﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc88023b-4792-4646-9fe9-4efe9db1febc.jpg</image:loc>
            <image:title>The War of the Worlds</image:title>
            <image:caption>“No one would have believed in the last years of the nineteenth century that this world was being watched keenly and closely by intelligences greater than man’s and yet as mortal as his own; that as men busied themselves about their various concerns they were scrutinised and studied, perhaps almost as narrowly as a man with a microscope might scrutinise the transient creatures that swarm and multiply in a drop of water.” 
H. G. Wells’s immortal work 
The War of Worlds in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103542</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25917fd4-081f-4ec3-865d-596fd025831f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Time Machine</image:title>
            <image:caption>The Time Machine 
H. G. Wells 
 
“The Time Traveller (for so it will be convenient to speak of him) was expounding a recondite matter to us. His grey eyes shone and twinkled, and his usually pale face was flushed and animated. The fire burned brightly, and the soft radiance of the incandescent lights in the lilies of silver caught the bubbles that flashed and passed in our glasses. Our chairs, being his patents, embraced and caressed us rather than submitted to be sat upon, and there was that luxurious after-dinner atmosphere when thought runs gracefully free of the trammels of precision.” 
H. G. Wells’s immortal work 
The Time Machine in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99436e45-4e5c-4ab2-808e-736bf6c8a41c.jpg</image:loc>
            <image:title>Peşimdeki Melek</image:title>
            <image:caption>Savaşlar toplumları çatırdatır, acıtır ve ardından genellikle gizli olan her türlü şeyi açığa çıkarır. Bir muhabir olarak kendinizi korkunç bir acı ve kayıpla karşı karşıya bulduğunuzda bu acıya saygı duymak ve bunu dünyaya iletmek için büyük bir sorumluluk hissediyorsunuz. 
ROBERT F. WORTH /NYTIMES Eski Ortadoğu Muhabiri 
 
Tarihin en şiddetli yolu olan savaşta sıradan insanlara, sivillere ne olduğunu bilmek istedim. İnanılmaz bir direniş ve dayanıklılığa şahitlik ettim, yeterince kalp kırıklığı ve vahşet gördüm. Savaşlar asla bitmiyor, onlar her gün hatıralarda yaşıyor.  Kayıplar bitmiyor. Savaş herkesi değiştiriyor. Savaşı takip edip dünyaya duyurma görevi, yaptığım işi kutsal hissettiren tek şeydi. 
JACKI LYDEN / NPR Eski Ortadoğu Muhabiri 
 
Oldukça riskli ve tehlikeli alanları paylaştığım meslektaşım Yılmaz Akıncı alanında ender bulunacak tecrübe ve deneyime sahip. Bu deneyimlerinin de oldukça değerli olduğunu düşünüyorum. 
BRAM VERMEULEN / NOS Eski Ortadoğu Muhabiri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103545</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c042c298-85f2-4f61-be9b-7c6d735413eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayestefanos Anlaşması</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un eşiğinde duruyor Rus orduları. 
Ayastefanos&apos;ta kâbus gibi bir anlaşma imzalanıyor. 
Topraklar kaybediliyor, ilk kez Ermeniler lehine reformlar yapmayı kabul ediyor Osmanlı. 
Türk tarihinin kopuş mevsimindeki 
Ayastefanos Anlaşması orijinal metni 
ve günümüz Türkçesiyle ilk kez kitaba dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/100216d6-7842-41f4-8b1d-e0e22ef9a7f3.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’ın İstilası</image:title>
            <image:caption>Son dönem Osmanlı aydınları, 
dalgalarla dövülen bir sahilde yaşadılar. 
Gelenek, onlar için güvenli olan tek limandı. 
Boğulmamak için değerlerine sarıldılar. 
Fatma Aliye Hanım da onlardan biriydi. 
Ahmet Cevdet Paşa&apos;nın biyolojik, 
Ahmet Mithat Efendi&apos;nin manevî kızı olarak, 
Hristiyan dünyanın tüm taarruzlarına karşı 
kalemine sarıldı ve döneminde 
İslam&apos;ın yayılmasıyla ilgili etkili bir kaç olayı kaleme aldı. 
İslam&apos;ın İstilası&apos;sı 
savunma hatları birer birer yıkılan bir dünyanın 
son direniş hatlarını kayıt altına aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0060c758-5b18-47b0-8b59-a15ba58db423.jpg</image:loc>
            <image:title>Klinik Sosyal Hizmet :Tanımı Uygulaması ve Vizyonu</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: 
Dr. Dorfman bir kez daha sosyal hizmetin mesleki literatürüne oldukça faydalı bir katkı sağlamıştır. Öncelikli hedefi sosyal hizmet öğrencileri olmasına karşın, kitap, genel olarak klinik uygulayıcılar için oldukça faydalı olmasının yanında “Uygulayıcıların El Kitabı” olarak da iyi hizmet edebilecektir.
FRANCIS J. TURNER, D.S.W.
Wilfred Laurier Üniversitesi

Klinik Sosyal Hizmet, mevcut durumda alanda olanların yanı sıra sosyal hizmeti meslek olarak düşünen herkes için “okunması gereken” bir kitaptır. Çünkü kitap uygulayıcıları bekleyen zorluklar ve olasılıklar hakkında bir fikir veriyor. Bu çok boyutlu bakış açısı, ilkelerin etkili ve tatmin edici uygulamalara dönüştürülmesine yardımcı olması açısından da oldukça değerlidir.

Rachelle A. Dorfman, Los Angeles California Üniversitesi, Kamu Politikası ve Sosyal Hizmet Okulu, Sosyal Refah Bölümü&apos;nde profesör. Son zamanlarda Hong Kong Üniversitesi&apos;nde sosyal hizmet alanında Misafir Profesör olarak görev yaptı. Dr. Dorfman, diğer iki saygın kitabın yazarlığını/editörlüğünü de gerçekleştirdi: Aging into the 21st Century: The Exploration of Aspirations and Values ve Paradigms of Clinical Social Work.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103548</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/634478a2-2c86-4cbc-b671-44468bb95631.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhsin Bey</image:title>
            <image:caption>Recaizade Mahmut Ekrem Ktaplığı - 2 
 
  Yalnızdır ya hani insan. 
  Kalabalıklar içinde tek başınadır. 
  Hele bir de serde şairlik, 
  yürekte ölüm acısı varsa 
  kara bulutlar eksik olmaz gökyüzünden. 
 
  Tanzimat asrının büyük şairi Recaizade Mahmut Ekrem, 
  çok iyi tanıdığı bir simaya, 
  çok iyi bildiği bir acıyı yüklüyor. 
 
  Muhsin Bey, şiirle hemhâl olmuş bir kalbin acılarını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103549</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca47ceae-d095-4c9f-a1e7-e4aae1a261a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şemsa</image:title>
            <image:caption>Recaizade Mahmut Ekrem Kitaplığı - 3 
Minik bedenlere yüklenir hayatın tüm ağırlığı. 
Bazen ezmekten zevk alır kader. 
Verem denen illet, en çok da çocuklara yakışmaz. 
Toprağın içinde açılan küçücük bir beşiğe 
bebek bırakmaya hiçbir vicdan dayanmaz. 
Şemsa, bir acının hikâyesi. 
Realizmi can yakan cinsten. 
Şiirle sarmalanmış bir parça öykü. 
Recaizade Mahmut Ekrem&apos;in 
her zamanki yetkin kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50427a7f-3da2-48b8-bbb6-18b7ecff71c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Willhelm Tell</image:title>
            <image:caption>Friedrich Schiller 
 
“Hohes Felsenufer des Vierwaldstättersees, Schwyz gegenüber. 
Der See macht eine Bucht ins Land, eine Hütte ist unweit dem Ufer, Fischerknabe fährt sich in einem Kahn. Über den See hinweg sieht man die grünen Matten, Dörfer und Höfe von Schwyz im hellen Sonnenschein liegen. Zur Linken des Zuschauers zeigen sich die Spitzen des Haken, mit Wolken umgeben; zur Rechten im fernen Hintergrund sieht man die Eisgebirge. Noch ehe der Vorhang aufgeht, hört man den Kuhreihen und das harmonische Geläut der Herdenglocken, welches sich auch bei eröffneter Szene noch eine Zeitlang fortsetzt.” 
Friedrich Schiller&apos;s zeitloses Werk 
Wilhelm Tell in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a59485b2-a888-4903-9eea-d2836e5467b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Robot - Fabrika Hatası</image:title>
            <image:caption>Robotların da kalbi çarpar...

Miyase Sertbarut İki Robot - Fabrika Hatası adlı romanında, savaşın yakıcı ve yıkıcı etkilerinin arasında pek dillendirilmeyen hassas noktalara temas ediyor; savaşların yol açtığı ruhsal yıkıma, parçalanan ailelere, zorunlu göçe ve artan yoksulluğa dikkat çekiyor.

Dünyayı kendileri için bir oyun alanı olarak görüp toprağa patates yerine mayın ekilmesine karar verenlere eleştiri getiren kitap; gücü elinde tutana biat etmenin de ona karşı gelmenin de sorgulanması yönünde bir düşünce kıvılcımı oluşturuyor.

Okurları insanî yönleri ağır basan, son teknolojik gelişmelere uygun şekilde modifiye edilmiş iki robotla tanıştıran yazar, hedefe giden yolda kalbi merkez almanın, deneyim ve anılardan türlü kazanımlar damıtmanın önemine değiniyor. 



Kriko ve Barba... 
Aynı fabrikada, farklı özelliklerle üretilmiş iki robot. 
Biri yorgun bir savaşçı, öteki ise çiçeği burnunda bir bahçıvan. 
Peki ya, paketleme esnasında fabrikada görevli bir başka robot, etiketlerini kazayla karıştırırsa!
İlk heyecanlar yerini endişeye, travmalar ise engin bir huzura bırakırsa...
Savaş meydanlarında güller mi açar yoksa gül bahçelerinde mayınlar mı patlar?
Belki de mekanik bir kalp, kimsesiz bir kız çocuğunun geleceğini kurtarmak için ilk kez kanla canla atmaya başlar. 

Küçük bir yanlıştan nasıl büyük bir kahramanlık doğabileceğini gösteren Miyase Sertbarut bu romanıyla, sınırların ve savaşların gerçek yaşamda yalnızca yoksul insanlar için var olduğunu hatırlatıyor.  

Sevgiyi ve dostluğu pusula yaparak &apos;&apos;anı disklerimizi&apos;&apos; güzelliklerle doldurmak için yola çıkan Kriko ve Barba, &apos;&apos;Keşke fabrikalar hep böyle hatalar yapsa, daima sevgi kazansa!&apos;&apos; dedirtiyor. 

Kim bilir, belki dünyanın kurtuluşu böyle bir hatada gizlidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bff1588-3242-4d25-9408-3046987417d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Spor Bilimleri Programları İçin Beden Eğitimi ve Sporun Temellerine Güncel Bakış</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORUN AMACI YARARLARI VE HEDEFLERİ 
 
BÖLÜM 2 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR BİLİMLERİNİN TARİHİ 
 
BÖLÜM 3 
ENGELLİLERDE SPOR VE TÜRKİYE‘DE ENGELLİ SPOR POLİTİKALARI 
 
BÖLÜM 4 
UYARLANMIŞ BEDEN EĞİTİMİ 
 
BÖLÜM 5 
FİZİKSEL AKTİVİTE VE SAĞLIK 
BÖLÜM 6 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİ PLANLANMASI VE ÇIKTILARI 
 
BÖLÜM 7 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 
 
BÖLÜM 8 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA RİSK YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 9 
TESİS VE EKİPMAN PLANLAMA VE YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 10 BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA MESLEK ALANLARININ GELECEĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aadc7f7-359d-4963-af7d-740767adfcc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik ve Sosyolojik Yönleriyle Vergilendirme</image:title>
            <image:caption>·         Verginin Uyumu Kavramı ve Bu Bağlamda Vergi Yurttaşlığı Kavramının Yeniden Yorumlanması 
·         Nudging Taxpayers to Comply: Reflections About the Effect of Deterrence and Non-Deterrence Behavioral Interventions Depending on Taxpayers’ Motivational Postures 
·         Vergiye Uyumlu Gelir Vergisi Mükelleflerine İndirim Uygulamasının Vergi Psikolojisi Açısından İncelenmesi 
·         Exploring the Tax Compliance Behaviour of High Net Worth Individuals in Malaysia 
·         Türkiye’de Vergi Ahlakının Belirleyicileri: Ne Değişti? 
·         Public Finance and the Methodology of Scientific Research Programs 
·         Vergi İsyanı: Toplumsal Tepkilerin İktidar Kudretini Sınırlandırması 
·         Hekim Kazancının Vergilendirilmesi: Vergi Uyumu Açısından Ampirik Analiz 
·         İbn Haldun ve Vergi 
·         Türkiye’de Vergi Afları ve Vergi Etiği Üzerindeki Etkileri 
·         Vergi İsyanları Üzerine: Gandhi’nin Tuz Yürüyüşü Örneği 
·         Vergi Kültürünün Analizi: Türkiye Örneği 
·         Vergiye Gönüllü Uyum Kapsamında İzaha Davet Müessesesinin Değerlendirilmesi 
·         Voluntary Versus Enforced Tax Compliance: Testing the Slippery Slope Framework for Turkey 
·         Güneşin Vergilendirildiği Ülke: İngiliz Toplumunun Pencere Vergisine Yönelik Tepkileri 
·         Sigara Üzerinden Alınan Vergilere Karşı Halo Etkisinin Varlığı 
·         Bir Kamu Politikası Aracı Olarak Vergilendirmenin Sosyo Psikolojik Boyutunun Seçmen Tercihleri Açısından İncelenmesi: 24 Haziran 2018 Milletvekili Genel Seçimi Örneği 
·         Davranışsal Finans Açısından Verginin Yatırımcı Psikolojisine Etkisinin İncelenmesi 
·         Vergi Uyumunda Dürtme Stratejileri: Seçili Ülke Uygulamaları 
·         Şövalyelerden Savaşa Katılmamaları Karşılığında Alınan Bir Vergi: Scutage 
·         Vergi Bilincinin Artırılmasında Vergi Haftasının Rolü: Deneysel Bir Araştırma 
·         Vergi Denetiminin Vergi Uyumuna Etkisi 
·         Yönlendirici Vergilendirmenin Mükellef Tercihleri Üzerindeki Etkisi: Alkopop Örneği 
·         Tax Ethics in the Design of International Tax Law Mali Sosyolojinin Temelleri, Evrimi ve İşlevi Atatürk Dönemi Vatandaşlık Eğitimi Kapsamında Vergi Bilinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3de60e3-7f83-4c8c-8151-ace93fc0e311.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilim Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Mutluluğun resmini ben çizemedim, 
Çünkü fırçamda sadece ayrılık siyahı var. 
Başka renkler gönlümde göremedim. 
Yoksa ayrılık sadece bana mı var? 
 
Yalnızlık, senden yadigâr hatırşinas bir yara, 
Kanatır kendini kesilen her düğün pastasında. 
Gece sonunda bana kalan, ortak temenni “darısı başına”, 
Ve inceden bir dilim bayatlamış yalnızlık, el sürülmeden bekler tabağımda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103555</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a9630b4-a6a0-4829-b700-d813c560a992.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Yoldayım</image:title>
            <image:caption>Aynı anda bir taş, bir toprak, bir çiçek, bir ağaç, bir kuş, bir insan olmak. Aynı anda bir şehirde, bir gökyüzünde, bir denizde, bir ormanda, bir uzayda, bir boşlukta, başka bir parçanda, başka bir mekânda, başka bir zamanda gözlerini açmak. Aynı anda bilincinin diğer kırıntılarına uzanmak, hakikat yolunda bütünsel bilinçli bir varlık olarak gönüllü, görevli yükselmek… 
Bunu bilmek ne çok şey değiştirir. 
Birbirimizi tekrar bulmaya…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/110e6be5-b460-42b3-a0ec-946866412f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakire Tablolar</image:title>
            <image:caption>Alanında başarılı olan psikiyatrist Selçuk’un kartını bir şekilde edinen Göktan’ın çapraşık hayatını derleyip toparlamak adına bir umudu olur. Çocukluk travmaları, aile kavramı, aşk ve biraz da kaçınılmaz bir deliliğin kesiştirdiği yollar hem Selçuk’un hem Göktan’ın hem de etraflarındaki diğer herkesin kader çizgilerini değiştirmek üzeredir. Alper Ay’ın ilk romanı olan Bakire Tablolar okuruna yalnızca bir roman değil, bir yaşanmışlık vadediyor. Bakire Tablolar, ışıltılı bir olay örgüsünün içinden insanın gizemine, arayışına, sancılı iç yolculuğuna yoğunlaşıyor. Karakterlerin, içinden geçtikleri sürecin hakkını vererek, korku, parçalanma, aşk, toplumsal yarılmalar içinde hayatı genişletmeleri, aslında bizim hayatımızı genişletmenin de bir diğer adı değil midir? 
 
Alper Ay, müzikal tınılara benzeyen hassaslıkları ayrıntıya döktüğü bu ilk kitabıyla, romanın zengin dünyasına, kendi zenginliğini katıyor. Kendisinden bahsettirecek yeni bir yazarın ve kitabın muştusu ile karşılaşmak her zaman için rast geldiğimiz bir talih değildir. Bakire Tablolar, biz okurlariçin güçlü ve incelikli bir talihtir. 
(Hayati Sönmez, öykücü)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103557</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b2c85a3-57b6-4feb-b763-082eb8d01a37.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Mane</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ 
Afrika’nın kahramanı Senegal’den çıkıp gönülleri fethettim. Senin yaşlarındayken bir toptan olma dünya büyüklüğünde hayallerim vardı. Şimdi her birini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğu ve gururu içindeyim. Beni seninle bir araya getiren de bu hayallerim. Eğer ben o dar, kirli, imkânsızlıklarla dolu sokaklarda çıplak ayaklarımla yamalı bir topu koşturmasaydım, futbol hayallerimi büyük olanlarından kurmasaydım; başaramasaydım, bugün birlikte bu kitapta buluşamazdık. 
Tek hedefin başarmak, kazanmak olmalı. Hayal etmeli ve her gün ilerlemeye devam etmelisin. Kendine inanmalı, hiçbir zaman vazgeçmemeli ve sıkı çalışmalısın. Bence anahtar bu, kafanı oyunda tutarsan, bir şeyler olacaktır. 
Sadio Mané</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103558</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94372e6b-71ed-444b-817b-54408337f668.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşadası&apos;nda Martı Olmak</image:title>
            <image:caption>İçtenlikle bezenmiş duyarlı öykülerin çağrısı bu kitap. Deniz kıyılarından dağlara, köylerden kentlere uzanan, kişisel yaşantılardan beslenip toplumsal ve kültürel ufkumuza ve elbette gönlümüze kurulan köprülerden geçmek düşüyor okurlarına. Uzaklarda başlasa bile yolu hep Ege’ye varan karakterlerin mutlulukla hüzün arasında gidip gelen yolculuklarına şahitlik etmek yaşama dokunmak hissi yaratıyor. Yaşadığı kentin kültür elçiliğini sürdüren yazar, okurlarını da bu serüvene ortak etmeyi başarıyor. Ege, İzmir, Aydın ve elbette Kuşadası’ndan hepimize öyküce selam gönderiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103559</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12431768-53d4-489d-b232-6c211b5ef56d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Benzema</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ 
Ben Karim Benzema, namıdiğer “Coco”! 
Futbol kariyerime henüz 8 yaşımdayken ülkem Cezayir’de başladım. Şimdiyse Fransız millî takım futbolcusuyum ve La Liga takımlarından Real Madrid&apos;de forma giyiyorum. Azimli ve disiplinli bir şekilde çalışarak dünya çapında bir üne sahip oldum. Sizce Real Madrid takımında tüm zamanların en çok gol atan ikinci futbolcusu unvanını nasıl kazandım? 
Başarmak istedim ve bunun için ne gerekiyorsa yaptım. Hayal ettiğin yere ulaşabileceğine inancın daima artmalı. Bir dünya kupasını elinde tuttuğunu, senin futbol kariyerini örnek alarak büyüyen çocukların ve hatta yetişkinlerin olduğunu düşün. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme... Karim Benzema</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103560</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0264bb03-d7ef-4707-9ea7-0b8a031fe5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Gol Makinesi Lewandowski</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ Henüz 9 yaşımdayken başladığım futbol hayatıma, sayısız başarı, ödül ve zafer sığdırdım. Çocukluğumdaki hayallerim; dünyanın en büyük takımında, en büyük stadyumlarında oynamak ve kupalar kazanmaktı. Şimdi ise ülkem Polonya’da “kahraman” ilan edilmenin gururunu yaşıyorum! Sert asfalt, çim yaprağı olmayan kum, görünürlüğü sınırlayan toz bulutları, soyunma odaları yerine mühürsüz pencereli ve ısınmamış eski barakalar benim yeteneğimin çimlenmeye başladığı koşullardı.   
Ben vazgeçmedim, kendime güvendim ve bu yolu kendim için seçtim. Tüm hayallerimi gerçekleştirdim. Her an daha iyisi olmaya devam ediyorum. Sen de başaracaksın. 
İnan, çalış ve vazgeçme… 
Robert Lewandowski</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103561</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f0d4a9-17c1-44bb-9bcc-2d542a05d62d.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Adam Haaland</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ 
Futbolda zeki, büyük, hızlı, çok eğlenceli ve biraz tuhafım. Daha da önemlisi, gol atma becerisiyle yaşayan ve nefes alan bir “robot”um. Hayatını spora adamış ailemle birlikte ülkem Norveç’te başladı maceram. Ben gol atmak için doğmuşum! Tıpkı benim gibi futbolcu olan babam, bu hayattaki en büyük rol modelim ve yol göstericimdir. Onun başarılarına yetişebilmem için fırtına kadar hızlı olmam gerekiyor!  
Dünyadaki en iyi genç futbolculardan biri olarak gösterilmek, benim için büyük bir gurur. Daima disiplinli, planlı, azimli, hırslı ve fedakâr olmayı bilmelisin. Zirvede tek başına kaldığında kendinle yarışmaya devam etmen, senin daima orada kalmanı sağlayacaktır. İnan, çalış ve vazgeçme… 
Erling Haaland</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103562</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce381e5f-3b71-4163-906c-15fd67a7c8f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Tozu –Bilincin Büyülü Evreninde Bir Keşif Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Nasıl ki sıradan dünyaya serpilen peri tozu onu altına dönüştürüyorsa, ruh tozu da hayvan etini büyülü bir duyum ve öz bilinç dünyasına dönüştürür. Sonuç ise illüzyondur, ama içinde yaşadığımız bir illüzyon...” 
Simon Blackburn, 
“…Bu kitap, bilincin ne olduğu, evrim tarafından neden seçildiği ve yaşamın anlamı sorunlarına hem nasıl neden olduğu hem de nasıl çözdüğü sorularına yanıt veriyor.” 
Owen Flanagan, 
“Nicholas Humphrey, bu kitapta, nörobilim, evrimsel biyoloji, psikoloji, antropoloji, felsefe ve şiirden yararlanarak, tıpkı bilincin kendisi gibi, canlı ve tutkulu bir entelektüel macera yaratıyor.” 
Rebecca Newberger Goldstein 
“Bilim insanları bazen doğayı açıklamalara indirgedikleri için büyüyü bozmakla suçlanırlar. Bu şaşırtıcı ve şiirsel kitapta Nicholas Humphrey tam tersini yapıyor: Beynin derinliklerine iniyor ve büyünün bilincin odak noktası olduğunu keşfediyor.” 
Matt Ridley 
Bu kitapta, bilinç çalışmalarının önde gelen ismi nöropsikolog Nicholas Humphrey, taşları yerinden oynatacak yeni bir teori öneriyor. ‘Zor problem’in çözümüne dair sıkı bir tartışma bu. En derin sorulara, ‘psikolojik zombiler’in, Andromedealı bilimcilerin dâhil olduğu, düşünsel bir macera! 
Aynı zamanda bilinç probleminin saplantılı sorularımızla nasıl iç içe olduğunu gösteren bir çalışma bu. Nasıl mı? Örneğin Tanrı fikrinin evrimin bir ürünü olduğunu hiç düşündünüz mü? Peki ya hayatın yaşanmaya değer olup olmadığı ve ölüm korkusu evrimin bir oyunu olabilir mi? Yaşamın yarattığı mucizeleri ve bilincin büyüsünü duymak isteyenler için keşif yolculuğuna bir davet bu! 
Pekâlâ, hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103563</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e672e759-a5d3-4d0a-b9ea-982a64e7f236.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşli Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Güneşli Bir Gün, dostluk ve özlem dolu bir hikâye. 
Artık farklı ülkelerde yaşamak zorunda olan iki çocuğun ve bir kedinin sihirli macerası. 
Bu maceraya sıra dışı ve çok güçlü bir karakter katılırsa neler olur? 
İki çocuğu yeniden bir araya getirmek için Güneş, neler yapabilir? 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103564</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8107940-674f-4806-aa20-2222dbcd01c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümü Ellerinde Tutarken</image:title>
            <image:caption>HAYAT SAĞLAMDI. İNATÇIYDI. ÖLÜM FARKLIYDI. HASSASTI, BİR GİZEMDİ. AMA NEYDİ ÖLÜM? NEDEN BİRİNİN ÖLMESİ GEREKİYORDU?
Köpeğiyle birlikte günlük yürüyüşlerinden birine çıkan yetmiş iki yaşındaki Vesta, ormanda esrarengiz bir not bulur: “Adı Magda’ydı. Onu kimin öldürdüğünü asla kimse bilmeyecek. Ben öldürmedim. İşte onun cesedi.” Yaşadığı bölgeye kocasının ölümünden sonra taşınan ve pek de tanıdığı olmayan Vesta, önce bu notla ne yapacağını bilemez ve ardından da notta bahsedilen Magda’yı bir saplantı hâline getirir. Yavaş yavaş aralanan sis perdesi tehditkâr bir şekil almaya başlar. Vesta gizemin girdabına kapılırken bir yandan da yavaş yavaş kendi geçmişindeki gölgelerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Dinlenme ve Rahatlama Yılım ile Eileen adlı romanları dünya çapında ses getiren ödüllü yazar Ottessa Moshfegh’in üçüncü romanı Ölümü Ellerinde Tutarken, kendimize anlattığımız hikâyelerin bizi gerçeğe nasıl yaklaştırdığını ve aynı zamanda ondan nasıl uzak tuttuğunu düşünmeye davet ediyor.
“Moshfegh, kahramanlarının ve okurlarının derisini yüzüyor, tıpkı bir cerrah ya da seri katil gibi, ta ki geriye sadece bir boşluk kalana kadar.” –Kevin Power
“Zekice çözümlenen, parlak bir dile sahip, gerçekliğin sınırlarını çizen, edebi psikolojik gerilim sevenlere hitap eden bir kitap.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103565</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2bf3d5-8f32-4884-8ed9-3f42266b26d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Köşeli Dünya</image:title>
            <image:caption>“Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.”
Japonya’nın en tanınmış ve en saygı duyulan yazarlarından biri olan, Ben Bir Kediyim, Gönül ve Ardından gibi eserlerin yazarı Natsume Soseki, Üç Köşeli Dünya’da sanatı ve içinde yaşadığı çevreyi anlamlandırmaya çalışan bir sanatçının ruhani yolculuğunu ustalıkla anlatıyor.
Yazarın “haiku tarzı bir roman” dediği kitapta genç bir sanatçı şehirden ayrılarak dağlara doğru yola koyulur. Konakladığı kaplıcanın sahibinin kızı olan ve ona Millais’nin Ophelia resmini anımsatan gizemli Nami’yle karşılaştıktan sonra onun resmini yapmak ister. Orada kaldığı sürede hem resim ve şiir hakkındaki düşünceleri değişecek hem de yavaş yavaş bu gizemli kadının trajik dünyasına dahil olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103566</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c20857-8d51-449a-a20a-e63f9a8ed267.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Kanı</image:title>
            <image:caption>“Ve Ege’ye adamoğlu geldi; iki ayak üstünde duran, sürünmeden yürüyen, oradan oraya giden, her şeye, her canlıya ilgi duyan, durmadan yiyen, ısıran, çiğneyen, konuşan, düşünen, aç, obur adamoğlu ve adamoğulları geldiler. Ama daha ateşi ve şavkı bilmiyorlardı, çiğ yiyorlardı ve bu yüzden öldürmeyi ve kan akıtmayı bilmiyorlardı. Dünyanın öbür yakalarında neler olup bittiği bilinmezken, Ege’de barış vardı ve egemendi. (...) Adamoğulları önceleri bitkilere ve ağaçların yemişlerine dadandılar ve uçan kuşlarla, sürüngenlerle ve yırtıcı hayvanlarla kavgaya tutuştular.”
Tarık Dursun K., Denizin Kanı’nda, Ege Denizi’nin uçlardaki iki yüzünü –cömertliğini ve doymak bilmezliğini– sünger avcıları ve onların dönmesini bekleyen kasaba kadınları üzerinden anlatıyor. Kasaba insanının bir sünger ağasına karşı başlattığı mücadele ve bu mücadelenin vardığı nokta, emekçi ve iktidar arasındaki zeminin kayganlığını gözler önüne sererken, denizin iki uç yüzünü de temsil ediyor: Malı ağa, canı deniz alır.
Yazarın, olay örgüsünün belli duraklarına yerleştirdiği Ege’ye dair betimlemeler ve mitolojik göndermeler, halk ağzına ait kelimeler ve deyimler, Tarık Dursun K. okurunun aşina olduğu o özgün anlatı dilini vadediyor.
“Denizin Kanı’nı benim için çarpıcı kılan, Necatigil’in vurguladığı mitosların kullanımı ve şiirli dildi. Gerçi yazar, 1945 dolaylarını, çok partili döneme geçişi saptıyor, merhametsiz bir sünger ağasını yaşatıyor, deniz iklimiyle inişli çıkışlı bir aşkı anlatıyordu ama, mitologyadan çıkagelmiş bağlayıcı-bütünleyici bölümler Denizin Kanı’nda âdeta ayrı bir roman, dil şöleni gibiydi...” –Selim İleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103567</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fc8f92c-6540-4bb0-be4e-2419b1ba70d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Abrakadabra</image:title>
            <image:caption>Ses, kendini göstermek için binbir yol bulur, yaşamı da uçuşu da yeniden biçimlendirir. Duvara çarpıp vapurda hayal de satar dükkânda hatıra da. Bazen kavanoza dolup yazı getirir, bazen baykuş gibi ölümle kavilleşir. Ses, yalnız burası için değil, bu dünyadan diğerine, bir ağızdan diğer ağza sıçrar durur. “Dile benden ne dilersen!” çağrısıyla elini ayağını birbirine dolaştırır insanın, “Buz gibi soğuk sudan içen!” diye dile dökülüp hayata döndürür, fotoğrafını çekerek alıp götürür sonra. Ses değil sanki, içi büyü dolu bir yük gemisi.
Mehmet Fatih Özbey, ikinci öykü kitabı Abrakadabra ile tekrar selamlıyor okuru. Ölümü işitenlerle kuşdili bilenler, geçmişini satanlarla düşle cebelleşenler, hayal işportacılarıyla kendi yolunu gözleyenler, kavanozda mevsim taşıyanlarla bıçkın delikanlılar, uğursuz baykuşlarla tuhaf yazılımcılar, beceriksiz lamba cinleriyle bir hayale not bırakanlar var Abrakadabra’da.
“Ara sıra ne konuşmuşuz diye dönüp o sayfalara bakarım. Her defasında kendimi sınırını bilmediğim bir hafızanın içinde kaybolmuşken bulurum. Neden kaybolurum? Bilmediğim sokakların ya da insanların arasında kaldım diye mi? Yoksa toprağın altına sakladığımız bilinç, insanlık yerine intikamını benden alıyor, oyunlar oynuyor diye mi? Kim bilir, belki de sadece yön bilgim zayıf olduğu içindir. Ama şu da bir gerçek, insanın bedeniyle birlikte bilincinin de gömülüyor olması büyük trajedi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103568</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce485f13-e667-4f04-8e37-3803acf1fb06.jpg</image:loc>
            <image:title>Sparta’nın Kızı</image:title>
            <image:caption>Sparta onu ölümcül bir silaha dönüştürdü.
Şimdiyse tanrıların kaderi onun ellerinde!
On yedi yaşındaki Daphne, kendini bildi bileli savaşçı olmak üzere eğitiliyor ve günün birinde kadim Sparta’nın boyun eğmez halkı tarafından kabul görmeyi umuyordu. Ama onu abisini ailesinden koparmakla tehdit eden tanrıça Artemis’in başka planları vardı. Olympos Dağı’ndan dokuz gizemli şey çalınmıştı ve Daphne onları bulamazsa tanrıların zayıflamaya başlayan güçleri tamamen yok olacak, fanilerin dünyası kaosa sürüklenecek ve sevdiklerinin hayatı tehlikeye girecekti.
Artemis’in ikizi, yakışıklı ve kendine fazlasıyla güvenen tanrı Apollon’un rehberliğinde çıktığı yolculukta Daphne’yi amansız tehlikeler bekliyordu. Minotauros’un labirentinden Thebai’nin bilmecelere bayılan Sphinks’ine uzanan pek çok efsaneyle yüzleşirken kendisiyle ilgili keşfedeceği şeyler de vardı.
“Klasik Yunan mitolojisine getirilmiş yeni ve orijinal bir yorum.” —Adalyn Grace
“Sparta’nın Kızı klasik Yunan mitlerini, ateşli ve çok katmanlı bir kadın karakterin müthiş maceralarıyla harmanlıyor. Kesinlikle sürükleyici ve nefes kesen bir ilk roman.” —Katy Rose Pool
“Sparta’nın Kızı, romantizm, macera ve gizem dolu bir roman ama en önemlisi de kadınların ne kadar güçlü olduğunun bir kez daha altını çizen epik bir hikâye.” —June Hur
“Kesintisiz aksiyon, dram ve okurların gözlerini sayfalardan ayırmasına izin vermeyecek kadar unutulmaz bir kadın kahraman… Büyüleyici.” —School Library Journal
“Güçlü kadınların başı çektiği, ince bir romantizmle süslenmiş müthiş bir macera.” —SLC
“Bu kitapta ayağınızı yerden kesecek tüm unsurlar bir arada… Klasik Yunan mitlerine taptaze ve heyecanlı bir yorum.” —Nerd Daily
“Kötücül tanrıların tuzağına düşmüş çaresiz kızların pasifliğinden sıkılan tüm okurlar Daphne’nin tarafını tutacak.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103569</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4be7b0c8-efe2-4d96-8ce6-07e472cc113e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Perspektifinde Yönetim Muhasebesi Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>·         YÖNETİM MUHASEBESİNE GİRİŞ 
 
·         MALİYET HACİM KAR ANALİZLERİ 
 
·         BÜTÇELER 
 
·         STRATEJİK KARAR ALMA 
 
·         DEĞİŞKEN MALİYETLEME SİSTEMİ 
 
·         STANDART MALİYETLEME SİSTEMİ 
 
·         VAKA ANALİZİ 
·      VERİMLİLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103570</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd898a87-2435-41e8-8ef8-bf61e5ff5f68.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Bir Koyun</image:title>
            <image:caption>Wilson cana yakın, kıvırcık yünlü ve son derece akıllı bir koyundur.
Aynı zamanda çok da meraklıdır. Bir gün bu merakı onu istemeden çiftlikten uzağa, büyük şehre götürünce heyecan dolu yolculuğu başlar. Hiç bilmediği bir yerde, çevresinde gözlemledikleri ve duyduklarının yardımıyla acaba eve dönüş yolunu bulabilecek midir?
Maceralı kısa bölümleri ve masalsı güzellikteki görselleriyle, sadakat, problem çözme ve arkadaşlık hakkındaki bu eğlenceli hikâyenin modern-klasik dokusu tam da yeni okurlara göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103571</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e8fa68-cf19-4dbd-9c3d-ddcbbc98f40f.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hayatına Dair 9 Yalan</image:title>
            <image:caption>Geribildirim iş dünyası için olmazsa olmazdır. Kurumunuzun kültürü, işteki başarının anahtarıdır. Stratejik planlama gereklidir. Yeterlikleriniz ölçülebilir olmalı ve zayıf yönleriniz desteklenmelidir. Liderlik önemlidir.
Günümüz iş dünyasının gerçekleri olarak sunulanların hepsi esasında kocaman birer yalan. Çoksatan yazar Marcus Buckingham ile liderlik dehası Ashley Goodall, iş hayatıyla ilgili her zaman karşılaştığımız 9 büyük yalanı ortaya koyuyor. Bu yalanlar işlevsizliklere ve hayal kırıklıklarına sebep olurlar ve işyerlerini gerçek potansiyellerinin çok gerisinde bırakırlar. Ancak bu yalanların ötesine geçip gerçekleri keşfedebilen, bireysel farklılıklarımızın gücünü ve güzelliğini görebilen açıkfikirli liderler de vardır. Buckingham ve Goodall, işte bu açıkfikirli liderlerin hemen fark edebilecekleri gerçekleri ilgi çekici hikâyeler ve isabetli analizlerle açıklıyor.
İş Hayatına Dair 9 Yalan, size gerçekten güvenen çalışanlarınıza ne kadar iyi olduğunuzu göstermenize yardımcı olacak temel gerçekleri sunuyor.
“İşinizi yapma şekliniz ve neyi farklı yapabileceğiniz konusunda açıkfikirli olmanızı sağlayacak.”
—Financial Times
“... her yöneticinin kitaplığında bulunması gerekiyor.”
—Management Today</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103572</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a55f77-29d4-4fc8-98e2-92be93ef999e.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Feminizm</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Feminizm, modern dünyanın en önemli entelektüel, kültürel ve politik hareketlerinden biri olan feminizmin hem tarihini, gelişimini ve güncel tartışmalarını ele alıyor hem de cinselliği, şiddeti, akademik teoriyi ve pratik aktivizmi tartışarak onun dünyayı görmenin nasıl bir yolu olabileceğini gösteriyor.
Deborah Cameron, feminist tartışmaları altı temaya –erkek egemenliği, haklar, emek, kadınlığın toplumsal inşası, cinsiyet ve kültür– ayırarak temel endişeleri ve ana argümanları güçlü ve keskin bir anlatımla ortaya koyuyor. 19. yüzyılda kadınların oy hakkı için verilen mücadelelerden başlayarak, “dördüncü dalga” olarak adlandırılan döneme kadar uzanan tüm tarihsel “feminizmleri” ele alıyor.
Cinsiyet eşitsizliğinin hayatın bir gerçeği olduğunu inkâr etmenin imkânsız olduğu ücret farkı skandallarının, çevrimiçi tacizlerin ve endişe verici derecede yüksek sayıda kadın cinayetinin yaşandığı günümüzde feminizm, her zamanki gibi güncelliğini koruyor. Bu küçük kitap, feminist hareketin fikirleri ile tarihini anlamak ve bunlarla ilgilenmek isteyen herkes için güvenilir bir rehber görevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103573</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21577bd2-5f7b-4c89-b5af-53e13ec8be06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Rehberindir</image:title>
            <image:caption>Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. 
 
