﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b33877-0f51-4159-a649-d7e09bb56c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Destekleyici Koçluk - Hayat Boyu Öğrenim ve Değişim İçin</image:title>
            <image:caption>Başkalarına yardım etmek, her zaman iyi bir davranıştır. Genellikle bir lider, yönetici, doktor veya öğretmen olarak işinizin merkezinde bu yer alır. Ancak başkalarına yardım etmeye yönelik en iyi niyetli çabalar dahi basit bir gerçekle baltalanabilir: Neredeyse her zaman insanları düzeltmeye, sorunlarını çözmeye veya oldukları yer ile olmaları gerektiğini düşündüğümüz yer arasındaki boşlukları doldurmaya odaklanırız. Ne yazık ki bu, sürekli öğrenmeye veya olumlu değişime ilham vermek için iyi bir yöntem değildir.  
 
Duygusal zekâ uzmanı Richard Boyatzis ve meslektaşları Melvin Smith ve Ellen Van Oosten’a göre, birinin öğrenmesine ve değişmesine yardımcı olmanın en iyi yolu sorunları çözmeye çalışmak değildir; bunun yerine o kişinin olumlu vizyonuna veya uzun süredir hayalini kurduğu şeye, bir rüyaya veya hedefe odaklanmaktır.  
  Derinlemesine düşünmeyi teşvik eden sorular ve alıştırmalarla dolu olan elinizdeki eser, insanlara yardım etmeye yönelik düşüncelerinizi ve uygulama biçimlerinizi kökten değiştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4a4d5b1-419b-482e-8bb3-6ea35a182a8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Duyusu</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki metinde, güzelliğin neden, nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı, bir nesnenin güzel olması için hangi koşulları yerine getirmesi gerektiği, doğamızda bulunan hangi unsurların bizi güzelliğe karşı duyarlı kıldığı ve güzel dediğimiz nesnenin yapısıyla özne arasındaki ilişkinin tam olarak ne olduğu vd. sorularının peşine düşen Santayana, bu sorulara –kendi ifadesiyle– dürüstlükle yanıt aramaktadır.   
 
Çalışmasına güzelliğin doğasını tahlil ederek başlayan düşünür, ilerleyen bölümlerde dikkatini güzelliği oluşturan unsurlara yönelterek güzelliğin algılanmasına katkıda bulunacak bütün insani işlevlerle birlikte aşkı, sosyal dürtüleri ve duyuları incelemeye geçer ve okura kapsamlı bir estetik teorisi sunar.   
 
Yayımlandığında alanında kaleme alınmış en kapsamlı çalışma olarak nitelenen Güzellik Duyusu, estetikle ilgilenenler için bugün de çok önemli bir kaynak eser olma niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e79c020-4cca-4269-a1fd-f5a88ebfce08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriminoloji: Suç, Suçlu ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Garofalo’nun Kriminoloji’si salt kriminolog veya ceza hukukçularının değil, bilim tarihine ilgi duyan herkesi cezbedecek keyfiyette bir eserdir. Ceza hukukunda klasik okul ile pozitivist okul arasındaki gerilim, felsefe ile pozitif bilimler arasındaki gerilime paralel olarak okunabilir. 19. yüzyılın hâkim determinist zihniyetinin ceza hukuku ve kriminoloji sahasına tesiri Kriminoloji eseri ile neşvünema bulmuştur. Bu bakımdan elinizdeki eser hem döneminin fikir dünyasını yansıtmakta hem de diğer pozitivist müelliflerle birlikte ceza hukukunun odağını fiilden faile çevirerek bir nevi Kopernik Devrimi’ne teşebbüs etmektedir.  
Lombroso ve Ferri ile birlikte Pozitivist okulun kurucularından sayılan Garofalo, 1885 tarihinde Torino’da yayımlanan Kriminoloji, yani “suç ilmi” adlı eseriyle, daha önce neşrini gerçekleştirdiğimiz Lombroso’nun Suçlu İnsan isimli eserindeki fikirlerini küçük farklılıklarla doğrulamaktadır.    
Garofalo’nun en önemli eseri olarak kabul edilen Kriminoloji, suç, suçlu ve cezalandırma olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır ve eser boyunca yazar, suçu, suçluyu ve cezaları ayrı ayrı tetkik etmektedir. İlk olarak 1957’de dilimize tercüme edilen bu eser, sadeleştirilerek daha fazla okuyucuya ulaşma gayesiyle istifadeye sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e1ddc7b-1f9d-43ab-a43e-b6df4e36bc70.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Ekonomi: Batı’da Paranın Teolojik Gücü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, erken dönem ekonomik fikirlerin Hristiyan düşüncesini ve toplumunu nasıl yapılandırdığını göstererek paranın Batı’da neden böylesi büyük bir güce sahip olduğuna dair önemli ipuçları vermektedir. Eser boyunca yazar, paranın gücünün teolojik kaynaklarını inceleyerek, erken dönem Hristiyan düşünürlerinin yeni teolojik argümanlarının temeli olarak Roma İmparatorluğu’ndan eski para ve ekonomik mübadele kavramlarını nasıl ödünç aldıklarını göstermektedir. 
 
Paranın kilise kurumuyla uzun süredir devam eden bağlantısının, yüzyıllar boyunca paranın giderek artan önemine katkıda bulunduğunu ve bu yolda büyük halk kitlelerini yöneten çeşitli siyaset biçimlerini haklılaştırdığını savunan yazar, neden hiçbir şeyin paradan ve fiyat mekanizmasından bağımsız olarak görülüp değerlendirilemediği bir dünyada yaşadığımıza dair son derece çarpıcı analizler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ece2c3-c3e9-444a-b45e-16fad1fbffbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Kaçan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr tanrısı en çok çocukları sever saçlarındaki kurdelayı çözer tuhaf bir ürperti salar içlerine de. Rüzgâr tanrısı yalnız kiralar adalarda ve ısrarla davet eder seni işini mişini bırakıp gelesin diye. Rüzgâr tanrısı kanatlar takar insana ama yetmez yükseklere çıkmaya sen ruhunu hazırlamamışsan uçmaya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26c486d-ef1d-4bbb-9a4f-12249d67c024.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Kadını Türkan Ayral</image:title>
            <image:caption>1988&apos;de vefat eden Türkiye Yardım Sevenler Derneği Genel Başkanı Türkan Ayral&apos;ın aile hikayesi 1875&apos;te Tiran&apos;da başlıyor. Nesiller boyu eğitime büyük önem veren bu ailenin en parlak üyesi olan Türkan, uzun yıllar boyunca kız çocuklarının eğitimi ve kadınların ekonomik özgürlüğüne kavuşması için uğraş verdi. Ailenin Kurtuluş Savaşı&apos;ndaki katkılarını, Cumhuriyet&apos;in kuruluş dönemindeki yaşamları ve takip eden yıllarda bireylerin karakter farklılıklarından doğan çatışmalarla, değişen yaşam ve olayları anlatan biygorafik roman; bu kişilerin günlükler, mektup ve dönem gazeteleriyle, kişileri tanıyanların anılarıyla, Cumhurbaşkanlığı ve T.Y.S.D.  arşivlerindeki bilgiler harmanlanarak oluştu. Yaklaşık yüz yılı kapsayan hikayede sadece bir ailenin hayatı değil, Cumhuriyet&apos;in getirdiği ve bu süreçte ülkenin yaşadığı değişikliklerin de yansıması bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca99b96a-9245-40ff-a8bf-8c40ce071b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’nun Tapusu Türklerindir</image:title>
            <image:caption>Okumaya başlayıp bitirinceye kadar elimden bırakamadığım nadir bir kitap. Yazar, muazzam bir araştırma sonucunda bu eseri meydana getirmiş. 
 
Kitabın başında Türk kelimesinin tarihte ne zaman çıktığını anlatılıyor. Yazar, Türk kelimesinin ne zaman ve nereden çıktığını araştırmaya başlıyor ve karşısına daha da eski olarak Sümerler çıkıyor ve Anadolu&apos;daki birçok yer isminin Sümer kökenli olduğunu tespit ediyor, Anadolu&apos;nun Türkerin en eski yerleşim yeri olduğunu kanıtlıyor. Bu da Türklerin kökeninin Sümerlere kadar dayandığını gösteriyor. Tabii Göbeklitepe&apos;nin sırrı çözülünce belki de Türklerin kökeninin daha da eskilere gittiğini göreceğiz. 
 
Daha özetlenmiş bir halde orta öğretimde ders olarak okutulmasını şiddetle tavsiye ederim. Bu şekilde çocuklarımız köklerinin ne kadar eskiye dayandığını öğrenip Türklükleri ile iftihar ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64b9210-2612-410f-b78c-d6fa83cdf242.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi Sayı:143</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Bedava Yaşıyoruz, Bedava 
Ayça Tekin-Koru 
 
Yeni Şeyler Söylemek Lazım: “Ekonomik Büyüme” Fetişine Karşı “Küçülmek İyidir!” 
Zuhal Yeşilyurt Gündüz 
 
Hükümetler, Sermaye Sınıfı ve Ekonomi 
Ömer Faruk Çolak 
 
Türkiye Ekonomi Modeli (TEM): Hayaller ve Gerçekleşmeler 
Osman Aydoğuş 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Gülçin Özkan, Serdar Sayan 
 
Vural Fuat Savaş Anısına 
 
Bölgesel Yenilik Sistemleri ve Akıllı Uzmanlaşma: Siyasa Tartışmaları 
Erkan Erdil 
 
Türk Ekonomisinde Walrasgil Olmayan Bir Denge Geçerliyse Makro Fiyatları Nasıl Analiz Etmeliyiz? 
Cem Mehmet Baydur 
 
FARK YARATANLAR: Şerif Can Ünver 
 
Çeşitli “Değer” Kavramları ve Kültürel Üretimlerin İktisadi “Değeri” 
Sacit Hadi Akdede 
 
Üçüncü Dünya Savaşı Sessizce Yapıldı ve Bitti, ya Dördüncüsü? 
Ergun Türkcan 
 
Dış Şoklar, Yanlış İktisat Politikaları, Dış Borç Krizleri ve Yeniden Yapılanma: Lübnan ve Sri Lanka Örnekleri 
Sübidey Togan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1023b6d6-9cbd-495a-a2f3-fcfc71dc6fef.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam: Kısa Bir Tarihçe (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyada en çok okunan dinler tarihi araştırmacılarından biri olan Karen Armstrong bu kitabında 1500 yıllık İslam tarihini üç kıtaya yayılan coğrafi kapsamıyla ve kültürel zenginliğiyle ele alıyor. Sistemli bir yaklaşımla, özlü ve kapsayıcı bir dille, toplumsal ve siyasal olaylar kadar manevi ve kültürel gelişmelere de yer vererek İslam tarihini beş ana başlıkta kat ediyor: İslam’ın Arabistan’da doğup şekillendiği Peygamber ve Dört Halife dönemi; Emevi ve Abbasi yönetiminde farklı coğrafyalar ve kültürlerle kaynaştığı gelişme dönemi; Anadolu’ya ve uzak diyarlara yayıldığı, Haçlı ve Moğol istilalarıyla boğuştuğu zirve dönemi; Osmanlı, Safevi, Babür imparatorluklarıyla birlikte en geniş sınırlara ulaşıp uluslararası nüfuz kazandığı zafer dönemi; Avrupa’daki imparatorlukların yükselişi ve modernleşmeyle birlikte büyük dönüşümlerin ve parçalanmaların yaşandığı mücadele dönemi. 
Karen Armstrong İslam’ın tarihsel ve toplumsal seyrinin çok yönlü bir panoramasını çıkarırken İslam’daki düşünce ve yaşayış biçimlerinin çeşitliliğini ortaya koyuyor. Karşılaştırmalı bir perspektifle İslam ile Batı arasındaki ilişkilere dair de önemli gözlem ve tespitlerde bulunuyor. 
“Kuran Müslümanlara tarihsel bir misyon vermişti. Asıl vazifeleri bütün müminlerin –en zayıf ve güçsüz olanlar dahil– mutlak saygı gördüğü adil bir toplum yaratmaktı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f099bc49-8ee3-40ef-a384-d65863ef9e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurabiye Hırsızı Papağan</image:title>
            <image:caption>Harita kullanmayı ve pusula okumayı son derece iyi bilen Kızıl Tomas, gözlüğü ve yanından asla ayırmadığı kitaplarıyla Akıllı Vili, bir katır kadar inatçı ve cesaretiyle dikkat çeken Korkusuz Mari… Deneyimli bir korsan papağanı olan Bay Karamsar. İşte bizim sevimli korsanlar. 
Tomas ve Mari’nin dedesi olan eski korsan Büyük Jon’un başı dertte. Uzun yıllar önce yaşanan bir yanlış anlamayı çözmeye kararlı bir diğer korsan Büyük Jon’u ve bizim çocukları yakalamaya çalışıyor. Acaba sevimli korsanlar bu zor durumdan kurtulmanın yolunu bulabilecek mi? Sevimli Korsanların Maceraları tüm hızıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7eb632-b3ca-472b-8b24-d24f8cf7eebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekerlemelerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Harita kullanmayı ve pusula okumayı son derece iyi bilen Kızıl Tomas, gözlüğü ve yanından asla ayırmadığı kitaplarıyla Akıllı Vili, bir katır kadar inatçı ve cesaretiyle dikkat çeken Korkusuz Mari… Deneyimli bir korsan papağanı olan Bay Karamsar. İşte bizim sevimli korsanlar. 
Şekerlemeleriyle ünlü Gula Adası’nın prensi kayıp. Sevimli korsanlar, şekerlemelerin nasıl yapıldığını bilen yegane kişi olan prensi bulmak ve ailesine kavuşturmak için heyecan dolu bir serüvene atılıyorlar. Acaba korsanlarımız prensi bulabilecek mi? Sevimli Korsanların Maceraları tüm hızıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64eb7748-60f6-44de-a33b-0839048c85cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu 2 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Yaşam tam da ölümü kabullendiğin anda başlar. 
Ölümü kabullenmeli ki insan, aldığı nefese sıkı sıkıya sarılabilsin. 
 
Ötanazi Okulu’nda yalnızlığın içinde solmayı bekleyen Yeşil için hayatına giren suikastçı bir durak gibiydi. Ölmeden önce uğrayacağı ıssız, çorak ama güvenli bir son durak... 
 
Belki de ayrılmak istemeyeceği tek duraktı bu. Az da olsa nefes alabileceği tek durak… 
 
Fakat zaman daralıyordu, göğsünde saatli bir bomba gibi taşıdığı kalbin ömrü tükeniyor, Yeşil’i de beraberinde tüketiyordu. Herkesin ölesiye istediği bir kalbin taşıyıcısı olmanın bazı bedelleri vardı ve Yeşil, belki de en ağır bedeli ödüyordu. O kalbin içinde yaşamayı… 
 
Tehlike ve gizemin iç içe geçmiş duvarlarıyla örülü Ötanazi Okulu, serinin ikinci kitabıyla yeni sırlara kapı aralamaya devam ediyor. 
 
“Kabul etmek istemediğim tek şey onun beni yaşattığı ve benim dışımdaki herkesi öldürdüğüydü. Cennet ve cehennem tek bir vücutta hüküm süremezdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a84d85b8-9901-4ee0-b26f-829e49e03d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Annales Okulu ve Türkiye’de Tarihyazımı</image:title>
            <image:caption>Tarih geçmişte olan her şeyin toplamıdır, ama! Bunların içinden hangileri daha önemlidir? Dahası, “Gerçekte ne oldu?” Bunu bulabilmek için arşiv belgelerine bakmak yeterli midir; yoksa gökyüzünün altındaki herkesi ve her şeyi görmek ve anlamak için başka yerlere de bakmak gerekir mi? Tüm bu sorular, 19. yüzyılda Ranke’nin tarihi akademik bir disiplin olarak kurma çabasıyla sorulmaya başlanmış, 20. yüzyılda Annales okulunun ortaya çıkmasıyla genişlemiş, çeşitlenmiştir. 
Erdem Sönmez, bir yandan bu sorulara verilen yanıtların peşinden giderken, diğer yandan merceğini soruyu soran öznelere yöneltiyor. Türkiye’de modern tarihçiliğin önemli isimleri Fuad Köprülü, Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ ve Halil İnalcık’ın çalışmalarında Annales okulunun izlerini süren bu kitap, yalnızca tarihyazımının tarihine değil, tarihi yazanın tarihine de bakmayı öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a85848-7747-4883-8af5-90dbbf93eced.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Huzursuzluğu – Modernlik, Kültürel Pratik ve Gündelik Hayat Sorunu–</image:title>
            <image:caption>Batı ve Batı olmayan tanımlarının gündelik hayatta bir anlamı var mıdır; yoksa gündelik hayat, tanımları, sınırları ve köşeleri silen (bazen buharlaştıran) çoğul deneyimler alanı mıdır? Modernleşmek, Batılı olmanın bir çeşidi midir; yoksa kapitalist üretim ilişkilerinin getirdiği bir pratik midir? 
Amerikalı tarihçi Harry Harootunian, Batı Avrupa deneyimi üzerinden moderniteyi tanımlayan yaklaşımların aksine, moderniteyi farklı coğrafyaların gündelik deneyimi içinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Modernitenin çoğul deneyimlerini ‘merkez’in tanımlarıyla yetinmeden açıklıyor. ‘Batı’ ve ‘Batı olmayan’ öznelerin sınırlarını aşındıran Harootunian, Japonya gibi Avro-Amerika dışı toplumların modernliklerini incelerken indirgemeci yorumlar yerine çoğul deneyimleri işaret ediyor. Global kapitalizm çağında sermaye ihracının getirdiği tüketim ve üretim alışkanlıklarının gündelik deneyimde özne sorununu değil, modernlik sorununu ve modernlik deneyiminin gündelik olanda nasıl kavramsallaştığı sorusunu gündeme getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e494282f-8b2b-4b37-b2dd-0b05e808b964.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Düşünmek - Geçmişin Değişen Eşkali</image:title>
            <image:caption>Tarihçiler tarihin ne olduğu sorusuna zaman içinde birbirinden farklı yanıtlar vermişlerse de geçmişin geçmişte kalmayı reddedip karşımıza her seferinde yeni bir yüzle çıktığı, hatta geleceğin şekillenmesinde söz sahibi olduğu konusunda büyük ölçüde hemfikirdir. 
Bu kitap tarihin bu anlamda ne denli geniş bir çalışma alanı olduğunu bize hatırlatırken, bir yandan da disiplini şekillendiren ve alanın doğasından ileri gelen gerilimlerin ve düzenli tartışmaların canlı bir manzarasını sunuyor. Geçtiğimiz on yıllar içinde tarihçilerin yeni aktörlere, yeni mekânlara ve yeni nesnelere yönelmesiyle birlikte tarih disiplininin nasıl değiştiğini ve tarihyazımının gelenekleri ile yenilikleri arasındaki gerilimi çarpıcı örnekler üzerinden ele alıyor. Akademik, kamusal, popüler ve diğer başlıca tarihyazımı türleri arasındaki farklar ve örtüşmeler ile tarihçinin kaynaklarının erişilmesi zor, zaman zaman da sorunlu doğası hakkında sorular soruyor. Geçmişe dönük bir disiplin olarak tarihin kendi geleceğine nasıl baktığını, alana ilgi duyan herkesin kolaylıkla anlayabileceği sade bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91cdfd5c-1ebf-4a10-bb80-ab93849a15a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığını Hisset –Derin Bir Nefes Al</image:title>
            <image:caption>Kısacık yaşamlarımızda, en çok unuttuğumuz şey kendi varlığımızdır belki de. 
Peki, kendi varlığımızı hissedebilmek için elimizde ne gibi olanaklar var? 
Çoğu zaman ne kadar güçlü olduğumuzu unutarak yaşarız. Kaygıları yönetebileceğimiz araçlardan habersiz yaşarız. 
İşte  Varlığını Hisset  tam da burada devreye giriyor; size rahatlamanızı sağlayacak yöntemler ve araçlar sunuyor, potansiyelinizi fark etmenize yardımcı oluyor. 
Hepimiz nefes alıp vermenin bedava olduğunu biliriz. Ama sunduğu rahatlama hissinden haberimiz yoktur. 
Doğru nefes alma teknikleri, ansızın beliren kaygıları kolayca yenmenize, sıkıntıları uzaklaştırmanıza yardımcı olur. 
Kaygı biricik düşmanımız değil. Onunla savaşmaya gerek yok. Bir dostumuza eşlik eder gibi, kaygımıza da eşlik edebiliriz. Geçici olduğunu anlayabiliriz. 
Bu kitap, bir ân için durup derin bir nefes almanın, varoluşu hissetmenin eşsiz tadını hatırlatıyor. 
Yalnız kalmanın çok zor olduğu kalabalık bir dünyada, basit nefes alma terapileri sayesinde içsel huzura erişebilirsiniz. 
Unutmayalım ki kaygımızı sahiplendiğimizde, yaşamımızı sahipleniriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb9a5ca-6bac-4c9c-a874-bf75105b39cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Adadaki Hazine</image:title>
            <image:caption>Harita kullanmayı ve pusula okumayı son derece iyi bilen Kızıl Tomas, gözlüğü ve yanından asla ayırmadığı kitaplarıyla Akıllı Vili, bir katır kadar inatçı ve cesaretiyle dikkat çeken Korkusuz Mari… Deneyimli bir korsan papağanı olan Bay Karamsar. İşte bizim sevimli korsanlar. 
Bir ticaret seferine katılan bizimkiler yaşlı bir korsan olan Jak ile tanışıyor. Jak, bir zamanlar sahip olduğu hazineyi Sardalya Adası’na gömdüğünü ve hazinenin bir ejderha tarafından korunduğunu iddia ediyor ama ona inanan yok. Acaba korsanlarımız hazineyi bulabilecek mi? Sevimli Korsanların Maceraları tüm hızıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47713e59-da95-4950-bc6c-e30fb4a0b4b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmet Uygulamasında Klinik Değerlendirme ve Tanı</image:title>
            <image:caption>Klinik alanda çalışan sosyal çalışmacılar, danışanlara kolaylıkla tanı koyma ihtiyacı duyarlar. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM), ABD’de klinik uygulayıcılar arasında kullanılan en yaygın tanısal sınıflandırma sistemidir. DSM bilgisi, sosyal çalışmacıların diğer ruh sağlığı profesyonelleriyle görüşebilmeleri ve sundukları hizmetler için ödeme almaya hak kazanabilmeleri için önemlidir. Ruhsal, duygusal ve davranış bozuklukları üzerine yazılan bir sosyal hizmet kitabındaki en temel zorluk, sosyal çalışmacılara tanılama sürecinde yetkinliği ve eleştirel düşünmeyi öğretmenin yanı sıra tanıyı sosyal hizmet değer ve ilkeleriyle tutarlı bir şekilde ele almaktır. Bu değerler; güçler temelli yaklaşımı, bireyin değeri ve onuruna yönelik ilgiyi ve bireysel davranışın çevresel bağlamına yönelik değerlendirmeyi içermektedir. 
Söz konusu zorluklarla baş etmek için bu kitap birkaç bakış açısını bir araya getirecektir: 
• DSM 
• DSM’nin eleştirisi 
• Risk ve dayanıklılığın biyopsikososyal çerçevesi 
•Psikopatoloji 
• Kanıta dayalı uygulama 
• Ölçme ve değerlendirme için ölçüm araçları 
• Yaşam boyu yaklaşım 
Kitapta, bu bakış açılarının sosyal hizmet tanısını nasıl etkilediği ve bunların kitaba nasıl entegre edildiği derinlikli bir şekilde tartışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe3d7d9-cca0-411a-b7be-976ac1cf1f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Burası neden çok tanıdık geldi sana? Çocukluğunun ıssızlığını bulman ve unuttuğun kokuları duymandan olsa gerek. Evlerden birinde biber kızartılıyor, sokak aralarında çocuklar oynuyor, yaşlı kayalar ise acı çekiyordu. Girdiğin bir kahvede ortaya verdiğin selam askıda kaldı. Müşterisi değişmeyen mekânın yabancısısın. 
 
 
 
Boş Zamanlar edebiyatımızın usta öykücüsü Cemil Kavukçu’nun yeni kitabı. Küçük ayrıntılardan katı gerçekleri çekip çıkaran, gölgesi koca bir yaşama vuran bir anıyı ince ince işleyen yazar her zamanki gibi iç dünyaların derinlerine nüfuz ediyor. 
 
 
 
Toplumun farklı katmanlarından kişilerin sanrılı gerçekliklerine, sıkıntı ve çilelerine, bağımlılıklarına, yaşadıkları küçük yerlerden kurtulma hayallerine ve sürgün edilmişliklerine ışık tutan yazar bir kez daha görünürdeki gerçeklik ile yaşananlar arasındaki uçurumları gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b57068ee-f1d2-47c7-a0e1-42d4a6d09cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Har</image:title>
            <image:caption>… Netamiye ülkesi, öyle böyle değil, çok netameli, pek hassas bi yerdir. Herkesin bin türlü takıntısı, çeşit çeşit sapıklığı, ruhundan söküp atamadığı kötü hatıraları vardır. Tarihini hatırlasa infilak edecek bi ülkedir… 
 
 
 
Har sorunlarla boğuşan, karmakarışık bir Ortadoğu ülkesinde geçiyor; bombaların patladığı, içsavaşların yaşandığı, cellatları ve kurbanlarıyla cayır cayır yanan Netamiye’de. Bu karmaşayı giderecek tek bir kişi, bir “seçilmiş” vardır. Lakin o seçilmiş, ülkenin doğusunda bir yerde askerlik yaparken vurulur. Hayal kırıklığı yaşayan melekler, Tanrı Büyük A’yı da ikna ederek onun yerine abisini, Numune’yi seçerler. Ne var ki Numune pek de sağlam pabuç değildir. 
 
 
 
Murat Uyurkulak’ın ilk baskısı 2006’da yapılan ikinci romanı Har, hakikatlerle yüzleşmekten kaçındıkça harlanan cehennem ateşini sahneliyor. Fantastik, alegori ve mizahla ironiden güç alarak ülkenin kalpazanlarını, oyunbozanlarını, kandırıkçı meleklerini, unutamayan, unutamadıkça da yamulanlarını ve günbegün sahtekârlaşan bireylerini anlatıyor. Tarih denen kâbusu konu edinerek, insanın ruhuna erişmek için “yaraları kat etmek”ten çekinmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49f02096-d0e4-482a-bd09-624fe1d945de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Yumurtaları</image:title>
            <image:caption>Kırmızı çizginin içindeki hayat cıvıl cıvıldı. Gri renkli amipler yalancı ayaklar çıkararak olanca güçleriyle kırmızı ışına doğru uzanıyorlar ve ışının içinde (sihirli biçimde) canlanıveriyorlardı. Bir güç, içlerine yaşam ruhu veriyordu. 
 
 
 
Moskova, 1928. Uzun içsavaşın sonrası; Stalin’in uzun iktidarının ilk dönemi. Kapılarını yeniden açmış Zooloji Enstitüsü’nün müdürü Profesör Persikov mikroskobunun başından ayrıldığı bir esnada canlı organizmaların büyüklüğünü ve üreme hızını artıran olağanüstü bir ışın keşfeder. Tam o sırada ülkedeki kümes hayvanlarında gizemli ve ölümcül bir salgının başlamasıyla ne yapacağını bilemeyen yetkililer Persikov’un buluşuna el koyarlar. Ancak ufak bir kaza, çok geçmeden tüm dünyayı tehdit eden bir felakete dönüşür. 
 
 
 
Bulgakov’un, H.G. Wells’in Tanrıların Tohumu eserinden esinlenerek yazdığı Kader Yumurtaları, Sovyet Rusya’nın gerçeküstü gerçekliğini benzersiz bir zekâ ve öngörüyle ele alan bir bilimkurgu klasiği. 
 
 
 
“Coşkusuyla okurun canına can katan, güldürücü bir eser.” 
 
Doris Lessing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc48b426-5e52-4a18-95c0-7e6f1a5c35b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı</image:title>
            <image:caption>“Sanat tarihinde benzersiz bir an içinde yaşamaktayız. Önceden çağdaş sanat addettiğimiz şey günümüzde bir ideolojiye, eleştirenlerin hiçbir sorgulama yapmasına olanak tanımayan koyu bir tutuculuğa dönüştü. Çağdaş sanat teorisyenlerinin tesis ettiği dogmaların bazılarına hepimiz aşinayız: Sanatı meydana getiren şey eserler değil fikirlerdir; herkes sanatçıdır; sanatçının sanat addettiği her şey sanattır ve elbette küratör sanatçıdan üstündür. Böyle bir özen karşıtlığı sayesinde üşengeçlik, zıpçıktılık, zekâ eksikliği gibi kavramlar bu sahte sanatın birer değerine dönüştü ve her şey müzelerde sergilenebilir hale geldi. Hiçbir estetik değeri bulunmadan sanat diye sunulan nesneler bu dogmatizmin buyurduğu şekilde, bir otoritenin buyurduğu prensiplere tamamen boyun eğerek kabul edilmekte.” 
 
 
  Çekincesiz ve samimi üslubuyla dikkat çeken Avelina Lésper, Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı’nda çağdaş sanat ideolojisinin “sorgulanamayan” dogmalarını irdeliyor ve şu “zor” soruya yanıt arıyor: Yoksa çağdaş sanat bir kandırmacadan mı ibaret?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82b9338c-565f-47c7-8cd3-c3c7660eb8ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygıyla Başa Çıkmanın 52 Yolu</image:title>
            <image:caption>Yaşamda kendinizle baş başa kalmak zorunda olduğunuz anlar var mı? 
Hayatta bazen bir adım öne çıkmak ve sorunların kaynağıyla yüzleşme cesaretini göstermek gerekir. 
Sorunlarımız bizi kaygıya mı iter? 
Hepimiz kaygının bizi kendimizden uzaklaştırdığını düşünürüz. Çoğumuz kaygıyla karşılaştığı zaman hemen ondan kaçmak ister. 
Kaygı hayatı yaşanmaz mı kılar? 
Kaygı, insanı gerçeklikten koparır. Bazen paranoyakça düşünceler geliştirmemize neden olur. 
Peki, her durumda böyle mi olması gerekir? 
Kaygıyla Başa Çıkmanın 52 Yolu size bambaşka bir yol öneriyor. Bu kitap kaygılarınızla nasıl dost olacağınızı anlatıyor. 
Kaygı sizi bulduğunda, uygulayabileceğiniz 52 yolu öğrenmek ister misiniz? Bunlardan birini kullandığınızda kaygı artık sizin dostunuz olabilecek. Sizi kaygılandıran ve tetikleyen durumları kavrayıp belirli çözümler geliştirmek sizin elinizde.  
Bu kitapta kaygıyla başa çıkmak için uygulayabileceğiniz 52 pratik yöntem anlatılıyor. 
Kaygılarınız sizi bunaltmaya başladığında bu pratik yöntemleri birkaç kez uygulayarak kısa sürede rahatlayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6694b2a-2bc8-4dc3-888e-c0a894cba3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Go Ustası</image:title>
            <image:caption>Go oyununun geleneğine göre oyuncu ölüm döşeğindeki babasının yüzünü göremeyecek bile olsa, kendisi Go masasına devrilecek kadar hasta bile olsa, müsabaka gününe sadık kalmak zorundaydı. 
 
 
 
Go, kurallarını anlaması basit, ustalaşması bir ömür süren bir oyundur. Siyah ve Beyaz taşların bir tahta üzerinde birbirini kuşatmaya çalıştığı bu strateji oyunu, Japon ruhunun ve düşünce yapısının cevherine sahiptir. Go Ustası, bizi son yaşayan usta Hon’inbō Shūsai’nin mağlubiyetsiz hayatının son müsabakasına götürür. Go geleneğinde yetişmiş usta artık yaşlıdır, hastadır; rakibi Ōtake ise bir makine gibi hızlı, agresif ve randımanlı bir tarza sahiptir. Japonya’nın büyülü manzarasının ortasındaki bir kaplıca otelinde başlayan bu neredeyse alegorik karşılaşma, tam altı ay sürecektir. 
 
 
 
İki rengin, iki insanın ve iki kuşağın ötesinde bir yere, evrensel bir hakikate göz kırpan Go Ustası, yaşamını sanatına adamış bir adamın yazgısıyla ve tarihteki yeriyle yüzleşmesinin öyküsü. 
 
 
 
“Kawabata’nın öyküsünde gösterişsiz bir cesaret, ömrün sonbaharına dair bir asalet mevcut.” 
 
Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aabac6b-3d89-4b97-8dac-eb66bad7e1e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanname</image:title>
            <image:caption>Cesaretinle aklımı başından aldın, seni şeytan seni. Öp beni, haydi, kontrol komisyonundan kimse yokken çabuk öp. 
 
 
 
Karatkov, Kibrit Malzemeleri Merkez Deposu&apos;nda evrak kayıt şefi olarak çalışan kendi halinde bir memurdur. Ta ki önemsiz bir hatadan dolayı işinden çıkarılana kadar. Karatkov, kovulmasından sorumlu yeni amiri Doniç&apos;in peşinde kendini Sovyet bürokrasisinin koridorlarında bulur. Bu labirent, çok geçmeden bir korku tüneline dönüşecektir. 
 
 
 
Bulgakov&apos;un ilk hiciv eserlerinden biri olan bu hikâye, 1924&apos;te ilk yayımlandığında rejim taraflısı eleştirmenlerce topa tutulmuştu. Gogol ve Dostoyevski&apos;den izler taşıyan, Bulgakov dokunuşlu bu Kafkaesk öykü, yazarın edebiyatına bir giriş niteliğinde. 
 
&quot;İlk büyülü gerçekçi.&quot; 
 
The Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147e25c3-af9c-4b91-9eff-8b71096def52.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;da Bir Yabancı</image:title>
            <image:caption>Sadullah Bey de kendi hayatını baştan başa gözden geçirmek için geri çekildi, dam bahçesinin arka tarafından Boğaz’a hâkim olan yere gitti. Kararan suların üstünde ışıkları yanan vapurlara, kayıklara, birbirinden başka tarafa giden gemilere ve takalara gözlerini dikti. Evet, Boğaziçi suları dahi İstanbul’un toprakları gibi birbirine yabancı, aralarında asırlar farkı olan deniz vasıtalarının geçit yeri olmuştu. 
 
 
 
Halide Edib Adıvar’ın 1960’ta, Büyük Gazete’de 12 sayı tefrika ettiği kısa roman denemesi İstanbul’da Bir Yabancı, ilk defa kitaplaşıyor. Erol Gökşen’in emeği ve İnci Enginün’ün önsözüyle zenginleşen bu metin, yazarın daha önceki romanlarında da sık sık ele aldığı “İstanbullu olma” meselesine odaklanıyor. Halide Edib romancılığının son dönemini görmek isteyenler için önemli bir çalışma. 
 
 
 
Kaleme aldığı her metinle yeniden tartışılan Halide Edib’in bütün eserleri, gözden geçirilmiş baskılarıyla Can Yayınları’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e9badd3-6763-4288-af3a-f9a036e67de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Evdeyokumun Post-itleri</image:title>
            <image:caption>Clàudia’nın yaşadığı binanın önüne bir nakliye aracı yanaşır. Görünen o ki yeni bir komşuları vardır artık! Peki acaba nasıl biridir bu yeni komşu? Ne işle meşguldür? Yalnız mı yaşayacaktır? Gizemli komşu koliler dolusu kitabı da beraberinde getirmiştir. Clàudia onun kim olduğunu öğrenmekte kararlıdır. Fakat bu gizemi çözmek sandığı kadar kolay olmayacaktır çünkü yeni komşu evde hiç yok gibidir. 
 
Bir haftanın sonunda, Clàudia’nın onunla ilgili öğrendiği tek şey post-it’lerle iletişim kurduğudur. Dijital çağda hâlâ not kâğıtları gönderen biri, biraz tuhaf değil mi? 
  Bay Evdeyokum’un Post-it’leri, merdiven sahanlığında gidip gelen notlarla başlayan bir arkadaşlığın gizemli ve muzip hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0834979e-8a49-4649-9113-2e7078162a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ve Kuşku (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erkeklerin her türlü seçim hakkına sahip olduğu, kadınların ise bu seçimleri kabul etmek ya da reddederek sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığı bir dünyada, hukuk alanında kariyer yapmak isteyen on altı yaşındaki Lizzie Bennet’ın işi çok zordur. Bir yandan annesinin bitmek bilmeyen evlilik ısrarlarına direnirken bir yandan babasının hukuk firmasında payına düşenlerle geleceğini şekillendirmeye çalışmaktadır. 
 
Lizzie, Londra sosyetesini şoke eden cinayetin kariyeri için aradığı fırsat olduğunu düşünür. Araştırmaları sonucu yetkililerin masum bir adamı hapse attığına ikna olan Lizzie, cinayetle suçlanan adamın avukatı huysuz Darcy’ye rağmen cinayeti kendi başına çözmeye kararlıdır. 
Ama dava karmaşık bir hâl aldıkça, elini kolunu sallayarak dolaşan katilin bir sonraki kurbanları olmamak için, Lizzie ve Darcy’nin birlikte çalışması kaçınılmaz hâle gelir. 
 
 
Lizzie’nin çıkmazına hoş geldiniz: 
Ya evinde oturup el işiyapacak ya da gözü kara bir katili bulmak için 
erkek egemen dünyayı dize getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b92b722-769e-4330-9a7f-239be6efd907.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ve Kuşku</image:title>
            <image:caption>Erkeklerin her türlü seçim hakkına sahip olduğu, kadınların ise bu seçimleri kabul etmek ya da reddederek sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığı bir dünyada, hukuk alanında kariyer yapmak isteyen on altı yaşındaki Lizzie Bennet’ın işi çok zordur. Bir yandan annesinin bitmek bilmeyen evlilik ısrarlarına direnirken bir yandan babasının hukuk firmasında payına düşenlerle geleceğini şekillendirmeye çalışmaktadır. 
 
Lizzie, Londra sosyetesini şoke eden cinayetin kariyeri için aradığı fırsat olduğunu düşünür. Araştırmaları sonucu yetkililerin masum bir adamı hapse attığına ikna olan Lizzie, cinayetle suçlanan adamın avukatı huysuz Darcy’ye rağmen cinayeti kendi başına çözmeye kararlıdır. 
Ama dava karmaşık bir hâl aldıkça, elini kolunu sallayarak dolaşan katilin bir sonraki kurbanları olmamak için, Lizzie ve Darcy’nin birlikte çalışması kaçınılmaz hâle gelir. 
 
 
Lizzie’nin çıkmazına hoş geldiniz: 
Ya evinde oturup el işiyapacak ya da gözü kara bir katili bulmak için 
erkek egemen dünyayı dize getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6548d450-5895-45a3-bcc9-d940ac502576.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzgunlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kappa Rho Nu, Westerly Üniversitesi kampüsünün en seçkin kızlar birliğidir. Partileri dillere destan ve bağış toplama geceleri, kampüsün en ses getiren etkinliğidir. Ancak lüks ve gösterişle örülü hayatlarının ardında kız kardeşlerin, Kuzgunlar’ın bir sırrı vardır: Onlar, köklü bir cadı meclisinin üyeleridir. 
 
Oldukça sıradan bir hayatı olan ve bir cadı olduğunu bilmeyen Vivi Devereaux, Kuzgun adayı olduğunda kız kardeşliğin bir parçası olmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Vivi için bu, yıllardır aradığı aidiyet duygusuna sahip olma fırsatıdır.  
 
Scarlett Winter ise bir cadı olduğunu her zaman biliyordur ve hayatı boyunca tek bir şey için hazırlanmıştır: güçlü bir cadı olmak. Scarlett için Kappa Rho Nu’nun başkanı olmak annesinin imkansız beklentilerini karşılamak için tek şansıdır. Ama geçmişinden gelen ve kalbinin en derinliklerinde taşıdığı sır ortaya çıkarsa her şeyini kaybedebilir. 
 
Kabul töreninden önce bir arada çalışmak üzere eşleşen Vivi ve Scarlett, çok geçmeden kendilerini yeminlerin çiğnendiği, ihanetlerin korkunç kayıplara yol açtığı karanlık bir dünyada bulacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef03482-7265-4b7c-8351-eb47d6e70588.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzgunlar</image:title>
            <image:caption>Kappa Rho Nu, Westerly Üniversitesi kampüsünün en seçkin kızlar birliğidir. Partileri dillere destan ve bağış toplama geceleri, kampüsün en ses getiren etkinliğidir. Ancak lüks ve gösterişle örülü hayatlarının ardında kız kardeşlerin, Kuzgunlar’ın bir sırrı vardır: Onlar, köklü bir cadı meclisinin üyeleridir. 
 
Oldukça sıradan bir hayatı olan ve bir cadı olduğunu bilmeyen Vivi Devereaux, Kuzgun adayı olduğunda kız kardeşliğin bir parçası olmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Vivi için bu, yıllardır aradığı aidiyet duygusuna sahip olma fırsatıdır.  
 
Scarlett Winter ise bir cadı olduğunu her zaman biliyordur ve hayatı boyunca tek bir şey için hazırlanmıştır: güçlü bir cadı olmak. Scarlett için Kappa Rho Nu’nun başkanı olmak annesinin imkansız beklentilerini karşılamak için tek şansıdır. Ama geçmişinden gelen ve kalbinin en derinliklerinde taşıdığı sır ortaya çıkarsa her şeyini kaybedebilir. 
 
Kabul töreninden önce bir arada çalışmak üzere eşleşen Vivi ve Scarlett, çok geçmeden kendilerini yeminlerin çiğnendiği, ihanetlerin korkunç kayıplara yol açtığı karanlık bir dünyada bulacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38ba0759-cff5-4741-9471-8bcbc677cbe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Karakterler</image:title>
            <image:caption>İnsanları nasıl, ne ölçüde ve hangi koşullarda tanıyoruz? Yaşamın sonuna dek hiç bitmeyen, yanıtlanması zor bir soru… İnsanlar arasındaki deneyimler göstermiştir ki, hata paylarını göz önüne almadan başkası hakkında aceleyle varılan iyimser hükümler çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlanır.  
 
Kendini tanımanın ve gerçek bir eğitimin belki de ilk koşulu birbirinden oldukça farklı insan tiplerini, yani karakterleri gözlemlemektir. Batı edebiyatının temel yapıtlarından olan Theophrastos’un bu kısa ve özlü çalışması, başta La Bruyère’in Karakterler’i olmak üzere birçok esere ilham vermiş, psikolojik çözümlemelerin kaynağı olmuştur. Theophrastos insan doğasının son derece karmaşık yapısına –belki de yaşanan deneyimlerin acısına dikkat çekmek amacıyla– ironik ve eğlenceli bir üslupla eğilmiştir. 
 
Milattan önce 300’lü yıllarda yazılmış eser, insana dair güncelliğinden bir şey yitirmemiştir. O günden bugüne “dalkavuk” hâlâ güzel sözlerle karşısındakini okşamaya devam eder, “sinsi” nefretini ustalıkla gizlemeyi becerir, hiç durmadan konuşan “geveze” birilerine çevremizde hep rastlarız, peki yol yordam bilmeyen “köylüler” ve “görgüsüzler” etrafımızdan hiç mi eksik olmaz, hesap yapıp toplamı bulduktan sonra hâlâ sonucu bize soran “şapşal” arkadaşlarımızı hatırlayalım, “beleşçi” ve “pinti”ler ise canımızı pek sıkar, “kendini beğenmişler”den, “fesat”lardan ve “fırsatçılar”dan söz ederek tadımızı ise hiç bozmayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65508be-bb40-4776-a770-dfad2c639d61.jpg</image:loc>
            <image:title>Prens Momo</image:title>
            <image:caption>Ağaçsız, çiçeksiz, hüzünlü bir sitede yaşayan Momo’nun okulu tatile girmişti ve yaz ayları Momo’ya sonsuzluk kadar uzun görünüyordu. Kütüphaneye kayıt yaptırmasıyla Momo’nun tatilinin seyri değişti. Bay Édouard ile tanıştıktan sonra Momo için yeni bir dünyanın; edebiyat dünyasının kapıları aralandı. Ayrıca ikisinin, siteyle ilgili önemli planları vardı. 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63772f59-304f-4805-b131-1619fc634c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylevler</image:title>
            <image:caption>Demosthenes halkın karşısına çıktığında, onun ilk sözleri Atinalılar arasında gülüşmelere yol açmıştı, hiç kuşkusuz başarısız konuşma denemeleriydi bunlar ama sonrasında o azmini hiçbir zaman yitirmeyerek en etkileyici söylevleri verdiğinde dinleyenler derhal harekete geçecekti. 
 
Plutarkhos’un anlattığına göre Demosthenes evinin alt katında bir çalışma odası yaptırmıştı ve dışarı çıkmamak için saçının yarısını kazıtmıştı. Sözcükleri “anlaşılmaz biçimde ve kekeleyerek” söylüyordu ve bunun üstesinden gelmek için ağzına çakıl taşları doldurarak konuşuyordu. Koşarken ya da soluk soluğa kaldığında ise şiirler okuyup konuşma gücünü dengelemeye çalışıyordu. Erken yaşlarda atıldığı siyaset sayesinde, dost ve düşmanlarının arasında hitabet sanatının bütün inceliklerini öğrenecekti. 
 
Cicero’nun gözünde retoriğin mimarı Lysias değil Demosthenes’tir. Roma’daki okullarda uzun bir süre hitabet derslerinde Demosthenes’in söylevleri okutuldu. Bu söylevler Ortaçağ ve Rönesans’ta güzel söz söyleme sanatına ışık tutmuştu. Werner Jaeger gibi antik dünya uzmanları, siyasal sorunlar karşısında güçlü bir hatibin ne denli etkili olabileceğini Demosthenes’in yaşamından hareketle incelemiştir. 
 
Ölümünden kırk yıl sonra, Atinalılar bronz bir heykelini dikerek ona olan minnet borçlarını ödemişlerdir. Heykelin kaidesinde bir de yazıt vardı: “Gücün dehana denk olsaydı, Yunanistan hiçbir zaman tiranlara boyun eğmezdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c91bf451-59cf-4064-a9a4-ffd19d1c6f03.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Roma Tarihi</image:title>
            <image:caption>Florus’un bu eseri Romulus’tan İmparator Augustus’a kadar olan Roma Tarihi’nin bir özeti (epitomae) olup, Titus Livius’un Ab Urbe Condita adlı kitabı temelinde Roma İmparatorluğu’nun kabaca ilk yedi yüz yılındaki tüm savaşların ve iç çatışmaların kısa anlatımlarını içermektedir. Edebi yönü ağır basan bu eser özellikle Ortaçağ ve Yeniçağ’da önemli bir başvuru kaynağı olmuştur. MS 2. yüzyılda yazılmıştır. 
 
Eser iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci kitap diye de tabir edilen ilk ana bölüm efsanevi kuruluş yılı MÖ 753’ten, Romulus ve Yedi Krallar Devri ile başlar ve Parthlarla yapılan ilk savaşlara kadar uzanır; can alıcı bir genel tekrarla sona erer. İkinci kitap yani ikinci ana bölüm ise Gracchus Kardeşler ve plebs ayaklanmalarından itibaren başlar ve Octavianus’a “Augustus” unvanı verilen ve böylece Principatus dönemine girilen MÖ 27 tarihine kadar sürer. Eserin kapsadığı tarihî olaylar içinde bilhassa Kartaca savaşları, Anadolu’ya yapılan askerî seferler, İç savaşlar ve Triumvirlik yönetiminde yaşanan ciddi şahsi kavgalar yazarın tuttuğu ışık ve heyecanlı üslubuyla ilgi çekicidir. 
 
Son derece yerinde ve zihin açıcı bilgiler içeren saptamalarıyla bu eser, sadece bir kısa Roma tarihi değil, aynı zamanda askerlik, siyaset, coğrafya ve etnografyayla ilgili özlü, ana fikir niteliğinde değerlendirmeleriyle klasik bir eser özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1ec934b-a8d2-4edc-8224-87b9b3af4725.jpg</image:loc>
            <image:title>Umacı’nın Peşinde</image:title>
            <image:caption>“Gerçekten ürpertici, yepyeni ve heyecan verici. Kesinlikle okunmalı.” –Stephen King
“Cinayetlerin benim Hanson Road’a döndüğüm dönemde işlenmesine dair herhangi bir yorumda bulunmayacağım. Hayatımdaki insanların çoğunun inanmak istediği gibi yazgı mıydı, yoksa sadece talihsizlik mi, bilmiyorum. Nedenler o kadar da önemli değil neticede. Oradaydım. Tanıktım. Ve, bir şekilde, canavarın öyküsü benim öyküm oldu.”
1988 yazında birkaç kayıp kızın parçalanmış cesedi küçük bir kasabada ortaya çıkar. Korkunç kanıtlar bir seri katile işaret etmektedir. Çok geçmeden, failin insan olmadığına dair bir söylenti yayılmaya başlar. Güvenlik güçleri, katilin kendileriyle oyun oynadığından emindir. Bu gizemi aydınlatmaya çalışacak kişi ise, üniversiteden yeni mezun olan ve yazarlık kariyerinin başında kendini gerçek bir korku hikâyesinin içinde bulan Richard Chizmar’dır.
Ürkütücü olduğu kadar zekice tasarlanmış bir üstkurmaca eseri olan Umacı’nın Peşinde, “gerçek suç” türü ile korku edebiyatının muhteşem bir kesişimi.
“Artık yeni bir şeyin yapılamayacağına dair inancı parçalamak için elinde çekiciyle gelen bir Richard Chizmar var karşımızda.” –Josh Malerman
“Chizmar kendi türünü icat etmiş. Bu da korku edebiyatının en büyüklerinden biri olarak yerini pekiştirmesi için yeter de artar bile.” –Locus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc7604d-0b60-49b9-b0be-508cea6a4340.jpg</image:loc>
            <image:title>20. Yüzyılın Keman Virtüözü Harika Çocuk Florizel von Reuter</image:title>
            <image:caption>Florizel von Reuter 1890 yılında ABD’de doğdu, hafızası ve keman çalışındaki ustalığı ile zamanın en ünlü keman sanatçılarını şaşkına çevirdi. Dokuz yaşında ABD Beyaz Saray’da bir resital verdi. Çalışmalarına Avrupa’da devam edip on iki yaşında Cenevre Konservatuvarından mezun oldu. 
 
Floritzel 1904’den başlayarak 20. yüzyılın başında verdiği Avrupa turneleri kapsamında İstanbul ve İzmir’de sahneye çıktı. 
 
1985’de 95 yaşında ABD’de hayatını kaybeden sanatçının romanlara ve filmlere konu olacak derecede olağanüstü ve Avrupa tarihinin bir asırlık bir aynası niteliğinde yaşamı oldu. 
Eğer Floritzel, Paul Hindemith’in teklifini kabul edip 1930’larda yeni kurulan Ankara Devlet Konservatuvarının keman bölümünün başına geçseydi bugün Türkiye’de mutlaka daha iyi tanınıyor olacaktı. 
 
Üç ciltlik “Tarihten ve Günümüzden Klasik Müzik Yazıları” kitaplarının yazarı Prof. Dr. Ömer Eğecioğlu, bu kitabında 20. yüzyılın keman virtüözü harika çocuk Floritzel von Reuter’in yaşamını, ailesini ve Türkiye ziyaretlerini belgelerle gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52565221-39c7-41bc-92ae-c25ae3ca23e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Şeyler Oluyor</image:title>
            <image:caption>Amerikalı bir edebiyatçının ulaşabileceği en büyük mertebelerden olan MacArthur Dâhi Bursu kazananı ve Pulitzer finalisti Belaya Bulaş’ın yazarı Kelly Link, Amerikan büyülü gerçekçiliğinin önemli isimlerinden biri. 2001’de yayımlanan ilk öykü kitabı Tuhaf Şeyler Oluyor ise Nebula ve Dünya Fantazi ödüllü metinlere ev sahipliği yapıyor. 
 
On bir sıradışı öykünün yan yana geldiği derlemede mitolojik hikâyeler ve yakından bildiğimiz masallar boyut değiştirerek karşımıza çıkıyor. Sıradan dünyanın içinde gariplik sıradanlaşırken, sıradanlık garipleşiyor. Bir kütüphaneci, babası yapay burun biriktiren bir kıza âşık oluyor. Ölü bir adam karısına mektuplar gönderiyor. Seksi uzaylılar New York’u istila ediyor. 
 
Yayımlandığı günden beri doğaüstü, büyülü, tuhaf öykülere ilgi duyan okurları ve hatta Neil Gaiman ve China Miéville gibi usta yazarları da etkisi altına alan Tuhaf Şeyler Oluyor, tanıdık görünen bir dünyanın ters köşelerle dolu hikâyelerini anlatan, tekinsiz bir panorama. 
 
“Bence Kelly Link, kuşağının en etkileyici yazarı.” –Peter Straub 
 
“Muhtemelen günümüzün en iyi öykü yazarı.” –Neil Gaiman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd0a3fb-a42f-4be5-a27a-c8151cb9aa29.jpg</image:loc>
            <image:title>Berber Dükkanı Sohbetleri</image:title>
            <image:caption>Berber Dükkanı Sohbetleri Kitap Açıklaması
 
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
 
Evet, kendimize sormamız gereken en önemli soru bu!
 
Berber Dükkânı Sohbetleri’nde, kadına yönelik şiddet, iş hayatında kadının yeri ve önemi, eğitimde fırsat eşitliği, ev içi emeğin paylaşımı gibi birçok konu derinlemesine inceleniyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili kavramlar araştırma ve verilerle desteklenerek rehber niteliğinde okura sunuluyor.
 
Erkan Tozluyurt, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ne olduğunu, günlük hayata nasıl yansıdığını ve nelerin değişmesi gerektiğini kendi deneyimlerinden yola çıkarak anlatıyor. Berber dükkânında geçen sohbetleri okura, samimi ve sade bir dille aktarıyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0272a559-3753-4e53-84dc-58bd98c42cf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şevrole Belayir</image:title>
            <image:caption>Polis memuru Engin, koşu için gittiği Belgrad Ormanı’nda,
içinde tabanca bulunan, terk edilmiş bir arabaya denk gelir.
Araba, mahalleden tanıdığı Tanju Bey’e aittir. Derhal ekibe
haber verir ve inceleme başlatılır. Dedektif içgüdüsüyle
parçaları birleştirmek için harekete geçen Engin, gizemli bir
maceranın içine sürüklenir.
 
Tanju’nun antika arabasıyla hem 1960’ların İstanbul’una
yolculuk yapacak, hem de fırtınalı bir sevdanın, ihanetin ve
suçun yarım asır sonraki etkilerini okuyacaksınız.
 
Şevrole Belayir ’de Sanem Gonzalez, mizahı, aşkı ve
polisiyeyi ince bir ayarla harmanlıyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adcf53c0-1fe9-4973-9653-dc6edc453883.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdime Dermana Geldim</image:title>
            <image:caption>Usulca otur yanıma da biraz dinle beni. 
Sana anlatıyorum... 
Burası bir yol; geliyor, geçiyor... Bazen geçmez sanıyorsun, yine yavaş yavaş geçiyor. Bazen ağlayarak, bazen gülerek geçiyor. Bazen hasta oluyorsun ya da iyileşiyorsun ama yine geçiyor.  Arada gökyüzünden kuşlar, denizlerden gemiler geçiyor. Fakat... onlar geçerken de bu ömür de geçiyor. 
Yapmak isteyip de yapamadıkların, yapıp pişman oldukların vardır, kim bilir? Kalabalıkların içinde yalnızlıkların vardır. Yalnızlığında ise kalbinde sakladıkların... 
Ama bir şey var ki hepsi geçiyor... 
Bir imtihan geldi, geçiyor... 
Aylardan, günlerden ne? 
Saat, bilmem kaçı kaç geçiyor... Sabret, Allah var; hepsini geçiriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/333314b9-f491-466e-abcc-1fb36f2c6ae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Alabele</image:title>
            <image:caption>Yaşam dedim ki, bu kadar ölmek dedikleri; 
karışıp bambaşka birikmek aynı tabağa, 
kimseyle ayrı düşmeden gitmek o bayrama. 
 
dedim ki, bu kadar olmak dedikleri; 
baş şuradakiyse akıl hemen beriki, 
bembeyaz çocuk çala çala eline mürekkebi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82fbee8f-516a-4c94-9eaa-c272e3e3c9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Define</image:title>
            <image:caption>“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!” 
 
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı. 
 
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini. 
 
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cef11a2-455a-40ef-918d-88ae864d77d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyhanede Hanımlar</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar erkeklerini dövecekler. Kadınlar, asırlarca çektikleri Asya’ya has esarete tepki devrindedirler. İntikamlarını alacaklar. Paşalar, beyler, efendiler Ankara’da değil, gökyüzünün en üst katında meclis kursalar Havva kızlarıyla baş edemeyeceklerdir. Muharebeden sonra erkek azalmış, kadın çoğalmışmış. Daha iyi ya! Demek ki sayıca erkeklere galibiz. Bizim dediğimiz olacak.” 
 
Türk edebiyatının en üretken, mizahi yanı en kuvvetli yazarlarından Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1924 yılının 6-13 Temmuz’u arasında Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen Meyhanede Hanımlar’ı Cumhuriyet’in ilan edilişinin ardından toplumsal yaşamda daha da görünür olan kadınları merkezine alan, eğlencesi ve kavgası bol, kahkahası eksik olmayan bir hikâye. 
 
Bahriye Hanım, kocasıyla beraber, Apostol’ün gazinosuna gider. İçki yasağının gölgesinde de olsa felekten bir gece çalacaklardır. Fakat Garson Niko siparişleri alır, köşedeki ihtiyar yasaklandıkça lezzeti artan rakının keyfini çıkarırken, Bahriye Hanım’ın bazı hususi sebeplerden dolayı hiç hoşlanmadığı Meliha Hanım ile eşi Nebil Bey gazinoya teşrif eder. Bu gece biraz olaylı sonlanacaktır galiba. 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın, Kenan Hulusi Koray’ın sorularına cevap verdiği bir röportajla birlikte sunduğumuz Meyhanede Hanımlar, yazarın edebiyatının alameti farikalarından kadın erkek eşitliği meselesini irdelediği bir başka yapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5902ed-0c02-4f05-a915-a38e7ccbcc40.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Çocuk İlmihali</image:title>
            <image:caption>Ağaçlarından lezzetli meyveler yediğimiz, denizlerinde yüzüp serinlediğimiz, kırlarında yuvarlandığımız, arkadaşlarımızla koşup oynadığımız ve saymakla bitmeyecek nimetlerle donatıldığımız bu güzel dünyayı yüce Allah bizim için yarattı. Bu dünyada doğru ve güzel olarak yaşayanları ise yepyeni bir hayatta en güzel şekilde ödüllendireceğinin müjdesini verdi. 
Doğru ve güzel yaşamak ve diğer hayatımızda sonsuz mutluluğa kavuşmamız içinse bir kılavuza ihtiyacımız vardı. Bugüne kadar yaratılan tüm insanların en güzeli olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aracılığıyla tüm insanlara gönderdiği İslam dini, tam da ihtiyacımız olan şeydi. 
Şu an elinde tuttuğun bu kitap dinimizi en güzel şekilde yaşayabilmen için sana yol gösterecek. Dinimizin kurallarını doğru uygulaman, Efendimiz’in (s.a.v.) güzel ahlakını örnek alabilmen için sana rehber olacak. Keyifli etkinler ve masallarla sana arkadaşlık edecek. 
Haydi sayfaları çevirmeye başla. Kim bilir, belki de bu sayfalar Allah’ın bize vadettiği sonsuz hayat için ilk adımındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc91180b-c6a1-4a1a-86d1-b2d310fd038c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Listesi</image:title>
            <image:caption>İNSAN NEDEN NEFRET EDER?
Valerie Leftman, erkek arkadaşı Nick’i çok iyi tanıdığını sanıyordu. Hayata karşı omuz omuza direniyor, kendilerine zorbalık yapanlardan birlikte nefret ediyorlardı. Hatta intikam almak istedikleri kişilerin adlarını yazdıkları bir liste bile hazırlamışlardı. Başta her şey Val için sadece bir şaka, öfkelerini boşaltmanın zararsız bir yoluydu. Ta ki beş ay önce Nick okulda ateş açana kadar.
Herkesten saklanarak geçirdiği yazın ardından son senesini tamamlamak için okula dönmek zorunda kalan Val’in yüzleşeceği çok şey vardı. Hâlâ sevdiği erkek arkadaşının anılarıyla baş etmek bile zorken, bir de ailesiyle, eski arkadaşlarıyla ve hayatını kurtardığı kızla olan paramparça ilişkileri yoluna koyması gerekiyordu.
Yaşanan trajedi pek çok hayatı geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirmişti ve affedebilmek, özellikle de kendini, herkes için mümkün görünmüyordu.
“Hassas ve sözünü sakınmayan bir hikâye.” —VOYA, starred review
“Sürükleyici bir ilk roman.” —Publishers Weekly, starred review
“Çarpıcı, etkili ve dokunaklı.” —School Library Journal, starred review
“Özgün ve yerinde bir anlatı.” —Kirkus Reviews
“Nefret Listesi zorlayıcı bir roman. Kimden, neden nefret ederiz? Derin, karanlık ve yer yer huzursuz edici olan bu kitap insanı düşünmeye zorluyor. Mutlaka okunmalı!” —Gail Giles
“Her okul saldırısından sonra bir soru tufanı gelir: Ya şöyle olsaydı, bundan sonra ne olacak, neden ben? Hayatınızda bir kez olsun bu duygularla mücadele ettiyseniz ve kendinizi kaybolmuş gibi hissettiyseniz, Nefret Listesi’ni okumaya zaman ayırın.” —Patrick Jones
“Nefret Listesi şiddete ve zorbalığa farklı açılardan bakan güçlü bir kitap…” —The Register-Guard
“Brown çok ince bir çizgide yürüyor ve bunda çok başarılı. Öyle mükemmel bir iş çıkarmış ki aileler lise çağındaki çocuklarına hiç çekinmeden okutabilir.” —Deseret News</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b399e90f-a865-404f-be4a-a86f1aa9efe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Merve &amp; Bilge Arif</image:title>
            <image:caption>7 yaş ve üzeri çocuklar için hazırladığımız kitap serimizin içinde kahramanlarımız Meraklı Merve ve Bilge Arif öğrenmek için heyecan duydukları ve sorguladıkları pek çok konuyu zekâ ve akıl oyunları yoluyla bizlerle paylaşıyorlar. 
Zekâ oyunları 7&apos;den 77&apos;ye her yaştan meraklının zihnini egzersizle rahatlatarak rehabilite edebilir. Birlikte okuyup birlikte çözen farklı yaştan okurlarımız eğlenceli oyunlarla öğrenmenin keyfini paylaşarak daha çok keyif alabilirler. 
İnsan hayatının temel taşları olan affetmek, sabır, doğruluk, çalışkanlık, simetri, merak, spor gibi güncel kazanımları ve değerleri sevdirerek anlatan kahramanlarımız birbirinden eğlenceli zekâ oyunlarıyla öğrenme heyecanımızı artırarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen bilişsel ve duyuşsal alandaki amaç ve kazanımların elde edilmesini sağlıyorlar. 
Yavru kuşlarımızın uçmak için tek kanada değil iki kanada ihtiyacı var öyle değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcfc90e0-b198-4110-b3d6-8e23317748e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal ve Cesaret Kahramanları -2</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta hayallerinin peşinden cesaretle koşanların hayat hikayelerini bulacaksın. Tarihe ismini altın harflerle yazdırmış beş kahramanın hayatından unutulmaz bir sahne seni bekliyor! Hayallerini gerçekleştirmek için durmaksızın çalışan ve tarihin yönünü değiştiren bu cesur kahramanları tanımaya ve ilham almaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2861cf62-8021-4819-bc31-4a1cb7f253cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini İnşa Et</image:title>
            <image:caption>Bazı cümlelerden sonra kitaptan bir sayfa daha çevirmek çok güç oluyor. 
Bazı sahnelerden sonra filme devam edebilmek hiç kolay değil. 
İşte insanın o kalakaldığı yer var ya, insana ne çok şey öğretiyor. En çok da kendini… 
Sonra zamanla anlaşılıyor ki, o kitap o cümle için okundu, o film o sahne için izlendi. 
Çünkü orada senin duyarlılıkların var, umudun, heyecanın, mutluluğun, yaraların var. 
İçinden geçirip de dile getirmediğin, adını koyamadığın düşüncelerin, hislerin var. 
Zihin dünyana ufuklar açacak cümleler, anlar var. 
Hayal dünyana yeni renkler, bambaşka dekorlar var. 
Yoluna ışık tutacak isimler, duygularını derinleştirecek kelimeler var. 
Bütün bunlar kendini inşa etmene katkı sağlayacak. 
… 
İyi ki şiirler, hikâyeler, romanlar, filmler var. 
İyi ki güzeli gören gözlerimiz var. 
İyi ki hisseden bir kalbimiz var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bea26b71-f717-4f78-a97f-0f633fb72392.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Kefeni 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ben bir şeytanım, dediğimde gülerdi, 
Şeytanlık yaptığımda ağlardı.” 
 
Kendini her zaman ikiyüzlü bir şeytan olarak tanımlayan Mahşer,  
alınacak bir intikam için her şeyi yapmaya hazırdı.  
Duman’la beraber çıktıkları intikam yolculuğunun  
hayalinde kurduğu gibi zaferle sonlanmasını istiyordu.  
Fakat… Doğduğundan beri kalp hastası olan Duman,  
ona aşk duygusunu hatırlattığında ve Mahşer’i,  
intikamdan bile daha çok istediğinde… 
 İkisi de asıl kazanması gereken şeyin birbirleri olduğunu anladılar. 
 
Duman’ın Mahşer’e her sabah aldığı o güller,  
dikenli aşklarının bir simgesine dönüşür.  
Aşklarına bir yandan kan, bir yandan kırmızı güller eşlik eder. 
Ve dünya, üç günlük bir cehennem bile olsa,  
Mahşer’le Duman dördüncü gün de 
birbirlerini sevmenin yolunu her zaman bulur. 
 
“Sen okul koridorlarında  yere düşerdin, benim dizlerim acırdı Mahşer...” 
 
“Sokağın köşesindeki o ablaydı  
sevdiğim kadına bir gül almamı söyleyen.  
Ve yaptım bunu ama neden…  
Daha romantik olmasını istediğimden değil,  
güllerin kırmızılığı hoşuma gittiğinden ve  
Mahşer’e en çok kırmızı yakıştığından.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e37d87e2-a50a-4194-8fb6-6297985a760b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Kefeni 2</image:title>
            <image:caption>“Ben bir şeytanım, dediğimde gülerdi, 
Şeytanlık yaptığımda ağlardı.” 
 
Kendini her zaman ikiyüzlü bir şeytan olarak tanımlayan Mahşer,  
alınacak bir intikam için her şeyi yapmaya hazırdı.  
Duman’la beraber çıktıkları intikam yolculuğunun  
hayalinde kurduğu gibi zaferle sonlanmasını istiyordu.  
Fakat… Doğduğundan beri kalp hastası olan Duman,  
ona aşk duygusunu hatırlattığında ve Mahşer’i,  
intikamdan bile daha çok istediğinde… 
 İkisi de asıl kazanması gereken şeyin birbirleri olduğunu anladılar. 
 
Duman’ın Mahşer’e her sabah aldığı o güller,  
dikenli aşklarının bir simgesine dönüşür.  
Aşklarına bir yandan kan, bir yandan kırmızı güller eşlik eder. 
Ve dünya, üç günlük bir cehennem bile olsa,  
Mahşer’le Duman dördüncü gün de 
birbirlerini sevmenin yolunu her zaman bulur. 
 
“Sen okul koridorlarında  yere düşerdin, benim dizlerim acırdı Mahşer...” 
 
“Sokağın köşesindeki o ablaydı  
sevdiğim kadına bir gül almamı söyleyen.  
Ve yaptım bunu ama neden…  
Daha romantik olmasını istediğimden değil,  
güllerin kırmızılığı hoşuma gittiğinden ve  
Mahşer’e en çok kırmızı yakıştığından.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2444c86-4b4f-40be-9f74-dd0b414b8604.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana Hatlarıyla Dil Öğretimi ve Materyal Hazırlama Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>1. YABANCI DİL ÖĞRETİMİNDE DÖRT TEMEL DİL BECERİSİ. 5 
1.1. DİNLEME ANLAMA BECERİSİ 
1.1.1. Dinleme Türleri 
1.1.2. Dinleme Modelleri 
1.1.3. Dinleme Aşamaları 
1.1.4. Dinleme Anlama Sorunları 
1.1.5. Yabancı Dil Setlerinde Dinleme Öğretimine İlişkin Kriterler 
1.2. KONUŞMA (SÖZLÜ ANLATIM) BECERİSİ 
1.2.1 Konuşma Becerisini Geliştiren Sınıf İçi Etkinlikler 
1.2.2. Telaffuz (Boğumlama / Artikülasyon) 
1.2.3. Telaffuz Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar 
1.2.4. Yabancı Dil Setlerinde Konuşma Öğretimine İlişkin 
Kriterler 
1.3. OKUMA ANLAMA BECERİSİ 
1.3.1. Okuma Stratejileri 
1.3.2. Okuma Süreçleri 
1.3.3. Okuma Türleri 
1.3.4. Okuma Etkinliklerinin Aşamaları 
1.3.5. Arapça Okuma Anlama Derslerinde Öğrencilerin 
Karşılaştığı Zorluklar ve Sık Karşılaşılan Okuma Hataları 
1.3.6. Yabancı Dil Setlerinde Okuma Öğretimine İlişkin 
Kriterler 
1.4. YAZMA (YAZILI ANLATIM) BECERİSİ 
1.4.1. Yazma Öğretim Yöntemleri 
1.4.2. Yazma Öğretiminin Aşamaları 
1.4.3. Yabancı Dil Setlerinde Yazma Öğretimine İlişkin Kriterler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7310f600-05d4-406e-bb5f-67683c3672b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Futbolcuların Resmi Maçlardaki İç ve Dış Yük Profilleri</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 GİRİŞ 
 
BÖLÜM 2 KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
 
BÖLÜM 3 YÖNTEM 
 
BÖLÜM 4 BULGULAR 
 
BÖLÜM 5 TARTIŞMA, SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6519858-128b-4661-9044-0ee9fb9f47d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Yapma Klavuzu</image:title>
            <image:caption>Arkadaş edinmek üzerine bir bilimkurgu hikayesi… 
Hiç arkadaş edinmenin korkutucu ve imkansız bir deneyim gibi göründüğü oldu mu? 
Peki arkadaşlığın bir kullanım kılavuzu olsaydı, ilişki kurmak bir o kadar kolaylaşmaz mıydı? 
 
Her çocuk hayatında, en azından bir kere arkadaşlığın nasıl kurulacağını ve sürdürüleceğini anlatan bir rehbere ihtiyaç duymuş olabilir. Hikayenin becerikli ve bilime meraklı karakteri ise tam da böyle bir ihtiyaçtan yola çıkarak kendine bir robot arkadaş yapmaya karar verir. Gelişmiş robotik bilgisi ve kütüphaneden edindiği Arkadaş Yapma Kılavuzu isimli mühendislik kitabı eşliğinde bu epey kolay bir iştir. En heyecan verici kısmı ise bu robotu dilediği özelliklere göre kodlayabilmesidir. Robot arkadaşla çay partisi yapmak, saklambaç oynamak ve ağaç ev inşa etmek oldukça keyiflidir. Ancak robotun ansızın içindeki gizemli tarafının ortaya çıkmasıyla işler bir anda değişiverir. Robot, diğer robot dostlarıyla işbirliği yaparak şehri ele geçirmeye karar verdiğinde işler iyice karmaşık bir hale gelecektir… 
Arkadaşlığın inişleri ve çıkışları üzerine olan bu eğlenceli hikaye; etkileyici retro çizimleri ve içerdiği bilimsel bilgiler aracılığıyla minik okuyucuları fantastik bir yolculuğa çıkarıyor. Çok meraklı küçük bir bilim insanının hayal dünyasına eşlik ederek arkadaş edinmenin, sürdürmenin ve hangi zamanlarda geri çekilip hangi zamanlar da ise sorunları çözmek için yardım istemenin gerekliliği üzerine bizleri düşünmeye davet ediyor. 
Hikaye tam da başladığı yerde sürpriz bir sonla biterken çok önemli bir mesajı da beraberinde gündeme getiriyor; hata gibi görünen girişimler, yeni ve güzel deneyimlerin başlangıcı olabilir. İşler kızıştığında yapmak gereken biraz durmak ve düşünmek! En önemlisi ise her şeyin bittiğinin zannedildiği o en zor anlarda, yola devam etmeyi ihmal etmemek! 
Umut var oldukça hiç umulmadık zamanlarda en güzel dostluklar insanın karşısına çıkacaktır. 
 
“1970’lerden fırlamış gibi görünen çizimleri kitaba havalı ve geometrik bir his verirken; insanın neredeyse şapşal makine ses efektlerini duyabileceği canlı bir hava yaratıyor.” — Kirkus Review, 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204fa2ab-7eaa-486c-84e5-32cea9ec62f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Suna Mars&apos;a Gidiyor</image:title>
            <image:caption>İklim değişikliğinin dünyaya etkileri üzerine bir uzay macerası 
 
Daha yeşil bir dünya için Suna ile birlikte bir uzay yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız? 
 
Suna’yı, gezegenimiz Dünya hakkındaki bir kitapta okudukları oldukça rahatsız eder. Bu sıkıntılı hisle eve geldiğinde karşılaştığı manzara ise hiç hoşuna gitmez! Anne ve babası Dünya’yı temiz tutmak için hiç çaba sarf etmedikleri gibi, bir de etrafı darmaduman etmişlerdir. Evdeki gereksiz enerji israfına bir de anne ve babasının umursamaz tavırlarının eklenmesi Suna için bardağı taşıran son damla olur. Artık bu gezegenden taşınmanın zamanı gelmiştir! Mars, gitmek için en ideal gezegen gibi görünmektedir. Bir roket ve biraz da hayal gücünün yardımıyla Suna kalkış için hazırdır! 
 
Suna, Mars’a gittiğinde yaşadığı çok önemli bir farkındalık Dünya’nın sorunlarının onu terk ederek değil, içinde kalıp onu iyileştirerek çözüleceğidir. Böylelikle roketine binip geri dönüş yoluna koyulur ve evine vardığında ailesinin de desteğini alarak “daha yeşil bir Dünya için” çalışmalara başlar… 
 
Çevre kirliliğinin ve enerji tüketiminin Dünya’ya olumsuz etkileri üzerine olan bu uzay macerası, atmosferin dışına çıkarak dünya sorunlarına bakmaya olanak sağlıyor. “Kaybettiklerinin değerini sonradan anlayanlardan” olmamak ve hâlâ umut varken biricik evimiz, gezegenimiz Dünya’yı korumak için neler yapılabileceğini küçük bir kızın büyük bakış açısıyla ortaya koyuyor. Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de “daha iyi bir Dünya için” benimseyebilecekleri ekolojik çözümleri içinde barındıran, aynı zamanda astronomi, çevre ve iklim üzerine bilimsel bilgilerle harmanlanmış bu uzay hikayesinin, dünyayı değiştirmek için adım atacak tüm okuyuculara ilham vermesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc296a22-8bcb-4953-9329-234bab3aae93.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Ve Cesaret Kahramanları -1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta hayallerinin peşinden cesaretle koşanların hayat hikayelerini bulacaksın. Tarihe ismini altın harflerle yazdırmış beş kahramanın hayatından unutulmaz bir sahne seni bekliyor! Hayallerini gerçekleştirmek için durmaksızın çalışan ve tarihin yönünü değiştiren bu cesur kahramanları tanımaya ve ilham almaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b63b674-ddf1-4c43-8db9-d2a8742892de.jpg</image:loc>
            <image:title>Songül</image:title>
            <image:caption>Karanlıklarda kaybolmak istedim. Sabahlar olmasın, gün doğmasın istiyordum. Yaprakları zamansız dökülen çıplak bir ağaç gibiydim. Nefes alamıyordum. Uyumak ve bir daha uyanmamak istiyordum. 
Bir an önce bitmesini istediğim yollar aynı yollardı ama ben aynı ben değildim. 
Bahçe kapısından içeri girdim, yıllarca hayallerimde yaşattığım evden eser yoktu. Her şey farklıydı artık. Anamın rengârenk açan gülleri yoktu, sardunyaların da eski canlılığı kalmamıştı. Doğup büyüdüğüm evime kavuşursam her köşesini öper, koklarım diye düşünmüştüm yıllarca. Ama o gün öyle bir duygu hissedemedim nedense. Belki de ben yabancılaşmıştım, şimdi misafirdim bu evde; bir misafir olarak dönecektim bu evden... 
***** 
Münevver Ongun, Songül&apos;le kadınların yaşadıkları dramın sessiz çığlığını paylaşıyor bizimle. Aslında bu sessiz çığlıklar sadece Songül&apos;ün hikayesiyle tamamlanmıyor. Peşi sıra gelen “Sizden Bizden Hikâyeler” ile anlam kazanıyor. Her hikâyede artık biz eski biz olmadığımızın farkına varıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f097331-9aef-4810-8c4c-888969791179.jpg</image:loc>
            <image:title>Pir Kemal Dede</image:title>
            <image:caption>Aklın gücü, kalbin cesareti, ruhun huzuruyla gelmenin, kendini bulmanın, gülmenin, kendine kavuşmanın vakti gelmişti.  
Beyaz atı, sihirli bastonu, karizması ile Pir Kemal Dede ve sihirli ayracıyla başarılar kazanmış Torun Şahzat… Bir dede ile torun buluşması… 
Pir Kemal Dede ile Torun Şahzat’ın Horasan’dan başlayan yolculuğu, Orta Doğu’da devam edip Harput’ta biter. 
Pir Kemal Dede, bizim tarihimizdeki medeniyet, kültür, inanç önderlerinin ortalamasıdır. Pir Kemal Dede, bazen Mimar Sinan, bazen İbn-i Sina, bazen Köroğlu, bazen Balakgazi, bazen Dede Korkut, bazen Yunus Emre, bazen Mecnun’dur. 
Olağanüstü maceralara, sevgilere, büyük millet olmanın derinliğine şahit olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1acb2e5-e07e-4ef3-89a1-281b8ccc1ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşf-i Hal</image:title>
            <image:caption>Öyküler ya gerçek yaşanmışlıklardan kaleme alınır ya da yaşanma ihtimali olan konulardan seçilerek yazılır. Her hikâye okuruna bir mesaj verme çabasındadır. Bu mesajlardaki temel gaye ise iyiliği gösterip kötülükten sakındırmaktır. 
Günümüzde insanları doğrudan uyarmak ya da onlara doğrudan mesajlar vermek birtakım önyargı ve tepkilere neden olabilir. Bu amaçla verilmek istenen mesaj küçük hikayeler ile muhatabına iletilirse hem bir kırgınlık olmayacak hem de amaca daha kolay ulaşılacaktır. 
Bu hikâyeler, bir bakıma geleneksel anlatıcılığımızda var olan ibret-i âleme bakışımızda insanın bizzat kendisini keşfetme hâlidir. “Keşf-i Hâl” hikâyeleri de insan ile insan, insan ile dünya ve âlem arasındaki arayışın tamamlanmasıdır ki aşk ola… 
Keşfedilen her güzel şey de paylaşıldıkça çoğalacaktır. 
Hayatınızın güzelliklerle dolu olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c9d325a-4a40-408d-823f-ec11a1cc3d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dili 1</image:title>
            <image:caption>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 1981 yılında çıkarılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile tüm yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş olmuştur. YÖK, ön lisans ve lisans programlarının öğrenci girişi, sınav ve değerlendirme esasları ve mezuniyet şartları ile müfredatına ilişkin usul ve esasları çıkardığı yönetmeliklerle düzenlemektedir. Bu kapsamda üniversitelerin eğitim fakültelerinde yürütülen öğretmen yetiştirme lisans programları da YÖK&apos;ün belirlediği içerikle yürütülmektedir. YÖK, 80&apos;li yıllardan günümüze kadar öğretmen yetiştirme lisans programlarıyla ilgili olarak 1997, 2007 ve 2018 yıllarında yeniden düzenleme çalışmaları yapmıştır. Kitabımıza konu olan ve üniversitelerin eğitim fakültelerinde zorunlu ders statüsüyle otuz yılı aşkın bir süredir okutulan Türk Dili dersleri için de birtakım düzenlemeler yapılmıştır. 2018 yılında Türkçe I: Yazılı Anlatım dersinin adı Türk Dili 1 olmuş ve aynı zamanda ders içeriğinde güncelleme yapılmıştır. Elinizdeki Türk Dili 1 kitabı güncel içeriğe uygun olarak hazırlanmıştır.
Kitap on bir bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazının tarihî serüveni, yazı dili ve özellikleri; ikinci bölümde yazım kuralları ve noktalama işaretleri; üçüncü bölümde yazılı ve sözlü anlatımın özellik, benzerlik ve farklılıkları; dördüncü bölümde paragraf, paragraf türleri; beşinci bölümde düşünceyi geliştirme yolları; altıncı bölümde metin, metin yapısı ve metnin yapısal özellikleri; yedinci bölümde metin merkezli metinsellik ölçütleri ve kullanıcı merkezli metinsellik ölçütleri; sekizinci bölümde metin yazma sürecinin aşamaları; dokuzuncu bölümde anlatım biçimleri; onuncu bölümde anlatım bozukluğuna sebep olan faktörler; on birinci bölümde ise yazılı anlatımı ölçme ve değerlendirme konuları ele alınmıştır.
Kitabımızın eğitime katkı sağlaması temennisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bbc340f-fb55-4efd-9963-a3bbafe9ca13.jpg</image:loc>
            <image:title>Şumga&apos;nın Şifresi</image:title>
            <image:caption>Aytek, Tamiz, Şaybal ve Şumga… 
Biz dört kafadara sen de katılır mısın? 
Bir gün çikolata fabrikasını keşfeder, diğer gün iglo yaparsın. 
Balon seyahati ile yılkı atlarını seyre dalarsın. 
İstiridye içinde siyah inci arar, oryantiring turnuvasında nefes nefese kalırsın. 
Peruma’da soluklanır, sonra rafting yapmaya başlarsın. 
Maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f2632c4-4eeb-45ba-928c-7e6047995dd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ayraç-2 Hacker Netjettin</image:title>
            <image:caption>“Çevrimdışı özlemler yaşıyorum. Böyle yüklü cümleler kurma; taşıyamam. Saçlarıma acıdan tokalar yapıp durma, bağrımın başında. Papatyalar topla… Hüznü sevmem ben. Yetimim bir de, beni aşksız bırakma! Yetim, annesiz… Ben aşksız yaşayamam.” 
*** 
Dünyanın en başarılı genç hackeri Netjettin ile altı arkadaşının sosyal medya bağımlığı… 
Bu bağımlığın sonucunda dünyanın en büyük uluslararası suç örgütünün eline geçmesi… 
Gençlerin orada yaşadıkları dramatik hayat, kaybolan gençlikleri, kurtuluş hikâyeleri… 
Ele geçirdikleri ganimetlerle dünyanın en büyük gençlik projelerine imza atarak gençleri kurtarma savaşı… 
Aile, sosyal medya, aşk, çocuk gelinler, bilim, okul ve ergenlik kavramlarının irdelendiği bir gençlik hikâyesi sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b0e0fe-1200-4751-af56-35cb369f3e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyr-i Hal</image:title>
            <image:caption>Öyküler, kültür aktarımının temel ögeleridir. Olaylar bir taraftan nüktedan ifadelerle anlatılırken diğer taraftan da okuyucuya birtakım mesajlar verilmek istenir. İnsanlara doğrudan mesaj vermek yerine duruma/davranışa uygun bir öykü anlatılması ve açıklamalar yapılması yöntemi, bu mesajların muhataba iletilmesinde daha etkili olacaktır. 
Bu hikâyeler bir bakıma geleneksel anlatıcılığımızda var olan ibret-i âleme bakışımızda insanın bizzat kendisini seyretme ve bilme hâlidir. “Seyr-i Hâl” hikâyeleri de insan ile insan, insan ile dünya ve âlem arasında bir seyrin tamamlanmasıdır. 
İçinde birbirinden değerli öyküler ve o öyküler üzerine yapılan açıklamalar bulunan bu kitap, günlük hayatta herkesin yararlanabileceği bir kaynak niteliğindedir. 
Çünkü seyreden keşfeder, keşfeden ise güzelliklere aşinâ olur. 
Hayatınızın güzelliklerle dolu olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8cdbdc4-3cb4-4f2c-a4f9-6a8e5fe6e7bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık</image:title>
            <image:caption>Fournier’den ebedi yalnızlığa mahkûm olmuş ruhlar için edebi katkılar... 
 
