düşünsel, gerekse mistik alanda çok değerli yazar ve unutulmaz kahramanlara da yer veriyor. Mevlânâ’dan Dante’ye, Abelard ve Heloise’den Romeo Juliet’e uzanan aşka dair olağanüstü eserlerden dizeler de örnekleyerek görüşlerini sağlamlaştırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103117</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/581f7ced-39b0-4b3a-8ea9-662cea96eeb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Aydınlıktan Söz Et</image:title>
            <image:caption>ran Edebiyatı&apos;nın en önemli isimlerinden biri olan Ahmet Şamlu&apos;nun önde gelen eserlerinden biri: &quot;Bana Aydınlıktan Söz Et&quot;. &quot;Şamlu&apos;nun şiiri bir rivayet şiiridir. Tarihine tanıklık şiiridir. Onun şiiri, ezilmiş, susturulmuş halkın uslanmaz haykıarışıdır. O her zaman özgürlüğün, emeğin ve insan onurunun şiirini söylemiş ve estetik kaygılar onun kendine biçtiği, belki de halkının ona biçtiği bu görevden alıkoymamıştır.&quot; -Haşim Hüsrevşahi- &quot;Benim omuzlarımda bir güvercin var senin ağzından su içer benim omuzlarımda bir güvercin var boğazımı tazeler benim omuzlarımda bir güvercin var ağırbaşlı ve iyi bana aydınlıktan söz eder ve insandan -tüm tanrıların tanrıçası olan ben insanla yıldız dolu sonsuzlukta yürüyorum&quot;
 -Ahmed Şamlu-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103118</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d007cb-af36-4694-a22c-d4d441e0bc21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bel- Ami</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda geçen &quot;Bel Ami&quot;, Guy De Maupassant&apos;ın romanından beyazperdeye de uyarlandı. &quot;George Duroy&quot; isimli karakter üzerine kurulu olan roman, bu genç gazetecinin Paris&apos;te çok etkili ve güzel bir kadınla kurduğu ilişki ve acımasızlığı sayesinde şöhret basamaklarını birer birer çıkarak kentin en güçlü adamı haline gelmesinin öyküsünü işliyor. Roman Duroy&apos;un bir arkadaşının eşiyle ilişki kurması ve kadının aksanını düzeltmesine yardımcı olmasıyla başlıyor. Sosyetenin gözbebeği olan bu güçlü kadın daha sonra hayatını Duroy ile birleştiriyor. Gazeteci ve sosyeteden bir kadının yanı sıra başka bir sosyete mensubu kadınla ilişki kurmasıyla gelişen olaylar okuyucuyu farklı bir sona götürüyor.. Şu günlerde sinema salonlarında da filmini izleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103119</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5ec5ea-31c8-42ba-bf22-c875bd786aa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyel&apos;in Yas Tutanları</image:title>
            <image:caption>Beyel’in Yas Tutanları, Saedi’nin en önemli eserlerindendir. Toplu öykü formatında yazılan tek bir köyün karanlık serüvenidir anlatılan. Burada yer alan öyküler, İran edebiyatında ve öykücülüğünde büyülü realizmin ilk örneklerinden sayılmaktadır.
Bu eserin dördüncü öyküsü temel alınarak yazılan senaryodan, 1969 yılında sinemaya uyarlanan İnek filmi, Dariyuş Mehrcui’nin usta yönetmenliği ve Ezzetollah Entezami’nin unutulmaz oyunuyla Cannes, Berlin, Moskova, Londra, Los Angeles film festivallerinde gösterime girmiş, önemli eleştiriler almış ve 1971 yılından 32. Venedik Film Festivali’nde ise gümüş levha ödülünü kazanmayı başarmıştır.
“Ramazan kalkıp oturdu, gözyaşlarını yuttu. Güneş yeni ışımış verev vuruyordu ve onların ayakları altında siyah kayalarla kocaman bir uçurum ağız açmıştı. Ramazan, ‘Bak baba! Duyuyor musun? İşte orada!’ dedi.
Muhtar çan sesini duydu. Şoför, ‘Neyi diyorsun?’ diye sordu.
Ramazan, ‘Sen duymuyor musun? Çanların sesini duymuyor musun?’ dedi.
Şoför, ‘Çan sesi mi?’ dedi. ‘Bu taraflarda hiç duyulmaz. Bazen, cırcır böcekleri gelir, cadde kenarında toplanır. O da geceleri yani. Şimdi günün tam ortası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103120</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c2c4e7-c345-40b1-a528-318ed1b7d5df.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Haritalara Ağıt</image:title>
            <image:caption>“Deryaları seninle kesiyor yüzüm,
Boğulmuş bir mülteci çocuğunadır harflerim
Aklım hiç aksatmadan dokunuyor yaralarıma
Ateşe dalar gibi
Damar damar keserek,
Silindir gibi üstünden ezip geçerek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103121</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365f28b3-484a-494e-8eef-6c9c4989bd0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Şeyhi Hasan Sabbah</image:title>
            <image:caption>İranlı yazar Freidoune Sahebjam romanının ana eksenine onbirinci yüzyılın önemli karakterlerinden Hasan Sabah, Nizamülmülk ve Ömer Hayyam’ı alıyor. Kurgu ve gerçeğin iç içe geçtiği, duygunun ve hırsın bir insanın yüreğinde hangi kapıları açacağına dair bir yol hikayesidir anlatılan. Şiirsel bir gezinti ile tarihin derinliklerinden geçerek kimilerince kahraman, kimilerince cani olarak adlandırılan Hasan Sabah’ın tartışmalı yaşamıdır önümüzde duran.
Verilen sözlerin değeri ile kesişen yollar, fırtına yaratmaya yetmiştir. İşte bu fırtınanın sonucunda sözler unutulmuş ve mücadele başlamıştır. Mücadelenin merkezi Alamut Kalesi’dir. Tarikatın öğretileri ve müritleri burada yetişmiştir. Burada haşhaş ile tanışan müritlerin Hasan Sabah’ın telkinleriyle siyasi cinayetler işledikleri rivayeti günümüze kadar gelmiştir..
Freidoune Sahebjam sadece gizemli bir kahramandan söz etmiyor romanında. Özel bir kahraman da yaratmıyor. Her şey romanın diğer kahramanı olan Ömer Hayyam’ın dizesindeki gibi akmaktadır.
Hayatımın ağacı söküldüğü
Ve vücudum dağıldığı günde,
Kilimden bir kadeh yaparlar belki,
O zaman, şarapla dolu o kadehten
Yeniden doğarım ben de.
Anlatılan tam da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103122</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb63d630-9143-47ae-a473-349c97a823d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz - Bir İsyancının İzleri</image:title>
            <image:caption>Kamuoyu onu ilk kez 1966’da tanıdı. Çorumlu elli dört belediye işçisi, yalınayak yürüyerek Çorum’dan İstanbul’a gelmiş, sonra da 31 Ağustos 1966 Çarşamba günü, Türk-İş yöneticilerini kınamak amacıyla Taksim Meydanı’nda eylem yapmıştı. On dokuz yaşında, TİP Üsküdar İlçe Sekreteri olarak katıldığı eylemde gözaltına alınmıştı Deniz. İdam edildiği 6 Mayıs 1972 Cumartesi gününe kadar, sayısız kez gözaltına alınıp tutuklanacaktı.
O, yirmi beş yıllık yaşamını; kaçak olduğu anlar da dahil, adaletsizliğe, sömürüye karşı mücadele etmekle geçirdi. Yaptığı eylemlerle ve darağacında ölümsüzleşen ismiyle, konuk olmadığı ev kalmamıştı. Herkes onu çok sevdi. Aileler doğan çocuklarına onun ismini verdi.
Deniz, bir bakıyorsunuz üniversite reformu için işgal başlatıyor, bir bakıyorsunuz politik iktidarı Atatürk’e şikâyet etmek amacıyla Samsun-Ankara yürüyüşünde; bir bakıyorsunuz bir panelde
sosyalizmin sorunlarını tartışıyor, bir bakıyorsunuz ABD Büyükelçisi Komer’i kınama eyleminde gözaltına alınmış… Beyazıt Meydanı’nda polisle çatışan da o, Filistin’e gerilla eğitimi almaya giden de; Ho Chi Minh’i anma toplantısında konuşmacı, ABD Büyükelçiliği önünde nöbet tutan iki polise ateş açarak yaralayan eylemci, dört ABD’li askeri arkadaşlarıyla kaçıran bir militan… Evet, Şarkışla’da silahlı çatışma sonunda yakalanan da, tutukluyken 1961 Anayasası’nın değiştirilmesini kınamak amacıyla açlık grevine giden de o…
Her olayda ismi geçiyor. Tanısın tanımasın herkes onun hakkında bir şeyler anlatıyor. Bu nedenle, kamuoyu onu yaşarken bir efsane haline getiriyor, idam edildiğinde öldüğüne uzun süre inanamıyor.
Bugün, Deniz Gezmiş posterleri, antiemperyalist gösterilerin vazgeçilmez görüntülerinden biri... Devrimci gençler, onun fotoğrafının basıldığı tişörtleri giyiyor.
Denizler çoğalıyor, okyanus oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103123</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a919f46-e68c-4375-b5d9-87ce76cbe23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Dalgasıyım</image:title>
            <image:caption>Bir çok ünlü sanatçı tarafından seslendirilen Mehmet Özcan şiirlerinden bazıları şunlardır: Denizlerin Dalgasıyım, Sivas&apos;ın Yollarında, Dağların Eteği Kardır, Arguvanlım, Mercan Dağları, Derdi Güzel, Hak Can İçinde, Güneşin Çocukları, Vurdun Vurdun gibi dilden dile, gönülden gönülle dolaşan önemli bestelere imza atmıştır. Bestelerini; Ferhat Tunç, Yusuf Hayaloğlu, İbrahim Tatlıses, Selda Bağcan, Emre Saltık, Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan, Seher Dilovan, Alişan, Ceylan, Yılmaz Çelik, Arzu Şahin, Abidin Biter, Gülcihan Koç, Serpil Sarı, Erensoy Akkaya, Songül Karlı, Türkü?, Metin Karataş, Seyfi Doğanay gibi önemli isimler okumuştur. Mehmet Özcan, sanatsal çalışmalarına İstanbul&apos;dadevam etmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103124</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66bc73a7-6efd-474a-aca4-ee414bb6b999.jpg</image:loc>
            <image:title>Dereköy (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dereköy kitabını iki açıdan düşünmek mümkün. Hem bir vefa kitabı olması, hem de Dersim inanç ve kültürüne dair ipuçları veren bir pazılın parçalarından biri olması… Bir köyden, bir köyün hikayesinden Dersim kültürüne dair ipuçları veriliyor burada. Her şeyden bir parça bulmak mümkün. Dün nasıldık, bugünlere nasıl gelindi? Bazı izler neden okunmuyor artık? Yaptığımız, bu izlerin peşinden gitmek.
Değerlerimizi bir bir kaybedince elimizi çabuk tutmamız gerektiğini anlamıştık. Çünkü bellek denen şey zamanın o geniş hallerinde eriyip gidiyor ve geriye saatin sınırlı anı kalıyordu. Geçmişimizi en küçük yerleşim birimindeki yaşamdan başlayıp kayıt altına almamız gerektiğinin altını çizmekle kalmayıp, bütüne doğru bir anlam taşıyoruz Dereköy’ün hikayesiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103125</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93be0258-ad92-4d2f-a837-e47ce81b8e85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim Kültür Sanat İçinde</image:title>
            <image:caption>Dersim, tarihin ve zamanın sağaltamadığı bir yaradır. Kuşkusuz bu yaranın en çok kanadığı dönem 1938&apos;dir. Otuz Sekiz, insanlığın vahşet tarihinde yer alan büyük bir kırılma olarak okunmalıdır. Yazar bu çalışmasında, dağın rüzgarla olan muhalefetiyle; suyun toprakla birleşen bereketini, ontolojik düzlemde buluşturan Dersim&apos;in kültürel kodlarını irdelemiştir. Ayrıca ideolojik, statükocu bakış açısıyla üretilenle, insani olanın görünür kılınma çabasına ışık tutulup; Dersim&apos;in şiir, roman, öykü, karikatür ve sinemadaki yerinin ne olduğu anlaşılır kılınmıştır. Dersim Kültür Sanat İçinde, oralı bir şairin izlenimleri ve incelemelerini vicdani olanaklar ölçüsünde okura gösterme çabasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103126</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b09ade5-6f95-40ab-ad89-94fe30c32ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikte ve Köşe</image:title>
            <image:caption>Gulam Hüseyin Saedi (1935-1985) İran’ın modern dramatik edebiyatının temelini atan yazarlardan birisidir. Bugüne kadar birkaç romanıyla toplu öyküleri Türkiye’de yayınlanmış olsa da, tiyatro eserleri tanınmamıştır. Sâedi’nin “Beyel’in Yas Tutanları” adlı eseri yayınevimiz tarafından yayınlanmıştır.
Elinizdeki kitapta, Gulam Hüseyin Saedi’nin kısa fakat siyasi oyunlarından ikisini Türkiye tiyatrosuna sunmaktayız. Bu evrensel yazarın diğer oyunlarının da Türkçe’ye çevrilip sahnelenmesini diliyoruz.
Haşim Hüsrevşahi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103127</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a63522-0285-4bf2-9834-3ed112c4ee1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunayda Kızıl Tef Çalan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Tef çalarak çağırır, tef çalarak göndeririz. O tef kadınların ellerindedir şimdi! Kadınlar toplumun karanlıklarını aydınlatan dolunaylar olarak, ellerinde tuttukları kanlı dolunay tefini çalarak uyandırıyor hepimizi. Kadın parmaklarının her darbesi yüreğinin vuruşlarını serpiyor gerilen dolunay tefine! Bu kanlı tef hepimizindir. Bu kanlı tef hepimizin gökyüzünden akar. Bu kızıl tef hepimizin yaşamındadır. Ve yaşam şimdilerde kan seli gibi akıp gidiyor, senin dışında ve benim dışımda ve biz onun içindeyken.”
Bu seçkinin bir araya getirilişinin gayesi şiiri yazan İran kadının dizelerinden örneklemedir. Aynı zamanda kadınların duruşunun bir ifadesidir. Dişil sesin yaratıcı çığlığıdır. Bu şiirlerin “dili” farklı da olsa İran kadınının sesi olması dolayısıyla önemlidir. Ancak bu seçki sadece İranlı kadın şairlerin sesi olarak okunmamalıdır. Yeryüzünde her cephede en ön safta yer alan kadınların direnişi ve onuru olarak okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103128</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc3f121-a129-47a0-b0ba-f9d05c9ed460.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Şekillendiren Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefi sorgulama tüm insan bilgisinin köküdür. Felsefe, yeni kavramlar geliştirerek, eski hakikatleri yeniden yorumlayarak ve temel soruları yeniden kavramsallaştırarak, iki bin yıldan daha uzun bir süredir ilerlemiş ve insan gelişiminde itici güç olmuştur. Kısacası, biz felsefenin şekillendirdiği bir dünya üzerinde yaşarız. Scott Soames, felsefenin dünyayı şekillendiren etkilerini anlattığı bu özlü tarihte felsefe alanındaki ilerlemeler olmaksızın çağdaş dünyanın olanaklı olmayacağını basitçe ortaya koymuştur.
Soames felsefenin fildişi kule düşüncesi olarak yanlış bir şekilde kavramsallaştırılmasını çürüterek, onun hukuk, mantık, psikoloji, ekonomi, görelilik ve mantıklı karar verme teorisi gibi çeşitli alanlarda yaptığı önemli katkıların izini sürmüştür. Kitap antik Yunan felsefesinin devlerinden başlayarak ortaçağ ve erken çağdaş dönemden günümüze kadar büyük düşünürlerin tarihini aktarır. Kitapta felsefenin kendimizi anlamamızın yanı sıra dilimizi, bilimi, matematiği, dini, kültürü, ahlakı, eğitimi ve politikayı nasıl şekillendirdiği anlatılmaktadır.
“Her ne kadar, her zaman farkında olmasak ve bizi nasıl etkilediğini bilmesek bile, felsefe her yerdedir. Scott Soames felsefenin yalnızca fildişi kule için uygun olan soyutlamalar içermediğini, bunun yerine entelektüel ilgi alanlarımız ve gündelik yaşantımız içinde canlı bir şekilde etkileşimde bulunmayı sürdürdüğünü ifade eder. Bu, felsefenin anlatılması gereken bir öyküsüdür.”
—Sean Carroll, Büyük Resim: Hayatın Kökenleri, Anlam ve Evrenin Kendisi Üzerine kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103129</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce921ed9-550b-4b48-9887-e99851dde2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Olmanın Tehlikeleri</image:title>
            <image:caption>Bugün erkekle kadın arasındaki büyük bir fark, kadınların en azındanbaskı altında olduklarını biliyor olmalarıdır.Erkeklere küçük yaştan itibaren, dünyanın “erkeklerin dünyası” olduğu,ayrıcalıklı cins oldukları söylenip durur.Sahip oldukları “ayrıcalıklar” arasında sürekli derinleşen hayalkırıklıklarıyla, tükenmişlikle ve yalnızlıkla dolu bir hayatı yaşama vekadın muhataplarından çok önce göçüp gitme ayrıcalığının dabulunduğunu keşfettiklerinde, çoğu kez çok geç kalmış oluyorlar.
Erkekleri ebeveynleri yetiştiriyor, toplum şartlandırıyor, annesi (birkadın), bir aşık, koca, baba, evin ekmeğini kazanan güçlü ve sessiz adamolmaya özendiriyor. Tüm bu katı rollerin yerine getirilmesi imkansızbeklentileri ise, erkeği duygusal açıdan kötürüm ediyor ve sonundaerken yaşta ölüp gitmesine neden oluyor.Erkekseniz, bu kitabı okuduğunuzda, kendinizi, içinde bulunduğunuz tehlikeleri, erkek” olmak için ödediğiniz bedeli kavrayacaksınız.
Hayatında bir erkeği seven bir kadınsanız, kitabı okuyacak ve onun daokumasını isteyeceksiniz.Erkek Olmanın Tehlikeleri“Kadın hareketine karşılık olarak erkekteki yeni bir olgunluk düzeyiniyansıtmakta... Erkeğin kendi bedeniyle ve kendi duygularıyla tekrarbağ kurmasını sağlamakta ve kendi Eğilimlerine güvenini tekrarkazandırmaktadır.”
Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103130</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e2d8c4-0ea4-4396-b2d9-3a7eedb84e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Gerçekten Ne İster</image:title>
            <image:caption>Dr. Herb Goldberg
Sürekli dile getirilen bir soruyu soruyor:
Erkekler sevebilir mi?
“Bir kadın ne kadar çok ya da az seviyorsa, erkek de kendince o kadar sever. Geleneksel ilişki değerlendirmesi standartlarının, kadının seven taraf olduğunu düşündürmesine rağmen, bu böyledir. Kadın erkeği sevmek istiyorsa, ilk önce erkeğin gerçekliğini ve kadının bu gerçeklik üzerindeki etkisini bilmesi gerekir.
Bu kitap, kadınları kendi açıklamalarının ve erkeklere yönelik tepkilerinin ötesine geçerek, erkeğe erkeğin gözüyle ve iç gerçekliğiyle bakmaya davet ediyor.
Erkeğin en iyi aşk potansiyeli, henüz açığa çıkarılabilmiş değildir.”
Yazar, erkekle kadının birbirini onca yanlış anlama ve içerlemeden uzak, birbirlerini gerçekten nasıl anlayabileceğini, beraber olmaktan nasıl zevk alabileceklerini ortaya koyuyor.
Erkekler gerçekten ne ister?
Hayatında bir erkeği seven her kadın… Ve bir kadınla daha yakın ve daha özel bir ilişki isteyen her erkeğin okuması gereken bir kitap…
Psikolog Herb Goldberg, Amerika’nın en çok okunan yazarlarından biridir. Eserleri uzun süre liste başı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103131</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6935b4e7-00ec-415f-972d-4c619ec77199.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Av Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda kat kat karla kaplanmıştı. Kar yüzünden, aşağıdaki uçurumun dibini bile göremiyorduk. Tüfeklerimizin dipçiğiyle karı yararak, yükseklere doğru tırmanıyorduk. bu yürüyüş oldukça eziyetliydi ve bir arada yürümek çok zor oluyordu; bu yüzden yola ayrı ayrı devam etmeye karar verdik. Dağın zirvesine çıktığımda gördüğüm manzara karşısında meredeyse aklımı oynatacaktım. Parlak ve güneşli bir gündü. Güneş altındaki karın ışıltılı yansımaları, dağlara sanki pırlantayla kaplıymış havası veriyordu. Ayaklarımın altında Lori Vadisi uzanıyor, karşımda ise Büyük Kafkasların en yüksek doruklarından biri yokseliyordu. Vanu amca, bu dağın Kazbek Dağı olduğunu söylemişti. Arkama doğru baktığımda; geçtiğimiz ormanları, uçurumları, hatta Kura Irmağı&apos;nı bile görebiliyordum. Güneyde Ararat Dağı&apos;nın karlı tepeleri, hemen yanında ise sanki gökten yere inmiş bir parça gibi, Sevan Gölü vardı. Zirveden Kafkasya&apos;nın tamamını seyrederken, dünyada böylesine muhteşem bir başka manzara olmadığına kesinlikle emindim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103132</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca3755b2-d825-4959-9329-43b64ad89237.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümrük Skandalları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yazılanlar, bir hikâye, roman ya da masal
değildir!
Bu kitap; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda,
İstanbul Gümrükleri ile Gümrük Muhafaza Kaçakçılık
ve İstihbarat Teşkilatı’nda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ile Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nde ve de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yapılan yanlışlıkları ve yanlış yapanları tespit eden ve ortaya koyan değerli bir çalışmanın ürünüdür.
Bu kitap, bir nevi iddianamedir; bir suç örgütünü
doğrudan ortaya çıkartan ve FETÖ Terör Örgütü ile
bağlantılı Gümrük kadrolarını da içeren bir belgeseldir.
Bu kitap, Gümrük tarihine düşülmüş önemli bir nottur!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103133</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b5564f-fa67-4fb1-8de3-12e5739daaf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Sen Hiç Olmayacak Bir Şeydin</image:title>
            <image:caption>Be Doktor
Kurt kuş masalları bu be doktor
Ay ışığı akıyor kurnadan ben şimdi uyuyamam
Ayakkabımda küçük bir kedi uyuyor evime gidemem
Yolları kaybettim evim hangi yıldızda bulamam
Bulsam da taşa çalmışım anahtarı eve giremem
Neyi fark ettim be doktor sen bilirsin
Yeryüzünde bir yara gibi duruyor bu insanlar
Acı sular geçiyor evlerinin altından
Üstlerinden muhteşem yıldızlar
Kurt kuş masallarını yatak yorgan yapmışlar
Bir dünyalık yol gidiyorlar
Nereye gider bu insanlar doktor nereye gitmeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103134</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c78c413-6b18-4b16-8627-e11c7b986d72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattan Yabancılaşmış</image:title>
            <image:caption>Bilincimiz ve Gerçekliğimiz krizler, nefret, aşırılıklar ve şiddet tarafından yönetilir, hatta insanı hor görür. Bilimsel bulgular, teknoloji ve bilgisayar teknolojisi bilimi bizi etkiler, kontrol eder ve âdeta emreder. Soyut bilinç bizi durdurulamaz bir şekilde hayattan uzaklaştırır. Gerçeklik duygusu ve diğer insanlar için merhamet, doğal olmayan ve artık insan olmayan bir bilinç tarafından daha fazla değersizleştirilir ve bastırılır. Bu yüzden artık kendi kendini yok eden Eylemlerimizin kökenini fark edemiyoruz.
Ama yine de Empatik bilinç yaşam yolunu yeniden keşfetmemize izin verecektir.
“Hayattan Yabancılaşmış” psikolojik uzmanlık, felsefi ve tarihsel arka plan, politik konular, bilimsel çalışmalar ve de eğitim -pratik açıklamalarla iç içe geçmiş güncel fenomenlerin başarılı bir kompozisyonudur. Kitap okuru etkileyici ve düşünceli bir şekilde geride bırakan bir roman gibi peşi sıra sürüklüyor. Arno Gruen’in taşıdığı özüne karşı düşünceli tutumundan, yazarken oluşturduğu arka plan bilgisinden ve kombinasyon yeteneğinden çok etkilendim.
Psikolog Dr Kirsten Oleimeulen- Akredite sağlık psikolojisi ve Önleme psikoloğu (BDP)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103135</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cec239b-b023-483c-9f5e-ac77f097a764.jpg</image:loc>
            <image:title>Hestır Mezal Nedane</image:title>
            <image:caption>Sene oxto daye, rıcıyo ro asmen, koyi biye vırqoşi, na sene dinawa? Sere hardide weşiya can-u royi, biya hesa verg-u heso. Dereyi derxoney biye rae olağe dızdo, cendege cenco biye werde lüyo khuzo.
Daye sere dinade di chekuye hewl ne mande ke tore vaci. Mı zerre xo kerd vıla, hewne xo kerd letey, porre mı bi shıpe, kameci hetra şeker domani berbene.
Ni dıre qeseyi mı roye xora qerefit, zerre xora ruchkıt, bıne zone xode dard we. Qemıse cı nebiyo caede roni.
Daye!
Tı delaliya,
Tı zelaliya
Tı cane Oliya
Ez qurban,
Dina mı tıya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103136</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab9b542-cd56-484d-b166-d6666defba90.jpg</image:loc>
            <image:title>Baştan Çıkarmanın Gücü</image:title>
            <image:caption>Teslimiyet ve açık olmak işe yarasaydı, 
aşkta bu kadar çok acı çekilmezdi... 
Baştan çıkarma yaratıcılık işidir, ruha dokunmaktır. 
Baştan çıkarmak, saflık ve samimiyetin de içine damlatıldığı farklı bir gizem yolculuğudur. 
 
Aldatıldın, kandırıldın, terk edildin, ikinci kadın oldun... 
Seninle ara sıra görüştü ama ilişkiye yanaşmadı... 
Başta peşindeydi, artık seni arzulamıyor... 
Ya da evli birinin tuzağına düştün... 
 
Sen, aşkın kurallarını keşfedemiyorsun. 
Onu baştan çıkar, senin olsun… 
 
Öncelikle 2 S Kuralını öğreneceksin; “Saf ve Seksi” olmayı... 
İma etme sanatını kavrayacaksın. 
Manevra yapmada ustalaşacaksın. 
Karmaşık olmanın cazibesini keşfedeceksin. 
Kendin gibi “Aşk Kurbanları”nı okudukça, hatalarınla yüzleşeceksin. 
Bazen ruhun gizemine, tılsımların çekiciliğine, risklere kendini bırakacaksın. 
“Dünyanın En Ünlü Baştan Çıkaranları” bu yolculukta seninle olacak... 
 
Kişilere değil, gerçekte aşkın kendisine âşık oluruz. 
Ona değil, onun verdiklerine kapılırız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103137</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0161e6db-9faa-4c1d-b963-8de226c29a52.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel ve Takım Sporcularında Tepkisellik ve Sportmenlik Davranışları</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Spor 
1.2. Empati 
1.3. Tepkisellik Kavramı 
1.4. Sportmenlik Kavramı 
 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1. Araştırmanın Yöntemi 
2.2. Evren ve Örneklem 
2.2.1. Evren 
2.2.2. Örneklem 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Kişilerarası Tepkisellik İndeksi (IRI) 
2.3.2. Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği (MSOS) 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER 
7. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103138</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46ae5e11-b4b5-4ece-b500-93443a2d3c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Antrenörlerde Algılanan Stres Özyeterlilik ve Yaşam Doyumu</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Spor 
1.1.1. Sporun Tarihsel Gelişimi 
1.1.2. Sporun Tanımı 
1.1.3. Sporun Önemi ve Amacı 
1.1.4. Bireysel Spor ve Takım Sporu Kavramları 
1.1.4.1. Bireysel Sporlar 
1.1.4.2. Takım Sporları 
1.2. Antrenör 
1.2.1. Antrenör Tanımı 
1.2.2. Antrenörlerin Sahip Olması Gereken Özellikleri 
1.2.2.1. Antrenörlerin Entelektüel Özellikleri 
1.2.2.2. Antrenörlerin Sosyal Özellikleri 
1.2.2.3. Antrenörlerin Psikolojik Özellikleri 
1.2.2.4. Antrenörlerin Karakter Özellikleri 
1.2.3. Antrenörlerin Görevleri 
1.2.4. Antrenör Tipleri ve Özellikleri 
1.2.4.1. Aşırı Disiplinli ve Otoriter Antrenörler 
1.2.4.2. Uysal ve İyi Huylu Antrenörler 
1.2.4.3. Gergin ve Hareketli Antrenörler 
1.2.4.4. Gevşek Antrenörler 
1.2.4.5. İş Yapar Görünüşlü ve Gayretli Antrenörler 
1.2.5. Antrenör Sporcu İlişkisi 
1.3. Stres 
1.3.1. Stres Kavramının Gelişimi ve Tanımı 
1.3.2. Stresin Aşamaları 
1.3.2.1. Alarm Aşaması 
1.3.2.2. Direnme Aşaması 
1.3.2.3. Tükenme Aşaması 
1.3.3. Stresin Belirtileri 
1.3.3.1. Fiziksel Belirtiler 
1.3.3.2. Psikolojik Belirtiler 
1.3.3.3. Davranışsal Belirtiler 
1.3.4. Stres Kaynakları 
1.3.4.1. Bireysel Stres Kaynakları 
1.3.4.2. Çevresel Stres Kaynakları 
1.3.4.3. Örgütsel Stres Kaynakları 
1.3.5. Stres Türleri 
1.3.5.1. Olumlu (Yapıcı) ve Olumsuz (Yıkıcı) Stres 
1.3.5.2. Kısa Süreli (Akut) ve Uzun Süreli (Kronik) Stres 
1.3.6. Spor ve Stres İlişkisi 
1.4. Öz Yeterlilik 
1.4.1. Öz Yeterliliğin Kaynakları 
1.4.1.1. Doğrudan Yaşantılar 
1.4.1.2. Dolaylı Yaşantılar 
1.4.1.3. Sözel İkna 
1.4.1.4. Fizyolojik ve Psikolojik Durumlar 
.4.2. Öz Yeterliliğin Süreçleri 
1.4.2.1. Bilişsel Süreç 
1.4.2.2. Motivasyonel Süreç 
1.4.2.3. Duyuşsal Süreç 
1.4.2.4. Seçimsel Süreç 
1.4.3. Öz Yeterliliği Düşük Olan Bireylerin Özellikleri 
1.4.4. Öz Yeterliliği Yüksek Olan Bireylerin Özellikleri 
1.4.5. Spor ve Öz Yeterlilik 
1.5. Yaşam Doyumu 
1.5.1. Yaşam Doyumu Kavramı ve Tanımı 
1.5.2. Yaşam Doyumunu Etkileyen Faktörler 
1.5.3. Yaşam Doyumu Kuramları 
1.5.3.1. Ereksel Kuram 
1.5.3.2. Yargı Kuramı 
1.5.3.3. Etkinlik Kuramı 
1.5.3.4. Tavandan Tabana ve Tabandan Tavana Kuramı 
1.5.3.5. Bağ Kuramı 
1.5.4. Spor ve Yaşam Doyumu 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
2.1. Araştırmanın Yöntemi 
2.2. Evren ve Örneklem 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) 
 2.3.2. Genel Öz Yeterlilik Ölçeği (GÖÖ) 
2.3.3. Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER 
7. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103139</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f2cc979-ba86-442a-a922-ebc2ec797c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcularda Zihinsel Dayanıklılık ve Öz Yeterlilik</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Spor ve Egzersiz Kavramları 
2.1.1. Spor Kavramı 
2.1.1.1. Sporun Psikolojik Faydaları 
2.1.2. Egzersiz Kavramı 
2.1.2.1. Egzersizin Psikolojik Faydaları 
2.2. Spor ve Egzersiz Psikolojisi 
2.2.1. Psikoloji 
2.2.2. Pozitif Psikoloji 
2.2.3. Spor ve Egzersiz Psikolojisi 
2.3. Zihinsel Dayanıklılık 
2.3.1. Sporda Zihinsel Dayanıklılık 
2.4. Öz Yeterlik Kavramı 
2.4.1. Sosyal Bilişsel Kuram 
2.4.2. Öz Yeterlik 
2.4.3. Spor ve Öz Yeterlik 
2.4.4. Öz Yeterlik ile İlgili Kuramlar 
2.4.4.1. Bandura’nın Öz Yeterlik Kuramı 
2.4.4.2. Harter’ın Öz Yeterlik Kuramı 
3. MATERYAL VE YÖNTEM 
3.1. Araştırma Modeli 
3.2. Araştırma Grubu 
3.3. Veri Toplama Araçları 
3.4. Verileri Toplama Yöntemi 
3.5. Verilerin Analizi 
 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
7. KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103140</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1667765-2a04-439f-985c-8c8fdababc01.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Mesleği ve Yeni Teknolojiler</image:title>
            <image:caption>1. MUHASEBE MESLEĞİ VE YENİ TEKNOLOJİLER 
1.1. 3D Baskı Teknolojisi 
1.2. Bulut Sistemi (Teknolojisi) 
1.3. Blockchain Teknolojisi 
1.4. Siber Güvenlik 
1.5. Big Data 
1.6. Nesnelerin İnterneti 
1.7. Radyo Frekansı Tanımlama Teknolojisi 
1.8. Artırılmış Gerçeklik 
1.9. Robot Teknolojisi 
1.10. Muhasebede Yazımlar 
1.11. Sanayi 1.0 
1.12. Sanayi 2.0 
1.13. Sanayi 3.0 
1.14. Sanayi 4.0 
1.15. Toplum 5.0</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103141</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b6d4b4-9d65-4ed2-8784-675345444322.jpg</image:loc>
            <image:title>Exhibiting Architecture through Installations</image:title>
            <image:caption>I.                    Introduction 
II.                 Installations: Between Architecture and Art 
III.              Site, Place, and Space: The Invaded Field of Architecture 
IV.              ‘Installations’ in the “Expanded Field” 
V.                Challenging the Concept of ‘Museum’: Institute for Art and Urban Resources 
VI.              Exhibition Practices of Alanna Heiss 
VII.           Modern Museum as the “White Cube” 
VIII.        Architectural Installations 
IX.              Architectural Installations in the Twentieth Century 
X.                The Merger of MoMA and P.S.1 Contemporary Art Center 
XI.              The Inception of the Young Architects Program 
XII.           İstanbul Modern Young Architects Program 
XIII.        Conclusion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103142</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84099e1b-f7ee-4911-bfbd-c24c79b5a153.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık ve Fitness Tesislerinde Risk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>GİRİŞ 
KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
Risk Kavramı 
Risk Yönetimi 
·         Risk yönetiminin önemi 
·         Risk yönetimi eylem planı 
·         Risk analizi teknikleri 
·         Risk yönetimi uygulamalarının yararları 
Sağlık ve Fitness Sektörü 
·         Sağlık ve fitness sektöründe risk yönetimi 
·         Sağlık ve fitness tesislerinde potansiyel risk alanları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103143</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc0a793a-6ade-400c-9a7f-1cba13fb57ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Treaty Interpretation by the IACtHR and the ECtHR</image:title>
            <image:caption>CHAPTER 1 
1.1. Theoretical Aspects of Article 31(3)(c) 
1.2. Article 31(3)(c): Intention, Interpretation and Scope 
1.3. The Temporal Element 
1.4. ‘The Parties’ 
 
CHAPTER 2 
Section 1- References to Article 31(3)(c) in the Case Law of the European Court of Human Rights 
2.1.1. Golder v The United Kingdom 
2.1.2. Banković et al v Belgium and 16 other States 
2.1.3. The ‘State Immunity’ Cases 
2.1.4. Mamatkulov and Askarov v Turkey 
2.1.5. Bosphorus Hava Yolları Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi v Ireland 
2.1.6. Behrami and Behrami v France 
2.1.7. Demir and Baykara v Turkey 
2.1.8. Rantsev v Cyprus and Russia 
2.1.9. Nada v Switzerland 
2.1.9.A. International System European Subsystem v Broader International System 
2.1.9.B. Systemic Integration in a Pluralistic Context: Static v Dynamic Integration 
2.1.9.C. Review of the Acts of the UNSC and the Hierarchy of Rules 
2.1.10. The ‘Child Abduction’ Cases 
Section 2- The ECtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.2.1. Special Characteristics of Human Rights Treaties and the Vienna Rules of Interpretation 
2.2.2. ECHR’s Application of Article 31(3)(c) 
2.2.3. Special or Pointless? 
2.2.4. Inconsistent Referencing 
2.2.5. The Spectrum of Relevant Rules 
2.2.6. Evolutive Interpretation 
2.2.7. The Functions of Article 31(3)(c) 
2.2.8. Conclusion 
Section 3-References to Article 31(3)(c) in the Case Law of the Inter-American Court of Human Rights 
2.3.1. The “Street Children” (Villagrán Morales et al.) v. Guatemala 
2.3.1.A. The UN Convention on the Rights of the Child: the duty to prevent juvenile crimes and the duty to rehabilitate 
2.3.2. The Gomez Paquiyauri Brothers vs Peru 
2.3.3. Children’s rights 
2.3.4. Serrano Cruz Sisters v. El Salvador 
2.3.5. Ituango Massacres v. Colombia 
2.3.6. Indigenous Peoples’ Right to Ancestral Lands 
2.3.6.A. Indigenous Peoples’ Land Rights: The Question Of ‘Consultation’ v. ‘Consent’ 
2.3.6.B. Systemic Interpretation of Article 21 of the Convention 
Section 4-The IACtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.4.1. The IACtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.4.2. Interpreting The ACHR Specific Rules on Treaty Interpretation 
2.4.3. Evolutive Interpretation 
2.4.4. The Use of External Sources as Interpretive Tools 
2.4.5. Soft Law 
2.4.6. Non-Ratified Treaties 
2.4.7. Convergence with International Humanitarian Law 
2.4.8. Legitimacy of Cross-Referencing? 
2.4.9. Use of Non-Binding External Instruments 
2.4.10. Universalism v Consensus 
2.4.11. Conclusion 
 
CHAPTER 3 
3.1. The MFP Clause in Human Rights Treaties 
3.2. The MFP Clause in Theory 
3.3. The Function of the Clause 
3.4. The MFP Clause in Practice 
3.5. A New Way to Apply to Clause 
3.6. Conclusion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103144</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ec6e55c-ec60-4f21-99b2-1ee5a913d4a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Sezgisel Çarpanları</image:title>
            <image:caption>Zamanın birinde, birbirini çok seven bir adam ve bir kadın varmış. Kadın özgür olmak istiyormuş! Adam ise, kadını büyütmek… 
Adam, kadına yazmayı öğretmiş, büyüsün diye…       
Ona kanatlarını vermiş, uçmayı öğrenip, özgür olabilsin diye… 
Ondan söz istemiş, uçmayı öğrendiğinde, gökyüzünü bizim için keşfedeceksin… 
Ve bir gün yazmayı öğrendiğinde, bizi yazacaksın. Birbirini çok seven bir adam ve bir kadının öyküsünü yazacaksın… 
Kadın söz vermiş… 
Adam gitmiş, kadın kalmış… 
Kadın sözünü tutmuş… 
Kanatlarını kalbine takmış ve uçmayı öğrenmiş. 
Giden adam için, iki kişilik yaşamayı öğrenmiş. Gördüğü bütün güzelliklere iki kişinin gözüyle bakmayı öğrenmiş. Gökyüzünü keşfederken, kalbi hep iki kişilik atmış… 
Adam gitmiş, kadın büyümüş ve sözünü tutmuş… 
Bu kitap, birbirini gerçekten bütün imkânsızlıklara rağmen çok seven bir adam ve bir kadının gerçek hikâyesinden esinlenilmiştir. İki kadın bir adamdan, iki adam bir kadın öyküsüne evrilen bu hikâye de Serra ve Sezgin’in aşklarına şahitlik ederken, Aşk’ı ve Aşk’la beraber gelen bütün duyguları yeniden tanımlayacaksınız. 
Serra, Sezgin, Efsun ve Toprak’ın birbirinin içine geçmiş hikâyelerini okurken sizde kalbinizin yerinden söküldüğünü hissedecek. Ve kendinize şu soruyu soracaksınız; “Aşk gerçekten kaç bilinmeyenli bir denklem?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103145</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5773b435-903e-4d3b-9c48-d1906bc699a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Okulunda Ruhun Devrimi</image:title>
            <image:caption>“DÜNYAYA HÂLÂ KIZGINSAN, KENDİNLE KAVGAN HENÜZ BİTMEMİŞ DEMEKTİR.” 
– ŞEMS-İ TEBRİZİ 
 
Bugüne kadar karşılaştığın zorluklar, yaşadığın acılar ve içine doğduğun sınırlı koşullar ya seni çok daha gelişmiş bir bilinç boyutuna çıkarmak içinse? 
Dibe vurduğunu düşündüğün an, seni çok daha yukarı sıçratmak için büyük bir planı varsa hayatın? 
Kendi hikâyenin başrolündeki insanlar ya seni sana uyandırmak için, sana içindeki mucizeyi göstermek için seçtiğin yol arkadaşların, aynalarınsa? 
Ya yaşanmışlıklar sadece bir tesadüf değilse, ya tüm karşılaşmalar bir tevafuk ise? 
Sen dünyaya kendini fethetmeye, keşfetmeye, ruhundaki ilahi gücü deneyimlemeye geldin. Ne olduğunu, kim olduğunu, neye dönüşmek üzere var olduğunu öğrenmek isteyenlerden biri olduğun için bu kitapla buluşuyorsun. 
O halde şimdi içindeki gerçek güce uyanıp ruhunun devrimini başlatma vakti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103146</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9464b7a-1bff-4154-835a-711ea895d427.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderliğin Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>Kazanmak için feda etmek gerekir. 
 
Ya lidersiniz ya da değilsiniz! Bu, gece ile gündüz kadar nettir. Organizasyonlar üçgendir ve tepe noktaya yükseldikçe burgu kaçınılmaz olur. Madalyonun bir yüzünde yalnızlığı içeren bir düzen, öbür yüzünde ise başarı ve zafer vardır. 
 
Hayat çatışmalardan ve zorluklardan oluşur. İş hayatı da bu çatışmaların en görünür olduğu yerdir. Şirkette işler her zaman o kadar da yolunda gitmez. Uyumlu insanlar olduğu gibi illa ki aksi tipler de vardır. Lider; görüş ayrılıklarını çözmek, duyguların tutuşturduğu yangınları söndürmek, münasebetsiz sorularla, dedikodularla, imalarla, kavgalarla hatta hafife alınmalarla başa çıkmak zorunda olan kişidir. 
 
Bu kitapta liderliğin çok da bahsedilmeyen, karanlıkta kalmış yönleri anlatılıyor. Liderlik sadece güzel güllerin olduğu bir gül bahçesi değildir; aynı zamanda yüzlerce dikeni vardır. 
 
Profesyonel iş hayatına “126 yıllık!” iş tecrübesini sığdıran Gülden Türktan, size liderliğin karanlık yüzünü gösterip, bunun aydınlığa nasıl çevrileceğini paha biçilmez iş ve yaşam tecrübesiyle anlatıyor. 
Pek çok ilke öncülük etmiş, uluslararası şirketlerde önemli görevlerde bulunmuş, şirket yönetim kurullarında 30 sene başkan olarak görev yapmış, belli başlı derneklerde görevler üstlenmiş, W20 (WOMAN20) Kurucu Başkanı olmuş bir kadın liderin kaleminden okuyacağınız bu kitapta; şirketlerin çok da bilinmeyen hikâyelerini ve liderliğin arka yüzünü bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103147</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f4f6d1-9c20-4528-bf0b-76b1c101d352.jpg</image:loc>
            <image:title>The Code of Destiny</image:title>
            <image:caption>Without worshipping the light, without turning into darkness … 
 
The &quot;universe of matter&quot; is always in motion and 
every motion has a vibration. 
Your actions, choices, feelings, thoughts and expressions 
also have a vibration unique to you... 
You watch what is reflected of you in the mirror of life as your destiny. 
Language is the pen of destiny. 
Are you aware of what you invite into your life with your expressions? What kind of destiny do your behavior and attitude bring you? What do the things happening to you warn you about? What does your chosen profession tell you? What are the problems in your body foreshadowing? Can you read the messages in your accidents? Does your future plan consist only of your choices? The system uses a very special language when talking to you about all these issues.  In order to communicate with this special language of the universe, you need to know the alphabet of life... So, what is the alphabet of the secret language of life? When you start reading life through events, situations, actions, choices, words and expressions, you establish a conscious cooperation with the system. That&apos;s when you catch the real rhythm of life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103148</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6134d69-b35c-41d4-987d-009f3bdd3343.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolşevikleşme Sürecinde Ermeni-gürcü İlişkileri Ve Türkiye 1917-1921</image:title>
            <image:caption>“Taşnaksütyun kurulduğundan beri Transkafkasya’da sadece entrika ve provokasyon metodu ile tanınmış, kendisini devrimci ve sosyalist olarak tanımlayan bu parti karanlık güçlerle bağlantıdan kaçınmamak gibi utanç verici tavır sergilemiş, …, Dünya Savaşı başladığında küçük bir halkı büyük tehlikelerin önüne sürmüş, …Gürcistan’a yönelik yıkıcı kampanya başlatan Taşnaklar, iki halkı sınır sorununu ortaya atarak silahlı çatışma için tahrik edemeyince Kafkas Cumhuriyetlerinin Konferansı aleyhinde kampanya başlatmıştır…” (Gürcü Menşeviklerinin 8 Kasım 1918 tarihli Borba Gazetesi’nden) “…Taşnakların her zamanki amacı Ermeni halkının nefretini Gürcistan’a yönlendirerek Ermenistan’ı içinde bulunduğu uçuruma iten Taşnaksütyun Partisi’nin suçlarını unutturmaya zorlamaktır…” (Gürcü Menşeviklerinin 27 Ocak 1921 tarihli Borba Gazetesi’nden) “Kars’ın sükutu haberi yalnız Ermenistan’ın değil Gürcü kavminin de kalbine bir ok gibi saplanmıştır….Eğer hazır olmazsak Türkler alın teri ve kan ile sulanmış ovalarımızı çiğneyebilir…Tehlike kapımıza gelmiştir…” (Gürcü Menşeviklerinin Kasım 1920’ye ait Ertoba Gazetesi’nden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103149</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa1f967-d4f7-4d7a-975b-2d8ab1ce39de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzündür Aşk</image:title>
            <image:caption>Bugün kederliyim beterim bugün
Sesime ses değse çığlık oluyor
Üşüyor toprak taşlar üşüyor
Vuslatı yakın eden yollar üşüyor
Yumma gözlerini uyuma bugün
Bütün gölgeler akşam oluyor
Üşüyor yaprak dallar üşüyor
Savrulup yırtılan rüzgâr üşüyor
İçimde kış gibi bir mevsim üşüyor
Oysa ben senden neler neler isterdim
Senli sevdalarda doğmak isterdim
Sabahlar isterdim asi ve mavi
Büyüsün isterdim ışığın rengi
Ama gel gör ki kötüyüm bugün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103150</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0a09c6-9f4d-4a16-b123-9ebb96447ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>İbo</image:title>
            <image:caption>Feyizoğlu, ayrıntı avcısı bir insan. Gerçeği çok yönlü, derinlemesine açığa çıkarma işine, dikkati çekmeyen ayrıntılardan başlıyor. Kuşku duymak, ısrarla deşmek, bıkıp usanmadan sormak, karşı tarafı bıktırırcasına ve de kaçırırcasına sigaya çekmek. Konu, ‘68–71
kuşağının sistem tarafından yok edilen liderlerinin yaşamı olunca Feyizoğlu’nun bu illet sorguculuğu işe yarıyor, daha bir anlam kazanıyor. Sınıf mücadelesinin enkaz altında kalan pırlantalarını açığa çıkarma işidir bu. Kolay değil.
Feyizoğlu’nun dili durudur. Zorlanmadan, pürüzlere takılmadan okuyoruz. Okurken, “Bu dokuda bir şey eksik galiba,” diye sormaktan da kendimizi alamıyoruz. Tanrı’nın insanlığa estetik incelik, şaşırtıcılık, büyü, şiirsel öz-kısa söz denilen nesneleri dağıtırken, Feyizoğlu’na
haksızlık ettiğini, O’nu okuyup bitirdiğimizde anlar gibi oluyoruz.
Büyük insanlık için ölen insanların tek yönlü yüceltilmesi, dinlerden, kahramanlık efsanelerinden bize kalan bir mirastır. Bu mirastan kopamıyoruz. Bu miras bizi yiyip bitiriyor, bizi götürüp bilimin karşısına dikiyor. Bu miras bizi ölen insana ve kendimize yabancılaştırıyor. Feyizoğlu’nun feyizli bir tutumu da böylesi bir mirasın etkisi altında az kalmış olmasındadır.
Ölümsüzlük diye bir şey yoktur. İnsan ve insanlık bugün var, yarın yoktur. Önemli olan, anda, yani alınan her solukta ne yaptığımızdır. Yaptıklarımıza tapmamamızdır. Hiçleşmeye ya da ölüme en yakın şey, tapma eylemidir. Sadece bu kitabı değil, tüm kitapları ön yargılardan, tabulardan arınmış, kuşkucu, merakçıl, objektif bir kafayla okumalıyız. Kendi teorik yaratıcılarını, kendi özünde aşma potansiyeli taşımayan hiçbir devrim uzun soluklu olamaz.
Dileğim, bu kitabın da benzeri kitaplar gibi, uzun soluklu devrimlerin ocağında bir kıvılcım ya da bir alev damarı olmasıdır.
Muzaffer Oruçoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103151</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a247f0-0e69-4874-b56d-61d6b5a7c7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabuk</image:title>
            <image:caption>Kalemin sivri ucu 
Etime battı Kanadı 
O günden sonra 
Mürekkep 
Kan kardeşim 
Sayıldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103152</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a9a3bf-6247-4bac-ac94-ee023a68414d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedinin Şairi</image:title>
            <image:caption>Kedinin Şairi, yalın bir dille şiir örgüsünü oluşturan Özgün E. Bulut’un bugünü eksen alarak yarına doğru uzanan şiirlerinden oluşan bir toplam. Kibir dilinden uzak, sözün büyüsüne, sözün gücüne değer veren şiirlerden oluşan Kedinin Şairi, hayata bakış açısı ve tutunduğu yer itibariyle de insanı kucaklar, ona sımsıkı sarılır.
kedim yüzüme bakar durmaksızın
o hep çok başına ben hep tek başıma
onun ülkesi ev benim ülkem yangın
o bir pati ile dünyaları getirir
ben çok okşayışla bir şiir bile söyleyemem
onun dağı bıyıkları benim dağım yaralarım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103153</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af320c4f-0534-43ef-8f48-d5d6cf8e004b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılma Vakti</image:title>
            <image:caption>Kırılma Vakti
&apos;&apos;Herkes için bir vicdan takın askıya filmin sonuna yetiştirin bütün çığlıkları, kederleri, düşleri sonra yola düşüp, iyi yolculuklar görün.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103154</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0243299b-8290-40c7-bc45-d664bd178982.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuralları Yıkan Cesur Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Victoria Woodhull, Mary Wollstonecraft, Aimee Semple McPherson, Edwina Mountbatten, Margaret Argyll ve Coco Chanel cesur kadınlardı. Toplumun yapabileceklerini ve yapamayacaklarını söylediklerine zamanları yoktu dahası; dünyanın onlardan önce büküldüğünü göreceklerdi.
1872&apos;de Victoria Woodhull adında büyüleyici bir medyum, Beyaz Saray&apos;a koşarak geleneği paramparça etti. Eğer kazanabilseydi, kesinlikle günümüzdeki çağdaşlarıyla rekabet edebilirdi. Böyle bir gösterişten nefret eden Mary Wollstonecraft, kadınların ilk manifestosunu yayınlarken kalemiyle -hâlâ yerine getirilmesi gereken- bir düşünce devrimine ilham verdi.
Amerika&apos;nın ilk kadın vaizi Aimee Semple McPherson&apos;dan bir moda imparatorluğu tasarımcısı Coco Chanel&apos;e kadar bu kadınlar toplumda görmek istedikleri değişim oldular.
“Kuralları Yıkan Cesur Kadınlar” da Jeremy Scott, onları zekâ, şevk ve hürmetle anıyor.
&quot;Yol boyunca bazı harika öyküler var ve Scott onları şevkle anlatıyor.&quot; - New York Times &quot;Son derece keyifli ve türe ışıltılı bir katkı.&quot; -- Katie Hickman, “Daughters of Britannia”nın yazarı
&quot;Eşzamanlı olarak tam gaz yaşanmış hayatların coşkulu bir kutlaması ve uyarıcı öykülerden oluşan bir koleksiyon... Çetin bireyciliğin ve düpedüz eksantrikliğin ilgi çekici ve çoğu zaman esprili bir kutlaması.&quot; -- Siân Evans, “Queen Bees” in yazarı.
Açıkça kadınları seven bir adam olan Jeremy Scott, bu aşırı kural tanımayanların kahramanlıklarına hayran kalıyor. Ben de. Harika bir okuma.&apos; -- Marcelle d&apos;Argy Smith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103155</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd7ad880-adb3-464d-aadb-77cb2205ba67.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşların Kanadına Sarıldım</image:title>
            <image:caption>Ben ne zaman annemi özlediysem, kuşların kanadına sarıldım
Sesini gizleyen sabırdan bir saç örüğüydü annem
Araba mezarlığına dönmüş ruhunuza isyandı
Siz şimdi bu vebalden nasıl kurtulacaksınız
Kaybettiğiniz o canların ağıtları ardınızdayken
Gecenin koynuna süt taşırdı annem, kucağında yamalı kotumla
Uyuyan bütün kediler uyanır, köpekleri toplar, bir şarkıya koşarlardı
Ben şimdi üstüne kar yağan annemin kayıp olan imgesiyim
Üşüyen toprağın sarındığı bir dem sıcaklığım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103156</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9718c02a-f4b1-4cbf-922c-165e97e2fc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahir</image:title>
            <image:caption>Türkiye sol hareketinin tarihindeki yoğunluk ile bu tarih üzerine yapılmış araştırmalar değerlendirildiğinde bir paralellik olmadığını görürüz. Solun siyasi tarihinin yaklaşık yüz yıllık bir geçmişi olmasına rağmen bu konuda yayınlanmış eserler çok sınırlıdır. Bunun çok çeşitli nedenleri vardır. En önemli neden, yasaklı bir tarih olmasıdır. Solun siyasi geçmişini merak edenler konuyu ilk önce anti-komünist yayınlardan öğrenmeye çalıştılar. Ancak 1961’den sonra bu konuda daha ciddi araştırmalar yayınlanmaya başlanmıştır. Artık konu giderek kendi içinde gençlik, sendikalar, enternasyonal ilişkiler gibi belli alanlarda ayrıntılı çalışmaları gerektiren bir boyuta gelmiştir. Fakat, “tarihi yazmak, tarihi yapmaktan daha zordur” derler. Belli zorlukları aşarak bir okuyucunun eline ulaşan böyle bir kitabın nasıl hazırlandığının-yazıldığının okuyucu tarafından bilinmesinde yarar var. Okuyucu bu ön bilgilerle, okuduğu kitabı daha iyi anlayabilir, daha iyi değerlendirebilir, edineceği bilgi ve hazzı daha da artırabilir. Ayrıca yazar-okuyucu arasında oluşacak güven ilişkisini daha da pekiştirebilir. Mahir Çayan hakkındaki bu biyografik kitap da solun genel tarihine ilişkin araştırmalardan pek farklı değildir. Bu kitap ana hatlarıyla şöyle hazırlandı: İlk elde araştırmacıların karşılaştığı sorun ekonomik olmuştur. İkinci sorun, elde edilecek bilgilerin derlenip toparlanmasıdır. Kitabı hazırlarken konuyu birinci dereceden bilen kişilerle görüşme yapmak, belge ve dokümanları incelemek için yurtiçi-yurtdışı değişik yerlere gidilmesi gerekiyordu. Bu sorun kitabın bitme aşamasına kadar sürmüştür. Mahir’in biyografisini hazırlamak elbette ki kolay olmadı. 91’de belge toplamaya başladığımda sonuçta binlerce sayfalık doküman-belge-araştırma okumam erekeceğini ve yüzden fazla kaseti dolduracak röportajlar yapacağımı düşünmemiştim. İlk anda direkt bilgilere ulaşmakta zorluk çektim. Bunun en önemli nedeni, olayı bilen birinci elden tanıkların büyük çoğunluğunun sağ olmamasıdır. İkinci neden, devletin elinde bulunan belgelere (mahkeme tutanakları, ifadeler vb.) ulaşma güçlüğüdür. Ayrıca sanık avukatlarında olması gereken belgelerin önemli bir kısmı gözaltı-tutuklama-arama nedeniyle yok olup gitmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103157</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e95134-5726-42ee-a267-ef2ac84cf0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ses</image:title>
            <image:caption>Sohrab Sepehri renklerin insanıdır. En çok da mavinin. Rengi ışığın acısı olarak tanımlayan Goethe&apos;nin sözü, onun fırçasından tuvale geçer. Onun şiirleri bir tablonun renkleriyle doludur. Resimleri de şiirin imgelerinden beslenmiştir.
Yayınevimiz Sohrab Sepehri&apos;nin Yalnızlığımın Çinisi isimiyle yayımladığı şiir kitabından sonra, onun düz yazılarıyla da başka bir Sohrab&apos;ı okurlarla tanıştırmaktadır. Haşim Hüsrevşahi&apos;nin uzun emekler sonucu Türkçeye kazandırdığı Mavi Ses, Sohrab&apos;ın ruhuna ve yalnızlığına bir selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103158</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8899ef-6ebf-486d-ad23-8615b989b640.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleklerin Seninle Konuşuyor</image:title>
            <image:caption>Bu günlerde etrafımızdaki her şeyin sihirli olduğu bilgisini unuttuk… “Şunu sevmiyorum. Bunu seviyorum…” diye ayırır olduk. Bir de baktık ki, bütünden asıl ayrılan biz olmuşuz!
Bu sayfalarda, sihrinizle tekrar buluşmak için bir “yol” öğreneceksiniz –ki sihriniz ancak birliğin içindeyken ifadesini bulabilir. 
İş hayatından, ilişkilerinize kadar her konuda melek enerjileri aracılığıyla evrensel öneriler alacak hem zevkli, hem de binlerce insanın faydalanmış olduğu bir yöntemle tanışacaksınız.
Belki siz de tekâmül yolunuzda, evrensel bilgiyi paylaşarak ortak fayda sağlamakla görevlisiniz. “Yolda” yürürken önünüzde Sevgi çiçekleri açacak...
Bilgeliğin eliyle toplayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103159</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7efc85b-6acb-47cc-9acc-39038d0cc47b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu&apos;da Etnik ve Dini Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, adeta cehenneme dönüşen Ortadoğu&apos;da, Devletlerin bile yok olduğu bir ortamda, zaten devletsiz olan ve bütünüyle korumasız kalan halkların ve azınlıkların deneyimlerini anlatmakta, birçok Ortadoğu devletindeki Hıristiyan, Yahudi, Zerdüşt, Alevi ya da Bahai topluluklar gibi geleneksel azınlıklar ile Maruniler, Kürtler ile Batı Şeria ve Gazze Şeridi&apos;ndeki Filistinliler gibi devletsiz halkları ve iktidardan yoksun çoğunlukları kapsamaktadır. Büyük ve görece homojen nüfusların yeni devlet sınırları nedeniyle bölündüğü ve acımasız bir savaş hali, baskı ya da uluslararası emek pazarının talepleri yüzünden diasporalar oluşturacak şekilde dağıldığı için paramparça olan Ortadoğu&apos;da, yeni mutabakat zeminleri yaratarak bu sorunların üstesinden gelme çabaları ağırlık kazanmakta ama ümitler azalmaktadır. Bu kitap bütün bu çabalara mütevazı bir katkıda bulunmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103160</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e851c5fe-3192-4383-b493-8432f3f04c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşta ve Barışta Büyük Stratejiler</image:title>
            <image:caption>Diplomatlar, siyaset bilimciler, devlet yöneticileri ve siyasetçiler, gazeteciler ve ilgili herkes için kaynak kitap. P. Kennedy&apos;nin editörlüğünü yaptığı elinizdeki kitapta, kendi alanında önde gelen otoriteler, uzun erimli çıkarlarını korumak için savaş ve barış zamanlarında siyasi, ekonomik ve askeri hedefleri nasıl birleştirmeye çalıştıklarını tartışıyorlar. Kitap, Avrupa büyük stratejilerinin klasik örneklerini çözümlüyor ve günümüzün büyük savaş alanı operasyonlarından ulusal kaynakların yönetimi konusuna, diplomasinin yaşamsal rolü, halkın savaş zamanında savaşın yükünü, barış zamanında savunma maliyetlerini taşıma isteği konularına doğru nasıl genişlediğini anlatıyor. 1. ve 2. Dünya Savaşlarında İngiliz büyük startejileri ile, Roma İmparatorluğu&apos;nun İmparatorluk İspanyası&apos;nın, Almanya, Fransa ve Sovyetler Birliği&apos;nin büyük stratejileri de kitabın konusunu oluşturuyor. Diplomatlar, siyaset bilimciler, devlet yöneticileri ve siyasetçiler, gazeteciler ve bu konulara ilgi duyan herkes için kaynak bir kitap &quot;Savaşta ve Barışta Büyük Stratejiler&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103161</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efbc146b-eab4-43f1-9ca4-97e09a30480b.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevi Şiir Mesleği Şair</image:title>
            <image:caption>İğne ile kuyu kazmak gibi meşakkatlidir yazmak. 
Kuyudan ağırca su çekmek gibi zahmetlidir yazmak. 
Yusuf’ça kuyuya atılmak gibi hikmetlidir yazmak. 
Bu görevi aldım Hak&apos;tan, siire memurum, şiire mecburum. 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.&quot; 
Rahman ve Rahim Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Ben şiiri, kendime meslek, en büyük bir görev bildim. 
Her daim yerine getirilmesi gereken ödev bildim. 
Ben şiiri bir sığınak, huzur bulacak bir ev bildim.   
Bu görevi aldım Rabb&apos;den, şiire memurum, şiire mecburum. 
 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.” 
Aziz ve Kerim Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Şiir yazmak hayatıma değer katar, mana getirir. 
Belki şiirlerim idrake, belki izana getirir. 
Elbette Allah nasip ederse imana getirir. 
Bu görevi aldım Hak&apos;tan, siire memurum, şiire mecburum. 
 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.&quot; 
Vehhab ve Rezzak Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Ey Sandali! Senin görevin şiir, mesleğin şair. 
Asla unutma! Hayatının merkezi hep buna dair. 
Diğer işler senin için ikincil, önemsiz ve sair. 
Bu görevi aldım Rabb&apos;den, şiire memurum, şiire mecburum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103162</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fca944-63ad-4964-b316-4111cd7d7177.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Çarpı Beş Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta beş vakit, yani “sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı düşünceleri” adı altında tam beş bölüm halinde ve her bölümde 100 başlıkta fikir, düşünce ve görüş açıkladık. Sonuç bölümünde 1 başlık daha var. Orada da 5 düşünce mevcut. Buna göre ceman 505 düşüncemi, 505 başlıktaki fikirlerimi, bazen nesir (düz yazı), bazen de nazım (şiir) şeklinde okuyacaksınız. 
Beş vakit dediğimizde elbette anlaşılmıştır ki namaz vakitleridir. Bu vakitler namaz vakti olduğu kadar düşünmek vaktidir de. Her namaz esnasında Müslüman tefekkür ve bilinç halindedir. Buna göre her namaz esasında tefekkür vaktidir de. 
Bu kitapta çoğunlukla nesir, biraz da şiir şeklinde fikir, görüş ve düşünce paylaşmaktaki maksadımız, elbette ki sizleri tefekküre çağırmaktır. Bu çağırıyla beraber maksadım, sizin de fikir, görüş ve düşünceleriniz ile kendi fikir, görüş ve düşüncelerimi karşılaştırarak, gerekirse çatıştırarak yeni fikir, görüş ve düşüncelere ulaşmak, hakikat kıvılcımlarını zihinlere yaymak suretiyle aydınlık meydana getirmektir. 
“Zihinler aydınlık olursa Dünya da aydınlık olur.” 
Karanlık, güneşin ve ışığın olmaması halidir. Zihinlerdeki karanlık hayattaki karanlıktan daha tehlikelidir. O da zihinlerde aydınlık fikirlerin, güzel görüşlerin ve faydalı düşüncelerin olmaması halidir. Bu durum insanlık için felaket meydana getirir. 
Ünlü Filozof Sokrates, kötülük yapanlar için şu müşahedesini ve tespitini beyan eder: “Bilmiş olsaydı yapmazdı.” Burada bilmek yani bilmiş olmak, elbette ki, kitabi ve zihne doldurulan bilgi yığınları değildir. Bu sözde beyan edilen “bilmiş olmak”, “kendini bilmek ve şuur sahibi olmaktır. 
Biz de bu kitapta, Üstadımız Filozof Sokrates gibi düşünerek, yanlış yapanlar ve kötülük üzere bulunanlar için “zihinleri aydınlanmış olsaydı, idrakleri geliştirilmiş olsaydı yanlış yapmazlardı ve kötülük üzere değil, iyilik ve doğruluk üzere olurlardı” şeklindeki bir düşünceyi esas alıyoruz. Bu esas üzerine okuyucularımızla birlikte bilinç ve kendini bilmek yolculuğuna çıkıyoruz. Sokrates’in bu bakış açısı zaten bizim bakış açımızdır. “İlim, ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen boş yere okumaktır” şeklinde özetlenen görüş, Pirimiz Yunus Emre’nin şiirlerinde de mevcuttur. 
Evet, maksadımızı sunuş kısmında böylece kısaca açıkladık. 
Toplumun büyük çoğunluğu katları, yatları, parayı-pulu, “dört çarpı dört lüks arabaları düşündüğü” bir ahvalde, biz “beş çarpı beş düşünmek” diyerek maneviyata, ahlaka, adalete, doğruluğa ve iyiliğe dikkat çektik ve hep bunları düşündük, elhamdülillah. 
Her daim düşündük ve her daim yazdık. Neredeyse 20 yıldır yazıp da bir kenarda biriktirdiğim fikirlerimi bir bütün halinde sizlere bu kitapta sunmaktan mutluluk duyuyorum. İnşallah faydalı olur. Haydi hayırlısı. 
Bu kitabımı okuyan, düşünen ve araştıran aydınlık fikirli tüm insanlara armağan ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103163</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26a96a2a-334e-4b89-b372-0345d8d79ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışla</image:title>
            <image:caption>Ağlar gözlüm, baxışların qəm dolu, 
Dərdin nəydi bilənmədim, bağışla. 
Ömrüm boyu həsrətinə can dedim, 
Bir dərdini bölənmədim, bağışla. 
 
Hə can dedi, nə haqqımı haqladı, 
Nə öldürdü, nə yaramı bağladı. 
Göylər mənim gözlərimə ağladı, 
Göz yaşını silənmədim, bağışla. 
 
Həm solumda, həm sağımda gülüşlər, 
Dağ-dağ oldu qəm dağımda gülüşlər, 
Çilikləndi dodağımda gülüşlər, 
Gül üzünə gülənmədim, bağışla. 
 
Ocaq çatdım, kül yeridi üstümdən, 
Oba köçdü, el yeridi üstümdən, 
Tufan qopdu, sel yeridi üstümdən, 
Harayına gələnmədim, bağışla. 
 
Bax səsimi laylalara köçürdüm, 
Haqq səsini laylalara köçürdüm. 
Nəfəsimi laylalara köçürdüm, 
Torpağına  bələnmədim bağışla. 
 
Döndü könlüm qəm qusuna dolandım, 
Torpağına mən daşına dolandım. 
Həsrətinin mən başına dolandım, 
Ayağında ölənmədim, bağışla. 
 