Umudumu kaybettim… “Hiç kimse kendisi için gizlenen müjde ve mutluluğu bilemez.” Secde Suresi 17. Ayet 
 
Kalbim çok kırıldı…“O, kalplerde olanı bilendir.” Hadid Suresi 6. Ayet 
 
Ufkumda karanlıklar var…“Beni yaratan; elbet yolumu gösterir.” Şuara Suresi 78. Ayet 
 
Çok yalnızım “Ben sana çok yakınım.’’ Bakara Suresi 186. Ayet 
 
İyiliklerim boşa gitti…“İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.” Rahman Suresi 60. Ayet 
 
Benim kimsem yok ki…“Nerede olursanız olun, ‘O’ Allah sizinledir.” Hadid Suresi 4. Ayet 
Sesim duyulmuyor…“Bana dua edince, dua edenin duasını kabul ederim.” Bakara Suresi 186. Ayet 
 
Her şey kötüye gidiyor…“Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır.” Duha Suresi 4. Ayet 
 
Bunca kötülük unutulacak…“Senin Rabb’in hiçbir şeyi unutacak değildir.” Meryem Suresi 64. Ayet 
 
Hayat çok zor…“Allah kuluna kâfi değil mi?” Zümer Suresi 36. Ayet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103574</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/667c32b6-af9f-4720-887b-7ee9c129bde1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Değer Katabilmek</image:title>
            <image:caption>Bizi sürüden ayıran sahip olduklarımızı nasıl kullandığımızdır. 
 
•          İnsan potansiyeli gelişmeye açık mıdır? 
•          Yaratıcılık nereden gelir? 
•          Herkes yaratıcı olabilir mi? 
•          Nasıl öğreniriz? 
•          Neden başarısız oluruz? 
 
Birçok kişi için potansiyel, az kişinin sahip olduğu bir yetenek olarak tanımlanır. Oysa bilime göre bu hepimizin sahip olduğu ve düzenli egzersizlerle geliştirilebilen bir beceridir. Herkesin belirli bir alanda kendisini mükemmelliğe ulaştıracak genetik bir yapısı mutlaka var. Geriye kalan tek şey bunu keşfedip, onun uğruna pes etmeden çalışmak. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi-NEV kurucusu Dr. Levent Uysal sürüden bir adım öne çıkabilmemiz, gerçek yeteneklerimizi keşfetmemiz ve bu sayede tüm potansiyelimizi açığa çıkarabilmemiz için gerekenleri yani kendimize değer katabilmenin yollarını bu kitapta anlatıyor ve soruyor:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103575</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3ce8815-9409-4488-b846-3fb0ec1cf060.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşa Çağrılmadığım Günler /Toplu Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ben bir mektuba başlamışsam gerisini sen getir 
Yarım mektupların verdiği esenlikle öperim alnından 
Bankalar kapanır, faizler düşer, 
Bir bakarsın iyileşir dünya bundan 
Bana mektup yaz, boş bırakma, ihtiyarlamazsam orta dünya 
      bizimdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103576</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c3c8a1-269d-44b3-8b75-7e659cb40b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Vücudumuz korktuğumuz için mi adrenalin salgılar yoksa adrenalin salgıladığı için mi korkar? Vücut hisseder, duyguları tetikler akabinde hormonlar devreye girer. Yani aslında vücudumuz korktuğumuz için adrenalin salgılar. Adım Zeynep, korkularımı yenemedim ve en sonunda onların esiri oldum. Yaşananların hiç biri benim suçum değildi. Ben, bedenine esir düşmüş biriyim. Ruhum bana, bedenim ise o pis meluna aitti. Her şey annem ve babam yüzünden oldu. Onu kızdırmasalardı şimdi hayatta olacaklardı…” 
            Yazar bu kitapta okuyucusunu korkularına, kaygılarına ve adil olmayan yaşam koşullarının ağırlığına yenik düşmüş birbirinden uzakta nefes alıp veren yorgun yürekli insanların hayat hikayeleriyle buluşturuyor. Kendinize bile anlatmaktan korktuğunuz, çekindiğiniz her ne varsa sizi bekliyor bu kitabın sayfaları arasında. Her hikayede kendinizden bir şeyler buluyor; inmeniz gereken durakları, geç kaldığınız yaşanmışlıkları ve düzeltilmek için sırada bekleyen yanlışlıkları görmeniz çeşitli işaretler çıkarıyor karşınıza. Şimdi sıra siz de.  Peki, siz en son ne zaman konuştunuz kendinizle? En son ne zaman vücudunuzun salgıladığı adrenaline bir kitabın sayfalarında rastladınız? Eğer kendinize verecek bir cevabınız yoksa bu kitap sizler için iyi bir fırsat olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103577</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e70fcae1-a4ca-4117-8fe1-ac71af45c908.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz İstihbaratı ve Osmanlı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Elektriğin icadı sonrası iletişim ve ulaşım araçlarının çeşitlendiği bir dünyada olağanüstü geniş bir satha yayılan savaş, kitlesel orduları komuta edip yönlendirebilmek, mesajların düşman eline geçmesini engellemek adına şifreleme tekniğine oldukça karmaşık bir boyut kazandırdı. Bu boyut, düşmanın niyetlerini öğrenmek isteyen ülkelerin istihbarat teşkilatlarında şifre kırma birimlerinin de geliştirilmesi zaruretini doğurdu. Bu etki ve tepki, hasmının niyetlerinden haberdar olmak isteyen insanı, teknoloji ve enformasyon devriminin en önemli araçlarından biri olan bilgisayarın icadına sürükledi. Tam da bu sebepten istihbarat teşkilatları, teknoloji devrimine neden olan en önemli kurumların başında gelmektedir. Zira dünyanın dört bir yanından temin edilen bilginin aktığı yegâne merkezler, istihbarat teşkilatlarıdır. Francis Bacon’un da işaret ettiği gibi ‘bilgi, güçtür.’ Bu kitapta, denizlere hâkim olan ticari, endüstriyel ve askeri bir imparatorluğun, Osmanlı İmparatorluğu hakkında tutmuş olduğu rapor, gözlem ve analizlerden bir kesit bulacak; teknoloji ve enformasyon çağına açılan yolda İngiliz istihbaratının gelişim sürecine ve Britanya’yı bu sürece getiren İngiliz düşüncesinin dönüşüm evrelerine göz gezdirebilecek; Türk tarihinin hala en tartışmalı simalarından biri olan II. Abdülhamid devri Osmanlı tarihinin, İngiliz perspektifinden nasıl algılandığına şahitlik edecek ve birinci elden kaynakların anlatımı eşliğinde tarihsel bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103578</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806d8a5e-a21a-4ec6-b694-2b1f8e61d967.jpg</image:loc>
            <image:title>Blucin Devrinin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Blucin Devrinin Çocukları, Gürcistan’ın en meşhur yazarı David ‘Dato’ Turaşvili’nin on beşten fazla dile ve tiyatro eserine çevrilmiş romanı. Gerçek ve trajik bir olayı konu edinen roman, 1983’te, henüz genç ve yakışıklı bir aktör olan Gega Kobakhidze ve arkadaşlarının Tiflis’ten Leningrad’a giden bir uçağı kaçırma girişimlerini konu ediniyor. Sovyet rejiminden özgürlüğün ve kot pantolonun bol olduğunu düşündükleri Batı’ya kaçmak isteyen bu gençlerin başarısız uçak kaçırma girişimi, okuru huzurlu bir son umuduyla daima tetikte tutuyor. Diyalog merkezli bir anlatım tarzıyla Dato Turaşvili, gençlerin romantizmini de idealizmini de ifade etmeyi başarırken, rejimin memurlarının uyguladığı baskıyı da gözler önüne seriyor.  
 
Gerçekle kurgunun iç içe geçtiği Blucin Devrinin Çocukları, Gürcü gençliğinin başkaldırı hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103579</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f206d11b-7fbf-4896-9b1e-01afa2666a47.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Semazen Bir Palyaço</image:title>
            <image:caption>&quot;İç gözlerim kapalı biliyorum. Açılması için çok uğraştım. Olmadı. Bir dostum anlatmıştı, bazen ansızın insanın iç gözü açılırmış. Açılması hiç iyi olmazmış. Gördüklerinden ürkermiş. İnsan diye gördüğü gerçekte insan değilse çok fena bir şey görürmüş.&quot; 
&quot;İki Semazen Bir Palyaço&quot; düşlerden çöp kıyılarına, çarşamba pazarından sahil kenarlarına değişen mekânlarıyla okurunu dokunaklı bir yolculuğa çıkarıyor. Birbirleriyle temas eden öykülerde, Sadık Yalsızuçanlar&apos;ın özgün sesi, insanlık durumumuzu muhakeme etmemizi sağlıyor. Modern kırılganlığımızı sınayan bu öyküleri okurken yer yer gülecek, düşünecek ve kimi zaman da incineceğiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103580</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c019c8-a701-46a3-8cff-75f7a69a824f.jpg</image:loc>
            <image:title>Manisa’nın Önde Gidenlerinden Şekerci Hüseyin Dede</image:title>
            <image:caption>Bir beldeyi imar etmek yalnızca mimarların işi değildir. Beldeler, o beldede yaşayanların manevi hâlleriyle kuvvetlenir, gerçek bir belde olur. Bu manevi halleri kuvvetlendirme işi, tasavvufta hizmet olarak karşılığını bulur. Gönülleri imar etmek ancak gönül hekimlerinin başarabileceği bir hizmettir. Türk kültüründe bu hizmete “fetih” denir. Zira fetih kelimesinin bir anlamı da “açmak”tır. Gönül hekimleri, gönüllerine girdikleri kimselerin kalplerini açarlar. Böylece manevi hâlleri kuvvetlendirir ve unutulmaz olurlar.

Şekerci Hüseyin Dede, Anadolu’nun manevi iklimi yüksek beldelerinden Manisa’ya tabiri caizse mührünü vurmuş, nice gönülleri imar etmiş bir mana sultanıdır. Tarihi Bedesten karşısında yer alan küçücük dükkanında fukaranın, garibin, hastanın derdine deva olabilmek için soluksuzca çalışmıştır. Kendisine gelen insanların yalnızca manevi değil, maddi sıkıntılarına da çözümler aramış, dünya-ahiret dengesini gözetmiş, bu anlamda tasavvufun hakikatine de ışık olmuştur. Avrupa’da ve Orta Doğu’da da tanınan Şekerci Hüseyin Dede, Halit Develioğlu’nun bu çalışmasıyla birlikte yeniden yâd ediliyor. Hizmetle geçen bir ömürden, tüm okurların kalbine muhabbet tohumları serpiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103581</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f252441-4fa7-42f2-a868-c6598cf6d03e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 191 Kasım-Aralık 2022</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız Dergisi Kasım Aralık sayısı yayımlandı. 
Sanat Dünyamız dergisi Kasım Aralık sayısında yoğun sanat gündeminin nabzını tutuyor. Dergi kapağına Dirimart’ta “Huriler ve Yolcular” adlı kişisel sergisiyle ağırlanacak olan İnci Eviner’i, sanat pratiğinin temel meselelerini ele aldığı Burcu Çimen’in gerçekleştirdiği geniş bir söyleşiyle taşıyor. 17. İstanbul Bienali’nin ortaya attığı sorulara dair kapsamlı bir eleştiri de Seda Niğbolu’nun kaleminden okurla buluşuyor. Salt Galata ve Salt Beyoğlu’nda devam eden “Sahnede 90’lar” sergisi Erman Ata Uncu’nun sergi yaklaşımı ve Türkiye’nin 1990’larına baktığı incelemesiyle dergide. Ayrıca Ümit Mesci’nin 16. Lyon Bienali’ne, Melike Bayık’ın 8.  Çanakkale Bienali’ne, Gürçim Yılmaz’ın ise ilk kez düzenlenen Kommagene Bienali’ne dair izlenimleri birer yazıyla yer buluyor. 
 
ArtSümer’de 12 Kasım’a dek süren Gözde İlkin’in “Emanet Zemin” başlıklı solo sergisine dergide Rana Kelleci’nin yazısı ve yazıya eşlik eden bir çizimyile yer veriliyor. Bilge Alkor’la İshak Reyna’nın söyleşisi hem sanatçının pratiğine hem de yeni sergisinin arka planındaki okumalara dair yeni kapılar açıyor. Süreyyya Evren eleştiriye dair serisi İç Sanat Ses Siz’in üçüncü yazısını okura sunuyor. Elif Kamışlı’nın Adrián Villar Rojas’ın yeni sergilerine dair bir denemesi ve Huo Rf’nin değerlendirdiği sanat kitaplarına dair bir yazısı da Kasım Aralık sayısında. 
 
Derginin ajandası ise bu sayı sanatçı Ahu Akgün’e emanet. 
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103582</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71a4df1-3d6a-4a2e-bc23-d2a6f15f8682.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşina Destanı (3. Kitap)</image:title>
            <image:caption>İyeler! Gelin, oturun yanı başıma
Kamlamaya başladım gece göğünün altında
Ayın parlak ışığı Yulamı yıkarken davet etti beni Ak Ana
Göstermek için yaratılışı dokuzlar halkasında kamlayan Utkun’a


Biliyorum, zorlu bir yolculuk olan bu hayatımda herkes görecek beni son defa
Maddeyle vedalaşıp terk edeceğim dünyayı görevlerimi tamamlayınca
Yok oluşun son çeyreğinde tüm gördüklerimi ve duyduklarımı fısıldadım kelimelere
Kelimeler halka oldular ayın halesi gibi yaratılışı başlatan Ak Ana’nın başı üstünde


İyeler oturdu, sen de gel otur yanıma
Başlangıcı öğren önce, sonra bitişe gelecek sıra
Kapatarak gözlerini, dinle beni kalbinle
Bu anlattığım bil ki gerçekten de yaşandı kadim dönemde


Öğren atan Aşina’nın soyunun nasıl birleştiğini kurtlarla birlikte!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103583</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0273747b-3fb7-4c62-ba5b-8d5cb6c59cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber’in Evinde</image:title>
            <image:caption>İslâm tarihinin en etkileyici hikâyelerinden biri şüphesiz Hz. Peygamber’in sevgili kızı Hz. Zeynep ile damadı Hz. Ebu’l-Âs bin Rebi‘’nin hikâyesidir. Aralarındaki kuvvetli aşkın İslamiyet geldikten sonra bambaşka hâllere evrilişi; zor kararlar, dönemeçler ve türlü badirelerin onları getirdikleri kritik eşikler; Hz. Zeynep’in “sevgi ve iman” mücadelesi… Hz. Zeynep ilk Müslümanlardan olmasına rağmen Ebu’l-Âs uzun yıllar iman etmemiş, atalarının dinine inanmaya devam etmişti. Öyle ki, Kureyş ailesinden olan Ebu’l-Âs, müminler ile yapılan savaşa dahi girmişti. Ancak yıllar sonra o da İslâm’la şereflendi. Peygamber’in Evinde, İslâm tarihi izleğinde Hz. Peygamber’in beşerî yönlerine, özellikle aile hayatına dair çeşitli sahnelere tanık olacağınız, sevgi ve ahlak fenomenleri karşısındaki tutumuna şahitlik edeceğiniz, üzerinde çokça çalışılmış, çarpıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103584</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d912ec4-81e8-4754-ba72-7baf3b8af4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırdan İşaretler</image:title>
            <image:caption>Şiir; dilin doğurduğu bir şeye dâhil olsa bile, evrenin kendi kendini genişleterek var etmesine benzer biçimde, dilin sınırlarını zorlar ve genişletir. Dilin kendini en sahih olarak gerçekleştirebildiği aynı zamanda can bulduğu yer olan şiir, dil için şefkatli bir ana kucağına dönüşür. Ancak şiir, dilin önüne koyduğu ortama yine dil tarafından bağlı kalmaya koşullandırılır. İyi şiir, bu koşullandırmaya, itaat etmeye ayak direr. 
 
Heyecanı, tutkusu, şiirleri, dergiciliği ve gündeme getirdiği poetik meselelerle edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan Osman Çakmakçı’nın otuz yılı aşan yazı serüveni Bozkırdan İşaretler’de; şiirin yeri, sahiciliğin sorunları, anlamın güzelliği gibi konular şairin kendine has tavrı ve titizliğiyle ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103585</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/863dd41e-bb52-4ca9-8c27-1677249cf756.jpg</image:loc>
            <image:title>Goncanın Üçüncü Günü</image:title>
            <image:caption>Yücel Balku, öykülerinde rüyalar, labirentler, efsaneler, gizemli semboller ve tılsımlarla dolu; tarihle şimdinin iç içe geçtiği alışılagelmiş zaman tasarılarının yıkıldığı esatirî bir evren inşa etti. Aynı zamanda geleneksel anlatılar ve modern metinlerle kurduğu sahici bağ, ona nadir rastlanan bir muhayyile gücü ile eskimeyen hikâyeler yazabilme yeteneğini bağışladı. 
 
Goncanın Üçüncü Günü’nde karşılaştığımız her kahramanda ve hikâyede keşfedilmeyi bekleyen bir gizem vardır. Okur, her öyküde heyecanla bu gizemin izini sürer. Yazarın tasarladığı mekânlar ve anlatılar keşfin gerçekleşmesi için oluşturulmuş yollardır. Öyküler okurun ancak sonsuz iç bağlantılar ve ipuçlarıyla çözebileceği açık uçlu bir evrende geçer: Bazen bir düşle, bazen haritalarla, bazen içinde hikâyemizin yazılı olduğu bir cevşenle, bazen uzaklardan gelen bir iğdenin kokusu ve bazen de kıvrılarak önümüzden geçen bir yılanın bıraktığı izle yolumuzu buluruz. 
 
 
Sükûtun en yaşlı hüneridir; çok derin susup dünyayı dışladığınıza inandığınız anda içinizdeki bir tohuma sessizce su verir. Yeşerirken ruhunuz bile duymaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103586</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3224aef5-7bde-4c1b-8339-4b63fe5c9d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>İdrisilerin Evi</image:title>
            <image:caption>“Kaos bir evde birdenbire ortaya çıkmaz; ahşap oymalar, nevresim kıvrımları, panjurlar ve perde pileleri arasında usulca birikerek, kapıdan esip gelen bir rüzgârla savrulmayı bekleyen tozlar gibi pusuda bekler.” 
 
Kısacık ömrüne sığdırdığı geniş külliyatıyla çağdaş İran edebiyatının en önemli isimlerinden sayılan Gazale Alizade’nin eserleri ölümünün üstünden geçen neredeyse otuz yıla rağmen güncelliğini koruyor. 
Kurmacalarını gözlerini bağlayıp bir kitaptan okur gibi yardımcısına dikte ederek, trans metoduyla yazan Alizade’nin opus magnumu kurgusal “Aşk Şehri”nde geçen İdrisîlerin Evi’dir: Kanlı bir devrime sahne olan kentte bir yandan toplum büyük değişimlerden geçer; diğer yandan karakterlerimiz aşk, dostluk, düşmanlık, hırs, çaresizlik, cesaret ve erdemle yoğrularak yazgılarını arar. Keşmir vadilerinin kokusu bahçedeki sümbülteberlerin rayihasına karışır, azizelerin ve peri kızlarının resmedildiği sırça kubbeyi aile yadigârı piyanonun tınıları doldurur, şimdiye kadar ancak savaş için parlayan buz mavisi ihtiyar gözlerde sevda yeniden yeşerir ve biz okurlar efsanelerin, destanların ve masalların katı gerçekler ve gündelik olgularla tam da kendi hayatlarımızdaki gibi harmanlandığı eşsiz bir yolculuğa çıkarız. 
İlk kez Türkçeye kazandırılan İdrisîlerin Evi gerçek edebiyatla ve “büyük roman”larla ilgilenen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103587</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afca01d-b315-4e9a-a63b-f712a783fbf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Müzik</image:title>
            <image:caption>Mûsikîyi kâinat ile açıklamak, kadîm bir gelenektir. İslâm düşünce dünyasında da mûsikî, kozmik sembollerle ve varlıklarla açıklanır. Bu kadîm bir mûsikî öğretisidir ve İslâm düşüncesi üzerinden devam eder. Kâinattaki her şeyin döndüğü, feleklerin dönerken sesler, nağmeler çıkardığı bilgisi Pythagoras’a ve onun yetiştiği, Hermetik sırriyeti öğrendiği Mısır’daki Memphis Tapınağı’na kadar gider. Hermetik kozmoloji doktrinine göre kâinatta her şey hareket hâlindedir ve Hermes (İdris Peygamber) Pythagoras’tan çok önce kâinatın, Allah’ın muhteşem bir bestesi olduğu fikrini ileri sürmüştür. Hermetizm’e göre kâinatta (kozmosta) boşluk dahi yoktur. Stoacılar ve Platoncuların tersine, kozmos ötesinde de (extra-kosmos) boşluk olmadığı, Hermetizm’in görüşüdür. Bu düşünceden hareketle şunu söyleyebiliriz: boşluğun olmadığı ve hareketin olduğu her yerde sesin olması da mümkündür. Boşluğun olmadığı sonsuz kâinatta, farklı boyutlardaki feleklerin (veya gezegenlerin) hepsi, kendi kütlelerine uygun olarak tiz veya pest sesler çıkaracaklardır. Bu kozmik gerçeklik Kur’ân-ı Kerîm’deki “Kâinattaki her şey kendi lisanlarınca Allah’ı zikretmektedirler” âyetini hatırlatmaktadır ve insanın duyma sınırlarının üzerinde, kâinatta adeta “muhteşem bir ilâhî âhenkli melodi” seslendiriliyor demektir. Bu, sadece Yaratıcı’nın ve O’nun duymasına izin verdiklerinin duyabildiği bir “kozmik zikir” olarak adlandırılabilir ve bize kâinatın âhengini gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103588</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a5cd626-f388-43b0-b663-daeb75b5984d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükut Ayyuka Çıkar</image:title>
            <image:caption>Türk yazınının anlatı ormanında yeşeren ve doğrudan ölümsüzlüğe yürüyen Sükût Ayyuka Çıkar; büyülü yılanlardan, ejder yüreklerden, haritalardan, oyunlardan, çeşmelerden, sulardan, rüyalardan, kadim dillerden doğan; hiç duyulmamış ancak tanıdık bir masal. 
Doğu’nun heybesindeki hikâyeleri gün yüzüne çıkaran Yücel Balku sisli dağ eteklerindeki kayıp manastırları, göllerin kalbindeki batık şehirleri, ak pürçekli ninelerin kadim ve kederli kelimelerle anlattığı eski masalları; su üstüne çizilmiş haritaları zamanı ve mekânı kendinden menkul bir âlemde buluşturuyor. Balku, büyük ve zor sorularını Sükût Ayyuka Çıkar ile sonsuzluğa bırakıyor. 
 
Asıl mesele Çerbetân, nargile tütüyor henüz. Duman neyi söyleyebilir ki kıvrıla kıvrana? Bal gibi biliyoruz aslında; bir aşk bitebilir, tütün tükenebilir, milyonlarca çocuğa babalık edebilir bir insan. Unutmak da mümkün belki ama hayat bitmese iyi olur değil mi, böyle kıvrıla kıvrana!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103589</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec96382c-f3d8-40e8-905a-8cef427e8a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumruk yahut Yürek</image:title>
            <image:caption>İzlanda’nın en canlı ve özgün kalemlerinden kabul edilen genç edebiyat yıldızı Kristín Eiríksdóttir’den ustaca örülmüş, katman katman açılan sürükleyici bir ödüllü roman… 
 
Yetmişli yaşlarının başındaki Elín Jónsdóttir, İzlanda’nın Reykjavík kentinde izole bir yaşam sürüyor. İskandinav filmleri ya da tiyatrolar için dekor hazırlıyor, maske yapıyor. Yalnız yaşıyor ve hayatıyla hesaplaşmaya hazır. Ellen Álfsdóttir ise hassas, duyarlı, genç bir oyun yazarı. Ünlü bir yazarın gayrimeşru kızı olması en büyük yarası. Peki bu iki kadının ortak noktası ne? İkisinin yolları daha önce korkunç koşullar altında kesişmiş; ancak biri hatırlamıyor, diğeri ise unutmak üzere. 
 
İzlanda Edebiyat Ödülü’ne layık görülen ve birçok dile çevrilen Yumruk yahut Yürek, iki kadının hikayesini iç içe geçirerek hayatın büyük travmalarını ve küçük sevinçlerini, yaşadığımız en önemli anları hatırlamayı ve unutmayı, kaygıyı, köksüzlüğü, kanıksanmış adaletsizliği anlatıyor. 
 
“Kestikçe kesiyor kuru otları; sonra ömrünün baharında kendisi de ot gibi biçiliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103590</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8967604e-88ec-4ed7-8b96-e113d1fbf99f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Peşinden</image:title>
            <image:caption>Zihnimizde bir başkasının hikâyesini duyarak yaşasaydık nasıl olurdu? 
 
Mustafa Aplay bu romanda, gerçeğin düşle, bugünün yarınla, hikâyemizin bir başkasının hikâyesiyle yoğrulduğu bir atmosfer sunuyor. Bu, içinde olduğumuz dünya ile bambaşka bir dünyanın, zamansız, şimdisiz ve sonrasız hikâyesi. 
 
Hep Peşinden, geleceğe gidiş ve şimdiye dönüşlerle oluşturulan döngüsel kurgusuyla, okuyucuyu şaşırtıcı bir deneyime çağırıyor. Yazar, 90 dakikalık bir maç anlatımına, biri 2018 diğeri ise 2118 yılında farklı mekânlarda geçen iki çarpıcı hikâyeyi sığdırıyor. Böylece okurun, “hep peşinden” koşacağı garip, distopik, çok katmanlı ve sorularla dolu bir anlatı evreni yaratıyor. Bir “kesinlik devrimi” gerçekleşmiştir ve hayata dair her şey önceden kesin olarak belirlenmektedir. Her şeyin kesin olduğu bu evrende kahramanımız Nadir, belirsizliği yeniden keşfedebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103591</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad30a8e-55c6-41af-a786-a5fc793d8b27.jpg</image:loc>
            <image:title>Janus’un Yüzü</image:title>
            <image:caption>Edebiyat kanonu büyük ölçüde siyasi, kültürel ve popüler olanla bağlantılı, belli bir zamandaki edebî kullanımların bir görünümünü sunar ve tarihsel seyri içinde yarattığı etkiyle kendinden sonraki edebî eserlerde yeni açılımlara olanak sağlar. Başka bir ifadeyle, kanona dahil olan eserler, edebî-estetik anlamları sayesinde meydana getirildiği zamandan sıyrılıp aktüel zamanda yaşamaya devam ederek birer kurucu metin işlevi görürler. 
 
Janus’un Yüzü’nde kanon kavramına dair geniş bir çerçeve çizen Turgay Anar, Türk edebiyatında kanona dair panoramik bir değerlendirme yaptıktan sonra, karşı-kanonik eğilimler üzerinde duruyor ve edebiyat tarihi içinde dikkat çeken “Putları Yıkıyoruz”, “Tasfiye Polemiği”, Küllük ve Halkın Dostları dergilerindeki tartışmalar üzerinden konuyu somutlaştırıyor. Kanonun; edebiyatın gelişmesinde, değişim ve dönüşümünde neden bu kadar etkili olduğunu gözler önüne seren bu kitap, kanon ve karşı-kanon kavramlarının hem dünya edebiyatında hem de Türk edebiyatında doğru anlaşılması için önemli bir kaynak görevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103592</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edd447bf-d998-4c04-9c4b-7618682c17c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’ân’la Konuşmak</image:title>
            <image:caption>Dinin peygamberler aracılığıyla insanlığa yansıyan çerçevesini çizen ilâhî vahyin bütününe “kitap” denmektedir. Tarihsel bir gerçeklik olarak bilinmektedir ki kutsal kitaplar arasında orijinalitesi tartışılmayan ve tartışılamayacak olan tek kaynak Kur’ân’dır. Kur’ân, bu bozulma keyfiyeti üzerinde açıkça durur ve kendini, geçmiş vahiylerden bugüne kalanı doğrulayan ve yanlışları da düzelten bir kitap olarak tanımlar. 
 
Fakat insan ve Kur’ân zamanla, doğumlarından sonra ayrılan ve uzun yıllar birbirlerini görmeden ayrı büyütülen iki kardeş konumuna düşürülmüşlerdir. Hakk’ın ortaya çıkmasını çıkarlarına ters görenler, yeryüzünde bu iki kardeşin tekrar buluşup birbirlerini tanımalarına ve anlamalarına izin vermemişlerdir. İnsan, kardeşleri tarafından kıskançlık ve haset yüzünden kör kuyuya atılan Yûsuf gibi olmuş, Kur’ân ise onun hasretinden ağlayıp gözyaşı döken Yâkûb’a benzemiştir. 
  İşte Kur’ân’la Konuşmak: İkizimle Sohbetler, uzun yıllar birbirinden ayrı düşen ikiz kardeşlerin özlemle kavuşmalarının ve yeniden birbirlerini tanımalarının hikâyesidir. Bu çalışma, aynı hakikatten doğan iki kardeşin, çölün suyla ve rahmetle kucaklaşması gibi buluşmalarının sohbetidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103593</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de618f6-078c-4149-b939-68198c2dd3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıbba İman Çağı</image:title>
            <image:caption>Dinsel doktrini hem kınayan hem de ona öykünen sınırsız ilerlemeciliğiyle ve tekno-bilimsel hırsıyla modern tıp, ölümsüzlüğü tanrısal bir edayla cennetsi sonsuzluğun ve kusursuzluğun hayali olarak pazarlamaktadır. 
Tıbba İman Çağı; ilkesel olarak hastalığın kaynağını modern sağlık ütopyasında, esaretin nedenini özgürlük talebinde ve huzursuzluğun gerekçesini kusursuzluk özleminde arayan bir düşüncenin çıktısıdır. Zira “bizler” sürekli olarak ortasında derin uçurumlar bulunan keskin ikilemlere zorlanıyor, uzun süre hayatta kalmak adına derinlemesine yaşamaktan, yani yaşamın kendiliğinden gelişen kimi hoş kimi nahoş epizotlarını duyumsamaktan feragat ediyoruz. İşte bu kitap tam da bu nedenle bilimsel/ci dünyanın üstenci bir dille bizleri –üstelik biz daha doğmadan– buyur ettiği bu daracık ve penceresiz dünya-odasında gördüğümüz, duyduğumuz, öğrendiğimiz ve hatta tecrübe ettiğimiz birçok şeyi yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103594</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee0f54a-b989-4f6a-ad2b-0a009b149e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihni Varlık</image:title>
            <image:caption>16. yüzyıl Osmanlı düşünce dünyasının önemli isimlerinden Kemalpaşazâde, Arapça telif ettiği bu eserinde temelde “zihin” kavramının mahiyetini ve sınırlarını belirliyor. Zihnî varlık hususunda eserler veren el-Cürcânî, Ḳuṭbüddin er-Râzî, Devvânî gibi alimlere yaptığı atıflarla red ve kabullerini dile getirerek eser içerisinde geniş bir tartışma zemini kuruyor. 
Varlığı haricî ve zihnî olmak üzere ikiye ayıran Kemalpaşazâde, zihnî varlık meselesinin düşünce dünyasındaki yansımalarını göstermeye, meseleye bir varlık alanı açmaya çalışıyor. Bu kavramın “nefsü’l-emr”, “gölge varlık”, “asîl varlık”, “suret”, “husûl” gibi çeşitli kavramlarla olan benzerlik ve farklılıklarını ele alarak zihnî varlığın “ne olamayacağı” ile ilgili de kelâm ve felsefe okurlarına yeni pencereler açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103595</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76db72f3-5fc4-4f92-a2d2-aa93117a60e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Kim Yaşar? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Denizlerde pek çok farklı hayvan yaşıyor; yeryüzünü onlarla paylaşıyoruz. 
Burası, hepimizin evi! 
Tüm canlılar ve kendimiz için dünyayı temiz tutalım! 
 
Kim Yaşar? Serisi kitapları küçük yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmak üzere hazırlanmıştır. Tasarımıyla doğada olmaması ve olması gerekenleri vurgulayıcı bir şekilde göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103596</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04a4e4e-5db1-47bf-8224-b943daf6d22d.jpg</image:loc>
            <image:title>Parkta Kim Yaşar? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Parklarda pek çok farklı hayvan yaşıyor; yeryüzünü onlarla paylaşıyoruz. 
Burası, hepimizin evi! 
Tüm canlılar ve kendimiz için dünyayı temiz tutalım! 
 
Kim Yaşar? Serisi kitapları küçük yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmak üzere hazırlanmıştır. Tasarımıyla doğada olmaması ve olması gerekenleri vurgulayıcı bir şekilde göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103597</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410238f1-5d79-47a0-9b96-c3743076eecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Kırmızı Hissederim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kırmızı, hangi duygunun rengidir acaba? 
 