“80 yıl sonra artık bekleyecek sabrım kalmadı. Daha yola çıkmadan varmak istiyorum. Her şeyin hemen olmasını istiyorum ama hiçbir şey olmuyor. Sürekli bekleme halindeyim; bir mektubu, çalmayan bir telefonu, geç kalan birini bekliyorum hep; hiç huzurum kalmadı.” 
 
Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık, zaman, sabır(sızlık), aciliyet ve beklemek üstüne bir elkitabı. Kaleminden kara mizahı ve hüznü eksik etmen Fournier hayat(ıy)la dalga geçmeye, kendine iğneden çok çuvaldızı batırmaya devam ediyor. 
 
Çağdaş Fransız edebiyatının en verimli isimlerinden biri olan Jean-Louis Fournier Türk okurunun da son dönemdeki gözde yazarlarından biri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aa14930-6911-40f5-a6f9-49cc38b911b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Rigel’in Gözleri</image:title>
            <image:caption>Norveç’in yaşayan en önemli yazarlarından Roy Jacobsen 2. Dünya Savaşı’nın Norveç toplumu üstüne etkilerini edebiyata aktaran ender yazarlardan. 
 
“Barrøy’de yaz, yıl 1946, kuş tüyleri içeri alınmış, yumurtalar fıçılara koyulmuş, askılardaki balıklar indirilmiş, tartılmış, bağlanmış, patates kilerde, bahçelerde kuzular hoplayıp zıplıyor, buzağılar annelerinden ayrılmış. Tezek kesilecek, eski ev boyanacak ki yenisinin yanında utanmasına gerek kalmasın. Ağılın arkasındaki tepede duran Ingrid Barrøy koyda bir kırlangıç bulutunun altında yaklaşan tekneye, önceki sahibi iflas ettiğinde devraldıkları balina gemisi Salthammer’e bakıyor. Barrøy’lüler balina avcısı olmuşlar.” 
 
Rigel’in Gözleri Norveçli yazar Roy Jacobsen’in Görünmeyenler’le (YKY, 2016) başlayıp Beyaz Deniz (YKY, 2019) ile devam eden üçlemesinin son kitabı. 
 
Ingrid’in, ailesinin adını aldığı Barrøy Adası’ndan ayrılarak kızının babasını –İngiltere’nin bombaladığı Alman savaş esiri gemisi Rigel’den kurtulan Rus tutsak Alexander’ı– bulmak için çıktığı yolculuğun epik anlatısı. 
 
Norveç’e özgü doğanın adeta bir kamera titizliğiyle kaydedildiği sinematografik bir roman olan Rigel’in Gözleri, masumiyet ve umuda dair etkileyici bir kitap. 
 
“Jacobsen’in kaleminin değdiği neredeyse her şey ışık saçıyor.” 
 
Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18547e9b-f8bf-47b7-ba02-60faa2b79df2.jpg</image:loc>
            <image:title>İğne Deliği</image:title>
            <image:caption>İğne Deliği insanın yazgısı, belleği ve tarihi üzerine bir içsel dinginliğe ulaşma çabasıdır; bu dokunaklı anlatıda, yakın ilişkilerin karmaşık bilmecesi ve hepsinden öte gençlik ile yaşlılığın buluşmasının gizemi dile dökülür. Myśliwski’nin romanı dramatik, acı verici, gizli ve suskun taraflarıyla Polonya tarihinin bir parçasını da yansıtmakta. Ancak bu eserde özellikle söz konusu olan şey, zamanın geçişinin insanların kendileri ve dünyayla olan deneyimlerinde nasıl bir iz bıraktığıdır. Keskin bir gözlemin ve insanlara yönelik özel bir duyarlılığın sembolik boyutla iç içe geçtiği güzel, derin bir anlatıdır İğne Deliği. 
 
“O yaşlı, vahşi, yeşil vadiden İğne Deliği’ne koşmuştum. Artık o dik, çelik merdivenlerin kenarında, şimdi geçen seferden ne kadar derine inmesi gerektiğini görerek bastonunu basamağa vuruyordu. Görünüşe göre çok daha derinde olduğunu düşünüyor olmalı ki, bir sonraki, bir sonraki basamağı da aynı biçimde kontrol ediyordu. Nasıl bu kadar yaşlı olabilir diye düşündüm, hatta bu durum beni kızdırmıştı. Onun yaşında bu dünyadan geriye ne kalmış olabilirdi ki, hâlâ gidiyordu, peki ne için?” 
 
“Wiesław Myśliwski bir “star”ın zıddı –  televizyona çıkmıyor, kitleyi eğlendirmiyor. Basitçe düşünüyor ve roman yazıyor.” 
 
Dariusz Nowacki, Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b378f2b9-3b02-4209-b061-b385f278a96a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kleopatra’nın Aynası – Zamanda Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bütün dünyada milyonlarca meraklısı olan Geronimo Stilton kitapları sizi sırlarla dolu, soluk soluğa okuyacağınız maceralara götürmeye devam ediyor. 
 
Geronimo çok fena soğuk algınlığına yakalandığından bir süre gelen telefonlara yanıt verememişti. İyileştiğindeyse Profesör Volt’un bıraktığı mesajlar onu çok endişelendirdi. Profesör Volt Kleopatra’nın aynasının özgün bir eser olduğunu kanıtlamak için zamanda yolculuğa çıkmıştı. Fakat ne yazık ki geçmişte hapsolmuştu! Geronimo dostunu kurtarmak için hemen harekete geçti. Bu kez Antik Mısır’a yolculuk edecekti. 
 
Geronimo Stilton’un sürprizlerle dolu maceraları devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2860e01a-f75a-4540-a59a-ab688ed9ae25.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalın Startup</image:title>
            <image:caption>Eric Ries’ın kitabı, teknoloji sektörünün iş kurmaya ve ürün yaratmaya ilişkin yaklaşımlarına dair olağanüstü içgörüler sunuyor. 
                                                           Sheryl Sandberg, Facebook, COO 
Yalın üretim ve yönetim ilkelerini girişimcilik dünyasına uygulayarak, Yalın Startup felsefesini kuran Eric Ries, böylelikle girişimciliğin kitabını da yeniden yazmış oldu. 
Ries, startup’ı son derece belirsiz bir ortamda, kendini yeni bir şeyler yaratmaya adamış bir insan grubu veya yapı olarak tanımlıyor. Söz konusu odak, bir öğrenci evinde harıl harıl çalışan bir grup genç olabileceği gibi, yıldız bir şirketin yönetim odasındaki deneyimli profesyoneller de olabilir. Bu anlamda girişimcilerin ortak noktaları, belirsizlikten oluşan sis bulutunun içine dalarak, sürdürülebilir bir iş için başarılı bir yol bulmaya çalışmalarıdır. 
Elinizdeki kitap, her aşamadaki girişimciye, vizyonlarını sürekli test edecekleri bir yolu iş işten geçmeden benimsemelerini ve buna göre hareket etmelerini öneriyor. Şirketlerin her zamankinden fazla inovasyon yapmaya ihtiyaç duydukları bir dönemde, başarılı girişimlere imza atmak için bilimsel bir yöntem sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf371c89-330f-438b-999f-1a927e2001c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Körlük ve Tedavi Yolları</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda gördüğümüz her şey “esin perisi”nden izler taşıyor. 
İlham ve yaratıcılık, sadece sanat galerilerinin hoş koridorlarında bulunmuyor. Dikkatle bakarsanız yaratıcılığı her yerde; toplu taşıma araçlarında, işyerinde, sokaklarda, okullarda, hastanelerde ve lokantalarda, yani insanların ayak bastığı her yerde görebilirsiniz. 
Gerçek yaşam öykülerinden oluşan elinizdeki kitapta, usta kreatif direktör Dave Trott, berrak bakışını yaratıcılık kavramına çeviriyor ve şu sonuçlara varıyor: Yaratıcılık problem çözmektir, düşüncede açıklıktır, başkalarının göremediğini görmek ve işleri olabildiğince sadeleştirmektir. 
Burada karşılaşacağınız gerçek yaşam derslerini ister işinizde isterseniz de gündelik yaşamınızda uygulayın. Çevrenizdeki ayrıntıları farklı gözlerle gördükçe, daha farklı düşünmeye başlayacak ve değişim rüzgârları estireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fee9a54-d0a9-4124-a744-f9b0dbf625ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Paradoksu</image:title>
            <image:caption>Mutlu bir yaşam hayali, Platon’dan beri düşünürleri meşgul etmiştir ve modern zamanlarda bu konu, çağımızın en önemli konularından biri haline gelmiştir. Terapistlerin ve guruların yükselişi, mutluluk arayışının kültürümüzde ne kadar yayıldığını ortaya koymaktadır. 
 
Mutluluk Paradoksu, bu modern saplantının nasıl geliştiğini inceliyor. Ziyad Marar, aradığımız ruh halini bulmanın nasıl son derece zor olduğunu ve mutluluğu aramaya ayrılan enerjinin büyük kısmının boşa harcandığını gösteriyor. Yazar, mutluluğun aldatıcı derecede basit bir fikir olduğunu ama her zaman anlaşılması zor olduğunu, çünkü bir paradoksa dayandığını iddia ediyor. Bu paradoks, kuralları çiğneme, macera veya kendini ifade etme arzusu ile toplumun onayını kazanma ihtiyacı arasındaki çatışma. 
 
Psikoloji, felsefe, tarih, popüler romanlar, televizyon ve filmlerden oluşan geniş bir kaynak yelpazesinden yararlanırken özgürlük, onaylanma ya da meşruiyet gibi kavramları sorgulayan Mutluluk Paradoksu, yaşamında anlam arayan herkese daha cesur bir yol öneren bir başucu kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6f1d1fd-cf67-4f29-896e-99497e5917ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Üzerine</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satanlar listesine giren ve Türkiye’de çok satan Kütüphanelerin Bilinmeyen Dünyası’nın yazarı Susan Orlean’ın bu kitabında kolektif varlığımıza anlam katan ve onu zenginleştiren türler arasındaki bağlantıları keşfedeceksiniz. 
Hayvanlarla nasıl etkileşime girdiğimiz meselesi, çağlar boyunca filozofların, şairlerin ve doğa bilimcilerinin zihnini kurcaladı. Susan Orlean ise altı yaşındayken bir güvercinle ilgili yazıp resimlediği kitaptan beri hayvanların bizimle nasıl yaşadığına ve bize nasıl uyum sağladığına dair her türlü hikâyenin büyüsüne kapıldı. Maceralarını kariyeri boyunca denemeler yazarak sorgulayan Orlean’ın bu kitabında neler yok ki? 
  New Jersey’de bahçesinde yirmi üç evcil kaplan besleyen bir kadın, İzlanda’nın buzla kaplı sahillerinde serbest kalmamak için direnen bir balina, Fas’taki çalışkan eşekler, gösteri köpeği Biff’in yoğun programı, tavukların popülerliği, kuşların yol bulmadaki ustalıkları, Afganistan’da savaşın ağır şartlarını yüklenen katırlar, Küba’da değer kazanan öküzler… Her bir hikâyeyi okurken hem şaşıracak hem de gezegenimizdeki komşularımıza bir adım daha yaklaşacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4b6e885-6f6b-41ec-bbf1-7a5874f08874.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Böyle Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Sürpriz sonlu hikâyeleriyle tanınan ve kitapları dünya çapında milyonlarca okura ulaşan Rachel Abbott psikolojik gerilim türündeki İşte Böyle Başlıyor ile sizi öngöremeyeceğiniz bir maceraya dâhil ediyor! 
 
Cleo, kardeşi Mark adına mutlu olması gerektiğinin farkındadır. Mark, karısının ani ölümünün ardından yeni birini, Evie’yi bulmayı başarmıştır. Ancak Cleo’nun bu kadınla ilgili içine sinmeyen bazı şeyler vardır. 
 
Evie sürekli tekrarlayan ev kazaları yaşamaya başladığında bu durum arkadaşlarının dikkatini çeker. Yaralanmasına yol açan Mark mıdır? Cleo, kardeşinin böyle bir şey yapabileceğine asla inanmaz. 
 
Çavuş Stephanie King uçurumun tepesindeki eve çağırıldığında kan lekeli çarşafların arasında birbirine dolanmış iki beden bulur. Sanık yargılanırken jüri karar vermekte zorlanır… Cinayetin kabul edilir bir savunması var mıdır? 
 
Cinayet nerede başlar? 
Bıçak saplanmak üzere çekildiğinde mi yoksa şiddet düşüncesi akla düştüğünde mi? 
“İlgi çekici ve sürprizlerle dolu.” –LAURA MARSHALL 
 
“Sonunu asla tahmin edemeyeceksiniz.” –PHOEBE MORGAN 
 
“Aklımı başımdan aldı… Kesinlikle muhteşem bir hikâye.” –JENNY BLACKHURST 
 
“Soluksuz okuduğum bu yetenek gösterisinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Güçlü kadın karakterlere, Cornwall atmosferine ve gerçekten şaşırtıcı sonuna bayıldım.” –KATE RHODES 
 
“İşte Böyle Başlıyor sinirlerinizi geren bir hikâye. Elinizden bırakamayacaksınız.” –CAROLINE MITCHELL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b151c513-c21d-47ab-9322-4c906621418a.jpg</image:loc>
            <image:title>Misi Misgibi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sabun kullanmıyorlar madem, başka bir canlı bulmalı hemen! Elif Yonat Toğay&apos;ın yazıp Gözde Eyce&apos;nin resimlediği Misi Misgibi, temizlik tutkusu yüzünden market raflarına sığamayıp, dere tepe yollara düşen mis kokulu bir sabunla buluşturuyor minikleri.  Kişisel hijyenin ve bakımın önemi hakkında farkındalık yaratan kitap, karıncadan gergedana ve hatta okyanusta yüzen bir balinaya, gezegenimizi paylaştığımız canlıların beden temizliğini nasıl yaptıkları ve birbirleriyle olan ilişkilerine dair akılda kalıcı bilgiler paylaşıyor.  Misi Misgibi, mikropları yok etmekle görevli. Temizlik için köpürmeye pek hevesli.   Temizleyecek bir beden bulmak için kâh salına salına yürüyerek kâh foşurdata foşurdata yüzerek dünyayı dolaşmaya bile meyilli.  Denizdeki kaplumbağa, daldaki kuş, çayırdaki zebra ve daha niceleri. Acaba hangisi tertemiz kokacak misler gibi? Eyvah, yoksa hiçbirinin niyeti yok mu temizlenmeye? Belki de vardır kişisel bakımları için sabundan daha öte güvendikleri başka birileri... Sözcük seçimi ve ahenkli anlatımıyla çocukların dil gelişimine katkıda bulunan bu renkli öykünün son bölümünde, kitapta adı geçen canlılara dair ilginç gerçekler açıklanıyor.  Keşiflerle dolu bir okuma yolculuğu sunan Misi Misgibi, miniklerin merak duygusunu kabartmayı başaran, sürprizli bir resimli kitap. E hadi daha ne duruyorsunuz, göstersenize Misi&apos;ye banyonun yerini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd396380-1eb1-4dc6-859c-c65d39709292.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset</image:title>
            <image:caption>Çok satan yazar Andrew Heywood&apos;un bu ufuk açıcı ders kitabının beşinci edisyonu, siyasete kapsamlı ve güvenilir bir giriş sağlama konusunda öncülük etmeye devam ediyor. İlgi çekici ve kolay anlaşılır tarzıyla tanınan bu kitap, öğrencilerin disiplinin seçimler, oy kullanma, güvenlik ve küresel yönetişim gibi temel alt alanlarını anlamlandırmalarına böylece temel kavramları ve teorilerini anlamalarına yardımcı olur. Kitap, sistematik olarak gözden geçirilmiş ve baştan sona güncellenmiş olup aynı zamanda farklı bakış açıları arasında bağlantılar kurmak ve çağdaş kurumların, olayların ve gelişmelerin hayata geçirilmesine yardımcı olmak için denenmiş ve test edilmiş bir dizi pedagojik özellik kullanır. 
 
Çok çeşitli uluslararası örneklere dayanan bu metin, dünyanın dört bir yanındaki öğretim görevlileri için ideal bir seçimdir. Kitap lisans düzeyinde ve karşılaştırmalı siyaset derslerinde başvurulacak bir kaynak olarak kullanılabilmesi için özenle tasarlanmış ve yazılmıştır. Ayrıca, ana veya yan dallar için bir referans noktası olarak da kullanılabilir. 
 
Bu edisyonda yenilikler şunlardır: 
- Kitap, dünyanın farklı yerlerinde demokrasinin düşüşünü ve popülizmin ve otoriterliğin yükselişini yansıtacak şekilde yeniden yapılandırıldı ve revize edildi. 
- Uygulamadaki Siyaset kısımları en son siyasî gelişmeleri yansıtıyor; &apos;Trump&apos;ın Zaferi: Kutuplaşma ve Öfke Siyaseti mi?&apos;; &apos;Güney Afrika: Tek Parti Devleti mi?&apos;; ve &apos;Kuzey Kore: Haydut Bir Nükleer Güç mü?&apos; 
- Sosyal medyanın ve &apos;sahte haberler’in ortaya çıkışı ve etkisi değerlendirilerek medya ortamının dönüşümü tartışılmaktadır. 
- Öğrenciler için web bağlantıları, öğretim görevlileri için PowerPoint slaytları, kitabı kullanma kılavuzu ile bloomsburyonlineresources.com/politics-5e adresinde bulunabilir. Bu kaynaklar, bu ders kitabını kullanırken öğretme ve öğrenmeyi desteklemek için tasarlanmıştır ve hiçbir ekstra ücret ödemeden kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897a3ccf-06e1-446d-ae78-0918cbbbf8ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Saplantı ve İntikam Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>Tutku suçları hem ürkütücü hem de garip bir şekilde baştan çıkarıcıdır. Sevdiğiniz biri nasıl korktuğunuz birine dönüşebilir? Bu sürükleyici antoloji, bu soruyu en etkileyici gerçek suç öykülerinden, saplantı ve intikam cinayetlerinden bazılarıyla araştırıyor. 
Duyguların körüklediği suçlar. Aşk, tutku, saplantı, kıskançlık ve ihanet. Duygular söz konusu olduğunda, insanlar tuhaf ve beklenmedik şekillerde tepki verebilirler. İster karşılıksız aşktan incinmiş bir kalp, ister aşkı için her şeyi yapabilecek kadar tutkulu bir âşık olsun en uysal insan bile aniden tersine dönebilir ve karanlık niyetleri olan intikamcı bir kişi haline gelebilir. Antik Yunan miti İason ve Medea’dan Shakespeare’in Othello’suna kadar, bu derinden hissedilen duygularla ilgili temalar varlığını sürdürmüştür. Ancak mitoloji veya kurgunun aksine, Aşk, Saplantı ve İntikam Cinayetleri gerçek hayattan öyküler içeriyor. 
“Ateşli cinayetlerin cezbedici efsanelerine susamış gerçek suç öyküsü tutkunları, bu son derece sürükleyici koleksiyonu bir çırpıda bitirecekler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab4e75e-2867-4fa6-ac45-51149e064087.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Demokrasi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bugün gezegenimizin geleceğiyle ilgili ciddi belirsizliklerle karşı karşıyayız. Böyle bir dönemde demokrasinin potansiyeli her zamankinden daha fazla önem taşıyor. 
Suriye ve Mezopotamya’da ortaya çıkışından Fransa ve Amerika’da devrimci ruhu körüklemede üstlendiği role kadar demokrasi, kimin güç ve ayrıcalığa sahip olacağına ve neden yararlanacağına karar vermenin geleneksel yöntemlerini yıktı. Çünkü demokrasi insanları radikal bir şey yapmaya itti: Eşitler olarak bir araya gelmek ve kendi hayatlarını ve geleceklerini belirlemek. 
John Keane demokrasinin en eski meclis demokrasilerinden Avrupa tarzı seçim demokrasisine ve günümüzde hâkim duruma gelmiş olan gözetim demokrasisine doğru geçirdiği evrimi inceliyor. Bugün hükûmetler seçmenlere sadece seçim günü değil her gün yoğun bir kamu denetimiyle cevap verirken bir yandan da bu karmaşık ve canlı demokrasinin yenilmez olmadığını aklımızdan çıkarmamalıyız. 
 
“Demokrasinin geleceği hakkındaki kötümserlik dalgasına karşı kürek çeken, demokratik ideallerin ve uygulamaların tarihi konusunda seçkin bir uzman olan yazar, bizi kapsamlı bilgisi ve ihtişamlı üslubuyla bir kez daha büyülüyor. Mücevher gibi bir kitap.” 
—Paul ’t Hart, kamu yönetimi profesörü, 
Utrecht Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fe1370-ee75-43b4-a650-504eb7cb709c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihan ile Yüz Yogasını Keşfet</image:title>
            <image:caption>Yaşlanmak sizin için ne anlama geliyor? 
Yaşlanmaktan korkuyor musunuz? 
Kırışıklıklar en büyük düşmanınız mı oldu? 
Her fotoğrafta beliren gıdınız sizi rahatsız mı ediyor? 
 
Yaşlanmayı durdurmak mümkün olmayabilir ancak onun 
yüzümüzdeki izlerini silmek elimizde. Canlanmak, Tazelenmek ve Gençleşmek İçin Nihan İle Yüz Yogası’nı Keşfet, botoks, dolgu, estetik gibi herhangi bir cerrahi müdahale olmadan nasıl genç ve diri bir cilde ve yüze sahip olabileceğinizi adım adım anlatıyor. 
 
Kitaba özel hazırlanan Yüz Yogası Videosu ile Yüz Yogası pratiklerini hayatınıza katmanız artık çok kolay. Hadi siz de güzel yaşlanmanın ve bütünsel sağlığın keyfini çıkarmaya başlayın. 
Ayrıca bu kitap aracılığıyla Tapping, Akupresür, GuaSha Masajı, Face Roller Masajı’na dair bilgilere ulaşabilir, ihtiyaç 
duyduğunuz taktirde “Diş Sıkanlar İçin Yüz Yogası” 
bölümündeki pozlardan faydalanabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3922caed-e447-42bf-8d8a-6fe9717b7595.jpg</image:loc>
            <image:title>Tao Hakikatin Yolu 2 Cilt Takım</image:title>
            <image:caption>Yaşamın büyüsünün sırrı, eylemsizliğe erişmek için 
eylemi kullanmaya bağlıdır. 
Sevgi seni çağırınca onu takip et, sonuna kadar takip et, tamamen kaybolduğun noktaya kadar takip et. Bir pervane ol. Evet, sevgi bir alevdir, seven ise pervane. Pervaneden çok şey öğren, sırra o sahip; nasıl ölüneceğini bilir. Sevgiyle, esrimeyle, dansla nasıl ölüneceğini bilmek, daha yüksek bir düzeyde yeniden doğmayı bilmektir. Ve ölünen her seferde daha yüksek bir düzeye ulaşılır. 
Gerçek hayat, gizemlerin gizemidir. Bu gizemi açıklamak asla mümkün değildir. Kurgu insan zihninden doğar. Zihin bir aynadır, birkaç şeyi yansıtır. Eğer iyi bir aynan, yaratıcı bir aynan varsa bir şiir yaratabilirsin, müzik yaratabilirsin, kurgu yaratabilirsin, yazabilirsin, resim yapabilirsin. Ama tüm resmedeceklerin, tüm yaratacakların ve tüm yazacakların, gerçeğin çok ufak, atomik bir parçası –aslında bir parçası değil de, zihninde o parçanın yansıması– olarak kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59a0e6e-f177-4558-8a2e-548086f424c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof, Yahudi ve Hıristiyan Arasındaki Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>Farklı dünyalara mensup kişiler arasında bir diyalog kurulacaksa, önce aklın ilkeleri üzerinde uzlaşılmalıdır. Abelardus’un bu klasik yapıtında görüleceği üzere, Abelardusçu akılcılığı, filozof temsil eder ve diyalog hem Yahudiye hem de Hıristiyana dinsel tavrın temelinde aklın olması gerektiği yönünde ilerler. 
 
Diyaloglar şeklinde ilerleyen eser, Ortaçağ’da yaygın bir şekilde kullanılan üslup olan “rüya görme” ile başlar ve hakem, teistik inanca sahip bir filozof, Hıristiyan ve Yahudi olmak üzere dört karakterin birbiriyle diyaloglarından oluşur. Kısa bir girişin ardından, ilk münazarada Yahudi ile filozof; ikinci münazarada ise Hıristiyan ile filozof çeşitli felsefi ve teolojik konular üzerine tartışırlar. Giriş bölümünde hakem, önce Yahudi ve filozofun sonrasında Hıristiyan ve filozofun kendi aralarındaki tartışmalarını dinledikten sonra inanç bakımından kimin haklı olduğuna dair düşüncesini dile getirir. 
 
Eserde konuşmacı olarak geçen dört karakterden birisi olan filozof, tıpkı Hıristiyan ve Yahudi karakterleri gibi tek tanrı inancına sahip olsa da onlardan farklı olarak kutsal kitaplara değil, doğal yasaya (Lex naturalae) bağlı olduğunu dile getirmekte ve tartışmaya “tüm disiplinlerin amacı olan ahlâk felsefesini” ortaya koymak için geldiğini belirtmektedir. Ona göre, ahlâk felsefesi nihai iyinin ve nihai kötünün ne olduğunu ve nihai iyiye ulaşmanın ve nihai kötüden kaçınmanın yollarının ne olduğunu gösteren bilimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a483ecb-ac4c-4b3f-9f07-f26d3eae1eec.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Hikayen</image:title>
            <image:caption>Hikâye merhemdir. 
Usul usul geçer yaraların üstünden. 
Görmediğin her hikâye sana uzak. 
Dinlemediğin her söz yarım. 
Sen de azalacaksın biraz. 
İdrak etmeden yaşadığın zamanlar beklemez seni hiçbir yerde. 
Yaşanmıştır yaşanıldığı fark edilmeden. 
Oysa sadece yaşadıklarından dolan sandıklardır bütün zenginliğin. 
Duymadığın her hikâye sana uzak. 
Duyduğun, duyup da gönlünde taşıdığın her hikâye senin bir parçan. 
Dünyayı ikiye ayırmalı mıdır yeniden? 
Hikâyesi olanlar, hikâyesi olmayanlar. 
Gördün ve dokundun. 
Eline aldın yavaşça, iz sürdün satırlarda. 
Artık hepsi senin hikâyen...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3bff45-a173-45bb-93b4-b84e7ebece94.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkabağı ve Tarçın</image:title>
            <image:caption>Farklılıklarımız bizi aynı noktada buluşturabilir mi?  
Birce Eren kendine ait iyi özellikleri sıralarken listenin en başına sorun çözme becerisini koyardı. Aniden evsiz kaldığında aynı durumda olan üç kızla bu sayede eve çıkmış, birbirinin tamamen zıddı olan kızların kavga etmeden yaşayabilmesi için bu beceriyi sonuna dek kullanmaya karar vermişti. Neşeli ve arkadaş canlısı doğasıyla herkesle anlaşabileceğini düşünürken huysuz alt komşusuyla iletişim kuramamak öz güvenini sarssa da kolayca pes etmeyecekti.

Barış Kaan Erbey etrafında gerçekleşen olaylara tepkisiz kalan, sessiz, içe dönük ve mantığın sesinden ayrılmayan biriydi. Dinozorlar hakkında saatlerce konuşabilirken başka herhangi bir konuda onunla sohbet etmek neredeyse imkânsız hale geliyordu. Az konuşur, az güler ve sık sık da pervasız dürüstlüğüyle karşısındakileri zor durumda bırakırdı.

Eğer hayat mantık çerçevesinde ilerleseydi Birce ve Barış’ı yan yana düşünemezdiniz. Fakat işin içine kalp girdiğinde neler olacağını kim bilebilirdi?

Eğlenceli, sıcak, aşkın ve dostluğun en güzel halini barındıran keyifli bir gençlik romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90945c3c-e7a0-4099-8147-ca1236865330.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumun Çocuğa İhaneti</image:title>
            <image:caption>&quot;Geleneksel terapinin çocukluğa bakışının kışkırtıcı bir eleştirisi... Bu patlamaya hazır bir kitap. Bu kitaptan, kendisi ve ebeveynleriyle ilişkisi hakkında yeni keşifler yapmadan çıkacak birini hayal bile edemiyorum.&quot; 
Nancy Evans, “Glamour” 
 
Sigmund Freud&apos;un dürtü teorisine yönelik temel bir eleştiri olan bu kitapta, Alice Miller çocuk istismarının acımasız gerçekliğini tüm dünyanın dikkatine sunarak &quot;geleneksel&quot; çocuk yetiştirme yöntemleri hakkındaki düşüncelerimizi tamamen değiştiriyor. Vaka öykülerini, edebiyat eserlerini, rüyaları ve Franz Kafka, Virginia Woolf, Gustave Flaubert ve Samuel Beckett gibi kişilerin hayatlarını inceleyerek çocukların &quot;fantezilerinin&quot; ardındaki acı gerçekleri ortaya koyuyor. 
 
Toplumun Çocuğa İhaneti, insan doğasının gelişimine çok yönlü bir ışık tutan son derece önemli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05063839-d55e-4a46-b09a-e7400d3e0742.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih’in Rüyası</image:title>
            <image:caption>Fatih Sultan Mehmed yalnız Kostantiniyye’yi feth ederek Nebevî müjdeye mazhar olmamış, Osmanlı Devleti’ni bir cihan devleti haline getiren padişah olarak da tarihe geçmiştir. Onun fethi, mekânla birlikte zamanı da kapsadığı içindir ki, bugün bizimle beraber nefes almaya devam etmektedir. Kırım ile İtalya onun avucundaki çizgilerde birleşiverir, Tuna ile Fırat ateşîn kalbinden geçerek birbirlerine boşalmaya başlar, Karadeniz ile Akdeniz’i keskin zekâsıyla buluşturur. 
Sade coğrafya mıdır buluşan? Engin dünyasında kültürler ve sanatlar da, dinler ve diller de, kitaplar ve haritalar da, Ali Kuşçu ve Homeros bitimsiz bir yolculuğa çıkar. Doğu’yu da Batı’yı da kucaklamak ve onları, inşa edeceği büyük bahçenin kucağına almak istemişti. “Küçük cihad” (cihâd-ı asgâr) dediği fetihleri, “büyük cihad” (cihâd-ı ekber) ile tamamlamaktı nihaî gayesi. 
Fatih Camii’nin etrafında devrin en görkemli eğitim yurdunu açarken “Büyük cihad”ın başladığını söylemişti. Bu, ilim kılıcıyla cehalete karşı açılmış bir mücadeleydi. Ne var ki Fatih Sultan Mehmed’in ömrü, açtığı yolda sonuna kadar yürümesine izin vermedi, bu yüzden tarihî görevin kalan kısmını “sonraki” nesillere emanet etti; İstanbul’un fethine bizzat düşürdüğü tarihle söylersek, “âhirûn”a. Bu yüzden Fatih demek, yarım kalan aşk demektir; yaptıkları kadar yapmak istedikleriyle de keşfedilmesi gereken gerçek bir hazine demektir. 
Mustafa Armağan, Fatih’in Rüyası’nda tarihimizin bu kutlu hazinesinin kapılarını çalmaya devam ediyor. Ki o kapılar rüyalarımıza açılmaktadır. Daha doğrusu “Büyük Türkiye Rüyası”na…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a6590b-d9c7-4543-9404-ff975e016b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaşla Küçük Maymun!</image:title>
            <image:caption>Bazen etrafınızdaki şeylerin farkına varabilmeniz için yavaşlamanız gerekir. 
Maymun pek telaşlı, durmak bilmiyor. O acele ettikçe aksilikler peşini bırakmıyor ve hiçbir 
şey yolunda gitmiyor. Ta ki sakinliğiyle meşhur bilge dostuyla karşılaşana kadar. Onun 
yardımıyla maymun, dünyayı tamamen farklı bir şekilde görmeye başlıyor ve her şeyin seyri 
değişiveriyor. 
Eefje Kuijl’in büyüleyici çizimleriyle hayat bulan, Jess French’in yazdığı bu kıpırdak hikâyede; 
yağmur ormanlarının rengârenk atmosferi içinde ilerlerken, hem birtakım hayvanlara dair 
ilginç bilgiler öğrenecek hem de stres ve panikle nasıl baş edilebileceğinize dair ipuçları bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa5c98b-2a49-4ba5-a5b5-0f480bd0c5ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Max Verstappen : 2021 Dünya Şampiyonu Apoletiyle Güncellenen Biyografisi</image:title>
            <image:caption>FORMULA 1’İN 2021 SEZONUNDAKİ KARİZMATİK ŞAMPİYONU, HOLLANDALI “HARİKA ÇOCUK” MAX VERSTAPPEN’İN 
İLK VE TEK BİYOGRAFİSİ 
 
 
Formula 1’i Max Verstappen kadar sarsabilmiş çok az sürücü var. 2015’te, henüz sadece 17 yaşındayken F1 tarihinin en genç pilotu olduktan sonra; 2016’da, Red Bull formasıyla çıktığı ilk yarışı, İspanya Grand Prix’sinden zaferle ayrılarak bu sporda yarış kazanan, podyuma çıkan ya da müsabakayı en az bir tur boyunca lider götüren en genç isim olmayı da başardı.

Yarış pilotluğunu seçmek, F1’in gördüğü en özgün sürücülerden Jos ile seçkin bir go-kart yarışçısı olan Sophie Kumpen’in oğlu olarak dünyaya geldiği için Max’ın kaderinde yazılıydı. Daha ilk yarışından manşetleri süslemeye başlayınca kısa sürede pistlerde adından söz ettirdi, cesaretiyle şöhret oldu, eleştirileri de alkışları da bir bir topladı. 

Spor yazarı James Gray kaleme aldığı bu ilk kitabında, Verstappen’in yarış öncesinde, esnasında ve sonrasında mutlaka izlenmesi gereken o agresif sürüş tarzı ve açık sözlü tabiatı kadar, Hollandalı hayranlarının onu desteklemek adına turuncu renge bürünmüş öbekler hâlinde niçin böylesine fanatik bir tavır sergilediğini de anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f43bf542-9c84-45d6-bbf6-9488297a550b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Denizi’nin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Elmo Lu ve deniz atı Buğu, Kardelen Adası’nda ayrı düştükleri balıkçı Piyeto’nun izini sürerler. Piyeto onlara “Düş Denizi’nin Sırrı”nı ve düş avcılığını öğretmiş, sonra da kayıplara karışmıştır. Bu iki düş avcısı, şişelere koydukları mektupları denize bırakarak balıkçıdan haber almaya çalışırlar. Bu arada, adada karşılaştıkları uykucu kaplumbağa Pakua ve Tompotom sülalesiyle başlarına çok ilginç olaylar gelir. Kitabı okuyunca siz de onlarla birlikte Düş Denizi’nin mucizelerine tanık olacak, düş avcılığının inceliklerini keşfedeceksiniz. Umarım bir gün sizin de bütün düşleriniz gerçek olur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/029639a6-8e8f-44b1-8c74-51f59d69eca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Che Guevara</image:title>
            <image:caption>Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin... 
 
Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa ölüm hoş geldi, safa geldi... 
 
En önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kabiliyetinizi koruyabilmenizdir. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb018b91-6ec9-49d3-9861-82fe89ee85a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Yöneten Gizli Güçler</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Yöneten Gizli Güçler
￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d9e539-eabc-47e3-a461-41e45fe78b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömrüne Sığmayan Adam Aziz Nesin 1915 - 2015 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aziz Nesin&apos;in yazılmamış özyaşam öyküsü, Ömrüne Sığmayan Adam&apos;ın 100 yıllık serüveni...
&apos;&apos;Yıl 1915, Çanakkale Savaşının en kızgın, en civcivli zamanı.
Nusret, &quot;yardım, Tanrı yardımı, başarı, üstünlük&quot; anlamına geliyor.
Tanrı yardım etsin de Çanakkale Savaşını kazanalım diye, böyle bir dilekle adımı Nusret koyuyorlar. Mehmet de dedemin adı. Ben Mehmet Nusret...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba7d0f2-8fd2-48b8-b6cc-a34b8968dfde.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Sonuna Dair Kehanetler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, son üç yüzyılda kapitalizmin sonuyla ilgili kehanetleri karakterize eden umut ve hayal kırıklığı arasındaki tuhaf suç ortaklığını yakalıyor. Hem kehanet hakkında uyarıcı bir hikâye olarak hem de kapitalizmin mantığının örnek bir incelemesi olarak okurların ilgisini çekecektir. 
—Arjun Appadurai, New York University 
Francesco Boldizzoni bize, kapitalizmin çöküşüne dair öngörülerin neredeyse kapitalizmin kendisiyle yaşıt olduğunu gösteriyor. Kendi hatalarından pay çıkarmamakta direnen ve devrim adı altında “bir şey yapma” duruşunu temize çıkaran iktisadi düşünce geleneğine ışık tutuyor. Ayrıca bu kitap, tahmin kültüne dair nefis bir çalışmanın ürünü. 
—Jeremy Adelman, Princeton University 
Kapitalizmin Sonuna Dair Kehanetler, politik iktisada ve entelektüel tarihe ilgi duyan herkes için özel bir kitap; ayrıca kapitalizm ve geleceğine dair güncel tartışmalarla birlikte, kriz ve kriz teorisi tartışmalarında da büyük bir rol üstlenecektir. 
—Wolfgang Streeck, “How Will Capitalism End?” kitabının yazarı 
Bu, kapitalizmin sonunun başlangıcı mı? Öyle olabileceğini düşünüyorsanız -kapitalizmin çöküşünü ister sabırsızlıkla ister endişeyle bekliyor olun- Francesco Boldizzoni’nin yeni kitabı sizi bir kez daha düşündürecektir. —Alyssa Battistoni, Boston Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24a06f6f-dc24-43f7-83b4-bfe617b43bc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarınızı Arttırmak İçin Hafıza Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Uzun yaşamanın sırrı,beyin hücrelerini çalıştırarak güçlendirmektir. 
William Vogt 
Hafızaya ait tabii kanunlar üçtür. 
Bunlar:hatırlanacak şey hakkında derin bir intiba bırakmak.hatırlanacak şeyi tekrar etmek. 
Hatırlanack şeyleri başka şeylere bağlamaktır. 
Dale Carnegie 
İnsanların çoğu,sahip olduğu hafıza kabiliyetinin yüzde onundan fazlasını kullanamaz ve yüzde doksanını hafızayı işleten tabi kanunları imal ederek israf eder. 
Carl seashore 
Bağırıp çağırmakla istediğini elde edemezsin.İstediğini elde etmek için aklını kullanmalısın. 
Twelve Monkeys 
Başkaları yapabiliyorsa sen de yapabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fdbd5b4-aec9-4d17-bbdd-92d2afbf2496.jpg</image:loc>
            <image:title>Keynes Ve Keynes’in İktisadı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin önemli iktisatçılarından Keynes üzerine eşsiz bir kitap! 
İktisat teorisinin temelleri Adam Smith’le atılmıştır. Smith, değer teorisi, iş bölümü, mutlak üstünlükler teorisi ve piyasa ekonomisini başyapıtı Ulusların Zenginliği’nde okurla buluşturmuştur. Karl Marx, Smith’in değer teorisini Robert Malthus ve David Ricardo’nun görüşleriyle harmanlayarak emek değer teorisini oluşturmuştur. İktisat yazınında kitapları en çok okunan üç iktisatçıdan ikisidir Smith ve Marx. Üçüncü ise, John Maynard Keynes’tir. 
Bentham’ın fayda teorisine tutunup klasik iktisadın değer teorisinden ve bölüşüm sorunundan uzaklaşan neoklasikler, 1929 Buhranı’nın piyasa ekonomisiyle çözülemeyeceğini, devletin piyasaya müdahalesinin gerekliliğini vurgulayan Keynes tarafından bozguna uğratılmıştır. Keynes, neoklasik iktisada asıl darbeyi İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi kitabıyla vurmuştur. 
Yakın tarihte, yaşadığımız her krizde muhakkak başvurduğumuz Keynes ve Keynes’in iktisadına dair İktisat ve Toplum Dergisi’nde yayımlanmış makalelerden derlenen bu kitap, sizi, Keynes’in bilgeliğiyle baş başa bırakacak. 
Yazarlar: Ahmet Ertuğrul - Alper Duman - Bayram Ali Eşiyok - Ercan Eren - Erinç Yeldan - Hasan Ersel - Hüseyin Özel - Kaan Öğüt - Meghnad Desai - Mehmet Fatih Cin - Metehan Cömert - Oğuz Esen - Oğuzhan Altay Ömer Faruk Çolak - Sacit Hadi Akdede -Şevket Pamuk - Turan Subaşat - Vedit İnal - Yılmaz Akyüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/054d70c8-3254-4e06-80ea-d1b82a756b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Her Yönüyle Zihin Kontrolü</image:title>
            <image:caption>İnsanlar binlerce yıldır başka insanlar üzerindeki etkilerini arttırmak için neler yapabileceklerini öğrenmeye çalışıyor. Amaç basit: Bir başkasının zihnini ele geçirirseniz ona istediğinizi kolayca yaptırabilirsiniz. Etkili ikna teknikleri başka insanlara istediklerinizi yaptırmanız için kullandığı-mız en bilinen yöntem ama sonuçları net ve her zaman istendiği gibi olmuyor. Bu da insanları karanlık ve etik dışı olsa da başka yöntemlere itiyor. 
İşte zihin kontrolü tam da burada ortaya çıkıyor. Eğer bir başkasının ne düşündüğünü, ne istediğini ne istemediğini, kimlerle görüşeceğini, olaylara nasıl yaklaşacağını ve nasıl ya da ne yönde karar vereceğini kontrol edebilseydiniz ne olurdu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2933568-6c57-4703-8356-fd7338334c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Yapı ve Ekonomik Kırılganlıkların Uluslararası Rekabet Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>Günümüz iktisadi hayatın işleyişini anlamaya çalışırken dünya kapitalizminin 1980 sonrası yaşadığı büyük değişimlerin analizlere dahil edilmesi gerekmektedir. Zira, dünya kapitalizm tarihinde 1980’li yıllar önemli bir eşiği oluşturmaktadır. Her alanda kendini gösteren değişim dinamiklerine öncülük eden finansal küreselleşme ve liberalizasyon akımı, orta gelirli-gelişmekte olan ekonomilerde daha dikkate değer sonuçlar doğurmuştur. Uluslararası sermaye hareketlerinde gözlemlenen büyük artışlarla kendini gösteren finansal küreselleşme, orta gelirli-gelişmekte olan ülkelerde yapısal ekonomik kırılganlıklara kapıları aralamıştır. Sermaye hareketliliğinin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerin orta gelirli-gelişmekte olan ekonomilerde yarattığı önemli sonuçlardan biri de dış ticaret ve rekabet gücü alanında olmuştur. Bu çerçevede, bu kitap, 1980 ve sonrası yıllarda sözü edilen paradigma değişikliğinden olumsuz anlamda etkilenen gelişmekte olan ülke ekonomilerinin yeni düzenin gerektirdiği hedef alanı (rekabet gücünü arttırmak) ile uğraş alanına (ekonomik kırılganlıklarıyla mücadele) yoğunlaşarak, bu alanlara kurumsal iktisat paradigması bağlamında yeni çözüm önerileri sunmayı amaçlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5234c143-ef65-4835-b639-001ed39d9f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyamın Merkezi</image:title>
            <image:caption>Hikâyelerin başladığı ve bittiği yerde, dünyamın merkezindeyim! 

Ödüllü eserlerinden tanıdığımız Andreas Steinhöfel&apos;in kaleminden çıkan Dünyamın Merkezi, bir delikanlının yetişkin ve olgun bir bireye dönüşme sürecini ele alan çok katmanlı bir &apos;&apos;oluşum romanı.&apos;&apos;

Yaşadığı yere sığamayan, geçmişinden kaçamayan, geleceğini göremeyen ve tercihlerine yönelik saldırılara karşı kendini savunmaktan başka çıkar yol bulamayan Phil&apos;in darmadağın hayatına geniş bir parantez açan yazar; toplumsal baskıların ve büyüme sancılarının kültür farkı tanımadığını da bir kez daha gözler önüne seriyor. 
 
Yer yer Yunan mitolojisinden esinlenen girift konusu, sarsıcı kurgusu ve etkileyici üslubuyla okuru daha ilk sayfalarından kıskıvrak yakalamayı başaran kitap; bizi keşiflerimiz, hayal kırıklıklarımız ve yaşama dair seçimlerimiz üzerine sorgulamaya itiyor. 









Phil, hayat yolunun çok başında, henüz on yedi yaşında bir delikanlı. Fakat yaşıtlarından oldukça farklı; çünkü dünyaya körü körüne bakmaktan çok daha fazlasının peşinde. Bir yanda ilişkilerinde orta yolu bulamadığı uçarı annesi ve bir zamanlar hiç ayrılmadıkları ikiz kız kardeşi, öteki yanda ise içindeki dalgalanmaların kaynağı, tutkuyla kalbini kaptırdığı Nicholas var. Üstelik eski, büyük evlerinin odalarında birbirinden gizli, birbirinden saklı nice büyük sır açığa çıkmayı bekliyor. Ne var ki karmaşık geçmişiyle yüzleşmeden önce kendisiyle barışmayı öğrenmeli...

Okurun zihnini kurcalamayı seven Andreas Steinhöfel zamandan ve mekândan bağımsız akan bu derinlikli hikâyesiyle, bizleri dünyalarımızın merkezine inmeye çağırıyor ve Phil&apos;in peşi sıra, kitabın sayfalarının hayli ötesine geçecek bir yolculuğa çıkarıyor.

&apos;&apos;Ayaklarımın altındaki yer hâlâ sallanıyormuş gibi geliyor ama artık düşmekten korkmuyorum. Bu güzel bir his. Hareket hâlindeki yaşama dair bir his...&apos;&apos;
 

&apos;&apos;Hem üslup hem de konu açısından ağırlığını hissettiren çok katmanlı bir roman.&apos;&apos; The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efbf6b4c-2233-4116-b0bd-6dfb4f8ef17b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Olaylar Dizisi</image:title>
            <image:caption>Ünlü yazar ve biyolog Sean B. Carroll&apos;dan yaşamlarımız ve üzerinde yaşadığımız şu dünyada şansın şaşırtıcı gücüne dair heyecan verici, hayranlık uyandıran bir öykü bu. 
Dünya neden bu şekilde? Bizler buraya nasıl geldik? Her şeyin bir nedeni var mıdır, yoksa kimi şeyler şansa mı bırakılmıştır? Filozoflar ve teologlar bu sorulara binlerce yıldır kafa yoruyor, ancak son yarım yüzyıldaki şaşırtıcı bilimsel keşifler, şansın yön verdiği bir dünyada yaşadığımızı ortaya koyuyor. Şanlı Olaylar Dizisi, şansın müthiş gücünü ve canlılar dünyasındaki tüm güzellik ve çeşitliliğin şaşırtıcı kaynağını anlatıyor. 
Diğer tüm türler gibi biz insanlar da tesadüfen buradayız. Ancak herhangi birimizin var olabilmesi için ne kadar çok şeyin belirli koşullarla gerçekleşmiş olması gerektiği şaşırtıcıdır. Son derece olasılık dışı bir asteroid çarpmasından, Buzul Çağı&apos;ndaki keskin değişimlere, ebeveynlerimizin gonadlarındaki görünmez kazalara kadar, hepimiz şaşırtıcı bir dizi şanslı olay sayesinde buradayız. Ve şans, yaşamla ölüm arasındaki o kıldan ince çizgide her gün hüküm sürmeye devam ediyor. Elinizdeki bu eser, gerçekten bu büyük olguya ilişkin nispeten küçük hacimli bir kitap, fakat aynı zamanda coşkulu bir öyküdür. Monty Python, Kurt Vonnegut ve diğer büyük düşünürlerden esinlenen ve günümüzün en başarılı bilim öykücülerinden biri tarafından kaleme alınan Şanslı Olaylar Dizisi, hayatın en önemli ama en az takdir edilen gerçeklerinden birinin karşı konulmaz derecede eğlenceli ve düşündürücü bir anlatımı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee48218c-241f-4924-b255-6ee0f9ef375a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Daha Bilgili</image:title>
            <image:caption>Oyun gecesinin hâkimi olun, buluşmalarınızda parlayın ve tanıdığınız herkesi bu az bilinen gerçeklerle dolu; eğlenceli, garip ve akıllı kitapla etkileyin. 
 
Bir grup tavşan yavrusuna yumak dendiğini biliyor muydunuz? Ya da Mickey ve Minnie Mouse’u seslendiren insanların gerçek hayatta evli olduklarını? Peki ya bunu biliyor muydunuz: Antik İran’da devlet görevlileri yasaları iki kez tartışıyorlardı; bir kez ayıkken, bir kez de sarhoşken. 
  Şu an biraz iyi haber hepimize iyi gelebilir. Komedyen ve yazar Emily Winter, dünyamızda iyilik, güzellik, empati, mizah, sihir, şapşallık, tatlılık, güç, umut ve neşe olduğunu göstermeye geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/042cb57a-9e3c-4310-9724-e214da3be955.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Doğuşu Anadolu Selçuklu Devleti</image:title>
            <image:caption>Ortaçağ İslâm tarihi araştırmalarının önde gelen isimlerinden Fransız şarkiyatçı Claude Cahen (1909-1991) tarafından kaleme alınan La Turquie Pré-Ottomane, yazarın en önemli eserlerindendir. Söz konusu eser, yine önemli bir Ortaçağ tarihçisi İngiliz şarkiyatçı Peter Malcolm Holt (1918-2006) tarafından bazı tashih ve ilavelerle The Formation of Turkey: The Seljukid Sultanate of Rum: Eleventh to Fourteenth Century ismiyle İngilizceye tercüme edilmiştir. Elinizdeki çalışma da eserin İngilizcesinden Türkçeye tercüme edilmiş hâlidir. Cahen, Selçuklu ve Moğol dönemleri şeklinde iki ana bölüme ayırarak kaleme aldığı eserinde 11. yüzyıldan yaklaşık 14. yüzyılın ortalarına kadar Anadolu’daki Selçuklu, Beylikler ve Moğol hâkimiyetinin siyasî, askerî, idarî, sosyal, kültürel, ekonomik ve dinî boyutları üzerinde durmaktadır. Çalışma, Bizans Anadolusu’nun “Türkiye”ye dönüşme serüvenine tüm boyutlarıyla ışık tutmaktadır. Ana kaynaklarla modern araştırmalara dayanılarak hazırlanan bu mühim eser, Selçuklu, Beylikler ve Moğol tarihi yani kısaca Anadolu’nun Osmanlı öncesi Türk tarihi araştırmalarında her daim başvurulacak bir el kitabı hüviyetindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c076b37-6ddf-4140-8ad0-76390b783c1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?</image:title>
            <image:caption>Yoksa hepimize yalan mı söylediler? 
Başarının anahtarı olarak yıllar boyunca rasyonel düşünme işaret edildi, düşünme ve hissetmenin davranışlarımızda ayrı ve karşıt güçler olduğu hepimize benimsetildi, ancak son dönemde araştırmacılar tarafından yeni bir keşif ortaya atıldı: Duygular da en az düşünmek kadar önemlidir! 
Başkalarıyla nasıl daha iyi bağlantı kurabileceğimizin; hayal kırıklıklarımızı, korkularımızı, endişelerimizi nasıl anlamlandırabileceğimizin; daha mutlu bir yaşam sürdürmek için neler yapabileceğimizin cevabı duygularımızı anlamakta yatıyor. Öncü bilim insanlarının laboratuvarlarına dalan ve felaketle flört eden gerçek dünya senaryolarına yolculuk yapan Leonard Mlodinow, duygularımızın nasıl yardımcı olabileceğini, neden bazen incittiğini ve her iki durumda da neler öğrenebileceğimizi gösteriyor. 
Tüm dünyada büyük yankı uyandıran Subliminal’in yazarı Mlodinow, evrimimize ve biyolojimize ilişkin derin kavrayışları kullanarak, duygularımızı daha iyi anlamamız ve onların faydalarını en üst düzeye çıkarmamız için bize araçlar sunuyor. Karakteristik netliği ve büyüleyici hikayeleriyle Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir? yeni duygu bilimini keşfediyor ve bize doğanın en büyük armağanlarından birinden en iyi şekilde yararlanmamız için temel bir rehber sunuyor. 
“Duyguların bilinçdışından düşünceleri nasıl yönlendirdiğini anlamakla ilgilenenler için haz verici bir okuma. Mlodinow, ikna edici örnekler ve güncel araştırmalarla konuyu mahirane biçimde ele alıyor ki epey etkileyici bir şey bu… Rasyonelliğin karar alma süreçlerindeki sınırlı etkisine dair gitgide güçlenen konsensüsün canlı bir tezahürü.” — The New York Times Book Review 
“Leonard Mlodinow, bu kitabında hızlandırılmış bir kurs vadediyor. Rotası insanların (ve hayvanlar aleminin) davranışları olan, üstünkörü olmaktan çok renkli bir yolculuğu andıran bir kurs bu. Bu akılcı ve derli toplu kitap, genel olarak duyguları kullanmakla değil, duyguların bilimiyle ilgileniyor ama bunu yaparken tavsiyeler vermek ve okuyucunun kendi içine dönmesini sağlamak fırsatından da geri durmuyor… Yalnızca hayret verici değil, aynı zamanda etkileyici bir eser.” — The Wall Street Journal 
“Etkileyici… Duyguların ve düşüncelerin karşılıklı ilişkisini keşfetmek büyüleyici… Duygusal, duygularımızın köstek işlevi taşımadığını, aksine hayatlarımızı zenginleştirdiğini gösteriyor.” — Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb3fca9-993f-45b4-8437-aecd4d001e9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanayan Yaram Kudüs</image:title>
            <image:caption>Ben Kudüsüm, 
Mirac’ın mucize şehri, 
Ben Kudüsüm 
Peygamberlerin diyarı 
Ben Kudüsüm 
Binlerce şehidi bağrına basan 
Ben Kudüsüm 
Binlerce mazlumun gözyaşı olan 
Ben Kudüsüm 
Bütün ümmetin kanayan yarası 
Ben Kudüsüm Geceleri sessizce ağlayan şehir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8156fe99-e8a6-4f8a-b71c-bf7cb1341b34.jpg</image:loc>
            <image:title>Tezgâh Altı Düşünceler</image:title>
            <image:caption>İnsan olumsuz olayların baskısından kendini kurtaramazsa, genellikle aklını yitirir. Aklını yitirerek başkalarının  oyuncağı, eğlencesi olmamak için, yaşam direncinin yakıt deposunu sürekli dolu tutmak gerekiyor bende öyle yaptım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a75f8da-eb52-4979-89e1-15f54f535b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Torunumla Baş Başa</image:title>
            <image:caption>Bu öğretici çocuk kitabı;&quot;Torunumla Baş Başa&quot;nın yazılması için beni teşvik eden, heveslendiren; duygu, düşünce ve hayallerini bana açan; kitabı birlikte yazdığımız, 9 yaşındaki bir tanecik sevgili torunum Elif MERCAN’a (Elif DEMİRCİ’ye) sonsuz teşekkürlerimle... Elif’in ileride iyi bir yazar olması dileğimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bab4225-29c6-4095-9fb1-836a0bf2b58a.jpg</image:loc>
            <image:title>İpin Ucu</image:title>
            <image:caption>Toplumsal olaylardaki gelişmeler, görünüşte rastlantısal gibi dursa da, hiçbirisi rastlantının dar kalıpları içinde gelişip, oluşmaz. Her şey neden-sonuç ilişkileriyle birbirine bağlıdır.  12 Eylülün hazırlanışından getirilişine, uygulanışından sonuçlarına kadarki süreç ve sonuçları da bu kapsamda değerlendirmelidir. ABD işbirlikçisi yerli egemen güçlerin yarattığı planlı programlı kargaşa ortamı ülkeyi bile bile ölümlere, bile bile katliamlara götürerek amacına ulaşmıştır. Örneğin Maraş, örneğin Çorum katliamları ABD maşası yerli güçlerin işbirliği ve Ordunun tepesine yerleştirilmiş ABD kuklası BEŞLİ ÇETE’nin katkılarıyla gerçekleştirilerek 12 Eylüle varılmıştır. İşte bu kitapta okuyacaklarınızın tamamı 12 Eylül döneminin yaşanmış gerçek olaylarının bir bölümünün anlatımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ba8cab-e246-4c73-9acc-004d9fdf501a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Güneş</image:title>
            <image:caption>Bir hikaye ne zaman başlar, ne zaman biter? 
Bence bir hikaye, hikayeyi gözünden takip ettiğimiz tüm karakterler gözlerini ilk kez açtığında başlar, son kez kapattığında biter. Onun hikayesi henüz bitmedi ve ben daha başlangıcını bile bilmiyorum. 
 
  Hayatınızın içinde olmayan birisi size ne kadar zarar verebilir? 
  Delilik, her insanın içinde bulunan çekinik bir gen midir, yoksa sonradan mı gelir? 
 
  Siyah Güneş işte bana bu soruları sorduruyordu. Kimse görmese de tüm İzmir&apos;e etkisini hissettirebiliyordu. 
 
  Onun ve onun gibilerin yaydığı bu deliliğe, çekinik genime kapılmamak için… Normal bir insan olabilmek için, normal insanların arasına saklandığımı sanmıştım. 
 
  Ama hangimiz normaliz ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1557478d-4007-4100-8334-4b4955b37a33.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Devrin Hikayesi &amp; İttihat ve Terakki</image:title>
            <image:caption>XIX. Yüzyılın sonlarına doğru, Osmanlı aydınları arasında özgürlük eşitlik, meşrutiyet gibi düşünceler hızla yayıldı. Namık Kemal, Ziya Paşa gibi aydınların, öncülüğünde bir özgürlük hareketi başladı. Avrupalıların Jön Türkler adını verdikleri, Yeni Osmanlılar, bu düşüncelerini daha rahat ve etkili bir şekilde yaymak için Avrupa’ya gittiler. Yeni Osmanlılar, ülkede bir meclisin açılmasını, ırk, din ve mezhep ayrılıklarının ortadan kaldırılmasını istemekteydiler. Onların bu düşünceleri Mithat Paşa ve Ser Asker Hüseyin Avni, Süleyman Paşa gibi devlet adamları tarafından desteklenmekteydi. 
Osmanlı ülkesinin maliyesi ciddi biçimde bozulmuş, dış borçlar ciddi şekilde artmıştı. Bu durum halk arasında genel bir hoşnutsuzluk yaratmıştı. Yeni Osmanlılar Padişah Abdülaziz’i tahtan indirdiler. V. Murad padişah oldu fakat onun psikolojik sorunları, delilik boyutlarına varınca, üç ay sonra onu da tahtan indirdiler, yerine Meşrutiyeti ilan edeceği sözünü veren II. Abdülhamit’i padişah yaptılar. İşte bu kitabın hikâyesi tam olarak burada başlar. Başrolde Abdülhamit vardır. Onun baskıcı yönetiminde aydınların tasfiyesi, Mithat Paşanın yürekleri acıtan şehadetini, Namık Kemalin sürgünü ve Ali Suavi’nin karakol polisi, okuma yazması olmayan sonradan paşalığa yükseltilen, yedi sekiz Hasan tarafından başının nasıl ezildiğini okuduğunuzda yüreklerinizde bir burukluk hissedeceksiniz. Hayatta hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. “Gün gelir hesap döner”, ferman Abdülhamit’inse dağlar genç ittihatçılarındır. 
Bu kitapta Mithat Paşanın, Namık Kemalin, Ali Suavi ve isimlerini sa-yamayacağımız aydınların, açtığı yolda Meşrutiyet ülküsü uğruna dağlara çıkan, ceplerinde idam fermanları, körüklü çizmeli, avcı ceketli kayzer bı-yıklı İttihatçıların Hikâyelerini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b3dda1-1890-4eb4-9eb4-ce1094e4d11d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay- Hadi Keşfedelim</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75ef213a-5877-43e7-9fcb-9ce8ce8cc594.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeyiz</image:title>
            <image:caption>Anneler bazen kederlerini koyar kızlarının çeyizine 
bazen de kederlerini… 
 
Annemden aldım çeyizimi, 
Serdim dantel dantel ömrüme. 
Aldığım çeyiz değilmiş ki 
Kaderimmiş meğerse... 
 
Anneler kızları için ince ince danteller örer... 
Anneler kızları için iğne oyalı tülbentler bezer... 
Anneler kızlarının hem tahtını hem bahtını eyler... 
Nesilden nesile aktarılan korkuların, kederlerin, tebessümlerin, kırık kanatların, kabuk tutmuş yaraların, yarına saklanan umutların yaşamın bağrından akan iyileşme hikâyelerini bırakıyoruz sehpanızın üzerine. 
 
Çeyizlik dantel serer gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/876f5cae-5d87-442e-94e8-508d31595b66.jpg</image:loc>
            <image:title>İFA - İnsanın Fabrika Ayarları (Genişletilmiş Yeni Baskı)</image:title>
            <image:caption>Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor? 
 
Elinizdeki kitap, insanlığın gereklerini İFA edebilmek için, bilimsel gerçeklere farklı bir çerçeve öneriyor. İnsanın Fabrika Ayarları, kendinizi başka bir bakış açısından bir kez daha anlamaya davet ediyor. 
 
·         İnsan neden bu kadar çıplak ve aciz? 
·         Bedensel ihtiyaçları karşılanan insan neden mutlu olamıyor? 
·         Yüz yıl önceki insanların bilmediği bunca yeni “ölüm nedeni” nereden çıktı? 
·         Neden hareketsiz kalınca hastalanıyoruz? 
·         Fazla yemek bize neden iyi gelmiyor? 
·         Yalnız kalınca neden erken ölüyoruz? 
·         Bedenin stres tepkileri, tüm hayvanların hayatta kalmasına yardımcı olurken, bizi neden bu kadar yoruyor; hatta hasta edip öldürebiliyor? 
·         Sınırlarını aşamayan, zihnini ve bedenini zorlamayan insanlar neden bunalıma giriyor? 
·         Yaratılışımıza uygun bir yaşam kurmak ve bunu sürekli hale getirmek bu kadar zor mu? 
 
Bu kitap, bu ve benzeri soruların cevaplarını vermekten ziyade kendiniz için en doğru cevapları bizzat sizin bulabilmeniz için yazıldı. Bundan sonrası ise size kalıyor. 
 
Kendinize iyi bakın, göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc6a0aae-d838-4d97-932f-695ee21c3f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Beyin ile Yaşam</image:title>
            <image:caption>Yarım yüzyıl boyunca sağ beyin yarım küremizin duygusal beynimiz, sol beyin yarım küremizin de rasyonel düşünen beynimiz olduğuna inanmak üzere eğitildik. Hâlbuki duygusal limbik dokular beynimizin iki yarım küresi arasında eşit şekilde dağılmış durumdadır. Dolayısıyla her bir yarım küre hem hisseden hem de düşünen birer beyne sahiptir. 
 
Dr. Jill Bolte Taylor, Tüm Beyin ile Yaşam isimli bu kitabında birbirinden çok farklı olan bu hücre modüllerini bizi biz yapan Dört Karakter olarak sunmaktadır. Bu Dört Karakterin her biri belirli yetenekleri sergilemekte, belirli duyguları hissetmekte veya kendine has düşünceler düşünmektedir. Ayrıca Dr. Taylor, içimizdeki farklı karakterleri ortaya çıkarırken istediğimiz zaman bu karakterlerin hangisi olacağımızı, nasıl davranacağımızı seçebilmemiz ve onları başkalarında fark edip onlarla ilişki kurabilmemiz için gerekli araçları da anlatmaktadır. 
  Kendimizin ve başkalarının Dört Karakterine aşinalığımız arttıkça düşüncelerimiz, duygularımız, ilişkilerimiz ve hayatlarımız üzerinde daha fazla güç kazanırız. Aslında her anımızda kim ve nasıl olacağımızı seçme gücüne sahip olduğumuzu keşfederiz. Dört Karakterimiz birlikte çalışıp tüm beyin olarak birbirini dengelediğinde de kendimizin en iyi haline gelebilir, en iyi hayatlarımızı yaşayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e52f8872-5bff-48aa-8740-73d044ece173.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerde O Eski Sen</image:title>
            <image:caption>“Nerde o eski sen?” cümlesinden anlayacağımız üzere çevremizde değişen, dönüşen yahut dünyevileşen insanlar var. Belki kendimiz de bu değişimin bir parçasıyız. “Eskiye özlem” klişesi yalnızca eski eşyalar ve mekanla alakalı bir duygu değil. En çok eski hassasiyetini, eski maneviyatını, eski samimiyetini kaybeden kişiler için üzülür, hayıflanırız. Geçmişte her bakışının, her kelimesinin manasını ezbere bildiğimiz en yakınımızla bile artık konuşabilmek, anlaşabilmek ve müşterek noktalarda buluşabilmek neredeyse imkânsız hale gelmiş olabilir. Bunu sorgularken bizi bu sonuca ulaştıran dinamikleri de dikkate almak zorundayız.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39153dda-cb84-404a-ab6b-eb69b4ffeb62.jpg</image:loc>
            <image:title>İçin İçin Yanan Ateş</image:title>
            <image:caption>Milyonlarca okuru büyüleyen Trendeki Kız ve Karanlık Sular’ın yazarı Paula Hawkins’ten aldatmaya, cinayete ve intikama dair yepyeni bir roman.
Londra’da genç bir adam korkunç şekilde öldürülmüş olarak bulununca, onu tanıyan üç kadın hakkında soru işaretleri oluşur. Laura kurbanın teknesinden çıkarken görülen son kişidir. Teyzesi Carla hem onun hem de yakın zamanda vefat etmiş bir başka aile üyesinin yasını tutuyordur. Miriam ise polisten sır saklayan meraklı bir komşudur. Kurbanla ayrı bağlantılara sahip üç kadın, içten içe kendilerine yapılan yanlışları düzeltmek için yanıp tutuşur.
İntikam söz konusu olduğunda iyi insanlar bile korkunç şeyler yapabilir. Huzuru bulmak için ne kadar ileri gidilebilir? Sırlar alev alıp patlamadan önce ne kadar süre için için yanabilir?
“Kitabın sonunu yalnızca bir kâhin tahmin edebilir.”
–New York Times
“Tüm harika gerilim kitapları gibi ters köşelerle dolu. Aynı zamanda derinlikli, zeki ve fazlasıyla insancıl bir kitap.”
–Lee Child</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de48050-29d9-444b-af07-07cbff737034.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an ve Ehl-i Kitap</image:title>
            <image:caption>Hz. Muhammed vefatına yakın günlerde; Müslümanların sapmaması için bir ve tek bir ilke bıraktı: “Kur’an’a ve Ehl-i Beytime sarılırsanız asla sapmazsınız,” diye buyurdu. Çünkü Kur’an’da yeteri kadar ayet ve ilke vardı.  Ehl-i Beytte de o ilkelerin sağlıklı anlayışı ve pratiği vardı. Çünkü Ehl-i Beyt işin içinde idi ve dinin asıl varisleri idi. 
 
Fakat Hz. Muhammed’in vefatından kırk sene sonra; O’nun ezeli düşmanları olan ve mecburiyetten Müslüman görünen Emeviler, karşı devrim yaptılar. İşi Ehl-i Beyt’ten aldılar, onları katle ve sürgüne maruz bıraktılar. (Bunlar Tarihen sabittir.) 
 
Çok geçmeden “Size Kur’an ve Ehl-i Beytimi bırakıyorum” vasiyetini Kur’an ve Sünnetimi bırakıyorum, şekline çevirdiler. Çığır ve pratik demek olan sünnet kavramını da Emevilerin izin verdiği kadar bize gelen ve çoğu çelişkili; Emevilerin cebir ve antropomorfizmini içeren hadis rivayetlerine çevirdiler. Ve maalesef asıl çığır ve pratikleri bilenler susturuldu, öldürüldü veya zehirletildi. 
 
Bu rivayetlerin sahibi olan Ehl-i Hadis, tarihte Kur’an’ı, aklı, ilmi ve yorumu esas alan, başta Ehl-i Beyt İmamlarını ve Ebu Hanife gibi Büyük Mezhep İmamını çok yorduğu gibi, İmam Eş’ari ve İmam Maturidi’yi de sapıklıkla suçladılar. En son Vehhabiliğe dönüştü, sonra Işid ve El-Kaideye dönüştü. Bunlar Hadis, Kur’an’ın hükmünü kaldırır, diyorlar. Yorumu, aklı ve bilimi esas alan herkesi tekfir ediyorlar. 
 
BÖYLELİKLE HZ. MUHAMMED’İN MESAJI BİRÇOK KONUDA KAYBOLDU. 
 
Bu konulardan biri Kur’an’ın Cihad Anlayışı, diğeri ise, Kur’an’ın Ehl-i Kitapla İlişkisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fe2fb90-f220-49f3-8c74-2a9d08adcc73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bildiklerini Unut - Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var-II</image:title>
            <image:caption>“Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var kurgu dışı serisi; yaşanmış gerçek bir hikayenin; 
birbirine bağlı iki kardeşin ani gelen ölümle birbirine veda edemeden ayrılışının, 
sıradışı olaylarla örülü çarpıcı, saf ve sansürsüz yolculuğu. 
 
Türk basınını uzun yıllardır yurtdışında başarıyla temsil eden gazeteci yazar Ayşegül Ekinci, yarın kaygısı olmadan, ölüm kavramını düşünmeden yaşadığı hareketli hayatının ağabeyi Cerrah Dr Hüseyin Ekinci’nin ölümüyle nasıl değiştiğini anlatıyor. 
Bildiklerini Unut, ağabeyinin ölümünün ardından hayata tutunmak için yollara düşen yazarın aynı zamanda yas çözümlemesine ait deneyimleri, derin araştırmaları ve ünlü Hintli mistik Sadhguru ile çalışmaya başlamasının soluksuz serüveni.” 
 
“Ayşegül hem yazar hem de şifacı olarak gerçek bir usta. O ender rastlanan , saf ve iyi niyetli yaklaşımıyla insanları anlama, içtenlikle duyma ve bunları aktarma kabiliyetine sahip. Olağanüstü yazı dili, kelimelerinin şifası geleceğe yön veren cinsten.” — Vianna Stibal, Theta Healing kitaplarının yazarı ve Theta Healing’in Kurucusu 
 
“Eğer sevinç, mutluluk ve coşku gözyaşları yanaklarını yıkamadıysa henüz hayatı deneyimlememişsindir.” — Sadhguru, Mistik, Yogi ve kitapları çok satan yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d9fd77e-2945-4ab2-865e-defa5562c41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Sedalar</image:title>
            <image:caption>Şiirimizin bir tarzı olan akrostiş sanatını; ya yakından tanıdığım ve teşrik-i mesaide bulunduğum bazı güzel insanlar için, ya da eserleriyle ve bende bıraktığı olumlu izlenimlerle uzaktan tanıdığım ve de sevdiğim değerli insanlar için icra etmeye çalıştım. 
 
Bu hususta tercih genellikle tarafımdan yapılmıştır. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere bazen talepler de söz konusu olmuştur. Gerçek şu ki, burada bahsi geçen tüm güzel insanlar için yazılanlar, yazdığım tarih itibariyle bana ait ifadeler ve o kişiye ait gözlemlerim ve tespitlerimdir. Zorlama ve zorlanma söz konusu değildir. Bu çalışmalarımı “Hoş Sedalar” ismini verdiğimiz bu kitabın ilk kısmında “Akrostişler” adı altında siz değerli okuyucularıma sundum. Ayrıca, Doç. Dr. Zeki GÜREL dostumun önerisi ile az da olsa bazı kavramlarla ilgili akrostiş çalışmalarım da olmuştur. Onları da aynı kısımda sizlerle paylaştım. 
 
Akrostiş dışında, konusu bazı insanlara özel, dörtlük ya da beyitler şeklindeki çalışmalarım da “Bahse Özne Olanlar” bölümü adı altında bu kitapta yer almıştır. Bütün bunlar var olan duygularımın dışa vurumu, o kişiler ve kavramlar hakkında bende oluşan izlenim ve çağrışımların paylaşılma ve sözle ifade durumudur. 
 
Amaç, farklı karakterlerin toplumsal boyutuna temas ederek, örnek verme ve model olma ölçeğindeki insanların özelliklerini yine sosyal fayda adına paylaşmadır. Başka bir gaye ise, kültürel değerleri taşıma görevini yapma ve toplumla tanıştırmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38702335-3e0b-4f7c-8790-b3531023151f.jpg</image:loc>
            <image:title>Utopia</image:title>
            <image:caption>“Olmayan-ülke” anlamındaki “ütopya” kavramını dünyaya kazandıran Thomas More ve eseri Ütopya, 1516 
yılında yazıldı. Siyasî olarak bir ideal ülke” tasavvurudur. 
Ütopya ilk olarak, İngiltere’de değil, zamanın Almanya’sında yayımlandı. 
“Ütopya’da; her şeyin herkese ait olduğu bu yerde, insanlar, bütün ihtiyaçlarının karşılanacağından eminler. 
Orada zengin de yoktur fakir de. 
Kimsenin hiçbir şeyi yoktur, ancak herkes zengindir. Bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi? Günlük ekmeğin peşinde koşmadan, oğlunun sefalet içinde yaşayacağını düşünmeden, kızının çeyizi için endişe duymadan, herkesin; kadınların, çocukların,torunların, torunlarının torunlarının ve daha sonraki kuşakların mutlu bir yaşam süreceğin denemin olarak…” 
Evet, ütopya üretilmiş bir sözcük, ama zamanla siyasal ve sosyolojik bir kavrama dönüşmüş ve etkisi artmıştır. 
Bazen sadece hayalcilik, bazen gerçekleşebilecek bir hayaldir Ütopya. 
Ve kavramsallaşmasını Thomas More ile yakalamış 
olsa da, ütopyalar insanlığın ilk dönemlerinden bu yana vardır. 
Thomas More’un “Ütopya”sı, kâşif Kolomb’un anlatılarının etkisiyle yazılmış ilk kurgusal metin olarak da özgün bir yere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20cf623c-5732-435d-914b-2fde9c0e8c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Bektaş-ı Veli</image:title>
            <image:caption>‘‘Ey derviş! Dervişlik hırkasını öyle giy ki , topluma karşı senin içinde ki büyüklenmeyi ve böbürlenmeyi senin doğanda yaksın. Aksine , o hastalıkların ateşi alevlensin .Yemeği öyle ye ki , sen onu kolayca sindirip yararlansın. Yani hepsi sana nur olsun .Aksine sana zorluk getirmiş olmasın.’’ 
‘‘Tanrı2ya karşı doğruluk, halka karşı insaf, büyüklere hizmet ,el altındakilere sevecenlik , düşmanlara yumuşaklık, dostlara sevgi ve vefa ,nefsine düzen , devişlere cömertlik,bilginlere alçak gönüllülük, cahilllere suskunlukla görün.’’ 
‘‘Hacı Bektaş-ı Veli, Rum ülkesine güvercin donunda gelir.Hacı Doğrul adındaki eren onun üstüne doğan şekilde gider. Hacı Bektaş-ı Veli silkinir. İnsan olur.Onu boğazından yakalar, sıkar. Bir zaman aklı başından giden doğrul, kendine gelince özür diler .Hacı Bektaş-ı Veli ‘Biz size mazlum donunda geldik, siz bizi zalim donunda karşıladınız;er eri  böyle karşılamaz.Güvercinden fazla mazlumnu bulsaydık onun donuna urunur öyle gelirdik ‘der.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b63eba9e-8765-4014-8915-97be52a1e7db.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Mehtapları</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar. 
 
Abdülhak Şinasi Hisar Boğaziçi Mehtapları’nda, son demlerine yetiştiği Boğaziçi’ndeki mehtaba çıkma âdetini, bir dönemin tabiatını, sanatlarını, duygularını temsil kuvvetine sahip bir tören olarak resmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dcaf8d9-783d-45d4-ba7c-afe7c886c30a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş&apos;in Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran’nın Ermiş kitabında kendi topraklarına dönmek üzere yola çıkan El Mustafa, Ermiş’in Bahçesi adlı eserde yuvasına ulaşır. Yokluğunda halkı ve müritleri onun bilgeliğine hasret kalmıştır. El Mustafa’nın yuvaya dönüşü, adeta ruhunun kökenlerine kavuşması ve bilgelik aşkıyla çıktığı yolculuğun nihayete erişidir. Müritlerinin; zaman, doğa, yalnızlık, yaşam, ölüm gibi konulardaki sorularını bilgeliğinin verdiği ağırbaşlılıkla ele alır. El Mustafa’nın kendi şehrine gelerek anne ve babasının hayattan göçtüğü bahçeye dönmesini konu edinen kitap, Cibra’nın da ölümünden iki yıl sonra yayımlandı. Fakat görülebilir ki El Mustafa’nın sözlerinde ölümün hüznü değil, aksine bilgeliğin özgürlüğü ve yaşamın idrakinin vakurluğu vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4cb8565-d7c0-4259-a0aa-b4cea17adfc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Yalıları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar. 
 
Boğaziçi Yalıları’nda Abdülhak Şinasi Hisar, eski İstanbul yalılarının, sular etrafında birer ruh, kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5193b90-4f87-4cef-b801-105c0f993c9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Yalıları</image:title>
            <image:caption>Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar. 
 
