﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c6c790-a31f-4b75-b5a4-67b26d08715d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güfte</image:title>
            <image:caption>Güftesi olmayan besteler gibiydi şiir. 
Kalbin her atışı ayrı bir tını... 
Kelimeler melodi olmuştu, 
her harf bir notayı taşıdı. 
Sözden ziyade müzikti şiir. 
Şiirin dile gelmesi ehline bağlıydı. 
Güfte, Asaf Cemal Edip’in, o tek şairin 
şiirlerini topladı bir araya. 
İkinci Yeni yaşasın diye yepyeni bir soluk aldı. 
Ve güçlü bir ay gibi parladı karanlık geceye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b930db32-7602-4a4a-8ce2-7c5fed5d0f78.jpg</image:loc>
            <image:title>Frakfurt Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Haşim Bütün Eserleri - 1 
Ahmet Haşim, Türk şiirinde sembolizmin sembol ismi. 
Ancak yazdıkları, şiirlerle sınırlı değil. 
Şiirden öte bir üslupla insana ve hayata dair 
pek çok noktaya dokunan bir dil üstadı. 
Frankfurt Seyahatnamesi ise 
yazarın yaptığı geziden zihninde kalan izler. 
İzdüşümü ise sayfalara aldığı notlar. 
Günümüz Türkçesiyle, 
her zamanki güzelliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ed8d95-1f72-481c-937e-5b3abba01543.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sevgi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Rasim Bütün Eserleri - 1 
Yazdığı roman ve hikâyelerle 
yeni bir dünyanın temsilcisi olan Ahmet Rasim, 
kaleme aldığı ilk novellayla okur karşısında. 
İlk Sevgi, aşk ve entrika arasında salınan bir hikâye. 
Yalnızlığı, acısı, hüsranı, ihaneti ve ölümü bol bir öykü. 
Kadınlar adına, kadınların sesi olmak için yazılmış. 
Şimdi, günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e459e1e1-c5f3-48bc-aff4-ba40db6f9306.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronolojik Olarak 250 Türk Büyüğü</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Dolayısıyla zengin bir tarihi birikimi bulunmaktadır. Tarihi birikim içerisinde devlet adamları, bilim adamları, kültür adamları, şairler, yazarlar, sayılamayacak kadar çoktur. Onların her biri ayrı ayrı insanlığa hizmet etmişler, kalıcı eserler bırakmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün Türkün ataları ile ilgili çok önemli bir sözü vardır: “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır”. Türk tarihini iyi bilmek ve Türk çocuklarına tanıtmak herkesin görevidir ve Atatürk’ün belirttiği gibi çok önemlidir. Kalender Erol Kaya, Türk’ün atalarını iyi tanıtabilmek için uzun yıllar çalışarak 250 Türk büyüğünü belirlemiş; onların hayatlarını, başarılarını, insanlığa katkılarını özene kaleme almıştır. Bu çalışma ile ortaya Türkün ataları ile ilgili toplu bir kaynak çıkmıştır. Böylece Atatürk’ün gösterdiği hedefe ulaşmak için de önemli bir yol kat etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692469c2-f7bf-4d6e-9fb6-40d273de7510.jpg</image:loc>
            <image:title>1 GB Adalet</image:title>
            <image:caption>ADALET, BÜYÜME VE OLGUNLAŞMA, BİLİM VE TEKNOLOJİ, ETİK DEĞERLER, MÜCADELE

Adaletin gücü &apos;&apos;gigabaytlarla&apos;&apos; ölçülemez!

Ödüllü yazar Dilge Güney&apos;in kaleminden çıkan 1 GB Adalet, okurları çetrefilli bir bisiklet hırsızlığı davasının görüldüğü kalabalık bir duruşma salonuna davet ediyor; biri insan, diğeri ise insandan ayırt edilmesi imkânsız bir robot olan iki şüpheliyle baş başa bırakıyor. 

Gelişen yapay zekâ teknolojilerinin gölgesinde giderek karmaşıklaşan insan-robot ilişkilerini farklı perspektiflerden ele alan roman, gerçekle kurmaca arasında gidip gelen satırlarının arasında geleceğin dünyasına dair önemli varsayımlarda bulunuyor. 

Kitap, insan ve &apos;&apos;çocuk&apos;&apos; hakları özelinde ceza ve adalet sistemi konusunda okuru derin sorgulamalara itiyor. Ayrıca sınıfsal farklılıklara bağlı olarak ortaya çıkan sosyal adaletsizlik ve hak ihlalleri gibi konulara temas etmeyi de ihmal etmiyor.  

Distopik bir gelecekte, keskin hatlarla iki parçaya bölünmüş koskoca bir şehir: Güvenli sayılabilecek &apos;&apos;yeşil&apos;&apos; bölge ve kaderine terk edilmiş &apos;&apos;turuncu&apos;&apos; bölge. Bir uçta turuncu çizgilerin sınırında yaşam mücadelesi veren Ethem; öteki uçta ise Meto adında, reklam faaliyetleri için üretilmiş sosyal medya fenomeni bir robot. Ve şimdi, normal koşullarda ancak rüyalarda bir araya gelebilecek bu iki &apos;&apos;çocuk&apos;&apos; olağandışı bir hırsızlık davasının sanıkları olarak karşımızda!

Büyük yankı uyandıran böylesi bir davada yargı, tarafsızlığını koruyabilecek mi? Adaletin &apos;&apos;gigabaytlarla&apos;&apos; ölçüldüğü bir toplumsal düzende kim suçlanacak, kim aklanacak? 

Gençleri suça sürükleyen faktörler üzerine düşündüren 1 GB Adalet, çocukların yargılanması ve cezalandırılması gibi konularda hem sağduyulu hem de gerçekçi bir anlatı sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5bcad64-18ef-4c7e-9353-fc0371b70528.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Ekonomi</image:title>
            <image:caption>“Belirtmeye çalıştığım şey tek bir finansal nesnenin mali değerinin bir tacir, satış sorumlusu, arka ofis çalışanı, risk yönetimi uzmanı, muhasebeci ya da avukat tarafından farklı bağlamlarda değerlendirilebileceği ve bu bağlamların her daim birbiriyle uyumlu olmadığıdır. Bu durum organizasyonda bir hata olduğunun, bankanın değerleme hakkında tek bir prensip belirlemekte başarısız olduğunun bir kanıtı mıdır? Durum pek öyle değil...” 
 
Performans göstergeleri, değerleme formülleri, tüketici testleri, hisseler ya da finansal sözleşmeler gibi şeyler dışsal bir gerçekliği mi temsil ederler? Yoksa işaret ettikleri şeyi performatif bir biçimde oluştururlar mı? 
Yapay Ekonomi, ekonomik gerçekliği sürekli tasvir edilen bir gerçeklik olarak kabul ediyor ve bu süreci pragmatist bir bakış açısıyla ele alıyor. Kitap, ekonomide bir “şey”in nasıl meydana çıkarıldığına dair süreci keşfetmek için okuyucusunu bir seri farklı ampirik alanda –kamu yönetiminden borsaya, yatırım bankalarından pazarlamacılığa ve işletme fakültelerine– bir gezintiye çıkartıyor. Ekonomik nesnelerin tasvirinin aslında ekonomik nesneleri ürettiğini ve bir ekonomik eylemin simülakrumunun, bir gerçekleşme formu olduğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca neyin ekonomik olup olmayacağının tartışmaya tabi olduğunu ve ekonomik gerçekliği sürekli tasvir ederek şekillendirmenin, uygulamalı bir sınavla yüzleşmek demek olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34bbf93a-ba38-497f-aefd-ef53010c461d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasret Treni</image:title>
            <image:caption>Bu dünyada bir gün ölüm gelir başına 
İsmin yazılır, tarih atılır kabir taşına 
Vadesi yetenin bakmaz Azrail yaşına 
Toprak seni de dünyada koymaz, alır kardeş 
Sen gidersin, eserlerin kalır kardeş, kalır kardeş. 
Bu dünyaya gelenler gitti durmadı, durmadı 
Toprak aldı aldığını vermedi, aldığını vermedi 
Ahirete herkes gitmeden burada azığını alır kardeş 
Sen gitsen de eserlerin kalır kardeş, kalır kardeş. 
Bu dünyada biz yolcuyuz, yolun da sonu var kardeş 
Kiminin villası var, kiminin de hanı var kardeş 
Bu vücutta kalp var, et kemik var, canı da var kardeş 
Şu dünyadan gitmeden ahiret için de çalış kardeş 
Bu toprak bir gün seni de alır kardeş 
Sen gitsen de eserlerin kalır kardeş, kalır kardeş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba8b637d-8109-4bbb-80c6-3be264521136.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyur Veda</image:title>
            <image:caption>Yaşadığın dünya en güzel dünyan mıdır? 
En güzel rüyalar, en güzel tercihlerin sonucu mudur? 
Yüzlerce farklı olasılığın, binlerce tercihin sonuçlarını doğuran milyonlarca evren arasında izin verir misin en güzel rüyanın kâbus olmasına? Farklı bir evrendeki olasılığa mı bırakırsın mutluluğu? Yoksa en güzel rüyanın kâbusu, senin iyileşmiş hâlin midir çocuk? 
Unutma çocuk, unutma! En güzel rüyanı kâbusa çevireni. 
Sen de en tatlı uykularından uyandır onları, 
Herkese ve her şeye inat “Barış dile, sevgi dile, umut dile”, 
En güzeli de, içinde yaşayacağın bir dünya için, özgürlük dile çocuk, özgürlük. 
Dr. Melisa İrem Kara 
 
Kelebek olmak istiyorsak kozalağımızı kendimiz yırtmalıyız. Başkası yırtarsa ölürüz. 
1971&apos;de Denizlerin,1972&apos;de Tokat Olaylarının,1977&apos;de Taksim İşçi Bayramı&apos;nın,1978&apos;de Maraş Olaylarının ve son olarak 1993&apos;te Madımak Olayının kozalağını burjuvazi ve emperyal güçler yırttı. Sen yine de kavgan onurlu olsun istiyorsan ringine çıkmalısın çünkü sana kim vuracak görürsün... 
Hüzün bir kelebek olsun gözlerinizde. 
Beşler Kara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d84fba1b-a9a2-4867-9ae3-3714024bac1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Ötesindeki Şehir</image:title>
            <image:caption>2022 yılının yaz mevsiminde Türkiye’de başlatılan bir proje ile ülkedeki başarılı öğrenciler yurtdışına gönderilir. Proje, Covid-19’un dünyaya getirmiş olduğu yeni normali aşmak ve eski normale dönmek amacıyla gençleri sosyalleştirmek için gerçekleştirilir. 
Dünyanın çeşitli ülkelerine gitmeye hak kazanan öğrencilerden birisi, Rusya ve Japonya sahalarına yollanır. Bir kısmı trenle yapılan bu yolculuk sırasında her şey iyi gitmektedir, ta ki son bir ana kadar. 
Sibirya’daki tren yolculuğunda öğrencilerin hepsi son durağa varır, biri hariç. Kaybolduğu sırada zamanda yolculuk yapan bir genç, onu gizleyen eski bir Sovyet askeri, uzaktaki soğuk Pasifik kıyıları, bilinmezliğin içerisindeki macera, yaşanan bir aşk ve hayatta kalma mücadelesi… 
Genç, günümüze dönmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e026464-3b50-425e-9ce2-443ae8bab76f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlantik Çözülürken</image:title>
            <image:caption>Dünya hızla değişiyor. Güç dengesi ekonomik, politik, diplomatik düzlemde batıdan doğuya,
Atlantik’ten Pasifik ve Avrasya’ya kayıyor. Bu değişim ülkelerin dış politikasına, ittifak ilişkilerine
olduğu kadar, ittifakların da yapılarına, önceliklerine, hedeflerine, tehdit tanımlarına,
tehdit algılarına da yansıyor elbette. Sonuçta ihtiyaçlar değişince, ittifaklar da değişiyor ve

her ittifak karşısında bir başka ittifak doğuyor.

Bu değişim, ABD’yi ve öncülük ettiği Atlantik ittifakını, NATO’yu hırpalıyor öncelikle. ABD
emperyalizminin işgal ve saldırı aygıtı olan NATO, her ne kadar Ukrayna – Rusya Savaşı’nı da
fırsat bilip, İsveç ve Finlandiya’yı bünyesine katmak için önemli adımlar atsa da, NATO’nun beyin
ölümünün gerçekleştiğini, bizzat ittifakın kurucularından olan Fransa’nın cumhurbaşkanı

Emmanuel Macron söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd38ce3-dd87-4215-be41-b86cbbaaffa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalar Savaşı</image:title>
            <image:caption>İngiltere&apos;nin Leatherhead kasabasında bir gece gökyüzünden dünyaya silindir biçimli kapsüller düşer. Bu kapsüllerin içinden üç ayaklı devasa savaş makineleriyle korkunç görünümlü Marslılar ortaya çıkar. Dünya’ya neden geldikleri hakkında hiçbir bilgi bulunmayan bu dev uzaylılar, yüksek teknolojili silahlarıyla insanlara saldırarak Dünya’yı istila etmeye başlar. 
 
Zaman Makinesi, Doktor Moreau’nun Adası gibi değerli eserleri dünya edebiyatına kazandıran H.G. Wells, düşünce tarzı ve kurguları ile zamanının ötesinde, bilimkurgu türünün öncüsü olan yazarlardan biridir. Dünyalar Savaşı ise türünün en önemli eserleri arasında gösterilmeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba0405d-7e54-4260-8f08-9d47f8c83738.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidardan Sefalete Trablusgarp&apos;a Osmanlı Müdahalesi Sonrası Karamanlı Hanedanı 1835-1924</image:title>
            <image:caption>İktidardan Sefalete Trablusgarp&apos;a Osmanlı Müdahalesi Sonrası Karamanlı Hanedanı 1835-1924</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353dc118-dd4b-4713-8dd9-d4394d0721f4.jpg</image:loc>
            <image:title>RÖNESANS Şan &amp; Gitar</image:title>
            <image:caption>RÖNESANS Şan &amp; Gitar
Tanıım Metni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b4e68f3-e6e6-4e2d-899f-a16cd8cfe8c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal Ampirizm Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Felsefenin iki büyük kampı olan rasyonalizm ile ampirizmin deneyim ve bilginin konumuna dair kavgası, düşünce sahnesinde kapanmış bir geçmişin silik bir anısı gibi görülür. Oysa bugün dahi, beşeri bilimler pratiğinin sahasından teorisine, doğa bilimlerinin deneylerinden büyük kozmolojik iddialara kadar her alanda, ‘‘deneyim’’, ‘‘bilgi’’, ‘‘özne’’, ‘‘nesne’’, ‘‘gerçeklik’’, ‘‘doğruluk’’ gibi terimlerin müphemkullanımıyla sıklıkla karşılaşılır. 
Bu kitapta William James, rasyonalizm ve ampirizm arasındaki kadim tartışmada salt ampirizmden taraf olmakla kalmıyor, ayrıca iki kampın deneyime dair ortak bir yanlış kavrayıştan hareketle konumlarını inşa ettiklerini göstererek yeni ve ‘‘radikal’’ bir ampirizm geliştiriyor. Hem psikoloji pratiğinden gelen birikimini hem de bir yazar olarak polemikçi üslubunu ustalıkla kullandığı bu müdahalesinde James, öne sürdüğü ‘‘saf deneyim’’ ilkesinden hareketle bir yandan bütün bir felsefi sahneyi yeniden biçimlendirmeye girişiyor, diğer yandan da kurucusu olduğu radikal ampirizm ile diğer ekoller arasında (pragmatizm, Bergsonculuk, hümaniizm) yeni bağlar kurmaya çalışıyor. 
Bugün de felsefeye, bilime, sanata ve politikaya dair akıl yürütmelere musallat olan gerçek problemleri, yetkin bir filozof ve keskin bir yazarın derin kavrayışıyla sunan bu kitap, bütün güncelliğiyle keşfedilmeyi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5de12d-2f92-40d3-93ca-0301dd142f30.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Adalya Kitabı</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Hiç şüphesiz ki Antalya, Dünyanın en güzel yeridir,” dediği Antalya âdeta, “yeryüzündeki cennet” hüviyetine bürünmüş nadide bir Akdeniz kentidir. 
 
Adalya, köklü bir tarihe sahiptir ve bir liman kenti olarak kurulduğu günden itibaren önemini hiç kaybetmemiştir. Kadim zamanlarda pek çok medeniyeti sinesinde barındıran Adalya, konumunun da etkisiyle birçok farklı kültürü bünyesinde bir araya getirerek kucaklamıştır. 
Kentin erken tarihinde bütün kabileler diyarı/ırklar ülkesi olarak tanınan Pamfilya bölgesi, uzak diyarlara seferler yapan deniz ticaretinin ve kuruluşundan itibaren bir deniz üssü olmanın da etkisiyle kozmopolit bir deniz kenti olarak tanınmıştır. Bizans devrinde önemli bir deniz theması olan Adalya, Selçuklu devrinde Alanya ile birlikte kışlık başkent olmuştur. Adalya şehir hayatında Selçuklu devrinin etkilerini bugün halen açık biçimde görebiliriz. 
Akdeniz’in incisi, Anadolu medeniyetinin beşiği, yeşilin maviyle denizin gökyüzüyle buluştuğu, güneşin ışıltısını, meltemin ılık ve narin esintisini, turunçgillerin tüm tonlarını görüp hissedebileceğimiz, tarihî yapıları ve geçmişle gelecek arasında bir köprü kurması ile tarihî bir hüviyete bürünen Adalya, Mustafa Oral’ın kaleminden okuyucularıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fa4d721-92f3-4dc9-a14c-f4410eb5b0ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirlerle Aşk</image:title>
            <image:caption>FIRTINAYA DÖNÜŞTÜ AŞKIMIZ 
 
Bir gönül yarası sardı benliğimi, ağ gibi, 
Fırtınaya dönüştü bu aşk, incitti kalbimi, 
Yerleşti yüreğime yeniden kasırgalar, 
Aşk limanımı dövüyor, bak bu asi duygular. 
 
Kırık bir sandalda, okyanusta gibiyim, 
Yine ben sahipsizim, yine kimsesizim, 
Su alırken aşk kayığım, bilerek derinden, 
Kurtuluşum yok benim, bu yaralı sevgiden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a08b0c-89a5-41f0-89b4-d3fae3883db8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşancık Benjamin&apos;in Masalı</image:title>
            <image:caption>“Peter,” dedi Küçük Benjamin fısıltıyla, “kıyafetlerini kim aldı?” Peter cevapladı: “Bay Çiftçioğlu’nun bahçesindeki korkuluk.” Sonra bahçede nasıl kovalandığını, ayakkabılarını ve ceketini nasıl düşürdüğünü anlattı. Bay Çiftçioğlu’nun bahçesine bakmaya başladılar. Peter’in ceketi ve ayakkabıları, korkuluğun üzerinde açıkça görülüyordu, Küçük Benjamin “Kapının altından geçersek kıyafetlerimiz kirlenir; armut ağacından aşağı inerek içeri girmek en doğrusu,” dedi. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3a53e4-87bf-4c4b-ac8a-5c265d0376e6.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını / Şerife Bacı</image:title>
            <image:caption>İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını Şerife Bacı adlı romanın Şerife Bacı’nın şahsında Türk kadınının kahramanlığını destansı bir anlatımla ebedîleştirmesi Türk tarihi ve edebiyatı için önemli bir adım olmuştur. Bu bağlamda Şerife Bacı’nın destansı kahramanlığının anlatıldığı bu romanın, Türk milletinin her bir ferdi tarafından okunmasının gerekliliğini vurgulamak kaçınılmazdır. 
Murat BAŞESGİOĞLU 
 
“... O sırada oda kapısının önünde ayakta bekleyen Şerife atıldı: 
‘Ben gelirim Muhtar Emmi, ben gelirim. Hem bizim öküzlerin huyunu benden daha iyi bilen olmaz. Sürer götürürüm. Madem bize ihtiyaç var, madem asker cephede mermi bekler, madem vatan kurtulacak, elbet gelirim. Muhtar Emmi, madem yavrular vatansız kalmayacak, madem biz canımızdan, namusumuzdan emin olacağız, elbet gelirim.’ ” 
İşte Türk kadınının fıtratını yansıtan cümleler böyle dökülmüştü Şerife’nin dudaklarından... 
Her alanda değer üreten Türk kadını savaşlarda da kahramanca mücadele etmiştir. Bu mücadele sürecinde bizzat savaşlara katılmanın yanında, cephe gerisinde hastanelerde hasta bakıcı ve hemşire olarak, fabrika ve atölyelerde mermi ve cephane üreterek, cephedeki askerlere mermi taşıyarak, askerlerin dikim ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılayarak önemli görevler ifa etmişlerdir. Türk kadınlarının düşmana karşı savaştığı ve efsaneleştiği dönemlerden biri de Millî Mücadele dönemidir. 
İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını Şerife Bacı da işte bu mücadelenin genç bir kadının ruhunda uyandırdığı destansı bir kahramanlığın sonraki kuşaklara miras kalan değerli hatırasının bir romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43de701-a280-4e1d-b888-54725aa0a6a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Jemima Patırdak&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Jemima Patırdak geçmişte yumurtalarını saklayıp kuluçkaya yatmaya çalışmıştı. Ama onları her zaman buldular ve alıp götürdüler. Jemima Patırdak oldukça çaresiz kaldı. Bu yüzden çiftlikten uzak bir yerde yuva yapmaya karar verdi. Güzel bir bahar öğleninde, tepeye doğru giden yük arabası yolu boyunca yürümeye başladı. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b94dc2-7b73-42c1-b0f9-745b7c3c9e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Zencefil ve Turşu&apos;nun Masalı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar bir kasaba dükkânı vardı. Dükkânın adı Zencefil ve Turşu’ydu. Oyuncak bebekler için çok uygun küçük bir dükkândı. Lucinda ve Jane Bebek-aşçı alışverişlerini her zaman Zencefil ve Turşu’dan yaparlardı. İçerideki tezgâh tavşanlar için ideal bir boydaydı. Zencefil ve Turşu, üç kuruşa kırmızı puantiyeli yaka mendilleri satıyordu. Ayrıca şeker, tütün ve takunya da satıyorlardı. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236216e2-b4d7-4dd1-9471-438b3faa51f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Peter&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar dört küçük tavşan vardı ve isimleri Zıpzıp, Paspas, Pamuklu ve Peter’di. Kocaman köknar ağacının köklerinin altındaki kum tepeciğinde anneleriyle birlikte yaşarlardı. “Hadi bakalım yavrularım,” dedi bir sabah yaşlı Bayan Tavşan “tarlalarda oynayabilir ya da patikalardan geçebilirsiniz. Ama sakın Bay Çiftçioğlu’nun bahçesine girmeyin, olur mu yavrularım? Babanız orada bir kaza geçirdi ve Bay Çiftçioğlu onu bir turtanın içine koydu.” Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f0470cd-8c29-4b40-b8a4-709528ecf1c2.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kötü Farenin Masalı</image:title>
            <image:caption>Tom Parmak ve Hunka Munka gördükleri manzara karşısında sevinç çığlıkları attılar! Masanın üzeri o kadar güzel yemeklerle doluydu ki! Bakır kaşıklar, kurşun çatal bıçaklar ve iki bebek sandalyesi. Ne kadar da güzel! Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca2aee6-e54a-469b-b425-fe46df4b6d08.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Neyi Neden Yapar-2</image:title>
            <image:caption>Sıradan gibi gelen çocuk davranışlarının birçoğu onun duygu dünyasından izler taşır yetişkine...
Kimi zaman kardeşini iterken...
Kimi zaman köşede bir yerde sessizce oynarken...
Kimi zaman huysuzca her söylenene itiraz ederken...
Bazen şımarıp bazen yılışırken...
Bazen yemek yiyip bazen yemezken...
Bazen ödevlerini yapıp bazen yapmazken...
Aslında bir mesajı vardır yetişkine çocuğun. Çocuk davranışlarını okuyabilen ebeveynler, çocukların verdiği mesajları doğru anlarken bir taraftan da birlikte yaşamanın keyfini sürerler. Mesajları doğru okuyamayan ebeveynler ise çocuğuyla sürekli bir çatışma, tartışma ve huzursuzluk içinde bulurlar kendilerini.
Adem Güneş, sıradan gibi görünen birçok çocuk davranışının hangi anlamlar içerdiğini ebeveynlerle paylaşarak çocuk davranışları anlamada çaresiz kalan anne babalara pratik bir bilgi kaynağı sunuyor. Çocukların davranışlarının nedenlerini ve çözüm önerilerini yalın ve anlaşılır bir dille anlatıp çözüm önerileri veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f44ac53-6788-47f9-b4bc-dc53c50e1a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Yumuk&apos;un Masalı</image:title>
            <image:caption>Fare, Bayan Yumuk’la dalga geçtiği için, her ne kadar ayıp olsa bile, Bayan Yumuk da fareyle dalga geçmeye karar verdi. Bayan Yumuk, fareyi toz bezine bağlayıp bir top gibi fırlattı. Ama toz bezindeki deliği unutmuştu. Bezi çözdüğünde fareden hiç iz yoktu. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f33fdb8-6c28-4855-9a7b-a22943a983e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Parıl Pak&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Lucie “Sen de kimsin?” dedi.  “Cep mendillerimi gördün mü?” Minik hanım reverans yaptı. “Ah, evet eğer lütfederseniz benim adım Bayan Parıl Pak. Ah, evet eğer lütfederseniz ben harika bir paklayıcıyım.” Hemen kıyafet sepetinden bir şey aldı ve ütü masasına serdi.
Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir.
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d94de77-0ec4-4eee-b0f1-ad6be3c8ac1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Balıkçı Jeremy&apos;nin Masalı</image:title>
            <image:caption>Bu sırada Bay Jeremy kederli bir halde sandalın kenarında yaralı parmaklarını emerek ve suya dikkatle bakarak oturuyordu. Çok daha kötü bir şey oldu. Eğer Bay Jeremy yağmurluk giymemiş olsaydı çok korkunç bir şey gerçekleşecekti. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir. 
Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c4455e1-9741-4bb4-a04e-f56278fc6dc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökbilimsel</image:title>
            <image:caption>Samanyolu’nun yaklaşık 200 milyar güneş barındırdığını biliyor muydunuz? Peki ya Jüpiter’de bir günün yalnızca 10 saat sürdüğünü? Mars’ta gökyüzünün gündüzleri pembeyken gün batımıyla maviye döndüğünü, Neptün’deyse atmosfer koşullarının elmastan yapılma minik dolu taneleri oluşturduğunu?
Uzay, bir insanın inceleyebileceği en büyük, en eski, en sıcak, en soğuk, en tuhaf yapı. O halde bilimin en şaşırtıcı gerçeklerinin astrofizik ve kozmolojiye ait olması, insanlığın da bu esrarengiz yapıyı keşfetme çabası pek şaşırtıcı değil. 
Elementsel ve Parçacıksal’ın yazarı Tim James, Gökbilimsel’de evrenin uçsuz bucaksız sularına dalıyor ve uzaylılardan ötegezegenlere, beyaz deliklerden karanlık maddeye, kuasarlardan kuark yıldızlarına karşılaşabileceğimiz en büyük gizemlere ışık tutmak üzere kolları sıvıyor. Hem astronomi tarihçesini ve konuya ilişkin en güncel gelişmeleri detaylarıyla anlatıyor, hem de Düz Dünya dahil kamuoyunu meşgul eden tartışmalara kendine özgü mizahi üslubuyla parmak basıyor.
 
“James, karmaşık kavramları basitleştirmek için en temele iniyor. Uzayın devasalığını kolaylıkla anlaşılır hap bilgilere dönüştürerek evrenin tuhaflığını en hayranlık uyandırıcı şekilde gözler önüne seriyor.” –Foreword
“Önceki kitabı Elementsel’de olduğu gibi didaktiklikten uzak ama bilgilendirici bir tavır benimseyen Tim James, bizi uzay biliminin ışık yıllarında, Büyük Patlama’dan UFO’lara uzanan eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.” –Andrew Crumey
“Bilimin sıkıcı ve yavan olması gerektiğini kim söyledi? Tim James olmadığı kesin!” –The New York Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef73e0c-1a56-460e-9bec-94283f15bfa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpzıp Tavşancıkların Masalı</image:title>
            <image:caption>Küçük tavşanlar, adeta bir çimen yağmurunun altında mışıl mışıl uyurken tatlı tatlı gülümsediler. Ama marullar çok uyku getirdiği için uyanamadılar. Anneleri Zıpzıp’ın, onları saman yatağa yatırdığını hayal ettiler. Bay Çiftçioğlu çuvalını boşalttıktan sonra aşağı baktı. Biçilmiş çimlerin arasından fırlayan tuhaf, küçük kahverengi kulakları gördü. Bir süre kulakları izledi. O anda bir sinek, kulaklardan birine kondu, kulak kımıldadı. Küçük çocukların dürüstlüğün, basit zevklerin tadını çıkarabilmesine en ufak bir katkım olabildiyse, iyi bir şey yapmışım demektir.
 Beatrix Potter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80307fac-1951-439b-b8c1-2d1b31c95a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Ağacı Sana Benzer</image:title>
            <image:caption>Bir yanında geçmişten gelen düşmanların tehlikesi, bir yanında aşkın en çetrefil hali: Ensar...
Baharının en güzel günlerinde gönlünü kaptırdığı sevdasına koyu gölgeler düşen Rüveyda...
İki dost aile: Ortaklıklar, kayıplar, yalnızlıklar ama günün sonunda birbirinin yarasını aşk ve imanla saran insanlar...
Mutlu bir gelecek için gönülleri titreyen Ensar ve Rüveyda vuslata eremeden ayrı düşerler. İkisinin de geçmişinde gizlenen sırlar ve karanlık yüzler, bu buluşmanın önünde engeldir. Vuslat makamına ulaşmak ve geçmişin gölgelerini geride bırakmak için aşkın ve imanın gücüne sığınmaktan başka çareleri yoktur...
Yüz binlerce okuru tarafından beğeniyle takip edilen Ahmed Günbay Yıldız&apos;dan, aşkın gerçek manasına dair sürükleyici ve hayatını inandığı değerlerden ayrı yaşayanları özüne döndürebilecek kuvvette bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c46501-9ece-4d28-a49f-fd7c61e7587e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karar Ver, Planla, Harekete Geç</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı besleneceğinize dair kendinize defalarca söz verdikten sonra kendinizi kocaman bir dilim çikolatalı pasta yerken buluyor ya da daha planlı çalışacağınızı söyledikten sonra yine sınavdan bir gün önce sabahlıyor olabilirsiniz. İtiraf edelim: Siz de bu durumlardan mutsuzsunuz ve değişmeyi diliyorsunuz. Peki gelecekteki versiyonunuza dair hayaller kurmak bile size iyi geliyorken değişime karar vermek ve bunu sürdürmek neden bu kadar zor?
Dünya değişiyor, beklentiler artıyor ve bu hıza uyum sağlamak gitgide zorlaşıyor. Akıllı cihazlar bile çağın gerisinde kalmamak için güncellenirken, büyük değişimler karşısında aynı kalmanız pek mümkün olmasa gerek. Elinizde tuttuğunuz kitap, okullarda öğretilmeyen ama hayatınızı düzene koymak için ihtiyacınız olan bilgileri içeriyor ve doğru karar vermekten etkili düşünmeye, değişim yollarından sürdürülebilir sistemler kurmaya kadar pek çok süreci adım adım işliyor. Bireysel gelişimin ve başarının formülünden ziyade sürece odaklanarak davranışları değiştirmenin uzun vadedeki faydalarına odaklanıyor.
Ayça Karaman’dan Karar Ver, Planla, Harekete Geç durmadan değişen dünyada işleyen ve sürdürülebilir bir düzen kurabilmek için ihtiyacınız olan bilgileri yöntemler ve alıştırmalarla pekiştiren interaktif bir yaşam rehberi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58a6109-00df-42b0-9e87-8f23ddd867e3.jpg</image:loc>
            <image:title>6-7 Eylül 1955 Olayları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, ne nesnellikten koparak duygusal ya da milliyetçi bir refleksle olayları mecrasından farklı bir yere taşımayı ne de akıntıya kendini kaptırarak Türk devlet geleneğine saldırmayı bir marifet sayar. 6-7 Eylül Olayları&apos;nın gerçekleştiği dönemde Trabzon Milletvekili Mahmut Goloğlu’nun özel arşivinden kuvvetle beslenen elinizdeki çalışma, mevcut literatürde kullanılmayan arşiv belgelerini ve gazete koleksiyonlarını zengin bir kaynakçayla sentezleyerek yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Bunu yaparken olguları ön plana çıkartarak okuyucuyu yönlendirmeden zihin berraklığıyla kendi bakış açısını oluşturmasını sağlamayı amaçlar ve takdiri onlara bırakıyor.
1950’lerin ortalarından itibaren Türk-Yunan ilişkilerini germeye başlayan Kıbrıs Meselesi, Türk kamuoyu tarafından sahiplenilmiş, hükûmeti de dikkatli bir tutum takınmaya itmişti. 6-7 Eylül 1955 Olayları ve akabinde yaşanan trajedi ise ilişkileri bambaşka bir noktaya taşımıştı. Demokrat Parti hükûmetleri yaşananların sancılarını çekmiş, Türkiye’nin uluslararası arenada bozulan imajını düzeltme mücadelesi ise hep sürmüştü. 6-7 Eylül Olayları, 27 Mayıs 1960 Darbesi’nden sonra Yassıada mahkemelerinde ciddi bir gündem teşkil etmişti.
Türk milletinin iki bin yıldır ayakta tuttuğu devlet geleneğinin yara aldığı 6-7 Eylül Olayları salt psikolojik etkenlerle açıklanabilir mi? Olaylar hükûmetin tertibi miydi? Hükûmetin sorumluluğu komünistlere yüklemesi ne kadar doğruydu? Olaylarda dış servis, popüler söylemle “derin yapı” bağlantısı var mıydı? Yoksa yaşananlar doğal bir sürecin parçası mıydı? Olaylar iktidar, muhalefet ve azınlıklar üzerinde ne gibi etkiler bıraktı? Prof. Dr. Uğur Üçüncü ve Prof. Dr. Hikmet Öksüz’ün kaleme aldığı 6-7 Eylül Olayları: Yakın Tarihin Sis Perdesi, olaylarla ilgili tüm sorulara cevap arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09159b06-a8d8-40eb-af59-27600b7ee4e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Volkanı Patlamadan</image:title>
            <image:caption>“Halkın çehresine bakıyorum. Herkes neşe içinde. Hani ya harp tehlikesi vardı?.. Hiç kimse korkuyu aklına bile getirmiyor. Herkes gülüyor, şakalaşıyor, şarkı söylüyor, ıslık çalıyor.”
Cemil Süleyman’ın Bükreş ziyaretinden
 
Yıl 1939... Avrupa’nın ve dolayısıyla dünyanın da kaderini değiştiren II. Dünya Savaşı’nın hemen öncesi... Fecr-i Âti topluluğunun en etkili isimlerinden Cemil Süleyman, Almanya’ya sipariş edilen yolcu gemilerini almak üzere gönderilen mürettebatta doktor olarak görevlendirilir. Bu vesileyle kısa süreli bir Avrupa seyahatine çıkar ve notlar almaya başlar. Ancak kaleme aldığı seyahat notlarındaki edebî dil, keskin zekâ ve güçlü gözlem yeteneği Cemil Süleyman’ın eserini sıradan bir gezi günlüğü olmaktan çıkarır. Nihayet II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa’nın nabzını tutan, okuması müthiş keyifli bir seyahatname meydana gelir.
Cemil Süleyman’ın bindiği tren bizi önce Romanya’ya götürür; yazar Romanya halkının ufukta beliren savaşa karşı kayıtsızlığına hayret eder. Bir sonraki durağı Polonya’da ise Danzig Meselesi’nden dolayı Polonya halkının savaş ihtimalini çoktan göze aldığını ve bu uğurda canını vermeye hazır olduğunu gözlemler. Yolculuğun geri kalanına gemiyle devam eden Cemil Süleyman, ziyaret ettiği ülkeler arasında savaş havasını belki de en yoğun şekilde Almanya’da hisseder: Friedrichstraze’den sert adımlarla geçerek gösteri yapan askerler, top ve cephane dolu yüzlerce vagonun sevkiyatı, gıda fiyatlarında görülen kayda değer artış, yiyecek kıtlığı, nihayetinde Yahudi vatandaşlara ardı ardına getirilen yasaklar… Avrupa’daki son durağı olan Hollanda’da ise hava donanmasının tatbikatına rast gelir.
Başlamak üzere olan II. Dünya Savaşı’nın bütün kıtaya sirayet eden havasını teneffüs eden Cemil Süleyman, kıymetli ve gerçekçi gözlemlerini tecrübelerinin imbiğinden geçirerek dönemin Avrupa’sını gözler önüne serer. Patlamak üzere olan Avrupa volkanı üzerinde bir seyahate; bütün kıtaya yayılan gerilime, tedirginliğe ve teyakkuz hâline şahit olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ab5ff77-3a11-4b6a-8f0d-749e58c3732d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıca Paşa Ve Umur Bey Vakfı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti ile neredeyse yaşıt bir aile olan Sarıca Ailesi, soyunu günümüze kadar devam ettiren köklü bir Türk ailesidir. Ailenin ilk mensupları (Sarimüddin Sarıca Paşa, Umur Bey, Ali Bey ve Mehmed Çelebi) devletin kuruluş dönemi ve imparatorluğa dönüşüm sürecinde önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Bu başarılı hizmetlerini takdir eden devrin padişahları aileye çok sayıda mülk temlik etmişlerdir. Aile; devletin bağışladığı bu mülklerin neredeyse tamamına yakınını vakfederek, asırlar boyu sürecek şekilde tekrar halkın hizmetine sunmuştur.  Hem devlete hem de topluma yaptıkları bu hizmetlerinden dolayı Sarıca Ailesini “İmparatorluğun kurucu ailelerinden biri” olarak nitelemek, abartılı bir tanımlama olmayacaktır. 
Osmanlı İmparatorluğu’nun en eski vakıflarından biri olan Sarıca Paşa ve Umur Bey Vakfı, beş asra yakın toplum yararına hizmet etmiştir.  Vakfın son üç asrına aile içi mücadeleler damgasını vurmuştur. Anlaşmazlıkların sık sık yargıya taşınması vakfın işleyişini olumsuz etkilemişse de Aile tarihinin aydınlatılmasına katkı sağlamıştır. Mahkeme kayıtlarına geçen belgeler, Vakfın yöneticilerinden hareketle Sarıca Ailesinin yaklaşık beş buçuk asırlık soyağacını tespit etmemize imkân sunmaktadır. 
Bir gazi komutan vakfı olan Sarıca Paşa ve Umur Bey Vakfı, tarihî süreçte zaman zaman kötü yönetilmiş olmasına rağmen kurucusunun arzuladığı gibi günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Bu kitapta, arşiv belgeleri ışığında aile içi rekabetin odağında yer alan bir vakfın ilginç hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feaf80b1-1357-4cf3-9dfa-bb9be4693ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin Ahlaki Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Yavuz Sultan Selim’in kardeşi ve II. Bâyezid’in oğlu olan Şehzade Korkud, yönetici ailenin yöneticiliği tercih etmeyen âlim bir üyesi, Hanefî bir çevrede kendi iradesiyle Şâfiîliği seçmiş bir fakih, dedesi Fatih’in siyasi, hukuki ve ilmî faaliyetleri sayesinde büyük bir imparatorluk hâline gelen güçlü ve önü açık bir siyasi teşekkül içerisinde yapılanları kıyasıya eleştiren bir hükümdar adayıdır. Yöneticilikten affını istemesine ve idareden uzak olduğunu defalarca söylemesine rağmen Korkud’un, ömrü boyunca siyasetten de ilimden de kop(a)mayan bir sima olduğunu görülmektedir. Ayrıca Osmanlı Hanedanı’ndan eser telif eden tek âlim olarak dikkat çeken bir isimdir.
Siyasetin Ahlâkî Eleştirisi adıyla yayınladığımız, orijinal adı Da‘vetü’n-Nefsi’t-Tâliha ile’l-A‘mâli’s-Sâliha  olan Şehzade Korkud’un bu eseri, onun siyasetle alakalı düşüncelerini içerir. Korkud, babasına hitaben yazdığı bu çalışmasını farklı alanlara ait pek çok eserden istifadeyle hazırlamıştır. Şeriat ile örfün birbiriyle uyuşmazlığını, yöneticilik sorumluluğuyla takvalı bir İslami yaşayışı birlikte götürmenin imkânsızlığını savunan Korkud, bu gibi sebeplerle yöneticilikten kendi isteğiyle feragat ettiğini ileri sürmektedir.
Daha önce orijinali basılmamış olduğu gibi yazıldığı Arapçanın dışında başka bir dile de ilk defa çevrilen bu eser hem kronolojik bakımdan en erken hem de kapsam ve hacim itibarıyla şeriat-örf ilişkisi konusunda Osmanlı sistemine yönelik en etraflı eleştirileri içeren en önemli siyasetnamelerdendir. Musa Sancak’ın yaptığı daha çok edisyon kritik niteliği taşıyan bu tercüme ve Asım Cüneyd Köksal ile Musa Sancak’ın birlikte kaleme aldığı giriş bölümüyle siyaset kitaplığımıza çok önemli bir kaynak eseri kazandırmış bulunmaktayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce0c30f-8413-4b36-a8ff-d4aa44a4cc50.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufiyim Halk İçinde: Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Bu güzide kitap Yunus Emre’yi nereden ve nasıl okumalıyım sorusunu soranların cevap bulacağı nitelikte bir eser. Yunus, yaşadığı dönemde türlü olumsuzluklar, savaşlar, yoksulluklar ile adeta kuruyan ve çoraklaşan Anadolu toprağını, neredeyse her biri bir ilahiye dönüşmüş irfan ve hikmet dolu sade ve yalın şiirleri ile sulamış, yeniden yeşertmiştir. Kendinden sonra gelmiş pek çok şaire örnek olmuş olan Yunus Emre, dilindeki sade ve saf Türkçe ile asırlarca canlılığını muhafaza edebilmiştir. Sözü samimiyetle söyleyebilmek, insana, doğaya, hayvana, bitkiye aşkla bakabilmek, her niyetin altına sevgiyi özenle yerleştirebilmek yüce bir gönle sahip olmakla mümkün olur. &quot;Âşık dilin bilmeyen yâ delüdir yâ dehrî/Ben kuş dilin bilürem söyler Süleymân bana&quot; beytiyle kendi dilini kuş dili; yani aşk dili olarak tanımlamıştır. Prof. Dr. Bilal Kemikli, bu hikmete giden yolda bizlere kendi güzel sunumuyla bir yoldaşlık teklif ediyor. Issız bir çölde suya susamış gönüllerin arayıp da bulamadığı bir derya olan Yunus Emre’yi tanıtıcı bu kapsamlı bir kitap, Yunus’u merak edenler için eşsiz bir kılavuz. Bu gönül insanının hayatını daha iyi tanımak, onu anlamak, onun gibi düşünebilmek için keyifle okunacak bir eser &quot;Sufiyim Halk İçinde…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f742a07-71d8-41d5-957a-6b4ccd2392c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nils ve Olağanüstü Maceraları</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü usta bir yazarın kaleminden
yaban hayatın güzelliklerine olağanüstü bir yolculuk!
 
Etkileyici bir dostluk ve dönüşüm hikâyesi…
 
Nils Holgersson, küçük bir çiftlikte ailesi ile birlikte yaşayan, haylaz, yaramaz, tembel ve bencil bir çocuktu. Ta ki bir gün bir elf olarak uyanana kadar…
 
Nils bu büyüden kurtulmak için çiftlikteki evcil kaz Martin’le birlikte yaban kazları sürüsüne katılır.
Ülkenin bir ucundan diğer ucuna göç edecekleri bu olağanüstü yolculukta Nils, inanılmaz maceralar yaşar, hayvanların gizemli yaşamlarına tanık olur ve ilginç insanlar tanır.
 
Yaşayacağı heyecan dolu bu serüven, aynı zamanda içsel bir yolculuk olacak ve onu bambaşka birine dönüştürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c5949bf-4190-491a-8f40-c691ad7b33ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel De İnanma - Ezber Bozan Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Halil İnancık, “Ben tarihte Osmanlı kadar yanlış anlatılan ve yanlış anlaşılan başka bir devlet görmedim.” demiştir. Osmanlı tarihiyle ilgili son 40-50 yılda yapılan araştırmalar, yeni bilgi, belge ve bulgular birçok bilginin değişmesini sağlamıştır. Buna rağmen bazı ezberler bozulamamıştır. Bu kitabımızda birçok sorunun cevabını yetkin kaynakların ışığında arıyoruz. İşte onlardan bazıları:


*Kayı boyunun lideri Süleyman Şah mı? Gündüz Alp mi?
*Ulubatlı Hasan efsane mi yoksa gerçek bir karakter mi?
*Fatih Sultan Mehmet zehirlendi mi?
*Yavuz Sultan Selim “Ben de köleyim.” diyerek küpe taktı mı?
*Kanuni Sultan Süleyman Fransa’da dansı yasakladı mı?
*Hezârfen Ahmet Çelebi gerçekten uçtu mu?

Bunlar ve çok daha fazlasıyla “Gel De İnanma-Ezber Bozan Osmanlı Tarihi” Eğlenceli Tarih’in akıcı, sürükleyici, şaşırtıcı ve esprili üslubuyla sizi tarihî ezberleri bozmaya davet ediyor. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a3e4d8b-ba79-4a1e-a7e9-66d63c3b8c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatmayı Çok Düşündüm</image:title>
            <image:caption>Ailesiyle birlikte Paris&apos;ten Türkiye&apos;ye taşınan Lina ve okulda tanıştığı Asya’nın ortak yönü, hikâyelerinin Paris&apos;te kesişiyor olmasıdır. Asya henüz küçükken annesi ve babası ayrılır ve hiç hatırlamadığı babası Paris&apos;te yaşamaya başlar. Lina&apos;nın ise kimseyle paylaşamadığı, yaşantısını etkileyen sırrı Paris sokaklarında gizlidir. 

İki dost okulun düzenlediği Paris gezisine katılarak hayatlarını derinden etkileyen bu şehirde kendi hazin hikâyelerinin devamını getirmek isterler. Paris’e giderek Asya babasını bulabilecek mi? Lina herkesten sakladığı olay için adalet arayışına düşecek mi? 

Dostluğun cesaret ve dayanışmaya olan etkisini gösteren bu roman, korkuya yenik düşmeden birlikte ses çıkarmanın gücünü hatırlatıyor. 

“Seine Nehri ne kadar güzel akıyor,” dedi. “Dalgaları kıyıyı nazikçe okşar gibi ve yönünü ileriye çevirmiş. Büyük bir okyanusa döküleceğini biliyor. Orada deniz suyuyla birleşince güçlenip daha da mutlu olacak. Bir de onun önüne bir set çektiklerini düşün. Su setin önünde birikir ve eğer başka bir yol bulamazsa çevresine taşar. Her yer su altında kalır değil mi? İşte benim içindeki duygu da buna benziyor Asya. Ancak bu işi çözersem hayatın içine bu nehir gibi tasasızca akabilirim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4003d6-1876-4641-a646-44c1df64dc0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Maceraları 5. Kitap - Kayıp Prenses</image:title>
            <image:caption>Deniz Kızı Maceraları 5. Kitap 
Kayıp Prenses 
Denizin altında pırıl pırıl parıldayan maceralar! 
Sedef bir prenses olduğunu öğrendi. Evet, gerçek bir prenses. Neptün Akademisi öğrencileri bunu konuşmaya başladılar. Herkes onunla arkadaş olmak istiyordu. Ancak Sedef, bundan sonra nasıl davranması gerektiğini bilmiyordu. 
Okulu bırakıp kraliyet ailesinin yanına mı taşınmalıydı? 
Işıltılı bir taç takmalı mıydı? 
Ona gösterilen ilgiden rahatsız olan Sedef, 
prenses olarak kalıp eski hayatına geri dönebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b7ffad-1f8d-487b-9c71-79da95282c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Maceraları 4. Kitap - Derinlerdeki Tehlike!</image:title>
            <image:caption>Deniz Kızı Maceraları 4. Kitap 
Derinlerdeki Tehlike! 
 
Denizin altında pırıl pırıl parıldayan maceralar! 
Neptün şehrinde büyük beyaz köpek balığı görüldü. 
Bu haber, Neptün Akademisi&apos;ne dalga dalga yayıldı, öğrenciler arasında korku ve paniğe yol açtı. İnci, büyükannesinin hediye ettiği kolyeyi kaybetti ve bunun için Duru&apos;yu suçlamaya başladı. Duru&apos;nun yatağı olan katil balina iskeleti ise oda arkadaşı Damla&apos;yı rahatsız ediyordu. 
İnci, çok sevdiği kolyeyi bulabilecek mi? 
Duru suçlamalardan kurtulabilecek mi? 
Daha da önemlisi, büyük beyaz köpek balığı, Neptün Akademisi&apos;ne saldıracak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee1cdafd-3842-4f26-93b0-21a7f55ea753.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankı Dağı</image:title>
            <image:caption>Büyük Buhran, sahip oldukları neredeyse her şeyi alınca, Ellie ve ailesi
kasabadaki evlerini terk etmek ve yakınlardaki Yankı Dağı&apos;nın balta
girmemiş ormanlarında yeni bir hayat inşa etmek zorunda kalır.
Elle, dağdaki yeni yaşamında doğada olmanın kendisine kattığı hoş
bir özgürlük hissiyle dolar. Ancak çok geçmeden bu his babasının
talihsiz bir kaza sonucu komaya girmesiyle gölgede kalır, Ellie’nin
sorumlu tutulduğu bir kaza.
Babasına yardım etmeye kararlı olan Ellie, sadece &quot;otacı&quot; olduğu
bilinen bir kadının iyileştirici sırlarını aramak için dağın zirvesine
çıkmaya karar verir. Ancak otacı ve dağın hâlâ ortaya çıkmamış pek
çok hikâyesi vardır.
Newbery Onur Ödüllü yazar Lauren Wolk, ailenin üç kuşağı arasında,
hepsinin ev olarak adlandırdıkları bu dağın engebeli ve düzensiz
güzelliğine karşı çarpıcı bir dayanıklılık, mücadele ve dostluk hikâyesi
örüyor.
 
“Tarihi kurgunun en iyi hali.” –The Horn Book Dergisi
★ “Karmaşık ve son derece sevgi dolu Ellie, herhangi bir okuyucunun arkadaş olarak
sahip olmaktan gurur duyacağı bir kız. Müzikle, yavru köpeklerle ve şifayla örülmüş
Wolk’un güzel hikaye anlatımı, bu tarihi aile ve hayatta kalma hikayesini büyüleyici
bir destana dönüştürüyor.” –Booklist
★ “ Zarif katmanlı tarihsel; birbirine bağlılığın, çalışma ve öğrenmenin, kriz
zamanındaki gücün güçlü bir portresi.” –Publishers Weekly


• Kirkus - Yılın En İyi Kitabı(2020)
• Publishers Weekly - Yılın En İyi Kitabı(2020)
• HornBook - Yılın En İyi Çocuk ve Gençlik Kitapları Seçkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15a3d23-e394-4c9d-8f27-40538ae23edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamurda Açan Nilüferler</image:title>
            <image:caption>Ne kadar harap olmuş olursa olsun, her ruh kurtarılmaya değerdir… 
 
1800’lü yılların sonunda Çin’i kasıp kavuran iç ve dış savaşların getirdiği yıkımdan nasibini fazlasıyla alan gencecik Mei Lien, önce babasını sonra da çocukluğundan beri günün birinde evlenme hayalleri kurduğu nişanlısını kaybetmiştir. Zavallı, yaşlı annesiyle yapayalnız kalınca hayata tutunabilmek, özellikle de bu dünyadaki tek varlığı olan annesini hayatta tutabilmek için bir çöpçatanla anlaşma yapmayı kabul eder. Böylece ödenecek parayla hem annesini kurtarabilecek hem de Altın Dağı ismini verdikleri o uzak ama bereketli topraklarda zengin bir adamla düzgün bir evlilik yapabilecektir. Ancak annesinden yadigâr gelinliği ve el değmemiş hayalleriyle çıktığı bu yolculuk, onu gerçekleşen bir rüya yerine en kötü kâbuslarından birine götürür ve sonunda kendini bir eş değil bir köle olarak bulur. Çin Mahallesi’ndeki en karanlık yerlerden birinde açlığa, susuzluğa ve birbirinden beter işkencelere katlanırken, umut ışığının hemen yanı başında olduğundan habersizdir. 
 
İyi bir ailenin kızlarından biri olan Donaldina Cameron ise nişanının bozulmasının ardından, kafasını toparlayabilmek için öğretmenlik yapmak üzere San Francisco’daki bir kız yurduna gider. Planı kızlara bir süre dikiş nakış öğretip evine geri dönmektir fakat çok geçmeden yurdun hiç de sandığı gibi bir yer olmadığını fark eder. Yurtta kalan tüm kızların Donaldina’nın hayal edebileceğinden çok daha acı dolu hikâyeleri vardır, dahası onları bu kötü kadere sürükleyen karanlık hâlâ şehrin sokaklarında kol gezmekte ve onlar gibi yüzlerce genç kızı daha tehlikeye atmaktadır. Peki, henüz kendisi de gencecik bir kadın olan Donaldina, kalpten bağlandığı bu kızları kurtarabilmek için gelecek güzel günlerini, hatta belki de tüm hayatını feda etmeye gerçekten hazır mıdır? 
 
Tarihin tozlu sayfalarında gizli kalmış gerçek hayat hikâyelerinden esinlenilerek kaleme alınan Çamurda Açan Nilüferler, umudun ve sevginin en derin yaraları bile sarabileceğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbe2208-31c1-4c83-84d5-d6178f0d0293.jpg</image:loc>
            <image:title>Erime</image:title>
            <image:caption>Yutu ile büyükannesi karla kaplı, ücra bir köyde yaşamaktadır. Değişen iklim koşulları sebebiyle karlar ve buzlar aniden erimeye başlar ve her şey bir tehdide döner. Yutu, ava çıktığı sırada çöken bir buz yüzünden Kuzey Kutbu bozkırında mahsur kalır. Bu sırada köyde yaşayan Be de yeni okuluna uyum sağlamaya çalışmaktadır. Be&apos;nin babası, bir petrol şirketindeki yeni işine başlamıştır. Ancak işinin arka planındaki çıkarlar bilinmemektedir. Bu iki çocuğun hayatları gizemli bir olaydan sonra kesişir ve önlerindeki bu iklim sorunuyla başa çıkmaya çalışırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af79041c-2f46-4827-846e-a7fc12b29c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hayvan</image:title>
            <image:caption>“Klasik bir çalışma modern çağa taşınmış ve sonuç hem tam zamanında hem de zamanın ötesinde olmuş. Bilgelik, çağdaş bilim, kişisel öyküler ve zorluklarla ulaşılmış gerçekleri ustaca ören Sosyal Hayvan sosyal psikoloji alanında yazılan gelmiş geçmiş en iyi kitap olarak kalmaya devam ediyor.” 
                                            —Daniel Gilbert, Harvard Üniversitesi, Stumbling on Happiness’in yazarı 
 
“Sosyal Hayvan’ın ilk basımını okuduğumda, içindeki görüş zenginliği bana çarpıcı gelmişti. Bu en yeni basım ve bu görüşlerin modern olaylar karşısındaki geçerliliği şimdi bana bir misli daha çarpıcı geliyor.” 
                        —Robert B. Cialdini, Influence and Pre-Suasion’un yazarı 
 
“Bu, zamanımızın iki büyük düşünürü tarafından yazılmış, en önemli sosyal bilim kitaplarından biri –ve psikolog olmama büyük ölçüde vesile olmuş bir eser.” 
     —Adam Grant, Pennsylvania Üniversitesi, Give and Take, Originals ve Sheryl Sandberg ile Option B’nin yazarı 
 
“Bu konu hakkındaki favori kitabım –ve bir sosyal psikoloji profesörünün oğluyum! Aronson sıradan insanla (ben) ve akademisyenle (babam) aynı etkili dille konuşmayı başarıyor. Temellerini akademiden almakla birlikte, Sosyal Hayvan Malcolm Gladwell ve Chuck Closterman’ın eserlerinden herhangi biriymiş gibi çağdaş ve eğlenceli bir his veriyor.” 
                                —Jesse Eisenberg, aktör ve yazar 
 
“Parlak üslubuyla bu yeni basım önceki basımların tüm zarafet ve bilgeliğine sahip, fakat ele aldığı toplumsal konular bugünün sorunları.” 
                              —Phoebe Ellsworth, Michigan Üniversitesi 
“Sosyal Hayvan, sosyal psikolojinin en saygın kurumlarından biridir. En yeni basımında, Sosyal Hayvan bilimsel metodun gücünü ve önemini sayfaların akıp gitmesini sağlayan anlatım biçimiyle birleştiren eşsiz başarısını mükemmele taşımış.” 
                                       —Eli J. Finkel, Northwestern Üniversitesi, All-or-Nothing Marriage’ın yazarı 
 
“İki önde gelen sosyal psikolog, sosyal psikoloji alanının en sürükleyici, en nefis kitabını üretti.” 
                        —Elizabeth Loftus, Kaliforniya Üniversitesi, Irvine 
 
“Her bilim dalının okurlarının hayal gücünü, bu bilimi uygulamanın heyecanını yaşatacak kadar hareketlendiren bir kitaba ihtiyacı vardır. Sosyal psikoloji için, bu kitap Sosyal Hayvan’dır. Baba Aronson 
bu kurumlaşmış kitabın arkasındaki dikkat çekici sesi geliştirmiş, oğul Aronson ise bu sesi sürdürerek kitabın kapsamını en güncel araştırmalara taşımıştır. Sosyal Hayvan, şimdi her zamankinden daha güçlü!” 
                       —Claude Steele 
“Sosyal Hayvan bir başyapıttır.” 
                            —Contemporary Psycholog 
İçindekiler;
·         Sosyal Psikoloji Nedir? 
·         Sosyal Biliş 
·         Kendini Haklı Çıkarma 
·         Konformite 
·         Kitle İletişimi, Propaganda ve İkna 
·         İnsan Saldırganlığı 
·         Önyargı 
·         Hoşlanma, Sevme ve Bağ Kurma 
·     Bir Bilim Olarak Sosyal Psikoloji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb4fe8f-4312-40cd-89a0-fec9f575103e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bamsı Beyrek Devler Ülkesi&apos;nde</image:title>
            <image:caption>Yeni diyarlar görmek için Devler Ülkesi’ne doğru yola çıkan bir grup kahramanın başına gelenlere tanık olmaya hazır mısınız? Bamsı ve arkadaşları Devlerin, Türklerin elinden çaldığı değerli taşı alabilecek mi yoksa Devler’e esir mi düşecekler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01671e12-adc3-4f69-9c8f-23eee8bf3625.jpg</image:loc>
            <image:title>Banu Çiçek Periler Diyarı&apos;nda</image:title>
            <image:caption>Banu Çiçek’in babası önemli bir sefere gider. Banu Çiçek, babasının davetini beklerken onunla ilgili Dede Korkut’tan bir haber alır. Hemen arkadaşı ve atıyla Periler Diyarı’na yola koyulur. Periler Diyarı’nda onları bekleyen acımasız bir düşman vardır. Banu Çiçek bunların üstünden gelebilecek mi? Heyecan dolu bir maceraya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91c14108-d49b-4187-ab49-31c889408974.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitirim İkili Amazon Ormanları&apos;nda</image:title>
            <image:caption>Bitirim İkili olarak bilinen kahramanlarımız Avni ile Nuri ajan olarak, KÖFTE isimli teşkilat tarafından verilen görevleri her zamanki gibi gayet ciddiye alıyorlar. Böylece “Kötülerle ve Felaketlerle Mücadele” edip iyi bir ajan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar…
Uçuk kaçık iki arkadaş, kötülerle ve felaketlerle mücadele etmek için bu kez dünyanın akciğerleri Amazonlar’da! Yine Rüstem’in peşindeler, hem de Amazon Ormanları’nda!
Bu iki deli dolu arkadaş, aksiyon ve eğlence dolu maceralarında hem Rüstem’i yakalamaya çalışacaklar hem de Amazon Ormanları’nı keşfedecekler! Heyecanın ve merak duygusunun eksik olmadığı; şaşırtan kurgusuyla okuyanları yerinden hoplatacak, gülmekten kırıp geçirecek, aksiyon dolu bir “Amazon Ormanları’nda” macerasına hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a3aeb6-57ab-4e2d-b2b3-c4e3704799c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Tanesi / Sand Korn</image:title>
            <image:caption>İnsanın varlığı etik ilkeleri ile vahşi doğası arasında sıkışmış gelgitlerle sallatıda da olsa, insan asıl benliğini bulduğunda kendisinin değersiz bir varlık olmadığını kavrar, bu olgu ego değil Özsevginin ortaya çıkışıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4bb1948-6ff6-40a9-b0b1-6296f7cdd31f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lale</image:title>
            <image:caption>Lale’nin hikayesi! Bu Lale ve Fikret’in hikayesi. Aslında Lale ve çocuklarının…  Edebi bir eser karşınızda. Yoğun olarak gerçekler ve olabilecekler romanda geçmektedir. Romanın bazı yerleri sıksa da, daha çok beğenilen paragraflar ve bölümler kendini hissettirecektir. Bu hayatta ünlü olunur mu? Ünlü olmakla iş bitiyor mu? Kimin başına neler gelebilir? Isparta’dan İstanbul’a olan bir yolculuk bu. İstanbul’da hayat zor mu? Ve can alıcı nokta; tilkinin  dönüp dolaşacağı yer gerçekten neresidir? Evet; insanın dönüp dolaşacağı yer gerçekten de kürkçü dükkanı mı? Yani insan hep aynı mı kalacak?! Kimi öyle kimi öyle değil aslında. Yanılıyor da olabilirim! Peki son durak neresidir, şu paragrafta? Paragrafın sonu değil mi!? Ya yaratılmanın sonu?.. Laleyle gülüp Laleyle ağlayacağız, bu romanda. İyi insanlar hiç yok mu, şu hayatta? Varsa da hangi sokakta?.. Not alan var mı, bu romanda?!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90727dea-78c2-4d19-9432-aa46619269e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Gençliğinin Şans Oyunlarına İlgisinin Araştırılması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ŞANS OYUNLARI İLE İLGİLENEN ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 
ÖĞRENCİLERİ ÖRNEKLEMİNİN ÖZELLİKLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ÖĞRENCİLERİN ŞANS OYUNLARINA İLGİSİ İLE İLİŞKİLİ 
OLAN FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
SIRALI LOJİSTİK REGRESYON MODELLERİ YARDIMIYLA 
ÖĞRENCİLERİN ŞANS OYUNU OYNAMA EĞİLİMİ 
ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9030624f-ee2b-4d4f-bac0-89d067b2bb5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaç Han&apos;ın Meçhul Misafiri</image:title>
            <image:caption>Boğaç Han’ın annesi amansız bir hastalığa tutulmuştur. Bir gün evlerine meçhul bir misafir gelir ve Boğaç’a annesinin hastalığına çare olabilecek bir çiçeği söyler. Boğaç Han çiçeği aramak üzere atıyla beraber Kara Dağ’a doğru yollara düşer. Yolda karşısına türlü türlü engeller, pek güçlü düşmanlar çıkar. Boğaç Han, Kara Dağ’a sağ salim varıp da annesini iyileştirecek o çiçeğe ulaşabilecek mi? Heyecan dolu bir maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec4df70-a5dc-4432-af57-2be54f1c59ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükbabamın Kocaman Denizi</image:title>
            <image:caption>Rüya, büyükbabasını ve kulübesini ziyaret etmeyi çok sever. Ne zaman büyükbabasının yanına gitse birlikte koya iner ve oyun oynarlar. Fakat büyükbabası çok yaşlanmıştır, artık bacaklarında koya inecek güç yoktur. Yeni oyun yerleri Büyükbaba’nın kulübesi olur.
Bu kulübe, her biri Büyükbaba’nın geçmişinden inanılmaz maceralara sahip olan birçok eşyayla doludur: bir korsan altını, pirinç bir teleskop, kokulu bir balık ağı… Ancak bazı anılar, saklı tutulamayacak kadar büyüktür. Rüya, Büyükbaba’nın bu anılarını hatırlamasına nasıl yardım edebilir?
Anıları paylaşmanın önemi hakkında ilham verici bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a447ab-f33e-40c6-9d96-cfed4628f418.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut İle Değerler Eğitimi Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bamsı Beyrek, Banu Çiçek, Boğaç Han... Hem çok cesurlar hem de kahramanlık yapmaya bayılıyorlar. Onların birbirinden heyecanlı maceralarını okurken Bamsı Beyrek&apos;le Kaf Dağı&apos;nı aşıp Devler Ülkesi&apos;ni gezebilir, Basat&apos;la Tepegöz&apos;ün güç yüzüğünü alabilmek için nefes kesici bir mücadeleye dahil olabilirsin. Banu Çiçek&apos;le Periler Diyarı&apos;nı keşfe çıkarken, bir anda kendini Kazan Bey&apos;in kayıp hazinesinin peşinde bulabilirsin. Boğaç Han&apos;ın çadırına gelen meçhul misafirin sırrını çözebilmek için harita ve ipuçlarından faydalanabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e73dd9-ca3f-4478-8bd0-75c2846ce968.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazan Bey&apos;in Kayıp Hazinesi</image:title>
            <image:caption>Oğuz Beylerinden Kazan Bey, oğlu Uruz’a avcılığı ve savaşçılığı öğretmek için bir sefer düzenler. Ancak aklı geride kalacak olan hazinesinde ve ailesindedir. Binlerce koyununu emanet ettiği Görklü Çoban’a hazinesi ve ailesini de emanet eder. Kazan Bey’in sefere çıktığını duyan haramiler Görklü Çoban’ın çadırını basmaya karar verir. Bakalım, Görklü Çoban Kazan Bey’in hazinesini ve ailesini koruyabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a34c454-afa6-4ec4-aafd-e37597676154.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepegöz&apos;ün Güç Yüzüğü</image:title>
            <image:caption>Eşkıya olup tüm Oğuzlara korku salan tek gözlü bir dev: Tepegöz
 
Herkesin yanına yaklaşamadığı aslanları avlamaya çıkan korkusuz bir yiğit: Basat

Basat’ın en güvendiği gücü: Cesaret
 
Senelerce kardeş gibi büyüyen bu dev ile insan arasındaki savaşı kim kazanacak dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ba8282-bf35-4c69-86db-1b94390ffc9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cırt Cırtlı Etkinlik Kitabım Çiftlikte Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Bebeğimle yeni bir güne &quot;Merhaba!&quot; diyelim.
Haydi kahvaltımızı yapalım, hazırlanıp parka çıkalım!
Sen ne dersin?
Parkta güzelce oynayalım, eğlenelim, çevremizi öğrenelim. Evimize dönüp iyice temizlenelim.
Akşam babaya kocamaaaannn bir hoş geldin deyip biraz da onunla oynayalım. 
Bak gece oldu, seninle güzel bir günü uykuya dalarak bitirelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/188506fa-c860-4ee2-89a3-ba8faa43409e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dejavu</image:title>
            <image:caption>“Öyle ya, harem kültüründen, kapalı odalardan çıkıp sokaklarda tek başına yürümeyi öğrendik biz kadınlar, diye düşündü. Üstelik de bir paşa torunu, konak kızı olarak nereden nereye... Ülkenin insanını, kenar mahalleleri, işçi sınıfını, yoksulluğu, çamuru, açlıktan ölünebileceğini, açlık yüzünden etini satan kadınları tanıdığını biliyordu artık. En az bir yıl mahkeme muhabiri olarak çalışmış, katili, hırsızı, fuhuş yapan, yapmak zorunda olan kadınları dinlemişti. Ne büyük dramlar. Çoğu sanki bir dalgınlık anına gelmiş insanlık trajedileri.” 
 
İşsiz bırakılmış bir kadın akademisyen Berlin sokaklarında Suat Derviş’in yüz yıl önceki izini sürüyor. Yabancı bir ülkede kalemiyle geçinmeye, ayakta durmaya çalışan bir yazar. O da yitirmiş midir umudunu? Yoksa, erkeklerin sen yapamazsın bakışlarına; Batı’nın, bize o büyülü Şark’ı anlat dayatmalarına aldırmadan yürüyüp gitmiş midir özgürce? Âşıkken, yoksulken, yazarken, gülerken, ağlarken yüreğine oturan, İstanbul’u ve Berlin’i, geceleri ve gündüzleri birbirinin aynısı kılan o dejavu duygusunu yaşamış mıdır? 
 
Menekşe Toprak, Suat Derviş’i günümüz kadınlarıyla bir Dejavu’da buluşturuyor. Her şey size aşina gelecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81c4b743-720a-42a4-b73c-006e4e0a699b.jpg</image:loc>
            <image:title>Balarısı</image:title>
            <image:caption>“KİM OLDUĞUNU BUL VE O HAYATI YAŞA.” 
 
Farklı bir çocuk olan on dört yaşındaki Sam Watson gece geç saatte sessizce köprüye çıkıp korkuluğa tırmanıyor. Bu sırada köprünün diğer ucunda yaşlı bir adam olan Vic de son sigarasını içiyor. İkisi birbirini fark ettiğinde, kader ağlarını örerken aralarında benzersiz bir arkadaşlık doğuyor. Sam ve Vic’in çektikleri acıların doğurduğu arkadaşlık bağı, ikisine de birbirlerinin hayatını kurtarmak gibi imkânsız bir sorumluluk yüklüyor. 
 
 
Balarısı, adi hırsızlıkların, dolandırıcılık entrikalarının, beceriksiz banka soygunlarının, cesur köpek kurtarma operasyonlarının ve muhteşem bir drag şovun dünyasına balıklamasına dalmamızı sağlarken hem yürek burkan hem de bizi hayata bağlayan bir hikâye. 
 
Craig Silvey gerçek karakterlerin ve ışıltılı kelimelerin dünyasında dolaşırken, biri umut verirken, diğerinin sözünü tutmaya çalıştığı iki insanın, tanıştıkları anda hayatlarını sonsuza kadar değiştirdiğine tanık olacak sevgi ve duygu dolu romanıyla okurlarla yeniden buluşuyor.

İzole bir kasabanın dar görüşlülüğü altında kendini yalnız hisseden, hırslı, zeki bir çocuğun gerçek kimliğini bulma savaşının ilgi çekici tarihi bir portresiyle tanışacaksınız.
The Age</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1eab2e3-3855-42a4-a56a-35887ad8ab72.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Şiir</image:title>
            <image:caption>SUÇ ŞİİR. bir okuma önerisi.
Ümit GÜÇLÜ, SUÇ ŞİİR adını verdiği okuma önerisinde, şiir tarihimize gidip, şairlerin birer suçluya dönüşmelerinin arkeolojisini sunuyor. BİR OKUMAYA KAPI ARALIYOR.
incelediği şairlerin suç ile ilişkisini açığa çıkararak, kendisine özgü bir yorum üretiyor.
SUÇ ŞİİR’de şiirin güncel durumlar karşında ne tür ironilerle hayatımızda yer kapladığı da tartışılan diğer başlıkları oluşturuyor.
BİR OKUMA ÖNERİSİ. iz sürücülük. YORUMUN KAÇINILMAZ OLARAK DEĞERLENDİRMEYE DOĞRU EVRİLDİĞİ ALANLAR. şiirin en dip noktaları. AŞIRI YORUMLAR. yaşayan ve güncel olan. ŞİİRİN EVRENSEL DÜZEYDE ALGILANIŞ BİÇİMLERİ.
Kendi yazım sürecini de suça dönüştürmeye çalışan bir yazı macerası.
DIŞLANMIŞLARIN VE YALNIZ BIRAKILANLARIN ÇIĞLIĞI
SUÇ ŞİİR
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6feb6f1f-9384-405e-abcf-99f70178521c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Aşk Yoktur</image:title>
            <image:caption>Filozoflar genelde kendi &quot;sistemlerinin&quot; bir uzantısı olarak konuşurlar aşk üzerine; ama Francis Wolff, bu kitapta, sadece aşk kavramını incelemiş, ve okur için çeşitli bileşenlerine ayırmış, çözümlemiş. Hal böyle olunca, &quot;filozof otoritesiyle&quot; aşkın ne olduğunu anlatmıyor, ama o kadar güzel çözümlüyor ki sızan ışıktan okur olarak kendi payınıza sonuçlar çıkarıyorsunuz; aşk konusunda kendinize özgü fikirler geliştiriyorsunuz. 
 
Öğretmekten ziyade düşündürmeyi hedefleyen bu kitap, Fransa&apos;da aldığı iki ödülle hem genel okurun hem uzman okurun takdirini kazandı. 
 
Liselilerin Felsefe Kitabı Ödülü (2018) 
Bristol Lumières Ödülü (2016)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6759e7ea-e653-4515-91b5-a8ad9c2cd838.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral,Savaşçı,Büyücü,Aşık</image:title>
            <image:caption>Kral, Savaşçı, Büyücü ve Aşık’ın temel izleği “erginleme”dir. Yani, bu kitap, nasıl erkek olunur üzerinedir. Moore ve Gillette’in ifadeleriyle, çağımızda cinsiyet ve kimlik karmaşalarıyla beraber bir erginleme krizi içindeyiz. Bu erginleme, ilkel kabilelerde, yetişkinlerin çocuklara hazırladığı belli ritüellerle sağlanırdı. Çoğu zaman bu ritüeller çocuk için tehlikeli ve acı verici olurdu ama nihayetinde “çocuk ölür”, erkek doğardı. Arketipik bir ihtiyaçtı bu. Peki çağdaş insan bu ritüellerin yokluğunda ne yapıyor? Ya “yalancı ritüeller”den geçiyor ama içsel olarak hiçbir zaman tam bir erginliğe geçemeksizin çocuk psikolojisini devam ettiriyor ya da bu yalancı ritüelleri bile görmeden ruh dünyasının karmaşasında kendi iç savaşının mağduru oluyor. İlkel ritüelleri geri getiremeyiz. Öyleyse ne yapmalıyız? Moore ve Gillette, çağdaş insan için aslında hiçbir zaman ortadan kaybolmamış bu arketipik ihtiyacın ancak bireysel olarak sağlanabileceğini söylüyor… ama manzara ille de korkunç olmak zorunda değil çünkü bu zaruri içe dönüşte bize yardım edebilecek olan psikoloji alanının (özellikle de Jungcu psikanalizin) bilgilerine sahibiz. Şimdi çocuk psikolojisinin unsurlarından kurtulmamız, ergin erilin arketipleriyle bağımızı yeniden kurarak ve böylelikle sağlıksız erilliğin psikolojisinden çıkarak ergin ve sağlıklı erilliğin psikolojisine geçmemiz gerekiyor; Kral’ı, Savaşçı’yı, Büyücü’yü ve Aşık’ı, yani ergin eril arketiplerini yeniden keşfetmemiz gerekiyor. “Bizimki, kolektif olmaktan çok bireysel bir kültürdür. […] Eskiden herkes tarafından az ya da çok bilinçdışı olarak paylaşılanla -örneğin, ergin eril kimlik geliştirme gibi-, bizim artık bilinçli ve bireysel olarak bağ kurmamız gerekiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3ef96a-5dde-4782-9cd6-9dd9ce484d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzmeyi Seven Ada</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın kahramanı bir ada. Denize, balıklara, kuşlara yabancı değil. Yine de, dünyanın 
Yüzmeyi Seven Ada 
görebildiğinden çok daha büyük olduğunu biliyor. Yanından gelip geçenlerden duyup dinledikleri artık ona yetmiyor. Bütün maceralar gibi onunki de biraz merak ve biraz cesaretle başlıyor. 
 
Yerinde sabit durmayan bir ada olur mu? “Olmaz” diyenlere meydan okunur mu? 
 