Çocukların soyut kavramları anlayamadıkları dönemde dahi duygularını tanıyıp anlamlandırabilmeleri, duygusal gelişimleri açısından çok değerlidir. 
 
Duygularım Serisi kitapları, duyguları renklerle eşleştirerek tanıtmayı amaçlamaktadır. Her renk farklı bir duyguyu ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103598</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c1150a-e856-43bc-8dca-fe38d59589c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Sarı Hissederim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sarı, hangi duygunun rengidir acaba? 
 
Çocukların soyut kavramları anlayamadıkları dönemde dahi duygularını tanıyıp anlamlandırabilmeleri, duygusal gelişimleri açısından çok değerlidir. 
 
Duygularım Serisi kitapları, duyguları renklerle eşleştirerek tanıtmayı amaçlamaktadır. Her renk farklı bir duyguyu ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103599</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56ff1c9d-1308-4a4c-a64e-46fd2bf97df6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Gri Hissederim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gri, hangi duygunun rengidir acaba? 
 
Çocukların soyut kavramları anlayamadıkları dönemde dahi duygularını tanıyıp anlamlandırabilmeleri, duygusal gelişimleri açısından çok değerlidir. 
  Duygularım Serisi kitapları, duyguları renklerle eşleştirerek tanıtmayı amaçlamaktadır. Her renk farklı bir duyguyu ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103600</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fbea292-07eb-4fd9-b5df-bf3040debecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Telepati</image:title>
            <image:caption>·         Sigmund Freud bu kitabında, psikokineziyle birlikte parapsikolojik araştırmanın iki temel alanını oluşturan telepati ile psikanalizin bağdaşıp bağdaşmadığını analiz ediyor. 
·         Telepatiyle ilgili örnek vakalar ele alan Freud, uykunun telepati için son derece elverişli koşullar yarattığını, telepati ile rüyalar arasında da yakın ilişki olduğunu belirtiyor. 
·        Psikanaliz biliminin kurucusu olan Freud, bilim insanı kimliğine uygun biçimde, okültizme karşı gerçekte katı bir şekilde tarafsızlığını korumaya büyük bir özen gösterdiğini belirtip döneminin sınırlı bilimsel verilerini de göz önünde bulundurarak nihai kararı, tartışmaya açık bir şekilde bilim dünyasına bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103601</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3dc440d-d8c2-4214-95f1-7db95f3578d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İçgüdüler ve Mazoşizm</image:title>
            <image:caption>·         Psikanaliz biliminin kurucusu Sigmund Freud’un önemli eserlerinden biri olan İçgüdüler ve Mazoşizm’de, temel kavramlardan “içgüdü”nün yaşadığı tam zıddına dönüşme, öznenin kendi benliğine çevrilmesi, bastırma, yüceltme gibi değişimleri okuyacağız.  
·         İçgüdülerin değişim ve dönüşümüyle birlikte kişilik bozukluklarında da değişim ve dönüşümler yaşandığını örnek vakalarla ele alan Freud, içgüdülerin objeleriyle olan ilişkilerini de detaylıca analiz eder eserinde. 
·        İçgüdü kavramıyla bağlantılı olan sadizm, kateksis, mazoşizm ile represyonun türevlerini ve geçirdiği içgüdüsel değişimleri okuduktan sonra çevrenizdeki insanların davranışlarını daha farklı gözlemleyeceğinizi göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103602</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bf32fe9-bcf8-4121-816c-438474d0ea6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltı</image:title>
            <image:caption>·         Psikanaliz kuramının kurucusu Avusturyalı nörolog Sigmund Freud’un “Batı’nın düşünce dünyasını zenginleştiren” bir başka eseri de BİLİNÇALTI’dır. 
·         Freud, çok geniş bir kapsama alanına sahip olan “bilinçaltının”, sadece bir bölümünün baskılanmış fikirlerden oluştuğunu ve en sonunda bilinçli hale gelmeyi başarmak da dahil olmak üzere çeşitli sonuçlar yaratmaya devam ettiğini ileri sürer. 
·        Bilince ilişkin verilerdeki boşluğun “bilinçaltı varsayımı”nı zorunlu ve meşru kıldığını belirten Freud’un kaynak niteliğindeki bu eseri, özellikle “bilinç ve bilinçaltı” ile özdeşleştirme, aktarım, kateksis kavramlarına detaylıca yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103603</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec8bafe-50b2-4322-bb5d-970fc64f9916.jpg</image:loc>
            <image:title>1933-1950 Yılları Arasında Türkiye’ye Gelen Alman İktisatçılar</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan ve derinleşen ekonomik bunalım, ona eşlik eden işsizlik ve umutsuzluk Almanya’da Nasyonel Sosyalist hareketin ve Hitler’in güçlenmesine olanak sağlar. Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, ana amaçlarından biri olan antisemitizmi hayata geçirmeleri, ırkları ve inançları nedeniyle birçok bilim insanını üniversitelerindeki kürsülerinden ve vatanlarından kopartır. 
  Hitler Almanya’sının dalga dalga yaydığı kötülük neticesinde yaşanan beyin göçü, Atatürk’ün önderliğinde genç Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir kazançtır. Alman bilim insanlarının sığındıkları bu genç ülke hem onlar hem de aileleri için güvenli ve yeni bir yaşamın başladığı ikinci bir vatan olacak ve İstanbul İktisat doğacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103604</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5e2ac8-a4ca-4a24-8288-369beeb3d02f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğlun Tembel Değil</image:title>
            <image:caption>Oğlunuz, ‘özgüvenli bir yetişkin olma’ evresinde sadece fiziksel değişimlerle değil aynı zamanda -birkaç yıl öncesine kadar onun için hiçbir anlamı olmayan ama artık cevaplanması gereken- derin sorularla da boğuşmaktadır: Ben kimim? Neye inanıyorum? Nasıl biri olmalıyım? İstediğim kişi olmak için gerekenlere sahip miyim? Bu sorular bir süre geçiştirilse de gençlerin aklını o kadar meşgul eder ki gün içerisinde karar verme süreçlerini etkiler. Ergen gelişim sürecinin önemli bir aşaması olan kendini sorgulama süreci hem heyecan verici hem de bunaltıcıdır. 
Beklentiler, yetersizlik duygusu ve başarısızlık korkusunu tetikleyerek çocukların, özellikle de erkek çocuklarının kafalarının karışmasına yol açar. Pek çok genç erkek bastırılmış duygularıyla başa çıkmakta zorlanır. Öğretmenleri veya ebeveynleri tarafından duyulmadıklarını hissettiklerinde içlerine kapanırlar. Erkek çocuklar rekabete ve bunun stresine karşı hassastır. Bu nedenle, başarılı olmaları için erken yaşlarda yapılan baskı, endişelerini şiddetlendirebilir. 
Klinik Psikolog Adam Price, Oğlun Tembel Değil’de, ergenlik dönemindeki erkek çocuklarının tembel olarak etiketlenmesine neden olan fiziksel ve duygusal değişiklikleri irdeliyor. Price, yirmi yılı aşkın süredir yaptığı çalışmalardan yola çıkarak, başarıya giden yolda gençlerle ele ele ilerlemenin yollarını aktarıyor. Elinizde tutmakta olduğunuz bu kitap, oğlunuzla sağlıklı bir iletişim kurmanızda size rehberlik edecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103606</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d304e3-b394-408b-9c83-5b0c72b52046.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD Belgelerine Göre Atatürk&apos;ün Ölümünün Perde Arkası</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün hastalanması ve vefatı sürecini ele alan bu çalışma hemen hemen bütünüyle ABD diplomatik arşivinden elde edilebilen belgeler çerçevesinde konuya açıklık getirmek amacıyla kaleme alınmıştır. 
Amerika’da yayın hayatını sürdüren KEN ve LIFE dergilerinin hasta yatağında yatan Atatürk’e karşı düzenlemiş oldukları itibar suikastları ise çalışmanın, bilinirlik derecesi itibarıyla, belki de en özgün kısımlarından birisini oluşturmuştur. Atatürk’ün Kasım 1938’de gerçekleşen vefatı nedeni, şekli ve yeri gibi konular hakkında bilgi verilmiş, o güne kadar Alman ve İtalyanların kendisini öldürmek üzere kimlerle temasa geçip kaç defa suikast girişiminde bulundukları üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103607</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0554f439-9454-4ca2-96ec-feaa929bdd24.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa ve Türkiye&apos; nin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirme Ders Programlarının Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
Karşılaştırmalı Eğitim 
Karşılaştırmalı Eğitimin Amaçları 
Karşılaştırmalı Eğitim Alanının Tarihsel Gelişimi 
Dünyada ve Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Alanında Karşılaştırmalı Eğitim 
 
FRANSA 
Fransız Eğitim Sisteminin Amaç ve Politikaları 
Fransa’nın Spor Politikası 
Fransa’da Beden Eğitimi ve Sporun Gelişimi 
Fransız Eğitim Sistemi 
Fransa’da Yükseköğretim Sistemi 
Fransa’da Yükseköğretimin Yapısı 
Fransa’da Üniversiteye Giriş Sistemi 
Fransa’da Öğretmen Yetiştirme Sistemi 
Fransa’da Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirilmesi 
 
TÜRKİYE 
Türk Eğitim Sisteminin Amaç ve Politikaları 
Türkiye’de Spor Politikaları 
Türkiye’de Beden Eğitimi ve Sporun Gelişimi 
Türk Eğitim Sistemi 
Türkiye’de Yükseköğretim Sistemi 
Türkiye’de Yükseköğretime Giriş 
Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Sistemi 
Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirilmesi 
 
YÖNTEM 
Araştırmanın Modeli 
Verilerin Toplanması 
Verilerin Analizi 
Evren ve Örneklem 
 
BULGULAR 
Fransa ve Türkiye’nin Beden Eğitimi Öğretmeni Yetiştirme Sistemine İlişkin Bulgular 
Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirme Programı 
Fransa’da Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirme Programları 
Nantes Üniversitesi 
Montpellier Üniversitesi 
Savoie Mont Blanc Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103608</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fba44bb-4771-4dbd-83cc-7a512b335bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Olumsuz Ekonomik Dönemlerde Bankaların Kredilendirme Davranışlarının Analizi</image:title>
            <image:caption>I. BÖLÜM 
1. FİNANSAL SİSTEM VE FONKSİYONLARI 
 
II. BÖLÜM 
2. BANKACILIK 
 
III. BÖLÜM 
3. KREDİLER VE KREDİLERDEKİ RİSKLER 
 
IV. BÖLÜM 
4.OLUMSUZ EKONOMİK DÖNEMLERDE BANKALARIN KREDİLENDİRME DAVRANIŞLARININ ANALİZİ 2008-2016 DÖNEMİ TÜRK BANKACILIK SİSTEMİNDE BİR UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103609</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c40b143b-f5eb-4d13-82be-621293908ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Ahlakı</image:title>
            <image:caption>1.      Bölüm AHLAK KAVRAMI ve AHLAKİ TEORİLER 
 
2.      Bölüm İŞ AHLAKI KAVRAMI ve TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
3.      Bölüm ETİK KODLAR 
 
4.      Bölüm AHLAKİ KARAR VERME SÜRECİ ve AHLAKİ KARAR VERME 
MODELLERİ 
 
5.      Bölüm İŞ AHLAKINA UYGUN OLAN DAVRANIŞLAR 
 
6.      Bölüm İŞ AHLAKINA UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103610</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e31f54-26e7-481d-a786-20a64452dd0d.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dışı Fırkalar (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>İslam Dışı Fırkalar, mütekaddimûn döneminde kuruluş ve gelişimini tamamlayan ve müteahhirûn döneminin başlarında neredeyse tamamıyla inkıraza uğrayan Mutezile geleneğinin, en hacimli klasiği olan Muğnî külliyatının önemli bir parçasıdır. Mutezile’nin doğuşundan beşinci yüzyılın başına kadar gelen süreçte tartışılan tüm konuları ihtiva eden Muğnî, aslında sadece Mutezile için değil, bütün bir nazarî düşünce için klasik sayılmaktadır. Zira ilk dört yüzyılda kelam alanında telif edilmiş bu hacimde bir eser günümüze ulaşmamıştır. 
 
Muğnî Külliyatı’nın bu cildi temelde iki konuyu içermektedir: İslâm dışı inanç ekolleri ve Allah’ın isim ve sıfatları. İlk bölümde Mâneviyye, Mazdekiyye gibi eski İran dinleri ve bu dinlere mensup kimselerin görüşleri incelenmekte; Mecûsîlik, Hıristiyanlık ve mezhepleri, Cahiliye dönemi inançları ise ayrı birer başlık altında ele alınmakta. Vahyin insanların uzlaştığı dil üzerine nazil olduğunu belirten Kâdî Abdülcebbâr, son bölümde, Allah’a isim ve sıfat verilirken hangi yöntemleri esas almak gerektiğine değinerek şerî bir izin olmadan Allah’a sıfat verilip verilmeyeceğini tartışmıştır. 
 
Kâdi Abdülcebbâr’ın bu kıymetli eserinin Türkçeye kazandırılması, genelde erken döneme ait kelam tarihi çalışmalarını, özelde Mutezile çalışmalarını derinden etkileyecek ve Türkiye’de kelam ve felsefe çalışmalarının seyrini değiştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103611</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f557a0-7c66-491c-b50e-a239c21cfa42.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Avuç Dünya (Kutulu - 2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Cemal Şakar, günümüz edebiyatının o bildik sığ akıntısının dışında, gürültüsüz, derinden akan bir öykünün peşinde. Böyle bir seçimin seyirci azlığı ve tezahürat yokluğuna uğraması, işin doğasından kaynaklanmakta. Ama unutmamak gerekir ki bu, yarınlara kalmanın ve kalıcılığın da bir gereği.” 
Necip Tosun 
“Cemal Şakar’ın öyküleri, simülatif göstergelerin dışındaki temalarıyla ve haksızlığa uğramış figürleriyle “kara gerçekliği” anlatır. Sıklıkla kara, karanlık kelimelerinin kullanımı, öfkeyi 
yansıtan ünlemler, içe çekilip büyütülen sessizlikler, uğranılan haksızlıkların dilidir. Onun öykü dünyası, geniş bir açıyla bu karanlıkla yüzleşmedir.” Ertan Örgen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103612</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d6d982-c66e-4033-a405-c62ee156a048.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Korku Sineması</image:title>
            <image:caption>50 Maddede Korku Sineması; korkunun sinemada ortaya çıkışı, bir tür olarak konumlanması, türün geçmişten bugüne dek geçirdiği dönüşüm ve güncel tartışmalar üzerine yazılmış oldukça kapsamlı bir kaynak olarak sinema külliyatındaki yerini alıyor.  Dr. Uğur Kılınç hem bir akademisyen hem de bir izleyici olarak korku sinemasının çok yönlü yapısını okura sunuyor. Profesyonel bir birikimin ürünü olan bu eser, türe ilgi duyan herkes için arşivlik bir çalışma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103613</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b43ee8a-ca82-4c06-8ce3-a2e501391432.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne O Bizden Biri</image:title>
            <image:caption>“Bütün dünya bilsin ki benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.” 
– Mustafa Kemal ATATÜRK 
 
Atatürk devrimci, kendini sürekli yenileyen bir liderdi. Ömrünü ulusuna, Anadolu’da yaşayan her insana, bütün halklara adamıştı... 
Binlerce kitap okudu ama en mükemmelini kendisi yazdı. 
İnsana hayrandı. Onurlu birer insan olmayı öğretti halkına... 
Allah ile kul arasına girilmeyeceğini savundu. Gerçek, çağdaş bir dindardı. Karşı olduğu, din bezirgânlarıydı. Tüm etnik kimliklere saygılıydı. Din ve mezhep ayrılığı nedir bilmez, hepsine saygı gösterirdi... 
Bu kitap belgesel bir tarihi roman niteliği taşımaktadır. 
“Anne o bizden biri” sözü, Atatürk’ün yanında 17 yıl hemen her anını paylaşan, en yakın koruması Çorumlu Bekir (Cingöz) Çavuş’a atıfla, annesi Zübeyde Hanım ile tanıştırılırken söylenmiştir. 
 
“Neden diktatör diye söz edilmekten hoşlanmıyorsunuz?” 
“Ben diktatör değilim. Kuvvetim olduğunu söylüyorlar; evet, bu doğrudur. İsteyip de yapamayacağım hiçbir şey yoktur. Çünkü zoraki ve insafsızca hareket etmek istemem. Bence diktatör, başkalarını iradesine bağlayandır. Kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103614</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7584af7b-d16e-426b-9613-aac5703a16af.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Evi</image:title>
            <image:caption>“Henüz bedel ödemediyseniz gerçek özgürlüğü tatmamışsınızdır.” 
 
“Ben bu dünyaya hikâyemi korkusuzca yazmak için geldim. Rüzgârda savrulan bir yaprak gibi yönsüz, beklentileri reddeden bir kadın olmak istiyorum.” 
Sıra dışı bir yaşamı kurtuluşu olarak gören Yasemin, hiç beklemediği bir anda Mustafa adında gizemli bir adamla tanışır. İkili evlenir fakat oldukça esnek sınırları olan genel kabule aykırı bir evliliktir bu. Birbirlerini severler ama başka bir sevgidir o. 
 
M. Caner Alper’in kaleme aldığı DÜNYA EVİ, İstanbul’da geleneksel aile yaşamının içinden kaçıp Los Angeles’ta bambaşka bir dünyanın kurallarıyla tanışan Mustafa ve Yasemin’in cinsel yaşamları, kopamayan bağları ve sırlarıyla dolu hem şaşırtıcı hem de çalkantılı hayatlarını sürükleyici bir dille anlatırken okuyucuya şu soruyu soruyor: 
 
Özgürlüğünüz için ne kadar ileri gidebilirsiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103616</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d2f1798-8e3f-42c9-8dd7-2a4da0dd2a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkilerde İnşacılık:</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerde İnşacılık kuramı veya bu ad kullanılmasa da inşacı bir bakış açısıyla her türlü toplumsal ilişkiyi inceleyen kuramlar Soğuk Savaş sonrası dönemde epey ilgi görmektedir. Gerçekliğin inşası, toplumun inşası, toplumsal cinsiyetin inşası, kimliğin inşası, ulus-inşası, devletin inşası gibi ifadeler sosyal bilimlerin çeşitli dallarının benimsediği popüler ifadeler haline gelmiştir. İnşacı bir bakış açısıyla yazılmış çalışmalar gittikçe artmasına rağmen söz konusu çalışmalarda kullanılan İnşacılığın temel kavramlarının ne anlama geldiği tam olarak ortaya koyulmadan kullanıldığını söyleyebilirim. Mesela, “devletlerin kimlikleri ve çıkarları öznelerarası olarak inşa edilmiş sosyal bir gerçekliktir” ifadesinde geçen öznelerarasılık, inşa ve sosyal gerçeklik kavramları inşacı analizler yapan çalışmalarda oldukça sık bir şekilde kullanılmaktadır. Fakat söz konusu kavramlar kullanıldıktan sonra yukarıdaki cümlede ifade edilen şeyin nasıl gerçekleştiği çoğunlukla ifade edilmemektedir. Yani gerçeklik nasıl inşa edilmektedir, öznelerarasılık nedir, gerçekliğin önüne getirilen “sosyal” sıfatı ile ne kastedilmektedir gibi sorular cevaplanmadan “gerçekliğin öznelerarası olarak inşa edildiği” ifadesi verili alınmaktadır. Bu kitapta söz konusu kavramların nasıl ortaya çıktığını ve ne anlama geldiğini Uluslararası İlişkiler disiplini üzerinden ele aldım. Ancak kitapta ele aldığım kavramların ve konuların sosyal bilimlerin diğer disiplinlerinde eğitim alan lisans veya lisans üstü öğrencileri için de faydalı olacağını ümit ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103617</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14aefc20-b928-4097-9fb2-6efd18a9d81e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>Ölü Canlar, 19. yüzyılın en sıra dışı romanlarından biri ve toplumsal ikiyüzlülüğü yeren bir yapıttır. Gizemli bir yabancı olan Chichikov, bir taşra kasabasına gelir ve burada toprak sahiplerine çok ilginç bir öneride bulunur. Onlara nüfusta hâlâ kayıtlı ancak ölmüş işçilerinin adlarını satın almayı, vergi ödeyerek sahiplerini korumayı önerir 
ve bu “isimleri” kendini bir beyefendi olarak konumlamak için bir teminat olarak kullanmak ister. Gogol, bu coşkulu başyapıtında çok değişik insan karakterlerinden oluşan, grotesk bir galeri oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103618</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1527a11-8964-440a-809c-320378712e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en büyük romanlarından biri olan Suç ve Ceza, hem bir cinayeti ve sonuçlarını anlatan hem de
19. yüzyıl ortalarında Rusya&apos;nın modernleşme dönemindeki sorunlarıyla paralel bir hikâyedir. 
 St. Petersburg’un
yoksul mahallelerinden birinde yaşayan Raskolnikov, duygusal ve entelektüel bir gençtir. Daima içinde olduğu
yoksulluk, onu ahlaki kurallardan muaf olduğuna inandırır. Ancak bu inancını denemeye kalkıp bir cinayet
işlediğinde sonuçlar onun için dayanılmaz bir acıya dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103619</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04acda20-d3aa-4cf8-badf-09ab692c829f.jpg</image:loc>
            <image:title>Martın Eden</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, işçi sınıfının eğitimsiz bir mensubunun 
kendini geliştirme ve tanınmış bir yazar olma mücadelesini konu edinir. Bir gemi tayfası olan genç Martin Eden, hayatını burjuva sınıfının eğitim görmüş bir üyesi Ruth Morse’a layık 
olabilmeye adar. Bu uğurda gecesini gündüzüne katarak kendisini edebiyata, felsefeye ve 
yazmaya verir. Lakin uğruna çabaladığı başarıyı elde ettiğinde onu derin bir hüsran ve hayal 
kırıklığı beklemektedir. 
Başarı, şöhret ve zenginliğin yeterince çabalayan herkese açık olduğu düşüncesini ortaya koyan 
Amerikan Rüyası geleneği, hiçbir sınıfa ait olamayan Martin Eden’ın bireyci tavrı, toplumsal 
sınıfların bozulmaz kanunları, romanın genel çehresini oluşturmakta; okuru Martin Eden’ın azim, 
aşk ve çaba dolu gelişimine davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103620</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ace4cd2-41ea-4771-9d78-6194c85f7d58.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanı Tanıma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“İnsanlara karşı tavrımız tamamen onları ne kadar anladığımıza bağlıdır; bu 
nedenle insanın doğasını anlamak, sosyal ilişkilerin temelini oluşturmaktadır.” 
Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu Alfred Adler, aynı zamanda Sigmund Freud 
ile beraber Viyana Psikanaliz Topluluğu’nu kurmuştur. Freud’un insanı karamsar bir 
bakış açısıyla ele aldığı düşüncelerine karşıt olarak insanı, iradesi sayesinde 
eksikliklerini tamamlayabilecek bir varlık olarak tarif etmiştir. Sigmund Freud ile yaşadığı 
fikir ayrılıkları sonrasında kendine ait bir ekol kurarak konferanslar ve makaleler yoluyla 
kuramını geliştirmiştir. 
Alfred Adler’in konuşmalarından derlenen İnsanı Tanıma Sanatı, bireyin günlük 
hayattaki problemleri ve bunların psikolojik kaynaklarıyla ilgilenmektedir. Toplumdaki 
aksaklıkların, bireyin psikolojik sorunlarından kaynaklandığını savunan Adler, toplumsal 
sorunların çözümünü bireyin hatalarını fark etmesine bağlamaktadır. Hatalarını 
anlayabilmek için insan öncelikle kendini tanımalıdır. Adler, insanı; aile, çocukluk, 
cinsiyet, karakter özellikleri gibi yönlerden inceleyip gerçek hayattan örnekler sunarak 
okuyucuyu kendini tanıma yolculuğuna davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103621</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896df3fb-1325-468e-bb40-d41268909021.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Düşünürsen Öyle Yaşarsın</image:title>
            <image:caption>Hayatı anlamlı bir hâle getirmek veya anlamlı bir hayat yaşayıp gelecek kuşaklara güzel bir dünya sunmak elimizde. Bunun için değişimi önce kendimizden başlatmalıyız. Öncelikle yeteneklerimizi tanıyıp kendimizle barışık olacak, sonra da hayata karşı olumlu bir bakış açısı geliştirerek çevremize yararlı olmaya çalışacağız.
Yeni bir başlangıç yapma kararı verecek olan sizlersiniz. Her bitiş aslında yeni bir başlangıçtır. Bu satırları okuduğunuzda bile birçok sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz. Ama unutmayın, gecenin en karanlık vakti aydınlığa en yakın olduğunuz zamandır. Bu nedenle umutsuz olmayın. Hiç beklemediğiniz bir anda yaşamınıza bir aydınlık gelebilir.
Hayata dair deneyim ve bilgileri kazanmanın belli bir zamanı, bir süreci olmadığı gibi; öğrenmenin de belli bir zamanı ve süreci yoktur. Yeter ki öğrendiğimiz her bilgiyi ve deneyimi doğru kullanalım ve edindiğimiz, öğrendiğimiz birikimlerle geleceğe daha sağlıklı yürüyelim. Değişim bizim elimizde. Bunu gerçekleştiren milyonlarca insan varsa bunlardan biri de neden siz olmayasınız ki?...
Şimdi durun bakalım... Kendini seviyorsunuz değil mi?
“Eveeeet” dediğinizi duyar gibiyim.
Ali Bilir, psikoloji alanında yaptığı akademik çalışmalardan edindiği bilgileri iş ve yaşam deneyimlerinden getirdiği tecrübî bilgiyle bütünleştirerek okuyucularına sunuyor. Nasıl Düşünürsen Öyle Yaşarsın, iyi bir hikâye yazmak ve hayatında kalıcı izler bırakmak isteyenleri kendi içlerinde saklı duran cevheri keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103622</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe4a73a-caa8-47a3-aec3-637c2ccf0b62.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebü&apos;l-Muzaffer Es-Sem&apos;ani&apos;nin Debusi&apos;ye Yönelik Tenkitleri (Şer&apos;i Deliller Bağlamında)</image:title>
            <image:caption>EBÜ’L-MUZAFFER ES-SEM‘ÂNÎ’NİN DEBÛSÎ’YE YÖNELİK TENKİTLERİ 
(ŞER‘Î DELİLLER BAĞLAMINDA)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103623</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab7f1488-9cad-43bf-bb06-d28eeeb4df15.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Bütün İşçileri</image:title>
            <image:caption>Dünyanın Bütün İşçileri Kısa Özet
Bilindiği üzere Marx ve Engels Komünist Manifesto’yu, dünyanın bütün işçilerine seslenerek sonlandırır. Peki, bu ifadeyle tam olarak ne ima edilmeye çalışılmaktadır?
Küresel Emek Tarihi, işçilerin ve işçi hareketlerinin tecrübelerine yönelik tarihsel araştırmaların yetersiz kaldığı bir noktada devreye giren, nispeten yeni bir paradigmadır. Nitekim 1960’lı yıllara kadar başat olan geleneksel yaklaşım ve ardından kabul görmeye başlayan yeni tarihsel yaklaşımın eksiklikleri, bütün iyi niyetlerine rağmen emeği küresel bir bağlam içinde değerlendirememekti: Hane ekonomisi, belki de herhangi bir ücretsiz emek biçimi yeterince ele alınmıyordu ve mevcut bakış açısı da ziyadesiyle dardı.
1990’lı yıllara gelindiğinde Marcel van der Linden, emek tarihini monadolojik anlatılardan sıyırmak ve gerçekten dünyanın bütün işçilerinden söz etmek için kendi paradigması bağlamında makaleler yazmaya başladı. Bu kitap ise, van der Linden’in bir araya getirdiği bu makalelerden oluşmaktadır.
Tarihteki bütün tecrübeler emsalsizdir. Ancak van der Linden, birbirinden farklı mekânlara ve zamanlara dair türlü kaynaklardan bir izlek sunar ve dünyanın bütün işçileri dediğimizde yalnız sokaklarında bir heyulanın dolaştığı Avrupa’yı veya gelişmiş kapitalist ülkeleri değil, dünyadaki bütün emekçileri tahayyül edebilmemiz için bu oluşlar arasındaki paralellikleri de gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103624</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ddfce5-69c2-4f57-94e1-b361c70e36e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayetlerdeki Takdim Sebeplerinin Tesbiti ve Yorumu</image:title>
            <image:caption>Ayetlerdeki Takdim Sebeplerinin Tesbiti ve Yorumu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103625</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da5c998-7cb2-45c3-8855-bb36ed815c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Araştırmaları (Osmanlı Tarihi, Kurumlar, Ermeni İsyanları ve Milli Mücadele Dönemi) Prof. Dr. Ahmet EYİCİL’E Armağan</image:title>
            <image:caption>Tarih Araştırmaları (Osmanlı Tarihi, Kurumlar, Ermeni İsyanları ve
Milli Mücadele Dönemi) Prof. Dr. Ahmet EYİCİL’E Armağan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103626</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95cb0ed7-be95-4dd7-be62-a3904dc6abc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tanışma Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Çevremizde sık sık gördüğümüz kişileri ne kadar tanıyoruz? 
Onların nelerden hoşlandığını, ilgi alanlarını, boş zamanlarda neler yaptıklarını biliyor muyuz? 
Belki de bu kitaptaki kahramanlarımız gibi aynı kişi hepimiz için farklı özellikleriyle öne çıkıyor yaşamımızda. 
İşte bu kitapta da mahalle sakinlerinin gözünden dinleyeceğimiz kırtasiyeci Sabri Amca’yı ilham veren birçok özelliği ile tanıyacağız. 
Sevim Ak’ın kaleminden biz ulaşan Bir Tanışma Öyküsü’nü okurken Deniz Üçbaşaran’ın sıcak desenleri bize eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103627</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5387248-6d97-4918-be3c-ca92e6bf4029.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Uzaylılar Geldi - Hexonya Gezegeni 3</image:title>
            <image:caption>Çılgın Uzaylılar Geldi - Hexonya Gezegeni 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103628</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d498372-107b-4ede-b61c-554c68a3acdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Faresi</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Anlaşabilir miyiz, anlaşamaz mıyız?
Hayatında bir değişiklik yapmaya karar veren çizgi roman faresi, gazetedeki sayfasından fırlayıp kendini gerçek dünyada bulur. Ama gerçek farelerle aynı dili konuşamadığı için onlarla bir türlü anlaşamaz. Arkadaş olabilmek için ille de aynı dili mi konuşmalıyız? Anlaşılır olabilmek için sadece sözcüklere mi ihtiyaç duyarız?
Hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103629</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c8bea48-ff92-4e25-b7e5-56aff02a35af.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uslu Yaramazlar 2 - Okumak mı, Yazmak mı?</image:title>
            <image:caption>Sevimli mi sevimli, uslu mu uslu (!) iki kafadar, karşınızda Rüzgar ve Acar!
Rüzgar ve Acar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, birbirini çok seven iki arkadaş. Öyle iyi anlaşıyorlar ki sanki akıllarından hep aynı şeyler geçiyor. Rüzgâr’ın başladığı cümleyi Acar, Acar’ın başladığı cümleyi Rüzgâr tamamlıyor. En çok anlaştıkları konu ise tabii ki yaramazlık! Bu yüzden öğretmenleri onların yaramazlıkta ikiz olduklarını düşünüyor.
Bu macerada Rüzgar yazmadan okumayı, Acar ise okumadan yazmayı öğrenmek istiyor. Harfler dans ediyor, kitaplar kalınlaşıp ağırlaşıyor, öğretmenleri bu işe çok gülüyor. Çok Uslu Yaramazlar, sizleri türlü çeşit sakarlıklarla dolu süper eğlenceli bir maceraya davet ediyor.
Çocuklar tarafından çok sevilen yazar Aytül Akal birbirinden eğlenceli ve komik, sıcacık dostluk öyküleriyle, yepyeni maceralarda okurlarıyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103630</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd73c92b-4f5b-48e7-b3ef-90a1ce0b6fd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut&apos;u da öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”
Ord. Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü
 Yazılmasının üzerinden 600, anlatılmaya başlanmasının ardından kim bilir kaç yüz yıl geçmesine rağmen, hâlâ bireye öğüt, topluma ders veren yapısını kaybetmemiş; şarkılara, filmlere konu olmuş; dönem dilini, kıyafetlerini, gelenek-göreneklerini ve Türk kültürünün zamane yapısını yansıtan bu eser edebiyatımızın büyük ustalarından Adnan Özyalçıner&apos;in günümüz dilinde anlatımıyla sizinle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103631</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e97c83-f348-4fe6-a42c-a114b7fc6add.jpg</image:loc>
            <image:title>En Şanslı Sayı</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Az mı, çok mu?
Toplama, çıkarma, çarpma, bölme.
Matematik işaretleri On’un peşine düşer. Onu eksiltirler, bölerler, hiç durmadan azaltırlar. Üstelik diğer sayılar da yardımına koşmaz. Bu kovalamaca sürüp giderken şansız On’un bir anda şansı döner ve çarpabileceği en doğru matematik işaretine çarpar. Sayılar neye yarar?
Matematiği neden öğreniriz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103632</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3e843b-7fbd-44a3-a111-b38192e87e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Cumhuriyeti İlan Ediyoruz!</image:title>
            <image:caption>Elvan Pektaş Deniz’in, Mustafa Kemal’in kaleminden yazılmış mektuplar şeklinde, onun sözlerine sadık kalarak aktardığı bir kitap Yarın Cumhuriyeti İlan Ediyoruz! 