Boğaziçi Yalıları’nda Abdülhak Şinasi Hisar, eski İstanbul yalılarının, sular etrafında birer ruh, kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e1b90c-4e96-4b0d-a2c5-fc019cc594c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Ali</image:title>
            <image:caption>HZ. Ali ortaya yakın kısa boylu, koyu esmer tenli, sık ve geniş sakallı ve etine dolgundu. .Omuzları genişti ve vücudunun adaleleri düzgündü. Bilekleri ve pazıları çok kuvvetliydi, tuttuğunu koparırdı. Gözleri iri, burnu kısa ve yüzü güzeldi. Onun bu vasıfları, vücut azalarının birbiriyle uyum içerisinde olduğunu koymaktadır. Uyumlu bir vücut yapısına sahip olmasının neticesinde atik, cesur ve başarılı bir savaşçıydı. Rivayet edildiğinde H.z. Ali, hem kadının hem de erkeğin, genel olarak her kişinin, kıyafetinin düzgün ve üstünün temiz olmasına özen göstermesinin gerektiğini üzerinde dururdu. Yine rivayetlere göre Hz. Ali elbiselerinin eteklerini uzatmazdı; kısa elbise giyerdi. Bazen kumaş kemer kullanırdı ve yamalı elbise giymekten çekinmezdi. Bu durum Hz. Ali’nin, kibir ve gurur gibi İslam fıtratına aykırı davranışlardan uzak olduğunu göstermesinin yanında ondaki tevazu ve alçak gönüllülüğü yansıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a70a232-34d1-48df-8842-75467475da75.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş</image:title>
            <image:caption>’Ayrılık vakti gelip çatana dek kendi derinliğini bilmez aşk’’ 
Gemisine binip on iki yıldır yaşadığı şehirden ayrılmak üzere olan El Mustafa,vedasında halkın yönettiği sorular karşısında insana ve hayat dair konuşmaya başlar.Konuştukça bilgeliği dökülür sözlerine.Aşkın hakiki doğasına,hayatı paylaşmanın gerçek anlamına,evler,giysiler,işler gibi yaşamın görüntülerine ve çalışmak,cömertlik,akıl,dostluk gibi insan faziletlerine dair derin ve bilgelikle dolu fikirleri,  Orphalese halkı ile buluşturur. 
Halil Cibran’nın ölümsüz eseri Ermiş,basımından bugüne yüzden fazla dile çevrilerek milyonlarca okuyucu ile buluştu.Yazımının üzerinden asır geçmiş olsa da kaleminden akan naif bilgelik bugünün okurların yüreklerine seslenmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302b276a-d35e-4c80-895c-7d8e90a57e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Çok El (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“En lezzetli pişmaniye kalabalıkla birlikte yenendir!” 
 
Dedesinin yaptığı pişmaniyeyi çok seven Sami, bu lezzetli tatlının nasıl yapıldığını öğrenmek ister. Yahya Dede sıcacık macundan, tel tel ayrılan yumuşacık bir pişmaniye yaparken küçük, büyük, genç, yaşlı bir sürü elden yardım alır ve böylece pişmaniyenin büyük sırrını torunu Sami de öğrenir. 
 
Jenny Molendyk Divleli’nin gerçek bir hikâyeden ilhamla yazdığı Daha Çok El’e, Ekinsu Kocatürk’ün eğlenceli çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615deec3-7dee-41fc-89ff-61fa23eccb28.jpg</image:loc>
            <image:title>Endişeler Kükreyince (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bulut, endişelerinden kaçıp saklanabileceği bir yer ararken Kaplan Endişe&apos;yle birlikte odasından ormana açılan macera dolu bir yolculuğa çıktı ve sakinleşmenin yollarını keşfetti. 
 
Endişeler Kükreyince, kaygıyla başa çıkmaya yardımcı olacak egzersizleri ve etkileyici kurgusuyla okurlarını rahatlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2467ee0-7c67-4a0b-8d05-790418c11f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Okuma</image:title>
            <image:caption>Gizli Düşüncelere Ulaşmanın ve İnsanları Anlamanın Anahtarı, 
 
düşüncelerin gizli dünyasına adım atın!  William Walker Atkinson, &quot;Zihin Okuma&quot; ile sizi düşünce gücünün derinliklerine inmeye davet ediyor. Bu kitap, sadece başkalarının düşüncelerini anlamanın değil, aynı zamanda kendi zihinsel potansiyelinizi keşfetmenin de kapılarını aralıyor. 
 
Bu kitapla: 
 
Zihin okuma tekniklerini öğrenin: Telepati, sezgi ve empati yeteneklerinizi geliştirin. 
 
Beden dilinin sırlarını çözün: Jestleri, mimikleri ve davranışları doğru bir şekilde yorumlayın. 
 
İnsanları daha iyi anlayın: İletişim becerilerinizi güçlendirin ve ilişkilerinizi derinleştirin. 
 
Gizli potansiyelinizi ortaya çıkarın: Zihninizin gücünü keşfedin ve hayatınıza yön verin. &quot;Zihin Okuma&quot; düşünce dünyasına açılan bir kapı!  William Walker Atkinson&apos;un rehberliğinde, insanları ve kendinizi daha iyi anlamak için bu eşsiz yolculuğa çıkın! 
 
Zihnin Gücünü Keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5096cf0-16ea-416d-b821-31f2d28310ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Halıdaki Desen</image:title>
            <image:caption>Bir roman yazarı olarak sayısız eserle ustalığını kanıtlamış Henry James, 19. yüzyılın sonlarına doğru bir tiyatro macerasına da adım atar; ancak üç kere Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday olan yazarın okuru büyüleyen onca romanının yarattığı beklenti, sahnede olumlu karşılık bulmaz. Bunun üzerine James takip eden birkaç yılı sanat, edebiyat, edebî yetenek gibi kavramlara kafa yorarak geçirir. Halıdaki Desen’de James, “sorunlu sanat bilinci” diye adlandırdığı bu edebî sorunu, fena halde merak uyandıran bir macerayla paralel olarak ele alır. 
 
 
 
Hugh Vereker adlı pek meşhur yazar, eserlerinde tıpkı bir halıdaki desen gibi, dikkatle bakıldığında görülebilecek bir gizem olduğunu öne sürmektedir. Aynı zamanda bir edebiyat eleştirmeni olan isimsiz anlatıcıysa bu gizemi saplantı haline getirir: Anlatıcı mı Vereker’ın düşündüğü gibi dönemin kendini bilmez eleştirmen bozuntularındandır, yoksa Vereker mı anlatıcının düşündüğü gibi dönemin kendini dev aynasında gören vasat yazarlarındandır? 
 
“Bugünlerde, hepimiz halıdaki deseni arıyoruz.” 
 
T.S. Elliot</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01614ffe-f05a-4e77-b888-5d96ea3b9805.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Güven</image:title>
            <image:caption>Mutlu musunuz? 
Kendinize öz güveniniz tam mı? 
Hayattan beklentiniz nedir? 
Beklentilerinizin ne kadarını hayata geçirebildiniz? 
 
Değişimin ve hedefe ulaşmanın temel anahtarı bilinçli ve farkında olarak yaşamaktır. Öncelikle korkulardan, stresten, huzursuzluktan, kişinin kendi kendini kuşatıp baskı altına almasından ve tüm bunların nedenlerinin farkındalığında olmaktan geçen o yolu keşfetmek gerekir. Rehber olacak bir çalışma biçimi sunarak sorunlara çözüm bulmayı amaçlayan bu kitapla hayatınızdaki eksik halkaların peşine düşmek için siz de bir adım atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365dc3fd-c60c-4f5c-aa2d-07a77b8d1958.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Toplumlarının Temelinde</image:title>
            <image:caption>Antropoloji ne işe yarar? Kitabın giriş kısmını bu soruyla açarak Maurice Godelier niyet ve amacını en baştan belli eder. Soru basit olduğu kadar yıkıcıdır: Nesnesi ve nesnesiyle kurduğu ilişki, disiplini tamamıyla dağıtacak derecede sorgulanan bir antropoloji, her türden karşılaştırma, soyutlama ve kavramsallaştırma çabasından artık vazgeçmeli midir? Tereddütsüzce ‘‘hayır’’ cevabını verir Godelier ve bu yönde sayısız ikna edici örnek sunar.  Diğer yandan bu kitap, hiç kuşkusuz Claude Lévi-Strauss’tan sonra Fransız antropolojisinin en üretken ve uluslararası düzeyde en çok tartışılmış figürünün kırk yıla yayılmış çalışmalarının bütünlüklü bir sentezidir. Hayranlık uyandıran bir bilgelik ve entelektüel açık sözlülükle Godelier, tüm araştırmacı kariyerinin temel sorunlarını (en başta da ‘‘Bir toplumu bir bütün olarak kuran nedir’’ sorusunu) ve antropolojinin başat temalarını (kutsal, cinsellik, mübadele, akrabalık, aile, armağan-karşı armağan) akıcı bir üslupla sırasıyla ele alır. 
Kısacası İnsan Toplumlarının Temelinde, bir yandan, günümüz antropolojisinin en büyük ve en üretken isimlerinden birinin zengin külliyatına ve oradan da antropolojinin temel meselelerine bütünlüklü bir giriş, diğer yandan da bir disiplinin ve onun ötesinde sosyal bilimlerin izah ve kavratma gücüne dair güçlü bir manifestodur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a864ba04-abc9-4c00-a7e6-953f85c03309.jpg</image:loc>
            <image:title>Reading Zindanı Baladı</image:title>
            <image:caption>Victoria İngiltere’sinin günümüzde en çok atıf yapılan edebî isimlerinden Oscar Wilde, eserlerinin yanı sıra dönem için fazlasıyla çalkantılı yaşantısıyla da epey konuşuldu. Reading Zindanı Baladı, eşcinselliğin yasaklandığı o yıllarda, dilden dile dolaşan bir skandal sonucu hapis cezası almış Wilde’ın kaleminden çıkar. Londra yakınlarındaki Reading Zindanı’nda zor günler geçiren şair, baladı burada tanıdığı Charles Thomas Wooldridge adında bir mahkûmun duygu durumundan etkilenerek yazar. 
 
Bu son eserinde Wilde, hapis yaşantısının bunaltıcı ve ürkütücü tekdüzeliğini çarpıcı bir dürüstlükle gözler önüne serer. Paraleldeyse bir cinnet ânında eşini öldüren, Reading’de sükûnetle idam edilmeyi bekleyen Wooldridge’in hikâyesini aktarır ve şairin belki de en bilinen dizeleri bu hikâyeyle doğar... 
 
 
Oysa herkes öldürür sevdiğini, 
 
Bunu böyle bilin, 
 
Kimi hazin bir bakışla öldürür, 
 
Kimi latif bir sözle, 
 
Korkaklar öperek öldürür, 
 
Yürekliler kılıç darbeleriyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbcfbac3-11a8-4a4f-a678-51031698438d.jpg</image:loc>
            <image:title>Personel</image:title>
            <image:caption>Gelecekte bir zamanda, mürettebatı insan ve insansılardan oluşan bir uzaygemisi, dünyadan kilometrelerce uzaktaki bir gezegene keşif gezisine gönderilmiştir. Bir komite, 18 ay boyunca, mürettebat ve çalışanların gezegende bulunan nesnelerle kurdukları ilişkilerle ilgili bir soruşturma yürütür. Çünkü gemideki steril ortam ve koşullardan oldukça farklı yapıları olan bu nesneler mürettebat üzerinde beklenmedik duyumsal etkiler yaratmaktadır. Her iki kesimin üyelerinde de yaşam, ölüm, ölümsüzlük ve aidiyet gibi konularda ciddi sorgulamalar başlayınca, olaylar yavaş yavaş kontrolden çıkar. 
 
 
 
Olga Ravn’ın Danimarka’da 2020’de yayımlanan sıra dışı romanı birçok dile çevrildi ve 2021 Uluslararası Booker Ödülü ile Ursula K. Le Guin Ödülü finalistleri arasında yer aldı. Yakın gelecekteki dünyaya yönelik ilginç bakış açıları ve eleştiriler getiren, ayrıca eleştirmenler tarafından bilimkurgu başyapıtlarıyla karşılaştırılan Personel, aynı zamanda varoluş üzerine derin bir tefekkür olarak da okunabilir. 
 
 
 
“İnsanlık üzerine ilginç, zarif, akıl dolu ve provokatif bir soruşturma. Personel ürkünç derecede göz alıcı bir sanat eseri.’’ 
 
 Max Porter 
 
 
 
“Eleştirmenlerin tümü romanın nihayetinde insan olmanın anlamı üzerine olduğuna hemfikir. Oysa asıl fevkaladeliği, insan olmayanın zenginlik ve başkalığını sergilemesinde yatıyor.” 
 
Mark Haddon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c252ab6-a829-4d38-a884-ab242ecc2b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen İnsansın İnsanlığı Unutma</image:title>
            <image:caption>Yaşayacağınız dünyanın onurunuza, özgürlüğünüze ve düşlerinize zeval vermeyecek kadar güzel olması adına yorulmuş ve yorulmakta olan insanların pişmanlığına sebep olacak vurdumduymazlık yapmayın, hatta birileri siz varsınız diye umudunu umutsuzlara bölüştürmenin maviliklerine sürebilmelidir atını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39bfbf9-3ed9-45e0-b286-ee7390795c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar Yalnız Üşür</image:title>
            <image:caption>Bir an önce kendime kimsesiz bir yer bulmalıydım, yüzüme bir su çalmak, Musa’nın boynundaki sızıyı aldığım dudaklarıma bir daha bakmak, ayaklarımdaki ateşi toprağa vermek, saçlarımın diplerinden tüttüğünü sandığım arzuların görünmesinin önüne geçmek için bir şeyler yapmalıydım. Nereme elimi vursam Musa’nın sıcağıyla deprem yerine dönen bedenim, her ne düşünsem koynundalığı Musa’nın. Gece’nin korkunçluğunu halaylı düğünlere bulayan bir hoşluk ile çalkalanıyor içim, gözlerinin derinliğine varmak için ölmek ise ölmek, gitmek ise gitmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae8b7c6-fe3d-40ee-82da-251275a26ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalleyi Kurtarmanın Yolları</image:title>
            <image:caption>Yeni Mahalle sakinleri zor bir yaz geçiriyor. Depreme dayanıksız bulunduğu için kentsel dönüşüm kararı çıkarılan evlerini kısa bir süre içinde terk etmek zorundalar. Ekonomik kaygılara, kanunlardaki adaletsizliğin öfkesi karışıyor. Güneş de herkes kadar üzgün. Yazları gelmeye çok alıştığı bu mahalleden ayrılma fikri de kaygılandırıyor onu, anneannesi Zeliha ve onunla birlikte yaşayan dayısı Can’ın nereye taşınıp nasıl yaşayacaklarını bilememek de. Ancak eskiden gazeteci olan dayısı Can kolay kolay pes etmeye niyetli değil. Mahalledeki bütün nesilleri cesaretlendirecek, içinde bulundukları zorluğa hep birlikte bir çare bulmalarını sağlayacak bir fikri var. Dayanışmayla, ortak anılarla ve müzikle canlanan bir fikir. 
  Genç okurlar için kaleme aldığı ikinci romanında, Anıl Mert Özsoy insanın barınma ve onurlu yaşam hakkına ilişkin dertli meselelerden birine dokunuyor. Zorlukların üstesinden gelmek için gereken cesareti ve umudu yaratıcılıkta, dayanışmada, geçmişin ve deneyimlerin öğrettiklerinde bulabileceğimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f164423a-a1b1-4d42-97e9-2c54df83a5d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Molli Nezaket Okulu</image:title>
            <image:caption>Frensi, Feliks ve Fredi ile tanış. Bu üç tilki yavrusu nazik olmayı öğrenmek için büyük bir mücadele verdiler ve… sonunda karşılarına tesadüfen Bayan Molli Nezaket Okulu çıktı. Üç kardeşin başkalarına, kendilerine ve gezegenimize iyi davranmayı, nazik olmayı öğrenirlerken aldıkları dersleri bu sevimli ve insanın içini ısıtan kitabın sayfalarında onlarla birlikte izle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d552978-583f-4256-acca-c585f6b200e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Antropolojisi – Kabile, Kadı, Yargıç</image:title>
            <image:caption>“Antropoloji ve karşılaştırmalı hukukun bilgileri ışığında hukukun doğasına ilişkin büyüleyici bir araştırma… Dünyanın her yerinden ve tarihin her döneminden zengin örneklerle dolu. Hukuk kuramı, karşılaştırmalı hukuk veya hukuk antropolojisi alanlarına ilgi duyan herkese tavsiye edilir.” 
Gordon R. Woodman, The Journal of Legal Pluralism and Unofficial Law 
 
“Pirie’nin kitabı, etnografik bilgiye dayalı bu araştırma alanına heyecan verici bir giriş niteliğindedir.” 
Eve Darian-Smith, Law and History Review 
 
“Bu kitap, gerçek bir disiplinlerarası çalışma ve sosyohukuk çalışmaları için temel bir soruyu ele almaktadır: Hukuk nedir? Pirie’nin dikkatlice inşa edilmiş ve savunulmuş tezi kışkırtıcıdır.” 
Simon Halliday, University of York, Socio-Legal Studies 
 
Bu kitabın merkezinde hukukun doğası, örf-âdetle ilişkisi, hukuki kuralların, kategorilerin ve taleplerin formu hakkındaki sorular bulunmaktadır. Kitap toplumsal düzene ve çatışmaların çözümüne dair etnografik çalışmaların yanı sıra insan hakları, uluslararası hukuk kuralları ve yeni mülkiyet biçimleri hakkındaki güncel tartışmaları da ele alıyor. Aynı zamanda, hukuk tarihçileri, klasikçiler ve oryantalistler tarafından çalışılan zengin bir kodlar ve metinler külliyatını da gözden geçiriyor: Antik Çin, Hindistan ve İslam dünyalarının antropologlarca ihmal edilen büyük hukuk sistemleri, bu dünyaların çeperlerinde üretilen hukuk formlarıyla birlikte bu kitapta inceleniyor. Eserde antik kodlar, Ortaçağ kanunları, köy tüzükleri ve kabile yasaları hakkında zengin ampirik ayrıntılar sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebb7fe2-58ae-4388-abb2-af220de12c6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Hukukbilim – Bodin’den Modern Sonrasına</image:title>
            <image:caption>Politik hukukbilim, hukuku insan deneyiminin ‘politik’ bir yönü olarak ele alan hukuk bilimi dalıdır. Hukukun, insan deneyiminin ‘politik’ kısmının bir veçhesi olarak anlaşılması gerektiğini iddia eder. Politik hukukçular, ne ütopist ne de evrensel bilgi arayışındaki filozoflardır; onlar politik düşünürlerdir; dünyayla, olduğu hâliyle çalışırlar. Politik hukukbilim, siyasi otoritenin nasıl oluşturulduğu sorusunun, hukuk düzeninin mahiyetini anlamanın anahtarı olduğunu savunur. 
Politik hukukbilim, Bodin’in 16. yüzyıldaki çalışmalarından Schmitt’in 20. yüzyıldaki eserlerine kadar uzanan ortak bir Avrupa söylemi olarak gelişmiştir. Bodin, Grotius, Pufendorf, Montesquieu, Hauriou, Romano, Heller ve Schmitt gibi çığır açıcı hukukçuların pek çoğu hukuk uygulamasında da yer almıştır. Hamilton, Burke ve de Tocqueville gibi bazıları, hukukçu olarak yetişmiş ancak başka özellikleriyle tanınmıştır. Hobbes, Spinoza, Rousseau ve Hegel’in de dâhil olduğu diğerleri ise genellikle siyaset felsefecileri olarak kabul edilmiştir. Ancak hepsi politik hukukbilime dikkate değer katkılarda bulunmuştur. 
Alanında yazılmış en önemli çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap, politik hukukbilimin doğuşu, gelişimi ve çağdaş hukuk felsefesi açısından önemini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bce951bf-fecb-498e-9ddb-8c342f6134b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Yazılar</image:title>
            <image:caption>Hayati Sır şu zor zamanda insan neslinin korunabilmesi için hepimizi toplu bir uyanışa çağırıyor; “En güzel olandır... Hayat! Birbirimize bakışımız. Temasımız... Hissedişimiz. Yeryüzünün bilgisi. İnsanın o güzel tabiatıdır. Ve insan böylesine bereketli bir dünyada mutluyken... Yıllardır küresel şirk-etlerin o kötücül hamleleriyle bugünlere geldik. Dünya şu an buhran içinde! Pek çoğumuz için bu kaostan çıkış yolları kapanmış gibi! Herkes diyor ki çare nedir? Kurtuluş! Göklerden bir yardım gelmeli. Bir uyanış gerçekleşmeli. ‘Gök Yazılar’ını okuyacağız o zaman. Asrın sır taşıyıcıları! Ruh muhafızları! Ashâb-ı Kehf yâranı! Söze geldi!.. Ve harfler, kelimeler. Hepsi de yeni mânâlar. Sırlı ‘bir’ çıkış yolu işte! Aslında hayat hâlâ öylesine güzel ki!.. Rabbimiz bizi terk etmedi. Ümit her daim var olacak...” 
 
 
Ve Hayati Sır bugün yaşananları da şöyle dile getiriyor; “Gerçek olan her harf, her kelimenin artık çok daha değerli olacağı zor bir zamanın içine giriyoruz... Ata tohumlarımız gibiler! Sözün hakikatinin devamlılığı için direnmeliyiz. Kâğıtlar olmazsa söz, hakikatine kavuşamaz. Ekranların tahakkümü altına girer. Her harf, her kelime mânâsını yitirir. Ve hiç kimse birbirini anlayamaz. Kaos bundandır. Elbette ki kasıtlıdır. İşte bunun içindir. Yeryüzünün, insanların, çocukların sinsice imhası!.. Sözün hakikatinin yitirilmesi yüzündendir. Tarih boyunca bir daha yaşanmaması için ortak kabul gören o dayanılmaz kitlesel acılar bile bugün normalleştirilmeye çalışılıyor. Kitlesel imhalar top, tüfek, tankla yapılmıyor ki artık! Fark edilemiyor bile! Yüksek teknoloji! Yapay genler! Genom! DNA tekamülü! Tohum!.. Ve de uydulardan elektromanyetik frekanslar gönderilerek yapılıyor. Şunu da söyleyelim ki; üzerimize dijital tsunami gibi gelen bu Yeni Dünya Düzeni! Maalesef insan neslinin sona erdirilmesiyle programlanmış ‘yapay zekâ’ ürünüdür. Ve tüm bunların ardından onların getirmek istedikleri gelecek! Yapay! Hibrit! Mekanik! Dijital esarettir... ‘Great Reset’ budur. 
 
Elbette ki muvaffak olamayacaklar... Ağaçlar, ormanlar... Uçan kuşlar... Balıklar. Karıncalar bile direnecekler. Topluca bir uyanış gerçekleşecek inşallah. Yeter ki insanlar kendi nesillerinin korunması için bir an önce bir araya gelebilsinler. Ve pasif iyilikten, aktif iyiliğe geçebilsinler. Görecekler ki o zaman. Uyanışımız çok yakın!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e995c0aa-1aa7-4896-80df-42f1a9f9453f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya, İnşa, İtiraz -Mimari Eleştiri Metinleri</image:title>
            <image:caption>Rüya, İnşa, İtiraz ismi, kitabın amacının ne olduğunu ve içinde nelerden söz edildiğini açık biçimde özetliyor. Hatta güncel mimarlık düşüncesi ortamına ve onun işleme mekanizmasına bir teşhis koyuyor. 
Şöyle ki, önce, mimari bilgilenme süreci burada ‘rüya’ metaforuyla özetlenen bir otomatizmle yaşanır. Mimarlık adına bilinegelenler çoğu zaman farkına bile varılmaksızın öğrenilir. Ardından ‘inşa’ metaforuyla anlatılan öğrenilenleri içselleştirme ve uygulama sürecinden geçilir. Onu izleyen ‘düşyıkımı’ rüyaların rüya, bilinenlerinse feda edilebilir olduğunu fark etmek anlamına gelir. Onlardan vazgeçebilme fırsatlarının bulunduğu böyle bir farkındalıkla kavranır. Son aşamaysa asıl verimli düşünsel imkânların yaratılacağı bir ‘itiraz’ etme ve o sayede yeni tasarımsal, kuramsal ve inşai imkânları ortaya koyma evresidir. 
En azından öyle olması umulur ya da öyle bir olasılık vardır. Çünkü düşünmek demek, öğrenilenlerle sonradan gözlemlenenler arasında çelişmeler ve onlardan doğan gerilimler üretmek demek. 
Dolayısıyla, okuyanın bildiği ve inandığı konulardan konuşurken, bilinegelenlerin gerçeğin ta kendisi olduğu konusunda kuşku uyandırabiliyorsa, bu kitabın bir işe yaraması mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/141fe2ad-89e2-4b38-9bc5-815a41d63f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Teori ve Pratikte Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Güvenlik sorunları uluslararası politikada yüksek önceliğe sahip olduğu gibi güvenlik çalışmaları da Uluslararası İlişkiler disiplininde yer alan temel çalışma alanlarından biridir. 
 
Bu kapsamda kitap, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile uluslararası güvenlik konusuna ilgi duyan araştırmacıların ihtiyaçları gözetilerek hazırlanmıştır. Kitabın amacı geniş bir alana yayılan güvenlik konusu hakkında okuyucuya temel bilgileri kazandırmak ve güvenlik çalışmalarının boyutları hakkında bilgi vermektir. 
 
Kitapta güvenlik konusu etimolojiden, epistemolojiye; teoriden pratiğe kadar geniş bir alanda ele alınmış, klasik yaklaşımların yanın sıra eleştirel çalışmalara da yer verilerek güvenliğin sadece sonuçlar üzerinden değil kurucu ve inşacı unsurlar üzerinden de irdelenmesi gerekliliğine dikkat çekilmiştir. 
 
Beşinci baskısını yaptığımız bu kitaba Post Modern Güvenlik, Uluslararası Alanda Güvensizliğin Kaynakları ve Uluslararası Güvenlik Sorunlarının Çözüm Yöntemleri gibi önemli bölümler de eklenmiştir. Böylelikle güvenlik konusunda yazılan ve söylenen her şeyin özlü bir biçimde içinde yer aldığı referans bir eserin okuyucuya kazandırılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5f9ddbc-fc28-41d5-b691-fc8978049d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Lakhes - Lysis</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/9-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiştir. Her ikisi de Platon’un erken dönem diyaloglarından olan Lakhes ve Lysis’te sırasıyla cesaret ve dostluk konuları ele alınır. Yine, iki diyalogda da en ince ayrıntılara dek inen tanımlama çabaları nihai bir sonuca ulaşamaz ve felsefi bir açmazla, aporia’yla sonuçlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/281473a6-f51e-404e-ae5c-84863b7e5f86.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkisel-Kültürel Terapi</image:title>
            <image:caption>İlişkisel-Kültürel Terapi, insanların yaşamları boyunca bağ kurmaya doğru büyüdüğü ve gelişmek, hatta hayatta kalmak için bağa ihtiyacımız olduğu öncülü üzerine inşa edilmiştir. Terapinin amacı, terapötik ilişkiyi ve nihayetinde danışanın terapi dışındaki ilişkilerini derinleştirmektir. 
Judith V. Jordan ilişki merkezli, kültürel yönelimli terapi biçiminin tarihini, teorisini ve pratiğini araştırıyor. Bu yaklaşımı, teorisini, terapi sürecini, birincil değişim mekanizmalarını, ampirik temelleri ve gelecekteki gelişmeleri anlatarak, vaka örnekleriyle çeşitlendiriyor. 
İlişkisel-Kültürel Terapi, Psikoterapi Kuramları Dizisi’nin on ikinci kitabıdır. APA bu diziyi, psikoterapistlerin günümüzde kullandığı temel kuramsal modelleri anlamaya yönelik bir kaynak olarak sunmaktadır. Dizinin kitapları, farklı danışan profillerini içeren zengin vaka örnekleriyle birlikte somut kuram ve bulgu temelli uygulamaları anlatmaktadır. Öyle ki, uygulamacılar ve öğrenciler bu kitapları bilginin ve esinin mücevherleri olarak görecektir. Okuyan Us, bu dizide Türk uzmanların çalışmalarına da yer vermektedir. 
*** 
Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor. — Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu 
 
Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde. — -Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz, George Washington Üniversitesi, Washington, Dc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecefb2b8-78ca-4561-8d12-4c44535b5c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Temel İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Georges Politzer, 23 Mayıs 1942 günü Naziler tarafından kurşuna dizilerek idam edildi. Karışı ve yoldaşı Mai ise bir yıl sonra, Mart 1943’te, götürüldüğü Auschwitz’de öldü. 
’Kızıl kafalı filozof ‘olarak da bilinen Georges Politzer’in kahkahanın vücut bulmuş hali olduğu sık sık söylenirdi. Politzer’in başlıca üç mirası vardır; ‘’gülmek devrimci bir eylemdir’’, ‘felsefenin temel ilkeleri’, ‘felsefenin başlangıç ilkeleri’. 
Elinizde bulunan kitap, George Politzer’in Paris İşçi Üniversitesi’nde II. Dünya Savaşından önce verdiği derslerin derlenmesiyle oluşmuştur. 
Felsefenin temel ilkeleri, idealizm-materyalizm ayrımını, zenginliğin ve kapitalizmin köklerini, kapitalizmin adaletsizliğine rağmen varlığını nasıl sürdürebildiğini, kapitalizmden neden kurtulmak gerektiğini ve nihayet kapitalizmden kurtulma alternatiflerini anlatmaktadır. 
Bütün batı dillerinde, Farsça ve Arapça yayımlanan ‘’felsefenin temel ilkeleri’’ George Politzer’in Auschwitz’de öldürülmesinden sonra arkadaşları tarafından yayımlanan ‘’Felsefenin Başlangıç İlkeleri’’kitabının Guy Besse, Maurice Cavering tarafından genişletilmesiyle ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb1997a9-916f-4f52-a0e8-b481a0fa1952.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisseden Beyin</image:title>
            <image:caption>Peter Fonagy araştırmadan söz etmenin psikanalistlerde neden Eskimolara derin dondurucu satmaya benzer bir his uyandırdığını sormuş ve sinirbilimle psikanalizin ilişkisini yıllarca aynı apartmanda yaşayıp yekdiğerinin adını bile öğrenmeden birbirlerinin yanından geçen komşulara benzetmişti. 
Solms’un yukarıda bahsettiğim kişilik yapısının ve zihninin işleyiş tarzının etkisiyle komşuya ‘Merhaba’ diyen bir havası var. Bir işbirliği, bir ortak çalışma aradığını söylüyor: ‘Günümüzde var olan sinirbilimsel yöntemleri kullanarak zihnin yapısı ve işlevlerine dair psikanalizden öğrendiklerimizin nörolojik temelini haritalandırmaya kalkışma girişimini yeniden değerlendirmek’ istiyor.” — Prof. Dr. Türkay Demir, Çocuk ve Ergen Psikiyatrı, Psikanalist (IPA) 
 
Sinirbilim alanının önde gelen araştırmacılarından Mark Solms, Hisseden Beyin’de psikanaliz ve sinirbilim arasındaki yolu aydınlatma vazifesini üstleniyor. Sigmund Freud’un tümüyle psikiyatrik vakalardan çıkarsadığı soyut kavramların beyin dokusundaki karşılıklarının peşine düşerek, nöropsikanaliz alanının belki de en başat hedefinin peşinden gidiyor. Üstelik bu “ağır” meseleyi herkesin anlayabileceği bir üslupla ele almayı başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c5dbd7-393b-4958-a492-8e172fd81f74.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Ayyaş Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Avusturyalı yazar Joseph Roth’un yapıtlarında önemli bir yer tutan yersiz yurtsuzluk temasının temelinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşü ve Avrupa’da faşizmin yükselişi yatar. Roth, 1933 yılında Hitler’in iktidara gelişiyle, o sırada yaşadığı Almanya’yı terk ederek ömrünün son yıllarını sefalet içinde geçirdiği Paris’e göçmüştü. Aziz Ayyaş Efsanesi, 1939 yılında ölümünden hemen önce tamamladığı son yapıtıdır. Politik açıdan kendini tehdit altında hissettiği, otel köşelerinde ekonomik sorunlarla boğuştuğu, dostlarının ve meslektaşlarının ölümüyle sarsıldığı bu sürgün günlerinde, kendi kişisel trajedisini gamsız, tasasız ve parlak bir modern “efsaneye” dönüştürmüştür. Roth, köprü altlarında yaşarken, birkaç gün içinde yaşam koşullarını değiştiren bir dizi mucizeyle karşılaşan berduş Andreas’ın “büyülü” öyküsünde, Yahudi kökenine karşın Katolikliğe de büyük önem verdiğini anıştırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb254fc-44a2-4557-9594-e13178885a2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Güneş Ülkesi, ‘’modern-öncesi’’ eşitlik fikrinin anlatıldığı ilk kitaplardan biridir. 
Tomasso Campanella, memleketi Kalabriya’yı İspanyol egemenliğinden kurtarmak ve hayalindeki eşitlikçi ütopik toplumu kurabilmek için 1599 yılında bir ayaklanma planı hazırladı. Fakat isyan planları, ihbar edilmeli üzerine çöktü. Campanella tutuklandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 
İşte Güneş Ülkesi’ni ömür boyu hapis cezası çektiği bu hapishanede 1600’lü yıllarda yazdı. 
Campanella, Güneş Ülkesi’nde kimsenin yoksulluk çekmediği, herkesin eşit eğitimden yararlandığı, eşit, özgür ve mutlu insanların yaşadığı bir ülkeyi anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa238d0-7110-465b-bfcc-218524a9b43a.jpg</image:loc>
            <image:title>İcat Çıkar</image:title>
            <image:caption>“İcat çıkarma başımıza!” demeden önce bir kez daha düşünmeli insan!
Koray Avcı Çakman&apos;ın, “icat çıkarmak” deyiminden esinlenerek kaleme aldığı İcat Çıkar, çocukları hayal kurmaya, yaratıcı olmaya ve yeni şeyler üretmeye yüreklendiren masal tadında bir hikâye. 
Kalıplaşmış düşünce ve davranışları özgün fikirleriyle bertaraf eden Hıkkırk adında bir çocuğun, azimle çalışarak nasıl başarılı bir mucide dönüştüğünü anlatan kitap; değişime ve yeniliğe karşı direnmenin gelişmeyi ve ilerlemeyi engelleyeceğini vurguluyor.
Gündelik hayatımızı kolaylaştıran hemen her aletin bir zamanlar ortaya çıkan icatların meyvesi olduğunu hatırlatan bu neşeli hikâye; merak eden ve keşfetmeyi seven çocukların içindeki küçük mucidi uyandırmayı hedefliyor. 
Tembel Teneke köyünde sesler, renkler ve kokular sürekli değişse de aslında değişmeyen çok şey var. Mesela, köyün sakinleri düşünmeyi pek sevmez; gün boyunca uyur, oturur, sedire uzanır, boş boş etrafa bakınır, canları sıkılınca da kaşınır. Hah, bir de köyde en çok söylenen söz “İcat çıkarma başımıza!”dır. Özellikle Hıkkırk, günde en az kırk kez bunu duysa da telleri büker, yayları gerer, farklı icatların peşine düşmekten hiç vazgeçmez. Derken bir gün, Hıklarla Mıklara bir hâller olur; betleri benizleri solar, tatlı tatlı kaşınamaz, öhü öhü öksürürler. Yoksa tüm bunlara sebep olan dağın ardına kurulan fabrika mıdır? Bunun üzerine Hıkkırk köylülere yardım etmek için heybesini icatlarıyla doldurur ve fabrikaya doğru yola koyulur...
 
Dilimize pelesenk olmuş bazı söylemler üzerine düşündüren İcat Çıkar, isteyip çabalayan herkesin insanlık ve doğa için faydalı buluşlar yapabileceğini gösteriyor. 
 
Zengin deyim kullanımı, yineleme ve ikileme sözcüklerle çocuklar için ahenkli bir okuma deneyimi sunan kitap, Zeynep Dağgüden&apos;in sıcacık resimleri eşliğinde “SEN de OKU” koleksiyonundaki yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d0572ca-01eb-4bb9-8a90-be3b1c98b597.jpg</image:loc>
            <image:title>Walworth Güzeli</image:title>
            <image:caption>2011: Şehre ve şehir hayatına tutkun Madeleine, üniversitedeki işine son verildiğinde kiraların daha uygun olduğu bir mahalleye taşınmak zorunda kalır. Walworth’un sessiz bir köşesindeki bu yeni evinde onu, yeni arkadaş ve komşuların yanı sıra geçmişin hayaletleri beklemektedir. 
1851: Dört çocuklu bir aile babası olan Joseph Benson, zamanın yoksulları üzerine araştırmalar yapan Henry Mayhew tarafından işe alınır. Joseph’in hedefi “sokağa düşen” kadınlarla görüşmek ve yaşam koşullarını kayda geçirmektir. Soruşturmaları sonucu yolu Walworth’ta pansiyon işleten gizemli bir kadınla, Bayan Dulcimer’le kesişir. 
Birbirine paralel akan bu iki hikâye ilerledikçe Londra’nın dünü ve bugünü iç içe geçecek, farklı zaman dilimlerinde yaşayan karakterler birbirlerinin kaderinde söz sahibi olacaktır. Booker Ödülü adayı ve WH Smith Edebiyat Ödülü sahibi Michèle Roberts, Walworth Güzeli ile bir şehrin ve içinde var olma savaşı veren kadınların zamansız öyküsünü taşıyor sayfalara. 
          “Roberts insan kalbini keşfe çıkıyor ve güzelliği, şiirsel üslubuyla beklenmedik yerlerde buluyor.” 
                                                                                                                                                                      -The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0491fefd-eba6-437c-88c7-828b49528551.jpg</image:loc>
            <image:title>İskender</image:title>
            <image:caption>Bilinen dünyanın gizemlerle dolu coğrafyaları: Makedonya Krallığı, Yunan birliği ve Pers İmparatorluğu...
Bunların ötesindeyse bilinmeyen bir dünya...
Ve bu dünyanın fatihi olmakta adım adım ilerleyen genç ve hırslı bir lider: Büyük İskender.
O, büyük filozof Aristoteles’in sadık öğrencisi, tarih sahnesinde eşi benzeri görülmemiş askerî başarılara imza atmış bir komutan ve kıvrak zekâsıyla Pers İmparatorluğu’nu dize getirmiş bir hükümdardı. Babası Kral Philip’in ardından kadim düşmanları kibirli Yunan birliğinin baskısına başkaldırıyor ve Perslerden alacağı intikam için hazırlanıyordu. Bu uğurda Persepolis’ten Hindistan’a, Maveraünnehir’den Babil’e dünyayı dönecek ve eşsiz başarılara imza atacaktı.
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, &quot;günümüzün Peyami Safa&apos;sı&quot; olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden zekâsı, liderliği ve azmiyle pek çok hükümdara ilham olmuş bir dünya fatihinin sürükleyici ve derinlikli hikâyesi: İskender…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7da5b11-609a-4844-ba5d-531c5e1261fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Tuttum Okunsun Ahım Arşa Dokunsun</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.


İki ankayız ki, seherde uçan
İki ayrı kainattır yuvamız
Kanatlarımızda hüznün başağı
Kafdağı’na varamadık, ne çare
Ne bulut ve şimşek, ne gökkuşağı
Anlamaz, bedende can pare pare
Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim
Bir ankayı bir ankanın göğünde
Yalnız sen uçurabilirsin Rabbim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c503c2-0f95-48aa-ad07-a8a28e57e1a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Miras</image:title>
            <image:caption>Güzel, sanatsal ve zarif. Dr. Atlas, kuşaklararası travmanın köklerini keşfetmek için kendi uygulamalarından gelen hikayeleri ustaca kullanıyor. Terapötik sürece dair açıklamaları ile sizi içine çekiyor; hem danışanla hem de terapistle tanışıyorsunuz. Bunu yaparken, kendi yolculuğunuz üzerine düşünmeden edemiyorsunuz. Duygusal Miras, gerçek için bir cevher niteliğinde. Travmayı, terapiyi ve iyileşme sürecini anlamak isteyenler için temel bir kitap. — Bruce D. Perry, Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk ve What Happened to You? kitabının yazarlarından 
Dr. Atlas, yaralı büyüklerin sıkça dile getirilmeyen gizli travmalarını bedenlerinde, zihinlerinde, benliklerinde ve ruhlarında taşıyanlar için canlı ve derin bir şefkatle kaleme alıyor hikayeleri. Savaş mültecileri, sınırdışı edilenler, etnik temizlik mağdurları, mücadele eden göçmenler ve sürgün edilenlerden oluşan zorlu bir ailenin içinde büyüyen birinci nesil Amerikalı bir çocuk olarak, alçakgönüllülükle kuşak travmalarını derinlemesine bildiğimi iddia ediyorum. Dr. Atlas da benim kendi çalışmamda ‘kuşak yarası’ olarak adlandırdığım şeyin ayrıntılarını bilen ve bunları eksiksiz yazan bir yazardır. —Dr. Clarissa Pinkola Estes Reyes, Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabının yazarı 
Travmanın kuşaklararası iletimi, aslında kuşaklararası iletimin bir yönüne işaret ediyor. Gerek bugünümüzü kavramaya çalışırken, gerek ruhsal tedavi pratiklerinde bunun tek olası yön olmadığını akılda tutmakta fayda vardır. Galit’in kitabın sonlarındaki şu cümlesi sanırım bunu gayet güzel hatırlatıyor: “Travma zihinlerimiz ve bedenlerimiz aracılığıyla iletilir, ancak dayanıklılık ve şifa da öyle.” — Prof. Dr. Türkay Demir, Çocuk ve Ergen Psikiyatrı, Psikanalist (IPA) 
Sevdiğimiz insanlar, bizi yetiştirenler ve bugün olduğumuz kişiye dönüştürenler içimizde yaşarlar; duygusal acılarını paylaşırız, anılarını hayal ederiz ve bu şeyler hayatımıza her zaman fark etmediğimiz şekillerde etki eder. Galit Atlas, Duygusal Miras ile bizi potansiyelimizi yaşamaktan alıkoyan, kendimiz için istediklerimizle sahip olabileceklerimiz arasında boşluklar yaratan ve bir hayaletmiş gibi rahatsız eden aile sırlarını kendimize açabilmemiz için adım atmamıza destek oluyor. Bu dönüştürücü kitapta, yaşam mücadelelerimiz ile hepimizin taşıdığı “duygusal miras” arasındaki bağlantıları belirlememize yardımcı olmak için danışanlarının hikayelerini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742ac7bf-3d96-4c51-a098-ca1a90e68450.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliksiz Hakikatler</image:title>
            <image:caption>Hakikat, biraz sabır biraz da sükûnet gösterilirse bütün muğlaklıkları çözecek güce ve kuvvete sahip derin bir kelimedir. Fıtratın işaret ettiği hakikatin izini süren insan, bu sayede hep doğru değerlendirmelerde bulunmaya çalışmış ve nihayetinde gerçeğe ulaşmıştır. 
 
Bu kitap, insan doğasından yola çıkıp özgürlük, değerler ve insan onuru üzerine doyurucu bilgiler vererek modern zamanlarda din ve dünya algısı üzerine geniş bir açıklama yapmaktadır. İslam düşüncesinin kendini yeniden tazelemesini ve yeni bir ivme kazanmasını öngören yazar, bu eseriyle yine aydınlatıcı bilgiler sunmaktadır. 
Eser, içeriğindeki orijinallik ve başlıklarındaki çekiciliğiyle okuyucuları kendine hayran bırakacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36531f7-febf-40ae-8ed1-738934a5b97e.jpg</image:loc>
            <image:title>Graziella</image:title>
            <image:caption>Romantik dönemin önde gelen yazarı Alphonse de Lamartine’in yazdığı Graziella; İtalya&apos;daki bir Fransız&apos;ın aşka ve erotizme uyanışının benzersiz romanıdır. İtalyan ruhunun ve doğasının incelikli görkeminin yanında genç bir adamın aşk deneyimlerini de gözler önüne seren eser, Fransız romantik geleneğindeki en iyi kurgu eserlerden biridir. Derin düşüncelerle dolu, İtalyan yaşamının rüya gibi tutkularını ve baştan çıkarıcı bir portresini sunan Lamartine, romantik edebiyattaki güçlü yeriyle dikkat çekiyor. Gençliğin pişmanlıklarını, yanlış yönlendirilmiş ideallerini, zamansız bir aşk portresini anlatan dev bir eser Graziella. Alphonse de Lamartine’in Napoli yolculuğu sırasında tuttuğu günlüklerden yola çıkarak kaleme aldığı roman, tüm bu güzellikleri okura sunan romantizm klasiği olmanın yanında aynı zamanda sanatçının da melankolik bir portresidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be880f23-f9f5-4a09-934d-e52d40f56e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Öldürürse</image:title>
            <image:caption>Günahkarın yakılmadan evvel boğulmadan öldürülmesi veya acılarının derhal son bulması için boğazına küçük bir kese içinde barut bağlanması merhamet belirtisiydi. 
 
Meşru şiddet tekelini elinde tutan tek örgütlenme dediğimiz devlet gerçekten vatandaşlarını 
öldürme hakkına sahip midir? Uzun yıllar süren mücadeleler sonucu idam cezası çoğu ülkede kalktı ama kalkmadan önce devlet nasıl infaz ediyordu? Ne hakla ediyordu? Devletin infaz uygulamaları da yıllar içinde artık yumuşak diyebileceğimiz bir yere evrildi. Fakat insan ruhunun karanlığı kolektifi her boğduğunda tekrar su yüzüne çıkan idam taleplerine nasıl yaklaşmak gerekir? 
 
Helmut Ortner’in titizliği, keskin kavrayışı ve cesur sorgulamaları eşliğinde yazdığı bu kitap 
devlet infazını geçmişten günümüze ele alıyor. Devletin infaz araçlarını, infaz yolundaki niyetleri, bu araç ve niyetlerin değişimini gözler önüne seren Ortner Türkiye’de ölüm cezasının yeniden gündeme gelmesi üzerine de kalem oynatıyor. Böylelikle hem taze bir çalışmaya hem çağdaş bir klasiğe imza atıyor. Merhum Yücel Sayman’ın kışkırtıcı önsözüne de yer verdiğimiz bu eseri gururla dikkatinize sunuyoruz. 
 
»Devlet eliyle 
gerçekleştirilen 
ölümlerin tarihi, 
bir toplumun 
ahlaki durumuna 
dair bilgi veren 
örf ve adetin 
fotoğrafıdır.
« Helmut Ortner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b07ba31b-03b5-44b6-89c4-cbefac8ffeae.jpg</image:loc>
            <image:title>41 Filozof 41 Kavram</image:title>
            <image:caption>Felsefenin asıl yaratım alanı ve aracı olan kavramlar, felsefe tarihine nüfuz etmek için daha verimli bir yol olabilir mi? Kavramları, hem filozoftan, hem ilgili dönemden hem de ait olduğu düşünceye dönük eleştirilerden doğru okumak, soruların derinleştirilmesi için kaçınılmazdır. Bir derdin adını kavramlarla koymak, az sonra, bir edebiyat eserinde, bir tiyatro oyununda ya da bir sinema filminde de onu tanıyabilmeyi mümkün kılar. Felsefe tarihi de böylece, artık uzakta kalmış kayıp bir kalabalığın sesleri olarak değil, bizi de muhatap alan bir söyleşi gibi duyulabilir. 
Murat Erşen, 41 Filozof 41 Kavram kitabıyla, kavramların düşünce tarihindeki hareket kabiliyetlerini vurgularken, onları bazen ilgili film ya da hikâyelerle birlikte aktararak soyutlamalar dünyasında yol almak isteyenlere bir rehber sunuyor. Felsefe amatörü okurun kavramlarla filozofların genel düşüncelerine daha kolay giriş yapmasını sağlayan Erşen, her bölümün başında ve sonunda sorularla pasajlara daha kolay erişilmesini ve üzerinde tartışılmasını sağlıyor. 
Alegori, dostluk, yabancılaşma, kaygı, özbilinç, başka/öteki gibi kavramlar Murat Erşen’in duru kaleminde 
hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b197301-683e-45a4-8614-a302238edc91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak</image:title>
            <image:caption>Serbest piyasa kapitalizmi: İnsanlığın en büyük icatlarından biri, dünyanın en önemli refah kaynağı.
Fakat bu başarının ardında, ödenen ağır bedeller var. Kapitalizmi yalnızca bir refah aracı olarak değil, aynı zamanda çevresel gerçeklerle, sosyal adalet çabasıyla ve gerçekten demokratik kurumların talepleriyle uyumlu bir sistem olacak şekilde kurgulamakta başarısız olduk. Servet daha önce görmediği kadar zirvede bir noktayı görürken gelir adaletsizliği derinleşiyor. Kapitalizm, gezegeni yok etmenin ve toplumu istikrarsızlaştırmanın eşiğinde. Ve harekete geçmek için oldukça kısıtlı bir zamanımız var.
‘İş’in tek amacının para kazanmak ve ‘kâr’ı maksimize etmek olduğu şeklindeki dünya görüşünü çürüten Harvard profesörü Rebecca Henderson’ın global şirketlerle yıllara dayanan çalışmalarından edindiği tecrübelerle ekonomi, psikoloji ve örgütsel davranış üzerine kaleme aldığı bu kitap, bize bir çıkış yolu sunuyor.
Henderson, Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak’ta kapitalizmin girdiği krizden nasıl kurtulacağını ve nasıl insanlara daha faydalı hale gelebileceğinin yol haritası çizip iş dünyasının tabularını sarsıyor. Bunu yaparken yalnızca olanı yıkmıyor, sürdürülebilir kalkınma için yeni bir ekonomik düzlem ve yeni bir işletme mantığı öneriyor.
&quot;Bu güçlü kitap, kapitalizmi yeniden tasarlamaya ve inşa etmeye yönelik bir eylem çağrısı. Piyasa ekonomisi verimlilik ve refah artışı özelliğini son kırk yılda yitirmeye başladı. Güç dengesinin büyük şirketler ve lobiler lehine değişmesi, temel düzenlemelerin yıkılması, şirketlerin ve çok-zenginlerin hayatın her alanında kendi yollarını bulma yeteneklerinin artması karşısında devletin yoksul vatandaşlarını koruma konusundaki isteksizliği, ABD ekonomisindeki gelir adaletsizliğinden ve düşük verimlilik artışından devleti genel olarak sorumlu yapar. Rebecca Henderson, piyasa sisteminin reforme edilebileceğini ve bunun şirketlere haksız yere zarar verilmeden yapılabileceğini savunuyor. Daha ahlaklı ve yenilikçi bir kapitalizm mümkün. Umut var!&quot; —Daron Acemoğlu, Ulusların Düşüşü&apos;nün yazarı
 
&quot;Bu kitap, amaç odaklı işletmelerin toplumumuzdaki hayati rolüne ve kapitalizmle demokrasinin en ivedi sorunlarımızı çözmek için nasıl yapıcı bir şekilde etkileşime girebileceğine dair önemli bir mesaja sahip.&quot; —Stanford İşletme Okulu
 
&quot;Kaos İçindeki Dünyada Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak... Devletler, şirketler ve toplumlar arasında yeni bir uyum ve iş birliği dönemini teşvik ediyor.&quot; —Andrew Hill, Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dcc1376-7410-44e7-9ea3-964a163c18bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotları Beklerken Neler Olacak?</image:title>
            <image:caption>Yeni nesil robotlar, kendi yapay zekâlarıyla gelecekler; yani sadece işlerimize yardım etmekle kalmayacak, kendi kararlarını verebilen, düşünme yetisine sahip birer sosyal varlık olacaklar. Peki her söylediğimizi dinlemeye devam edecekler mi? Yoksa bir noktada kontrolden mi çıkacaklar? Bu soruların cevabı, kamusal hayatın tüm dinamiklerini etkileyecek. Tam da bu yüzden, robotların gemilerle ve uçaklarla kargo taşıyacağı, yollarda ve kaldırımlarda araç kullanacağı, acil servisleri yöneteceği, hatta küçük dükkânları işleteceği yeni düzeni iyi kurgulamamız kritik önem taşıyor. Ve yine bu yüzden, robotları tasarlayan ekiplerde sadece yazılımcılar ve mühendisler değil, davranış bilimciler de olmalı.
MIT Havacılık ve Uzay Bilimleri bölümü akademisyenlerinden Julie Shah ile otonom araçlar üreten bir mühendislik ekibine liderlik eden Laura Major’ın kaleme aldığı Robotları Beklerken Neler Olacak, yakın gelecekte gerçekleşecek bu teknolojik devrime nasıl hazırlanmamız gerektiğini gösteriyor. Komplo teorilerinden uzak bir bakış açısı benimseyerek yapay zekâya, insan-robot ve insan-teknoloji ilişkilerinin doğasına ve geleceğine dair tüm yönleriyle kapsamlı bir okuma deneyimi sunuyor.  
 
“Robotları Beklerken Neler Olacak düşündürücü sorular soruyor; yarının robotlarını nasıl inşa edeceğimiz ve onlarla nasıl yaşayacağımız konusunda hayati önem taşıyan tavsiyeler sunuyor. Akademik ve endüstriyel deneyimleri göz önünde bulundurulduğunda, bu önemli tartışmayı başlatmak için Julie Shah ve Laura Major’dan daha yetkin iki isim düşünemiyorum... Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” –Amy Villeneuve, Amazon Robotics’in eski başkanı ve COO’su

“Shah ve Major’ın ilgi çekici çalışması, otonom robotların kendi başlarına çalışacağına dair yirminci yüzyıl efsanesini bir kez daha yıkıyor... Başarıya ulaşmak için veri ve fizik bilimlerinin yanı sıra sosyal bilimler ve davranış bilimlerinde de yetkin yeni nesil mühendisler gerekecek. Major ve Shah, tam da bahsettiğim neslin liderleri.” –David Mindell, Humatics Corporation’ın kurucusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f6664d-8d62-4f99-b453-8d599291b9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı-Safevi Kıskacında Kızılbaşlar</image:title>
            <image:caption>Kızılbaşlığın doğuşu ve Safevî Devleti’nin kuruluşu Safevî şeyhlerinin dinî-siyasî etkisinde kalan Osmanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Memlûk, Dulkadirli, Karamanlı ve Ramazanlıların hâkimiyeti altındaki Anadolu, İran, Azerbaycan ve Suriye gibi geniş bir coğrafyaya dağılan konar-göçerlerden koparak şeyhlerin etrafında birleşen oymakların eseridir. İsyanlar, isyan girişimleri ve Kızılbaşların İran şahlarıyla ilişkilerini devam ettirmeleri Osmanlı Devleti’ndeki güvenlik kaygılarını had safhaya taşımıştır. Bu yüzden 16. yüzyıldan itibaren Kızılbaş ismi devlet muhalifi ve isyancı zümreler manasında kullanılmıştır. Ayrıca zamanla buna dinî bir boyut da eklenerek zındık, râfizî ve mülhid deyimleriyle sapık, yoldan çıkmış ve inkârcı olarak tanımlanmışlardır.
• Kızılbaşlık nasıl doğdu? • Kızılbaş inancının esasları nelerdir? • Alevîlik ile Kızılbaşlık arasındaki fark nedir? • Anadolu’da Kızılbaşlığın doğuşunu tetikleyen sebepler nelerdi? • Kızılbaşlar en çok Anadolu’nun hangi bölgelerindeydi? • Safevî şeyhlerini hangi Türkmen oymakları destekledi? • Osmanlı yönetimi ile Kızılbaşların arasındaki anlaşmazlıkların sebepleri nelerdi? • Osmanlı belgelerine Kızılbaş Fetreti olarak yansıyan 1510-1530’lu yıllarda neler yaşandı? • I. Selim 1514’teki Çaldıran Seferi öncesinde 40.000 Kızılbaş’ı katlettirdi mi? • Bu konuyla alakalı dönemin Osmanlı-Safevî kaynaklarıyla nüfus verilerini barındıran tahrir defterlerinde neler yazıyor? • Osmanlı yönetiminin Kızılbaşlarla aynı inançlara sahip Bektaşîlere karşı tutumu nasıldı? • Şah İsmail’in hurucuyla Osmanlı Devleti için başlayan “Doğu Sorunu” nasıl çözüldü?
Türkmenler ve Alevîler üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Sadullah Gülten, Osmanlı-Safevî Kıskacında Kızılbaşlar adını verdiği çalışmasında, bu toprakların en çok tartışılan dinî gruplarından biri olan Kızılbaşlarla/Alevîlerle alâkalı tüm bu soruları cevaplamakla kalmıyor, doğru bilinen birçok yanlışı da düzeltiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5746163-37c2-48cd-9f1b-b8725f9cd229.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş, Siyaset, Cinayet</image:title>
            <image:caption>“İnkılâplar, siyasi partiler, darbeler, suikastlar, isyanlarla imparatorluğun çöküş serüvenini ihtiva eden II. Meşrutiyet Dönemi, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya’nın yaklaşımıyla Türkiye Cumhuriyeti için paha biçilmez siyasi laboratuvar tecrübesi olmuştur.”
Savaş, Siyaset, Cinayet: İttihat ve Terakki Üzerine Yazılar, Nevzat Artuç ve Abdurrahman Uzunaslan’ın yaklaşık 25 yıllık meşakkatli çalışmalarının bir meyvesidir. Söz konusu değerli iki bilim insanı gerek yurt içi gerek yurt dışı arşivlerinden istifade ederek II. Meşrutiyet, Balkan Savaşları, Trablusgarp, Ermeni Sevk ve İskân Meselesi gibi İttihat ve Terakki dönemine ilişkin kritik problemler hususunda ulaşabildikleri yeni belge ve bilgileri bu araştırmada ortaya koydular.
• Siyasi güç odaklarının 1913 Bâb-ı Âli hesaplaşmasında neler yaşandı? • Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikastının perde arkası ve akabinde yapılan tahkikatın neticeleri… • Prens Sabahaddin’in II. Abdülhamid’e karşı başlattığı yoğun muhalefet ve Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girişini engellemeye yönelik çabaları... • Cemal Paşa’nın Suriye’de tesis ettiği otoriter yönetim anlayışının detayları ve Osmanlı deniz gücünü artırmaya ve yenilemeye yönelik çalışmaları… • Cemal Paşa suikastına ve suikastçılara dair son derece önemli tespitler… • Kökenleri Fatih Sultan Mehmet devrine uzanan İstanbul Muhafızlığı nedir ve hangi dönemlerde nasıl faaliyet göstermiştir? • İttihat ve Terakki liderleri yurt dışında neler yaşadı? • İmparatorluğun dağılma sürecindeki siyasi iklim nasıldı? • Talat Paşa İttihad-ı İslâm siyaseti çerçevesinde Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu’da hangi faaliyetlere girişti? • Enver, Talat ve Cemal paşaların modern Türkiye’yi şekillendiren siyasetleri nelerdi?
Günümüzün en merak edilen dönemlerinden İttihat ve Terakki devrine dair tüm bu soruların cevapları ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b4f26f-bf66-4a46-931c-7b4135f345ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıkıh Usulünde Lafızların Kesinliği Problemi</image:title>
            <image:caption>İnsan iletişiminin en önemli unsurlarından biri olan dil, insanın toplumsal kimliğinin bir tezahürü olmasının yanı sıra düşünce ve aktarımın geliştirilmesinde de temel bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Dilin kesinliği tartışmasını, yöntem olarak dilin güvenilirliğini ve kaynaklık değerini sorgulayan metodolojik bir problem olarak görmek mümkündür. Dilin bu çerçevede sorgulanması, İslâm düşüncesinde bilginin elde edebileceği sağlam metodolojinin ne olduğu tartışmasını da beraberinde getirmiştir. Selma Çakmak’ın, Fıkıh Usûlünde Lafızların Kesinliği Problemi adını verdiği bu çalışmasının temel araştırma sorusu; İslâm düşünce tarihinde ortaya çıkan dilin kesinliği tartışmasının Sadrüşşerîa’nın fıkıh usûlü düşüncesinde nasıl bir problem olarak ele alındığı, yorumlandığı ve sonrasında nasıl bir seyir takip ettiğidir.
Dilin kesinliği problemini ortaya çıkaran nedenler nelerdir?
Bu problemin gündeme gelmesini sağlayan arka plan nedir?
Lafızların delâleti ve kesinliği hakkındaki tartışmaların sözün mahiyeti ve kelâmî ilkelerle bağlantısı var mıdır?
Dil-mantık tartışmalarının bu problemle ilgisi nedir?
Dilin kesinlik taşımadığını öne sürmenin gerekçeleri ve tehlikeleri nelerdir?
Dilin kesinliği tartışmaya açıldığında vahyin otoritesi ve şeriat nasıl açıklanabilir?
Kesinlik tek midir, dereceli midir?
Bu tartışmada kesinlik anlayışının rolü nedir?
Kesinliğin sınırları ve esasları nelerdir?
Bu doğrultuda Râzî ve Sadrüşşerîa’nın kesinlik anlayışı nasıldır?
Sadrüşşerîa’nın dilin kesinliği tartışmasını Hanefî usulüne taşımasının nedenleri nelerdir?
Onun bu tartışmada takındığı tavır Hanefî anlayışını temsil eder mi?
Sadrüşşerîa ile Hanefî literatürüne giren bu mesele temel Hanefî usûl eserleri dikkate alındığında nasıl bir seyir izlemiştir?
Dilin kesinliği problemi elfâz meseleleri çerçevesinde Sadrüşşerîa’nın fıkıh usulü düşüncesine nasıl yansımıştır?
Bu noktada Râzî ve Sadrüşşerîa’nın bu meselelere yaklaşımları dilin kesinliği tartışmasındaki söylemleri ile tutarlı mıdır?
Elinizdeki bu eser, bu ve benzeri birçok soruya cevap vermekle beraber Fahreddin Râzi’den Sadrüşşeria’ya bu konunun tarihî sürecini bütün ayrıntılarıyla ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50b119af-92a2-4ea3-95b9-a8d31c081d68.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Krallık-2</image:title>
            <image:caption>Yörüngenin Dışında 
 
Beğenilen bilim kurgu destanı devam ediyor! Vess ve Grix, şok edici bir keşifle birbirlerine bağlandılar: Sermayenin de imanın da yozlaşmış olduğu… ve birbirlerine komplo kurdukları. Şimdi, bu aldatmacayı ifşa ettikten sonra kahramanlarımız, uzayın en ölümcül noktalarından birinde mahsur kalır. Tek umutlarının Atık Halkası’nın en korkutucu korsan çetesi olduğunu anladıktan sonra Grix ve Vess, kendileri, mürettebatları ve bunların hepsinden daha da değerli bir şey için savaşmak zorunda kalır: Aşk. 
 
“Zekice yazılmış pop-art ve feminist bir Star Wars hikâyesi gibi. Bilim kurgu sevenler, bittikten sonra daha fazlasını okumak isteyecekler.” 
Publishers Weekly 
 
“Dinamik ve konu açısından zengin bir uzay draması. 2019’un en iyi 10 çizgi romanından biri.” 
SyFy Wire 
  “En iyi bilim kurgu serilerinin yapması gerekeni yapıyor: Bize tanıdık ve çağdaş gelen bir şeyi 
anlatmak için fantazyayı kullanıyor.” 
Bleeding Cool 
 
“Baş döndürücü ve sürükleyici bir dünya.” 
Sequential Planet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fff8f79-bb1d-409b-992b-33027a1f7709.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanun-i Şahinşahi</image:title>
            <image:caption>“Eğer dünya mülkü padişahı, o ruhani manaların sıfatları ile vasıflanmaz, Allah ahlakı ile ahlaklanmada, Allah’ın gölgeliğine layık olmazsa; ona verilen sultanlık ismi, mecaz ve istiare yoluyla satranç oyununda bir taş olan şah kabilindendir.”
İdrîs-i Bitlîsî
 
Sultan II. Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Osmanlı Devleti’nin hizmetinde görev yapan kıymetli bir âlim ve devlet adamı olan İdrîs-i Bitlîsî, Farsça, Arapça, Türkçe olmak üzere tarih, tasavvuf, felsefe, siyaset, ahlak, tıp ve hadis gibi birçok alanda eserler kaleme almıştır. Bitlîsî’nin Farsça kaleme aldığı Kānûn-i Şâhenşâhî eserinde işlenen esas konu ise nizam-ı âlemdir.
Dolayısıyla Bitlîsî bu eserinde, şahlık tahtı için sahip olunması gereken melekelere; sultanlık makamına yaraşır âmâl ve ahvâle; padişahların ve meliklerin kime karşı nasıl davranacaklarına, vezirlerin, naiblerin, ehl-i kalemin yapması gereken işlere ve özelliklerine; ulemanın önemine ve görevlerine; dünyevi saltanat vesilesiyle manevi saltanatı elde edebilmenin keyfiyeti gibi daha çok toplumu güçlü kılan faziletlere, ahlaki ve dinî değerlere değinir.
Osmanlı siyasetname literatürünün kıymetli eserlerinden biri olan bu çalışma, Pelin Seval Esen ile Esengül Uzunoğlu Sayın tarafından Farsçadan günümüz Türkçesine çevrilip notlandırılarak okuyucuların istifadesine sunulmuştur. Timaş Akademi, bu kıymetli eser ile birlikte Siyasetname Kitaplığını genişletmeye devam etmekte ve Osmanlı siyasetname literatürünün günümüz okuyucularınca da ulaşılabilir olmasını sağlamaya gayret etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57f083d-91e6-4549-b34a-7665ccaa409b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Su Aynı Artık Ne de Sen</image:title>
            <image:caption>Kişi, kurguyla bellek sondajı yaptıkça kendisine çarpar. Hep bir şey eksikmiş gibi... Kendisine yabancı olduğunu anladığında da dönüşümü başlar. 
Hakan Akdoğan 
 
Edebiyatı bu kadar vazgeçilmez kılan, insandaki dönüşüm yeteneğine olan inancıdır. Bir kitap bir insanı ve bir insan dünyayı değiştirebilir. Bu kitaptaki öyküler sizi içten gelen değişimin büyülü fırtınasında sürüklemeye davet ediyor. Ona katılmanızı öneririm. 
Gülşah Elikbank 
 
Bir metnin sonuna geldiğinizde başlangıçtakinden farklı bir yerdesinizdir artık. Bu hikâyelerin yazarları da aynı yoldan geçti. Başkalarını tanırken kendilerini de tanıyarak. Hayat böyle daha anlamlı değil mi? 
Mario Levi 
  Hikâyeler dünyayı değiştirme gücüne sahiptir, çünkü bütün hikâyeler esasında bir dönüşümü anlatır. Bu kitaptaki hikâyeler dönüşüm gerçeğinin farkında olan yazarlar tarafından kâğıda dökülmüştür. 
Hasan Gümen 
 
Gerçeklik su gibi olmaktır. Su ki alçakgönüllüdür, alçaklardan süzülür gider. İnandırıcılık su gibi olmaktır. Yıkıcı olmadan yaşamı inşa eder her daim. Kararlı olmak su gibi olmaktır. Gerekiyorsa deler geçer. İlginçtir uyumlu olmak da su gibi olmaktır ki kayaya doğru akan suyu düşünürsen, su sadece etrafından akıp gider. Bu kitap da harika olmuş; su gibi! Başlangıçtaki şekilsiz fikir, akan fikir ırmaklarına dönüşmüş. İyi ki... 
Uğur Batı 
 
Hiçbir şey, bir hikâyeyi kaleme almak kadar değiştiremez insanı. O hikâyeyi yaşamak bile... İddialı mı oldu sözüm? Bir bildiğim var belki... 
Selda Terek 
 
Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz demiş Herakleitos. Elinizde tuttuğunuz kitabın içindeki hikâyeler de siz okurları tıpkı suyun taşıdığı enerjinin dönüşmesi gibi, heyecan verici bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor. 
Zuhal Gürçimen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25844966-b78a-4f25-92be-ab44e5cbb211.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Kek Yaptım</image:title>
            <image:caption>Akademisyen Anne olarak tanınan Saniye Bencik Kangal’ın ilk çocuk kitabı Sana Kek Yaptım, babaları mutfağa sokuyor, evleri mis kokularla dolduruyor, çocukların başına eğlenceli işler açıyor. Dilerseniz aynı fırından çıkan Benim Kapkek Kitabım adlı etkinlik kitabıyla eğlenceye kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. 
 
Demir ve Güneş kek yapmayı ve yemeyi çok seviyor. Yine bir gün kek yaparken aksilikler bir türlü peşlerini bırakmıyor! Acaba bunca aksiliğe rağmen kekleri fırına girebilecek mi? 
 
Saniye Bencik Kangal’ın yazdığı bu eğlenceli öyküye, Ayşın Delibaş Eroğlu rengârenk çizimleriyle eşlik ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/183fd100-2a57-4f9d-86d6-07df5b8cc945.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gezgini</image:title>
            <image:caption>Issız bir vadide bir çınar ağacı. Ne zaman sıkılsam gidip gölgesine oturuyorum. Sonra bir kuş geliyor beni almaya. Zümrüt renginde. Emsali görülmemiş! “Senin için geldim” diyor, alıyor beni sırtına. Bir gezgin oluyorum. Bir hayal gezgini… Zamanda ve mekânda, hayalle gerçek arasında, sırlı yolculuklar yapıyorum. Sıra dışı insanlar tanıdım bu seyahatlerim esnasında, garip olaylara tanık oldum, unutulmaz serüvenler yaşadım... Eğer sen de gelmek istiyorsan benimle,  bu kitabın ilk sayfasında buluşalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc60f938-e1ff-42f4-9fcc-e0ce18df1bd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarısızlığa Övgü</image:title>
            <image:caption>Mahfi Eğilmez, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak öğrenim çağındaki gençlere, meslek sahibi olacaklara ve yeni başarıları hedefleyenlere bir yol haritası sunuyor. Bu kitapta başarısızlıkların nasıl başarıya dönüştürüleceğinin öyküsünü bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7d44fe-39d4-4ea4-9396-92b15c193e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Rüzgarının Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Diamond, ailesi ile birlikte çok eski bir evde yoksul bir hayat sürmektedir. Bir gece, duvardaki bir çatlaktan kendisiyle konuşan bir ses duyduğunda, gizem dolu bir dünyanın kapıları ona açılır.
 
Çok küçülebilme ya da devasa büyüyebilme yeteneğine sahip güzel Kuzey Rüzgârı ile tanışır. Kuzey Rüzgârı, soğuk ve sert bir mizaca sahip olmasına rağmen Diamond’ı sever ve arkadaş olurlar. Onun kendisiyle uçmasına izin verir ve birlikte şehrin karanlık sokaklarına doğru gerçek ötesi, büyülü bir yolculuğa çıkarlar.
 
Diamond, bu yolculukta ancak bir çocuk tarafından görülebilecek güzellikte manzaralarla karşılaşır. Bu onun için aynı zamanda bir ‘keşif’ yolculuğudur. Birlikte yaşadıkları maceralar, hayatın zorlukları karşısında sevginin pırıldayan yüzünü de ortaya çıkaracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b620b257-46ee-44d1-97c5-1c1c10773f08.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Ustaları ve Çılgın Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta seninle Türkçenin ustalarının dünyasına çok eğlenceli bir yolculuk yapacak; yazarlık ve şairliğin püf noktalarını öğreneceğiz. Ustaların, söylemek istediklerini simgelerle nasıl anlattıklarını; kelimeleri kullanarak ne oyunlar oynadıklarını ve görünen anlamın arkasına sakladıkları derinlikleri keşfedeceğiz. Kitabını yazmak için yıllarca yolculuk yapan Kaşgarlı Mahmut; mutluluğun sırlarını anlatan Yusuf Has Hâcip; gerçeklerden söz eden Yüknekli Edip Ahmet; sevgi okyanusu Yesili Hoca Ahmet; gariplikleri dillendiren Âşık Paşa; okuma yazmayı öğrenir öğrenmez şiir yazmaya başlayan Ali Şîr Nevâî; sanatı imkânsız bir kolaylık olan Süleyman Çelebi; suyla oynamayı seven Fuzûlî; şiirleri sümbül kokan Bâkî; şefkat madalyası sahibi Nigâr Hanım yazarlık ve şairlik sırlarını paylaşmak için seni bekliyor. Türkçenin ustalarıyla tanışmak, hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d12360b-ba76-476b-86be-4f29b663c894.jpg</image:loc>
            <image:title>Düello (Ciltli-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Çehov 1891 yılında Novoye Vremya gazetesinde tefrika edilen Düello’da, insan doğasının karmaşıklığını çarpıcı bir üslupla ortaya koyar. Tanıdığı bir zoologla dönemin popüler meselelerinden biri olan “en güçlünün ayakta kalması” üzerine tartışmaları epistemolojik ve etik çatışmalar ekseninde yapıtın temelini oluşturmuştur. Yazar insanın zaaflarına, başkalarını bağışlama ve kendini değiştirip geliştirme yetisine işaret ettiği bu öyküsüne mekân olarak Kafkasya’yı, Karadeniz kıyısındaki küçük bir kenti seçmiştir. Eğitimli Rus aristokrat Layevski, evli bir kadınla yaşamaktadır ve birlikte kaçıp geldikleri bu kentte devlet memuru olmuştur. Ancak zamanla kadından soğumuş, ilişkiyi sonlandırmanın yollarını aramaktadır. Layevski’nin sorumsuzluğu, fazla içki içmesi, hesabını bilmeden para harcaması ve kendisine bağımlı olan bir kadından kurtulmaya çalışması, sosyal Darwinci zoolog Von Koren’de tiksinti uyandırmaktadır. Olaylara sadece bilimin çerçevesinden bakabilen Von Koren’in gözünde Layevski gibiler insanlığa ve uygarlığa yönelik bir tehdittir ve dünya böyle insanlardan “arındırılırsa” çok daha yaşanılası bir yer haline gelecektir. İkili arasında giderek büyüyen, bir askeri doktorla bir diyakozun da dahil olup tanıklık ettikleri etik tartışma ve fikir savaşı, ansızın fiziksel şiddet içeren bir meydan okumaya evrilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6638ff60-9626-4e47-b8a6-a7d3e5239d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düello</image:title>
            <image:caption>Çehov 1891 yılında Novoye Vremya gazetesinde tefrika edilen Düello’da, insan doğasının karmaşıklığını çarpıcı bir üslupla ortaya koyar. Tanıdığı bir zoologla dönemin popüler meselelerinden biri olan “en güçlünün ayakta kalması” üzerine tartışmaları epistemolojik ve etik çatışmalar ekseninde yapıtın temelini oluşturmuştur. Yazar insanın zaaflarına, başkalarını bağışlama ve kendini değiştirip geliştirme yetisine işaret ettiği bu öyküsüne mekân olarak Kafkasya’yı, Karadeniz kıyısındaki küçük bir kenti seçmiştir. Eğitimli Rus aristokrat Layevski, evli bir kadınla yaşamaktadır ve birlikte kaçıp geldikleri bu kentte devlet memuru olmuştur. Ancak zamanla kadından soğumuş, ilişkiyi sonlandırmanın yollarını aramaktadır. Layevski’nin sorumsuzluğu, fazla içki içmesi, hesabını bilmeden para harcaması ve kendisine bağımlı olan bir kadından kurtulmaya çalışması, sosyal Darwinci zoolog Von Koren’de tiksinti uyandırmaktadır. Olaylara sadece bilimin çerçevesinden bakabilen Von Koren’in gözünde Layevski gibiler insanlığa ve uygarlığa yönelik bir tehdittir ve dünya böyle insanlardan “arındırılırsa” çok daha yaşanılası bir yer haline gelecektir. İkili arasında giderek büyüyen, bir askeri doktorla bir diyakozun da dahil olup tanıklık ettikleri etik tartışma ve fikir savaşı, ansızın fiziksel şiddet içeren bir meydan okumaya evrilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea083001-0231-4486-8946-64131c45fbbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Toz ve Hayaller Kitapçısı</image:title>
            <image:caption>1943 New York’unda yaşayan Poppy ve ailesi, zaman ve mekan fark etmeksizin tüm insanları ağırlayabilen sihirli bir kitapçı olan Göz ve İzan’ın sahibi ve işletmecisidir. Poppy’nin dünyası II. Dünya Savaşı’nın etkileriyle paramparça olsa da dükkâna geçmişten ve gelecekten gelen müşteriler ve kitapçıya olan sevgisi sayesinde hayata tutunmayı başarıyor. 
Poppy’nin en büyük hayali bir gün babasından bu kitapçının sorumluluğunu devralmak, ama kurallara göre kitapçının başına geçecek kişi abisi Allan. Nesilden nesile aktarılan kitapçı yönetim kuralları şöyledir:
Yöneticiler sihri asla kendileri için kullanmamalıdır.
Yöneticiler sihri kullanan değil, koruyan kişilerdir.
Allan en iyi arkadaşını savaşta kaybedince onu kurtarmak için dükkanın sihrini kullanıp zamanda geriye gitmek ister. Bu sırada babaları da gizemli bir hastalığa yakalanıp hastanede kaldığı için Allan’ın yokluğunda dükkanın tüm sorumluluğu Poppy’nin üzerine kalmıştır. Kardeşine olan sevgisi ile ailesine olan sadakati arasında kalan Poppy, sinsice yaklaşan Karanlık’a karşı hem ailesini hem de kitapçıyı korumalıdır. Bu macerada vermesi gereken kararlar Poppy’nin hayal edemeyeceği sonuçlar doğurabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0252c1-22b5-46d2-87e6-6beb020d0558.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenler ve Yıldızlar - Eğlenceli Bilim</image:title>
            <image:caption>Yıldızların gezegenlerden farkı nedir? Güneş neden parlar? Yıldız kayması nasıl meydana gelir? 
Gezegenler ve yıldızlar hakkında birçok sorunun cevabını bulabileceğiniz eğitici bir kitap. 
*Kısa ve anlaşılır metinler *Çocukların sorduğu sorulara yanıtlar * Mini Sözlük * Zengin görseller *Yetkin fizikçi ve pedagog tarafından kontrol edilen içerik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3298d31-b2e3-4836-a9d3-2ff712f2b6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanlar-Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/713f2041-395a-4804-82e3-3ed1522a6711.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoe&apos;nin Masasından</image:title>
            <image:caption>Sevgili Marcus,
 
Zoe’nin devamında ne söylemesi, ne yazması gerektiğine dair hiçbir fikri yok. Bir kız çocuğu daha önce hiç görmediği, on ikinci doğum gününde kendisine gelen mektuba kadar hakkında hiçbir şey duymadığı ve korkunç bir suçtan ötürü hapiste olan babasına ne söyleyebilir ki?
Hem de Marcus asla suç işlemediğini iddia ederken…
Marcus gerçekten masum olabilir mi? Gerçekler bir yerlerde gizli ve Zoe babasından gelen mektupları annesi ve üvey babasından saklamak zorunda kalsa da bu gerçekleri gözler önüne sermeye kararlı.
Zoe, fırındaki stajında iyi bir iş çıkarmak ve ailesine Yemek Ağı’nın düzenlediği Genç Pastacılar Yarışması’na katılmaya değer olduğunu kanıtlamak için durmaksızın çalışır. Çünkü ünlü bir pasta şefi olmak Zoe’nin en büyük hayali ve bu yolda asla hata yapma lüksü yok. En büyük destekçisi, yakın arkadaşı Trevor da artık yanında olmadığı için yaşadığı tüm zorlukların üstesinden tek başına gelmesi gerekiyor.
Aklının bir tarafında pastacılık, diğer tarafında ise babası Marcus varken Zoe, ölçülerini bilmediği bir tarifin içinde kaybolmuş gibi hissediyor.
Yazar Janae Marks&apos;ın bu büyüleyici romanı, engeller karşısında pes etmeyen, gerçeği araştıran ve doğru olduğuna inandığı şeyin peşinden koşan cesur bir kızı konu alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168834eb-8254-4caf-9c85-bc1c9c8e5f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Ekspresi - Dünyanın Dışına Açılan Pencere</image:title>
            <image:caption>Dünyamızdaki tüm kötülüklerin dışarı atılabileceği bir pencerenin oluştuğunu düşünün. Bu pencere, dünyaya kötülüğün yayılması gibi korkunç bir plan için kullanılabilir. Yiğit’in hayali de dünyanın dışına açılan bir pencere sayesinde kötülüklerin sonsuza dek yeryüzünden silinmesidir. İyi biri olabilmek ve dünyadaki iyiliklerin çoğalmasını sağlamak için mücadele eden Yiğit, okulda İyilik Kulübü’nü bile kurar. Ancak kulüpte işler umduğu gibi gitmez. Yiğit, bir gece kendini ansızın Macera Ekspresi’nin içerisinde bulur. İyilik için çıktığı bu yolculukta arkadaşları Nil, Narin ve Can’la birliktedir. Macera Ekspresi onları Kötülük Krallıklarının renksiz ve solgun evrenine getirmiştir. Dünyada kötülüğün yayılması için büyük bir hazırlığın içinde olan Kötülük Krallıkları, iyiliğin temsilcisi çocuklarla macera dolu bir mücadeleye girişirler. Şimdi Macera Ekspresi ile bu yolculuğa çıkmayı kabul ediyorsan kitabın kapağını açmalısın. Çabuk ol! Kötülük Krallıklarını durdurmak için hemen harekete geçmek zorundayız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49e5303f-5ca3-4f70-9a37-b2401ec81b4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Mavi</image:title>
            <image:caption>Bazen bizden farklı olan renklerin güzelligini kesfetmek için gereken tek sey uzak çayırlar ve çiçekler üzerinde uçmaktır. Tıpkı bu hikâyenin küçük arı kahramanı Mavi&apos;nin yaptıgı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f27e678-5457-46b1-ad7a-f4ac921ff4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Olmanın Zorlukları</image:title>
            <image:caption>Canavarlar dünyasında yaşamak hiç de kolay değil. Her birinin kendisine verilen beş canavarlık
görevini tamamlayıp “canavar” unvanını alması gerekiyor. Fakat tüm bunlar Modivar için heyecan
verici değil. O kimseyi korkutmak ya da “Böööö” diye bağırmak istemiyor. İstediği gibi bir canavar
olmak istiyor. Ancak bu isteğinin ise ne canavarlar dünyasında ne de insanlar dünyasında yeri yok.
Neyse ki onu olduğu gibi seven dostları var. İnsan yavrusu Bige ve canavar yavrusu Selivar zorlu
görevlerde onun hep yanında.
Peki bu görevleri başarabilecekler mi? Merak edenler maceraya hemen katılabilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9f31281-5297-4912-ac32-6e87698b7ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Schmitt’ten Habermas’a Çağdaş Politik Felsefe</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Schmitt’ten Habermas’a çağdaş politika felsefesinin yedi figürünü yedi tabloda sunmaktadır. Çağdaş politika felsefesiyle tanışmak veya okumalarını derinleştirmek isteyenler için açık ve anlaşılır üslubuyla şu soruların ardına düşmektedir: 
 “Yalanla gerçek nasıl ayırt edilir? Kötülüğün sıradanlığı ne anlama gelir?” (Hannah Arendt) 
“Felsefe ve Politika arasındaki gerilim çözülebilir mi?” (Leo Strauss) 
“‘Politik olan&apos;ın özerkliği niçin önemlidir? Dost ve Düşman Kimdir?” (Carl Schmitt) 
“İnsan varoluşunu sadece şimdiki zamanın ampirik akışında kavrayabilir miyiz?” (Eric Voegelin) 
“Kamusallığı sürekli olarak demokratikleştirmek nasıl mümkün olur?” (Jürgen Habermas) 
“Modernliğin iki eğilimi bireysel özgürlük ve eşitlik niçin birbirlerini tamamlayıcıdır?” (John Rawls) 
“Cumhuriyet, özgürlük için niçin gereklidir?” (Quentin Skinner) 
Bu kitaba dâhil edilen düşünürler, tüm farklı yaşam hikâyelerine ve bunun yol açmış olabileceği politik düşüncelerine rağmen, çağdaş dünyanın krizine dair ortak bir eleştirel güzergâhı takip etmektedirler. Politikanın teknik ögelerin hâkim olduğu bir akılsallığa indirgenişi karşısında felsefenin politik vaadini tekrar hatırlatmaktalar. Buradaki düşünürler, işte bu çabanın somut timsalleridir. Onlar, politikanın unutulmuş ve yitirilmiş olan felsefi kökenini çağdaş dünyanın gerçekleriyle ilişkilendirmeye çalışarak, yalnızca politik düşünceye ve politik felsefeye yeni bir soluk kazandırmakla kalmamışlar, aynı zamanda politikanın kendisi üzerine yeniden düşünmenin olanağını hatta zorunluluğunu vurgulamışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da1b465b-9422-436c-9995-081c2e087a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Oyunlarla İlk Okuma Kitaplarım -Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hazırsan heyecan verici bir yolculuk başlıyor. 
Çünkü okumayı öğreniyorsun. Harfleri, kelimeleri, cümleleri sabırla birleştirecek, hikâyelere ulaşacaksın. Bu kitaplarda sadece neşeli hikâyeler yok, katılabileceğin oyunlar da seni bekliyor.
Madem ilk kitaplarını okuyorsun, bunu güle oynaya yapmaya ne dersin? 
O zaman hikâye kahramanlarımız İbrahim, Halil, Elif ve diğerleri seni bekliyor. 
Haydi, onları çok bekletme!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c6f6754-8314-432d-8fc0-d46f7a7033ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanuslar-Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09f28485-b126-4d03-85c9-2ce34e4b6d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Azıcık Aklım Karıştı - Babam Beni Seviyor Mu?</image:title>
            <image:caption>Babamız her zaman yanımızda olmayınca,her istediğimizde bizimle oyun oynamayınca;aklımız karışır! ’’BABAM BENİ SEVİYOR MU?’’diye düşünürüz.
 