Gelin yüzen adanın, turnaların, gezgin ahtapotların cesaret hikâyelerine kulak verelim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bdf7f17-e3d7-4edc-96c2-eb88e73c368b.jpg</image:loc>
            <image:title>Macbeth</image:title>
            <image:caption>Uyanın! Uyanın! Felaket çanını çalın! Cinayet ve ihanet!
Glamis Beyi Macbeth savaştan zaferle dönerken üç cadı tarafından karşılanır. Onu sadece Glamis Beyi olarak değil, aynı zamanda Cawdor Beyi ve geleceğin kralı diye selamlayan cadıların bu tuhaf kehanetlerle dolu sözlerine anlam veremeyen Macbeth, kısa süre sonra Kral Duncan tarafından kendisine gerçekten de Cawdor Beyi unvanı verildiğini öğrenince, krallık tahtını arzulamaya başlar. Elbette bu arzu, beraberinde ihanet ile cinayeti de getirecek, taht sevdası muzaffer bir askerin hayatına gölge düşürecektir.
Ölümün taklitçisi bu rahat uykuyu atın üzerinizden, Gelin de ölümün kendisine bakın!
İngilizcenin en büyük yazarı William Shakespeare’in unutulmaz yapıtı Macbeth, ilk kez 1606’da sahnelendi. Yazarın en kısa tragedyası olan bu eser, ihtirasların ne denli ölümcül, iktidar arzusunun ne kadar yok edici olabileceğini anlatırken, insanın içindeki karanlığın nasıl şekillendiğini adım adım resmediyor
Mezarlarınızdan hortlak gibi yükselip ruh gibi yürüyün Bu dehşeti anlamak için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec75a752-0cc7-4c8c-b387-45394c948887.jpg</image:loc>
            <image:title>Romeo ve Juliet</image:title>
            <image:caption>Damarlarında bir soğukluk hissedeceksin, uykun gelecek. Nabzın atmayacak, bedenin soğuyacak, nefes almayacaksın. 
 
Romeo Montague ve Juliet Capulet, İtalya’nın Verona şehrindeki iki düşman ailenin çocuklarıdır. Juliet’in babası, kızının Paris’le evlenmesini ister. İkisini bir araya getirmek için büyük bir parti planlar. Romeo ve arkadaşları, partiye maskeli olarak gelirler. Romeo ile Juliet karşılaşır, birbirlerine âşık olurlar ama aşklarına izin verilmeyeceğini anlayıp gizlice evlenmeye karar verirler. Kızının gizlice Romeo’yla evlendiğinden haberi olmayan babası, o hafta içinde Juliet’in mutlaka Paris’le evlenmesi gerektiğine karar verir. Rahip Lawrence, kısa süreyle insanı ölü gibi gösteren bir iksir alması için Juliet’i ikna eder. Bu plana göre Juliet uyanınca, kimsenin haberi olmaksızın kocası Romeo’ya kavuşacaktır. 
 
Ölmüş görüneceksin. Kırk iki saat böyle kalıp Sonra, hoş bir uykudan uyanır gibi uyanacaksın. 
 
İngilizcenin en büyük yazarı William Shakespeare’in, 1590’lı yıllarda kaleme alındığı tahmin edilen ve dört yüzyıldır önemini yitirmeyen romantik tragedyası Romeo ve Juliet, aşkın alacakaranlık tabiatına dair yazılmış başyapıtlardan biri. 
 
Sonuna kadar gitmek istediğinden emin misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e8e5231-b8f1-47af-9f61-79c7e485da4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Hamlet</image:title>
            <image:caption>“Ben delirdim, hayalet göründü; sıradaki ne?”


Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai “tiyatromsu bir roman” olarak nitelendirdiği Yeni Bir Hamlet’te William Shakespeare’in talihsiz ve depresif Hamlet’ini yeniden anlatıyor. Shakespeare’in eşsiz hikâyesi ile Dazai’nin otobiyografik anlatımı birleşince ortaya trajik olduğu kadar absürt bir metin çıkıyor.


Dazai 1941’de yazdığı Yeni Bir Hamlet’te Norveç-Danimarka arasındaki savaşı aynı yıl patlak veren Amerika-Japonya savaşıyla, melankolik Hamlet’i kendisiyle ve Hamlet’in çevresindeki Gertrude ve Ophelia karakterlerini hayatındaki kadınlarla değiştiriyor. Karakterlerin yer yer dördüncü duvarı yıktığı Yeni Bir Hamlet’te Dazai birçok eserinde olduğu gibi yine kaleminin yoldan çıkmasına ket vurmadan aykırı bir eser yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50450518-46d0-498d-b2d0-88467dcc6de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzeye Giden İnce Yol</image:title>
            <image:caption>“Kuzeye yapacağım bu yolculuk ansızın belirmişti zihnimde. Bu uzun yolculuk elbette kolay olmayacaktı, saçlarımı bile kırlaştıracak bir zorluğu ve zahmeti göze almıştım. Öyle bile olsa, şimdiye kadar hep duyduğum fakat hiç gitmediğim yerleri ziyaret edip sağ salim geri dönebilmek, bir şair olarak beni çok mutlu edecekti.”   
 
Japonya’nın en büyük şairi kabul edilen haiku ustası Matsuo Başo on yedinci yüzyıldan günümüze ismini tüm dünyaya duyurdu, yazdığı binden fazla haiku onlarca dile tercüme edildi ve şiirleri Japonya’daki birçok anıt ile tarihi alanın girişinde kendine yer buldu. 


Matsuo Başo haiku yeteneği ile gezi yazılarını bir araya getirdiği Kuzeye Giden İnce Yol’u maddi dünyanın debdebesinden uzaklaşmak ve ruhani farkındalığını artırmak için Honşu’nun kuzeyine yaptığı bir dizi seyahat sırasında kaleme aldı. Birbirini kovalayan mevsimleri, yağmurun kokusunu, ayın parlaklığını ve şelalelerin sesini on yedi heceye incelikle sığdırmayı başarabilen Başo’nun eseri etrafındaki fani evreni nasıl gördüğünü anlatan özel bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be63a5c-c99c-483a-a048-112bd6ae58cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood 1: Bilgisayar Korsanlığı, Soygunlar&amp; Alevli Oklar</image:title>
            <image:caption>Bir şehir. Bir orman. Bir kahraman. 
 
Locksley gibi bir yerde hızlı çalışan bir beyniniz olmadan ve bazı kuralları çiğnemeden çok uzağa gidemezsiniz. 
 
Devasa araba fabrikaları kapatıldıktan sonra Locksley kasabası eskimiş boş evlerin, zehirli toprakların olduğu çorak bir araziye dönüşür. Bölgenin tüm gücünü elinde tutan yeraltı dünyasının patronu Guy Gisborne ve Nottingham Şerifi de kasabadaki yaşamı hiç kolaylaştırmaz. 
 
Babası bir soygunla suçlanınca, Robin ve ağabeyi Küçük John Locksley’den kaçmak zorunda kalır. Şimdi ikisinin de üç yüz kilometre boyunca uzanan, özgür ruhlar ve haydutlar için sığınak olan Sherwood Ormanı’nda hayatta kalmaları gerekmektedir. Ancak Robin hayatta kalmaktan fazlasını yapmaya kararlıdır. Marion Maid ile güçlerini birleştirip benzersiz teknik becerilerini kullanarak Gisborne ve Şerif’i alt etme planı yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5331cdf-fb8c-4551-84ac-3d365bae806b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar Kendini Seveni Sever</image:title>
            <image:caption>Fatoş Güney, Dağlar Kendini Seveni Sever ile çok yönlü bir sanatçı olan Yılmaz Güney’i ve onun kendi hayatına olan etkilerini ele alıyor. Ülkenin önemli gazete ve dergilerinde yayımlanan röportajları, kimi sataşmalara verdiği cevapları ve çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalarıyla bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor okura. 
 
Dağlar Kendini Seveni Sever aynı zamanda zorlukların içinde yaşanan bir aşkın da belgesi. Fatoş Güney için, Yılmaz Güney’in bir eş olmaktan öte yoldaş, mücadele arkadaşı ve rehber olduğunu da görüyoruz bu kitapta. Eşine az rastlanır bir sanatçının sadece hayattayken değil, aramazdan ayrıldıktan sonra da yaşadığı haksızlıklara karşı verilen mücadele, yakın tarihimiz açısından oldukça önemli. Ve bambaşka bir dayanışmanın göstergesi. 
 
Yılmaz Güney gibi dünya sinemasında adından söz ettirmiş önemli bir sanatçının, yıllarca en yakınında olan Fatoş Güney, bu kitapla bilinmeyenleri hiç çekinmeden sunuyor okura. 
 
“Ben Yılmaz ile hep mutlu oldum. Düşünüyorum, gerçekten anlatması, ifade etmesi çok zor bir şey ama en çok da mutlu olduğum günler, belki Yılmaz’ın hapiste olduğu günlerdi. Yani o demir parmaklıklar arkasındaki iletişimdi onunla aramdaki... Mektuplarla beslenen, zenginleşen, ziyaretlerle derinleşen ve o günlerin acılarıyla pekişen öyle bir ilişki... On yıl boyunca bu süreç böyle yaşandı...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e3eb69f-27a1-4dbd-9536-27d349a6d3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dorian Gray’in Portresi</image:title>
            <image:caption>İrlandalı yazar Oscar Wilde’ın 1891 tarihinde kaleme aldığı tek romanı olan Dorian Gray’in Portresi, sıra dışı kurgusu ile dünya edebiyatında derin izler bırakan bir başyapıttır.  
  Kitap, genç ve yakışıklı Dorian Gray&apos;in öyküsünü anlatır. Ressam Basil Hallward tarafından portresi yapılan bu genç adam, zamanla gençliğin ve güzelliğin yaşamdaki en değerli şeyler olduğuna inanarak kendisi yerine portresinin yaşlanmasını diler. Sonsuza dek sürecek bir gençlik karşılığında ruhundan vazgeçen Dorian Gray, insanı insan yapan değerlerden giderek uzaklaşır. İyilik ve erdem gibi duygular yerine hazzın peşinden gitmeyi tercih eden kahramanımızın yaşamı sonunda trajik bir yönde ilerlemeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3595164e-e96b-4da3-82ca-d5cd3d37cf1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekingen Gabin</image:title>
            <image:caption>İster büyük olalım ister küçük, hepimizin kalbinde çeşitli duygularla dolu kocaman bir dolap vardır. 
 
Gabin’in ailesi yeni bir şehre taşınıyor. Gabin üzgün ve yeni arkadaşlar edinip edinemeyeceği konusunda endişeli. Hissettiği utangaçlık ve çekingenlik yavaş yavaş etrafında görünmez bir duvar örüyor. Neyse ki küçük bir el, bu duvarın uçup gitmesine yetiyor. 
 
Ebeveynler için 
Klinik psikolog ve psikoterapist Louison Nielman’dan, çocukların duygularını anlayıp bu duyguları en iyi şekilde yönetmelerine yardım etmenizi sağlayacak değerli tavsiyeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9898135e-baa1-4046-95c9-1ca65aad2eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Şey Yapmama Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kendimizi mutlu etmek için hararetle çalışıyoruz. Peki neden bu kadar mutsuzuz? Neden zamanımızı anlam yerine verimlilikle ölçüyoruz? Neden biraz ara veremiyoruz?
Yüksek performans için bedenlerimizi ve zihinlerimizi daha uygun hale getirmek için sürekli yeni yollarını aramamıza rağmen, insanlar daha az yerine daha çok çalışıyor, daha akıllı değil ama daha çok yaşıyor, giderek daha yalnız ve endişeli hale geliyor. Hayatımızın her alanında mutlak en iyi için çalışıyor, doğal olarak iyi yaptığımız şeyleri görmezden geliyoruz. Görünüşe göre, dahili bir soruna harici çözümler arıyoruz: Cezalandırıcı diyetlerde, üretkenlik uygulamalarında veya en son kişisel gelişim planlarında aradığımız şeyi bulamayacağız. Yapmamız gereken, kendimize nasıl zaman ayıracağımızı öğrenmek ve gerçekten değerli olanı yeniden tanımlamak.
Headlee, tarih, nörobilim, sosyal bilimler ve paleontolojiden temel alarak, zaman kullanımı, tembellik, sıkı çalışma ve hatta nihai hedeflerimiz hakkında uzun süredir devam eden varsayımları inceliyor ve tutunduğumuz alışkanlıkların bize zarar verdiğini ortaya koyuyor. Hepimizi daha mutsuz, daha sağlıksız ve daha az üretken yapan trendi tersine çevirmenin ve gelişmemizi sağlayan bir yaşam biçimine geri dönmenin zamanı geldi.
“Celeste Headlee, üretkenliğin doğuştan gelen bir erdem olmadığını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor: Önemli olan çok çalışmak değil, akıllıca çalışmak. Bazen daha azını yaparak daha fazlasını başarırsınız.” —Adam Grant, Orijinaller’in yazarı
“Tükenmişliğin zehirli koşuşturmacasına karşı hoş bir panzehir.” —Arianna Huffington
“Gerçekten hayat kurtarıcı.” —Elizabeth Gilbert</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/852175a7-7512-419a-a3dd-bb8bcd6d827f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünce Denizinde Yolculuk</image:title>
            <image:caption>P4C Türkiye eğitmenleri Berna Peker, Ayşe Serap Suvaroğlu, Nihan Peker Antepe’nin kaleminden, çocukları uçsuz bucaksız düşünce denizinde harika bir yolculuğa çıkaracak bir felsefe serisi geliyor!
Yeni bir hayata yelken açan aileler ve onların meraklı, sormayı ve öğrenmeyi seven çocukları, Tertium Non Datur isimli bir gemide bir araya gelirler. Ali, Cansu, Poyraz, Can, Deniz ve Nice’nin mavi sulardaki ilk günleri hayatın içinden, hayata dair çeşitli sorular ve beyin fırtınalarıyla geçerken çok sevdikleri Macit dedeleri de onlara eşlik eder. Batı felsefesinin en önemli filozoflarından Sokrates ve Aristoteles’in çağına dek uzanan gizem dolu yolculukta kahramanlarımız; mutluluk, adalet, düşünce, özgürlük gibi felsefi kavramları tüm içtenlikleriyle irdelerler.
Felsefenin yaşamla nasıl da iç içe olduğunu duru bir anlatımla gösteren, içinde düşünce soruları ve açıklamalı bir P4C (Çocuklar İçin Felsefe) uygulaması da bulunan bu kitap; aile toplantılarında ve çeşitli topluluklarda bir araya gelen, sorgulamayı seven tüm çocuklar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4da0a0f-131a-4619-89f9-daaeaf7a271a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cenup</image:title>
            <image:caption>Bıraktığımız izler, sildiğimiz izler ve yeniden inşa etmeye çalıştığımız izler üzerine bir anlatı. 
Modernitenin ezici hızına ve barbarlığına teslim olmayı inatla reddeden kahramanların izini süren ekolojik bir roman Cenup. Günümüzdeki yabancı düşmanlığının kökenlerini kazıp çıkarma peşinde Latin Amerika’nın zorlu coğrafyasında güneye doğru bir yolculuğa çağırıyor okuru: Guatemala’nın harap olmuş topraklarından, Nietzsche’nin kız kardeşinin Paraguay’da kurduğu Yahudi aleyhtarı komün Yeni Almanya’dan geçip Amazonlara varan uzun bir yolculuğa... 
Sözcüklerin ve imgelerin toplamından inşa edilen bu çok katmanlı roman, kaybın acısı, dillerin ve anıların silinişi, bellek ve yazı ihtiyacı ve küreselleşmenin tehlikelerine dair büyüleyici bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e668501d-9b27-4b77-9c0e-0420b06d5264.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaldırım Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Ödüllü şair JonArno Lawson ve 
ödüllü illüstratör Sydney Smith’ten 
incelikli şeylere sessiz bir övgü. 
« 
Amelia Frances 
Howard-Gibbon İllüstratör Ödülü 
2015 
« 
Michigan 
Kütüphane Derneği 
Ödülü – 2015 
« 
New York Times 
Yılın En İyi Resimli Çocuk Kitabı - 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19d73ad8-ca4c-4c24-99ce-38dc0e635ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Benlik</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılda en çok etki yaratmış psikoterapistlerden R. D. Laing’in başyapıtı sayılabilecek Bölünmüş Benlik ilk kez yayımlandığı 1960’ta kamuyounda çığır açmış ve deliliği algılama tarzımızı büsbütün değiştirmişti. Laing, birlikte çalıştığı hastaların vaka incelemeleri üzerinden psikozun tıbbi bir rahatsızlık değil, “bölünmüş bir benliğin,” yani içimizdeki iki persona arasındaki gerilimin sonucu olduğunu iddia etmişti: Bir yanda sahici, özel kimliğimiz, öte yandaysa dünyaya sunduğumuz sahte, “aklı başında” benliğimiz. 
Kişisel yabancılaşma sorununu zengin bir varoluşçu mercekten çözümleyen ve hastayı tedavinin yeniden merkezine yerleştiren Bölünmüş Benlik, psikoterapiyle ilgilenen herkesin başucu kitaplarından biri olmaya devam ediyor. 
 
“Laing kendi çağının psikiyatrik ortodoksisine kafa tutmuş… 1960’ların karşı-kültürünün bir ikonu.” 
–The Times 
“Dr. Laing gerçekten de çok önemli şeyler söylüyor… Bu sahiden hümanist bir yaklaşım.” 
–Philip Toynbee, Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02a5687a-9168-451e-82a0-abc1780b6bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğayı Küstürmeyelim</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/280ab331-5b83-44a8-bef4-a859557617b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Dev</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9243c169-eb99-41b2-8244-ac17ec514388.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11f71ac8-afb8-499f-9d72-c13ad2c5682c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi;Cilt: 5 Sayı: 3</image:title>
            <image:caption>Precariat: A New Class or a Dangerous Notion for the Class Struggle? – Hakan Mıhcı 
Income Traps for Different Income Groups: An Empirical Investigation – Reşat Can Akkay, Yasin Barış Altaylıgil 
Avusturya İktisat Okulu ve Eugen Schmalenbach’ın Görüşleri Temelinde Dinamik Bilanço Teorisi – Sabri Burak Arzova, Bertaç Şakir Şahin 
Türkiye Ekonomisi İçin G7 ve BRICS Ülkeleriyle Yakınsama Analizi – Atilla Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fda4c49-8ae9-4d14-b0bb-e0ff27b183a1.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Kpss Vatandaşlık 20 Deneme</image:title>
            <image:caption>2022 Kpss Vatandaşlık 20 Deneme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/623ce809-f7e6-4461-b000-d4d81ceda073.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerini Kaybeden Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bir sabah uyandın ve o da ne? Renkler yok! 
Kırmızı, yeşil, sarı, mavi… 
Hepsi gitmiş! 
Geriye yalnızca siyah ve beyaz kalmış! 
Ne yapardın? 
 
Renklerini kaybeden ve her şeyi siyah-beyaz görmeye başlayan Buse’nin yardımına 
Bulucu yetişiyor. 
Buse ve Bulucu’nun 
rengârenk macerası seni bekliyor! 
Kahramanlarımızla birlikte 
kayıp renkleri bulmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/004d253d-6d5e-4263-a494-d2b21221fb47.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Günler Gelecek Oni</image:title>
            <image:caption>Karanlık bir sandıkta yaşayan 
küçük bir tohum tanesiydi Oni sadece. 
Ama dedelerinden babasına, 
babasından ona kalan bir hikâyesi vardı. 
Ada’nın yardımıyla kavuştu toprağa. 
Dünyası aydınlandı, gelişti, dönüştü. 
İnandı güzel günlerin geleceğine. 
Bu hikâyeyi okuyarak umudu büyütme sırası, şimdi sende! 
 
Çocuk Gelişim Uzm. Nihal TURAN YURDABAK’ın kaleminden sıcacık ve göz alıcı parlaklıkta bir dönüşüm hikâyesi… Çocukları güzel günlere inanmaya ve dönüşümün mucizesini fark etmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c61a7f-76de-4089-bf85-c9fb13c213ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ara Kendini Bul</image:title>
            <image:caption>İçindeki kalabalıktan özgürleşip
kalbindeki kaynağa eriştiğinde
kendi öz varlığına dokunacaksın
ve Senin varlığın,
bu yaşama gerekli!
 
Eğer sessizce oturup düşüncelerini dinlersen zihninde pek çok ses duyacaksın.
Herkes orada... Ailen, dostların, çevren; ancak içinde tek bir kişi eksik ve bu SENsin. Gerçek anlamda mutluluğa erişebilmek için içindeki tüm kalabalıktan ayrışmalısın. Dağlara, tenha yerlere de kaçsan kendini arama yolunda değilsen &quot;o kalabalık&quot; nereye gidersen seninle gelecek. O sebeple önce kendini aramalısın.
Dışarıda aradığın her şeyi bırakmalısın, nedenini dışarıdaki kişilerden veya olaylardan zannettiğin pek çok şeyin kaynağı aslında içinde. Gerçek mutluluğa erişmek için değişmesi gerektiğini düşündüğün pek çok şey aslında sen kendini keşfettiğinde kendiliğinden değişip dönüşecek. “Bütün dünyayı değiştirmene gerek yok, sadece kendini değiştir, böylece tüm dünyayı değiştirmeye başlamış olacaksın. Çünkü sen, dünyanın bir parçasısın” ancak sen kendi özüne dokunduğunda, kendini bulduğunda özvarlığına kavuşacak, gerçek sesini işiteceksin ve sakın unutma senin sesin,  yaşama gerekli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d0b193-6296-452b-b78a-f5c5623d7ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Bir Hikâye</image:title>
            <image:caption>Can ve Yaman, su birikintilerinde zıplamayı, bisiklete binmeyi, 
ağaçlara tırmanmayı çok seviyor. Şimdi sevdikleri yeni bir şey daha var: Minik! 
 
“Minik Bir Hikâye,” 
sizi de bu sevgiye ortak olmaya davet ediyor. 
 
Özlem Karaman Nuhoğlu’nun kaleminden, 
dostluğa, yardımlaşmaya, hayvanseverliğe dair 
sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66192b8d-602f-4587-9e23-eb82c3eb2b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Maydanozlu Köfte</image:title>
            <image:caption>Siz hiç tüylü, tombul ve 
“Hav hav haavvvv!” 
diye ses çıkaran bir köfte gördünüz mü? 
İşte bizim Köfte tam da böyle! 
 
Barınakta yaşayan Köfte, 
sıcacık bir aileye kavuşuyor. 
Üstelik sadece Köfte değil, 
barınakta yaşayan tüm köpekler! 
Nasıl mı? 
Tabii ki Köfte’nin harika planı sayesinde! 
 
Macera dolu, sıcacık bir kitap sizleri bekliyor. 
Bir de barınak korosunun sesleri: 
“Hav hav hav!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e34b1027-b6a5-4cf9-b856-47a25dda5fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamane Çocuğunun İtirafları</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19.yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye olarak seçildi. Yazarın hayatıyla paralellikler arz eden Bir Zamane Çocuğunun İtirafları, Fransa’nın Napoléon’un ardından içine düştüğü hayal kırıklığını ve yıkıcı manevi boşluğu şiirsel bir dil ve derin bir içgörüyle ele alır. 1836’da yayımlanan roman, Fransız Romantizmini doğuran bu sancılı dönemin en başarılı portrelerinden biri olmanın yanı sıra çalkantılı bir aşk hikâyesi üzerinden insan ruhunun çarpıcı bir analizini sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f246ad12-dbc5-42ef-86d0-362f1ea8e7db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamane Çocuğunun İtirafları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19.yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye olarak seçildi. Yazarın hayatıyla paralellikler arz eden Bir Zamane Çocuğunun İtirafları, Fransa’nın Napoléon’un ardından içine düştüğü hayal kırıklığını ve yıkıcı manevi boşluğu şiirsel bir dil ve derin bir içgörüyle ele alır. 1836’da yayımlanan roman, Fransız Romantizmini doğuran bu sancılı dönemin en başarılı portrelerinden biri olmanın yanı sıra çalkantılı bir aşk hikâyesi üzerinden insan ruhunun çarpıcı bir analizini sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4ebf6c6-a5e4-41d4-830b-b8acebaaaecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Amca’nın Kulübesi veya Ezilenlerin Hayatı</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde! İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizilerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor. Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli bir edisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc781498-20ef-4d6a-bce5-db3e1ae01a4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Kedi Gezegeni Çin edebiyatının en önemli ve en ünlü karşı-ütopyacı eseridir. Eser ilk kez Xiandai dergisinde Ağustos 1932 ile Nisan 1933 arasında tefrika edilmiştir. Lao She karamsar, karanlık, keskin mizahıyla uzay gemisi Mars’a düşen kahramanının, Kedi İnsanlar ve hızla uçuruma ilerleyen kültürleriyle karşılaşmasını anlatır. Kedi Ülkesindeki siyasi çalkantıları, yozlaşmış kurumları, her şeye kayıtsız, umudunu yitirmiş, çürümekte olan “büyülü yaprak” bağımlısı toplumu yer yer acı verecek ölçüde gerçek bir mizahla resmeder. Kedi Gezegeni bu karamsar, kasvetli havası yüzünden ülkesinde eleştiriler alsa da birçok yabancı dile çevrilmiş, Çin dışında da büyük ilgi görmüştür. Yazarın ülkesinde yaşanan dönemin başarısızlıklarına bir tepki olduğunu söylediği, “bir tür deney” olarak tanımladığı Kedi Gezegeni, Lao She’nın dünya edebiyatının en önemli karşı ütopyacılarından biri olarak anılmasını sağlamıştır. Kedi Gezegeni özgün dili Çinceden yapılan çevirisiyle Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb9363b-6ddb-433f-9c08-f7349683b165.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gezegeni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kedi Gezegeni Çin edebiyatının en önemli ve en ünlü karşı-ütopyacı eseridir. Eser ilk kez Xiandai dergisinde Ağustos 1932 ile Nisan 1933 arasında tefrika edilmiştir. Lao She karamsar, karanlık, keskin mizahıyla uzay gemisi Mars’a düşen kahramanının, Kedi İnsanlar ve hızla uçuruma ilerleyen kültürleriyle karşılaşmasını anlatır. Kedi Ülkesindeki siyasi çalkantıları, yozlaşmış kurumları, her şeye kayıtsız, umudunu yitirmiş, çürümekte olan “büyülü yaprak” bağımlısı toplumu yer yer acı verecek ölçüde gerçek bir mizahla resmeder. Kedi Gezegeni bu karamsar, kasvetli havası yüzünden ülkesinde eleştiriler alsa da birçok yabancı dile çevrilmiş, Çin dışında da büyük ilgi görmüştür. Yazarın ülkesinde yaşanan dönemin başarısızlıklarına bir tepki olduğunu söylediği, “bir tür deney” olarak tanımladığı Kedi Gezegeni, Lao She’nın dünya edebiyatının en önemli karşı ütopyacılarından biri olarak anılmasını sağlamıştır. Kedi Gezegeni özgün dili Çinceden yapılan çevirisiyle Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c41d766-ccbb-43a8-a7d8-9f6b28b83a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık</image:title>
            <image:caption>Şık romanı, edebiyat dünyasına attığım ilk adımdır. Okurlar bu yaşlı hikâyede, şimdiki Hüseyin Rahmi’nin acemi, nahif, cılız, fakat ileride bolca meyve vermeye yetenekli bir fidanını göreceklerdir. (…) Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz... Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm. 
Romanda, Şâtırzâde Şöhret Bey namında bir zamane delikanlısının akıllara ziyan serüveniyle bir vakitten beri benimsenen Batılılaşma ideolojisinin, toplumun hangi katmanlarına nasıl ve hangi düzeyde sirayet ettiğine, bu sirayetle birlikte toplumsal dokunun dünden bugüne nasıl bir dönüşüme maruz kaldığına tanık oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae437d8a-22dd-46d6-9861-9d296afa6fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>letişim alanının önde gelen profesörlerinden Arthur Asa Berger’in Kültür Eleştirisi, kültür kavramına dair netlik kazanmak isteyen herkesin ve özellikle öğrencilerin, deyim yerindeyse, imdadına koşuyor. Edebiyat teorisinden Marksizme, psikanalizden göstergebilim ve sosyolojiye kadar pek çok kavram bu çalışmada son derece sade ve anlaşılır bir dille çok sayıda örnekle anlatılıyor. Kitabın meramı yazarın şu sözlerinde de ifade buluyor:
“Etrafınızdaki dünyayı farklı görmeye başladığınızda
ya da bu kitapta öğrendiklerinizi medyaya, politikaya,
sanata, popüler kültüre ve gündelik yaşamın çeşitli
yönlerine uygulayabileceğinizi düşündüğünüzde bu yapıt amacına ulaşmış olacaktır.”
 
“İleride popüler kültür alanını tanımlamaya yönelik başka girişimler de olacaktır, fakat Arthur Asa Berger’in eseri, onlar için de örnek alınacak önemli bir başarı olarak kalacaktır.”
—Garth S. Jowett, Film: The Democratic Art’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c21a2c67-09bc-407e-baa9-8c5c15cd7f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakar Kalem</image:title>
            <image:caption>Fethi Naci’den Ahmet Cemal’e, Enis Batur’dan Orhan Suda’ya, Albert Camus’den Georges Simenon’a; edebiyat eleştirisinden çevirmenin masasına... 2001 yılında yayımlanan ilk romanı Eksik Taşlar’la başlayan yazı yolculuğunun yirminci yılını geride bırakan Yiğit Bener, Sakar Kalem’de okuma, yazma ve çeviri serüveninden yansıyan düşünceleri paylaşıyor okurlarla: Gerçekten edebiyatı dert edinerek, derdi gerçekten edebiyat olanlar için... Ayşe Sarısayın’ın sözleriyle: “Nedenlerini nasıllarını, öncesini ve sonrasını her yönüyle ele alarak, baş döndüren sorular silsilesiyle irdeleyerek, kesin bir yargıya varmadan, herkesin kendi yargısını oluşturabilmesi için tüm verileri ortaya koyarak...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc74241a-2b08-4e7e-8a51-98a731be8aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şık romanı, edebiyat dünyasına attığım ilk adımdır. Okurlar bu yaşlı hikâyede, şimdiki Hüseyin Rahmi’nin acemi, nahif, cılız, fakat ileride bolca meyve vermeye yetenekli bir fidanını göreceklerdir. (…) Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz... Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm. 
Romanda, Şâtırzâde Şöhret Bey namında bir zamane delikanlısının akıllara ziyan serüveniyle bir vakitten beri benimsenen Batılılaşma ideolojisinin, toplumun hangi katmanlarına nasıl ve hangi düzeyde sirayet ettiğine, bu sirayetle birlikte toplumsal dokunun dünden bugüne nasıl bir dönüşüme maruz kaldığına tanık oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b568bf35-79ff-40a6-be93-2dbbc1e02fa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Asrın Ardından İstiklal Madalyası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İstiklal Madalyası’nın hikâyesi, Atatürk’ün telkini ve Mustafa Necati Bey’in teklifi ile 2 Ağustos 1921’de Kurtuluş Savaşı’nın en tehlikeli ve sancılı döneminde başladı. Kahramanlık ve başarı madalyası olarak tasarlandı, ama zaman içinde savaş hizmet madalyasına dönüştü. Kurtuluş Savaşı’nın simgesiyken savaş bitince Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmeye başladı. Bir asırlık ömrü içinde her dönem farklı anlamlara büründü, karakter ve tabiatını değiştirdi. Fakat bir şekilde önemini korudu ve gündemde kalmayı başardı. Nesilden nesile aktarılan gurur ve prestij kaynağı İstiklal Madalyası’nın şimdiye kadar yazıya dökülmemiş son bir asırlık renkli ve karmaşık hikâyesi bu kitapta belge ve fotoğraflarla anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc694e2d-998e-4f90-831c-08530455de8e.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert !- Mert&apos;in Oyuncağı- Sözünde Durmak</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, artık oynamadığı oyuncaklarını elden çıkarmaya karar verdi. Kazandığı parayla, futbol kartlarını koyacağı bir klasör alacak. Ama ya oyuncaklarını başkasına verdiğinde buna pişman olursa? 
Verilen sözü tutmanın ve bencil olmamanın önemini anlatan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14f6d297-6295-4c00-a78d-779eb619f6d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Mutluluk Günü</image:title>
            <image:caption>Asya, sabahı iple çekiyor. Çünkü yarın, “Dünya Mutluluk Günü”nü kutlayacaklar. Okulda tüm çocuklar sırayla kürsüye çıkıp kendilerini mutlu eden şeyleri anlatacak. Ama Asya’nın sabahı aksiliklerle başladı. Neler oldu neler! 
Bazı günler, her şey istediğimiz gibi olmaz. Peki, böyle günlerde nasıl mutlu olabiliriz? Bu sorunun yanıtını merak ediyorsan, Asya’nın süprizlerle dolu, tatlı hikâyesi seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0e6436-001c-438c-9359-1f8c120424b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Bulmaca</image:title>
            <image:caption>&quot;Annem nerede?&quot; 
&quot;Minik maymun ağlama. Ben yardım ederim anneni bulmana,&quot; dedi kelebek. 
Ancak kelebek bir türlü maymunun annesinin neye benzediğini anlayamazdı. 
Yayazula &apos;nın yazar ve çizerinden harika bir orman macerası!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a84d4e5-0723-4e0a-a8b2-769e9754af3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Yalan Söylüyor</image:title>
            <image:caption>Herkesin sırları vardır, değil mi?
Bir pazartesi öğleden sonra, Bayview Lisesi’nin beş öğrencisi cezaya kaldı.
Bronwyn, öğrencilerden ZEKİ olanı, Yale Üniversitesi’ne girmek istiyor ve asla kuralları çiğnemiyordu.
GÜZEL olan Addy ise mükemmel bir mezuniyet balosu prensesiydi.
SABIKALI olan Nate, halihazırda uyuşturucu satıcılığından şartlı tahliye edilmişti.
SPORCU olan Cooper, tüm gözleri üzerinde toplayan bir beyzbol oyuncusuydu.
Ve herkes tarafından DIŞLANAN Simon, Bayview Lisesi’nin ünlü dedikodu uygulamasının yaratıcısıydı.
Ancak kimse Simon’ın o ceza sınıfında öleceğini tahmin edemezdi. Yapılan soruşturmaya göre Simon’ın ölümü bir kaza değildi. Üstelik polis, Simon’ın diğer dört öğrenci hakkında yayınlayacağı dedikoduları eline geçirince hepsi birer cinayet şüphelisi oldu. Peki kim yalan söylüyordu?
Herkesin sırları vardır, değil mi? Asıl önemli olan, o sırları korumak için ne kadar ileri gideceğinizdir.
“McManus’un yarattığı yoğun gizem bir bir çözüldükçe, her karakter karmaşıklaşıp derinleşiyor. Bu da gerilime farklı bir tat katıyor.” —VOYA, Starred Review
“Dedikoducu Kız, Sevimli Küçük Yalancılar ve Kahvaltı Kulübü’nün bu akıcı birleşimi, sır çözmeyi seven okurların romanı bir solukta okumasını sağlayacak.” —Kirkus Reviews
“Çarpıcı bir hikâye, inanılmaz süratli bir kurgu ve merak uyandırıcı karakterler birleşerek heyecan verici, tek oturuşta bitirilecek bir gerilim yaratmış.” —The Guardian 
 
“Bir insanın kontrolü kaybetmesine neden olan sorunlara ve lise yıllarının stresine heyecan verici ve sürükleyici bir bakış.” —Booklist 
 
“Okurlar, akıllıca yazılmış ve sürükleyici bu kitabı bırakmakta zorluk yaşayacak.” —Bookpage.com 
 
“Zeki, sürprizlerle dolu ve heyecan verici bu gizemli genç yetişkin romanı, okurları kitabın sonunu tahmin etmeye itecek.” —SLJ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d0dc25-a78a-482c-ad76-9dac6f8cc51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Hazine</image:title>
            <image:caption>Oktay bahçede ilginç bir şey buldu. Dikkatle inceledi, ama bir türlü ne olduğunu anlayamadı. Bir bitkinin kökü olabilir miydi? 
Biraz kazdı ama bir sonuca ulaşamadı. Acaba bahçelerinde büyük bir hazine gizli olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4dc7ed9-1831-45dc-99b3-8088e2dd9596.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela - Bisiklet Macerası</image:title>
            <image:caption>Ela çok heyecanlı! 
Yeni bisikletine binmek için dışarı çıkıyor. Bisikletini evin önünde bir aşağı bir yukarı sürüyor. Arkadaşının evinin önünden, tekir kedinin yanından, elma ağacının altından geçiyor. Ama sonra bir anda evden ne kadar uzaklaştığının farkına varıyor…  
Kırmızı elmalarla dolu, bisikletli ve kedili bir eve dönüş öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30bf2a73-d9d9-4a1e-b572-60244eaafe08.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşif</image:title>
            <image:caption>Ferda’nın hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyordu. Ne iş, ne aşk ne de ailesi ve arkadaşlarıyla arasında olan bitenler... Yaşam enerjisini kaybetmiş, dümeninde oturduğu gemi alabora olmuş, olmak istemediği sularda sürüklenip duruyordu. Oneman ve Ganne ile tanışana kadar... İki bilge insanla çıktığı bu yolculukta bir yandan kim olduğunu keşfederken diğer taraftan hayatın hoyrat değil, iyileştirici ve şefkatli yanını öğrenen Ferda’nın dönüşümüne tanıklık edeceksiniz. 
 
Gökyüzü Gri Değil Maviymiş kitabının da yazarı olan Nihat Güneri bu keşif yolculuğunda; sorular, uygulamalar ve telkinlerle sadece Ferda’yı değil, okurlarını da ağırlıyor. 
 
Kendinizi keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/826fd469-ee49-4fea-9089-07b7bf18763c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Arkadaş Ediniyor</image:title>
            <image:caption>Dinozor Didi’nin canı sıkılıyor. Bütün oyunları oynadı. Diğer dinozor arkadaşları da çok büyük. Onlarla oynarken bazen zorlanıyor. Şimdi ne olacak? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91561c2-6d23-48c8-9813-80e711c0a33f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Uçmayı Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Dinozor Didi, uçmayı öğrenecek. Dinozor dostlarından yardım isteyecek. Ama henüz hiçbiri uyanmamış! Didi ne yapacak? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6365b2b-f585-493f-b5d0-ca6ddb42cc54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimelerin Dünyasında Gezintiler</image:title>
            <image:caption>“Kelimeler dünyasında gezinmekten çok zevk aldım. Yazarken duyduğum zevki okuyanlar da duyabilir diye düşündüm. Kelimelerin tarihçelerini bugünden başlayıp geriye, en eski kaynaklarına kadar götürmek, sözün gösterdiği anlam evrimini izlemek insan derin tabakalarına inmek gibi bir şey.” Bülent Aksoy, Kelimelerin Dünyasında Gezintiler’de Türkçenin Arapça, Farsça ve Batı dilleriyle etkileşiminden, bu etkileşim sonucu dilimize yerleşen kelimelerin bugünkü algılanışlarına; zamanla anlam değişikliğine uğrayanlardan, yanlış yerde kullanıla kullanıla “galat-ı meşhur”a dönen kelimelere uzanan geniş bir alanda dil üzerine düşünüyor. Bunu yaparken, dili sadece bir iletişim aracı olarak görmeyip, kelimeler, insan ve toplum arasındaki dönüştürücü ve besleyici ilişkiyi göstermeyi de ihmal etmiyor. Sadece etimoloji ve dilbilim ile ilgilenenler değil, her gün sıklıkla kullandığımız ama tarihin derinliklerinden bugüne süren yolculuklarını bilmediğimiz kelimeleri daha yakından tanımak isteyen okurlar için de bir başucu kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a290d76-b053-4272-99d9-9186ee13940d.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Cengiz Han zor bir çocukluk geçirmişti. Çetin koşullar onu da sertleştirmiş, hayata tutunmak için acımasızlığa zorlamıştı. Bunlar bazı tarihçi ve vakanüvislere, Moğolların başarı ve genişlemeyle dolu bir buçuk yüzyılını açıklamak için oldukça iyi bir neden verse de, gerçek bundan büyük ölçüde farklıydı. George Lane, Moğolların Kısa Tarihi ’nde Moğolların önüne çıkan her şeyi yıkıp geçen fetihçi ve yenilmezler ordusu değil, büyük ölçüde gittiği yerlerdeki koşullarla ilişkilenmeyi bilen, örgütlenme becerisiyle öne çıkan, dinî ve kültürel çoğulculuğu benimseyen, ticaret bilen gelişkin bir topluluk olduğunu öne sürüyor. Genişleme ve büyüme becerisini, satır aralarında beliren gelişmelerde arıyor. Moğolların tarihini merak edenler için bilindik ezberlere gelmeyen bir giriş kitabı... “Dünyanın ilk küreselleşme deneyimine eşlik eden siyasi dönüşüm, çoğu zaman tek bir adama mal edilir: Büyük Cengiz Han. Komşu imparatorlukların zayıflıklarından yararlanıp Avrasya’daki Türk-Moğol kabilelerinin liderliğine yükselen Cengiz Han, bu sayede Türklerin yarı göçer toplumlarını, gelişmiş ama saldırıya açık Çin kentlerini, İslâm dünyasının savaş halindeki topluluklarını ve Avrupa’nın neredeyse savunmasız sınır bölgelerini yutan bir devrimi başlatmıştır.” GEORGE LANE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc8d3eb2-ea85-4f0e-8a41-b7c5d423b067.jpg</image:loc>
            <image:title>Amazon Nasıl Çalışıyor ?</image:title>
            <image:caption>“Jeff Bezos bir keresinde bana, Google veya Apple’ın aksine, ‘Amazon’un büyük bir avantajı yok, bu yüzden birçok küçük avantajdan bir ip örmeliyiz,’ demişti. Amazon, başarının tek bir dâhice hamleden değil, tutarlı ve cesurca uygulanan bir dizi net uygulamadan kaynaklandığını tekrar tekrar gösterdi.”— Tim O’Reilly 
“Elinizde Amazon’daki sermaye olması gerekmiyor (işin doğrusu Amazon uzun yıllar sermaye sıkıntısı çekti); elinizde bir Jeff Bezos olmasına da gerek yok (gerçi projenizde çalışmak için vakti varsa kendisiyle çalışmanızı şiddetle öneririz!). Amazon’un somut, tekrarlanabilir ilkelerini ve uygulamalarını herkes öğrenebilir.”—Colin Bryar &amp; Bill Carr 
 
 
2018’de Amazon, Apple’dan sonra dünyanın ikinci trilyon dolarlık şirketi oldu. 1994’te bir garajda kurulan bu şirket bize dikkate değer bir başarı öyküsü sunuyor. Peki, bunu nasıl başardılar? Dahası başkaları bu olağanüstü başarıdan nasıl ders çıkarabilir ve bunu nasıl yineleyebilir? 
Colin Bryar 1998’de, Bill Carr ise 1999’da Amazon’a katıldı. Çalıştıkları dönem, Amazon’un eşsiz bir inovasyon çağını kapsıyordu: Kindle, Amazon Prime, Amazon Echo ve Alexa, Amazon Web Hizmetleri başta olmak üzere yirmi yedi yıllık Amazon deneyimlerinin ışığında şimdi bizimle bu inovasyonların öyküsünü paylaşıyorlar. Dünyanın bugüne dek gördüğü en sıra dışı şirketlerden biri olan Amazon’un 14 Liderlik İlkesi’nden işe alım süreçlerine, müşteri takıntısından buluş yapma hevesine yönelik yaklaşımına, uzun süredir Amazon yöneticiliği yapmış iki liderin aktardığı ve kendi şirketinize hemen şimdi uygulayabileceğiniz dersler ve tekniklerle içeriden bir pencere... Hem kariyeriniz için pratik bir rehber hem de şirketin nasıl bu kadar başarılı hâle geldiğinin hikâyesi... 
Amazon Nasıl Çalışıyor? başarının, tek bir liderin dehasına bel bağlayarak değil; burada ilk kez paylaşılan, sıkı sıkıya icra edilecek, çok iyi tanımlanmış ilke ve uygulamalara adanmışlıkla elde edildiğini gösteriyor. 
Siz de bu ilke ve uygulamaları, hacmi ne olursa olsun, kendi şirketinizde nasıl hayata geçireceğinizi öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54926d4d-cd66-4782-a9c1-008eeff72701.jpg</image:loc>
            <image:title>SS Subayının Koltuğu</image:title>
            <image:caption>Bir koltuktan çıkan belgelerin izini süren Daniel Lee, bir Nazinin hikâyesini gün yüzüne çıkarıyor. “Sıradan” bir Alman’ın nasıl bir Naziye dönüşebildiğini, bu dönüşümün arka planındaki motivasyonların, ailenin geçmişinin ve zihniyetinin yanı sıra Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya’nın içinde bulunduğu durumu da ihmal etmeden inceliyor. Robert Griesinger isimli düşük rütbeli bir SS subayının peşine düşerken, isimleri tarih kitaplarının sayfalarında yer almamış, unutulmuş yüzlerce, binlerce Nazinin, Nazizmi nasıl beslediklerini, yaşatılan vahşette aslında ne kadar ciddi bir payları olduğunu hatırlatıyor. SS Subayının Koltuğu - Bir Nazinin Gizli Yaşamının Peşinde, adı duyulmamış bir Nazinin hayat hikâyesiyle Nazi Almanyası’nın gözden kaçırılan bir kesimine dikkat çekiyor. “Düşük rütbeli görevlilerin, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda neler yaşadığına dair hâlâ çok az şey biliyoruz. Griesinger’in hayatı, Nazi yönetimini mümkün kılan şeyi anlamamızı sağlayacak. Ünlü fanatikler ve katiller, eğer hükümeti ayakta tutan, evrak işlerini yapan, korku ve şiddet tehdidi içlerine işlenmiş, rejimin potansiyel kurbanlarıyla yan yana yaşayan sayısız destekçileri olmasaydı var olamazlardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce31a09-d4e1-4dbb-8c24-b3db3a6f6217.jpg</image:loc>
            <image:title>Windows Server</image:title>
            <image:caption>Microsoft’un Windows Server işletim sistemi Türkiye’de ve dünyada milyonlarca işyerinin bilişim alt yapısında kullanılıyor. Sistem yöneticilerinin Windows Server kavramlarını, mekanizmalarını, teknolojilerini öğrenmesi büyük önem taşıyor. Bu bilgi aynı zamanda siber güvenlik alanında çalışanların da gereksinim duydukları bilgi. Çünkü Windows’un yaygınlığıyla orantılı olarak bilişim saldırıları da genelde Windows’a yönelik olarak gerçekleşiyor. Yönetebilmek ve koruyabilmek için işletim sistemini iyi tanımak gerekiyor. Windows Server kitabı bu alandaki boşluğu doldurmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/889ee626-f4fd-46e8-9200-a5f363defe2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlardan Nefret Eden Erkekler ve Onları Seven Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Aşk ve romantizm heyecan vericidir. Özellikle de ilişkinin ilk zamanlarında. Duygular ve arzular doruğa çıkar, göz kamaştırıcı bir ışıltı içinde kendimizi harika hissederiz. Çoğu kişi, yaşadığı deneyimi “bulutların üstüne çıkmak” diye tarif eder. Fakat bazen, çok geçmeden sihirli duyguların üzerine karanlık gölgeler düşer. Ne olduğunu anlayamadan ilişkinin dengesi bozulur, çaresizlik ve öfke hüküm sürmeye başlar. Bir kadın olarak ilişkiniz hakkında kafa karışıklığı yaşıyorsanız, kendinize şu soruları sorun: Beraber olduğunuz erkek, kendisinde nasıl yaşadığınızı ve nasıl davrandığınızı kontrol etme hakkı mı görüyor? Size karşı kıskanç ve sahiplenici mi davranıyor? Onu memnun etmek için hayatınızdaki önemli etkinliklerden ve insanlardan vazgeçtiğiniz oldu mu? Öngörülemez ani öfke patlamaları yaşıyor mu? Duygularınızı değersizleştiriyor, fikirlerinizi önemsizleştiriyor mu? İlişkinizde ters giden her şey için sizi mi suçluyor? Onunla birlikteyken kendinizi dengesiz veya yetersiz hissediyor musunuz? Ne yaparsanız yapın, ona verdiğiniz sevgi, ilgi ve desteği yeterli bulmuyor mu? Kendinizi sık sık haklı olduğunuz halde özür dilerken buluyor musunuz? Eğer bu soruların çoğuna evet cevabını veriyorsanız, mizojinist bir erkekle beraber olabilirsiniz. Zor Bir Ailede Büyümek ve Zor Anneler kitaplarından tanıdığımız Susan Forward, Kadınlardan Nefret Eden Erkekler ve Onları Seven Kadınlar’da, mizojinizmin damga vurduğu yıkıcı ilişkilere sıkışmış kadınları ve erkekleri ele alıyor. Örnek vakalar eşliğinde istismar kısırdöngüsünü kırmanın ve yaraları iyileştirmenin yollarını gösterirken, okurlarına yeniden sağlıklı ve sevgi dolu birliktelikler yaşamak için cesaret aşılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f18e3dfb-9534-40f9-859e-3be1b8b5fdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çocuğun Dünyasından Şiirler</image:title>
            <image:caption>2009’ da İzmir’in Bornova ilçesinde doğdu. İlkokulunu Konya’nın Selçuklu ilçesinde Yazır Şehit Osman Küçükdillan İlkokulunda tamamladı. Şu an Selçuklu’da İMKB Ortaokulunda 7. sınıf öğrencisidir. 
 
Şiir yazmaya ilkokul 2. sınıfta yeteneğini fark eden babasının teşvikiyle başlamıştır. 2019 yılında ‘Doğa Sevgisi’ şiiri, Selçuklu Belediyesi’nin Doğa Sevgisi konulu Kütüphane Bülteni Dergisine seçilerek yayınlanmıştır. 2020 yılında İMKB Ortaokulu’nun çıkarmış olduğu okul dergisinde de ‘Babacığım’ adlı şiiri yayınlanmıştır. 
 
Şairimiz Şeyda Maldar şiirlerinde vatan, millet, bayrak, Çanakkale, Atatürk gibi milli duyguları barındıran duyguları işlemekle birlikte aynı zamanda anne, baba, kardeş, aile, anadolu gibi konuları da içererek kültürel, maddi ve manevi değerlerimize de yer vermiştir. Ayrıca şiirlerinde özlem, hayal, çalar saat gibi soyut ve günlük yaşam ile ilgili konularda vardır. Şairimiz Şeyda Maldar’ın şiirleri her konuda ve çok yönlüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5aee91-3818-4c6f-960b-9b5b90f577b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamda Namazın Evreleri ve Mi&apos;rac Sonrası</image:title>
            <image:caption>Şükür ibadeti 
Namazın evreleri 
Yahudilerde namaz 
Hristiyanlarda namaz 
Hanif dininde namaz 
İslâm sonrası 
Namaz çeşitleri 
Siyer olayların kronolojik tarihlerini gösteren tablo. 
Rumi, Hicri, Gregorian-Miladi kronolojik tarihleri. 
Mi ’raca çıkış anlatımları 
Hariciler mezhebi 
Caferî-Sâdık: Şia/Şiî mezhebi 
Mekke’nin fethi ile başlayan; 
Muaviye olayı: Hazret mi, değil mi ?! 
KIRTAS “Kâğıt-kalem ve divit hadisi ve hadisesi, 
Gadir-i Hum Hutbesi, 
Mezhepler devreye girince: 
Hanefi mezhebinde; 
Şafiî mezhebinde; 
Malikî mezhebinde; 
Hanbeli mezhebinde; 
*Abdest almak, 
*Namaz Kılmak. 
  Hz. Muhammed’in “benim gözbebeğimdir,” dediği namazın, hangi süreçlerden geçip, mezheplere göre kılınmasına varıncaya dek anlatımı, ayrıca, İslami olarak tarihte geçen olaylarda, doğruyu bulma ve hakkın teslimiyeti önemlidir. Bu yolda, şöhretim artsın, takipçilerim takdir etsin diye yaptıklarımı acaba Rabbim takdir eder mi? Çünkü, “doğruyu bulabilmek için araştırıp, inceleyerek yazdığımı kime beğendirmek istiyorum” endişesi yüreğimi kaplarken, bir taraftan da mutluluğum artmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c5f6e0-e334-41b0-9565-fe06ec57bf4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bubik Kayıp Mercan Krallığında</image:title>
            <image:caption>Ceren Ünal’ın kaleme aldığı bu kitap, çocukları kayıp mercan krallığını ararken, okyanusun derinliklerinde  muhteşem bir yolculuğa ve maceraya davet ediyor. 
 Yolu Goliy’le kesişen Bubik’in kayıp Mercan Krallığı’na doğru uzanan gizemli yolculuğu. Kayıp Mercan Krallığı’ndaki sırrı keşfetmeye hazır mısın ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba7b6f92-991a-49fb-8067-d1d3476e1577.jpg</image:loc>
            <image:title>Religious Music Perpection of the Congregations</image:title>
            <image:caption>·         APPRECIATION 
·         PREFACE 
·         CONTENTS 
·         TABLE LIST 
·         LIST OF GRAPHIC 
·         ABBREVIATIONS 
·         INTRODUCTION 
·         METHODOLOGY AND THE METHODS OF COLLECTING DATA 
·         DEMOGRAPHIC FEATURES OF ATTENDEES OF THE SURVEY 
·         RESTRICTIONS 
·         HYPOTHESES 
·         POPULATION AND THE SAMPLE 
·         RELATED LITERATURE 
·         FINDINGS and INTERPRETATION 
·         FINDING and INTERPRETATIONS REGARDING TO MUSICAL RELATIONS 
·         THE INSTRUMENTS WHICH ARE IN THE SPOTLIGHT WHEN THE RELIGIOUS MUSIC IS BEING PLAYED 
·         FINDINGS AND INTERPRETATION REGARDING TO MUSICAL KNOWLEDGE 
·         FINDINGS AND INTERPRETATION REGARDING TO MUSICAL PERCEPTION 
·         EMOTIONS COMING TO MIND WHEN THE RELIGIOUS MUSIS IS LISTENED 
·         FELT EMOTIONS WHEN THE RELIGIOUS MUSIS IS LISTENED 
·         EMOTIONS AMPLIFIED BY RELIGIOUS MUSIC 
·         IN WHICH EMOTIONS IS THE RELIGIOUS MUSIC LISTENED? 
·         SOURCE OF RELIGIOUS MUSIC 
·         FUNCTION OF RELIGIOUS MUSIC 
·         ELEMENTS THAT MAKE MUSIC RELIGIOUS 
·         THOSE WHO ANSWER “OTHER” TO THE QUESTION 
·         OF WHAT MAKES MUSIC RELIGIOUS 
·         CONCLUSION 
·         PERCEPTION OF RELIGIOUS MUSIC OF MUSLIM AND NON‐MUSLIM COMMUNITIES IN ISTANBUL AND PORTLAND/ME 
·         COMPARISON OF RELIGIOUS MUSIC PERCEPTION OF MUSLIM AND NON‐MUSLIM COMMUNITIES IN ISTANBUL AND PORTLAND/ME 
·         HYPOTHESIS RESULTS 
·         SOURCE 
·         RESEARCH QUESTIONNAIRE ABOUT RELIGIOUS MUSIC PERCEPTION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae3d65c0-ab30-4250-b91b-14598b78462f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bürokrasi Dersleri</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
BÜROKRASİ: KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE TARİHSEL SÜREÇ 
İKİNCİ BÖLÜM 
YÖNETİM TEORİLERİ VE BÜROKRASİ 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
BÜROKRATİK YÖNETİM TEORİSİ 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE&apos;DE BÜROKRASİ VE TARİHSEL SÜREÇ 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
TÜRKİYE&apos;DE BÜROKRASİ VE YOZLAŞMA 
ALTINCI BÖLÜM 
YENİ KAMU YÖNETİMİ (YKY) 
YEDİNCİ BÖLÜM 
YÖNETİŞİM 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
YENİ SAĞ VE BÜROKRASİ 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
BÜROKRASİDE YENİDEN YAPILANMA VE PERFORMANS TABANLI ÖRGÜTLER 
ONUNCU BÖLÜM 
YIPRANAN BÜROKRASİYE ALTERNATİFLER 
ONBİRİNCİ BÖLÜM 
WEBERYAN BÜROKRASİDEN NEO WEBERYAN DEVLETE 
ONİKİNCİ BÖLÜM HÜMONOKRASİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3b2cbf-4121-47fc-8ffd-65534b44a5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi (1299 - 1566) Mir’atü’l-Kainat</image:title>
            <image:caption>Osmanlı devrinde kaleme alınmış tarih eserleri günümüzde de ilgi çekmektedir; fakat dilde yaşanan değişim ve dönüşüm, söz konusu metinlerin bugünün okurları tarafından anlaşılmasını neredeyse imkânsız hâle getirmektedir. Buradan hareketle daha önce akademik kıstaslara uygun olarak orijinal diliyle yayımlanan Nişancızâde Mehmed Efendi’nin (ö. 1621) Mir’âtü’l-Kâinât adlı eserindeki Osmanlı tarihi kısmı elinizdeki kitapta sadeleştirilmiş olarak sunulmuştur. 
    Mir’âtü’l-Kâinât yazıldığı andan itibaren Osmanlı aydınlarınca rağbet görmüş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde hem İstanbul hem de Mısır matbaalarında basılmıştır. Eserin Türk ve dünya kütüphanelerinde çok sayıda yazma nüshasının bulunması da Mir’ât’a gösterilen ilgiyi gözler önüne sermektedir. 
    Mir’âtü’l-Kâinât’ın Osmanlı tarihi kısmı Osman Gazi’den Kanûnî Sultan Süleyman’ın vefatına kadarki dönemi kapsamaktadır. Kitapta siyasi hadiselerin yanında sosyal ve kültürel hayata dair bilgiler de yer almaktadır. Bunlara ilaveten her padişah devrinden sonra o dönemde yaşamış âlim ve mutasavvıflar da müstakil başlıklar altında kısaca tanıtılmaktadır. 
    Dr. Göker İnan tarafından yayına hazırlanan eserde kelime bazlı motamot bir sadeleştirmeden çok, anlatılmak isteneni doğrudan ifade eden bir metot takip edilmiş; böylelikle Osmanlı devrinde yazılmış bir tarih eserinin günümüz okuyucusu tarafından kolaylıkla anlaşılabilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed50b90-c12d-4f83-8fc5-e7e6d2101947.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Devrimi</image:title>
            <image:caption>UMUT DEVRİMİ 
 
Bir yol ayrımındayız: İnsanı mı teknolojinin hizmetine vereceğiz yoksa teknolojiyi mi insanın hizmetine sokacağız? Yanıt belli. Fakat yazara göre, doğru yola girebilmemiz için insanın kişilik yapısı, nitelikleri ve gizil güçleri konusu ile çağımızın toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlarını birlikte ele almak gerekiyor. ErichFromm çoğu kitabında olduğu gibi Umut Devrimi’nde de karşımıza hem ruhbilimci hem de toplumbilimci olarak çıkıyor. Onu klasikleşmiş, vazgeçilmez bir düşünür haline getiren de aslında bu özelliği. Her kitabında olduğu gibi burada da insan ruhu ile insan toplumu arasındaki ilişkiye yine farklı bir açıdan kendi özgün ışığını tutuyor. “İnsanoğlu, bilimsel hakikatin araştırılması süreci içinde, doğaya nasıl egemen olacağını öğrendi. Bu alanda büyük başarılar elde etti. Ancak tekniğe ve maddi tüketime tek taraflı ağırlık vermekle, kendisiyle ve yaşamla olan bağını yitirdi. ... Teknik ve maddi değerler üzerinde yoğunlaştı; derin coşkular duyma yetisini, bu duyguların getirdiği sevinç ve üzüntüyü hissetme yetisini yitirdi. İnsanoğlunun inşa ettiği makine öylesine gelişti ki, onun düşünme biçimini saptayan yeni bir güç haline geldi,” diyor Fromm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4540ebc9-1484-45ae-85c6-4e797915034c.jpg</image:loc>
            <image:title>Silindir Şapka Giyen Köylü, Bacayı İndir Bacayı Kaldır</image:title>
            <image:caption>Neoliberal düzenin hüküm sürdüğü ve teknoloji çağında, son yıllarda yaşadığımız küresel salgın ve kaos ortamında, sömürü, insanlığın en önemli ve yaşamsal sorunu haline gelmiştir. İşçi, emekçi, çiftçi ezim ezim ezilirken, para babaları iyiden iyiye rahatlamışlar, günlerini gün etmişlerdir. Bununla birlikte yükselen bireyci ve bencil tutum, Türk edebiyatına da sirayet etmiş, toplumcu hassasiyet unutulmuş ve –nadir örneklerine karşın- niteliksiz bir çöle dönüşmüştür. Hal böyleyken Sadri Ertem’in Silindir Şapka Giyen Köylü ve Bacayı İndir Bacayı Kaldır eserleri, bugün de büyük önem taşımaktadır. 
Cumhuriyet Kitapları, bu iki önemli eseri, okurlarıyla yeniden buluşturuyor… 
 
“Eserinin temelinde ‘ekonomik ilişkilerin belirleyici etkisini’ oturtan Sadri Ertem’in, toplumsal mücadelelerin bu temel çelişkisini, nice Marksist yazardan önce saptayıp yazmış olması, handiyse mucizedir.
Atilla İlhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda5581f-c8af-492e-99ac-e7e7cbd58585.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Dedi Ki...</image:title>
            <image:caption>Doğada yalnızca insanların değil, canlı cansız tüm varlıkların dili vardır. O dili anlayan çok şey öğrenir. Gül ise doğanın en çok dili konuşan, en çok tadı içeren, en çok kokuyu üreten, en çok renge sahip çiçeğidir. 
Mustafa Balbay, çiçeğinden dikenine, yaprağından gövdesine kadar her şeyiyle insana yaşamı anlatan en bereketi ağaç olan gül ile kurduğu dostluktan damlalar sunuyor. Okuyucusunu Semerkant’tan Budapeşte’ye uzanan bir yolculuğa çıkarıyor, Fuzuli’den Yunus Emre’ye tüm bilgelerin buluşma noktası olan mis kokulu gülün öyküsünü anlatıyor. 
Âşık Veysel’in dediği gibi, “Güle kıymet verilmezdi âşık ile maşuk olmasa…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1b9ebf-7064-4788-94d7-5523e5b73bed.jpg</image:loc>
            <image:title>Germinal</image:title>
            <image:caption>Étienne Lantier, an unemployed railway worker, is a clever but uneducated young man with a dangerous temper. Compelled to take a back-breakin job at Le Voreux mine when he cannot get other work, he discovers that his fellow miners are ill, hungry and in debt, unable to feed and clothe their families. When conditions in the mining community deteriorate even further, Lantier finds himself leading a strike that could mean starvation or salvation for all. The thirteenth novel in Zola’s great Rougon-Macquart sequence, Germinal expresses outrage at the exploitation of the many by the few, but also shows humanity’s capacity for compassion and hope.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60db7d7c-61c6-4f78-8c32-bab2ad7bc6f3.jpg</image:loc>
            <image:title>His Masterpiece</image:title>
            <image:caption>HIS MASTERPIECE,’ which in the original French bears the title of L’Oeuvre, is a strikingly accurate story of artistic life in Paris during the latter years of the Second Empire. Amusing at times, extremely pathetic and even painful at others, it not only contributes a necessary element to the Rougon-Macquart series of novels—a series illustrative of all phases of life in France within certain dates—but it also represents a particular period of M. Zola’s own career and work. Some years, indeed, before the latter had made himself known at all widely as a novelist, he had acquired among Parisian painters and sculptors considerable notoriety as a revolutionary art critic, a fervent champion of that ‘Open-air’ school which came into being during the Second Empire, and which found its first real master in Edouard Manet, whose then derided works are regarded, in these later days, as masterpieces. Manet died before his genius was fully recognised; still he lived long enough to reap some measure of recognition and to see his influence triumph in more than one respect among his brother artists. Indeed, few if any painters left a stronger mark on the art of the second half of the nineteenth century than he did, even though the school, which he suggested rather than established, lapsed largely into mere impressionism—a term, by the way, which he himself coined already in 1858; for it is an error to attribute it—as is often done—to his friend and junior, Claude Monet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18dba8d5-2259-4313-b487-093f7f4f5e91.jpg</image:loc>
            <image:title>The Downfall</image:title>
            <image:caption>The Downfall by Zola belongs to the most outstanding masterpieces of the world’s literature. Zola tells about a terrific land-slide that overwhelmed the French Second Empire in this work. The story’s main character is Jean Macquart, a French soldier who loses a lot during a war and comes through the perils of the bloodiest battles just to get into another war. It is a critical political work describing the nonsense and cruelty of armed conflicts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73a85520-5acb-4fcb-8085-f06ce51f8b4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fruitfulness</image:title>
            <image:caption>Excerpt from Fruitfulness: 
Fécondité This, then, is M. Zola’s reply to the cry repeatedly raised by his hero, Abbé Pierre Froment, in the pages of Lourdes, Paris, and Rome: A new religion, 3 new religion! Critics of those works were careful to point out that no real answer was ever returned to the Abbé’s despairing call; and it must be confessed that one must yet wait for the greater part of that answer, since Fruitfulness, though complete as a narrative, forms but a portion of the whole. It is only after the publication of the succeeding volumes that one will be able to judge how far M. Zola’s doctrines and theories in their ensemble may appeal to the requirements of the World.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a440de75-66ee-4026-b4db-bf6bae2119eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinalar Aramızda</image:title>
            <image:caption>Dev balinalar dev okyanuslara neden sığamadı?

Nick Bland&apos;in yazıp resimlediği Balinalar Aramızda, hayvanların doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi hakkında farkındalık yaratan ve bu konuda bilinç oluşturan bir çevreye duyarlılık öyküsü.

Okurların kulaklarında yankılanan melodik tınısı, ritmik dili ve hayal gücünün sınırlarını esneten çarpıcı görselleriyle öne çıkan kitap, insan eliyle kirlenen denizlerin geleceğine dair masalsı bir anlatı sunuyor. 

İnsanın kendinden olmayana karşı sergilediği hoşgörüsüz tutum ve davranışları incelikle ele alan Bland, şiirsel öyküsünün arka planında birey, toplum ve farklılık kavramlarını da sorguluyor. 









Günlerden bir gün balinalar, biricik yuvaları okyanuslardan çıkıp şehir hayatına balıklama daldı. Bunu gören çocuklar sevinedursun, yetişkinleri belli belirsiz bir homurtu sardı. Şehirlilerin yaşam alanları sınırlanıp günlük rutinleri usul usul değişmeye başladığındaysa mevzunun &apos;&apos;ağırlığı&apos;&apos; ortalığı birbirine kattı. Çünkü balinalar artık her yerdeydi! Peki, ne işi vardı balinaların parklardaki banklarda ya da tren vagonlarında? Ve hatta restoranlarda? Acaba neydi onları engin sulardan alıkoyup hiç ait olmadıkları kara parçalarına vurduran?  