Nə qaranlıg bir ömüre yan dedim 
Sökülsəydi göy üzündə dan dedim. 
Ömrüm boyu həsrətinə can dedim, 
Bir dərdini bölənmədim, bağışla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103165</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48823f09-c4ae-4e31-9e86-262bd6de8a2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Unutmayı Öğret Bana</image:title>
            <image:caption>sıra tabutlar ortasında 
beni parkanın hangi cebinde taşıdığını unutma yeter! 
yanağımı tepinen cehennemine yaslamışım 
sıra tabutlar öyküsü sevgilim… 
dağ eteğinden sıçrayan kaya parçaları çarpar acılarıma 
kulaklarım çıldırmış patlamalar ortasında sesini tanır 
toprak, barut ve kan kokularından geçer de gelir kokuların
Yusuf’un kör kuyularında beklemem 
hep mayıs aylarımsın kavruk yüzünle gelincik sürüsü 
dişinle yanağın arasında tütün acı emiyorsun beni 
bırak beni unuttuğun cebinden geçsin kurşun 
sıra tabutlar ortasında yanında yatarım sevgilim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103166</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aae9cc8-9610-44e0-a85d-b884158f3703.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrı Giz Eylediler</image:title>
            <image:caption>İçlerinde büyüttükleri sırları anlayan olmadı. Onların sırları gözyaşlarından toprağa düştü ve yaşlar sırrın hikmetini yeşertip anlamlandırdı.
Denir ki, Mevlana şunu vasiyet etmiştir: ”İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olandır.” Gize doğru yolculuk başlamıştır.
Denir ki, Hayyam’ın Hasan Sabbah’a söylediği; “bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin” sözü, Hasan Sabbah’ın hayatının sözü olmuştur. Bu söz söylenmiş midir, Hasan Sabbah’ın hayatı değişmiş midir bilinmez. Bilinen, gizin içine girilmiş olma halidir.
Denir ki Hâfız büyük bir anlatıcıdır. Hafız neyi anlatır peki? Tanrısal bir konumda, insanın ve dilin, dilin dışındakinin ona yüklenmesinin öyküsünü anlatır. Gizde kaybolmanın perdesi çekilmiştir.
Hafız, Hayyam ve Mevlana yan yana gelince gazeller aşkın hikmetine perde kurar ve o perde yürekte söz olur, söz hiçliğe yelken açar ve sırlar giz olur. Haşim Hüsrevşahi’nin sade ve anlamlı çevirisi ile hikmet bahçesinin gülleri bülbüle kapılarını açar; bülbül inlerken, bahçe aşk mevsimine dem der ve Hafız ve Hayyam ve Mevlana girer içeri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103167</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcca7738-b9ba-4b41-bf18-4022d0bbd1f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Telaş</image:title>
            <image:caption>Sedat’taki telaş, anlaşılır cinsten değildi. Duru, bir ara “Bu ne telaş, be” diyecek oldu ama demedi. Sedat köpürüyordu, Duru’nun bir an önce evden çıkmasını istiyordu. “Hadi çıkabilirsin, ben seni sonra ararım” dedi ve koca kale misali büyük tahta bir kapıyı açarak Duru’yu yolcu etti. Bu, Sedat’ın Duru’yu ilk, ama son olmayan yolcu edişiydi. Duru, üç dakika içinde kendisini kapının dışında bulmuştu. O demir kapı Duru’nun yüzüne kapandığında, aslında hayatında başka bir kapı açılmış olacaktı.
Aşkla ve tutkuyla yaşayan herkese...
Siyah Telaş, sadece bir kadının tutkusunu değil, binlerce kadının kalbinde başlayan ve bir gün bitecek yolculuğundaki kırılmaları anlatılıyor. Roman kahramanı Duru’nun saf ve temiz dünyasında biriktirdiği hayallerin peşinden koşmasının, aşkın gözyaşına sığınan isyan halleri üzerinden hayatta yer bulmasının dramatik öyküsüdür anlatılan. Duru bir sürgündür. Kalbinde sönmeyen bir alevle taşır aşkını. Ne yazık ki dünya sürgünleri kabul etmediği gibi; aşklarını da sallayarak telaşın kucağına atmaktadır. Aşkın, telaşın ve bir kadının iç dünyasındaki fırtınanın etkileyici ve sürükleyici bir romanıdır Siyah Telaş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103168</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba60c8d-f881-4748-b17b-3a47f2773b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Gün</image:title>
            <image:caption>Furuğ, hiç kuşku yok ki büyük bir cesaret, irade, çalışkanlık, coşku ve yılmaz bir araştırıcı ruhla sadece şiirle içli dışlı olmamış, o aynı zamanda öyküler yazmış, tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sinema dünyasında da teknik eleman, oyuncu, yönetmen ve senarist olarak emek vermiş ve ciddi eserler yaratmıştır Furuğ’un öykülerinde terk edilmiş bir kadının sesi var. Aşk var. Cesur bir kadının aşkı sahiplenişi var. Belki şiirleri kadar başarılı öyküler değildir bunlar. Daha çok geçinebilmek için yazılmış öyküler ve ayakta durmak için direnen bir kadının duruşunu, dokunuşunu görürüz. Yer yer şiirsel bir akışla da karşılaşmak mümkün. Furuğ’un bu kitapta yer alan öyküleri, bir kadının cesur sözcükleri olarak anlaşılmalıdır. “Sabahtan beri burada, cam kenarında oturuyorum. Dışarıda kar yağıyor ve ben kışın buz gibi soğuğunu kalbimde hissediyorum. Kargalar beyaz ve parıldayan kar taneleri arasında sessiz çığlıkları ile uçuşuyorlar. Şimdi artık gündüz gün batımına doğru eğilmekte ve yalnız mezarlar karanlığın gelişini beklerken gökyüzüne bakıyorlar. Bilmiyorum nedense sebepsiz bir şekilde Tevrat’tan bir cümleyi anımsadım: “Ve sevgi ölüm gibi ağırdır!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103169</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8914c83b-fcff-43bc-af09-e278a7e09a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Ölmeden Önce</image:title>
            <image:caption>Norah Lange, Arjantin edebiyat sahnesinin, özellikle 1920 ve 1930’lu yılların avangard Buenos Aires grubunun ünlü bir üyesiydi. Aynı zamanda kuzeni olan Jorge Luis Borges, Pablo Neruda ve Federico García Lorca gibi yazarlarla arkadaşlık kurdu. Şiir, roman, anı ve kurmaca dışı eserler üretti. 1958’de Arjantin Yazarlar Derneği’nin Büyük Onur Ödülü’ne layık görüldü. 
 
Sınıflandırması zor, deneysel bir kitap olan Onlar Ölmeden Önce 1944’te yayımlandı ve bir daha basılmadı. Çok parçalı bir yapboza benzeyen bu kitap, fantastik hikâyeler, şiirsel düzyazı metinler ve otobiyografik fragmanlardan oluşuyor. 
 
Norah Lange garip varlıklarla, gizemlerle dolu iç dünyasını ve çocukluk hatıralarını okura bir nevi günlük gibi sunuyor. Onlar Ölmeden Önce, Arjantin’de yirminci yüzyılın erkek egemen entelektüel dünyasında Lange’nin bir kadın yazar olarak kendine yer açma mücadelesinin sembolü, bir kült yapıt. 
 
“Arjantin edebiyatının en esrarengiz eserlerinden biri.” 
 
César Aira</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103171</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6037a882-ae18-431a-8ce4-5b52f3e3779f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliliğin Üç Hali</image:title>
            <image:caption>“BİZ” OLABİLMEK “BİR” OLABİLMEKTEN DAHA BÜYÜK BİR DEĞERDİR. 
 
Evlilik iki insanın birbirlerine bağlanmasıdır. Gönül, destek, sevgi, saygı, fedakârlık, anlayış, empati bağlarıyla aralarında kurdukları birlikteliktir. Genel görüşte kabul gören, iki farklı yarım parçanın birleşiminden bir tam çıkabileceği fikri, bireylerin benliklerinin evlilikte erimesi gerektiği gibi algılanmıştır. Oysaki sağlıklı olan, iki tam parçanın ilişkide kendi benliklerini koruyarak oluşturdukları bütünlüktür. 
 
Evlilik “bir” olmak değil birey olarak “birlikte” var olabilmektir. İki kişinin yan yana aynı yolda yürüyebilmesidir. EVLİLİĞİN ÜÇ HALİ ilişkinizin başında kendinizi ve partnerinizi tanımanız, ilişki sürerken varlığınızı koruyabilmeniz ve ayrılık halinde kendinizden vazgeçmemeniz için kişisel gelişiminizi ve ilişkinizi geliştirecek yöntemler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103172</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d50b4336-7673-46d5-989c-3e4ee53dd46e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat İlerlemek Kadar Geride Bırakabilmektir</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Sonucu, Geleceğin Nedenini Belirler! 
 
Ancak durgun bir su yıldızları yansıtabilir derler. Ben ise sıradan bir günde artık olağan olan arızalarımızı izliyorum. Ve sanırım izledikçe insanın gerçekten topraktan oluşunun mantığını da anlıyorum çünkü demir olsa kesin çürürdü. Tevellütten mütevellit derler ya, yaşanmışlıklardır nedeni, hayatın artık sadece ilerlemek değil, aynı zamanda geride bırakmak olduğunu düşünüyorum. Sonuçta tarih sadece eskileri anlatmaz, yenilerini yaratır. 
Uğur Batı 
 
Bilginin çok, bilgeliğin ise giderek yok olmaya yüz tuttuğu bir dünyada bilen değil hep öğrenen kalmanın önemini yeterince kavramış olmanın hazzını yaşıyorum şimdilik. “Anı kaçırma!” şeklindeki söylemler yerine öğrenenler için her kaçırılan anın bir sonrakini yakalamak için bir fırsat olduğunu anlamış olmanın hazzını yaşadığım gibi! 
Mehmet Zihni Sungur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103173</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4478bad0-7194-407c-90bc-3151b67fb14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nicel Karar Yöntemlerinde Yöneylem Araştırması Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>1.1. Giriş 
1.2. Yöneylem Araştırmasının Tarihsel Gelişimi 
1.3. Yöneylem Araştırması Kavramı Amacı, Tanımı ve Önemi 
1.4. Yöneylem Araştırmasının Özellikleri 
1.5. Yöneylem Araştırmasında Model Kavramı 
1.6. Yöneylem Araştırmasında Model Kurma Aşamaları 
1.7. Yöneylem Araştırmasının Uygulama Alanları 
 
2.1. Giriş 
2.2. Doğrusal Programlama Kavramı ve Tanımı 
2.3. Doğrusal Programlamanın Uygulama Alanları 
2.4. Doğrusal Programlama Probleminin Matematiksel Modeli 
2.5. Doğrusal Programlama Modelinin Varsayımları 
2.6. Doğrusal Programlama Modeliyle İlgili Çözümlü Örnekler 
2.7. Problemler 
3.1. Giriş 
3.1.2.1. Uygun Çözüm Bölgesinin Olmaması 
3.1.2.2. Sınırsız Çözüm 
3.1.2.3. Uygun Çözüm Bölgesinin Bir Nokta Olması 
3.1.2.4. Bağlayıcı Olmayan Kısıtlayıcılar 
3.1.2.5. Alternatif (Çoklu) Çözümler 
3.1.3.1. Simpleks Yöntem Algoritması 
3.1.5.1. Bozulma (Dejenerasyon) Durumu 
3.1.5.2. Sınırsız Çözüm 
3.1.5.3. Alternatifli (Seçenekli, Çoklu) En İyi Çözüm 
3.1.5.4. Uygun Çözüm Bulunamama Durumu 
3.6. Problemler 
 
4.1. Giriş 
4.2. Dualite (İkillik) Tanımı 
4.2.2. Simetrik Olma 
4.3. Dual Problemin Çözümü ve Ekonomik Açıklaması 
4.4. Primal ve Dual Modellerle İlgili Önermeler 
4.5. Dual Simpleks Yöntemi 
4.6. Doğrusal Programlama Modelinde Duyarlılık Analizi 
4.6.1.1. Amaç Fonksiyonu Katsayılarındaki Değişmeler 
4.6.1.2. Sağ Taraf Değerlerindeki Değişmeler (bi) 
4.6.1.3. Modele Yeni Bir Kısıtlayıcı Eklenmesi 
4.7. Problemler 
 
5. Giriş 
5.1. Ulaştırma Modelinin Varsayımları ve Matematiksel Yapısı 
5.2. Başlangıç Temel Uygun Çözümün Belirlenmesinde 
Kullanılan Yöntemler 
5.2.1. Kuzey 
5.3. En Uygun Çözümün Bulunması 
5.4. Ulaştırma Problemlerinin Çözümünde Karşılaşılan Özel 
Durumlar 
5.4.2. Bozulma (Dejenerasyon) Durumu 
5.6. Problemler 
6.1. Giriş 
6.2. Atama Modelinin Kurulması 
6.3. Atama Modelinin Çözümünde Kullanılan 
Yöntemleri 
6.4. Atama Modelinde Karşılaşılan Özel Durumlar 
6.5. Atama Modelinde Duyarlılık Analizi 
6.6. Problemler 
 
7.1. Giriş 
7.2. Tamsayılı Programlama Model Türleri 
7.3. Tamsayılı Programlama Uygulama Örnekleri 
7.3.3. Sabit Maliyet Problemi 
7.4. Tamsayılı Programlama Problemlerinin Çözümü için 
Kullanılan Yöntemler 
7.5. Problemler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103174</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8298476-46fb-4dbf-956a-4af1a23333b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Evin Benim Evim</image:title>
            <image:caption>Pek çok detayla süslenmiş sayfaların her birinde ayrı bir macera, farklı bir ev... Bisküvi Sokak, 3 Numara’da Küçük Tavşan’ın doğum günü kutlanacak. Tüm komşular davetli. Kirpi Ailesi, Tilki Ailesi, herkes muhteşem bir gün yaşamaya hazırlanıyor. Nezle olan Bay Ayı bile! Birbirinden başarılı resimli kitaplarıyla öne çıkan Marianne Dubuc, bizleri hareketli bir apartmanın birbirinden renkli sakinleriyle tanışmaya davet ediyor. Doğum günü heyecanına kapılmış Küçük Tavşan, ona yardımcı olmaya çalışan kız kardeşi Küçük Lili ve doğum günü partisine davetli olan herkes tatlı bir telaş içinde. Akşama hepsi Tavşan Ailesi’nin evinde toplanacak, biz de sayfalardaki detaylarla dolu resimler sayesinde tüm hazırlıkları takip edebileceğiz. Senin Evin Benim Evim, birbirinden sıcak evlere konuk olmamızı sağlayacak kocaman bir davetiye. Sayısız ayrıntıyla bezenmiş resimleri, okurlara aynı anda birçok yaşantıyı izleme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103175</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e359f746-502f-43d3-b6f7-6e69556cfeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Demokrasi İstiyor Mu?</image:title>
            <image:caption>Bir yanda halk diğer yanda demokrasi… 
Demokrasi ve halk birbirinden ayrı düşünülebilir mi? 
Birlikteliğin doğası nasıl mayalanır? 
Geçmişten bugüne insanlar hep düşündüler, tartıştılar: 
 
İyi bir yönetim şekli nasıl olur? Özgürlük nerede başlar, nerede biter? Toplumdaki herkes yönetime katılabilir mi? İnsanlar, toplumlar ve devletler arasında neden çatışmalar çıkıyor? Demokrasi niçin hâlâ tartışılıyor? 
 
İdris Küçükömer, bütün bu soruların kökenine inmeyi deniyor. Bilgi, inanç, akıl, inanç ile aklın uyumu, düşünce, özgürlük, eşitlik, evren, madde, iktidar, muhalefet, politik muhalefet, yasama, yürütme, yargı ne kadar kavram varsa peşine düşüyor. 
 
 
Dünyada hâlâ olup bitenleri anlamak ve anlamlandırmak adına son derece önemli ve değerli bir İdris Küçükömer beyin fırtınası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103176</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fc890d-adc8-4be9-a4f8-194340e1b3fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Gittiğinden Beri Çiçek Ekmiyoruz Bahçeye</image:title>
            <image:caption>“Çünkü yeryüzündeki bütün hikâyeler birbiriyle akrabaydı.”
Bir avuç meşe palamuduyla kaderleri birbirine bağlanan iki yabancı... Geçmişi unutan kayıp yakınlarının sessizliğinde boğulan Asaf ve vicdanı, dikenli tellerin dibinde düşüp kalmış ölü bedenlerle sınanan Hanip... Ovada Paldur Küldür ile Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nün sahibi olan Mustafa Orman, ilk romanı  Annem Gittiğinden Beri Çiçek Ekmiyoruz Bahçeye ile çaresiz kalmış insanın hem siyasi sınırlarla hem de kendi sınırlarıyla imtihanına dair sarsıcı bir hikâyeye ses veriyor: Yüreği ağzında, canı cebinde yeni bir hayata doğru yürürken ya da sıradan bir akşam vakti elinde bir ekmekle evine dönerken umudu yüzünde donup kalanların romanı bu.  
 
Artık neyi dert edeceğini bilmiyordu.
Alzheimer olan annesini mi, kendisini terk eden karısını mı, unutma hastalığına yakalanan yaşlıları mı, yoksa başarısız siyasi hayatını mı? Birini dert edince, sanki bütün dertler bunu işitip aynı anda ona saldırıyordu.
Buna rağmen, ileride kimse unutma hastalığına yakalananların durumuna düşmesin diye, her şeyi kaydetmeye, gelecek kuşaklara yüzlerce doküman bırakmaya kararlıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103177</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b9b5e31-075f-4a28-8d51-284574b19b03.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümerler</image:title>
            <image:caption>“Sümerler, gerçek anlamda ancak 20. yüzyılda keşfedildiler. Onlarla ilgili bilgilerimizi biçimlendiren kanıtların çoğu, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasında yapılan kazılarda gün yüzüne çıktı. Bunlarla ilgili olarak yapılan yayınlar artık kütüphaneleri doldurmaktadır. Bu arada yüzlerce bilim adamı, Sümerlerin nereden geldikleri ve erken tarihlerinin seyri hakkında bilgi vermeden önce, onların yaşamları, dinleri ve kültürleriyle ilgili pek çok şeyi açıklayan binlerce çivi yazısını çözmek için uğraştılar ve halen uğraşmaktadırlar.”
Helmut Uhlig, “Tarihin Başlangıcındaki Bir Halk: Sümerler” adlı bu kitabında, elde edilen maddi verilerden hareketle, bir büyük uygarlığın kuruluşunu, gelişimini ve günümüze devrettiği kültürel-sanatsal mirasını inceleyerek, bizi keyifli ve öğretici bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103178</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0005b62d-eaf3-4295-9cbf-f26d290c8c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Orospusu</image:title>
            <image:caption>Kitap, filozof yazar Catherine Clement ile estetik Profesörü Julien Castor’un konuk olduğu, 2. Dünya Savaşı sonrasından itibaren Fransa’da yaşanan aydın hareketlerine ayna tutacak bir belgeselin Arte televizyon kanalı stüdyolarındaki çekimiyle başlar.
Ancak konu sadece Fransız aydınlarıyla sınırlı kalmaz. Adeta dünya aydınlarının öyküsüne dönüşür.Komünizm, Yapısalcılık, 68 Mayısı, Yeni Filozoflar... İki kuşağı kapsayan bir “entelektüel” destanın her evresi. Düşünce tarihinin gerisinde Şeytanın Orospusu’nda Akıl’ın egemen olduğu bir acımasız evren ve aydınların bilinmedik yönleri, farklı yaşam öyküleri var.
Başlıca kahramanları: Sartre, Claude Levi-Strauss, Vladimir Jankelevitch, Jacques Lacan, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida, Louis Althusser, Roland Barthes, Michel Serres, Regis Debray, Bernard-Henri Levy.Zaman zaman mitolojiye de uzanan katkılarıyla yarım yüzyılı aşan düşünce vekültürün romanesk tarihi olan Şeytanın Orospusu aynı zamanda bir sohbet-roman.
Yazar Catherine Clement da dönemin görgü tanığı ve oyuncularındanbirisi. Aşk, istek, gibi bazı temel kavramları farklı bakış açılarıyla okura aktarırken Aklı da irdeliyor, Luther’in tanımıyla “Şeytanın Orospusu”nu yani onun simgesi zeke tanrıçası, mucit tanrıça, gündelik yaşamı örgütleyen tanrıça, Athena...Şeytanın Orospusu, yalnızca aydınları sevmeyenlerin deyimiyle Fransız “entelloları” (entellerinin) değil, Yalta’dan bu yana hepimizin, bütün dünyanın tarihi romanı Sophie’nin Dünyası’nı tamamlayan bir felsefe tarihi ve 20. yüzyıla damgasını vurmuş filozof ve aydınların şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103179</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9097da99-4d69-4b9f-a904-eb3a673ce01e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Nasıl Çıkarım Bu İşin İçinden?</image:title>
            <image:caption>Şimdi Nasıl Çıkarım Bu İşin İçinden?
Tılsımınız olacak hayatta. Kazanan olmak için harap olmaya gerek yok.
Görün, fark edin, elinizi uzatın, çözün.
Elinizdeki kitap, belgeseliyle birlikte bunun en kolay yolunu gösteriyor. Çünkü yaşarken öğrenmiş bir kimliğin pratiği var bu satırlarda. İstediğiniz hayat çok basit. Karmaşık bilgiler yok. Mustafa Gözcü, bu kolaylığı çocukluğunda keşfedip hayat yolculuğunda deneyimlemiş. Nasıl mı? El yordamıyla, göz nuruyla...
Onun yaşanmışlıklarını okuyup içselleştirmeniz çok kolay olacak. Şimdi kitabı alın ve arkanıza yaslanın.
Kahramanımız yaşıyor ve kendini yedi kat ele anlatmış da en yakınına anlatamamış! Yani sevgili okurlar, koyverin gitsin. “Yanlış anlaşılır mıyım” diye korkmayın, hiç faydası yok çünkü... Yeter ki önce kendinize, sonra herkese samimi olabilelim. Hepsi bu! Herkes sonunda her şeyi kabı kadar almıyor mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103180</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0887a76-9765-4a69-a350-79ff1de55e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıçalar Cadılar ve Aykırı Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Türk Dil Kurumu Tanımları:
Kirli : Aybaşı durumunda bulunan kadın.
MUüsait : Flört etmeye hazır kadın.
Esnaf : Kötü yola sapmış kadın.
Kadın : Ev yönetimi becerisi olan hizmetçi kişi.
Şimdi ben, Türk dil kurumunun yasal sitesine göre; ev yönetimi becerisi olan hizmetçi, kötü yola sapmış esnaf ve flört etmeye hazır bir müsait olarak, regl olmuş kirliyim...
Tek becerim ev yönetimi ama ben evde bile değilim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103181</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f9acd2-e950-4683-9d9c-e61d72514a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembellik Hakkı</image:title>
            <image:caption>&quot;Paul Lafargue, burjuvazinin iktidar olmasıyla birlikte, insanlığın kendini kaptırdığı &apos;ilerleme&apos; çılgınlığıyla dalgasını geçiyor. Kitabı, yer yer bir kara mizah başyapıtı olarak da okumak mümkün.&quot;
- Nokta
&quot;Lafargue, denemelerinde kapitalist düzeni kıyasıya eleştiriyor, insanların tembellik hakkını savunuyor.&quot;
- Cumhuriyet
&quot;Yaşamlarının tamamını çalışarak geçiren insanların, bu çalışmalarının ne kadarı kendileri için? Çok azı olduğuna göre, &apos;Yaşasın Tembellik!&apos;&quot;
- Tempo
&quot;Belki de bu kitap tanıtımını, sabah tıklım tıklım bir otobüste işinize giderken; önünüze yığılmış evrakların arasında, kapıyı gözleyerek; öğle paydosunda yemekten arta kalan on dakikada; ya da evinizde, bir yandan işlerinizi düşünürken okuyorsunuz. Bu kitabın yazarı artık böyle yaşamanızı istemiyor.&quot;
- Güneş
&quot;Lafargue, işçi ve işçi sınıfı devrimcisi olmanın, acı ve çile çekmekle eş anlamlı olmadığının üzerinde duruyor. Bunu yaparken de, zorlama ve zevkin ahlaksızlaştırdığı, katıksız bir tembellik içine gömülen burjuvaziden ve yaratılan sahte gereksinimlerden nefret ediyor. Tembelliğin erdemlerini savunan bu sesin, zaman zaman Lafargue&apos;ın sert eleştirilerine maruz kalan işçiler ve aydınlar arasında yankısını bulması dileğiyle...&quot;
- 2000
&quot;Günümüz çevrecilerinin şimdi fark ettiği gerçeği, çok önceden söylemişti Lafargue.&quot;
- Sosyal Demokrat
&quot;Komünist Manifesto&quot;dan sonra, dünya dillerine en çok çevrilen sosyalizm klasiği. İçinde çalışma aşkı duyanlara lanet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103182</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44341df2-100f-41fe-a340-ec38ed026f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağına Tutunanlar - Yasak Mıntıkanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>&quot;Romancı, geçmişe tarihçiler gibi bakmaz; geçmişin içinde yalnızca tarihler, sayılar ve adlar görmez. Romancı, baktığı yerde canlı insanlar görür. Acı çeken, gülen, özleyen insanlar. Hasan Sağlam, son yüzyıllık tarihin farklı dönemlerine mercek tutarken, insanların kişisel hikâyelerine, umutlarına ve umutsuzluklarına odaklanıyor.&quot;
- Burhan Sönmez -
Romanlar toplumsal dokularıyla olduğu kadar, karakterleriyle de hafızalarda iz bırakırlar. Hasan Sağlam, Yasak Mıntıkanın Çocukları ile sağır ve dilsiz bir karakterin dünyasını ana eksene yerleştirerek yaşamın içinde geziyor; acılarla kavrulmuş bir coğrafyadan, tertele sonrasında sürgüne gidenlerin oralarda nelerle karşılaştıklarını, nasıl görüldüklerini ve topraklarına nasıl döndüklerini anlatıyordu.
Devam niteliğinde olan Toprağına Tutunanlar’da ise gerçeği ince bir dille harmanlayarak, masumiyet ve kötülüğün iç içe olduğunu sözcükleri özgür bırakarak sorguluyor ve buradan yakın zamana geliyor. Zaten romanları farklı ve özel kılan da bu değil midir? Hasan Sağlam Dersim’i içerden yazıyor. Bir romanda olması gereken akıcılıkla, politik ve ajitatif bir dil kullanmadan yapıyor bunu. Anlattığı bir dramdır ve o dramın içinde olan her şeydir oysa. Şiirsel bir dil, masalsı bir anlatı, müzikal bir akış ile bir coğrafyadan kesitler ve insan ilişkilerinin özeti var Toprağına Tutunanlar’da .
Hasan Sağlam hem Yasak Mıntıkanın Çocukları, hem de Toprağına Tutunanlar ile Dersim’i işleyen romanlara farklı bir ahenk katıyor. Topraksa bu ahengin besleyeni ve umududur.
- Özgün E. Bulut -</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103183</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc65c618-b284-476e-b7d8-2a2c39e8b482.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Mıntıkanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Dersimlilerin, tertele olarak adlandırdığı katliamdan geriye; acılarla birlikte, insansızlaştırılmış bir bölge kalmıştır. Yıllarca burası &apos;yasak mıntıka&apos; olarak adlandırılmış ve kimse bu bölgeye girememiştir. Dersimlilerin bu mıntıkaya girmesi çok sonra, özel kararlarla olmuştur. Hasan Sağlam, Yasak Mıntıkanın Çocukları romanıyla yedi kişilik bir ailenin başından geçenleri, sağır ve dilsiz kızları Sultan&apos;ın mucize dolu hayatta kalış mücadelesini eksen alarak, her yönüyle anlatmaktadır. &quot;Tertele, sürgün ve dönüş&quot; bağlamında düşünülen Yasak Mıntıkanın Çocukları, insanın çaresizliği üzerinden sürgüne uzanan ve parçalanıp dağıldıktan sonra, şifayı topraklarında arayan, sonrasında yangından arta kalan küle uzananların hikayesi olarak okunmalıdır. &quot;Dağların ardına yaslanmış, kırsal vakitlerde renk atmış kumaşlar gibi dizilmişlerdi hayatın gerdanına. Dağın hangi tarafı dünyaya yakındı? Yıldızlara el dokunduracak gelin hangi vakit su serpecekti tarlaya? Bereketi artsın diye baharın ve güneşin eteklerini öperlerdi. Eski masallardan bildikleri &quot;kırk katır mı kırk satır mı?&quot; cümlesinde kitabın orta yerinden yırtılmış zamana ağlarlardı. Bilmedikleri yerlerden gelen selamı başlarının üstüne koyar, dişlerinden artan ne varsa karıncalara aş ederlerdi. Son yıllarda üst üste ıstırap külleri rüzgârla uzaklardan gelip düşüyordu saçlarına çocukların. Titriyordu eriğin çiçeği, kavağın gölgesi, buğdayın tanesi. Tedirgindi kuzu, korkuyordu güvercin, uyumuyordu bebeler. Uzak yerlerden silah sesleri geliyordu. Gecenin karanlığında dağların arkasından ışıklar semaya yükselir, top ve tüfek sesleri korkunun kerametiyle kulakları tırmalardı. Meralara doğru giden patikalarda değişik izler belirmişti. Herkesin bildiği izler değildi bunlar. Farklıydı, kurdun kuşun izi değildi. Başka bir sureti, başka bir kokusu vardı. Korkunç ürkek ve yabancıydı. Uzaklardan gelen silah seslerinin can alıcı titreşimi belleklerde bütün resimleri çalkaladı. Ölümün algısı yürekleri yaladı. &apos; Potin izleri!&apos; dediler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103184</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acae9d6c-348f-4206-a4b9-8df1f626fb9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönlendirilmiş Erkek</image:title>
            <image:caption>Esther Vilar 1971 yılındaki ilk basımında büyük tartışmalara yol açan bu kitabında, her zaman gündemde olan klasik kadın - erkek ilişkisine ilginç bir bakış açısı getirmiştir. Kitaptaki çok provokatif, çok sert saptamalar ciddi eleştirilere ve yazarın kadın düşmanlığı ile suçlanmasına yol açmıştır. Hatta görüşlerinden ötürü ölüm tehditleri bile almıştır. Kuşkusuz yazarın amacı kadın düşmanlığı değildir. Vilar’ın amacı belki bir değişim umudu yakalanabilir düşüncesiyle kadın ve erkeğin toplumdaki rollerine dürüstçe bakabilmelerine neden olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103185</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0407609b-30a7-4b12-a7f6-72bff78faff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Einstein - Evrenin Sırrını Çözen Dahi</image:title>
            <image:caption>Evrenin sırrı, çılgın bir dâhinin kabarık saçlarının altında gizli! Bilim dünyasının en büyük dehası Einstein ve onun sınır tanımayan zekâsı, bu büyük sırrı nasıl çözdü? Zamanın ötesinde kalan bu büyük bilim insanının nasıl bir çocukluk geçirdiğini öğrenmek ister misiniz? Bilime, doğaya, uzaya âşık küçük Albert’ın renkli dünyasında heyecanlı bir yolculuğa davetlisiniz. Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103186</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccfe9ae-3653-4cff-bf48-aacffff644d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Kuşçu - Gökleri Arşınlayan Bilgin</image:title>
            <image:caption>GÖKLERİ ARŞINLAYAN BİLGİN ALİ KUŞÇU’NUN HARİTASI NEREYİ GÖSTERİYOR? Her şey Mimar Hasan Bey’in Ali Kuşçu’yu araştırmamı istemesiyle başladı. Nehrin ötesinde doğan Ali Kuşçu, ilim öğrenmek için dünyanın dört bir yanını gezip durmuş. Peki yolu nereye düşmüş dersiniz? İstanbul’a! Dünya’yı arşınlamakla kalmayıp bir de güneş saati yapmış. Acaba bu güneş saati nerede? Evreni Ali Kuşçu ile birlikte fersah fersah gezmeye ne dersiniz? Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103187</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2916f149-17f6-47ee-a389-729b396874b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Biruni - Göklerin Hakimi</image:title>
            <image:caption>GÖKLERİN HÂKİMİ BİRUNİ, DÜNYA’NIN YÖRÜNGESİNDE GEZİNTİYE ÇIKTI! Biruni konulu ödevimiz için Aslan amcanın bilge zihnine sığındığımızda birden göklere yolculuk yapıverdik. Yüzyılın matematikçisi olarak anılan Biruni aynı zamanda gökleri avucunun içine almış. Dünya’nın düz olduğuna dair ortaya atılan fikirlere karşı çıkmakla kalmayıp çok az bir farkla çapını bile hesaplayabilmiş. Peki ya bilim için yaptığı çalışmalar karşısında verilen fil yükü gümüşü reddetmesine ne demeli? Bilgin Biruni ile beraber evrenin matematiğini çözmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103188</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ff0f753-0197-481a-b8fd-823d3c0836b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahit Arf - Bir Matematik Dehası</image:title>
            <image:caption>MATEMATİK DEHASI CAHİT ARF’IN SAYILARI DİLE GELDİ! Aldığım ilk harçlığa sevinçle bakarken bir de ne göreyim: Cahit Arf. 
Selanik’ten İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Cahit Arf’ın eğitim hayatı Fransa’nın en prestijli yükseköğrenim kurumuna kadar uzanmış. Peki Cahit Arf’ı bir paranın üzerine fotoğrafı basılacak kadar önemli yapan şey neydi? Neden TÜBİTAK ödülü verilmişti? Matematik dehası olarak anılmasına sebep neydi? Sayıların sırrını Cahit Arf ile birlikte çözmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103189</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7739951-295d-4fb7-9437-122f971e69e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cezeri-İlk Robotun Mucidi</image:title>
            <image:caption>İLK ROBOTUN MUCİDİ CEZERİ, MAKİNELERE CAN VERİYOR! Kültürel gezi için İstanbul’a giden arkadaşım Anıl’ın döndüğünde büyük bir sürprizi vardı: Orta Çağ’ın en büyük mühendisi Cezeri. Cezeri’nin iki nehrin arasında başlayan hayat macerası, saray mühendisi olmasına kadar dayanmış. İnanabiliyor musunuz? Peki yaptığı makine çizimlerinin yüzyıllar sonrasına hitap ettiğini söylesem ne dersiniz? Bir de kitabı var elbette. Acaba Türkiye’nin neresinde? Cezeri’nin olağanüstü makinelerini tanımaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103190</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aae06c0-29e2-4f78-a764-88b95c30d95a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi - Filozofların Üstadı</image:title>
            <image:caption>FİLOZOFLARIN ÜSTADI FARABİ’NİN ZİHNİNE SIZIYORUZ! Yeni bilgiler peşinden koşarken Can abinin hafızasından bir konuk fırladı: Farabi.
Gerçek adı yerine yaşadığı yörenin adını kullanan Farabi, doğduğu yerde kalmayıp ilim peşinde dolanmış durmuş. O kadar çok bilgi peşinde koşmuş ki kendisine İkinci Üstat demişler. Harika değil mi? Peki yetmiş dil bildiğini iddia ediyormuş desem ne derdiniz? Yok artık dediğinizi duyar gibiyim. Ama belki de vardır artık. Filozofların babası Farabi’nin düşüncelerinde yolculuk yapmaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103191</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/709ee69e-15d5-4cf7-9ace-55ed370c5e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fergani-Güneşi Döndüren Adam</image:title>
            <image:caption>GÜNEŞİ DÖNDÜREN ADAM FERGANİ, KÂİNATIN SIRLARINI KEŞFEDİYOR! Arkadaşım Berna’nın ödevine yardım edeyim derken yüzyıllar öncesinden bir astronomla tanıştım: Fergani. Doğduğu yer tahminlerle bulunan Fergani, gökyüzünü evi bilmiş. Güneşi ziyaret edip, hareket sistemini incelemiş. Hatta ismi, bir Ay kraterine bile verilmiş. Bunlardan haberiniz var mıydı? Ya da Dante’nin yazdığı bir eserinde Fergani’yi övdüğünü duymuş muydunuz? Yoksa onu da mı bilmiyordunuz? O zaman buyurun bilgi havuzuna! Üstat Fergani ile evrenin büyülü kapılarını aralamaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103192</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7dcb84-9f1c-42f4-9c05-6a148a45b6c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Graham Bell-Telefon Dile Geldi</image:title>
            <image:caption>Telefonu icat eden Alexander Graham Bell’in aslında sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalıştığını biliyor muydunuz? Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla aralarında kilometrelerce mesafe bulunan insanların birbirlerini duymalarını sağladı. Peki onu bu icatlara yönlendiren şey neydi? “ALO” sözcüğü nereden geliyor? Küçük Alexander nasıl bir çocuktu? Hadi hep birlikte Graham Bell’in büyülü yolcuğuna eşlik edelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103193</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f100f437-eb7f-4639-b981-29c32f843b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Isaac Newton-Modern Fiziğin Babası</image:title>
            <image:caption>Gökten bir elma düştü, içinden bilim çıktı! Başına düşen bir elmayla âdeta hayatı değişen sonra da bilim dünyasını değiştiren Newton, kendisi hakkında “Eğer ki diğerlerinden ötesini görebildiysem; bu, devlerin omuzlarında yükseldiğim içindir,” diyor. Siz de o devin omuzlarına çıkmaya hazır mısınız? Haydi doğanın kanunlarını yazan modern fiziğin babasını tanıyalım! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103194</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788082a9-eb4e-4dd7-8634-ca272e1d74b3.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun-Zamana Yön Veren Alim</image:title>
            <image:caption>ZAMANA YÖN VEREN ÂLİM İBN HALDUN, DÜNYANIN TARİHİNİ YAZIYOR! Annemin nasihat heybesinden birdenbire bilgin İbn Haldun çıkıverdi. Çocukluğunda bir coğrafyadan diğerine göç etmek zorunda kalan İbn Haldun’un zihni de kendi sınırlarını aşıp yeryüzünde seyahat etmiş. O kadar çok bilgi sahibi olmuş ki düşünceleri dile gelip sayfaları doldurmuş. Peki bu bilgeliğin kitabına ne isim konmuş? İbn Haldun’un sınır tanımayan zihniyle zamanı fethetmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103195</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d925c2a-94cd-4721-9b88-0ef400842d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina-Hekimlerin Piri</image:title>
            <image:caption>HEKİMLERİN PİRİ İBNİ SİNA TIP DÜNYASININ TARİHİNİ YAZIYOR! Aslan amcanın kütüphanesinden tıp dünyasının büyük üstadı fırlayıverdi: İbni Sina. Olağanüstü bir zekâya sahip olan İbni Sina, hem felsefe hem de tıp alanında ilim peşinde koşmuş. O kadar hızlı koşmuş ki daha 16 yaşındayken bazı tabipler tarafından tıp otoritesi ilan edilmiş. Sizce de harika değil mi? Peki İbni Sina, bu bilgilerle kitap yazmış mı? Elbette yazmış! Acaba bu kitabın tıp alanındaki önemi nedir? Bilginlerin bilgini İbni Sina’nın sınırsız zihnine konuk olmaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103196</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4163c1c3-3356-4149-87f2-a94a0a319761.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo Da Vinci-Gerçek Bir Dahi</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir ressam, yetenekli bir müzisyen ve zeki bir mucit... Daha önce bu kadar çok beceriye sahip bir insan tanımış mıydınız? O, her zaman fikirlerinin ve meraklarının peşinden korkmadan gitmiş bir hayalperestti. Öğrenmekten asla vazgeçmeyen Leonardo da Vinci çok yönlü dehası sayesinde hem dünya tarihinin hem de İtalyan Rönesansı’nın en büyük ışığıdır. Sizce çocukken başından hangi maceralar geçmiş de resim ve müzikte çığır açmıştır? Haydi gelin, Leonardo da Vinci’nin büyülü yolculuğuna eşlik edelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103197</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05e544a9-af13-4e52-a9b1-d2962e174d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Devrimi</image:title>
            <image:caption>1917 Rus Devrimi, 20. yüzyılın dönüm noktalarından biri olan ve bıraktığı mirasla günümüzü hâlâ etkileyen çığır açıcı bir hadisedir. Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle erişime açılan arşivler sayesinde tarihçilerin devrimi daha kapsamlı biçimde değerlendirmesi mümkün hale gelirken Rus Devrimine ilişkin yeni yorumlar ve anlatılar da peş peşe ortaya çıkmıştır. 
 
Sovyetler Birliği uzmanı saygın tarihçilerden Sheila Fitzpatrick bu kitapta devrimin arka planından 1917’nin çalkantılı gelişmelerine, Stalin’in “tepeden devrimi”nden 1930’ların Büyük Tasfiye’sine dek Rus Devriminin kritik aşamalarını “aşağıdan” bir tarihsel bakışla ve özgün yorumlarla değerlendiriyor. 
 
“Devirler değişir ve bütün bu değişimler genellikle döngüsel bir özellik arz ederler. 22. yüzyılda, iki yüzüncü yıldönümü kutlanırken Rus Devriminin ve onun sosyalist hedeflerinin Rusya’da ve dünyanın geri kalanında nasıl görüneceğini hangimiz bilebiliriz ki?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103198</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e759816d-0bc8-47ed-959d-c8455f42828b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Kalan Hikayeler Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>“Yarım bırakılmanın ne demek olduğunu işte o sırada anladım. Halen anlatacak şeylerin varken, birinin seni dinlemekten vazgeçmesidir yarım kalmak. Halen yürüyecek yolunuz varken, birinin geri dönmesidir. Çağlayan bir nehir gibi hissederken, önüne bir set çekilmesidir. Birini özlerken o kişinin yok olup gitmesi, karnın çok acıktığı anda elindeki son parça ekmeğin yere düşmesidir. Upuzun gördüğün bir yolun ummadığın bir zamanda sonlanmasıdır.” 
 
Deniz, yarım bırakılan kitapların içine sıkışmış hikâyeleri duyabildiğini anladığında bunun hayatını nasıl etkileyeceğinin farkında değildi. Hikâyelerini dinlediği kitaplarda hiç tanımadığı duygularla tanışır, önemli bir seçimin kıyısındayken hiç bilmediği geçmişiyle yüzleşir. Yarım Kalan Hikâyeler Kütüphanesi yaşam boyu tamamlanma peşinde koşan insanların arayışlarını, yarım bıraktıkları kitapların sayfalarına hapsolan hikâyeler üzerinden anlatıyor. Herkesin kendi yaşam kitabının sayfalarına yeniden bakması, tamamlanmamışlığın acısıyla kıvranan hikâyelerini dönüp yeniden okuması için..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103199</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c705763-ce71-4ef8-b4c1-de24f3655772.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbekli Tepe ve Semboller</image:title>
            <image:caption>Göbeklitepe’yi Anlamak: Göbeklitepede Yer Alan Sembollerin Arkeolojik, Tarihsel, Dinsel ve Günümüzdeki Kullanımları Yönünden İncelenmesi
Prof. Dr. Veysel Ayhan &amp; Dr. Esra Tüylüoğlu
Sunuş: Göbeklitepe’yi Anlamak
–Doç. Dr. Thomas Zimmermann 
Korkutan Bir Hayvanat-ı Berriyye: Göbeklitepe’nin Tasvirlerini Okumak
– Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı
Göbeklitepe’deki Hayvanların Eski Anadolu ve Mezopotamya’da  Tasvirleri
– İbrahim Halil Er
Göbeklitepe’de Geçen Hayvan Figürlerinin Kutsal Kitaplardaki Karşılığı
– Pelinsu İnceli &amp; Sezen Garip
Bir İletişim Yöntemi Olarak Semboller ve Göbeklitepe’de Yer Alan Hayvan Sembollerinin Göstergebilimsel Çözümlemesi
– Dr. Esra Tüylüoğlü
Göbeklitepe’deki Hayvan Sembollerinin Günümüzdeki Kullanımları ve Tasvirleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103200</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dba835bb-7a60-41c6-b6fa-3a6f57f73a9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Yetişkinler</image:title>
            <image:caption>“Mutlu olmayı kendinize borçlusunuz.” 
 
Cathy Glass insanın kendisine, mutlu olmayı ve iç huzuru bulmayı borçlu olduğu düsturuyla yola çıkıyor ve hayatı en iyi şekilde yaşamak isteyenlere kılavuzluk ediyor. 
 
Yirmi beş yılı aşkın süredir koruyucu bakıcılık yapan Glass, hayatın zorluklarının farkında. Bu farkındalıkla ve dünyanın dört bir yanından gelen e-postalarla birlikte insanları mutlu eden temel faktörleri belirledi. İşin sırrının her zaman yüksek bir ruh halinde yaşamak olmadığını, tüm duyguları kabul edip hayatımızın kontrolünü elimize almamız olduğunu söylüyor. 
 
Hayata dair bir rehber arayan tüm yetişkinler için paha biçilemez bir kitap olan Mutlu Yetişkinler; hedeflerinize nasıl ulaşacağınız, öfke ve stresle nasıl başa çıkacağınız, özgüveninizi ve özsaygınızı nasıl artıracağınızla ilgili 
önemli ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103202</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c7132c-8f9d-469c-ac09-788bbd2184a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Başlamadı Günlüğü</image:title>
            <image:caption>İster anne babamızın duygularını henüz anne karnındayken kalıtsal olarak devralalım, ister annemizle olan ilişkimiz aracılığıyla bize aktarılsın ya da bilinçdışı bağlılığımızla veya epigenetik değişiklikler yoluyla paylaşalım, bir şey çok açıktır: “Hayat bizi geçmişte çözümlenmemiş bir şeyle geleceğe gönderir.” 
Dünya’da ve Türkiye’de çoksatan Seninle Başlamadı kitabını okuduğunuzu ve ilerlerken birçok yere notlar almak, atalarınızı araştırmak, ailenize sorular yöneltmek istediğinizi tahmin edebiliyorum. İşte bu çalışma günlüğünü daha düzenli bir ilerleyişte; bölünmeden, kaybolmadan her an yanınızda bulundurmanız için hazırladık. Köklerimizden gelen duyguların bugünümüze ne kadar etki ettiğini, var olma sürecimizde bizi ne derecede zorladığını fark etmediğimiz anlarda kendimizi biraz daha yalnız ve anlaşılmaz hissedilebiliyoruz. Bazense sadece bilmek, anlamak istiyoruz. Umarım bu günlük ‘siz’ olma sürecinize ufak da olsa bir destek sağlar; yolculuğunuzda yanınızda olur. Buket Konur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103203</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30731e9a-f4c4-48bc-bb44-2c62d0e13985.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Canavar İçin Avrupa Seyahati</image:title>
            <image:caption>Simyacının Kızının Tuhaf Hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Mary Jekyll’ın hayatı, Sherlock Holmes ve Dr. Watson’a Whitechapel Cinayetleri’ni çözmelerinde yardım ettiğinden beri sessiz ve huzurlu geçmektedir. Beatrice Rappaccini, Catherine Moreau, Justine Frankenstein ve Mary’nin kız kardeşi Diana Hyde, Londra’daki Jekyll konağına yerleşmiştir. Üstelik yanlarında, sıkıştıklarında başvurabilecekleri Bayan Poole da vardır. 
 
Ancak bu sakin günler, Lucinda Van Helsing’in kaçırıldığını öğrendiklerinde sona erer. Athena Kulübü, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na gitmeli ve korkunç deneylere maruz bırakılan bu genç kadını kurtarmalıdır. Lucinda nerededir? Profesör Van Helsing, kızına ne yapmayı planlamaktadır? Lucinda’yı makûs tâlihinden kurtarmak için zamanla yarışan Athena Kulübü üyeleri, Avrupa boyunca çılgın bir maceraya daha atılıyor. Paris’ten Viyana’ya, oradan Budapeşte’ye uzanan bu tehlikeli yolculukta, Mary ve arkadaşları yeni müttefikler kazanıyor, eski düşmanlarla yüzleşiyor ve nihayet Simya Topluluğu’na meydan okuyor. Artık vahşi kızlar için kendi kaderlerini yazma vakti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103204</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9e6f71-72bb-46bc-b7d0-ddf441682aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağım O Kadar Dardı Ki</image:title>
            <image:caption>1917 Bolşevik Ekim devrimi halk adına yeni bir yönetim sistemi olan Komünizm adıyla yapıldı. Sonra devrimi yapanlar sistemin oturmadığını söyleyerek on yıllarca Sovyet halkını oyaladılar. Böylece devleti bir baskı aracı olarak kullanıp Sovyet halkını bu yeni Komünist rejimde tam 74 yıl tuttular. Onlara vat edildiği gibi ne işçisi ne köylüsü ne de emekçisi bu yeni sistemden bir fayda görmedi tam aksine yükleri daha da artırıldı. Zira Burjuva yeniden iktidardaydı ve gerçekte yapılan o devrim daha ilk başlardan itibaren boşa gitmişti. Günümüz dünyasında ise 208 ülkeden sadece bir elin parmakları kadar ülke Sosyalizm adı altında Komünizm ile yönetilmektedir. Oysa bunların neredeyse tamamı dış dünyaya açılmış olup fiilen demokrasiye geçmişlerdir. Komünist rejimin doğum yeri olan Sovyetlerden geriye ise sadece açlık, sefalet, zulüm ve yüz binlerce etnik kökeninden dolayı sürgünler ve milyonlarca masum insanın ölümü ile sessiz çığlıkları kalmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103205</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7916b53-d444-49fa-bed4-27ba7248fe66.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi ile Uşağı</image:title>
            <image:caption>“Anlatacağımız bu olay, 1870’lerin bir kış mevsiminde yaşandı. Aziz Nikolay Yortusu’ndan bir sonraki gündü. Yortu köyün kilisesinde topluca kutlanmıştı, fakat ikinci sınıf tüccar olan Vasili Andreyiç Brehunov kiliseyi bırakıp da işlerinin başına bir türlü dönemedi. Kilise yönetim başkanı olan tüccarın, yortuyu daha sonra bir de evinde kutlayarak akrabalarını ve tanıdıklarını ağırlaması şarttı. Ancak son konukları evinden çıkar çıkmaz yol hazırlığı yapmaya girişti. “</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103206</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2203a4e0-3023-46ed-911d-6497e4597b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve İsyan Mektupları</image:title>
            <image:caption>Hasret ve özlem yüklü duygulara kimi zaman isyan çığlıkları da eşlik eder. Gurbete sürüklenen insan, ayrılık nedenlerine olan öfkelerini her geçen gün içinde büyütür ve sonunda öfkeleri isyana dönüşür. 
İşte, benim gurbetten sılaya gönderdiğim mektuplarımın satır aralarında büyük isyanlar var! Hasret ve özlem var, aşk var, aşk… 
Sıla hasreti, gurbette aşka dönüşür, insanda olağanüstü aşk duygularını besler; kâinata, gezegenlere, yıldızlara, güneşe, aya, dünyaya ve dünya üzerindeki her şeye, herkese bir anda âşık oluverirsiniz. 
Anneme – babama olan aşkım, oğluma ve kızıma olan aşkım, dostlarıma ve vatanıma olan aşkım dünyanın uzak coğrafyalarında daha da büyüdü ve bu kitapta can buldu. 
Kimi zaman şiirlerle kimi zaman da düz yazı olarak dile getirdiğim, gerçek duygularımı yansıtan en özel mektuplarımı siz değerli okuyucularla paylaşmak benim için onurdur. Yadırgamadan ve yargılamadan okuyacağınızı ümit ediyorum. Teşekkürlerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103207</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b015351d-1b35-4ee7-827e-60f93495f0f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığınla Onurlandır Güzel İnsan</image:title>
            <image:caption>Varlık amacını sorgula! 
Bu hayata dokun. 
Güzelleştir. 
Sevgiyle iyileştir. 
Şikâyet etmeyi bırak. 
Yol ol! 
Işık ol! 
Rehber ol! 
Kahraman ol! 
Unutma! 
Sen öylesine, bir rastlantı sonucu burada 
değilsin. 
Senin bir hayat amacın var. 
Varlığını onurlandır. Ey güzel insan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103208</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b2cd5b8-5dac-4e4c-9fb5-b87f88cfbc86.jpg</image:loc>
            <image:title>Lightning, Thunder and Lightning Conductors</image:title>
            <image:caption>The electricity produced by an ordinary electric machine exhibits, under certain conditions, phenomena which bear a striking resemblance to the phenomena at-tendant on lightning. In both cases there is a flash of light; in both there is a report, which, in the case of lightning, we call thunder; and, in both cases, intense heat is developed, which is capable of setting fire to combustible bodies. Further, the spark from an electric machine travels through space with extraordinary rapidity, and so does a flash of lightning; the spark follows a zig-zag course, and so does a flash of lightning; the spark moves silently and harmlessly through metal rods and stout wires, while it forces its way, with destructive effect, through bad conductors, and it is so, too, with a flash of lightning. Lastly, the electricity of a machine is capable of giving a severe shock to the human body; and we know that lightning gives a shock so severe as usually to cause immediate death. For these reasons it was long conjectured by scientific men that lightning is, in its nature, identical with electricity; and that it differs from the electricity of our machines only in this, that it exists in a more powerful and destructive form.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103209</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8de9f91-d462-4215-8ea8-0452c12353e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rünlerin Yankıları</image:title>
            <image:caption>Aşkları yasaklanmıştı. Ama sonsuzlukta yankılandı. 
 
2021 RNA Romantik Fantastik Roman Ödülü kazananı 
Tarihsel fantezi türünün ödüllü yazarı Christina Courtenay’dan Viking çağında ve günümüzde geçen iki zamanlı bir aşk hikâyesi. Genç tarihçi, büyükannesinden miras kalan İsveç’teki yazlık evde eski bir altın Viking yüzüğü bulur. Daha fazla Viking eseri bulmak için arkeolojik kazı yapılmasına karar verir. Bu saklı kalan geçmişte kendi köklerini keşfettikçe o dönemde yaşamış insanların hayatlarına tutkuyla bağlanmaya başlar. Kazıdaki keşiflere yoğunlaşırken, kazı arkeoloğuyla yakınlaşırlar. Aşkları onları, Galli bir soylu kadın olan Ceri ve MS 869 yılında halkından koparılan “Beyaz Şahin” olarak bilinen gizemli Viking’in hikâyesiyle bir araya getirmeye başlar. 
Geçmişle şimdiyi araya getiren şey eski Vikinglerin Rünik yazılarında saklı kalan sözcüklerdeki sırlardı. 
“Christina Courtenay, Viking dönemi ile çağdaş hikâyeleri ustalıkla bir araya getiriyor.” 
Judith Lennox</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103210</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21ed98d-8ac0-4d91-8351-39a646d6f5c5.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları -3 Ağrı Dindiriciler</image:title>
            <image:caption>Dört profesörden ağrılarınızı dindirecek, aromaterapi karışımlarıyla rahatlatacak 
276 özgün karışımı 
 
Aromaterapi uygulamalarında geniş bir kullanımı olan uçucu yağların distilasyon (damıtma) yolu ile elde edilmelerinin 10’uncu yüzyıla dayandığı düşünülmekle birlikte, bu konunun çok daha eski dönemlere uzandığı ve eski Mısır uygarlığında da yer aldığı tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu konu hakkındaki kayıtlar, kokulu bitkilerin Hipokrat dönemi Yunan tıbbında da önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. 
 
Vücut, zihin ve ruh sağlığını iyileştirmek için kullanılan aromaterapi uygulamaları, bazı kaynaklarda ‘uçucu yağ terapisi’ olarak da tanımlanmıştır. 
 
Aromaterapide kullanılacak uçucu ve sabit yağlar, iyi tarım ve toplama koşullarına uygun olarak yetiştirilmiş bitkilerden uygun yöntemlerle elde edilmiş, kalite kontrolleri yapılmış, doğru saklama koşullarında saklanmış, uygun şekilde ambalajlanmış ve doğru etiketlenmiş olmalıdır. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör, Avrupa Farmakopesi Türkiye Delegesi olarak görev yapmış bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu üçüncü kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan; âdet dönemi, artrit, baş ağrısı, migren, burkulma, incinme, gut, romatizma, kireçlenme, fibromiyalji, karpal tünel, kas ağrıları, kas gevşetici, kemik erimesi, siyatik, sırt ağrıları, diyabetik nöropati, kulak ağrısı, spor faaliyetleri ve yaralanmaları nedeniyle oluşan ağrılar için kullanılabilecek 276 özgün karışımı okurlara sunmaktadır. 
 
Ağrılarınızın dinmesini, ruhunuzun aromaterapi karışımlarıyla rahatlamasını dileriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103211</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f78945-9436-4455-b646-983d30c12b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Plasebo Etkisi</image:title>
            <image:caption>Dikkat! Sanal mutluluklar plasebo etkisi yaratabilir.

Pelin Güneş, sanal dünyanın yarattığı &apos;&apos;sahte&apos;&apos; mutluluklar üzerine kalem oynattığı Plasebo Etkisi&apos;nde, sürekli gelişen ve değişen teknolojilerin gölgesinde yükselen yeni dünya anlayışına ve onun sunduğu akıl almaz nimetlere mizahın gücüyle yaklaşıyor.

Okurlarını, tesadüfen(!) karşılarına çıkan bir internet reklamı aracılığıyla yavru bir gorili evlat edinen Tarhan ailesinin evine konuk eden roman, büyükşehir karmaşasında kesişen farklı yaşamlara ayna tutuyor.

Günümüz insanının adeta hayat felsefesine dönüştürdüğü, kolay yoldan özgüven, zenginlik ve mutluluk edinme çabalarını, nokta atışı tespitlerle ortaya koyan yazar, eskiden bizi şaşırtan ya da üzen pek çok şeyin, şimdilerde nasıl sıradan ve olağan kabul edildiği gerçeği hakkında düşündürüyor. 









Yedinci sınıfa giden Tuna, öğretmeninin önerdiği okuma listesine isyan edince kendini severek okuyacağı kitabı &apos;&apos;yazarken&apos;&apos; bulur! Tam da o günlerde, bir internet sitesinden alışveriş yaparken kazara bastığı onay tuşu, onu bambaşka bir serüvenin anlatıcısı yapar. Sanal sepetine attığı goril yavrusunun, zor bir dönemden geçen annesini mutlu edeceğine adı gibi emindir Tuna. Zaten bir yıllığına ayda sadece otuz dolar ödeyeceklerdir! Oysa işin rengi başkadır. Doodle adındaki goril, Tarhan&apos;ların hanesine aradıkları mutluluğu pek de getir(e)mez. Yaşanan kargaşa yetmezmiş gibi ansızın çıkan sağlık sorunları, Tuna&apos;ların apartmanlarına yeni taşınan Kokangül ailesinin eksantrik çıkışları derken gerilim tırmanır. Sular durulduğunda kahramanımız elindeki deftere bakıp şaşakalır. Kaleme almaya çalıştığı kitap çoktan hazırdır!

Günce şeklinde ilerleyen anlatısıyla keyifli bir okuma deneyimi sunan Plasebo Etkisi, ilk gençlik çağının heyecanlarını, hayallerini, sorunlarını; aile ve arkadaşlık ilişkileri çerçevesinde ustalıkla yansıtıyor. Gerçeğin yerine algının konduğu yeni dünya düzenini sorgulatan kitap, gençleri gözlem yapmaya ve yazmaya yüreklendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103212</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8f9ba7-25ce-4da0-9dc8-47a3f86b7851.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx Plajda</image:title>
            <image:caption>Neden Marx ve eserleri hâlâ bu kadar güncel? 
Dünyanın en ünlü filozoflarından Karl Marx doğumundan iki yüzyıl sonra bile gözardı edilemez bir referans olmaya devam ediyor. En bilindik eserleri, Komünist Parti Manifestosu ve Kapital’le yıllardır farklı bilim dallarını etkisi altına almış durumda. BMarx ve mirasçılarını okumak günümüz dünyasında, farklı politik ve ekonomik sorunları anlamlandırmanın kapılarından biri. Jean-Numa Ducange, bu kitabında Karl Marx’ın hayatını, başlıca eserlerini ve günümüze kadar devam eden etkilerini inceliyor. “Marx’la bir gelecek mümkün müdür?” diye soran yazar, size Marx’ın Kapital’ini ve komünizmi anlamak için keyifli bir yolculuğa çağırıyor. Bütün okurlar birleşin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103213</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d242832-079e-458e-9d59-a6ae32910070.jpg</image:loc>
            <image:title>Louis Pasteur-Mikropların Savaşçısı</image:title>
            <image:caption>Hayalet mikroplarla savaşan bir bilim insanı! Üstelik hem savaşçı hem de bir sihirbaz! Mikroplar ve bakterilerle mücadelenin en önemli yolunu bulup bizlere aşıyı armağan etti ve gıdaları uzun süre saklamanın yöntemini keşfetti. O, kendine inandı ve başardı!  Yaşına göre çok olgun ve ağırbaşlı olan küçük Louis hiçbir canlının acı çekmesine dayanamazdı ve bu duyguyla büyüdüğünde kendini canlıların sağlığı için bilime adadı. Gelin meraklı, heyecanlı ve çok çalışkan Louis’in neler yapabildiğine tanık olalım! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103214</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d633550-71b4-400a-a02a-80aa56b47836.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Curie-Bilimin Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>Bilimin kraliçesi Marie Curie’nin adım adım Nobel’e uzanan zorlu yolculuğu... Yaşadığı hazin hayata rağmen hayallerinin peşinde koşmaya devam eden ve asla pes etmeyen bir kadın düşünün. Kadınların eğitimden mahrum bırakıldığı bir dönemde yaşayan Marie, bize ne olursa olsun mücadele etmeyi ve vazgeçmemeyi öğretiyor. Maceraperest Curie’nin bu azim dolu yolculuğu, bilim dünyasının kraliçesini zamanın ötesine taşıyor. Peki siz maceracı ruhlar, Marie’nin çocukluğuna tanıklık etmeye hazır mısınız? Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103215</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1acd56e6-5a04-4593-abf1-e30e71261d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart-Notaların Şairi</image:title>
            <image:caption>İlk konserini 6 yaşında veren ve ilk senfonisini 8 yaşında yazan büyük bir müzik dehası düşünün! Gelmiş geçmiş en büyük müzisyenlerden Mozart, çok küçük yaşta müziğe âşık oldu ve yetişkin olduğunda ise tüm dünyayı kendi müziğine âşık etti! “Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kâğıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler?” sözüyle Mozart, müziğin ruhunu anlayarak notalara nasıl can verilir herkese gösterdi. Daha küçücük bir çocukken kemanıyla dinleyenleri kendisine hayran bırakan küçük Wolfie’nin etkileyici hikâyesine hazır olun!
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103216</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f596ed-acad-40cf-8d61-5cbc1c6154c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikola Tesla- Dünyanın En Büyük Mucidi</image:title>
            <image:caption>Elektriğin sihirbazı Nikola Tesla&apos;nın ilham kaynağı bir kedi olabilir mi? Neden olmasın! Çocukluğundaki büyük gözlem yeteneği sayesinde bulguları ve icatları günümüz dünyasını değiştiren Tesla, tarihin en büyük mucitleri arasında yer almaktadır. Hayattayken hak ettiği takdiri görmemiş olsa da, bu onu zamanının ilerisini düşünmekten ve geleceği “aydınlatmaktan” vazgeçirmedi. Ona “deha” demek bile hafif kalır! Bugün, elimizin altındaki bütün elektrikli aletler Tesla’nın zihniyle can bulmuştur. Haydi bir şimşeğin peşinden kedisi Macak’la koşan Tesla’nın aydınlık hikâyesine ortak olalım! 
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103217</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867344e1-cb81-4257-b894-1589733c5d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri Reis-Denizlerin Parlayan Yıldızı</image:title>
            <image:caption>DENİZLERİN PARLAYAN YILDIZI PİRİ REİS’İN GEMİSİNDE NELER OLUYOR? Dedemle birlikte Cemal Kaptan’ın teknesine gittiğimizde denizlerin ardından bir gezgin çıkıverdi karşıma: Piri Reis. Gelibolu’nun bütün çocukları gibi denizleri arşınlayan Piri Reis’in hayat gemisi, bir anda Osmanlı donanmasına varıvermiş. Peki Piri Reis’in bundan önce korsanlık yaptığını biliyor muydunuz? Şaşırdınız öyle değil mi? O zaman Piri Reis’in sırlarla dolu haritasına daha çok şaşıracaksınız. Engin denizleri Piri Reis ile arşınlamaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103218</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f3a26e-6004-4b80-bcb8-d7012a1f263a.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen Hawking-Sınır Tanımayan Bir Zeka</image:title>
            <image:caption>“Ayaklarınıza değil, yıldızlara bakmayı unutmayın,” diyen Stephen Hawking’le yıldızlara bakmaya hazır mısınız? Pek parlak bir okul hayatı geçirmese de Hawking, bilinen en büyük dâhilerden biri olmayı başarmıştı. Yaşadığı hastalık sebebiyle bedeni hareketsiz kalsa da uçsuz bucaksız zihni her zaman sınırları zorlamaya devam etti! Sonsuz bilginin peşinde uçarak, yaşadığı tüm zorluklara rağmen evrenin sırları konusunda hepimizi aydınlattı. Gelin, bu sınır tanımayan zekâyı kendi ağzından dinleyelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103219</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499a8bdf-ef97-46e7-a024-06f3b7bf04e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluğ Bey - Ay&apos;ın ve Yıldızların Sultanı</image:title>
            <image:caption>AY’IN VE YILDIZLARIN SULTANI ULUĞ BEY, GÖKYOLU’NU KEŞFE ÇIKTI! Arkadaşım Meriç’in aldığı kitapta bir sultan yaşıyormuş: Uluğ Bey. 
Dünyada sultanlık yapan Uluğ Bey, meğer Ay’ın yüzeyinde bir kraterin de sultanıymış. Gökyüzünün haritasını yapmayı bile başarmış. Peki ya icat ettiği aletlerle astronomi biliminin incelenmesi için yaptığı katkılara ne demeli? Bir de buluşu olan cetvel var elbette. Uluğ Bey’in rasathanesine konuk olmaya ne dersiniz? Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103220</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3123c21c-c4e9-473c-a781-c1fd98e445fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Yıllık Karanlık</image:title>
            <image:caption>Gerçekler daima su yüzüne çıkar… 
 
Güney Kore’nin taşrasındaki bir baraj gölünde genç bir kızın ölü bedeni bulununca polis hemen bir soruşturma başlatır. Kızın babası ile barajda çalışan iki güvenlik görevlisi şüpheliler arasındadır ve üçünün de cinayetin işlendiği geceye dair sırları vardır. Soruşturma devam ederken kendilerini bir kedi-fare oyunu içinde bulurlar. Oyunun sonunda da korkunç bir trajedi yaşanır ve bir güvenlik görevlisi tutuklanıp hapse atılır. 
 
Ancak kızın öldüğü gece yaşananlar hâlâ aydınlatılmamıştır. Gizemli bir güç, hapse atılan güvenlik görevlisinin oğlu Sovon’u her yerde izlemekte ve ona hayatı dar etmektedir. Sovon yedi yıl boyunca geçmişinden kaçtıktan sonra beklenmedik bir paketin gelmesiyle o geceye dair sır perdesini aralamaya başlar ve kendi hayatının da tehlikede olduğunu öğrenir. 
 