Dur üzülme ,bazen olur böyle!
Kötü düşünceleri kovmaya yerine güzellerini koymaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58d1e5f5-b2b1-4e58-b1c9-9938ede7351b.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Çevreci Oluyor - Arkadaşım Elif</image:title>
            <image:caption>Elif, babasıyla okula giderken etrafa saçılan çöpleri görünce keyfi kaçtı. Bu kadar çok çöp nereden çıkıyordu? Okulda öğretmenleri konuyla ilgili çocukları bilgilendirdi. Çevre Koruma Haftası etkinliklerinde Elif ile arkadaşları hem çöp toplama yarışına katıldı hem de göldeki yavru ördeğin yardımına yetişti. Çevre kahramanlarının maceralarını severek okurken çevremizi korumak için neler yapabileceğini de görebilirsin. 
Kitabın önemli bir mesajı var: Sürdürülebilir yaşamı öğrenebiliriz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba82f21-d149-41f7-a16d-151b8a0cfdd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Molli Görgü Okulu - İyi Davranışlar İçin Rehberler</image:title>
            <image:caption>Algernon ile tanış. Bu küçük rakunun çevresine terbiyeli davrandığı hiç görülmemişti… 
Ama bir gün tesadüfen karşısına Bayan Molli Görgü Okulu çıktı ve hayatı değişti. 
Bayan Molli’den aldığı dersleri izle, Dikkatle Dinleme Laboratuvarı’nda çevresine önem vermeyi nasıl öğrendiğini, Güzel Dil Kütüphanesi’nde neler keşfettiğini, Terbiye Yemekhanesi’nde sofra terbiyesinin değerini nasıl anladığını, en sonunda da Sportmenlik Günü’nde nasıl başarılı olduğunu gör.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf095448-4c0d-4b6f-81c6-66c0fc833bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya Sahilde</image:title>
            <image:caption>Maya, aslanlara bayılıyordu. Aslanlar hakkında her şeyi biliyordu. Ama kumu, kuma dokunmayı sevmiyordu. Hatta kumdan birazcık korkuyordu. 
Maya, annesiyle kumsalda gezerken kumdan bir aslanla tanıştı. Kumdan Aslan da suyu sevmiyordu. Hatta sudan birazcık korkuyordu! 
Arkadaşlık, dayanışma ve değişimle başa çıkabilme üzerine sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e599e40-6475-455c-ae77-8209cee7b025.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Çok Seversin Bu Yemeği</image:title>
            <image:caption>“Hareket etmeyi bıraktığımızda gideceğimiz yere vardık demektir. ” 
Eserlerinde İngilizceyi tercih eden Çinli genç yazar An Yu, ilk romanı 
Sen Çok Seversin Bu Yemeği ile ilk kez Türkçede. 
Pekin’de bir sonbahar sabahı... Ciya Ciya yalnızca birkaç dakika önce kahvaltı masasında tatil planları yaptığı kocası Çen Heng’i küvette ölü bulur. Bu beklenmedik ölüm kadar tuhaf bir şey varsa o da küvetin yanında gözüne ilişen gizemli çizimdir. Gördüğü şeyi aklından bir türlü çıkaramayan genç kadın, aklıyla oyun oynayan esrarengiz bir yaratığın peşine takılıp yapmam dediği şeyleri yapacaktır. Barmen Leo ile yası, aşkı, cinselliği ve evliliği sil baştan tanımlaması ise yaşayacağı aydınlanma yanında henüz hiçbir şeydir. 
An Yu, okuru Pekin’in yüksek binaları ve kadının hâlâ ikinci planda bırakıldığı orta sınıf aileler arasında dolaştırıp  Tibet’e uzanan büyülü gerçekçi bir yolculuğa çıkarıyor. 
Farklı sofralara buyur edileceğiniz ve tek bir yemeğin nasıl olup da geçmişin kilidini açabildiğini göreceğiniz bu kitapta suya da doyacak, su dünyasına dalacaksınız. 
Son sayfayı da çevirdikten sonra kendinize bir lale buketi hediye etmek isteyeceksiniz. 
“Günümüz Pekin’inde,  bir kadının kendini gerçekleştirmesinin zarif ve rüya gibi öyküsü.” 
Daily Telegraph 
“Tuhaf ve sinematik, yakından izlenmesi gereken bir yazar.” 
Stylist, “2020’nin En İyi Kitapları”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31be8df-5929-4fdf-ba9c-18a6d948a2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları yazı gereçlerini kullanmada çocuğa güven duygusu aşılar, alıştırmaları yaparken çocuğun başarı duygusu tatmasını sağlar ve okula hazırlık sürecini hızlandırır. 
Yazmayı Kolaylaştırıcı Çizgi Alıştırmaları kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun, 20’den fazla ve birbirini destekleyen çizgi çalışması 
*Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme 
*Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı 
*Yazma becerilerini pekiştirmeyi 
*İnce motor gelişimi desteği Uzman eğitimcilerin hazırladığı kitabımız, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b02ce0-e04b-42d1-9bac-74b8080d2f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Bir Tabloya Sığar mı?</image:title>
            <image:caption>Hayal gücüne dair ilham verici ve seni sayfadan sayfaya uçuracak bir hikaye! Özgürce,doya doya soracağın sorular ile Ela&apos;nın hikayesinde düşünmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089278f0-7e24-4469-a40e-3a152c6d5a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Otorite ve Öteki</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır, insanlar ve mikroplar arasında amansız bir mücadele yaşanmaktadır. Salgın hastalıklarla karşı karşıya kalan toplumlar, yaşamlarını derinden etkileyen bu krizlerle başa çıkmak zorunda kalmıştır. Her ne kadar bulaşıcı hastalıklar bireyin bedeninde gerçekleşiyor olsa da, salgına dönüştükten sonra çok katmanlı toplumsal boyutuyla dikkat çekerler. Toplumlar üzerinde yıkıcı etkilere yol açmış bu doğal felaketler (veba, kolera, grip, COVID-19 vb.), ister istemez insanların davranışlarında ve sosyal yapıda derin izler bırakmış, siyasal yapıların değişmesine neden olacak süreçlerin başlamasına aracılık etmişlerdir. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan salgınlar; iktidarla bireyi, yönetenle yönetileni “otorite” bağlamında işleyerek, birey ve toplum arasındaki geleneksel ilişkiyi yeniden yazmıştır. Artan risk, artan ve genişleyen bir gözetimi makul kılar ve bu durum toplumca da onaylanır. Gözetim ve disiplin yoluyla iktidarlar, halkın rızasını da alarak biyopolitik uygulamaları genişleterek otoritelerini sağlamlaştırırlar. Tüm gezegeni kontrol etme çabasındaki neoliberal kapitalist iktidar, biyopolitik uygulamalara ek olarak disiplini mikro düzeylere kadar yayarak “viropolitik”, “zoopolitik” bir kuşatmaya dönüştürmek yoluyla gücünü pekiştirmektedir. Gözetim eylemi, taktiklerini, yöntemini değiştirir ama varlığını sürdürmeye devam eder. Otorite günümüz dünyasında, akışkan bir kamuflaj yardımıyla daha az görünür olmuştur; bunun neticesinde kitleler sistemin parçası olarak ona hizmet ettiğini, bir anlamda sisteme enerji sağlayan ve onu çeviren çarklardan biri olduğunu kavrayamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb700f9-a5c8-48f2-8730-0f616721561f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Serisi 1: Yalanın Gölgesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Biten hayallerinin rüzgârında sürüklenen tehlikeli bir adam…
Bir daha sevemeyeceğini düşünen genç bir kadın…
Gizli hayatıyla ölüme meydan okuyan pervasız bir oğul…
Göz kamaştırıcı güzellikte inatçı bir genç kız…

Ve dördünü birleştiren karmaşık bir plan!
Yalanların gölgesinde filizlenip büyüyen çarpıcı güzellikte iki büyük aşk!

Aşkın her yaşta güzel olabileceğini keşfedeceğiniz, kalpler arasındaki engellenemez çekimin büyüsüne kapılacağınız bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce894b7-c3d4-4bb8-ac3f-c52632fc16ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Serisi 1: Yalanın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Biten hayallerinin rüzgârında sürüklenen tehlikeli bir adam…
Bir daha sevemeyeceğini düşünen genç bir kadın…
Gizli hayatıyla ölüme meydan okuyan pervasız bir oğul…
Göz kamaştırıcı güzellikte inatçı bir genç kız…

Ve dördünü birleştiren karmaşık bir plan!
Yalanların gölgesinde filizlenip büyüyen çarpıcı güzellikte iki büyük aşk!

Aşkın her yaşta güzel olabileceğini keşfedeceğiniz, 
kalpler arasındaki engellenemez çekimin büyüsüne kapılacağınız bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1df01a-8562-4a53-9890-ae4418c9abc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastalık Hastası</image:title>
            <image:caption>Hastalık Hastası orijinal adıyla “Le Maladeimaginaire” klasizmin temsilcilerinden olan ünlü Fransız oyun yazarı Molière tarafından komedi ve bale türünde yazılmış üç perdelik müzikal komedidir. Doktoru tarafından kandırılarak ölümcül bir hastalığı olduğuna inandırılan yaşlı ve saf bir adamı konu alır. Molière, bu eserinde toplumun ahlaki yapısını ve mesleğini kötüye kullanarak hastalarını sömüren bilgisiz hekimleri eleştirel bir yaklaşımla konu almaktadır. Bu eser Moliere’in son eseridir. Hastalık Hastası 10 Şubat 1673 yılında Paris’te Kral XIV. Louis’in huzurunda sahnelenmiş ve başrol Argan’ı oyunun yazarı olan Molière hasta olduğu için koltuğundan kalkmada oynamıştır. Bu oyun esnasında verem hastası olan Molière sahnede fenalaşarak düşer. Öksürük krizini atlatan yazar rolünü tamamlar anca oyundan birkaç gün sonra ikinci bir krize dayanamayarak vefat eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac126cf8-85fd-498f-b90a-878bc23c17ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>Yapıtlarında psikolojiyi odak noktası olarak belirleyen Stefan Zweig, özellikle toplum dışında yaşayan insanların hikâyesini anlatmaya değer bulur.

 İlk kez yayımlandığı 1922’den beri büyük ilgiyle okunan Amok Koşucusu’nda, Avrupa’ya doğru yapılan tekdüze bir yolculuk, gemideki doktorun duyduğu yardım çığlığını reddetmesiyle başlayan vicdani bir yargılama sürecine dönüşür. Ait olduğu yerden uzaklara sürülmüş doktor, tropik topraklarda karşılaştığı Avrupalı kadına saplantılı bir aşk besler. Kadına karşı duyduğu takıntı, doktoru tıpkı Amok koşucusu gibi hedefi belirsiz koşuya sürüklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c01d30-f4d1-4726-b5a5-e961000bf4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>İnsanın iç dünyasında büyük rol oynayan kaygı ve psikolojik baskı gibi kavramların ele alındığı Korku, 1920’de yayımlandığından beri okuru heyecanlandıran kurgusuyla dikkat çekmiş, günümüze dek birçok defa beyaz perdeye uyarlanmıştır. 
Irene Wagner, kentin en ünlü avukatıyla sekiz yıldır evli, aynı zamanda iki çocuk annesidir. Zenginlik içindeki yaşamı, tesadüfen tanıştığı genç piyanistle başlayan ilişkisi nedeniyle altüst olur. Korkunun pençesine düşen Bayan İrene, bir şantajcının onu tehdit etmesiyle kendini, attığı her adımda büyüyen ruhsal çelişkilerle dolu bir denklemin içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4656d381-c35a-42c3-b954-547bf9f63617.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Aforizmayı bir tanımla sınırlamak mümkün değildir; rastgele alınmış notlar veya sözcüklere yansımış düşünceler olabilir. Franz Kafka, düşüncelerini 1917-1918 yılları arasında, kız kardeşinin evinde yaşarken kaleme aldı. Aynı zamanda veremle savaşan yazar, hastalığının onu rahat bıraktığı dönemlerde iyilik ve kötülük, doğru ve yanlış, yabancılaşma ve kurtuluş, cennet ve ölüm gibi metafiziksel konular üzerine görüşlerini sundu. Bunlar, yazarın doğrudan teolojik meselelere değindiği tek yazılardır. Aforizmalar 1931 yılında, yazarın ölümünden yedi yıl sonra arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı. O, Franz Kafka’yı ‘’zamanımızın en büyük yazarı’’ olarak değerlendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7ee3de-8584-4772-adff-b61946ac6f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Altı yüz yıl boyunca üç kıtada hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu. Süleyman Şah ve Ertuğrul Gazi ile tohumları atılan ve Osman Gazi’nin ismiyle gelişip büyüyen cihan devleti. İstanbul’un fethinden Viyana kuşatmasına kritik dönemeçler. 
 
Ve Ahmet Rasim, aynı imparatorluğun son yüzyılına şahitlik eden eşsiz yazar. Ele aldığı hemen her konuyu kendine özgü üslubuyla ölümsüzleştiren nadir şahsiyet. Osman Gazi ile Sultan Abdülaziz arasındaki uzun devre yakından bakış. Savaşlar, fetihler, önemli dönüşümler... Hâsılı, tarihi tarih kılan canlı akış. Coğrafyalar arasında dokunmuş bir atlas kumaş. Osmanlı Tarihini ana hatlarıyla ve esastan kavramak için rehber bir kitap. 
 
Pof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız’ın tarihçi kimliğiyle hazırladığı Osmanlı Tarihi olması, ayrıca değerli. 
Avrupa, Asya, Afrika, İstanbul, Bağdat, Kahire, Viyana, Kırım, Mekke ve Medine arasında yoğrulan zaman. Karaların ve denizlerin tarihle birleşmesi. 
Padişahlar, paşalar, hanım sultanlar, suikastler, yeniçeriler, seferler, karışıklıklarla dolu, canlı bir tarih havuzu.Osmanlı Tarihi. 
Vazgeçilmez, dopdolu ve doyurucu bir toplam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246bd187-4148-4b11-b985-93b74613d184.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth Finch</image:title>
            <image:caption>Julian Barnes, son romanı Elizabeth Finch’de, demirbaş izleklerinden biri olan aşk/gerçek (hakikat) ilişkisini bir kez daha gündeme getirerek bizleri zorlu bir ahlaki sorgulamaya davet ediyor: aşk salt “mutluluk”la ilintili bir duygu mudur, yoksa daha çok “gerçek”le, “hakikat”le mi girift bağlar içindedir? Kendimize çıkış noktası olarak “yapaylığı” almak yoluyla hayata karşı daha gelenek dışı ve bir o kadar da “sahici” bir bakış açısı geliştirebilir miyiz? Ve sanat, edebiyat bize bu arayışımızda ne kadar yol gösterebilir? 
Romanın başkahramanı Neil, gençliğinde katıldığı bir vakıf kursunda son derece kendine özgü bir hocanın öğrencisi olur ve ona gitgide daha çok “bağlanır”. Elizabeth Finch’in ölümü üzerine derslerde işledikleri konuları, Finch’in kişisel notlarını ve birlikte geçirdikleri öğle yemeklerini düşünür. “Geçmişimizi yanlış yorumlamak insan olmanın bir parçası”ysa, Neil kendi payına düşen geçmiş ve belleğindekilerle ne yapacaktır? Elizabeth Finch’in onda uyandırdığı duygular ve “gizemli” kişiliğinin sırlarını ve onun hayattaki ahlaki “duruşunu” anlamaya yönelir. Bu yöneliş bir bakıma, bir “iç sorgulama”, bir “yüzleşmedir”... 
Julian Barnes, bu son romanında, bir yandan geleneksel tarihsel anlatıların gündemine hiçbir zaman girmeyen kimi “varoluşsal” durumları gün ışığına çıkarma konusundaki ustalığını gösterirken, bir yandan da sürükleyici ve eğlenceli bir kurmaca yazarlığı ortaya koyuyor. Elizabeth Finch sadece çarpıcı bir hikâye değil, aynı zamanda sanatın sahiciliği ve edebiyatın ufku üzerine girişilen zorlu bir arayış çabası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86df5c5-daa3-420d-a6e0-768470c2cd0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Kuramlar</image:title>
            <image:caption>Edebiyat üzerine çağlar boyunca neler düşünülmüş, edebiyattan neler beklenmiş? Bu kitap işte bu sorulara cevap arıyor. Sümerlerden başlayarak, Eski Yunan, Ortaçağlar, İslam düşünürleri, Aydınlanma, Romantik Akımlar, On dokuzuncu yüzyılın tarihsel bakış açıları, Tanzimat Dönemi, Yirminci yüzyılın yazar, metin, toplum ve okur odaklı yaklaşımları, Yapısalcılık, Göstergebilim ve Postmodemizm gibi dönemeçlerde yoğunlaşıyor. Gilgameş &apos;ten, Aristoteles &apos;ten, Dante&apos; den, İbni Sina ve İbni Kuteybe&apos;den, Vico&apos;dan geçerek çağdaş eleştiri kuramlarına, Namık Kemal&apos; e ve Şinasi &apos;ye, Auerbach&apos;a ve Bahtin&apos;e varıyor. Çağdaş akımlarla eski bakış açıları ve Batı kaynaklı eleştiri akımları ile Doğu kaynaklı anlayışlar arasındaki köprüleri kurmaya çalışıyor. Edebiyat eleştirisi ile ilgilenenler için vazgeçilemeyecek bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd9c867-83ed-492f-9e3a-f76b02ae262d.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Kış Güneşi</image:title>
            <image:caption>“Sence Sezen Aksu kime diyor aykırı çiçek diye?” 
“Kalana besbelli.” 
“O zaman gitmek icap eder.” 
“Herkes gitmiş diye gidilir mi?” 
“Herkese inat kalınır mı?” 
 
Dünyanın en boğucu sabahları, uyanmak istemediğin bir güne gözlerini açmanla başlar. Eninde sonunda çıkarsın o yataktan, kalkarsın ayağa... 
 
Ve yeniden uyuyabilmek için akşamın gelmesini beklersin. 
Tıp fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Karaca, öğrenim gördüğü hastaneye gelen çağrı ile yıllar önce evi terk etmiş abisinin boks müsabakasına gittiğinde pek de rayında olmayan hayatının tamamen rayından çıkacağından bihaberdi. Seçimler yapıldı. Kararlar verildi. Gece sona erdi. Boğucu sabahlar başladı... Ardından ona bir seçim şansı verildi: Ya ölenin gittiğini kabullenecek ve yasını sessizce, hayatına kaldığı yerden devam ederek tutacaktı ya da düşmanla işbirliği yapacak ve gerçekleri tırnaklarıyla kazıyacaktı geçmişin tozlu duvarlarından. 
Bir şüphenin peşinden... 
 
Kurşun kurda atıldı ama karacayı deldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67aba7c3-aa22-48b2-b211-0ee0c992d2e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Kış Güneşi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sence Sezen Aksu kime diyor aykırı çiçek diye?” 
“Kalana besbelli.” 
“O zaman gitmek icap eder.” 
“Herkes gitmiş diye gidilir mi?” 
“Herkese inat kalınır mı?” 
 
Dünyanın en boğucu sabahları, uyanmak istemediğin bir güne gözlerini açmanla başlar. Eninde sonunda çıkarsın o yataktan, kalkarsın ayağa... 
 
Ve yeniden uyuyabilmek için akşamın gelmesini beklersin. 
Tıp fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Karaca, öğrenim gördüğü hastaneye gelen çağrı ile yıllar önce evi terk etmiş abisinin boks müsabakasına gittiğinde pek de rayında olmayan hayatının tamamen rayından çıkacağından bihaberdi. Seçimler yapıldı. Kararlar verildi. Gece sona erdi. Boğucu sabahlar başladı... Ardından ona bir seçim şansı verildi: Ya ölenin gittiğini kabullenecek ve yasını sessizce, hayatına kaldığı yerden devam ederek tutacaktı ya da düşmanla işbirliği yapacak ve gerçekleri tırnaklarıyla kazıyacaktı geçmişin tozlu duvarlarından. 
Bir şüphenin peşinden... 
 
Kurşun kurda atıldı ama karacayı deldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/711b4c2d-3f5c-4204-9c77-dcd56415a3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatımızda Bireyselleşme Serüveni</image:title>
            <image:caption>Edebiyat toplumu sahiden yansıtır mı? Bir toplumun edebiyatına bakıp, o toplumu ve o toplumda yaşayan bireyleri anlayabilir miyiz? Edebiyat ne dereceye kadar toplumun ve bireylerin aynasıdır? Edebiyat metinlerini çözümlemek, metinleri mi daha iyi anlamamızı sağlar, yoksa bu metinlerin içinden çıktığı toplumu mu daha iyi anlamaya yarar? Edebiyatla toplumbilim nerede, nasıl kesişir? Bir toplumu oluşturan bireylerin psikolojileri, dünyaya bakışları zaman içinde nasıl değişir? Kadınlarla erkeklerin değişim süreçleri birbirine paralel mi gider, yoksa farklı farklı mı gerçekleşir? Bu değişimleri edebiyat metinlerini inceleyerek izleyebilir miyiz? Edebiyatımızda Bireyselleşme Serüveni işte bu sorulardan yola çıkılarak hazırlanmış bir çalışma. 
    Kitapta, 20. yy süresince yazılmış otuz roman inceleniyor. Romanlardan on beşi kadın yazarların, on beşi de erkek yazarların romanları. Araştırma, FatınaAliye&apos;denAyfer Tunç&apos; a ve Hüseyin Rahmi Gürpınar&apos; dan Ahmet Ümit&apos; e uzanan bir çerçevede gerçekleşiyor. Her roman teker teker ele alınıyor, kadın yazarların kadın kahramanlarıyla, erkek yazarların erkek kahramanları çözümleniyor. Çözümlemelerin ana konusu bireyselleşme. Önce bireyselleşmenin dinamikleri açıklanıyor. Daha sonra tüm kadın ve erkek kahramanlara bir anket uygulanıyor. Bu anketler aracılığıyla, bu kahramanların, kendi hayatları hakkında karar verme, başka bireylerle ve toplumla ilişki kurma, kendi kendileriyle hesaplaşma gibi alanlarda nasıl davrandıkları ortaya çıkıyor. 
     Bu arada, kadın kahramanlarla erkek kahramanlar arasında bazı farklar olduğu da gözlemleniyor. Kitabın ilginç yanlarından biri de, yüzyıl boyunca kahramanların geçirdikleri dönüşümleri sergilemesi. Özellikle kadın kahramanların, önceleri somut toplumsal kazanımlar peşinde koşarken zamanla nasıl daha evrensel varoluş sorunlarına yöneldikleri ortaya çıkıyor. Erkek kahramanların varoluşsal sorunlara yönelmeleri ise farklı aşamalardan geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/335cbee2-94e1-479c-b258-0b0f3e5b1e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Kabarık Etekleri</image:title>
            <image:caption>Annemin o kocaman kabarık etekleri benim güven dolu sığınağımdı. Ne zaman utanıp sıkılsam kendimi orada bulurdum.  Hayal âlemine dalıp her şeyi unuturdum. 
Bazen bir limonata nehrinde yüzer bazen bulutların üzerine çıkardım. Orası benim herkesten sakladığım gizli dünyamdı. 
 
Sen de merak ediyorsan hadi durma, tut elimden. 
Birlikte sayfalarda bir gezintiye çıkalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea9b0379-1e5d-4adb-b55b-eeb49314e5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Üslup ve Problemleri</image:title>
            <image:caption>XX. yüzyılda edebiyat tarihi öğretimi yanında, metin incelemesinin yeniden değer kazandığı bilinmektedir. Metnin yapı bakımından tahlili üslûp incelemesiyle bir bütün teşkil etmektedir. Bu iki çalışma tarzını birbirinden kesin çizgilerle ayırmak, teoride mümkün olsa da uygulamada bazı yanlış anlaşılmalara sebep olmaktadır. 
Biz bu kitapla, edebî tenkit ile dilbilim arasında bir yer işgal eden metnin değerlendirilmesi için gerekli bir çalışma sahasının varlığını ve bu sahada faaliyet göstereceklerin çalışma tarzlarını sezdirmek istedik. Üslûp incelemesinin, bizde belâgat, Avrupa’da retoriğin kendi devirlerinde üstlendikleri bir görevi zamanımızın şartları içerisinde yerine getirmeye gayret ettiğini belirttik. 
Üslûp incelemesi ile ilgili çalışmaların tarihî gelişmesini vermekten özellikle kaçındık. Çünkü bu, ayrı bir çalışma konusudur. Zamanımızda üslûp incelemesinde dilbiliminden gelen terminoloji kullanılmaktadır. Bu sebeple söz konusu terminolojiyi üslûpla ilgili yönleriyle tanıtmayı ihmal etmedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c16d2530-1cd6-48d5-9184-26bcda46b8ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatma Esasına Bağlı Edebi Metinlerin Tahlili</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, ilk baskısı 1984&apos;te Roman Sanatı ve Roman İncelemesine Giriş adıyla yapılan kitabın yeniden düzenlenmiş ve geliştirilmiş hâlidir. Bu kitapta öncelikle &quot;anlatma esasına bağlı edebî metinler&quot;in nasıl çözümlenmesi gerektiği ortaya konulmakta, sonra da önerilen tahlil yöntemi farklı metinler üzerinde uygulanmaktadır. Yazarın farklı zamanlarda kaleme aldığı yazılar değiştirilmeden bu kitaba ilave edilmiştir. Yazıların kaleme alındığı tarihler doğal olarak yazarın o günkü düşüncelerini ifade eder. Zaten bu eser, bütünüyle üzerinde durulan konu hakkında yazarın zaman içinde gelişen düşüncelerini gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b13414-b01e-48ec-8962-d745e2de4909.jpg</image:loc>
            <image:title>Onları Ben Öldürdüm</image:title>
            <image:caption>“Hâlâ dökülen kanları görüyor, hâlâ yalvaran o zavallı sesini işitiyorum. ‘Acı bana… Bırak beni!’ diye haykırıyordu. Bana inanınız, ona fenalık etmek, ona eziyet etmek, onu öldürmek istemiyordum. Benim istediğim ötekinin ölümüydü. Ötekinin… Sırrımı, cinayetimi bilenin, bana her an, o her şeyi bilen bakışlarıyla işkence edenin ölümünü istiyordum. O, ortadan kalkmalıydı. Çünkü o dünyada oldukça benim için her dakika bir tehlikeydi. Cinayetimi yalnız o biliyordu. Anlıyor musunuz? Onun varlığı benim hayatım için zararlıydı.”
Suat Derviş bu kitapta yer alan roman ve öyküleriyle bizi yeniden esrarlı, tekinsiz bir dünyada dolaştırıyor. Daha önce Kara Kitap adlı derlemede yer alan “Buhran Gecesi”, “Ne Bir Ses Ne Bir Nefes” ve “Fatma’nın Günahı”ndaki gibi, burada da aşk uğruna işlenen cinayetler, şeytana uyanlar, kâbusla gerçeği birbirine karıştıranlar, karanlık geceler, puslu mezarlıklar, lanetli mumyalar, en gizli, en mahrem günahlar var.
Bu derlemede yer alan “Onları Ben Öldürdüm”, “Mumya”, “... Hikâyesi” ve “Bakışlar” 1929-33 yılları arasında kaleme alınmış, Türk edebiyatında korku türünün öncü eserleri. Bu metinlerde insan kalbinin ve ruhunun en karanlık, en bilinmez dehlizleri var. Kıskançlık, nefret, pişmanlık gibi duyguların insanları nasıl birer canavara dönüştürdüğünü anlatıyor Suat Derviş. Karakterlerini baştan çıkaran, onları birer deliye, katile çeviren şeytanlar, habis ruhlar, kalplerinin muammalarında saklanıyorlar.
N. Didem Düz de “Bir Gotik Seyyah: Suat Derviş” başlıklı yazısıyla Suat Derviş’in bu türdeki emeğini ve başarısını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d6588a-e0b6-4565-8b71-24bd4c227483.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorgulayan Çocuklar Çocuklarla Felsefe El kitabı</image:title>
            <image:caption>• Çocuklarla nasıl felsefe konuşulur? 
• Peki ya çocuklar felsefe yapabilir mi? 
• Yetişkinler çocukların düşünme süreçlerine nasıl destek olabilir? 
• İyi soru ne demek? 
• Çocukların felsefe eğitimi alması neden önemli? 
• Felsefe ilkokul eğitimine ne katıyor? 
 
Eğer felsefenin hayatımıza katabilecekleri yalnızca lise sıralarında öğrendiklerimizle sınırlı olsaydı, şu an Çocuklar için Felsefe’den bahsetmiyor olurduk. Ediz Dikmelik bize çocuklarla felsefe konuşmalarının nasıl gerçekleştiğinden başlayarak felsefenin ne olduğuna kadar uzanan detaylı bir harita çiziyor. 
 
Çocukların bağımsız ve özgüvenli düşünürler olmalarını nasıl destekleyebiliriz? 
Yolumuzu bulmakta zorlandığımız konularda uygun sorular önümüzü nasıl açar? 
Sorgulayabilen ve eleştirel düşünebilen bireyler nasıl yetişir? 
 
Sorgulayan Çocuklar, konuyla ilgilenen herkes için bir elkitabı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf2f5a4-0fef-4ae2-a84a-f61130d3f9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Bir Dahinin Bir Yılı</image:title>
            <image:caption>Ben, Arthur A. Bean, ünlü olacağım. Kolay olmayacak, biliyorum. Ortaokul şimdiden ayak bağı oluyor. Gerçek aşkım Kennedy beni fark etmiyor bile ve Bayan Whitehead yaratıcı dehamı anlamıyor. Ayrıca Robbie Zack (kendisi tam bir ezik), fikirlerini çaldığımı düşünüyor ama çalmıyorum. Başka birinin yazdıklarını okuduktan sonra bir ilham patlaması yaşarsanız bu, kopya çekmek sayılmaz. Hem zaten bütün ünlü yazarların aynı şeyi yaptığından eminim. Ve ben de ünlü olacağım. Sadece bu seneki öykü yarışmasını kazanmam gerekiyor... 
 
Arthur A. Bean’in hayatının bir yılına hoş geldiniz. O esprili, kabına sığmayan bir çocuk... Ve eğer Robbie tehditlerinde ciddiyse, kafasını 
tuvalete kaptırmak üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48d04533-20b0-40ed-832b-2ca07f493f59.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet Nota</image:title>
            <image:caption>Her Şey Kontrol Altında adlı eseriyle tanıştığımız Eda Şahin yeni romanı Hayalet Nota’da sona ermek üzere olan müzisyenlik ve avukatlık kariyeri ile çıkmaza giren evliliği arasında sıkışıp kalan orta yaş bunalımının eşiğindeki bir adamın, Devrim’in, zamanın yasalarına meydan okuyan hikâyesini anlatıyor. 
 
Kontrolünden çıkan hayatının gidişatından memnun olmayan Devrim’in yaşamı, sahne aldığı gecelerden birinde tamamen değişir. Yaşadığı tuhaf bir olay sonucunda günümüzden geçmişe ve alternatif gerçekliklere uzanan bir seyahate başlayan Devrim, hatalarını telafi etme arzusuyla zamanın akışında bıraktığı ayak izlerini silmeye çalışırken yolculuğunun seyrini özgür irade ve kader arasındaki ezeli mücadele belirleyecektir. 
 
“Yarattığı ürünlere düşman bir düzenin yetiştirdiği Devrim ve diğerleri için hayat; kişiliklerin, ilişkilerin ve koşulların durmadan değiştiği bir yap-boz oyunundan ibaret olacaktı. O gecenin sabahında, istikrarlı yaşamlar uğruna çabalarken fay hatlarında meydana gelecek çökmelerin yok oluşlarını hazırlayacaklarını bilemezlerdi henüz. Ekonomik depremlerin ve yıkılan kulelerin, kurmaya çalışacakları hayatları ne şekilde etkileyeceğini ise tahmin bile edemezlerdi. Yaradılışlarını yadsıyan bir yaşam tarzına uymak için taviz vermenin, asla gerçekleşmeyecek hayallerin peşinde koşmanın, elde edemeyecekleri bedenleri arzulamanın, doğru olma ihtimaline karşı yalanlara inanmayı tercih edecek kadar gerçeklikten uzaklaşmanın ne anlama geldiğini bilemeyecek kadar tecrübesizlerdi. Doğum, tıpkı hayat ve ilişkiler gibi muğlaklığın gölgesinde kalmaya mahkûmken, ölümde yeniden birleşmeyi bekleyen ruhları kendi formlarında yaşatan bir güç mevcuttu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7b65cb-336f-4e22-9f5f-cf45d0dbea78.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan Dünyası</image:title>
            <image:caption>Divan edebiyatına yönelmemde, Mehmed Çavuşoğlu (1935-1987)&apos;nun sonraları Divanlar Arasında adıyla kitaplaşan yazılarının büyük etkisi olmuştur. Divan şiirini fildişi kulesinden çıkararak, onun gizemli dünyasına küçük kapılar açan bu yazılar dergilerde yayınlandıkça zevkle okurdum. Divan Dünyasından başlığı altında yayınladığım yazılar bir bakıma bunların devamı niteliğindedir. 
Merhum hocam Âmil Çelebioğlu (1934-1990) da, daha önce kimsenin bilmediği veya dikkatini çekmediği özgün konuları araştırarak kongrelere bildiri olarak sunar, edebiyatımızın konu zenginliğine dikkat çekerdi. 
    Elinizdeki kitapta yer alan yazılar divan şiirinin, daha önce üzerinde durulmamış özgün konularını ele almak bakımından hocam Âmil Çelebioğlu&apos;na, ortalama okuyucunun anlayabileceği deneme üslûbu ile yazılmaları bakımından Mehmed Çavuşoğlu&apos;na bağlanabilir. Bunlara dipnotlu denemeler de denebilir. Hem akademik hem popüler. 
    Her biri uzun okumaların ürünü olarak ortaya çıkan, deneme tadında küçük ölçekli bu yazılar, şiirimizde yer alan kavramların tarihî yürüyüşünü, gelişmesini ve çeşitlenmesini izleyebilmek için yapılacak daha kapsamlı sistematik çalışmalara model olabilecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/282e8723-50e0-4129-b21a-b2bdaf8092d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin İlkeleri - Felsefeye Giriş 1</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Nihat Keklik, İ.Ü. Edebiyat Fak. Felsefe Böl. Türk-İslam Düşüncesi ABD&apos;nın kurucusu (19.12.1971) ve öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Bu Anabilim Dalı, ülkemizde söz konusu alanda, ilk kez, felsefe bölümü içinde bir ihtisas alanı olarak ortaya çıkmıştır. 
    Akademik yaşamın temel özelliklerinden birisi, özellikle sosyal bilimlerde, geçmişin -uzmanca bilgilerle- ortaya konulmasıdır; bu bilgiler gelecek kuşaklara yol gösterici birer deneyim görevine de sahiptirler. Bu ilişki, her toplumun tarihini bugüne taşıması demektir. Böylece tarih, olup bitmiş olaylar olmaktan çıkar; ve hem bugünü anlamak hem de bugünün sorunları ile ilgi içinde geçmişi yeniden yorumlayabilmek mümkün hâle gelir. Elinizdeki bu kitap, geçmişin yorumlanması ile bugün anlaşılması açısından okuyucuya çok verimli ipuçları sunmaktadır. 
   Tarih elbette geçmişte kalmıştır; onu değerli kılan özelliği, günümüzün sorunlarına bakışta, onları teşhiste ve onlara çözüm aramada yol gösterici olabilmesidir. Geçmişteki başarıları tekrarlamak için onları yüceltmek yeterli değildir; çünkü hiçbir sorun geçmişi bugüne olduğu gibi taşıyarak çözümlenemez. Prof. Keklik&apos;in söz konusu Anabilim Dalı’nı kurmaktaki amacının geçmiş ile günümüz arasında köprü tesis etmek olduğunu söylemek mümkündür, ama eksiktir; çünkü, açıktır ki, Türk-İslam dünyasında yapılmış olan çalışmaların bugüne taşınabilmesi için ehil ellerce incelenmesi gerekir. Prof. Keklik, millî kültür açısından, bir Türk Felsefesi telakkisine gerek olduğunu ve Türk-İslam Felsefesi kavramının somutlaştırılması gerçeğini fark ederek bu yolda çok önemli bir adım atmıştır. Prof. Keklik&apos;in bu kitabı ve yine Bilge Kültür Sanat tarafından bir seri olarak yayımlanacak diğer kitapları, okuyucuya bir dönemi Yeniçağ filozofları ile kıyaslamalı olarak vermesi açısından ayrı bir öneme sahiptir. 
 
    Prof. Dr. Nihat Keklik’in Ortaçağ Türk-İslam dünyasını çok yönlüolarak uzmanca inceleyen çalışmaları, sadece bu döneme ilgi duyanlar için değil, sade anlatımıyla genel okuyucu için de eşsiz bir kaynak değerindedir. 
Prof. Dr. Şafak Ural</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa00d26-6ad0-4ef8-836b-0e64a72e4bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Today I’m Going To…(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Çantanı hazırladın mı? 
Birlikte heyecanlı ve eğlenceli bir yolculuğa çıkma zamanı! 
Temel alışkanlıklar çocukların planlama becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir! 
Çantanızı kendi başınıza hazırlamayı ve organize etmeyi öğreten bu kitabı hazırlamaktan gerçekten keyif aldım! 
Kulağa harika geliyor değil mi? 
Denemeyi, keşfetmeyi ve eğlenmeyi sakın unutma! 
Hadi gidiyoruz! 
 
Hello! 
Have you packed your bag? 
It is time for an exciting and fun trip! 
Simple habits can help children develop their planning skills! 
I truly enjoyed creating this book as it teaches planning, organizing and packing your bag on your own! 
Sounds great right? 
Don’t forget to try, explore and have fun! 
Now let’s go!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de6c373-bf5d-4b21-a2b4-428d6b234b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Beyaz Tavşan’ın peşine takılıp tavşan deliğinden aşağı Harikalar Diyarına yuvarlanan Alice’i burada birbirinden ilginç maceralar bekliyor. Gözyaşı havuzunda yüzüp Kupa Kraliçesi ile kroket oynayan, bir şeyler yiyip içtikçe bir büyüyüp bir küçülen Alice bizleri de bu büyülü diyarda her dakikası neşe ve eğlence dolu, unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6e1f61-1afe-4dbb-9a10-529b921dfb7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayılırım Belaya</image:title>
            <image:caption>Belki de öylesiniz, bundan henüz haberiniz yok.  
 
Kaç kere kelimelere dökemediğiniz duygular inceden inceye içinizi kemirdi?  
Kaç kere hak etmediğiniz işler başınıza geldi?  
Kaç kere üzerinize vazife olmayan işleri aldınız?  
Kaç kere geçmişiniz sizi sıkıntıya soktu?  
Kaç kere aynı duygularla sınandınız?  
Kaç kere tam oldu derken olmadı?  
Kaç kere bu sefer farklı davranacağım dediniz?  
Kaç kere aldatıldınız?  
Kaç kere bir şeyin üstünü örtmeye çalıştınız ve gizlendiniz?  
Kaç kere iyi evlat olmanın kaygısı ile savruldunuz?  
Kaç kere koşullu olarak sevileceğinize inandınız?  
Kaç kere yarı yolda kaldınız?  
Kaç kere kendinizi kıyaslandığınız bir dünyada buldunuz?  
  Bela ile olan yolculuğa çıkan kişi çoğu defa nerede bu yola saptığını hatırlayamaz. Kendini bildi bileli belaya meyilli olduğunu iddia edenler olduğu gibi, sonradan bela bayılanı olanlar da azınlık değildir.  Belalı bir yolculuk keyif verir mi? Kesinlikle evet. Zaten bunun için ‘’Belaya Bayıldınız’’ ve farkına bile varmadınız. Bu kitapta Belaya Bayıldığınız yolculuğunuzu, anlamlandırma sözünü size veriyorum. Siz de bir bela bayılanı olduğunuzu ve bu yollara nasıl saptığınızı kitap aracılığı ile farkına varacaksınız. En önemlisi de bu yollardan çıkmak için güçlü bir farkındalık oluşturacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/267566eb-5263-4fd6-ae6a-76546331c0c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Sefere çıkan İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard’ın yokluğunda halk, kralın tahtına göz diken Prens John ve beraberindekilerin açgözlülüğü yüzünden gittikçe fakirleşmiştir. Kral Richard’a sadık kalan soylulardan biri olan Robin Hood, tüm serveti elinden alınarak Prens John tarafından sürgüne gönderilir. Ama Robin Hood sürgüne gitmek yerine Sherwood Ormanı’na sığınıp kendisi gibi Kral Richard’a sadık kalanları etrafına toplar. O günden sonra da Neşeli Adamlar adındaki dostlarıyla birlikte zenginlerden aldıklarını fakirlere dağıtarak bir halk kahramanına dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d415b2-f38f-4de3-8a32-5f32c188b8e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Kurukafa Ölü Ya Da Diri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın tamamen değişmesine artık sayılı günler kaldı. Milyarlarca hayat, kaderinde insanlığın kadim yöneticilerini geri getirmenin yazdığı Yüzü Olmayanlar’ın Çocuğu’nu bulmak için verilen son ve umutsuz arayışta heba edilecek. Buna engel olmak Skulduggery Pleasant ve Valkyrie Cain’in ellerinde son ve korkunç bir seçenek var: Damocles Creed’e suikast düzenlemek. Roarhaven’da protestolar ortalığı karıştırıp isyanlar ve devrim ışıkları yükselişe geçerken Valkyrie kim olduğuna karar vermek zorunda: Yüce bir ideal uğruna her şeyi riske atan kahraman mı, yoksa insanlığın kaderi için kendi ruhunu feda eden bir katil mi? 
Karar bir an önce verilmeli çünkü kaybedecek zaman yok! 
 
Romanlarıyla milyonlarca okura ulaşan karanlık, esprili, sürükleyici, duygusal ve benzersiz “Dedektif Kurukafa” serisi, 14. ve sondan bir önceki romanı Ölü Ya Da Diri ile yine heyecan verici bir macera vaat ediyor. Valkyrie ve Dedektif insanlığın sonuna engel olmak için akıl almaz bir suikast planlamaya karar veriyor. Ama biri onlardan daha erken davranıyor. Şimdi hem bilinmeyen bir katili yakalamaları hem de bu tuzağı kimin kurduğunu bulmaları gerek. Zaman daralırken kaybedecekleri çok şey var. Ve düşmanları onlara o kadar da uzak olmayan biri. Valkyrie ve Dedektif Kurukafa bir kez daha hayatlarının en önemli seçimini yapmak zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1da416-5e3a-4072-9476-8b85d67939c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Geri Tepme - Popülizm ve Pandemi Sonrası Politika</image:title>
            <image:caption>Koronavirüs, neoliberalizmin sonunu mu getiriyor? Kitap, sosyalist solun bu krizle gelen ve çöküş gibi görünen yeni başlangıcı fırsata çevirip çevirmeyeceğini iyimserlikle sorguluyor. Neoliberalizm, nam-ı diğer küreselleşme, çöküş evresine geçtiyse yerine ne gelecek? Büyük Geri Tepme bu sorulara cevap ararken bir dizi karşıt ikiliği, Hegelci tez-antitez-sentez üçgeninde inceliyor. Yazara göre bu çağ Büyük Geri Tepme Çağı’dır ve karıncayiyen tarafından sembolize edilir. Karıncayiyenin saldırganlığa başvurmaması, kendi kendini savunmak için düşmanını barışçıl yöntemlerle kendinden itmesi, neoliberalizmin gerileyişiyle birlikte toplumun kendi kendini tefekkür ederek içe dönme aşamasına geçtiği momenti imleyen Büyük Geri Tepme Çağı’nda anlamlı bir benzetmedir. Bu figürün seçilmesinin bir diğer nedeni de salgının karıncayiyenden türediğini iddia eden komplo teorileridir. 
Gerbaudo, yeni devletçiliği üç nirengi noktasına bağlayarak inceler: egemenlik, koruma ve kontrol. Sağ cenahın savunduğu egemenlikçilik adı verilen akım, egemenliği ulus devlet mekanizmasına dayanarak toprak üzerindeki egemenlik meselesi olarak ele alırken, sosyalist sol egemenliği halkın egemenliği olarak kurguluyor. Sosyalist sol, neoliberal düzenin aktörü elitlerin yol açtığı derin gelir eşitsizliklerini Keynesçi sosyal demokrat ekonomik reform bağlamında azaltarak, kısacası zenginin elinden alıp işçi sınıfına ve kamu hizmetlerine aktararak halkı zenginden korumaya odaklanıyor. 
Korumanın pratikteki tezahürü olan kontrolden anlaşılan ise devletin uyguladığı sınır kontrolleri, çevre kontrolleri, sermaye kontrolleridir. Neoliberalizm, emek ile servet arasındaki bağıntıda sermaye akışlarındaki devlet denetiminin büyük ölçüde azaltılması, gümrük vergilerinin büyük ölçüde kaldırılması gibi kontrolleri asgariye indirgeyen girişimci, açıklığa dayanan eksopolitikaya dayandığından korumanın baş düşmanıdır. Ulusal sağın buna karşı geliştirdiği politika “bireysel mülkiyetçilik” olduğundan kendini işçi dostu gibi gösterse de, vergilendirmelerle ilgili radikal bir yol izlememesinin de gösterdiği üzere ilerici sosyalist sol ile yolları ayrılır. Sol ise, buna karşılık iklim değişiklikleri ile ilgili politikalardan, gelir adaletsizliğine karşı yeni kontrol mekanizmaları benimseyen aktivist devlet anlayışını içeren toplumsal korumacılığa dayanır. 
Büyük Geri Tepme, egemenlik sorunsalını antikçağ premodern döneme dek Platon’dan Hobbes’a ve Rousseau’ya bir dizi siyaset felsefecisinin egemenlik teorilerine dayandırıyor. Ayrıca Friedrich Hayek, Karl Popper ve Ludwig von Mises gibi bir dizi neoliberal kuramcının kuramlarını eleştirel bir gözle inceliyor. Bu kitap sadece koronavirüs ile değil, salgından sonra ekonominin nereye varacağı ve iklim değişikliği gibi bir dizi önemli soruyu da içinde barındırdığından uzun süre gündemden düşmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab266b1-17af-4f87-b04c-1c9f3deb338a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinselliğin Tarihi - 4 Tenin İtirafları</image:title>
            <image:caption>Michel Foucault’nun iktidar, benlik ve cinsellik üzerine düşüncelerimizi ve varsayımlarımızı sonsuza dek değiştiren “Cinselliğin Tarihi” projesinin dördüncü ve son kitabı Tenin İtirafları Murat Erşen’in çevirisiyle, Oğuz Tecimen ve Eda Çaça’nın editörlüğünde, Ferda Keskin’in sunuşuyla Türkçede. 
Foucault Tenin İtirafları’nı aslen “Cinselliğin Tarihi”nin ikinci cildi olarak tasarlar ve 1976’da yayımladığı ilk cilt Bilme İstenci’ni bitirdikten hemen sonra yazmaya başlar. Fakat o dönemde Foucault’nun çalışmaları (bilhassa Collège de France seminerlerinin etkisiyle) öznenin hermenötiği, arzu öznesinin soybilimi ve benlik teknolojileri üzerine araştırmalarıyla kesişince projeyi yeniden düşünmeye karar verir. İlk cildin ardından geçen sekiz yılda bizzat bir kendilik çalışması süreci olarak gördüğü araştırmalarından çıkan malzemeyi yeniden şekillendirir; 1984’te, ölümünden kısa süre önce, ikinci cilt Hazların Kullanımı ve üçüncü cilt Kendilik Kaygısı art arda yayımlanır. Birinci ciltte kurduğu kendi teorik çerçevesini de eleştirdiği bir önsözle programını şöyle günceller: “Bu araştırma dizisi öngördüğümden daha geç ve tamamen başka bir biçimde yayımlanıyor. […] Hazların Kullanımı cinsel etkinliğin MÖ IV. yüzyılda klasik Yunan kültüründe filozoflar ve hekimler tarafından nasıl sorunsallaştırıldığına değiniyor. Kendilik Kaygısı bu sorunsallaştırmanın MS ilk iki yüzyılda Yunan ve Latin metinlerindeki durumunu inceliyor ve nihayet Tenin İtirafları tenle ilgili öğreti ve kilise düşüncesinin oluşumuna eğiliyor.” Aynı yılın sonbahar aylarında yayımlanması planlanan dördüncü cilt Tenin İtirafları’nı ise yayınevine teslim etmesine rağmen son düzeltmeleri yapmaya ömrü vefa etmez ve vasiyet olarak, hayattayken yayımlanan metinlerinin dışında hiçbir metninin yayımlanmasını istemediğinden bu kitap da gün yüzüne çıkmaz. Gelgelelim ölümünden otuz dört yıl sonra 2018’de, Frédéric Gros’nun editörlüğünde, “Cinselliğin Tarihi” projesini bütünleyen bu çalışma ilk defa okurlarla buluşur. 
Foucault Batı’daki öznellik deneyimleri arasında merkezi önem atfettiği Hıristiyani cinsellik ve hakikat söylemlerini derinlemesine incelediği Tenin İtirafları’nda 2.-5. yüzyıllar arasında Hıristiyan Kilise Babalarının felsefi ve teolojik kavramlarla oluşturduğu cinsel normlara odaklanıyor, antik dönemdeki haz ve beden anlayışından Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarındaki ten ve ruhaniyet anlayışlarına geçişlerin ve kopuşların izini sürüyor, kendinin ve başkalarının yönetiminin Hıristiyanlıkta cinsellik üzerinden nasıl sorunsallaştırıldığını gösteriyor ve burada ortaya çıkan pratiklerin ve kavramların Batı’daki cinsellik ve öznellik deneyimlerini tarihsel olarak nasıl etkilediğine işaret ediyor. 
Tenin İtirafları’yla tamamına eren “Cinselliğin Tarihi” projesi Foucault’nun düşüncesinde eşsiz bir uğrak olarak okunabileceği gibi, günümüz dünyasında bedenin bakımından ruhun bakımına her türlü söylemin üretildiği kişisel gelişim çılgınlığına alternatif bir yaşam kılavuzları arkeolojisi olarak da okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03a8085-eaa5-41a5-9e58-9060b61fe94f.jpg</image:loc>
            <image:title>Plus A2 İngilizce Gramer</image:title>
            <image:caption>Plus A2 Avrupa Ortak Başvuru Metni (Common European Framework of Reference) CEFR&apos;a göre hazırlanmıştır. Talim ve Terbiye Kurulu tarafından kabul edilen ve bu öğretim yılında uygulanacak olan yeni programa tam olarak uyumludur.

Plus A2 is for Pre-Intermediate Learners of English. It helps students to learn true English and improve their reading, speaking and writing skills.


Simple and Clear Explanations

A large Variety of Graded Exercises

Revision Tests

Vocabulary Matching Exercises

Quizzes, Puzzles

Multiple Intelligence Exercises

Reading Passages

Dialogues</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a26935-8faf-4126-99f7-1948254f9ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sandalye</image:title>
            <image:caption>“İlf ve Petrov muhteşem yeteneğe sahip iki yazardı.” –Vladimir Nabokov
Ölüm döşeğindeki Klavdiya İvanovna, damadı İppolit Matveyeviç’e, hükümetin eline geçmesin diye sakladığı pırlantalardan bahsettiğinde, İppolit Matveyeviç tüm enerjisini bu pırlantaları bulmaya adayacaktır. Bu yolculukta ona eşlik edecek kişi ise usta bir düzenbaz olan Ostap Bender’dir. Pırlantalar, İvanovna’nın haczedilerek bir huzurevine dönüştürülen eski evindeki on iki sandalyeden birinin döşemesine saklanmıştır. Ne var ki bu sandalyeler artık huzurevinde değildir ve Rusya’nın dört bir yanına dağılmış olan sandalyeleri bulmak hiç de kolay olmayacaktır.
Ne bireylere ne de iktidara laf söylemekten geri duran sivri dili sebebiyle yayımlandıktan sonra “politik bir hata” şeklinde nitelendirilip yasaklanan On İki Sandalye Rus edebiyatının önde gelen mizah klasiklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/376eb499-fdc1-4a88-a744-49f8b432c027.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -1 Uykunun Ölümü</image:title>
            <image:caption>AVI AŞMAK İÇİN SOLUKKAN’I ARAYIN! 
 
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan yepyeni bir çizgi roman serisinde Eski Yharnam&apos;ın korkunç sırlarını keşfedin! 
  Korkunç yaratıkların gölgelerde dolaştığı ve sokakların lanetlilerin kanıyla kayganlaştığı, sapkın bir salgının musallat olduğu eski bir şehirde uyanan isimsiz bir Avcı, Solukkan&apos;ı aramak için tehlikeli bir maceraya atılıyor... Sonsuz Av Gecesi&apos;nden tek kaçış yolu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77f4c94-5bf6-4e0d-b986-d73071d9f530.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -2: Şifa Açlığı</image:title>
            <image:caption>ESKİ KAN KORKUSU! 
 
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin büyük beğeni toplayan Bloodborne video oyunundan uyarlanan Titan&apos;ın çok satan çizgi roman serisinin ikinci cildi için Yharnam&apos;a dönerken Şifa Kilisesi&apos;nin dehşetini ortaya çıkarın! 
 
İlk Avcılar hastaları aramak için geceyi parçalara ayırırken, gizemli Küllü Kan hastalığının yayılmasını durdurmak için mücadele eden Şifa Kilisesi kendi safları içinden bir kopuşla karşı karşıya kalır. Hastalığın sebebinin Eski Kan olduğundan şüphelenen Rahip Clement, Şifa Kilisesi&apos;nin gerçek doğasını ortaya çıkarmak ve Yharnam yurttaşlarına ifşa etmek için yaşlı şifacı Alfredius ile bir anlaşma yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f5cd3d-3949-46dc-86f7-c3de1f813384.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak Karşıtı</image:title>
            <image:caption>“André Gide yirminci yüzyılın dört kutbundan birisidir.” –Jean-Paul Sartre 
 
Nobel ödüllü Fransız yazar André Gide’in kendi hayat öyküsüne de sık sık atıf yaptığı eseri Ahlak Karşıtı, özbenliğini bulma peşindeki Michel’in dostlarına yaptığı uzun bir konuşmanın metnidir. Kendi hâlinde, saf bir can olan kahramanı Michel, Âdem’den bu yana inşa edilmekte olanın dışında, yeni ve özgür bir ahlakın peşine düşer. Fransa ve sömürge coğrafyasında geçen anlatı, mevcut ahlak anlayışına bir yergiden ziyade onu bireysel olarak aşma çabasının objektif bir eleştirisi olduğu kadar sonradan Oryantalist bakış olarak teşhis edilecek dünya görüşünden klişeler de içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b716cd4-0696-4f73-8dd4-d880683874db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne -3: Kargaların Şarkısı</image:title>
            <image:caption>AVCILARI AVLAMAK. 
 
Fromsoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan ve devam eden çizgi roman serisinde Karga Eileen&apos;in çarpık hikâyesini keşfedin! 
 
Yharnam Kenti kara gömüldü. 
 
Karga Eileen Avcıları gömüyor. Ama biri ondan kaçıyor. Zehirlenmiş ve canavarca hislere kapılmış bir halde Yharnam&apos;da dolaşarak sefalet ve yıkıma yol açıyor. Bu arada cesetler artıyor, gerçeklik sarsılıyor ve Byrgenwerth&apos;te garip şeyler olur. Avcı&apos;nın peşindeki Eileen, kendi akıl sağlığıyla ve gerçekliğin ötesine bir bakışın getirdiği rahatsız edici değişimle mücadele ediyor. 
 
Kan ve ölüm Yharnam&apos;ı ve onun izinden gidenleri sarıyor. Kentin gerçeğini ve kendi iç karmaşasını ortaya çıkarmaya çalışan Eileen&apos;in arayışını takip edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c966dc6d-d7d3-40a1-9610-fdd4b58e9171.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloodborne-4: Peçe, Paramparça</image:title>
            <image:caption>KÂBUS BAŞLIYOR! 
 
Fromsoftware/Hidetaka Miyazaki&apos;nin eleştirmenlerce beğenilen Bloodborne video oyunundan çıkan ve devam eden çizgi roman serisinde Yharham&apos;ın gizemlerini keşfedin! 
 
Yharnam çılgınlığa sürüklendi... 
 
Yarem kente uzun zaman önce, geçmişi prangalarla dolu bir adam olarak geldi. Seyahat ve keşifte yeni bir amaç buldu... Ancak Yharnam&apos;da bulacağı şey sadece arzusunun değil, akıl sağlığının da sınırlarını test edecek. 
 
Yharnam parçalandıkça, Yarem kendi zaman ve mekân algısının kökten değiştiğini fark eder. Gerçekliğin duvarları bükülür ve katlanır. Ay&apos;ın kanla dolduğunu görür. 
 
Yarem çılgınlığın derinliklerine inmeye ve gerçekliğin yeni ufuklarını cesurca keşfetmeye karar verir. Bu keşiflerin bedeli hayatı olabilir... Ya da en azından akıl sağlığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96657938-0052-418b-9e29-803057486eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Olduğunda</image:title>
            <image:caption>Dünyanın gözü senin üzerindeyken aşkı nasıl bulabilirsin?
Normal şartlarda Oakley Ford ve Vaughn Bennett’ın yollarının kesişmesi imkânsızdı. Ama milyonlarca hayranı olan Grammy ödüllü Oakley’nin hayatında hiçbir şey normal değildi. İlhamını kaybetmişti ve magazin dergileri onun fiyaskolarıyla doluydu. Artık dünyaya, durulmaya niyetli olduğunu göstermesi gerekiyordu. Bu konuda ona tipik bir komşu kızı olan Vaughn’dan daha iyi kim yardım edebilirdi ki?
Vaughn, onun kız arkadaşı rolünü üstlenecek ve Oakley’nin kötü çocuk imajını değiştirerek sanatçı kimliğini ön plana çıkaracaktı. Ailesine bir gelecek kurabilmek için saçma sapan Hollywood partilerine ve dikkatle kurgulanmış Twitter yazışmalarına katlanabilirdi. Sonuçta sadece bir senelik bir anlaşmanın ardından özgür olacaktı.
Ancak bazen insanın kalbini yalanlar değil, onların gerçek olmaya başlaması kırardı.
“Bağımlılık yapacak!” —Katie McGarry
“Hızlı tempolu ve iki karakterin de bakış açısından anlatılan akıcı bir romantik hikâye.” —School Library Journal
“Eğlenceli olduğu inkâr edilemez.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9313557-69a3-4f89-9946-8f3850172193.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu’nun Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Şu, kocaman bir hapşırığı olan minicik bir pandaydı. Ve o hapşırdığında, bazı kötü şeyler yaşanırdı. Bir gün, annesi ve babasıyla birlikte kütüphaneye, lokantaya ve sirke gittiğinde küçük burnunda yine bir gıdıklanma hissetti! Bakalım Şu ve çevresindekileri neler bekliyordu... 
Newberry Ödüllü yazar Neil Gaiman ve ünlü illüstratör Adam Rex’ten, en küçük çocukların bile büyük şeylere sebep olabileceğini gösteren, kıkır kıkır okunacak, mükemmel bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbdfb84-9856-4810-b6e6-c72e5af37a95.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Her ekonomik sistem, bir dizi kurala ve bu kuralları haklı çıkaracak bir ideolojiye ve bireyde bunları uygulamak için çabalamasını sağlayacak bir vicdana ihtiyaç duyar” diyen Joan Robinson’a göre “Bir ayağı test edilmemiş hipotezlerde, diğer ayağı ise test edilemeyen sloganlarda olan iktisat bilimi topallamaktadır. Buradaki görevimiz, bu ideoloji ve bilim karışımını elimizden geldiğince çözüme kavuşturmaktır.” 
Artık iktisat alanının klasiklerinden kabul edilen bu çalışmasında Robinson, ekonomi düşüncesini kuşatan metafizik önermelerin, herhangi bir mantıksal temele sahip olmadan insanların düşünce ve eylemleri üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olabileceğini göstermek için kolları sıvıyor. 
Robinson okuyuculara ekonomi alanındaki düşüncelerin perde arkasını gösteriyor ve dogmatik içeriğini ifşa ediyor. Böylece iktisadın gerçek bir bilim olma yolunda ilerlemesi için kendini metafizikten arındırması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e0cb07-c9cb-4dda-862b-0cb6f0eb6315.jpg</image:loc>
            <image:title>Samsung’un Yükselişi</image:title>
            <image:caption>FINANCIAL TIMES AND MCKINSEY YILIN İŞ DÜNYASI KİTABI ADAYI
Korkusuz ve azimli bir rakip nasıl dikkate alınması gereken bir güce dönüştü?
Samsung kırk yıl önce, üçüncü dünya ekonomisine sahip geri kalmış bir ülkede şeker, kâğıt ve gübre üreten basit bir tarım şirketiydi. Ancak bilgisayar devriminin yükselişiyle, şirketin başkanı Lee Byung-chul cesur bir deneye girişti: Samsung’u en büyük bilgisayar çipleri tedarikçilerden biri haline getirme. Bu milyon dolarlık planın inanılmaz büyük riskleri vardı. Fakat genç Steve Jobs büyüsü altına girmiş olan Lee, bir teknoloji imparatorluğu yaratmayı kafasına koymuştu. Bu kitapta, Samsung’un teknoloji devi olma yolunda verdiği savaşın arka planında yaşananlara şahit oluyoruz. Samsung bugün, Apple’ın iPhone’u için en önemli tedarikçilerden biridir ve kendi ürünü olan Galaxy cep telefonları iPhone telefonlardan çok daha fazla satıyor. Onyıllar boyunca bir inovasyon lideri olarak görülmeyen Samsung bugün dünya çapında teknoloji pazarının lideri konumunda.
Cain, yıllar boyunca yayımlanan raporlara ve hem şirket içinden hem de dışından sayısız kaynağa dayanarak, hiç kimsenin bilmediği bu dev şirketin önündeki esrar perdesini aralıyor.
“Samsung’un Yükselişi, üç nesle yayılmış aile entrikaları, zimmete para geçirme olayları, rüşvet, yolsuzluk, fuhuş ve benzeri kötülüklerin kol gezdiği bir gerilim romanı gibi okunuyor… Son derece bilgilendirici.” —Wall Street Journal
“Samsung’un hikâyesinin canlı ve dengeli bir anlatımı.” —New York Times Book Review
“Sürükleyici bir anlatım… Cain ne yaptığını biliyor.” —Financial Times
“Samsung’un Yükselişi’nde Cain, hırsları ve yapısal özellikleriyle bugün dijital hayatlarımıza tahayyül bile edemeyeceğimiz biçimde yön veren Güney Kore’nin gizemli teknoloji devine isabetli ve keyifli bir ışık tutuyor.” —Brad Stone, Aradığın Her Şey: Jeff Bezos ve Amazon Çağı’nın yazarı
“2020’nin En İyi Teknoloji Kitapları listesindeki en sürükleyici kitap.” —Cult of Mac
“Dünya üzerindeki en gizemli ve etkili şirketlerden birisine etraflı bir bakış sunuyor.” —The Verge
“Cain Samsung’un dramasını mükemmel biçimde yakalıyor… Lafını esirgemiyor, rekabetin, baskının ve çatışan egoların kanayan yarasına parmak basıyor, zaman zaman kaçınılmaz olarak bulanık, ancak yine de heyecan verici bir güncel tarih anlatımı.” —Forbes
“Girişimciliğin ölçüsüz cesaretinin skandalların, kan davalarının ve politik entrikaların acı veren iş alışkanlıklarına karıştığı hikâyesi.” —The Economist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b9a644-035b-4116-baa0-b4d692046e2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünnet Bilinci Dersleri</image:title>
            <image:caption>Sünnet; Müslümanca düşünmek ve Müslümanca yaşamaktır. İster farkına varalım ister varmayalım ister bu hakikati işitelim ister inatla duymamaya çalışalım; özelde Ümmet-i Muhammed’i (sas) genelde tüm insanlığı her türlü azaptan kurtaracak yol “Sünnet ve Mağfiret”tir. Bundan dolayı artık iyice anlayalım ki: Sünnet ile ayağa kalkacağız. Sünnet ile insanlığı ayağa kaldıracağız. Sünnet ile daralan ufuklarımızı genişleteceğiz. Sünnet ile kaybolan umutlarımızı yeniden yeşerteceğiz. Sünnet ile insanlığa şahit ümmet olma sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Ve ancak Sünnet ile kavradığımız istiğfar ve tevbe bilinciyle mağfireti kazanmanın gayretini ortaya koyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ef2fa78-7198-4a3c-848c-f35aaf484a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Reenkarnasyon ve Karma Kanunu</image:title>
            <image:caption>Karma ve Reenkarnasyon el ele gider. Çoğu din, Hristiyanlık ve Müslümanlık 
hariç, bu eski yasaların bir izine sahiptir. Organize Hristiyanlık ve Müslümanlıktan önce topluluklar, hala Karma ve Reenkarnasyona inanıyordu, ilk Klise babaları ve diğer dinlerin ruhban sınıflarıbu tür kavramların ortadan kaldırıldığından ve yok edildiğinden emin oldular. Böylece konumlarını ve kilisenin ve devletin oluşturduğu siyasi bağları güçlendirdiler. Atkinson&apos;ın kitabı, bu iki inancın incelenmesi için tarihsel ve felsefi bir referanstır. Bir inanç olarak reeankarnasyon, ölüm korkusunu geçersiz kılar. Takipçilerine göre; ölüm, bir durum değişikliğinden başka bir şey değildir ve ruhumuz, doğuştan gelen, ilahi bir dilim içeren sonsuz, ölümsüzbir ışıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c9129c-a928-464f-a277-f3f776f14a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Babasını Arayan Yüzyılında Kayıp Bir Kız</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Portekiz edebiyatının en üretken kalemlerinden Gonçalo M. Tavares’ten karın boşluğuna inen yumruk gibi bir kitap, Babasını Arayan Yüzyılında Kayıp Bir Kız. 
Marius adlı “kaçak” bir adam bir gün şehrin ortasında, elinde küçük kartlar olan 14 yaşında Down sendromlu bir kızla karşılaşır. Kızın etrafında kimse yoktur ve belli ki kayıptır. Kısa süre sonra anlaşılacaktır ki, Hanna adlı bu kız Berlin’deki kayıp babasını aramaktadır. Kaçak Marius ister istemez Hanna’ya bu arayışta yardımcı olacaktır. Berlin’e gitmek üzere yola çıkarlar, yol boyunca karşılarına çıkan birbirinden ilginç insanlar ise onları asıl aradıklarından bambaşka bir noktaya getirecektir. Karşılaşılan her insan, geçmişte yaşananlara dair bir metafor ve önlerine çıkan her gerçek, ayrı bir imgeye dönüşecektir. 
Okurların Kudüs, Beyefendiler, Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek gibi romanlarından aşina olduğu üzere Tavares, yine küçük küçük oyunlar kurarak toplumsal, hatta evrensel hafıza meselesini kurcalıyor bu kez. İlk satırından son noktasına kadar bu çiğ çağın vicdanlı insanlarına sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304767c9-0f63-4e2a-b095-333afe1641aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Şiirimsin</image:title>
            <image:caption>Varsın zaman dört nala yıllar ile yarışsın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
Simsiyah saçlarıma aklar dolup karışsın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
El eleyim kol kola hayalinle gezerim 
Satır satır düşerim mısra mısra yazarım 
Dile gelmeyen sözün mezarını kazarım 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
İmgelerle dans ettim kollarına atıldım 
O an kendimden geçtim şarkılara katıldım 
Her nakaratta sana ben yeniden tutuldum 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
Ne mevsimsin ne hafta ne süreli  bir aysın 
Parlayan yıldızımsın gökkubbemdeki aysın 
Atî seninle güzel umut sende uyansın 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili 
 
Gözlerinin içinde sayısız redif saklı 
Seni yazan kalemim yad ellere yasaklı 
Bakışların berceste gülüşlerin uyaklı 
Sen benim bitmeyecek şiirimsin sevgili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9382cf-a9da-49e6-b489-6397aa6ab2a7.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Arkadaşım Sensin</image:title>
            <image:caption>En iyi arkadaşım sensin… 
Biz birlikte “farklı ve eşsiz” bir gökkuşağı gibiyiz. 
Her birimiz kendi rengimizde güzeliz. 
Renklerimizi birlikte sevip koruyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d878018b-601c-4eda-9178-b95394b74c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Althusser’e Mektup</image:title>
            <image:caption>Derrida’nın, Althusser üzerine söyleşisinde sarf ettiği “Dekonstrüksiyon zaten Platon’un söyleminde var, ve oldu: Başka bir şekilde, başka kelimelerle, vs....” cümlesini, cümledeki Platon’un yerine Althusser’i koyarak yeniden kurabilir miyiz? Temelden ve kökten bağlı kalmak durumunda olmadığımız bir felsefe geleneğinin, yine de sorunsallaştırılmasına girişmek için, onun kavramları ve mecazlarıyla, onun diline bağlı atıflarla kurulan bir tür yeniden yazımının içinden geçiliyorsa, bu soruyu Althusser bağlamında sormak, bağımlı kalmak zorunda olmadığımız bir Althusserciliğin enkazının kazısına girişmek adına mühim gözükmektedir. 
Althusser’e Mektup başlığındaki kitap, başlığından bağımsız, herkesin onun muhatabı olabilmesine açık bir yazı olarak mektup vasfını taşır. Bu mektubun muhatabı olanlar onu iktibas edip onu nahledeceklerdir — müdahil oldukça donuk bir mektuba, methal yazdıkça başka kitaplara, girizgâh vasfını artırdıkça açık yazılara dönüşmek üzere. Kitap, istikametine ulaşmamaya kabil mektuba dönüştükçe, bu kabiliyeti sürdürmek mektubun tehir edilmesine ve kitabın da tefrik edilmesine bağlı olacaktır. Kitap kendini tefrik edip mektuba tehir edecek, mektup da başka mektuplara — ve neticede yazı tehir ve tefrik olacak(tır). Çünkü yazı, varsa, tehir ve tefrik olarak var. Yazı, varırsa, tehir ve tefrik olarak varır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf4c7d2-8598-4584-9563-36828609ffd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Armağan Zamanlar</image:title>
            <image:caption>En çaresiz ânınızda, her şeyi değiştirebilme ve düzeltme imkânı karşılığında ne kadar büyük bir bedel öderdiniz? Ya bir ömür merak ettiğiniz, hayatınızı adadığınız sırrı çözmek için? Ya da olanı olmamış kılmak, mahkûm olduğunuzu düşündüğünüz mutsuzluktan kurtulmak için? 2003 Dünya Fantezi Roman ödüllü ünlü Sırp yazar Zoran Zivkoviç, Başka Zaman Kütüphaneleri’nden sonra bir başka mozaik romanla karşınızda! Engizisyon tarafından idam edilmek üzere sabahı bekleyen bir astronom, bilim camiasınca hiç ciddiye alınmamış bir bilim insanı ve hayatını mahveden olayı atlatamayan bir saatçi... Gizemli bir ziyaretçi, ortak noktaları zaman karşısındaki çaresizlikleri olan bu üç kişiye belirsiz bedeller karşılığında eşsiz birer zaman dilimi armağan eder. Ziyaretçinin kimliğiniyse yalnızca deli olduğu gerekçesiyle stüdyosuna kapatılan, kimsenin inanmadığı bir ressam bilmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1143dedf-3b30-4bec-ad47-f2f6cc6bfb63.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Yatışmaz Yapısı ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Evrenin Yatışmaz Yapısı’nda Aykut Ertuğrul, okurlarını yine metinlerarası bir şenliğe çağırıyor. Muzip bir başlangıcın neşesini ve beklenmedik bir vedanın kederini aynı anda içinde barındıran bu görkemli şenlik, aslında kim için düzenlendi? 
Yazarın mütemadiyen seslendiği sahici okurlar için mi? Selam vermekten bıkmadığı; cümlelerine, dizelerine hatta eser adlarına musallat olduğu büyük ustalar için mi? Eleştirmenler, akademisyenler ya da çağdaşları için mi? Yoksa bu tuhaf ve rahatsız edici şölenin, düzenleyeni de davetlisi de yalnızca yazarın kendisi mi? 
Maharetini geleneğin coşkulu ve sonsuz ırmağına, muhayyilenin müphemliğine ve şimdiki zamanın insanı hep şaşırtan tekinsiz oyunlarına bağlayan yazarın gerçek niyeti ne? Kim bilir? Belki hepsi, belki hiçbiri. Türk öyküsünde fantastik, mitoloji ve postmodernizme dair konularda 2000’li yılların başından beri, yazıları, hazırladığı kolektif kitaplar ve öyküleriyle hatrı sayılır çalışmaya imza atan Aykut Ertuğrul, yeni öykü kitabıyla okurun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b06961-e837-4a19-8eb1-935e5686c82d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bostanda, Kırlangıçlar</image:title>
            <image:caption>Genç adam çocukluğunun geçtiği nar bahçesine döndüğünde dünyanın renkleri, meyvelerin tadı, güllerin kokusu ve vadinin manzarasıyla yeniden tanışır. Şimdi çok uzak bir geçmiş gibi görünen çocukluğunun imgelerini tek tek hatırlar, özellikle de ilk aşkın tatlı hatıraları ile babasıyla vakit geçirdiği bu nar bahçesi. İnsanın içine karanlık salan hapishane yılları, işkence, dayak ve sefaletin yerine, insanca kalabilmek için bu hatıralara, bir de sevdiği kıza tutunur. Ah, Saba. 
 
Peter Hobbs’un bu novellası daha ilk cümlesiyle okuru içine çekiyor. Poetik dili ve anlatıcının nahif tonuyla aksi hâlde bir karamsarlık manzumesi olabilecek bir hikâyeyi, umudun rengine büründürüyor. 
  Kısa sürmüş bir aşkın hatırası, ruhunuz ve bedeninizdeki yaraları dindirebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8554d112-ce17-4469-bcf8-b37cf94065a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Bulmacası</image:title>
            <image:caption>Kişilik Bulmacası kitabı olaylara sizin gözünüzle bakıyor görünmeyen kişilerle ilişki kurmak zorunda olduğunuz işyerinizdeki ya da herhangi bir grup faaliyetindeki parçaları biraraya getirmenize katkıda bulunacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de933f1-c8a3-43c1-9958-c5429a4ce40b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Romanının Serüveni</image:title>
            <image:caption>Dünya Romanının Serüveni Cervantes’ten başlayıp Mo Yan’a kadar gelen ve bütün bir dünyaya yayılan roman birikimini yansıtmayı amaçlayan, özenle seçilmiş, kapsamlı bir külliyat; her zevke, beğeniye ve estetik anlayışa seslenecek bir roman kütüphanesi vadediyor okuruna. Bir başka deyişle; tüm dünyayı, tüm coğrafyaları, dilleri, biçimleri içine alacak roman örnekleri bu incelemede bir araya getiriliyor. Temsil gücü yüksek, dünya insanlarının, olayların, durumların romanda görünümlerini izleyeceğimiz bütünlüklü bir fotoğraf sunuyor. 
 