İnsanın, yaşadığı çevre üzerindeki &apos;&apos;değiştirici&apos;&apos; rolünü sorgulayan bu etkileyici resimli kitap, empati yoluyla okurları balinaların sesine kulak vermeye ve onların yardım çağrısına kayıtsız kalmamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a085fe-3da5-4dbf-8906-3730d4661256.jpg</image:loc>
            <image:title>The Fortune of the Rougons</image:title>
            <image:caption>“THE FAT AND THE THIN,” or, to use the French title, “Le Ventre de Paris,” is a story of life in and around those vast Central Markets which form a distinctive feature of modern Paris. Even the reader who has never crossed the Channel must have heard of the Parisian Halles, for much has been written about them, not only in English books on the French metropolis, but also in English newspapers, magazines, and reviews; so that few, I fancy, will commence the perusal of the present volume without having, at all events, some knowledge of its subject matter. The Paris markets form such a world of their own, and teem at certain hours of the day and night with such exuberance of life, that it was only natural they should attract the attention of a novelist like M. Zola, who, to use his own words, delights “in any subject in which vast masses of people can be shown in motion.” Mr. Sherard tells us[*] that the idea of “Le Ventre de Paris” first occurred to M. Zola in 1872, when he used continually to take his friend Paul Alexis for a ramble through the Halles. I have in my possession, however, an article written by M. Zola some five or six years before that time, and in this one can already detect the germ of the present work; just as the motif of another of M. Zola’s novels, “La Joie de Vivre,” can be traced to a short story written for a Russian review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a38b1c-c6f5-4efc-becb-c00808a6bb13.jpg</image:loc>
            <image:title>The Soil</image:title>
            <image:caption>The Soil (aka The Earth; French original title: La Terre), around which the greatest controversy has raged, is a novel which treats of the conditions of agricultural life in France before the war with Prussia (1870-1871), and the subsequent downfall of the Second Empire. It is, in some respects, the most powerful of all Zola’s novels. In parts the book is Shakespearian in its strength. Jean Macquart, son of Antoine Macquart and brother of Gervaise (see The Fortune of the Rougons), having served his time in the Army, comes to the plain of La Beauce, and becomes an agricultural labourer on the farm of La Borderie, which belonged to Alexandre Hourdequin. He falls in love with a neighbour, Lise Mouche, and later her sister Françoise...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d92fa01-070a-4611-a728-8c66d34e5663.jpg</image:loc>
            <image:title>The Three Cities Trilogy, Paris</image:title>
            <image:caption>Trilogy of the Three Cities (1894-1898), which he began with “Lourdes” and continued with “Rome” and finished with “Paris”; and thus the adventures and experiences of Abbe Pierre Froment, the doubting Catholic priest who failed to find faith at the miraculous grotto by the Cave, and hope amidst the crumbling theocracy of the Vatican, are here brought to what, from M. Zola’s point of view, is their logical conclusion. From the first pages of “Lourdes,” many readers will have divined that Abbe Froment was bound to finish as he does, for, frankly, no other finish was possible from a writer of M. Zola’s opinions. Taking the Trilogy as a whole, one will find that it is essentially symbolical. Abbe Froment is Man, and his struggles are the struggles between Religion, as personified by the Roman Catholic Church, on the one hand, and Reason and Life on the other. In the Abbe’s case the victory ultimately rests with the latter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68a2f43c-f522-433f-9fb6-fe9fa5b37a49.jpg</image:loc>
            <image:title>The Three Cities Trilogy, Rome</image:title>
            <image:caption>Trilogy of the Three Cities (1894-1898), which he began with “Lourdes” and continued with “Rome” and finished with “Paris”; and thus the adventures and experiences of Abbe Pierre Froment, the doubting Catholic priest who failed to find faith at the miraculous grotto by the Cave, and hope amidst the crumbling theocracy of the Vatican, are here brought to what, from M. Zola’s point of view, is their logical conclusion. From the first pages of “Lourdes,” many readers will have divined that Abbe Froment was bound to finish as he does, for, frankly, no other finish was possible from a writer of M. Zola’s opinions. Taking the Trilogy as a whole, one will find that it is essentially symbolical. Abbe Froment is Man, and his struggles are the struggles between Religion, as personified by the Roman Catholic Church, on the one hand, and Reason and Life on the other. In the Abbe’s case the victory ultimately rests with the latter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933a0eb7-e031-40f9-9176-2e930da8b8ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Work</image:title>
            <image:caption>Émile Édouard Charles Antoine Zola 2 April 1840 – 29 September 1902) was a French novelist, journalist, playwright, the best-known practitioner of the literary school of naturalism, and an important contributor to the development of theatrical naturalism. He was a major figure in the political liberalization of France and in the exoneration of the falsely accused and convicted army officer Alfred Dreyfus, which is encapsulated in his renowned newspaper opinion headlined J’Accuse…! Zola was nominated for the first and second Nobel Prize in Literature in 1901 and 1902</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ede34c-c7f9-4945-b28f-e799378fcaee.jpg</image:loc>
            <image:title>His Excellency</image:title>
            <image:caption>His Excellency (French: Son Excellence Eugene Rougon) - From Zola’s Rougon-Macquart Series. “Son Excellence Eugene Rougon is the one existing French novel which gives the reader a fair general idea of what occurred in political spheres at an important period of the Empire. It is a book for foreigners and particularly Englishmen to read with profit, for there are yet many among them who cherish the delusion that Napoléon III. was not only a good and true friend of England, but also a wise and beneficent ruler of France; and this, although his reign began with bloodshed and trickery, was prolonged by means of innume-rable subterfuges, and ended in woe, horror, and disgrace... There is, of course, some fiction in the book; but, again and again, page after page, I have found a simple record of fact, just deftly adapted to suit the requirements of the narrative. The history of the Second Empire is probably as familiar to me as it is to M. Zola himself-for, like him, I grew to manhood in its midst, with better opportunities, too, than he had of observing certain of its distinguishing features - and thus I have been able to identify innumerable incidents and allusions, and trace to their very source some of the most curious passages in the book. And it is for this reason, and by virtue of my own knowledge and experience, that I claim for His Excellency the merit of reflecting things as they really were in the earlier years of the Imperial régime.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac0fd0c-e147-42d4-974a-e4855c2773af.jpg</image:loc>
            <image:title>The Attack on the Mill and Other Sketches of War</image:title>
            <image:caption>It is by his huge novels, and principally by those of the Rougon-Macquart series, that M. Zola is known to the public and to the critics. Nevertheless, he has found time during the thirty years of his busy literary career to publish about as many small stories, now comprised in four separate volumes. It is natural that his novels should present so very much wider and more attractive a subject for analysis that, so far as I can discover, even in France no critic has hitherto taken the shorter productions separately, and discussed M. Zola as a maker of contes. Yet there is a very distinct interest in seeing how such a thunderer or bellower on the trumpet can breathe through silver, and, as a matter of fact, the short stories reveal a M. Zola considerably dissimilar to the author of “Nana” and of “La Terre”—a much more optimistic, romantic, and gentle writer. If, moreover, he had nowhere assailed the decencies more severely than he does in these thirty or forty short stories, he would never have been named among the enemies of Mrs. Grundy, and the gates of the Palais Mazarin would long ago have been opened to receive him. It is, indeed, to a lion with his mane en papillotes that I here desire to attract the attention of English readers; to a man-eating monster, indeed, but to one who is on his best behaviour and blinking in the warm sunshine of Provence</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd07eb1-3377-47de-b996-1b64c08c87b7.jpg</image:loc>
            <image:title>The Joy of Life (La joie de vivre)</image:title>
            <image:caption>La joie de vivre (The Joy of Living) is the twelfth novel in the Rougon-Macquart series by Émile Zola. It was serialized in the periodical Gil Blas in 1883 before being published in book form by Charpentier in February 1884. The main character is Pauline Quenu (b. 1852), the daughter of Parisian charcutiers Lisa Macquart and M. Quenu, who are central characters in Le ventre de Paris (published 1873).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9402e0b-0906-4bf6-a427-662fb361eddb.jpg</image:loc>
            <image:title>The Dream</image:title>
            <image:caption>Is it wrong to love whatever is beautiful and rich? I love it precisely because it is beautiful, because it is rich - because, I think, it brings joy to my heart. . . 
On Christmas day, in the flurry of a snow storm, the Huberts discover a ragged nine year old girl sheltering under the neighbouring cathedral porch. Childless and pious, the couple take in and raise Angelique as their own. The girl is intensely passionate, and given to rage and disobedience as well as love and religious fervour. Inspired by The Golden Legend, Angelique creates a dream world all of her own, peopled with spirits. As part of her dream vision, she becomes convinced she will marry a rich and handsome young prince. Her wish seemingly comes true when she falls in love with a lord’s son... The sixteenth novel in the Rougon-Macquart series, The Dream marks a departure by Zola from the conventions of realism. Here, Zola explores the persistence of mysticism, but also blends elements of fairy tale with the naturalist techniques for which he had become known. This edition contains a wide-ranging introduction placing Zola’s changing concerns in the context of his wider work, and illuminates key themes in the novel, such as architecture, heraldry, and the lives of the saints</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40cbccf3-9fc9-40ce-a6cd-7a8009be418f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Ladies Paradise</image:title>
            <image:caption>Excerpt from The Ladies’ Paradise: A Realistic Novel Oh! Look there, Jean, said she; and they stood still, nestling close to one another, all dressed in black, wearing the old mourning bought at their father’s death. She, rather puny for her twenty years, was carrying a small parcel; on the other side. Her little brother, five years old, was clinging to her arm; while behind her, the big brother, a strapping youth of sixteen, was standing empty-handed.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/288fb349-8ce8-4df6-956e-96efe535eba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Piping Hot!</image:title>
            <image:caption>“Piping Hot” (french - “Pot-Bouille”) is the tenth novel in the Rougon-Macquart series by Émile Zola. It was first published in 1887. The novel is an indictment of the mores of the bourgeoisie of the Second French Empire. It is set in a Parisian apartment building, a relatively new housing arrangement at the time and its title (roughly translating as stew pot) reflects the disparate and sometimes unpleasant elements lurking behind the building’s new façade</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17bcc2ab-89ce-4572-b2e8-f14728e362eb.jpg</image:loc>
            <image:title>The Rush for the Spoil</image:title>
            <image:caption>One of the most important, though controversial, French novelists of the late nineteenth century, and founder of the Realist movement, was Émile Zola (1840-1902). He was the most important example of the literary genre of naturalism, and an integral part of developing theatrical naturalism. “The Rush for the Spoil” is the second book in Zola’s “Les Rougon-Macquart”, a twenty-volume series about a fictional family during the Second French Empire. This edition was the first English translation, by John Stirling, and is a highly expurgated form of the original novel. La Curée literally means the portion of game fed to hunting dogs, a title relevant to the story itself, one of societal inequality and ruthless classism. This novel met much acclaim for its realism, despite the fact that Zola himself had never personally experienced the opulent lives of the upper-class of which he so eloquently wrote</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7a5e40-c57e-42f9-a98f-1fd167f90673.jpg</image:loc>
            <image:title>Truth</image:title>
            <image:caption>“Truth [Vérité]” by Émile Zola (translated by Ernest Alfred Vizetelly). Published by Good Press. Good Press publishes a wide range of titles that encompasses every genre. From well-known classics &amp; literary fiction and non-fiction to forgotten−or yet undiscovered gems−of world literature, we issue the books that need to be read.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecdd96e4-48e5-4760-960f-3010ba8f7713.jpg</image:loc>
            <image:title>L’assommoir</image:title>
            <image:caption>With its naturalistic description and street argot, L’Assommoir vividly evokes the poverty and squalor beneath the superficial glamour of Parisian life under the Second Empire. But in telling the story of the rise and downfall of the laundress Gervaise Macquart, Zola surmounts his moral and social intentions.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c03a088-8026-4cfc-bd34-ea8f466f2406.jpg</image:loc>
            <image:title>Money (L’Argent)</image:title>
            <image:caption>The time for prating of the purity of our public life, and for thanking the Divinity that in financial as in other matters we are not as other men, has gone by. When disasters like that of the Liberator group are possible, when examples of financial unsoundness are matters of everyday occurrence, when the very name of ‘trust company Opens up visions of incapacity, deceit, and fraud, it is quite certain that things are pripe for stringent inquiry and reform. Of course the cleansing of the Augean stable of finance 1n this country will prove a Herculean labour but al though ‘callous Governments and legislators may postpone and shirk it, the task remains before them, ever threatening, ever calling for attention, and each day’s delay in dealing with it only adds to the evil. We are overrun with rotten limited liability companies, flooded with swindling ‘bucket-shops,’ crashes and collapses rain upon us, and the ‘promoter’ and the guinea-pig still and ever enjoy impunity. It is becoming more and more impossible to burke the issue. It stares us in the face. Even if the various measures of political and social reform, about which we have heard so much of recent years, should yield all that their partisans declare they will, it is doubtful whether there would be much national improvement. For the rottenness of our social system must still remain the same; the fabric must still repose upon as unsound a basis as it does now if the brigands of Finance remain free to plunder the community and to pave their way to ephemeral wealth and splendour with the bodies of the thrifty and the credulous</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c998cb9-7ed8-4ab6-9bd6-46c1167faaf8.jpg</image:loc>
            <image:title>The Conquest of Plassans</image:title>
            <image:caption>The arrival of Abbe Faujas in the provincial town of Plassans has profound consequences for the community, and for the family of François Mouret in particular. Faujas and his mother come to lodge with François, his wife Marthe, and their three children, and Marthe quickly falls under the influence of the priest. Ambitious and unscrupulous, Faujas gradually infiltrates into all quarters of the town, intent on political as well as religious conquest. Intrigue, slander, and insinuation tear the townsfolk apart, creating suspicion and distrust, and driving the Mourets to ever more extreme actions. The fourth novel in Zola’s Rougon-Macquart sequence, The Conquest of Plassans returns to the fictional Provençal town from which the family sprang in The Fortune of the Rougons. In one of the most psychological of his novels, Zola links small-town politics to the greater political and national dramas of the Second Empire</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79aab50f-6ce2-4f88-9647-80b6c9540f46.jpg</image:loc>
            <image:title>The Fat and the Thin</image:title>
            <image:caption>“THE FAT AND THE THIN,” or, to use the French title, “Le Ventre de Paris,” is a story of life in and around those vast Central Markets which form a distinctive feature of modern Paris. Even the reader who has never crossed the Channel must have heard of the Parisian Halles, for much has been written about them, not only in English books on the French metropolis, but also in English newspapers, magazines, and reviews; so that few, I fancy, will commence the perusal of the present volume without having, at all events, some knowledge of its subject matter. The Paris markets form such a world of their own, and teem at certain hours of the day and night with such exuberance of life, that it was only natural they should attract the attention of a novelist like M. Zola, who, to use his own words, delights “in any subject in which vast masses of people can be shown in motion.” Mr. Sherard tells us[*] that the idea of “Le Ventre de Paris” first occurred to M. Zola in 1872, when he used continually to take his friend Paul Alexis for a ramble through the Halles. I have in my possession, however, an article written by M. Zola some five or six years before that time, and in this one can already detect the germ of the present work; just as the motif of another of M. Zola’s novels, “La Joie de Vivre,” can be traced to a short story written for a Russian review.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72e3618-ba64-4bc1-9270-ac3a30bcd86d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Monomaniac</image:title>
            <image:caption>Lantier, the “human beast” of the title, has a hereditary madness and has several times in his life wanted to murder women. At the beginning of the story he is an engine driver, in control of his engine “La Lison”. His relationship with “La Lison” is almost sexual and provides some degree of control over his mania.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e48be32d-1635-4538-8ac6-48d2aa26e904.jpg</image:loc>
            <image:title>The Three Cities Trilogy, Lourdes</image:title>
            <image:caption>Trilogy of the Three Cities (1894-1898), which he began with “Lourdes” and continued with “Rome” and finished with “Paris”; and thus the adventures and experiences of Abbe Pierre Froment, the doubting Catholic priest who failed to find faith at the miraculous grotto by the Cave, and hope amidst the crumbling theocracy of the Vatican, are here brought to what, from M. Zola’s point of view, is their logical conclusion. From the first pages of “Lourdes,” many readers will have divined that Abbe Froment was bound to finish as he does, for, frankly, no other finish was possible from a writer of M. Zola’s opinions. Taking the Trilogy as a whole, one will find that it is essentially symbolical. Abbe Froment is Man, and his struggles are the struggles between Religion, as personified by the Roman Catholic Church, on the one hand, and Reason and Life on the other. In the Abbe’s case the victory ultimately rests with the latter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc082014-9c71-4e7a-a824-dca4aeb0dc87.jpg</image:loc>
            <image:title>Therese Raquin</image:title>
            <image:caption>Émile Édouard Charles Antoine Zola 2 April 1840 – 29 September 1902) was a French novelist, journalist, playwright, the best-known practitioner of the literary school of naturalism, and an important contributor to the development of theatrical naturalism. He was a major figure in the political liberalization of France and in the exoneration of the falsely accused and convicted army officer Alfred Dreyfus, which is encapsulated in his renowned newspaper opinion headlined J’Accuse…! Zola was nominated for the first and second Nobel Prize in Literature in 1901 and 1902.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fb2f1f7-3749-4e49-bd89-befa49d52068.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Karenina</image:title>
            <image:caption>Anna Karenina is a novel by the Russian author Leo Tolstoy, first published in book form in 1878. Widely considered to be one of the greatest works of literature ever written, Tolstoy himself called it his first true novel. It was initially released in serial installments from 1875 to 1877, all but the last part appearing in the periodical The Russian Messenger. 
A complex novel in eight parts, with more than a dozen major characters, Anna Karenina is spread over more than 800 pages (depending on the translation and publisher), typically contained in two volumes. It deals with themes of betrayal, faith, family, marriage, Imperial Russian society, desire, and rural vs. city life. The story centers on an extramarital affair between Anna and dashing cavalry officer Count Alexei Kirillovich Vronsky that scandalizes the social circles of Saint Petersburg and forces the young lovers to flee to Italy in a search for happiness, but after they return to Russia, their lives further unravel. Trains are a motif throughout the novel, with several major plot points taking place either on passenger trains or at stations in Saint Petersburg or elsewhere in Russia. The story takes place against the backdrop of the liberal reforms initiated by Emperor Alexander II of Russia and the rapid societal transformations that followed. The novel has been adapted into various media including theatre, opera, film, television, ballet, figure skating, and radio drama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f5faf87-70fa-4942-aed4-9416e971c48a.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Çin ve Düşmanları</image:title>
            <image:caption>“Nicola di Cosmo’nun kaynaklara hâkimiyetini ortaya koyan bu olağanüstü çalışma, önemli sorular sormakla kalmıyor bunlara ölçülü, ayrıntılı cevaplar sunuyor.” 
Peter B. Golden, The International History Review 
 
“… Nicola di Cosmo, paha biçilmez bir eser üretmiş olmanın övgü ve şükranlarını hak ediyor. Antik Çin ve Düşmanları bilimsel bir şaheser. Bundan sonraki yıllarda antik Çin ve ötesindeki dış ilişkiler üzerine çalışanlar için vazgeçilmez bir kaynak.” 
Harvard Journal of Asiatic Studies 
 
MÖ 1. binyılda Doğu Asya dünyası kimi zaman barış içerisinde geçinen kimi zamansa çetin savaşlarda çarpışan iki süper güç arasında bölünmüştü: Çin ve bozkırdaki göçebe halklar. Antik Çin ve Düşmanları bozkır halklarının Çin ile amansız mücadelesine yeniden hayat veriyor. 
  Çin’in ilk dönem tarihî kayıtlarından başlayarak Çinli ve Batılı tarihçiler arasında, Çin yüksek kültürünün imparatorluk öncesi dönem boyunca büyük Asya bölgesinde en yüksek medeniyet seviyesini temsil ettiği bugün genel geçer bir bilgi halini almıştır. Nicola di Cosmo Antik Çin ve Düşmanları’nda bu basitleştirilmiş imgenin kökenlerini irdeleyerek, gerçekliğini ele alıyor. Hakim Çin medeniyeti anlatısına karşı, aslında hiç de ondan aşağı tarafı olmayan göçebe gücün hakkını tekrardan teslim ediyor. 
Elinizdeki kitap eski Çinlilerin, egemenlik alanlarının kuzeyinde varlıklarını sürdüren gayet teşkilatlı, gelişmiş, birleşik bir siyasî yapıya sahip, yükselen güçleriyle tehditkâr halk gruplarını nasıl algıladıklarını ve onlarla nasıl ilişki kurduklarını belgeliyor. Di Cosmo kuzeyde Hsiung-nu göçebe imparatorluğu ile güneyde Çin İmparatorluğu’nun teşekkül sürecinde, bu kutuplu iki dünya arasındaki gerilimi inceliyor. Bununla birlikte “Çin Seddi” olarak birleştirilen erken duvarların yapımı; dünya tarihindeki ilk göçebe imparatorluk olan Hsiung-nu İmparatorluğu’nun oluşumu ve Çin ordularının kuzeybatı bölgelerini ele geçirerek Orta Asya’ya, daha sonra İpek Yolu haline gelecek, yeni bir ticaret yolu açmaları dâhil olmak üzere, bölgenin önemli tarihsel olaylarına yeni yorumlar getiriyor. 
Antik Çin ve Düşmanları: Doğu Asya Tarihinde Göçebe Gücün Yükselişi, hem arkeolojik hem de eldeki yazılı kaynaklardan hareketle, antik Çin tarihine ve gölgede bırakılmış göçebe imparatorluğa dair yeni bir metodolojik yaklaşım getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed729f3b-114a-44f2-bbe6-5e8692ec5a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştiren Kararlar</image:title>
            <image:caption>“Mahirane bir şekilde irdelenmiş… Kıymetli… İkinci Dünya Savaşı’na bakışımızı değiştiren bir eser.” – Andrew Roberts 
 
“Ian Kershaw’ın muazzam bilgi birikimi ve net düşüncelerini sergilediği bir çalışma… Dahice anlatılmış… Ziyadesiyle bilgi içeren bir eser.” – Antony Beevor 
 
“İkinci Dünya Savaşı’nın en mühim siyasî kararlarının fevkalade netlik ve kusursuzlukla irdelenmiş bir anlatımı.” – Max Hastings 
 
İkinci Dünya Savaşı’nda çarpışan altı büyük devletin liderleri, 1940 Mayıs’ı ile 1941 Aralık’ı arasında birbiriyle bağlantılı bir dizi karar aldı. Savaşın neticesini tayin eden bu kararlar, geleceğe ve yaşadığımız dünyaya büyük ölçüde şeklini verdi. Peki bu kararlar nasıl alınmıştı? Bu kararları alırken liderlerin önlerinde ne gibi seçenekler vardı? Ellerinde doğru veya yanlış hangi istihbarat mevcuttu? Liderlerin karakterleri ve lider haricindeki faktörler alınan kararları nasıl etkiledi?  
  Kershaw, İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarının ardındaki plan, karar ve uygulama safhalarının izini sürerken bu büyük mücadelede hiçbir şeyin kesin olmadığını bize tekrar hatırlatıyor. İngiltere 1940 Haziran’ında Hitler ile barış masasına oturmaya karar verseydi yahut Almanya 1941 Haziran’ında Sovyetler Birliği’ne batıdan tek başına taarruz etmek yerine Japon İmparatorluğu’yla çift taraflı müşterek bir istilaya başlasaydı gidişat şüphesiz çok farklı bir hâl alacaktı. Peki ya Almanya aynı anda iki cephede savaşmasa yahut Japonya Pearl Harbor baskınını yapmasaydı? Kershaw, en nihayetinde iki ülke için de felaketle sonuçlanmış olsa da bu kararların siyasî ve askerî hedeflere dayanan menfur bir mantığın sonucu olduğunu ortaya koyuyor. Kershaw bir yandan Almanya, İtalya ve Sovyetler Birliği’nin tek adamın kontrolü altında olmaları ve bu liderlerin duymak istemedikleri şeyleri onlara söyleyemeyecek kadar dalkavuk müşavirlerle çalışmaları nedeniyle söz konusu üç ülkenin savaş sırasında büyük zorluklar yaşadığını gösterirken; diğer yandan demokratik sürecin daha yavaş ve sağduyulu bir şekilde ilerlemesiyle Churchill ile Roosevelt’in daha bilinçli kararlar alabildiğini örneklerle okuyucuya sunuyor. 
 
Akademik titizlik, özenli tartışma ve sağduyulu muhakeme kabiliyetlerini büyük bir ustalıkla sergileyen Ian Kershaw, Dünyayı Değiştiren Kararlar ile İkinci Dünya Savaşı’na olağanüstü çarpıcılıkta bir yeni bakış getiriyor ve bu kritik dönemin heyecan ve belirsizlik hissini yeniden yaşatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86965ea-7c23-47fd-bf3f-336311b7f432.jpg</image:loc>
            <image:title>İskenderiye, Afrika ve İspanya Savaşları</image:title>
            <image:caption>MÖ 49 yılında Roma Cumhuriyeti’nde İç Savaş başladığında iki taraf vardı: Galya’da askerî başarılar elde etmiş ve icraatlarının, Roma’daki resmî makamlar tarafından tanınmasını isteyen, geçmişte popülist bir politika izlemiş Gaius Iulius Caesar ile Roma’daki aristokratların destekçisi ve lideri Gnaeus Pompeius Magnus. Pompeius’la mücadelesi kısa zamanda lehine sonlanmış olsa da Caesar yaklaşık dört yıl süren iç savaşta Romalı akranlarına, eskiden emrinde çalışmış subaylara, akrabalarına, yabancılara ve düşmanlarını destekleyen krallara karşı geniş bir coğrafyada savaştı. 
 
MÖ 49-45 yılları arasında İç Savaş’ın İskenderiye, Afrika ve İspanya cephelerine dair Caesar’ın Türkçeye ilk kez çevrilen notları, büyük komutanın rakiplerine karşı yürüttüğü askerî faaliyetleri ele alıyor. Bu süre zarfında hem Roma tarihi hem Caesar’ın hayatı için yaşanan birçok önemli olay bu notlar arasında kendilerine yer buluyor: İskenderiye kuşatmasından Kleopatra’nın tahta çıkarılmasına, meşhur “Geldim, Gördüm, Yendim” sözünü söylediği Zela Muharebesi’nden Afrika’daki direnişin belkemiğini kıran Thapsus Muharebesi’ne. 
  İskenderiye, Afrika ve İspanya Savaşları, Roma savaş makinesinin değişik coğrafyalarda nasıl faaliyet gösterdiğini, zorluklara nasıl göğüs gerdiğini, strateji ve taktiklerini, kuşatma ve savunma sistemlerini birinci elden sunmasının yanı sıra satır aralarında ilerleyen yaşına rağmen Caesar’ın enerji dolu faaliyetlerini canlı bir şekilde hissettiren bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35a8032c-e27d-4d97-b4fc-477e1fd47a37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka ve Robotik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Yapay zekâ yaratmadaki başarı, insanlık tarihindeki en büyük olay olacak.
Risklerden nasıl kaçınacağımızı öğrenmezsek sonuncusu da olabilir.”—Stephen Hawking 
 
YAKIN GELECEĞİN TAM MERKEZİNE 
İNİŞLİ ÇIKIŞLI BİR YOLCULUK 
 
Bugün gerçeklik kazanmış bir bilimkurgu hikâyesinde yaşıyoruz. Bilgisayarlar dünyaya hükmediyor. Yaptığımız her şeyden veriler bir sel gibi akıyor. Robotlar fabrikalarda geleceğin ürünlerini imal ediyor. Bilgisayarların çeşitli biçimlerde evimize girmesiyle dijital asistanlarımızla konuşarak onlardan detaylı ve tutarlı cevaplar alabiliyoruz. Farkında olsak da olmasak da yapay zekâ perdenin arkasından her işi yürütürken her gün pek çok kere onunla etkileşime geçiyoruz. 
Peki, henüz tam anlamıyla idrak edemediğimiz bu yeni dünyada bizi neler bekliyor? 
Önde gelen uzman Peter J. Bentley, bilgisayarların hızlı dünyasında çığır açan teknolojik gelişmeleri ve bunların türümüz üzerindeki dikkate değer etkilerini anlamaları için okurlarına ihtiyaç duydukları temel bilgileri sunuyor. Einstein Kitaplığı serisinden Yapay Zekâ ve Robotik, söz konusu ileri teknolojinin doğuşunun arkasındaki motivasyondan iyi robotlar yapmamızı sağlayan akıllı algoritmaların kullanılmasına, bilgisayarların dil ve iletişim de dâhil olmak üzere çeşitli duyusal bilgileri anlamasını sağlayan teknolojilerden duygusal zekâ, öngörülemeyen durumlarda karar verme yetisi ve yapay zekâda hayal gücünün zorluklarına kadar pek çok hususta her meraklı zihin için uzman liderliğinde bir kılavuz… 
İster yakın geleceğin bilinmezlerle dolu dünyasında keşfe çıkan bir bilim insanı ister bu alana ilgi duyan bir okur olun; Yapay Zekâ ve Robotik, size şimdiye kadarki en olağanüstü yapay zekâ icatlarından bazılarını gösterecek ve bunların geleceğimiz için ne ifade ettiğini açıklayacak. Yapay zekâ ile robotiğin dünyasına hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b4f439-3d0a-49e5-a06b-211adce2484f.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Harp Gemileri</image:title>
            <image:caption>1850’den Günümüze Modern Harp Gemilerinin Gelişimi 
19. yüzyılın sonlarına doğru mayın ve sualtına dalabilen, torpido taarruzu icra edebilen araçların icadıyla birlikte denizde harp sahası ikinci bir boyut kazanmıştı. Birinci Dünya Savaşı’nda uçağın muharip bir unsur olarak kullanılmasıyla birlikte deniz harekâtına üçüncü bir boyut eklenmiş, 21. yüzyılla birlikte ise deniz kuvvetleri uzay ve elektromanyetik spektrumla da mücadele etmeye başlamıştı. Kadim mücadele alanı olan deniz, günümüzde gerçek anlamda çok boyutlu bir karaktere büründü ve daha karmaşık hâle geldi. Elinizdeki kitap size bu karmaşıklıkta yol gösterici olacak. 1850’den günümüze kadar bütün harp gemilerini detaylı olarak inceleyen bu kapsamlı eser dört ana bölümden oluşmaktadır. Kitap harp gemilerinin salt materyal kısmına girişmeden önce deniz ortamı, gemicilik ve modern döneme hazırlık mahiyetinde eski çağdan 1850’lere kadarki en önemli kürek ve yelken devri harp gemileri, gemicilik ve deniz harbi üzerine giriş bölümüyle başlamakta; ikinci bölümde, suüstü gemilerine yoğunlaşarak başta muharebe gemisi olmak üzere kruvazör, muhrip, fırkateyn, kor­vet, torpidobot ve hücumbot gibi ana muharip platformların operas­yonel kabiliyetlerini ve gelişimini, tarihi olaylardaki rolünü de es geç­meden bütüncül bir perspektifte sunmaktadır. Takip eden üçüncü bölümde ise sualtında sessiz ve derinden seyreden sinsi plat­formlar olarak addedilen denizaltıların tekâmülü ilk denemelerden günümüze ele alınmakta ve arkasından dördüncü bölümde de uçak gemilerinin emekleme döneminden bugüne kadarki tarihe yön veren gelişim evresini önemli olayları referans alarak aktarmaktadır. Ayrıca bu günlerde Türkiye’de gemicilik alanındaki gelişmeler TCG Anadolu amfibi hücum gemisi gibi örnekler de verilerek, dördüncü bölümün sonunda denizden kuvvet aktarımının en etkili ve güncel platformları sayılan amfibi hücum ge­mileri incelenmektedir. 
Deniz harpleri ve gemileri alanında uzman Dr. Evren Mercan tarafından hazırlanan “Modern Harp Gemileri” kitabı Türkçe literatürde ilk defa 1850’den günümüze kadar modern harp gemilerinin gelişim sürecini sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/535095ee-4d6d-47be-b339-e45c3dd7a4ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Redhouse Kidz tarafından yayımlanan Küçük Prens, Louise Greig’in şiirsel üslubu ve Sarah Massini’nin büyüleyici resimleriyle, benzersiz bir uyarlama. Dünyanın en çok okunan kitaplarından biri olan Küçük Prens’in bu kısa uyarlaması, küçük çocukların da kalbini çalacak. 
 
Uçağı bozulunca çölde gölgesiyle baş başa kalan bir pilot, sabah uyandığında olağanüstü bir çocukla karşılaşır. &quot;Bana bir koyun çizer misin lütfen?&quot; der küçük oğlan. Pilot kâğıt kalem çıkarır ve güzeller güzeli bir gül, bir tilki ve hayata dair pek çok sırrı içeren sihirli bir öykü başlar… 
 
Ödüllü şair yazar Louise Greig, Antoine de Saint-Exupéry&apos;nin klasik romanının özünü koruyarak, Küçük Prens’in gülüyle ilişkisine odaklanıyor. Kendi gezegeninde güzel gülüne bakan Küçük Prens’in şaşırtıcı yeni gezegenlere ve sevginin doğasını keşfettiği Dünya’ya yaptığı ilginç ve harika yolculuk, hem öyküsü hem de resimleriyle yepyeni bir ifade buluyor. 
 
Nesiller boyu okurların kalbini fetheden Küçük Prens’in kısa bir uyarlaması olan bu resimli kitap, daha küçük çocukların da edebiyatın temel eserlerinden biri sayılan bu klasiğe erişmesine olanak tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/324b6f13-8e29-45df-a9a4-5a32a886b873.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal</image:title>
            <image:caption>İstiklal: Vatanımda Bir Tek Düşman Kalmasın 
31 Ağustos 1922... 
Büyük Taarruz&apos;la son aşaması başlayan Türk&apos;ün istiklal yürüyüşü meyvelerini vermiş, düşmanın muharip gücü Dumlupınar&apos;da çok ağır bir darbe almıştır. Başkomutanlık Meydan Muharebesi&apos;yle Yunan Küçük Asya Ordusu&apos;nun üçte biri savaş dışı kalmıştır ama geriye kalan kuvvetler daha geride, örneğin Milne Hattı&apos;nda savunmaya geçme ve İzmir yolunu kapatma potansiyeline sahiptir. Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa&apos;nın “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri!” emri işte bu tehdidi ortadan kaldırmak, vatanı son düşman askerinden de temizlemek için ortaya konan stratejinin özetidir. 
Nitekim 9 Eylül’de İzmir’in geri alınmasıyla savaş bitmeyecek, İstiklal Harbi&apos;nin son kurşunu namludan çıkmak için dokuz gün daha bekleyecektir. Türk üç buçuk yıl süren Milli Mücadele’nin sonunda, bağımsızlığa açılan son kapının eşiğindedir. 1 Eylül-9 Eylül 1922 arasında Batı Cephesi’nde neler yaşanmıştır? Yunan ordusu dövüşmeye devam mı etmiştir, yoksa ardına bakmadan kaçmış mıdır? Zaferin ardından Mustafa Kemal Paşa&apos;nın yeniden kılıcını kuşanmasına neden olan şey nedir? Yunan ordusunun yaptığı etnik temizlik ve sistematik yıkımdan sonra Türk&apos;ü nasıl bir gelecek beklemektedir? İzmir yangınını kim çıkarmıştır? General Trikupis nerede ve nasıl esir alınmıştır? İstanbul ve Çanakkale&apos;de İngilizlerle yeniden karşı karşıya gelen Türk Ordusu İstanbul&apos;u nasıl tek kurşun atmadan geri almıştır? Milli Mücadele sadece Yunanlılara karşı mı verilmiştir; İngilizler bu savaşın neresindedir? Çanak Krizi nedir? Mudanya Mütarekesi’ne giden diplomatik süreçte neler yaşanmıştır? Bütün bu soruların cevapları Sakarya ve Büyük Taarruz kitaplarının yazarı Selim Erdoğan’ın İngiliz ve Fransız arşivleri başta olmak üzere, kullandığı kaynakları muharebe sahalarındaki çalışmalarıyla doğruladığı İstiklal kitabında. 
Cephede Milli Mücadele Serisi&apos;nin yeni kitabı Lloyd George&apos;u köşeye sıkıştıran ve pes etmesine neden olan dinleme skandalını ilk kez gündeme getirmesi ya da Büyük İzmir Yangını&apos;nın failini bizzat isim vererek işaret etmesi açısından da Milli Mücadele literatürüne yeni katkılarda bulunmaktadır. 
&quot;İstiklal: Vatanımda Bir Tek Düşman Kalmasın&quot; üç buçuk yıl süren Milli Mücadele’nin son perdesini belgelerle, atlas kısmındaki renkli fotoğraflar ve haritalarla tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1364653-ad16-4c47-b47f-385ae0de45a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>ANADOLU’NUN BOZKIRLARINDAN 
AVRUPA’NIN İÇLERİNE “Türkler tarihin her safhasında görünen, tarihi inşa eden kavimlerden biridir. Bugünkü medeni dünyada hiçbir eski dünya kavmi ve ülke yoktur ki Türkler olmadan tarihini yazabilsin. Mutlaka, Türkleri ve Türk tarihini bilmek zorundadır ki kendi tarihini anlayabilsin.”
İlber Ortaylı 
Türklerin Tarihi kitabında Marmara’da küçük bir beylik olarak doğan, gelişen ve kuruluşunun üzerinden 150 yıl geçmeden Balkanlar’da ve Ege’de hâkimiyet tesis eden, Akdeniz dünyasının son muhteşem imparatorluğu olan Türk İmparatorluğu’nun üç kıtaya yayılmasına şahitlik edeceksiniz. 
Sultanü’l-Berreyn ve Hakanü’l-Bahreyn (İki Karanın ve İki Denizin Hükümdarı) olan Fatih Sultan Mehmed gibi bir Rönesans hükümdarının dünyasına eşlik ederek; Türk tarihinin büyük asrı, dünya tarihinde birçok değişime neden olan 15. yüzyılın bilinmeyenlerini öğreneceksiniz… 
Bugün Avrupa, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da, sayıları yirmiyi aşan çeşitli dil, din, ırk ve siyasal rejime sahip ülkenin ortak tarihini okuyacaksınız.
Hepsi birbirinden değerli Türk sultanların başarılarını görecek; harp teknikleri Rönesans kadar Asyai Türk tekniklerine de dayanan dünyanın en güçlü ordusunu tanıyacak ve kısa sürede Üçüncü ve son Roma İmparatorluğu’nun nasıl kurulduğuna şahitlik edeceksiniz.
Anadolu’nun bozkırlarından Avrupa’nın içlerine, İlber Ortaylı’nın satırları arasında dolaşmak isteyen her yaştan okurun zevkle okuyacağı bir başucu kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02668b8f-4bfc-4a38-92f0-83397bfc27f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>ORTA ASYA’NIN BOZKIRLARINDAN 
AVRUPA’NIN KAPILARINA 
 
“Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün… Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? İşte Türkler dünyayı böyle değiştirdi. Bu sebeple, bizim hayalî bir tarih ve kahramanlar üretmeye değil, yalnızca doğruyu öğrenmeye ihtiyacımız var…” İlber Ortaylı
Türklerin Tarihi, göçebe bir kavimken Ortadoğu’nun güçlü uygarlıklarından birini tesis eden Türklerin günümüzde de çok konuşulan menşei tartışmalarıyla başlıyor. Akabinde Orta Asya’dan Anadolu’ya göç edip bölgeyi Türkleştirmeleri ve orada inşa ettikleri kültürün esasları…
Büyük bir mirasa, güçlü bir yapılanmaya ve tarihî bir zenginliğe sahip bir milletin, Türklerin adının nereden geldiği ve bu coğrafyaya ne zamandan beri “Türkiye” dendiği tartışmalarının tüm detayları…
Kazanılan önemli savaşlar ve geri çekilmelerle, dahası ızdırablı toprak kayıplarıyla bugünkü hâlini alan Anadolu’nun hikâyesi…
Türkiye’nin Malazgirt Savaşı’yla Bosna’nın fethi arasındaki 400 yıl boyunca Avrupa açısından önemli bir ülke ve baş edilmesi gereken bir sorun olmasının gerekçeleri…
Dahası Oğuzlardan Kıpçaklara, Peçeneklerden Selçuklulara ve büyük bir imparatorluk olan Osmanlılara kadar uzanan ve sadece Türklerin değil; Rusların, Memlûkluların, Karakoyunluların, Gaznelilerin, Safevîlerin, Çinlilerin, Hindlerin ve Arapların tarihi…
Yani aynı coğrafyayı yüzyıllar boyunca paylaşan uygarlıklara hep etki etmiş ve Doğu ve Batı kültürlerini birbirine taşımakta önemli bir rol oynamış Türklerin dünya tarihindeki yeri mercek altına alınıyor. 
Orta Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın kapılarına, İlber Ortaylı’nın satırları arasında dolaşmak isteyen her yaştan okurun zevkle okuyacağı bir başucu kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e0a0da4-caf2-4437-b6fe-b30f53e2f161.jpg</image:loc>
            <image:title>28 Şubat Sincan&apos;dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2 Birlikte Basım)</image:title>
            <image:caption>Yazarımız Alican Türk, ikinci baskısı olan kitabının arka kapağında, okuyucu ile duygularını şu şekilde paylaşıyor; 
 
“… Cezaevinden hâkimlere hitaben yazdığım bir mektupta; “Yaşadığım sürece 28 Şubat soruşturması ve davası kapsamında ortaya konan bütün ‘eserlerin’ unutulmaması, kalıcı olarak gelecek kuşaklara aktarılması için elim, dilim ve kalemim erdiğince her türlü çabayı harcayacağıma söz veriyorum.” diye vurgulamıştım. 
Hâkimlere verilen o sözün bir parçası ve sonucu olarak ortaya çıkan bu kitap, 28 Şubat davasının SORUŞTURMA SÜRECİNİ “anı - belgesel” yönüyle ele alan ve o sürece ilişkin tüm ayrıntıları bulabileceğiniz İLK VE TEK KAYNAK KİTAPTIR. 
Cezaevinden o döneme ilişkin Türkiye’nin resminin de çizildiği kitapta, yakın geçmişimize ilişkin hiç bilinmeyen ya da yanlış bilinen olaylar gerçek yönleriyle aydınlatılarak tarihe çok önemli notlar düşülmüştür…” 
        Okudukça müthiş şaşıracak ve bitmesini istemeyeceksiniz. 
        İyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/482bb4f6-d7d8-4bec-a45a-851fa89c1171.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Analitiğinde Matematiksel Modelleme Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>·         Araç Rotalama Problemleri ve Çok Ürünlü Çok Depolu Araç Rotalama Problemi İçin Örnek 
·         Uygulama 
·         Çok Modlu Taşımacılık İçin Bir Robust Optimizasyon Yaklaşımı 
·         Karbon Salınım Kotası Politikasının İşletme Karlılığı ve Fiyatlandırma Kararları Üzerine Etkisi 
·         Tedarik Zinciri Siber Güvenliği İçin Bir Risk Optimizasyon Modeli 
·         Üç Boyutlu Araç Yükleme ve Araç Rotalama Problemi İçin Bir Örnek Uygulama 
·         Veri Zarflama Analizi ve Makine Öğrenimi Algoritmaları Kullanılarak Mevduat Bankalarının Etkinlik Analizi: Türkiye Örneği 
·         Yer Seçimi Kararlarında P‐Medyan Modeline Yönelik Örnek Bir Uygulama 
·         Personel Yeniden Çizelgeleme Problemine Karar Destek Sistemi Önerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3506da3d-ae8c-4e16-8839-2fc03840350b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Bu Tapınakçılar</image:title>
            <image:caption>“MESİH GELDİĞİNDE DİĞER MİLLETLER YA FETHEDİLECEK, YA İMHA EDİLECEK YA DA DİNLERİNDEN DÖNDÜRÜLECEKLERDİR. AMA SONLARI NE OLURSA OLSUN, O TARİHTEN SONRA İSRAİL İÇİN SIKINTI KAYNAĞI OLMAKTAN ÇIKACAKLARDIR.” 
– THE UNIVERSAL JEWISH ENCYCLOPEDIA 
 
Kutsal toprakların ve Hz. Süleyman Tapınağı’nın korunması gibi sözde ulvi amaçlara büyük servetler feda edip Haçlı orduları kurarak önce Selçuklular, ardından Selahattin Eyyubi tarafından bozguna uğratılan Avrupa soyluları, bütün bu çabaların Tapınak Şövalyeleri eliyle boşa çıkarıldığını ve kendi amaçları için kullanıldığını çok erken dönemlerde fark etmişlerdi. Ancak çıkar ilişkileri, Kilise’nin etkisi ve halkın bu tarikata verdiği destek gibi sebepler kesin bir önlem almayı engellemiş, Haçlılar kutsal topraklardaki varlıklarını teker teker kaybetmeye başlamış ve Kudüs, yeniden Müslümanların eline geçmişti. 
Günümüzde ise Mesih’in gelişiyle birlikte “dünyaya egemen olma” hesapları yapan Yahudi önde gelenleri de Hz. Süleyman Tapınağı’yla oldukça ilgililerdir. Aynı beklenti, tapınağı felsefelerinin merkezine yerleştiren Masonlar için de geçerlidir. 
Etkileri Batı uygarlığının DNA’sında hâlâ varlığını sürdüren bu arkaik yapının analizi ve şifrelerinin çözümünü bu kitapta tüm açıklığıyla bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e153ba73-48a8-4583-9c8a-6d8f982bd4ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Perdeyi Geçmek</image:title>
            <image:caption>Steve Rother ve Grup, son derece aydınlatıcı bilgiler içeren bu kitapta, bir ruhun bir insan olarak bu dünyada doğmadan önce, öbür tarafta geçirdiği plânlama aşamalarını, diğer ruhlarla yaptığı kontratları, edindiği rehberleri, seçtiği yaşam derslerini ve sonra iki dünya arasındaki perdeden geçerek bu dünyaya nasıl geldiğini açıklıyor. Yine bu kitapta, bir ruhun -bizim ölüm dediğimiz- bedenini terk etme süreci, aradaki perdeden nasıl geçtiği ve öbür tarafta geçirdiği deneyimler çarpıcı bir biçimde anlatılıyor. Grup, ruhun bu gizemli yolculuğunu ilk kez böyle ayrıntılı olarak sunmaktadır. “Bu kitap biz insanlar olarak bu dünyaya gelmeden önce ne olduğunu ve Yuva’ya geri döndüğümüzde ne olduğunu açık bir biçimde anlatmaktadır. Perdeyi Geçmek, “Ben kimim?” sorusuna verilen, şimdiye dek karşılaştığım en aydınlatıcı yanıtları içermektedir. Umarım, siz de bu kitabı benim kadar ilham verici, rahatlatıcı ve aydınlatıcı bulursunuz.” 
Gail Harris
Beden ve Ruh adlı televizyon dizisinin yaratıcısı, Beden ve Ruh ve Bulanlar Arayanlar adlı kitapların yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da5b9018-c2c9-4158-aff2-02f9161b58fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrodisyas Sebasteion Sevgi Gönül Salonu</image:title>
            <image:caption>Yunan ve Roma döneminden günümüze ulaşan en önemli antik kentlerden biri olan Afrodisyas, aynı zamanda çağının en ünlü heykeltıraşlık merkezlerinden biriydi. Afrodisyas’lı heykeltıraşların bölgeye özgü kolay işlenir mermerlerle yaptığı yontuların ünü Afrika’dan Roma’ya bütün dünyaya ulaşmıştı. 
 
Geyre Vakfı, kuruluşunun 21. yılında, Afrodisyas dostlarının değerli katkıları sayesinde, bir zamanlar büyük tapınak kompleksi Sebasteion’u süsleyen özgün kabartmaların mitolojik hikâyeleriyle birlikte sergileneceği yeni bir müzeyi kullanıma açarak ülkemizin tarihi mirasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. 
 
Uzmanlar tarafından onarılan, Afrodisyas ve çevresine duyarlı bir yaklaşımla, Mimar Cengiz Bektaş’ın projesine uygun olarak inşa edilen Sebasteion-Sevgi Gönül Salonu’nda sergilenen özgün yüksek kabartmalar, klasik dönemin efsanevi görkemini ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166b4930-3bdb-40a7-85f4-dc97f5abf2ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Vikrama ve Urvaşi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gupta İmparatorluğu döneminde yaşamış ve Klasik Sanskrit edebiyatının en büyük şairi ve dram yazarı olan Kālidāsa, Vikrama ve Urvaşī’de Vedik mitolojinin başka edebiyat verimlerinde de ele alınan en eski Hint-Avrupa aşk hikâyelerinden birini beş perde hâlinde dramatize etmiştir. Göksel bir periye âşık olan kralın ve sevgilisinin evrensel izlekleri olan bir dizi alegorik aksilikten sonra bir araya gelmesinin anlatıldığı dram, Sanskrit aslından İngilizce çevirisiyle karşılaştırılarak H. Derya Can tarafından dilimize kazandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4f04fb-99e3-4e3e-8f66-d3f9736c85db.jpg</image:loc>
            <image:title>The Fete At Coqueville</image:title>
            <image:caption>Alone, in the midst of topsy-turvy Coqueville, Delphin preserved the laughter of a love-sick boy, who scorned the rest, provided Margot was for him. He followed her zigzags as one follows hares. Very wise, despite his simple look, he wan­ted the cure to marr y them, so that his bliss might last forever. One evening, in a byway where he was watching for her, Margot at last raised her hand. But she stopped, all red; for without waiting for the slap, he had seized the hand that th­reatened him and kissed it furiously. As she trembled, he said to her in a low voice: “I love you. Won’t you have me?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb558e86-d48b-475e-9a3e-41aa0ec98dc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Queen Elizabeth</image:title>
            <image:caption>The author of this series has made it his special object to confine himself very strictly, even in the most minute details which he records, to historic truth. The narratives are not tales founded upon history, but history itself, without any embellishment or any deviations from the strict truth, so far as it can now be discovered by an attentive examination of the annals written at the time when the events themselves occurred. In writing the narratives, the author has endeavored to avail himself of the best sources of information which this country affords; and though, of course, there must be in these volumes, as in all historical accounts, more or less of imperfection and error, there is no intentional embellishment. Nothing is stated, not even the most minute and apparently imaginary details, without what was deemed good historical authority. The readers, therefore, may rely upon the record as the truth, and nothing but the truth, so far as an honest purpose and a careful examination have been effectual in ascertaining it.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b444cf6-e97c-44fe-b95a-25371638080b.jpg</image:loc>
            <image:title>Emile Verhaeren</image:title>
            <image:caption>“The feeling of this age of ours, of this our moment in eternity, is different in its conception of life from that of our ancestors. Only eternal earth has changed not nor grown older, that field, gloomed by the Unknown, on which the monotonous light of the seasons divides, in a rhythmic round, the time of blossoms and of their withering; changeless only are the action of the elements and the restless alternation of night and day.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/250d5b8c-3005-4e2a-a781-87c34ace9cad.jpg</image:loc>
            <image:title>Paul Verlaine</image:title>
            <image:caption>Far distant from academies and journals, he retai­ned his uniqueness uninterruptedly for many years. He has described in his verses the errant and passionate way of his life with that noble absence of shame which is the first sign of personal emancipation from civilized humanity, in contrast to the primitively natural. Much has been said and written as to whether happiness or unhappiness was the result of the pilgrimage. It is an unimportant and idle question, because “happiness” is only a word, an unfilled cup in strange hands, and an empty tinkling thing. At any rate, life cut more deeply into his flesh than into that of any other poet of our time.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/621c2c03-f4cf-4bd7-be2d-02200a0fd262.jpg</image:loc>
            <image:title>The Flood</image:title>
            <image:caption>Saint-Jory -- our home -- is situated at the bottom of a slope at about five hundred yards from the Garonne. Scre­ens of tall poplars that divide the meadows, hide the river completely. We could see nothing. And still the cr y rang out: “The Garonne! The Garonne!” Suddenly, on the wide road before us, appeared two men and three women, one of them holding a child in her arms. It was they who were crying out, distracted, running with long strides. They turned at times, looking behind with terrified faces, as if a band of wolves was pursuing them. “What’s the matter with them?” demanded Cyprien. It was the river -- it was The Flood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e5de4e-db0a-47ac-b01f-d3cd63288201.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Dağı</image:title>
            <image:caption>Yazarımızda bilinçli bir insan ve doğa sevgisi var, insanı ve doğayı iyi izleyip gözlemleyen bir kişi. Bu sevgisi öykülerine nakşedilmiş. 
Zerre kadar abartmıyorum. &quot;Kuyu&quot; adlı öyküden Cengiz Aytmatov tadı aldım, Beyaz Gemi&apos;de anlatılan geyikleri çağrıştırdı bana. 
Biçem oldukça akıcı, anlatım sürükleyici, kurgu harika. &quot;Kalp” adlı öyküdeki tiplemesi oldukça etkileyici ve iz bırakıcı, öykülenen olay yaşamın içinden ama çağrışımlarla ustaca bezetilmiş. Manzum öykülerse mensur şiiri andırıyor; Bulazar, şiirsel anlatımda da usta olduğunu kanıtlıyor. 
(Cazim Gürbüz)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17be5882-8340-4130-b23e-2baf73f89e8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Adaptasyonlar</image:title>
            <image:caption>Yıldız Burunlu Köstebekler, Elektrikli Yılanbalıkları ve Evrimin Açıklığa Kavuşmuş Birtakım Gizemleri 
 
Yüzyıllarca bayağı köstebek deyip geçtik, toprak solucanlarıyla aralarındaki mücadelenin tam bir kedi-fare oyunu olduğunu göremedik. Hele burunlarının ucunda yıldız şekilli uzantılar taşıyan kuzenlerine hiç mi hiç anlam veremedik. Bunların yıldız burunlu köstebeği ava ulaşma hızı konusunda Guiness Rekorlar Kitabı’na sokacağını aklımızın ucundan dahi geçirmedik. 
 
Dokunaçlı yılanbalıkları avlanırken balığın bir sonraki adımını tahmin ediyor olamazdı; geleceği öngörmek insanlara mahsustu. Ya da küçücük bir su soreksinin avının üzerine atılması saniyenin ellide biri kadar sürecek değildi ya… Bir hayvan varmış, modiye kasları sayesinde elektrik üretip avını serseme çeviriyormuş desek, güler geçerdiniz. 
 
Fakat macera dolu bu filmin her sahnesi gerçek! Hamamböceğiyle şövalyevari bir dövüş sergileyen, zehriyle iradesini esir alan, onu bir oyuğa sürükleyip larvasına yem eden zümrüt yabanarısı da öyle. 
 
Kendini “tuhaf uzantıların araştırmacısı” olarak tanımlayan Kenneth Catania, Muhteşem Adaptasyonlar’da hem doğanın ürettiği akıl almaz çözümlerle nefesimizi kesiyor, hem de tarihsel figürlerin, ilginç geleneklerin ve inanılmaz hayvanların buluştuğu deneylerini adım adım sunarak bizi “bilim insanı olmak için ne harika bir çağda olduğumuza” ikna ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4cffe3a-b2f0-44e1-9498-3aa353771be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Sen, O</image:title>
            <image:caption>Latin harflerine ilk defa aktartılan Ben, Sen, O, 22 Aralık 1925-17 Ocak 1926 tarihleri arasında Cumhuriyet gazetesinde 26 tefrika hâlinde okuyucusuyla buluşmuş, 1926 yılında da kitap olarak yayımlanmıştır.  Roman; Fazıl, karısı Cemile ve sevgilisi Nazire arasında geçen, psikolojik tahlillerin yoğun olarak yapıldığı bir aldatma hikâyesidir. Peyami Safa edebiyatının karşıtlıklarla kurulan mekanizmasının karakterlerin isimleri üzerinden bile işletilmesiyle resmî ve resmî olmayan ilişki ile kadın-erkek rolleri üzerinden en başta konum alınır. “Cemile” hem iyilik hem güzellik anlamını taşırken, “Nazire” hem eş, benzer hem de asıl örneğe benzeme hatta ona öykünme anlamını taşır. Romandaki iki erkeğin taşıdığı isimlerin, Fazıl ve Faik’in anlamları ise aynıdır: Üstün. Nazire’nin de romandaki diğer kahramanların “üstünlük”üne ulaşması ve bunun için bir bedel ödemesi gerekmektedir. Akıcı ve şaşırtıcı bir anlatım tekniğine sahip romanda, bu bedeli ödeme yolunda trajik bir son okuru beklemektedir.   Karısı Cemile’yi, evli bir kadın olan Nazire’yle aldatan Fazıl, romanın ilerleyen safhalarında yaşadığı vicdan azabı ve hayâ duygusuyla boğuşurken yaşadıklarını kendi dilinden anlatır. Yer yer diğer karakterlerin ağzından mektuplara da yer verilen romanda, yine Peyami Safa üslubuyla karşıtlıklar muhakeme edilmiştir. Akıcı bir olay örgüsü ve anlatım tekniğine sahip olan roman, şaşırtıcı sonuyla da okurunu etkisi altında bırakmayı başarır.  İlk kez Latin harfleri ile basılan ve okurlarına ulaşan bu roman,  Peyami Safa’nın üstün edebî kabiliyetlerinin ve romancılığında  kat ettiği aşamaların bir tezahürünü de gözler önüne serecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11d80eac-535e-4449-8e0d-3308ec0f84e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ay Tutulması</image:title>
            <image:caption>Son ay tutulmasıydı hırpalanmış ömrümün 
Tatlı bahar telaşından hazana dönüşen 
Bir boran fırtınasıydı içimde 
Düşlerimi yalnızlığıma savurup biten 
 
En masum, en yalın halimle kucaklarken göğü 
Ay; karanlık yüzüyle baktı çaresiz sevmelerime 
Dinlemedi, anlamadı içimdeki yürek çağrısını 
Ve umutsuzluk örtüsüyle örttü yalnızlığımı 
 
Yalancı sevmelerin yorgunuyum şimdi 
Gece-gündüzün uykusuz nöbetçisi 
Ayrılıkların ustasıyım 
Ama uslanmaz gönlüm yine de 
Delice aşkların hastasıyım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/285772a3-37f8-4a15-b5ef-fb61d04a2898.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim İçin Soyun</image:title>
            <image:caption>“Deniz kıyısındayım. Bir sarsıntı oluyor ve kumlar ayaklarımın altından çekiliyor. Sular gelgite uğramış gibi uzaklaşıyor. Bir martının çığlıkları beynimdeki kılcal damarları patlatırcasına yerinden oynatıyor. Denizde balık, Kocadağ’da mantar kalmıyor. Sonra sular köpürerek kıyıya doğru geliyor. Martılar ansızın yok oluyor. Çığlıkları kesiliyor. Sonra kendimi terk edilmiş hissediyorum...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fff76a2-0891-43a1-96dd-df078e5612cf.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Hz. Ayşe ve İslam’da Kadın</image:title>
            <image:caption>İslam dini kadınlara nasıl bakar? 
Gerçekten erkeklerin üstünlüğü var mıdır? 
Hz. Muhammed bu konuda neler söyledi? 
Peygamber’in evlilikleri ve kadına bakışı nasıldı? 
Kadınların evlilik yaşı ve bu konudaki görüşler nelerdir? 
Peygamber’in eşi Ayşe’nin önemi neydi? 
İFK yani “İftira Hadisesi” neydi, neler oldu? 
Hz. Ayşe ve mezhep tartışmasındaki önemi nedir? 
O yıllarda yaşanan kıskançlıklar nelerdi? İslam dini savaş dini midir yoksa barış dini mi? 
 
Bu kitap, tüm bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını, araştırmacı gazeteci Doğan Satmış’ın gözünden size sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c82a1592-747c-4d2b-9a69-bc1c14c6f5b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorgu Odasında Apo</image:title>
            <image:caption>“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, TÜRK MİLLETİ denir.” 
– Mustafa Kemal Atatürk 
 
Milletlerin hafızasında bazı olaylar vardır ki hiç unutulmazlar, unutulmamalıdır da zaten... Özellikle yeni nesiller açısından bu olayların üzerinden geçilmezse ya da doğruların dışında kalarak yalan yanlış ve eksik anlatmaya devam edilirse, yazık ki millet hafızasında tehlikeli kayıplar oluşmaya başlar. Gerçek tarihin yerini algı operasyonlarına dayalı birtakım yönlendirmeler alır ki bu da toplumları yıkıma götürür. 
Uluslararası terör örgütü PKK ile veya FETÖ ile mücadele etmek demek, hafızamızdan bu tehlikeleri hiç çıkarmamak demektir. “Kürt Düşmanlığı” veya “Din Düşmanlığı” anlamına gelmez. Bu tür örgütlerin oluşmasına neden olan her şeyi sorgulamak esastır. Memleketinin nasıl yönetildiğinin farkında olmaktır. 
SORGU ODASINDA APO kitabını, PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ı tutuklu bulunduğu İmralı Adası’nda sorgulayan Jandarma Kıdemli Albay Atilla Uğur kaleme aldı. Üstelik sadece sorgu odasında olanları değil, büyük resmin her bir parçasının tarih sahnesinde ne anlama geldiğini ve neye yol açabileceğini de yazdı. 
“Albay Uğur, yakın tarihe ışık tutacak birçok konuya şahitlik yapmış ve olayların içerisinde görevleri nedeniyle yer almıştır. Terörist başı Abdullah Öcalan’ı İmralı’da sorgulamış, tüm süreci izlemiş ve koordine etmiştir. PKK ve türevlerine ilişkin en yalın değerlendirmeleri bu kitap içerisinde belgeleriyle bulacaksınız. Bazen şaşıracak, bazen de gerçeği öğrenmenin şaşkınlığını ve üzüntüsünü yaşayacaksınız.” 
– Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e74413-baac-4e45-a321-4fa5fcd27ac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche ile Akşam Yemeği</image:title>
            <image:caption>“Kişi, ışığını karartmayı da bilmelidir, böceklerden ve hayranlardan kurtulmak için.” 
 
NIETZSCHE İLE AKŞAM YEMEĞİ bir davet! Felsefeye yeni başlayanlara, başlayacak olanlara, derinleşmeye ihtiyaç duyanlara sunulan bir bulmaca. Sokrates, “Felsefeyi sokağa indirmeli” diyordu. Bu kitap, felsefeyi özenle hazırlanmış bir yemek masasına indiriyor. Onlarca yıl sonra uyanan çılgın bir filozofu, kurgusal bir karakter olan Profesör ile konuşturuyor, tartıştırıyor. 
Yazar Dağhan Dönmez yaşamın ve insanın köklerine nüfuz eden samimi bir sohbetin tanığı haline getirerek sizi muhayyel bir yemeğin konuğu kılıyor. Mutluluk, yalnızlık, güç istenci, oyun, haz, narsisizm, eşitlik, transhümanizm gibi kavramların yanı sıra, şarap tüketimi, yemek alışkanlıkları ve iklim meselesi de sohbetin ana başlıkları oluyor. 
Aporia, felsefede konuşmacının konunun akışından saparak yolunu yitirdiğini, doğaçlama yaparak konuşmayı sürdürdüğünü ifade eden bir kavramdır. NIETZSCHE İLE AKŞAM YEMEĞİ, sohbetin kendiliğindenliğinin etkisiyle yolun kaybolduğu, kayboldukça yeni yolların belirdiği bir anlatım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca03cc7-49d2-4705-8d59-6da22b8f56a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasemin Dalları</image:title>
            <image:caption>“Server Bedi imzalı, geçmişte kaldığı sanılmış öyle romanlar söz konusu ki, her biri Peyami Safa’nın romanlarıyla yarışabilir. Örnek vermek isterim: Cumbadan Rumbaya nefis, eğlenceli, sıcacık bir Doğu/Batı tahlilidir; bu açıdan hüzünlü, ağırbaşlı Fatih-Harbiye’yle yan yana okunmalıdır.  İşin tuhafı, beylik bir melodram çerçevesinde bütünlenmiş Yasemin Dalları’nda da Doğu/Batı yine karşımıza çıkıyor. Rudyard Kipling’in öyküsü, o meçhul öykü burada aradan çekilmiş besbelli. Doğu/Batı Peyami Safa için nasıl hayatî bir meseleyse, Server Bedi de sık sık o meseleye geri döner.  Günü gününe, tefrika için belki de apar topar yazılmış Yasemin Dalları, bir yandan da 1930’lar sonrasının İstanbulu’nda iyi kötü varlıklı kesimin nasıl yaşadığının işaretleriyle dolup taşar. Bu yeni yerli kentsoylu sınıf, Peyami Safa/Server Bedi’nin kalemiyle teşrih masasına yatırılmış. Ve yer yer öylesine çarpıcı bölümler karşımıza çıkıyor ki, bugünün iddialı satış romanlarını geride bırakıyor.”  Selim İleri   Yasemin Dalları, ilk defa Cumhuriyet gazetesinde  29 Haziran-10 Ağustos 1947 tarihleri arasında,  ardından 8 Eylül-21 Ekim 1947 tarihleri arasında  Vakıt-Yeni Gazete’de tefrika edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/858b2d49-0e58-4a2f-9ec8-f69ceccd1d59.jpg</image:loc>
            <image:title>Selma ve Gölgesi</image:title>
            <image:caption>18 Aralık 1938-4 Mart 1939 tarihleri arasında Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen ve 1941’de kitaplaştırılan Selma ve Gölgesi, Türk edebiyatının en gizemli ve karanlık kadın kahramanının sıra dışı hikâyesini içerir. Her zaman alaca ışıklar arasında yaşayan, ardında ölü erkekler bırakarak ilerleyen, vampir mi yoksa seri katil mi olduğu şüphesi roman boyunca bir gerilim pandülü hâlinde kafamızda salınan Selma, Selim İleri’nin ifadeleriyle, “viran yalısında tek başına, dudakları kan kırmızısı, iri yeşil gözlerinde kösnüyle karışık bir fırtına, hep yorgun, hep bezgin”, gölgesini kurbanlarının üzerine yayıp cezbedici sessizliği içinde bir femme fatale olarak avlarını kendi kuytusuna çekmeyi başarır.   Selma ve Gölgesi, tefrikası ve ilk kitap neşri arasındaki farkları gösteren eleştirel bir düzende, ilk defa yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8dcc673-85b6-4ebe-adc0-c51bd06c8622.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasarım</image:title>
            <image:caption>Kesin midir bu son?
Bazı olası çözümler yok mu?
Kent, kır ve ötesinde,
Ekolojik bütünleşme için neler yapabiliriz?
Bu sorulara yanıt ararken, köyün birinde
Delinin teki her şeye rağmen
Şöyle hayal edecek:
Arkamda kalan dere
Köklerine bastığım ağaç
Homurtuyla kaçan ağaç
Ve hatta beni izleyen toprak
Şaşkınlarsa eğer
Biliyorum ki alacak daha yolum var
Tepenin ardında mevsim döner
Çoban ve keçiler çıkagelmiş
Gülümser ufkun bulutları
Biraz kızıl, biraz mavi ve beyaz
Kimsesiz eller buluşur
Ne hüzün, ne sevinç, ne kıyamet

Üç ana bölümde var olan bu kitabın, ütopya ve fantazya vadileri arasındaki ince bir dere gibi
olabilmesini diliyorum. Çelişkisizleşmeye ve yarının gülümseyen masallarına akan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8f8cd93-3e0f-4e12-8434-1578a4085e34.jpg</image:loc>
            <image:title>Eneke’nin Kalbine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bilyelerin içinden büyüyen gökkuşağına inanan kahramanımız, yüreğiyle yaşamayı seçen
insanlardan. Yeşim Turgut da yüreğiyle yazan bir romancı. Elinizdeki romana ışıltı katan da
yazarın aklıyla değil yüreğiyle yazması.
“Eneke” dedi Sami, “Efsaneye göre bu bilyelerin adı Eneke.” Ne kadar zaman geçti
bilmiyorum, gözlerimi bilyelerden alamıyordum. “Yola devam etmeliyiz.” dedi Sami ve
bilyeleri özenle sarıp, cebine koydu.
Sami, Arif, Selim, Çınar ve kahramanımız heyecan dolu ve sürprizlere açık bir yola
çıkıyorlar. Okur, kendini metne kaptırıp, bir solukta sona ulaşıyor. Yeşim Turgut
kahramanlarını öylesine özel bir yolda romanlaştırıyor ki bu işleyiş biçimi elinizdeki kitabı
çok özel yapıyor. Bir yazarın konuya yaklaşımı, okuru götürdüğü derinlikte etki kazanır.
Edebiyatın zevkine varmak için Yeşim Turgut ile beraber derinlere dalmaya ve soluksuz
kalmaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b5b0f41-e7ab-48c5-a6ea-a87f359b491d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Yön Veren Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze, yaşam öyküleriyle en çarpıcı kadınları onurlandıran bu resimlendirilmiş derleme, hem kadınlara hem de erkeklere ilham verecek. 
 
“Kışkırtıcı bir derleme… Pierpont’ın etkileyici kalemi, Thapp’in o kendine özgü ve harikulade dışavurumcu resim tekniğiyle bir araya gelince okuması son derece keyifli bir kitap ortaya çıkmış... 
Cesur ve küstah... 
 
Tarih bilgisini geliştirmek isteyen herkesin okuması gerekiyor.” 
Kirkus Reviews 
 
 
New York Times’ın çok satan yazarı Julia Pierpont ve ressam Manjit Thapp, Stylist tarafından 2018’de Okunması Gereken 20 Kitap’tan biri seçilen bu göz alıcı derlemede, okurlara kısa, dokunaklı ve şaşırtıcı biyografiler ile çarpıcı portreler sunuyor. 
Aralarında Maya Angelou, Jane Austen, Marie Curie &amp; Irène Joliot Curie, Amelia Earhart, Artemisia Gentileschi, Frida Kahlo, Billie Jean King, Toni Morrison, Michelle Obama, Eleanor Roosevelt, Margaret Sanger, Sappho, Nina Simone, Virginia Woolf ve Malala Yusufzay’ın da yer aldığı bu kadınların her biri gücün ve gelişimin birer göstergesi; her biri çığır açmış, cinsiyetçi engelleri aşmış ve tüm kalıpları kırmış olan kadınlar. 
 
Rasgele bir sayfa çevirip günlük ilham dozunuzu aldıktan sonra edindiğiniz bilgilerin verdiği kalıcı hazzın keyfini çıkarabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98c816d-ae49-47c7-b471-610a7838f66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadname</image:title>
            <image:caption>Yâd anmaktı, anmak ve anlatmak lazımdı. Dilimin döndüğünce, gönlümden geldiğince, kalemimin yazdığınca ve elbette nasip olduğunca yazdım. İçimdeki od’u köze düşürüp, gönülden söze düşürüp, bazen ağlayıp göze düşürüp yâd ettim. 
Yolumuz Hak yoludur, dostluğumuz şu ulu erenlere, yazdığımız ve yâdımız Ahi Evran dostadır. Ola ki yüreklere dokunur, umulur ki gencecik fidanlara feyz olur, Ahi Evran Nasiruddin Mahmud bin Ahmed el-Hoyî adı gönüllerde can bulur, yâd bulur, dua bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3c86501-7de2-45d1-8b50-73e202dbd450.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkası ve Şiddet</image:title>
            <image:caption>Devletin kuruluşu bireyler için düzen ve güvenliği olanaklı kılsa da şiddetin tamamıyla ortadan kalkmasını sağlamamıştır. Bugün uygar dünyayı tanımlarken siyasal referansımız genelde liberal ve parlamenter demokrasilerdir; siyasal olanın özünü ise ‘özgürlük’ ve ‘müzakere’ kavramları belirler. Ancak demokrasiler de dâhil bütün rejimlerin siyasal alanını oluşturan ögeler içerisinde güç karşılaşmalarına ve çatışmalara tanık oluruz. 
Hannah Arendt, 20. yüzyılın savaş ve devrimlerin, dolayısıyla şiddetin yüzyılı olduğunu ifade eder. Felsefesinde özellikle şiddetin ve kötülüğün sıradanlaştırılmasına, günlük yaşamın olağan bir parçası olarak görülmesine itiraz eder. Schmitt, siyasal olanın merkezine ‘gücü’ yerleştirir. Ona göre bir halk kendini düşman olarak tanımlanan üzerinden tanımlar. Walter Benjamin, hukuk ve adalet arasında kurduğu ilişki ile şiddeti mitik, ilahi ve mesiyanik tavır üzerinden okur. Nazi kamplarında tutsak olmuş bir Yahudi olan Levinas, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaratılan şiddet ve yaşatılan trajedinin temelinin ‘akıl’ ve ‘Ben’ merkezli Batı felsefe geleneğinde olduğunu öne sürer. Ricouer’ün felsefesinde şiddet “Ahlaksal sorumluluğu taşıyan kimdir?” sorusu üzerinden ele alınır. Derrida, yasanın gücü ile şiddet arasındaki ilişkiye odaklanır. 
Bu kitap, Schmitt’ten Derrida’ya başkası ve şiddet kavramlarının felsefi serüvenini ele almaktadır. “Filozofların Gözünden” serisi tüm okurlar için kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a06f278-12ae-41cb-bfda-8e25bdbd04e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Emek ve Mülkiyet</image:title>
            <image:caption>Aristoteles’e göre kendi yaşamlarına hizmet eden her araç insanlar tarafından mülk edinilebilir; hatta
köleleştirilmiş diğer insanlar da buna dâhildir. Locke’a gelindiğinde mülkiyet hâlâ özgürlükle ilintili
sayılmakla birlikte, emek ve çalışma değersiz olmaktan çıkmış, bizzat Tanrı tarafından herkes için emredilen
şeyler hâline gelmiştir. Ona göre emek, dünyanın ham ve insan için yararsız malzemesini değerli kılan
dönüştürücü güçtür.
Rousseau uygarlığın da yozlaşmanın da başlangıcını özel mülkiyetin ortaya çıktığı âna tarihler.
Rousseau’nun tersine, Hegel, uygarlığın gelişmesi ile insanın olumlu niteliklerini gerçekleştirerek iyileşmesi
arasında doğrusal bir ilişki olduğuna inanır; toplumsal yaşam içerisinde mülkiyeti en temel hak olarak görür ve
mülkiyetin kaldırılması düşüncesine şiddetle karşı çıkar.
Marx’a göre insanlık tarihinin hareket ettiricisi, emeğin sorumluları ile mülkiyetin sahipleri arasındaki çelişki
ve gerilimdir. Anarşist kuramcı Proudhon’a göre emek asla mülkiyet hakkı yaratmaz; o bunu “Mülkiyet
hırsızlıktır!” sözüyle ifade eder.
Bu kitapta, Platon’dan Locke’a; Hegel’den Marx’a ‘emek’ ve ‘mülkiyet’ kavramlarının felsefi soykütüğüne
girişilmektedir. Filozoflar arasındaki benzerlik ve farklılıklar gösterilerek, felsefe tarihinin hem kendi içinde
çelişen hem de bütünleşen yapısı açık bir dille sergilenmektedir. “Filozofların Gözünden” serisi tüm okurlar
için kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/912b8f66-9107-43ce-86ce-a34508aff90a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiyenin Koronavirüs İle Mücadelesinde Mülki İdare (Sert Kapak Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ilk Covid-19 vakası 11 Mart 2020 tarihinde tespit edilmiş ve çok hızlı bir şekilde hareket edilerek gerekli tedbirler kısa sürede uygulamaya aktarılmıştır. Covid-19 pandemisinin toplum sağlığı noktasında ortaya çıkardığı riski en aza indirmek, sosyal mobiliteyi azaltmak, izolasyon ve filyasyon tedbirlerini hayata geçirmek üzere bakanlıklar, valilikler, kaymakamlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarınca birçok önlem alınmış ve bu önlemler hızlı bir şekilde hayata geçirilmiştir. Bu bağlamda Covid-19 ile mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun önerileri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda merkezde alınan kararların ülke genelinde hızlı biçimde uygulamaya aktarılmasında ise mülki idare amirleri kilit bir öneme sahip olmuşlardır. 
Ayrıca Covid-19 pandemisi her ne kadar bir halk sağlığı sorunu olarak görülse de etkilediği alanlar ve ortaya çıkardığı sorunlar hasebiyle sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinde kamusal idarenin doğası gereği de mülki idare amirleri önemli işlevler üstlenmişlerdir.   Bu doğrultuda mülki idare amirleri merkezde alınan kararların yerelde uygulanması amacıyla kamu, özel sektör ve STK’lar arasında koordinasyonu ve denetimi sağlayarak Covid-19 ile mücadele bağlamında alınan kararların zamanında, etkin, verimli ve hızlı bir şekilde yerine getirilmesini sağlamışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b99181ca-8678-4033-a073-2317514700fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminde Afet Politikaları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Literatüre önemli bir katkı sağlayacağı değerlendirilen bu çalışma, 4 ana bölüm ve bu bölümler altında; alanında uzman akademisyenlerin değerli ve özverili emekleri ile vücuda getirilen birbirinden kıymetli on altı makaleden oluşmaktadır. Afet risklerini azaltma ve sürdürülebilir kalkınma konularını; iklim değişikliği, iklim kaynaklı kitlesel göç ve kalkınma, afetlerde incinebilirlik, afet ve bilgi teknolojilerinin kullanımı, yerel afet dirençliliği, afet ve iletişim, afetlere hazırlık ve eğitim çalışmaları gibi birçok farklı konu başlığı açısından irdeleyen bu çalışmanın en temel hedefi, afet yönetimi ve kalkınma konularını yeni fikirler ile desteklemek ve bütünleşik afet yönetiminde risk odaklı bir yaklaşımın yerleşmesine katkı sağlamaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09d2e743-29c6-4e0d-8c6b-e64458bddb95.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Müsabakalarında Güvenlik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Editör: NargisÖZGEN 
Bireysel bir olgu olduğu kadar toplumsal bir olgu da olan spor, toplum güvenliğiyle ilgili konuların hukuki zeminde düzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Toplumun yüksek katılım gösterdiği sportif müsabakalarda güvenliğin sağlanması gibi en temel ihtiyaçlar profesyonel çalışmaların gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Toplumsal refahın ve güvenliğin sağlanmasında genel çerçeveyi çizen mevzuat, ulusal/uluslararası bağlamda birey/toplum güvenliğinin garantörü olarak işlev görmekte, çağın gereksinimlerine uyum sağlayarak yenilenmektedir. Mevzuata giren bu yenilikler, toplumun güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasında izlenecek ilkeleri belirlemektedir. Toplumsal bir olgu olan spor güvenliğinin bireysel yönleri de göz önünde bulundurularak bu alanlarda çalışma yapan bilim dallarındaki uzmanlardan yararlanmak gerekmektedir. Uzman sosyolog ve psikologlar konuya geniş yer vererek sporda güvenliğin risk faktörlerinin ortadan kaldırılması, kriz durumlarının hızlı ve kolay çözülmesi için iş birliği kurmaktadır. Bu çalışmaların dışında ulusal/uluslararası müsabakalarda ülkeler kendi içlerinde protokoller imzalayarak güvenlik konusunda üst düzey önlemler almakta ve bu önlemleri hayata geçirmektedir. Katar Devleti’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan FIFA Dünya Kupasında Türkiye güvenliği sağlamak görevini üstlenmiş olup konu hakkında ülkeler arası protokol imzalanmıştır. Türk güvenlik güçlerinin ulusal/uluslararası organizasyonlarda gösterdikleri eğitim, uzmanlık, deneyim, kriz ve risk yönetim becerileri gibi etmenler bu konuda Türkiye Cumhuriyeti uluslararası arenada ön plana çıkmakta ve dünyaya örnek teşkil etmeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca69847-3031-4988-b46f-9fc5289a28fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Perapolis (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı polis tarihine ilişkin yapılan çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Teşkilatın merkezdeki yapılanma ve faaliyetlerine ilişkin söylenecek yeni sözler kalmadığını düşünen genç araştırmacılar genellikle yürüttükleri tez çalışmaları kapsamında son dönem Osmanlı polisinin taşradaki oluşum ve gelişimine odaklanma yahut polisle alâkalı daha özel konulara yönelme eğilimindedirler. Her bir çalışmanın takdire şayan bir emeğin mahsulü olduğu muhakkaktır. Ancak bahsedilen çalışmalara tarihî temel teşkil etmek amacıyla istifade edilen eserlerin kuvvetli bir tadilata, hatta bazılarının tamamıyla yıkılmaya muhtaç oldukları gözlemlenmiştir.  
Dikkat çekilen ve içerisinde yüksek dozda iddia barındıran gözlemin arka planında bazı ilgi çekici profiller üzerinden Osmanlı polisinin sosyal ve meslekî yaşantısına ilişkin bir çalışma gerçekleştirmek yönünde beliren bir istek bulunmaktadır. O istek istikametinde koyulduğumuz yolun sonu Osmanlı polisinin başlangıcına çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1566e175-0dfe-4824-9e97-d678a8d656c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Çocuk Ka-Ya Avcı Oluyor 1</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıl süren Buzul Çağ’ı, insanlık tarihinde Yontma Taş Devri olarak adlandırılır. Buz Çocuk Ka-Ya Avcı Oluyor kitabında, kahramanımız Ka-Ya’nın gözünden Buzul Çağ’ının yaşam koşulları anlatılıyor. Nerede yaşarlar? Nasıl avlanırlar? Dondurucu soğukla nasıl başa çıkarlar? sorularının yanıtlarını Ka-Ya, günümüz akranlarına anlatıyor. 
 
 Ka-Ya’nın avcı olma serüveni, 7-9 yaş arası çocuklarımız için hem merak uyandırıcı hem de insanlık tarihi hakkında öğretici bir öyküdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d27012-3c4a-4b43-a787-587e7851fa93.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Çocuk Ka-Ya Yeni Bir Arkadaş 2</image:title>
            <image:caption>Buz Çocuk Ka-Ya Yeni Bir Arkadaş 2, bir devam öyküsüdür. Buzul Çağ’ından günümüz akranlarına seslenen Ka-Ya’nın en büyük derdi ailesiyle aralarında yaşadığı küçük avcı grubunda hiç akranı olmamasıdır. Neyse ki tesadüf eseri bir arkadaşı olur; fiziki görünümü, dili, kıyafetleri kendisinden çok farklı olsa da onunla güzel bir yaz mevsimi geçirir. 
Taş aletlerin yapımı, kışlık erzakların hazırlanması, yaşlıların bakımı gibi Yontma Taş Devri insanlarının günlük hayatından kesitler yine Ka-Ya’nın öyküsünün birer parçasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f59239-4dc2-4d3d-b19f-a6b2d50c1dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir&apos;den Bursa&apos;ya Yunan Mezalimi</image:title>
            <image:caption>Büyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan, ilk baskısı 1922 yılında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın &apos;ilk baskı&apos;sının hem de &apos;büyük zafer&apos;in 100. yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir. 
Veli Şirin / Tarihçi-Yazar 
 
&quot;İzmir’den Bursa’ya Yunan Mezalimi&apos;ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir. Bu hikâyelerin insanın içini kanatan, ıstırapla titreten bir cephesi vardır. Gelecek felaketleri önlemek, ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir. 
Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken, o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır. Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır. Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır. Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer. Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar, üzerine düşen bu görevi yapmışlardır.&quot; 
Fevzi Lütfi’nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir: 
“93’teki facialar gibi, Balkan Savaşı’ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur. İzmir’den Bursa’ya Yunan Mezalimi&apos;ndeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor.” 
 “Bu kitap yalnız yazarları için değil, bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun, kendi yolumuzun, memleket yolunun rehberidir. Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir.” 
“Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı, lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu. Esasen o aramakla, mantıkla bulunmazdı. İzmir’den Bursa’ya Yunan Mezalimi&apos;ndeki i kitabı bu hasretin müjdecisidir. Onu, yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler.” 
“Bu kitap ani parlayan bir nurdur. Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir. İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir. Bu kitap, bu büyük kudretin ilk hamlesidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/633024dc-6acc-4c1f-aab9-21300ade9b46.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Konulara Davranışsal Yaklaşım II</image:title>
            <image:caption>BİREYLERİN PARAYA VE DÖVİZ KURUNA YÖNELİK TUTUMLARININ
DÜRTÜSEL SATIN ALMA DAVRANIŞLARIÜZERİNDEKİ ETKİSİ: BLACK
FRIDAY ÖRNEĞİ
· PAYLAŞIM EKONOMİSİNDE İŞ BİRLİKÇİ TÜKETİM DAVRANIŞI VE
ONLİNE TÜKETİCİLER
· DUYGULANIM KISAYOLU
· WELLBEING ALIŞKANLIKLARININ TÜKETİM DAVRANIŞLARINA
ETKİSİNİN HEDONİK PERSPEKTİFTEN İNCELENMESİ
· SABRİ ÜLGENER’İN TESPİTLERİ ÜZERİNDEN TÜRK TOPLUMUNUN
İKTİSADİ DAVRANIŞLARININ
· DEĞERLENDİRİLMESİ
· İKTİSADİ KARARLARIN DAVRANIŞSAL İKTİSAT ÇERÇEVESİNDE ELE
ALINMASI
· KARAR VERMEDE SÜRÜ DAVRANIŞI VE SAHİPLİK ETKİSİ ÜZERİNE BİR
ARAŞTIRMA
· YATIRIMCI DUYARLILIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/916ca575-9d9d-41d3-93e3-ec4dc81f0fa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Talât Paşa’nın Evrak-ı Metrûkesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1915’teki Ermeni tehciri konusunda tehcirin mimarı Sadrazam Mehmed Talât Paşa’nın özel arşivinde bulunan ve şimdiye kadar yayınlanmamış belgelerden meydana geliyor. Paşa tehcir öncesindeki Ermeni nüfusu, kaç Ermeni’nin nereden nereye gönderildiği ve tehcir sonrasındaki Ermeni nüfusunun ne olduğu gibi senelerdir tartışılan konulara şahsî kayıtlarına dayanarak bizzat cevap veriyor. 
 
Murat Bardakçı’nın, başta Talât Paşa olmak üzere İttihad ve Terakkî liderlerinin ailelerinden elde ettiği bu belgelerin yayınlanmasıyla, Ermeni tehciri ile ilgili gerçek sayılar ilk kez ortaya çıkıyor. 
 
“...Bardakçı tehcir sayılarının kesinlikle bilinmesi gerektiğini söylüyor ama sayılar hakkında yorum yapmayı ısrarla reddediyor, kararı okuyucunun vermesini istiyor ve bunu sağlamanın en iyi yolunun da konuyu senelerden buyana bulandıran duygusal ve abartılı ifadelere karşı soğuk ve katı gerçeklerin gözler önüne serilmesinden geçtiğini vurguluyor...” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/348abc74-9c77-4ba2-85bf-9cf541c0b2f1.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bunlar Hep Bilim</image:title>
            <image:caption>İŞTE BUNLAR HEP BİLİM, kitap süsü verilmiş çılgın bir bilim panayırı.   Dans eden kibritler, patates delen pipetler, bükülebilen ışık, sıcak buz ve daha onlarca öğrenmesi kolay, unutması ise neredeyse imkânsız bilim numarası. Bilimin sınıflarla kısıtlı kalamayacak kadar havalı bir mevzu olduğunu bilen meraklı beyinlere, İşte Bunlar Hep Bilim takdimimizdir.   8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören “İŞTE BUNLAR HEP…” serisinin ikinci kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0c3ab1f-c7b9-41e9-b7ac-6eb01cb53e77.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bunlar Hep Mitoloji</image:title>
            <image:caption>İşte Bunlar Hep Mitoloji’ye hoş geldin!
Elindeki kitap, mitoloji dünyasına ve büyüleyici hikâyelere giriş biletin!
Mısır’ın her şeye gücü yeten tanrılarıyla, Eski Yunan’ın kudretli Titanlarıyla ve birbirinden gizemli canavarlar, yaratıklar, vampirlerle tanış. Gizemli Atlantis adasını ziyaret et. Önce göklere yüksel sonra ürkütücü yeraltı dünyasına in. Tabii cesaretin varsa!
 