“Jeong You Jeong uluslararası bir fenomen. Yedi Yıllık Karanlık, onun adının en iyi psikolojik gerilim yazarları arasında anılmasını sağlıyor.” 
— Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103222</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88639aae-1b1e-48da-aa73-91c517351c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce, zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kapılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk 100 bine yakın insanın gökyüzünden yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp havai fişek gösterileri gibi izlemiştik. Anlaşılan Guy Debord’’un 1968’’lerde öngördüğü “Gösteri Toplumu” gerçekleşmişti. 11 Eylül saldırısının hemen ardından ABD’nin bir “cezalandırma eylemi” olarak giriştiği Afganistan operasyonu, Şaron’’un bütün pervasızlığıyla Filistin şehirlerini yakıp yıkması ve Arafat’’ı kuşatma altında tutmasının yanı sıra “Irak operasyonu” o günlere hem ne kadar uzak hem de ne kadar yakın olduğumuzu gösterdi. Bu süreç içinde, medyanın “rızanın üretilmesi”ndeki ve “güdümlü gerçeklik yaratılması”ndaki rolü hiç değişmedi. Medya daha incelikli yöntemlerle düşmanları şeytanlaştırırken, yandaşlarını melekleştirmekten vazgeçmedi. Medyanın sermaye ve iktidarla ilişkisi her geçen gün tarafların meşruiyetini daha çok kemiren bir sorun olarak ortaya çıktı. Noam Chomsky, bu kitabında, medyanın hükümet, sermaye ve elit kesimlerle sıkı fıkı bağları ve çıkar ilişkileri temelinde işleyiş mekanizmasını, özellikle Ortadoğu, Filistin ve Nikaragua’’dan zengin örneklerle gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103223</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2b0ded-b034-42cb-b55e-e981fa7686b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidigago Bir Dünya Fikir</image:title>
            <image:caption>Bir akıl, bir fikir 
Bir renkli, bir benekli 
Belki de çok hareketli 
Bil bakalım bu nedir? 
Belki de içindedir. 
Bu kitapta bir dünya fikirle, aklımızın sınırlarını zorlayacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103224</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0de17ca-90a0-47fd-8093-44336a7c8dba.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Zeliha ESER 1983 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Turizm İşletmeciliği Bölümünden ön lisans, 1988 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinden lisans derecelerini aldı. 1994 yılında ABD’de New Haven Üniversitesinde Otel, Restoran ve Turizm İşletmeciliği dalında yüksek lisansını tamamladı. 1999 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Turizm ve Otel İşletmeciliği Ana Bilim Dalında Doktora programını tamamlayarak doktor, 2007 yılında ise Pazarlama Ana Bilim Dalında Doçentlik unvanını aldı. Halen Başkent Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yazarın pazarlama alanında yurt içi ve yurt dışı makaleleri ve kitapları bulunmaktadır. e-posta: zeser@baskent.edu.tr

Prof. Dr. Sezer KORKMAZ 1984 yılında Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Teknoloji Eğitimi Bölümü, Ticaret Eğitimi Ana Bilim Dalından Lisans, 1988 yılında Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Ana Bilim Dalında yüksek lisans derecelerini aldı. 1990 yılında, İngiltere’de Manchester University, Bolton Institute of Higher Education Kurumunda, Dünya Bankası/YÖK II. Endüstriyel Eğitim Projesi, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Program ve Öğretim Metotları Konusunda 9 Aylık Eğitim Programına katıldı. 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Yönetimi Dalında Doktora programını tamamladı. 2000 tarihinde Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim Dalında Doçent, 2006 tarihinde ise Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim Dalında Profesörlük unvanını aldı. Halen Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yazarın, pazarlama alanında muhtelif makaleleri bulunmaktadır. e-posta: sezerk@gazi.edu.tr

Prof. Dr. Sevgi Ayşe ÖZTÜRK 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisansını Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme programında 1988 yılında tamamlamış, 1996 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Pazarlama Doktora Programından doktora derecesini almıştır. 1998’de Pazarlama Doçenti olan Sevgi Ayşe Öztürk 2007 yılında profesörlük unvanını almıştır. Pazarlama alanında muhtelif makaleleri bulunan yazar halen Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesidir ve Pazarlama Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürmektedir.  e-posta: sozturk@anadolu.edu.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103225</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb49bff7-eb30-48e8-ae23-5c1b26e3fd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hera’ya Övgü</image:title>
            <image:caption>“Sürekli teolojik eleştiriler, felsefi metinler, tarihi dokümanların güzergâhında yürümek, beyni de yorar bedeni de. Yaşam sadece sorgulamak değildir; haz almak, duygusal bağlar kurmak, seks yapmak, eğlenmek, şaşaalı bir yaşam sürdürmektir. Kinik bir Diogenes sefaleti, hazların tutsaklığı, savaşların ve gözyaşlarının kaos yarattığı bir coğrafyadan ziyade, Babil gibi asma bahçeler, zevkler, hazlar da olmalıdır. Bu yaşam serüveninde sadece bir hakkımız var, o yaşam hakkımızı iyi değerlendirmeliyiz. Kalbe dokunan, fetheden, baştan çıkaran bir hitabet ve yaklaşım geliştirerek, ruhun hastalıklarına veda ederek yeni bir yaşam biçimi ile hayatı kucaklamak gerekir.” “Konuşmak güzeldir, iyi gelir ruha, konuşunca anlaşılıyor insan. Bir trajik açıklama, hiç anlaşılmayan insan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103226</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6e7bce3-a15a-4834-8e07-227c56fc76c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar II</image:title>
            <image:caption>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar II adlı bu kitapta bir önceki kitap çalışmasında yer almayan ve dezavantajlı / risk altındaki gruplar içerisinde değerlendirilebilecek gruplara yer verilmiştir. Kitapta yer alan bu bölümlerde öncelikle grupsal tanımlamalara yer verilmiş ardından da bu gruplara yönelik risk faktörleri ve bu risk faktörlerine yönelik sosyal hizmet uygulamalarına yer verilmiştir. Kitapta toplam 12 dezavantajlı / risk altındaki gruba yer verilmiştir. Bu bölümlere ek olarak, kitabın sonunda çalışma kapsamındaki bütün bölümleri genelleyen “Neoliberalizm ve yeni-kapitalizm: Küreselleşmenin dezavantajlı gruplar üzerindeki etkisi ve “Dezavantajlı / Risk altındaki gruplara yönelik güçlendirme uygulamaları” adlı iki bölüme yer verilerek “Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar Serisi” tamamlanmıştır. 
 
Müracaatçıların içinde bulunduğu durumun değerlendirildiği, sorun ve ihtiyaçlarının tespit edildiği ve ihtiyaç duyulan hizmetlere yönelik gerekli sistemlerin harekete geçirildiği planlı müdahele süreci sosyal hizmet alanı içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu düşünceden hareketle bölümlerin sonunda dezavantajlı / risk altındaki gruplara yönelik örnek vakalar kurgulanmış ve planlı müdahele süreci ışığında ele alınmıştır. Bu şekilde sosyal hizmet içerisinde önemli bir yeri planlı müdahele sürecinin farklı vakalar üzerinde okur tarafından görülmesinin sağlanması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103227</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9deddc88-2bb0-4d92-b17b-e5440f870d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Piyasalar</image:title>
            <image:caption>“Geride bıraktığımız 15 yıl pek çok şeyin değiştiği yıllar oldu. Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda da bu değişim hız kesmeden devam edecek. Finans dünyası ve global piyasalar da bu değişimden payını aldı ve almayı sürdürüyor. Pek sevilen deyişle ‘yeni bir dünya düzeni’ kurulacak. Ama nasıl ve hangi temeller üzerine? 
Bizler kendi sorunlarımıza odaklanırken dünyanın geri kalanında neler olup bittiğiyle pek ilgilen(e)miyoruz. Üstelik ilgilenmeye çalışsak dahi dünyadaki bilgi ve veri akışını yakalayabilmek, büyük çerçeve içerisinde anlamlı bir şekilde yorumlamak gayet güç. Bu kitapta bu zorluğun üstesinden gelmeyi hedefledim. Piyasaların dününü ve bugününü ele aldım; belirsiz bir geleceğe nasıl hazırlanabileceğimize dair güncel bir bölüm ekleyerek anlattıklarım temelinde bir projeksiyon sunmaya çalıştım.” 
ŞANT MANUKYAN 
 
Para dünyanın dört bir köşesinde nasıl bir değer haline gelmiştir? Peki ya global piyasalar hangi şartlar altında, nelerin uğruna kurulmuştur? Bu sistemin geleceği var mıdır? Bugün doların yerine bir başka para birimini veya Bitcoini koyduğumuzda tüm sorunlar çözülecek mi? Finansal balonların, gelir eşitsizliğinin, ödemeler dengesi krizlerinin, kurların değer kaybının önüne nasıl geçilecek? 
Deneyimli Yatırım Uzmanı Şant Manukyan elinizdeki çalışmada bu ve daha birçok sorunun kökenini ve cevabını arıyor. Global finans sisteminin nasıl ortaya çıktığını, nasıl yol aldığını ve yarın neler yaşanabileceğini gösteriyor. Rezerv para sistemi hakkında doğru bilinen yanlışları, yeni bir varlık sınıfı olarak kripto varlıkları, güvenli liman olarak tanıtılan stabilparaları ele alıyor. Global sistemin merkezindeki Federal Rezerv’in oluşmasına, Bretton Woods’da temeli atılan ve artık kimseyi tatmin etmeyen parasal düzene, altın standardına, krizlerin bugünlere özel olmadığını gösterircesine geçmişte yaşanan krizlere değiniyor ve bir yol haritası sunuyor. 
Global Piyasalar, dünde yaşananlardan hareketle bugün nasıl yol almamız gerektiğini, yarına ise nelerle hazırlanmamız gerektiğini gösteren çok önemli bir kılavuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103228</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b2b3be-7d92-4615-a11d-7e9fda7408dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Süleyman Askeri Bey</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin fedaisi; Şemsi Paşa suikastını organize eden ve II. Meşrutiyet’e giden kapıyı ardına kadar aralayan kişi; “İlk Türk Cumhuriyeti” olarak bilinen Garbî Trakya Hükûmeti’nin kurucusu; Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucu başkanı ve Teşkilat’ın Kafkasya’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Orta Asya’ya kadar yürüttüğü onlarca özel harp faaliyetinin baş mimarı… Türk gayrinizami harp tarihinin en önemli ismi ve tarihçiliğimizin hakkını teslim edemediği sayısız kahramandan biri Süleyman Askerî Bey… 
 
Gönülden bağlı olduğu, uğruna canından geçtiği Osmanlı Devleti’nin muzaffer olması için hiçbir mücadeleden kaçınmayan Süleyman Askerî Bey, büyük bir savaş meydanına ilk defa 1911’de İtalyanlara karşı durmak için Trablusgarp’ta çıktı. Burada Enver Bey’in kurmay başkanı olarak ölümüne savaştı ve ömrünün geri kalanını çatışmada vücuduna giren ancak doktorların çıkaramadığı Trablusgarp hatırası bir mermiyle geçirdi. Sonrasında Balkanlar’daki karışıklıkları dindirebilmek ve buradaki Türk varlığını koruyabilmek adına bölgede Garbî Trakya Hükûmeti’ni kurdu. Bulgaristan’da yürüttüğü örtülü operasyonla Bulgaristan’ın I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin safında savaşa girmesinin en kritik aktörlerinden biri oldu. Kurucu başkanı olduğu Teşkilat-ı Mahsusa’nın Osmanlı coğrafyasının ve dünyanın dört bir köşesinde yürüttüğü onlarca özel harp faaliyetinin stratejistiydi. Son görev yer Irak’ta İngilizlere karşı savaşırken ordusunun yenik düşmesine dayanamayarak 14 Nisan 1915’te emanetini kendi eliyle teslim etti. 
31 yıllık kısa ömrüne çok büyük işler sığdıran Süleyman Askerî Bey’in hayatı bu kitapla adeta yeni baştan yazılıyor. Tarihçi Süleyman Tekir, Askerî’nin daha önce gün yüzüne çıkmamış kişisel evrakı ve hatıratının yanı sıra Askerî’nin ailesiyle yaptığı sözlü tarih çalışmalarıyla bu büyük kahramanın geçmişimizde bıraktığı önemli izleri ustalıklar tespit edip gün yüzüne çıkarıyor. 
Süleyman Askerî Bey: Teşkilat-ı Mahsusa’nın İlk Başkanı, hem Askerî’nin hayatıyla ilgili birçok bilinmezi açığa çıkarıyor hem de akademik ve popüler literatürdeki çarpık görüşleri tashih ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103229</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f5f180-8414-4732-87b0-7dba27401387.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Tarihi</image:title>
            <image:caption>HALİL İNALCIK’TAN 
MİLLÎ MÜCADELE TARİHİ 
Tarih alanında dünyanın tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Halil İnalcık’ın kaleminden Millî Mücadele Tarihi. 
İnkılâp tarihini bir bütün olarak kavrayabilmek için 1908 yılındaki II. Meşrutiyet’in ilanından başlanması gerektiğini söyleyen İnalcık, ilk olarak 1908-1918 arasındaki belli başlı gelişmeleri kuşbakışı bir perspektifle ele alıyor. Bu çerçevede imparatorluğu kurtarmak için Osmanlılık ve Türkçülük akımlarının gelişimini, İttihat ve Terakki’nin iktidar sürecini, I. Dünya Savaşı’ndaki gelişmeleri ve savaş bitiminde memleketin işgaline giden aşamaları irdeliyor. İzmir’in işgali ve sonrasında Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişi ile başlayan süreç Türk Kurtuluş Savaşı’nın odağını oluşturmaktadır. Bu çerçevede İnalcık, millî iradenin hâkim olması için Erzurum ve Sivas kongreleri ile başlayan mücadelenin 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile ivme kazandığını ve sonrasında Doğu, Güneydoğu ve Batı Anadolu’da Mustafa Kemal liderliğindeki Türk ordusunun elde ettiği başarılar ile saltanatın kaldırılması ile neticelendiğini ortaya koyuyor. İnönü Muharebeleri, Sakarya Muharebesi ve Büyük Taarruz’dan başarılı bir netice elde eden Ankara Hükümeti’nin 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile siyasi olarak mevcudiyetini dünya kamuoyuna tescil ettirdiğini gösteriyor Millî Mücadele Tarihi, Halil İnalcık’ın kaleminden 1908-1923 yılları arasında millî iradenin hâkim kılınmasının aşamalarını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bu aşamalardaki etkin liderliğinin detaylı anlatımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103230</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d996c6d7-51e8-4916-9bb6-0c55122c4cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası</image:title>
            <image:caption>Orta Çağ Avrupası 
 Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat 
Orta Çağ Avrupa Tarihi denilince standart özelliklerle tanımlamanın oldukça zor olduğu yaklaşık 1.000 yıllık bir dönemden bahsediyoruz. Günümüzde “Orta Çağ Avrupası” cehalet, durağanlık, vahşet, kötü hijyen, salgın hastalıklar, kilisenin inanılmaz gücü ve “karanlık” sıfatı ile anılmaktadır ancak “karanlık” yakıştırması bir efsanedir ve gerçekleri gizlemektedir. Avrupa için Orta Çağ, klasik dönemle bağlantının kurulduğu, bugünün uluslarının şekillendiği, pek çok kavramın temellerinin atıldığı dikkate değer bir dönemdir. 
Elinizdeki bu eser alışılagelmiş Orta Çağ algısını Latince ana kaynaklardan yapılan alıntılarla kırarken, ülkemizde Orta Çağ Avrupası’na dair daha önce değinilmemiş kitap, dil ve yazı, takvim ve zaman, vergi sistemi, tatil anlayışı ve yıl boyu tatiller, kale yaşantısı, çan geleneği, banyo ve temizlik kültürü, veba salgını yazarlarına örnekler gibi konulara yer vermektedir. 
Ayrıca yine bu kitapta, Orta Çağ Avrupası’nda yaşayanların kendilerinden önceki kültürlerden neleri miras aldıklarını, zihinsel altyapılarını, kültürel özelliklerini, yaşayışlarını, nelere önem verdiklerini, ne zorluklar çektiklerini, çocukların, kadınların, yaşlıların dünyasını, doğumdan ölüme giden süreçte başlarına gelenleri, kendilerini yönetenlerle ilişkilerini, aldıkları cezaları, kilise ya da dinden ne kadar etkilendiklerini, dışarıdan bakanlar tarafından nasıl göründüklerini kısacası hayatlarına dair merak edilen birçok konuyu bulacaksınız. Orta Çağ Avrupası: Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat kitabında, alanında uzman Doç. Dr. Özlem Genç dönemin Latince ana kaynaklarını kullanarak “Karanlık Orta Çağ” efsanesini gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103231</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91c263f4-40ce-4d17-8571-7ee3bb134c95.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sevişme Sanatı ve Kadim Seks Sırları</image:title>
            <image:caption>GÜZEL SEVİŞME SANATININ İNCELİKLERİNİ VE KADİM SEKS SIRLARINI ÖĞRENİN… 
Her insan sağlıklı, doyumlu ve mutlu bir cinsel yaşamı hak eder. Ancak sosyokültürel yargılar, yanlış bilgiler ve cinsel mitlerle oluşan cinsel tabuların ördüğü duvar, çoğu kişinin cinselliği bir hak olarak zevkle yaşamasının önündeki engeldir. Bu engeli ortadan kaldıracak tek güç doğru bilgidir. Bu kitap, biyolojik cinsiyeti, cinsel kimliği, cinsel yönelimi, toplumsal cinsiyet rolleri ve yaşı ne olursa olsun herkesin utanç ve suçluluk duymadan arzu ettiği cinselliği yaşamasını ve hak ettiği hazzı elde etmesini sağlayacak MetaSeks Cinsel Terapi teknikleriyle güzel sevişme sanatının inceliklerini ve kadim seks sırlarını açıklıyor. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
 
YAŞAM BOYU MUTLU CİNSELLİĞİN KILAVUZU… 
IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Dr. Cem Keçe’nin, cinsel terapiye entegratif bir bakış açısı getirerek geliştirdiği MetaSeks Cinsel Terapi teknikleriyle yaşam boyu mutlu cinselliğin nasıl sürdürüleceğinin anlatıldığı, cinsel terapi eğitimlerimizde de ders kitabı olarak kullandığımız bu önemli kaynak, hem danışanlara sağlıklı bir cinsel yaşam için rehberlik edecek hem de danışanlarının cinsel sorunlarına etkili ve kalıcı çözümler sağlamak için bu alanda çalışan uzmanların vazgeçemeyeceği bir kılavuz olacaktır. Bütüncül seks, bilinçli seks, açılma, teslimiyet, sağduyu, ılımlılık, samimiyet gibi kavramları, sekste neyin ne zaman, nerede yapılacağına dair kadim sırları, haz almayı olduğu kadar haz vermeyi de, hazzı bölüşmeyi kadar hazzı paylaşmayı da, tutkuyla sevişmeyi olduğu kadar “BİR” olmayı da esas alan, sayısız inceliklerle hazzı doruklara taşımanın önemine vurgu yapan bu kitap bir bilgelik öğretisidir. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
 
CİNSELLİĞİNİZİ HER YÖNÜYLE KEŞFEDİN… 
CİSEF Başkanı Dr. Cem KEÇE ve CİSED Genel Başkanı Dr. Fatma COŞAR tarafından kaleme alınan ve cinselliğin kadim sırlarının yanı sıra, güzel sevişme sanatının bilinmeyen yönlerinin anlatıldığı bu kitap; okurların kendi cinselliklerini her yönüyle keşfetmelerine destek olacak, bu keşifler sayesinde bilinmezlikler, eksik ve yanlış bilgilerle gölgelenmiş cinsel yaşamlarının bilginin parlak ışığıyla aydınlanmasına yardım edecek, günümüz insanının şipşakçı ve pornografik sevişme düzeyinin üstüne çıkmasını sağlayacak, boşalma denetimi, önsevişme, sevişme ve sonsevişme biçimleri, cinsel güçsüzlüğün yenilgiye uğratılması, bütüncül seks, sağlıklı ve mutlu cinsel yaşam konularını öğrenme fırsatını sunacak çok değerli bir kaynaktır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103232</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5824a328-afab-4041-8f12-815bd57c5d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Rus Seyyahların İzinde 
19. Yüzyıl Osmanlı Başkenti 
Rus seyyahların İstanbul’a olan ilgisinin tarihsel arka planı hem çok eskiye dayanır hem de dini ve ekonomik temeller etrafında şekillenir. Rus kronikleri, Knezleri Oleg’in 907’de İstanbul’u kuşat­tığında kalkanını şehrin surlarına astığını mitolojik bir biçimde an­latır. Bu kalkan, Ruslar için bir emanettir derin ve sembolik anlamlar içerir. 
Nitekim Puşkin gibi Rus edebiyatının önde gelen şairlerinin edebi eserlerinde Oleg’in kalkanına atıf yapması Rusların gözündeki İstanbul hayalinin ne kadar canlı olduğunu da gösterir. Yine Rus Knezi Vladimir’in Hıristiyanlığı Doğu Roma vasıtasıyla kabul etmesi şehre Ruslar için dini bir misyon yükler. Bu nedenle ortalama her Rus bireyinin bir İstanbul miti ve hayali vardır. 
Rus seyyahların güncelerinin alt metinlerinde Rusla­rın “kızıl elması” olan Ayasofya’nın ve ona ev sahipliği yapan İstan­bul’un III. Roma egemenliği altında aslına rücu etmesi yatmaktadır. Tüm gaye Rus halkının zihninde bu kutsal hayali canlı tutmaktır. 
Yazar Vladimir Petroviç Davıdov, General Nikolay Sergeyeviç Vsevolojski, ressam Zaharov, eleştirmen Aleksandr Petroviç Milyukov, din adamı Koptev, Başpiskopos Nikifor Timofeyeviç Kamenskiy, gazeteci yazar Nikolay Nikolaeviç’in İstanbul izlenimleri İstanbul Seyahatnamesi’nde toplandı. 
19. yüzyıl Osmanlı İstanbul’unun karmaşık, renkli ve çok sesli sokaklarını Rus gezginlerin rehberliğiyle gezme fırsatına erişeceğiniz bu eserde; Galata ve Pera’nın dar sokaklarında, mesire alanlarında, tekkelerinde, kilise ve camilerinde kendinizi bulacaksınız. 
Rus entelijansiyasının yedi önemli isminin seyahatnamelerinin, Rusçadan çevrilerek hazırlandığı İstanbul Seyahatnamesi sizlere 19. yüzyıl İstanbul’unun panoramasını sunacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103233</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5435bc72-76f4-4af0-9a43-3636f0bccb4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı Tarihi</image:title>
            <image:caption>28 Haziran 1914. Kara El Örgütü üyesi Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in yarı otomatik Browning’inden çıkan kurşunların uğursuz çınlaması Saraybosna’da duyulduğunda, bunun – kimi tarihçilere göre – tarihin ilk topyekûn harbiyle sonuçlanacağını pek az kişi öngörebilirdi. Ancak Avusturya-Macaristan Veliahdı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Prenses Sophie’nin ölümleri, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Fransa-Prusya Savaşı’ndan beri âdeta cadı kazanına dönmüş olan Avrupa’yı kıyamete sürükledi. Avusturya-Macaristan ve Alman İmparatorlukları çok geçmeden İngiltere, Fransa ve Rusya’dan müteşekkil İtilaf Devletleri’yle savaşa tutuştu. Birçok kişi, savaşın 1870-71’deki gibi bir manevra harbiyle süratle sona ereceğini, hatta askerlerin Noel’den önce evlerine döneceğini düşünüyordu. Ancak mücadele, kimi zaman birkaç kilometrelik kazanımlar için yüz binlerce askerin toprağa düşeceği, Manş Denizi’nden İsviçre’ye kadar uzanan çamurlu siperlerde durağan bir mevzi savaşı hâlini aldı. Nihayetinde 30’dan fazla ülkeyi içine çekerek 4 yıldan daha uzun süren Birinci Dünya Savaşı; kara, hava ve denizdeki çarpışmalarla yaklaşık 20 milyon insanın canına mâl oldu. İmparatorlukların tarihe karıştığı, büyük sosyoekonomik dönüşümlerin yaşandığı ve dünya haritasında köklü değişikliklerin ortaya çıktığı bu süreç, tarihin en büyük trajedisi olan İkinci Dünya Savaşı’na zemin hazırlayarak günümüz dünyasının da temellerini attı. 
  Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın dört bir yanında gerçekleşen askerî, siyasi ve toplumsal hadiseleri 250’den fazla fotoğrafla, yalın bir dille aktarıyor. Kara, hava ve denizde gerçekleşen muhtelif muharebeler haritalar eşliğinde okuyucuya sunulurken, tankların ilk kez tarih sahnesine çıkışı gibi mühim gelişmeler ile önemli kişilere ilişkin bilgiler de hususi kutucuklarla açıklanıyor. Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın küresel ölçekteki ilk modern savaşını, zengin görseller ve sürükleyici bir anlatımla çarpıcı bir okuma tecrübesine dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103234</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37ac6da-35a6-43ce-8d98-f3470920e13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Ortadoğu Nasıl Kuruldu?</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu’daki devletler, manda kuvvetlerinin resmen çekilişiyle, artık bugün kendi başlarına kalmıştır. Yüzyıllardır ilk defa Ortadoğu’daki olayların gidişatı dışarıdan değil, bölgesel güçler tarafından, kendi kurdukları hükümetlerce, kendi seçtikleri kurallar ve yaptıkları hamlelerle şekillendiriliyor. Bugün ve ileride ne yapacaklarını kendileri belirleyecekler. Bunu geçmişten hareketle mi yapacaklar yoksa çağdaşlarına bakarak mı? 
Türkçeye ilk kez kazandırılan bu çalışmasında Bernard Lewis, günümüz Ortadoğu’sunun kuruluşunun ve şekillenişinin izini sürüyor. Lewis, Batı’nın Ortadoğu halkı için geçmişte ve günümüzde ne anlama geldiğini, Batı’nın müdahalesini, etkisini ve egemenliğini incelikli biçimde gösteriyor. Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının sonrasında bölgede İngiliz ve Fransız manda yönetimlerinin kurulmasından yeni devletlerin ortaya çıkışına, bölgede İsrail varlığının tesis edilmesinden bunun karşısında diğer Arap topluluklarının rahatsızlığına, İran Devrimi’nden Körfez Savaşı’na kadar modern Ortadoğu tarihinin dönüm noktalarını ustalıkla tahlil ediyor. Ortadoğu’daki siyasi ve entelektüel hareketleri sosyalizm, liberalizm, milliyetçilik ve İslamcılık gibi söylemler çerçevesinden değerlendirerek bugünkü yapının temellerini açığa çıkarıyor. Lewis, Modern Ortadoğu Nasıl Kuruldu?’da Ortadoğu’nun modern tarihini, süreci şekillendiren aktörleri ve eylemleri, geçmişe bakan taraflarını ve geleceğe dönük yüzlerini kısa ve özlü bir şekilde açıklayıp çözümlüyor. Bu kitap, bölgenin tarihini anlamak isteyenler için mutlaka okunması gereken bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103235</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/416024a3-b58f-4bff-af81-898357a26973.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihöncesi</image:title>
            <image:caption>Varlığını 600 seneden fazla sürdüren Osmanlı İmparatorluğu’nun köklerine dair birçok aktarım, hikâye ve rivayet olmasına rağmen, bu döneme ait neredeyse hiç yazılı kanıt olmaması nedeniyle, 13. yüzyılın sonları ile 14. yüzyılın başlarında Batı Bitinya bölgesinde neler yaşandığına dair kesin bilgi çok azdır. Yazılan ilk Osmanlı tarihlerinden modern dönemdeki akademik incelemelere kadar Osmanlı Devleti’nin kuruluşu meselesini ele alan çalışmalarda bu belirsizlik giderilmeye çalışılmış ancak pek başarılı olunamamıştır. Rudi Paul Linder Osmanlı Tarihöncesi’nde Osmanlı Devleti’nin kökenine dair bilmeceye ufuk açıcı yeni yorumlar getiriyor ve sis perdesini bir nebze olsun aralıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme dönemi sayılan 14. yüzyıl sonları ile 15. yüzyıl başlarına ilişkin elimizde en azından bazı meselelerde tatmin edici anlatılar ve bilgiler bulunduğu halde, devletin bir yüzyıl öncesindeki kuruluş aşamasına ilişkin ne yazık ki bu geçerli değildir. Elinizdeki kitabında Lindner bu durumu değiştirmek adına ilgi çekici bir çabaya girişiyor. Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ilişkin belirsizlikleri giderebilmek adına Osmanlı vakayinamelerini ve Bizans yıllıklarını yeni baştan ele alıyor ve eleştirel bir okumaya tabi tutuyor. Özellikle daha önce kullanılmamış coğrafi verileri, seyyahların Anadolu arazisine ilişkin eski kayıtlarını ve yeni keşfedilen nümizmatik kanıtlarını kullanarak bu meselenin çözümüne yönelik ikna edici bazı hususlara dikkat çekiyor. 13. yüzyılın sonları ve 14. yüzyılın başlarında Osmanlıların aslında kim oldukları, nereden, ne için geldiklerini ve komşularıyla hangi ilişkiler içerisinde olduklarını irdeleyerek Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk dönemine ilişkin sınırlı bilgilere çok önemli katkılarda bulunuyor. Bunu yaparken sadece alandan tarihçilere değil, bütün Orta Çağ tarihi meraklıları üzerinde büyük bir etki ve hayranlık bırakacak bir yöntem ve üslup benimsiyor. 
Osmanlı Tarihöncesi Osmanlıların kuruluş dönemine ilişkin yeni bir kavrayış ve bakış açısı, genel kabul ve klişelerin karşısına yabana atılamayacak yeni bulgular sunan bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103236</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06879fd-37c1-4f99-817b-e1b57cc190a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sor Bi&apos; Pişman Mıyım?</image:title>
            <image:caption>Zuhal Mansfield, dünya ticaretinin ortasında bir iş kadını ve seyyah… Bunun yanında başka unvanları da olmuş; anne, evlat, radyo-televizyon programcısı, ticari diplomat, eş ve ortak gibi. Ancak bu sıfatların hepsinin hakkını vermeyi düstur edinen bir hayat sürmüş ve sürüyor Mansfield. 

Bu uğurda bir gün namlunun önüne atlamış, başka bir gün de ölümle burun buruna gelmiş. Bir diğer gün ise iki devlet başkanının tam ortasında aracılık yaparken bulmuş kendisini. Kendi tabiriyle “Doğu Asya’nın Kaplanı Çin ve Batı Asya’nın Aslanı Türkiye” arasında yıllarca mekik dokumuş. O yüzden sıradan bir seyyahın hatıraları değil bu anlatılanlar. Elinizdeki kitapta uluslararası dış ticaretin mutfağı ve o mutfaktaki tuzaklar ve püf noktalarına dair hakiki bilgiler var. Öte yandan Doğu Akdeniz’deki küresel çekişmeyle Mars’taki yaşam arayışları arasında bağlantılar kuran bir hukuk, uluslararası ilişkiler ve gelecek vizyonu da rehberlik ediyor okura. 

Böylesine yokuşlu engebeli bir serüveni şöyle tanımlıyor Mansfield; “Hayat benim için koca bir şaka ve ben çok eğleniyorum!” Hong Kong’dan Rarotonga Adası’na, Avustralya’dan Afrika’ya, Kanada’dan Sibirya’ya, altın madenlerinden mermer ocaklarına derin bir kazı yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103237</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22033f1e-5a20-4962-8315-74bc4741119d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Peşinden Gelirsem</image:title>
            <image:caption>Genç yaşta yalnız kalan Armin en büyük hayali uğruna yıllarca çalışıp para biriktirir. Hedefine hiç olmadığı kadar yaklaşmışken bir gecede biriktirdiği tüm parası, hayalleri elinden alınır. Hem de erkek arkadaşı tarafından… Bir dolandırıcıya güvenmenin yüküyle hayatı enkaza dönerken kendini bir çıkmazın içinde bulur. 
 
Yaşamaya dair tüm umutlarını yitirip dolandırıldığı gece, hayatına son vermek istediğinde kaderin onun için bambaşka planları vardır. Onu bu yanlış kararından vazgeçiren Saruhan Kalaycı’yla bir anlaşma yaptığında her şeyin düzeleceğine inanır fakat parasını kurtarmak uğruna peşine takıldığı adamın kim olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. 
  &quot;Eğer peşinden gelirsem geri dönemeyeceğimi söylemiştin bana. O gün seni dinlemeliydim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103238</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9cae5d1-4fce-4915-a9cd-bdb55e531088.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Sanat</image:title>
            <image:caption>İNSANIN KENDİNİ VE SONSUZ YARATICILIĞINI 
KEŞFEDİŞ YOLCULUĞU 
Taş Devri’ndeki sanat anlayışından Yunan klasisizmine, Rönesans’tan gotik sanata, kübizmden pop art’a akımlar, ekoller, dönemler, stiller… Alana damgasını vurmuş sanatçılardan eserlere durmadan dönüşen sanat tarihine genel bir bakış… 200 başlık altında sanatın büyülü dünyasına bir yolculuk… 
Dünyanın dört bir yanındaki belli başlı gelişmeleri dikkate alarak sanatçı gruplarına, yetenekli bireylere, hatta çığır açıcı tek bir eser üretmiş kişilere ait pek çok keşfi, fikri, malzemeyi, etkiyi, arka planı, beceriyi, yaklaşımı inceleyip değerlendiren Dakikalar İçinde serisinden Sanat, otuz bin yılı aşkın maziye sahip sanat dünyasını dakikalar içinde açıklıyor. En eskisinden en yenisine çok çeşitli sanat anlayışlarına değinen elinizdeki kısa ama kapsamlı sanat tarihi rehberi, bu alandaki bilgisi fark etmeksizin tüm sanat meraklıları için mükemmel bir el kitabı... 
Sanat tarihçisi Susie Hodge sizi tarih öncesi sanattan hiperrealizme kadar tüm büyük felsefelerin, hareketlerin, eserlerin, gelişmelerin, sanatçıların ve temaların dünyasında uluslararası bir tura çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103239</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e2002d-ef11-47d2-8744-6fa7c4af835b.jpg</image:loc>
            <image:title>İki İbrahim</image:title>
            <image:caption>MATBAADAN İSTİHBARATA: İBRAHİM MÜTEFERRİKA VE KADI İBRAHİM… 
İbrahim Müteferrika ve onun ölümünden sonra matbaa işletmesini devralan Kadı İbrahim’ın kitap dünyasıyla olan ilişkileri nasıldı? Bonneval (Humbaracı Ahmet Paşa) ve evlatlığı Süleyman ile birlikte siyaset sahasında ne tür becerilere sahiptileri? Yabancı devletlerin elçi raporlarında kimlikleri neden şifre ile geçiyordu? 
Elinizdeki kitap bu sorulara tüm teferruatlarıyla cevap verirken ilk defa gün ışığına çıkartılan arşiv belgeleriyle de okuyucuyu müthiş bir gizeme sürüklüyor. “İbrahim Müteferrika’nın, Bonneval, evlatlığı Süleyman ve kendi yetiştirmesi olan Küçük İbrahim ile birlikte İstanbul’daki elçiler arasında bilinen, oldukça karanlık işlere erken tarihlerden itibaren karışan, edinilen bilgileri paraya tahvil eden bir ekip içinde yer alan ve bizzat kendisinin de elçilere “mahremâne” bilgiler ileten, şifre koduyla anılan bir istihbarat kaynağı olduğu” eşsiz bir emekle gün yüzüne çıkartılıyor. 
Matbaa çevresinde şekillenmiş bu istihbarat ağının yanında Kadı İbrahimʼin ilk defa gözler önüne serilecek olan uzun yıllar sürdürdüğü Divan-ı Hümâyûn Tercümanı Kâtipliği belgelenmiş, atandığı kadılıklar tespit edilmiş, ölümünden sonra zapt edilen terekesine, mirasçılarına, ikamet ettiği eve, buradaki mevcut eşyalarına ve matbaa malzemelerine ve elindeki kitapların dökümüne yer verilmiş ve bütün bu yeni bulgular ve dökümler belge görüntüleriyle birlikte çalışmaya ilave edilmiştir. 
İKİ İBRAHİM: Müteferrika ve Halefi, Kemal Beydilli imzasıyla Türk tarihçiliğine kazandırılan özgün ve cesur bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103240</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7675e59-3e53-4084-a7ed-b3c8211ba04c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hop Oturup Hop Kalktım</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar’ın kaleminden çıkan deyimlerle bezenmiş bu sürükleyici öyküde iki arkadaşın bir günlük okul macerasına tanıklık ediyoruz. Hop Oturup Hop Kalktım, tıpkı yazarın diğer öyküleri gibi yalın anlatımı ve eğlenceli olay örgüsüyle dikkat çekiyor. 
 
Gülce gibi bir arkadaşa sahip olmayı kim istemez ki? O hem arkadaş canlısı hem kafa dengi hem de çok yardımsever. Üstelik çok da akıllı, neredeyse her konuda bir fikri var. Tamam kabul! Bazen, özellikle de akıl verdiği zamanlarda çekilmez olabiliyor. 
 
Macera, Yağmur’un okul bahçesinde küçücük bir yavru kedi bulmasıyla başlıyor. Yağmur ona bir isim veriyor ve onunla ilgili hayaller kurmaya başlıyor. O gün, sürekli miyavlayan bu yavru kediyi öğretmenlerden saklamak için akla karayı seçiyor. Hop oturup hop kalkıyor. Gülce ne kadar laf anlatmaya çalışsa da Yağmur, Gülce’nin yavru kediyle ilgili uyarılarını yabana atıyor. Ama yine de Gülce, arkadaşının yardımına koşmaktan da geri durmuyor. Yağmur eninde sonunda doğru yolu bulacak mı bakalım? Sorunun yanıtı sayfaların arasında keşfedilmeyi bekliyor… 
 
Tema: Kim olduğumuz, Gezegeni paylaşmak 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Hayvanlar, DOĞA VE EVREN, okul, arkadaşlık, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER, kişisel bakım, SAĞLIK VE SPOR, deyimler ve atasözleri, DUYGULAR 
Tutum ve Değerler: Dostluk, hoşgörü, sevgi, sorumluluk 
Profil Öğeleri: Duyarlı, dönüşümlü düşünen 


KİTAPTAN 
Akşam yatarken gözüme uyku girmez fakat aynı uyku sabah kıymete biner. Ben biraz daha uyuyabilmek için küçük hesaplar yaparken anneminse suratı sirke satar.          
                                                                 *** 
 
Bizim sınıftan olmayan çocukların arasında Gülce’nin cin gibi bakan gözleriyle karşılaşınca gülümsedim. Kiremit rengi saçları ve yüzündeki milyonlarca çille, yüzlerce kişinin arasından bile seçilebilir Gülce. Benim içinse böyle bir ihtimal söz konusu değil. Çünkü çevrem tıpkı bana benzeyenlerle dolu. 
                                                                      *** 
 
“Kutuyu açmaya çalışmayın. İçinde bir kedi var. Üstelik pek de uysal değil. Kutunun içine koyana 
kadar akla karayı seçtim. Aman uzak durun, aklına eseni yapan bir kedi” deyip gözlerini korkuttum. El kadar yavruyu ellerine bırakacak değildim. 
 
                                                                      *** 
 
Gülce yine haklıydı. Hızlı adımlarla arkadaşımın peşine düştüm. Neyse ki koridorlar çok gürültülüydü. Bu sayede kutunun içinde bas bas bağıran Paspas’ı benim dışımda kimse duymuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103241</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79313e84-0bac-4506-8fa6-6c082c31493e.jpg</image:loc>
            <image:title>DISCOVERING THE OTTOMANS</image:title>
            <image:caption>A REFRESINGLY CONTEMPORARY PERSPECTIVE 
ON THE OTTOMAN EMPİRE 
What made the Ottoman Empire such an important chapter in world history? What did Istanbul mean to the Ottomans and Europeans? Why was the family such a pivotal institution for Ottoman society? What kind of place was the Enderun palace school, at which future members of the administrative and military elite as well as good many artists were raised? What was special about the Ottoman palaces? How did the Topkapı Palace manage to be both modest and sumptuous? What did the Ottoman sultans and pashas do on a daily basis? What did the Ottomans tend to cook? What made Sinan the Architect such a genius, this man whose works continue to inspire people even today. What features distinguished Sultan Mehmed the Conqueror from the other Ottoman emperors, and what strategy did he apply during the conquest od Istanbul? What kind of information were people in interested in history able to glean from Ottoman travel-accounts? In what sense is Sultanahmet the square at the centre of the world? Discovering the Ottomans seeks answers to these and other questions, addressing key issues the still intrigue people in Turkey and abroad. It is the work of İlber Ortaylı, one of Turkey’s foremost historians, and is memorable not just for its interpretations, which attest to the author’s rich intellectual background, but also for its fluid and engaging style. The book invites history buffs of all ages to discover the Ottomans.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103242</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc49b35d-7f47-480c-beeb-00e9823bdc2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Hiçbir Yer Ev Değil</image:title>
            <image:caption>John Boyne&apos;un, Nazi toplama kamplarının sarsıcı gerçekliğini iki çocuğun gözünden anlattığı klasikleşmiş romanı Çizgili Pijamalı Çocuk&apos;un devamında yaşananları konu edinen Artık Hiçbir Yer Ev Değil, Bruno&apos;nun ablası Gretel&apos;in sırlarla örülü yaşam hikâyesini günyüzüne çıkarıyor. Yazar, yıllar boyunca farklı kimliklerin ardına saklanarak geçmişinden kaçmaya çalışan doksanlı yaşlardaki bir kadının vicdanıyla giriştiği &apos;&apos;sessiz&apos;&apos; savaşı; 1946&apos;nın Paris&apos;i, 1953&apos;ün Sydney&apos;i ve 2022&apos;nin Londra&apos;sı arasında gidip gelen baş döndürücü bir anlatı eşliğinde sunuyor.   Etrafını saran tarihî olaylar karşısında bir insanın ne kadar kusurlu sayılabileceği ve dolaylı ya da dolaysız yoldan işlediği suçlardan ne denli sorumlu tutulabileceği hakkında derin sorgulamalara iten roman, okuru kendi içindeki adalet duygusuyla baş başa bırakıyor.   &apos;&apos;Bir hikâyeyi yeterince sık anlatırsan gerçeğe dönüşüverir.&apos;&apos; 2022 yılının Londra&apos;sında, Hyde Park manzaralı bir evdeyiz... Şeytanın kızı adıyla da anılan Gretel artık doksan bir yaşındadır. Sırlarını en yakınlarına bile hiç açmamış olsa da; geçmişin acı dolu izleri hâlâ peşindedir. Bir zamanlar dünyaya Führer&apos;in gözlerinden bakabilme cesaretini gösteren bu yaşlı kadın için savaş hiçbir zaman bitmemiştir. Çünkü olup bitenlerden ötürü kendi içinde yaşadığı suçluluk duygusundan bir an bile kurtulamamıştır. Ve şimdi, hiç beklemediği kadar uzun süren ömrünün son hikâyesini anlatmak için yeniden aramızda!   John Boyne, İkinci Dünya Savaşı&apos;nın sonundan günümüze uzanarak, üç farklı ülkede geçen sarsıcı olayları kaleminin ucuna taktığı bu romanında; suçluluk duygusu, suç ortaklığı ve yas temalarına eğiliyor.   Elli sekiz dilde yayımlanarak on milyonlarca okura ulaşan kült bir eserin kahramanlarına neredeyse yirmi yıl sonra yeniden geri dönmemizi sağlayan Artık Hiçbir Yer Ev Değil, yüksek temposu ve şaşırtıcı finaliyle okurun ruhuna nüfuz edecek derinlikte bir anlatı sergiliyor.    &apos;&apos;Bizimki gibi aileler nasıl bir dünya yaratmıştı böyle.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103243</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e6c63d-ef34-4aa9-a960-a8361c70adc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Jekyll ve Bay Hyde (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ucube kılıklı bir adam gece yarısı sokakta küçük bir kız çocuğuna çarpıp kaçar. Olaya tanık olan kişinin de yardımıyla yakalandığında kızın ailesine sus payı olarak yüklü bir meblağ ödemeye mecbur bırakılır. Bu parayı o anda bulamayacağından polis gelmeden ortadan kaybolabilmek için bir çek yazar. Bu karşılığı olan bir çektir çünkü imza saygıdeğer beyfendi Dr. Jekyll’a aittir. 
Başka bir gece, tanınmış bir milletvekilinin cesedi bulunur; dövülerek öldürülmüştür. Cinayette kullanılan kırılmış baston, Utterson’ın yakın dostu ve müvekkili Dr. Jekyll’a hediye ettiği bastondur. Bu olaylar üzerine Utterson, kendisine bırakılan itiraf notundan Hyde adındaki bu adamın Jekyll ile karanlık bir ilişkisi olduğunu öğrenir ve şu gizemi çözmeye çalışır: İtibarlı ve iyilik timsali bir doktor neden netameli ve şeytani bir adamı korumaya çalışır? 
19 . yüzyılda geçen ve Robert Louis Stevenson’ın gördüğü bir kâbustan yola çıkarak yazdığı, insanı kendi gölgesiyle yüzleştiren bu eseri Bülent O. Doğan’ın nitelikli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103244</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95d336a-dbd5-4308-9eb7-b8f0610df922.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikast Bürosu (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gizli bir örgüt olan Suikast Bürosu’nun sıradışı katilleri vardır. Bilim adamı, felsefeci, sosyolog...  Ve son derece ciddi, değişmez bir kuralı: Sadece ölmeyi hak edenler öldürülür. Dünyayı yozlaşmış insanlardan temizleyerek daha iyi bir yer haline getirmeyi amaç edinen bu örgütün lideri Dragomiloff, bir gün çok zeki ve varlıklı bir adamdan akıl almaz bir teklif alır: Öldürülmesi istenen kişi büroyu ilk kez etik bir ikilemde bırakacaktır. 
Jack London’ın 1910’da yazmaya başladığı ve ölümünden sonra Robert L. Fish tarafından tamamlanan, okuru etik değerler, suç ve ceza üzerine düşünmeye sevk eden bu romanı Erdem Hürer’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103245</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/091d03d6-5c0b-489e-b454-5fd8ced5d2a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis Usûlü İlminin Doğuşu ve Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Hadis usûlü, Hz. Peygamber&apos;e isnâd edilen haberlerin öncelikle ona aidiyetini ve aslına uygun nakledilip edilmediğini ortaya çıkarmak amacıyla konulan prensipleri belirleyen ve bunlarla ilgili terimleri konu edinen bir ilimdir. Sözü edilen temel ilkelerin büyük çoğunluğu rivayet, tedvin ve tasnif dönemlerinde olmak üzere tarihî süreçte ihtiyaca göre belirlenmiş, uygulanmış ve geliştirilmiştir. Abdullah Çelik&apos;in kaleme aldığı Hadis Usûlü İlminin Doğuşu ve Gelişimi (Hicrî İlk Üç Asır) başlıklı çalışma, hadislerle ilgili rivayet prensiplerinin ve oluşan kavramların tarihî gelişimini inceliyor. Sahâbe neslinin hadis nakli ve rivayetinde gösterdikleri tetkik ve denetim faaliyetleri, Tâbiun döneminde hadis usûlüne kaynaklık eden uygulamalar, ıstılahlar ve bu ıstılahların genel özellikleri de yine eserde araştırılan konular arasında bulunuyor. Abdullah Çelik, bir geçiş dönemi olan Tebeu&apos;t-tâbiî&apos;in zamansal sınırını tespit etmeye çalışıyor ve bu dönemde yazılan kaynakların ve hadis usûlü konularının kimler tarafından kullanıldığını tetkik ediyor. Ayrıca, Hicrî III. asırda hadis usûlüne kaynaklık eden dört temel eseri de hadis usûlü bağlamında inceleyerek hangi ıstılahların ilk kez kullanıldığını açıklıyor ve son olarak mutekaddimûn ve muteahhirûn hadisçilerin kullandığı hadis usûlü kavramları arasındaki farklara değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103246</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17a9f6d-19b2-4711-89de-4cab8f6c3ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Tesellisi Üzerine (I-V) (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>MS 480 yılında Roma’da doğan, 30 yaşında konsül seçilen ve uğradığı iftiralar sonucunda vatan hainliğiyle suçlanarak idama mahkûm edilen Boethius 44 yaşında yine Roma’da kapatıldığı zindanda hayatını kaybetmiştir. 
Felsefenin Tesellisi Üzerine adlı eser, Boethius’un mahkûmiyet sürecinde daldığı derin tefekkürün kalıcı bir meyvesi olarak boy vermiştir. Boethius bu eserinde ilk gençlik yıllarından beri manevi kılavuzu olarak gördüğü Felsefe ile uzun uzun söyleşir. Bedeni zindana kapatılmıştır ama kendisinin de ruhunu bedenine hapsettiğini fark ederek bütün eseri boyunca ruhunu azat etmeye çalışır. Dünyevi şeylerin değersizliği, insanın evrende bir hiç mesabesinde oluşu, kötülüğe ve haksızlığa maruz kalan insanın sabırla ve tefekkür yoluyla erdemin diyarından geçerek kendi özüne varabileceği, eserin en çok vurgulanan temalarıdır. 
İnsan, hakikatin sırrına erebilmek ve en yüce öze ulaşabilmek için akıl gözüyle bilen, kalp gözüyle gören bir idrake sahip olmalı, tüm gayretini buna erişme yolunda sarf etmelidir. 
Latince aslından Asuman Coşkun Abuagla’nın çevirdiği Felsefenin Tesellisi Üzerine, yazıldığı dönemden Ortaçağ’ın sonuna kadar olduğu gibi, bugüne dek de bir başucu kitabı niteliği taşımaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103247</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c038a04-3915-45aa-9a3b-fe6d69c10632.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Hayreddînli Derler -Barbaros Hayreddîn Paşa’nın Gazâları-</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin denizle olan münâsebeti ve Türk’ün denize akseden yüzü, bir kelime ile ifâde edilmeye çalışılsa, sarf edilecek söz, elbette “Barbaros”dur. Barbaros Hayreddîn Paşa, Türklerin deniz mâcerâsının ve dahî destânının baş kahramânıdır. Burada kullanılan  “destân” sözü, aslâ tesâdüf değildir ve mecâzî mecrânın mahsûlü bilinmemelidir. Onun ömrü, her bakımdan muhteşem bir destândır. Barbaros Hayreddîn Paşa’nın o imrenilesi hayâtında, Kaanûnî Sultan Süleyman Hân’ın, çok husûsî bir yeri vardır. Muhteşem bir devrin muhteşem sultânı olan Süleyman Hân, kendi devrinin cümle hâdiselerini, devlet erkânına yazdırmak gibi yüce bir işe gönül bağlar. Bu devlet erkânı arasında Kapdân-ı Deryâ Barbaros Hayreddîn Paşa da vardır. Paşa, Dünyâ’ya gelişinden o güne kadarki hayâtını, bir an olsun yanından ayrılmayan Seyyid Murâdî’ye söz ile anlatır. Murâdî de, Barbaros Hayreddîn Paşa’nın önemli bir kısmına kendisinin de şahitlik ettiği hayatını yazıp kâğıda geçirir. Bu şekilde, Gazavât-ı Hayrü’d-dîn Paşa adı verilen önemli eser ortaya çıkar. Turgut Güler, Süleymâniye Kütüphânesi’nde kayıtlı bu yazma eseri dönemin üslûbuna uygun bir şekilde yayıma hazırlayarak, emsalsiz kahramânımız Barbaros Hayreddîn Paşa’nın hayâtını ve Akdeniz’de giriştiği gazâlarını günümüz okurunun dikkatine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103248</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9ef2cd-800d-4b26-8c1e-89773bb0a4f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Platonculuk ve Ruhsal Hayat</image:title>
            <image:caption>Entelektüel anarşi, ışıklarla doludur; körlüğü ise göz kamaştırıcı bir şekilde hayatta kalma, canlanma ve taze başlangıç örneklerinden müteşekkildir. Bu düzenin kalıntıları ya da tohumları olmasaydı, kaosun kendisi de olmazdı; hiçlikten ibaret olurdu. Bugünün insanından nihai ya da somut bir şey istemeksizin geçmişte gerçekleşmiş ve gelecekte de mümkün büyük icraatlara bakışlarından dolayı minnettar olabiliriz; onların sürekli işleyen dimağlarından bu bakışlar parlamaktadır. Bu büyük icraatlardan bir tanesi Platonculuk, bir diğeri de ruhsal hayattır. Bu ikisi arasında belli bir yakınlık vardır ya da varmış gibi görünmektedir, tıpkı derin olanın derini çağırdığı gibi. İspanyol asıllı Amerikalı filozof George Santayana’nın Türkçeye ilk kez çevrilen Platonculuk ve Ruhsal Hayat kitabı, ilkçağlardan bugüne hem Batı’da hem de Doğu’da düşüncenin ve dinî hayatın şekillenmesinde büyük bir yer işgal eden Platon’un ve onun takipçilerinin izlerini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103249</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0fdf475-3daa-435c-9ca5-c33fa12c37fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöp</image:title>
            <image:caption>Işıklı kentlerin dönüp bakılmayan, bakılsa görülmeyen, görülse 
de unutulması yeğlenen yüzleri, onca gürültüde duyulmayan 
kaba, hoyrat sesleri, fazla kurcalanmayan hikâyeleri vardır. 
 
“İnsanlar değişiyor, sesler değişmiyordu. Sesler her yerde 
aynıydı; yoksulluğun, yorgunluğun, hiç dinlenmemişliğin sesleri… 
Bütünden parçaya yayılan, parçadan bütüne evrilip koca bir 
çığa dönüşen açlığın sesleri…” 
 
Gönül Çatalcalı kentin çöplüklerinde dolaşıyor bu kez, 
didikliyor kimsenin görmek istemediği kirli poşetleri. 
Konuşan, anlatan hatta bangır bangır “ben buradayım&quot; diye 
bağıran bir çöp dağının efsanesini yazıyor. 
Her romanında ateşe biraz daha yaklaşan Çatalcalı, 
bu kitabında ateşi elinde tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103250</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1d7ed8-0551-4bb9-833e-61f8e0386cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Dibi Oteli</image:title>
            <image:caption>“Evet sevgili izleyiciler, 2050 yılına sellerle, deniz taşkınlarıyla giren Avrupa’nın kuzeyinde
tekrar Olağanüstü Hal ilan edildi. İngiltere Başbakanı, geçici süreyle ülkeye tüm giriş çıkışları
dondurduğunu açıkladı. Kıyılarının bir kısmı geçen yıl denize karışan El Salvador’dan,
Honduras ve Guatemala’ya akın devam ediyor. Sınır duvarlarında yaklaşık bir milyon insanın
mahsur kaldığı belirtildi.”
“...Leyla, dün gibi hatırlıyordu: 2035’te, İstanbul’da hava kirliliği yüzünden sıkıyönetim ilan
edildiğinde Büyükhusun Köyü’ndeki taş evde yaşıyorlardı. Mutfak masasında oturan Perihan
Hanım, birdenbire ayağa kalkıp radyoyu kapatmış, cephede tek başına kalan bir asker edasıyla
torununa dönüp ‘Sığınak yapma vakti geldi de geçiyor!’ demişti. Bu bir tespit değil, emirdi.”
Hayatımıza bugünkü gibi devam edersek, 2050’de iklim krizi hangi boyutlara varabilir? Dünya
ve Türkiye, küresel ısınma nedeniyle hangi zorluklarla karşı karşıya kalacak? Çok uzak olmayan
gelecekte neleri konuşacağız, nasıl yaşayacağız?
Gazeteci-yazar Mehveş Evin’in, Kısadalga.net’te bir podcast serisi olarak kurguladığı distopik
öykü “2050-Gelecekte Bir Yolculuk” Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin, 2021 yılında “En İyi Haber Podcast”i ödülünü aldı. Evin’in bu seriden yola çıkarak yazdığı DÜNYANIN DİBİ OTELİ her ne kadar “kurgusal” bir hikâye olsa da gelecekte yaşanacak olan gerçeğe, “geçmişten” yazılmış bir mektup gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103251</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22eda17e-62b3-4d63-b761-67602ae65e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Solucan 1 : Umut</image:title>
            <image:caption>Ebeveyinleri tarafından ilgisiz ve sevgisiz büyütülen çocuklar, 
belli bir yaşa geldiklerinde yoksun bırakıldıkları bu 
duyguları hiç olmadık insanlarda arar. O çocuklardan biri 
olan Nehir’in, on yedi yaşındayken acılarını unutmak için 
bir planı vardı : Âşık olmak ! 
 
Nehir, aşık olacağı kişinin özelliklerini içeren beş maddelik 
 bir liste hazırlarken onu bulacağından ve ona olan aşkı 
sayesinde acılarını unutacağından emindi. 
 
Kıvanç’ı, yani aradığı kişiyi, bir çocuk parkında bulduğunda 
artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aklından bile 
geçmemişti. Ve her şey, Nehir’in, büyük bir umutla 
Kıvanç’a sorduğu o soruyla başladı : 
  &quot; Sana âşık olmama izin verir misin? &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103252</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/146c3e1b-e6b1-4a18-96c1-822b5176ad20.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin Slayer – Goblin Avcısı 2</image:title>
            <image:caption>Bir yüce elf, bir cüce ve bir kertenkele adam, Goblin Avcısı’nı bulmak amacıyla bir arada...! Karanlık tanrıların uyanışı, ufukta yaklaşan bir şeytan ordusuyla birlikte ülkeye büyük bir kaos getirdi! Ancak Goblin Avcısı’nın yalnızca tek bir amacı var: goblinleri öldürmek. Yeni üçlü, bildikleri dünyanın sonu gelmeden önce Goblin Avcısı’nın güvenini kazanıp onu yanlarına alabilecekler mi? 
 
Goblin Slayer, her cildini nefesinizi tutarak okuyacağınız aksiyon dolu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103253</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee15c7c0-0af9-44a4-932b-7f1a21216992.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosario &amp; Vampire Sezon 2 Cilt 7- Tılsımlı Kolye ve Vampir Sezon 2 Cilt 7</image:title>
            <image:caption>Tılsımlı kolyenin mührü kırılmak üzere. Eğer tamir edilmezse kolyenin içinde sıkışıp kalan insan Moka’ya ne olacak? Herkes bir çözüm bulmaya çalışırken, Fanfan Won bir teklifte bulunuyor, Tsukune ve Moka kararsız ama başka çareleri de yok gibi görünüyor. Ne var ki kolyeyi tamir ettirmek için çıkacakları bu yolculukta onları bekleyen yeni zorlu düşmanlar var. Diğer taraftan Moka’nın geçmişiyle ilgili gizemler yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlıyor….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103254</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b697fe64-b7e6-45df-81d4-a2e9189b3116.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcel Proust - Akıp Gider, Uzun Sürmez Mutluluğu Kötülerin</image:title>
            <image:caption>“Aşk, kalbin zaman ve mekâna duyarlılık kazanmasıdır.” 
 
Fransız yazar Marcel Proust’un dünyaya geliş amacının “yazmak” olduğunu düşünmemiz için birçok neden var. Yaşamının son üç yılını yatakta –yazarak– geçiren Proust, serinin ilk kitabını yayımlandıktan sonra dokuz yılda Kayıp Zamanın İzinde’yi tamamlayıp, “Son sözcüğünü yazdım Céleste, artık ölebilirim” dedikten birkaç ay sonra öldü. Ölümünden sonra yayımlanacak dört kitabı da eksiksiz bitirmenin gururuyla dünyayı terk ettiğinde henüz 51 yaşındaydı. Aşk, müzik ve edebiyatla güçlendirdiği hayatında askerlik, düello ve kavgalar da vardı. 
Proust, “rağmen’lerin daima gizli çünkü’ler olduğunu” aklında tutarak kaleme aldı Kayıp Zamanın İzinde’yi. Yedi ciltten oluşan seriden hangi kitabın kapağını açarsanız açın her yönüyle devasa bir yapıtın içinde olduğunuzu bir harf boyunca bile unutamazsınız. Akıl almaz uzunluktaki cümleleri ve betimlemeleriyle yarattığı karakterlere hayat verirken hem ressamdır hem de hepsinin en yakını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103255</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df93a976-3599-4a43-934f-9d9fd6739c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizenin Adı: Bebek</image:title>
            <image:caption>“Tüm iyi şeyler sabırdan sonra gelir.” 
– Mevlana 
 
Çocuk isteği tüm evli çiftler için olmazsa olmazdır değil mi? Son teknoloji yöntem olan tüp bebek tedavisi de tüm çiftler için bir miktar sabır, inanç ve umut gerektiren bir süreçtir. Çocuk istemi için gelen çiftlerimizin umut yolculuğunda onlara rehber niteliğinde bir kitap hazırladık. 
 
• Neden gebe kalamıyorum? 
• Bu dönemde hangi süreçlerden geçeceğim? 
• Kendimi nasıl hissetmeliyim? 
• Doğal yollarla gebe kalmam mümkün mü? 
 
Ve aklınıza takılan tüm soruların cevabı bu kitapta saklı. 
Tam bir başucu kitabı niteliğinde, bilimsel verilere dayalı, en anlaşılır dille hazırlanan kitabımızı da, mucize bebek hikâyelerimiz ile taçlandırdık. 
Umut dolu hikâyelerimiz, sizleri çok heyecanlandıracak, bu yolda en büyük destek kaynaklarınız olacak. 
Hep söylediğimiz gibi, mucizelere inanın, mucizenize kavuşmaktan asla vazgeçmeyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103256</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb2f3ca7-c487-466d-8ad2-3db6e31dfa0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulamayanın Tutsaklığında</image:title>
            <image:caption>“Hiç kimse bedelini ödemeden, kendinden kurtulup yapay bir kişiliğe bürünemez.” 
Carl Gustav Jung 
 
Tek başına ve sadece gününü yaşayan bir adam... 
Alacakaranlıkta ortaya çıkan gizemli bir kız... 
Bir arada yaşamaya başladıklarında yavaş yavaş ortaya dökülen geçmiş ve saklı gerçekler... 
Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır ne yazık ki! Ne kadar derine gömersen göm, hayaletler yeniden canlanır, tesadüfmüşçesine önüne çıkar. Tek amaçları içinde yaşadığın cehennemle yüzleşmeni sağlamaktır. Başka türlü ne hayaletler ne de sebep oldukları acılar tutsaklıktan kurtulabilir. 
Refik bir yandan geçmişin kapılarını açan gizemli kızı anlamaya çalışırken bir yandan da içindeki karanlıkla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Yaşadıkları, onun akıl ile delilik arasındaki çizgide kalma savaşı haline gelecektir. 
Acılarını yaşamadan, yarım kalan işi bitirmeden kimse huzur bulamaz, bedeli delilik olsa bile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103257</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/514169f6-2ab3-4149-b180-6a6dc554382a.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin</image:title>
            <image:caption>Yağmurun durmaksızın yağdığı, gecenin çökmek için sabırsızca beklediği, sokaklarında ise birbirinden eşsiz şahsiyetlerin dolaştığı Goblin kasabasına hoş geldiniz.
Goblin kasabasının görünüşte masum sokaklarında, karısının ölümü üzerine bahçesinde devasa bir çimden labirent inşa eden Wayne’le, hayaletlerden ölümüne korkan ama bir hayaleti kayıt altına almak için elinden geleni ardına koymayan Kamp’le, altmışıncı doğum gününde Goblin’in ormanlarında bulunduğu rivayet edilen Koca Baykuşlardan birini avlamayı kafaya koyan Neal Nash’le, kız arkadaşına duyduğu aşkı kanıtlamak için çok ileri gitmekten çekinmeyen Charles’la karşılaşabilirsiniz. Yine de korkmayın. Goblin herkese bir şeyler vadediyor. Goblin’de bir gece geçirmeye ne dersiniz?
“Josh Malerman’dan bir başyapıt daha.” –Christopher Golden
“Malerman tuhaf kurgunun en heyecan verici isimlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. O, bu türün yeni karanlık prensi.” –Jonathan Maberry
“Goblin, insanı etkisi altına alan, dehşet verici bir gösteri.” –Clive Barker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103258</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03fda9de-178f-4673-9067-7df8dcc43e82.jpg</image:loc>
            <image:title>İmbatla Dol, Kalbim</image:title>
            <image:caption>“Tam o sıraydı, sırtımızda ince bir serinlik duyduk. Ensemizden şakaklarımızdan dolanıp boynumuza da inen ter kurumaya başladı. Saçlarımız dalgalandı, kaşlarımız gerildi. Durmuş sandığımız yüreğimizin gürültüsü kulaklarımıza vurdu. Sustuk.
‘Yaşasın imbat!’ dedi, bağırdı atletli adam. ‘Hey, çocuklar, imbat çıktı!’
İlk kez pencereye gelip duran o genç kadın, Kerim’in kucağına doğru mosmor bir sardunya savurdu. Kerim havadayken yakaladı sardunyayı, acı kokusu imbatla çevremizi sardı. İçimize çektik. Sahiden imbatlı sardunyaydı.”
Tarık Dursun K. külliyatından yayımladığımız ilk öykü toplamı İmbatla Dol, Kalbim.
Bu öyküler, bir yandan yazarın ilkgençlik günlerine ait anılarını, aşklarını, dostluklarını anlatarak okuru İzmir semtlerinde dolaştırırken bir yandan da mahalle insanının küçük dünyasındaki o “bir zamanların yaşamını” gözler önüne seriyor. Yazarın söylediği gibi: “Bir zamanlar bir İzmir vardı.”
Duru anlatımıyla öne çıkan öykülerin yer aldığı İmbatla Dol, Kalbim’in bir niteliği de kitabın ikinci öyküsü olan “Sınırda”nın, asgari farklılıklarla Kurşun Ata Ata Biter romanının birinci kısmını oluşturması. Romanın bu öyküye dayandığı ve onun büyümesiyle şekillenmeye başladığı düşünülebilir. Mayınların çevrelediği bir umut öyküsü “Sınırda”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103259</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561c5c7a-fa4e-4385-8cf6-a8a1373398ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşyılanı</image:title>
            <image:caption>Nebula En İyi Roman Ödülü / Hugo En İyi Roman Ödülü / Locus En İyi Roman Ödülü
“Bu kitap bir pınar gibi – hızlı, temiz, berrak, heyecan verici ve güzel.” –Ursula K. Le Guin
“Bu kitap içten karakterleri, inandırıcı mitosu, daha da önemlisi mükemmel ve okunabilir hikâyesiyle heyecan verici bir gelecek rüyası sunuyor.” –Frank Herbert
“Akıldan çıkmayan, yoğun ve müşfik bir kitap... Yarattığı dünya canlı ve büyüleyici, Yılan ise olağanüstü ve sağlam kotarılmış bir karakter.” –Robert Silverberg
“SAVAŞ, GERÇEKLEŞME NEDENİNİ BİLEN YA DA BUNA ÖNEM VEREN HERKESİ YOK ETMİŞTİ.”
Vonda N. McIntyre, 1970’lerin feminist bilimkurgu hareketinin ön saflarında yer alan, arkadaşı ve işbirlikçisi Ursula K. Le Guin gibi, edebiyatta ve özellikle bilimkurguda yaygın görülen cinsiyetçiliğe meydan okuyan ileri görüşlü bir yazar. Düşyılanı ise bilimkurgunun üç büyük ödülünü alan türün sayılı romanlarından biri.
Nükleer savaşla yaralanmış Dünya’da insanlık küçük kasaba ve kabilelere dağılmış, dünyadışı varlıkların teknolojileri ve sırları, tek şehrin duvarları ardındaki herkese yasaklanmıştır. Yılan isimli şifacı ise bu yokluk dünyasında hastalıkları iyileştirmek ve aşı geliştirmek için yılanlarıyla dolaşarak zehrin gücünü kullanmaktadır.
Yılan, hasta bir göçebe çocuğa yardım ettiği sırada, nadir bulunan düşyılanı, korkusuna yenilen bir kabile üyesi tarafından öldürülür. Yılan’ın şifa vermeye devam edebilmesi için tek bir seçeneği vardır: Yeni bir düşyılanı bulmak. Bu yüzden çorak çöllerden radyasyon çukurlarına, bilgisini kıskançlıkla koruyan şehirden dünyadışı varlıkların sırlarına uzanan tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda kalacaktır.
İnsan hayatını tehdit eden bir dünyayı ve işlevsizleşmiş toplumları tek bir kişi ne kadar etkileyebilir? Şifa vermek sadece bedeni iyileştirmek midir?
Düşyılanı, insanların hasta ettiği bir dünyanın reçetesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103260</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648205bd-f6a1-43a5-ab57-d4a550362d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Öldü, Kral Çıplak mı?</image:title>
            <image:caption>“Kraliçe, Hz. Muhammed’in soyundan mı geliyordu? Kral Charles’ın İslam’a bakışı neden farklı?” 
 
Kraliçe Elizabeth’in ölümü ile Birleşik Krallık’ta 70 yıllık bir devir kapandı. Zamanında “üzerinde güneşin batmadığı” bu ülkenin geleceğine dair ciddi kaygılar var şimdi. 
“En yaşlı monark” yeni kral Charles’ın annesinin otorite, saygınlık, karizma ve liderliğine yeterince sahip olmadığı, monarşiyi korumakta zorluk çekeceği yaygın kanaat. 
Belki Veliaht Prens William beklenenden önce oturabilir babasının tahtına. 
 
Diplomat, işadamı, yazar ve seyyah Mehmet Öğütçü Londra’da yakından çalıştığı Kraliyet Sarayı’nın bazı çarpıcı, renkli, az bilinen hikâyelerini anlatıyor bu yeni kitabında: 
 
• Charles, Büyük Britanya’yı bir arada tutmayı başaracak mı? İskoçya ve Kuzey İrlanda ayrılır mı? 56 ülkeden oluşan Commonwealth’te güçlenen cumhuriyetçi akımlar yüzünden çözülme olur mu? 
• Prenses Diana’nın ölümünden Saray’ın “derin devleti” mi sorumlu? Harry’nin gerçek babası kim? 
• Meghan, kardeşleri birbirine mi düşürdü? 
• Kraliyet için mor rengin sırrı nedir? Olmazsa olmaz protokol kuralları neler? 
• Hanedan Türkiye’ye sıcak bakıyor mu? 
 