Kitapta, bu eserlerin doğası, yazarların edebî tutumları anlaşılmaya çalışılırken; yenilikler, akımlar gündeme getiriliyor; eserin ve yazarın dünya romanındaki yeri; edebî yönleri, etkileri, tarihsel öneminin izi sürülüyor ve eserin türe katkısı, türün tarihsel gelişimi içerisindeki yeri inceleniyor. Bu anlamda romanın kuramsal yolculuğu da belirginleştiriliyor, aydınlatılıyor. Öncelikle bu romanların niçin kalıcı oldukları, niçin zamanları aşarak bugünlere geldikleri incelenirken, bütün bu romanlar ve yazarlar “bugün bize ne söyler?” sorusunun peşine düşülüyor. 
  İşte peşine düşülen bu sorulara aranan cevaplar, okura yeni kapılar aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a2145e6-e44f-4ac7-875b-d96d629413f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Enfokrasi</image:title>
            <image:caption>Dijitalleşmenin bizi maruz bıraktığı enformasyon bombardımanı akıl almaz seviyelere ulaştı. Bizi adeta boğmakla tehdit eden bu çılgın iletişim deryası, sosyal yaşamın hemen her alanını ele geçirmiş vaziyette; siyaset de bu durumdan nasibini alıyor. Günümüzde seçim kampanyaları artık sosyal medyada, anonim hesaplar, botlar ve hatta troll ordularıyla enformasyon savaşları şeklinde yürütülüyor; demokrasi, enfokrasiye dönüşüyor. 
Çağımızın en önemli düşünürlerinden Byung-Chul Han, bu eserinde enfokrasinin çağdaş enformasyon kapitalizminin yeni yönetim şekli olduğunu savunuyor. Endüstriyel kapitalizmin rejimi zorlama ve baskıyla çalışırken, bu yeni enformasyon rejimi özgürlüğü bastırmak yerine onu sömürüyor. Bizler, özgürlüğü sadece hayal edebiliriz; özgür olduğumuzu varsaysak da tüm davranışlarımız, hatta tüm hayatımız “kontrol edilebilmesi” için kayıt altındadır. İnsanlar ise sürekli gözetlendiklerinin farkında olmadıkları için kendilerini özgür zannettiklerinden dolayı neoliberal enformasyon rejimi ayakta kalır. Enformasyon çağında siyasetin eleştirisini yapan bu eser, günümüzün demokrasi krizini kamusal alanın dijital yapısal değişimine odaklanarak anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5d8111-3c8e-436e-a3f1-7e4b489f1b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediye Dikkat</image:title>
            <image:caption>Kedileri duyabilseydik ne yapardık? 
İngilizlerin ilk romanı olarak kabul edilen Kediye Dikkat’te William Baldwin, kedilerin konuşabilmesinin, düşünebilmesinin, mantık yürütebilmesinin mümkün olup olmadığına dair kışkırtıcı ve zekice sorular soruyor. Yüzyıllar boyunca yazarlar, kedilerin gizemli doğasına dair ilham verici pek çok şey yazdılar. Fakat bu eser, ilk olarak 1550’lerde, tanınmış erken modern dönem yazarların çoğu henüz ilk eserlerini vermeden önce yazıldı. Hayvanların konuşma yetenekleri olsaydı dünya hakkında neler söyleyebileceklerini hayal etmemizi sağlayan bu dikkat çekici eser; simya, efsaneler, dinî ve ahlaki hicivler ışığında, konuşan kedilerin hikâyesini eğlenceli bir dille anlatıyor. Kedilerin gizli dilini anlamaya çalışan bir rahibin ürkütücü simya deneylerine odaklanan hikâye, çağlar boyunca insanları düşündüren bir soru soruyor: Hayvanlar neden vardır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/151cab72-e237-4098-8e28-53fcc582cd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Jeneratörler</image:title>
            <image:caption>Kutsal jeneratörler çalışmaya başlıyor. 
Sarı şeritler çekiliyor panter ve kurban arasına 
Ellerim terliyor, eğilip yerden. Dur. Bastığın yere dikkat et. 
Kanla lekelenmiş bir avuç kum 
Maddenin beyhude biçimleri olarak 
İnancın mutlak ifadesidir. 
Öyleyse şimdi bağırabilirsin: Tentürdiyot sen bizim her şeyimizsin. 
Kamusal alanda plaj yıkıntıları, siyasi şezlonglar 
Bir ölü doğrulup sizden buz isteyebilir. 
Sonra voltajda yeniden bir Yükselme. Anlamak için. Çok ani. 
Başa çıkabilmenin baştan çıkabilmek olduğunu Ya da Ferhat’ı bin yıl bir mağarada bekleyen Sokrates’i.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16598b07-bdc6-4fd3-83d2-4e0f69b75954.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah-Âlem İlişkisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Allah-âlem ilişkisi ve bu ilişki çerçevesinde gündeme gelen, varlık, yokluk, âlem gibi kavramlar, eskiden beri hem felsefi hem de kelami düşüncenin merkezinde yer almıştır. Âlemin yoktan yaratılması, yaratıcısının fail ve muhtar olması, âlemin varoluş bakımından Allah&apos;tan sonra olması, Allah&apos;ın kâmil olması gibi konularda Müslüman âlimler ittifak etmektedir. Fakat derine inildikçe bu konularda fikir ayrılıkları meydana gelmektedir: Âlem ezelden beri mevcut mudur? İçinde yaşadığımız âlem ezelden beri yoktu da zaman içinde mi meydana geldi? Benzer soruları İslam âlimlerinin görüşlerine göre açıklayan bu eserde, daha birçok soruya cevap bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515ea388-5560-41a7-8056-48d806f06017.jpg</image:loc>
            <image:title>Hint Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Hinduizm, sürekli dönüşüm ve değişim halindedir. Zaman içinde büyüyüp gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle, Vedik döneminde, doğadaki her güç ilâhlaştırılmıştır ve tanrıların sayısını hesaplamak imkansız olmuştur. Yıllar içinde bazıları daha önemli hale gelmiştir. 
  Hikâyeleri, masalları, savaşları ve barışlarıyla oldukça gizemli görünen Hindu Tanrılarının, Vedik ve Upanishadlar dönemlerindeki gelişimlerine bir göz atalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0f3054-55a0-482c-992d-97b215a5a064.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebru&apos;nun Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Masmavi gökyüzünde leyleklerin göçünü izlerken aniden duyduğu bir sesle başlayan Ebru’nun sıcacık hikâyesi. Yazarın çocuk kalbiyle yazdığı ve tüm kalplere dokunmasını dilediği bu hikâyeyi mutlaka okuyun ama çok dikkatli olun ve bu sonbaharda GÖLGEnize iyi bakın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/254c1aab-81f1-42f8-b48e-6750a7479192.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdoğan’ın Başkanlık Rejimi</image:title>
            <image:caption>“Her başlangıç, geriye doğru bir sıçramayı ve geçmişle yeniden hesaplaşmayı, bir başka deyişle geleceğe uzanmak için geçmişin mirasıyla yeniden ilişkilenmeyi gerektirir. Bu başlangıcı bize sunacak miras, belki de Türkiye’de en az anlaşılmış siyasal düşünce olan cumhuriyetçi geleneğin demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde yatıyor.” Erdoğan’ın başkanlık sistemi kanun hükmünde kararnamelerle, denge-denetleme mekanizmalarının neredeyse ortadan kaldırılmasıyla, haksızlık/hukuksuzlukla ve aşırı merkeziyetçi bir yapıyla anılıyor. Bunların her biri, bir toplum için oldukça ciddi bir problemken, Türk tipi başkanlık sistemi bütün bu problemlerle birlikte ayakta durabiliyor. Zafer Yılmaz, Erdoğan’ın Başkanlık Rejimi: İstisnai Cumhuriyetten Parsellenmiş Devlete kitabında, Erdoğan rejimini çelişkileriyle birlikte anlamanın yollarını arıyor. Farklı mecralarda yayımlanmış yazılarını bir araya getirdiğimiz bu kitap, böylece kurumsal yıkım, olağanüstü iktidarın inşası, stratejik yasallık, yurttaşlığın marjinelleştirilmesi gibi rejimin farklı bileşenlerine odaklanmayı mümkün kılıyor. Bunun yanında, cumhuriyetçi demokrasi kavramını öne sürerek bir reçete değilse bile yeni bir başlangıcın toplumsal motivasyonunu rejim tartışmasına dahil ediyor. Mevcut rejim tartışmalarına nitelikli katkı sunan, öğretici olduğu kadar davetkâr bir çalışma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ccd2a2-9114-492f-9b97-f4c764e373d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Irkların İcadı</image:title>
            <image:caption>Irk kelimesi yeniden moda oldu. Ancak bunun tam olarak ne anlama geldiğini bildiğimizden emin miyiz? Farklı kültürlerden insanlar arasındaki ilişkiler ve sosyal eşitsizlikler genlerimize ne kadar bağlı? Guido Barbujani’nin Irkların İcadı kitabı, büyüleyici bir tarihsel-eleştirel yolculukla, ırksal sınıflandırmaya yönelik ilk girişimlerden modern DNA çalışmalarına kadar insan çeşitliliğinin biyolojik temeline ilişkin tartışmanın aşamalarının izini sürüyor. Genetiğin, Afrika kökenlerimizden beş kıtanın kolonileştirilmesine kadar insanlığın yolculuğunun en uzak aşamalarını yeniden inşa etmeyi nasıl başardığını gösteriyor. Bu bilginin, insanlığın biyolojik olarak farklı gruplara, diğer türlerde ırk olarak adlandırılan gruplara bölündüğü yönündeki 19. yüzyıl fikrini nasıl çürüttüğünü anlatıyor. Irk kavramının beslediği ırkçılıkla mücadele için değerli bilgiler sunuyor. “Aramızdaki farklılıkların biyolojik temellerini anlamak istiyorsak, ırk kavramının gereksiz ve zarar verici olduğu giderek daha aşikâr hale geliyor. Bunun nedeni, insanın başka türlerde ırk olarak adlandırdığımız biyolojik gruplardan oluşmamış olmasıdır. Bizi hiçbir yere vardırmamış olan, bir önem taşımayan ırk sınıflandırması gayretimizi terk ederek, araştırmamızı gerçekten önemli olan konuya yönlendirebilirdik: bireyler ve toplumlar arasındaki farklılıklar. Bu toplumları, atalarımızdan aralıksız olarak bize kadar aktarılan farklı DNA’ya sahip birçok insan oluşturdu. Bugün DNA’ya baktığımızda, göçlerin ve binlerce yıl içinde birbiriyle kaynaşma sonucunda genomlarımızın birbirine karışmasının, gözlerimizin önüne serilen rengarenk elbiseyi hepimize giydirmiş olmasının izlerini takip ediyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df56d261-0f13-49be-9f66-94ac9c23ea6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Teorisi Yoktur</image:title>
            <image:caption>“Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür” ve “parçalar sistemleri oluşturmak için etkileşime girdiğinde yeni şeyler meydana gelir” gözlemi genellikle belirme adıyla anılır. Bu kitabın amacı, modern fiziğin çeşitli dallarındaki fikirlerin ve keşiflerin, belirme hakkındaki düşüncelerimizi nasıl geliştirdiğini ve keskinleştirdiğini göstermektir. Belirme kavramı, indirgeyici olmayan davranışın daha yüksek organizasyon ve karmaşıklık düzeylerinde ortaya çıktığını ifade eder.  Kitapta, kuantum mekaniği, yoğun madde fiziği ile doğrusal olmayan ve istatistiksel fizik alanındaki sohbet turu boyunca, belirmeyle karşımıza çıkan çeşitli nüanslar vurgulanıyor. 
 
“Belirme kavramının bilimsel anlatımına harika bir giriş. Bilimsel açıklamaları genel okuyucu kitlesinin rahatlıkla anlayabileceği bir tarzda ortaya koyuyor. Yeniden boyutlandırma ve kritik davranışın sunumu gerçekten 
çok iyi.” 
–Tom McLeish, Science &amp; Christian Belief</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa57005-4a84-49c3-81ae-924c4f395195.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzü Çocukları -4 Dönüş Yolu</image:title>
            <image:caption>Ayla ve Condalar, uçsuz bucaksız bozkırları aşmaya devam ediyor. Yolculuklarında karşılaştıkları insanlar avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşarlar, ancak hiç evcil hayvan görmemişlerdir. Ancak bu garip çift, evcilleştirilmiş bir kurt eşliğinde at sırtında seyahat eder. Bu çiftin güçleri mi var? Condalar, Ayla’yı azgın bir nehri geçerken kaybettiğini düşünür. Birkaç günlük dinlenmeden sonra çift, giderek tehlikeli hale gelen topraklarda yeniden yola çıkar. Büyük buzulları çözülmeden önce geçmek için hızlı hareket etmeleri gerekmektedir, fakat Condalar’ı esir alan zalim bir kadın tarafından yolculukları kesintiye uğrar. Ayla evcilleştirilmiş kurdun yardımıyla Condalar’ı kurtarmaya çalışır. Buzullar erimeden Condalar’ın yuvasına varabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a48756-d645-440d-8c5d-0986370c86da.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylaklar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şu ülkenin elli altmış yıllık geçmişini iyi bilirim. Bugüne bakarken onu dünün yarattığını anlıyorum. Siz yüz yıllık bir çürümenin sonucusunuz. Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil, elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla da değil… Ruhça çökerek, yaşamaktan koparak batar. 
 
“Gerçekten bir ironi başyapıtı ‘Aylaklar’. Geçmişin sert hesaplaşması ama, ‘yeni’nin bir türlü özümsenmediğini, yerleşiklik kazanamadığını da dile getirmekten uzak durmamış. Hatta, ‘yeni’ kimileyin trajikomik bir sancı olup çıkıyor.” 
Selim İleri 
 
Meşrutiyet’ten sonraki toplumsal dönüşümlerin her bir devresini ustaca sentezleyen Melih Cevdet Anday, Aylaklar’da Sultan II. Abdülhamid’in eczacıbaşısı Şükrü Paşa’nın konağında yaşayan bir aile üzerinden Cumhuriyet Türkiyesi toplumunu tahlil eder. Aile, ev ve devlet, zengin bir anlatıyla, birbirini çok yakından ve benzer bir hikâyeyle seyreder. Olağanüstü bir başarıyla inşa edilmiş karakterler ve izlekteki kendinden emin duruşuyla Aylaklar, edebiyatımızdaki en önemli klasiklerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9a5091c-1ebc-43d6-8ab4-55bdf2dd58ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Oranlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bizi müziğin neşeli yolundan giderek, antik çağın büyük matematikçisi Pisagor ile tanıştırıyor. Anlattığı hikaye ile hayatın her alanına sinmiş olan matematiğin hiç de sıkıcı olmadığını kanıtlıyor. 
 
Pisagor ve arkadaşları bir müzik yarışmasına hazırlanmaktadırlar: çalgılarında uyumlu sesler ararken matematiğin yol gösterici ışığından faydalanırlar…Matematik orada bir yerde değil hemen yanı başımızda, hemen her şeyin içindedir. 
Pisagor ve Oranlar matematiğe, dostluğa ve müziğe övgü dizen çarpıcı bir çocuk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508de249-9458-448f-aef9-b3528d798a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır İçin Bir Yer</image:title>
            <image:caption>Sıfırın keşfi matematik ve uygarlığımız için büyük bir dönüm noktasıydı. “Sıfır İçin Bir Yer” bu büyük dönüşüme bir kutlama mesajıdır. 
 
Kendisine esaslı bir yer arayan sıfırın bu kurgusal hikayesi sınırları aşmak, daha ileriye gitmek, yapılmayanı yapmak ve bu uğurda geleneksel alışkanlıkları zorlamak veya terk etmekle ilgili. Ki bunları çocuklar ve içindeki çocuğu kaybetmeyen yetişkinler çok iyi bilmektedirler. 
 
Sıfır İçin Bir Yer sayılar üzerine olduğu kadar hayat üzerine de sorular sordurtan bir çocuk macerası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb91966b-3557-465d-bbd2-5dd29141747b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Açılar</image:title>
            <image:caption>“Bir dik üçgende dik kenarların…” diye başlayan o ünlü Pisagor Denkleminin kurgusal hikayesini anlatan bu kitap meraklı olmaya bir övgü niteliğindedir. 
Kitapta, Pisagor etrafta dolanıp sürekli sorular soran, bilme iştahı kabarık bir çocuktur. Merdivenlerden, gemi yolculuğuna uzanan bu hikayenin açtığı kapıdan giren her çocuk matematiğin okul sıralarına mahkum edilemeyecek kadar neşeli olduğunu görecektir. 
Julie Ellis  Pisagor ve Açılar’da merakına yenik düşen çocuklar için heyecanlı bir macera sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18462e80-29e8-4c5a-a45a-56a7e4209719.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmuş Ruhlar Sarayı 2 Senterianın Varisi Ciltli</image:title>
            <image:caption>Nefret ve iktidar savaşının ortasında doğan bir aşktan daha ümitsizi var mıdır?
Kitana, Zirakov’a geri döner fakat hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Kardeşi Armin hariç, ailesinin tamamı ona sırt çevirmiştir. Üstelik Zirakov halkı onu artık prensesleri olarak değil, Vincent’in karısı olarak görmektedir. Tüm bu karmaşanın içinde Kitana, hiç beklemediği bir yerden vurulunca yolu Zirakov’un ünlü ressamı Leonardo Clifford ile birleşir.
Vincent’in öfkesi dağları delip geçecek kadar güçlüdür. Kendini kaybetmiş ve içindeki vahşeti gün yüzüne çıkarmıştır. Kalbindeki cam kırıklarına rağmen verdiği karardan pişmandır. Çevresindeki herkes ona ümidini kesmesini söyler ancak o Kitana’yı Zirakov’dan almaya kararlıdır. Bu, kendisi dahil her şeyi yakıp yıkmak uğruna olsa bile…

Dilara Keskin Kaybolmuş Ruhlar Sarayı II: Senteria’nın Vârisi ile okurları tarihin gizemli odalarında dolaştırmaya devam ediyor. Aşk ve ihanet, serinin ikinci kitabında daha derin ve kalıcı izler bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a7d3da-d807-49bd-b7bc-906e4346786a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmuş Ruhlar Sarayı 2 - Senteria’nın Varisi</image:title>
            <image:caption>Nefret ve iktidar savaşının ortasında doğan bir aşktan daha ümitsizi var mıdır?
Kitana, Zirakov’a geri döner fakat hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Kardeşi Armin hariç, ailesinin tamamı ona sırt çevirmiştir. Üstelik Zirakov halkı onu artık prensesleri olarak değil, Vincent’in karısı olarak görmektedir. Tüm bu karmaşanın içinde Kitana, hiç beklemediği bir yerden vurulunca yolu Zirakov’un ünlü ressamı Leonardo Clifford ile birleşir.
Vincent’in öfkesi dağları delip geçecek kadar güçlüdür. Kendini kaybetmiş ve içindeki vahşeti gün yüzüne çıkarmıştır. Kalbindeki cam kırıklarına rağmen verdiği karardan pişmandır. Çevresindeki herkes ona ümidini kesmesini söyler ancak o Kitana’yıZirakov’dan almaya kararlıdır. Bu, kendisi dahil her şeyi yakıp yıkmak uğruna olsa bile…

Dilara Keskin Kaybolmuş Ruhlar Sarayı II: Senteria’nın Vârisi ile okurları tarihin gizemli odalarında dolaştırmaya devam ediyor. Aşk ve ihanet, serinin ikinci kitabında daha derin ve kalıcı izler bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47dc17d-5e83-42ef-8761-13dc55df2ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu -2</image:title>
            <image:caption>Ötanazi Okulu 2 Kitap Açıklaması
 
Yaşam tam da ölümü kabullendiğin anda başlar.
Ölümü kabullenmeli ki insan, aldığı nefese sıkı sıkıya sarılabilsin.
Ötanazi Okulu’nda yalnızlığın içinde solmayı bekleyen Yeşil için hayatına giren suikastçı bir durak gibiydi. Ölmeden önce uğrayacağı ıssız, çorak ama güvenli bir son durak...
Belki de ayrılmak istemeyeceği tek duraktı bu. Az da olsa nefes alabileceği tek durak…
Fakat zaman daralıyordu, göğsünde saatli bir bomba gibi taşıdığı kalbin ömrü tükeniyor, Yeşil’i de beraberinde tüketiyordu. Herkesin ölesiye istediği bir kalbin taşıyıcısı olmanın bazı bedelleri vardı ve Yeşil, belki de en ağır bedeli ödüyordu. O kalbin içinde yaşamayı…
Tehlike ve gizemin iç içe geçmiş duvarlarıyla örülü Ötanazi Okulu, serinin ikinci kitabıyla yeni sırlara kapı aralamaya devam ediyor.
“Kabul etmek istemediğim tek şey onun beni yaşattığı ve benim dışımdaki herkesi öldürdüğüydü. Cennet ve cehennem tek bir vücutta hüküm süremezdi.”
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca251d57-037f-4741-8437-7525ef264740.jpg</image:loc>
            <image:title>Ludwig Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar’ı</image:title>
            <image:caption>1953’te yayımlanan Felsefi Soruşturmalar, yirminci yüzyılın en önemli felsefi çalışmalarından biridir ve Ludwig Wittgenstein’ın son, yetkeli beyanıdır. Wittgenstein gençliğinde, Tractatus Logico-Philosophicus’ta cesur ve orijinal felsefi fikirlerini sunmuştu. Ne var ki yaşı ilerlediğinde fikirlerini radikal bir şekilde değiştirdi ve Felsefi Soruşturmalar’da felsefeye çok farklı bir yaklaşım ortaya koydu. 
Michael O’Sullivan; Felsefi Soruşturmalar’ın felsefenin kendisine katkılarını, neden önemli olduğunu, filozofları nasıl etkilediğini, çalışmanın kendisine yönelik eleştiri ve tepkileri berrak bir zihinle inceliyor. 
  “Felsefi Soruşturmalar, akademik camianın dışında da etkili olmuş, I. A. Richards, Derek Jarman ve David Foster Wallace da dahil yazarlara, şairlere ve film yapımcılarına da ilham vermiştir. Bunun nedeni, Wittgenstein’ın gündelik hayatın, dilin, toplumlar ve kültürler arasındaki farklılıkların önemini vurgulamasıdır. Bu, kültürel farklılıkların Wittgenstein’ın kendi zamanındaki yazarlardan çok daha fazla farkında olduğumuz bugün de hâlâ önemlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c952f31-9cd2-4906-9ed9-60aef5fe99fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Devriminin Gezginleri</image:title>
            <image:caption>Dünya Devriminin Gezginleri, bir yandan, Komünist Enternasyonal’in (Komintern) bellibaşlı “harekâtlarının” hikâyesini anlatıyor: Bakü ve Taşkent üzerinden devrimi Doğu’ya taşıma girişimi; uzun süren Çin devrimi girişimi; İspanya iç savaşı... Bu süreçte, Komintern’in anti- emperyalist “görevinin” nasıl serpildiğini de gösteriyor. Kitabın bir başka kesitinde, Komintern’in ördüğü ulus-aşırı ağların ve bu ağ örgüsü içinde Avrupa’da düğüm noktası işlevi gören metropollerdeki deneyimlerin hikâyesi yer alıyor. Kitap bu hikâyelerin içinden, Komintern görevlilerinin hayat tarzına, profillerine ve bu arada o zamanlar bir “mesele” olmayan toplumsal cinsiyet ayrımlarına eğiliyor. Arka planda, uluslararası komünist hareketin ufkunu karartan bürokratikleşme ve dogmatikleşme eğiliminin pekişmesini izliyoruz. Brigitte Studer, sürekli illegal koşullarda, “toplanmış bavullarla” yaşayan bir kuşağın portreleriyle, bir tür Komintern etnografisi ortaya koyuyor. “Bu Komintern ajanları, siyasi adanmışlığın, hem kendi hayatını ortaya koymak bakımından hem de amaçların araçları haklı kıldığı anlayışı bakımından ne kadar ileri gidebileceğini gösterirler. Yeni siyasi pratikleri dünya çapında dolaşıma soktular ve yerelde kapıyı açanların varlığı sayesinde sürekli farklı siyasi ortamlara ve âlemlere nüfuz ettiler. Kendilerini mekânın ve zamanın üzerindeki bir adalet fikrinin aracıları olarak görüyorlardı. Lakin bu fikir ve kendi seçtikleri bu misyon, gitgide bir partinin ve bir devletin çıkarlarıyla, Stalin’in Sovyetler Birliği’yle bütünleşti. Burada portreleri çizilenlerin bu gelişmeye gösterdiği tepkiler farklıydı... gerçi hadiselerin ırmağında sürüklendiler ama farklı rotalar izlediler – kimisi akıntıyla beraber, kimisi akıntıya karşı.” BRIGITTE STUDER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6559f44a-b729-4753-bad0-e84c63a1b894.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Ülkesinde Sarsıntı</image:title>
            <image:caption>“Eleştiri kimi zaman bir aykırı davranışı düzeltme, kimi zaman beğenilmedik bir iş, eylem ve nesnenin eksikliğini dile getirme; yeri geldiğinde çekinmezce davrananı zararsız bir dokunuşla uyarma, yeri geldiğinde bir yol bilmezi can acıtan bir iğnelemeyle doğru yöne kılavuzlama; ara sıra ne dediğini bilmezi kendine getirici bir dokundurma, ara sıra sınırı aşanı yoluna koyucu bir paylama; zaman zaman boş keseden atanlara ‘peh peh’ diyen bir alaysı övüş, zaman zaman da şaplak kadar etkili bir sözlü vuruştur.” 
Bu kitapta Prof. Dr. Mertol Tulum’un uzun yıllara yayılan ve çeşitli mecralarda yayımlanmış eleştiri türündeki yazıları yer alıyor. Medya ve basında kullanılan kimi cümlelerin tek tek incelenerek anlatım bozukluklarının tespit edildiği “Yaşayan Türkçemiz” adlı yazı ile başlayan bu eser; yazım kılavuzlarımız, eski metin neşrinde dikkat edilmesi gereken hususlar, Menâkıbu’l- Kudsiyye’nin edisyonu ile alakalı kimi problemler ve yazma metin karşılaştırmaları gibi pek çok meseleye temas ediyor. Mertol Tulum, uzun zamandır bomboş kalmış eleştiri alanına nefes olacak bu eseriyle filolojik yayım dünyasına katkı sağlamayı gaye ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b23a1d-b5a3-4e5a-b9fb-0fb75fec3a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>William Shakespeare</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve kültür kuramına yaptığı dahiyane katkılarla tanınan Terry Eagleton, bu kitabında Batı Kanonu’nun merkezinde duran Shakespeare’in oyunlarını göstergebilimsel düşünceleri ışığında cesur ve özgün bir şekilde yeniden yorumluyor. Klasik ve postmodern teorilerde ele alınan birçok kavram arasındaki ilişkiyi, Shakespeareyen tiyatronun bir dizi sorununu aydınlatmak üzere irdeliyor. Eagleton böylelikle, Shakespeare’in oyunlarındaki ikircikli meselelerin veya çelişik duyguların altında yatanın, çok daha derindeki bir ideolojik çatışma olduğunu gün yüzüne çıkarıyor. Edebiyat ve tiyatroyla ilgilenenler kadar sosyoloji, felsefe ve politika kavşağında bulunanlar için de çağrışım gücü yüksek bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42cb580-56ec-4ad7-a2d6-df171ff25814.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronmatron X</image:title>
            <image:caption>Onlar mülteciydiler. Ama sığınacak bir ülkeye değil, yeni bir evrene ihtiyaçları vardı. 
 
Sene 2000… 
Ünlü bir moda tasarımcısının kızı olan 9. sınıf öğrencisi Melis’in ne kendisini gözetleyen kargalar ne de aldığı “Bedel ödeme vakti yaklaşıyor…” yazan uyarı mesajları umurundadır. Onun tek derdi pop yıldızı Aylin Ada’yı geçmek ve erkek arkadaşı Batı’yı elinde tutmaktır. Melis’in hayalleri Korhan adlı gizemli komşusu sayesinde eline geçirdiği, henüz üne kavuşamadan ölen Lady Gaga isimli bir sanatçının piyasaya sürülmemiş albümündeki parçaları kullanarak dünya çapında bir stara dönüşmesiyle bir anda gerçekleşir. 
Çıktığı dünya turnesinin sonunda ailesine, evine ve hatta kendisine yabancılaşmaya başlayan Melis, geçirdiği sinir krizleri nedeniyle yatırıldığı psikiyatri kliniğinde bir başkasına ait anıların beynine akmaya başlamasıyla başka bir evrene ait olduğunu iddia etmeye başlar. 
 
Peki Melis aklını mı kaçırmıştır yoksa gerçekten de iddia ettiği gibi başka bir evrenden mi geliyordur? 
Yazarın seçtiği müziklerle ve tasarladığı karakter görselleri ile okuyacağınız Kronmatron X; Melis ve arkadaşlarının başka gerçekliklere yaptıkları uzun bir yolculuğun sadece başlangıcı….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fabffb-1318-4f75-98c7-5a18f0b197f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Umut</image:title>
            <image:caption>Görme engelli, genç bir birey olarak hayatına devam eden Defne; güçlü, sevgi dolu, masum bir kızdır. Öyle ki, büyüse bile sevdiği masalları okumaktan vazgeçmeyen, oradaki gerçek aşk hikâyelerine imrenen ve onu hapsolduğu karanlık zindandan kurtaracak prensini arayan iyi kalpli bir melektir ancak her şeyin değişmesi an meselesidir. Yakında düşlerinde kurduğu mevsimsiz bahçeye küçük bir ışık düşecektir. Bu sevginin ta kendisidir. Defne’yi hapsolduğu hiçliğin sonsuz esaretinden kurtarıp kurtaramayacağını ise sadece zaman gösterecektir. Eğer neler olacağını öğrenmek için yollara düştüyseniz Defne’nin dünyasına giden ışıltılı patikayı izlemeniz yeterli. Bu arada, yol üzerinde bir cadıya falan rast gelirseniz korkmayın, kendisi prenses kızımızın can yoldaşı olur. “Nasıl yani, prenses ile cadı arkadaş mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin, bu hikâyede işler böyle diyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91122a5e-110e-4594-a959-b6d07d3dacf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bir Şey Değil Her Bir Şeysin</image:title>
            <image:caption>Bugün, hayatının en özel anına tanıklık edeceksin. Elinde tuttuğun bu kitapla kendine uzanan bir yolculuğa çıkacaksın. Uçuk ruhunda ağırladığın misafirlerinle heyecandan yerinde duramayacaksın... 
 
Bahçendeki her bir çiçek hayatına anlam katacak. Her bir şeyi, sana armağan olan bu çiçeklerden öğreneceksin. Dünyanın her bir yerinden gelen misafirlerinin ağırlığı yeşilindeki çiçeklere yansıyacak, tependeki maviliğinde uçuşan kuşlar ruhuna konacak. Senin bu rengârenk günün, dönüm noktan olacak ve sonsuzluğa kadar ulaşacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc8a88c1-a019-40e2-8ca4-7e02d1a9b999.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızlarım Büyürken</image:title>
            <image:caption>Baba olmadan önce fark edilemeyen, günlük hayatın saklı ve gülümseten anlarına ilişkin derinlikli bir gözlem. Ebeveynlik deyince genellikle annelerin hikayelerini dinleriz, peki ya babalar? Bazen sorumluluk bazen sakarlık, kimi zaman güçlü olmak kimi zaman yumuşaklık arasında değişen o gri alanda babalık duygusuyla yaşamak nasıldır? Çoksatan İtalyan yazar Matteo Bussola, sevdiklerimizle paylaştığımız her anın değerini ve bugünü kucaklamanın, hayattaki basit şeyleri takdir etmenin biricik ve değerli anlarına odaklanıyor. Kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar olarak dört bölümden oluşan kitap, tıpkı doğanın eşsiz döngüsü gibi yaşamın farklı mevsimlerini ve ebeveynlik hâllerini takip ediyor. Bazen dokunaklı bazen de gülümseten anılardan oluşan bu tatlı ve büyüleyici kitap, babalığa dair sımsıcak anılar aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89bc5728-8c06-4330-9583-0f69ed1bd939.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Olmak İstemeyen Aslan</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. Bu masal da kral olmak istemeyen aslanın, kendi hayalini açıklamasıyla başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb065f80-014b-4ccc-b91e-969eab8c8184.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Reçetesi</image:title>
            <image:caption>İran kökenli Amerikalı yazar ve aktivist Melody Moezzi, yaşadığı yazar tıkanıklığı ve ruhsal rahatsızlıklarından sıyrılmak için geçmişine, kültürünün köklerine ve babasının okuduğu şiirlere, özellikle de Mevlânâ’nın Mesnevi’sine yönelir. Mesnevi’den beyitleri çevirmeye, Mevlânâ âşığı babasının da yardımıyla her şiirde daha da derinleşerek bilgelik ve içgörü kazanmaya, hayata daha anlamlı bakmaya başlar.
Melody Moezzi yaşadığı dönüşümü; bugünün dünyasının yoksunluk, yalnızlık, yalıtılmışlık, telaş, kaygı, gurur, korku, öfke, hayal kırıklığı, modern insanın içinde bulunduğu bitmeyen yarış gibi farklı problemlerine Mesnevi’nin sözleriyle nasıl deva bulduğunu yalın ve ilham verici bir dille aktarıyor.
Moezzi, Mevlânâ Reçetesi’nde şifanın, bilgeliğin ve yaşama gücünün herkesin içinde mevcut olduğunu söylüyor. Okuru köklerini aramaya, içe bakarak derinleşmeye, kadim bilgilere kulak vermeye, değişime ve yaratıcı kaynağı keşfetmeye davet ediyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7217b7a-98e9-4d03-985f-cae54b3ec099.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Hepimiz İçin</image:title>
            <image:caption>Şehirler genişledikçe daralan yeşil alanlar, Koca Pati ve arkadaşları için artık bir tehdide dönüşmüştür. Yuvalarını kurtarmak ve gün geçtikçe kirlenen doğayı korumak için harekete geçmeleri şarttır.

Bir gece insanlar uyurken, yaptıkları planı uygularlar. Bu kez gün doğduğunda şaşıracak olanlar hayvan dostlarımız değildir.

Özlem Ateş’in çevre bilinci ve doğa sevgisi üzerine yazdığı bu keyifli hikâyeyle hem hayvanları hem de insan ve doğa arasındaki vazgeçilmez bağı bir kezdaha anlayacaksınız.

Şimdi empati kurmanın tam zamanı...
Kazanımlar:
Doğa sevgisi
Farkındalık
Çevre bilinci
Empati</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36a2f42c-319a-4791-9b9f-080dd472f771.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurafeler-2 /Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda</image:title>
            <image:caption>Yazarın daha önce kaleme aldığı Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda/Hurafeler adlı ilk kitabın devamı niteliğindeki bu kitaba HURAFELER-2 adı verilmiştir. Elinizdeki bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sistemli ve bilinçli bir şekilde sürdürülen psikolojik savaş ve kara propagandayı tek tek deşifre etmek amacıyla tamamı kaynaklara ve belgelere dayalı olarak büyük bir titizlikle hazırlanmıştır. 
Ümit Doğan, HURAFELER-2’de de çok sayıda tarihî yalanı, kaynak ve belgelerle deşifre ediyor. Bunlardan bazıları şunlar: 
·         VAHDETTİN ATATÜRK’E MİLLÎ MÜCADELE’DE KULLANMASI İÇİN KIRK BİN ALTIN VERDİ! 
·         VAHDETTİN SÜRGÜN EDİLDİ! 
·         ATATÜRK TRABZON MEBUSU ALİ ŞÜKRÜ BEY CİNAYETİNİN AZMETTİRİCİSİDİR! 
·         ATATÜRK, TOPAL OSMAN’DAN CANINI KURTARABİLMEK İÇİN ÇARŞAF GİYİP KAÇMIŞTIR! 
·         HUTBELERDE ATATÜRK’ÜN ADININ ANILMASINI ATATÜRK YASAKLADI! 
·         SEVR ANTLAŞMASI İMZALANMADI! 
·         ATATÜRK PONTUS (RUM) SOYKIRIMI YAPTI! 
·         ATATÜRK HAMİDİYE GEMİSİYLE RİZE’Yİ BOMBALATTI! 
·         İNÖNÜ “HARF İNKILABINI DİNİN ETKİSİNİ AZALTMAK İÇİN YAPTIK.” DEMİŞTİR! 
·         İNÖNÜ, OSMANLI ARŞİVİNİ BULGARİSTAN’A SATTI! 
·         ATATÜRK’ÜN MAL VARLIĞI ŞAİBELİDİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b1bb5f-88c8-4700-9ad0-aac5240621cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitime Giriş</image:title>
            <image:caption>Yaşam boyu öğrenmenin ve teknolojinin yaşamın tüm alanlarında önemini arttırdığı şu günlerde, eğitim bilimlerindeki yenilikler herkes için anlamlı bir hale gelmiştir. Öğretmenlik kavramına yüklenen anlam artık oldukça farklılaşmıştır. Öğretmenlerden reformcu bir tavır beklenmektedir. Sanatla felsefeyle ilgilenen, sosyal yaşamın gerekliliklerini yerine getiren, olaylara farklı açılardan bakabilen öğretmenlerin, değişimi yönlendireceği düşünülmektedir. 21. yy öğretmeninin tek görevi öğrencisinin akademik başarısını arttırmak değildir. Öğretmen, öğrencisinin gizil yönlerini keşfetmesinde ona yardımcı olan bir rehberdir. COVID-19 salgını ile bu beklentilere dijital yetkinlikler ve beklenmedik zamanlarda karşılaşılması olası sorunlarla baş edebilme gücüne sahip olmak da eklenmiştir. Alandaki akademisyenlerle oluşturulan “Eğitime Giriş” kitabı ile öğretmen adaylarına bu konuda ışık tutmak hedeflenmiştir. Bu çalışma, öğretmen adaylarının eğitim bilimlerine yönelik farkındalıklarını artırma ve temel bilgileri edinmeleri noktasında ilk rehberliği yapacak kitaplardan biri olarak görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d228bce-63f5-4729-801e-4b9602cc2e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Program Dışı Etkinlikler Ve Örnek Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Eğitimde Program Dışı Etkinlikler Ve Örnek Uygulamalar
Yazar:
Aytunga OĞUZ, 
Burak OLUR, 
Çavuş ŞAHİN, 
Derya GİRGİN, 
Emine AKKAŞ BAYSAL,
Fatma İlker KERKEZ, 
Gürbüz OCAK, 
İjlal OCAK, 
Kerim GÜNDOĞDU,
Mehmet ALTIN, 
Mehmet GÜLTEKİN, 
Sabahattin ÇİFTÇİ, 
Sebahat TÜRKYILMAZ, 
Zeynep KILIÇ, 
Zuhal ÇUBUKÇU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f62c967-56a0-4b46-b6ac-00c9e8a49395.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Teknoloji Destekli Yeni Yönelimler</image:title>
            <image:caption>Çağımızın yeni teknolojilerinin eğitim alanında kullanılması ile eğitim sürecine önemli derecede etki edebileceğine ve eğitimde karşılaşılan sorunlara çözüm olabileceğine ilişkin beklentiler vardır. Bilgi toplumundan dijital topluma geçişin yaşandığı günümüzde, yaşanan teknolojik değişimlerin bireylerin hayatına farklı açılardan etki ettiği görülmektedir. Bu etkilerin eğitim ortamlarında da yansımalarının büyük ölçüde olduğu bilinmektedir. Mesafelerin artık problem oluşturmaması, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan kütüphanelerdeki her türlü kitaba ve bilgiye erişimin yalnızca bir tık uzak olmasıyla ilişkilidir. Ayrıca bilgi paylaşımına imkân veren sosyal ağlar, web sayfaları, forumlar, bloglar, çevrim içi eğitimler teknolojinin sunduğu kolaylıklardandır. Bu noktada, eğitim ortamlarında yararlanılan robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik uygulamaları, nesnelerin İnterneti, bulut teknolojileri gibi trend kavramlar teknolojik alanda yaşanan en güncel değişimleri ifade etmektedir. Ancak, öğretim sürecinde bu teknolojilerin kullanılmasının uzmanlık gerektirdiği, yararlanılan kuram, yöntem ve tekniklerin bu doğrultuda tercih edilmesi gerektiği belirtilebilir. Bu sebeple, eğitimde dijital değişimlerin doğru biçimde öğrenme ortamlarına yansıtılmasına ihtiyaç vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441b84ff-16a0-455f-92e9-eaed54a786be.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken’e ait olması, eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır. Öncelikle Ülken, felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş, felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir. Diğer bir özellik, birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden-sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır. Tarihsel olarak Antik Yunan’dan modern felsefeye, Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek, birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır. Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini, içerik ve bağlamlarını korumuştur. Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran; yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır. Aristoteles, Hume, Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon, Augustinus, Pascal, Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır. Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye’de yeşermesinde, Ülken’in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır. 
 
Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser, bu yeni basımda tek ciltte toplandı. Kitap felsefenin doğuşu, felsefenin ana konuları ve yöntemi, mantık problemi, bilgi ve varlık kuramları ile başlar. Felsefenin matematik düşünce, fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur. Bunun yanında sosyoloji, tarih, psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6787b00d-9605-4736-8504-3b84c9249d89.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Kalkınma Ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Sanayi devrimi ile birlikte 1800’lü yıllarda üretimde yeni örgütlenme modelinin kurulmasıyla, o güne kadar hanehalkları yalnızca kendi gereksinimleri için mal üretirken, mallar-hizmetler başkalarının-toplumun gereksinimini karşılamak üzere üretilmeye başlanmıştır. Daha önce gerekli olduğunda başkalarıyla değiş-tokuş (trampa) ile hanehalkının üretmediği mallar elde edilirken, sanayi devrimi üretilen malların parayla değişimine (satılarak karşılığında para alınması), yeni üretim örgütlerinde işveren-işçi sınıflarının oluşumuna yol açmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd3a644-ce1b-46ff-b159-9b041694f14c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Çağ&apos;dan Viyana Kongresi&apos;ne Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iki ana başlık altında 10 bölümden oluşuyor. Konularında uzman, farklı disiplinlerden akademisyenlerin hazırladığı çalışmaların ilk yedisinde, İlk Çağ’da ve Orta Çağ’da diplomasinin gelişimi açıklanıyor. Son üç yazıda ise, diplomasinin kurumsallaşmasıyla birlikte modern diplomasinin ortaya çıkışı anlatılıyor. Tüm bölümler birbirinden bağımsız birer makale olarak kaleme alınmış olmakla birlikte, çalışmaların toplamı Modern Çağ öncesi diplomasinin gelişimini ortaya koyuyor. Fatih Mehmet Berk, çalışmasında Eski Yakın Doğu diplomasi tarihini ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Murat Turgut, Asur Ticaret Kolonileri döneminden Geç Hitit Krallıkları döneminin sonuna kadarki periyotta Eski Anadolu’da diplomasiyi açıklıyor. Oğuz Yarlıgaş, iki farklı makaleyle çalışmada yer alıyor. Birinci yazısında Eski Yunan diplomasisini, ikinci yazısında ise Roma dünyasında diplomasi ilkelerinin meydana çıkışını inceliyor. Oktay Berber, XIII. Yüzyıla kadar Türk ve Çin diplomasisinin kurumsal yapılarındaki benzerlikleri ve farklılıkları gösteriyor. Cüneyt Güneş, Orta Çağ Avrupası diplomasisinin IV. yüzyıldan XII. yüzyıla kadar geçen dönemini gözler önüne seriyor. Birsel Küçüksipahioğlu, Bizans İmparatorluğu’nda siyaset ve diplomasiyi çalışmasının merkezine oturtuyor. Gökhan Erdem ve Atay Akdevelioğlu, Erken Modern Dönemde Avrupa’da diplomasinin gelişimini ele alıyor. Uğur Kurtaran 1648 Westphalia Antlaşması’ndan Fransız İhtilali’ne kadar geçen süredeki diplomatik gelişmeleri ortaya koyuyor. Mehmet Alaaddin Yalçınkaya ise Fransız İhtilali’nden 1815 Viyana Kongresi’ne kadar geçen periyottaki diplomatik olaylar çerçevesinde yeni dünya düzeninin ortaya çıkışını açıklıyor. Ahmet Dönmez, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01bc9a8b-97f2-4b6b-a5d2-a043e546b6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Çağ&apos;da Savaş ve Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iki ana başlık altında 12 bölümden oluşuyor. Konularında uzman, farklı disip - linlerden akademisyenlerin hazırladığı yazıların ilk sekizi, 1815 Viyana Kongresi’nden günümüze kadar geçen süreçte diplomatik gelişmeleri açıklıyor. Son dört çalışma ise diplomasinin kamu, kent, enerji gibi farklı sahalarda uygulama alanlarını detaylı olarak ele alıyor. Tüm yazılar birbirinden bağımsız birer makale olarak kaleme alınmış olmakla birlikte, çalışmaların toplamı Modern Çağ’da savaş ve diplomasiyi, diplo - masinin farklı uygulama alanlarını bir bütün olarak gözler önüne seriyor. Mehmet Alaaddin Yalçınkaya Viyana Kongresi’nden 1830 İhtilali’ne kadar geçen periyotta modern diplomasiye açılan yolu ortaya koyuyor. Ahmet Dönmez, 1830 ve 1848 İhtilalleri arasındaki dönemde yaşanan siyasi, askerî ve diplomatik olaylar çerçeve - sinde Viyana düzeninin çöküşünü açıklıyor. Adil Calap, 1850 yılından 1875 yılına kadar geçen yıllardaki savaş diplomasisini ayrıntılı bir şekilde inceliyor. Necmettin Alkan, 1876 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar geçen dönemde modern diplomasinin zihniyeti, kurumları ve uygulamasını ele alıyor. Musa Kılıç, Birinci Dünya Savaşı; Nezihe Selcen Korkmazcan ise İkinci Dünya Savaşı diplomasisini gözler önüne seriyor. Evren Küçük, Soğuk Savaş dönemindeki diplomasiyi açıklıyor. Ayşe Ömür Atmaca, Soğuk Savaş’tan günümüze değişen dünyadaki diplomatik gelişmeleri ortaya koyuyor. Esra Banu Sipahi ve Bahar Özsoy, kent diplomasisinin ortaya çıkışını ve gelişimini çalışmasının merkezine oturtuyor. Dicle Korkmaz, enerji diplomasisini kavramsal olarak ortaya koyarak uygulama alanlarını açıklıyor. Selçuk Kahraman ve Önder Kutlu kamu diplomasisini çok yönlü olarak inceliyor. Gülşah Köprülü ve Murat Çemrek ise küreselleşen dünyada diplomasinin geçirdiği dönüşümü sorguluyor. Ahmet Dönmez, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=102999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f64856c-047a-4d89-be64-f3bb1587b345.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü Herkes Bir Şey Söyler</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir şeyler söylediği bir devirdeyiz. Çarklar böyle dönüyor… 
Hepimiz kendi penceremizden sesleniyoruz, hepimiz çok güzel söylemiyoruz belki ama hepimizin yapmak zorunda olduğu bir şey var: 
Güzel davranmak ve yaşamak… 
Bu kitapta söylediklerimizin, bize kulak verenlere, güzel davranma  ve yaşama yolunda bir pusula olması temennisi ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ab8731d-2c0a-4bab-a4bc-28eadf09f400.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçme Gönül</image:title>
            <image:caption>“...Onun babası “Vermem!” diyor, benim babam “Almam!” diyor. Hücrelerime kadar yayılan içimden bir ses, “Vazgeçme Gönül! Sevenler mutlaka kavuşur!” diyor.......” 
Edebiyatımızın usta kalemi Osman Çeviksoy’un hikâyeleri kurgusuyla, içeriğiyle, kişileriyle, mekanıyla, olay örgüsüyle “biz”de toplanır. Her bir hikâye, içindeki hasreti dindirmek isteyip özüne gurbete çıkmış okurun aradığı dokunuşlardır. 
Osman Çeviksoy, son eseri “Vazgeçme Gönül”de halk kültürümüzün doğal ve samimi anlatımı ile okuru kendine çekiyor. Her yaşa seslenen yazar, “Vazgeçme Gönül”deki hikâyeleriyle kültürümüzü ve insanımızı canlı kılıyor. Samimiyeti ve sevgisiyle gönülleri kuşatıp ısıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d5c1d17-74da-415c-8d02-c1fc48cb8261.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinle Tanıştın Mı?</image:title>
            <image:caption>İnsanı tanımak ve anlamak… Bunun için kendini bilme-tanıma yoluna düşmek… Geçtiğimiz yolları yadırgamadan, yargılamadan, yola ve yolculuğa şahitlik etmek… 
Yola ve yolculuğa şahitlik etmenin yanında kendini de keşfetmek… Kendisiyle tanışmak… 
Kabul edelim ki bu meşakkatli bir yolculuk. Ama asla imkânsız değil. 
Yol, yola düşene rehberlik eder; kapılar, tanıma ve anlama arayışına girene bir bir açılıverir. Ve bu yolculuğun sonu huzur şehrine çıkar. Çıkar ama yolda şu sorulara cevap bulmak ve kendini bilmek şartıyla: 
İnsanın bu tanıma, anlama, anlamlandırma yolculuğu için lazım olan şeyler nelerdir? 
İnsanın varlığının anlamı ve sonucu nedir? İnsanın aradığı nedir? İnsanın tercihini neler belirler? 
İnsanın mizacı ve kişiliği şükrü müdür yoksa imtihanı mı? İlişkilerimiz ve sorumluluklarımız bir bağ mı yoksa bir fırsat mı? Kısaca insanın ABC’si nedir? 
Yolunuz açık olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7193f9f-bf49-4512-b430-5870435cc36d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Prince</image:title>
            <image:caption>“EVERYONE SEES WHAT YOU APPEAR TO BE, FEW EXPERIENCE WHAT YOU REALLY ARE.” 
 
THE PRINCE stunned Europe at the time of its publication with its defense of relentless strategies on how to gain power and its disregard of traditional forms of morality. Machiavelli was inspired by his own experience of working for the swirling Florentine republic, dismissing old principles of political theory and accepting the intricate, ephemeral composition of politics. Machiavelli was famous for centuries with THE PRINCE, his witty and derisive work about power liaisons. The main topics of this ground-breaking, and prominent, writer is that being adaptable is the way to being successful and that efficient leadership is sometimes only attained by sacrificing morality.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420892fc-381a-450e-96ef-758b13253ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Getirdiği Perspektifler</image:title>
            <image:caption>Haldun Taner’in düzyazı kitapları serisi yeni derlemelerle sürüyor. Tuncay Birkan’ın derleyip hazırladığı Zamanın Getirdiği Perspektifler yazarın dünya edebiyatının seçkin yazarları ve yapıtları üstüne gazete ve dergilerde çıkmış yazılarından oluşuyor. Edebiyatımızın büyük ustası, klasiklerden modernlere uzanan geniş yelpazede dünya edebiyatına evrensel ölçekte bakışlar getiriyor. Shakespeare’den Céline’e, Flaubert’den Kafka ve Faulkner’a pek çok yazarı; Vişne Bahçesi’nden Güneş de Doğar’a Türkçeye çevrilmiş onlarca kitabı yorumluyor. Öte yandan, günlük ve biyografi yazmak, klasikler, yazarın sorumluluğu, intihar, öykü, eleştiri, çeviri sorunları gibi konular üstüne özgün değerlendirmelerde bulunuyor. 
 
“Okumak, insanı megalomanlıktan, narsisizmden, kendi fikirlerine hayranlıktan kurtarır. Alçakgönüllü olmaya, dengeli olmaya, ölçülü olmaya götürür. Megalomaniye yakalanmaya en yatkın kişiler içinde sanatçılarla politikacılar sanırım en başta gelir. Bu virüse karşı en dayanıklılar, en bağışık olanlar ise bilim adamlarıdırlar. Bilim adamları bütün edindikleri bilgiyi başka kitaplara, başkalarının bu alandaki çalışmalarına ve tüm insanlığın bu alandaki birikimine borçlu olduklarını bilirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec9fc08-cb32-4aef-99da-3208c84deba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Memento Mori Ölüm Aklımdasın</image:title>
            <image:caption>“Herkes kendi içinde taşıyor ölümünü, meyvenin çekirdeği kabuğunun altında sakladığı gibi; ne var ki hakkında hiçbir şey bilmiyor. Sevdiklerimizin, yakınlarımızın ölümlerini kendi ölümümüz gibi yaşadığımız da doğru değil. İnsan yalnız ve sadece kendi ölümünü ölüyor.” 
 
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayabilir mi insan? Yoksa sonsuzluğun iç karartıcı tekdüzeliğinden bunalıp ölümü mü gözler? Bitmeyen anlam arayışımız ölümü sürekli ertelemek, belki de yenmek için midir? 
 
Kafka’dan Camus’ye, Dostoyevski’den Tolstoy’a, Sadık Hidayet’ten Borges’e, Samuel Beckett’ten Anadolu erenlerine, Yunan mitolojisinden kutsal kitaplara kadar, kimi zaman kendi deneyimlerinden de yola çıkarak ölümün izini sürüyor Nedim Gürsel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5613fb35-cc0c-4227-b1c4-7ddac821361f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Geceden Başkası</image:title>
            <image:caption>Stoner’la ölümünden sonra yeniden keşfedilen John Williams’ın ilk romanı Yok Geceden Başkası, genç kahramanı Arthur Maxley’nin bir gününü konu alıyor. Uzun yıllardır görmediği babasının gönderdiği çekler sayesinde hayatını sürdüren Arthur, kendini durmadan yeniden dayatan gizemli bir anıdan kaçmaktadır. Arthur’un alkol ve anlamsız arkadaşlıklarla dolu kasvetli hayatı babasından gelen bir mektupla değişir: Gün geceye doğru ilerlerken, Arthur’un unutmak için yıllarca uğraştığı travmatik çocukluğuyla yüzleşmekten başka çaresi kalmayacaktır. 
 
Amerikan edebiyatının geç keşfedilen ustası John Williams’tan aile sırları, utanç ve suçluluk üstüne bir novella; kişisel bir karanlığın kaynağına yolculuk. 
 
“Williams’ın yeniden keşfi insanda sevinç uyandırıyor: Adaletten fena halde mahrum bir dünyada adalete benzer bir şey olduğu duygusunu veriyor; değersiz bir cümle yazmaktan neredeyse tamamen uzak, derinleri gören bu bilge yazar için adalet sağlandığı duygusunu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30d4fb5-ad8f-4451-a778-fc074c3ec66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oppenheimer - Vicdan Bir Kara Kutudur</image:title>
            <image:caption>“Şimdi ben ölüm oldum; dünyaların yok edicisi.” 
– Robert Oppenheimer 
 
Bütün iyi niyetlerin, yolda sapma göstererek dehşete dönüşme riski vardır. Bilim ve kültür tarihinde çığır açıcı gelişimlere ilham kaynağı olacak icatların, derin tarihsel travmalara ve acımasız katliamlara yol açması da mümkün ne yazık ki! Sevgiyle ve barış gayesiyle kahraman olmak üzere aşılan yollardan, bir hain ve canavardan farksız bir katil olarak geri dönmek de yazabilir kaderde. Yüksek dehasıyla bilim dünyasında dikkat çekmeyi başaran ünlü fizikçi Oppenheimer, atom bombasını hazırlarken, bütün bunları öngörememişti kuşkusuz. Kahraman olma tutkusu, vicdanının sesini işitmekten alıkoyuyordu onu. 
 
Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarından sonra neler yaşadı? 
Ailesinin başına neler geldi? 
Bir bilim insanı olarak bir daha dünyaya gelse, yine aynı tutkuyla kendini gözü kara icatlara adar mıydı yoksa bir daha dünyaya bile gelmek istemez miydi? 
Ölümüne dek bir kara kutu gibi sakladığı vicdanı, şimdi bu kitapta ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Dünya tarihinin belki de en karanlık vicdan muhasebesiyle yüzleşmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df349472-8467-4b8a-a048-a6e5e3a91286.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Tüneli Cesaret Sınavı</image:title>
            <image:caption>KORKU TÜNELİNE GİRİN! 
CESARETİNİZİ TEST EDİN! 
Kim korkak biri olarak anılmak ister? 
Hiç kimse değil mi? 
Siz de istemezsiniz tabii. 
Bir arkadaşınızla iddiaya giriyor ve doğada tek başınıza bir hafta kalmayı kabul ediyorsunuz. Önünüzde masum görünen bir göl, ardınızdaysa derin bir orman var... Her ikisi de öngöremediğiniz gizem ve tehlikelerle dolu... 
Bu, bir cesaret sınavı... Önünüzdeki haftayı sağ salim atlatmalı, gireceğiniz sınavdan cesaretini kanıtlamış, ünlü ve zengin biri olarak çıkmalısınız. Bu da yerinde ve cesur kararlar vermenize bağlı... Çünkü bu kitapta tam 14 farklı son var... Ancak bunlardan yalnız biri sizi gerçek amacınıza ulaştırabilecek. 
 
 
  BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a227a77-25ad-4928-8be1-8eb24c43aea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün İzinde</image:title>
            <image:caption>O hepimizin kahramanı, ama ya senin hayat hikâyenin başkahramanı olsaydı? Onunla aynı sıralarda okuyabilme, dayısının çiftliğinde birlikte ata binebilme ya da bu ülke için destanlar yazarken ona destek olabilme şansın olsaydı? Aslında olmaması için hiçbir neden yok. Sayfaları araladığında bunun imkânsız olmadığını göreceksin. Bu kitap, sana Atatürk’ün en yakın arkadaşı olma fırsatı veriyor. Arkadaşıma Veda kitabından pasajlar eşliğinde hazırlanan Atatürk’ün İzinde, eğlenceli etkinliklerle başrollerinde ikinizin olduğu yepyeni bir dünya yaratman için sana yol gösteriyor. Büyük Usta Zülfü Livaneli, yazar olacak çocuklara güçlü kalemiyle rehber oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54769532-e1c4-4ab3-aa37-b2da72967692.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Su İsteyen Bahçeler</image:title>
            <image:caption>Dünyamız her geçen gün giderek artan bir kuraklık sorunuyla karşı karşıya. Ne yazık ki bu ürkütücü sorunun tek sorumlusu biz insanlarız. Bu kötü gidişe ancak bizler dur diyebiliriz. Doğanın kendini yenileme becerisine sığınıp: “Önce kapımızın önü” diyerek hepimiz tek tek önlem almalıyız; ancak bu şekilde doğamızı korur ve ona duyduğumuz saygıyı göstermiş oluruz. İklim krizine bağlı olarak dünyamız, özellikle ülkemiz gibi Akdeniz iklim kuşağında olan ya da daha sıcak ülkeler çok ciddi su sıkıntısı içinde. Bu büyük sorunla baş etmenin çözümlerinden biri de su tasarrufu ve suyun geri dönüşümünü sağlamak. “Biz ne yapabiliriz?” sorusuna özellikle bahçesi olan okurlarımıza, bugüne değin bahçe alışkınlıklarını bırakmalarını ve bahçelerini AZ SU İSTEYEN bitkilerle oluşturmalarını salık veriyoruz. Birbirinden zengin türleriyle ülkemizde de yetişen sükülent, kaktüs türlerinin yanı sıra susuzluğa dayanıklı, kolaylıkla sağlayabileceğiniz, bahçenize biçim renk, koku ve özellik katacak çok çeşitli bitkilerle bu kitap size rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f72a41b-4c3c-437f-b574-2e4e432cc8a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Onca Yoksulluk Varken</image:title>
            <image:caption>Paris&apos;in bir kenar mahallesinde, fahişelerin sersefil çocuklarına bakarak geçimini sağlayan Madam Rosa&apos;nın, şefkate ve ilgiye hasret küçük Momo&apos;yla kurduğu derin bağın çocuğun gözünden tüm gerçekliğiyle aktarıldığı Onca Yoksulluk Varken, sıcak bir yuva özlemiyle kavrulsa da sokaklara yazgılı olanların hüznünü anlatır.


Annesine duyduğu yoğun sevgi ve bağlılığı Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı&apos;da dokunaklı biçimde aktaran Romain Gary&apos;nin, sözü Momo&apos;ya bırakması bu nedenle hiç de şaşırtıcı değildir. Bu sağlam ilişkiden, kendi köklerinden güç alan Gary göçmenler, kâğıtsızlar, firariler, suçlular; &quot;olağan şüphelilerle&quot; örülü, çetin fakat korunaklı bir dünyanın yüksek seslerinin ortasında atan küçük bir kalbe kulak verir. Yahudi soykırımından sağ kurtulan emekli fahişe Rosa&apos;yla göçmen Momo&apos;nun hikâyesini, yersizyurtsuzluğu, kuşaklararası uçurumu ve savaş travmalarını tüm yalınlığıyla kurgusunun merkezine alan Gary, sarsıcı olduğu kadar sansasyonel bir romana imza atar.


Yaşamı boyunca farklı seslerin ve personaların ardında kalemini sağaltan, Fransız yazınının oyunbaz ismi Romain Gary, sahibine sağladığı uluslararası ünün yanı sıra mevzuatının katılığıyla da nam salmış Goncourt Edebiyat Ödülü&apos;ne Cennetin Kökleri&apos;yle layık görülmesinin ardından, özgünlüğünü ve yaratıcılığını kaybettiği eleştirisi üzerine bu kez Émile Ajar mahlasıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken&apos;le aynı ödülü ikinci kez kazanır ve gizemi ancak yıllar sonra, intiharının ardından çözülen bu oyunla jüriyi, eleştirmen ve okurları şaşkına çevirerek edebiyat tarihine damgasını vurur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594867bc-d373-4c3b-b5b5-e76a3dc3c158.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn Sihirli Denizkızları Buluşması</image:title>
            <image:caption>Yola çık. Hayal et. İnan. 
Unicorn dostları buraya! Unicorn Sihri serisiyle birbirinden heyecanlı maceralar devam ediyor... Emily ve Aisha, Sihirli Vadi’de kutlanacak Doğa Şenliği’ne katılmayı dört gözle bekliyorlar. Ama kötü Unicorn Selena, Suyıldızı’nın sihirli madalyonunu çalınca vadi sulara gömülme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Sihirli Vadi’nin ve Unicorn’ların sana ihtiyacı var. Hadi onları daha fazla bekletme; yola çık, hayal et ve inan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e96236-aff7-4392-a831-292552eb5bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Hafıza, Mimarlık, Tarih ve Kuram - Uğur Tanyeli ile Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Erhan Berat Fındıklı&apos;nın mimarlık tarihçisi ve kuramcısı Uğur Tanyeli ile yaptığı bu uzun soluklu söyleşi, Tanyeli&apos;nin metinsel üretimi, akademik kariyeri ve özel yaşamı üzerinde yoğunlaşarak Türkiye&apos;nin toplumsal ve kültürel yakın tarihinden bazı kesitleri öznel bir perspektifle sunarken aynı zamanda mimarlık eğitimi, piyasası, tarihyazımı ve kuramına ilişkin anlatıları problematize etmeyi amaçlıyor. Fındıklı&apos;nın Tanyeli&apos;ne yönelttiği sorular ve itirazlarla yeni tartışma başlıkları oluşturulurken mimarlık sahnesinin bazı fragmanları yapısöküme uğratılıyor.   


&quot;Burada Türkiye&apos;nin 1970&apos;lerden günümüze mimarlık/toplumsallık ilişkisinin yakın geçmişine ışık tutulması, mimarlık tarihinin mevcut kuramsal birikiminin farklı akademisyen, profesyonel ve amatörlerin mekânsal ve metinsel üretimleri, bireysel yaşamöyküleri aracılığıyla tartışılması, aynı zamanda geleceğe dönük yeni araştırma konularının teşvik edilmesi amaçlandı. Bu söyleşi, mimarlık tarihi, eleştirisi ve sosyolojisinde yeni düşünsel gerilim alanları yarattığı, farklı ve özgün sorunsalların üretilmesine dolaylı katkı sunduğu, eleştiri ve itiraz aldığı, hem birlikte düşünmeyi teşvik ettiği hem de yabancılaştırıcı bir etki yaratıp okuru yalnızlaştırdığı ölçüde amacına ulaşmış olacaktır.&quot;


Erhan Berat Fındıklı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0977cc96-06f8-453e-9dc4-972944d1d224.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Benim Mavi Babam</image:title>
            <image:caption>Ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun
27. kitabını Haydar Ergülen yazdı.

Siz hiç gökyüzü okuluna giden
bir çocuk gördünüz mü?

Editörlüğünü Semih Gümüş&apos;ün üstlendiği Köprü Kitaplar koleksiyonunun 27. kitabını, 1980 sonrası şiirimizin en önemli isimlerinden Haydar Ergülen yazdı. Usta şair, babasıyla anılarını lirik bir dille anlatırken, Türkiye&apos;nin son 60 yılına ilişkin çok renkli, çok katmanlı bir izlek yaratıyor. Onu derinden etkileyen sıradışı insanların, kitapların, mekânların, düşüncelerin, hayallerin dünyasında dolanırken, sözcüklerin ve şiirin büyüleyici evrenine davet ediyor. Şairlerden yazarlara, sanatçılardan düşünce insanlarına kadar yakın tarihimizde iz bırakan anlamlı bir anılar ve duygular bütününe okurlarını da ortak ediyor.
 
Babası Kel Hasan, ona göre bazen mavi bir kelaynaktı, bazen yeşil gönüllü biri. Altı kardeştiler; anne babası ve babaannesiyle bir &quot;kabile&quot;ydiler. Güldüğünde dünya gülüyor dediği babası sayesinde kitaplara düşkün büyüdü; Yaşar Kemal&apos;den Sait Faik&apos;e, Füruzan&apos;dan Edip Cansever&apos;e yazarlar, şairler yol arkadaşlarıydı. Belki de babası &quot;gökyüzü okulu&quot;nda okuduğu için, o da çocuklar gibi masmavi sevinen, &quot;Türkiye, Eskişehir olsun!&quot; dileyen, &quot;Şiire genç başlanır, geç başlanmaz!&quot; diyen bir edebiyatçı oldu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767ef2b3-9a90-44b9-a250-5960728f126e.jpg</image:loc>
            <image:title>Terzi</image:title>
            <image:caption>“Bu yaşadığım okul hayatımla ilgili son anılarımdı. Beni okuldan aldılar. Cihan, çalışmam gerektiğini, başka türlü adam olmayacağımı düşünüyordu. Adam olmak! Hiç cevap bulamadığım sözlerden biridir bu. Nedir adam olmak? Bunun tarifi nedir? Adam olmam için beni en yakın arkadaşının yanına çırak olarak verdi. En yakın arkadaşı bir terziydi.”

Aşkım Kapışmak’ın kaleme aldığı Terzi, içimizi burkan yaşamları gözler önüne seren çarpıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f6765b-886d-4ba8-88c1-a36faef03c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgıç</image:title>
            <image:caption>Raul Tafen hemen balıkadam giysilerini giydi ve hop, denize daldı! Görevi ne mi dediniz? Çok önemli bir şey sayılmaz. Son iki bin yıldır kayıp olan Roma İmparatorluğu döneminden kalma bir kadırgayı bulması gerekiyor, o kadarcık! Balıkadamların kralı için çocuk oyuncağı diyebiliriz. Yalnız Raul’ün yine de dikkatli olması gerek çünkü okyanus sürprizlerle dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e312ab-5695-421d-93ac-40fdaeafea56.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Hormer</image:title>
            <image:caption>Hayatındaki tek derdin dersler olduğunu düşünen Kevin, kendisini antik zamandan kalma hem bir karargah hem de büyücülük okulunun önünde bulduğunda, doğru ile yanlışın ve dost ile düşmanın kim olduğundan habersizdi. Ummadığı olayların başına gelmesine engel olacak kimsesi yoktu, biri dışında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f08f459c-9ca8-43d5-999f-56295d30de19.jpg</image:loc>
            <image:title>Çetrefil Mektuplar</image:title>
            <image:caption>1962 Tekirdağ-Malkara- Kermeyan Köyünde doğdu. 
İlköğrenimini Kermeyan Köy İlkokulu’nda, orta öğrenimini 
ise Malkara Lisesi’nde tamamladı. Liseden sonra birçok 
farklı işlerde çalıştı. 1985 yılında Edirne Eğitim Yüksek Okuluna girerek 1987 yılında mezun oldu. Aynı yıl Hakkâri- Şemdinli Umurlu Köyü’nde öğretmen olarak göreve başladı. Beş yıl Hakkâri- Şemdinli’de, on sekiz yıl 
Bursa- Keles’te öğretmen ve idareci olarak görev yaptı. Adana Çukurova Ayşe 
Atıl İlkokulu’nda öğretmen olarak görevine devam etmektedir. 
1986 yılında Edirne Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ve 1994 yılında Bursa Akbank Sanat Galerisinde olmak üzere iki kez resim sergisi açmıştır.. 
Boş zamanlarını resim çalışmaları ve şiirlerle değerlendiren yazar, ‘’Çetrefil 
Mektuplar’’ isimli kitabı ile edebiyat dünyasına giriş yaptı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3f5004f-6aff-4220-a57e-a9b082abf935.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e</image:title>
            <image:caption>&quot;Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e&quot; adlı çalışmada, 1876-2020 dönemindeki olaylar özetlenip tartışmalı kişi ve konular yeteri derinlikte incelenerek sonuçlara ulaşmak hedeflenmiştir.  Dönemin önemli kişilerinin sonradan yazılan tefsirli anıları yetersiz kalmaktadır.  Bu nedenle son zamanlardaki çok derin araştırmalarla,  ayrıntılı günlüklere ağırlık verilmiştir. 
  Tarihteki ilk başarılı anti-emperyalist mücadelenin üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen,  bu &quot;Kutsal Savaş ve Barış&quot;ın gerçekleri çeşitli çevrelerce gölgelenerek,  kendi şüpheli hedefleri için kullanılmaktadır. Çarpıcı bir örnek:  Aflarını sağladığı azınlık canilerle Türker&apos;e baskı ve katliam yapan ve bir tek kendi isyanında kadınlara tecavüz edilen köle tüccarı Ahmet Anzavur, ABD harp akademisi öğretim üyesinin yazdığı kitapta &quot;köy ermişi&quot; olarak gösterilir. Bu sebepten konularla ilgili taraflı yayınların doğruluğu irdelenmiştir.  Aynı şüpheci tutum yalan ve çarpıtmalara da uygulanmıştır. 146 yıla ait olayları özetleyen ve sorgulayan bir  &quot;el kitabı&quot; olarak düşünülen çalışma, temelde  &quot;Cumhuriyet&quot;i savunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5796a51d-8599-44d9-b09e-8183c3e35420.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Ölümün, yaşam döngüsünün kaçınılmaz sonu olduğunu hepimiz biliriz. Fakat ölümün, bizlerin biricik 
Yaşamı ve herkesten ayrı olduğunu düşündüğümüz benliğimiz için de geçerli olduğunu kabullenmek o 
Kadar da kolay değildir. 
Rus romanının en güçlü kalemlerinden Tolstoy; İvan İlyiç’in gençliği, hedefleri ve hırslarıyla başlayarak ölüme teslim olduğu ana kadarki süreci ustalıkla ele alır. İvan İlyiç, günbegün ölüme doğru yaklaşırken iç hesaplaşmalar ve yeni idrakler onu beklemektedir. İvan İlyiç’in Ölümü, yaşam ve ölüm arasındaki bir nefeslik farkı başarıyla sunan bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aab209a-6b74-44a5-b781-aaa7e78a116f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neve</image:title>
            <image:caption>Lisa on beş­ yaş­ında Romalı bir genç kızdır. Öz güveni zayıf ve içine kapanık olan Lisa, uzun süren pandemi sürecinde ya­şıtlarından daha da kopmu­ştur. Ailesi, psikoterapistlerine de danı­şarak Lisa’yı lise ikinci sınıfta İsviçre’de bir yatılı okul olan Clevermind’a gönderir. Lisa için yeni ortam, yeni öğretmen ve yeni arkadaşlara uyum sağlama süreci oldukça sancılı baş­lamış­tır. Tam da Noel tatili öncesi en sevdiği öğretmeninin ve en yakın arkadaşının Clevermind’dan beklenmedik ayrılış­larıyla ilgili fark ettiği bir dizi kuş­ku uyandırıcı detay onu, gerçeklerin peş­ine düş­meye iter. Kendin olma cesaretini ve içindeki potansiyeli keşfedebilmeyi konu alan bu roman, insanoğlunun doğada bıraktığı tahribatı gençlerin gözünden anlatıyor ve gezegenin geleceğinin hepimize bağlı olduğunun altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a31563-21df-4a17-a48d-a799b3b11fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğumundan Ölümüne Atatürk</image:title>
            <image:caption>Doğumundan Ölümüne Atatürk kitabımızda; Atatürk’ün yaşamını, dâhilik derecesindeki komutanlığını, başöğretmenliğini, üstün dehasını, ilke ve devrimlerini ve çeşitli konularda birer özdeyiş olmuş sözlerini toplu olarak sunmayı amaçladık. Her biri ayrı bir güzellik, ayrı bir önem kazanmış olan anılarından örnekler ve Atatürk hakkında söylenen sözlerden de bir derleme yaptık. ​​​​​​​ Onun hayatını, ilke ve devrimlerini okumak ve anlamak; bizler için gösterdiği fedakârlıklar karşısında yapabileceğimiz en temel görevlerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f22a31c9-094d-4673-a2ed-f7a13d435b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>Atatürk’le var olan, Atatürk’ü duyan, Atatürk’le yaşayan, Atatürk’le dolu bir kuşağın çocuklarıyız. Atatürk’ün adını yazdığımızda duyduğumuz sevinci ve mutluluğu, şimdi onu daha yakından tanırken, yaptıklarını değerlendirirken, büyüklüğünü okurken duyuyoruz. Gençler İçin Nutuk kitabı, gençlerin rahatlıkla okuyabileceği ve anlayabileceği şekilde titizlikle derlendi ve Atatürk resimleriyle süslendi. Bu kitabı onun aziz hatırasına bir saygı ifadesi olarak sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd398a1-aad8-44c2-b52e-4ee10e94a1c5.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 21</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 
Canavarlar Birliği ile kahramanlar arasındaki büyük savaşta perde açılıyor! A Sınıfı ve daha düşük seviye kahramanlar da bu zorlu savaşa dahil olunca, S Sınıfı, yeraltını tamamen istila edip ele geçirmeden önce bir canavar sürüsünü tek hamlede saf dışı bırakabildi. Işıldayan Alev ise eski ninja olan canavarlara karşı muhteşem bir savaş hüneri sergiliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc10a7ec-0259-401b-9fa9-7cd8cd925352.jpg</image:loc>
            <image:title>Replika</image:title>
            <image:caption>İkiz kız kardeşler Gökçe ve Esen, Norveç’in Tromso kentinde yaşamakta ve bir kafe işletmektedir. Bir gün kafenin kapısından, büyüdükleri şehir olan Edirne’den tanıdıkları Meriç girer. Meriç ikizleri anımsayamaz fakat Gökçe onu tanır ve bu rastlaşma Gökçe’yi Edirne’den apar topar kaçmak zorunda kaldıkları güne götürür. Gökçe, Esen, Meriç, Haluk, Sezen, Nisan, Toygar ve Cem… 
 
Birbirinden bağımsız bu sekiz kişinin yaşamlarını temelden sarsan o günün sırrı nedir? İnsan kendi kaderinemüdahale edebilir mi? Değişen kader midir yoksa roller mi? Başkasının hayatını yaşamak mıdır zor olan yoksa bambaşka biri gibi davranmak mı? 
 
Fatma Katırcıoğlu ikinci romanı Replika ile yaşam ve kader arasındaki ince çizgiyi birbirinden çok farklı karakterler üzerinden derinlemesine analiz ediyor. Okurları cevaplanması zor ve herkes için hayati önem taşıyan soruları irdelemeye davet ediyor. 
 
“Kocaman kadınlar olduk, güya yetişkiniz artık ama o hâlâ duygularını dile getirmemekte kararlı. 
Ne yaşıyor kendi içinde, ne kuruyor, neye kafa yoruyor? Muamma. Evinizde kocaman bir bilinmezliğin insan suretinde dolaştığını düşünün. İşte öyle bir yaşam bendeki, yalnızca kendi çapımda tahminlerim mevcut.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4920da4b-c55f-4f56-81d5-9d1bc3864eb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>1866 yılında, dünyada sıkça deniz kazaları yaşanmaktadır. Bu kazaların nedeninin dev bir canavar olduğundan şüphelenilerek bir araştırma gemisi hazırlanır. Gemide doğabilimleri profesörü Aronnax da vardır. Gemi dev canavarla çatışır ve Aronnax kendini canavarın içinde bulur. O canavar, aslında son derece gelişmiş bir denizaltıdır. Jules Verne&apos;in inanılmaz düş gücüyle dünya edebiyatına ve bilim tarihine kazandırdığı denizaltı Nautilus ve Kaptan Nemo, sualtının esrarengiz hazinelerini ve olağanüstü güzelliğini keşfeden bir yolculuk yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa5359e2-0e2e-477f-b48e-d891177076e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Yurtsuz - Bir Köy Estitülü</image:title>
            <image:caption>Ahmet karşılarında oturan büyük sınıflardan bir öğrenciye: 
-Ağabey, şu ortada tabakta duran ve eriğe benzeyen şeyin adı nedir?” diye sordu. 
Kendilerinden yaşça büyük olan ağabey gülümsedi: 
-Oğlum siz hiç bunu görmediniz mi? Buna zeytin derler. Bu erik değil demesiyle birlikte iki emmioğlu ve enstitüye yeni gelen çocuklar bunun bir erik değil, zeytin olduğunu öğrendiler. 
Zeytini ilk defa tadan çocuklar önceleri bunları, ağızlarından geri çıkardılar. Bu tat onlara çok acı gelmişti. Onların memleketinde zeytin yetişmediği için tadını da bilmiyorlardı. Zamanla bu tada da alışacaklarını ve zeytini severek yiyeceklerini şimdiden düşünemezlerdi. 
Nereden bileceklerdi zeytinin ekonomik değerini, zeytinyağını. Onlar köyde bezir yağı ile büyüyen garip ve mahzun köy çocukları idi. 
“ADI YURTSUZ”; Eğitimci yazar ve şair Hasan YURDUŞEN’in beşinci kitabıdır. Bu roman; köyünden, Köy Enstitüsüne gelen Yurtsuz Ahmet’in hikayesidir… Bu roman yurtlarında yurtsuz kalan köy enstitülü öğrencilerin hikayesidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a701dbc-d0ce-4312-b6c7-412460fc3d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülmek</image:title>
            <image:caption>Fotograflarla deneme tarzı az rastlanan bir çalışma. Yazar bu kitapta paylaştığı denemelerinde fotoğraflarının vermiş olduğu gücü yanında hissederken günceli takip etme gayretinde oldu. 
Neden az güIüyoruz? 
İnsan iyi mi yoksa kötü mü? 
Vicdan mı değilse ahlâk mı? 
Neden öfkeliyiz? 
Sorularına yazılan ile açılım getirirken cevaplanni bulmaniz içn fotografları ile destek verme gayretinde olmuştur. 
&quot;Gülmek&quot; eğlenceli kolay okunabilen tarz da bir deneme kitabı. 
Türünün ilk örneklerinden olan bu eser, bai ucu kitabınız olmaya aday. 
Mersinli, Girit göçmeni bir ailenin oglu. 
Yirmi beş yıl özel sektör orta ve üst düzey yöneticilik deneyimini takiben fotoğrafın  merkezine 
yerleştirdiği yeni ve çok sevdiği bir rüzgarla hayat yelkenini doldurmaya çalışıyor. Rüzgar zaman 
zaman sert zaman zaman yumuşak esse dahi sevgisi hep aynı kalıyor. Onun için fotoğraf gönül gözü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c1fe4f-4e65-42ad-afed-b571c79390c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Çocuk Olacağım</image:title>
            <image:caption>Dünyayı çocuk gözüyle görmek ve onların kalbiyle kucaklamaktan daha güzel bir yol var mı? 
Çocukların dünyasında sevgi, mutluluk ve 
oyunlar büyük yer kaplıyor. 
 
Acıyı, öfkeyi, kötülüğü göremiyorlar. 
Görseler bile bunların bilgisine yeterince sahip olamadıkları için algılamakta zorlanabiliyorlar. 
Aynı zamanda çocuklar, 
çok büyük bir hayal gücüne sahipler. 
 
Bu hikâyede Öykü ve Bambam, 
çocuklara kalbinin kapılarını açıyor. 
Hayal etmenin gücü ve ışıltılı dünyası, 
sıcacık bir hikâye ile sadece çocuklara değil, 
hayal kurmaktan vazgeçmemiş yetişkinlere de 
anlamlı mesajlar veriyor. 
 
Yazarımız bu kitap ile çocuklara, sahip oldukları yaratıcı hayal güçlerini fark ettirmeyi amaçlıyor. 
 
“Masalları çok seviyorum, tüm imkânsızlıklarına rağmen!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b18ec1-7543-48fe-a088-9e1ed2a84e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumaşçı Örümcüş</image:title>
            <image:caption>Kumaşçı Örümcüş, büyüdüğünde 
bir kumaş tasarımcısı olmak istiyor. 
Ama önce kendi ağlarını örmeyi öğrenmesi lazım. 
 
Farklı türden canlıların, farklı türden ağlarıyla karşılaşan 
Örümcüş’ün ağları bakalım bunlardan hangisine benzeyecek. 
Örümcüş, bu keşif yolculuğuna seni de davet ediyor! 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, 
örümceklerin yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de 
kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, 
sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d74c77-0b97-4265-9d2d-6d34c0736817.jpg</image:loc>
            <image:title>Şef Soldado</image:title>
            <image:caption>Şef Soldado bir işçi karıncaydı. Onun görevi koloni için 
lezzetli yiyecekler hazırlamaktı. Yemeklerini tadanlar, 
ona dünyanın en iyi şefi olduğunu söylerdi. 
Peki bu, ormanın “En İyi Şefi” ödülünü 
alması için yeterli miydi? 
Orman perilerinin düzenlediği yarışmada, 
sen de Şef Soldado’nun heyecanına 
ortak olmak ister misin? 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, karıncaların yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f6fc3b-3107-4d5f-8250-f800cfa382d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Mora</image:title>
            <image:caption>Tırtıl Mora’nın, kelebeğe dönüşüm hikâyesinde, 
ona, en yakın arkadaşı uğur böceği eşlik ediyor. 
Birbirinden güzel kanatlarıyla ormanın 
rengârenk kelebekleri bu baloda dans ediyor. 
Sizce Tırtıl Mora, bu baloya yetişebilecek mi? 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, 
bir tırtılın kelebeğe dönüşümü hakkında hem bilgi veren 
hem de kendi tarzıyla çocuklarda 
hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f995a0c5-4cb2-4db7-986c-310a6d0b238e.jpg</image:loc>
            <image:title>Favus’un Hayali</image:title>
            <image:caption>Favus, bir işçi arıydı. 
Bir sabah uyandı ve şunu düşündü: 
“Neden kovanı bir işçi arı değil de kraliçe arı yönetiyor?” 
Bu fikirle kendi kovanını kurmak için yola çıktı. 
Ve işte macera tam da burada başladı. 
*** 
Uzman Veteriner Hekim Nil Akdoğan’ın kaleminden, arıların yaşamı hakkında hem bilgi veren hem de kendi tarzıyla çocuklarda hayvan sevgisini pekiştiren, sıcacık bir eser. 
 
