﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d552978-583f-4256-acca-c585f6b200e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Antropolojisi – Kabile, Kadı, Yargıç</image:title>
            <image:caption>“Antropoloji ve karşılaştırmalı hukukun bilgileri ışığında hukukun doğasına ilişkin büyüleyici bir araştırma… Dünyanın her yerinden ve tarihin her döneminden zengin örneklerle dolu. Hukuk kuramı, karşılaştırmalı hukuk veya hukuk antropolojisi alanlarına ilgi duyan herkese tavsiye edilir.” 
Gordon R. Woodman, The Journal of Legal Pluralism and Unofficial Law 
 
“Pirie’nin kitabı, etnografik bilgiye dayalı bu araştırma alanına heyecan verici bir giriş niteliğindedir.” 
Eve Darian-Smith, Law and History Review 
 
“Bu kitap, gerçek bir disiplinlerarası çalışma ve sosyohukuk çalışmaları için temel bir soruyu ele almaktadır: Hukuk nedir? Pirie’nin dikkatlice inşa edilmiş ve savunulmuş tezi kışkırtıcıdır.” 
Simon Halliday, University of York, Socio-Legal Studies 
 
Bu kitabın merkezinde hukukun doğası, örf-âdetle ilişkisi, hukuki kuralların, kategorilerin ve taleplerin formu hakkındaki sorular bulunmaktadır. Kitap toplumsal düzene ve çatışmaların çözümüne dair etnografik çalışmaların yanı sıra insan hakları, uluslararası hukuk kuralları ve yeni mülkiyet biçimleri hakkındaki güncel tartışmaları da ele alıyor. Aynı zamanda, hukuk tarihçileri, klasikçiler ve oryantalistler tarafından çalışılan zengin bir kodlar ve metinler külliyatını da gözden geçiriyor: Antik Çin, Hindistan ve İslam dünyalarının antropologlarca ihmal edilen büyük hukuk sistemleri, bu dünyaların çeperlerinde üretilen hukuk formlarıyla birlikte bu kitapta inceleniyor. Eserde antik kodlar, Ortaçağ kanunları, köy tüzükleri ve kabile yasaları hakkında zengin ampirik ayrıntılar sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebb7fe2-58ae-4388-abb2-af220de12c6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Hukukbilim – Bodin’den Modern Sonrasına</image:title>
            <image:caption>Politik hukukbilim, hukuku insan deneyiminin ‘politik’ bir yönü olarak ele alan hukuk bilimi dalıdır. Hukukun, insan deneyiminin ‘politik’ kısmının bir veçhesi olarak anlaşılması gerektiğini iddia eder. Politik hukukçular, ne ütopist ne de evrensel bilgi arayışındaki filozoflardır; onlar politik düşünürlerdir; dünyayla, olduğu hâliyle çalışırlar. Politik hukukbilim, siyasi otoritenin nasıl oluşturulduğu sorusunun, hukuk düzeninin mahiyetini anlamanın anahtarı olduğunu savunur. 
Politik hukukbilim, Bodin’in 16. yüzyıldaki çalışmalarından Schmitt’in 20. yüzyıldaki eserlerine kadar uzanan ortak bir Avrupa söylemi olarak gelişmiştir. Bodin, Grotius, Pufendorf, Montesquieu, Hauriou, Romano, Heller ve Schmitt gibi çığır açıcı hukukçuların pek çoğu hukuk uygulamasında da yer almıştır. Hamilton, Burke ve de Tocqueville gibi bazıları, hukukçu olarak yetişmiş ancak başka özellikleriyle tanınmıştır. Hobbes, Spinoza, Rousseau ve Hegel’in de dâhil olduğu diğerleri ise genellikle siyaset felsefecileri olarak kabul edilmiştir. Ancak hepsi politik hukukbilime dikkate değer katkılarda bulunmuştur. 
Alanında yazılmış en önemli çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap, politik hukukbilimin doğuşu, gelişimi ve çağdaş hukuk felsefesi açısından önemini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bce951bf-fecb-498e-9ddb-8c342f6134b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Yazılar</image:title>
            <image:caption>Hayati Sır şu zor zamanda insan neslinin korunabilmesi için hepimizi toplu bir uyanışa çağırıyor; “En güzel olandır... Hayat! Birbirimize bakışımız. Temasımız... Hissedişimiz. Yeryüzünün bilgisi. İnsanın o güzel tabiatıdır. Ve insan böylesine bereketli bir dünyada mutluyken... Yıllardır küresel şirk-etlerin o kötücül hamleleriyle bugünlere geldik. Dünya şu an buhran içinde! Pek çoğumuz için bu kaostan çıkış yolları kapanmış gibi! Herkes diyor ki çare nedir? Kurtuluş! Göklerden bir yardım gelmeli. Bir uyanış gerçekleşmeli. ‘Gök Yazılar’ını okuyacağız o zaman. Asrın sır taşıyıcıları! Ruh muhafızları! Ashâb-ı Kehf yâranı! Söze geldi!.. Ve harfler, kelimeler. Hepsi de yeni mânâlar. Sırlı ‘bir’ çıkış yolu işte! Aslında hayat hâlâ öylesine güzel ki!.. Rabbimiz bizi terk etmedi. Ümit her daim var olacak...” 
 
 
Ve Hayati Sır bugün yaşananları da şöyle dile getiriyor; “Gerçek olan her harf, her kelimenin artık çok daha değerli olacağı zor bir zamanın içine giriyoruz... Ata tohumlarımız gibiler! Sözün hakikatinin devamlılığı için direnmeliyiz. Kâğıtlar olmazsa söz, hakikatine kavuşamaz. Ekranların tahakkümü altına girer. Her harf, her kelime mânâsını yitirir. Ve hiç kimse birbirini anlayamaz. Kaos bundandır. Elbette ki kasıtlıdır. İşte bunun içindir. Yeryüzünün, insanların, çocukların sinsice imhası!.. Sözün hakikatinin yitirilmesi yüzündendir. Tarih boyunca bir daha yaşanmaması için ortak kabul gören o dayanılmaz kitlesel acılar bile bugün normalleştirilmeye çalışılıyor. Kitlesel imhalar top, tüfek, tankla yapılmıyor ki artık! Fark edilemiyor bile! Yüksek teknoloji! Yapay genler! Genom! DNA tekamülü! Tohum!.. Ve de uydulardan elektromanyetik frekanslar gönderilerek yapılıyor. Şunu da söyleyelim ki; üzerimize dijital tsunami gibi gelen bu Yeni Dünya Düzeni! Maalesef insan neslinin sona erdirilmesiyle programlanmış ‘yapay zekâ’ ürünüdür. Ve tüm bunların ardından onların getirmek istedikleri gelecek! Yapay! Hibrit! Mekanik! Dijital esarettir... ‘Great Reset’ budur. 
 
Elbette ki muvaffak olamayacaklar... Ağaçlar, ormanlar... Uçan kuşlar... Balıklar. Karıncalar bile direnecekler. Topluca bir uyanış gerçekleşecek inşallah. Yeter ki insanlar kendi nesillerinin korunması için bir an önce bir araya gelebilsinler. Ve pasif iyilikten, aktif iyiliğe geçebilsinler. Görecekler ki o zaman. Uyanışımız çok yakın!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e995c0aa-1aa7-4896-80df-42f1a9f9453f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya, İnşa, İtiraz -Mimari Eleştiri Metinleri</image:title>
            <image:caption>Rüya, İnşa, İtiraz ismi, kitabın amacının ne olduğunu ve içinde nelerden söz edildiğini açık biçimde özetliyor. Hatta güncel mimarlık düşüncesi ortamına ve onun işleme mekanizmasına bir teşhis koyuyor. 
Şöyle ki, önce, mimari bilgilenme süreci burada ‘rüya’ metaforuyla özetlenen bir otomatizmle yaşanır. Mimarlık adına bilinegelenler çoğu zaman farkına bile varılmaksızın öğrenilir. Ardından ‘inşa’ metaforuyla anlatılan öğrenilenleri içselleştirme ve uygulama sürecinden geçilir. Onu izleyen ‘düşyıkımı’ rüyaların rüya, bilinenlerinse feda edilebilir olduğunu fark etmek anlamına gelir. Onlardan vazgeçebilme fırsatlarının bulunduğu böyle bir farkındalıkla kavranır. Son aşamaysa asıl verimli düşünsel imkânların yaratılacağı bir ‘itiraz’ etme ve o sayede yeni tasarımsal, kuramsal ve inşai imkânları ortaya koyma evresidir. 
En azından öyle olması umulur ya da öyle bir olasılık vardır. Çünkü düşünmek demek, öğrenilenlerle sonradan gözlemlenenler arasında çelişmeler ve onlardan doğan gerilimler üretmek demek. 
Dolayısıyla, okuyanın bildiği ve inandığı konulardan konuşurken, bilinegelenlerin gerçeğin ta kendisi olduğu konusunda kuşku uyandırabiliyorsa, bu kitabın bir işe yaraması mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/141fe2ad-89e2-4b38-9bc5-815a41d63f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Teori ve Pratikte Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Güvenlik sorunları uluslararası politikada yüksek önceliğe sahip olduğu gibi güvenlik çalışmaları da Uluslararası İlişkiler disiplininde yer alan temel çalışma alanlarından biridir. 
 
Bu kapsamda kitap, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile uluslararası güvenlik konusuna ilgi duyan araştırmacıların ihtiyaçları gözetilerek hazırlanmıştır. Kitabın amacı geniş bir alana yayılan güvenlik konusu hakkında okuyucuya temel bilgileri kazandırmak ve güvenlik çalışmalarının boyutları hakkında bilgi vermektir. 
 
Kitapta güvenlik konusu etimolojiden, epistemolojiye; teoriden pratiğe kadar geniş bir alanda ele alınmış, klasik yaklaşımların yanın sıra eleştirel çalışmalara da yer verilerek güvenliğin sadece sonuçlar üzerinden değil kurucu ve inşacı unsurlar üzerinden de irdelenmesi gerekliliğine dikkat çekilmiştir. 
 
Beşinci baskısını yaptığımız bu kitaba Post Modern Güvenlik, Uluslararası Alanda Güvensizliğin Kaynakları ve Uluslararası Güvenlik Sorunlarının Çözüm Yöntemleri gibi önemli bölümler de eklenmiştir. Böylelikle güvenlik konusunda yazılan ve söylenen her şeyin özlü bir biçimde içinde yer aldığı referans bir eserin okuyucuya kazandırılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5f9ddbc-fc28-41d5-b691-fc8978049d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Lakhes - Lysis</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/9-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiştir. Her ikisi de Platon’un erken dönem diyaloglarından olan Lakhes ve Lysis’te sırasıyla cesaret ve dostluk konuları ele alınır. Yine, iki diyalogda da en ince ayrıntılara dek inen tanımlama çabaları nihai bir sonuca ulaşamaz ve felsefi bir açmazla, aporia’yla sonuçlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/281473a6-f51e-404e-ae5c-84863b7e5f86.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkisel-Kültürel Terapi</image:title>
            <image:caption>İlişkisel-Kültürel Terapi, insanların yaşamları boyunca bağ kurmaya doğru büyüdüğü ve gelişmek, hatta hayatta kalmak için bağa ihtiyacımız olduğu öncülü üzerine inşa edilmiştir. Terapinin amacı, terapötik ilişkiyi ve nihayetinde danışanın terapi dışındaki ilişkilerini derinleştirmektir. 
Judith V. Jordan ilişki merkezli, kültürel yönelimli terapi biçiminin tarihini, teorisini ve pratiğini araştırıyor. Bu yaklaşımı, teorisini, terapi sürecini, birincil değişim mekanizmalarını, ampirik temelleri ve gelecekteki gelişmeleri anlatarak, vaka örnekleriyle çeşitlendiriyor. 
İlişkisel-Kültürel Terapi, Psikoterapi Kuramları Dizisi’nin on ikinci kitabıdır. APA bu diziyi, psikoterapistlerin günümüzde kullandığı temel kuramsal modelleri anlamaya yönelik bir kaynak olarak sunmaktadır. Dizinin kitapları, farklı danışan profillerini içeren zengin vaka örnekleriyle birlikte somut kuram ve bulgu temelli uygulamaları anlatmaktadır. Öyle ki, uygulamacılar ve öğrenciler bu kitapları bilginin ve esinin mücevherleri olarak görecektir. Okuyan Us, bu dizide Türk uzmanların çalışmalarına da yer vermektedir. 
*** 
Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor. — Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu 
 
Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde. — -Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz, George Washington Üniversitesi, Washington, Dc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecefb2b8-78ca-4561-8d12-4c44535b5c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Temel İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Georges Politzer, 23 Mayıs 1942 günü Naziler tarafından kurşuna dizilerek idam edildi. Karışı ve yoldaşı Mai ise bir yıl sonra, Mart 1943’te, götürüldüğü Auschwitz’de öldü. 
’Kızıl kafalı filozof ‘olarak da bilinen Georges Politzer’in kahkahanın vücut bulmuş hali olduğu sık sık söylenirdi. Politzer’in başlıca üç mirası vardır; ‘’gülmek devrimci bir eylemdir’’, ‘felsefenin temel ilkeleri’, ‘felsefenin başlangıç ilkeleri’. 
Elinizde bulunan kitap, George Politzer’in Paris İşçi Üniversitesi’nde II. Dünya Savaşından önce verdiği derslerin derlenmesiyle oluşmuştur. 
Felsefenin temel ilkeleri, idealizm-materyalizm ayrımını, zenginliğin ve kapitalizmin köklerini, kapitalizmin adaletsizliğine rağmen varlığını nasıl sürdürebildiğini, kapitalizmden neden kurtulmak gerektiğini ve nihayet kapitalizmden kurtulma alternatiflerini anlatmaktadır. 
Bütün batı dillerinde, Farsça ve Arapça yayımlanan ‘’felsefenin temel ilkeleri’’ George Politzer’in Auschwitz’de öldürülmesinden sonra arkadaşları tarafından yayımlanan ‘’Felsefenin Başlangıç İlkeleri’’kitabının Guy Besse, Maurice Cavering tarafından genişletilmesiyle ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb1997a9-916f-4f52-a0e8-b481a0fa1952.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisseden Beyin</image:title>
            <image:caption>Peter Fonagy araştırmadan söz etmenin psikanalistlerde neden Eskimolara derin dondurucu satmaya benzer bir his uyandırdığını sormuş ve sinirbilimle psikanalizin ilişkisini yıllarca aynı apartmanda yaşayıp yekdiğerinin adını bile öğrenmeden birbirlerinin yanından geçen komşulara benzetmişti. 
Solms’un yukarıda bahsettiğim kişilik yapısının ve zihninin işleyiş tarzının etkisiyle komşuya ‘Merhaba’ diyen bir havası var. Bir işbirliği, bir ortak çalışma aradığını söylüyor: ‘Günümüzde var olan sinirbilimsel yöntemleri kullanarak zihnin yapısı ve işlevlerine dair psikanalizden öğrendiklerimizin nörolojik temelini haritalandırmaya kalkışma girişimini yeniden değerlendirmek’ istiyor.” — Prof. Dr. Türkay Demir, Çocuk ve Ergen Psikiyatrı, Psikanalist (IPA) 
 
Sinirbilim alanının önde gelen araştırmacılarından Mark Solms, Hisseden Beyin’de psikanaliz ve sinirbilim arasındaki yolu aydınlatma vazifesini üstleniyor. Sigmund Freud’un tümüyle psikiyatrik vakalardan çıkarsadığı soyut kavramların beyin dokusundaki karşılıklarının peşine düşerek, nöropsikanaliz alanının belki de en başat hedefinin peşinden gidiyor. Üstelik bu “ağır” meseleyi herkesin anlayabileceği bir üslupla ele almayı başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb254fc-44a2-4557-9594-e13178885a2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Güneş Ülkesi, ‘’modern-öncesi’’ eşitlik fikrinin anlatıldığı ilk kitaplardan biridir. 
Tomasso Campanella, memleketi Kalabriya’yı İspanyol egemenliğinden kurtarmak ve hayalindeki eşitlikçi ütopik toplumu kurabilmek için 1599 yılında bir ayaklanma planı hazırladı. Fakat isyan planları, ihbar edilmeli üzerine çöktü. Campanella tutuklandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 
İşte Güneş Ülkesi’ni ömür boyu hapis cezası çektiği bu hapishanede 1600’lü yıllarda yazdı. 
Campanella, Güneş Ülkesi’nde kimsenin yoksulluk çekmediği, herkesin eşit eğitimden yararlandığı, eşit, özgür ve mutlu insanların yaşadığı bir ülkeyi anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa238d0-7110-465b-bfcc-218524a9b43a.jpg</image:loc>
            <image:title>İcat Çıkar</image:title>
            <image:caption>“İcat çıkarma başımıza!” demeden önce bir kez daha düşünmeli insan!
Koray Avcı Çakman&apos;ın, “icat çıkarmak” deyiminden esinlenerek kaleme aldığı İcat Çıkar, çocukları hayal kurmaya, yaratıcı olmaya ve yeni şeyler üretmeye yüreklendiren masal tadında bir hikâye. 
Kalıplaşmış düşünce ve davranışları özgün fikirleriyle bertaraf eden Hıkkırk adında bir çocuğun, azimle çalışarak nasıl başarılı bir mucide dönüştüğünü anlatan kitap; değişime ve yeniliğe karşı direnmenin gelişmeyi ve ilerlemeyi engelleyeceğini vurguluyor.
Gündelik hayatımızı kolaylaştıran hemen her aletin bir zamanlar ortaya çıkan icatların meyvesi olduğunu hatırlatan bu neşeli hikâye; merak eden ve keşfetmeyi seven çocukların içindeki küçük mucidi uyandırmayı hedefliyor. 
Tembel Teneke köyünde sesler, renkler ve kokular sürekli değişse de aslında değişmeyen çok şey var. Mesela, köyün sakinleri düşünmeyi pek sevmez; gün boyunca uyur, oturur, sedire uzanır, boş boş etrafa bakınır, canları sıkılınca da kaşınır. Hah, bir de köyde en çok söylenen söz “İcat çıkarma başımıza!”dır. Özellikle Hıkkırk, günde en az kırk kez bunu duysa da telleri büker, yayları gerer, farklı icatların peşine düşmekten hiç vazgeçmez. Derken bir gün, Hıklarla Mıklara bir hâller olur; betleri benizleri solar, tatlı tatlı kaşınamaz, öhü öhü öksürürler. Yoksa tüm bunlara sebep olan dağın ardına kurulan fabrika mıdır? Bunun üzerine Hıkkırk köylülere yardım etmek için heybesini icatlarıyla doldurur ve fabrikaya doğru yola koyulur...
 
Dilimize pelesenk olmuş bazı söylemler üzerine düşündüren İcat Çıkar, isteyip çabalayan herkesin insanlık ve doğa için faydalı buluşlar yapabileceğini gösteriyor. 
 
Zengin deyim kullanımı, yineleme ve ikileme sözcüklerle çocuklar için ahenkli bir okuma deneyimi sunan kitap, Zeynep Dağgüden&apos;in sıcacık resimleri eşliğinde “SEN de OKU” koleksiyonundaki yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d0572ca-01eb-4bb9-8a90-be3b1c98b597.jpg</image:loc>
            <image:title>Walworth Güzeli</image:title>
            <image:caption>2011: Şehre ve şehir hayatına tutkun Madeleine, üniversitedeki işine son verildiğinde kiraların daha uygun olduğu bir mahalleye taşınmak zorunda kalır. Walworth’un sessiz bir köşesindeki bu yeni evinde onu, yeni arkadaş ve komşuların yanı sıra geçmişin hayaletleri beklemektedir. 
1851: Dört çocuklu bir aile babası olan Joseph Benson, zamanın yoksulları üzerine araştırmalar yapan Henry Mayhew tarafından işe alınır. Joseph’in hedefi “sokağa düşen” kadınlarla görüşmek ve yaşam koşullarını kayda geçirmektir. Soruşturmaları sonucu yolu Walworth’ta pansiyon işleten gizemli bir kadınla, Bayan Dulcimer’le kesişir. 
Birbirine paralel akan bu iki hikâye ilerledikçe Londra’nın dünü ve bugünü iç içe geçecek, farklı zaman dilimlerinde yaşayan karakterler birbirlerinin kaderinde söz sahibi olacaktır. Booker Ödülü adayı ve WH Smith Edebiyat Ödülü sahibi Michèle Roberts, Walworth Güzeli ile bir şehrin ve içinde var olma savaşı veren kadınların zamansız öyküsünü taşıyor sayfalara. 
          “Roberts insan kalbini keşfe çıkıyor ve güzelliği, şiirsel üslubuyla beklenmedik yerlerde buluyor.” 
                                                                                                                                                                      -The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7da5b11-609a-4844-ba5d-531c5e1261fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Tuttum Okunsun Ahım Arşa Dokunsun</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.


İki ankayız ki, seherde uçan
İki ayrı kainattır yuvamız
Kanatlarımızda hüznün başağı
Kafdağı’na varamadık, ne çare
Ne bulut ve şimşek, ne gökkuşağı
Anlamaz, bedende can pare pare
Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim
Bir ankayı bir ankanın göğünde
Yalnız sen uçurabilirsin Rabbim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c503c2-0f95-48aa-ad07-a8a28e57e1a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Miras</image:title>
            <image:caption>Güzel, sanatsal ve zarif. Dr. Atlas, kuşaklararası travmanın köklerini keşfetmek için kendi uygulamalarından gelen hikayeleri ustaca kullanıyor. Terapötik sürece dair açıklamaları ile sizi içine çekiyor; hem danışanla hem de terapistle tanışıyorsunuz. Bunu yaparken, kendi yolculuğunuz üzerine düşünmeden edemiyorsunuz. Duygusal Miras, gerçek için bir cevher niteliğinde. Travmayı, terapiyi ve iyileşme sürecini anlamak isteyenler için temel bir kitap. — Bruce D. Perry, Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk ve What Happened to You? kitabının yazarlarından 
Dr. Atlas, yaralı büyüklerin sıkça dile getirilmeyen gizli travmalarını bedenlerinde, zihinlerinde, benliklerinde ve ruhlarında taşıyanlar için canlı ve derin bir şefkatle kaleme alıyor hikayeleri. Savaş mültecileri, sınırdışı edilenler, etnik temizlik mağdurları, mücadele eden göçmenler ve sürgün edilenlerden oluşan zorlu bir ailenin içinde büyüyen birinci nesil Amerikalı bir çocuk olarak, alçakgönüllülükle kuşak travmalarını derinlemesine bildiğimi iddia ediyorum. Dr. Atlas da benim kendi çalışmamda ‘kuşak yarası’ olarak adlandırdığım şeyin ayrıntılarını bilen ve bunları eksiksiz yazan bir yazardır. —Dr. Clarissa Pinkola Estes Reyes, Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabının yazarı 
Travmanın kuşaklararası iletimi, aslında kuşaklararası iletimin bir yönüne işaret ediyor. Gerek bugünümüzü kavramaya çalışırken, gerek ruhsal tedavi pratiklerinde bunun tek olası yön olmadığını akılda tutmakta fayda vardır. Galit’in kitabın sonlarındaki şu cümlesi sanırım bunu gayet güzel hatırlatıyor: “Travma zihinlerimiz ve bedenlerimiz aracılığıyla iletilir, ancak dayanıklılık ve şifa da öyle.” — Prof. Dr. Türkay Demir, Çocuk ve Ergen Psikiyatrı, Psikanalist (IPA) 
Sevdiğimiz insanlar, bizi yetiştirenler ve bugün olduğumuz kişiye dönüştürenler içimizde yaşarlar; duygusal acılarını paylaşırız, anılarını hayal ederiz ve bu şeyler hayatımıza her zaman fark etmediğimiz şekillerde etki eder. Galit Atlas, Duygusal Miras ile bizi potansiyelimizi yaşamaktan alıkoyan, kendimiz için istediklerimizle sahip olabileceklerimiz arasında boşluklar yaratan ve bir hayaletmiş gibi rahatsız eden aile sırlarını kendimize açabilmemiz için adım atmamıza destek oluyor. Bu dönüştürücü kitapta, yaşam mücadelelerimiz ile hepimizin taşıdığı “duygusal miras” arasındaki bağlantıları belirlememize yardımcı olmak için danışanlarının hikayelerini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742ac7bf-3d96-4c51-a098-ca1a90e68450.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliksiz Hakikatler</image:title>
            <image:caption>Hakikat, biraz sabır biraz da sükûnet gösterilirse bütün muğlaklıkları çözecek güce ve kuvvete sahip derin bir kelimedir. Fıtratın işaret ettiği hakikatin izini süren insan, bu sayede hep doğru değerlendirmelerde bulunmaya çalışmış ve nihayetinde gerçeğe ulaşmıştır. 
 
Bu kitap, insan doğasından yola çıkıp özgürlük, değerler ve insan onuru üzerine doyurucu bilgiler vererek modern zamanlarda din ve dünya algısı üzerine geniş bir açıklama yapmaktadır. İslam düşüncesinin kendini yeniden tazelemesini ve yeni bir ivme kazanmasını öngören yazar, bu eseriyle yine aydınlatıcı bilgiler sunmaktadır. 
Eser, içeriğindeki orijinallik ve başlıklarındaki çekiciliğiyle okuyucuları kendine hayran bırakacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36531f7-febf-40ae-8ed1-738934a5b97e.jpg</image:loc>
            <image:title>Graziella</image:title>
            <image:caption>Romantik dönemin önde gelen yazarı Alphonse de Lamartine’in yazdığı Graziella; İtalya&apos;daki bir Fransız&apos;ın aşka ve erotizme uyanışının benzersiz romanıdır. İtalyan ruhunun ve doğasının incelikli görkeminin yanında genç bir adamın aşk deneyimlerini de gözler önüne seren eser, Fransız romantik geleneğindeki en iyi kurgu eserlerden biridir. Derin düşüncelerle dolu, İtalyan yaşamının rüya gibi tutkularını ve baştan çıkarıcı bir portresini sunan Lamartine, romantik edebiyattaki güçlü yeriyle dikkat çekiyor. Gençliğin pişmanlıklarını, yanlış yönlendirilmiş ideallerini, zamansız bir aşk portresini anlatan dev bir eser Graziella. Alphonse de Lamartine’in Napoli yolculuğu sırasında tuttuğu günlüklerden yola çıkarak kaleme aldığı roman, tüm bu güzellikleri okura sunan romantizm klasiği olmanın yanında aynı zamanda sanatçının da melankolik bir portresidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be880f23-f9f5-4a09-934d-e52d40f56e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Öldürürse</image:title>
            <image:caption>Günahkarın yakılmadan evvel boğulmadan öldürülmesi veya acılarının derhal son bulması için boğazına küçük bir kese içinde barut bağlanması merhamet belirtisiydi. 
 
Meşru şiddet tekelini elinde tutan tek örgütlenme dediğimiz devlet gerçekten vatandaşlarını 
öldürme hakkına sahip midir? Uzun yıllar süren mücadeleler sonucu idam cezası çoğu ülkede kalktı ama kalkmadan önce devlet nasıl infaz ediyordu? Ne hakla ediyordu? Devletin infaz uygulamaları da yıllar içinde artık yumuşak diyebileceğimiz bir yere evrildi. Fakat insan ruhunun karanlığı kolektifi her boğduğunda tekrar su yüzüne çıkan idam taleplerine nasıl yaklaşmak gerekir? 
 
Helmut Ortner’in titizliği, keskin kavrayışı ve cesur sorgulamaları eşliğinde yazdığı bu kitap 
devlet infazını geçmişten günümüze ele alıyor. Devletin infaz araçlarını, infaz yolundaki niyetleri, bu araç ve niyetlerin değişimini gözler önüne seren Ortner Türkiye’de ölüm cezasının yeniden gündeme gelmesi üzerine de kalem oynatıyor. Böylelikle hem taze bir çalışmaya hem çağdaş bir klasiğe imza atıyor. Merhum Yücel Sayman’ın kışkırtıcı önsözüne de yer verdiğimiz bu eseri gururla dikkatinize sunuyoruz. 
 
»Devlet eliyle 
gerçekleştirilen 
ölümlerin tarihi, 
bir toplumun 
ahlaki durumuna 
dair bilgi veren 
örf ve adetin 
fotoğrafıdır.
« Helmut Ortner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b07ba31b-03b5-44b6-89c4-cbefac8ffeae.jpg</image:loc>
            <image:title>41 Filozof 41 Kavram</image:title>
            <image:caption>Felsefenin asıl yaratım alanı ve aracı olan kavramlar, felsefe tarihine nüfuz etmek için daha verimli bir yol olabilir mi? Kavramları, hem filozoftan, hem ilgili dönemden hem de ait olduğu düşünceye dönük eleştirilerden doğru okumak, soruların derinleştirilmesi için kaçınılmazdır. Bir derdin adını kavramlarla koymak, az sonra, bir edebiyat eserinde, bir tiyatro oyununda ya da bir sinema filminde de onu tanıyabilmeyi mümkün kılar. Felsefe tarihi de böylece, artık uzakta kalmış kayıp bir kalabalığın sesleri olarak değil, bizi de muhatap alan bir söyleşi gibi duyulabilir. 
Murat Erşen, 41 Filozof 41 Kavram kitabıyla, kavramların düşünce tarihindeki hareket kabiliyetlerini vurgularken, onları bazen ilgili film ya da hikâyelerle birlikte aktararak soyutlamalar dünyasında yol almak isteyenlere bir rehber sunuyor. Felsefe amatörü okurun kavramlarla filozofların genel düşüncelerine daha kolay giriş yapmasını sağlayan Erşen, her bölümün başında ve sonunda sorularla pasajlara daha kolay erişilmesini ve üzerinde tartışılmasını sağlıyor. 
Alegori, dostluk, yabancılaşma, kaygı, özbilinç, başka/öteki gibi kavramlar Murat Erşen’in duru kaleminde 
hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b197301-683e-45a4-8614-a302238edc91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak</image:title>
            <image:caption>Serbest piyasa kapitalizmi: İnsanlığın en büyük icatlarından biri, dünyanın en önemli refah kaynağı.
Fakat bu başarının ardında, ödenen ağır bedeller var. Kapitalizmi yalnızca bir refah aracı olarak değil, aynı zamanda çevresel gerçeklerle, sosyal adalet çabasıyla ve gerçekten demokratik kurumların talepleriyle uyumlu bir sistem olacak şekilde kurgulamakta başarısız olduk. Servet daha önce görmediği kadar zirvede bir noktayı görürken gelir adaletsizliği derinleşiyor. Kapitalizm, gezegeni yok etmenin ve toplumu istikrarsızlaştırmanın eşiğinde. Ve harekete geçmek için oldukça kısıtlı bir zamanımız var.
‘İş’in tek amacının para kazanmak ve ‘kâr’ı maksimize etmek olduğu şeklindeki dünya görüşünü çürüten Harvard profesörü Rebecca Henderson’ın global şirketlerle yıllara dayanan çalışmalarından edindiği tecrübelerle ekonomi, psikoloji ve örgütsel davranış üzerine kaleme aldığı bu kitap, bize bir çıkış yolu sunuyor.
Henderson, Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak’ta kapitalizmin girdiği krizden nasıl kurtulacağını ve nasıl insanlara daha faydalı hale gelebileceğinin yol haritası çizip iş dünyasının tabularını sarsıyor. Bunu yaparken yalnızca olanı yıkmıyor, sürdürülebilir kalkınma için yeni bir ekonomik düzlem ve yeni bir işletme mantığı öneriyor.
&quot;Bu güçlü kitap, kapitalizmi yeniden tasarlamaya ve inşa etmeye yönelik bir eylem çağrısı. Piyasa ekonomisi verimlilik ve refah artışı özelliğini son kırk yılda yitirmeye başladı. Güç dengesinin büyük şirketler ve lobiler lehine değişmesi, temel düzenlemelerin yıkılması, şirketlerin ve çok-zenginlerin hayatın her alanında kendi yollarını bulma yeteneklerinin artması karşısında devletin yoksul vatandaşlarını koruma konusundaki isteksizliği, ABD ekonomisindeki gelir adaletsizliğinden ve düşük verimlilik artışından devleti genel olarak sorumlu yapar. Rebecca Henderson, piyasa sisteminin reforme edilebileceğini ve bunun şirketlere haksız yere zarar verilmeden yapılabileceğini savunuyor. Daha ahlaklı ve yenilikçi bir kapitalizm mümkün. Umut var!&quot; —Daron Acemoğlu, Ulusların Düşüşü&apos;nün yazarı
 
&quot;Bu kitap, amaç odaklı işletmelerin toplumumuzdaki hayati rolüne ve kapitalizmle demokrasinin en ivedi sorunlarımızı çözmek için nasıl yapıcı bir şekilde etkileşime girebileceğine dair önemli bir mesaja sahip.&quot; —Stanford İşletme Okulu
 
&quot;Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak... Devletler, şirketler ve toplumlar arasında yeni bir uyum ve iş birliği dönemini teşvik ediyor.&quot; —Andrew Hill, Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dcc1376-7410-44e7-9ea3-964a163c18bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotları Beklerken Neler Olacak?</image:title>
            <image:caption>Yeni nesil robotlar, kendi yapay zekâlarıyla gelecekler; yani sadece işlerimize yardım etmekle kalmayacak, kendi kararlarını verebilen, düşünme yetisine sahip birer sosyal varlık olacaklar. Peki her söylediğimizi dinlemeye devam edecekler mi? Yoksa bir noktada kontrolden mi çıkacaklar? Bu soruların cevabı, kamusal hayatın tüm dinamiklerini etkileyecek. Tam da bu yüzden, robotların gemilerle ve uçaklarla kargo taşıyacağı, yollarda ve kaldırımlarda araç kullanacağı, acil servisleri yöneteceği, hatta küçük dükkânları işleteceği yeni düzeni iyi kurgulamamız kritik önem taşıyor. Ve yine bu yüzden, robotları tasarlayan ekiplerde sadece yazılımcılar ve mühendisler değil, davranış bilimciler de olmalı.
MIT Havacılık ve Uzay Bilimleri bölümü akademisyenlerinden Julie Shah ile otonom araçlar üreten bir mühendislik ekibine liderlik eden Laura Major’ın kaleme aldığı Robotları Beklerken Neler Olacak, yakın gelecekte gerçekleşecek bu teknolojik devrime nasıl hazırlanmamız gerektiğini gösteriyor. Komplo teorilerinden uzak bir bakış açısı benimseyerek yapay zekâya, insan-robot ve insan-teknoloji ilişkilerinin doğasına ve geleceğine dair tüm yönleriyle kapsamlı bir okuma deneyimi sunuyor.  
 
“Robotları Beklerken Neler Olacak düşündürücü sorular soruyor; yarının robotlarını nasıl inşa edeceğimiz ve onlarla nasıl yaşayacağımız konusunda hayati önem taşıyan tavsiyeler sunuyor. Akademik ve endüstriyel deneyimleri göz önünde bulundurulduğunda, bu önemli tartışmayı başlatmak için Julie Shah ve Laura Major’dan daha yetkin iki isim düşünemiyorum... Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” –Amy Villeneuve, Amazon Robotics’in eski başkanı ve COO’su

“Shah ve Major’ın ilgi çekici çalışması, otonom robotların kendi başlarına çalışacağına dair yirminci yüzyıl efsanesini bir kez daha yıkıyor... Başarıya ulaşmak için veri ve fizik bilimlerinin yanı sıra sosyal bilimler ve davranış bilimlerinde de yetkin yeni nesil mühendisler gerekecek. Major ve Shah, tam da bahsettiğim neslin liderleri.” –David Mindell, Humatics Corporation’ın kurucusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f6664d-8d62-4f99-b453-8d599291b9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı-Safevi Kıskacında Kızılbaşlar</image:title>
            <image:caption>Kızılbaşlığın doğuşu ve Safevî Devleti’nin kuruluşu Safevî şeyhlerinin dinî-siyasî etkisinde kalan Osmanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Memlûk, Dulkadirli, Karamanlı ve Ramazanlıların hâkimiyeti altındaki Anadolu, İran, Azerbaycan ve Suriye gibi geniş bir coğrafyaya dağılan konar-göçerlerden koparak şeyhlerin etrafında birleşen oymakların eseridir. İsyanlar, isyan girişimleri ve Kızılbaşların İran şahlarıyla ilişkilerini devam ettirmeleri Osmanlı Devleti’ndeki güvenlik kaygılarını had safhaya taşımıştır. Bu yüzden 16. yüzyıldan itibaren Kızılbaş ismi devlet muhalifi ve isyancı zümreler manasında kullanılmıştır. Ayrıca zamanla buna dinî bir boyut da eklenerek zındık, râfizî ve mülhid deyimleriyle sapık, yoldan çıkmış ve inkârcı olarak tanımlanmışlardır.
• Kızılbaşlık nasıl doğdu? • Kızılbaş inancının esasları nelerdir? • Alevîlik ile Kızılbaşlık arasındaki fark nedir? • Anadolu’da Kızılbaşlığın doğuşunu tetikleyen sebepler nelerdi? • Kızılbaşlar en çok Anadolu’nun hangi bölgelerindeydi? • Safevî şeyhlerini hangi Türkmen oymakları destekledi? • Osmanlı yönetimi ile Kızılbaşların arasındaki anlaşmazlıkların sebepleri nelerdi? • Osmanlı belgelerine Kızılbaş Fetreti olarak yansıyan 1510-1530’lu yıllarda neler yaşandı? • I. Selim 1514’teki Çaldıran Seferi öncesinde 40.000 Kızılbaş’ı katlettirdi mi? • Bu konuyla alakalı dönemin Osmanlı-Safevî kaynaklarıyla nüfus verilerini barındıran tahrir defterlerinde neler yazıyor? • Osmanlı yönetiminin Kızılbaşlarla aynı inançlara sahip Bektaşîlere karşı tutumu nasıldı? • Şah İsmail’in hurucuyla Osmanlı Devleti için başlayan “Doğu Sorunu” nasıl çözüldü?
Türkmenler ve Alevîler üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Sadullah Gülten, Osmanlı-Safevî Kıskacında Kızılbaşlar adını verdiği çalışmasında, bu toprakların en çok tartışılan dinî gruplarından biri olan Kızılbaşlarla/Alevîlerle alâkalı tüm bu soruları cevaplamakla kalmıyor, doğru bilinen birçok yanlışı da düzeltiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5746163-37c2-48cd-9f1b-b8725f9cd229.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş, Siyaset, Cinayet</image:title>
            <image:caption>“İnkılâplar, siyasi partiler, darbeler, suikastlar, isyanlarla imparatorluğun çöküş serüvenini ihtiva eden II. Meşrutiyet Dönemi, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya’nın yaklaşımıyla Türkiye Cumhuriyeti için paha biçilmez siyasi laboratuvar tecrübesi olmuştur.”
Savaş, Siyaset, Cinayet: İttihat ve Terakki Üzerine Yazılar, Nevzat Artuç ve Abdurrahman Uzunaslan’ın yaklaşık 25 yıllık meşakkatli çalışmalarının bir meyvesidir. Söz konusu değerli iki bilim insanı gerek yurt içi gerek yurt dışı arşivlerinden istifade ederek II. Meşrutiyet, Balkan Savaşları, Trablusgarp, Ermeni Sevk ve İskân Meselesi gibi İttihat ve Terakki dönemine ilişkin kritik problemler hususunda ulaşabildikleri yeni belge ve bilgileri bu araştırmada ortaya koydular.
• Siyasi güç odaklarının 1913 Bâb-ı Âli hesaplaşmasında neler yaşandı? • Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikastının perde arkası ve akabinde yapılan tahkikatın neticeleri… • Prens Sabahaddin’in II. Abdülhamid’e karşı başlattığı yoğun muhalefet ve Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girişini engellemeye yönelik çabaları... • Cemal Paşa’nın Suriye’de tesis ettiği otoriter yönetim anlayışının detayları ve Osmanlı deniz gücünü artırmaya ve yenilemeye yönelik çalışmaları… • Cemal Paşa suikastına ve suikastçılara dair son derece önemli tespitler… • Kökenleri Fatih Sultan Mehmet devrine uzanan İstanbul Muhafızlığı nedir ve hangi dönemlerde nasıl faaliyet göstermiştir? • İttihat ve Terakki liderleri yurt dışında neler yaşadı? • İmparatorluğun dağılma sürecindeki siyasi iklim nasıldı? • Talat Paşa İttihad-ı İslâm siyaseti çerçevesinde Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu’da hangi faaliyetlere girişti? • Enver, Talat ve Cemal paşaların modern Türkiye’yi şekillendiren siyasetleri nelerdi?
Günümüzün en merak edilen dönemlerinden İttihat ve Terakki devrine dair tüm bu soruların cevapları ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b4f26f-bf66-4a46-931c-7b4135f345ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıkıh Usulünde Lafızların Kesinliği Problemi</image:title>
            <image:caption>İnsan iletişiminin en önemli unsurlarından biri olan dil, insanın toplumsal kimliğinin bir tezahürü olmasının yanı sıra düşünce ve aktarımın geliştirilmesinde de temel bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Dilin kesinliği tartışmasını, yöntem olarak dilin güvenilirliğini ve kaynaklık değerini sorgulayan metodolojik bir problem olarak görmek mümkündür. Dilin bu çerçevede sorgulanması, İslâm düşüncesinde bilginin elde edebileceği sağlam metodolojinin ne olduğu tartışmasını da beraberinde getirmiştir. Selma Çakmak’ın, Fıkıh Usûlünde Lafızların Kesinliği Problemi adını verdiği bu çalışmasının temel araştırma sorusu; İslâm düşünce tarihinde ortaya çıkan dilin kesinliği tartışmasının Sadrüşşerîa’nın fıkıh usûlü düşüncesinde nasıl bir problem olarak ele alındığı, yorumlandığı ve sonrasında nasıl bir seyir takip ettiğidir.
Dilin kesinliği problemini ortaya çıkaran nedenler nelerdir?
Bu problemin gündeme gelmesini sağlayan arka plan nedir?
Lafızların delâleti ve kesinliği hakkındaki tartışmaların sözün mahiyeti ve kelâmî ilkelerle bağlantısı var mıdır?
Dil-mantık tartışmalarının bu problemle ilgisi nedir?
Dilin kesinlik taşımadığını öne sürmenin gerekçeleri ve tehlikeleri nelerdir?
Dilin kesinliği tartışmaya açıldığında vahyin otoritesi ve şeriat nasıl açıklanabilir?
Kesinlik tek midir, dereceli midir?
Bu tartışmada kesinlik anlayışının rolü nedir?
Kesinliğin sınırları ve esasları nelerdir?
Bu doğrultuda Râzî ve Sadrüşşerîa’nın kesinlik anlayışı nasıldır?
Sadrüşşerîa’nın dilin kesinliği tartışmasını Hanefî usulüne taşımasının nedenleri nelerdir?
Onun bu tartışmada takındığı tavır Hanefî anlayışını temsil eder mi?
Sadrüşşerîa ile Hanefî literatürüne giren bu mesele temel Hanefî usûl eserleri dikkate alındığında nasıl bir seyir izlemiştir?
Dilin kesinliği problemi elfâz meseleleri çerçevesinde Sadrüşşerîa’nın fıkıh usulü düşüncesine nasıl yansımıştır?
Bu noktada Râzî ve Sadrüşşerîa’nın bu meselelere yaklaşımları dilin kesinliği tartışmasındaki söylemleri ile tutarlı mıdır?
Elinizdeki bu eser, bu ve benzeri birçok soruya cevap vermekle beraber Fahreddin Râzi’den Sadrüşşeria’ya bu konunun tarihî sürecini bütün ayrıntılarıyla ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50b119af-92a2-4ea3-95b9-a8d31c081d68.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Krallık-2</image:title>
            <image:caption>Yörüngenin Dışında 
 
Beğenilen bilim kurgu destanı devam ediyor! Vess ve Grix, şok edici bir keşifle birbirlerine bağlandılar: Sermayenin de imanın da yozlaşmış olduğu… ve birbirlerine komplo kurdukları. Şimdi, bu aldatmacayı ifşa ettikten sonra kahramanlarımız, uzayın en ölümcül noktalarından birinde mahsur kalır. Tek umutlarının Atık Halkası’nın en korkutucu korsan çetesi olduğunu anladıktan sonra Grix ve Vess, kendileri, mürettebatları ve bunların hepsinden daha da değerli bir şey için savaşmak zorunda kalır: Aşk. 
 
“Zekice yazılmış pop-art ve feminist bir Star Wars hikâyesi gibi. Bilim kurgu sevenler, bittikten sonra daha fazlasını okumak isteyecekler.” 
Publishers Weekly 
 
“Dinamik ve konu açısından zengin bir uzay draması. 2019’un en iyi 10 çizgi romanından biri.” 
SyFy Wire 
  “En iyi bilim kurgu serilerinin yapması gerekeni yapıyor: Bize tanıdık ve çağdaş gelen bir şeyi 
anlatmak için fantazyayı kullanıyor.” 
Bleeding Cool 
 
“Baş döndürücü ve sürükleyici bir dünya.” 
Sequential Planet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fff8f79-bb1d-409b-992b-33027a1f7709.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanun-i Şahinşahi</image:title>
            <image:caption>“Eğer dünya mülkü padişahı, o ruhani manaların sıfatları ile vasıflanmaz, Allah ahlakı ile ahlaklanmada, Allah’ın gölgeliğine layık olmazsa; ona verilen sultanlık ismi, mecaz ve istiare yoluyla satranç oyununda bir taş olan şah kabilindendir.”
İdrîs-i Bitlîsî
 
Sultan II. Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Osmanlı Devleti’nin hizmetinde görev yapan kıymetli bir âlim ve devlet adamı olan İdrîs-i Bitlîsî, Farsça, Arapça, Türkçe olmak üzere tarih, tasavvuf, felsefe, siyaset, ahlak, tıp ve hadis gibi birçok alanda eserler kaleme almıştır. Bitlîsî’nin Farsça kaleme aldığı Kānûn-i Şâhenşâhî eserinde işlenen esas konu ise nizam-ı âlemdir.
Dolayısıyla Bitlîsî bu eserinde, şahlık tahtı için sahip olunması gereken melekelere; sultanlık makamına yaraşır âmâl ve ahvâle; padişahların ve meliklerin kime karşı nasıl davranacaklarına, vezirlerin, naiblerin, ehl-i kalemin yapması gereken işlere ve özelliklerine; ulemanın önemine ve görevlerine; dünyevi saltanat vesilesiyle manevi saltanatı elde edebilmenin keyfiyeti gibi daha çok toplumu güçlü kılan faziletlere, ahlaki ve dinî değerlere değinir.
Osmanlı siyasetname literatürünün kıymetli eserlerinden biri olan bu çalışma, Pelin Seval Esen ile Esengül Uzunoğlu Sayın tarafından Farsçadan günümüz Türkçesine çevrilip notlandırılarak okuyucuların istifadesine sunulmuştur. Timaş Akademi, bu kıymetli eser ile birlikte Siyasetname Kitaplığını genişletmeye devam etmekte ve Osmanlı siyasetname literatürünün günümüz okuyucularınca da ulaşılabilir olmasını sağlamaya gayret etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57f083d-91e6-4549-b34a-7665ccaa409b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Su Aynı Artık Ne de Sen</image:title>
            <image:caption>Kişi, kurguyla bellek sondajı yaptıkça kendisine çarpar. Hep bir şey eksikmiş gibi... Kendisine yabancı olduğunu anladığında da dönüşümü başlar. 
Hakan Akdoğan 
 
Edebiyatı bu kadar vazgeçilmez kılan, insandaki dönüşüm yeteneğine olan inancıdır. Bir kitap bir insanı ve bir insan dünyayı değiştirebilir. Bu kitaptaki öyküler sizi içten gelen değişimin büyülü fırtınasında sürüklemeye davet ediyor. Ona katılmanızı öneririm. 
Gülşah Elikbank 
 
Bir metnin sonuna geldiğinizde başlangıçtakinden farklı bir yerdesinizdir artık. Bu hikâyelerin yazarları da aynı yoldan geçti. Başkalarını tanırken kendilerini de tanıyarak. Hayat böyle daha anlamlı değil mi? 
Mario Levi 
  Hikâyeler dünyayı değiştirme gücüne sahiptir, çünkü bütün hikâyeler esasında bir dönüşümü anlatır. Bu kitaptaki hikâyeler dönüşüm gerçeğinin farkında olan yazarlar tarafından kâğıda dökülmüştür. 
Hasan Gümen 
 
Gerçeklik su gibi olmaktır. Su ki alçakgönüllüdür, alçaklardan süzülür gider. İnandırıcılık su gibi olmaktır. Yıkıcı olmadan yaşamı inşa eder her daim. Kararlı olmak su gibi olmaktır. Gerekiyorsa deler geçer. İlginçtir uyumlu olmak da su gibi olmaktır ki kayaya doğru akan suyu düşünürsen, su sadece etrafından akıp gider. Bu kitap da harika olmuş; su gibi! Başlangıçtaki şekilsiz fikir, akan fikir ırmaklarına dönüşmüş. İyi ki... 
Uğur Batı 
 
Hiçbir şey, bir hikâyeyi kaleme almak kadar değiştiremez insanı. O hikâyeyi yaşamak bile... İddialı mı oldu sözüm? Bir bildiğim var belki... 
Selda Terek 
 
Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz demiş Herakleitos. Elinizde tuttuğunuz kitabın içindeki hikâyeler de siz okurları tıpkı suyun taşıdığı enerjinin dönüşmesi gibi, heyecan verici bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor. 
Zuhal Gürçimen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25844966-b78a-4f25-92be-ab44e5cbb211.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Kek Yaptım</image:title>
            <image:caption>Akademisyen Anne olarak tanınan Saniye Bencik Kangal’ın ilk çocuk kitabı Sana Kek Yaptım, babaları mutfağa sokuyor, evleri mis kokularla dolduruyor, çocukların başına eğlenceli işler açıyor. Dilerseniz aynı fırından çıkan Benim Kapkek Kitabım adlı etkinlik kitabıyla eğlenceye kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. 
 
Demir ve Güneş kek yapmayı ve yemeyi çok seviyor. Yine bir gün kek yaparken aksilikler bir türlü peşlerini bırakmıyor! Acaba bunca aksiliğe rağmen kekleri fırına girebilecek mi? 
 
Saniye Bencik Kangal’ın yazdığı bu eğlenceli öyküye, Ayşın Delibaş Eroğlu rengârenk çizimleriyle eşlik ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/183fd100-2a57-4f9d-86d6-07df5b8cc945.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gezgini</image:title>
            <image:caption>Issız bir vadide bir çınar ağacı. Ne zaman sıkılsam gidip gölgesine oturuyorum. Sonra bir kuş geliyor beni almaya. Zümrüt renginde. Emsali görülmemiş! “Senin için geldim” diyor, alıyor beni sırtına. Bir gezgin oluyorum. Bir hayal gezgini… Zamanda ve mekânda, hayalle gerçek arasında, sırlı yolculuklar yapıyorum. Sıra dışı insanlar tanıdım bu seyahatlerim esnasında, garip olaylara tanık oldum, unutulmaz serüvenler yaşadım... Eğer sen de gelmek istiyorsan benimle,  bu kitabın ilk sayfasında buluşalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc60f938-e1ff-42f4-9fcc-e0ce18df1bd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarısızlığa Övgü</image:title>
            <image:caption>Mahfi Eğilmez, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak öğrenim çağındaki gençlere, meslek sahibi olacaklara ve yeni başarıları hedefleyenlere bir yol haritası sunuyor. Bu kitapta başarısızlıkların nasıl başarıya dönüştürüleceğinin öyküsünü bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7d44fe-39d4-4ea4-9396-92b15c193e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Rüzgarının Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Diamond, ailesi ile birlikte çok eski bir evde yoksul bir hayat sürmektedir. Bir gece, duvardaki bir çatlaktan kendisiyle konuşan bir ses duyduğunda, gizem dolu bir dünyanın kapıları ona açılır.
 
Çok küçülebilme ya da devasa büyüyebilme yeteneğine sahip güzel Kuzey Rüzgârı ile tanışır. Kuzey Rüzgârı, soğuk ve sert bir mizaca sahip olmasına rağmen Diamond’ı sever ve arkadaş olurlar. Onun kendisiyle uçmasına izin verir ve birlikte şehrin karanlık sokaklarına doğru gerçek ötesi, büyülü bir yolculuğa çıkarlar.
 
Diamond, bu yolculukta ancak bir çocuk tarafından görülebilecek güzellikte manzaralarla karşılaşır. Bu onun için aynı zamanda bir ‘keşif’ yolculuğudur. Birlikte yaşadıkları maceralar, hayatın zorlukları karşısında sevginin pırıldayan yüzünü de ortaya çıkaracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b620b257-46ee-44d1-97c5-1c1c10773f08.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Ustaları ve Çılgın Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta seninle Türkçenin ustalarının dünyasına çok eğlenceli bir yolculuk yapacak; yazarlık ve şairliğin püf noktalarını öğreneceğiz. Ustaların, söylemek istediklerini simgelerle nasıl anlattıklarını; kelimeleri kullanarak ne oyunlar oynadıklarını ve görünen anlamın arkasına sakladıkları derinlikleri keşfedeceğiz. Kitabını yazmak için yıllarca yolculuk yapan Kaşgarlı Mahmut; mutluluğun sırlarını anlatan Yusuf Has Hâcip; gerçeklerden söz eden Yüknekli Edip Ahmet; sevgi okyanusu Yesili Hoca Ahmet; gariplikleri dillendiren Âşık Paşa; okuma yazmayı öğrenir öğrenmez şiir yazmaya başlayan Ali Şîr Nevâî; sanatı imkânsız bir kolaylık olan Süleyman Çelebi; suyla oynamayı seven Fuzûlî; şiirleri sümbül kokan Bâkî; şefkat madalyası sahibi Nigâr Hanım yazarlık ve şairlik sırlarını paylaşmak için seni bekliyor. Türkçenin ustalarıyla tanışmak, hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d12360b-ba76-476b-86be-4f29b663c894.jpg</image:loc>
            <image:title>Düello (Ciltli-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Çehov 1891 yılında Novoye Vremya gazetesinde tefrika edilen Düello’da, insan doğasının karmaşıklığını çarpıcı bir üslupla ortaya koyar. Tanıdığı bir zoologla dönemin popüler meselelerinden biri olan “en güçlünün ayakta kalması” üzerine tartışmaları epistemolojik ve etik çatışmalar ekseninde yapıtın temelini oluşturmuştur. Yazar insanın zaaflarına, başkalarını bağışlama ve kendini değiştirip geliştirme yetisine işaret ettiği bu öyküsüne mekân olarak Kafkasya’yı, Karadeniz kıyısındaki küçük bir kenti seçmiştir. Eğitimli Rus aristokrat Layevski, evli bir kadınla yaşamaktadır ve birlikte kaçıp geldikleri bu kentte devlet memuru olmuştur. Ancak zamanla kadından soğumuş, ilişkiyi sonlandırmanın yollarını aramaktadır. Layevski’nin sorumsuzluğu, fazla içki içmesi, hesabını bilmeden para harcaması ve kendisine bağımlı olan bir kadından kurtulmaya çalışması, sosyal Darwinci zoolog Von Koren’de tiksinti uyandırmaktadır. Olaylara sadece bilimin çerçevesinden bakabilen Von Koren’in gözünde Layevski gibiler insanlığa ve uygarlığa yönelik bir tehdittir ve dünya böyle insanlardan “arındırılırsa” çok daha yaşanılası bir yer haline gelecektir. İkili arasında giderek büyüyen, bir askeri doktorla bir diyakozun da dahil olup tanıklık ettikleri etik tartışma ve fikir savaşı, ansızın fiziksel şiddet içeren bir meydan okumaya evrilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6638ff60-9626-4e47-b8a6-a7d3e5239d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düello</image:title>
            <image:caption>Çehov 1891 yılında Novoye Vremya gazetesinde tefrika edilen Düello’da, insan doğasının karmaşıklığını çarpıcı bir üslupla ortaya koyar. Tanıdığı bir zoologla dönemin popüler meselelerinden biri olan “en güçlünün ayakta kalması” üzerine tartışmaları epistemolojik ve etik çatışmalar ekseninde yapıtın temelini oluşturmuştur. Yazar insanın zaaflarına, başkalarını bağışlama ve kendini değiştirip geliştirme yetisine işaret ettiği bu öyküsüne mekân olarak Kafkasya’yı, Karadeniz kıyısındaki küçük bir kenti seçmiştir. Eğitimli Rus aristokrat Layevski, evli bir kadınla yaşamaktadır ve birlikte kaçıp geldikleri bu kentte devlet memuru olmuştur. Ancak zamanla kadından soğumuş, ilişkiyi sonlandırmanın yollarını aramaktadır. Layevski’nin sorumsuzluğu, fazla içki içmesi, hesabını bilmeden para harcaması ve kendisine bağımlı olan bir kadından kurtulmaya çalışması, sosyal Darwinci zoolog Von Koren’de tiksinti uyandırmaktadır. Olaylara sadece bilimin çerçevesinden bakabilen Von Koren’in gözünde Layevski gibiler insanlığa ve uygarlığa yönelik bir tehdittir ve dünya böyle insanlardan “arındırılırsa” çok daha yaşanılası bir yer haline gelecektir. İkili arasında giderek büyüyen, bir askeri doktorla bir diyakozun da dahil olup tanıklık ettikleri etik tartışma ve fikir savaşı, ansızın fiziksel şiddet içeren bir meydan okumaya evrilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea083001-0231-4486-8946-64131c45fbbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Toz ve Hayaller Kitapçısı</image:title>
            <image:caption>1943 New York’unda yaşayan Poppy ve ailesi, zaman ve mekan fark etmeksizin tüm insanları ağırlayabilen sihirli bir kitapçı olan Göz ve İzan’ın sahibi ve işletmecisidir. Poppy’nin dünyası II. Dünya Savaşı’nın etkileriyle paramparça olsa da dükkâna geçmişten ve gelecekten gelen müşteriler ve kitapçıya olan sevgisi sayesinde hayata tutunmayı başarıyor. 
Poppy’nin en büyük hayali bir gün babasından bu kitapçının sorumluluğunu devralmak, ama kurallara göre kitapçının başına geçecek kişi abisi Allan. Nesilden nesile aktarılan kitapçı yönetim kuralları şöyledir:
Yöneticiler sihri asla kendileri için kullanmamalıdır.
Yöneticiler sihri kullanan değil, koruyan kişilerdir.
Allan en iyi arkadaşını savaşta kaybedince onu kurtarmak için dükkanın sihrini kullanıp zamanda geriye gitmek ister. Bu sırada babaları da gizemli bir hastalığa yakalanıp hastanede kaldığı için Allan’ın yokluğunda dükkanın tüm sorumluluğu Poppy’nin üzerine kalmıştır. Kardeşine olan sevgisi ile ailesine olan sadakati arasında kalan Poppy, sinsice yaklaşan Karanlık’a karşı hem ailesini hem de kitapçıyı korumalıdır. Bu macerada vermesi gereken kararlar Poppy’nin hayal edemeyeceği sonuçlar doğurabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0252c1-22b5-46d2-87e6-6beb020d0558.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenler ve Yıldızlar - Eğlenceli Bilim</image:title>
            <image:caption>Yıldızların gezegenlerden farkı nedir? Güneş neden parlar? Yıldız kayması nasıl meydana gelir? 
Gezegenler ve yıldızlar hakkında birçok sorunun cevabını bulabileceğiniz eğitici bir kitap. 
*Kısa ve anlaşılır metinler *Çocukların sorduğu sorulara yanıtlar * Mini Sözlük * Zengin görseller *Yetkin fizikçi ve pedagog tarafından kontrol edilen içerik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3298d31-b2e3-4836-a9d3-2ff712f2b6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanlar-Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/713f2041-395a-4804-82e3-3ed1522a6711.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoe&apos;nin Masasından</image:title>
            <image:caption>Sevgili Marcus,
 
Zoe’nin devamında ne söylemesi, ne yazması gerektiğine dair hiçbir fikri yok. Bir kız çocuğu daha önce hiç görmediği, on ikinci doğum gününde kendisine gelen mektuba kadar hakkında hiçbir şey duymadığı ve korkunç bir suçtan ötürü hapiste olan babasına ne söyleyebilir ki?
Hem de Marcus asla suç işlemediğini iddia ederken…
Marcus gerçekten masum olabilir mi? Gerçekler bir yerlerde gizli ve Zoe babasından gelen mektupları annesi ve üvey babasından saklamak zorunda kalsa da bu gerçekleri gözler önüne sermeye kararlı.
Zoe, fırındaki stajında iyi bir iş çıkarmak ve ailesine Yemek Ağı’nın düzenlediği Genç Pastacılar Yarışması’na katılmaya değer olduğunu kanıtlamak için durmaksızın çalışır. Çünkü ünlü bir pasta şefi olmak Zoe’nin en büyük hayali ve bu yolda asla hata yapma lüksü yok. En büyük destekçisi, yakın arkadaşı Trevor da artık yanında olmadığı için yaşadığı tüm zorlukların üstesinden tek başına gelmesi gerekiyor.
Aklının bir tarafında pastacılık, diğer tarafında ise babası Marcus varken Zoe, ölçülerini bilmediği bir tarifin içinde kaybolmuş gibi hissediyor.
Yazar Janae Marks&apos;ın bu büyüleyici romanı, engeller karşısında pes etmeyen, gerçeği araştıran ve doğru olduğuna inandığı şeyin peşinden koşan cesur bir kızı konu alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168834eb-8254-4caf-9c85-bc1c9c8e5f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Ekspresi - Dünyanın Dışına Açılan Pencere</image:title>
            <image:caption>Dünyamızdaki tüm kötülüklerin dışarı atılabileceği bir pencerenin oluştuğunu düşünün. Bu pencere, dünyaya kötülüğün yayılması gibi korkunç bir plan için kullanılabilir. Yiğit’in hayali de dünyanın dışına açılan bir pencere sayesinde kötülüklerin sonsuza dek yeryüzünden silinmesidir. İyi biri olabilmek ve dünyadaki iyiliklerin çoğalmasını sağlamak için mücadele eden Yiğit, okulda İyilik Kulübü’nü bile kurar. Ancak kulüpte işler umduğu gibi gitmez. Yiğit, bir gece kendini ansızın Macera Ekspresi’nin içerisinde bulur. İyilik için çıktığı bu yolculukta arkadaşları Nil, Narin ve Can’la birliktedir. Macera Ekspresi onları Kötülük Krallıklarının renksiz ve solgun evrenine getirmiştir. Dünyada kötülüğün yayılması için büyük bir hazırlığın içinde olan Kötülük Krallıkları, iyiliğin temsilcisi çocuklarla macera dolu bir mücadeleye girişirler. Şimdi Macera Ekspresi ile bu yolculuğa çıkmayı kabul ediyorsan kitabın kapağını açmalısın. Çabuk ol! Kötülük Krallıklarını durdurmak için hemen harekete geçmek zorundayız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49e5303f-5ca3-4f70-9a37-b2401ec81b4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Mavi</image:title>
            <image:caption>Bazen bizden farklı olan renklerin güzelligini kesfetmek için gereken tek sey uzak çayırlar ve çiçekler üzerinde uçmaktır. Tıpkı bu hikâyenin küçük arı kahramanı Mavi&apos;nin yaptıgı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f27e678-5457-46b1-ad7a-f4ac921ff4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Olmanın Zorlukları</image:title>
            <image:caption>Canavarlar dünyasında yaşamak hiç de kolay değil. Her birinin kendisine verilen beş canavarlık
görevini tamamlayıp “canavar” unvanını alması gerekiyor. Fakat tüm bunlar Modivar için heyecan
verici değil. O kimseyi korkutmak ya da “Böööö” diye bağırmak istemiyor. İstediği gibi bir canavar
olmak istiyor. Ancak bu isteğinin ise ne canavarlar dünyasında ne de insanlar dünyasında yeri yok.
Neyse ki onu olduğu gibi seven dostları var. İnsan yavrusu Bige ve canavar yavrusu Selivar zorlu
görevlerde onun hep yanında.
Peki bu görevleri başarabilecekler mi? Merak edenler maceraya hemen katılabilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9f31281-5297-4912-ac32-6e87698b7ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Schmitt’ten Habermas’a Çağdaş Politik Felsefe</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Schmitt’ten Habermas’a çağdaş politika felsefesinin yedi figürünü yedi tabloda sunmaktadır. Çağdaş politika felsefesiyle tanışmak veya okumalarını derinleştirmek isteyenler için açık ve anlaşılır üslubuyla şu soruların ardına düşmektedir: 
 “Yalanla gerçek nasıl ayırt edilir? Kötülüğün sıradanlığı ne anlama gelir?” (Hannah Arendt) 
“Felsefe ve Politika arasındaki gerilim çözülebilir mi?” (Leo Strauss) 
“‘Politik olan&apos;ın özerkliği niçin önemlidir? Dost ve Düşman Kimdir?” (Carl Schmitt) 
“İnsan varoluşunu sadece şimdiki zamanın ampirik akışında kavrayabilir miyiz?” (Eric Voegelin) 
“Kamusallığı sürekli olarak demokratikleştirmek nasıl mümkün olur?” (Jürgen Habermas) 
“Modernliğin iki eğilimi bireysel özgürlük ve eşitlik niçin birbirlerini tamamlayıcıdır?” (John Rawls) 
“Cumhuriyet, özgürlük için niçin gereklidir?” (Quentin Skinner) 
Bu kitaba dâhil edilen düşünürler, tüm farklı yaşam hikâyelerine ve bunun yol açmış olabileceği politik düşüncelerine rağmen, çağdaş dünyanın krizine dair ortak bir eleştirel güzergâhı takip etmektedirler. Politikanın teknik ögelerin hâkim olduğu bir akılsallığa indirgenişi karşısında felsefenin politik vaadini tekrar hatırlatmaktalar. Buradaki düşünürler, işte bu çabanın somut timsalleridir. Onlar, politikanın unutulmuş ve yitirilmiş olan felsefi kökenini çağdaş dünyanın gerçekleriyle ilişkilendirmeye çalışarak, yalnızca politik düşünceye ve politik felsefeye yeni bir soluk kazandırmakla kalmamışlar, aynı zamanda politikanın kendisi üzerine yeniden düşünmenin olanağını hatta zorunluluğunu vurgulamışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da1b465b-9422-436c-9995-081c2e087a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Oyunlarla İlk Okuma Kitaplarım -Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hazırsan heyecan verici bir yolculuk başlıyor. 
Çünkü okumayı öğreniyorsun. Harfleri, kelimeleri, cümleleri sabırla birleştirecek, hikâyelere ulaşacaksın. Bu kitaplarda sadece neşeli hikâyeler yok, katılabileceğin oyunlar da seni bekliyor.
Madem ilk kitaplarını okuyorsun, bunu güle oynaya yapmaya ne dersin? 
O zaman hikâye kahramanlarımız İbrahim, Halil, Elif ve diğerleri seni bekliyor. 
Haydi, onları çok bekletme!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c6f6754-8314-432d-8fc0-d46f7a7033ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanuslar-Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09f28485-b126-4d03-85c9-2ce34e4b6d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Azıcık Aklım Karıştı - Babam Beni Seviyor Mu?</image:title>
            <image:caption>Babamız her zaman yanımızda olmayınca,her istediğimizde bizimle oyun oynamayınca;aklımız karışır! ’’BABAM BENİ SEVİYOR MU?’’diye düşünürüz.
 
Dur üzülme ,bazen olur böyle!
Kötü düşünceleri kovmaya yerine güzellerini koymaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58d1e5f5-b2b1-4e58-b1c9-9938ede7351b.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Çevreci Oluyor - Arkadaşım Elif</image:title>
            <image:caption>Elif, babasıyla okula giderken etrafa saçılan çöpleri görünce keyfi kaçtı. Bu kadar çok çöp nereden çıkıyordu? Okulda öğretmenleri konuyla ilgili çocukları bilgilendirdi. Çevre Koruma Haftası etkinliklerinde Elif ile arkadaşları hem çöp toplama yarışına katıldı hem de göldeki yavru ördeğin yardımına yetişti. Çevre kahramanlarının maceralarını severek okurken çevremizi korumak için neler yapabileceğini de görebilirsin. 
Kitabın önemli bir mesajı var: Sürdürülebilir yaşamı öğrenebiliriz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba82f21-d149-41f7-a16d-151b8a0cfdd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Molli Görgü Okulu - İyi Davranışlar İçin Rehberler</image:title>
            <image:caption>Algernon ile tanış. Bu küçük rakunun çevresine terbiyeli davrandığı hiç görülmemişti… 
Ama bir gün tesadüfen karşısına Bayan Molli Görgü Okulu çıktı ve hayatı değişti. 
Bayan Molli’den aldığı dersleri izle, Dikkatle Dinleme Laboratuvarı’nda çevresine önem vermeyi nasıl öğrendiğini, Güzel Dil Kütüphanesi’nde neler keşfettiğini, Terbiye Yemekhanesi’nde sofra terbiyesinin değerini nasıl anladığını, en sonunda da Sportmenlik Günü’nde nasıl başarılı olduğunu gör.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c21fa2a-2845-4257-b572-72958a77eddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Ev, Mavi Ev, Yeşil Ev, Ağaç Ev!</image:title>
            <image:caption>Renklerin ve nesnelerin eğlenceli dünyasında bir yolculuğa çıkalım mı? 
Minikler bu etkileşimli kitapla renk ve nesneleri ayırt etme becerilerini geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf095448-4c0d-4b6f-81c6-66c0fc833bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya Sahilde</image:title>
            <image:caption>Maya, aslanlara bayılıyordu. Aslanlar hakkında her şeyi biliyordu. Ama kumu, kuma dokunmayı sevmiyordu. Hatta kumdan birazcık korkuyordu. 
Maya, annesiyle kumsalda gezerken kumdan bir aslanla tanıştı. Kumdan Aslan da suyu sevmiyordu. Hatta sudan birazcık korkuyordu! 
Arkadaşlık, dayanışma ve değişimle başa çıkabilme üzerine sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e599e40-6475-455c-ae77-8209cee7b025.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Çok Seversin Bu Yemeği</image:title>
            <image:caption>“Hareket etmeyi bıraktığımızda gideceğimiz yere vardık demektir. ” 
Eserlerinde İngilizceyi tercih eden Çinli genç yazar An Yu, ilk romanı 
Sen Çok Seversin Bu Yemeği ile ilk kez Türkçede. 
Pekin’de bir sonbahar sabahı... Ciya Ciya yalnızca birkaç dakika önce kahvaltı masasında tatil planları yaptığı kocası Çen Heng’i küvette ölü bulur. Bu beklenmedik ölüm kadar tuhaf bir şey varsa o da küvetin yanında gözüne ilişen gizemli çizimdir. Gördüğü şeyi aklından bir türlü çıkaramayan genç kadın, aklıyla oyun oynayan esrarengiz bir yaratığın peşine takılıp yapmam dediği şeyleri yapacaktır. Barmen Leo ile yası, aşkı, cinselliği ve evliliği sil baştan tanımlaması ise yaşayacağı aydınlanma yanında henüz hiçbir şeydir. 
An Yu, okuru Pekin’in yüksek binaları ve kadının hâlâ ikinci planda bırakıldığı orta sınıf aileler arasında dolaştırıp  Tibet’e uzanan büyülü gerçekçi bir yolculuğa çıkarıyor. 
Farklı sofralara buyur edileceğiniz ve tek bir yemeğin nasıl olup da geçmişin kilidini açabildiğini göreceğiniz bu kitapta suya da doyacak, su dünyasına dalacaksınız. 
Son sayfayı da çevirdikten sonra kendinize bir lale buketi hediye etmek isteyeceksiniz. 
“Günümüz Pekin’inde,  bir kadının kendini gerçekleştirmesinin zarif ve rüya gibi öyküsü.” 
Daily Telegraph 
“Tuhaf ve sinematik, yakından izlenmesi gereken bir yazar.” 
Stylist, “2020’nin En İyi Kitapları”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31be8df-5929-4fdf-ba9c-18a6d948a2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları yazı gereçlerini kullanmada çocuğa güven duygusu aşılar, alıştırmaları yaparken çocuğun başarı duygusu tatmasını sağlar ve okula hazırlık sürecini hızlandırır. 
Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun, 20’den fazla ve birbirini destekleyen çizgi çalışması 
*Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme 
*Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı 
*Yazma becerilerini pekiştirmeyi 
*İnce motor gelişimi desteği Uzman eğitimcilerin hazırladığı kitabımız, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b02ce0-e04b-42d1-9bac-74b8080d2f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Bir Tabloya Sığar mı?</image:title>
            <image:caption>Hayal gücüne dair ilham verici ve seni sayfadan sayfaya uçuracak bir hikaye! Özgürce,doya doya soracağın sorular ile Ela&apos;nın hikayesinde düşünmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089278f0-7e24-4469-a40e-3a152c6d5a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Otorite ve Öteki</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır, insanlar ve mikroplar arasında amansız bir mücadele yaşanmaktadır. Salgın hastalıklarla karşı karşıya kalan toplumlar, yaşamlarını derinden etkileyen bu krizlerle başa çıkmak zorunda kalmıştır. Her ne kadar bulaşıcı hastalıklar bireyin bedeninde gerçekleşiyor olsa da, salgına dönüştükten sonra çok katmanlı toplumsal boyutuyla dikkat çekerler. Toplumlar üzerinde yıkıcı etkilere yol açmış bu doğal felaketler (veba, kolera, grip, COVID-19 vb.), ister istemez insanların davranışlarında ve sosyal yapıda derin izler bırakmış, siyasal yapıların değişmesine neden olacak süreçlerin başlamasına aracılık etmişlerdir. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan salgınlar; iktidarla bireyi, yönetenle yönetileni “otorite” bağlamında işleyerek, birey ve toplum arasındaki geleneksel ilişkiyi yeniden yazmıştır. Artan risk, artan ve genişleyen bir gözetimi makul kılar ve bu durum toplumca da onaylanır. Gözetim ve disiplin yoluyla iktidarlar, halkın rızasını da alarak biyopolitik uygulamaları genişleterek otoritelerini sağlamlaştırırlar. Tüm gezegeni kontrol etme çabasındaki neoliberal kapitalist iktidar, biyopolitik uygulamalara ek olarak disiplini mikro düzeylere kadar yayarak “viropolitik”, “zoopolitik” bir kuşatmaya dönüştürmek yoluyla gücünü pekiştirmektedir. Gözetim eylemi, taktiklerini, yöntemini değiştirir ama varlığını sürdürmeye devam eder. Otorite günümüz dünyasında, akışkan bir kamuflaj yardımıyla daha az görünür olmuştur; bunun neticesinde kitleler sistemin parçası olarak ona hizmet ettiğini, bir anlamda sisteme enerji sağlayan ve onu çeviren çarklardan biri olduğunu kavrayamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb700f9-a5c8-48f2-8730-0f616721561f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Serisi 1: Yalanın Gölgesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Biten hayallerinin rüzgârında sürüklenen tehlikeli bir adam…
Bir daha sevemeyeceğini düşünen genç bir kadın…
Gizli hayatıyla ölüme meydan okuyan pervasız bir oğul…
Göz kamaştırıcı güzellikte inatçı bir genç kız…

Ve dördünü birleştiren karmaşık bir plan!
Yalanların gölgesinde filizlenip büyüyen çarpıcı güzellikte iki büyük aşk!

Aşkın her yaşta güzel olabileceğini keşfedeceğiniz, kalpler arasındaki engellenemez çekimin büyüsüne kapılacağınız bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce894b7-c3d4-4bb8-ac3f-c52632fc16ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Serisi 1: Yalanın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Biten hayallerinin rüzgârında sürüklenen tehlikeli bir adam…
Bir daha sevemeyeceğini düşünen genç bir kadın…
Gizli hayatıyla ölüme meydan okuyan pervasız bir oğul…
Göz kamaştırıcı güzellikte inatçı bir genç kız…

Ve dördünü birleştiren karmaşık bir plan!
Yalanların gölgesinde filizlenip büyüyen çarpıcı güzellikte iki büyük aşk!

Aşkın her yaşta güzel olabileceğini keşfedeceğiniz, 
kalpler arasındaki engellenemez çekimin büyüsüne kapılacağınız bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1df01a-8562-4a53-9890-ae4418c9abc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastalık Hastası</image:title>
            <image:caption>Hastalık Hastası orijinal adıyla “Le Maladeimaginaire” klasizmin temsilcilerinden olan ünlü Fransız oyun yazarı Molière tarafından komedi ve bale türünde yazılmış üç perdelik müzikal komedidir. Doktoru tarafından kandırılarak ölümcül bir hastalığı olduğuna inandırılan yaşlı ve saf bir adamı konu alır. Molière, bu eserinde toplumun ahlaki yapısını ve mesleğini kötüye kullanarak hastalarını sömüren bilgisiz hekimleri eleştirel bir yaklaşımla konu almaktadır. Bu eser Moliere’in son eseridir. Hastalık Hastası 10 Şubat 1673 yılında Paris’te Kral XIV. Louis’in huzurunda sahnelenmiş ve başrol Argan’ı oyunun yazarı olan Molière hasta olduğu için koltuğundan kalkmada oynamıştır. Bu oyun esnasında verem hastası olan Molière sahnede fenalaşarak düşer. Öksürük krizini atlatan yazar rolünü tamamlar anca oyundan birkaç gün sonra ikinci bir krize dayanamayarak vefat eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac126cf8-85fd-498f-b90a-878bc23c17ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>Yapıtlarında psikolojiyi odak noktası olarak belirleyen Stefan Zweig, özellikle toplum dışında yaşayan insanların hikâyesini anlatmaya değer bulur.

 İlk kez yayımlandığı 1922’den beri büyük ilgiyle okunan Amok Koşucusu’nda, Avrupa’ya doğru yapılan tekdüze bir yolculuk, gemideki doktorun duyduğu yardım çığlığını reddetmesiyle başlayan vicdani bir yargılama sürecine dönüşür. Ait olduğu yerden uzaklara sürülmüş doktor, tropik topraklarda karşılaştığı Avrupalı kadına saplantılı bir aşk besler. Kadına karşı duyduğu takıntı, doktoru tıpkı Amok koşucusu gibi hedefi belirsiz koşuya sürüklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c01d30-f4d1-4726-b5a5-e961000bf4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>İnsanın iç dünyasında büyük rol oynayan kaygı ve psikolojik baskı gibi kavramların ele alındığı Korku, 1920’de yayımlandığından beri okuru heyecanlandıran kurgusuyla dikkat çekmiş, günümüze dek birçok defa beyaz perdeye uyarlanmıştır. 
Irene Wagner, kentin en ünlü avukatıyla sekiz yıldır evli, aynı zamanda iki çocuk annesidir. Zenginlik içindeki yaşamı, tesadüfen tanıştığı genç piyanistle başlayan ilişkisi nedeniyle altüst olur. Korkunun pençesine düşen Bayan İrene, bir şantajcının onu tehdit etmesiyle kendini, attığı her adımda büyüyen ruhsal çelişkilerle dolu bir denklemin içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4656d381-c35a-42c3-b954-547bf9f63617.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Aforizmayı bir tanımla sınırlamak mümkün değildir; rastgele alınmış notlar veya sözcüklere yansımış düşünceler olabilir. Franz Kafka, düşüncelerini 1917-1918 yılları arasında, kız kardeşinin evinde yaşarken kaleme aldı. Aynı zamanda veremle savaşan yazar, hastalığının onu rahat bıraktığı dönemlerde iyilik ve kötülük, doğru ve yanlış, yabancılaşma ve kurtuluş, cennet ve ölüm gibi metafiziksel konular üzerine görüşlerini sundu. Bunlar, yazarın doğrudan teolojik meselelere değindiği tek yazılardır. Aforizmalar 1931 yılında, yazarın ölümünden yedi yıl sonra arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı. O, Franz Kafka’yı ‘’zamanımızın en büyük yazarı’’ olarak değerlendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7ee3de-8584-4772-adff-b61946ac6f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Altı yüz yıl boyunca üç kıtada hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu. Süleyman Şah ve Ertuğrul Gazi ile tohumları atılan ve Osman Gazi’nin ismiyle gelişip büyüyen cihan devleti. İstanbul’un fethinden Viyana kuşatmasına kritik dönemeçler. 
 
Ve Ahmet Rasim, aynı imparatorluğun son yüzyılına şahitlik eden eşsiz yazar. Ele aldığı hemen her konuyu kendine özgü üslubuyla ölümsüzleştiren nadir şahsiyet. Osman Gazi ile Sultan Abdülaziz arasındaki uzun devre yakından bakış. Savaşlar, fetihler, önemli dönüşümler... Hâsılı, tarihi tarih kılan canlı akış. Coğrafyalar arasında dokunmuş bir atlas kumaş. Osmanlı Tarihini ana hatlarıyla ve esastan kavramak için rehber bir kitap. 
 