Kraliçe’nin öldüğünün “Londra Köprüsü çöktü” kripto mesajı ile duyurulduğu gün yazmaya başlanıp toprağa defnedildiği güne kadar rekor sürede tamamlandı bu kitap. 
Sıcağı sıcağına. Bir çırpıda okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103261</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9db46aa-2205-4201-868e-f018717bc663.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Hasat</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir yetenek.” –Stephen King
Usta korku yazarı Peter Straub’un “son on yılda korku edebiyatındaki en heyecan verici seslerden biri” diye nitelendirdiği Norman Partridge’in 2006’da yayımlanan ve Bram Stoker Ödülü’ne layık görülen kısa romanı Kara Hasat, Cadılar Bayramı’na dair kâbusları iliklerimize kadar hissedeceğimiz, benzersiz bir hikâye anlatıyor.
Cadılar Bayramı, 1963. Ona Ekim Çocuğu ya da Testere Surat veya Testere Dişli Jack diyorlar. Adı ne olursa olsun, bu küçük kasabadaki herkes onun kim olduğunu biliyor. Her Cadılar Bayramı’nda elinde bıçağıyla yolculuğuna başlıyor ve genç erkeklerin efsanevi kâbusla yüzleşme şansını beklediği şehre doğru ilerliyor. Pete McCormick, Ekim Çocuğu’nu öldürmenin bu lanetli kasabada korkunç bir gelecekten kaçmak için tek fırsatı olduğunu biliyor. Ancak gece bitmeden Pete, korkunun testere dişli yüzüne bakacak ve Ekim Çocuğu’nun korkunç sırrını keşfedecek.
Testere suratlı kâbus…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103262</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/207865b5-825b-46cf-b9b2-78c2fd678930.jpg</image:loc>
            <image:title>Walpurgis Gecesi</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş ile günümüzü harika bir şekilde yansıtan düşsel bir kurgu.” –The Times
Gustav Meyrink, doğaüstü unsurlara yer veren Avrupalı yazarlar arasında benzerlerinden sıyrılıp çağa damga vuran, ele aldığı okült konuları modern zamanların meselesi hâline getirmekte usta bir isim. Meyrink’in Birinci Dünya Savaşı gibi kritik bir dönemde kaleme aldığı romanı Walpurgis Gecesi, maddiyat ile maneviyatın kesiştiği, tarihte gerçekten yaşanmış olayların dönüşerek hortladığı, kadim efsanelerin geri gelip modern çağı altüst ettiği, gotik ve politik bir anlatı.
Yıl 1917. Savaş Avrupa’yı mahvediyor. Rus Çarlığı bir devrimin eşiğinde. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çökmek üzere. Takvimler Walpurgis Gecesi’ni gösteriyor. Prag’ın kasvetli sokaklarında ayaktakımı, şiddetli bir isyan başlatarak soyluları katletmenin planlarını yapıyor. Gizemli bir kahramanın önderliğinde; düş, gerçeklik, delilik ve büyü arasında gidip gelen müphem bir atmosferde, Prag kan gölüne dönüyor.
Kan, Prag’ın gerçek kaynak suyu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103263</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3001c1f7-8d0a-4700-81bb-43b979afd5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzenler</image:title>
            <image:caption>Ne yaptığınızı biliyorsunuz. 
 
Herkesin kıskandığı Story ailesi, dört kardeşe anneleri tarafından gönderilen tek cümlelik mektupla paramparça olmuştu. Fakat hem yaşadıkları adadan hem de aileden aforoz edilen kardeşler bir gün oraya geri dönebilecekleri umudunu hiç kaybetmemişlerdi. 
 
Yıllar sonra, birbirlerini neredeyse hiç tanımayan üç kuzen Aubrey, Milly ve Jonah Story yazı büyükannelerinin tatil köyünde geçirmeleri için bir davet mektubu aldılar. Hayatları boyunca büyük bir gizem olan kadınla sonunda tanışma ve Storylerin sırrını çözme fırsatını kaçırmalarına imkân yoktu. Ama bazı sırların gömüldükleri yerde kalması çok daha iyiydi. 
 
 
“Her ters köşede ağzınız açık kalacak… Gözünüze uyku girmemesine değecek yeni bir McManus romanı.” —Kirkus 
 
“McManus’un eski kitaplarını ve aile dramasıyla harmanlanmış gizemleri sevenler bu kitabı hemen okusun.” —Booklist 
 
“Olaylar hızlı ve öfkeli.” —SLJ 
 
“McManus, geçmişi ve şimdiki zamanı harmanlayarak okur için tempolu bir yolculuk hazırlamış. Son sayfaya kadar elinizden bırakamayacaksınız.” —Publishers Weekly 
 
“Ustaca kurgulanmış ve yazarın alameti farikası hâline gelmiş ters köşelerle dolu.” —The Bookseller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103264</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885fcfb1-8328-4226-8961-db8a674ee254.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Bir Başka Hayatta</image:title>
            <image:caption>Yirmi dokuz yaşındaki Hannah Martin, hayattaki amacının ne olduğunu hâlâ çözememişti. Üniversiteden mezun olduğundan beri altı farklı şehirde yaşamış, sayısız iş değiştirmişti. Son kararı da çocukluğunun geçtiği Los Angeles’a dönüp en yakın arkadaşı Gabby’nin yanına yerleşmekti. Hannah bu büyük kararın onun için bambaşka bir hayatın kapılarını aralayacağına inanıyordu.
Gabby’yle kutlama yapmak için bara gittikleri bir akşam, Hannah’nın lisedeki erkek arkadaşı Ethan’la karşılaşmışlardı. Saatler gece yarısını vurduğunda Gabby eve dönmek isterken Ethan biraz daha kalması için ısrar etmişti. Önemsiz gibi görünen bu seçim, bir insanın hayatının akışını baştan sona değiştirebilir miydi?
“Eğlenceli ve öngörülemez; Reid, mutlu olmak üzerine inandırıcı bir hikâye anlatıyor.” —Kirkus, Starred Review
“İçinde ters köşe olan romantik bir hikâye arayanlar hayal kırıklığına uğramayacaklar.” —Library Journal
“Reid, sizi aşk ve kader hakkında düşüncelere sürüklüyor ve ardından neler olabileceğini gösteriyor. Paralel evrenler arasında samimi, esprili ve göz kamaştırıcı bir yolculuk.” —Renee Carlino
“Bayılarak okuyacağınız bir kitap için yanıp tutuşuyorsanız, ilacınız Belki Bir Başka Hayatta.” —The Purist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103265</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78a2eefa-6974-4ee5-beac-6d696e712ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerin Renkleri</image:title>
            <image:caption>Hayallerin renkleriyle ışıldayan bir diyarda artık kimse hayal kurmazsa ne olur? Gelin, minik bir köyün ve orada yaşayan minik Tori’nin hayallerin gücünü gözler önüne seren masalsı yolculuğuna ortak olalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103266</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/357c2959-8556-4af8-8846-b3721b57a97a.jpg</image:loc>
            <image:title>Glütensiz Olamayacak Kadar İyi! - Yaşamın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Çölyaklı Bir Şefin Glütensiz Hayatı Keşfetme Yolculuğu
Yaşamdan tat almak çoğu zaman yediklerimizle de ilgilidir. Mutluluğumuza eşlik eden yiyecekler kadar üzüntümüze teselli olanlar da vardır. Yediklerimiz, birçok şeyi daha keyifli hale getiren olmazsa olmaz unsurlardan biri. Peki ya yiyemediklerimiz?
Sıkı bir glütensiz diyet gerektiren çölyak, çoğu zaman kendimizi yiyemediklerimiz üzerinden ifade etmemize neden olur. Annemizin o leziz böreği, en sevdiğimiz restoranın şahane makarnası, yiyenlerin tadına bayıldığı dumanı üstünde pizza, çıtır çıtır lahmacun… Hiçbirinin tadına dahi bakamayız çünkü içlerinde bulunan glüten bize bedel ödetmek için hazırda bekler. Kaçamak yapmak da mümkün değil. Glütensiz beslenme ciddiye alınması gereken bir iştir. Ve tüm ciddi işler gibi biraz sıkıcıdır.
En azından bu kitap ortaya çıkana kadar öyleydi. Selin Güneş, çölyak olduğunu öğrendikten sonra şeflik eğitimi aldı. Glütensiz ürünleri, onların kaderi sanılan “lezzetsizlikten” kurtarmak için birçok çalışma yaptı ve reçete çıkardı. İster çölyak ister glüten hassasiyeti ile mücadele ediyor olun, bu kitapta bir yandan Selin Güneş’in glütensiz beslenmeyi yaşam tarzı haline getirme hikâyesini okurken, bir yandan da kendiniz için bir beslenme rehberi bulacaksınız; birbirinden leziz ve pratik tarifler de size eşlik edecek.
“Glütensiz beslenmeyi yaşam tarzına dönüştürmek isteyenler için ilham verici bir anlatı.”
―Hazer Amani</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103267</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb36f81-58e4-45aa-bffc-129da5067429.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksak Rekabet Piyasaları: Teori ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>1.      Bölüm İKTİSADİ ANALİZDE TAM REKABET KAVRAMININ GELİŞİMİ 
 
2.      Bölüm AKSAK REKABET PİYASALARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
3.      Bölüm STRATEJİK FİRMA DAVRANIŞLARI: ATIL KAPASİTE YATIRIMI 
 
4.      Bölüm TAM VE EKSİK ENFORMASYON ALTINDA OLİGOPOL MODELLERİ 
 
5.      Bölüm OYUN TEORİSİ ÇERÇEVESİNDE OLİGOPOL PİYASALARINDA DENGE ANALİZİ 
 
6.      Bölüm ALTERNATİF BİR İDEAL OLARAK YARIŞABİLİR PİYASALAR TEORİSİ 

7.      Bölüm MONOPOLCÜ REKABET TEORİSİ DIŞ TİCARET VE ENDÜSTRİ İÇİ TİCARET 
 
8.      Bölüm YENİ YENİ DIŞ TİCARET TEORİSİ: MARC MELITZ 
 
9.      Bölüm PİYASA YAPISI VE İNOVASYON: SİSTEMATİK LİTERATÜR TARAMASI 
 
10.      Bölüm İKTİSADİ BÜYÜME, TAM REKABET VE AKSAK REKABET 
 
11.      Bölüm KRİPTO PARALAR: DEVLETLERİN PARA TEKELİNİN SONU (MU) ? 
 
12.      Bölüm KÜRESEL KRİZ SONRASI DÖNEMDE BANKACILIK SEKTÖRÜNDE YOĞUNLAŞMA VE REKABET YAPISI: TÜRKİYE VE SEÇİLİ AB ÜLKELERİ ARASI BİR KARŞILAŞTIRMA 
 
13.      Bölüm SERMAYE HAREKETLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNDE DAVRANIŞSAL BİR YAKLAŞIM: SÜRÜ GÜDÜSÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103268</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a149f1-df8f-463d-b675-7883d0c906ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Süleyman Çelebi Vesîletü&apos;n - Necât (Mevlid)</image:title>
            <image:caption>ÖN SÖZ 
İÇİNDEKİLER 
KISALTMALAR ve İŞARETLER 
ÇEVİRİ YAZI İŞARETLERİ 
GİRİŞ 
Süleyman Çelebi Kimdir? 
Vesîletü’n-Necât (Mevlid) 
İstanbul Millet Kütüphanesi Nüshası 
ÇEVİRİ YAZILI METNİ OLUŞTURMA YÖNTEMİ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103269</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b610b017-9213-43bf-9639-6b4b50f94789.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım De Bruyne</image:title>
            <image:caption>Oyun parkından futbol sahasına... 
Kevin de Bruyne, Manchester City&apos;nin tartışmasız en iyi oyuncusu. 
Bu kitapta genç Belçikalı futbolcunun nasıl yıldızlaştığını, yol boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen nasıl sıkı çalıştığını ve dünyanın en önemli liginde yeteneğini kanıtlamak için verdiği mücadeleyi okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103270</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28dbccc7-12a2-49ce-bfa9-77d7041aa25e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kule Günlükleri - 1 Kurtlarla Savaş</image:title>
            <image:caption>KULE GÜNLÜKLERİ 1 
KURTLARLA SAVAŞ 
Dena bir çiftlikte, ailesiyle normal bir hayat sürerken Kai’nin ortaya çıkmasıyla gariplikler başladı. Çiftliğin yakınlarında Kule’nin Efendisi Suren ile karşılaşan Dena, usta büyücü tarafından eğitilmek üzere Kule’ye götürüldü. Genç kız, bu labirent gibi yapıya girdiğinde geçmişin sırlarıyla ve doğaüstü varlıklarla karşılaşacağını bilmiyordu. Kule’nin Efendisi aslında Dena’yı, bir amaç için eğitiyordu... 
 
Eserleriyle Cervantes Chico Ödülü dâhil olmak üzere pek çok ödüle layık görülen İspanyol Yazar Laura Gallego Garcia’nın, Kule Günlükleri Serisi pek çok dile çevrildi ve çok satan fantastik kitaplar arasında yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103271</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a8a32f-55d1-464f-8aaf-d8409b8bc36f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Uzak</image:title>
            <image:caption>“UNUTAN, İYİLEŞİR...” 
– FRIEDRICH NIETZSCHE 
 
Geçmiş iyileştirilmesi gereken bir travma değil artık, sakat bir hafıza... 
Hatırladıkların, unutamadıkların, üstelik yanlış hatırladıkların da var. Bunlar yeni bir gelecek inşa etmenin önündeki en büyük engeller. 
Hayatının en büyük düşmanını, kafanın içinde taşıyorsun, onu besliyorsun, büyütüyorsun. Çöplüğe dönüşmüş o hafızadan kurtulmak zorundasın. Aksi halde bir geleceğin olmayacak. 
Unutmak için kendini zorlarsan, her şeyi daha çok hatırlarsın. Bu yüzden, hafızanı yenisiyle değiştireceksin! 
Peki ama nasıl? 
DÜNYADAN UZAK, insan hafızasını tartışan bir bilimkurgu... Mesele sadece geçmişle bağları koparıp koparmamak, eski travmaları iyileştirip iyileştirmemek değil, mesele insanın bazı şeyleri hatırlamak istediği gibi hatırlaması... Yanlış hatırladıklarınla, önüne engeller çıkararak, sahte travmaların acısını çekerek, belki de 
en büyük ve en acımasız darbeyi sen indiriyorsun kendine. 
Hafızasıyla dürüst bir yüzleşmeye hazır olanları sarsacak bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103272</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1225f1a9-18bf-4c41-a85e-2765424a1afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Torbayla Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Kitabınızda duygularınızı ve yaşadıklarınızı o kadar güzel ifade etmişsiniz ki aslında tüm topluma ve hekim camiasına örnek olmalı,  ders alınmalı… 
Prof. Dr. Mehmet Murat Tuncer 
 
Sevgili Ömür, ne kadar duyarlı bir hasta olduğunu da adeta bir hekim titizliği ile ostomili hastaları için referans olacak seviyede bilgilendirmeler yaparak gösteriyor. 
Emekli Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Yusuf Ziya Yergök 
 
Tanımladığınız tıbbi-cerrahi süreçlerin yanı sıra, içdünyanızı samimiyetle okuyucuya açmanız da ayrı bir övgüyü hak ediyor. 
Prof. Dr. Dursun Buğra 
Yazdığı bu kitapla umutsuzluğa düşen nice insana umut ışığı yakan Ömür Hanım’ı tebrik ediyorum… 
Prof. Dr. Servet Rüştü Karahan 
 
Bu hayat hikâyesini pek çok hastamın bir çırpıda okuyacağına eminim. 
Prof. Dr. Turgut İpek 
 
Bu kitap birçok insana yaşama bağlılık adına rehber olsun. 
Prof. Dr. Melih Paksoy 
 
Bazen hastanın yaşadıklarını, başından geçenleri en iyi hastanın kendisi anlatabilir. 
Prof. Dr. Hüsnü Görgen 
 
Sadece ostomililerin değil, herkesin faydalanabileceği bir kitap. 
Op. Dr. Ümit Sekmen 
 
“Kabızlık anlatılmaz yaşanır”, “Stoma anlatılmaz, yaşanır”ı çok iyi ifade ettiğin güzel bir kitap. 
Dr. Özdal Ersoy 
 
Özetle bu kitap tüm insanlar için yazılmış. 
Dr. Cevat Bayraktar 
 
Bu kitabıyla yaşadıklarını anlatarak herkese el uzatıyor ve yalnız değilsiniz diyor. 
Op. Dr. H. Mehmet Mülayim 
 
Stoma ile yaşamaya ilişkin kişisel deneyiminizi ve görüşlerinizi paylaştığınız bu eserin, tüm stomalı bireylerin sorunlarının çözümünün bir parçası olmasını dileriz... 
Yara Ostomi İnkontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Zehra Göçmen Baykara 
 
Hayatı kendisine verilen bir armağan olarak seçmiş bir insanın başka hayatlara dokunma gayretinin sonucu bu kitap. Biz sağlık çalışanlarına ve sağlığı ile ilgili zorluklar yaşayanlara çok güzel mesajlar içeriyor. 
Emekli Sağlık Albay Fatma Soylu Çakmak 
 
Benzer sorunları yaşayanlar veya ileride yaşayabilecek olan bizler TORBAYLA BİR ÖMÜR kitabı için “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” diyeceklerdir. 
Cansu Çakıcı 
 
Stomalı hastaların mutlaka okuması gereken müthiş bir eser. 
Mira Ordu 
 
Bir sağlık profesyoneli olarak stomayı anlatmam asla Ömür Hanım’ın anlattığından daha anlamlı ve daha iyi olmayacaktır. 
Nuran Küçük 
 
Hepimiz stoma ile yaşamı bir son olarak biliyorken Ömür Hanım’ın kitabı sayesinde ikinci bir yaşam olduğunu bir kez daha anladık. 
İBHAYD Dernek Başkanı Ömür Akkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103273</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b392261-ee4f-4e12-8250-fc7f78b0c278.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufiler</image:title>
            <image:caption>“ŞARAPSIZ SARHOŞ; YEMEKSİZ DOYMUŞ; HUZURSUZ; AÇ VE UYKUSUZ; MÜTEVAZI KAFTANI ALTINDA BİR KRAL; HARABELERDE BULUNAN BİR HAZİNE; HAVADAN TOPRAKTAN DEĞİL, ATEŞTEN SUDAN DEĞİL, SINIRSIZ BİR DENİZDİR. YÜZLERCE AYI, GÖĞÜ VE GÜNEŞİ VAR; KİTAPTAN OKUYAN BİR HOCA DEĞİL O, EVRENSEL GERÇEĞİN BİLGESİDİR.” 
 – RUMİ 
  Geleneksel manevi düşünceyi modern dünyaya uyarlayan en önemli işçi olarak tanımlanan, 20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden kabul edilen İdris Şah’ın başyapıtı olan Sufiler, okuyucularını Sufi fikirlerine yaklaşmaya ve onları test etmeye davet ediyor. Sufi düşüncesi ve eylemi üzerine geniş bir tarihsel ve kültürel bağlam oluşturduğu, ne duygusal ne de akademik olan bu kitapla, yazılı bir eserin tasavvuf deneyimine en yakın şeyi sunuyor. Eserleri dünya çapında 12 dile çevrilen, 15 milyondan fazla satan ve birçok ödüle layık görülen İdris Şah, Feridüddin-i Attar’dan Rumi’ye, Aziz Augustinus’tan ismini gizleyenlere dek her inançta ve her coğrafyada insanlığa deniz feneri olmuş sufilerin gizli geleneğinin tarihe nasıl nüfuz ettiğini, gelişimimizi nasıl etkilediğini gösteriyor. Tasavvuf üzerine yazılmış en önemli modern kitap olma niteliği taşıyan SUFİLER kafa karışıklığı ve fanatizm labirentinden bir çıkış yolu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103274</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04293e39-d78a-488a-877f-b722a0b15bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü /Düşen Kız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü... Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir? Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir.  Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103276</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc222b83-1601-4270-b84c-39ebcb4ba77b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçilmez Olmanın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Fark yaratmak ve vazgeçilmezlik hayal değildir... 
 
Doğanızın gücünü ele almak, huzurlu ve uyumlu ilişkiler kurmak, hayatınıza anlam katmak, değerli ve özgüvenli hissetmek imkânsız değildir. 
 
Uzman Psikolog Esra Ezmeci bu kitapla bağlanmadan şemalara, zihin ve beden bütünleşmesinden aura yükseltmeye kadar vazgeçilmez olmanın ve fark yaratmanın sırlarını anlatıyor. Afrodizyak yağlar, kristaller, bitkiler ve özel metotlarla hem bedeninizin hem de yaşam alanlarınızın enerjisini nasıl destekleyeceğinizi gösteriyor. Başarıdan berekete, cinsel çekimden dişil güce kadar yaşamınızda ihtiyacınız olan her alana uygulayabileceğiniz pratiklerle dolu bu kitap başucunuzda tutacağınız bir rehber olacak. 
 
Gerçek benliğinizle ilişki kurduğunuzda kendi içsel ışığınızı keşfedersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103277</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ebfe86-ade1-4403-8dda-6a05c0141c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kan</image:title>
            <image:caption>Yakın gelecekte, dünya için işler pek de beklendiği gibi gitmemektedir. Fakat yaşlıları biraz daha yaşatabilmek için o beklenen Genç Kan, bir grup gencin damarlarında akmaktadır. Hükümet bu yüzden bir kazan-kazan projesi başlatır ve gönüllü bağışçıları dört farklı çiftlikte toplar: Tıpkı tavuklar gibi… 
Gönüllü bağışçıların ilk dalgası arasında, rüya cennetlerine hızla bağlanan Billy Cantor ve Frankie Halifax vardı. Peki bu projede âşık olmak mümkün müdür? Şarap tadımı, partiler, yoga ve yiyebilecekleri tüm organik avokadolar... Otuz beş yaşına kadar çiftliklerde kalıp sonra da “borçsuz” bir yaşam için o formu imzalarlar. Fakat sonra Billy ve Frankie, bu nirvanada birkaç çatlak keşfederler. Ve onları bekleyen “gerçek”, hayal ettiklerinden en uzak şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103278</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47633797-ac86-4003-be7a-93648a76cd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Serendipiti</image:title>
            <image:caption>“Ailemizin başına gelen tüm melanetlerden sorumlu tuttuğum tabloya yaklaştım. Kurtulmaya çalıştığım milyon dolarlar değerindeki tabloya uzun uzun baktım. Yıllarca ucuz bir tekrar yapımdır diye küçümsediğim tabloda, neden oraya çizildiklerinden bir türlü emin olamadığım figürler arasındaki bağ yerli yerine oturmuştu artık. Elimden, çok değerli bir şey gidiyordu. Dedemse, artık benim için aklı havada bir mecnun olmaktan çıkıp hikâyesine şapka çıkardığım bir kahramana dönüşüyordu.” 
 
Birbirinden bağımsız gibi görünen küçürek öykülerin bir araya geldiği Serendipiti, yazarın kendine has üslubuyla ve ilmek ilmek ördüğü kurgularla bir şekilde bağlanıyor. Bu “normal” hayatlarda kendinizden izler bulacağınız kesin. Fakat sonlar her zaman beklendiği gibi olmayabilir. Sarsılmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103279</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7a0c1c-6675-49aa-81de-6f12fdf7b00c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Polisi 2: Zor Zamanlar</image:title>
            <image:caption>The Chronicles of St Mary&apos;s&apos;in yazarı, uluslararası çok satan Jodi Taylor&apos;ın bu karşı konulmaz spin-off serisinde Team Weird, Zaman Polisi&apos;nde yine ortalığı karıştıracaklar. Doctor Who, Ben Aaronovitch ve Jasper Fforde&apos;u seviyorsanız Zaman Polisi&apos;ni de seveceksiniz. 
 
Versay&apos;daki bir zaman kayması, Buz Devri&apos;ndeki sorunlar ve kurtarılmaya ihtiyacı olan yasa dışı zaman yolcuları… Tam da Zaman Polisi&apos;ne göre bir iş! 
 
Luke, Jane ve Matthew geri döndü ve son maceralarında -bilerek veya bilmeyerek- yine ortalığı karıştırmaya hazır. Zaman Polisi maceralarına tam gaz devam ediyor. Tuhaf Ekiple başka bir macera daha! Luke, Jane ve Matthew işleri yine bildikleri gibi hallediyorlar. Elbette bu uçarı halleri dengelerin değişmesine neden olarak Komutan Hay&apos;in sabrını defalarca zorlayacak. 
Ekip bu sefer bir politikacının şımarık kızını bulmak ve iade etmek için yeni bir sıçrama gerçekleştiriyor. Ancak bu sıçramanın tetiklediği bir dizi olayda alınan her türlü karar Tuhaf Ekip&apos;i sonunu asla tahmin edemeyecekleri bir felakete sürüklüyor olabilir. Yasa dışı zaman yolculuklarına ve gizli operasyonların karanlık yer altı dünyasına ustalıkla yaratılmış bir sarmalla ulaşacaksınız. 
Çaylaklık eğitimlerini tamamlamalarına çok az bir zaman kala ayaklarına dolaşacak sıkıntılar Tuhaf Ekip&apos;in sonunu mu getirecek? 
Versay&apos;daki zaman kaymasında bir anda ortaya çıkan o yabancı da kim? 
Buz Devri&apos;nde neler yaşanıyor? 
Zaman yolculuğu mafyacılığının arkasından ne çıkacak? Keşfedilmeyi bekleyen çok fazla giz var. Kitabınızı alın ve köşenize çekilin. Çünkü bu öyle böyle bir macera değil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103280</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5182f16-bab2-45e1-bd6c-a12e37bef669.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz</image:title>
            <image:caption>Aziz, âşık olmanın toplumca lanetli ve yasaklı görüldüğü bir dünyada, otonom varlıkların arasında benliğine anlam arar. Aşkın yasaklı olmasının sebebi, âşık olan kişilerin sevdiği insanın yanında kalbinin gözle görülecek kadar şeffaflaşması yani kalp yumuşaması ismi verilen insana öz tepkidir. Korkularının vurduğu prangalarla yaşayan Aziz bir öğle vakti kâbusuyla karşılaşır. 
‘Sevgili’ korkusu prangalara vurduğunda onu, Aziz henüz küçücük bir çocuktu. Sevgili onun için çok anlama gelirdi. Yasaklı her olgu o kelimeden geçerdi. On seneyi aşkındır zincirleri kırmadan yaşamıştı ve ilk denemesinde incecik neredeyse varlığı belirsiz bu prangalar düşüverdi zemine tıkırtılarla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103281</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b4bdc47-fbc4-4d60-920d-f4b130ef4426.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesten Erken Uyanan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Küçük Fil Monof, her zaman olduğu gibi o gün de anne ve babasından erken uyanır. 
Tek başına canı çok sıkılan Monof, küçük evlerinin içinde büyük hayal gücünü kullanarak maceraya atılmaya karar verir. 
Bakalım tek başına çıkacağı bu macerada Monof&apos;un başına neler gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103282</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225dac33-0502-466d-bff8-edb047c3e4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulan</image:title>
            <image:caption>Kimisi tanıktı, kimisi sanıktı. Kimisi öldürebilendi, kimisi öldürülendi. Unutulan günahların bedellerini ödeyen çocukların hikâyesi… 
Geçmişte açılan derin yaralar, yedi uzun senenin ardından tekrar kanatılıyordu. Zihnini gölgeleyen sanrılarla yıllarca mücadele eden Eslem; puslu bir gece gibi hayatına sinen insanlarla karşılaşana dek tozlar altındaki geçmişini göremeyen genç bir kızdı. Kendi noksanlarıyla yaşamayı öğrenmişti. 
Kuzey, hastalığı yüzünden hayatı boyunca ötekileştirilmiş; başkasına ait günahlardan kendisine düşen payı taşımayı becerememiş genç bir adamdı. Yükleri altında eziliyor; yürüdüğü yolda sürekli vicdanına takılarak devriliyordu.    Senelerce üstü örtülmüş olan günahlar; çoktan gün yüzüne çıkmış, sahiplenilmeyi bekliyordu. Vicdan mahkemeleri tekrar kuruluyor; katiller maktul kılığına bürünüyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103283</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d577433b-4621-4cf5-a5d2-40d87bca3e61.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürkek Güvercin</image:title>
            <image:caption>Ürkek bir güvercin
kanat çırpıyor
hafiften
Ta
içimde bir yerlerde
Uğursuz bir baykuş
mu?
Karanlığın soysuzluğu
mu
yaklaşan?
Bilinmez
Lakin bilinir
güvercinler taşlanır bizim toplumda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103284</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b74612c-91fa-43b5-8408-1c1ef57ea4ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İslamcılık</image:title>
            <image:caption>Siyasal İslamcılık nedir?  
●             Siyasal İslamcılığın doğuşu, önemli aktörleri, hedefleri… 
●             Siyasal İslamcılığın siyasi, sosyal ve ekonomik tarihi… 
●             Alman ve İngiliz emperyalizminin 1. Dünya Savaşı’nda Siyasal İslamcılıkla ilişkisi 
●             Hitler Faşizmi Siyasal İslamcılığı nasıl bir propaganda aracı olarak kullandı? 
●             ABD emperyalizminin 2. Dünya Savaşı’nın ardından Siyasal İslamcılıkla ilişkisi 
●             Emperyalizm Siyasal İslamcılığı nasıl biçimlendirdi, nerelerde kullandı, ne hedefledi? 
●             Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten Erdoğan rejimine Siyasal İslamcılığın yol haritası… 
●             Siyasal İslamcılık ile Atlantik Kampına bağlanan Türk devleti arasındaki ilişki… 
●             Egemen kapitalist sınıfın Siyasal İslamcılarla ilişkileri… 
●             Sermaye-Ordu-Siyaset üçgeni Siyasal İslamcılığı sola, komünizme karşı nasıl kullandı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103285</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae7c7c6-75ad-4aac-8ea2-8b4a72454ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Antep Harbi&apos;ne Yeniden Bakmak</image:title>
            <image:caption>Antep savunması her kesimden halkın fedakârlığı ile Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki Millî Mücadele’nin bir parçası olarak başarıyla sevk ve idare edilmiştir. Şehrin açlık ve ikmâlsizlik yüzünden tesliminden önce düşman kuşatmasını parçalayarak yapılan “huruç” dahi nizami birliklerin komuta kontrol ve desteğinde başarılmıştır. Huruç girişimlerinde şehir dışındaki nizami birliklerin bir gece içinde üç tabur komutanını şehit vermeleri de bunu göstermektedir.
Antep mücadelesi ağırlıklı olarak şehir halkının “seferberlik”te ateşle imtihandan geçmiş ihtiyat zabitleri ile erbaş ve erlerinin kahramanlığının eseridir. Ancak mücavir sahadan Kilis, Maraş, Malatya gibi şehirlerden gelen muharip unsurlar ve sağlanan maddi destek de önemlidir. Dahası harbi yürüten “Heyet-i Merkeziye”nin çabaları ile Fransız ordusundaki Senegal, Cezayir ve Tunus gibi coğrafyalardan toplanan Müslüman askerlerin bir kısmı mücahit Türk kardeşlerine katılmıştır. Bunlardan bazıları da yaralanmıştır.
Diğer taraftan Antep savunması sadece Fransızlara karşı değil bölgede azınlık bir nüfusla “Küçük Ermenistan” kurma hevesine kapılan Ermenilere karşı da yapılmıştır. Sonuçta işgal ordusu söz ve desteğine bel bağlayan Ermeniler kaybetmiş, yüzlerce yıldır yaşadıkları Antep toprağından silinmişlerdir.
Prof. Dr. Hasip Saygılı, Antep Harbi’ne Yeniden Bakmak adını verdiği kitabını hazırlarken, bilinen Türk kaynakları kullanmakla yetinmeyip İngilizce ve Fransızca erişilebilen Batılı ve Ermeni kaynaklardan da istifade etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103286</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce1df8f-9dc5-4b47-9f83-ab7e100341a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabbimin 99 İsmi - Esma&apos;ül Hüsna (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Allah, “Gizli bir hazineydim, bilinmek istedim.” buyuruyor. Bizden, O’nu tanımamızı ve bilmemizi istiyor. Peki, nasıl tanıyacağız? Elbette O’nun güzel isimlerini ve bunların anlamlarını öğrenerek! Peygamber Efendimiz, “Allah Teâlâ Hazretlerinin doksan dokuz ismi vardır, yüzden bir eksik. O, tektir, teki sever. Kim bu isimleri ezberlerse cennete girer. Onlar şunlardır...” buyuruyor. Sonra da bu kitapta anlatılan 99 Esmaü&apos;l Hüsna’yı sayıyor. Esma’ül Hüsna, “en güzel isimler” anlamına geliyor. Var mısınız Rabbimizi bu güzel isimleriyle tanımaya ve O’nu daha çok sevmeye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103287</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8a878c-6268-47d8-a334-82fb417de20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Saati 2 - Japonya</image:title>
            <image:caption>Hayat labirent gibidir. O labirentin sonunda bizi güzel bir şeyin beklediğini umarız. Bazıları hedefe ulaşmayı dener, tekrar dener, sürekli dener... Bazıları da yolun başında, ortasında ya da en son noktasında vazgeçer. Tercihlerimiz de bizi biz yapar. 
Kum Saati’nde başlayan macera Kum Saati 2 / Japonya’yla hız kesmeden sürüyor. Fatih Tuncay, sizi yine soluksuz okuyacağınız bir maceraya davet ediyor. 
Bu sefer Emre ve arkadaşlarının başında çok büyük bir bela var! Geleceği yeşertecek tohumlar bir virüs yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu virüsle savaşmak zorundalar ve her geçen saniye onların aleyhine. Çocuklar yüzlerini karanlığın şafağındaki güneşe mi dönecek yoksa çaresizce bekleyecekler mi? Korku mu galip gelecek, umut mu?  Peki son hamleyi kim yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103288</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce1365d-e1d1-4b0f-b29d-6c845b740926.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığından Kayan Manzum Hikâye</image:title>
            <image:caption>Bir belediye başkanının kentin su, ulaşım, kanalizasyon, temizlik gibi sorunlarını çözmesni değil; ağaçları, yaprakları, yapraklardan süzülen ayışığını, mehtabı, o mehtabın yer aldığı göğü, göğün altındaki evleri, sokakları ve sokaklardaki yaşam tarzını, kısacası hayatı değiştirmesini şiirsel bir üslüpla ve bir masal tadında anlatmaktadır bu hikâye. 
 
İnsanın isterse gökyüzünün rengine varıncaya kadar her şeyi değiştirip güzelleştirebileceğini gösteren sıra dışı, umut dolu bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103289</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0757a918-b33a-4dc6-b430-7976fcc79068.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilkiler Yalan Söylemez</image:title>
            <image:caption>Güvenlik görevlisi köpek “Tüm uçuşlar iptal!” diye seslendi. Böylece maymun, kaz, kaplan, panda ve koyunlar -hem de ikisi birden- günlerce havaalanında mahsur kaldı. Peki onlardan başka kimse yok muydu orada? Bu, köpeğin yanıtlayamadığı sorulardan yalnızca biriydi. Derken kızıl kürklü bir hayvan çıkageldi ve kendini tilki diye tanıttı. Onun gelişiyle ortalık hareketlendi. Havaalanı marketindeki birbirinden muhteşem yiyecekler ve içecekler sayesinde inanılmaz bir parti bile verdiler. Peki, pasaportları nereye gitmişti? Saat Sekizde Gemide’nin yazarı yine gülmekten kırıp geçirecek! Mizahın ve komik diyalogların usta ismi Ulrich Hub, masalların en klasik karakterlerinden birini, kurnaz tilkiyi çağdaş bir hikâye atmosferinin göbeğine yerleştiriyor ve kendimiz söz konusu olduğunda gerçeği görmenin neden bu kadar zor olduğunu anlatıyor. Tilkiler Yalan Söylemez, Ezop zamanlarından beri güncelliğini hiç yitirmemiş dürüstlük ve ikiyüzlülük üzerine acayip çarpıtmalarla dolu, düşündürücü ama her şeyden öte komik mi komik bir hikâye. International Youth Library/Uluslararası Gençlik Kütüphanesi’nin “White Raven” 2014 katalogunda yer alan Tilkiler Yalan Söylemez, aynı zamanda bir tiyatro oyunu. 8+</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103290</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f42c1a0-14e7-4a39-80d2-1f40260d5956.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenlik Çalışmaları ve Türkiyede İç Güvenlik Yönetimi</image:title>
            <image:caption>20. Yüzyıl sona ererken, yarım asırlık askeri güvenlik temelli uluslararası iki kutuplu dünya düzeni de sona ermiş, bu durum tüm dünyada bir iyimserlik ütopyası yaratmıştır. Bu yeni dönemde küreselleşme, insan, sermaye, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına çok önemli katkılar sunmuştur. Küreselleşme bir yandan her alanda yüksek bir mobilite yaratırken, oluşan yeni güç boşluğunun doldurulmasında devlet ve diğer aktörlerin gelişmişliğine bağlı olarak asimetrik bir bağımlılık ilişkisi de yaratmıştır. Tüm bu gelişmelerin temelinde kutsanan bir olgu olarak küreselleşme, ironik bir şekilde tekelin küreselleşmesine dönüşerek yeni güvenlik biçimlerini şekillendirir hale gelmiştir. Artık daha özgür olduğu iddia edilen bireyler, toplumlar ya da ulusların daha güvende olduğuna yönelik bir iddiada bulunmak mümkün değildir. Güvenlik üzerine tartışmalar ile güvenliğe yönelik temel tehditlerin Türkiye’de yönetiminin ele alındığı bu kitabın, güvenlik ile ilişkili çalışmalar yürüten bürokratlar, güvenlik görevlileri ve akademisyenler ile bu alana ilgi duyan herkese katkı sunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103291</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daf1ba1-f097-496f-a7c1-99d321623140.jpg</image:loc>
            <image:title>Cığır</image:title>
            <image:caption>“Roman, Alibaşkomutanın 2020 yılının 8 Kasım’ında söylediği tarihî sözlerle bitiyor: 
AZİZ ŞUŞA, SEN ÖZGÜRSÜN! 
AZİZ ŞUŞA BİZ DÖNDÜK! 
O sözlerle ki, Şuşa’ya çıkan yalnız Azerbaycanlılara bilinen CIĞIR’ı bütün dünyada meşhur geniş zafer yoluna çevirdi.” 
 
Prof. Dr. Nizami Caferov 
Azerbaycan Millî Meclisi Milletvekili 
 
 
“Romanda, olaylar, üç zaman kesiğinde takdim edilir. Şuşa’nın inşa edildiği XVIII. yüzyılın ortaları, Şuşa’nın işgal edildiği 1992 yılı ve Şuşa’nın kurtarıldığı 2020 yılı. Yunus Oğuz romanda, her birimize 44 günlük vatan savaşından tanıdığımız hem arka cephede, hem ön cephede yaşanmış, halkımızın vatan sevgisini aksettiren olayları büyük bir özenle aks ettirmiştir.” 
 
Elnara Karagözova 
Millî İlimler Akademisi Filoloji İlimleri 
Üzere Felsefe Doktoru 
 
“Cığır” romanında yazar hayalinin yarattığı üç obraz var. Biri, Nasreddin Murat, diğeri Şuşa’ya götüren sırlı cığır ve bir de Azerbaycan askerinin fevkalade kahramanlığını sembolize eden gölge askerler. Şuşa’dan Hudaferin’e kadar uzanan tarihi “Nasreddin Yolu’nu” Yunus Oğuz sembolleştirir. Yunus Oğuz romanda politoloji ve bedii tefekkürün şuurlu sentezini yaratıyor.” 
 
Azer Turan
Filoloji İlimleri Üzere Felsefe Doktoru 
Edebiyat Gazetesinin Baş Redaktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2647640d-a55e-4fde-b057-13762f72d6a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zümrüdüanka</image:title>
            <image:caption>Zümrüdüanka diye Kaf dağında kuş varmış 
Bir aşkı yana yana ölmelerden kurtarmış 
O bakış o gülüşten bizden geri ne kalmış 
Bu sevda bitse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Pişmanlık duymuyormuş Zümrüt kızgın ateşte 
Aşk için yanmalara razı olmuş güneşte 
Yeniden doğmak varmış tekrar gelirken aşka 
Dumanı tütse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Zümrüdüanka’yı da aşkmış dağa çıkaran 
Ölmeyi göze aldım şimdi benim yakaran 
Aşkın ta kendisidir kıyameti koparan 
Şu güneş batsa bile küllerinden doğmaz mı 
 
Ne vakit geçer bilmem can yakıyor aşk acım 
Zümrüdüanka gibi doğ gel sana muhtacım 
Sönmeden yetiş haydi yüreğimde kıvılcım 
Kalp ayrı atsa bile küllerinden doğmaz mı 
 
Zümrüdüanka gibi derdim aşka erişmek 
Kolay mı sanıyorsun böyle işe girişmek 
Bir daha nasip midir bilmem senle görüşmek 
Aşk bizden gitse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Leyla da Mecnun için düşmüş yaban ellere 
Perinin bu aşkı da düşsün dilden dillere 
Ateş ve su gibiyiz bülbül aşkı güllere 
Dikeni batsa bile küllerinden doğmaz mı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103293</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36480d46-ba8f-45bf-b1b1-991e2b28a6a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı -2 Karşı Devrim Filizleri ve Darbeleri 1971-2002</image:title>
            <image:caption>Bir dönemin gün gün panoraması... Devrimin ve Karşı Devrim’in 100 Yılı çalışmasının bu ikinci cildi, emperyalist güçlerle içerideki sağcı/gerici güçlerin işbirliğiyle yapılan “Karşı Devrim Darbeleri”ni ve bunların yıkıcı etkilerini anlatan bölümlerden oluşuyor. Bu cilt, “Karşı Devrim Darbeleri”ni görünür hale getiren 12 Mart askeri müdahalesiyle başlatıldı.1961 Anayasası’nı tümüyle yürürlükten kaldırarak Siyasal İslam’ı iktidara taşıyan yapıyı sağlamlaştıran 12 Eylül askeri darbesiyle sürdürüldü ve AKP’nin iktidar olduğu tarihe kadar gelindi. Bu ciltte, günlük olayların art arda dizilimi sırasında gözden kaçırılabilecek olan bazı önemli olay zincirleri, ana metnin sonunda ekler olarak, ayrı listelerle sunuluyor. 1970’lerden sonraki gazeteci cinayetleri, Ermeni terör örgütlerinin saldırıları ve 1961 Anayasası’nın özgürlükçü yapısını dışlayarak Türkiye’yi sağ yapılanmaya göre ayarlamak isteyenlerin kışkırttığı siyasal cinayetler toplu halde gösteriliyor. Şimdiye kadar pek yapılmamış olan böyle listeleri okurlara ek olarak sunan bu kitabın, ilk ciltle birlikte, Devrimi ve Karşı Devrimi diyalektik yaklaşımla irdeleyen dizinin temel bir referans kitabı olma özelliğine katkıda bulunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb7e09f-ff5b-4b09-ad4a-49ecd6080d10.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Sıfır Atık</image:title>
            <image:caption>Bir gün sıfır atık, her gün sıfır atık! Son kırk yıl içinde çöp miktarımız ikiye katlandı. Yeryüzünde yaşayan insan sayısı durmadan artıyor ve bizler tükettikçe tüketiyoruz. Peki tüm bunlar yaşanırken, gezegenimizi nasıl bir gelecek bekliyor? Plastik poşetin doğada 400 yılda çözündüğünü ya da 190.000 bezelye konservesinden gıcır gıcır bir araba üretilebileceğini biliyor muydunuz? Az ve doğru tüketerek mevcut düzene yön vermek elimizde. Üstelik geri dönüştürerek yeni şeyler yaratmak da cabası! Öte yandan, çöp miktarımızı sıfıra indirmek ne kadar mümkün?  Günümüz tüketim kültürünün dayattığı normlara direnmek pek kolay görünmese de, sıfır atık şampiyonu olabilmek hiç de zor değil! Birkaç yıl önce çöplerimizin miktarını azaltmak gayesiyle başlatılan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan “Sıfır Atık” hareketini mercek altına alan Görevimiz Sıfır Atık, okurları bu hedefte dört temel eylemle tanıştırıyor; reddederek, azaltarak, yeniden kullanarak ve geri dönüştürerek çocukların tüketim alışkanlıklarını sil baştan şekillendirmesine kılavuzluk ediyor. Çevre bilinci kazandırma amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “Hayır, teşekkürler!” demeyi öğreten bu halkası, eğlenceli oyunlar, bulmacalar ve etkinlikler eşliğinde, gezegenimizi neden bir çöp kutusuna dönüştürmememiz gerektiğine dair önemli açıklamalarda bulunuyor. Sıfır atık hareketine ilk adımı kolayca atmak için çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak kolları sıvamaya çağırıyor! Unutmayın, “En iyi atık, hiç üretilmemiş atıktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103295</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be24b22c-bea8-4929-9047-6cfee88e0726.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Yeniden Kullanım</image:title>
            <image:caption>Atıklarımızı kurtardık, yaratıcılığımızı parlattık! Madem en sonunda çöpü boylayacaklar neden bu kadar fazla eşya üretiliyor? Işık hızıyla tüketilen tüm bu eşyalar yeni bir hayatı hak etmiyor mu? Peki çöp kutularımız ve kaldırımlarımız tekrar kullanılabilecek atıklarla doluyken gezegenimizi nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye&apos;de, atıklarımızın sadece %13&apos;ünün gerçekten geri dönüştürüldüğünü biliyor muydunuz? Tişörtten çanta yapmak, plastik şişeleri bovling kukalarına çevirmek ya da karton koliden dekoratif bir etajer tasarlamak artık çok kolay!   Etrafımız yaratıcılığımızı tetikleyecek pek çok atıkla çevrili: Kâğıt, karton, teneke kutu, cam şişe, plastik ambalaj ve daha niceleri... İsrafa dur de, geri dönüştür ve hayatı güzelleştir! Üstüne bir de kullandığın eşyaların ömrünü uzatmanın yollarını öğren! Son yıllarda yükselişe geçen “Yeniden Kullanım” kavramını a&apos;dan z&apos;ye mercek altına alan Görevimiz Yeniden Kullanım, okurları bu hedefte üç değişmez kuralla tanıştırıyor; azaltarak, yeniden kullandırarak ve geri dönüştürerek çocukların doğa dostu yeni alışkanlıklar edinmesini sağlıyor.  Çevre bilinci kazandırma amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “İsrafa dur!” demesini öğreten bu halkası; eğlenceli oyunlar, bulmacalar ve etkinlikler eşliğinde, yeniden kullanımın sırlarını ve sınırlarını açıklığa kavuşturuyor. Kitleleri etkileyen böylesine önemli bir hareketi hayatımıza kolayca uyarlamak için çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak bizleri sağduyulu olmaya çağırıyor! Unutmayın, sofradakileri çöp olmaktan kurtarmak da, okyanusları temiz tutmak da sizin elinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7515e2c5-8b9c-4c6b-a3a0-52b333666a41.jpg</image:loc>
            <image:title>Tükenmişlikle Başa Çıkmada Maneviyat</image:title>
            <image:caption>Tükenmişlikle Başa Çıkmada Maneviyat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103297</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06eab3ae-6786-433a-83d3-9015e5e581ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme ve Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0107a3b-bc19-4dc7-b61c-3e000cdc9347.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Dilinde Deve Literatürü</image:title>
            <image:caption>Arap Dilinde Deve Literatürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0956c74e-bbf6-4614-b6a5-d433d5edcdab.jpg</image:loc>
            <image:title>Stampa Çıkarma</image:title>
            <image:caption>Stampa Çıkarma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2b99cfc-81dd-4965-8777-d1baf9417c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Performans Uygulamalı Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>·         TÜRKİYE’DE TARIM SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN İŞLETMELERE İLİŞKİN FİNANSAL ANALİZ 
 
·         TCMB POLİTİKA FAİZ KARARLARININ BIST LİKİT BANKA ENDEKSİNDE İŞLEM GÖREN HİSSE SENETLERİNİN PİYASA DEĞERLERİNE ETKİSİNİN OLAY ÇALIŞMASI YÖNTEMİ ÇERÇEVESİNDE İNCELENMESİ 
 
·         İKVAN BORSA İSTANBUL (BIST) PERAKENDE TİCARET SEKTÖRÜNDEKİ ZİNCİR MARKETLERİN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
 
·         BIST METAL ANA ENDEKSİNDE YER ALAN İŞLETMELERĠN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ: PANEL VERİ UYGULAMASI (2016-2020) 
 
·         RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ BORSA İSTANBUL, DÖVİZ KURU, BİTCOİN VE ALTIN FİYATLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
·         BIST TEKNOLOJİ SEKTÖR ENDEKSİNDEKİ ŞİRKETLERİN ETKİNLİK ANALİZİ 
 
·         SERMAYE YAPILARINA GÖRE MEVDUAT BANKALARININ FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
  ABD HAVAYOLU FİRMALARININ FİNANSAL PERFORMANSININ BİR MAKİNE ÖĞRENMESİ MODELİ İLE ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103301</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0964dc50-94e0-4727-8688-39b8c7a1d77c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne İktisadi ve Finansal Konular Üzerine Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: İKTİSAT TEORİSİ 
 
2.      BÖLÜM: POLİTİK İKTİSAT 
 
3.      BÖLÜM: TÜRKİYE EKONOMİSİ 
 
4.      BÖLÜM: DIŞ TİCARET, TEKNOLOJİ VE BÜYÜME 
 
5.      BÖLÜM: PARA VE FİNANS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f29adb2-eeca-4403-b330-0a29b8c99fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Role of R&amp;D and Innovation Policies In The Development of R&amp;D And Innovation Approaches And Skills Of Sme&apos;s</image:title>
            <image:caption>1. INTRODUCTION 
2. INNOVATION, RESEARCH AND DEVELOPMENT AND SMES 
3. THE PRESENT SITUATION OF TURKEY 
4. INNOVATION-R&amp;D SUPPORTS AND INCENTIVES IN TURKEY 
5. METHODOLOGY 
6. RESULTS 
7. DISCUSSION 
8. CONCLUSION AND FUTURE RESEARCH 9. REFERENCES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25502c70-b68b-42e8-997f-ca2a9697d506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetiminde Katılım Üzerine Güncel Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>I. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE KATILIM ÜZERİNE GELENEKSEL VE GÜNCEL TARTIŞMALARA İLİŞKİN GENEL BİR ÇERÇEVE 
 
II. BÖLÜM HALK, VATANDAŞ, KATILIM KAVRAMLARININ DÖNÜŞÜMÜ VE DEMOKRATİK SÜREÇLERE TABANDAN KATILIM 
 
III. BÖLÜM KAMU HİZMETLERİNDE KİTLE KAYNAK KULLANIMI, YÖNETİŞİM VE VATANDAŞ KATILIMI 
 
 IV. BÖLÜM MAHALLE DÜZEYİNDE YEREL KATILIM 
 
V. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE VATANDAŞ KATILIMININ ETKİNLİĞİ : BURSA NİLÜFER BELEDİYESİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME 
 
VI. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE VATANDAŞ KATILIMINI KENT KONSEYLERİ ÜZERİNDEN TARTIŞMAK 
 
VII. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE VATANDAŞ KATILIMI İLE İLGİLİ ETİK TARTIŞMALAR 
 
VIII. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE HESAP VEREBİLİRLİK BAĞLAMINDA KATILIM 
 
IX. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE ELEKTRONİK VATANDAŞ KATILIMI UYGULAMALARI: ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN BİR İNCELEME 
 
X. BÖLÜM DİJİTAL DIŞLANMA VE E-KATILIM İLİŞKİSİ: KURAMSAL BİR İNCELEME VE MODEL ÖNERİSİ 
 
 XI. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE SİYASAL İLETİŞİM VE VATANDAŞ ETKİLEŞİMİ BAĞLAMINDA SOSYAL MEDYA KULLANIMI ÜZERİNE BİR TARTIŞMA 
 
XII. BÖLÜM AFET YÖNETİMİNDE VATANDAŞ KATILIMI 
 
XIII. BÖLÜM KAMU HİZMETLERİNE GÖNÜLLÜ KATILIM 
 
XV. BÖLÜM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA YÖNETİŞİMİ 
 
XVI. BÖLÜM KATILIMIN CİNSİYETİ VE YEREL SİYASETE YANSIMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e0a808-04cc-49ad-8941-07655e628033.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Ürün</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM ÜRÜNLER, HİZMETLER VE DENEYİMLER 
 
2.      BÖLÜM ÜRÜN DÜZEYLERİ, ÜRÜN HATTI VE ÜRÜN KARMASI KARARLARI 
 
3.      BÖLÜM ÜRÜN YÖNETİMİNDE PAZAR ARAŞTIRMASI, KONUMLANDIRMA VE FARKLILAŞTIRMA 
 
4.      BÖLÜM DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE ÜRETİM VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ 
 
5.      BÖLÜM ÜRÜN YÖNETİMİ, ÜRÜN STRATEJİLERİ VE ULUSLARARASI ÜRÜN STRATEJİLERİ 
 
6.      BÖLÜM ÜRÜN HAYAT SEYRİ VE PAZARLAMA STRATEJİLERİ 
 
7.      BÖLÜM YENİLİK VE YENİ ÜRÜN GELİŞTİRME SÜRECİ 
8.      BÖLÜM ÜRÜN TASARIMI, AMBALAJLAMA VE ETİKETLEME 
 
9.      BÖLÜM MARKA VE MARKA STRATEJİLERİ 
 
10.      BÖLÜM ÜRÜN GARANTİLERİ VE SATIŞ SONRASI MÜŞTERİ HİZMETLERİ 
 
11.      BÖLÜM HİZMET PAZARLAMASI VE KALİTE 
 
12.      BÖLÜM DENEYİMSEL PAZARLAMA VE YENİ TÜKETİCİ 
 
13.      BÖLÜM DİJİTAL ÜRÜN 

 14.      BÖLÜM ÜRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103305</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f3768c6-40c2-4cdc-8be5-4aa77dbe6296.jpg</image:loc>
            <image:title>İstatistiksel Tekniklerle Güncel Analizler</image:title>
            <image:caption>. Genetik Algoritma ve Parçacık Sürü Optimizasyonu ile Portföy Optimizasyonu 
 
2. Roc Analizinde Optimal Sınır Değeri Hesaplama Yöntemleri 
 
3. Covid-19 Salgın Sürecinde Banka Çalışanlarının Stres ve Tükenmişlik Düzeyleri Üzerine Bir Araştırma 
 
4. Ulusal Para Biriminden Finansman Sağlayamama Sorunu (İlkgünah) Belirleyicileri: Türkiye’de Kamu ve Özel Sektör Üzerine Bir İnceleme 
 
5. Türkiye’deki İllerin Modele Dayalı Kümeleme Analizi ile Gelişmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi 
 
6. Türkiye Covid-19 Vaka Sayıları ile Google Topluluk Hareket Raporları Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi: ARDL Modeli, Mevsimsel Etkiler ve Nedensellik Analizi 
7. Türkiye’de Lisansüstü Mezuniyet Kriterlerinin Değerlendirilmesi: E-Delphi Tekniği 
Uygulaması 
 
8. Adana Mutfağının Korunmasında Yöresel Yiyecek Kullanımının Aşçıların Algıları Kapsamında İstatistiksel Analizlerle Tespiti 
 
9. Kategorik Verilerde Benzerlik Ölçülerinin Kümeleme Performanslarına Etkisinin İncelenmesi 
 
10. Liu Estimator In The Multinomial Logistic Regression Model</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4791e2-43fa-4aad-aac7-98a40c956bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Self Organizing Map: Öz - Düzenlenmeli Haritalar ve Matlab Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM YAPAY ZEKÂ ve YAPAY SİNİR AĞLARI 
 
İKİNCİ BÖLÜM KÜMELEME ANALİZİ ve KÜMELEME YÖNTEMLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE HARCAMALARI’NIN (MYBH) KÜMELEME YÖNTEMLERİ İLE İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103307</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6314e2f-f315-4428-920d-7a413dd7d763.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köy Yaşamından Masalsı Anılar</image:title>
            <image:caption>Hayatı ilk algıladığım gün neydi? Hangi gündü? Pazartesi, perşembe, cuma mıydı? Hava nasıldı? Güneşli mi, sıcak mı, soğuk mu, yağışlı mıydı? Veya boyum kaçtı? Kilom ne kadardı? Bunların hiçbirini bilmiyorum. Bu konuda hiçbir şey hatırlamıyorum. Bildiklerim sadece hayal meyal gözlerimin önüne gelen ve sisli bir atmosferin içerisindeki siluetler gibi hareket eden dört yaş çocukluğum... Bir diğer deyişle 1968 yılının ilk ayları… Ve bu aylardan başlayan, yaşım ilerledikçe netleşen, nihayet 1974 yılına kadar iyice belirgin hâle gelen altı yıllık bir zaman dilimi… Dahası gariban ve yoksul olduğu kadar hayata tutunmaya çalışan, kendi yağıyla kavrulan, günleri kâh huzur kâh hüzünle geçen bir ev. Ve bu evde anne, baba, ağabey ve sonraki yıllarda dünyaya gelen iki kız kardeşle birlikte altı kişilik bir aile. Bir de yaklaşık elli hanelik bir köy. Aydın ili Nazilli ilçesinin beş kilometre kuzeyinde yer alan Dereağzı köyü. Veya şu anki resmî söylemiyle Dereağzı Mahallesi. Bu mahallede yaklaşık yarım yüzyıl önce yaşananlar… Anılar, yaşantılar, acı ve tatlı olaylar… Bir çocuk gözüyle hayata ilişkin tanıklıklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d896ba38-4c70-4ba0-8d3f-ea4b257e0135.jpg</image:loc>
            <image:title>Tütü Düştü</image:title>
            <image:caption>Bazen düşer, düşer, düşersin, ama sonra uçmayı öğrenir, yükselir, yükselir ve yükselirsin. 
 
Minik yalıçapkını Tütü, o sabah tüm cesaretini toplayıp uçmaya karar verir. Kendini yuvadan aşağı bırakır ve başlar düşmeye. Neyse ki sen varsın! Tepetaklak başlayan bu yolculukta, kitabı doğru yerde çevirmeyi sakın unutma. İşte orada başlayacak, Tütü’nün muhteşem uçuşu. 
 
Ödüllü yazar ve çizer Corey R. Tabor’dan kendine inanmak üzerine yenilikçi ve eğlenceli bir kuş masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15e1bfb-3295-40c6-b047-3ad08b938eda.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Sonu (Astrofiziksel Manada)</image:title>
            <image:caption>“Başlangıçlar, sonları ima eder ve gerektirir.” 
Ann Leckie 
 Belki biz görmeyiz ama günün birinde her şey sona erecek. Evrenimizin bir başlangıcı olduğunu biliyoruz; peki bu hikâyenin sonunda ne olacak? Ve bu son bizim için ne anlama geliyor? 
Capcanlı, esprili dili ve mizah anlayışıyla astrofizikçi Katie Mack, bizi kozmosun beş olası finaline –Büyük Çöküş, Sıcak Ölüm, Vakum Bozunumu, Büyük Yırtılma ve Sekme– doğru hayret verici bir geziye çıkarıyor. Bunu yaparken kuantum mekaniği, kozmoloji, sicim teorisi ve daha pek çok mühim kavram arasında bize keyifle yol gösteriyor. Halihazırdaki eksik evren bilgimizde yapılacak ufak oynamaların ortaya bambaşka gelecekler çıkarabileceğini keşfediyoruz: Evrenimiz nihayetinde kendi içine çökebilir, kendini yırtabilir, hatta –önümüzdeki birkaç dakika içinde– önlenemez biçimde genişleyen bir kıyamet baloncuğuna kurban gidebilir. 
Bu sürükleyici “kozmik gerçekliğe kaçış” öyküsü, büyülü ve pek aşina olmadığımız bir fizik sahasını incelemenin ötesinde, yükselen bir astrofizikçinin evreni ve evrendeki yerimizi düşünürken yaşadığı heyecanı da bizle paylaşıyor. Patlayan yıldızlar ve sıçrayan evrenler arasında Mack, aciz faniler olarak yolun sonunu değiştiremesek de en azından ne olup bittiğini birazcık kavramaya başlayabileceğimizi gösteriyor. 
Her Şeyin Sonu, tüm bildiklerimizin en ucuna doğru uzanan, çılgınca eğlenceli, şaşılacak derecede neşeli ve iyimser bir seyahat. YILIN KİTABI SEÇKİLERİNDE 
WASHINGTON POST • ECONOMIST • NEW SCIENTIST • PUBLISHERS WEEKLY • GUARDIAN 
 
“Evrenin her an yok olabileceğini anlatıyor ama o kadar iyi bir kitap ki, en azından okumanız bitene kadar yok olmasın istiyorsunuz.” 
Alexandra Petri, Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da356dd5-b362-415a-8f9b-3a844caf0d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Bavulumdaki Kırık Fincan</image:title>
            <image:caption>Kimsenin tanımadığı bir hayvan elinde kocaman bir bavulla çıkageldiğinde, etraftaki diğer hayvanlar haliyle meraklanıyor. O bavulun içinde ne olabilir? Çay fincanı mı? Peki. Masa ve sandalye mi? Hadi o da tamam. Bir ev ve ağaçlı bir tepe mi? Yok artık, bu yabancı ne dediğinin farkında değil herhalde. 
Hayvanlar meraklarına yenilip bavulu izin almadan açınca, anlamlı bir fotoğrafla karşılaşıyorlar. Böylece tanımadıkları o hayvanın neler neler yaşadığını anlamaya başlıyor ve hep birlikte ona özel bir &quot;hoş geldin&quot; armağanı hazırlıyorlar. 
2020 CILIP Kate Greenaway Madalyası finalisti 
 
&quot;Derinlere işliyor. Umarım tüm ebeveynler Bavulumdaki Kırık Fincan&apos;ı çocuklarıyla paylaşır.&quot; Khaled Hosseini, Uçurtma Avcısı&apos;nın yazarı 
 
&quot;Başkalarına karşı nezaket fikrini küçük çocuklara tanıtmak için sade ve güçlü bir yol.&quot; Axel Scheffler, Yayazula&apos;nın çizeri 
  &quot;Hoşgörü ve anlayış bu çocuk kitabının tam kalbinde.&quot; Laura Padoan, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf80e201-0057-4501-8ed3-54c618f76d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Toplumsal Cinsiyet(ler)</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Toplumsal Cinsiyet(ler), hem büyüleyen hem uzun bir geçmişin yükünü sırtında taşıyan hem de biteviye şekil değiştiren bir meseleyi, toplumsal cinsiyet meselesini ele alıyor. Toplumsal cinsiyeti ayrıca biyolojinin o kendine has yöntemleriyle de inceleyerek, giyim-kuşam, dil ve işgücüyle toplumsal cinsiyeti tahkim etmeye yönelik girişimleri de gözler önüne seriyor.
Irk ve paranın herkesin toplumsal cinsiyetini nasıl büyük oranda şekillendirdiğini bilimsel gerçeklere dayanarak anlatırken, oyuncak bebeklerden cinsiyet açıklama partilerine, Jane Austen ve Lil Nas X’ten kadın üniversitelerine kadar pek çok konuya değiniyor.
“Karşı cinsiyet nedir ki? Eğer böyle bir karşıtlık söz konusu değilse o zaman toplumsal cinsiyetin temelini oluşturan kadın/erkek ikiliği ortadan kalkmış olmaz mı?” sorusuna yanıt arayan bu kitap, toplumsal cinsiyetin bugün içinde bulunduğumuz konuma nasıl taşındığını anlamak isteyen herkes için bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103312</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c166a2-bb1d-4526-9157-6f226a81b4fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bedenim: Efsanevi Feminist Yeraltı Kürtaj Servisi Jane’in Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>“Bu girişim bizim zihnimizi değiştirdi; bize bir şeyi istemenin yeterli olmadığını, onu elde etmek için bizzat harekete geçmemiz gerektiğini gösterdi… Toplumsal değişimin, liderler ve kahramanlar tarafından bahşedilen bir hediye değil, aksine birlikte çalışan sıradan insanların gerçekleştirdiği bir şey olduğunu anlamamızı sağladı.”w
1960’ların sonu. Hak ve özgürlük mücadelelerinin en hareketli günleri. Kadınlar, öğrenciler, siyahlar, kısacası toplumun her kesiminden insan çeşitli organizasyonlarda görev alıp önemli gördüğü bir sorunun çözümüne katkı sunmaya çalışıyor. Bu meselelerden biri de kürtaj, zira çoğu kadın toplumsal, ekonomik ve hukuki sebeplerden ötürü güvenli kürtaja erişim sağlayamıyor. Benim Bedenim, böyle bir ortamda, kadınların bu ihtiyacını gidermek üzere bir araya gelen bir grup sıradan kadının kurduğu efsanevi feminist yeraltı kürtaj servisi Jane’in hikâyesini anlatıyor. Kadınların en temel özgürlüğü kendi bedenleri üzerindeki tasarruf hakkıdır şiarıyla 1969’da, kürtaj yasaklarının hâlâ hüküm sürdüğü günlerde kurulan ve yasal kürtaj kliniklerinin açıldığı 1973’e dek faaliyet gösteren Jane, bu dört yıllık süre zarfında on binden fazla kadına kürtaj danışmanlığı yapmış, kendisine başvuranların güvenilir koşullarda ve yüksek meblağlar ödemeden kürtaj olmalarını sağlamıştır.Bu kitapta kadınlar kendi hikâyelerini anlatıyorlar. Bir şeylerin değişmesi gerektiğini görüp harekete geçen, başka kadınlara yardımcı olmak için kanunları hiçe saymayı göze alan sıradan kadınlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bbde3e2-628a-4079-8ccd-e44365274b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elf Kralı ile Anlaşma</image:title>
            <image:caption>ELFLER YALNIZCA İKİ ŞEY İÇİN GELİR:
SAVAŞ YA DA EVLİLİK
HER İKİSİ DE ÖLÜMÜ ÇAĞIRIR
Elflerle insanlar arasında üç bin yıl önce bozulmaz bir anlaşma yapılmıştı. Her yüzyılda bir, İlk İnsan Kraliçe’nin büyüsüne sahip olan genç kız, Elf Kralı’nın yanında yer almak üzere Ortadiyar’a götürülüyordu. Hayatını bitkibilime adamış Luella yaşını geçirdiği için minnettardı. Artık kasabasının tek şifacısı olarak görevlerine odaklanabilirdi.
Ta ki Elf Kralı, kraliçesini bulmak için gelene kadar.
Luella’nın kendisi hakkında bildiği her şey yalandı. Ancak Ortadiyar’ın ölümün eşiğinde olduğunu gördüğünde, hiç hazır hissetmediği bu sorumluluktan kaçamayacağını anlamıştı. Tek sorun, nihai bir seçim yapması gerektiğinde sadakatini nereye sunacağıydı – ona hayatı boyunca destek olmuş yuvasına mı yoksa başından beri istemediği aşka mı?
“Aman TANRIM, bu çok iyiydi! Gerçi hiç şaşırmadım – Elise Kova kötü bir kitap yazamaz. Bu hikâye HADES ve PERSEPHONE havası taşısa da bir yeniden anlatım değil.” —Laura Thalassa
“Hobbit izleyip Thranduil’i arzuladıysanız, Elf Kralı ile Anlaşma tam sizlik.” —Syfy Wire
“Eşsiz dünyası, incelikli karakterleri ve hedefini on ikiden vuran yakıcı romantizmiyle eksiksiz bir roman. Keşke bu hikâyenin içine girebilsem ve vahşi büyüyü kendi gözlerimle görebilsem. Gerçi Elise Kova görsel duyulara o kadar hitap eden bir yazar ki tam da bunu yaptığınıza inanabilirsiniz.” —Alisha Klapheke
“Elf Kralı ile Anlaşma kendilerini büyüde kaybetmek isteyen okurlar için harika bir fantastik romans. Bu güzel hikâye bana tüm duyguları yaşattı, öyle ki bu dünyaya ait daha fazla kitap okumak için sabırsızlanıyorum. Elise Kova’nın kullandığı her kelime altına dönüşüyor.” —Karpoy Kinrade
“Elf Kralı ile Anlaşma’da masallara dair en sevdiğim elementler var: huysuz bir erkek ile güçlü kadın, düşmandan âşıklara dönüşmelerinin yavaş gelişen ateşli hikâyesi ve gözalıcı, iz bırakan bir büyü sistemi!” —Raye Wagner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f07a1efe-1919-4379-a9d6-e2ccb9697210.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Tufan</image:title>
            <image:caption>Kanca geçmeyiversin bir kere enseye. Çekiyor acımadan. Çirkinliğin kancası bu, güzelliğin, arafın, kem gözlerin… Suyunu yitirme korkusu öyle çetrefil ki, zehrine aşina olduğu bataklığa sıkı sıkı sarılıveriyor herkes. Sonrası yakarış ve çırpınış. Kanca derine iniyor, kan sıcağından oluyor, su bulanıyor. Ama tersine aktığı da görülüyor suların. İp kopuyor, yaşıyor kancasıyla insan.
Gönül Tufan, kanıksanıp üzerine düşünme gereği duyulmayan bir öteki anlatısı. Ayça Güçlüten, bu romanıyla güzele sırt çevirip unutulmayacak bir çirkin hikâyesi armağan ediyor bize. Güçlü karakterleri, tedirgin edici atmosferi ve usta işi kurgusuyla Gönül Tufan, uzun zaman konuşulacak bir eser.
&quot;Çirkinliği, yarasının günbegün kalınlaşan kabuğu olabilir mi? Hangi yara güzelce kabuklanır ki? Kan kurur, parçalanmış dokular ve hücreler birbirine karışarak bakılamaz bir tabaka oluşturur, ölü moleküller cesetlere dönüşerek yerleşir. Kabuk, ardında bir sır saklamaya başlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f57dd3d-6bbc-4880-9481-98d2f73ddd4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Twig ile Turtle - 1 Minik Evde Büyük Hayaller</image:title>
            <image:caption>Sekiz ve altı yaşındaki kız kardeşler Twig ile Turtle, Colorado’daki yeni kasabaları ve elbette havalı, minik evleri hakkında çok heyecanlılar. Daha sade yaşamak ve Dünya kaynaklarını idareli kullanmak için ailece bir karar alarak farklı bir yaşam düzenine geçerler. Ancak bu düzen birkaç sorunu da beraberinde getirir. Küçük eve büyük hayallerini sığdırmaya çalışan Twig, önüne çıkan engelleri çözmeye kararlıdır!
Ödüllü yazar Jennifer Richard Jacobson’ın kaleminden çıkan Twig ile Turtle serisinin ilk kitabı Minik Evde Büyük Hayaller sizi; küçük ev yaşamına uyum sağlamaya çalışan iki kız kardeşin yeni okullarında karşılaştıkları zorlukları, dayanışma, aile, arkadaşlık gibi konuları içeren sevimli ve merak dolu hikâyesine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f12d5f-107b-4829-84b5-25318e40ce37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeditepe İnsanları</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da bir anlatıcı dolaşıyor sokak sokak. Adı Dua. Dostlarına, mahallesine, İstanbul’una dair hikâyeleriyle yürüyor. Anlatacak bir hikâyesi var ama onu anlatmak için önce başka hikâyeler anlatmalı. İnsanın kendi hikâyesi, biraz da başkalarınındır çünkü.
2021 yılında Hiyerofant adlı romanı yayımlanan Hasan Hayyam Meriç’in ikinci kitabı Yeditepe İnsanları. Yeniden doğmak ve yeniden yazılmak isteyen Dua’nın, ama en çok İstanbul’un romanı.
“Bir senedir uyuyamıyorum. Sadece kaçmak yetmiyor artık, diye düşünüyorum. Belki de güncemi dahi kendim gibi, kendim olarak tutmamalıyım, diye bir fikir parlıyor zihnimde. Yeni bir çare, yeni bir maske icat etmeliyim, diyorum. Kendime yeni bir Dua anlatmanın, onun ağzından yazıp konuşmanın sözünü veriyorum. 06.00’da dışarı çıkıyorum. Boğazkesen’e doğru koşuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57abb7dd-f1bc-4473-a0c6-472e1888cb7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusya ve Malay Takımadaları: Alternatif Seyahat Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Yaklaşık üç ay sürecek olan, hayatımın en uzun yolculuğunun ilk durağıydı burası. Endonezya’dan sonra Papua Yeni Gine, Vanuatu, Fiji ve Yeni Zelanda’yı gezecek, oradan Malay Takımadaları’na geçip Borneo, Malezya ve Singapur’a uğrayacaktım. Elimde yedi kiloluk bir çantayla birlikte içimde büyük bir heyecan da taşıyordum. Yol yorgunluğunu umursamıyordum bile, içim kıpır kıpırdı.”
Kendimize ait kıldığımız tüm eşyalar dahil, evrende kapladığımız yeri bir sırt çantası kadar küçültebilir, evimizi sırtımızda taşıyarak dünyayı gezebiliriz.
Okyanusya ve Malay Takımadaları’nda gezdiği her ülkede bir turist yerine misafir olmak isteyen gezgin Okan Okumuş’un peşine takılıp biz de yola çıkıyoruz. 800’den fazla dilin konuşulduğu Papua Yeni Gine’de Sepik Nehri boyunca yaşayan yerli halkla tanışacak, Yeni Zelanda’da eriyen buzulların şekillendirdiği göl ve vadilerin göz kamaştıran manzaralarına tanık olacağız. Yüzüklerin Efendisi filmlerinin çekildiği Waitomo Mağaraları’nı ziyaret edecek, Avustralya’da çölün ortasında yıldızların altında uyumanın tadına varacağız. Malay Takımadaları’nda Endonezya ve Filipinler’in insanın aklını başından alan doğası karşısında büyüleneceğiz. Tam dokuz ülkenin yerlilerine, yaşam biçimlerine, inanışlarına, âdetlerine, yemeklerine ve daha pek çok şaşırtıcı ve keyifli şeye şahit olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7cf3bed-6096-45fd-be50-8a526023a27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Asla Sadece Futbol Değildir</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN EN POPÜLER SPORU DEVRİMLERİ NASIL BAŞLATIP KÖRÜKLÜYOR VE DİKTATÖRLERİ NASIL İKTİDARDA TUTUYOR
Simon Kuper’ın neredeyse bir dünya turu yaparak futbolun politika ve çeşitli kültürlerle ilişkisini araştırdığı ödüllü kitabı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, bir kısmın “güzel oyun” dediği, geri kalanların ise şöhretine anlam veremediği futbol tutkusuna olan bakışı değiştirdi ve tüm dünyada en çok okunan futbol kitaplarından biri oldu.
Güney Afrika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Almanya’ya yirmi iki ülkeyi gezerek dünyanın en popüler sporunun bu ülkelerdeki kültürel ve politik etkisini inceleyen Kuper’ın birçok futbolcuyla, siyasetçiyle ve tabii ki taraftar grubuyla görüşerek kaleme aldığı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, ilginç detayları, perde arkasından bilgileriyle, bir futbol kitabından daha fazlası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103320</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb84253-9e7d-46e4-9c8e-47f4f02c67f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Screwjack</image:title>
            <image:caption>Amerikan gazeteciliğinin ve edebiyatının yirminci yüzyıldaki en tartışmalı isimlerinden Hunter S. Thompson, “Gonzo gazeteciliği”nin kurucusu olmasının yanı sıra önemli bir altkültür ve siyaset figürü. İçinde üç öykü olan Screwjack ise Thompson’ın 1991 yılında sadece üç yüz yirmi altı nüsha hâlinde, imzalı yayımladığı bir eser. Koleksiyonerlerin uzun zaman boyunca tek bir kopyasına bin doları aşan meblağlar ödediği bu eser neyse ki 2000 yılında tekrar yayımlandı.
Kitaptaki ilk öykü olan “Mescalito”da bir otel odasında yaşadığı ilk meskalin tecrübesini aktaran Hunter S. Thompson, ikinci öykü “Bir Şairin Ölümü”nde zor durumdaki bir dostuyla yaşadığı yüzleşmeyi anlatıyor, güya editörlerden bir not ile başlayan son öykü “Screwjack”te alter egosu Raoul Duke sahneye çıkıyor, sonrasıysa çılgınlık.
Las Vegas’ta Korku ve Nefret, Rom Günlükleri ve Cehennem Melekleri gibi efsanevi yapıtların kalemi Hunter S. Thompson’dan Screwjack hem dokunaklı hem ucube bir mucize.
“Hunter Thompson, Kraliçe Victoria’nın cenazesinde çırılçıplak koşan bir adama karşı hissedeceğiniz şekilde hayran bırakıyor kendisine.” –William F. Buckley
“Thompson çevresindeki çirkinliği açığa çıkarmak için kendisini çirkinleştiriyordu.” –Hari Kunzru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9df0ca9-369e-4260-bf08-5ca987209091.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyücü ve Diğer Gotik Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Ay ışığında, onların evin önünde zıplayan ve dans eden korkunç siluetlerini görebiliyordum. Bunlar dağların ve nehirlerin kötü ruhları mıydı?”
Fantazi ve gizem öyküleri kaleme alan Kyoka İzumi’nin yazdıkları yaşadığı dönemde popüler olan gerçekçilik akımı sebebiyle ilgi görmedi. Yıllar sonra İzumi için “Modern Japon edebiyatının en zeki yazarı,” diyen Mişima ve onun “Japon edebiyatının övünç kaynağı” olduğunu söyleyen Tanizaki gibi isimler sayesinde öyküleri bilinirlik kazandı ve adı Japonya’da E. T. A. Hoffmann ile Edgar Allan Poe gibi yazarlarla birlikte anılır oldu.
Büyücü ve Diğer Gotik Öyküler’de Japon gotik edebiyatının en başarılı uzun öykülerinden biri olarak kabul edilen “Koya Dağı’ndaki Kutsal Adam”ın yanı sıra yıllardır sakladığı sırrını açık etmek istemediği için uyutulmadan ameliyat edilen bir kadının, deniz kenarındaki ücra bir kasabaya musallat olan şeytanların ve bir adamın bir kadınla tanıştıktan sonra garipleşen gününün anlatıldığı üç öykü daha bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bf895ee-6e58-4ce6-ba24-8a5d132fa6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Yerdeyim</image:title>
            <image:caption>Bir yanımız bahar, bir yanımız hazân, 
Ne kısa mesafe aradaki zaman. 
Geçmez sandığın o derin acılardan, 
Merhem olur sevinç, ummadığın bir an. 
 