Her yaştan okuru, İzmir’in kurtuluş heyecanından Cumhuriyetin kuruluşuna kadar olan sürece tanık olmaya çağırıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103633</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0138cf6c-cb77-41f2-b98a-50f4611286a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip Nasıl Okuyacak</image:title>
            <image:caption>“Baharda anam gelir, dedem gelir beni almaya. Onlara söylerim. Gene Nemrut&apos;taki yerimize konarız. Otlar adam boyu olur o zaman. Renk renk çiçekler açar. Dağlar donanır. İşte ben o zaman, tepeleri aşarak, dağlardan, çiçeklerin, otların arasından çıkar gelirim buraya. Koşarak. Nemrut&apos;tan buraya. Hiç dinlenmeden. Gün boyu koşarak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103634</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a212cd00-2192-48b5-88b9-b18e221df8ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak</image:title>
            <image:caption>Yaprak - Çocuklar ve Gençler için Seçme Şiirler Kitap Açıklaması
 
Orhan Veli, çocuksu söylemi ve yalın diliyle Türk şiirine yepyeni bir sayfa açtı.
Sizin için seçtiğimiz şiirlerinde; mizaha, şakaya ve ironiye başvuran bu dizeleri, siz çocukları ve gençleri dünyayı şakaya alan bir şiir yolculuğuna çıkarıyor.
‘&apos; Uyandım baktım ki bir sabah,
Güneş vurmuş içime;
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm,
Pır pır eder durur, bahar rüzgarında.
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm;
Kuşlara,
Yapraklara.&apos;&apos;
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103635</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8afcfd61-216b-42f0-8ebb-ade8664c11cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği (Halide Edip Adıvar Çevirisiyle)</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir fakat bazı hayvanlar ötekilerden fazla eşittir.”
Yazıldığı zamanı aşıp, bütün zamanların totaliter sistemlerini, baskıcı yönetimlerini ve yöneticilerini hicveden distopik bir başyapıt…
İktidar hırsının, insanlığın eşitlik ve özgürlük mücadelesini yozlaştırmasına karşı adanmış edebi bir manifesto!
Goorge Orwell’in 1945’te “bir peri masalı” nitelemesiyle sunduğu bu kült romanını ünlü yazarımız Halide Edib Adıvar’ın çevirisinden okumak… ayrı bir zevk olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103636</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595b9f66-5831-462a-91e3-a61016a9976c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuz Masalı</image:title>
            <image:caption>Türk çocuk edebiyatının sevilen kalemlerinden Ayla Çınaroğlu ve Vaghar Aghaei, ortak çalışmaları Tuz Masalı ile önemli birkaç sorunun cevabını arıyorlar: Her istediğimize, her zaman sahip olabilir miyiz? Herkesin mutluluğu için bazen sahip olduklarımızla da yetinemez miyiz? Güvenmek bu kadar zor mudur?
Kaplumbağa ailesi, gittikleri pikniğe tuz götürmeyi unutunca acaba hangi hayat dersiyle eve dönüyor?
Dede kaplumbağa:
‘’Bu aslında hepimiz için iyi bir deneyim oldu,‘’ dedi,
Tuzsuz yumurta da hiç kötü olmuyormuş meğerse.
‘’Evet,’’ dedi nine kaplumbağa, karnın çok aç olunca tuzlu ya da tuzsuz fark etmiyor.
Tüm aile onu gülerek onayladı:
‘’Evet, evet, fark etmiyor…’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103637</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff616746-a83f-457e-9374-332b77a4cb08.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği (Halide Edip Adıvar Çevirisiyle) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar müsavi, fakat bazı hayvanlar ötekilerden daha müsavi..”
Yazıldığı zamanı aşıp, bütün zamanların totaliter sistemlerini, baskıcı yönetimlerini ve yöneticilerini hicveden distopik bir başyapıt…
İktidar hırsının, insanlığın eşitlik ve özgürlük mücadelesini yozlaştırmasına karşı adanmış edebi bir manifesto!
Goorge Orwell’in 1945’te “bir peri masalı” nitelemesiyle sunduğu bu kült romanını ünlü yazarımız Halide Edib Adıvar’ın çevirisinden okumak… ayrı bir zevk olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103638</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c2664e6-8a24-44fe-a1d1-a2ff3c876e00.jpg</image:loc>
            <image:title>İdealist Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde de klasikleşmiş, çok okunan ve sayısız öğretmene ilham veren Beyaz Zambaklar Ülkesinde’nin yazarı Grigory Petrov’un kaleminden yeni nesilleri eğitimle dönüştürmenin gücünü anlatan, unutulmaz bir kitap: İdealist Öğretmen. Moskova Üniversitesi’nde saygın ve son derece başarılı bir matematik profesörü olan Raçinski, kariyerini bırakıp köyüne dönerek sıradan bir öğretmen olmaya karar verir. Aldığı bu önemli kararla halkın içindeki keşfedilmemiş cevherleri bulacak ve çocukları hak ettikleri aydın geleceğe kavuşturacaktır. Yeterince emek verilirse kendini eğitime adamış bir aydının neleri başarabileceğini anlatan bu kitap, umudun ve fedakârlığın meyvelerini toplayan bir öğretmenin hikâyesi. Duayen yazar Gülten Dayıoğlu’nun kendi yaşamına dokunduğu önsözüyle İdealist Öğretmen, ideallerinin peşinde koşan öğretmenler için bir başucu kitabı olacaktır… “Her çocuk, benim için bir cevherdir. Ama kimileri paha biçilemeyen türden, yetenek armağanıyla dünyaya gelmiş oluyor. Bu tür çocuklar bilimde, teknikte, sanatta ülkemizi aydınlatarak yüceltecek, çok değerli birer ışık kaynağıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103639</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06541b2c-ee54-413b-b7ee-55de547b8931.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafeste Bir Orman</image:title>
            <image:caption>‘’Zengin Orangutan’ın ormanın ortasına inşa ettiği Durma Tüket Köşkü ile hayvanların alışkanlıkları bir anda değişir. Bilge Alakarga dışındaki tüm hayvanlar DTK’nın daimi müşterileri olurlar ve ihtiyaçlarından fazlasını alıp kendilerini zor duruma düşürürler.   Orman sakinlerinin yardım için gittikleri Bilge Alakarga bir çıkış yolu önerecektir. Ama bakalım tek derdi para kazanmak olan Zengin Orangutan, Bilge Alakarga’nın önerisine nasıl tepki verecek?’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103640</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1a2559b-2e89-4f40-a00b-59f5bd3a1e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolezyum&apos;u Taşıyan Adam</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Benim mi, bizim mi?
Roma’daki meşhur Kolezyum’un sadece kendisine ait olmasını kafasına koyan bir adam, antik tiyatronun taşlarını teker teker evine taşır. Planlarında büyük bir hata yaptığını fark ettiğinde ise artık Kolezyum’u taşıyamayacak kadar yaşlanmıştır.
Her şeye sahip olabilir miyiz?
Yoksa Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri, tüm insanlığa mı aittir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103641</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/784087b3-197d-4732-a6af-b4a1a85bd180.jpg</image:loc>
            <image:title>Torbi&apos;yi Kim Yuttu?</image:title>
            <image:caption>Alanında uzman isim Sarah Roberts’in kaleminden sürprizli bir sonla çıkan ve çocuklara çevre bilinci kazandırarak dünyamızı kurtarabileceğimizi anlatan Torbi’yi Kim Yuttu Hannah Peck’in capcanlı çizimleriyle renklenen bir kitap. Bu resimli kitap sadece okul öncesi çocuklarına değil, her yaştan okura biraz şaşkınlık, biraz eğlence ama en çok da umut verecek… Torbi kesinlikle sıradan bir denizanası değildir. Çoğu denizanasının uzun ve ince dokunaçları varken, Torbi’nin iki kolu vardır… Bazı denizanalarının sihirli bir parlaklığı varken, Torbi’nin ise dümdüz çizgileri… Hayvan davranışları ve vahşi yaşam uzamanı Sarah Roberts’tan, denizlerimizde oradan oraya sürüklenen plastik poşetlerin ait olmadıkları yerde yarattığı sorunları anlatan; çözümünse çocukların ellerinde olduğunu gösteren şaşırtıcı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103642</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a19fbd5a-a6bc-412a-a541-9cddc706ce1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Peter&apos;in Masalı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en bilinen tavşanı olan Peter’in nesiller boyu süren macerasını orijinal resimleri ile okurlarımıza ulaştırıyoruz.
Tavşan Peter’in Masalı ile her yaştan milyonlarca okurun çok sevdiği, dünyanın en önemli çocuk klasiklerinden olan Tavşan Peter’in maceralarına merhaba diyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103643</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce118d9-af85-4bd4-9d50-127f7b033876.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylekler Uçarken</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Süleyman Bulut’un benzersiz anlatımıyla, türler arası dayanışma, doğa sevgisi ve baharın müjdecisi leyleklerin hikâyesi bu kitapta…
Bir yavru leylek… Adı: Lele… Uçmayı çok istiyor… Üstelik sabırsız mı sabırsız!
Bir aksilik sonucu yuvasından uzağa düşünce, uçmayı öğrenmesi şart oluyor.
Herkesten yardım etmelerini rica ediyor.  
İyi ama bir yavru leyleğe uçmayı kim öğretebilir?
Bir çocuk öğretebilir mi? Ya da bir Vızvız arı?
Vakvaklar öğretebilir mi, ya da bir Telli Turna?
Yavru leyleğin uçmayı öğrenmesinin heyecanlı öyküsü… Bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103644</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6918cbb-5f6b-40a5-8111-f7c1f96e18c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Cesur Kerevit</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Aynı mı, farklı mı?
Minik cesur kerevit, tüm aile fertleri ve tüm kerevitler gibi geri geri değil, ileri doğru yürümek istediğine karar verir. Bunun için gece gündüz, gizlice çalışır. Aldığı tüm tepkilere rağmen, farklı olmaktan korkmaz. Zorlansa da vazgeçmez.
Cesareti kendi yolunu bulması için onu harekete geçirir. Bizi biz yapan, yaptığımız tercihler değil de nedir? İstemek gerçekten başarmanın yarısı mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103645</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b066a064-16bc-4e1a-9e66-0008e8d96754.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Deyim - Deyimlerle Öyküler</image:title>
            <image:caption>Dilimize bir başka boyutta anlam derinliği ve zenginlik kazandıran deyimleri gerçek yaşam içinde kullanarak içselleştirebiliriz.
Bu kitapta küçük bir çocuğun deyimleri kavrama ve benimseme yolunda yaşadığı eğlenceli küçük serüvenlerin öyküleri var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103646</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c83dba-abee-492d-b3c5-0b814b1262a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Patileri Koruma Ekibi</image:title>
            <image:caption>“Öğretmenim, orada hangi hayvanlar var?” “Onları sevebilecek miyiz?” “Hav! Hav!” “Miyavvvv !” Zeynep ile Elis, hayvan barınağında yaşayan kedi ve köpeklerin bir aileye kavuştuğu dünyanın hayalini kurar. Patilerin sevgiyle ve özgür yaşadığı bir dünya, yalnızca onların düşü değildir üstelik. Böylece kurulur Patileri Koruma Ekibi… Zeynep’in arkadaşlarının, ailelerinin ve tüm mahallelinin güçlerini birleştirerek sahipsiz patilere yardım eli uzattığı, iş birliğinin değerini öğrendikleri sıcacık bir dostluk hikâyesi bu kitapta sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103647</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cac4c2-14e2-4919-b304-dbce4dcfd069.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses Dedektifi Tolga K Sever Kokarca</image:title>
            <image:caption>“Dedektif Tolga akıllı mı akıllı!
Kayıp sesi bulur hızlı hızlı…
Geri getirir harfleri,
Düzeltir kelimeleri.”
Çok sevilen çocuk kitaplarının yazarı Birsen Ekim Özen’in kelime oyunları ve kafiyeli dili, Öznur Sönmez’in eğlenceli ve capcanlı çizimleriyle bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Harf Dedektifi serisi hem macera hem de neşe dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103648</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9a357b-ae02-481f-a1b4-ce85ebd1a0a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bıdıbık Yardımlaşmayı Seviyor</image:title>
            <image:caption>Bıdık ile Bıdıbık oyuncaklarını toplamıyor, pijamalarını yerlere atıyor, evdek diğer işlere de hiç yardım etmiyorlarmış. Bu durumu fark eden anne ve babaları, onlara küçük bir oyun oynamaya karar vermiş. Acaba Bıdık ile Bıdıbık bu küçük oyunun sonunda yardımlaşmanın önemini anlayabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103649</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/218b5c2d-7435-4089-8e70-221de1f14668.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bıdıbık Köpükler İçinde</image:title>
            <image:caption>Tavşan Köyü kurak bir yaz geçiriyor. Tehlikeyi fark eden Muhtar Tavşan Amca köy halkını uyarıp, “Sonbahar yağmurlarına daha çok var, suyu dikkatli kullanın,” diyor. Sizce herkes Muhtar Tavşan Amca’nın sözünü dinliyor mu? Peki ya Bıdıbık? Bıdıbık suyu dikkatli kullanmanın önemini banyoda köpüklü köpüklü kalınca anlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103650</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c8d47e6-45d5-4933-b14f-482247697146.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bıdıbık Oyun Peşinde</image:title>
            <image:caption>Tavşan Bıdıbık&apos;ın canı sıkılıyor ve o da ne? Bıdıbık, Bahçıvan Tavşan Amca ile Pastacı tavşan Teyze&apos;ye küçük bir oyun oynuyor!
Bakalım, Tavşan Köyü&apos;nde havuçlu pastaların kokusu yok olunca, bizim Bıdıbık hatasını anlayıp durumu düzeltebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103651</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4a8c2b1-bb45-4d72-ba39-e49d2b764ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana&apos;is Nin</image:title>
            <image:caption>Yazılarımı okuttuğum her erkek, üslubumu değiştirmeyi denedi. Erkek gibi yazmak ilgimi çekmiyor. Kadın gibi yazmak istiyorum. Kelimeleri bulmak için kıyıdan uzakta dalmalıyım... Yalanlar denizine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103652</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36d66f9b-3e7d-4b10-8d3a-b1b88ac5598e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Melodi</image:title>
            <image:caption>New York Times Çok Satan listelerinde aylarca
yerini koruyan ve farklı milletlerden milyonlarca okurun kalbinde
taht kuran İçimdeki Müzik’in bu çarpıcı devam romanında Melody,
tutkusunun peşinden gidebilmek adına korkularıyla yüzleşiyor.
Melody, artık daha büyük ve daha cesur bir genç kızdır. Onun
gibi farklı yeteneklere sahip çocuklara yönelik kamplar olduğunu
keşfettikten sonra, bir kampa gidebilmek için can atıyor. Ormanda
yürüyebileceği, çelik halatla uçabileceği ve hatta ata binebileceği
bir yer! Belki de sonunda gerçek bir arkadaş edinebileceği, kendi
kararlarını verebileceği hatta kendi başına bir şeyler yapabileceği
bir yer - rüya gibi! Melody, titreyen kamp ateşinin ışığında ve
fırtınaların gücüyle gerçekten ne kadar cesur ve
güçlü bir genç kız olduğunu keşfetmek üzere.
 
“Sevilen bir hikâyenin tatmin eden, kıymetli devamı.”
 
-Kirkus Review
 
“Melody’nin sesi her zamanki gibi esprili. Çeşitli etnik kökenlerden
ve engellere sahip yardımcı karakterler ona saygıyla yaklaşıyor...
Onu gerçekten anlayan bir topluluğun parçası olmuş durumda.”
 
-Publishers Weekly
 
“Bu kitapta Melody okulla alakalı tüm problemleri ve
sınırları aşmış bir genç kız olarak karşımıza yeniden çıkıyor.
Ama bekleyin! Henüz hiçbir şey görmediniz.”
-GoodReads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103653</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27f4b7a-1906-4a6b-9826-3f196a221a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Yabancı</image:title>
            <image:caption>Üyeleri birbirine yabancılaşmış köklü bir aile… Adaleti kendi anlayışı ile yorumlayan sıra dışı bir hâkim… Ava giderken, avlanan kısmetsiz bir balıkçı… Sanatçı kavramını yeniden sorgulatan bir sanat eleştirmeni… Öcünü almaya giderken, düşmanının kapanına takılan şehirli bir delikanlı… Hayatın içinden karakterleriyle birbirinden sarsıcı beş öykü… 
 
 “Doğruları kendi bulabilir miydi insan? Ya doğru sandıkları, en büyük yanlışlarıysa!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103654</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d8ae52-316e-4cbf-9153-40855e69bfe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Arapları</image:title>
            <image:caption>1516’da başlayan fetihleri takip eden yarım asır içinde geniş Arap coğrafyasının siyasi hâkimi Osmanlı Devleti oldu. Osmanlı öncesi şartlarla karşılaştırıldığında, coğrafyanın genişliği ve nüfusu göz önüne alınırsa, dört asırlık Osmanlı idaresi kesintisiz bir barış ve istikrar dönemi getirdi. Bu uzun barış dönemi 19. yüzyıldan itibaren önce sömürgeci imparatorlukların işgalleri, ardından da milliyetçilik dalgalarıyla büyük darbeler aldı ve nihayetinde I. Dünya Savaşı akabinde tamamen ortadan kalktı. Osmanlı Araplarının Türkiye’de en önde gelen uzmanlarından Prof. Dr. Zekeriya Kurşun’un bu kapsamlı eseri bu uzun birlikteliğin koptuğu çağın hikâyesi: Napolyon’un Mısır’ı işgalinden 18. yüzyılda başlayıp sonraları yeni bir hanedanın kökü olan Vehhabî isyanlarına, İngiliz ve İtalyan müdahalelerine kadar sunulan geniş tarihsel bakış açısı, Osmanlı Araplarının o meşhur uzun yüzyılda yaşadığı tehditleri ve İstanbul’un Osmanlı Araplarını merkeze bağlı tutabilmek adına aldığı çeşitli tedbirlerle beraber anlatıyor. Milliyetçilik akımlarının dünyayı kavurduğu bir çağda, Osmanlı Araplarının siyasi konum ve hareketlerini, II. Abdülhamid’in hilafet siyaseti ve Arapların bu siyasete tepkilerini, İslâm Birliğinin Osmanlı Arapları üzerindeki etkilerini yakından mercek altına alan bu eser, bir yandan da dönemin önemli siyasi ve dini simalarının portrelerini resmediyor: Abdülkadir El-Cezayiri, Necip Azurî, Reşid Rıza, Şekip Arslan, İzzet El-Cündî ve daha niceleri. Osmanlı Arapları, Hilafet-Siyaset-Milliyet 1798-1918 Osmanlı Devleti’nin son asrında yaşanan bu büyük coğrafi ve beşerî kopuş hakkında yazılmış olgun bir tarih araştırması…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103655</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1747e526-f047-4bc5-87d7-5b2dab2c7f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Musiki Alpereni Yusuf Ömürlü</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı müddetçe fevkalâde azimli çalışma prensibiyle bizi her zaman besleyen, yüreklendiren, örnek olan bir kişilik olarak yaşadığımız müddetçe her zaman hatırlayacağımız ve ders çıkaracağımız bir kişiliktir, bir imajdır Yusuf Ömürlü. Bir tek ilâhî notasının olmadığı dönemlerde bize cilt cilt notalar vermiştir, imkân vermiştir. 
Ahmet ÖZHAN 
 
Yusuf Ömürlü, gösterişten uzak, son derece mütevâzı mizâcının yanında çok verimli bir hizmet vermiştir. Kubbealtı’nın faâliyetlerindeki katkıları çok önemlidir. Sabrının verdiği güçle kurduğu koroyu yetiştirmiş ve yönetmiş; ayrıca yayım hayâtında da Muallim İsmâil Hakkı Bey’den Ali Rıza Şengel’e, Abdülkadir Töre’den Ekrem Karadeniz’e intikal eden pek çok sayıda ilâhîleri dokuz cilt içinde toplayıp yayımlamıştır. Bu faâliyetlerinin dışında, zamânın yozlaşmış anlayışına rağbet etmeyip, temiz üslûpta, sanatı esas tutan eserleriyle bestekârlık alanında da birikimini ortaya koymuştur. Onun mûsikî câmiamızda saygın bir yeri vardır. 
Prof. Dr. Alâeddin YAVAŞÇA 
Ben ki, ilâhîlerin içine doğduğum halde Yusuf Hocamdan o kadar çok şey öğrendim ki… Verdiği eğitimden hepimiz çok zevk aldık. Hocam da bizi kendi evlâdı gibi gördü, öyle eğitti. Herkes mestti. O bir devreydi; zevkli bir devreydi. Evet, bizim mûsikî hocamızdı, ama sâdece mûsikî hocamız değildi. Mânâyı zevk hâline getiren, kalbimizi kımıldatan, aşkımızı arttıran bir sultandı. Ne desem kelimelere sığmaz. 
Cemâlnur SARGUT 
 
Arkasında önemli bir destek olan Kubbealtı’na çok bağlıydı. Burada hedef, eski üslûbu, eski tavrı tekrar ihyâ ederek insan yetiştirmekti. Kimisi kültürünü, kendi zevkini geliştirdi. Kimisi de bu işi orada öğrendi, meslek edindi. Bunun yanında mûsikî alanında, bilhassa kaybolmak üzere olan eserlerimizle ilgili neşriyatlar yapıldı. Tekkelerin sırlandığı ve tekke mûsikîmizi bilenlerin de artık olmadığı bir dönemde, tekke mûsikîsi ve câmi mûsikîsiyle ilgili ciddî kaynaklardan alınarak yapılan yayınların, Yusuf Hoca’nın elinden çıkmış o notaların önemi çok büyüktür. 
Prof. Dr. Muhittin SERİN 
 
Hep aşkla, şevkle, bir şey karşılığı olmadan bu hizmeti sürdüren ve öğrendiklerini başkasına aktaranlar tarafından bugün hâlâ müziğimiz ayakta ise sâdece bu gönül insanlarının eli ile gelmiştir. İhlâs ve aşkı Yusuf Ömürlü’de görebilirdiniz. Hakîkaten o neşriyatlar, nota basımları nota bilmeyen insanlar için hiçbir şey ifâde etmeyebilir. Üç, beş, on beş tâne kitap basılmış zannedilebilir. Hayır. O, müzisyenlere hayat kaynağıdır. 
Reha SAĞBAŞ 
 
Bu kitabın hazırlanma aşamasında “Yusuf Ömürlü’nün Hayatı, Eserleri ve Tasavvuf Mûsikîsine Katkıları” isimli yüksek lisans tezinden yola çıkılmış; bu teze ilâve olarak, Yusuf Ömürlü’nün talebeleri, mûsikîşinas dostları ve akrabâları ile yapılan mülâkatlar ve şeflik yaptığı konserlerin repertuarları kitaba eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103656</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8233e74-0a7c-4408-954c-4560afa13cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölülerin Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Bir tarafta malını, mülkünü, aşkını, güzelliğini, şanını geride bıraktığı için inleyen ve ağıtlar yakan ölüler, diğer tarafta ise onların bu beyhude ağlaşmalarına gülen, onlarla eğlenen kynikler ve bu iki taraf arasındaki kavgalar. Troia’da can veren yiğitler ve ölüler diyarındaki hesaplaşmalar. M.S. 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos, bu diyaloğunda Eski Çağ&apos;ın kahramanlarını ve anlatılarını alışılagelmiş üslubuyla alaya alır. Eski Yunanca aslından Türkçeye ilk defa çevrilen bu diyalogda yazar, edebi dehasını ustalıkla sergilerken örtük olarak insanoğlunun varoluşundan itibaren cevap aradığı, ölümün kaybettirdikleri sorunsalına farklı bir bakış açısı kazandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103657</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eb01c1e-422c-42ca-a817-f829dabdf636.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Hastalığının Psikogenezi</image:title>
            <image:caption>“Ama psikolojik tedavi başlayınca bu kez de psikotik içerik ve bunların anlamı sorunu gündeme gelmektedir. Birçok vakada, nevrozlarda veya rüyalarda karşılaşılan ve ancak kişilik bakış açısından anlaşılması mümkün olan psikolojik materyalle karşılaşırız. Fakat psikotik içerik, biyografik veriyle kolayca açıklanabilen nevrozun içeriğinden farklı olarak, -sembollerinin kişisel verilerin yardımıyla doğru dürüst açıklanmasının mümkün olmadığı rüyalar gibi- bireysel etkenlere indirgenemeyen özellikler gösterir. Bununla nevrotik içeriğin normal komplekslerin içeriğiyle; psikotik içeriklerin de özellikle paranoid vakalarda ilkel insanın “büyük rüya” diye adlandırdığı rüya türüyle yakın benzerlikler gösterdiğini anlatmak istiyorum. Böyle bir rüya sıradan rüyalardan farklı olarak hayli etkileyici ve esrarlı olup, imgeleri çoğu zaman mitolojidekilerle benzerlikler gösteren ve hatta tıpa tıp aynı olan imgelerden yararlanır. Ben bunlara arketip adını veriyorum, çünkü bunlar içgüdüsel davranış kalıplarına benzer biçimde çalışırlar. Dahası, çoğunu her yerde ve her zaman bulmak mümkündür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103658</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a7ae63-21f5-4529-90fd-c5744e9c3b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Düşün Sayı:19 – Toplum Sözleşmesi</image:title>
            <image:caption>Neredeyse felsefenin kendisi kadar köklü bir geçmişe sahip toplum sözleşmesi geleneği/teorisi ahlaki, hukuki ve politik referanslara sahiptir. Bu yüzden de sadece felsefenin tartışma konusu olarak kalmaz, aynı zamanda siyaset bilimi, siyasal düşünceler tarihi, sosyoloji, hukuk gibi farklı disiplinlerin ele aldığı ve tartıştığı, içerikçe oldukça zengin bir alan olarak karşımıza çıkar. En genel ifadeyle, toplum sözleşmesi teorisi bireylerin ahlaki ve/veya politik yükümlülüklerinin bir sözleşmeye ya da anlaşmaya bağımlı olduğunu ve bu dolayımla da içinde yaşadıkları toplumu biçimlendirdiklerini ileri süren yaklaşımdır. Bu yaklaşımın sistematik felsefe bağlamında karşımıza çıkan tartışma konuları arasında anlaşma, birliktelik, rıza, sivil toplum, kamusal gerekçelendirme, yurttaşlık, yasa, hak, egemenlik gibi kavramlar yer alır. Yine bu konulara paralel olarak tarihsel çerçevede yürütülebilecek tartışmalarda Antik Çağ’dan günümüze değin pek çok isim (Sofistler, Sokrates, Epikuros, Thomas Hobbes, John Locke, Jean-Jacques Rousseau, Immanuel Kant, John Rawls vb.) belirir. “Toplum Sözleşmesi”nin dosya konusu olarak seçildiği bu sayı toplum sözleşmesine yönelik felsefi, ahlaki, hukuki ve politik yorumlara odaklanan yazılara ayrılmıştır. Dolayısıyla ilgili sayı toplum sözleşmesinin kavramsal çerçevesi içinde yer alan farklı mefhumları açık kılmaya çabalayan, sözleşme teorisini belirli bir problem doğrultusunda çözümleyen, toplum sözleşmesini savunan ya da eleştiren düşünürlerin yorumlarını değerlendiren yazılara yer vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103659</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759b39bb-c767-40c7-ad83-4682e9b46aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Toplum</image:title>
            <image:caption>Bir kitap, yağan yağmurların, eriyen karların ve yer altı sularının toplandığı bir dağdan akmaya başlayıp uzun ve ince yolculuğu neticesinde denize dökülen bir ırmağa benzetilebilir. Kitabın her bir sayfası birbirine ardışık olarak eklendiğinde uzun bir bilgi ırmağı oluşmakta, sayfalardan oluşan havzasında birçok kaynak buluşmakta ve en sonunda bilgi denizine dökülmektedir. Akıntısına kattığı yolcularını iki kapağı arasındamenziline doğru taşımaktadır. 
Sivil toplum kitabı da doğduğu yerden çıkarak, havzasındakilerden hayat bularak, uzun ve ince bir yolculuğa çıkarak hazırlanmıştır. Sivil toplumun hikâyesi elinizdeki kitabın sayfalarında bazen coşkun bazen dingin bir şekilde akarak yolunu bulmuştur. Zengin ve çok çeşitli kaynakları bünyesinde toplamıştır. Uğradığı yerlerden ilham almış, uğraştığı şeylerin üstesinden gelmeye çabalamıştır. Her şeye rağmen yoluna devam etmeyi ve bilgi denizine ulaşmayı başarmıştır.  Kendi ruhunu kazanarak en sonunda okuyucularının okuma seyahatine hazır hale gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103660</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b191e243-72d3-4423-b548-ec5265c78b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>Gizemli Nil Adası’nda kurallar belliydi. Bir yılınız vardı. Kaçmak ya da hayatta kalmak için tam 365 gün.
 
On yedi yaşındaki Charley kuralları bilmiyordu. Hatta nerede olduğundan bile haberi yoktu. Hatırladığı son şey sıcak hava ve kendinden geçtiğiydi. Uyandığındaysa kayalık bir arazide çırılçıplaktı.
 
Kaybolmuş ve yalnız hisseden Charley, adada uzun süre hiçbir insana rastlamamıştı, ta ki gençlerin lideri Thad ile karşılaşana kadar. Artık adadan kaçmanın ne kadar zor olduğunu öğrenmişti… ve tabii bir de âşık olmanın. Thad’in zamanı doluyordu ve Charley, geleceklerini kurtarabilmek için önce Thad’i kurtarması gerektiğini fark etmişti. Ancak tehlikelerle dolu bu adada en büyük tehdit zamandı!
 
“Gerilim dolu, güçlü bir çıkış romanı. Ada’nın sinematografik anlatımı ve tehlikelerle dolu doğası, Lost dizisi hayranlarına yepyeni bir bölüm gibi gelecek.” —Publishers Weekly
 
“On numara!” —VOYA (Starred Review)
 
“Ada’yı bitirdiğimde tırnaklarım yenmiş, sinirlerim gerilmişti ve kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Nefesinizi kesecek kadar heyecan verici.” —Kasie West
 
“Elinizden bırakamayacağınız, sayfaları ardı ardına çevireceğiniz bir hikâye!” —Mary E. Pearson
“Etkileyici! Ada’nın son derece ilginç ve iyi inşa edilmiş yapısı, karmaşayı ve trajediyi bir arada sunuyor.” —School Library Journal
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103661</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/380010f6-fe5e-4fcd-bdd3-2f559030c912.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Danışmanlığı ve Türk Kamu Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye’de de altmış yılı aşkın süredir kamu yönetiminin ve politikasının parçası olarak -çok da fark edilmeden- önemli görevler üstlenen yönetim danışmanlarının faaliyetlerine dikkat çekmek ve bunların kamu yönetiminin ya da politika danışma sisteminin (policy advisory system) bir parçası haline nasıl geldiğini açıklamak üzere kaleme alınmıştır. Birkaç istisna dışarıda bırakılırsa, yönetim danışmanlığı (management consultancy) konusunun Türk kamu yönetimi literatüründe kendisine yer bulamadığı, bunların bir kısmının da bu çalışmanın hazırlandığı dönemde ortaya çıktığı görülmektedir. Ancak bahse konu çalışmaların hiçbirinde konu, burada ele alınan kapsamda yani yönetim danışmanlarının Türkiye’de politika danışma sisteminin bir aktörü haline ne zaman ve hangi koşullar altında geldiğini anlamak ve açıklamak üzere ele alınmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103662</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/206a5064-6537-4f70-b890-f2c12dfe8d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Durdurulamayan İnsanlık</image:title>
            <image:caption>BİR SÜPER GÜCÜNÜZ OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ? 
 
Biz kimiz? 
Bu günlere nasıl geldik? 
Ve karşımıza çıkan tüm engelleri aşmamızı sağlayan şey nedir? 
 
Afrika savanlarından Grönland buzullarına kadar tüm dünyaya biz insanlar hükmediyoruz. Peki bu büyük 
ve gizemli gücü nasıl elde ettik? Durdurulamayan İnsanlık hayaletlerden ruhlara, hükümetlerden 
şirketlere, tuhaf ve gizemli şeyler hakkında hikâyeler yazmak için bu gücü nasıl kullandığımızı anlatıyor. 
Afrika’dan yola çıkan insanların izini sürerek ateş sayesinde midemizin nasıl küçüldüğünü, futbol denilen 
oyunun bize insanlıkla ilgili neler anlattığını ve paranın neden gelmiş geçmiş en başarılı peri masalı 
olduğunu keşfedeceksiniz. Cücelerle, dev yılanlarla, bulutların üstündeki Yüce Aslan Ruhuyla bezeli, 
insanlığın kökenlerinin daha önce hiç duymadığınız bu masalsı ama gerçek hikâyesi 9’dan 99’a herkese 
hitap ediyor. 
 
Tüm dünyada satış rekorları kıran Sapiens kitabının yazarı Yuval Noah Harari, genç okurlar için kaleme 
aldığı bu sürükleyici ve renkli kitapta, kendine özgü tarzını yepyeni bir kitleyle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103663</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e63006ed-f396-49cb-8121-61a0a6ea9bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuk - Gerçek Nedir?</image:title>
            <image:caption>Düşünme eylemini çocuklar için eğlenceli bir serüvene dönüştüren Oscar Brenifier, &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisindeki her kitapta üç büyük soruyu, düşüncelerle oynamak ve görünenin arkasına çocuk gözüyle bakmak için masaya yatırıyor.  Keşiflerle dolu bu rengârenk başvuru kitaplarını benzer çalışmalardan ayıran en önemli fark ise okurlarına karşı sergilediği &apos;&apos;sorgulama odaklı&apos;&apos; tutum oluyor. Hayatı, uçsuz bucaksız büyük bir oyun alanına benzeten Brenifier, yaşama dair ufuk açıcı sorular aracılığıyla taze beyinleri doğru düşünmeye yönlendiriyor. &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; kitapları, kendileriyle, hayatla ve dünyayla ilgili önemli sorular soran tüm çocuklar için benzersiz bir düşünme pratiği sunarken, kalıplaşmış yanıtlar yerine eleştirel olanları tercih eden yetişkinler için de değerli bir kılavuzluk görevi üstleniyor. Çocuklarıyla iletişimini güçlendirmek ve onlarla kaliteli zaman geçirmek isteyen ebeveynler ile sınıf içi etkinliklerine yeni alternatifler katmak isteyen duyarlı öğretmenler için de zengin bir içerik sunan &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisi, her yaştan okura sorgulamalarla dolu keyifli bir düşünme deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103665</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8b8405-bf27-441f-9bd6-03d50c4c31de.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuk - Her Zaman Gerçeği Söylemem Gerekir mi?</image:title>
            <image:caption>Düşünme eylemini çocuklar için eğlenceli bir serüvene dönüştüren Oscar Brenifier, &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisindeki her kitapta üç büyük soruyu, düşüncelerle oynamak ve görünenin arkasına çocuk gözüyle bakmak için masaya yatırıyor.  Keşiflerle dolu bu rengârenk başvuru kitaplarını benzer çalışmalardan ayıran en önemli fark ise okurlarına karşı sergilediği &apos;&apos;sorgulama odaklı&apos;&apos; tutum oluyor. Hayatı, uçsuz bucaksız büyük bir oyun alanına benzeten Brenifier, yaşama dair ufuk açıcı sorular aracılığıyla taze beyinleri doğru düşünmeye yönlendiriyor. &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; kitapları, kendileriyle, hayatla ve dünyayla ilgili önemli sorular soran tüm çocuklar için benzersiz bir düşünme pratiği sunarken, kalıplaşmış yanıtlar yerine eleştirel olanları tercih eden yetişkinler için de değerli bir kılavuzluk görevi üstleniyor. Çocuklarıyla iletişimini güçlendirmek ve onlarla kaliteli zaman geçirmek isteyen ebeveynler ile sınıf içi etkinliklerine yeni alternatifler katmak isteyen duyarlı öğretmenler için de zengin bir içerik sunan &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisi, her yaştan okura sorgulamalarla dolu keyifli bir düşünme deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103666</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1387bcfe-3f21-465c-ad3b-43edd3d84b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Benlik ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji, psikoloji ve antropoloji gibi sosyal bilim dallarında ufuk açıcı katkılar yapmasının yanı sıra felsefe alanında da çağının önde gelen isimlerinden kabul edilen George Herbert Mead’in (1863-1931) çalışmaları günümüzde de önemli bir başvuru kaynağı olma özelliğini koruyor. 
Mead bizlere insan davranışının nedenlerini içsel süreçlere indirgeyen psikolojizmle söz konusu davranışların içselleştirilmiş değer ve normlara yönelik bir uyma eğilimi sonucunda ortaya çıktığını ileri süren sosyolojizm arasında denge sağlayan bir sentez sunar. Benliğin doğuştan gelmediğini, toplumsal deneyimlerle geliştiğini, bu deneyim süreçlerinde sembollerin kullanılmasıyla oluşturulan etkileşim sayesinde hem kendimizi başkalarının bizi görebildiği gibi görebildiğimizi, hem de kendimizi onların yerine koyarak davranışlarının gerisindeki nedenleri anlamaya yönelik tahminler yapabildiğimizi anlatır bizlere.
Mead’in “Zihin Benlik ve Toplum” başlıklı bu kitabı 1927-28 yıllarında Chicago Üniversitesi’nde vermiş olduğu sosyal psikoloji derslerinin notlarından oluşmuş ve 1934 yılında aynı başlıkla basılmasından bu yana sosyal bilimler ve felsefenin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103667</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25408869-a870-47b0-9e7a-1303ffbfe5e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizm</image:title>
            <image:caption>&quot;Saint-Simonculuğu bu denli uzun uzadıya incelememizin nedeni, verimli gözlemleri onunki kadar  bol   başka   öğreti  olmamasının yanı sıra, bu okulun kimi bakımlardan tam anlamıyla güncel olmasıdır. Onu incelemek, bugün içinde bulunduğumuz durumları daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.  Gerçekten de incelemiş bulunduğumuz dönem ile şimdi içinde yaşadığımız dönem arasındaki benzerlikler çok çarpıcıdır… Toplumbilim düşüncesi, bu sözcüğün kendisi bilinmez olacak ölçüde karanlığa gömülmüşken, olağanüstü bir hızla yeniden yaygınlaştı; ... kendisine ilişkin düşünceler ne denli belirsiz olursa olsun, yitirdiğinden daha çok alan kazandığı yadsınamaz; son olarak da, toplumcu düşüncenin son yıllarda gerçekleştirdiği ilerlemeleri biliyoruz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103668</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a30ad7-fce1-40bb-9262-1465169d7ae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sömürge Çocuk</image:title>
            <image:caption>Endüstriyel toplumların yetişkin insanları, çocukluğun tüm belirgin niteliklerini yitirdiler: Oyun, merak, şaşırma yeteneği, oyun ve fantezi yeteneği. Artık o ruhsal ve duygusal açıdan ne yetişkin bir birey ne de çocuktur; endüstriyel ürünlerin artıklarıyla fantezi yaşamını besleyen edilgin ve suçluluk duygusu içinde bir insandır. Oyun biçimleri yozlaşmıştır. Bizim tanıdığımız çocuk yetişkinler, toplumun çocuklaştırdığı, suçluluk duygusu içinde büyüttüğü bir çocuktur. Bir çocuk gibi eğlenmek, yetişkinlerin çoğunluğu için artık olanak dışı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103669</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653b280c-cf35-41c2-8025-ba6a342a6d0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltı</image:title>
            <image:caption>Sigmund Freud etkileri günümüze dek süren bilinçaltının araştırılması yöntemi olarak psikanalizi geliştirmişti. Freud bilim insanı kimliğinin yanı sıra verimli bir yazardı. Araştırmalarını kamuoyuyla paylaşırken bilimsel polemiklere girişmiş, bu amaçla makaleler kaleme almıştı. Okuyucuya sunduğumuz Bilinçaltı kitabında Freud’un makalelerinden bir seçme bulacaksınız. Bu makalelerden ilki, Freud’un Adler ve Jung’la yaşadığı yol ayrılığını kendi açısından anlatması nedeniyle ayrı bir önem taşımaktadır. Ayrıca Freud’un ansiklopediler için kaleme aldığı, psikanaliz ve libido kavramlarını açıkladığı iki madde de aydınlatıcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103670</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ace3e9af-f8f8-4be6-adc6-fb18c072954c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gafile Kelam, Nafile Kelam</image:title>
            <image:caption>Bireyin gafil olduğunu tespit ettiğiniz andan itibaren mevcut duruma maalesef sohbet denemez artık. Çok büyük bir söz, daha doğrusu ve daha da dramatiği duygu israfı yaşanmıştır. Yoldaşlık (gafille olmaz), hemdertlik (yok öyle bir şey) çoktan bozulmuş, ifade etmeye çalıştıklarımızın karşımızdaki tarafından algılanma seviyesi umduğunuz düzeyde veya hiç olmamıştır (maalesef). 
 