“Kitabın çocukların psikolojik gelişimine zarar verecek bir içerikte olmadığı kanaati oluşmuştur. Çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlama, saygı duyma ve bu canlılara yönelik olumlu bakış açısı geliştirmeye katkı sağlaması açısından tavsiye edilir.” 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20c606f3-8c70-42ae-a254-b71e60c450ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Empati Çağı</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c307fe-469c-440e-959e-f7d5a86a95a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar Kitap Açıklaması
 
İçimizdeki cevherin farkına varalım ve yeteneklerimizi boşa sarf etmeyelim.
 
Banu Tozluyurt, Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar’da 24 kadının yaşamına odaklanıyor ve onların başarı hikâyelerini okura aktarıyor. Kitapta yer alan isimlerin kendi ayak izlerini oluştururken yürüdükleri yollardaki engeller, karşılarına çıkan fırsatlar, hayatları boyunca edindikleri deneyimler, hedeflerine ulaştıklarında vardıkları sonuç ve zaferin her biri bir ders niteliğinde.  
 
Kendi Ayak İzini Oluşturan Kadınlar’da meşakkatli, büyük çıkmazların içinden direnerek, sabır ve inançla mücadele ederek başarıya ulaşan kadınların hayat hikâyelerinin herkese ilham olacağına inanıyoruz.
 
Banu Tozluyurt, yaşamının sorumluluğunu eline alan, psikolojik sermayesi güçlü; yılmaz, iyimser, umutlu ve öz yeterlik sahibi Feyzaların, Nazifelerin, Mervelerin, Özlemlerin ve daha nicelerinin başarılı hayatına ışık tutuyor. Bu ışıktan ilham almanız ve umudunuzu yitirmemeniz dileğiyle…
 
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e32dd4d-2621-4229-855e-fa102258c788.jpg</image:loc>
            <image:title>Grup</image:title>
            <image:caption>“Bu sınır tanımayan otobiyografi, sürükleyici bir deneyim ve şimdiye kadar okuduğum en umut verici kitaplardan biri.”
- Lisa Taddeo
 
“Hüzünlü ve eğlenceli, şaşırtıcı ve özgür... İletişim gücünün kanıtı.”
- Lori Gottlieb
 
“Tate, okurları hayatını değiştiren iyileşme yolunda bir yolculuğa çıkarıyor ve karşılığında umut, insani bağ ve hayata yeni bir bakış açısı getiriyor.”
- CNN
 
 
Kendimizi olduğu gibi sevme ve doğru bir terapinin neler yapabileceği üzerine samimi, komik ve duygu yüklü bir eser.
 
Grup, hukuk fakültesinde sınıf birincisi olmuş, bulimia hastalığını yenen fakat bir yandan ölümü düşünmeye devam eden Christie’nin, hayatını değiştirebileceğini söyleyen Dr.Rosen’ın grup terapisine katılmasıyla birlikte başından geçen maceraları anlatıyor. Christie’nin tek yapması gereken  kendine, grup terapisindeki arkadaşlarına ve Dr. Rosen’a karşı dürüst olmaktır. Hayatının her detayını anlatmak Christie’ye hem garip hem de korkutucu gelir. İnsanların onun kusurlu, şüpheci ve yalnız olduğunu düşünmesi fikri genç kadın için hiç de kolay değildir.
 
Acaba grup terapilerinden sonra Christie kendini olduğu gibi kabul edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2241ee-3b7f-4549-98c8-b14fd857509e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaip</image:title>
            <image:caption>Bir trafik kazasında hafızanızı kaybetmek, sizin için yepyeni bir hayat ihtimalinin kapısını aralar mı? Babalar ve oğulları arasındaki ezel ebed gerginliklerden bir huzur ihtimali çıkar mı? Tüm bunların kayıp Barnabas İncili’yle alakası ne peki? 
 
Mahir Ünsal Eriş, Gaip’te aileden memlekete, hafızadan siyasete köprüler kurarak ilerliyor. Kötülüğün doğasına dokunurken alışıldık kalıpları bir kenara bırakıyor. Değerlerimize ihanet etmek ağır bir yük de, hatırlanması gerekenleri unutmak başka bir ihanet değil mi? 
 
Merakımıza bir fener gibi sarılırsak belki de yolu bulabiliriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c281161a-a8bd-419c-96b5-e0bfe0790200.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>Denizlere açılmak isteyen genç Ismael, bir bacağını Moby Dick adını verdikleri büyük bir 
beyaz balinaya kaptıran balina avcısı Kaptan Ahab’ın gemisine biner. Düşmanın, yani 
Moby Dick’in yok edilmesi kaptanın intikam ateşini dindirecek tek yoldur. Ancak gözü kör eden bu intikam, Ismael de dahil olmak üzere tüm gemi mürettebatının sonunu getirecektir. 
 
Amerikan edebiyatının en sevilen romanlarından Moby Dick, Herman Melville’in balina 
avcılığından ahlaka, hırslardan insan doğasına kadar uzanan geniş bir bakış açısı sunduğu başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8cbed0-e3b8-4ca7-bc45-5c0b47e0fed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şef Şeker&apos;den Pratik Tarifler - Kakaolu Kek</image:title>
            <image:caption>“Minik şefler, gerçek adım Şefik Şeker, 
Ama herkes bana Şef Şeker der, 
Yayılmışsa ta uzaya ünüm, 
Bunu eşsiz tariflerime borçluyum.” 
 
Televizyonun sesini açın! Ünlü Şef Şeker, lezzetli mi lezzetli bir kakaolu kek tarifi veriyor. İyi bir malzeme listesinden beklenen her şeyin taze olmasıdır diyor ve bir kakaolu kek için gereken tüm malzemelerin en tazesini buluyor. Eğlenceli dili ama aynı zamanda bütün ciddiyetiyle anlattığı bu tarifi denemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7a0680-e3d7-4989-85c5-ea9fde6c5b41.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Programlarına Yönelik Web 2.0 Araçlarıyla Desteklenmiş Etkinlik Örnekleri</image:title>
            <image:caption>Öğretmen ve öğrenci profilinin hızla değiştiği gerçeği, eğitim sistemlerimizi doğrudan etkilemektedir. 21. yüzyıl becerilerine sahip öğrenciler, gelişen teknolojiye uyum sağlayabilen öğretmenler günümüz eğitim sistemleri içerisinde daha aktif ve anlamlı öğrenme çevreleri oluşturmaktadır. Bu kitapta, teknolojiyi eğitime entegre etmeyi hedefleyen etkinlik örnekleri ile öğretmen ve öğrencilerimize kazanımlara uygun Web 2.0 uygulamaları hazırlamayı hedefledik.
Alanında uzman ve deneyimli bir kadro ile uzun çalışmalar sonucunda hazırlanan kitabımızda; 2018 yılında güncellenen ilkokul dersleri programlarına yönelik uygulama örneklerinden oluşan etkinlikler, kazanımlara uygun Web 2.0 araçlarıyla desteklenerek yer almaktadır. Özellikle sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin ve sınıf öğretmenlerinin derslerinde Web 2.0 araçlarından nasıl yararlanabileceklerini farklı dersler (Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Fen Bilimleri, Türkçe, Matematik, Kaynaştırma, İngilizce, Drama, Görsel Sanatlar, Beden Eğitimi ve Oyun) kapsamında değerlendirdik. Etkinliklerde kullanılan Web 2.0 araçları hakkında kısa bilgilendirme yapılmış ve derste nasıl kullanılabileceği açıklamalar ve görsellerle desteklenerek anlatılmıştır. Bu bağlamda kitapta, okuyucuların yararlanabilmesi amacıyla 87 farklı Web 2.0 aracı, bu Web 2.0 araçlarıyla desteklenmiş 96 etkinlik ve öğretmenlere rehber olabilmesi amacıyla Web 2.0 araçları kullanılarak yapılmış 9 eTwinning projesi yer almaktadır. Kitaptaki tüm etkinlikler, erişim kolaylığı sağlamak adına QR kod ile desteklenmiştir.
Keyifli okumalar, verimli uygulamalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a3ad4d-3fc2-43fb-8fd5-f588896c5f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerinden Yeniden Doğmaya Hazır Mısın ?</image:title>
            <image:caption>Yıllarca sigara içtiniz ve bir sabah uyandığınızda sigaradan tiksinmeyi hayal ettiniz. 
Birisi çıksa, sihirli değneği ile omzunuza dokunsa ve hayatınızın mucizesini gerçekleştirmiş olsa diye düşündünüz. Kendi hayalinizin mimarı olma zamanı geldi. O mucizeyi kendiniz yaratacaksınız. Bu kitapla elinize çok güçlü sihirli bir değnek veriyorum, küllerinden yeni bir ben yaratmak sizin elinizde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68aee496-db67-4970-a946-ef88c75a70a0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnterneti Bozan Çocuk</image:title>
            <image:caption>İnternetsiz bir dünyaya hazır mısınız?

Frank Cottrell-Boyce&apos;un kaleme aldığı İnterneti Bozan Çocuk, bilgi ve iletişim teknolojilerinden uzak bir dünyada da insanların pekâlâ birbirleriyle haberleşebileceğini anımsatan, sürükleyici bir roman.
 
Mektup formatında tasarladığı anlatısıyla çocukları tam gaz bir maceranın içine çeken yazar; kaza sonucu kendilerini ıssız bir adada, hazine avında bulan altı çocuğun başından geçen heyecan verici olayları anlatıyor.  

İnternet çağı çocuklarına geçmişten günümüze iletişim araçları hakkında &apos;&apos;nostaljik&apos;&apos; bilgiler de sunan kitap, iletişimin geçirdiği evrim hakkında bilimsel temellere dayanan açıklamalarda bulunuyor.   



Nuh aslında interneti bozmak istememişti. Zaten on bir yaşındaki bir çocuk bunu nasıl başarabilirdi ki? Tüm dünyanın interneti öyle kazara bir tuşa dokunup da bozulabilecek bir sistem üstüne kurulu değildi ya!

Evet, şu an bunun mümkün olup olmadığını arama motorunda sorgulamak için sabırsızlandığınızı biliyoruz. Ancak, olayın nasıl çözüldüğünü öğrenebilmek için internetten bir süreliğine uzaklaşmanız ve bu kitabı okumanız gerekiyor. O hâlde macerayı biraz başa saralım: Hikâyemiz Nuh&apos;un, ablasının okul gezisine gizlice katılmasıyla başlıyor. Gezi otobüsünün navigasyonu pusulayı şaşırınca da olanlar oluyor! Zar zor ulaştıkları bir limandan bindikleri ilk feribot, çocukları ıssız Aranor Adası&apos;na ulaştırıyor ve serüven katmerleniyor. Çünkü vardıkları ada altın dolu! Peki altı kafadar, teknolojinin tüm nimetlerinden uzaktaki bu adada kendi krallıklarını mı kuracak, yoksa?..

Telefon ve internete hasret kalan çocukların, iletişimi yeniden keşfedişini gösteren İnterneti Bozan Çocuk, makinelere ve cihazlara gözü kapalı güvenmemek gerektiğini hatırlatıyor.  
 
Frank Cottrell-Boyce bu matrak romanıyla, internet yokken mutlu olmanın ne kadar kolay olduğu gerçeği hakkında da düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0659806d-79e3-4b93-9f37-9b8dfd2ae213.jpg</image:loc>
            <image:title>Otonom</image:title>
            <image:caption>“Newitz karmaşık sistemleri her zaman esas noktasından kavrıyor ve şiirsel bir vahşetle parçalarına ayırıyor.” —N. K. Jemisin  

Otonom ve sözleşmeli robotlar, köle insanlar, satın alınan ayrıcalıkların olduğu bir dünya...   

Dünya gezegeninde 2144 yılı. İlaç korsanı Jack, patent karşıtı bir bilimci. Denizaltısıyla dünyayı eczacı bir Robin Hood gibi dolaşarak yeterli parası olmayanlara ucuz ilaçlar üretiyor. Ancak kopyaladığı son ilaç tam bir fiyasko. İlacı kullananlar işlerine bağımlı hâle gelip aşırı dozdan bir bir ölüyor. Dünya bir salgının pençesinde. Sürekli aynı işleri yapmaktan kendine zarar vermeye başlayıp çevresine tehlike saçan insanlar, delirenler, devreleri büsbütün yananlar...   

İlginç bir ikiliyse Jack’in peşinde: Kederli askeri ajan Eliasz ile robot desteği Paladin. Jack’in piyasaya sürdüğü ilacın şeytani kaynağı ortaya çıkmadan önce onu durdurmalılar. Kaybedecek vakitleri yok ancak insan ve robotun iç içe geçtiği bu dünyada kim veya ne olduklarını keşfetmek sadece bir zaman değil, varoluş meselesi...   

Sistemin devrelerinde gezinen esas soru ise: Her şeyin, insanların bile bir sahibinin olduğu bu kültürde özgür olmak mümkün mü?   “Gerçekten heyecan verici, gerçekten yeni.” –WILLIAM GIBSON   

“Neuromancer internetin habercisiydi, Otonom da yapay zekâ ve biyoteknolojinin.” –NEAL STEPHENSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb77579-346c-4141-b2d9-ac92d3adba14.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe İçin Kısa Bir Mola</image:title>
            <image:caption>Sokrates’i, Platon’u, Descartes’ı ve Nietzsche’yi ne kadar iyi tanıyorsunuz?

Aristotelesçilikten faydacılığa, eşitçilikten varoluşçuluğa felsefeyi ne kadar biliyorsunuz? Felsefe, varoluşumuzun işleyişini yorumlar ve destekler. Fakat kaçımız felsefenin sayısız ve gelişmekte olan fikirleri hakkında net bir anlayışa sahip olduğumuzu iddia edebilir?

Felsefeyi aşk, dil ve mutluluktan bilim, siyaset ve ahlaka kadar küçük parçalara ayıran Alain Stephen, başlıca kuramcıları ve kavramları açıklıyor. Filozoflar, net bir şekilde açıklanmış teorileri ve düşünce okulları içindeki yerleriyle capcanlı bir şekilde gözler önüne seriliyor.
Elinizdeki kitap sizi felsefe için kısa bir molaya çağıran, ustalıkla özetlenmiş bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a53945-21ef-4485-a0a1-66ae0339c25b.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji İçin Kısa Bir Mola</image:title>
            <image:caption>Freud’u, Jung’u, Pavlov’u ve Muzaffer Şerif ’i ne kadar iyi tanıyorsunuz?
Yaşlanma psikolojisinden grup psikolojisine, mutluluktan akıl hastalığına psikolojiyi ne kadar biliyorsunuz?
Zihnin karmaşık işleyişi yüzyıllardır insanlığı büyülemiştir. Fakat kaçımız insan ruhunun ve beyninin temellerine ilişkin net bir anlayışa sahip olduğumuzu iddia edebilir?
Psikolojiyi anlaması kolay bölümlere ayırarak ve Eski Yunan&apos;dan günümüze kadar uzanan yolu izleyerek Levy, kendimizi anlamamızı şekillendiren temel teorileri ve kavramları bir araya getiriyor. Mutluluk arayışımızdan uykunun önemine ve zihinsel sağlığın neden önemli olduğundan yaşlandıkça zihnimizin nasıl değiştiğine kadar bu küçük kitap insan olmanın ne demek olduğunu araştırıyor.
Elinizdeki kitap sizi psikoloji için kısa bir molaya çağıran, ustalıkla özetlenmiş bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964ae3b0-87b4-4003-9407-cd923996f4b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Hükümranlığı</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın güneybatısında sıradan bir köy. Küçük bir arazi parçasıyla başlayıp giderek işi büyüten mütevazı bir köylü ailesi. Ve doğum, büyüme, ölüm döngüsü içinde her gün yüzlerce domuzun çalkalandığı büyük bir endüstriyel domuz çiftliği. İnsanın hayvan ve doğayla ilişkisine ürpertici, rahatsız edici bir yorum getiren Del Amo, modernitenin mirasına esaslı bir eleştiri yöneltiyor. 
 
Hayvan Hükümranlığı, modern gıda üretiminin insanı acıya –sadece hayvanların çektiği acıya değil, başka insanların ıstırabına da– nasıl duyarsızlaştırdığını çarpıcı bir biçimde gösterirken insanın doğayı fethetme takıntısını, şiddetin nesilden nesle aktarılışını da gözler önüne seren ürpertici bir roman. 
 
“Cioran eğer bir romancı olsaydı, modern bir klasik olarak selamlanacak bu tür bir kitap yazardı. Hayvan Hükümranlığı, edebiyatın görevinin ille de iyi hissettirmek değil, içinde bulunduğumuz çıkmazı doğru bir şekilde anlamamıza yardım etmek olduğunu anlatan mühim bir hatırlatma.” 
                                                                 The Guardian 
 
“Aile ve insanın vahşeti üzerine yazılmış bir epik. Olağanüstü bir roman.” 
                                                                      L’Express 
 
“Del Amo insanlığın, ekonomik akılsallık adına nasıl bir deliliğe sürüklendiğine ilişkin apokaliptik bir tasavvur sunuyor.”            
                                                                                          Le Monde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdbb5b7e-7b89-430b-9705-ffb7a6b6f592.jpg</image:loc>
            <image:title>Northanger Manastırı</image:title>
            <image:caption>Austen’ın en sevilen romanlarından, yirmili yaşlarında yazdığı Northanger Manastırı, muzipliği elden bırakmadan, on yedi yaşında bir genç kızın gözlemleri üzerinden dönem insanının, görgü kurallarının, hepsi birbirinin aynı olay ve karakterlerle dolu gotik romanların samimi bir parodisini sunar. 
 
Gotik romantik romanlara tutkun Catherine Morland’in bu ellerden düşmeyen kitaplardaki kadın karakterlerle uzaktan yakından alakası yoktur: Sade, sıradan ve sakindir Catherine. Tüm sosyetenin akın ettiği Bath’a ilk kez gideceği için son derece heyecanlıdır. Hayalperest genç kadın, dünyayı gotik romanların çerçevesinden yorumlar. Yazarın sıradanlığından dem vurduğu Catherine, Bath salonlarından Northanger Manastırı’na uzanan macerasında aşk, dostluk, aile gibi kavramları ilk kez sahiden tanırken, zekâsı, nüktedan halleri ve saflığıyla romandaki pek çok karakterin ve okurun gönlünü çalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02061ac6-eae5-4e5b-b53a-617a9efaecee.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernizmin Yansımaları: 40’lı Yıllarda Türkiye</image:title>
            <image:caption>Modernizmin Yansımaları: 1940’lı Yıllarda Türkiye; onar yıllık dönemlerde Türkiye’de modernizmin değerlendirilmesini/eleştirilmesini hedefleyen bir dizi kitabın 6. cildini oluşturmaktadır. Bu kitap dizisi, Türkiye’de “modernleşme”nin geçirdiği evrelerin çok boyutlu bir bakış açısıyla yeniden ele alınmasını amaçlamaktadır. Bu kitapla birlikte 1940-2000 dönemini 6 cilt halinde incelemiş oluyoruz. 
 
1940’lı yıllar savaşla başlamış ve dünya düzeninde yeni bir sistemin ortaya çıkışıyla bitmiştir. İkinci Dünya Savaşı, katılan/katılmayan tüm ülkeleri etkilemiş, dönemin sonunda yeni bir ekonomik ve siyasi sistem ortaya çıkarmıştır. Halen içinde bulunduğumuz ekonomik, siyasi, sosyal, askeri ve kültürel yapının temellerinin atıldığı bu yeni düzende, Türkiye de dünyaya yeniden eklemlenme çabası içine girmiştir. 40’lı yıllar; savaş ekonomisi, toplumsal muhalefetin yükselişi, Köy Enstitüleri, Demokrat Parti’nin kuruluşu, savaşın sonunda oluşan -sosyalist ve kapitalist blok- iki kutuplu dünyada denge arayışları, basında sansür, ABD’nin gelecek yıllarda daha da artacak olan etkisi, Varlık Vergisi, özellikle çiftçilerin geçim sıkıntısı gibi yoğun bir gündemle geçmiştir. 1940-1950 döneminde seçim sisteminden eğitim müfredatına, planlamadan siyasi denge arayışlarına kadar her alanda ortaya çıkan değişim, dönemin sonunda Demokrat Parti’nin iktidarıyla son bulmuştur. 
  Bu derleme çalışmada, farklı disiplinlerden bilim insanlarının, bu döneme ilişkin değerlendirmeleri yer almaktadır. Bu kitap, günümüz Türkiye’sinin dünyadaki yerini anlamak isteyenler için başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Araştırmacıların kavrayışlarına yeni bir pencere açmayı ve yeni çalışmalar için ilham vermeyi umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed9f5b00-6b83-4f3c-ae34-c1494fb63e70.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 144. Sayı / 21. Yüzyılda Merkez Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
21. Yüzyılda Merkez Bankacılığı 
Mahfi Eğilmez 
 
Küresel Enflasyon, Merkez Bankası Bağımsızlığı ve Türkiye 
Selva Demiralp 
 
21. Yüzyılın Merkez Bankacılığında Kaçınılmaz Dönemeç: Yeşil Olmalı mı, Olmamalı mı? 
Burcu Ünüvar, A. Erinç Yeldan 
 
Siyasal Erk ve Merkez Bankacılığı 
Ömer Faruk Çolak 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Turan Subaşat 
 
Merkez Bankaları ve İklim Değişikliği 
Nazire Nergiz Dinçer 
 
“Türkiye Modeli”nin Bir Senesi 
Özgür Orhangazi 
 
Yolsuzluk ve Siyaset: Bir Siyasal Kültür Sorunu 
Ersin Kalaycıoğlu 
 
Mali Önlemler Covid-19’un Makroekonomik Etkilerini Gidermeye Yardımcı Oldu mu? 
Bilin Neyaptı 
 
Bireyler Arası Güven, Kurumlara Güven ve Ekonomik Performans 
Ecem Coşar Canlıer, Devrim Dumludağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31a4e705-dd93-4f80-83c5-b7f81c0353b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi</image:title>
            <image:caption>“Sizi hem gönlüm hem gözüm arıyor. Gönlüm hissiyat-ı rekabetten müteezzi, gözüm cemalinizden mahrum. Şimdi odanızdayım. Fakat siz yoksunuz. Bu yokluk beni mahvediyor. Şu hâlin nâtık olduğu tenhaî, beni nelere sevk etti… Bunlar nâkâbil-i icradır. Beni ne derece zalimane bir surette aldatmış olduğunuzu biliyorsunuz a. Artık safiyet-i kalbinize inanamayacağım. Ne feci his! Siz beni terk ettiğiniz hâlde ben sizi terk edemiyorum. Arıyorum, bulamıyorum.” 
  Matbuat hayatımızın en renkli simalarından ve Türkçenin en önemli fıkra yazarlarından olan Ahmet Rasim’in çeşitli metinlerinden oluşan bu seçki, dönemin atmosferini özgün diliyle okuyucularla buluşturuyor. Ahmet Rasim’in on dokuzuncu yüzyıl sonunda kaleme aldığı eserlerden kurmaca özelliği taşıyanlar melodram rengi ve dokusuyla karşımıza çıkarken kurmaca dışı metinler dönemin sosyal hayatını geniş bir perspektifle değerlendirme imkânı sunuyor. Kurmaca seven okurları aşk, evlilik ve tutkuyu hissedecekleri metinler beklerken fıkra özelliği taşıyan metinler de Osmanlı’da kadının ve bir kurum olarak ailenin nasıl yapılandığını gündelik hayat pratikleri üzerinden incelemek isteyen dönem araştırmacıları için eşsiz malzeme vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04781259-0189-4844-8b42-170da6ca9587.jpg</image:loc>
            <image:title>İzlene</image:title>
            <image:caption>Doğru izlenceyi hazırlamak için konu bilgisinden daha fazlası lazımdır: Bu, sınıfın ne yapması gerektiğine (ve ne “yapabileceğine”) dair bir kavrayış gerektirir. İyi bir izlence, bir hapishaneye dönüşmeksizin öğrencinin hocayla birlikte çalışabileceği bir yapı sunar. Doğası gereği derslerdeki tepkisi “öngörülemez” olan öğrencilerin, onların parlak fikirlerinin ve coşkularının gelişebilmesi için seçenekleri açık tutmayı tercih eden hocalara esnek bir alan sunulmalıdır. 
  Ders vermek zordur, dersi hazırlamak ise daha zordur. Bir dönem boyunca bir sınıf dolusu öğrencinin dikkatini canlı tutabilmek, onlara fikirlerinizi, bilgilerinizi aktarabilmek konu hakkında bir uzmanlık kadar çok iyi bir planlama da gerektirir. İşte bu planın adı izlence. Ama bu birkaç sayfalık metni basit bir çizelge olarak düşünmek doğru mu? 
Yazı ve edebiyat alanında kıdemli iki araştırmacı William Germano ve Kit Nicholls’un beraber kaleme aldıkları bu kitabın, pek ihmal edilen bu önemli belge ile ilgili dikkat çekici fikirleri var. Ders vermenin ve sınıfın felsefesini izlence şekillendiriyor. Onlara göre üniversitede bir sınıf aslında bir ulus devlete benziyor; öğretmen buranın hükümdarı, öğrenciler ise halk. Sınıfın gayesi ise eğitim alabilmek. Peki bu ulusun bir toplumsal sözleşmesi var mı? 
Evet, işte o izlence.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b5ae2fc-530b-4cb5-8c92-a880ae2c22d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozoğlan’ın Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Daracık sokaklarda çift kale maç oynanırdı o zamanlar, kimse yorulmazdı. Herkesin cebinde ekmeği olurdu, kimse acıkmazdı. Mekânlar geniş, zaman uzundu. Okulda öğretmenden aferin almak için yarışılır, yıldızlı pekiyi ile sınıf geçmekle övünülürdü. Her gün yeni bir macera yaşanır, her akşam yeni bir hikâye kurulurdu. Sizden saklı değil herkesin bir hikâyesi vardı aslında. Sorsalar Mikail de anlatabilirdi, Kemal de. Kimse sormadı hikâyelerini ama Bozoğlan yerinde duramayıp anlatmaya başladı. Ben şahidim hepsi yaşandı. İnanmazsanız Mikail’e sorun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b384c847-6b5f-4f15-903c-fac0142a0757.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersaadet Numunehane-i Osmani</image:title>
            <image:caption>İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şefik Memiş tarafından kaleme alınan Numûnehâne-i Osmânî, Türkiye’nin ilk ihracata teşvik merkezi olan Osmanlı Ticaret Merkezi’ni anlatıyor. Bu eserle birlikte ilk kez Türklerin ihracat macerası tüm ayrıntılarıyla ve kurumsal bir çalışmaya dönüştürme gayretleriyle kitaplaştırılmış oldu. Sultan II. Abdülhamid’in onayıyla kendine özel çıkartılan mevzuatla çalışmalarına başlayan Osmanlı Ticaret Müzesi, Ticaret Nezareti ile Dersaadet Ticaret Odası’nın işbirliğiyle faaliyete geçiyor. Kadim eserlerin teşhir edildiği müzelerle karıştırılan ticaret müzelerinin onlarla tek ortak noktası, ticarî ürünlerin de salonlarda sergilenmesinde ibaret. 1891’de Mercan Yokuşu’da bulunan meşhur Şark Han’da faaliyete başlayan Osmanlı Ticaret Müzesi’nde, Osmanlı İmparatorluğu’nun dört bir yanından gönderilen ürünler teşhir ediliyor. 
Numûnehâne-i Osmânî İdaresi tarafından yurt içi ve yurt dışı tanıtımı yapılan ürünler, hem uluslararası fuarlarda tanıtılıyor, hem de müzenin yurt dışındaki şubelerinde sergilenerek yeni pazarlara girmesi sağlanıyordu. Filibe’de, Brüksel’de, Fiyume’de, Tokyo’da açtığı şube ve görevlendirdiği temsilcilerle, yeni dünya ticaretinde yer almaya çalışan Osmanlı üreticilerinin çabalarına da değinilen kitap, sanayileşmeye çalışan ülkelerin ticaret müzeleri hakkında da bilgi veriyor. 
Türk iktisadi tarihinde mihenk noktası sayılan Osmanlı Ticaret Müzesi hakkında geniş bilgiler veren, dünyadaki diğer örnekleriyle de kıyaslayan eser, okuyucularına geçmişin aynasında bugün için çözümler sunuyor. Uzun ve titiz bir çalışmanın ürünü olan “Dersaadet Numunehane-i Osmani” çok sayıda tarihi vesikayı da okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35c91b8b-7eea-4637-a49b-f2a9e5a2467b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Ordu: Ordu Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de askerî tarihe ve askerî kültüre dair yapılan çalışmalar, sivil araştırmacıların bu alana teveccüh göstermemesi son 5-6 yılda kırılmaya başlandı. Başlangıçta şahsî teşebbüslerle ortaya çıkan faaliyetler, ardından yayınevlerinin bu faaliyetlerin akabinde askerî tarihe yönelmesi ve bunun da daha fazla araştırmacıyı sahaya çekmesiyle askerî çalışmalar gittikçe daha fazla ilgi duyulan bir alan olmaya başladı. Başlangıç seviyesinde olan araştırmacılara ve ilk elden okuyucuya sunulması gereken bu yayınlara duyulan ihtiyaçlardan biri de, Prof. Dr. Mesut Uyar’ın bu eseri ile karşılanmış oluyor.
Prof. Dr. Mesut Uyar’ın aynı zamanda eski bir asker olarak yapmış olduğu çalışmalardan biri olan bu kitap, aslında sivil hayata geçtikten sonraki bilgi, tecrübesi ve tamamıyla kendi gayreti ile ortaya çıkan eserlerden biri olarak okuyucunun istifadesine sunuluyor. Çalışmasını 9 bölüme ayıran yazar; Savaş ve Devlet, Savaş ve Bilim, Savaş ve Teknoloji, Askerlik Görevi ve Mesleği, Askerî Eğitim, Askerî Sınıflar, Savaşın İdaresi, Temel Harekât Çeşitleri ve Özel Hallerde Harekât Çeşitleri bölümleriyle okuyucuya askerliğe ve savaşa dair genel bir bilgi sunuyor. Savaş ve Ordu: Ordu Bilgisi adlı bu çalışma, sivil-asker herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği bir eser olarak askerî kültür kitaplığına ekleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f19a0be-0d11-4feb-bcdc-a8d9fcbc87ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdülhamid Türkiyesi</image:title>
            <image:caption>Árminius Vámbéry (1832-1913), on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupa’nın bilim ve siyaset hayatında yer alan önemli bir şahsiyet olarak kabul edilmektedir. Sultan II. Abdülhamid’in yakın çevresine girdiği gibi Kraliçe Victoria tarafından da Windsor Sarayı’nda ağırlanmıştır. Hayatının beş yılını Türk ve Müslüman kimliğiyle ülkemizde geçiren, bu zaman zarfında Osmanlı Türkçesini çok iyi öğrenen, hac kervanlarına katılarak kendi imkânlarıyla o zamana dek hiçbir Batılının ayak basmadığı Orta Asya’ya kadar giden, sonrasında da Türk dili ve tarihi üzerine birçok eser veren bu Macar âlim ülkemizde çok az tanınmakta, tanıyanlarsa kendisini Sultan Abdülhamid’den aldığı gizli bilgileri İngilizlere satan ve Siyonistleri de Yıldız Sarayı’na kadar sokan Yahudi casus olarak bilmektedir. Buna mukabil Vámbéry, şöhretini borçlu olduğu Türkiye ile Türk insanını hiç unutmadığını ölünceye kadar söylemekten çekinmemiştir.
Elinizdeki eser Vámbéry’nin 1897 yılında önce Almanca ve bir yıl sonra da Fransızca yayımlamış olduğu, Türkiye’nin o zamanki durumunu kırk yıl önceki haliyle kıyasladığı bir çalışmadır. Kendisi bu eserinde Türkiye’nin kırk yıllık zaman zarfında kaydettiği büyük gelişmeleri aktarırken, Tanzimat ile başlayan Türk çağdaşlaşmasının -sanılanın aksine- Abdülhamid döneminde de kesintiye uğramayıp devam ettiğini belgeleriyle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85380f27-a2e7-4551-b896-fe058b1c013a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoman Sultans</image:title>
            <image:caption>Ottoman Empire is a great empire that ruled for 600 years in three continents. In the territories that it ruled for 600 years, Ottoman Empire was governed by thirty-six sultans. 
In this work, these sultans who left their traces in the most glorious days of our history are approached as distinct from their times’ standards of judgement and our contemporary understanding. Dates of birth and death of sultans are addressed chronologically. In addition to this, after informations about wives, children, personalities and regnal years of the sultans are given; significant events are examined with the main lines.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ccbf43c-be7b-4e08-bddc-77df2926fbd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşk Masalı</image:title>
            <image:caption>ÖZGÜRLÜK YOKSA AŞK DA YOKTUR 
 
Asla sevdiğin insanın gardiyanı olma… 
Bir varmış bir yokmuş, dünyada acayiplikler çokmuş. Bir gece beş farklı ülkede, beş prens aynı rüyayı görmüşler: Bir genç kız, kadim bir kentin alacakaranlık sokaklarında ışıktan bir güzellik halinde dolaşıyormuş. İşte o kızı gördükten sonra, artık ne eski hayatları kalmış ne de eski hakikatleri. 
 
Ahmet Ümit’ten insanlığın en yüce duygusu olan aşkın doğasına dair bir hikâyat. 
 
Bir Aşk Masalı, beş prensin sevda uğruna revan oldukları bir yol ve hal macerası. Kaf Dağı’ndan ıssız çöllere, ücra hanlardan savaşçı kabilelerin çadırlarına, devlerden denizkızlarına, balinalardan devasa yılanlara, cümle tabiatın ve mahlukatın geçiş yaptığı bir hayal perdesi. 
 
“Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır. Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner, o kadar anlam kazanır, o kadar vazgeçilmez bir hal alır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904a97e3-5e33-4105-a1a5-2ca2a0fae306.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Yasa</image:title>
            <image:caption>Kim daha güçlü olmak istemez ki?
Ya da kendini daha iyi kontrol etmek?
Kim hayatta başarıya ulaşmak istemez?
Size bir sır verelim, şu anda tüm bunların
anahtarını elinizde tutuyorsunuz.
New York Times çoksatan listesinin bir numaralı yazarı ve dünyanın önde gelen güç ve strateji uzmanı Robert Greene, yirmi yılı aşkın süredir milyonlarca insana yol gösteriyor. Şimdi, onun beş kitabından derlenen alıntılar ile daha önce hiç yayımlanmamış eserlerini bir araya getiren Her Güne Bir Yasa, Robert Greene’nin kolay anlaşılır ve bilgelik dolu yasalarını tek bir kitapta okurla buluşturuyor. Yılın her günü için özel olarak seçilmis yasaları, okuyucuların yaşam savaşında görmezden gelemeyecekleri, her gün sadece birkaç dakikalarını ayırarak okuyacakları şekilde sunuyor. Kitaptaki her bölüm bir aya denk geliyor ve her ay dikkat çekici bir tema etrafında şekilleniyor: güç, baştan çıkarma, ikna, strateji, insan doğası, toks ik insanlar, kontrol, ustalık, psikoloji, liderlik, zorluklar ve yaratıcılık.
Tolstoy, “Her gün çalışma, her insan için gereklidir,” der. Büyük yazarın da dediği gibi her gün çalışmayı teşvik eden yapısıyla bu kitap, Greene’yle yeni tanışacak okurlar için bir girişten çok daha fazlası, yazarın kitaplarındaki hayat derslerini içselleştirmeye yardımcı olacak bir yol haritası. Hayat mücadelesinde size ömür boyu eşlik edecek, kendi kaderinizi yazarken dönüp tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz esaslı bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17af3421-7c3b-4b5e-ac65-ceeecc24b690.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Ramazan&apos;ın Dilinden Fani Dünya -Gönülden Dökülen Şiirler</image:title>
            <image:caption>Hacı Ramazan&apos;ın Dilinden Fani Dünya -Gönülden Dökülen Şiirler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c9fd8c-e4f3-4320-b625-d53629e4330b.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukukunda Mabedlerin Yeri ve Hükmü</image:title>
            <image:caption>İslam Hukukunda Mabedlerin Yeri ve Hükmü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9886f6-c01a-4464-aa56-9f84361ffb81.jpg</image:loc>
            <image:title>Recep Peker</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet döneminin en önemli siyaset ve devlet adamlarından biri olan Recep Peker, inkılâbın teorisyenlerinden birisi olması hasebiyle de unutulmaması gereken bir isimdir. Onun hayatı, yaşadıkları, fikirleri bir Recep Peker monografisinin ötesinde Cumhuriyet döneminin daha iyi anlaşılması ve aydınlatılmasında önemli bir rehberdir. Cumhuriyet Halk Partisi&apos;nin en önemli makamlarından biri olan Genel Sekreterlik görevinde de çok önemli işlere imza atan Peker&apos;i okumak ve anlamak; toplumsal ve siyasi cephesiyle de bir döneme ışık tutmaktır. Bir de bu şahsiyetin, duruşu ve kişisel özellikleriyle de aykırı bir fıtrata sahip olması onu daha da cazip bir hâle getirmektedir. O, makam mevki peşinde olmayan, her görevi devlet geleneği, adap ve erkânına göre yerine getiren, devlet, parti ve inkılâplar söz konusu olduğunda ilkelerinden asla taviz vermeyen, bu hususlarda iltimas veya müsamaha tanımayan, tehditlere boyun eğmeyen, belki de bu yönüyle tamamen yapayalnız kalan bir devlet adamıdır. Eylemci yönü de güçlü olan Recep Peker, siyaset meydanlarından da geri çekilmeyen ısrarcı, kavgacı ve inatçı bir muarızdır da.
Prof. Dr. Bekir Koçlar&apos;ın kaleminden ciddi ve titiz bir araştırma ürünü olarak ortaya konulan bu eser, bir İnkılâpçının ruh hâlini, kalabalıklar içindeki yalnızlığını, çalışkanlığını, yaşadığı hayal kırıklıklarını irdelemesi yanında; inkılabın arka planını, Cumhuriyet dönemi siyaset ve bürokrasi ilişkilerini, Cumhuriyet Halk Partisi&apos;nin devlet içindeki yerini, hülasa bir dönemi farklı yönleriyle aydınlatması açısından da okunmaya değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d7044d-678c-406a-b1f1-3a18f2bb8231.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates&apos;ten Anılar</image:title>
            <image:caption>Sokrates gerçekte kimdi, Atina’da, halkın arasında dolaşırken nasıl bir yaşam sürmüştü, gençlere ne anlatıyordu, yargıçlar karşısında onu haksız yere mahkûm olmaya iten ne tür düşüncelere sahipti? Felsefe tarihinin bu en eski sorularına, şimdiye kadar sayısız yorum katılmış, bazen birbirinden farklı Sokrates resimleri ortaya çıkmıştır. 
 
Sokrates’in öğrencisi olan, gençliğinde bir dönem yanında bulunmuş Ksenophon’un bu ünlü yapıtı, Sokrates’in gündelik yaşamını, ev hayatını, vakti nasıl geçirdiğini, kişiliğini ve düşüncelerini birçok yönüyle yansıtan en önemli tanıklıklardan biridir: 
 
“Sokrates’in nasıl bir insan olduğunu bilenler arasından erdemi bulmaya çalışan kimseler bugün hâlâ en çok onu özlüyorlar, çünkü erdem arayışında onlara en çok yararı dokunan oydu. Bana gelince, onun nasıl bir insan olduğunu anlattığım kadarıyla, o kadar dindar bir insandı ki, Tanrıların görüşünü almadan hiçbir şey yapmazdı; o kadar adaletli idi ki, hiç kimseye küçücük bir zarar bile vermezdi; yanındakilere hep yararı dokunurdu; kendini o kadar iyi denetlerdi ki, daha zevkli diye hiçbir şeyi iyiye yeğlemezdi; o kadar akıllı idi ki, iyi ile kötüyü ayırmada hiç yanılmazdı; başkalarına ihtiyacı yoktu, bu ayırımı kendi başına yapabilirdi; mantık yürütmede ve böyle şeyleri tanımlamada ustaydı; başkalarını sorgulamada, hatalarını bulup onları erdeme ve mükemmelliğe yönlendirmede ustaydı: bu haliyle bana en üstün ve en mutlu insan olarak görünüyordu. [Bunlar yetmiyorsa, bu söylediklerimle başka insanların karakterini karşılaştırın, ondan sonra karar verin.]”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46de02e-4dd2-4da3-9748-fa9a7e97641f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Adım</image:title>
            <image:caption>Unutulmayacak bir kuzey polisiyesi… Tüm dünyada ses getiren 
Dedektif Karen Eiken’ın maceraları Türkçede. 
Ücra bir ada. Acımasız bir cinayet. 
Geçmişte saklanan bir sır. . . 
Birleşik Krallık ve Danimarka arasındaki Doggerland’da birkaç kadın polis memurundan biri olmak için çok çalışan dedektif Karen Eiken Hornby, bir otel odasında amiri Jounas Smeed&apos;in yanında uyandığında büyük bir hata yaptığını fark eder. Ancak işler daha da kötüye gitmek üzeredir: O günün ilerleyen saatlerinde Jounas&apos;ın eski karısı vahşice öldürülmüş olarak bulunur. Cinayet için hiçbir ipucuna sahip olmayan Karen, zamana karşı bir yarışta katili bulmak için mücadele eder. Gerçeğin Doggerland&apos;ın tarihinde yatabileceğinden şüphelenmeye başlar ve araştırması derinleştikçe şunu öğrenir: Küçük adalar bile ölümcül sırları gizleyebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f210bcf4-7fcf-42ce-932b-23d32058eb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Walt’u Beklerken</image:title>
            <image:caption>Kitap Nasıl Okunur? ve 
Kitaptan Nasıl ve Ne Zaman Çıkılır?
kitaplarının yazarı Daniel Fehr’den 
Walt Disney’e dair dikkat çekici 
bir kitap. Maja Celija’nın büyüleyici görselleriyle… 
 
 
İki çocuk Walt’u bekliyor ama Walt bir türlü gelmiyor. 
İyi de Walt kim? Ve yanlarında olsa hep birlikte ne yaparlardı acaba? Çok eğlenecekleri kesindi çünkü Walt’un her zaman çılgın fikirleri vardır. 
Sen de Walt’u çocuklarla birlikte beklemek ister misin? Onu beklerken yalnız olmayacaksın! 
Gördüğün karakterlerin çoğunu tanıyorsun, 
hadi çekinme sayfaları çevir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b1cd880-c8cc-4319-95f3-640067b01715.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Fikir Kitabım-2</image:title>
            <image:caption>Say, sırala, karala, kurcala! 

Aygül Bahar Yılmaz&apos;ın yazıp, Güneş Bloedorn&apos;un resimlediği Akıl Fikir Kitabım&apos;ın ikinci halkası yine yaratıcı düşünme etkinlikleriyle dolup taşıyor; bu kez hafıza, matematik, görsel, yazınsal ve planlama odaklı çalışmalarla çocukların hayal dünyasını genişletiyor.
 
Her sayfası ayrı bir keşif ve farklı bir deneyim vadeden bu etkileşimli kitap okuruna, kendini daha iyi tanıma, bilgi birikimini artırma, bakış açısını çeşitlendirme ve yeni beceriler kazanma fırsatı sunuyor. 

Giriş bölümündeki “Akıl Fikir Rehberim” ise, hedef belirlemekten verimli çalışmaya sınav kaygısından zaman yönetimine ve kişisel gelişime yönelik pek çok konuya değinerek, adım adım başarıya ulaşmanın ipuçlarını paylaşıyor.
Her güne bir şiir bırakmaya, karmaşık şifreler oluşturmaya, film karelerini doldurmaya ya da harfleri avlamaya ne dersiniz? İsterseniz hedef çarkını çevirerek de maceraya balıklama dalabilirsiniz. Üstelik tüm bunları yapmak için ihtiyacınız olan tek şey yaratıcılık! Tabii biraz da dikkat, odaklanma ve sabır gerekiyor. Bazı bölümlerde ter dökecek kadar zorlanırsanız, sakın yılmayın! Çünkü sıkılmadan, yorulmadan, kendine meydan okumadan başarıya ulaşmak olmaz. O hâlde daha ne duruyorsunuz? Şimdi doyasıya sayma, sıralama, karalama ve kurcalama vakti!  

Evde, okulda, parkta, otobüste, sahilde, kısacası her yerde ve her çantada yer edinecek bu eğlenceli kitapla; görsel hafızanızı harekete geçirebilecek, bulmacalarla dikkatinizi ölçebilecek ve bir olaya değişik açılardan yaklaşmanın inceliklerini keşfedebileceksiniz. 

Gerek bireysel olarak gerekse sınıf ortamında çocukların keyifli ve nitelikli zaman geçirmelerine olanak sağlayan Akıl Fikir Kitabım-2, empati kurma, başkalarıyla işbirliği yapma gibi olumlu kazanımları da pekiştiren, rengârenk bir yol arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc4029a4-44c3-475c-a851-2e2810689ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Günler Bay Başkan</image:title>
            <image:caption>Özal: George, Tarık Aziz’in, Amerika’nın küçük düşeceğini söylediğini hatırlıyorum. Siz de hatırladınız mı? 
Bush: Evet, haklısınız. Asıl küçük düşen o olacak ama bunu söyletmek zorundayız. 
Özal: Evet, evet. Haysiyetleri kırılmalı, özellikle de Saddam Hüseyin’in. 
Bush: Okey, Turgut. Bakın, sizinle konuşmak yine harikaydı ve sizin sadakatle yanımızda duruşunuzdan dolayı çok müteşekkirim. 
Özal: Sizi tamamıyla destekliyoruz, endişe etmeyin. 
 
Saddam Hüseyin’in, 1990 Ağustos’unda Kuveyt’i işgalinden sonra Beyaz Saray’la Çankaya Köşkü arasında alışılmadık bir telefon trafiği başlamıştı. George Bush ve Turgut Özal, gece geç saatlere taşınan konuşmalar yapıyor, bilgi alışverişinde bulunuyorlardı. Krizi Türkiye’yi uluslararası ilişkiler alanında etkili bir aktör haline getirmek için fırsat bilen Özal, Bush’u Saddam Hüseyin’i devirmeye ikna etmeye çalışıyordu. 
 
İlk kez bu kitapla ortaya çıkan bilgiler, iki devlet adamının Körfez krizi ve sonrasındaki yüz yüze görüşmeleri ve telefon konuşmalarıyla Türkiye-ABD ilişkilerinin görünmeyen yüzünü olduğu kadar, o dönem Türkiye’deki siyasi çekişmeleri ve bunların dış politikaya yansımalarını da çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor, uluslararası aktörlerin karakterlerini, psikolojilerini anlamamıza yardımcı oluyor. İyi Günler Bay Başkan liderler arası ilişkiler ve diplomasinin gerçekleri hakkında çok önemli bilgiler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee614b7-e571-4317-8741-fcb7e30e5400.jpg</image:loc>
            <image:title>Benlik Aynasına Bakmak</image:title>
            <image:caption>Gerçek duygularımızı, düşüncelerimizi gizlemeyi çok küçük yaşlardan itibaren öğreniriz. Aileyle başlayıp okulla devam eden gelişim sürecinde, bazen baskıyla bazen de onay almak, güçlü görünmek ve çevremizle çatışmayı en aza indirmek için gerçek benliğimizi saklarız.  İyi bir yaşam büyük ölçüde kendimizi ne kadar iyi tanıdığımıza bağlıdır. Benlik farkındalığı ne yazık ki okullarda öğretilmez; o yüzden pek çok insan kendini tanımadan, otomatik pilotta yaşar. Duygu, düşünce ve davranışlarını anlamlandıramadığı, bir değerler sistemi geliştiremediği için kendini ömür boyu yetersiz ve hoşnutsuz hisseder. 
 
Bu kitap, kişilik yapısından aile dinamiklerine, mutluluğun çeşitlerinden hayatın anlamına uzanan pek çok konuda bilimsel ve felsefi içeriğiyle benliğinizi fark etmenize yardımcı olacak aynalar tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7be89154-7bdc-4cde-a2c5-8a1c4abe40c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlat Ready Player Two</image:title>
            <image:caption>Dilediğin kişi olabileceğin ve istediğin her şeyi yapabileceğin sanal bir evrendi Oasis. 
Yaratıcısı Halliday bir yarışma düzenlemiş ve kazanana tüm servetini vaat etmişti. 
Yarışmayı kazanan Wade, dünyanın en zengin, en güçlü ve en mutlu adamlarından biri oldu. Ama bir gün, yıllardır gizli kalmış bir sırrı keşfetti ve bu keşif yepyeni bir yarışma ile geldi. Şimdi Oasis, Wade&apos;in hayal ettiğinden bile bin kat daha harika ve bağımlılık yapıcı. Artık Siren’in Yedi Parçası bulunmalı! Ve beklenmedik, korkunç düşman haklanmalı! 
Sadece Ernest Cline’ın dehasıyla yazabileceği, nostaljik ve fütüristik Başlat: Ready Player Two, Steven Spielberg tarafından filme çekilen ve milyonlarca hayran kitlesine sahip olan Başlat: Ready Player One’dan daha çılgın ve eğlenceli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a47255-238b-4808-a408-9831d9a04fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>MA</image:title>
            <image:caption>Hiçbir final ölüm kadar sarsıcı değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662aaf57-c545-4ff2-ab6f-204a9739e51c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşsüz Kelebekler</image:title>
            <image:caption>«Birikir kaderler 
Büyür yaranın kovuğunda güller 
Yırtılır bir bir takvimler 
Vaktinden erken ölür, Bütün düşsüz kelebekler.»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df02731a-ce6d-4de5-880b-52dacdc49e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahpusundayım Sevdanın</image:title>
            <image:caption>Mahpusundayım 
Sevdanın, 
Üstelik 
Müebbet, 
Bilirim. 
Gayri 
Çıkış yok buradan. 
Gözlerin, 
Gözlerin 
Artık Tek pencerem…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca79a25-e184-489a-9b3f-75164af78905.jpg</image:loc>
            <image:title>M.A.N.C. Evreni</image:title>
            <image:caption>Gözlerini ummadığı bir yerde açan Axel, tanımadığı dört gizemli varlıkla birlikte kendi hikâyesine yolculuk yapar. Fakat bu yolculuk, sıradan bir yolculuk değildir. 2975 yılında geçen bu hikâye, evrenin çeşitli yerlerinde yaşamsal forma sahip gezegenlerin keşfedilmiş olduğunu bildirmektedir. 
 
Bu gezegenlere yaşamın kutsallığını benimsetmek isteyen bir meclis ve bu meclisin kurallarını yıkmak isteyen faşist bir grup karşı karşıyadır. Bu karşıt tutum evrensel bir savaşın ayak seslerinin yankısını hissettirmektedir. Axel ise Dünya gezegeninde geçmişe doğru çeşitli yolculuklar yaparak bu gezegenin tarihsel ilerleyişinde Vincent Van Gogh, Mustafa Kemal Atatürk, Stefan Zweig ve Adolf Hitler gibi isimlerle karşılaşır. Bu ilerleyiş sırasında İkinci Dünya Savaşı’nda anne ve babasını yitiren bir çocukla da tanışır. Axel, Dünya gezegeninde savaşların enkazında kalan bu çocuğu kendi gezegenine götürerek hem üst meclisin kurallarını çiğner hem de çeşitli aksiyonel ve trajik olayların önünü açmış olur. 
 
Musa Akkaya, distopya türündeki eseri M.A.N.C. Evreni ile okurları geçmiş ve gelecek arasında mitolojik ve felsefi bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42fb4f21-c385-4d06-b53b-6d4bf08a4b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi</image:title>
            <image:caption>Hastalığı ağırlaşıp vefat edeceğini anlayınca, adamlarına kefenini vererek bir mızrağın ucuna geçirmesini ve sokaklarda dolaştırarak şöyle bağırmalarını emretti: 
‘’Ey ahali!.. Şark’ın hâkimi Sultan Selahaddin ölmek üzeredir ve ahirete ancak şu bez parçasını götürebilecektir.’’ 
Kudüs işgal altında iken gülmeyen, gözlerine uyku girmeyen Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’nin destansı hayat öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8509dc7-2833-458f-90c8-8a76878beff5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Sosyal hayatın pek çok alanında olduğu gibi, kadınların edebiyat dünyasına girmesi de tarihin oldukça geç bir döneminde mümkün olmuştur. Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda eserinde “Kadınlar neden kurmaca metin yazamaz?” sorusuna kapsamlı bir cevap arar. Cevap aradıkça erkek egemen düzenin gerçekleri daha çok su yüzüne çıkar. 
Virginia Woof’un üniversiteli kadın öğrencilere yönelik konuşmalarından derlenen eser, İngiltere’de kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaya başladıkları ve oy haklarının henüz kabul edildiği dönemde kaleme alınmıştır. Kadınların edebi anlamda üretken olabilmesinin koşulu ise kendine ait bir oda ve gelir olarak öne sürülmektedir. Kadın hareketlerinin son derece önemsediği metin, kadınları daha cesur ve üretken bireyler olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddfeff44-901b-4df0-8e5d-3b73109008fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Altından Notlar</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski’nin başyapıtlarının habercisi sayılabilecek Yeraltından Notlar, 1864 
yılında yayımlanmıştır. Yeraltında, insanlardan uzakta, bilinçli bir yalnızlığa gömülmüş 
yeraltındaki adamın hezeyanlarıyla başlayan roman, ikinci bölümde anlatılan bir aşağılanma 
anısıyla devam eder. Bu anı; yeraltındaki adamın toplumla uyuşmazlığını, insanlardan uzak, 
münzevi bir hayata çekilişini nedenleriyle birlikte gözler önüne serer. 
 
Yeraltından Notlar, yazıldığı tarihten beri Dostoyevski’nin büyük romanlarını daha iyi 
anlamak isteyenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Acımasız eleştirilere sahip, 
insanlardan tiksinen yeraltındaki adam, dünya edebiyatında pek çok mizantrop karaktere de 
kaynaklık etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/010b71c4-238b-4e6d-be21-9e42beaa8066.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın dünyası üçe ayrılır: uyumsuz bir köle gibi hissettiği ilk dünya, babasının yönetimi altındaki ikinci dünya ve herkesin mutlu olduğu, kurallardan uzak üçüncü dünya. 
1919’da, başarılı iş adamı Hermann Kafka’ya yazdığı uzun mektupta, Julie Wohryzek ile evliliğine karşı çıkan babasına düşüncelerini itiraf eden yazar, ‘’baba’’ kavramını korku ve otorite ekseninde yorumlar. Babası, iletişim kuramadığı bir zorbalık simgesidir. İletişimsizliğin neden olduğu sorunlar, yaşamı boyunca altında olduğu fiziksel ve psikolojik baskı Kafka’nın küçük bir kitap niteliğindeki mektubunu yazmasına neden olur. Arkadaşı Max Brod’a göre, Kafka mektubunu babasına ulaştırması için annesine vermiş, annesi mektubu ulaştırması için annesine vermiş,annesi mektubu ulaştıramamış ve yazara iade etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e70b86-bbec-4a41-8ace-a88b7a4507f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Gezmiş</image:title>
            <image:caption>İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur. İddianame, kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/234c3f5b-22db-4bed-a3fa-218be0adaaff.jpg</image:loc>
            <image:title>Anımsama ve Bağlantılı Anımsama Üzerine</image:title>
            <image:caption>Aristoteles’in bu metni iki temel kısma ayrılmakta ve bunların ilkinde, insan olamayacak olan kimi hayvanların da kendisinden pay aldığı bir olanak olan mneme’den (anımsama) söz edilmekte. Anımsamanın duyumsama (aisthesis) ve imgeleme (phantasia) ile sıkı bir bağlantısının olduğunu savlayan Aristoteles, bu bağlantıları açık kılmak için her bir duyuma özgü olan duyumsamaların genel olarak nasıl kurulduğunun yeniden üzerinden geçmekte ve bir pathos (bir iz/izlenim, bir etkilenim) olarak duyumsamayı bu kısımda ayrıntılı olarak ele almaktadır. 
Metnin ikinci temel kısmı ise anamnesis (bağlantılı anımsama) üzerine. Burada Aristoteles’in bir syllogismos (bağlantılı bir çıkarım) olduğunu söylediği anamnesis serimleniyor. Aristoteles’in “bağlantılı anımsama”sı, devamlılık içeren” bir anımsamaya işaret etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c914b2-2a96-41f1-8d3f-38562ad65734.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir &apos;in 100 &apos;ü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin siyasi tarihi yazıldığında İzmir’in özgünlüğü daha çok belirginleşecektir. Bu şehrin varlığı diğer tüm şehirlerden farklıdır; tıpkı büyük şair Gülten Akın’ın dediği gibi: “Madde canlıdır ve sonsuzdur / Diyen Tales’in İzmir’inde / Tanrılar tanrıları doğururlar / Cennet ve cehennem sonsuzdur / Şimdi, burda”. Ya da Şükran Kurdakul’un dediği gibi: “İlk gençliği İzmir’den getirdim, / Özgürlük sözcüğü yetmez anlatmaya…”. 
İşte bu görkemli şehri, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Çerkes Karadağ İzmir’in kurtuluşunun 100. yılında fotoğraflayarak albümleştirdi. Tabi büyük şairlerin dizeleri de kendisine yol arkadaşlığı yaptı. Ayrıca albüm metinlerini de Doğan Hızlan, Ahmet Telli, Hüseyin Ferhad, Evrim Altuğ ve Ünal Ersözlü yazdı. Elinizdeki kitap hem İzmir için hem de fotoğraf eğitimi alan fotoğraf meraklıları için de tam bir görsel şölen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c082755a-19f7-420a-9b87-48b7dceb71c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Dakikada Sakinlik</image:title>
            <image:caption>“Hayatı ucundan yakalarsan bırakma” 
 
Bazen yaşamda ileriye ya da geriye dönüp bakmanın mümkün olmadığı anlar vardır. Böyle anlarda harekete geçip ilerleyemezsiniz ya da son bir çabayla kendi kabuğunuza dönemezsiniz. 
Olduğunuz anda öylece kalırsınız. 
Geçmişi düşünüp durduğunuz ya da geleceği dert edindiğiniz bir yere ulaşamadığınız oldu mu hiç? 
Hepimiz hissetmişizdir, böyle anlarda hayata yeniden başlamak zorunda kalırız. Çünkü bizden kaynaklı olsun olmasın, bir şeyler ters gitmiştir. 
Kendinize inancınızı kaybedersiniz, kazanımlarınız sizi eskisi kadar güçlü kılmaz. Eskiden olduğunuz güçlü kişiyle şimdiki güçsüz benliğinizi kıyaslarsınız. Kendine acı çektiren bir mazoşist olup çıkarsınız. 
Jennifer R. Wolkin, bu kitapta size yeniden başlamak için ihtiyaç duyduğunuz yerin gündelik pratikler olduğunu anlatıyor. Ama ilk önce almanız gereken yolu düşünerek kendinizi seçmeniz gerekiyor. 
En sıradan gündelik pratiklerinizi “beş dakikalık farkındalıklar” sayesinde dönüştürebilirsiniz. Yapmanız gereken şey başlamak ve yeniden başlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64b8923-1531-43b3-ad11-41479bbbcf57.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin İçin Bi’Şey Yap</image:title>
            <image:caption>“Problemler sizi yakalamadan siz problemleri yakalayın” 
 
İnsanlar kimi zaman kendi düşmanlarını besler. Farkında olmadan içinde yandıkları ateşe benzin dökerler. İnsan bunu neden yapar? 
Beynimiz bize türlü oyunlar oynamayı sever de ondan. Beyin gün içinde onlarca düşünce üreten büyük bir makine gibidir. 
Ama kendinize biraz yakından bakınca, aslında çoğu zaman sadece bir ya da iki kaygılı düşünceyi zihnimizde çevirip durduğumuzu görürüz. Kendimizi amansız bir döngünün içinde çaresizce debelenirken buluruz. 
David Carbonell, bu durumu şu eğlenceli deyişle betimliyor: “Buz üstünde kayan yağlı balığı tutmaya çalışmak.” Biraz düşününce bunun imkânsızı gerçekleştirmek isteyen beyhude bir çaba olduğunu anlarsınız. 
Bu kitapta daha işe yarar bir düşünce ileri sürülüyor: Kaygılı düşünceler sizi kıskıvrak yakalamadan siz onları yakalayabilirsiniz. Yazar kaygıyı anlamaya ve kafada çözmeye çalışmak yerine kaygıyla pratik ilişkimizi dönüştürmeye davet ediyor bizi. 
Danışanlarının kaygıyı ve stresi nasıl yendiğini anlattığı hikâyeleriyle Carbonell, okura pratik bir rehberlik sunuyor. 
Her şeyden önce sadece kendiniz için bir şeyler yapmaya başlayın. 
Kaygıyla çatışmaya gerek yok, sorduğu soruları yanıtsız bırakın yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07869ea-2382-49e1-82c7-70cbde869aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafirlikten Kent Sakinliğine</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: ARAŞTIRMANIN KURAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA YÖNTEMİ 
 
BÖLÜM 3: İSTANBUL’DA SURİYELİ SIĞINMACILARIN BARINMA DENEYİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e0f324-546a-4ec1-86b1-00ef14c7209d.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Sertifikalı Ürünler ve Tüketici Davranışları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM GIDA SEKTÖRÜNDE HELAL SERTİFİKASI 
 
İKİNCİ BÖLÜM ULUSAL VE ULUSLARARASI PAZARLARDA HELAL GIDA 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI VE HELAL GIDA SERTİFİKASI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM GIDA SEKTÖRÜNDE HELAL SERTİFİKALI ÜRÜNLERİN TÜKETİCİ TERCİH VE DAVRANIŞLARINA OLAN ETKİSİNİ BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA TÜRKİYE-İNGİLTERE KARŞILAŞTIRMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90be85ca-12ec-408f-a5a9-cca20f9c57e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Ankira</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Gökhan! 
O gün okulun giriş bölümünde duran Ankara maketine bakıyorduk. Ben, Firuze ve Kemal... Giriş zili çalışmıştı ve herkes sınıflarına girmişti. O sırada bir kedi yanımıza geldi. Kedi Ankira! 
İşte ne olduysa, ondan sonra oldu. Okulun içinde bir fırtına koptu. Ben, Kemal ve Firuze o fırtınanın içinde uçmaya başladık. O an neler olduğunu anlamak mümkün değildi. Gözlerimizi açtığımızda kendimizi hiç bilmediğimiz bir yerde bulduk. Üstelik geri dönebilmek için bulmamız gereken dört şifre vardı. Bir de peşimizde olan Ankira muhafızları... Onlara yakalanmadan dört şifreyi bulmalıydık. 
Fantastik bir diyarda, heyecan dolu bir maceraya var mısın ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e7ab0b-f071-4353-8ab2-4b8360f2f051.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Ekonomik Krizler ve Toparlanma</image:title>
            <image:caption>1.      KRİZLERİN YAPISI 
 
2.      KÜRESEL KRİZLER 
 
3.      ULUSLARAARASI FİNANSAL KRİZLERDEN SONRAKİ TOPARLANMA PERFORMANSINA YÖNELİK MODEL ÇALIŞMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48c65b79-6285-482c-9dd5-6ef83e56c41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğüm</image:title>
            <image:caption>“Perdeyi aralayıp da baktığında ikinci katta olmasına rağmen havada siyah bir silüetin süzüldüğünü gördü. Korkudan perdeyi kapatıp yatağına geçti. Dua okumaya başladı. Tam duasını bitirdiğinde odasının kapısının kolu yukarı aşağı inip kalkmaya başladı. Kapım kilitli değil ki, diye geçirdi içinden.” 
 
Hurra serisinin üçüncü kitabı Düğüm’de Süleyman Mert, Akif Hoca ve Yavuz’un maceralarını anlatmaya kaldığı yerden devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c63fd57-b83c-4b5d-b559-60a8ba10864b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovulanlar</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir şey bilmeyene hangi gerçeği anlatabilirsin Silbi? Hiçbir şey bilmeyen nereye ait olabilir? Ama ‘hiçbir şeyi bilmemek’ içten içe kendini hissettirir. Hep hayatları boyunca neyi bilmeleri gerektiğini öğrenmeye çalışacaklar. Bunu tamamlayamamak onlara endişe, korku ve rahatsızlık duygusunu yaşatacak. Güneşi görecekler ama onun ne işe yaradığını bilemeyecekler; o aydınlığın içinde karanlığa esir olacaklar. Acıyı, nefreti, ölümü tadacaklar. En kötüsü, o duyguları anlayabilmeleri, o duyguyu yaşamalarından daha ızdırap verici olacak. Aşkı, sevgiyi, mutluluğu da tadacaklar ama bunun için büyük bedeller ödemeleri gerektiğini de öğrenecekler. İşte bu yüzden en büyük ceza hiçbir şey bilmeden yaşamaktır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a6daf37-153e-4447-96db-f3db9b3ab737.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Çeviri Dünyası</image:title>
            <image:caption>Sözlü Çeviri Dünyası, bu konu ile ilgili bilinmesi gereken her bir ayrıntıyı anlaşılır bir dille bünyesinde barındırıyor. Melissa Sim Erbil, konuları anlaşılır bir biçimde tasnif ederek bu alanda bilgi sahibi olmak isteyenler için kolay anlaşılır bir başvuru kitabı oluşturuyor. 
 
Yalnızca teknik bilgiler değil, bu sektörde çevirmenlerin karşılarına çıkabilecek problemlerin ve tavsiyelerin de yer aldığı bu kitap, gerek üniversitelerin ilgili bölümlerinde okutulabilecek, gerekse bu alana ilgi duyan herkesin faydalanabileceği nadide bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64fac872-60bd-4d96-8239-a62f3ce56ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambur Balina</image:title>
            <image:caption>Denizin ortasındaki dinginliği olabildiğince bozmadan, beni ürkütmeden sessizce çıkmıştı sudan. Sessizceydi ama sinsice değildi ortaya çıkışı. Birkaç saniye kadar bakıştık, korkup korkmadığımı bakışlarımda sezmeye çalıştı. Korkmadığımı anlayınca daha da yanaştı. Çekingen ve temkinli bir ses tonuyla “Merhaba,” dedi. Korkuyordum ve endişeliydim. Bunu ona belli edip onu cesaretlendirmemek için, ya da bilemiyorum, belki de sadece gururum yüzünden, güvenli ve rahat bir ses tonu ile “Merhaba...” diye karşılık verdim, “Burada ne işin var?” diye de ekledim. Sonra o an ne kadar uzun süreceğini hiç de tahmin edemediğim muhabbetimizi başlatan cümleler dökülmeye başladı. Ağzı oynamıyordu, ama duyabiliyordum, konuşuyordu! 
 
Gökhan Sevim, zihnî karışıklıklar ve çelişkilerle dolu bir kahramanı, olağanüstü tutarlı bir şekilde işleyip, okuru sık sık çelişkilere düşürecek bir kurgu yaratıyor. 
 
Kambur Balina, gerçeğe teğet geçen bir günlük, günlüğe teğet geçen bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352d7aaf-0cdb-493e-9a6a-c48b6585e25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Başla</image:title>
            <image:caption>Senden Başla, yaşanmış bir şifa bulma hikâyesi... Reyhan İldaş kitabında bir taraftan kendi yaşadığı zorluklardan, hayal kırıklıklarından, engellerden bahsederken diğer taraftan kendisinin nasıl dönüştüğünü anlatıyor ve kendisini hayatın içine sıkışmış hisseden herkese ışık oluyor.
 
Kişisel gelişim danışmanı ve ThetaHealing eğitmeni olan Reyhan İldaş, karanlıkla savaşmak  yerine güneşe şarkılar söylemeyi nasıl öğrendiğini anlatırken dar yollara sıkışmış okurlarına rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c03f2cc-4f31-4af1-beed-31d33cb11c49.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Çalışma Hayatının Örgütlenmesi</image:title>
            <image:caption>Tarihsel arka planda çalışma kavramı, içinde bulunduğu çağın tipik özelliklerini yansıtmıştır. Tüm dönemlerin çalışma kavramı ise şu noktada buluşmuştur: Hayatta kalabilmek için çalışmak. Ancak 20. yüzyıl, sözkonusu kavramın farklı bir boyutunu ortaya koymuştur. Bu yüzyılda çalışma, gerek uluslararası gerekse ulusal ortamlarda anayasal bir ilkenin gereği olarak gündemde yerini almaya başlamıştır. 20. yüzyılın sahne olduğu bir diğer gelişme, çalışma hayatının bir organizasyon çemberinde sürdürülmesidir. Anayasalarında çalışma hakkını kabul etmiş tüm devletler için bu organizasyon, çalışma hayatının can damarı sayılmıştır. Bu noktada Türkiye’nin hikâyesi, II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında başlamıştır. Yeni dünya düzeninde konumunu belirlemek üzere harekete geçen Türkiye’nin bu çabaları iç dinamiklerle birleşerek çalışma hayatında önemli sonuçlar doğurmuş, 1945 yılında çalışma hayatının örgütlü dönemi yani Çalışma Bakanlığının kuruluşu gerçekleşmiştir. 

Bu kitap 1945-1983 yılları arasında çalışma hayatının niceliksel ve nitelik bakımından analizini yapmaktadır. Analizde; mevcut iş kolları ve çalışan işçi sayısı, işçi yaşamının maddi idame aracı ücretler, birçok çağın sosyal hastalığı işsizlik, işçi sigortaları, iş uyuşmazlıkları ve uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin rolü, iş kazaları, meslek hastalıkları gibi birçok unsur ele alınmaktadır. Bu unsurların değerlendirilmesi Çalışma Bakanlığın yol gösterici, arabulucu, yapıcı bir rol kazanıp kazanmadığının anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e047a3-35ce-459c-8996-964dbcb2b9cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uluslu Finansal Yönetim</image:title>
            <image:caption>Finans bilim dalı uygulamada doğası gereği uluslararasıdır. Herhangi bir bireyin, işletmenin veya  ülkenin finansının kendi sınırları ve kalıpları içinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Herhangi bir nedenle her birisi, bir başka para birimine, bir başka finans kaynağına, bir başkasının ürününe, bir başkasının kendi ürününü talep etmesine, bir başka devletin kurallarına, bir başkasının taşımacılığına, bir yabancı firmanın sunduğu iletişim imkanına, hukukuna veya korumasına gereksinim duyabilmektedir. 
Profesör Alan Shapiro tarafından engin bir tecrübe ve çok yoğun çalışmadan sonra ortaya konulmuş Çok Uluslu Finansal Yönetim Kitabının finans bilim dalı açısından iki özelliğini vurgulamak isterim: Öncelikle şirketler için klasik finansal yönetimi tam olarak benimsemiş ve bunu en iyi şekilde veren niteliktedir. İkinci olarak da, konunun hangi açılardan nasıl uluslararasılaştığını örnekler ile gayet net ortaya koymaktadır.        
Hal böyle olunca, sürekli değişen gelişen finansal dünyada örnekler ve yöntemler de değişmektedir. Bu da kitabın temel niteliğinin değişmezliğini sağlarken, özellikle yeni ürünlerin, piyasaların, yeni yaklaşımların, yeni ürünlerin ve yeni vaka incelemelerinin eklenmesini gerekli kılıyor. 
Bu kitabın Türkçe’ye çevirisi sadece klasik bir çeviri değildir. Zira, asıl kitabın okuyucusuna verdiği her bir konu Türkiye’deki finansal piyasalar, kurumlar ve ürünler çerçevesinde değerlendirilmekte ve buna göre mümkün olduğunca sade ve anlaşılır bir dil ve terminoloji ile anlatılmaya çalışılmaktadır.  
_Prof. Dr. Oral Erdoğan 
İçindekiler; 
 
Kısım 1:  Uluslararası Finansal Yönetim Ortamı 
Giriş: Çok Uluslu Şirketler ve Finansal Yönetim 
Döviz Kurlarının Belirlenmesi 
Uluslararası Para Sistemi 
Uluslararası Finansta Parite Koşulları ve Döviz Kuru Tahmini 
Ödemeler Dengesi ve Uluslararası Ekonomik Bağlantılar 
Ülke Riski Analizi 
 
Kısım 2:  Döviz Kurları ve Türev Araçları Piyasaları 
Döviz Piyasaları 
Döviz Futures ve Opsiyon Piyasaları 
Swaplar ve Faiz Oranına Bağlı Türev Ürünler 
 
Kısım 3:  Döviz Kuru Risk Yönetimi 
Kur Dönüştürme ve İşlem Riskini (Maruziyetini) Tanımlamak 
Ekonomik Riskin Ölçülmesi ve Yönetilmesi 
 
Kısım 4:  Çok Uluslu Şirketin Finansmanı 
Uluslararası Finansman ve Ulusal Sermaye Piyasaları 
Euro – Pazarlar 
Yabancı Yatırımlar için Sermaye Maliyeti 
 
Kısım 5:  Yabancı Yatırım Analizi 
Uluslararası Portföy Yatırımı 
Şirket Stratejisi ve Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımı 
Çok Uluslu Şirketler için Sermaye Bütçelemesi 
 
Kısım 6:  Çok Uluslu Çalışma Sermayesi Yönetimi 
Dış Ticaretin Finansmanı 
Cari Varlık Yönetimi ve Kısa Vadeli Finansman 
Çok Uluslu Bir Finansman Sistemi Yönetmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9159883b-9ed6-4460-913e-7bfb9bdbe374.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Ülkü’nün Boya Kalemleri</image:title>
            <image:caption>“Atatürk, küçük Ülkü’yü çok seviyordu.
 
Sabah uyanır uyanmaz, Ülkü’yü soruyor, çağrılmasını istiyordu.
Onunla uzun uzun sohbet ediyor, şakalaşıyor, birlikte çeşitli oyunlar oynuyorlardı.
 
Bir sabah Ülkü, Atatürk’ün uyanmasını beklerken onun kahverengi ayakkabılarını siyaha boyamasın mı?
 
Atatürk bunu görünce ne yaptı dersiniz?
 
Çocukların ve çocuklarla birlikte büyüklerin ilgiyle okuyacağı gerçek bir öykü...”
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f8bca6-8d1d-4b73-bc96-046444d26492.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Şarkılar Senin İçin</image:title>
            <image:caption>Lise yılları... Dostluklar... İlk aşklar ve hepsini sarıp sarmalayan müzik.
Yan sırada oturan, birlikte dirsek çürüttüğümüz sınıf arkadaşlarımızı gerçekten yakından tanıyor muyuz?
Peki onların ne kadar farkındayız?
“Bakmak için gözün açık olması yeterlidir. Oysa görmek için beynin de açık olması gerekir. Bakılan yerde, nesnede beyni ilgilendiren bir durum yoksa, yaptığımız iş bakmaktan öteye geçmez. Görmek için bakmak gerekir ama her bakış bize bir şeyler göstermez. Ne gördüğün nasıl baktığına bağlıdır. Her şey bakış açımızı değiştirmekle mümkündür. Penceren kuzeye bakıyorsa, güneşin doğuşunu seyredemezsin...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d1f4e8-996a-4d3f-bb30-449a9c9d03cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sizi, en derindeki yaralarınızın kökenlerini tanımaya ve kendi çocuklarınızı bu yaralardan korumaya dair, etkileyici ve sarsıcı bir yolculuğa davet ediyor. 
 
Çocuk: İçimizdeki Çocuğu İyileştirmek kitabında Osho, çarpıcı üslubu ve farklı yaklaşımıyla çok konuşulacak bir konuya dair fikirlerini ve önerilerini paylaşıyor. Bu yolculukla herkes kendi çocukluk yarasıyla ve ebeveyn olarak çocuklarını nasıl yaralayabileceğiyle yüzleşiyor ve böylelikle nesilden nesle ulaşan bir şifalanma süreci başlıyor. 
 
Bir çocuğa annelik ya da babalık yapmaya hazır mısın? Koşulsuz olarak sevgi vermeye hazır mısın? Çünkü çocuklar senin aracılığınla gelir ama sana ait değildir. Onlara sevgini verebilirsin ama fikirlerini dayatmamalısın. Onlara nevrozlu yönlerini vermemelisin. Onların kendi tarzlarında çiçek açmasına izin verecek misin? Onların kendileri olmasına izin verecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2aa249-7bb7-4997-9f78-b8e0638f7a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağzını Açmayan Robot</image:title>
            <image:caption>Çınar yine macera peşinde! Çınar ve Deniz, Lutan Adası’nda tanıştıkları Nimnim’le beraber
Ağzını Açmayan Robot’ un sırrını keşfe çıkıyorlar.
Daha önce herkesle iletişim kuran robota ne olmuştu? Küsmüş müydü yoksa ağzının içinde herkesten sakladığı bir sürpriz mi vardı? Dahası Çınar bu macerada bir daha göremeyeceğini düşündüğü ve çok özlediği köpeği Karaku’ yu yeniden görebilecek miydi?
Haydi, hep beraber Çınar’ın harika dünyasına gidiyoruz!
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/121f2c71-70a5-49ef-89a4-b8438a423fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Mutlu Türk’üm Diyene –Türk-Müslüman Kimliğinin Müzakeresi–</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, savaştan yenik çıkmış perişan bir halkın ortak bir amaç etrafında kenetlendiğinde neler başarabileceğinin en büyük kanıtlarından biri olmayı sürdürüyor. Peki, halk ‘Türk milli kimliğini’ ne zaman ve nasıl sahiplendi? Resmi tarih, Cumhuriyet’in kuruluşuyla taçlanan süreci, ezelden beri var olan Türk milletinin Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kendine gelişi, ‘uyanışı’ olarak gördü. Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle, Türkleri “seküler” ve “çağdaş” milletler arasına soktuğunu, halka millet bilincini aşıladığını anlattı. 
Gavin D. Brockett, bu süreçte Türk milli kimliğinin ezelden beri var olduğu veya Kemalist elitin çabalarıyla halk tarafından benimsendiği şeklindeki beylik anlatılara meydan okuyor. Halkın milli kimliği sorgusuz sualsiz kabullenmediğini, diğer kimliklerle tartarak, karşılıklı tavizlerin verildiği, uzun ve zorlu bir müzakere sürecinin sonunda benimsediğini gösteriyor. Bu anlamda 1980’lerin ‘Türk-İslam sentezi’ anlayışının çok daha eskilere, çok partili sisteme geçişe kadar gittiğini ortaya koyuyor. Bu süreçte özellikle yerel basının Müslüman bir Türk milli kimliğinin inşasında oynadığı hayati rolü gözler önüne seriyor. Resmi tarih anlatısının aksine Anadolu halkının milli kimlik edinme sürecinde edilgen olmadığını, müzakereci bir fail olduğunu ortaya koyarak merkez/çevre ikiliğinin geçerliliğini de sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7297c18f-49d9-486c-ac1e-4e02d6227d52.jpg</image:loc>
            <image:title>Hidrojen Devrimi</image:title>
            <image:caption>Fosil yakıtların kullanılması sonucu atmosfere salınan CO ve CO2 gibi gazlar Dünya’ya çarpan güneş ışığının gitgide daha büyük kısmının atmosfer içine hapsolmasına ve sonuç olarak küresel ısınmaya yol açıyor. Bu sorunu çözmek istiyorsak enerji üretimi ve tüketimini karbonsuzlaştırmak zorundayız. Çözüm, imalatta, kış ısıtmasında ve ulaşımda enerji kaynağı olarak elektrik kullanmak değil, çünkü elektrik enerjisi üretimi de büyük ölçüde fosil yakıtlara dayalı. Yani tüm otomobiller elektrikli olsa bile küresel ısınmayı engelleyemeyiz. Elektronları karbondan farklı bir elementi yakarak harekete geçirmek gerek. İşte bu element hidrojen. Yakıldığında büyük miktarda enerji açığa çıkarıyor ve atık olarak atmosfere sadece su buharı salıyor. Bu da onu geleceğin yakıtı yapıyor. Hidrojenin, fosil yakıt rezervlerine direkt erişimi olmayan ekonomilere hızla gelişme fırsatı sunması da cabası. 
MarcoAlverà bize mevcut enerji altyapısının yenilenebilir enerji ve hidrojen enerjisi vasıtasıyla karbondan nasıl arındırılabileceğine dair dört dörtlük bir plan sunuyor. 
*** 
“Bu kitap, hidrojenin geleceği hakkında net ve akıl çelen fikirler içeriyor. Hidrojenin tüm dünyanın temiz enerji kullanımına geçmesinde önemli rol oynamasının nasıl sağlanacağı tartışmasını canlandırmaya yardımcı olabilir.” 
—Dr. Fatih Birol 
Uluslararası Enerji Ajansı Yöneticisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa14c50f-800d-4ae2-9646-ea859c167cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 107: Hınç</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito, Güz 2022 sayısında “Hınç” olgusunu ele alıyor. 
 
Güvencesizliğin otoriteryanizmi, ayrımcılığı ve nefret söylemlerini tırmandırdığı, kitlelerin öfke ve hiddetinin manipüle edilerek icat edilmiş̧ “düşmanlara” yöneltildiği ve farklılığa duyulan hıncın ötekileri cezalandırma yolundaki güdüleri canlandırdığı bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan da, neoliberalizmin nihilizmle kesiştiği, hak ve adalet taleplerinin politik doğruculuk yaftası yapıştırılarak değersizleştirildiği bu dönemeçte  bireysel ve toplumsal özgürleşme bağlamında &quot;hınç&quot; olgusuna odaklanan yazılardan oluşuyor Hınç dosyası. 
 