 
Hayatın bir ucundan tutmuş gidiyoruz. Bazen acı ile yoğrulup, bazen sevinç ile kucaklaşıp yol alıyoruz. Lakin acı sevinç kadar çabuk geçmiyor. Çünkü acı geçmeyen bir iz bırakıyor, sevinç ise anlık mutluluk veriyor ve çabuk unutuluyor. 
O yüzdendir ki şiirler hep, özlem, hasret, gözyaşı içeriyor ve kalpten dile dökülüyor. Hissedilen her duygu ömrümüze, ruhumuza çok şey katıyor. Ama ruhun dinginliğe ihtiyacı var. Bizler acı ve sevinci yürekte dengeli tutarsak eğer, daha az yorulur ve daha çok şükrederiz. 
Hayatı güzelleştiren duygular ise sevgi, saygı ve merhamet... Bu duygulara sahip çıkmak ve onları iyi muhafaza etmek gerek. Çünkü ruhumuzun ihtiyacı bunlar. 
O halde şu kısa hayatta severek, sevilerek; birbirimizi yormadan yol almaya bakalım. 
Aynı yerde, aynı dengede kalalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9186c39e-0bda-4f55-934e-04162fdbef88.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmi ve Edebi Yazılar (Bilim-Din Barışı İçin)</image:title>
            <image:caption>Evet, varlık enerji, yazılım ve evrimden (istek ve gelişme meylinden) oluşuyor. Enerji bütün özellikleriyle fizikçiler tarafından yeteri kadar anlatılmıştır. Evrimi de ta Yunan kadim döneminden beri birçok düşünür, onu anlamış; yani varlığın içinde gelişme meyli olduğunu gözlemlemiş ve yazıya geçirmiştir. Yazılıma gelince, Aristo 2300 yıl önce: “Eşya, Heyula ve Suretten oluşur,” dedi. Bugünkü tabir ile eşya, enerji ve yazılımdan ibarettir, dedi. İnsanın ruhu ve kişiliği Formdan bugünkü tabir ile Yazılımdan oluşur, diye söyledi. O gün yazılımın mahiyeti ve teknolojisi bilinmiyordu. Fakat nesneleri nesne yapan, insanları ruhlu yapan formdur, demesi büyük bir keşiftir. Maalesef bu form gerçeği, Orta Çağ bilginleri tarafından basit maddi bir şekil diye anlaşıldı, manası uçtu gitti. Halbuki form giydirmek tam manasıyla yaratmak, demektir. Çünkü Arapçadaki halk etme, etimolojik olarak biçim ve şekil verme demektir. Yoktan yaratma demek değildir. Yoktan yaratmanın ismi ise, ihtiradır.
Evet, Yazılım Allah’ın ilmidir. Soyut, somut hatta beynimizdeki gizli niyet dataları dahi, her şey yazılımdır. Yani Allah, şey denilen bütün nesneleri, niyetleri ve elektronları dahi biliyor.
Kâinat, enerji malzemesi dışında bu yazılım ile atom, hücre, yıldız, ekoloji ve saire varlıklar oluyor. Malzeme Allah’ın kudreti, yazılım Allah’ın ilmi, gelişme süreci Allah’ın iradesi. Said Nursi bu üç isim için bin sayfa yer ayırmıştır. Kainattaki en temel nitelik ilim ve yazılımdır. Onun için İbn Arabî, Allah’ın en büyük ismi ilimdir. Ve diğer bütün nitelikler (isimler) ilme sığınmışlar, sen olmazsan biz var olamayız, dediklerini keşfen görmüştür. Her isim bir dosya olduğu için kişilikleri ve konuşmaları söz konusudur. Evet, yazılım ve ilim olmazsa varoluş asla gerçekleşmez. Evren bir enerji yığını olarak kalır.
Evet, Allah’ın Öz Varlığı ilim ve yazılımdır; ruhun mahiyeti, enerji giydirilmiş yazılımdır. Üç buçuk milyar yıllık bilgileri kendinde toplayan DNA, bir yazılımdır. Sonsuz kâinata kainatlar katan, insanın biyolojik, psikolojik ve sosyal hayatındaki yazılımlardır. Evrimde de türün mahiyeti mutasyonlarla değişince yazılımı yani ruhu da değişiyor. Dinî tabir ile o canlıya yeni bir ruh üfleniyor. (Araf, 172)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103324</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0cbb539-4ca1-44c2-8d47-abd0e71a26f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Seninle Güzel Maria</image:title>
            <image:caption>1965 Muş/ Bulanık doğumluyum ilk orta öğrenimimi Elazığ&apos;da, lise öğrenimimi Bulanık&apos;ta bitirdim. Lise mezunuyum evliyim üç çocuğum var. Bankacıyım yurdun çeşitli illerinde Ziraat Bankasında görev yaptım. 
 
Şiir yazmaya lise yıllarında merak sarıp gönül verdim. Gün biter gülüşün kalır isimli şiir kitabım 2021 yılında çıktı. Bir çok şiirim önemli sanatçılar tarafından bestelendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe7c0bbd-f7cd-4b88-a63f-c5a1364d0ef4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat</image:title>
            <image:caption>KAYBETME KORKUSU BİRİNİ ÇOK SEVMEKTEN DEĞİL, KENDİNİ HİÇ SEVMEMEKTENDİR. 
 
Sevdiğiniz insanı çok kıskandığınız oluyor mu? 
Peki ya, sevdiğiniz için kendinizi gözden çıkardığınız, var gücünüzle fedakârlıklarda bulunduğunuz, kendinizi sorgusuzca uğruna adadığınız, benliğinizden çaldığınız zamanlar var mı? 
Sevdiğiniz için hep bir şeylere katlandığınız, tahammül etmek zorunda kaldığınız, acı çektiğiniz, çaresiz hissettiğiniz oluyor mu? 
Bu şekilde giderek sevginin içinde kendiniz olmaktan uzaklaştığınızın farkına varabiliyor musunuz? 
Bütün bunlar sevginin mutlak birer parçasıymış gibi geliyorsa size, sevginin içinde değil, sevgi sandığınız bir hissin içinde kayboluyorsunuz demektir. 
Sevgi tahammül etmek değildir, katlanmak, adanmak ve bu yolda benliğinizi gözden çıkarmak da değildir. Sevgi sandığınız hisleri hayatınızdan çıkarmayı başardığınızda, geriye emeğinizle büyüyen eşsiz bir mutluluk, güven ve huzur kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da0cd77-c74f-4561-9977-8a0a2420e077.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletin Cebinden</image:title>
            <image:caption>Çılgın projeler, devasa yeni şehirler ve inşaatlar, havaalanları, geçiş garantili köprüler, yatış garantili şehir hastaneleri… 
Kamu-Özel İşbirliği’yle yapılmakta olan “Devasa Şehir Hastaneleri” kimin yararı için? 
Kamu yararı adına yürütüldüğü iddia edilen “devasa” inşaatların sözleşmeleri, ödemeleri ve faturalar “ticari sır” denilerek saklanıyor. 
Bu projelerin bugün kamuya yükü 81,2 milyar dolar! 
Yatak başı maliyette ortaya çıkan dehşet verici farklar da dahil olmak üzere her şey MİLLETİN CEBİNDEN! 
Yüzyıl sonra bu projeler bize neden imtiyazları hatırlatıyor? 
Finans kapital Kamu-Özel İşbirliği sözleşmeleriyle bir hükümranlık kuruyor. 
Uluslararası bankalar ve finans şirketlerinin, ülkemizde etkileri yıllarca sürecek bu “imtiyazlarını” açık etmemek için uğraşan politikacılar ve küresel finans sistemine verilen “DEVASA” ödünler… 
Çiğdem Toker yılmıyor! Araştırmaya ve kamu adına sormaya devam ediyor: KÖİ sözleşmeleriyle MİLLETİN CEBİNDEN yapılan büyük soygunu ve politikacıların verdiği ödünleri, “İMTİYAZLAR”ı bu çalışmasında gözler önüne seriyor. 
 
Usta gazeteci Çiğdem Toker, sağlıkta özelleştirmenin Truva Atı olarak adlandırılan şehir hastanelerinden “ticari sır” gerekçesiyle açıklanmayan ve küresel sermayeye aktarılan kamu kaynaklarını, ihaleleri ve konuya ilişkin belgeleri yakından izleyerek, gizlenen bilgilerin önemli bir bölümünü açığa çıkartıyor. (…)                                                                                                                              Prof. Dr. Kayıhan Pala 
 
Çiğdem Toker şehir hastanelerinin sağlık hizmetlerine, hastalara ve kamu finansmanına olan etkilerini inceliyor. Kitapta daha önce yazdığı gazete yazılarının yanı sıra kapsamlı bir değerlendirme de yapıyor. (…) Toker gazeteci ve hukukçu kimliğiyle konuyu ayrıntılı biçimde irdelemekte ve okuyucuya da yalın biçimde aktarmaktadır. Toker, şehir hastaneleri gibi çetrefilli bir konuyu “tekrar tekrar anlatma ihtiyacının, büyük oranda gazeteciliğin kuşatma altında oluşuyla ilgili” olduğunu söylüyor ve şehir hastanelerinin neden olduğu tahribatın anlaşılmasına katkı sağlıyor.                                                                                                                                                                           Prof. Dr. Uğur Emek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b644415b-f692-47b6-be32-cd5ab2121b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, klasik bilgi ve uygulamaların yanı sıra güncel bilgilerin ve uygulamaların ele alınmasından yola çıkılarak hazırlanmıştır. Psikoloji ve sağlık kavramlarının alanları ve içerikleri oldukça geniş olduğundan sağlık psikolojisinin sınırlarını da tam olarak çizmek mümkün değildir. Bu kitapta sistemlerden kısa ve öz olarak bahsedilmiş, her sistem içinde örnek olarak sık görülen birkaç hastalığın anlatımı ile yetinilmiştir. Psikoloji alanında çalışanlar için sağlık, hastalık, hastalıkların nedenleri, tetikleyicileri, tanıları, tedavileri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi vermek için genel bir çerçeve çizilmiş ve ana konulardan fazla uzaklaşmadan konular işlenmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f251912d-5fc9-48f0-88e5-8b2995078d85.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Melodi (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>New York Times Çok Satan listelerinde aylarca
yerini koruyan ve farklı milletlerden milyonlarca okurun kalbinde
taht kuran İçimdeki Müzik’in bu çarpıcı devam romanında Melody,
tutkusunun peşinden gidebilmek adına korkularıyla yüzleşiyor.
Melody, artık daha büyük ve daha cesur bir genç kızdır. Onun
gibi farklı yeteneklere sahip çocuklara yönelik kamplar olduğunu
keşfettikten sonra, bir kampa gidebilmek için can atıyor. Ormanda
yürüyebileceği, çelik halatla uçabileceği ve hatta ata binebileceği
bir yer! Belki de sonunda gerçek bir arkadaş edinebileceği, kendi
kararlarını verebileceği hatta kendi başına bir şeyler yapabileceği
bir yer - rüya gibi! Melody, titreyen kamp ateşinin ışığında ve
fırtınaların gücüyle gerçekten ne kadar cesur ve
güçlü bir genç kız olduğunu keşfetmek üzere.
 
“Sevilen bir hikâyenin tatmin eden, kıymetli devamı.”
 
-Kirkus Review
 
“Melody’nin sesi her zamanki gibi esprili. Çeşitli etnik kökenlerden
ve engellere sahip yardımcı karakterler ona saygıyla yaklaşıyor...
Onu gerçekten anlayan bir topluluğun parçası olmuş durumda.”
 
-Publishers Weekly
 
“Bu kitapta Melody okulla alakalı tüm problemleri ve
sınırları aşmış bir genç kız olarak karşımıza yeniden çıkıyor.
Ama bekleyin! Henüz hiçbir şey görmediniz.”
-GoodReads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54cd80f6-6aec-4e0e-b771-018fc7b4fccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur’un Gözyaşları - Kalubela</image:title>
            <image:caption>Savaşlarımı tek başıma verdiğim, kendimi yapayalnız hissettiğim ve acı çektiğim zamanlarda tanıdım uzakların yakınlığını ve yakınlarımın uzaklığını. O zaman öğrendim insanın önce kendine yaslanması gerektiğini. Geriye ne kaldı derseniz; büyük yorgunluklar, affedilemeyen kırgınlıklar ve “keşke hiç tanımasaydım” diye geçmişin tozlu raflarına kaldırdığım insanlar... Bugün baktığımda, geçmişte kimseye muhtaç olmamanın ve tek başıma ayakta durmanın huzurunu yaşıyorum. İnsanları tanımak için önce onları zamana bırakmak gerekiyormuş. Bu gerçeği de yeni yeni anlıyorum. Evet, adım çoğu zaman geçimsize çıkıyor, tavırlarım çekilmez geliyor. 
 
Ama kimse bu hale nasıl geldiğimi, neden böyle davrandığımı anlamıyor. Herkes son sahneye bakıyor. Nitekim hayat böyle. Hayaller ayrı, gerçekler ayrı… Buna olgunluk deniyor, yalnızlık deniyor, yaşanmışlık deniyor ve insan her şeye zamanla alışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ee3c79-56c7-48e0-a403-571e7b35ddfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Garip Parıltı</image:title>
            <image:caption>Ege Kor, Bilkent Üniversitesi’ni “üstün şeref” belgesi alarak tamamlamış, 1999 doğumlu genç bir şair. Bu genç yaşına rağmen gezmiş, görmüş, okumuş ve biriktirmiş. Bu birikimlerini de “şiir” halinde dışa vurmuş. Bu kitapta bu dışa vurumu göreceksiniz. 
“Bir Garip Parıltı” adlı kitabında 85 adet şiir bulunmaktadır. Bağımsız bir tarzda yazılmış olan şiirlerinde kimi zaman keskin bir eleştiri, kimi zaman derin bir düşünce saklıdır. Şiirlerinde, genç yaşına rağmen, derin bilgi birikiminin ve dünya görüşünün izleri görülmektedir. Zevkle okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f097ec-efb5-4f8a-944a-dbb2a06cc51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Divriği Kalesi Kazıları 2</image:title>
            <image:caption>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Cami, Divriği’nin uluslararası alanda tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Prof. Dr. Erdal Eser tarafından yürütülen Divriği Kalesi kazılarında da Arkeoloji ve Sanat Tarihi bakımından son derece önemli verilere ulaşılmış, bu veriler sırasıyla yayımlanmaya başlanmıştır. Bu kitapta, Divriği Kalesi kazılarında bulunan 13.-15. yüzyıllara tarihli seramikler incelenmiştir. Kitap; renkli resimler, çizimler, tablolar ve geniş bir kaynakça ile zenginleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4bff44a-12a3-4871-bcab-e24826185b82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradaki Kıyamet – Sağ Kalma Sanatı ve Bilimi</image:title>
            <image:caption>Kıyamet nasıl kopacak? Gök yarılıp dağlar savrulduğunda, denizler kaynayıp yıldızlar atıldığında mı? Yoksa nükleer bir savaş, göktaşı çarpması veya büyük yanardağların patlamasıyla mı? Belki de bir patlamayla değil, iniltiyle kopacak. Nasıl olursa olsun, elimizdeki tarihsel ve arkeolojik kanıtlar yıkılmaz denen görkemli uygarlıkların bile çöktüğünü gösteriyor. Biz de bugün küresel salgınlar, iklim değişikliği ve savaşlarla boğuşuyoruz: Esaslı bir kıyametin tüm alametleri sanki mevcut gibi. Kitaplar, filmler ve diziler de durmadan uygarlığımızın ani çöküşünün ardından olacakları hayal edip bize korkutucu manzaralar sunuyorlar. Sıradaki kıyamete hazırlanıyoruz. Ama belki de yanlış kıyamete hazırlanıyoruz. 
 
Antropolog, su altı arkeoloğu ve vahşi doğada hayatta kalma uzmanı Chris Begley, bugün toplumumuza egemen olan çöküş kaygısının, tüketim kültürünün de etkisiyle büyük felaketlerin doğasını ve sonuçlarını çarpıtmamıza neden olduğunu savunuyor. Geçmişteki çöküşlerin genellikle ani olaylar olmadığını gösterirken, günümüzün hazırlıkçı furyasının barındırdığı bozuk toplumsal ve ahlaki kabulleri açığa çıkarıyor. Popüler kültürün pompaladığı kıyamet algısının gelecekte yaşanması olası felaketlerde bize neden köstek olacağını izah ediyor. Bize, olası felaketlerden sağ çıkabilmek için neler yapabileceğimize dair ipuçları verip pratik önerilerde de bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f8c3cc-79ec-4329-afa6-3b9b9c62716b.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Ağaçlar Konuşur Mu? (Flexi Kapak)</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra İtalya Robotik Teknoloji Enstitüsü&apos;nde çalışan ve hem biyolog hem mühendis olan Barbara Mazzolai tarafından yazılmış 15 soru serisinin 3. kitabı “Ağaçlar Konuşur Mu?” sayesinde çocuklar, süper bir bitki uzmanı olacaklar! 
Bitkiler hareket eder mi? Denizde ve uzayda da bitkiler var mıdır? Bitkilerden neler öğrendik? Bitkilere isimlerini kim verdi? Robot bitkiler üretilebilir mi? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103334</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac846360-6fb9-453d-8068-9657e212fc8d.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Bugün Şimdiden Dün Müdür? (Flexi Kapak)</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra Torino Üniversitesi&apos;nde Çağdaş Tarih dersleri veren Bruno Maida tarafından yazılan 15 soru serisinin 4. kitabı “Bugün Şimdiden Dün Müdür?” sayesinde çocuklar, süper bir tarih uzmanı olacaklar! 
Tarih ne işe yarar? Sıfır yılından önce ne vardı? Neden bu kadar çok harita var? Tarih neden bu kadar sıkıcıdır? Güç nedir? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e9ac084-831a-44e5-931b-572de4dea0f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hissetmek ve Bilmek</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN ÖNDE GELEN NÖROBİLİMCİLERİNDEN BİRİ OLAN ANTONIO DAMASIO&apos;DAN, BİLİNÇ OLGUSUNU VE BİLİNCİN YAŞAMLA İLİŞKİSİNİ AYDINLATAN BİR ARAŞTIRMA, MESELENİN ÖZÜNE İNEN BİLGİLENDİRİCİ BİR ESER 
 
Son yıllara kadar, bilişsel bilimler ve felsefe alanlarında pek çok düşünür bilinç problemini çözümsüz olarak görmüştür. Ancak Antonio Damasio biyoloji, sinirbilim, psikoloji ve yapay zekâ alanlarındaki yeni bulgular sayesinde bilinç hakkındaki sırların artık açığa çıkacağını söylüyor. 
Hissetmek ve Bilmek adlı bu kitabında Damasio, bilinci tüm özellikleriyle ele alıyor ve ortaya koyduğu bulgular ışığında, bilinç üzerine yenilikçi düşüncelerini biz okurlarıyla buluşturuyor. Kısa ve öz, toplam 48 bölümden oluşan bu çalışma, bilinç ve akıl arasındaki ilişkiyi, bilincin ve uyanık halde olmanın neden farklı olduğunu, bilinç kazanma sürecinde beynin neden gerekli olduğunu ve duyguların oynadığı merkezî rolü anlamamızı sağlıyor. Damasio, farklı bilim alanlarındaki son gelişmelerle birlikte bilinç felsefesini sentezleyerek, beyin ve insan davranışı hakkında bildiklerimizi değiştirecek kendi özgün düşüncelerini bu kitabında okurlarıyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103336</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c30053f-86af-4258-90bc-4d41051904a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Devleti ve Çöküşü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arap devletinin erken dönemini siyaset tarihi yöntemleriyle çözümleyen bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103337</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00099c39-006d-4513-8793-fcc901cc9bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Faslu’l-Makal</image:title>
            <image:caption>Doğu ve Batı dünyası için bir dönüm ve 
referans noktası. Günümüz için tekrar tekrar 
keşfedilmesi gereken bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103338</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b3c970-bf4c-4cef-908c-221414aee7df.jpg</image:loc>
            <image:title>%5 Yüzde Beş</image:title>
            <image:caption>Bir mesajı iletmenin en etkili yolu nedir? Finansal olarak güçlü insanların ustalaştığı yetenekler nelerdir? 9-5 çalışarak zengin olunabilir mi? Parayı kullanmayı bilmek ne demektir? Zengin olmak için nereden başlamak gerekir? Okuduğunuzda zengin olacağınız bir kitap değil bu. Öyle büyülü bir metin henüz yazılmadı. Bu kitap bir yol haritası. Harekete geçmek için işaret bekleyenler varsa, bu kitap şimdi başlamak için bir çağrı. Koray Güzelderen, tecrübesi sayesinde bu büyük sorulara açık ve anlaşılır cevaplar veriyor. Daha doğrusu hangi soruların doğru olduğuna dair bir anahtar sunuyor. Kilit sadece sizin zihniniz. Kapıları açmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba9e5eff-001c-46ff-99cf-30bf02b9dee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Pencere</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bize radikal adım atmayı salık vermez. 
Yalnızca farklı pencereler açar ve belki bunlardan 
bazısı, kendimize karşı açılan pencerelerdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af358f78-e34f-4d0a-90a8-6cd7e1dac7cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamlı Aziz Yuhanna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hicri 1.Yüzyılda İslam Algısını Yansıtan Bir Polemik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103341</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf273e3-1eca-47ce-aa3c-8e6b72c4027b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eylül gerek konusu gerek yapısı gerekse metinde geçen kahramanların ruh tahlillerine yer verilmesi gibi özellikleri bakımından Türk edebiyatının önemli romanları arasında yer alır. Mehmed Rauf, bu romanında esasında basit bir yasak aşk hikâyesini anlatmıştır. Fakat Eylül’ü farklı yapan en önemli özellik, eserin teması veya konusu değil; anlatım tarzı, yani üslubudur. Roman, üslûbundaki etkileyicilikten dolayı, yüzyıldan fazla bir süredir, Türk okurunun daima gündeminde kalmış; beğenilerek okunmuştur. Yazar, romanında aşk konusunu geliştirirken, roman kahramanlarının yaşadıkları yasak aşkın onların ruhlarında bıraktığı derin etkiyi başarılı bir şekilde anlatmıştır. Bu bakımdan Eylül, edebiyat tarihimizde ilk psikolojik roman olarak tanınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b1839c5-621c-4b1e-9a92-526f62ac9226.jpg</image:loc>
            <image:title>Güle Güle Sevgilim</image:title>
            <image:caption>dün gece yağmur yağmış 
perdeleri sıkı sıkıya kapalı 
kapkara trenler geçerken içimden 
ağırdan ağarırken tan / sessiz ve derinden 
bilemedim / nasıl ve nereden 
selamın çıkıp geldi / ölü bir kuşun tüylerinden 
yalnızlıkların sarıp sarmaladığı bir geceden 
bir sapan lastiğinde taş oldu yüreğim 
sonu gelmeyecek bir günahın telaşı doldu içime 
ağladım / içimdeki tutsaklığına 
açtım yeryüzünün tüm pencerelerini 
güle güle sevgilim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bcb99b7-b2db-47af-ba9c-c359affe003d.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalsı</image:title>
            <image:caption>Suçun ve pişmanlık duygusunun tarihiyle yazının tarihi aynı gün başlamış olmalıydı. 
Ah benim suskun kahramanlığım… 
Telleri koparılmış bir keman gibi suskun kalmak… İçindeki ses olma taşkınını susarak düşünmeyi başarabilmek… 
Göz, söz, yazı, düş, düşlem, tutku, heyecan, eylem… Yanılgı, suçluluk duygusu, pişmanlık... Baskılanmış bir isyan; gören göz, yasaklanmış bir dilin kekemeliği… Suskunluk… 
Nasıl sığar bunca duygu bir ruhun karanlık kuyusuna… 
Unutulmak istenen en unutulmayacak olandır belki… 
Yazı, para, devlet… Uygarlığın öğeleri. Doğu toplumları için ayak bağı. 
Hayat işte… Kuruntu olmamalı. 
Söz. 
Yazı. 
Yanılgı. 
Hop! Hadi bakalım, kurtul şimdi bu kuyudan. 
Bir doğa mücadelesiyle baş başa giden yazma hikâyesi; masalsı bir aşkla donanınca, böyle bir roman doğuyor işte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103344</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a07289-4b38-4816-863f-b98b0f238efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Eleanor Porter bu kitapta, çocukluk döneminin önyargısız, saf ve olumlu duygularla dolu dünyasını yansıtmaktadır. 
 
Romanın kahramanı Pollyanna 11 yaşındadır. Önce annesini sonra da babasını kaybedince teyzesinin yanına gönderilir. Pollyanna’nın teyzesi pek de sıcakkanlı biri değildir. 
 
Zaman geçtikçe Pollyanna ortamı yumuşatmakta gecikmeyecektir. Onun olumlu ve yapıcı tutumu hem teyzesinin hem de çevresindekilerin yaşamında mutluluğa ulaşmanın yolunu açmıştır. 
 
Roman ünlendikten sonra “Pollyanna tavrı” olarak nitelenen bu tutum, Porter’ın eserini çocuk edebiyatının başyapıtları arasına çıkarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a512dc0-64de-4054-a23c-0e971c8099bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Macerayı seven ve deniz tutkunu olan genç Robinson iki kez geçirdiği fırtınalı deniz kazasından sonra yolculuklarına ara verir. 
 
Ama kısa bir süre sonra tutkusuna engel olamadığı için tekrar denizlere açılır. Bu kez yine büyük bir fırtınaya kapılır. Sonuçta gemiden tek kurtulan kendisi olur ve ıssız bir adaya düşer. Burada hayatta kalma mücadelesi başlar. 
 
Robinson Crusoe, klasik Batı edebiyatının önemli eserlerindendir ve İngiliz edebiyatının ilk yetkin eseri olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda “ıssız ada” konusunu işleyen ilk roman olma özelliğine de sahiptir. Don Kişot’tan sonra en çok okunan edebiyat yapıtlarından olan Robinson Crusoe, anlatımıyla, olayların serüven şeklinde gelişmesiyle dünya klasikleri arasında seçkin bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103346</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70da20f3-d972-433d-9d51-b7f21eccae9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirlerim</image:title>
            <image:caption>Sayın şiir severler. Müzik nedir sorusuna genelde “duygu ve düşüncelerin güzel sesle anlatılması.” denilir. Şiir’e de, insan hissiyatından ortaya çıkan duygu ve düşüncelerin, (bir bakıma) şairler tarafından haykırılışı diyebiliriz. 
Şairler, toplumun gözü, kulağı, hak ve hukuku, veciz ifadelerle haykıran, hatta toplumu etkileyen kişileridir. 
Bunları, sözcüklerin lügat manasıyla, söylemiyorum. Sadece,  düşünce dünyamda ki, değerlendirme mi (lügat anlamı dışında ayrı olarak) söylüyorum. 
Bendeniz duygusal ve cana yakın bir insanım. Muhafazakâr aile ortamı içinde yetiştim. Gençlik yıllarımda ağırlıklı olarak, Turizm sektöründe çalıştım. Özellikle Anadolu Kulübünde çalıştım. Bu dönem de edebiyatın ve siyasetin yetkin kişileriyle tanışma imkânı buldum. 
 Anadolu insanının genel kaderi yokluk, kıtlık ve çileye, birde gönül arzuları eklenince şiire karşı var olan ilgim daha da arttı ve gençlik yıllarımda “Yanan Gönlüm” adlı şiir kitabı yayımladım. 
Çünkü hayatın olağan akışı, bizi şairleştirmişti. Gençlik yıllarımda yazdığım bir aşk şiirimi, Ankara’daki bir programda, Sn. Muazzez ABACI’ YA okudum. “Harikulade lütfen Kamuran (Menajeri) Bey’e verin, değerlendirelim dedi. Bense şiirlerimi bir kitapta toplamayı düşündüğümden vermedim. 
Sonra ki başka bir programda da Sn. Özdemir ERDOĞAN’A farklı bir şiir okudum. O da benzeri şeyler söyledi. Bende ona da vermedim/göndermedim ama bir değerlendirme imkânım da olmadı. 
Şimdi ise, kitaplaştırarak, şiir severlerle buluşturmak istedim. Çünkü şiirlerimde, yaşanmışlık ve (duygusal anlamda) bir ruh olduğunu hissediyordum. 
Bunun için farklı yıllarda, emek ürünü olarak ortaya çıkmış olan şiirlerimi elinizdeki kitap’ta toparlamayı uygun buldum. 
Takdir siz şiir sevenlere ait olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103347</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68787c7e-3eb9-4e9d-aac4-cb2ccc9ed466.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakir Çarudatta&amp; Kırık Kalça (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu baskıda, MS. I.-3. yüzyıllar arasında yaşadığı tahmin edilen İlk Hindu saray şairlerinden ve Sanskrit edebiyatının babası Bhāsa’nın, Sanskrit aslından İngilizce çevirisiyle karşılaştırılarak H. Derya Can tarafından dilimize aktarılan iki dramı yer almaktadır. Dört perde hâlinde elimizde olan Daridraçārudattam (Fakir Çārudatta), sonraki dram yazarları tarafından da ele alınan yarım kalmış bir eserdir. Mahābhārata destanından alınan Ūrubhaṅgam (Kırık Kalça) ise savaşın yarattığı trajedinin anlatıldığı tek perdelik bir dramdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103348</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65f40a4d-33b6-4d63-8c7d-5094508bda18.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Hekimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Burhan Cahit Morkaya’nın ilk kez 1932 yılında İstanbul’daki İkbal Matbaası’nda basılan romanı Köy Hekimi, Suat Naci isimli genç bir doktorun Isparta’nın Bademli kasabasında başından geçenleri okurla buluşturur. 
 
Burhan Cahit’in Millî Mücadele’ye odaklandığı ve bütün bir savaş sürecini Bademli kasabasının sakinleri üzerinden anlattığı Köy Hekimi, babasız büyüyen çocukları, kendi kendine yetme mücadelesi veren insanları, erkeklerin cepheye sürüklendiği bir ortamda bütün iş yükünü üstlenmek zorunda kalan kadınların mücadelesini ve savaşın halk üzerindeki yıkıcı tesirlerini incelikli bir şekilde anlatır. 
  Şehir ile kasabanın, I. Cihan Harbi ile Millî Mücadele’nin, mütevazilik ile hamasetin, cehalet ile kibrin sık sık karşı karşıya geldiği bir eser olan Köy Hekimi, okurlara ülkenin kuruluş yıllarında Anadolu’da neler yaşandığını Anadolular üzerinden anlatan bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103349</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f25c96e4-f60b-462f-93e5-9e74c3015007.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Okyanusta, azgın dalgalarla boğuşan bir “Kristal Yelkenliyim”. 
Dibe yaklaştıkça, köpükler sarıyor bedenimi, üşüyorum… 
Bazen zirvesindeyim uğuldayan dalgaların, uçuyorum. 
Korku, ılık ılık yayılıyor bedenime. 
Yüreğime biriken irili ufaklı taşları bir bir savuruyorum başıbozuk dalgalara. 
Derinlere sesleniyorum; Akaaa! Babaaa! Neredesin? 
Sessiz çığlıklarım, kendimi duyurma çabam aslında… 
“Sesimi duyan var mı? Sesimi duyan var mıııııı?” 
Haykırışları çınlıyor kulağımda… Sesini duyan yok! Biliyorum! Sesimi duyan yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103350</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3d0ad5-b5c0-4d9a-b519-8427c2e15dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Meskün Zaman</image:title>
            <image:caption>Mevsimlerden yazdı, kıştı, ilkbahardı, bir de sonbahar. Saatlerden meçhul. 
 
Sonsuzluğun içinde sıkışıp kalsalar da dostluk neşesiyle ışıldayan Makbule ve Zimbul. Uyuyanların rüyasına gölge gibi süzülen iki küçük kadın. Sokaklarda, sahilde çatılarda dolaşıyor; dünde, bugünde, yarında geziyorlar. İzmir Karataş Yahudi mahallesinde başlayan yolculuklarında zamanı katetmiş, yeryüzündeki izlerini arıyorlar. Göçler, sürgünler, ölümler, sevdalar, ayrılıklar gördüler. Gidenlerin ardında bıraktığı boşluğu gördüler, yasemin toplayan ellerin zamanın hiçbir yerinden tutamadığını gördüler. Ne oldu da Madam Anita’nın radyosundaki şarkı sustu? Komşulara ne oldu? Madam Sara’nın balkonundan silkelediği kilimden, sır sır, acı acı dökülen renkler neden soldu? Dario Moreno’ya dair şehir efsaneleri ne zaman unutuldu? 
 
Meskûn Zaman’da Raşel Meseri usta kalemiyle 
60 yıllık bir cümlenin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103351</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fa0e58-a065-48b2-bf68-1cf17b83f99d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Bulmanın Yolu</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir hayat yaşayacağımıza dair alacağımız en önemli kararlardan biri, kuşkusuz hayat arkadaşımızı seçmek. Partnerimizi seçerken duygularımız, geçmişten bugüne taşıdığımız üstü kabuk bağlamış ama içeride hâlâ taze yaralarımız ve hatta içgüdülerimiz öylesine baskın geliyor ki mutluluk yolunda doğru adımları bir türlü atamıyoruz. Her yanlış denemenin sonucunda, en iyi ihtimalle bir miktar hayal kırıklığından, en kötü durumda ise kayıp uzun yıllardan ve aşka dair derin umutsuzluktan mustarip oluyoruz. 
Bu kitap, neden bazı insanların bize uygun olmasa bile çekici geldiğini, alışkanlık kalıplarımızın bizi hatalara nasıl sürüklediğini, aşkta fark etmeden kendimizi nasıl çıkmazlara soktuğumuzu tüm yönleriyle anlatıyor. Aşkta daha yaratıcı ve güvenli seçimler yapıp uzun süreli mutluluğa adım atmanın haritasını çiziyor. 
Aşkı Bulmanın Yolu, mutluluk ihtimalimizi kendi ellerimizle nasıl sabote ettiğimizi açıklayan, aşkta bilinçli ve akılcı tercihler yapmamıza yardım eden kapsamlı bir rehber. 
 

Alain de Botton öncülüğünde kurulan, en kalıcı sorunlarımızın kendimizi yeterince anlayamamaktan, şefkat ve iletişim eksikliğinden kaynaklandığına inanan The School of Life’ın (Hayat Okulu) amacı duygusal zekâyı geliştirmek, okurları eğlendirmek, eğitmek, avutmak ve değiştirmektir. Aşkı Bulmanın Yolu, hayat arkadaşlarımızı seçerken yaptığımız yanlışları ortadan kaldırmayı, bize daha gerçekçi ve sürdürülebilir mutluluğa yönelik bir yol haritası çizmeyi hedefliyor. Kendimizle yüzleşirken ilişkilerimizdeki sorunları ortadan kaldıracak eğlenceli ve ufuk açıcı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103352</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093da86c-2a0d-407c-9b6d-625f7f65200c.jpg</image:loc>
            <image:title>Defne Yolu</image:title>
            <image:caption>Sevgi, barış ve kardeşlik şehri Hatay!8 bin yıllık geçmişiyle 13 medeniyete ev sahipliği yapmış, kazılan her bir karış toprağın altından tarih ve kültür fışkıran medeniyetler şehri! Gezip görülmeye değer yerler… Saklı kalmış güzellikler… Milattan öncesine dayanan zengin bir tarih… Asi Nehri’nin bereketlendirdiği topraklarda yaşanmış efsaneler… Sadece kültürü değil sanatsal değerleri de belirleyerek Hatay insanına kimliğini veren Akdeniz. Kimi zaman yakıp kavuran kimi zaman küllenip durulan ama hiç geçmeyen bir aşk. Tutkulu aşkların dans ettiği bu gizemli ve efsanevi toprakların havasını ciğerleriyle değil yürekleriyle soluyanlar, âşık olmanın nefes almak kadar doğal bir eylem olduğunu ayrımsarlar. Ve Hatay onlar için vaz geçilmez bir tutkudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103353</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e09840fa-3cce-43ad-a859-1d3fa040b43f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Paramparça</image:title>
            <image:caption>Ay paramparça
Yaralı bir ceylan 
Aç kurtlar gibi 
Sarmış dört yanını 
Bulutlar 
Ay paramparça 
Yaralı bir ceylan gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103354</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27180c34-b95a-4c64-9dba-4ce41b47d26f.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi</image:title>
            <image:caption>“İslam medeniyetinin en sonunda neden “Batı”nın hegemonik gücüne boyun eğdiğine dair teleolojik varsayımlardan oluşan bir arka plana karşı bu kitap şehirli, kırsal ve göçebe ortamlardaki “sıradan insanlar” ile elitlerin diyalektiğinin kendine özgü İslami (ve İslamla yoğrulmuş) açıklamasını ele almaktadır. Birbiriyle bağlantılı hayat tarzlarının oldukça değişken ve genellikle de esnek idari kurumlarla bağlantılı olarak nasıl şekillendiğini göstermektedir. Açık ama kapsamlı bir İslam tarihi ortaya koymanın başlıca anahtarı din ve kültürü, güç ve medeniyete bağlayan mevcut dinamikler üzerine odaklanmaktır. Bu odak medeniyet ötesi yaklaşıma değer katmakta, böylece İslam coğrafyası dar bir araştırma alanının merceğinden ziyade hem iç ifade biçimleriyle hem de dış açıklığı ve geçirgenliği içinde görülmektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103355</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27916f6e-2c23-49a4-bfe9-360cd9d9fbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademik Erkeklikler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de evde, okulda, sokakta, siyasette… erkeğin hegemonyasının olduğunu görmekteyiz. Genel olarak, eğitim seviyesi yükseldikçe toplumsal cinsiyete ilişkin tutum ve davranışların modernize olduğu ve cinsiyet rolleri farkının azaldığı düşüncesi yaygındır. O halde eğitim seviyesinin en “yüksek” olduğu alan olarak akademide toplumsal cinsiyet rolleri nasıl işliyor? İşte Duygu Altınoluk bu çalışmasında “akademide erkeklerin nasıl hegemonyalarını dayattıklarına” odaklanmaktadır. Erkeklik, en kestirmeden, toplumsal olarak inşa edilen ve devinim halinde olan bir olgudur. Eleştirel erkeklik çalışmaları, Batı ile kıyaslayınca Türkiye’de oldukça yeni bir alandır. Türkiye’deki erkeklik çalışmaları literatürüne bakıldığında da genellikle alt sosyo-ekonomik konumda bulunan ve eğitim düzeyi düşük erkekler ile onların erkeklik kimliğinin doğası üzerine çalışılmıştır. Bu bağlamda Altınoluk’un akademideki erkekliği çalışması, literatüre önemli bir katkıyı ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103356</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb6a3b09-ee02-45df-9bf6-79b8315e4e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa Farkındalıktan Geçer</image:title>
            <image:caption>İnsanın içinde sadece mutluluk ya da mutsuzluk yoktur. Senin göremediğin endişe, kararsızlık, yarım kalmış işlerin suçluluğu, kaygılar, yapamadıkların için duyduğun pişmanlıklar, başarısızlıklar, geride kalmanın hüznü, bazen yaşarken bile farkında olmadığımız çok şey vardır. Tıpkı hayat gibi. İçimizde adını koyabildiğimiz ya da koyamadığımız bir sürü duyguyla dolaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103357</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d1d4a54-d3c0-4fed-935c-58250c30a875.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Modern Dünya</image:title>
            <image:caption>Bilim ve Modern Dünya
Whitehead’in belki de en çok okunan felsefi eseri olan Bilim ve Modern Dünya, ana hatları itibarıyla, 1925 yılında Harvard Üniversitesi’nde verilen sekiz derslik Lowell Dersleri dizisine dayanır. Whitehead’in kendisi bu kitabın “geçtiğimiz üç yüz yıl boyunca Batı kültürünün, bilimin gelişiminden etkilenen birtakım yönlerine ilişkin bir çalışmayı somutlaştırdığı”nı yazar. “Kitabın püf noktası” der, “hâkim bir felsefenin karşı koyulamaz öneminin duyumsanmasıdır.” 
John Dewey, Bilim ve Modern Dünya’yı “bilim, felsefe ve yaşamın henüz yeni beliren meseleleri arasındaki mevcut ilişkiler konusunda, genel okur açısından en önemli yeniden değerlendirme” olarak adlandırır. Herbert Read şöyle yazar: “Bu, Descartes’ınYöntem Üzerine Konuşma’sından bu yana, bilim ile felsefenin ortak sahasında yayımlanmış en önemli kitaptır. Bütün yaşam ve varlık kavramımızda bir devrimin içeriğini somutlaştırmakta, sadece bilim ve felsefenin değil, dinin ve sanatın kategorilerini de yeniden yorumlamaya çalışmaktadır.” Ve JulianHuxley, “bir döneme damga vuran kitaplardan biri” der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103358</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e372d1e-2091-4aa7-ae1f-c5d4cf0e0a09.jpg</image:loc>
            <image:title>Karma Bir Sebep Sonuç Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>“Attığın her adım, sana geri döner.” Vedik geleneğin kadim bilgeliğini ve modern çağların spiritüel bakış açısını bir araya getiren Karma: Bir Sebep Sonuç Kılavuzu bizlere, bazen rastgele ve kontrolden çıkmış gibi gelen yaşamlarımızda anlam ve amacı nasıl bulabileceğimizi gösteriyor. Spiritüel öğretmen ve ödüllü yazar Jeffrey Armstrong, karma kavramına yönelik bu ilgi çekici ve etkileyici kitabında reenkarnasyonu, ruhun derin gizemlerini, doğa yasalarını, neden ve sonucun yaşamlarımızı nasıl etkilediğini ele alıyor. Bu kitap, var olan her şeyin birbiriyle bağlantılı doğasını ortaya çıkarmak için, sebepler ve sonuçların birbirini izleyen gizemli doğası üstündeki örtüyü aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103359</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a454675-27df-4ce1-85ac-353d541d577b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün İzmit Basın Toplantısı 100. Yıl</image:title>
            <image:caption>9 Eylül 1922’de Kuvayı Milliye ordusu İzmir’e girmiş ve zafere ulaşmıştır. 
Bu zaferden 50 gün sonra, 1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırıldı. 
Lozan Konferansı devam ediyordu. 
Hiçbir şey belli değildi… 
Halifelik ne olacaktı? 
Cumhuriyet kurulacak mıydı? 
Devletin dini ne olacaktı? 
Kürt sorunu nasıl çözülecekti? 
Atatürk, 100 yıl önce bugün de geçerli bu sorulara yanıt vermiştir. 
İzmit’te İstanbul gazetelerinin başyazarlarıyla yapılan toplantı 5 buçuk saat sürdü. 
Bu son derece önemli toplantıda konuşulanları sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103360</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2385df-18b1-4e0b-b60d-242d470cacd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Hüseyin</image:title>
            <image:caption>Hiç pes etmeyen, bardağın hep dolu tarafını gören, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan, kendiyle barışık, sakin ama sonuna kadar mücadeleci, 68 kuşağından bir adam. 
Maraş’ın suyu, elektriği, ilkokulu, yolu bile olmayan bir köyünde yoksul bir ailenin on bir çocuğundan beşincisi olarak dünyaya gelen, sekiz yaşına kadar Türkçe bilmeyen, çocuk yaşta çalışarak daha çocukken büyüyen, şansını kendi yaratan Hüseyin Çamak… 
Cumhuriyet gazetesine yazdığı mektupla gelen burs sayesinde yaşamının akışını değiştiren, çocukluğunun doktor olma hayalini gerçekleştiren, mesleğine âşık, hastalarını vaka olarak değil insan olarak gören vicdanlı bir doktor. 
Kimi zaman Alevi, kimi zaman Kürt, kimi zaman solcu olduğu için ayrımcılığa uğruyor, hor görülüyor, dövülüyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. 
Dr. Çamak, kızı Zeynep’in kalemiyle, cem türkülerinden Adalet Yürüyüşü’ne, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinden 15 Temmuz darbe girişimine çok renkli bir yolculuk yaptırıyor bize. Hem doğup büyüdüğü coğrafya, hem maddi koşullar, hem de mesleği nedeniyle karşılaştığı, Türkiye’nin yarım yüzyıllık gerçeklerini sık sık yüzümüze çarpıyor. 
                                                                               MERAL TAMER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103361</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa71cc6-e7a2-425c-87f1-bf807144820c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzyazı Kuramı</image:title>
            <image:caption>Sanatın işlevi nedir? Bir ürün hangi özellikleri taşıdığı için “eser” olarak değerlendirilir? Edebî türler neden sürekli evrim geçirir? Neden edebî anlayışlarda, ekollerde sürekli bir yenilenme olmaktadır? Don Kişot için neden “ilk roman” denir? Okuru merak içinde bırakmak, heyecanlandırmak için roman yazarları hangi stratejileri kullanırlar?  
Düzyazı Kuramı, düzyazı türünün masaldan romana evrilen macerasını Tolstoy, Dostoyevski, Çehov, Charles Dickens, Conan Doyle, Laurence Stern gibi dünyaca tanınmış yazarların eserlerinden örneklerle izah etmekle kalmıyor; birçok ulusun halk edebiyatı ürünlerine dair ilgili çekici bilgiler de veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103362</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41789520-a8e5-472a-9379-18ebc6b1411f.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaycı Teoriler</image:title>
            <image:caption>Dilin şiddet ve bilimin cinsiyetçi olduğunu hiç duydunuz mu? Size hiç obez olmanın sağlıklı olduğu, biyolojik cinsiyet diye bir şeyin olmadığı veya sadece beyazların ırkçı olabileceği söylendi mi? Bu fikirler kafanızı karıştırabilir. Bunlar Batı toplumunun mantığına güçlü şekilde meydan okumaktadır. Bu cesaretin nereden kaynaklandığını merak ediyor musunuz?
 
Helen Pluckrose ve James Lindsay, bu kitapta bu fikirleri besleyen dogmaların, Fransız postmodernizmindeki kaba kökenlerinden, aktivist akademik alanlardaki inceliklerine kadar nasıl bir evrim geçirdiğini gözler önüne seriyorlar. Bugün bu dogmalar, ana akım medyada, sosyal medyada, üniversite amfilerinde ve kampüslerinde karşı konulamaz ilke ve değerler olarak kabul ediliyor: Bilgi sosyal bir inşadır; bilim ve akıl, baskı araçlarıdır; tüm insan etkileşimleri, baskıcı gücün oyun alanlarıdır ve dil tehlikelidir. Pluckrose ve Lindsay’a göre bu Aydınlanma karşıtı inançların kontrolsüz çoğalması, sadece liberal demokrasi için değil, aynı zamanda modernliğin kendisi için de bir tehdit oluşturuyor.
 
Alaycı Teoriler, uygulamalı postmodernizmin postkolonyal teori, queer teori, eleştirel ırk teorisi, dördüncü dalga feminizm, toplumsal cinsiyet çalışmaları, şişmanlık çalışmaları ve yetenekçilik gibi pek çok alandaki akademik yaklaşımlarını aşırı ve tutarsız bulmakta ve bunları eleştirmektedir.
  “Birçok insan, akademiden taşarak gündelik hayatın diğer alanlarını sular altında bırakan uyanıklık, sosyal adalet savaşı, kesişimsellik ve kimlik politikalarının yükselişinden şaşkına dönmüş durumda. Peki bunların kaynağı ne? Arkasında hangi fikirler var? Bu kitap, kültürümüzü saran hareketlerin şaşırtıcı derecede sığ entelektüel köklerini açığa çıkarıyor.” 
 Steven Pinker, Johnstone Psikoloji Profesörü, Harvard Üniversitesi ve Enlightenment Now kitabının yazarı  

 
“Bu kadar boş, anlamsız, gösterişçi, amaçsız ve gerici hatta bir o kadar da aptalca ve sıkıcı bir düşünce ekolüne yönelik karşıt, ateşli bir saldırı bile insanı hiç mi heyecanlandıramaz? Evet, işte tüm bunlara karşılık gelen postmodernizmdir. Postmodernizmin ne olduğunu anlamak istiyorsanız, aydınlanma projesinin iki asil kahramanının bilgi ziyafeti niteliğindeki bu kitabını okuyun. Nöronlarınızı ve zamanınız daha iyi kullanmak istiyorsanız, bilime bağlı kalın. Asıl mesele bu.” 
 Richard Dawkins, New College Oxford emekli öğretim üyesi



“Alaycı Teoriler, sosyal adalet anlayışına sağlam, isabetli ve gerekli bir eleştiri yönelten mükemmel bir kitap. Yazarlar, sosyal adalet düşüncesinin postmodernizmdeki izlerini titizlikle sürerken; bir zamanlar revaçta olan teorisyenlerin ana akıma nasıl sızdığını ve bu durumun liberalizm, eşitlik ve ifade özgürlüğü ilkeleri aleyhine ortaya çıkardığı kötü sonuçları gözler önüne seriyorlar.” 
 Andrew Doyle, Titania McGrath’ın yaratıcısı 
 
&quot;Son derece önemli ve güncel bir çalışma olan bu kitapta, Pluckrose ve Lindsay, günümüz Sosyal Adalet haçlılarının entelektüel kökenlerinin izini sürüyorlar. Sade bir dil ve adil bir perspektifle, sosyal adalet uğruna verilen mücadelelerinin akıl ve gözlemin yanı sıra özgür ve sağduyulu bir tartışma çizgisinde yürütülmesi halinde son derece güçlü bir kazanımı beraberinde getireceğini savunuyorlar. Dar görüşlü Sosyal Adalet ideologlarının ise; (küçük harflerle) sosyal adalet davasına verdikleri zararları dile getiriyor ve daha iyisini yapmak adına pratik stratejiler sunuyorlar.&quot; 
 Alan Sokal, University College London Matematik Profesörü ve Fashionable Nonsense: Postmodern Intellectuals’ Abuse of Science kitabının yazarlarından 
 
“Kültür savaşını anlamamıza yardımcı olacak büyüleyici bir rehber. Titizlikle araştırılmış ve kusursuz bir şekilde kaleme alınmış Alaycı Teoriler, buraya nasıl geldiğimize ve ileriye dönük en iyi çözümlere dair açıklamalar sunuyor.” 
 Debra Soh, PhD, cinsiyet nörobilimcisi ve The End of Gender kitabının yazarı 
 
“Linç kültürünün ardındaki felsefeyi ve neden bu kadar ürkütücü olduğunu öğrenmek istiyorsanız bu kitabı alın. Ardından arkadaşlarınıza ve ailenize hediye edin.” Ayaan Hirsi Ali, insan hakları aktivisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103363</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8632c50-fc83-499f-b930-6161bdca8430.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılar Meclisi</image:title>
            <image:caption>“Düşündürücü, soluksuz bir yolculuk. Damızlık Kızın Öyküsü ve Cadı Avcısı’nın Vika geleneğine uygun yazılmış hâli gibi. Zorlayıcı ve sinematik bir gerilim.” –The NewYork Times “Kesinlikle harika bir kitap… Alıp okuduğunuz için memnun kalacaksınız!” –Independent “Kendi dünyamızla korkutucu ölçüde benzerlikler taşıyan, ileri görüşlü ve okuyucuyu saran bir alternatif dünya.” –Morning Star “Kadınların gücü ve potansiyeli hakkında yazılmış, sürükleyici ve canlı betimlemeleri olan distopik bir fantezi.” –Heat “Zihni harekete geçiren, sürükleyici ve güçlü bir gerilim hikâyesi.” –Paula Daly Cadıların ve büyünün gerçek olduğu bir dünya hayal edin; insanlarla cadıların yan yana, barış ve uyum içinde yaşadığı bir dünya! Cadılar Meclisi, cadılık ve okültizmin lokal kültür ve tarihçeyi oldukça etkilediği Batı Amerika’da başlayan, büyünün ve büyücülerin gerçek olduğu bir öykü kurguluyor. Büyü, cadılar tarafından kendi kızlarına aktarılan önemli bir güç ve miras... Ergenliğe girer girmez Elementalist bir cadı olduğunu öğrenen 18 yaşındaki Chloe de bu kızlardan biri ve onu güçlerine kavuşturup bu öyküyü başlatan, epey sarsıcı bir ritüel. Kadınlar arasındaki bu güç aktarımının farkında olan ve gerçeğin aksine, sahip oldukları potansiyeli onlara layık görmediğinden kötüye kullanabileceklerini düşünen bir liderse bu evrenin çürük dişi. Emrinde çalışan Nöbetçiler’le birlikte dünyadaki tüm cadıları, kendi elleriyle kurdukları gettolarda toplamayı hedef-leyen Başkan, ülkedeki terörün önemli bir kısmını cadılara dayandıran tezini, ulusa sesleniş konuşmalarından birinde dillendirecek kadar gerçekçi buluyor: “Artık cadıların kadınsal aşırılıklarının bozduğu dengeyi düzeltmek için çalışmalıyız. Kendimizi korumamız gerektiği kadar, onları da kendilerinden korumalıyız. Yüce İsa Mesih’in sözlerini tekrar etmek gerekirse: Onları bağışlayın çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.” Ne var ki gerçek, kendi ekibinden birinin ihanetiyle açığa çıktığında kartlar herkes için yeniden karılacak... Cadılar Meclisi, fantastik bir kurgu içinde kadının gücünü anıtlaştıran, soluksuz okunacak bir macera!
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103364</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83792a1e-17bd-47b3-836f-d416783c02d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Seni Böyle Sevdim</image:title>
            <image:caption>İlk aşkınızla ikinci bir şansınız olsaydı ne yapardınız? Annika Rose yalnızlığı arkadaş edinen bir üniversite öğrencisi. Sosyal hayatında yanlış sözler sarf edip yanlış tavırlar sergilediğinden kendini hep kayıp hisseder. İnsanların ne istediğini, ne anlatmaya çalıştığını doğru anlayamaz. Bu yalnızlığını ya kitap okuyarak ya da satranç oynayarak giderir. Ta ki satranç oynadığı bir gün Jonathan adlı bir çocuğun yanında olmaktan hoşlandığını fark edene kadar... Yargılanmadan, onu olduğu hâliyle seven bu çocuğa kalbini kaptırana kadar... Ancak ne yapılırsa yapılsın bazen tüm bunlar yetmez... Annika Rose yalnızlığı arkadaş edinen yetişkin bir kadın artık... Şimdi on senenin ardından kader Annika ve Jonathan’ı Chicago’da yeniden bir araya getirir. Annika tam da istediği gibi bir kütüphaneci olarak hayatına devam etmektedir. Bir boşanma sancısını atlatmaya çalışan Jonathan ise yeni bir başlangıç için kendine sebep aramaktadır. Bir zamanlar paylaştıkları o güçlü hisler yeniden ortaya çıksa da onları ayıran korku ve endişeler bu ikinci şansı yok edebilecek midir? Ben Seni Böyle Sevdim, farklılıklara yer veren sıradışı konusu ve akıcı anlatımıyla sizi kendine bağlayacak türde bir roman...
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103365</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d173b988-c3b9-431d-9507-4b2e9a47ec3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ne Biçim Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Çemberin çevresinin çapına bölümü, 
3,14 o da bir bölümü, 
Sen hiç burnu uzamayan Pinokyo gördün mü? 
 
Elvira’yla Pinokyo’nun kukla tiyatrosunda 
başlattıkları eğlenceli matematik oyunu 
onları kurtarmak zorunda oldukları 
kuklaların peşinden sürükler. 
Bu eğlenceli serüvende: 
“Her kim ki soruyu bilirse, 
‘Biliyorum!’ der parolayı söylerse, 
Tüm kuklaların sahibi olur, 
Bil ki matematik dehası odur.” 
 
Matematiği oyun gibi gören Pinokyo’yla birlikte 
sen de kuklaları kurtarmak için soruları 
keyifle çözeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103366</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f7aa03-2dcb-4778-87f2-6404ef225eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Ağır Kokusu</image:title>
            <image:caption>Dünyadan uzakta olmak ve yine de onun sokaklarında yürümektir yalnız olmak... Kaynak sularıyla eriyen karlarla dolu, gürültülü bir derenin yanında, patikada yalnız başına yürümek, o yalnız ağacın güzelliğinde yalnız olduğunun farkında olmaktır. Hayal kırıklıklarının acılarıyla ifade edilmemiş yalnızlık, sokaklarda yürüyen o adamdır, o kadındır, o çocuktur. Hüzün, o yalnızlığın hareketidir. İnsanlar aynaya baktıklarında camın arkasında kendi görüntülerini görürler. Bu görüntü, parlak yüzeyle karşılaşan ve geri sıçrayan ya da yansıyan ışınları yansıtır. Özdemir Asaf’ın da dediği gibi, “Yalnızın odasında ikinci bir yalnızlıktır ayna.”
Yazar Ahmet Türkoğlu, Yalnızlığın Ağır Kokusu’nda ayna olmuş okurlara… Ötekilerin resmini kendi yüzüne yapıştıran yazar, edebiyattaki yalnızlığı bu kez “öteki” nin görüntüsünde bizlere yansıtıyor. Yalnızlığı herkes yaşayabilir. Ancak yalnızlığı deneyimleme şekliniz bir başkasından farklı olabilir. Bazı insanlar yalnız olabilir ve yalnız hissetmeyebilir, bazıları ise insanlarla çevrili olabilir ve yalnız hissedebilir. Kendinizi yalnız hissettiğinizde bu dünyada kendinizi güvende veya kabul edilmiş hissetmezsiniz. Kimsenin sizi görmediği veya kimsenin sizi ve duygularınızı umursamadığı izlenimini edinebilirsiniz. Yalnızlığın Ağır Kokusu’nda bazen bir kadın, bazen bir adam, bazen bir çocuk olarak çıkıyor karşımıza yalnızlık ve yazar, okura sesleniyor, “Bu dünyada seni gören kimsenin olmadığını sanıyorsan yanılıyorsun…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103367</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83bcebc-ad41-46cc-91ee-c25ad8a8c739.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey</image:title>
            <image:caption>Yıldırımlar düşüren, toprağı çatlatan, karaları denizlere, denizleri karalara akıtan o kadim irade madem kaosu seviyor, insanın tek kurtuluşu bu kaosla uyum içinde devinmektir. Madam Arthur Bey dünyada cennet hayali kurmanın bir ahmaklık olduğunu düşünüyor. Gerçek insan cehennemde hayatta kalmanın yollarını kollayabilendir. O kadar kötü. O kadar kötüydü. O kadar kötü olacak. Cesaretini yeniden toplayacak. Hayatta kalabilmek için. İçindeki varoluş hırsını başka bir bedene devredebilmek için. Tuzaklar kurdu. Kuruyor. Kuracak. O hep kötü olacak. 
 
Gerçeküstü özellikleriyle Madam Arthur Bey, yazar Olcayto Ran, “bir savaş artığı” olan dilsiz Maria, bilge hayat kadını Nagehan ve kalbi kırık eski sevgililer, kimliğinin peşindekiler, kayıp babalar, sırların pençesinde yaşayanlar… Yolları Kara Yalı’da kesişen bu birbirinden renkli, birbirinden karanlık ve yaralı karakterler yaşam denen lanetle baş etme çabasındadır. 
 
Sahaflardan topladığı eski fotoğraflardan hayatlar kurgulayan Olcayto Ran’ın benliğinde kadınla erkeği birleştiren Madam Arthur’la tanışması, kendi karanlık geçmişine de kapı aralar. Geçmişteki cinayetler nedeniyle Madam Arthur Bey’den ölesiyle korkan Kedileş’e kulak veren Olcayto, zamanla yolunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.   
 