Bu arada hepimizin içinde bir gafilin, gafilliğin olduğunu ve herkesin bir başkasının gafili 
olabileceği gerçeğini unutmamalıyız. 
 
Bu ve buna benzer her durumda değiş tokuşun bittiğini anlamadan tüm beşeri ilişkilerde kendini gayretli bir şekilde anlatmaya, sahip olduğu ne varsa paylaşmaya devam eden fedakâr bir duygusalsan, hayatıma hoş geldin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103671</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c31b1f-f2e4-4787-a1c6-12277ea20b03.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Yıldız Sarmaşığı</image:title>
            <image:caption>Herkes gibi olduğumu kabul etmem zaman aldı. Ne var ki, diğerlerinin dışında kalmamak için onlara benzeme telaşıyla “herkes gibi olma” ve “herkesten farklı olma” ikilemi ayaklarıma dolanıyordu; ruhsal anlamda gelişemiyor, hayalî şatomun burçlarında köşe bucak koşturmaktan vazgeçemiyordum. Bir garip dünya idi ama garip olmasaydı başka nasıl olabilirdi? Bilinenden daha mantıklı, daha az garip bir varoluş alternatifi mümkün müydü? Naçizane kul olan ben, bu içinden çıkılmaz varoluşun yerine başka nasıl bir “oluş hâli” koyabilirdim ki? Bugünümden çocukluğuma bir portal açılmış olsaydı, yüzlerce yıldır insanların arasında sessizce dolaşan ve o zamanlar bizim muhite hiç uğramamış bir Zen bilgesinden, biçare çocukluğuma gitmesini rica ederdim. Belki onun basit önerileri sayesinde gelecekteki kendime daha şefkatli davranır, olmuşu-olacağı sağduyuyla kabullenir, daha az üzülürdüm. 
 
Bilge Genç, yaşamdaki pek çok konuya dair fikirlerini, anılarından derlediği bir zaman yolculuğunda dile getirmekle kalmıyor; hatıralarının izinde içsel sorgulamalarını, tartışmalarını, zorluklarını irdeliyor. Okuyucuya ise keyifle okumak kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103672</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4053212-00db-458b-bdeb-c81e2c7e583e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alesta</image:title>
            <image:caption>Kimse karışmadı çocuğa, o da birinin –oturma odasından getirdiği sandalyeyi misafirinin yanına çeken annemin– karışmasını gerektirecek şeylerden uzak duruyor, sadece çayını yudumluyordu. Onu kusturmayacak kadar açık ve ılık bir bardak çay. Geçen sefer çocuğun ağzına vaktinde yerleştirilemeyen poşet bu defa masada hazır bekliyordu, annem kendisini utandıracak aksiliklerin yolunu kapamıştı çoktan, çünkü bunu gurur meselesi haline getirmişti. Ama birkaç haftada çocuk için nereden, nasıl bulduğunu hiç anlamadığım sevgi şimdi gözümün önünde ve benim için bile açık seçikti. 
 
 
 
Gündeliğin konforunu terk edip risk almanın, geleneğin dışına adım atmanın birbirine bağlı pek çok koşula bağlı olduğunu başarılı üslubuyla gösteren Alesta alt-orta sınıf bir çekirdek ailenin olduğu kadar çareyi ülkenin bunaltıcı atmosferinden kaçmakta bulan gençlerin, cinsiyet kimliklerine mühürlenen önyargıların, “insandışı hayvan”larla kurduğumuz ilişkilerin, içinden geçtiğimiz Türkiye hakikatlerinin de romanı. 
 
 
 
Aşıktoprak, bakışını mizantrop sayılabilecek başkarakterinde odaklarken; mültecilerin, transların, işçilerin deneyimlerini, yükselen ekonomik kriz karşısında geliştirilen hamasi söylemleri ve daha iyi bir yaşamı kurmaktaki ısrarın imkânlarını da işaretliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103673</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad46e7e-6757-4cbc-bf07-1d264053b825.jpg</image:loc>
            <image:title>Rastgele</image:title>
            <image:caption>“Öyle işte, rastgele…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103674</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb63171f-1d7e-41e8-bce3-6d7832ce6e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles</image:title>
            <image:caption>Aristoteles’i antikçağın en önemli filozoflarından biri kılan özellik, geniş bir yelpazeye yayılı farklı konuları sistematik bir bütünlük haline getirebilmiş olmasıdır. Christopher Shields tam da bu doğrultuda, her birine ayrı bir bölüm ayırarak, Aristoteles’in metafiziğinin, ruh-beden anlayışının, etik ile politika arasındaki ilişkinin, retoriğin ve sanat kuramının hem kendine özgü yanlarını hem de nasıl bir bütünlük inşa ettiklerini yetkin bir biçimde ortaya koyuyor. Bunu yaparken Aristoteles’in açıklayıcı çerçevesini ve felsefi metodolojisini ihmal etmemesi ise, nasıl bir bakış açısı ve yaklaşımla hareket ettiğini göstermesi bakımından önem taşımakta. Shields bu kitabında ayrıca, Aristoteles’in mirasının genişçe bir değerlendirmesine yer vererek günümüzde ortaya çıkan yeni Aristotelesçi hareketlerin ana hatlarını da çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103675</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54a5277-10ec-4034-9b65-eb749529032d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokuş</image:title>
            <image:caption>Kötülüğün tırnakları arasında çırpınan bütün dünyayı düşünüyordu; açgözlülük, inançsızlık, kin salıverilmişti; halklar açlık çekiyor ve üşüyordu, bitip tükenmişlerdi ve artık ölüm istemiyorlardı ancak onları yeni kıyımlar için hazırlıyorlardı yine, yabanlaşsınlar diye korkunç yalanlarla doldurup kızıştırıyorlardı; üstlerinde çıldırmışlığın ve yıkımın yelleri esiyordu... “Yok mu?” diye haykırıyordu içinden Kosmas. “Sevgiyi getirecek yalın ve güzel bir söz yok mu?” 
 
 
 
Genç ve ihtiraslı yazar Kosmas, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra eşi Noemi’yle birlikte Girit’e döndüğünde bir cennet gibi hatırladığı memleketinin yerinde yıllar süren savaşın tanınmaz hale getirdiği bir ada bulur. Her zaman ters düştüğü babası ölmüştür ve adanın büyük reislerinden dedesi de ölüm döşeğindedir. Kosmas yaşadığı kayıplardan ve karşılaştığı manzaralardan sonra dünyada yeni bir kardeşliği egemen kılacak kişilerin kendisi gibi aydınlar olduğuna karar verir. 
 
 
 
Yokuş, Nikos Kazancakis’in ölümünden yıllar sonra keşfedilen ve ilk kez 2022’de yayımlanan son romanı. Yazarın kendi deneyimlerinden ve görüşlerinden izler de barındıran bu coşkulu ve melankolik eser, Kazancakis’ten hepimize bir armağan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103676</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ebb298-8a86-4799-bbe6-2b49fe6a6c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Ol</image:title>
            <image:caption>Nerede, ne zaman olursa olsun 
KAYGIYI DURDURUN! 
Sürekli kaygı mı duyuyorsunuz? Yalnız değilsiniz. Bu sorunu yaşayan milyonlar gibi siz de biliyorsunuz ki semptomlar her an her yerde ortaya çıkabilir. Neyse ki bir çözümü var. Sakin Ol, kaygıyı yerinde ve zamanında azaltmanıza yardımcı olacak gelişmiş teknikleriyle pratik bir rehber! 
Stres yönetimi için kullanışlı bir kaynak olan bu kitap sayesinde, kaygının nedenlerine yakından bakacak, bu nedenleri ortadan kaldırmanızı sağlayacak bir bakış kazanacaksınız. Kanıtlara dayalı stratejilerin yanı sıra farklı durumlarda farklı semptomları nasıl kontrol edebileceğinizi öğreneceksiniz. Sakin Ol ile her zaman hazırlıklı olacaksınız. 
ETKİSİ KANITLANMIŞ BENZERSİZ BİR YAKLAŞIM 
Farklı farklı durumlarda semptomları yönetmenize yardımcı olacak etkinliği kanıtlanmış stratejiler sunar. 
EN GÜNCEL BİLİMSEL BİLGİLER 
Sunduğu gelişmiş teknikler, en güncel psikoloji araştırmalarını yansıtır. 
KOLAY KULLANIM 
İhtiyacınız olduğu anda ihtiyacınız olanı kolayca bulmanızı sağlayan kullanışlı bir tasarıma sahiptir. 
STRATEJİLER VE AKTİVİTELER 
Bir dizi kaygı azaltan teknik sunar ve daha derine ineceğiniz interaktif aktiviteler ile sizi bir sonraki seviyeye taşır. JILL P. WEBER, kaygı yönetimi alanında hizmet veren bir klinik psikologdur. Aynı zamanda Psychology Today için bir blog yazmakta ve USA Today, Washington Post ve CNN dahil olmak üzere çeşitli medya kuruluşlarında psikolog olarak çalışmalar yürütmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103677</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9e8674-718f-423a-bf80-8e9a4ed49fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Hikaye Anlatıcısı</image:title>
            <image:caption>2022 NEWBERY MADALYASI 
2022 PURA BELPRÉ ÖDÜLÜ 
Ödüllü yazar Donna Barba Higuera&apos;dan, 
bizi insan yapan şeyin tam kalbine uzanan, muhteşem bir yolculuk. 
 
Petra Peña, büyükannesi gibi bir hikâye anlatıcısı olmaktan başka bir şey istemiyordu. 
Fakat Dünya, bir kuyruklu yıldız tarafından yok edilecekti ve aralarında Petra ile ailesinin de bulunduğu birkaç yüz insan, yeni bir gezegene gitmek üzere seçildi. 
Yüzlerce yıl sonra Petra yeni gezegende uyandı ancak Dünya&apos;yı hatırlayan tek kişi oydu. 
Kendilerine “Kolektif” diyen isyancı bir grup, yolculuk sırasında geminin yönetimini 
ve insanların hafızalarını ele geçirmişti. 
Petra geçmişin hikâyeleriyle birlikte geleceğin umutlarını taşıyordu. 
Onları tekrar yaşatabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103678</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9d629b-901d-489c-a8fb-6f4d2910ebf1.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları - 4 Depresyon, Stres ve Kaygı, Performans, Enerji, Odaklanma, Uykusuzluk</image:title>
            <image:caption>Dört profesörden altı ana temada hazırlanan 
346 özgün karışım… 
 
Aromaterapide kullanılan uçucu yağların kişinin ruh halini, davranışını ve üretkenliğini değiştirebileceği yıllar içinde bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 
 
19’uncu yüzyıl başlarında Fransız hekimlerin hastalıkların tedavisindeki potansiyelini fark etmesiyle uçucu yağlar, tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. 
 
Günümüzde hastalıkların tedavisinde, sağlığın sürdürülmesinde ve hastalıklardan korunmada doğal kaynaklı ilaç hammaddelerinin ve onlardan elde edilen doğal bileşiklerin önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. 
 
Uçucu yağların iyileştirici gücü hakkında çok sayıda bilimsel çalışma ve kitap yayınlanmış; 
tedavi, kozmetik ve aromatik amaçlarla kullanılan doğal ürünlerin üretimi de hızla artmıştır. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör, Avrupa Farmakopesi Türkiye Delegesi olarak görev yapmış bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu dördüncü kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan; Depresyon, Stres ve Kaygı, Performans, Enerji, Odaklanma ve Uykusuzluk ana temalarında hazırladığımız 346 adet aromaterapi karışımı bulunmaktadır. 
 
Tıbbi yağların fiziksel problemlerinizin yanı sıra psikolojinizi de olumlu etkilemesini 
dileriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103679</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3dddcc2-9147-44f3-bc04-fb2a937fbc90.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Var Diyorsan Allah Yokmuş Gibi Yaşama</image:title>
            <image:caption>Ey iman edenler, iman ediniz! 
 
 
Her şeyin anlamı ve lezzeti ancak Allah&apos;ı hakkıyla tanımak ve sevmekle mümkündür. Aksi halde yaşadığımız hayat, bir illüzyonun geçici kandırmacasından öteye geçemez...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103680</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951e43e6-eed6-49ee-8210-b59568af7820.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki Bogi’nin Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Bogi, şarkı söylemeyi seven ve şarkılarıyla herkesi mutlu etmek isteyen bir tilki. 
Ama ormanda yaşayan herkes çok meşgul, Bogi’yi dinleyecek kimse yok! O da bu yüzden şehre gitmeye karar veriyor. 
Acaba Bogi şehirde ne yapacak? 
Şehirdekiler onu aralarına alacak mı? 
Bogi şarkılarını dinleyecek 
birilerini bulabilecek mi? 
Hadi, hep birlikte Tilki Bogi’nin Şarkısı’na kulak verelim ve bu sorulara 
cevap arayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103681</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db867f30-eaf4-4ffc-a5eb-1caa9d2be645.jpg</image:loc>
            <image:title>3x4</image:title>
            <image:caption>Zeynep ve sınıf arkadaşlarının matematik dersi için bir ödev hazırlamaları gerekiyor. 
Ödevleri, 12 nesneden oluşan 2’şerli, 3’erli veya 4’erli gruplar çizmek! 
Peki, kimler neler seçecek? 
Resimlerde geometrik şekiller mi, müzik aletleri mi, arabalar mı yoksa bir ağaç mı olacak? 
Ivan Brunetti, kelimeler ve sayılarla oynamayı seven bir karikatürist ve sanatçı. Dünyayı sayısal gruplar hâlinde görmenin birçok şeyi anlamamıza yardım ettiğine inanıyor. Kitap boyunca görsellerde 3’lü, 4’lü, 6’lı gruplar gizlenmiş. 
Hadi, aramaya başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103682</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af1e5113-da11-40a2-ae71-9a46693481ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kam Ana&apos;dan Türk Dünyası Masalları -3</image:title>
            <image:caption>&quot;Sözün izinden derilmiş masallarla yolculuğa çıkmaya var mısınız? 
Her masalın başında bir bilmece ve tekerleme bulacaksınız. Bilmecenin cevabı, masalın içinde çıkacak karşınıza. 
Sayfaları çevirelim, kahramanlarımız neler neler yaşamış hep birlikte görelim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103684</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f49aacd1-1c46-4641-a819-7d9b735f54be.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Robotik Kodlama Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar programları kodlardan oluşmaktadır. Okul öncesi öğrenciler okuma yazma bilmediğinden kodlama eğitimi şekillerle, yön kavramlarıyla ve renklerle öğretilmeye çalışılır. Bu yapılırken kalemle yönerge takip edilir; şekiller oluşturulur. Kodlama yöntemiyle çocuklara sağ, sol, aşağı, yukarı, sağ üst köşe, sol üst köşe, alt köşe kavramları verilmeye çalışılır. 
Çocuklara temel kodlama, sıralama, oyunlaştırma yöntemiyle öğretme; döngü ve diziler verilerek öğrenmeleri sağlanır. 
Çocuklar bu yöntemle oynayarak, eğlenerek öğrenme gerçekleştirir. Bu yolla çocukların yaratıcılıkları, eleştirel düşünmeleri, problem çözme becerileri geliştirilir. Çocuklar hayat içinde kazanılan bu beceriler sayesinde, önlerine çıkacak sorunlar karşısında çözüm üretme becerisi kazanırlar. Sorumluluk bilincini geliştirir. Bağımsız düşünebilme yetisi gelişir. Birlikte çalışma becerileri kazanır. 
İşte bu kitap ile amaçlanan da budur. Tüm veli ve çocuklarımıza sağlıklı ve mutlu bir gelecek dileriz. 
M. Naz ELÇİ Buket GÜNEŞ Tacettin KANDEMİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103685</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb5c291-5cf9-44f0-bcd9-cffdd6f1d3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Açıdan Küreselleşme ve Din El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sosyolojik Açıdan Küreselleşme ve Din El Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103686</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8acc85b-e9be-4212-b951-99f8d3443273.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Düşünce Eylem</image:title>
            <image:caption>Bilgi Düşünce Eylem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103687</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e44f69e9-1809-4abf-9689-38bb504a8974.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenli Yarınlar Serisi-Görünmez Kaza</image:title>
            <image:caption>GÖRÜNMEZ KAZA 
       Nilay ve Yılmaz, okul kampı etkinliğine katılırlar. Arkadaşlarıyla birlikte çadırlarını kurarken 
sevinç içindedirler. Bu sırada Yılmaz’ın başına gelen bir olay herkesi heyecanlandırır. 
Sonrasında kendilerini şaşırtıcı bir maceranın içinde bulurlar. 
Yılmaz’ın başına ne mi geldi? Hep birlikte okuyarak öğrenelim. 
GELECEĞE BAKAN ÇOCUKLAR ve GÜVENLİ YARINLAR Çocuklar, birbirinden ilginç karakterleri ve serüvenleriyle Özlem Aytek’in kaleme aldığı Görünmez Kaza öyküsünü severek okuyacaklar. Öykünün teması ve öne çıkan amaçları; doğa sevgisi, çevre bilinci, arkadaşlığın önemi, geleceğe bakmanın ve güvenli adımlar atmanın farkındalığıdır. Görünmez Kaza, 21. Yüzyıl becerileri kazanımlarını içermektedir. Müfredata uygun, eğlenceli, eğitici, düşündüren, merak uyandıran, değerler ve erdemler kazanımları içeren, okumayı sevdirmeyi, okuma alışkanlığı kazandırmayı hedefleyen, dikkat, algı, dil becerileri, zekâ gelişimi, problem çözme ve muhakeme yeteneklerinin gelişmesine yardımcı, eğlenceli bir öykü kitabıdır. Pedagojik açıdan çocuklar için uygundur. Renkli, ilgi çekici görselleri, sade ve akıcı anlatımıyla çocuklarınız bu kitabı okurken ilgileri canlı kalacak, sıkılmadan tekrar tekrar okuma isteği duyacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103689</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bf672bd-3f0a-4a8b-bcf4-e46706e0bebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Diocaesarea Doğu Nekropolis</image:title>
            <image:caption>Diocaesarea antik kenti Dağlık Kilikia bölgesinde, bugün Mersin ili Silifke ilçesinin yaklaşık 25 km. 
kuzeyindeki Uzuncaburç mahallesi içerisindedir. Antik kent, iyi korunmuş arkeolojik kalıntılarıyla 
öne çıkar ve Hellenistik, Roma ve Geç Antik Dönem eserlerini barındırır. Burası, Hellenistik 
Dönem’de bir Rahip Krallık Hanedanlığı tarafından yönetilen, Olba olarak adlandırılan bölgenin 
idari ve dini merkezi rolünü üstlenir. Hellenistik Dönem’de Zeus Olbios Kutsal Alanı tapınak 
devletinin merkezidir. 
Bu çalışmada, antik kentteki Doğu Nekropolis ele alınmıştır. Doğu Nekropolis’de sürdürülen 
kapsamlı temizlik ve belgeleme çalışmalarında bu mezarlardan çok sayıda buluntu tespit edilmiş 
olması önemlidir ve bu sebeple bu çalışmada Nekropolis’de bulunan mezar tipolojisini incelenmesi 
ve bölge örnekleriyle tipolojik bir karşılaştırma yapmanın ötesinde materyal çalışmalara da yer 
verilecektir. Böylece bugüne kadar çoğu teori düzeyinde kalan çeşitli görüşler, mezar buluntuları 
kapsamında değerlendirilecek, mezar tipleri için genel bir tarihleme kriteri ortaya konmaya 
çalışılacak ve antik kentin mezar mimarlığının bölge yerleşimleri üzerine etkileri incelenecektir. 
Buluntuların imkan verdiği ölçüde gömme gelenekleri ve gömü bağlamındaki kült eylemleri ele 
alınacaktır. Çalışmada mezarlar ve buluntular ayrı bölümlerde ele alınmıştır. Nekropolis’de tespit 
edilen sikke, seramik, metal, cam ve küçük buluntulara makaleler şeklinde kitapta yer verilmiştir. 
Ayrıca, bu buluntulara ait kapsamlı kataloglar da kitap içinde yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103690</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c841592-45d8-42ac-87fe-0d3526331a51.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma Deniz Kızlarının Dünyası</image:title>
            <image:caption>Su altındaki büyülü bir bahçeden yosun labirentine, yengeç yarışlarından gösterişli şatolara pek çok çıkartma… 555 Eğlenceli Çıkartma Deniz Kızlarının Dünyası kitabında bir arada! Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103691</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b641ee-64b9-41a6-bdf2-fbc27c9ab99e.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma Korsan Gemisi</image:title>
            <image:caption>Korsanların yatakhanesinden gözetleme kulesine, güverteden hücrelere pek çok çıkartma… 555 Eğlenceli Çıkartma Korsan Gemisi kitabında bir arada! Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103692</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bc50bd5-74ba-49de-9194-c53b5f3bf421.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Fen Öğretimi</image:title>
            <image:caption>“Disiplinlerarası Fen Öğretimi” isimli bu kitap; akademisyen, öğretmen ve öğretmen adaylarının disiplinlerin entegrasyonunun önemine ilişkin farkındalıklarına katkı getirmek ve disiplinlerin birbirleriyle nasıl entegre edilebileceğine ilişkin bilgi ve örnekleri sunarak onlara yol göstermek amacıyla alanında uzman bilim insanları tarafından kaleme alınmıştır. “Disiplinlerarası Fen Öğretimi” kitabında son yıllarda tüm dünyada etkin bir biçimde kullanılan, farklı disiplinlerin entegrasyonunu temel alan STEM, STEAM ve E-STEM konularına ve bu bilgilerin uygulama örneklerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103693</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b89514-f16b-4338-80cb-7d1ce139f8e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentleşen Alevilik Değişen Cem Ritüelleri Ve Müzik</image:title>
            <image:caption>Pek çok toplumda çeşitli törenler, ritüellerle görünürlük kazanmış olan inanç ve müzik ilişkisi, müziğin varlığına yüklenmiş kutsal niteliklerle anlam kazanan bir düşünceyi yansıtır. Alevi geleneğinde cem ritüellerini baştan sona yöneten bir unsur olarak karşımıza çıkan inanç ve müzik birlikteliği ise müziğin ezgi, söz, ritim, doğaçlama ve icra gibi pek çok unsuruna kodlanmış bir maneviyatla varlık bulur. 
Cem ritüellerinde müziğe yüklenen anlam dünyası zâkirin dilinden ve telinden söz, melodi, ritim gibi unsurlarla birleşerek gelişim göstermiş ve böylelikle geleneğin felsefi kodlarını ve kadim mirasını taşıyan deyiş, düvaz, tevhit, semah vb. gibi sözlü müzik türlerinin de oluşmasını sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103694</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2fb1cbb-55df-49fb-a547-ffb4cd33da28.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo</image:title>
            <image:caption>“Ben anlamıyorum. Şimdi sen bana, o dövmeyi benim için mi yaptırdığını söylüyorsun?” 
Sözlerimle dalgın ifadesi yok oldu ve dosdoğru gözlerimin içine baktı. 
“Senin için değil. Sana ulaşamadığım için yaptırdım.” 
“Beni eskiden beri istediğini söylemenin başka bir yolu mu bu?” 
Cümleme devam etmeme izin vermeden beni susturdu. “Senin teninde bir iz olsun istemem. Dövme için bile olsa acı çekmeni istemiyorum.” 
“Sana dün gece de söyledim. Acı çekmek istiyorum.” 
*** 
Annesinin ölümünden sonra acımasız mafya lideri babası ile tüm bağlarını koparan Alessandra Amerika’yı terk ederek İngiltere’ye kaçar. 
Ama iki yılın ardından kalbinden söküp atamadığı karşılıksız aşkı Leonardo’yu karşısında görünce şaşırsa da babasının emriyle onu Amerika’ya döndürmek isteyen adama karşı çıkamaz. 
Sonunda Leonardo’yla eve geri dönen Alessandra’yı kötü bir sürpriz, kapalı kapılar ardında kalmış aile sırları ve tutkusuyla yakıp kavuracak bir aşk bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103695</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b40d3e-94fa-475d-b4ff-66d2f45d63d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Böyle Hatırlıyorum</image:title>
            <image:caption>Olur da hatırlarım diye gece başını yastığa koymaktan çekinenler, adının hatırlanmadığı bir yer bulmak için yollara düşenler, güzel bir hatıranın kenarına kıvrılıp bir ömür uyumak isteyenler, her hatırlayışında maziyi işine geldiği gibi yeniden inşa edenler… Hepsini bir yerlerden hatırlıyorum. 
Bu kitap, hatırladığım kadarıyla; Grunge’ ın ortaya çıktığı dönemleri, dışımızda ve içimizde yaşadığımız savaşları, hapsolduğumuz televizyon dizilerini, kimsenin varlığından haberdar olmadığı ülkeleri, dünyanın sonunda hatıralarıyla yapayalnız kalan astronotları, yeni bir dünya kurmaya çalışan yazarları, bir yangının küllerini yeniden yakıp geçmeye gelen aptal aşıkları ve daha birçok şeyi konu ediniyor. 
Sizleri gerçek ya da kurmaca değil, ‘hatırlandığı gibi’ olan 16 farklı hikâyeye davet ediyor. Tam ağlayacak gibi oluyor, hemen konuyu değiştiriveriyor. 
Olur da görüşemeyiz, umarım güzel bir hayat yaşarsınız. Gerçi ne derler bilirsiniz, “…Hiçbir şey yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103696</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792839fe-5188-40c9-9f0c-566aa259b304.jpg</image:loc>
            <image:title>Moliere (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>George Sand (1804-1876): Asıl adı Amandine Aurore Lucile Dupin olan yazar, George Sand adını ilkkez, 1832’de yayımlanan Indiana adlı romanında kullandı. Toplumsal kurallara karşı çıkan kadın kahramanını savunduğu bu eseriyle kısa sürede ün kazandı. Daha sonraki eserleriyle özgürlük sorununu sadece kadınlarla ilgili olarak değil, daha geniş bir toplumsal bağlamda ele aldığını gösterdi. İlk kez 1851’de sahnelenen Molière’de büyük tiyatro ustasının hayatını olaylardan çok duyguların analizine odaklanarak oyunlaştırmıştır. Her perdesi Molière’in hayatının bir bölümünü konu alan oyun komedyadan tragedyaya doğru ağır adımlarla ilerler. Sand’ın “büyük insan” Molière’e saygısını dile getirdiği bu eser Türkçede ilk defa okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103697</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/452e4d5e-911a-4906-ac54-b1d6ecdd2940.jpg</image:loc>
            <image:title>Acılara Tutunmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>acı çekmek özgürlükse 
özgürdük ikimiz de 
o yuvasız çalıkuşu 
bense kafeste kanarya 
o dolaşmış daldan dala 
savurmuş yüreğini 
ben bölmüşüm yüreğimi 
 başkaldıran dizelere 
*Acılara Tutunmak *Ağlamalar *Analar * Sonuçsuz Bir Telefon Konuşması * Acıtan Gerçek * Yaşlı Yanılgı *Hoşçakal Köprüsü * Ellerim *Turaç *Düşünmek *Tanıklıklar’dan *Üstüne *Umutlara Tutunmak *Özseven *Denizin Öbür Yüzü *Balaban’a Balabanca Bir Övgü *Cacık *Picasso Çeşitlemesi *Dörtlükler *Mayaya Saygı *Mozart Diye Bir Sağnak *Balballı *Nötron *Ay Toprağı *Karmaşa Gülü *Çamdan Sakız Akıyor *Gelişini Sevsinler *’Göz Gördü Gönül Sevdi’ *Yineli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103698</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cb43c27-5c63-4dcd-8ede-d3c9a24dd2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Udi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dönemin kadın okurlarını, aydınlarını etkileyen; yıllarca aile ve kadın toplantılarında zevkle, merakla, hatta gözyaşları dökülerek okunan Fatma Aliye’nin Udi romanı müziğe yetenekli bir kız çocuğunun aldığı eğitim sayesinde yetişkinliğinde ayakta kalmasının serüvenidir. Fatma Aliye, kadınların yaşamın değişen koşullarında her an güvencesiz kalabilme ihtimalini göstererek, kimseye muhtaç olmadan, iyi koşullarda yaşayabilmesine çözümler sunmak üzere yola çıkar. Aşk duygusu ile ihanet deneyiminin arasında kalan bir kadının benliğinde meydana gelen çatışmaları başarıyla sergiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103699</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b023d24-3c61-45af-a536-29ae60533782.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Sporcu Olacağım</image:title>
            <image:caption>YILDIZ SPORCU OLMAK İSTİYORSUN. 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, mükemmel bir sporcu olmak için nasıl antrenman yapman gerektiğini, yemek ve uykunu nasıl düzenleyeceğini öğreterek seni sportif başarılara hazırlayacak. 
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, bilim (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics) gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103700</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e96b57c-78c3-4025-a4de-33f79b0abbb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Seçen Kirpi</image:title>
            <image:caption>Küçük kirpi çilek yemeyi çok seviyor ve her gün çilek yemek istiyordu. Mantardan sebze meyvelere kadar çeşit çeşit yiyeceğe dönüp bakmıyordu bile. Anne babası farklı lezzetler denemesi için yavru kirpiyi bir türlü ikna edemiyordu. Acaba kirpiyi kim ikna edecek? 
Çocuklar farklı lezzetlere yeni bir bakış açısıyla yaklaşırken, bilgi sayfalarından kirpiler hakkında ilginç bilgiler de edinebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103701</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/816da18d-9d6d-41ba-8608-f5292d7db374.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi ile Kuçu Kuçu</image:title>
            <image:caption>Pisi Pisi gündüzleri uyurdu, Kuçu Kuçu ise geceleri. Fakat her akşam güneş batarken buluşur, tatlı tatlı didişirlerdi. Bir gün, inatlaşmaları büyük bir tartışmaya dönüştü. 
Acaba sıkı dostlar birbirini olduğu gibi kabul etmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103702</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974b2f32-0fb5-4658-b4a7-610dae59df9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın! İyi Geceler!</image:title>
            <image:caption>Doğal Yaşam Parkında gündüzcül hayvanlar her sabah erkenden uyanıyor. Gececil hayvanlarsa tam o sırada uyumaya hazırlanıyor! 
Herkes birbirine “Günaydın!” veya “İyi geceler!” derken büyük bir curcuna kopuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103703</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90429e58-920d-41ab-a862-4f08cb2114eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Elif - Dikkat ve Boyama Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, kitaptaki etkinliklerle dikkat toplama, akıl yürütme, karşılaştırma ve algılama gibi becerilerini geliştirirken hem birinci sınıfa hazırlanacak hem de eğlenceli vakit geçirecekler. 
 