Pof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız’ın tarihçi kimliğiyle hazırladığı Osmanlı Tarihi olması, ayrıca değerli. 
Avrupa, Asya, Afrika, İstanbul, Bağdat, Kahire, Viyana, Kırım, Mekke ve Medine arasında yoğrulan zaman. Karaların ve denizlerin tarihle birleşmesi. 
Padişahlar, paşalar, hanım sultanlar, suikastler, yeniçeriler, seferler, karışıklıklarla dolu, canlı bir tarih havuzu.Osmanlı Tarihi. 
Vazgeçilmez, dopdolu ve doyurucu bir toplam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246bd187-4148-4b11-b985-93b74613d184.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth Finch</image:title>
            <image:caption>Julian Barnes, son romanı Elizabeth Finch’de, demirbaş izleklerinden biri olan aşk/gerçek (hakikat) ilişkisini bir kez daha gündeme getirerek bizleri zorlu bir ahlaki sorgulamaya davet ediyor: aşk salt “mutluluk”la ilintili bir duygu mudur, yoksa daha çok “gerçek”le, “hakikat”le mi girift bağlar içindedir? Kendimize çıkış noktası olarak “yapaylığı” almak yoluyla hayata karşı daha gelenek dışı ve bir o kadar da “sahici” bir bakış açısı geliştirebilir miyiz? Ve sanat, edebiyat bize bu arayışımızda ne kadar yol gösterebilir? 
Romanın başkahramanı Neil, gençliğinde katıldığı bir vakıf kursunda son derece kendine özgü bir hocanın öğrencisi olur ve ona gitgide daha çok “bağlanır”. Elizabeth Finch’in ölümü üzerine derslerde işledikleri konuları, Finch’in kişisel notlarını ve birlikte geçirdikleri öğle yemeklerini düşünür. “Geçmişimizi yanlış yorumlamak insan olmanın bir parçası”ysa, Neil kendi payına düşen geçmiş ve belleğindekilerle ne yapacaktır? Elizabeth Finch’in onda uyandırdığı duygular ve “gizemli” kişiliğinin sırlarını ve onun hayattaki ahlaki “duruşunu” anlamaya yönelir. Bu yöneliş bir bakıma, bir “iç sorgulama”, bir “yüzleşmedir”... 
Julian Barnes, bu son romanında, bir yandan geleneksel tarihsel anlatıların gündemine hiçbir zaman girmeyen kimi “varoluşsal” durumları gün ışığına çıkarma konusundaki ustalığını gösterirken, bir yandan da sürükleyici ve eğlenceli bir kurmaca yazarlığı ortaya koyuyor. Elizabeth Finch sadece çarpıcı bir hikâye değil, aynı zamanda sanatın sahiciliği ve edebiyatın ufku üzerine girişilen zorlu bir arayış çabası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86df5c5-daa3-420d-a6e0-768470c2cd0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Kuramlar</image:title>
            <image:caption>Edebiyat üzerine çağlar boyunca neler düşünülmüş, edebiyattan neler beklenmiş? Bu kitap işte bu sorulara cevap arıyor. Sümerlerden başlayarak, Eski Yunan, Ortaçağlar, İslam düşünürleri, Aydınlanma, Romantik Akımlar, On dokuzuncu yüzyılın tarihsel bakış açıları, Tanzimat Dönemi, Yirminci yüzyılın yazar, metin, toplum ve okur odaklı yaklaşımları, Yapısalcılık, Göstergebilim ve Postmodemizm gibi dönemeçlerde yoğunlaşıyor. Gilgameş &apos;ten, Aristoteles &apos;ten, Dante&apos; den, İbni Sina ve İbni Kuteybe&apos;den, Vico&apos;dan geçerek çağdaş eleştiri kuramlarına, Namık Kemal&apos; e ve Şinasi &apos;ye, Auerbach&apos;a ve Bahtin&apos;e varıyor. Çağdaş akımlarla eski bakış açıları ve Batı kaynaklı eleştiri akımları ile Doğu kaynaklı anlayışlar arasındaki köprüleri kurmaya çalışıyor. Edebiyat eleştirisi ile ilgilenenler için vazgeçilemeyecek bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd9c867-83ed-492f-9e3a-f76b02ae262d.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Kış Güneşi</image:title>
            <image:caption>“Sence Sezen Aksu kime diyor aykırı çiçek diye?” 
“Kalana besbelli.” 
“O zaman gitmek icap eder.” 
“Herkes gitmiş diye gidilir mi?” 
“Herkese inat kalınır mı?” 
 
Dünyanın en boğucu sabahları, uyanmak istemediğin bir güne gözlerini açmanla başlar. Eninde sonunda çıkarsın o yataktan, kalkarsın ayağa... 
 
Ve yeniden uyuyabilmek için akşamın gelmesini beklersin. 
Tıp fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Karaca, öğrenim gördüğü hastaneye gelen çağrı ile yıllar önce evi terk etmiş abisinin boks müsabakasına gittiğinde pek de rayında olmayan hayatının tamamen rayından çıkacağından bihaberdi. Seçimler yapıldı. Kararlar verildi. Gece sona erdi. Boğucu sabahlar başladı... Ardından ona bir seçim şansı verildi: Ya ölenin gittiğini kabullenecek ve yasını sessizce, hayatına kaldığı yerden devam ederek tutacaktı ya da düşmanla işbirliği yapacak ve gerçekleri tırnaklarıyla kazıyacaktı geçmişin tozlu duvarlarından. 
Bir şüphenin peşinden... 
 
Kurşun kurda atıldı ama karacayı deldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67aba7c3-aa22-48b2-b211-0ee0c992d2e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Kış Güneşi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sence Sezen Aksu kime diyor aykırı çiçek diye?” 
“Kalana besbelli.” 
“O zaman gitmek icap eder.” 
“Herkes gitmiş diye gidilir mi?” 
“Herkese inat kalınır mı?” 
 
Dünyanın en boğucu sabahları, uyanmak istemediğin bir güne gözlerini açmanla başlar. Eninde sonunda çıkarsın o yataktan, kalkarsın ayağa... 
 
Ve yeniden uyuyabilmek için akşamın gelmesini beklersin. 
Tıp fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Karaca, öğrenim gördüğü hastaneye gelen çağrı ile yıllar önce evi terk etmiş abisinin boks müsabakasına gittiğinde pek de rayında olmayan hayatının tamamen rayından çıkacağından bihaberdi. Seçimler yapıldı. Kararlar verildi. Gece sona erdi. Boğucu sabahlar başladı... Ardından ona bir seçim şansı verildi: Ya ölenin gittiğini kabullenecek ve yasını sessizce, hayatına kaldığı yerden devam ederek tutacaktı ya da düşmanla işbirliği yapacak ve gerçekleri tırnaklarıyla kazıyacaktı geçmişin tozlu duvarlarından. 
Bir şüphenin peşinden... 
 
Kurşun kurda atıldı ama karacayı deldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/711b4c2d-3f5c-4204-9c77-dcd56415a3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatımızda Bireyselleşme Serüveni</image:title>
            <image:caption>Edebiyat toplumu sahiden yansıtır mı? Bir toplumun edebiyatına bakıp, o toplumu ve o toplumda yaşayan bireyleri anlayabilir miyiz? Edebiyat ne dereceye kadar toplumun ve bireylerin aynasıdır? Edebiyat metinlerini çözümlemek, metinleri mi daha iyi anlamamızı sağlar, yoksa bu metinlerin içinden çıktığı toplumu mu daha iyi anlamaya yarar? Edebiyatla toplumbilim nerede, nasıl kesişir? Bir toplumu oluşturan bireylerin psikolojileri, dünyaya bakışları zaman içinde nasıl değişir? Kadınlarla erkeklerin değişim süreçleri birbirine paralel mi gider, yoksa farklı farklı mı gerçekleşir? Bu değişimleri edebiyat metinlerini inceleyerek izleyebilir miyiz? Edebiyatımızda Bireyselleşme Serüveni işte bu sorulardan yola çıkılarak hazırlanmış bir çalışma. 
    Kitapta, 20. yy süresince yazılmış otuz roman inceleniyor. Romanlardan on beşi kadın yazarların, on beşi de erkek yazarların romanları. Araştırma, FatınaAliye&apos;denAyfer Tunç&apos; a ve Hüseyin Rahmi Gürpınar&apos; dan Ahmet Ümit&apos; e uzanan bir çerçevede gerçekleşiyor. Her roman teker teker ele alınıyor, kadın yazarların kadın kahramanlarıyla, erkek yazarların erkek kahramanları çözümleniyor. Çözümlemelerin ana konusu bireyselleşme. Önce bireyselleşmenin dinamikleri açıklanıyor. Daha sonra tüm kadın ve erkek kahramanlara bir anket uygulanıyor. Bu anketler aracılığıyla, bu kahramanların, kendi hayatları hakkında karar verme, başka bireylerle ve toplumla ilişki kurma, kendi kendileriyle hesaplaşma gibi alanlarda nasıl davrandıkları ortaya çıkıyor. 
     Bu arada, kadın kahramanlarla erkek kahramanlar arasında bazı farklar olduğu da gözlemleniyor. Kitabın ilginç yanlarından biri de, yüzyıl boyunca kahramanların geçirdikleri dönüşümleri sergilemesi. Özellikle kadın kahramanların, önceleri somut toplumsal kazanımlar peşinde koşarken zamanla nasıl daha evrensel varoluş sorunlarına yöneldikleri ortaya çıkıyor. Erkek kahramanların varoluşsal sorunlara yönelmeleri ise farklı aşamalardan geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/335cbee2-94e1-479c-b258-0b0f3e5b1e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Kabarık Etekleri</image:title>
            <image:caption>Annemin o kocaman kabarık etekleri benim güven dolu sığınağımdı. Ne zaman utanıp sıkılsam kendimi orada bulurdum.  Hayal âlemine dalıp her şeyi unuturdum. 
Bazen bir limonata nehrinde yüzer bazen bulutların üzerine çıkardım. Orası benim herkesten sakladığım gizli dünyamdı. 
 
Sen de merak ediyorsan hadi durma, tut elimden. 
Birlikte sayfalarda bir gezintiye çıkalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea9b0379-1e5d-4adb-b55b-eeb49314e5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Üslup ve Problemleri</image:title>
            <image:caption>XX. yüzyılda edebiyat tarihi öğretimi yanında, metin incelemesinin yeniden değer kazandığı bilinmektedir. Metnin yapı bakımından tahlili üslûp incelemesiyle bir bütün teşkil etmektedir. Bu iki çalışma tarzını birbirinden kesin çizgilerle ayırmak, teoride mümkün olsa da uygulamada bazı yanlış anlaşılmalara sebep olmaktadır. 
Biz bu kitapla, edebî tenkit ile dilbilim arasında bir yer işgal eden metnin değerlendirilmesi için gerekli bir çalışma sahasının varlığını ve bu sahada faaliyet göstereceklerin çalışma tarzlarını sezdirmek istedik. Üslûp incelemesinin, bizde belâgat, Avrupa’da retoriğin kendi devirlerinde üstlendikleri bir görevi zamanımızın şartları içerisinde yerine getirmeye gayret ettiğini belirttik. 
Üslûp incelemesi ile ilgili çalışmaların tarihî gelişmesini vermekten özellikle kaçındık. Çünkü bu, ayrı bir çalışma konusudur. Zamanımızda üslûp incelemesinde dilbiliminden gelen terminoloji kullanılmaktadır. Bu sebeple söz konusu terminolojiyi üslûpla ilgili yönleriyle tanıtmayı ihmal etmedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c16d2530-1cd6-48d5-9184-26bcda46b8ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatma Esasına Bağlı Edebi Metinlerin Tahlili</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, ilk baskısı 1984&apos;te Roman Sanatı ve Roman İncelemesine Giriş adıyla yapılan kitabın yeniden düzenlenmiş ve geliştirilmiş hâlidir. Bu kitapta öncelikle &quot;anlatma esasına bağlı edebî metinler&quot;in nasıl çözümlenmesi gerektiği ortaya konulmakta, sonra da önerilen tahlil yöntemi farklı metinler üzerinde uygulanmaktadır. Yazarın farklı zamanlarda kaleme aldığı yazılar değiştirilmeden bu kitaba ilave edilmiştir. Yazıların kaleme alındığı tarihler doğal olarak yazarın o günkü düşüncelerini ifade eder. Zaten bu eser, bütünüyle üzerinde durulan konu hakkında yazarın zaman içinde gelişen düşüncelerini gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b13414-b01e-48ec-8962-d745e2de4909.jpg</image:loc>
            <image:title>Onları Ben Öldürdüm</image:title>
            <image:caption>“Hâlâ dökülen kanları görüyor, hâlâ yalvaran o zavallı sesini işitiyorum. ‘Acı bana… Bırak beni!’ diye haykırıyordu. Bana inanınız, ona fenalık etmek, ona eziyet etmek, onu öldürmek istemiyordum. Benim istediğim ötekinin ölümüydü. Ötekinin… Sırrımı, cinayetimi bilenin, bana her an, o her şeyi bilen bakışlarıyla işkence edenin ölümünü istiyordum. O, ortadan kalkmalıydı. Çünkü o dünyada oldukça benim için her dakika bir tehlikeydi. Cinayetimi yalnız o biliyordu. Anlıyor musunuz? Onun varlığı benim hayatım için zararlıydı.”
Suat Derviş bu kitapta yer alan roman ve öyküleriyle bizi yeniden esrarlı, tekinsiz bir dünyada dolaştırıyor. Daha önce Kara Kitap adlı derlemede yer alan “Buhran Gecesi”, “Ne Bir Ses Ne Bir Nefes” ve “Fatma’nın Günahı”ndaki gibi, burada da aşk uğruna işlenen cinayetler, şeytana uyanlar, kâbusla gerçeği birbirine karıştıranlar, karanlık geceler, puslu mezarlıklar, lanetli mumyalar, en gizli, en mahrem günahlar var.
Bu derlemede yer alan “Onları Ben Öldürdüm”, “Mumya”, “... Hikâyesi” ve “Bakışlar” 1929-33 yılları arasında kaleme alınmış, Türk edebiyatında korku türünün öncü eserleri. Bu metinlerde insan kalbinin ve ruhunun en karanlık, en bilinmez dehlizleri var. Kıskançlık, nefret, pişmanlık gibi duyguların insanları nasıl birer canavara dönüştürdüğünü anlatıyor Suat Derviş. Karakterlerini baştan çıkaran, onları birer deliye, katile çeviren şeytanlar, habis ruhlar, kalplerinin muammalarında saklanıyorlar.
N. Didem Düz de “Bir Gotik Seyyah: Suat Derviş” başlıklı yazısıyla Suat Derviş’in bu türdeki emeğini ve başarısını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d6588a-e0b6-4565-8b71-24bd4c227483.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorgulayan Çocuklar Çocuklarla Felsefe El kitabı</image:title>
            <image:caption>• Çocuklarla nasıl felsefe konuşulur? 
• Peki ya çocuklar felsefe yapabilir mi? 
• Yetişkinler çocukların düşünme süreçlerine nasıl destek olabilir? 
• İyi soru ne demek? 
• Çocukların felsefe eğitimi alması neden önemli? 
• Felsefe ilkokul eğitimine ne katıyor? 
 
Eğer felsefenin hayatımıza katabilecekleri yalnızca lise sıralarında öğrendiklerimizle sınırlı olsaydı, şu an Çocuklar için Felsefe’den bahsetmiyor olurduk. Ediz Dikmelik bize çocuklarla felsefe konuşmalarının nasıl gerçekleştiğinden başlayarak felsefenin ne olduğuna kadar uzanan detaylı bir harita çiziyor. 
 
Çocukların bağımsız ve özgüvenli düşünürler olmalarını nasıl destekleyebiliriz? 
Yolumuzu bulmakta zorlandığımız konularda uygun sorular önümüzü nasıl açar? 
Sorgulayabilen ve eleştirel düşünebilen bireyler nasıl yetişir? 
 
Sorgulayan Çocuklar, konuyla ilgilenen herkes için bir elkitabı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf2f5a4-0fef-4ae2-a84a-f61130d3f9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Bir Dahinin Bir Yılı</image:title>
            <image:caption>Ben, Arthur A. Bean, ünlü olacağım. Kolay olmayacak, biliyorum. Ortaokul şimdiden ayak bağı oluyor. Gerçek aşkım Kennedy beni fark etmiyor bile ve Bayan Whitehead yaratıcı dehamı anlamıyor. Ayrıca Robbie Zack (kendisi tam bir ezik), fikirlerini çaldığımı düşünüyor ama çalmıyorum. Başka birinin yazdıklarını okuduktan sonra bir ilham patlaması yaşarsanız bu, kopya çekmek sayılmaz. Hem zaten bütün ünlü yazarların aynı şeyi yaptığından eminim. Ve ben de ünlü olacağım. Sadece bu seneki öykü yarışmasını kazanmam gerekiyor... 
 
Arthur A. Bean’in hayatının bir yılına hoş geldiniz. O esprili, kabına sığmayan bir çocuk... Ve eğer Robbie tehditlerinde ciddiyse, kafasını 
tuvalete kaptırmak üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48d04533-20b0-40ed-832b-2ca07f493f59.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet Nota</image:title>
            <image:caption>Her Şey Kontrol Altında adlı eseriyle tanıştığımız Eda Şahin yeni romanı Hayalet Nota’da sona ermek üzere olan müzisyenlik ve avukatlık kariyeri ile çıkmaza giren evliliği arasında sıkışıp kalan orta yaş bunalımının eşiğindeki bir adamın, Devrim’in, zamanın yasalarına meydan okuyan hikâyesini anlatıyor. 
 
Kontrolünden çıkan hayatının gidişatından memnun olmayan Devrim’in yaşamı, sahne aldığı gecelerden birinde tamamen değişir. Yaşadığı tuhaf bir olay sonucunda günümüzden geçmişe ve alternatif gerçekliklere uzanan bir seyahate başlayan Devrim, hatalarını telafi etme arzusuyla zamanın akışında bıraktığı ayak izlerini silmeye çalışırken yolculuğunun seyrini özgür irade ve kader arasındaki ezeli mücadele belirleyecektir. 
 
“Yarattığı ürünlere düşman bir düzenin yetiştirdiği Devrim ve diğerleri için hayat; kişiliklerin, ilişkilerin ve koşulların durmadan değiştiği bir yap-boz oyunundan ibaret olacaktı. O gecenin sabahında, istikrarlı yaşamlar uğruna çabalarken fay hatlarında meydana gelecek çökmelerin yok oluşlarını hazırlayacaklarını bilemezlerdi henüz. Ekonomik depremlerin ve yıkılan kulelerin, kurmaya çalışacakları hayatları ne şekilde etkileyeceğini ise tahmin bile edemezlerdi. Yaradılışlarını yadsıyan bir yaşam tarzına uymak için taviz vermenin, asla gerçekleşmeyecek hayallerin peşinde koşmanın, elde edemeyecekleri bedenleri arzulamanın, doğru olma ihtimaline karşı yalanlara inanmayı tercih edecek kadar gerçeklikten uzaklaşmanın ne anlama geldiğini bilemeyecek kadar tecrübesizlerdi. Doğum, tıpkı hayat ve ilişkiler gibi muğlaklığın gölgesinde kalmaya mahkûmken, ölümde yeniden birleşmeyi bekleyen ruhları kendi formlarında yaşatan bir güç mevcuttu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7b65cb-336f-4e22-9f5f-cf45d0dbea78.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan Dünyası</image:title>
            <image:caption>Divan edebiyatına yönelmemde, Mehmed Çavuşoğlu (1935-1987)&apos;nun sonraları Divanlar Arasında adıyla kitaplaşan yazılarının büyük etkisi olmuştur. Divan şiirini fildişi kulesinden çıkararak, onun gizemli dünyasına küçük kapılar açan bu yazılar dergilerde yayınlandıkça zevkle okurdum. Divan Dünyasından başlığı altında yayınladığım yazılar bir bakıma bunların devamı niteliğindedir. 
Merhum hocam Âmil Çelebioğlu (1934-1990) da, daha önce kimsenin bilmediği veya dikkatini çekmediği özgün konuları araştırarak kongrelere bildiri olarak sunar, edebiyatımızın konu zenginliğine dikkat çekerdi. 
    Elinizdeki kitapta yer alan yazılar divan şiirinin, daha önce üzerinde durulmamış özgün konularını ele almak bakımından hocam Âmil Çelebioğlu&apos;na, ortalama okuyucunun anlayabileceği deneme üslûbu ile yazılmaları bakımından Mehmed Çavuşoğlu&apos;na bağlanabilir. Bunlara dipnotlu denemeler de denebilir. Hem akademik hem popüler. 
    Her biri uzun okumaların ürünü olarak ortaya çıkan, deneme tadında küçük ölçekli bu yazılar, şiirimizde yer alan kavramların tarihî yürüyüşünü, gelişmesini ve çeşitlenmesini izleyebilmek için yapılacak daha kapsamlı sistematik çalışmalara model olabilecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/282e8723-50e0-4129-b21a-b2bdaf8092d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin İlkeleri - Felsefeye Giriş 1</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Nihat Keklik, İ.Ü. Edebiyat Fak. Felsefe Böl. Türk-İslam Düşüncesi ABD&apos;nın kurucusu (19.12.1971) ve öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Bu Anabilim Dalı, ülkemizde söz konusu alanda, ilk kez, felsefe bölümü içinde bir ihtisas alanı olarak ortaya çıkmıştır. 
    Akademik yaşamın temel özelliklerinden birisi, özellikle sosyal bilimlerde, geçmişin -uzmanca bilgilerle- ortaya konulmasıdır; bu bilgiler gelecek kuşaklara yol gösterici birer deneyim görevine de sahiptirler. Bu ilişki, her toplumun tarihini bugüne taşıması demektir. Böylece tarih, olup bitmiş olaylar olmaktan çıkar; ve hem bugünü anlamak hem de bugünün sorunları ile ilgi içinde geçmişi yeniden yorumlayabilmek mümkün hâle gelir. Elinizdeki bu kitap, geçmişin yorumlanması ile bugün anlaşılması açısından okuyucuya çok verimli ipuçları sunmaktadır. 
   Tarih elbette geçmişte kalmıştır; onu değerli kılan özelliği, günümüzün sorunlarına bakışta, onları teşhiste ve onlara çözüm aramada yol gösterici olabilmesidir. Geçmişteki başarıları tekrarlamak için onları yüceltmek yeterli değildir; çünkü hiçbir sorun geçmişi bugüne olduğu gibi taşıyarak çözümlenemez. Prof. Keklik&apos;in söz konusu Anabilim Dalı’nı kurmaktaki amacının geçmiş ile günümüz arasında köprü tesis etmek olduğunu söylemek mümkündür, ama eksiktir; çünkü, açıktır ki, Türk-İslam dünyasında yapılmış olan çalışmaların bugüne taşınabilmesi için ehil ellerce incelenmesi gerekir. Prof. Keklik, millî kültür açısından, bir Türk Felsefesi telakkisine gerek olduğunu ve Türk-İslam Felsefesi kavramının somutlaştırılması gerçeğini fark ederek bu yolda çok önemli bir adım atmıştır. Prof. Keklik&apos;in bu kitabı ve yine Bilge Kültür Sanat tarafından bir seri olarak yayımlanacak diğer kitapları, okuyucuya bir dönemi Yeniçağ filozofları ile kıyaslamalı olarak vermesi açısından ayrı bir öneme sahiptir. 
 
    Prof. Dr. Nihat Keklik’in Ortaçağ Türk-İslam dünyasını çok yönlüolarak uzmanca inceleyen çalışmaları, sadece bu döneme ilgi duyanlar için değil, sade anlatımıyla genel okuyucu için de eşsiz bir kaynak değerindedir. 
Prof. Dr. Şafak Ural</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa00d26-6ad0-4ef8-836b-0e64a72e4bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Today I’m Going To…(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Çantanı hazırladın mı? 
Birlikte heyecanlı ve eğlenceli bir yolculuğa çıkma zamanı! 
Temel alışkanlıklar çocukların planlama becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir! 
Çantanızı kendi başınıza hazırlamayı ve organize etmeyi öğreten bu kitabı hazırlamaktan gerçekten keyif aldım! 
Kulağa harika geliyor değil mi? 
Denemeyi, keşfetmeyi ve eğlenmeyi sakın unutma! 
Hadi gidiyoruz! 
 
Hello! 
Have you packed your bag? 
It is time for an exciting and fun trip! 
Simple habits can help children develop their planning skills! 
I truly enjoyed creating this book as it teaches planning, organizing and packing your bag on your own! 
Sounds great right? 
Don’t forget to try, explore and have fun! 
Now let’s go!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de6c373-bf5d-4b21-a2b4-428d6b234b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Beyaz Tavşan’ın peşine takılıp tavşan deliğinden aşağı Harikalar Diyarına yuvarlanan Alice’i burada birbirinden ilginç maceralar bekliyor. Gözyaşı havuzunda yüzüp Kupa Kraliçesi ile kroket oynayan, bir şeyler yiyip içtikçe bir büyüyüp bir küçülen Alice bizleri de bu büyülü diyarda her dakikası neşe ve eğlence dolu, unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6e1f61-1afe-4dbb-9a10-529b921dfb7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayılırım Belaya</image:title>
            <image:caption>Belki de öylesiniz, bundan henüz haberiniz yok.  
 
Kaç kere kelimelere dökemediğiniz duygular inceden inceye içinizi kemirdi?  
Kaç kere hak etmediğiniz işler başınıza geldi?  
Kaç kere üzerinize vazife olmayan işleri aldınız?  
Kaç kere geçmişiniz sizi sıkıntıya soktu?  
Kaç kere aynı duygularla sınandınız?  
Kaç kere tam oldu derken olmadı?  
Kaç kere bu sefer farklı davranacağım dediniz?  
Kaç kere aldatıldınız?  
Kaç kere bir şeyin üstünü örtmeye çalıştınız ve gizlendiniz?  
Kaç kere iyi evlat olmanın kaygısı ile savruldunuz?  
Kaç kere koşullu olarak sevileceğinize inandınız?  
Kaç kere yarı yolda kaldınız?  
Kaç kere kendinizi kıyaslandığınız bir dünyada buldunuz?  
  Bela ile olan yolculuğa çıkan kişi çoğu defa nerede bu yola saptığını hatırlayamaz. Kendini bildi bileli belaya meyilli olduğunu iddia edenler olduğu gibi, sonradan bela bayılanı olanlar da azınlık değildir.  Belalı bir yolculuk keyif verir mi? Kesinlikle evet. Zaten bunun için ‘’Belaya Bayıldınız’’ ve farkına bile varmadınız. Bu kitapta Belaya Bayıldığınız yolculuğunuzu, anlamlandırma sözünü size veriyorum. Siz de bir bela bayılanı olduğunuzu ve bu yollara nasıl saptığınızı kitap aracılığı ile farkına varacaksınız. En önemlisi de bu yollardan çıkmak için güçlü bir farkındalık oluşturacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/267566eb-5263-4fd6-ae6a-76546331c0c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Sefere çıkan İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard’ın yokluğunda halk, kralın tahtına göz diken Prens John ve beraberindekilerin açgözlülüğü yüzünden gittikçe fakirleşmiştir. Kral Richard’a sadık kalan soylulardan biri olan Robin Hood, tüm serveti elinden alınarak Prens John tarafından sürgüne gönderilir. Ama Robin Hood sürgüne gitmek yerine Sherwood Ormanı’na sığınıp kendisi gibi Kral Richard’a sadık kalanları etrafına toplar. O günden sonra da Neşeli Adamlar adındaki dostlarıyla birlikte zenginlerden aldıklarını fakirlere dağıtarak bir halk kahramanına dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d415b2-f38f-4de3-8a32-5f32c188b8e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Kurukafa Ölü Ya Da Diri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın tamamen değişmesine artık sayılı günler kaldı. Milyarlarca hayat, kaderinde insanlığın kadim yöneticilerini geri getirmenin yazdığı Yüzü Olmayanlar’ın Çocuğu’nu bulmak için verilen son ve umutsuz arayışta heba edilecek. Buna engel olmak Skulduggery Pleasant ve Valkyrie Cain’in ellerinde son ve korkunç bir seçenek var: Damocles Creed’e suikast düzenlemek. Roarhaven’da protestolar ortalığı karıştırıp isyanlar ve devrim ışıkları yükselişe geçerken Valkyrie kim olduğuna karar vermek zorunda: Yüce bir ideal uğruna her şeyi riske atan kahraman mı, yoksa insanlığın kaderi için kendi ruhunu feda eden bir katil mi? 
Karar bir an önce verilmeli çünkü kaybedecek zaman yok! 
 
Romanlarıyla milyonlarca okura ulaşan karanlık, esprili, sürükleyici, duygusal ve benzersiz “Dedektif Kurukafa” serisi, 14. ve sondan bir önceki romanı Ölü Ya Da Diri ile yine heyecan verici bir macera vaat ediyor. Valkyrie ve Dedektif insanlığın sonuna engel olmak için akıl almaz bir suikast planlamaya karar veriyor. Ama biri onlardan daha erken davranıyor. Şimdi hem bilinmeyen bir katili yakalamaları hem de bu tuzağı kimin kurduğunu bulmaları gerek. Zaman daralırken kaybedecekleri çok şey var. Ve düşmanları onlara o kadar da uzak olmayan biri. Valkyrie ve Dedektif Kurukafa bir kez daha hayatlarının en önemli seçimini yapmak zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1da416-5e3a-4072-9476-8b85d67939c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Geri Tepme - Popülizm ve Pandemi Sonrası Politika</image:title>
            <image:caption>Koronavirüs, neoliberalizmin sonunu mu getiriyor? Kitap, sosyalist solun bu krizle gelen ve çöküş gibi görünen yeni başlangıcı fırsata çevirip çevirmeyeceğini iyimserlikle sorguluyor. Neoliberalizm, nam-ı diğer küreselleşme, çöküş evresine geçtiyse yerine ne gelecek? Büyük Geri Tepme bu sorulara cevap ararken bir dizi karşıt ikiliği, Hegelci tez-antitez-sentez üçgeninde inceliyor. Yazara göre bu çağ Büyük Geri Tepme Çağı’dır ve karıncayiyen tarafından sembolize edilir. Karıncayiyenin saldırganlığa başvurmaması, kendi kendini savunmak için düşmanını barışçıl yöntemlerle kendinden itmesi, neoliberalizmin gerileyişiyle birlikte toplumun kendi kendini tefekkür ederek içe dönme aşamasına geçtiği momenti imleyen Büyük Geri Tepme Çağı’nda anlamlı bir benzetmedir. Bu figürün seçilmesinin bir diğer nedeni de salgının karıncayiyenden türediğini iddia eden komplo teorileridir. 
Gerbaudo, yeni devletçiliği üç nirengi noktasına bağlayarak inceler: egemenlik, koruma ve kontrol. Sağ cenahın savunduğu egemenlikçilik adı verilen akım, egemenliği ulus devlet mekanizmasına dayanarak toprak üzerindeki egemenlik meselesi olarak ele alırken, sosyalist sol egemenliği halkın egemenliği olarak kurguluyor. Sosyalist sol, neoliberal düzenin aktörü elitlerin yol açtığı derin gelir eşitsizliklerini Keynesçi sosyal demokrat ekonomik reform bağlamında azaltarak, kısacası zenginin elinden alıp işçi sınıfına ve kamu hizmetlerine aktararak halkı zenginden korumaya odaklanıyor. 
Korumanın pratikteki tezahürü olan kontrolden anlaşılan ise devletin uyguladığı sınır kontrolleri, çevre kontrolleri, sermaye kontrolleridir. Neoliberalizm, emek ile servet arasındaki bağıntıda sermaye akışlarındaki devlet denetiminin büyük ölçüde azaltılması, gümrük vergilerinin büyük ölçüde kaldırılması gibi kontrolleri asgariye indirgeyen girişimci, açıklığa dayanan eksopolitikaya dayandığından korumanın baş düşmanıdır. Ulusal sağın buna karşı geliştirdiği politika “bireysel mülkiyetçilik” olduğundan kendini işçi dostu gibi gösterse de, vergilendirmelerle ilgili radikal bir yol izlememesinin de gösterdiği üzere ilerici sosyalist sol ile yolları ayrılır. Sol ise, buna karşılık iklim değişiklikleri ile ilgili politikalardan, gelir adaletsizliğine karşı yeni kontrol mekanizmaları benimseyen aktivist devlet anlayışını içeren toplumsal korumacılığa dayanır. 
Büyük Geri Tepme, egemenlik sorunsalını antikçağ premodern döneme dek Platon’dan Hobbes’a ve Rousseau’ya bir dizi siyaset felsefecisinin egemenlik teorilerine dayandırıyor. Ayrıca Friedrich Hayek, Karl Popper ve Ludwig von Mises gibi bir dizi neoliberal kuramcının kuramlarını eleştirel bir gözle inceliyor. Bu kitap sadece koronavirüs ile değil, salgından sonra ekonominin nereye varacağı ve iklim değişikliği gibi bir dizi önemli soruyu da içinde barındırdığından uzun süre gündemden düşmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab266b1-17af-4f87-b04c-1c9f3deb338a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinselliğin Tarihi - 4 Tenin İtirafları</image:title>
            <image:caption>Michel Foucault’nun iktidar, benlik ve cinsellik üzerine düşüncelerimizi ve varsayımlarımızı sonsuza dek değiştiren “Cinselliğin Tarihi” projesinin dördüncü ve son kitabı Tenin İtirafları Murat Erşen’in çevirisiyle, Oğuz Tecimen ve Eda Çaça’nın editörlüğünde, Ferda Keskin’in sunuşuyla Türkçede. 
Foucault Tenin İtirafları’nı aslen “Cinselliğin Tarihi”nin ikinci cildi olarak tasarlar ve 1976’da yayımladığı ilk cilt Bilme İstenci’ni bitirdikten hemen sonra yazmaya başlar. Fakat o dönemde Foucault’nun çalışmaları (bilhassa Collège de France seminerlerinin etkisiyle) öznenin hermenötiği, arzu öznesinin soybilimi ve benlik teknolojileri üzerine araştırmalarıyla kesişince projeyi yeniden düşünmeye karar verir. İlk cildin ardından geçen sekiz yılda bizzat bir kendilik çalışması süreci olarak gördüğü araştırmalarından çıkan malzemeyi yeniden şekillendirir; 1984’te, ölümünden kısa süre önce, ikinci cilt Hazların Kullanımı ve üçüncü cilt Kendilik Kaygısı art arda yayımlanır. Birinci ciltte kurduğu kendi teorik çerçevesini de eleştirdiği bir önsözle programını şöyle günceller: “Bu araştırma dizisi öngördüğümden daha geç ve tamamen başka bir biçimde yayımlanıyor. […] Hazların Kullanımı cinsel etkinliğin MÖ IV. yüzyılda klasik Yunan kültüründe filozoflar ve hekimler tarafından nasıl sorunsallaştırıldığına değiniyor. Kendilik Kaygısı bu sorunsallaştırmanın MS ilk iki yüzyılda Yunan ve Latin metinlerindeki durumunu inceliyor ve nihayet Tenin İtirafları tenle ilgili öğreti ve kilise düşüncesinin oluşumuna eğiliyor.” Aynı yılın sonbahar aylarında yayımlanması planlanan dördüncü cilt Tenin İtirafları’nı ise yayınevine teslim etmesine rağmen son düzeltmeleri yapmaya ömrü vefa etmez ve vasiyet olarak, hayattayken yayımlanan metinlerinin dışında hiçbir metninin yayımlanmasını istemediğinden bu kitap da gün yüzüne çıkmaz. Gelgelelim ölümünden otuz dört yıl sonra 2018’de, Frédéric Gros’nun editörlüğünde, “Cinselliğin Tarihi” projesini bütünleyen bu çalışma ilk defa okurlarla buluşur. 
Foucault Batı’daki öznellik deneyimleri arasında merkezi önem atfettiği Hıristiyani cinsellik ve hakikat söylemlerini derinlemesine incelediği Tenin İtirafları’nda 2.-5. yüzyıllar arasında Hıristiyan Kilise Babalarının felsefi ve teolojik kavramlarla oluşturduğu cinsel normlara odaklanıyor, antik dönemdeki haz ve beden anlayışından Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarındaki ten ve ruhaniyet anlayışlarına geçişlerin ve kopuşların izini sürüyor, kendinin ve başkalarının yönetiminin Hıristiyanlıkta cinsellik üzerinden nasıl sorunsallaştırıldığını gösteriyor ve burada ortaya çıkan pratiklerin ve kavramların Batı’daki cinsellik ve öznellik deneyimlerini tarihsel olarak nasıl etkilediğine işaret ediyor. 
Tenin İtirafları’yla tamamına eren “Cinselliğin Tarihi” projesi Foucault’nun düşüncesinde eşsiz bir uğrak olarak okunabileceği gibi, günümüz dünyasında bedenin bakımından ruhun bakımına her türlü söylemin üretildiği kişisel gelişim çılgınlığına alternatif bir yaşam kılavuzları arkeolojisi olarak da okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03a8085-eaa5-41a5-9e58-9060b61fe94f.jpg</image:loc>
            <image:title>Plus A2 İngilizce Gramer</image:title>
            <image:caption>Plus A2 Avrupa Ortak Başvuru Metni (Common European Framework of Reference) CEFR&apos;a göre hazırlanmıştır. Talim ve Terbiye Kurulu tarafından kabul edilen ve bu öğretim yılında uygulanacak olan yeni programa tam olarak uyumludur.

Plus A2 is for Pre-Intermediate Learners of English. It helps students to learn true English and improve their reading, speaking and writing skills.


Simple and Clear Explanations

A large Variety of Graded Exercises

Revision Tests

Vocabulary Matching Exercises

Quizzes, Puzzles

Multiple Intelligence Exercises

Reading Passages

Dialogues</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a26935-8faf-4126-99f7-1948254f9ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sandalye</image:title>
            <image:caption>“İlf ve Petrov muhteşem yeteneğe sahip iki yazardı.” –Vladimir Nabokov
Ölüm döşeğindeki Klavdiya İvanovna, damadı İppolit Matveyeviç’e, hükümetin eline geçmesin diye sakladığı pırlantalardan bahsettiğinde, İppolit Matveyeviç tüm enerjisini bu pırlantaları bulmaya adayacaktır. Bu yolculukta ona eşlik edecek kişi ise usta bir düzenbaz olan Ostap Bender’dir. Pırlantalar, İvanovna’nın haczedilerek bir huzurevine dönüştürülen eski evindeki on iki sandalyeden birinin döşemesine saklanmıştır. Ne var ki bu sandalyeler artık huzurevinde değildir ve Rusya’nın dört bir yanına dağılmış olan sandalyeleri bulmak hiç de kolay olmayacaktır.
Ne bireylere ne de iktidara laf söylemekten geri duran sivri dili sebebiyle yayımlandıktan sonra “politik bir hata” şeklinde nitelendirilip yasaklanan On İki Sandalye Rus edebiyatının önde gelen mizah klasiklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/376eb499-fdc1-4a88-a744-49f8b432c027.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -1 Uykunun Ölümü</image:title>
            <image:caption>AVI AŞMAK İÇİN SOLUKKAN’I ARAYIN! 
 
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan yepyeni bir çizgi roman serisinde Eski Yharnam&apos;ın korkunç sırlarını keşfedin! 
  Korkunç yaratıkların gölgelerde dolaştığı ve sokakların lanetlilerin kanıyla kayganlaştığı, sapkın bir salgının musallat olduğu eski bir şehirde uyanan isimsiz bir Avcı, Solukkan&apos;ı aramak için tehlikeli bir maceraya atılıyor... Sonsuz Av Gecesi&apos;nden tek kaçış yolu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77f4c94-5bf6-4e0d-b986-d73071d9f530.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -2: Şifa Açlığı</image:title>
            <image:caption>ESKİ KAN KORKUSU! 
 
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin büyük beğeni toplayan Bloodborne video oyunundan uyarlanan Titan&apos;ın çok satan çizgi roman serisinin ikinci cildi için Yharnam&apos;a dönerken Şifa Kilisesi&apos;nin dehşetini ortaya çıkarın! 
 
İlk Avcılar hastaları aramak için geceyi parçalara ayırırken, gizemli Küllü Kan hastalığının yayılmasını durdurmak için mücadele eden Şifa Kilisesi kendi safları içinden bir kopuşla karşı karşıya kalır. Hastalığın sebebinin Eski Kan olduğundan şüphelenen Rahip Clement, Şifa Kilisesi&apos;nin gerçek doğasını ortaya çıkarmak ve Yharnam yurttaşlarına ifşa etmek için yaşlı şifacı Alfredius ile bir anlaşma yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f5cd3d-3949-46dc-86f7-c3de1f813384.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak Karşıtı</image:title>
            <image:caption>“André Gide yirminci yüzyılın dört kutbundan birisidir.” –Jean-Paul Sartre 
 
Nobel ödüllü Fransız yazar André Gide’in kendi hayat öyküsüne de sık sık atıf yaptığı eseri Ahlak Karşıtı, özbenliğini bulma peşindeki Michel’in dostlarına yaptığı uzun bir konuşmanın metnidir. Kendi hâlinde, saf bir can olan kahramanı Michel, Âdem’den bu yana inşa edilmekte olanın dışında, yeni ve özgür bir ahlakın peşine düşer. Fransa ve sömürge coğrafyasında geçen anlatı, mevcut ahlak anlayışına bir yergiden ziyade onu bireysel olarak aşma çabasının objektif bir eleştirisi olduğu kadar sonradan Oryantalist bakış olarak teşhis edilecek dünya görüşünden klişeler de içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b716cd4-0696-4f73-8dd4-d880683874db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -3: Kargaların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>AVCILARI AVLAMAK. 
 
Fromsoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan ve devam eden çizgi roman serisinde Karga Eileen&apos;in çarpık hikâyesini keşfedin! 
 
Yharnam Kenti kara gömüldü. 
 
Karga Eileen Avcıları gömüyor. Ama biri ondan kaçıyor. Zehirlenmiş ve canavarca hislere kapılmış bir halde Yharnam&apos;da dolaşarak sefalet ve yıkıma yol açıyor. Bu arada cesetler artıyor, gerçeklik sarsılıyor ve Byrgenwerth&apos;te garip şeyler olur. Avcı&apos;nın peşindeki Eileen, kendi akıl sağlığıyla ve gerçekliğin ötesine bir bakışın getirdiği rahatsız edici değişimle mücadele ediyor. 
 
Kan ve ölüm Yharnam&apos;ı ve onun izinden gidenleri sarıyor. Kentin gerçeğini ve kendi iç karmaşasını ortaya çıkarmaya çalışan Eileen&apos;in arayışını takip edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c966dc6d-d7d3-40a1-9610-fdd4b58e9171.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne-4: Peçe, Paramparça</image:title>
            <image:caption>KÂBUS BAŞLIYOR! 
 
Fromsoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan ve devam eden çizgi roman serisinde Yharham&apos;ın gizemlerini keşfedin! 
 
Yharnam çılgınlığa sürüklendi... 
 
Yarem kente uzun zaman önce, geçmişi prangalarla dolu bir adam olarak geldi. Seyahat ve keşifte yeni bir amaç buldu... Ancak Yharnam&apos;da bulacağı şey sadece arzusunun değil, akıl sağlığının da sınırlarını test edecek. 
 
Yharnam parçalandıkça, Yarem kendi zaman ve mekân algısının kökten değiştiğini fark eder. Gerçekliğin duvarları bükülür ve katlanır. Ay&apos;ın kanla dolduğunu görür. 
 
Yarem çılgınlığın derinliklerine inmeye ve gerçekliğin yeni ufuklarını cesurca keşfetmeye karar verir. Bu keşiflerin bedeli hayatı olabilir... Ya da en azından akıl sağlığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96657938-0052-418b-9e29-803057486eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Olduğunda</image:title>
            <image:caption>Dünyanın gözü senin üzerindeyken aşkı nasıl bulabilirsin?
Normal şartlarda Oakley Ford ve Vaughn Bennett’ın yollarının kesişmesi imkânsızdı. Ama milyonlarca hayranı olan Grammy ödüllü Oakley’nin hayatında hiçbir şey normal değildi. İlhamını kaybetmişti ve magazin dergileri onun fiyaskolarıyla doluydu. Artık dünyaya, durulmaya niyetli olduğunu göstermesi gerekiyordu. Bu konuda ona tipik bir komşu kızı olan Vaughn’dan daha iyi kim yardım edebilirdi ki?
Vaughn, onun kız arkadaşı rolünü üstlenecek ve Oakley’nin kötü çocuk imajını değiştirerek sanatçı kimliğini ön plana çıkaracaktı. Ailesine bir gelecek kurabilmek için saçma sapan Hollywood partilerine ve dikkatle kurgulanmış Twitter yazışmalarına katlanabilirdi. Sonuçta sadece bir senelik bir anlaşmanın ardından özgür olacaktı.
Ancak bazen insanın kalbini yalanlar değil, onların gerçek olmaya başlaması kırardı.
“Bağımlılık yapacak!” —Katie McGarry
“Hızlı tempolu ve iki karakterin de bakış açısından anlatılan akıcı bir romantik hikâye.” —School Library Journal
“Eğlenceli olduğu inkâr edilemez.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9313557-69a3-4f89-9946-8f3850172193.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu’nun Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Şu, kocaman bir hapşırığı olan minicik bir pandaydı. Ve o hapşırdığında, bazı kötü şeyler yaşanırdı. Bir gün, annesi ve babasıyla birlikte kütüphaneye, lokantaya ve sirke gittiğinde küçük burnunda yine bir gıdıklanma hissetti! Bakalım Şu ve çevresindekileri neler bekliyordu... 
Newberry Ödüllü yazar Neil Gaiman ve ünlü illüstratör Adam Rex’ten, en küçük çocukların bile büyük şeylere sebep olabileceğini gösteren, kıkır kıkır okunacak, mükemmel bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbdfb84-9856-4810-b6e6-c72e5af37a95.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Her ekonomik sistem, bir dizi kurala ve bu kuralları haklı çıkaracak bir ideolojiye ve bireyde bunları uygulamak için çabalamasını sağlayacak bir vicdana ihtiyaç duyar” diyen Joan Robinson’a göre “Bir ayağı test edilmemiş hipotezlerde, diğer ayağı ise test edilemeyen sloganlarda olan iktisat bilimi topallamaktadır. Buradaki görevimiz, bu ideoloji ve bilim karışımını elimizden geldiğince çözüme kavuşturmaktır.” 
Artık iktisat alanının klasiklerinden kabul edilen bu çalışmasında Robinson, ekonomi düşüncesini kuşatan metafizik önermelerin, herhangi bir mantıksal temele sahip olmadan insanların düşünce ve eylemleri üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olabileceğini göstermek için kolları sıvıyor. 
Robinson okuyuculara ekonomi alanındaki düşüncelerin perde arkasını gösteriyor ve dogmatik içeriğini ifşa ediyor. Böylece iktisadın gerçek bir bilim olma yolunda ilerlemesi için kendini metafizikten arındırması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e0cb07-c9cb-4dda-862b-0cb6f0eb6315.jpg</image:loc>
            <image:title>Samsung’un Yükselişi</image:title>
            <image:caption>FINANCIAL TIMES AND MCKINSEY YILIN İŞ DÜNYASI KİTABI ADAYI
Korkusuz ve azimli bir rakip nasıl dikkate alınması gereken bir güce dönüştü?
Samsung kırk yıl önce, üçüncü dünya ekonomisine sahip geri kalmış bir ülkede şeker, kâğıt ve gübre üreten basit bir tarım şirketiydi. Ancak bilgisayar devriminin yükselişiyle, şirketin başkanı Lee Byung-chul cesur bir deneye girişti: Samsung’u en büyük bilgisayar çipleri tedarikçilerden biri haline getirme. Bu milyon dolarlık planın inanılmaz büyük riskleri vardı. Fakat genç Steve Jobs büyüsü altına girmiş olan Lee, bir teknoloji imparatorluğu yaratmayı kafasına koymuştu. Bu kitapta, Samsung’un teknoloji devi olma yolunda verdiği savaşın arka planında yaşananlara şahit oluyoruz. Samsung bugün, Apple’ın iPhone’u için en önemli tedarikçilerden biridir ve kendi ürünü olan Galaxy cep telefonları iPhone telefonlardan çok daha fazla satıyor. Onyıllar boyunca bir inovasyon lideri olarak görülmeyen Samsung bugün dünya çapında teknoloji pazarının lideri konumunda.
Cain, yıllar boyunca yayımlanan raporlara ve hem şirket içinden hem de dışından sayısız kaynağa dayanarak, hiç kimsenin bilmediği bu dev şirketin önündeki esrar perdesini aralıyor.
“Samsung’un Yükselişi, üç nesle yayılmış aile entrikaları, zimmete para geçirme olayları, rüşvet, yolsuzluk, fuhuş ve benzeri kötülüklerin kol gezdiği bir gerilim romanı gibi okunuyor… Son derece bilgilendirici.” —Wall Street Journal
“Samsung’un hikâyesinin canlı ve dengeli bir anlatımı.” —New York Times Book Review
“Sürükleyici bir anlatım… Cain ne yaptığını biliyor.” —Financial Times
“Samsung’un Yükselişi’nde Cain, hırsları ve yapısal özellikleriyle bugün dijital hayatlarımıza tahayyül bile edemeyeceğimiz biçimde yön veren Güney Kore’nin gizemli teknoloji devine isabetli ve keyifli bir ışık tutuyor.” —Brad Stone, Aradığın Her Şey: Jeff Bezos ve Amazon Çağı’nın yazarı
“2020’nin En İyi Teknoloji Kitapları listesindeki en sürükleyici kitap.” —Cult of Mac
“Dünya üzerindeki en gizemli ve etkili şirketlerden birisine etraflı bir bakış sunuyor.” —The Verge
“Cain Samsung’un dramasını mükemmel biçimde yakalıyor… Lafını esirgemiyor, rekabetin, baskının ve çatışan egoların kanayan yarasına parmak basıyor, zaman zaman kaçınılmaz olarak bulanık, ancak yine de heyecan verici bir güncel tarih anlatımı.” —Forbes
“Girişimciliğin ölçüsüz cesaretinin skandalların, kan davalarının ve politik entrikaların acı veren iş alışkanlıklarına karıştığı hikâyesi.” —The Economist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b9a644-035b-4116-baa0-b4d692046e2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünnet Bilinci Dersleri</image:title>
            <image:caption>Sünnet; Müslümanca düşünmek ve Müslümanca yaşamaktır. İster farkına varalım ister varmayalım ister bu hakikati işitelim ister inatla duymamaya çalışalım; özelde Ümmet-i Muhammed’i (sas) genelde tüm insanlığı her türlü azaptan kurtaracak yol “Sünnet ve Mağfiret”tir. Bundan dolayı artık iyice anlayalım ki: Sünnet ile ayağa kalkacağız. Sünnet ile insanlığı ayağa kaldıracağız. Sünnet ile daralan ufuklarımızı genişleteceğiz. Sünnet ile kaybolan umutlarımızı yeniden yeşerteceğiz. Sünnet ile insanlığa şahit ümmet olma sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Ve ancak Sünnet ile kavradığımız istiğfar ve tevbe bilinciyle mağfireti kazanmanın gayretini ortaya koyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ef2fa78-7198-4a3c-848c-f35aaf484a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Reenkarnasyon ve Karma Kanunu</image:title>
            <image:caption>Karma ve Reenkarnasyon el ele gider. Çoğu din, Hristiyanlık ve Müslümanlık 
hariç, bu eski yasaların bir izine sahiptir. Organize Hristiyanlık ve Müslümanlıktan önce topluluklar, hala Karma ve Reenkarnasyona inanıyordu, ilk Klise babaları ve diğer dinlerin ruhban sınıflarıbu tür kavramların ortadan kaldırıldığından ve yok edildiğinden emin oldular. Böylece konumlarını ve kilisenin ve devletin oluşturduğu siyasi bağları güçlendirdiler. Atkinson&apos;ın kitabı, bu iki inancın incelenmesi için tarihsel ve felsefi bir referanstır. Bir inanç olarak reeankarnasyon, ölüm korkusunu geçersiz kılar. Takipçilerine göre; ölüm, bir durum değişikliğinden başka bir şey değildir ve ruhumuz, doğuştan gelen, ilahi bir dilim içeren sonsuz, ölümsüzbir ışıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c9129c-a928-464f-a277-f3f776f14a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Babasını Arayan Yüzyılında Kayıp Bir Kız</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Portekiz edebiyatının en üretken kalemlerinden Gonçalo M. Tavares’ten karın boşluğuna inen yumruk gibi bir kitap, Babasını Arayan Yüzyılında Kayıp Bir Kız. 
Marius adlı “kaçak” bir adam bir gün şehrin ortasında, elinde küçük kartlar olan 14 yaşında Down sendromlu bir kızla karşılaşır. Kızın etrafında kimse yoktur ve belli ki kayıptır. Kısa süre sonra anlaşılacaktır ki, Hanna adlı bu kız Berlin’deki kayıp babasını aramaktadır. Kaçak Marius ister istemez Hanna’ya bu arayışta yardımcı olacaktır. Berlin’e gitmek üzere yola çıkarlar, yol boyunca karşılarına çıkan birbirinden ilginç insanlar ise onları asıl aradıklarından bambaşka bir noktaya getirecektir. Karşılaşılan her insan, geçmişte yaşananlara dair bir metafor ve önlerine çıkan her gerçek, ayrı bir imgeye dönüşecektir. 
Okurların Kudüs, Beyefendiler, Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek gibi romanlarından aşina olduğu üzere Tavares, yine küçük küçük oyunlar kurarak toplumsal, hatta evrensel hafıza meselesini kurcalıyor bu kez. İlk satırından son noktasına kadar bu çiğ çağın vicdanlı insanlarına sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304767c9-0f63-4e2a-b095-333afe1641aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Şiirimsin</image:title>
            <image:caption>Varsın zaman dört nala yıllar ile yarışsın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
Simsiyah saçlarıma aklar dolup karışsın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
El eleyim kol kola hayalinle gezerim 
Satır satır düşerim mısra mısra yazarım 
Dile gelmeyen sözün mezarını kazarım 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
İmgelerle dans ettim kollarına atıldım 
O an kendimden geçtim şarkılara katıldım 
Her nakaratta sana ben yeniden tutuldum 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
Ne mevsimsin ne hafta ne süreli  bir aysın 
Parlayan yıldızımsın gökkubbemdeki aysın 
Atî seninle güzel umut sende uyansın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
Gözlerinin içinde sayısız redif saklı 
Seni yazan kalemim yad ellere yasaklı 
Bakışların berceste gülüşlerin uyaklı 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9382cf-a9da-49e6-b489-6397aa6ab2a7.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Arkadaşım Sensin</image:title>
            <image:caption>En iyi arkadaşım sensin… 
Biz birlikte “farklı ve eşsiz” bir gökkuşağı gibiyiz. 
Her birimiz kendi rengimizde güzeliz. 
Renklerimizi birlikte sevip koruyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d878018b-601c-4eda-9178-b95394b74c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Althusser’e Mektup</image:title>
            <image:caption>Derrida’nın, Althusser üzerine söyleşisinde sarf ettiği “Dekonstrüksiyon zaten Platon’un söyleminde var, ve oldu: Başka bir şekilde, başka kelimelerle, vs....” cümlesini, cümledeki Platon’un yerine Althusser’i koyarak yeniden kurabilir miyiz? Temelden ve kökten bağlı kalmak durumunda olmadığımız bir felsefe geleneğinin, yine de sorunsallaştırılmasına girişmek için, onun kavramları ve mecazlarıyla, onun diline bağlı atıflarla kurulan bir tür yeniden yazımının içinden geçiliyorsa, bu soruyu Althusser bağlamında sormak, bağımlı kalmak zorunda olmadığımız bir Althusserciliğin enkazının kazısına girişmek adına mühim gözükmektedir. 
Althusser’e Mektup başlığındaki kitap, başlığından bağımsız, herkesin onun muhatabı olabilmesine açık bir yazı olarak mektup vasfını taşır. Bu mektubun muhatabı olanlar onu iktibas edip onu nahledeceklerdir — müdahil oldukça donuk bir mektuba, methal yazdıkça başka kitaplara, girizgâh vasfını artırdıkça açık yazılara dönüşmek üzere. Kitap, istikametine ulaşmamaya kabil mektuba dönüştükçe, bu kabiliyeti sürdürmek mektubun tehir edilmesine ve kitabın da tefrik edilmesine bağlı olacaktır. Kitap kendini tefrik edip mektuba tehir edecek, mektup da başka mektuplara — ve neticede yazı tehir ve tefrik olacak(tır). Çünkü yazı, varsa, tehir ve tefrik olarak var. Yazı, varırsa, tehir ve tefrik olarak varır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf4c7d2-8598-4584-9563-36828609ffd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Armağan Zamanlar</image:title>
            <image:caption>En çaresiz ânınızda, her şeyi değiştirebilme ve düzeltme imkânı karşılığında ne kadar büyük bir bedel öderdiniz? Ya bir ömür merak ettiğiniz, hayatınızı adadığınız sırrı çözmek için? Ya da olanı olmamış kılmak, mahkûm olduğunuzu düşündüğünüz mutsuzluktan kurtulmak için? 2003 Dünya Fantezi Roman ödüllü ünlü Sırp yazar Zoran Zivkoviç, Başka Zaman Kütüphaneleri’nden sonra bir başka mozaik romanla karşınızda! Engizisyon tarafından idam edilmek üzere sabahı bekleyen bir astronom, bilim camiasınca hiç ciddiye alınmamış bir bilim insanı ve hayatını mahveden olayı atlatamayan bir saatçi... Gizemli bir ziyaretçi, ortak noktaları zaman karşısındaki çaresizlikleri olan bu üç kişiye belirsiz bedeller karşılığında eşsiz birer zaman dilimi armağan eder. Ziyaretçinin kimliğiniyse yalnızca deli olduğu gerekçesiyle stüdyosuna kapatılan, kimsenin inanmadığı bir ressam bilmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1143dedf-3b30-4bec-ad47-f2f6cc6bfb63.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Yatışmaz Yapısı ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Evrenin Yatışmaz Yapısı’nda Aykut Ertuğrul, okurlarını yine metinlerarası bir şenliğe çağırıyor. Muzip bir başlangıcın neşesini ve beklenmedik bir vedanın kederini aynı anda içinde barındıran bu görkemli şenlik, aslında kim için düzenlendi? 
Yazarın mütemadiyen seslendiği sahici okurlar için mi? Selam vermekten bıkmadığı; cümlelerine, dizelerine hatta eser adlarına musallat olduğu büyük ustalar için mi? Eleştirmenler, akademisyenler ya da çağdaşları için mi? Yoksa bu tuhaf ve rahatsız edici şölenin, düzenleyeni de davetlisi de yalnızca yazarın kendisi mi? 
Maharetini geleneğin coşkulu ve sonsuz ırmağına, muhayyilenin müphemliğine ve şimdiki zamanın insanı hep şaşırtan tekinsiz oyunlarına bağlayan yazarın gerçek niyeti ne? Kim bilir? Belki hepsi, belki hiçbiri. Türk öyküsünde fantastik, mitoloji ve postmodernizme dair konularda 2000’li yılların başından beri, yazıları, hazırladığı kolektif kitaplar ve öyküleriyle hatrı sayılır çalışmaya imza atan Aykut Ertuğrul, yeni öykü kitabıyla okurun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b06961-e837-4a19-8eb1-935e5686c82d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bostanda, Kırlangıçlar</image:title>
            <image:caption>Genç adam çocukluğunun geçtiği nar bahçesine döndüğünde dünyanın renkleri, meyvelerin tadı, güllerin kokusu ve vadinin manzarasıyla yeniden tanışır. Şimdi çok uzak bir geçmiş gibi görünen çocukluğunun imgelerini tek tek hatırlar, özellikle de ilk aşkın tatlı hatıraları ile babasıyla vakit geçirdiği bu nar bahçesi. İnsanın içine karanlık salan hapishane yılları, işkence, dayak ve sefaletin yerine, insanca kalabilmek için bu hatıralara, bir de sevdiği kıza tutunur. Ah, Saba. 
 
Peter Hobbs’un bu novellası daha ilk cümlesiyle okuru içine çekiyor. Poetik dili ve anlatıcının nahif tonuyla aksi hâlde bir karamsarlık manzumesi olabilecek bir hikâyeyi, umudun rengine büründürüyor. 
  Kısa sürmüş bir aşkın hatırası, ruhunuz ve bedeninizdeki yaraları dindirebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8554d112-ce17-4469-bcf8-b37cf94065a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Bulmacası</image:title>
            <image:caption>Kişilik Bulmacası kitabı olaylara sizin gözünüzle bakıyor görünmeyen kişilerle ilişki kurmak zorunda olduğunuz işyerinizdeki ya da herhangi bir grup faaliyetindeki parçaları biraraya getirmenize katkıda bulunacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de933f1-c8a3-43c1-9958-c5429a4ce40b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Romanının Serüveni</image:title>
            <image:caption>Dünya Romanının Serüveni Cervantes’ten başlayıp Mo Yan’a kadar gelen ve bütün bir dünyaya yayılan roman birikimini yansıtmayı amaçlayan, özenle seçilmiş, kapsamlı bir külliyat; her zevke, beğeniye ve estetik anlayışa seslenecek bir roman kütüphanesi vadediyor okuruna. Bir başka deyişle; tüm dünyayı, tüm coğrafyaları, dilleri, biçimleri içine alacak roman örnekleri bu incelemede bir araya getiriliyor. Temsil gücü yüksek, dünya insanlarının, olayların, durumların romanda görünümlerini izleyeceğimiz bütünlüklü bir fotoğraf sunuyor. 
 
Kitapta, bu eserlerin doğası, yazarların edebî tutumları anlaşılmaya çalışılırken; yenilikler, akımlar gündeme getiriliyor; eserin ve yazarın dünya romanındaki yeri; edebî yönleri, etkileri, tarihsel öneminin izi sürülüyor ve eserin türe katkısı, türün tarihsel gelişimi içerisindeki yeri inceleniyor. Bu anlamda romanın kuramsal yolculuğu da belirginleştiriliyor, aydınlatılıyor. Öncelikle bu romanların niçin kalıcı oldukları, niçin zamanları aşarak bugünlere geldikleri incelenirken, bütün bu romanlar ve yazarlar “bugün bize ne söyler?” sorusunun peşine düşülüyor. 
  İşte peşine düşülen bu sorulara aranan cevaplar, okura yeni kapılar aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5d8111-3c8e-436e-a3f1-7e4b489f1b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediye Dikkat</image:title>
            <image:caption>Kedileri duyabilseydik ne yapardık? 
İngilizlerin ilk romanı olarak kabul edilen Kediye Dikkat’te William Baldwin, kedilerin konuşabilmesinin, düşünebilmesinin, mantık yürütebilmesinin mümkün olup olmadığına dair kışkırtıcı ve zekice sorular soruyor. Yüzyıllar boyunca yazarlar, kedilerin gizemli doğasına dair ilham verici pek çok şey yazdılar. Fakat bu eser, ilk olarak 1550’lerde, tanınmış erken modern dönem yazarların çoğu henüz ilk eserlerini vermeden önce yazıldı. Hayvanların konuşma yetenekleri olsaydı dünya hakkında neler söyleyebileceklerini hayal etmemizi sağlayan bu dikkat çekici eser; simya, efsaneler, dinî ve ahlaki hicivler ışığında, konuşan kedilerin hikâyesini eğlenceli bir dille anlatıyor. Kedilerin gizli dilini anlamaya çalışan bir rahibin ürkütücü simya deneylerine odaklanan hikâye, çağlar boyunca insanları düşündüren bir soru soruyor: Hayvanlar neden vardır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/151cab72-e237-4098-8e28-53fcc582cd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Jeneratörler</image:title>
            <image:caption>Kutsal jeneratörler çalışmaya başlıyor. 
Sarı şeritler çekiliyor panter ve kurban arasına 
Ellerim terliyor, eğilip yerden. Dur. Bastığın yere dikkat et. 
Kanla lekelenmiş bir avuç kum 
Maddenin beyhude biçimleri olarak 
İnancın mutlak ifadesidir. 
Öyleyse şimdi bağırabilirsin: Tentürdiyot sen bizim her şeyimizsin. 
Kamusal alanda plaj yıkıntıları, siyasi şezlonglar 
Bir ölü doğrulup sizden buz isteyebilir. 
Sonra voltajda yeniden bir Yükselme. Anlamak için. Çok ani. 
Başa çıkabilmenin baştan çıkabilmek olduğunu Ya da Ferhat’ı bin yıl bir mağarada bekleyen Sokrates’i.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16598b07-bdc6-4fd3-83d2-4e0f69b75954.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah-Âlem İlişkisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Allah-âlem ilişkisi ve bu ilişki çerçevesinde gündeme gelen, varlık, yokluk, âlem gibi kavramlar, eskiden beri hem felsefi hem de kelami düşüncenin merkezinde yer almıştır. Âlemin yoktan yaratılması, yaratıcısının fail ve muhtar olması, âlemin varoluş bakımından Allah&apos;tan sonra olması, Allah&apos;ın kâmil olması gibi konularda Müslüman âlimler ittifak etmektedir. Fakat derine inildikçe bu konularda fikir ayrılıkları meydana gelmektedir: Âlem ezelden beri mevcut mudur? İçinde yaşadığımız âlem ezelden beri yoktu da zaman içinde mi meydana geldi? Benzer soruları İslam âlimlerinin görüşlerine göre açıklayan bu eserde, daha birçok soruya cevap bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515ea388-5560-41a7-8056-48d806f06017.jpg</image:loc>
            <image:title>Hint Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Hinduizm, sürekli dönüşüm ve değişim halindedir. Zaman içinde büyüyüp gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle, Vedik döneminde, doğadaki her güç ilâhlaştırılmıştır ve tanrıların sayısını hesaplamak imkansız olmuştur. Yıllar içinde bazıları daha önemli hale gelmiştir. 
  Hikâyeleri, masalları, savaşları ve barışlarıyla oldukça gizemli görünen Hindu Tanrılarının, Vedik ve Upanishadlar dönemlerindeki gelişimlerine bir göz atalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0f3054-55a0-482c-992d-97b215a5a064.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebru&apos;nun Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Masmavi gökyüzünde leyleklerin göçünü izlerken aniden duyduğu bir sesle başlayan Ebru’nun sıcacık hikâyesi. Yazarın çocuk kalbiyle yazdığı ve tüm kalplere dokunmasını dilediği bu hikâyeyi mutlaka okuyun ama çok dikkatli olun ve bu sonbaharda GÖLGEnize iyi bakın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/254c1aab-81f1-42f8-b48e-6750a7479192.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdoğan’ın Başkanlık Rejimi</image:title>
            <image:caption>“Her başlangıç, geriye doğru bir sıçramayı ve geçmişle yeniden hesaplaşmayı, bir başka deyişle geleceğe uzanmak için geçmişin mirasıyla yeniden ilişkilenmeyi gerektirir. Bu başlangıcı bize sunacak miras, belki de Türkiye’de en az anlaşılmış siyasal düşünce olan cumhuriyetçi geleneğin demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde yatıyor.” Erdoğan’ın başkanlık sistemi kanun hükmünde kararnamelerle, denge-denetleme mekanizmalarının neredeyse ortadan kaldırılmasıyla, haksızlık/hukuksuzlukla ve aşırı merkeziyetçi bir yapıyla anılıyor. Bunların her biri, bir toplum için oldukça ciddi bir problemken, Türk tipi başkanlık sistemi bütün bu problemlerle birlikte ayakta durabiliyor. Zafer Yılmaz, Erdoğan’ın Başkanlık Rejimi: İstisnai Cumhuriyetten Parsellenmiş Devlete kitabında, Erdoğan rejimini çelişkileriyle birlikte anlamanın yollarını arıyor. Farklı mecralarda yayımlanmış yazılarını bir araya getirdiğimiz bu kitap, böylece kurumsal yıkım, olağanüstü iktidarın inşası, stratejik yasallık, yurttaşlığın marjinelleştirilmesi gibi rejimin farklı bileşenlerine odaklanmayı mümkün kılıyor. Bunun yanında, cumhuriyetçi demokrasi kavramını öne sürerek bir reçete değilse bile yeni bir başlangıcın toplumsal motivasyonunu rejim tartışmasına dahil ediyor. Mevcut rejim tartışmalarına nitelikli katkı sunan, öğretici olduğu kadar davetkâr bir çalışma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ccd2a2-9114-492f-9b97-f4c764e373d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Irkların İcadı</image:title>
            <image:caption>Irk kelimesi yeniden moda oldu. Ancak bunun tam olarak ne anlama geldiğini bildiğimizden emin miyiz? Farklı kültürlerden insanlar arasındaki ilişkiler ve sosyal eşitsizlikler genlerimize ne kadar bağlı? Guido Barbujani’nin Irkların İcadı kitabı, büyüleyici bir tarihsel-eleştirel yolculukla, ırksal sınıflandırmaya yönelik ilk girişimlerden modern DNA çalışmalarına kadar insan çeşitliliğinin biyolojik temeline ilişkin tartışmanın aşamalarının izini sürüyor. Genetiğin, Afrika kökenlerimizden beş kıtanın kolonileştirilmesine kadar insanlığın yolculuğunun en uzak aşamalarını yeniden inşa etmeyi nasıl başardığını gösteriyor. Bu bilginin, insanlığın biyolojik olarak farklı gruplara, diğer türlerde ırk olarak adlandırılan gruplara bölündüğü yönündeki 19. yüzyıl fikrini nasıl çürüttüğünü anlatıyor. Irk kavramının beslediği ırkçılıkla mücadele için değerli bilgiler sunuyor. “Aramızdaki farklılıkların biyolojik temellerini anlamak istiyorsak, ırk kavramının gereksiz ve zarar verici olduğu giderek daha aşikâr hale geliyor. Bunun nedeni, insanın başka türlerde ırk olarak adlandırdığımız biyolojik gruplardan oluşmamış olmasıdır. Bizi hiçbir yere vardırmamış olan, bir önem taşımayan ırk sınıflandırması gayretimizi terk ederek, araştırmamızı gerçekten önemli olan konuya yönlendirebilirdik: bireyler ve toplumlar arasındaki farklılıklar. Bu toplumları, atalarımızdan aralıksız olarak bize kadar aktarılan farklı DNA’ya sahip birçok insan oluşturdu. Bugün DNA’ya baktığımızda, göçlerin ve binlerce yıl içinde birbiriyle kaynaşma sonucunda genomlarımızın birbirine karışmasının, gözlerimizin önüne serilen rengarenk elbiseyi hepimize giydirmiş olmasının izlerini takip ediyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df56d261-0f13-49be-9f66-94ac9c23ea6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Teorisi Yoktur</image:title>
            <image:caption>“Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür” ve “parçalar sistemleri oluşturmak için etkileşime girdiğinde yeni şeyler meydana gelir” gözlemi genellikle belirme adıyla anılır. Bu kitabın amacı, modern fiziğin çeşitli dallarındaki fikirlerin ve keşiflerin, belirme hakkındaki düşüncelerimizi nasıl geliştirdiğini ve keskinleştirdiğini göstermektir. Belirme kavramı, indirgeyici olmayan davranışın daha yüksek organizasyon ve karmaşıklık düzeylerinde ortaya çıktığını ifade eder.  Kitapta, kuantum mekaniği, yoğun madde fiziği ile doğrusal olmayan ve istatistiksel fizik alanındaki sohbet turu boyunca, belirmeyle karşımıza çıkan çeşitli nüanslar vurgulanıyor. 
 
“Belirme kavramının bilimsel anlatımına harika bir giriş. Bilimsel açıklamaları genel okuyucu kitlesinin rahatlıkla anlayabileceği bir tarzda ortaya koyuyor. Yeniden boyutlandırma ve kritik davranışın sunumu gerçekten 
çok iyi.” 
–Tom McLeish, Science &amp; Christian Belief</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa57005-4a84-49c3-81ae-924c4f395195.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzü Çocukları -4 Dönüş Yolu</image:title>
            <image:caption>Ayla ve Condalar, uçsuz bucaksız bozkırları aşmaya devam ediyor. Yolculuklarında karşılaştıkları insanlar avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşarlar, ancak hiç evcil hayvan görmemişlerdir. Ancak bu garip çift, evcilleştirilmiş bir kurt eşliğinde at sırtında seyahat eder. Bu çiftin güçleri mi var? Condalar, Ayla’yı azgın bir nehri geçerken kaybettiğini düşünür. Birkaç günlük dinlenmeden sonra çift, giderek tehlikeli hale gelen topraklarda yeniden yola çıkar. Büyük buzulları çözülmeden önce geçmek için hızlı hareket etmeleri gerekmektedir, fakat Condalar’ı esir alan zalim bir kadın tarafından yolculukları kesintiye uğrar. Ayla evcilleştirilmiş kurdun yardımıyla Condalar’ı kurtarmaya çalışır. Buzullar erimeden Condalar’ın yuvasına varabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a48756-d645-440d-8c5d-0986370c86da.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylaklar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şu ülkenin elli altmış yıllık geçmişini iyi bilirim. Bugüne bakarken onu dünün yarattığını anlıyorum. Siz yüz yıllık bir çürümenin sonucusunuz. Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil, elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla da değil… Ruhça çökerek, yaşamaktan koparak batar. 
 
“Gerçekten bir ironi başyapıtı ‘Aylaklar’. Geçmişin sert hesaplaşması ama, ‘yeni’nin bir türlü özümsenmediğini, yerleşiklik kazanamadığını da dile getirmekten uzak durmamış. Hatta, ‘yeni’ kimileyin trajikomik bir sancı olup çıkıyor.” 
Selim İleri 
 
Meşrutiyet’ten sonraki toplumsal dönüşümlerin her bir devresini ustaca sentezleyen Melih Cevdet Anday, Aylaklar’da Sultan II. Abdülhamid’in eczacıbaşısı Şükrü Paşa’nın konağında yaşayan bir aile üzerinden Cumhuriyet Türkiyesi toplumunu tahlil eder. Aile, ev ve devlet, zengin bir anlatıyla, birbirini çok yakından ve benzer bir hikâyeyle seyreder. Olağanüstü bir başarıyla inşa edilmiş karakterler ve izlekteki kendinden emin duruşuyla Aylaklar, edebiyatımızdaki en önemli klasiklerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9a5091c-1ebc-43d6-8ab4-55bdf2dd58ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Oranlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bizi müziğin neşeli yolundan giderek, antik çağın büyük matematikçisi Pisagor ile tanıştırıyor. Anlattığı hikaye ile hayatın her alanına sinmiş olan matematiğin hiç de sıkıcı olmadığını kanıtlıyor. 
 
Pisagor ve arkadaşları bir müzik yarışmasına hazırlanmaktadırlar: çalgılarında uyumlu sesler ararken matematiğin yol gösterici ışığından faydalanırlar…Matematik orada bir yerde değil hemen yanı başımızda, hemen her şeyin içindedir. 
Pisagor ve Oranlar matematiğe, dostluğa ve müziğe övgü dizen çarpıcı bir çocuk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508de249-9458-448f-aef9-b3528d798a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır İçin Bir Yer</image:title>
            <image:caption>Sıfırın keşfi matematik ve uygarlığımız için büyük bir dönüm noktasıydı. “Sıfır İçin Bir Yer” bu büyük dönüşüme bir kutlama mesajıdır. 
 
Kendisine esaslı bir yer arayan sıfırın bu kurgusal hikayesi sınırları aşmak, daha ileriye gitmek, yapılmayanı yapmak ve bu uğurda geleneksel alışkanlıkları zorlamak veya terk etmekle ilgili. Ki bunları çocuklar ve içindeki çocuğu kaybetmeyen yetişkinler çok iyi bilmektedirler. 
 
Sıfır İçin Bir Yer sayılar üzerine olduğu kadar hayat üzerine de sorular sordurtan bir çocuk macerası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb91966b-3557-465d-bbd2-5dd29141747b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Açılar</image:title>
            <image:caption>“Bir dik üçgende dik kenarların…” diye başlayan o ünlü Pisagor Denkleminin kurgusal hikayesini anlatan bu kitap meraklı olmaya bir övgü niteliğindedir. 
Kitapta, Pisagor etrafta dolanıp sürekli sorular soran, bilme iştahı kabarık bir çocuktur. Merdivenlerden, gemi yolculuğuna uzanan bu hikayenin açtığı kapıdan giren her çocuk matematiğin okul sıralarına mahkum edilemeyecek kadar neşeli olduğunu görecektir. 
Julie Ellis  Pisagor ve Açılar’da merakına yenik düşen çocuklar için heyecanlı bir macera sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a7d3da-d807-49bd-b7bc-906e4346786a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmuş Ruhlar Sarayı 2 - Senteria’nın Varisi</image:title>
            <image:caption>Nefret ve iktidar savaşının ortasında doğan bir aşktan daha ümitsizi var mıdır?
Kitana, Zirakov’a geri döner fakat hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Kardeşi Armin hariç, ailesinin tamamı ona sırt çevirmiştir. Üstelik Zirakov halkı onu artık prensesleri olarak değil, Vincent’in karısı olarak görmektedir. Tüm bu karmaşanın içinde Kitana, hiç beklemediği bir yerden vurulunca yolu Zirakov’un ünlü ressamı Leonardo Clifford ile birleşir.
Vincent’in öfkesi dağları delip geçecek kadar güçlüdür. Kendini kaybetmiş ve içindeki vahşeti gün yüzüne çıkarmıştır. Kalbindeki cam kırıklarına rağmen verdiği karardan pişmandır. Çevresindeki herkes ona ümidini kesmesini söyler ancak o Kitana’yıZirakov’dan almaya kararlıdır. Bu, kendisi dahil her şeyi yakıp yıkmak uğruna olsa bile…

Dilara Keskin Kaybolmuş Ruhlar Sarayı II: Senteria’nın Vârisi ile okurları tarihin gizemli odalarında dolaştırmaya devam ediyor. Aşk ve ihanet, serinin ikinci kitabında daha derin ve kalıcı izler bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47dc17d-5e83-42ef-8761-13dc55df2ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu -2</image:title>
            <image:caption>Ötanazi Okulu 2 Kitap Açıklaması
 
Yaşam tam da ölümü kabullendiğin anda başlar.
Ölümü kabullenmeli ki insan, aldığı nefese sıkı sıkıya sarılabilsin.
Ötanazi Okulu’nda yalnızlığın içinde solmayı bekleyen Yeşil için hayatına giren suikastçı bir durak gibiydi. Ölmeden önce uğrayacağı ıssız, çorak ama güvenli bir son durak...
Belki de ayrılmak istemeyeceği tek duraktı bu. Az da olsa nefes alabileceği tek durak…
Fakat zaman daralıyordu, göğsünde saatli bir bomba gibi taşıdığı kalbin ömrü tükeniyor, Yeşil’i de beraberinde tüketiyordu. Herkesin ölesiye istediği bir kalbin taşıyıcısı olmanın bazı bedelleri vardı ve Yeşil, belki de en ağır bedeli ödüyordu. O kalbin içinde yaşamayı…
Tehlike ve gizemin iç içe geçmiş duvarlarıyla örülü Ötanazi Okulu, serinin ikinci kitabıyla yeni sırlara kapı aralamaya devam ediyor.
“Kabul etmek istemediğim tek şey onun beni yaşattığı ve benim dışımdaki herkesi öldürdüğüydü. Cennet ve cehennem tek bir vücutta hüküm süremezdi.”
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca251d57-037f-4741-8437-7525ef264740.jpg</image:loc>
            <image:title>Ludwig Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar’ı</image:title>
            <image:caption>1953’te yayımlanan Felsefi Soruşturmalar, yirminci yüzyılın en önemli felsefi çalışmalarından biridir ve Ludwig Wittgenstein’ın son, yetkeli beyanıdır. Wittgenstein gençliğinde, Tractatus Logico-Philosophicus’ta cesur ve orijinal felsefi fikirlerini sunmuştu. Ne var ki yaşı ilerlediğinde fikirlerini radikal bir şekilde değiştirdi ve Felsefi Soruşturmalar’da felsefeye çok farklı bir yaklaşım ortaya koydu. 
Michael O’Sullivan; Felsefi Soruşturmalar’ın felsefenin kendisine katkılarını, neden önemli olduğunu, filozofları nasıl etkilediğini, çalışmanın kendisine yönelik eleştiri ve tepkileri berrak bir zihinle inceliyor. 
  “Felsefi Soruşturmalar, akademik camianın dışında da etkili olmuş, I. A. Richards, Derek Jarman ve David Foster Wallace da dahil yazarlara, şairlere ve film yapımcılarına da ilham vermiştir. Bunun nedeni, Wittgenstein’ın gündelik hayatın, dilin, toplumlar ve kültürler arasındaki farklılıkların önemini vurgulamasıdır. Bu, kültürel farklılıkların Wittgenstein’ın kendi zamanındaki yazarlardan çok daha fazla farkında olduğumuz bugün de hâlâ önemlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c952f31-9cd2-4906-9ed9-60aef5fe99fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Devriminin Gezginleri</image:title>
            <image:caption>Dünya Devriminin Gezginleri, bir yandan, Komünist Enternasyonal’in (Komintern) bellibaşlı “harekâtlarının” hikâyesini anlatıyor: Bakü ve Taşkent üzerinden devrimi Doğu’ya taşıma girişimi; uzun süren Çin devrimi girişimi; İspanya iç savaşı... Bu süreçte, Komintern’in anti- emperyalist “görevinin” nasıl serpildiğini de gösteriyor. Kitabın bir başka kesitinde, Komintern’in ördüğü ulus-aşırı ağların ve bu ağ örgüsü içinde Avrupa’da düğüm noktası işlevi gören metropollerdeki deneyimlerin hikâyesi yer alıyor. Kitap bu hikâyelerin içinden, Komintern görevlilerinin hayat tarzına, profillerine ve bu arada o zamanlar bir “mesele” olmayan toplumsal cinsiyet ayrımlarına eğiliyor. Arka planda, uluslararası komünist hareketin ufkunu karartan bürokratikleşme ve dogmatikleşme eğiliminin pekişmesini izliyoruz. Brigitte Studer, sürekli illegal koşullarda, “toplanmış bavullarla” yaşayan bir kuşağın portreleriyle, bir tür Komintern etnografisi ortaya koyuyor. “Bu Komintern ajanları, siyasi adanmışlığın, hem kendi hayatını ortaya koymak bakımından hem de amaçların araçları haklı kıldığı anlayışı bakımından ne kadar ileri gidebileceğini gösterirler. Yeni siyasi pratikleri dünya çapında dolaşıma soktular ve yerelde kapıyı açanların varlığı sayesinde sürekli farklı siyasi ortamlara ve âlemlere nüfuz ettiler. Kendilerini mekânın ve zamanın üzerindeki bir adalet fikrinin aracıları olarak görüyorlardı. Lakin bu fikir ve kendi seçtikleri bu misyon, gitgide bir partinin ve bir devletin çıkarlarıyla, Stalin’in Sovyetler Birliği’yle bütünleşti. Burada portreleri çizilenlerin bu gelişmeye gösterdiği tepkiler farklıydı... gerçi hadiselerin ırmağında sürüklendiler ama farklı rotalar izlediler – kimisi akıntıyla beraber, kimisi akıntıya karşı.” BRIGITTE STUDER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6559f44a-b729-4753-bad0-e84c63a1b894.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Ülkesinde Sarsıntı</image:title>
            <image:caption>“Eleştiri kimi zaman bir aykırı davranışı düzeltme, kimi zaman beğenilmedik bir iş, eylem ve nesnenin eksikliğini dile getirme; yeri geldiğinde çekinmezce davrananı zararsız bir dokunuşla uyarma, yeri geldiğinde bir yol bilmezi can acıtan bir iğnelemeyle doğru yöne kılavuzlama; ara sıra ne dediğini bilmezi kendine getirici bir dokundurma, ara sıra sınırı aşanı yoluna koyucu bir paylama; zaman zaman boş keseden atanlara ‘peh peh’ diyen bir alaysı övüş, zaman zaman da şaplak kadar etkili bir sözlü vuruştur.” 
Bu kitapta Prof. Dr. Mertol Tulum’un uzun yıllara yayılan ve çeşitli mecralarda yayımlanmış eleştiri türündeki yazıları yer alıyor. Medya ve basında kullanılan kimi cümlelerin tek tek incelenerek anlatım bozukluklarının tespit edildiği “Yaşayan Türkçemiz” adlı yazı ile başlayan bu eser; yazım kılavuzlarımız, eski metin neşrinde dikkat edilmesi gereken hususlar, Menâkıbu’l- Kudsiyye’nin edisyonu ile alakalı kimi problemler ve yazma metin karşılaştırmaları gibi pek çok meseleye temas ediyor. Mertol Tulum, uzun zamandır bomboş kalmış eleştiri alanına nefes olacak bu eseriyle filolojik yayım dünyasına katkı sağlamayı gaye ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b23a1d-b5a3-4e5a-b9fb-0fb75fec3a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>William Shakespeare</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve kültür kuramına yaptığı dahiyane katkılarla tanınan Terry Eagleton, bu kitabında Batı Kanonu’nun merkezinde duran Shakespeare’in oyunlarını göstergebilimsel düşünceleri ışığında cesur ve özgün bir şekilde yeniden yorumluyor. Klasik ve postmodern teorilerde ele alınan birçok kavram arasındaki ilişkiyi, Shakespeareyen tiyatronun bir dizi sorununu aydınlatmak üzere irdeliyor. Eagleton böylelikle, Shakespeare’in oyunlarındaki ikircikli meselelerin veya çelişik duyguların altında yatanın, çok daha derindeki bir ideolojik çatışma olduğunu gün yüzüne çıkarıyor. Edebiyat ve tiyatroyla ilgilenenler kadar sosyoloji, felsefe ve politika kavşağında bulunanlar için de çağrışım gücü yüksek bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42cb580-56ec-4ad7-a2d6-df171ff25814.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronmatron X</image:title>
            <image:caption>Onlar mülteciydiler. Ama sığınacak bir ülkeye değil, yeni bir evrene ihtiyaçları vardı. 
 