8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören “İşte Bunlar Hep…&quot; serisinin dördüncü kitabı İŞTE BUNLAR HEP MİTOLOJİ, çocukları (9 yaş üstü) kahramanlara yaraşır bir yolculuğa çıkarıyor. Hem kendilerini keşfedecekleri hem de dünyayı daha iyi anlayacakları bir yolculuk bu.
 
 
(Tanıtım Bülteninden)
İşte Bunlar Hep Mitoloji’ye hoş geldin!
Elindeki kitap, mitoloji dünyasına ve büyüleyici hikâyelere giriş biletin!
Mısır’ın her şeye gücü yeten tanrılarıyla, Eski Yunan’ın kudretli Titanlarıyla ve birbirinden gizemli canavarlar, yaratıklar, vampirlerle tanış. Gizemli Atlantis adasını ziyaret et. Önce göklere yüksel sonra ürkütücü yeraltı dünyasına in. Tabii cesaretin varsa!
 
8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören “İşte Bunlar Hep…&quot; serisinin dördüncü kitabı İŞTE BUNLAR HEP MİTOLOJİ, çocukları (9 yaş üstü) kahramanlara yaraşır bir yolculuğa çıkarıyor. Hem kendilerini keşfedecekleri hem de dünyayı daha iyi anlayacakları bir yolculuk bu.
 
 
(Tanıtım Bülteninden)
 İşte Bunlar Hep Mitoloji’ye hoş geldin!
Elindeki kitap, mitoloji dünyasına ve büyüleyici hikâyelere giriş biletin!
Mısır’ın her şeye gücü yeten tanrılarıyla, Eski Yunan’ın kudretli Titanlarıyla ve birbirinden gizemli canavarlar, yaratıklar, vampirlerle tanış. Gizemli Atlantis adasını ziyaret et. Önce göklere yüksel sonra ürkütücü yeraltı dünyasına in. Tabii cesaretin varsa!
 
8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören “İşte Bunlar Hep…&quot; serisinin dördüncü kitabı İŞTE BUNLAR HEP MİTOLOJİ, çocukları (9 yaş üstü) kahramanlara yaraşır bir yolculuğa çıkarıyor. Hem kendilerini keşfedecekleri hem de dünyayı daha iyi anlayacakları bir yolculuk bu.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d4dd7a-47d4-4aca-be67-f9ec463aca95.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Rüzgarları</image:title>
            <image:caption>Ege sularında barışı arayan hayal rüzgârları...

Mehmet Atilla, mutlak barışın kırılgan gerçekliğine vurgu yaptığı Hayal Rüzgârları&apos;nda, sevginin ve kardeşliğin egemen olacağı çok daha mutlu bir gelecek hayaliyle tek yürek olan bir grup Türkiyeli ve Yunanistanlı çocuğun haklı mücadelesini sözcüklere döküyor.

&apos;&apos;Barış kendiliğinden oluşmaz, onu üretmek gerekir,&apos;&apos; görüşünden yola çıkarak dünya barışı ve huzuru konusunda bu kez çocukların söyleyeceklerine kulak vermeye çağıran yazar, ümitsiz yaşanmayacağını ve hedefe ulaşmak için çaba sarf edilmesi gerektiğini hatırlatıyor. 

Ege sularında devam eden çeyrek yüzyıllık bir siyasi gerginliğe barışçıl bir dokunuşta bulunan roman, hayallerin gerçekle kesiştiği güçlü kurgusuyla savaşın toplum ve çocukların üzerindeki etkileri hakkında düşündürüyor.









Askerler, silahlar, bombalar...
Bu üçü gün yüzüne çıktıysa eğer, her an bir savaş patlak verebilir!
Peki, yetişkinlerin dünyası anlaşma ya da savaş üstüne kuruluyken, neden üçüncü bir yol yok?
Yoksa var mı? Çocukların özgürce savurduğu hayal rüzgârları engel olabilir mi denizden yükselen savaş çığırtkanlığına?

Meltem, Poyraz, Bora bizim kıyılardan; Tifonas, Notos ve Anemos ise karşı adalardan yola koyuluyor. Her biri ayrı bir rüzgâr. Tek nefes olacakları yerse Kardak Kayalıkları. Hayalleri ortak: savaş olasılığını engelleyip daimi barışı sağlamak. Bu uğurda karşılarına çıkacak engeller olsa da vazgeçmeye hiç niyetleri yok. Üstelik teknolojinin mucizesi hologramlar, güçlerine güç katmak için yanı başlarında...
 
Ezbere bir savaş karşıtlığı yerine kararlı bir barışseverliği gündemine alan Hayal Rüzgârları, geleceğin dünyasını günümüz çocuklarının kuracağı gerçeği üstüne dimağımızda yer edecek bir dayanışma öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34054ec4-7043-47c7-ab43-61603f5b1ff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgen Zamanın Penceresinde</image:title>
            <image:caption>Bu öykü kurmacadır belki. 
Belki de kahramanları gerçek. 
 
Varoluşuyla beklentileri arasında bocalayan bir yazar… 
Son kez şansını deneyecek, belki yazacağı roman onu hayallerine kavuşturacak… 
Ama ne kafasının içinde dolanan binbir soruyu bertaraf edebiliyor ne de suyun akışına ters gidebiliyor!   
O aykırı kadınla, İmge’yle yaşadığı aşk yakasını bırakmıyor.  
Gölgen Zamanın Penceresinde, Öyle Bir Eylül Yok Artık’tan sonra “Sürgün Hayaller Üçlemesi”nin ikinci romanı.   
 
İstanbul’a, aşka, düşünmeye dair sarsıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77f15871-2e0e-4c61-876d-41c6b098e2bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar ve Bethany -2 Canavarın İntikamı</image:title>
            <image:caption>Sayfaları çevirirken dikkatli olun. 
BU KİTAP SİZİ ISIRABİLİR. 
Bil bakalım kim geri döndü… 
511 yaşındaki Ebenezer Tweezer hayatından çok memnundu. Tavan arasında besleyip büyüttüğü canavar, ona istediği her şeyi kusuyordu. Ama artık canavar yok; onun yerine Ebenezer’ e Bethany arkadaşlık ediyor. Bethany canavarın bıraktığı tüm izleri yok etmeye ve artık iyi biri olmaya kararlı. Ancak, yaptığı kötü şakalarla ünlü olduğu için kimse ona güvenmiyor. Ebenezer ise eski hayatını özlemeye başlıyor 
Ebenezer ve Bethany hayatlarındaki büyük değişimlere alışmaya çalışırken birinin onları gizlice izlediğinin farkında bile değil. Hiç beklenmedik birinin… Aklından hain planlar geçen birinin… Karnı çok aç birinin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfbabcd3-3258-4be3-8730-28b51804e1d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinle Beni</image:title>
            <image:caption>Anneler her şeyi bilir… Ama dinleyen kim? 
 
Dedektif Jane Rizzoli ile adli tabip Maura Isles tuhaf bir cinayetle karşı karşıyadırlar. Çok sevilen, kendi halinde bir hemşire olan Sofia Suarez evinde vahşice öldürülmüştür. Sofia’nın son günlerinde bir araştırmaya giriştiğini öğrenen Jane, birkaç ay önce vurkaç mağduru olmuş Amy ile Sofia Suarez arasında bir bağlantı kurunca dava iyice içinden çıkılmaz bir hal alır. 
 
Bu arada Jane’in annesi Angela Rizzoli mahallesinde garip şeyler döndüğünü düşünür. Komşunun kızı evden kaçmıştır ve sokağın karşısına taşınan çift başta Angela olmak üzere herkesten uzak duruyordur. Angela kızına kuşkularından bahsetse de Jane oralı olmaz. Jane zorlu araştırmasına devam ederken, Angela’nın mahalle bekçiliği beklenmedik sonuçlara yol açacaktır. 
 
Tess Gerritsen ABD’nin San Diego kentinde doğdu. Stanford Üniversitesi’nde antropoloji konusunda lisans yaptı, California Üniversitesi’nden tıp diploması aldı. New York Times’ın çok satanlar listesine giren Hasat’la dünya çapında başarı kazandı. Yazarın Kemik Bahçesi, Mefisto Kulübü, Ruh Koleksiyoncusu, Sessiz Kız, Kayıp Kızlar, Çırak, Günahkâr, İkiz Bedenler, Bir Sırrım Var, Rehine, Gece Gelen, Gece Yarısından Sonra, Karanlığın Ayak İzleri, Asla Arkana Bakma ve Bıçak Sırtı adlı romanları ve Ucubeler ile İsimsiz Ceset adlı öyküleri Doğan Kitap tarafından yayımlandı ve büyük okur kitlelerine ulaştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6f67333-3a53-4782-9b00-15bc1d819d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar ve Bethany 1</image:title>
            <image:caption>Sayfaları çevirirken dikkatli olun. 
BU KİTAP SİZİ ISIRABİLİR. 
Bana hemen yiyecek bir şey getir! Şöyle tek lokmada yalayıp yutacağım, ağız sulandıran, küçük, tombul bir şey… 
511 yaşındaki Ebenezer Tweezer hayatından çok memnundu. Tavan arasında besleyip büyüttüğü canavar, ona istediği her şeyi kusuyordu. Fakat canavar gittikçe daha aç gözlü olmaya başlamıştı. Artık antika heykeller ve sirk maymunları yemek onu memnun etmiyordu. Yeni tatlar denemenin zamanı gelmişti. Mesela bir çocuk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b34637b-e70d-4140-a435-bc62c3e9230c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Şey Söyleme</image:title>
            <image:caption>Aralık 1972’de, 38 yaşındaki 10 çocuk annesi Jean McConville, maskeli davetsiz misafirler tarafından bacaklarına sarılmış olan çocuklarıyla birlikte sürüklenerek Belfast’teki evinden çıkarıldı. Kadını bir daha kimse görmedi. Onun kaçırılması, Kuzey İrlanda Sorunu olarak bilinen çatışma sürecinin en kötü şöhretli olaylarından biriydi. Çevredeki herkes bu durumdan IRA’nın sorumlu olduğunu biliyordu. Ama korku ve paranoyanın hüküm sürdüğü o dönem için kimsenin bundan bahsetmesi sözkonusu değildi. 2003 yılında, anlaşmayla birlikte Kuzey İrlanda’ya belli belirsiz barışın gelmesinden 5 yıl sonra, bir kumsalda insan kemikleri bulundu. 
McConville’in çocukları, bulunan kıyafetlerde mavi çengelli iğnenin takılı olduğunu öğrendiklerinde, onun anneleri olduğundan emin oldular. Çocuklardan biri ya da diğeri sürekli bir düğmesini kaybettiği ya da başka bir tamire ihtiyacı olduğu için giysilerine iliştirdiği mavi bir çengelli iğne... Onu tanımlayan bir aksesuardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a1caf76-6d3f-45cc-88c1-57afa455677b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücü</image:title>
            <image:caption>Hayal gücü hakkında düşünmemiz gerektiği gibi düşünmeyiz. Genellikle bu kelime çocuklarla, sanatçılarla ve hayalperestlerle ilişkilendirildiğinden yetişkinlerin hayatından uzakta gibi görünür. Ancak hayal gücü, neredeyse yaptığımız her şeyin ve aldığımız her kararın arkasındadır. İnsan beyni, hayal etmekte olağanüstü bir yeteneğe sahiptir. Karmaşık gelecek ihtimalleri, fantastik dünyaları hayal edebilir; hayal gücümüzü kendimizi rahatlatmakta ya da endişelendirmekte kullanabiliriz. Böyle bir güç elimizdeyken bunu, işleri kendimiz için en iyi hale getirmekte ve dünyaya katkı sağlamakta kullanma zorunluluğumuz vardır.
İnsan beyninin hileleri ve hayal etme yeteneği yüzyıllardır insanlığı hayrete düşürmüştür ancak şimdiye dek bu konu hakkında hiçbir popüler bilim kitabı yazılmamıştır. Halüsinasyondan ve hayali arkadaşlardan, hayal gücünün 
sizi nasıl mutlu ve üretken yapacağına dair birçok konuyu irdeleyen 
Hayal Gücü, zihninizin potansiyelini keşfetmenize yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc3176d7-f837-4a78-a556-f230dad55deb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Dizimi</image:title>
            <image:caption>Tarihsel hakikatler gibi, kültürel hakikatler de acılarda pişerek günümüze ulaşmış. Bu acıları bugün fark etmeden yaşamaya çalışıyoruz ama bir yerlerden o acılar kendini fark ettiriyor. Bizim görevimiz kendi insanlığımıza ulaşmak ise, bunlarla yüzleşmek ve hesaplaşmak, itibarlarını iade etmek zorundayız. 
Zaman su gibidir; su gibi, deniz gibi dalgalanır. Dalga kıyıya vurduktan sonra ileriye gidemez, dipten geriye doğru, yani geçmişe doğru, geldiği yere doğru gider. İnsan hayatı da aynen dalga gibidir. İleride varılacak yer yoktur, ya kayalara çarpar un ufak olur ya da kumsalda sönümlenir. Oysa geriye, başlangıca, köklere doğru gidince, büyük bir gelecek vardır. Bunun anlamı, gelecek geçmiştedir. Aile dizimiyle geçmişi düzenleyebilirsek, geleceği düzenlemiş oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ce20dcf-7c7b-4c5e-ba85-8a1732debf86.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti İnsan</image:title>
            <image:caption>Kendini tanı!.. O zaman başkalarını ve evreni de tanıyacaksın. 
Sokrates 
 
Sen kendini küçük bir cisim zannedersin ama en büyük âlem sende gizlidir. 
Hz. Ali 
 
İnsan, âlemin ruhudur. 
Muhyiddin İbnü’l Arabî 
 
Sen, seni bilirsen yüzün Hüda’dır 
Sen, seni bilmez isen Hak senden cüdadır… 
Hacı Bektaş Veli 
 
Hey Yunus Emre ölünce var yürü doğru yolunca 
Dünyasını terk edenler yarın hazrette ölmeye… 
Yunus Emre 
Bayram özünü bildi / Bileni anda buldu 
Bulan ol kendi oldu / Sen seni bil sen seni… 
Hacı Bayramı Veli 
 
İnsan insan dedikleri / İnsan nedir şimdi bildim 
Muhyiddin Abdal 
 
Can konağını aramadaysan; Cansın. Bir lokma ekmek arıyorsan; Ekmeksin. Bir damla su arıyorsan; Susun. Zulmün peşindeysen; Zalimsin. Aşkı arıyorsan; Aşksın. Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen. Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir: Neyi arıyorsan O’sun sen. 
Mevlânâ 
 
Savm u sâlât u hac ile sanma biter zâhid işin 
İnsân‐ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş… 
Niyâzî-i Mısrî</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d6d7418-f966-40f6-9e12-7524750cc4fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesin Bir Öyküsü Var</image:title>
            <image:caption>“Herkesin Bir Öyküsü Var” adlı bu kitap, ülkemizin 14 önemli öykü yazarının bir araya gelerek hazırladığı bir çalışmadır. Kitabın Editörlüğü, Myrina Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cenker Atila ve Myrina Yayınları Editörlerinden Kerem Kacar tarafından yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda18379-1cc3-4c69-802e-d297a2dfd2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Altın Ne Gümüş</image:title>
            <image:caption>Ne Altın Ne Gümüş Özdemir İnce’nin yazıya adanmış ömrünün tanıklığını getiren söyleşilerden oluşuyor. Onun Kargı (1963) ile başlayan yazın serüveni şiir/deneme/eleştiri/inceleme ve çevirilerle zengin bir edebiyat atlası yaratmasında etkili olmuştur. Başlayan ve süren bir edebî yolculuğun seyrine çıkarıyor okurunu burada bir araya gelen söyleşiler. Özdemir İnce, çağının çağdaşı olan bir bilinçle hayata/yazıya bakan biri. Her bir söyleşisine yansıyan o edebî bilinç/bakış okurunu da zenginleştirecek düzeyde. Bir şairin/yazarın ömrüne tanıklık getiren Ne Altın Ne Gümüş, uzunca süre elinizden düşmeyecek bir birikimin aynasıdır. 
“Elinizdeki kitabın oluşmasına neden olan, yani yanıtladığım soruları bana yönelten insanlara, çok derin olması gereken gönül borcumu da dile getirmek istiyorum. Beni ve yapıtlarımı anlamaya çalışan sorular sorarak, kendimi ve şiirimi anlamaya yöneltmişlerdir beni. Hepsi bu kadar değil: genel poetika, sanat ve politika üzerine de konuşmaya zorlamışlar beni. Onlar ve soruları olmasaydı Ne Altın Ne Gümüş kendiliğinden ortaya çıkmazdı. Ne Altın Ne Gümüş, gerçekte, onların da yapıtı sayılabilir. Bu nedenle edebiyat gazeteciliğini ve röportaj sanatını övmek istiyorum! 
Özdemir İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61fe8273-6c30-4280-b304-f723df76e711.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşinci Kat</image:title>
            <image:caption>Gülayşe Koçak, Beşinci Kat’ta, farklı karakterlere sahip üç kadının zaman zaman dayanışarak, zaman zaman da çatışarak büyüttüğü “çoksesli” dostluğun hikâyesini anlatırken, merdiven boşluğuna takılıp kalmış çocukluk travmalarına, hayal kırıklıklarına, korkulara ve özlemlere de ses veriyor: Bir apartmanın yarı karanlık kapıcı dairesinden en üst kattaki tekinsiz ama albenili aydınlığa uzanan fısıltılar yıllanmış sırları, kilitli odaları, bastırılmış öfkeleri ve kaçınılmaz bir yüzleşmeyi haber veriyor. 
 
Bir viola da gamba ezgisinin hüznünü de, neşesini de satır aralarına taşıyan, yaşamın ahengini selamlayan bir roman Beşinci Kat. 
 
Çok küçükken, hayallerimde çok ağır hasta olduğumu, ateşler içinde kıvrandığımı, annemle babamın ölüm döşeğimde ağlaştıklarını kurgulardım. Bu tatlı hayaller gece yattığımda beni saatlerce oyalardı. Daha sonraları, bu hayallerimin nesnesi Zafer Amca olmuştu: Onu ağlayarak tabutumu taşırken, kendini pişmanlıklar içinde yerden yere atarken, ardından uzak bir yerlerde inzivaya çekilmiş, beni düşünerek vicdan azapları içinde yaşarken canlandırırdım zihnimde. Ah çocukluk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b49a718-88b5-449c-aba5-b350d08b0e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Mübadele Çocukları</image:title>
            <image:caption>Eylül 1922’de İzmir’i terk eden Yunan ordusuyla birlikte mavnalara, sandallara binen Batı Anadolulu Rumlar adalara, İstanbullu ve Trakyalı Rumlar da Yunanistan’a kaçıyordu. 
 
            1922 sonbaharının sonunda bir milyonu aşkın Anadolulu Rum Yunanistan’a sığınmıştı. Türkiye ve Yunanistan’ın 30 Ocak 1923’te Lozan’da nüfus mübadelesine karar vermeleri, doğdukları topraklara dönme umuduyla yaşayan bu insanlar için yeni bir hayatın başlangıcıydı. 
              Mübadele Çocukları bu insanların hazin öykülerini anlatıyor. Renée Hirschon’un, Pire Limanı yakınındaki Kokinya’nın yoksul bir semti olan Yeranya’da Albaylar Cuntası’nın en karanlık dönemlerinde yaptığı saha araştırmasının ürünü olan bu kitap, aşkları, evlilikleri, barınakları, komşuluk ilişkileri ve dinsel yaşamlarıyla suyun öte yanından insan manzaraları sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79df339-493a-4970-a70e-748b86de1533.jpg</image:loc>
            <image:title>Utopia</image:title>
            <image:caption>￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a56e16d6-bc8f-4951-a606-d4513cd71f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Simgesel Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Keçi derisine sarılan Jacob ve bir keçi tarafından beslenen Jupiter, oğlak takımyıldızlarındaki güneşti. Mendes keçisi veya koçu, Osiris bir koç olarak tekrar vücuda geldiğinde, Osiris&apos;in ruhu olmuştu. Dendera&apos;da, İbrahim&apos;in İshak için kurban ettiği koyun gibi Jason ile kaçan Harlot&apos;un koyunu parçalara ayırıp tekrar bir araya getirerek yeniden can verdiği gibi bir bahar vaktinde, Osiris&apos;in gençleştiği veya tekrar doğduğu söyleniyor. Onun bir işaret olduğu söyleniyor bize ama ne işareti? 
Hercules&apos;i bir aslan veya güneşi boğa olarak temsil eden din değildi fakat eski zamanlarda, kuvveti ifade edecek bir kelime yoktu. Bu yüzden aslanın resimsel bir görüntüsüyle ifade ediliyordu. Buna ek olarak, kurnazlığı ifade edecek kelimeleri olmadığı için tilki de kurnazlıkla temsil ediliyordu. Buna ek olarak, kurnazlığı ifade edecek kelimeleeri olmadığı için tilki de kurnazlıkla temsil ediliyordu. Çok küçük bir ses halinde, Tanrımız,bütün biçimlere girecek şekilde tasarlanmış. Hezekiah zaferine kadar yapılan bütün ibadetlerde, Musa&apos;nın boş bir alanda meydana getirdiği Nehushtan yılan takımyıldızına ibadet edilmiştir (II. Kings, Bl 18 :4). Ana figürü boğaydı, sunumluğundaki boğa kanıyla besleniyor, boğaların boynuzları bir simge olarak kullanılıyor ve kilisemizdeki yarım daire şeklindeki sunumlukta yer alan, minberi çevreleyen iki çatal da sunumluğun boynuzları olarak adlandırılıyordu. Simgeler üreten Hermes&apos;in, aynı zamanda, işaretleri ve karakterleri icat eden akıl tanrısı Thoth olduğu söyleniyor. Bu simgecilik, fikirlerin bir araya gelmiş halidir, bir şeyin diğerine olan ilişkisini veya karşılığını bulmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30121e6-6793-4f7f-be48-defd87d17103.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Hırsızları</image:title>
            <image:caption>Sabah uyanıyorsunuz, bir bakıyorsunuz her yer karanlık, Güneş yok! Işığa duyarlı bir uzaylı ırkı Dünya’da yaşayabilmek için Güneş’e perde çekmiş, insanlığı karanlığa, umutsuzluğa hapsetmiş. Doğu Yücel, insanlığın direnişini anlattığı distopik novellası “Güneş Hırsızları”na ek olarak büyülü gerçekçilikten masal edebiyatına, korkudan bilimkurguya uzanan on bir öyküyle okurların karşısına çıkıyor. 
 
Bu öykülerde her an her şey olabilir: Sinemaya tek başına gittiğinizde kendinizi izlediğiniz filmin içinde bulabilir ya da Beşiktaş-Kadıköy vapurunda galaksiler ötesinden gelen bir uzaylıya âşık olabilirsiniz. Yazar, sıradan insanların başına gelen sıra dışı hikâyeleri anlatırken okurlara sorular da yöneltiyor: Rüyaları biçimlendirebilir miyiz, ilham perileri gerçek olabilir mi, Dünya’nın asıl sahipleri kim, öpüşürken neden gözlerimizi kapatırız? gibi... Ve bu sorular, gülümseten metaforlar ve zengin bir hayal gücüyle beklenmedik yanıtlara kavuşuyor. 
 
Ayaklarınızı yerden kesen ama ayakları her daim yere basan hikâyeler bunlar. Ne de olsa gerçek biraz da düşlerde saklıdır. 
 
“Üzgünüz sayın yerli film yapımcıları ama böyle öykülerin yazıldığı bir memleketten özgün senaryolar çıkmıyorsa bu sadece sizin günahınız.” 
Tuna Kiremitçi, Radikal Kitap 
 
“Güneş Hırsızları kurgunun ve hayal gücünün rüzgârını arkasına alarak, rüya gibi bir atmosferde gerçeğin tokadını bütün kuvvetiyle yüzümüze çarpıyor.” 
Ozan Karakaş, soL 
 
 
“Güneş Hırsızları büyük bilimkurgu yazarlarının öyküleriyle karşılaştırılabilecek güçte bir öykü.” 
Alican Saygı Ortanca, Cumhuriyet Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97cb3cfe-8f5b-4e58-ae15-770f0d9bc241.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurşun Ata Ata Biter</image:title>
            <image:caption>“Bu kasabanın, bu çevre köylerin tüm adamı bu işten ekmek yer. Kaçakçılık yapmasın da n’apsın? Ekilecek toprağı mı var? Hepsini almış hükümet, sınır demiş, döşemiş mayını. Tarlalar mayın altında... Zeytinlikler mayın deryasında yüzüyor. Babam ki, bu işte en ehildi, kokusundan anlardı mayını, rüzgârı dinler, candarmayı bilirdi. N’oldu? Karşı gelemedi yazgısına. Bir gece, sabaha karşı adamın yarısını getirdiler eve. Bitmişti. Başına toplaştık, işaretle dayımı istetti, bizi çıkarttırdı odadan. Dayımdan kendisini vurmasını istemiş. Böyle yaşamaktansa, demiş; vur, kurtulayım İsmail, demiş ona. İsmail dayım dediğini yaptı, vurdu babamı.”
Sınırda yaşanan hayatların hikâyesi: Kurşun Ata Ata Biter.
Tarık Dursun K., kendisine 1984 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandıran romanında, babadan oğula devreden kaçakçılık işleriyle uğraşan Üzer, Cevahir ve Tahir’in mücadelesine odaklanıyor. Onlara eşlik eden ve en az onlar kadar iyi çizilmiş Gazel ve Hediye’nin üzerinden de kadının bir sınır kasabasındaki yeri hakkında canlı görüntüler ortaya koyuyor. Tellerin, mayınların, düşmanların çevrelediği bu coğrafyada direnmek ve ayakta kalmak, ancak insanların birbirine duyduğu güvenle mümkün.
Mekân tasvirleri, gerilimin ön planda olduğu at üstündeki sahneleri ve diyaloğu önde tutan anlatımıyla Kurşun Ata Ata Biter’de, yazarın edebiyatla olduğu kadar sinemayla da derin bir bağ kurduğu açıkça görülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b25fbb20-5a47-4d75-b7ae-b8e6bc7f743d.jpg</image:loc>
            <image:title>Thomas Mann ve Ailesi</image:title>
            <image:caption>Bir ailenin sekiz ferdi, sekiz farklı bakış açısı. Avrupa edebiyatının en köklü ve sıra dışı ailelerinden biri olan Mann ailesinin hikâyesi hiç bu şekilde anlatılmadı. 
 
 Thomas Mann’ın devasa gölgesini rakipleri kadar ailesindekiler de hisseder. Her daim yanında olan eşi Katia, onu çocuklarından korur: babası gibi ünlü bir yazar olmak isteyen oğlu Klaus; tutkuyla seven ve tutkuyla nefret eden büyük kızları Erika; mutluluğu ailesinden uzaklarda arayan çekingen Golo; müzisyen olmak isteyen ve ailenin beklentilerine karşı koyan Michael; hayvanlarla konuşmak ve dünyayı kurtarmak isteyen, babasının gözbebeği Elisabeth ve herkesin alay ettiği Monika. Hayatı uçlarda yaşayan, anne babasının servetini yok eden, hepsi Hitler’e düşman olacak çocuklar. Hayat onları nereye savuracak? 
 
Tilmann Lahme’nin belgesel romanı, Mann ailesinin sevgiyle, tarihsel sınavlarla ve ihanetle dolu destansı öyküsünü anlatıyor. 
 
“Elindeki malzemeyi olağanüstü bir şekilde anlatan, ilk bakışta eğlenceli ama aslında son derece hüzünlü bir kitap.” 
Süddeutsche Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a4de630-c2e6-4525-b62a-d4d8f58d2eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rızabey Aile Evi</image:title>
            <image:caption>“Allah gözlerini yeryüzüne çevirdi mi, ilkin Deveçıkmaz Yokuşu’nu görür. Deveçıkmaz büyür büyür, kent kadar olur; sonra yine alabildiğine –hem bu kez yırtınırcasına– büyür, dünya kadar olur. Deveçıkmaz, öyle ahım şahım bir yokuş da değildir. Biraz kamburca, paket taşlı, iki yanı eski zaman evleriyle sıralı, kaldırımsız... Denize varmadan, yokuşun sonunu bir ucundan tramvay yolu keser. Tramvay yolundan kurtulur kurtulmaz, denize yine çıkamaz. Geçkin, Osmanlı’dan kalma yalılar, bir de ‘Rızabey Aile Evi’ önüne durur; geçit vermez.” 
 
İzmir’in Karataş semtindeki Deveçıkmaz Yokuşu’nda bir pansiyon: Rızabey Aile Evi.  
 
Kaderin bir araya getirdiği iki arkadaş, Hulusi ve Kemal, Rızabey Aile Evi’nde bir oda tutar. Burada, hayatlarını şekillendirecek, altüst edecek insanlarla karşılaşırlar. Tahsin’i, Şişman’ı, Bahriyeli’yi, Güzel İbram’ı, Fatma’yı, Recep’i onlarla birlikte tanırız. Sonra olaylar gelişir, işler değişir; öyle ki, Hulusi ve Kemal ölümle burun buruna gelir. 
 
Tarık Dursun K., 1957’de basılan bu ilk romanında iki arkadaşı bir araya getiren ve sonra da ayıran olayları büyük bir ustalıkla anlatıyor. Dahası, Akira Kurosava’nın dünyaca ünlü filmi Raşomon’daki gibi, romanını farklı karakterlerin ağzından ilerleterek, biçimsel ve dilsel açıdan da Türk edebiyatının yüz akı eserlerinden birine imza atıyor. 
 
Rızabey Aile Evi her şeyden öte bir dayanışma ve dostluk hikâyesi. İnsanların dostları için canlarını feda etmekten çekinmedikleri zamanlardan bize yadigâr.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f39d667-ea5e-4e1c-85a8-d5c3cebdd414.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasangiller</image:title>
            <image:caption>“Sadece göğsünü görüyordum. Kocaman yakası çözük, kıllı göğsünü. Bıçağı olanca gücümle havaya kaldırdım, indirdim. Sert bir yere çarptı ilkin. Elim sendelendi, bastırdım. Ete girerken, kemiklerdeki çıtırtısı koluma, kolumdan bütün vücuduma değdi. Geri çekmek istedim, gelmedi. Hızla döndürdüm. Kömür gibi koyu, simsiyah bir kan, fıskiyelenip dışarı atıldı. Yüzüme gözüme doldu. Bıçağı olduğu yerde, göğsünde bıraktım. Yıkıldı, kıvranmaya, bağırıp çağırmaya başladı. Yeşil yeşil de kusuyordu. Mama, koynundaki polis düdüğünü, korkudan kasılmış, çıkardı; deli gibi öttürdü, öttürdü, öttürdü.” 
 
Hasangiller, adından da anlaşılacağı üzere Hasan ve etrafındaki insanları; yani ailesini, arkadaşlarını anlatıyor. 
 
Peki, kim bu Hasan? 
 
Hasan bir yeni yetme, bir “delikanlı”. Bir yanıyla aylak bir genç adam. Arkadaşlarıyla serserilik etmeyi, tüm gün boş boş dolaşmayı seviyor. Bir yanıylaysa yuva kurmak, bir işin ucundan tutmak isteyen, el yordamıyla kendisini var etmenin yollarını arayan bir kahraman o. 
 
Günün birinde, randevuevinde çalışan “dostu” Günay yüzünden elini kana buluyor. Alelade hayatı, geleceğe dair planları altüst oluyor. Hapse girip çıktıktan sonra, hayat aldırışsız ve hercai akıp giderken Hasan da kendisine soruyor: Peki, kim bu Hasan? Ne yapmak istiyor? 
 
Hasangiller, hayatta ve aşkta yolunu arayan, buldum sandıkça kaybeden ancak inatla bir kez daha arayacak gücü kendinde bulan bir genci tüm gerçekliğiyle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e17da8-d930-4afd-bafc-136ed93c45bf.jpg</image:loc>
            <image:title>On İkinci Gece</image:title>
            <image:caption>Shakespeare’in bu beş perdelik komedisini Noel zamanının son gecesi düzenlenen On İkinci Gece kutlamalarında, kraliyet sahnesinde oynanmak üzere yazdığı düşünülür. İnanışa göre bu kutlamalar sırasında genelde her şey altüst olur ve terslikler birbirini kovalar; oyunun adı da buna dayanır aslında: On İkinci Gece, görünüşün aldatıcı olduğunu ustalıklı bir mizahla vurgulayan bir yanlış anlaşılmalar, kılık değiştirmeler ve karmaşalar komedisidir. 
 
 Alabora olan bir gemiden kurtulan ikiz kardeşler Sebastian ve Viola birbirlerini kaybetmenin üzüntüsü içinde hayata tutunmaya çalışırlar. İkizinden kopan Viola erkek kılığına bürünmekte bulur çözümü. Oyunun karakterleri birbirlerinin gerçek kimliğini bilmeksizin âşık oldukça, karmaşa içinden çıkılmaz hale gelir. Cinsel kimlik ve dış görünüş temalarının yoğun olarak işlendiği eser, cinselliğin bugün bile anlaşılamayan yönlerini yüzyıllar öncesinden sorgular, konu cinsellik olduğunda sınırların ne kadar belirsiz olduğunu mizahi bir yaklaşımla vurgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af85a7a6-d04a-4bde-947e-1db20148111b.jpg</image:loc>
            <image:title>Helgoland</image:title>
            <image:caption>Genç fizikçi Werner Heisenberg 1925’te henüz yirmi üç yaşındayken Kuzey Denizi’ndeki Helgoland Adası’nda kuantum kuramının temellerini attığında, Carlo Rovelli’nin deyişiyle bizler ile gerçeklik arasındaki bir perdeyi kaldırarak ardındaki dipsiz bir uçurumu görünür kıldı. Heisenberg’den önce Einstein’ın üzerinde kafa yorduğu, 20. yüzyılın büyük kuramcılarından Richard Feynman’ın kimse tarafından anlaşılmadığını öne sürdüğü kuantum mekaniği çağımızın en büyük bilimsel keşifleri arasındaki yerini koruyor. Günümüzde de bilim dünyasında ve felsefeciler arasında son derece canlı bir tartışma konusu olan kuantum kuramı, gerçekliğin yapısından kişisel deneyimin doğasına, metafizikten bilincin doğasına dek önemli soruları yeniden ele almak için yeni yollar ortaya attı. Bugün kimyanın temellerine, Güneş’in, hatta beynimizin işleyişine ilişkin bilgilerimizi borçlu olduğumuz kuantum kuramı aynı zamanda lazerden bilgisayara modern yüksek teknolojinin ardındaki başaktördür. Buna karşın gizemini korumaya ve bilimcilerin karşısına yeni bulmacalar çıkarmayı sürdürüyor. 
 
Bilimin gücünün dünyayı yeniden düşünmekten korkmamakta yattığını, gerçekliğin sürekli olarak gitgide daha etkili biçimlerde yeniden tasarlandığını söyleyen Rovelli işte bu gizemin izlerini sürüyor: Helgoland, Heisenberg’in düşüncesinin çekirdeğini tasarladığı bu adadan yola çıkarak gerçekliğin kuantum nitelikli yapısının yarattığı, gitgide daha önemli konulara doğru adım adım genişleyen olağanüstü bir keşif serüveni. 
 
“Başlamadan önce bir uyarı… Bilinmeyenin dipsiz derinlikleri her zaman çekici ve baş döndürücüdür. Ama kuantum mekaniğini ciddiye almak, onun sonuçları üstüne düşünmek neredeyse sanrılar yaratan bir deneyimdir: Şu ya da bu biçimde, bizden dünya anlayışımızda somut ve tartışma götürmez gibi görünen bir şeyden vazgeçmeyi talep eder. Gerçekliğin hayal ettiğimizden çok farklı olduğunu kabul etmemizi ister. Akıl sır ermez derinliklere dalmaktan korkmadan o girdabın içine gözünüzü dikmenizi ister.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83a28c67-3270-4663-b3f2-7be1a2deb23a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiroşima Sevgilim</image:title>
            <image:caption>Aklını böyle yitirmenin ne olduğunu bilmeyenler atsın bana ilk taşı. Aşktan başka yurdum yoktu artık benim. 
 
 
Hiroşima’ya barış üzerine çekilen bir filmde rol almak için gelen Fransız aktris ile Japon bir mühendisin sevişen bedenleriyle açılır sahne. Bize acı gerçeği unutturur bir an, birbirine sarılmış iki çıplak beden. Çünkü asıl ayıp ve çirkin olan Hiroşima gerçeğidir, Fransa’nın küçük bir kentinde, sevdiği adamın ölüsünün yanında saçları kazınan, o olayın anısıyla yaşamaya mahkûm edilen genç kadının yaşadığı yıkımdır. İnsan her yerde konuşabilir Hiroşima’yı; bir otel odasında, bir kaçamak sırasında bile. 
 
 
Ancak deliliğin yatıştırabileceği bir acıyı dile getirirken toplumsal bellekten bireysel belleğe, bireysel yıkımlardan toplumsal yıkımlara uzanan, Yeni Dalga akımının önde gelen yönetmenlerinden Alain Resnais tarafından da sinemaya uyarlanan Hiroşima Sevgilim, hatırlamanın ve unutmanın kaçınılmazlığı üzerine eşsiz bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/891662c0-b760-4038-b53a-9688a111ab65.jpg</image:loc>
            <image:title>Silmarillion</image:title>
            <image:caption>Tolkien’in en önemli çalışması olarak kabul edilen Silmarillion, onun yarattığı dünyanın özüdür. Kökleri Hobbit’ten önceye uzanır ve Yüzüklerin Efendisi’nde şekillenmeye başlayan bir dünyanın yaratılış öyküsünü barındırarak, tüm Tolkien eserlerinin üzerine yerleşebileceği bir yapı oluşturur. Usta yazarın yaşamı boyunca üzerinde çalışmayı bırakamadığı ve giderek büyüyüp gelişen bu eser ancak ölümünden dört yıl sonra oğlu tarafından yayımlanabildi. Silmarillion, Elflerin tanrılara isyan ederek Valinor’dan Orta Dünya’ya göç etmelerini; orada İnsanlar ve Cücelerle birleşerek tanrıların en kötüsüne, Morgoth’a karşı verdikleri umutsuz savaşı anlatır. 
 
“Eru vardı, Tek Olan; Ilúvatar derlerdi adına Arda’da. Ve o önce Ainur’u yaptı, Kutsal Olanlar’ı, bunlar zihninin evlatları idiler ve sair hiçbir şey yaratılmadan evvel onunla birlikteydiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93222089-4976-41dd-ae57-fad66346c29f.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane</image:title>
            <image:caption>TEHLİKELİ ANLAŞMALAR 
BEKLENMEDİK İTTİFAKLAR 
GÖMÜLÜ KALMASI GEREKEN SIRLAR 
 
Marigold’un Saint’ten kurtulmasıyla mürettebat yeni bir başlangıca yelken açmak üzereydi. Ancak Fable, babasının en büyük düşmanı Zola tarafından kaçırılınca bu özgürlükleri kısa sürecekti. Fable kendi gemisine dönmek istiyorsa, Zola’nın denizlerin en güçlü mücevher tüccarı Holland’la bir anlaşma yapmasına yardımcı olmak zorundaydı. 
 
West ona ulaşmak için ellerini kirletmekten çekinmezken, Fable kimsenin kazanamayacağı bir oyunun derinliklerine çekiliyordu. İhanet ve aldatmacaların hüküm sürdüğü bu dünyanın gerçek yüzünü gördüğünde, annesinin sırlarının aslında ne kadar ölümcül olduğunu öğrenecekti. 
 
Özgürlük çok güçlü bir yanılsamaydı ancak sevdiklerini kurtarıp evine dönmek istiyorsa, denizin çağrısına kulak vermesi ve her şeyi riske atması gerekecekti. 
 
 
“Sınır tanımayan bir hayal gücüyle kurulmuş bir denizcilik dünyası… Fable’ın hayranları bu hikâyenin kapanışına bayılacaklar.”  —Kirkus 
 
“Marigold’un güvertesine Fable’la birlikte atlayanları sonunda tatmin edecek, heyecanlı ve hız kesmeyen bir yolculuk. Bu seri hakkında sevilecek çok şey var. Dur durak bilmeyen temposu her sayfada nefesinizi kesecek.” —Culturess 
 
“İlk kitabın hayranları, acımasız suçlular ve zorlu maceralarla dolu bu denize özgü dünyadan ayrılmak istemeyecekler. Erdemleri ve tüm kusurlarıyla birbirlerine sadık Fable ve West ile mürettebatı çok özlemişiz.” —BCCB 
 
“Büyüleyici bir genç yetişkin fantastik serisine nefes kesen bir kapanış.” —Young Adults Books Central</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2ecd52-b350-41a9-a0d7-2014d2bad8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişimi Yönetmek</image:title>
            <image:caption>Değişimin gücü her yerde: yeni teknolojik gelişmeler, değişen yasal düzenlemeler, yeni patronlar ve iş ortakları… 
 
• Değişime hazır ve uygun musunuz?  
 
• Daha iyisi için, değişimle nasıl başa çıkacağınızı biliyor musunuz? 
 
Birçok işletmenin hayatta kalması ve gelecekteki başarısı, genellikle yöneticilerinin hızlı hareket etme, değişimin hızına ayak uydurma, tuzaklardan kaçınma ve yeni koşulların sunduğu fırsatları yakalama yeteneğine bağlıdır. Kılavuz niteliğindeki bu kitap, değişim labirentinde size yardımcı olacak ve kontrolü yeniden kazanmanıza, dönüşümü kucaklamanıza ve kendiniz için daha iyi bir değişim süreci yürütmenize olanak sağlayacak.  
 
Değişimi Yönetmek, değişime hazırlanmaya, başarılı değişimi teşvik etmeye ve değişimin sürdürülmesine dair içerdiği tavsiyeler ve uygulanabilir yöntemlerle, yönetici pozisyonundaki herkes için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a69744d-82cd-4703-b225-1382dd5f1281.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks -Sezar’ın Papirüsü -36</image:title>
            <image:caption>Asteriks -Sezar’ın  Papirüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64dce985-1f3a-4c71-8cb1-b8d3f8357bfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Robot Norby</image:title>
            <image:caption>Norby ile tanışın! Kendisi çok yardımsever ama biraz şaşkın bir robot!
Mars Swahili dilini öğrenmek için özel derse ihtiyaç duyan Uzay Akademisi öğrencisi Jeff Well, kendine bir “öğretici robot” ararken yolu ikinci el dükkânında Norby ile kesişiyor.
Norby, sıradan robot becerilerinin yanı sıra yerçekimine karşı koyabilme ve hiperuzay gibi olağanüstü bir dizi güce sahip. Fakat bu yeteneklerini nasıl kullanacağından bazen emin olamıyor... Jeff ve Norby&apos;nin birlikte, evrenin imparatoru olmaya hazırlanan gizemli Ing’in uğursuz planını engellemenin bir yolunu bulmaları gerekiyor!
Norby Günlükleri Serisi’nin ilk kitabı olarak Janet Asimov ile Ben Robot ve daha pek çok kitabın yazarı olan Isaac Asimov tarafından yazılan Şaşkın Robot Norby, genç okurları bilim kurgu ile tanıştırmak için harika bir seçenek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c42db4c-4638-41d4-99cf-770fc6caaa5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Filin Düşüşü</image:title>
            <image:caption>Sesler ölüyor,
Şekiller ölüyor,
Gece ölüyor,
Gündüz ölüyor, 
Yığınlar için kargaşa zamanı. 
Meraklısı için intihar kılavuzları satılıyor. 
Eksiksiz kusurlar var içimde. 
Hemen teslim mutsuzluklar, 
İki artı bir zindanlar... 
Tuhaf bir kimyaya bulandık! 
Arınma vakti geçiyor. 
Anlaşılmamanın uğultusu ağır. 
İblisin barınağına giriş ücretsiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8512484-ea99-4e41-a3ec-717115b2125b.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Verkingetoriks&apos;in Kızı -38</image:title>
            <image:caption>Asteriks Verkingetoriks&apos;in Kızı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04608cc6-e463-4527-a443-acf8ae986010.jpg</image:loc>
            <image:title>Jale İnan</image:title>
            <image:caption>Oğuz Atay, 70’li yıllarda çok saygı duyduğu hocası Prof. Dr. Mustafa İnan’ı, eşi Prof. Dr. Jale İnan’ın ricası üzerine, biyografik bir romanın başkahramanı yaptı. Jale İnan’ın arzusu Bir Bilim Adamının Romanı ile yoksul bir Anadolu çocuğunun istediğinde neler başarabileceğini herkese göstermekti. Oysa o, çok daha zor olanı başarmış, kadının henüz adının bile geçmediği yıllarda Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olarak profesörlük unvanını almıştı. Şimdi bir romanın başkahramanı olma sırası onda! Orhan Bahtiyar, Bir Bilim Kadınının Romanı’nı yazdı. Jale İnan’ın yaşamını satırlarına alan Bahtiyar, toprağın altından küçücük elleriyle bir tarih çıkaran bu dev kadını, Atay’ın izinden giden kalemi ile akıcı bir dilde anlatıyor. Jale İnan’ın küçük bir çocukken arkeolog babası Aziz Ogan’ın peşinden gittiği kazılarla başlayan arkeoloji aşkı, gün yüzüne çıkardığı Perge ve Side antik kentleriyle taçlanıp insanlığa bir miras olarak kalıyor. Biyografik romanların sevilen yazarı Orhan Bahtiyar, elinizdeki kitabı Büyük Usta Oğuz Atay’a saygıyla sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b202f39-b401-47c7-88bb-d9cc86871645.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğe Bir Sen Bırak</image:title>
            <image:caption>Aile danışmanı, sosyolog, motivasyon konuşmacısı ve fütürist Fırat Uzer’in kaleminden umuda, mutluluğa ve kendini gerçekleştirmeye dair yalın fakat duygu yüküyle dopdolu satırlar. “O zaman tüm bedenimizi ve ruhumuzu bu dönüşüm için kodlamaya hazırlıyor ve sihirli olan sözü haykırmaya başlıyoruz: ‘Dönüşüm sırası bende!’ Şunu unutmamakta fayda var: Neye dönüşeceğimiz çok ama çok önemli. Anahtarları doğru kullanarak yolumuzu belirlemeli ve sonuca ulaşabilmeliyiz. İçindeki inançla birlikte… Bu kitabı okumayı tamamladığında… Beyninde dalgalanmayı hissediyorum. Gözlerini kapat, derin nefesini al ve içinde tut. Beş saniye sonra o nefesi bedeninden çıkartarak değişime hazır olduğunu hisset. Çünkü dönüşüm sırası sende…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/033be063-7e30-4590-b14b-abf8f547170d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Transitalya Yarışında -37</image:title>
            <image:caption>Asteriks Transitalya Yarışında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed9462d4-dfb9-4950-829b-3e48cedac189.jpg</image:loc>
            <image:title>Hind - İslam Sanatı Üzerine Yeni Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Kutbeddin Aybeg’in 1192’de Delhi’yi almasından sonra Güney Asya’da İslâm sanatı Karahanlı, Gazneli ve Selçuklu sanat geleneklerinin bir yansıması olarak kendini göstermeye başlamış, Babürlü İmparatorluğu tecrübesi ile de zengin bir sanat anlayışının en muhteşem örneklerini vermiştir. Bu dönemde alt kıtanın tamamı Cuma camileri gibi muazzam mabedler, İslâm dünyasının hiçbir yerinde benzeri olmayan heybetli türbeler, devâsa surlarıyla kaleler, göz kamaştıran saraylar ile havuzlu köşk ve çarbağlar gibi sadece dinî mimarînin değil sivil ve askerî mimarînin de sıra dışı örnekleriyle bezenmiştir. Son hükümdâr II. Bahadur Şah’ın derdest edilerek Babürlülerin 1858’deki yıkılışlarından sonra İngiliz döneminde ve günümüz Hindistan’ında da etkilerini devam ettiren bu süreç, yerel unsurlarca da benimsenmiş olağanüstü zenginlikteki kültür, sanat ve mimarlık geleneklerini doğurmuştur. 
 
Bu çalışmanın amacı, Hind-İslâm sanatının bütününü ve bu alanda yapılan çalışmaları ortaya koymak değil, ancak onun tarihsel seyrine ışık tutacak genel hatırlatmalar yaparak alt kıtadaki İslâm  kültürü ve sanatının daha önce etraflı bir araştırmaya konu olmamış eser ve yansımalarına ilişkin arazi çalışmaları, saha gözlemleri ve literatür araştırmalarına dayalı bilgi ve bulguları, sanat tarihi disiplini perspektifinden ulaşılan sonuç ve değerlendirmeleri, rölöve ve foroğraflarla destekleyerek araştırıcıların dikkatine sunmak; Türk ve İslâm sanatına dair Güney Asya’daki muhtevânın anlaşılmasına katkıda bulunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb22c21d-cb88-4ac7-9f9a-d1eee88ea103.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematiksel Akıl Yürütme</image:title>
            <image:caption>Matematiğin neden öğretim programlarının vazgeçilmez bir parçası olduğunu hiç düşündünüz mü? Matematik dersinde öğrencilere günlük hayatta ihtiyaç duyabilecekleri temel becerilerin kazandırılması ve öğrencilerin kendi yaptıkları matematiği anlamaları hedeflenmektedir. Peki, matematiksel akıl yürütmenin bu hedeflere ulaşmadaki rolü nedir? Elbette ki bu sorunun yanıtı matematiksel akıl yürütmenin nasıl tanımlandığıyla ilişkilidir. Matematiksel akıl yürütme, bir durum ile ilgili elde edilen tüm verileri dikkate alarak farklı çözüm yaklaşımları üretme ve bu yaklaşımları değerlendirerek anlamlı bir sonuca ulaşma becerisi olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3774f609-0f3e-4de3-992b-b27f3d92f32c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Devrim -1923’ten 2023’e</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet’in ilk yüzyılı bitiyor, ikinci yüzyıla giriyoruz… Peki, yüzyılın sonunda Atatürk’ün koyduğu “muasır medeniyet seviyesine ulaşma” hedefine ulaşabildik mi? Yoksa tersine geriye mi döndük? İşte Fikret Bilâ bu sorunun yanıtı için yüz yıllık bir bilanço çıkardı: 1923’ten 2023’e, yüz yıllık bir muhasebe yaptı. 1923’te ilan edilen Cumhuriyet’in ve Türk Devrimi’nin hangi süreçlerden geçtiğini inceledi. Karşıdevrimin nasıl başladığını, Atatürk devrimi ile cumhuriyet kurumlarını nasıl aşama aşama tasfiye ettiğini irdeledi. Kuşkusuz tüm bu hesaplaşmaları, ikinci yüzyıla girerken “yeniden Cumhuriyet inşası” hedefi gereği yaptı: Dersler çıkarmak, yeniden sıçramak ve “muasır medeniyet seviyesine ulaşmak” için… Elinizdeki kitap bu nedenle öncelikle bir siyasal hesaplaşma kitabıdır ama aynı zamanda kısa ve özlü bir Türkiye Cumhuriyeti tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d9a20b7-497f-4da5-a40c-73b25324a9f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Mutlu Olurum?</image:title>
            <image:caption>Mutluluk üzerine konuşmak kolay olsa da yazmak çok risklidir. Zira herkesin bu konuya ilişkin bir fikri olduğu gibi mutluluk algısı da tamamen farklıdır. Ancak iş, günlük hayata aktarmaya gelince herkes bir durur. Mutluluk üzerine sayısız fikir beyan edilse de kişi, bu soyut fikri nasıl pratiğe dökeceğini, küçük şeylerden nasıl mutluluk yaratabileceğini çoğunlukla bilemez. Sonuçta mutluluğun temel bilimlerdeki gibi genel kabul gören, akla ve mantığa yakın bir formülü yüzyıllardır bulunamamıştır. İşte bu kitap tam da bu noktada sizlere aydınlık bir yolun kapılarını açacak ve mutluluğun gizemine ilişkin birtakım sırların ortaya çıkmasını sağlayacak. Henüz yirmi beş yaşındayken bir görev dönüşü geçirdiği trafik kazası sonrası yaşamını tekerlekli sandalye ile sürdürmek durumunda kalan Yüzbaşı Ozan Bahar’ın deneyimleri eşliğinde “Nasıl Mutlu Olurum?” sorusunun yanıtını arayacaksınız. Çünkü o, en çaresiz hissettiği anda bile umut ışığını görmeyi başarmış, yaşama küsmek yerine hayatın içindeki anlamları keşfederek, vazgeçmeden yoluna devam etmiş; Yüzbaşı Ozan Bahar iken Prof. Dr. Ozan Bahar’a dönüşmüştü. Ona göre mutluluk, düşünceden ibaretti. Ruhunun ve zihninin derinliklerinde gerçek mutluluğu yakalayabilenler, kaybederken de kazanabilirdi. Bu kitapla; sizler de bakmayı, görmeyi bildiğiniz ve yaşamı anlamlandırmayı başarabildiğiniz sürece mutluluğun her yerde yeşerebileceğini fark edeceksiniz. Yaşamını yeni baştan kurmayı başarmış Prof. Dr. Ozan Bahar’ın rehberliğinde içinizdeki ışığı yakmaya, özünüzdeki cevhere ulaşmaya ve mutluluğa giden yolda emin adımlarla ilerlemeye hazırsanız sayfaları aralayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db4a1c14-16ae-4a80-a5e7-f357b68701b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Timaios | Doğa Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Timaios Avrupa düşünce tarihinde büyük öneme  sahip bir belgedir.” 
  Lee 
 
“Timaios Platon’un yaratılış hikâyesidir.” 
  Zeyl 
 
“Platon Timaios’ta etik öğretisine kozmolojik bir yönelim verir ve böylece fizik öğretisine âdeta
  Sokratesçi ruhun damgasını vurur.” 
  Apelt 
 
 “Platon’un yazılarının hiçbiri müteakip Yunan düşüncesi üzerinde bu kadar güçlü bir etkide bulunmamıştır; hiçbiri  böylesine ciddi çalışılmamış, hiçbiri böylesine sürekli atıf almamıştır.” 
  Archer-Hind 
 
 “Timaios Platon’un diyalogları arasında en zor ve  en iddialı olanlarından biridir.” 
  Paulsen ve Rehn 
 
“Timaios, Platon’un diyalogları arasında, kozmoloji ve  doğa bilimine adanmış olmakla tek başına durur.” 
  A.E. Taylor 
 
Özgüç Orhan’ın Eski Yunancadan çevirdiği ve notlandırdığı  bu değerli çalışmayı, George Grote’un Sunuş’u  ve eser üzerine değerlendirme yazılarıyla sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c027db55-2b88-4d1d-baa5-460b0abc39ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kritias | Atlantis Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Platon’un Timaios ve Kritias’ı kalıcı felsefi ve tarihî ilgiye  sahip eserlerdir.” 
   Waterfield 
 
“Bu kayıp uygarlık için mükemmel bir başvuru kaynağı...  Platon’un bu metni muhtemelen bugün elimizdeki   tek gerçek Atlantis tarihi kaynağı ve ben bu kitabı  şiddetle tavsiye ediyorum.” 
  Sharon D. Anderson 
 
“Kolay ve anlaşılır bir kitap... Atlantis miti hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen herkes için iyi bir başlangıç noktası.” 
  Midwest Book Review 
 
Özgüç Orhan’ın Eski Yunancadan çevirdiği ve notlandırdığı bu değerli çalışmayı, George Grote’un Sunuş’u ile   takdim ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbcbb3da-00fb-4b91-9e1b-e714c89829e0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Little Black Fish</image:title>
            <image:caption>￼

The l.itt/e Black Fish was widely considered to be a political allegory, and was banned in pre-revolutionary Iran (prior to the 1979 revolution).
The story is told throııgh the voice of an old fish speaking to her 12,000 children and grandchildren. Slıe describes the journey of a small black fish who leaves the safety of the local stream to ventııre into the world.
The path of the little fish leads down a vvaterfall and along the length of the river to the sea. Along the \vay, the fish meets several interesting characters, including a helpful lizard and the dreaded pelican.
With both wisdom and courage, the fish travels far and the tale eventually ends with dıe Little Black Fish setting a lasting example for others.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/710fe929-6db8-46d2-a1e3-cdc04b70266e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazan Bülbülü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Rahmi Gürpınar Hazan Bülbülü’ne yazdığı önsözde kendisini romancı olarak üne kavuşturan ilk önemli eseri Mürebbiye’nin sahneye uyarlanışında karşılaştığı sonuçlardan şikâyet eder ve dönemin tiyatro anlayışını eleştirirken, Hazan Bülbülü’nü sahneye konmak yerine roman gibi okunacak bir oyun olarak yazdığını belirtir. İç içe geçmiş ilişkilerin eski İstanbul’un konak hayatı dekorunda sergilendiği oyun, yetmişlik hasta bir adamla genç karısı üzerine kurulmuştur. Gençliğinde kavuşamadığı sevgilisine tıpatıp benzeyen kızı yaşındaki Şahende Hanım’la evlenen Refi Efendi hayatının sonbaharında mutlu olmayı umarken halkaya kızı, damadı ve genç gelinin eski sevgilisinin katılmasıyla olaylar beklenmedik bir şekilde gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c31e14-cc61-41e0-8710-8cae63fc7bb5.jpg</image:loc>
            <image:title>The Little Prince</image:title>
            <image:caption>￼

First publishcd in 1943, The Little Prince is thc most famous work of French aristocrat, writcr, poet, and pionccring aviator Antoinc dc Saint-Exupery. As a novclla. The Little Princc is thc fourth most-translatcd book in thc world and was voted thc best book of thc 20th century in Francc.
The novclla is a poctic tale, vvith watcrcolour illustrations by thc author, in which a pilot stranded in thc desert mccts a young princc fallcn to Earth from a tiny asteroid namcd B-612.
The book ineludes some criticism from a child’s eye on thc strangeness of thc adult world whilc tclling thc little princc’s advcnturcs. The princc has sincc visited six otlıcr asteroids, cach of which was inhabited by a single, irrational. narrow-mindcd adult. Thcy inelude: a king vvith no subjccts: a vain man who bclicvcs himself thc most admirable person on his othcrvvisc uninhabitcd planet; a drunkard who drinks to forget thc shamc of bcing a drunkard: a businessman who is blind to thc bcauty of thc stars and instead cndlcssly counts them in order to o\vn them ali; a lamplightcr who wastes his life blindly follo\ving orders and cxtinguishing and rclighting a lamp oncc a minute; and an eldcrly geographer. His last stop is Earth wherc thc prince thinks is uninhabitcd becausc he fırst lands in a desert. Than thc little princc’s rcassurancc to thc pilot takes placc, but soon he goes a\vay from him by leaving his disappointments as well.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af990f5b-571b-4eee-adf2-e9583e8f2ceb.jpg</image:loc>
            <image:title>The Prince</image:title>
            <image:caption>￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43faf59-61e0-44b9-bc69-dd27dd5db251.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar Mı?</image:title>
            <image:caption>İnsanı bilmek, onu tanımlamak eski ve bir o kadar da çetin bir konu.
Batı’da fizyonomi metinleri, Doğu’da kıyafetnâmeler… Bedeni bir kitap gibi okumaya çalışırken keşfetmenin kıyılarına gidip gelişler.
İnsan, yüzünden ibaret görüşü her zaman ateşleyici olmuştur.
Tarihin pek çok döneminde; yüz şekillerinden, mimiklerden, avuç içlerinden, giyimden kuşamdan insanın karakteri, dolayısıyla da kaderi tayin edilmeye çalışılmıştır. 
Erol Göka ve Murat Beyazyüz, yüz okumanın tarihten bugüne ne gibi değişimlere uğradığının peşine düşmekle kalmıyor, bugünde iz sürüyorlar.
Yüz ve kişilik arasındaki bağ hala esrarını korumakla beraber, elinizdeki kitap bu yolda size ışık olacak nitelikte.
Her yol bir soruyla başlar…
O hâlde kendinize bir soru sorun; Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58510509-e673-4dff-8fb3-0e05e7c251ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykülerle Esma-i Hüsna</image:title>
            <image:caption>Yerde ve gökte en güzel isimler kendisine ait olan Yüce Allah’a sonsuz şükürler ve sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya gönüller dolusu salât ve selamlar olsun. 
Bu kitabın amacı bizi yaratan, yaşatan ve sayısız nimetler veren Allah’ı en güzel ve en doğru bir biçimde tanımanızı sağlamaktır. Hepimizin özellikle de gençlerin ve çocukların Allah hakkında sağlıklı bilgi edinmeleri, son derece önemlidir. Çünkü bu konudaki doğru bilgiler, hayatımızı en güzel bir biçimde aydınlatır, dünya ve ahirette mutluluğa ulaşmamızı sağlar. Yanlış bilgiler ya da bilgisizlik ise bizi mutsuzluğa ve umutsuzluğa sürükler. Hem dünyamızı hem de ahiretimizi karartır. 
İnsan iyiyi ve güzeli tanıdıkça, daha çok sever. Yücelerin en yücesi ve güzellerin en güzeli olan yüce Allah’ı da tanıdıkça daha çok sever, sevdikçe daha çok tanımak ister.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4008cc62-6298-4fe1-887c-d4085728b2b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Omerta</image:title>
            <image:caption>Suskunluk Yasası yani Omerta Mario Puzo’nun Baba romanıyla kapısını araladığı Sicilya kökenli mafya dünyasının kendine has ahlak anlayışının temeli, organizasyonun kalbine ulaşmayı engelleyen çok katmanlı ve sıkı yapının gerektiğinde kanla yoğurulan harcıdır. 
 
Onu gerçek bir Sicilya mafyözü olarak yetiştiren Don Aprile’nin öldürülmesi sonrasında Puzo’nun sıra dışı karakteri Astorre Viola farklı amaçlarla ailesinin bankalarını ele geçirmek isteyen FBI&apos;a, New York mafyasına ve Kolombiya uyuşturucu karteline karşı bir strateji savaşı başlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a23ee0-c51f-4802-804a-11f7c4b77308.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege ve Eski Yunan Tarihi-II</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya’nın birinci ve ikinci el kaynakları kullanarak yaptığı bilimsel bir çalışmanın ürünü olan bu kitapta Ege ve Eski Yunan tarihinin Klasik ve Hellenistik çağlarının (İÖ 550-30) siyasi ve askeri tarihi anlatılmaktadır. Deniz ticareti olanaklarının gelişip ekonomik refah seviyesinin çok yükseldiği, yazılı edebiyat türlerinin, felsefe ve sanatın büyük ilerleme kaydettiği Klasik Çağ&apos;da Eski Yunan kentleri (poleis), hem Ege Denizi&apos;nin doğusunu imparatorluk sınırları içinde tutan Perslerle (Pers Savaşları) hem de kendi aralarında savaştılar. Sparta ve Atina, Yunan kent devletlerinin siyasi ve askeri bakımdan en güçlü iki kenti olarak bu çağa damgasını vurdu. Persler, birbirlerine rakip ve düşman Yunan kentleri arasındaki rekabetten yararlanıp &quot;böl ve yönet&quot; politikası uyguladılar. 
     Klasik Çağ, Makedonya Krallığı&apos;nı çağının en büyük askeri gücü haline getiren II. Philippos&apos;un siyasi ve askeri başarılarıyla nihayetlendi ve böylece Yunan kent devletlerinin II. Philippos lehine vazgeçtikleri bağımsızlıklarını bir daha kazanamayacakları yeni bir döneme girildi. Günümüzde Hellenistik Çağ (İÖ 323-30) denilerek tarihe mal edilen bu dönemin temeli Pers Krallığı&apos;nı ortadan kaldıran &quot;Büyük&apos;&apos; (Megas) unvanlı İskender tarafından atıldı. Hellenistik Çağ&apos;da eski Yunan kentleri kültürel üstünlüklerini İskenderiye gibi Hellenistik dünyanın başka kentleri lehine kaybettiler ve çağın &quot;Hellenistik&apos;&apos; sıfatıyla birlikte anılan krallıkları (Ptolemaioslar/Mısır, Seleukoslar/Suriye, Antigonoslar/Makedonya, Pergamon, vd.) tarafından bağımlı hale getirildiler. Ancak Hellenistik krallıkların Yunan kent devletleri üzerindeki hakimiyetinin ömrü de çok olmadı. Onlar, İÖ 3. yüzyıl sonlarında Hellenistik dünya ile ilgilenmeye başlayan Roma Cumhuriyeti karşısında gerilediler ve İÖ 2. yüzyılın ilk yarısında Roma nüfuzuna boyun eğmek zorunda kaldılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c09a27ed-cadf-4cc4-bf3e-65892fbfaacc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>İdam cezası adaleti mi tesis eder yoksa toplumsal-siyasal çerçevesi dışında düşünülemeyecek cürümlerin yükünü tek bir bireyin sırtına yükleyerek kolaycı bir adalet yanılsaması mı yaratır? Büyük yazar Victor Hugo, bir idam mahkûmunun kendi kaleminden aktardığı hikâyesinde işin insani boyutuna dikkat çekerken ağır bir toplumsal eleştiri de yapıyor aslında. Giyotinle yapılan infazların halk arasında coşkuyla karşılandığı bir dönemde Hugo’nun esere yazdığı önsöz ise, bugün dahi güncelliğini koruyan insani-toplumsal sorunlara dikkat çeken 
bir hukuk felsefesi dersi adeta. 
“Grève Meydanı ölüleri belki de belli tarihlerde, karanlık kış gecelerinde, kendilerine ait bu meydanda bir araya geliyor. Soluk yüzlü ve kanlar içinde bir kalabalık olmalı bu. Bu buluşmayı kaçırmayacağım. Ay olmayacak ve alçak sesle konuşacağız. Yıpranmış cephesi, delik deşik çatısı ve herkes için amansız saat kadranıyla Belediye Sarayı da orada olacak. İblislerin bir celladın kafasını kestikleri meydanda, cehennemden gelen bir giyotin bulunacak; sabahın saat dördünde. Bu sefer biz onun etrafında olacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e9851b-573a-4a75-85cd-9c3e5bc325ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Terapisi Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Oyun terapisi, çocukların gelişimsel ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılamak ve sorunlarına çözüm
üretmek için çocuğun özelliklerine ve durumuna uygun oyun terapisi teknikleri ve
müdahaleleri uygulanarak oyunun terapötik etkisinden yararlanılan bir psikoterapi türüdür.
Yaygın olarak kullanılan oyun terapisi kuramlarının teorik çerçeveleri, her birine özgü ilkeler,
teknikler ve oyun terapisi için gereken temel becerilerin anlatıldığı, gerçek yaşamdan vaka
örnekleriyle oyun terapisi sürecinin her aşamasının ayrıntılarıyla analiz edildiği bu kitap,
oyunun iyileştirici etkisini derinlemesine anlatan kapsamlı bir uygulama kılavuzudur.
Dr. Obengül Ejder’in uzun yıllara dayalı bilgi birikimi ve klinik deneyimlerinin süzgecinden
geçirerek kaleme aldığı bu kitabı, çocuklar ve ergenlerle çalışan ruh sağlığı profesyonellerinin
oyun terapisinin mucizevi gücünü etkili bir şekilde kullanmalarına yardımcı olacak eşsiz bir
kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8b2b741-35e0-428c-b0a3-cc2e0c284d4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın ve Kurmaca</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılda gerek İngiliz gerekse dünya edebiyatında en büyük etkisi olan yazarların başında gelir Virginia Woolf. Romanları kadar eleştiri ve denemeleriyle de ayrı bir etki alanına sahiptir. Bilhassa Kendine Ait Bir Oda başlıklı “öncü” eseriyle bir kırılma noktası yaratmıştır. Kadın ve Kurmaca başlıklı bu seçkide ise Woolf’un farklı zamanlarda yayımlanan yazı ve konuşmaları bir araya geliyor. “Kurmaca ve Kadınlar”, “Kadınlara Uygun Meslekler” ve “Emekçi Kadınlar Birliği Anıları” başlıklı üç deneme bu seçkinin başlığına uygun olarak, kadınların yazın alanında ve genelde toplumda meslek yaşamı ve kişilik haklarıyla ilgili destekleyici düşünceler içeren öncü feminist metinlerdir. Seçkideki diğer altı metinde ise yine temaya uygun olarak, Sara Coleridge’dan Christina Rosetti’ye, Jane Austen’dan Eliza Draper, George Eliot ve Brontë kardeşlere kadar 19 ve 20. yüzyıl İngiliz yazınının önemli kadın yazar ve şairlerini ya da gölgede kalan kadın figürlerini yapıtlarından ve yaşamöykülerinden alıntılarla anlatıyor. 
“Geçmişte kadın yazınının değeri bir ardıcın ya da ötücü kuşun tatlı sesi gibi ilahi dürtülerle ortaya konmasında aranıyordu. Öğrenilmiş değildi, içten geliyordu. Bir yandan da boşboğaz ve gevezeydi – laf silsilesiydi, kâğıt üstünde kurumaya bırakılmış mürekkep birikintileriydi. Gelecekte kadınların zamanları, kitapları ve evde kendilerine ait küçük bir köşeleri olunca, yazdıkları da erkeklerinki gibi incelenmeye değer sanat eserleri sayılacak. Romanlar bireysel duyguların çöplüğü olmaktan çıkacak, sanat eseri sayılacak, kaynakları ve sınırları irdelenecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f5f5fe4-483c-4847-84b9-a5107c7c1065.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Nasıl Fenomen Oldu?</image:title>
            <image:caption>Babam kazara internet fenomeni olunca!

Ödüllü İngiliz yazar Ben Davis&apos;in kaleminden çıkan Babam Nasıl Fenomen Oldu?, yıkık dökük ailesini yeniden bir araya getirmek ve eski mutlu hayatına geri dönmek isteyen Nelson adında gözü pek bir çocukla buluşturuyor okurları.   

Günümüz çekirdek ailelerinin yaşadığı çıkmazlara ve çözülmelere sözcükleriyle ayna tutan Davis, boşanma gibi çocukların ve ebeveynlerin duygu dünyalarında dalgalanmalara neden olabilecek &apos;&apos;hassas ve kırılgan&apos;&apos; bir konuyu duyarlılıkla işliyor.
 
Teknolojiye son derece mesafeli bir babanın, &apos;&apos;teknoloji bağımlısı&apos;&apos; oğlu tarafından nasıl ünlü bir internet fenomenine dönüştürüldüğünü kahkahalar eşliğinde anlatan kitap, oyunbaz dili, kıvrak kurgusu ve Mike Lowery&apos;nin matrak resimleriyle dikkat çekiyor. 



On iki yaşındaki Nelson&apos;ın hayatta olmazsa olmazı bilgisayar oyunları ve internettir. Günlerini çoğunlukla ekran başında geçirir. Tekdüze yaşantısından gayet hoşnuttur. Ta ki, bir gün annesi geride bir not bırakıp evi terk edene kadar. İşte asıl hikâye ondan sonra başlar! Kendini vahşi yaşam ustası olarak gören babası, evlerini içindeki tüm eşyalarıyla birlikte satar ve çocuklarını da alarak kırsalın ortasında bir çiftlik evine taşınır. Nelson&apos;la beş yaşındaki kız kardeşi Mary için internetin, televizyonun ve hatta tuvaletin bile bulunmadığı bu evde yaşamak dayanılacak gibi değildir. Kırsala bir türlü uyum sağlayamayan Nelson&apos;ın, çok özlediği eski hayatına ve annesine geri kavuşabilmek için dahiyane bir planı vardır. Ah, bir de kontrolü kaybedip ipin ucunu kaçırmasa...
 
Ben Davis okurları duygudan duyguya sürüklediği bu anlatısında, ebeveynlerin aldığı &apos;&apos;kimi&apos;&apos; kararların çocukların üzerindeki olumsuz etkilerine eleştirel bir yorum getiriyor. 

Teknoloji çağı çocuklarının gerçek hayatla baş etme mücadelesine mizahın gücüyle destek veren Babam Nasıl Fenomen Oldu?, hem dokunaklı hem de çok komik bir büyüme ve olgunlaşma serüveni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be967ff6-0ecb-42e0-a44c-625886796421.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıcı Sır</image:title>
            <image:caption>Geçirdiği hastalığın ardından annesiyle birlikte dinlenmek için bir dağ kasabasına giden on iki yaşındaki Edgar, otelde yakışıklı ve genç bir Baron’la arkadaş olur. Oysa çapkın Baron aslında çocukla değil güzel annesiyle ilgilenmektedir. Kendini yetişkinliğin sınırında hisseden Edgar için Baron’la kurduğu arkadaşlık, çocukluktan çıkıp büyüklerin dünyasına adım atmak gibidir. Bu yalnız ve sağlıksız çocuk, hayaller ile gerçekler arasında gidip gelirken, annesi ile Baron da birbirlerine yakınlaşırlar. Büyük bir sır paylaştıklarını düşündüğü bu iki yetişkinden kuşkulanan ve sevgi gösterdiği kişilerin ihanetine uğradığına inanan Edgar, çocukluğun hayaller âleminden çıkıp yabancı ve bilinmez bir dünyanın eşiğinden geçecek, büyümenin sandığı kadar kolay olmadığını acı bir deneyimle öğrenecektir. Stefan Zweig’ın en etkileyici eserlerinden Yakıcı Sır, insan ruhunun zaaflarına ayna tutan mücevherlerden… 
“İlk defa yetişkinlerin hayatında önemli bir şey yapmıştı. Yarı uykulu haldeyken çocuk olduğunu unutup bir kez olsun kendini yetişkin biri gibi hayal etti. Bugüne kadar hep yalnızdı ve çok az arkadaşı olmuştu. Kendisiyle fazla ilgilenmeyen anne ve babasının dışında ona sevgi ve şefkat gösteren evdeki çalışanlardı yalnızca. (…) Çocuğun yüreğinde yoğun ve yaşanmamış duygular birikmiş, onu hak edecek kişiye vermek üzere kollarını açmış bekliyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f0faa7-b1a8-49c2-829d-0e6fde6bde44.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingeneler</image:title>
            <image:caption>Sait Faik bir yazısında Osman Cemal Kaygılı’nın Çingeneler’ini bir “şaheser” olarak değerlendirerek bu romanın okudukça kendisini şaşırttığını, sayfalarını çevirdikçe içini hüzün ve sevincin doldurduğunu belirtir. Osman Cemal Kaygılı neredeyse “belgeselci” tutumuyla kaleme aldığı romanında okuru, Çingenelerin gündelik hayatına dair renkli ve zevkli bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculukta akıcı bir dil, renkli tasvirler ve kıvrak bir üslup roman boyunca eşlik eder okura. Edebiyat tarihimizde Çingenelerin hayatına eğilen ilk roman olan Çingeneler, ele alınan figürlerin derinlemesine tahlilleriyle de dikkat çeken bir eserdir. 
“Yalnız bir mesele var ki, eğer bu Sulukuleli kerizciler, yani çalgıcı, şarkıcı ve oyuncular üzerlerinde biraz uğraşılacak, onlara biraz yol gösterilecek, kendilerine nota, usul filan öğretilecek ve sazlarının arasına flüt, viyolonsel, korna filan ilave edilecek olursa bunlardan çok şey beklenebilir. Hani diyebilirim ki, kendileri iyi çalıştırılacak olursa, yakında bunlardan da İstanbul’da yepyeni bir Çigan orkestrası, bir Çigan filarmonisi, bir Çigan fanfarı elde edilebilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3959eb00-b639-427f-b129-bec2b2764db9.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşkıya İninde</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un konak yaşamını ve ara sokaklarını ustalıkla anlatan Hüseyin Rahmi Gürpınar, Eşkıya İninde romanında farklı bir çevreye yönelerek bu kez bir macera romanına imza atıyor. Önce İkdam gazetesinde tefrika edilen, ardından 1935’te kitap olarak basılan Eşkıya İninde, edebiyat tarihimizde eşkıyaların hayatlarına eğilen ilk romandır. Nefi Bey, kayınbiraderi Hikmet Enis ve uşakları Murtaza Değirmendere’deki çiftliklerini kontrol etmek amacıyla yola çıkarlar. Dağ yollarını tırmanmaya başlarken eşkıyalar tarafından kaçırılan kahramanlarımız maceradan maceraya sürüklenirler. Üstelik amansız eşkıyaların ellerine düşenler yalnızca onlar da değildir. Romanın zemininde eşkıyaların yaşamlarının yanı sıra 1920’lerde yoksul Anadolu’nun panoramasını merkezi idareyi de yer yer eleştirerek ince fırça darbeleriyle tasvir eden Hüseyin Rahmi, macera romanı türünde de ustalığını ortaya koymuştur. 
“Helal, haram sözü kitaplarda kaldı. Şehrin içinde, dışında hep haydutluk. Birtakımı yiyor, birtakımı da yiyenlere ses çıkaramıyor. Sonra ‘memleket batıyor’ diye bağrışıyorlar. Bir memleket haksızlıktan, hırsızlıktan batar. Bu, buradan çalar. O, oradan aşırır. Hepsi bir yol tutturmuş, gider. Zavallı günahsız Bekir ile Mustafa eşkıya kurşunuyla vurulur, ölür. Biz hep daha iyi günler göreceğiz diye bekleriz. Gün günden daha beter oluruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d179b5f0-fcf8-4d24-9ecf-ecce4be4743b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Oyunlar-1</image:title>
            <image:caption>Öykü ve denemeleriyle Türkçenin en güzel örneklerine imza atmış Memet Baydur, bilhassa oyunlarıyla edebiyatımızda benzersiz bir yere sahiptir. Çoğu, Devlet Tiyatrosu sahnelerinde ve özel tiyatrolarda sahnelenmiş ve sahnelenmeye devam eden yirminin üzerinde oyun yazmış, 80’li ve 90’lı yıllar Türk tiyatrosuna damgasını vurmuştur. 
Şaka ile ciddiyetin tam ortasında, kimi yerlerde ironisi ve sivri diliyle Oğuz Atay’ı andıran bir oyun yazarıdır Baydur. Onun “özellikle ve özellikle” tekrarlı, ses benzeşmeli, bol kelime oyunlu diyaloglara dayanan ve bu sayede yazının sınırlarından kurtulan oyunları için Cevat Çapan şöyle der: “İlginç bir kimyasal madde kullanıyor sanki Memet Baydur. Öyle durumlarla, sözlerle karşı karşıya getiriyor ki insanları, önemliymiş, değerliymiş gibi görünen sözlerin ne kadar sahte olduğu, ne kadar gülünç olduğu ortaya çıkıyor. Tabii bunun gülünçlükle birlikte acıklı bir yanı da var.” 
Memet Baydur’un Limon, Gün Gece / Oyun Ölüm, Yalnızlığın Oyuncakları, Kadın İstasyonu, Cumhuriyet Kızı, Kuşluk Zamanı adlı oyunlarından oluşan Toplu Oyunlar-1, evrensel değerde bir oyun yazarının eserlerini bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c933ee6-babd-4165-b998-7187d0bf126d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Dağlar ve Hatıralar</image:title>
            <image:caption>Orhan Pamuk&apos;un resimli ve özel hatıra defterlerinden seçmeler... 
 