*Eşleştirme-Fark bulma *Basit deneyler *Boyama *Labirent *Sudoku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103704</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b74d2ace-a95b-4620-8a81-a4b3ab536fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Çağlar - Küçük Dedektiflerin Etkinlik Zamanı</image:title>
            <image:caption>Çağlar ve Pelin ilk olaylarını çözecekler. Kurabiye kavanozu nasıl kayboldu? İki dedektif olay yerini çok dikkatli inceledi, izleri takip etti, robot resim çizdi ve parmak izlerini karşılaştırdı. Sen de onlara katılmak ister misin? 
Kitapta seni neler bekliyor? 
* Bir dedektifin öğrenmesi gerekenler * Boyama ve resim tamamlama * Labirent * Kes-yapıştır etkinliği * Dedektif kimliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103705</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7dbea3a-1cce-45a6-81cc-fa57bfd0c167.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle İngilizce Öğreniyorum - 2</image:title>
            <image:caption>Eleştir, boya, eğlen, İngilizceyi öğren. 
Robix, Yağmur ve Mert çocukları eğlenceli İngilizce etkinliklere katılmayı davet ediyor! 
İngilizce öğrenmeye yeni başlayan okul öncesi dönemdeki çocuklar için özel olarak hazırlanan bu kitap, dil gelişimini destekleyen birbirinden eğlenceli etkinlikler sunuyor. 
Kitapta yer alan labirent, eşleştirme, boyama, bulmaca gibi etkinliklerle çocuklar eğlenerek vakit geçirirken aynı zamanda dil becerilerini geliştirecek ve İngilizce sözcüklerle cümleleri kalıcı şekilde öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103706</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/714bf1b6-168e-40ba-b140-a44b3016903f.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle İngilizce Öğreniyorum - 3</image:title>
            <image:caption>Eleştir, boya, eğlen, İngilizceyi öğren. 
Robix, Yağmur ve Mert çocukları eğlenceli İngilizce etkinliklere katılmayı davet ediyor! 
İngilizce öğrenmeye yeni başlayan okul öncesi dönemdeki çocuklar için özel olarak hazırlanan bu kitap, dil gelişimini destekleyen birbirinden eğlenceli etkinlikler sunuyor. 
Kitapta yer alan labirent, eşleştirme, boyama, bulmaca gibi etkinliklerle çocuklar eğlenerek vakit geçirirken aynı zamanda dil becerilerini geliştirecek ve İngilizce sözcüklerle cümleleri kalıcı şekilde öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103707</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ad53af-a5d3-4a5f-b37f-3959fda4454a.jpg</image:loc>
            <image:title>3004 Numaralı Oda</image:title>
            <image:caption>İnsanın canı yanmayagörsün. 
Sevdikleri ellerinden gitmeyegörsün. 
Hele ki masum, günahsız, suçsuz bedenler zamansızca toprağa düşmeyegörsün. 
Ne kadar zaman geçerse geçsin acılar bir türlü dinmez yüreklerde. 
Bu uğurda atılan adımların hesabı görülmez, düşünülmez. 
Akıl baştan gitmiştir bir kere. 
Yapılan işin, verilen tepkinin, doğru mu yanlış mı olduğunun farkına varamıyor insan. 
Hep &quot;aklıselim olmak gerekir&quot; diyoruz ya; hataları, hatalarla kapatmaya çalışan insanda o aklıselim düşünce kalamıyor aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103708</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1dcbb93-3bb5-4b5c-8ce7-e236faeab16e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Doğarken</image:title>
            <image:caption>Karanlık sadece gökyüzüne ait değildi. Bazen duyguların dili olabiliyordu. Kalpse o dilin şekle büründüğü bir kaptı. Karanlıklar kalpten yeşermeye başladığında dönüp görünmez harflerle yazılan o dili okumak gerekiyordu. Ela, kalbinde depreşen karanlıklara gün doğmasına izin verebilecek miydi? 
Yusuf olmak iffetin temsiliydi. Kuyularda başlayan okul, edebin alfabesini hecelemekti. İffet ise sadece kadına hasredilen bir ahlak değildi. İffet erkeğin de üzerine giymesi gereken en güzel elbiseydi. Yusuf da öyle yaptı. Nefsiyle imtihanında erkeklere, Züleyha&apos;ya karşı Yusuf olmayı öğretti. 
Ellerine baktığında hissettiği güç kalbinin derinliklerinden geliyordu. Kalbi ise Nemrutlarla yarışacak kadar cesurdu. Murat&apos;ın burnundan giren sinek beynini değil, üzerine basıp çıktığı tüm dağlarını un ufak ediyordu. Arafta kalmak ise belki de en zoruydu. Bir yanın gece, bir yanın gündüz. Kübra gece ve gündüzün ateşinde yanarken, ne ben olmayı bildi ne de o... 
Yasak meyveyi ısırmak sadece ağızda değil, tüm bedende zehre dönüşüyordu. Gönül panzehrini ararken, Yusuf&apos;un aynasında neler görebilecekti... 
Gençlik hata yapmak için ayrılmış bir lüks değildi. Erdem her yaşta güzel, her yaşta önemliydi. Meryem ve Emel, gece ve gündüzün dönüşümlü varlıklarında kendi temellerini inşa ediyordu. Gün onların da üzerine doğarken herkes kendi evinin aydınlığıyla baş başaydı. 
Toprak, mahzun, masum, kırılgan... Ateş, dumanını üfürmek için bakıyor... Kalbinde başlattığı kızgın ateş kendi cisminden bile daha yakıcı... Toprakla ezeli bir güreşe tutuşurken bazen yendi, bazen yenildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103709</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42fba55f-52b4-42dc-aa06-8485c8bf01b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Apidae</image:title>
            <image:caption>Tutarsızlıklar sarmış içimi 
İsimsiz insanların üzerlerinden sana 
Akıyordu zaman 
Kararmış gözlerde bir yudum aman 
Ellerimde suspus çiçekler 
Sana akıyordu zaman 
Dileme benden aman 
Kalmışız yine dallarında söğüdün 
Öyle ya da böyle 
Amansızlıklarda 
Ve yakındır 
Çakılacağız aşağılara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103710</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5d32ee6-fa8d-46b6-94d6-7f6437813e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Ares</image:title>
            <image:caption>Farkındalık adına yazmış olduğum bu kitabı; acı çeken, sesini duyuramamış ve sonsuzluğun içinde mutlu olduğunu umduğum canlara ithaf ediyorum. 
Umarım bu kitap amacına ve farkındalığa ihtiyacı olan tüm canlara ulaşabilir. Bizim hikâyemizin sonu hüzünlü bitse de onu tanıdığımız için her zaman mutlu kalacağız, umarım sizin farkındalığınızın ulaştığı hikâyelerin sayısı çok ve sonucu mutlu olur. 
Ceviz ağacının içindeki güzel ruha sevgilerimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103711</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f554577b-b9d0-4a4e-ad4f-db38b83173ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Umudun Aynasında</image:title>
            <image:caption>Şair-Yazar İmdat Gönülal, “Gün Umudun Aynasında” isimli kitabında, yaşam hikâyesini anlatırken şiir kitaplarındaki ustalığını, dilini ve doğallığını bu kitabına da yansıtmış. Belki de çoğumuzun yazmayı bırak, diline bile alamayacağı “yaşanmışlığını” o denli doğallığıyla kitabına yansıtmış ki âdeta toplumsal adaletsizliği, yoksulluğu ve haksızlıkları yaratanların yüzüne bir zemheri ayazı gibi çarpmış. 
Zaman zaman şiirlerini de serpiştirdiği kitabında; tam anlamıyla gerek bireysel gerekse toplumsal sahipsizliğin, acımasızlığın insanın boğazında nasıl koca bir yumruk gibi durduğunu yalın hâliyle aktarmış. 
Kitabın başında; yeni yazmaya başlamış acemi bir kalemmiş, düşüncesine kapılacaksınız belki, ama kitabın ilerleyen sayfalarında şiirlerinde olduğu gibi nasıl da devleştiğini göreceksiniz.  
Şairler, yazarlar ve diğer tüm sanatçılar olarak, tüm yaşanmışlıklarımızı sanatımızla topluma sunarsak, toplumsal öğretmenliğin duvarına da bir tuğla koymuş oluruz. Bu anlamda; Şair-Yazar Gönülal’ın çabasını çok değerli buluyor ve mutlaka okunması gereken bir kitap olarak düşünüyorum. 
Dostum Gönülal; daha nice kitaplarla bizlere duygularını ve düşüncelerini aktarman dileğimle… 
 
Hikmet Dönmez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103713</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f35fbdd-b742-4d31-a223-041afcca97d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mantığa Giriş</image:title>
            <image:caption>Mantığa Giriş adlı bu çalışma hem bir ders kitabı hem de mantık disiplinine ilgi duyan herkes için giriş niteliğinde bir çalışmadır. Bu amaçla her bölümün sonuna ilgili konuyu pekiştirmek için bölüm sonu alıştırmaları eklenmiştir. Kitap mantığın kısa bir tarihçesi ve tanımıyla birlikte argüman, çıkarım, önerme, geçerlilik ve tutarlılık gibi mantığın temel kavramlarının açıklamasıyla başlamaktadır. Mantık disiplininin tarihsel süreci içinde geliştirilen ve argümanlarda geçerlilik denetleme tekniklerini iki ana kısımda, Klasik Mantık ve Modern Mantık sistemleri bağlamı içinde sunmaktadır. Böylece okura mantığın geleneksel yorumuyla birlikte modern yorumu aktarılmaktadır. Bu bağlam içinde çalışmanın birinci ana kısmında Klasik Aristoteles Mantığı’nda tasımlar ve geçerlilik denetlemeleri ele alınmaktadır. İkinci ana kısım Modern Önerme Mantığı’yla sınırlı tutularak, doğruluk çizelgeleri, dedüksiyon sistemi ve doğruluk ağaçları yoluyla argümanların geçerliliği ve önerme kümelerinin tutarlığı gibi denetleme tekniklerine ayrılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103714</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a7c9d29-8b6c-4139-8dec-b9610232d894.jpg</image:loc>
            <image:title>Zekâ Nedir? Nasıl Yönetilir?</image:title>
            <image:caption>Herkes zeki olmak ister ama gerçekte zekâ huzursuz eder. İşverenler yetenekli eleman ister ama yeteneğin sergilenmesine hazırlıklı mıdır? 
“Herkes yeteneklidir” eşitlikçi söyleminin altında, parlak zekâya sırtını dönen bir politika vardır. Başarının fazlasının ayıplandığı bir dünyada potansiyelli personel işyerinin sevilmeyen elemanıdır. Kurumunuzda çalışan potansiyelli personel muhtemelen kötü muamele görür ve büyük olasılıkla özgüveni de düşüktür. 
Hangi işi yapıyor olursa olsun iki-üç kişilik görev üstlenenlerin, hızlı çalışan ama hızının farkında olmayanların, kimsenin görmediğini gösteren ama herkesin aynı şeyi gördüğünü zannedenlerin, yerini bir başkasına bırakması hâlinde verimin düşmesine neden olacak o kilit kişilerin kendilerini görmelerini ve özgüven kazanmalarını sağlarsanız, kurumunuzu yukarı fırlatacak fitili ateşlemiş olursunuz. Aksi takdirde o kişiler bir ‘burn-out’ ya da bir ‘bore-out’ sonucu etkisini yitirip, ‘maden kanaryası sendromu’ yaşayarak işyerini terk ederler. 
ABD, İsrail ve Japonya üstün zekâ için adil bir yönetim stratejisi belirleyen ilk ülkelerdir. Neden sizin kurumunuz da bunu yapmasın? Bu kitap, gerçek zekânın ne olduğunu öğrenmek, işyerindeki yetenekli personeli fark edip ona yol açmak isteyenler için yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103715</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5922cf23-6508-4ff5-b128-e89d39e6cf07.jpg</image:loc>
            <image:title>Askıda Hayatlar</image:title>
            <image:caption>“Derin yoksulluk aynı zamanda bir sosyal dışlanma sorunu. Susan Sontag’ın Başkalarının Acısına Bakmak adlı kitabında söylediği gibi, ‘gerçekliğin, seyirlik bir manzaraya dönüşmesi’ hali bütün bu yaşananlar. Patates, soğan kuyruğu, ekmek kuyruğu ve sonunda da yokluk/yoksunluk, sizi ‘Askıda ne var?’ arayışına kadar götürüyor.  
 
Askıda geçen hayatların karşısında bir çözüm, bir politika üretmesini beklediklerimiz, duymak istediğimiz politikalar yerine, derinleşen yoksulluğun bir ‘güvenlik’, bir ‘vatan savunması’ sorunu olduğunu söyleyerek ve herkesin de böyle düşünmesini isteyerek yoksullar üzerinde baskı kuruyorlar. Hatta o kadar ileri gidiliyor ki kendileri yoksulluk yaşamasa da yoksulluk içinde yaşayanlar için ‘menüler’, ‘küçük porsiyonlar’, ‘yarım simitler’ öneriyorlar. Bütün bunlar işe yaramadığında da ‘İş beğenmiyorlar’ diye suçluyorlar.” 
 
Yıllardır yoksulların, kentsel dönüşümle yerlerinden edilenlerin yanında yer alan Hacer Foggo, Askıda Hayatlar’da Türkiye’nin görünmeyen yüzünü gösteriyor, duyulmayan sesini duyuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103716</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28e4c00b-6df9-4a3f-8081-5c8ce8ad5e3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Ejderhalar, canavarlar ve sihir dolu bir dünyada slime olarak yeniden hayat bulmak biraz can sıkıcı olabilir... Öyle mi gerçekten? 37 yaşındaki Satoru Mikami, hiç de hayal ettiği ve planladığı gibi bir hayata sahip değildir. Bu yaşına kadar tek bir kız arkadaşı bile olmamış, ne uzayıp ne kısaldığı sıradan bir işte saplanıp kalmış bir halde mutsuz ve monoton bir yaşam sürdürür. Bir gün beklenmedik bir biçimde bıçaklanarak öldürülünce fantastik bir alemde yeni bir başlangıca uyanır! Bu yeni dünyada, bir şövalye ya da büyücü değil de kör bir slime olarak yeniden doğduğunu anladığında ise biraz hayal kırıklığına uğrar tabii ki. Fakat bir slime&apos;ın bile kahraman olma şansı her zaman vardır… Mikami yeni formuna alışırken, diğer canavarlarla birlikte giriştiği maceralar ve zekâsıyla kazandırdığı başarılar sayesinde, içinde bulunduğu bu yeni dünyayı sonsuza dek değiştirecek olaylar zincirinin fitilini ateşler! Macera ve eğlencenin iç içe geçtiği sürükleyici hikâyesiyle Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman size keyifli bir okuma deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103717</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ec718b-e89b-4a2a-8ae8-4c591e5cd906.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Özgürlük Düşüncesinin Temeli</image:title>
            <image:caption>İslam&apos;da Özgürlük Düşüncesinin Temeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103718</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731cdf8e-6818-4c59-ac52-233c3f82c892.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrep ve Yelkovanın İzinde-On İki Saatin Hikayesiyle Uygarlığın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Antik Roma’nın güneş saatlerinden Çin İmparatorluğu’nun su saatlerine, Aydınlanma gözlemevlerinden günümüzün akıllı saatlerine kadar, dünyanın tüm kültürlerinde binlerce yıl boyunca çeşit çeşit saatler inşa edildi. Bazen bir zafer nişanesi bazen de bilginin kaynağı olarak boy gösteren bu cihazlar, icat edildikleri günden itibaren insanlık için değiştirici ve dönüştürücü bir rol oynadı; öyle ki zaman zaman bizi yıkımın eşiğine getirdiler. Seçkinler onları güç gösterisi, maddi kazanç ve halkın idaresi için kullandı –bazen de tüm bunlara karşı koymak için kullanıldılar. Tarihçi ve saatbilimci David Rooney, Diyarbakır’dan Ümit Burnu’na, Londra’dan Osaka’ya seçtiği on iki saat üzerinden akrep ve yelkovanın dünyayı şekillendiren izini sürüyor; inanç ve erdem, düzen ve üretim gibi her biri uygarlığın yapıtaşlarından olan kavramlara mercek tutuyor.
 
“Şaşırtıcı derecede orijinal... Bir popüler bilim klasiği.” –Patricia Fara, Bilim: Dört Bin Yıllık Bir Tarih’in yazarı

“Uzun zamandır okuduğum en iyi kültür tarihi metni.” –Jerry Brotton, Rönesans’ın yazarı

“Zamanın işleyişinin insanlık tarihini nasıl şekillendirdiğine dair zengin bir araştırma. Hevesli ve bilgili bir rehber olan Rooney, tarihin karanlık taraflarını ortaya çıkarmaktan çekinmiyor. Okurlar, zamanı kaydetmenin önemine dair yeni şeyler keşfedecekler.” –Publishers Weekly

“Saatlerin hem bize hem de bizim hakkımızda söylediklerine dair büyüleyici bir çalışma... İnsanı düşünmeye teşvik eden entelektüel bir yolculuk.” –Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103719</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8151f2ad-2563-4d4c-9ea7-c25beb4efb79.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski</image:title>
            <image:caption>Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, İnsancıklar gibi pek çok eserle dünya yazınına yön vermiş bir deha: Dostoyevski… “Bana ruhbilim konusunda bir şeyler öğreten tek kişidir,” diyor Nietzsche onun hakkında. André Gide ise her biri birer çığlık olan mektuplarından ve eserlerinden yola çıkarak bu biyografiyi incelikle kaleme alıyor.
Kitap boyunca bir yandan André Gide’in Dostoyevski’ye duyduğu hayranlığı gözlemliyor bir yandan da eserlerinde gözden kaçırdığımız detaylar üzerinden Dostoyevski’yi yeniden tanıyor, satır aralarında onun izini sürüyoruz. Dostoyevski gibi bir yazın devinin sürgünle geçen çile dolu yaşamının yanı sıra, hayatını yönlendiren yazma tutkusuna ve edebiyatla kurduğu kuvvetli bağa şahit oluyoruz.
Edebiyat tarihinin kilometre taşlarından olan Dostoyevski’nin dünyasına okuru bir adım daha yaklaştıracak zengin bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103720</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b604a737-b58f-43ca-a0e0-d4c987f06951.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi,Türk siyasal deneyiminin toplumsal temellerini betimlediği gibi, siyaset kurumunun toplumu dönüştüren dinamiklerini de irdeliyor. Siyasal sosyolojinin temel sorunsallıklarına odaklanarak, bunların Türkiye’deki seyrini irdeleyen kitap, siyasal sosyolojik kuramların ışığında Türk deneyimini çözümlüyor. Devlet-toplum ilişkileri, siyasa-ekonomi ilişkileri, siyasal partiler, seçimler ve seçmen davranışları, sosyal hareketler, siyaset ve iletişim, göç, demokrasi-otoriterlik temalarını titizlikle ele alan çalışma, okura güncel tartışmaların bir değerlendirmesini de sunuyor. 
Siyaset Sosyolojisi kitaplarının ağırlıklı olarak çeviri kitaplardan oluşması nedeniyle bu kitaplarda işlenen konular ve verilen örnekler Batılı konular ve örneklerdir. Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Kamu Yönetimi gibi bölümlerde Siyaset Sosyolojisi dersini alan öğrencilerin kuramsal modellerle olaylar arasında ilişki kurmasının bu sebeple zor olduğu ortadadır. Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi bu önemli ihtiyaca bir cevap oluşturmaktadır. 
Türkiye’nin siyasal meselelerini ve süreçlerini ele alan literatür her ne kadar zengin bir literatür olsa da Siyaset Sosyolojisi perspektifinden temel sorunsallıklara Türkiye özelinde eğilen bir çalışmanın eksikliği dikkat çekicidir. Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi bu önemli eksikliği de gideren bir çalışmadır. Siyaset sosyolojisinin temel konularının Türkiye üzerinde ele alındığı, tartışıldığı bu kitap, literatürdeki önemli eksikliği gidermeye adaydır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103721</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a92a2466-7778-42b7-bb87-34b57c3357fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla</image:title>
            <image:caption>Dur durak bilmeden geçiyor olsa da yıllarım; 
Daha beşinde, bakkal yolunda; 
Ürkek, yetim bir çocuktur körpe yüreğim… 
Türlü badireler atlatmış olsa da geçen yıllarda yorgun bedenim; 
Taptaze ve diridir; körpe yüreğimde sakladığım düşlerim… 
Yaşlılığa doğru koşan bir adam olsa da aynalarda… 
Yalınayak; zilli teker baston oyuncağıyla koşan bir çocuk var yüreğimde… 
Şimdilerde hala düşlerine yetişememiş ve geçen yıllarla kanlı bıçaklıysa 
da bu yorgun çocuk; 
Özenle koruyor düşlerini… 
Yetişemeyeceğini iyi bildiği halde; 
Körpecik yüreğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103722</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d17fc2a-3c88-44fb-989a-18e49f9917ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Şuaat-ı Marifetin-Nebi (Peygamber Bilgisinin Işınları) Hz. Muhammed’in Peygamberliğinin En Parlak Delilleri</image:title>
            <image:caption>Bunların (ahlakın) içindeki nokta-ı i’câz (mucizelik noktası) şudur ki: Ahlâk-ı hasene (güzel huylar) çendan (gerçi) birbirine mübayin (çelişkili) değil; fakat derece-i kemâlde (zirve oluşlarında) birbirine müzahemet eder (birbiriyle sıkışır).  Biri galebe çalsa (üstün gelse) öteki zayıfleşir. 
 
Meselâ: Kemâl-i hilm (son derece yumuşak huy) ile kemâl-i şecaat (son derece cesaret) hem kemâl-i tevazu’le (son derce alçak gönüllülükle) kemâl-i şehamet (tam bir kahramanlık) hem kemâl-i adalet ile  (zirve bir şekilde adil davranmakla) kemâl-i merhamet ve mürüvvet (son derece acımak ve insancıl davranmak) hem tam iktisat ve i’tidal (denge) ile tamam-i kerem ve sehavet (tam bir iyilikseverlik ve cömertlik) hem gâyet (son derece) vakar (ağırbaşlılık) ile nihayet haya (son derece utangaçlık) hem gayet (son derece) şefkat ile nihayet (son derece) Allah için kızmak... 
 
Hem gayet (son derece) afv ile nihayet (son derece) izzet-i nefis (onur) hem gayet (son derece) tevekkül (işi Allah’a bırakma) ile nihayet (son derece) içtihad (çalışma) gibi mecâmi-i ahlâk-ı mütezahime (birbiriyle sıkışan bütün ahlakların) birden derece-i âliyede (en yüksek seviyede) bir zâtta (bir kişide) içtima’ı (toplanması), müzayakasız (birbirini sıkıştırmadan) inkişafları (gelişmeleri) mu’cizelerin mu’cizesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103723</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81f4ee88-30b8-4ff8-a110-5ddd4b571612.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeyle Buluşma - İnsan Doğasındaki Karanlık Yüzün Gizli Gücü</image:title>
            <image:caption>“Bilince çıkarmadığımız her şey hayatta kader olarak karşımıza çıkar.”
 Carl Gustav Jung
 
Hiddet, kıskançlık, yalan söyleme, hınç, suçlama, açgözlülük… Bu yasak hisler ve davranışlar karanlıkta kalan ve inkâr ettiğimiz tarafımızdan yani kişisel gölgemizden ortaya çıkar. Herkesin bir gölgesi vardır ve bilinçli yaşamında birey ona ne kadar az yer verirse gölge o denli karanlık ve yoğun olur. Birisine karşı açıklanamaz bir antipati hissettiğimizde, kendimizde uzun süre gömülü kalmış, kabul edilemez bir özellik keşfettiğimizde, öfke, haset veya utançtan bunalıp bu duygulara yenik düştüğümüzde gölgemizle karşılaşırız.
Gölge yalnızca bireysel bir sorun değildir. Grupların ve toplumların da ırkçılık, günah keçisi bulma, düşman yaratma ve savaş gibi tehlikeli davranışlara götüren kolektif gölgeleri vardır.
Gölgeyle Buluşma, 65 makaleden oluşan bir makale koleksiyonunda, insan doğasının karanlık tarafının ailelerde, yakın ilişkilerde, işte, maneviyatta, politikada, psikoterapide ve sanatta belirdiği şekline kapsamlı bir bakış sunuyor.
 
“İnsana ve insanlığa dair pek çok önemli konunun tıp, siyaset, din, sanat, tarih ve farklı disiplinler penceresinden ele alındığı bu eser gerek yazarları gerek makaleleri ile bir başyapıt olma hüviyeti taşıyor. Bireyi ve toplumu eşzamanlı görmekle kalmayıp bütünsel varoluşa çektiği dikkatle okuyucusunda bir tamlık duygusu bırakıyor. Gölgeyle Buluşma kendine, dünyaya, insan olma deneyimine ve uygarlığı doğuran tüm dinamiklere bakmak isteyen herkes için cesur bir davet, berrak bir ayna. Carl Gustav Jung ve Analitik Psikoloji okulunun öncü isimlerinin yanı sıra pek çok düşün insanının katkısı ile oluşturulmuş bu çok yazarlı kitap özenli çevirisi sayesinde akışkan bir dille dimağımıza akıyor.
Bu eser birey olarak kendini var etme ve anlamlandırma iddiasında olan herkesin kütüphanesindeki yerini almalı.”
Berin Orhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103724</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a204dc8-2ece-4862-a0a4-9e75904abbdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Her şey bir kaza ile başlar. Lia, hastaneye kaldırılınca çoktandır mücadele ettiği kanserin tüm vücuduna yayıldığını öğrenir. Ailedeki herkes bu gerçeği kabullenmiş, tüm hayatını buna göre düzenlemiştir; ancak kanser herkesi farklı etkiler. Karısına her konuda destek olmaya çalışan Harry, solan evliliklerinde kendini kaybolmuş gibi hissetmeye başlar. Öte yandan kızı Iris, annesinin öleceğini bir türlü kabul etmek istemez. Sona yaklaştıkça Lia en baştan başlamak ister, bunun için de geçmişine döner. Gençlik günleri, aşırı muhafazakâr annesi, papaz babası, Tanrı’yla ilişkisi, geçmiş aşkları ve arkadaşları bütün bu mozaiğin içinde yerini alır. Kendisi ve geçmişiyle yüzleştiği bu süreç boyunca kanser ve tedavisi, vücudun tepkileri, en çok da annelik ve beden üzerindeki etkisine dair sayısız şey öğrenir. Her geçen gün nafile bir çabayla birbirine yaklaşmaya çalışan aile, gerçekte bunun tam aksinin yaşandığının farkındadır. Ve hayat her zaman olduğu gibi kaldığı yerden devam eder.
Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası’yla 2022 Booker Edebiyat Ödülü ile Goldsmith Ödülü’ne aday gösterilen ve Desmond Elliott - Erken Başarı Ödülü’ne layık görülen Maddie Mortimer hayata, ölüme ve aşka edebiyatın en gerçek yerinden orijinal bir bakış sunuyor.
“Huzursuz edecek kadar etkileyici... bu sesin kaprisliliği son derece içten, sinir bozucu ve gerçekten de tuhaf. İddialı... Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası kendi kurallarını koyuyor.” —The Guardian
“Yürek burkan ama bir o kadar da içten olan Maddie Mortimer’ın şaşırtıcı romanı, bir kadının vücudunda senfonik bir yolculuk: Arzunun, bağışlayıcılığın ve hepimizin içindeki karanlığın vahşi ve lirik bir kutlaması.” —LitHub
“İşte dans etmek ve şarkı söylemek için bir kitap. Dile olağanüstü, kaleydoskopik bir bakış.” —Daisy Johnson
“Hem çok coşkulu, hem de bir o kadar mahrem, Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası, kaçınılmaz olana doğru hızla akan bir hayatın karmaşık bir portresi. Olağanüstü bir ilk roman.” —Kiran Millwood Hargrave
“Işıl ışıl bir dille yazılmış özgün ve akılda kalıcı bir roman. Okumayı bitirdikten sonra karakterler uzun süre benimleydi.” —Sarah Moss
“Maddie Mortimer, farklı sesler, zaman kaymaları, kelime oyunları ve biçimle öne çıkıyor. (…) Sesler ve sıçramalar romana anlam veriyor ve yazara, bu genç etkileyici genç kadına güvenmeniz ve kendinizi kaptırmanız gereken kitaplardan biri haline geliyor.” —Cathrine Krøger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103725</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c973f52-8eec-4f85-96bf-47af81cbc932.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Veliler İçin Hayatta Kalma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Hayatla imtihanımızın müfredatı, yetiştiğimiz evde yaşananlardır. Çocuklar alfabeyi okulda öğrenir ama anne babalarının kelimeleriyle cümle kurarlar. Bu yüzden doğumla birlikte anne babalar için de uzun sürecek bir dersin zili çalmış olur ve günümüzün en önemli meselesiyse ebeveynliğin bir tür sertifika programı gibi algılanışıdır. Oysa mekanikleşen ve geçmişin mirasını küçümseyen bu ebeveynlik, çocukla kurulacak sağlıksız iletişimi de beraberinde getirmektedir.


Eğitimci Salih Uyan, bu kitabında gelenekten kopmadan günümüzün koşullarına uyum sağlayan, geçmişle bugünü harmanlayan dengeli bir ebeveynlik yaklaşımı üzerinden belki de ebeveynliğin en zor dönemlerinden biri olan veliliğe yoğunlaşıyor. Günümüzün velilerinin çocuğuyla iletişimine, ebeveynlik tutumlarına, helikopter ebeveynliğin çocuk üzerindeki tezahürlerine, dijital dünyanın çocuklarının ihtiyaçlarına ve sorunlarına dair gözlemlerini ve deneyimlerini sevilen üslubuyla aktarıyor; bunu örneklerle ve hikâyelerle pekiştirerek ebeveynlere tavsiyelerde bulunuyor.
 
Yeni Nesil Veliler İçin Hayatta Kalma Rehberi, çocuğuyla doğru bir iletişim kurmak isteyen ebeveynlere yol gösterecek pratik ve aydınlatıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103726</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be355fa-7a29-41ed-bb18-5308bccaccf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yollar Dönüşe Gider</image:title>
            <image:caption>Erzurum’da hikâyelerin, masalların, destanların anlatıldığı, şiirlerin okunduğu, ilim dolu sohbetlerin edildiği mütevazı ama mutlu bir köy: Pinaduz…
Cihan Harbi bütün şiddetiyle dünyayı kasıp kavururken bu huzurlu köyün etrafını acımasız postallarıyla saran Rus birlikleri ve hain Ermeni çeteleri… Pinaduz’u ve köyün delikanlısı Bekir’i bekleyen felaketler…  
Rusların esir aldığı Bekir hastalığı, işkenceyi, ölümü, soğuğu, açlığı yaşar; insanlığı sorgular, imanına sığınır. Ve unutulmaz bir esaret destanı başlar…
Ölümün ve yokluğun kucağında imkânsız bir aşk hikâyesi dahil olur bu destana.
Bekir’in ise gönlünde sonu bilinmeyenlerle dolu, başarması pek de mümkün görünmeyen ama her şeyden çok istediği “dönüş” vardır.
Nurullah Genç’in dedesinin yaşam öyküsünden esinlenerek kaleme aldığı Yollar Dönüşe Gider, savaş, sürgün, gurbet, esaret, hasret, hastalık, yakınlarının ölümü gibi insanoğlunun yaşayabileceği en ağır travmaları yaşayan birinin karakteriyle, yetiştiği kültüre dayanarak, Allah’a ve imanına sığınarak bu ıstırapların en korkunç halleriyle nasıl başa çıktığının hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103727</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026e6fb9-29fc-4aa3-9217-a8717f38a79e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Devletlerarası İlişkiler/Siyaset-Yaşam-Yenileşme</image:title>
            <image:caption>Son dönem Osmanlı Tarihi alanında yaptığı orijinal çalışmalarla hem yurt içinde hem de yurt dışında maruf, bu konuyla alakalı İslam Ansiklopedisi’nin birçok maddesini yazan, Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin kendi seçtiği makaleleri kitaplaşıyor.
Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin Osmanlı’da Devletlerarası İlişkiler: Siyaset-Yaşam-Yenileşme / Seçme Makaleler-1 ismini koyduğu bu çalışma, Osmanlı’nın son yüzyılını ele alarak okuyucuya imparatorluğun önemli bir dönüm noktası olan 1774 Küçük Kaynarcaʼdan itibaren siyasi hayatının yaklaşık son bir buçuk asrını takdim etmeyi amaçlar. İmparatorluğun son dönemlerindeki sıkıntıları gözler önüne seren ve yenilenme zaruretine işaret eden bu süreç yıkılış maceramızın özü olan “Şark Meselesi” konulu çalışmayla sona ermektedir.
1757-1839 arası tahtta bulunan hükümdarların devletin içinde bulunduğu durumdan ötürü ağır sorumluluk içinde oldukları, devletin yenilenme zaruretinin idraki içinde eski yapıyı değiştirmeyi amaçlayan ve hayatȋ yenilenmeleri göze alanların ise sonunda belki II. Mahmud gibi “gâvur padişah” yakıştırmasına layık görülmeleri, bu dönemin günümüze kadar gelerek vebalini taşıyan töhmetlerindendir. 18. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle uzayıp giden asudeliği, III. Mustafa döneminde Rus Savaşı’na girişilmesiyle (1768) felaketli bir şekilde sona erdi. 1774 Küçük Kaynarca ile biten savaş aslında adeta bir mütareke hükmündeydi ve Kırımʼın kaybıyla sonuçlanan gelişmeler mücadelenin kapılarını tekrar açtı. III. Mustafaʼnın açtığı savaşın ağır vebali halefi I. Abdülhamidʼin üzerinde kaldı (1774). Onun açmak zorunda kaldığı müteakip mücadelenin vebali de III. Selimʼin üzerine yığıldı (Yaş Antlaşması 1792).
Çalışmada bulunan padişah portreleri dönemin dünya görüşünü, dış ve iç siyasetteki gelişmeleri, günlük yaşam tarzlarını, sosyal hayatın özelliklerini ve ekonomik durumu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103728</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90638bde-f480-4d97-bd7f-0897b5d078a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rodos Kuşatması 1522</image:title>
            <image:caption>2022 senesi Rodos’un fethinin 500. yılı…  Rodos Adası, 14. yüzyıldan beri St. Jean (Aziz Yunanna/Hospitalye) Şövalyelerinin yuvası, Müslüman hacıları ve tüccarları yıldıran Hristiyan korsanların sığınağıydı. Üstelik Cem Sultan’a kucak açmalarıyla Osmanlıların gözünde ikinci bir Bizans olmuştu. Osmanlılar Ege Denizi’nde tam hâkimiyet kurabilmek için Anadolu’nun doğal uzantısı sayılan Rodos ve On İki Adalar’ı fethetmeleri gerektiğini biliyorlardı. Fatih Sultan Mehmed’in başaramadığı bu güç işi Kanuni Sultan Süleyman 1522 senesinde başardı.
Rodos Adası, fetihten dört yüz yıl sonra, 1911’deki İtalyan işgaliyle fiilen Türk hâkimiyetinden çıktı. 1912’deki anlaşma gereği geçici olarak İtalya’ya bırakılan Rodos’un statüsü II. Dünya Savaşı’na kadar tartışmalı kaldı. Türk tarafı adadaki haklarıyla ilgili masaya otursa da II. Dünya Savaşı’nın galipleri 1947’de adayı silahlandırılmamak koşuluyla Yunanistan’a teslim ettiler.
Akdeniz’deki kıta sahanlığı, adaların statüsü ve Anadolu’nun güvenliği meselelerinin tartışıldığı 21. yüzyılda, Anadolu’yu denizden çevreleyen adalardaki 500 yıllık hafıza hiç şüphesiz Türkiye için çok önemlidir. Akdeniz’e açılan donanmanın hareket üssü olan Rodos ise İstanbul’dan Mısır’a, İzmir’den Cezayir’e kadar uzanan Akdeniz’deki Türk varlığının ve zaferlerinin tanığıdır.
Mehmet Yaşar Ertaş, Rodos Kuşatması 1522 adlı çalışmasında, bir zamanlar ulaşılması zor olan hedefin Kanuni Sultan Süleyman tarafından nasıl başarıldığını, “düşmez” addedilen kalenin nasıl ele geçirildiğini, aylar süren bu zorlu kuşatmanın bütün safhalarını tamamı renkli haritalar, minyatürler, resimler, fotoğraflar ve planlar eşliğinde, akıcı bir dille, meraklı tarih okurlarının aklını ve gönlünü fethedecek şekilde anlatıyor. Görsel Osmanlı Savaş Tarihi Serisi&apos;nin 4. kitabı, üzerinden yarım asır geçse de eskimemiş bir tarih olan Rodos Kuşatması’nı bütün gerçekliğiyle, bir film tadında okurların beğenisine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103729</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3a1992-0836-4454-bb81-11583f49587d.jpg</image:loc>
            <image:title>Salih Münir Paşa</image:title>
            <image:caption>Salih Münir Paşa, Osmanlı devlet adamı, şair ve besteci Mahmud Celaleddin Paşa’nın oğludur. Genç yaşında devlet hizmetine girmiş, kısa sürede yükselmiştir. Babasının 1891’de Ticaret ve Nâfıa Nâzırı olmasından sonra onun yerine Bursa valiliğine getirilmiş ve 1897 yılına kadar bu görevde kalmıştır.
Bu çalışma, Osmanlı merkez bürokrasisinde iki asır boyunca çeşitli kademelerde görev yapan Çorlulu ailesine mensup, II. Abdülhamid döneminin nüfuzlu bürokratlarından Salih Münir Paşa’nın hayatını ve özellikle Paris’teki elçilik yıllarını konu alıyor. II. Meşrutiyet’ten sonra yaşanan iktidar değişikliğini müteakiben meydana gelen söylem değişikliğinin gölgesinde kalan, Osmanlı diplomasisinin önemli bir figürü olan Salih Münir Paşa’yı ön kabullerden uzak ve nesnel bir şekilde ele alan bu çalışma Osmanlı’nın son dönemi yapbozunda bir parçayı daha yerli yerine yerleştiriyor.
II. Abdülhamid döneminde Paris sefirliği görevinde bulunan Salih Münir Paşa&apos;nın sıradan bir elçi olmanın ötesinde, ülkeden “firar eden” Jön Türklerin payitahta geri dönmelerini sağlamak ve meşrutiyet yanlısı paşaların yurt dışındaki tahriklerini önlemek gibi özel görevleri vardı.
Salih Münir Paşa’nın II. Abdülhamid iktidarında bu faaliyetlerle meşgul olmasının bedeli II. Meşrutiyet’i takip eden süreçte siyaset sahnesinden çekilmek zorunda kalmak ve günümüze kadar ulaşan olumsuz bir imaja sahip olmaktı.
Kasım Hızlı, Sultanın Sefiri Salih Münir Paşa adlı bu değerli eseri, geniş bir arşiv taramasıyla ve titiz bir şekilde çalışarak ortaya koymuştur. Salih Münir Paşa’ya ilgili iddiaları taraf tutmadan incelemiş ve Paşa nezdinde imparatorluğun en kritik dönemlerine ışık tutmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103730</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3b01ca-42f8-48c0-a74e-b9e091b232db.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Dersleri</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf; tefsir, hadis ve fıkıh gibi İslami ilimler kategorisinde değerlendirilebilir mi? Bu ilimlere kıyas edildiği zaman tasavvufun bir ilmi disiplin olarak doğuşu neden gecikmiştir? Edebiyat, güzel sanatlar, musiki gibi bediiyat ile olan münasebetleri nasıldır? Tasavvuf İslam&apos;ın içinde mevcut mudur yoksa Hristiyanlık, Hint, İran ve Uzak Doğu&apos;daki dinler, mistik akımlardan doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkilenmiş, ithal bir sistem midir? Hz. Peygamber&apos;den itibaren kutlu üç neslin zühd anlayışının tasavvuf üzerindeki tesirleri nedir? Zühdü nasıl anlamak gerekir? Miladi 9. ve 10. asırlardan itibaren ortaya çıkan tasavvuf büyükleri kimlerdir ve onlara nispet edilen eserlerin içeriği nasıldır? Zühdün hüzün, korku ve sevgi boyutunun büyük temsilcileri kimlerdir? Tarikatlar ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır? Tasavvufun temel kavramları nelerdir, hangi şartlar altında ve ne şekilde tanımlanmıştır? Makam ve hal arasındaki temel farklılıklar nelerdir? Bunlara benzer daha pek çok sorunun ikna edici bir tarzda cevaplarının verildiği ve bazı detaylarıyla izah edildiği bu çalışma, tasavvufu merak eden, öğrenmek isteyen ya da bu alandaki malumatını bir üst seviyeye taşımak isteyenler için oldukça ideal bir rehber kitaptır. Türkiye&apos;de tasavvuf sahasında uzun zaman boyunca dersler vermiş, çok sayıda öğrenci ve uzman yetiştirmiş ve özellikle en temel tasavvufi klasik eserleri dilimize kazandırmış olan Prof. Dr. Süleyman Uludağ&apos;ın vermiş olduğu tasavvuf dersleri için tuttuğu özel notlarını, Dr. Mehmet Bilal Yamak yayına hazırladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103731</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5313067d-2564-4bb9-bd14-f89e9df3b32d.jpg</image:loc>
            <image:title>Olga ve Ormanın Çığlığı</image:title>
            <image:caption>Olga, dokuz yaşındaydı ve bu yaşına kadar altı kez ev değiştirmişti. Babası Bernard, bir sabah kalkıp kahvaltının tam ortasında, “Prenseslerim! Yeni bir maceraya çıkıyoruz!” diyerek yedinci kez taşınacaklarını ilan ettiğinde, yeni evlerinde başlarına gelecek olan tuhaf şeylerden hiçbirinin haberi yoktu.
 