Sene 2000… 
Ünlü bir moda tasarımcısının kızı olan 9. sınıf öğrencisi Melis’in ne kendisini gözetleyen kargalar ne de aldığı “Bedel ödeme vakti yaklaşıyor…” yazan uyarı mesajları umurundadır. Onun tek derdi pop yıldızı Aylin Ada’yı geçmek ve erkek arkadaşı Batı’yı elinde tutmaktır. Melis’in hayalleri Korhan adlı gizemli komşusu sayesinde eline geçirdiği, henüz üne kavuşamadan ölen Lady Gaga isimli bir sanatçının piyasaya sürülmemiş albümündeki parçaları kullanarak dünya çapında bir stara dönüşmesiyle bir anda gerçekleşir. 
Çıktığı dünya turnesinin sonunda ailesine, evine ve hatta kendisine yabancılaşmaya başlayan Melis, geçirdiği sinir krizleri nedeniyle yatırıldığı psikiyatri kliniğinde bir başkasına ait anıların beynine akmaya başlamasıyla başka bir evrene ait olduğunu iddia etmeye başlar. 
 
Peki Melis aklını mı kaçırmıştır yoksa gerçekten de iddia ettiği gibi başka bir evrenden mi geliyordur? 
Yazarın seçtiği müziklerle ve tasarladığı karakter görselleri ile okuyacağınız Kronmatron X; Melis ve arkadaşlarının başka gerçekliklere yaptıkları uzun bir yolculuğun sadece başlangıcı….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fabffb-1318-4f75-98c7-5a18f0b197f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Umut</image:title>
            <image:caption>Görme engelli, genç bir birey olarak hayatına devam eden Defne; güçlü, sevgi dolu, masum bir kızdır. Öyle ki, büyüse bile sevdiği masalları okumaktan vazgeçmeyen, oradaki gerçek aşk hikâyelerine imrenen ve onu hapsolduğu karanlık zindandan kurtaracak prensini arayan iyi kalpli bir melektir ancak her şeyin değişmesi an meselesidir. Yakında düşlerinde kurduğu mevsimsiz bahçeye küçük bir ışık düşecektir. Bu sevginin ta kendisidir. Defne’yi hapsolduğu hiçliğin sonsuz esaretinden kurtarıp kurtaramayacağını ise sadece zaman gösterecektir. Eğer neler olacağını öğrenmek için yollara düştüyseniz Defne’nin dünyasına giden ışıltılı patikayı izlemeniz yeterli. Bu arada, yol üzerinde bir cadıya falan rast gelirseniz korkmayın, kendisi prenses kızımızın can yoldaşı olur. “Nasıl yani, prenses ile cadı arkadaş mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin, bu hikâyede işler böyle diyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91122a5e-110e-4594-a959-b6d07d3dacf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bir Şey Değil Her Bir Şeysin</image:title>
            <image:caption>Bugün, hayatının en özel anına tanıklık edeceksin. Elinde tuttuğun bu kitapla kendine uzanan bir yolculuğa çıkacaksın. Uçuk ruhunda ağırladığın misafirlerinle heyecandan yerinde duramayacaksın... 
 
Bahçendeki her bir çiçek hayatına anlam katacak. Her bir şeyi, sana armağan olan bu çiçeklerden öğreneceksin. Dünyanın her bir yerinden gelen misafirlerinin ağırlığı yeşilindeki çiçeklere yansıyacak, tependeki maviliğinde uçuşan kuşlar ruhuna konacak. Senin bu rengârenk günün, dönüm noktan olacak ve sonsuzluğa kadar ulaşacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc8a88c1-a019-40e2-8ca4-7e02d1a9b999.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızlarım Büyürken</image:title>
            <image:caption>Baba olmadan önce fark edilemeyen, günlük hayatın saklı ve gülümseten anlarına ilişkin derinlikli bir gözlem. Ebeveynlik deyince genellikle annelerin hikayelerini dinleriz, peki ya babalar? Bazen sorumluluk bazen sakarlık, kimi zaman güçlü olmak kimi zaman yumuşaklık arasında değişen o gri alanda babalık duygusuyla yaşamak nasıldır? Çoksatan İtalyan yazar Matteo Bussola, sevdiklerimizle paylaştığımız her anın değerini ve bugünü kucaklamanın, hayattaki basit şeyleri takdir etmenin biricik ve değerli anlarına odaklanıyor. Kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar olarak dört bölümden oluşan kitap, tıpkı doğanın eşsiz döngüsü gibi yaşamın farklı mevsimlerini ve ebeveynlik hâllerini takip ediyor. Bazen dokunaklı bazen de gülümseten anılardan oluşan bu tatlı ve büyüleyici kitap, babalığa dair sımsıcak anılar aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89bc5728-8c06-4330-9583-0f69ed1bd939.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Olmak İstemeyen Aslan</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. Bu masal da kral olmak istemeyen aslanın, kendi hayalini açıklamasıyla başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb065f80-014b-4ccc-b91e-969eab8c8184.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Reçetesi</image:title>
            <image:caption>İran kökenli Amerikalı yazar ve aktivist Melody Moezzi, yaşadığı yazar tıkanıklığı ve ruhsal rahatsızlıklarından sıyrılmak için geçmişine, kültürünün köklerine ve babasının okuduğu şiirlere, özellikle de Mevlânâ’nın Mesnevi’sine yönelir. Mesnevi’den beyitleri çevirmeye, Mevlânâ âşığı babasının da yardımıyla her şiirde daha da derinleşerek bilgelik ve içgörü kazanmaya, hayata daha anlamlı bakmaya başlar.
Melody Moezzi yaşadığı dönüşümü; bugünün dünyasının yoksunluk, yalnızlık, yalıtılmışlık, telaş, kaygı, gurur, korku, öfke, hayal kırıklığı, modern insanın içinde bulunduğu bitmeyen yarış gibi farklı problemlerine Mesnevi’nin sözleriyle nasıl deva bulduğunu yalın ve ilham verici bir dille aktarıyor.
Moezzi, Mevlânâ Reçetesi’nde şifanın, bilgeliğin ve yaşama gücünün herkesin içinde mevcut olduğunu söylüyor. Okuru köklerini aramaya, içe bakarak derinleşmeye, kadim bilgilere kulak vermeye, değişime ve yaratıcı kaynağı keşfetmeye davet ediyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7217b7a-98e9-4d03-985f-cae54b3ec099.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Hepimiz İçin</image:title>
            <image:caption>Şehirler genişledikçe daralan yeşil alanlar, Koca Pati ve arkadaşları için artık bir tehdide dönüşmüştür. Yuvalarını kurtarmak ve gün geçtikçe kirlenen doğayı korumak için harekete geçmeleri şarttır.

Bir gece insanlar uyurken, yaptıkları planı uygularlar. Bu kez gün doğduğunda şaşıracak olanlar hayvan dostlarımız değildir.

Özlem Ateş’in çevre bilinci ve doğa sevgisi üzerine yazdığı bu keyifli hikâyeyle hem hayvanları hem de insan ve doğa arasındaki vazgeçilmez bağı bir kezdaha anlayacaksınız.

Şimdi empati kurmanın tam zamanı...
Kazanımlar:
Doğa sevgisi
Farkındalık
Çevre bilinci
Empati</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36a2f42c-319a-4791-9b9f-080dd472f771.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurafeler-2 /Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda</image:title>
            <image:caption>Yazarın daha önce kaleme aldığı Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda/Hurafeler adlı ilk kitabın devamı niteliğindeki bu kitaba HURAFELER-2 adı verilmiştir. Elinizdeki bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sistemli ve bilinçli bir şekilde sürdürülen psikolojik savaş ve kara propagandayı tek tek deşifre etmek amacıyla tamamı kaynaklara ve belgelere dayalı olarak büyük bir titizlikle hazırlanmıştır. 
Ümit Doğan, HURAFELER-2’de de çok sayıda tarihî yalanı, kaynak ve belgelerle deşifre ediyor. Bunlardan bazıları şunlar: 
·         VAHDETTİN ATATÜRK’E MİLLÎ MÜCADELE’DE KULLANMASI İÇİN KIRK BİN ALTIN VERDİ! 
·         VAHDETTİN SÜRGÜN EDİLDİ! 
·         ATATÜRK TRABZON MEBUSU ALİ ŞÜKRÜ BEY CİNAYETİNİN AZMETTİRİCİSİDİR! 
·         ATATÜRK, TOPAL OSMAN’DAN CANINI KURTARABİLMEK İÇİN ÇARŞAF GİYİP KAÇMIŞTIR! 
·         HUTBELERDE ATATÜRK’ÜN ADININ ANILMASINI ATATÜRK YASAKLADI! 
·         SEVR ANTLAŞMASI İMZALANMADI! 
·         ATATÜRK PONTUS (RUM) SOYKIRIMI YAPTI! 
·         ATATÜRK HAMİDİYE GEMİSİYLE RİZE’Yİ BOMBALATTI! 
·         İNÖNÜ “HARF İNKILABINI DİNİN ETKİSİNİ AZALTMAK İÇİN YAPTIK.” DEMİŞTİR! 
·         İNÖNÜ, OSMANLI ARŞİVİNİ BULGARİSTAN’A SATTI! 
·         ATATÜRK’ÜN MAL VARLIĞI ŞAİBELİDİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b1bb5f-88c8-4700-9ad0-aac5240621cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitime Giriş</image:title>
            <image:caption>Yaşam boyu öğrenmenin ve teknolojinin yaşamın tüm alanlarında önemini arttırdığı şu günlerde, eğitim bilimlerindeki yenilikler herkes için anlamlı bir hale gelmiştir. Öğretmenlik kavramına yüklenen anlam artık oldukça farklılaşmıştır. Öğretmenlerden reformcu bir tavır beklenmektedir. Sanatla felsefeyle ilgilenen, sosyal yaşamın gerekliliklerini yerine getiren, olaylara farklı açılardan bakabilen öğretmenlerin, değişimi yönlendireceği düşünülmektedir. 21. yy öğretmeninin tek görevi öğrencisinin akademik başarısını arttırmak değildir. Öğretmen, öğrencisinin gizil yönlerini keşfetmesinde ona yardımcı olan bir rehberdir. COVID-19 salgını ile bu beklentilere dijital yetkinlikler ve beklenmedik zamanlarda karşılaşılması olası sorunlarla baş edebilme gücüne sahip olmak da eklenmiştir. Alandaki akademisyenlerle oluşturulan “Eğitime Giriş” kitabı ile öğretmen adaylarına bu konuda ışık tutmak hedeflenmiştir. Bu çalışma, öğretmen adaylarının eğitim bilimlerine yönelik farkındalıklarını artırma ve temel bilgileri edinmeleri noktasında ilk rehberliği yapacak kitaplardan biri olarak görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d228bce-63f5-4729-801e-4b9602cc2e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Program Dışı Etkinlikler Ve Örnek Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Eğitimde Program Dışı Etkinlikler Ve Örnek Uygulamalar
Yazar:
Aytunga OĞUZ, 
Burak OLUR, 
Çavuş ŞAHİN, 
Derya GİRGİN, 
Emine AKKAŞ BAYSAL,
Fatma İlker KERKEZ, 
Gürbüz OCAK, 
İjlal OCAK, 
Kerim GÜNDOĞDU,
Mehmet ALTIN, 
Mehmet GÜLTEKİN, 
Sabahattin ÇİFTÇİ, 
Sebahat TÜRKYILMAZ, 
Zeynep KILIÇ, 
Zuhal ÇUBUKÇU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f62c967-56a0-4b46-b6ac-00c9e8a49395.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Teknoloji Destekli Yeni Yönelimler</image:title>
            <image:caption>Çağımızın yeni teknolojilerinin eğitim alanında kullanılması ile eğitim sürecine önemli derecede etki edebileceğine ve eğitimde karşılaşılan sorunlara çözüm olabileceğine ilişkin beklentiler vardır. Bilgi toplumundan dijital topluma geçişin yaşandığı günümüzde, yaşanan teknolojik değişimlerin bireylerin hayatına farklı açılardan etki ettiği görülmektedir. Bu etkilerin eğitim ortamlarında da yansımalarının büyük ölçüde olduğu bilinmektedir. Mesafelerin artık problem oluşturmaması, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan kütüphanelerdeki her türlü kitaba ve bilgiye erişimin yalnızca bir tık uzak olmasıyla ilişkilidir. Ayrıca bilgi paylaşımına imkân veren sosyal ağlar, web sayfaları, forumlar, bloglar, çevrim içi eğitimler teknolojinin sunduğu kolaylıklardandır. Bu noktada, eğitim ortamlarında yararlanılan robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik uygulamaları, nesnelerin İnterneti, bulut teknolojileri gibi trend kavramlar teknolojik alanda yaşanan en güncel değişimleri ifade etmektedir. Ancak, öğretim sürecinde bu teknolojilerin kullanılmasının uzmanlık gerektirdiği, yararlanılan kuram, yöntem ve tekniklerin bu doğrultuda tercih edilmesi gerektiği belirtilebilir. Bu sebeple, eğitimde dijital değişimlerin doğru biçimde öğrenme ortamlarına yansıtılmasına ihtiyaç vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441b84ff-16a0-455f-92e9-eaed54a786be.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken’e ait olması, eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır. Öncelikle Ülken, felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş, felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir. Diğer bir özellik, birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden-sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır. Tarihsel olarak Antik Yunan’dan modern felsefeye, Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek, birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır. Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini, içerik ve bağlamlarını korumuştur. Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran; yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır. Aristoteles, Hume, Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon, Augustinus, Pascal, Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır. Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye’de yeşermesinde, Ülken’in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır. 
 
Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser, bu yeni basımda tek ciltte toplandı. Kitap felsefenin doğuşu, felsefenin ana konuları ve yöntemi, mantık problemi, bilgi ve varlık kuramları ile başlar. Felsefenin matematik düşünce, fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur. Bunun yanında sosyoloji, tarih, psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6787b00d-9605-4736-8504-3b84c9249d89.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Kalkınma Ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Sanayi devrimi ile birlikte 1800’lü yıllarda üretimde yeni örgütlenme modelinin kurulmasıyla, o güne kadar hanehalkları yalnızca kendi gereksinimleri için mal üretirken, mallar-hizmetler başkalarının-toplumun gereksinimini karşılamak üzere üretilmeye başlanmıştır. Daha önce gerekli olduğunda başkalarıyla değiş-tokuş (trampa) ile hanehalkının üretmediği mallar elde edilirken, sanayi devrimi üretilen malların parayla değişimine (satılarak karşılığında para alınması), yeni üretim örgütlerinde işveren-işçi sınıflarının oluşumuna yol açmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd3a644-ce1b-46ff-b159-9b041694f14c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Çağ&apos;dan Viyana Kongresi&apos;ne Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iki ana başlık altında 10 bölümden oluşuyor. Konularında uzman, farklı disiplinlerden akademisyenlerin hazırladığı çalışmaların ilk yedisinde, İlk Çağ’da ve Orta Çağ’da diplomasinin gelişimi açıklanıyor. Son üç yazıda ise, diplomasinin kurumsallaşmasıyla birlikte modern diplomasinin ortaya çıkışı anlatılıyor. Tüm bölümler birbirinden bağımsız birer makale olarak kaleme alınmış olmakla birlikte, çalışmaların toplamı Modern Çağ öncesi diplomasinin gelişimini ortaya koyuyor. Fatih Mehmet Berk, çalışmasında Eski Yakın Doğu diplomasi tarihini ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Murat Turgut, Asur Ticaret Kolonileri döneminden Geç Hitit Krallıkları döneminin sonuna kadarki periyotta Eski Anadolu’da diplomasiyi açıklıyor. Oğuz Yarlıgaş, iki farklı makaleyle çalışmada yer alıyor. Birinci yazısında Eski Yunan diplomasisini, ikinci yazısında ise Roma dünyasında diplomasi ilkelerinin meydana çıkışını inceliyor. Oktay Berber, XIII. Yüzyıla kadar Türk ve Çin diplomasisinin kurumsal yapılarındaki benzerlikleri ve farklılıkları gösteriyor. Cüneyt Güneş, Orta Çağ Avrupası diplomasisinin IV. yüzyıldan XII. yüzyıla kadar geçen dönemini gözler önüne seriyor. Birsel Küçüksipahioğlu, Bizans İmparatorluğu’nda siyaset ve diplomasiyi çalışmasının merkezine oturtuyor. Gökhan Erdem ve Atay Akdevelioğlu, Erken Modern Dönemde Avrupa’da diplomasinin gelişimini ele alıyor. Uğur Kurtaran 1648 Westphalia Antlaşması’ndan Fransız İhtilali’ne kadar geçen süredeki diplomatik gelişmeleri ortaya koyuyor. Mehmet Alaaddin Yalçınkaya ise Fransız İhtilali’nden 1815 Viyana Kongresi’ne kadar geçen periyottaki diplomatik olaylar çerçevesinde yeni dünya düzeninin ortaya çıkışını açıklıyor. Ahmet Dönmez, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01bc9a8b-97f2-4b6b-a5d2-a043e546b6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Çağ&apos;da Savaş ve Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iki ana başlık altında 12 bölümden oluşuyor. Konularında uzman, farklı disip - linlerden akademisyenlerin hazırladığı yazıların ilk sekizi, 1815 Viyana Kongresi’nden günümüze kadar geçen süreçte diplomatik gelişmeleri açıklıyor. Son dört çalışma ise diplomasinin kamu, kent, enerji gibi farklı sahalarda uygulama alanlarını detaylı olarak ele alıyor. Tüm yazılar birbirinden bağımsız birer makale olarak kaleme alınmış olmakla birlikte, çalışmaların toplamı Modern Çağ’da savaş ve diplomasiyi, diplo - masinin farklı uygulama alanlarını bir bütün olarak gözler önüne seriyor. Mehmet Alaaddin Yalçınkaya Viyana Kongresi’nden 1830 İhtilali’ne kadar geçen periyotta modern diplomasiye açılan yolu ortaya koyuyor. Ahmet Dönmez, 1830 ve 1848 İhtilalleri arasındaki dönemde yaşanan siyasi, askerî ve diplomatik olaylar çerçeve - sinde Viyana düzeninin çöküşünü açıklıyor. Adil Calap, 1850 yılından 1875 yılına kadar geçen yıllardaki savaş diplomasisini ayrıntılı bir şekilde inceliyor. Necmettin Alkan, 1876 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar geçen dönemde modern diplomasinin zihniyeti, kurumları ve uygulamasını ele alıyor. Musa Kılıç, Birinci Dünya Savaşı; Nezihe Selcen Korkmazcan ise İkinci Dünya Savaşı diplomasisini gözler önüne seriyor. Evren Küçük, Soğuk Savaş dönemindeki diplomasiyi açıklıyor. Ayşe Ömür Atmaca, Soğuk Savaş’tan günümüze değişen dünyadaki diplomatik gelişmeleri ortaya koyuyor. Esra Banu Sipahi ve Bahar Özsoy, kent diplomasisinin ortaya çıkışını ve gelişimini çalışmasının merkezine oturtuyor. Dicle Korkmaz, enerji diplomasisini kavramsal olarak ortaya koyarak uygulama alanlarını açıklıyor. Selçuk Kahraman ve Önder Kutlu kamu diplomasisini çok yönlü olarak inceliyor. Gülşah Köprülü ve Murat Çemrek ise küreselleşen dünyada diplomasinin geçirdiği dönüşümü sorguluyor. Ahmet Dönmez, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f64856c-047a-4d89-be64-f3bb1587b345.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Herkes Bir Şey Söyler</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir şeyler söylediği bir devirdeyiz. Çarklar böyle dönüyor… 
Hepimiz kendi penceremizden sesleniyoruz, hepimiz çok güzel söylemiyoruz belki ama hepimizin yapmak zorunda olduğu bir şey var: 
Güzel davranmak ve yaşamak… 
Bu kitapta söylediklerimizin, bize kulak verenlere, güzel davranma  ve yaşama yolunda bir pusula olması temennisi ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ab8731d-2c0a-4bab-a4bc-28eadf09f400.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçme Gönül</image:title>
            <image:caption>“...Onun babası “Vermem!” diyor, benim babam “Almam!” diyor. Hücrelerime kadar yayılan içimden bir ses, “Vazgeçme Gönül! Sevenler mutlaka kavuşur!” diyor.......” 
Edebiyatımızın usta kalemi Osman Çeviksoy’un hikâyeleri kurgusuyla, içeriğiyle, kişileriyle, mekanıyla, olay örgüsüyle “biz”de toplanır. Her bir hikâye, içindeki hasreti dindirmek isteyip özüne gurbete çıkmış okurun aradığı dokunuşlardır. 
Osman Çeviksoy, son eseri “Vazgeçme Gönül”de halk kültürümüzün doğal ve samimi anlatımı ile okuru kendine çekiyor. Her yaşa seslenen yazar, “Vazgeçme Gönül”deki hikâyeleriyle kültürümüzü ve insanımızı canlı kılıyor. Samimiyeti ve sevgisiyle gönülleri kuşatıp ısıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d5c1d17-74da-415c-8d02-c1fc48cb8261.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinle Tanıştın Mı?</image:title>
            <image:caption>İnsanı tanımak ve anlamak… Bunun için kendini bilme-tanıma yoluna düşmek… Geçtiğimiz yolları yadırgamadan, yargılamadan, yola ve yolculuğa şahitlik etmek… 
Yola ve yolculuğa şahitlik etmenin yanında kendini de keşfetmek… Kendisiyle tanışmak… 
Kabul edelim ki bu meşakkatli bir yolculuk. Ama asla imkânsız değil. 
Yol, yola düşene rehberlik eder; kapılar, tanıma ve anlama arayışına girene bir bir açılıverir. Ve bu yolculuğun sonu huzur şehrine çıkar. Çıkar ama yolda şu sorulara cevap bulmak ve kendini bilmek şartıyla: 
İnsanın bu tanıma, anlama, anlamlandırma yolculuğu için lazım olan şeyler nelerdir? 
İnsanın varlığının anlamı ve sonucu nedir? İnsanın aradığı nedir? İnsanın tercihini neler belirler? 
İnsanın mizacı ve kişiliği şükrü müdür yoksa imtihanı mı? İlişkilerimiz ve sorumluluklarımız bir bağ mı yoksa bir fırsat mı? Kısaca insanın ABC’si nedir? 
Yolunuz açık olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7193f9f-bf49-4512-b430-5870435cc36d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Prince</image:title>
            <image:caption>“EVERYONE SEES WHAT YOU APPEAR TO BE, FEW EXPERIENCE WHAT YOU REALLY ARE.” 
 
THE PRINCE stunned Europe at the time of its publication with its defense of relentless strategies on how to gain power and its disregard of traditional forms of morality. Machiavelli was inspired by his own experience of working for the swirling Florentine republic, dismissing old principles of political theory and accepting the intricate, ephemeral composition of politics. Machiavelli was famous for centuries with THE PRINCE, his witty and derisive work about power liaisons. The main topics of this ground-breaking, and prominent, writer is that being adaptable is the way to being successful and that efficient leadership is sometimes only attained by sacrificing morality.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420892fc-381a-450e-96ef-758b13253ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Getirdiği Perspektifler</image:title>
            <image:caption>Haldun Taner’in düzyazı kitapları serisi yeni derlemelerle sürüyor. Tuncay Birkan’ın derleyip hazırladığı Zamanın Getirdiği Perspektifler yazarın dünya edebiyatının seçkin yazarları ve yapıtları üstüne gazete ve dergilerde çıkmış yazılarından oluşuyor. Edebiyatımızın büyük ustası, klasiklerden modernlere uzanan geniş yelpazede dünya edebiyatına evrensel ölçekte bakışlar getiriyor. Shakespeare’den Céline’e, Flaubert’den Kafka ve Faulkner’a pek çok yazarı; Vişne Bahçesi’nden Güneş de Doğar’a Türkçeye çevrilmiş onlarca kitabı yorumluyor. Öte yandan, günlük ve biyografi yazmak, klasikler, yazarın sorumluluğu, intihar, öykü, eleştiri, çeviri sorunları gibi konular üstüne özgün değerlendirmelerde bulunuyor. 
 
“Okumak, insanı megalomanlıktan, narsisizmden, kendi fikirlerine hayranlıktan kurtarır. Alçakgönüllü olmaya, dengeli olmaya, ölçülü olmaya götürür. Megalomaniye yakalanmaya en yatkın kişiler içinde sanatçılarla politikacılar sanırım en başta gelir. Bu virüse karşı en dayanıklılar, en bağışık olanlar ise bilim adamlarıdırlar. Bilim adamları bütün edindikleri bilgiyi başka kitaplara, başkalarının bu alandaki çalışmalarına ve tüm insanlığın bu alandaki birikimine borçlu olduklarını bilirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec9fc08-cb32-4aef-99da-3208c84deba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Memento Mori Ölüm Aklımdasın</image:title>
            <image:caption>“Herkes kendi içinde taşıyor ölümünü, meyvenin çekirdeği kabuğunun altında sakladığı gibi; ne var ki hakkında hiçbir şey bilmiyor. Sevdiklerimizin, yakınlarımızın ölümlerini kendi ölümümüz gibi yaşadığımız da doğru değil. İnsan yalnız ve sadece kendi ölümünü ölüyor.” 
 
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayabilir mi insan? Yoksa sonsuzluğun iç karartıcı tekdüzeliğinden bunalıp ölümü mü gözler? Bitmeyen anlam arayışımız ölümü sürekli ertelemek, belki de yenmek için midir? 
 
Kafka’dan Camus’ye, Dostoyevski’den Tolstoy’a, Sadık Hidayet’ten Borges’e, Samuel Beckett’ten Anadolu erenlerine, Yunan mitolojisinden kutsal kitaplara kadar, kimi zaman kendi deneyimlerinden de yola çıkarak ölümün izini sürüyor Nedim Gürsel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5613fb35-cc0c-4227-b1c4-7ddac821361f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Geceden Başkası</image:title>
            <image:caption>Stoner’la ölümünden sonra yeniden keşfedilen John Williams’ın ilk romanı Yok Geceden Başkası, genç kahramanı Arthur Maxley’nin bir gününü konu alıyor. Uzun yıllardır görmediği babasının gönderdiği çekler sayesinde hayatını sürdüren Arthur, kendini durmadan yeniden dayatan gizemli bir anıdan kaçmaktadır. Arthur’un alkol ve anlamsız arkadaşlıklarla dolu kasvetli hayatı babasından gelen bir mektupla değişir: Gün geceye doğru ilerlerken, Arthur’un unutmak için yıllarca uğraştığı travmatik çocukluğuyla yüzleşmekten başka çaresi kalmayacaktır. 
 
Amerikan edebiyatının geç keşfedilen ustası John Williams’tan aile sırları, utanç ve suçluluk üstüne bir novella; kişisel bir karanlığın kaynağına yolculuk. 
 
“Williams’ın yeniden keşfi insanda sevinç uyandırıyor: Adaletten fena halde mahrum bir dünyada adalete benzer bir şey olduğu duygusunu veriyor; değersiz bir cümle yazmaktan neredeyse tamamen uzak, derinleri gören bu bilge yazar için adalet sağlandığı duygusunu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30d4fb5-ad8f-4451-a778-fc074c3ec66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oppenheimer - Vicdan Bir Kara Kutudur</image:title>
            <image:caption>“Şimdi ben ölüm oldum; dünyaların yok edicisi.” 
– Robert Oppenheimer 
 
Bütün iyi niyetlerin, yolda sapma göstererek dehşete dönüşme riski vardır. Bilim ve kültür tarihinde çığır açıcı gelişimlere ilham kaynağı olacak icatların, derin tarihsel travmalara ve acımasız katliamlara yol açması da mümkün ne yazık ki! Sevgiyle ve barış gayesiyle kahraman olmak üzere aşılan yollardan, bir hain ve canavardan farksız bir katil olarak geri dönmek de yazabilir kaderde. Yüksek dehasıyla bilim dünyasında dikkat çekmeyi başaran ünlü fizikçi Oppenheimer, atom bombasını hazırlarken, bütün bunları öngörememişti kuşkusuz. Kahraman olma tutkusu, vicdanının sesini işitmekten alıkoyuyordu onu. 
 
Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarından sonra neler yaşadı? 
Ailesinin başına neler geldi? 
Bir bilim insanı olarak bir daha dünyaya gelse, yine aynı tutkuyla kendini gözü kara icatlara adar mıydı yoksa bir daha dünyaya bile gelmek istemez miydi? 
Ölümüne dek bir kara kutu gibi sakladığı vicdanı, şimdi bu kitapta ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Dünya tarihinin belki de en karanlık vicdan muhasebesiyle yüzleşmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df349472-8467-4b8a-a048-a6e5e3a91286.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Tüneli Cesaret Sınavı</image:title>
            <image:caption>KORKU TÜNELİNE GİRİN! 
CESARETİNİZİ TEST EDİN! 
Kim korkak biri olarak anılmak ister? 
Hiç kimse değil mi? 
Siz de istemezsiniz tabii. 
Bir arkadaşınızla iddiaya giriyor ve doğada tek başınıza bir hafta kalmayı kabul ediyorsunuz. Önünüzde masum görünen bir göl, ardınızdaysa derin bir orman var... Her ikisi de öngöremediğiniz gizem ve tehlikelerle dolu... 
Bu, bir cesaret sınavı... Önünüzdeki haftayı sağ salim atlatmalı, gireceğiniz sınavdan cesaretini kanıtlamış, ünlü ve zengin biri olarak çıkmalısınız. Bu da yerinde ve cesur kararlar vermenize bağlı... Çünkü bu kitapta tam 14 farklı son var... Ancak bunlardan yalnız biri sizi gerçek amacınıza ulaştırabilecek. 
 
 
  BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a227a77-25ad-4928-8be1-8eb24c43aea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün İzinde</image:title>
            <image:caption>O hepimizin kahramanı, ama ya senin hayat hikâyenin başkahramanı olsaydı? Onunla aynı sıralarda okuyabilme, dayısının çiftliğinde birlikte ata binebilme ya da bu ülke için destanlar yazarken ona destek olabilme şansın olsaydı? Aslında olmaması için hiçbir neden yok. Sayfaları araladığında bunun imkânsız olmadığını göreceksin. Bu kitap, sana Atatürk’ün en yakın arkadaşı olma fırsatı veriyor. Arkadaşıma Veda kitabından pasajlar eşliğinde hazırlanan Atatürk’ün İzinde, eğlenceli etkinliklerle başrollerinde ikinizin olduğu yepyeni bir dünya yaratman için sana yol gösteriyor. Büyük Usta Zülfü Livaneli, yazar olacak çocuklara güçlü kalemiyle rehber oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54769532-e1c4-4ab3-aa37-b2da72967692.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Su İsteyen Bahçeler</image:title>
            <image:caption>Dünyamız her geçen gün giderek artan bir kuraklık sorunuyla karşı karşıya. Ne yazık ki bu ürkütücü sorunun tek sorumlusu biz insanlarız. Bu kötü gidişe ancak bizler dur diyebiliriz. Doğanın kendini yenileme becerisine sığınıp: “Önce kapımızın önü” diyerek hepimiz tek tek önlem almalıyız; ancak bu şekilde doğamızı korur ve ona duyduğumuz saygıyı göstermiş oluruz. İklim krizine bağlı olarak dünyamız, özellikle ülkemiz gibi Akdeniz iklim kuşağında olan ya da daha sıcak ülkeler çok ciddi su sıkıntısı içinde. Bu büyük sorunla baş etmenin çözümlerinden biri de su tasarrufu ve suyun geri dönüşümünü sağlamak. “Biz ne yapabiliriz?” sorusuna özellikle bahçesi olan okurlarımıza, bugüne değin bahçe alışkınlıklarını bırakmalarını ve bahçelerini AZ SU İSTEYEN bitkilerle oluşturmalarını salık veriyoruz. Birbirinden zengin türleriyle ülkemizde de yetişen sükülent, kaktüs türlerinin yanı sıra susuzluğa dayanıklı, kolaylıkla sağlayabileceğiniz, bahçenize biçim renk, koku ve özellik katacak çok çeşitli bitkilerle bu kitap size rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f72a41b-4c3c-437f-b574-2e4e432cc8a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Onca Yoksulluk Varken</image:title>
            <image:caption>Paris&apos;in bir kenar mahallesinde, fahişelerin sersefil çocuklarına bakarak geçimini sağlayan Madam Rosa&apos;nın, şefkate ve ilgiye hasret küçük Momo&apos;yla kurduğu derin bağın çocuğun gözünden tüm gerçekliğiyle aktarıldığı Onca Yoksulluk Varken, sıcak bir yuva özlemiyle kavrulsa da sokaklara yazgılı olanların hüznünü anlatır.


Annesine duyduğu yoğun sevgi ve bağlılığı Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı&apos;da dokunaklı biçimde aktaran Romain Gary&apos;nin, sözü Momo&apos;ya bırakması bu nedenle hiç de şaşırtıcı değildir. Bu sağlam ilişkiden, kendi köklerinden güç alan Gary göçmenler, kâğıtsızlar, firariler, suçlular; &quot;olağan şüphelilerle&quot; örülü, çetin fakat korunaklı bir dünyanın yüksek seslerinin ortasında atan küçük bir kalbe kulak verir. Yahudi soykırımından sağ kurtulan emekli fahişe Rosa&apos;yla göçmen Momo&apos;nun hikâyesini, yersizyurtsuzluğu, kuşaklararası uçurumu ve savaş travmalarını tüm yalınlığıyla kurgusunun merkezine alan Gary, sarsıcı olduğu kadar sansasyonel bir romana imza atar.


Yaşamı boyunca farklı seslerin ve personaların ardında kalemini sağaltan, Fransız yazınının oyunbaz ismi Romain Gary, sahibine sağladığı uluslararası ünün yanı sıra mevzuatının katılığıyla da nam salmış Goncourt Edebiyat Ödülü&apos;ne Cennetin Kökleri&apos;yle layık görülmesinin ardından, özgünlüğünü ve yaratıcılığını kaybettiği eleştirisi üzerine bu kez Émile Ajar mahlasıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken&apos;le aynı ödülü ikinci kez kazanır ve gizemi ancak yıllar sonra, intiharının ardından çözülen bu oyunla jüriyi, eleştirmen ve okurları şaşkına çevirerek edebiyat tarihine damgasını vurur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594867bc-d373-4c3b-b5b5-e76a3dc3c158.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Sihirli Denizkızları Buluşması</image:title>
            <image:caption>Yola çık. Hayal et. İnan. 
Unicorn dostları buraya! Unicorn Sihri serisiyle birbirinden heyecanlı maceralar devam ediyor... Emily ve Aisha, Sihirli Vadi’de kutlanacak Doğa Şenliği’ne katılmayı dört gözle bekliyorlar. Ama kötü Unicorn Selena, Suyıldızı’nın sihirli madalyonunu çalınca vadi sulara gömülme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Sihirli Vadi’nin ve Unicorn’ların sana ihtiyacı var. Hadi onları daha fazla bekletme; yola çık, hayal et ve inan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e96236-aff7-4392-a831-292552eb5bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Hafıza, Mimarlık, Tarih ve Kuram - Uğur Tanyeli ile Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Erhan Berat Fındıklı&apos;nın mimarlık tarihçisi ve kuramcısı Uğur Tanyeli ile yaptığı bu uzun soluklu söyleşi, Tanyeli&apos;nin metinsel üretimi, akademik kariyeri ve özel yaşamı üzerinde yoğunlaşarak Türkiye&apos;nin toplumsal ve kültürel yakın tarihinden bazı kesitleri öznel bir perspektifle sunarken aynı zamanda mimarlık eğitimi, piyasası, tarihyazımı ve kuramına ilişkin anlatıları problematize etmeyi amaçlıyor. Fındıklı&apos;nın Tanyeli&apos;ne yönelttiği sorular ve itirazlarla yeni tartışma başlıkları oluşturulurken mimarlık sahnesinin bazı fragmanları yapısöküme uğratılıyor.   


&quot;Burada Türkiye&apos;nin 1970&apos;lerden günümüze mimarlık/toplumsallık ilişkisinin yakın geçmişine ışık tutulması, mimarlık tarihinin mevcut kuramsal birikiminin farklı akademisyen, profesyonel ve amatörlerin mekânsal ve metinsel üretimleri, bireysel yaşamöyküleri aracılığıyla tartışılması, aynı zamanda geleceğe dönük yeni araştırma konularının teşvik edilmesi amaçlandı. Bu söyleşi, mimarlık tarihi, eleştirisi ve sosyolojisinde yeni düşünsel gerilim alanları yarattığı, farklı ve özgün sorunsalların üretilmesine dolaylı katkı sunduğu, eleştiri ve itiraz aldığı, hem birlikte düşünmeyi teşvik ettiği hem de yabancılaştırıcı bir etki yaratıp okuru yalnızlaştırdığı ölçüde amacına ulaşmış olacaktır.&quot;


Erhan Berat Fındıklı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0977cc96-06f8-453e-9dc4-972944d1d224.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Benim Mavi Babam</image:title>
            <image:caption>Ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun
27. kitabını Haydar Ergülen yazdı.

Siz hiç gökyüzü okuluna giden
bir çocuk gördünüz mü?

Editörlüğünü Semih Gümüş&apos;ün üstlendiği Köprü Kitaplar koleksiyonunun 27. kitabını, 1980 sonrası şiirimizin en önemli isimlerinden Haydar Ergülen yazdı. Usta şair, babasıyla anılarını lirik bir dille anlatırken, Türkiye&apos;nin son 60 yılına ilişkin çok renkli, çok katmanlı bir izlek yaratıyor. Onu derinden etkileyen sıradışı insanların, kitapların, mekânların, düşüncelerin, hayallerin dünyasında dolanırken, sözcüklerin ve şiirin büyüleyici evrenine davet ediyor. Şairlerden yazarlara, sanatçılardan düşünce insanlarına kadar yakın tarihimizde iz bırakan anlamlı bir anılar ve duygular bütününe okurlarını da ortak ediyor.
 
Babası Kel Hasan, ona göre bazen mavi bir kelaynaktı, bazen yeşil gönüllü biri. Altı kardeştiler; anne babası ve babaannesiyle bir &quot;kabile&quot;ydiler. Güldüğünde dünya gülüyor dediği babası sayesinde kitaplara düşkün büyüdü; Yaşar Kemal&apos;den Sait Faik&apos;e, Füruzan&apos;dan Edip Cansever&apos;e yazarlar, şairler yol arkadaşlarıydı. Belki de babası &quot;gökyüzü okulu&quot;nda okuduğu için, o da çocuklar gibi masmavi sevinen, &quot;Türkiye, Eskişehir olsun!&quot; dileyen, &quot;Şiire genç başlanır, geç başlanmaz!&quot; diyen bir edebiyatçı oldu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767ef2b3-9a90-44b9-a250-5960728f126e.jpg</image:loc>
            <image:title>Terzi</image:title>
            <image:caption>“Bu yaşadığım okul hayatımla ilgili son anılarımdı. Beni okuldan aldılar. Cihan, çalışmam gerektiğini, başka türlü adam olmayacağımı düşünüyordu. Adam olmak! Hiç cevap bulamadığım sözlerden biridir bu. Nedir adam olmak? Bunun tarifi nedir? Adam olmam için beni en yakın arkadaşının yanına çırak olarak verdi. En yakın arkadaşı bir terziydi.”

Aşkım Kapışmak’ın kaleme aldığı Terzi, içimizi burkan yaşamları gözler önüne seren çarpıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f6765b-886d-4ba8-88c1-a36faef03c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgıç</image:title>
            <image:caption>Raul Tafen hemen balıkadam giysilerini giydi ve hop, denize daldı! Görevi ne mi dediniz? Çok önemli bir şey sayılmaz. Son iki bin yıldır kayıp olan Roma İmparatorluğu döneminden kalma bir kadırgayı bulması gerekiyor, o kadarcık! Balıkadamların kralı için çocuk oyuncağı diyebiliriz. Yalnız Raul’ün yine de dikkatli olması gerek çünkü okyanus sürprizlerle dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e312ab-5695-421d-93ac-40fdaeafea56.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Hormer</image:title>
            <image:caption>Hayatındaki tek derdin dersler olduğunu düşünen Kevin, kendisini antik zamandan kalma hem bir karargah hem de büyücülük okulunun önünde bulduğunda, doğru ile yanlışın ve dost ile düşmanın kim olduğundan habersizdi. Ummadığı olayların başına gelmesine engel olacak kimsesi yoktu, biri dışında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f08f459c-9ca8-43d5-999f-56295d30de19.jpg</image:loc>
            <image:title>Çetrefil Mektuplar</image:title>
            <image:caption>1962 Tekirdağ-Malkara- Kermeyan Köyünde doğdu. 
İlköğrenimini Kermeyan Köy İlkokulu’nda, orta öğrenimini 
ise Malkara Lisesi’nde tamamladı. Liseden sonra birçok 
farklı işlerde çalıştı. 1985 yılında Edirne Eğitim Yüksek Okuluna girerek 1987 yılında mezun oldu. Aynı yıl Hakkâri- Şemdinli Umurlu Köyü’nde öğretmen olarak göreve başladı. Beş yıl Hakkâri- Şemdinli’de, on sekiz yıl 
Bursa- Keles’te öğretmen ve idareci olarak görev yaptı. Adana Çukurova Ayşe 
Atıl İlkokulu’nda öğretmen olarak görevine devam etmektedir. 
1986 yılında Edirne Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ve 1994 yılında Bursa Akbank Sanat Galerisinde olmak üzere iki kez resim sergisi açmıştır.. 
Boş zamanlarını resim çalışmaları ve şiirlerle değerlendiren yazar, ‘’Çetrefil 
Mektuplar’’ isimli kitabı ile edebiyat dünyasına giriş yaptı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3f5004f-6aff-4220-a57e-a9b082abf935.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e</image:title>
            <image:caption>&quot;Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e&quot; adlı çalışmada, 1876-2020 dönemindeki olaylar özetlenip tartışmalı kişi ve konular yeteri derinlikte incelenerek sonuçlara ulaşmak hedeflenmiştir.  Dönemin önemli kişilerinin sonradan yazılan tefsirli anıları yetersiz kalmaktadır.  Bu nedenle son zamanlardaki çok derin araştırmalarla,  ayrıntılı günlüklere ağırlık verilmiştir. 
  Tarihteki ilk başarılı anti-emperyalist mücadelenin üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen,  bu &quot;Kutsal Savaş ve Barış&quot;ın gerçekleri çeşitli çevrelerce gölgelenerek,  kendi şüpheli hedefleri için kullanılmaktadır. Çarpıcı bir örnek:  Aflarını sağladığı azınlık canilerle Türker&apos;e baskı ve katliam yapan ve bir tek kendi isyanında kadınlara tecavüz edilen köle tüccarı Ahmet Anzavur, ABD harp akademisi öğretim üyesinin yazdığı kitapta &quot;köy ermişi&quot; olarak gösterilir. Bu sebepten konularla ilgili taraflı yayınların doğruluğu irdelenmiştir.  Aynı şüpheci tutum yalan ve çarpıtmalara da uygulanmıştır. 146 yıla ait olayları özetleyen ve sorgulayan bir  &quot;el kitabı&quot; olarak düşünülen çalışma, temelde  &quot;Cumhuriyet&quot;i savunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5796a51d-8599-44d9-b09e-8183c3e35420.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Ölümün, yaşam döngüsünün kaçınılmaz sonu olduğunu hepimiz biliriz. Fakat ölümün, bizlerin biricik 
Yaşamı ve herkesten ayrı olduğunu düşündüğümüz benliğimiz için de geçerli olduğunu kabullenmek o 
Kadar da kolay değildir. 
Rus romanının en güçlü kalemlerinden Tolstoy; İvan İlyiç’in gençliği, hedefleri ve hırslarıyla başlayarak ölüme teslim olduğu ana kadarki süreci ustalıkla ele alır. İvan İlyiç, günbegün ölüme doğru yaklaşırken iç hesaplaşmalar ve yeni idrakler onu beklemektedir. İvan İlyiç’in Ölümü, yaşam ve ölüm arasındaki bir nefeslik farkı başarıyla sunan bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aab209a-6b74-44a5-b781-aaa7e78a116f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neve</image:title>
            <image:caption>Lisa on beş­ yaş­ında Romalı bir genç kızdır. Öz güveni zayıf ve içine kapanık olan Lisa, uzun süren pandemi sürecinde ya­şıtlarından daha da kopmu­ştur. Ailesi, psikoterapistlerine de danı­şarak Lisa’yı lise ikinci sınıfta İsviçre’de bir yatılı okul olan Clevermind’a gönderir. Lisa için yeni ortam, yeni öğretmen ve yeni arkadaşlara uyum sağlama süreci oldukça sancılı baş­lamış­tır. Tam da Noel tatili öncesi en sevdiği öğretmeninin ve en yakın arkadaşının Clevermind’dan beklenmedik ayrılış­larıyla ilgili fark ettiği bir dizi kuş­ku uyandırıcı detay onu, gerçeklerin peş­ine düş­meye iter. Kendin olma cesaretini ve içindeki potansiyeli keşfedebilmeyi konu alan bu roman, insanoğlunun doğada bıraktığı tahribatı gençlerin gözünden anlatıyor ve gezegenin geleceğinin hepimize bağlı olduğunun altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a31563-21df-4a17-a48d-a799b3b11fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğumundan Ölümüne Atatürk</image:title>
            <image:caption>Doğumundan Ölümüne Atatürk kitabımızda; Atatürk’ün yaşamını, dâhilik derecesindeki komutanlığını, başöğretmenliğini, üstün dehasını, ilke ve devrimlerini ve çeşitli konularda birer özdeyiş olmuş sözlerini toplu olarak sunmayı amaçladık. Her biri ayrı bir güzellik, ayrı bir önem kazanmış olan anılarından örnekler ve Atatürk hakkında söylenen sözlerden de bir derleme yaptık. ​​​​​​​ Onun hayatını, ilke ve devrimlerini okumak ve anlamak; bizler için gösterdiği fedakârlıklar karşısında yapabileceğimiz en temel görevlerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f22a31c9-094d-4673-a2ed-f7a13d435b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>Atatürk’le var olan, Atatürk’ü duyan, Atatürk’le yaşayan, Atatürk’le dolu bir kuşağın çocuklarıyız. Atatürk’ün adını yazdığımızda duyduğumuz sevinci ve mutluluğu, şimdi onu daha yakından tanırken, yaptıklarını değerlendirirken, büyüklüğünü okurken duyuyoruz. Gençler İçin Nutuk kitabı, gençlerin rahatlıkla okuyabileceği ve anlayabileceği şekilde titizlikle derlendi ve Atatürk resimleriyle süslendi. Bu kitabı onun aziz hatırasına bir saygı ifadesi olarak sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc10a7ec-0259-401b-9fa9-7cd8cd925352.jpg</image:loc>
            <image:title>Replika</image:title>
            <image:caption>İkiz kız kardeşler Gökçe ve Esen, Norveç’in Tromso kentinde yaşamakta ve bir kafe işletmektedir. Bir gün kafenin kapısından, büyüdükleri şehir olan Edirne’den tanıdıkları Meriç girer. Meriç ikizleri anımsayamaz fakat Gökçe onu tanır ve bu rastlaşma Gökçe’yi Edirne’den apar topar kaçmak zorunda kaldıkları güne götürür. Gökçe, Esen, Meriç, Haluk, Sezen, Nisan, Toygar ve Cem… 
 
Birbirinden bağımsız bu sekiz kişinin yaşamlarını temelden sarsan o günün sırrı nedir? İnsan kendi kaderinemüdahale edebilir mi? Değişen kader midir yoksa roller mi? Başkasının hayatını yaşamak mıdır zor olan yoksa bambaşka biri gibi davranmak mı? 
 
Fatma Katırcıoğlu ikinci romanı Replika ile yaşam ve kader arasındaki ince çizgiyi birbirinden çok farklı karakterler üzerinden derinlemesine analiz ediyor. Okurları cevaplanması zor ve herkes için hayati önem taşıyan soruları irdelemeye davet ediyor. 
 
“Kocaman kadınlar olduk, güya yetişkiniz artık ama o hâlâ duygularını dile getirmemekte kararlı. 
Ne yaşıyor kendi içinde, ne kuruyor, neye kafa yoruyor? Muamma. Evinizde kocaman bir bilinmezliğin insan suretinde dolaştığını düşünün. İşte öyle bir yaşam bendeki, yalnızca kendi çapımda tahminlerim mevcut.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4920da4b-c55f-4f56-81d5-9d1bc3864eb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>1866 yılında, dünyada sıkça deniz kazaları yaşanmaktadır. Bu kazaların nedeninin dev bir canavar olduğundan şüphelenilerek bir araştırma gemisi hazırlanır. Gemide doğabilimleri profesörü Aronnax da vardır. Gemi dev canavarla çatışır ve Aronnax kendini canavarın içinde bulur. O canavar, aslında son derece gelişmiş bir denizaltıdır. Jules Verne&apos;in inanılmaz düş gücüyle dünya edebiyatına ve bilim tarihine kazandırdığı denizaltı Nautilus ve Kaptan Nemo, sualtının esrarengiz hazinelerini ve olağanüstü güzelliğini keşfeden bir yolculuk yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa5359e2-0e2e-477f-b48e-d891177076e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Yurtsuz - Bir Köy Estitülü</image:title>
            <image:caption>Ahmet karşılarında oturan büyük sınıflardan bir öğrenciye: 
-Ağabey, şu ortada tabakta duran ve eriğe benzeyen şeyin adı nedir?” diye sordu. 
Kendilerinden yaşça büyük olan ağabey gülümsedi: 
-Oğlum siz hiç bunu görmediniz mi? Buna zeytin derler. Bu erik değil demesiyle birlikte iki emmioğlu ve enstitüye yeni gelen çocuklar bunun bir erik değil, zeytin olduğunu öğrendiler. 
Zeytini ilk defa tadan çocuklar önceleri bunları, ağızlarından geri çıkardılar. Bu tat onlara çok acı gelmişti. Onların memleketinde zeytin yetişmediği için tadını da bilmiyorlardı. Zamanla bu tada da alışacaklarını ve zeytini severek yiyeceklerini şimdiden düşünemezlerdi. 
Nereden bileceklerdi zeytinin ekonomik değerini, zeytinyağını. Onlar köyde bezir yağı ile büyüyen garip ve mahzun köy çocukları idi. 
“ADI YURTSUZ”; Eğitimci yazar ve şair Hasan YURDUŞEN’in beşinci kitabıdır. Bu roman; köyünden, Köy Enstitüsüne gelen Yurtsuz Ahmet’in hikayesidir… Bu roman yurtlarında yurtsuz kalan köy enstitülü öğrencilerin hikayesidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a701dbc-d0ce-4312-b6c7-412460fc3d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmek</image:title>
            <image:caption>Fotograflarla deneme tarzı az rastlanan bir çalışma. Yazar bu kitapta paylaştığı denemelerinde fotoğraflarının vermiş olduğu gücü yanında hissederken günceli takip etme gayretinde oldu. 
Neden az güIüyoruz? 
İnsan iyi mi yoksa kötü mü? 
Vicdan mı değilse ahlâk mı? 
Neden öfkeliyiz? 
Sorularına yazılan ile açılım getirirken cevaplanni bulmaniz içn fotografları ile destek verme gayretinde olmuştur. 
&quot;Gülmek&quot; eğlenceli kolay okunabilen tarz da bir deneme kitabı. 
Türünün ilk örneklerinden olan bu eser, bai ucu kitabınız olmaya aday. 
Mersinli, Girit göçmeni bir ailenin oglu. 
Yirmi beş yıl özel sektör orta ve üst düzey yöneticilik deneyimini takiben fotoğrafın  merkezine 
yerleştirdiği yeni ve çok sevdiği bir rüzgarla hayat yelkenini doldurmaya çalışıyor. Rüzgar zaman 
zaman sert zaman zaman yumuşak esse dahi sevgisi hep aynı kalıyor. Onun için fotoğraf gönül gözü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c1fe4f-4e65-42ad-afed-b571c79390c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Çocuk Olacağım</image:title>
            <image:caption>Dünyayı çocuk gözüyle görmek ve onların kalbiyle kucaklamaktan daha güzel bir yol var mı? 
Çocukların dünyasında sevgi, mutluluk ve 
oyunlar büyük yer kaplıyor. 
 
Acıyı, öfkeyi, kötülüğü göremiyorlar. 
Görseler bile bunların bilgisine yeterince sahip olamadıkları için algılamakta zorlanabiliyorlar. 
Aynı zamanda çocuklar, 
çok büyük bir hayal gücüne sahipler. 
 
Bu hikâyede Öykü ve Bambam, 
çocuklara kalbinin kapılarını açıyor. 
Hayal etmenin gücü ve ışıltılı dünyası, 
sıcacık bir hikâye ile sadece çocuklara değil, 
hayal kurmaktan vazgeçmemiş yetişkinlere de 
anlamlı mesajlar veriyor. 
 
Yazarımız bu kitap ile çocuklara, sahip oldukları yaratıcı hayal güçlerini fark ettirmeyi amaçlıyor. 
 
“Masalları çok seviyorum, tüm imkânsızlıklarına rağmen!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b18ec1-7543-48fe-a088-9e1ed2a84e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumaşçı Örümcüş</image:title>
            <image:caption>Kumaşçı Örümcüş, büyüdüğünde 
bir kumaş tasarımcısı olmak istiyor. 
Ama önce kendi ağlarını örmeyi öğrenmesi lazım. 
 
Farklı türden canlıların, farklı türden ağlarıyla karşılaşan 
Örümcüş’ün ağları bakalım bunlardan hangisine benzeyecek. 
Örümcüş, bu keşif yolculuğuna seni de davet ediyor! 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, 
örümceklerin yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de 
kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, 
sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d74c77-0b97-4265-9d2d-6d34c0736817.jpg</image:loc>
            <image:title>Şef Soldado</image:title>
            <image:caption>Şef Soldado bir işçi karıncaydı. Onun görevi koloni için 
lezzetli yiyecekler hazırlamaktı. Yemeklerini tadanlar, 
ona dünyanın en iyi şefi olduğunu söylerdi. 
Peki bu, ormanın “En İyi Şefi” ödülünü 
alması için yeterli miydi? 
Orman perilerinin düzenlediği yarışmada, 
sen de Şef Soldado’nun heyecanına 
ortak olmak ister misin? 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, karıncaların yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f6fc3b-3107-4d5f-8250-f800cfa382d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Mora</image:title>
            <image:caption>Tırtıl Mora’nın, kelebeğe dönüşüm hikâyesinde, 
ona, en yakın arkadaşı uğur böceği eşlik ediyor. 
Birbirinden güzel kanatlarıyla ormanın 
rengârenk kelebekleri bu baloda dans ediyor. 
Sizce Tırtıl Mora, bu baloya yetişebilecek mi? 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, 
bir tırtılın kelebeğe dönüşümü hakkında hem bilgi veren 
hem de kendi tarzıyla çocuklarda 
hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f995a0c5-4cb2-4db7-986c-310a6d0b238e.jpg</image:loc>
            <image:title>Favus’un Hayali</image:title>
            <image:caption>Favus, bir işçi arıydı. 
Bir sabah uyandı ve şunu düşündü: 
“Neden kovanı bir işçi arı değil de kraliçe arı yönetiyor?” 
Bu fikirle kendi kovanını kurmak için yola çıktı. 
Ve işte macera tam da burada başladı. 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, arıların yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20c606f3-8c70-42ae-a254-b71e60c450ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Empati Çağı</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c307fe-469c-440e-959e-f7d5a86a95a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar Kitap Açıklaması
 
İçimizdeki cevherin farkına varalım ve yeteneklerimizi boşa sarf etmeyelim.
 
Banu Tozluyurt, Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar’da 24 kadının yaşamına odaklanıyor ve onların başarı hikâyelerini okura aktarıyor. Kitapta yer alan isimlerin kendi ayak izlerini oluştururken yürüdükleri yollardaki engeller, karşılarına çıkan fırsatlar, hayatları boyunca edindikleri deneyimler, hedeflerine ulaştıklarında vardıkları sonuç ve zaferin her biri bir ders niteliğinde.  
 
Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar’da meşakkatli, büyük çıkmazların içinden direnerek, sabır ve inançla mücadele ederek başarıya ulaşan kadınların hayat hikâyelerinin herkese ilham olacağına inanıyoruz.
 
Banu Tozluyurt, yaşamının sorumluluğunu eline alan, psikolojik sermayesi güçlü; yılmaz, iyimser, umutlu ve öz yeterlik sahibi Feyzaların, Nazifelerin, Mervelerin, Özlemlerin ve daha nicelerinin başarılı hayatına ışık tutuyor. Bu ışıktan ilham almanız ve umudunuzu yitirmemeniz dileğiyle…
 
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e32dd4d-2621-4229-855e-fa102258c788.jpg</image:loc>
            <image:title>Grup</image:title>
            <image:caption>“Bu sınır tanımayan otobiyografi, sürükleyici bir deneyim ve şimdiye kadar okuduğum en umut verici kitaplardan biri.”
- Lisa Taddeo
 
“Hüzünlü ve eğlenceli, şaşırtıcı ve özgür... İletişim gücünün kanıtı.”
- Lori Gottlieb
 
“Tate, okurları hayatını değiştiren iyileşme yolunda bir yolculuğa çıkarıyor ve karşılığında umut, insani bağ ve hayata yeni bir bakış açısı getiriyor.”
- CNN
 
 
Kendimizi olduğu gibi sevme ve doğru bir terapinin neler yapabileceği üzerine samimi, komik ve duygu yüklü bir eser.
 
Grup, hukuk fakültesinde sınıf birincisi olmuş, bulimia hastalığını yenen fakat bir yandan ölümü düşünmeye devam eden Christie’nin, hayatını değiştirebileceğini söyleyen Dr.Rosen’ın grup terapisine katılmasıyla birlikte başından geçen maceraları anlatıyor. Christie’nin tek yapması gereken  kendine, grup terapisindeki arkadaşlarına ve Dr. Rosen’a karşı dürüst olmaktır. Hayatının her detayını anlatmak Christie’ye hem garip hem de korkutucu gelir. İnsanların onun kusurlu, şüpheci ve yalnız olduğunu düşünmesi fikri genç kadın için hiç de kolay değildir.
 
Acaba grup terapilerinden sonra Christie kendini olduğu gibi kabul edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2241ee-3b7f-4549-98c8-b14fd857509e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaip</image:title>
            <image:caption>Bir trafik kazasında hafızanızı kaybetmek, sizin için yepyeni bir hayat ihtimalinin kapısını aralar mı? Babalar ve oğulları arasındaki ezel ebed gerginliklerden bir huzur ihtimali çıkar mı? Tüm bunların kayıp Barnabas İncili’yle alakası ne peki? 
 
Mahir Ünsal Eriş, Gaip’te aileden memlekete, hafızadan siyasete köprüler kurarak ilerliyor. Kötülüğün doğasına dokunurken alışıldık kalıpları bir kenara bırakıyor. Değerlerimize ihanet etmek ağır bir yük de, hatırlanması gerekenleri unutmak başka bir ihanet değil mi? 
 
Merakımıza bir fener gibi sarılırsak belki de yolu bulabiliriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c281161a-a8bd-419c-96b5-e0bfe0790200.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>Denizlere açılmak isteyen genç Ismael, bir bacağını Moby Dick adını verdikleri büyük bir 
beyaz balinaya kaptıran balina avcısı Kaptan Ahab’ın gemisine biner. Düşmanın, yani 
Moby Dick’in yok edilmesi kaptanın intikam ateşini dindirecek tek yoldur. Ancak gözü kör eden bu intikam, Ismael de dahil olmak üzere tüm gemi mürettebatının sonunu getirecektir. 
 
Amerikan edebiyatının en sevilen romanlarından Moby Dick, Herman Melville’in balina 
avcılığından ahlaka, hırslardan insan doğasına kadar uzanan geniş bir bakış açısı sunduğu başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8cbed0-e3b8-4ca7-bc45-5c0b47e0fed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şef Şeker&apos;den Pratik Tarifler - Kakaolu Kek</image:title>
            <image:caption>“Minik şefler, gerçek adım Şefik Şeker, 
Ama herkes bana Şef Şeker der, 
Yayılmışsa ta uzaya ünüm, 
Bunu eşsiz tariflerime borçluyum.” 
 
Televizyonun sesini açın! Ünlü Şef Şeker, lezzetli mi lezzetli bir kakaolu kek tarifi veriyor. İyi bir malzeme listesinden beklenen her şeyin taze olmasıdır diyor ve bir kakaolu kek için gereken tüm malzemelerin en tazesini buluyor. Eğlenceli dili ama aynı zamanda bütün ciddiyetiyle anlattığı bu tarifi denemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7a0680-e3d7-4989-85c5-ea9fde6c5b41.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Programlarına Yönelik Web 2.0 Araçlarıyla Desteklenmiş Etkinlik Örnekleri</image:title>
            <image:caption>Öğretmen ve öğrenci profilinin hızla değiştiği gerçeği, eğitim sistemlerimizi doğrudan etkilemektedir. 21. yüzyıl becerilerine sahip öğrenciler, gelişen teknolojiye uyum sağlayabilen öğretmenler günümüz eğitim sistemleri içerisinde daha aktif ve anlamlı öğrenme çevreleri oluşturmaktadır. Bu kitapta, teknolojiyi eğitime entegre etmeyi hedefleyen etkinlik örnekleri ile öğretmen ve öğrencilerimize kazanımlara uygun Web 2.0 uygulamaları hazırlamayı hedefledik.
Alanında uzman ve deneyimli bir kadro ile uzun çalışmalar sonucunda hazırlanan kitabımızda; 2018 yılında güncellenen ilkokul dersleri programlarına yönelik uygulama örneklerinden oluşan etkinlikler, kazanımlara uygun Web 2.0 araçlarıyla desteklenerek yer almaktadır. Özellikle sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin ve sınıf öğretmenlerinin derslerinde Web 2.0 araçlarından nasıl yararlanabileceklerini farklı dersler (Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Fen Bilimleri, Türkçe, Matematik, Kaynaştırma, İngilizce, Drama, Görsel Sanatlar, Beden Eğitimi ve Oyun) kapsamında değerlendirdik. Etkinliklerde kullanılan Web 2.0 araçları hakkında kısa bilgilendirme yapılmış ve derste nasıl kullanılabileceği açıklamalar ve görsellerle desteklenerek anlatılmıştır. Bu bağlamda kitapta, okuyucuların yararlanabilmesi amacıyla 87 farklı Web 2.0 aracı, bu Web 2.0 araçlarıyla desteklenmiş 96 etkinlik ve öğretmenlere rehber olabilmesi amacıyla Web 2.0 araçları kullanılarak yapılmış 9 eTwinning projesi yer almaktadır. Kitaptaki tüm etkinlikler, erişim kolaylığı sağlamak adına QR kod ile desteklenmiştir.
Keyifli okumalar, verimli uygulamalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a3ad4d-3fc2-43fb-8fd5-f588896c5f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerinden Yeniden Doğmaya Hazır Mısın ?</image:title>
            <image:caption>Yıllarca sigara içtiniz ve bir sabah uyandığınızda sigaradan tiksinmeyi hayal ettiniz. 
Birisi çıksa, sihirli değneği ile omzunuza dokunsa ve hayatınızın mucizesini gerçekleştirmiş olsa diye düşündünüz. Kendi hayalinizin mimarı olma zamanı geldi. O mucizeyi kendiniz yaratacaksınız. Bu kitapla elinize çok güçlü sihirli bir değnek veriyorum, küllerinden yeni bir ben yaratmak sizin elinizde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68aee496-db67-4970-a946-ef88c75a70a0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnterneti Bozan Çocuk</image:title>
            <image:caption>İnternetsiz bir dünyaya hazır mısınız?

Frank Cottrell-Boyce&apos;un kaleme aldığı İnterneti Bozan Çocuk, bilgi ve iletişim teknolojilerinden uzak bir dünyada da insanların pekâlâ birbirleriyle haberleşebileceğini anımsatan, sürükleyici bir roman.
 
Mektup formatında tasarladığı anlatısıyla çocukları tam gaz bir maceranın içine çeken yazar; kaza sonucu kendilerini ıssız bir adada, hazine avında bulan altı çocuğun başından geçen heyecan verici olayları anlatıyor.  

İnternet çağı çocuklarına geçmişten günümüze iletişim araçları hakkında &apos;&apos;nostaljik&apos;&apos; bilgiler de sunan kitap, iletişimin geçirdiği evrim hakkında bilimsel temellere dayanan açıklamalarda bulunuyor.   



Nuh aslında interneti bozmak istememişti. Zaten on bir yaşındaki bir çocuk bunu nasıl başarabilirdi ki? Tüm dünyanın interneti öyle kazara bir tuşa dokunup da bozulabilecek bir sistem üstüne kurulu değildi ya!

Evet, şu an bunun mümkün olup olmadığını arama motorunda sorgulamak için sabırsızlandığınızı biliyoruz. Ancak, olayın nasıl çözüldüğünü öğrenebilmek için internetten bir süreliğine uzaklaşmanız ve bu kitabı okumanız gerekiyor. O hâlde macerayı biraz başa saralım: Hikâyemiz Nuh&apos;un, ablasının okul gezisine gizlice katılmasıyla başlıyor. Gezi otobüsünün navigasyonu pusulayı şaşırınca da olanlar oluyor! Zar zor ulaştıkları bir limandan bindikleri ilk feribot, çocukları ıssız Aranor Adası&apos;na ulaştırıyor ve serüven katmerleniyor. Çünkü vardıkları ada altın dolu! Peki altı kafadar, teknolojinin tüm nimetlerinden uzaktaki bu adada kendi krallıklarını mı kuracak, yoksa?..

Telefon ve internete hasret kalan çocukların, iletişimi yeniden keşfedişini gösteren İnterneti Bozan Çocuk, makinelere ve cihazlara gözü kapalı güvenmemek gerektiğini hatırlatıyor.  
 
Frank Cottrell-Boyce bu matrak romanıyla, internet yokken mutlu olmanın ne kadar kolay olduğu gerçeği hakkında da düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0659806d-79e3-4b93-9f37-9b8dfd2ae213.jpg</image:loc>
            <image:title>Otonom</image:title>
            <image:caption>“Newitz karmaşık sistemleri her zaman esas noktasından kavrıyor ve şiirsel bir vahşetle parçalarına ayırıyor.” —N. K. Jemisin  

Otonom ve sözleşmeli robotlar, köle insanlar, satın alınan ayrıcalıkların olduğu bir dünya...   

Dünya gezegeninde 2144 yılı. İlaç korsanı Jack, patent karşıtı bir bilimci. Denizaltısıyla dünyayı eczacı bir Robin Hood gibi dolaşarak yeterli parası olmayanlara ucuz ilaçlar üretiyor. Ancak kopyaladığı son ilaç tam bir fiyasko. İlacı kullananlar işlerine bağımlı hâle gelip aşırı dozdan bir bir ölüyor. Dünya bir salgının pençesinde. Sürekli aynı işleri yapmaktan kendine zarar vermeye başlayıp çevresine tehlike saçan insanlar, delirenler, devreleri büsbütün yananlar...   

İlginç bir ikiliyse Jack’in peşinde: Kederli askeri ajan Eliasz ile robot desteği Paladin. Jack’in piyasaya sürdüğü ilacın şeytani kaynağı ortaya çıkmadan önce onu durdurmalılar. Kaybedecek vakitleri yok ancak insan ve robotun iç içe geçtiği bu dünyada kim veya ne olduklarını keşfetmek sadece bir zaman değil, varoluş meselesi...   

Sistemin devrelerinde gezinen esas soru ise: Her şeyin, insanların bile bir sahibinin olduğu bu kültürde özgür olmak mümkün mü?   “Gerçekten heyecan verici, gerçekten yeni.” –WILLIAM GIBSON   

“Neuromancer internetin habercisiydi, Otonom da yapay zekâ ve biyoteknolojinin.” –NEAL STEPHENSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb77579-346c-4141-b2d9-ac92d3adba14.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe İçin Kısa Bir Mola</image:title>
            <image:caption>Sokrates’i, Platon’u, Descartes’ı ve Nietzsche’yi ne kadar iyi tanıyorsunuz?

Aristotelesçilikten faydacılığa, eşitçilikten varoluşçuluğa felsefeyi ne kadar biliyorsunuz? Felsefe, varoluşumuzun işleyişini yorumlar ve destekler. Fakat kaçımız felsefenin sayısız ve gelişmekte olan fikirleri hakkında net bir anlayışa sahip olduğumuzu iddia edebilir?

Felsefeyi aşk, dil ve mutluluktan bilim, siyaset ve ahlaka kadar küçük parçalara ayıran Alain Stephen, başlıca kuramcıları ve kavramları açıklıyor. Filozoflar, net bir şekilde açıklanmış teorileri ve düşünce okulları içindeki yerleriyle capcanlı bir şekilde gözler önüne seriliyor.
Elinizdeki kitap sizi felsefe için kısa bir molaya çağıran, ustalıkla özetlenmiş bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a53945-21ef-4485-a0a1-66ae0339c25b.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji İçin Kısa Bir Mola</image:title>
            <image:caption>Freud’u, Jung’u, Pavlov’u ve Muzaffer Şerif ’i ne kadar iyi tanıyorsunuz?
Yaşlanma psikolojisinden grup psikolojisine, mutluluktan akıl hastalığına psikolojiyi ne kadar biliyorsunuz?
Zihnin karmaşık işleyişi yüzyıllardır insanlığı büyülemiştir. Fakat kaçımız insan ruhunun ve beyninin temellerine ilişkin net bir anlayışa sahip olduğumuzu iddia edebilir?
Psikolojiyi anlaması kolay bölümlere ayırarak ve Eski Yunan&apos;dan günümüze kadar uzanan yolu izleyerek Levy, kendimizi anlamamızı şekillendiren temel teorileri ve kavramları bir araya getiriyor. Mutluluk arayışımızdan uykunun önemine ve zihinsel sağlığın neden önemli olduğundan yaşlandıkça zihnimizin nasıl değiştiğine kadar bu küçük kitap insan olmanın ne demek olduğunu araştırıyor.
Elinizdeki kitap sizi psikoloji için kısa bir molaya çağıran, ustalıkla özetlenmiş bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964ae3b0-87b4-4003-9407-cd923996f4b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Hükümranlığı</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın güneybatısında sıradan bir köy. Küçük bir arazi parçasıyla başlayıp giderek işi büyüten mütevazı bir köylü ailesi. Ve doğum, büyüme, ölüm döngüsü içinde her gün yüzlerce domuzun çalkalandığı büyük bir endüstriyel domuz çiftliği. İnsanın hayvan ve doğayla ilişkisine ürpertici, rahatsız edici bir yorum getiren Del Amo, modernitenin mirasına esaslı bir eleştiri yöneltiyor. 
 
Hayvan Hükümranlığı, modern gıda üretiminin insanı acıya –sadece hayvanların çektiği acıya değil, başka insanların ıstırabına da– nasıl duyarsızlaştırdığını çarpıcı bir biçimde gösterirken insanın doğayı fethetme takıntısını, şiddetin nesilden nesle aktarılışını da gözler önüne seren ürpertici bir roman. 
 
“Cioran eğer bir romancı olsaydı, modern bir klasik olarak selamlanacak bu tür bir kitap yazardı. Hayvan Hükümranlığı, edebiyatın görevinin ille de iyi hissettirmek değil, içinde bulunduğumuz çıkmazı doğru bir şekilde anlamamıza yardım etmek olduğunu anlatan mühim bir hatırlatma.” 
                                                                 The Guardian 
 
“Aile ve insanın vahşeti üzerine yazılmış bir epik. Olağanüstü bir roman.” 
                                                                      L’Express 
 
“Del Amo insanlığın, ekonomik akılsallık adına nasıl bir deliliğe sürüklendiğine ilişkin apokaliptik bir tasavvur sunuyor.”            
                                                                                          Le Monde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdbb5b7e-7b89-430b-9705-ffb7a6b6f592.jpg</image:loc>
            <image:title>Northanger Manastırı</image:title>
            <image:caption>Austen’ın en sevilen romanlarından, yirmili yaşlarında yazdığı Northanger Manastırı, muzipliği elden bırakmadan, on yedi yaşında bir genç kızın gözlemleri üzerinden dönem insanının, görgü kurallarının, hepsi birbirinin aynı olay ve karakterlerle dolu gotik romanların samimi bir parodisini sunar. 
 
Gotik romantik romanlara tutkun Catherine Morland’in bu ellerden düşmeyen kitaplardaki kadın karakterlerle uzaktan yakından alakası yoktur: Sade, sıradan ve sakindir Catherine. Tüm sosyetenin akın ettiği Bath’a ilk kez gideceği için son derece heyecanlıdır. Hayalperest genç kadın, dünyayı gotik romanların çerçevesinden yorumlar. Yazarın sıradanlığından dem vurduğu Catherine, Bath salonlarından Northanger Manastırı’na uzanan macerasında aşk, dostluk, aile gibi kavramları ilk kez sahiden tanırken, zekâsı, nüktedan halleri ve saflığıyla romandaki pek çok karakterin ve okurun gönlünü çalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed9f5b00-6b83-4f3c-ae34-c1494fb63e70.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 144. Sayı / 21. Yüzyılda Merkez Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
21. Yüzyılda Merkez Bankacılığı 
Mahfi Eğilmez 
 
Küresel Enflasyon, Merkez Bankası Bağımsızlığı ve Türkiye 
Selva Demiralp 
 
21. Yüzyılın Merkez Bankacılığında Kaçınılmaz Dönemeç: Yeşil Olmalı mı, Olmamalı mı? 
Burcu Ünüvar, A. Erinç Yeldan 
 
Siyasal Erk ve Merkez Bankacılığı 
Ömer Faruk Çolak 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Turan Subaşat 
 
Merkez Bankaları ve İklim Değişikliği 
Nazire Nergiz Dinçer 
 
“Türkiye Modeli”nin Bir Senesi 
Özgür Orhangazi 
 
Yolsuzluk ve Siyaset: Bir Siyasal Kültür Sorunu 
Ersin Kalaycıoğlu 
 
Mali Önlemler Covid-19’un Makroekonomik Etkilerini Gidermeye Yardımcı Oldu mu? 
Bilin Neyaptı 
 
Bireyler Arası Güven, Kurumlara Güven ve Ekonomik Performans 
Ecem Coşar Canlıer, Devrim Dumludağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31a4e705-dd93-4f80-83c5-b7f81c0353b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi</image:title>
            <image:caption>“Sizi hem gönlüm hem gözüm arıyor. Gönlüm hissiyat-ı rekabetten müteezzi, gözüm cemalinizden mahrum. Şimdi odanızdayım. Fakat siz yoksunuz. Bu yokluk beni mahvediyor. Şu hâlin nâtık olduğu tenhaî, beni nelere sevk etti… Bunlar nâkâbil-i icradır. Beni ne derece zalimane bir surette aldatmış olduğunuzu biliyorsunuz a. Artık safiyet-i kalbinize inanamayacağım. Ne feci his! Siz beni terk ettiğiniz hâlde ben sizi terk edemiyorum. Arıyorum, bulamıyorum.” 
  Matbuat hayatımızın en renkli simalarından ve Türkçenin en önemli fıkra yazarlarından olan Ahmet Rasim’in çeşitli metinlerinden oluşan bu seçki, dönemin atmosferini özgün diliyle okuyucularla buluşturuyor. Ahmet Rasim’in on dokuzuncu yüzyıl sonunda kaleme aldığı eserlerden kurmaca özelliği taşıyanlar melodram rengi ve dokusuyla karşımıza çıkarken kurmaca dışı metinler dönemin sosyal hayatını geniş bir perspektifle değerlendirme imkânı sunuyor. Kurmaca seven okurları aşk, evlilik ve tutkuyu hissedecekleri metinler beklerken fıkra özelliği taşıyan metinler de Osmanlı’da kadının ve bir kurum olarak ailenin nasıl yapılandığını gündelik hayat pratikleri üzerinden incelemek isteyen dönem araştırmacıları için eşsiz malzeme vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04781259-0189-4844-8b42-170da6ca9587.jpg</image:loc>
            <image:title>İzlene</image:title>
            <image:caption>Doğru izlenceyi hazırlamak için konu bilgisinden daha fazlası lazımdır: Bu, sınıfın ne yapması gerektiğine (ve ne “yapabileceğine”) dair bir kavrayış gerektirir. İyi bir izlence, bir hapishaneye dönüşmeksizin öğrencinin hocayla birlikte çalışabileceği bir yapı sunar. Doğası gereği derslerdeki tepkisi “öngörülemez” olan öğrencilerin, onların parlak fikirlerinin ve coşkularının gelişebilmesi için seçenekleri açık tutmayı tercih eden hocalara esnek bir alan sunulmalıdır. 
  Ders vermek zordur, dersi hazırlamak ise daha zordur. Bir dönem boyunca bir sınıf dolusu öğrencinin dikkatini canlı tutabilmek, onlara fikirlerinizi, bilgilerinizi aktarabilmek konu hakkında bir uzmanlık kadar çok iyi bir planlama da gerektirir. İşte bu planın adı izlence. Ama bu birkaç sayfalık metni basit bir çizelge olarak düşünmek doğru mu? 
Yazı ve edebiyat alanında kıdemli iki araştırmacı William Germano ve Kit Nicholls’un beraber kaleme aldıkları bu kitabın, pek ihmal edilen bu önemli belge ile ilgili dikkat çekici fikirleri var. Ders vermenin ve sınıfın felsefesini izlence şekillendiriyor. Onlara göre üniversitede bir sınıf aslında bir ulus devlete benziyor; öğretmen buranın hükümdarı, öğrenciler ise halk. Sınıfın gayesi ise eğitim alabilmek. Peki bu ulusun bir toplumsal sözleşmesi var mı? 
Evet, işte o izlence.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b5ae2fc-530b-4cb5-8c92-a880ae2c22d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozoğlan’ın Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Daracık sokaklarda çift kale maç oynanırdı o zamanlar, kimse yorulmazdı. Herkesin cebinde ekmeği olurdu, kimse acıkmazdı. Mekânlar geniş, zaman uzundu. Okulda öğretmenden aferin almak için yarışılır, yıldızlı pekiyi ile sınıf geçmekle övünülürdü. Her gün yeni bir macera yaşanır, her akşam yeni bir hikâye kurulurdu. Sizden saklı değil herkesin bir hikâyesi vardı aslında. Sorsalar Mikail de anlatabilirdi, Kemal de. Kimse sormadı hikâyelerini ama Bozoğlan yerinde duramayıp anlatmaya başladı. Ben şahidim hepsi yaşandı. İnanmazsanız Mikail’e sorun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b384c847-6b5f-4f15-903c-fac0142a0757.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersaadet Numunehane-i Osmani</image:title>
            <image:caption>İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şefik Memiş tarafından kaleme alınan Numûnehâne-i Osmânî, Türkiye’nin ilk ihracata teşvik merkezi olan Osmanlı Ticaret Merkezi’ni anlatıyor. Bu eserle birlikte ilk kez Türklerin ihracat macerası tüm ayrıntılarıyla ve kurumsal bir çalışmaya dönüştürme gayretleriyle kitaplaştırılmış oldu. Sultan II. Abdülhamid’in onayıyla kendine özel çıkartılan mevzuatla çalışmalarına başlayan Osmanlı Ticaret Müzesi, Ticaret Nezareti ile Dersaadet Ticaret Odası’nın işbirliğiyle faaliyete geçiyor. Kadim eserlerin teşhir edildiği müzelerle karıştırılan ticaret müzelerinin onlarla tek ortak noktası, ticarî ürünlerin de salonlarda sergilenmesinde ibaret. 1891’de Mercan Yokuşu’da bulunan meşhur Şark Han’da faaliyete başlayan Osmanlı Ticaret Müzesi’nde, Osmanlı İmparatorluğu’nun dört bir yanından gönderilen ürünler teşhir ediliyor. 
Numûnehâne-i Osmânî İdaresi tarafından yurt içi ve yurt dışı tanıtımı yapılan ürünler, hem uluslararası fuarlarda tanıtılıyor, hem de müzenin yurt dışındaki şubelerinde sergilenerek yeni pazarlara girmesi sağlanıyordu. Filibe’de, Brüksel’de, Fiyume’de, Tokyo’da açtığı şube ve görevlendirdiği temsilcilerle, yeni dünya ticaretinde yer almaya çalışan Osmanlı üreticilerinin çabalarına da değinilen kitap, sanayileşmeye çalışan ülkelerin ticaret müzeleri hakkında da bilgi veriyor. 
Türk iktisadi tarihinde mihenk noktası sayılan Osmanlı Ticaret Müzesi hakkında geniş bilgiler veren, dünyadaki diğer örnekleriyle de kıyaslayan eser, okuyucularına geçmişin aynasında bugün için çözümler sunuyor. Uzun ve titiz bir çalışmanın ürünü olan “Dersaadet Numunehane-i Osmani” çok sayıda tarihi vesikayı da okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35c91b8b-7eea-4637-a49b-f2a9e5a2467b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Ordu: Ordu Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de askerî tarihe ve askerî kültüre dair yapılan çalışmalar, sivil araştırmacıların bu alana teveccüh göstermemesi son 5-6 yılda kırılmaya başlandı. Başlangıçta şahsî teşebbüslerle ortaya çıkan faaliyetler, ardından yayınevlerinin bu faaliyetlerin akabinde askerî tarihe yönelmesi ve bunun da daha fazla araştırmacıyı sahaya çekmesiyle askerî çalışmalar gittikçe daha fazla ilgi duyulan bir alan olmaya başladı. Başlangıç seviyesinde olan araştırmacılara ve ilk elden okuyucuya sunulması gereken bu yayınlara duyulan ihtiyaçlardan biri de, Prof. Dr. Mesut Uyar’ın bu eseri ile karşılanmış oluyor.
Prof. Dr. Mesut Uyar’ın aynı zamanda eski bir asker olarak yapmış olduğu çalışmalardan biri olan bu kitap, aslında sivil hayata geçtikten sonraki bilgi, tecrübesi ve tamamıyla kendi gayreti ile ortaya çıkan eserlerden biri olarak okuyucunun istifadesine sunuluyor. Çalışmasını 9 bölüme ayıran yazar; Savaş ve Devlet, Savaş ve Bilim, Savaş ve Teknoloji, Askerlik Görevi ve Mesleği, Askerî Eğitim, Askerî Sınıflar, Savaşın İdaresi, Temel Harekât Çeşitleri ve Özel Hallerde Harekât Çeşitleri bölümleriyle okuyucuya askerliğe ve savaşa dair genel bir bilgi sunuyor. Savaş ve Ordu: Ordu Bilgisi adlı bu çalışma, sivil-asker herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği bir eser olarak askerî kültür kitaplığına ekleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f19a0be-0d11-4feb-bcdc-a8d9fcbc87ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdülhamid Türkiyesi</image:title>
            <image:caption>Árminius Vámbéry (1832-1913), on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupa’nın bilim ve siyaset hayatında yer alan önemli bir şahsiyet olarak kabul edilmektedir. Sultan II. Abdülhamid’in yakın çevresine girdiği gibi Kraliçe Victoria tarafından da Windsor Sarayı’nda ağırlanmıştır. Hayatının beş yılını Türk ve Müslüman kimliğiyle ülkemizde geçiren, bu zaman zarfında Osmanlı Türkçesini çok iyi öğrenen, hac kervanlarına katılarak kendi imkânlarıyla o zamana dek hiçbir Batılının ayak basmadığı Orta Asya’ya kadar giden, sonrasında da Türk dili ve tarihi üzerine birçok eser veren bu Macar âlim ülkemizde çok az tanınmakta, tanıyanlarsa kendisini Sultan Abdülhamid’den aldığı gizli bilgileri İngilizlere satan ve Siyonistleri de Yıldız Sarayı’na kadar sokan Yahudi casus olarak bilmektedir. Buna mukabil Vámbéry, şöhretini borçlu olduğu Türkiye ile Türk insanını hiç unutmadığını ölünceye kadar söylemekten çekinmemiştir.
Elinizdeki eser Vámbéry’nin 1897 yılında önce Almanca ve bir yıl sonra da Fransızca yayımlamış olduğu, Türkiye’nin o zamanki durumunu kırk yıl önceki haliyle kıyasladığı bir çalışmadır. Kendisi bu eserinde Türkiye’nin kırk yıllık zaman zarfında kaydettiği büyük gelişmeleri aktarırken, Tanzimat ile başlayan Türk çağdaşlaşmasının -sanılanın aksine- Abdülhamid döneminde de kesintiye uğramayıp devam ettiğini belgeleriyle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85380f27-a2e7-4551-b896-fe058b1c013a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoman Sultans</image:title>
            <image:caption>Ottoman Empire is a great empire that ruled for 600 years in three continents. In the territories that it ruled for 600 years, Ottoman Empire was governed by thirty-six sultans. 
In this work, these sultans who left their traces in the most glorious days of our history are approached as distinct from their times’ standards of judgement and our contemporary understanding. Dates of birth and death of sultans are addressed chronologically. In addition to this, after informations about wives, children, personalities and regnal years of the sultans are given; significant events are examined with the main lines.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ccbf43c-be7b-4e08-bddc-77df2926fbd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşk Masalı</image:title>
            <image:caption>ÖZGÜRLÜK YOKSA AŞK DA YOKTUR 
 
Asla sevdiğin insanın gardiyanı olma… 
Bir varmış bir yokmuş, dünyada acayiplikler çokmuş. Bir gece beş farklı ülkede, beş prens aynı rüyayı görmüşler: Bir genç kız, kadim bir kentin alacakaranlık sokaklarında ışıktan bir güzellik halinde dolaşıyormuş. İşte o kızı gördükten sonra, artık ne eski hayatları kalmış ne de eski hakikatleri. 
 