Orhan Pamuk, on dört yıldır her gün küçük not defterlerine notlar alıyor ve resimler yapıyor. Pamuk sayfalarda günlük hayatını, güncel gelişmeleri, duygularını, yazmakta olduğu romanların sorunlarını anlatıyor ve tartışıyor. Bazan roman kahramanlarıyla konuşuyor, bazan bir rüyasını ya da bir yolculuğu anlatıyor, bazan da manzara resmi ya da mutluluk hakkında fikir yürütüyor. Pamuk bir sayfadaki bir resme ya da yazıya üzerinden aylar hatta yıllar geçtikten sonra yeni renkler ve kelimeler de ekliyor. Böylece defter sayfaları yazılarla renklerin ve şekillerin iç içe geçtiği ve yeni mânâların araştırıldığı yoğun, zengin ve benzersiz resimli sayfalara dönüşüyor. Pamuk defterindeki binlerce sayfadan Uzak Dağlar ve Hatıralar adını verdiği bu seçkiyi düzenlerken, özel bir hatırası olan bir rüya üzerinden hayatını bütün açıklığıyla hem kelime hem de resim olarak ortaya koyuyor. 
 
Bu kitap Pamuk&apos;un okurlarınca bilinmeyen-günce tutan ressam yanını, günlük hayatını, şaşırtıcı hayallerini ve deneyimlerini okura ulaştıracak ve dünyaca ünlü yazarı bir insan olarak tanımamıza ışık tutacak. 
 
&quot;Orhan Pamuk&apos;un çılgınlığında deha var.&quot; 
Umberto Eco</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd852618-175e-4734-a048-6de528218795.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın</image:title>
            <image:caption>Sibilla Aleramo’nun bu romanı okuruyla ilk kez 1906’da buluştu. Gerek İtalya’da gerekse yayımlandığı diğer ülkelerde hemen büyük bir ses getiren bu eser sayesinde edebiyat dünyası, zaman içinde daha başka önemli çalışmalara imza atacak parlak bir yazar keşfetti. Bir Kadın’ın büyük başarısının başlıca nedenlerinden biri konusunda yatıyor. Söz konusu eser, İtalyan edebiyatının ilk feminist kitapları arasında yer alıyor. Son derece otobiyografik olan bu romanın kalbinde yazarın kendisini buluyoruz. Kendi hayatını dolu dolu ve özgürce yaşama hakkına kavuşmak uğruna mücadele eden bir kadının dokunaklı portresini çizen bu eser, yüzyılı geride bırakmış ilk baskısından bu yana okunması elzem bir kitap olmayı sürdürüyor. Türkçede ilk kez yayımlanan Bir Kadın’ı Meryem Mine Çilingiroğlu çevirdi. 
 
“Kadın hiç kuşkusuz henüz kendi kendisinin hanımı, kendi kendisinin efendisi değildi: Bir gün olabilecek miydi peki?” 
 
“Acı çitinden içim titreyerek, ağlayamadan, konuşamadan, beni yere seren ve aynı zamanda karanlık ve anlatılmaz bir şeyi, bitmek bilmez bir kaçış arzusunu su yüzüne çıkaran fiziksel bir sancıyla çıkmıştım: Hayattan kaçmak, delilik limanına çıkan yolu yitirmek istiyordum…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/605d044d-ed2a-41dd-b9ab-1b4fef8dccaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Anımsıyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>George’un büyükannesi pek unutkan. 
 
Öyle ki bazen George’un adını bile anımsayamıyor. 
 
Ama George buna takılmıyor. 
 
Büyükannesi ufak tefek şeyleri bazen anımsayamıyor olabilir. Ama George, büyükannesinin onu kelimelerle tarif edilemeyecek kadar çok sevdiğini biliyor. 
 
Küçük çocukların demansı anlamasına yardımcı olan sevgi dolu, dokunaklı bir hikâye. 
  3 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b182bb7-0bd2-4124-b285-0dfd5e360ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Amyntas – Kuzey Afrika Defterleri</image:title>
            <image:caption>“Neden yine buraya geldim? – Belki, kavrulan bir bedenin soğuk suya çıplak  sokuyor. Yerdeki çakıllar güzel. Tuz ışıldıyor. Ölümün üstünde bir düş geziniyor. Çakıllardan birini elime aldım; ama yerden ayrılır ayrılmaz ışıltısını, güzelliğini yitirdi.” 
 
André Gide’in doğayla ilişkisinin yoğun biçimde saydamlaştığı ve kristalleştiği metinler bunlar. Mağrip göğü altında çölün sarmaladığı bir bedenin ve zihnin kayıt altına aldığı anlar. 
 
Amyntas ayrıca Gide’in tüm yazın hayatını kapsayan Günlük’leri için bir giriş kapısı. 
 
Phyllis çiçekler örerdi başıma 
Türküler yakardı Amyntas suyumca 
Vergilius, Sığırtmaç Türküleri 
 
Kendini en iyi incelemiş olan adam 
Nurullah Ataç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eeb29bd-544f-4ae1-bb70-cf818d178041.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Romanı</image:title>
            <image:caption>“Kaderin ona oynadığı oyunların bu kadar orantısız bir biçimde üzerine gelmesinden umutsuzluğa kapılan Heredia, nihayet romanlara ait, kurgusal bir karaktere dönüştüğünü anlamış ve etrafını kuşatan, bir türlü kaçamadığı bu romanın içinde daha ne kadar yaşayacağını sormuştu – ama kime?” 
 
Köpekleri Seven Adam’ın yazarı Leonardo Padura, bu kez Kübalı şair José María Heredia’nın hayatına ışık tutuyor. 
  Fernando Terry, on sekiz yıl sürgünde yaşadıktan sonra, bir zamanlar üzerine doktora tezi yazdığı şair José María Heredia’nın kayıp otobiyografisinin bulunma olasılığı doğduğunda bir aylığına Havana’ya dönmeye karar verir. Bu yolculukta, içindeki hıncı körükleyen kuşkularla bir kez daha yüzleşecektir. Ülkesine dönüşünün ve peşine düştüğü, Hayatımın Romanı adını taşıyan el yazmasını arayışının hikâyesi, yer yer geçmişteki iki farklı zamansal düzleme yapılan geri dönüşlerle bölünür: Heredia’nın 19. yüzyılın başındaki hayatı ve bir mason olan oğlu José de Jesús de Heredia’nın 20. yüzyılın başındaki son günleri. Karayiplerin romantizm dönemini son derece renkli bir şekilde aktaran Hayatımın Romanı, Küba’nın ilk büyük şairi José María Heredia’nın hayat öyküsü aracılığıyla okurları ülkenin ulusal bilincinin başlangıcına doğru sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e91e979-52db-4787-9d84-0fbaf42ba643.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Açma Dişler!</image:title>
            <image:caption>“Sakın Açma” serisinin üçüncü kitabında Nemo’nun gizemli kargo paketleriyle maceraları devam ediyor. 
Nemo’nun kapısına yine göndereni belirsiz sır dolu bir paket gelir. Üzerinde de  “Sakın Açma!” yazmaktadır… 
“Gerçekten üçüncü bir canavara ayıracak zamanım yok.” 
Nemo bu kez paketi açmamaya kararlıdır. 
Üçüncü paketi açmadan postaneye geri götürür. Nemo hallettim, diye sevinir. Arkadaşları da en doğrusunu yaptığını düşünür. 
Fakat Sıkıcı Kent’te yaşananlar işlerin hiç de yolunda olmadığını gösterir çünkü: 
1.       1. Gündüz vakti şehir zifiri karanlığa bürünmüştür. 
2.       2. Bir başkası paketi açmıştır! 
3.       3. Paketin içindeki her neyse dışarıda özgürce gezinmektedir! 
4.         
Nemo, Fred ve Ada paketteki varlığa dair hiçbir şey bilmemektedirler. Bildikleri tek şeyse paketin üzerindeki yazıdır: “Sakın Açma  – Dişler!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f0fc4e1-d2d4-4e2d-be2d-939fb43ed6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel Sevdiğim</image:title>
            <image:caption>GEL SEVDİĞİM 
 
Hasretinle yanar özüm 
Geceye benzer gündüzüm 
Gülmez oldu sensiz yüzüm 
Merhamet et gel sevdiğim. 
 
Bu ayrılık hançer gibi 
Yaraladı yüreğimi 
Bir göreyim gül cemâli 
Merhamet et gel sevdiğim. 
 
Bir garibim bahtım kara 
Yüreğimde derin yara 
Belki çıkmam sonbahara 
Merhamet et gel sevdiğim. 
 
Sensiz her şey kaldı yarım 
Bitmez oldu âhüzarım 
Gelmez sensiz yaz baharım 
Merhamet et gel sevdiğim. 
 
Nerden gördüm zalim seni 
Çölde Mecnun ettin beni 
Garip canda yaktın teni 
Merhamet et gel sevdiğim 
 
Artıyor eksilmez âhım 
Arş&apos;a çıktı bak eyvahım 
Beklerim olmaz sabahım 
Merhamet et gel sevdiğim. 
 
Garip gönlüm seni arar 
Sensiz her gün ömre zarar 
Hangi tabip yaram sarar 
Merhamet et gel sevdiğim. 
 
Hasretinle bağrım yanar 
Dilim her gün seni anar 
Sensiz yaram durmaz kanar 
Merhamet et gel sevdiğim. 
 
ZA&apos;ÎFÎ&apos;yem bak biçare 
Artıyor gönlümde yâre 
Ciğer bölük pâre pâre 
Merhamet et gel sevdiğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0969f6-27e5-4f17-b97f-efacd1591176.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslında Öyle Değil</image:title>
            <image:caption>“Sizi sürekli tartışma içine ve aşağı çekmeye çalışan, yoran ve yıpratan; haklıyken haksız duruma düştüğünüzü düşündüren, sizi suçlayan ve karar mekanizmanızı devre dışı bırakan toksik ilişkiler bu kadar yalın ve derin anlatılamazdı.” Uzman Psikolog Meltem Sunar, Aile-Çift ve Yetişkin Terapisti, Cinsel Terapist, Öğretim Görevlisi “Kanımca 20. yüzyılın en önemli düşünürü, doktoru ve aynı zamanda toplama kampı tutsaklarından olan Viktor Frankl ve kendisinin varoluşçu yaklaşımı logoterapiye kitapta geniş olarak yer verilmiş; ayrıca logoterapinin özü olan, ‘keşfettiği anlamlarla sorumluluğunu üstlenen insan örnekleri’ de ustaca kaleme alınmış.” Memduh N. Özmert, Viktor Frankl Institute USA Faculty and Board Member “Bu kitap kendi iç dünyanızı daha derinden anlamanız için bir hazine niteliğinde.” Psikolog (PhD) Patricia J. Crane, Uluslararası Konuşmacı, Eğitmen, Yazar İdealleri üzerine bir yaşam kurmuş olan Ayça, aniden Mehmet’e âşık olur. Başlarda mutluluktan ayakları yerden kesilse de aslında o yükseklikten tepetaklak düşeceğinin farkında dahi değildir. Duygusal şiddet benliğini sarıp, onu sarsarken zamanla tükenme noktasına gelir. Ancak tam da bu aşamada maruz kaldığı zehirden panzehir üretmesi, düştüğü yerden daha güçlü kalkması neden mümkün olmasın? Bu kitap; toksik bir ilişkinin perde arkasına mercek tutmak, bu konudaki farkındalığına katkı sağlamak ve işlevsel tutumları adım adım anlatarak senin de elinden tutmak için yazıldı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af96f4ca-cec3-4ad0-8a16-17a28e924ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Testi</image:title>
            <image:caption>Heinrich von Kleist (1777-1811): XIX. yüzyıl Alman edebiyatının en önemli yazarlarındandır. Tiyatro oyunları, şiirler ve öyküler yazdı. Kant’ı okuduktan sonra bilginin değerinden kuşkuya düştü, akla değil duyguya güvenmeyi tercih etti. Akıl ile duygu arasında süren zıtlık, eserlerinin özünü oluşturdu. Öykülerinde insanların ve doğanın zorbalığı karşısında kendilerini tüketircesine bütün güçlerini harcayan kişileri konu aldı. Eserlerinde titizlikle seçilmiş sözcüklerle örülü güçlü ifadeler kullandı. Sanatsal dehası ile çağdaş yaşam ve edebiyatın pek çok sorununu önceden gören Kleist, kendisinden sonraki Alman ve Fransız yazarları için önemli bir ilk örnek oldu. 1806 yılında Kleist tarafından kaleme alınan, 1808 yılında Goethe tarafından sahnelenen Kırık Testi, Hollanda’daki Huisum adlı küçük bir yerdeki mahkemede yaşananların anlatıldığı bir komedyadır. Temeli insanın kusurlu doğasına dayandırılan yargı sistemini hicveden Kırık Testi günümüzde Alman komedyaları içinde en bilinen ve çok sahnelenen oyunlardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e482ac29-f6fd-4f0f-8b57-3de9afe95c12.jpg</image:loc>
            <image:title>Gayalı - Yüzyıllık Emanet</image:title>
            <image:caption>Ölmek için çok genç, yaşamak için ise fazla masumdular. 
 
“Zor zamanlarda, vatan sınırlarına koşanların, kara günler geçince ikbal ya da takdir beklemeden köylerine, basit hayatlarına dönenlerin hikâyesidir bu. Onların tek bir dileği ve vasiyeti vardır: ‘Vatan sağ olsun!’” 
 
“O mahzun yüzlü, yanık tenli delikanlılar gıpta edilecek kahramanlıkları günlük olaylar gibi basitçe yaşar; biz ne yaptık ki, der gibi şaşkınlıkla bakarlardı.” 
“Onlar, neye ihtiyaç duyulursa ona dönüşebilecek saklı bir cevherle sürdürürlerdi yaşamlarını; üniformalarını çıkardıklarında mütevazı bir çiftçi, giydiklerindeyse ya şehit olurlardı ya da gazi…” 
 
 
Aile albümlerimize baktığımızda, büyüklerimizin anılarını dinlediğimizde kişisel tarihimizin tamamlandığını hissederiz. Aynı memleketin insanları olarak bu bize özel gözüken hatıraları yan yana getirdiğimizde ise ülke tarihini gözler önüne serebiliriz. 
 
İşte bu yüzden elinizdeki kitapta anlatılan, yalnızca yazar Murat Kaya’nın dedesi Gayalı Mehmet’in yaşam öyküsü değil, vatan topraklarını kanlarıyla sulayan şehit ve gazilerimizin kahramanlık hikâyesidir. 
Dokuz yıl boyunca birçok cephede onlarca farklı milletten askerle savaşan Gayalı’nın, Ankara’da başlayıp Gelibolu’da devam eden ve oradan Bakü’ye uzanan, Azrail’in refakatinde adım adım tamamladığı yolculuğu, okuma deneyiminin ötesinde ruhani bir yoldaşlık için sizi satırlarına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/782f3ca4-d2c9-41e4-a2dc-d108a04faeb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Testi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Heinrich von Kleist (1777-1811): XIX. yüzyıl Alman edebiyatının en önemli yazarlarındandır. Tiyatro oyunları, şiirler ve öyküler yazdı. Kant’ı okuduktan sonra bilginin değerinden kuşkuya düştü, akla değil duyguya güvenmeyi tercih etti. Akıl ile duygu arasında süren zıtlık, eserlerinin özünü oluşturdu. Öykülerinde insanların ve doğanın zorbalığı karşısında kendilerini tüketircesine bütün güçlerini harcayan kişileri konu aldı. Eserlerinde titizlikle seçilmiş sözcüklerle örülü güçlü ifadeler kullandı. Sanatsal dehası ile çağdaş yaşam ve edebiyatın pek çok sorununu önceden gören Kleist, kendisinden sonraki Alman ve Fransız yazarları için önemli bir ilk örnek oldu. 1806 yılında Kleist tarafından kaleme alınan, 1808 yılında Goethe tarafından sahnelenen Kırık Testi, Hollanda’daki Huisum adlı küçük bir yerdeki mahkemede yaşananların anlatıldığı bir komedyadır. Temeli insanın kusurlu doğasına dayandırılan yargı sistemini hicveden Kırık Testi günümüzde Alman komedyaları içinde en bilinen ve çok sahnelenen oyunlardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec58dfd-14af-49d8-8cb5-7b13917d9d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>John Barleycorn</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın ölümünden dört yıl önce yazmaya başladığı ve yayımlandığında büyük tartışmalar çıkaran John Barleycorn, yazarın son başyapıtı kabul edilir. Jack London eşi Charmian’ın da önerisine dayanarak, bütün bir ömrüne, yaratıcılığına olduğu kadar yıkımlarına da eşlik eden alkol kullanımıyla acımasız bir hesaplaşmaya girişir. Otobiyografik bir bakışla kendi çalkantılı yaşamının ve karakterinin derinlerine inen yazar için söz konusu “zehir”, insanın evrensel çelişkilerini, bu arada erkeklik durumunu ayrıntılarıyla ortaya koyan bir mercek haline gelir. Jack London’ın bu özel ve klasik yapıtını açıklayıcı notlarla da zenginleştirerek, bütün boyutlarıyla okura sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d2d9afe-2f8a-42ab-8e9e-c3b7fc882c68.jpg</image:loc>
            <image:title>John Barleycorn (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın ölümünden dört yıl önce yazmaya başladığı ve yayımlandığında büyük tartışmalar çıkaran John Barleycorn, yazarın son başyapıtı kabul edilir. Jack London eşi Charmian’ın da önerisine dayanarak, bütün bir ömrüne, yaratıcılığına olduğu kadar yıkımlarına da eşlik eden alkol kullanımıyla acımasız bir hesaplaşmaya girişir. Otobiyografik bir bakışla kendi çalkantılı yaşamının ve karakterinin derinlerine inen yazar için söz konusu “zehir”, insanın evrensel çelişkilerini, bu arada erkeklik durumunu ayrıntılarıyla ortaya koyan bir mercek haline gelir. Jack London’ın bu özel ve klasik yapıtını açıklayıcı notlarla da zenginleştirerek, bütün boyutlarıyla okura sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f44c27-cd18-4eee-980d-efd065fc31b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Diktatörler Ne Yer Ne İçer?</image:title>
            <image:caption>Hitler kaprisli bir vejetaryendi. Stalin’in akşam yemeği sofraları siyasi tuzakların bir parçasıydı. Mao “devrimci” yiyeceklerden hoşlanırdı. Çavuşesku yeme içme konusunda “hijyene” çok önem verirdi. Bokassa’nın ziyafet sofraları Fransa krallarının soflarını aratmazdı. Saddam Hüseyin ise tam bir mutfak şovenistiydi. 
 
Tüm diktatörlerin beslenme alışkanlıkları kişiliklerinin ve halka bakış açılarının bir göstergesidir. Totalitarizmin aynası olan diktatör tabakları, onların mutlak güce duydukları açlıkla birlikte, genellikle çocukluklarına dayanan endişelerini yansıtır.  
 
Şu Diktatörler Ne Yer Ne İçer? sağlam kaynaklara dayanarak, bizleri diktatör sofralarının tehditkâr ve bazen trajikomik atmosferine götürüyor. Yemekler ve dekorlar değişse de korku mütemadiyen menüde kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dcc7bb6-c6e7-44e2-a8e0-0377481bf38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokotlar Mektebi (Ciltli-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>“… Zaten Doğu’nun Binbir Gece Hikâyeleri ’ni dinleye dinleye bu güneş ve aşk memleketi için kafamda büyük bir arzu sarhoşluğu oluşmuştu. Tül gömlekli, sırma cepkenli, dökme şalvarlı, ipek kuşaklı, içleri hülya dolu ahu gözlü İstanbul güzellerinin yumuşak sedire bir trajedi perisi gibi uzanarak sedefli iskemleler üzerinde fokurdayan elmastıraş nargilelerini süzüle süzüle çekişlerini görmek istiyordum. Batılı kızların Doğu’da çok para ettiklerini de söylüyorlardı. Parisli adi kafeşantan yosmalarının İstanbul’da prenslere, vezirlere sevgili olarak gül bahçelerinin ortasına kurulmuş altın yaldızlı saraylarda huri hayatı sürdüklerini işitiyordum…” Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kokotlar Mektebi ’nde fantezist tutkularla İstanbul’a gelen bir Fransız kadının aşklarını, Doğu’nun sosyokültürel hayatına ilişkin gözlemlerini ve eleştirilerini sürükleyici bir kurgu ve mizahi bir dille anlatıyor. Bununla birlikte kadın-erkek ilişkileri, cinsiyet ayrımcılığı, çokeşlilik ve fuhuş gibi kronik toplumsal sorunları dönemin sosyal ve siyasi olaylarının izdüşümlerini de yansıtır bir şekilde cesurca ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bded3028-a4f4-4d36-9913-5f4ab3c606b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokotlar Mektebi</image:title>
            <image:caption>“… Zaten Doğu’nun Binbir Gece Hikâyeleri ’ni dinleye dinleye bu güneş ve aşk memleketi için kafamda büyük bir arzu sarhoşluğu oluşmuştu. Tül gömlekli, sırma cepkenli, dökme şalvarlı, ipek kuşaklı, içleri hülya dolu ahu gözlü İstanbul güzellerinin yumuşak sedire bir trajedi perisi gibi uzanarak sedefli iskemleler üzerinde fokurdayan elmastıraş nargilelerini süzüle süzüle çekişlerini görmek istiyordum. Batılı kızların Doğu’da çok para ettiklerini de söylüyorlardı. Parisli adi kafeşantan yosmalarının İstanbul’da prenslere, vezirlere sevgili olarak gül bahçelerinin ortasına kurulmuş altın yaldızlı saraylarda huri hayatı sürdüklerini işitiyordum…” Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kokotlar Mektebi ’nde fantezist tutkularla İstanbul’a gelen bir Fransız kadının aşklarını, Doğu’nun sosyokültürel hayatına ilişkin gözlemlerini ve eleştirilerini sürükleyici bir kurgu ve mizahi bir dille anlatıyor. Bununla birlikte kadın-erkek ilişkileri, cinsiyet ayrımcılığı, çokeşlilik ve fuhuş gibi kronik toplumsal sorunları dönemin sosyal ve siyasi olaylarının izdüşümlerini de yansıtır bir şekilde cesurca ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db1a954b-5edc-4c79-9a50-5cf96a16eeca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Yunan Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Son on yıldır Türkiyeli okuyucunun canlı ilgisine mazhar olan Gençler İçin Batı Felsefesi ’nin devamı niteliğindeki bu kitabında Luc Ferry yine aynı berrak ve akıcı üslubuyla Yunan mitolojisinin anlamını, zamana meydan okuyan mesajını sorguluyor. Dünyanın nasıl ortaya çıktığı, insanın kökeni gibi öteden beri zihinleri meşgul etmiş soruları konu edinen mitoloji aslında “ne bir masallar ve efsaneler derlemesidir ne de sadece eğlendirmeyi amaçlayan az çok olağanüstü bir dizi hikâyecikten oluşur.” Pek çoklarının sandığı gibi insanlığın, günümüzde bilimin konusu haline gelmiş sorulara çocukluk döneminde verdiği ilkel ve naif cevaplar manzumesi de değildir. Yazara göre mitoloji insanın kozmos içindeki yerini ve rolünü anlamlandırma, iyi hayatın ne olduğunu düşünme çabasıdır ve bu anlamda felsefeyle bir süreklilik içerisindedir. Luc Ferry’nin Yunan mitolojisinin en bilinen metinlerinde cevher halinde bulunan felsefi özü bulup çıkarmaya çalıştığı bu kitabının Gençler İçin Batı Felsefesi gibi beğeniyle karşılanacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a46a52c-e5e0-4752-80db-0a2b3ea1e7c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkent</image:title>
            <image:caption>Aslında Başkan yokmuş gibi düşün. Jacques Delors’dan bu yana bir daha hiç başkan olmadı! Ondan sonra gelenlerin hepsi kuklaydı. İplerini oynatan da Kabine.
 
Avrupa Birliği’nin kalbi Brüksel’de kesişen yollar, çığırından çıkan olaylar ve kaderin cilveleri. Örtbas edilen siyasi bir cinayet, inancı sınanan bir katil, büyükbabasının direnişçi ruhuna sahip çıkan bir komiser, geçmişlerinin gölgesindeki eurokratların sürtüşme ve entrikaları, ortak Avrupa inancından vazgeçmeyen emekli iktisat profesörünün veda eylemi. Başkahramanı AB olan Başkent’in sokaklarındaysa başıboş bir domuz ve Auschwitz’in hayaleti geziniyor. Robert Menasse, uluslararası bürokrasi çarklarını ustalıkla hicvettiği romanında devirler, uluslar, kaderler ve  duygular arasında geniş bir yay çiziyor.
 
“Robert Menasse, Başkent’te suç romanı ile toplumsal roman arasında gerilmiş yüksek bir tel üzerinde dengede duruyor...”
Süddeutsche Zeitung
 
“Zarif bir üslupla kaleme alınmış, muhteşem kurgulanmış, kara mizahıyla düşünmeye sevk eden bir roman.”
Andreas Isenschmid, Die Zeit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93f06117-a43c-41ad-bdac-36ea81e9b002.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Opera Sanatçısı - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Pelin bir opera sanatçısı. Ozan bu mesleğin çok heyecan verici olduğunu düşünüyor. Pelin’le birlikte operayı ziyaret ettiğinde, sahneden izleyici salonuna, provalardan kostüm odasına, orkestra çukurundan kostüm provasına, neler keşfediyor neler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a76b5a-9687-415a-b2a3-afaff2303f74.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Dişlerini Fırçalıyor ve Annesi Ona Yardım Ediyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Diş fırçalamak mı? İnci bazı zamanlarda dişlerini fırçalamayı hiç istemiyordu. Annesi dişlerinin sağlıklı olması için dişlerini düzenli ve doğru olarak fırçalaması gerektiğini söylüyordu. İnci, diş hekiminden dişlerini doğru fırçalamayı öğrendikten sonra keyifle dişlerini fırçalamaya başladı. 
Çocuklara dişlerin nasıl fırçalanacağını ve diş sağlığının önemini anlatan eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca1a8de-d7be-4c31-9167-6469a935da96.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşanlar Keyifliyse Eğer</image:title>
            <image:caption>İster takla atsınlar, ister şarkı söylesinler, ister hayal kursunlar, ister kitap okusunlar; tavşanlar her zaman keyiflidirler. İşte keyifli tavşanların eğlenceli halleri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d426a8c-3494-4076-9ee3-057db3db6c12.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavuk, Teyzem ve Ben</image:title>
            <image:caption>Her şey bir pazar sabahı başladı. Annemle, teyzemin bahçesine gittik. Teyzemle tanışacağım için çok heyecanlıydım. Bahçede onu görünce gözlerime inanamadım! 
Çocukların eşsiz hayal dünyasına seslenen, çok komik ve eğlenceli bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e462125-9005-49f3-86d5-5aa01e62ea6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Bir Ev Yapalım !</image:title>
            <image:caption>Ustalar kolları sıvadı ve evi yapmaya başladı. 
Önce temel atılır, sonra duvarlar yapılır. Çatı örtülünce iş bitti sanma, bir evde yapılacak çok iş var daha. İnşaat Mühendisi Mike Lucas bir evin yapım aşamalarını yazdı, Daron Parton resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5597f4da-a535-415e-a138-08c9c0778566.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğur Böceğinden Zürafaya Rengarenk Hayvan Kitabım</image:title>
            <image:caption>Minik uğur böceğinden upuzun zürafaya, rengârenk bukalemundan pembe flamingoya hayvanların dünyasını keşfetmeye hazır mısın? 
Yukarıda ne uçuyor? Aşağıda ne yüzüyor? Hangisi siyah? Hangisi beyaz? Hangisi soğuk yerde yaşıyor? Hangisi sıcak yerde? Hangisi büyük? Hangisi küçük?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb13f9d-3d7e-4e97-997d-749ce53c0eb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela - Süper Babaanne Günü</image:title>
            <image:caption>Ela babaannesiyle yürüyüşe çıkıyor. Keşfedilecek ne çok şey var! Sincaplar, pürüzsüz taşlar, ördekler… Ela durup her şeye bakmak istiyor. Süper babaanne, Ela’nın isteklerini çok iyi anlıyor. Ne güzel bir gün! 
Sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel bir günün değerini anlatan, eğlenceli bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc96b40-1c7f-4e84-a862-dc2d8873e56c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi İyileşiyor</image:title>
            <image:caption>Dinozor Didi, oynarken düştü. Kuyruğunu incitti. Diğerleri, Didi’nin dikkatsiz olduğunu düşünüyor. Ama böyle şeyler herkesin başına gelebilir! 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab93937-093d-4bf8-9a87-05a4ad4a23f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Valhalla Blues</image:title>
            <image:caption>Kanatlarını lodosa bırakmış uçmaya hazırlanan bir kadın. Acaba kaç kişi daha önce böyle bir kadınla karşılaşmış olabilir? 
Deniz Ayral, gerçekle gerçeküstünün iç içe geçtiği bu öyküler toplamında bir arayışın hikâyesini anlatıyor. Görünenin arkasına bakarak, gerçekle kurulan basmakalıp ilişkinin üzerindeki kalın toz tabakasını kaldırıyor yazar. 
“Siz hiç içi tamamen boşalmış bir kent gördünüz mü? Yollar, caddeler, çarşılar, evler, kuleler, köprüler, kamu binaları, meydanlar, bahçeler vs. hepsi yerli yerinde. Ama etrafta kımıldayan bir insanın gölgesi bile yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdef2233-7f8f-4329-8689-12dcfa2a2a2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi ve Ekonomik Boyutlarıyla Azerbaycan - Avrupa Birliği İlişkileri</image:title>
            <image:caption>SİYASİ VE EKONOMİK BOYUTLARIYLA 
AZERBAYCAN - AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94babb92-79f7-41da-adc3-5eab10bcc3a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakıfların Tasfiye Süreci ve Satılan Kilis Vakıf Mülkleri</image:title>
            <image:caption>Vakıfların Tasfiye Süreci ve Satılan Kilis Vakıf Mülkleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84ded2fb-fc38-43a3-ba61-034d8d11721c.jpg</image:loc>
            <image:title>19. Yüzyılda Osmanlı - İran Ticari İlişkileri (Emtia,Tarife ve Sorunlar)</image:title>
            <image:caption>19. Yüzyılda Osmanlı - İran Ticari İlişkileri (Emtia,Tarife ve Sorunlar)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40bc1211-83c0-4008-be2b-20da1de43d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Garam</image:title>
            <image:caption>Sonra ne oldu? İnsan, ona öğretilen yalanı yaşamak için yeni yalanlar yazdı. Yalandan bir hayatın içine kendini önemlice koydu. Esnemeyi yadsımış, Tanrısız bir dinin kuralını işler kıldıkça kendini önemden saydı. Sevdi insan yalanı ve yalanmayı... Kimileri buna ömür kimileri vecibe dedi. İçimden hep “Uyanmalıyım” duasını sayıklamışım. Belli ki hâlâ tuhaf bir uykudayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfecbb7a-b308-4fc1-8fa9-1aed37a926be.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olmak İsteyen Çocuklara Uzay El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Astronot Olmak İsteyen Çocuklara Uzay El Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd9ca3a-3421-4a64-9fdd-3c56967409f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönüllü Sürgün</image:title>
            <image:caption>“On yıl Amerika’da yaşadım, döndüm. 
Herkes bana neden döndün diye soruyor, aptal mısın diyor. Topla tasını tarağını git diyor. Hah! O kadar kolay mı?! Diyelim ki “gidelim buralardan” diyenlerdensiniz, dayanamıyorsunuz, yer de belirlediniz, aklınıza da koydunuz, önce alın bu kitabı okuyun. Ve şunu bilin ki burada yaşanan her zorluk, duygu durumu gerçektir. Bana öyle olmaz, ben şöyle güçlüyüm, böyle akıllıyım demeyin. Geleceği yaşamadan önce Ayşe Erbulak’ın gözünden bir görün. 
Amaaaa... Bu roman sadece “gitmek” ile ilgili değil. Aşka dair, evliliğe dair, aldatılmanın açtığı onulmaz yaraya dair, bir kez daha sevmeye dair, insan ruhunun derinlerindeki kimseye itiraf edilemeyecek duygulara dair de dürüst bir metin okumak istiyorsanız bu kitabın kapağını açın, okumaya başlayın. 
Sonunda biraz gözyaşı var, yalan yok, belki bittiğinde hüzün basacak her yerinizi, ama inanın bana bu “yolculuk” o gözyaşına değer.” 
Aslı Perker 
“Çekti gitti buralardan… 
Herkes bir yere gider, belki yol aynıdır. 
Ama her giden kişi kendi hikâyesini çantasında taşır… 
Giden ve dönen kişi aynı değildir…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7282b4a2-4f30-464c-828b-c66dddf17e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaddar Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Kalbime bıçak soktuktan sonra bir de teşekkür mü bekliyorsun?” 
 İngiliz yazar Edith Nesbit’in zamanında çeşitli dergilerde yayımlandıktan sonra 1893’te Gaddar Öyküler başlığı altında bir araya getirilen korku öyküleri, hem yazarın kariyeri hem de yazıldıkları dönem bağlamında büyük önem taşıyor. Genellikle çocuklara yönelik eserler kaleme almasıyla bilinen Nesbit’in çok farklı ve yaratıcı bir yönünü sergileyen bu yedi öykü, korku edebiyatının yeniden canlandığı 1890’ların önemli eserleri arasında yer alıyor. Tekinsiz portrelerin, ölümden dönenlerin, mantıkla açıklanamayan, hayal mi gerçek mi sorusunu sorduran vakaların anlatıldığı bu esrarengiz öykülerde Nesbit, gotik edebiyattan aldığı mirası ustaca kullanıyor. 
 
“Edith Nesbit, hayalet öyküsü tutkunlarına göre türün en saygın temsilcilerindendir.” 
DAVID STUART DAVIES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690acce6-e83f-4349-81be-a046d076db5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yırtılan Fotoğrafın Epey Hüzünlü Hikayesi ya da Dondurmadaki Anneanne</image:title>
            <image:caption>Gülücük sağanakları arasında en güzel kahverengi gözlerin denizinden (evet hala o gözler) kaybolan anneannelere… Birini kaybedince biz de kaybolur muyuz sahi? Peki, ya anneannemizin şu meşhur poğaça tarifi? O nereyegider?

Ama dur, amansız hüzünlerin arasında yolunu kaybetmene lüzum yok. Her karanlığı aydınlığa çıkaran bir yol vardır elbet! Kim mi bulacak? 
Eh, o da işin sürprizi, öğrenmesi sana kalmış.


Kırmızı bir topun peşinde başlayıp bir kangurunun kesesinde devam eden yolculuk yırtılan fotoğrafın gizemiyle sonlanıyor.

Sonlanıyor mu cidden?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90de989e-732b-4407-bc79-80de2314cad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzip Nasreddin Hoca’nın Fıkraları</image:title>
            <image:caption>“EĞLENMEYE BAKARSAN YA DA EĞLENMEYİ ÖĞRENMEYE ÇALIŞIRSAN, BİRİLERİNİN SİNİRLERİNE DOKUNURSUN. ELBETTE TERSİNİ DE YAPABİLİRSİN AMA YİNE DE BİRİLERİNİN SİNİRLERİNE DOKUNURSUN.” 
 
Nasreddin Hoca’nın cazibesi, gösterdiği gerçekler kadar evrensel ve zamansızdır. Hikâyeleri çocuklardan bilimadamlarına, mutasavvıflardan felsefe takipçilerine kadar pek çok kimsenin odağında olmuştur. 
Psikolojiden maneviyata, seyahatnamelerden antropolojik çalışmalara kadar çok çeşitli konularda düzinelerce kitap yazan ve sayısız ödüle layık görülen İdris Şah, Kuzey Afrika, Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya’daki kaynaklardan, Farsça, Peştuca, Urduca, Türkçe ve Arapça eski elyazmalarından ve sözlü edebiyattan derlediği bu nadir koleksiyonda Nasreddin Hoca’nın imtihan ve karşılaştığı güçlükleri bir araya getiriyor. Hoca’nın başaktör olduğu bu öğretici hikâyeler koleksiyonu, hem olağanüstü bir mizah antolojisi hem de bir sufi bilgeliği kitabı olma niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/344d375a-8011-4be4-90e1-54366db5e198.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşadım Diyebilmek</image:title>
            <image:caption>1937 yılında Nevşehir’de başlayıp Niğde’de geçirilen lise öğreniminden sonra Ankara’da devam eden, oradan da İstanbul’a uzanan bir hayat. Bu hayatın içinde neler yok ki! Artık pek az örneği kalmış taş evler, cin çıkaran hocalar, eldeki imkânlarla yürütülen ve daha sonra gelişerek Türkiye’de bazı ilklere imza atan fotoğrafçılık, sinemacılık, tiyatroculuk ve gazetecilik faaliyetleri, resim dersi alırken yaşanan dramlar, yutarcasına okunan kitaplar, hayatın öğütüp yıllar sonra insanın karşısına çıkardığı haylaz arkadaşlar, ciltçilik, üniversite yıllarında şekillenen siyasi görüşler, Menderes döneminin son yıllarının ve 27 Mayıs darbesinin çalkantılı günleri, eğlenceli ve maceralı bir Yugoslavya seyahati, ABD Türkiye Büyükçelçisi Komer’in ODTÜ’de yakılan arabası, Nurhak Dağlarında öldürülen öğrenci lideri Sinan Cemgil ve arkadaşlarıyla yakın dostluk, ünlü şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in eserlerinin oluşum hikâyesi ve sakladığı bazı sırlar, Ankara ve İstanbul’da reklamcılık sektöründe pek çok ilke atılan imzalar, Türk kültür hayatına büyük eserler kazandıran bir yayınevi ve daha neler neler. 
 
Türk reklamcılık sektörünün önde gelen isimlerinden Şahin Tekgündüz’ün anıları, Cumhuriyet devri Türkiye’sinde İç Anadolu’da bir memur çocuğu olarak başlayıp çalkantılı ve fırtınalı bir yolculukla İstanbul’da reklamcılık sektöründe devam eden hayatını aktarırken o dönemin Türk siyasi tarihi ve iş dünyasına da ışık tutuyor. Yaşadım Diyebilmek, Türkiye’de örneği nispeten az görülen “meslek hayatı tarihi”ne güzel bir örnek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27352714-83be-45fc-89d4-702b9cf811b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ten ve Gölge</image:title>
            <image:caption>Hulki Aktunç, üçüncü öykü kitabı Ten ve Gölge için bir söyleşisinde, “Kentli bireyin kıstırılmak istendiği şablondan dışarıya sıçrama çabalarını saptayan öyküler” demişti. Asuman Susam ise bir yazısında kitabı şöyle değerlendirmişti: “Metafor ve imge yoğunluğu olan metinlerdir Ten ve Gölge’dekiler. Yoğun ve katmanlı anlatımını buna borçludur öyküler. Aynı zamanda temsil nitelikleriyle kimileri alegorik özelliktedir... Ten ve Gölge Türkçenin eşsiz, biricik metinlerindendir. Hem öyküdür hem ondan öte ve fazlası. O fazla oluşu ortaya çıkaran, kabına sığmazlık eden dildir.” 
 
Gerçeğin algılanma biçimi; biçemi; dili ve modern öykücülüğümüze getirdiği yenilikler bakımından her zaman öne çıkan bir kitap Ten ve Gölge. 
 
“Dinleyecek kimseler bulayım bulmayayım. Kimse nedir zaten. Kimse de benim, böylece kendi kendime mufassal kıssa başlayıp uzun efsane söylüyorum. Birileri oluyorum ben, söyledikçe söyledikçe. O birilerine anlatırken de bir küçük tatlı ölümün çırpıntısıyla yalanlar söylüyorum ey düş. Ey kara esi.” 
 
“Hulki: Türkçe’nin seramik ustası.” 
Cemal Süreya, 999. Gün: Üstü Kalsın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b9dc021-447d-44f6-84a6-c657ba3df4d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Corto Maltese Cilt 6 – Sibirya’da</image:title>
            <image:caption>Özgürlük düşkünü ve serseri ruhlu maceraperest Corto Maltese kayıp hazinelerin, yardıma muhtaç arkadaşların, tuhaf hikâyelerin peşinde dünyayı dolaşıyor. 
 
Cilt 1 Tuzlu Denizin Şarkısı 
Cilt 2 Oğlak Burcu Altında 
Cilt 3 Git Gidebildiğin Kadar 
Cilt 4 Keltler 
Cilt 5 Etiyopyalılar 
Cilt 6 Sibirya’da</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6618770-a079-4a03-b947-10aef4f01635.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahir Mercan - Bilinmezler Labirenti’nde</image:title>
            <image:caption>Oraya nasıl ve neden geldiğini hatırlayamaz ama emin olduğu tek bir şey vardır: Kâhini görmesi gerekmektedir. Mahir evine geri dönebilmek için Bilinmezler Labirenti’nden çıkmalı, yaşlı adamın yanına gitmeli, yaşlı adam onu kâhine götürmelidir. Mahir kar kabuğuyla kaplı şehirden, gece gibi karanlık insanların diyarından geçer ama evin yolunu bulmak pek öyle umduğu kadar kolay olmayacaktır. Mahir Mercan’ın soluksuz okuyacağınız maceralarını Filiz Özdem yazdı, Buket Topakoğlu resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce5745e-f429-4dd1-a029-cba6816153fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Gerçek</image:title>
            <image:caption>“Hayatın bir yalan olduğunda, gerçek seni öldürebilir.”
Allison ile nişanlısının içinde bulunduğu özel uçak Colorado dağlarında düştüğünde, herkes Allison’ın öldüğünü varsayar. Oysa gerçek bambaşkadır.
Allison’ın, mükemmel nişanlısıyla lüks bir dünyada kurduğu hayat göz açıp kapayıncaya kadar yok olmuştur. Şimdi sadece geçmişindeki karanlık sırlardan değil, aynı zamanda her hareketini takip eden adamı alt etmek için de kaçması gerekmektedir.
Ülkenin diğer ucunda, Allison’ın annesi, kayıp olduğu tahmin edilen kızının durumuna dair bir haber alabilmek için çaresizce çırpınmaktadır. Maggie, tek çocuğunu kaybetmiş olabileceğini kabul etmeyi reddeder ve yavaş yavaş gerçeği keşfetmeye başlar.
Anne ve kızı, hayatta kalmak, karanlık bir yalanlar ağında yollarını bulmak ve birbirlerine tekrar kavuşmak için savaşmak zorundadır. Ölümcül Gerçek, kendilerini ve sevdiklerini korumak için akıl almaz engelleri aşan iki inatçı kadın hakkında yürekleri hoplatan bir gerilim.
“Kendinizi kaybedeceğiniz bir ziyafet.”
—People Magazine 
“Yazar mecazlarla dolu harika bir hikâye anlatıyor. Anneyle kızı arasındaki şiddetli bağı gösteren gizeme şaşırtıcı bir yürek katıyor.”
—Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/291951ac-3874-427c-a44d-5b63b6c29220.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimi Daha Çok Seviyorsun?</image:title>
            <image:caption>Onun adı Papatya’ydı ve papatyaları çok severdi! Yalnız papatyaları mı? O daha pek çok şeyi severdi! Ama bir gün komşu teyze ona hiç beklemediği bir soru sordu: “Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?” Papatya’nın kafası karıştı, morali bozuldu. Birini diğerinden daha çok sevmek zorunda mıydı? Bu sorunun cevabını kendi kendine buldu. 
 
Nergis Seli’nin yazdığı, Ayşın Delibaş Eroğlu’nun resimlediği, çocukların çok karşılaştığı bir soruyu ele alan Kimi Daha Çok Seviyorsun? kitabı herkese gerekli cevabı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12af22dc-4755-4d61-8b15-29096bf1b05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Doktoru</image:title>
            <image:caption>“Doktor bey!”
“Buyurun.”
“Kitabımın ateşi çıktı.”
“Telaşlanmayın. Televizyonu kapatın. Kendinize rahat bir koltuk seçip kitabınızı kucağınıza alın ve yavaşça
kapağını açın. Giriş bölümünü mutlaka okuyun, bu onu sakinleştirecektir. Acele etmeden onu anlayarak okumaya başlayın. Başka şeyler düşünmeyin, hemen fark eder. Sonra sayfa numaralarına bakmayın, hemen
alınganlık yapar. Emin olun bir süre sonra ateşi düşecektir. Endişelenmeyin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ad77f0a-f236-4ba6-852d-c36f626d1312.jpg</image:loc>
            <image:title>Umarım Mesajımı Alırsın</image:title>
            <image:caption>Alma Gezegeni’nden bir mesaj var: Dünya üzerinde yaşayan her şey yedi gün sonra yok edilecek! Çünkü Alma’nın yeni bir yaşam alanına ihtiyacı var ve dünyalılar bu yaşama işini pek de iyi beceremiyor gibi.Pakistanlı Müslüman bir ailenin çocuğu Adeem, şizofreni hastası olan annesine hayatı boyunca annelik yapmak zorunda kalmış olan Cate ve gitgide nefret ettiği babasına dönüşen Jesse…Üç farklı hayat... Üç farklı mekân… Uzaylılardan gelen mesajla dünyaları yerle yeksan olan hayatının henüz başındaki bu üç genç, umutlarını, hedeflerini, endişelerini, geleceklerini, beklentilerini, pişmanlıklarını, sevgilerini, özetle ellerinde ne varsa her şeylerini bu yedi güne sığdırıyor.Farah Naz Rishi, Umarım Mesajımı Alırsın’da azınlıkta kalan kimliklerin yaşamına eğiliyor. Bir yandan sonsuzmuş gibi yaşadığımız hayatımızda ertelediğimiz şeyleri hatırlatırken, bir yandan da bizi hoyratça kullandığımız dünyanın gerçekleriyle yüzleştiriyor.“Dünyanın sonu hiç bu kadar büyüleyici olmamıştı. Farah Naz Rishi’nin insan olmayı gerçekliğin tüm tonlarında gösteren çarpıcı ilk kitabından gözlerimi alamadım.”
—ADAM SILVERA, New York Times çoksatan kitabı Ve Sonunda İkisi de Ölür’ün yazarı
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9b082f-60c5-4728-98da-20616cea3b70.jpg</image:loc>
            <image:title>Agapi Ölümsüz Aşk</image:title>
            <image:caption>Bir kar fırtınası sırasında dünyaya gelen Jane, 29 yaşına kadar fark etmediği ender bir yeteneğe sahiptir: Gerçek aşkı görme yeteneği. Zor bir çocukluk geçiren, yalnız ve umutsuz bir romantik olan Jane, bir gün gizemli bir kadından bir mesaj alır. 30. doğum gününe kadar gün batımından önce aşkın altı türünü tanımlamalı ve tanımalıdır, aksi takdirde hayatının bundan sonrasında korkunç sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır. Tutkuyla yaşanan aşk Eros, oyun gibi yaşanan aşk Ludus, arkadaşlıktan doğan aşk Storge, aklın yönettiği aşk Pragma, iniş çıkışlarla dolu aşk Mania ve koşulsuz aşk Agapi...
Agapi, aşkın hiç kaybolmayan ve engel tanımayan bu altı türünü tahmin edilmesi imkânsız sonlarla kalplerimize kazıyor.
Yaşadıkları zorluklara rağmen hayatın her alanında var olan güçlü kadın karakterleriyle Türkiye’deki ve dünyadaki okurları tarafından çok sevilen Sarah Jio’nun sıcak ve samimi anlatımıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cf118fd-a9f4-4c86-bdd5-5eb957bbb3fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Prenses X</image:title>
            <image:caption>İki yakın arkadaş, büyük hayranlar, gizemli bir internet çizgi romanı ve uzun zaman önce kaybolan bir kız, çizimlerle süslü bu sürükleyici romanda bir araya geliyor… Yıllar önce, iki yakın arkadaş birlikte bir prenses kurgular. Libby resimleri çizer, May hikâyeleri yazar ve kahramanları Prenses X, bütün ejderhaları katledip kızların hayallerinde canlandırabildikleri bütün dağlara tırmanır. Birkaç sene sonra, yağmurlu bir gece, Libby&apos;nin annesiyle içinde olduğu araç Ballard Köprüsü’nden geçerken köprüden uçunca, Libby hayatını kaybeder ve Prenses X de onunla birlikte bu dünyadan göçer. Yıllar sonra bir gün… On altı yaşındaki May, tek başına Seattle sokaklarında dolaşırken bir vitrinin kenarına yapıştırılmış çıkartmayı görür. O da ne? Yoksa Prenses X mi? May dikkatle etrafına bakınca her yerde Prenses’e rastlamaya başlar… Çıkartmalar. Armalar. Duvar resimleri. IAmPrincessX. com adresindeki bir internet çizgi romanına adanmış kocaman bir yeraltı kültür olduğunu fark eder. May çizgi romanı inceledikçe Libby’nin hikâyesi ve internetteki Prenses X arasında rahatsızlık verici benzerlikler olduğunu fark eder. Bunun tek bir anlamı olabilir... Yoksa...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cfe1238-5b05-4477-b9e8-6845f2e8552b.jpg</image:loc>
            <image:title>Baloncu Dede ve Üç Küçük Yaramaz</image:title>
            <image:caption>Üç küçük yaramazın sıcacık öyküsü, okul öncesi çocukların gözdesi olmaya aday! 
 
Küçük kuzu, oğlak ve köpeğin mutlu, neşeli, oyun dolu bir hayatı vardır. En sevdikleri şeylerden biri de Baloncu Dede’nin anlattığı yemyeşil otlakları, uzak yerleri, canavara benzeyen kayaları, kocaman dev bulutları dinlemektir. 
 
Bir gün bunların hepsini kendi gözleriyle görmek için gizlice Dede’nin balonuna saklanırlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd5edc2d-f500-49ba-97db-d390d748a8dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine’nin Kırmızı Topu</image:title>
            <image:caption>Mine bahçede kırmızı lastik topuyla oynuyordu. Topunu her seferinde daha yükseğe atıyor, daha yere  düşmeden de tutuyordu. Annesi yardıma çağırınca Mine topunu bahçede unutuverdi. 
 
Kırmızı topu kargalar gagaladı, sincaplar topla oynadı, saksağan topu uçurdu ve daha neler neler oldu… Peki Mine’nin topuna sonra ne oldu? 
 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Mine’nin Kırmızı Topu” bahar gelince kırlarda koşup top aynamaya heves eden herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88d14a3a-5e82-41e8-a012-68f766d55259.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitamin İnsanımızı Bulabilmek</image:title>
            <image:caption>“EĞER VİTAMİN İNSANINI BULDUYSAN PEŞİNE DÜŞ, ÇÜNKÜ SEN SAVAŞIRKEN O SANA HUZUR VERECEKTİR.” 
 
Neden bize böylesine acı çektiren kişiler varken öte yandan bize güven veren ve varlığıyla bizi sarmalayan başkaları da vardır? Güven, bağlılık ve sevginin arkasındaki biyokimyasal süreç nasıl işler? Doğru partneri nasıl seçebiliriz? Toksik insanlar bize ne yapar? 
 
Vitamin insanlar, sahip olduğumuz en iyi şeylerle bağlantı kurar, düşüncelerimizi geliştirir, coşku yayar ve onlarla yaptığımız her sohbet ve aktivite modumuzu yükseltir. Mutlulukları bulaşıcıdır, sizi gülümsetmek, durumu tersine çevirmek, olayların iyi yanına bakmak için muazzam bir yetenekleri vardır. Onlar duygusal dengemiz için ayaklı birer hazinedir. 
 
Psikiyatr Marian Rojas Estapé, VİTAMİN İNSANIMIZI BULABİLMEK kitabında bağlanmaya, çocukluğa ve sevgiye bilimsel, psikolojik ve insani bir bakış açısıyla yaklaşıyor. İçinizdeki iyiyi ortaya çıkaran, ilham veren, destek olan ve bağışıklık sisteminizi güçlendiren vitamin insanları bulmaya davet ediyor. Bir yandan ebeveynleriniz, çocuklarınız, eşiniz, dostlarınız ve iş arkadaşlarınızla kurduğunuz bağı kavramanıza yardımcı olurken, diğer yandan da duygusal geçmişinizi anlamanızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef7b8da-0c69-4597-8ae3-eeb551d9ac6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Bir Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>“EĞER ÖZEL BİR AYDINLANMA İSTERSEN, BİR İNSANIN YÜZÜNE BAK: KAHKAHASINDA MUTLAK GERÇEĞİN ÖZÜNÜ GÖRECEKSİN.” 
– MEVLANA CELALEDDİN RUMİ 
 
ÖZEL BİR AYDINLANMA, büyük şair ve mistik Celaleddin Rumi’nin metafizik deneyimde mizahın önemini vurgulamak için kullandığı bir terimdir. Şaşırtıcı ve gerilim azaltıcı özellikleriyle, aynı anda yanlış anlamaların bir göstergesi olmasıyla mizah, sufilerin geleneksel olarak kullandıkları tanı koymaya yarayan en etkili araçlardan biridir. 
Mizah, insan ruhunda daha fazla sezgiye ve değişime ilham verir. Zihnimizin çalışma şekline bir ayna tutan fıkralar, onlara nasıl tepki verdiğimizi gözlemlemek için fırsatlar sağlar. Duygusal zekâ ve bilinçli sezgi yerine mantığı kullanarak nasıl hata yapılabileceğini tıpkı bir ayna gibi yansıtır. Bu yansıma bazen bir önyargıdır bazen de dar görüşlü bir düşünce... 
İdris Şah, çağdaş fıkraları, mizahi anekdotları ve hikâyeleri ustaca yorumlarla örüyor. Okurunu kahkaha, iç gözlem ve sürprizlerle dolu eğlenceli ve aydınlatıcı bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ed40ec-0c20-4cec-925e-c28ecd3560b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Halep’ten Antep’e</image:title>
            <image:caption>&quot;Suriye&apos;nin Halep şehrinde baba evinde, annesi, babası, eşi ve kızı Ayet&apos;le mutlu bir hayat süren Muhammet ve ailesinin yaşamı 2011 yılında başlayan ve tüm ülkeyi etkileyen iç savaşla değişmişti.
Bu savaş sırasında halkın demokratik isteklerine sırt çevirip despot rejimini devam ettiren Beşar Esad yanına çektiği Rus ve İran güçleriyle beraber mazlum Suriye halkının üzerine kanlı bir kâbus gibi çökmüştür.
Can pazarına dönen ülkede ölüm, korku, işkence, tecavüz ve soygun kol gezerken Muhammet ve ailesi de bundan nasibini alıyordu.
Önce küçük kardeş Rıfat&apos;ın Muhalif savaşçılara katılması ve bundan dolayı babasıyla üç gün rejimin eziyetlerine maruz kalmaları, daha sonra Mahmut abisi, hanımı ve bir çocuğunu varil bombasıyla kaybetmeleri artık &apos;bıçağın kemiğe dayandığı&apos; yerdi.
Açlığın, susuzluğun, korku ve ölümün hakim olduğu, harabeye dönen, sevdikleri Halep&apos;ten kaçmaktan başka çareleri kalmamıştı.
İşte bu kitap;
Halepli Muhammed ve ailesinin doğup büyüdükleri huzur ortamında yaşadıkları ama Suriye&apos;deki despot rejimin uyguladığı vahşet sebebiyle sevgili vatanlarını terk edip korku ve bilinmeyene doğru yaptıkları zoraki bir göçün hikâyesidir&quot;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b811eb48-71b2-4c5f-8dfc-e11d4e5cc459.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Okyanusu - II</image:title>
            <image:caption>Işıl ışıl parlar gün, 
İliklerime kadar, 
&quot;Hissettiğim&quot; aşkın; 
Karşımda renkleri baharın. 
Gökyüzü tebessümde, 
Kuşlar, 
Ağaçlar, 
Nazende kentimde gözlerin. 
Her şeyi içine alan, 
&quot;Semam&quot; olursun; 
Şiir tadında kat ederiz yollar, 
Neşeli dakikalarda o heyecan... 
Kanatlanırız yükseklere, 
Oluruz cennette &quot;Havva ve Âdem&quot;. 
Bitsin istemem yolculuğum 
Ama gelmiştir vakti vedanın. 
Hevesten ibaret değil yaşananlar, 
Özlemin kıyısında masum hisler 
Çünkü aşkın, 
Âdem ve Havva&apos;dan kalan 
&quot;Naif&quot; 
Ve 
&quot;Bilge&quot; tarafı var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbbeb103-c764-45c3-ad78-6b87fcd6c8c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Matruşkası</image:title>
            <image:caption>Evren, yaşam ve insana ilişkin bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında devasa bir kumsaldaki minicik bir midye kabuğu kadar bile yer tutmaz. Bilginin, zamanın akışına uygun olarak birikmesi aslında çok dramatik bir süreçtir. Bir şeyleri düşünebilmiş, gözlemlemiş olanlar ne yazık ki bulduklarını kendi zamanlarında başkalarına, değil anlatıp inandırabilmek, her tür aşağılanmayı ve ölümü de karşılarında bulmuşlardır. Etraflarına farklı açılardan, daha derin duyularla bakabilenlerin, ipuçları sezebilenlerin görebilecekleri çok sayıda renk, evren, sıra dışılık bulunabilir ve aslında bunlar fanteziden, bilimkurguya, metafizikten, dedektiflik bulmacalarına kadar çeşitli giysilerle çevrede dolaşıp durur. 
Kendini emekli etmiş bir seri katilin anılarını tazelemesi… 
Bilinç ve hafıza yontarak sanat yapan Mösyö De Mans… 
Bir kütleçekim dalgasının perdesini açtığı özgün ziyaretçi… 
Zaman makinesi bir saat, hayal edilmiş bir gerçek köpek, geç yenen bir öç yemeği, akrabalarınızın gömülü sırları, bir “hizmetkâr” avcısı hizmetkâr... 
Ve pek çok diğer düş ötesi kişi ve durum belki de hemen yanı başınızdadır. 
Şenocak, “Pandora’nın Matruşkası” ile içi içe geçebilen bu tür evrenlere göz atan öyküler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd947fd5-0b94-4f22-a93a-e30046833860.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakar</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya&apos;nın bereketli toprakları... 
Hiçbir penceresi birbirine bakmayan yüksek avlulu evleri, daracık sokakları olan topraklarda katı kurallar ve bu kurallara karşı gelen, yıllara meydan okuyan bir aşk. Kalbinde aile hasreti büyütmek zorunda kalan Diyar ile mesleği ve kalbi arasında kalan Devran&apos;ın tutkulu aşk hikâyesi. Hayatını mesleğine adamış bir hudut kartalı ile hayatında ilk defa bir suça tanıklık etmiş bir serçenin imkânsızlıklarla dolu zorlu sevdası. Bir evlilik vesilesi ile doğup büyüdüğü topraklara dönen Diyar&apos;ın kadere meydan okuyan hikâyesi. Tam bir kadersel döngü içinde sıkışıp kalan hayatlar. Keyifle okuyabileceğiniz sürükleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bfaf7b1-d98c-4451-a9ea-e097e6bcdb55.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmedik Bir Işık</image:title>
            <image:caption>Vakti zamanında iki muhteşem gün boyunca çoban çıraklığı yapmıştım. O iki günün arasındaki gece de 
öyle muhteşemdi ki gündüzden aşağı kalmazdı. 
Taşrada doğan ve suskun çığlığında bir hale taşıyan, mucize eseri bozulmadan kalabilmiş seslerle, ışıklarla, kokularla bezeli bir taç taşıyan bu ısrarcı çağrının 
erken yaşta söküp alındığı bu kişiyi affedin. 
Yitik cennet efsanesi çocukluğu temsil eder, yoktur ötesi. Gerisi hep keşfedilmeyi bekleyen gerçekliklerdir, hayalleri günümüzde kurulur, erişilmez gelecekte saklanırlar. 
Onlar olmasa bugün ne yapardık bilmiyorum. 
Hiç bilmiyorum. 
Nobel Ödüllü yazar José Saramago’nun 
Beklenmedik Bir Işık adlı öyküsü, resimli 
özel edisyonu ve Emrah İmre’nin 
çevirisiyle ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d92a5ce-f644-4818-a1b5-78a7f8894d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğum Gününüz Kutlu Olsun Kraliçemiz!</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
Bir, iki, üç… Prensesler- 8 
Doğum Gününüz Kutlu Olsun Kraliçemiz! 
Yeşim, Leyla ve Manolya, kek yapmayı beceremiyorlar.  
Bunun üzerine Prensesler Krallığı’na gidip Bayan Şişkinhamur’dan tavsiye almaya  
karar veriyorlar. Fakat Bayan Şişkinhamur’un kolu kırılmış. Hatta bu yüzden kraliçenin  
doğum günü pastasını yapamamış. Acaba kraliçenin pastasını kimler hazırlayabilir?  
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2063959-8c75-4deb-8e3e-262d80d517b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekboynuzların Gösterisi</image:title>
            <image:caption>Bir, iki, üç… Prensesler- 7 
Tekboynuzların Gösterisi 
Yeşim, Leyla ve Manolya ata binmeyi o kadar çok seviyorlar ki binicilik dersleri biter bitmez hemen Prensesler Krallığı’ndaki ahırlara gidiyorlar. Oraya gittikleri anda tekboynuzların gösterisinin provası başlıyor. Ama tekboynuzların şımarıklığı yüzünden prova tam bir felakete dönüşüyor. Acaba bu gösteri yapılabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a1c26c-0b12-44a0-8974-1f18cdc1c38c.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızını Kurtaralım</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
Bir, iki, üç… Prensesler- 9 
Deniz Kızını Kurtaralım 
Denizi özleyen Manolya, Yeşim ve Leyla, Prenses Krallığı’na gidip bir gemi yolculuğuna çıkıyorlar.  
Denizde buldukları şişenin içindeki not sayesindebir deniz kızının, Korsan Bitlisakal  
tarafından yakalandığını öğreniyorlar. Acaba prensesler, deniz kızını korsanın elinden kurtarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33438672-fd20-42c9-8307-aeda203f7fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Resimlerle Doğa Julia Rothman&apos;ın doğada çıktığı büyüleyici görsel gezi sırasında sanat ve bilim iç içe geçiyor. Hayatınızda bir kez bile dağların nasıl oluştuğunu öğrenmek istemiş ya da mantarın yaşam döngüsünü, bir kuşun üzerindeki farklı tüy tiplerini merak etmişseniz Rothman&apos;ın çizimlerini ve şemalarını incelemekten keyif alacaksınız. Rothman&apos;ın toprağa ve suya, hayvanlara ve bitkilere ilişkin canlı açıklamaları, sizlere doğanın harikalarıyla ilgili yepyeni bakış açıları sunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49167499-2051-4e7b-bd80-80e54dfd3ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayının Sırrı</image:title>
            <image:caption>Lapa lapa kar yağıyor. Manolya, Yeşim ve Leyla, o fırtınada kızak kayamadıkları için sıkılıyorlar,  
Prensesler Krallığı’na gitmeye karar veriyorlar. Orada karşılaştıkları Prenses Olga,  
ayısı Akayak’ın kaybolduğunu söyleyince prensesler onu aramaya gidiyorlar.  
Ama korkunç pençeli bozayı, her an karşılarına çıkabilir… 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27b3a22-b73f-48b1-aa93-d13786260721.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Tepe 7 Efsane</image:title>
            <image:caption>İstanbullu Ali’nin en sevdiği ritüeli, annesiyle çıktığı haftalık Beşiktaş-Kadıköy vapur seferleri. . .
Ali her seferinde İstanbul’a hayran kalır kalmasına ancak özellikle birinde, tanıştığı martıyla şehrin efsanelerine pike yapar gibi dalar.
Yüzyıllar boyunca sayısız kültüre ev sahibi, dillereyse destan olmuş eşi benzeri olmayan, büyüleyici bir şehir İstanbul. Şimdi bu güzeller güzeli yedi tepeli şehrin efsaneleri, İstanbul sevdalısı Sevil Köybaşı’nın kaleminden.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e942a67-b461-439b-8f51-354e76dcb914.jpg</image:loc>
            <image:title>Four Short Stories</image:title>
            <image:caption>CONTENTS 
1.                  NANA 
2.                  THE MILLER’S DAUGHTER 
3.                  CAPTAIN BURLE 
4.                  THE DEATH OF OLIVIER BECAILLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22042b6f-0425-42bb-8320-5281b0e20682.jpg</image:loc>
            <image:title>Claude&apos;s Confession</image:title>
            <image:caption>It is believed that the present w work will be of considerable assis­tance to those who seriously contemplate an initial study of the science of horoscopy, and although it by no means exhausts what is known on the subject, yet it will be found accurate and reliabl Winter is here: the air in the morning becomes fresher, and Paris puts on her mantle of fog. This is the season of social soirées. Chilly lips search for kis­ses; lovers, driven from the country, take refuge beneath the mansar­des, and, huddling together before the hearth, enjoy, amid the noise of the rain, their eternal spring. As for me, I live in sadness: I have the winter without the spring, without a sweetheart. My garret, away up a damp staircase, is large and irregular; the corners lose themselves in the gloom, the bare and slanting walls make of the chamber a sort of corridor which stretches out in the form of a bier. The wretched fur­niture, the narrow planks, ill fitted and painted a horrible red color, crack funereally when they are touched. Shreds of faded damask hang from the canopy of the bed, and the curtainless window opens upon a huge black wall, never changing and always repulsive. In the evening, when the wind shakes the door and the walls are dimly outlined by the flame of my lamp, I feel a sad and icy weariness press upon me. I pause before the expiring fire on the hearth, before the ugly brown roses on the wall paper, before the faïence vases in which the last flowers have faded, and I imagine I hear everything complain of solitude and poverty.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eafee521-3da5-49fc-a4bd-2c80b5e9f2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>For a Night of Love</image:title>
            <image:caption>The  book “For a Night of Love“ has been conside­red important throughout the human history, and so that this work is never forgotten we have made efforts in its pre­servation by republishing this book in a modern format for present and future generations. This whole book has been re­formatted, retyped and designed. These books are not made of scanned copies and hence the text is clear and readable.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d96dbc-f132-41b1-8e84-718596a68524.jpg</image:loc>
            <image:title>Doctor Pascal</image:title>
            <image:caption>“There’s something of everything there, t the best and the worst, the vul­gar and the sublime, flowers, muck, tears, laughter, the river of life itself...” 
Pascal Rougon has served as a doctor in the rural French town of Plassans for thirty years. He lives a quiet life with his faithful servant Martine and young niece Clotilde. Pascal is a man of science, stri­ving to find the ultimate cure for all diseases. This puts him at odds with his niece, who is horrified by his denial of religious faith. Clo­tilde also distrusts Pascal’s lifelong ambition to create a family tree on scientific principles, based upon his theories of heredity. Ten­sions in the household are fueled by Pascal’s scheming mother, Féli­cité, as the final episode in the great Rougon-Macquart saga plays out. Doctor Pascal is the passionate conclusion to Zola’s twenty-novel sequence, and the most eloquent expression of the ideas on heredity and human progress that have underpinned it. Human relations are at its he­art, as Pascal and Clotilde are bound ever closer by ties of family and love.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86f59ac-8fd6-4844-9824-90e3ff3b603e.jpg</image:loc>
            <image:title>A Love Episode</image:title>
            <image:caption>It is believed that the present w work will be of considerable assis­tance to those who seriously contemplate an initial study of the science of horoscopy, and although it by no means exhausts what is known on the subject, yet it will be found accurate and reliable as far as it goes, and will enable any one of ordinary intelligence to test the claims of Astrology for himself. This is as much as can be expected in the li­mits of Emile Zola was born in Paris, April 2, 1840. His father was Francois Zola, an Italian engineer, who constructed the Canal Zola in Provence. Zola passed his early youth in the south of France, conti­nuing his studies at the Lycee St. Louis, in Paris, and at Marseilles. His sole patrimony was a lawsuit against the town of Aix. He beca­me a clerk in the publishing house of Hachette, receiving at first the modest honorarium of twenty-five francs a week. His journalistic ca­reer, though marked by immense toil, was neither striking nor remu­nerative. His essays in criticism, of which he collected and published several volumes, were not particularly successful. This was evidently not his field. His first stories, Les Mysteres de Marseilles and Le Voeu d’Une Morte fell flat, disclosing no indication of remarkable talent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7376d29b-98a7-4f95-8869-d1544146e749.jpg</image:loc>
            <image:title>Abbe Mouret&apos;s Transgression</image:title>
            <image:caption>The church at Les Artaud stood o on a hillock above the isolated village, looking out onto desolate landscape all around. It was to this harsh and near pagan place that the Abbe Serge Mouret had come as parish priest, hoping to realize his craving for solitude and his dream of an existence of Godlike purity. Then, one day, with his uncle Doctor Pascal, he goes to visit ‘the Philosopher’ at Paradou where they chance to meet the sixteen-year-old Albine. Later, when the Abbe falls ill, it is to Paradou that he is brought to recover. Unwittingly, in the enchanted garden, he falls to the temptation of Albine. But when at last he awa­kens from his dream-like state, he is horrified, and is left to confront his transgression. In this story, the ninth novel in the Rougon-Macqu­art series, Zola provides a damning indictment of the celibacy of the priesthood, and takes up the issue of the law of Nature versus the law of the Church. One of Zola’s best works, it contains some of his most lyrical writing, in particular in the fine descriptions of the garden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fae631c-01b6-4dce-9453-0a4d8c83510e.jpg</image:loc>
            <image:title>How to Read the Crystal; or, Crystal and Seer</image:title>
            <image:caption>Any attempt at a scientific exp attempt at a scientific explanation of the phenomenon of “crystal seering,” to use an irregular but comprehensive term, would perhaps fall short of completeness, and certainly would de­pend largely upon the exercise of what Professor Huxley was wont to call “the scientific imagination.” The reasons for this are obvi­ous. We know comparatively little about atomic structure in relati­on to nervous organism. We are informed to a certain degree upon atomic ratios; we know that all bodies are regarded by the physicist as a congeries of atoms, and that these atoms are “centres of force.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40e291be-28c1-447b-bff2-da4c97a2680e.jpg</image:loc>
            <image:title>Second Sight: A Study of Natural and Induced Clairvoyance</image:title>
            <image:caption>SEPHARIAL (1864-1929) wa was born Walter Richard Old in Birmingham, England. At the age of 22 he had a mystical ex­perience and spent the rest of his life seeking his true self and trying to unravel the future through astrology and other met­hods. After a scrape with Blavatsky’s Theosophical society he changed his name to Walter Gornold, though by the end of the 19th century he was better known as Sepharial. He produced six children and authored nearly 60 books. Sepharial was the first president of the British Astrological Society, and counted among his friends such people as H.P. Blavatsky, Alan Leo, and Charles Carter, who believed that Sepharial was more than a mere astrologer and brilliant at almost everything he touched.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e21daa9-f755-4d99-86ea-c554997376cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimi Kadınlar Yapar</image:title>
            <image:caption>“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” 
– Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
En çok çocuklara ve kadınlara değer verdi. Ülkesini düşmandan kurtarırken mermiye barutu sıkıştıran da, Mehmetçiğin çarığının söküğünü diken de onlardı... 
O kadını sevdi, saydı, yüreğine soktu. Yakışıklıydı... Yüreğine sokulanlarla yol aldı. Âşığı çoktu. On ikisinde Müjgân’a da gönlünü verdi, Fikriye’ye de, Latife’ye de. 
Hiç gizlemedi aşklarını. Şiir oldu, mektup oldu, cephelerden haykırdı. 
Âşık etti kendini kadınlara. Ama âşık olanlar sadece kadınlar değil, çocuk, genç, yaşlı, tüm dünya insanlarıydı... 
Aşk böyle bir şeydi... 
O’nu en çok da kadınlar sevdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54ed2cb1-f056-4b99-b818-2b7c7fe42024.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşak ve Yol</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın temel hedefi, Kuşak ve Yol’un küresel problemler karşısında nasıl çözüm yolu olabileceğinin araştırılmasıdır. 
Kitapta üç temel tez ileri sürüyorum: 
 
1. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika arasında yeni tip ve gelişmiş türden bir işbirliği modeli oluşturarak, Büyük Avrasya Ortaklığı’nı inşa edecektir. 
2. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, en geniş coğrafyada en geniş işbirliğini oluşturarak, ABD saldırganlığı karşısında en geçerli caydırıcılığı yükseltecektir. 
3. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, “birlikte kalkınma” eksenli olarak rotaları üzerindeki sorunları çözecek, komşuluk ilişkilerini geliştirecek ve bölgesel barış projelerini hayata geçirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b55fddf1-62ca-4791-b7ce-83dfcc94dbb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Kavramı</image:title>
            <image:caption>Sayın Okur, ‘Sevgi Kavramı’nın’ aşındırıldığı, hatta ‘travma’ yaşatıldığı ve okurun azaldığı varsayıldığı bir dönemde, “SEVGİ KAVRAMI” adlı eserimi sizlerle buluşturabilme bahtiyarlığını yaşıyorum. 
Tüm olumsuzluklara rağmen kalplerin hala sevgi pompaladığına ve okurların, yazara sahip çıktığına/ çıkacağına inanıyorum. 
“SEVGİ KAVRAMI’NIN” evrensel karakterinden yola çıkılıp değerlendirildiğinde, bu kavramın zıddı da veya tam karşıtlığı da “SEVGİSİZLİK KAVRAMI” olarak ortaya çıkar. 
Bu iki kavram arasındaki insan yaşantısının olağan akışını, daha açık bir ifadeyle her insanın yaşayabileceği olayları hikâyeleştirdim. 
Deneme, hikâye, anı ve tarihi olaylarla ilgili farklı zamanlarda yazılmış ve birçoğu da yayımlanmış yazıları, sizin için bir araya getirdim ve bu eser ortaya çıktı. 
Sevgi Kavramı (Deneme) olarak, siz okura sunulan, bu kitaptaki yazılanlar, birey ve toplum olarak hepimizin yaşadıklarından veya çevremizde yaşananlardan başka bir şey de değildir. 
Bu kitabı okurken, kendinize ait olanları ve çevrenizde yaşanılanları görecek ve benim hikâyem diyebileceğiniz, bölümler bulacaksınız. 
En büyük desteğim ve dayanağım olan okura teşekkür ediyorum. 
Sevgiyle kalın. 
 