Mine Söğüt sıra dışı romanı Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey’de okurları Kara Yalı’nın karanlık odalarında dolaştırarak kimlik bunalımları, iktidarla ilişkileri, karabasanları ve korkularıyla yüzleşmeye, varoluşun temeli olan kaosun içinden geçmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103368</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ba3f69-b7c4-4402-893b-87aa3f983095.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahbaz&apos;ın Harikulade Yılı 1979</image:title>
            <image:caption>Zamanı kaybetmekle başlar her şey. Sonra gerçek kaybolur. Sonra sen kaybolursun… zaman, gerçek ve sen ortadan kalktığınızda kaybolma durumu da ortadan kalkar. Ve her şey yeni baştan başlar. Sesleri duydun mu dün gece? Yukarıya bir kadın getirdiler. Adı Zehra. Sana benziyor. Senin saçların da bir zamanlar uzun muydu? Gözlerin kara? Bileklerin incecik? Senin de abin kayıp mı oldu? Senin de annen delirdi mi? Onu da senin gibi öldü zannedip buraya atarlar, sonra cesedini unuturlar mı dersin? Korkuyor musun? 
 
Anlatıcı Şahbaz, belki gerçek belki doğaüstü bir varlık. 12 Eylül Darbesi’nin hemen öncesinde, 1979 yılı boyunca bir bodrum katında işkence görmüş bir kadını hayatta tutmaya çalışıyor. Binbir Gece Masalları’nı andırırcasına ona hikâyeler anlatıp duruyor. Gelgelelim Mine Söğüt’ün diğer eserlerinde de olduğu gibi, anlatılan masalların ne kadar hayalî ne kadar gerçek, hatta fazla fazla gerçek olduğu pek açık değil. 
 
Mine Söğüt Şahbaz’ın Harikulade Yılı 1979’da, okurları bir kez daha gerçek denen korlaşmış alevle temasa davet ederek ülkenin belki de en karanlık döneminden cesurca sayfalar açıyor. Ancak insanın ölçüsüz vahşetini doğanın, varoluşun nimetleriyle yan yana getirerek bu gerçekliğin farklı katmanlarına da dikkat çekiyor. Her şeye karşın yaşamın yanında yer almak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103369</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5440a9f3-9bd8-400b-b587-fe10c6644dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Böyle Oldu</image:title>
            <image:caption>“Yazı masasının çekmecesinden tabancayı aldım ve ateş ettim. Alnının ortasına ateş ettim.” 
 
Bir pansiyonda yalnız başına yaşayan genç bir kadın, kendisinden yaşça büyük bir adamın cazibesine kapılır. Tanımadığı bu adama âşık olduğuna kendisini ikna eder. Evlenirler, çocuk sahibi olurlar. Ancak kocasının ilgisizliği çok geçmeden sadakatsizliğe dönüşecek ve kadın, kimsesizliğinin ve çaresizliğinin tek bir çözümü olabileceğini fark edecektir. 
 
Natalia Ginzburg, toplumun kayıtsızca azap çekmeye terk ettiği bir kadının çekmecedeki tabancaya uzanışının hikâyesini, öfkesini hiç gizlemeden ya da tatlandırmadan, oldukça yalın bir şekilde ifade ediyor: İşte Böyle Oldu. 
 
 
“Natalia Ginzburg yeryüzünde kalan son kadın. Öbür insanların tümü erkek.” 
 Italo Calvino 
 
“Ginzburg bize kadın ifadesine ve nasıl bir ses olduğuna dair yeni bir şablon sunuyor.” 
 Rachel Cusk, Çerçeve’nin yazarı 
 
 
“Ginzburg’un tarzı, esrarlı açıksözlülüğü, zorlama ya da soğuk gözükmeden şeyleri gerekli, dürüst ve açık bir şekilde ortaya dökmeye yönelik sağlıklı becerisi aklımı başımdan aldı.” 
 
Maggie Nelson, Argonautlar’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103370</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b291761e-4c47-45f8-b259-a2f9949035ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Walden</image:title>
            <image:caption>İster kıyafet olsun ister arkadaş, yenilerini almak için zahmete girmeyin. Eskileri dönüştürün, eskilere dönün. Kıyafetlerinizi satın, düşüncelerinizi tutun. 
 
Doğa ve insanın özünde iyiliğin yattığına inanan Thoreau, belki bu iyiliği keşfetmek, belki doğayla bütünleşmek, belki de sade bir yaşam sürmek arzusuyla dostu Emerson’a ait arazide iki yıllığına inzivaya çekilir. Massachusetts yakınlarındaki Walden Gölü kenarında kendine bir kulübe inşa eden Thoreau, burada zaman geçirdikçe insanın çevresini ve yaşantısını gereksiz birçok nesne ve olguyla doldurduğu kanısına varır. Başarı, moda, siyaset, para gibi kavramlar toplumdan uzaklaştıkça anlamsızlaşır. Transandantalizmin öncülerinden Thoreau’ya göre, insan ancak sadeleştikçe evrenin yasalarını daha iyi kavrayacak; yoksulluk, yalnızlık, güçsüzlük gibi sorunları ardında bırakacaktır. Walden bir vahşi yaşam methiyesi değil, insanı özünü bulmaya iten, insanlık tarihinin her noktasında anlam ifade edebilecek bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103371</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdedb00f-ecc2-421c-9acc-c25e51727709.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Siz kadınlar, iyi bilirsiniz aşkı, 
Konuşalım sizinle sevdiğim kadını, 
Ona övgülerin sonu yoktur elbette, 
Yine de rahatlamak isterim bir nebze. 
Ne zaman düşünsem onun letafetini, 
Aşk içimde öyle bir lezzet yaratır ki, 
Yaşayan her insanı âşık edebilirdim. 
 
 
Dante Alighieri daha ziyade edebiyat ve sanat dünyasına armağan ettiği İlahi Komedya’yla ve Beatrice’ye duyduğu dillere destan aşkıyla tanınır. Yeni Hayat’ta işte bu ölümsüz aşk dizelere dökülür. Dante, Beatrice’yi ilk kez gördüğünde dokuz yaşındadır, on sekiz yaşındayken ise onu ikinci kez görecektir. Bu karşılaşma şairin ifadesiyle yeni bir hayatın başlangıcıdır aynı zamanda: “O dakikadan itibaren Aşk tüm ruhuma hâkim oldu.” Ne var ki şairin aşkı bu dünyada karşılık bulamaz, Beatrice’nin ölümüyle ise ruhani bir boyuta evrilir. Sevdiği kadına İlahi Komedya’nın Cennet kitabında kavuşacak olan şairin gençlik yıllarında kaleme aldığı bu lirik aşk ilanı sonraki yıllarda yazacağı başyapıtının temelini oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103372</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faa9aa71-b63b-4f82-92f2-0795a182abb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Volkanik Patlamalar ve Taşan Okyanuslar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir insan hayata nasıl döndürülür? 
 
Bir orman yangınının yaklaşmakta olduğunu nasıl anlarız? 
 
Bugüne dek yaşanan en şiddetli deprem hangisiydi? 
 
Bir felaket yaşandığında, evinizde ya da semtinizde neler yapabileceğinizi biliyor musunuz? 
 
Jesse Goossens, irili ufaklı otuz dört afetle ilgili bir kılavuz hazırladı ve olası bütün felaketler hakkında tuhaf, tüyler ürpertici ve müthiş bilgiler derledi. 
 
Linde Faas ise bu bilgileri capcanlı ve neşeli desenleriyle sayfalarını çevirmekten keyif alacağınız bir kitaba dönüştürdü. 
  Volkanik Patlamalar ve Taşan Okyanuslar, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek isteyen her yaştan çocuk için son derece yararlı bir kılavuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103373</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02c1e86c-a6a0-4f11-b05b-1a98e7bb01c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben de Varım Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Bu gerçek yaşam öyküsünde, bir öğretmenin öğrencisine yaptığı olağanüstü dokunuşlarını, siz de okurken, âdeta yaşayacaksınız. Bazen gülümserken bazen de hüzünleneceksiniz. 
Onlarca öğrencisinin hayatına dokunan Gülden Öğretmen için öğrencisi Leyla’nın yeri bir başkadır. Vereceği mücadele, diğer öğrencilerin verdiği mücadeleden çok daha zorludur. Annesi konsomatris olan Leyla, aradığı, özlem duyduğu sevgiyi annesinden ve çevresinden hiç göremeyen, yalnız bir çocuktur. Okula başladığında, Gülden Öğretmen’iyle yolunun kesişmesi, hayatının dönüm noktası olacaktır. Hayatını değiştirecek bu değişim, hiç kolay olmayacaktır. Gülden Öğretmen, kendisini bekleyen, bu uzun soluklu mücadelenin farkındadır. Pes etmeyecek ve kazanacaktı. 
Kolları sıvar. Okul müdürü ve bazı öğretmen arkadaşları, destek vermedikleri gibi daha da engel koyarlar. Kararlıdır Gülden Öğretmen. Ne toplumun ne de idareci ve arkadaşlarının, haksız, incitici ön yargılarına, annesiyle özdeş hâle getirilmeye çalışılan, küçücük bir kız çocuğunun yitip gitmesine izin vermeyecek, bu sevimli ve masum çocuğu mutlaka kazanacaktı. 
Bu uzun soluklu, zorlu mücadele Leyla’nın, tıp fakültesini kazanıp mezun olmasıyla sonuçlanacaktı. Leyla, çok sevdiği, “manevi annem” dediği öğretmeninin izinden gidecekti. Hayatını değiştiren Gülden Öğretmen’i gibi kimsesiz çocukların kimsesi olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103374</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af93deb5-e915-4e58-a85f-979aec1a8b07.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Damla, Bir Irmak ve Sonsuzluk</image:title>
            <image:caption>&quot;... 
Yüzümü cama iyice yaklaştırıyorum; gözlerimi kıpırdatmaksızın damlacığa odaklanıyorum. Camdan aşağı yavaş yavaş, öylesine ağır kayıyor ki...&quot; 
Ben de onun gibi yavaş yavaş gözlerimi kapıyorum. Burnum neredeyse camin soğuk yüzeyine dayanmış, göz kapaklarım yarı yarıya gözlerimin üzerine inmişken, su damlası giderek büyüyor, büyüyor, BÜYÜYOR!.. Birden damla, ortasındaki şişkin yerden ikiye bölünüyor ve beni iki yanımdan sarıp sarmalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103375</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8a32600-05b9-422e-9bb7-c8345277ffc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Baharın Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Şiirler gibiyiz işte, “rastlaşıyoruz bir yerlerde”. Bir parça umut, biraz sevgi, bolca hüzün, belki çokça öfke bir iklim gibi sarıyor çevremizi. 
Sonra yine şiirler eliyle, sözcükler diliyle buluşuyoruz bir yerlerde. Sedası kendinde gizli sesler dokunuyor yosun kokulu sabahların serinliğinde, tenimize. 
O sesler ki bir “an” duygusundan yola çıkmış oluyor belki epeyce bir vakit öncesinde. 
Sonra yine rastlaşıyoruz bir yerlerde ve “geçmiş bir baharın çiçekleri” misali yeniden umut oluyoruz hayatlara, eskinin esiri olmuş ömürlere, gönüllere. 
Geçmiş, gecikmiş baharın çiçekleri işte bunlar, 
Bir gülüşten medet bulup açmaya duranlar, 
Er ya da geç demeden zamanı yeniden kuranlar, 
Geçmiş baharın çiçekleri işte şimdi hâl hatır soranlar. 
Sayfalar arasında şiirden şiire akarken, derinleşen üslubuyla Şık’ın hislerinize tercüman olduğunu hissedecek, kalbinizin tozlu raflarını aralarken birçok duyguya yeniden selam vereceksiniz. 
Geçmiş baharın çiçekleri size de bin umut vaat edecek satır satır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103376</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ed6646-448d-4d62-b8c8-5ea89830bd97.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgende Bir Kış</image:title>
            <image:caption>Şair hep bir merak içindedir, sorar, toplum ise onu garipser. 
Şair şüpheli bakışlara düşer, çünkü doğadaki canlıları, çevresindeki insanları, öyküleri, mitolojiyi, aşkı merak ediyordur, sohbete toplumu da katarak cevap almak istese de dilde akreplere rastlar, yalnızlaşır, işte o zaman sezgileri sincap gibidir, kendi gerçeğini yaratır. 
“Gölgende Bir Kış”  kitabı, bunun en güzel örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103377</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbe4f3a3-dbd6-4943-9951-b02c3934770f.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Balo</image:title>
            <image:caption>Her insanın bir maskesi vardır hayatta, nasıl ki bir pencerenin perdesi varsa içini göstermeyen, bir ağacın gövdesindeki kabuğu, bir kaplumbağanın kabuğu… 
Düşünsenize, her şeyin somut, saydam ve olabildiğince düzenli olduğunu... Çok sıkıcı olmaz mıydı? Sıkıcı olmasını geçelim, hiçbir şeyin anlamı olmadan bir hayat nasıl geçer, onu sormamız lazım. Tek renk, tek insan tiplemesi, her şey olması gerektiği gibi ama düşünmek yasak, duygu yasak… 
Bir de bunun tam tersi bir olay var. Her şeyin bir kılıfı olan, her şeyin örtülü bir perdesi olan, hiçbir şeyin doğru olmadığı ve insanların en başta kendileri olmak üzere türlü insanları kandırıp sürekli yolduğu, zarar verdiği, hırpaladığı vb. davranışlar içinde kaybolduğu… 
İnsanoğlu işte, hangi kalıba koysan sığmıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103378</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72eff359-8407-463c-a0c9-414ac5d7c64a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat: Bitmeyen Bir Resim</image:title>
            <image:caption>“Bazen &apos;içimizdeki ben&apos;, &apos;hayalimizdeki ben&apos;le yüzleşir...” 
Bu roman, kırk yılı aşkın evliliğinin bütün beklentilerini, kazanımlarını ve ruhsal birikimlerini tartarak aldığı cesur kararla, sırf resim dünyasına yeniden dönüp, özgürce resimler yapabilmek için evini, eşini ve kızını geride bırakıp, hiç tanımadığı bir adaya doğru yola çıkan Ressam Z&apos;nin romanı... 
Olanla, olması gerekenin; yaşanmışlıkla, hayal edilenin, kişinin benliğindeki meydan savaşı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103379</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79dbd11c-b3d7-4029-a304-0b72b0805d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Neler Oldu?</image:title>
            <image:caption>Em. Hv. Kur. Alb. ALİ ÇAMLIBEL, Cumhuriyetin teminatı olan Türk Ordusu&apos;nun dünden bugüne hangi saldırılara maruz bırakıldığını, kendi tanıklıklarından da güç alarak,  tarihsel bir bakış açısı ve yetkin bir anlatımla okurlara sunuyor... 
&quot;1964 yılının sıcak bir Eylül gününde, İzmir, Güzelyalı’da arkadaşlarımla birlikte sağ elimizi şanlı bayrağımıza ve silahımıza koyup, ülkemizi tüm iç ve dış düşmanlardan koruyacağımıza yemin ettik. 
Ben bu yeminime ölene kadar sadık kalacağım...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103380</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f490c963-dde3-4689-af62-50853c38559e.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşterden Keskin Kalem</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Cengiz Kuday, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı beyin cerrahlarından. Hekimlik ve akademik kariyeri başarılarla dolu “hocaların hocası” Kuday, neşteriyle değil, kalemiyle karşımıza çıkıyor. 
Neşterden Keskin Kalem, Prof. Dr. Cengiz Kuday’ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan yazılarını, onunla yapılan birbirinden önemli söyleşileri ve hakkında kaleme alınan yazıları bir araya getiriyor. 
O, sadece alanında uzman bir cerrah-hekim değil, çocukluk yıllarından beri tarihe olan ilgisini, bilgi ve birikimi ile yetkinlik seviyesine çıkarmış birisi. Türkiye’de ve dünyada olan olayları, çağının tanığı bir aydın sorumluluğuyla, tarih perspektifinden bakarak ve felsefi çıkarımlarla destekleyerek kaleme alıyor yazılarını. 
Türkiye tarihinin dönüm noktalarına dair yazılar da var, genç hekimlere öğütler de. Beyin hastalıkları ile ilgili bilgiler de veriyor, Türkiye ve dünyada yaşanan güncel olaylara dair görüşlerini de aktarıyor. Adından da anlaşılacağı üzere, her satırında kalemin neşterden daha keskin olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103381</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfa1730-7fa5-4d1d-99ba-d6e48d795bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Çocuk</image:title>
            <image:caption>• Her şeyi öğretmeye çalışanların olduğu yerde, hiçbir şey öğrenemeyen nesiller yetişir.
• Bir çocuğun kendisi adına en doğru seçimleri yapmasını istiyorsanız, ona hiçbir şey yapmama özgürlüğünü vermek zorundasınız. 
• “Çocuk” kelimesinin aşağılama ve küçük görme anlamında kullanıldığı bir ülkede, doğruları gerçeğe dönüştürmek kolay değildir. 
• Bir çocuğun neyi, ne zaman ve nasıl öğreneceğine başkaları karar veriyorsa ortada çok büyük bir yanlış var demektir. 
• Bizler saygılı, efendi, terbiyeli çocuklar değil; kendimize itaat edecek çocuklar istiyoruz. 
• Özgür olamamış çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandıramaya çalışan aileler, attıkları her adımda hayal kırıklığına biraz daha yaklaşırlar. 
• “Akıllı telefonlar, sosyal medya, tabletler, bilgisayarlar kötüdür ve çocuklara zararlıdır” düşüncesini bir kenara bırakalım. Onlar kötü değil, onlarla ne yapacağımızı bilmiyoruz sadece. 
• Kitapları bitirmek, müfredatları yetiştirmek, konuları bir an önce öğretmeye çalışmak; eğitimin kanseridir. 
• Bir çocuğun matematik dersi, o dersin dilini özgürce kullanmasıyla başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103382</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6dada27-9e32-4c89-ab00-d6bf09000190.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Hissettiren Yazılar</image:title>
            <image:caption>“Son birkaç yılda çok şey yaşadık ve çok yorulduk. Bütün dünya akla sığmaz bir çemberin içinden geçiyor. Adaletsizlik, namussuzluk, omurgasızlık üst üste gelirken; doğruluğa olan ihtiyaç da tıpkı işleme alınmayı bekleyen evraklar gibi üst üste yığılarak birikiyor.” İşte bu yüzden Türk sinemasında Sınav ve Ayla gibi sevilen filmlerin yaratıcısı Yiğit Güralp, ilk kitabı İyi Hissettiren Yazılar’da okurlarını doğrunun esas alındığı, iyilerin kazandığı ve gülmek için sebeplerin çok olduğu yıllara götürüyor. Sıradışı hayatının en renkli anlarından çıkardığı tecrübelerden geleceğe dair tahminlere ve Barış Manço’dan Zeki Müren’e, Tarık Akan’dan Sadık Şendil’e uzanan anekdotlara kalemiyle yaptığı yolculukla bizi; iyiliğin, gülümsemenin, umudun ve normalliğin sokaklarında dolaştırıyor. Bazen bir şarkıyla, bazen bir şiirle ya da filmle, hatıralarımızda saklanan duygularımızı satırlarına seriyor. Biliyoruz ki iyiliği, güzelliği, bilimi ve aydınlığı yaymak, bunları çevremizle paylaşarak pek çok duyguyu bir arada yaşatmak bizlerin elinde. İyi Hissettiren Yazılar, işte bu paylaşımın ilk fitilini ateşliyor. Tüm iyi duyguları elimizden almasınlar diye onlara sıkı sıkı sarılıyor ve okurlarını da kendine paydaş etmeyi hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103383</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7712520c-cea6-4257-9cd1-f58124673e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Saye</image:title>
            <image:caption>Kuyunun kör karanlığında açılıyor gözler. 
Avuç içleri kan içinde. 
Rüyalar gerçeğin aynası mı sahiden? 
 
Koşar adım yaşanan bir hayatta, tökezlemek kanun oluyor. 
Fonda caz müziği... 
 
Kaç ruh yaşayabilir bir bedende? 
Kimlik denen şey, bedene sahip olur mu? 
Sakladığının sahibi midir insan, yoksa esiri mi? 
 
Saye, karışan zihinleri, iki uçurum arası geçitleri ve insanın içinde gizli kalan gölgeyi anlatıyor. 
Özgün, sahici ve yepyeni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103384</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/801a86df-5611-4595-b0e6-c34629348d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarının Adamı Mustafa Kemal&apos;i Anlamak</image:title>
            <image:caption>• Okul yıllarında aşk acısı çektiğinde not defterine neler yazdı? 
• 2. Abdülhamid döneminde neden zindana atıldı? 
• İlk görev yerinde kendisine teklif edilen rüşvete nasıl cevap verdi? 
• Neden İttihatçıların arasına katılmak zorunda kaldı? 
• Kader birliği yaptığı arkadaşları tarafından sürgüne gönderilmesinin sebebi neydi? 
• Trablusgarp’ta yaveriyle gericilerin merkezini nasıl bastı? 
• Çanakkale Savaşı’nda başarılı olmasına rağmen neden paşalığa terfi ettirilmedi? 
• Enver Paşa ile nerede ve nasıl karşı karşıya geldi? 
• Vahdettin’le yaptığı Almanya seyahatinde neler yaşandı? 
• Filistin Cephesi’nde yenildi ve çekildi mi? 
• Cumhuriyet’i kurmak ve inkılaplar yapmak idealine ne zaman sahip oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103385</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/255a3a51-9b70-42b0-9339-03c7bb0b9ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat Bu Dünya Cennet Cehennem Nere</image:title>
            <image:caption>Sonuçta insan, bu dünyada bir ağacın yaprağı, dünyanın üzerindeki ot gibi çimen gibidir. İnsan hayatı mevsimlere benzer ilkbahar, yaz, sonbahar, kış. İnsan doğduğundan gençliğine kadar İlkbaharı, gençlikten olgunlaşana kadar Yaz’ını, Olgunluktan ihtiyarlığına kadar sonbaharını, İhtiyarlıktan ölümüne kadar Kışını yaşar. 
Ne zaman ağaçta tutunamazsa yaprak düşer. Dünya da günah işlediniz yanlış yaptınız cezası yaptırımı cehennemi, sevap işlediniz doğru yaşadınız ödülü yaptırımı cenneti yaşarsınız. Sırat bu dünya geçtin geçtin, geçemedin öbür tarafta sırat arama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103386</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a352714-3657-4a47-8d83-ef0724142ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Savaş</image:title>
            <image:caption>Robotlaşma,makineleşme,duyguların olmadığı bir ruhsal yoksunluk kuşağı,bu savaşı kazansa bile yaptığı hatalardan ders çıkarıp kendi özüne dönebilecek miydi? Kendi kendinin farkına varma yolculuğunu kendi içinde yapabilecek miydi? Bu içsel yolculuk, onu makine olmaktan kurtarabilecek miydi? Sahi insan ne kadar kolay kabullenmişti makineleşmeyi? Teknoloji onu bu kadar ‘yüceltmeseydi’ acaba daha yukarıda mı daha aşağıda mı bulacaktı kendini?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103387</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cdbb3bb-0f4d-41dc-b3ea-cfdddb0eb7d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardunyanın Devrimi</image:title>
            <image:caption>Sardunya zamanı arifesinde, 
Gözlerini hapset koyu maviyi, 
Günahlarınla yüzleştiğinde 
Özgür kalacak acıların 
O zaman anlayacaksın benim serüvenimi 
Esecek serin serin Okyanus Rüzgârları 
Tuz kokusu getirecek burnumuza efil efil 
Bak işte! Karşında beyaz sardunya… 
Sabret beyaz kaderimin renkli ayrıntısı 
Tükenecek yakında zamanımızın en renksiz sızısı… 
  Tüm gizem yukarıdaki satırlardaydı ancak bu gizemi aralamaya çalışmak bir devrime sebep olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103388</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1fc778e-b51e-4f4a-b8e1-8831b8480991.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Prenses Olamayanlar: Sanayici Babalar ve Kızları</image:title>
            <image:caption>İnanılmaz başarılara imza atmış, rol model sanayici kadınlarımızın, kitabımda yer alan hayat ve iş yaşamı hikâyelerinin tüm okuyuculara ilham olacağını düşünüyorum. Okuyucuların bu hikâyelerdeki bir tek cümleden bile ilham alıp bu durumu hayata geçirmesi şüphesiz kitapta yer alan herkesi sonsuz mutlu edecektir. Kitabımı okuyan ve işe yeni başlayan pek çok işkadını, birbirinden başarılı sanayici kadınlarımızın başarı öykülerini okuyarak onlardan ilham alacak, önceki kuşakların tecrübelerinden faydalanacak ve belki de aramızda çok güzel bir network oluşacak. Yola tamamen bu niyetle çıktım. Bu amaç uğruna kitabıma katkı sağlayan, geleceğe ışık tutan, tüm samimiyetleriyle çok değerli paylaşımlarda bulunan ve eninde sonunda asla prenses olamadığımız noktasında kesiştiğimiz tüm değerli kadın sanayicilerimize ayrı ayrı teşekkür ederim. 
 
Elma Yayınevi, Şeyma Ayhan’ın Asla Prenses Olamayanlar kitabıyla buluşuyor okurlarla. Ülkemizdeki kadın sanayicilerimizin yaşam hikâyelerini, karşılaştıkları güçlükleri, başarı ve başarısızlıklarını merak ediyorsanız bu kitap tam size göre. Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103389</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85af3744-aecb-4337-b41f-d3e68bd7993a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Dış Politikası Nasıl Düzeltilebilir</image:title>
            <image:caption>Günümüzde küreselleşme aynı zamanda otoriter ve demokratik olmayan rejimler tarafından yönetilen halkların buna karşı verdikleri demokratikleşme mücadelelerinin de yoğunlaşmakta olduğu bir sürece dönüşmektedir.
Sosyal demokrasi bu mücadelenin demokratik hak ve özgürlüklerin elde edilmesiyle sonuçlanmasını sağlayacak en güçlü dayanaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103390</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb5319d-2d68-47e6-a9a7-163ae870b91a.jpg</image:loc>
            <image:title>2030</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının en üretken yazarlarından olan Philippe Djian, 2030’da alışılmış karakterlerinin dünyasından ve haletiruhiyesinden çok da uzaklaşmadan bu kez farklı bir konuya el atıyor. Küresel ısınmanın tehdidi altındaki, distopyaya yaklaşmasına ramak kalmış bir dünyayı tasvir ediyor ve böylesi bir dünyada yerini bulmaya ya da korumaya çalışan altı karakter üzerinden hem keyifli hem de dikkat çekici bir hikâye anlatıyor. 
Yıl 2030… Saçları örgülü küçük bir kızın küresel ısınmaya ve çevre sorunlarına dikkat çekmek için okulu kırıp ülke ülke dolaştığı günler geride kalmış, aradan on yılı aşkın bir süre geçmiş. Altı ay süren bunaltıcı yazlar, aniden bastıran dondurucu soğuklar, seller, orman yangınları, uzun süren elektrik kesintileri ve daha nice ürkütücü gerçeklik gündelik yaşamın bir parçası haline dönüşmüş. Çanlar on yıllardır çalıyor ama ancak küçük bir azınlık tarafından duyuluyor ya da dikkate alınıyor. Djian’ın roman kahramanlarını işte böylesi bir atmosferde var olmaya çalışırken tanıyoruz. 
Romanın ana karakteri diyebileceğimiz Greg, karısını ve oğlunu beş yıl önce bir trafik kazasında kaybetmiş. Kayınbiraderi Anton’a ait, çevrecilerin hedef tahtasında bulunan bir laboratuvarda çalışıyor. Konforlu ve ayrıcalıklı yaşamını Anton’a borçlu. Yaşadığı ağır travmayı henüz atlatamamış olan Greg, vicdanı ve çıkarları arasında gidip geliyor. Çevre sorunlarına fazlasıyla duyarlı, on dört yaşındaki yeğeni Lucie ve onun aracılığıyla tanışıp kısa sürede âşık olduğu çevre aktivisti Véra sayesinde bakış açısı yavaş yavaş değişmeye başlıyor ancak olaylar öyle bir gelişiyor ki hikâye umulmadık bir finale doğru sürükleniyor. 
Seda Ağar’ın çevirisiyle sizlerle buluşturduğumuz 2030, bugünümüze ve geleceğimize dair tüm korkularımıza ve endişelerimize ayna oluyor, bizi çok tanıdık bir yakın geleceğe davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103391</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad052e5-b384-4c24-988d-6f1fd6389b35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalori Alacaksan Buna Değecek</image:title>
            <image:caption>Mutfak Sanatları Akademisi’nde pastacılık eğitimi aldıktan sonra Tam Kararında tarifler vermek amacıyla açtığı Instagram hesabıyla adını duyuran, aynı zamanda Milliyet gazetesinde haftalık tarifleriyle okurlarla lezzet önerileri sunan Kaan Yarman, samimi kişiliği, dilbaz kimliği ve 
yaratıcı üslubuyla kendisini ama en çok da yemek yemeyi sevdiriyor. 
Takipçileriyle kurduğu “kalori tarikatı”nın kutsal kitabı sayılacak olan Kalori Alacaksan Buna Değecek, okurları birbirinden lezzetli ve bol kalorili 100 tatlı tarifiyle buluşturuyor. Kaan Yarman, tariflerin yanında mutfak dedikodularıyla, yemek anılarıyla ve her tatlı için 100 farklı kadın isminden ilham alarak yazdığı şiirleriyle bir yemek kitabından daha fazlasını sunuyor.  Kalori Alacaksan Buna Değecek, Kaan Yarman’ın ilk kitabı, inanın aldığınıza ve bu tarifleri yaptığınıza çokça değecek... 
 
KAAN YARMAN: Mutfak Sanatları Akademisi’nde pastacılık eğitimi aldıktan sonra Tam Kararında tarifler vermek amacıyla açtığı Instagram hesabıyla adını duyuran, aynı zamanda Milliyet gazetesinde haftalık tarifleriyle okurlarla lezzet önerileri sunan Kaan Yarman, samimi kişiliği, dilbaz kimliği ve yaratıcı üslubuyla kendisini ama en çok da yemek yemeyi sevdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103392</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/696aff55-0065-40d4-86c5-1c2baa06de51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkı Oyuncular İçin Kariyer Yapma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Oyun yeteneklerinizi başarılı bir kariyere nasıl dönüştürebileceğinizi Sıkı Oyuncu Kariyer Yapma Rehberi ile keşfedin! 
Tutkunuzu ortaya çıkarın ve oyun sektöründeki en son oyunları geliştirmek ve ses miksaj  dehası olmaktan, canlı yayınlar ve e-spor turnuvalarında uzman oyunculuğa kadar her türlü iş hakkında her şeyi öğrenin. 
Oyun ekipmanları ve oyun türleri hakkında temel bilgi birikimine sahip olduğunuzda, sıra bütün oyun kariyerleri için gereken yetenek ve bilgileri keşfetmeye gelir. 
Yaratıcı ve biraz da tasarıma yatkın mısınız? 
Belki de kodlamayı seviyorsunuz ve teknolojiye meraklısınız.  
Sıkı Oyuncu Kariyer Yapma Rehberi size geleceğin oyun-yapan veya oyun-oynayan süper starı olmanız için yol gösterecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103393</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd950be-5960-40d8-889f-f4427362a71a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak, Bu Senin Yıldızın</image:title>
            <image:caption>En güzel oyuncak en sevdiğimiz oyuncak değil midir? Kendimizi en yakın hissettiğimiz, hayatımıza girdiği anı hiç unutamadığımız, başka oyuncakların onun yerini alamadığı oyuncaklardır bunlar. Aynı Lara’nın Aybala’sı gibi… Anneannesinin özene bezene Lara için diktiği bebek, tam da o en sevdiğimiz oyuncaklarımızın özelliklerini taşıyor. Dünya üzerinde başka bir eşi yok, çok tatlı ve ona gönülden bağlı bir sahibi var, bir de sevildiğini bilen ve çok duyarlı bir kalbi… 
Aybala bebek, o çok hassas bebek kalbiyle hem diğer oyuncaklarla arkadaşlık kuruyor hem de bir bebek olarak “Ben kimim?” sorusunun peşine düşüyor. Oyuncakların duygu dolu yaşantılarını anlatan bu hikâyeye eşlik etmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03a6e97-64af-429e-ac43-8c4ca53db2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de feminist eleştiri ne tür bir iş yapar? Kendini nasıl eleştirir? Derlemeyi hazırlarken bu sorulardan yola çıktıklarını söyleyen Demet Gülçiçek ve Emine Erdoğan, niyetlerinin bir reçete sunmak olmadığını, amaçlarının feminist eleştirinin ortaya koydukları üzerine feminist özenle konuşmayı teşvik etmek olduğunu belirtiyorlar. 
* 
Feminist Eleştiri, Donna Haraway’in sözünü, “feminist nesnellik, basitçe, konumlu bilgiler demektir”i merkezine alarak bilginin konumluluğuna ilişkin farklı düzeylerde ama ortak bir tartışma yürütüyor. Derlemelerde pek sık rastlamadığımız bir nitelik: Her yazı başka bir yerden, başka bir hikâye anlatıyor ama bütün yazılar aynı gövdeye bağlanıyor: Feminist bilgi, konumlu bilgidir. “Eleştiri” kelimesinin düşündürdüğü negatif etkinlikten çok, kitaptaki yazılar eleştiriyi üretken bir faaliyet olarak kuruyorlar. Konumluluğun ve bilmenin anlamını, feminizmin nasıl “çalıştığını” –ki bence bu feminizmin öznesi probleminden çok daha ilginç ufuklar açar– gösteriyorlar. Tam zamanında.  — Aksu Bora</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d637ef3-84c1-4562-b7ea-1f7b7fbe55ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Portede Saklı Tarih: Toplumsal Tarihin Merceğinden Müzik</image:title>
            <image:caption>Portede saklı olup ortaya çıkarılmayı bekleyen müzik evrensel bir dil olarak görülür. Toplumları, kültürleri, coğrafyaları bağlayıp, iletişim sağlar. Seslerden örülü müzikal köprüde politik ve kültürel boyutlar iç içedir. Sosyopolitik bir mücadele alanı olarak yaklaşıldığında müzik, imparatorluk ya da ulus devlet kurgularının kültürel yönelimlerinde kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman telkin edici potansiyeliyle yer alır. Bireysel ya da toplumsal açılardan bakıldığında müziğin insanı diğer hiçbir sanat dalının yapamayacağı kadar belli bir düşünce etrafında birleştirebilecek mesajları iletebilme özelliği, ona estetik bir beğeni olmanın ötesinde ardında gizli toplumsal süreçleri anlamaya yönelik bir uğraş niteliği kazandırır. Söz konusu özelliği müziği disiplinlerarası çalışmalarda sıra dışı bir araç hâline dönüştürür. 
Prof. Dr. Namık Sinan Turan’ın Portede Saklı Tarih çalışması asıl alanı siyasî tarih olan bir akademisyenin kaleminden müziği toplumsal tarih merceğiyle incelemeye yönelik bir girişimin sonucu. Burada yazar, yüzyıllar içinde yaşanan siyasal ve kültürel değişimlere eşlik eden müziğin toplumsal arka planına ışık tutuyor. Uzun bir tarihsel kesit içinde geniş bir coğrafyada, farklı kültürel dokularda üretilen müziğin sosyopolitik etki alanı değerlendiriliyor. Osmanlı dünyasında müziğin üretim süreci ve aktörleri, modernleşmenin Osmanlı/Türk müzik geleneğinde yol açtığı dönüşümler, gelenek ve modern arasında biçimlenen müzik yaşamının toplumsal analizi, oryantalizm ve müzikal temsilleri, operanın emperyal bir tahakküm aracı olarak kullanımı gibi konular, kitapta ayrıntılı biçimde incelenen başlıklar arasında yer alıyor. 
Kitaptaki anlatıya besteciler, icracılar, müziğin icrasının gerçekleştiği kurumlar ve himaye merkezleri kadar dönemin siyasî elitleri ve kültür politikalarını yönlendirenler de eşlik ediyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e ve modern Ortadoğu’ya uzanan gelişmelerin müzik üzerindeki çarpıcı sonuçlarının incelendiği kitapta müzik ve toplum arasındaki karmaşık ilişkiler ağı analiz ediliyor. Böylece okurlara coğrafyalar ve kültürler arasında müzik-toplum ilişkisinin farklı ve çoğu zaman göz ardı edilen yönleri üzerine düşünme olanağı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fc93307-f163-4ab0-a751-ef31da72b5bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçün Tarihi</image:title>
            <image:caption>Göç tarihi, dünya tarihini anlamak için köşe taşıdır. İlk göçler insanları Afrika, Asya ve Avrupa’ya savurdu. Erken modern dönemde göç, sömürgeleştirme ve köle ticareti yoluyla kıtaları yeniden birbirine bağladı. Yakın tarihte, ulus devletler ve ulus ötesi cemiyetler, sınırlarını aşan hareketleri kontrol etmenin yeni yollarını aradılar. Göçün Tarihi, ilgi çekici ve detaylı bir anlatımla heyecan verici yeni araştırmaları bir araya getiriyor. Kültürler, toplumlar ve teknolojiler geliştikçe, göç farklı dünyalardan insanları temas ve çatışma içine sokuyor. Michael Fisher, bireysel topluluk örnekleri, etnik grupların toplu hareketinin geniş kalıpları, içe ve dışa göçün soyut çalışması aracılığıyla göçmenlerin nasıl birleştiğini ve birlikte yaşadığını araştırıyor. Teknoloji, çevre ve siyasetin, Buz Adam Otzi’den Atlantik köle ticaretinin orta geçidine ve küresel savaşın gerektirdiği mülteci hareketine kadar türlü türlü insan göçü hikâyelerini nasıl şekillendirdiğini tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e33edc2f-d70d-43aa-a977-ad5ad3f5e197.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Gerçeği</image:title>
            <image:caption>1941’de adım attığı Türk Dil Kurumu’na otuz yıldan daha uzun bir süre, yönetim kurulu başkanlığı da dahil olmak üzere önemli hizmetler sunmuş olan Ömer Asım Aksoy, ömrünü Türkçenin gelişmesine ve Dil Devrimi’nin sağlamlaşmasına adamış bir fikir insanıdır. Dil Gerçeği ise Aksoy’un, “Dilini yitiren ulus, bir süre sonra başka bir ulus içinde erir, gider” anlayışıyla Türkçenin yabancı kültürlerden arınması, özleşmesi, zenginleşmesi ve en doğru şekilde kullanılabilmesi için Türk milletine adadığı kıymetli eserlerden biridir. İlk baskısı 1982’de Dil Derneği tarafından yapılan Dil Gerçeği, 1932’den beri süregelen Dil Devrimi’nin gerekli olup olmadığı tartışmalarına kanıtlarıyla açıklık getiriyor, tartışmaların haklı veya haksız taraflarını tüm yönleriyle okuyucusuna sunuyor. Bu kıymetli eserin yayınevimizce gözden geçirilmiş yeni baskısı; akademisyenler, dilbilimciler ve kültür bilincine sahip okurlar için değeri yadsınamaz bir başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcc0b97c-7587-4a91-9910-87fce1e14c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Özleştirme Durdurulamaz</image:title>
            <image:caption>1941’de adım attığı Türk Dil Kurumu’na otuz yıldan daha uzun bir süre, yönetim kurulu başkanlığı da dahil olmak üzere önemli hizmetler sunmuş olan Ömer Asım Aksoy, ömrünü Türkçenin gelişmesine ve Dil Devrimi’nin sağlamlaşmasına adamış bir fikir insanıdır. Özleştirme Durdurulamaz, Ömer Asım Aksoy’un 1965 ila 1973 yılları arasında Türk Dili dergisinde yayımlanmış otuz dört yazısını bir araya getiriyor. Yazar, bu metinlerle Dil Devrimi’ne ve onun temel yapıtaşlarından olan Türk Dil Kurumu’na yönelik saldırılara fikri düzeyde cevaplar vermiş, çetin bir kalem mücadelesi sergilemiştir. “Gerçek Atatürkçü, dilde de Atatürkçü olur” ülküsüyle hareket eden Aksoy, Dil Devrimi’nin temel ilkelerinden asla taviz vermemiştir. Bununla birlikte bu eserde bir araya getirilen metinlerde, bu çetin mücadelelerin entelektüel düzeyde gerçekleştirildiği ve okura bir dil lezzeti sunduğu da gözlenmektedir. Bu kıymetli eserin yayınevimizce gözden geçirilmiş yeni baskısı; akademisyenler, dilbilimciler ve kültür bilincine sahip okurlar için değeri yadsınamaz bir başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103400</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f24c58db-a080-4efa-9d9c-afd4e8e0ed82.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? 
 
Güneş Takvimi, yıl 198…  Tokyo halkı büyük bir tehdit altında. Ruhları şeytanlar tarafından ele geçirilen insanlar aniden alev alıp yanmaya başlayarak etrafa korku saçıyorlar. Alev Gücü bu tehlikeli durumla mücadele etmek için iş başında. Hem “alev insanların” ateşini söndürüp ruhlarını kurtarmak hem de bu tuhaf vakaların gizemini çözmek onların görevi.  
 
Tam da vakaların iyice yoğunlaştığı bir zamanda takıma yeni bir üye katılıyor. Ardında ünlü, şeytanın ayak izlerini bırakarak roket hızında koşmak gibi eşsiz bir yeteneğe sahip olan ve kahraman olma isteğiyle yanıp tutuşan itfaiyeci Şinra…  
 
Tüm şehir yanıp küle dönmeden önce, Alev Gücü gizemli vakaların kaynağını keşfedip insanlığı bu ölümcül tehditten kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53feb19-6127-455b-a1a1-32facd2ab9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Meleği 22. Cilt</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
Şinoa ve arkadaşları Yuiçiro’yu kurtarmak için harekete geçerken, Yuiçiro büyük bir üzüntü ve bunalım içerisinde çünkü Mikaela’yı kaybetmek üzere. Hatta ruh hali öylesine yerle bir olmuş durumda ki Aşuramaru’dan kendisini öldürmesini istiyor. Acaba Aşuramaru Yuiçiro’ya nasıl bir yanıt verecek? Bu arada Ferid de ciddi biçimde yaralanmış olan Saito’nun işini bitirmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de08d505-e0bf-49fb-9752-e99aa6aa5896.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Sanatı</image:title>
            <image:caption>Alfred Adler Yaşama Sanatı eserinde, kurucusu olduğu bireysel psikoloji ekolünü, ana hatlarıyla 
okurlarla buluşturuyor. Bireyin yaşamına yaklaşırken kişilik gelişimine, kişilik gelişiminde anne 
babanın rolüne, aşağılık ve üstünlük kompleksine, rüyalara ve daha pek çok temel konuya dair 
yaklaşımlarını sunuyor. 
Adler&apos;in akıcı üslubu ve sunduğu vaka örnekleri; bireyin gelişimine dair farklı evreleri ve 
unsurları takip etmeyi, insan psikolojisine daha yakından bir bakış edinmeyi mümkün kılıyor. 
Yaşama; psikoloji biliminin ışığında, farklı bir pencereden bakmak isteyenler için başucu kitabı 
olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103403</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac818742-d5b5-40e6-bae9-0a932f5f5d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şato</image:title>
            <image:caption>Kadastro memuru K., atandığı köye görevini yapmak için gelir. Köydeki şatoya gidip bir yetkiliyle görüşmek ve görevi hakkında bilgi almak ister. Köyde, varlığı belli olmayan ama halk üzerinde etkili, hiyerarşik bir sistem söz konusudur. Şatoya ulaşmak için gösterdiği çaba, her seferinde köylüler ve yetkililer tarafından engellenir; gizemli otoriteyle süren mücadelesi onu zamanla tüketen bir göreve sürükler.
Şato, 20. yüzyılın en önemli felsefi romanlarından biridir. 1924’te Franz Kafka’nın ölmesiyle yarım kalan eser, yakın arkadaşı ve edebî vasisi Max Brod tarafından düzenlenip yayıma hazırlanmıştır. Yazar, K.’yı yaşadıklarına rağmen mücadeleye itenin ‘‘nihai şeyler hakkında açıklık kazanma’’ güdüsü olduğunu öne sürmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b01f00-d6de-4c85-ae2c-f0e3dac82ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler</image:title>
            <image:caption>Hatıraların ele geçirdiği bir ev, geçmiş her yere sinmiş... Karanlık çökünce kar fırtınasına yakalanmış biri, tuhaf veloş 
bir eve sığınmak zorunda kalır: Uğultulu Tepeler. Burası asla unutamayacağı bir yerdir ve Cathy’nin hikâyesini 
öğrenir. İyi bir kocayla çocukluğundan beri sevdiği tehlikeli bir erkek arasında yapmak zorunda kaldığı seçimi… 
Yaptığı seçimin onu nasıl ihanet ve intikama sürüklediği ve bugün bile acılarının devam ettiğini… Aşkın; otoriteyi, 
gelenekleri ve hatta ölümü bile nasıl yok saydığını… Ve tutkunun nasıl da ölümcül olabileceğini… 
Montaigne,kütüphanesinde bulduğu kitaplar ve kendi kişisel deneyimlerinden yola çıkarak edindiği düşünceler 
üzerine 1572 yılında denemelerini yazmaya koyulur. Savaş ve atlardan yamyamlara, şiirden siyasete, cinsellikten 
dine, aştan arkadaşlığa çok geniş bir yelpazede konuları ele almıştır. Ancak tüm bunların ötesinde Montaigne, 
kendi iç dünyası ve doğası üzerinden genel olarak kadın ve erkeği anlamaya adamıştır kendisini. Denemeler, 
edebiyat dünyasının en kendine özgü ve kişisel yapıtlarından biridir ve modern okuru aydınlatmayı sürdüren bir 
Rönesans aklıyla kaleme alınmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103405</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088f60dc-fdcf-437d-8cf0-2c3d85858e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Düşünürüz ?</image:title>
            <image:caption>‘‘Nasıl Düşünürüz?’’de Dewey, düşünme ve düşünce eğitimine ilişkin görüşlerini, eğitimcinin ve eğitim sürecinin rolünü de dikkate alarak paylaşır. Görüşlerini, bilginin insanın dünyayla etkileşimine sıkı sıkıya bağlı olduğu inancına dayandıran Dewey, düşünce eğitiminin gerekliliği ve okullardaki koşullar; düşünce eğitiminde doğal kaynakların kullanımı; tümevarımsal ve tümdengelimsel akıl yürütme; olguları yorumlama; somut ve soyut düşünme; düşünce eğitiminde etkinlik, dil ve gözlemin işlevleri ve daha birçok konuyu ele alır. 
Bir asır önce ilk yayımlandığında olduğu gibi bugün de önemli ve ilham verici olan bu kitap, öğretim alanında aktif olan herkes (eğitimciler, öğrenciler, politika yapıcılar, düşünürler ...) için kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40d104a9-cbfa-4f39-8fb2-dbd2263165ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Entegre Raporlama ve Entegre Raporlamanın Türk Bankacılık Sektöründeki Uygulaması</image:title>
            <image:caption>I.                    BÖLÜM 1. KURUMSAL RAPORLAMA 
 
II.                 BÖLÜM 2. ENTEGRE RAPORLAMA 
 
 
III.              BÖLÜM 3. TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ ENTEGRE RAPORLAMA UYGULAMALARININ ULUSLARARASI ENTEGRE RAPORLAMA ÇERÇEVESİ (IIRC) İLE UYUMLULUĞUNUN KARŞILAŞTIRMALI İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103407</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e62e1d28-2cac-489a-b266-4f4dbd3b4bf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Fiziksel Aktivite Merkezlerine Gelen Bireylerin Hizmet Kalite Beklentisi ve Motivasyonlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: SPOR VE TESİSLEŞME 
 
2.      BÖLÜM: HİZMET KALİTESİ 
 
3.      BÖLÜM: SERBEST ZAMAN MOTİVASYONU 
 
4.      BÖLÜM: YÖNTEM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9e3d936-27e2-4602-97a7-24a4e9d3b6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Anlam ve Amacı</image:title>
            <image:caption>Bireysel psikoloji kuramının en önemli eserlerinden biri olan Yaşamın Anlam ve Amacı’nda Alfred Adler, pek çok insanın günlük hayatın telaşında kendine sormayı unuttuğu 
soruları ele alıyor. Yaşamlarımızın anlam ve amacını belirlemeye yönelik soruları cevaplamak 
için kitapta insan yaşamı ve ona ait unsurlar; çocukluk, aile, ergenlik, aşk, evlilik, suç, meslek ve 
İlişkiler gibi başlıklarla inceleniyor. Çocukluğun, ailenin ya da diğer başlıkların insan yaşamının 
Oluşumundaki etkilerinin izleri sürülürken, bir psikiyatrist olan Alfred Adler’in gerçek hayattan 
verdiği örneklerle insan yaşamının aksayan yönleri hakkında tavsiyeler veriliyor. 
Oldukça sade bir dille kaleme alınan Yaşamın Anlam ve Amacı sayesinde; geçmişinizi, 
tercihlerinizi, rüyalarınızı ve hayallerinizi bir kılavuz eşliğinde gözden geçirme şansı 
bulacaksınız. Alfred Adler, bu kitabıyla geçmişini tanıyarak anlam ve amacı belirlenmiş bir 
gelecek kurmayı isteyenlere benzersiz bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e0f0e39-9598-43c6-abbd-87014cd09466.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronik Hastalıklara Çözüm Var</image:title>
            <image:caption>Bu kitap gerçekten iyileşmek isteyen, vücudun anlattıklarını duymak için onu dinleyen, sürekli araştıran, okuyan, bedeninin sorumluluğunu kendi üzerine almış, yaşam tarzında değişiklikler yaparak daha sağlıklı, daha zinde kalmak ve sağlıklı yaş almak isteyenler için yazıldı.

 Kronik hastalıklar bir günde oluşmaz. Kökleri derindedir. Bütüncül tıp yaklaşımıyla herhangi bir organın tedavi edilmesi amaçlanmaz, organizmanın kendisini tedavi için çaba gösterilir. Beden, zihin ve ruh açısından organizmayı sağlıklı bir hale getirmek asıl hedeftir. Bütüncül tıp tedavilerini kullanmak demek modern tıptan uzaklaşmak demek de değildir. Aksine modern tıbbın tüm teknolojik imkânlarıyla bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış, geleneksel ve tamamlayıcı tedavileri beraber kullanabilmektir.

 Dr. Levent Sepit’in kaleme aldığı ve kronik hastalıkların bir çözümü olduğu iddiasıyla yola çıkan eser, hipertansiyonla, depresyonla, diyabetle, kalp hastalıkları, astım ve artritle,
bel fıtığıyla, reflü, fibromiyalji, haşimato, obeziteyle, alerji, romatizma, sedef ve egzamayla hatta kronik yorgunlukla yıllardır mücadele edenler için bir kılavuz niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fffc0914-e16b-48cb-963b-a06fabffa434.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarduvan</image:title>
            <image:caption>“Genç okurlarım, size sesleniyorum. Sarduvan’ı okuyun. İğrenseniz, kokusuna burnunuz dayanmasa da, içinde biraz parfüm ve bir avuç İstanbul kadını bulamasanız da okuyun. Söven, tüküren, sümküren, tutsak olduğumuz birtakım ahlak kurallarını ve garibanlığımızı alnımıza kader olarak yapıştıran geleneklerimizi bir yana itiveren bu insanlar gerçekte biziz. Bunların hepsi bizim dışa vurmaktan korktuğumuz ikinci yüzümüz. Sarduvan Batı karalaması bir roman değil. Hele hele hâlâ alkışa tutulan Montaj-Roman hiç değil. Bu bizim romanımız. İğrensek de, sevsek de sevmesek de bu insanlar biziz.”
 
Faik Baysal’ın, “Edebiyatımızın insan platformu üzerine kurulan güdümsüz ilk kırsal bölge romanıdır,” diyerek sunduğu Sarduvan; kırsalı, kırsal insanını, yoksulluğu, kandırmacayı ve sürekli sömürülmeye mahkûm olan halkı anlatıyor. Bunu yaparken karakterlere üflediği ruh, bir bakıma insan olmanın rahatsız edici gerçeklerini de gözler önüne seriyor.
 
Altın bulma hayaliyle Sarduvan’a giden Kavruk, Meram Ağa’nın tarlasındaki su dolabını otuz gün boyunca çevirdiği halde parasını alamaz. Hırsızlıkla suçlandıktan sonra işsizlik
ve açlıkla mücadele eder.
 
Sarduvan’da intikam arayışının peşine düşecek; sıkışmışlığa, çaresizliğe, haksızlığa ve ölüme tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/348a8fa0-7f0d-404a-8213-3f24a7c9ed84.jpg</image:loc>
            <image:title>Adorno ve Teoloji</image:title>
            <image:caption>Alman sosyolog ve filozof Theodor Wiesengrund Adorno (1903-1969), savaş sonrası Frankfurt Okulu’nun entelektüel liderlerinden biriydi. Bu kitap, Adorno’nun teoloji ve din üzerine yazılarını açık ve erişilebilir bir şekilde sunmakta ve analiz etmektedir. Adorno’ya herhangi bir aşinalık gerektirmez. Kitap, Adorno’nun düşüncesine genel bir giriş içerir ve onun Walter Benjamin’in çalışmaları ve Yahudi teolojisiyle ilişkisini, bilimsel pozitivizmle (Karl Popper) yüzleşmesini, “Kültür Endüstrisi” ve ideolojiye yönelik eleştirilerini inceler. Bu konuların tümü, teoloji içerisindeki çağdaş tartışmalarla nasıl bağlantılar kurduklarına dikkat edilerek incelenmiştir. Bu da, Adorno’nun çalışmalarının önemli mesele ve yazarlarla diyaloğa sokulmasıyla gerçekleştirilmiştir. Kitap, Adorno’nun yazılarının sıklıkla ihmal edilen bir yönünü –müzik felsefesini– ve yüce olanın bu estetik takdirinin çağdaş teolojik düşünceyi nasıl etkilediğini vurgulayarak sona erer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6037a3-049f-4d5b-a36e-f8d114940e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche&apos;nin Beşinci İncili İyi Haberin Düzeltilmesi Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bugün, 2000 yılında, fiziksel ölümünün yüzüncü yıldönümünde; kendisinden sonra diye tarihlenmeleri gerekeceğini öne sürdüğü bin yılların birincisinin başında, Nietzsche hakkında nasıl konuşmalıyız? Tüm yaşamı boyunca ait olduğu ve oradan yazarlık ününün sonsuzluğuna atladığı yüzyılın kendisi gibi, acılarıyla ve büyüklüğüyle karşımızda durduğunu mu söylemeliyiz? Kendisinin bir insan değil, bir dinamit olduğuna ilişkin kendi yargısını mı paylaşmalıyız? “Etki-tarihi”nin dikkat çekiciliğini; henüz hiçbir yazarın seçkinciliği böylesine vurgulamadığını ve bayağılığı üzerine çekmediğini bir kez daha mı öne çıkarmalıyız? Nietzsche’yle birlikte narsisizm döneminin başladığı ve bu dönemin kendini önce “kitlelerin ayaklanması” ve daha sonra kolektivist “büyük politika” ve nihayetinde global pazarın diktatörlüğü olarak gösterdiği tanısını mı koymalıyız? Nietzsche’yle birlikte akademik felsefe tarihinin sona erdiğini ve düşünmenin sanat tarihinin başladığını mı kabul etmeliyiz? Yoksa yorum yapmaktan kaçınıp Nietzsche’yi okumalı ve hep yeniden okumalı mıyız? Nietzsche, 13 Şubat 1883’te, Rapallo’dan, Chemnitz’deki yayıncısı Ernst Schmeitzner’e yazdığı bir mektupta Zerdüşt kitabını, “bu bir ‘edebi eser’ ya da beşinci bir ‘İncil’ ya da henüz bir adı bulunmayan bir şey: Uzun süredir verdiğim ürünlerin en ciddisi hem de en neşelisi, ve herkese hitap ediyor” sözleriyle bildiriyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103415</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8fb26d6-4d12-4412-849b-cd8c7a77b216.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yaranın Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Miguel Hernández Gilabert (1910-1942) İspanyol şiirinin 20. yüzyıldaki söylensel adlarından Miguel Hernández, eski şiir akımları ve şairleri özümsemiş güçlü bir ozan olarak genç yaşta dikkat çekti. Zorluklarla geçen yaşamı İç Savaşın getirdiği yıkımlardan payını almış, sarsıcı şiirini büyük şiddet dalgasının getirdiği tematik çeperlerde derinleştirerek olgunlaştırmıştır. Üç Yaranın Şarkıları, İç Savaş sonrasında tecrit edildiği hapishanede gördüğü zulme karşın yazmayı sürdüren Hernández’in çağın tüm ezilen ve baş kaldıranlarına miras bıraktığı “yaşam, aşk ve ölüm yaraları”ndan önemli bir bölümü bir araya getiriyor. Neruda’nın “uyanmakta olan arı peteğinin yoğun ışığı” diye selamladığı büyük ozanı, ölümünün 80. yılında, Vicente Aleixandre’nin hapishane revirindeki naaşı başında kaleme aldığı dizelerle anıyoruz: “Ah, göklerin yalnızlığı! Işıklar yalnızca senin gövdeni aydınlatıyor” hâlâ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77d786a-2b20-4367-a7ae-1d065ea1835f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeyn&apos;in Düğünü</image:title>
            <image:caption>Anasının rahminden dünyaya gülerek ayak basan ilk kişinin Zeyn olduğu söylenir. Hayatı boyunca da bu böyle sürüp gitmiştir. Biri üst damağında, diğeri alt damağında olmak üzere ağzında iki dişi vardır sadece. Oysa annesinin söylediğine göre ağzı bir zamanlar inci gibi bembeyaz dişlerle doludur. Yüzü uzuncadır Zeyn’in, elmacık kemikleri, çenesi ve gözaltları çıkıntılı, alnı açık ve yuvarlak, gözleri küçücük ve daima kıpkırmızı… Göz yuvaları, iki mağara gibi içeri göçük, yüzü tamamen tüysüzdür. Uzun mu uzun bir boynu vardır, o yüzdendir ki çocuklar hep zürafa diye çağırırlar onu. Sırtı hafif kambur, bacakları turna bacakları gibi uzun ve incedir. Ayakkabı giymeyi sevmez Zeyn, yassı ayakları yara izleriyle doludur ve her bir yaranın hikâyesini ayrı ayrı hatırlar. Zeyn’in Düğünü, Tayeb Salih’in daha evvel yayımlanan başyapıtı Kuzeye Göç Mevsimi’nin geçtiği Yukarı Nil’deki aynı köyde geçer. Beldede yaşananlar, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir topluluğunda yaşanan gerilimlerden farksızdır. Fakir ile zenginin, modern ile gelenekselin, dindar ile sekülerin çatışmasıdır bu. Bütün bir dünya, okurun kendi kuracağı sahne ve gerçekliğe rehin bırakılmıştır. Tayeb Salih’in yaratıcılığını ortaya çıkaran insani ton, okurun kalbinin tam ortasına yerleşmeye hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43c0233-6a25-4208-afb7-bf63e47d544e.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitme Engellilik ve Maneviyat</image:title>
            <image:caption>Araştırmada, işitme engelli bireylerin manevi ihtiyaçlarının belirlenerek ebeveynlere yönelik uygulanan Değer Odaklı Manevi Güçlenme ve Bakım programının ailelerin Yaradan algısı ve psikolojik iyi oluş düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel verilerin analizi sonucunda; işitme engelli bireylerin duygu durumu, çevre, Yaradan ve değerlere yönelik olmak üzere dört ana temaya ve bu temalara ait 22 kategoriye ulaşılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi sonucunda; programın uygulandığı deney grubundaki işitme engelli bireylerin ailelerinin psikolojik iyi oluş ve sevgi yönelimli Yaradan algısı düzeylerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen görüşmeler doğrultusunda işitme engelli bireylerin anlama ve anlaşılma, dışlanmama, hayata olumlu bakış açısı geliştirme, özgürlük, aile içi iletişim kurabilme, güçlüklerle başa çıkabilme, kabullenme, sabır, şükür, azim/başarı, empati, sosyalleşme, Yaradan sevgisi ve Yaradan’la güvenli bağ kurabilme ihtiyaçlarının olduğu belirlenmiştir. İşitme engelli bireylerin manevi ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ebeveynlere yönelik gerçekleştirilen tema odaklı grup toplantıları sonucunda bireylerin psikolojik iyi oluş, sevgi yönelimli Yaradan algısının gelişmesine katkı sağlanmıştır. Buna karşılık cezalandıran Yaratıcı algısı ve Yaratıcı’ya yönelik olumsuz duygularda azalma meydana gelmiştir. Sonuç olarak uygulanan program, deney grubundaki ebeveynlerde psikolojik iyi oluş ve Yaradan algısının olumlu yönde gelişmesine katkı sağlamıştır. Kalıcılık testleri sonucunda elde edilen sonuçların kalıcı olduğu; Psikolojik İyi Oluş ve Yaradan Algısı Ölçeği puanlarının, son testteki puanlarla benzerlik gösterdiği belirlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2efd2b-fe22-4d0c-8bec-40c165269325.jpg</image:loc>
            <image:title>Stepford Kadınları</image:title>
            <image:caption>“Levin, gerilim romanlarının gerçek bir üstadı.” –Stephen King
“Ustaca ve Stepford’ın kadınları kadar kusursuz.” –Esquire
“HİÇ BOŞ DURMAZ STEPFORDLI KADINLAR. ÖMÜR BOYU ROBOT GİBİ ÇALIŞIRLAR.”
Ira Levin, Stepford Kadınları ve Rosemary’nin Bebeği gibi eserleriyle popüler kültürün haletiruhiyesini şekillendiren, eserlerinde gizem, korku, bilimkurgu gibi pek çok türün unsurlarını birleştiren bir yazar. Stepford Kadınları da normal denilenin gizlediği ürkütücülüğü ve kusursuz kadınlarıyla paranoyaya uzanan bir feminist gerilim romanı.
Connecticut’taki Stepford kasabası tüm varlıklı insanların, başarılı ve memnun kocaların, güzel ve saygılı eşlerin yaşadığı pastoral bir cennet köşesidir. Joanna Eberhart da bu kasabaya kocası ve iki çocuğuyla birlikte yeni taşınmıştır.
Başta her şey yolundadır. Stepford kusursuz bir kasabadır. Her şey gerçek olamayacak kadar iyidir. Ancak Joanna’nın canını sıkan bazı şeyler vardır. Her şey fazla kusursuz, herkes fazla mutlu, kadınlar fazla itaatkârdır. Stepford’ın karanlık kalbinin Erkekler Kulübü’nde attığından şüphelenmeye başlayan Joanna içinse hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Stepford’ın kusursuzluğunun altında yatan gerçekler açığa çıkacak mıdır? Peki ya Joanna, Stepford tarafından yutulmaktan kendini kurtarabilecek midir?
Stepford Kadınları, erkek egemen toplumun kayan maskesi.
Peter Straub’un sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/462fc0a4-dce1-4623-a640-3c76e5155195.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Para- İstiklal Harbi’nde İki Şehidin Bilinmeyen Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Acı Para- İstiklal Harbi’nde İki Şehidin Bilinmeyen Hikayesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/553bfdf6-f45f-48b9-b390-e568a160ce49.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Surat</image:title>
            <image:caption>“Boğucu, Kafkaesk bir gizem ve belirsizlik atmosferi.” –Franz Rottensteiner
Gustav Meyrink, doğaüstü unsurlara yer veren Avrupalı yazarlar arasında benzerlerinden sıyrılıp çağa damga vuran, ele aldığı okült konuları modern zamanların meselesi hâline getirmekte usta bir isim. Ünlü ilk romanı Golem’den sonra 1916’da yayımlanan ikinci romanı Yeşil Surat, hem yazıldığı Birinci Dünya Savaşı yıllarının panoramasını çiziyor hem de gündelik hayatın içine sızan mistik ve büyülü olayların ne kadar korkunç yerlere varabileceğini gösteren, dinsel sembollerle yüklü, düşsel bir hikâye anlatıyor.
Amsterdam’ın kalabalığından kaçmak için esrarengiz bir “Bilmeceler Dükkânı”na giren Fortunat Hauberrisser bir an için derin bir uykuya dalar fakat uyanmasıyla birlikte tüm hayatı değişir. Bu dükkânda karşılaştığı tekinsiz bir adam, onun hem düşlerine hem de gerçekliğine musallat olur.
Karanlık bir aydınlanma, ölümcül bir uyanış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67dc1838-1f61-4e64-9e52-16e35d2f1055.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Afganistan</image:title>
            <image:caption>Dünden Bugüne Afganistan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a25d93-3f1f-482b-9cca-1c22f7a6ff2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamazov Kardeşler (2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Yazılmış en muhteşem roman.” –Sigmund Freud
İlk olarak 1879-80 yıllarında tefrika edilen Karamazov Kardeşler, Dostoyevski’nin kaleme aldığı son romanı olmasının yanında, pek çok eleştirmen ve okurca teslim edildiği üzere başyapıtıdır. Esasen inanç ve akıl çelişkisi üzerinden gelişen bu eserde yazar yaklaşık altmış yıllık ömrü boyunca aklında yer tutmuş hemen her büyük soruya cevap aramış, baba katlinden toplumsal ve bireysel arayışlara değin çağına dair her şeyi eserine dahil etmiştir.
Dünya edebiyatında bir kilometre taşı kabul edilen Karamazov Kardeşler’de en büyük mirası gaddarlığı ve kötülüğü olan baba Aleksey Fyodoroviç’in katli ülke çapında merak uyandıran bir soruşturmaya evrilirken birbirlerine mesafeli ve apayrı karakterdeki üç erkek kardeş Dmitriy, İvan ve Aleksey, peşlerinde temsil ettikleri hayat görüşleriyle muazzam bir çatışmaya girer. Hür irade ve ilahi müdahalenin de dahil olduğu bu adalet arayışı uğramadık kapı bırakmaksızın devam eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103423</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05858007-382b-43d4-bed2-23334c225108.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdülvadiler ve Sultan II. Ebu Hammu&apos;nun Siyasetnamesi</image:title>
            <image:caption>Abdülvadiler ve Sultan II. Ebu Hammu&apos;nun Siyasetnamesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103424</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81052d9c-5825-4dc7-851d-64a70534980d.jpg</image:loc>
            <image:title>Saraylarda Mecnunlar</image:title>
            <image:caption>“O zaman, İstanbul gibi Mısır’da da makbul ve muteber iki şey vardı: Sihir ve musiki. Sihirbazlar, efsunkârlar herkesi kolayca aldatmayı başarabiliyorlardı. Çünkü ortam çok müsaitti. Memlekette ilim ve irfan namına hiçbir şey kalmamış gibiydi. Ulema zümresinin makamını zekâ ve şeytanlıkla entrika çeviren, açgözlü ve ahlaksız cahiller işgal ediyordu.”
Rumeli’de büyük etki alanı olan Asır gazetesini yayımlayan, İttihat ve Terakki Partisi’nde çalışmalara katılan, Beşir Fuat’la mektuplaşmaları ve Arsen Lüpen romanlarını tercüme etmesiyle de bilinen gazeteci, avukat, öğretmen, yazar Fazlı Necip’in Saraylarda Mecnunlar romanı 1928 yılında yayımlandı.
On yedinci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu. I. İbrahim tahta yeni çıkmış, annesi Mahpeyker Kösem Sultan’ın ölümüne daha var. Ve Mısır Valisi Maksut Paşa’nın kâhyası Zeynel Ağa bir cariye satın alacak. Ancak bu alışveriş için gideceği Cezayirli Abdüssamed’in köşküne dair türlü türlü dedikodular mevcut. Epey belalı bir yer burası anlaşılan.
Fazlı Necip, Saraylarda Mecnunlar’da haremi, saltanat entrikalarını, yeniçerisinden paşasına, sadrazamından valide sultanına kadar çeşitli güç odaklarını, yozlaşmışlığı ve bambaşka bir Dersaadet’i eleştirel bir gözle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a122494b-2318-4b35-ae3c-3e3a055458f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhul Jane</image:title>
            <image:caption>Ya yaşadığını sandığın her şey yalansa?
17 yaşındaki “Jane” okuldaki son senesine hazırlanan sıradan bir kızdı. Ailesi biraz fazla üzerine düşse de güzel bir hayatı vardı. İşini seviyor, arkadaşlarıyla iyi anlaşıyor, onu sevdiği grubun konserine götürmeyi planlayan bir çocuktan hoşlanıyordu. Her şeyin hep aynı şekilde akıp gittiği kasabasında yaşanan bir dizi küçük tesadüfün, hayatını sonsuza dek değiştirecek korkunç olaylara yol açacağını hayal bile edemezdi.
“Jane”in onu kaçıran adamın elinden kurtulup evine dönmesinin üzerinden üç ay geçmişti. Üç aydır herkesin gözünde, bir canavar tarafından esir tutulan o kızdı. İçten içe o kadar kırılmıştı ki asla eski hayatına dönemeyeceğini düşünüyor ve kimseye açıklayamadığı bir şeyin özlemini çekiyordu.
“Bu roman insan zihninin hayatta kalmak uğruna gerçekliği nasıl yeniden şekillendirebileceğini anlatıyor.” —Kirkus, Starred Review
“Travma, kayıp ve iyileşme sürecine dair bir hikâye. Bu sürükleyici roman, suç belgeselleri yayınlayan kanallara konu olabilir. Mutlaka okunmalı.” —School Library Journal
“Bu ilgi çekici itiraf insanın hem kalbini kırıyor hem de o kırıkları umutla dolduruyor.” —Booklist
“Cesur ve cüretkâr bir kurgu. Meçhul Jane fazlasıyla dikkat çekici. Geç saatlere kadar elinizden bırakamayacaksınız.” —C.C. Hunter
“İçinizde bir yerlere dokunan, fazlasıyla sürükleyici ve şefkatli bir hikâye. Meçhul Jane sıradan bir gerilim değil, cesaret ve kararlılıkla dolu.” —Tiffany D. Jackson
“Nefes kesici, büyüleyici ve kendini okutturan bir kitap.” —Leila Sales
“Travmaya ve travma sonrası etkilere dair güncel, merak uyandıran bir anlatı. Okurlar her sayfada Stolarz’ın ardında bıraktığı ekmek kırıntılarının peşine düşerek nihayet o ters köşe sona ulaşacak. Jane’le ilgili hiçbir şey meçhul değil aslında. Hepimiz biraz Jane’iz.” —Tonya Hurley
“Laurie Faria Stolarz insanı ürperten ve bir sürü ters köşeyle dolu gerilimli, güçlü bir kitap yazmış. Hiç şaşırmadım. Okurlara kimlik, hafıza ve insanın yakasına yapışıp da bırakmayan mahremiyet hissinin incelikli yansımalarını sunuyor.” —Micol Ostow
“Bu kitap insanı hem dehşete düşürüyor hem de yüreğini burkuyor. HÂLÂ bu kitabı düşünüyorum.” —Stacey Kade
“Meçhul Jane insanın içine işleyen, uzun bir süre unutamayacağım bir hikâye. Jane beni ilk sayfadan itibaren avucunun içine aldı ve hâlâ bırakmayı reddediyor.” —Cyn Balog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103426</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1a034a1-8ea9-403f-8a96-fab417056689.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Dağı -Ejderha Diyarı Serisi 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>EJDERHA DAĞI’NA GİRMEYE HAZIR MISIN?
On iki yaşındaki Billy Chan’i ailesi, yaz tatili için Çin dağlarının ortasındaki bir yaz kampına göndermeye karar verir. İsteksizce gittiği bu kampta Billy, yeni arkadaşları Dylan, Charlotte ve Ling-Fei ile birlikte çok eski bir sırla karşılaşır: Kampın arkasındaki gizemli dağın derinliklerinde dört savaşçı ejderha hapsolmuştur. Hem Ejderha hem de İnsan Diyarı’nı kuşatmak üzere olan büyük bir tehlike yaklaşırken, kudretli ejderhaların kötülükle savaşmak için bu dört çocuğun yardımına ihtiyacı vardır. Ejderha Diyarı’nın merkezine tehlikeli bir yolculuk başlamak üzeredir.
Ejderha Diyarı serisinin ilk kitabı Ejderha Dağı, fantastik serüvenlerin içinde kaybolmayı seven tüm okurların kalpleriyle güçlü bir bağ kuracak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe70a940-dc4e-4d4d-8985-29702dba40b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Alttakiler: Bilim, Kadınları Nasıl Yanlış Anladı?</image:title>
            <image:caption>Toplumsal cinsiyetimiz aslında ister istemez biyolojimizin belirlediği bir şey midir? Kadınların en önemli kariyeri çocuk doğurmak mıdır örneğin? Ya da tekeşlilik kadının doğası gereğiyken, çokeşlilik erkeğin elinin kiri midir?
Yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca toplum ve kültür bize kadınların ikinci cinsiyet olduğunu, erkekten aşağıda yer aldığını söyledi. Kadınların bedenleri güçsüz, zihinsel kapasiteleri yetersizdi, toplumda oynayacakları roller de hizmetkârlık ve itaatkârlıkla sınırlıydı. Hatta Charles Darwin gibi bir bilim insanı bile kadınların, evrim sürecinin alt seviyelerinde olduğunu iddia edecekti.
Bilim bize öteden beri erkeklerle kadınların temel olarak birbirlerinden farklı olduğunu söylemeye devam ediyor. Biyologlar kadınların çocuk büyütme, evi çekip çevirme gibi aile içi görevlere daha uygun olduğunu veya daha kibar bir dille, daha “empatik” olduğunu iddia ediyorlar. Erkeklerinse mantık, uzamsal akıl yürütme ve motor beceri gerektiren işlerde üstün yeteneklere sahip oldukları söyleniyor hâlâ.
Bilim gazeteciliğinin önemli isimlerinden Saini işte elinizdeki kitapta biyoloji, psikoloji ve antropolojideki toplumsal cinsiyet savaşlarını inceleyerek, hem toplumsal stereotipleri destekleyen eski çalışmaları hem de kadınların beyinlerine, bedenlerine ve insan evrimindeki rollerine dair büyüleyici bir portre çizen yakın tarihli bilimsel araştırmaları gözler önüne seriyor. En son bilimsel verilerden, diğer herkes kadar güçlü, stratejik ve akıllı bir kadın ortaya çıkıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1639ffa-ff66-4c73-929b-f23b09238fd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Raoul Taburin</image:title>
            <image:caption>Bisiklete binmekten aciz bisiklet tamircisi mi olurmuş? Jean-Jacques Sempé&apos;nin incecik çizgileriyle hayat bulan Raoul Taburin, namı Fransa&apos;nın Saint-Céron kasabasından dünyaya yayılan nevi şahsına münhasır bir bisiklet tamircisinin akıllara durgunluk veren hikâyesini anlatıyor.    Adı bisikletle anılmasına rağmen iki teker üstünde durmayı maalesef beceremeyen bir ustanın çocukluktan erişkinliğine uzanan yaşamını film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiren kitap, başarının anahtarını özgüvende arıyor.     Kariyerlerini büyük sırlar üstüne inşa eden, işinin piri iki adamın yollarını kesiştirerek onları dost ve hatta sırdaş kılan bu içten öykü; okuru kendi sırlarıyla ve gerçekleriyle yüzleşmeye çağırıyor.   Yüzme bilmeyen dalgıç ya da yükseklikten korkan pilot olur mu? Eğer bunlara itirazınız varsa, bisiklet sürmeyi bilmeyen bir bisiklet tamircisi de olmamalı asla. Ama oldu! Raoul Taburin “gerçek” bir bisiklet üstadı. Yaşadığı yörede şöhreti almış yürümüş olsa da o bunun keyfini çıkaramıyor. Çünkü kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir sırrı var: Bisiklet süremiyor! Olanca direngenliğine karşın, çocukluğundan bu yana bisiklet üstünde dengede durmayı öğrenebilmiş değil. Varoluşsal dertleri ve metafizik kaygıları nedeniyle iki tekerli bisiklet kullanmayı hiç beceremiyor. Üstüne üstlük, kendine bile itiraf etmekte zorlandığı bu gerçeğin açığa çıkmasından acayip çekiniyor. Fakat günün birinde tüm planları altüst oluyor, zira karşısına, onu müthiş bir cesaret öyküsünün başkahramanına dönüştürecek fotoğrafçı Figougne çıkıyor...  Sempé mizahının en rafine örneklerinden biri olan bu incelikli eser, okurun yüzünde tatlı bir tebessüm bırakan yüreklendirici bir cesaret öyküsü.   Yakın geçmişte aynı adla sinemada da kendine yer bulan Raoul Taburin, okura kendini iyi hissettiren kitaplardan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103429</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c81a4c-d2ca-4b31-9bed-21ada61feaf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Epigram</image:title>
            <image:caption>Cemil Meriç’in “Bu Ülke”sinin ilhamıyla yazılan Epigram, temelde insan anlayışı üstüne kısa notlar içeriyor. Felsefe ve edebiyatla harmanlı bu metinler, insanı konu aldığı için antropolojiye tutunuyor. Bazıları psikolojik kadraja alınmış notlar. Sözgelimi Hayatiyet’te “sevgi”, “aşk”, “itibar”a; Hüviyet’te “öteki”, “millet”, “hamaset”e; Akademya’da “indeks”, “atıf”, “intihal”e başlık açılıyor. Kitaplardan, kişisel tecrübelerden sökülen ve oradan oraya geçen notlar sizi düşünmelere sevk edecek. 
 