Ahmet Ümit’ten insanlığın en yüce duygusu olan aşkın doğasına dair bir hikâyat. 
 
Bir Aşk Masalı, beş prensin sevda uğruna revan oldukları bir yol ve hal macerası. Kaf Dağı’ndan ıssız çöllere, ücra hanlardan savaşçı kabilelerin çadırlarına, devlerden denizkızlarına, balinalardan devasa yılanlara, cümle tabiatın ve mahlukatın geçiş yaptığı bir hayal perdesi. 
 
“Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır. Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner, o kadar anlam kazanır, o kadar vazgeçilmez bir hal alır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904a97e3-5e33-4105-a1a5-2ca2a0fae306.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Yasa</image:title>
            <image:caption>Kim daha güçlü olmak istemez ki?
Ya da kendini daha iyi kontrol etmek?
Kim hayatta başarıya ulaşmak istemez?
Size bir sır verelim, şu anda tüm bunların
anahtarını elinizde tutuyorsunuz.
New York Times çoksatan listesinin bir numaralı yazarı ve dünyanın önde gelen güç ve strateji uzmanı Robert Greene, yirmi yılı aşkın süredir milyonlarca insana yol gösteriyor. Şimdi, onun beş kitabından derlenen alıntılar ile daha önce hiç yayımlanmamış eserlerini bir araya getiren Her Güne Bir Yasa, Robert Greene’nin kolay anlaşılır ve bilgelik dolu yasalarını tek bir kitapta okurla buluşturuyor. Yılın her günü için özel olarak seçilmis yasaları, okuyucuların yaşam savaşında görmezden gelemeyecekleri, her gün sadece birkaç dakikalarını ayırarak okuyacakları şekilde sunuyor. Kitaptaki her bölüm bir aya denk geliyor ve her ay dikkat çekici bir tema etrafında şekilleniyor: güç, baştan çıkarma, ikna, strateji, insan doğası, toks ik insanlar, kontrol, ustalık, psikoloji, liderlik, zorluklar ve yaratıcılık.
Tolstoy, “Her gün çalışma, her insan için gereklidir,” der. Büyük yazarın da dediği gibi her gün çalışmayı teşvik eden yapısıyla bu kitap, Greene’yle yeni tanışacak okurlar için bir girişten çok daha fazlası, yazarın kitaplarındaki hayat derslerini içselleştirmeye yardımcı olacak bir yol haritası. Hayat mücadelesinde size ömür boyu eşlik edecek, kendi kaderinizi yazarken dönüp tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz esaslı bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17af3421-7c3b-4b5e-ac65-ceeecc24b690.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Ramazan&apos;ın Dilinden Fani Dünya -Gönülden Dökülen Şiirler</image:title>
            <image:caption>Hacı Ramazan&apos;ın Dilinden Fani Dünya -Gönülden Dökülen Şiirler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c9fd8c-e4f3-4320-b625-d53629e4330b.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukukunda Mabedlerin Yeri ve Hükmü</image:title>
            <image:caption>İslam Hukukunda Mabedlerin Yeri ve Hükmü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9886f6-c01a-4464-aa56-9f84361ffb81.jpg</image:loc>
            <image:title>Recep Peker</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet döneminin en önemli siyaset ve devlet adamlarından biri olan Recep Peker, inkılâbın teorisyenlerinden birisi olması hasebiyle de unutulmaması gereken bir isimdir. Onun hayatı, yaşadıkları, fikirleri bir Recep Peker monografisinin ötesinde Cumhuriyet döneminin daha iyi anlaşılması ve aydınlatılmasında önemli bir rehberdir. Cumhuriyet Halk Partisi&apos;nin en önemli makamlarından biri olan Genel Sekreterlik görevinde de çok önemli işlere imza atan Peker&apos;i okumak ve anlamak; toplumsal ve siyasi cephesiyle de bir döneme ışık tutmaktır. Bir de bu şahsiyetin, duruşu ve kişisel özellikleriyle de aykırı bir fıtrata sahip olması onu daha da cazip bir hâle getirmektedir. O, makam mevki peşinde olmayan, her görevi devlet geleneği, adap ve erkânına göre yerine getiren, devlet, parti ve inkılâplar söz konusu olduğunda ilkelerinden asla taviz vermeyen, bu hususlarda iltimas veya müsamaha tanımayan, tehditlere boyun eğmeyen, belki de bu yönüyle tamamen yapayalnız kalan bir devlet adamıdır. Eylemci yönü de güçlü olan Recep Peker, siyaset meydanlarından da geri çekilmeyen ısrarcı, kavgacı ve inatçı bir muarızdır da.
Prof. Dr. Bekir Koçlar&apos;ın kaleminden ciddi ve titiz bir araştırma ürünü olarak ortaya konulan bu eser, bir İnkılâpçının ruh hâlini, kalabalıklar içindeki yalnızlığını, çalışkanlığını, yaşadığı hayal kırıklıklarını irdelemesi yanında; inkılabın arka planını, Cumhuriyet dönemi siyaset ve bürokrasi ilişkilerini, Cumhuriyet Halk Partisi&apos;nin devlet içindeki yerini, hülasa bir dönemi farklı yönleriyle aydınlatması açısından da okunmaya değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d7044d-678c-406a-b1f1-3a18f2bb8231.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates&apos;ten Anılar</image:title>
            <image:caption>Sokrates gerçekte kimdi, Atina’da, halkın arasında dolaşırken nasıl bir yaşam sürmüştü, gençlere ne anlatıyordu, yargıçlar karşısında onu haksız yere mahkûm olmaya iten ne tür düşüncelere sahipti? Felsefe tarihinin bu en eski sorularına, şimdiye kadar sayısız yorum katılmış, bazen birbirinden farklı Sokrates resimleri ortaya çıkmıştır. 
 
Sokrates’in öğrencisi olan, gençliğinde bir dönem yanında bulunmuş Ksenophon’un bu ünlü yapıtı, Sokrates’in gündelik yaşamını, ev hayatını, vakti nasıl geçirdiğini, kişiliğini ve düşüncelerini birçok yönüyle yansıtan en önemli tanıklıklardan biridir: 
 
“Sokrates’in nasıl bir insan olduğunu bilenler arasından erdemi bulmaya çalışan kimseler bugün hâlâ en çok onu özlüyorlar, çünkü erdem arayışında onlara en çok yararı dokunan oydu. Bana gelince, onun nasıl bir insan olduğunu anlattığım kadarıyla, o kadar dindar bir insandı ki, Tanrıların görüşünü almadan hiçbir şey yapmazdı; o kadar adaletli idi ki, hiç kimseye küçücük bir zarar bile vermezdi; yanındakilere hep yararı dokunurdu; kendini o kadar iyi denetlerdi ki, daha zevkli diye hiçbir şeyi iyiye yeğlemezdi; o kadar akıllı idi ki, iyi ile kötüyü ayırmada hiç yanılmazdı; başkalarına ihtiyacı yoktu, bu ayırımı kendi başına yapabilirdi; mantık yürütmede ve böyle şeyleri tanımlamada ustaydı; başkalarını sorgulamada, hatalarını bulup onları erdeme ve mükemmelliğe yönlendirmede ustaydı: bu haliyle bana en üstün ve en mutlu insan olarak görünüyordu. [Bunlar yetmiyorsa, bu söylediklerimle başka insanların karakterini karşılaştırın, ondan sonra karar verin.]”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46de02e-4dd2-4da3-9748-fa9a7e97641f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Adım</image:title>
            <image:caption>Unutulmayacak bir kuzey polisiyesi… Tüm dünyada ses getiren 
Dedektif Karen Eiken’ın maceraları Türkçede. 
Ücra bir ada. Acımasız bir cinayet. 
Geçmişte saklanan bir sır. . . 
Birleşik Krallık ve Danimarka arasındaki Doggerland’da birkaç kadın polis memurundan biri olmak için çok çalışan dedektif Karen Eiken Hornby, bir otel odasında amiri Jounas Smeed&apos;in yanında uyandığında büyük bir hata yaptığını fark eder. Ancak işler daha da kötüye gitmek üzeredir: O günün ilerleyen saatlerinde Jounas&apos;ın eski karısı vahşice öldürülmüş olarak bulunur. Cinayet için hiçbir ipucuna sahip olmayan Karen, zamana karşı bir yarışta katili bulmak için mücadele eder. Gerçeğin Doggerland&apos;ın tarihinde yatabileceğinden şüphelenmeye başlar ve araştırması derinleştikçe şunu öğrenir: Küçük adalar bile ölümcül sırları gizleyebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f210bcf4-7fcf-42ce-932b-23d32058eb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Walt’u Beklerken</image:title>
            <image:caption>Kitap Nasıl Okunur? ve 
Kitaptan Nasıl ve Ne Zaman Çıkılır?
kitaplarının yazarı Daniel Fehr’den 
Walt Disney’e dair dikkat çekici 
bir kitap. Maja Celija’nın büyüleyici görselleriyle… 
 
 
İki çocuk Walt’u bekliyor ama Walt bir türlü gelmiyor. 
İyi de Walt kim? Ve yanlarında olsa hep birlikte ne yaparlardı acaba? Çok eğlenecekleri kesindi çünkü Walt’un her zaman çılgın fikirleri vardır. 
Sen de Walt’u çocuklarla birlikte beklemek ister misin? Onu beklerken yalnız olmayacaksın! 
Gördüğün karakterlerin çoğunu tanıyorsun, 
hadi çekinme sayfaları çevir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b1cd880-c8cc-4319-95f3-640067b01715.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Fikir Kitabım-2</image:title>
            <image:caption>Say, sırala, karala, kurcala! 

Aygül Bahar Yılmaz&apos;ın yazıp, Güneş Bloedorn&apos;un resimlediği Akıl Fikir Kitabım&apos;ın ikinci halkası yine yaratıcı düşünme etkinlikleriyle dolup taşıyor; bu kez hafıza, matematik, görsel, yazınsal ve planlama odaklı çalışmalarla çocukların hayal dünyasını genişletiyor.
 
Her sayfası ayrı bir keşif ve farklı bir deneyim vadeden bu etkileşimli kitap okuruna, kendini daha iyi tanıma, bilgi birikimini artırma, bakış açısını çeşitlendirme ve yeni beceriler kazanma fırsatı sunuyor. 

Giriş bölümündeki “Akıl Fikir Rehberim” ise, hedef belirlemekten verimli çalışmaya sınav kaygısından zaman yönetimine ve kişisel gelişime yönelik pek çok konuya değinerek, adım adım başarıya ulaşmanın ipuçlarını paylaşıyor.
Her güne bir şiir bırakmaya, karmaşık şifreler oluşturmaya, film karelerini doldurmaya ya da harfleri avlamaya ne dersiniz? İsterseniz hedef çarkını çevirerek de maceraya balıklama dalabilirsiniz. Üstelik tüm bunları yapmak için ihtiyacınız olan tek şey yaratıcılık! Tabii biraz da dikkat, odaklanma ve sabır gerekiyor. Bazı bölümlerde ter dökecek kadar zorlanırsanız, sakın yılmayın! Çünkü sıkılmadan, yorulmadan, kendine meydan okumadan başarıya ulaşmak olmaz. O hâlde daha ne duruyorsunuz? Şimdi doyasıya sayma, sıralama, karalama ve kurcalama vakti!  

Evde, okulda, parkta, otobüste, sahilde, kısacası her yerde ve her çantada yer edinecek bu eğlenceli kitapla; görsel hafızanızı harekete geçirebilecek, bulmacalarla dikkatinizi ölçebilecek ve bir olaya değişik açılardan yaklaşmanın inceliklerini keşfedebileceksiniz. 

Gerek bireysel olarak gerekse sınıf ortamında çocukların keyifli ve nitelikli zaman geçirmelerine olanak sağlayan Akıl Fikir Kitabım-2, empati kurma, başkalarıyla işbirliği yapma gibi olumlu kazanımları da pekiştiren, rengârenk bir yol arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc4029a4-44c3-475c-a851-2e2810689ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Günler Bay Başkan</image:title>
            <image:caption>Özal: George, Tarık Aziz’in, Amerika’nın küçük düşeceğini söylediğini hatırlıyorum. Siz de hatırladınız mı? 
Bush: Evet, haklısınız. Asıl küçük düşen o olacak ama bunu söyletmek zorundayız. 
Özal: Evet, evet. Haysiyetleri kırılmalı, özellikle de Saddam Hüseyin’in. 
Bush: Okey, Turgut. Bakın, sizinle konuşmak yine harikaydı ve sizin sadakatle yanımızda duruşunuzdan dolayı çok müteşekkirim. 
Özal: Sizi tamamıyla destekliyoruz, endişe etmeyin. 
 
Saddam Hüseyin’in, 1990 Ağustos’unda Kuveyt’i işgalinden sonra Beyaz Saray’la Çankaya Köşkü arasında alışılmadık bir telefon trafiği başlamıştı. George Bush ve Turgut Özal, gece geç saatlere taşınan konuşmalar yapıyor, bilgi alışverişinde bulunuyorlardı. Krizi Türkiye’yi uluslararası ilişkiler alanında etkili bir aktör haline getirmek için fırsat bilen Özal, Bush’u Saddam Hüseyin’i devirmeye ikna etmeye çalışıyordu. 
 
İlk kez bu kitapla ortaya çıkan bilgiler, iki devlet adamının Körfez krizi ve sonrasındaki yüz yüze görüşmeleri ve telefon konuşmalarıyla Türkiye-ABD ilişkilerinin görünmeyen yüzünü olduğu kadar, o dönem Türkiye’deki siyasi çekişmeleri ve bunların dış politikaya yansımalarını da çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor, uluslararası aktörlerin karakterlerini, psikolojilerini anlamamıza yardımcı oluyor. İyi Günler Bay Başkan liderler arası ilişkiler ve diplomasinin gerçekleri hakkında çok önemli bilgiler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee614b7-e571-4317-8741-fcb7e30e5400.jpg</image:loc>
            <image:title>Benlik Aynasına Bakmak</image:title>
            <image:caption>Gerçek duygularımızı, düşüncelerimizi gizlemeyi çok küçük yaşlardan itibaren öğreniriz. Aileyle başlayıp okulla devam eden gelişim sürecinde, bazen baskıyla bazen de onay almak, güçlü görünmek ve çevremizle çatışmayı en aza indirmek için gerçek benliğimizi saklarız.  İyi bir yaşam büyük ölçüde kendimizi ne kadar iyi tanıdığımıza bağlıdır. Benlik farkındalığı ne yazık ki okullarda öğretilmez; o yüzden pek çok insan kendini tanımadan, otomatik pilotta yaşar. Duygu, düşünce ve davranışlarını anlamlandıramadığı, bir değerler sistemi geliştiremediği için kendini ömür boyu yetersiz ve hoşnutsuz hisseder. 
 
Bu kitap, kişilik yapısından aile dinamiklerine, mutluluğun çeşitlerinden hayatın anlamına uzanan pek çok konuda bilimsel ve felsefi içeriğiyle benliğinizi fark etmenize yardımcı olacak aynalar tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7be89154-7bdc-4cde-a2c5-8a1c4abe40c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlat Ready Player Two</image:title>
            <image:caption>Dilediğin kişi olabileceğin ve istediğin her şeyi yapabileceğin sanal bir evrendi Oasis. 
Yaratıcısı Halliday bir yarışma düzenlemiş ve kazanana tüm servetini vaat etmişti. 
Yarışmayı kazanan Wade, dünyanın en zengin, en güçlü ve en mutlu adamlarından biri oldu. Ama bir gün, yıllardır gizli kalmış bir sırrı keşfetti ve bu keşif yepyeni bir yarışma ile geldi. Şimdi Oasis, Wade&apos;in hayal ettiğinden bile bin kat daha harika ve bağımlılık yapıcı. Artık Siren’in Yedi Parçası bulunmalı! Ve beklenmedik, korkunç düşman haklanmalı! 
Sadece Ernest Cline’ın dehasıyla yazabileceği, nostaljik ve fütüristik Başlat: Ready Player Two, Steven Spielberg tarafından filme çekilen ve milyonlarca hayran kitlesine sahip olan Başlat: Ready Player One’dan daha çılgın ve eğlenceli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a47255-238b-4808-a408-9831d9a04fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>MA</image:title>
            <image:caption>Hiçbir final ölüm kadar sarsıcı değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662aaf57-c545-4ff2-ab6f-204a9739e51c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşsüz Kelebekler</image:title>
            <image:caption>«Birikir kaderler 
Büyür yaranın kovuğunda güller 
Yırtılır bir bir takvimler 
Vaktinden erken ölür, Bütün düşsüz kelebekler.»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df02731a-ce6d-4de5-880b-52dacdc49e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahpusundayım Sevdanın</image:title>
            <image:caption>Mahpusundayım 
Sevdanın, 
Üstelik 
Müebbet, 
Bilirim. 
Gayri 
Çıkış yok buradan. 
Gözlerin, 
Gözlerin 
Artık Tek pencerem…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca79a25-e184-489a-9b3f-75164af78905.jpg</image:loc>
            <image:title>M.A.N.C. Evreni</image:title>
            <image:caption>Gözlerini ummadığı bir yerde açan Axel, tanımadığı dört gizemli varlıkla birlikte kendi hikâyesine yolculuk yapar. Fakat bu yolculuk, sıradan bir yolculuk değildir. 2975 yılında geçen bu hikâye, evrenin çeşitli yerlerinde yaşamsal forma sahip gezegenlerin keşfedilmiş olduğunu bildirmektedir. 
 
Bu gezegenlere yaşamın kutsallığını benimsetmek isteyen bir meclis ve bu meclisin kurallarını yıkmak isteyen faşist bir grup karşı karşıyadır. Bu karşıt tutum evrensel bir savaşın ayak seslerinin yankısını hissettirmektedir. Axel ise Dünya gezegeninde geçmişe doğru çeşitli yolculuklar yaparak bu gezegenin tarihsel ilerleyişinde Vincent Van Gogh, Mustafa Kemal Atatürk, Stefan Zweig ve Adolf Hitler gibi isimlerle karşılaşır. Bu ilerleyiş sırasında İkinci Dünya Savaşı’nda anne ve babasını yitiren bir çocukla da tanışır. Axel, Dünya gezegeninde savaşların enkazında kalan bu çocuğu kendi gezegenine götürerek hem üst meclisin kurallarını çiğner hem de çeşitli aksiyonel ve trajik olayların önünü açmış olur. 
 
Musa Akkaya, distopya türündeki eseri M.A.N.C. Evreni ile okurları geçmiş ve gelecek arasında mitolojik ve felsefi bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42fb4f21-c385-4d06-b53b-6d4bf08a4b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi</image:title>
            <image:caption>Hastalığı ağırlaşıp vefat edeceğini anlayınca, adamlarına kefenini vererek bir mızrağın ucuna geçirmesini ve sokaklarda dolaştırarak şöyle bağırmalarını emretti: 
‘’Ey ahali!.. Şark’ın hâkimi Sultan Selahaddin ölmek üzeredir ve ahirete ancak şu bez parçasını götürebilecektir.’’ 
Kudüs işgal altında iken gülmeyen, gözlerine uyku girmeyen Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’nin destansı hayat öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8509dc7-2833-458f-90c8-8a76878beff5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Sosyal hayatın pek çok alanında olduğu gibi, kadınların edebiyat dünyasına girmesi de tarihin oldukça geç bir döneminde mümkün olmuştur. Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda eserinde “Kadınlar neden kurmaca metin yazamaz?” sorusuna kapsamlı bir cevap arar. Cevap aradıkça erkek egemen düzenin gerçekleri daha çok su yüzüne çıkar. 
Virginia Woof’un üniversiteli kadın öğrencilere yönelik konuşmalarından derlenen eser, İngiltere’de kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaya başladıkları ve oy haklarının henüz kabul edildiği dönemde kaleme alınmıştır. Kadınların edebi anlamda üretken olabilmesinin koşulu ise kendine ait bir oda ve gelir olarak öne sürülmektedir. Kadın hareketlerinin son derece önemsediği metin, kadınları daha cesur ve üretken bireyler olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddfeff44-901b-4df0-8e5d-3b73109008fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Altından Notlar</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski’nin başyapıtlarının habercisi sayılabilecek Yeraltından Notlar, 1864 
yılında yayımlanmıştır. Yeraltında, insanlardan uzakta, bilinçli bir yalnızlığa gömülmüş 
yeraltındaki adamın hezeyanlarıyla başlayan roman, ikinci bölümde anlatılan bir aşağılanma 
anısıyla devam eder. Bu anı; yeraltındaki adamın toplumla uyuşmazlığını, insanlardan uzak, 
münzevi bir hayata çekilişini nedenleriyle birlikte gözler önüne serer. 
 
Yeraltından Notlar, yazıldığı tarihten beri Dostoyevski’nin büyük romanlarını daha iyi 
anlamak isteyenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Acımasız eleştirilere sahip, 
insanlardan tiksinen yeraltındaki adam, dünya edebiyatında pek çok mizantrop karaktere de 
kaynaklık etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/010b71c4-238b-4e6d-be21-9e42beaa8066.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın dünyası üçe ayrılır: uyumsuz bir köle gibi hissettiği ilk dünya, babasının yönetimi altındaki ikinci dünya ve herkesin mutlu olduğu, kurallardan uzak üçüncü dünya. 
1919’da, başarılı iş adamı Hermann Kafka’ya yazdığı uzun mektupta, Julie Wohryzek ile evliliğine karşı çıkan babasına düşüncelerini itiraf eden yazar, ‘’baba’’ kavramını korku ve otorite ekseninde yorumlar. Babası, iletişim kuramadığı bir zorbalık simgesidir. İletişimsizliğin neden olduğu sorunlar, yaşamı boyunca altında olduğu fiziksel ve psikolojik baskı Kafka’nın küçük bir kitap niteliğindeki mektubunu yazmasına neden olur. Arkadaşı Max Brod’a göre, Kafka mektubunu babasına ulaştırması için annesine vermiş, annesi mektubu ulaştırması için annesine vermiş,annesi mektubu ulaştıramamış ve yazara iade etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e70b86-bbec-4a41-8ace-a88b7a4507f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Gezmiş</image:title>
            <image:caption>İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur. İddianame, kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c914b2-2a96-41f1-8d3f-38562ad65734.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir &apos;in 100 &apos;ü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin siyasi tarihi yazıldığında İzmir’in özgünlüğü daha çok belirginleşecektir. Bu şehrin varlığı diğer tüm şehirlerden farklıdır; tıpkı büyük şair Gülten Akın’ın dediği gibi: “Madde canlıdır ve sonsuzdur / Diyen Tales’in İzmir’inde / Tanrılar tanrıları doğururlar / Cennet ve cehennem sonsuzdur / Şimdi, burda”. Ya da Şükran Kurdakul’un dediği gibi: “İlk gençliği İzmir’den getirdim, / Özgürlük sözcüğü yetmez anlatmaya…”. 
İşte bu görkemli şehri, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Çerkes Karadağ İzmir’in kurtuluşunun 100. yılında fotoğraflayarak albümleştirdi. Tabi büyük şairlerin dizeleri de kendisine yol arkadaşlığı yaptı. Ayrıca albüm metinlerini de Doğan Hızlan, Ahmet Telli, Hüseyin Ferhad, Evrim Altuğ ve Ünal Ersözlü yazdı. Elinizdeki kitap hem İzmir için hem de fotoğraf eğitimi alan fotoğraf meraklıları için de tam bir görsel şölen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c082755a-19f7-420a-9b87-48b7dceb71c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Dakikada Sakinlik</image:title>
            <image:caption>“Hayatı ucundan yakalarsan bırakma” 
 
Bazen yaşamda ileriye ya da geriye dönüp bakmanın mümkün olmadığı anlar vardır. Böyle anlarda harekete geçip ilerleyemezsiniz ya da son bir çabayla kendi kabuğunuza dönemezsiniz. 
Olduğunuz anda öylece kalırsınız. 
Geçmişi düşünüp durduğunuz ya da geleceği dert edindiğiniz bir yere ulaşamadığınız oldu mu hiç? 
Hepimiz hissetmişizdir, böyle anlarda hayata yeniden başlamak zorunda kalırız. Çünkü bizden kaynaklı olsun olmasın, bir şeyler ters gitmiştir. 
Kendinize inancınızı kaybedersiniz, kazanımlarınız sizi eskisi kadar güçlü kılmaz. Eskiden olduğunuz güçlü kişiyle şimdiki güçsüz benliğinizi kıyaslarsınız. Kendine acı çektiren bir mazoşist olup çıkarsınız. 
Jennifer R. Wolkin, bu kitapta size yeniden başlamak için ihtiyaç duyduğunuz yerin gündelik pratikler olduğunu anlatıyor. Ama ilk önce almanız gereken yolu düşünerek kendinizi seçmeniz gerekiyor. 
En sıradan gündelik pratiklerinizi “beş dakikalık farkındalıklar” sayesinde dönüştürebilirsiniz. Yapmanız gereken şey başlamak ve yeniden başlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64b8923-1531-43b3-ad11-41479bbbcf57.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin İçin Bi’Şey Yap</image:title>
            <image:caption>“Problemler sizi yakalamadan siz problemleri yakalayın” 
 
İnsanlar kimi zaman kendi düşmanlarını besler. Farkında olmadan içinde yandıkları ateşe benzin dökerler. İnsan bunu neden yapar? 
Beynimiz bize türlü oyunlar oynamayı sever de ondan. Beyin gün içinde onlarca düşünce üreten büyük bir makine gibidir. 
Ama kendinize biraz yakından bakınca, aslında çoğu zaman sadece bir ya da iki kaygılı düşünceyi zihnimizde çevirip durduğumuzu görürüz. Kendimizi amansız bir döngünün içinde çaresizce debelenirken buluruz. 
David Carbonell, bu durumu şu eğlenceli deyişle betimliyor: “Buz üstünde kayan yağlı balığı tutmaya çalışmak.” Biraz düşününce bunun imkânsızı gerçekleştirmek isteyen beyhude bir çaba olduğunu anlarsınız. 
Bu kitapta daha işe yarar bir düşünce ileri sürülüyor: Kaygılı düşünceler sizi kıskıvrak yakalamadan siz onları yakalayabilirsiniz. Yazar kaygıyı anlamaya ve kafada çözmeye çalışmak yerine kaygıyla pratik ilişkimizi dönüştürmeye davet ediyor bizi. 
Danışanlarının kaygıyı ve stresi nasıl yendiğini anlattığı hikâyeleriyle Carbonell, okura pratik bir rehberlik sunuyor. 
Her şeyden önce sadece kendiniz için bir şeyler yapmaya başlayın. 
Kaygıyla çatışmaya gerek yok, sorduğu soruları yanıtsız bırakın yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07869ea-2382-49e1-82c7-70cbde869aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafirlikten Kent Sakinliğine</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: ARAŞTIRMANIN KURAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA YÖNTEMİ 
 
BÖLÜM 3: İSTANBUL’DA SURİYELİ SIĞINMACILARIN BARINMA DENEYİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e0f324-546a-4ec1-86b1-00ef14c7209d.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Sertifikalı Ürünler ve Tüketici Davranışları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM GIDA SEKTÖRÜNDE HELAL SERTİFİKASI 
 
İKİNCİ BÖLÜM ULUSAL VE ULUSLARARASI PAZARLARDA HELAL GIDA 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI VE HELAL GIDA SERTİFİKASI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM GIDA SEKTÖRÜNDE HELAL SERTİFİKALI ÜRÜNLERİN TÜKETİCİ TERCİH VE DAVRANIŞLARINA OLAN ETKİSİNİ BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA TÜRKİYE-İNGİLTERE KARŞILAŞTIRMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90be85ca-12ec-408f-a5a9-cca20f9c57e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Ankira</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Gökhan! 
O gün okulun giriş bölümünde duran Ankara maketine bakıyorduk. Ben, Firuze ve Kemal... Giriş zili çalışmıştı ve herkes sınıflarına girmişti. O sırada bir kedi yanımıza geldi. Kedi Ankira! 
İşte ne olduysa, ondan sonra oldu. Okulun içinde bir fırtına koptu. Ben, Kemal ve Firuze o fırtınanın içinde uçmaya başladık. O an neler olduğunu anlamak mümkün değildi. Gözlerimizi açtığımızda kendimizi hiç bilmediğimiz bir yerde bulduk. Üstelik geri dönebilmek için bulmamız gereken dört şifre vardı. Bir de peşimizde olan Ankira muhafızları... Onlara yakalanmadan dört şifreyi bulmalıydık. 
Fantastik bir diyarda, heyecan dolu bir maceraya var mısın ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e7ab0b-f071-4353-8ab2-4b8360f2f051.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Ekonomik Krizler ve Toparlanma</image:title>
            <image:caption>1.      KRİZLERİN YAPISI 
 
2.      KÜRESEL KRİZLER 
 
3.      ULUSLARAARASI FİNANSAL KRİZLERDEN SONRAKİ TOPARLANMA PERFORMANSINA YÖNELİK MODEL ÇALIŞMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48c65b79-6285-482c-9dd5-6ef83e56c41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğüm</image:title>
            <image:caption>“Perdeyi aralayıp da baktığında ikinci katta olmasına rağmen havada siyah bir silüetin süzüldüğünü gördü. Korkudan perdeyi kapatıp yatağına geçti. Dua okumaya başladı. Tam duasını bitirdiğinde odasının kapısının kolu yukarı aşağı inip kalkmaya başladı. Kapım kilitli değil ki, diye geçirdi içinden.” 
 
Hurra serisinin üçüncü kitabı Düğüm’de Süleyman Mert, Akif Hoca ve Yavuz’un maceralarını anlatmaya kaldığı yerden devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a6daf37-153e-4447-96db-f3db9b3ab737.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Çeviri Dünyası</image:title>
            <image:caption>Sözlü Çeviri Dünyası, bu konu ile ilgili bilinmesi gereken her bir ayrıntıyı anlaşılır bir dille bünyesinde barındırıyor. Melissa Sim Erbil, konuları anlaşılır bir biçimde tasnif ederek bu alanda bilgi sahibi olmak isteyenler için kolay anlaşılır bir başvuru kitabı oluşturuyor. 
 
Yalnızca teknik bilgiler değil, bu sektörde çevirmenlerin karşılarına çıkabilecek problemlerin ve tavsiyelerin de yer aldığı bu kitap, gerek üniversitelerin ilgili bölümlerinde okutulabilecek, gerekse bu alana ilgi duyan herkesin faydalanabileceği nadide bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64fac872-60bd-4d96-8239-a62f3ce56ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambur Balina</image:title>
            <image:caption>Denizin ortasındaki dinginliği olabildiğince bozmadan, beni ürkütmeden sessizce çıkmıştı sudan. Sessizceydi ama sinsice değildi ortaya çıkışı. Birkaç saniye kadar bakıştık, korkup korkmadığımı bakışlarımda sezmeye çalıştı. Korkmadığımı anlayınca daha da yanaştı. Çekingen ve temkinli bir ses tonuyla “Merhaba,” dedi. Korkuyordum ve endişeliydim. Bunu ona belli edip onu cesaretlendirmemek için, ya da bilemiyorum, belki de sadece gururum yüzünden, güvenli ve rahat bir ses tonu ile “Merhaba...” diye karşılık verdim, “Burada ne işin var?” diye de ekledim. Sonra o an ne kadar uzun süreceğini hiç de tahmin edemediğim muhabbetimizi başlatan cümleler dökülmeye başladı. Ağzı oynamıyordu, ama duyabiliyordum, konuşuyordu! 
 
Gökhan Sevim, zihnî karışıklıklar ve çelişkilerle dolu bir kahramanı, olağanüstü tutarlı bir şekilde işleyip, okuru sık sık çelişkilere düşürecek bir kurgu yaratıyor. 
 
Kambur Balina, gerçeğe teğet geçen bir günlük, günlüğe teğet geçen bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352d7aaf-0cdb-493e-9a6a-c48b6585e25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Başla</image:title>
            <image:caption>Senden Başla, yaşanmış bir şifa bulma hikâyesi... Reyhan İldaş kitabında bir taraftan kendi yaşadığı zorluklardan, hayal kırıklıklarından, engellerden bahsederken diğer taraftan kendisinin nasıl dönüştüğünü anlatıyor ve kendisini hayatın içine sıkışmış hisseden herkese ışık oluyor.
 
Kişisel gelişim danışmanı ve ThetaHealing eğitmeni olan Reyhan İldaş, karanlıkla savaşmak  yerine güneşe şarkılar söylemeyi nasıl öğrendiğini anlatırken dar yollara sıkışmış okurlarına rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c03f2cc-4f31-4af1-beed-31d33cb11c49.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Çalışma Hayatının Örgütlenmesi</image:title>
            <image:caption>Tarihsel arka planda çalışma kavramı, içinde bulunduğu çağın tipik özelliklerini yansıtmıştır. Tüm dönemlerin çalışma kavramı ise şu noktada buluşmuştur: Hayatta kalabilmek için çalışmak. Ancak 20. yüzyıl, sözkonusu kavramın farklı bir boyutunu ortaya koymuştur. Bu yüzyılda çalışma, gerek uluslararası gerekse ulusal ortamlarda anayasal bir ilkenin gereği olarak gündemde yerini almaya başlamıştır. 20. yüzyılın sahne olduğu bir diğer gelişme, çalışma hayatının bir organizasyon çemberinde sürdürülmesidir. Anayasalarında çalışma hakkını kabul etmiş tüm devletler için bu organizasyon, çalışma hayatının can damarı sayılmıştır. Bu noktada Türkiye’nin hikâyesi, II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında başlamıştır. Yeni dünya düzeninde konumunu belirlemek üzere harekete geçen Türkiye’nin bu çabaları iç dinamiklerle birleşerek çalışma hayatında önemli sonuçlar doğurmuş, 1945 yılında çalışma hayatının örgütlü dönemi yani Çalışma Bakanlığının kuruluşu gerçekleşmiştir. 

Bu kitap 1945-1983 yılları arasında çalışma hayatının niceliksel ve nitelik bakımından analizini yapmaktadır. Analizde; mevcut iş kolları ve çalışan işçi sayısı, işçi yaşamının maddi idame aracı ücretler, birçok çağın sosyal hastalığı işsizlik, işçi sigortaları, iş uyuşmazlıkları ve uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin rolü, iş kazaları, meslek hastalıkları gibi birçok unsur ele alınmaktadır. Bu unsurların değerlendirilmesi Çalışma Bakanlığın yol gösterici, arabulucu, yapıcı bir rol kazanıp kazanmadığının anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e047a3-35ce-459c-8996-964dbcb2b9cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uluslu Finansal Yönetim</image:title>
            <image:caption>Finans bilim dalı uygulamada doğası gereği uluslararasıdır. Herhangi bir bireyin, işletmenin veya  ülkenin finansının kendi sınırları ve kalıpları içinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Herhangi bir nedenle her birisi, bir başka para birimine, bir başka finans kaynağına, bir başkasının ürününe, bir başkasının kendi ürününü talep etmesine, bir başka devletin kurallarına, bir başkasının taşımacılığına, bir yabancı firmanın sunduğu iletişim imkanına, hukukuna veya korumasına gereksinim duyabilmektedir. 
Profesör Alan Shapiro tarafından engin bir tecrübe ve çok yoğun çalışmadan sonra ortaya konulmuş Çok Uluslu Finansal Yönetim Kitabının finans bilim dalı açısından iki özelliğini vurgulamak isterim: Öncelikle şirketler için klasik finansal yönetimi tam olarak benimsemiş ve bunu en iyi şekilde veren niteliktedir. İkinci olarak da, konunun hangi açılardan nasıl uluslararasılaştığını örnekler ile gayet net ortaya koymaktadır.        
Hal böyle olunca, sürekli değişen gelişen finansal dünyada örnekler ve yöntemler de değişmektedir. Bu da kitabın temel niteliğinin değişmezliğini sağlarken, özellikle yeni ürünlerin, piyasaların, yeni yaklaşımların, yeni ürünlerin ve yeni vaka incelemelerinin eklenmesini gerekli kılıyor. 
Bu kitabın Türkçe’ye çevirisi sadece klasik bir çeviri değildir. Zira, asıl kitabın okuyucusuna verdiği her bir konu Türkiye’deki finansal piyasalar, kurumlar ve ürünler çerçevesinde değerlendirilmekte ve buna göre mümkün olduğunca sade ve anlaşılır bir dil ve terminoloji ile anlatılmaya çalışılmaktadır.  
_Prof. Dr. Oral Erdoğan 
İçindekiler; 
 
Kısım 1:  Uluslararası Finansal Yönetim Ortamı 
Giriş: Çok Uluslu Şirketler ve Finansal Yönetim 
Döviz Kurlarının Belirlenmesi 
Uluslararası Para Sistemi 
Uluslararası Finansta Parite Koşulları ve Döviz Kuru Tahmini 
Ödemeler Dengesi ve Uluslararası Ekonomik Bağlantılar 
Ülke Riski Analizi 
 
Kısım 2:  Döviz Kurları ve Türev Araçları Piyasaları 
Döviz Piyasaları 
Döviz Futures ve Opsiyon Piyasaları 
Swaplar ve Faiz Oranına Bağlı Türev Ürünler 
 
Kısım 3:  Döviz Kuru Risk Yönetimi 
Kur Dönüştürme ve İşlem Riskini (Maruziyetini) Tanımlamak 
Ekonomik Riskin Ölçülmesi ve Yönetilmesi 
 
Kısım 4:  Çok Uluslu Şirketin Finansmanı 
Uluslararası Finansman ve Ulusal Sermaye Piyasaları 
Euro – Pazarlar 
Yabancı Yatırımlar için Sermaye Maliyeti 
 
Kısım 5:  Yabancı Yatırım Analizi 
Uluslararası Portföy Yatırımı 
Şirket Stratejisi ve Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımı 
Çok Uluslu Şirketler için Sermaye Bütçelemesi 
 
Kısım 6:  Çok Uluslu Çalışma Sermayesi Yönetimi 
Dış Ticaretin Finansmanı 
Cari Varlık Yönetimi ve Kısa Vadeli Finansman 
Çok Uluslu Bir Finansman Sistemi Yönetmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9159883b-9ed6-4460-913e-7bfb9bdbe374.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Ülkü’nün Boya Kalemleri</image:title>
            <image:caption>“Atatürk, küçük Ülkü’yü çok seviyordu.
 
Sabah uyanır uyanmaz, Ülkü’yü soruyor, çağrılmasını istiyordu.
Onunla uzun uzun sohbet ediyor, şakalaşıyor, birlikte çeşitli oyunlar oynuyorlardı.
 
Bir sabah Ülkü, Atatürk’ün uyanmasını beklerken onun kahverengi ayakkabılarını siyaha boyamasın mı?
 
Atatürk bunu görünce ne yaptı dersiniz?
 
Çocukların ve çocuklarla birlikte büyüklerin ilgiyle okuyacağı gerçek bir öykü...”
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f8bca6-8d1d-4b73-bc96-046444d26492.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Şarkılar Senin İçin</image:title>
            <image:caption>Lise yılları... Dostluklar... İlk aşklar ve hepsini sarıp sarmalayan müzik.
Yan sırada oturan, birlikte dirsek çürüttüğümüz sınıf arkadaşlarımızı gerçekten yakından tanıyor muyuz?
Peki onların ne kadar farkındayız?
“Bakmak için gözün açık olması yeterlidir. Oysa görmek için beynin de açık olması gerekir. Bakılan yerde, nesnede beyni ilgilendiren bir durum yoksa, yaptığımız iş bakmaktan öteye geçmez. Görmek için bakmak gerekir ama her bakış bize bir şeyler göstermez. Ne gördüğün nasıl baktığına bağlıdır. Her şey bakış açımızı değiştirmekle mümkündür. Penceren kuzeye bakıyorsa, güneşin doğuşunu seyredemezsin...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d1f4e8-996a-4d3f-bb30-449a9c9d03cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sizi, en derindeki yaralarınızın kökenlerini tanımaya ve kendi çocuklarınızı bu yaralardan korumaya dair, etkileyici ve sarsıcı bir yolculuğa davet ediyor. 
 
Çocuk: İçimizdeki Çocuğu İyileştirmek kitabında Osho, çarpıcı üslubu ve farklı yaklaşımıyla çok konuşulacak bir konuya dair fikirlerini ve önerilerini paylaşıyor. Bu yolculukla herkes kendi çocukluk yarasıyla ve ebeveyn olarak çocuklarını nasıl yaralayabileceğiyle yüzleşiyor ve böylelikle nesilden nesle ulaşan bir şifalanma süreci başlıyor. 
 
Bir çocuğa annelik ya da babalık yapmaya hazır mısın? Koşulsuz olarak sevgi vermeye hazır mısın? Çünkü çocuklar senin aracılığınla gelir ama sana ait değildir. Onlara sevgini verebilirsin ama fikirlerini dayatmamalısın. Onlara nevrozlu yönlerini vermemelisin. Onların kendi tarzlarında çiçek açmasına izin verecek misin? Onların kendileri olmasına izin verecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2aa249-7bb7-4997-9f78-b8e0638f7a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağzını Açmayan Robot</image:title>
            <image:caption>Çınar yine macera peşinde! Çınar ve Deniz, Lutan Adası’nda tanıştıkları Nimnim’le beraber
Ağzını Açmayan Robot’ un sırrını keşfe çıkıyorlar.
Daha önce herkesle iletişim kuran robota ne olmuştu? Küsmüş müydü yoksa ağzının içinde herkesten sakladığı bir sürpriz mi vardı? Dahası Çınar bu macerada bir daha göremeyeceğini düşündüğü ve çok özlediği köpeği Karaku’ yu yeniden görebilecek miydi?
Haydi, hep beraber Çınar’ın harika dünyasına gidiyoruz!
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/121f2c71-70a5-49ef-89a4-b8438a423fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Mutlu Türk’üm Diyene –Türk-Müslüman Kimliğinin Müzakeresi–</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, savaştan yenik çıkmış perişan bir halkın ortak bir amaç etrafında kenetlendiğinde neler başarabileceğinin en büyük kanıtlarından biri olmayı sürdürüyor. Peki, halk ‘Türk milli kimliğini’ ne zaman ve nasıl sahiplendi? Resmi tarih, Cumhuriyet’in kuruluşuyla taçlanan süreci, ezelden beri var olan Türk milletinin Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kendine gelişi, ‘uyanışı’ olarak gördü. Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle, Türkleri “seküler” ve “çağdaş” milletler arasına soktuğunu, halka millet bilincini aşıladığını anlattı. 
Gavin D. Brockett, bu süreçte Türk milli kimliğinin ezelden beri var olduğu veya Kemalist elitin çabalarıyla halk tarafından benimsendiği şeklindeki beylik anlatılara meydan okuyor. Halkın milli kimliği sorgusuz sualsiz kabullenmediğini, diğer kimliklerle tartarak, karşılıklı tavizlerin verildiği, uzun ve zorlu bir müzakere sürecinin sonunda benimsediğini gösteriyor. Bu anlamda 1980’lerin ‘Türk-İslam sentezi’ anlayışının çok daha eskilere, çok partili sisteme geçişe kadar gittiğini ortaya koyuyor. Bu süreçte özellikle yerel basının Müslüman bir Türk milli kimliğinin inşasında oynadığı hayati rolü gözler önüne seriyor. Resmi tarih anlatısının aksine Anadolu halkının milli kimlik edinme sürecinde edilgen olmadığını, müzakereci bir fail olduğunu ortaya koyarak merkez/çevre ikiliğinin geçerliliğini de sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7297c18f-49d9-486c-ac1e-4e02d6227d52.jpg</image:loc>
            <image:title>Hidrojen Devrimi</image:title>
            <image:caption>Fosil yakıtların kullanılması sonucu atmosfere salınan CO ve CO2 gibi gazlar Dünya’ya çarpan güneş ışığının gitgide daha büyük kısmının atmosfer içine hapsolmasına ve sonuç olarak küresel ısınmaya yol açıyor. Bu sorunu çözmek istiyorsak enerji üretimi ve tüketimini karbonsuzlaştırmak zorundayız. Çözüm, imalatta, kış ısıtmasında ve ulaşımda enerji kaynağı olarak elektrik kullanmak değil, çünkü elektrik enerjisi üretimi de büyük ölçüde fosil yakıtlara dayalı. Yani tüm otomobiller elektrikli olsa bile küresel ısınmayı engelleyemeyiz. Elektronları karbondan farklı bir elementi yakarak harekete geçirmek gerek. İşte bu element hidrojen. Yakıldığında büyük miktarda enerji açığa çıkarıyor ve atık olarak atmosfere sadece su buharı salıyor. Bu da onu geleceğin yakıtı yapıyor. Hidrojenin, fosil yakıt rezervlerine direkt erişimi olmayan ekonomilere hızla gelişme fırsatı sunması da cabası. 
MarcoAlverà bize mevcut enerji altyapısının yenilenebilir enerji ve hidrojen enerjisi vasıtasıyla karbondan nasıl arındırılabileceğine dair dört dörtlük bir plan sunuyor. 
*** 
“Bu kitap, hidrojenin geleceği hakkında net ve akıl çelen fikirler içeriyor. Hidrojenin tüm dünyanın temiz enerji kullanımına geçmesinde önemli rol oynamasının nasıl sağlanacağı tartışmasını canlandırmaya yardımcı olabilir.” 
—Dr. Fatih Birol 
Uluslararası Enerji Ajansı Yöneticisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa14c50f-800d-4ae2-9646-ea859c167cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 107: Hınç</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito, Güz 2022 sayısında “Hınç” olgusunu ele alıyor. 
 
Güvencesizliğin otoriteryanizmi, ayrımcılığı ve nefret söylemlerini tırmandırdığı, kitlelerin öfke ve hiddetinin manipüle edilerek icat edilmiş̧ “düşmanlara” yöneltildiği ve farklılığa duyulan hıncın ötekileri cezalandırma yolundaki güdüleri canlandırdığı bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan da, neoliberalizmin nihilizmle kesiştiği, hak ve adalet taleplerinin politik doğruculuk yaftası yapıştırılarak değersizleştirildiği bu dönemeçte  bireysel ve toplumsal özgürleşme bağlamında &quot;hınç&quot; olgusuna odaklanan yazılardan oluşuyor Hınç dosyası. 
 
Bu sayının Odak bölümünde, 2012’de kurduğu Crip Magazine’in 5. sayısı 17. İstanbul Bienali kapsamında yayımlayan Eva Egermann’la işbirliği içinde hazırlanmış Sakatlık Söylemleri var. Engelsiz, “sağlıklı” bedenin norm kabul edildiği toplumda, keder ve acıma üreten “engelli” teriminin aksine güçlendirici ve özgürleştirici olan “sakatlık” kavramı ve sakatlık söylemleri üzerinden kültürel temsillerde, sanatta ve düşüncede yeni alanlar açma çabası araştırılıyor bu bölümde. 
Cogito’dan • Hınç ve Özgürlük 
İbrahim Eylem Doğan • Nietzsche, Hınç ve Tinsel Yazgı 
Michael Ure • Hınç/Ressentiment 
Hüseyin Deniz Özcan • Hıncın Tarihi: Nietzsche İsa’ya Karşı 
Wendy Brown • İncinmiş Bağlılıklar 
Sjoerd van Tuinen • Hınç-Ressentiment Kompleksi: Liberal Söylemin Eleştirisi 
Saul Newman • Hınç Siyaseti ve Gönüllü Kölelik Sorunu 
Rahel Jaeggi • Gerileme Tarzları: Hınç Vakası 
Marguerite La Caze • Haset ve Hınç 
Selen Erdoğan • Gölgeler Çekildiğinde Aynaların Serinliğinde 
Odak: Sakatlık Söylemleri 
Doris Arztmann ve Eva Egermann • Söyleşi: Sınıfta Siborglar Var: Beden Heteroglossia’sı ve Sanat Eğitimindeki Kirli Bilgi için Sakat Materyaller 
Shelly L. Tremain • Felsefe ve Sakatlık Dispozitifi 
Lennard Davis • Pandemi Zamanında Biyoiktidarın Derin Yapısı Gözler Önüne Serilir 
Pelin Tan, Aly Patsavas ve Eva Egermann • Söyleşi: Zihnim Yerinde Durmuyor: Arşivleme, ağrı, toplumsal hareketler ve sakat tanıklığı üzerine bir sohbet 
Jonah Garde • Oluş Zamansallıkları Trans(krono)normativite ve Hayali Hormon Zamanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8017675d-1a57-4f3a-827b-1034e0985ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet/Life, Death, Love and Justice</image:title>
            <image:caption>Didem Yazıcı ve Peter Sit küratörlüğünde Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından 15 Eylül 2022 – 2 Ocak 2023 tarihleri arasında düzenlenen “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” segisindeki eserleri ve küratöryel yaklaşımı derinlemesine inceleme şansı sunan bu kitap, güncel sanatın açtığı tartışmalara yeni yaklaşımlarla bakıyor. Kitapta Didem Yazıcı’nın metinlerine Banu Karaca’nın makalesi eşlik ediyor.
Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet, bu dört kavramın hayatımızdaki köklü yeri üzerine düşünmek isteyenlere…
This book provides an opportunity to look at the discussions that were started by contemporary art with a new approach as it offers a chance to examine the works and the curatorial approach of the exhibition “Life, Death, Love and Justice” –curated by Didem Yazıcı and Peter Sit organized by Yapı Kredi Culture Arts and Publishing between September 15, 2022 and January 2, –. Didem Yazacı’s texts are accompanied by Banu Karaca’s article.
Life, Death, Love and Justice is for those who want to think about the deep rooted place these four concepts have in our lives…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0cca8b2-0fb7-4c1e-9f50-ac3f7c88baf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Özel Bir Mektup</image:title>
            <image:caption>Can’ın doğum günü geçmişti. Yılbaşına ise daha çok zaman vardı. Üstelik para toplanmıyordu. Peki bu durumda Can yeni bir bisikleti nasıl alacaktı? Neyse ki ablası kardeşine heyecan verici bir teklifte bulundu. 
 
Astronot Dedem kitabının sevilen yazarı Jonathan Meres’in yazdığı bu samimi hikâyeyi Hannah Coulson resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdadedc7-3f69-49ab-b2a7-f3e5b0237df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ayaklı Bubi – Bir Sümsüğün Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>Çok belli etmese de Bubi’nin kocaman bir kalbi vardı. Bunun da sevimli bir hikâyesi... Ada yetkilileri, farklı kuş türlerini adaya çekebilmek için her yere kuş heykelleri yerleştirmişti. Bubi ise en çok albatros heykelini seviyor, onunla dost olmak için elinden geleni yapıyordu. Ama karşısında bir “taş” vardı. 
  Sümsük Bubi acaba albatros heykeliyle dost olabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/461eff6a-ed37-43af-bed7-65abfd622081.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Türklerin tarih sahnesine ilk çıkışlarından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar süren binlerce yıllık bir tarihi harmanlıyor. Bu uzun yolculuğu devletlerin kuruluş ve yıkılışlarına, antlaşmalara, savaşlara ve sultanların büyük işlerine odaklanmadan sade ve anlaşılır bir şekilde okuyucuya sunuyor. Kültürel ve tarihi meseleleri ön plana çıkarıyor ve okuyucunun Türk tarihini bir bütün olarak görmesine imkân hazırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ad84cc0-2411-4cc7-a2ad-276362eec194.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizm El Rehberi</image:title>
            <image:caption>Yazar bu kitapta otizmli insanların dünyayı nasıl deneyimlediklerini ve niçin bozukluğu olan insanların dünyasına bir pencere açacak düzenli, yapılandırılmış bir ortama gereksinim duyduklarını anlatır. Ayrıca, iletişimi arttırmanın, becerileri geliştirmenin ve sosyal etkileşimi genişletmenin yollarına işaret ederken, aile içindeki gerilimle nasıl başa çıkılacağına dair önerilerde bulunur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0ffd1bc-6723-4781-bdc2-87c57ef5a184.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Makinelere Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar teknolojilerinin hızla geliştiği şu günlerde “yapay zekâ” terimini giderek daha sık duyuyoruz; bilim, sağlık, eğitim, sanayi, eğlence, sanat ve daha nice alanda yapay zekâ uygulamaları gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Peki ama yapay zekâ (YZ) derken tam olarak ne kastediyoruz?
Otuz yıldan uzun süredir YZ araştırmacısı olarak çalışan Michael Wooldridge, bu kitapta bize YZ’nin ne olduğunu ve –belki daha da önemlisi– ne olmadığını açıklıyor. Gerek medyada çıkan sansasyonel haberlerin gerekse yakın gelecekte “bilinçli makinelerin” aramızda olacağını ima eden araştırmacıların aşırı iyimserliğinin yanıltıcı bir tablo çizdiğini vurgulayan Wooldridge, YZ araştırmacılarının gerçekte ne üstünde ve nasıl çalıştığını anlatıyor.
“Makine öğrenmesi” ve “derin öğrenme” nedir? YZ konusunda filmlerde, edebiyatta ve medyada karşılaştığımız “Terminatör” senaryolarının gerçekleşmesi mümkün mü? YZ’de işler nasıl zıvanadan çıkabilir? YZ konusunda gerçekten endişelenmemiz gereken meseleler ve endişelenmemize çok uzun bir zaman hiç gerek olmayan meseleler neler? YZ işimizi elimizden alacak mı ve çalışmanın doğasını nasıl etkileyecek? YZ teknolojilerini kullanmanın insan hakları üstünde nasıl bir etkisi olabilir? YZ sistemlerinin ahlaki fail olarak edimde bulunması mümkün mü? Ve elbette: Makineler düşünebilir ve arzulayabilir mi?
Yapay zekânın geçmişine, mevcut durumuna ve nereye gittiğine dair nesnel bir değerlendirme sunan bu kitabı, konuya ilgi duyan okurlarımıza hararetle tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/024860ec-dc38-48ab-8f75-bce339ef4f78.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünde Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59eb1b1-05af-42d0-a31e-e14abb64fd23.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Aşkta kaybetmek diye bir şey yoktur.” 
 
Zoïle âşık olduğu kadının gönlünü bir türlü kazanamıyor. 
Çünkü o kadın bir başkasına âşık. 
Böylece aklına olabilecek en anlamsız fikirlerden 
biri geliyor: 13.30 uçağını havaya uçurmak. 
Uluslararası bir terörist mi? 
Sayılır. Ama o aşkı uğruna savaşıyor. 
Karşılıksız bir aşk… 
 
Fakat aşkta kaybetmek yoktur. 
Aşkı hissetmek kendi başına öylesine bir tutkudur ki 
neden daha fazlası istenir diye kendine sormalı insan. 
Kaçırdığı uçağı Eyfel Kulesi’ne çarpıp aşkını ispatlamak niyetinde olan Zoïle amacına ulaşabilecek mi? 
 
Amélie Nothomb bu küçük kitapta zihninin parlaklığını 
bir kez daha gözler önüne seriyor. 
 
“Amélie Nothomb yaratıcılığını kullanarak şu karanlık dünyayı biraz olsun aydınlatıyor.” 
—François Busnel, L’Express. 
 
“İsmini Schubert’in yapıtından alan Kış Yolculuğu akıllardan uzun süre çıkmayacak orijinal bir 
tat bırakıyor okurda.” 
—Delphine Peras, Read</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73182d5-2f4a-40cd-ae75-1c700bbe3f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutuplarda Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d7ede7e-1ee1-4de1-bcd9-eb1ea7c75dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşif Zek’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Çocukların anlama, sorgulama, cevapları analiz edebilme yetilerinin, hayattaki başarılarının temeli olduğu, bunu geliştirmenin en güzel yolunun da bu zamanın diliyle yazılmış, çocuklara ulaşan, yaşama ait her bilginin ve her değerin etkili, maceralı ve heyecanlı hikâyeler vasıtasıyla sunulması olduğu kuşkusuz bir gerçektir.
 
Nextron gezegeninin sakini olan Kâşif ZEK, kendisi ve halkı için yaşanacak yeni bir gezegen arayan, yedi yaşında, yarı canlı yarı makine, cesur ve meraklı bir çocuktur. Şekil değiştirebilme, zamanda yolculuk, roketleri sayesinde uçabilme, ortadan kaybolabilme ve düşünce okuyabilme gibi özellikleri ve her bilgiye ulaşabilmesini sağlayan kolundaki bilgi ekranıyla Kâşif ZEK, çocukları sınırsız bir maceraya çağırıyor.
 
Kâşif ZEK, kendisi gibi çocuklara bu dünyanın yapısı, doğal olayları, tarihi ve üretilen tüm değerleri hakkında (kişisel ve sanatsal) basit ve etkileyici bir biçimde tatminkâr bilgiler vermektedir. Diğer taraftan çocukların, etraflarındaki dünyaya olan ilgisini arttırmayı, dünyanın olağanüstü çeşitlilik ve güzelliğini içlerinde hissetmelerini sağlamayı ve bu güzelliklere karşı sorumluluk duygusu geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Gizle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31933f61-31c8-4ebf-b1ac-a8df7414d02b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6416f87c-7e6e-4bc5-8730-4f0e4aadad32.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlikte Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28334d0a-e966-4e76-b7f9-5658c1f6a6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37a1647-fe12-4b74-807f-da07ee7186d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şüphen Mi Var</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; inancın kaba saba sorgulandığı bu modern çağda her kesimden insanın aklına takılan ve kafa karışıklığına sebep olan konuları (soruları) ele almaktadır. Özellikle de kafası karışık, şüphe içinde olan, dine dair zihninde çeşitli anlam boşluğu yaşayan ve Allah&apos;ın varlığı hususunda tereddüt içinde olan kişiler için yazılmıştır. Ayrıca din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri için öğrencilerden gelecek soruların cevaplandırılması hususunda bir kılavuz niteliğindedir. İnsan yaratılışı gereği merak eden, soran ve öğrenme ihtiyacı hisseden bir varlıktır. “Varlık nasıl oluşmuştur? İnsanın dünyadaki değeri nedir? Niçin yaşam var? Neden varız? Niçin evren var? Öldükten sonra ne olacak?” gibi hayati önem taşıyan birçok soruya cevap aramaktadır. Dolayısıyla insanın anlam arayışı hiçbir zaman bitmez. İşte bu kitap, bir nebze de olsa sizlere anlam arayışında yol gösterecek, kafanızdaki şüpheleri ortadan kaldıracak ve yaşamın anlam bilincini aşılayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ab29239-9e66-4d3c-a56b-a298311b8453.jpg</image:loc>
            <image:title>Roro ve Cesaret Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Roro, evinde yaşamaktan çok mutludur. Ancak gün geçtikçe canı sıkılmaya başlar ve istese de evinden çıkmaya bir türlü cesaret edemez. Ta ki o gün gelene dek! Sen de hikâyeyi oku ve Roro’nun hayatının bir anda nasıl değiştiğini öğren…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4132021f-8682-4740-a905-cf061e6eb0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi Sorunu</image:title>
            <image:caption>&quot;...Kerbela bize insan olmanın, kendi gibi insan olmanın, inandığı gibi insan olmanın, inandığı gibi yaşamaya kavilli insan olmanın, Rea Haq inancına ikrar vermiş insan olmanın, nefes alıp verdikçe ödenmesi, göğüslenmesi, yaşanması gereken bedeli oldu hep…&quot; Bu kitap, içerisinden geçtiğimiz sürecin gelişmeleriyle birlikte temel sorunlarından biri olan Alevi meselesini anlamakve yüzleşmek ihtiyacı duyanlar için bir başucu kitabı olacak önemde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da9f1bd-b54e-41ca-a53e-5e9df09d15ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Olmak ve Aşk</image:title>
            <image:caption>Âşık olmak nedir?”
“İki kişiye dayalı kolektif bir hareketin başlangıç evresidir.”
Francesco Alberoni, böyle bir soru-cevapla aşka ve âşık olmaya ayna tutuyor ve âşık olmanın büyük hazzını sosyolojik açıdan irdeliyor. Kolektif hareketleri inceleyen Durkheim’ın görüşlerinin âşık olmak eylemine de uygulanabilir olduğunun altını çizerken bir yandan da Max Weber’in “Ekonomi ve Toplum” adlı eserinde yer alan hayranlık, yaratıcılık ve sadakat konusundaki saptamalarını adeta aşkla bağdaştırıyor.
Yazar bu kitapta, aşkı bilimsel düzlemde ele alırken, gerek edebî, gerek düşünsel, gerekse mistik alanda çok değerli yazar ve unutulmaz kahramanlara da yer veriyor. Mevlânâ’dan Dante’ye, Abelard ve Heloise’den Romeo Juliet’e uzanan aşka dair olağanüstü eserlerden dizeler de örnekleyerek görüşlerini sağlamlaştırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/581f7ced-39b0-4b3a-8ea9-662cea96eeb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Aydınlıktan Söz Et</image:title>
            <image:caption>ran Edebiyatı&apos;nın en önemli isimlerinden biri olan Ahmet Şamlu&apos;nun önde gelen eserlerinden biri: &quot;Bana Aydınlıktan Söz Et&quot;. &quot;Şamlu&apos;nun şiiri bir rivayet şiiridir. Tarihine tanıklık şiiridir. Onun şiiri, ezilmiş, susturulmuş halkın uslanmaz haykıarışıdır. O her zaman özgürlüğün, emeğin ve insan onurunun şiirini söylemiş ve estetik kaygılar onun kendine biçtiği, belki de halkının ona biçtiği bu görevden alıkoymamıştır.&quot; -Haşim Hüsrevşahi- &quot;Benim omuzlarımda bir güvercin var senin ağzından su içer benim omuzlarımda bir güvercin var boğazımı tazeler benim omuzlarımda bir güvercin var ağırbaşlı ve iyi bana aydınlıktan söz eder ve insandan -tüm tanrıların tanrıçası olan ben insanla yıldız dolu sonsuzlukta yürüyorum&quot;
 -Ahmed Şamlu-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d007cb-af36-4694-a22c-d4d441e0bc21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bel- Ami</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda geçen &quot;Bel Ami&quot;, Guy De Maupassant&apos;ın romanından beyazperdeye de uyarlandı. &quot;George Duroy&quot; isimli karakter üzerine kurulu olan roman, bu genç gazetecinin Paris&apos;te çok etkili ve güzel bir kadınla kurduğu ilişki ve acımasızlığı sayesinde şöhret basamaklarını birer birer çıkarak kentin en güçlü adamı haline gelmesinin öyküsünü işliyor. Roman Duroy&apos;un bir arkadaşının eşiyle ilişki kurması ve kadının aksanını düzeltmesine yardımcı olmasıyla başlıyor. Sosyetenin gözbebeği olan bu güçlü kadın daha sonra hayatını Duroy ile birleştiriyor. Gazeteci ve sosyeteden bir kadının yanı sıra başka bir sosyete mensubu kadınla ilişki kurmasıyla gelişen olaylar okuyucuyu farklı bir sona götürüyor.. Şu günlerde sinema salonlarında da filmini izleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5ec5ea-31c8-42ba-bf22-c875bd786aa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyel&apos;in Yas Tutanları</image:title>
            <image:caption>Beyel’in Yas Tutanları, Saedi’nin en önemli eserlerindendir. Toplu öykü formatında yazılan tek bir köyün karanlık serüvenidir anlatılan. Burada yer alan öyküler, İran edebiyatında ve öykücülüğünde büyülü realizmin ilk örneklerinden sayılmaktadır.
Bu eserin dördüncü öyküsü temel alınarak yazılan senaryodan, 1969 yılında sinemaya uyarlanan İnek filmi, Dariyuş Mehrcui’nin usta yönetmenliği ve Ezzetollah Entezami’nin unutulmaz oyunuyla Cannes, Berlin, Moskova, Londra, Los Angeles film festivallerinde gösterime girmiş, önemli eleştiriler almış ve 1971 yılından 32. Venedik Film Festivali’nde ise gümüş levha ödülünü kazanmayı başarmıştır.
“Ramazan kalkıp oturdu, gözyaşlarını yuttu. Güneş yeni ışımış verev vuruyordu ve onların ayakları altında siyah kayalarla kocaman bir uçurum ağız açmıştı. Ramazan, ‘Bak baba! Duyuyor musun? İşte orada!’ dedi.
Muhtar çan sesini duydu. Şoför, ‘Neyi diyorsun?’ diye sordu.
Ramazan, ‘Sen duymuyor musun? Çanların sesini duymuyor musun?’ dedi.
Şoför, ‘Çan sesi mi?’ dedi. ‘Bu taraflarda hiç duyulmaz. Bazen, cırcır böcekleri gelir, cadde kenarında toplanır. O da geceleri yani. Şimdi günün tam ortası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c2c4e7-c345-40b1-a528-318ed1b7d5df.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Haritalara Ağıt</image:title>
            <image:caption>“Deryaları seninle kesiyor yüzüm,
Boğulmuş bir mülteci çocuğunadır harflerim
Aklım hiç aksatmadan dokunuyor yaralarıma
Ateşe dalar gibi
Damar damar keserek,
Silindir gibi üstünden ezip geçerek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365f28b3-484a-494e-8eef-6c9c4989bd0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Şeyhi Hasan Sabbah</image:title>
            <image:caption>İranlı yazar Freidoune Sahebjam romanının ana eksenine onbirinci yüzyılın önemli karakterlerinden Hasan Sabah, Nizamülmülk ve Ömer Hayyam’ı alıyor. Kurgu ve gerçeğin iç içe geçtiği, duygunun ve hırsın bir insanın yüreğinde hangi kapıları açacağına dair bir yol hikayesidir anlatılan. Şiirsel bir gezinti ile tarihin derinliklerinden geçerek kimilerince kahraman, kimilerince cani olarak adlandırılan Hasan Sabah’ın tartışmalı yaşamıdır önümüzde duran.
Verilen sözlerin değeri ile kesişen yollar, fırtına yaratmaya yetmiştir. İşte bu fırtınanın sonucunda sözler unutulmuş ve mücadele başlamıştır. Mücadelenin merkezi Alamut Kalesi’dir. Tarikatın öğretileri ve müritleri burada yetişmiştir. Burada haşhaş ile tanışan müritlerin Hasan Sabah’ın telkinleriyle siyasi cinayetler işledikleri rivayeti günümüze kadar gelmiştir..
Freidoune Sahebjam sadece gizemli bir kahramandan söz etmiyor romanında. Özel bir kahraman da yaratmıyor. Her şey romanın diğer kahramanı olan Ömer Hayyam’ın dizesindeki gibi akmaktadır.
Hayatımın ağacı söküldüğü
Ve vücudum dağıldığı günde,
Kilimden bir kadeh yaparlar belki,
O zaman, şarapla dolu o kadehten
Yeniden doğarım ben de.
Anlatılan tam da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb63d630-9143-47ae-a473-349c97a823d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz - Bir İsyancının İzleri</image:title>
            <image:caption>Kamuoyu onu ilk kez 1966’da tanıdı. Çorumlu elli dört belediye işçisi, yalınayak yürüyerek Çorum’dan İstanbul’a gelmiş, sonra da 31 Ağustos 1966 Çarşamba günü, Türk-İş yöneticilerini kınamak amacıyla Taksim Meydanı’nda eylem yapmıştı. On dokuz yaşında, TİP Üsküdar İlçe Sekreteri olarak katıldığı eylemde gözaltına alınmıştı Deniz. İdam edildiği 6 Mayıs 1972 Cumartesi gününe kadar, sayısız kez gözaltına alınıp tutuklanacaktı.
O, yirmi beş yıllık yaşamını; kaçak olduğu anlar da dahil, adaletsizliğe, sömürüye karşı mücadele etmekle geçirdi. Yaptığı eylemlerle ve darağacında ölümsüzleşen ismiyle, konuk olmadığı ev kalmamıştı. Herkes onu çok sevdi. Aileler doğan çocuklarına onun ismini verdi.
Deniz, bir bakıyorsunuz üniversite reformu için işgal başlatıyor, bir bakıyorsunuz politik iktidarı Atatürk’e şikâyet etmek amacıyla Samsun-Ankara yürüyüşünde; bir bakıyorsunuz bir panelde
sosyalizmin sorunlarını tartışıyor, bir bakıyorsunuz ABD Büyükelçisi Komer’i kınama eyleminde gözaltına alınmış… Beyazıt Meydanı’nda polisle çatışan da o, Filistin’e gerilla eğitimi almaya giden de; Ho Chi Minh’i anma toplantısında konuşmacı, ABD Büyükelçiliği önünde nöbet tutan iki polise ateş açarak yaralayan eylemci, dört ABD’li askeri arkadaşlarıyla kaçıran bir militan… Evet, Şarkışla’da silahlı çatışma sonunda yakalanan da, tutukluyken 1961 Anayasası’nın değiştirilmesini kınamak amacıyla açlık grevine giden de o…
Her olayda ismi geçiyor. Tanısın tanımasın herkes onun hakkında bir şeyler anlatıyor. Bu nedenle, kamuoyu onu yaşarken bir efsane haline getiriyor, idam edildiğinde öldüğüne uzun süre inanamıyor.
Bugün, Deniz Gezmiş posterleri, antiemperyalist gösterilerin vazgeçilmez görüntülerinden biri... Devrimci gençler, onun fotoğrafının basıldığı tişörtleri giyiyor.
Denizler çoğalıyor, okyanus oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a919f46-e68c-4375-b5d9-87ce76cbe23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Dalgasıyım</image:title>
            <image:caption>Bir çok ünlü sanatçı tarafından seslendirilen Mehmet Özcan şiirlerinden bazıları şunlardır: Denizlerin Dalgasıyım, Sivas&apos;ın Yollarında, Dağların Eteği Kardır, Arguvanlım, Mercan Dağları, Derdi Güzel, Hak Can İçinde, Güneşin Çocukları, Vurdun Vurdun gibi dilden dile, gönülden gönülle dolaşan önemli bestelere imza atmıştır. Bestelerini; Ferhat Tunç, Yusuf Hayaloğlu, İbrahim Tatlıses, Selda Bağcan, Emre Saltık, Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan, Seher Dilovan, Alişan, Ceylan, Yılmaz Çelik, Arzu Şahin, Abidin Biter, Gülcihan Koç, Serpil Sarı, Erensoy Akkaya, Songül Karlı, Türkü?, Metin Karataş, Seyfi Doğanay gibi önemli isimler okumuştur. Mehmet Özcan, sanatsal çalışmalarına İstanbul&apos;dadevam etmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66bc73a7-6efd-474a-aca4-ee414bb6b999.jpg</image:loc>
            <image:title>Dereköy (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dereköy kitabını iki açıdan düşünmek mümkün. Hem bir vefa kitabı olması, hem de Dersim inanç ve kültürüne dair ipuçları veren bir pazılın parçalarından biri olması… Bir köyden, bir köyün hikayesinden Dersim kültürüne dair ipuçları veriliyor burada. Her şeyden bir parça bulmak mümkün. Dün nasıldık, bugünlere nasıl gelindi? Bazı izler neden okunmuyor artık? Yaptığımız, bu izlerin peşinden gitmek.
Değerlerimizi bir bir kaybedince elimizi çabuk tutmamız gerektiğini anlamıştık. Çünkü bellek denen şey zamanın o geniş hallerinde eriyip gidiyor ve geriye saatin sınırlı anı kalıyordu. Geçmişimizi en küçük yerleşim birimindeki yaşamdan başlayıp kayıt altına almamız gerektiğinin altını çizmekle kalmayıp, bütüne doğru bir anlam taşıyoruz Dereköy’ün hikayesiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93be0258-ad92-4d2f-a837-e47ce81b8e85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim Kültür Sanat İçinde</image:title>
            <image:caption>Dersim, tarihin ve zamanın sağaltamadığı bir yaradır. Kuşkusuz bu yaranın en çok kanadığı dönem 1938&apos;dir. Otuz Sekiz, insanlığın vahşet tarihinde yer alan büyük bir kırılma olarak okunmalıdır. Yazar bu çalışmasında, dağın rüzgarla olan muhalefetiyle; suyun toprakla birleşen bereketini, ontolojik düzlemde buluşturan Dersim&apos;in kültürel kodlarını irdelemiştir. Ayrıca ideolojik, statükocu bakış açısıyla üretilenle, insani olanın görünür kılınma çabasına ışık tutulup; Dersim&apos;in şiir, roman, öykü, karikatür ve sinemadaki yerinin ne olduğu anlaşılır kılınmıştır. Dersim Kültür Sanat İçinde, oralı bir şairin izlenimleri ve incelemelerini vicdani olanaklar ölçüsünde okura gösterme çabasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b09ade5-6f95-40ab-ad89-94fe30c32ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikte ve Köşe</image:title>
            <image:caption>Gulam Hüseyin Saedi (1935-1985) İran’ın modern dramatik edebiyatının temelini atan yazarlardan birisidir. Bugüne kadar birkaç romanıyla toplu öyküleri Türkiye’de yayınlanmış olsa da, tiyatro eserleri tanınmamıştır. Sâedi’nin “Beyel’in Yas Tutanları” adlı eseri yayınevimiz tarafından yayınlanmıştır.
Elinizdeki kitapta, Gulam Hüseyin Saedi’nin kısa fakat siyasi oyunlarından ikisini Türkiye tiyatrosuna sunmaktayız. Bu evrensel yazarın diğer oyunlarının da Türkçe’ye çevrilip sahnelenmesini diliyoruz.
Haşim Hüsrevşahi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a63522-0285-4bf2-9834-3ed112c4ee1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunayda Kızıl Tef Çalan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Tef çalarak çağırır, tef çalarak göndeririz. O tef kadınların ellerindedir şimdi! Kadınlar toplumun karanlıklarını aydınlatan dolunaylar olarak, ellerinde tuttukları kanlı dolunay tefini çalarak uyandırıyor hepimizi. Kadın parmaklarının her darbesi yüreğinin vuruşlarını serpiyor gerilen dolunay tefine! Bu kanlı tef hepimizindir. Bu kanlı tef hepimizin gökyüzünden akar. Bu kızıl tef hepimizin yaşamındadır. Ve yaşam şimdilerde kan seli gibi akıp gidiyor, senin dışında ve benim dışımda ve biz onun içindeyken.”
Bu seçkinin bir araya getirilişinin gayesi şiiri yazan İran kadının dizelerinden örneklemedir. Aynı zamanda kadınların duruşunun bir ifadesidir. Dişil sesin yaratıcı çığlığıdır. Bu şiirlerin “dili” farklı da olsa İran kadınının sesi olması dolayısıyla önemlidir. Ancak bu seçki sadece İranlı kadın şairlerin sesi olarak okunmamalıdır. Yeryüzünde her cephede en ön safta yer alan kadınların direnişi ve onuru olarak okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc3f121-a129-47a0-b0ba-f9d05c9ed460.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Şekillendiren Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefi sorgulama tüm insan bilgisinin köküdür. Felsefe, yeni kavramlar geliştirerek, eski hakikatleri yeniden yorumlayarak ve temel soruları yeniden kavramsallaştırarak, iki bin yıldan daha uzun bir süredir ilerlemiş ve insan gelişiminde itici güç olmuştur. Kısacası, biz felsefenin şekillendirdiği bir dünya üzerinde yaşarız. Scott Soames, felsefenin dünyayı şekillendiren etkilerini anlattığı bu özlü tarihte felsefe alanındaki ilerlemeler olmaksızın çağdaş dünyanın olanaklı olmayacağını basitçe ortaya koymuştur.
Soames felsefenin fildişi kule düşüncesi olarak yanlış bir şekilde kavramsallaştırılmasını çürüterek, onun hukuk, mantık, psikoloji, ekonomi, görelilik ve mantıklı karar verme teorisi gibi çeşitli alanlarda yaptığı önemli katkıların izini sürmüştür. Kitap antik Yunan felsefesinin devlerinden başlayarak ortaçağ ve erken çağdaş dönemden günümüze kadar büyük düşünürlerin tarihini aktarır. Kitapta felsefenin kendimizi anlamamızın yanı sıra dilimizi, bilimi, matematiği, dini, kültürü, ahlakı, eğitimi ve politikayı nasıl şekillendirdiği anlatılmaktadır.
“Her ne kadar, her zaman farkında olmasak ve bizi nasıl etkilediğini bilmesek bile, felsefe her yerdedir. Scott Soames felsefenin yalnızca fildişi kule için uygun olan soyutlamalar içermediğini, bunun yerine entelektüel ilgi alanlarımız ve gündelik yaşantımız içinde canlı bir şekilde etkileşimde bulunmayı sürdürdüğünü ifade eder. Bu, felsefenin anlatılması gereken bir öyküsüdür.”
—Sean Carroll, Büyük Resim: Hayatın Kökenleri, Anlam ve Evrenin Kendisi Üzerine kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce921ed9-550b-4b48-9887-e99851dde2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Olmanın Tehlikeleri</image:title>
            <image:caption>Bugün erkekle kadın arasındaki büyük bir fark, kadınların en azındanbaskı altında olduklarını biliyor olmalarıdır.Erkeklere küçük yaştan itibaren, dünyanın “erkeklerin dünyası” olduğu,ayrıcalıklı cins oldukları söylenip durur.Sahip oldukları “ayrıcalıklar” arasında sürekli derinleşen hayalkırıklıklarıyla, tükenmişlikle ve yalnızlıkla dolu bir hayatı yaşama vekadın muhataplarından çok önce göçüp gitme ayrıcalığının dabulunduğunu keşfettiklerinde, çoğu kez çok geç kalmış oluyorlar.
Erkekleri ebeveynleri yetiştiriyor, toplum şartlandırıyor, annesi (birkadın), bir aşık, koca, baba, evin ekmeğini kazanan güçlü ve sessiz adamolmaya özendiriyor. Tüm bu katı rollerin yerine getirilmesi imkansızbeklentileri ise, erkeği duygusal açıdan kötürüm ediyor ve sonundaerken yaşta ölüp gitmesine neden oluyor.Erkekseniz, bu kitabı okuduğunuzda, kendinizi, içinde bulunduğunuz tehlikeleri, erkek” olmak için ödediğiniz bedeli kavrayacaksınız.
Hayatında bir erkeği seven bir kadınsanız, kitabı okuyacak ve onun daokumasını isteyeceksiniz.Erkek Olmanın Tehlikeleri“Kadın hareketine karşılık olarak erkekteki yeni bir olgunluk düzeyiniyansıtmakta... Erkeğin kendi bedeniyle ve kendi duygularıyla tekrarbağ kurmasını sağlamakta ve kendi Eğilimlerine güvenini tekrarkazandırmaktadır.”
Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e2d8c4-0ea4-4396-b2d9-3a7eedb84e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Gerçekten Ne İster</image:title>
            <image:caption>Dr. Herb Goldberg
Sürekli dile getirilen bir soruyu soruyor:
Erkekler sevebilir mi?
“Bir kadın ne kadar çok ya da az seviyorsa, erkek de kendince o kadar sever. Geleneksel ilişki değerlendirmesi standartlarının, kadının seven taraf olduğunu düşündürmesine rağmen, bu böyledir. Kadın erkeği sevmek istiyorsa, ilk önce erkeğin gerçekliğini ve kadının bu gerçeklik üzerindeki etkisini bilmesi gerekir.
Bu kitap, kadınları kendi açıklamalarının ve erkeklere yönelik tepkilerinin ötesine geçerek, erkeğe erkeğin gözüyle ve iç gerçekliğiyle bakmaya davet ediyor.
Erkeğin en iyi aşk potansiyeli, henüz açığa çıkarılabilmiş değildir.”
Yazar, erkekle kadının birbirini onca yanlış anlama ve içerlemeden uzak, birbirlerini gerçekten nasıl anlayabileceğini, beraber olmaktan nasıl zevk alabileceklerini ortaya koyuyor.
Erkekler gerçekten ne ister?
Hayatında bir erkeği seven her kadın… Ve bir kadınla daha yakın ve daha özel bir ilişki isteyen her erkeğin okuması gereken bir kitap…
Psikolog Herb Goldberg, Amerika’nın en çok okunan yazarlarından biridir. Eserleri uzun süre liste başı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6935b4e7-00ec-415f-972d-4c619ec77199.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Av Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda kat kat karla kaplanmıştı. Kar yüzünden, aşağıdaki uçurumun dibini bile göremiyorduk. Tüfeklerimizin dipçiğiyle karı yararak, yükseklere doğru tırmanıyorduk. bu yürüyüş oldukça eziyetliydi ve bir arada yürümek çok zor oluyordu; bu yüzden yola ayrı ayrı devam etmeye karar verdik. Dağın zirvesine çıktığımda gördüğüm manzara karşısında meredeyse aklımı oynatacaktım. Parlak ve güneşli bir gündü. Güneş altındaki karın ışıltılı yansımaları, dağlara sanki pırlantayla kaplıymış havası veriyordu. Ayaklarımın altında Lori Vadisi uzanıyor, karşımda ise Büyük Kafkasların en yüksek doruklarından biri yokseliyordu. Vanu amca, bu dağın Kazbek Dağı olduğunu söylemişti. Arkama doğru baktığımda; geçtiğimiz ormanları, uçurumları, hatta Kura Irmağı&apos;nı bile görebiliyordum. Güneyde Ararat Dağı&apos;nın karlı tepeleri, hemen yanında ise sanki gökten yere inmiş bir parça gibi, Sevan Gölü vardı. Zirveden Kafkasya&apos;nın tamamını seyrederken, dünyada böylesine muhteşem bir başka manzara olmadığına kesinlikle emindim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca3755b2-d825-4959-9329-43b64ad89237.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümrük Skandalları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yazılanlar, bir hikâye, roman ya da masal
değildir!
Bu kitap; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda,
İstanbul Gümrükleri ile Gümrük Muhafaza Kaçakçılık
ve İstihbarat Teşkilatı’nda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ile Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nde ve de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yapılan yanlışlıkları ve yanlış yapanları tespit eden ve ortaya koyan değerli bir çalışmanın ürünüdür.
Bu kitap, bir nevi iddianamedir; bir suç örgütünü
doğrudan ortaya çıkartan ve FETÖ Terör Örgütü ile
bağlantılı Gümrük kadrolarını da içeren bir belgeseldir.
Bu kitap, Gümrük tarihine düşülmüş önemli bir nottur!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b5564f-fa67-4fb1-8de3-12e5739daaf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Sen Hiç Olmayacak Bir Şeydin</image:title>
            <image:caption>Be Doktor
Kurt kuş masalları bu be doktor
Ay ışığı akıyor kurnadan ben şimdi uyuyamam
Ayakkabımda küçük bir kedi uyuyor evime gidemem
Yolları kaybettim evim hangi yıldızda bulamam
Bulsam da taşa çalmışım anahtarı eve giremem
Neyi fark ettim be doktor sen bilirsin
Yeryüzünde bir yara gibi duruyor bu insanlar
Acı sular geçiyor evlerinin altından
Üstlerinden muhteşem yıldızlar
Kurt kuş masallarını yatak yorgan yapmışlar
Bir dünyalık yol gidiyorlar
Nereye gider bu insanlar doktor nereye gitmeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c78c413-6b18-4b16-8627-e11c7b986d72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattan Yabancılaşmış</image:title>
            <image:caption>Bilincimiz ve Gerçekliğimiz krizler, nefret, aşırılıklar ve şiddet tarafından yönetilir, hatta insanı hor görür. Bilimsel bulgular, teknoloji ve bilgisayar teknolojisi bilimi bizi etkiler, kontrol eder ve âdeta emreder. Soyut bilinç bizi durdurulamaz bir şekilde hayattan uzaklaştırır. Gerçeklik duygusu ve diğer insanlar için merhamet, doğal olmayan ve artık insan olmayan bir bilinç tarafından daha fazla değersizleştirilir ve bastırılır. Bu yüzden artık kendi kendini yok eden Eylemlerimizin kökenini fark edemiyoruz.
Ama yine de Empatik bilinç yaşam yolunu yeniden keşfetmemize izin verecektir.
“Hayattan Yabancılaşmış” psikolojik uzmanlık, felsefi ve tarihsel arka plan, politik konular, bilimsel çalışmalar ve de eğitim -pratik açıklamalarla iç içe geçmiş güncel fenomenlerin başarılı bir kompozisyonudur. Kitap okuru etkileyici ve düşünceli bir şekilde geride bırakan bir roman gibi peşi sıra sürüklüyor. Arno Gruen’in taşıdığı özüne karşı düşünceli tutumundan, yazarken oluşturduğu arka plan bilgisinden ve kombinasyon yeteneğinden çok etkilendim.
Psikolog Dr Kirsten Oleimeulen- Akredite sağlık psikolojisi ve Önleme psikoloğu (BDP)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cec239b-b023-483c-9f5e-ac77f097a764.jpg</image:loc>
            <image:title>Hestır Mezal Nedane</image:title>
            <image:caption>Sene oxto daye, rıcıyo ro asmen, koyi biye vırqoşi, na sene dinawa? Sere hardide weşiya can-u royi, biya hesa verg-u heso. Dereyi derxoney biye rae olağe dızdo, cendege cenco biye werde lüyo khuzo.
Daye sere dinade di chekuye hewl ne mande ke tore vaci. Mı zerre xo kerd vıla, hewne xo kerd letey, porre mı bi shıpe, kameci hetra şeker domani berbene.
Ni dıre qeseyi mı roye xora qerefit, zerre xora ruchkıt, bıne zone xode dard we. Qemıse cı nebiyo caede roni.
Daye!
Tı delaliya,
Tı zelaliya
Tı cane Oliya
Ez qurban,
Dina mı tıya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab9b542-cd56-484d-b166-d6666defba90.jpg</image:loc>
            <image:title>Baştan Çıkarmanın Gücü</image:title>
            <image:caption>Teslimiyet ve açık olmak işe yarasaydı, 
aşkta bu kadar çok acı çekilmezdi... 
Baştan çıkarma yaratıcılık işidir, ruha dokunmaktır. 
Baştan çıkarmak, saflık ve samimiyetin de içine damlatıldığı farklı bir gizem yolculuğudur. 
 