Nezih Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48bf2f51-d2c7-4c37-9fdd-72a4af59c79d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlı Kaderler Ayrı Yazgılar</image:title>
            <image:caption>Benimle başlamadı… Aile Dizimi’nde yola çıkarken elimizdeki ön kabul budur işte. Çoğumuz, bizden önce gelenlerin (ebeveynlerimizin, atalarımızın) mutsuzluğunun “ağına” takılıyoruz. Yıkıcı ailesel kalıpları benimsiyor, kendimizi kaygı, depresyon ve başarısızlık içinde buluyoruz. Hatta geçmişi “değiştirmek” ve ailelerimizi “düzeltmek” uğruna hastalıklara yakalanıyor ya da bağımlılıkların tuzağına düşüyoruz. Aile Dizimi terapisti Marine Sélénée bu kitapla bizi aile sistemlerimizin hayatımız üzerinde nasıl hâkimiyetini kurabildiğini anlamaya davet ediyor. Başkalarının kaderlerini yaşamaktan kurtulmak, bilinçli ve özgün bir şekilde yaşamak, dönüştürücü bir büyüme deneyimlemek için bir davet bu. Kitabın en büyüleyici yanı, yazarın kişisel deneyimlerinden danışan hikâyelerine Aile Dizimi Terapisini sürükleyici bir roman tadında kaleme almış olması; içindeki olumlamaları, meditasyonları ve egzersizleri kullanarak, Aile Dizimi terapisinin faydalarını kendiniz bir Aile Dizimi çalışmasına katılmadan da aktif olarak deneyimlemenizi mümkün kılması. Bu kitapla: 
 
-          aile sistemi kalıplarını tanıyacak ve onları kıracak 
-          içinizdeki çocuğu iyileştirip, yetişkin benliğinize ebeveynlik yapacak 
-          sınırlayıcı inanç ve davranışlarınızı serbest bırakacak 
-          sizi geçmişle dolaşık hale getiren travma bağlarını çözecek 
-          aile sistemi içinde artık kendinizi huzurlu hissettiğiniz bir yere ulaşacaksınız 
 
Bağlı Kaderler Ayrı Yazgılar Aile Dizimi felsefesi üzerine zarif ama derin bir kitap. Ve bu kitap yeniden hayatınızın tek sahibi olmanız için size güç ve ilham verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6c2799-60fe-414c-98dd-1f853fdd65e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Rahibesi Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>53 Kartlık Deste ve 152 Sayfa Rehber Kitap. 
 
53 karttan oluşan bu deste iki inanılmaz şifacı ve öğretmenin işbirliğiyle ortaya çıktı. 
Büyük övgü toplayan bu kehanetin yaratıcısı Sandra Anne Taylor, Kutsal Ruh hayvanlarının, ilahi dişil arketiplerin ve kutsal geometrinin çarpıcı tasvirleri vasıtasıyla evrensel enerjiyi ortaya çıkartıyor. Ünlü sanatçı Kimberly Webber ise ilahi enerjiyi 
dönüştürerek nadir bulunan mineraller, kristaller ve değerli metallerle “kökleri antik dönemlere uzanan 
modern sihirli realizm” olarak tanımlanan bu kartların girift yağlıboya resimlerini yarattı. Bu resimler ve 
verdikleri mesajlar kehanet amacıyla kullanılabileceği gibi önemli içsel değişimlerin ve hayatınızdaki ve 
genel olarak dünyadaki önemli tezahürlerin bir vasıtası olarak da kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a7f5918-cb2f-41ba-9ed9-d3dcb8e13755.jpg</image:loc>
            <image:title>Koruyucu Meleklerin Mesajı Tarot Kartları</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve 206 Sayfa Rehber Kitap. 
 
Koruyucu Meleklerin Mesajı Tarot Kartları, İlahi Varlık’tan gelen mesajlara kolayca ulaşmak isteyenler kadar 
koruyucu melekleriyle bağını güçlendirmek isteyenler için de yaratılmıştır. Bu deste, özellikle kendilerine ve 
başkalarına net bir şekilde yol gösteren rahatlatıcı ve güvenli bir yöntem arayan duyarlılığı yüksek kişiler için 
tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b217cd6-cde3-4c77-8792-177b876611e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Tarotu Kartları</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve 304 Sayfa Rehber Kitap. 
 
Herkes için eğlenceli, pratik, kullanımı kolay bir tarot destesi. Büyüleyici resimler ve basit açıklamalar ile 
tarot öğrenmek veya uygulamak isteyen herkesin başvurabileceği bir deste haline geliyor. 
Klasik Raider-Waite destesine dayanan ama  yoğun bir hayatı olan günümüz insanlarına göre uyarlanmış olan 
bu tarotun yaşamın zorlu sorularına yanıt vermek gibi ciddi bir amacı olmasının yanısıra, eğlenceli bir havası da var. 
Yazar Deborah Blake samimi ve cana yakın tarzıyla size muhteşem çizimler içeren bir deste ve 
rehber kitabıyla birlikte olumluya odaklanan bir tarot deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c889b097-26a5-45eb-a063-7b4cd0b824da.jpg</image:loc>
            <image:title>Tam da Olması Gerektiği Gibi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir aydın ve vizyoner olan Alan Watts’tan, sürekli gelişen dünyamızda keyfi, oyunu ve bağlantıyı kucaklamamız için bir davet niteliğindedir. Alan Watts bir keresinde şöyle sormuştur: “Eğer Tanrı siz olsaydınız nasıl bir evren yaratırdınız? Acı ve dramın olmadığı mükemmel bir dünya mı olurdu? Yoksa sürpriz ve keyiflerle dolu bir dünya mı?” 
1950’lerden 1970’lere kadar Doğu’nun spiritüel felsefeleri, biz Batılılara kendimizi nasıl algılayacağımız konusunda yeni ve derin yollar sunup gerçekliğin gizemlerini ve insanlığın gelişen kaderini öğrettiler. Ve Alan Watts, halka açık dersleri ve canlı radyo/televizyon konuşmalarıyla ön planda yer alıyor, kim olduğumuza ve nereye gittiğimize dair şaşırtıcı içgörüler sunuyordu. Efsanevi bir dizi seminere dayanan bu kitap, üç büyüleyici alanı aydınlatmaktadır: paraya karşı gerçek zenginlik; daha derin bir maddeciliğin spiritüel yanı; ve teknoloji ve spiritüalizmin bizi evrende daha büyük bir karşılıklı bağlantıya doğru nasıl yönlendirdiği. Kitap boyunca okuyucular, mizahi, ileri görüşlü ve günümüzde her zamankinden daha güncel olan birçok başka temayı keşfedecekler. Olasılık ve öngörülemezlikten doğmuş olan bu çalışma, insanlığa özgürleştirici bir bakış açısı sunuyor. Mükemmel ve “tam da olması gerektiği gibi”; dağınık kusurlarına rağmen değil, onlardan dolayı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f03ddf71-c8f8-4d61-ad09-8438ecebaa28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kipper Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>36 Kartlık Deste ve 448 Sayfa Rehber Kitap. 
 
1890’da geliştirilen Kipper, uzun süre Almanya’da kehanet çevrelerinin gözdesi olmuştur. 36 karttan oluşan bu geleneksel Alman sisteminin şifresini bir Parislinin dokunuşuyla çözen Kipper uzmanı Alexandre Musruck’a katılın. Bu kartların her birini mantralara, etkilere, yönlere, kombinasyonlara ve daha fazlasına odaklanan bölümlerde keşfedin. Ayrıca yönlerin önemini ve bunları nasıl kullanacağınızı, üç temel kart açılımını –3 kartlı basit, 5 kartlı haç ve 9 kartlı kutu açılımlarını–, Büyük Tablo’yu çözmenin 7 anahtarını, Kipper kartlarını hatırlamanın üç aşamalı formülünü ve kaçınılması gereken üç hatayı da öğreneceksiniz. Musruck, pratik ipuçlarıyla Kipper’in nasıl okuyucuya kendisi ve yanıtını aradığı sorular hakkında daha derin içgörüler kazandırdığını gösteriyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236b8261-a41d-4f2a-8122-cf0e0e9ea050.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlanma Kuramı Epigenetik ve Nörobilim</image:title>
            <image:caption>Bizi biz yapan nedir? Genimizin yapısı ve beynimizin çalışma şekli nasıl değişir? 
Psikolojik rahatsızlarda hastalar yüzdeki duygu durumlarını nasıl algılar? Değişen gen ve beyin sistemi nasıl düzenlenir? 
Kültürel faktörler aile sisteminin nasıl olacağına karar verir. Ailelerin kurdukları ilişki biçimi bağlanma stillerine yön verir. Bağlanma stilleri genin ve beynin çalışma biçimini düzenler. Hem genin kendini ifade etme biçimi hem de beynin aktif olma şekli nöropsikolojik rahatsızlıkların temelini oluşturur. Düzenini kaybeden sistem güvenli bağlanma ile yeniden dengelenmeye çalışılır. Bu kitap, kültürden bağlanma kuramına, epigenetikten nöroanatomiye insanların yüzdeki duygu durumlarını nasıl algıladıklarına dair gizemi açıklığa kavuşturmaktadır. Kitabın ana teması terapilerde problem olarak ortaya konulan bağlanma kuramının çözüm olarak kullanılması üzerinedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f0a626-3262-4665-a9a9-6ac0e7447cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Mutluluk Serüveni</image:title>
            <image:caption>Kitapta, mutluluğun kolay formülünü arayanları şimdiden uyarmak istiyorum. Böyle bir beklentiniz olmasın! Eğer hayatı daha anlamlı ve nitelikli yaşamak istiyorsanız ve bunun önündeki yaygın; ancak çoğu kez gözden kaçan engelleri nasıl aşabileceğinize dair merakınız varsa, bu kitap, tam size uygun bir kitap. Coşkulu ve anlamlı yaşam, doğası gereği sizi mutlu eder, daha doğrusu size iç huzuru ve doyum verir. Böylece çevrenizden bariz şekilde farklılaşmaya başlarsınız.  İnanın buna değer. Muhtemelen her yeni açılımda yenileceksiniz. Hatalar yapacaksınız. Olsun! Ancak gittikçe daha üst seviyede ve sizi daha mutlu edecek yenilgiler tadacaksınız.  Taa ki, yaşam adına iyi bir Samuray olana kadar. Bütün zorluk sadece ilk adımda ve kendinle yüzleşme cesaretindedir. Buna gerçekten hazırsan, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e306f7c-3b2d-4b72-b220-61a61134577c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akarnae</image:title>
            <image:caption>Medora Günlükleri serisinin ilk kitabı Akarnae ile büyülü bir evrenin kapılarını açmaya ne dersiniz? Harry Potter ve Narnia Günlükleri hayranlarının elinden bırakamayacağı harika bir fantastik kitap… Sadece tek bir adımla, on altı yaşındaki Alexandra Jennings&apos;in hayatı kelimenin tam anlamıyla değişmiştir. Yeni okulundaki ilk gününün heyecanını yaşayan Alex, bir kapıdan içeriye girdiğinde afallamıştır ve kendini, imkânsızlıklarla dolu bir hayal dünyası olan Medora’da mahsur kalmış bir hâlde bulmuştur. Çaresizlik içinde evine dönmek isteyen Alex, bu konuda yalnızca Profesör Marselle adındaki bir adamdan yardım görebileceğini öğrenmiştir fakat adam kayıptır. Alex, Profesör Marselle’in ortaya çıkmasını beklerken Medora&apos;nın olağanüstü yeteneklere sahip gençlerine yönelik yatılı bir okul olan Akarnae Akademisine gitmiştir. Kısa süre içinde bu tuhaf, yeni dünyanın ve onu kendi arkadaşlarından biri gibi kucaklayan dostlarının tadını çıkarmaya başlamıştır. Ancak Akarnae&apos;de garip şeyler olmaktadır ve Alex, beklenmedik bir şeyin, uğursuz bir şeyin yaklaşmakta olduğu korkusunu görmezden gelememiştir. Ölümcül bir oyunda isteksiz bir piyon olan Alex&apos;in omuzları, bütün bir türün hayatta kalmasının ezici ağırlığını taşımaktadır. Medoralıları kurtarabilecek tek kişi olan Alex, ya Medoralıları kurtarmak, eve dönmemi engellerse diye de düşünmeden edemeyecektir. Alex, Medora&apos;yı kurtarmak için tüm dünyasını ve hatta belki de hayatını riske atacak mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b1e2c9-f67e-4b33-8a4f-ca4b9aafb60e.jpg</image:loc>
            <image:title>November’ı Öldürmek (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES ÇOKSATANI &quot;HOW TO HANG A WITCH&quot; SERİSİNİN YAZARI ADRIANA MATHER&apos;DAN NEFESİNİZİ KESECEK, HEYECAN VE GERİLİM DOLU BİR HİKÂYE... 
 
Nerede olduğu gizli tutulan, sık ormanlar ve tuzaklarla çevrili, kısasa kısas ceza sisteminin uygulandığı uluslararası bir okul: ABSCONDITI AKADEMİ. 
 
Bıçak fırlatmadan akıl oyunlarına, hilekârlık ve zehir derslerinden tarih analizine dek her türde eğitimin verildiği bu okuldaki öğrencilerin hepsi dünyanın en seçkin Teşkilat mensuplarının çocuklarıdır.NovemberAdley ise bu dünyaya adım attığında arkadaşlık ilişkilerinin cesaret kırıcı, rekabetin her şey olduğunu hızla keşfeder.Okuldaki öğrencilerden biri öldürüldüğünde tüm gözler ona çevrilir.Suçlu bulunmadan önce November ya bu garip okulun strateji oyunlarına nasıl uyum sağlayacağını öğrenecek ya da katilin bir sonraki kurbanı haline gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56fcbb22-2e5c-4e16-82bb-dc99f2622291.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Peter Pan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f78f0d0b-4e77-437e-9e90-b1e7da8a6076.jpg</image:loc>
            <image:title>Around the World in Eighty Days</image:title>
            <image:caption>Around the World in Eighty Days</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbbcf6e4-685c-4da9-a8d6-9d6a706a592c.jpg</image:loc>
            <image:title>One Peach, A Thousand Peaches</image:title>
            <image:caption>One Peach, A Thousand Peaches</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb981cb4-225f-4f86-959c-8880c52f5ecd.jpg</image:loc>
            <image:title>From the Earth to the Moon</image:title>
            <image:caption>From the Earth to the Moon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51186adc-651f-46ec-bb88-825cbbf5f0f9.jpg</image:loc>
            <image:title>The Adventures of Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>The Adventures of Tom Sawyer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5bbae67-c8bb-41ef-9ff9-8bda1936a4a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuram ve Vaka Çalışmalarıyla Uygulama Bilişsel Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>Düşünce, duygu ve davranışların döngüsel etkileşimi üzerine odaklanan BDT, söz konusu tekrar zincirini kırmak adına düşünce boyutunda değişim sağlamaya odaklanmayı, olumsuz ve/veya işlevsiz düşünceler ve işlevsiz kuralları kişinin işlevselliğini arttırıcı yeni düşünceler ve daha esnek kurallar ile değiştirmeyi hedefler. 1970’lerden itibaren psikoloji dünyasına giriş yapan ve günümüzde bu yerini halen etkin bir şekilde korumayı başaran bir psikoterapi ekolü olan BDT’nin güncelliğini sürdürmesinin arkasındaki en önemli etkenlerden biri BDT’ye ait tekniklerin pek çok farklı soruna ve ruh sağlığı bozukluğuna uyarlanabilmesidir. BDT ilk olarak depresyonun tedavisi için geliştirilmiş bir psikoterapi yaklaşımı olmakla birlikte kısa süre içinde pek çok ruh sağlığı bozukluğunun tedavisinde etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu kitabın amacı BDT’nin hem başlıca kullanım alanlarına hem de BDT’den yararlanılabilecek farklı konulara yönelik kuramsal ve uygulamaya yönelik bilgiler sunarak okuyucuya bilişsel davranışçı bir bakış açısı kazandırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4185139b-bf82-4010-a5e6-ffca34a18672.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yönüyle Bağımlılık</image:title>
            <image:caption>Bağımlılık, birçok faktörün bir araya gelmesi ile mümkündür. Davranışsal ve kimyasal olmak üzere genellenebilir nitelikte iki tür bağımlılık söz konusudur. Günümüzde çocuklardan yetişkinlere her birey çeşitli bağımlılıklara maruz kalabilir. Bağımlılıkların neticesinde bireyler psikolojik, ekonomik, sağlık ve diğer birçok açıdan rahatsızlıklar yaşayabilir. Bu sorunların belirlenmesi, sınıflandırılması, sebeplerinin incelenmesi ve önleyici yaklaşımların sürdürülebilir bir biçimde inşa edilmesi bir gereklilik oluşturmuştur. 
  Bu kitap çalışması kapsamında 13 araştırmacının katılımı ile 12 farklı açıdan bağımlılıklar ile ilgili akademik çalışmalara yer verilmiştir. Bağımlılıklara yönelik psikolojik, sosyolojik ve felsefi temelde yaklaşımlar esas alınarak hemen tüm bağımlılıklar ile ilgili değerlendirmeler çalışmamız kapsamında ele alınmıştır. Sigara, alkol, uyuşturucu, teknoloji, sosyal medya, iş ve egzersiz bağımlılığı konularında araştırmalar ilgili konudaki uzmanlar tarafından çalışılmıştır. Bu kapsamda bağımlılık neticesinde ortaya çıkan sağlık sorunları, hukuki sorunlar ve temel mücadele politikaları ayrıca incelenmiştir. Çalışmamızda bağımlılığı çok yönlü bir biçimde konunun uzmanı akademisyenler ile farkındalık oluşturmak, literatüre katkı sağlamak ve bağımlılığın önlenmesi konusunda teşvik edici uygulamaların paylaşılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da2965e-81b7-4ff4-81cf-e87db8a5269e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı</image:title>
            <image:caption>Psikoloji, birey davranışlarını ve bu davranışların altında yatan nedenleri zihinsel süreçleriyle birlikte inceleyen bilim dalıdır. Psikoloji biliminin diğer bilim dallarına göre kısa bir tarihi ancak uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Psikoloji bilimi, birey davranışlarını tanımlamayı ve bu patolojik davranışların ana kaynağını bularak onları tedavi etmeyi hedeflemektedir. Bu kitapta çocuk ve ergen ruh sağlığı alanı için gerekli kuramsal ve uygulamalı bilgileri sizlerle paylaşmaya, bunu yaparken dili olduğunca yalın ve anlaşılır tutmaya özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c89389ae-0d37-4df1-97ce-79f0d86702a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda Travmaya Farklı Bir Bakış: EMDR</image:title>
            <image:caption>Çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu çalışılırken yaygın olarak kullanılan yöntemlerin bireysel veya grup halinde uygulanan bilişsel davranışçı terapi, oyun terapisi ve EMDR olduğu bilinmektedir. EMDR’ın bu alanda etkili bir yöntem olduğu bilindiğinden bu yöntemin çocuk ve ergen gruplarında uygulanmasına yönelik çalışmalar önem kazanmıştır. Travmatik belleğin yeniden yaşanmasından kaynaklanan görüntü, olumsuz ve olumlu bilişler, duygular ve bunların rahatsızlık düzeyleri ve fiziksel duyumlar EMDR’nin temel bileşenleridir. 
  Çocuklarla EMDR çalışırken gelişimsel protokol yaş gruplarına göre farklılık göstermektedir. Bu kitapta çocuk ve ergen ruh sağlığı için çocukların gelişimsel özelliklerine uygun değerlendirme ve müdahale planı yapılmasını, aynı zamanda travma kavramına farklı bir gözden EMDR ile bakış sağlanmasını hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c83040d-3d08-4261-9627-f35dc4ed025e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşlik Ahlakı</image:title>
            <image:caption>Kardeşlik meselesine nebevî ufkun bize öğrettiği hakikatler çerçevesinden baktığımızda şu hususları hemen görürüz: • Nebevî ufukta kardeşlik; Allah’ın bir emrinin yerine getirilmesi, farzın ikâmesi, hatta efrazın/farzlar üstü bir farzın ikâmesidir. • Nebevî ufukta kardeşlik, 23 yıl boyunca gündemden hiç düşmeyen bir ders ve bir derttir. • Nebevî ufukta kardeşlik, Hz. Peygamber’in (sas) sürekli gündemde tutarak sağlamaya çalıştığı, sağlandığı zaman da on- dan çok memnun olduğu bir konudur. • Nebevî ufukta kardeşlik, Hz. Peygamber’in (sas) en hassas ol- duğu bir mevzudur. • Nebevî ufukta kardeşlik; tesisi oldukça zor, koruması oldukça güç ama buna karşın mükâfatı oldukça büyük olan bir sorumluluktur. Muhteşem Ahlâk serisinin dördüncü kitabı olan “Kardeşlik Ah- lâkı” bize her geçen gün zayıflattığımız, hatta kopardığımız kardeşlik bağlarının tesisi ve muhafazası için inşallah küçük de olsa bir katkı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a821e29-a496-4e29-a644-585fda46f3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Fen Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Fen eğitimcileri, disiplinler arası öğrenmeye yönelik önemli bir paradigma değişiminin gerekliliğini algılamıştır. Fende disiplinlerarası öğrenme, öğrencilerin ilgili bağlantılar kurmasını ve anlamlı çağrışımlar oluşturmasını sağlamak için iki 
veya daha fazla disiplini tutarlı bağlantılarla bütünleştirmektir. Doğal sistemin karmaşıklığı ve buna tekabül eden problemlerin çözülmesinde, disiplinlerarası yaklaşımın gerekliliğine şüphe yoktur. Bilimde gerçek dünyadaki doğal fenomen­leri öğrenmenin ve algılamanın en iyi yolu, etkili bir disiplinlerarası öğretimden geçmektedir. 
  Bu kitabın disiplinlerarası öğretimin altında yatan mantığı kavratmasının yanında, öğretmen adayları için fen disiplinine diğer disiplinlerin nasıl anlamlı bir şekilde entegre edilebileceğini ve bu entegrasyonun günlük yaşamda karşılaşılan problemlerde nasıl kullanılabileceğini göstermesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b747703c-98e6-4f52-a827-688d1b383401.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Temelli Çevre Eğitimi Cilt:1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta temel alınan yaklaşım, doğa deneyimine dayalı çevre eğitimi yaklaşımı­dır. Bu yaklaşım kendi içerisinde farklı şekillerde kavramsallaştırılıyor olsa da kitabı­mız kapsamında temel alacağımız kavram &quot;Doğa Temelli Çevre Eğitimi&quot; şeklinde olacaktır. Bu nedenle de kitabın isimlendirme sürecinde bu kavram tercih edilmiştir. özellikle son yıllarda literatürde daha çok değinilmeye başlanan Doğa Temelli Çevre Eğitimi kavramı bireylerin doğa yoluyla daha derin öğrenmelerine olanak sağlamak amacıyla kullanılabilecek etkili bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğayı doğadan öğrenen çocuklar ve diğer bireyler, ekolojik sistemleri daha iyi anlayarak bütün­cül düşünmeye, hem doğayı hem de çevrelerini korumaya daha kolay adapte olabilirler. 
  Daha güzel bir dünya için hep birlikte çalışmalı ve çevre konusunda bilinçli nesiller yetiştirmeliyiz. Çünkü çevre miras değil, gelecek nesillere devredilecek bir emanettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf77e819-cdeb-41af-880f-d103fbf475dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Ahlak ve Etik</image:title>
            <image:caption>İnsan aldığı eğitimle potansiyelini geliştirerek hem birey olarak yeteneklerini sonuna kadar işe koşabilmekte hem de üretim yaparak toplumsal hayata katkıda bulunmaktadır. Ailede başlayan ve okulda devam eden eğitimin niteliği bireyin potansiyelini geliştirmesiyle doğru orantılıdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde bireye verilen eğitimin nitelikli olması bireysel ve toplumsal yararı sağlayacaktır. 
 
insan canlılar içerisinde etik açıdan değer üretebilen tek varlıktır. insanın ürettiği değerler insan yaşamını biçimlendirmektedir. insanın ürettiği değerlerin etiğe uygun olması bireyi ve toplumu daha ileriye götürmektedir. Bunun yanı sıra diğer insanlarla olan etkileşimini olumlu yönde etkilemektedir. 
  Öğretmen adaylarına hizmet öncesi eğitimde verilen &quot;eğitimde ahlak ve etik&quot; dersi, bireye daha nitelikli eğitimin verilebilmesi, içinde yaşadığı toplumun kültürünü benimsemesi ve yaşatması, var olan olumlu değerleri benimsemesi yaşatması, koru­ması için ne yapılması gerektiği hususunda yol göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1f9e81-fb12-413c-a914-363376cf2821.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Yenilikçi öğrenme ortamları, dijital öğrenme hedeflerini destekleyen yollarla bilgi ve iletişim teknolojileri entegrasyonun gerçekleştiği ortamlardır. Bu bağlamda günümüz sınıfları incelendiğinde, öğretmenlerin birçoğunun artık farklı pedagojiler kullanarak kişiselleştirilmiş, öğrenci merkezli ve aktif öğrenmeyi sağlamak, öğrencilerin geleceğe yönelik becerilerini geliştirmek için öğretim  uygulamalarında değişiklik yapmaları gerekmektedir. 
  Teknolojide meydana gelen hızlı gelişmelerin ve yeniliklerin geleneksel bir anlayış çerçevesinde genç kuşaklara aktarılması yerine, ortaya çıkan durumları doğru okuyabilen, bunları yorumlayabilen ve gelecek açısından doğru çıkarımlarda bulunabilecek şekilde eğitim verilmelidir. Bilginin yayılma hızı, bilginin sürekli güncellenmesi ve daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulması bilginin öğrenciler tarafından edinilmesini kolaylaştırmayı ve hızlandırmayı gerektirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffa63b5-0750-477e-80e0-9cb5aaff18ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga Zihni</image:title>
            <image:caption>YOGAYI MATINIZDANYAŞAMINIZA TAŞIYIN.
Yoga pratiğinin bizlere vadettiği engin keşifler, bedende değil zihinde başlar. Uzman yoga eğitmeni Rina Jakubowicz, yoga felsefesinin karmaşık kökenlerine oldukça basit, anlaşılabilir bir yaklaşım getiriyor. Bu kitap, yoga pratiğini derinleştirerek yaşamına anlam ve farkındalık kazandırmak isteyen herkes için değerli bir rehber niteliğinde.
YOGANIN TEMEL PRENSİPLERİNİ BASİT VE KOLAY ANLAŞILABİLİR BİR ŞEKİLDE KEŞFEDİN:
FELSEFE-ANLAMI-ÖNEMİ-ETKİSİ-PRATİK
Bu kitapta neler bulacaksınız?
Karmaşık teorileri, hatırda tutabileceğiniz derslere dönüştüren temel yoga ilkelerine dair net açıklamalar
Her bir prensibi gündelik yaşantınızda pratik edebilmeniz için açık, somut talimatlar sunan yönlendirmeli meditasyonlar ve basit alıştırmalar
Büyük önem arz eden ancak nadiren anlaşılan kavramlara açıklık getiren, önemli yoga içeriklerine yapısal bir yaklaşım.
 
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dfcaa6a-84fa-4047-8f7d-2d3a6f5de6e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Görsel Sanat Etkinlikleri ile Çevre Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde verilen kaliteli ve başarılı bir çevre eğitimi çocukların çevre bilincine sahip bireyler olarak yetişmelerine neden olacaktır. iyi bir çevre eğitimi için bireylerin her döneminde farklılık gösteren algı ve yeteneklerine göre yapılandırılmış programlar etkili olmaktadır. 
  Bu önem dahilinde yapılan bu araştırmanın temel amacı okul öncesi dönem çocuklarında etkili çevre eğitimi için birbirleriyle ilişkili sanat etkinlikleriyle oluşturulan çevrede çevre bilincinin kazandırılmasına yardımcı olmaktır. Çalışma, proje yaklaşımına dayalı ve sanat etkinlikleri ile oluşturulan çevre odaklı olup okul öncesi çocuklara uygulanan planl­anmış sanatsal içeriklerin yer aldığı çevre etkinliklerini içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be161955-c23b-4d04-91b2-02ecab3c7dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Örgütleri / Yöneticileri İçin İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İnsan kaynakları yönetimi (İKY), insanı bir “kaynak” olarak ele ala­rak, insanın değerini indirgeyen bir bakış açısına sahip olmakla eleştiril­mesine rağmen, eğitim örgütlerinin kendi doğası ve dinamikleri içinde uygulanması gereken bir alan olarak düşünülmektedir. Etkili insan kay­nakları uygulamaları, eğitim örgütlerinin etkililiği ve yeterliliği için kritik öneme sahiptir ve bu alandaki uygulama gerekliliği giderek daha fazla kabul görmektedir. Ancak, ne yazık ki istenen düzeyde gelişemediği, geliştirilen eğitim politikalarında İKY konusunda sistematik ve kap­samlı bir bakış açısının olmadığı görülmektedir. Uygulamada olup bi­tenlere paralel olarak, eğitim yönetimi alan yazınında da kapsamlı İKY uygulamalarını içeren bir sistem oluşturmaya çok az kavramsal önem verilmektedir. 
  Bu kitap, eğitim yönetimi alanında İKY konusundaki gereksinimle­ri karşılamak adına hazırlanmıştır. Bu kitapta, okuyucunun, hem insan kaynakları yönetimine ilişkin temel kavramlar ve ortaya çıkan güncel yaklaşımlar hakkında bilgi sahibi olması hem de mevcut uygulamalara ilişkin eleştirel bakış açıları geliştirmesi amaçlanmıştır. Eğitim yöneti­mi ve İKY bilimleri arasında köprü kurma amacının benimsendiği bu eserde, okullar için yüksek kaliteli ve kendini adamış insan kaynağını oluşturmaya yardımcı olmak için İKY’nin nasıl şekillendirilebileceği kav­ramsal olarak işlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d8c9b6-a873-404c-9fdf-59b39f4c87d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde 21. Yüzyıl Becerileri</image:title>
            <image:caption>Değişen çağın koşulları, bireylerin hayatını, eğitim modellerini, kişilerarası ilişkileri ve sosyal yapıyı derinden etkilemektedir. Özellikle 2000’li yılların başından itibaren gelişen teknoloji tüm bu süreçlere yeni bir boyut kazandırmış ve 21. yüzyıl becerileri diye anılacak yeni becerileri hayatımıza katmıştır. Bu beceriler, temelde bireyin değişen ve gelişen dünya koşullarına uyum sağlamasını amaçlamaktadır. 
 
Bireyler ancak bu becerilere çocukluk döneminden itibaren sahip oldukça dünyayı yakalayabilmekte ve değişim sürecinin bir parçası olabilmektedir. Bilgiyi ve teknolojiyi okuyabilmek, herkesin baktığı pencereden değil de kendine özgü yenilikçi bir pencereden bakabilmek, ulaştığı her bilgiyi olduğu gibi kabul etmeyip sorgulayıp derinlemesine inceleyebilmek, artık çağın insanı olabilmenin gereği haline gelmiştir. 21. yüzyıl, çevresiyle olumlu ilişkiler kurabilen ve kitleleri etkileme gücüne sahip olan birey olmayı gerektirmektedir. 
  Bireylere özellikle çocuklara 21. yüzyıl becerilerini kazandırmak, ancak doğru ve sistematik eğitim modelleri ve yenilikçi öğretmenlerle mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73248280-209c-4f42-bc64-3862088f2971.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadına Yönelik Şiddet Ve Ataerkillik</image:title>
            <image:caption>Toplumsal gelişmeler ve devlet politikaları modernleşme sürecinde önemli bir alanı kadınlar 
üzerine biçimlendirmektedir. Kadın hakları feminist hareketle aracılığı ile Fransız devriminden itibaren gelişmiştir. Çağdaş devlet anlayışı kadınların sosyal, siyasal, eğitsel ve ekonomik hakların çeşitliliği ile tanımlanmaktadır. Kadınların mücadelesi devlet kurumlarının yanında çeşitli sivil toplum kuruluşları aracılığı ile gerçek leşmektedir. Bu gelişmeler karşısında kültürel değerlerin kadını ikincil bir konuma değerlendirmesinin önüne hala geçilememiştir. Kadınların namus 
cinayetleri adı altında öldürülmeleri, şiddete uğramaları ve her alanda haklarının sınırlandırıldığı günümüzde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Ülkemizde ataerkil ilişkiler özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaygın bir şekilde varlığı­nı korumaktadır. Bu durumda kadınlar üzerinde haksız eylemler daha çok bu bölgelerde yaşanmaktadır. Toplumun gelişmesi kadınların toplum içerisindeki konumlarına göre belirlen-mektedir. Ekonomik ve sosyal açıdan gelişmiş bölgelerde kadınlar kendi haklarını savunabilmekte ve her türlü imkandan faydalanabilmektedir. Ancak bu durum gelişmiş bölgelerde kadınların haksızlıklar­dan tam anlamı ile korunduğu anlamına gelmemektedir. Kırsal alanlarda geleneksel yapının olumsuz etkileri kadını eziyorken, kentsel bölgelerde ekonomik sıkıntılar ve çeşitli çatışmalardan dolayı kadınlar haksızlıklara ve şiddete maruz kalmaktadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d18c0af1-f498-4e35-916b-330b36edc2b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadisleri Öğreniyorum Set - (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” (Hekimoğlu İsmail)


Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cfcc1ed-8802-4591-ab69-18b77d4afbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nitelikli Kapsayıcı Eğitim (Kuramdan Uygulamaya)</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız yüzyılda temel hakların eşitlikçi bir anlayışla güvence altına alınmasına ihtiyaç duyulan alanlardan biri de eğitimdir. Çünkü yalnızca nitelikli bir eğitim sayesinde tüm  çocuklar kendi güçlü yönlerini görebilir, zayıf yönlerini geliştirebilir, gelecek yaşamları üzerinde söz sahibi olabilir. Bu yüzden eğitim hakkı ancak okulların, çocukların farklı sosyoekonomik ve kültürel geçmişlerine ve onların daha geniş bir yelpazedeki öğrenme tarzlarına, davranışlarına, yeteneklerine ve tüm duyusal alanlardaki potansiyellerine uyum sağlamaya başladığında gerçekleştirilebilir. Bu da ancak kapsayıcı eğitim ile mümkündür. Kapsayıcı eğitim; tüm çocukların gelişimsel, sosyokültürel ve bireysel özelliklerini göz önüne alan bu gereksinimleri doğrultusunda eğitim almalarını amaçlayan bir süreç olarak tanımlanmaktadır. 
  Kapsayıcı eğitim fırsat eşitliği sağlamada önemli bir anlayış olarak kendine özgü tanımlamaları, hukuki dayanakları, uygulamaları ve ilkeleri barındıran bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın doğru ve eksiksiz olarak uygulanabilmesi için bu alanda güncel, uygulamalı ve nitelikli kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hazırlanmasındaki temel motivasyon okuyucuya kapsayıcı eğitimin tanımı, tarihi, hukuki dayanakları, kuramsal temelleri, öğretim süreçleri ve değerlendirme yaklaşımları hakkında en güncel, bilgi ve uygulamaları sunmak olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9355141f-c181-464d-be6b-d99367701f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruyu Söylüyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7cecda8-09e3-4250-9f54-ace178a2054a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülümsemeyi Seviyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5ed788-fe04-4efd-b819-e2003547f051.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Yetenekli Öğrencilerin Türkçe Eğitiminde Özel Dil Becerilerinin Geliştirilmesi</image:title>
            <image:caption>Özel yetenekli öğrencilerin ana dili eğitimi normal gelişim gösteren öğrencilere göre diğer derslerde olduğu gibi daha farklı ilke, yöntem ve teknikler gerektirmektedir. Bu öğrencilerin hazır bulunuşluk, ilgi ve öğrenme profillerine göre planlanan ve uygulanan bir ana dili eğitimi onların ana dili becerilerini ve üst düzey zihinsel becerilerini geliştirerek nitelikli bir şekilde en üst düzeyde kullanmalarını sağlayacaktır. 
  Özel yetenekli öğrencilerin dinleme/izleme, konuşma, okuma ve yazma ile ilgili dil becerilerini ve zihinsel becerileri kazanmaları, bu becerileri kullanarak kendilerini geliştir­meleri, etkili iletişim kurmaları, okuma ve yazma alışkanlığı edinmeleri nitelikli, farklı bir ana dili eğitimi ile mümkündür. özel yetenekli öğrencilerin temel dil becerileriyle birlikte bu becerilerde daha ön planda olan, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme gibi üst düzey zihinsel becerilerle harmanlanmış; eleştirel dinleme, ikna edici konuşma, eleştirel okuma, yaratıcı okuma, yaratıcı yazma ve ikna edici yazma becerilerinin geliştirilmesi önemlidir. Bu çalışmada özel yetenekli öğrencilerin Türkçe eğitiminde özel dil becerileri kuramsal ve uygulamalı olarak ele alınmıştır. Alanyazında benzer bir çalışma olmaması sebebiyle bu çalışma öncü bir role sahip olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbbaf3e-de02-4320-948c-e6e6df04e474.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Duyu Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Çocukların yaşama başladıkları ilk anlardan itibaren, büyük bir kısmı anne karnında gelişmeye başlayan algısal yeterlilikleri de artmaya başlar. Çocuklar dünyayı, meraklarının tetiklediği her alanda duyularıyla keşfetmeye ve gelecek için bilgi edinmeye başlarlar. Bu süreçte çocuğun, yetişkinin bilinçli rehberliğine olduğu kadar, kendi içten gelen hevesiyle de dünyayı algılaması, deneyimlerini çeşitlendirmesi son derece önemlidir. 
  İşte bu bilimsel kitap, bu konuda alana bütüncül ve güncel bir katkı sağlayabilmesi düşünülerek tasarlanmıştır. Öncelikle duyu eğitiminin ne olduğu ilgili ve yakın kavramların ışığında ele alınarak, güncel bakış açısı ile ele alınan 7 duyunun nasıl işlem gördüğü, çocuk gelişim sürecinde nasıl gelişim gösterdiği ve erken çocukluk döneminde bu duyularla ilgili olarak evde ve okulda yapılabilecek etkinlik örnekleri ve günlük hayatta duyusal deneyimler kapsanarak duyu parkları ve duyu odaları gibi duyuların desteklenmesine yönelik sistemli müdahaleler de ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ded2bc6-28e0-4ed7-bf6c-fc8e7cbfe8aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastaları Unutmuyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f71ff6c-0565-4658-ad1c-e52aa8538fcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Özel / Üstün Yetenekli Çocuklar</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılda soru soran, düşünen, araştıran, üreten ve kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmek hem ebeveynlerin hem de eğitimcilerin en büyük arzusu. Bu süreç, bizi hızla sonuca götürmeyi hedefleyen “nasıl” sorusunu hemen sormak yerine “neyi/kimi” sorusuyla başlamayı gerektirir. 
  Bu çalışma da, birey yetiştirmenin bilindiği üzere en kritik ve en etkili periyodu olan erken çocukluk dönemi için bu kavramları daha net hale getirerek kavramların nitelediği bireylerin belirlenmesi, tanılanması ve eğitilmesi konusunda bilgi, tecrübe ve öneriler verilmiş, uygulama örnekleri ile konular pekiştirilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1953d008-b73e-4d78-a490-898ef8489ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hediye Hazırlıyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1827503-d433-4bd9-b9eb-b8f1b1f48e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Eğitim Tarihi</image:title>
            <image:caption>Eğitimin, bir milletin geleceği olan yeni neslin hem potansiyelini en üst sevide geliştirmede hem de tarihsel ve toplumsal bilinç,
sorgulama, düşünme becerileri, meslek kazandırmada etkili bir biçimde işe koşulması gerekmektedir. Bir ulusun geçmişi, bugünü ve
geleceğini belirleyen en önemli öğelerden bir eğitimdir. Bu açıdan ele alındığında bir ulusun eğitim tarihi, eğitimle ilgili strateji, politika,
kurum, uygulamalar ve elde edilen sonuçların bilimsel açıdan ele alınması ve değerlendirilmesidir.
Türk milleti, tarihe yön veren olay ve olguları belirleyerek damgasını vurmuştur. Türk milletinin tarihinde eğitim önemli bir yer
tutmaktadır. Türk eğitim tarihi, Türk milletinin geçmişte ve bugün eğitime yön veren strateji, politika, kurum, uygulamaları ve elde
edilen sonuçları bilimsel açıdan ele almakta ve değerlendirmektedir. Türk eğitim tarihi çalışmalarından elde edilen sonuçlar, yakın ve
uzak geleceğimizdeki eğitim uygulamalarına temel olacak karar, strateji ve politikaların belirlenmesinde bir anahtar nitelindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b6f672-81a8-40d3-bb1a-3f98e853ce6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkemizi Yeniyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82a418b2-11ba-4a90-a3de-d8a4b3b265dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Web Araçları ile Türkçe Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, öğretmenlerin dijital yetkinliklerinin artırılması, öğretimin niteliğinin yükseltilmesi, 21. yüzyıl becerilerinin öğrencilere etkili araçlarla kazandırılabilmesi, Türkçenin hem ana dili hem yabancı dil olarak öğretiminde web araçla­rının etkin kullanımının sağlanmasına katkı sunması düşüncesiyle projelendirilmiştir. 
  Bu düşünceden hareketle dijital araçların Türkçe öğretiminde kullanılma­sının yaygınlaştırılması, Türkçe öğretmen adaylarının bu bilinçle yetiştirilmesi, Türkçe ve sınıf öğretmenlerinin Türkçe derslerinde web araçlarını kullanabilmeleri, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin web araçları ile daha etkin yapılabilmesi, lisansüstü öğrencilerin ve akademisyenlerin akademik çalışmalarında yararlanması kitabın amaçları olarak belirlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e5cfd0b-7f29-4d91-88aa-1ac3143e2c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşmayı Biliyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36869a1b-f48b-44ec-a630-6d84cd9537bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Öğretiminde Edebi Metinlerin Kullanımı: Teoriden Pratiğe</image:title>
            <image:caption>Edebi türlerin yabancı dil öğretiminde nasıl etkili kullanılabileceğini kuramsal yaklaşım ve uygulama örnekleri ile sunmaktadır. Bu eserde roman, kısa hikaye, drama ve şiir gibi edebiyat türlerinden faydalanılarak yabancı dil öğretiminde sık kullanılabilecek yöntemler, teknikler ve aktiviteler incelenmiştir. Edebiyat ile dil arasında güçlü bir ilişkinin ve iletişimin olduğuna yönelik düşünce, geçmişten günümüze pek çok çalışmasının ana malzemesini oluşturur. Bu iki geniş alanı ortak paydada buluşturmayı hedeflediğimiz çalışmamızda, yabancı dil becerilerinin öğretimi, kültür öğretimi, çeviri öğretimi, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve son araştırma eğilimleri gibi okuyucuya geniş bir perspektif sunmayı amaçlamaktayız. 
  Kitapta faydalanılan örnekler yalnızca İngilizce değil aynı zamanda Rusça etkinlikler üzerinden de verilerek okuyucunun kendi öğretim durumuna göre aktiviteleri ve materyalleri adapte edebilme fırsatı yakalabilmesi için kolaylık sağlanmaya çalışılmıştır. Bu kitabın öncelikli hedef kitlesi, Türkiye’deki yabancı dille eğitim veren programlardaki öğrenciler, öğretim elemanları ve araştırmacılar olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d652f83-2563-4f4e-8c8a-fff14cfc4e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgimizi Paylaşıyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b90ee5-ce4f-4936-837a-52b20942ab57.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşluklar Oluşturmak</image:title>
            <image:caption>Dahası o zamanlarda konulmuş herhangi bir kural olmadan yapı ölçeğinde gayet muntazam diyebileceğimiz yapılar inşa ettik. Hatta dışardan biri gelip bu yapıların ancak belli kurallar çerçevesinde yapıldığını düşünürdü. Şu an ülkemizde diğer ülkelere nazaran iki-üç kat daha fazla imar kanunu olmasına rağmen, kentlerimize baktığımızda “Hiçbir kural olmasa bu kadar kuralsız yapılaşma olmazdı,” der gibiyiz. Peki neden? 
 
Eskiden inanç, vicdan, saygı gibi kavramlar vardı, bugün bunların yerine getirdiğimiz şeyler bizi delirtip işin tilkisi olmaya itti. Normalde hakka hukuka, yasalara tümüyle bağlı bireyler imar konusuna gelince sistemdeki açıklardan yararlanan bir parazite dönüşebiliyor. Buradaki asıl sıkıntı ise bunu yaptıktan sonra herkese övünerek bahsetmesi. Herkes de bu yapılanı hayranlıkla dinleyebiliyor. 
 
*** 
 
Yeni sınırlar örerek oluşturulan cezaevleri tüm kentleri ele geçiriyor. Hiç kimse ses çıkarmıyor, hatta olan bitene yapılan övgüler sonucu sistem, daha fazlasını yapabilmek için daha fazla özgürlük istiyor. Sisteme verilen her özgürlük kendi özgürlüğümüzden alıyor ve bizim bunu fark etmemizi engellemek içinse medyayı kendi istekleri gibi kullanıyorlar. 
 
Eskiden lüks olarak nitelendirebileceğimiz şeylerin ihtiyaçlaştırılması da verdiğimiz özgürlüklerin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin kentlerimizdeki hastaneleri, okulları, hava limanlarını, kamu binalarını halktan uzaklaştırdılar ve onlara ulaşmak için arabalar bir “ihtiyaç” oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4fc2a6-854e-40fd-8444-dd2f2b0c2bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Temizliği Önemsiyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665f749f-88fa-4bdc-846e-0822c6208592.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardıma Koşuyoruz - Hadisleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc32d518-57a4-40f2-a871-633e446035d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mathün’ün Serüveni</image:title>
            <image:caption>Matematik evreni, evren de matematiği anlatır. 
İnsanlık var olduğu müddetçe matematik de var olacaktır... 
 
“Bilim ve ilim kıymetli birer hazinedir. 
Matematik ise bu hazinelerin gizemli anahtarıdır. 
Bu gizemi keşfeden her kimse, 
bu kitabın bir parçası olur. 
Ve sonsuza dek, bu gizemin keşfi için görevli bir nefer gibidir. 
Yeryüzündeki her gezegende bu neferler, 
Cahillik Kaosu ile olan savaşta gerekirse bir öğretmen, yargıç, 
gerekirse bir yöneticidir. 
İlim sizi korur. 
Ancak siz de onu sonsuza dek gezegene fayda için keşfetmeli, 
geliştirmeli ve korumalısınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66cadc52-818c-4206-897d-cfc5aca8cef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi İnsan?</image:title>
            <image:caption>2014 yılında, New York’ta, üniversite öğrencisi üç ev arkadaşı ikinci el mobilyacıdan aldıkları 20 dolarlık kanepenin minderlerinin arasına gizlenmiş 40 bin dolar buldular ve parayı asıl sahibi olan 91 yaşındaki kadına iade ettiler. Rasyonelliğin çoğu zaman kendi çıkarını düşünmekle özdeşleştirildiğini hatırlayacak olursak bu üç üniversite öğrencisi rasyonel değildir mi diyeceğiz?  
Rasyonellik aynı zamanda hesaplı kitaplı hareket etmekle, mantıklı ve tutarlı olmakla ilişkilendirilir. Her ne kadar akla uygun davranmaya çalışsak da seçimlerimize ve davranışlarımıza yön veren sosyo-kültürel ve psikolojik etkenler vardır. Bu durumda tutarsız davranmak, hata yapmak, yanlı olmak ve duygularımızı işin içine karıştırmak da davranışlarımız üzerinde belirleyicidir. Bu nedenle rasyonellik kavramını indirgemeci bir yaklaşımla incelemek yerine farklı disiplinlerin katkısıyla daha geniş bir çerçevede ele almak gerekir.  
 
Bu kitaptaki yazılar, davranış bilimlerinin farklı disiplinlerinden araştırmacıların rasyonellik kavramını nasıl ele aldıklarına dair bir seçki ve güncel bir tartışma zemini sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f70750-0484-4924-b54c-06a6376132fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dengbeji ve Folklor</image:title>
            <image:caption>Dengbej; lisandır / Kürtçedir, din-iman, dem-zaman, dün-bugün-yarın, düşünce-fikir, dua ve zikir, İlah ve kul bu lisandadır. Lisandan haberdar olan, onu koruyan, süsleyen, anlam katan, var eden, musikiye döndüren, govend tutup dilan ettiren, yas-matem tutup ağlatan, yâre kavuşturup sevindiren, söz ile hüküm veren, bir kelam ile savaşı kesen bu yüce söz / kelam dengbejin vicdanındadır, beynindedir, gönlündedir, dilindedir. ‘‘Önce söz / kelam vardı.” Dengbej; Kürt Sözlü Kültürünün definesi, sefinesi ve Kürt netewin konuşan cevheridir. 
Dengbejin kalbi; sevdanın, hasretin, ıstırabın, onurun, insanlığın, rahmetin mekânıdır. Sıradan in-sandan, elinde sopası ve malı / mülkü olup da hüneri olmayanlardan apayrı bir karakterdir. Bir rahip / hoca gibi toplumda dokunulmazlığı vardır. Dengbejlik, bir inancın ve aşiretin, dinin, mesleğin tekelinde değildir. Kabiliyete tâbidir, kime nasip olmuş da gayretle öğrenmiş ve öğretmişse o dengbej olur. Dengbej, bir radyo istasyonu gibidir. Dalgaboyu ve frekans tutarsa herkes onu dinler ve izler, gittiği yerlerde haber olur, ordan ses / seda gelir. 
Dengbej, gören, tanıyan, anlam veren, sezinleyen sanat ehli ve yüksek bir hafıza ve söyleme yeteneği olan bir kişidir, yaptıkları ve yapmadıkları anlamlıdır. Canlı ve cansızın sözüdür, kalplere serinlik veren, insanları eğiten, düşündüren ve yönlendirendir. Kürt örf ve âdetinin, umut ve hasretinin, cesaret, cömertlik ve öfkesinin, sevgi ve kavgasının, doğum ve ölümünün, özgürlük ve barışının definesi, küresi, sahibi ve eğitenidir. Dengbejin gücü; sesi, sözü ve hafıza, kudretidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eda12aa-d46e-4b83-bfdf-8bcd37eb16c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Kadının Başucu Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Kızım akıllı ol!” 
 
Devir, kendini bulanın, kendini yaşayanın ama en önemlisi de kendini kabul ettirenin devri... 
Artık hiçbir şey kısmet değil... İyi planlayan yapar, kontrol eden değiştirir, akıllı olan zaten kazanır. 
Peki bir kadın aklını nasıl kullanır? 
Tabii ki önce kendini tanıyarak, sınırlarını çizerek ve neye hayır demesi gerektiğini bilerek... 
 
Benim sınırlarım ne? 
Kullanılıyor muyum yoksa seviliyor muyum? 
İlişkilerimde kendimi nasıl ortaya koyabilirim? 
İlişkilerde hep kazanan olmanın bir yolu var mı? 
Vazgeçilmez olmanın sırrı ne? 
 
Bütün bu soruların cevabı elinizdeki kitapta... Unutmayın ki akıllı kadın, düzene uyum sağlama becerisi gösterebilen kadın değildir, kendi düzenini inşa edebilendir. Ama yeni bir düzen için önce eskisinden vazgeçmek gerekir. 
Hazırsanız, önce yıkalım, sonra yeniden kuralım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bec4552-31db-43e6-9a67-162469ceedc5.jpg</image:loc>
            <image:title>İskandinav Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>“VALHALLA’YA GELEN BİR SAVAŞÇI ŞİKÂYET ETMEZ!” 
– RAGNAR LOTHBROK 
 
Bugün Avrupa’yı ve Avrupa kültürünü şekillendiren yapıtaşları arasında kuşkusuz İskandinav mitolojisi de vardır. İskandinav mitolojisine ait kişiler ve semboller Avrupa kültürünün içinde halen yaşamaktadır. Bazen edebiyata, bazen görsel sanatlara kaynak oluşturmaya devam etmektedir. 
Neredeyse yanı başımızda duran İskandinav mitolojisinin kahramanlarının isimlerini kâh bir filmde işitiyoruz kâh İngilizce haftanın günlerinin içinde çıkıyor karşımıza. 
İskandinav mitolojisi birbirinden ürkütücü tanrılarıyla, tüyler ürpertici efsaneleriyle, güç savaşlarıyla ilgi çekerken çoğunlukla eğlenceli ve gotik karakterleriyle çeker okuyucuyu kendine. 
Bu kitapta hem İskandinav mitolojisinin karakterlerini tanıyacak hem de gizemli efsanelerin dünyasına dalacaksınız. İskandinav mitolojisini anlamak açısından çok önemli bir kaynak olarak kabul edilebilecek bu kitapta aynı zamanda birçok popüler eseri daha iyi kavramanın ve anlamlandırmanın anahtarlarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dcd571f-d227-490f-afc1-86d2d5c9b515.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgârlı Ev</image:title>
            <image:caption>SIRLARIN HASTA ETTİĞİ RUHLARI ANCAK GERÇEKLER İYİLEŞTİREBİLİR. 
 
“Derya elindeki anahtara bakıyordu. Anahtar varsa açılmak için bekleyen bir de kilit var demekti. Madem bir şekilde karşılaştılar, bunun bir anlamı olmalıydı. Elinde tuttuğu anahtar, belki de birine veya bir yere aidiyetini sorgulaması ya da açılacak kapıyı bulma yolunda kazanacağı deneyimler için bir araçtı. Ya da tüm bu merak, bir şeyleri bir şeylere oldurma ve uydurma çabası sadece bir saçmalıktı ve anahtarlar hiçbir kapıyı açmıyordu…” 
Büyüdüğümüz ailelere karşı içimizde taşıdığımız, halledemediğimiz olumsuz duygular; elimizde alevi tüten bir koru tutmak gibidir. En çok bizi yakar… O koru ancak geçmişle hesaplaşarak elimizden bırakabiliriz. 
RÜZGÂRLI EV sizi kendinize, ailenize ve yaşamınıza dair bir yolculuğa çıkaracak, içinizde alevi sönse de közü her daim canınızı yakan, yüzleşemediğiniz gerçeklerle helalleşip yüklerinizden arınmış bir halde yürümenize yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb824dd4-1b9b-4ad7-837a-cf77c3343ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Evimizde</image:title>
            <image:caption>Ayım, güneşim, yıldızlarım 
Evimdeyim, evimde. 
 
Sen, ben, o 
Biz, siz, onlar 
El ele dönsün dünyalar. 
 
Evimizdeyiz, evimizde. 
 
Evimiz kocaman bir evren. Kuşlar, gökyüzü, yeryüzü, oyunlar, hayaller... Bahar Ulukan’ın şiirleri bizi, evimizde bir yolculuğa çıkarıyor. Çocukluğu ve duygularını zengin bir ifade gücüyle aktaran şiirler, okurlarını neşeli hayallere dalmaya, sözcüklerle oynamaya, düşünceleri özgür bırakmaya davet ediyor. Zeynep Özatalay’ın derinlikli rengârenk resimleri ise bu içten şiirlere bambaşka bir zenginlik katıyor. Üstelik sayfaların arasına, çocuklar için sihirli bir şiir yazma tarifi de saklanmış, Abra Kadabra!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a126c60-dabe-4d3b-94d4-d3b1c58adf51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır Muhafızı Barış Manço 2023</image:title>
            <image:caption>MANÇOLOJİ VE TEOLOJİ, MİTOLOJİ’NİN TOPLAMIDIR. 
 
Tanrısal mesajların insanda karşılık bulup bulmadığı ya da ne ölçüde karşılık bulduğu veyahut insanın fıtratındaki yatkınlıktan uzaklaşıp uzaklaşmadığı konusu bize Barış Manço formülünü verir. 
Barış Manço, müziğini yaparken onun alt metni için de en az müziği kadar uğraştı ve salt bir dinletiden ibaret olmayan, bir hikâyesi ve felsefesi olan eserler üretti. 
Kendisini sadece bir müzisyen olarak görmeyen Manço, sahnede meddahlık geleneğini sürdürdüğünü ve yaptığı müzikte Hititlerden Erzurum Baş Barı’na kadar Anadolu müziği evriminin titiz bir araştırmasının bulunduğunu dile getirdi. 
Daha kariyerinin başlarında “1973” yılında yayımladığı 2023 albümü ve albüme ismini veren parçanın içinde 2023 yılında çok önemli olaylar olacağının kodları vardır. Aynı albümde yer alan “Kayaların Oğlu” parçası da Cumhuriyet’in 100. yılı ile ilgili pek çok sırrı barındırır. 
1982 yılında belki de yıllar sonra anlamını kazanacak bir şarkı yazdı: “Dönence.” Ancak şimdi gizemini çözebildiğimiz bir fenomen... 
Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan birinci sürecin ikinci dönemi artık başlamıştır. “İkinci 19 Ata Türk Süreci” başlamadan önce Barış Manço gibi bir Sır Muhafızı’nın sırlarını frekans ve müzikle birleştirerek veda etmesi tesadüf değil, tevafuktur. 
Manço’nun “Ben ne çağdaş Türk ozanı, ne çağdaş Dede Korkut, ne de günümüzün Nasreddin Hoca’sıyım. Sadece 20. yüzyılda yaşamış ve o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk’üm!” sözü ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir Türk dünyaya bedel!” sözü birbirini tamamlar. 
Ölümünden sonra vasiyetinde yer aldığı gibi mezarına 19 harf içeren “Doğru bildiğini yaptı” cümlesini yazdırması bize Ulu Kam Barış Manço’nun Atatürk sonrası sırları seçilmiş için taşıyan 19’un muhafızı olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9c1dc8-cf40-4797-87e3-1e8ff4db3a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cem Sultan</image:title>
            <image:caption>16. asır Osmanlı şairi Bâkî’nin bugüne kadar ele geçmediği söylenen eseri, Bünyamin Ayçiçeği’nin editörlüğünde Gülşah Taşkın, Arzu Atik ve Güler Doğan Averbek tarafından yayına hazırlanan bu kitap ile Bâkî külliyatında olması gereken yere ircâ edilmiş bulunuyor. 
Bâkî, Ebu Eyyub el-Ensârî’den nakledilen hadisleri ihtiva eden Nefehâtu’l-abîri’s-sârî bi-ehâdîsi Ebî Eyyûb el-Ensârî’ninmuhtasar şerhi olarak tanımlanabilecek eserine Hayâtu’l-kulûb bi-rivâyâti Ebî Eyyûb adını vermiş ve onu Sokullu Mehmed Paşa’ya hediye etmiştir. Bâkî’den sonraki asırlarda nisyan âleminde kalan metin, Türkiye’de birkaç yıldır Güler Doğan Averbek tarafından yürütülen Osman Reşer çalışmalarının semerelerinden biridir. Reşer’in Leipzig Üniversitesi Kütüphanesi’ne sattığı yazmalar arasında söz konusu eserin bir nüshasının bulunduğu Averbek tarafından belirlenmiş, yapılan taramalarda Türkiye’de iki nüshaya daha ulaşılmıştır. 
Türk edebiyatının tartışmasız en büyük şairlerinden biri olan Bâkî’nin nazım ve nesirdeki tavrı birbirinden farklıdır. Ona asırları aşan şöhretini getiren kudreti, şüphesiz şiirdeki gücü ve nazım tekniğindeki vukufudur; şiirleri ve nesirleri edebî açıdan mukayese edildiğinde neredeyse iki farklı sima ile karşı karşıya olunduğu söylenebilirse de muktedir bir şairin diğer eserlerinin her halükârda kıymeti haiz olacağı izahtan varestedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa0f41b7-548a-43e0-90e8-d2da94cc7d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Döneminde Stratejik Yönetim-1</image:title>
            <image:caption>Kriz yönetimi, bir şirketin krizi en az kayıpla atlatmasını sağlar. Sayın Tekeoğlu, Koronavirüs günlerinde önemli iş insanları ile söyleşi yaparak kriz yönetimine dair önemli bir sözlü tarih çalışması yapmış oldu. (Abdullah Kiğılı - Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı) 
*** 
Öğrencilere ve iş dünyasına destek olmak üzere hazırlanan bu kıymetli eser, dünyayı derinden etkileyen Covid-19 pandemisinin iş dünyasına etkilerini ve bu iki yılda şirketlerin uyguladığı kriz yönetimi (bize göre endişe yönetimi) yaklaşımlarını anlatıyor. (Mehmet Nane - Pegasus İcra Kurulu Başkanı) 
*** 
Geleceği planlamanın en iyi yolu onu tasarlamaktır. Kriz dönemlerinde en güçlü olanlar değil, değişime ayak uyduranlar hayatta kalmayı başarır. (Mehmet Reis - Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı) 
*** 
Koronavirüs döneminde ekonomi durma noktasına geldi, iş yapma biçimlerimiz değişti. Bu dönemde iş dünyasının önemli temsilcileriyle yapılan bu söyleşiler gelecek nesiller için kalıcı bir kaynak olacak. (Meltem Kurtsan - Otacı ve HerbaFarm Akademi Kurucusu) 
*** 
Sektörlerinde fark yaratmış isimlerin, pandemi dönemi ajandalarının ve ayakta durmayı başarmalarını sağlayan çalışmaların gelecek nesillere taşınacak olması beni çok mutlu etti. (Ömer Taviloğlu – Mudo CEO’su) 
*** 
Pandemi dönemi, iş dünyasının akademik çevrelerle deneyim paylaşımında yeni açılımlar sağladı. Ben de bu değerli çalışmada yer almaktan mesleki haz ve gurur duydum. (Sevdil Yıldırım, Tahsildaroğlu Genel Müdür CEO) 
*** 
Çok değil, daha iki yıl önce yaşadığımız endişe ve sıkıntıları sanki hiç yaşamamış gibiyiz. Geçirdiğimiz zor günlerin daha iyi hatırlanmasını sağlayacak bu söyleşi kitabı çok değerli. (Sinan Öncel – Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı, Twigy Yönetim Kurulu Başkanı) 
*** 
Değerli dostum Nurdan’a perakende sektörü için verdiği tüm emekler ve değerli çalışmaları için teşekkürlerimi sunarım. (Suat Soysal – Soysal Kurucu Başkanı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/830dca02-96af-4864-9c9e-c054ab3eb265.jpg</image:loc>
            <image:title>Mu&apos;nun Çocukları</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıl önce yaşamış bir medeniyetle tanışmaya hazır mısınız? 
Sıradan bir günün sabahında gözünü hiç bilmediği ormanda ve farklı bir çağda açan Ateş, başına geleceklerden habersizdir. Naja Naja’nın ölümcül ısırığı, kurtarıcısı Maju ile tanışmasına vesile olur. 
Dev Kelenken ve ormanın diğer karanlık ruhlu yaratıklarının ürpertici gizeminden korunmanın tek yolu piramide kabul edilmekten geçmektedir. Öte yandan Bilge Vuh, iyileştirici Nu ve diğer bilge karakterlerin gölgesinde kurulan piramitte yaşam hiç de kolay olmayacaktır.  Neyse ki Maju, dostuna hayatta kalmanın yollarını gösterecektir. 
Ateş, yeni yaşamında Yumikato’ya dönüşürken erdemlerle donanır. Aile, dostluk, cesaret ve merhamet gibi değerler sayesinde doğa ile iç içe yaşamın getirdiği zorlukların üstesinden gelmeyi öğrenerek empati ve iletişimin önemini keşfeder. 
Evine ve ailesine dönme planları yapan kahramanımızın bazı şifreleri çözmesi gerekir. Lale görünümlü yanmaz dağ, yedi renkli köprü ve daha birçok gizemli şifreyi, hiç durmayan parçasının sesini dinleyerek aydınlatmaya çalışan Ateş’e eşlik etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0903032-6158-4198-aeb6-d79965633ac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahatla Gönlüm</image:title>
            <image:caption>Japonların yüzyıllardır kırılan porselenleri tamir etmek için kullandıkları bir yöntem var, adına “kintsugi” dedikleri. Kırılan ama muhatabı için hatırası olan porselenler, altın tozlu bir karışımla yapıştırılarak tamir edilir. Tamir edilen bu porselenler, bu sayede eskisinden daha güzel ve kıymetli bir hâle gelir. 
Tıpkı tamir edilen her değerli eşya gibi onarılan her ilişki; bizi, önceki bizden daha ileriye taşır. Huzur bulan, rahatlayan her gönül bizi Allah’a daha çok yakınlaştırır. 
*** 
“Kalbim bir daha atmayacak.” dersin, atar. 
“Bir damla su boğazımdan geçmez.” dersin, geçer. 
“Nefes almayacağım.” dersin, alırsın. 
“O benim ayağımdı, yürüyemem artık.” der, yürürsün. 
Onun için dert etme. Senin her şeye gücü yeten ve kuluna şah damarından daha yakın olan Rabbin var. Rahatla! Gönlünü rahatlat… 
Gönlünü rahatlat ki kendini tanıma yolculuğunda yalnız kalma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b235560b-3dad-407e-a2d2-d6abb9e4af56.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Seni Seviyor</image:title>
            <image:caption>“Ah be Yusuf abi; sen olmasan ben nasıl yeniden başlardım? Bir haftadır intihar etmeyi planlıyordum. Odamda oturup kara kara düşünürken masanın üzerinde duran kitabına ilişti gözüm. 
Sen yaralı gönüllere şifalı bir kaplıcasın. Ben; seninle yeniden başlamadım, adeta yeniden doğdum.” (Okuyucu Yorumu) 
***** 
Yolun sonuna geldiğini düşündüğün bir anda, aslında yolculuğun daha yeni başladığını bilmek… 
“Bittim!” dediğin anda umudun yeniden yeşerdiğini görmek… 
Gecenin sonunda güneşin doğuşuna şahitlik etmek… 
Allah isterse, etrafındaki o kalın duvarları paramparça eder. Allah isterse, Yusuf (as)’u aldığı gibi seni de o karanlık kuyudan söküp alır. Allah isterse, seni temize çıkarır. 
O yormaz, yorgunluğunu alır. Düşürmez, ayağa kaldırır. Bitirmez, yeniden başlatır. 
Çünkü Allah seni seviyor. 
O zaman yeniden başlamak için ne bekliyorsun? 
Haydi tut sana uzanan eli! 
Yeniden başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6166266f-9843-4445-b0e7-81e9dc30d24e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Anlaşma Kartları</image:title>
            <image:caption>48 Kartlık Deste 
 
Don Miguel Ruiz’in efsanevi kitabı Dört Anlaşma’nın kartları olan bu kartlar, kişisel özgürlüğe ve 
hakiki mutluluğa ulaşmak için gerekli basit, ama güçlü davranış kodları sunar. Her bir anlaşmaya karşılık gelen 
on iki kart vardır: (1) Sözcükleriniz Kusursuz Olsun;
(2) Hiçbir Şeyi Kişisel Almayın; 
(3) Varsayımlarda Bulunmayın ve
(4) Her Zaman Elinizden Gelenin En İyisini Yapın. 
Bu kitap özgün benliğinizin farkındalığına ve bilgeliğine yeniden kavuşurken hayatınızı dönüştürmenize 
yardım edecektir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c701b7ec-1a0c-4f1b-af7a-9fd947c35b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkülerden Şah Dizeler</image:title>
            <image:caption>Dolan gözler 
Dolukur dolan gözler 
Bana derler ağlama 
Durmuyor dolan gözler 
Bir türkünün sözleri içinde, bütün bir türküyü taşıyan, o sözlerin bir anlamda belkemiğini oluşturan, şiirsel yükü en fazla olan, diğer bütün dizelerin sanki onu söylemek için söylenmiş olduğu bir-iki dize, bir dörtlük vardır. Diğer dizeler de elbette çok güzeldir ama o dize söylenmemiş olsaydı, türkü değerinden yitirecekti, duygusunu yaşadığımız bir “şah” dizedir, dörtlüktür o. Sesin kendini tamamlaması, çavlanlar çizerek akması o dize olduğu içindir sanki. Halkın yaratıcı dehasının billurlaştığı dizelerdir onlar. Bu kitap, biraz da kendim için hazırladığım binlerce türküden bir kenara not aldığım dizelerden, dörtlüklerden oluşan bir küçücük toplam. Burada sadece 324 türküden yapılan alıntılar var. Bütün kalbimle bir “ırmak şiir” gibi okunmasını dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/948ff259-986f-495a-8e7a-a66dc7509efe.jpg</image:loc>
            <image:title>El-Kâmil’de Selçuklular</image:title>
            <image:caption>Türk, İslâm ve dünya tarihinde önemli rol oynayan Selçuklular hakkında zengin ve güvenilir malumat içeren kaynaklar arasında İbnü’l-Esîr’in el-Kâmil fi’t-Târîh adlı eserinin hiç şüphesiz müstesna bir yeri vardır. Nitekim ünlü müsteşrik Barthold, el-Kâmil’in neşrinden sonra Müslüman Doğu’nun tarihiyle alakalı incelemelerde bulunanların güvenilir kaynağa kavuştuğunu, İbnü’l-Esîr’in o zamanlar pek az görülen bir hassasiyetle malzeme topladığını ve eserinin basit bir vekayinameden ibaret olmadığını kaydetmektedir. 
Nakillerinin sağlamlığıyla tanınan İbnü’l-Esîr, kendisine Ortaçağ’ın en güvenilir tarihçilerinden biri olma vasfını kazandıran el-Kâmil fi’t-Târîh’te Selçuklu Ailesi’nin menşei, tarih sahnesine çıkışları, Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşundan yıkılışına vuku bulan olaylar, taht kavgaları, Haçlı Seferleri, Haçlılar ve Bâtınîlerle yapılan mücadeleler, kıtlıklar, yangınlar, mezhep çatışmaları, isyan ve karışıklıklar, depremler, medreseler, müderrisler ve meşhur simaların kısa biyografileri hakkında, başta Selçuklu hanedanı mensuplarından alınan bilgilerden derlenen Meliknâme olmak üzere birinci elden kaynaklara, resmî vesikalara, halife ve sultanların menşûrlarına, önemli makam ve mevkilerde bulunmuş devlet adamları ve tüccarlardan aldığı şifahî bilgilere istinaden güvenilir bilgiler sunmaktadır. 
Tarihte oynadıkları rol itibarıyla Büyük Selçuklu İmparatorluğu’ndan sonra ikinci sırada bugün üzerinde yaşadığımız Anadolu topraklarında kurulan ve 1075 (ya da 1080-1081)-1308 yılları arasında hüküm süren ve Anadolu’yu Türkiye (Türklerle meskûn bölge) yaparak 233 yıl boyunca bu topraklarda hâkimiyet kuran Türkiye Selçukluları (Selâcika-i Rûm) yer almaktadır. İbnü’l-Esîr el-Kâmil’de Selçukluların bu koluyla ilgili olarak 628 (1231) yılına kadar vuku bulan siyasî ve içtimaî olaylar konusunda birçok malumat aktarmaktadır. Ayrıca Kirman Selçukluları (1048-1187), Suriye Selçukluları (1079-1117) ve Irak Selçukluları (1118-1194) hakkında da birinci elden kaynaklara, arşiv belgelerine, tevkî, menşûr ve ahidnâmelere, umumî tarihlere, tabakat ve terâcim-i ahvâl kitaplarına, şehir ve bölge tarihlerine dayanarak oldukça ayrıntılı bilgi verir. 
el-Kâmil fi’t-Tarih, Selçuklu tarihiyle ilgilenen araştırmacı ve tarihçilerin asla müstağnî kalamayacakları eşsiz bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a8ece3-f3e4-437c-8a27-421e39eba940.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Çeşmeleri</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Roman Ödülü
Nebula En İyi Roman Ödülü
“Arthur C. Clarke zamanımızın gerçek dehalarından biri.” –Ray Bradbury
“TARİHTE İLK KEZ, CENNETE GİDEN BİR MERDİVENİMİZ OLACAK – BİR YILDIZ KÖPRÜSÜ.”
Arthur C. Clarke, bilimi edebiyatla eşsizce birleştiren, bilimkurgunun üç büyük ustasından biri. Cennetin Çeşmeleri ise bilimin popüler “uzay asansörü” fikrini, kurgusal bir tarihin merceğinden insanın gelişime duyduğu tutkuyla harmanlayarak ele alan bir şaheser.
22. yüzyılda her türlü teknolojik ilerleme gerçekleşmiş ama uzaya erişimde verimsiz ve çevreyi kirleten roketlerin ötesine geçilememiştir. Vannevar Morgan’ın hayali ise tüm zamanların en büyük mühendislik harikasını –36 bin kilometre yüksekliğindeki bir asansörü– kullanarak Dünya’yı yıldızlara bağlamaktır.
Fakat Morgan’ın sayısız teknik, politik ve ekonomik sorunun üstesinden gelmesi ve Tanrı’nın gazabını dindirmesi gerekiyordur çünkü Yörünge Kulesi’ne uygun tek yer ekvatordaki Kutsal Sri Kanda Dağı’nın tepesidir.
Tam iki bin yıldır ölümlülerin ihtişamından korunan Sri Kanda’yı Morgan fethedebilecek midir? Yoksa buna kalkışan tüm kral ve prensler gibi ölümüne mi koşmaktadır?
Cennetin Çeşmeleri, hem tanrılara hem de evrenin kanunlarına karşı verilen bir mücadele.
Yazarın sunuşu ve sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd78f888-4f07-4534-bcc5-ffd6aca87e59.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaşımız Viktor Hugo</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo’yu kısaca nasıl tanıtmalı?
Fransız edebiyatı kadar evrensel edebiyatın da önde gelen temsilcilerinden biri olan Hugo, her şeyden önce ve kelimenin de en soylu anlamıyla, bir “halk yazarı” oldu. Yaşamı ve sanatı, 19. Yüzyıl Fransası’ndaki büyük altüst oluşların darbeleriyle yoğruldu. Bir edebi okulun, Romantizmin yürüyüşünde devrim yaptı, ilerici ve demokrat kimliğiyle eserler verdi. Şiir, roman, tiyatro başta olmak üzere, edebiyatın hemen her türünde dehasını ortaya koydu. Onların içinde sadece birini, Sefiller’i hatırlatmak yetmez.
Okumadan edemeyeceğimiz bir yazardır Hugo! Geçmişten geleceğe doğru bir akışın içinde, kötüye karşı iyinin, haksıza karşı haklının, ezene karşı ezilenin, karanlığa karşı aydınlığın, yanında yer aldı. “Daha insanca bir dünya’nın kurulabileceğine inanıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/513fc858-9ef1-4eb0-96db-c611b534baca.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 7. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alt seviyelerde büyük bir yangın çıkmıştı. Bunu fırsat bilerek uygulamaya konulan plan sonunda nereye varacaktı? 
 
Mitsu’nun hikâyesi bu ciltle tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f4af59-e1fd-4843-865b-8c663c143978.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı</image:title>
            <image:caption>Biz burada iyiyiz’le başlayan üçlemenin son kitabı: yabancı. Askeri darbe teşebbüsünün ardından birkaç günlüğüne gitmeye karar verdikleri yurtdışından dönemeyen üç kadın arkadaşın hikâyesi. 
 
Dunya, Tuba ve Suna’nın Cihangir’de başlayan yolculuğu, önce Portekiz’e, oradan Hindistan’a ve Berlin’e uzanıyor. Tuba ve Dunya’nın birlikte hazırladıkları bir haber dosyasına, evleri basılarak el konulduktan sonra bir daha evlerine dönemeyeceklerini anlayan üç kadının her biri kendine yeni bir yaşam yolu çiziyor. Roman boyunca sesini daha çok duyduğumuz Dunya’nın Berlin günleri, 1980 Darbesi’nin ardından annesiyle birlikte bu şehre göç ettiği zamanlara ait anıların yeniden ve farklı bir biçimde ortaya çıkmasına sebep oluyor. Altuğ; gazeteci ve yazarların içine düştüğü durumları, sürgün yaşamını, ırkçı tavrın yıkımını, queer kimliğin maruz kaldığı şiddeti ve dostluğun gücünü tarih için bir günlük kaydederek anlatıyor romanında. 
 
Dışarıda bırakılanların romanı yabancı, Barbaros Altuğ’un sekiz sene aradan sonra Türkçe yayımlanacak ilk kitabı. 
 
“Bir dilin anıları, koku anısına benziyor; bir sözcük duyunca çocukluğuna, güvende hissettiğin yerlere dönüyorsun. Çocuklukta konuştuğun dilde konuşacak biri yoksa? Ya kendi kendine konuşursun ya da benim yaptığım gibi kendi kendine yazarsın. Benim dedem de muhtemelen kendi kendine konuşuyordu, ben şimdi kimseye söyleyemediklerimi yazıyorum. İçimizdeki karanlık ve aydınlık tarihi hatlar kendi içimize yaptığımız kazıyla çıkıyor ortaya, öyle umuyorum, varlığının farkında bile olmadığım hücrelerden, kendi varoluşumu anlamlandırmaya çalışmak. Belki de beyhude bir çaba, belki asla bulamayacağım bir yanıt.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0f46cb3-bf3e-42be-9cb4-79d1123cfd23.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar ve İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeyi zaten biliyorsunuz. Bu vapurların en az biriyle ilgili güzel bir hikâyeniz de var. Ama hangisiyle ilgili olduğunu hatırlamıyorsunuz. Belki de unutmak için yaşadınız. Bu muazzam döngüde, bir düz çizgi bile çekemediniz. 
 
İlker Aslan’ın ikinci öykü toplamı: İnsanlar ve İnsanlar. Aslan, ilk öykü kitabı Bir İntihar Üstüne Söylenti’de oynadığı oyunları yeni öykülerinde de sürdürüyor, daha görünür kılıyor. 
 