Olga, taşındıkları evde, duvar kâğıtlarını sökmeye çalışırken duvarda minik bir kapı keşfeder. Acaba bu kilitli kapının arkasında ne vardır? Sonunda kapıyı açmayı başardığında kendini esrarengiz bir hikâyenin içinde buluverir.
 
Gizemli bir ormanda, kedisi Mösyö ve yeni tuhaf arkadaşıyla birlikte, kayıp olan anne babasını aramaya çıkan Olga’yı inanılmaz bir macera beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103732</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2216f3c3-07d6-4050-afb1-5817da9b184e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada&apos;nın Ejderhaları</image:title>
            <image:caption>Siz hiç ejderhaları olan bir kız çocuğu gördünüz mü? Öykümüzün kahramanı olan Ada&apos;nın tam altı tane ejderhası var. Rengârenk olan bu ejderhalar aslında küçük kahramanımızın duygularını temsil ediyor. Üzgün, Öfkeli, Korkak, Sakin, Mutlu ve Cesur... Ancak bir gün Ada kötü bir gün geçirir. Küçük kız, ejderhalarından Korkak, Üzgün ve Öfkeli&apos;yi artık yanında istememektedir. Sonrasında ejderhalardan bazıları ortadan kaybolur. Gerçekten mutlu, sakin ve cesur hissetmek için Ada’nın tüm ejderhalarına ihtiyacı olabilir mi? Ada&apos;nın Ejderhaları, çocuklarımızın duygularını anlamlandırmalarına ve tanımlarına yardımcı olacak. Çocuklarla diyalog başlatıcı niteliğe sahip bu eser sayesinde, &quot;duygular&quot; gibi soyut kavramlar üzerine miniklerle rahatlıkla konuşabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103733</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c60f514-6be1-4a3f-9196-1bf38a6a60cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Kutlama - Küçük Kardeşlerin Büyük Maceraları</image:title>
            <image:caption>İkiz kardeşler uyandıklarında bir de ne görsünler? Anneleri evde yoktur. Peki anneleri nerededir? Tabii ya o gün annelerinin doğum günüdür, ikizler sürpriz doğum günü partisi hazırlasın diye onları yalnız bırakmıştır. İyi de annelerinin doğum günü gerçekten o gün müdür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103734</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1efb4c81-a82c-4e1d-93fa-6a102f578824.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Harika Dayısı - Profesör Debi İle Sosyal Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Hayati, Sosyalya Gezegeni uzmanı.
Profesör Debi’nin onu görevlendirmesi için gerçekten çaresiz olması gerekiyor. 
Neden mi? Çünkü Hayati hayatınız boyunca tanıyabileceğin en tembel en ukala ve en kendini beğenmiş canlı. 
Dünya ile ilgili görevleri kabul etme sebebi de daha büyük tembellik yapabileceği bir tatil kazanma hayali. 
Bu kez görevi Batu’ya bütçesini kullanmayı öğretmek. Hatalarını asla kabul etmeyen, her durumda yağ gibi üste çıkmaya çalışan Hayati, su faturasının nasıl ödendiğini, ödev yapma robotunun acil ihtiyaç olmadığını bilmezken görevini nasıl tamamlayacak? 
Bunun su faturası ve robotla ne ilgisi mi var?
Bence var.
Sence yok mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103735</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d094b125-f281-46d9-9cfe-7c934687b888.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Köşkün Gizemi - Profesör Debi İle Sosyal Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Hayati, Sosyalya Gezegeni uzmanı.
Profesör Debi’nin onu görevlendirmesi için gerçekten çaresiz olması gerekiyor. 
Neden mi? Çünkü Hayati hayatınız boyunca tanıyabileceğin en tembel en ukala ve en kendini beğenmiş canlı. 
Dünya ile ilgili görevleri kabul etme sebebi de daha büyük tembellik yapabileceği bir tatil kazanma hayali. 
Bu kez görevi Yavuz’a tarihi eserlerin önemini kavratmak. Hatalarını asla kabul etmeyen, her durumda yağ gibi üste çıkmaya çalışan Hayati, fırın sütlacın tadını, konakların güzelliğini bilmezken görevini nasıl tamamlayacak? 
Bunun sütlaç ve konakla ne ilgisi mi var?
Bence var. 
Sence yok mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103736</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47131f56-6943-41ed-bcbe-e9d3ed5a4a51.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapı İçeriden Açılır</image:title>
            <image:caption>“Duydum ki kapıma gelmiş, tokmağı olmadığı için, kapıyı vurmadan geri dönmüşsün. Bilmez misin? Kalp kapısının tokmağı yoktur. O ancak içeriden açılır...” 
–Mevlana 
 
Aradığın dışarıda değil, içeride. İçeriye ulaşmanın yolu sadece dışarıda. O da yolun başında. Daha sonra o yollar da içeride belirecektir. Ama şimdilik sadece şunu bil; insan eğer kendini kazanmak, kendini sevmek, dışarıdan beklediklerini kendinde bulmak gibi amaçlarla yaşarsa yol yakınlaşır. Hakiki güç risk almayı ister. 
Sorumluluk senin. 
Rengin Yılmaz kendi tasavvuf yolculuğunu, deneyimlerini bu kitapta seninle paylaşıyor. Çok duyduğun ama tam bilemediğin birçok gizemin açıklamalarını da burada bulacaksın. Can kulağını açman, gönül gözüyle görebilmen için yanında olmak, yolda rastladıklarını seninle paylaşmak, kendini bulma yolunda her adımını inançla, güvenle ve ilimle atman için yardım etmek istiyor. 
Birlikte gizem perdelerini aralamak, ardındaki ilmi senin de görmeni sağlamak için yanında olmak istiyor. Şayet kendi içinde saklı gizeme ve hazineye ulaşmak istiyorsan bu kitap senin kılavuzun olacak. İnanç ve ilimle sır perdelerini aralaman dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103737</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a5ea713-3f20-482d-b15c-f58159de8971.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilafetin Kureyşliliği</image:title>
            <image:caption>Müslüman kültürünün Kitab ve Sünnet açısından geçirdiği tarihî değişimleri merak edenler için hilafet kurumu en ibretlik inceleme konularından birisidir. 
Günümüz Müslümanının kendi köklerine bağlı kalabilmesi için, ecdadının kitablarındaki mevcud bilgilerin doğrusunu eğrisinden ayırmak zorunda olduğu inkâr götürmez bir gerçektir. Yaşadığımız dünyada, günümüz Müslümanlığının arz ettiği iç karartıcı manzarayı İslam’a yakıştıramayan hassas kişilerin, bunun sebeblerini araştırmayı kendilerine vazife edinecekleri şübhesizdir. Hiçbir bâtıl iddianın, bilhassa günümüzde kabul görmesi düşünülemeyeceğine göre, İslam gibi, ebedî ve ezeli bir değerler manzumesinin maruz kaldığı çarpık değerlendirmelerden arındırılmasında mutlak zaruret vardır. 
Bu eserde, yarım satırlık sun’i bir hadîsin, nice büyük âlimi bâtıl bir dâvayı müdafaa zorunda bırakmış olduğunu ve Kitab ve Sünnet’in Müslümanlar elinde nasıl istismar edilebileceğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103738</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f886f44-5afd-45c0-8314-64ee75aee041.jpg</image:loc>
            <image:title>Simgesel İktidar - Siyaset ve Entelektüeller</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji ile siyaset arasında doğrudan bir bağ var mı? Sosyoloji toplumsal dünyayı açıklamakla yetinmeyip  değiştirmeye çalışmalı mı? Kısacası, müdahil bir sosyoloji mümkün mü ve sosyolojinin siyaseti olur mu? 
Pierre Bourdieu, 20. yüzyılın en önemli sosyologlarından biri olsa da genellikle bir siyaset sosyoloğu olarak tanınmaz. Bunda onun geleneksel siyaset pratiklerine ve siyaset bilimine mesafeli tutumunun payı büyüktür. Oysa Bourdieu meslek hayatı boyunca, iktidar mücadelelerinin bizzat kültür aracılığıyla toplumun kılcal damarlarına nasıl nüfuz ettiğini, toplumsal eşitsizlikleri nasıl ürettiğini ve direnişi nasıl güçleştirdiğini gerek eylemleri gerekse çalışmaları vasıtasıyla ortaya koymak için büyük bir uğraş vermiştir. Her alanda verilen iktidar mücadelelerinin, maddi kaynakların yanı sıra simgesel kaynaklara sahip olmayı, bunları biriktirmeyi ve yönetmeyi gerektirdiğini göstermiş ve simgesel sermayenin toplumsal hiyerarşilerin inşasında ve korunmasında ne denli etkili bir rol üstlendiğini gözler önüne sermiştir.  
David L. Swartz, bu kitapta, Bourdieu’nün sosyal bilim tasarısının “sadece bir bilim” olmadığını, ayrıca bir siyaset tasarısı da olduğunu iddia ediyor. Onun tüm çalışmalarının birleştirici ve değişmez izleği olan bu ‘siyasi’ sosyolojinin unsurlarını, temel kavramlarından hareketle tek tek ve ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Bourdieu’nün fikirlerini birbiriyle bağlantısı ve bütünlüğü içinde öğrenmek isteyenlerin kaçırmaması gereken yetkin bir başvuru kaynağı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103740</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f90af24a-b1d9-4a83-84ce-e16777dfa3e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolşevizm Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bolşevizm tarihi üzerine yapılmış onlarca çalışma içinde, Bolşevizmi Marx’tan başlatıp, Stalinizme varışına dek tarihsel olarak mercek altına alışıyla, Rosenberg’in çalışması özgünlüğünü ve önemini hâlâ korumaktadır. 
“Büyük Rus İhtilali’nin gölgesi, yine de uluslararası işçi sınıfı içinden küçük grupları kendine çekiyor, ancak Komünist Enternasyonali’nin, dünya proletaryasının eylemci unsurları üzerinde artık hiçbir etkisi yok. Bolşeviklerin Rus İhtilali çerçevesinde gerçekleştirdikleri, ölümsüz bir tarihi başarı sayılabilir. Bugün, uluslararası burjuvazi, Bolşevizmden korkmakla hata etmektedir. Uluslararası Marksist proletaryadan ve dünya ihtilalinden korkmakta haklı olabilir. Ama ‘Bolşevizm’in bütün bunlarla ilgisi yoktur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103741</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bbac2d3-89bc-4f3b-8e2d-90561bf89af7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramlar Boyunca Özyönetim ve Yugoslavya Deneyi</image:title>
            <image:caption>“İnsan kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olan emek; ancak, insan, üretim ilişkileri ve süreci içinde, insan olarak bir yere sahip olduğu ölçüde bir meta olmaktan çıkabilir. Bu ise insan emeği ve bu emeğin ürünü üzerindeki yetkinin, sermayenin tekelleşmesi yönünde devredilmesi biçimindeki uygulama yerine, herkesin, emeği ve emeğinin ürünü üzerinde her bakımdan özgürce ve insan olarak karar sahibi ve etkin olma durumuna ulaş­ması ile bağlantılı görünmektedir.” 
Alpaslan Işıklı, bu önemli çalışmasında temel bir soruna; demokrasi ve sosyalizm sorununa ilişkin bazı tartışmaların gün ışığına çıkmasına katkıda bulunuyor. 
Bunu yaparken de “Özyönetim” kavramını, kavramın sosyalizm içindeki yerini hem tarihsel açıdan hem Yugoslavya deneyi özelinde inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103742</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1cf9789-0591-41c0-8748-266c52f1fced.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Kapıda Bir Cadı - Küçük Kardeşlerin Büyük Maceraları</image:title>
            <image:caption>İkiz kardeşler evlerinde oyun oynarken kapı çalar. İki kardeş gelenin kim olduğuna baktıklarında çok şaşırırlar. Kapıda, elinde elma sepeti olan bir cadı vardır. Bu cadıyla başa çıkmak için birçok yol denerler. Peki ama bu cadı aslında kimdir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103743</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb65cedf-9dd9-491f-97b4-5ada5883f880.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Bahçesi - Küçük Kardeşlerin Büyük Maceraları</image:title>
            <image:caption>İkiz kardeşler bir gün çok büyük bir karar alırlar. Artık evlerinden ayrılma vakti gelmiştir. Yanlarına karşılaşabilecekleri ejderhalar, kartallar ya da kara kış için gerekli olduğunu düşündükleri ne varsa alırlar. Peki ama gerçekten her şeyi düşünmüşler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103744</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e8fc9f1-3de8-4c48-81da-3573b0c29e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbeklitepedeki Kadim Hileler - Profesör Debi İle Sosyal Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Hayati, Sosyalya Gezegeni uzmanı.
Profesör Debi’nin onu görevlendirmesi için gerçekten çaresiz olması gerekiyor. 
Neden mi? Çünkü Hayati hayatınız boyunca tanıyabileceğin en tembel en ukala ve en kendini beğenmiş canlı. 
Dünya ile ilgili görevleri kabul etme sebebi de daha büyük tembellik yapabileceği bir tatil kazanma hayali. 
Bu kez görevi Hasan’a sanal ortamın tehlikelerini göstermek. Hatalarını asla kabul etmeyen, her durumda yağ gibi üste çıkmaya çalışan Hayati, Göbeklitepe’nin ününü, form doldurmanın inceliklerini bilmezken görevini nasıl tamamlayacak? 
Bunun Göbeklitepe ve formla ne ilgisi mi var?
Bence var. 
Sence yok mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103745</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e3123f-8678-4893-af29-2658b556d75d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kardeşlerin Büyük Maceraları Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Her kardeşin birbirinden eğlenceli maceraları vardır. Ancak bizim ikizlerin maceraları sadece eğlenceli değil, aynı zamanda çok FANTASTİK. Timsahlardan kartallara, cadılardan dev bebeklere pek çok sıra dışı kahraman bu sette sizi bekliyor. İkiz kardeşlerin yaşadığı birbirinden komik olaylara tanık olmaya hazır mısınız? Haydi, sayfaları çevirin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103746</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c6c3031-9151-43b2-b111-b5a59dfe449c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüksüz Uçamam - Profesör Debi İle Sosyal Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Hayati, Sosyalya Gezegeni uzmanı. 
Profesör Debi’nin onu görevlendirmesi için gerçekten çaresiz kalması gerekiyor. 
Neden mi? Çünkü Hayati hayatınız boyunca tanıyabileceğin en tembel en ukala ve en kendini beğenmiş canlı. 
Dünya ile ilgili görevleri kabul etme sebebi de daha büyük tembellik yapabileceği bir tatil kazanma hayali. 
Bu kez görevi Gaye’ye kimlik kartının önemini öğretmek. Hatalarını asla kabul etmeyen, her durumda yağ gibi üste çıkmaya çalışan Hayati, kahvenin tadını, pilotların nasıl giyindiğini bilmezken görevini nasıl tamamlayacak? 
Bunun kahve ve pilotla ne ilgisi mi var?
Bence var. 
Sence yok mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103747</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c273a5-8bec-48c6-995e-df363012f29b.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunbozan Dev Bebek - Küçük Kardeşlerin Büyük Maceraları</image:title>
            <image:caption>İkiz kardeşler bahçede oynarken birden yer yerinden oynar ve iki kardeş korkuyla saklanırlar. Biraz sonra karşılarında dev bir bebek görürler! Dev bebeğin tek isteği onlarla beraber oyun oynamaktır. İyi de dev bir bebekle ne oynanır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103748</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/255e2827-c6b6-442b-9d1a-ea02466270a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Debi İle Sosyal Bilgiler Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Profesör Debi ile Sosyal Bilgiler kitabında, söz konusu dersin ünitelerinin kazanımları çıkıyor karşımıza. Bu kazanımlar hikâyelere yedirildiği için okumanın doğal akışını bozmuyor ama sonunda taşıdıkları duyguyla kalıcı öğrenmeyi sağlıyor. Çocuklara yardım için dünyaya gönderilen uzmanımız Hayati ise gezegenimizi küçümsemesi, sakarlıkları ve yanlış anlamaları, çocukların okuma serüvenini renklendiriyor. Haydi, Sosyal Bilgiler konularını bir de evrenin en ukala, en beceriksiz uzmanı Hayati ile öğretmeyi deneyin. Yolunu kaybetmeden yönleri, parasızlık çekmeden bütçe hazırlamayı öğretemeyen Hayati ile keyifli dakikalar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103749</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bea49336-3133-45a3-9133-9ed48ccd6b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Misafir - Küçük Kardeşlerin Büyük Maceraları</image:title>
            <image:caption>İkiz kardeşlerin annelerinin dışarıda işi vardır. İki kardeş, evde kardeş kardeş oynarken kapı çalar. Kapıda, gözleri alev alev yanan, keskin dişli, sivri pençeli kocaman bir timsah vardır! Peki ama bir timsah iki küçük çocuğun yalnız olduğu eve neden gelir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103750</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e9966d-a741-4163-b212-20d5f0c47ca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönlerin Peşinde Şaşkın Şair - Profesör Debi İle Sosyal Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Hayati, Sosyalya Gezegeni uzmanı.
Profesör Debi’nin onu görevlendirmesi için gerçekten çaresiz olması gerekiyor. 
Neden mi? Çünkü Hayati hayatınız boyunca tanıyabileceğin en tembel en ukala ve en kendini beğenmiş canlı. 
Dünya ile ilgili görevleri kabul etme sebebi de daha büyük tembellik yapabileceği bir tatil kazanma hayali. 
Bu kez görevi Canan’a yönleri öğretmek. Hatalarını asla kabul etmeyen, her durumda yağ gibi üste çıkmaya çalışan Hayati, karıncaların evlerini, yosunların zevklerini bilmezken görevini nasıl tamamlayacak? 
Bunun karınca ve yosunla ne ilgisi mi var?
Bence var. 
Sence yok mu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103751</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119750b5-d1cd-4eec-ad0e-b882702bf273.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali&apos;nin Arabası</image:title>
            <image:caption>Haydi arabanı eline al, ormanları geç, dağları aş harika bir macera seni bekliyor. Kontrol sende. Sürüşün tadını çıkar.
 •       Tak çıkar Pop-up Kitap
•       Hareketli sayfalar.
 
Dün Düüüüüütttttt
İşte yolculuk başlasın! 
Arabamıza binelim, kemerimizi takalım ve güvenli sürüşün tadını çıkaralım,
Bir ormandan geçelim, yollarımıza çıkan engelleri aşalım, kocaman bir dağı tırmanalım, dağın zirvesi soğukmuş değil mi?
Haydi deniz kenarına inelim, yoldan geçen arabaları gördün mü? Yeşil ışığı bekleyip evimize gidelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103752</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1933c5-f8f9-4020-b1a5-79440ad0d0a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz İstila</image:title>
            <image:caption>Toplumları yok etmek için katliamlara gerek yoktur. Demografik değişimle adeta bir Ortadoğu ülkesi haline getirilen Türkiye’de toplum, stratejik göç mühendisliği ile yok edilmek isteniyor. 
 
Türk topraklarında bir Türksüzleştirme politikası izleniyor, iktidar kendine yabancı seçmenle yeni bir toplum yaratıyor. 
 
Peki ya Türkler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103753</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54bc3e33-6a95-49f7-a45f-5f88ba505c14.jpg</image:loc>
            <image:title>Catilina Kalkışması İugurtha Savaşı &amp; Tarih</image:title>
            <image:caption>Latin tarihçilerinin ilki olan Sallustius, Catilina Kalkışması’nda Roma tarihine damgasını vuran ve geniş bir alana etki eden kalkışmanın öyküsünü anlatır. Catilina kalkışmasının üzerinden yirmi yıl geçmiş, ancak belleklerde bu olayın şiddeti hâlâ tüm canlılığını korumaktadır. Sallustius, kitabında sırasıyla şu konulara değinir: Catilina’nın kişilik çizimi, her sınıftan hoşnutsuzlar, tutkularına tutsak olanlar, ipten, kazıktan kurtulanların devletin kurulu düzenine karşı eyleme geçişi, olayın ortamının tanıtılması, kişilerin çarpıcı özelliklerinin sergilenmesi; Roma’nın geçmişi, güçlenişi, giderek ahlâk bakımından bozuluşu, kalkışmanın ana nedenleri, Cicero’nun çabasıyla ortaya çıkarılması sonucu insan gücüne ve bu gücü yönlendiren akla dayandırılarak savaşın akışı, yurttaşların birbirinin kanını dökmesi, kalkışmacıların ele geçirilmesi ve ortadan kaldırılması, Catilina’nın silahlı çetesini, ordunun giriştiği çatışmada yenip kalkışmayı bastırması, yitirilen canlarla yürek burkan savaş alanı betimlenmesi. 
 
İugurtha Savaşı’nda Roma ordusu ile Numidia kralı İugurtha arasında altı yıl süren çekişme anlatılır. Son kitap, Tarih (Historiae) ise Sulla’nın ölümü ile korsan savaşının bitimi arasındaki on iki yıllık dönemi kapsamaktadır. 
 
Bu kitapta Sallustius’un tüm yapıtları bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103754</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25e3f195-ae18-4d2f-a541-731e89158fd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Mühendisi</image:title>
            <image:caption>Zaman, güzel bir sarmaldır, 
                                     Anlatana… 
Hayat, güzel bir  hayaldir,  
                                   Anlayana…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103755</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b08e6139-1cf3-4da0-987d-e72387532e94.jpg</image:loc>
            <image:title>Payına Yok Düşenler</image:title>
            <image:caption>Abbas Turan’ı ilk tanıdığım günleri, O’nun şair gönlü ile çıktığı hikmeti yakalama seyahatinde şiirlerinin yanı sıra, memleketimizin yaşanmış ve sonradan fıkra niteliği kazanmış olaylarını anlatırken hatırlıyorum. 
İlkine, Dikmen Hacı Bektaş Kültür Merkezi’nde katıldığım Ankara söyleşilerinde de aynı dili kullanırken dinledim O’nu. Zaman ve dostluğumuz ilerledikçe, kültürümüzün ayrıntıları içinde parıldayan kişi ve olaylara olan yakın ilgisini de gözlemledim. Akıcı ve şiir dili ile ele aldığı konuları, Deli Kim Ki Mustafa adlı kitabında da belirttiğim üzere “kalp âleminden sevda türküleri çığırarak, akıllıları sıkıcı, bıktırıcı ve yalancı dünyalarından, delice bir gayretle haberdar etme” amacıyla edebi metinler haline getiriyor. Bu defa da, Payına Yok Düşenler ile aralıyor akıllıların telaş evinin kapısını.
Prof. Dr. Cemal Çevik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103756</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9be3224-d1d0-4914-9319-9e581d550565.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sarmaşık Teorisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sarmaşıkların bizi bir arada tuttuğuna inanmak istiyorum. 
Onların doğanın örtüleri olduğunu söylemiştin.
 Örtüler iplerden yapılır. Sarmaşıklar aynı zamanda doğanın ipleri olabilir ve bizi birbirimize bağlayabilir. Zincirler gibi değil üstelik. 
Zaten isteyerek yan yana durduğumuz için aramızda bir sarmaşık büyütebiliriz. &quot;

Ben, Hare Arıkan, aşk hakkında çok düşünmüştüm. 
Bulduğum her aşk romanını okurken de, birbirini sevdiğine emin olduğum çiftleri merakla izlerken de tek yaptığım bazı cevaplar aramaktı. 
Tasvir edilen hislerin gerçekte nasıl olabileceğini hayal etmek için çok uğraşıyordum ve uğraştıkça bütün bunlar masallardaki
Kaf Dağı gibi bir mite dönüşüyorlardı. 
Ta ki hayatıma Can Bora Sarıcalı adında bir adam dalıp bütün dengemi altüst edene dek.
Yaşadığı hiçbir şehre sığmayan ve sürekli yollarda olmayı seven köksüz, bağsız bir adamla bütün hayatını mantık düzleminde yaşamayı tercih eden, maceradan uzak durmayı seçen bir kadının ortak noktası ne olabilirdi?  Can Bora&apos;yı ve ona kapılırsam kıyısından düşeceğim uçurumu görmezden gelmek, bütün bunlardan uzak durmak zannettiğim kadar kolay olacak mıydı? Peki ya sarmaşıklar? 
İkimiz arasında büyüyüp bizi sonsuza dek birbirimize bağlamak için etrafımızı sararlarken onları durdurmak mümkün olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103758</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6373ca77-13ab-4a48-a562-a1e75bd82c53.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenim</image:title>
            <image:caption>KADINLIK DENEYİMİNE DAİR GÜÇLÜ BİR MEYDAN OKUMA 
 
Emily Ratajkowski beğenilen ünlü bir model, oyuncu, politik ilericiliğe kendini adamış bir isim, hayranlık uyandıran bir girişimci, küresel bir sosyal medya fenomeni ve şimdi ise bir yazar. Yirmi bir yaşında dünya çapında üne kavuşan Ratajkowski, vücudunun feminist güçlenmenin müdanasız bir ifadesi olarak kışkırtıcı şekilde sergilenmesiyle hem övgü hem de öfke uyandırdı. Bedenim, feminizm, cinsellik ve gücün, erkeklerin kadınlara nasıl davrandığının ve kadınların bu davranış tarzını kabul etme gerekçelerinin son derece kişisel bir keşfi. Bu kitapla Ratajkowski kültürün kızları ve kadın güzelliğini fetişleştirmesini, kadın cinselliğine olan takıntısını ve hakir görmesini, moda ve film endüstrilerinin sapkın dinamiklerini, rıza ile istismar arasındaki gri alanı araştırırken kendi yaşamından anılara da odaklanıyor. İncelikli, acımasız ve keskin bir dille yazılmış BEDENİM, cinsellik, güç, şöhret ve tüketim hakkında yakıcı bir kültür eleştirisi. 
  “Ratajkowski, Instagram çağında erkek bakışını sermaye olarak kullanmanın paradokslarını açığa çıkararak, asırlık bir soruna yeni bir bakış açısı sunuyor.” 
– Financial Times 
 
“Kadın bedeninin ve cinselliğin metalaştırılmasına karşı kadınların güçlendirilmesi hakkındaki sorulara dair incelikli bir bakış.” 
– TIME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103759</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93ee3418-c771-4528-a6d5-4dc09dafbe22.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Saklar Yarasını</image:title>
            <image:caption>“Sırlarınızla ölmek mi istiyorsunuz, yoksa onları sır olmaktan çıkarıp yaşamak mı?” 
 
HERKES SAKLAR YARASINI, anlatacak bir dost ve kapanıp ağlayacak bir diz bulamayanların romanı. Dışarıdan hep mutlu ve güçlü görünenlerin kırılganlığının çarpıcı gerçeği. 
Ceyda tarafından terk edilen Faruk bir yandan aşk acısı çeker bir yandan da çocukluk travmaları ile uğraşır. Fakat o kendi bunalımının ortasındayken, sebebini sonradan anlayacağı bir hisle Celal’in peşine düşer. Bu takip onu Beyoğlu’nun arka sokaklarında garip bir pansiyona ulaştırır. 
“Tüm kırık kalplerin ortasında, ayaklarım çıplak, onlardan hiçbirine basmamaya çalışarak yürüyordum. Bu gece duyduklarımın hiçbir cümlesini unutmayacağıma emindim.” 
Ağlamak için tanımadıkları insanların cenazelerine katılanlar, anlatmak için sağır ve dilsizleri seçenler, sarılıp teselli bulmak için bahane arayanlar. Kırık Kalpler Pansiyonu’nun sakinleri onlar. 
Faruk, Ceyda ve Celal’in kesişen hayatlarını bir solukta okurken, yaralarınızı ve sakladıklarınızı bir kere daha düşüneceksiniz. 
“Bırakın bu beyhude uğraşı, herkes saklar yarasını! Bunu anlayın artık! Aramayın saklanmak isteyenleri. Onlar vakti gelince çıkarlar gizlendikleri yerden.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103760</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fddbab3-8530-4c49-b399-068668af6149.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Bir Yaşam Akış Yaşantısından Doğar</image:title>
            <image:caption>“MUTLU İNSAN, YAŞAMININ BİR AMACI OLDUĞU ALGISINI TAŞIMASININ YANI SIRA OLUMLU DUYGULAR YAŞAMANIN DA TADINI ÇIKARTAN İNSANDIR.” 
Akış yaşantısı, insanların yaptıkları işi, yalnızca o işi yapma adına yapmayı sürdürdükleri zaman eriştikleri zihinsel bir durumdur. Akış yaşantısı sırasında zaman algısı kaybolur, zevk ve doyum ortaya çıkar. 
Tüm varoluşu bir akış yaşantısına dönüştürmek için, bilincin yalnızca anlık durumlarını denetlemeyi öğrenmek yeterli değildir. Günlük yaşamdaki olayların anlam kazanması için hedeflerin genel bir bağlamı da olmalıdır. Yaşamın bütününü, birleşik amaçlarla tek bir akış yaşantısına dönüştürmek gerekir. Mutluluk budur!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103761</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c0175b-b790-4a43-b8e8-8bda66f159cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Sağlığının Korunması, Sürdürülmesi Ve Geliştirilmesi / 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Toplumun temeli olan ailenin, sağlığının korunması ve geliştirilmesi bireysel ve toplumsal yarar açısından oldukça önemlidir. 
  Doğum öncesi dönemden başlayarak gelişimin farklı boyutlarında ailenin ve üyelerinin sağlıklı gelişimine katkı sunmak amacı ile oluşturulan bu kitap; doğum öncesi ve doğum sonrasında fiziksel, motor, bilişsel, dil, sosyal-duygusal alanlarda ebeveynlerin ve çocukların gelişimini, bu gelişim sürecini etkileyen unsurları ele alarak okuyucuya genel bir farkındalık kazandırılması amacı ile hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103762</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce6ede8b-5ab4-4986-ab93-1c005010108a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Sağlığının Korunması, Sürdürülmesi Ve Geliştirilmesi 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Toplumun temeli olan ailenin, sağlığının korunması ve geliştirilmesi bireysel ve toplumsal yarar açısından oldukça önemlidir. 
  Doğum öncesi dönemden başlayarak gelişimin farklı boyutlarında ailenin ve üyelerinin sağlıklı gelişimine katkı sunmak amacı ile oluşturulan bu kitap; doğum öncesi ve doğum sonrasında fiziksel, motor, bilişsel, dil, sosyal-duygusal alanlarda ebeveynlerin ve çocukların gelişimini, bu gelişim sürecini etkileyen unsurları ele alarak okuyucuya genel bir farkındalık kazandırılması amacı ile hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103763</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0e1829-c573-458c-94bf-7f36343e14a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Spor</image:title>
            <image:caption>Yaşamın ilk yıllarında tablet, telefon gibi dijital aletlerle tanışan çocuklar için günümüzde spor artık bir ihtiyaç haline gelmiştir. Hareket kısıtlılığı, egzersiz eksikliği çocuklarda ciddi sorunlara yol açabilmektedir.  Bu nedenle, çocukların hareketsizlikle geçen zamanlarının mümkün olduğunca azaltılması için çocuk spora teşvik edilmeli ve spor bir eğitim aracı olarak kullanılmalıdır. Günlük yaşamda daha fazla egzersiz ve sporun çocukların bedensel ve ruhsal yönden gelişmesine katkısı olur.  
  Spor, çocuğun her ne kadar büyüme ve gelişimine faydası olduğu kadar, çocuğun disiplinli bir yaşam tarzına ve iyi bir sosyal çevreye sahip olmasına da fayda sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103764</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c81150-8356-4e2a-9153-de6001e5ac2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Memleketimin Hava&apos;ları</image:title>
            <image:caption>Ölümü yok edip yaşamı daim kılmak için yazmalıydım. 
Ne yazacağıma karar vermem çok da zor olmadı, benim memleketimin insanları vardı özellikle de kadınları. O kadınları bana yıllarca annem anlattı. Hikaye gibi dinlediğim pek çok kadının yaşamında birbirine benzer çileler, benzer çaresizlikler, benzer sonlar…Pek çok kadın, ki pek çoğu da adaş olan kadın, benim gönlümde iki kişiliğe dönüştü ve okuyacağınız sayfalara doldu. 
Yazdığım memleket benim veya sizin memleketiniz fark etmez, Anadoluda bir yer. Anadolu insanının bir dönemi, o dönemde yaşadıkları. Yer, zaman ve şahıs fark etmiyor aslında yaşananlar pek de değişmiyor, hatta günümüzde bile…Yaşanmışlıkları yazmaya çalıştım umarım gönlünüze dokunabilirim. Yazmam uzun sürmedi de yazdıklarımın basılması için girişimde bulunmak beni epey ürküttü. Cesaretimi toplamam on yılımı aldı diyebilirim. Adettir bu tür önsözlerde emeği geçenlere teşekkür edilir. Lakin isimlerinizi zikrederken birinizi dahi unutsam çok üzülürüm. O sebeple bana destek olan, yüreklendiren tüm sevdiklerime çok ama çok teşekkür ediyorum. Sizler kendinizi biliyorsunuz zaten…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103765</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2536894-d709-45c5-b1a5-478bd6e534e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Artırılmış Gerçeklik</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca hayatın çeşitli alanlarında meydana gelen teknolojik gelişmeler yaşamın farklı alanlarında da kendini göstermeye başlayarak, bireylere kolaylık sunmayı hedeflemiştir. 
  Teknolojideki bu gelişim dalgası dijital içerikler yoluyla gerçek dünyayı algılamamızı kolaylaştırarak öğrenmeyi daha ilginç hale getirerek eğlenceli alternatifler sunmasına da olanak vermiştir. Bu inovatif uygulamalardan biri olan Artırılmış Gerçeklik son zamanlarda popüler olmakla kalmayıp, yaşamın içinden bir terim ve teknoloji haline gelmiştir. Sanal ve gerçek öğelerin gerçek zamanlı etkileşimine imkan tanıyan bu gerçeklik; bilgileri bilimleştirerek, görselleştirerek sunar. Dokunma, hissetme, hareket ettirme gibi yaşamsal deneyimler yönünden zenginleştirilmiş bu gerçeklik teknolojisi kavramların somutlaştırılması noktasında da bireysel öğrenmeye de katkı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103766</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02469a38-4a29-4714-8214-d4321916c0fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Doğa Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemi, insan yaşamının temelini oluşturan kritik bir dönemdir. Bu dönemde doğa ile buluşan, doğa ile barışan çocuklar yaşamları boyu doğa ile yaşamayı ve korumayı öğrenirler. 
  Doğa, çocukların bütünsel gelişimlerinde önemli yer tutar. Çocukların fiziksel olarak hareket etmeleri, ince ve kaba motor becerilerini edinmeleri, sosyal olarak farklı yaşlardaki insanlar (akranları, öğretmenleri, vb) ve doğadaki birçok canlı ve cansız varlıkla etkileşime geçmeleri, duygusal olarak kendilerini ifade etmeleri, stres atmaları ve rahatlamaları, bilişsel olarak yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme gibi yaşamsal becerileri edinmeleri açısından fırsatlar yaratır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103768</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/070b0efd-98f5-4400-bcd8-ea3845b28603.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkileşimli Okuma Uygulamaları “Eğitimciler, Anne – Babalar İçin”</image:title>
            <image:caption>Çocuklarla çocuklarımızla yaptığımız 10 örnek uygulamayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Okuma gibi insan yaşamında kritik bir öneme
sahip bir becerinin nasıl geliştirilebileceğiyle ilgili sizlere küçük bir ipucu vermek istedik. Biz uygularken hem keyif aldık hem öğrendik
hem de çocukların okuma istek ve arzularına şahit olduk…
Tabi ki bu kitaptaki uygulamalar birer örnek. Umuyoruz ki sizler çocuklarınızla/öğrencilerinizle yeni uygulamalar geliştirecek ve onların
okuma yolculuğunun nasıl keyifle geçtiğine şahit olacaksınız. Ve bu güzel uygulamalarınızı bizimle paylaşacaksınız.
Haydi, kitabın ilk sayfasını çevirin…Başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103769</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d02d9a1-da5f-4243-9ce3-622e38f62c6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraftaki Yüz</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu romanı elinizden bırakmakta zorlanacaksınız.&quot; 
−Daily Record 
 
&quot;Yılın en iyi gerilim romanlarından biri!&quot; 
−Evening Standard 
 
 
Özel dedektif Jessica Shaw, aydınlatılması gereken bir cinayet ya da ortaya çıkarılması gereken gizemlerle ilgili ipuçları almaya alışkındır. Yirmi beş yıl önce Los Angeles&apos;ta kaçırılan üç yaşındaki bir kız çocuğunun fotoğrafı e-postasına düştüğünde, bunun da her zamanki gibi bir durum olduğunu düşünür. Ancak fotoğraftaki yüze baktıkça işler değişir. Bilgisayar ekranından ona bakan küçük kız, Jessica’nın ta kendisidir! 
 