Aldatıldın, kandırıldın, terk edildin, ikinci kadın oldun... 
Seninle ara sıra görüştü ama ilişkiye yanaşmadı... 
Başta peşindeydi, artık seni arzulamıyor... 
Ya da evli birinin tuzağına düştün... 
 
Sen, aşkın kurallarını keşfedemiyorsun. 
Onu baştan çıkar, senin olsun… 
 
Öncelikle 2 S Kuralını öğreneceksin; “Saf ve Seksi” olmayı... 
İma etme sanatını kavrayacaksın. 
Manevra yapmada ustalaşacaksın. 
Karmaşık olmanın cazibesini keşfedeceksin. 
Kendin gibi “Aşk Kurbanları”nı okudukça, hatalarınla yüzleşeceksin. 
Bazen ruhun gizemine, tılsımların çekiciliğine, risklere kendini bırakacaksın. 
“Dünyanın En Ünlü Baştan Çıkaranları” bu yolculukta seninle olacak... 
 
Kişilere değil, gerçekte aşkın kendisine âşık oluruz. 
Ona değil, onun verdiklerine kapılırız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0161e6db-9faa-4c1d-b963-8de226c29a52.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel ve Takım Sporcularında Tepkisellik ve Sportmenlik Davranışları</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Spor 
1.2. Empati 
1.3. Tepkisellik Kavramı 
1.4. Sportmenlik Kavramı 
 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1. Araştırmanın Yöntemi 
2.2. Evren ve Örneklem 
2.2.1. Evren 
2.2.2. Örneklem 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Kişilerarası Tepkisellik İndeksi (IRI) 
2.3.2. Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği (MSOS) 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER 
7. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46ae5e11-b4b5-4ece-b500-93443a2d3c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Antrenörlerde Algılanan Stres Özyeterlilik ve Yaşam Doyumu</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Spor 
1.1.1. Sporun Tarihsel Gelişimi 
1.1.2. Sporun Tanımı 
1.1.3. Sporun Önemi ve Amacı 
1.1.4. Bireysel Spor ve Takım Sporu Kavramları 
1.1.4.1. Bireysel Sporlar 
1.1.4.2. Takım Sporları 
1.2. Antrenör 
1.2.1. Antrenör Tanımı 
1.2.2. Antrenörlerin Sahip Olması Gereken Özellikleri 
1.2.2.1. Antrenörlerin Entelektüel Özellikleri 
1.2.2.2. Antrenörlerin Sosyal Özellikleri 
1.2.2.3. Antrenörlerin Psikolojik Özellikleri 
1.2.2.4. Antrenörlerin Karakter Özellikleri 
1.2.3. Antrenörlerin Görevleri 
1.2.4. Antrenör Tipleri ve Özellikleri 
1.2.4.1. Aşırı Disiplinli ve Otoriter Antrenörler 
1.2.4.2. Uysal ve İyi Huylu Antrenörler 
1.2.4.3. Gergin ve Hareketli Antrenörler 
1.2.4.4. Gevşek Antrenörler 
1.2.4.5. İş Yapar Görünüşlü ve Gayretli Antrenörler 
1.2.5. Antrenör Sporcu İlişkisi 
1.3. Stres 
1.3.1. Stres Kavramının Gelişimi ve Tanımı 
1.3.2. Stresin Aşamaları 
1.3.2.1. Alarm Aşaması 
1.3.2.2. Direnme Aşaması 
1.3.2.3. Tükenme Aşaması 
1.3.3. Stresin Belirtileri 
1.3.3.1. Fiziksel Belirtiler 
1.3.3.2. Psikolojik Belirtiler 
1.3.3.3. Davranışsal Belirtiler 
1.3.4. Stres Kaynakları 
1.3.4.1. Bireysel Stres Kaynakları 
1.3.4.2. Çevresel Stres Kaynakları 
1.3.4.3. Örgütsel Stres Kaynakları 
1.3.5. Stres Türleri 
1.3.5.1. Olumlu (Yapıcı) ve Olumsuz (Yıkıcı) Stres 
1.3.5.2. Kısa Süreli (Akut) ve Uzun Süreli (Kronik) Stres 
1.3.6. Spor ve Stres İlişkisi 
1.4. Öz Yeterlilik 
1.4.1. Öz Yeterliliğin Kaynakları 
1.4.1.1. Doğrudan Yaşantılar 
1.4.1.2. Dolaylı Yaşantılar 
1.4.1.3. Sözel İkna 
1.4.1.4. Fizyolojik ve Psikolojik Durumlar 
.4.2. Öz Yeterliliğin Süreçleri 
1.4.2.1. Bilişsel Süreç 
1.4.2.2. Motivasyonel Süreç 
1.4.2.3. Duyuşsal Süreç 
1.4.2.4. Seçimsel Süreç 
1.4.3. Öz Yeterliliği Düşük Olan Bireylerin Özellikleri 
1.4.4. Öz Yeterliliği Yüksek Olan Bireylerin Özellikleri 
1.4.5. Spor ve Öz Yeterlilik 
1.5. Yaşam Doyumu 
1.5.1. Yaşam Doyumu Kavramı ve Tanımı 
1.5.2. Yaşam Doyumunu Etkileyen Faktörler 
1.5.3. Yaşam Doyumu Kuramları 
1.5.3.1. Ereksel Kuram 
1.5.3.2. Yargı Kuramı 
1.5.3.3. Etkinlik Kuramı 
1.5.3.4. Tavandan Tabana ve Tabandan Tavana Kuramı 
1.5.3.5. Bağ Kuramı 
1.5.4. Spor ve Yaşam Doyumu 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
2.1. Araştırmanın Yöntemi 
2.2. Evren ve Örneklem 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) 
 2.3.2. Genel Öz Yeterlilik Ölçeği (GÖÖ) 
2.3.3. Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER 
7. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f2cc979-ba86-442a-a922-ebc2ec797c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcularda Zihinsel Dayanıklılık ve Öz Yeterlilik</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Spor ve Egzersiz Kavramları 
2.1.1. Spor Kavramı 
2.1.1.1. Sporun Psikolojik Faydaları 
2.1.2. Egzersiz Kavramı 
2.1.2.1. Egzersizin Psikolojik Faydaları 
2.2. Spor ve Egzersiz Psikolojisi 
2.2.1. Psikoloji 
2.2.2. Pozitif Psikoloji 
2.2.3. Spor ve Egzersiz Psikolojisi 
2.3. Zihinsel Dayanıklılık 
2.3.1. Sporda Zihinsel Dayanıklılık 
2.4. Öz Yeterlik Kavramı 
2.4.1. Sosyal Bilişsel Kuram 
2.4.2. Öz Yeterlik 
2.4.3. Spor ve Öz Yeterlik 
2.4.4. Öz Yeterlik ile İlgili Kuramlar 
2.4.4.1. Bandura’nın Öz Yeterlik Kuramı 
2.4.4.2. Harter’ın Öz Yeterlik Kuramı 
3. MATERYAL VE YÖNTEM 
3.1. Araştırma Modeli 
3.2. Araştırma Grubu 
3.3. Veri Toplama Araçları 
3.4. Verileri Toplama Yöntemi 
3.5. Verilerin Analizi 
 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
7. KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1667765-2a04-439f-985c-8c8fdababc01.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Mesleği ve Yeni Teknolojiler</image:title>
            <image:caption>1. MUHASEBE MESLEĞİ VE YENİ TEKNOLOJİLER 
1.1. 3D Baskı Teknolojisi 
1.2. Bulut Sistemi (Teknolojisi) 
1.3. Blockchain Teknolojisi 
1.4. Siber Güvenlik 
1.5. Big Data 
1.6. Nesnelerin İnterneti 
1.7. Radyo Frekansı Tanımlama Teknolojisi 
1.8. Artırılmış Gerçeklik 
1.9. Robot Teknolojisi 
1.10. Muhasebede Yazımlar 
1.11. Sanayi 1.0 
1.12. Sanayi 2.0 
1.13. Sanayi 3.0 
1.14. Sanayi 4.0 
1.15. Toplum 5.0</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b6d4b4-9d65-4ed2-8784-675345444322.jpg</image:loc>
            <image:title>Exhibiting Architecture through Installations</image:title>
            <image:caption>I.                    Introduction 
II.                 Installations: Between Architecture and Art 
III.              Site, Place, and Space: The Invaded Field of Architecture 
IV.              ‘Installations’ in the “Expanded Field” 
V.                Challenging the Concept of ‘Museum’: Institute for Art and Urban Resources 
VI.              Exhibition Practices of Alanna Heiss 
VII.           Modern Museum as the “White Cube” 
VIII.        Architectural Installations 
IX.              Architectural Installations in the Twentieth Century 
X.                The Merger of MoMA and P.S.1 Contemporary Art Center 
XI.              The Inception of the Young Architects Program 
XII.           İstanbul Modern Young Architects Program 
XIII.        Conclusion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84099e1b-f7ee-4911-bfbd-c24c79b5a153.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık ve Fitness Tesislerinde Risk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>GİRİŞ 
KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
Risk Kavramı 
Risk Yönetimi 
·         Risk yönetiminin önemi 
·         Risk yönetimi eylem planı 
·         Risk analizi teknikleri 
·         Risk yönetimi uygulamalarının yararları 
Sağlık ve Fitness Sektörü 
·         Sağlık ve fitness sektöründe risk yönetimi 
·         Sağlık ve fitness tesislerinde potansiyel risk alanları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc0a793a-6ade-400c-9a7f-1cba13fb57ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Treaty Interpretation by the IACtHR and the ECtHR</image:title>
            <image:caption>CHAPTER 1 
1.1. Theoretical Aspects of Article 31(3)(c) 
1.2. Article 31(3)(c): Intention, Interpretation and Scope 
1.3. The Temporal Element 
1.4. ‘The Parties’ 
 
CHAPTER 2 
Section 1- References to Article 31(3)(c) in the Case Law of the European Court of Human Rights 
2.1.1. Golder v The United Kingdom 
2.1.2. Banković et al v Belgium and 16 other States 
2.1.3. The ‘State Immunity’ Cases 
2.1.4. Mamatkulov and Askarov v Turkey 
2.1.5. Bosphorus Hava Yolları Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi v Ireland 
2.1.6. Behrami and Behrami v France 
2.1.7. Demir and Baykara v Turkey 
2.1.8. Rantsev v Cyprus and Russia 
2.1.9. Nada v Switzerland 
2.1.9.A. International System European Subsystem v Broader International System 
2.1.9.B. Systemic Integration in a Pluralistic Context: Static v Dynamic Integration 
2.1.9.C. Review of the Acts of the UNSC and the Hierarchy of Rules 
2.1.10. The ‘Child Abduction’ Cases 
Section 2- The ECtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.2.1. Special Characteristics of Human Rights Treaties and the Vienna Rules of Interpretation 
2.2.2. ECHR’s Application of Article 31(3)(c) 
2.2.3. Special or Pointless? 
2.2.4. Inconsistent Referencing 
2.2.5. The Spectrum of Relevant Rules 
2.2.6. Evolutive Interpretation 
2.2.7. The Functions of Article 31(3)(c) 
2.2.8. Conclusion 
Section 3-References to Article 31(3)(c) in the Case Law of the Inter-American Court of Human Rights 
2.3.1. The “Street Children” (Villagrán Morales et al.) v. Guatemala 
2.3.1.A. The UN Convention on the Rights of the Child: the duty to prevent juvenile crimes and the duty to rehabilitate 
2.3.2. The Gomez Paquiyauri Brothers vs Peru 
2.3.3. Children’s rights 
2.3.4. Serrano Cruz Sisters v. El Salvador 
2.3.5. Ituango Massacres v. Colombia 
2.3.6. Indigenous Peoples’ Right to Ancestral Lands 
2.3.6.A. Indigenous Peoples’ Land Rights: The Question Of ‘Consultation’ v. ‘Consent’ 
2.3.6.B. Systemic Interpretation of Article 21 of the Convention 
Section 4-The IACtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.4.1. The IACtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.4.2. Interpreting The ACHR Specific Rules on Treaty Interpretation 
2.4.3. Evolutive Interpretation 
2.4.4. The Use of External Sources as Interpretive Tools 
2.4.5. Soft Law 
2.4.6. Non-Ratified Treaties 
2.4.7. Convergence with International Humanitarian Law 
2.4.8. Legitimacy of Cross-Referencing? 
2.4.9. Use of Non-Binding External Instruments 
2.4.10. Universalism v Consensus 
2.4.11. Conclusion 
 
CHAPTER 3 
3.1. The MFP Clause in Human Rights Treaties 
3.2. The MFP Clause in Theory 
3.3. The Function of the Clause 
3.4. The MFP Clause in Practice 
3.5. A New Way to Apply to Clause 
3.6. Conclusion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ec6e55c-ec60-4f21-99b2-1ee5a913d4a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Sezgisel Çarpanları</image:title>
            <image:caption>Zamanın birinde, birbirini çok seven bir adam ve bir kadın varmış. Kadın özgür olmak istiyormuş! Adam ise, kadını büyütmek… 
Adam, kadına yazmayı öğretmiş, büyüsün diye…       
Ona kanatlarını vermiş, uçmayı öğrenip, özgür olabilsin diye… 
Ondan söz istemiş, uçmayı öğrendiğinde, gökyüzünü bizim için keşfedeceksin… 
Ve bir gün yazmayı öğrendiğinde, bizi yazacaksın. Birbirini çok seven bir adam ve bir kadının öyküsünü yazacaksın… 
Kadın söz vermiş… 
Adam gitmiş, kadın kalmış… 
Kadın sözünü tutmuş… 
Kanatlarını kalbine takmış ve uçmayı öğrenmiş. 
Giden adam için, iki kişilik yaşamayı öğrenmiş. Gördüğü bütün güzelliklere iki kişinin gözüyle bakmayı öğrenmiş. Gökyüzünü keşfederken, kalbi hep iki kişilik atmış… 
Adam gitmiş, kadın büyümüş ve sözünü tutmuş… 
Bu kitap, birbirini gerçekten bütün imkânsızlıklara rağmen çok seven bir adam ve bir kadının gerçek hikâyesinden esinlenilmiştir. İki kadın bir adamdan, iki adam bir kadın öyküsüne evrilen bu hikâye de Serra ve Sezgin’in aşklarına şahitlik ederken, Aşk’ı ve Aşk’la beraber gelen bütün duyguları yeniden tanımlayacaksınız. 
Serra, Sezgin, Efsun ve Toprak’ın birbirinin içine geçmiş hikâyelerini okurken sizde kalbinizin yerinden söküldüğünü hissedecek. Ve kendinize şu soruyu soracaksınız; “Aşk gerçekten kaç bilinmeyenli bir denklem?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5773b435-903e-4d3b-9c48-d1906bc699a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Okulunda Ruhun Devrimi</image:title>
            <image:caption>“DÜNYAYA HÂLÂ KIZGINSAN, KENDİNLE KAVGAN HENÜZ BİTMEMİŞ DEMEKTİR.” 
– ŞEMS-İ TEBRİZİ 
 
Bugüne kadar karşılaştığın zorluklar, yaşadığın acılar ve içine doğduğun sınırlı koşullar ya seni çok daha gelişmiş bir bilinç boyutuna çıkarmak içinse? 
Dibe vurduğunu düşündüğün an, seni çok daha yukarı sıçratmak için büyük bir planı varsa hayatın? 
Kendi hikâyenin başrolündeki insanlar ya seni sana uyandırmak için, sana içindeki mucizeyi göstermek için seçtiğin yol arkadaşların, aynalarınsa? 
Ya yaşanmışlıklar sadece bir tesadüf değilse, ya tüm karşılaşmalar bir tevafuk ise? 
Sen dünyaya kendini fethetmeye, keşfetmeye, ruhundaki ilahi gücü deneyimlemeye geldin. Ne olduğunu, kim olduğunu, neye dönüşmek üzere var olduğunu öğrenmek isteyenlerden biri olduğun için bu kitapla buluşuyorsun. 
O halde şimdi içindeki gerçek güce uyanıp ruhunun devrimini başlatma vakti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f4f6d1-9c20-4528-bf0b-76b1c101d352.jpg</image:loc>
            <image:title>The Code of Destiny</image:title>
            <image:caption>Without worshipping the light, without turning into darkness … 
 
The &quot;universe of matter&quot; is always in motion and 
every motion has a vibration. 
Your actions, choices, feelings, thoughts and expressions 
also have a vibration unique to you... 
You watch what is reflected of you in the mirror of life as your destiny. 
Language is the pen of destiny. 
Are you aware of what you invite into your life with your expressions? What kind of destiny do your behavior and attitude bring you? What do the things happening to you warn you about? What does your chosen profession tell you? What are the problems in your body foreshadowing? Can you read the messages in your accidents? Does your future plan consist only of your choices? The system uses a very special language when talking to you about all these issues.  In order to communicate with this special language of the universe, you need to know the alphabet of life... So, what is the alphabet of the secret language of life? When you start reading life through events, situations, actions, choices, words and expressions, you establish a conscious cooperation with the system. That&apos;s when you catch the real rhythm of life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6134d69-b35c-41d4-987d-009f3bdd3343.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolşevikleşme Sürecinde Ermeni-gürcü İlişkileri Ve Türkiye 1917-1921</image:title>
            <image:caption>“Taşnaksütyun kurulduğundan beri Transkafkasya’da sadece entrika ve provokasyon metodu ile tanınmış, kendisini devrimci ve sosyalist olarak tanımlayan bu parti karanlık güçlerle bağlantıdan kaçınmamak gibi utanç verici tavır sergilemiş, …, Dünya Savaşı başladığında küçük bir halkı büyük tehlikelerin önüne sürmüş, …Gürcistan’a yönelik yıkıcı kampanya başlatan Taşnaklar, iki halkı sınır sorununu ortaya atarak silahlı çatışma için tahrik edemeyince Kafkas Cumhuriyetlerinin Konferansı aleyhinde kampanya başlatmıştır…” (Gürcü Menşeviklerinin 8 Kasım 1918 tarihli Borba Gazetesi’nden) “…Taşnakların her zamanki amacı Ermeni halkının nefretini Gürcistan’a yönlendirerek Ermenistan’ı içinde bulunduğu uçuruma iten Taşnaksütyun Partisi’nin suçlarını unutturmaya zorlamaktır…” (Gürcü Menşeviklerinin 27 Ocak 1921 tarihli Borba Gazetesi’nden) “Kars’ın sükutu haberi yalnız Ermenistan’ın değil Gürcü kavminin de kalbine bir ok gibi saplanmıştır….Eğer hazır olmazsak Türkler alın teri ve kan ile sulanmış ovalarımızı çiğneyebilir…Tehlike kapımıza gelmiştir…” (Gürcü Menşeviklerinin Kasım 1920’ye ait Ertoba Gazetesi’nden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa1f967-d4f7-4d7a-975b-2d8ab1ce39de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzündür Aşk</image:title>
            <image:caption>Bugün kederliyim beterim bugün
Sesime ses değse çığlık oluyor
Üşüyor toprak taşlar üşüyor
Vuslatı yakın eden yollar üşüyor
Yumma gözlerini uyuma bugün
Bütün gölgeler akşam oluyor
Üşüyor yaprak dallar üşüyor
Savrulup yırtılan rüzgâr üşüyor
İçimde kış gibi bir mevsim üşüyor
Oysa ben senden neler neler isterdim
Senli sevdalarda doğmak isterdim
Sabahlar isterdim asi ve mavi
Büyüsün isterdim ışığın rengi
Ama gel gör ki kötüyüm bugün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0a09c6-9f4d-4a16-b123-9ebb96447ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>İbo</image:title>
            <image:caption>Feyizoğlu, ayrıntı avcısı bir insan. Gerçeği çok yönlü, derinlemesine açığa çıkarma işine, dikkati çekmeyen ayrıntılardan başlıyor. Kuşku duymak, ısrarla deşmek, bıkıp usanmadan sormak, karşı tarafı bıktırırcasına ve de kaçırırcasına sigaya çekmek. Konu, ‘68–71
kuşağının sistem tarafından yok edilen liderlerinin yaşamı olunca Feyizoğlu’nun bu illet sorguculuğu işe yarıyor, daha bir anlam kazanıyor. Sınıf mücadelesinin enkaz altında kalan pırlantalarını açığa çıkarma işidir bu. Kolay değil.
Feyizoğlu’nun dili durudur. Zorlanmadan, pürüzlere takılmadan okuyoruz. Okurken, “Bu dokuda bir şey eksik galiba,” diye sormaktan da kendimizi alamıyoruz. Tanrı’nın insanlığa estetik incelik, şaşırtıcılık, büyü, şiirsel öz-kısa söz denilen nesneleri dağıtırken, Feyizoğlu’na
haksızlık ettiğini, O’nu okuyup bitirdiğimizde anlar gibi oluyoruz.
Büyük insanlık için ölen insanların tek yönlü yüceltilmesi, dinlerden, kahramanlık efsanelerinden bize kalan bir mirastır. Bu mirastan kopamıyoruz. Bu miras bizi yiyip bitiriyor, bizi götürüp bilimin karşısına dikiyor. Bu miras bizi ölen insana ve kendimize yabancılaştırıyor. Feyizoğlu’nun feyizli bir tutumu da böylesi bir mirasın etkisi altında az kalmış olmasındadır.
Ölümsüzlük diye bir şey yoktur. İnsan ve insanlık bugün var, yarın yoktur. Önemli olan, anda, yani alınan her solukta ne yaptığımızdır. Yaptıklarımıza tapmamamızdır. Hiçleşmeye ya da ölüme en yakın şey, tapma eylemidir. Sadece bu kitabı değil, tüm kitapları ön yargılardan, tabulardan arınmış, kuşkucu, merakçıl, objektif bir kafayla okumalıyız. Kendi teorik yaratıcılarını, kendi özünde aşma potansiyeli taşımayan hiçbir devrim uzun soluklu olamaz.
Dileğim, bu kitabın da benzeri kitaplar gibi, uzun soluklu devrimlerin ocağında bir kıvılcım ya da bir alev damarı olmasıdır.
Muzaffer Oruçoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a247f0-0e69-4874-b56d-61d6b5a7c7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabuk</image:title>
            <image:caption>Kalemin sivri ucu 
Etime battı Kanadı 
O günden sonra 
Mürekkep 
Kan kardeşim 
Sayıldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a9a3bf-6247-4bac-ac94-ee023a68414d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedinin Şairi</image:title>
            <image:caption>Kedinin Şairi, yalın bir dille şiir örgüsünü oluşturan Özgün E. Bulut’un bugünü eksen alarak yarına doğru uzanan şiirlerinden oluşan bir toplam. Kibir dilinden uzak, sözün büyüsüne, sözün gücüne değer veren şiirlerden oluşan Kedinin Şairi, hayata bakış açısı ve tutunduğu yer itibariyle de insanı kucaklar, ona sımsıkı sarılır.
kedim yüzüme bakar durmaksızın
o hep çok başına ben hep tek başıma
onun ülkesi ev benim ülkem yangın
o bir pati ile dünyaları getirir
ben çok okşayışla bir şiir bile söyleyemem
onun dağı bıyıkları benim dağım yaralarım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af320c4f-0534-43ef-8f48-d5d6cf8e004b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılma Vakti</image:title>
            <image:caption>Kırılma Vakti
&apos;&apos;Herkes için bir vicdan takın askıya filmin sonuna yetiştirin bütün çığlıkları, kederleri, düşleri sonra yola düşüp, iyi yolculuklar görün.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0243299b-8290-40c7-bc45-d664bd178982.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuralları Yıkan Cesur Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Victoria Woodhull, Mary Wollstonecraft, Aimee Semple McPherson, Edwina Mountbatten, Margaret Argyll ve Coco Chanel cesur kadınlardı. Toplumun yapabileceklerini ve yapamayacaklarını söylediklerine zamanları yoktu dahası; dünyanın onlardan önce büküldüğünü göreceklerdi.
1872&apos;de Victoria Woodhull adında büyüleyici bir medyum, Beyaz Saray&apos;a koşarak geleneği paramparça etti. Eğer kazanabilseydi, kesinlikle günümüzdeki çağdaşlarıyla rekabet edebilirdi. Böyle bir gösterişten nefret eden Mary Wollstonecraft, kadınların ilk manifestosunu yayınlarken kalemiyle -hâlâ yerine getirilmesi gereken- bir düşünce devrimine ilham verdi.
Amerika&apos;nın ilk kadın vaizi Aimee Semple McPherson&apos;dan bir moda imparatorluğu tasarımcısı Coco Chanel&apos;e kadar bu kadınlar toplumda görmek istedikleri değişim oldular.
“Kuralları Yıkan Cesur Kadınlar” da Jeremy Scott, onları zekâ, şevk ve hürmetle anıyor.
&quot;Yol boyunca bazı harika öyküler var ve Scott onları şevkle anlatıyor.&quot; - New York Times &quot;Son derece keyifli ve türe ışıltılı bir katkı.&quot; -- Katie Hickman, “Daughters of Britannia”nın yazarı
&quot;Eşzamanlı olarak tam gaz yaşanmış hayatların coşkulu bir kutlaması ve uyarıcı öykülerden oluşan bir koleksiyon... Çetin bireyciliğin ve düpedüz eksantrikliğin ilgi çekici ve çoğu zaman esprili bir kutlaması.&quot; -- Siân Evans, “Queen Bees” in yazarı.
Açıkça kadınları seven bir adam olan Jeremy Scott, bu aşırı kural tanımayanların kahramanlıklarına hayran kalıyor. Ben de. Harika bir okuma.&apos; -- Marcelle d&apos;Argy Smith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd7ad880-adb3-464d-aadb-77cb2205ba67.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşların Kanadına Sarıldım</image:title>
            <image:caption>Ben ne zaman annemi özlediysem, kuşların kanadına sarıldım
Sesini gizleyen sabırdan bir saç örüğüydü annem
Araba mezarlığına dönmüş ruhunuza isyandı
Siz şimdi bu vebalden nasıl kurtulacaksınız
Kaybettiğiniz o canların ağıtları ardınızdayken
Gecenin koynuna süt taşırdı annem, kucağında yamalı kotumla
Uyuyan bütün kediler uyanır, köpekleri toplar, bir şarkıya koşarlardı
Ben şimdi üstüne kar yağan annemin kayıp olan imgesiyim
Üşüyen toprağın sarındığı bir dem sıcaklığım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9718c02a-f4b1-4cbf-922c-165e97e2fc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahir</image:title>
            <image:caption>Türkiye sol hareketinin tarihindeki yoğunluk ile bu tarih üzerine yapılmış araştırmalar değerlendirildiğinde bir paralellik olmadığını görürüz. Solun siyasi tarihinin yaklaşık yüz yıllık bir geçmişi olmasına rağmen bu konuda yayınlanmış eserler çok sınırlıdır. Bunun çok çeşitli nedenleri vardır. En önemli neden, yasaklı bir tarih olmasıdır. Solun siyasi geçmişini merak edenler konuyu ilk önce anti-komünist yayınlardan öğrenmeye çalıştılar. Ancak 1961’den sonra bu konuda daha ciddi araştırmalar yayınlanmaya başlanmıştır. Artık konu giderek kendi içinde gençlik, sendikalar, enternasyonal ilişkiler gibi belli alanlarda ayrıntılı çalışmaları gerektiren bir boyuta gelmiştir. Fakat, “tarihi yazmak, tarihi yapmaktan daha zordur” derler. Belli zorlukları aşarak bir okuyucunun eline ulaşan böyle bir kitabın nasıl hazırlandığının-yazıldığının okuyucu tarafından bilinmesinde yarar var. Okuyucu bu ön bilgilerle, okuduğu kitabı daha iyi anlayabilir, daha iyi değerlendirebilir, edineceği bilgi ve hazzı daha da artırabilir. Ayrıca yazar-okuyucu arasında oluşacak güven ilişkisini daha da pekiştirebilir. Mahir Çayan hakkındaki bu biyografik kitap da solun genel tarihine ilişkin araştırmalardan pek farklı değildir. Bu kitap ana hatlarıyla şöyle hazırlandı: İlk elde araştırmacıların karşılaştığı sorun ekonomik olmuştur. İkinci sorun, elde edilecek bilgilerin derlenip toparlanmasıdır. Kitabı hazırlarken konuyu birinci dereceden bilen kişilerle görüşme yapmak, belge ve dokümanları incelemek için yurtiçi-yurtdışı değişik yerlere gidilmesi gerekiyordu. Bu sorun kitabın bitme aşamasına kadar sürmüştür. Mahir’in biyografisini hazırlamak elbette ki kolay olmadı. 91’de belge toplamaya başladığımda sonuçta binlerce sayfalık doküman-belge-araştırma okumam erekeceğini ve yüzden fazla kaseti dolduracak röportajlar yapacağımı düşünmemiştim. İlk anda direkt bilgilere ulaşmakta zorluk çektim. Bunun en önemli nedeni, olayı bilen birinci elden tanıkların büyük çoğunluğunun sağ olmamasıdır. İkinci neden, devletin elinde bulunan belgelere (mahkeme tutanakları, ifadeler vb.) ulaşma güçlüğüdür. Ayrıca sanık avukatlarında olması gereken belgelerin önemli bir kısmı gözaltı-tutuklama-arama nedeniyle yok olup gitmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e95134-5726-42ee-a267-ef2ac84cf0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ses</image:title>
            <image:caption>Sohrab Sepehri renklerin insanıdır. En çok da mavinin. Rengi ışığın acısı olarak tanımlayan Goethe&apos;nin sözü, onun fırçasından tuvale geçer. Onun şiirleri bir tablonun renkleriyle doludur. Resimleri de şiirin imgelerinden beslenmiştir.
Yayınevimiz Sohrab Sepehri&apos;nin Yalnızlığımın Çinisi isimiyle yayımladığı şiir kitabından sonra, onun düz yazılarıyla da başka bir Sohrab&apos;ı okurlarla tanıştırmaktadır. Haşim Hüsrevşahi&apos;nin uzun emekler sonucu Türkçeye kazandırdığı Mavi Ses, Sohrab&apos;ın ruhuna ve yalnızlığına bir selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8899ef-6ebf-486d-ad23-8615b989b640.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleklerin Seninle Konuşuyor</image:title>
            <image:caption>Bu günlerde etrafımızdaki her şeyin sihirli olduğu bilgisini unuttuk… “Şunu sevmiyorum. Bunu seviyorum…” diye ayırır olduk. Bir de baktık ki, bütünden asıl ayrılan biz olmuşuz!
Bu sayfalarda, sihrinizle tekrar buluşmak için bir “yol” öğreneceksiniz –ki sihriniz ancak birliğin içindeyken ifadesini bulabilir. 
İş hayatından, ilişkilerinize kadar her konuda melek enerjileri aracılığıyla evrensel öneriler alacak hem zevkli, hem de binlerce insanın faydalanmış olduğu bir yöntemle tanışacaksınız.
Belki siz de tekâmül yolunuzda, evrensel bilgiyi paylaşarak ortak fayda sağlamakla görevlisiniz. “Yolda” yürürken önünüzde Sevgi çiçekleri açacak...
Bilgeliğin eliyle toplayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7efc85b-6acb-47cc-9acc-39038d0cc47b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu&apos;da Etnik ve Dini Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, adeta cehenneme dönüşen Ortadoğu&apos;da, Devletlerin bile yok olduğu bir ortamda, zaten devletsiz olan ve bütünüyle korumasız kalan halkların ve azınlıkların deneyimlerini anlatmakta, birçok Ortadoğu devletindeki Hıristiyan, Yahudi, Zerdüşt, Alevi ya da Bahai topluluklar gibi geleneksel azınlıklar ile Maruniler, Kürtler ile Batı Şeria ve Gazze Şeridi&apos;ndeki Filistinliler gibi devletsiz halkları ve iktidardan yoksun çoğunlukları kapsamaktadır. Büyük ve görece homojen nüfusların yeni devlet sınırları nedeniyle bölündüğü ve acımasız bir savaş hali, baskı ya da uluslararası emek pazarının talepleri yüzünden diasporalar oluşturacak şekilde dağıldığı için paramparça olan Ortadoğu&apos;da, yeni mutabakat zeminleri yaratarak bu sorunların üstesinden gelme çabaları ağırlık kazanmakta ama ümitler azalmaktadır. Bu kitap bütün bu çabalara mütevazı bir katkıda bulunmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e851c5fe-3192-4383-b493-8432f3f04c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşta ve Barışta Büyük Stratejiler</image:title>
            <image:caption>Diplomatlar, siyaset bilimciler, devlet yöneticileri ve siyasetçiler, gazeteciler ve ilgili herkes için kaynak kitap. P. Kennedy&apos;nin editörlüğünü yaptığı elinizdeki kitapta, kendi alanında önde gelen otoriteler, uzun erimli çıkarlarını korumak için savaş ve barış zamanlarında siyasi, ekonomik ve askeri hedefleri nasıl birleştirmeye çalıştıklarını tartışıyorlar. Kitap, Avrupa büyük stratejilerinin klasik örneklerini çözümlüyor ve günümüzün büyük savaş alanı operasyonlarından ulusal kaynakların yönetimi konusuna, diplomasinin yaşamsal rolü, halkın savaş zamanında savaşın yükünü, barış zamanında savunma maliyetlerini taşıma isteği konularına doğru nasıl genişlediğini anlatıyor. 1. ve 2. Dünya Savaşlarında İngiliz büyük startejileri ile, Roma İmparatorluğu&apos;nun İmparatorluk İspanyası&apos;nın, Almanya, Fransa ve Sovyetler Birliği&apos;nin büyük stratejileri de kitabın konusunu oluşturuyor. Diplomatlar, siyaset bilimciler, devlet yöneticileri ve siyasetçiler, gazeteciler ve bu konulara ilgi duyan herkes için kaynak bir kitap &quot;Savaşta ve Barışta Büyük Stratejiler&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efbc146b-eab4-43f1-9ca4-97e09a30480b.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevi Şiir Mesleği Şair</image:title>
            <image:caption>İğne ile kuyu kazmak gibi meşakkatlidir yazmak. 
Kuyudan ağırca su çekmek gibi zahmetlidir yazmak. 
Yusuf’ça kuyuya atılmak gibi hikmetlidir yazmak. 
Bu görevi aldım Hak&apos;tan, siire memurum, şiire mecburum. 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.&quot; 
Rahman ve Rahim Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Ben şiiri, kendime meslek, en büyük bir görev bildim. 
Her daim yerine getirilmesi gereken ödev bildim. 
Ben şiiri bir sığınak, huzur bulacak bir ev bildim.   
Bu görevi aldım Rabb&apos;den, şiire memurum, şiire mecburum. 
 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.” 
Aziz ve Kerim Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Şiir yazmak hayatıma değer katar, mana getirir. 
Belki şiirlerim idrake, belki izana getirir. 
Elbette Allah nasip ederse imana getirir. 
Bu görevi aldım Hak&apos;tan, siire memurum, şiire mecburum. 
 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.&quot; 
Vehhab ve Rezzak Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Ey Sandali! Senin görevin şiir, mesleğin şair. 
Asla unutma! Hayatının merkezi hep buna dair. 
Diğer işler senin için ikincil, önemsiz ve sair. 
Bu görevi aldım Rabb&apos;den, şiire memurum, şiire mecburum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fca944-63ad-4964-b316-4111cd7d7177.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Çarpı Beş Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta beş vakit, yani “sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı düşünceleri” adı altında tam beş bölüm halinde ve her bölümde 100 başlıkta fikir, düşünce ve görüş açıkladık. Sonuç bölümünde 1 başlık daha var. Orada da 5 düşünce mevcut. Buna göre ceman 505 düşüncemi, 505 başlıktaki fikirlerimi, bazen nesir (düz yazı), bazen de nazım (şiir) şeklinde okuyacaksınız. 
Beş vakit dediğimizde elbette anlaşılmıştır ki namaz vakitleridir. Bu vakitler namaz vakti olduğu kadar düşünmek vaktidir de. Her namaz esnasında Müslüman tefekkür ve bilinç halindedir. Buna göre her namaz esasında tefekkür vaktidir de. 
Bu kitapta çoğunlukla nesir, biraz da şiir şeklinde fikir, görüş ve düşünce paylaşmaktaki maksadımız, elbette ki sizleri tefekküre çağırmaktır. Bu çağırıyla beraber maksadım, sizin de fikir, görüş ve düşünceleriniz ile kendi fikir, görüş ve düşüncelerimi karşılaştırarak, gerekirse çatıştırarak yeni fikir, görüş ve düşüncelere ulaşmak, hakikat kıvılcımlarını zihinlere yaymak suretiyle aydınlık meydana getirmektir. 
“Zihinler aydınlık olursa Dünya da aydınlık olur.” 
Karanlık, güneşin ve ışığın olmaması halidir. Zihinlerdeki karanlık hayattaki karanlıktan daha tehlikelidir. O da zihinlerde aydınlık fikirlerin, güzel görüşlerin ve faydalı düşüncelerin olmaması halidir. Bu durum insanlık için felaket meydana getirir. 
Ünlü Filozof Sokrates, kötülük yapanlar için şu müşahedesini ve tespitini beyan eder: “Bilmiş olsaydı yapmazdı.” Burada bilmek yani bilmiş olmak, elbette ki, kitabi ve zihne doldurulan bilgi yığınları değildir. Bu sözde beyan edilen “bilmiş olmak”, “kendini bilmek ve şuur sahibi olmaktır. 
Biz de bu kitapta, Üstadımız Filozof Sokrates gibi düşünerek, yanlış yapanlar ve kötülük üzere bulunanlar için “zihinleri aydınlanmış olsaydı, idrakleri geliştirilmiş olsaydı yanlış yapmazlardı ve kötülük üzere değil, iyilik ve doğruluk üzere olurlardı” şeklindeki bir düşünceyi esas alıyoruz. Bu esas üzerine okuyucularımızla birlikte bilinç ve kendini bilmek yolculuğuna çıkıyoruz. Sokrates’in bu bakış açısı zaten bizim bakış açımızdır. “İlim, ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen boş yere okumaktır” şeklinde özetlenen görüş, Pirimiz Yunus Emre’nin şiirlerinde de mevcuttur. 
Evet, maksadımızı sunuş kısmında böylece kısaca açıkladık. 
Toplumun büyük çoğunluğu katları, yatları, parayı-pulu, “dört çarpı dört lüks arabaları düşündüğü” bir ahvalde, biz “beş çarpı beş düşünmek” diyerek maneviyata, ahlaka, adalete, doğruluğa ve iyiliğe dikkat çektik ve hep bunları düşündük, elhamdülillah. 
Her daim düşündük ve her daim yazdık. Neredeyse 20 yıldır yazıp da bir kenarda biriktirdiğim fikirlerimi bir bütün halinde sizlere bu kitapta sunmaktan mutluluk duyuyorum. İnşallah faydalı olur. Haydi hayırlısı. 
Bu kitabımı okuyan, düşünen ve araştıran aydınlık fikirli tüm insanlara armağan ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26a96a2a-334e-4b89-b372-0345d8d79ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışla</image:title>
            <image:caption>Ağlar gözlüm, baxışların qəm dolu, 
Dərdin nəydi bilənmədim, bağışla. 
Ömrüm boyu həsrətinə can dedim, 
Bir dərdini bölənmədim, bağışla. 
 
Hə can dedi, nə haqqımı haqladı, 
Nə öldürdü, nə yaramı bağladı. 
Göylər mənim gözlərimə ağladı, 
Göz yaşını silənmədim, bağışla. 
 
Həm solumda, həm sağımda gülüşlər, 
Dağ-dağ oldu qəm dağımda gülüşlər, 
Çilikləndi dodağımda gülüşlər, 
Gül üzünə gülənmədim, bağışla. 
 
Ocaq çatdım, kül yeridi üstümdən, 
Oba köçdü, el yeridi üstümdən, 
Tufan qopdu, sel yeridi üstümdən, 
Harayına gələnmədim, bağışla. 
 
Bax səsimi laylalara köçürdüm, 
Haqq səsini laylalara köçürdüm. 
Nəfəsimi laylalara köçürdüm, 
Torpağına  bələnmədim bağışla. 
 
Döndü könlüm qəm qusuna dolandım, 
Torpağına mən daşına dolandım. 
Həsrətinin mən başına dolandım, 
Ayağında ölənmədim, bağışla. 
 
Nə qaranlıg bir ömüre yan dedim 
Sökülsəydi göy üzündə dan dedim. 
Ömrüm boyu həsrətinə can dedim, 
Bir dərdini bölənmədim, bağışla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f0906f-9f15-4076-89ce-5b111be0b0ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Avuç Şair Bir Avuç Şiir Bir Avuç Şiir Grubu - 4 -</image:title>
            <image:caption>Merhaba değerli grup arkadaşlarım, merhaba sevgili okurlarımız, Kurucusu olduğum grubumuzun bu dördüncü Antoloji çalışması. 
Daha önce ki üç çalışmamızı 20 şer kişilik gruplar halinde yapmıştık. Bu kez sayımızı 25 &apos;e çıkardık. Bütün kitaplarımızı ortalama bir aylık süre zarfında çıkardık. Yeni kitabımızı da aynı sürede çıkarıp, edebiyat dünyasına armağan etmeyi hedeflemiştik. Alnımızın akıyla bu hedefimize ulaştık. Takdir edersiniz ki 25 farklı insanı bir araya getirip, ortak bir çalışmada buluşturmak hiçte kolay değil. 25 farklı insan, 25 farklı düşünce. Tüm sanatçılarımıza aynı mesafede durarak onların duygularını kitaplaştırdık. Bu kitap, bazı şairlerimizin ilk göz ağrısı, ilk eseri olabilir. Asıl hedefimizde buydu zaten. İlkleri başarmak. Değerli arkadaşlarım, yarınlara bırakacağımız bir şeylerimiz olsun istiyorsak, en değerlisini bıraktığımızdan emin olmanızı istiyorum. Bize, inanarak yola çıkan bütün kalemdaşlarımıza grubum adına şükranlarımı sunuyorum.  Bilindiği gibi her eserin arkasında çok sayıda mimar vardır. Ama baş mimar tektir. Grubumuzun baş mimarı olan Yöneticimiz Sayın ALİ TURGUT arkadaşıma gerek gruba kattığı değer gerekse kitabın her aşamasına koyduğu eşsiz katkıdan dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Elbette ki bu süreçte çalışmalara katkı sunan diğer yöneticilerimize teşekkürlerimiz bakidir. Kitabın raflardaki yerini almasında emeği geçen GÜLNAR YAYINLARI yönetici ve emekçilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. 
BİR AVUÇ ŞİİR GRUBU YÖNETİMİ ADINA 
MEHMET EMİN TURGUT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48823f09-c4ae-4e31-9e86-262bd6de8a2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Unutmayı Öğret Bana</image:title>
            <image:caption>sıra tabutlar ortasında 
beni parkanın hangi cebinde taşıdığını unutma yeter! 
yanağımı tepinen cehennemine yaslamışım 
sıra tabutlar öyküsü sevgilim… 
dağ eteğinden sıçrayan kaya parçaları çarpar acılarıma 
kulaklarım çıldırmış patlamalar ortasında sesini tanır 
toprak, barut ve kan kokularından geçer de gelir kokuların
Yusuf’un kör kuyularında beklemem 
hep mayıs aylarımsın kavruk yüzünle gelincik sürüsü 
dişinle yanağın arasında tütün acı emiyorsun beni 
bırak beni unuttuğun cebinden geçsin kurşun 
sıra tabutlar ortasında yanında yatarım sevgilim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aae9cc8-9610-44e0-a85d-b884158f3703.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrı Giz Eylediler</image:title>
            <image:caption>İçlerinde büyüttükleri sırları anlayan olmadı. Onların sırları gözyaşlarından toprağa düştü ve yaşlar sırrın hikmetini yeşertip anlamlandırdı.
Denir ki, Mevlana şunu vasiyet etmiştir: ”İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olandır.” Gize doğru yolculuk başlamıştır.
Denir ki, Hayyam’ın Hasan Sabbah’a söylediği; “bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin” sözü, Hasan Sabbah’ın hayatının sözü olmuştur. Bu söz söylenmiş midir, Hasan Sabbah’ın hayatı değişmiş midir bilinmez. Bilinen, gizin içine girilmiş olma halidir.
Denir ki Hâfız büyük bir anlatıcıdır. Hafız neyi anlatır peki? Tanrısal bir konumda, insanın ve dilin, dilin dışındakinin ona yüklenmesinin öyküsünü anlatır. Gizde kaybolmanın perdesi çekilmiştir.
Hafız, Hayyam ve Mevlana yan yana gelince gazeller aşkın hikmetine perde kurar ve o perde yürekte söz olur, söz hiçliğe yelken açar ve sırlar giz olur. Haşim Hüsrevşahi’nin sade ve anlamlı çevirisi ile hikmet bahçesinin gülleri bülbüle kapılarını açar; bülbül inlerken, bahçe aşk mevsimine dem der ve Hafız ve Hayyam ve Mevlana girer içeri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcca7738-b9ba-4b41-bf18-4022d0bbd1f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Telaş</image:title>
            <image:caption>Sedat’taki telaş, anlaşılır cinsten değildi. Duru, bir ara “Bu ne telaş, be” diyecek oldu ama demedi. Sedat köpürüyordu, Duru’nun bir an önce evden çıkmasını istiyordu. “Hadi çıkabilirsin, ben seni sonra ararım” dedi ve koca kale misali büyük tahta bir kapıyı açarak Duru’yu yolcu etti. Bu, Sedat’ın Duru’yu ilk, ama son olmayan yolcu edişiydi. Duru, üç dakika içinde kendisini kapının dışında bulmuştu. O demir kapı Duru’nun yüzüne kapandığında, aslında hayatında başka bir kapı açılmış olacaktı.
Aşkla ve tutkuyla yaşayan herkese...
Siyah Telaş, sadece bir kadının tutkusunu değil, binlerce kadının kalbinde başlayan ve bir gün bitecek yolculuğundaki kırılmaları anlatılıyor. Roman kahramanı Duru’nun saf ve temiz dünyasında biriktirdiği hayallerin peşinden koşmasının, aşkın gözyaşına sığınan isyan halleri üzerinden hayatta yer bulmasının dramatik öyküsüdür anlatılan. Duru bir sürgündür. Kalbinde sönmeyen bir alevle taşır aşkını. Ne yazık ki dünya sürgünleri kabul etmediği gibi; aşklarını da sallayarak telaşın kucağına atmaktadır. Aşkın, telaşın ve bir kadının iç dünyasındaki fırtınanın etkileyici ve sürükleyici bir romanıdır Siyah Telaş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba60c8d-f881-4748-b17b-3a47f2773b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Gün</image:title>
            <image:caption>Furuğ, hiç kuşku yok ki büyük bir cesaret, irade, çalışkanlık, coşku ve yılmaz bir araştırıcı ruhla sadece şiirle içli dışlı olmamış, o aynı zamanda öyküler yazmış, tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sinema dünyasında da teknik eleman, oyuncu, yönetmen ve senarist olarak emek vermiş ve ciddi eserler yaratmıştır Furuğ’un öykülerinde terk edilmiş bir kadının sesi var. Aşk var. Cesur bir kadının aşkı sahiplenişi var. Belki şiirleri kadar başarılı öyküler değildir bunlar. Daha çok geçinebilmek için yazılmış öyküler ve ayakta durmak için direnen bir kadının duruşunu, dokunuşunu görürüz. Yer yer şiirsel bir akışla da karşılaşmak mümkün. Furuğ’un bu kitapta yer alan öyküleri, bir kadının cesur sözcükleri olarak anlaşılmalıdır. “Sabahtan beri burada, cam kenarında oturuyorum. Dışarıda kar yağıyor ve ben kışın buz gibi soğuğunu kalbimde hissediyorum. Kargalar beyaz ve parıldayan kar taneleri arasında sessiz çığlıkları ile uçuşuyorlar. Şimdi artık gündüz gün batımına doğru eğilmekte ve yalnız mezarlar karanlığın gelişini beklerken gökyüzüne bakıyorlar. Bilmiyorum nedense sebepsiz bir şekilde Tevrat’tan bir cümleyi anımsadım: “Ve sevgi ölüm gibi ağırdır!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8914c83b-fcff-43bc-af09-e278a7e09a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Ölmeden Önce</image:title>
            <image:caption>Norah Lange, Arjantin edebiyat sahnesinin, özellikle 1920 ve 1930’lu yılların avangard Buenos Aires grubunun ünlü bir üyesiydi. Aynı zamanda kuzeni olan Jorge Luis Borges, Pablo Neruda ve Federico García Lorca gibi yazarlarla arkadaşlık kurdu. Şiir, roman, anı ve kurmaca dışı eserler üretti. 1958’de Arjantin Yazarlar Derneği’nin Büyük Onur Ödülü’ne layık görüldü. 
 
Sınıflandırması zor, deneysel bir kitap olan Onlar Ölmeden Önce 1944’te yayımlandı ve bir daha basılmadı. Çok parçalı bir yapboza benzeyen bu kitap, fantastik hikâyeler, şiirsel düzyazı metinler ve otobiyografik fragmanlardan oluşuyor. 
 
Norah Lange garip varlıklarla, gizemlerle dolu iç dünyasını ve çocukluk hatıralarını okura bir nevi günlük gibi sunuyor. Onlar Ölmeden Önce, Arjantin’de yirminci yüzyılın erkek egemen entelektüel dünyasında Lange’nin bir kadın yazar olarak kendine yer açma mücadelesinin sembolü, bir kült yapıt. 
 
“Arjantin edebiyatının en esrarengiz eserlerinden biri.” 
 
César Aira</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22bed8f3-5a30-407e-9267-4b3734c774eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimde Kanıt ve Doğrulama</image:title>
            <image:caption>BİLİMDE KANIT VE DOĞRULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6037a882-ae18-431a-8ce4-5b52f3e3779f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliliğin Üç Hali</image:title>
            <image:caption>“BİZ” OLABİLMEK “BİR” OLABİLMEKTEN DAHA BÜYÜK BİR DEĞERDİR. 
 
Evlilik iki insanın birbirlerine bağlanmasıdır. Gönül, destek, sevgi, saygı, fedakârlık, anlayış, empati bağlarıyla aralarında kurdukları birlikteliktir. Genel görüşte kabul gören, iki farklı yarım parçanın birleşiminden bir tam çıkabileceği fikri, bireylerin benliklerinin evlilikte erimesi gerektiği gibi algılanmıştır. Oysaki sağlıklı olan, iki tam parçanın ilişkide kendi benliklerini koruyarak oluşturdukları bütünlüktür. 
 
Evlilik “bir” olmak değil birey olarak “birlikte” var olabilmektir. İki kişinin yan yana aynı yolda yürüyebilmesidir. EVLİLİĞİN ÜÇ HALİ ilişkinizin başında kendinizi ve partnerinizi tanımanız, ilişki sürerken varlığınızı koruyabilmeniz ve ayrılık halinde kendinizden vazgeçmemeniz için kişisel gelişiminizi ve ilişkinizi geliştirecek yöntemler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d50b4336-7673-46d5-989c-3e4ee53dd46e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat İlerlemek Kadar Geride Bırakabilmektir</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Sonucu, Geleceğin Nedenini Belirler! 
 
Ancak durgun bir su yıldızları yansıtabilir derler. Ben ise sıradan bir günde artık olağan olan arızalarımızı izliyorum. Ve sanırım izledikçe insanın gerçekten topraktan oluşunun mantığını da anlıyorum çünkü demir olsa kesin çürürdü. Tevellütten mütevellit derler ya, yaşanmışlıklardır nedeni, hayatın artık sadece ilerlemek değil, aynı zamanda geride bırakmak olduğunu düşünüyorum. Sonuçta tarih sadece eskileri anlatmaz, yenilerini yaratır. 
Uğur Batı 
 
Bilginin çok, bilgeliğin ise giderek yok olmaya yüz tuttuğu bir dünyada bilen değil hep öğrenen kalmanın önemini yeterince kavramış olmanın hazzını yaşıyorum şimdilik. “Anı kaçırma!” şeklindeki söylemler yerine öğrenenler için her kaçırılan anın bir sonrakini yakalamak için bir fırsat olduğunu anlamış olmanın hazzını yaşadığım gibi! 
Mehmet Zihni Sungur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4478bad0-7194-407c-90bc-3151b67fb14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nicel Karar Yöntemlerinde Yöneylem Araştırması Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>1.1. Giriş 
1.2. Yöneylem Araştırmasının Tarihsel Gelişimi 
1.3. Yöneylem Araştırması Kavramı Amacı, Tanımı ve Önemi 
1.4. Yöneylem Araştırmasının Özellikleri 
1.5. Yöneylem Araştırmasında Model Kavramı 
1.6. Yöneylem Araştırmasında Model Kurma Aşamaları 
1.7. Yöneylem Araştırmasının Uygulama Alanları 
 
2.1. Giriş 
2.2. Doğrusal Programlama Kavramı ve Tanımı 
2.3. Doğrusal Programlamanın Uygulama Alanları 
2.4. Doğrusal Programlama Probleminin Matematiksel Modeli 
2.5. Doğrusal Programlama Modelinin Varsayımları 
2.6. Doğrusal Programlama Modeliyle İlgili Çözümlü Örnekler 
2.7. Problemler 
3.1. Giriş 
3.1.2.1. Uygun Çözüm Bölgesinin Olmaması 
3.1.2.2. Sınırsız Çözüm 
3.1.2.3. Uygun Çözüm Bölgesinin Bir Nokta Olması 
3.1.2.4. Bağlayıcı Olmayan Kısıtlayıcılar 
3.1.2.5. Alternatif (Çoklu) Çözümler 
3.1.3.1. Simpleks Yöntem Algoritması 
3.1.5.1. Bozulma (Dejenerasyon) Durumu 
3.1.5.2. Sınırsız Çözüm 
3.1.5.3. Alternatifli (Seçenekli, Çoklu) En İyi Çözüm 
3.1.5.4. Uygun Çözüm Bulunamama Durumu 
3.6. Problemler 
 
4.1. Giriş 
4.2. Dualite (İkillik) Tanımı 
4.2.2. Simetrik Olma 
4.3. Dual Problemin Çözümü ve Ekonomik Açıklaması 
4.4. Primal ve Dual Modellerle İlgili Önermeler 
4.5. Dual Simpleks Yöntemi 
4.6. Doğrusal Programlama Modelinde Duyarlılık Analizi 
4.6.1.1. Amaç Fonksiyonu Katsayılarındaki Değişmeler 
4.6.1.2. Sağ Taraf Değerlerindeki Değişmeler (bi) 
4.6.1.3. Modele Yeni Bir Kısıtlayıcı Eklenmesi 
4.7. Problemler 
 
5. Giriş 
5.1. Ulaştırma Modelinin Varsayımları ve Matematiksel Yapısı 
5.2. Başlangıç Temel Uygun Çözümün Belirlenmesinde 
Kullanılan Yöntemler 
5.2.1. Kuzey 
5.3. En Uygun Çözümün Bulunması 
5.4. Ulaştırma Problemlerinin Çözümünde Karşılaşılan Özel 
Durumlar 
5.4.2. Bozulma (Dejenerasyon) Durumu 
5.6. Problemler 
6.1. Giriş 
6.2. Atama Modelinin Kurulması 
6.3. Atama Modelinin Çözümünde Kullanılan 
Yöntemleri 
6.4. Atama Modelinde Karşılaşılan Özel Durumlar 
6.5. Atama Modelinde Duyarlılık Analizi 
6.6. Problemler 
 
7.1. Giriş 
7.2. Tamsayılı Programlama Model Türleri 
7.3. Tamsayılı Programlama Uygulama Örnekleri 
7.3.3. Sabit Maliyet Problemi 
7.4. Tamsayılı Programlama Problemlerinin Çözümü için 
Kullanılan Yöntemler 
7.5. Problemler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8298476-46fb-4dbf-956a-4af1a23333b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Evin Benim Evim</image:title>
            <image:caption>Pek çok detayla süslenmiş sayfaların her birinde ayrı bir macera, farklı bir ev... Bisküvi Sokak, 3 Numara’da Küçük Tavşan’ın doğum günü kutlanacak. Tüm komşular davetli. Kirpi Ailesi, Tilki Ailesi, herkes muhteşem bir gün yaşamaya hazırlanıyor. Nezle olan Bay Ayı bile! Birbirinden başarılı resimli kitaplarıyla öne çıkan Marianne Dubuc, bizleri hareketli bir apartmanın birbirinden renkli sakinleriyle tanışmaya davet ediyor. Doğum günü heyecanına kapılmış Küçük Tavşan, ona yardımcı olmaya çalışan kız kardeşi Küçük Lili ve doğum günü partisine davetli olan herkes tatlı bir telaş içinde. Akşama hepsi Tavşan Ailesi’nin evinde toplanacak, biz de sayfalardaki detaylarla dolu resimler sayesinde tüm hazırlıkları takip edebileceğiz. Senin Evin Benim Evim, birbirinden sıcak evlere konuk olmamızı sağlayacak kocaman bir davetiye. Sayısız ayrıntıyla bezenmiş resimleri, okurlara aynı anda birçok yaşantıyı izleme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e359f746-502f-43d3-b6f7-6e69556cfeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Demokrasi İstiyor Mu?</image:title>
            <image:caption>Bir yanda halk diğer yanda demokrasi… 
Demokrasi ve halk birbirinden ayrı düşünülebilir mi? 
Birlikteliğin doğası nasıl mayalanır? 
Geçmişten bugüne insanlar hep düşündüler, tartıştılar: 
 
İyi bir yönetim şekli nasıl olur? Özgürlük nerede başlar, nerede biter? Toplumdaki herkes yönetime katılabilir mi? İnsanlar, toplumlar ve devletler arasında neden çatışmalar çıkıyor? Demokrasi niçin hâlâ tartışılıyor? 
 
İdris Küçükömer, bütün bu soruların kökenine inmeyi deniyor. Bilgi, inanç, akıl, inanç ile aklın uyumu, düşünce, özgürlük, eşitlik, evren, madde, iktidar, muhalefet, politik muhalefet, yasama, yürütme, yargı ne kadar kavram varsa peşine düşüyor. 
 
 
Dünyada hâlâ olup bitenleri anlamak ve anlamlandırmak adına son derece önemli ve değerli bir İdris Küçükömer beyin fırtınası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fc890d-adc8-4be9-a4f8-194340e1b3fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Gittiğinden Beri Çiçek Ekmiyoruz Bahçeye</image:title>
            <image:caption>“Çünkü yeryüzündeki bütün hikâyeler birbiriyle akrabaydı.”
Bir avuç meşe palamuduyla kaderleri birbirine bağlanan iki yabancı... Geçmişi unutan kayıp yakınlarının sessizliğinde boğulan Asaf ve vicdanı, dikenli tellerin dibinde düşüp kalmış ölü bedenlerle sınanan Hanip... Ovada Paldur Küldür ile Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nün sahibi olan Mustafa Orman, ilk romanı  Annem Gittiğinden Beri Çiçek Ekmiyoruz Bahçeye ile çaresiz kalmış insanın hem siyasi sınırlarla hem de kendi sınırlarıyla imtihanına dair sarsıcı bir hikâyeye ses veriyor: Yüreği ağzında, canı cebinde yeni bir hayata doğru yürürken ya da sıradan bir akşam vakti elinde bir ekmekle evine dönerken umudu yüzünde donup kalanların romanı bu.  
 
Artık neyi dert edeceğini bilmiyordu.
Alzheimer olan annesini mi, kendisini terk eden karısını mı, unutma hastalığına yakalanan yaşlıları mı, yoksa başarısız siyasi hayatını mı? Birini dert edince, sanki bütün dertler bunu işitip aynı anda ona saldırıyordu.
Buna rağmen, ileride kimse unutma hastalığına yakalananların durumuna düşmesin diye, her şeyi kaydetmeye, gelecek kuşaklara yüzlerce doküman bırakmaya kararlıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b9b5e31-075f-4a28-8d51-284574b19b03.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümerler</image:title>
            <image:caption>“Sümerler, gerçek anlamda ancak 20. yüzyılda keşfedildiler. Onlarla ilgili bilgilerimizi biçimlendiren kanıtların çoğu, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasında yapılan kazılarda gün yüzüne çıktı. Bunlarla ilgili olarak yapılan yayınlar artık kütüphaneleri doldurmaktadır. Bu arada yüzlerce bilim adamı, Sümerlerin nereden geldikleri ve erken tarihlerinin seyri hakkında bilgi vermeden önce, onların yaşamları, dinleri ve kültürleriyle ilgili pek çok şeyi açıklayan binlerce çivi yazısını çözmek için uğraştılar ve halen uğraşmaktadırlar.”
Helmut Uhlig, “Tarihin Başlangıcındaki Bir Halk: Sümerler” adlı bu kitabında, elde edilen maddi verilerden hareketle, bir büyük uygarlığın kuruluşunu, gelişimini ve günümüze devrettiği kültürel-sanatsal mirasını inceleyerek, bizi keyifli ve öğretici bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0005b62d-eaf3-4295-9cbf-f26d290c8c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Orospusu</image:title>
            <image:caption>Kitap, filozof yazar Catherine Clement ile estetik Profesörü Julien Castor’un konuk olduğu, 2. Dünya Savaşı sonrasından itibaren Fransa’da yaşanan aydın hareketlerine ayna tutacak bir belgeselin Arte televizyon kanalı stüdyolarındaki çekimiyle başlar.
Ancak konu sadece Fransız aydınlarıyla sınırlı kalmaz. Adeta dünya aydınlarının öyküsüne dönüşür.Komünizm, Yapısalcılık, 68 Mayısı, Yeni Filozoflar... İki kuşağı kapsayan bir “entelektüel” destanın her evresi. Düşünce tarihinin gerisinde Şeytanın Orospusu’nda Akıl’ın egemen olduğu bir acımasız evren ve aydınların bilinmedik yönleri, farklı yaşam öyküleri var.
Başlıca kahramanları: Sartre, Claude Levi-Strauss, Vladimir Jankelevitch, Jacques Lacan, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida, Louis Althusser, Roland Barthes, Michel Serres, Regis Debray, Bernard-Henri Levy.Zaman zaman mitolojiye de uzanan katkılarıyla yarım yüzyılı aşan düşünce vekültürün romanesk tarihi olan Şeytanın Orospusu aynı zamanda bir sohbet-roman.
Yazar Catherine Clement da dönemin görgü tanığı ve oyuncularındanbirisi. Aşk, istek, gibi bazı temel kavramları farklı bakış açılarıyla okura aktarırken Aklı da irdeliyor, Luther’in tanımıyla “Şeytanın Orospusu”nu yani onun simgesi zeke tanrıçası, mucit tanrıça, gündelik yaşamı örgütleyen tanrıça, Athena...Şeytanın Orospusu, yalnızca aydınları sevmeyenlerin deyimiyle Fransız “entelloları” (entellerinin) değil, Yalta’dan bu yana hepimizin, bütün dünyanın tarihi romanı Sophie’nin Dünyası’nı tamamlayan bir felsefe tarihi ve 20. yüzyıla damgasını vurmuş filozof ve aydınların şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9097da99-4d69-4b9f-a904-eb3a673ce01e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Nasıl Çıkarım Bu İşin İçinden?</image:title>
            <image:caption>Şimdi Nasıl Çıkarım Bu İşin İçinden?
Tılsımınız olacak hayatta. Kazanan olmak için harap olmaya gerek yok.
Görün, fark edin, elinizi uzatın, çözün.
Elinizdeki kitap, belgeseliyle birlikte bunun en kolay yolunu gösteriyor. Çünkü yaşarken öğrenmiş bir kimliğin pratiği var bu satırlarda. İstediğiniz hayat çok basit. Karmaşık bilgiler yok. Mustafa Gözcü, bu kolaylığı çocukluğunda keşfedip hayat yolculuğunda deneyimlemiş. Nasıl mı? El yordamıyla, göz nuruyla...
Onun yaşanmışlıklarını okuyup içselleştirmeniz çok kolay olacak. Şimdi kitabı alın ve arkanıza yaslanın.
Kahramanımız yaşıyor ve kendini yedi kat ele anlatmış da en yakınına anlatamamış! Yani sevgili okurlar, koyverin gitsin. “Yanlış anlaşılır mıyım” diye korkmayın, hiç faydası yok çünkü... Yeter ki önce kendinize, sonra herkese samimi olabilelim. Hepsi bu! Herkes sonunda her şeyi kabı kadar almıyor mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0887a76-9765-4a69-a350-79ff1de55e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıçalar Cadılar ve Aykırı Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Türk Dil Kurumu Tanımları:
Kirli : Aybaşı durumunda bulunan kadın.
MUüsait : Flört etmeye hazır kadın.
Esnaf : Kötü yola sapmış kadın.
Kadın : Ev yönetimi becerisi olan hizmetçi kişi.
Şimdi ben, Türk dil kurumunun yasal sitesine göre; ev yönetimi becerisi olan hizmetçi, kötü yola sapmış esnaf ve flört etmeye hazır bir müsait olarak, regl olmuş kirliyim...
Tek becerim ev yönetimi ama ben evde bile değilim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f9acd2-e950-4683-9d9c-e61d72514a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembellik Hakkı</image:title>
            <image:caption>&quot;Paul Lafargue, burjuvazinin iktidar olmasıyla birlikte, insanlığın kendini kaptırdığı &apos;ilerleme&apos; çılgınlığıyla dalgasını geçiyor. Kitabı, yer yer bir kara mizah başyapıtı olarak da okumak mümkün.&quot;
- Nokta
&quot;Lafargue, denemelerinde kapitalist düzeni kıyasıya eleştiriyor, insanların tembellik hakkını savunuyor.&quot;
- Cumhuriyet
&quot;Yaşamlarının tamamını çalışarak geçiren insanların, bu çalışmalarının ne kadarı kendileri için? Çok azı olduğuna göre, &apos;Yaşasın Tembellik!&apos;&quot;
- Tempo
&quot;Belki de bu kitap tanıtımını, sabah tıklım tıklım bir otobüste işinize giderken; önünüze yığılmış evrakların arasında, kapıyı gözleyerek; öğle paydosunda yemekten arta kalan on dakikada; ya da evinizde, bir yandan işlerinizi düşünürken okuyorsunuz. Bu kitabın yazarı artık böyle yaşamanızı istemiyor.&quot;
- Güneş
&quot;Lafargue, işçi ve işçi sınıfı devrimcisi olmanın, acı ve çile çekmekle eş anlamlı olmadığının üzerinde duruyor. Bunu yaparken de, zorlama ve zevkin ahlaksızlaştırdığı, katıksız bir tembellik içine gömülen burjuvaziden ve yaratılan sahte gereksinimlerden nefret ediyor. Tembelliğin erdemlerini savunan bu sesin, zaman zaman Lafargue&apos;ın sert eleştirilerine maruz kalan işçiler ve aydınlar arasında yankısını bulması dileğiyle...&quot;
- 2000
&quot;Günümüz çevrecilerinin şimdi fark ettiği gerçeği, çok önceden söylemişti Lafargue.&quot;
- Sosyal Demokrat
&quot;Komünist Manifesto&quot;dan sonra, dünya dillerine en çok çevrilen sosyalizm klasiği. İçinde çalışma aşkı duyanlara lanet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44341df2-100f-41fe-a340-ec38ed026f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağına Tutunanlar - Yasak Mıntıkanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>&quot;Romancı, geçmişe tarihçiler gibi bakmaz; geçmişin içinde yalnızca tarihler, sayılar ve adlar görmez. Romancı, baktığı yerde canlı insanlar görür. Acı çeken, gülen, özleyen insanlar. Hasan Sağlam, son yüzyıllık tarihin farklı dönemlerine mercek tutarken, insanların kişisel hikâyelerine, umutlarına ve umutsuzluklarına odaklanıyor.&quot;
- Burhan Sönmez -
Romanlar toplumsal dokularıyla olduğu kadar, karakterleriyle de hafızalarda iz bırakırlar. Hasan Sağlam, Yasak Mıntıkanın Çocukları ile sağır ve dilsiz bir karakterin dünyasını ana eksene yerleştirerek yaşamın içinde geziyor; acılarla kavrulmuş bir coğrafyadan, tertele sonrasında sürgüne gidenlerin oralarda nelerle karşılaştıklarını, nasıl görüldüklerini ve topraklarına nasıl döndüklerini anlatıyordu.
Devam niteliğinde olan Toprağına Tutunanlar’da ise gerçeği ince bir dille harmanlayarak, masumiyet ve kötülüğün iç içe olduğunu sözcükleri özgür bırakarak sorguluyor ve buradan yakın zamana geliyor. Zaten romanları farklı ve özel kılan da bu değil midir? Hasan Sağlam Dersim’i içerden yazıyor. Bir romanda olması gereken akıcılıkla, politik ve ajitatif bir dil kullanmadan yapıyor bunu. Anlattığı bir dramdır ve o dramın içinde olan her şeydir oysa. Şiirsel bir dil, masalsı bir anlatı, müzikal bir akış ile bir coğrafyadan kesitler ve insan ilişkilerinin özeti var Toprağına Tutunanlar’da .
Hasan Sağlam hem Yasak Mıntıkanın Çocukları, hem de Toprağına Tutunanlar ile Dersim’i işleyen romanlara farklı bir ahenk katıyor. Topraksa bu ahengin besleyeni ve umududur.
- Özgün E. Bulut -</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc65c618-b284-476e-b7d8-2a2c39e8b482.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Mıntıkanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Dersimlilerin, tertele olarak adlandırdığı katliamdan geriye; acılarla birlikte, insansızlaştırılmış bir bölge kalmıştır. Yıllarca burası &apos;yasak mıntıka&apos; olarak adlandırılmış ve kimse bu bölgeye girememiştir. Dersimlilerin bu mıntıkaya girmesi çok sonra, özel kararlarla olmuştur. Hasan Sağlam, Yasak Mıntıkanın Çocukları romanıyla yedi kişilik bir ailenin başından geçenleri, sağır ve dilsiz kızları Sultan&apos;ın mucize dolu hayatta kalış mücadelesini eksen alarak, her yönüyle anlatmaktadır. &quot;Tertele, sürgün ve dönüş&quot; bağlamında düşünülen Yasak Mıntıkanın Çocukları, insanın çaresizliği üzerinden sürgüne uzanan ve parçalanıp dağıldıktan sonra, şifayı topraklarında arayan, sonrasında yangından arta kalan küle uzananların hikayesi olarak okunmalıdır. &quot;Dağların ardına yaslanmış, kırsal vakitlerde renk atmış kumaşlar gibi dizilmişlerdi hayatın gerdanına. Dağın hangi tarafı dünyaya yakındı? Yıldızlara el dokunduracak gelin hangi vakit su serpecekti tarlaya? Bereketi artsın diye baharın ve güneşin eteklerini öperlerdi. Eski masallardan bildikleri &quot;kırk katır mı kırk satır mı?&quot; cümlesinde kitabın orta yerinden yırtılmış zamana ağlarlardı. Bilmedikleri yerlerden gelen selamı başlarının üstüne koyar, dişlerinden artan ne varsa karıncalara aş ederlerdi. Son yıllarda üst üste ıstırap külleri rüzgârla uzaklardan gelip düşüyordu saçlarına çocukların. Titriyordu eriğin çiçeği, kavağın gölgesi, buğdayın tanesi. Tedirgindi kuzu, korkuyordu güvercin, uyumuyordu bebeler. Uzak yerlerden silah sesleri geliyordu. Gecenin karanlığında dağların arkasından ışıklar semaya yükselir, top ve tüfek sesleri korkunun kerametiyle kulakları tırmalardı. Meralara doğru giden patikalarda değişik izler belirmişti. Herkesin bildiği izler değildi bunlar. Farklıydı, kurdun kuşun izi değildi. Başka bir sureti, başka bir kokusu vardı. Korkunç ürkek ve yabancıydı. Uzaklardan gelen silah seslerinin can alıcı titreşimi belleklerde bütün resimleri çalkaladı. Ölümün algısı yürekleri yaladı. &apos; Potin izleri!&apos; dediler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acae9d6c-348f-4206-a4b9-8df1f626fb9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönlendirilmiş Erkek</image:title>
            <image:caption>Esther Vilar 1971 yılındaki ilk basımında büyük tartışmalara yol açan bu kitabında, her zaman gündemde olan klasik kadın - erkek ilişkisine ilginç bir bakış açısı getirmiştir. Kitaptaki çok provokatif, çok sert saptamalar ciddi eleştirilere ve yazarın kadın düşmanlığı ile suçlanmasına yol açmıştır. Hatta görüşlerinden ötürü ölüm tehditleri bile almıştır. Kuşkusuz yazarın amacı kadın düşmanlığı değildir. Vilar’ın amacı belki bir değişim umudu yakalanabilir düşüncesiyle kadın ve erkeğin toplumdaki rollerine dürüstçe bakabilmelerine neden olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0407609b-30a7-4b12-a7f6-72bff78faff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Einstein - Evrenin Sırrını Çözen Dahi</image:title>
            <image:caption>Evrenin sırrı, çılgın bir dâhinin kabarık saçlarının altında gizli! Bilim dünyasının en büyük dehası Einstein ve onun sınır tanımayan zekâsı, bu büyük sırrı nasıl çözdü? Zamanın ötesinde kalan bu büyük bilim insanının nasıl bir çocukluk geçirdiğini öğrenmek ister misiniz? Bilime, doğaya, uzaya âşık küçük Albert’ın renkli dünyasında heyecanlı bir yolculuğa davetlisiniz. Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccfe9ae-3653-4cff-bf48-aacffff644d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Kuşçu - Gökleri Arşınlayan Bilgin</image:title>
            <image:caption>GÖKLERİ ARŞINLAYAN BİLGİN ALİ KUŞÇU’NUN HARİTASI NEREYİ GÖSTERİYOR? Her şey Mimar Hasan Bey’in Ali Kuşçu’yu araştırmamı istemesiyle başladı. Nehrin ötesinde doğan Ali Kuşçu, ilim öğrenmek için dünyanın dört bir yanını gezip durmuş. Peki yolu nereye düşmüş dersiniz? İstanbul’a! Dünya’yı arşınlamakla kalmayıp bir de güneş saati yapmış. Acaba bu güneş saati nerede? Evreni Ali Kuşçu ile birlikte fersah fersah gezmeye ne dersiniz? Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2916f149-17f6-47ee-a389-729b396874b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Biruni - Göklerin Hakimi</image:title>
            <image:caption>GÖKLERİN HÂKİMİ BİRUNİ, DÜNYA’NIN YÖRÜNGESİNDE GEZİNTİYE ÇIKTI! Biruni konulu ödevimiz için Aslan amcanın bilge zihnine sığındığımızda birden göklere yolculuk yapıverdik. Yüzyılın matematikçisi olarak anılan Biruni aynı zamanda gökleri avucunun içine almış. Dünya’nın düz olduğuna dair ortaya atılan fikirlere karşı çıkmakla kalmayıp çok az bir farkla çapını bile hesaplayabilmiş. Peki ya bilim için yaptığı çalışmalar karşısında verilen fil yükü gümüşü reddetmesine ne demeli? Bilgin Biruni ile beraber evrenin matematiğini çözmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ff0f753-0197-481a-b8fd-823d3c0836b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahit Arf - Bir Matematik Dehası</image:title>
            <image:caption>MATEMATİK DEHASI CAHİT ARF’IN SAYILARI DİLE GELDİ! Aldığım ilk harçlığa sevinçle bakarken bir de ne göreyim: Cahit Arf. 
Selanik’ten İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Cahit Arf’ın eğitim hayatı Fransa’nın en prestijli yükseköğrenim kurumuna kadar uzanmış. Peki Cahit Arf’ı bir paranın üzerine fotoğrafı basılacak kadar önemli yapan şey neydi? Neden TÜBİTAK ödülü verilmişti? Matematik dehası olarak anılmasına sebep neydi? Sayıların sırrını Cahit Arf ile birlikte çözmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7739951-295d-4fb7-9437-122f971e69e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cezeri-İlk Robotun Mucidi</image:title>
            <image:caption>İLK ROBOTUN MUCİDİ CEZERİ, MAKİNELERE CAN VERİYOR! Kültürel gezi için İstanbul’a giden arkadaşım Anıl’ın döndüğünde büyük bir sürprizi vardı: Orta Çağ’ın en büyük mühendisi Cezeri. Cezeri’nin iki nehrin arasında başlayan hayat macerası, saray mühendisi olmasına kadar dayanmış. İnanabiliyor musunuz? Peki yaptığı makine çizimlerinin yüzyıllar sonrasına hitap ettiğini söylesem ne dersiniz? Bir de kitabı var elbette. Acaba Türkiye’nin neresinde? Cezeri’nin olağanüstü makinelerini tanımaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aae06c0-29e2-4f78-a764-88b95c30d95a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi - Filozofların Üstadı</image:title>
            <image:caption>FİLOZOFLARIN ÜSTADI FARABİ’NİN ZİHNİNE SIZIYORUZ! Yeni bilgiler peşinden koşarken Can abinin hafızasından bir konuk fırladı: Farabi.
Gerçek adı yerine yaşadığı yörenin adını kullanan Farabi, doğduğu yerde kalmayıp ilim peşinde dolanmış durmuş. O kadar çok bilgi peşinde koşmuş ki kendisine İkinci Üstat demişler. Harika değil mi? Peki yetmiş dil bildiğini iddia ediyormuş desem ne derdiniz? Yok artık dediğinizi duyar gibiyim. Ama belki de vardır artık. Filozofların babası Farabi’nin düşüncelerinde yolculuk yapmaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/709ee69e-15d5-4cf7-9ace-55ed370c5e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fergani-Güneşi Döndüren Adam</image:title>
            <image:caption>GÜNEŞİ DÖNDÜREN ADAM FERGANİ, KÂİNATIN SIRLARINI KEŞFEDİYOR! Arkadaşım Berna’nın ödevine yardım edeyim derken yüzyıllar öncesinden bir astronomla tanıştım: Fergani. Doğduğu yer tahminlerle bulunan Fergani, gökyüzünü evi bilmiş. Güneşi ziyaret edip, hareket sistemini incelemiş. Hatta ismi, bir Ay kraterine bile verilmiş. Bunlardan haberiniz var mıydı? Ya da Dante’nin yazdığı bir eserinde Fergani’yi övdüğünü duymuş muydunuz? Yoksa onu da mı bilmiyordunuz? O zaman buyurun bilgi havuzuna! Üstat Fergani ile evrenin büyülü kapılarını aralamaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7dcb84-9f1c-42f4-9c05-6a148a45b6c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Graham Bell-Telefon Dile Geldi</image:title>
            <image:caption>Telefonu icat eden Alexander Graham Bell’in aslında sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalıştığını biliyor muydunuz? Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla aralarında kilometrelerce mesafe bulunan insanların birbirlerini duymalarını sağladı. Peki onu bu icatlara yönlendiren şey neydi? “ALO” sözcüğü nereden geliyor? Küçük Alexander nasıl bir çocuktu? Hadi hep birlikte Graham Bell’in büyülü yolcuğuna eşlik edelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f100f437-eb7f-4639-b981-29c32f843b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Isaac Newton-Modern Fiziğin Babası</image:title>
            <image:caption>Gökten bir elma düştü, içinden bilim çıktı! Başına düşen bir elmayla âdeta hayatı değişen sonra da bilim dünyasını değiştiren Newton, kendisi hakkında “Eğer ki diğerlerinden ötesini görebildiysem; bu, devlerin omuzlarında yükseldiğim içindir,” diyor. Siz de o devin omuzlarına çıkmaya hazır mısınız? Haydi doğanın kanunlarını yazan modern fiziğin babasını tanıyalım! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788082a9-eb4e-4dd7-8634-ca272e1d74b3.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun-Zamana Yön Veren Alim</image:title>
            <image:caption>ZAMANA YÖN VEREN ÂLİM İBN HALDUN, DÜNYANIN TARİHİNİ YAZIYOR! Annemin nasihat heybesinden birdenbire bilgin İbn Haldun çıkıverdi. Çocukluğunda bir coğrafyadan diğerine göç etmek zorunda kalan İbn Haldun’un zihni de kendi sınırlarını aşıp yeryüzünde seyahat etmiş. O kadar çok bilgi sahibi olmuş ki düşünceleri dile gelip sayfaları doldurmuş. Peki bu bilgeliğin kitabına ne isim konmuş? İbn Haldun’un sınır tanımayan zihniyle zamanı fethetmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d925c2a-94cd-4721-9b88-0ef400842d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina-Hekimlerin Piri</image:title>
            <image:caption>HEKİMLERİN PİRİ İBNİ SİNA TIP DÜNYASININ TARİHİNİ YAZIYOR! Aslan amcanın kütüphanesinden tıp dünyasının büyük üstadı fırlayıverdi: İbni Sina. Olağanüstü bir zekâya sahip olan İbni Sina, hem felsefe hem de tıp alanında ilim peşinde koşmuş. O kadar hızlı koşmuş ki daha 16 yaşındayken bazı tabipler tarafından tıp otoritesi ilan edilmiş. Sizce de harika değil mi? Peki İbni Sina, bu bilgilerle kitap yazmış mı? Elbette yazmış! Acaba bu kitabın tıp alanındaki önemi nedir? Bilginlerin bilgini İbni Sina’nın sınırsız zihnine konuk olmaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4163c1c3-3356-4149-87f2-a94a0a319761.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo Da Vinci-Gerçek Bir Dahi</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir ressam, yetenekli bir müzisyen ve zeki bir mucit... Daha önce bu kadar çok beceriye sahip bir insan tanımış mıydınız? O, her zaman fikirlerinin ve meraklarının peşinden korkmadan gitmiş bir hayalperestti. Öğrenmekten asla vazgeçmeyen Leonardo da Vinci çok yönlü dehası sayesinde hem dünya tarihinin hem de İtalyan Rönesansı’nın en büyük ışığıdır. Sizce çocukken başından hangi maceralar geçmiş de resim ve müzikte çığır açmıştır? Haydi gelin, Leonardo da Vinci’nin büyülü yolculuğuna eşlik edelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05e544a9-af13-4e52-a9b1-d2962e174d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Devrimi</image:title>
            <image:caption>1917 Rus Devrimi, 20. yüzyılın dönüm noktalarından biri olan ve bıraktığı mirasla günümüzü hâlâ etkileyen çığır açıcı bir hadisedir. Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle erişime açılan arşivler sayesinde tarihçilerin devrimi daha kapsamlı biçimde değerlendirmesi mümkün hale gelirken Rus Devrimine ilişkin yeni yorumlar ve anlatılar da peş peşe ortaya çıkmıştır. 
 