İnsanlar ve İnsanlar, aynı zamanda Aykırı Seyir’in yayımlanan ilk kitabı. 
 
“Değişen şeylerden bahsedelim. Yatay ve dikey yönde değişen şeylerden. Mesela kendimizden. İnandıklarımızdan. Sarıldıklarımızdan. Unuttuklarımızdan. Hiç hatırlamadıklarımızdan. Vazgeçtiklerimizden. Ne zaman vazgeçtik? Her şey olabileceğimizi sandığımız o zamandan hiçbir şey olamadığımız zamanlara ne zaman geçtik? Kendimizi kandırmaktan bahsedelim. Biraz da başkalarını kandırmaktan. Her yıl nasıl da yeniden yeniden değiştiğimizden. Tanıdığımız her yeni insanın bizi nasıl da değiştirdiğinden işte. Yılların nasıl da bu kadar çabuk geçtiğinden. Kördüğüm hâline getirdiğimiz ilişkilerimizden. Sustuklarımız ve susmamız gereken yerde gevezelik ettiğimiz anlardan bahsedelim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/829f372c-5dce-453e-b652-31d56be9df0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bil Bakalım Kartları - Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>50 adet kart ve 500&apos;e yakın sorudan oluşan Bil Bakalım Kartları Dinozorlar ile dünyamızın tarih öncesinde yaşayan inanılmaz sakinleri ile tanışacaksınız. Çoktan seçmeli, doğru-yanlış, ben kimim şeklinde hazırlanan soruların yanıtlarını da içeren kartlar ile fosiller, dişler, alışkanlıklar, kuyruklar, türler gibi pek çok konuda çok özel bilgiler minik meraklılar ile buluşmayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a954d762-9fa7-4236-bcf1-14c4609c71f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?</image:title>
            <image:caption>Farklı farklı duygular, az veya çok hepimizde varlar. Peki acaba bu tuhaf yaratıklar bizim onları hissetmediğimiz mesai saatleri dışında ne yapıyorlar? 
 
Hangi duygu yükseklere tırmanıyor, hangisi yerin altına saklanıyor, hangisi bir baloncuğun içinde yaşıyor ve hangisi salyangozlara yardım ediyor? Kaygı, tam olarak neden çekiniyor? Güvenin kurduğu köprüden kimler kimler geçiyor? 
 
25 dile çevrilen bu şairane kitap, içimizdeki duygulara bakmak, onları tanımak ve ailecek onlar hakkında sohbet etmek için harika bir davet. 
 
Duygularımıza dair hem tatlı hem manidar gerçekler Oziewicz’nin şairane dili, Zając’ın muzip çizimleriyle birleşiyor; hoş detayları ve düşündüren metaforlarıyla her yaştan bizleri kendi içimizde yolculuğa çıkarıyor. Cevapları ararken çocukları kendi duygularıyla tanıştırıyor, hissetme ilhamı veriyor; duyguları yargılamadan sunarak onlar hakkında konuşmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d2c007c-b3ae-4e1b-9122-be5592643631.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?</image:title>
            <image:caption>Herkes bilinçaltından ve bilinçaltındaki kodlarımızdan bahsederken asıl soru “Bilinçaltımızı nasıl dönüştürürüz?” olmalıydı! Kuantum evreninde bizi bekleyen sınırsız olasılıkları elde etmek için de bir rehber gerekliydi. Bu kitap işte bu sebeplerle yazıldı.
Serpil Ciritci “Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?” kitabında, geçmişimizden sürüklediğimiz yükleri atarak hafiflememiz ve kolayca yuvaya dönebilmemiz için bizlere rehberlik ediyor.
“Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?” kitabının içindeki uygulama, soru ve kuantum düşünce teknikleriyle bilinçaltınızdaki negatif duygu ve inançlarınıza nokta atışıyla ulaşacak ve onları kolayca dönüştürebileceksiniz.
Sağlığınız, parasal durumunuz ve ilişkilerinizi pozitif yönde değiştirerek kendiniz için yepyeni bir gelecek inşa edeceksiniz.
Bırakın her şey değişsin.
Yeniye izin verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0846cc7-dfe3-4dce-8ff0-ce3aef484455.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunay Katilleri</image:title>
            <image:caption>Kazara Zenginleşen Amerikan Yerlileri, Planlı Bir Şekilde Katledilen Düzinelerce İnsan ve Petrole Karışan Kan 
 
Yaşam alanı azar azar küçültülen Osage halkı 1920’lerde büyük bir servete kavuştu. Kendilerine bırakılan toprakların altında petrol keşfedilmişti. Artık lüks otomobillerle geziyor, malikâneler inşa ediyor ve çocuklarını eğitim için Avrupa’ya gönderiyorlardı. Derken birileri Osage’leri teker teker öldürmeye başladı. Tüm bu cinayet ağının merkezindeyse Mollie Burkhart ve ailesi vardı. Mollie’nin kız kardeşinin öldürülmesiyle başlayan cinayetler zincirinde akrabaları vuruldu ve zehirlendi.  
 
Birçok özel dedektifin çözmeye çalıştığı bu kördüğümün nereye kadar gittiğini ortaya çıkarmaksa o dönem yeni kurulan FBI’ın sorumluluğuna düştü. FBI’ın efsanevi direktörü J. Edgar Hoover’ın eski Teksas Korucusu Tom White’ın yardımını istediği soruşturma hem Amerika’nın en tartışmalı devlet kurumunun ülkedeki yerini sağlamlaştıracak hem de soğukkanlılıkla yürütülen kanlı bir komployu ortaya çıkaracaktı. David Grann’in, soruşturma belgeleri, birinci ağızdan tarihi kayıtlar, verilen ifadeler ve edinilen yeni kanıtları yıllarca inceleyerek kaleme aldığı, Martin Scorsese tarafından sinemaya da uyarlanan Dolunay Katilleri hakiki bir Vahşi Batı kâbusu, petrol kadar kara bir polisiye anlatısı. 
 
“Rahatsız edici ve sürükleyici... Grann aynı zamanda gerçek olan çok katmanlı, leziz hikâyeler yazmakta usta olduğunu kanıtlıyor... Ruhunuzu yakıp geçecek.” –Dave Eggers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ee700e-9a86-4a14-a779-23a73bbc1a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçinin Savaşı</image:title>
            <image:caption>DÜŞMANLARLA DOLU BİR ORMAN
KİŞİLİKLERİ TABAN TABANA ZIT İKİ ASKER
ZORLUKLARLA SINANAN BEKLENMEDİK BİR DOSTLUK
Craig’in hayatta istediği tek bir şey vardı: Meşhur Altın Muhafızlar’a katılmak. İki yıl boyunca Kuzey’in cehennem sıcaklarında savaşmış, Prens Baldair’in gözdesi Raylynn Westwind’den aldığı eğitime hiç şikâyet etmeden bütün benliğini vermişti. Şimdiyse onu hayallerine ulaştırabilecek özel bir görevi yerine getirme şansı geçmişti eline. Hiçbir şey yoluna çıkamazdı artık. Hele de çaylağın teki, hiç.
Daniel basit şeyler isteyen, kendi hâlinde bir adamdı. Tek arzusu askerlikten yüklü para kazanıp müstakbel karısıyla güzel bir hayat kurabilmekti. Craig’le aynı göreve verilene kadar, üstlerinin onun kılıç becerilerini fark ettiğinden bile habersizdi.
Görevleri, cephenin ön saflarına son derece önemli bir mektup ulaştırmaktı ama kişilik çatışmalarının devreye girmesiyle işler tuhaflaşacak, kendilerini zor bir durumun içinde bulacaklardı. Üstelik ölümle karşı karşıyayken birbirlerinden başka güvenebilecekleri kimse yoktu.
“Son sayfayı az önce okudum ve şimdi Hava Uyanıyor serisine bir kez daha dalmak istiyorum.” —Silvia
“Bu kitaba bayıldım! Daniel ve Craig’in hikâyesi acayip ilgi çekici ve komik.” —Tilly
“Çiftçinin Savaşı’nı bu kadar sevmeyi beklemiyordum ama elimden bırakamadım. Elise Kova bu kitapta hikâye anlatıcılığı ve dünya kurma konusundaki becerilerini gözler önüne sermiş.” —Jess Lammers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7cf614d-27bc-4e0a-a68a-df51d6141b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçinin Savaşı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DÜŞMANLARLA DOLU BİR ORMAN 
KİŞİLİKLERİ TABAN TABANA ZIT İKİ ASKER 
ZORLUKLARLA SINANAN BEKLENMEDİK BİR DOSTLUK 
 
Craig’in hayatta istediği tek bir şey vardı: Meşhur Altın Muhafızlar’a katılmak. İki yıl boyunca Kuzey’in cehennem sıcaklarında savaşmış, Prens Baldair’in gözdesi Raylynn Westwind’den aldığı eğitime hiç şikâyet etmeden bütün benliğini vermişti. Şimdiyse onu hayallerine ulaştırabilecek özel bir görevi yerine getirme şansı geçmişti eline. Hiçbir şey yoluna çıkamazdı artık. Hele de çaylağın teki, hiç. 
 
Daniel basit şeyler isteyen, kendi hâlinde bir adamdı. Tek arzusu askerlikten yüklü para kazanıp müstakbel karısıyla güzel bir hayat kurabilmekti. Craig’le aynı göreve verilene kadar, üstlerinin onun kılıç becerilerini fark ettiğinden bile habersizdi. 
 
Görevleri, cephenin ön saflarına son derece önemli bir mektup ulaştırmaktı ama kişilik çatışmalarının devreye girmesiyle işler tuhaflaşacak, kendilerini zor bir durumun içinde bulacaklardı. Üstelik ölümle karşı karşıyayken birbirlerinden başka güvenebilecekleri kimse yoktu. 
 
“Son sayfayı az önce okudum ve şimdi Hava Uyanıyor serisine bir kez daha dalmak istiyorum.” —Silvia 
 
“Bu kitaba bayıldım! Daniel ve Craig’in hikâyesi acayip ilgi çekici ve komik.” —Tilly 
  “Çiftçinin Savaşı’nı bu kadar sevmeyi beklemiyordum ama elimden bırakamadım. Elise Kova bu kitapta hikâye anlatıcılığı ve dünya kurma konusundaki becerilerini gözler önüne sermiş.” —Jess Lammers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b41d02-c7e1-4c41-826f-2874e6203ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Acısı (Weltschmerz)</image:title>
            <image:caption>Dünya Acısı (Weltschmerz), on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Alman felsefesine egemen olan kötümserliğe dair bir çalışmadır. Kötümserlik, esasen hayatın yaşamaya değmediği teorisiydi. Bu teori, felsefesi 1860’larda çok moda olan Schopenhauer tarafından Alman felsefesine tanıtıldı. Frederick C. Beiser, Almanya’da felsefenin gündemini bilimlerin mantığından uzaklaştıran ve yaşamın değerinin incelenmesine doğru değiştiren Schopenhauer’in kötümserliğinden doğan yoğun ve uzun tartışmayı irdeliyor. Kötümserliğin başlıca savunucularını (Philipp Mainländer, Eduard von Hartmann ve Julius Bahnsen) ve başlıca eleştirmenlerini, özellikle Eugen Dühring ve Yeni-Kantçıları ele alıyor.  
 
Yüzyılın ikinci yarısının kötümserlik tartışması, ikincil literatürde büyük ölçüde göz ardı edilmiştir ve bu kitap, 1880’lerden bu yana, onu yeniden incelemeye ve ortaya attığı önemli felsefi sorunları analiz etmeye yönelik ilk girişimdir. Tartışma, hepsinin en temel felsefi sorunuyla ilgiliydi: Hayatın yaşamaya değer olup olmadığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a5d32a-fc76-4f1b-bcfc-29e08b1dc9c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzü Çocukları -2 Atlar Vadisi</image:title>
            <image:caption>Ayla, gülmeyi ve ağlamayı bildiği için, onların bilmediği duygular yaşadığı için, erkekler gibi avlandığı için lanetlenir ve klandan kovulur. Iza ona “Kuzeye git, insanlarını bul” demişti. Ayla, kendi türünden insanları bulmak için sonsuz bozkırlarda uzun bir yolculuğa çıkar. 
Sonbaharın sonlarında, kışın hayatta kalmak istediği bir vadi bulana kadar yolculuk yapar. Kışa hazırlanmak için beklenmedik fırsatlar sunan uçsuz bucaksız vadide durur ve yerleşir. Yaban hayatıyla, hastalıklarla savaşır, gizemli güçleri gözetir. Giderek daha yetenekli bir avcı ve şifacı olur. Vadisinde bir sürü at vardır ve bir tanesini yakalamaya karar verir. Vadide kısrağı Vihii ve mağara aslanı Bebek’le yalnızdır. Halkını aramak ister ama aynı zamanda onlarla karşılaşmaktan da korkar. Sonunda Ayla maceracı Condalar’la dramatik bir biçimde tanışır. Kendisi gibi sarışın ve mavi gözlü olan adama âşık olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c7d3945-33b6-4791-b4dd-29ffbe7c0550.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Borsa Spekülatörünün Anıları</image:title>
            <image:caption>1922 yılında finans dünyasına dair kurgu eserleriyle tanınan ekonomi muhabiri Edwin Lefèvre’nin, Wall Street’in gelmiş geçmiş en büyük hisse senedi spekülatörlerinden biri Jesse Livermore’un unutulmaz hayat hikâyesinden yola çıkarak kaleme aldığı Bir Borsa Spekülatörünün Anıları başlıklı yazılar, okurun hayal gücünü cezbetti ve bir yıl sonra aynı başlıkla kitap haline getirildi. Kısa süre içerisinde de en çok satan yatırım kitapları içinde yerini aldı.
Finans basını bu yapıtı, yazılmış en önemli yatırım kitaplarından biri olarak selamlamayı ve yatırım devleri de göklere çıkarmayı sürdürüyor. Lefèvre ve Livermore’un anlattığı dersler, dönem ve piyasa koşullarından bağımsız olarak varlığını ve önemini koruyor.
Artık bir yatırım klasiği kabul edilen Bir Borsa Spekülatörünün Anıları, Türkçede ilk kez eksiksiz ve klasik illüstrasyonlarıyla okurla buluşuyor ve bu güçlü hikâye daha da çarpıcı hale geliyor.
“Çiçeği burnunda ya da deneyimli her yatırımcının okuması gereken bir klasik. Bir Borsa Spekülatörünün Anıları sizi büyük kazananlar sütununa taşıyabilecek kendi sağlam yatırım kurallarınızı yaratmaya başlamanız için yardımcı olacak.”
—William O’Neil
“Lefèvre’nin pratik zekâ dolu anlatımında bulunacak eşsiz zevk, piyasalardaki borsa hayranlarını bu kitaba çekiyor.”
—Roger Lowenstein
“Bence Bir Borsa Spekülatörünün Anıları 21. yüzyılın sonunda bile en başarılı finans kitapları arasındaki yerini koruyacak.”
—Jack D. Schwager</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/877ad704-e528-4fc9-8ccd-b47424d1afc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzü Çocukları -3 Mamut Avcıları</image:title>
            <image:caption>Vadide Ayla ve Condalar her şeyi paylaştı. Çakmaktaşı yonttular, ateşi yaktılar, rengeyiği ve kuş avladılar, barınaklar ve tekneler inşa ettiler. İçlerinde rahatsız edici ve bilinmeyen bir duyguya yol açan bir beden ve zihin yakınlığı içinde yaşardılar. 
Bir süre sonra, güzel, kendine güvenen Ayla, Atlar Vadisini terk eder ve Condalar’la uzun bir yolculuğa çıkar. Yolculukları sırasında onları konukseverlikle karşılayan mamut avcıları Mamutoylar, ata binmeyi ve kurdu evcilleştirmeyi bilen bu mavi gözlü sarışın çiftin karşısında hayrete düşer. İçlerinden heykeltıraş Ranek, Ayla’dan etkilenir. Ayla, Mamutoylar arasında hangi yaşam deneyimlerini kazanacak? Condalar’la ilişkisi nasıl gelişecek ve hayatına giren yeni adam Ranek nasıl bir rol oynayacak? Ayla ve Condalar’ın aşkı zorlu bir sınavdan mı geçiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a41d63-0d2c-4499-80ba-d308dfae84e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertil ve Brindil</image:title>
            <image:caption>Bertil, kıvırcık saçlı ve kocaman gözlüklü küçük bir kızdır. Brindil ise onun turuncu tüylü, afacan mı afacan kedisi! 
Bir gün bu iki arkadaş birbirlerini kaybedince sürprizlerle dolu şehirde arayış başlıyor. Bertil, Brindil’i; Brindil ise Bertil’i ararken bakmadıkları yer kalmıyor! 
Görselleri çeşitli detaylarla süslü, çift taraflı bu kitapta, minik okurlar iki farklı maceranın ortak heyecanını yaşayacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cdef3b7-053a-4ce3-8852-8531b9e5600f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadrianus</image:title>
            <image:caption>MS 117-138 yılları arasında hüküm süren Hadrianus, Roma İmparatorluğunun en fazla tahtta kalmış imparatorlarındandır. Yönetimi boyunca pek çok reform yapmıştır. Eyaletlerin vergi yükünü hafifleterek, bazı borçlarını silerek ve kentlere çeşitli yardımlarda bulunarak onların refaha ulaşmasını sağlamıştır. Orduya ve askerlerin eğitimine özel bir önem göstermiş, askerlerin yaşam şekillerini bile bizzat gözlemleyip disipline etmiştir. Pek çok yerde binalar yaptırmış ve onarmıştır. Bunlardan en dikkat çekenleri Atina’da tamamlattığı Olympieion tapınağı, Roma’da bir köprü, Tiber nehrine bitişik bir mezar ve Bona Dea tapınağıdır. 
 
Hadrianus bütün imparatorların en kültürlüsüydü. Edebiyata ve sanata düşkündü. Düzyazı ve şiirler yazdı, heykelcilikle ve resimle uğraştı. Lir çalıp şarkı söylerdi. Aritmetik ve geometriye meraklıydı. Kehanet türleri de merakları arasındaydı. Öngörülü, yüce gönüllü, zeki, insancıl, meraklı, hırslı ve kıskanç bir kişiliği vardı. Çok nüktedandı. Hafızası güçlüydü, yetenekleri sınırsızdı. Aynı anda hem sert hem dost canlısı, hem ağırbaşlı hem neşeli, hem ağırkanlı hem tez canlı, hem eli sıkı hem cömert, hem ikiyüzlü hem dürüst, hem acımasız hem merhametli biri olabiliyordu. 
 
Bu kitap, Hadrianus hakkında elimizdeki başlıca iki kaynak Cassius Dion’un ve Historia Augusta’nın ilgili bölümlerinin çevirilerini birarada vererek okuyucuya her iki eseri birbirleriyle karşılaştırma olanağı vermekte ve Türkiye’deki Antikçağ araştırmaları için önemli bir kaynak aracını istifadeye sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14d91bda-98b5-4bd3-b9fc-bc4bd65f7f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Haber Yok</image:title>
            <image:caption>Görmeyi bilene, haber her yerde! Ümit Mutlu&apos;nun gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı Bugün Haber Yok, gizemli bir konuyu açıklığa kavuştururken gazeteciliğin ABC&apos;sini çocuklar için mercek altına alan, merak uyandırıcı bir öykü.   Okurları salt izleyici/seyirci/dinleyici/okuyucu olmaktan kurtarıp kendi haberlerini “yaratmaya” yüreklendiren kitap, aynı zamanda gazeteciliğin temel kavramları ve haber yazma teknikleri hakkında örnekler eşliğinde hap bilgiler de paylaşıyor.   Anlatısında bakmakla görmek arasındaki ince çizgiye de değinen yazar; gündelik hayatta karşılaştığımız kişilerin ya da yaşadığımız olayların ardında saklı “hikâyecikler” üstüne düşünmeye ve etrafımıza çok daha dikkatli şekilde bakmaya davet ediyor.   Haber yoksa, biz yaratırız! Metin, önüne konan boş kâğıdı görünce afalladı. Yirmi senelik meslek hayatında ilk kez, sunabileceği tek bir haber bile yoktu. Koca ülke sanki bir gün boyunca uyumuştu! Elbette gerçekten öyle olsa, sansasyonel bir haber çıkardı ortaya; ama ne yazık ki o gün için haber değeri taşıyan tek bir olay bile yaşanmamıştı. Peki, bu ilk kez mi oluyordu? Acaba herhangi bir kayıt var mıydı arşivlerde? Yeğeni Hilâl ve onun arkadaşı Ahmet de şaşkındı bu işe. Yoksa haberler bitmiş miydi? Belki de kolları sıvayıp bu duruma el atmaları gerekiyordu...   Gizemini son sayfasına kadar koruyan bu ilginç öykü, “Madem hiçbir şey olmuyor, o zaman biz yaratalım,” anlayışıyla harekete geçen insanların, haberi yeniden keşfediş coşkusuna ortak ediyor okurları. Geleceğin habercilerini ufak ufak mesleğe ısındırmak gayesiyle kitap sayfalarından sanal dünyaya da uzanan Bugün Haber Yok, çocukların bugunhaberyok@gmail.com adresine gönderecekleri haber metinlerini ve fotoğrafları boslukpostasi.blogspot.com adlı web gazetesinde yayınlama sözü vererek küçük habercileri iş başına çağırıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990eaa25-9d61-4284-8c29-46cbab4e5b42.jpg</image:loc>
            <image:title>Messi - Futbolun Süper Yıldızları</image:title>
            <image:caption>Daha beş yaşındayken futbol kulübüne katıldı. Çok ufak tefek olduğu için ona « Bücür » deniyordu ama o aldırmadan futbol oynamaya devam etti. Bu kitapta, Messi’yi akıl almaz bir oyuncu yapan özelliklerin neler olduğunu bulacaksınız. Messi’nin hayatındaki komik ve ilginç detayları da öğreneceksiniz. Ve bu bilgilerle arkadaşlarınızı etkileyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2188b90d-309c-4957-96c2-e80f076337a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mbappe - Futbolun Süper Yıldızları</image:title>
            <image:caption>Kylian Mbappé, Paris’in arka sokaklarında futbol oynamaya başladı. Öyle iyi oynuyordu ki kısa sürede 2018 Dünya Kupası Finali’ne kadar yükseldi. Henüz 19 yaşındayken dünya çapında tanınmış bir futbolcu hâline geldi. Mbappé’nin çocukluğunu, yükselişini ve onunla ilgili eğlenceli detayları bu kitapta bulacaksınız. Öğreneceğiniz bilgilerle arkadaşlarınızı etkileyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b045802f-2753-4aa1-934c-407434434852.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Bir Seyahattir</image:title>
            <image:caption>Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir. 
 
Seyahat, sadece keyif getirmiyor. Ufkunuzu genişletiyor, sizi zenginleştiriyor. Aynı zamanda kişisel dönüşümünüzü de tetikliyor. 
Mehmet Öğütçü, diplomat, işadamı, yazar, stratejist ve seyyah olmayı aynı anda başarmış nadir bir şahsiyet. 
130 ülkeyi gezdikten, kimilerinde yaşayıp çalıştıktan sonra hayata ve insanlara ilişkin kendi bakış açısı değişmiş. Gözlem, deneyim ve tavsiyelerini okuyucuları ile cömertçe paylaşıyor bu kitabında. 
Neler mi anlatıyor? İşte anlattığı çarpıcı hikâyelerden sadece birkaçı: 
 
• Kızalım mı Fransızlara, Yoksa Kıskanalım mı? 
• Altın Üçgeni’nde Seks Ekonomisi 
• Kudüs ve Yahudilerin Gücü 
• Bizim Turancı Macarlar 
• Balıklıova’daki Norveçli Denizciler 
• Özbekistan: Orta Asya Medeniyetinin Kalbi 
• İtalya’nın Neresindensiniz? 
• Köhne Amerika 
• Meksika’nın Ölüler Günü 
• Demokrasi, Kadınlar, Casuslar ve Seyahat 
• Ölmeden Önce Göreceğim Yerler 
 
Kitabı bitirmeden yerinizden kalkmak, uykuya dalmak, işe gitmek, tatilde denize girmek istemeyeceksiniz. Dahası, belki de “Yaşam bir seyahattir!” felsefesi hayata dair bakış açınızı kökten değiştirecek, seyahatten daha fazla tat alma arzunuz, iştahınız artacak. Kazanımlarınızı sevdiklerinize de yansıtacak ve bu felsefeye sıkı sıkıya sarılıp kendinizi özgürleştirme çabanızı güçlendireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e12717-5d79-440d-aa0c-bd232c23011e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rizespor Maç Hikâyeleri</image:title>
            <image:caption>Hakeme tekme attığı için tutuklanan futbolcu, aniden yaşamını yitiren teknik direktör; doğal afetlerden sonra yaşanan en büyük trajedi, farklı stadyumlarda sahaya çıkan iki rakip takım, kalecisiz kalınan maç, şike iddiaları, hükmen alınan galibiyetler ve yenilgiler, küme düşürülme, sarı kart cezalısı futbolcunun oynatılması, silinen goller ve puanlar, 12 gollük rekor... Araştırmacı Mehmet Tahsin Tansu, titizlikle hazırlanan bu arşiv çalışmasıyla Rizespor’un futbol tarihine ışık tutuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ce014b-5a75-47a8-b06a-2136e4e60b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Madencinin Ortanca Kızı</image:title>
            <image:caption>Evrende çocuk halinle karşilaştiğini hayal et… 
Yapamadiklarini, hatalarini, utançlarini, hayal kirikliklarini düşün… 
O çocuğu tekrar büyütebilmek istesen bu sefer nasil bir yol izlerdin? Yine ayni yolu izlemem diyebilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa867e1-8998-4c16-b2f5-4565a2f96f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Yansıma</image:title>
            <image:caption>Tüm dünya değişirken kalbin ve zihnin derinliklerinde açılan; kimsenin girmeye cesaret edemediği o kuytu köşede hiçbir şey değişmezken yaşamak mümkün mü? Dönüşümün salt kendinde, yalnızlığında ve hatta kesif umarsızlığında olduğunu bilen bir kadının, aklın sınırlarını zorlayan mücadelesi, aslında tüm dünyanın seyrine de yepyeni bir yorum getiriyor. Kendini anlatmanın en doğal yollarından biri olan yazmayı seçen kadın, geleceğin herhangi bir açığından içeri girerek tüm hayatları da kendisiyle birlikte değiştireceğini hiç bilmiyor. 
           Hikâyelerin her birinde; farklı dönüşümlerle birbirine tutsak ve birbiriyle kesişmeye yazgılı insanlar, yanı başımızdan gelip geçerken durup bakmamız için bir şeyler söylüyorlar. Bunları duymanın bile cesaret istediği yerde, yazar her şeyi, olanca gerçekliğiyle okurun avuçlarına bırakıyor. Şu an, tam da şimdi dönüşmeye cesaret edemeyenlerin, yaşamın ironik yüzüyle karşılaştıklarında bunu olağan bir kendiliğindenlikle yapmak zorunda kaldıklarını anlatan bu kitapta, herkesin kendi yarasından bir dönüşüm hikâyesi gizli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b13b4f2e-8a28-496f-a262-4a8524626ab6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus / Bir Hayalperestin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hayat denen bu yolculukta bize yol gösteren kalbimizin sesidir. Hedeflerimize ulaşmak için sadece harekete geçmekle kalmamamız, aynı zamanda hayal kurmamız gerekir! Sadece planlamakla kalmamalı, aynı zamanda inanmalıyız! Yunus cesaretin, kendi korkularımızla, kendi sınırlarımızla mücadele etmenin hikayesi. 
 
 
 
Bize hayatın gözle göründüğünden daha fazlası 
  olduğunu gösteren, onu ancak kendi kurallarımıza uyarsak keşfedebileceğimizi hatırlatıyor bu kitap. Dünyanın çok sık unutulan gizemlerini ortaya çıkaran bir umut hikayesi sunuyor. Hayallerinizi takip edin, içinizdeki sesi dinleyin ve Daniel Dolphin&apos;in sizi harikalarla dolu bir yolculuğa çıkarmasına izin verin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094a6c4d-866d-44b8-92d1-12665c2a248f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorap Gonzo</image:title>
            <image:caption>Çorap Gonzo’nun rengârenk harika çizgileri vardı. 
 
Çorap çekmecesinde diğer çoraplarla birlikte yaşardı. 
 
Fakat bir gün tekini bulamadı Gonzo. 
 
Kim teki kaybolmuş bir çorabı giyer ki? 
  Sizce Gonzo kendine yeni bir takım arkadaşı bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0635fe2-100f-4700-8532-63d9f256aca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Müze Sokağı Cinayeti / Macera Geçidi 21</image:title>
            <image:caption>KENDİ MACERANIZI YAŞAYIN! 
 
             Bu macerada, Ünlü bir dedektifsiniz. Sabaha karşı aldığınız bir çağrıyla Müze Sokağı’na yöneliyor ve bir cesetle karşılaşıyorsunuz. Öldürülen, müzenin müdürüdür. Uluslararası bir çete, Hititlerin Kutsal Kenti Nerik’teki hazinenin peşindedir. Bu amaçla cinayetler işlemekten çekinmemektedir. Bir dedektif olarak göreviniz, bu acımasız çeteyi durdurmak ve Nerik hazinesinin yurt dışına kaçırılmasını engellemektir. 
           Bunu da ancak kitaptaki karar anlarında, yapacağınız doğru seçimlerle başarabilirsiniz. Çünkü bu macerada  tam on beş farklı son var… Vereceğiniz doğru kararlar sizi başarıya, yanlış kararlarınızsa başarısızlığa götürecektir. Bu nedenle başarıya ulaşıp üne ve zenginliğe kavuşana kadar mücadele etmelisiniz. Çünkü zafer vazgeçmeyenlerindir.   
 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ  KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a9d242-29d4-4cc8-8257-a78286db76a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatçının Genç Bir Köpek Olarak Portresi</image:title>
            <image:caption>Galli şair Dylan Thomas’ın tüm dünyada ününü pekiştiren ve bugün “çağdaş klasik” olarak adlandırılan Sanatçının Genç Bir Köpek Olarak Portresi, Thomas’ın hayatından otobiyografik unsurlar barındıran öyküler toplamı. 
Kolayca anlaşılacağı üzere, Joyce’un eserinden ilhamla verilmiş başlıktaki “genç köpek” elbette Thomas’ın kendisidir. Öykülerde karşımıza çıkan, eski bir çiftlik avlusunda birbirinden görkemli hayallere dalmış ergen okul çocuğu, heyecan verici dostlukları ve servet hayaliyle yaşayan hevesli şair ve nihayet çalıştığı gazetede “bomba haber” için Swansea banliyösünde dolaşan acemi muhabir de öyle... Bunun yanında öykülerdeki gösterişli sözcük oyunları, yer yer “masal anlatıcısı” kimliğiyle yarattığı atmosfer, kimi satır aralarına gizlenmiş erotizm ve ihtiyarından gencine, hizmetçisinden çiftçisine birbirinden unutulmaz kanlı canlı karakterleri Thomas’ın ustalığının ispatı gibidir. 
Sanatçının Genç Bir Köpek Olarak Portresi baştan sona güçlü bir mizahla yoğrulmuş bir başyapıt....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b316b886-64b2-4a74-8acc-d29b7d5c6fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanık Tehlikede / Macera Geçidi 20</image:title>
            <image:caption>KENDİ MACERANIZI YAŞAYIN! 
 
             Bu macerada, bir polis komiserisiniz. Tarihi eser ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan güçlü bir çeteye karşı savaşıyorsunuz. Çeteyi tutuklatacak bilgilere sahip bir tanığınız var. Göreviniz, onu duruşmaya çıkartarak ifade vermesini sağlamak… 
Bunu başarabilirseniz, çetenin tutuklanmasını sağlar, mesleğinizde yükselirsiniz. Hatta büyük bir hazineye ulaşarak dünyanın en zengin insanlarından biri olabilirsiniz. Ancak bu macerada başarı, kitaptaki seçim yerlerinde doğru kararlar vermenize bağlı. 
Çünkü çete, korumanız altındaki tanığa ulaşıp onu yok etmeğe çalışıyor. Bu nedenle kitap boyunca hep doğru kararlar vermelisiniz. Yanlış bir karar verdiğinizdeyse onu düzelterek yeniden başarıya yönelmelisiniz. Çünkü bu Sizin maceranız 
 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ  KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a602e23-3c53-4d63-a86d-e8ed7ed7a6a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzunkoşu Anıları</image:title>
            <image:caption>Öğretmenliği kendim seçmiş değilim. Seçme şansım da yoktu. Yatılı bir okula girmem önemliydi. Ben okula girdiğimde sekiz kardeşten biriydim. Aile, yatılı olmadıkça tek çocuğu bile okutamazdı. Ama öğretmenliği çok sevdim. Öğretmenlik benim uzun koşumun çıkış noktası oldu. Başa dönsem yine bu mesleği seçerim. Benim için öğretmenlik sadece bir geçim kaynağı değil. Düşünsel ve ruhsal dünyamı besleyen en önemli kaynak. O olmasa örgütçü, yazar, aydın, iyi dost, iyi evlat, iyi kardeş, iyi baba olamazdım. Sonuçta ona çok şey borçluyum.

(…) 
Sendika anlayışımın temeli; eğitimcilikle sendikacılığı birbirine feda etmeden yürütmek ve bunlar arasında akılcı bir sentez yapmaktır. Ben ve arkadaşlarım bu konuda iyi anlaştık. Geçmiş örgütçülüğümüz zaman zaman pedagojiyi ideolojiye feda etmişti. Bizim bu yönelimimiz başka iş kollarına da olumlu etkiledi sanırım. Masayı yumruklama yerine aklı ve bilgiyi öne çıkardık. Bir de çocukların ve ailelerin haklarının bizimkini öncelediğini hep aklımızda tuttuk. Çünkü, biz onlar için vardık ve çocukların eğitim hakkını, bunun için de öğretmenlerin saygınlığını korumayı temel ilke edindik. Aslında sendikanın gücü buna dayanır. Bugün 25 milyon öğrenci, bunların en az 50 milyonu bulan aile büyüğüne yaslanmak başarımızın en büyük şansıdır. Bugünkü genç sendikacıların da başarı için bu anlayışın peşinden gitmesini tavsiye etmekten kendimi alamıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af60f23d-8a11-4bcb-9f16-9df1a86c496d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahiy Kitapları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vahiy Kitapları’nda vizyoner şair, gravürcü ve öncü ressam William Blake’in 1789 ile 1795 yılları arasında yarattığı sekiz eserin tıpkıbasımları, İngilizce transkripsiyonu ve çevirileri yer alıyor. Blake, kendi geliştirdiği renklendirilmiş gravür baskı tekniğini kullanarak yaratıcı-vizyoner hayal gücünü birer şahesere dönüştürmüş ve grafik unsurlarla “vahye” dayalı şiiri birleştirmek suretiyle hayal dünyamızı yüksek mertebelere taşımıştır. 
 
William Blake’in şiir ile gravürü birleştiren sanat yapıtları, kendisinden sonraki sanatçılar için olduğu kadar günümüz okurları için de son derece ilham ve heyecan verici olmaya devam ediyor. 
 
“Ey Ebediler, çağrınızı sevinçle işitiyorum, 
Çevik kanatlı kelimeler emredin bana ve korkmayın, 
Açımlayın bana ızdırabınızın kapkara vahiylerini.” 
 
Urizen’in Birinci Kitabı’na Girizgâh’tan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7a25f1-0ae9-4965-91dc-dd6f5c900d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimden Atasözüne Atasözünden Açıklamaya - Atasözü Kartları - 1</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze kadar ulaşmış, uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş öğüt verici nitelikteki sözlere atasözü denir.
“Resimden Atasözüne, Atasözünden Açıklamaya” adlı bu çalışmada kartların ön yüzlerindeki görsellerden hareketle atasözüne ulaşılması ve arka yüzlerdeki atasözleriyle ilgili açıklamaların okunarak atasözünün kendisine ulaşılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ebb2f38-bc84-4785-86f7-ba3b825a6e2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimden Anlama Anlamdan Deyime - Deyim Kartları - 1</image:title>
            <image:caption>Resimli Deyim Kartları, Türkçede en sık kullanılan deyimleri oyunla öğretmek amacıyla hazırlanmıştır. Deyimlerin içeriklerine uygun olarak çizilen kartların ön yüzlerindeki görseller çocuğun üst düzey düşünme becerilerini geliştirerek deyimi bulmasına olanak sağlamaktadır. Kartların diğer yüzlerinde ise deyimlerin açıklamalarıyla beraber örnek cümleler bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d6a22c1-fec1-472a-9053-47e25bf346e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahiy Kitapları</image:title>
            <image:caption>Vahiy Kitapları’nda vizyoner şair, gravürcü ve öncü ressam William Blake’in 1789 ile 1795 yılları arasında yarattığı sekiz eserin tıpkıbasımları, İngilizce transkripsiyonu ve çevirileri yer alıyor. Blake, kendi geliştirdiği renklendirilmiş gravür baskı tekniğini kullanarak yaratıcı-vizyoner hayal gücünü birer şahesere dönüştürmüş ve grafik unsurlarla “vahye” dayalı şiiri birleştirmek suretiyle hayal dünyamızı yüksek mertebelere taşımıştır.
 
William Blake’in şiir ile gravürü birleştiren sanat yapıtları, kendisinden sonraki sanatçılar için olduğu kadar günümüz okurları için de son derece ilham ve heyecan verici olmaya devam ediyor.
 
“Ey Ebediler, çağrınızı sevinçle işitiyorum,
Çevik kanatlı kelimeler emredin bana ve korkmayın,
Açımlayın bana ızdırabınızın kapkara vahiylerini.”
 
Urizen’in Birinci Kitabı’na Girizgâh’tan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49da0083-3982-4838-afd2-ff9f24e258cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Penis A.Ş</image:title>
            <image:caption>İnsan vücudunda en meşhur en medyatik hakkında en çok konuşulan organ
Hikayelerden, heykellerden ve mitolojik karakterlerden tanıdığımız organ 
Kendine ait bir zihni olduğunu düşündüğümüz organ 
Büyüklüğü, küçüklüğü, kalınlığı ve inceliği en çok dert edilen organ 
En çok sevilen veya en çok nefret edilen organ 
Çalışıp çalışmadığı en çok kontrol edilen organ 
Çalışmamasına ‘iktidarsızlık’ denilecek kadar önem verilen organ 
PENİS 
Yukarıda bahsettiğim ve bahsetmediğim tüm bilgiler bu kitabın yazılma sebebidir. En meşhur organın kendine ait kitabı olması kaçınılmaz. Bu nedenle bu kitap penis ile ilgili ne ilk ne de son kitap olacaktır. Kardeş kitap Vajina A.Ş’de olduğu gibi sözlerimizi, düşüncelerimizi ve bilimsel verileri yazıya aktarabildiğimiz kadar bu kitapta paylaştık. Yalın, sade ve anlaşılır olması benim için çok önemliydi. Umarım başarabilmişizdir. 
Op. Dr. Berk Karataş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261dce8c-6601-43fa-89a0-917a4d162cc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Kasları</image:title>
            <image:caption>“Aşk Kasları” yani pelvik taban kasları vücudumuzdaki diğer kaslara göre en az tanıdığımız, belki de çoğumuzun hiç duymadığı, bilmediği hakkında konuşmaya bile utandığı bir kas grubudur. Bu kas grubu kadın ve erkekte mesane ve bağırsakları bir hamak gibi destekler dolayısıyla bu kaslardaki sorunlar kol-bacak ağrısı, sırt ağrısı gibi idrar ve dışkılama ile ilgili şikâyetlere neden olur. Bilinmeyen bir yönüde cinsellikle olan bağlantısıdır. 
 
Neden idrar kaçırma problemi kadınlarda bu kadar sık görülür? Hamilelik ve doğumun etkileri nelerdir? Yanlış yaptığımız tuvalet alışkanlıkları? Modern yaşamın bizden götürdükleri? 
 
Pelvik taban farkındalığı neden bu kadar önemli? 
 
Neden bu kaslara “Aşk Kasları” diyoruz? İnsanların en çok konuşmaya, dertleşmeye çekindiği bu bölge kaslarını tanıyalım, farkında olalım ve en önemlisi de problemler oluşmadan günlük yaşamda doğru davranış ve egzersizlerle koruyalım... 
  Acaba biz bu kitap aracılığıyla pelvik taban farkındalığı oluşturabilir miyiz? diye çıktık yola ve sizlere güzel farkındalıklar getirmesi dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a586e0-5a18-4eeb-8557-7221cb74f01f.jpg</image:loc>
            <image:title>DevOps’a Giriş</image:title>
            <image:caption>Kimse yönetilmekten hoşlanmaz. Ancak en ufak bir hedef için bile organize olmak gerektiğinden, yönetmek ya da yönetilmek kaçınılmaz hâle gelir. Organizasyonun hedefi soyutlaşmaya başladığında, düşüncenin hızlı değişen doğası nedeniyle yönetimin de esnekleşmesi beklenir. Örneğin insan türünün doğa ile mücadelesinden ortaya çıkan bilgi yönetim modelleri, bilgisayarların yaygınlaşmasıyla, somut kavramların yönetiminden soyut kavramların yönetimine doğru evrimleşmiştir. Ancak soyut kavramların doğası nedeniyle, eski katı kurallı bilgi yönetim sistemleri, bilgi çıkarımı ve yönetimi bakımından güncel değişimlere ayak uyduramamış ve zorunlu bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu kapsamda ilk olarak çevik sistemler geliştirilmiş; sonrasında, bu sistemlerin eksikliklerinden yola çıkılarak DevOps geliştirilmiştir. Kuşkusuz DevOps da bu konuda son durak olmayacaktır. Fakat DevOps, günümüzde en güncel ve kapsamlı bilgi yönetim teknolojisidir. Bu kitapta DevOps, geliştirilmeye başlanan bir yazılımın sıfır noktasından kullanıcıya sunulmaya hazır hâle getirilmesindeki tüm süreçleri kapsayacak biçimde baştan sona ve konuya ilgi duyan herkesin anlayabileceği şekilde ele alınmıştır. Profesyonel iş yaşamı baz alınarak incelenen ve DevOps konusunda ilk Türkçe kaynak olan bu kitabın, bilgisayar bilimlerine ilgi duyan, profesyonel yaşamda şirketlerin beklentilerini karşılamak üzere güncel metodolojileri öğrenmek isteyen ya da akademik bilgi ve kaynak edinmek isteyen herkese yararlı olmasını umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315f8022-d937-424b-a7b9-9d324ebe24c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seneca - Öfke Üzerine</image:title>
            <image:caption>Roma’nın belki de en tartışmalı imparatorlarından Nero’nun eğitmenliğini yapmış, Roma’nın o çetin ve katlanılması zor dönemlerinde Stoa felsefesine sığınıp ahlâk üzerine pek çok eser vermiş olan Lucius Annaeus Seneca bu eserinde ‘tutkuların en kötüsü’ olarak nitelediği öfkenin kaynağını, türlerini ve çarelerini araştırıyor. İnsanların kötülüğe olan meylinin ancak mantık yoluyla dizginlenebileceğini savunan Seneca, öfke kontrolünde de mantık yürütme sonucunda ortaya çıkması gereken yüce gönüllülüğü, hoşgörüyü ve telkinleri ön plana çıkarıyor. Romalı bir yazarın tüm insanlığı ilgilendiren bir sorun olan öfke üzerine yazdığı bu eser, evrensel çapta uygulanabilecek pek çok öğüdü de içermektedir: 
 
“Kısa süre sonra şu son nefesimizi vereceğiz. Bu anda, henüz nefes alıp verirken, henüz insanların arasındayken insanlığı onurlandıralım. Kimseye korku salmayalım, kimse için tehlike arz etmeyelim, kayıplarımızı, uğradığımız haksızlıkları, suiistimalleri, sataşmaları hiçe sayalım ve zaten kısa ömürlü olan aksiliklere yüce gönüllülükle katlanalım. Dedikleri gibi, biz hesap kitap yapıp kaygılanmakla meşgul olurken ölüm her an bizi bulabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12f21602-adfd-443e-9031-415b6a463f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Yönetimi - Geleceği Yönetmede Teknolojinin Rolü</image:title>
            <image:caption>İşletmelerin rekabet edebilmesi için önemli bir faktör olarak kabul edilen teknoloji yönetimi, son yıllarda gittikçe önem kazanarak hem uygulama alanlarında hem de kuramsal olarak tartışılmaya devam etmektedir. Bu kitap teknoloji yönetimi konusunu multidisipliner bir bakış açısıyla ele almış ve örnek olaylarla konuları desteklemiştir. Kitabın teknoloji yönetimi alanına etkin bir kaynak olarak sunulması, güncel konuların tartışılması ve katkı sağlaması konusunda hem akademik hem de uygulama alanından yazarların katkısı önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f458fdd5-b94c-4ff7-9bd1-65a57c0dce86.jpg</image:loc>
            <image:title>Elimi Tut Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>... 
İsmet hocamın kıvrak kalemi ve naif üslubu ister istemez sizi hatıraların içine çekiyor. Bir öğrencinin sorununu çözerken kendinizi yanı başında hissediyorsunuz. Önüne çıkan engelleri aşarken onunla omuz omuza oluyorsunuz. İlgisiz bir idareciye derdini anlatmaya çalışırken siz adeta “bu kadar da olmaz ki!” diye isyan ediyorsunuz. Yarışmada derece aldığında en çok alkışlayan yine siz oluyorsunuz. Hele hele bir yarışmada öğrencilerin verdiği cevaptaki ufacık bir kelime yer değişimini siz de fark edemediğiniz için onunla birlikte sahneye atlayıp jürinin üzerine yürüyorsunuz. 
 
İçinizi burkan 12 Eylül ve ayazında bile boncuk boncuk terleten 28 Şubat bir seremoni halinde gözünüzün önünden geçiyor. Oyun içinde oynanan oyunlar, matruşka gibi bir daha hafızanızda yer ediyor. 
 
En acısı da “Elimi Tut Öğretmenim” diye feryat eden Murat’a yardım edememek sizi de kahrediyor. Elinizden uçup giden Sevtap’lara üzülüyorsunuz. Ya Gül’ünüzün annesine yazdığı mektup… Bir aile dramını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Elinizden bir şey gelmese de gözünüzden gelen yaşlarla… 
 
İşte örnek bir öğretmenin ibretlik üç beş hatırası bu şekilde bir film şeridi gibi akıp gidiyor. Yazılmayanlar, yazılamayanlar da düşünüldüğünde aysbergin sadece su yüzüne çıkabilmiş kısmını görüp yetiniyorsunuz. 
 
“Yazmak bir ihtiyaçtan doğar. Dolan boşalır. İnsan düşünce ve duygu bakımından dolduğu anlarda anlatma ihtiyacı duyar.” diyor İsmet Hoca… 
... 
 
Halit Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00bf7d95-032c-430d-aac9-a301a4435c20.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeci</image:title>
            <image:caption>Mucize eseri hafızam nispeten sağlam kaldı. Çocukluğumdan beri, yaşamın kaydını aylar ve yıllardan çok müziklerle tuttum. Zihnim belirli bir zamanı ve yeri hatırlamak için şarkılara, albümlere ve müzik gruplarına bel bağlar. 70’lerin AM radyosundan önünde dikildiğim her mikrofona kadar, hoparlörden ruhuma ve ruhumdan sizin hoparlörlerinize sızan her şarkının ilk birkaç notasından kişileri, olayları, mekânları ve zamanları hatırlayabilirim. Kimi insanın anıları tatla, kimininki görmeyle veya kokuyla tetiklenir. Benimkiyse sesle tetikleniyor ve hiç bitmeyen bir karışık kaset gibi sürekli kayıt yapmaya devam ediyor. 
 
Ben asla eşya biriktiren biri olmadım ama anıları biriktiririm. Gözlerim ve kulaklarım her gün bana hayatımdan anlık kareler yansıtıyorlar. Bu kitapta işte o anları elimden geldiğince kâğıda dökmeye çalıştım. Hayatımın her döneminden gelen bu anılar elbette müzik dolu ve kimi zaman yüksek sesli. 
 
Sesi aç ve benle beraber dinle. 
 
YILIN EN İYİ KİTABI SEÇKİLERİNDE 
VARIETY • NME • AUDIBLE 
 
Rock’ın en büyük isimlerinden Dave Grohl, 26 dile çevrilen Hikâyeci’de, sıradan anlardan oluşan sıradışı bir hayatın dürüst, filtresiz portresini çiziyor. On sekizinde ilk grubu Scream ile yola çıkışından Nirvana ve Foo Fighters yıllarına, Little Richard, Iggy Pop, AC/DC gibi kahramanlarıyla tanışmasından kızlarını büyütürken yaşadığı büyüleyici anlara ve bir aile babası olarak dünya turnelerine çıkmak gibi şöhretin farklı yüzlerine dair düşüncelerine uzanan bu kitap, müzik ve tutku ile dolup taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f117262c-3bff-49f0-9d05-6f61680149dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick Yerküre ve Denizküre Arasında</image:title>
            <image:caption>Fantastik serüvenler arasında Melville’in Moby Dick romanı anlatı ve çağrışım zenginlikleri ile okurunu uzun bir yolculuğa davet eder. Görünüşte, Kaptan Ahab, bir kazada kendisini sakatlayan balinanın peşine düşmüş ve engin sularda Moby Dick’i aramaya koyulmuştur. Kaptan er veya geç Moby Dick’i ele geçireceğini düşünür. Okyanusun uçsuz bucaksızlığı onun gözünü korkutmaz, çünkü hiçbir şey intikam arzusundan daha güçlü değildir. Melville insan ve gizem dolu hayvan dünyaları arasında kurduğu onca ilişkide, esasen, “kendi kendini zehirleyen”, “anlam ve yargılama kabiliyetini bütünüyle yozlaştıran” hınç duygusuyla birlikte en kadim duygu ve düşünce haritalarına doğru yol alır. 
 
Yazar Mehmet Aydın, Melville’den hareketle edebî tahlillerin bir adım ötesine geçer. Yerküre ve denizküre arasında birçok efsaneyi süsleyen, kutsal kitapların tasvir ettiği, hayal dünyalarına konu olmuş, felsefenin iz sürdüğü ve modernlerin daima bir anlam arayışında olduğu meseleleri, ikilemleri ve çatışmaları bir roman etrafında çözümler. İnsanlar arasında görünen ve görünmeyen ilişkilere dikkat çeker. Her aşamada duygu birikimleri çoğalır. Yaşam öykülerine umut ve trajediler eklenir. Böylelikle kavramlar birbirini besler ve açar. Gelinen noktada ise, insanın gücü ve güçsüzlüğü farklı araçlarla ve okumalarla deneyimlendiği gibi doğa, çevre, etik, hayvanlar, kapitalizm, tüketim kültürü vb. konular, Moby Dick’in perspektifinden, devasa bir balinanın gözünden bambaşka bir boyuta taşınmış olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ad280a-9b67-4a42-86ce-df2bf3b4adf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil (ve Zihnin) Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Dil felsefesi ve zihin felsefesi artık ayrışmaz bir bütün oluşturur. Dilsel anlatım “anlam içerir”. Peki, bu ne anlama gelir? François Recanati üç olası yanıtı birbirinden ayırt eder. Birinci yanıta göre anlam içermek, (dilsel bir anlatım için) zihinsel temsillerle ilişkilendirilmektir. İkici yanıta göre anlam içermek, “atıfta bulunmak” ve dünyada bir şeye –dil dışı bir gerçekliğe– gönderme yapmaktır. Üçüncü yanıta göre ise anlam içermek, söz denilen bu toplumsal etkinlikte ayırt edici bir rol oynamaktır. Birinci yanıt zihinsel temsillere gönderme yapar. Ancak zihinsel temsil için bir içeriğe sahip olmak ne demektir? Asıl soru daha geneldir diye bir düşünceye yöneliriz: Anlam içermek ya da bir içeriğe sahip olmak ne demek? (Dilsel ya da zihinsel) bir temsil nedir? Çağdaş filozoflar, düşüncenin yanısıra dile de uygulanabilecek kadar geniş bir içerik kuramı arayışındadırlar. François Recanati bunların çabalarını bize tanıtıp Wittgenstein’dan ilham alınmış “pragmatik” yaklaşım lehinde bir sonuca ulaşır. Düşünceyi ve dili dünyayı temsil ettiren şey, her şeyden önce düşünce ve dilin dünyada olması, ‘burada’ bir yere sahip olması ve ‘burada’ bir rol oynamasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98204211-5a15-4764-8941-db8d24fe0946.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de İnsan Hakları Ve Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de insan hakları ve sosyal hizmet ilişkisini yaklaşım ve uygulama ekseninde ele alan bu kitapta; insana yardım mesleklerinden olan sosyal hizmet perspektifinden ve uygulamaları aracılığıyla insan haklarını anlama, koruma, savunma ve geliştirme konularına eğilmektedir. Türkiye&apos;de sosyal hizmet uygulamaları aracılığıyla insan haklarına ulaşma, pek çok birey ve grubun ihtiyaç duyduğu bir konudur. Bu temelde, kitabın birinci kısmında insan haklarına dair tarihsel ve kavramsal tartışmalar yapılmaktayken ikinci kısımda uygulamaya dönük yaş, cinsiyet, etnisite, göç ve mültecilik, inanç, ekonomi, yaşam ve sağlık, engellilik, sosyal sınıf ve tür temelli gibi farklı alanlarda haklar ve hak ihlalleri tartışılmaktadır. Bu kitap, yalnızca sosyal hizmet akademiasının değil sosyal bilimler, eğitim bilimleri, davranış bilimleri, sağlık bilimleri gibi pek çok alanın faydalanabileceği niteliktedir. Türkiye&apos;de insan hakları ve sosyal hizmet uygulamaları adına önemli bir boşluğu doldurmayı amaç edinen bu kitabın; Türkiye&apos;de literatüre, müfredata ve uygulamaya kaynaklık etmesinin yanı sıra bir bütün olarak insan haklarını geliştirmeye vesile olması umuduyla…
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691a9032-75a6-4698-b309-f6f1b536490a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sondan Başlıyoruz</image:title>
            <image:caption>Kaliforniya’da okyanus manzarasına bakan yamaçlarda, sakin bir kasaba. Duchess Day Radley, tutunamamış yetişkinler dünyasına doğmuş, on üç yaşında bir kız, kendi deyişiyle bir “kanun kaçağı”. Beş yaşındaki kardeşi Robin’i büyütmek ve otuz yıl önceki bir cinayetle enkaza dönüşmüş annesi Star’ı kollamaktan başka gayesi yok. 
 
Walk, büyüdüğü kasabadan hiç çıkmamış bir polis şefi. En yakın dostu Vincent’ı hapse yollayan ifadeyi vermenin acısı ve yitirilen güzel bir yaşam umudunun yaraları asla iyileşmemiş. 
 
Otuz yılın ardından Vincent’ın serbest kalmasıyla geçmişin nefesi bugüne karışıyor. Duchess, annesini korumaya çalışırken kasabaya felaketi getiren fitili ateşleyecek ve yüzleşilemeyen gerçekler ortaya serilecek. 
 
Hayatın sunduklarından fazlasını hak edenlerin hikâyesi bu. Cinayet ve intikamın romanı; sırların ve yalanların, dostluğun, aşkın ve sarsılmaz aile bağlarının... Doğrunun. Yanlışın. Ve ikisi arasında yaşanan hayatlarımızın. 
 
“Dünyayı fethedecek bir kitap.” –RUTH JONES 
 
“İnanılmaz! Karakterler öyle iyi tasarlanmış ki her an sayfadan fırlayacaklarmış gibi geliyor.” –B. A. PARIS 
 
“Bu romanda hiçbir şey eksik değil. Renkli karakterler ve geçmişleri, çatışma ve gerilim, mizah, trajedi ve gerçek, yalın cesaret var. Ve bir de büyüleyici, uzun zamandır romanlarda gördüklerime benzemeyen bir genç kahraman.”  –JOHN HART 
 
“Unutulmayacak karakterlerle dolu, nefis yazılmış bir cinayet romanı.” –JANE HARPER 
 
“İlginç biçimde güzel; son sayfayı okuduktan uzun süre sonra bile aklınızdan çıkaramıyorsunuz.” –NEWSWEEK 
“Yıllardır okuduğum en güçlü ve sürükleyici roman” –DAILY MAIL 
Duchess, hikâyesiyle okuru yakasından kavrayıp hiç bırakmıyor, son sayfaya kadar taşıdıktan sonra da etkilemeye devam ediyor. Whitaker sorunlu hayatları, yanlış kararları ve pişmanlığı işlese de Duchess&apos;ın gücü ve varoluşu, umuda bir güzelleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80da5a03-881b-4b25-aa9f-b6e86c7c4cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun, Spor ve Fiziki Etkinlikler Dersi Akran Reddetme Ölçeği Geçerlik</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
 
2.      GENEL BİLGİLER 
 
3.      GEREÇ ve YÖNTEM 
 
4.      BULGULAR 
 
5.      TARTIŞMA 
 
6.      KAYNAKLAR 
7.    EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd2f61d-f33d-4728-a34c-e50d278fdc67.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayetler ve Hadisler Işığında İman</image:title>
            <image:caption>Hamd Âlemlerin Rabbi Allah’a Mahsustur. Salât ve selam kâinatın efendisi Aleyhisselam Efendimiz’e ve O’nun aline, ashabına ve yolunda gidenlere olsun. 
Ayet ve hadisler ile âlimlerin açıklamalarına dayanarak, Müslüman kardeşlerimize bir nebze fâideli olabilmek İçin, bu kitabı hazırladık. Çaba bizlerden, Tevfikallahcelle Celalühu’dandır. 
İnsanlar ölünce şu üç ameli kesilmez: 
1-Sadakayı Cariye, 
2-Kendisinden İstifade Edilen İlim, 
3-Arkasından Dua Eden Hayırlı Evlat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed44e740-cd60-4e57-b4e5-44ad4c21869a.jpg</image:loc>
            <image:title>Adrese Teslim</image:title>
            <image:caption>Bir insan kendi ruhunda kaç karakter yaratabilir, tek bir insan içerisinde onca ruh nasıl yaşar? Tek bedende yaşayan, üç farklı insan dünya yaşamının düzensiz düzenine nasıl uyum sağlayabilir? Kesilen şah damarından yayılan kan kokusu, ölümden önceki bakışlardaki anlamsız anlam, canın bedenden ayrılış seremonisi hangi tesadüflere gebe olabilir? Yaşanmış ve yaşanamamış tüm yaşanmışlıklar, şimdi hangi mucizeleri getirecektir, kim bilebilir? Tek bedende üç farklı karakter ile yaşayan bir Emniyet Müdürü, geçmişinden kurtulmak için mucize bekleyen bir komiser, intikam duygularıyla yoğrulmuş bir adli psikiyatrist ve imkânsız aşkının imkânsız geleceğini, geçmişiyle yoğuran bir doktor. Ve tüm bu insanları birbirine bağlayan seri cinayetler, kurbanlarının şah damarını kesip yüzlerine “Gülen Adam” makyajı yaparak evlerine teslim eden bir seri katil… Tüm bunların ortasında bir yanda mucize gibi başlayan bir aşk öyküsü, bir yanda tarifi olmayan, vuslatı olmayan aşk örgüleri…Geçmişle hesaplaşmadan, geleceğe adım atmanın imkânsızlığını görecek, aynı bedende hem kadın hem erkek olarak yaşamanın, uçurumun kıyısında ince bir ip üzerinde yürümek olduğuna tanıklık edeceksiniz.İmkânsız aşkların imkânsızlığını görecek, kendiniz gibi olmayan herkesin aslında kendiniz gibi olabileceğini ama asla kendiniz gibi olmadığının farkına varacaksınız.Heyecan dolu, son sayfasına kadar sizi merakta bırakacak, sonunda hem kendinizi hem de etrafınızdaki herkesi sorgulayacağınız bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8719c4-cf12-443c-b67c-654372067ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaya Mekaniği - Yerinde Deneyler</image:title>
            <image:caption>Laboratuvarda yapılan kaya mekaniği deneyleri ile kaya kütle özellikleri tam olarak belirlenememektedir. Bu nedenle proje sahasında (tüneller, barajlar, yeraltı boşlukları vb.) kaya kütle deneyleri yapılmaktadır. Bu tür deneylerin yapılışı ve değerlendirilmesi hakkında bilgi paylaşımı çok azdır. Bu anlamda, uzun yıllardır çalışmış olduğumuz Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde kazandığımız uygulama ve teorik bilgileri, yerbilimciler ile paylaşmak istedik. Kitabımızda; Hidrolik Kriko Deneyi, Goodman Jack Dilatometre Deneyi, Oyo 200 Dilatometre Deneyi, Yerinde Blok Kesme Deneyi, Presiyometre Deneyi, Probex Kaya Presiyometresi (Dilatometre) Deneyi ve Kaya Kütlede Geçirimlilik Deneyleri Basınçlı Deneyi (Lüjyon Deneyi) teori ve uygulamalı çözümlerle açıklanmıştır. Yerbilimcilere faydalı olması dileklerimizle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78230a56-acf0-4910-8b1c-9238de21b380.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyi Düşünme</image:title>
            <image:caption>Kararsız bir insan mısınız? Seçenekler arasında tercih yapmakta zorlanıyor musunuz? İşte kolay karar vermenize, kuşkuları bir kenara bırakmanıza yardımcı olacak bir kişisel gelişim kitabı! Her Şeyi Düşünme adlı kitapta yazar Anne Bogel, daha kolay karar vermek için yapmanız gerekenleri anlatırken yaşamınıza neşe ve sevinç katmanıza yardımcı oluyor. Kitapta kişiye yararı olmayan hatta insanı mutsuzluğa sürükleyen kısır döngülerden kurtulmak için pek çok yol öneriliyor. Bu girdaptan kurtulmak isteyenler için Her Şeyi Düşünme eserine daha yakından bakalım.
 
&quot;Her Şeyi Düşünme&quot; adlı kitabı neden okumalısınız?
Anne Bogel; kitabında temel konu olarak irade güçsüzlüğü, gerektiğinde hayır diyememe, hayal kırıklıkları, insanın düşünmeden edemediği saplantılar üzerinde duruyor. İnsanın iradesini göz önünde tutarak kontrolü elinde bulundurması, verdiği kararları da etkiliyor. Doğru kararlar aldıkça ve uygun seçimler yaptıkça insanın kişiliği de daha sağlam hale geliyor. Bazı insanlar hayatlarını sürdürürken yapacakları işlerde sürekli kararsızlık yaşıyor. Bazen olumlu ve arzu edilen seçenekler arasında çatışma yaşayarak &quot;Hangisini seçmeliyim?&quot; noktasında kararsızlığa düşüyor. En basit örneğiyle sevilen iki yemekten birini seçmekte kararsızlık yaşamak gibi. Anne Bogel, işte psikologların üzerinde çalıştığı ve danışanlarına doğru karar vermeleri konusunda yardımcı oldukları bu güçsüzlük durumlarını kitabında ele alıyor. Yazar, kişinin nasıl daha kararlı ve tutarlı davranışlar geliştirebileceği konusunda önerilerde bulunuyor. Sağlam bir irade, kişiliği güçlendiriyor ve güçlü bir kişi de karar alırken daha tutarlı hareket ediyor. Alınan karardan pişmanlık duymamak, vesveselerden kurtulmak, hayatın yönetimini kendi eline almak... Mükemmeliyetçilikten, şüphelerden, endişelerden, suçluluk duygularından ve yapılması gereken işleri sürekli ertelemekten kurtulmak mümkün mü? İşte, yazara göre kararlılık sizi özgür kılıyor ve bu olumsuz duyguları aşmanızın yolu açılıyor. Peki ama, bu nasıl oluyor? Her Şeyi Düşünme adlı kitabı okuyarak bunun cevabını öğrenebilir, artık daha sağlam bir iradeyle daha net kararlar alabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a44c2673-9d0e-4372-b81c-af4c4f5bb280.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Kaçmak</image:title>
            <image:caption>Bir göktaşını bilmeceler durdurabilir mi? Matematiği ve coğrafyayı sevdiren fantastik romanlarıyla ünlü Vladimir Tumanov, “Gizemli Haritalar” dizisinin üçüncü kitabında okurlarını yine soluksuz bir maceraya davet ediyor. Alt Kardeşler ve Mariana bu kez, dünyaya yaklaşan göktaşından kaçmak için okyanusları aşmak, bir yandan da onu durdurmak için yeni bilmeceleri çözmek zorundadır. Uzay, tüketim ve sığınmacılık gibi dünyanın geleceğini belirleyecek konular üzerine düşündürürken, bilimsel düşünceyi ve araştırma yapmayı yücelten roman, iyi ile kötünün ezeli mücadelesini de tehlikeli keşiflerle harmanlıyor. Alt Kardeşler’le birlikte, Bay Chagrin’in dükkânına giden Mariana, Güneş Sistemi haritasının bulunduğu ruloyu yanlışlıkla açar. Harekete geçen göktaşı Brimstone 13, yeni bilmeceler çözülmezse Kuzey Amerika’ya düşecektir. Milyonlarca insan, gemilerle tahliye edilmeye başlanır. Aksilikler sonucu ailelerinden ayrılıp yalnız kalan çocuklar, Avustralya’ya giden koca bir gemide cevapları bulmaya çalışırlar. Mahsur kaldıkları adadan onları kurtaran Ava sayesinde de doğal yaşamla tanışırlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190fd18a-1aee-4479-836f-41e4693f0b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>7. Sınıf Paragraf Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>LGS&apos;ye Hazırlıkta Düzeye Uygun, Konulara Göre Ünitelenmiş Paragraf Soru Bankaları Her biri farklı, ilgi çekici ve güncel konulardan seçilmiş metinleri ile LGS Paragraf Soru Bankası; paragraf gibi yoğun olan bir konuyu öğrenciler için daha anlaşılır kılıyor.  Anlatım, yapı, görsel okuma, sözel mantık ve muhakeme ile paragraf bilgisinin tamamlayıcısı niteliğindeki metin türleri olmak üzere altı ana üniteye ayrılmış soru bankası sayesinde öğrenciler, paragraf konusunu tüm detaylarıyla öğrenme ve tekrar etme olanağı buluyor.   LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda her ünite, kendi içinde alt kazanımları ile detaylı biçimde ele alınıyor ve bu kazanımlar, farklı zorluk düzeylerindeki &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos; ve &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerle işleniyor.   &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;nda tam öğrenmenin hedeflendiği kolay ve orta düzeyde, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos;da öğrencinin konuyu pekiştirmesinin ve hız kazanmasının amaçlandığı orta ve zor düzeyde sorulara yer veriliyor. &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerde ise MEB tarafından uygulanan merkezî sınavlarda çıkmış tarzda ve zorluk düzeyindeki sorular yer alıyor.  Her ünitenin başında bulunan &apos;&apos;Kılavuz sorular&apos;&apos;, ünitenin tüm alt başlıklarını kapsayacak biçimde tasarlanmış hibrit sorulardır. Bu sorular sayesinde öğrenciler, konuya bütüncül bir şekilde bakmayı öğreniyor. Bazı sayfaların başında, ilgili olduğu testteki konuya ilişkin taktikler veren &apos;&apos;Kılavuz Bilgi&apos;&apos; kutuları ve çözümü karmaşık olan, öğretici nitelikteki sorulara eklenmiş ipucu niteliğindeki &apos;&apos;Dikkat Noktası&apos;&apos; kutuları ile LGS Paragraf Soru Bankası, öğrenciye öğrenme yolunda rehberlik ediyor.  Kitabın sonunda konu analizi LGS&apos;ye bire bir uyumlu olan &apos;&apos;Deneme Sınavları&apos;&apos; yer alıyor. Her bir denemede bulunan &apos;&apos;mobil analiz&apos;&apos; optikleri sayesinde öğrenciler, sınav sonuçlarını &apos;&apos;Mobil Analiz&apos;&apos; uygulamasıyla hızlıca öğreniyor. &apos;&apos;Tamamı video çözümlü&apos;&apos; olan LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda soruların çözümlerine her testin başında bulunan kare kodlar okutularak kolaylıkla ulaşılabiliyor.  Paragraf konusu, Türkçe öğretim programının en büyük kısmını oluşturuyor. Bu nedenle LGS&apos;nin olduğu 8. sınıf öncesinde de paragraf ile ilgili temellerin atılmış olması gerekmekte. Tudem 7. Sınıf Paragraf Soru Bankası ve 6. Sınıf Paragraf Soru Bankası, tam da bu bilinçle hazırlandı. Kurgusal olarak LGS Paragraf Soru Bankası ile paralel olan bu kitaplar, 7 ve 6. sınıf düzeylerine uygun metinlerden ve sorulardan oluşuyor. Üstelik bu kitapların da tamamı video çözümlü. Tudem Paragraf Soru Bankaları sayesinde LGS&apos;de, paragraf sorularında işinizi şansa bırakmayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37308cd1-e4c9-4577-99d1-8983800dacbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Üstü</image:title>
            <image:caption>Sevmek ve sevgi nedir? Bunalım nasıldır? Empati neden vardır? İşte okuyunca bu sorulara cevap bulacaksın. Belki anlamayacaksın ama elbet bir anlam katacaksın ve bir yandan şiirlerle huzur bulacaksın. 
 
Dediğim gibi bunlar bir yere karaladığım öykülerim ve şiirlerim... 
Çok bir şey bekleme ama kalemimi görmezden de gelme!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c0471b-0d1b-46c3-9665-333d0c5febbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Dedikleri</image:title>
            <image:caption>Alışılmış diplomasi anı kitaplarının dışında, özgür ruhlu bir Türk diplomatının geçmişte kalmış ayak izlerini sürerek kaleme aldığı; kimisi olağan kimisi garip, kimisi gülünesi kimisi acı, kimisi mutlu, bazen uyumlu, bazen de isyankâr anılar, anekdotlar... 
 
Severek ve onur duyarak sürdürdüğü, çevresinde “başarılı” olarak değerlendirilen bir Türk diplomatının, yoluna çıkan karanlık ruhlu, neye hizmet ettiği belirsiz bazı “makam” sahiplerinin haksız itham ve davranışlarıyla mesleğinden soğutulması ve cendereden uçup özgürlüğü seçmesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729b7243-c18b-4d47-b3b4-98ced3c72dce.jpg</image:loc>
            <image:title>LGS Paragraf Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>LGS&apos;ye Hazırlıkta Düzeye Uygun, Konulara Göre Ünitelenmiş Paragraf Soru Bankaları Her biri farklı, ilgi çekici ve güncel konulardan seçilmiş metinleri ile LGS Paragraf Soru Bankası; paragraf gibi yoğun olan bir konuyu öğrenciler için daha anlaşılır kılıyor.  Anlatım, yapı, görsel okuma, sözel mantık ve muhakeme ile paragraf bilgisinin tamamlayıcısı niteliğindeki metin türleri olmak üzere altı ana üniteye ayrılmış soru bankası sayesinde öğrenciler, paragraf konusunu tüm detaylarıyla öğrenme ve tekrar etme olanağı buluyor.   LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda her ünite, kendi içinde alt kazanımları ile detaylı biçimde ele alınıyor ve bu kazanımlar, farklı zorluk düzeylerindeki &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos; ve &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerle işleniyor.   &apos;&apos;Isınma Turu&apos;&apos;nda tam öğrenmenin hedeflendiği kolay ve orta düzeyde, &apos;&apos;Ritmi Yakala&apos;&apos;da öğrencinin konuyu pekiştirmesinin ve hız kazanmasının amaçlandığı orta ve zor düzeyde sorulara yer veriliyor. &apos;&apos;Tam LGS Ayarı&apos;&apos; testlerde ise MEB tarafından uygulanan merkezî sınavlarda çıkmış tarzda ve zorluk düzeyindeki sorular yer alıyor.  Her ünitenin başında bulunan &apos;&apos;Kılavuz sorular&apos;&apos;, ünitenin tüm alt başlıklarını kapsayacak biçimde tasarlanmış hibrit sorulardır. Bu sorular sayesinde öğrenciler, konuya bütüncül bir şekilde bakmayı öğreniyor. Bazı sayfaların başında, ilgili olduğu testteki konuya ilişkin taktikler veren &apos;&apos;Kılavuz Bilgi&apos;&apos; kutuları ve çözümü karmaşık olan, öğretici nitelikteki sorulara eklenmiş ipucu niteliğindeki &apos;&apos;Dikkat Noktası&apos;&apos; kutuları ile LGS Paragraf Soru Bankası, öğrenciye öğrenme yolunda rehberlik ediyor.  Kitabın sonunda konu analizi LGS&apos;ye bire bir uyumlu olan &apos;&apos;Deneme Sınavları&apos;&apos; yer alıyor. Her bir denemede bulunan &apos;&apos;mobil analiz&apos;&apos; optikleri sayesinde öğrenciler, sınav sonuçlarını &apos;&apos;Mobil Analiz&apos;&apos; uygulamasıyla hızlıca öğreniyor. &apos;&apos;Tamamı video çözümlü&apos;&apos; olan LGS Paragraf Soru Bankası&apos;nda soruların çözümlerine her testin başında bulunan kare kodlar okutularak kolaylıkla ulaşılabiliyor.  Paragraf konusu, Türkçe öğretim programının en büyük kısmını oluşturuyor. Bu nedenle LGS&apos;nin olduğu 8. sınıf öncesinde de paragraf ile ilgili temellerin atılmış olması gerekmekte. Tudem 7. Sınıf Paragraf Soru Bankası ve 6. Sınıf Paragraf Soru Bankası, tam da bu bilinçle hazırlandı. Kurgusal olarak LGS Paragraf Soru Bankası ile paralel olan bu kitaplar, 7 ve 6. sınıf düzeylerine uygun metinlerden ve sorulardan oluşuyor. Üstelik bu kitapların da tamamı video çözümlü. Tudem Paragraf Soru Bankaları sayesinde LGS&apos;de, paragraf sorularında işinizi şansa bırakmayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3208732b-9e20-4a85-8425-9f3be9ff0143.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaat</image:title>
            <image:caption>Aile ne için vardı?

Damon Galgut&apos;un 2021 Booker Ödülü&apos;nü alan romanı Vaat, insanların ikiyüzlülüğünü ve iç hesaplaşmalarını dingin bir coşkunlukla dışa vuran kuvvetli bir anlatı.

Güney Afrikalı bir ailenin dağılışını ve yıllarca onlara hizmet etmiş siyahi emekçisine verdikleri ancak tutamadıkları sözü konu edinen yazar, edebî yaratıcılığını zirve noktasına tırmandıran modernist üslubuyla okuru yalın ama şiirsel bir metinle baş başa bırakıyor. 

Dört ayrı cenaze töreni etrafında şekillenen eser, bir ailenin utanç ve suçluluk duygusuyla yoğrulan dokunaklı hikâyesinin kıyısında, toplumsal ayrışmanın hem sınıf hem de renk üzerinden belirgin olduğu Güney Afrika tarihinin otuz yılına ayna tutuyor. 

İnsanlar yitirdikleri yüzünden hüzne batarak kendilerine acıyorlardı ama yanı başlarında kendilerinin yol açtıkları yitimlerin farkına bile varmıyorlardı. 

Bir yanda Güney Afrikalı beyaz ve varsıl bir aile olan Swartlar, diğer yanda senelerdir kendileriyle birlikte yaşayan ve evin bütün işlerini yapan siyahi emektarları Salome. 
Ve yıllardır &apos;&apos;tutulamayan&apos;&apos; bir söz. 
Vaat, bağlılığa ve sadakate atfen verilen bir sözün yerine getirilmesinin otuz yılı bulan hikâyesini anlatıyor. 

Damon Galgut, yarattığı karakterlerin içine derinlemesine girmemize olanak sağladığı bu romanıyla okuru, kendi aile tarihini, inançlarını ve seçimlerini sorgulamaya itiyor.

&apos;&apos;Vaat, anlatı perspektifinin sürekli değiştiği biçimsel olarak yenilikçi bir roman. Galgut&apos;un alışılmadık anlatı stili, roman türünün 21. yüzyılda geldiği noktanın bir kanıtı. Uzun yıllar okurlarda yankı uyandıracağına inanıyoruz.&apos;&apos; Booker Ödülü jürisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4965ee9-f60a-4657-956e-6f1eedb1451c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Edebiyata Giriş - Yeni Eğilimler ve Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Karşılaştırmalı edebiyata ilk sihirli formülüyle dokunan, “Weltliteratur” (dünya edebiyatı) kavramıyla Goethe olmuştur. Bu yaklaşıma göre farklı ulusların klasik eserleri, ortak bir edebiyat hazinesinde toplanır ve tüm insanlığa mâl olur. İlâhi Komedya yalnızca İtalya’ya ait değildir ve Don Quijote de İspanya’nın sınırlarını aşar. Faust çevrildiği dilde yeniden yazılmış sayılır. Almancada Hafız, Fransızcada Shakespeare ve Türkçede Márquez’in yankı bulmasının anlamlı bir karşılığı vardır. Böylelikle başyapıtlar, kayda geçirildiği dilin ötesinde aynı zamanda başka uluslardaki çevirmenlere, eleştirmenlere, okurlara ve yorumculara da aittir. Dillerarası bu geçişlilikler, ulusal edebiyat karşısında dünya edebiyatının gücünü ve zenginliğini gösterir. 
 