Epigram, Süleyman İnan’ın çeşitli bilim alanlarındaki kitaplarından sonra yaşadıkları ve birikiminden çıkan tür dışı bir kitap. Epigram’ı, özellikle antropoloji, edebiyat ve felsefeye ilgi duyan okurlarımını zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3da37b4-0fe5-4523-8ae7-bfafce7c70af.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalalet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap okuyucularına, &quot;Bu hayasızca akını gövdenizi siper ederek durdurun&quot; demek için yazıldı. 
Gazetecilik mesleğinin iğdiş edildiği ülkemizde, yazılanları, sansür uygulamanın ötesinde adeta her yerden sildiren bir zihniyete karşı savaş halindeyiz. Elimizdeki tek gücümüz de mürekkebimiz. Dijital ortamdan yok edilenleri kitaplara mıhlıyoruz. 
 
Fetullah Gülen’i Amerika’ya yerleştiren hekim kim? 
Karen Fogg’un e-postalarındaki Türk büyükelçi 
Altılı mutabakatı kimler yazdı? 
Anayasa’da 1921 oyunu 
CHP’den danışman olan Gülen’in telefon arkadaşı AKP’de kimin yanına geçti? 
Süleyman Soylu’nun Devlet Bahçeli’ye ağır ithamları 
FETÖ’cüleri hangi vali, valiyi hangi bakan kurtardı? 
Kılıçdaroğlu Balyoz ile ilgili ne söyledi? 
İstiklal Madalyası, hangi ‘istiklal’ düşmanına verildi? 
Akşener’e ‘suikast’ iddiasını söyleyen FETÖ’cü 

FETÖ’nün askerleri &quot;Güneşli Günlere&quot; nasıl hazırlanıyor? 
Bank Asya’ya para yatıran işadamları nasıl kurtuldu? 
Erdoğan &quot;Yılın Ödülü&quot;nü kime verdi? 
Hilal Kaplan’ın silinmiş ‘Taraf’ı 
Zülfü Livaneli nasıl bir solcu? 
Madalyalı albayın katili kim? 
Hücre bilgi verilerimiz nasıl çalındı? 
Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) soruları çalındı mı? 
TUSDATA gerçeği 
Bu belediyeye ‘Mete’ olmayan giremez!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103433</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d3c9f0-ef42-49d6-91d2-024bedc0e6da.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Kuzu Kırpık ile Banyo Zamanı</image:title>
            <image:caption>Sevimli Kuzu Kırpık ile Banyo Zamanı
Küçük kuzu KIRPIK oynamayı ve eğlenmeyi çok seviyor ama banyo yapmayı hiç sevmiyor! Bu kitap, bebeğinizi banyo ile tanıştıracak ve bu günlük ritüeli eğlenceli hale getirecektir. Çocuğunuz, kuzu KIRPIK’la musluğu açmasını, vücudunu yıkamasını ve banyodan sonra havluyla kurulanmasını öğrenmesine yardım edecek.
 
Bu kitap çocuğunuza şu konularda yardımcı olacaktır;
     • Temizliği ve hijyeni sevmesine
     • Kendi başına banyo yapmasına
     • Suyun keyifli ve sağlıklı olduğunu anlamasına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103434</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99418ef7-4d66-4d4d-aa03-e2c167b5b2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriyeliler Her Yerde!</image:title>
            <image:caption>“Kendi şehrimizde yabancı hale geldik...” “Kilis’te daha bugünden Türkler azınlık Suriyeliler çoğunluktadır...” “İşimizi çaldılar...” “Vergi vermeden yaşıyorlar...” “Hastanelerde Suriyelilerden geçilmiyor diyorlar...” “Bunlar içimize bir virüs gibi girdiler. Bizim toplumsal dokumuzu kanser ettiler...” 2011’deki iç savaştan sonra Türkiye’ye sığınan Suriyeli göçmenler, iç siyasetin yüksek tansiyonlu bir konusu haline geldiler. Ülkeyi “istila” ettiklerine, ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduklarına dair tepkiler, gerek sosyal medyada gerek siyasî olarak çoğaltıldı ve karşılık buldu. Adını bu reaksiyonların gündelik dilde yaygınlaşan bir ifadesinden alan “Suriyeliler Her Yerde!”, Suriyelilere yönelik tedirginliğin ve nefret söyleminin özellikle yoğun olduğu Kilis’te yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Sadece göçmen sayısının çokluğundan değil, göçmenler başka yerlerden farklı olarak şehrin çeperine “kusulmayıp” “yerli” halkla iç içe yaşadığından ötürü, Kilis, bu “hassasiyetlerin” yüksek olduğu bir saha. “Suriyeliler Her Yerde!”, Suriyeli göçmenler hakkında doğru bilinen yanlışların son derece canlı örneklerini ortaya koyuyor. Göçmenler ve “yerliler” arasındaki karşılaşmaların, etkileşimlerin çok yönlü dinamiğine ışık tutuyor. Bayram Koca ile Duygu Altınoluk’un hazırladığı derlemede onların yanı sıra Haydar Karaman ve Tuğçe Berfim Tunç’un yazıları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e8fe030-95cc-4b0a-9f18-8fe96bb1f40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Armoni ve Eşlikleme</image:title>
            <image:caption>Literatürdeki çalışmalar incelendiğinde öğrencilerin verilen bir ezgiye karşı akor dizisi oluşturma çalışmalarında en temel yaklaşım olan kadans oluşturma fikrinden çoğunlukla uzak kaldıkları görülmektedir. Bu eksikliğin giderilmesine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan bu kitapta öncelikte armoni ve çokseslilik ile ilgili temel bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra temel kadans çalışmalarından başlayarak verilen ezgiye karşı akor dizisi oluşturma çalışmalarına yer verilmiştir. Geniş serim armonileme çalışmaları kitaba dâhil edilmeyerek kitabın asıl amacı olan, ezgilere akor dizileri oluşturma çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Akor dizileri oluşturulurken armonik kadanslar kullanılması gerekliliğine dikkat çekilmiştir. 
 
Eşlikleme çalışmaları eğitim müziği kapsamında sınırlı tutularak örnek şarkılar belirlenirken cumhuriyet tarihi boyunca eserleriyle müzik eğitimine yön veren önemli bestecilerinin eserlerinden faydalanılmıştır. Bu şekilde kitapta yer alan repertuvarın müzik öğretmenleri için de kullanışlı bir kaynak olması amaçlanmıştır. 
Ayrıca kitabın son bölümünde bulunan Modal Tonalitede Eşlikleme çalışmalarında Kemal İlerici’nin önerdiği dörtlü armoni sistemi kullanılmadan sadece üçlü armoni sisteminde dominant akoru farklı basamaklara taşınarak oluşturulabilecek akor dizileri önerilmiştir. Bu bağlamda eğitim müziğinde yer alan makamsal eserlerin eşliklenmesinde farklı bir bakış açısını literatüre kazandırılmak hedeflenmiştir. 
MÜZİK EĞİTİMİ YAYINLARI 
Ülkemizde mesleki müzik eğitimi verilen kurumlarda armoni dersi için yazılan birçok kaynak bulunmaktadır. Bu kitaplardaki metodolojik eğitimin çoğu teori gereği geniş serim armonileme çalışmaları üzerine odaklanmıştır. Elinizdeki bu kitap ise geniş serim çalışmalarına değinmeyip öğrencilerin tek sesli bir ezgiye karşı akor dizisi oluşturma düşüncesine dayanmaktadır. Bu metodoloji kitaptaki birçok örnek şarkı ile desteklenmiştir. Kitaptaki temel yaklaşım özellikle müzik öğretmeni yetiştiren kurumlardaki öğrencilerin tek sesli bir okul şarkısına pratik eşlik yapabilme becerisine önemli katkı sağlayacaktır. Kitabı özgün ve önemli kılan bir diğer husus ise makamsal eşliklemeyi farklı bir bakış açısı ile ele almasıdır. Öğrenciler bu yaklaşımla, eğitim müziği repertuvarında yer alan makamsal şarkılara kısa sürede eşlik yapabilme yetisi kazanabilecektir. 
 
Kitap, tüm bu özellikleriyle öğrenciler ve öğretenler için gerekli, yararlı ve çekici bir kaynak olup, eşlikleme eğitiminde yaşanan materyal eksikliğini gidermeye katkı sağlamaktadır. Bu nedenle kitabı hazırlayan Gökhan Özdemir’i yürekten kutlarım. Kitabın kullananlara yararlı olması dileğiyle… 
                                                                                                          Prof. Dr. Zeki NACAKCI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1fe8d00-32a9-4a3d-9393-43f84ea60fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Salgın hastalıklar tarih boyunca sadece milyonlarca insanın kaderini belirlemekle kalmadı uygarlıkların, imparatorlukların, devletlerin, şehirlerin gelişim çizgilerine de olumlu ya da olumsuz şekil verdi. Gerek hayat koşullarının, gerek hijyen yaklaşımlarının iyileştirilmesiyle ve tıp alanındaki devrimlerle salgınlarla mücadelede yüzyıllar içinde önemli yol alındı. Ancak, COVID-19 pandemisinin de gösterdiği gibi, her zaman bir tehdit olan salgınlar insanlığın gündeminden hiçbir zaman tam olarak da düşmüyor. Charles Kenny, günümüze dek getirdiği Salgın Döngüsü’nde insanlığın bulaşıcı hastalıklarla, salgınlarla mücadelesinin canlı, kapsamlı, özlü ve kolaylıkla anlaşılır bir dökümünü sunuyor. Tarihsel ilerlemeler, ekonomi, küreselleşme, kültür, halk sağlığı ve bulaşıcı hastalıklar arasındaki ilişkinin haritasını çıkaran Kenny, alınacak derslerle dolu olduğu kadar gelecek için önerileri de içeren bir bakış sunuyor. “Muhteşem... Salgın Döngüsü’nün entelektüel gücü, kapsamlı bir tarihsel analiz yapmasından geliyor. (...) Bu gerçekten birinci sınıf bir iş!” DOROTHY PORTER, Tıp tarihçisi “... politika belirleyiciler, bilim insanları ve ilgilenen herkes için önemli bir tarihsel ve analitik bakış açısı sağlıyor.” MICHAEL KREMER, Harvard Üniversitesi profesörü ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103437</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31a37678-e397-4740-a077-089439585320.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek El İçin Piyano Albümü</image:title>
            <image:caption>“Tek El için Piyano Albümü”, piyano eğitimi repertuvarından seçilen eserlerin sol ve sağ el için yapılan düzenlemelerinden oluşmaktadır. Piyano eğitim sürecinde karşılaşılan mesleki rahatsızlıklar veya kaza sonucu oluşan yaralanmalar sonucunda, sağlıklı olan elde tek el piyano eserleri ile piyano eğitimine devam edilebilmektedir. Ayrıca tek el eserler, sağ veya sol için teknik yetersizliğin giderilmesinde ayrıntılı bir çalışma olanağı sunmaktadır. 
 
Albüm, Sol veya Sağ El için Eserler, Sol El için Eserler ve Sağ El için Eserler olmak üzere 3 bölüme ayrılmıştır. Albümde yer alan düzenlemeler piyano eğitiminin ilk yıllarından itibaren, mesleki ve özengen piyano eğitimi veren kurumlardaki öğrencilerin çalabileceği düzeydedir. Ayrıca albümde ileri seviye eser düzenlemeleri de yer almaktadır. 
 
Kitabın piyano eğitimcilerine ve öğrencilerine faydalı olması dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a899446f-6e77-4a2e-90a7-33b0f100b455.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Nedir?</image:title>
            <image:caption>Antikçağ’dan modern zamanlara, Platon’dan Nietzsche’ye, Descartes’tan Kant’a, felsefeciler hep sorular sordu ve insanı, dünyayı, hayatı anlamlandırmaya çalıştı. İnsan nedir? Ahlâk gerekli midir? Bilgi neye yarar? Zamanımızın ünlü felsefecilerinden André Comte-Sponville de bunun gibi birçok sorunun izini sürerek felsefenin düşünme biçimini tartışıyor. Felsefe tarihinde iz bırakmış önemli isimleri ve akımları; ayrıca varlık, insan, Tanrı, bilgelik, erdem, güzellik, siyaset, sanat gibi felsefi düşüncenin ana tartışma konularını sunuyor. Felsefeyi felsefe yapan şeyin ne olduğunu sorgulayıp buna kendi üslubunca yanıt veriyor: Felsefe herkes içindir ve herkes kendi bilgeliğine giden yolu arşınlar. “Felsefe, bilmekten ziyade düşünmek, açıklamaktan ziyade sorgulamaktır. Felsefe eldeki bilgilere ilave bir bilgi değildir; onlar hakkında, dolayısıyla bu bilgilerin sınırları, yani bilinmeyen hakkında bir tefekkürdür. Bilimden ziyade bilgeliği, bilgimizi artırmaktan ziyade bilgi üstüne düşünmeyi veya onu aşmayı hedefler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6578d051-151a-43aa-b86c-2c7a23d95b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir AİHM Yargıcının Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Biri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski yargıcı, diğeri insan hakları hukuku araştırmacısı iki hukukçu, Rıza Türmen ve Işıl Kurnaz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni (AİHM) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) masaya yatırıyorlar. Mahkemenin kuruluş amacını, ilkelerini, işleyişini, bugünkü konumunu tartışırlarken, AİHS’nin maddelerini ayrıntılarıyla ele alarak bir insan hakları hukuku çerçevesi çiziyorlar. AİHM’de görülmüş Türkiye ve sözleşmeye taraf diğer devletlerin dava ve karar örnekleriyle, sözleşmeyle tanınan hakların ve bu hakların ihlallerinin derinine iniyorlar. Soyut bir tartışma izlemektense, özellikle Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları sorunlarını irdeliyorlar, demokrasi ve insan haklarının vazgeçilemeyecek ilkeler olduğu fikrinden şaşmayarak bu sorunların çözümlerine ışık tutuyorlar. Bir AİHM Yargıcının Not Defteri hem hukuk öğrencilerine ve profesyonellerine bir rehber hem de insan hakları hukukunu daha yakından öğrenmek isteyenlere bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbfae90e-c311-4992-8f6b-d3ff20c76781.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıca El Kitabı II</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Şinasi Tekin tarafından hazırlanan Osmanlıca El Kitabı, 2002 yılında Harvard Üniversitesi tarafından iki cilt halinde basılmış, 20 yıl sonra üzerinde yeniden çalışılarak yayıma hazırlanmıştır.
Osmanlıca El Kitabı I: Osmanlıca Metinlerin Çevriyazısı ve Tıpkıbasımlar başlıklı ilk ciltte, orta düzeyde matbu Osmanlıca metinler ve ileri düzeyde Osmanlıca el yazması ve arşiv malzemelerinin çeviriyazıları yapılmış, işlenen metinler hakkında kısa bilgilere, metinlerin nereden temin edildiklerine, metinler üzerinde yapılmış araştırmalara yer verilmiştir.
Osmanlıca El Kitabı II: Osmanlıca Metinlerin Açılamalı Türkçe Tercümesi ve Açılamalı Sözlük başlıklı ikinci ciltte, çeviriyazısı verilmiş metinlerin Türkiye Türkçesine aktarımları yapılmış, Türkiye Türkçesinde kullanılmayan gramer şekilleri ve dilbilgisi kuralları üzerinde durulmuş, metin hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Cildin sonuna metinlerde yer alan kelimelerin bağlam içerisindeki anlamlarının, örnek cümle ve aktarımlarının yer aldığı açılamalı sözlük eklenmiştir.
Çalışma ile okuyucuya, Osmanlıca metni anlama, çeviriyazıya ve Türkiye Türkçesine aktarabilme becerisi kazandırma, Osmanlıca metinlerin çözümlenmesinde ana kaynakları kullanmayı öğrenme, sözlüğe bakma alışkanlığı kazandırma hedeflenmiştir. Osmanlıca El Kitabı, lisans ve lisansüstü öğrenciler için kaynak bir eser olarak hazırlanmış, Osmanlıcaya merakı olan herkesin ilgisine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103441</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae0c0c9-24a4-4a4a-bea9-ba856e4992f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıca El Kitabı I</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Şinasi Tekin tarafından hazırlanan Osmanlıca El Kitabı, 2002 yılında Harvard Üniversitesi tarafından iki cilt halinde basılmış, 20 yıl sonra üzerinde yeniden çalışılarak yayıma hazırlanmıştır.
Osmanlıca El Kitabı I: Osmanlıca Metinlerin Çevriyazısı ve Tıpkıbasımlar başlıklı ilk ciltte, orta düzeyde matbu Osmanlıca metinler ve ileri düzeyde Osmanlıca el yazması ve arşiv malzemelerinin çeviriyazıları yapılmış, işlenen metinler hakkında kısa bilgilere, metinlerin nereden temin edildiklerine, metinler üzerinde yapılmış araştırmalara yer verilmiştir.
Osmanlıca El Kitabı II: Osmanlıca Metinlerin Açılamalı Türkçe Tercümesi ve Açılamalı Sözlük başlıklı ikinci ciltte, çeviriyazısı verilmiş metinlerin Türkiye Türkçesine aktarımları yapılmış, Türkiye Türkçesinde kullanılmayan gramer şekilleri ve dilbilgisi kuralları üzerinde durulmuş, metin hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Cildin sonuna metinlerde yer alan kelimelerin bağlam içerisindeki anlamlarının, örnek cümle ve aktarımlarının yer aldığı açılamalı sözlük eklenmiştir.
Çalışma ile okuyucuya, Osmanlıca metni anlama, çeviriyazıya ve Türkiye Türkçesine aktarabilme becerisi kazandırma, Osmanlıca metinlerin çözümlenmesinde ana kaynakları kullanmayı öğrenme, sözlüğe bakma alışkanlığı kazandırma hedeflenmiştir. Osmanlıca El Kitabı, lisans ve lisansüstü öğrenciler için kaynak bir eser olarak hazırlanmış, Osmanlıcaya merakı olan herkesin ilgisine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a1cccc-df98-4dee-9e63-fe1e34a89236.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklüğü Tartışılan Meşhurlar</image:title>
            <image:caption>Bir millet ne kadar büyük adam yetiştiriyor, büyüklerine sahip çıkıyor, onlara müteşekkir oluyorsa, gelecek nesillerine o nispette önemli emanetler ve mesajlar tevdi etmekle birlikte milletçe ölümsüzlüğün temellerini güçlendiriyor demektir. Bir millet yetiştirdiği büyük adamlara sahip çıkmasını bilmeli ve onlara gereken önemi göstermelidir. Onları ideal birer şahsiyet olarak hem kendi nesline hem de beşeriyete sunmasını bilmelidir. Büyük adamlar veya tarihe mal olmuş önemli kişiler, mutlaka birileri tarafından ilgili olsun olmasın bir şekilde sahiplenilmişlerdir. Bugün Türkiye, gerek Türk dış işlerinde ve gerekse kültür politikasında, geçmiş Türk büyüklerine sahip çıkma gibi bir geleneği olmadığından meydanı boş bulan herkes, bu değerlerimize kolayca el uzatabilmektedir. Türkiye&apos;nin böyle giderse gelecek nesillere, atalarından yadigar olarak aktaracağı, gurur duymalarını sağlayacağı kültürel ve manevı mirası kalmayacaktır. Prof. Dr. İsmail Yakıt, Türklüğü Tartışılan Meşhurlar kitabında Türk kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Farabı&apos;nin, İbn Sina&apos;nın, Birunînin, Selahattin Eyyubı&apos;nin, Sühreverdı&apos;nin, Mevlana&apos;nın, Mimar Sinan&apos;ın ve Mehmet Akif Ersoy&apos;un hem yaşadıkları dönemlerin hem de günümüzün önemli yerli ve yabancı kaynakları ışığında &quot;Türklüklerini&quot; ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21cac3a5-9a17-4d8d-b026-1cd68f2facd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirle Çoğalmak</image:title>
            <image:caption>Kadri Yamaç’ın yeni şiir kitabı “Şiirle Çoğalmak” Kitapsaati Yayınları’ndan çıktı! 
 
“Şiir gündüz görülen bir rüya gibidir. 
Anlamını ve bağlamını aktaran şair, eseri okura devreder. 
Okurun aklında kalanlar bir rüyadan hatırlananlar gibi bölük pörçüktür, ama şiir bu akılda kalanlarla yaşar. 
Şair rüyayı görüp ortadan kaybolandır, rüyasını yazar ve gider.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01c34160-8a42-46ea-9643-42303272cb50.jpg</image:loc>
            <image:title>200 Akıl ve Zeka Oyunu</image:title>
            <image:caption>Çocukların zekalarını geliştirmelerine yardım etmek üzere hazırlanmış akıl ve zeka oyunları. 
Maceraya hazır mısınız? Bu kitap, beynimizin her bölümünü test edebileceğimiz şekilde tasarlanmış 200 Zeka ve Akıl Oyunu içermektedir. Her bir Zeka ve Akıl Oyunu birbirinden farklıdır. 
Akıl ve zeka oyunları başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828ead82-4347-4821-82f6-32b0817bd579.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantalı Boyama 1</image:title>
            <image:caption>Çantalı Boyama kitabıyla boyama yapmak hem öğretici hem de çok eğlenceli.
Çanta şeklinde özel tasarımı sayesinde taşıması çocuklara ayrıca bir eğlence kaynağı olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103446</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3320c3e8-cee5-4705-8c03-23ab2eae927d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantalı Boyama 2</image:title>
            <image:caption>Çantalı Boyama kitabıyla boyama yapmak hem öğretici hem de çok eğlenceli.
Çanta şeklinde özel tasarımı sayesinde taşıması çocuklara ayrıca bir eğlence kaynağı olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103447</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1e8588-9a60-4ce2-b60f-34ff67d476c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantalı Boyama 3</image:title>
            <image:caption>Çantalı Boyama kitabıyla boyama yapmak hem öğretici hem de çok eğlenceli.
Çanta şeklinde özel tasarımı sayesinde taşıması çocuklara ayrıca bir eğlence kaynağı olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9736714a-ab9a-4e42-a92e-837181256b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Kodlama –İleri Seviye</image:title>
            <image:caption>Birçok temel davranış biçimi, çocukken yeşerir, gelişir ve karakter haline gelir. Eğer çocuklarımıza henüz gelişme çağındayken, doğru olması gereken bilgileri kodlarsak, yetişkin olduklarında dürüst, erdem ve değerlerden haberi olan, onları umursayan bireyler olmalarına katkımız olur. Bu kitabın başlıca amacı çocuklarımıza basit kodlama eğitimi ile analitik düşünceyi anlatmak, bunun yanı sıra kodlamaları işlerken birtakım değerleri de öğretmek.

Eğlenceli ve birbirinden değişik masalları kendi kültürümüzle yoğurduk, olması gereken hâle getirdik. Böylece aklımızda, acaba tilkinin kargayı kandırması çocuğumun öğrenmesi gereken bir şey mi, diye bir soru işareti kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c462a99f-55ef-4686-a2e8-46f51ab35229.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Kodlama –Başlangıç Seviye</image:title>
            <image:caption>Birçok temel davranış biçimi, çocukken yeşerir, gelişir ve karakter haline gelir. Eğer çocuklarımıza henüz gelişme çağındayken, doğru olması gereken bilgileri kodlarsak, yetişkin olduklarında dürüst, erdem ve değerlerden haberi olan, onları umursayan bireyler olmalarına katkımız olur. Bu kitabın başlıca amacı çocuklarımıza basit kodlama eğitimi ile analitik düşünceyi anlatmak, bunun yanı sıra kodlamaları işlerken birtakım değerleri de öğretmek.

Eğlenceli ve birbirinden değişik masalları kendi kültürümüzle yoğurduk, olması gereken hâle getirdik. Böylece aklımızda, acaba tilkinin kargayı kandırması çocuğumun öğrenmesi gereken bir şey mi, diye bir soru işareti kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42c5eac-168a-4a82-811d-b4c0fe576e42.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Kodlama –Orta Seviye</image:title>
            <image:caption>Birçok temel davranış biçimi, çocukken yeşerir, gelişir ve karakter haline gelir. Eğer çocuklarımıza henüz gelişme çağındayken, doğru olması gereken bilgileri kodlarsak, yetişkin olduklarında dürüst, erdem ve değerlerden haberi olan, onları umursayan bireyler olmalarına katkımız olur. Bu kitabın başlıca amacı çocuklarımıza basit kodlama eğitimi ile analitik düşünceyi anlatmak, bunun yanı sıra kodlamaları işlerken birtakım değerleri de öğretmek.

Eğlenceli ve birbirinden değişik masalları kendi kültürümüzle yoğurduk, olması gereken hâle getirdik. Böylece aklımızda, acaba tilkinin kargayı kandırması çocuğumun öğrenmesi gereken bir şey mi, diye bir soru işareti kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8eb14a1-5b71-4c13-8411-8c3c78d5eb9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Öğreniyorum Çarpma – Bölme</image:title>
            <image:caption>Kolay Öğreniyorum serisi, çocukların sayısal düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Renkli ve eğlenceli etkinlikler çocukların öğrenme isteğini ve merakını sürekli canlı tutarken, öğrenme sürecini de bir eğlenceye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0131040b-12a6-47da-acbc-51b9f611f8f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Matematik Toplama-Çıkarma</image:title>
            <image:caption>Kolay Öğreniyorum serisi, çocukların sayısal düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Renkli ve eğlenceli etkinlikler çocukların öğrenme isteğini ve merakını sürekli canlı tutarken, öğrenme sürecini de bir eğlenceye dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d601453-8628-47fc-bca6-e411d9ba9e01.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Alemi - Masallarla Karakter Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Kitaplarla tanışmanın ilk adımı olan masallar sayesinde çocuklarımızın hayal güçleri gelişirken, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmeleri de kolaylaşır. Bu kitapla çocuklarınız bir yandan eğlenirken, diğer yandan aile, dostluk, yardımlaşma, iyilik, anlayış, empati gibi değerleri ve kavramları da öğrenecek. Çocuklarınızın zihinsel gelişimlerini destekleyen, dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan bu sayfaları okurken, sizler de en az onlar kadar keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec923fba-ff92-4ee2-85fc-b1ffee76f5c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Günü - Masallarla Karakter Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Kitaplarla tanışmanın ilk adımı olan masallar sayesinde çocuklarımızın hayal güçleri gelişirken, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmeleri de kolaylaşır. Bu kitapla çocuklarınız bir yandan eğlenirken, diğer yandan aile, dostluk, yardımlaşma, iyilik, anlayış, empati gibi değerleri ve kavramları da öğrenecek. Çocuklarınızın zihinsel gelişimlerini destekleyen, dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan bu sayfaları okurken, sizler de en az onlar kadar keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209b4eab-2f6c-48e9-afc3-55023526fec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Dünyası - Masallarla Karakter Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Kitaplarla tanışmanın ilk adımı olan masallar sayesinde çocuklarımızın hayal güçleri gelişirken, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmeleri de kolaylaşır. Bu kitapla çocuklarınız bir yandan eğlenirken, diğer yandan aile, dostluk, yardımlaşma, iyilik, anlayış, empati gibi değerleri ve kavramları da öğrenecek. Çocuklarınızın zihinsel gelişimlerini destekleyen, dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan bu sayfaları okurken, sizler de en az onlar kadar keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8019039-1662-4198-b2dd-6b8c6cf2fae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Niçin Nasıl? - Zor Sorular Kolay Cevaplar</image:title>
            <image:caption>İnsan vücudu, hayvanlar, deniz altında yaşam, bitkiler, ağaçlar, dinazorlar, dünya ve gökyüzü, uzay, okyanuslar, sağlık, hayatın içinden, icatlar, keşifler ve kaşifler, mucitler, yaşadığımız evren... bir çok konuyu ve çok daha fazlasını, soru ve cevaplar halinde bu eserlerde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103457</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358508ec-46e0-415a-837a-c333077ca80f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Anadolu Toplumlarında Kadın ve Kraliçe Olarak Yaşamak ve Feminist Hareketin İlkel Öncülerinden Puduhepa</image:title>
            <image:caption>Puduhepa, Kadeš savaşını takiben (MÖ 1273) o zamanlar de facto ikiye bölünmüş olan Hitit devletinin Orta Anadolu’da kalan kısmına prens, vali veya küçük kral olarak hükmeden prens III. Hattušili ile evlendikten sonra, hem kocasının, hem de onun yerine geçen üvey oğlu kral IV. Tuthaliya’nın saltanatları boyunca yaklaşık 40 yıl süreyle (1273-1233) Hakmiš ve o zamanlar “Gümüşkent” de denen Hattuša’da ana kraliçelik yapmış, aşırıya kaçan anayanlılığıyla dikkat çeken Huri kökenli bir kadındır. Memleketi Lawazantiya Hurri ülkesi toprakları içindeydi. Babası Pentipšarri, orada Tanrıça IŠTAR’ın hizmetinde çalışan sıradan bir din görevlisiydi. Hurrilerin özellikleri anayanlı olmalarydı. Dolayısıyla Puduhepa’nın evliliği ister istemez boyutları zaman zaman saray dışına kadar taşan bir “kültür çatışması”na da dönüşüyordu. Gelin olarak gittiği o yabancı ve 
tutucu ülkede hem kendisini hem de birçok kimseye acayip gelen düşünce ve eylemlerini kabul ettirmesi elbette hiç kolay olmamıştır, ama büyük bir gayret ve hevesle yürüttüğü reformların, devlet idaresinde, toplum yapısında veya dinde getirdiği yeniliklerin uygulanması bir tarafa, o ana dek adı bile duyulmamıştı. Elbette kendisini kabul ettirebilmesi için bir yandan kocasının otoritesine sığınırken diğer andan onu yıkması gerekiyordu. Hititler şimdiye dek her ne kadar Hurri ve yerli Hatti kültürlerinin etkisiyle bir nebze törpülenmiş olsalar da, Hint-Avrupa kökenli genetik huy ve alışkanlıklarında inatla ve tavizsizce direniyorlardı. Hatti’de kocasının otoritesini yıkarken kendi bulduğu bir yöntem kullandı.Ta çocukluğundan beri çorlu ve marazlı birisi olan Hattušili’yi düpedüz bir hypochondriac (hastalık kuruntusu) yaptı. Böylece onu neredeyse vesayeti altına alabilmişti. Ancak bundan sonra tarihte ilkler arasına girecek büyük işler peşine düştü. Günümüzde kadının ulaştığı, daha doğrusu düştüğü durum açısından bile bakıldığında bundan 3250 sene önce Anadolu’nun tam ortasındaki topraklarda böyle bir kadının yaşamış olduğunu görmek, ibret vericidir ve öğrenilecek dersler pek fazladır. Ama Pan-Anatolistlerin arzu ettikleri gibi o dünyanın veya Anadolu’nun “ilk feminist”i olmasa, eylemleri ve düşünce ürünleri sonraki dönemlere hiçbir etki yapmamış olsa bile, bir yıldız gibi yanıp sönmüş birisi olarak kendi yaşadığı dönem ve şartlar içerisinde değerlendirildiğinde, sıra dışı şahsiyetler arasında yer alır. 
 
Kitap, bilinen tüm yönleriyle bir prelüt olarak Eski Anadolu kadını ve Puduhepa’nın hayatını anlamak, olayları açıklamak ve anlatmak için yazılmıştır. Bir başka ödevi de, kitabın içinde açıklanan nedenlerden ötürü Puduhepa’ya yakın ilgi duyan ve neredeyse onu “Anadolu Kleopatra’sı” ilân etmek isteyen Türk toplumunda kendisini gösteren yalan yanlış bilgileri düzeltmektir. Eser yazılırken, tüm mevcut belge ve bilgiler, filoloji, arkeoloji ve tarih açısından büyük bir titizlikle derlenmiş, araştırılmış, değerlendirilmiş ve en önemlisi tarih yazıcılığının en temel ilkelerinden birisi olan kaynak kritiğinden geçirildikten sonra kullanılmıştır. Modern literatürde Puduhepa ile ilgili görüşler de benzer tenkit süzgecinden geçirilmiştir. Sadece kendisini ilgilendiren olayları değil, coğrafyası dâhil onun etrafındaki tüm olay ve oluşumları araştırma ve aydınlatma çabaları, o kadar uzun yıllar önce yaşamış bu tarihî şahsiyeti canlandırmayı, ona gerçekten et, kan ve ruh vermeyi ve ortaya çıkan sonuçları okuyucuyla paylaşmayı sağlamıştır. Aksi halde Puduhepa tarihî gelişim içinde tek başına değerlendirilemez; o, uzun bir zincirin halkalarından biridir. Bu bakımdan kendisine gelinceye kadar ta prehistorik çağlardan başlayarak kadının ve kadınlığın gelişmesi de ayrıntılarıyla onceleme alanı içine sokulmuş, böylece Puduhepa daha geniş ve açık bir tarihi çerçevenin içine oturtulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103458</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7215a187-9a62-48a6-9a21-53eff932932a.jpg</image:loc>
            <image:title>Öze Dönüş</image:title>
            <image:caption>Başarı benim için ne demek? İçimde dönüp duran bu huzursuzluk da nesi? Değişim korkumun ardında aslında ne var? Taşıdığım rollerim ve aile geçmişimin ötesinde, ben kimim? Neye güvenebilirim? Yaşadığımı en çok ne zaman hissediyorum? 
Barbara Cecil, neredeyse hepimizin zihninden geçen bu sorulara yanıt bulmamız için bizlere berrak bir zemin sunuyor. Biz kadınların aslında o kadar da mükemmel olmak zorunda olmadığımızı, binlerce kadınla y  aşadığı deneyimlerden yola çıkarak aktarıyor. Değişimin doğasında var olan kaosun bir engel değil, hediye olduğunu anlamamıza yardımcı olurken, kendimize ait bir yol çizmemiz için bizlere rehberlik ediyor. 
Öze Dönüş, yaşamın tüm can sıkıcı gerekliliklerine rağmen harekete geçebilmemiz ve ruhumuzun sesine kulak vermemiz için birtakım araçlar sunar. Bu araçları kullanmayı başarabildiğimizde, kendimizle nasıl bağlantı kuracağımızı anlarız. Doğru seçimler yapar, yaşamlarımıza anlam katarız. 
Dünyanın dört bir yanındaki kadınların kişisel hikâyelerini içeren bu kitap, içimizdeki potansiyeli açığa çıkarmamız için bizlere umut ışığı oluyor. Kitapta da yer aldığı üzere: “Kadın atalarımızın güçlü omuzlarında duruyoruz. Onlar azimle yollarına devam ettilerse biz de edebiliriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10db96e2-8a70-467c-9b99-acceb034b986.jpg</image:loc>
            <image:title>Baskıcı Olmayan Tuvalet Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Ebeveynler için çocuklarının yürümesi, konuşması, ayakkabılarını bağlamayı veya okumayı öğrenmesi, bisiklete binmeye başlaması heyecanla beklenen harika kilometre taşlarıdır; fakat konu tuvalet eğitimine geldiğinde iş değişir. Bu süreç bazen korkulu bir rüyaya, bazen gerçekten de bir kâbusa dönüşebilir. Bu kitapta çocuğunuz veya kendinizle ilgili olarak aklınıza gelebilecek tüm soruların yanıtlarını bulurken endişeleriniz, kaygılarınız geride kalacak. Çocuğunuz muhtemelen sandığınızdan DAHA ÖNCE (ideal olarak 20-30 ay arasında) tuvalet eğitimi almaya hazırdır ve beklediğinizden DAHA HIZLI poposundaki o bezi atıp tuvalete gitmeye başlayacaktır. Rahat olun, bu kitap on binlerce çocuk ve ebeveynde nasıl işe yaradıysa size de yardımcı olacak, yol gösterecektir. Çocuğunuzla birlikte başarmanın keyfini ve mutluluğunu yaşayacaksınız… &quot;Jamie Glowacki&apos;nin çocuk dostu, eğlenceli ve bilgilendirici kitabının Türkçe&apos;ye kazandırılmasına çok sevindim. Bu kitapta Jamie, herhangi bir zorlama ve baskı uygulamadan çocukların çok kolay bir şekilde öğrenebileceği tuvalet eğitimi metodunu sunuyor ve ebeveynlere adım adım rehberlik ediyor. Kitabın bir diğer güzelliği de kaka konusunda sorun yaşayan çocuklar ve dahi ebeveynler için çok geniş bir bölüm ayrılmış olması. Çocuğunuz yeni bir şey öğrenirken kendi kendine başardığı zaman öyle mutlu olur ki yüzündeki o ‘Başardım!’ ifadesi paha biçilmezdir. İşte bu kitap sayesinde çocuğunuz, kendisi tuvalet ihtiyacı olduğunu anlayıp yine kendisi tuvalete gitmeye başladığında yüzünde göreceğiniz ifade tam olarak bu olacaktır.&quot; Evren Bay Şengül- &quot;Tuvalet İletişimi&quot; yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29274e0a-16bc-4b1c-ae79-6cb114d167f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Kısa Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en iyi Amerikan yazarlardan biri kabul edilen Samuel Clemens, namı diğer Mark Twain okura keyif alacağı güvenli bir yolculuk sunuyor. 3,7 metre derinlikte Hannibal’ı özlemle anıyor, hastalıkla boğuştuğu geçmişin izlerini taşıyor, nehir tekneleriyle canlanıp renkli hayal gücünün denizinde kulaç atıyor. Mississippi Nehrinin manzarası eşliğinde sokaktan geçen, bankta oturup Journal’ını okuyan, pekâlâ sen, ben ve biz olabilecek insanların hem eğlenceli hem de sıradan hayatını anlatıyor.1   1 Nehir teknelerinde çalışan Samuel Clemens’in seçtiği mahlas Mark Twain eski bir denizcilik terimidir. 3,7 metre derinlik, yani yolculuk için güvenli anlamına gelmektedir. Hannibal doğumlu yazarın abisinin yerel gazetesi Journal adını taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6fa801e-6edf-4114-9277-90dd4140ce41.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Kısa Öyküler</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en iyi Amerikan yazarlardan biri kabul edilen Samuel Clemens, namı diğer Mark Twain okura keyif alacağı güvenli bir yolculuk sunuyor. 3,7 metre derinlikte Hannibal’ı özlemle anıyor, hastalıkla boğuştuğu geçmişin izlerini taşıyor, nehir tekneleriyle canlanıp renkli hayal gücünün denizinde kulaç atıyor. Mississippi Nehrinin manzarası eşliğinde sokaktan geçen, bankta oturup Journal’ını okuyan, pekâlâ sen, ben ve biz olabilecek insanların hem eğlenceli hem de sıradan hayatını anlatıyor.1 Nehir teknelerinde çalışan Samuel Clemens’in seçtiği mahlas Mark Twain eski bir denizcilik terimidir. 3,7 metre derinlik, yani yolculuk için güvenli anlamına gelmektedir. Hannibal doğumlu yazarın abisinin yerel gazetesi Journal adını taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103462</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa6b9bbb-a4cb-4b1b-bb1a-29b23191656c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelin&apos;in Davetsiz Misafirleri / Sen de Oku</image:title>
            <image:caption>Pelin&apos;in Davetsiz Misafirleri Kitap Açıklaması
Otuz tonluk misafirleri hangi koltuğa oturtmalı?
Mustafa Kemal Yılmaz`ın hayat verdiği ele avuca sığmaz dostumuz Pelin`i, kahvaltı masasındaki haylazlıklarından sonra bu kez de astronomik ve paleontolojik bir macera bekliyor.
Dinozorlarla dolu eğlenceli öyküsü, matrak dili, kafiyeli anlatımı ve her detayı ayrı kıkırdatan resimleriyle dikkat çeken bu kendisi kısa ama etkisi uzun kitap, okurları hem güldürüyor hem de düşündürüyor. 
Mizahtan beslenen kelime oyunlarıyla çocukların sözcük dağarcığını zenginleştiren yazar, öyküsünün sonundaki “Misafirlik Hatırası” başlıklı bölümde ise, serüven boyunca karşımıza çıkan davetsiz misafirlerin yaşamına dair ilginç bilgiler paylaşıyor. 
Pelin`lerin evinden yükselen şu şen kahkahalar ve leziz kokular da neyin nesi?
Pastaları, börekleri, çörekleri afiyetle mideye indirip, çayları höpürdettikten sonra üstüne bir de gülmekten patlamaz umarız Pelin`in misafirleri. 
Herkesin karnı tıka basa dolu, keyfi tıkırındayken şıp diye gelmesin mi gitme vakti!?
Ne zaman ki son konuk kapıdan çıkıp gitti bizimki de şöyle uzun bir oh çekti. 
Her şey iyiydi, güzeldi, hoştu ama azıcık yorucuydu sanki.
Derken bir ses, kapıda bir uğultu, acaba hangi komşu neyini unuttu?
İşin doğrusu kapıyı açınca belli oldu. O da nesi? Davet bile beklemeden hoop diye içeri bir dinozor dalıverdi. Hemen sonra...
Tık tık da tık tık!
Brontozorus ekselsus, mikroraptor, bambiraptor, stegopelta, pteranodon ve daha kimler kimler?
Pelin`in ev sahipliğine diyecek söz yok ama otuz tonluk bu konuklar da nereden çıkıverdi?
Vay arkadaş, kim ağırlayacak peşi sıra kapıya dizilen etçilinden hepçiline ve hatta veganına bunca müşkülpesent dinozoru şimdi?..
Milyonlarca yıl öncesinden gelen irili ufaklı konukları, leziz mi leziz ikramları ve dillere destan misafirperverliğiyle sevgili dostumuz Pelin yeniden karşımızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aed05f5-8d4c-4aea-b756-e6f6d73670fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sylvia Plath Hakkında Bir Roman</image:title>
            <image:caption>Kendi elleriyle son verdiği kısa hayatına rağmen edebiyat tarihinde eşsiz bir yeri olan ve 20. yüzyılın en önemli psikolojik romanlarından Sırça Fanus’a imza atan Sylvia Plath, bu kurgusal otobiyografide kendisi bir psikolojik romanın kahramanı olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın hayatının son bir yılını konu eden
Delice Coşkun, Plath’in kocası Ted Hughes ile giderek sorunlu bir hal alan tutkulu ilişkisini, “yazmak”la ilgili açmazlarını, kendi annesiyle çözemediklerini, hayatın sıradan dertlerinin yarattığı sıkıntıları, iki küçük çocuğun annesi olarak yaşadığı duygusal iniş çıkışları son derece ayrıntılı ve inandırıcı bir zihin akışıyla anlatıyor.
Delice Coşkun 2021’de İsveç’in en önemli edebiyat ödülü olan August Ödülü’nü kazandı. 
“Culhed, Plath&apos;ı son derecede iyi canlandırıyor. Plath&apos;in içsel benliği -yazılarında dolaysız, özgür ve dürüst oluşu- ile dünyaya gösterdiği dış görünüş arasındaki çelişkiyi ortaya çıkarıyor.” Norrbottens Kuriren 
“Delice Coşkun okumamdan bana kalan, Cullhead’in depresyon ile neşe, kendini imha ile kibir arasındaki psikolojik çekişmeyi nasıl tasvir ettiği. Biri diğerini dışarıda bırakmıyor; bilakis birbirlerini büyütüyorlar.” Aftonbladet 
“Sırça Fanus’u ve Sylvia’nın şiirlerini okuyanlar için Elin Cullhed’in, kahramanının düşünme ve hissetme biçimine ne kadar bağlı olduğu gayet açık. Elin Cullhed’in kurgusal kişisi de gerçek Sylvia gibi, duygusal hayatıyla bütünleşen rasyonel ve eleştirel, keskin bir zekaya sahip; gerçekçilikle hayal gücü arasında, umutla çaresizlik arasında, güven ve ihanet arasında sürekli salınan dipsiz bir kırılganlık.” Alba</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103464</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ccb954-d9f7-4fe8-82fd-7d681276a90a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Kalmak</image:title>
            <image:caption>12 Eylül’ün hemen ertesi. İstanbul’un Aksaray semtinde bir meyhane; Karakuş Birahanesi. Meyhanenin sahibi Cavit, iki meczup müdavimi Tatyos ve O. 
Yolu şans eseri bu meyhaneye düşen ve buradan bir türlü ayrılamayan kaçak bir adam. Siyasi geçmişi nedeniyle kaçmak, herkesten saklanmak, hatta adını bile değiştirmek zorunda kalan solcu bir genç. Öyle ki eski hayatıyla hiçbir ilişkisi kalmamalıdır. Uzak düştüğü sevgilisiyle de. “Ah E…!” 
“Uzun beyaz bir koridorda” ilerlerken kaybolacak ve kendi kimliğini ararken, bilhassa O’nun hikâyesiyle birlikte okuru kanayan iç dünyasında dolaştıracaktır. “Eylülden Sonra” üçlemenin ikinci kitabı Yaralı Kalmak’ta İbrahim Yıldırım, 12 Eylül’ün adını vermeden, dönemin bütün bunaltıcı atmosferini ve sonrasındaki yarı karanlık dünyayı ustalıkla anlatırken, oyunlu kurgusu, imgesel dili aracılığıyla okuruyla sıradışı bir diyalog kuruyor. En sonunda bir istekte bulunuyor, “General’i bağışlayın lütfen”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103465</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a7c16e4-e2d9-48d0-a701-ad201dab642f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cristoforo Colombo’nun Maceraları</image:title>
            <image:caption>Cenova’da bir çocuk… Günün birinde denize, açık denize ulaşmak üzere limandan ayrılan gemilerin güvertesinde olmayı hayal ediyor. Bu çocuk Cristoforo Colombo: Amerika’yı keşfeden adam. On beş yaşında denizci oldu Colombo. Ligurya, Provence ve Korsika denizlerinde dolaştı. Alize rüzgârlarını öğrendi, enlem boylam hesaplarında usta oldu, döneminin en ünlü kozmografya eserlerini okudu. O çağın insanlarının bildiği tek Okyanus’a açıldı. Hedefi basitti: Dünya yuvarlak olduğuna göre, daima batıya giderek o büyülü Doğu’ya, baharata, masal şehirlerine, altına, ipeğe ulaşabilecekti. İspanya kraliyetinden Fernando ile Isabela’nın desteğiyle yola çıktı. Yeni Topraklar’ı buldu, şimdiye kadar gördüklerine hiç benzemeyen insanlar gördü. Rengârenk papağanları, patatesi, yeşil biberi, fasulyeyi Avrupa’ya getirdi. 
Hükümdarları adına Yeni Topraklar’da koloniler kurmaya çalıştı, altın aradı. Binlerce yerli öldürdü! Defalarca Yeni Topraklar’a gitti geldi, zincire vuruldu, başından binbir macera geçti. Tartışmasız büyük bir denizciydi, bir o kadar da kötü bir sömürgeci oldu. 
İktisat tarihi profesörü Paolo Emilio Taviani ömrünü Cristoforo Colombo’nun yaşamını araştırmaya adamıştı. Cristoforo Colombo’nun Maceraları kitabında onun inanılmaz serüvenini anlatıyor. Taviani’nin kendi deyimiyle, “gerçek olayların romanı”nı yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590fddd1-afaa-4c1c-98b0-8fb0f7c4cd04.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’den Kesitler</image:title>
            <image:caption>Uğur Kökden edebiyatımızın gezgin anlatıcılarından. Gerek önceki kitapları gerekse elinizde tuttuğunuz Türkiye’den Kesitler – Yıllar, Yollar, Yerler bunun en iyi ispatı. 
Kökden günlük-denemelerinde yola çıktığı yerden varış noktasına kadar, yol boyunca gözlemlerini, bilgi birikimini ve tanıklıklarını aktarırken, “yolda olma” durumunu tüm canlılığıyla yazıya döküyor. Varış noktasında ise kalemini gülle donatıyor. Tarih ile günceli, geçmiş ile o anı bir araya getiriyor. Kimi yerde salt günlük, kimi yerde deneme, kimi yerde anıyla karışık öykü tadında metinler kaleme alıyor. 
Türkiye’den Kesitler – Yıllar, Yollar, Yerler farklı zaman dilimlerinden ve farklı bölgelerden şehirler, kasabalar, köyler ve yollardan sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103467</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfec492-81a7-4e24-ba47-fecfd477a921.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuzlar</image:title>
            <image:caption>Linn Ullmann’ın roman üçlemesinin ilk kitabı Huzursuzlar, çocukluğunda her yaz Baltık Denizi’nde uzak bir ada olan Fårö’ye, yönetmen ve film yapımcısı babasını ziyarete giden Norveçli kızın izini sürer. Kız, şimdi bir yetişkin anne ve yazardır, babasıysa seksenli yaşlarındadır. Baba-kız birlikte, yaşlılık, dil, hafıza ve kayıp üstüne bir kitap yazmayı hayal eder. Kız soruları soracak baba yanıtlayacak, konuşmaları teybe kaydedeceklerdir. Her ikisinin de öngöremediği biçimde baba yaşlılığın pençesindedir; baba bir yaz günü Fårö adasında öldüğünde geriye sadece anımsanan ve kaydedilmiş hatıralar, imgeler ve sözcükler kalır. Ses kaydı alınmış, babayla gerçekleştirdiği altı sohbetin ekseni çevresinde kız kendi öyküsünü yazmaya başlar; yazılan sayfalar bu kitabı oluşturacaktır. 
 
Anı ve kurmacanın kusursuz bir harmanı olan Huzursuzlar klasiklerle kurduğu diyalogun yanı sıra Linn Ullmann’ın berrak, parlak, şiirsel düzyazısının gücüyle “otobiyografik roman” türünü yeni irtifalara taşırken yaşamak, aşk, kayıp, yaşlanma üstüne başlıca hakikatlerin peşinde dişli ve tutkulu bir okuma deneyimi vaat ediyor. 
 
“Linn Ullmann güzellikten, avuntudan, hakikatten oluşan bir kitap yazmış. Böylesine tehlikeli suları bir uçtan bir uca katetmeyi nasıl başardığını bilmiyorum.” 
Rachel Cusk 
 
“Huzursuzlar sadece Linn Ullmann’ın gündelik yaşamın dilbaz ayrıntılarına gösterdiği pür dikkatinden, kendini ve yakınlarını dürüstçe kucaklamasından, iyi bir yazının yüksek taleplerine ve dile dair keskin duyarlığından kaynaklanabilecek biçimde dosdoğru, doğallıkla ve zarafetle anlatılmış, fazlasıyla sürükleyici ve etkileyici bir aile anlatısı.” 
Lydia Davis 
 
“Ullmann anlatıcı ben’ler ve dün ile bugün arasında ustaca hareket ediyor — küçük kızın ham kafa karışıklığından bir yetişkinin derin düşüncelerine. Huzursuzlar duygulanım ve hafıza sanatı üstüne harikulade bir kitap.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28cd582-4f57-46e8-bb5d-2f7a84e9c754.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Kral</image:title>
            <image:caption>Ormanda sıcak bir gündü. Küçük maymun Muni’nin canı çok sıkılıyordu. Taze meyveler onu rahatlatmıyordu.Serin gölde yüzmek can sıkıntısını azaltmıyordu. 
Bir anda, küçük yaramazın eline ormanın kralı olma şansı geçti. Her emri yerine getirilecek, yediği önünde yemediği arkasında keyif çatacak, canı asla sıkılmayacaktı. Tek yapması gereken, ormandaki arkadaşlarını bir yabancı olduğuna inandırmaktı. 
 
Acaba küçük maymun Muni ormanın kralı olmayı ve kral olarak kalmayı başarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d02bbf-7042-4d34-a6fb-9e8125b51d12.jpg</image:loc>
            <image:title>Gergedanlar Krep Yemez</image:title>
            <image:caption>Krep yiyen gergedanlar, dinlemeyen ebeveynler ve daha fazlası üzerine eğlenceli bir hikâye!
Begüm her sabah olduğu gibi mutfakta kahvaltı yapıyordu.
Birden arkasından mor bir gergedan geçti ve masadaki tabaktan bir krep alıp yemeye başladı.
&quot;İnanılır gibi değil! Otobüsten bile büyük! Hem de mor!&quot; dedi şaşkınlık içinde.
Üstelik bu gergedan çok da kabaydı. Begüm&apos;ün krepini izin bile almadan yemişti. Peki Begüm&apos;ün anne ve babası bu işe ne diyecekti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d00ec5-c5b4-47f7-8aa5-5803d723eb9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Saklama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan &quot;Zürafa Saklama Rehberi&quot; şimdi Altın Kitaplar&apos;da!
Upuzun zürafalar, sevgi ve doğa üzerine çok eğlenceli bir hikâye!
Evinde zürafa beslemeyi hiç düşündün mü? &quot;Evet!&quot; dediğini duyar gibiyim.
Zürafadan harika bir evcil hayvan olur, öyle değil mi?
Peki ya annen ve baban seninle aynı fikirde değilse?
Aslında evde zürafa beslemenin harika bir yolu var: zürafayı saklamak!
Peki ama nasıl? Zürafa Saklama Rehberi ile evcil zürafanıza evde kolayca bakabileceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103472</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca1f83a-8846-4cf0-8b8b-9706f0219bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıdık -Yak Ailesinin En Minik Üyesi</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan &quot;Bıdık-Yak Ailesinin En Minik Üyesi&quot; şimdi Altın Kitaplar&apos;da!
Daima kendin olmanın güzelliğini anlatan eğlenceli bir hikâye!
Karlı dağların zirvesinde, buz gibi soğuk, uğultulu bir tepede, tatlı mı tatlı bir yak ailesi yaşıyordu. Yakların neredeyse hepsi kocaman boynuzları ve kabarık tüyleriyle dev gibiydi! Biri hariç: Bıdık!
Bıdık küçük olmaktan çok sıkılmıştı. &quot;Kocaman bir yak olsam her şeyi ama her şeyi yapabilirdim!&quot; deyip duruyor, bir an önce büyümek istiyordu ama... Bu fikri değişmek üzereydi.
Oscar&apos;s Book Ödülü 2021.
The Sainsbury&apos;s En İyi Resimli Kitap Ödülü.
The Sainsbury&apos;s Yılın Çocuk Kitabı ödülü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103473</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40aed2d8-37f8-4101-9c5a-ed95374023f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpekler Bale Yapmaz</image:title>
            <image:caption>Bale yapan köpekler, inanmayan ebeveynler ve sevdiğimiz şeyi yapmak üzerine çok komik bir hikâye!
Benim köpeğim farklıdır. Diğer köpeklere benzemez. Onlar gibi davranmaz. Tuvaletten su içmez, terlikleri ısırmaz, kedileri kovalamaz. Benim köpeğim müziği, dans etmeyi ve ay ışığını sever.
Dedim ya, benim köpeğim farklıdır, kendini köpek gibi hissetmez. Benim köpeğim kendini balerin zanneder!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103474</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb94515a-0eaf-44b9-a49c-674d957beb28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Köpek Üzüm</image:title>
            <image:caption>Küçük, sıcacık bir dostluk hikâyesi!..
Batu ve ailesi, yaşadıkları şirin kasabadan kocaman bir şehre taşınmıştı. Batu eski evlerini, yemyeşil kırları, denizi ama en çok da arkadaşlarını özlüyordu.
Bir sabah, bu gri şehrin sokaklarında yürürken Batu&apos;nun gözüne kıpkırmızı bir şey takıldı. Kırmızı tasmalı, küçücük, sevimli bir köpek!
Batu&apos;nun bu kocaman şehirdeki ilk arkadaşı, bu minicik köpek olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103475</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c7259da-f06a-48c1-bad8-2a77b55ebf43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Köpek Üzüm -2</image:title>
            <image:caption>Batu, Mercan ve Üzüm yepyeni bir macerayla karşınızda!
Bu sefer, eğlence parklarından kurtarılan hasta hayvanların yaşadığı bir tedavi merkezinden kaçan minik penguen Badem&apos;in izindeler! Bakalım bu üç kafadar Badem&apos;i bulabilecek mi?
Kayıp Köpek Üzüm&apos;ün yazarından yüreğinizi ısıtacak, yepyeni bir dostluk hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103476</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d67594-0d93-4997-899e-bed163bd70aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi Krizi</image:title>
            <image:caption>Halk egemenliğinin esas alındığı bir yönetim biçimi olan demokrasi; hukukun üstünlüğü, insan hakları ve eşitlik gibi ilkelerin devamlılığını sağlamakta; 3000 yıllık tarihiyle de en köklü siyasi sistemlerin başında gelmektedir. Ne var ki bu asli vasıflarına ve tarihsel hafızasına rağmen demokrasiye duyulan güven, giderek azalmaktadır.  
 
David Van Reybrouck, seçim sistemine indirgenmiş günümüz demokrasisinin güvenilirliğini artık yitirdiğine ve siyasi nüfuzlarını kaybetmek istemeyen çevrelerin elinde, bir çıkar aracına dönüştüğüne dikkat çekmektedir. Dolayısıyla demokratik bir sistemi gelecek nesillere aktarabilmek adına siyasi ve sosyal alanlarda çeşitli reformlar yapmamız gerektiğini savunmaktadır.  
 
Demokrasi Krizi, demokrasinin güven bunalımı yaşamasına neden olan başlıca sebepleri sorgulamakta ve tarihî bir perspektifi esas alarak, herkes için yeterli bir sistem hâline nasıl dönüştürülebileceği konusunda ilgi çekici fikirler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103477</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a66b7831-18a4-4060-af0e-77586999a992.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapları Yakmak :Bilgi Tarihi Saldırı Altında</image:title>
            <image:caption>Kütüphaneler ve arşivler, kitapları muhafaza etmelerinin ötesinde insanlık için birer hazinedir; bu kurumların devamlılığı, tecrübe ve bilginin gelecek kuşaklara aktarılmasında hayati bir önem taşır.   
Savaşlar, istilalar ve yağmalar tarih boyunca kütüphanelerin yakılıp yıkılmasına neden olurken modern dünyada bilgi, çeşitli çıkarlar uğruna tahrip edilmektedir. Bilgiyi muhafaza etmekle görevli kütüphaneler ise maddi, siyasi ve sosyal zorluklar karşısında âdeta bir varlık savaşı vermektedir.   
Kitapları Yakmak, İskenderiye’den Saraybosna’ya; Irak’tan Birleşik Krallık’a kütüphane ve arşivlerde saklanan bilgi hazinesinin kasıtlı bir şekilde yok edilmeye çalışılmasının ardında yatan politik, dinî ve kültürel saikleri gözler önüne sermektedir. Kitap ayrıca, bir kavram olarak “bilginin korunması”nın sosyal ve politik açıdan önemine değinmekte ve toplumun bu konudaki rolünü sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103478</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aacaba5-4f9c-4480-aba7-bd4f0bef1ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Biyografisi</image:title>
            <image:caption>Yalnızlığın Biyografisi, duygusal bir dil ve deneyim olarak yalnızlığın yeni bir yorumunu sunmaktadır. Fay Bound Alberti, 18. yüzyıldan günümüze; mektuplar, günlükler, siyasi tartışmalar ve tıp literatürünü kullanarak yalnızlığın tarih dışı, evrensel bir olgu olmadığını savunmaktadır. Yazara göre yalnızlık modern bir duygudur ve sınıf, cinsiyet, etnik köken ve deneyime göre farklılık gösteren, karmaşık bir duygusal durumu ifade eder. Sylvia Plath, Kraliçe Victoria ve Virginia Woolf gibi vaka hikâyelerini inceleyen Yalnızlığın Biyografisi, yalnızlığın modern ve somutlaşmış bir duygu olarak ortaya çıkışının haritasını çıkarmaktadır. 
 