Sovyetler Birliği uzmanı saygın tarihçilerden Sheila Fitzpatrick bu kitapta devrimin arka planından 1917’nin çalkantılı gelişmelerine, Stalin’in “tepeden devrimi”nden 1930’ların Büyük Tasfiye’sine dek Rus Devriminin kritik aşamalarını “aşağıdan” bir tarihsel bakışla ve özgün yorumlarla değerlendiriyor. 
 
“Devirler değişir ve bütün bu değişimler genellikle döngüsel bir özellik arz ederler. 22. yüzyılda, iki yüzüncü yıldönümü kutlanırken Rus Devriminin ve onun sosyalist hedeflerinin Rusya’da ve dünyanın geri kalanında nasıl görüneceğini hangimiz bilebiliriz ki?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e759816d-0bc8-47ed-959d-c8455f42828b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Kalan Hikayeler Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>“Yarım bırakılmanın ne demek olduğunu işte o sırada anladım. Halen anlatacak şeylerin varken, birinin seni dinlemekten vazgeçmesidir yarım kalmak. Halen yürüyecek yolunuz varken, birinin geri dönmesidir. Çağlayan bir nehir gibi hissederken, önüne bir set çekilmesidir. Birini özlerken o kişinin yok olup gitmesi, karnın çok acıktığı anda elindeki son parça ekmeğin yere düşmesidir. Upuzun gördüğün bir yolun ummadığın bir zamanda sonlanmasıdır.” 
 
Deniz, yarım bırakılan kitapların içine sıkışmış hikâyeleri duyabildiğini anladığında bunun hayatını nasıl etkileyeceğinin farkında değildi. Hikâyelerini dinlediği kitaplarda hiç tanımadığı duygularla tanışır, önemli bir seçimin kıyısındayken hiç bilmediği geçmişiyle yüzleşir. Yarım Kalan Hikâyeler Kütüphanesi yaşam boyu tamamlanma peşinde koşan insanların arayışlarını, yarım bıraktıkları kitapların sayfalarına hapsolan hikâyeler üzerinden anlatıyor. Herkesin kendi yaşam kitabının sayfalarına yeniden bakması, tamamlanmamışlığın acısıyla kıvranan hikâyelerini dönüp yeniden okuması için..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c705763-ce71-4ef8-b4c1-de24f3655772.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbekli Tepe ve Semboller</image:title>
            <image:caption>Göbeklitepe’yi Anlamak: Göbeklitepede Yer Alan Sembollerin Arkeolojik, Tarihsel, Dinsel ve Günümüzdeki Kullanımları Yönünden İncelenmesi
Prof. Dr. Veysel Ayhan &amp; Dr. Esra Tüylüoğlu
Sunuş: Göbeklitepe’yi Anlamak
–Doç. Dr. Thomas Zimmermann 
Korkutan Bir Hayvanat-ı Berriyye: Göbeklitepe’nin Tasvirlerini Okumak
– Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı
Göbeklitepe’deki Hayvanların Eski Anadolu ve Mezopotamya’da  Tasvirleri
– İbrahim Halil Er
Göbeklitepe’de Geçen Hayvan Figürlerinin Kutsal Kitaplardaki Karşılığı
– Pelinsu İnceli &amp; Sezen Garip
Bir İletişim Yöntemi Olarak Semboller ve Göbeklitepe’de Yer Alan Hayvan Sembollerinin Göstergebilimsel Çözümlemesi
– Dr. Esra Tüylüoğlü
Göbeklitepe’deki Hayvan Sembollerinin Günümüzdeki Kullanımları ve Tasvirleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dba835bb-7a60-41c6-b6fa-3a6f57f73a9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Yetişkinler</image:title>
            <image:caption>“Mutlu olmayı kendinize borçlusunuz.” 
 
Cathy Glass insanın kendisine, mutlu olmayı ve iç huzuru bulmayı borçlu olduğu düsturuyla yola çıkıyor ve hayatı en iyi şekilde yaşamak isteyenlere kılavuzluk ediyor. 
 
Yirmi beş yılı aşkın süredir koruyucu bakıcılık yapan Glass, hayatın zorluklarının farkında. Bu farkındalıkla ve dünyanın dört bir yanından gelen e-postalarla birlikte insanları mutlu eden temel faktörleri belirledi. İşin sırrının her zaman yüksek bir ruh halinde yaşamak olmadığını, tüm duyguları kabul edip hayatımızın kontrolünü elimize almamız olduğunu söylüyor. 
 
Hayata dair bir rehber arayan tüm yetişkinler için paha biçilemez bir kitap olan Mutlu Yetişkinler; hedeflerinize nasıl ulaşacağınız, öfke ve stresle nasıl başa çıkacağınız, özgüveninizi ve özsaygınızı nasıl artıracağınızla ilgili 
önemli ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c7132c-8f9d-469c-ac09-788bbd2184a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Başlamadı Günlüğü</image:title>
            <image:caption>İster anne babamızın duygularını henüz anne karnındayken kalıtsal olarak devralalım, ister annemizle olan ilişkimiz aracılığıyla bize aktarılsın ya da bilinçdışı bağlılığımızla veya epigenetik değişiklikler yoluyla paylaşalım, bir şey çok açıktır: “Hayat bizi geçmişte çözümlenmemiş bir şeyle geleceğe gönderir.” 
Dünya’da ve Türkiye’de çoksatan Seninle Başlamadı kitabını okuduğunuzu ve ilerlerken birçok yere notlar almak, atalarınızı araştırmak, ailenize sorular yöneltmek istediğinizi tahmin edebiliyorum. İşte bu çalışma günlüğünü daha düzenli bir ilerleyişte; bölünmeden, kaybolmadan her an yanınızda bulundurmanız için hazırladık. Köklerimizden gelen duyguların bugünümüze ne kadar etki ettiğini, var olma sürecimizde bizi ne derecede zorladığını fark etmediğimiz anlarda kendimizi biraz daha yalnız ve anlaşılmaz hissedilebiliyoruz. Bazense sadece bilmek, anlamak istiyoruz. Umarım bu günlük ‘siz’ olma sürecinize ufak da olsa bir destek sağlar; yolculuğunuzda yanınızda olur. Buket Konur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30731e9a-f4c4-48bc-bb44-2c62d0e13985.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Canavar İçin Avrupa Seyahati</image:title>
            <image:caption>Simyacının Kızının Tuhaf Hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Mary Jekyll’ın hayatı, Sherlock Holmes ve Dr. Watson’a Whitechapel Cinayetleri’ni çözmelerinde yardım ettiğinden beri sessiz ve huzurlu geçmektedir. Beatrice Rappaccini, Catherine Moreau, Justine Frankenstein ve Mary’nin kız kardeşi Diana Hyde, Londra’daki Jekyll konağına yerleşmiştir. Üstelik yanlarında, sıkıştıklarında başvurabilecekleri Bayan Poole da vardır. 
 
Ancak bu sakin günler, Lucinda Van Helsing’in kaçırıldığını öğrendiklerinde sona erer. Athena Kulübü, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na gitmeli ve korkunç deneylere maruz bırakılan bu genç kadını kurtarmalıdır. Lucinda nerededir? Profesör Van Helsing, kızına ne yapmayı planlamaktadır? Lucinda’yı makûs tâlihinden kurtarmak için zamanla yarışan Athena Kulübü üyeleri, Avrupa boyunca çılgın bir maceraya daha atılıyor. Paris’ten Viyana’ya, oradan Budapeşte’ye uzanan bu tehlikeli yolculukta, Mary ve arkadaşları yeni müttefikler kazanıyor, eski düşmanlarla yüzleşiyor ve nihayet Simya Topluluğu’na meydan okuyor. Artık vahşi kızlar için kendi kaderlerini yazma vakti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9e6f71-72bb-46bc-b7d0-ddf441682aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağım O Kadar Dardı Ki</image:title>
            <image:caption>1917 Bolşevik Ekim devrimi halk adına yeni bir yönetim sistemi olan Komünizm adıyla yapıldı. Sonra devrimi yapanlar sistemin oturmadığını söyleyerek on yıllarca Sovyet halkını oyaladılar. Böylece devleti bir baskı aracı olarak kullanıp Sovyet halkını bu yeni Komünist rejimde tam 74 yıl tuttular. Onlara vat edildiği gibi ne işçisi ne köylüsü ne de emekçisi bu yeni sistemden bir fayda görmedi tam aksine yükleri daha da artırıldı. Zira Burjuva yeniden iktidardaydı ve gerçekte yapılan o devrim daha ilk başlardan itibaren boşa gitmişti. Günümüz dünyasında ise 208 ülkeden sadece bir elin parmakları kadar ülke Sosyalizm adı altında Komünizm ile yönetilmektedir. Oysa bunların neredeyse tamamı dış dünyaya açılmış olup fiilen demokrasiye geçmişlerdir. Komünist rejimin doğum yeri olan Sovyetlerden geriye ise sadece açlık, sefalet, zulüm ve yüz binlerce etnik kökeninden dolayı sürgünler ve milyonlarca masum insanın ölümü ile sessiz çığlıkları kalmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7916b53-d444-49fa-bed4-27ba7248fe66.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi ile Uşağı</image:title>
            <image:caption>“Anlatacağımız bu olay, 1870’lerin bir kış mevsiminde yaşandı. Aziz Nikolay Yortusu’ndan bir sonraki gündü. Yortu köyün kilisesinde topluca kutlanmıştı, fakat ikinci sınıf tüccar olan Vasili Andreyiç Brehunov kiliseyi bırakıp da işlerinin başına bir türlü dönemedi. Kilise yönetim başkanı olan tüccarın, yortuyu daha sonra bir de evinde kutlayarak akrabalarını ve tanıdıklarını ağırlaması şarttı. Ancak son konukları evinden çıkar çıkmaz yol hazırlığı yapmaya girişti. “</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2203a4e0-3023-46ed-911d-6497e4597b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve İsyan Mektupları</image:title>
            <image:caption>Hasret ve özlem yüklü duygulara kimi zaman isyan çığlıkları da eşlik eder. Gurbete sürüklenen insan, ayrılık nedenlerine olan öfkelerini her geçen gün içinde büyütür ve sonunda öfkeleri isyana dönüşür. 
İşte, benim gurbetten sılaya gönderdiğim mektuplarımın satır aralarında büyük isyanlar var! Hasret ve özlem var, aşk var, aşk… 
Sıla hasreti, gurbette aşka dönüşür, insanda olağanüstü aşk duygularını besler; kâinata, gezegenlere, yıldızlara, güneşe, aya, dünyaya ve dünya üzerindeki her şeye, herkese bir anda âşık oluverirsiniz. 
Anneme – babama olan aşkım, oğluma ve kızıma olan aşkım, dostlarıma ve vatanıma olan aşkım dünyanın uzak coğrafyalarında daha da büyüdü ve bu kitapta can buldu. 
Kimi zaman şiirlerle kimi zaman da düz yazı olarak dile getirdiğim, gerçek duygularımı yansıtan en özel mektuplarımı siz değerli okuyucularla paylaşmak benim için onurdur. Yadırgamadan ve yargılamadan okuyacağınızı ümit ediyorum. Teşekkürlerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b015351d-1b35-4ee7-827e-60f93495f0f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığınla Onurlandır Güzel İnsan</image:title>
            <image:caption>Varlık amacını sorgula! 
Bu hayata dokun. 
Güzelleştir. 
Sevgiyle iyileştir. 
Şikâyet etmeyi bırak. 
Yol ol! 
Işık ol! 
Rehber ol! 
Kahraman ol! 
Unutma! 
Sen öylesine, bir rastlantı sonucu burada 
değilsin. 
Senin bir hayat amacın var. 
Varlığını onurlandır. Ey güzel insan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b2cd5b8-5dac-4e4c-9fb5-b87f88cfbc86.jpg</image:loc>
            <image:title>Lightning, Thunder and Lightning Conductors</image:title>
            <image:caption>The electricity produced by an ordinary electric machine exhibits, under certain conditions, phenomena which bear a striking resemblance to the phenomena at-tendant on lightning. In both cases there is a flash of light; in both there is a report, which, in the case of lightning, we call thunder; and, in both cases, intense heat is developed, which is capable of setting fire to combustible bodies. Further, the spark from an electric machine travels through space with extraordinary rapidity, and so does a flash of lightning; the spark follows a zig-zag course, and so does a flash of lightning; the spark moves silently and harmlessly through metal rods and stout wires, while it forces its way, with destructive effect, through bad conductors, and it is so, too, with a flash of lightning. Lastly, the electricity of a machine is capable of giving a severe shock to the human body; and we know that lightning gives a shock so severe as usually to cause immediate death. For these reasons it was long conjectured by scientific men that lightning is, in its nature, identical with electricity; and that it differs from the electricity of our machines only in this, that it exists in a more powerful and destructive form.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8de9f91-d462-4215-8ea8-0452c12353e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rünlerin Yankıları</image:title>
            <image:caption>Aşkları yasaklanmıştı. Ama sonsuzlukta yankılandı. 
 
2021 RNA Romantik Fantastik Roman Ödülü kazananı 
Tarihsel fantezi türünün ödüllü yazarı Christina Courtenay’dan Viking çağında ve günümüzde geçen iki zamanlı bir aşk hikâyesi. Genç tarihçi, büyükannesinden miras kalan İsveç’teki yazlık evde eski bir altın Viking yüzüğü bulur. Daha fazla Viking eseri bulmak için arkeolojik kazı yapılmasına karar verir. Bu saklı kalan geçmişte kendi köklerini keşfettikçe o dönemde yaşamış insanların hayatlarına tutkuyla bağlanmaya başlar. Kazıdaki keşiflere yoğunlaşırken, kazı arkeoloğuyla yakınlaşırlar. Aşkları onları, Galli bir soylu kadın olan Ceri ve MS 869 yılında halkından koparılan “Beyaz Şahin” olarak bilinen gizemli Viking’in hikâyesiyle bir araya getirmeye başlar. 
Geçmişle şimdiyi araya getiren şey eski Vikinglerin Rünik yazılarında saklı kalan sözcüklerdeki sırlardı. 
“Christina Courtenay, Viking dönemi ile çağdaş hikâyeleri ustalıkla bir araya getiriyor.” 
Judith Lennox</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21ed98d-8ac0-4d91-8351-39a646d6f5c5.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları -3 Ağrı Dindiriciler</image:title>
            <image:caption>Dört profesörden ağrılarınızı dindirecek, aromaterapi karışımlarıyla rahatlatacak 
276 özgün karışımı 
 
Aromaterapi uygulamalarında geniş bir kullanımı olan uçucu yağların distilasyon (damıtma) yolu ile elde edilmelerinin 10’uncu yüzyıla dayandığı düşünülmekle birlikte, bu konunun çok daha eski dönemlere uzandığı ve eski Mısır uygarlığında da yer aldığı tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu konu hakkındaki kayıtlar, kokulu bitkilerin Hipokrat dönemi Yunan tıbbında da önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. 
 
Vücut, zihin ve ruh sağlığını iyileştirmek için kullanılan aromaterapi uygulamaları, bazı kaynaklarda ‘uçucu yağ terapisi’ olarak da tanımlanmıştır. 
 
Aromaterapide kullanılacak uçucu ve sabit yağlar, iyi tarım ve toplama koşullarına uygun olarak yetiştirilmiş bitkilerden uygun yöntemlerle elde edilmiş, kalite kontrolleri yapılmış, doğru saklama koşullarında saklanmış, uygun şekilde ambalajlanmış ve doğru etiketlenmiş olmalıdır. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör, Avrupa Farmakopesi Türkiye Delegesi olarak görev yapmış bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu üçüncü kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan; âdet dönemi, artrit, baş ağrısı, migren, burkulma, incinme, gut, romatizma, kireçlenme, fibromiyalji, karpal tünel, kas ağrıları, kas gevşetici, kemik erimesi, siyatik, sırt ağrıları, diyabetik nöropati, kulak ağrısı, spor faaliyetleri ve yaralanmaları nedeniyle oluşan ağrılar için kullanılabilecek 276 özgün karışımı okurlara sunmaktadır. 
 
Ağrılarınızın dinmesini, ruhunuzun aromaterapi karışımlarıyla rahatlamasını dileriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f78945-9436-4455-b646-983d30c12b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Plasebo Etkisi</image:title>
            <image:caption>Dikkat! Sanal mutluluklar plasebo etkisi yaratabilir.

Pelin Güneş, sanal dünyanın yarattığı &apos;&apos;sahte&apos;&apos; mutluluklar üzerine kalem oynattığı Plasebo Etkisi&apos;nde, sürekli gelişen ve değişen teknolojilerin gölgesinde yükselen yeni dünya anlayışına ve onun sunduğu akıl almaz nimetlere mizahın gücüyle yaklaşıyor.

Okurlarını, tesadüfen(!) karşılarına çıkan bir internet reklamı aracılığıyla yavru bir gorili evlat edinen Tarhan ailesinin evine konuk eden roman, büyükşehir karmaşasında kesişen farklı yaşamlara ayna tutuyor.

Günümüz insanının adeta hayat felsefesine dönüştürdüğü, kolay yoldan özgüven, zenginlik ve mutluluk edinme çabalarını, nokta atışı tespitlerle ortaya koyan yazar, eskiden bizi şaşırtan ya da üzen pek çok şeyin, şimdilerde nasıl sıradan ve olağan kabul edildiği gerçeği hakkında düşündürüyor. 









Yedinci sınıfa giden Tuna, öğretmeninin önerdiği okuma listesine isyan edince kendini severek okuyacağı kitabı &apos;&apos;yazarken&apos;&apos; bulur! Tam da o günlerde, bir internet sitesinden alışveriş yaparken kazara bastığı onay tuşu, onu bambaşka bir serüvenin anlatıcısı yapar. Sanal sepetine attığı goril yavrusunun, zor bir dönemden geçen annesini mutlu edeceğine adı gibi emindir Tuna. Zaten bir yıllığına ayda sadece otuz dolar ödeyeceklerdir! Oysa işin rengi başkadır. Doodle adındaki goril, Tarhan&apos;ların hanesine aradıkları mutluluğu pek de getir(e)mez. Yaşanan kargaşa yetmezmiş gibi ansızın çıkan sağlık sorunları, Tuna&apos;ların apartmanlarına yeni taşınan Kokangül ailesinin eksantrik çıkışları derken gerilim tırmanır. Sular durulduğunda kahramanımız elindeki deftere bakıp şaşakalır. Kaleme almaya çalıştığı kitap çoktan hazırdır!

Günce şeklinde ilerleyen anlatısıyla keyifli bir okuma deneyimi sunan Plasebo Etkisi, ilk gençlik çağının heyecanlarını, hayallerini, sorunlarını; aile ve arkadaşlık ilişkileri çerçevesinde ustalıkla yansıtıyor. Gerçeğin yerine algının konduğu yeni dünya düzenini sorgulatan kitap, gençleri gözlem yapmaya ve yazmaya yüreklendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8f9ba7-25ce-4da0-9dc8-47a3f86b7851.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx Plajda</image:title>
            <image:caption>Neden Marx ve eserleri hâlâ bu kadar güncel? 
Dünyanın en ünlü filozoflarından Karl Marx doğumundan iki yüzyıl sonra bile gözardı edilemez bir referans olmaya devam ediyor. En bilindik eserleri, Komünist Parti Manifestosu ve Kapital’le yıllardır farklı bilim dallarını etkisi altına almış durumda. BMarx ve mirasçılarını okumak günümüz dünyasında, farklı politik ve ekonomik sorunları anlamlandırmanın kapılarından biri. Jean-Numa Ducange, bu kitabında Karl Marx’ın hayatını, başlıca eserlerini ve günümüze kadar devam eden etkilerini inceliyor. “Marx’la bir gelecek mümkün müdür?” diye soran yazar, size Marx’ın Kapital’ini ve komünizmi anlamak için keyifli bir yolculuğa çağırıyor. Bütün okurlar birleşin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d242832-079e-458e-9d59-a6ae32910070.jpg</image:loc>
            <image:title>Louis Pasteur-Mikropların Savaşçısı</image:title>
            <image:caption>Hayalet mikroplarla savaşan bir bilim insanı! Üstelik hem savaşçı hem de bir sihirbaz! Mikroplar ve bakterilerle mücadelenin en önemli yolunu bulup bizlere aşıyı armağan etti ve gıdaları uzun süre saklamanın yöntemini keşfetti. O, kendine inandı ve başardı!  Yaşına göre çok olgun ve ağırbaşlı olan küçük Louis hiçbir canlının acı çekmesine dayanamazdı ve bu duyguyla büyüdüğünde kendini canlıların sağlığı için bilime adadı. Gelin meraklı, heyecanlı ve çok çalışkan Louis’in neler yapabildiğine tanık olalım! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d633550-71b4-400a-a02a-80aa56b47836.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Curie-Bilimin Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>Bilimin kraliçesi Marie Curie’nin adım adım Nobel’e uzanan zorlu yolculuğu... Yaşadığı hazin hayata rağmen hayallerinin peşinde koşmaya devam eden ve asla pes etmeyen bir kadın düşünün. Kadınların eğitimden mahrum bırakıldığı bir dönemde yaşayan Marie, bize ne olursa olsun mücadele etmeyi ve vazgeçmemeyi öğretiyor. Maceraperest Curie’nin bu azim dolu yolculuğu, bilim dünyasının kraliçesini zamanın ötesine taşıyor. Peki siz maceracı ruhlar, Marie’nin çocukluğuna tanıklık etmeye hazır mısınız? Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1acd56e6-5a04-4593-abf1-e30e71261d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart-Notaların Şairi</image:title>
            <image:caption>İlk konserini 6 yaşında veren ve ilk senfonisini 8 yaşında yazan büyük bir müzik dehası düşünün! Gelmiş geçmiş en büyük müzisyenlerden Mozart, çok küçük yaşta müziğe âşık oldu ve yetişkin olduğunda ise tüm dünyayı kendi müziğine âşık etti! “Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kâğıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler?” sözüyle Mozart, müziğin ruhunu anlayarak notalara nasıl can verilir herkese gösterdi. Daha küçücük bir çocukken kemanıyla dinleyenleri kendisine hayran bırakan küçük Wolfie’nin etkileyici hikâyesine hazır olun!
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f596ed-acad-40cf-8d61-5cbc1c6154c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikola Tesla- Dünyanın En Büyük Mucidi</image:title>
            <image:caption>Elektriğin sihirbazı Nikola Tesla&apos;nın ilham kaynağı bir kedi olabilir mi? Neden olmasın! Çocukluğundaki büyük gözlem yeteneği sayesinde bulguları ve icatları günümüz dünyasını değiştiren Tesla, tarihin en büyük mucitleri arasında yer almaktadır. Hayattayken hak ettiği takdiri görmemiş olsa da, bu onu zamanının ilerisini düşünmekten ve geleceği “aydınlatmaktan” vazgeçirmedi. Ona “deha” demek bile hafif kalır! Bugün, elimizin altındaki bütün elektrikli aletler Tesla’nın zihniyle can bulmuştur. Haydi bir şimşeğin peşinden kedisi Macak’la koşan Tesla’nın aydınlık hikâyesine ortak olalım! 
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867344e1-cb81-4257-b894-1589733c5d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri Reis-Denizlerin Parlayan Yıldızı</image:title>
            <image:caption>DENİZLERİN PARLAYAN YILDIZI PİRİ REİS’İN GEMİSİNDE NELER OLUYOR? Dedemle birlikte Cemal Kaptan’ın teknesine gittiğimizde denizlerin ardından bir gezgin çıkıverdi karşıma: Piri Reis. Gelibolu’nun bütün çocukları gibi denizleri arşınlayan Piri Reis’in hayat gemisi, bir anda Osmanlı donanmasına varıvermiş. Peki Piri Reis’in bundan önce korsanlık yaptığını biliyor muydunuz? Şaşırdınız öyle değil mi? O zaman Piri Reis’in sırlarla dolu haritasına daha çok şaşıracaksınız. Engin denizleri Piri Reis ile arşınlamaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f3a26e-6004-4b80-bcb8-d7012a1f263a.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen Hawking-Sınır Tanımayan Bir Zeka</image:title>
            <image:caption>“Ayaklarınıza değil, yıldızlara bakmayı unutmayın,” diyen Stephen Hawking’le yıldızlara bakmaya hazır mısınız? Pek parlak bir okul hayatı geçirmese de Hawking, bilinen en büyük dâhilerden biri olmayı başarmıştı. Yaşadığı hastalık sebebiyle bedeni hareketsiz kalsa da uçsuz bucaksız zihni her zaman sınırları zorlamaya devam etti! Sonsuz bilginin peşinde uçarak, yaşadığı tüm zorluklara rağmen evrenin sırları konusunda hepimizi aydınlattı. Gelin, bu sınır tanımayan zekâyı kendi ağzından dinleyelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499a8bdf-ef97-46e7-a024-06f3b7bf04e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluğ Bey - Ay&apos;ın ve Yıldızların Sultanı</image:title>
            <image:caption>AY’IN VE YILDIZLARIN SULTANI ULUĞ BEY, GÖKYOLU’NU KEŞFE ÇIKTI! Arkadaşım Meriç’in aldığı kitapta bir sultan yaşıyormuş: Uluğ Bey. 
Dünyada sultanlık yapan Uluğ Bey, meğer Ay’ın yüzeyinde bir kraterin de sultanıymış. Gökyüzünün haritasını yapmayı bile başarmış. Peki ya icat ettiği aletlerle astronomi biliminin incelenmesi için yaptığı katkılara ne demeli? Bir de buluşu olan cetvel var elbette. Uluğ Bey’in rasathanesine konuk olmaya ne dersiniz? Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3123c21c-c4e9-473c-a781-c1fd98e445fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Yıllık Karanlık</image:title>
            <image:caption>Gerçekler daima su yüzüne çıkar… 
 
Güney Kore’nin taşrasındaki bir baraj gölünde genç bir kızın ölü bedeni bulununca polis hemen bir soruşturma başlatır. Kızın babası ile barajda çalışan iki güvenlik görevlisi şüpheliler arasındadır ve üçünün de cinayetin işlendiği geceye dair sırları vardır. Soruşturma devam ederken kendilerini bir kedi-fare oyunu içinde bulurlar. Oyunun sonunda da korkunç bir trajedi yaşanır ve bir güvenlik görevlisi tutuklanıp hapse atılır. 
 
Ancak kızın öldüğü gece yaşananlar hâlâ aydınlatılmamıştır. Gizemli bir güç, hapse atılan güvenlik görevlisinin oğlu Sovon’u her yerde izlemekte ve ona hayatı dar etmektedir. Sovon yedi yıl boyunca geçmişinden kaçtıktan sonra beklenmedik bir paketin gelmesiyle o geceye dair sır perdesini aralamaya başlar ve kendi hayatının da tehlikede olduğunu öğrenir. 
 
“Jeong You Jeong uluslararası bir fenomen. Yedi Yıllık Karanlık, onun adının en iyi psikolojik gerilim yazarları arasında anılmasını sağlıyor.” 
— Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee00e741-1e56-42a9-be83-3a299661bed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler Küsünce-Bir İnsan Hakları Masalı</image:title>
            <image:caption>Dünya, zor bir dönemden geçiyordu. İnsanlar birbirlerinin özgürlüklerine, inanç ve düşüncelerine saygı göstermiyor; haksızlıklar, hastalıklar ve açlık artıyordu. 
Bu duruma çok üzülen renk perileri harekete geçmeye karar verdiler. 7 renk perisi her kıtadan bir rengi alıp sakladı. Dünya iyice renksiz, tatsız tuzsuz bir yer hâline geldi. 
Ancak her kıtada renklerini kaybetmeyen biri vardı. Bunlar; doğa, hayvanlar, insanlar ve yaşamla ilgili sezgileri güçlü, duyarlılık sahibi bilgelerdi. Sorunu çözmek için harekete geçen bilgeler, renk perilerinin verdiği görevleri yerine getirmeye başladı. Böylece dünya tüm renklerine kavuşacaktı. 
Sevginin, anlayışın ve barışın hüküm sürdüğü bir dünya için atmamız gereken adımları İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi çerçevesinde ele alan bu kitap, çocuklara daha iyi bir dünyanın kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88639aae-1b1e-48da-aa73-91c517351c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce, zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kapılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk 100 bine yakın insanın gökyüzünden yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp havai fişek gösterileri gibi izlemiştik. Anlaşılan Guy Debord’’un 1968’’lerde öngördüğü “Gösteri Toplumu” gerçekleşmişti. 11 Eylül saldırısının hemen ardından ABD’nin bir “cezalandırma eylemi” olarak giriştiği Afganistan operasyonu, Şaron’’un bütün pervasızlığıyla Filistin şehirlerini yakıp yıkması ve Arafat’’ı kuşatma altında tutmasının yanı sıra “Irak operasyonu” o günlere hem ne kadar uzak hem de ne kadar yakın olduğumuzu gösterdi. Bu süreç içinde, medyanın “rızanın üretilmesi”ndeki ve “güdümlü gerçeklik yaratılması”ndaki rolü hiç değişmedi. Medya daha incelikli yöntemlerle düşmanları şeytanlaştırırken, yandaşlarını melekleştirmekten vazgeçmedi. Medyanın sermaye ve iktidarla ilişkisi her geçen gün tarafların meşruiyetini daha çok kemiren bir sorun olarak ortaya çıktı. Noam Chomsky, bu kitabında, medyanın hükümet, sermaye ve elit kesimlerle sıkı fıkı bağları ve çıkar ilişkileri temelinde işleyiş mekanizmasını, özellikle Ortadoğu, Filistin ve Nikaragua’’dan zengin örneklerle gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2b0ded-b034-42cb-b55e-e981fa7686b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidigago Bir Dünya Fikir</image:title>
            <image:caption>Bir akıl, bir fikir 
Bir renkli, bir benekli 
Belki de çok hareketli 
Bil bakalım bu nedir? 
Belki de içindedir. 
Bu kitapta bir dünya fikirle, aklımızın sınırlarını zorlayacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0de17ca-90a0-47fd-8093-44336a7c8dba.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Zeliha ESER 1983 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Turizm İşletmeciliği Bölümünden ön lisans, 1988 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinden lisans derecelerini aldı. 1994 yılında ABD’de New Haven Üniversitesinde Otel, Restoran ve Turizm İşletmeciliği dalında yüksek lisansını tamamladı. 1999 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Turizm ve Otel İşletmeciliği Ana Bilim Dalında Doktora programını tamamlayarak doktor, 2007 yılında ise Pazarlama Ana Bilim Dalında Doçentlik unvanını aldı. Halen Başkent Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yazarın pazarlama alanında yurt içi ve yurt dışı makaleleri ve kitapları bulunmaktadır. e-posta: zeser@baskent.edu.tr

Prof. Dr. Sezer KORKMAZ 1984 yılında Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Teknoloji Eğitimi Bölümü, Ticaret Eğitimi Ana Bilim Dalından Lisans, 1988 yılında Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Ana Bilim Dalında yüksek lisans derecelerini aldı. 1990 yılında, İngiltere’de Manchester University, Bolton Institute of Higher Education Kurumunda, Dünya Bankası/YÖK II. Endüstriyel Eğitim Projesi, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Program ve Öğretim Metotları Konusunda 9 Aylık Eğitim Programına katıldı. 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Yönetimi Dalında Doktora programını tamamladı. 2000 tarihinde Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim Dalında Doçent, 2006 tarihinde ise Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim Dalında Profesörlük unvanını aldı. Halen Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yazarın, pazarlama alanında muhtelif makaleleri bulunmaktadır. e-posta: sezerk@gazi.edu.tr

Prof. Dr. Sevgi Ayşe ÖZTÜRK 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisansını Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme programında 1988 yılında tamamlamış, 1996 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Pazarlama Doktora Programından doktora derecesini almıştır. 1998’de Pazarlama Doçenti olan Sevgi Ayşe Öztürk 2007 yılında profesörlük unvanını almıştır. Pazarlama alanında muhtelif makaleleri bulunan yazar halen Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesidir ve Pazarlama Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürmektedir.  e-posta: sozturk@anadolu.edu.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb49bff7-eb30-48e8-ae23-5c1b26e3fd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hera’ya Övgü</image:title>
            <image:caption>“Sürekli teolojik eleştiriler, felsefi metinler, tarihi dokümanların güzergâhında yürümek, beyni de yorar bedeni de. Yaşam sadece sorgulamak değildir; haz almak, duygusal bağlar kurmak, seks yapmak, eğlenmek, şaşaalı bir yaşam sürdürmektir. Kinik bir Diogenes sefaleti, hazların tutsaklığı, savaşların ve gözyaşlarının kaos yarattığı bir coğrafyadan ziyade, Babil gibi asma bahçeler, zevkler, hazlar da olmalıdır. Bu yaşam serüveninde sadece bir hakkımız var, o yaşam hakkımızı iyi değerlendirmeliyiz. Kalbe dokunan, fetheden, baştan çıkaran bir hitabet ve yaklaşım geliştirerek, ruhun hastalıklarına veda ederek yeni bir yaşam biçimi ile hayatı kucaklamak gerekir.” “Konuşmak güzeldir, iyi gelir ruha, konuşunca anlaşılıyor insan. Bir trajik açıklama, hiç anlaşılmayan insan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6e7bce3-a15a-4834-8e07-227c56fc76c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar II</image:title>
            <image:caption>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar II adlı bu kitapta bir önceki kitap çalışmasında yer almayan ve dezavantajlı / risk altındaki gruplar içerisinde değerlendirilebilecek gruplara yer verilmiştir. Kitapta yer alan bu bölümlerde öncelikle grupsal tanımlamalara yer verilmiş ardından da bu gruplara yönelik risk faktörleri ve bu risk faktörlerine yönelik sosyal hizmet uygulamalarına yer verilmiştir. Kitapta toplam 12 dezavantajlı / risk altındaki gruba yer verilmiştir. Bu bölümlere ek olarak, kitabın sonunda çalışma kapsamındaki bütün bölümleri genelleyen “Neoliberalizm ve yeni-kapitalizm: Küreselleşmenin dezavantajlı gruplar üzerindeki etkisi ve “Dezavantajlı / Risk altındaki gruplara yönelik güçlendirme uygulamaları” adlı iki bölüme yer verilerek “Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar Serisi” tamamlanmıştır. 
 
Müracaatçıların içinde bulunduğu durumun değerlendirildiği, sorun ve ihtiyaçlarının tespit edildiği ve ihtiyaç duyulan hizmetlere yönelik gerekli sistemlerin harekete geçirildiği planlı müdahele süreci sosyal hizmet alanı içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu düşünceden hareketle bölümlerin sonunda dezavantajlı / risk altındaki gruplara yönelik örnek vakalar kurgulanmış ve planlı müdahele süreci ışığında ele alınmıştır. Bu şekilde sosyal hizmet içerisinde önemli bir yeri planlı müdahele sürecinin farklı vakalar üzerinde okur tarafından görülmesinin sağlanması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9deddc88-2bb0-4d92-b17b-e5440f870d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Piyasalar</image:title>
            <image:caption>“Geride bıraktığımız 15 yıl pek çok şeyin değiştiği yıllar oldu. Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda da bu değişim hız kesmeden devam edecek. Finans dünyası ve global piyasalar da bu değişimden payını aldı ve almayı sürdürüyor. Pek sevilen deyişle ‘yeni bir dünya düzeni’ kurulacak. Ama nasıl ve hangi temeller üzerine? 
Bizler kendi sorunlarımıza odaklanırken dünyanın geri kalanında neler olup bittiğiyle pek ilgilen(e)miyoruz. Üstelik ilgilenmeye çalışsak dahi dünyadaki bilgi ve veri akışını yakalayabilmek, büyük çerçeve içerisinde anlamlı bir şekilde yorumlamak gayet güç. Bu kitapta bu zorluğun üstesinden gelmeyi hedefledim. Piyasaların dününü ve bugününü ele aldım; belirsiz bir geleceğe nasıl hazırlanabileceğimize dair güncel bir bölüm ekleyerek anlattıklarım temelinde bir projeksiyon sunmaya çalıştım.” 
ŞANT MANUKYAN 
 
Para dünyanın dört bir köşesinde nasıl bir değer haline gelmiştir? Peki ya global piyasalar hangi şartlar altında, nelerin uğruna kurulmuştur? Bu sistemin geleceği var mıdır? Bugün doların yerine bir başka para birimini veya Bitcoini koyduğumuzda tüm sorunlar çözülecek mi? Finansal balonların, gelir eşitsizliğinin, ödemeler dengesi krizlerinin, kurların değer kaybının önüne nasıl geçilecek? 
Deneyimli Yatırım Uzmanı Şant Manukyan elinizdeki çalışmada bu ve daha birçok sorunun kökenini ve cevabını arıyor. Global finans sisteminin nasıl ortaya çıktığını, nasıl yol aldığını ve yarın neler yaşanabileceğini gösteriyor. Rezerv para sistemi hakkında doğru bilinen yanlışları, yeni bir varlık sınıfı olarak kripto varlıkları, güvenli liman olarak tanıtılan stabilparaları ele alıyor. Global sistemin merkezindeki Federal Rezerv’in oluşmasına, Bretton Woods’da temeli atılan ve artık kimseyi tatmin etmeyen parasal düzene, altın standardına, krizlerin bugünlere özel olmadığını gösterircesine geçmişte yaşanan krizlere değiniyor ve bir yol haritası sunuyor. 
Global Piyasalar, dünde yaşananlardan hareketle bugün nasıl yol almamız gerektiğini, yarına ise nelerle hazırlanmamız gerektiğini gösteren çok önemli bir kılavuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f5f180-8414-4732-87b0-7dba27401387.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Tarihi</image:title>
            <image:caption>HALİL İNALCIK’TAN 
MİLLÎ MÜCADELE TARİHİ 
Tarih alanında dünyanın tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Halil İnalcık’ın kaleminden Millî Mücadele Tarihi. 
İnkılâp tarihini bir bütün olarak kavrayabilmek için 1908 yılındaki II. Meşrutiyet’in ilanından başlanması gerektiğini söyleyen İnalcık, ilk olarak 1908-1918 arasındaki belli başlı gelişmeleri kuşbakışı bir perspektifle ele alıyor. Bu çerçevede imparatorluğu kurtarmak için Osmanlılık ve Türkçülük akımlarının gelişimini, İttihat ve Terakki’nin iktidar sürecini, I. Dünya Savaşı’ndaki gelişmeleri ve savaş bitiminde memleketin işgaline giden aşamaları irdeliyor. İzmir’in işgali ve sonrasında Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişi ile başlayan süreç Türk Kurtuluş Savaşı’nın odağını oluşturmaktadır. Bu çerçevede İnalcık, millî iradenin hâkim olması için Erzurum ve Sivas kongreleri ile başlayan mücadelenin 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile ivme kazandığını ve sonrasında Doğu, Güneydoğu ve Batı Anadolu’da Mustafa Kemal liderliğindeki Türk ordusunun elde ettiği başarılar ile saltanatın kaldırılması ile neticelendiğini ortaya koyuyor. İnönü Muharebeleri, Sakarya Muharebesi ve Büyük Taarruz’dan başarılı bir netice elde eden Ankara Hükümeti’nin 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile siyasi olarak mevcudiyetini dünya kamuoyuna tescil ettirdiğini gösteriyor Millî Mücadele Tarihi, Halil İnalcık’ın kaleminden 1908-1923 yılları arasında millî iradenin hâkim kılınmasının aşamalarını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bu aşamalardaki etkin liderliğinin detaylı anlatımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d996c6d7-51e8-4916-9bb6-0c55122c4cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası</image:title>
            <image:caption>Orta Çağ Avrupası 
 Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat 
Orta Çağ Avrupa Tarihi denilince standart özelliklerle tanımlamanın oldukça zor olduğu yaklaşık 1.000 yıllık bir dönemden bahsediyoruz. Günümüzde “Orta Çağ Avrupası” cehalet, durağanlık, vahşet, kötü hijyen, salgın hastalıklar, kilisenin inanılmaz gücü ve “karanlık” sıfatı ile anılmaktadır ancak “karanlık” yakıştırması bir efsanedir ve gerçekleri gizlemektedir. Avrupa için Orta Çağ, klasik dönemle bağlantının kurulduğu, bugünün uluslarının şekillendiği, pek çok kavramın temellerinin atıldığı dikkate değer bir dönemdir. 
Elinizdeki bu eser alışılagelmiş Orta Çağ algısını Latince ana kaynaklardan yapılan alıntılarla kırarken, ülkemizde Orta Çağ Avrupası’na dair daha önce değinilmemiş kitap, dil ve yazı, takvim ve zaman, vergi sistemi, tatil anlayışı ve yıl boyu tatiller, kale yaşantısı, çan geleneği, banyo ve temizlik kültürü, veba salgını yazarlarına örnekler gibi konulara yer vermektedir. 
Ayrıca yine bu kitapta, Orta Çağ Avrupası’nda yaşayanların kendilerinden önceki kültürlerden neleri miras aldıklarını, zihinsel altyapılarını, kültürel özelliklerini, yaşayışlarını, nelere önem verdiklerini, ne zorluklar çektiklerini, çocukların, kadınların, yaşlıların dünyasını, doğumdan ölüme giden süreçte başlarına gelenleri, kendilerini yönetenlerle ilişkilerini, aldıkları cezaları, kilise ya da dinden ne kadar etkilendiklerini, dışarıdan bakanlar tarafından nasıl göründüklerini kısacası hayatlarına dair merak edilen birçok konuyu bulacaksınız. Orta Çağ Avrupası: Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat kitabında, alanında uzman Doç. Dr. Özlem Genç dönemin Latince ana kaynaklarını kullanarak “Karanlık Orta Çağ” efsanesini gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91c263f4-40ce-4d17-8571-7ee3bb134c95.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sevişme Sanatı ve Kadim Seks Sırları</image:title>
            <image:caption>GÜZEL SEVİŞME SANATININ İNCELİKLERİNİ VE KADİM SEKS SIRLARINI ÖĞRENİN… 
Her insan sağlıklı, doyumlu ve mutlu bir cinsel yaşamı hak eder. Ancak sosyokültürel yargılar, yanlış bilgiler ve cinsel mitlerle oluşan cinsel tabuların ördüğü duvar, çoğu kişinin cinselliği bir hak olarak zevkle yaşamasının önündeki engeldir. Bu engeli ortadan kaldıracak tek güç doğru bilgidir. Bu kitap, biyolojik cinsiyeti, cinsel kimliği, cinsel yönelimi, toplumsal cinsiyet rolleri ve yaşı ne olursa olsun herkesin utanç ve suçluluk duymadan arzu ettiği cinselliği yaşamasını ve hak ettiği hazzı elde etmesini sağlayacak MetaSeks Cinsel Terapi teknikleriyle güzel sevişme sanatının inceliklerini ve kadim seks sırlarını açıklıyor. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
 
YAŞAM BOYU MUTLU CİNSELLİĞİN KILAVUZU… 
IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Dr. Cem Keçe’nin, cinsel terapiye entegratif bir bakış açısı getirerek geliştirdiği MetaSeks Cinsel Terapi teknikleriyle yaşam boyu mutlu cinselliğin nasıl sürdürüleceğinin anlatıldığı, cinsel terapi eğitimlerimizde de ders kitabı olarak kullandığımız bu önemli kaynak, hem danışanlara sağlıklı bir cinsel yaşam için rehberlik edecek hem de danışanlarının cinsel sorunlarına etkili ve kalıcı çözümler sağlamak için bu alanda çalışan uzmanların vazgeçemeyeceği bir kılavuz olacaktır. Bütüncül seks, bilinçli seks, açılma, teslimiyet, sağduyu, ılımlılık, samimiyet gibi kavramları, sekste neyin ne zaman, nerede yapılacağına dair kadim sırları, haz almayı olduğu kadar haz vermeyi de, hazzı bölüşmeyi kadar hazzı paylaşmayı da, tutkuyla sevişmeyi olduğu kadar “BİR” olmayı da esas alan, sayısız inceliklerle hazzı doruklara taşımanın önemine vurgu yapan bu kitap bir bilgelik öğretisidir. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
 
CİNSELLİĞİNİZİ HER YÖNÜYLE KEŞFEDİN… 
CİSEF Başkanı Dr. Cem KEÇE ve CİSED Genel Başkanı Dr. Fatma COŞAR tarafından kaleme alınan ve cinselliğin kadim sırlarının yanı sıra, güzel sevişme sanatının bilinmeyen yönlerinin anlatıldığı bu kitap; okurların kendi cinselliklerini her yönüyle keşfetmelerine destek olacak, bu keşifler sayesinde bilinmezlikler, eksik ve yanlış bilgilerle gölgelenmiş cinsel yaşamlarının bilginin parlak ışığıyla aydınlanmasına yardım edecek, günümüz insanının şipşakçı ve pornografik sevişme düzeyinin üstüne çıkmasını sağlayacak, boşalma denetimi, önsevişme, sevişme ve sonsevişme biçimleri, cinsel güçsüzlüğün yenilgiye uğratılması, bütüncül seks, sağlıklı ve mutlu cinsel yaşam konularını öğrenme fırsatını sunacak çok değerli bir kaynaktır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5824a328-afab-4041-8f12-815bd57c5d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Rus Seyyahların İzinde 
19. Yüzyıl Osmanlı Başkenti 
Rus seyyahların İstanbul’a olan ilgisinin tarihsel arka planı hem çok eskiye dayanır hem de dini ve ekonomik temeller etrafında şekillenir. Rus kronikleri, Knezleri Oleg’in 907’de İstanbul’u kuşat­tığında kalkanını şehrin surlarına astığını mitolojik bir biçimde an­latır. Bu kalkan, Ruslar için bir emanettir derin ve sembolik anlamlar içerir. 
Nitekim Puşkin gibi Rus edebiyatının önde gelen şairlerinin edebi eserlerinde Oleg’in kalkanına atıf yapması Rusların gözündeki İstanbul hayalinin ne kadar canlı olduğunu da gösterir. Yine Rus Knezi Vladimir’in Hıristiyanlığı Doğu Roma vasıtasıyla kabul etmesi şehre Ruslar için dini bir misyon yükler. Bu nedenle ortalama her Rus bireyinin bir İstanbul miti ve hayali vardır. 
Rus seyyahların güncelerinin alt metinlerinde Rusla­rın “kızıl elması” olan Ayasofya’nın ve ona ev sahipliği yapan İstan­bul’un III. Roma egemenliği altında aslına rücu etmesi yatmaktadır. Tüm gaye Rus halkının zihninde bu kutsal hayali canlı tutmaktır. 
Yazar Vladimir Petroviç Davıdov, General Nikolay Sergeyeviç Vsevolojski, ressam Zaharov, eleştirmen Aleksandr Petroviç Milyukov, din adamı Koptev, Başpiskopos Nikifor Timofeyeviç Kamenskiy, gazeteci yazar Nikolay Nikolaeviç’in İstanbul izlenimleri İstanbul Seyahatnamesi’nde toplandı. 
19. yüzyıl Osmanlı İstanbul’unun karmaşık, renkli ve çok sesli sokaklarını Rus gezginlerin rehberliğiyle gezme fırsatına erişeceğiniz bu eserde; Galata ve Pera’nın dar sokaklarında, mesire alanlarında, tekkelerinde, kilise ve camilerinde kendinizi bulacaksınız. 
Rus entelijansiyasının yedi önemli isminin seyahatnamelerinin, Rusçadan çevrilerek hazırlandığı İstanbul Seyahatnamesi sizlere 19. yüzyıl İstanbul’unun panoramasını sunacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5435bc72-76f4-4af0-9a43-3636f0bccb4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı Tarihi</image:title>
            <image:caption>28 Haziran 1914. Kara El Örgütü üyesi Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in yarı otomatik Browning’inden çıkan kurşunların uğursuz çınlaması Saraybosna’da duyulduğunda, bunun – kimi tarihçilere göre – tarihin ilk topyekûn harbiyle sonuçlanacağını pek az kişi öngörebilirdi. Ancak Avusturya-Macaristan Veliahdı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Prenses Sophie’nin ölümleri, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Fransa-Prusya Savaşı’ndan beri âdeta cadı kazanına dönmüş olan Avrupa’yı kıyamete sürükledi. Avusturya-Macaristan ve Alman İmparatorlukları çok geçmeden İngiltere, Fransa ve Rusya’dan müteşekkil İtilaf Devletleri’yle savaşa tutuştu. Birçok kişi, savaşın 1870-71’deki gibi bir manevra harbiyle süratle sona ereceğini, hatta askerlerin Noel’den önce evlerine döneceğini düşünüyordu. Ancak mücadele, kimi zaman birkaç kilometrelik kazanımlar için yüz binlerce askerin toprağa düşeceği, Manş Denizi’nden İsviçre’ye kadar uzanan çamurlu siperlerde durağan bir mevzi savaşı hâlini aldı. Nihayetinde 30’dan fazla ülkeyi içine çekerek 4 yıldan daha uzun süren Birinci Dünya Savaşı; kara, hava ve denizdeki çarpışmalarla yaklaşık 20 milyon insanın canına mâl oldu. İmparatorlukların tarihe karıştığı, büyük sosyoekonomik dönüşümlerin yaşandığı ve dünya haritasında köklü değişikliklerin ortaya çıktığı bu süreç, tarihin en büyük trajedisi olan İkinci Dünya Savaşı’na zemin hazırlayarak günümüz dünyasının da temellerini attı. 
  Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın dört bir yanında gerçekleşen askerî, siyasi ve toplumsal hadiseleri 250’den fazla fotoğrafla, yalın bir dille aktarıyor. Kara, hava ve denizde gerçekleşen muhtelif muharebeler haritalar eşliğinde okuyucuya sunulurken, tankların ilk kez tarih sahnesine çıkışı gibi mühim gelişmeler ile önemli kişilere ilişkin bilgiler de hususi kutucuklarla açıklanıyor. Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın küresel ölçekteki ilk modern savaşını, zengin görseller ve sürükleyici bir anlatımla çarpıcı bir okuma tecrübesine dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37ac6da-35a6-43ce-8d98-f3470920e13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Ortadoğu Nasıl Kuruldu?</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu’daki devletler, manda kuvvetlerinin resmen çekilişiyle, artık bugün kendi başlarına kalmıştır. Yüzyıllardır ilk defa Ortadoğu’daki olayların gidişatı dışarıdan değil, bölgesel güçler tarafından, kendi kurdukları hükümetlerce, kendi seçtikleri kurallar ve yaptıkları hamlelerle şekillendiriliyor. Bugün ve ileride ne yapacaklarını kendileri belirleyecekler. Bunu geçmişten hareketle mi yapacaklar yoksa çağdaşlarına bakarak mı? 
Türkçeye ilk kez kazandırılan bu çalışmasında Bernard Lewis, günümüz Ortadoğu’sunun kuruluşunun ve şekillenişinin izini sürüyor. Lewis, Batı’nın Ortadoğu halkı için geçmişte ve günümüzde ne anlama geldiğini, Batı’nın müdahalesini, etkisini ve egemenliğini incelikli biçimde gösteriyor. Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının sonrasında bölgede İngiliz ve Fransız manda yönetimlerinin kurulmasından yeni devletlerin ortaya çıkışına, bölgede İsrail varlığının tesis edilmesinden bunun karşısında diğer Arap topluluklarının rahatsızlığına, İran Devrimi’nden Körfez Savaşı’na kadar modern Ortadoğu tarihinin dönüm noktalarını ustalıkla tahlil ediyor. Ortadoğu’daki siyasi ve entelektüel hareketleri sosyalizm, liberalizm, milliyetçilik ve İslamcılık gibi söylemler çerçevesinden değerlendirerek bugünkü yapının temellerini açığa çıkarıyor. Lewis, Modern Ortadoğu Nasıl Kuruldu?’da Ortadoğu’nun modern tarihini, süreci şekillendiren aktörleri ve eylemleri, geçmişe bakan taraflarını ve geleceğe dönük yüzlerini kısa ve özlü bir şekilde açıklayıp çözümlüyor. Bu kitap, bölgenin tarihini anlamak isteyenler için mutlaka okunması gereken bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/416024a3-b58f-4bff-af81-898357a26973.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihöncesi</image:title>
            <image:caption>Varlığını 600 seneden fazla sürdüren Osmanlı İmparatorluğu’nun köklerine dair birçok aktarım, hikâye ve rivayet olmasına rağmen, bu döneme ait neredeyse hiç yazılı kanıt olmaması nedeniyle, 13. yüzyılın sonları ile 14. yüzyılın başlarında Batı Bitinya bölgesinde neler yaşandığına dair kesin bilgi çok azdır. Yazılan ilk Osmanlı tarihlerinden modern dönemdeki akademik incelemelere kadar Osmanlı Devleti’nin kuruluşu meselesini ele alan çalışmalarda bu belirsizlik giderilmeye çalışılmış ancak pek başarılı olunamamıştır. Rudi Paul Linder Osmanlı Tarihöncesi’nde Osmanlı Devleti’nin kökenine dair bilmeceye ufuk açıcı yeni yorumlar getiriyor ve sis perdesini bir nebze olsun aralıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme dönemi sayılan 14. yüzyıl sonları ile 15. yüzyıl başlarına ilişkin elimizde en azından bazı meselelerde tatmin edici anlatılar ve bilgiler bulunduğu halde, devletin bir yüzyıl öncesindeki kuruluş aşamasına ilişkin ne yazık ki bu geçerli değildir. Elinizdeki kitabında Lindner bu durumu değiştirmek adına ilgi çekici bir çabaya girişiyor. Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ilişkin belirsizlikleri giderebilmek adına Osmanlı vakayinamelerini ve Bizans yıllıklarını yeni baştan ele alıyor ve eleştirel bir okumaya tabi tutuyor. Özellikle daha önce kullanılmamış coğrafi verileri, seyyahların Anadolu arazisine ilişkin eski kayıtlarını ve yeni keşfedilen nümizmatik kanıtlarını kullanarak bu meselenin çözümüne yönelik ikna edici bazı hususlara dikkat çekiyor. 13. yüzyılın sonları ve 14. yüzyılın başlarında Osmanlıların aslında kim oldukları, nereden, ne için geldiklerini ve komşularıyla hangi ilişkiler içerisinde olduklarını irdeleyerek Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk dönemine ilişkin sınırlı bilgilere çok önemli katkılarda bulunuyor. Bunu yaparken sadece alandan tarihçilere değil, bütün Orta Çağ tarihi meraklıları üzerinde büyük bir etki ve hayranlık bırakacak bir yöntem ve üslup benimsiyor. 
Osmanlı Tarihöncesi Osmanlıların kuruluş dönemine ilişkin yeni bir kavrayış ve bakış açısı, genel kabul ve klişelerin karşısına yabana atılamayacak yeni bulgular sunan bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06879fd-37c1-4f99-817b-e1b57cc190a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sor Bi&apos; Pişman Mıyım?</image:title>
            <image:caption>Zuhal Mansfield, dünya ticaretinin ortasında bir iş kadını ve seyyah… Bunun yanında başka unvanları da olmuş; anne, evlat, radyo-televizyon programcısı, ticari diplomat, eş ve ortak gibi. Ancak bu sıfatların hepsinin hakkını vermeyi düstur edinen bir hayat sürmüş ve sürüyor Mansfield. 

Bu uğurda bir gün namlunun önüne atlamış, başka bir gün de ölümle burun buruna gelmiş. Bir diğer gün ise iki devlet başkanının tam ortasında aracılık yaparken bulmuş kendisini. Kendi tabiriyle “Doğu Asya’nın Kaplanı Çin ve Batı Asya’nın Aslanı Türkiye” arasında yıllarca mekik dokumuş. O yüzden sıradan bir seyyahın hatıraları değil bu anlatılanlar. Elinizdeki kitapta uluslararası dış ticaretin mutfağı ve o mutfaktaki tuzaklar ve püf noktalarına dair hakiki bilgiler var. Öte yandan Doğu Akdeniz’deki küresel çekişmeyle Mars’taki yaşam arayışları arasında bağlantılar kuran bir hukuk, uluslararası ilişkiler ve gelecek vizyonu da rehberlik ediyor okura. 

Böylesine yokuşlu engebeli bir serüveni şöyle tanımlıyor Mansfield; “Hayat benim için koca bir şaka ve ben çok eğleniyorum!” Hong Kong’dan Rarotonga Adası’na, Avustralya’dan Afrika’ya, Kanada’dan Sibirya’ya, altın madenlerinden mermer ocaklarına derin bir kazı yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22033f1e-5a20-4962-8315-74bc4741119d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Peşinden Gelirsem</image:title>
            <image:caption>Genç yaşta yalnız kalan Armin en büyük hayali uğruna yıllarca çalışıp para biriktirir. Hedefine hiç olmadığı kadar yaklaşmışken bir gecede biriktirdiği tüm parası, hayalleri elinden alınır. Hem de erkek arkadaşı tarafından… Bir dolandırıcıya güvenmenin yüküyle hayatı enkaza dönerken kendini bir çıkmazın içinde bulur. 
 
Yaşamaya dair tüm umutlarını yitirip dolandırıldığı gece, hayatına son vermek istediğinde kaderin onun için bambaşka planları vardır. Onu bu yanlış kararından vazgeçiren Saruhan Kalaycı’yla bir anlaşma yaptığında her şeyin düzeleceğine inanır fakat parasını kurtarmak uğruna peşine takıldığı adamın kim olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. 
  &quot;Eğer peşinden gelirsem geri dönemeyeceğimi söylemiştin bana. O gün seni dinlemeliydim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9cae5d1-4fce-4915-a9cd-bdb55e531088.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Sanat</image:title>
            <image:caption>İNSANIN KENDİNİ VE SONSUZ YARATICILIĞINI 
KEŞFEDİŞ YOLCULUĞU 
Taş Devri’ndeki sanat anlayışından Yunan klasisizmine, Rönesans’tan gotik sanata, kübizmden pop art’a akımlar, ekoller, dönemler, stiller… Alana damgasını vurmuş sanatçılardan eserlere durmadan dönüşen sanat tarihine genel bir bakış… 200 başlık altında sanatın büyülü dünyasına bir yolculuk… 
Dünyanın dört bir yanındaki belli başlı gelişmeleri dikkate alarak sanatçı gruplarına, yetenekli bireylere, hatta çığır açıcı tek bir eser üretmiş kişilere ait pek çok keşfi, fikri, malzemeyi, etkiyi, arka planı, beceriyi, yaklaşımı inceleyip değerlendiren Dakikalar İçinde serisinden Sanat, otuz bin yılı aşkın maziye sahip sanat dünyasını dakikalar içinde açıklıyor. En eskisinden en yenisine çok çeşitli sanat anlayışlarına değinen elinizdeki kısa ama kapsamlı sanat tarihi rehberi, bu alandaki bilgisi fark etmeksizin tüm sanat meraklıları için mükemmel bir el kitabı... 
Sanat tarihçisi Susie Hodge sizi tarih öncesi sanattan hiperrealizme kadar tüm büyük felsefelerin, hareketlerin, eserlerin, gelişmelerin, sanatçıların ve temaların dünyasında uluslararası bir tura çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e2002d-ef11-47d2-8744-6fa7c4af835b.jpg</image:loc>
            <image:title>İki İbrahim</image:title>
            <image:caption>MATBAADAN İSTİHBARATA: İBRAHİM MÜTEFERRİKA VE KADI İBRAHİM… 
İbrahim Müteferrika ve onun ölümünden sonra matbaa işletmesini devralan Kadı İbrahim’ın kitap dünyasıyla olan ilişkileri nasıldı? Bonneval (Humbaracı Ahmet Paşa) ve evlatlığı Süleyman ile birlikte siyaset sahasında ne tür becerilere sahiptileri? Yabancı devletlerin elçi raporlarında kimlikleri neden şifre ile geçiyordu? 
Elinizdeki kitap bu sorulara tüm teferruatlarıyla cevap verirken ilk defa gün ışığına çıkartılan arşiv belgeleriyle de okuyucuyu müthiş bir gizeme sürüklüyor. “İbrahim Müteferrika’nın, Bonneval, evlatlığı Süleyman ve kendi yetiştirmesi olan Küçük İbrahim ile birlikte İstanbul’daki elçiler arasında bilinen, oldukça karanlık işlere erken tarihlerden itibaren karışan, edinilen bilgileri paraya tahvil eden bir ekip içinde yer alan ve bizzat kendisinin de elçilere “mahremâne” bilgiler ileten, şifre koduyla anılan bir istihbarat kaynağı olduğu” eşsiz bir emekle gün yüzüne çıkartılıyor. 
Matbaa çevresinde şekillenmiş bu istihbarat ağının yanında Kadı İbrahimʼin ilk defa gözler önüne serilecek olan uzun yıllar sürdürdüğü Divan-ı Hümâyûn Tercümanı Kâtipliği belgelenmiş, atandığı kadılıklar tespit edilmiş, ölümünden sonra zapt edilen terekesine, mirasçılarına, ikamet ettiği eve, buradaki mevcut eşyalarına ve matbaa malzemelerine ve elindeki kitapların dökümüne yer verilmiş ve bütün bu yeni bulgular ve dökümler belge görüntüleriyle birlikte çalışmaya ilave edilmiştir. 
İKİ İBRAHİM: Müteferrika ve Halefi, Kemal Beydilli imzasıyla Türk tarihçiliğine kazandırılan özgün ve cesur bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7675e59-3e53-4084-a7ed-b3c8211ba04c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hop Oturup Hop Kalktım</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar’ın kaleminden çıkan deyimlerle bezenmiş bu sürükleyici öyküde iki arkadaşın bir günlük okul macerasına tanıklık ediyoruz. Hop Oturup Hop Kalktım, tıpkı yazarın diğer öyküleri gibi yalın anlatımı ve eğlenceli olay örgüsüyle dikkat çekiyor. 
 
Gülce gibi bir arkadaşa sahip olmayı kim istemez ki? O hem arkadaş canlısı hem kafa dengi hem de çok yardımsever. Üstelik çok da akıllı, neredeyse her konuda bir fikri var. Tamam kabul! Bazen, özellikle de akıl verdiği zamanlarda çekilmez olabiliyor. 
 
Macera, Yağmur’un okul bahçesinde küçücük bir yavru kedi bulmasıyla başlıyor. Yağmur ona bir isim veriyor ve onunla ilgili hayaller kurmaya başlıyor. O gün, sürekli miyavlayan bu yavru kediyi öğretmenlerden saklamak için akla karayı seçiyor. Hop oturup hop kalkıyor. Gülce ne kadar laf anlatmaya çalışsa da Yağmur, Gülce’nin yavru kediyle ilgili uyarılarını yabana atıyor. Ama yine de Gülce, arkadaşının yardımına koşmaktan da geri durmuyor. Yağmur eninde sonunda doğru yolu bulacak mı bakalım? Sorunun yanıtı sayfaların arasında keşfedilmeyi bekliyor… 
 
Tema: Kim olduğumuz, Gezegeni paylaşmak 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Hayvanlar, DOĞA VE EVREN, okul, arkadaşlık, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER, kişisel bakım, SAĞLIK VE SPOR, deyimler ve atasözleri, DUYGULAR 
Tutum ve Değerler: Dostluk, hoşgörü, sevgi, sorumluluk 
Profil Öğeleri: Duyarlı, dönüşümlü düşünen 


KİTAPTAN 
Akşam yatarken gözüme uyku girmez fakat aynı uyku sabah kıymete biner. Ben biraz daha uyuyabilmek için küçük hesaplar yaparken anneminse suratı sirke satar.          
                                                                 *** 
 
Bizim sınıftan olmayan çocukların arasında Gülce’nin cin gibi bakan gözleriyle karşılaşınca gülümsedim. Kiremit rengi saçları ve yüzündeki milyonlarca çille, yüzlerce kişinin arasından bile seçilebilir Gülce. Benim içinse böyle bir ihtimal söz konusu değil. Çünkü çevrem tıpkı bana benzeyenlerle dolu. 
                                                                      *** 
 
“Kutuyu açmaya çalışmayın. İçinde bir kedi var. Üstelik pek de uysal değil. Kutunun içine koyana 
kadar akla karayı seçtim. Aman uzak durun, aklına eseni yapan bir kedi” deyip gözlerini korkuttum. El kadar yavruyu ellerine bırakacak değildim. 
 
                                                                      *** 
 
Gülce yine haklıydı. Hızlı adımlarla arkadaşımın peşine düştüm. Neyse ki koridorlar çok gürültülüydü. Bu sayede kutunun içinde bas bas bağıran Paspas’ı benim dışımda kimse duymuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79313e84-0bac-4506-8fa6-6c082c31493e.jpg</image:loc>
            <image:title>DISCOVERING THE OTTOMANS</image:title>
            <image:caption>A REFRESINGLY CONTEMPORARY PERSPECTIVE 
ON THE OTTOMAN EMPİRE 
What made the Ottoman Empire such an important chapter in world history? What did Istanbul mean to the Ottomans and Europeans? Why was the family such a pivotal institution for Ottoman society? What kind of place was the Enderun palace school, at which future members of the administrative and military elite as well as good many artists were raised? What was special about the Ottoman palaces? How did the Topkapı Palace manage to be both modest and sumptuous? What did the Ottoman sultans and pashas do on a daily basis? What did the Ottomans tend to cook? What made Sinan the Architect such a genius, this man whose works continue to inspire people even today. What features distinguished Sultan Mehmed the Conqueror from the other Ottoman emperors, and what strategy did he apply during the conquest od Istanbul? What kind of information were people in interested in history able to glean from Ottoman travel-accounts? In what sense is Sultanahmet the square at the centre of the world? Discovering the Ottomans seeks answers to these and other questions, addressing key issues the still intrigue people in Turkey and abroad. It is the work of İlber Ortaylı, one of Turkey’s foremost historians, and is memorable not just for its interpretations, which attest to the author’s rich intellectual background, but also for its fluid and engaging style. The book invites history buffs of all ages to discover the Ottomans.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc49b35d-7f47-480c-beeb-00e9823bdc2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Hiçbir Yer Ev Değil</image:title>
            <image:caption>John Boyne&apos;un, Nazi toplama kamplarının sarsıcı gerçekliğini iki çocuğun gözünden anlattığı klasikleşmiş romanı Çizgili Pijamalı Çocuk&apos;un devamında yaşananları konu edinen Artık Hiçbir Yer Ev Değil, Bruno&apos;nun ablası Gretel&apos;in sırlarla örülü yaşam hikâyesini günyüzüne çıkarıyor. Yazar, yıllar boyunca farklı kimliklerin ardına saklanarak geçmişinden kaçmaya çalışan doksanlı yaşlardaki bir kadının vicdanıyla giriştiği &apos;&apos;sessiz&apos;&apos; savaşı; 1946&apos;nın Paris&apos;i, 1953&apos;ün Sydney&apos;i ve 2022&apos;nin Londra&apos;sı arasında gidip gelen baş döndürücü bir anlatı eşliğinde sunuyor.   Etrafını saran tarihî olaylar karşısında bir insanın ne kadar kusurlu sayılabileceği ve dolaylı ya da dolaysız yoldan işlediği suçlardan ne denli sorumlu tutulabileceği hakkında derin sorgulamalara iten roman, okuru kendi içindeki adalet duygusuyla baş başa bırakıyor.   &apos;&apos;Bir hikâyeyi yeterince sık anlatırsan gerçeğe dönüşüverir.&apos;&apos; 2022 yılının Londra&apos;sında, Hyde Park manzaralı bir evdeyiz... Şeytanın kızı adıyla da anılan Gretel artık doksan bir yaşındadır. Sırlarını en yakınlarına bile hiç açmamış olsa da; geçmişin acı dolu izleri hâlâ peşindedir. Bir zamanlar dünyaya Führer&apos;in gözlerinden bakabilme cesaretini gösteren bu yaşlı kadın için savaş hiçbir zaman bitmemiştir. Çünkü olup bitenlerden ötürü kendi içinde yaşadığı suçluluk duygusundan bir an bile kurtulamamıştır. Ve şimdi, hiç beklemediği kadar uzun süren ömrünün son hikâyesini anlatmak için yeniden aramızda!   John Boyne, İkinci Dünya Savaşı&apos;nın sonundan günümüze uzanarak, üç farklı ülkede geçen sarsıcı olayları kaleminin ucuna taktığı bu romanında; suçluluk duygusu, suç ortaklığı ve yas temalarına eğiliyor.   Elli sekiz dilde yayımlanarak on milyonlarca okura ulaşan kült bir eserin kahramanlarına neredeyse yirmi yıl sonra yeniden geri dönmemizi sağlayan Artık Hiçbir Yer Ev Değil, yüksek temposu ve şaşırtıcı finaliyle okurun ruhuna nüfuz edecek derinlikte bir anlatı sergiliyor.    &apos;&apos;Bizimki gibi aileler nasıl bir dünya yaratmıştı böyle.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e6c63d-ef34-4aa9-a960-a8361c70adc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Jekyll ve Bay Hyde (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ucube kılıklı bir adam gece yarısı sokakta küçük bir kız çocuğuna çarpıp kaçar. Olaya tanık olan kişinin de yardımıyla yakalandığında kızın ailesine sus payı olarak yüklü bir meblağ ödemeye mecbur bırakılır. Bu parayı o anda bulamayacağından polis gelmeden ortadan kaybolabilmek için bir çek yazar. Bu karşılığı olan bir çektir çünkü imza saygıdeğer beyfendi Dr. Jekyll’a aittir. 
Başka bir gece, tanınmış bir milletvekilinin cesedi bulunur; dövülerek öldürülmüştür. Cinayette kullanılan kırılmış baston, Utterson’ın yakın dostu ve müvekkili Dr. Jekyll’a hediye ettiği bastondur. Bu olaylar üzerine Utterson, kendisine bırakılan itiraf notundan Hyde adındaki bu adamın Jekyll ile karanlık bir ilişkisi olduğunu öğrenir ve şu gizemi çözmeye çalışır: İtibarlı ve iyilik timsali bir doktor neden netameli ve şeytani bir adamı korumaya çalışır? 
19 . yüzyılda geçen ve Robert Louis Stevenson’ın gördüğü bir kâbustan yola çıkarak yazdığı, insanı kendi gölgesiyle yüzleştiren bu eseri Bülent O. Doğan’ın nitelikli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95d336a-dbd5-4308-9eb7-b8f0610df922.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikast Bürosu (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gizli bir örgüt olan Suikast Bürosu’nun sıradışı katilleri vardır. Bilim adamı, felsefeci, sosyolog...  Ve son derece ciddi, değişmez bir kuralı: Sadece ölmeyi hak edenler öldürülür. Dünyayı yozlaşmış insanlardan temizleyerek daha iyi bir yer haline getirmeyi amaç edinen bu örgütün lideri Dragomiloff, bir gün çok zeki ve varlıklı bir adamdan akıl almaz bir teklif alır: Öldürülmesi istenen kişi büroyu ilk kez etik bir ikilemde bırakacaktır. 
Jack London’ın 1910’da yazmaya başladığı ve ölümünden sonra Robert L. Fish tarafından tamamlanan, okuru etik değerler, suç ve ceza üzerine düşünmeye sevk eden bu romanı Erdem Hürer’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/091d03d6-5c0b-489e-b454-5fd8ced5d2a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis Usûlü İlminin Doğuşu ve Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Hadis usûlü, Hz. Peygamber&apos;e isnâd edilen haberlerin öncelikle ona aidiyetini ve aslına uygun nakledilip edilmediğini ortaya çıkarmak amacıyla konulan prensipleri belirleyen ve bunlarla ilgili terimleri konu edinen bir ilimdir. Sözü edilen temel ilkelerin büyük çoğunluğu rivayet, tedvin ve tasnif dönemlerinde olmak üzere tarihî süreçte ihtiyaca göre belirlenmiş, uygulanmış ve geliştirilmiştir. Abdullah Çelik&apos;in kaleme aldığı Hadis Usûlü İlminin Doğuşu ve Gelişimi (Hicrî İlk Üç Asır) başlıklı çalışma, hadislerle ilgili rivayet prensiplerinin ve oluşan kavramların tarihî gelişimini inceliyor. Sahâbe neslinin hadis nakli ve rivayetinde gösterdikleri tetkik ve denetim faaliyetleri, Tâbiun döneminde hadis usûlüne kaynaklık eden uygulamalar, ıstılahlar ve bu ıstılahların genel özellikleri de yine eserde araştırılan konular arasında bulunuyor. Abdullah Çelik, bir geçiş dönemi olan Tebeu&apos;t-tâbiî&apos;in zamansal sınırını tespit etmeye çalışıyor ve bu dönemde yazılan kaynakların ve hadis usûlü konularının kimler tarafından kullanıldığını tetkik ediyor. Ayrıca, Hicrî III. asırda hadis usûlüne kaynaklık eden dört temel eseri de hadis usûlü bağlamında inceleyerek hangi ıstılahların ilk kez kullanıldığını açıklıyor ve son olarak mutekaddimûn ve muteahhirûn hadisçilerin kullandığı hadis usûlü kavramları arasındaki farklara değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17a9f6d-19b2-4711-89de-4cab8f6c3ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Tesellisi Üzerine (I-V) (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>MS 480 yılında Roma’da doğan, 30 yaşında konsül seçilen ve uğradığı iftiralar sonucunda vatan hainliğiyle suçlanarak idama mahkûm edilen Boethius 44 yaşında yine Roma’da kapatıldığı zindanda hayatını kaybetmiştir. 
Felsefenin Tesellisi Üzerine adlı eser, Boethius’un mahkûmiyet sürecinde daldığı derin tefekkürün kalıcı bir meyvesi olarak boy vermiştir. Boethius bu eserinde ilk gençlik yıllarından beri manevi kılavuzu olarak gördüğü Felsefe ile uzun uzun söyleşir. Bedeni zindana kapatılmıştır ama kendisinin de ruhunu bedenine hapsettiğini fark ederek bütün eseri boyunca ruhunu azat etmeye çalışır. Dünyevi şeylerin değersizliği, insanın evrende bir hiç mesabesinde oluşu, kötülüğe ve haksızlığa maruz kalan insanın sabırla ve tefekkür yoluyla erdemin diyarından geçerek kendi özüne varabileceği, eserin en çok vurgulanan temalarıdır. 
İnsan, hakikatin sırrına erebilmek ve en yüce öze ulaşabilmek için akıl gözüyle bilen, kalp gözüyle gören bir idrake sahip olmalı, tüm gayretini buna erişme yolunda sarf etmelidir. 
Latince aslından Asuman Coşkun Abuagla’nın çevirdiği Felsefenin Tesellisi Üzerine, yazıldığı dönemden Ortaçağ’ın sonuna kadar olduğu gibi, bugüne dek de bir başucu kitabı niteliği taşımaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c038a04-3915-45aa-9a3b-fe6d69c10632.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Hayreddînli Derler -Barbaros Hayreddîn Paşa’nın Gazâları-</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin denizle olan münâsebeti ve Türk’ün denize akseden yüzü, bir kelime ile ifâde edilmeye çalışılsa, sarf edilecek söz, elbette “Barbaros”dur. Barbaros Hayreddîn Paşa, Türklerin deniz mâcerâsının ve dahî destânının baş kahramânıdır. Burada kullanılan  “destân” sözü, aslâ tesâdüf değildir ve mecâzî mecrânın mahsûlü bilinmemelidir. Onun ömrü, her bakımdan muhteşem bir destândır. Barbaros Hayreddîn Paşa’nın o imrenilesi hayâtında, Kaanûnî Sultan Süleyman Hân’ın, çok husûsî bir yeri vardır. Muhteşem bir devrin muhteşem sultânı olan Süleyman Hân, kendi devrinin cümle hâdiselerini, devlet erkânına yazdırmak gibi yüce bir işe gönül bağlar. Bu devlet erkânı arasında Kapdân-ı Deryâ Barbaros Hayreddîn Paşa da vardır. Paşa, Dünyâ’ya gelişinden o güne kadarki hayâtını, bir an olsun yanından ayrılmayan Seyyid Murâdî’ye söz ile anlatır. Murâdî de, Barbaros Hayreddîn Paşa’nın önemli bir kısmına kendisinin de şahitlik ettiği hayatını yazıp kâğıda geçirir. Bu şekilde, Gazavât-ı Hayrü’d-dîn Paşa adı verilen önemli eser ortaya çıkar. Turgut Güler, Süleymâniye Kütüphânesi’nde kayıtlı bu yazma eseri dönemin üslûbuna uygun bir şekilde yayıma hazırlayarak, emsalsiz kahramânımız Barbaros Hayreddîn Paşa’nın hayâtını ve Akdeniz’de giriştiği gazâlarını günümüz okurunun dikkatine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9ef2cd-800d-4b26-8c1e-89773bb0a4f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Platonculuk ve Ruhsal Hayat</image:title>
            <image:caption>Entelektüel anarşi, ışıklarla doludur; körlüğü ise göz kamaştırıcı bir şekilde hayatta kalma, canlanma ve taze başlangıç örneklerinden müteşekkildir. Bu düzenin kalıntıları ya da tohumları olmasaydı, kaosun kendisi de olmazdı; hiçlikten ibaret olurdu. Bugünün insanından nihai ya da somut bir şey istemeksizin geçmişte gerçekleşmiş ve gelecekte de mümkün büyük icraatlara bakışlarından dolayı minnettar olabiliriz; onların sürekli işleyen dimağlarından bu bakışlar parlamaktadır. Bu büyük icraatlardan bir tanesi Platonculuk, bir diğeri de ruhsal hayattır. Bu ikisi arasında belli bir yakınlık vardır ya da varmış gibi görünmektedir, tıpkı derin olanın derini çağırdığı gibi. İspanyol asıllı Amerikalı filozof George Santayana’nın Türkçeye ilk kez çevrilen Platonculuk ve Ruhsal Hayat kitabı, ilkçağlardan bugüne hem Batı’da hem de Doğu’da düşüncenin ve dinî hayatın şekillenmesinde büyük bir yer işgal eden Platon’un ve onun takipçilerinin izlerini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0fdf475-3daa-435c-9ca5-c33fa12c37fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöp</image:title>
            <image:caption>Işıklı kentlerin dönüp bakılmayan, bakılsa görülmeyen, görülse 
de unutulması yeğlenen yüzleri, onca gürültüde duyulmayan 
kaba, hoyrat sesleri, fazla kurcalanmayan hikâyeleri vardır. 
 