Karşılaştırmalı Edebiyata Giriş alana dair çözümlemeler eşliğinde kapsamlı bilgiler içeren bir yapıt. Okura edebiyat tarihi, edebî eleştiri, kuramsal yaklaşımlar ve disiplindeki güncel değişimlere ilişkin bir çerçeve sunuluyor; karşılaştırmalı edebiyatın tarihine ve çeşitli araştırmacılar tarafından nasıl uygulandığına dair örnekler veriliyor. Kitabın önemli bir özelliği, sadece Avrupa edebiyatı ile yetinilmemesi, Latin Amerika edebiyatından Çin edebiyatına uzanan geniş bir yelpazede yazar, düşünür, kavram ve ekollere yer verilmesi. Ayrıca günümüzdeki kuramsal edebî ve teknik meseleler incelenirken birçok sanat dalıyla karşılaştırmalar yapılıyor. Tüm bunların yanında karşılaştırmalı edebiyata dair okuma önerileri ve geniş bir terimler sözlüğü, çalışmanın içeriğini pekiştiriyor ve bağlamıyla daha tutarlı bir hale getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c81c1f-fbc2-4de9-8a92-de371a16dada.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs - Sayı: 13 (Ekim – Kasım – Aralık 2022)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk on iki sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz…
 “VİRÜS”ün 13. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
            Burhan Doğançay Arif Damar Doğan Hızlan Samih Rifat Emin Nedret İşli Ahmet Telli A. Ömer Türkeş Ali Cengizkan Cemil Kavukçu Gündüz Vassaf Hüseyin Ferhad Oğuz Demiralp Haydar Ergülen Mahmut Temizyürek Guillaume Apollinaire Kenan Sarıalioğlu Nigâr Hasanzade Cevat Çapan Juan Darién Tozan Alkan Özge Cengiz Ferîdeddin Attar Mehmet Kanar Virginia Woolf Alev Bulut Tu Fu Sinan Fişek Dulce Maria Loynaz Ayşe Nihal Akbulut Hayri K. Yetik Ferruh Tunç Ahmet Büke Neslihan Önderoğlu Semih Çelenk Ursula Foskolou Fulya Aktüre Hüseyin Köse Cem Uzungüneş İsmail Cem Doğru Altay Ömer Erdoğan Soner Demirbaş Cevahir Bedel Leonid Andreyev Doğan Çadırcıoğlu Adnan Caymaz Emirali Yağan Halide Yıldırım Aydanur Saraç Ayşe Deniz Onaral Erkut Tokman B. Nihan Eren Şeref Bilsel Tanju Sarı Rasul Gamzatov Uğur Büke Çağatay Yılmaz Önder Çolakoğlu Ozan Öztepe Kevser Aycan Aşım Saroğlu Mesut Barış Övün Ceren Biber Sadık Türksavaş Zeynep Anacan Habip Aydoğdu Çınar Ağatekin Rüzgar Aydoğdu Evrim Altuğ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec31527-4e4b-4a1e-8ff9-028845f03ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kız Kardeş</image:title>
            <image:caption>Üzerinde “Üç Kız Kardeş” yazan ufacık bir paket, 
Ece ve Defne’yi 
arkadaşlığın, dostluğun, kardeşliğin 
en samimi haliyle tanıştırır. 
Kezban Bulut Mert’in kalemiyle; 
ufacık bir tohum paketinden 
arkadaşlığa uzanan sevgi dolu bir hikâye. 
“Gerçek dost; mısır, kabak ve fasulye gibi olmalı. 
Asla yabani ot gibi olmamalı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e79279cd-30c6-4a4d-aebd-c1b31faacaa9.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Coğrafya Föy Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler, 
TYT Coğrafya Föy Soru Bankamız coğrafya konularının öğrenilmesi ve pekiştirilmesi için adım adım hazırlanan föylerden oluşmaktadır. 
Her föy, konu bazlı hazırlanmış olup föylerin içinde 4 adet test bulunmaktadır. 
Her föyde “Öğreten”, “Geliştiren”, “Pekiştiren” ve “Sınav İkizi” başlığında ÖSYM tarzı sorulara yer verilmiştir. 
Ayrıca bazı föylerde “Sınavda Böyle Sorulur” başlıklı çözümlü sorular yardımıyla konuyu pekiştirebilirsiniz. Kitabınızın tümünü yanınızda bulundurmadan, istediğiniz konuyla ilgili föyü alıp çalışma kolaylığını yaşayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f7d8f3-ebfb-4565-bd33-16c2019d9be0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Beni Duyuyor Musunuz? BEN BİR GENCİM</image:title>
            <image:caption>Pek çok Müslüman gençliğin kafa karıştırılmış ve kafası karışmış bazıları diğerlerinden daha fazla ve durum gün geçtikçe daha da kötüleşiyor. Bazı davalar ya dışa dönük İslami uygulama ya da temel inanç maddeleriyle ilgili olarak, gizliliğe dönüşmektedir. 
 
Bu fenomen o kadar incedir ki, bir insan neler olup bittiğini ve hastalığından etkilendiğini bile bilmiyor olabilir. Durum, yavaşça geliştiği ve belirtileri ve semptomları genellikle göz ardı edildiği veya yanlış anlaşıldığı için “sessiz bir katil” olarak adlandırılabilir. 
 
Bu talihsiz bir durum çünkü Müslüman gençlik, İslam’ın ve Müslümanların umudunu ve geleceğini gösteriyor. En çok değer verilen ve yetiştirilen gerçek zenginliklerdir. Onların kendi özlemlerini ve ihtiyaçlarını göz ardı etmek ve ihmal etmek intihar olur. 
 
Toplulukların kaderi, gençliklerinin elinde. Bunu gerçekleştiremeyen topluluklar oryantasyon, amaç ve vizyondan yoksundur ve yakında mahvolurlar. Gençleri daha sonra en büyük sorumluluk ve yük haline gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97f8633-e184-4486-944b-2b8a6e1e5ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Evet Sevdim</image:title>
            <image:caption>Tren rayları gıcırdatarak bir başka küçük kasaba istasyonunda daha duruyor. Ortalıkta treni durduran elemandan başka kimse görünmüyor. Pencereden eğilip bakıyorum bu istasyonda inen binen var mı diye. İki ufak tefek adam bir tabutu indirmeye çalışıyorlar. Güçleri yetmeyince de sağa sola bakıyorlar. İstasyon görevlisi kafasını sağa sola sallayıp kızgınlığını belli ettikten sonra onlara yöneliyor. Yardım ediyor. İndiriyorlar. Üç kişi zar zor tabutu istasyonun önündeki iki tahta banktan birinin üzerine koyuyorlar. Tren ağır ağır hareket ederken harekete geçmem gerektiğini hissediyorum. Trenin kontrolörü benim. Sonraki durakta inecek yolcuların kaydını tutmak benim işim. Yalnızca ölenlerle onların yakınları iniyor trenden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09600616-ccad-45aa-986f-ebc7b6806236.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk İhmali ve İstismarı - Temel Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insanlığın en büyük utanç kaynağı olan çocuk istismarı ve ihmali sorununun anlaşılmasını sağlamak ve bu soruna çözüm önerileri sunmak için hazırlanmıştır. Kitapta, istismara uğrayan ya da ihmal edilen çocuklar için neler yapılması gerektiği ile ilgili temel ve güncel bilgiler yer almakta olup eğitim fakültesi öğrencileri, öğretmenler ve çocuklarla çalışan diğer uzmanların yanı sıra konu ile ilgili okuyucuların yararlanabileceği temel bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b771e82-7f30-4258-a3f7-03afc28a45f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ömer’in Fıkhı İçtihatlarının İslam Hukukuna Kattığı Dinamizm</image:title>
            <image:caption>Tarihte Kur’an’ı en iyi anlayıp yorumlayanlardan biri de Hz. Ömer’dir. Zira Hz. Ömer, Hz. Peygamberi en iyi tanıyan ve bilen insanlardan biridir. Kur’an’ın inişine şâhit olmuştur. Pek çok meselede Hz. Ömer’in düşündüğünü vahiy de onaylamıştır. Böylesine önemli bir şahsiyetin fıkhı, bizim için elbette çok daha önemlidir. Bugün Hz. Ömer gibi Kur’an’ın ruhunu iyi kavramış insanlara hararetle ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak bizler ne Hz. Ömer’in içtihatlarını, ne de Kur’an’ı doğru anlayamadık. Anladığımızı da pratiğe ne kadar doğru yansıtabildik. Bugün bizler sadece sembol ve şekillere bağlı olmanın bedelini ağır bir şekilde ödüyoruz. Çünkü Müslümanlık ne sadece şekillerden ne de sadece sembollerden ibarettir. Nasların maksadına ve özüne inemedik, bunu yapabilenin de kıymetini bilemedik, eleştirdik, dışladık terakkiye mâni olduk. Hz. Ömer’in bile içtihatlarını eleştirdik, değerini bilemedik, kendi yorumumuzu ön plana geçirdik. Oysa pratikte Hz. Ömer’in yapmış olduğu içtihatlar, Kur’an’ın ruhuna uygundur. Çünkü Hz. Ömer, Kur’an’ı en iyi anlayanlardan biridir. 
  Tarihte toplumlar bazı daralmalar yaşamışlardır. Bu daralmaları aşmak için bazı açılımlar da ortaya koymuşlardır. Bu bağlamda toplumlarda, tarihin en büyük açılımını, Hz. Peygamber (sav) yapmıştır. Böylece Hz. Peygamber İnsanlık tarihinin en büyük devrimcisi olma özelliğini kazanmıştır. Onunla birlikte yürüyüşe çıkanlar ise en önemli şahsiyetler arasında yerlerini almışlardır. Hz. Peygamberden sonra tarihin akışı köklü bir biçimde değişikliğe uğramış yine daralmalar göstermiştir. Tarihteki bu daralmayı da Hz. Ömer aşmıştır. Müslümanların yaşadığı bu daralmayı Hz. Ömer zamanında tekrar koklu değişiklikler yapılarak aşılmıştır. Hz. Ömer, döneminde olağan üstü kararlar almıştır. Gerek idari, sosyal ve iktisadi alanda gerekse sosyal alanda köklü değişiklikler yapmıştır. Hz. Ömer, fert başına düşen milli gelir azalması, kadınların mehirlerinin hususunda yüksek meblağlar istenmesi karşısında rahatsızlığını dile getirmiştir. Ancak kadınların sosyal güvenliklerini temin etmesi karşısında evlilik sözleşmelerinde fazla mehir isteyen kadınları uyararak Hz. Peygamber (sav)’de kız vermiştir. Kızlarına ne kadar mehir tahsis ettiği ortadadır. Sizlere ne oluyor da yüksek meblağlar talep ediyorsunuz diye serzenişte bulunun Hz. Ömer’e Sahabiyettan bir kadının ayet okuyarak verdiği cevap dikkat çekicidir. Ya Müminlerin Emiri.! Sen doğru söylemiyorsun. Allah (cc) Kur’an’ında şöyle buyuruyor. Kadınlarınıza verdiğiniz mehirlerin hakkındaki ayeti okuyarak Hz. Ömer’i bu hususta uyarmış ve Hz. Ömer “ Kureyşli kadın doğru söyledi, Ömer hata etti” diyebilmiştir. 
 
Hz. Ömer döneminin en belirgin niteliği, bireysel sorumluluktan kurumsal sorumluluğa geçişi görmekteyiz. Yani İslâmî değerlerin kurumsal müesseseler aracılığı ile yürütülmesi gelmektedir. Diğer bir deyişle Hz. Ömer dönemi, İslâmî değerlerin kurumsallaşma zeminini oluşturmaktadır. İslâmî ilkelerin kurumsallaşması, İslâm dininin anlaşılmasında en önemli noktalardan biridir.  Öyle ki kurumsallaşma konusunun iyi anlaşılamaması bilginler arasında ihtilaf edilen meselelerin başında gelmektedir. Naslardaki bu ilkesel prensiplerin kurumsallaşma sürecinin pek çok tartışmaları da beraberinde getirdiği görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdcbc93-7582-4383-8bef-c13b632fb175.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusun Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Dünya okyanuslarına dair bu muhteşem görsel turla keyifli bir deniz macerasına atılın. Mercan resiflerini keşfedin, Kutup Denizi’nde seyahate çıkın ve denizin derinliklerinde yaşayan tuhaf deniz canlılarıyla tanışmak için derinlere dalın. Julia Rothman’ın sanatı ve bilimi birleştiren muhteşem çizimleri, dalgaların üstündeki ve altındaki yaşamın birçok büyüleyici yönünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a96050-9903-43f0-afce-757f06e33327.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanık İle Dilek Boncuğu</image:title>
            <image:caption>“Azerbaycan kültürü, ister Dede Korkut öyküleriyle simgeleşen ozan, âşık, bahşi kültüründe; ister Fuzulî edebiyatıyla simgeleşen kopuzda, tarda, kemanda; ister mimaride, halı ve resim sanatında ve ister halk danslarında olsun, coğrafi alanla sınırlanamayacak kadar geniş bir kültürdür. İnancını bile bu kültürle biçimlendirmiş, kendine özgü hale getirmiştir. Sözün, sesin, rengin, yontunun oluşturduğu mucizeyle kendi varlık dünyasını kuran Azerbaycan, kültüre dayalı bir geçmiş yaratmıştır,” diyor Prof. Nerimanov. 
 
Yücel Feyzioğlu çocuklar için kaleme aldığı bu masallarla Azerbaycan kültürüne bir pencere açıyor. Yayımlamak bizden, o pencereden bakmak sizden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ad6703-ff3e-4b89-978d-e31705dfdabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahretsin! Neden Değişemiyorum?</image:title>
            <image:caption>Herkesin hayatında değiştirmek istediği şeyler vardır; kilo vermek, sigarayı bırakmak, stres seviyesini düşürmek, egzersiz veya tasarruf yapmak, yeni bir işe girmek, bazı ilişkilere son vermek ve yeni ilişkiler kurmak… Yeterince kararlılıkla dener ve irademizin gücünü kullanırsak değişebileceğimize, kötü alışkanlıklarımızdan kurtulacağımıza inanabiliriz ancak değişimin o kadar kolay olmadığını da biliriz. Ve işin kötüsü değişmeye çalışıp da başarısız olunca moralimiz bozulur. Kendimizden şüpheye düşeriz, özgüvenimiz, özsaygımız azalabilir. Nörolog ve davranış koçu Dr. Gabija Toleikyte bu süreçte beynimizde, zihinsel dünyamızda neler olduğunu anlatıyor. Beynimiz alışkanlıklar sayesinde daha az enerji harcayıp daha az zihinsel alan kullanarak başka şeylere odaklanmak için serbest kalabildiğinden insan alışkanlıklarla hareket etmek ister ve bundan vazgeçmek istemez. Bizi beyin denilen olağanüstü organda ufuk açıcı bir yolculuğa çıkaran Gabija yeni alışkanlıklar için beynin neye ihtiyacı olduğunu sergilerken pratik araçlar ve basit önerilerle değişimin zorluklarını nasıl aşabileceğimizi ortaya koyuyor. Değişime engel olan çeşitli duyguları nasıl kontrol edeceğimizi, motivasyonumuzu nasıl artırabileceğimizi ve en önemlisi de beynimizi nasıl eğitebileceğimizi gösterirken son bilimsel verilerden ve analiz yöntemlerinden yararlanıyor. Bu ezber bozan kitap değişmek isteyip de bir türlü başaramayanlar için harika bir rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c2ea8e-4a0f-491c-925d-722a21fb1837.jpg</image:loc>
            <image:title>Konut Politikası Ülke Deneyimleri</image:title>
            <image:caption>İlk defa sanayi devriminden sonra yoğun bir biçimde hissedilen barınma ve konut sorunu; günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürmektedir. Hükûmetlerin bu sorunu ortadan kaldırmak üzere çeşitli enstrümanlar kullanarak yaptıkları müdahaleler ise genel itibariyle ‘konut politikası’ olarak adlandırılmaktadır. 
 
İşte elinizdeki çalışma, konut sorununun daha ziyade piyasanın çözümüne havale edildiği ‘liberal’ refah sistemi, kamunun sektöre bundan daha fazla müdahalesini öngören ‘korporatist/muhafazakâr’ refah sistemi, konutun meta olmaktan büyük ölçüde çıkarıldığı ‘sosyal demokrat’ refah sistemi ve sektörde devletin kayda değer bir yerinin olmadığı ‘rudimenter’ refah sistemine dâhil dört farklı ülkede uygulanan konut politikalarını ele almaktadır. 
 
Dâhil oldukları refah sisteminin iyi birer temsilcisi olduğu düşünülen bu ülkeler, sırasıyla Britanya, Fransa, İsveç ve Türkiye’dir. Söz konusu ülkelerdeki konut politikalarını geniş bir tarihî perspektiften ele alan çalışma, ülkelerin bu süreçte hangi politika güzergâhlarını takip ettiklerini, konut sorununa hangi politika araçlarıyla yaklaştıklarını, uyguladıkları politikaların kimi kesişme ve ayrışma noktalarını ve nihayet politika tercihlerindeki değişimlerin, ülkelerin ait oldukları refah kategorisinde herhangi bir değişime sebep olup olmadığını ana hatlarıyla ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9b333a-be46-438e-b163-8558653909cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Öksüzoğul</image:title>
            <image:caption>Şafak sökmek üzereydi. Gökyüzünde dağ kadar bir alev topu göründü. Öyle bir alev topu ki; güneş kadar parlak. Yenisey, Abakan, Tunguzka ırmaklarının suları alev alev tutuştu, mavilikler kızıla boyandı. Alev topu yaklaştı, yaklaştı, yeryüzüne çakılmadan öyle bir patladı ki; ses bütün Sibirya’da duyuldu, yer gök sarsıldı, Sibirya ayağa kalktı. İşte o sabah, o büyük ışık, Abakan ırmağının kıyısındaki Üzüm köyüne bir çocuk bıraktı. Adını Pora Hızıloğlu Katan koydular. Tarih 5 Mayıs 1862’yi gösteriyordu. Sibirya Türklerinin bütün masallarını derleyecek olan ilk insan bu çocuktu. Onun arşivini İstanbul’a getirten ilk insan da Mustafa Kemal Atatürk oldu. O arşivden yararlanarak bu masalları yazan da Yücel Feyzioğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7ac3c1-bae2-4a6a-aeee-9744f4435ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aldar Köse - Kazakistan Masalları</image:title>
            <image:caption>Aldar Köse çok ilginç bir tip. Nasrettin Hoca gibi, Tibetli Tompa Dayı, Avrupalı Till Eulenspiegel gibi 14. yüzyılda ortaya çıkmış. Şakaları, nükteleri, muziplikleri, dalga geçmeleri ve ince zekâsı ile insanları başka türlü düşünmeye zorlayarak şaşırtmıştır. Yanlış gelenek ve töreleri çiğnemiş, kültür dönüşümü sağlayarak o çağın ruhunu yansıtmış ve ünü dünyaya yayılmıştır... Aldar Köse hikâyelerini her yaştan insanlar zevkle okuyacak, yer yer şaşıracak, yer yer güleceklerdir.  Yücel Feyzioğlu, Aldar Köse hikâyelerini sadece aktarmamış, zenginleştirmiştir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0274cbed-8f66-41e6-8699-9830bc34e806.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Derste Para</image:title>
            <image:caption>Günümüz dünyasında neler olup bittiğini anlayabilmek için finansal sistemi kavramak büyük önem taşıyor. Son yıllarda Bitcoin gibi ödeme araçları parayı kullanma şeklimizi ve aynı zamanda hükümetler ile şirketlerin harcamalarımızı takip etmek için uyguladıkları yöntemleri değiştiriyor. Kendinize “Bu sistem nasıl işliyor sahiden biliyor muyum?” diye sorsanız yanıtınız “Evet” olabilir mi? 
 
Financial Times’ın ekonomi ve işletme alanlarında uzmanlaşmış başyazarı Gavin Jackson Tek Derste Para isimli bu kitapta İrlanda’daki bankacılık grevinden Batı Afrika’daki deniz kabuğu enflasyonuna kadar çeşitli tarihsel olaylardan yola çıkarak okuyuculara paranın ne olduğunu ve toplumlarımızı nasıl şekillendirdiğini açıklıyor.    
 
“Para önemlidir. Ve neden önemli olduğunu anlamak için cevap vermemiz gereken ilk soru, paranın tam olarak ne olduğudur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e50908-eae8-4c16-b9f9-76600f80de61.jpg</image:loc>
            <image:title>Er Tapıldı İle Kardıgaç</image:title>
            <image:caption>Kırgız bilgin Mirlan Namatov: “Masal ve destanlar, Kırgız ve diğer Türk boylarının tarihini, hayat tarzını, felsefesini, örf ve âdetlerini, hayal dünyasını ve dünyaya bakışını yansıttıkları için hayatın bir ansiklopedisi gibidir,” diyor. “Çeşitli baskılara rağmen, Kırgızlar bu eserleri kutsal bir emanet kabul ederek zenginleştirmeyi başarmışlardır.” 
 
Er Tapıldı ile Kardıgaç bu zengin hazineden sadece biridir. 14 bin 399 mısradan oluşan bu büyük destanı Mirlan Namatov, Yücel Feyzioğlu’na verdi. O da bu destanı çocuklar için masal olarak yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e09313a-93ef-43a7-b3da-c39bbb2adea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanedeki Ejderha</image:title>
            <image:caption>Kütüphane mi? Kit&apos;in anlamadığı şuydu:
Dışarılarda oynamak, toza toprağa bulanmak varken bir yerlere kapanıp kitap okumanın nesi eğlenceli olabilirdi ki? Ancak bir gün en iyi iki arkadaşının zoruyla bir kütüphaneye sürüklendiğinde neyle karşılabileceğini önceden hayal bile edemezdi. Hele ki o kütüphaneyi kurtarmak, hatta dünyayı kurtarmak gibi zor bir görevde baş rolü oynayacağını kim söylese inanmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc2d7694-1412-4f85-8689-61d226d7c680.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkuaz Espadriller Beta Ayakkabı’nın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Yıllar önce bir makine parçası bulmak için yola çıktığımda, ansızın yağmaya başlayan şiddetli yağmur yüzünden önümü göremez hâle gelmiştim. Bir anda kara bulutların arasından çıkan güneşle gökkuşağı bana ışık olmuş, yolumu bulmamı sağlamıştı.Şimdi de camdan esen rüzgâr acılarımı alsın, arada yüzüme vuran güneş bana yine ışık olsun istiyorum.” 
 
Turkuaz bir espadril tüm hayatı değiştirebilir mi? Ercan İkiışık, ayağında turkuaz espadrilleri olan Aylin Hanım’a ilk görüşte âşık oldu. Sonrasında Aylin Hanım’la evlendi, iki kızı oldu ve bu turkuaz espadriller sayesinde tüm iş hayatının dönüm noktası olan Beta Ayakkabı’yı kurdu. 
 
Dışarıdan bakanlar Ercan İkiışık’ın ne kadar da mutlu ve şanslı olduğunu ileri sürebilirler. Ama onun için her şey bu kadardan ibaret değildi. Zaferler sunan hayat aynı zamanda onun canını da yaktı. Önüne çıkan engeller hayallerinden bir bir vazgeçmesine neden oldu. Her şeye rağmen ne kadar zorluklarla karşılaşsa da dünyasının rengârenk olduğunu vurguladı, hayatını acısıyla ve tatlısıyla kabul etmesini bildi. 
 
Tüm bir hayatı samimi şekilde ele alan Turkuaz Espadriller, bir girişimcinin neler yapması gerektiğini söylüyor, zaferlerin yanında yenilgileri de okura gösteriyor. Ercan İkiışık’tan geçmiş yıllara, aile bağlarına, dostluğa ve aşka dair dokunaklı bir hayat öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff966661-2047-4865-8b70-e6ea016139c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcilleştirme Dünyamızı Değiştiren 10 Tür</image:title>
            <image:caption>Köpek, yoldaşımız oldu. 
Buğday, artan nüfusu besledi. 
Sığır, bize et ve süt verdi. 
Mısır, imparatorlukların büyümesini hızlandırdı. 
Patates, bize ziyafeti ve kıtlığı getirdi. 
Tavuk, yarınımızı merak etmemize yol açtı. 
Pirinç, bize altın bir gelecek vaat etti. 
At, bize güç ve hız kazandırdı. 
Elma, bizimle dünyayı dolaştı. 
İnsan, hepsini evcilleştirdi. 
 
 
Atalarımız yüz binlerce yıl boyunca, onları evcilleştirmeye başlayana kadar hayatta kalmak için vahşi bitki ve hayvanlara bağımlıydı. Arkeolojiyle genetikteki son teknolojiyi birleştiren bu kitap, insanlık tarihindeki en büyük devrimin hikâyesini anlatıyor ve evcilleştirilmiş on önemli türün büyüleyici kökenlerini ve sırasıyla bizi de nasıl dönüştürdüklerini ortaya koyuyor. 
 
Alice Roberts, insan eylemlerinin baskısı altında çatırdayan bir dünyada, doğal dünyayla olan ilişkimize ve onun üzerindeki büyük etkimize yeniden bakmamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af15b2f1-4789-4729-bb04-521bfe2311c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Radiant 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Nemesis’ler gökyüzünden düşen ve dokundukları herkesi öldüren varlıklardır. Nadiren hayatta kalan insanlara “enfekte”ler adı verilir ve bu kişilerde çeşitli fiziksel rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bununla beraber, büyülü bir enerjiyi yani Fantasia’yı kullanma becerisi kazanırlar. 
 
Seth biraz ahmak ancak çok iyi niyetli bir büyücü çırağıdır. Onu daha çocukken yanına alan büyücü Alma ile Pompo Tepeleri’nde yaşar. Biraz enfeksiyonu biraz da ahmaklığı yüzünden herkes tarafından terk edilmiştir. En büyük hedefi, Nemesis’lerin yuvası ve geldiği yer olan Radiant’ın nerede olduğunu keşfedip onu yok etmektir. Artemis Enstitüsü adına çalışan iki büyücü arkadaşı Doc ve Mélie ile çıktığı yolculukta yaşadığı adacıktan ayrılan Seth, Radiant hakkında daha fazla bilgi toplamaya çalışır. Ancak kanunsuz büyücüleri tutuklamayı misyon edinen Engizisyon üyeleri peşlerindedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b8d22f-4230-471c-bed7-645d8e6879cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağıdaki Mucize Vajina ve Kadın Cinselliği Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Vajinayı daha iyi tanımamızın zamanı geldi! 
Kadın anatomisini çevreleyen mitlere ve yanlış anlamalara elveda deyin: Aşağıdaki Mucize, kadınlara cinsel sağlıkları hakkında bilinçli seçimler yapma konusunda ilham verecek bir kitap. 
 
Vajina hassas olduğu kadar muhteşem bir organdır. Keşfedilecek, hayret edilecek ve tadını çıkaracak çok şey var! Çünkü kendimizi bilmemiz, ruh hâlimizi ve duygularımızı temelden etkiler. Ellen Støkken Dahl ve Dr. Nina Brochmann vajina hakkındaki yaygın yanlış bilgilerin ve insanların bu konuda sessiz kalışının kadınlara nasıl zarar verdiğini gördüğünde kadın bedeninin biyolojisi, anatomisi ve hakikati hakkında konuyu her yönden inceleyen bu kitabı kaleme almaya karar verdi. Hem tıbbi uzmanlık hem de empatiyle aktarılan şaşırtıcı ve az bilinen bilgilerle dolu bu kitapla aklınızdaki pek çok soruya cevap bulacaksınız. 
 
30’dan fazla dile çevrilen Aşağıdaki Mucize, bilgelik, bilimsel kararlılık ve mizah dolu bir dille, okurları klitoristen doğum kontrolüne, regl döngülerinden rahim ağzı kanserine kadar kadın cinsel organları ve cinsel sağlığı hakkında büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
&quot;Bacaklarınızın arasında pek çok bilinmeyen kısım içeren bir dünya haritası var gibi görünüyor. Bu kitap, aşağısı için yazılmış bir gezi rehberi. Tüm dünyayı dolaşın!&quot; –Women&apos;s Health</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a5a469-20c2-43fa-b66a-929a6970adf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Radiant 2 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Artémis Enstitüsü’ne ulaştıklarında ahmaklığından taviz vermeyen Seth, 
Enstitü’yü yöneten ve büyücüleri kazıklayan sarı kedi Master Lord 
Majesty’ye milyarlarca dinar borçlanır. Bunun üzerine Mélie ve Doc ile 
aşırı gürültülü sanayi şehri Rumble Town’a doğru yola çıkarlar. Amaçları 
şehirde bir bir kaybolan insanların başına ne geldiğini araştırmak ve 
canlı bir Nemesis’i Artémis Enstitüsü’ne teslim ederek çok para 
kazanmaktır. Şehre vardıklarında, Nemesis terbiyecisi bir büyücünün 
peşinde olan gizemli büyücü Grimm ile tanışırlar. 
 
Bu sırada Rumble Town’daki Engizisyon birliğinin yüzbaşısı Konrad de 
Marbourg şehri enfektelerden tamamen temizlemeye ant içmiş ve 
saldırıya geçmiştir. Rumble Town temellerinden sarsılırken Seth ve 
yoldaşları Nemesis saldırılarının arkasında kimin olduğunu keşfederler: 
Nemesis terbiyecisi, Domitor Hameline…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd70e8cf-cf00-461e-8d19-b9a85ef966b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Alişir İle Gül</image:title>
            <image:caption>Özbekler masal anlatırken gerçeklere fantastik ögeler katarak insanın merakını ve ilgisini canlı tutan etkili bir yol bulmuşlar. Çocuklarını eğlendirmek, eğitmek, yönlendirmek ve terbiye etmek için bu yol başarılı olmuş. Çocukların hayal dünyasına uygundur bu buluş. Bunu fark eden her masalcı, masalı detaylandırmış, ballandırmış, masala birçok işlev katmış. Anadilin incelikleri ve renkleri, düşünce zenginliği, toplum geleneği ve töresi, duygu ve davranış biçimleri bu masalların içinde anlatılmış. “Kardeş Masallar Dizisi” bu zengin hazinenin kapısını yeniden açıyor çocuklarımıza...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1685004a-6153-4999-97d1-82dd6b494839.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth&apos;in Günlüğü ve Amerikan Board Misyonerlerinin Çağı</image:title>
            <image:caption>Misyonerlik, günümüzde olduğu gibi geçmişte de bir grup insanın hayatlarını ortaya koyacak kadar sıkı sıkıya bağlı oldukları bir topluluktur. &apos;Amerikan Board Misyonerlerinin Çağı&apos; misyoner bir ailenin on iki yaşındaki kızı olan Elizabeth&apos;in günlükleri ışığında bir dönemin ruhunu, ön plana çıkan isimlerini ve kurumlarını okurla buluşturuyor. Satır aralarını okurken tarihe tanıklık edeceksiniz.   
  &apos;Elizabeth&apos;in babası Elias Riggs, Amerikan Board&apos;un en muteber misyonerlerinden de olsa, henüz on ikisine basmış bir çocuk günlüğünün satır aralarının, 19. yüzyıl Amerikan Board tarihinin ana hatlarına eş değer olması kesinlikle beklenen bir şey değildi.&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1df93bc-3914-435c-9cc3-41e3cbddf868.jpg</image:loc>
            <image:title>Biat Toplumunun Ruhsal Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Toplumumuzda günden güne artan kadın cinayetlerinin, çocuk istismarlarının, hayvanlara karşı şiddetin, doğaya ve çevreye karşı vurdumduymaz davranışların temelinde nasıl bir ruh hali vardır? Toplumun ve devlet yönetiminin hemen her kesimini sarmış görünen değerler yozlaşmasının kökenleri nelerdir? Cumhuriyetin önemli atılımlarının ve Dil Devrimi’nin, özerk benlikli yurttaşlar yaratmadaki rolü nedir? 
Sorunlarımızın kaynaklarını tanımadan neyle savaşacağımızı bilebilir miyiz? 
70 yıla aşkın süredir ruh hekimliği yapan Prof. Dr. M. Orhan Öztürk, eşsiz bilgi birikimi ve gözlemleriyle tüm sorulara yetkin yanıtlar veriyor; özerk benlik, kul benlik kavramlarını, ‘biat toplumunun ruhsal kökenleri’ni örneklerle tanımlamaya çalışıyor. 
Ülkemizde kişilik gelişmesinde özerk benlik duygusunu kısıtlayan, kul benliği besleyen gelenekleri, inançları, toplumda kadının yerini, ailede ve toplumda egemen olan baskıcı, kısıtlayıcı eğitim-öğretim düzenini irdeliyor, temel sorunların çözüm yollarını imliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7adb3675-538f-4e72-baa7-b50bda19b274.jpg</image:loc>
            <image:title>Lakhes – Lysis (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/9-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiştir. Her ikisi de Platon’un erken dönem diyaloglarından olan Lakhes ve Lysis’te sırasıyla cesaret ve dostluk konuları ele alınır. Yine, iki diyalogda da en ince ayrıntılara dek inen tanımlama çabaları nihai bir sonuca ulaşamaz ve felsefi bir açmazla, aporia’yla sonuçlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2a581c-49fd-4f0c-8f06-f5e7fd167db1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bellum Akademi - 1 Tutsak Ruh</image:title>
            <image:caption>Sevgili Bellatoresler Bellum Akademi’ye Hoş Geldiniz! 
“Türk mitolojisinden esinlenerek karakterlerin hâlâ günümüzde bile efsane olarak bilindiği bu mistik serüvene katıl.” 
Tanla gördüğü varlık karşısında kaçmaktan başka bir şey yapamadı. Kaybolan kıza yardım etmek isterken fark etmeden Bellum Akademi’yi keşfetti ancak olaylar beklediği gibi gelişmedi. Kendisi ve onu terk edip giden ailesi hakkında öğrendikleriyle başa çıkmaya çalışırken diğer yandan yeni dostlar ve düşmanlar edindi. 
Tanla, kan bağı ile geçen üç yetenek alanından (Partum- Lapides- Pugnator) birine sahip olabilecek mi? Yaşadığı ve henüz yaşamadığı zaman dilimlerinde hiç bilmediği sırlar onu beklemektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55712bd1-13c1-46f6-b698-2388a46e2032.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmos - Aklın Bilinmeyene Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insan aklını merkeze alarak modern bilim konularını akıcı,  akılcı ve sorgulayıcı bir bakış açısı ile sunma amacını taşıyor.   Bilinmeyen karşısında korkuya kapılmak yerine, merak ve heyecan duygusunu harekete geçirerek anlaşılması çok zor olarak tanımlanan  olgu ve olayları, anlaşılır bir dile indirgemeyi ve okuyuşuna ulaşmayı  hedefliyor.   Bizler, sırlarla dolu bir evrende yaşıyoruz ve bu sırlar henüz  çözülebilmiş değil. Evreni anlamak ve sorularımıza yanıtlar bulmak  amacıyla, her adımında şok edici başka soru ve yanıtlarla karşılaşmayı  göze alarak, zamanda geriye ve ileriye doğru sırlarla dolu bir yolculuğa  çıkıyoruz.   Bu yolculuk, insan aklının bilinmeyene yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef95c846-b06f-480d-a1b0-db54a96a8215.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum - Sırlar Evrenine Açılan Kapı</image:title>
            <image:caption>İnsanın soruları gökyüzü ile sınırlı değildi.  Varlık bilincine erişiminden bu yana evreni ve yaşamı sorgulayan  insanoğlu, maddenin derinliklerine doğru indikçe sırlarla dolu başka bir  sonsuzluk denizi ile karşılaştı.   Atom, atom altı parçacıklar, kuarklar birbiri peşi sıra saklandıkları  yerlerden çıkarak bizlerle tanıştırıldılar.   Öte yandan gelişmiş cihazları ile gökyüzüne bakan diğerleri, en büyük  sorularına yanıt ararken kendilerini 13.8 milyar yıl öncesinde, evrenin  doğumunu izlerken buldular.    Ve orada da onları kuarklar, atomaltı parçacıklar ve yoğun bir enerji  bekliyordu.   İlginçtir, gökyüzüne bakanlarla maddenin derinliklerine dalanları  karşılayanlar aynıydı; ışık hızında parçacıklar ve enerji.   Bu insan aklının, sırlar evrenine açılan kapıdan geçerek sonsuzluk  denizindeki büyük yolculuğudur.   Ve bu yolculukta akıl, felsefe ve bilim yol arkadaşıdırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760be659-ab07-4ba3-bc86-53c4a9632f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Ayyaş Efsanesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Avusturyalı yazar Joseph Roth’un yapıtlarında önemli bir yer tutan yersiz yurtsuzluk temasının temelinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşü ve Avrupa’da faşizmin yükselişi yatar. Roth, 1933 yılında Hitler’in iktidara gelişiyle, o sırada yaşadığı Almanya’yı terk ederek ömrünün son yıllarını sefalet içinde geçirdiği Paris’e göçmüştü. Aziz Ayyaş Efsanesi, 1939 yılında ölümünden hemen önce tamamladığı son yapıtıdır. Politik açıdan kendini tehdit altında hissettiği, otel köşelerinde ekonomik sorunlarla boğuştuğu, dostlarının ve meslektaşlarının ölümüyle sarsıldığı bu sürgün günlerinde, kendi kişisel trajedisini gamsız, tasasız ve parlak bir modern “efsaneye” dönüştürmüştür. Roth, köprü altlarında yaşarken, birkaç gün içinde yaşam koşullarını değiştiren bir dizi mucizeyle karşılaşan berduş Andreas’ın “büyülü” öyküsünde, Yahudi kökenine karşın Katolikliğe de büyük önem verdiğini anıştırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5bec07e-ab06-4d5d-82ac-953698833b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Bir Diyardan Eskizler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oscar ödüllü Shaun Tan&apos;in imzasını taşıyan Uzak Bir Diyardan Eskizler, milyonlarca sanatseverin belleğinde iz bırakan Uzak kitabının eskizlerinden oluşan nadide bir koleksiyon albümü.    Ucu açık fikirlerden sayısız çizime uzanarak, sözsüz bir anlatının yıllar içerisindeki evrimini gözler önüne seren kitap; bir sanatçının yaratım serüvenine ve nihai bir eserin ortaya çıkışına tanıklık ettiriyor.    Shaun Tan, tasarladığı görüntülerin sessiz dilini çözmemize kılavuzluk ettiği bu çalışmasında ayrıca, resimlediği büyülü evrenin arkasındaki gizleri de birer birer açıklığa kavuşturuyor.  Değişik göçmen öykülerinden damıtılarak evrensel bir anlatıya dönüşen Uzak kitabına bambaşka gözlerle &apos;&apos;yeniden&apos;&apos; bakmamızı sağlayan Uzak Bir Diyardan Eskizler, her detayı karakalemle çizilmiş kült bir eserin ortaya çıkış hikâyesini günyüzüne çıkarıyor. Küçük motiflerden tamamlanmış sanat eserlerine pek çok etkileyici çalışmaya sayfalarında yer veren kitap, uzun soluklu bir projenin adım adım izini sürüyor.  &apos;&apos;Uzak&apos;ı yaratım sürecinin tüm aşamalarını görmenin başkaları için de büyüleyici olabileceğini hayal ediyorum.&apos;&apos;   Shaun Tan, her ne kadar elinde bavul taşıyan yalnız bir adamın zihninde canlandırdığı hayal görüntüsünden yola çıkarak Uzak&apos;ı resimlemeye başladığını ifade etse de; buzdağının görünmeyen kısmında anlatılmayı bekleyen daha nice hikâyesi var.    Ve şimdi buzdağının görünmeyen kısmına bakma vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bad3fde9-c916-462c-9547-16bc8d01b86a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedir Bu Aşk Denen Şey?</image:title>
            <image:caption>Nedir Bu Aşk Denen Şey? kitabı, psikanalitik perspektiften meselelere yaklaşmakta ve çiftlerle yapılan deyim yerindeyse psikoterapi sanatına nasıl rehberlik edileceğini açık ve net bir şekilde okuyucuya sunmaktadır. Elinizde tuttuğunuz kitap hem erken dönem hem de çağdaş psikanalitik bilgiden yararlanmaktadır. Çift dinamiklerini belirlerken ve onlarla çalışırken her kuramın bize nasıl yarar sağlayacağını açıklamaya çalışmaktadır. Sonuç olarak ayrıntılı vaka çalışmalarıyla aydınlatılan, çift terapilerinde kullanılan teknik üzerine detaylı ve adım adım açıklamaların verildiği son derece pratiğe dayalı bir çalışma meydana gelmiştir. 
Nedir Bu Aşk Denen Şey? Kitabı mizah doludur ve insan olmaya dair çok çeşitli biçimler kitapta hayat bulur. Bu kitap psikanalitik terapistler, psikologlar, psikiyatristler, çift terapistleri ve bu zorlu yolculuk hakkında bilgi edinmek veya becerilerini geliştirmek isteyen öğrenciler için çok önemli bir kaynaktır. 
Kitapta neler var? 
· Aşk teorileri üzerine ilk zamanlardan bugüne tartışmalar
· Tedavinin başlangıcından bitişine kadar kat edilen ilerleme
· Çift terapisinde aktarım ve karşı aktarım kavramları
· Aktarım ve karşı aktarım kavramlarının ortaya çıkış şekilleri
· Çift terapisi ve birey terapisi arasında yapılan karşılaştırmalar
· Uygulamada kullanılacak pratik talimatlar 
Bu kitap, klinik tedavi uzmanlarının sorunlu evliliklerle çalışmak için gerekli becerileri kazanmalarına yardımcı olacak önemli bir kaynaktır. Kitabın çeşitli bölümlerinde çok sayıda klinik vaka sunulmuştur ve verilen örnekler bu çalışmanın hayata dokunmasını sağlamakla kalmamış, okuyucuya tedavinin her aşamasını açıkça göstermiştir. 
Lewis Aron, Ph.D. New York Üniversitesi Psikoterapi ve Psikanaliz Doktora Sonrası Programı Müdürü 
Okuyucu, kitabın içinde zengin klinik materyal bulacaktır. Elinizde tuttuğunuz bu kitap büyük bir içtenlik ve samimiyetle yazılmıştır. Sarah Usher okuyucuya uzun yıllar boyunca mesleğinde elde ettiği deneyimlerinden süzdüğü klinik bilgeliğini sunmaya çalışıyor. Bana göre burada yazılanlar son derece önemli ve değerli. Kitapta yer alan önemli bilgiler bireylerle ve çiftlerle çalışan terapistler başta olmak üzere tüm terapistlere fayda sağlayacaktır. Morris Eagle, Fahri Profesör, Derner İleri Psikolojik Araştırmalar Enstitüsü, Adelphi Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013970ad-aff8-4546-8ef0-94afa59d9d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>İcâr Hukuku</image:title>
            <image:caption>İcâr Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af6ebee2-c0a4-4c04-93e9-89eb62b048de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşça Kal İsrafil Rodop</image:title>
            <image:caption>Geçmişinizde özel yer etmiş biri apansız ayrıldığında... 
Kalp sessizliğe gömülmüyor. Artık sadece hatıralarda kalmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b4fed63-45c0-495e-8f07-a23416a26bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Bella Uçansüpürge -Büyük Şamata</image:title>
            <image:caption>Büyü Krallığı’ndaki okulunda bir türlü başarılı olamayan Bella her sihir denemesinde ortalığı birbirine katıyordu. Sonunda Kaktüs Teyze onun bir cadı olabileceğinden umudu kesti ve küçük kızı insan dünyasında bir aileye verdi. Yeni ailesi Bella’yı çok sevmişti ve kısa sürede o da ailenin bir parçası oldu. Ancak Bella’nın dikkat etmesi gereken çok önemli bir konu vardı – kimsenin onun büyü yapabildiğini öğrenmemesi gerekiyordu. Tabii arada tuhaf şeyler de oluyordu. 
Bella Uçansüpürge’nin sihirli okul macerası soluk kesiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cc56dc4-2b66-4a41-a6f3-792708acd9e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Ağacı İle Aramızdaki Mesafe</image:title>
            <image:caption>Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe
İtalyan yazar Paola Peretti, Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe adlı çocuk kitabı ile küçük okurlara keyifli ve ilham verici bir öykü sunuyor. Küçük Prens ve İçimdeki Müzik romanını büyük bir tutkuyla okuyanlar için eşsiz bir alternatif olan bu kitap, çocuklar kadar yetişkinleri de dokunaklı öyküsü ile büyülüyor. 20’yi aşkın dile çevrilerek tüm dünyada geniş bir okur kitlesine ulaşan Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, çocukların farkındalık ve empati duygusunun gelişmesine büyük katkılar sağlıyor.
Bir Çocuk Nelerden Vazgeçebilir?
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, ender görülen bir hastalığa sahip Mafalda adlı dokuz yaşındaki küçük bir kız çocuğunun yaşadıklarını anlatıyor. Gözlerinde meydana gelen Stargardt sendromu isimli bir rahatsızlık sonucu görme yetisini günden güne yitiren Mafalda, altı ay sonra çevresindeki her şeyin tamamen karanlığa bürüneceği gerçeği ile yüzleşiyor. Bunun üzerine küçük kız, görme engelli olarak sürdüreceği yaşama canla başla adapte olmaya çalışıyor. Yazarın kendi yaşamından yola çıkarak oluşturduğu bu kurgu, yüreğinizin en derinlerine dokunacak.
Her Çocuk Karanlıktan Korkar. Peki, O Ne Yapacak?
Kör olmaktan korktuğu kadar, bu duruma karşı büyük bir dayanma gücüne de sahip olan Mafalda, çevresinde kendisi için vazgeçilmez olan tüm objeleri listelemeye başlıyor. Yaşadığı zorlukların yanında bir de akran zorbalığına maruz kalan küçük kız, ailesi ve okuldaki yakın arkadaşlarının da yardımıyla hayata güçlü bir şekilde tutunmaya devam ediyor.
Mafalda’nın gösterdiği çabalar, günlük hayatta yapılan sıradan işlerin dahi aslında ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Her sayfasında okurlarda yeniden şefkat ve hayranlık duygusu uyandıran bu küçük kız, yetişkinlerin bile zorlanacağı bir gerçeğe karşı olağanüstü bir cesaret gösteriyor. Okulun yanındaki kiraz ağacı ise onun yeni yaşamına alışma sürecinde hem bir kilometre taşı hem de güçlü bir dayanak oluyor.
En Sevilen Kitaplara Hemen Şimdi Sahip Olun!
Birçok eğitim kurumunda çocukların okuma listelerine eklenen Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe romanını siz hala kütüphanenize eklemediniz mi? Bu eşsiz kitabı çocuklarınız veya minik yakınlarınız için siz de hemen sipariş verin, sepete özel avantajlardan yararlanmak için geç kalmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c22310-ca5b-4a16-bfd6-2759a5da1ee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Damla Damla Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ummanları büyük sandım; aslı damla, ben aldandım. 
İçtim kandım, düştüm yandım; aslım neydi, ben ne sandım?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/716d1241-7631-41a1-96a9-d2e6c6ee7b95.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela - Kedili Ziyaret</image:title>
            <image:caption>Ela büyük teyzesini ziyarete gidecek. Dostu tekir kediyi de yanında götürmek istiyor. Ama kedi hiç yerinde durmuyor. Hop oraya kaçıyor hop buraya. Tam ortaya çıktı derken yine kayboluyor. Ela onu bir daha bulamayacağını sanıyor. Acaba kedi nerede saklanıyor? 
Dostluk ve sadakat üzerine şirin bir ziyaret öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b7a50a-39c3-4986-b57b-28b2b52cc975.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Hikâyesi Tahlilleri</image:title>
            <image:caption>Türk hikâyesi oldukça zengin bir birikime ve değere sahiptir. Bu kitapta hem hikâye türü ile ilgili kuramsal bilgi verilmiş, hem de Tanzimat’tan günümüze kadar gelen süreçte türü temsil niteliğine sahip olup seçilen 32 Türk hikâyesi yeni bir yöntemle tahlil edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/146522c2-aa56-416d-87e7-960f93a8be72.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Didi Kar Bekliyor</image:title>
            <image:caption>Kış geldi, hava iyice soğudu. Didi, karda oynamak istiyor. Acaba kar yağar mı? 
Dinozor Didi kitapları, kısa cümleleri ve yalın anlatımıyla, okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a6580d-0e3e-45db-917a-d0913eb4d598.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilsem Zeka Açan Sorular 1. Seviye Bilişsel Beceri Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;Bilsem Zeka Açan Sorular” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaștırarak daha önceden öğrenilen bilgiyi analiz etme ve sentezleme așamalarıyla zeka sorularını çözmeleri hedeflenmiștir. Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, öğrenmeye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetișmesini sağlayacaktır.Her bir soruyla öğrencinin, önceden öğrenilen bilgiyi kullanarak soruya odaklanması, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıștır. Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karșılaștığı zorluklarla mücadele edebilmesi, karșılaștığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi ve öğrendiklerini sosyal yașama aktarabilmesi için tasarlanmıștır. Zeka açan sorularla; öğrencilerin eleștirel düșünme becerisini geliștirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan Bilsem Zeka Açan Sorular kitabı Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yaptığı BİLSEM sınavına uygun olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu kitaptaki sorular, BİLSEM sınavının ilk aşaması olan grup tarama uygulaması ve ikinci aşaması olan bireysel değerlendirme bölümünde sorulan sorulara benzerlik göstermektedir. Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitapta yer alan farklı soru tipleri bol bol tekrar yapmanıza ve zekanızı açmaya katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cecfa0d-4e3c-4108-9ec0-1d89905855ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Anahtar Minerali Magnezyum</image:title>
            <image:caption>Tepeden tırnağa sağlık için magnezyumun eşsiz yeteneklerinden faydalanın 
 
Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, magnezyum yaşamın başlangıcından bu yana insan metabolizmasının evrimleşme süreçlerinde kritik rol oynayan, vücutta 800’den fazla biyokimyasal reaksiyon için ihtiyaç duyulan, yüzlerce enzim sürecinde yer alan, tüm hücrelerin üretiminde ve çalışmasında etkili olan son derece önemli bir mineral. 
 
Vücuttaki magnezyumun yarısından fazlası kemik dokusunda bulunur. Geri kalanı ise sıvılar, kan ve kas dokusu dahil olmak üzere vücuda dağılır. Peki magnezyum neden her yerde? 
Her yerde çünkü; 
 
·         Yiyecekleri yönetilebilir bir kimyasal enerjiye dönüştürür 
·         Amino asitleri kullanarak yeni proteinler oluşturur 
·         DNA&apos;nızı onarır ve yeni kopyalar yapar 
·         Kasların gevşemesini ve kasılmasını düzenler 
·         Nörotransmitterleri stabilize eder 
·         Atletik performansa katkıda bulunur 
·         Depresyon riskini azaltabilir 
·         Tip 2 diyabet tedavisine katkıda bulunur 
·         Kan basıncı seviyeleriniz üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir 
·         Güçlü bir anti-inflamatuardır 
·         Vücuttaki iltihaplanma ve yan etkileriyle mücadelede çok önemli bir rol oynar 
·         Vücuttaki insülin fonksiyonunu iyileştirir 
·         Magnezyum menopozda faydalıdır 
 
Günlük hayatta yaşadığınız pek çok fiziksel ve zihinsel sağlık sorununun altında magnezyum eksikliği yatıyor olabilir çünkü yüzlerce hastalık, magnezyum eksikliği ile ilişkilendiriyor. 
 
İştah kaybı, bulantı, halsizlik, kas krampları, uyku sorunları, yüksek kan basıncı, anksiyete ve depresyon, regl ağrıları magnezyum eksikliğinin erken bulgularındandır. Yerine konmayan magnezyum; kemik erimesi, kalp rahatsızlıkları, migren, diyabet, metabolik sendrom, tiroid hastalıkları, astım, damar tıkanıklıkları ve kısırlığa yol açabilir. 
 
Bu kitap, birçok sağlık sorunundan korunmada ve tedavide etkinliği kanıtlanan magnezyumun neden yaşamın anahtarı olduğunu anlatıyor. 
 
Tepeden tırnağa sağlık için magnezyumun eşsiz yeteneklerinden faydalanın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be253913-0c5d-4f2f-9101-c3945aa1dc1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilsem Zeka Açan Sorular 2. Seviye Bilişsel Beceri Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;Bilsem Zeka Açan Sorular” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaștırarak daha önceden öğrenilen bilgiyi analiz etme ve sentezleme așamalarıyla zeka sorularını çözmeleri hedeflenmiștir. Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, öğrenmeye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetișmesini sağlayacaktır.Her bir soruyla öğrencinin, önceden öğrenilen bilgiyi kullanarak soruya odaklanması, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıștır. Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karșılaștığı zorluklarla mücadele edebilmesi, karșılaștığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi ve öğrendiklerini sosyal yașama aktarabilmesi için tasarlanmıștır. Zeka açan sorularla; öğrencilerin eleștirel düșünme becerisini geliștirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan Bilsem Zeka Açan Sorular kitabı Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yaptığı BİLSEM sınavına uygun olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu kitaptaki sorular, BİLSEM sınavının ilk aşaması olan grup tarama uygulaması ve ikinci aşaması olan bireysel değerlendirme bölümünde sorulan sorulara benzerlik göstermektedir. Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitapta yer alan farklı soru tipleri bol bol tekrar yapmanıza ve zekanızı açmaya katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee08142-2b4f-444c-be8c-f9efa2064444.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dünyası Dergisi Sayı:113</image:title>
            <image:caption>113. sayımız çıktı! Kağan Kurşungöz’ün hazırladığı kapak konumuz Sayma. Ayrıca IMBM özel bölümümüz de bu sayıda. 
IMBM özel bölümü / AÜ Matematik’in ilk 25 yılı / Şirince akşam sofrası III / Geometrik yer problemleri 3 / John Selden / Matematikçilerin genel kurulları / 26. Ulusal Antalya Olimpiyatı II / Eğitim Köşesi: Olasılık öğretimi / Eğitim Köşesi: İnşa problemleri / Kapak Konusu: (1) Sayı saymalı kombinatorik (2) Üreteç fonksiyonları (3) Özel sayma dizileri (4) Örüntüden kaçınma (5) Asimptotik metodlar (6) Çizgeleri saymak (7) MacMohan’ın parçalanış analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb95646-92b0-45b2-9788-c345a1d0822d.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç</image:title>
            <image:caption>ABD’nin Oregon eyaletinde bir yılbaşı sabahı, üniversite öğrencisi Eda Kaya, kilitli kaldığı bir çamaşırhane tuvaletinde, beraber büyüdüğü ve hayranlık duyduğu kuzeni Leyla’nın ortadan kayboluşunun esrarını çözmeye soyunur. 19 yaşındaki Leyla baskıcı ailesine başkaldırmıştır ama nereye gitmiştir? 
 
Eda, kendinden ayrı düşünemediği Leyla’nın kayboluşunu anlamaya çalışırken aile fertlerinin hikâyelerini, geçmişten bugüne taşınan yaraları da anımsar. Eda’nın ve Leyla’nın büyüme sancıları ve aidiyet ihtiyacı, dile getirilmeyen, yok sayılan bir geçmişin parçalarıdır…  
 
Tuvalet kâğıdına yazılmış, biraz ağzı bozuk bir hikâye bu. Ne var ki Batıcı burjuva aile çevresiyle Müslüman muhafazakâr çevrenin kesiştiği noktadan kaynaklanan roman, iki genç kızın hayatı anlamlandırma çabaları, inanma ihtiyacı ve kimlik arayışı üzerinden günümüz gençliğinin isyanına ve huzursuzluğuna da ayna tutuyor. 
Oya Baydar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc52a4c-08e0-443c-9189-6f46130990af.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık ve Zindelik Kulüplerinde Müşteri Sadakati ve Bileşenleri</image:title>
            <image:caption>·         Sağlık ve Zindelik Kulüpleri 
·         Zaman Kavramı 
·         Serbest Zaman Kavramı 
·         Serbest Zamanın Tarihsel Gelişimi 
·         Serbest Zaman Kuramları 
·         Akış Kuramı 
·         Ciddi Serbest Zaman Kuramı 
·         Hiyerarşik Serbest Zaman Engelleri Kuramı 
·         Feminist Serbest Zaman Kuramı 
·         Rekreasyon Kavramı 
·         Rekreasyonun Özellikleri 
·         Rekreasyonun Sınıflandırılması 
·         Rekreasyonun İhtiyacı 
·         Rekreasyonun Faydaları 
·         Serbest Zaman Doyumu 
·         Serbest Zaman Doyumunu Etkileyen Faktörler 
·         Sosyal Sermaye Kavramı 
·         Rekreasyon ve Spor’da Sosyal Sermaye 
·         Serbest Zaman Aktivitelerine Katılım ve Sosyal Sermaye İlişkisi 
·         Müşteri Sadakati Kavramı 
·         Müşteri Sadakati 
·         Müşteri Sadakatine Etki Eden Faktörler 
·         Müşteri Sadakatinin İşletmeler Açısından Önemi 
·         Serbest Zaman Aktivitelerine Katılım ve Müşteri Sadakati İlişkisi 
·         Konuyla İgili Yapılmış Araştırmalar 
·         Konuyla İlgili Yapılmış Ulusal Araştırmalar 
·         Konuyla İlgili Yapılmış Uluslararası Araştırmalar 
·         Literatür Taramasının Sonucu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64f23bc4-f4d5-4dbb-af5a-540cfa2c2916.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar ve Oğullar</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de radyoculuk mesleğinin kilometre taşlarından biri olan Nihat Sırdar, yazın alanındaki yetkinliğini Babalar ve Oğullar ile taçlandırıyor. “Yıllar sonra bu kitabı okuyanlar belki şaşıracaklar. Bizim İspanyol gribi salgını zamanı takılan garip maskeleri gördüğümüzde verdiğimiz tepkiyi verecekler. Ama yaşanacağı varmış, yaşadık, geçti, geçiyor… Hayat her gün hiç olmayacakmış gibi gelen şeyler gösteriyor bize. Görüyor, yaşıyor, anlatıyor ve yazıyorum ben de. Hâlâ hatırlayabiliyorken yazmak lazım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e89ea6-a9f6-4ef5-9fb4-13bd7a4ae286.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Kilot: Odada Kaos</image:title>
            <image:caption>Dağınık bir çocuk olan Don Kilot, en sevdiğin kitabın kahramanından ilham alarak odasına bir düzen getirmeye karar verir. Ancak bir sorun var, odadaki eşyalar bu durumdan hiç de memnun değil! Don Kilot: Odadaki Kaos, çocukların erken yaştan itibaren düzenli ve öz güvenli olmalarının ne kadar önemli olduğunu eğlenceli çizimlerle ve mizahi bir dille anlatıyor. Çünkü kendine güvenen çocuk her şeyin üstesinden gelebilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9cbacf-4384-4ad7-bf77-075f7dc2be6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Görsel Algı 1. Seviye</image:title>
            <image:caption>Dikkat ve görsel algı çalışmaları; beynin belli bir odak noktasına yoğunlaşmasını, sunulan görseller üzerinde seçici dikkatin aktif hâle getirilmesini ve gelişmesini destekleyen çalışmalardır. Hazırlamış olduğum kitabım ile çocukların akademik performanslarının artırılmasına, dikkat ve konsantrasyon becerilerinin geliştirilmesine, öz düzenleme ve organizasyon yeteneklerinin desteklenmesine katkı sunmayı hedeflemekteyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a8212b8-47d7-4f83-b077-7678b1d8fc5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Görsel Algı 2. Seviye</image:title>
            <image:caption>Dikkat ve görsel algı çalışmaları; beynin belli bir odak noktasına yoğunlaşmasını, sunulan görseller üzerinde seçici dikkatin aktif hâle getirilmesini ve gelişmesini destekleyen çalışmalardır. Hazırlamış olduğum kitabım ile çocukların akademik performanslarının artırılmasına, dikkat ve konsantrasyon becerilerinin geliştirilmesine, öz düzenleme ve organizasyon yeteneklerinin desteklenmesine katkı sunmayı hedeflemekteyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea289bf5-eb47-4689-aea5-1cebe67fb0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Ses Grubu Öykü ile Bora ÖRIDSB</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, ZÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
Bulmacalı
Eşlemeli
Boyamalı
Renkli heceli
Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f317f234-4902-4796-97fe-da011001d569.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Ses Grubu Arzu İle Polat ZÇGŞCP</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, ZÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
Bulmacalı
Eşlemeli
Boyamalı
Renkli heceli
Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192e8bd1-f343-4475-b010-488f5ab7f886.jpg</image:loc>
            <image:title>5. Ses Grubu Bahar İle Ajlan HVĞFJ</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma sürecinde sesler, gruplar hâlinde öğretilmektedir. ELAKİN, OMUTÜY, ÖRIDSB, ZÇGŞCP ve HVĞFJ harf sırasına uygun olarak hazırlanmış kitaplarımız; karesel (hızlı okuma) metinler, eşleme, boyama ve çizme çalışmalarıyla da desteklenerek çocukların okumalarını geliştirmeleri ve okuma-yazmayı daha hızlı çözmeleri adına hazırlanmıştır.
Bulmacalı
Eşlemeli
Boyamalı
Renkli heceli
Karesel okuma metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1fb852b-48fd-4e62-a07f-de8e3eaf99a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamuk Okul&apos;dan Yumuk Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Yamuk Okul&apos;a hoş geldiniz! Kitapları milyonlarca çocuğa ulaşan Newbery Madalyası sahibi Louis Sachar, okurları, gerek mimarisi gerekse eğitim anlayışıyla tüm zamanların en sıra dışı okuluna götürüyor: Yamuk Okul&apos;a!  Tuhaflıkta sınır tanımayan bu okulun absürt karakterleri ile tanışmamıza aracılık eden Yamuk Okul&apos;dan Yumuk Hikâyeler, kahkahalar attırırken usul usul düşündüren, birbiriyle geçişli otuz kısa öyküden oluşuyor.  Sachar&apos;ın öğretmenlik anılarından yola çıkarak, müthiş bir gözlem ve ifade gücüyle yoğurduğu &apos;&apos;yumuk&apos;&apos; hikâyeleri, yıllar içinde sürekli evrilen ama odak noktası hiç değişmeyen eğitim-öğretim sistemi hakkında derin ve kapsayıcı tespitlerde bulunuyor.
Bildiğiniz tüm okulları unutun! Çünkü az sonra kapısından içeri gireceğiniz Yamuk Okul, daha önce gördüğünüz hatta bizzat sıralarında ders dinlediğiniz okullara hiç ama hiç benzemiyor.  Aslında her şey, Yamuk Okul inşa edilirken yapılan mini minnacık bir hatayla başlıyor. Gerçekte, yan yana otuz sınıfın sıralanacağı tek katlı bir bina tasarlanırken, her katında tek sınıfın yer aldığı otuz katlı bir bina ortaya çıkıyor! Müteahhit bunun için çok özür dilese de sonuç kaçınılmaz oluyor. Yamuk Okul tüm heybetiyle gökyüzüne doğru uzanırken içini dolduran öğrenci ve öğretmenler de bu tuhaf yapının şanını yürütmek için ellerinden geleni yapıyor.  Çatısı bulutlara değen böylesine garip bir okulda okuyanlar da elbette sıra dışılıkta (yoksa şirinlikte mi demeli!) birbirleriyle yarışıyor. Mesela bu kitapta bizi karşılayanlara bakalım: Başındaki elli beş bin altı tel saçı tek tek sayan Joe, tavşan suratlı Deedee, sadece baş aşağı yazılmış yazıları okuyabilen John, kedi resmi çizmesi kırk beş saniye sürmeyen Bebe, üst üste onlarca palto giyen Sammy, her biri haylazlıkta rekortmen üç Ericler ve diğerleri. Azıcık tuhaf görünseler de aslında hepsi bizden, aramızdan. Ah, bir de onları elmaya dönüştürmeye kararlı Bayan Gorf ve DİSİPLİN tutkunu Bayan Jewls gibi çoook ilginç öğretmenleri var. Ha bire etrafa sızan sıçanları da unutmayalım! Ve son olarak tüm bu hikâyelerin ardında gizlenen, bahçe öğretmeni Louis! İnanın, eğer o olmasaydı, Yamuk Okul çok eksik kalırdı; hatta belki hiç olmazdı. İyisi mi sözü daha fazla uzatmayalım ve sizi döne döne yükselen gıcırtılı merdivenlerden yukarı, Yamuk Okul&apos;un 30. katına buyur edelim. Bu arada, merdivenlerden koşar adım çıkarken gözünüze eksik bir kat takılırsa sakın şaşırmayın! Okulun 19. katı eksik inşa edilmiş, yani YOK! O zaman haydi buyurun maceraya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb44d7b-070e-407b-9312-e0cf9c48cfc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanın Doğuş Miti</image:title>
            <image:caption>Otto Rank (d. 1884, ö. 1939), Sigmund Freud&apos;un yakın çevresinin bir parçası olan parlak bir Avusturyalı psikologdu. Rank&apos;ın bu erken dönem monografisi, psikanalitik yöntemin karşılaştırmalı mitolojiye çığır açan bir uygulamasıdır. 20. yüzyılın başında psikologlar, özellikle klasik mitoloji aracılığıyla insan ruhunun gizemlerini çözmeye çalışıyorlardı. Bu daha sonra Jung, Joseph Campbell ve diğerlerinin içgörülerine yol açacaktır. Ancak bu yakınsamayı keşfeden ilk bilim adamlarından biri Otto Rank&apos;tı. Mitoloji seven okuyucular için fazlasıyla açık olan karşılaştırmalı mitolojinin en can sıkıcı sorularından biri, mitler, folklor ve efsanelerdeki kültürler arası benzerliklerdir. Örneğin, tufan efsanesi, kahramanca arayış ve özellikle kahramanın doğum hikayeleri, Afrika&apos;dan Güney Amerika&apos;ya kadar dünyanın her yerinde görülür. 
  Bu kitap mitolojik açıklamaların astronomik fenomenlerle açıklama çabalarının sona erdiği dönemde ortaya çıkmıştır. Rank bu fenomenler yerine ortak motifleri, psikolojik evrenseller olduğuna inandığı şeylerle açıklamaya çalıştı. Bu çalışmada Rank, Yunan, Roma, Yahudi-Hıristiyan, Hint ve Germen efsanevi figürleri de dahil olmak üzere çok çeşitli Avrasya kahraman doğum mitlerini incelemektedir. Bunu yapmak için klasik Freudyen psikanalizin metodolojisini ve kelime dağarcığını kullanır. Rank hikayelerden bazılarını fazla bilinmeyen ender kaynakları kullanarak hazırladığı için okuyucu açısından ufuk açıcı ve farklı çağrışımlar yapabilecek bilgiler de içermektedir. Son bölümde ise bu mitleri adeta &apos;koltuğa&apos; koyar ve tezini çok tutarlı bir şekilde bağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71f05259-4cb3-493a-850c-e70a379ad0ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Ruh Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Sınırlarınızın ötesine geçmeyi ister miydiniz? Peki ya, kısıtlamalardan özgürleşmeyi? 
İç huzuru ve dinginliği keşfetmek için her gün ne yapabilirsiniz? 
Özgür Ruh Günlüğü, bu sorulara basit ama derin cevaplar sunuyor. 
İster iç dünyanızı ilk keşfiniz olsun, ister hayatınızı içe doğru bir yolculuğa adamış olun, bu günlük kendinizle ve çevrenizdeki dünyayla olan ilişkinizi değiştirecek. Bilincinizi sınırlayan duygu ve düşünce kalıplarına son vermek için neler yapabileceğinizi keşfedeceksiniz. Yazar, gazeteci ve motivasyon konuşmacısı Michael A. Singer, meditasyon ve farkındalık geleneklerinden yararlanarak, bilinç gelişiminin nasıl gerçekleşeceğini, mutluluğa ve öz-değere ulaşmamıza engel olan acı verici düşünce ve hatıralardan nasıl kurtulabileceğimizi eşsiz bir anlatımla sunuyor. Özgür Ruh Günlüğü, düşünceleriniz ve duygularınızla olan ilişkiniz boyunca size rehberlik edecek ve içsel enerjinizin kaynağını ortaya çıkarmanıza yardımcı olacak. Bilincinizi alışılmış düşüncelerden, duygulardan ve enerji kalıplarından kurtarmak için neler yapabileceğinizi araştıran ve sunan bu günlük, mükemmel bir berraklıkta özgür bir yaşamın kapısını aralamanıza olanak sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d6e43f-98a5-40b9-867e-1d35977617bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalci Deniz&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Kurabiyeler, limonatalar, çekişmeli oyunlar ve en çok da hayallerin peşinde dünya gezileri. Deniz ve arkadaşları her buluşmalarında, ya resim yaparken, ya bir ağacın altında oyun oynarken ya da keyifli bir sohbete dalmışken bir anda kendilerini Dünya’nın çeşitli ülkelerinde buluyor, gittikleri ülkede festivallere katılıyor ve orada tanıştıkları yeni arkadaşlarıyla yepyeni maceraların içine düşüyorlar. Onları bu festivallere taşıyan kimi zaman küçük bir kiraz ağacı, kimi zaman da gözümüzü dikip bakamadığımız güçlü güneş ışınları, kimi zaman ise duydukları bir iki kelime oluyordu. 
Hindistan, İrlanda, Japonya, Nepal, Moğolistan, Peru, Fas, Çin ve Türkiye’de neşeli, şenlikli ve serüven dolu festivalleri kaleme alan Gülen Güler’in hikâyesi, Hayalci Deniz’in Maceraları Sevinç Altan’ın cıvıl cıvıl çizimleriyle hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e25bb52-ef9d-441a-9cba-ba0eeeb135ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız&apos;ın Evi</image:title>
            <image:caption>Kuyruklu Yıldız hep yollardadır. Kayarak, arkasında ışıktan bir iz bırakarak gider gecede. Bu yolculuğunda hep yalnız ve özgürdür. Çocuklar onu çok merak eder: Neden hiç durmuyor? Aradığı bir şey mi var? 
Evini mi bulamıyor? Bu sorulara yanıt bulmak için çocuklar Kuyruklu Yıldız’a mektup yazar. 
Kuyruklu Yıldız onlara yanıt verir mi?.. 
Ozan Yaşar Miraç’ın yazdığı bu masalı, Burcu Yılmaz ışıklı renklerle resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab49176-1d5b-4004-96c8-dbad18d4ec8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Güvenlik ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Eleştirel Güvenlik ve Türkiye, dış politikada güvenlik çalışmalarına çok boyutlu bir eleştirel yaklaşım geliştiriyor. Bu eleştirinin temelinde, güvenliğin “teknik” veya siyaset-üstü değil pekâlâ siyasi bir mesele olduğu kabulü ve devlet-merkezli bakış açısıyla ve askerî sorunsalla sınırlanamayacağı fikri yatıyor. Kitabın kuramsal tartışmalarla ilgili ilk bölümünde, öncelikle “güvenlikleştirme” ve adeta sihirli bir havaya bürünmüş bulunan “jeopolitika” gibi temel kavramların etraflı bir sorgulaması yapılıyor. 21. yüzyılın ilk on yıllarına damgasını vuran popülizmin bu alandaki etkisi de ihmal edilmiyor. Bu sorgulama, dış politikada güvenlik perspektifinin postkolonyalizm, feminizm ve barış inşası bakış açılarından ele alınmasıyla tamamlanıyor. Türkiye örneğine eğilen ikinci bölümde ise, sivil-asker ilişkileri, Kürt sorununda Çözüm Süreci, Suriyeli göçmenler, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, iklim krizi bağlamlarında dış politikada güvenlik meselesine mercek tutuluyor. Dış politikanın 21. yüzyılın ilk çeyreğinde “aktivizmden sıkışmışlığa” doğru seyreden gelişimine de ışık tutan bir analiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2833500-4243-48cf-b82d-d4732b2de0ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Yerel Siyasette Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Dışlayıcı mevcut mekanizmalara rağmen, kadınların siyasi patikaları, hırsları, kararlılıkları ve şimdiye dek Türkiye bağlamında nispeten az bilinen, bireysel ve kolektif faillikleri ile çizilmiştir. Kadın yerel siyasetçilerin çok çeşitli siyasi kariyer yolları, yalnızca ilerlerken önlerine çıkan zorlukları değil, aynı zamanda kadınların başvurdukları eylem stratejilerini ve siyasi kariyerlerini kendi elleriyle çizme kapasitelerini de ortaya koymaktadır.” Türkiye’de Yerel Siyasette Kadınlar’da Lucie Drechselová, farklı sosyo-politik özelliklere sahip illerde yaptığı saha çalışmasının ve görüşmelerin zengin malzemesine dayanarak, Türkiye’de kadınların yerel siyasette var olma mücadelesini enine boyuna inceliyor. Türkiye’nin modern siyasi tarihi boyunca -bir tür “devlet feminizmine” rağmen veya onun da katkısıyla- kadınlara dönük bir dışlanma döngüsünün işlediğini görüyoruz. Kadın düşmanı parti yapıları ve kadın kollarının “dayanılmaz zayıflığının” yanı sıra, yerel siyasetin yapısal sınırlılıklarının da bunda payı var. Buna karşılık 2000’lerde kadınların yerelde tutunma ve siyasi partiler içinde kendilerine yer açma mücadelesinin somut kazanımlar doğurduğunu da görüyoruz. Türkiye’de Yerel Siyasette Kadınlar, kadın hareketinin toplam etkisi yanında; hem milliyetçimuhafazakâr partilerde, hem Kemalist mirasın devamında ve CHP’de, hem de pro-Kürt siyasette kadınların özgül yerel siyaset deneyimlerine bakıyor. Pro-Kürt siyasetin “kadınlaşmasının” yereldeki etkilerine eğiliyor. Fakat yerel siyaset kadınlar için hâlâ engellerle dolu. Lucie Drechselová, “Demokrasi kadınlara ‘yaramıyor’ mu?” gibi tahrik edici bir soru da sormaktan geri kalmazken, kadınların “değişim tahayyül etme kapasitesinin” de kıymetini biliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73bed7f9-9b7e-4a16-9718-2cf59a1d1f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı İnsan</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın önemli Rus yazarlarından Andrey Platonov’un dokuz öykü ve iki denemesini içeren bu derlemeyi, Günay Çetao Kızılırmak’ın güzel çevirisiyle okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyuyoruz. 
&quot;Sonbaharın son demlerinde ihtiyar her zamanki gibi ötede duran keman kutusunun üzerine bir serçenin konduğunu gördü. Müzisyen, küçük kuşun henüz uyumamış, üstelik şu akşam vakti geçim derdine düşmüş olmasına şaştı. Gerçi sırf gündüz çalışarak karın doyurmak zordu artık: Tüm ağaçlar kış uykusuna çekilmiş, haşereler ölmüş, şehir toprağı çıplak ve aç kalakalmıştı çünkü atlar nadiren geçiyor ve kapıcılar peşlerinden derhal temizliyordu bıraktıkları gübreyi. Sahiden de bir serçe güzün yahut bir kış günü nasıl doyurmalıydı karnını? 
&quot;Serçe kutunun ötesini berisini bir güzel teftiş etti ve işine yarayacak hiçbir şey bulamadı. O zaman ayacıklarıyla bozuklukları kıpırdattı, gagasıyla en küçük bronz kapiği aldı ve kim bilir nereye uçtu. Demek ki boşuna gelmemişti – ne olursa olsun bir şey almış sayılırdı! Varsın yaşasın, didinsin, onun da bir şekilde geçinmesi gerek.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/603272b6-bf7d-48fc-b45b-2829239355ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversitelerin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Charles Homer Haskins (ö. 1937), elinizdeki kitapta bir öğretim kurumu olarak üniversiteyi tarihsel bir perspektiften ele almaktadır. Yazar, ilk üniversitelerin müfredatını, öğretmenlerini ve öğrencilerini mercek altına almakta, böylece konuya dair genel bir çerçeve çizmektedir. Öğretmenlerin izledikleri metotların yanı sıra öğrenci şiirlerine ve mektuplarına da yer veren kitap, bu yönüyle kronolojik bir çizelgenin de ötesinde okuruna çok yönlü bir bakış açısı sunmaktadır.  
Haskins, Orta Çağ’ın son dönemlerindeki entelektüel aydınlanmanın üniversitelerin kurulmasına zemin hazırladığını ve üniversite yapısının mekâna ve zamana göre farklılaştığını göstermektedir. Nitekim üniversiteler tarih boyunca gerek kurumsal yapı gerekse müfredat açısından içerisinde bulundukları sosyal koşullar ile aktif bir etkileşim içinde olmuştur.   
Üniversitelerin Doğuşu, bir parçası oldukları kurumların kökenleri hakkında bilgi edinmek isteyen eğitimcilerin ve öğrencilerin başvuracakları temel bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>