“Şefkatli, geniş kapsamlı bir inceleme.” 
                                                                                                                                                      Terry Eagleton, The Guardian 
 
“Alberti’nin keskin siyasal analizlerinin yanı sıra, kitabın en güçlü temalarından biri de yalnızlığın nasıl büyük bir çeşitlilik gösterdiği, hayatlarımızın ne kadar içinde olduğu, genellemelere nasıl da sığmadığı. Yalnızlık bir 21. yüzyıl salgınıdır belki, acilen karşılık verilmesi gereken modern bir hastalıktır ama bundan çok çok daha fazlasıdır da.” 
Sophie McBain, The New Statesman 
 
“Parlak bir toplum ve kültür tarihçisinin kaleme aldığı muhteşem bir yalnızlık biyografisi.” 
                                                                                              James Daybell, Histories of the Unexpected 
 
“Yalnızlığın modern bir duygusal olduğu yönünde ilginç bir savdan yola çıkan Fay Bound Alberti, bugünkü yalnızlık ikilemine yol açan birçok veçhenin ve etkenin izini sürüyor. Kitap hem geçen iki yüzyılda duyguların tarihinin birkaç veçhesine hem de bugün karşı karşıya kalınan meselelerin ve imkânların insancıl bir yaklaşımla anlaşılmasına katkıda bulunuyor.” 
                                                                                                                                      Dr. Peter Stearns, George Mason Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103479</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71a67d8c-4337-49f3-88c0-70df3c9aa48a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Bir Dünyada Akıl Sağlığımızı Nasıl Koruruz</image:title>
            <image:caption>“Pandemiden sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, iyiden iyiye kutuplaşan dünyamız bir kavşakta ve hepimiz akıl sağlığımızı koruyarak hangi yolda yürüyeceğimizi bir an önce seçmeliyiz” diyor Elif Şafak.
Ardından da kafa karışıklıklarımıza, hayal kırıklıklarımıza, kaygılarımıza, öfkelerimize hatta duyarsızlıklarımıza ayna tutuyor. Kimlik, siyaset, ekonomi, teknoloji meselelerine dair sorular soruyor; enformasyonun, bilginin ve bilgeliğin verdiği cevapları tartışıyor.
Rilke, Kavafis, Steinbeck, Fromm, Bauman, Lessing ve Heidegger gibi pek çok düşünür ve sanatçı da, bu benzersiz sohbete eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103480</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae73b797-428d-4a91-af90-d288928b092d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşportadan Kırmızı Halıya</image:title>
            <image:caption>Asla Pes Etmemek Üzerine İlham Dolu Bir Başarı Hikâyesi 
 
Sıra dışı yetiştirme tarzıyla, oğlunu antrenör gibi hayata hazırlayan bir baba ile babasının hayallerini gerçekleştirmek için hiçbir mücadeleden kaçınmayan İzzet Pinto’nun hikâyesini okurken kimi zaman duygulanacak, kimi zaman hayrete düşeceksiniz. Hatta zaman zaman onun adına yorulup pes etmesini bile isteyeceksiniz. 
Onun Bangkok’taki işportacılık günlerinden, Türk dizilerini dünyaya açarak sektörde yılın adamı seçilmesine kadar uzanan inişli çıkışlı öyküsünde büyüleyici bir azmin ne mucizeler yaratabildiğine tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103481</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed52e41e-0d7b-437e-9ce8-ca515d8bf4ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Asa</image:title>
            <image:caption>Gerçek güç nedir? 
Liyakat ne işe yarar? 
Nasıl bütün insan olunur? 
Ahlaki zekâ ne için gerekli? 
Emek ve Erdem bize ne katar? 
Hak etmeden kazanırsak ne olur? 
Niçin, ne zaman ve nasıl sorumluluk almalıyız? 
Düşünmeye, sorgulamaya ve gerçeği aramaya yönelten felsefi hikâyeler anlattığı çocuk kitaplarıyla çok sevilen Anooshirvan Miandji bu kez gençler için yazdı. 
Bu kitabın sayfalarında, eşi ile birlikte yıllardır kitapların arasında yaşayan bir sahaf ile bir gencin sorgulayarak, araştırarak, adım adım gerçeği arayış yolculuğuna katılacak, her sayfada yeni sorularla yeni keşiflere tanık olacaksınız. 
Tebrizli Azeri Türkü olan Dr. Anooshirvan Miandji, 1995’ten beri Ankara’da yaşamaktadır. Gazi Üniversitesi’nde Eczacılık eğitimini tamamladıktan sonra, Farmasötik ve Medisinal Kimya alanında uzmanlık derecesi, ardından Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe Bölümü Bilim Tarihi Anabilim Dalı’nda doktora derecesi aldı. 2004-2018 arasında Bilkent Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2016-2020 arasında Oxford Üniversitesi&apos;nden Bilim Felsefesi, Eleştirel Düşünme, Bilgi Teorisi ve Psikoloji üzerine eğitim aldı. Çocuklar ve yetişkinler için yurtiçinde ve dışında kitapları basıldı. Pek çok üniversite, okul ve kuruluşta seminerler ve konferanslar veren Miandji’nin, sosyal medyada felsefe, eleştirel düşünme, bilim ve eğitim üzerine yazıları yayımlandı. Çeşitli televizyon kanallarında felsefe üzerine programlar yaptı. 
2020’den beri TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Yapay Zekâ Mühendisliği Bölümü’nde Bilim ve Felsefe Koordinatörü olarak Eleştirel Düşünme ve Bilimsel Araştırma Etiği dersleri vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103482</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da753f8-1120-4e54-b761-e7652b9cc15b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Pro-Absürtün Tarihi: Kral Marx</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik ile herhangi bir bağ kurma telaşına 
düşmeksizin yazılmış bu kitap, 
Gerçeküstücülüğüyle en az gerçeklik kadar somut bir etkiyle çarpıyor okuru. 
Soyutluğuna inandığımız Tanrısal Bakış Açısı, 
okurun ensesinin hemen ardından 
fısıldıyor sözcüklerini. 
Israrcı, rahatsız edici, kabul etmekte 
zorlanacağınız kadar sahici! 
Öyle yakın ki… 
Okura okumak değil, “olmak” kalıyor. 
 
“Nietzsche delirmeseydi intihar ederdi Meryem. Buna eminim. Bir bakıma yaşam istencinden kurmuştu felsefesini hatta direkt böyle der Ecce Homo’da. Ancak, aslolan intihar istencidir. Delirmeseydi anlayacaktı Meryem, biliyorum anlayacaktı. Belki de anladığı an delirmişti. Bilirsin, hassas bir adamdı Nietzsche. Of, yoksa ben de mi hassas bir adamım! Hayır! Katiyen delirmeyeceğim. Bir şeyler yapmam gerek. Ölmeliyim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103483</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/553ed826-ca57-42f3-b01a-96a08689bac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıyla İlk Defa Aynı Fikirdeyiz</image:title>
            <image:caption>Bir çırpıda okunamayacak kadar ağır… 
İnkar edilemeyecek kadar gerçek! 
Şüpheye düşürecek kadar sarsıcı! 
Sonu hiç gelmeyecek kadar uzun, 
kısa hikâyeler… 
 
 
Tanrıyla ilk defa aynı fikirdeyiz. 
Doğmadan önce Tanrıyla aramızda ne yaşandı bilmiyorum. 
Ama yaşamak konusunda bana kimsenin fikrimi sormadığına eminim. 
Tanrı nihayet sıkılmış olmalı ki, bir hastane odasında ilk kez el sıkışıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103484</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eee94156-2ba0-4b24-b8cd-eb687b20348f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Aynasında Görünen Aşikar Sır</image:title>
            <image:caption>İnsan, varoluşa dair hakikatin idrakinde nasıl bir referans noktasıdır? 
Algılama, düşünme ve anlamlandırma yeteneği itibariyle insan neden diğer tüm varlıklardan daha donanımlı şekilde yaratılmıştır? 
Bu ayrıcalıklı donanımlar insanı, nasıl İlahî isim ve sıfatların tecelli ettiği bir ayna kılıyor? 
Bizler bu sırlı mahiyetimizin farkında mıyız? 
İşte bu kitap; kâinatın, yaşamın ve kendi varlığının anlamını sorgulayanlara, benliğindeki aşikâr sırları keşfetmek ve insanın mahiyeti ile yaratıcısı arasındaki İlahî isim ve sıfatlarla kurulan münasebeti anlamak isteyenlere yeni bir bakış açısı sunuyor. 
“Varlık Aynasında Görünen AŞİKÂR SIR” kitabının devamı ve ikincisi olan “İnsan Aynasında Görünen AŞİKÂR SIR” isimli bu kitabımız; basitten karmaşığa doğru misallerle okuyucuya bir düşünce talimi yaptırıyor. İnsanın kendi benliğini referans alarak İlahî ef’al (fiiller), esma ve sıfatların, bilincine nasıl yansıdığı hususunda bir tefekkür performansı kazandırıyor. 
Böylece, İlahî Zat’ın (c.c.) varlığının ve esma ve sıfatlarının en parlak zuhur yeri ve aynası olan insanın, bu merkez varlık konumunun farkına varmasına; benliğini varoluşa dair hakikatin kapılarını açan bir anahtar olarak kullanabilmesine ve İlahî tecellileri okuyabilecek bir yetenek kazanmasına basamak oluşturuyor. Ayrıca kitap, mevcut bilgi ve bilim anlayışına yeni bir yorum getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103485</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed2ab52-48c2-4ea3-9c3e-9150bc59ebe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutumlu Kirpi</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Arife Gökmen’in yazdığı Tutumlu Kirpi, çocuklara tutumlu olmayı ve yardım etmeyi sevdiren hem eğlenceli hem de öğretici bir masal… 
Lay lay lay Lay lari lom 
Sakla samanı gelir zamanı diyorum. 
Lay lay lay Lay lari lom. 
Gün gelip de lazım olduğunda 
Kumbaraların ne çok işe yarayacağını biliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103486</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dd776e9-7164-4a10-8ec6-2827f981d8ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden İzcisi</image:title>
            <image:caption>Gelecekte, istediğiniz herhangi bir bedene sahip olabilirsiniz. 
Tabii paranız yettiği sürece… 
 
Büyük ilaç firmalarının beyzbol takımları için genetiği değiştirilmiş en son yetenekleri araştıran Kobo, iklim değişikliği ve tekrar eden pandemilerle harap olan New York’ta zar zor geçinebilmektedir. On yılı aşkın süredir kullandığı sibernetiğin güncellenmesi gerektiği için de tefeci ikiz kardeşlere muhtaçtır. Öte yandan dönemin en iyi siber-beyzbolcusu olan erkek kardeşi JJ Zunz evinde ölü bulunur… 
 
Katili bulmaya kararlı olan Kobo, genetiği değiştirilmiş CEO’ların ve filozof Neandertallerin olduğu, modifiye edilmiş organların ticaretinin yapıldığı arka sokaklara dalar ve kendini tahmin ettiğinden çok daha yozlaşmış bir dünyanın içinde bulur. 
 
Kobo, organlarını en yüksek teklifi verene satan insanların olduğu bu kaotik dünyada bedeniyle ruhunu bir arada tutarak amaçlarına ulaşabilecek midir? 
 
Esquire dergisinin tüm zamanların en iyi 50 bilimkurgu romanı arasında gösterdiği Beden İzcisi’nde tasvir edilen yakın gelecekteki dünyamızı okurken dehşete kapılacaksınız! 
 
“Çarpıcı, keskin hatları olan kurgusal bir dünyanın ürünü, temposu hiç düşmeyen, 
nefes kesici bir tekno gerilim.” –ESQUIRE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103487</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6822f92e-225a-4b9e-98cc-de1e893b1b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Düşeni Yaparak Mutlu Olmak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>“Bir Cümle Bir Hakikat” 
Adeta satır satır yazdığımız hayat kitabımızda, gönlümüze misafir olan değerlerimiz, hayatımızı çiçek bahçesine çevirmeye adaydır. Bu; sıkıntı çekmemek, insanları değiştirebilmek ya da konforumuzu her daim devam ettirebilmek manasında değildir. Her durumun bir hikmet içerdiğini ve bizi olgunlaştırarak daha kâmil bir insan olmaya yücelttiğini öğrendiğimizde; var olmanın anlamını yakalar ve kendimizi değiştirebilmenin ulaşılabilecek bir makam olduğunu kavrarız. Öğrenmek, işte bunları ve daha başka değerleri bize kazandırır. 
Doğru bir yaşayışı acil bir ihtiyacımız olarak gördükçe, bunun yollarını ve yöntemini aradıkça; bütün dünya bizim seçici algımıza hikmetli olanı sunacaktır. Bilelim ki, hayatımızı sadece biz onarabiliriz. Onun için en acil ihtiyacımız, bizi doğru yapılandıracak bilgi ve çevredir. Öğrenerek, öğrendiklerimizden doğru bir hayat modeli oluşturmaya bizi içten güçlendirmeye, geliştirmeye, başta kendimiz olmak üzere yaratılan her şeyi sevmeye ve değer katmaya hoş geldiniz. 
  Bu kitap; satırların arasından yüreğinize dokunmaya aday. Öğrenmeye hazır zihinlere ışık tutabilmek niyeti ve duasıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103488</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68fbe7dc-3436-4343-97c7-9d27374f2130.jpg</image:loc>
            <image:title>Akasyalı Meydanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>İnsan gibidir ağaçlar, sevgiyle büyürler. Eğitimci, yazar Hatice Demir, çocuklar için yazdığı ilk kitabında, okurlarını bir köy meydanına, yaşlı bir akasya ağacının gölgesine konuk ediyor. İncelikli üslubu, duru ve yalın anlatımıyla dikkati çeken yazar, köyün geçmişinde saklı bir hikâyeyi, çocukların sevinçli, meraklı, renkli yaşamlarına katıyor. Türlü oyunlar oynayan çocukların neşeli seslerini duyulur kılan naif roman, sevgi, anlayış, yardımlaşma gibi insanı yücelten iyi duyguların değerini fısıldıyor. Köyün meydanında yıllara meydan okuyan akasya ağacı fırtınada devrilince, onun gölgesine sığınmaya alışık herkes şaşırır. Üstelik, ağacın gövdesinde umulmadık bir şey saklıdır. Her gün gelip, kimseyle konuşmadan akasyanın altında oturan Mustafa Amca da artık ortalıkta görünmezolur. Ayber ve Efe, onun sessiz yalnızlığından ürkseler de, ihtiyarın ağaçla yakınlığını merak ederler. Çocukların yardımseverliği sayesinde geçmişin anıları çiçeklenmeye, ağacın gizemi çözülmeye başlayacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103489</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad8476b-d971-4b60-ba1c-2692169bd912.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şair Bir Kitap</image:title>
            <image:caption>İki şairi bu kitapta bir araya getirdik. İki Şair Bir Kitap’ın ilk bölümünde bir şiir yazma rehberi yer alıyor, diğer bölümünde ise kitabın yazarı Gülsemin Kucba’nın şiirleri. Bu şiir yazma rehberi, hayal gücünüzü harekete geçirip kalemlerinizi şiirle buluşturmak için hazırlandı. Yaratıcı yazma çalışmalarıyla şiir yazmanın inceliklerini uygulamalı olarak görecek, duyguların şiirlerle nasıl aktarıldığına tanıklık edeceksiniz. Bu yolculukta size bilgi ve deneyimleriyle Karga Feyruz eşlik edecek. Haydi, sözcükler şiirlerini bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103490</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2048be0f-75e6-420e-adad-bdc27b066234.jpg</image:loc>
            <image:title>Elifsizliğin Sürükleyici Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Lipogram, alfabedeki belirli bir harfin kullanılmaması suretiyle uygulanan bir yazım tekniğidir. Bu metinde lipogram tekniği çerçevesinde yer verilmeyen harfin bir sesli harf, üstelik “A” harfi gibi alfabemizin en sık kullanılan sesli harfi olduğu düşünüldüğünde, okurun aklına ister istemez öncelikle bu hacimde bir romanı böylesi bir kısıtla kaleme almış olmanın ne denli çetin bir yazım serüveni olmuş olabileceği geliyor. Neden sonra okur, güzide Türkçemizin, “A” harfini kullanmadan dahi “suya sabuna” ve “köpüğe” dokunmaya yetecek denli zengin olduğu gerçeğine tanık oluyor. Neden sonra? Elbette ki bu romanı okuduktan sonra... 
 
Postmodernist açılımlar, kelime oyunları, söz sanatları ve eşsiz bir “karnaval...” Elifsizliğin Sürükleyici Öyküsü, farklı metinler okumanın zevkine nail olmuş edebiyat okuru için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103491</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698ecf33-a4ee-402b-8994-00aaa36ddc21.jpg</image:loc>
            <image:title>Samira’nın Masalı</image:title>
            <image:caption>Samira’dan sakladığı masallarını, sadece onun annesine gösteriyordu masal ağacı. Bu ağacın gölgesinde büyüyen Samira’nın, kaybolan annesinin peşini bırakmaya hiç niyeti yoktu. Yıllar sonra, annesi gibi masallar yazan bir genç kız olarak döndü büyülü masal ormanına. 
 
Annesini bulması sandığı kadar kolay değildi. 
Önce baykuş Hodi’yi mi bulmalıydı? 
Belki de General Çako, koşardı yardımına… 
Sihirli yüzüğü olmadan başaramazdı. 
Bir yolu olmalıydı. 
Üstelik artık yalnız da değildi. 
Masallarını resimleyip can veren en yakın arkadaşı 
Mirenda da yanındaydı. 
Annesini kurtarmanın bir yolu, mutlaka olmalıydı! 
 
En büyük zorlukların dahi, hayallerimizin gücü, sahip olduğumuz yeteneklerimiz ve kendimize olan inancımızla aşılabileceğini, masalsı bir dille anlatan bu kitap, sadece çocuklar için değil, hayal kurmayı unutan yetişkinler için de ilham verici! 
 
“Bir gün geri dönüp annemi kurtaracağım hayaliyle bir sürü masal yazdım. 
Bazen yazıyor, bazen anlatıyordum, 
Mirenda ise çizip boyuyordu bu masalları. 
Biz iki çocuk, kovuyorduk dünyamızdan bütün canavarları.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103492</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15185ed4-6893-4fcc-bc81-fbb38cb7be04.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizkızı Masalı</image:title>
            <image:caption>İkimiz de aynı yaştaydık ama benim hâlâ denizkızının yok olma ihtimalini idrak edemediğim zamanlarımdı. Çocuk da olsak yaşantımızda olup bitenlere atfettiğimiz değerler vardı. Suna’nınkilerle benimkilerin birebir denk düşmemesi olağandı. İnsan doğal olarak daha on ikisinde bu kanıya vâkıf olamıyordu. Bu sebeple Suna’nın bana inanmayışına kızıyordum. Onun masal dediği, “Yine rüya görmüşsün,” diyerek geçiştirdiği, var ya da yok olmasının hayatında özel bir etki yaratmadığı denizkızı, annemle babamdan bana kalandı. Üstelik onlar tek bir söz bile söylemeden arkalarında bırakmışken beni; denizkızı, döneceğinin sözünü verip gitmişti ve hiçbir mantık bunun aksini ispatlayamazdı. Çünkü bir çocuk neye inanıyorsa gerçek oydu. 
 
Ece Eskiköy, Suna ve Derin’in çocukluk yıllarından başlayan hikâyelerinin arka planında; ruhlarda iz bırakan anıların girdabında evrimleşen dostluklara, hayal kırıklıklarına, aşklara yer veriyor. Şiirsel dili ve akılda kalan betimlemeleriyle okurunun kalbine ulaşmayı ise zahmetsizce başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103493</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/520daf10-2b9c-4e49-966e-434814ea2aa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Bulutlar</image:title>
            <image:caption>Kara bulutlar damla damla yaş dökse de üstüne. 
İçimdeki renkli bulutlar, karanfiller dökecek içine. 
İki beden, bir kalp. 
Hep saklıdır içimde. 
Yaşamak gerek renkli bulutların üstünde. 
 
Nihat Demir, kalbinden süzülenlerin kâğıda aktığı mısralarıyla dolu ilk şiir kitabı, Renkli Bulutlar ile okurunun kalbine dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103494</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d17c4edf-86d1-444b-873d-48c25f585ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Babiller - Mezopotamya Uygarlıkları-3</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gizemli uygarlıklarına yolculuk yapmaya ne dersiniz? Cevabınız evetse Sosyal Bilgiler dersinin başarılı iki öğrencisi Melike ve Onur ile fantastik bir maceraya hazırlanın.
Yaşlı dünyamızın hafızası olan kadim kütüphaneye girişinizle başlayacak bu macerada Mezopotamya uygarlıklarının ilginç hikâyelerini, şaşırtıcı buluşlarını ve günümüze kadar uzanan izlerini bulacaksınız.
Lokman Aydoğan&apos;ın akıcı ve eğlenceli kaleminden dökülen bu kitaplarda Sosyal Bilgiler dersinize yardımcı konuların yanısıra eğlenceli bir dünya ile buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103495</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d55f21d-99bf-450b-bb00-23a2b2a99d6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümerler - Mezopotamya Uygarlıkları-1</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gizemli uygarlıklarına yolculuk yapmaya ne dersiniz? Cevabınız evetse Sosyal Bilgiler dersinin başarılı iki öğrencisi Melike ve Onur ile fantastik bir maceraya hazırlanın.
Yaşlı dünyamızın hafızası olan kadim kütüphaneye girişinizle başlayacak bu macerada Mezopotamya uygarlıklarının ilginç hikâyelerini, şaşırtıcı buluşlarını ve günümüze kadar uzanan izlerini bulacaksınız.
Lokman Aydoğan&apos;ın akıcı ve eğlenceli kaleminden dökülen bu kitaplarda Sosyal Bilgiler dersinize yardımcı konuların yanısıra eğlenceli bir dünya ile buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103496</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a060f85-16f1-4b2c-8479-fffd36b84359.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkanlar&apos;da Kaos</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, kurulduğu 1300’lü yıllardan itibaren Anadolu’nun batısında tesis ettiği hâkimiyetini, öncelikle Rumeli topraklarını hızlı bir şekilde fethederek Balkan dağlarının doğal korumasına almış, akabinde yürüttüğü genişleme stratejisiyle 6 asır süren bir cihan devleti hâline gelmiştir. Ömrünün sonunu getiren en öldürücü darbe de bu topraklardan gelmiştir. 1912 yılındaki Balkan Savaşı ile bu coğrafyayı kaybetmiş ve ülke âdeta korumasız duruma düşmüştür. Etnik çekişmelerin, kavgaların ve çatışmaların hiç eksik olmadığı bir coğrafya olan Balkanlar’ın elimizden nasıl çıktığı sorusu bizim için çok önemlidir.
John Foster Fraser’ın elinizdeki bu kitabı, 1912 yılındaki büyük felaketten yaklaşık 10 yıl öncesini konu edinmektedir. Yazarın 1904-1905 yılları civarında yaptığı Balkan gezisinin ürünüdür. Kitabı önemli yapan unsur, Abdülhamid’in son demlerinde, bölgede nasıl bir sosyal ve siyasi atmosfer bulunduğunu doğrudan ve sansürsüz anlatmasıdır. Fraser’ın kendinden emin İngiliz küstahlığı ve özgüveni, atmosferi hiç örtmeden, gizlemeden ve yumuşatmadan aktarmasını sağlamıştır. Bu da bize, hakkında hep konuştuğumuz, Sultan II. Abdülhamid’in “Balkan siyaseti”nin nasıl tatbik edildiğine dair en net fotoğrafı verir.
Balkan Savaşı konusunda çalışanlar kadar, döneme ilgi duyan okurlar için de kitap, belki de birinci elden Türkçedeki nadir kaynaklardan biri olarak görülebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42926df-a0a5-4f85-9ac3-182e98f40344.jpg</image:loc>
            <image:title>Asurlar - Mezopotamya Uygarlıkları-2</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gizemli uygarlıklarına yolculuk yapmaya ne dersiniz? Cevabınız evetse Sosyal Bilgiler dersinin başarılı iki öğrencisi Melike ve Onur ile fantastik bir maceraya hazırlanın.
Yaşlı dünyamızın hafızası olan kadim kütüphaneye girişinizle başlayacak bu macerada Mezopotamya uygarlıklarının ilginç hikâyelerini, şaşırtıcı buluşlarını ve günümüze kadar uzanan izlerini bulacaksınız.
Lokman Aydoğan&apos;ın akıcı ve eğlenceli kaleminden dökülen bu kitaplarda Sosyal Bilgiler dersinize yardımcı konuların yanısıra eğlenceli bir dünya ile buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103498</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2234b2f9-c95c-448e-84fe-e1e749d68fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve İran Tarihi Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve İran Tarihi Üzerine Yazılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d53cbf48-9837-4e41-8ed8-aa26471a617e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahmud El-Mes&apos;adi Modern Tunus Edebiyatına Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Mahmud El-Mes&apos;adi Modern Tunus Edebiyatına Bir Bakış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ade3149c-041e-4599-98ad-d7ce78df40df.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Lügatı -Tahirü’l Mevlevi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat Lügatı, Osmanlı şiirini ve nesrini çok daha iyi bilmek için ana kaynaklardan biri. Tahirü’l Mevlevi yıllar süren araştırma, eğitim ve hayat tecrübesinden süzerek yazdı onu. 
 
Klasik şiirin anlam katmanlarında kültürel bilgi ve yaratıcı hamlelerle nasıl gezindiğini kavramak için eşsiz bir başvuru kitabı Edebiyat Lügatı.
 
Tahirü’l Mevlevi, her kavram için örnek şiirlerden alıntılar yaptı. Hem kendi yazdığı şiirlerden hem de Fuzulî, Nef’î, Nedim, Bâkî, Nâbî, Şeyhülislam Yahya, Kanuni Sultan Süleyman, Ziya Paşa, Şinâsî, Yusuf Ziya Ortaç ve daha pek çok şairden örneklere yer verdi...
 
Tahirü’l Mevlevi’nin edebiyat tarihçisi kişiliğinin rehberliğinde eski şiiri hissederek yaşamak mümkün.
 
Edebiyat Lügatı sadece bir sözlük değil aynı zamanda kültürel bir gezi rehberi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0966537-f7a5-41c0-888c-5b925f762587.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası Aşiyan&apos;daki Kahin</image:title>
            <image:caption>Her insan, çeşitli örselenmelerden kendi mizacına uygun deneyimler edinip bunlardan özel sonuçlar çıkarabilir. Kişiliğini, biyografisini, yaşamın geleceğini de çok kez bu özel deneyimler, çıkarsamalar belirler... Fikret, kurulduğu günden bugüne değin Galatasaray Lisesi’nin yetiştirdiği en parlak ve başarılı öğrencidir; imparatorluk başkentinde oturur, çok yetenekli bir şairdir, yapayalnızdır, korkular ve tarifsiz acılar içindedir, çalışma yaşamında başarısızdır, hırçındır, kavgacıdır; öfkeler, melankolik hüzünler içinde kıvranmaktadır. Tevfik Fikret’in şiirleri, edebiyat dünyası için ne denli önemli kazanımlarsa, biyografisi de psikolojiye benzer katkı ve açılımlar getirmiştir. Bu kitapta, Serol Teber’in psikiyatr gözünden, Türk edebiyatının “başkalarından başka” şairi Tevfik Fikret’i yeniden tanıyoruz. “Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı”, Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası, Melankoli: Normal Bir Anomali, Politik Psikoloji Notları ve Davranışlarımızın Kökeni kitaplarını Okuyan Us Yayınevi’ne emanet eden Serol Teber, Doğa’nın İnsanlaşması ile çok yakında okurlarıyla yeniden buluşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49949f95-e87a-4c87-b706-b69cc219baec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Parçan Yok</image:title>
            <image:caption>Çok Yönlü Zihnini Keşfet! Gitmesini istediğin bir parçan var mı? Bağımlı, eleştirel, nevrotik, günahkar veya seni küçük düşüren diğer her şey… Peki ya bu yönlerine yaklaşmanın, sürekli içsel mücadele yerine gerçek şifaya götüren farklı bir yolu olsaydı? Bozuk Parçan Yok ile Dr. Richard Schwartz, kendimizi anlama ve kendimizle ilişki kurma konusunda devrim niteliğinde bir paradigma öğretiyor; bizi içsel uyuma getiren, özşefkati artıran ve ruhsal uyanışın kapılarını açan bir yöntem. İçsel Aile Sistemleri (IFS) terapisi ve insan olarak her birimizin acı ve hayal kırıklığıyla mücadele edebilmek adına aşırı rollere bürünmeye zorlanmış kıymetli parçalar içerdiği anlayışı, travma terapisi alanında yaşanan en büyük gelişmelerden biridir. Bu parçaların hayatta kalmamızda oynadıkları rolleri anlamak ve kök travmalarının yükünden kurtulmayı başarmak kişiyi içsel uyuma ve özşefkate götürür. Varlığımızın tüm parçalarını kucaklama anlayışı gerçek manada bir devrimdir ve özkabule, özliderliğe uzanan yolun önünü alabildiğine açar. IFS, etkili ve sonuçları/etkisi kalıcı olacak travma terapilerinin mihenk taşlarından biridir. — Dr. Bessel Van Der Kolk, Beden Kayıt Tutar kitabının yazarı Kendimi bildim bileli hep “parçaları olan kız” idim… İnsan varlığının karmaşık, kırılgan, katmanlı ve büyüleyici yapısına adeta takıntılıydım. IFS yöntemiyle çalışmaya başladığımda kendini ister hayranlık uyandıracak şekilde, ister ürkütücü bir biçimde, ister yoğun isterse de acıyla gösteriyor olsun, varlığımın tüm “parça”larına özenle ve dikkatle yaklaşarak doğuştan kazanılmış bir hak olan bütünlük hissini tekrar kazanabilme fikri beni yüreklendirmişti. — Alanis Morissette, şarkı sözü yazarı, şarkıcı ve oyuncu Her ne kadar toplumumuzda özsevgi, dünya barışı, spiritüal uyanış ve psikolojik olarak iyileşme konularında bir uğultu varsa da çok az insan bunun “nasıl”ını anlatıyor. Hem kendimizi hem de başkalarını yaralayan parçalarımızı nasıl sevebiliriz? Parçalanmış bir dünyayı iyileştirme çabalarının bir parçası olabilmek için kendi iç çatışmalarımızı nasıl çözebiliriz? İnsan yanımızı es geçmeden içimizde ulvi olanı nasıl uyandırabiliriz? Travmayı ve o travmaların yarattığı kronik fiziksel ve zihin hastalıkları nasıl iyileştirebiliriz? “Nasıl”ı bilmeden çaresiz, pek çoğumuz benimsediğimiz temel değerlerle hizalanmış ve ideal derecede sağlıklı olma hırsıyla yaşamaya sıkışmış hissederiz. Artık daha fazla beklemeyin. Bu kitap hepimizin beklediği “nasıl” sorusunun yanıtını halden anlayan çözümlerle birlikte sunuyor; bütünleşme yolunda size rehberlik ederken kalbinizi en yıkıcı parçalarınıza dahi açabilmeniz ve böylece ilahi benliğinizin ruhunuzun yıkıcı “parça”larına şefkatle uzanabilmesine yardımcı oluyor. İçsel Aile Sistemleri tam manasıyla oyunun kurallarını değiştiriyor. Bunun, şimdiye dek okuduğunuz en dönüştürücü kitap olacağını söylersem, abartmış olmam. — Dr. Lissa Rankin, Zihnin İyileştirici Gücü kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103503</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2cad76e-6b03-4873-a9e2-ab6dab7f0c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalı Bulutlu</image:title>
            <image:caption>“İdrak kelimesinin kökenini çok severim. İdrak, merdivenin en alt basamağı anlamına gelen Arapça ‘dereke’ sözcüğünden türüyor, bir şeyin sonuna veya dibine ulaşma anlamına geliyor. Bir nevi iliklerine kadar hissetme hali. Ve oradan sonra varılacak başka bir yer yok.  Anlamadaki son evre orası. Üstelik yukarıda bitmiyor bu anlama hali, en aşağıda, başlangıçta, dipte bitiyor. Merdivenin en alt basamağı, başlangıç noktasıdır. Bir şeyin idrakine varmak başlangıç noktasına geri dönmekle, anımsamakla, o anlamın köklerini en derininde, en başlangıcında bulmakla mümkün.” 
Parçalı Bulutlu’da idrake varmaların yolculuğuna çıkmış bir Tuğçe Isıyel var. Yuvaya, yola ve sürgüne, yaşama ve ölüme bir bir uğrayan; doğayla insanın kurumuş göbek bağına ağıt yakan satırlarla sarmalıyor okuyucusunu. Bu satırları fotoğraflara ve müziğe ilikliyor, zamanı ve eşyayı eğip büküyor. İnsanın da tıpkı Dionysos gibi, şarap olmayı bekleyen üzüm gibi, kozasında pelteleşen tırtıl gibi iki defa doğabileceğine inanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103504</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566e9470-6e39-4c9d-8098-5a7e87a67d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeden Cesarete</image:title>
            <image:caption>Beden Asla Yalan Söylemez’in yazarından 
 
“Çocuklukta maruz kalınan çok yoğun acımasızlığın şiddetli olduğu hemen hemen hiç fark edilmez. Bu genellikle çocuk yetiştirmenin gayet olağan bir parçası olarak kabul edilir. Çektiğimiz acının aşırı derecede -genellikle tamamen- inkar edilmesi, sadece bize yapılan yanlışların kabullenilmesini engellemekle kalmaz. Her şeyden önce, küçük çocuğun ceza korkusuyla bedeninde bastırması gereken öfkesini de yok eder. Anne babalar korkudan onurlandırılır, yetişkin çocuk tüm yaşamı boyunca onların anlayışını ve sevgisini bekler, böylece terk edilme korkusunun hüküm sürdüğü bir bağlanma modeli içinde sıkışıp kalır. Bağlanmaların gerçek duyguların yokluğuna bağlı sonuçları, zihinsel ve fiziksel bozukluklar ile yaşam doyumunun ve mutluluğun bastırılması ve feda edilmesidir.” 
Duygularımız ile bedenlerimizin kaydettikleri ve ezelden beri içselleştirdiğimiz ahlak kurallarına uymak için hissetmek istediklerimiz arasındaki çatışmayı ele aldığı Beden Asla Yalan Söylemez ile tüm dünyada ses getiren Alice Miller, Öfkeden Cesarete’de okurlarının kendisine yönelttiği sorulara yanıt veriyor. Duyguların iyileştirici ve özgürleştirici gücünü bir kez daha ortaya sererek, bastırılmış öfke ile kanser gibi fiziksel hastalıklar arasındaki bağlantıyı, istismardan kurtulan birçok kişinin uyuşturucuya veya suça yönelme sebeplerini ya da aileleri nesiller boyu zulme mahkum eden döngüyü araştırıyor. Dini inancın çocuk istismarı üzerindeki etkileri, terapötik topluluğun gerçeği inkar etmesi ve antidepresanlara bağımlılık gibi çok tartışılan teorilere ışık tutarken, kuşaklararası süren psikolojik ve fiziksel mirasa değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103505</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b68ebf09-1161-48e4-86fb-401d8ca477af.jpg</image:loc>
            <image:title>Dizelerimden Esintiler</image:title>
            <image:caption>Anlatmak istediklerimi şiir yoluyla paylaşmak istedim. Hayal hedefe dönüşürse gerçekleşir, dönüşmezse bir dilek olarak kalır içimizde. Bu kitapla bu hayalimin gerçekleşeceğine inanıyorum. Çünkü bir şairin en büyük mutluluğu okuyucusu ile görünmez bir bağ kurmaktır. Her şiirimde bu bağın kuvvetlenmesi, en büyük dileklerimden birisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103507</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f46b12-1b6c-499e-8f05-c1508fb0c469.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Rengi</image:title>
            <image:caption>Her birimiz farklı bir rengiz ve bir bütünün parçaları gibi rengarenk ışıldıyoruz. O bütünün parçaları dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış ve kendi renkleriyle boyamışlar çevrelerini. Belki ayrı ayrı çok güzeliz fakat, bir bütün haline gelebildiğimiz sürece tamamlıyoruz resmi. Nasıl ki bir ressam tek bir renkle boyayamıyorsa tuvalini ve tamamlayamıyorsa eserini, bizler de yaradılışımıza dayanan varoluş eserini tek başımıza tamamlayamıyoruz. Her birimiz ne için geldik bu dünyaya, nedir bizim yaşam sebebimiz, nedir bizi bir şekilde bir araya getiren ve nihayetinde aynı ortamlarda buluşturan sebep? İşte, onu bulduğumuz an, gökkuşağının renkleri gibi, bir ressamın eserindeki o resmi güzelleştiren, derinleştiren renkler gibi, tüm güzelliklerimizle, tüm renklerimizle ve tüm farklılıklarımızla bir araya gelip tamamlarız varoluş sebebimizi. 
 
Farklıkların bizleri ayrıştırmadığı, aksine birbirimizden öğreneceğimiz pek çok şeyin olduğunu kavramamızı sağlayıp, bizleri zenginleştirdiği, güçlendirdiği ve bir bütün haline getirdiği bir dünyada yaşamamızı sağlayacak olan tüm o güzel renklerin bir araya gelip, bizleri tamamlaması adına yazdım bu kitabı. O yüzden de ismi ‘Deniz Rengi’. Çünkü benim rengim mavi. 
 
Benim rengim mavi, huzur, sakinlik, dinginlik, özgürlük, sonsuzluk. Sanki uçsuz bucaksız olma hissi, sanki çokluk, bolluk, bereket hissi, sanki teslimiyet hissi. Sizin renginiz hangi renk bilmem ama benim rengim denizin, okyanusun ve gökyüzünün renginden ilham aldığım mavi renk. 
Mavilikler bizlere huzuru, mutluluğu, sağlığı, bolluğu bereketi ve daha pek çok güzellikleri getirsin. Dilerim maviliklerden ilham aldığım “Deniz Rengi” siz değerli okuyucularıma şifa olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa98f46-1f78-45cc-967e-3598cf2964f7.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bunlar Hep Sanat</image:title>
            <image:caption>Modern Sanat = Bunu ben de yaparım! - Evet ama yapmadın 
Mona Lisa’nın neden kaşlarının olmadığını, bir pisuvarın nasıl sanat eserine dönüşebildiğini, Monet gibi resim yapmanın sırlarını, Gerçeküstücülerin neden sınırlarımızı bu kadar zorladığını, özetle sanatı böylesine &quot;afili&quot; yapan sırrı öğrenmek isteyen tüm yaratıcı zihinlere takdimimizdir: İşte Bunlar Hep Sanat.  8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören &quot;İŞTE BUNLAR HEP…&quot; serisinin ilk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a96b7ef0-d7b1-4db2-896b-6666fb2af485.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamuk Okul Yıkılıyor</image:title>
            <image:caption>Yamuk Okul&apos;un kaderi kimin ellerinde?

Kitapları milyonlarca çocuğa ulaşan Newbery Madalyası sahibi Louis Sachar&apos;ın kaleminden çıkan &apos;&apos;Yamuk Okul&apos;&apos; serisinin devam macerasında, okurları yine hem şaşırtıcı, hem ilginç, hem sorgulatan, hem de çok matrak bir olaylar silsilesi bekliyor.

Yamuk Okul&apos;un kaderini değiştirecek ACAYİP hadiselerin cereyan ettiği Yamuk Okul Yıkılıyor; inek çanları eşliğinde akıp giden, birbiriyle geçişli otuz kısa öyküden oluşuyor. 

Sachar, öğretmenlik anılarından yola çıkarak, müthiş bir gözlem ve ifade gücüyle yoğurduğu bu durum öykülerinde çocukları ABSÜRT mizahla tanıştırırken; eleştirme, eleştirilme ve eleştiriyi kabul etme hakkında düşündürüyor.


Bildiğiniz tüm okulları unutturan Yamuk Okul&apos;a tekrardan hoş geldiniz! 
Bir önceki kitaptaki &apos;&apos;yumuk&apos;&apos; hikâyelerin tadı damağınızda kalmış olmalı ki, çatısı bulutlara değen bu sıra dışı okula geri dönmek ve birbirinden komik tuhaflıkları birinci ağızdan dinlemek istediniz.
E gülmek, pardon KAHKAHA atmak sizin de hakkınız tabii... 

ÇIN, ÇIN, ÇIN! Bu ses de nesi!?
Ders zili çalıyor, Yamuk Okul&apos;da yeni dönem BOMBA gibi başlıyor!

Sınıfın yenisi Benjamin Nushmutt (ne isim ama!) hangi gerçeği Bayan Jewls&apos;a söylemekten çekiniyor? Başını ha babam derde sokan Todd&apos;un oyuncak köpeği nasıl birden acımasız, aç bir kurda dönüşüveriyor? Leslie&apos;nin atkuyruklarını çekiştirip duran Paul&apos;u ne gibi bir tehlike bekliyor? Var olmayan 19. kattaki Bayan Zarves&apos;la hangi öğrenci nasıl tanışıyor? &apos;&apos;Günün Spesiyalitesi&apos;&apos; olan sürpriz yemek neden bu kadar iştah kapatıcı? Çoraplarla, patateslerle ve hatta kayıp kulakla ilgili etrafta dolanan hikâyelerin aslı astarı var mı? Yamuk Okul&apos;un zangır zangır titremesinin gerçek sebebi ne? Amanın, camdan aşağıya olanca hızıyla üstümüze gelmekte olan şey de neyin nesi!? Eveet! Bu hikâyeleri okumaya doyamayacaksınız. Ama öncelikle beyniniz spagettiye dönüşmeden önce, sıfırdan bir milyona kadar bütün sayıları alfabetik sıraya dizmelisiniz. Hem de adınızı tahtadaki DİSİPLİN başlığı altına yazdırmadan!

Yamuk Okul Yıkılıyor, okurları güldürmekle kalmayan, üstüne bir de yıllar içinde sürekli evrilen ama odak noktası hiç değişmeyen eğitim-öğretim sistemi hakkında sorgulatan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.  

O hâlde, maceraya devam!
Şimdi Yamuk Okul&apos;u yıkılmaktan kurtarma zamanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103511</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac731080-2cab-46f7-b961-657abc56fec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Kitabım</image:title>
            <image:caption>Sevgili anne ve babalar, bu kitap: 
★ Bebeğinizin günlük rutinlerini (uyanma-yemek-oyun-uyku sıralamasını) nasıl düzenleyebileceğiniz konusunda sizlere yardımcı olacak. 
★ Bebeğinizi uykuya götürürken nasıl bir rutin uygulayabileceğiniz konusunda sizlere yol gösterecek. 
★ Uyku öncesinde bebeğinizin gün içinde yaptıklarını hatırlamasını sağlayacak ve öğrenmeyi pekiştirecek. 
★ Yediği yemeklerden oynadığı oyunlara kadar farklı birçok konuyu resimlerden seçebilme imkanı vererek bebeğinizin kelime hazinesini geliştirecek. 
★ Her okuyuşta değiştirilebilecek kişi ve aktivitelerle bebeğinize göre özelleşerek her gün yepyeni bir hikâyeye dönüşecek. 
★Bebeğinizi uykuya hazırlayacak, rahatlatacak ve uykuya geçişini kolaylaştıracak. Uykuya geçiş sürecinden, yatağından ve uyumaktan keyif almasına yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46b3bae-436c-49b8-91b5-7b1d4bdd70d9.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Astrolojisi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapla, Gahl Sasson’un ustaca hikâye anlatımı ile büyülenmenin yanı sıra önümüzdeki yıla tamamen hazırlıklı bir şekilde gireceksiniz. Hayatlarını gezegenlere göre yaşayanlar için bu kitap ayrıntılı bir rehber niteliğindedir ve sadece elinden gelenin en iyisini yapmayı öğrenmek isteyenler için de gerçekçi pratik tavsiyeler içeren bir mitoloji kitabı havasındadır.” 
- Laura Day, The Circle-Tek Bir Dilek Hayatınızı Değiştirebilir ve de İçimizdeki Güç-İçgüdüsel Güçlerinizi Keşfetme ve Kullanma Yolları adlı kitapların çoksatan yazarı. 
 
Gahl E. Sasson tarafından yazılmış olan bu temel astrolojik rehberi kullanarak gelecek 12 aya hazırlanın, yılı şimdiden planlayın. Kitap, Kabala, astroloji, psikoloji, Tarot ve mitolojiyi birleştiriyor. Kitabın ilk bölümü, 2023 yılına genel bir bakış sunarken ikinci bölüm ise her burç için astrolojik eğilimleri detaylandırıyor. Finansal girişimler için hangi günler iyidir? Aşk ve ilişkiler açısından hangi tarihler daha uğurlu? Sağlığınıza ne zaman dikkat etmelisiniz? Merkür retrosu ne zaman gerçekleşecek? Tutulmalar ne zaman yaşanacak ve her burç için ne anlama geliyor? 2023 yılının Numerolojisi neden şanslı 7 sayısıyla ilişkilendirilir? Plüton’un Fransız Devrimi’nden bu yana ilk kez Kova burcuna geçmesi ne anlama geliyor? Elinizdeki bu yıldızlar rehberini 2023 astrolojisinde gezinmenize yardımcı olması için kullanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103513</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeea7547-c6db-4390-8bf3-80463a17c8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>23,5 Derecenin Sırrı – Güney Afrika’ya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen İki Renkli Muhallebi kitabının yazarı Zeynep Rade, bu kez de bizi, gezegenimiz Dünya’nın işleyişi ve mevsimlerin oluşumunun ardındaki bilimi gözler önüne sermek için yeni kitabına davet ediyor. 
 
Haydi toplanın! İlker’le birlikte yolculuğa çıkıyoruz. Güney Afrika kazan biz kepçe gezeceğiz. İlker bavuluna hangi giysilerini koysa acaba? Mayosunu alsa mı yanına? Siyah beyaz atkısı deri ceketiyle çok yakışır. Babasının deri eldivenlerini de koydu mu bu iş tamamdır. 
 
İşte böyle başlar İlker’in macerası… Yanına alacağı her şeyi özenle seçip bavulunu hazırlamıştır. Eyvah! Uçaktan iner inmez İlker büyük bir şaşkınlık yaşar. Çok büyük bir yanlışlık yapmıştır! Bavulunda getirdiği hiçbir giysiyi giyemeyecektir. Bütün bunlar 23,5 dereceyle ilgilidir. Ama İlker kararlıdır. 23,5 derecenin sırrını çözmeden Güney Afrika’dan dönmeyecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c8b7131-4981-4d3d-a216-b89c557e371e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Daha Sahneye Çıkmayacağım</image:title>
            <image:caption>Minik trompetin hayatında değişimler oluyordu. Bildiği, tanıdığı, huzurlu olduğu düzen bir anda kaybolmuştu. Keman ve kontrbas ile çok mutlu bir yaşamı varken neden her şey bir anda böyle karman çorman olmuştu? Yoksa onun suçu muydu? Eskisi gibi gülüp eğlenebilecek miydi? Müziğin uyumunu tekrar duyabilecek miydi? 
Minik trompetin macerasında, köklü değişikliklerin çocukların iç dünyasında yarattığı üzüntü, öfke gibi duyguları anlarken ‘müziğin ahenkli bütünlüğünün hep var olacağını bulacaksınız.’ “Nasıl Anlatsam?” kitapları, çocuklarla konuşulması zor konularda klinik psikolog danışmanlığıyla kalem alınmış öykülerdir. Asla Bir Daha Sahneye Çıkmayacağım, değişimlerle başa çıkmada yol göstermek amacıyla yazılmıştır. Kitabın arkasında çeşitli oyun önerileri ve ebeveyn rehberi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103518</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b55b9f-6415-43d5-b285-6017d1f744fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavram Ve Sayı Aktiviteleri</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz, kavramları öğrenme, kendi bedenini tanıma, dünyayı algılama, sosyalleşme gibi kazanımları eğitici kitaplar ve iletişim ile kazanır. 24 aylık bir bebek dünyayı duyu yoluyla, taklitlerle ve gördüklerini yaparak öğrenir. Çocuklara kavram öğretmenin amacı, yaşadıkları ortamı daha kolay tanımalarını sağlamaktır. Bu kavramlar öğretilirken kolaydan karmaşığa bir sıralama takip edilmeli ve öğretilen kavramlar kafa karışıklığına yer vermeden, herkes tarafından aynı anlamda algılanıyor olmalıdır. Aynı şekilde sayı öğretimi de yaşa göre basitten karmaşığa bir yol izlemelidir. Sayı kavramının gelişimi ile sayma becerisinin kazanılması tamamen birbirine bağlıdır. Sayma becerisi, sayı isimlerini sıralama bilgisini de gerektirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103519</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c147f37-e84f-499f-9f8e-2a1202249f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi Türkiye?</image:title>
            <image:caption>Sevgili Emre Cemil Ayvalı, Türkiye’nin hem siyasi hem de entelektüel birikimine değerli katkılar sunan yeni bir eserle karşımızda. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği yeni siyasal ilişki biçimini ele aldığı bu kitap, siyaset bilimciler, akademiya ve basın camiası için bir referans ve başucu kitabı olmaya aday. 
Mehmet Acet 
 
Titizlikle hazırlanmış bu çalışmada Emre Cemil Ayvalı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hem teorik hem pratik yönleriyle ele alıyor. Kitap, Türkiye modelinin kendine has özelliklerini, %50+1 uygulamasının mantığını, siyasi partilerin buna mukabil dönüşüm ve arayışlarını başarıyla aktarıyor. Bir çırpıda ve zevkle okuyabileceğiniz kitap, Türkiye siyasetine dair birçok temel soruyu net bir biçimde cevaplamanıza katkı sunacaktır. Güçlü bir kalem, berrak bir zekâ… 
Hasan Basri Yalçın 
  Genç yazar ve siyasetçi Emre Cemil Ayvalı kitabında, ayrıntılı bir biçimde Türkiye’nin ucube parlamenter sistem yolculuğunu ve AK Parti’nin onun yerine inşa ettiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kurma mücadelesini anlatıyor. Dünyadaki hükümet sistemlerini ve “Türkiye’de neden Cumhurbaşkanlığı Hükümet 
Sistemi’ne gerek duyuldu ve neden buna alelacele Güçlendirilmiş (Uydurulmuş) Parlamenter Sistem alternatifi çıkartıldı?” sorusunun cevabını merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. 
Mahmut Övür 
 
Emre Cemil Ayvalı kitabında, Türk siyasetinin son dönemdeki en popüler konusu olan sistem tartışmalarına farklı ve özgün bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Kitap, siyaset kurumunu âdeta esir alan kısır sistem tartışmalarına verilmiş esaslı bir yanıt niteliğinde. “Parlamenter Sistem mi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mi?” sorusuna kafa yoran herkesin okuması gereken bir kaynak kitap. 
Zafer Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f63eced6-1c07-41fb-ac6e-d5f3c880018c.jpg</image:loc>
            <image:title>Durup Düşününce</image:title>
            <image:caption>Durup Düşününce Kısa Özet
Modern hayatın insanı bir koşturma içine hapsettiği bu çağda, kendini bilmek, varlığımızı eşref-i mahlûkat olarak sürdürebilmek için bir zarurettir.
 
Bülent Turan; şehirden tarihe, siyasetten kültür sanata birçok mesele üzerine zihin kazıları yapıyor. Okuru, bizi biz yapan değerler üzerindeki örtüleri kaldırmaya ve hatırlamaya davet ediyor.
 
Durup Düşününce, devletin milletinden milletin devletine uzanan bir fikir yolculuğu; dünyayı, Türkiye’yi ve insanı okuma çabasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103521</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3f6ef1-59ea-4623-b28b-68e3072dee70.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Çağ Tarihi</image:title>
            <image:caption>MS 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun çöküşünden sonra Avrupa’daki güçler dengesi ve kültürel yapı hızla değişti. Karanlık Çağ yaklaşık altı asır devam eden ilginç bir dönemdi ve bu süre zarfında Avrupa halen bunun ne olduğunu ve Roma’nın çöküşünü takip eden kaostan nasıl çıkacağını düşünüyordu. 
Ünlü İngiliz askeri tarihçi Charles Oman Bizans İmparatorluğunun iç ve dış mücadeleleri, Emevilerin İspanya’ya egemen olması, Lombardların İtalya’yı fethi, Şarlman’ın iktidar yılları, Vikingler ve modern Avrupa’nın ortaya çıkışına etkide bulunan daha birçok önemli olayı son derece ayrıntılı bir şekilde okurlara sunuyor. 
MS 477 yazında kendisine halen Roma Senatosu adını veren yozlaşmış bir grup Konstantinopolis’in ve Doğu İmparatorluğunun yöneticisi İmparator Zeno’nun huzuruna çıktı. Ona Batı ordusunun patriciOrestes’i öldürdüğünü ve Orestes’in oğlu –çocuk imparator– Romulus’u da tahtından indirdiğini bildirdiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d08d7565-e049-4ab7-b9ca-2946dd3bd6a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Nefise</image:title>
            <image:caption>Kendini seçmek cesaret ister... 
 
“Farklı olmak özümde vardı. Öğretilmiş kalıpları, ailemin ve çevremin bana biçtiği rolü daha on iki yaşındayken reddederek kendi geleceğimi planlayacak kadar yaşadığım ortamın ötesindeydim. 
 
Fakirliği ve cahilliği asla bir kader olarak görmedim. Hayatın yorduklarından değil, hayatı yoranlardan olmayı seçtim. Her düştüğümde daha güçlü bir şekilde ayağa kalktım. 
 
Güzelliğin akılla birleştiğinde çok daha güçlü bir silah olduğunu ve bunu nasıl kullanabileceğimi çok erken yaşta öğrendim. 
 
Hayattaki en büyük mücadelemi kadınlığım ve anneliğim arasında verdim. Bedelini çocuklarımın ödediği bu ağır vicdani mücadele sonucu ‘Ben Nefise’ diyebildim. 
 
Altmışımda, yarı yaşımda bir erkeğe âşık olup yeni bir hayat kuracak kadar özgür, yetmiş yaşımda çocuklarım ve tüm günahlarımla yüzleşebilecek kadar da cesur oldum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103523</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c6859f-34ba-42a3-b4b2-0acc2493ebf9.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Sakinlik Buldum</image:title>
            <image:caption>Kendimi bildiğim kadarım. 
Bazen kocaman, bazen ufacık, bazen derin, bazen sığ. 
Vaktim, sadece denemeye yetecekmiş gibi. 
Kişiliği olmayan ruhun yolu hep kestirme. 
 
Yolda olduğu her an, soru sormaya hazır ve kendini öğrendiklerinin ötesinde görmeye meraklıdır insan. 
Doğası sakinliktir. 
Zihin tarafından uyuşturulmadığı müddetçe, kendinin peşinde koşar. 
En çok içini merak eder, en çok kendisiyle haşır neşir olur. 
 
Doğu mistisizmi ve Batı psikolojisi birleştiğinde, sorular “Ben kimim?” etrafında toplanır. 
Kim olduğu pek mühim olduğu için değil; dikkatini, çevresinde olup bitenlerden alıp merkezine toplayabilmek için sorar. 
İçten içe, sıkışmışlığını yatıştırmak ister. 
Sıkışmışlık; geçmişteki katı, tek doğrulu, ödünç alınmış bilgiler yüzünden oluştuysa, çare, sakinliği yeniden öğrenmektir. 
Kendini izleyerek, düzenleyerek, merak ederek yeniden öğrenmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103524</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f674e7fc-ddf5-42cd-af51-9626693029b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Gösterişli</image:title>
            <image:caption>Küçük Bayan Gösterişli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103525</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9ba303f-5afc-4168-854f-92a02c77f2d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Bir Kalp</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın çok satan yazarı Stephanie Garber’dan Caraval serisinin sihirli evreninde geçen lanetli bir aşk masalı 
 
Evangeline Fox babasının antika dükkânında, sonsuz mutluluk vaat eden peri masallarıyla ve kalbi atmayan, öldürücü öpücüğüyle meşhur Kupa Prensi gibi efsanelerle büyümüştü. Günlerden bir gün, hayatının aşkının başka biriyle evlenmek üzere olduğunu öğrendiğinde, çareyi Kupa Prensi’nden yardım dilemekte buldu. 
 
Prens ondan üç öpücük istedi… Ve olaylar gelişti… 
 
Sonsuza dek mutlu olmak için neleri feda edersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d313432-82aa-47a2-b5dc-78c3f05493a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öpücüklere Dikkat Et</image:title>
            <image:caption>Kıllı, devasa bir canavar. 
Hep morali bozuk ve hırlıyor. 
Ufak yumaklar, ondan hep korkup kaçıyorlar. 
Kıllı’nın morali bozuldukça, daha da yalnız kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/417cf970-6a83-4b9f-81e6-a22d0d6502cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Golbez Ve Çaa Prensi İle Rüzgarın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Umutlar! 
Ya gerçekleşecekse? 
Bizi korumak için gecikiyorsa? 
Ve yakınsa gerçekleşmesi! 
Hazır mıyız? 
Kendini bulma yolunda, 
Sorumluluklarını küçümseme! 
Görevlerini yapmaya devam et! 
Zamanı geldiğinde 
Bir de bakmışsın; 
Gökyüzüne teşekkürle gülümsüyorsun! 
Yolunda ilerlerken destek mi gerekli? 
Okudukça netleşir yollar! 
Bu kitap; 
Desteklerinden biri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94267669-e7fb-42a4-a5b1-ef0fd320efe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncelleme</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın yaşadığı en eski ve uzun devir olan Taş Devrinden belleğimizde kalan duygular ve düşünceler bugün bizi nasıl etkiliyor? Kitapta yer alan beş öykü ile, kırk bin yıl önce kurtların evcilleştirilmesi, on bin yıl önce yaban kedisinin evcilleştirilmesi, günümüzdeki insan-hayvan ilişkileri ve gelecekte yapay zekanın yapabilecekleri anlatılıyor. Öyküler birbirinden bağımsız olsa da birbirinin devamı niteliğinde. Taş Devrinden bu yana teknoloji gelişse de insanların dürtüleri, güdüleri ve davranışları değişmemiş. Geçmişimiz, bir ön izleme gibi, bugün olanların ve yarın olacakların temelini dünden oluşturmuş. 
Vahşet dolu geçmişinden kaynaklanan korkular, şüpheler, endişeler, insanı, ötekileştirdiği canlılara karşı daima temkinli, sıklıkla şüpheci, ve bazen de şiddetli olmaya yöneltiyor. İnsanın bencilliği, benmerkezciliği ve faydacılığı etik değerlerin önüne geçmiş; insan kendi çıkarları için başka insanların ve canlıların yaşam haklarını hiçe saymış. Medeniyet apartmanı, yanlış temeller üzerine, eksik malzemelerle inşa edilmiş ve hafif bir sarsıntıda yıkılmaya mahkum. Nüfusu artan ve kaynakları kıtlaşan dünyada, giderek daha mahvedici silahlarıyla insan eski insandan daha mı zorba olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7397fdf4-f117-4de1-88a4-73a9acd7707a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sohbeti Rahman Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Okumaya doyamayacağınız, her okuduğunuzda başka başka 
  şeyler öğreneceğiniz muhteşem bir eser. Bu güzel eserin 
  gönüllere şifa, arafta kalan kulların hidayetine vesile, 
  sözle “Elhamdülillah Müslüman’ım.” Deyip, yaşantısıyla 
  İslam’la alakası olmayan gafletteki kulların uyanması 
  için bir başlangıç, Aşkın Yolculuğuna talip olup 
  dervişlik rütbesini takınmak isteyenlere de 
  rehber olmasını  Allah’tan niyaz ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f5590a5-d4c6-40cc-b8bc-51f7e86a036b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Külleri</image:title>
            <image:caption>Kader kendinden yana ben ise mahkûmum daracık zamana. 
Nerede o mazim, nerede geçmişim, hasretim ben bir dermana. 
Güvenme hiç insanoğluna ne yapsa ona göre herşey yeridir. Unutma ki karanlıkta yürürken , gölgen bile seninle değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103531</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee52c6d2-7a35-4462-a064-7997b361edab.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Yalanlar</image:title>
            <image:caption>Global Yalanlar aslında ülkemizin yerelden evrensele son çeyrek yüzyılını anlatan yazılar dizgisidir. İçinde yerelde siyasi yapılar, bombalı kaoslu seçimler, kavgalar, karambolleri bol olan ve Sovyetlerin çözülüşüyle zincirlerinden boşalan emperyalist barbarlığın Yeni Dünya Düzeni adı altında Dünyayı yeniden dizayn atma amacıyla bir yandan Baltıklar, Adriyatik Çin Hindi’ne uzanan emperyalist kuşatma harekatı diğer yandan bölgemiz Kuzey Afrika, Ortadoğu, Kafkaslar, BOP gibi sonradan GOP (Büyük veya Genişletilmiş Ortadoğu Projesi) olarak genişletilen saldırıları Rusya, Çin seddine ulaşan hesaplaşmalar, yerelde LİBOŞLAR (Liberal sol destekçiler),  FETÖ darbe tezgah karışımı projeler, SIĞINMACI adı altında ülkeyi işgale varan, demografik, mezhepsel ve etnik genişletme oyunları, dinci iç savaş naraları, kapitalist,  LİBERAL emperyal hoyratlığın bölgemize dayattığı bu KARANLIĞIN hem yerelde hemde evrenselde emperyalist hikayesidir. İçinde Balkanlar boğazlaşmasından, Venezuella hesaplaşmasına, 2001 11Eylül ABD irisi emperyalin kendine vuruş TEZGAHIYLA  Afganistan, Irak ve Suriye kan gölüne varan bir KARANLIĞIN çirkin yüzünü iki kitap halinde Global Yalanlar ve Karanlığın Dibi’ni  Tarihe Not düşen yazılarıyla okuyacaksınız..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103532</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac8a251-5537-4399-8e21-852012cd489d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gri Sistemler Teorisi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
GRİ SİSTEMLER TEORİSİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
GRİ İLİŞKİSEL ANALİZ YÖNTEMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ÇİFTÇİLERİN ÜRÜN EKİM TERCİHLERİNDE GRİ İLİŞKİSEL ANALİZ UYGULAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfd9c902-d883-401c-bdaf-14cbc81bf033.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yöneticilerinde Liderlik ve Yönetim</image:title>
            <image:caption>1. LİDERLİK 
1.1. Liderliğin tarihçesi 
1.2. Liderlik kavramı 
1.3. Liderlik modelleri/tipleri 
1.4. Liderliğin etki (güç) kaynakları 
1.5. Liderlik fonksiyonları 
1.6. Liderlik teorileri 
1.7. Liderlik ve yöneticilik 
1.8. Spor yöneticiliği ve liderlik 
1.9. Başarılı liderliğin temel özellikleri, 
 
2. YÖNETİM 
2.1. Yönetim kavramı 
2.2. Yönetim düşüncesinin tarihsel gelişimi 
2.3. Yönetim fonksiyonları 
2.4. Yönetici kavramı 
2.5. Yönetici rolleri 
2.6. Yönetim tarzları ve 
2.7. Spor yönetimi 
2.8. Türkiye’de Spor Yönetiminde İnovasyon Çalışmaları 
2.9. Liderlik ve Spor Yönetimi ile İlgili Yapılan Çalışmalar 
 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
4. BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/986f8338-2a53-422d-badd-6db4ce464b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şeyim Yok Anne, Ben İyiyim</image:title>
            <image:caption>“Ne yapıyorsun anne?” diye sordu Mahmut. “Araştırıyorum.” “Neyi araştırıyorsun?” “Buzdolabında ne var ne yok, onu araştırıyorum.” Bu sırada, tak tuk sesler çıktı, bir şeyler düştü annesinin kafasına, Mahmut koştu. Buzdolabının dondurucusunu tıka basa dolduruyordu annesi, kemikli etlerle, kıymayla, daha önceden hazırlayıp poşetlere koyduğu köftelerle; semizotu, hoşaflık vişne, maya ve başka birçok şeyle daha. Mahmut ve annesi, Memnun Memurlar Sitesi’ndeki evlerinde yaşıyorlar. Mahmut ellilerinde, hassas ve ince ruhlu bir adam. Annesi Aysel Teyze’nin yaşı seksen ama pire gibi, gözden kaçırmaya gelmez; parkta banka oturunca ayakları havada kalıyor... Sonra hastalık çıkıyor, kara bir bulut gibi çöküyor üzerlerine. Annesi gittikçe uzaklaşıyor, geride kalan boşlukta, şiddetli bir hüzün fırtınası esmeye başlıyor. Gerçeklerden kaçıyor Mahmut, başka bir dünyaya sığınıyor, tıpkı Don Kişot gibi... Hüseyin Kıyar, Bir Şeyim Yok Anne, Ben İyiyim’de bir adamın annesine duyduğu sevgiyle dolup taşan iç dünyasına götürüyor bizi. Hüzünlü ama kahkahası bol bir anne-oğul hikâyesi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672185a4-a3d9-4eb1-989d-915163c04b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Der Prozess</image:title>
            <image:caption>“Jemand mußte Josef K. verleumdet haben, denn ohne daß er etwas Böses getan hätte, wurde er eines Morgens verhaftet. Die Köchin der Frau Grubach, seiner Zimmervermieterin, die ihm jeden Tag gegen acht Uhr früh das Frühstück brachte, kam diesmal nicht. Das war noch niemals geschehen. K. wartete noch ein Weilchen, sah von seinem Kopfkissen aus die alte Frau, die ihm gegenüber wohnte und die ihn mit einer an ihr ganz ungewöhnlichen Neugierde beobachtete, dann aber, gleichzeitig befremdet und hungrig, läutete er.” 
Franz Kafka&apos;s zeitloses Werk 
Der Prozess in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafa26a0-81b3-4634-87f9-1903e522ee1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Die Leiden des jungen Werthers</image:title>
            <image:caption>Die Leiden des jungen Werthers 
Johann Wolfgang von Goethe 
 
“Am 4. Mai 1771 
Wie froh bin ich, daß ich weg bin! Bester Freund, was ist das Herz des Menschen! Dich zu verlassen, den ich so liebe, von dem ich unzertrennlich war, und froh zu sein! Ich weiß, du verzeihst mir’s. Waren nicht meine übrigen Verbindungen recht ausgesucht vom Schicksal, um ein Herz wie das meine zu ängstigen? Die arzme Leonore!” 
Johann Wolfgang von Goethe&apos;s zeitloses Werk 
Die Leiden des jungen Werthers in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf6ac2a-0d8c-4060-b8db-d9f7240ae8d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Düşüncelerin Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Kurtuluş savaşının ardından kazandığımız özgürlüğümüz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün demokrasi adına istediği çok partili rejime geçme fikri, 1945 tarihinde çoklu partili rejime geçilmesi ile sonuçlanmıştı. Ancak bu düşünce iyimser olarak görünse de yeni kurulmuş Cumhuriyet ve Türk halkı buna hazır değildi. Türk halkının yüz yıllardır padişah baskısı ile yaşamış bir toplum olmasının dışında o dönemlerde günümüzde olduğu gibi insanların dini duygularının sömürüldüğü yıllardı. Aslında o çağlarda güçlü İmparatorlukların kralları veya padişahların tek bir sözüyle kendinden güçsüz gördüğü ülkeler işgal edip, sömürgecilik anlayışına sahipti. Osmanlı İmparatorluğu ise, bu anlayışı din adı altında yapıyordu. O çağların Anayasası maalesef buydu. Bu bağlamda Türk toplumunun özgürlük, insan hakları, eşitlik, kendi ifade etme özgürlüğü, demokrasi gibi kavramları benimsemesi kolay olmayacaktı. Bu nedenle çok partili rejime geçme fikri, Atatürk’ün en büyük yanılgısı oldu. Çünkü bu durum emperyalizmin ekmeğine yağ sürmüş olmasının dışında, kurtuluş savaşı sonrası devrimlerle inşa edilen bir cumhuriyetin ardından 1945’den sonraki dönemlerde demokrasi ve ifade özgürlükleri gibi özgürlükler faşizme ve monarşi yönetimlere adım adım teslim olmak zorunda kalıyordu.  
Evet, herkesin korktuğu bir şey olduğu söylenir. Faşistlerin en korktuğu şey ise, daima özgür iradeler olmuştur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a41b2d8-00b2-49b6-b49b-41af9870cc4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kosova Zaferi Ankara Hezimeti</image:title>
            <image:caption>Fatma Aliye Hanım Kitaplığı- 2 
Yıkılışın eşiğindeki Osmanlılar için, 
kuruluş devrinin zaferleri yarınlar için bir tesellidir. 
Kosova&apos;da, Niğbolu&apos;da elde edilen başarılar 
umut sunar onlara. 
Aradaki yenilgiler ise 
yöneticilerin tümünü eleştirmek için bir fırsat sunar. 
Büyük tarihçi Cevdet Paşa&apos;nın 
hem kızı hem de talebesi olan Fatma Aliye Hanım, 
bir devrin tablosunu kaleme alır. 
Kosova Zaferi Ankara Hezimeti, 
yazılışından bir asır sonra 
günümüz Türkçesiyle ilk kez okuyucuyla buluşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:02:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e25adefd-6fd1-42ca-8275-5428c079d06f.jpg</image:loc>
            <image:title>Saime</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un kalbinde, 
sıradan insanların sıradışı hikâyeleri... 
Sevinci, neşesi, hüznü ve kederi kendi mahsus yaşamlar. 
Küçücük omuzlarda dünyanın yükü. 
Türk edebiyatının dev ismi Recaizade Mahmut Ekrem, 
bu ilk romanında bir dönemin sosyal hayatını 
ustaca ortaya seriyor. 
Malum çevreler ahlak bekçiliği yapıp hikâyeyi yarıda kesse de elde olanı okumak bile insanın içini ısıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>