“İnsanlar değişiyor, sesler değişmiyordu. Sesler her yerde 
aynıydı; yoksulluğun, yorgunluğun, hiç dinlenmemişliğin sesleri… 
Bütünden parçaya yayılan, parçadan bütüne evrilip koca bir 
çığa dönüşen açlığın sesleri…” 
 
Gönül Çatalcalı kentin çöplüklerinde dolaşıyor bu kez, 
didikliyor kimsenin görmek istemediği kirli poşetleri. 
Konuşan, anlatan hatta bangır bangır “ben buradayım&quot; diye 
bağıran bir çöp dağının efsanesini yazıyor. 
Her romanında ateşe biraz daha yaklaşan Çatalcalı, 
bu kitabında ateşi elinde tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1d7ed8-0551-4bb9-833e-61f8e0386cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Dibi Oteli</image:title>
            <image:caption>“Evet sevgili izleyiciler, 2050 yılına sellerle, deniz taşkınlarıyla giren Avrupa’nın kuzeyinde
tekrar Olağanüstü Hal ilan edildi. İngiltere Başbakanı, geçici süreyle ülkeye tüm giriş çıkışları
dondurduğunu açıkladı. Kıyılarının bir kısmı geçen yıl denize karışan El Salvador’dan,
Honduras ve Guatemala’ya akın devam ediyor. Sınır duvarlarında yaklaşık bir milyon insanın
mahsur kaldığı belirtildi.”
“...Leyla, dün gibi hatırlıyordu: 2035’te, İstanbul’da hava kirliliği yüzünden sıkıyönetim ilan
edildiğinde Büyükhusun Köyü’ndeki taş evde yaşıyorlardı. Mutfak masasında oturan Perihan
Hanım, birdenbire ayağa kalkıp radyoyu kapatmış, cephede tek başına kalan bir asker edasıyla
torununa dönüp ‘Sığınak yapma vakti geldi de geçiyor!’ demişti. Bu bir tespit değil, emirdi.”
Hayatımıza bugünkü gibi devam edersek, 2050’de iklim krizi hangi boyutlara varabilir? Dünya
ve Türkiye, küresel ısınma nedeniyle hangi zorluklarla karşı karşıya kalacak? Çok uzak olmayan
gelecekte neleri konuşacağız, nasıl yaşayacağız?
Gazeteci-yazar Mehveş Evin’in, Kısadalga.net’te bir podcast serisi olarak kurguladığı distopik
öykü “2050-Gelecekte Bir Yolculuk” Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin, 2021 yılında “En İyi Haber Podcast”i ödülünü aldı. Evin’in bu seriden yola çıkarak yazdığı DÜNYANIN DİBİ OTELİ her ne kadar “kurgusal” bir hikâye olsa da gelecekte yaşanacak olan gerçeğe, “geçmişten” yazılmış bir mektup gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22eda17e-62b3-4d63-b761-67602ae65e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Solucan 1 : Umut</image:title>
            <image:caption>Ebeveyinleri tarafından ilgisiz ve sevgisiz büyütülen çocuklar, 
belli bir yaşa geldiklerinde yoksun bırakıldıkları bu 
duyguları hiç olmadık insanlarda arar. O çocuklardan biri 
olan Nehir’in, on yedi yaşındayken acılarını unutmak için 
bir planı vardı : Âşık olmak ! 
 
Nehir, aşık olacağı kişinin özelliklerini içeren beş maddelik 
 bir liste hazırlarken onu bulacağından ve ona olan aşkı 
sayesinde acılarını unutacağından emindi. 
 
Kıvanç’ı, yani aradığı kişiyi, bir çocuk parkında bulduğunda 
artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aklından bile 
geçmemişti. Ve her şey, Nehir’in, büyük bir umutla 
Kıvanç’a sorduğu o soruyla başladı : 
  &quot; Sana âşık olmama izin verir misin? &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/146c3e1b-e6b1-4a18-96c1-822b5176ad20.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin Slayer – Goblin Avcısı 2</image:title>
            <image:caption>Bir yüce elf, bir cüce ve bir kertenkele adam, Goblin Avcısı’nı bulmak amacıyla bir arada...! Karanlık tanrıların uyanışı, ufukta yaklaşan bir şeytan ordusuyla birlikte ülkeye büyük bir kaos getirdi! Ancak Goblin Avcısı’nın yalnızca tek bir amacı var: goblinleri öldürmek. Yeni üçlü, bildikleri dünyanın sonu gelmeden önce Goblin Avcısı’nın güvenini kazanıp onu yanlarına alabilecekler mi? 
 
Goblin Slayer, her cildini nefesinizi tutarak okuyacağınız aksiyon dolu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee15c7c0-0af9-44a4-932b-7f1a21216992.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosario &amp; Vampire Sezon 2 Cilt 7- Tılsımlı Kolye ve Vampir Sezon 2 Cilt 7</image:title>
            <image:caption>Tılsımlı kolyenin mührü kırılmak üzere. Eğer tamir edilmezse kolyenin içinde sıkışıp kalan insan Moka’ya ne olacak? Herkes bir çözüm bulmaya çalışırken, Fanfan Won bir teklifte bulunuyor, Tsukune ve Moka kararsız ama başka çareleri de yok gibi görünüyor. Ne var ki kolyeyi tamir ettirmek için çıkacakları bu yolculukta onları bekleyen yeni zorlu düşmanlar var. Diğer taraftan Moka’nın geçmişiyle ilgili gizemler yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlıyor….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b697fe64-b7e6-45df-81d4-a2e9189b3116.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcel Proust - Akıp Gider, Uzun Sürmez Mutluluğu Kötülerin</image:title>
            <image:caption>“Aşk, kalbin zaman ve mekâna duyarlılık kazanmasıdır.” 
 
Fransız yazar Marcel Proust’un dünyaya geliş amacının “yazmak” olduğunu düşünmemiz için birçok neden var. Yaşamının son üç yılını yatakta –yazarak– geçiren Proust, serinin ilk kitabını yayımlandıktan sonra dokuz yılda Kayıp Zamanın İzinde’yi tamamlayıp, “Son sözcüğünü yazdım Céleste, artık ölebilirim” dedikten birkaç ay sonra öldü. Ölümünden sonra yayımlanacak dört kitabı da eksiksiz bitirmenin gururuyla dünyayı terk ettiğinde henüz 51 yaşındaydı. Aşk, müzik ve edebiyatla güçlendirdiği hayatında askerlik, düello ve kavgalar da vardı. 
Proust, “rağmen’lerin daima gizli çünkü’ler olduğunu” aklında tutarak kaleme aldı Kayıp Zamanın İzinde’yi. Yedi ciltten oluşan seriden hangi kitabın kapağını açarsanız açın her yönüyle devasa bir yapıtın içinde olduğunuzu bir harf boyunca bile unutamazsınız. Akıl almaz uzunluktaki cümleleri ve betimlemeleriyle yarattığı karakterlere hayat verirken hem ressamdır hem de hepsinin en yakını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df93a976-3599-4a43-934f-9d9fd6739c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizenin Adı: Bebek</image:title>
            <image:caption>“Tüm iyi şeyler sabırdan sonra gelir.” 
– Mevlana 
 
Çocuk isteği tüm evli çiftler için olmazsa olmazdır değil mi? Son teknoloji yöntem olan tüp bebek tedavisi de tüm çiftler için bir miktar sabır, inanç ve umut gerektiren bir süreçtir. Çocuk istemi için gelen çiftlerimizin umut yolculuğunda onlara rehber niteliğinde bir kitap hazırladık. 
 
• Neden gebe kalamıyorum? 
• Bu dönemde hangi süreçlerden geçeceğim? 
• Kendimi nasıl hissetmeliyim? 
• Doğal yollarla gebe kalmam mümkün mü? 
 
Ve aklınıza takılan tüm soruların cevabı bu kitapta saklı. 
Tam bir başucu kitabı niteliğinde, bilimsel verilere dayalı, en anlaşılır dille hazırlanan kitabımızı da, mucize bebek hikâyelerimiz ile taçlandırdık. 
Umut dolu hikâyelerimiz, sizleri çok heyecanlandıracak, bu yolda en büyük destek kaynaklarınız olacak. 
Hep söylediğimiz gibi, mucizelere inanın, mucizenize kavuşmaktan asla vazgeçmeyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb2f3ca7-c487-466d-8ad2-3db6e31dfa0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulamayanın Tutsaklığında</image:title>
            <image:caption>“Hiç kimse bedelini ödemeden, kendinden kurtulup yapay bir kişiliğe bürünemez.” 
Carl Gustav Jung 
 
Tek başına ve sadece gününü yaşayan bir adam... 
Alacakaranlıkta ortaya çıkan gizemli bir kız... 
Bir arada yaşamaya başladıklarında yavaş yavaş ortaya dökülen geçmiş ve saklı gerçekler... 
Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır ne yazık ki! Ne kadar derine gömersen göm, hayaletler yeniden canlanır, tesadüfmüşçesine önüne çıkar. Tek amaçları içinde yaşadığın cehennemle yüzleşmeni sağlamaktır. Başka türlü ne hayaletler ne de sebep oldukları acılar tutsaklıktan kurtulabilir. 
Refik bir yandan geçmişin kapılarını açan gizemli kızı anlamaya çalışırken bir yandan da içindeki karanlıkla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Yaşadıkları, onun akıl ile delilik arasındaki çizgide kalma savaşı haline gelecektir. 
Acılarını yaşamadan, yarım kalan işi bitirmeden kimse huzur bulamaz, bedeli delilik olsa bile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/514169f6-2ab3-4149-b180-6a6dc554382a.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin</image:title>
            <image:caption>Yağmurun durmaksızın yağdığı, gecenin çökmek için sabırsızca beklediği, sokaklarında ise birbirinden eşsiz şahsiyetlerin dolaştığı Goblin kasabasına hoş geldiniz.
Goblin kasabasının görünüşte masum sokaklarında, karısının ölümü üzerine bahçesinde devasa bir çimden labirent inşa eden Wayne’le, hayaletlerden ölümüne korkan ama bir hayaleti kayıt altına almak için elinden geleni ardına koymayan Kamp’le, altmışıncı doğum gününde Goblin’in ormanlarında bulunduğu rivayet edilen Koca Baykuşlardan birini avlamayı kafaya koyan Neal Nash’le, kız arkadaşına duyduğu aşkı kanıtlamak için çok ileri gitmekten çekinmeyen Charles’la karşılaşabilirsiniz. Yine de korkmayın. Goblin herkese bir şeyler vadediyor. Goblin’de bir gece geçirmeye ne dersiniz?
“Josh Malerman’dan bir başyapıt daha.” –Christopher Golden
“Malerman tuhaf kurgunun en heyecan verici isimlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. O, bu türün yeni karanlık prensi.” –Jonathan Maberry
“Goblin, insanı etkisi altına alan, dehşet verici bir gösteri.” –Clive Barker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03fda9de-178f-4673-9067-7df8dcc43e82.jpg</image:loc>
            <image:title>İmbatla Dol, Kalbim</image:title>
            <image:caption>“Tam o sıraydı, sırtımızda ince bir serinlik duyduk. Ensemizden şakaklarımızdan dolanıp boynumuza da inen ter kurumaya başladı. Saçlarımız dalgalandı, kaşlarımız gerildi. Durmuş sandığımız yüreğimizin gürültüsü kulaklarımıza vurdu. Sustuk.
‘Yaşasın imbat!’ dedi, bağırdı atletli adam. ‘Hey, çocuklar, imbat çıktı!’
İlk kez pencereye gelip duran o genç kadın, Kerim’in kucağına doğru mosmor bir sardunya savurdu. Kerim havadayken yakaladı sardunyayı, acı kokusu imbatla çevremizi sardı. İçimize çektik. Sahiden imbatlı sardunyaydı.”
Tarık Dursun K. külliyatından yayımladığımız ilk öykü toplamı İmbatla Dol, Kalbim.
Bu öyküler, bir yandan yazarın ilkgençlik günlerine ait anılarını, aşklarını, dostluklarını anlatarak okuru İzmir semtlerinde dolaştırırken bir yandan da mahalle insanının küçük dünyasındaki o “bir zamanların yaşamını” gözler önüne seriyor. Yazarın söylediği gibi: “Bir zamanlar bir İzmir vardı.”
Duru anlatımıyla öne çıkan öykülerin yer aldığı İmbatla Dol, Kalbim’in bir niteliği de kitabın ikinci öyküsü olan “Sınırda”nın, asgari farklılıklarla Kurşun Ata Ata Biter romanının birinci kısmını oluşturması. Romanın bu öyküye dayandığı ve onun büyümesiyle şekillenmeye başladığı düşünülebilir. Mayınların çevrelediği bir umut öyküsü “Sınırda”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561c5c7a-fa4e-4385-8cf6-a8a1373398ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşyılanı</image:title>
            <image:caption>Nebula En İyi Roman Ödülü / Hugo En İyi Roman Ödülü / Locus En İyi Roman Ödülü
“Bu kitap bir pınar gibi – hızlı, temiz, berrak, heyecan verici ve güzel.” –Ursula K. Le Guin
“Bu kitap içten karakterleri, inandırıcı mitosu, daha da önemlisi mükemmel ve okunabilir hikâyesiyle heyecan verici bir gelecek rüyası sunuyor.” –Frank Herbert
“Akıldan çıkmayan, yoğun ve müşfik bir kitap... Yarattığı dünya canlı ve büyüleyici, Yılan ise olağanüstü ve sağlam kotarılmış bir karakter.” –Robert Silverberg
“SAVAŞ, GERÇEKLEŞME NEDENİNİ BİLEN YA DA BUNA ÖNEM VEREN HERKESİ YOK ETMİŞTİ.”
Vonda N. McIntyre, 1970’lerin feminist bilimkurgu hareketinin ön saflarında yer alan, arkadaşı ve işbirlikçisi Ursula K. Le Guin gibi, edebiyatta ve özellikle bilimkurguda yaygın görülen cinsiyetçiliğe meydan okuyan ileri görüşlü bir yazar. Düşyılanı ise bilimkurgunun üç büyük ödülünü alan türün sayılı romanlarından biri.
Nükleer savaşla yaralanmış Dünya’da insanlık küçük kasaba ve kabilelere dağılmış, dünyadışı varlıkların teknolojileri ve sırları, tek şehrin duvarları ardındaki herkese yasaklanmıştır. Yılan isimli şifacı ise bu yokluk dünyasında hastalıkları iyileştirmek ve aşı geliştirmek için yılanlarıyla dolaşarak zehrin gücünü kullanmaktadır.
Yılan, hasta bir göçebe çocuğa yardım ettiği sırada, nadir bulunan düşyılanı, korkusuna yenilen bir kabile üyesi tarafından öldürülür. Yılan’ın şifa vermeye devam edebilmesi için tek bir seçeneği vardır: Yeni bir düşyılanı bulmak. Bu yüzden çorak çöllerden radyasyon çukurlarına, bilgisini kıskançlıkla koruyan şehirden dünyadışı varlıkların sırlarına uzanan tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda kalacaktır.
İnsan hayatını tehdit eden bir dünyayı ve işlevsizleşmiş toplumları tek bir kişi ne kadar etkileyebilir? Şifa vermek sadece bedeni iyileştirmek midir?
Düşyılanı, insanların hasta ettiği bir dünyanın reçetesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648205bd-f6a1-43a5-ab57-d4a550362d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Öldü, Kral Çıplak mı?</image:title>
            <image:caption>“Kraliçe, Hz. Muhammed’in soyundan mı geliyordu? Kral Charles’ın İslam’a bakışı neden farklı?” 
 
Kraliçe Elizabeth’in ölümü ile Birleşik Krallık’ta 70 yıllık bir devir kapandı. Zamanında “üzerinde güneşin batmadığı” bu ülkenin geleceğine dair ciddi kaygılar var şimdi. 
“En yaşlı monark” yeni kral Charles’ın annesinin otorite, saygınlık, karizma ve liderliğine yeterince sahip olmadığı, monarşiyi korumakta zorluk çekeceği yaygın kanaat. 
Belki Veliaht Prens William beklenenden önce oturabilir babasının tahtına. 
 
Diplomat, işadamı, yazar ve seyyah Mehmet Öğütçü Londra’da yakından çalıştığı Kraliyet Sarayı’nın bazı çarpıcı, renkli, az bilinen hikâyelerini anlatıyor bu yeni kitabında: 
 
• Charles, Büyük Britanya’yı bir arada tutmayı başaracak mı? İskoçya ve Kuzey İrlanda ayrılır mı? 56 ülkeden oluşan Commonwealth’te güçlenen cumhuriyetçi akımlar yüzünden çözülme olur mu? 
• Prenses Diana’nın ölümünden Saray’ın “derin devleti” mi sorumlu? Harry’nin gerçek babası kim? 
• Meghan, kardeşleri birbirine mi düşürdü? 
• Kraliyet için mor rengin sırrı nedir? Olmazsa olmaz protokol kuralları neler? 
• Hanedan Türkiye’ye sıcak bakıyor mu? 
 
Kraliçe’nin öldüğünün “Londra Köprüsü çöktü” kripto mesajı ile duyurulduğu gün yazmaya başlanıp toprağa defnedildiği güne kadar rekor sürede tamamlandı bu kitap. 
Sıcağı sıcağına. Bir çırpıda okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9db46aa-2205-4201-868e-f018717bc663.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Hasat</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir yetenek.” –Stephen King
Usta korku yazarı Peter Straub’un “son on yılda korku edebiyatındaki en heyecan verici seslerden biri” diye nitelendirdiği Norman Partridge’in 2006’da yayımlanan ve Bram Stoker Ödülü’ne layık görülen kısa romanı Kara Hasat, Cadılar Bayramı’na dair kâbusları iliklerimize kadar hissedeceğimiz, benzersiz bir hikâye anlatıyor.
Cadılar Bayramı, 1963. Ona Ekim Çocuğu ya da Testere Surat veya Testere Dişli Jack diyorlar. Adı ne olursa olsun, bu küçük kasabadaki herkes onun kim olduğunu biliyor. Her Cadılar Bayramı’nda elinde bıçağıyla yolculuğuna başlıyor ve genç erkeklerin efsanevi kâbusla yüzleşme şansını beklediği şehre doğru ilerliyor. Pete McCormick, Ekim Çocuğu’nu öldürmenin bu lanetli kasabada korkunç bir gelecekten kaçmak için tek fırsatı olduğunu biliyor. Ancak gece bitmeden Pete, korkunun testere dişli yüzüne bakacak ve Ekim Çocuğu’nun korkunç sırrını keşfedecek.
Testere suratlı kâbus…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/207865b5-825b-46cf-b9b2-78c2fd678930.jpg</image:loc>
            <image:title>Walpurgis Gecesi</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş ile günümüzü harika bir şekilde yansıtan düşsel bir kurgu.” –The Times
Gustav Meyrink, doğaüstü unsurlara yer veren Avrupalı yazarlar arasında benzerlerinden sıyrılıp çağa damga vuran, ele aldığı okült konuları modern zamanların meselesi hâline getirmekte usta bir isim. Meyrink’in Birinci Dünya Savaşı gibi kritik bir dönemde kaleme aldığı romanı Walpurgis Gecesi, maddiyat ile maneviyatın kesiştiği, tarihte gerçekten yaşanmış olayların dönüşerek hortladığı, kadim efsanelerin geri gelip modern çağı altüst ettiği, gotik ve politik bir anlatı.
Yıl 1917. Savaş Avrupa’yı mahvediyor. Rus Çarlığı bir devrimin eşiğinde. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çökmek üzere. Takvimler Walpurgis Gecesi’ni gösteriyor. Prag’ın kasvetli sokaklarında ayaktakımı, şiddetli bir isyan başlatarak soyluları katletmenin planlarını yapıyor. Gizemli bir kahramanın önderliğinde; düş, gerçeklik, delilik ve büyü arasında gidip gelen müphem bir atmosferde, Prag kan gölüne dönüyor.
Kan, Prag’ın gerçek kaynak suyu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3001c1f7-8d0a-4700-81bb-43b979afd5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzenler</image:title>
            <image:caption>Ne yaptığınızı biliyorsunuz. 
 
Herkesin kıskandığı Story ailesi, dört kardeşe anneleri tarafından gönderilen tek cümlelik mektupla paramparça olmuştu. Fakat hem yaşadıkları adadan hem de aileden aforoz edilen kardeşler bir gün oraya geri dönebilecekleri umudunu hiç kaybetmemişlerdi. 
 
Yıllar sonra, birbirlerini neredeyse hiç tanımayan üç kuzen Aubrey, Milly ve Jonah Story yazı büyükannelerinin tatil köyünde geçirmeleri için bir davet mektubu aldılar. Hayatları boyunca büyük bir gizem olan kadınla sonunda tanışma ve Storylerin sırrını çözme fırsatını kaçırmalarına imkân yoktu. Ama bazı sırların gömüldükleri yerde kalması çok daha iyiydi. 
 
 
“Her ters köşede ağzınız açık kalacak… Gözünüze uyku girmemesine değecek yeni bir McManus romanı.” —Kirkus 
 
“McManus’un eski kitaplarını ve aile dramasıyla harmanlanmış gizemleri sevenler bu kitabı hemen okusun.” —Booklist 
 
“Olaylar hızlı ve öfkeli.” —SLJ 
 
“McManus, geçmişi ve şimdiki zamanı harmanlayarak okur için tempolu bir yolculuk hazırlamış. Son sayfaya kadar elinizden bırakamayacaksınız.” —Publishers Weekly 
 
“Ustaca kurgulanmış ve yazarın alameti farikası hâline gelmiş ters köşelerle dolu.” —The Bookseller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885fcfb1-8328-4226-8961-db8a674ee254.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Bir Başka Hayatta</image:title>
            <image:caption>Yirmi dokuz yaşındaki Hannah Martin, hayattaki amacının ne olduğunu hâlâ çözememişti. Üniversiteden mezun olduğundan beri altı farklı şehirde yaşamış, sayısız iş değiştirmişti. Son kararı da çocukluğunun geçtiği Los Angeles’a dönüp en yakın arkadaşı Gabby’nin yanına yerleşmekti. Hannah bu büyük kararın onun için bambaşka bir hayatın kapılarını aralayacağına inanıyordu.
Gabby’yle kutlama yapmak için bara gittikleri bir akşam, Hannah’nın lisedeki erkek arkadaşı Ethan’la karşılaşmışlardı. Saatler gece yarısını vurduğunda Gabby eve dönmek isterken Ethan biraz daha kalması için ısrar etmişti. Önemsiz gibi görünen bu seçim, bir insanın hayatının akışını baştan sona değiştirebilir miydi?
“Eğlenceli ve öngörülemez; Reid, mutlu olmak üzerine inandırıcı bir hikâye anlatıyor.” —Kirkus, Starred Review
“İçinde ters köşe olan romantik bir hikâye arayanlar hayal kırıklığına uğramayacaklar.” —Library Journal
“Reid, sizi aşk ve kader hakkında düşüncelere sürüklüyor ve ardından neler olabileceğini gösteriyor. Paralel evrenler arasında samimi, esprili ve göz kamaştırıcı bir yolculuk.” —Renee Carlino
“Bayılarak okuyacağınız bir kitap için yanıp tutuşuyorsanız, ilacınız Belki Bir Başka Hayatta.” —The Purist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78a2eefa-6974-4ee5-beac-6d696e712ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerin Renkleri</image:title>
            <image:caption>Hayallerin renkleriyle ışıldayan bir diyarda artık kimse hayal kurmazsa ne olur? Gelin, minik bir köyün ve orada yaşayan minik Tori’nin hayallerin gücünü gözler önüne seren masalsı yolculuğuna ortak olalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/357c2959-8556-4af8-8846-b3721b57a97a.jpg</image:loc>
            <image:title>Glütensiz Olamayacak Kadar İyi! - Yaşamın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Çölyaklı Bir Şefin Glütensiz Hayatı Keşfetme Yolculuğu
Yaşamdan tat almak çoğu zaman yediklerimizle de ilgilidir. Mutluluğumuza eşlik eden yiyecekler kadar üzüntümüze teselli olanlar da vardır. Yediklerimiz, birçok şeyi daha keyifli hale getiren olmazsa olmaz unsurlardan biri. Peki ya yiyemediklerimiz?
Sıkı bir glütensiz diyet gerektiren çölyak, çoğu zaman kendimizi yiyemediklerimiz üzerinden ifade etmemize neden olur. Annemizin o leziz böreği, en sevdiğimiz restoranın şahane makarnası, yiyenlerin tadına bayıldığı dumanı üstünde pizza, çıtır çıtır lahmacun… Hiçbirinin tadına dahi bakamayız çünkü içlerinde bulunan glüten bize bedel ödetmek için hazırda bekler. Kaçamak yapmak da mümkün değil. Glütensiz beslenme ciddiye alınması gereken bir iştir. Ve tüm ciddi işler gibi biraz sıkıcıdır.
En azından bu kitap ortaya çıkana kadar öyleydi. Selin Güneş, çölyak olduğunu öğrendikten sonra şeflik eğitimi aldı. Glütensiz ürünleri, onların kaderi sanılan “lezzetsizlikten” kurtarmak için birçok çalışma yaptı ve reçete çıkardı. İster çölyak ister glüten hassasiyeti ile mücadele ediyor olun, bu kitapta bir yandan Selin Güneş’in glütensiz beslenmeyi yaşam tarzı haline getirme hikâyesini okurken, bir yandan da kendiniz için bir beslenme rehberi bulacaksınız; birbirinden leziz ve pratik tarifler de size eşlik edecek.
“Glütensiz beslenmeyi yaşam tarzına dönüştürmek isteyenler için ilham verici bir anlatı.”
―Hazer Amani</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb36f81-58e4-45aa-bffc-129da5067429.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksak Rekabet Piyasaları: Teori ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>1.      Bölüm İKTİSADİ ANALİZDE TAM REKABET KAVRAMININ GELİŞİMİ 
 
2.      Bölüm AKSAK REKABET PİYASALARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
3.      Bölüm STRATEJİK FİRMA DAVRANIŞLARI: ATIL KAPASİTE YATIRIMI 
 
4.      Bölüm TAM VE EKSİK ENFORMASYON ALTINDA OLİGOPOL MODELLERİ 
 
5.      Bölüm OYUN TEORİSİ ÇERÇEVESİNDE OLİGOPOL PİYASALARINDA DENGE ANALİZİ 
 
6.      Bölüm ALTERNATİF BİR İDEAL OLARAK YARIŞABİLİR PİYASALAR TEORİSİ 

7.      Bölüm MONOPOLCÜ REKABET TEORİSİ DIŞ TİCARET VE ENDÜSTRİ İÇİ TİCARET 
 
8.      Bölüm YENİ YENİ DIŞ TİCARET TEORİSİ: MARC MELITZ 
 
9.      Bölüm PİYASA YAPISI VE İNOVASYON: SİSTEMATİK LİTERATÜR TARAMASI 
 
10.      Bölüm İKTİSADİ BÜYÜME, TAM REKABET VE AKSAK REKABET 
 
11.      Bölüm KRİPTO PARALAR: DEVLETLERİN PARA TEKELİNİN SONU (MU) ? 
 
12.      Bölüm KÜRESEL KRİZ SONRASI DÖNEMDE BANKACILIK SEKTÖRÜNDE YOĞUNLAŞMA VE REKABET YAPISI: TÜRKİYE VE SEÇİLİ AB ÜLKELERİ ARASI BİR KARŞILAŞTIRMA 
 
13.      Bölüm SERMAYE HAREKETLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNDE DAVRANIŞSAL BİR YAKLAŞIM: SÜRÜ GÜDÜSÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a149f1-df8f-463d-b675-7883d0c906ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Süleyman Çelebi Vesîletü&apos;n - Necât (Mevlid)</image:title>
            <image:caption>ÖN SÖZ 
İÇİNDEKİLER 
KISALTMALAR ve İŞARETLER 
ÇEVİRİ YAZI İŞARETLERİ 
GİRİŞ 
Süleyman Çelebi Kimdir? 
Vesîletü’n-Necât (Mevlid) 
İstanbul Millet Kütüphanesi Nüshası 
ÇEVİRİ YAZILI METNİ OLUŞTURMA YÖNTEMİ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b610b017-9213-43bf-9639-6b4b50f94789.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım De Bruyne</image:title>
            <image:caption>Oyun parkından futbol sahasına... 
Kevin de Bruyne, Manchester City&apos;nin tartışmasız en iyi oyuncusu. 
Bu kitapta genç Belçikalı futbolcunun nasıl yıldızlaştığını, yol boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen nasıl sıkı çalıştığını ve dünyanın en önemli liginde yeteneğini kanıtlamak için verdiği mücadeleyi okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28dbccc7-12a2-49ce-bfa9-77d7041aa25e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kule Günlükleri - 1 Kurtlarla Savaş</image:title>
            <image:caption>KULE GÜNLÜKLERİ 1 
KURTLARLA SAVAŞ 
Dena bir çiftlikte, ailesiyle normal bir hayat sürerken Kai’nin ortaya çıkmasıyla gariplikler başladı. Çiftliğin yakınlarında Kule’nin Efendisi Suren ile karşılaşan Dena, usta büyücü tarafından eğitilmek üzere Kule’ye götürüldü. Genç kız, bu labirent gibi yapıya girdiğinde geçmişin sırlarıyla ve doğaüstü varlıklarla karşılaşacağını bilmiyordu. Kule’nin Efendisi aslında Dena’yı, bir amaç için eğitiyordu... 
 
Eserleriyle Cervantes Chico Ödülü dâhil olmak üzere pek çok ödüle layık görülen İspanyol Yazar Laura Gallego Garcia’nın, Kule Günlükleri Serisi pek çok dile çevrildi ve çok satan fantastik kitaplar arasında yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a8a32f-55d1-464f-8aaf-d8409b8bc36f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Uzak</image:title>
            <image:caption>“UNUTAN, İYİLEŞİR...” 
– FRIEDRICH NIETZSCHE 
 
Geçmiş iyileştirilmesi gereken bir travma değil artık, sakat bir hafıza... 
Hatırladıkların, unutamadıkların, üstelik yanlış hatırladıkların da var. Bunlar yeni bir gelecek inşa etmenin önündeki en büyük engeller. 
Hayatının en büyük düşmanını, kafanın içinde taşıyorsun, onu besliyorsun, büyütüyorsun. Çöplüğe dönüşmüş o hafızadan kurtulmak zorundasın. Aksi halde bir geleceğin olmayacak. 
Unutmak için kendini zorlarsan, her şeyi daha çok hatırlarsın. Bu yüzden, hafızanı yenisiyle değiştireceksin! 
Peki ama nasıl? 
DÜNYADAN UZAK, insan hafızasını tartışan bir bilimkurgu... Mesele sadece geçmişle bağları koparıp koparmamak, eski travmaları iyileştirip iyileştirmemek değil, mesele insanın bazı şeyleri hatırlamak istediği gibi hatırlaması... Yanlış hatırladıklarınla, önüne engeller çıkararak, sahte travmaların acısını çekerek, belki de 
en büyük ve en acımasız darbeyi sen indiriyorsun kendine. 
Hafızasıyla dürüst bir yüzleşmeye hazır olanları sarsacak bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1225f1a9-18bf-4c41-a85e-2765424a1afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Torbayla Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Kitabınızda duygularınızı ve yaşadıklarınızı o kadar güzel ifade etmişsiniz ki aslında tüm topluma ve hekim camiasına örnek olmalı,  ders alınmalı… 
Prof. Dr. Mehmet Murat Tuncer 
 
Sevgili Ömür, ne kadar duyarlı bir hasta olduğunu da adeta bir hekim titizliği ile ostomili hastaları için referans olacak seviyede bilgilendirmeler yaparak gösteriyor. 
Emekli Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Yusuf Ziya Yergök 
 
Tanımladığınız tıbbi-cerrahi süreçlerin yanı sıra, içdünyanızı samimiyetle okuyucuya açmanız da ayrı bir övgüyü hak ediyor. 
Prof. Dr. Dursun Buğra 
Yazdığı bu kitapla umutsuzluğa düşen nice insana umut ışığı yakan Ömür Hanım’ı tebrik ediyorum… 
Prof. Dr. Servet Rüştü Karahan 
 
Bu hayat hikâyesini pek çok hastamın bir çırpıda okuyacağına eminim. 
Prof. Dr. Turgut İpek 
 
Bu kitap birçok insana yaşama bağlılık adına rehber olsun. 
Prof. Dr. Melih Paksoy 
 
Bazen hastanın yaşadıklarını, başından geçenleri en iyi hastanın kendisi anlatabilir. 
Prof. Dr. Hüsnü Görgen 
 
Sadece ostomililerin değil, herkesin faydalanabileceği bir kitap. 
Op. Dr. Ümit Sekmen 
 
“Kabızlık anlatılmaz yaşanır”, “Stoma anlatılmaz, yaşanır”ı çok iyi ifade ettiğin güzel bir kitap. 
Dr. Özdal Ersoy 
 
Özetle bu kitap tüm insanlar için yazılmış. 
Dr. Cevat Bayraktar 
 
Bu kitabıyla yaşadıklarını anlatarak herkese el uzatıyor ve yalnız değilsiniz diyor. 
Op. Dr. H. Mehmet Mülayim 
 
Stoma ile yaşamaya ilişkin kişisel deneyiminizi ve görüşlerinizi paylaştığınız bu eserin, tüm stomalı bireylerin sorunlarının çözümünün bir parçası olmasını dileriz... 
Yara Ostomi İnkontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Zehra Göçmen Baykara 
 
Hayatı kendisine verilen bir armağan olarak seçmiş bir insanın başka hayatlara dokunma gayretinin sonucu bu kitap. Biz sağlık çalışanlarına ve sağlığı ile ilgili zorluklar yaşayanlara çok güzel mesajlar içeriyor. 
Emekli Sağlık Albay Fatma Soylu Çakmak 
 
Benzer sorunları yaşayanlar veya ileride yaşayabilecek olan bizler TORBAYLA BİR ÖMÜR kitabı için “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” diyeceklerdir. 
Cansu Çakıcı 
 
Stomalı hastaların mutlaka okuması gereken müthiş bir eser. 
Mira Ordu 
 
Bir sağlık profesyoneli olarak stomayı anlatmam asla Ömür Hanım’ın anlattığından daha anlamlı ve daha iyi olmayacaktır. 
Nuran Küçük 
 
Hepimiz stoma ile yaşamı bir son olarak biliyorken Ömür Hanım’ın kitabı sayesinde ikinci bir yaşam olduğunu bir kez daha anladık. 
İBHAYD Dernek Başkanı Ömür Akkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b392261-ee4f-4e12-8250-fc7f78b0c278.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufiler</image:title>
            <image:caption>“ŞARAPSIZ SARHOŞ; YEMEKSİZ DOYMUŞ; HUZURSUZ; AÇ VE UYKUSUZ; MÜTEVAZI KAFTANI ALTINDA BİR KRAL; HARABELERDE BULUNAN BİR HAZİNE; HAVADAN TOPRAKTAN DEĞİL, ATEŞTEN SUDAN DEĞİL, SINIRSIZ BİR DENİZDİR. YÜZLERCE AYI, GÖĞÜ VE GÜNEŞİ VAR; KİTAPTAN OKUYAN BİR HOCA DEĞİL O, EVRENSEL GERÇEĞİN BİLGESİDİR.” 
 – RUMİ 
  Geleneksel manevi düşünceyi modern dünyaya uyarlayan en önemli işçi olarak tanımlanan, 20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden kabul edilen İdris Şah’ın başyapıtı olan Sufiler, okuyucularını Sufi fikirlerine yaklaşmaya ve onları test etmeye davet ediyor. Sufi düşüncesi ve eylemi üzerine geniş bir tarihsel ve kültürel bağlam oluşturduğu, ne duygusal ne de akademik olan bu kitapla, yazılı bir eserin tasavvuf deneyimine en yakın şeyi sunuyor. Eserleri dünya çapında 12 dile çevrilen, 15 milyondan fazla satan ve birçok ödüle layık görülen İdris Şah, Feridüddin-i Attar’dan Rumi’ye, Aziz Augustinus’tan ismini gizleyenlere dek her inançta ve her coğrafyada insanlığa deniz feneri olmuş sufilerin gizli geleneğinin tarihe nasıl nüfuz ettiğini, gelişimimizi nasıl etkilediğini gösteriyor. Tasavvuf üzerine yazılmış en önemli modern kitap olma niteliği taşıyan SUFİLER kafa karışıklığı ve fanatizm labirentinden bir çıkış yolu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04293e39-d78a-488a-877f-b722a0b15bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü /Düşen Kız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü... Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir? Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir.  Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb5a897-c924-41f7-8b3f-6fed5f5c9051.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü / Boho (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü... Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir? Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. Göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir.  Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc222b83-1601-4270-b84c-39ebcb4ba77b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçilmez Olmanın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Fark yaratmak ve vazgeçilmezlik hayal değildir... 
 
Doğanızın gücünü ele almak, huzurlu ve uyumlu ilişkiler kurmak, hayatınıza anlam katmak, değerli ve özgüvenli hissetmek imkânsız değildir. 
 
Uzman Psikolog Esra Ezmeci bu kitapla bağlanmadan şemalara, zihin ve beden bütünleşmesinden aura yükseltmeye kadar vazgeçilmez olmanın ve fark yaratmanın sırlarını anlatıyor. Afrodizyak yağlar, kristaller, bitkiler ve özel metotlarla hem bedeninizin hem de yaşam alanlarınızın enerjisini nasıl destekleyeceğinizi gösteriyor. Başarıdan berekete, cinsel çekimden dişil güce kadar yaşamınızda ihtiyacınız olan her alana uygulayabileceğiniz pratiklerle dolu bu kitap başucunuzda tutacağınız bir rehber olacak. 
 
Gerçek benliğinizle ilişki kurduğunuzda kendi içsel ışığınızı keşfedersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ebfe86-ade1-4403-8dda-6a05c0141c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kan</image:title>
            <image:caption>Yakın gelecekte, dünya için işler pek de beklendiği gibi gitmemektedir. Fakat yaşlıları biraz daha yaşatabilmek için o beklenen Genç Kan, bir grup gencin damarlarında akmaktadır. Hükümet bu yüzden bir kazan-kazan projesi başlatır ve gönüllü bağışçıları dört farklı çiftlikte toplar: Tıpkı tavuklar gibi… 
Gönüllü bağışçıların ilk dalgası arasında, rüya cennetlerine hızla bağlanan Billy Cantor ve Frankie Halifax vardı. Peki bu projede âşık olmak mümkün müdür? Şarap tadımı, partiler, yoga ve yiyebilecekleri tüm organik avokadolar... Otuz beş yaşına kadar çiftliklerde kalıp sonra da “borçsuz” bir yaşam için o formu imzalarlar. Fakat sonra Billy ve Frankie, bu nirvanada birkaç çatlak keşfederler. Ve onları bekleyen “gerçek”, hayal ettiklerinden en uzak şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47633797-ac86-4003-be7a-93648a76cd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Serendipiti</image:title>
            <image:caption>“Ailemizin başına gelen tüm melanetlerden sorumlu tuttuğum tabloya yaklaştım. Kurtulmaya çalıştığım milyon dolarlar değerindeki tabloya uzun uzun baktım. Yıllarca ucuz bir tekrar yapımdır diye küçümsediğim tabloda, neden oraya çizildiklerinden bir türlü emin olamadığım figürler arasındaki bağ yerli yerine oturmuştu artık. Elimden, çok değerli bir şey gidiyordu. Dedemse, artık benim için aklı havada bir mecnun olmaktan çıkıp hikâyesine şapka çıkardığım bir kahramana dönüşüyordu.” 
 
Birbirinden bağımsız gibi görünen küçürek öykülerin bir araya geldiği Serendipiti, yazarın kendine has üslubuyla ve ilmek ilmek ördüğü kurgularla bir şekilde bağlanıyor. Bu “normal” hayatlarda kendinizden izler bulacağınız kesin. Fakat sonlar her zaman beklendiği gibi olmayabilir. Sarsılmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7a0c1c-6675-49aa-81de-6f12fdf7b00c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Polisi 2: Zor Zamanlar</image:title>
            <image:caption>The Chronicles of St Mary&apos;s&apos;in yazarı, uluslararası çok satan Jodi Taylor&apos;ın bu karşı konulmaz spin-off serisinde Team Weird, Zaman Polisi&apos;nde yine ortalığı karıştıracaklar. Doctor Who, Ben Aaronovitch ve Jasper Fforde&apos;u seviyorsanız Zaman Polisi&apos;ni de seveceksiniz. 
 
Versay&apos;daki bir zaman kayması, Buz Devri&apos;ndeki sorunlar ve kurtarılmaya ihtiyacı olan yasa dışı zaman yolcuları… Tam da Zaman Polisi&apos;ne göre bir iş! 
 
Luke, Jane ve Matthew geri döndü ve son maceralarında -bilerek veya bilmeyerek- yine ortalığı karıştırmaya hazır. Zaman Polisi maceralarına tam gaz devam ediyor. Tuhaf Ekiple başka bir macera daha! Luke, Jane ve Matthew işleri yine bildikleri gibi hallediyorlar. Elbette bu uçarı halleri dengelerin değişmesine neden olarak Komutan Hay&apos;in sabrını defalarca zorlayacak. 
Ekip bu sefer bir politikacının şımarık kızını bulmak ve iade etmek için yeni bir sıçrama gerçekleştiriyor. Ancak bu sıçramanın tetiklediği bir dizi olayda alınan her türlü karar Tuhaf Ekip&apos;i sonunu asla tahmin edemeyecekleri bir felakete sürüklüyor olabilir. Yasa dışı zaman yolculuklarına ve gizli operasyonların karanlık yer altı dünyasına ustalıkla yaratılmış bir sarmalla ulaşacaksınız. 
Çaylaklık eğitimlerini tamamlamalarına çok az bir zaman kala ayaklarına dolaşacak sıkıntılar Tuhaf Ekip&apos;in sonunu mu getirecek? 
Versay&apos;daki zaman kaymasında bir anda ortaya çıkan o yabancı da kim? 
Buz Devri&apos;nde neler yaşanıyor? 
Zaman yolculuğu mafyacılığının arkasından ne çıkacak? Keşfedilmeyi bekleyen çok fazla giz var. Kitabınızı alın ve köşenize çekilin. Çünkü bu öyle böyle bir macera değil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5182f16-bab2-45e1-bd6c-a12e37bef669.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz</image:title>
            <image:caption>Aziz, âşık olmanın toplumca lanetli ve yasaklı görüldüğü bir dünyada, otonom varlıkların arasında benliğine anlam arar. Aşkın yasaklı olmasının sebebi, âşık olan kişilerin sevdiği insanın yanında kalbinin gözle görülecek kadar şeffaflaşması yani kalp yumuşaması ismi verilen insana öz tepkidir. Korkularının vurduğu prangalarla yaşayan Aziz bir öğle vakti kâbusuyla karşılaşır. 
‘Sevgili’ korkusu prangalara vurduğunda onu, Aziz henüz küçücük bir çocuktu. Sevgili onun için çok anlama gelirdi. Yasaklı her olgu o kelimeden geçerdi. On seneyi aşkındır zincirleri kırmadan yaşamıştı ve ilk denemesinde incecik neredeyse varlığı belirsiz bu prangalar düşüverdi zemine tıkırtılarla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b4bdc47-fbc4-4d60-920d-f4b130ef4426.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesten Erken Uyanan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Küçük Fil Monof, her zaman olduğu gibi o gün de anne ve babasından erken uyanır. 
Tek başına canı çok sıkılan Monof, küçük evlerinin içinde büyük hayal gücünü kullanarak maceraya atılmaya karar verir. 
Bakalım tek başına çıkacağı bu macerada Monof&apos;un başına neler gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225dac33-0502-466d-bff8-edb047c3e4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulan</image:title>
            <image:caption>Kimisi tanıktı, kimisi sanıktı. Kimisi öldürebilendi, kimisi öldürülendi. Unutulan günahların bedellerini ödeyen çocukların hikâyesi… 
Geçmişte açılan derin yaralar, yedi uzun senenin ardından tekrar kanatılıyordu. Zihnini gölgeleyen sanrılarla yıllarca mücadele eden Eslem; puslu bir gece gibi hayatına sinen insanlarla karşılaşana dek tozlar altındaki geçmişini göremeyen genç bir kızdı. Kendi noksanlarıyla yaşamayı öğrenmişti. 
Kuzey, hastalığı yüzünden hayatı boyunca ötekileştirilmiş; başkasına ait günahlardan kendisine düşen payı taşımayı becerememiş genç bir adamdı. Yükleri altında eziliyor; yürüdüğü yolda sürekli vicdanına takılarak devriliyordu.    Senelerce üstü örtülmüş olan günahlar; çoktan gün yüzüne çıkmış, sahiplenilmeyi bekliyordu. Vicdan mahkemeleri tekrar kuruluyor; katiller maktul kılığına bürünüyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d577433b-4621-4cf5-a5d2-40d87bca3e61.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürkek Güvercin</image:title>
            <image:caption>Ürkek bir güvercin
kanat çırpıyor
hafiften
Ta
içimde bir yerlerde
Uğursuz bir baykuş
mu?
Karanlığın soysuzluğu
mu
yaklaşan?
Bilinmez
Lakin bilinir
güvercinler taşlanır bizim toplumda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b74612c-91fa-43b5-8408-1c1ef57ea4ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İslamcılık</image:title>
            <image:caption>Siyasal İslamcılık nedir?  
●             Siyasal İslamcılığın doğuşu, önemli aktörleri, hedefleri… 
●             Siyasal İslamcılığın siyasi, sosyal ve ekonomik tarihi… 
●             Alman ve İngiliz emperyalizminin 1. Dünya Savaşı’nda Siyasal İslamcılıkla ilişkisi 
●             Hitler Faşizmi Siyasal İslamcılığı nasıl bir propaganda aracı olarak kullandı? 
●             ABD emperyalizminin 2. Dünya Savaşı’nın ardından Siyasal İslamcılıkla ilişkisi 
●             Emperyalizm Siyasal İslamcılığı nasıl biçimlendirdi, nerelerde kullandı, ne hedefledi? 
●             Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten Erdoğan rejimine Siyasal İslamcılığın yol haritası… 
●             Siyasal İslamcılık ile Atlantik Kampına bağlanan Türk devleti arasındaki ilişki… 
●             Egemen kapitalist sınıfın Siyasal İslamcılarla ilişkileri… 
●             Sermaye-Ordu-Siyaset üçgeni Siyasal İslamcılığı sola, komünizme karşı nasıl kullandı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae7c7c6-75ad-4aac-8ea2-8b4a72454ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Antep Harbi&apos;ne Yeniden Bakmak</image:title>
            <image:caption>Antep savunması her kesimden halkın fedakârlığı ile Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki Millî Mücadele’nin bir parçası olarak başarıyla sevk ve idare edilmiştir. Şehrin açlık ve ikmâlsizlik yüzünden tesliminden önce düşman kuşatmasını parçalayarak yapılan “huruç” dahi nizami birliklerin komuta kontrol ve desteğinde başarılmıştır. Huruç girişimlerinde şehir dışındaki nizami birliklerin bir gece içinde üç tabur komutanını şehit vermeleri de bunu göstermektedir.
Antep mücadelesi ağırlıklı olarak şehir halkının “seferberlik”te ateşle imtihandan geçmiş ihtiyat zabitleri ile erbaş ve erlerinin kahramanlığının eseridir. Ancak mücavir sahadan Kilis, Maraş, Malatya gibi şehirlerden gelen muharip unsurlar ve sağlanan maddi destek de önemlidir. Dahası harbi yürüten “Heyet-i Merkeziye”nin çabaları ile Fransız ordusundaki Senegal, Cezayir ve Tunus gibi coğrafyalardan toplanan Müslüman askerlerin bir kısmı mücahit Türk kardeşlerine katılmıştır. Bunlardan bazıları da yaralanmıştır.
Diğer taraftan Antep savunması sadece Fransızlara karşı değil bölgede azınlık bir nüfusla “Küçük Ermenistan” kurma hevesine kapılan Ermenilere karşı da yapılmıştır. Sonuçta işgal ordusu söz ve desteğine bel bağlayan Ermeniler kaybetmiş, yüzlerce yıldır yaşadıkları Antep toprağından silinmişlerdir.
Prof. Dr. Hasip Saygılı, Antep Harbi’ne Yeniden Bakmak adını verdiği kitabını hazırlarken, bilinen Türk kaynakları kullanmakla yetinmeyip İngilizce ve Fransızca erişilebilen Batılı ve Ermeni kaynaklardan da istifade etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8a878c-6268-47d8-a334-82fb417de20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Saati 2 - Japonya</image:title>
            <image:caption>Hayat labirent gibidir. O labirentin sonunda bizi güzel bir şeyin beklediğini umarız. Bazıları hedefe ulaşmayı dener, tekrar dener, sürekli dener... Bazıları da yolun başında, ortasında ya da en son noktasında vazgeçer. Tercihlerimiz de bizi biz yapar. 
Kum Saati’nde başlayan macera Kum Saati 2 / Japonya’yla hız kesmeden sürüyor. Fatih Tuncay, sizi yine soluksuz okuyacağınız bir maceraya davet ediyor. 
Bu sefer Emre ve arkadaşlarının başında çok büyük bir bela var! Geleceği yeşertecek tohumlar bir virüs yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu virüsle savaşmak zorundalar ve her geçen saniye onların aleyhine. Çocuklar yüzlerini karanlığın şafağındaki güneşe mi dönecek yoksa çaresizce bekleyecekler mi? Korku mu galip gelecek, umut mu?  Peki son hamleyi kim yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce1365d-e1d1-4b0f-b29d-6c845b740926.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığından Kayan Manzum Hikâye</image:title>
            <image:caption>Bir belediye başkanının kentin su, ulaşım, kanalizasyon, temizlik gibi sorunlarını çözmesni değil; ağaçları, yaprakları, yapraklardan süzülen ayışığını, mehtabı, o mehtabın yer aldığı göğü, göğün altındaki evleri, sokakları ve sokaklardaki yaşam tarzını, kısacası hayatı değiştirmesini şiirsel bir üslüpla ve bir masal tadında anlatmaktadır bu hikâye. 
 
İnsanın isterse gökyüzünün rengine varıncaya kadar her şeyi değiştirip güzelleştirebileceğini gösteren sıra dışı, umut dolu bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0757a918-b33a-4dc6-b430-7976fcc79068.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilkiler Yalan Söylemez</image:title>
            <image:caption>Güvenlik görevlisi köpek “Tüm uçuşlar iptal!” diye seslendi. Böylece maymun, kaz, kaplan, panda ve koyunlar -hem de ikisi birden- günlerce havaalanında mahsur kaldı. Peki onlardan başka kimse yok muydu orada? Bu, köpeğin yanıtlayamadığı sorulardan yalnızca biriydi. Derken kızıl kürklü bir hayvan çıkageldi ve kendini tilki diye tanıttı. Onun gelişiyle ortalık hareketlendi. Havaalanı marketindeki birbirinden muhteşem yiyecekler ve içecekler sayesinde inanılmaz bir parti bile verdiler. Peki, pasaportları nereye gitmişti? Saat Sekizde Gemide’nin yazarı yine gülmekten kırıp geçirecek! Mizahın ve komik diyalogların usta ismi Ulrich Hub, masalların en klasik karakterlerinden birini, kurnaz tilkiyi çağdaş bir hikâye atmosferinin göbeğine yerleştiriyor ve kendimiz söz konusu olduğunda gerçeği görmenin neden bu kadar zor olduğunu anlatıyor. Tilkiler Yalan Söylemez, Ezop zamanlarından beri güncelliğini hiç yitirmemiş dürüstlük ve ikiyüzlülük üzerine acayip çarpıtmalarla dolu, düşündürücü ama her şeyden öte komik mi komik bir hikâye. International Youth Library/Uluslararası Gençlik Kütüphanesi’nin “White Raven” 2014 katalogunda yer alan Tilkiler Yalan Söylemez, aynı zamanda bir tiyatro oyunu. 8+</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f42c1a0-14e7-4a39-80d2-1f40260d5956.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenlik Çalışmaları ve Türkiyede İç Güvenlik Yönetimi</image:title>
            <image:caption>20. Yüzyıl sona ererken, yarım asırlık askeri güvenlik temelli uluslararası iki kutuplu dünya düzeni de sona ermiş, bu durum tüm dünyada bir iyimserlik ütopyası yaratmıştır. Bu yeni dönemde küreselleşme, insan, sermaye, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına çok önemli katkılar sunmuştur. Küreselleşme bir yandan her alanda yüksek bir mobilite yaratırken, oluşan yeni güç boşluğunun doldurulmasında devlet ve diğer aktörlerin gelişmişliğine bağlı olarak asimetrik bir bağımlılık ilişkisi de yaratmıştır. Tüm bu gelişmelerin temelinde kutsanan bir olgu olarak küreselleşme, ironik bir şekilde tekelin küreselleşmesine dönüşerek yeni güvenlik biçimlerini şekillendirir hale gelmiştir. Artık daha özgür olduğu iddia edilen bireyler, toplumlar ya da ulusların daha güvende olduğuna yönelik bir iddiada bulunmak mümkün değildir. Güvenlik üzerine tartışmalar ile güvenliğe yönelik temel tehditlerin Türkiye’de yönetiminin ele alındığı bu kitabın, güvenlik ile ilişkili çalışmalar yürüten bürokratlar, güvenlik görevlileri ve akademisyenler ile bu alana ilgi duyan herkese katkı sunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daf1ba1-f097-496f-a7c1-99d321623140.jpg</image:loc>
            <image:title>Cığır</image:title>
            <image:caption>“Roman, Alibaşkomutanın 2020 yılının 8 Kasım’ında söylediği tarihî sözlerle bitiyor: 
AZİZ ŞUŞA, SEN ÖZGÜRSÜN! 
AZİZ ŞUŞA BİZ DÖNDÜK! 
O sözlerle ki, Şuşa’ya çıkan yalnız Azerbaycanlılara bilinen CIĞIR’ı bütün dünyada meşhur geniş zafer yoluna çevirdi.” 
 
Prof. Dr. Nizami Caferov 
Azerbaycan Millî Meclisi Milletvekili 
 
 
“Romanda, olaylar, üç zaman kesiğinde takdim edilir. Şuşa’nın inşa edildiği XVIII. yüzyılın ortaları, Şuşa’nın işgal edildiği 1992 yılı ve Şuşa’nın kurtarıldığı 2020 yılı. Yunus Oğuz romanda, her birimize 44 günlük vatan savaşından tanıdığımız hem arka cephede, hem ön cephede yaşanmış, halkımızın vatan sevgisini aksettiren olayları büyük bir özenle aks ettirmiştir.” 
 
Elnara Karagözova 
Millî İlimler Akademisi Filoloji İlimleri 
Üzere Felsefe Doktoru 
 
“Cığır” romanında yazar hayalinin yarattığı üç obraz var. Biri, Nasreddin Murat, diğeri Şuşa’ya götüren sırlı cığır ve bir de Azerbaycan askerinin fevkalade kahramanlığını sembolize eden gölge askerler. Şuşa’dan Hudaferin’e kadar uzanan tarihi “Nasreddin Yolu’nu” Yunus Oğuz sembolleştirir. Yunus Oğuz romanda politoloji ve bedii tefekkürün şuurlu sentezini yaratıyor.” 
 
Azer Turan
Filoloji İlimleri Üzere Felsefe Doktoru 
Edebiyat Gazetesinin Baş Redaktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2647640d-a55e-4fde-b057-13762f72d6a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zümrüdüanka</image:title>
            <image:caption>Zümrüdüanka diye Kaf dağında kuş varmış 
Bir aşkı yana yana ölmelerden kurtarmış 
O bakış o gülüşten bizden geri ne kalmış 
Bu sevda bitse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Pişmanlık duymuyormuş Zümrüt kızgın ateşte 
Aşk için yanmalara razı olmuş güneşte 
Yeniden doğmak varmış tekrar gelirken aşka 
Dumanı tütse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Zümrüdüanka’yı da aşkmış dağa çıkaran 
Ölmeyi göze aldım şimdi benim yakaran 
Aşkın ta kendisidir kıyameti koparan 
Şu güneş batsa bile küllerinden doğmaz mı 
 
Ne vakit geçer bilmem can yakıyor aşk acım 
Zümrüdüanka gibi doğ gel sana muhtacım 
Sönmeden yetiş haydi yüreğimde kıvılcım 
Kalp ayrı atsa bile küllerinden doğmaz mı 
 
Zümrüdüanka gibi derdim aşka erişmek 
Kolay mı sanıyorsun böyle işe girişmek 
Bir daha nasip midir bilmem senle görüşmek 
Aşk bizden gitse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Leyla da Mecnun için düşmüş yaban ellere 
Perinin bu aşkı da düşsün dilden dillere 
Ateş ve su gibiyiz bülbül aşkı güllere 
Dikeni batsa bile küllerinden doğmaz mı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36480d46-ba8f-45bf-b1b1-991e2b28a6a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı -2 Karşı Devrim Filizleri ve Darbeleri 1971-2002</image:title>
            <image:caption>Bir dönemin gün gün panoraması... Devrimin ve Karşı Devrim’in 100 Yılı çalışmasının bu ikinci cildi, emperyalist güçlerle içerideki sağcı/gerici güçlerin işbirliğiyle yapılan “Karşı Devrim Darbeleri”ni ve bunların yıkıcı etkilerini anlatan bölümlerden oluşuyor. Bu cilt, “Karşı Devrim Darbeleri”ni görünür hale getiren 12 Mart askeri müdahalesiyle başlatıldı.1961 Anayasası’nı tümüyle yürürlükten kaldırarak Siyasal İslam’ı iktidara taşıyan yapıyı sağlamlaştıran 12 Eylül askeri darbesiyle sürdürüldü ve AKP’nin iktidar olduğu tarihe kadar gelindi. Bu ciltte, günlük olayların art arda dizilimi sırasında gözden kaçırılabilecek olan bazı önemli olay zincirleri, ana metnin sonunda ekler olarak, ayrı listelerle sunuluyor. 1970’lerden sonraki gazeteci cinayetleri, Ermeni terör örgütlerinin saldırıları ve 1961 Anayasası’nın özgürlükçü yapısını dışlayarak Türkiye’yi sağ yapılanmaya göre ayarlamak isteyenlerin kışkırttığı siyasal cinayetler toplu halde gösteriliyor. Şimdiye kadar pek yapılmamış olan böyle listeleri okurlara ek olarak sunan bu kitabın, ilk ciltle birlikte, Devrimi ve Karşı Devrimi diyalektik yaklaşımla irdeleyen dizinin temel bir referans kitabı olma özelliğine katkıda bulunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb7e09f-ff5b-4b09-ad4a-49ecd6080d10.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Sıfır Atık</image:title>
            <image:caption>Bir gün sıfır atık, her gün sıfır atık! Son kırk yıl içinde çöp miktarımız ikiye katlandı. Yeryüzünde yaşayan insan sayısı durmadan artıyor ve bizler tükettikçe tüketiyoruz. Peki tüm bunlar yaşanırken, gezegenimizi nasıl bir gelecek bekliyor? Plastik poşetin doğada 400 yılda çözündüğünü ya da 190.000 bezelye konservesinden gıcır gıcır bir araba üretilebileceğini biliyor muydunuz? Az ve doğru tüketerek mevcut düzene yön vermek elimizde. Üstelik geri dönüştürerek yeni şeyler yaratmak da cabası! Öte yandan, çöp miktarımızı sıfıra indirmek ne kadar mümkün?  Günümüz tüketim kültürünün dayattığı normlara direnmek pek kolay görünmese de, sıfır atık şampiyonu olabilmek hiç de zor değil! Birkaç yıl önce çöplerimizin miktarını azaltmak gayesiyle başlatılan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan “Sıfır Atık” hareketini mercek altına alan Görevimiz Sıfır Atık, okurları bu hedefte dört temel eylemle tanıştırıyor; reddederek, azaltarak, yeniden kullanarak ve geri dönüştürerek çocukların tüketim alışkanlıklarını sil baştan şekillendirmesine kılavuzluk ediyor. Çevre bilinci kazandırma amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “Hayır, teşekkürler!” demeyi öğreten bu halkası, eğlenceli oyunlar, bulmacalar ve etkinlikler eşliğinde, gezegenimizi neden bir çöp kutusuna dönüştürmememiz gerektiğine dair önemli açıklamalarda bulunuyor. Sıfır atık hareketine ilk adımı kolayca atmak için çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak kolları sıvamaya çağırıyor! Unutmayın, “En iyi atık, hiç üretilmemiş atıktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be24b22c-bea8-4929-9047-6cfee88e0726.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Yeniden Kullanım</image:title>
            <image:caption>Atıklarımızı kurtardık, yaratıcılığımızı parlattık! Madem en sonunda çöpü boylayacaklar neden bu kadar fazla eşya üretiliyor? Işık hızıyla tüketilen tüm bu eşyalar yeni bir hayatı hak etmiyor mu? Peki çöp kutularımız ve kaldırımlarımız tekrar kullanılabilecek atıklarla doluyken gezegenimizi nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye&apos;de, atıklarımızın sadece %13&apos;ünün gerçekten geri dönüştürüldüğünü biliyor muydunuz? Tişörtten çanta yapmak, plastik şişeleri bovling kukalarına çevirmek ya da karton koliden dekoratif bir etajer tasarlamak artık çok kolay!   Etrafımız yaratıcılığımızı tetikleyecek pek çok atıkla çevrili: Kâğıt, karton, teneke kutu, cam şişe, plastik ambalaj ve daha niceleri... İsrafa dur de, geri dönüştür ve hayatı güzelleştir! Üstüne bir de kullandığın eşyaların ömrünü uzatmanın yollarını öğren! Son yıllarda yükselişe geçen “Yeniden Kullanım” kavramını a&apos;dan z&apos;ye mercek altına alan Görevimiz Yeniden Kullanım, okurları bu hedefte üç değişmez kuralla tanıştırıyor; azaltarak, yeniden kullandırarak ve geri dönüştürerek çocukların doğa dostu yeni alışkanlıklar edinmesini sağlıyor.  Çevre bilinci kazandırma amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “İsrafa dur!” demesini öğreten bu halkası; eğlenceli oyunlar, bulmacalar ve etkinlikler eşliğinde, yeniden kullanımın sırlarını ve sınırlarını açıklığa kavuşturuyor. Kitleleri etkileyen böylesine önemli bir hareketi hayatımıza kolayca uyarlamak için çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak bizleri sağduyulu olmaya çağırıyor! Unutmayın, sofradakileri çöp olmaktan kurtarmak da, okyanusları temiz tutmak da sizin elinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7515e2c5-8b9c-4c6b-a3a0-52b333666a41.jpg</image:loc>
            <image:title>Tükenmişlikle Başa Çıkmada Maneviyat</image:title>
            <image:caption>Tükenmişlikle Başa Çıkmada Maneviyat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06eab3ae-6786-433a-83d3-9015e5e581ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme ve Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0107a3b-bc19-4dc7-b61c-3e000cdc9347.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Dilinde Deve Literatürü</image:title>
            <image:caption>Arap Dilinde Deve Literatürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0956c74e-bbf6-4614-b6a5-d433d5edcdab.jpg</image:loc>
            <image:title>Stampa Çıkarma</image:title>
            <image:caption>Stampa Çıkarma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2b99cfc-81dd-4965-8777-d1baf9417c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Performans Uygulamalı Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>·         TÜRKİYE’DE TARIM SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN İŞLETMELERE İLİŞKİN FİNANSAL ANALİZ 
 
·         TCMB POLİTİKA FAİZ KARARLARININ BIST LİKİT BANKA ENDEKSİNDE İŞLEM GÖREN HİSSE SENETLERİNİN PİYASA DEĞERLERİNE ETKİSİNİN OLAY ÇALIŞMASI YÖNTEMİ ÇERÇEVESİNDE İNCELENMESİ 
 
·         İKVAN BORSA İSTANBUL (BIST) PERAKENDE TİCARET SEKTÖRÜNDEKİ ZİNCİR MARKETLERİN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
 
·         BIST METAL ANA ENDEKSİNDE YER ALAN İŞLETMELERĠN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ: PANEL VERİ UYGULAMASI (2016-2020) 
 
·         RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ BORSA İSTANBUL, DÖVİZ KURU, BİTCOİN VE ALTIN FİYATLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
·         BIST TEKNOLOJİ SEKTÖR ENDEKSİNDEKİ ŞİRKETLERİN ETKİNLİK ANALİZİ 
 
·         SERMAYE YAPILARINA GÖRE MEVDUAT BANKALARININ FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
  ABD HAVAYOLU FİRMALARININ FİNANSAL PERFORMANSININ BİR MAKİNE ÖĞRENMESİ MODELİ İLE ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0964dc50-94e0-4727-8688-39b8c7a1d77c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne İktisadi ve Finansal Konular Üzerine Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: İKTİSAT TEORİSİ 
 
2.      BÖLÜM: POLİTİK İKTİSAT 
 
3.      BÖLÜM: TÜRKİYE EKONOMİSİ 
 
4.      BÖLÜM: DIŞ TİCARET, TEKNOLOJİ VE BÜYÜME 
 
5.      BÖLÜM: PARA VE FİNANS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f29adb2-eeca-4403-b330-0a29b8c99fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Role of R&amp;D and Innovation Policies In The Development of R&amp;D And Innovation Approaches And Skills Of Sme&apos;s</image:title>
            <image:caption>1. INTRODUCTION 
2. INNOVATION, RESEARCH AND DEVELOPMENT AND SMES 
3. THE PRESENT SITUATION OF TURKEY 
4. INNOVATION-R&amp;D SUPPORTS AND INCENTIVES IN TURKEY 
5. METHODOLOGY 
6. RESULTS 
7. DISCUSSION 
8. CONCLUSION AND FUTURE RESEARCH 9. REFERENCES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25502c70-b68b-42e8-997f-ca2a9697d506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetiminde Katılım Üzerine Güncel Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>I. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE KATILIM ÜZERİNE GELENEKSEL VE GÜNCEL TARTIŞMALARA İLİŞKİN GENEL BİR ÇERÇEVE 
 
II. BÖLÜM HALK, VATANDAŞ, KATILIM KAVRAMLARININ DÖNÜŞÜMÜ VE DEMOKRATİK SÜREÇLERE TABANDAN KATILIM 
 
III. BÖLÜM KAMU HİZMETLERİNDE KİTLE KAYNAK KULLANIMI, YÖNETİŞİM VE VATANDAŞ KATILIMI 
 
 IV. BÖLÜM MAHALLE DÜZEYİNDE YEREL KATILIM 
 
V. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE VATANDAŞ KATILIMININ ETKİNLİĞİ : BURSA NİLÜFER BELEDİYESİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME 
 
VI. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE VATANDAŞ KATILIMINI KENT KONSEYLERİ ÜZERİNDEN TARTIŞMAK 
 
VII. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE VATANDAŞ KATILIMI İLE İLGİLİ ETİK TARTIŞMALAR 
 
VIII. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE HESAP VEREBİLİRLİK BAĞLAMINDA KATILIM 
 
IX. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE ELEKTRONİK VATANDAŞ KATILIMI UYGULAMALARI: ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN BİR İNCELEME 
 
X. BÖLÜM DİJİTAL DIŞLANMA VE E-KATILIM İLİŞKİSİ: KURAMSAL BİR İNCELEME VE MODEL ÖNERİSİ 
 
 XI. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE SİYASAL İLETİŞİM VE VATANDAŞ ETKİLEŞİMİ BAĞLAMINDA SOSYAL MEDYA KULLANIMI ÜZERİNE BİR TARTIŞMA 
 
XII. BÖLÜM AFET YÖNETİMİNDE VATANDAŞ KATILIMI 
 
XIII. BÖLÜM KAMU HİZMETLERİNE GÖNÜLLÜ KATILIM 
 
XV. BÖLÜM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA YÖNETİŞİMİ 
 
XVI. BÖLÜM KATILIMIN CİNSİYETİ VE YEREL SİYASETE YANSIMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e0a808-04cc-49ad-8941-07655e628033.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Ürün</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM ÜRÜNLER, HİZMETLER VE DENEYİMLER 
 
2.      BÖLÜM ÜRÜN DÜZEYLERİ, ÜRÜN HATTI VE ÜRÜN KARMASI KARARLARI 
 
3.      BÖLÜM ÜRÜN YÖNETİMİNDE PAZAR ARAŞTIRMASI, KONUMLANDIRMA VE FARKLILAŞTIRMA 
 
4.      BÖLÜM DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE ÜRETİM VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ 
 
5.      BÖLÜM ÜRÜN YÖNETİMİ, ÜRÜN STRATEJİLERİ VE ULUSLARARASI ÜRÜN STRATEJİLERİ 
 
6.      BÖLÜM ÜRÜN HAYAT SEYRİ VE PAZARLAMA STRATEJİLERİ 
 
7.      BÖLÜM YENİLİK VE YENİ ÜRÜN GELİŞTİRME SÜRECİ 
8.      BÖLÜM ÜRÜN TASARIMI, AMBALAJLAMA VE ETİKETLEME 
 
9.      BÖLÜM MARKA VE MARKA STRATEJİLERİ 
 
10.      BÖLÜM ÜRÜN GARANTİLERİ VE SATIŞ SONRASI MÜŞTERİ HİZMETLERİ 
 
11.      BÖLÜM HİZMET PAZARLAMASI VE KALİTE 
 
12.      BÖLÜM DENEYİMSEL PAZARLAMA VE YENİ TÜKETİCİ 
 
13.      BÖLÜM DİJİTAL ÜRÜN 

 14.      BÖLÜM ÜRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f3768c6-40c2-4cdc-8be5-4aa77dbe6296.jpg</image:loc>
            <image:title>İstatistiksel Tekniklerle Güncel Analizler</image:title>
            <image:caption>. Genetik Algoritma ve Parçacık Sürü Optimizasyonu ile Portföy Optimizasyonu 
 
2. Roc Analizinde Optimal Sınır Değeri Hesaplama Yöntemleri 
 
3. Covid-19 Salgın Sürecinde Banka Çalışanlarının Stres ve Tükenmişlik Düzeyleri Üzerine Bir Araştırma 
 
4. Ulusal Para Biriminden Finansman Sağlayamama Sorunu (İlkgünah) Belirleyicileri: Türkiye’de Kamu ve Özel Sektör Üzerine Bir İnceleme 
 
5. Türkiye’deki İllerin Modele Dayalı Kümeleme Analizi ile Gelişmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi 
 
6. Türkiye Covid-19 Vaka Sayıları ile Google Topluluk Hareket Raporları Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi: ARDL Modeli, Mevsimsel Etkiler ve Nedensellik Analizi 
7. Türkiye’de Lisansüstü Mezuniyet Kriterlerinin Değerlendirilmesi: E-Delphi Tekniği 
Uygulaması 
 
8. Adana Mutfağının Korunmasında Yöresel Yiyecek Kullanımının Aşçıların Algıları Kapsamında İstatistiksel Analizlerle Tespiti 
 
9. Kategorik Verilerde Benzerlik Ölçülerinin Kümeleme Performanslarına Etkisinin İncelenmesi 
 
10. Liu Estimator In The Multinomial Logistic Regression Model</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4791e2-43fa-4aad-aac7-98a40c956bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Self Organizing Map: Öz - Düzenlenmeli Haritalar ve Matlab Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM YAPAY ZEKÂ ve YAPAY SİNİR AĞLARI 
 
İKİNCİ BÖLÜM KÜMELEME ANALİZİ ve KÜMELEME YÖNTEMLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE HARCAMALARI’NIN (MYBH) KÜMELEME YÖNTEMLERİ İLE İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6314e2f-f315-4428-920d-7a413dd7d763.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köy Yaşamından Masalsı Anılar</image:title>
            <image:caption>Hayatı ilk algıladığım gün neydi? Hangi gündü? Pazartesi, perşembe, cuma mıydı? Hava nasıldı? Güneşli mi, sıcak mı, soğuk mu, yağışlı mıydı? Veya boyum kaçtı? Kilom ne kadardı? Bunların hiçbirini bilmiyorum. Bu konuda hiçbir şey hatırlamıyorum. Bildiklerim sadece hayal meyal gözlerimin önüne gelen ve sisli bir atmosferin içerisindeki siluetler gibi hareket eden dört yaş çocukluğum... Bir diğer deyişle 1968 yılının ilk ayları… Ve bu aylardan başlayan, yaşım ilerledikçe netleşen, nihayet 1974 yılına kadar iyice belirgin hâle gelen altı yıllık bir zaman dilimi… Dahası gariban ve yoksul olduğu kadar hayata tutunmaya çalışan, kendi yağıyla kavrulan, günleri kâh huzur kâh hüzünle geçen bir ev. Ve bu evde anne, baba, ağabey ve sonraki yıllarda dünyaya gelen iki kız kardeşle birlikte altı kişilik bir aile. Bir de yaklaşık elli hanelik bir köy. Aydın ili Nazilli ilçesinin beş kilometre kuzeyinde yer alan Dereağzı köyü. Veya şu anki resmî söylemiyle Dereağzı Mahallesi. Bu mahallede yaklaşık yarım yüzyıl önce yaşananlar… Anılar, yaşantılar, acı ve tatlı olaylar… Bir çocuk gözüyle hayata ilişkin tanıklıklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d896ba38-4c70-4ba0-8d3f-ea4b257e0135.jpg</image:loc>
            <image:title>Tütü Düştü</image:title>
            <image:caption>Bazen düşer, düşer, düşersin, ama sonra uçmayı öğrenir, yükselir, yükselir ve yükselirsin. 
 
Minik yalıçapkını Tütü, o sabah tüm cesaretini toplayıp uçmaya karar verir. Kendini yuvadan aşağı bırakır ve başlar düşmeye. Neyse ki sen varsın! Tepetaklak başlayan bu yolculukta, kitabı doğru yerde çevirmeyi sakın unutma. İşte orada başlayacak, Tütü’nün muhteşem uçuşu. 
 