Bu sayının Odak bölümünde, 2012’de kurduğu Crip Magazine’in 5. sayısı 17. İstanbul Bienali kapsamında yayımlayan Eva Egermann’la işbirliği içinde hazırlanmış Sakatlık Söylemleri var. Engelsiz, “sağlıklı” bedenin norm kabul edildiği toplumda, keder ve acıma üreten “engelli” teriminin aksine güçlendirici ve özgürleştirici olan “sakatlık” kavramı ve sakatlık söylemleri üzerinden kültürel temsillerde, sanatta ve düşüncede yeni alanlar açma çabası araştırılıyor bu bölümde. 
Cogito’dan • Hınç ve Özgürlük 
İbrahim Eylem Doğan • Nietzsche, Hınç ve Tinsel Yazgı 
Michael Ure • Hınç/Ressentiment 
Hüseyin Deniz Özcan • Hıncın Tarihi: Nietzsche İsa’ya Karşı 
Wendy Brown • İncinmiş Bağlılıklar 
Sjoerd van Tuinen • Hınç-Ressentiment Kompleksi: Liberal Söylemin Eleştirisi 
Saul Newman • Hınç Siyaseti ve Gönüllü Kölelik Sorunu 
Rahel Jaeggi • Gerileme Tarzları: Hınç Vakası 
Marguerite La Caze • Haset ve Hınç 
Selen Erdoğan • Gölgeler Çekildiğinde Aynaların Serinliğinde 
Odak: Sakatlık Söylemleri 
Doris Arztmann ve Eva Egermann • Söyleşi: Sınıfta Siborglar Var: Beden Heteroglossia’sı ve Sanat Eğitimindeki Kirli Bilgi için Sakat Materyaller 
Shelly L. Tremain • Felsefe ve Sakatlık Dispozitifi 
Lennard Davis • Pandemi Zamanında Biyoiktidarın Derin Yapısı Gözler Önüne Serilir 
Pelin Tan, Aly Patsavas ve Eva Egermann • Söyleşi: Zihnim Yerinde Durmuyor: Arşivleme, ağrı, toplumsal hareketler ve sakat tanıklığı üzerine bir sohbet 
Jonah Garde • Oluş Zamansallıkları Trans(krono)normativite ve Hayali Hormon Zamanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8017675d-1a57-4f3a-827b-1034e0985ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet/Life, Death, Love and Justice</image:title>
            <image:caption>Didem Yazıcı ve Peter Sit küratörlüğünde Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından 15 Eylül 2022 – 2 Ocak 2023 tarihleri arasında düzenlenen “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” segisindeki eserleri ve küratöryel yaklaşımı derinlemesine inceleme şansı sunan bu kitap, güncel sanatın açtığı tartışmalara yeni yaklaşımlarla bakıyor. Kitapta Didem Yazıcı’nın metinlerine Banu Karaca’nın makalesi eşlik ediyor.
Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet, bu dört kavramın hayatımızdaki köklü yeri üzerine düşünmek isteyenlere…
This book provides an opportunity to look at the discussions that were started by contemporary art with a new approach as it offers a chance to examine the works and the curatorial approach of the exhibition “Life, Death, Love and Justice” –curated by Didem Yazıcı and Peter Sit organized by Yapı Kredi Culture Arts and Publishing between September 15, 2022 and January 2, –. Didem Yazacı’s texts are accompanied by Banu Karaca’s article.
Life, Death, Love and Justice is for those who want to think about the deep rooted place these four concepts have in our lives…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0cca8b2-0fb7-4c1e-9f50-ac3f7c88baf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Özel Bir Mektup</image:title>
            <image:caption>Can’ın doğum günü geçmişti. Yılbaşına ise daha çok zaman vardı. Üstelik para toplanmıyordu. Peki bu durumda Can yeni bir bisikleti nasıl alacaktı? Neyse ki ablası kardeşine heyecan verici bir teklifte bulundu. 
 
Astronot Dedem kitabının sevilen yazarı Jonathan Meres’in yazdığı bu samimi hikâyeyi Hannah Coulson resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdadedc7-3f69-49ab-b2a7-f3e5b0237df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ayaklı Bubi – Bir Sümsüğün Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>Çok belli etmese de Bubi’nin kocaman bir kalbi vardı. Bunun da sevimli bir hikâyesi... Ada yetkilileri, farklı kuş türlerini adaya çekebilmek için her yere kuş heykelleri yerleştirmişti. Bubi ise en çok albatros heykelini seviyor, onunla dost olmak için elinden geleni yapıyordu. Ama karşısında bir “taş” vardı. 
  Sümsük Bubi acaba albatros heykeliyle dost olabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/461eff6a-ed37-43af-bed7-65abfd622081.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Türklerin tarih sahnesine ilk çıkışlarından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar süren binlerce yıllık bir tarihi harmanlıyor. Bu uzun yolculuğu devletlerin kuruluş ve yıkılışlarına, antlaşmalara, savaşlara ve sultanların büyük işlerine odaklanmadan sade ve anlaşılır bir şekilde okuyucuya sunuyor. Kültürel ve tarihi meseleleri ön plana çıkarıyor ve okuyucunun Türk tarihini bir bütün olarak görmesine imkân hazırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ad84cc0-2411-4cc7-a2ad-276362eec194.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizm El Rehberi</image:title>
            <image:caption>Yazar bu kitapta otizmli insanların dünyayı nasıl deneyimlediklerini ve niçin bozukluğu olan insanların dünyasına bir pencere açacak düzenli, yapılandırılmış bir ortama gereksinim duyduklarını anlatır. Ayrıca, iletişimi arttırmanın, becerileri geliştirmenin ve sosyal etkileşimi genişletmenin yollarına işaret ederken, aile içindeki gerilimle nasıl başa çıkılacağına dair önerilerde bulunur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0ffd1bc-6723-4781-bdc2-87c57ef5a184.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Makinelere Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar teknolojilerinin hızla geliştiği şu günlerde “yapay zekâ” terimini giderek daha sık duyuyoruz; bilim, sağlık, eğitim, sanayi, eğlence, sanat ve daha nice alanda yapay zekâ uygulamaları gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Peki ama yapay zekâ (YZ) derken tam olarak ne kastediyoruz?
Otuz yıldan uzun süredir YZ araştırmacısı olarak çalışan Michael Wooldridge, bu kitapta bize YZ’nin ne olduğunu ve –belki daha da önemlisi– ne olmadığını açıklıyor. Gerek medyada çıkan sansasyonel haberlerin gerekse yakın gelecekte “bilinçli makinelerin” aramızda olacağını ima eden araştırmacıların aşırı iyimserliğinin yanıltıcı bir tablo çizdiğini vurgulayan Wooldridge, YZ araştırmacılarının gerçekte ne üstünde ve nasıl çalıştığını anlatıyor.
“Makine öğrenmesi” ve “derin öğrenme” nedir? YZ konusunda filmlerde, edebiyatta ve medyada karşılaştığımız “Terminatör” senaryolarının gerçekleşmesi mümkün mü? YZ’de işler nasıl zıvanadan çıkabilir? YZ konusunda gerçekten endişelenmemiz gereken meseleler ve endişelenmemize çok uzun bir zaman hiç gerek olmayan meseleler neler? YZ işimizi elimizden alacak mı ve çalışmanın doğasını nasıl etkileyecek? YZ teknolojilerini kullanmanın insan hakları üstünde nasıl bir etkisi olabilir? YZ sistemlerinin ahlaki fail olarak edimde bulunması mümkün mü? Ve elbette: Makineler düşünebilir ve arzulayabilir mi?
Yapay zekânın geçmişine, mevcut durumuna ve nereye gittiğine dair nesnel bir değerlendirme sunan bu kitabı, konuya ilgi duyan okurlarımıza hararetle tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/024860ec-dc38-48ab-8f75-bce339ef4f78.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünde Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59eb1b1-05af-42d0-a31e-e14abb64fd23.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Aşkta kaybetmek diye bir şey yoktur.” 
 
Zoïle âşık olduğu kadının gönlünü bir türlü kazanamıyor. 
Çünkü o kadın bir başkasına âşık. 
Böylece aklına olabilecek en anlamsız fikirlerden 
biri geliyor: 13.30 uçağını havaya uçurmak. 
Uluslararası bir terörist mi? 
Sayılır. Ama o aşkı uğruna savaşıyor. 
Karşılıksız bir aşk… 
 
Fakat aşkta kaybetmek yoktur. 
Aşkı hissetmek kendi başına öylesine bir tutkudur ki 
neden daha fazlası istenir diye kendine sormalı insan. 
Kaçırdığı uçağı Eyfel Kulesi’ne çarpıp aşkını ispatlamak niyetinde olan Zoïle amacına ulaşabilecek mi? 
 
Amélie Nothomb bu küçük kitapta zihninin parlaklığını 
bir kez daha gözler önüne seriyor. 
 
“Amélie Nothomb yaratıcılığını kullanarak şu karanlık dünyayı biraz olsun aydınlatıyor.” 
—François Busnel, L’Express. 
 
“İsmini Schubert’in yapıtından alan Kış Yolculuğu akıllardan uzun süre çıkmayacak orijinal bir 
tat bırakıyor okurda.” 
—Delphine Peras, Read</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73182d5-2f4a-40cd-ae75-1c700bbe3f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutuplarda Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d7ede7e-1ee1-4de1-bcd9-eb1ea7c75dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşif Zek’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Çocukların anlama, sorgulama, cevapları analiz edebilme yetilerinin, hayattaki başarılarının temeli olduğu, bunu geliştirmenin en güzel yolunun da bu zamanın diliyle yazılmış, çocuklara ulaşan, yaşama ait her bilginin ve her değerin etkili, maceralı ve heyecanlı hikâyeler vasıtasıyla sunulması olduğu kuşkusuz bir gerçektir.
 
Nextron gezegeninin sakini olan Kâşif ZEK, kendisi ve halkı için yaşanacak yeni bir gezegen arayan, yedi yaşında, yarı canlı yarı makine, cesur ve meraklı bir çocuktur. Şekil değiştirebilme, zamanda yolculuk, roketleri sayesinde uçabilme, ortadan kaybolabilme ve düşünce okuyabilme gibi özellikleri ve her bilgiye ulaşabilmesini sağlayan kolundaki bilgi ekranıyla Kâşif ZEK, çocukları sınırsız bir maceraya çağırıyor.
 
Kâşif ZEK, kendisi gibi çocuklara bu dünyanın yapısı, doğal olayları, tarihi ve üretilen tüm değerleri hakkında (kişisel ve sanatsal) basit ve etkileyici bir biçimde tatminkâr bilgiler vermektedir. Diğer taraftan çocukların, etraflarındaki dünyaya olan ilgisini arttırmayı, dünyanın olağanüstü çeşitlilik ve güzelliğini içlerinde hissetmelerini sağlamayı ve bu güzelliklere karşı sorumluluk duygusu geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Gizle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31933f61-31c8-4ebf-b1ac-a8df7414d02b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6416f87c-7e6e-4bc5-8730-4f0e4aadad32.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlikte Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28334d0a-e966-4e76-b7f9-5658c1f6a6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Yaşam alanları farklı hayvanların dünyasına misafir olurken oyun tadında etkinlikler sunan bu kitaplar, bilişsel gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. 
Kuşlar, kelebekler, foklar, balıklar, ördekler, keçiler, ahtapotlar… Dostlarımızın renkli dünyaları, çocukların boya kalemleriyle buluşuyor. Ortaya eğlenceli bir öğrenme süreci çıkıyor. 
Çocuklarımız eşleştirme, dikkat, fark bulma, mantık, kodlama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek 
hem de becerilerini geliştirecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37a1647-fe12-4b74-807f-da07ee7186d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şüphen Mi Var</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; inancın kaba saba sorgulandığı bu modern çağda her kesimden insanın aklına takılan ve kafa karışıklığına sebep olan konuları (soruları) ele almaktadır. Özellikle de kafası karışık, şüphe içinde olan, dine dair zihninde çeşitli anlam boşluğu yaşayan ve Allah&apos;ın varlığı hususunda tereddüt içinde olan kişiler için yazılmıştır. Ayrıca din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri için öğrencilerden gelecek soruların cevaplandırılması hususunda bir kılavuz niteliğindedir. İnsan yaratılışı gereği merak eden, soran ve öğrenme ihtiyacı hisseden bir varlıktır. “Varlık nasıl oluşmuştur? İnsanın dünyadaki değeri nedir? Niçin yaşam var? Neden varız? Niçin evren var? Öldükten sonra ne olacak?” gibi hayati önem taşıyan birçok soruya cevap aramaktadır. Dolayısıyla insanın anlam arayışı hiçbir zaman bitmez. İşte bu kitap, bir nebze de olsa sizlere anlam arayışında yol gösterecek, kafanızdaki şüpheleri ortadan kaldıracak ve yaşamın anlam bilincini aşılayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ab29239-9e66-4d3c-a56b-a298311b8453.jpg</image:loc>
            <image:title>Roro ve Cesaret Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Roro, evinde yaşamaktan çok mutludur. Ancak gün geçtikçe canı sıkılmaya başlar ve istese de evinden çıkmaya bir türlü cesaret edemez. Ta ki o gün gelene dek! Sen de hikâyeyi oku ve Roro’nun hayatının bir anda nasıl değiştiğini öğren…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4132021f-8682-4740-a905-cf061e6eb0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi Sorunu</image:title>
            <image:caption>&quot;...Kerbela bize insan olmanın, kendi gibi insan olmanın, inandığı gibi insan olmanın, inandığı gibi yaşamaya kavilli insan olmanın, Rea Haq inancına ikrar vermiş insan olmanın, nefes alıp verdikçe ödenmesi, göğüslenmesi, yaşanması gereken bedeli oldu hep…&quot; Bu kitap, içerisinden geçtiğimiz sürecin gelişmeleriyle birlikte temel sorunlarından biri olan Alevi meselesini anlamakve yüzleşmek ihtiyacı duyanlar için bir başucu kitabı olacak önemde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da9f1bd-b54e-41ca-a53e-5e9df09d15ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Olmak ve Aşk</image:title>
            <image:caption>Âşık olmak nedir?”
“İki kişiye dayalı kolektif bir hareketin başlangıç evresidir.”
Francesco Alberoni, böyle bir soru-cevapla aşka ve âşık olmaya ayna tutuyor ve âşık olmanın büyük hazzını sosyolojik açıdan irdeliyor. Kolektif hareketleri inceleyen Durkheim’ın görüşlerinin âşık olmak eylemine de uygulanabilir olduğunun altını çizerken bir yandan da Max Weber’in “Ekonomi ve Toplum” adlı eserinde yer alan hayranlık, yaratıcılık ve sadakat konusundaki saptamalarını adeta aşkla bağdaştırıyor.
Yazar bu kitapta, aşkı bilimsel düzlemde ele alırken, gerek edebî, gerek düşünsel, gerekse mistik alanda çok değerli yazar ve unutulmaz kahramanlara da yer veriyor. Mevlânâ’dan Dante’ye, Abelard ve Heloise’den Romeo Juliet’e uzanan aşka dair olağanüstü eserlerden dizeler de örnekleyerek görüşlerini sağlamlaştırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/581f7ced-39b0-4b3a-8ea9-662cea96eeb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Aydınlıktan Söz Et</image:title>
            <image:caption>ran Edebiyatı&apos;nın en önemli isimlerinden biri olan Ahmet Şamlu&apos;nun önde gelen eserlerinden biri: &quot;Bana Aydınlıktan Söz Et&quot;. &quot;Şamlu&apos;nun şiiri bir rivayet şiiridir. Tarihine tanıklık şiiridir. Onun şiiri, ezilmiş, susturulmuş halkın uslanmaz haykıarışıdır. O her zaman özgürlüğün, emeğin ve insan onurunun şiirini söylemiş ve estetik kaygılar onun kendine biçtiği, belki de halkının ona biçtiği bu görevden alıkoymamıştır.&quot; -Haşim Hüsrevşahi- &quot;Benim omuzlarımda bir güvercin var senin ağzından su içer benim omuzlarımda bir güvercin var boğazımı tazeler benim omuzlarımda bir güvercin var ağırbaşlı ve iyi bana aydınlıktan söz eder ve insandan -tüm tanrıların tanrıçası olan ben insanla yıldız dolu sonsuzlukta yürüyorum&quot;
 -Ahmed Şamlu-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d007cb-af36-4694-a22c-d4d441e0bc21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bel- Ami</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda geçen &quot;Bel Ami&quot;, Guy De Maupassant&apos;ın romanından beyazperdeye de uyarlandı. &quot;George Duroy&quot; isimli karakter üzerine kurulu olan roman, bu genç gazetecinin Paris&apos;te çok etkili ve güzel bir kadınla kurduğu ilişki ve acımasızlığı sayesinde şöhret basamaklarını birer birer çıkarak kentin en güçlü adamı haline gelmesinin öyküsünü işliyor. Roman Duroy&apos;un bir arkadaşının eşiyle ilişki kurması ve kadının aksanını düzeltmesine yardımcı olmasıyla başlıyor. Sosyetenin gözbebeği olan bu güçlü kadın daha sonra hayatını Duroy ile birleştiriyor. Gazeteci ve sosyeteden bir kadının yanı sıra başka bir sosyete mensubu kadınla ilişki kurmasıyla gelişen olaylar okuyucuyu farklı bir sona götürüyor.. Şu günlerde sinema salonlarında da filmini izleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5ec5ea-31c8-42ba-bf22-c875bd786aa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyel&apos;in Yas Tutanları</image:title>
            <image:caption>Beyel’in Yas Tutanları, Saedi’nin en önemli eserlerindendir. Toplu öykü formatında yazılan tek bir köyün karanlık serüvenidir anlatılan. Burada yer alan öyküler, İran edebiyatında ve öykücülüğünde büyülü realizmin ilk örneklerinden sayılmaktadır.
Bu eserin dördüncü öyküsü temel alınarak yazılan senaryodan, 1969 yılında sinemaya uyarlanan İnek filmi, Dariyuş Mehrcui’nin usta yönetmenliği ve Ezzetollah Entezami’nin unutulmaz oyunuyla Cannes, Berlin, Moskova, Londra, Los Angeles film festivallerinde gösterime girmiş, önemli eleştiriler almış ve 1971 yılından 32. Venedik Film Festivali’nde ise gümüş levha ödülünü kazanmayı başarmıştır.
“Ramazan kalkıp oturdu, gözyaşlarını yuttu. Güneş yeni ışımış verev vuruyordu ve onların ayakları altında siyah kayalarla kocaman bir uçurum ağız açmıştı. Ramazan, ‘Bak baba! Duyuyor musun? İşte orada!’ dedi.
Muhtar çan sesini duydu. Şoför, ‘Neyi diyorsun?’ diye sordu.
Ramazan, ‘Sen duymuyor musun? Çanların sesini duymuyor musun?’ dedi.
Şoför, ‘Çan sesi mi?’ dedi. ‘Bu taraflarda hiç duyulmaz. Bazen, cırcır böcekleri gelir, cadde kenarında toplanır. O da geceleri yani. Şimdi günün tam ortası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c2c4e7-c345-40b1-a528-318ed1b7d5df.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Haritalara Ağıt</image:title>
            <image:caption>“Deryaları seninle kesiyor yüzüm,
Boğulmuş bir mülteci çocuğunadır harflerim
Aklım hiç aksatmadan dokunuyor yaralarıma
Ateşe dalar gibi
Damar damar keserek,
Silindir gibi üstünden ezip geçerek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365f28b3-484a-494e-8eef-6c9c4989bd0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Şeyhi Hasan Sabbah</image:title>
            <image:caption>İranlı yazar Freidoune Sahebjam romanının ana eksenine onbirinci yüzyılın önemli karakterlerinden Hasan Sabah, Nizamülmülk ve Ömer Hayyam’ı alıyor. Kurgu ve gerçeğin iç içe geçtiği, duygunun ve hırsın bir insanın yüreğinde hangi kapıları açacağına dair bir yol hikayesidir anlatılan. Şiirsel bir gezinti ile tarihin derinliklerinden geçerek kimilerince kahraman, kimilerince cani olarak adlandırılan Hasan Sabah’ın tartışmalı yaşamıdır önümüzde duran.
Verilen sözlerin değeri ile kesişen yollar, fırtına yaratmaya yetmiştir. İşte bu fırtınanın sonucunda sözler unutulmuş ve mücadele başlamıştır. Mücadelenin merkezi Alamut Kalesi’dir. Tarikatın öğretileri ve müritleri burada yetişmiştir. Burada haşhaş ile tanışan müritlerin Hasan Sabah’ın telkinleriyle siyasi cinayetler işledikleri rivayeti günümüze kadar gelmiştir..
Freidoune Sahebjam sadece gizemli bir kahramandan söz etmiyor romanında. Özel bir kahraman da yaratmıyor. Her şey romanın diğer kahramanı olan Ömer Hayyam’ın dizesindeki gibi akmaktadır.
Hayatımın ağacı söküldüğü
Ve vücudum dağıldığı günde,
Kilimden bir kadeh yaparlar belki,
O zaman, şarapla dolu o kadehten
Yeniden doğarım ben de.
Anlatılan tam da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb63d630-9143-47ae-a473-349c97a823d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz - Bir İsyancının İzleri</image:title>
            <image:caption>Kamuoyu onu ilk kez 1966’da tanıdı. Çorumlu elli dört belediye işçisi, yalınayak yürüyerek Çorum’dan İstanbul’a gelmiş, sonra da 31 Ağustos 1966 Çarşamba günü, Türk-İş yöneticilerini kınamak amacıyla Taksim Meydanı’nda eylem yapmıştı. On dokuz yaşında, TİP Üsküdar İlçe Sekreteri olarak katıldığı eylemde gözaltına alınmıştı Deniz. İdam edildiği 6 Mayıs 1972 Cumartesi gününe kadar, sayısız kez gözaltına alınıp tutuklanacaktı.
O, yirmi beş yıllık yaşamını; kaçak olduğu anlar da dahil, adaletsizliğe, sömürüye karşı mücadele etmekle geçirdi. Yaptığı eylemlerle ve darağacında ölümsüzleşen ismiyle, konuk olmadığı ev kalmamıştı. Herkes onu çok sevdi. Aileler doğan çocuklarına onun ismini verdi.
Deniz, bir bakıyorsunuz üniversite reformu için işgal başlatıyor, bir bakıyorsunuz politik iktidarı Atatürk’e şikâyet etmek amacıyla Samsun-Ankara yürüyüşünde; bir bakıyorsunuz bir panelde
sosyalizmin sorunlarını tartışıyor, bir bakıyorsunuz ABD Büyükelçisi Komer’i kınama eyleminde gözaltına alınmış… Beyazıt Meydanı’nda polisle çatışan da o, Filistin’e gerilla eğitimi almaya giden de; Ho Chi Minh’i anma toplantısında konuşmacı, ABD Büyükelçiliği önünde nöbet tutan iki polise ateş açarak yaralayan eylemci, dört ABD’li askeri arkadaşlarıyla kaçıran bir militan… Evet, Şarkışla’da silahlı çatışma sonunda yakalanan da, tutukluyken 1961 Anayasası’nın değiştirilmesini kınamak amacıyla açlık grevine giden de o…
Her olayda ismi geçiyor. Tanısın tanımasın herkes onun hakkında bir şeyler anlatıyor. Bu nedenle, kamuoyu onu yaşarken bir efsane haline getiriyor, idam edildiğinde öldüğüne uzun süre inanamıyor.
Bugün, Deniz Gezmiş posterleri, antiemperyalist gösterilerin vazgeçilmez görüntülerinden biri... Devrimci gençler, onun fotoğrafının basıldığı tişörtleri giyiyor.
Denizler çoğalıyor, okyanus oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a919f46-e68c-4375-b5d9-87ce76cbe23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Dalgasıyım</image:title>
            <image:caption>Bir çok ünlü sanatçı tarafından seslendirilen Mehmet Özcan şiirlerinden bazıları şunlardır: Denizlerin Dalgasıyım, Sivas&apos;ın Yollarında, Dağların Eteği Kardır, Arguvanlım, Mercan Dağları, Derdi Güzel, Hak Can İçinde, Güneşin Çocukları, Vurdun Vurdun gibi dilden dile, gönülden gönülle dolaşan önemli bestelere imza atmıştır. Bestelerini; Ferhat Tunç, Yusuf Hayaloğlu, İbrahim Tatlıses, Selda Bağcan, Emre Saltık, Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan, Seher Dilovan, Alişan, Ceylan, Yılmaz Çelik, Arzu Şahin, Abidin Biter, Gülcihan Koç, Serpil Sarı, Erensoy Akkaya, Songül Karlı, Türkü?, Metin Karataş, Seyfi Doğanay gibi önemli isimler okumuştur. Mehmet Özcan, sanatsal çalışmalarına İstanbul&apos;dadevam etmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66bc73a7-6efd-474a-aca4-ee414bb6b999.jpg</image:loc>
            <image:title>Dereköy (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dereköy kitabını iki açıdan düşünmek mümkün. Hem bir vefa kitabı olması, hem de Dersim inanç ve kültürüne dair ipuçları veren bir pazılın parçalarından biri olması… Bir köyden, bir köyün hikayesinden Dersim kültürüne dair ipuçları veriliyor burada. Her şeyden bir parça bulmak mümkün. Dün nasıldık, bugünlere nasıl gelindi? Bazı izler neden okunmuyor artık? Yaptığımız, bu izlerin peşinden gitmek.
Değerlerimizi bir bir kaybedince elimizi çabuk tutmamız gerektiğini anlamıştık. Çünkü bellek denen şey zamanın o geniş hallerinde eriyip gidiyor ve geriye saatin sınırlı anı kalıyordu. Geçmişimizi en küçük yerleşim birimindeki yaşamdan başlayıp kayıt altına almamız gerektiğinin altını çizmekle kalmayıp, bütüne doğru bir anlam taşıyoruz Dereköy’ün hikayesiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93be0258-ad92-4d2f-a837-e47ce81b8e85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim Kültür Sanat İçinde</image:title>
            <image:caption>Dersim, tarihin ve zamanın sağaltamadığı bir yaradır. Kuşkusuz bu yaranın en çok kanadığı dönem 1938&apos;dir. Otuz Sekiz, insanlığın vahşet tarihinde yer alan büyük bir kırılma olarak okunmalıdır. Yazar bu çalışmasında, dağın rüzgarla olan muhalefetiyle; suyun toprakla birleşen bereketini, ontolojik düzlemde buluşturan Dersim&apos;in kültürel kodlarını irdelemiştir. Ayrıca ideolojik, statükocu bakış açısıyla üretilenle, insani olanın görünür kılınma çabasına ışık tutulup; Dersim&apos;in şiir, roman, öykü, karikatür ve sinemadaki yerinin ne olduğu anlaşılır kılınmıştır. Dersim Kültür Sanat İçinde, oralı bir şairin izlenimleri ve incelemelerini vicdani olanaklar ölçüsünde okura gösterme çabasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b09ade5-6f95-40ab-ad89-94fe30c32ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikte ve Köşe</image:title>
            <image:caption>Gulam Hüseyin Saedi (1935-1985) İran’ın modern dramatik edebiyatının temelini atan yazarlardan birisidir. Bugüne kadar birkaç romanıyla toplu öyküleri Türkiye’de yayınlanmış olsa da, tiyatro eserleri tanınmamıştır. Sâedi’nin “Beyel’in Yas Tutanları” adlı eseri yayınevimiz tarafından yayınlanmıştır.
Elinizdeki kitapta, Gulam Hüseyin Saedi’nin kısa fakat siyasi oyunlarından ikisini Türkiye tiyatrosuna sunmaktayız. Bu evrensel yazarın diğer oyunlarının da Türkçe’ye çevrilip sahnelenmesini diliyoruz.
Haşim Hüsrevşahi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a63522-0285-4bf2-9834-3ed112c4ee1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunayda Kızıl Tef Çalan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Tef çalarak çağırır, tef çalarak göndeririz. O tef kadınların ellerindedir şimdi! Kadınlar toplumun karanlıklarını aydınlatan dolunaylar olarak, ellerinde tuttukları kanlı dolunay tefini çalarak uyandırıyor hepimizi. Kadın parmaklarının her darbesi yüreğinin vuruşlarını serpiyor gerilen dolunay tefine! Bu kanlı tef hepimizindir. Bu kanlı tef hepimizin gökyüzünden akar. Bu kızıl tef hepimizin yaşamındadır. Ve yaşam şimdilerde kan seli gibi akıp gidiyor, senin dışında ve benim dışımda ve biz onun içindeyken.”
Bu seçkinin bir araya getirilişinin gayesi şiiri yazan İran kadının dizelerinden örneklemedir. Aynı zamanda kadınların duruşunun bir ifadesidir. Dişil sesin yaratıcı çığlığıdır. Bu şiirlerin “dili” farklı da olsa İran kadınının sesi olması dolayısıyla önemlidir. Ancak bu seçki sadece İranlı kadın şairlerin sesi olarak okunmamalıdır. Yeryüzünde her cephede en ön safta yer alan kadınların direnişi ve onuru olarak okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc3f121-a129-47a0-b0ba-f9d05c9ed460.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Şekillendiren Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefi sorgulama tüm insan bilgisinin köküdür. Felsefe, yeni kavramlar geliştirerek, eski hakikatleri yeniden yorumlayarak ve temel soruları yeniden kavramsallaştırarak, iki bin yıldan daha uzun bir süredir ilerlemiş ve insan gelişiminde itici güç olmuştur. Kısacası, biz felsefenin şekillendirdiği bir dünya üzerinde yaşarız. Scott Soames, felsefenin dünyayı şekillendiren etkilerini anlattığı bu özlü tarihte felsefe alanındaki ilerlemeler olmaksızın çağdaş dünyanın olanaklı olmayacağını basitçe ortaya koymuştur.
Soames felsefenin fildişi kule düşüncesi olarak yanlış bir şekilde kavramsallaştırılmasını çürüterek, onun hukuk, mantık, psikoloji, ekonomi, görelilik ve mantıklı karar verme teorisi gibi çeşitli alanlarda yaptığı önemli katkıların izini sürmüştür. Kitap antik Yunan felsefesinin devlerinden başlayarak ortaçağ ve erken çağdaş dönemden günümüze kadar büyük düşünürlerin tarihini aktarır. Kitapta felsefenin kendimizi anlamamızın yanı sıra dilimizi, bilimi, matematiği, dini, kültürü, ahlakı, eğitimi ve politikayı nasıl şekillendirdiği anlatılmaktadır.
“Her ne kadar, her zaman farkında olmasak ve bizi nasıl etkilediğini bilmesek bile, felsefe her yerdedir. Scott Soames felsefenin yalnızca fildişi kule için uygun olan soyutlamalar içermediğini, bunun yerine entelektüel ilgi alanlarımız ve gündelik yaşantımız içinde canlı bir şekilde etkileşimde bulunmayı sürdürdüğünü ifade eder. Bu, felsefenin anlatılması gereken bir öyküsüdür.”
—Sean Carroll, Büyük Resim: Hayatın Kökenleri, Anlam ve Evrenin Kendisi Üzerine kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce921ed9-550b-4b48-9887-e99851dde2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Olmanın Tehlikeleri</image:title>
            <image:caption>Bugün erkekle kadın arasındaki büyük bir fark, kadınların en azındanbaskı altında olduklarını biliyor olmalarıdır.Erkeklere küçük yaştan itibaren, dünyanın “erkeklerin dünyası” olduğu,ayrıcalıklı cins oldukları söylenip durur.Sahip oldukları “ayrıcalıklar” arasında sürekli derinleşen hayalkırıklıklarıyla, tükenmişlikle ve yalnızlıkla dolu bir hayatı yaşama vekadın muhataplarından çok önce göçüp gitme ayrıcalığının dabulunduğunu keşfettiklerinde, çoğu kez çok geç kalmış oluyorlar.
Erkekleri ebeveynleri yetiştiriyor, toplum şartlandırıyor, annesi (birkadın), bir aşık, koca, baba, evin ekmeğini kazanan güçlü ve sessiz adamolmaya özendiriyor. Tüm bu katı rollerin yerine getirilmesi imkansızbeklentileri ise, erkeği duygusal açıdan kötürüm ediyor ve sonundaerken yaşta ölüp gitmesine neden oluyor.Erkekseniz, bu kitabı okuduğunuzda, kendinizi, içinde bulunduğunuz tehlikeleri, erkek” olmak için ödediğiniz bedeli kavrayacaksınız.
Hayatında bir erkeği seven bir kadınsanız, kitabı okuyacak ve onun daokumasını isteyeceksiniz.Erkek Olmanın Tehlikeleri“Kadın hareketine karşılık olarak erkekteki yeni bir olgunluk düzeyiniyansıtmakta... Erkeğin kendi bedeniyle ve kendi duygularıyla tekrarbağ kurmasını sağlamakta ve kendi Eğilimlerine güvenini tekrarkazandırmaktadır.”
Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e2d8c4-0ea4-4396-b2d9-3a7eedb84e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Gerçekten Ne İster</image:title>
            <image:caption>Dr. Herb Goldberg
Sürekli dile getirilen bir soruyu soruyor:
Erkekler sevebilir mi?
“Bir kadın ne kadar çok ya da az seviyorsa, erkek de kendince o kadar sever. Geleneksel ilişki değerlendirmesi standartlarının, kadının seven taraf olduğunu düşündürmesine rağmen, bu böyledir. Kadın erkeği sevmek istiyorsa, ilk önce erkeğin gerçekliğini ve kadının bu gerçeklik üzerindeki etkisini bilmesi gerekir.
Bu kitap, kadınları kendi açıklamalarının ve erkeklere yönelik tepkilerinin ötesine geçerek, erkeğe erkeğin gözüyle ve iç gerçekliğiyle bakmaya davet ediyor.
Erkeğin en iyi aşk potansiyeli, henüz açığa çıkarılabilmiş değildir.”
Yazar, erkekle kadının birbirini onca yanlış anlama ve içerlemeden uzak, birbirlerini gerçekten nasıl anlayabileceğini, beraber olmaktan nasıl zevk alabileceklerini ortaya koyuyor.
Erkekler gerçekten ne ister?
Hayatında bir erkeği seven her kadın… Ve bir kadınla daha yakın ve daha özel bir ilişki isteyen her erkeğin okuması gereken bir kitap…
Psikolog Herb Goldberg, Amerika’nın en çok okunan yazarlarından biridir. Eserleri uzun süre liste başı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6935b4e7-00ec-415f-972d-4c619ec77199.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Av Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda kat kat karla kaplanmıştı. Kar yüzünden, aşağıdaki uçurumun dibini bile göremiyorduk. Tüfeklerimizin dipçiğiyle karı yararak, yükseklere doğru tırmanıyorduk. bu yürüyüş oldukça eziyetliydi ve bir arada yürümek çok zor oluyordu; bu yüzden yola ayrı ayrı devam etmeye karar verdik. Dağın zirvesine çıktığımda gördüğüm manzara karşısında meredeyse aklımı oynatacaktım. Parlak ve güneşli bir gündü. Güneş altındaki karın ışıltılı yansımaları, dağlara sanki pırlantayla kaplıymış havası veriyordu. Ayaklarımın altında Lori Vadisi uzanıyor, karşımda ise Büyük Kafkasların en yüksek doruklarından biri yokseliyordu. Vanu amca, bu dağın Kazbek Dağı olduğunu söylemişti. Arkama doğru baktığımda; geçtiğimiz ormanları, uçurumları, hatta Kura Irmağı&apos;nı bile görebiliyordum. Güneyde Ararat Dağı&apos;nın karlı tepeleri, hemen yanında ise sanki gökten yere inmiş bir parça gibi, Sevan Gölü vardı. Zirveden Kafkasya&apos;nın tamamını seyrederken, dünyada böylesine muhteşem bir başka manzara olmadığına kesinlikle emindim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca3755b2-d825-4959-9329-43b64ad89237.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümrük Skandalları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yazılanlar, bir hikâye, roman ya da masal
değildir!
Bu kitap; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda,
İstanbul Gümrükleri ile Gümrük Muhafaza Kaçakçılık
ve İstihbarat Teşkilatı’nda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ile Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nde ve de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yapılan yanlışlıkları ve yanlış yapanları tespit eden ve ortaya koyan değerli bir çalışmanın ürünüdür.
Bu kitap, bir nevi iddianamedir; bir suç örgütünü
doğrudan ortaya çıkartan ve FETÖ Terör Örgütü ile
bağlantılı Gümrük kadrolarını da içeren bir belgeseldir.
Bu kitap, Gümrük tarihine düşülmüş önemli bir nottur!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b5564f-fa67-4fb1-8de3-12e5739daaf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Sen Hiç Olmayacak Bir Şeydin</image:title>
            <image:caption>Be Doktor
Kurt kuş masalları bu be doktor
Ay ışığı akıyor kurnadan ben şimdi uyuyamam
Ayakkabımda küçük bir kedi uyuyor evime gidemem
Yolları kaybettim evim hangi yıldızda bulamam
Bulsam da taşa çalmışım anahtarı eve giremem
Neyi fark ettim be doktor sen bilirsin
Yeryüzünde bir yara gibi duruyor bu insanlar
Acı sular geçiyor evlerinin altından
Üstlerinden muhteşem yıldızlar
Kurt kuş masallarını yatak yorgan yapmışlar
Bir dünyalık yol gidiyorlar
Nereye gider bu insanlar doktor nereye gitmeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c78c413-6b18-4b16-8627-e11c7b986d72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattan Yabancılaşmış</image:title>
            <image:caption>Bilincimiz ve Gerçekliğimiz krizler, nefret, aşırılıklar ve şiddet tarafından yönetilir, hatta insanı hor görür. Bilimsel bulgular, teknoloji ve bilgisayar teknolojisi bilimi bizi etkiler, kontrol eder ve âdeta emreder. Soyut bilinç bizi durdurulamaz bir şekilde hayattan uzaklaştırır. Gerçeklik duygusu ve diğer insanlar için merhamet, doğal olmayan ve artık insan olmayan bir bilinç tarafından daha fazla değersizleştirilir ve bastırılır. Bu yüzden artık kendi kendini yok eden Eylemlerimizin kökenini fark edemiyoruz.
Ama yine de Empatik bilinç yaşam yolunu yeniden keşfetmemize izin verecektir.
“Hayattan Yabancılaşmış” psikolojik uzmanlık, felsefi ve tarihsel arka plan, politik konular, bilimsel çalışmalar ve de eğitim -pratik açıklamalarla iç içe geçmiş güncel fenomenlerin başarılı bir kompozisyonudur. Kitap okuru etkileyici ve düşünceli bir şekilde geride bırakan bir roman gibi peşi sıra sürüklüyor. Arno Gruen’in taşıdığı özüne karşı düşünceli tutumundan, yazarken oluşturduğu arka plan bilgisinden ve kombinasyon yeteneğinden çok etkilendim.
Psikolog Dr Kirsten Oleimeulen- Akredite sağlık psikolojisi ve Önleme psikoloğu (BDP)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cec239b-b023-483c-9f5e-ac77f097a764.jpg</image:loc>
            <image:title>Hestır Mezal Nedane</image:title>
            <image:caption>Sene oxto daye, rıcıyo ro asmen, koyi biye vırqoşi, na sene dinawa? Sere hardide weşiya can-u royi, biya hesa verg-u heso. Dereyi derxoney biye rae olağe dızdo, cendege cenco biye werde lüyo khuzo.
Daye sere dinade di chekuye hewl ne mande ke tore vaci. Mı zerre xo kerd vıla, hewne xo kerd letey, porre mı bi shıpe, kameci hetra şeker domani berbene.
Ni dıre qeseyi mı roye xora qerefit, zerre xora ruchkıt, bıne zone xode dard we. Qemıse cı nebiyo caede roni.
Daye!
Tı delaliya,
Tı zelaliya
Tı cane Oliya
Ez qurban,
Dina mı tıya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab9b542-cd56-484d-b166-d6666defba90.jpg</image:loc>
            <image:title>Baştan Çıkarmanın Gücü</image:title>
            <image:caption>Teslimiyet ve açık olmak işe yarasaydı, 
aşkta bu kadar çok acı çekilmezdi... 
Baştan çıkarma yaratıcılık işidir, ruha dokunmaktır. 
Baştan çıkarmak, saflık ve samimiyetin de içine damlatıldığı farklı bir gizem yolculuğudur. 
 
Aldatıldın, kandırıldın, terk edildin, ikinci kadın oldun... 
Seninle ara sıra görüştü ama ilişkiye yanaşmadı... 
Başta peşindeydi, artık seni arzulamıyor... 
Ya da evli birinin tuzağına düştün... 
 
Sen, aşkın kurallarını keşfedemiyorsun. 
Onu baştan çıkar, senin olsun… 
 
Öncelikle 2 S Kuralını öğreneceksin; “Saf ve Seksi” olmayı... 
İma etme sanatını kavrayacaksın. 
Manevra yapmada ustalaşacaksın. 
Karmaşık olmanın cazibesini keşfedeceksin. 
Kendin gibi “Aşk Kurbanları”nı okudukça, hatalarınla yüzleşeceksin. 
Bazen ruhun gizemine, tılsımların çekiciliğine, risklere kendini bırakacaksın. 
“Dünyanın En Ünlü Baştan Çıkaranları” bu yolculukta seninle olacak... 
 
Kişilere değil, gerçekte aşkın kendisine âşık oluruz. 
Ona değil, onun verdiklerine kapılırız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0161e6db-9faa-4c1d-b963-8de226c29a52.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel ve Takım Sporcularında Tepkisellik ve Sportmenlik Davranışları</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Spor 
1.2. Empati 
1.3. Tepkisellik Kavramı 
1.4. Sportmenlik Kavramı 
 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1. Araştırmanın Yöntemi 
2.2. Evren ve Örneklem 
2.2.1. Evren 
2.2.2. Örneklem 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Kişilerarası Tepkisellik İndeksi (IRI) 
2.3.2. Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği (MSOS) 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER 
7. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46ae5e11-b4b5-4ece-b500-93443a2d3c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Antrenörlerde Algılanan Stres Özyeterlilik ve Yaşam Doyumu</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
1.1. Spor 
1.1.1. Sporun Tarihsel Gelişimi 
1.1.2. Sporun Tanımı 
1.1.3. Sporun Önemi ve Amacı 
1.1.4. Bireysel Spor ve Takım Sporu Kavramları 
1.1.4.1. Bireysel Sporlar 
1.1.4.2. Takım Sporları 
1.2. Antrenör 
1.2.1. Antrenör Tanımı 
1.2.2. Antrenörlerin Sahip Olması Gereken Özellikleri 
1.2.2.1. Antrenörlerin Entelektüel Özellikleri 
1.2.2.2. Antrenörlerin Sosyal Özellikleri 
1.2.2.3. Antrenörlerin Psikolojik Özellikleri 
1.2.2.4. Antrenörlerin Karakter Özellikleri 
1.2.3. Antrenörlerin Görevleri 
1.2.4. Antrenör Tipleri ve Özellikleri 
1.2.4.1. Aşırı Disiplinli ve Otoriter Antrenörler 
1.2.4.2. Uysal ve İyi Huylu Antrenörler 
1.2.4.3. Gergin ve Hareketli Antrenörler 
1.2.4.4. Gevşek Antrenörler 
1.2.4.5. İş Yapar Görünüşlü ve Gayretli Antrenörler 
1.2.5. Antrenör Sporcu İlişkisi 
1.3. Stres 
1.3.1. Stres Kavramının Gelişimi ve Tanımı 
1.3.2. Stresin Aşamaları 
1.3.2.1. Alarm Aşaması 
1.3.2.2. Direnme Aşaması 
1.3.2.3. Tükenme Aşaması 
1.3.3. Stresin Belirtileri 
1.3.3.1. Fiziksel Belirtiler 
1.3.3.2. Psikolojik Belirtiler 
1.3.3.3. Davranışsal Belirtiler 
1.3.4. Stres Kaynakları 
1.3.4.1. Bireysel Stres Kaynakları 
1.3.4.2. Çevresel Stres Kaynakları 
1.3.4.3. Örgütsel Stres Kaynakları 
1.3.5. Stres Türleri 
1.3.5.1. Olumlu (Yapıcı) ve Olumsuz (Yıkıcı) Stres 
1.3.5.2. Kısa Süreli (Akut) ve Uzun Süreli (Kronik) Stres 
1.3.6. Spor ve Stres İlişkisi 
1.4. Öz Yeterlilik 
1.4.1. Öz Yeterliliğin Kaynakları 
1.4.1.1. Doğrudan Yaşantılar 
1.4.1.2. Dolaylı Yaşantılar 
1.4.1.3. Sözel İkna 
1.4.1.4. Fizyolojik ve Psikolojik Durumlar 
.4.2. Öz Yeterliliğin Süreçleri 
1.4.2.1. Bilişsel Süreç 
1.4.2.2. Motivasyonel Süreç 
1.4.2.3. Duyuşsal Süreç 
1.4.2.4. Seçimsel Süreç 
1.4.3. Öz Yeterliliği Düşük Olan Bireylerin Özellikleri 
1.4.4. Öz Yeterliliği Yüksek Olan Bireylerin Özellikleri 
1.4.5. Spor ve Öz Yeterlilik 
1.5. Yaşam Doyumu 
1.5.1. Yaşam Doyumu Kavramı ve Tanımı 
1.5.2. Yaşam Doyumunu Etkileyen Faktörler 
1.5.3. Yaşam Doyumu Kuramları 
1.5.3.1. Ereksel Kuram 
1.5.3.2. Yargı Kuramı 
1.5.3.3. Etkinlik Kuramı 
1.5.3.4. Tavandan Tabana ve Tabandan Tavana Kuramı 
1.5.3.5. Bağ Kuramı 
1.5.4. Spor ve Yaşam Doyumu 
2. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
2.1. Araştırmanın Yöntemi 
2.2. Evren ve Örneklem 
2.3. Veri Toplama Araçları 
2.3.1. Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) 
 2.3.2. Genel Öz Yeterlilik Ölçeği (GÖÖ) 
2.3.3. Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) 
2.4. Verilerin Analizi 
 
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA VE SONUÇ 
5. KAYNAKLAR 
6. EKLER 
7. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f2cc979-ba86-442a-a922-ebc2ec797c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcularda Zihinsel Dayanıklılık ve Öz Yeterlilik</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1. Spor ve Egzersiz Kavramları 
2.1.1. Spor Kavramı 
2.1.1.1. Sporun Psikolojik Faydaları 
2.1.2. Egzersiz Kavramı 
2.1.2.1. Egzersizin Psikolojik Faydaları 
2.2. Spor ve Egzersiz Psikolojisi 
2.2.1. Psikoloji 
2.2.2. Pozitif Psikoloji 
2.2.3. Spor ve Egzersiz Psikolojisi 
2.3. Zihinsel Dayanıklılık 
2.3.1. Sporda Zihinsel Dayanıklılık 
2.4. Öz Yeterlik Kavramı 
2.4.1. Sosyal Bilişsel Kuram 
2.4.2. Öz Yeterlik 
2.4.3. Spor ve Öz Yeterlik 
2.4.4. Öz Yeterlik ile İlgili Kuramlar 
2.4.4.1. Bandura’nın Öz Yeterlik Kuramı 
2.4.4.2. Harter’ın Öz Yeterlik Kuramı 
3. MATERYAL VE YÖNTEM 
3.1. Araştırma Modeli 
3.2. Araştırma Grubu 
3.3. Veri Toplama Araçları 
3.4. Verileri Toplama Yöntemi 
3.5. Verilerin Analizi 
 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
7. KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1667765-2a04-439f-985c-8c8fdababc01.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Mesleği ve Yeni Teknolojiler</image:title>
            <image:caption>1. MUHASEBE MESLEĞİ VE YENİ TEKNOLOJİLER 
1.1. 3D Baskı Teknolojisi 
1.2. Bulut Sistemi (Teknolojisi) 
1.3. Blockchain Teknolojisi 
1.4. Siber Güvenlik 
1.5. Big Data 
1.6. Nesnelerin İnterneti 
1.7. Radyo Frekansı Tanımlama Teknolojisi 
1.8. Artırılmış Gerçeklik 
1.9. Robot Teknolojisi 
1.10. Muhasebede Yazımlar 
1.11. Sanayi 1.0 
1.12. Sanayi 2.0 
1.13. Sanayi 3.0 
1.14. Sanayi 4.0 
1.15. Toplum 5.0</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b6d4b4-9d65-4ed2-8784-675345444322.jpg</image:loc>
            <image:title>Exhibiting Architecture through Installations</image:title>
            <image:caption>I.                    Introduction 
II.                 Installations: Between Architecture and Art 
III.              Site, Place, and Space: The Invaded Field of Architecture 
IV.              ‘Installations’ in the “Expanded Field” 
V.                Challenging the Concept of ‘Museum’: Institute for Art and Urban Resources 
VI.              Exhibition Practices of Alanna Heiss 
VII.           Modern Museum as the “White Cube” 
VIII.        Architectural Installations 
IX.              Architectural Installations in the Twentieth Century 
X.                The Merger of MoMA and P.S.1 Contemporary Art Center 
XI.              The Inception of the Young Architects Program 
XII.           İstanbul Modern Young Architects Program 
XIII.        Conclusion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84099e1b-f7ee-4911-bfbd-c24c79b5a153.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık ve Fitness Tesislerinde Risk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>GİRİŞ 
KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
Risk Kavramı 
Risk Yönetimi 
·         Risk yönetiminin önemi 
·         Risk yönetimi eylem planı 
·         Risk analizi teknikleri 
·         Risk yönetimi uygulamalarının yararları 
Sağlık ve Fitness Sektörü 
·         Sağlık ve fitness sektöründe risk yönetimi 
·         Sağlık ve fitness tesislerinde potansiyel risk alanları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc0a793a-6ade-400c-9a7f-1cba13fb57ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Treaty Interpretation by the IACtHR and the ECtHR</image:title>
            <image:caption>CHAPTER 1 
1.1. Theoretical Aspects of Article 31(3)(c) 
1.2. Article 31(3)(c): Intention, Interpretation and Scope 
1.3. The Temporal Element 
1.4. ‘The Parties’ 
 
CHAPTER 2 
Section 1- References to Article 31(3)(c) in the Case Law of the European Court of Human Rights 
2.1.1. Golder v The United Kingdom 
2.1.2. Banković et al v Belgium and 16 other States 
2.1.3. The ‘State Immunity’ Cases 
2.1.4. Mamatkulov and Askarov v Turkey 
2.1.5. Bosphorus Hava Yolları Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi v Ireland 
2.1.6. Behrami and Behrami v France 
2.1.7. Demir and Baykara v Turkey 
2.1.8. Rantsev v Cyprus and Russia 
2.1.9. Nada v Switzerland 
2.1.9.A. International System European Subsystem v Broader International System 
2.1.9.B. Systemic Integration in a Pluralistic Context: Static v Dynamic Integration 
2.1.9.C. Review of the Acts of the UNSC and the Hierarchy of Rules 
2.1.10. The ‘Child Abduction’ Cases 
Section 2- The ECtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.2.1. Special Characteristics of Human Rights Treaties and the Vienna Rules of Interpretation 
2.2.2. ECHR’s Application of Article 31(3)(c) 
2.2.3. Special or Pointless? 
2.2.4. Inconsistent Referencing 
2.2.5. The Spectrum of Relevant Rules 
2.2.6. Evolutive Interpretation 
2.2.7. The Functions of Article 31(3)(c) 
2.2.8. Conclusion 
Section 3-References to Article 31(3)(c) in the Case Law of the Inter-American Court of Human Rights 
2.3.1. The “Street Children” (Villagrán Morales et al.) v. Guatemala 
2.3.1.A. The UN Convention on the Rights of the Child: the duty to prevent juvenile crimes and the duty to rehabilitate 
2.3.2. The Gomez Paquiyauri Brothers vs Peru 
2.3.3. Children’s rights 
2.3.4. Serrano Cruz Sisters v. El Salvador 
2.3.5. Ituango Massacres v. Colombia 
2.3.6. Indigenous Peoples’ Right to Ancestral Lands 
2.3.6.A. Indigenous Peoples’ Land Rights: The Question Of ‘Consultation’ v. ‘Consent’ 
2.3.6.B. Systemic Interpretation of Article 21 of the Convention 
Section 4-The IACtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.4.1. The IACtHR and the Interpretive Method of External Referencing 
2.4.2. Interpreting The ACHR Specific Rules on Treaty Interpretation 
2.4.3. Evolutive Interpretation 
2.4.4. The Use of External Sources as Interpretive Tools 
2.4.5. Soft Law 
2.4.6. Non-Ratified Treaties 
2.4.7. Convergence with International Humanitarian Law 
2.4.8. Legitimacy of Cross-Referencing? 
2.4.9. Use of Non-Binding External Instruments 
2.4.10. Universalism v Consensus 
2.4.11. Conclusion 
 
CHAPTER 3 
3.1. The MFP Clause in Human Rights Treaties 
3.2. The MFP Clause in Theory 
3.3. The Function of the Clause 
3.4. The MFP Clause in Practice 
3.5. A New Way to Apply to Clause 
3.6. Conclusion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ec6e55c-ec60-4f21-99b2-1ee5a913d4a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Sezgisel Çarpanları</image:title>
            <image:caption>Zamanın birinde, birbirini çok seven bir adam ve bir kadın varmış. Kadın özgür olmak istiyormuş! Adam ise, kadını büyütmek… 
Adam, kadına yazmayı öğretmiş, büyüsün diye…       
Ona kanatlarını vermiş, uçmayı öğrenip, özgür olabilsin diye… 
Ondan söz istemiş, uçmayı öğrendiğinde, gökyüzünü bizim için keşfedeceksin… 
Ve bir gün yazmayı öğrendiğinde, bizi yazacaksın. Birbirini çok seven bir adam ve bir kadının öyküsünü yazacaksın… 
Kadın söz vermiş… 
Adam gitmiş, kadın kalmış… 
Kadın sözünü tutmuş… 
Kanatlarını kalbine takmış ve uçmayı öğrenmiş. 
Giden adam için, iki kişilik yaşamayı öğrenmiş. Gördüğü bütün güzelliklere iki kişinin gözüyle bakmayı öğrenmiş. Gökyüzünü keşfederken, kalbi hep iki kişilik atmış… 
Adam gitmiş, kadın büyümüş ve sözünü tutmuş… 
Bu kitap, birbirini gerçekten bütün imkânsızlıklara rağmen çok seven bir adam ve bir kadının gerçek hikâyesinden esinlenilmiştir. İki kadın bir adamdan, iki adam bir kadın öyküsüne evrilen bu hikâye de Serra ve Sezgin’in aşklarına şahitlik ederken, Aşk’ı ve Aşk’la beraber gelen bütün duyguları yeniden tanımlayacaksınız. 
Serra, Sezgin, Efsun ve Toprak’ın birbirinin içine geçmiş hikâyelerini okurken sizde kalbinizin yerinden söküldüğünü hissedecek. Ve kendinize şu soruyu soracaksınız; “Aşk gerçekten kaç bilinmeyenli bir denklem?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5773b435-903e-4d3b-9c48-d1906bc699a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Okulunda Ruhun Devrimi</image:title>
            <image:caption>“DÜNYAYA HÂLÂ KIZGINSAN, KENDİNLE KAVGAN HENÜZ BİTMEMİŞ DEMEKTİR.” 
– ŞEMS-İ TEBRİZİ 
 
Bugüne kadar karşılaştığın zorluklar, yaşadığın acılar ve içine doğduğun sınırlı koşullar ya seni çok daha gelişmiş bir bilinç boyutuna çıkarmak içinse? 
Dibe vurduğunu düşündüğün an, seni çok daha yukarı sıçratmak için büyük bir planı varsa hayatın? 
Kendi hikâyenin başrolündeki insanlar ya seni sana uyandırmak için, sana içindeki mucizeyi göstermek için seçtiğin yol arkadaşların, aynalarınsa? 
Ya yaşanmışlıklar sadece bir tesadüf değilse, ya tüm karşılaşmalar bir tevafuk ise? 
Sen dünyaya kendini fethetmeye, keşfetmeye, ruhundaki ilahi gücü deneyimlemeye geldin. Ne olduğunu, kim olduğunu, neye dönüşmek üzere var olduğunu öğrenmek isteyenlerden biri olduğun için bu kitapla buluşuyorsun. 
O halde şimdi içindeki gerçek güce uyanıp ruhunun devrimini başlatma vakti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9464b7a-1bff-4154-835a-711ea895d427.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderliğin Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>Kazanmak için feda etmek gerekir. 
 
Ya lidersiniz ya da değilsiniz! Bu, gece ile gündüz kadar nettir. Organizasyonlar üçgendir ve tepe noktaya yükseldikçe burgu kaçınılmaz olur. Madalyonun bir yüzünde yalnızlığı içeren bir düzen, öbür yüzünde ise başarı ve zafer vardır. 
 
Hayat çatışmalardan ve zorluklardan oluşur. İş hayatı da bu çatışmaların en görünür olduğu yerdir. Şirkette işler her zaman o kadar da yolunda gitmez. Uyumlu insanlar olduğu gibi illa ki aksi tipler de vardır. Lider; görüş ayrılıklarını çözmek, duyguların tutuşturduğu yangınları söndürmek, münasebetsiz sorularla, dedikodularla, imalarla, kavgalarla hatta hafife alınmalarla başa çıkmak zorunda olan kişidir. 
 
Bu kitapta liderliğin çok da bahsedilmeyen, karanlıkta kalmış yönleri anlatılıyor. Liderlik sadece güzel güllerin olduğu bir gül bahçesi değildir; aynı zamanda yüzlerce dikeni vardır. 
 
Profesyonel iş hayatına “126 yıllık!” iş tecrübesini sığdıran Gülden Türktan, size liderliğin karanlık yüzünü gösterip, bunun aydınlığa nasıl çevrileceğini paha biçilmez iş ve yaşam tecrübesiyle anlatıyor. 
Pek çok ilke öncülük etmiş, uluslararası şirketlerde önemli görevlerde bulunmuş, şirket yönetim kurullarında 30 sene başkan olarak görev yapmış, belli başlı derneklerde görevler üstlenmiş, W20 (WOMAN20) Kurucu Başkanı olmuş bir kadın liderin kaleminden okuyacağınız bu kitapta; şirketlerin çok da bilinmeyen hikâyelerini ve liderliğin arka yüzünü bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f4f6d1-9c20-4528-bf0b-76b1c101d352.jpg</image:loc>
            <image:title>The Code of Destiny</image:title>
            <image:caption>Without worshipping the light, without turning into darkness … 
 
The &quot;universe of matter&quot; is always in motion and 
every motion has a vibration. 
Your actions, choices, feelings, thoughts and expressions 
also have a vibration unique to you... 
You watch what is reflected of you in the mirror of life as your destiny. 
Language is the pen of destiny. 
Are you aware of what you invite into your life with your expressions? What kind of destiny do your behavior and attitude bring you? What do the things happening to you warn you about? What does your chosen profession tell you? What are the problems in your body foreshadowing? Can you read the messages in your accidents? Does your future plan consist only of your choices? The system uses a very special language when talking to you about all these issues.  In order to communicate with this special language of the universe, you need to know the alphabet of life... So, what is the alphabet of the secret language of life? When you start reading life through events, situations, actions, choices, words and expressions, you establish a conscious cooperation with the system. That&apos;s when you catch the real rhythm of life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6134d69-b35c-41d4-987d-009f3bdd3343.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolşevikleşme Sürecinde Ermeni-gürcü İlişkileri Ve Türkiye 1917-1921</image:title>
            <image:caption>“Taşnaksütyun kurulduğundan beri Transkafkasya’da sadece entrika ve provokasyon metodu ile tanınmış, kendisini devrimci ve sosyalist olarak tanımlayan bu parti karanlık güçlerle bağlantıdan kaçınmamak gibi utanç verici tavır sergilemiş, …, Dünya Savaşı başladığında küçük bir halkı büyük tehlikelerin önüne sürmüş, …Gürcistan’a yönelik yıkıcı kampanya başlatan Taşnaklar, iki halkı sınır sorununu ortaya atarak silahlı çatışma için tahrik edemeyince Kafkas Cumhuriyetlerinin Konferansı aleyhinde kampanya başlatmıştır…” (Gürcü Menşeviklerinin 8 Kasım 1918 tarihli Borba Gazetesi’nden) “…Taşnakların her zamanki amacı Ermeni halkının nefretini Gürcistan’a yönlendirerek Ermenistan’ı içinde bulunduğu uçuruma iten Taşnaksütyun Partisi’nin suçlarını unutturmaya zorlamaktır…” (Gürcü Menşeviklerinin 27 Ocak 1921 tarihli Borba Gazetesi’nden) “Kars’ın sükutu haberi yalnız Ermenistan’ın değil Gürcü kavminin de kalbine bir ok gibi saplanmıştır….Eğer hazır olmazsak Türkler alın teri ve kan ile sulanmış ovalarımızı çiğneyebilir…Tehlike kapımıza gelmiştir…” (Gürcü Menşeviklerinin Kasım 1920’ye ait Ertoba Gazetesi’nden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa1f967-d4f7-4d7a-975b-2d8ab1ce39de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzündür Aşk</image:title>
            <image:caption>Bugün kederliyim beterim bugün
Sesime ses değse çığlık oluyor
Üşüyor toprak taşlar üşüyor
Vuslatı yakın eden yollar üşüyor
Yumma gözlerini uyuma bugün
Bütün gölgeler akşam oluyor
Üşüyor yaprak dallar üşüyor
Savrulup yırtılan rüzgâr üşüyor
İçimde kış gibi bir mevsim üşüyor
Oysa ben senden neler neler isterdim
Senli sevdalarda doğmak isterdim
Sabahlar isterdim asi ve mavi
Büyüsün isterdim ışığın rengi
Ama gel gör ki kötüyüm bugün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0a09c6-9f4d-4a16-b123-9ebb96447ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>İbo</image:title>
            <image:caption>Feyizoğlu, ayrıntı avcısı bir insan. Gerçeği çok yönlü, derinlemesine açığa çıkarma işine, dikkati çekmeyen ayrıntılardan başlıyor. Kuşku duymak, ısrarla deşmek, bıkıp usanmadan sormak, karşı tarafı bıktırırcasına ve de kaçırırcasına sigaya çekmek. Konu, ‘68–71
kuşağının sistem tarafından yok edilen liderlerinin yaşamı olunca Feyizoğlu’nun bu illet sorguculuğu işe yarıyor, daha bir anlam kazanıyor. Sınıf mücadelesinin enkaz altında kalan pırlantalarını açığa çıkarma işidir bu. Kolay değil.
Feyizoğlu’nun dili durudur. Zorlanmadan, pürüzlere takılmadan okuyoruz. Okurken, “Bu dokuda bir şey eksik galiba,” diye sormaktan da kendimizi alamıyoruz. Tanrı’nın insanlığa estetik incelik, şaşırtıcılık, büyü, şiirsel öz-kısa söz denilen nesneleri dağıtırken, Feyizoğlu’na
haksızlık ettiğini, O’nu okuyup bitirdiğimizde anlar gibi oluyoruz.
Büyük insanlık için ölen insanların tek yönlü yüceltilmesi, dinlerden, kahramanlık efsanelerinden bize kalan bir mirastır. Bu mirastan kopamıyoruz. Bu miras bizi yiyip bitiriyor, bizi götürüp bilimin karşısına dikiyor. Bu miras bizi ölen insana ve kendimize yabancılaştırıyor. Feyizoğlu’nun feyizli bir tutumu da böylesi bir mirasın etkisi altında az kalmış olmasındadır.
Ölümsüzlük diye bir şey yoktur. İnsan ve insanlık bugün var, yarın yoktur. Önemli olan, anda, yani alınan her solukta ne yaptığımızdır. Yaptıklarımıza tapmamamızdır. Hiçleşmeye ya da ölüme en yakın şey, tapma eylemidir. Sadece bu kitabı değil, tüm kitapları ön yargılardan, tabulardan arınmış, kuşkucu, merakçıl, objektif bir kafayla okumalıyız. Kendi teorik yaratıcılarını, kendi özünde aşma potansiyeli taşımayan hiçbir devrim uzun soluklu olamaz.
Dileğim, bu kitabın da benzeri kitaplar gibi, uzun soluklu devrimlerin ocağında bir kıvılcım ya da bir alev damarı olmasıdır.
Muzaffer Oruçoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a247f0-0e69-4874-b56d-61d6b5a7c7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabuk</image:title>
            <image:caption>Kalemin sivri ucu 
Etime battı Kanadı 
O günden sonra 
Mürekkep 
Kan kardeşim 
Sayıldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a9a3bf-6247-4bac-ac94-ee023a68414d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedinin Şairi</image:title>
            <image:caption>Kedinin Şairi, yalın bir dille şiir örgüsünü oluşturan Özgün E. Bulut’un bugünü eksen alarak yarına doğru uzanan şiirlerinden oluşan bir toplam. Kibir dilinden uzak, sözün büyüsüne, sözün gücüne değer veren şiirlerden oluşan Kedinin Şairi, hayata bakış açısı ve tutunduğu yer itibariyle de insanı kucaklar, ona sımsıkı sarılır.
kedim yüzüme bakar durmaksızın
o hep çok başına ben hep tek başıma
onun ülkesi ev benim ülkem yangın
o bir pati ile dünyaları getirir
ben çok okşayışla bir şiir bile söyleyemem
onun dağı bıyıkları benim dağım yaralarım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af320c4f-0534-43ef-8f48-d5d6cf8e004b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılma Vakti</image:title>
            <image:caption>Kırılma Vakti
&apos;&apos;Herkes için bir vicdan takın askıya filmin sonuna yetiştirin bütün çığlıkları, kederleri, düşleri sonra yola düşüp, iyi yolculuklar görün.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0243299b-8290-40c7-bc45-d664bd178982.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuralları Yıkan Cesur Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Victoria Woodhull, Mary Wollstonecraft, Aimee Semple McPherson, Edwina Mountbatten, Margaret Argyll ve Coco Chanel cesur kadınlardı. Toplumun yapabileceklerini ve yapamayacaklarını söylediklerine zamanları yoktu dahası; dünyanın onlardan önce büküldüğünü göreceklerdi.
1872&apos;de Victoria Woodhull adında büyüleyici bir medyum, Beyaz Saray&apos;a koşarak geleneği paramparça etti. Eğer kazanabilseydi, kesinlikle günümüzdeki çağdaşlarıyla rekabet edebilirdi. Böyle bir gösterişten nefret eden Mary Wollstonecraft, kadınların ilk manifestosunu yayınlarken kalemiyle -hâlâ yerine getirilmesi gereken- bir düşünce devrimine ilham verdi.
Amerika&apos;nın ilk kadın vaizi Aimee Semple McPherson&apos;dan bir moda imparatorluğu tasarımcısı Coco Chanel&apos;e kadar bu kadınlar toplumda görmek istedikleri değişim oldular.
“Kuralları Yıkan Cesur Kadınlar” da Jeremy Scott, onları zekâ, şevk ve hürmetle anıyor.
&quot;Yol boyunca bazı harika öyküler var ve Scott onları şevkle anlatıyor.&quot; - New York Times &quot;Son derece keyifli ve türe ışıltılı bir katkı.&quot; -- Katie Hickman, “Daughters of Britannia”nın yazarı
&quot;Eşzamanlı olarak tam gaz yaşanmış hayatların coşkulu bir kutlaması ve uyarıcı öykülerden oluşan bir koleksiyon... Çetin bireyciliğin ve düpedüz eksantrikliğin ilgi çekici ve çoğu zaman esprili bir kutlaması.&quot; -- Siân Evans, “Queen Bees” in yazarı.
Açıkça kadınları seven bir adam olan Jeremy Scott, bu aşırı kural tanımayanların kahramanlıklarına hayran kalıyor. Ben de. Harika bir okuma.&apos; -- Marcelle d&apos;Argy Smith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd7ad880-adb3-464d-aadb-77cb2205ba67.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşların Kanadına Sarıldım</image:title>
            <image:caption>Ben ne zaman annemi özlediysem, kuşların kanadına sarıldım
Sesini gizleyen sabırdan bir saç örüğüydü annem
Araba mezarlığına dönmüş ruhunuza isyandı
Siz şimdi bu vebalden nasıl kurtulacaksınız
Kaybettiğiniz o canların ağıtları ardınızdayken
Gecenin koynuna süt taşırdı annem, kucağında yamalı kotumla
Uyuyan bütün kediler uyanır, köpekleri toplar, bir şarkıya koşarlardı
Ben şimdi üstüne kar yağan annemin kayıp olan imgesiyim
Üşüyen toprağın sarındığı bir dem sıcaklığım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9718c02a-f4b1-4cbf-922c-165e97e2fc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahir</image:title>
            <image:caption>Türkiye sol hareketinin tarihindeki yoğunluk ile bu tarih üzerine yapılmış araştırmalar değerlendirildiğinde bir paralellik olmadığını görürüz. Solun siyasi tarihinin yaklaşık yüz yıllık bir geçmişi olmasına rağmen bu konuda yayınlanmış eserler çok sınırlıdır. Bunun çok çeşitli nedenleri vardır. En önemli neden, yasaklı bir tarih olmasıdır. Solun siyasi geçmişini merak edenler konuyu ilk önce anti-komünist yayınlardan öğrenmeye çalıştılar. Ancak 1961’den sonra bu konuda daha ciddi araştırmalar yayınlanmaya başlanmıştır. Artık konu giderek kendi içinde gençlik, sendikalar, enternasyonal ilişkiler gibi belli alanlarda ayrıntılı çalışmaları gerektiren bir boyuta gelmiştir. Fakat, “tarihi yazmak, tarihi yapmaktan daha zordur” derler. Belli zorlukları aşarak bir okuyucunun eline ulaşan böyle bir kitabın nasıl hazırlandığının-yazıldığının okuyucu tarafından bilinmesinde yarar var. Okuyucu bu ön bilgilerle, okuduğu kitabı daha iyi anlayabilir, daha iyi değerlendirebilir, edineceği bilgi ve hazzı daha da artırabilir. Ayrıca yazar-okuyucu arasında oluşacak güven ilişkisini daha da pekiştirebilir. Mahir Çayan hakkındaki bu biyografik kitap da solun genel tarihine ilişkin araştırmalardan pek farklı değildir. Bu kitap ana hatlarıyla şöyle hazırlandı: İlk elde araştırmacıların karşılaştığı sorun ekonomik olmuştur. İkinci sorun, elde edilecek bilgilerin derlenip toparlanmasıdır. Kitabı hazırlarken konuyu birinci dereceden bilen kişilerle görüşme yapmak, belge ve dokümanları incelemek için yurtiçi-yurtdışı değişik yerlere gidilmesi gerekiyordu. Bu sorun kitabın bitme aşamasına kadar sürmüştür. Mahir’in biyografisini hazırlamak elbette ki kolay olmadı. 91’de belge toplamaya başladığımda sonuçta binlerce sayfalık doküman-belge-araştırma okumam erekeceğini ve yüzden fazla kaseti dolduracak röportajlar yapacağımı düşünmemiştim. İlk anda direkt bilgilere ulaşmakta zorluk çektim. Bunun en önemli nedeni, olayı bilen birinci elden tanıkların büyük çoğunluğunun sağ olmamasıdır. İkinci neden, devletin elinde bulunan belgelere (mahkeme tutanakları, ifadeler vb.) ulaşma güçlüğüdür. Ayrıca sanık avukatlarında olması gereken belgelerin önemli bir kısmı gözaltı-tutuklama-arama nedeniyle yok olup gitmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e95134-5726-42ee-a267-ef2ac84cf0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ses</image:title>
            <image:caption>Sohrab Sepehri renklerin insanıdır. En çok da mavinin. Rengi ışığın acısı olarak tanımlayan Goethe&apos;nin sözü, onun fırçasından tuvale geçer. Onun şiirleri bir tablonun renkleriyle doludur. Resimleri de şiirin imgelerinden beslenmiştir.
Yayınevimiz Sohrab Sepehri&apos;nin Yalnızlığımın Çinisi isimiyle yayımladığı şiir kitabından sonra, onun düz yazılarıyla da başka bir Sohrab&apos;ı okurlarla tanıştırmaktadır. Haşim Hüsrevşahi&apos;nin uzun emekler sonucu Türkçeye kazandırdığı Mavi Ses, Sohrab&apos;ın ruhuna ve yalnızlığına bir selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8899ef-6ebf-486d-ad23-8615b989b640.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleklerin Seninle Konuşuyor</image:title>
            <image:caption>Bu günlerde etrafımızdaki her şeyin sihirli olduğu bilgisini unuttuk… “Şunu sevmiyorum. Bunu seviyorum…” diye ayırır olduk. Bir de baktık ki, bütünden asıl ayrılan biz olmuşuz!
Bu sayfalarda, sihrinizle tekrar buluşmak için bir “yol” öğreneceksiniz –ki sihriniz ancak birliğin içindeyken ifadesini bulabilir. 
İş hayatından, ilişkilerinize kadar her konuda melek enerjileri aracılığıyla evrensel öneriler alacak hem zevkli, hem de binlerce insanın faydalanmış olduğu bir yöntemle tanışacaksınız.
Belki siz de tekâmül yolunuzda, evrensel bilgiyi paylaşarak ortak fayda sağlamakla görevlisiniz. “Yolda” yürürken önünüzde Sevgi çiçekleri açacak...
Bilgeliğin eliyle toplayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7efc85b-6acb-47cc-9acc-39038d0cc47b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu&apos;da Etnik ve Dini Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, adeta cehenneme dönüşen Ortadoğu&apos;da, Devletlerin bile yok olduğu bir ortamda, zaten devletsiz olan ve bütünüyle korumasız kalan halkların ve azınlıkların deneyimlerini anlatmakta, birçok Ortadoğu devletindeki Hıristiyan, Yahudi, Zerdüşt, Alevi ya da Bahai topluluklar gibi geleneksel azınlıklar ile Maruniler, Kürtler ile Batı Şeria ve Gazze Şeridi&apos;ndeki Filistinliler gibi devletsiz halkları ve iktidardan yoksun çoğunlukları kapsamaktadır. Büyük ve görece homojen nüfusların yeni devlet sınırları nedeniyle bölündüğü ve acımasız bir savaş hali, baskı ya da uluslararası emek pazarının talepleri yüzünden diasporalar oluşturacak şekilde dağıldığı için paramparça olan Ortadoğu&apos;da, yeni mutabakat zeminleri yaratarak bu sorunların üstesinden gelme çabaları ağırlık kazanmakta ama ümitler azalmaktadır. Bu kitap bütün bu çabalara mütevazı bir katkıda bulunmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e851c5fe-3192-4383-b493-8432f3f04c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşta ve Barışta Büyük Stratejiler</image:title>
            <image:caption>Diplomatlar, siyaset bilimciler, devlet yöneticileri ve siyasetçiler, gazeteciler ve ilgili herkes için kaynak kitap. P. Kennedy&apos;nin editörlüğünü yaptığı elinizdeki kitapta, kendi alanında önde gelen otoriteler, uzun erimli çıkarlarını korumak için savaş ve barış zamanlarında siyasi, ekonomik ve askeri hedefleri nasıl birleştirmeye çalıştıklarını tartışıyorlar. Kitap, Avrupa büyük stratejilerinin klasik örneklerini çözümlüyor ve günümüzün büyük savaş alanı operasyonlarından ulusal kaynakların yönetimi konusuna, diplomasinin yaşamsal rolü, halkın savaş zamanında savaşın yükünü, barış zamanında savunma maliyetlerini taşıma isteği konularına doğru nasıl genişlediğini anlatıyor. 1. ve 2. Dünya Savaşlarında İngiliz büyük startejileri ile, Roma İmparatorluğu&apos;nun İmparatorluk İspanyası&apos;nın, Almanya, Fransa ve Sovyetler Birliği&apos;nin büyük stratejileri de kitabın konusunu oluşturuyor. Diplomatlar, siyaset bilimciler, devlet yöneticileri ve siyasetçiler, gazeteciler ve bu konulara ilgi duyan herkes için kaynak bir kitap &quot;Savaşta ve Barışta Büyük Stratejiler&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efbc146b-eab4-43f1-9ca4-97e09a30480b.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevi Şiir Mesleği Şair</image:title>
            <image:caption>İğne ile kuyu kazmak gibi meşakkatlidir yazmak. 
Kuyudan ağırca su çekmek gibi zahmetlidir yazmak. 
Yusuf’ça kuyuya atılmak gibi hikmetlidir yazmak. 
Bu görevi aldım Hak&apos;tan, siire memurum, şiire mecburum. 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.&quot; 
Rahman ve Rahim Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Ben şiiri, kendime meslek, en büyük bir görev bildim. 
Her daim yerine getirilmesi gereken ödev bildim. 
Ben şiiri bir sığınak, huzur bulacak bir ev bildim.   
Bu görevi aldım Rabb&apos;den, şiire memurum, şiire mecburum. 
 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.” 
Aziz ve Kerim Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Şiir yazmak hayatıma değer katar, mana getirir. 
Belki şiirlerim idrake, belki izana getirir. 
Elbette Allah nasip ederse imana getirir. 
Bu görevi aldım Hak&apos;tan, siire memurum, şiire mecburum. 
 
“Ferdun, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, ve Kuddüsun.&quot; 
Vehhab ve Rezzak Yüce Allah her an yardımcımız olsun. 
 
Ey Sandali! Senin görevin şiir, mesleğin şair. 
Asla unutma! Hayatının merkezi hep buna dair. 
Diğer işler senin için ikincil, önemsiz ve sair. 
Bu görevi aldım Rabb&apos;den, şiire memurum, şiire mecburum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fca944-63ad-4964-b316-4111cd7d7177.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Çarpı Beş Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta beş vakit, yani “sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı düşünceleri” adı altında tam beş bölüm halinde ve her bölümde 100 başlıkta fikir, düşünce ve görüş açıkladık. Sonuç bölümünde 1 başlık daha var. Orada da 5 düşünce mevcut. Buna göre ceman 505 düşüncemi, 505 başlıktaki fikirlerimi, bazen nesir (düz yazı), bazen de nazım (şiir) şeklinde okuyacaksınız. 
Beş vakit dediğimizde elbette anlaşılmıştır ki namaz vakitleridir. Bu vakitler namaz vakti olduğu kadar düşünmek vaktidir de. Her namaz esnasında Müslüman tefekkür ve bilinç halindedir. Buna göre her namaz esasında tefekkür vaktidir de. 
Bu kitapta çoğunlukla nesir, biraz da şiir şeklinde fikir, görüş ve düşünce paylaşmaktaki maksadımız, elbette ki sizleri tefekküre çağırmaktır. Bu çağırıyla beraber maksadım, sizin de fikir, görüş ve düşünceleriniz ile kendi fikir, görüş ve düşüncelerimi karşılaştırarak, gerekirse çatıştırarak yeni fikir, görüş ve düşüncelere ulaşmak, hakikat kıvılcımlarını zihinlere yaymak suretiyle aydınlık meydana getirmektir. 
“Zihinler aydınlık olursa Dünya da aydınlık olur.” 
Karanlık, güneşin ve ışığın olmaması halidir. Zihinlerdeki karanlık hayattaki karanlıktan daha tehlikelidir. O da zihinlerde aydınlık fikirlerin, güzel görüşlerin ve faydalı düşüncelerin olmaması halidir. Bu durum insanlık için felaket meydana getirir. 
Ünlü Filozof Sokrates, kötülük yapanlar için şu müşahedesini ve tespitini beyan eder: “Bilmiş olsaydı yapmazdı.” Burada bilmek yani bilmiş olmak, elbette ki, kitabi ve zihne doldurulan bilgi yığınları değildir. Bu sözde beyan edilen “bilmiş olmak”, “kendini bilmek ve şuur sahibi olmaktır. 
Biz de bu kitapta, Üstadımız Filozof Sokrates gibi düşünerek, yanlış yapanlar ve kötülük üzere bulunanlar için “zihinleri aydınlanmış olsaydı, idrakleri geliştirilmiş olsaydı yanlış yapmazlardı ve kötülük üzere değil, iyilik ve doğruluk üzere olurlardı” şeklindeki bir düşünceyi esas alıyoruz. Bu esas üzerine okuyucularımızla birlikte bilinç ve kendini bilmek yolculuğuna çıkıyoruz. Sokrates’in bu bakış açısı zaten bizim bakış açımızdır. “İlim, ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen boş yere okumaktır” şeklinde özetlenen görüş, Pirimiz Yunus Emre’nin şiirlerinde de mevcuttur. 
Evet, maksadımızı sunuş kısmında böylece kısaca açıkladık. 
Toplumun büyük çoğunluğu katları, yatları, parayı-pulu, “dört çarpı dört lüks arabaları düşündüğü” bir ahvalde, biz “beş çarpı beş düşünmek” diyerek maneviyata, ahlaka, adalete, doğruluğa ve iyiliğe dikkat çektik ve hep bunları düşündük, elhamdülillah. 
Her daim düşündük ve her daim yazdık. Neredeyse 20 yıldır yazıp da bir kenarda biriktirdiğim fikirlerimi bir bütün halinde sizlere bu kitapta sunmaktan mutluluk duyuyorum. İnşallah faydalı olur. Haydi hayırlısı. 
Bu kitabımı okuyan, düşünen ve araştıran aydınlık fikirli tüm insanlara armağan ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26a96a2a-334e-4b89-b372-0345d8d79ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışla</image:title>
            <image:caption>Ağlar gözlüm, baxışların qəm dolu, 
Dərdin nəydi bilənmədim, bağışla. 
Ömrüm boyu həsrətinə can dedim, 
Bir dərdini bölənmədim, bağışla. 
 