Ödüllü yazar ve çizer Corey R. Tabor’dan kendine inanmak üzerine yenilikçi ve eğlenceli bir kuş masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15e1bfb-3295-40c6-b047-3ad08b938eda.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Sonu (Astrofiziksel Manada)</image:title>
            <image:caption>“Başlangıçlar, sonları ima eder ve gerektirir.” 
Ann Leckie 
 Belki biz görmeyiz ama günün birinde her şey sona erecek. Evrenimizin bir başlangıcı olduğunu biliyoruz; peki bu hikâyenin sonunda ne olacak? Ve bu son bizim için ne anlama geliyor? 
Capcanlı, esprili dili ve mizah anlayışıyla astrofizikçi Katie Mack, bizi kozmosun beş olası finaline –Büyük Çöküş, Sıcak Ölüm, Vakum Bozunumu, Büyük Yırtılma ve Sekme– doğru hayret verici bir geziye çıkarıyor. Bunu yaparken kuantum mekaniği, kozmoloji, sicim teorisi ve daha pek çok mühim kavram arasında bize keyifle yol gösteriyor. Halihazırdaki eksik evren bilgimizde yapılacak ufak oynamaların ortaya bambaşka gelecekler çıkarabileceğini keşfediyoruz: Evrenimiz nihayetinde kendi içine çökebilir, kendini yırtabilir, hatta –önümüzdeki birkaç dakika içinde– önlenemez biçimde genişleyen bir kıyamet baloncuğuna kurban gidebilir. 
Bu sürükleyici “kozmik gerçekliğe kaçış” öyküsü, büyülü ve pek aşina olmadığımız bir fizik sahasını incelemenin ötesinde, yükselen bir astrofizikçinin evreni ve evrendeki yerimizi düşünürken yaşadığı heyecanı da bizle paylaşıyor. Patlayan yıldızlar ve sıçrayan evrenler arasında Mack, aciz faniler olarak yolun sonunu değiştiremesek de en azından ne olup bittiğini birazcık kavramaya başlayabileceğimizi gösteriyor. 
Her Şeyin Sonu, tüm bildiklerimizin en ucuna doğru uzanan, çılgınca eğlenceli, şaşılacak derecede neşeli ve iyimser bir seyahat. YILIN KİTABI SEÇKİLERİNDE 
WASHINGTON POST • ECONOMIST • NEW SCIENTIST • PUBLISHERS WEEKLY • GUARDIAN 
 
“Evrenin her an yok olabileceğini anlatıyor ama o kadar iyi bir kitap ki, en azından okumanız bitene kadar yok olmasın istiyorsunuz.” 
Alexandra Petri, Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da356dd5-b362-415a-8f9b-3a844caf0d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Bavulumdaki Kırık Fincan</image:title>
            <image:caption>Kimsenin tanımadığı bir hayvan elinde kocaman bir bavulla çıkageldiğinde, etraftaki diğer hayvanlar haliyle meraklanıyor. O bavulun içinde ne olabilir? Çay fincanı mı? Peki. Masa ve sandalye mi? Hadi o da tamam. Bir ev ve ağaçlı bir tepe mi? Yok artık, bu yabancı ne dediğinin farkında değil herhalde. 
Hayvanlar meraklarına yenilip bavulu izin almadan açınca, anlamlı bir fotoğrafla karşılaşıyorlar. Böylece tanımadıkları o hayvanın neler neler yaşadığını anlamaya başlıyor ve hep birlikte ona özel bir &quot;hoş geldin&quot; armağanı hazırlıyorlar. 
2020 CILIP Kate Greenaway Madalyası finalisti 
 
&quot;Derinlere işliyor. Umarım tüm ebeveynler Bavulumdaki Kırık Fincan&apos;ı çocuklarıyla paylaşır.&quot; Khaled Hosseini, Uçurtma Avcısı&apos;nın yazarı 
 
&quot;Başkalarına karşı nezaket fikrini küçük çocuklara tanıtmak için sade ve güçlü bir yol.&quot; Axel Scheffler, Yayazula&apos;nın çizeri 
  &quot;Hoşgörü ve anlayış bu çocuk kitabının tam kalbinde.&quot; Laura Padoan, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf80e201-0057-4501-8ed3-54c618f76d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Toplumsal Cinsiyet(ler)</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Toplumsal Cinsiyet(ler), hem büyüleyen hem uzun bir geçmişin yükünü sırtında taşıyan hem de biteviye şekil değiştiren bir meseleyi, toplumsal cinsiyet meselesini ele alıyor. Toplumsal cinsiyeti ayrıca biyolojinin o kendine has yöntemleriyle de inceleyerek, giyim-kuşam, dil ve işgücüyle toplumsal cinsiyeti tahkim etmeye yönelik girişimleri de gözler önüne seriyor.
Irk ve paranın herkesin toplumsal cinsiyetini nasıl büyük oranda şekillendirdiğini bilimsel gerçeklere dayanarak anlatırken, oyuncak bebeklerden cinsiyet açıklama partilerine, Jane Austen ve Lil Nas X’ten kadın üniversitelerine kadar pek çok konuya değiniyor.
“Karşı cinsiyet nedir ki? Eğer böyle bir karşıtlık söz konusu değilse o zaman toplumsal cinsiyetin temelini oluşturan kadın/erkek ikiliği ortadan kalkmış olmaz mı?” sorusuna yanıt arayan bu kitap, toplumsal cinsiyetin bugün içinde bulunduğumuz konuma nasıl taşındığını anlamak isteyen herkes için bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c166a2-bb1d-4526-9157-6f226a81b4fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bedenim: Efsanevi Feminist Yeraltı Kürtaj Servisi Jane’in Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>“Bu girişim bizim zihnimizi değiştirdi; bize bir şeyi istemenin yeterli olmadığını, onu elde etmek için bizzat harekete geçmemiz gerektiğini gösterdi… Toplumsal değişimin, liderler ve kahramanlar tarafından bahşedilen bir hediye değil, aksine birlikte çalışan sıradan insanların gerçekleştirdiği bir şey olduğunu anlamamızı sağladı.”w
1960’ların sonu. Hak ve özgürlük mücadelelerinin en hareketli günleri. Kadınlar, öğrenciler, siyahlar, kısacası toplumun her kesiminden insan çeşitli organizasyonlarda görev alıp önemli gördüğü bir sorunun çözümüne katkı sunmaya çalışıyor. Bu meselelerden biri de kürtaj, zira çoğu kadın toplumsal, ekonomik ve hukuki sebeplerden ötürü güvenli kürtaja erişim sağlayamıyor. Benim Bedenim, böyle bir ortamda, kadınların bu ihtiyacını gidermek üzere bir araya gelen bir grup sıradan kadının kurduğu efsanevi feminist yeraltı kürtaj servisi Jane’in hikâyesini anlatıyor. Kadınların en temel özgürlüğü kendi bedenleri üzerindeki tasarruf hakkıdır şiarıyla 1969’da, kürtaj yasaklarının hâlâ hüküm sürdüğü günlerde kurulan ve yasal kürtaj kliniklerinin açıldığı 1973’e dek faaliyet gösteren Jane, bu dört yıllık süre zarfında on binden fazla kadına kürtaj danışmanlığı yapmış, kendisine başvuranların güvenilir koşullarda ve yüksek meblağlar ödemeden kürtaj olmalarını sağlamıştır.Bu kitapta kadınlar kendi hikâyelerini anlatıyorlar. Bir şeylerin değişmesi gerektiğini görüp harekete geçen, başka kadınlara yardımcı olmak için kanunları hiçe saymayı göze alan sıradan kadınlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bbde3e2-628a-4079-8ccd-e44365274b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elf Kralı ile Anlaşma</image:title>
            <image:caption>ELFLER YALNIZCA İKİ ŞEY İÇİN GELİR:
SAVAŞ YA DA EVLİLİK
HER İKİSİ DE ÖLÜMÜ ÇAĞIRIR
Elflerle insanlar arasında üç bin yıl önce bozulmaz bir anlaşma yapılmıştı. Her yüzyılda bir, İlk İnsan Kraliçe’nin büyüsüne sahip olan genç kız, Elf Kralı’nın yanında yer almak üzere Ortadiyar’a götürülüyordu. Hayatını bitkibilime adamış Luella yaşını geçirdiği için minnettardı. Artık kasabasının tek şifacısı olarak görevlerine odaklanabilirdi.
Ta ki Elf Kralı, kraliçesini bulmak için gelene kadar.
Luella’nın kendisi hakkında bildiği her şey yalandı. Ancak Ortadiyar’ın ölümün eşiğinde olduğunu gördüğünde, hiç hazır hissetmediği bu sorumluluktan kaçamayacağını anlamıştı. Tek sorun, nihai bir seçim yapması gerektiğinde sadakatini nereye sunacağıydı – ona hayatı boyunca destek olmuş yuvasına mı yoksa başından beri istemediği aşka mı?
“Aman TANRIM, bu çok iyiydi! Gerçi hiç şaşırmadım – Elise Kova kötü bir kitap yazamaz. Bu hikâye HADES ve PERSEPHONE havası taşısa da bir yeniden anlatım değil.” —Laura Thalassa
“Hobbit izleyip Thranduil’i arzuladıysanız, Elf Kralı ile Anlaşma tam sizlik.” —Syfy Wire
“Eşsiz dünyası, incelikli karakterleri ve hedefini on ikiden vuran yakıcı romantizmiyle eksiksiz bir roman. Keşke bu hikâyenin içine girebilsem ve vahşi büyüyü kendi gözlerimle görebilsem. Gerçi Elise Kova görsel duyulara o kadar hitap eden bir yazar ki tam da bunu yaptığınıza inanabilirsiniz.” —Alisha Klapheke
“Elf Kralı ile Anlaşma kendilerini büyüde kaybetmek isteyen okurlar için harika bir fantastik romans. Bu güzel hikâye bana tüm duyguları yaşattı, öyle ki bu dünyaya ait daha fazla kitap okumak için sabırsızlanıyorum. Elise Kova’nın kullandığı her kelime altına dönüşüyor.” —Karpoy Kinrade
“Elf Kralı ile Anlaşma’da masallara dair en sevdiğim elementler var: huysuz bir erkek ile güçlü kadın, düşmandan âşıklara dönüşmelerinin yavaş gelişen ateşli hikâyesi ve gözalıcı, iz bırakan bir büyü sistemi!” —Raye Wagner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f07a1efe-1919-4379-a9d6-e2ccb9697210.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Tufan</image:title>
            <image:caption>Kanca geçmeyiversin bir kere enseye. Çekiyor acımadan. Çirkinliğin kancası bu, güzelliğin, arafın, kem gözlerin… Suyunu yitirme korkusu öyle çetrefil ki, zehrine aşina olduğu bataklığa sıkı sıkı sarılıveriyor herkes. Sonrası yakarış ve çırpınış. Kanca derine iniyor, kan sıcağından oluyor, su bulanıyor. Ama tersine aktığı da görülüyor suların. İp kopuyor, yaşıyor kancasıyla insan.
Gönül Tufan, kanıksanıp üzerine düşünme gereği duyulmayan bir öteki anlatısı. Ayça Güçlüten, bu romanıyla güzele sırt çevirip unutulmayacak bir çirkin hikâyesi armağan ediyor bize. Güçlü karakterleri, tedirgin edici atmosferi ve usta işi kurgusuyla Gönül Tufan, uzun zaman konuşulacak bir eser.
&quot;Çirkinliği, yarasının günbegün kalınlaşan kabuğu olabilir mi? Hangi yara güzelce kabuklanır ki? Kan kurur, parçalanmış dokular ve hücreler birbirine karışarak bakılamaz bir tabaka oluşturur, ölü moleküller cesetlere dönüşerek yerleşir. Kabuk, ardında bir sır saklamaya başlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f57dd3d-6bbc-4880-9481-98d2f73ddd4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Twig ile Turtle - 1 Minik Evde Büyük Hayaller</image:title>
            <image:caption>Sekiz ve altı yaşındaki kız kardeşler Twig ile Turtle, Colorado’daki yeni kasabaları ve elbette havalı, minik evleri hakkında çok heyecanlılar. Daha sade yaşamak ve Dünya kaynaklarını idareli kullanmak için ailece bir karar alarak farklı bir yaşam düzenine geçerler. Ancak bu düzen birkaç sorunu da beraberinde getirir. Küçük eve büyük hayallerini sığdırmaya çalışan Twig, önüne çıkan engelleri çözmeye kararlıdır!
Ödüllü yazar Jennifer Richard Jacobson’ın kaleminden çıkan Twig ile Turtle serisinin ilk kitabı Minik Evde Büyük Hayaller sizi; küçük ev yaşamına uyum sağlamaya çalışan iki kız kardeşin yeni okullarında karşılaştıkları zorlukları, dayanışma, aile, arkadaşlık gibi konuları içeren sevimli ve merak dolu hikâyesine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f12d5f-107b-4829-84b5-25318e40ce37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeditepe İnsanları</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da bir anlatıcı dolaşıyor sokak sokak. Adı Dua. Dostlarına, mahallesine, İstanbul’una dair hikâyeleriyle yürüyor. Anlatacak bir hikâyesi var ama onu anlatmak için önce başka hikâyeler anlatmalı. İnsanın kendi hikâyesi, biraz da başkalarınındır çünkü.
2021 yılında Hiyerofant adlı romanı yayımlanan Hasan Hayyam Meriç’in ikinci kitabı Yeditepe İnsanları. Yeniden doğmak ve yeniden yazılmak isteyen Dua’nın, ama en çok İstanbul’un romanı.
“Bir senedir uyuyamıyorum. Sadece kaçmak yetmiyor artık, diye düşünüyorum. Belki de güncemi dahi kendim gibi, kendim olarak tutmamalıyım, diye bir fikir parlıyor zihnimde. Yeni bir çare, yeni bir maske icat etmeliyim, diyorum. Kendime yeni bir Dua anlatmanın, onun ağzından yazıp konuşmanın sözünü veriyorum. 06.00’da dışarı çıkıyorum. Boğazkesen’e doğru koşuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57abb7dd-f1bc-4473-a0c6-472e1888cb7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusya ve Malay Takımadaları: Alternatif Seyahat Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Yaklaşık üç ay sürecek olan, hayatımın en uzun yolculuğunun ilk durağıydı burası. Endonezya’dan sonra Papua Yeni Gine, Vanuatu, Fiji ve Yeni Zelanda’yı gezecek, oradan Malay Takımadaları’na geçip Borneo, Malezya ve Singapur’a uğrayacaktım. Elimde yedi kiloluk bir çantayla birlikte içimde büyük bir heyecan da taşıyordum. Yol yorgunluğunu umursamıyordum bile, içim kıpır kıpırdı.”
Kendimize ait kıldığımız tüm eşyalar dahil, evrende kapladığımız yeri bir sırt çantası kadar küçültebilir, evimizi sırtımızda taşıyarak dünyayı gezebiliriz.
Okyanusya ve Malay Takımadaları’nda gezdiği her ülkede bir turist yerine misafir olmak isteyen gezgin Okan Okumuş’un peşine takılıp biz de yola çıkıyoruz. 800’den fazla dilin konuşulduğu Papua Yeni Gine’de Sepik Nehri boyunca yaşayan yerli halkla tanışacak, Yeni Zelanda’da eriyen buzulların şekillendirdiği göl ve vadilerin göz kamaştıran manzaralarına tanık olacağız. Yüzüklerin Efendisi filmlerinin çekildiği Waitomo Mağaraları’nı ziyaret edecek, Avustralya’da çölün ortasında yıldızların altında uyumanın tadına varacağız. Malay Takımadaları’nda Endonezya ve Filipinler’in insanın aklını başından alan doğası karşısında büyüleneceğiz. Tam dokuz ülkenin yerlilerine, yaşam biçimlerine, inanışlarına, âdetlerine, yemeklerine ve daha pek çok şaşırtıcı ve keyifli şeye şahit olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d2406c-a1fb-45ca-a9e6-09f85650180e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur ve Ay Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Terk edilmiş bu ev kesinlikle çoktan bir tilki veya porsuk inine dönüşmüştü, bu nedenle burada garip hayaletlerin dolaşması hiç de şaşırılacak bir şey değildi.”
18. yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Akinari Ueda’nın en tanınmış eseri olan Yağmur ve Ay Öyküleri, birbirinden bağımsız dokuz fantastik öyküden oluşuyor. Doğaüstü varlıkların başrolde olduğu, kökleri Çin ile Japon hayalet anlatılarına dayanan bu ürkütücü öyküler yüzyıllardır Japon okült edebiyatının en iyi örnekleri arasında gösteriliyor.
1953’te Japon yönetmen Kenci Mizoguçi’nin ödüllü filmi Yağmurdan Sonraki Soluk Ayın Öyküleri’ne de esin veren kitapta Akinari Ueda tahtını geri almak isteyen bir kralın intikamcı hayaletinin, eski eşinin ruhu tarafından takip edilen bir adamın, balığa dönüşen ve avlanmaktan kaçmaya çalışan bir keşişin ve iblisler, goblinler ve hayaletlerle dolu karanlık diyarların öykülerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7cf3bed-6096-45fd-be50-8a526023a27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Asla Sadece Futbol Değildir</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN EN POPÜLER SPORU DEVRİMLERİ NASIL BAŞLATIP KÖRÜKLÜYOR VE DİKTATÖRLERİ NASIL İKTİDARDA TUTUYOR
Simon Kuper’ın neredeyse bir dünya turu yaparak futbolun politika ve çeşitli kültürlerle ilişkisini araştırdığı ödüllü kitabı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, bir kısmın “güzel oyun” dediği, geri kalanların ise şöhretine anlam veremediği futbol tutkusuna olan bakışı değiştirdi ve tüm dünyada en çok okunan futbol kitaplarından biri oldu.
Güney Afrika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Almanya’ya yirmi iki ülkeyi gezerek dünyanın en popüler sporunun bu ülkelerdeki kültürel ve politik etkisini inceleyen Kuper’ın birçok futbolcuyla, siyasetçiyle ve tabii ki taraftar grubuyla görüşerek kaleme aldığı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, ilginç detayları, perde arkasından bilgileriyle, bir futbol kitabından daha fazlası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb84253-9e7d-46e4-9c8e-47f4f02c67f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Screwjack</image:title>
            <image:caption>Amerikan gazeteciliğinin ve edebiyatının yirminci yüzyıldaki en tartışmalı isimlerinden Hunter S. Thompson, “Gonzo gazeteciliği”nin kurucusu olmasının yanı sıra önemli bir altkültür ve siyaset figürü. İçinde üç öykü olan Screwjack ise Thompson’ın 1991 yılında sadece üç yüz yirmi altı nüsha hâlinde, imzalı yayımladığı bir eser. Koleksiyonerlerin uzun zaman boyunca tek bir kopyasına bin doları aşan meblağlar ödediği bu eser neyse ki 2000 yılında tekrar yayımlandı.
Kitaptaki ilk öykü olan “Mescalito”da bir otel odasında yaşadığı ilk meskalin tecrübesini aktaran Hunter S. Thompson, ikinci öykü “Bir Şairin Ölümü”nde zor durumdaki bir dostuyla yaşadığı yüzleşmeyi anlatıyor, güya editörlerden bir not ile başlayan son öykü “Screwjack”te alter egosu Raoul Duke sahneye çıkıyor, sonrasıysa çılgınlık.
Las Vegas’ta Korku ve Nefret, Rom Günlükleri ve Cehennem Melekleri gibi efsanevi yapıtların kalemi Hunter S. Thompson’dan Screwjack hem dokunaklı hem ucube bir mucize.
“Hunter Thompson, Kraliçe Victoria’nın cenazesinde çırılçıplak koşan bir adama karşı hissedeceğiniz şekilde hayran bırakıyor kendisine.” –William F. Buckley
“Thompson çevresindeki çirkinliği açığa çıkarmak için kendisini çirkinleştiriyordu.” –Hari Kunzru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9df0ca9-369e-4260-bf08-5ca987209091.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyücü ve Diğer Gotik Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Ay ışığında, onların evin önünde zıplayan ve dans eden korkunç siluetlerini görebiliyordum. Bunlar dağların ve nehirlerin kötü ruhları mıydı?”
Fantazi ve gizem öyküleri kaleme alan Kyoka İzumi’nin yazdıkları yaşadığı dönemde popüler olan gerçekçilik akımı sebebiyle ilgi görmedi. Yıllar sonra İzumi için “Modern Japon edebiyatının en zeki yazarı,” diyen Mişima ve onun “Japon edebiyatının övünç kaynağı” olduğunu söyleyen Tanizaki gibi isimler sayesinde öyküleri bilinirlik kazandı ve adı Japonya’da E. T. A. Hoffmann ile Edgar Allan Poe gibi yazarlarla birlikte anılır oldu.
Büyücü ve Diğer Gotik Öyküler’de Japon gotik edebiyatının en başarılı uzun öykülerinden biri olarak kabul edilen “Koya Dağı’ndaki Kutsal Adam”ın yanı sıra yıllardır sakladığı sırrını açık etmek istemediği için uyutulmadan ameliyat edilen bir kadının, deniz kenarındaki ücra bir kasabaya musallat olan şeytanların ve bir adamın bir kadınla tanıştıktan sonra garipleşen gününün anlatıldığı üç öykü daha bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bf895ee-6e58-4ce6-ba24-8a5d132fa6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Yerdeyim</image:title>
            <image:caption>Bir yanımız bahar, bir yanımız hazân, 
Ne kısa mesafe aradaki zaman. 
Geçmez sandığın o derin acılardan, 
Merhem olur sevinç, ummadığın bir an. 
 
 
Hayatın bir ucundan tutmuş gidiyoruz. Bazen acı ile yoğrulup, bazen sevinç ile kucaklaşıp yol alıyoruz. Lakin acı sevinç kadar çabuk geçmiyor. Çünkü acı geçmeyen bir iz bırakıyor, sevinç ise anlık mutluluk veriyor ve çabuk unutuluyor. 
O yüzdendir ki şiirler hep, özlem, hasret, gözyaşı içeriyor ve kalpten dile dökülüyor. Hissedilen her duygu ömrümüze, ruhumuza çok şey katıyor. Ama ruhun dinginliğe ihtiyacı var. Bizler acı ve sevinci yürekte dengeli tutarsak eğer, daha az yorulur ve daha çok şükrederiz. 
Hayatı güzelleştiren duygular ise sevgi, saygı ve merhamet... Bu duygulara sahip çıkmak ve onları iyi muhafaza etmek gerek. Çünkü ruhumuzun ihtiyacı bunlar. 
O halde şu kısa hayatta severek, sevilerek; birbirimizi yormadan yol almaya bakalım. 
Aynı yerde, aynı dengede kalalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9186c39e-0bda-4f55-934e-04162fdbef88.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmi ve Edebi Yazılar (Bilim-Din Barışı İçin)</image:title>
            <image:caption>Evet, varlık enerji, yazılım ve evrimden (istek ve gelişme meylinden) oluşuyor. Enerji bütün özellikleriyle fizikçiler tarafından yeteri kadar anlatılmıştır. Evrimi de ta Yunan kadim döneminden beri birçok düşünür, onu anlamış; yani varlığın içinde gelişme meyli olduğunu gözlemlemiş ve yazıya geçirmiştir. Yazılıma gelince, Aristo 2300 yıl önce: “Eşya, Heyula ve Suretten oluşur,” dedi. Bugünkü tabir ile eşya, enerji ve yazılımdan ibarettir, dedi. İnsanın ruhu ve kişiliği Formdan bugünkü tabir ile Yazılımdan oluşur, diye söyledi. O gün yazılımın mahiyeti ve teknolojisi bilinmiyordu. Fakat nesneleri nesne yapan, insanları ruhlu yapan formdur, demesi büyük bir keşiftir. Maalesef bu form gerçeği, Orta Çağ bilginleri tarafından basit maddi bir şekil diye anlaşıldı, manası uçtu gitti. Halbuki form giydirmek tam manasıyla yaratmak, demektir. Çünkü Arapçadaki halk etme, etimolojik olarak biçim ve şekil verme demektir. Yoktan yaratma demek değildir. Yoktan yaratmanın ismi ise, ihtiradır.
Evet, Yazılım Allah’ın ilmidir. Soyut, somut hatta beynimizdeki gizli niyet dataları dahi, her şey yazılımdır. Yani Allah, şey denilen bütün nesneleri, niyetleri ve elektronları dahi biliyor.
Kâinat, enerji malzemesi dışında bu yazılım ile atom, hücre, yıldız, ekoloji ve saire varlıklar oluyor. Malzeme Allah’ın kudreti, yazılım Allah’ın ilmi, gelişme süreci Allah’ın iradesi. Said Nursi bu üç isim için bin sayfa yer ayırmıştır. Kainattaki en temel nitelik ilim ve yazılımdır. Onun için İbn Arabî, Allah’ın en büyük ismi ilimdir. Ve diğer bütün nitelikler (isimler) ilme sığınmışlar, sen olmazsan biz var olamayız, dediklerini keşfen görmüştür. Her isim bir dosya olduğu için kişilikleri ve konuşmaları söz konusudur. Evet, yazılım ve ilim olmazsa varoluş asla gerçekleşmez. Evren bir enerji yığını olarak kalır.
Evet, Allah’ın Öz Varlığı ilim ve yazılımdır; ruhun mahiyeti, enerji giydirilmiş yazılımdır. Üç buçuk milyar yıllık bilgileri kendinde toplayan DNA, bir yazılımdır. Sonsuz kâinata kainatlar katan, insanın biyolojik, psikolojik ve sosyal hayatındaki yazılımlardır. Evrimde de türün mahiyeti mutasyonlarla değişince yazılımı yani ruhu da değişiyor. Dinî tabir ile o canlıya yeni bir ruh üfleniyor. (Araf, 172)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0cbb539-4ca1-44c2-8d47-abd0e71a26f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Seninle Güzel Maria</image:title>
            <image:caption>1965 Muş/ Bulanık doğumluyum ilk orta öğrenimimi Elazığ&apos;da, lise öğrenimimi Bulanık&apos;ta bitirdim. Lise mezunuyum evliyim üç çocuğum var. Bankacıyım yurdun çeşitli illerinde Ziraat Bankasında görev yaptım. 
 
Şiir yazmaya lise yıllarında merak sarıp gönül verdim. Gün biter gülüşün kalır isimli şiir kitabım 2021 yılında çıktı. Bir çok şiirim önemli sanatçılar tarafından bestelendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe7c0bbd-f7cd-4b88-a63f-c5a1364d0ef4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat</image:title>
            <image:caption>KAYBETME KORKUSU BİRİNİ ÇOK SEVMEKTEN DEĞİL, KENDİNİ HİÇ SEVMEMEKTENDİR. 
 
Sevdiğiniz insanı çok kıskandığınız oluyor mu? 
Peki ya, sevdiğiniz için kendinizi gözden çıkardığınız, var gücünüzle fedakârlıklarda bulunduğunuz, kendinizi sorgusuzca uğruna adadığınız, benliğinizden çaldığınız zamanlar var mı? 
Sevdiğiniz için hep bir şeylere katlandığınız, tahammül etmek zorunda kaldığınız, acı çektiğiniz, çaresiz hissettiğiniz oluyor mu? 
Bu şekilde giderek sevginin içinde kendiniz olmaktan uzaklaştığınızın farkına varabiliyor musunuz? 
Bütün bunlar sevginin mutlak birer parçasıymış gibi geliyorsa size, sevginin içinde değil, sevgi sandığınız bir hissin içinde kayboluyorsunuz demektir. 
Sevgi tahammül etmek değildir, katlanmak, adanmak ve bu yolda benliğinizi gözden çıkarmak da değildir. Sevgi sandığınız hisleri hayatınızdan çıkarmayı başardığınızda, geriye emeğinizle büyüyen eşsiz bir mutluluk, güven ve huzur kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da0cd77-c74f-4561-9977-8a0a2420e077.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletin Cebinden</image:title>
            <image:caption>Çılgın projeler, devasa yeni şehirler ve inşaatlar, havaalanları, geçiş garantili köprüler, yatış garantili şehir hastaneleri… 
Kamu-Özel İşbirliği’yle yapılmakta olan “Devasa Şehir Hastaneleri” kimin yararı için? 
Kamu yararı adına yürütüldüğü iddia edilen “devasa” inşaatların sözleşmeleri, ödemeleri ve faturalar “ticari sır” denilerek saklanıyor. 
Bu projelerin bugün kamuya yükü 81,2 milyar dolar! 
Yatak başı maliyette ortaya çıkan dehşet verici farklar da dahil olmak üzere her şey MİLLETİN CEBİNDEN! 
Yüzyıl sonra bu projeler bize neden imtiyazları hatırlatıyor? 
Finans kapital Kamu-Özel İşbirliği sözleşmeleriyle bir hükümranlık kuruyor. 
Uluslararası bankalar ve finans şirketlerinin, ülkemizde etkileri yıllarca sürecek bu “imtiyazlarını” açık etmemek için uğraşan politikacılar ve küresel finans sistemine verilen “DEVASA” ödünler… 
Çiğdem Toker yılmıyor! Araştırmaya ve kamu adına sormaya devam ediyor: KÖİ sözleşmeleriyle MİLLETİN CEBİNDEN yapılan büyük soygunu ve politikacıların verdiği ödünleri, “İMTİYAZLAR”ı bu çalışmasında gözler önüne seriyor. 
 
Usta gazeteci Çiğdem Toker, sağlıkta özelleştirmenin Truva Atı olarak adlandırılan şehir hastanelerinden “ticari sır” gerekçesiyle açıklanmayan ve küresel sermayeye aktarılan kamu kaynaklarını, ihaleleri ve konuya ilişkin belgeleri yakından izleyerek, gizlenen bilgilerin önemli bir bölümünü açığa çıkartıyor. (…)                                                                                                                              Prof. Dr. Kayıhan Pala 
 
Çiğdem Toker şehir hastanelerinin sağlık hizmetlerine, hastalara ve kamu finansmanına olan etkilerini inceliyor. Kitapta daha önce yazdığı gazete yazılarının yanı sıra kapsamlı bir değerlendirme de yapıyor. (…) Toker gazeteci ve hukukçu kimliğiyle konuyu ayrıntılı biçimde irdelemekte ve okuyucuya da yalın biçimde aktarmaktadır. Toker, şehir hastaneleri gibi çetrefilli bir konuyu “tekrar tekrar anlatma ihtiyacının, büyük oranda gazeteciliğin kuşatma altında oluşuyla ilgili” olduğunu söylüyor ve şehir hastanelerinin neden olduğu tahribatın anlaşılmasına katkı sağlıyor.                                                                                                                                                                           Prof. Dr. Uğur Emek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b644415b-f692-47b6-be32-cd5ab2121b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, klasik bilgi ve uygulamaların yanı sıra güncel bilgilerin ve uygulamaların ele alınmasından yola çıkılarak hazırlanmıştır. Psikoloji ve sağlık kavramlarının alanları ve içerikleri oldukça geniş olduğundan sağlık psikolojisinin sınırlarını da tam olarak çizmek mümkün değildir. Bu kitapta sistemlerden kısa ve öz olarak bahsedilmiş, her sistem içinde örnek olarak sık görülen birkaç hastalığın anlatımı ile yetinilmiştir. Psikoloji alanında çalışanlar için sağlık, hastalık, hastalıkların nedenleri, tetikleyicileri, tanıları, tedavileri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi vermek için genel bir çerçeve çizilmiş ve ana konulardan fazla uzaklaşmadan konular işlenmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54cd80f6-6aec-4e0e-b771-018fc7b4fccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur’un Gözyaşları - Kalubela</image:title>
            <image:caption>Savaşlarımı tek başıma verdiğim, kendimi yapayalnız hissettiğim ve acı çektiğim zamanlarda tanıdım uzakların yakınlığını ve yakınlarımın uzaklığını. O zaman öğrendim insanın önce kendine yaslanması gerektiğini. Geriye ne kaldı derseniz; büyük yorgunluklar, affedilemeyen kırgınlıklar ve “keşke hiç tanımasaydım” diye geçmişin tozlu raflarına kaldırdığım insanlar... Bugün baktığımda, geçmişte kimseye muhtaç olmamanın ve tek başıma ayakta durmanın huzurunu yaşıyorum. İnsanları tanımak için önce onları zamana bırakmak gerekiyormuş. Bu gerçeği de yeni yeni anlıyorum. Evet, adım çoğu zaman geçimsize çıkıyor, tavırlarım çekilmez geliyor. 
 
Ama kimse bu hale nasıl geldiğimi, neden böyle davrandığımı anlamıyor. Herkes son sahneye bakıyor. Nitekim hayat böyle. Hayaller ayrı, gerçekler ayrı… Buna olgunluk deniyor, yalnızlık deniyor, yaşanmışlık deniyor ve insan her şeye zamanla alışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ee3c79-56c7-48e0-a403-571e7b35ddfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Garip Parıltı</image:title>
            <image:caption>Ege Kor, Bilkent Üniversitesi’ni “üstün şeref” belgesi alarak tamamlamış, 1999 doğumlu genç bir şair. Bu genç yaşına rağmen gezmiş, görmüş, okumuş ve biriktirmiş. Bu birikimlerini de “şiir” halinde dışa vurmuş. Bu kitapta bu dışa vurumu göreceksiniz. 
“Bir Garip Parıltı” adlı kitabında 85 adet şiir bulunmaktadır. Bağımsız bir tarzda yazılmış olan şiirlerinde kimi zaman keskin bir eleştiri, kimi zaman derin bir düşünce saklıdır. Şiirlerinde, genç yaşına rağmen, derin bilgi birikiminin ve dünya görüşünün izleri görülmektedir. Zevkle okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f097ec-efb5-4f8a-944a-dbb2a06cc51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Divriği Kalesi Kazıları 2</image:title>
            <image:caption>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Cami, Divriği’nin uluslararası alanda tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Prof. Dr. Erdal Eser tarafından yürütülen Divriği Kalesi kazılarında da Arkeoloji ve Sanat Tarihi bakımından son derece önemli verilere ulaşılmış, bu veriler sırasıyla yayımlanmaya başlanmıştır. Bu kitapta, Divriği Kalesi kazılarında bulunan 13.-15. yüzyıllara tarihli seramikler incelenmiştir. Kitap; renkli resimler, çizimler, tablolar ve geniş bir kaynakça ile zenginleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4bff44a-12a3-4871-bcab-e24826185b82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradaki Kıyamet – Sağ Kalma Sanatı ve Bilimi</image:title>
            <image:caption>Kıyamet nasıl kopacak? Gök yarılıp dağlar savrulduğunda, denizler kaynayıp yıldızlar atıldığında mı? Yoksa nükleer bir savaş, göktaşı çarpması veya büyük yanardağların patlamasıyla mı? Belki de bir patlamayla değil, iniltiyle kopacak. Nasıl olursa olsun, elimizdeki tarihsel ve arkeolojik kanıtlar yıkılmaz denen görkemli uygarlıkların bile çöktüğünü gösteriyor. Biz de bugün küresel salgınlar, iklim değişikliği ve savaşlarla boğuşuyoruz: Esaslı bir kıyametin tüm alametleri sanki mevcut gibi. Kitaplar, filmler ve diziler de durmadan uygarlığımızın ani çöküşünün ardından olacakları hayal edip bize korkutucu manzaralar sunuyorlar. Sıradaki kıyamete hazırlanıyoruz. Ama belki de yanlış kıyamete hazırlanıyoruz. 
 
Antropolog, su altı arkeoloğu ve vahşi doğada hayatta kalma uzmanı Chris Begley, bugün toplumumuza egemen olan çöküş kaygısının, tüketim kültürünün de etkisiyle büyük felaketlerin doğasını ve sonuçlarını çarpıtmamıza neden olduğunu savunuyor. Geçmişteki çöküşlerin genellikle ani olaylar olmadığını gösterirken, günümüzün hazırlıkçı furyasının barındırdığı bozuk toplumsal ve ahlaki kabulleri açığa çıkarıyor. Popüler kültürün pompaladığı kıyamet algısının gelecekte yaşanması olası felaketlerde bize neden köstek olacağını izah ediyor. Bize, olası felaketlerden sağ çıkabilmek için neler yapabileceğimize dair ipuçları verip pratik önerilerde de bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f8c3cc-79ec-4329-afa6-3b9b9c62716b.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Ağaçlar Konuşur Mu? (Flexi Kapak)</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra İtalya Robotik Teknoloji Enstitüsü&apos;nde çalışan ve hem biyolog hem mühendis olan Barbara Mazzolai tarafından yazılmış 15 soru serisinin 3. kitabı “Ağaçlar Konuşur Mu?” sayesinde çocuklar, süper bir bitki uzmanı olacaklar! 
Bitkiler hareket eder mi? Denizde ve uzayda da bitkiler var mıdır? Bitkilerden neler öğrendik? Bitkilere isimlerini kim verdi? Robot bitkiler üretilebilir mi? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac846360-6fb9-453d-8068-9657e212fc8d.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Bugün Şimdiden Dün Müdür? (Flexi Kapak)</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra Torino Üniversitesi&apos;nde Çağdaş Tarih dersleri veren Bruno Maida tarafından yazılan 15 soru serisinin 4. kitabı “Bugün Şimdiden Dün Müdür?” sayesinde çocuklar, süper bir tarih uzmanı olacaklar! 
Tarih ne işe yarar? Sıfır yılından önce ne vardı? Neden bu kadar çok harita var? Tarih neden bu kadar sıkıcıdır? Güç nedir? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e9ac084-831a-44e5-931b-572de4dea0f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hissetmek ve Bilmek</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN ÖNDE GELEN NÖROBİLİMCİLERİNDEN BİRİ OLAN ANTONIO DAMASIO&apos;DAN, BİLİNÇ OLGUSUNU VE BİLİNCİN YAŞAMLA İLİŞKİSİNİ AYDINLATAN BİR ARAŞTIRMA, MESELENİN ÖZÜNE İNEN BİLGİLENDİRİCİ BİR ESER 
 
Son yıllara kadar, bilişsel bilimler ve felsefe alanlarında pek çok düşünür bilinç problemini çözümsüz olarak görmüştür. Ancak Antonio Damasio biyoloji, sinirbilim, psikoloji ve yapay zekâ alanlarındaki yeni bulgular sayesinde bilinç hakkındaki sırların artık açığa çıkacağını söylüyor. 
Hissetmek ve Bilmek adlı bu kitabında Damasio, bilinci tüm özellikleriyle ele alıyor ve ortaya koyduğu bulgular ışığında, bilinç üzerine yenilikçi düşüncelerini biz okurlarıyla buluşturuyor. Kısa ve öz, toplam 48 bölümden oluşan bu çalışma, bilinç ve akıl arasındaki ilişkiyi, bilincin ve uyanık halde olmanın neden farklı olduğunu, bilinç kazanma sürecinde beynin neden gerekli olduğunu ve duyguların oynadığı merkezî rolü anlamamızı sağlıyor. Damasio, farklı bilim alanlarındaki son gelişmelerle birlikte bilinç felsefesini sentezleyerek, beyin ve insan davranışı hakkında bildiklerimizi değiştirecek kendi özgün düşüncelerini bu kitabında okurlarıyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c30053f-86af-4258-90bc-4d41051904a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Devleti ve Çöküşü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arap devletinin erken dönemini siyaset tarihi yöntemleriyle çözümleyen bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00099c39-006d-4513-8793-fcc901cc9bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Faslu’l-Makal</image:title>
            <image:caption>Doğu ve Batı dünyası için bir dönüm ve 
referans noktası. Günümüz için tekrar tekrar 
keşfedilmesi gereken bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b3c970-bf4c-4cef-908c-221414aee7df.jpg</image:loc>
            <image:title>%5 Yüzde Beş</image:title>
            <image:caption>Bir mesajı iletmenin en etkili yolu nedir? Finansal olarak güçlü insanların ustalaştığı yetenekler nelerdir? 9-5 çalışarak zengin olunabilir mi? Parayı kullanmayı bilmek ne demektir? Zengin olmak için nereden başlamak gerekir? Okuduğunuzda zengin olacağınız bir kitap değil bu. Öyle büyülü bir metin henüz yazılmadı. Bu kitap bir yol haritası. Harekete geçmek için işaret bekleyenler varsa, bu kitap şimdi başlamak için bir çağrı. Koray Güzelderen, tecrübesi sayesinde bu büyük sorulara açık ve anlaşılır cevaplar veriyor. Daha doğrusu hangi soruların doğru olduğuna dair bir anahtar sunuyor. Kilit sadece sizin zihniniz. Kapıları açmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba9e5eff-001c-46ff-99cf-30bf02b9dee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Pencere</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bize radikal adım atmayı salık vermez. 
Yalnızca farklı pencereler açar ve belki bunlardan 
bazısı, kendimize karşı açılan pencerelerdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af358f78-e34f-4d0a-90a8-6cd7e1dac7cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamlı Aziz Yuhanna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hicri 1.Yüzyılda İslam Algısını Yansıtan Bir Polemik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf273e3-1eca-47ce-aa3c-8e6b72c4027b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eylül gerek konusu gerek yapısı gerekse metinde geçen kahramanların ruh tahlillerine yer verilmesi gibi özellikleri bakımından Türk edebiyatının önemli romanları arasında yer alır. Mehmed Rauf, bu romanında esasında basit bir yasak aşk hikâyesini anlatmıştır. Fakat Eylül’ü farklı yapan en önemli özellik, eserin teması veya konusu değil; anlatım tarzı, yani üslubudur. Roman, üslûbundaki etkileyicilikten dolayı, yüzyıldan fazla bir süredir, Türk okurunun daima gündeminde kalmış; beğenilerek okunmuştur. Yazar, romanında aşk konusunu geliştirirken, roman kahramanlarının yaşadıkları yasak aşkın onların ruhlarında bıraktığı derin etkiyi başarılı bir şekilde anlatmıştır. Bu bakımdan Eylül, edebiyat tarihimizde ilk psikolojik roman olarak tanınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b1839c5-621c-4b1e-9a92-526f62ac9226.jpg</image:loc>
            <image:title>Güle Güle Sevgilim</image:title>
            <image:caption>dün gece yağmur yağmış 
perdeleri sıkı sıkıya kapalı 
kapkara trenler geçerken içimden 
ağırdan ağarırken tan / sessiz ve derinden 
bilemedim / nasıl ve nereden 
selamın çıkıp geldi / ölü bir kuşun tüylerinden 
yalnızlıkların sarıp sarmaladığı bir geceden 
bir sapan lastiğinde taş oldu yüreğim 
sonu gelmeyecek bir günahın telaşı doldu içime 
ağladım / içimdeki tutsaklığına 
açtım yeryüzünün tüm pencerelerini 
güle güle sevgilim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bcb99b7-b2db-47af-ba9c-c359affe003d.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalsı</image:title>
            <image:caption>Suçun ve pişmanlık duygusunun tarihiyle yazının tarihi aynı gün başlamış olmalıydı. 
Ah benim suskun kahramanlığım… 
Telleri koparılmış bir keman gibi suskun kalmak… İçindeki ses olma taşkınını susarak düşünmeyi başarabilmek… 
Göz, söz, yazı, düş, düşlem, tutku, heyecan, eylem… Yanılgı, suçluluk duygusu, pişmanlık... Baskılanmış bir isyan; gören göz, yasaklanmış bir dilin kekemeliği… Suskunluk… 
Nasıl sığar bunca duygu bir ruhun karanlık kuyusuna… 
Unutulmak istenen en unutulmayacak olandır belki… 
Yazı, para, devlet… Uygarlığın öğeleri. Doğu toplumları için ayak bağı. 
Hayat işte… Kuruntu olmamalı. 
Söz. 
Yazı. 
Yanılgı. 
Hop! Hadi bakalım, kurtul şimdi bu kuyudan. 
Bir doğa mücadelesiyle baş başa giden yazma hikâyesi; masalsı bir aşkla donanınca, böyle bir roman doğuyor işte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a07289-4b38-4816-863f-b98b0f238efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Eleanor Porter bu kitapta, çocukluk döneminin önyargısız, saf ve olumlu duygularla dolu dünyasını yansıtmaktadır. 
 
Romanın kahramanı Pollyanna 11 yaşındadır. Önce annesini sonra da babasını kaybedince teyzesinin yanına gönderilir. Pollyanna’nın teyzesi pek de sıcakkanlı biri değildir. 
 
Zaman geçtikçe Pollyanna ortamı yumuşatmakta gecikmeyecektir. Onun olumlu ve yapıcı tutumu hem teyzesinin hem de çevresindekilerin yaşamında mutluluğa ulaşmanın yolunu açmıştır. 
 
Roman ünlendikten sonra “Pollyanna tavrı” olarak nitelenen bu tutum, Porter’ın eserini çocuk edebiyatının başyapıtları arasına çıkarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a512dc0-64de-4054-a23c-0e971c8099bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Macerayı seven ve deniz tutkunu olan genç Robinson iki kez geçirdiği fırtınalı deniz kazasından sonra yolculuklarına ara verir. 
 
Ama kısa bir süre sonra tutkusuna engel olamadığı için tekrar denizlere açılır. Bu kez yine büyük bir fırtınaya kapılır. Sonuçta gemiden tek kurtulan kendisi olur ve ıssız bir adaya düşer. Burada hayatta kalma mücadelesi başlar. 
 
Robinson Crusoe, klasik Batı edebiyatının önemli eserlerindendir ve İngiliz edebiyatının ilk yetkin eseri olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda “ıssız ada” konusunu işleyen ilk roman olma özelliğine de sahiptir. Don Kişot’tan sonra en çok okunan edebiyat yapıtlarından olan Robinson Crusoe, anlatımıyla, olayların serüven şeklinde gelişmesiyle dünya klasikleri arasında seçkin bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70da20f3-d972-433d-9d51-b7f21eccae9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirlerim</image:title>
            <image:caption>Sayın şiir severler. Müzik nedir sorusuna genelde “duygu ve düşüncelerin güzel sesle anlatılması.” denilir. Şiir’e de, insan hissiyatından ortaya çıkan duygu ve düşüncelerin, (bir bakıma) şairler tarafından haykırılışı diyebiliriz. 
Şairler, toplumun gözü, kulağı, hak ve hukuku, veciz ifadelerle haykıran, hatta toplumu etkileyen kişileridir. 
Bunları, sözcüklerin lügat manasıyla, söylemiyorum. Sadece,  düşünce dünyamda ki, değerlendirme mi (lügat anlamı dışında ayrı olarak) söylüyorum. 
Bendeniz duygusal ve cana yakın bir insanım. Muhafazakâr aile ortamı içinde yetiştim. Gençlik yıllarımda ağırlıklı olarak, Turizm sektöründe çalıştım. Özellikle Anadolu Kulübünde çalıştım. Bu dönem de edebiyatın ve siyasetin yetkin kişileriyle tanışma imkânı buldum. 
 Anadolu insanının genel kaderi yokluk, kıtlık ve çileye, birde gönül arzuları eklenince şiire karşı var olan ilgim daha da arttı ve gençlik yıllarımda “Yanan Gönlüm” adlı şiir kitabı yayımladım. 
Çünkü hayatın olağan akışı, bizi şairleştirmişti. Gençlik yıllarımda yazdığım bir aşk şiirimi, Ankara’daki bir programda, Sn. Muazzez ABACI’ YA okudum. “Harikulade lütfen Kamuran (Menajeri) Bey’e verin, değerlendirelim dedi. Bense şiirlerimi bir kitapta toplamayı düşündüğümden vermedim. 
Sonra ki başka bir programda da Sn. Özdemir ERDOĞAN’A farklı bir şiir okudum. O da benzeri şeyler söyledi. Bende ona da vermedim/göndermedim ama bir değerlendirme imkânım da olmadı. 
Şimdi ise, kitaplaştırarak, şiir severlerle buluşturmak istedim. Çünkü şiirlerimde, yaşanmışlık ve (duygusal anlamda) bir ruh olduğunu hissediyordum. 
Bunun için farklı yıllarda, emek ürünü olarak ortaya çıkmış olan şiirlerimi elinizdeki kitap’ta toparlamayı uygun buldum. 
Takdir siz şiir sevenlere ait olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68787c7e-3eb9-4e9d-aac4-cb2ccc9ed466.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakir Çarudatta&amp; Kırık Kalça (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu baskıda, MS. I.-3. yüzyıllar arasında yaşadığı tahmin edilen İlk Hindu saray şairlerinden ve Sanskrit edebiyatının babası Bhāsa’nın, Sanskrit aslından İngilizce çevirisiyle karşılaştırılarak H. Derya Can tarafından dilimize aktarılan iki dramı yer almaktadır. Dört perde hâlinde elimizde olan Daridraçārudattam (Fakir Çārudatta), sonraki dram yazarları tarafından da ele alınan yarım kalmış bir eserdir. Mahābhārata destanından alınan Ūrubhaṅgam (Kırık Kalça) ise savaşın yarattığı trajedinin anlatıldığı tek perdelik bir dramdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65f40a4d-33b6-4d63-8c7d-5094508bda18.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Hekimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Burhan Cahit Morkaya’nın ilk kez 1932 yılında İstanbul’daki İkbal Matbaası’nda basılan romanı Köy Hekimi, Suat Naci isimli genç bir doktorun Isparta’nın Bademli kasabasında başından geçenleri okurla buluşturur. 
 
Burhan Cahit’in Millî Mücadele’ye odaklandığı ve bütün bir savaş sürecini Bademli kasabasının sakinleri üzerinden anlattığı Köy Hekimi, babasız büyüyen çocukları, kendi kendine yetme mücadelesi veren insanları, erkeklerin cepheye sürüklendiği bir ortamda bütün iş yükünü üstlenmek zorunda kalan kadınların mücadelesini ve savaşın halk üzerindeki yıkıcı tesirlerini incelikli bir şekilde anlatır. 
  Şehir ile kasabanın, I. Cihan Harbi ile Millî Mücadele’nin, mütevazilik ile hamasetin, cehalet ile kibrin sık sık karşı karşıya geldiği bir eser olan Köy Hekimi, okurlara ülkenin kuruluş yıllarında Anadolu’da neler yaşandığını Anadolular üzerinden anlatan bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f25c96e4-f60b-462f-93e5-9e74c3015007.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Okyanusta, azgın dalgalarla boğuşan bir “Kristal Yelkenliyim”. 
Dibe yaklaştıkça, köpükler sarıyor bedenimi, üşüyorum… 
Bazen zirvesindeyim uğuldayan dalgaların, uçuyorum. 
Korku, ılık ılık yayılıyor bedenime. 
Yüreğime biriken irili ufaklı taşları bir bir savuruyorum başıbozuk dalgalara. 
Derinlere sesleniyorum; Akaaa! Babaaa! Neredesin? 
Sessiz çığlıklarım, kendimi duyurma çabam aslında… 
“Sesimi duyan var mı? Sesimi duyan var mıııııı?” 
Haykırışları çınlıyor kulağımda… Sesini duyan yok! Biliyorum! Sesimi duyan yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3d0ad5-b5c0-4d9a-b519-8427c2e15dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Meskün Zaman</image:title>
            <image:caption>Mevsimlerden yazdı, kıştı, ilkbahardı, bir de sonbahar. Saatlerden meçhul. 
 
Sonsuzluğun içinde sıkışıp kalsalar da dostluk neşesiyle ışıldayan Makbule ve Zimbul. Uyuyanların rüyasına gölge gibi süzülen iki küçük kadın. Sokaklarda, sahilde çatılarda dolaşıyor; dünde, bugünde, yarında geziyorlar. İzmir Karataş Yahudi mahallesinde başlayan yolculuklarında zamanı katetmiş, yeryüzündeki izlerini arıyorlar. Göçler, sürgünler, ölümler, sevdalar, ayrılıklar gördüler. Gidenlerin ardında bıraktığı boşluğu gördüler, yasemin toplayan ellerin zamanın hiçbir yerinden tutamadığını gördüler. Ne oldu da Madam Anita’nın radyosundaki şarkı sustu? Komşulara ne oldu? Madam Sara’nın balkonundan silkelediği kilimden, sır sır, acı acı dökülen renkler neden soldu? Dario Moreno’ya dair şehir efsaneleri ne zaman unutuldu? 
 
Meskûn Zaman’da Raşel Meseri usta kalemiyle 
60 yıllık bir cümlenin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fa0e58-a065-48b2-bf68-1cf17b83f99d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Bulmanın Yolu</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir hayat yaşayacağımıza dair alacağımız en önemli kararlardan biri, kuşkusuz hayat arkadaşımızı seçmek. Partnerimizi seçerken duygularımız, geçmişten bugüne taşıdığımız üstü kabuk bağlamış ama içeride hâlâ taze yaralarımız ve hatta içgüdülerimiz öylesine baskın geliyor ki mutluluk yolunda doğru adımları bir türlü atamıyoruz. Her yanlış denemenin sonucunda, en iyi ihtimalle bir miktar hayal kırıklığından, en kötü durumda ise kayıp uzun yıllardan ve aşka dair derin umutsuzluktan mustarip oluyoruz. 
Bu kitap, neden bazı insanların bize uygun olmasa bile çekici geldiğini, alışkanlık kalıplarımızın bizi hatalara nasıl sürüklediğini, aşkta fark etmeden kendimizi nasıl çıkmazlara soktuğumuzu tüm yönleriyle anlatıyor. Aşkta daha yaratıcı ve güvenli seçimler yapıp uzun süreli mutluluğa adım atmanın haritasını çiziyor. 
Aşkı Bulmanın Yolu, mutluluk ihtimalimizi kendi ellerimizle nasıl sabote ettiğimizi açıklayan, aşkta bilinçli ve akılcı tercihler yapmamıza yardım eden kapsamlı bir rehber. 
 

Alain de Botton öncülüğünde kurulan, en kalıcı sorunlarımızın kendimizi yeterince anlayamamaktan, şefkat ve iletişim eksikliğinden kaynaklandığına inanan The School of Life’ın (Hayat Okulu) amacı duygusal zekâyı geliştirmek, okurları eğlendirmek, eğitmek, avutmak ve değiştirmektir. Aşkı Bulmanın Yolu, hayat arkadaşlarımızı seçerken yaptığımız yanlışları ortadan kaldırmayı, bize daha gerçekçi ve sürdürülebilir mutluluğa yönelik bir yol haritası çizmeyi hedefliyor. Kendimizle yüzleşirken ilişkilerimizdeki sorunları ortadan kaldıracak eğlenceli ve ufuk açıcı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093da86c-2a0d-407c-9b6d-625f7f65200c.jpg</image:loc>
            <image:title>Defne Yolu</image:title>
            <image:caption>Sevgi, barış ve kardeşlik şehri Hatay!8 bin yıllık geçmişiyle 13 medeniyete ev sahipliği yapmış, kazılan her bir karış toprağın altından tarih ve kültür fışkıran medeniyetler şehri! Gezip görülmeye değer yerler… Saklı kalmış güzellikler… Milattan öncesine dayanan zengin bir tarih… Asi Nehri’nin bereketlendirdiği topraklarda yaşanmış efsaneler… Sadece kültürü değil sanatsal değerleri de belirleyerek Hatay insanına kimliğini veren Akdeniz. Kimi zaman yakıp kavuran kimi zaman küllenip durulan ama hiç geçmeyen bir aşk. Tutkulu aşkların dans ettiği bu gizemli ve efsanevi toprakların havasını ciğerleriyle değil yürekleriyle soluyanlar, âşık olmanın nefes almak kadar doğal bir eylem olduğunu ayrımsarlar. Ve Hatay onlar için vaz geçilmez bir tutkudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e09840fa-3cce-43ad-a859-1d3fa040b43f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Paramparça</image:title>
            <image:caption>Ay paramparça
Yaralı bir ceylan 
Aç kurtlar gibi 
Sarmış dört yanını 
Bulutlar 
Ay paramparça 
Yaralı bir ceylan gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27180c34-b95a-4c64-9dba-4ce41b47d26f.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi</image:title>
            <image:caption>“İslam medeniyetinin en sonunda neden “Batı”nın hegemonik gücüne boyun eğdiğine dair teleolojik varsayımlardan oluşan bir arka plana karşı bu kitap şehirli, kırsal ve göçebe ortamlardaki “sıradan insanlar” ile elitlerin diyalektiğinin kendine özgü İslami (ve İslamla yoğrulmuş) açıklamasını ele almaktadır. Birbiriyle bağlantılı hayat tarzlarının oldukça değişken ve genellikle de esnek idari kurumlarla bağlantılı olarak nasıl şekillendiğini göstermektedir. Açık ama kapsamlı bir İslam tarihi ortaya koymanın başlıca anahtarı din ve kültürü, güç ve medeniyete bağlayan mevcut dinamikler üzerine odaklanmaktır. Bu odak medeniyet ötesi yaklaşıma değer katmakta, böylece İslam coğrafyası dar bir araştırma alanının merceğinden ziyade hem iç ifade biçimleriyle hem de dış açıklığı ve geçirgenliği içinde görülmektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27916f6e-2c23-49a4-bfe9-360cd9d9fbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademik Erkeklikler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de evde, okulda, sokakta, siyasette… erkeğin hegemonyasının olduğunu görmekteyiz. Genel olarak, eğitim seviyesi yükseldikçe toplumsal cinsiyete ilişkin tutum ve davranışların modernize olduğu ve cinsiyet rolleri farkının azaldığı düşüncesi yaygındır. O halde eğitim seviyesinin en “yüksek” olduğu alan olarak akademide toplumsal cinsiyet rolleri nasıl işliyor? İşte Duygu Altınoluk bu çalışmasında “akademide erkeklerin nasıl hegemonyalarını dayattıklarına” odaklanmaktadır. Erkeklik, en kestirmeden, toplumsal olarak inşa edilen ve devinim halinde olan bir olgudur. Eleştirel erkeklik çalışmaları, Batı ile kıyaslayınca Türkiye’de oldukça yeni bir alandır. Türkiye’deki erkeklik çalışmaları literatürüne bakıldığında da genellikle alt sosyo-ekonomik konumda bulunan ve eğitim düzeyi düşük erkekler ile onların erkeklik kimliğinin doğası üzerine çalışılmıştır. Bu bağlamda Altınoluk’un akademideki erkekliği çalışması, literatüre önemli bir katkıyı ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb6a3b09-ee02-45df-9bf6-79b8315e4e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa Farkındalıktan Geçer</image:title>
            <image:caption>İnsanın içinde sadece mutluluk ya da mutsuzluk yoktur. Senin göremediğin endişe, kararsızlık, yarım kalmış işlerin suçluluğu, kaygılar, yapamadıkların için duyduğun pişmanlıklar, başarısızlıklar, geride kalmanın hüznü, bazen yaşarken bile farkında olmadığımız çok şey vardır. Tıpkı hayat gibi. İçimizde adını koyabildiğimiz ya da koyamadığımız bir sürü duyguyla dolaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d1d4a54-d3c0-4fed-935c-58250c30a875.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Modern Dünya</image:title>
            <image:caption>Bilim ve Modern Dünya
Whitehead’in belki de en çok okunan felsefi eseri olan Bilim ve Modern Dünya, ana hatları itibarıyla, 1925 yılında Harvard Üniversitesi’nde verilen sekiz derslik Lowell Dersleri dizisine dayanır. Whitehead’in kendisi bu kitabın “geçtiğimiz üç yüz yıl boyunca Batı kültürünün, bilimin gelişiminden etkilenen birtakım yönlerine ilişkin bir çalışmayı somutlaştırdığı”nı yazar. “Kitabın püf noktası” der, “hâkim bir felsefenin karşı koyulamaz öneminin duyumsanmasıdır.” 
John Dewey, Bilim ve Modern Dünya’yı “bilim, felsefe ve yaşamın henüz yeni beliren meseleleri arasındaki mevcut ilişkiler konusunda, genel okur açısından en önemli yeniden değerlendirme” olarak adlandırır. Herbert Read şöyle yazar: “Bu, Descartes’ınYöntem Üzerine Konuşma’sından bu yana, bilim ile felsefenin ortak sahasında yayımlanmış en önemli kitaptır. Bütün yaşam ve varlık kavramımızda bir devrimin içeriğini somutlaştırmakta, sadece bilim ve felsefenin değil, dinin ve sanatın kategorilerini de yeniden yorumlamaya çalışmaktadır.” Ve JulianHuxley, “bir döneme damga vuran kitaplardan biri” der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e372d1e-2091-4aa7-ae1f-c5d4cf0e0a09.jpg</image:loc>
            <image:title>Karma Bir Sebep Sonuç Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>“Attığın her adım, sana geri döner.” Vedik geleneğin kadim bilgeliğini ve modern çağların spiritüel bakış açısını bir araya getiren Karma: Bir Sebep Sonuç Kılavuzu bizlere, bazen rastgele ve kontrolden çıkmış gibi gelen yaşamlarımızda anlam ve amacı nasıl bulabileceğimizi gösteriyor. Spiritüel öğretmen ve ödüllü yazar Jeffrey Armstrong, karma kavramına yönelik bu ilgi çekici ve etkileyici kitabında reenkarnasyonu, ruhun derin gizemlerini, doğa yasalarını, neden ve sonucun yaşamlarımızı nasıl etkilediğini ele alıyor. Bu kitap, var olan her şeyin birbiriyle bağlantılı doğasını ortaya çıkarmak için, sebepler ve sonuçların birbirini izleyen gizemli doğası üstündeki örtüyü aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a454675-27df-4ce1-85ac-353d541d577b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün İzmit Basın Toplantısı 100. Yıl</image:title>
            <image:caption>9 Eylül 1922’de Kuvayı Milliye ordusu İzmir’e girmiş ve zafere ulaşmıştır. 
Bu zaferden 50 gün sonra, 1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırıldı. 
Lozan Konferansı devam ediyordu. 
Hiçbir şey belli değildi… 
Halifelik ne olacaktı? 
Cumhuriyet kurulacak mıydı? 
Devletin dini ne olacaktı? 
Kürt sorunu nasıl çözülecekti? 
Atatürk, 100 yıl önce bugün de geçerli bu sorulara yanıt vermiştir. 
İzmit’te İstanbul gazetelerinin başyazarlarıyla yapılan toplantı 5 buçuk saat sürdü. 
Bu son derece önemli toplantıda konuşulanları sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2385df-18b1-4e0b-b60d-242d470cacd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Hüseyin</image:title>
            <image:caption>Hiç pes etmeyen, bardağın hep dolu tarafını gören, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan, kendiyle barışık, sakin ama sonuna kadar mücadeleci, 68 kuşağından bir adam. 
Maraş’ın suyu, elektriği, ilkokulu, yolu bile olmayan bir köyünde yoksul bir ailenin on bir çocuğundan beşincisi olarak dünyaya gelen, sekiz yaşına kadar Türkçe bilmeyen, çocuk yaşta çalışarak daha çocukken büyüyen, şansını kendi yaratan Hüseyin Çamak… 
Cumhuriyet gazetesine yazdığı mektupla gelen burs sayesinde yaşamının akışını değiştiren, çocukluğunun doktor olma hayalini gerçekleştiren, mesleğine âşık, hastalarını vaka olarak değil insan olarak gören vicdanlı bir doktor. 
Kimi zaman Alevi, kimi zaman Kürt, kimi zaman solcu olduğu için ayrımcılığa uğruyor, hor görülüyor, dövülüyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. 
Dr. Çamak, kızı Zeynep’in kalemiyle, cem türkülerinden Adalet Yürüyüşü’ne, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinden 15 Temmuz darbe girişimine çok renkli bir yolculuk yaptırıyor bize. Hem doğup büyüdüğü coğrafya, hem maddi koşullar, hem de mesleği nedeniyle karşılaştığı, Türkiye’nin yarım yüzyıllık gerçeklerini sık sık yüzümüze çarpıyor. 
                                                                               MERAL TAMER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa71cc6-e7a2-425c-87f1-bf807144820c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzyazı Kuramı</image:title>
            <image:caption>Sanatın işlevi nedir? Bir ürün hangi özellikleri taşıdığı için “eser” olarak değerlendirilir? Edebî türler neden sürekli evrim geçirir? Neden edebî anlayışlarda, ekollerde sürekli bir yenilenme olmaktadır? Don Kişot için neden “ilk roman” denir? Okuru merak içinde bırakmak, heyecanlandırmak için roman yazarları hangi stratejileri kullanırlar?  
Düzyazı Kuramı, düzyazı türünün masaldan romana evrilen macerasını Tolstoy, Dostoyevski, Çehov, Charles Dickens, Conan Doyle, Laurence Stern gibi dünyaca tanınmış yazarların eserlerinden örneklerle izah etmekle kalmıyor; birçok ulusun halk edebiyatı ürünlerine dair ilgili çekici bilgiler de veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41789520-a8e5-472a-9379-18ebc6b1411f.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaycı Teoriler</image:title>
            <image:caption>Dilin şiddet ve bilimin cinsiyetçi olduğunu hiç duydunuz mu? Size hiç obez olmanın sağlıklı olduğu, biyolojik cinsiyet diye bir şeyin olmadığı veya sadece beyazların ırkçı olabileceği söylendi mi? Bu fikirler kafanızı karıştırabilir. Bunlar Batı toplumunun mantığına güçlü şekilde meydan okumaktadır. Bu cesaretin nereden kaynaklandığını merak ediyor musunuz?
 
Helen Pluckrose ve James Lindsay, bu kitapta bu fikirleri besleyen dogmaların, Fransız postmodernizmindeki kaba kökenlerinden, aktivist akademik alanlardaki inceliklerine kadar nasıl bir evrim geçirdiğini gözler önüne seriyorlar. Bugün bu dogmalar, ana akım medyada, sosyal medyada, üniversite amfilerinde ve kampüslerinde karşı konulamaz ilke ve değerler olarak kabul ediliyor: Bilgi sosyal bir inşadır; bilim ve akıl, baskı araçlarıdır; tüm insan etkileşimleri, baskıcı gücün oyun alanlarıdır ve dil tehlikelidir. Pluckrose ve Lindsay’a göre bu Aydınlanma karşıtı inançların kontrolsüz çoğalması, sadece liberal demokrasi için değil, aynı zamanda modernliğin kendisi için de bir tehdit oluşturuyor.
 
Alaycı Teoriler, uygulamalı postmodernizmin postkolonyal teori, queer teori, eleştirel ırk teorisi, dördüncü dalga feminizm, toplumsal cinsiyet çalışmaları, şişmanlık çalışmaları ve yetenekçilik gibi pek çok alandaki akademik yaklaşımlarını aşırı ve tutarsız bulmakta ve bunları eleştirmektedir.
  “Birçok insan, akademiden taşarak gündelik hayatın diğer alanlarını sular altında bırakan uyanıklık, sosyal adalet savaşı, kesişimsellik ve kimlik politikalarının yükselişinden şaşkına dönmüş durumda. Peki bunların kaynağı ne? Arkasında hangi fikirler var? Bu kitap, kültürümüzü saran hareketlerin şaşırtıcı derecede sığ entelektüel köklerini açığa çıkarıyor.” 
 Steven Pinker, Johnstone Psikoloji Profesörü, Harvard Üniversitesi ve Enlightenment Now kitabının yazarı  

 
“Bu kadar boş, anlamsız, gösterişçi, amaçsız ve gerici hatta bir o kadar da aptalca ve sıkıcı bir düşünce ekolüne yönelik karşıt, ateşli bir saldırı bile insanı hiç mi heyecanlandıramaz? Evet, işte tüm bunlara karşılık gelen postmodernizmdir. Postmodernizmin ne olduğunu anlamak istiyorsanız, aydınlanma projesinin iki asil kahramanının bilgi ziyafeti niteliğindeki bu kitabını okuyun. Nöronlarınızı ve zamanınız daha iyi kullanmak istiyorsanız, bilime bağlı kalın. Asıl mesele bu.” 
 Richard Dawkins, New College Oxford emekli öğretim üyesi



“Alaycı Teoriler, sosyal adalet anlayışına sağlam, isabetli ve gerekli bir eleştiri yönelten mükemmel bir kitap. Yazarlar, sosyal adalet düşüncesinin postmodernizmdeki izlerini titizlikle sürerken; bir zamanlar revaçta olan teorisyenlerin ana akıma nasıl sızdığını ve bu durumun liberalizm, eşitlik ve ifade özgürlüğü ilkeleri aleyhine ortaya çıkardığı kötü sonuçları gözler önüne seriyorlar.” 
 Andrew Doyle, Titania McGrath’ın yaratıcısı 
 
&quot;Son derece önemli ve güncel bir çalışma olan bu kitapta, Pluckrose ve Lindsay, günümüz Sosyal Adalet haçlılarının entelektüel kökenlerinin izini sürüyorlar. Sade bir dil ve adil bir perspektifle, sosyal adalet uğruna verilen mücadelelerinin akıl ve gözlemin yanı sıra özgür ve sağduyulu bir tartışma çizgisinde yürütülmesi halinde son derece güçlü bir kazanımı beraberinde getireceğini savunuyorlar. Dar görüşlü Sosyal Adalet ideologlarının ise; (küçük harflerle) sosyal adalet davasına verdikleri zararları dile getiriyor ve daha iyisini yapmak adına pratik stratejiler sunuyorlar.&quot; 
 Alan Sokal, University College London Matematik Profesörü ve Fashionable Nonsense: Postmodern Intellectuals’ Abuse of Science kitabının yazarlarından 
 
“Kültür savaşını anlamamıza yardımcı olacak büyüleyici bir rehber. Titizlikle araştırılmış ve kusursuz bir şekilde kaleme alınmış Alaycı Teoriler, buraya nasıl geldiğimize ve ileriye dönük en iyi çözümlere dair açıklamalar sunuyor.” 
 Debra Soh, PhD, cinsiyet nörobilimcisi ve The End of Gender kitabının yazarı 
 
“Linç kültürünün ardındaki felsefeyi ve neden bu kadar ürkütücü olduğunu öğrenmek istiyorsanız bu kitabı alın. Ardından arkadaşlarınıza ve ailenize hediye edin.” Ayaan Hirsi Ali, insan hakları aktivisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8632c50-fc83-499f-b930-6161bdca8430.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılar Meclisi</image:title>
            <image:caption>“Düşündürücü, soluksuz bir yolculuk. Damızlık Kızın Öyküsü ve Cadı Avcısı’nın Vika geleneğine uygun yazılmış hâli gibi. Zorlayıcı ve sinematik bir gerilim.” –The NewYork Times “Kesinlikle harika bir kitap… Alıp okuduğunuz için memnun kalacaksınız!” –Independent “Kendi dünyamızla korkutucu ölçüde benzerlikler taşıyan, ileri görüşlü ve okuyucuyu saran bir alternatif dünya.” –Morning Star “Kadınların gücü ve potansiyeli hakkında yazılmış, sürükleyici ve canlı betimlemeleri olan distopik bir fantezi.” –Heat “Zihni harekete geçiren, sürükleyici ve güçlü bir gerilim hikâyesi.” –Paula Daly Cadıların ve büyünün gerçek olduğu bir dünya hayal edin; insanlarla cadıların yan yana, barış ve uyum içinde yaşadığı bir dünya! Cadılar Meclisi, cadılık ve okültizmin lokal kültür ve tarihçeyi oldukça etkilediği Batı Amerika’da başlayan, büyünün ve büyücülerin gerçek olduğu bir öykü kurguluyor. Büyü, cadılar tarafından kendi kızlarına aktarılan önemli bir güç ve miras... Ergenliğe girer girmez Elementalist bir cadı olduğunu öğrenen 18 yaşındaki Chloe de bu kızlardan biri ve onu güçlerine kavuşturup bu öyküyü başlatan, epey sarsıcı bir ritüel. Kadınlar arasındaki bu güç aktarımının farkında olan ve gerçeğin aksine, sahip oldukları potansiyeli onlara layık görmediğinden kötüye kullanabileceklerini düşünen bir liderse bu evrenin çürük dişi. Emrinde çalışan Nöbetçiler’le birlikte dünyadaki tüm cadıları, kendi elleriyle kurdukları gettolarda toplamayı hedef-leyen Başkan, ülkedeki terörün önemli bir kısmını cadılara dayandıran tezini, ulusa sesleniş konuşmalarından birinde dillendirecek kadar gerçekçi buluyor: “Artık cadıların kadınsal aşırılıklarının bozduğu dengeyi düzeltmek için çalışmalıyız. Kendimizi korumamız gerektiği kadar, onları da kendilerinden korumalıyız. Yüce İsa Mesih’in sözlerini tekrar etmek gerekirse: Onları bağışlayın çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.” Ne var ki gerçek, kendi ekibinden birinin ihanetiyle açığa çıktığında kartlar herkes için yeniden karılacak... Cadılar Meclisi, fantastik bir kurgu içinde kadının gücünü anıtlaştıran, soluksuz okunacak bir macera!
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83792a1e-17bd-47b3-836f-d416783c02d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Seni Böyle Sevdim</image:title>
            <image:caption>İlk aşkınızla ikinci bir şansınız olsaydı ne yapardınız? Annika Rose yalnızlığı arkadaş edinen bir üniversite öğrencisi. Sosyal hayatında yanlış sözler sarf edip yanlış tavırlar sergilediğinden kendini hep kayıp hisseder. İnsanların ne istediğini, ne anlatmaya çalıştığını doğru anlayamaz. Bu yalnızlığını ya kitap okuyarak ya da satranç oynayarak giderir. Ta ki satranç oynadığı bir gün Jonathan adlı bir çocuğun yanında olmaktan hoşlandığını fark edene kadar... Yargılanmadan, onu olduğu hâliyle seven bu çocuğa kalbini kaptırana kadar... Ancak ne yapılırsa yapılsın bazen tüm bunlar yetmez... Annika Rose yalnızlığı arkadaş edinen yetişkin bir kadın artık... Şimdi on senenin ardından kader Annika ve Jonathan’ı Chicago’da yeniden bir araya getirir. Annika tam da istediği gibi bir kütüphaneci olarak hayatına devam etmektedir. Bir boşanma sancısını atlatmaya çalışan Jonathan ise yeni bir başlangıç için kendine sebep aramaktadır. Bir zamanlar paylaştıkları o güçlü hisler yeniden ortaya çıksa da onları ayıran korku ve endişeler bu ikinci şansı yok edebilecek midir? Ben Seni Böyle Sevdim, farklılıklara yer veren sıradışı konusu ve akıcı anlatımıyla sizi kendine bağlayacak türde bir roman...
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d173b988-c3b9-431d-9507-4b2e9a47ec3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ne Biçim Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Çemberin çevresinin çapına bölümü, 
3,14 o da bir bölümü, 
Sen hiç burnu uzamayan Pinokyo gördün mü? 
 
Elvira’yla Pinokyo’nun kukla tiyatrosunda 
başlattıkları eğlenceli matematik oyunu 
onları kurtarmak zorunda oldukları 
kuklaların peşinden sürükler. 
Bu eğlenceli serüvende: 
“Her kim ki soruyu bilirse, 
‘Biliyorum!’ der parolayı söylerse, 
Tüm kuklaların sahibi olur, 
Bil ki matematik dehası odur.” 
 
Matematiği oyun gibi gören Pinokyo’yla birlikte 
sen de kuklaları kurtarmak için soruları 
keyifle çözeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f7aa03-2dcb-4778-87f2-6404ef225eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Ağır Kokusu</image:title>
            <image:caption>Dünyadan uzakta olmak ve yine de onun sokaklarında yürümektir yalnız olmak... Kaynak sularıyla eriyen karlarla dolu, gürültülü bir derenin yanında, patikada yalnız başına yürümek, o yalnız ağacın güzelliğinde yalnız olduğunun farkında olmaktır. Hayal kırıklıklarının acılarıyla ifade edilmemiş yalnızlık, sokaklarda yürüyen o adamdır, o kadındır, o çocuktur. Hüzün, o yalnızlığın hareketidir. İnsanlar aynaya baktıklarında camın arkasında kendi görüntülerini görürler. Bu görüntü, parlak yüzeyle karşılaşan ve geri sıçrayan ya da yansıyan ışınları yansıtır. Özdemir Asaf’ın da dediği gibi, “Yalnızın odasında ikinci bir yalnızlıktır ayna.”
Yazar Ahmet Türkoğlu, Yalnızlığın Ağır Kokusu’nda ayna olmuş okurlara… Ötekilerin resmini kendi yüzüne yapıştıran yazar, edebiyattaki yalnızlığı bu kez “öteki” nin görüntüsünde bizlere yansıtıyor. Yalnızlığı herkes yaşayabilir. Ancak yalnızlığı deneyimleme şekliniz bir başkasından farklı olabilir. Bazı insanlar yalnız olabilir ve yalnız hissetmeyebilir, bazıları ise insanlarla çevrili olabilir ve yalnız hissedebilir. Kendinizi yalnız hissettiğinizde bu dünyada kendinizi güvende veya kabul edilmiş hissetmezsiniz. Kimsenin sizi görmediği veya kimsenin sizi ve duygularınızı umursamadığı izlenimini edinebilirsiniz. Yalnızlığın Ağır Kokusu’nda bazen bir kadın, bazen bir adam, bazen bir çocuk olarak çıkıyor karşımıza yalnızlık ve yazar, okura sesleniyor, “Bu dünyada seni gören kimsenin olmadığını sanıyorsan yanılıyorsun…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83bcebc-ad41-46cc-91ee-c25ad8a8c739.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey</image:title>
            <image:caption>Yıldırımlar düşüren, toprağı çatlatan, karaları denizlere, denizleri karalara akıtan o kadim irade madem kaosu seviyor, insanın tek kurtuluşu bu kaosla uyum içinde devinmektir. Madam Arthur Bey dünyada cennet hayali kurmanın bir ahmaklık olduğunu düşünüyor. Gerçek insan cehennemde hayatta kalmanın yollarını kollayabilendir. O kadar kötü. O kadar kötüydü. O kadar kötü olacak. Cesaretini yeniden toplayacak. Hayatta kalabilmek için. İçindeki varoluş hırsını başka bir bedene devredebilmek için. Tuzaklar kurdu. Kuruyor. Kuracak. O hep kötü olacak. 
 
Gerçeküstü özellikleriyle Madam Arthur Bey, yazar Olcayto Ran, “bir savaş artığı” olan dilsiz Maria, bilge hayat kadını Nagehan ve kalbi kırık eski sevgililer, kimliğinin peşindekiler, kayıp babalar, sırların pençesinde yaşayanlar… Yolları Kara Yalı’da kesişen bu birbirinden renkli, birbirinden karanlık ve yaralı karakterler yaşam denen lanetle baş etme çabasındadır. 
 
Sahaflardan topladığı eski fotoğraflardan hayatlar kurgulayan Olcayto Ran’ın benliğinde kadınla erkeği birleştiren Madam Arthur’la tanışması, kendi karanlık geçmişine de kapı aralar. Geçmişteki cinayetler nedeniyle Madam Arthur Bey’den ölesiyle korkan Kedileş’e kulak veren Olcayto, zamanla yolunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.   
 
Mine Söğüt sıra dışı romanı Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey’de okurları Kara Yalı’nın karanlık odalarında dolaştırarak kimlik bunalımları, iktidarla ilişkileri, karabasanları ve korkularıyla yüzleşmeye, varoluşun temeli olan kaosun içinden geçmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ba3f69-b7c4-4402-893b-87aa3f983095.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahbaz&apos;ın Harikulade Yılı 1979</image:title>
            <image:caption>Zamanı kaybetmekle başlar her şey. Sonra gerçek kaybolur. Sonra sen kaybolursun… zaman, gerçek ve sen ortadan kalktığınızda kaybolma durumu da ortadan kalkar. Ve her şey yeni baştan başlar. Sesleri duydun mu dün gece? Yukarıya bir kadın getirdiler. Adı Zehra. Sana benziyor. Senin saçların da bir zamanlar uzun muydu? Gözlerin kara? Bileklerin incecik? Senin de abin kayıp mı oldu? Senin de annen delirdi mi? Onu da senin gibi öldü zannedip buraya atarlar, sonra cesedini unuturlar mı dersin? Korkuyor musun? 
 
Anlatıcı Şahbaz, belki gerçek belki doğaüstü bir varlık. 12 Eylül Darbesi’nin hemen öncesinde, 1979 yılı boyunca bir bodrum katında işkence görmüş bir kadını hayatta tutmaya çalışıyor. Binbir Gece Masalları’nı andırırcasına ona hikâyeler anlatıp duruyor. Gelgelelim Mine Söğüt’ün diğer eserlerinde de olduğu gibi, anlatılan masalların ne kadar hayalî ne kadar gerçek, hatta fazla fazla gerçek olduğu pek açık değil. 
 
Mine Söğüt Şahbaz’ın Harikulade Yılı 1979’da, okurları bir kez daha gerçek denen korlaşmış alevle temasa davet ederek ülkenin belki de en karanlık döneminden cesurca sayfalar açıyor. Ancak insanın ölçüsüz vahşetini doğanın, varoluşun nimetleriyle yan yana getirerek bu gerçekliğin farklı katmanlarına da dikkat çekiyor. Her şeye karşın yaşamın yanında yer almak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5440a9f3-9bd8-400b-b587-fe10c6644dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Böyle Oldu</image:title>
            <image:caption>“Yazı masasının çekmecesinden tabancayı aldım ve ateş ettim. Alnının ortasına ateş ettim.” 
 
Bir pansiyonda yalnız başına yaşayan genç bir kadın, kendisinden yaşça büyük bir adamın cazibesine kapılır. Tanımadığı bu adama âşık olduğuna kendisini ikna eder. Evlenirler, çocuk sahibi olurlar. Ancak kocasının ilgisizliği çok geçmeden sadakatsizliğe dönüşecek ve kadın, kimsesizliğinin ve çaresizliğinin tek bir çözümü olabileceğini fark edecektir. 
 
Natalia Ginzburg, toplumun kayıtsızca azap çekmeye terk ettiği bir kadının çekmecedeki tabancaya uzanışının hikâyesini, öfkesini hiç gizlemeden ya da tatlandırmadan, oldukça yalın bir şekilde ifade ediyor: İşte Böyle Oldu. 
 
 
“Natalia Ginzburg yeryüzünde kalan son kadın. Öbür insanların tümü erkek.” 
 Italo Calvino 
 
“Ginzburg bize kadın ifadesine ve nasıl bir ses olduğuna dair yeni bir şablon sunuyor.” 
 Rachel Cusk, Çerçeve’nin yazarı 
 
 
“Ginzburg’un tarzı, esrarlı açıksözlülüğü, zorlama ya da soğuk gözükmeden şeyleri gerekli, dürüst ve açık bir şekilde ortaya dökmeye yönelik sağlıklı becerisi aklımı başımdan aldı.” 
 
Maggie Nelson, Argonautlar’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b291761e-4c47-45f8-b259-a2f9949035ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Walden</image:title>
            <image:caption>İster kıyafet olsun ister arkadaş, yenilerini almak için zahmete girmeyin. Eskileri dönüştürün, eskilere dönün. Kıyafetlerinizi satın, düşüncelerinizi tutun. 
 
Doğa ve insanın özünde iyiliğin yattığına inanan Thoreau, belki bu iyiliği keşfetmek, belki doğayla bütünleşmek, belki de sade bir yaşam sürmek arzusuyla dostu Emerson’a ait arazide iki yıllığına inzivaya çekilir. Massachusetts yakınlarındaki Walden Gölü kenarında kendine bir kulübe inşa eden Thoreau, burada zaman geçirdikçe insanın çevresini ve yaşantısını gereksiz birçok nesne ve olguyla doldurduğu kanısına varır. Başarı, moda, siyaset, para gibi kavramlar toplumdan uzaklaştıkça anlamsızlaşır. Transandantalizmin öncülerinden Thoreau’ya göre, insan ancak sadeleştikçe evrenin yasalarını daha iyi kavrayacak; yoksulluk, yalnızlık, güçsüzlük gibi sorunları ardında bırakacaktır. Walden bir vahşi yaşam methiyesi değil, insanı özünü bulmaya iten, insanlık tarihinin her noktasında anlam ifade edebilecek bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdedb00f-ecc2-421c-9acc-c25e51727709.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Siz kadınlar, iyi bilirsiniz aşkı, 
Konuşalım sizinle sevdiğim kadını, 
Ona övgülerin sonu yoktur elbette, 
Yine de rahatlamak isterim bir nebze. 
Ne zaman düşünsem onun letafetini, 
Aşk içimde öyle bir lezzet yaratır ki, 
Yaşayan her insanı âşık edebilirdim. 
 
 
Dante Alighieri daha ziyade edebiyat ve sanat dünyasına armağan ettiği İlahi Komedya’yla ve Beatrice’ye duyduğu dillere destan aşkıyla tanınır. Yeni Hayat’ta işte bu ölümsüz aşk dizelere dökülür. Dante, Beatrice’yi ilk kez gördüğünde dokuz yaşındadır, on sekiz yaşındayken ise onu ikinci kez görecektir. Bu karşılaşma şairin ifadesiyle yeni bir hayatın başlangıcıdır aynı zamanda: “O dakikadan itibaren Aşk tüm ruhuma hâkim oldu.” Ne var ki şairin aşkı bu dünyada karşılık bulamaz, Beatrice’nin ölümüyle ise ruhani bir boyuta evrilir. Sevdiği kadına İlahi Komedya’nın Cennet kitabında kavuşacak olan şairin gençlik yıllarında kaleme aldığı bu lirik aşk ilanı sonraki yıllarda yazacağı başyapıtının temelini oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:19+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faa9aa71-b63b-4f82-92f2-0795a182abb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Volkanik Patlamalar ve Taşan Okyanuslar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir insan hayata nasıl döndürülür? 
 
Bir orman yangınının yaklaşmakta olduğunu nasıl anlarız? 
 
Bugüne dek yaşanan en şiddetli deprem hangisiydi? 
 
Bir felaket yaşandığında, evinizde ya da semtinizde neler yapabileceğinizi biliyor musunuz? 
 
Jesse Goossens, irili ufaklı otuz dört afetle ilgili bir kılavuz hazırladı ve olası bütün felaketler hakkında tuhaf, tüyler ürpertici ve müthiş bilgiler derledi. 
 
Linde Faas ise bu bilgileri capcanlı ve neşeli desenleriyle sayfalarını çevirmekten keyif alacağınız bir kitaba dönüştürdü. 
  Volkanik Patlamalar ve Taşan Okyanuslar, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek isteyen her yaştan çocuk için son derece yararlı bir kılavuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>