Hə can dedi, nə haqqımı haqladı, 
Nə öldürdü, nə yaramı bağladı. 
Göylər mənim gözlərimə ağladı, 
Göz yaşını silənmədim, bağışla. 
 
Həm solumda, həm sağımda gülüşlər, 
Dağ-dağ oldu qəm dağımda gülüşlər, 
Çilikləndi dodağımda gülüşlər, 
Gül üzünə gülənmədim, bağışla. 
 
Ocaq çatdım, kül yeridi üstümdən, 
Oba köçdü, el yeridi üstümdən, 
Tufan qopdu, sel yeridi üstümdən, 
Harayına gələnmədim, bağışla. 
 
Bax səsimi laylalara köçürdüm, 
Haqq səsini laylalara köçürdüm. 
Nəfəsimi laylalara köçürdüm, 
Torpağına  bələnmədim bağışla. 
 
Döndü könlüm qəm qusuna dolandım, 
Torpağına mən daşına dolandım. 
Həsrətinin mən başına dolandım, 
Ayağında ölənmədim, bağışla. 
 
Nə qaranlıg bir ömüre yan dedim 
Sökülsəydi göy üzündə dan dedim. 
Ömrüm boyu həsrətinə can dedim, 
Bir dərdini bölənmədim, bağışla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f0906f-9f15-4076-89ce-5b111be0b0ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Avuç Şair Bir Avuç Şiir Bir Avuç Şiir Grubu - 4 -</image:title>
            <image:caption>Merhaba değerli grup arkadaşlarım, merhaba sevgili okurlarımız, Kurucusu olduğum grubumuzun bu dördüncü Antoloji çalışması. 
Daha önce ki üç çalışmamızı 20 şer kişilik gruplar halinde yapmıştık. Bu kez sayımızı 25 &apos;e çıkardık. Bütün kitaplarımızı ortalama bir aylık süre zarfında çıkardık. Yeni kitabımızı da aynı sürede çıkarıp, edebiyat dünyasına armağan etmeyi hedeflemiştik. Alnımızın akıyla bu hedefimize ulaştık. Takdir edersiniz ki 25 farklı insanı bir araya getirip, ortak bir çalışmada buluşturmak hiçte kolay değil. 25 farklı insan, 25 farklı düşünce. Tüm sanatçılarımıza aynı mesafede durarak onların duygularını kitaplaştırdık. Bu kitap, bazı şairlerimizin ilk göz ağrısı, ilk eseri olabilir. Asıl hedefimizde buydu zaten. İlkleri başarmak. Değerli arkadaşlarım, yarınlara bırakacağımız bir şeylerimiz olsun istiyorsak, en değerlisini bıraktığımızdan emin olmanızı istiyorum. Bize, inanarak yola çıkan bütün kalemdaşlarımıza grubum adına şükranlarımı sunuyorum.  Bilindiği gibi her eserin arkasında çok sayıda mimar vardır. Ama baş mimar tektir. Grubumuzun baş mimarı olan Yöneticimiz Sayın ALİ TURGUT arkadaşıma gerek gruba kattığı değer gerekse kitabın her aşamasına koyduğu eşsiz katkıdan dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Elbette ki bu süreçte çalışmalara katkı sunan diğer yöneticilerimize teşekkürlerimiz bakidir. Kitabın raflardaki yerini almasında emeği geçen GÜLNAR YAYINLARI yönetici ve emekçilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. 
BİR AVUÇ ŞİİR GRUBU YÖNETİMİ ADINA 
MEHMET EMİN TURGUT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48823f09-c4ae-4e31-9e86-262bd6de8a2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Unutmayı Öğret Bana</image:title>
            <image:caption>sıra tabutlar ortasında 
beni parkanın hangi cebinde taşıdığını unutma yeter! 
yanağımı tepinen cehennemine yaslamışım 
sıra tabutlar öyküsü sevgilim… 
dağ eteğinden sıçrayan kaya parçaları çarpar acılarıma 
kulaklarım çıldırmış patlamalar ortasında sesini tanır 
toprak, barut ve kan kokularından geçer de gelir kokuların
Yusuf’un kör kuyularında beklemem 
hep mayıs aylarımsın kavruk yüzünle gelincik sürüsü 
dişinle yanağın arasında tütün acı emiyorsun beni 
bırak beni unuttuğun cebinden geçsin kurşun 
sıra tabutlar ortasında yanında yatarım sevgilim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aae9cc8-9610-44e0-a85d-b884158f3703.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrı Giz Eylediler</image:title>
            <image:caption>İçlerinde büyüttükleri sırları anlayan olmadı. Onların sırları gözyaşlarından toprağa düştü ve yaşlar sırrın hikmetini yeşertip anlamlandırdı.
Denir ki, Mevlana şunu vasiyet etmiştir: ”İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olandır.” Gize doğru yolculuk başlamıştır.
Denir ki, Hayyam’ın Hasan Sabbah’a söylediği; “bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin” sözü, Hasan Sabbah’ın hayatının sözü olmuştur. Bu söz söylenmiş midir, Hasan Sabbah’ın hayatı değişmiş midir bilinmez. Bilinen, gizin içine girilmiş olma halidir.
Denir ki Hâfız büyük bir anlatıcıdır. Hafız neyi anlatır peki? Tanrısal bir konumda, insanın ve dilin, dilin dışındakinin ona yüklenmesinin öyküsünü anlatır. Gizde kaybolmanın perdesi çekilmiştir.
Hafız, Hayyam ve Mevlana yan yana gelince gazeller aşkın hikmetine perde kurar ve o perde yürekte söz olur, söz hiçliğe yelken açar ve sırlar giz olur. Haşim Hüsrevşahi’nin sade ve anlamlı çevirisi ile hikmet bahçesinin gülleri bülbüle kapılarını açar; bülbül inlerken, bahçe aşk mevsimine dem der ve Hafız ve Hayyam ve Mevlana girer içeri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcca7738-b9ba-4b41-bf18-4022d0bbd1f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Telaş</image:title>
            <image:caption>Sedat’taki telaş, anlaşılır cinsten değildi. Duru, bir ara “Bu ne telaş, be” diyecek oldu ama demedi. Sedat köpürüyordu, Duru’nun bir an önce evden çıkmasını istiyordu. “Hadi çıkabilirsin, ben seni sonra ararım” dedi ve koca kale misali büyük tahta bir kapıyı açarak Duru’yu yolcu etti. Bu, Sedat’ın Duru’yu ilk, ama son olmayan yolcu edişiydi. Duru, üç dakika içinde kendisini kapının dışında bulmuştu. O demir kapı Duru’nun yüzüne kapandığında, aslında hayatında başka bir kapı açılmış olacaktı.
Aşkla ve tutkuyla yaşayan herkese...
Siyah Telaş, sadece bir kadının tutkusunu değil, binlerce kadının kalbinde başlayan ve bir gün bitecek yolculuğundaki kırılmaları anlatılıyor. Roman kahramanı Duru’nun saf ve temiz dünyasında biriktirdiği hayallerin peşinden koşmasının, aşkın gözyaşına sığınan isyan halleri üzerinden hayatta yer bulmasının dramatik öyküsüdür anlatılan. Duru bir sürgündür. Kalbinde sönmeyen bir alevle taşır aşkını. Ne yazık ki dünya sürgünleri kabul etmediği gibi; aşklarını da sallayarak telaşın kucağına atmaktadır. Aşkın, telaşın ve bir kadının iç dünyasındaki fırtınanın etkileyici ve sürükleyici bir romanıdır Siyah Telaş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba60c8d-f881-4748-b17b-3a47f2773b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Gün</image:title>
            <image:caption>Furuğ, hiç kuşku yok ki büyük bir cesaret, irade, çalışkanlık, coşku ve yılmaz bir araştırıcı ruhla sadece şiirle içli dışlı olmamış, o aynı zamanda öyküler yazmış, tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sinema dünyasında da teknik eleman, oyuncu, yönetmen ve senarist olarak emek vermiş ve ciddi eserler yaratmıştır Furuğ’un öykülerinde terk edilmiş bir kadının sesi var. Aşk var. Cesur bir kadının aşkı sahiplenişi var. Belki şiirleri kadar başarılı öyküler değildir bunlar. Daha çok geçinebilmek için yazılmış öyküler ve ayakta durmak için direnen bir kadının duruşunu, dokunuşunu görürüz. Yer yer şiirsel bir akışla da karşılaşmak mümkün. Furuğ’un bu kitapta yer alan öyküleri, bir kadının cesur sözcükleri olarak anlaşılmalıdır. “Sabahtan beri burada, cam kenarında oturuyorum. Dışarıda kar yağıyor ve ben kışın buz gibi soğuğunu kalbimde hissediyorum. Kargalar beyaz ve parıldayan kar taneleri arasında sessiz çığlıkları ile uçuşuyorlar. Şimdi artık gündüz gün batımına doğru eğilmekte ve yalnız mezarlar karanlığın gelişini beklerken gökyüzüne bakıyorlar. Bilmiyorum nedense sebepsiz bir şekilde Tevrat’tan bir cümleyi anımsadım: “Ve sevgi ölüm gibi ağırdır!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8914c83b-fcff-43bc-af09-e278a7e09a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Ölmeden Önce</image:title>
            <image:caption>Norah Lange, Arjantin edebiyat sahnesinin, özellikle 1920 ve 1930’lu yılların avangard Buenos Aires grubunun ünlü bir üyesiydi. Aynı zamanda kuzeni olan Jorge Luis Borges, Pablo Neruda ve Federico García Lorca gibi yazarlarla arkadaşlık kurdu. Şiir, roman, anı ve kurmaca dışı eserler üretti. 1958’de Arjantin Yazarlar Derneği’nin Büyük Onur Ödülü’ne layık görüldü. 
 
Sınıflandırması zor, deneysel bir kitap olan Onlar Ölmeden Önce 1944’te yayımlandı ve bir daha basılmadı. Çok parçalı bir yapboza benzeyen bu kitap, fantastik hikâyeler, şiirsel düzyazı metinler ve otobiyografik fragmanlardan oluşuyor. 
 
Norah Lange garip varlıklarla, gizemlerle dolu iç dünyasını ve çocukluk hatıralarını okura bir nevi günlük gibi sunuyor. Onlar Ölmeden Önce, Arjantin’de yirminci yüzyılın erkek egemen entelektüel dünyasında Lange’nin bir kadın yazar olarak kendine yer açma mücadelesinin sembolü, bir kült yapıt. 
 
“Arjantin edebiyatının en esrarengiz eserlerinden biri.” 
 
César Aira</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22bed8f3-5a30-407e-9267-4b3734c774eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimde Kanıt ve Doğrulama</image:title>
            <image:caption>BİLİMDE KANIT VE DOĞRULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6037a882-ae18-431a-8ce4-5b52f3e3779f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliliğin Üç Hali</image:title>
            <image:caption>“BİZ” OLABİLMEK “BİR” OLABİLMEKTEN DAHA BÜYÜK BİR DEĞERDİR. 
 
Evlilik iki insanın birbirlerine bağlanmasıdır. Gönül, destek, sevgi, saygı, fedakârlık, anlayış, empati bağlarıyla aralarında kurdukları birlikteliktir. Genel görüşte kabul gören, iki farklı yarım parçanın birleşiminden bir tam çıkabileceği fikri, bireylerin benliklerinin evlilikte erimesi gerektiği gibi algılanmıştır. Oysaki sağlıklı olan, iki tam parçanın ilişkide kendi benliklerini koruyarak oluşturdukları bütünlüktür. 
 
Evlilik “bir” olmak değil birey olarak “birlikte” var olabilmektir. İki kişinin yan yana aynı yolda yürüyebilmesidir. EVLİLİĞİN ÜÇ HALİ ilişkinizin başında kendinizi ve partnerinizi tanımanız, ilişki sürerken varlığınızı koruyabilmeniz ve ayrılık halinde kendinizden vazgeçmemeniz için kişisel gelişiminizi ve ilişkinizi geliştirecek yöntemler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d50b4336-7673-46d5-989c-3e4ee53dd46e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat İlerlemek Kadar Geride Bırakabilmektir</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Sonucu, Geleceğin Nedenini Belirler! 
 
Ancak durgun bir su yıldızları yansıtabilir derler. Ben ise sıradan bir günde artık olağan olan arızalarımızı izliyorum. Ve sanırım izledikçe insanın gerçekten topraktan oluşunun mantığını da anlıyorum çünkü demir olsa kesin çürürdü. Tevellütten mütevellit derler ya, yaşanmışlıklardır nedeni, hayatın artık sadece ilerlemek değil, aynı zamanda geride bırakmak olduğunu düşünüyorum. Sonuçta tarih sadece eskileri anlatmaz, yenilerini yaratır. 
Uğur Batı 
 
Bilginin çok, bilgeliğin ise giderek yok olmaya yüz tuttuğu bir dünyada bilen değil hep öğrenen kalmanın önemini yeterince kavramış olmanın hazzını yaşıyorum şimdilik. “Anı kaçırma!” şeklindeki söylemler yerine öğrenenler için her kaçırılan anın bir sonrakini yakalamak için bir fırsat olduğunu anlamış olmanın hazzını yaşadığım gibi! 
Mehmet Zihni Sungur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4478bad0-7194-407c-90bc-3151b67fb14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nicel Karar Yöntemlerinde Yöneylem Araştırması Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>1.1. Giriş 
1.2. Yöneylem Araştırmasının Tarihsel Gelişimi 
1.3. Yöneylem Araştırması Kavramı Amacı, Tanımı ve Önemi 
1.4. Yöneylem Araştırmasının Özellikleri 
1.5. Yöneylem Araştırmasında Model Kavramı 
1.6. Yöneylem Araştırmasında Model Kurma Aşamaları 
1.7. Yöneylem Araştırmasının Uygulama Alanları 
 
2.1. Giriş 
2.2. Doğrusal Programlama Kavramı ve Tanımı 
2.3. Doğrusal Programlamanın Uygulama Alanları 
2.4. Doğrusal Programlama Probleminin Matematiksel Modeli 
2.5. Doğrusal Programlama Modelinin Varsayımları 
2.6. Doğrusal Programlama Modeliyle İlgili Çözümlü Örnekler 
2.7. Problemler 
3.1. Giriş 
3.1.2.1. Uygun Çözüm Bölgesinin Olmaması 
3.1.2.2. Sınırsız Çözüm 
3.1.2.3. Uygun Çözüm Bölgesinin Bir Nokta Olması 
3.1.2.4. Bağlayıcı Olmayan Kısıtlayıcılar 
3.1.2.5. Alternatif (Çoklu) Çözümler 
3.1.3.1. Simpleks Yöntem Algoritması 
3.1.5.1. Bozulma (Dejenerasyon) Durumu 
3.1.5.2. Sınırsız Çözüm 
3.1.5.3. Alternatifli (Seçenekli, Çoklu) En İyi Çözüm 
3.1.5.4. Uygun Çözüm Bulunamama Durumu 
3.6. Problemler 
 
4.1. Giriş 
4.2. Dualite (İkillik) Tanımı 
4.2.2. Simetrik Olma 
4.3. Dual Problemin Çözümü ve Ekonomik Açıklaması 
4.4. Primal ve Dual Modellerle İlgili Önermeler 
4.5. Dual Simpleks Yöntemi 
4.6. Doğrusal Programlama Modelinde Duyarlılık Analizi 
4.6.1.1. Amaç Fonksiyonu Katsayılarındaki Değişmeler 
4.6.1.2. Sağ Taraf Değerlerindeki Değişmeler (bi) 
4.6.1.3. Modele Yeni Bir Kısıtlayıcı Eklenmesi 
4.7. Problemler 
 
5. Giriş 
5.1. Ulaştırma Modelinin Varsayımları ve Matematiksel Yapısı 
5.2. Başlangıç Temel Uygun Çözümün Belirlenmesinde 
Kullanılan Yöntemler 
5.2.1. Kuzey 
5.3. En Uygun Çözümün Bulunması 
5.4. Ulaştırma Problemlerinin Çözümünde Karşılaşılan Özel 
Durumlar 
5.4.2. Bozulma (Dejenerasyon) Durumu 
5.6. Problemler 
6.1. Giriş 
6.2. Atama Modelinin Kurulması 
6.3. Atama Modelinin Çözümünde Kullanılan 
Yöntemleri 
6.4. Atama Modelinde Karşılaşılan Özel Durumlar 
6.5. Atama Modelinde Duyarlılık Analizi 
6.6. Problemler 
 
7.1. Giriş 
7.2. Tamsayılı Programlama Model Türleri 
7.3. Tamsayılı Programlama Uygulama Örnekleri 
7.3.3. Sabit Maliyet Problemi 
7.4. Tamsayılı Programlama Problemlerinin Çözümü için 
Kullanılan Yöntemler 
7.5. Problemler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8298476-46fb-4dbf-956a-4af1a23333b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Evin Benim Evim</image:title>
            <image:caption>Pek çok detayla süslenmiş sayfaların her birinde ayrı bir macera, farklı bir ev... Bisküvi Sokak, 3 Numara’da Küçük Tavşan’ın doğum günü kutlanacak. Tüm komşular davetli. Kirpi Ailesi, Tilki Ailesi, herkes muhteşem bir gün yaşamaya hazırlanıyor. Nezle olan Bay Ayı bile! Birbirinden başarılı resimli kitaplarıyla öne çıkan Marianne Dubuc, bizleri hareketli bir apartmanın birbirinden renkli sakinleriyle tanışmaya davet ediyor. Doğum günü heyecanına kapılmış Küçük Tavşan, ona yardımcı olmaya çalışan kız kardeşi Küçük Lili ve doğum günü partisine davetli olan herkes tatlı bir telaş içinde. Akşama hepsi Tavşan Ailesi’nin evinde toplanacak, biz de sayfalardaki detaylarla dolu resimler sayesinde tüm hazırlıkları takip edebileceğiz. Senin Evin Benim Evim, birbirinden sıcak evlere konuk olmamızı sağlayacak kocaman bir davetiye. Sayısız ayrıntıyla bezenmiş resimleri, okurlara aynı anda birçok yaşantıyı izleme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e359f746-502f-43d3-b6f7-6e69556cfeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Demokrasi İstiyor Mu?</image:title>
            <image:caption>Bir yanda halk diğer yanda demokrasi… 
Demokrasi ve halk birbirinden ayrı düşünülebilir mi? 
Birlikteliğin doğası nasıl mayalanır? 
Geçmişten bugüne insanlar hep düşündüler, tartıştılar: 
 
İyi bir yönetim şekli nasıl olur? Özgürlük nerede başlar, nerede biter? Toplumdaki herkes yönetime katılabilir mi? İnsanlar, toplumlar ve devletler arasında neden çatışmalar çıkıyor? Demokrasi niçin hâlâ tartışılıyor? 
 
İdris Küçükömer, bütün bu soruların kökenine inmeyi deniyor. Bilgi, inanç, akıl, inanç ile aklın uyumu, düşünce, özgürlük, eşitlik, evren, madde, iktidar, muhalefet, politik muhalefet, yasama, yürütme, yargı ne kadar kavram varsa peşine düşüyor. 
 
 
Dünyada hâlâ olup bitenleri anlamak ve anlamlandırmak adına son derece önemli ve değerli bir İdris Küçükömer beyin fırtınası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fc890d-adc8-4be9-a4f8-194340e1b3fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Gittiğinden Beri Çiçek Ekmiyoruz Bahçeye</image:title>
            <image:caption>“Çünkü yeryüzündeki bütün hikâyeler birbiriyle akrabaydı.”
Bir avuç meşe palamuduyla kaderleri birbirine bağlanan iki yabancı... Geçmişi unutan kayıp yakınlarının sessizliğinde boğulan Asaf ve vicdanı, dikenli tellerin dibinde düşüp kalmış ölü bedenlerle sınanan Hanip... Ovada Paldur Küldür ile Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nün sahibi olan Mustafa Orman, ilk romanı  Annem Gittiğinden Beri Çiçek Ekmiyoruz Bahçeye ile çaresiz kalmış insanın hem siyasi sınırlarla hem de kendi sınırlarıyla imtihanına dair sarsıcı bir hikâyeye ses veriyor: Yüreği ağzında, canı cebinde yeni bir hayata doğru yürürken ya da sıradan bir akşam vakti elinde bir ekmekle evine dönerken umudu yüzünde donup kalanların romanı bu.  
 
Artık neyi dert edeceğini bilmiyordu.
Alzheimer olan annesini mi, kendisini terk eden karısını mı, unutma hastalığına yakalanan yaşlıları mı, yoksa başarısız siyasi hayatını mı? Birini dert edince, sanki bütün dertler bunu işitip aynı anda ona saldırıyordu.
Buna rağmen, ileride kimse unutma hastalığına yakalananların durumuna düşmesin diye, her şeyi kaydetmeye, gelecek kuşaklara yüzlerce doküman bırakmaya kararlıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b9b5e31-075f-4a28-8d51-284574b19b03.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümerler</image:title>
            <image:caption>“Sümerler, gerçek anlamda ancak 20. yüzyılda keşfedildiler. Onlarla ilgili bilgilerimizi biçimlendiren kanıtların çoğu, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasında yapılan kazılarda gün yüzüne çıktı. Bunlarla ilgili olarak yapılan yayınlar artık kütüphaneleri doldurmaktadır. Bu arada yüzlerce bilim adamı, Sümerlerin nereden geldikleri ve erken tarihlerinin seyri hakkında bilgi vermeden önce, onların yaşamları, dinleri ve kültürleriyle ilgili pek çok şeyi açıklayan binlerce çivi yazısını çözmek için uğraştılar ve halen uğraşmaktadırlar.”
Helmut Uhlig, “Tarihin Başlangıcındaki Bir Halk: Sümerler” adlı bu kitabında, elde edilen maddi verilerden hareketle, bir büyük uygarlığın kuruluşunu, gelişimini ve günümüze devrettiği kültürel-sanatsal mirasını inceleyerek, bizi keyifli ve öğretici bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0005b62d-eaf3-4295-9cbf-f26d290c8c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Orospusu</image:title>
            <image:caption>Kitap, filozof yazar Catherine Clement ile estetik Profesörü Julien Castor’un konuk olduğu, 2. Dünya Savaşı sonrasından itibaren Fransa’da yaşanan aydın hareketlerine ayna tutacak bir belgeselin Arte televizyon kanalı stüdyolarındaki çekimiyle başlar.
Ancak konu sadece Fransız aydınlarıyla sınırlı kalmaz. Adeta dünya aydınlarının öyküsüne dönüşür.Komünizm, Yapısalcılık, 68 Mayısı, Yeni Filozoflar... İki kuşağı kapsayan bir “entelektüel” destanın her evresi. Düşünce tarihinin gerisinde Şeytanın Orospusu’nda Akıl’ın egemen olduğu bir acımasız evren ve aydınların bilinmedik yönleri, farklı yaşam öyküleri var.
Başlıca kahramanları: Sartre, Claude Levi-Strauss, Vladimir Jankelevitch, Jacques Lacan, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida, Louis Althusser, Roland Barthes, Michel Serres, Regis Debray, Bernard-Henri Levy.Zaman zaman mitolojiye de uzanan katkılarıyla yarım yüzyılı aşan düşünce vekültürün romanesk tarihi olan Şeytanın Orospusu aynı zamanda bir sohbet-roman.
Yazar Catherine Clement da dönemin görgü tanığı ve oyuncularındanbirisi. Aşk, istek, gibi bazı temel kavramları farklı bakış açılarıyla okura aktarırken Aklı da irdeliyor, Luther’in tanımıyla “Şeytanın Orospusu”nu yani onun simgesi zeke tanrıçası, mucit tanrıça, gündelik yaşamı örgütleyen tanrıça, Athena...Şeytanın Orospusu, yalnızca aydınları sevmeyenlerin deyimiyle Fransız “entelloları” (entellerinin) değil, Yalta’dan bu yana hepimizin, bütün dünyanın tarihi romanı Sophie’nin Dünyası’nı tamamlayan bir felsefe tarihi ve 20. yüzyıla damgasını vurmuş filozof ve aydınların şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9097da99-4d69-4b9f-a904-eb3a673ce01e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Nasıl Çıkarım Bu İşin İçinden?</image:title>
            <image:caption>Şimdi Nasıl Çıkarım Bu İşin İçinden?
Tılsımınız olacak hayatta. Kazanan olmak için harap olmaya gerek yok.
Görün, fark edin, elinizi uzatın, çözün.
Elinizdeki kitap, belgeseliyle birlikte bunun en kolay yolunu gösteriyor. Çünkü yaşarken öğrenmiş bir kimliğin pratiği var bu satırlarda. İstediğiniz hayat çok basit. Karmaşık bilgiler yok. Mustafa Gözcü, bu kolaylığı çocukluğunda keşfedip hayat yolculuğunda deneyimlemiş. Nasıl mı? El yordamıyla, göz nuruyla...
Onun yaşanmışlıklarını okuyup içselleştirmeniz çok kolay olacak. Şimdi kitabı alın ve arkanıza yaslanın.
Kahramanımız yaşıyor ve kendini yedi kat ele anlatmış da en yakınına anlatamamış! Yani sevgili okurlar, koyverin gitsin. “Yanlış anlaşılır mıyım” diye korkmayın, hiç faydası yok çünkü... Yeter ki önce kendinize, sonra herkese samimi olabilelim. Hepsi bu! Herkes sonunda her şeyi kabı kadar almıyor mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0887a76-9765-4a69-a350-79ff1de55e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıçalar Cadılar ve Aykırı Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Türk Dil Kurumu Tanımları:
Kirli : Aybaşı durumunda bulunan kadın.
MUüsait : Flört etmeye hazır kadın.
Esnaf : Kötü yola sapmış kadın.
Kadın : Ev yönetimi becerisi olan hizmetçi kişi.
Şimdi ben, Türk dil kurumunun yasal sitesine göre; ev yönetimi becerisi olan hizmetçi, kötü yola sapmış esnaf ve flört etmeye hazır bir müsait olarak, regl olmuş kirliyim...
Tek becerim ev yönetimi ama ben evde bile değilim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f9acd2-e950-4683-9d9c-e61d72514a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembellik Hakkı</image:title>
            <image:caption>&quot;Paul Lafargue, burjuvazinin iktidar olmasıyla birlikte, insanlığın kendini kaptırdığı &apos;ilerleme&apos; çılgınlığıyla dalgasını geçiyor. Kitabı, yer yer bir kara mizah başyapıtı olarak da okumak mümkün.&quot;
- Nokta
&quot;Lafargue, denemelerinde kapitalist düzeni kıyasıya eleştiriyor, insanların tembellik hakkını savunuyor.&quot;
- Cumhuriyet
&quot;Yaşamlarının tamamını çalışarak geçiren insanların, bu çalışmalarının ne kadarı kendileri için? Çok azı olduğuna göre, &apos;Yaşasın Tembellik!&apos;&quot;
- Tempo
&quot;Belki de bu kitap tanıtımını, sabah tıklım tıklım bir otobüste işinize giderken; önünüze yığılmış evrakların arasında, kapıyı gözleyerek; öğle paydosunda yemekten arta kalan on dakikada; ya da evinizde, bir yandan işlerinizi düşünürken okuyorsunuz. Bu kitabın yazarı artık böyle yaşamanızı istemiyor.&quot;
- Güneş
&quot;Lafargue, işçi ve işçi sınıfı devrimcisi olmanın, acı ve çile çekmekle eş anlamlı olmadığının üzerinde duruyor. Bunu yaparken de, zorlama ve zevkin ahlaksızlaştırdığı, katıksız bir tembellik içine gömülen burjuvaziden ve yaratılan sahte gereksinimlerden nefret ediyor. Tembelliğin erdemlerini savunan bu sesin, zaman zaman Lafargue&apos;ın sert eleştirilerine maruz kalan işçiler ve aydınlar arasında yankısını bulması dileğiyle...&quot;
- 2000
&quot;Günümüz çevrecilerinin şimdi fark ettiği gerçeği, çok önceden söylemişti Lafargue.&quot;
- Sosyal Demokrat
&quot;Komünist Manifesto&quot;dan sonra, dünya dillerine en çok çevrilen sosyalizm klasiği. İçinde çalışma aşkı duyanlara lanet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44341df2-100f-41fe-a340-ec38ed026f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağına Tutunanlar - Yasak Mıntıkanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>&quot;Romancı, geçmişe tarihçiler gibi bakmaz; geçmişin içinde yalnızca tarihler, sayılar ve adlar görmez. Romancı, baktığı yerde canlı insanlar görür. Acı çeken, gülen, özleyen insanlar. Hasan Sağlam, son yüzyıllık tarihin farklı dönemlerine mercek tutarken, insanların kişisel hikâyelerine, umutlarına ve umutsuzluklarına odaklanıyor.&quot;
- Burhan Sönmez -
Romanlar toplumsal dokularıyla olduğu kadar, karakterleriyle de hafızalarda iz bırakırlar. Hasan Sağlam, Yasak Mıntıkanın Çocukları ile sağır ve dilsiz bir karakterin dünyasını ana eksene yerleştirerek yaşamın içinde geziyor; acılarla kavrulmuş bir coğrafyadan, tertele sonrasında sürgüne gidenlerin oralarda nelerle karşılaştıklarını, nasıl görüldüklerini ve topraklarına nasıl döndüklerini anlatıyordu.
Devam niteliğinde olan Toprağına Tutunanlar’da ise gerçeği ince bir dille harmanlayarak, masumiyet ve kötülüğün iç içe olduğunu sözcükleri özgür bırakarak sorguluyor ve buradan yakın zamana geliyor. Zaten romanları farklı ve özel kılan da bu değil midir? Hasan Sağlam Dersim’i içerden yazıyor. Bir romanda olması gereken akıcılıkla, politik ve ajitatif bir dil kullanmadan yapıyor bunu. Anlattığı bir dramdır ve o dramın içinde olan her şeydir oysa. Şiirsel bir dil, masalsı bir anlatı, müzikal bir akış ile bir coğrafyadan kesitler ve insan ilişkilerinin özeti var Toprağına Tutunanlar’da .
Hasan Sağlam hem Yasak Mıntıkanın Çocukları, hem de Toprağına Tutunanlar ile Dersim’i işleyen romanlara farklı bir ahenk katıyor. Topraksa bu ahengin besleyeni ve umududur.
- Özgün E. Bulut -</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc65c618-b284-476e-b7d8-2a2c39e8b482.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Mıntıkanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Dersimlilerin, tertele olarak adlandırdığı katliamdan geriye; acılarla birlikte, insansızlaştırılmış bir bölge kalmıştır. Yıllarca burası &apos;yasak mıntıka&apos; olarak adlandırılmış ve kimse bu bölgeye girememiştir. Dersimlilerin bu mıntıkaya girmesi çok sonra, özel kararlarla olmuştur. Hasan Sağlam, Yasak Mıntıkanın Çocukları romanıyla yedi kişilik bir ailenin başından geçenleri, sağır ve dilsiz kızları Sultan&apos;ın mucize dolu hayatta kalış mücadelesini eksen alarak, her yönüyle anlatmaktadır. &quot;Tertele, sürgün ve dönüş&quot; bağlamında düşünülen Yasak Mıntıkanın Çocukları, insanın çaresizliği üzerinden sürgüne uzanan ve parçalanıp dağıldıktan sonra, şifayı topraklarında arayan, sonrasında yangından arta kalan küle uzananların hikayesi olarak okunmalıdır. &quot;Dağların ardına yaslanmış, kırsal vakitlerde renk atmış kumaşlar gibi dizilmişlerdi hayatın gerdanına. Dağın hangi tarafı dünyaya yakındı? Yıldızlara el dokunduracak gelin hangi vakit su serpecekti tarlaya? Bereketi artsın diye baharın ve güneşin eteklerini öperlerdi. Eski masallardan bildikleri &quot;kırk katır mı kırk satır mı?&quot; cümlesinde kitabın orta yerinden yırtılmış zamana ağlarlardı. Bilmedikleri yerlerden gelen selamı başlarının üstüne koyar, dişlerinden artan ne varsa karıncalara aş ederlerdi. Son yıllarda üst üste ıstırap külleri rüzgârla uzaklardan gelip düşüyordu saçlarına çocukların. Titriyordu eriğin çiçeği, kavağın gölgesi, buğdayın tanesi. Tedirgindi kuzu, korkuyordu güvercin, uyumuyordu bebeler. Uzak yerlerden silah sesleri geliyordu. Gecenin karanlığında dağların arkasından ışıklar semaya yükselir, top ve tüfek sesleri korkunun kerametiyle kulakları tırmalardı. Meralara doğru giden patikalarda değişik izler belirmişti. Herkesin bildiği izler değildi bunlar. Farklıydı, kurdun kuşun izi değildi. Başka bir sureti, başka bir kokusu vardı. Korkunç ürkek ve yabancıydı. Uzaklardan gelen silah seslerinin can alıcı titreşimi belleklerde bütün resimleri çalkaladı. Ölümün algısı yürekleri yaladı. &apos; Potin izleri!&apos; dediler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acae9d6c-348f-4206-a4b9-8df1f626fb9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönlendirilmiş Erkek</image:title>
            <image:caption>Esther Vilar 1971 yılındaki ilk basımında büyük tartışmalara yol açan bu kitabında, her zaman gündemde olan klasik kadın - erkek ilişkisine ilginç bir bakış açısı getirmiştir. Kitaptaki çok provokatif, çok sert saptamalar ciddi eleştirilere ve yazarın kadın düşmanlığı ile suçlanmasına yol açmıştır. Hatta görüşlerinden ötürü ölüm tehditleri bile almıştır. Kuşkusuz yazarın amacı kadın düşmanlığı değildir. Vilar’ın amacı belki bir değişim umudu yakalanabilir düşüncesiyle kadın ve erkeğin toplumdaki rollerine dürüstçe bakabilmelerine neden olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0407609b-30a7-4b12-a7f6-72bff78faff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Einstein - Evrenin Sırrını Çözen Dahi</image:title>
            <image:caption>Evrenin sırrı, çılgın bir dâhinin kabarık saçlarının altında gizli! Bilim dünyasının en büyük dehası Einstein ve onun sınır tanımayan zekâsı, bu büyük sırrı nasıl çözdü? Zamanın ötesinde kalan bu büyük bilim insanının nasıl bir çocukluk geçirdiğini öğrenmek ister misiniz? Bilime, doğaya, uzaya âşık küçük Albert’ın renkli dünyasında heyecanlı bir yolculuğa davetlisiniz. Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccfe9ae-3653-4cff-bf48-aacffff644d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Kuşçu - Gökleri Arşınlayan Bilgin</image:title>
            <image:caption>GÖKLERİ ARŞINLAYAN BİLGİN ALİ KUŞÇU’NUN HARİTASI NEREYİ GÖSTERİYOR? Her şey Mimar Hasan Bey’in Ali Kuşçu’yu araştırmamı istemesiyle başladı. Nehrin ötesinde doğan Ali Kuşçu, ilim öğrenmek için dünyanın dört bir yanını gezip durmuş. Peki yolu nereye düşmüş dersiniz? İstanbul’a! Dünya’yı arşınlamakla kalmayıp bir de güneş saati yapmış. Acaba bu güneş saati nerede? Evreni Ali Kuşçu ile birlikte fersah fersah gezmeye ne dersiniz? Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2916f149-17f6-47ee-a389-729b396874b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Biruni - Göklerin Hakimi</image:title>
            <image:caption>GÖKLERİN HÂKİMİ BİRUNİ, DÜNYA’NIN YÖRÜNGESİNDE GEZİNTİYE ÇIKTI! Biruni konulu ödevimiz için Aslan amcanın bilge zihnine sığındığımızda birden göklere yolculuk yapıverdik. Yüzyılın matematikçisi olarak anılan Biruni aynı zamanda gökleri avucunun içine almış. Dünya’nın düz olduğuna dair ortaya atılan fikirlere karşı çıkmakla kalmayıp çok az bir farkla çapını bile hesaplayabilmiş. Peki ya bilim için yaptığı çalışmalar karşısında verilen fil yükü gümüşü reddetmesine ne demeli? Bilgin Biruni ile beraber evrenin matematiğini çözmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ff0f753-0197-481a-b8fd-823d3c0836b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahit Arf - Bir Matematik Dehası</image:title>
            <image:caption>MATEMATİK DEHASI CAHİT ARF’IN SAYILARI DİLE GELDİ! Aldığım ilk harçlığa sevinçle bakarken bir de ne göreyim: Cahit Arf. 
Selanik’ten İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Cahit Arf’ın eğitim hayatı Fransa’nın en prestijli yükseköğrenim kurumuna kadar uzanmış. Peki Cahit Arf’ı bir paranın üzerine fotoğrafı basılacak kadar önemli yapan şey neydi? Neden TÜBİTAK ödülü verilmişti? Matematik dehası olarak anılmasına sebep neydi? Sayıların sırrını Cahit Arf ile birlikte çözmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7739951-295d-4fb7-9437-122f971e69e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cezeri-İlk Robotun Mucidi</image:title>
            <image:caption>İLK ROBOTUN MUCİDİ CEZERİ, MAKİNELERE CAN VERİYOR! Kültürel gezi için İstanbul’a giden arkadaşım Anıl’ın döndüğünde büyük bir sürprizi vardı: Orta Çağ’ın en büyük mühendisi Cezeri. Cezeri’nin iki nehrin arasında başlayan hayat macerası, saray mühendisi olmasına kadar dayanmış. İnanabiliyor musunuz? Peki yaptığı makine çizimlerinin yüzyıllar sonrasına hitap ettiğini söylesem ne dersiniz? Bir de kitabı var elbette. Acaba Türkiye’nin neresinde? Cezeri’nin olağanüstü makinelerini tanımaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aae06c0-29e2-4f78-a764-88b95c30d95a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi - Filozofların Üstadı</image:title>
            <image:caption>FİLOZOFLARIN ÜSTADI FARABİ’NİN ZİHNİNE SIZIYORUZ! Yeni bilgiler peşinden koşarken Can abinin hafızasından bir konuk fırladı: Farabi.
Gerçek adı yerine yaşadığı yörenin adını kullanan Farabi, doğduğu yerde kalmayıp ilim peşinde dolanmış durmuş. O kadar çok bilgi peşinde koşmuş ki kendisine İkinci Üstat demişler. Harika değil mi? Peki yetmiş dil bildiğini iddia ediyormuş desem ne derdiniz? Yok artık dediğinizi duyar gibiyim. Ama belki de vardır artık. Filozofların babası Farabi’nin düşüncelerinde yolculuk yapmaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/709ee69e-15d5-4cf7-9ace-55ed370c5e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fergani-Güneşi Döndüren Adam</image:title>
            <image:caption>GÜNEŞİ DÖNDÜREN ADAM FERGANİ, KÂİNATIN SIRLARINI KEŞFEDİYOR! Arkadaşım Berna’nın ödevine yardım edeyim derken yüzyıllar öncesinden bir astronomla tanıştım: Fergani. Doğduğu yer tahminlerle bulunan Fergani, gökyüzünü evi bilmiş. Güneşi ziyaret edip, hareket sistemini incelemiş. Hatta ismi, bir Ay kraterine bile verilmiş. Bunlardan haberiniz var mıydı? Ya da Dante’nin yazdığı bir eserinde Fergani’yi övdüğünü duymuş muydunuz? Yoksa onu da mı bilmiyordunuz? O zaman buyurun bilgi havuzuna! Üstat Fergani ile evrenin büyülü kapılarını aralamaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7dcb84-9f1c-42f4-9c05-6a148a45b6c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Graham Bell-Telefon Dile Geldi</image:title>
            <image:caption>Telefonu icat eden Alexander Graham Bell’in aslında sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalıştığını biliyor muydunuz? Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla aralarında kilometrelerce mesafe bulunan insanların birbirlerini duymalarını sağladı. Peki onu bu icatlara yönlendiren şey neydi? “ALO” sözcüğü nereden geliyor? Küçük Alexander nasıl bir çocuktu? Hadi hep birlikte Graham Bell’in büyülü yolcuğuna eşlik edelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f100f437-eb7f-4639-b981-29c32f843b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Isaac Newton-Modern Fiziğin Babası</image:title>
            <image:caption>Gökten bir elma düştü, içinden bilim çıktı! Başına düşen bir elmayla âdeta hayatı değişen sonra da bilim dünyasını değiştiren Newton, kendisi hakkında “Eğer ki diğerlerinden ötesini görebildiysem; bu, devlerin omuzlarında yükseldiğim içindir,” diyor. Siz de o devin omuzlarına çıkmaya hazır mısınız? Haydi doğanın kanunlarını yazan modern fiziğin babasını tanıyalım! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788082a9-eb4e-4dd7-8634-ca272e1d74b3.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun-Zamana Yön Veren Alim</image:title>
            <image:caption>ZAMANA YÖN VEREN ÂLİM İBN HALDUN, DÜNYANIN TARİHİNİ YAZIYOR! Annemin nasihat heybesinden birdenbire bilgin İbn Haldun çıkıverdi. Çocukluğunda bir coğrafyadan diğerine göç etmek zorunda kalan İbn Haldun’un zihni de kendi sınırlarını aşıp yeryüzünde seyahat etmiş. O kadar çok bilgi sahibi olmuş ki düşünceleri dile gelip sayfaları doldurmuş. Peki bu bilgeliğin kitabına ne isim konmuş? İbn Haldun’un sınır tanımayan zihniyle zamanı fethetmeye ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d925c2a-94cd-4721-9b88-0ef400842d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina-Hekimlerin Piri</image:title>
            <image:caption>HEKİMLERİN PİRİ İBNİ SİNA TIP DÜNYASININ TARİHİNİ YAZIYOR! Aslan amcanın kütüphanesinden tıp dünyasının büyük üstadı fırlayıverdi: İbni Sina. Olağanüstü bir zekâya sahip olan İbni Sina, hem felsefe hem de tıp alanında ilim peşinde koşmuş. O kadar hızlı koşmuş ki daha 16 yaşındayken bazı tabipler tarafından tıp otoritesi ilan edilmiş. Sizce de harika değil mi? Peki İbni Sina, bu bilgilerle kitap yazmış mı? Elbette yazmış! Acaba bu kitabın tıp alanındaki önemi nedir? Bilginlerin bilgini İbni Sina’nın sınırsız zihnine konuk olmaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4163c1c3-3356-4149-87f2-a94a0a319761.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo Da Vinci-Gerçek Bir Dahi</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir ressam, yetenekli bir müzisyen ve zeki bir mucit... Daha önce bu kadar çok beceriye sahip bir insan tanımış mıydınız? O, her zaman fikirlerinin ve meraklarının peşinden korkmadan gitmiş bir hayalperestti. Öğrenmekten asla vazgeçmeyen Leonardo da Vinci çok yönlü dehası sayesinde hem dünya tarihinin hem de İtalyan Rönesansı’nın en büyük ışığıdır. Sizce çocukken başından hangi maceralar geçmiş de resim ve müzikte çığır açmıştır? Haydi gelin, Leonardo da Vinci’nin büyülü yolculuğuna eşlik edelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05e544a9-af13-4e52-a9b1-d2962e174d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Devrimi</image:title>
            <image:caption>1917 Rus Devrimi, 20. yüzyılın dönüm noktalarından biri olan ve bıraktığı mirasla günümüzü hâlâ etkileyen çığır açıcı bir hadisedir. Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle erişime açılan arşivler sayesinde tarihçilerin devrimi daha kapsamlı biçimde değerlendirmesi mümkün hale gelirken Rus Devrimine ilişkin yeni yorumlar ve anlatılar da peş peşe ortaya çıkmıştır. 
 
Sovyetler Birliği uzmanı saygın tarihçilerden Sheila Fitzpatrick bu kitapta devrimin arka planından 1917’nin çalkantılı gelişmelerine, Stalin’in “tepeden devrimi”nden 1930’ların Büyük Tasfiye’sine dek Rus Devriminin kritik aşamalarını “aşağıdan” bir tarihsel bakışla ve özgün yorumlarla değerlendiriyor. 
 
“Devirler değişir ve bütün bu değişimler genellikle döngüsel bir özellik arz ederler. 22. yüzyılda, iki yüzüncü yıldönümü kutlanırken Rus Devriminin ve onun sosyalist hedeflerinin Rusya’da ve dünyanın geri kalanında nasıl görüneceğini hangimiz bilebiliriz ki?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e759816d-0bc8-47ed-959d-c8455f42828b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Kalan Hikayeler Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>“Yarım bırakılmanın ne demek olduğunu işte o sırada anladım. Halen anlatacak şeylerin varken, birinin seni dinlemekten vazgeçmesidir yarım kalmak. Halen yürüyecek yolunuz varken, birinin geri dönmesidir. Çağlayan bir nehir gibi hissederken, önüne bir set çekilmesidir. Birini özlerken o kişinin yok olup gitmesi, karnın çok acıktığı anda elindeki son parça ekmeğin yere düşmesidir. Upuzun gördüğün bir yolun ummadığın bir zamanda sonlanmasıdır.” 
 
Deniz, yarım bırakılan kitapların içine sıkışmış hikâyeleri duyabildiğini anladığında bunun hayatını nasıl etkileyeceğinin farkında değildi. Hikâyelerini dinlediği kitaplarda hiç tanımadığı duygularla tanışır, önemli bir seçimin kıyısındayken hiç bilmediği geçmişiyle yüzleşir. Yarım Kalan Hikâyeler Kütüphanesi yaşam boyu tamamlanma peşinde koşan insanların arayışlarını, yarım bıraktıkları kitapların sayfalarına hapsolan hikâyeler üzerinden anlatıyor. Herkesin kendi yaşam kitabının sayfalarına yeniden bakması, tamamlanmamışlığın acısıyla kıvranan hikâyelerini dönüp yeniden okuması için..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c705763-ce71-4ef8-b4c1-de24f3655772.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbekli Tepe ve Semboller</image:title>
            <image:caption>Göbeklitepe’yi Anlamak: Göbeklitepede Yer Alan Sembollerin Arkeolojik, Tarihsel, Dinsel ve Günümüzdeki Kullanımları Yönünden İncelenmesi
Prof. Dr. Veysel Ayhan &amp; Dr. Esra Tüylüoğlu
Sunuş: Göbeklitepe’yi Anlamak
–Doç. Dr. Thomas Zimmermann 
Korkutan Bir Hayvanat-ı Berriyye: Göbeklitepe’nin Tasvirlerini Okumak
– Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı
Göbeklitepe’deki Hayvanların Eski Anadolu ve Mezopotamya’da  Tasvirleri
– İbrahim Halil Er
Göbeklitepe’de Geçen Hayvan Figürlerinin Kutsal Kitaplardaki Karşılığı
– Pelinsu İnceli &amp; Sezen Garip
Bir İletişim Yöntemi Olarak Semboller ve Göbeklitepe’de Yer Alan Hayvan Sembollerinin Göstergebilimsel Çözümlemesi
– Dr. Esra Tüylüoğlü
Göbeklitepe’deki Hayvan Sembollerinin Günümüzdeki Kullanımları ve Tasvirleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dba835bb-7a60-41c6-b6fa-3a6f57f73a9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Yetişkinler</image:title>
            <image:caption>“Mutlu olmayı kendinize borçlusunuz.” 
 
Cathy Glass insanın kendisine, mutlu olmayı ve iç huzuru bulmayı borçlu olduğu düsturuyla yola çıkıyor ve hayatı en iyi şekilde yaşamak isteyenlere kılavuzluk ediyor. 
 
Yirmi beş yılı aşkın süredir koruyucu bakıcılık yapan Glass, hayatın zorluklarının farkında. Bu farkındalıkla ve dünyanın dört bir yanından gelen e-postalarla birlikte insanları mutlu eden temel faktörleri belirledi. İşin sırrının her zaman yüksek bir ruh halinde yaşamak olmadığını, tüm duyguları kabul edip hayatımızın kontrolünü elimize almamız olduğunu söylüyor. 
 
Hayata dair bir rehber arayan tüm yetişkinler için paha biçilemez bir kitap olan Mutlu Yetişkinler; hedeflerinize nasıl ulaşacağınız, öfke ve stresle nasıl başa çıkacağınız, özgüveninizi ve özsaygınızı nasıl artıracağınızla ilgili 
önemli ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c7132c-8f9d-469c-ac09-788bbd2184a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Başlamadı Günlüğü</image:title>
            <image:caption>İster anne babamızın duygularını henüz anne karnındayken kalıtsal olarak devralalım, ister annemizle olan ilişkimiz aracılığıyla bize aktarılsın ya da bilinçdışı bağlılığımızla veya epigenetik değişiklikler yoluyla paylaşalım, bir şey çok açıktır: “Hayat bizi geçmişte çözümlenmemiş bir şeyle geleceğe gönderir.” 
Dünya’da ve Türkiye’de çoksatan Seninle Başlamadı kitabını okuduğunuzu ve ilerlerken birçok yere notlar almak, atalarınızı araştırmak, ailenize sorular yöneltmek istediğinizi tahmin edebiliyorum. İşte bu çalışma günlüğünü daha düzenli bir ilerleyişte; bölünmeden, kaybolmadan her an yanınızda bulundurmanız için hazırladık. Köklerimizden gelen duyguların bugünümüze ne kadar etki ettiğini, var olma sürecimizde bizi ne derecede zorladığını fark etmediğimiz anlarda kendimizi biraz daha yalnız ve anlaşılmaz hissedilebiliyoruz. Bazense sadece bilmek, anlamak istiyoruz. Umarım bu günlük ‘siz’ olma sürecinize ufak da olsa bir destek sağlar; yolculuğunuzda yanınızda olur. Buket Konur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30731e9a-f4c4-48bc-bb44-2c62d0e13985.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Canavar İçin Avrupa Seyahati</image:title>
            <image:caption>Simyacının Kızının Tuhaf Hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Mary Jekyll’ın hayatı, Sherlock Holmes ve Dr. Watson’a Whitechapel Cinayetleri’ni çözmelerinde yardım ettiğinden beri sessiz ve huzurlu geçmektedir. Beatrice Rappaccini, Catherine Moreau, Justine Frankenstein ve Mary’nin kız kardeşi Diana Hyde, Londra’daki Jekyll konağına yerleşmiştir. Üstelik yanlarında, sıkıştıklarında başvurabilecekleri Bayan Poole da vardır. 
 
Ancak bu sakin günler, Lucinda Van Helsing’in kaçırıldığını öğrendiklerinde sona erer. Athena Kulübü, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na gitmeli ve korkunç deneylere maruz bırakılan bu genç kadını kurtarmalıdır. Lucinda nerededir? Profesör Van Helsing, kızına ne yapmayı planlamaktadır? Lucinda’yı makûs tâlihinden kurtarmak için zamanla yarışan Athena Kulübü üyeleri, Avrupa boyunca çılgın bir maceraya daha atılıyor. Paris’ten Viyana’ya, oradan Budapeşte’ye uzanan bu tehlikeli yolculukta, Mary ve arkadaşları yeni müttefikler kazanıyor, eski düşmanlarla yüzleşiyor ve nihayet Simya Topluluğu’na meydan okuyor. Artık vahşi kızlar için kendi kaderlerini yazma vakti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9e6f71-72bb-46bc-b7d0-ddf441682aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağım O Kadar Dardı Ki</image:title>
            <image:caption>1917 Bolşevik Ekim devrimi halk adına yeni bir yönetim sistemi olan Komünizm adıyla yapıldı. Sonra devrimi yapanlar sistemin oturmadığını söyleyerek on yıllarca Sovyet halkını oyaladılar. Böylece devleti bir baskı aracı olarak kullanıp Sovyet halkını bu yeni Komünist rejimde tam 74 yıl tuttular. Onlara vat edildiği gibi ne işçisi ne köylüsü ne de emekçisi bu yeni sistemden bir fayda görmedi tam aksine yükleri daha da artırıldı. Zira Burjuva yeniden iktidardaydı ve gerçekte yapılan o devrim daha ilk başlardan itibaren boşa gitmişti. Günümüz dünyasında ise 208 ülkeden sadece bir elin parmakları kadar ülke Sosyalizm adı altında Komünizm ile yönetilmektedir. Oysa bunların neredeyse tamamı dış dünyaya açılmış olup fiilen demokrasiye geçmişlerdir. Komünist rejimin doğum yeri olan Sovyetlerden geriye ise sadece açlık, sefalet, zulüm ve yüz binlerce etnik kökeninden dolayı sürgünler ve milyonlarca masum insanın ölümü ile sessiz çığlıkları kalmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7916b53-d444-49fa-bed4-27ba7248fe66.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi ile Uşağı</image:title>
            <image:caption>“Anlatacağımız bu olay, 1870’lerin bir kış mevsiminde yaşandı. Aziz Nikolay Yortusu’ndan bir sonraki gündü. Yortu köyün kilisesinde topluca kutlanmıştı, fakat ikinci sınıf tüccar olan Vasili Andreyiç Brehunov kiliseyi bırakıp da işlerinin başına bir türlü dönemedi. Kilise yönetim başkanı olan tüccarın, yortuyu daha sonra bir de evinde kutlayarak akrabalarını ve tanıdıklarını ağırlaması şarttı. Ancak son konukları evinden çıkar çıkmaz yol hazırlığı yapmaya girişti. “</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2203a4e0-3023-46ed-911d-6497e4597b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve İsyan Mektupları</image:title>
            <image:caption>Hasret ve özlem yüklü duygulara kimi zaman isyan çığlıkları da eşlik eder. Gurbete sürüklenen insan, ayrılık nedenlerine olan öfkelerini her geçen gün içinde büyütür ve sonunda öfkeleri isyana dönüşür. 
İşte, benim gurbetten sılaya gönderdiğim mektuplarımın satır aralarında büyük isyanlar var! Hasret ve özlem var, aşk var, aşk… 
Sıla hasreti, gurbette aşka dönüşür, insanda olağanüstü aşk duygularını besler; kâinata, gezegenlere, yıldızlara, güneşe, aya, dünyaya ve dünya üzerindeki her şeye, herkese bir anda âşık oluverirsiniz. 
Anneme – babama olan aşkım, oğluma ve kızıma olan aşkım, dostlarıma ve vatanıma olan aşkım dünyanın uzak coğrafyalarında daha da büyüdü ve bu kitapta can buldu. 
Kimi zaman şiirlerle kimi zaman da düz yazı olarak dile getirdiğim, gerçek duygularımı yansıtan en özel mektuplarımı siz değerli okuyucularla paylaşmak benim için onurdur. Yadırgamadan ve yargılamadan okuyacağınızı ümit ediyorum. Teşekkürlerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b015351d-1b35-4ee7-827e-60f93495f0f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığınla Onurlandır Güzel İnsan</image:title>
            <image:caption>Varlık amacını sorgula! 
Bu hayata dokun. 
Güzelleştir. 
Sevgiyle iyileştir. 
Şikâyet etmeyi bırak. 
Yol ol! 
Işık ol! 
Rehber ol! 
Kahraman ol! 
Unutma! 
Sen öylesine, bir rastlantı sonucu burada 
değilsin. 
Senin bir hayat amacın var. 
Varlığını onurlandır. Ey güzel insan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b2cd5b8-5dac-4e4c-9fb5-b87f88cfbc86.jpg</image:loc>
            <image:title>Lightning, Thunder and Lightning Conductors</image:title>
            <image:caption>The electricity produced by an ordinary electric machine exhibits, under certain conditions, phenomena which bear a striking resemblance to the phenomena at-tendant on lightning. In both cases there is a flash of light; in both there is a report, which, in the case of lightning, we call thunder; and, in both cases, intense heat is developed, which is capable of setting fire to combustible bodies. Further, the spark from an electric machine travels through space with extraordinary rapidity, and so does a flash of lightning; the spark follows a zig-zag course, and so does a flash of lightning; the spark moves silently and harmlessly through metal rods and stout wires, while it forces its way, with destructive effect, through bad conductors, and it is so, too, with a flash of lightning. Lastly, the electricity of a machine is capable of giving a severe shock to the human body; and we know that lightning gives a shock so severe as usually to cause immediate death. For these reasons it was long conjectured by scientific men that lightning is, in its nature, identical with electricity; and that it differs from the electricity of our machines only in this, that it exists in a more powerful and destructive form.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8de9f91-d462-4215-8ea8-0452c12353e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rünlerin Yankıları</image:title>
            <image:caption>Aşkları yasaklanmıştı. Ama sonsuzlukta yankılandı. 
 
2021 RNA Romantik Fantastik Roman Ödülü kazananı 
Tarihsel fantezi türünün ödüllü yazarı Christina Courtenay’dan Viking çağında ve günümüzde geçen iki zamanlı bir aşk hikâyesi. Genç tarihçi, büyükannesinden miras kalan İsveç’teki yazlık evde eski bir altın Viking yüzüğü bulur. Daha fazla Viking eseri bulmak için arkeolojik kazı yapılmasına karar verir. Bu saklı kalan geçmişte kendi köklerini keşfettikçe o dönemde yaşamış insanların hayatlarına tutkuyla bağlanmaya başlar. Kazıdaki keşiflere yoğunlaşırken, kazı arkeoloğuyla yakınlaşırlar. Aşkları onları, Galli bir soylu kadın olan Ceri ve MS 869 yılında halkından koparılan “Beyaz Şahin” olarak bilinen gizemli Viking’in hikâyesiyle bir araya getirmeye başlar. 
Geçmişle şimdiyi araya getiren şey eski Vikinglerin Rünik yazılarında saklı kalan sözcüklerdeki sırlardı. 
“Christina Courtenay, Viking dönemi ile çağdaş hikâyeleri ustalıkla bir araya getiriyor.” 
Judith Lennox</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21ed98d-8ac0-4d91-8351-39a646d6f5c5.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları -3 Ağrı Dindiriciler</image:title>
            <image:caption>Dört profesörden ağrılarınızı dindirecek, aromaterapi karışımlarıyla rahatlatacak 
276 özgün karışımı 
 
Aromaterapi uygulamalarında geniş bir kullanımı olan uçucu yağların distilasyon (damıtma) yolu ile elde edilmelerinin 10’uncu yüzyıla dayandığı düşünülmekle birlikte, bu konunun çok daha eski dönemlere uzandığı ve eski Mısır uygarlığında da yer aldığı tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu konu hakkındaki kayıtlar, kokulu bitkilerin Hipokrat dönemi Yunan tıbbında da önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. 
 
Vücut, zihin ve ruh sağlığını iyileştirmek için kullanılan aromaterapi uygulamaları, bazı kaynaklarda ‘uçucu yağ terapisi’ olarak da tanımlanmıştır. 
 
Aromaterapide kullanılacak uçucu ve sabit yağlar, iyi tarım ve toplama koşullarına uygun olarak yetiştirilmiş bitkilerden uygun yöntemlerle elde edilmiş, kalite kontrolleri yapılmış, doğru saklama koşullarında saklanmış, uygun şekilde ambalajlanmış ve doğru etiketlenmiş olmalıdır. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör, Avrupa Farmakopesi Türkiye Delegesi olarak görev yapmış bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu üçüncü kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan; âdet dönemi, artrit, baş ağrısı, migren, burkulma, incinme, gut, romatizma, kireçlenme, fibromiyalji, karpal tünel, kas ağrıları, kas gevşetici, kemik erimesi, siyatik, sırt ağrıları, diyabetik nöropati, kulak ağrısı, spor faaliyetleri ve yaralanmaları nedeniyle oluşan ağrılar için kullanılabilecek 276 özgün karışımı okurlara sunmaktadır. 
 
Ağrılarınızın dinmesini, ruhunuzun aromaterapi karışımlarıyla rahatlamasını dileriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f78945-9436-4455-b646-983d30c12b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Plasebo Etkisi</image:title>
            <image:caption>Dikkat! Sanal mutluluklar plasebo etkisi yaratabilir.

Pelin Güneş, sanal dünyanın yarattığı &apos;&apos;sahte&apos;&apos; mutluluklar üzerine kalem oynattığı Plasebo Etkisi&apos;nde, sürekli gelişen ve değişen teknolojilerin gölgesinde yükselen yeni dünya anlayışına ve onun sunduğu akıl almaz nimetlere mizahın gücüyle yaklaşıyor.

Okurlarını, tesadüfen(!) karşılarına çıkan bir internet reklamı aracılığıyla yavru bir gorili evlat edinen Tarhan ailesinin evine konuk eden roman, büyükşehir karmaşasında kesişen farklı yaşamlara ayna tutuyor.

Günümüz insanının adeta hayat felsefesine dönüştürdüğü, kolay yoldan özgüven, zenginlik ve mutluluk edinme çabalarını, nokta atışı tespitlerle ortaya koyan yazar, eskiden bizi şaşırtan ya da üzen pek çok şeyin, şimdilerde nasıl sıradan ve olağan kabul edildiği gerçeği hakkında düşündürüyor. 









Yedinci sınıfa giden Tuna, öğretmeninin önerdiği okuma listesine isyan edince kendini severek okuyacağı kitabı &apos;&apos;yazarken&apos;&apos; bulur! Tam da o günlerde, bir internet sitesinden alışveriş yaparken kazara bastığı onay tuşu, onu bambaşka bir serüvenin anlatıcısı yapar. Sanal sepetine attığı goril yavrusunun, zor bir dönemden geçen annesini mutlu edeceğine adı gibi emindir Tuna. Zaten bir yıllığına ayda sadece otuz dolar ödeyeceklerdir! Oysa işin rengi başkadır. Doodle adındaki goril, Tarhan&apos;ların hanesine aradıkları mutluluğu pek de getir(e)mez. Yaşanan kargaşa yetmezmiş gibi ansızın çıkan sağlık sorunları, Tuna&apos;ların apartmanlarına yeni taşınan Kokangül ailesinin eksantrik çıkışları derken gerilim tırmanır. Sular durulduğunda kahramanımız elindeki deftere bakıp şaşakalır. Kaleme almaya çalıştığı kitap çoktan hazırdır!

Günce şeklinde ilerleyen anlatısıyla keyifli bir okuma deneyimi sunan Plasebo Etkisi, ilk gençlik çağının heyecanlarını, hayallerini, sorunlarını; aile ve arkadaşlık ilişkileri çerçevesinde ustalıkla yansıtıyor. Gerçeğin yerine algının konduğu yeni dünya düzenini sorgulatan kitap, gençleri gözlem yapmaya ve yazmaya yüreklendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8f9ba7-25ce-4da0-9dc8-47a3f86b7851.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx Plajda</image:title>
            <image:caption>Neden Marx ve eserleri hâlâ bu kadar güncel? 
Dünyanın en ünlü filozoflarından Karl Marx doğumundan iki yüzyıl sonra bile gözardı edilemez bir referans olmaya devam ediyor. En bilindik eserleri, Komünist Parti Manifestosu ve Kapital’le yıllardır farklı bilim dallarını etkisi altına almış durumda. BMarx ve mirasçılarını okumak günümüz dünyasında, farklı politik ve ekonomik sorunları anlamlandırmanın kapılarından biri. Jean-Numa Ducange, bu kitabında Karl Marx’ın hayatını, başlıca eserlerini ve günümüze kadar devam eden etkilerini inceliyor. “Marx’la bir gelecek mümkün müdür?” diye soran yazar, size Marx’ın Kapital’ini ve komünizmi anlamak için keyifli bir yolculuğa çağırıyor. Bütün okurlar birleşin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d242832-079e-458e-9d59-a6ae32910070.jpg</image:loc>
            <image:title>Louis Pasteur-Mikropların Savaşçısı</image:title>
            <image:caption>Hayalet mikroplarla savaşan bir bilim insanı! Üstelik hem savaşçı hem de bir sihirbaz! Mikroplar ve bakterilerle mücadelenin en önemli yolunu bulup bizlere aşıyı armağan etti ve gıdaları uzun süre saklamanın yöntemini keşfetti. O, kendine inandı ve başardı!  Yaşına göre çok olgun ve ağırbaşlı olan küçük Louis hiçbir canlının acı çekmesine dayanamazdı ve bu duyguyla büyüdüğünde kendini canlıların sağlığı için bilime adadı. Gelin meraklı, heyecanlı ve çok çalışkan Louis’in neler yapabildiğine tanık olalım! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d633550-71b4-400a-a02a-80aa56b47836.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Curie-Bilimin Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>Bilimin kraliçesi Marie Curie’nin adım adım Nobel’e uzanan zorlu yolculuğu... Yaşadığı hazin hayata rağmen hayallerinin peşinde koşmaya devam eden ve asla pes etmeyen bir kadın düşünün. Kadınların eğitimden mahrum bırakıldığı bir dönemde yaşayan Marie, bize ne olursa olsun mücadele etmeyi ve vazgeçmemeyi öğretiyor. Maceraperest Curie’nin bu azim dolu yolculuğu, bilim dünyasının kraliçesini zamanın ötesine taşıyor. Peki siz maceracı ruhlar, Marie’nin çocukluğuna tanıklık etmeye hazır mısınız? Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1acd56e6-5a04-4593-abf1-e30e71261d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart-Notaların Şairi</image:title>
            <image:caption>İlk konserini 6 yaşında veren ve ilk senfonisini 8 yaşında yazan büyük bir müzik dehası düşünün! Gelmiş geçmiş en büyük müzisyenlerden Mozart, çok küçük yaşta müziğe âşık oldu ve yetişkin olduğunda ise tüm dünyayı kendi müziğine âşık etti! “Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kâğıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler?” sözüyle Mozart, müziğin ruhunu anlayarak notalara nasıl can verilir herkese gösterdi. Daha küçücük bir çocukken kemanıyla dinleyenleri kendisine hayran bırakan küçük Wolfie’nin etkileyici hikâyesine hazır olun!
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f596ed-acad-40cf-8d61-5cbc1c6154c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikola Tesla- Dünyanın En Büyük Mucidi</image:title>
            <image:caption>Elektriğin sihirbazı Nikola Tesla&apos;nın ilham kaynağı bir kedi olabilir mi? Neden olmasın! Çocukluğundaki büyük gözlem yeteneği sayesinde bulguları ve icatları günümüz dünyasını değiştiren Tesla, tarihin en büyük mucitleri arasında yer almaktadır. Hayattayken hak ettiği takdiri görmemiş olsa da, bu onu zamanının ilerisini düşünmekten ve geleceği “aydınlatmaktan” vazgeçirmedi. Ona “deha” demek bile hafif kalır! Bugün, elimizin altındaki bütün elektrikli aletler Tesla’nın zihniyle can bulmuştur. Haydi bir şimşeğin peşinden kedisi Macak’la koşan Tesla’nın aydınlık hikâyesine ortak olalım! 
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867344e1-cb81-4257-b894-1589733c5d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri Reis-Denizlerin Parlayan Yıldızı</image:title>
            <image:caption>DENİZLERİN PARLAYAN YILDIZI PİRİ REİS’İN GEMİSİNDE NELER OLUYOR? Dedemle birlikte Cemal Kaptan’ın teknesine gittiğimizde denizlerin ardından bir gezgin çıkıverdi karşıma: Piri Reis. Gelibolu’nun bütün çocukları gibi denizleri arşınlayan Piri Reis’in hayat gemisi, bir anda Osmanlı donanmasına varıvermiş. Peki Piri Reis’in bundan önce korsanlık yaptığını biliyor muydunuz? Şaşırdınız öyle değil mi? O zaman Piri Reis’in sırlarla dolu haritasına daha çok şaşıracaksınız. Engin denizleri Piri Reis ile arşınlamaya ne dersiniz? 
Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f3a26e-6004-4b80-bcb8-d7012a1f263a.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen Hawking-Sınır Tanımayan Bir Zeka</image:title>
            <image:caption>“Ayaklarınıza değil, yıldızlara bakmayı unutmayın,” diyen Stephen Hawking’le yıldızlara bakmaya hazır mısınız? Pek parlak bir okul hayatı geçirmese de Hawking, bilinen en büyük dâhilerden biri olmayı başarmıştı. Yaşadığı hastalık sebebiyle bedeni hareketsiz kalsa da uçsuz bucaksız zihni her zaman sınırları zorlamaya devam etti! Sonsuz bilginin peşinde uçarak, yaşadığı tüm zorluklara rağmen evrenin sırları konusunda hepimizi aydınlattı. Gelin, bu sınır tanımayan zekâyı kendi ağzından dinleyelim! Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının büyülü çocukluklarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499a8bdf-ef97-46e7-a024-06f3b7bf04e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluğ Bey - Ay&apos;ın ve Yıldızların Sultanı</image:title>
            <image:caption>AY’IN VE YILDIZLARIN SULTANI ULUĞ BEY, GÖKYOLU’NU KEŞFE ÇIKTI! Arkadaşım Meriç’in aldığı kitapta bir sultan yaşıyormuş: Uluğ Bey. 
Dünyada sultanlık yapan Uluğ Bey, meğer Ay’ın yüzeyinde bir kraterin de sultanıymış. Gökyüzünün haritasını yapmayı bile başarmış. Peki ya icat ettiği aletlerle astronomi biliminin incelenmesi için yaptığı katkılara ne demeli? Bir de buluşu olan cetvel var elbette. Uluğ Bey’in rasathanesine konuk olmaya ne dersiniz? Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabı, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3123c21c-c4e9-473c-a781-c1fd98e445fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Yıllık Karanlık</image:title>
            <image:caption>Gerçekler daima su yüzüne çıkar… 
 
Güney Kore’nin taşrasındaki bir baraj gölünde genç bir kızın ölü bedeni bulununca polis hemen bir soruşturma başlatır. Kızın babası ile barajda çalışan iki güvenlik görevlisi şüpheliler arasındadır ve üçünün de cinayetin işlendiği geceye dair sırları vardır. Soruşturma devam ederken kendilerini bir kedi-fare oyunu içinde bulurlar. Oyunun sonunda da korkunç bir trajedi yaşanır ve bir güvenlik görevlisi tutuklanıp hapse atılır. 
 
Ancak kızın öldüğü gece yaşananlar hâlâ aydınlatılmamıştır. Gizemli bir güç, hapse atılan güvenlik görevlisinin oğlu Sovon’u her yerde izlemekte ve ona hayatı dar etmektedir. Sovon yedi yıl boyunca geçmişinden kaçtıktan sonra beklenmedik bir paketin gelmesiyle o geceye dair sır perdesini aralamaya başlar ve kendi hayatının da tehlikede olduğunu öğrenir. 
 
“Jeong You Jeong uluslararası bir fenomen. Yedi Yıllık Karanlık, onun adının en iyi psikolojik gerilim yazarları arasında anılmasını sağlıyor.” 
— Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee00e741-1e56-42a9-be83-3a299661bed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler Küsünce-Bir İnsan Hakları Masalı</image:title>
            <image:caption>Dünya, zor bir dönemden geçiyordu. İnsanlar birbirlerinin özgürlüklerine, inanç ve düşüncelerine saygı göstermiyor; haksızlıklar, hastalıklar ve açlık artıyordu. 
Bu duruma çok üzülen renk perileri harekete geçmeye karar verdiler. 7 renk perisi her kıtadan bir rengi alıp sakladı. Dünya iyice renksiz, tatsız tuzsuz bir yer hâline geldi. 
Ancak her kıtada renklerini kaybetmeyen biri vardı. Bunlar; doğa, hayvanlar, insanlar ve yaşamla ilgili sezgileri güçlü, duyarlılık sahibi bilgelerdi. Sorunu çözmek için harekete geçen bilgeler, renk perilerinin verdiği görevleri yerine getirmeye başladı. Böylece dünya tüm renklerine kavuşacaktı. 
Sevginin, anlayışın ve barışın hüküm sürdüğü bir dünya için atmamız gereken adımları İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi çerçevesinde ele alan bu kitap, çocuklara daha iyi bir dünyanın kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88639aae-1b1e-48da-aa73-91c517351c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce, zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kapılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk 100 bine yakın insanın gökyüzünden yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp havai fişek gösterileri gibi izlemiştik. Anlaşılan Guy Debord’’un 1968’’lerde öngördüğü “Gösteri Toplumu” gerçekleşmişti. 11 Eylül saldırısının hemen ardından ABD’nin bir “cezalandırma eylemi” olarak giriştiği Afganistan operasyonu, Şaron’’un bütün pervasızlığıyla Filistin şehirlerini yakıp yıkması ve Arafat’’ı kuşatma altında tutmasının yanı sıra “Irak operasyonu” o günlere hem ne kadar uzak hem de ne kadar yakın olduğumuzu gösterdi. Bu süreç içinde, medyanın “rızanın üretilmesi”ndeki ve “güdümlü gerçeklik yaratılması”ndaki rolü hiç değişmedi. Medya daha incelikli yöntemlerle düşmanları şeytanlaştırırken, yandaşlarını melekleştirmekten vazgeçmedi. Medyanın sermaye ve iktidarla ilişkisi her geçen gün tarafların meşruiyetini daha çok kemiren bir sorun olarak ortaya çıktı. Noam Chomsky, bu kitabında, medyanın hükümet, sermaye ve elit kesimlerle sıkı fıkı bağları ve çıkar ilişkileri temelinde işleyiş mekanizmasını, özellikle Ortadoğu, Filistin ve Nikaragua’’dan zengin örneklerle gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2b0ded-b034-42cb-b55e-e981fa7686b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidigago Bir Dünya Fikir</image:title>
            <image:caption>Bir akıl, bir fikir 
Bir renkli, bir benekli 
Belki de çok hareketli 
Bil bakalım bu nedir? 
Belki de içindedir. 
Bu kitapta bir dünya fikirle, aklımızın sınırlarını zorlayacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0de17ca-90a0-47fd-8093-44336a7c8dba.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Zeliha ESER 1983 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Turizm İşletmeciliği Bölümünden ön lisans, 1988 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinden lisans derecelerini aldı. 1994 yılında ABD’de New Haven Üniversitesinde Otel, Restoran ve Turizm İşletmeciliği dalında yüksek lisansını tamamladı. 1999 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Turizm ve Otel İşletmeciliği Ana Bilim Dalında Doktora programını tamamlayarak doktor, 2007 yılında ise Pazarlama Ana Bilim Dalında Doçentlik unvanını aldı. Halen Başkent Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yazarın pazarlama alanında yurt içi ve yurt dışı makaleleri ve kitapları bulunmaktadır. e-posta: zeser@baskent.edu.tr

Prof. Dr. Sezer KORKMAZ 1984 yılında Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Teknoloji Eğitimi Bölümü, Ticaret Eğitimi Ana Bilim Dalından Lisans, 1988 yılında Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Ana Bilim Dalında yüksek lisans derecelerini aldı. 1990 yılında, İngiltere’de Manchester University, Bolton Institute of Higher Education Kurumunda, Dünya Bankası/YÖK II. Endüstriyel Eğitim Projesi, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Program ve Öğretim Metotları Konusunda 9 Aylık Eğitim Programına katıldı. 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Yönetimi Dalında Doktora programını tamamladı. 2000 tarihinde Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim Dalında Doçent, 2006 tarihinde ise Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim Dalında Profesörlük unvanını aldı. Halen Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yazarın, pazarlama alanında muhtelif makaleleri bulunmaktadır. e-posta: sezerk@gazi.edu.tr

Prof. Dr. Sevgi Ayşe ÖZTÜRK 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisansını Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme programında 1988 yılında tamamlamış, 1996 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Pazarlama Doktora Programından doktora derecesini almıştır. 1998’de Pazarlama Doçenti olan Sevgi Ayşe Öztürk 2007 yılında profesörlük unvanını almıştır. Pazarlama alanında muhtelif makaleleri bulunan yazar halen Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesidir ve Pazarlama Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürmektedir.  e-posta: sozturk@anadolu.edu.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb49bff7-eb30-48e8-ae23-5c1b26e3fd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hera’ya Övgü</image:title>
            <image:caption>“Sürekli teolojik eleştiriler, felsefi metinler, tarihi dokümanların güzergâhında yürümek, beyni de yorar bedeni de. Yaşam sadece sorgulamak değildir; haz almak, duygusal bağlar kurmak, seks yapmak, eğlenmek, şaşaalı bir yaşam sürdürmektir. Kinik bir Diogenes sefaleti, hazların tutsaklığı, savaşların ve gözyaşlarının kaos yarattığı bir coğrafyadan ziyade, Babil gibi asma bahçeler, zevkler, hazlar da olmalıdır. Bu yaşam serüveninde sadece bir hakkımız var, o yaşam hakkımızı iyi değerlendirmeliyiz. Kalbe dokunan, fetheden, baştan çıkaran bir hitabet ve yaklaşım geliştirerek, ruhun hastalıklarına veda ederek yeni bir yaşam biçimi ile hayatı kucaklamak gerekir.” “Konuşmak güzeldir, iyi gelir ruha, konuşunca anlaşılıyor insan. Bir trajik açıklama, hiç anlaşılmayan insan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6e7bce3-a15a-4834-8e07-227c56fc76c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar II</image:title>
            <image:caption>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar II adlı bu kitapta bir önceki kitap çalışmasında yer almayan ve dezavantajlı / risk altındaki gruplar içerisinde değerlendirilebilecek gruplara yer verilmiştir. Kitapta yer alan bu bölümlerde öncelikle grupsal tanımlamalara yer verilmiş ardından da bu gruplara yönelik risk faktörleri ve bu risk faktörlerine yönelik sosyal hizmet uygulamalarına yer verilmiştir. Kitapta toplam 12 dezavantajlı / risk altındaki gruba yer verilmiştir. Bu bölümlere ek olarak, kitabın sonunda çalışma kapsamındaki bütün bölümleri genelleyen “Neoliberalizm ve yeni-kapitalizm: Küreselleşmenin dezavantajlı gruplar üzerindeki etkisi ve “Dezavantajlı / Risk altındaki gruplara yönelik güçlendirme uygulamaları” adlı iki bölüme yer verilerek “Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar Serisi” tamamlanmıştır. 
 
Müracaatçıların içinde bulunduğu durumun değerlendirildiği, sorun ve ihtiyaçlarının tespit edildiği ve ihtiyaç duyulan hizmetlere yönelik gerekli sistemlerin harekete geçirildiği planlı müdahele süreci sosyal hizmet alanı içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu düşünceden hareketle bölümlerin sonunda dezavantajlı / risk altındaki gruplara yönelik örnek vakalar kurgulanmış ve planlı müdahele süreci ışığında ele alınmıştır. Bu şekilde sosyal hizmet içerisinde önemli bir yeri planlı müdahele sürecinin farklı vakalar üzerinde okur tarafından görülmesinin sağlanması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9deddc88-2bb0-4d92-b17b-e5440f870d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Piyasalar</image:title>
            <image:caption>“Geride bıraktığımız 15 yıl pek çok şeyin değiştiği yıllar oldu. Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda da bu değişim hız kesmeden devam edecek. Finans dünyası ve global piyasalar da bu değişimden payını aldı ve almayı sürdürüyor. Pek sevilen deyişle ‘yeni bir dünya düzeni’ kurulacak. Ama nasıl ve hangi temeller üzerine? 
Bizler kendi sorunlarımıza odaklanırken dünyanın geri kalanında neler olup bittiğiyle pek ilgilen(e)miyoruz. Üstelik ilgilenmeye çalışsak dahi dünyadaki bilgi ve veri akışını yakalayabilmek, büyük çerçeve içerisinde anlamlı bir şekilde yorumlamak gayet güç. Bu kitapta bu zorluğun üstesinden gelmeyi hedefledim. Piyasaların dününü ve bugününü ele aldım; belirsiz bir geleceğe nasıl hazırlanabileceğimize dair güncel bir bölüm ekleyerek anlattıklarım temelinde bir projeksiyon sunmaya çalıştım.” 
ŞANT MANUKYAN 
 
Para dünyanın dört bir köşesinde nasıl bir değer haline gelmiştir? Peki ya global piyasalar hangi şartlar altında, nelerin uğruna kurulmuştur? Bu sistemin geleceği var mıdır? Bugün doların yerine bir başka para birimini veya Bitcoini koyduğumuzda tüm sorunlar çözülecek mi? Finansal balonların, gelir eşitsizliğinin, ödemeler dengesi krizlerinin, kurların değer kaybının önüne nasıl geçilecek? 
Deneyimli Yatırım Uzmanı Şant Manukyan elinizdeki çalışmada bu ve daha birçok sorunun kökenini ve cevabını arıyor. Global finans sisteminin nasıl ortaya çıktığını, nasıl yol aldığını ve yarın neler yaşanabileceğini gösteriyor. Rezerv para sistemi hakkında doğru bilinen yanlışları, yeni bir varlık sınıfı olarak kripto varlıkları, güvenli liman olarak tanıtılan stabilparaları ele alıyor. Global sistemin merkezindeki Federal Rezerv’in oluşmasına, Bretton Woods’da temeli atılan ve artık kimseyi tatmin etmeyen parasal düzene, altın standardına, krizlerin bugünlere özel olmadığını gösterircesine geçmişte yaşanan krizlere değiniyor ve bir yol haritası sunuyor. 
Global Piyasalar, dünde yaşananlardan hareketle bugün nasıl yol almamız gerektiğini, yarına ise nelerle hazırlanmamız gerektiğini gösteren çok önemli bir kılavuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>