Çocukken kaçırılmış olduğu bilgisi Jessica’nın düşüncelerini altüst eder. O kaçırılma olayından sonra bulunduğuna dair bir bilgi de yoktur. Etrafındaki herkese, her şeye farklı gözlerle bakmaya başlayan Jessica için yaşamını geri kazanmanın yolu geçmişe yönelik ipuçlarını takip edip tüm bu gizemi çözmektir. 
 
Üstelik bunu hiç kimseler anlamadan yapması gerekmektedir. Kapkaranlık bir tünelde yolunu el yordamıyla bulmak zorunda kalır Jessica. Tek umudu ise tünelin ucunda ışığı görmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103770</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01860968-4def-458b-8d37-0da49745cebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Serzeniş 3 Vebal</image:title>
            <image:caption>Karanlık, dipsiz, kör bir kuyuya düştük seninle. 
Ayaklarımızda prangalar, bileklerimizde kelepçe, 
Her geçen gün daha da harlanan bir ateşte, 
Küllerimiz bile kalmayana dek, 
Yanacağız sevgilim. 
 
Zamansız her ölüm, ardında yaralı bir yaşam bırakırdı. Biliyordum. O geceden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, geçmişin geçmişte kalmayacağını ve bütün zehrini üzerimize akıtmak için bizimle korkusuzca savaşacağını... 
 
Onulmaz yaralar alacak, tuzaklara düşecek ve tuzaklar kuracak, hatalar yapacak ve bedeller ödeyecektik. Sonuna kadar savaşacak ve kazanacak ama çoğu zaman kaybedecektik. Fakat ne olursa olsun, asla vazgeçmeyecektik. 
 
Bir örümceğin ağına düşmüş gibiydik. Öyle bir sarmıştı ki etrafımızı, çırpınmak ve kurtulmak, zamanı geriye sarmak kadar imkânsızdı. 
 
Fakat içimde bir his vardı. Her şeye bir son verebilmek için en başa dönmek ve o geceyle yüzleşmek gerektiğini söylüyordu. Zira geçmişe uzanan tüm sırlar, o gecede saklıydı. Yaşananların vebali ise bütün geleceği yakacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103771</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca6334e8-a917-450b-912f-9e42b7de1885.jpg</image:loc>
            <image:title>Serzeniş 3 Vebal (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karanlık, dipsiz, kör bir kuyuya düştük seninle. 
Ayaklarımızda prangalar, bileklerimizde kelepçe, 
Her geçen gün daha da harlanan bir ateşte, 
Küllerimiz bile kalmayana dek, 
Yanacağız sevgilim. 
 
Zamansız her ölüm, ardında yaralı bir yaşam bırakırdı. Biliyordum. O geceden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, geçmişin geçmişte kalmayacağını ve bütün zehrini üzerimize akıtmak için bizimle korkusuzca savaşacağını... 
 
Onulmaz yaralar alacak, tuzaklara düşecek ve tuzaklar kuracak, hatalar yapacak ve bedeller ödeyecektik. Sonuna kadar savaşacak ve kazanacak ama çoğu zaman kaybedecektik. Fakat ne olursa olsun, asla vazgeçmeyecektik. 
 
Bir örümceğin ağına düşmüş gibiydik. Öyle bir sarmıştı ki etrafımızı, çırpınmak ve kurtulmak, zamanı geriye sarmak kadar imkânsızdı. 
 
Fakat içimde bir his vardı. Her şeye bir son verebilmek için en başa dönmek ve o geceyle yüzleşmek gerektiğini söylüyordu. Zira geçmişe uzanan tüm sırlar, o gecede saklıydı. Yaşananların vebali ise bütün geleceği yakacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103772</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57514057-01ad-4ed1-ab9a-def77768b90c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivri Asalı Kızlar</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın çoksatan yazarından 
ürkütücü ve cesur bir dünya! 
 
 
    Yenilikler Akademisi’nin öğrencileri uyumlu ve terbiyeli kızlardır; en azından karnelerinde yazan bu. Burada tam da erkeklerin istediği gibi geleceğin itaatkâr eşleri ve ideal ev hanımları olmak için koruyucuların denetimi altında onları en iyi hallerine getirmeyi vaat eden çok yönlü, prestijli bir eğitim alırlar. 
 
     Kızlardan birinin ortadan kaybolmasıyla Philomena ve diğer kızlar daha önce ihtiyaçları olduğunu bile bilmedikleri bir cevabı aramaya başlar ve orada gerçekte neler olup bittiğinin karanlık sırlarını ortaya çıkarmayı kafalarına koyarlar! Kim olduklarını ve potansiyellerini fark eden Yenilikler Akademisi’nin kızları savaşmayı ve intikamı öğrenirler! 
 
 
&quot;Bu roman, bir okuru sarsacak kadar olay örgüsü içeriyor.&quot; 
                                                                                                −Cosmopolitan 
 
 
“Merak uyandıran bir roman. Okurlar devamını dört gözle bekleyecek.” 
 
                                                                                              −Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103773</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c070b9c5-2d0f-4836-9ce7-19f032bc32c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tita: Notları, Özel Şeyleri, Gerçek Ve Hayali Hikâyeleri</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Matita HB. Kısaca Tita da diyebilirsiniz. Aslında gerçek adım başka. Bu benim yazar mahlasım. Lady Gaga gibi yani... 
 
Bu benim defterim ve içine canım ne isterse onu yazıyorum. Mesela okulda başıma gelenleri de yazıyorum, uydurduğum hikâyeleri de. Mektuplarımı da yazıyorum, arkadaşım Nora ile yaşadıklarımı 
da. Hatta en sevdiğim çizgi romanın maceralarını bile yazıyorum. 
 
Aslında gizli bir defter ve genellikle dolabımda kapalı tutarım ama belki bir gün gerçek bir kitap olur! 
Kimbilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103774</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0855d430-2ef7-4285-af93-ba44520ef218.jpg</image:loc>
            <image:title>Palto İsteyen Gezegen</image:title>
            <image:caption>Gökyüzü ülkelerinden birinde 
aksi bir gezegen yaşarmış “Neptün’’ diye. 
Dişleri titreye titreye donmuş bir hâlde 
başlamış herkesten palto istemeye. 
Rüyalarında bile uzaya giden tatlı köpek Zoe ise 
hazırmış astronot kıyafeti ve uzay mekiğiyle. 
Yardım etmek isteğiyle 
dolaşmış tüm gezegenleri “Palton var mı senin?’’ diye. 
 
Haydi sen de katıl! Çevir sayfaları, uç gezegenlere, 
biricik gezegenimiz Dünyamız ile Zoe’nin serüvenine. 
 
Astronom-Matematikçi Nurdan Bağrıaçık, 
gezegenler ve atmosferlerini, biricik Dünyamızın değerini, 
Palto İsteyen Gezegen kitabında masalsı bir öyküyle aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103775</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e186a2a2-39cd-4c9c-9db3-3fd24c176775.jpg</image:loc>
            <image:title>On Bir</image:title>
            <image:caption>Konstantinopolis, 1185 
Patrikhanenin yüksek duvarları arasında, yeni doğmuş bir bebeğin sesi duyuluyor. 
Onu hayatta tutmaya gönüllü üç rahip de kimi büyüteceklerini 
henüz bilmiyorlar. 
 
Venedik, 1201 
Dördüncü Haçlı Seferleri hazırlıkları yapılıyor. 
Meydanlarda ölecek olanlar bu seferin gerçek sebebini bilmiyorlar. 
 
Antarktika, 1979 
Dışarıdan bakınca görünmeyen bir bilim üssü, baba kız olağanüstü projeler üzerinde çalışıyorlar. 
Yaptıkları deneylerin sonucunda varacakları yeri henüz bilmiyorlar. 
 
İstanbul, 2019 
Üniversitede küçük bir oda, gizemli bir kâğıdın başında toplanmış üç akademisyen. 
Hayretle çözmeye çalıştıkları mektubun nereden ve nasıl geldiğini bilmiyorlar. 
 
Hayır, bu hikâye; tarih, bilim, savaş, gizemli ilimler ve din hakkında değil. 
Ancak, hepsinin üzerinden ve içinden yürüyerek geçiyor. 
İstanbul&apos;da gezinirken &quot;Yoksa?&quot; demenizi sağlayacak sorular ve cevaplarla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103776</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78848f86-ae80-43da-93a9-baa82d766235.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçkakan Piki</image:title>
            <image:caption>Ağaçkakan Piki, ağaçların kabuklarını gagalayarak, altında gizlenmiş tırtıl ve böceklerle beslenirmiş. Sadece beslenmiyormuş ama…
Ağaç gövdelerini ritim tutarak gagalıyormuş. Ormandaki tüm hayvanlar, Piki’nin ritmini gürültülü bulurken Bilge Baykuş hiç de öyle düşünmüyormuş. Bilge Baykuş ile konuşmak Piki’yi cesaretlendirmiş. Hayalini gerçekleştirmeye karar vermiş.
Piki’nin hayali neymiş? Bilge Baykuş, Piki’yi nasıl cesaretlendirmiş? Piki hayalini gerçekleştirebilmiş mi?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103777</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/888718de-5105-4cd1-a629-bea958d1ead1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hizmetçi</image:title>
            <image:caption>40&apos;TAN FAZLA DİLE ÇEVRİLDİ! 
 
“Ben hizmetçinizim. Sizin hakkınızda çok şey biliyorum ama gerçekten düşünürsek siz benim hakkımda ne biliyorsunuz?” 
 
Kırmızı kadife halıları, altın yılanlı tırabzanları ve zümrüt yeşili koltuklarıyla Büyük Regency Otel’e hoş geldiniz. İçine kapanık karakteri, tuhaf davranışları ve temizliğe olan takıntısıyla Hizmetçi Molly’nin tüm dünyası ninesi öldüğünden beri bu prestijli otel olmuştur. Her sabah temiz üniformasını giymekten, arabasını minyatür sabunlar ve şişelerle doldurmaktan, yastıkları kabartmaktan büyük zevk alır. Konukların tozlarını ve sırlarını süpürmekte ise tam bir ustadır. 
 
Molly’nin temizleyemeyeceği hiçbir şey yoktur... 
Ta ki bir odada ceset bulana kadar... 
 
Bu olaydan sonra Molly, aniden cinayet davasında baş şüpheliye dönüşür ve kendini anlayamadığı bir yalanlar ağının içinde bulur. Tüm bu gizemleri çözmek, Molly’nin bir zamanlar düzenli olan dünyasını altüst edecektir. 
 
Nita Prose’tan Hizmetçi beklenmedik sürprizlere sahip, insanlara farklı açılardan bakmayı öğreten ve her şeyin göründüğü gibi olmadığını anlatan mizahi bir suç gerilim romanı. 
 
Öldürülen bir müşteri, çılgın çalışanlar ve tuhaf bir hizmetçi... 
Lüks bir otelin perde arkasını keşfetmeye hazır olun! 
 
“Büyüleyici, yürek ısıtan, ustaca yazılmış ve zekice hazırlanmış özgün bir olay örgüsüyle bu olağandışı suç romanı, okurda sıcak bir gülümseme bırakacak.” −Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103778</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89345e7d-a7b0-4044-9f62-6ed0dd56900b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Uyku Alışkanlığı: Mutlu Çocuk Gece Boyu Kesintisiz Uyku Rehberi</image:title>
            <image:caption>·         Sağlıklı uykunun bileşenleri nelerdir? 
·         Sağlıklı uyku neden önemlidir? 
·         Uyku sorunlarının çözümleri nelerdir? 
·         Bebeklikten ergenliğe sağlıklı uyku alışkanlıkları nasıl kazanılır? 
 
Çocuklarını kolaylıkla uyutmak isteyen ebeveynlerin başucu kitabı 
 
 
Çocuk doktorları ve uyku araştırmacıları arasında önde gelen isimlerden biri olan Marc Weissbluth, bebeklikten ergenliğe kadar çocukların uyku problemlerini çözme konusundaki çığır açan yaklaşımını anne-babalarla paylaşıyor. Doğal uyku döngüleri çerçevesinde yararlı alışkanlıklar oluşturmaya yönelik ilkeleri adım adım ve anlaşılır biçimde açıklıyor. 
 
İlk olarak 1987 yılında yayımlanan Sağlıklı Uyku Alışkanlığı: Mutlu Çocuk, özellikle internet ve sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte ebeveynliğin yeni dinamikler kazanması ve uyku sorunlarının artması sebebiyle güncellenmiştir. 
 
Dr.Weissbluth, bilgileri daha da verimli bir şekilde sunmak için yeniden düzenlediği bu değerli çalışmasında uyku sorunlarının çözümüne ve ebeveynlerin çocuklarını uyutmaya çalışırken yaptığı hatalara odaklanıyor. Bebek ve çocuklarda sağlıksız uyku alışkanlığı çözülmediğinde sorunun kalıcı olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca uyku ile mizaç arasında yakın bir ilişki olduğunu ve uyku sorunlarının bebeklerde kolikle bağlantısını ortaya çıkaran Dr. Weissbluth, çocukların uyumayı öğrenmesine yardımcı olmak için kullandığı yöntemi “uyku eğitimi’’ olarak tanımlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103779</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ec5466-f6d7-4559-90dc-af3c1d00f231.jpg</image:loc>
            <image:title>Okula Uyum Ve Erken Okuryazarlık</image:title>
            <image:caption>Erken okuryazarlık becerileri, okuma ve yazmayı değil çocukların okuma ve yazmaya ilişkin önkoşul bilgilerini, tutumlarını, davranışlarını ve becerilerini ifade etmektedir.  Erken okuryazarlık becerilerinin temel bileşenleri erken yıllarda kazanılmaktadır. Okul öncesi dönemde bu becerilerin geliştirilmesi ve desteklenmesi oldukça önemlidir. Erken çocukluk döneminde geliştirilen okuryazarlık yeteneği, yetişkinlik döneminde edinilmesi gereken okuryazarlık yeteneği üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. 
  Okul öncesi eğitimde gerek çocukların okula uyum sağlama sürecinde gerekse erken okuryazarlık becerilerinin desteklenmesinde en önemli görev öğretmenlere düşmektedir. Öğretmenlerin okula uyumu etkileyen etmenlerin neler olduğu ve erken okuryazarlık becerilerinin nasıl desteklenebileceği hakkında bilgi sahibi olmaları hem kendi uygulamalarını belirleyebilmeleri hem de ebeveynleri yönlendirebilmeleri açısından yol gösterici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103780</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4852b9-f332-4384-b5cd-f3a3b3e478b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sert Çehre</image:title>
            <image:caption>Her şeyden o dedikoducu kadın sorumluydu. 
Savaş’la Yüsra’yı yan yana gördüğü gün o asılsız 
dedikoduları çıkarmasaydı tüm bunlar başlarına 
gelmeyecekti. Alınan hiçbir kararda Yüsra’nın 
fikri sorulmadığı gibi yıllarca abi dediği adamla 
zorla evlendirilmek isteniyordu. Bu bir kâbus 
olmalıydı ve Yüsra gözünü açtığında Savaş yine 
ona “ufaklık” diye seslenmeliydi. 
 
Adının anlamı kolaylık olmasına rağmen Yüsra’nın 
hayatında hiçbir şey kolay olmamıştı, olacağa da 
benzemiyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103781</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a647111-f59c-4115-8a03-a52b0f5f24a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Eğitiminde Serbest Oyun Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimin önemi her geçen gün daha fazla anlaşılmakta bunun için politikalar geliştirilmekte, yatırımlar yapılmakta, eğitim programları geliştirilmekte ve bu eğitimi verecek öğretmenler yetiştirilmektedir. Günümüzde okul öncesi eğitimde okullaşma oranının artırılmasına yönelik çalışmalara bakıldığında her çocuğun en az bir yıl okul öncesi eğitim kurumuna devam edebilmesi için gerekli imkanların oluşturulmasına gayret edildiği görülmektedir. Ancak çocukların bu eğitimle buluşturulmasının önemli olduğu kadar, onların ihtiyacına cevap verebilecek, bütünsel gelişimlerini destekleyecek, iyi ve nitelikli bir eğitim ortamının sunulması da oldukça önemlidir. 
  Bu eserde, oyunun çocuk açısından ne denli kıymetli ve vazgeçilemez bir aktivite olduğu vurgulanırken aynı zamanda okul öncesi eğitim kurumlarında serbest oyun etkinliklerinin (oyun zamanı) önemi ve özellikle sınıf içi oyun ortamlarının düzenlenmesinin önemine yer verilmiştir.  Ayrıca okul öncesi eğitimde oyun temelli eğitim ilkesi çerçevesinde oyunun diğer etkinliklerle bütünleştirilerek ne şekilde kullanılabileceğinin örnekleri sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103782</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdd3fb34-550f-4c08-baec-c8fb36138e66.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehrazat’ın Son Sözleri</image:title>
            <image:caption>“Eeee... Bekliyorum,” dedi Evren. Yine gülümsüyordu. Bu 
gülümsemeyle tutsaklığını daha iyi anlıyordu artık Şehrazat. 
Pardösüsünü aldığı yere bıraktı. Az önce kalktığı sandalyeye 
yeniden oturdu. Evren de geniş ve üzeri yastıklarla dolu, rahat deri kanepenin tam ortasına yayılmıştı. “Anlat bakalım...” dedi. 
Şehrazat, sırf büründüğü rolden sıyrılabilmek için, zorla da olsa gülümsedi. İçine dolan ölüm korkusunu ezdirmemeliydi. 
“Peki, dinle o hâlde...” 
Kimbilir, belki her ikisinin de kaderini değiştirirdi hikâyelerin 
sihri, sırrı, sahihliği. 
Anlatacaktı Şehrazat. Yaşayabildiği kadar. Kelimeleri kadar. 
Nefesi kadar. Nereye kadar gidebilirse, nereye kadar varabilirse, 
o kadar anlatacaktı... Son sözlerini söyleyene değin direnecekti. 
 
 
Binbir Gece Masalları’nın Şehrazat’ını duymayan yoktur... Onu tasvir eden resimlere baktığınızda tüller içinde, allanıp pullanmış, yumuşacık yastıkların üzerine yan devrilmiş, keyfi yerinde bir kadın görürsünüz çoğunlukla. 
 
Peki, gerçek öyküsü bu mudur? 
 
Esasında, her gün bakire bir kızla evlenip sabahına kafasını vurduran Pers şahını birbirinden heyecanlı öyküleriyle meşgul ederek canını kurtarmaya çalışan bir kadındır Şehrazat. Kendi gibi olanlara reva görülmüş makûs talihi bir kez olsun alt etmeye çalışan, silah yerine sözcüklerini kuşanmış cabbar bir savaşçı. 
 
Ece Erdoğuş Levi, bu romanla Şehrazat’tan devraldığı mirası sayfalara taşıyıp her gün dövülen, istismar edilen, ırzına geçilen ve katledilen kadınların öykülerini anlatıyor. Ölümün soğuk özlerinin içine bakarak, benzeri hikâyelerin bir daha hiç yaşanmaması umuduyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103784</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66181be0-23cb-4c75-bddb-f882d539086f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Kurumlarında Uygulama Dersi Rehberi</image:title>
            <image:caption>Çocuğun bir erken çocukluk eğitim kurumuna kayıt olması ile bağımsızlaşma ve toplumsallaşma yolculuğu kuvvetlenir. Bu süreçte kurumun üzerine düşen; fiziksel ve niteliksel özelliklerini çocukların gelişim dönemine ve benimsediği erken çocukluk eğitim yaklaşımına özgü tasarlamasıdır. 
  Temellerin atıldığı, en hızlı gelişmelerin yaşandığı öğrenme, keşif ve merak duygusunun zirvede olduğu dönem olarak bildiğimiz erken çocuklukta bağlam çok şey demektir. Öğrenmeye ve harekete dair enerjisi hiç bitmeyen çocuğun gelişim alanlarının her biri için deneyimler yaşayacağı ortamlar sunan çevre, çok yönlü ve tüm detayları düşünülerek planlanmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103785</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef69f506-65fa-407d-9602-67797df2dacc.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>Değerlendirmenin özel eğitimde çok önemli bir yeri vardır. Çünkü Özel eğitimin her aşamasında değerlendirme yapılmaktadır. Bu aşamalar; tarama amacıyla, öğrenciye tanı koyma amacıyla, özel eğitime uygunluğuna karar vermek için, bireyselleştirilmiş eğitim programını hazırlama amacıyla, gelişimin gözlenmesi amacıyla ve programın değerlendirmesi amacıyla değerlendirme yapılmaktadır. 
  Bu altı aşamada yapılan değerlendirmelerden özellikle “bireyselleştirilmiş eğitim programını hazırlama amacıyla, gelişimin gözlenmesi amacıyla ve programın değerlendirmesi amacıyla değerlendirme” okullarda özel eğitim öğretmenleri tarafından uygulanacaktır. Özel eğitim öğretmenleri okullarda göreve başladıklarından yapacakları ilk işlerden birisi öğrenciler için bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlamaktır. Bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlamak için ise öğrencinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kitap öğretmenlere ve öğretmen adaylarına göreve başladıkları öğrencilerini nasıl değerlendirip bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlayacakları ve öğrencilerindeki gelişmeleri nasıl değerlendirecekleri konusundaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103786</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f39f5c1-8baf-4260-a83c-af976cad02a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasinin Gerilemesi Ve Yükselişi: Antik Dönemden Günümüze Uzanan Küresel Bir Tarih</image:title>
            <image:caption>Demokrasinin yükselişinin tarihsel anlatımları, Antik Yunan ve Rönesans öncesi Avrupa’ya odaklanma eğilimindedir. Birkaç bin yıla yayılan örneklerden yola çıkan David Stasavage, öncelikle devletlerin neden demokratik ya da otokratik yönetim tarzları geliştirdiğini ele alıyor ve erken demokrasinin, zannedilenin aksine, zayıf bir devlette ve basit teknolojilerle küçük yerlerde bile gelişme eğiliminde olduğunu savunuyor. Amerika’dan Mezopotamya’ya, hatta sömürge öncesi Afrika’ya kadar birçok farklı coğrafyada, demokratik uygulamaların var olduğunu dile getiren David Stasavage, bu kapsamlı çalışmasında, hikâyenin tahmin edilenden katbekat zengin olduğunu göstermek adına çok daha öncesine uzanan küresel kanıtlardan yola çıkıyor. David Stasavage, erken demokrasinin dünyadaki yaygınlığına değinerek onların nerede ve nasıl yükseldiğini –ne zaman ve neden gerilediğini– anlamanın, yalnızca yönetimlerin tarihi ekseninde değil aynı zamanda modern demokrasilerin çalışma biçimleri ve gelecekte nerede açığa çıkabileceği ekseninde de önemli bilgiler sağlayacağını öne sürüyor. 
 
    Demokratik kaygıların hızla çoğaldığı günümüzde Demokrasinin Gerilemesi ve Yükselişi, siyasi kurumların büyümesini yepyeni bir tarzda ele alıyor ve modern yönetim biçimlerinin kökenlerine önem veren herkes için şaşırtıcı dersler sunuyor. 
 
 
&quot;Demokrasi, insan toplumlarında doğal olarak oluşan bir durumdur. Bir tek bu fikir bile, Stasavage’ı geçmişe bakan pek çok teorisyenden ayırır.&quot; 
 
                                                             – Justin Kempf, Democracy Paradox 
 
 
&quot;Demokrasi ve otokrasinin gelişimini canlandırıcı ve ilişkisel bir şekilde analiz eden olağanüstü bir kitap.&quot; 
 
                                      – Simon Sebag Montefiore, BBC Tarih Dergisi 
           [BBC Tarih Dergisi’nin 2020’nin En İyi Kitapları arasında]</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103787</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df63131-3dd8-49eb-9e49-d972d2c8ed7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Technology İntegrated EngLish Language Teaching</image:title>
            <image:caption>The use of technology in language teaching and learning, including its capacity to support learner-centered instruction, involving students in the learning process and boosting motivation and the acquisition of fundamental skills has been subject to numerous studies. To add a modest contribution to the literature on technology and English language teaching, the purpose of this book, Technology Integrated English Language Teaching is to highlight the value of integrating learning technologies into language teaching and to provide a general overview of resources available for technology integrated language teaching. 
This book includes valuable viewpoints that encourage English language teachers to improve students’ learning by utilizing technologies. Besides discussing the use of various technologies, some chapters have also attempted to demonstrate the field’s evolution during the Covid-19 pandemic. This book tries to provide a perspective about how to incorporate technology into language education underlining the importance of teachers’ willingness, pedagogy, assistance and training. The chapters also present that when applied properly, technology has a lot of benefits for both teachers and students.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103788</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1b726e-ed41-455d-9055-c031f7ffb04d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz</image:title>
            <image:caption>Man Booker finalisti Ali Smith’in “Mevsimler 
Dörtlemesi” adlı serisinin son romanı, hafızayı, 
affetmeyi, hafife almayı ve ânı yakalamayı öven, 
düzyazı şeklinde yazılmış bir şiir.” 
– The New York Times 
 
 
Bu, değişimin eşiğindeki insanlar hakkında bir hikâye... Karakter- 
leri aynı ailenin üyeleri ama birbirlerine çok yabancı olduklarını 
düşünüyorlar. Böylesi bir gerçek ortada duruyorken temel sorular- 
dan birinin dillendirilmesi de çok vakit almıyor: Aile dediğin ne- 
dir? Sınırları nerede başlar, nerede biter? Ve ortak hiçbir şeyleri 
olmadığını düşünen insanlar, sadece aynı aileye üye oldukları için 
bu gerçeği görmezden gelebilirler mi? 
 
Vivaldi’nin Dört Mevsim’de notalarla yaptığı neyse Ali Smith’in 
Mevsimler Dörtlemesi’nde sözcüklerle yaptığı da o... Bu, kusursuz 
bir kaos, anlatılması ya da özetlenmesi mümkün görünmeyen bir 
metin senfonisi ki, bu kitapla nihayete eriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103789</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1486163-6070-48e5-80af-9488d977b87e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Düşünme Becerileri -2</image:title>
            <image:caption>Dikkat ve Düşünme Becerileri 1
3 kitaptan oluşan serinin 2. kitabıdır.
Dikkat ve Düşünme Becerileri çalışmaları, çocuklarımızın etkili öğrenme sürecine katkı sunmak için hazırlanmıştır.
Dikkat ve Düşünme Becerileri 1 çalışmamızda, her bir etkinlik bir amaç doğrultusunda hazırlanmış ve sıralanmıştır.
Yayınımızın eğitimcilere ve ailelere yardımcı olması dileğimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103790</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78c4a06b-7da1-4941-ae0e-de9448574c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Girl Süper Olmak</image:title>
            <image:caption>“Tamaki ve Jones, Supergirl’ün gerçekçi ve dokunaklı ilişkilere 
         sahip eğlenceli, içten bir versiyonunu yaratmışlar...” 
                            —Publishers Weekly 
 
            “Etkileyici bir biçimde göze çarpıyor.” 
                                   —Booklist 
 
             “Muhteşem bir ahenk yakalamışlar.” 
  —School Library Journal, Good Comics for Kids 
 
 
Kara Danvers çok güçlü. Uçabiliyor. Dünya’ya 
bir uzay mekiğiyle zorunlu iniş yaptı. Ama 
onu en çok endişelendiren şeyler, birden fazla 
takımın katıldığı atletizm yarışmasını kazan- 
mak, 16. yaş gününü kutlamak ve yüzündeki 
devasa sivilce. Ve en yakın arkadaşları ile 
biraz-sinir bozucu-ama-kesinlikle-sevgi dolu 
üvey ailesinin yardımıyla onu rahatsız eden 
rüyalarını -başka bir dünyanın paramparça 
görüntülerini- geride bırakabilir. 
 
Durumu, küçük kasabası Midvale’i parçala- 
yan... ve geçmişine dair hep gizli kalacağını 
sandığı sırlarını açığa çıkaran depreme kadar 
böyleydi. 
 
Artık Kara’nın inanılmaz güçlerinin seviye- 
si son hızla artıyor ve güvendiği insanların 
tüyler ürpertici gizli planları olduğu ortaya 
çıkıyor. Doğduğu dünya ile bildiği tek dünya 
arasında seçim yapma zamanı geldi. Kara, 
hem kasabasını kurtarıp hem de süper olma 
nın bir yolunu bulabilecek mi? 
 
New York Times çok satan ve Caldecott Ma- 
dalyası ödüllü yazar Mariko Tamaki (This 
One Summer, Harley Quinn: Kırık Cam) ve 
Eisner adayı çizer Joelle Jones (Lady Killer, 
Catwoman) güçlerini muhteşem bir yetişkinli- 
ğe geçiş hikâyesi için birleştiriyorlar. Bu daha 
önce hiç görmediğiniz Supergirl ve tamamen 
yeni sayfa düzeni ve yeni renkleriyle size su- 
nuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103791</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea50d3ff-d94f-4cf2-8c1f-7a82290cc613.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Chandra Mutluluğunu Arıyor</image:title>
            <image:caption>Profesör Chandra, karmaşık problemleri 
çözmede uzmandır. Çözemediği bir 
şey varsa o da “mutluluğun” sırrıdır. 
 
 
Başarılı, yetkin ve bilgili bir profesör bu hayattan 
başka ne isteyebilir ki? Chandra, iş hayatında 
çok başarılı bir profesördür. Fakat aynı şeyi aile 
hayatı için söylemek oldukça güç. Kaçırdığı Nobel 
ödülü, geçirdiği kaza, ailevi sıkıntıları onu bir 
yolculuğa çıkmaya zorlar. Mutluluğu aramaya çıkan 
Chandra’nın hikâyesi, kalpleri ısıtacak ve okuyan 
herkesin içinde saklı kalan duygulara dokunacak. 
 
Baştan sona güldürürken düşündüren, kendinizi 
terapi seansında gibi hissedeceğiniz, bir solukta 
                                      okuyacağınız bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103792</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4be9cce-0b3a-4063-8413-14d4a44553f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Riot Biraderler Keskin Nişancı, Eğlenceli Külot ve Hayatın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Riot Biraderler Kural 1: 
Her gün heyecan verici 
bir şey yap! 
 
Bu kolay bir iş değil ancak Wilbur ve Orville Riot bu meydan okumaya hazır. Bir banka soyguncusunu yakalamak, evi temizlerken gizli bir hazine bulmak ya da kötü bir kralı tahtından etmek... Bunlar Riot Biraderler için günlük heyecanlardan ibaret! 
 
Riot Biraderler zeki, yetenekli ve kesinlikle çok komikler! Hmm... Kabul edelim, bazen de çok sinir bozucu olabilirler. Maceralara atılırlar, oyunlar uydururlar ve bunlar olurken tüm aksaklıklara rağmen her zaman sonunda zirveye çıkarlar. 
 
Riot Biraderlerin kısa hikâyeleri, uyumadan önce keyifli bir okuma serüveni sunar. Ama yine de dikkatli ol! Eğlenceli Külot veya Kızartma Tavası Oyunu oynayarak bütün gece uyanık kalmak isteyebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103793</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e96fda3-5644-4269-8196-a354b11adef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Riot Biraderler 2 Tükürüklü ve Tehlikeli</image:title>
            <image:caption>Orville ve Wilbur Riot hiçbir zaman maceradan uzak kalamaz ve Riot Biraderlerin on beşinci kuralı bellidir: 
Aynı görevi iki defa yapamazsın! 
 
Şimdi daha fazla oyun, daha fazla görev ve daha fazla eğlence ile yeniden aramızdalar. Bir gün acımasız suçluların peşine düşen birer casus olurlarken, ertesi gün film yıldızı olurlar. Ama ister GÜLE GÜLE BÖCÜK oynarken böcekleri fırlatsınlar, ister “G”EĞİŞİM “D”ÜNÜ için akla gelebilecek her şeyi değiştirsinler... Değişmeyen tek bir şey var! 
O da Riot Biraderleri hiçbir zaman yapacak bir şeyleri yokken bulamayacağınızdır! 
Sonuçta, onların da dediği gibi... 
 
Kötü bir gün ağız kokusu gibidir. 
Bu konuda bir şey yapmazsan daha da kötüleşir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103794</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59755790-7ac5-4e05-9670-5108a27b381c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya İşte Böyle Yönetilir Küresel Gücün Gizli 22 Stratejisi</image:title>
            <image:caption>“Merdiveni Devirmek”, “Şampanya Kadehleri Kulesi”, “Katır 
ve Eyer Çantaları” gibi sıradışı başlıklarıyla Dünya İşte 
Böyle Yönetilir yüzyıllar boyunca ülkelerin güçlerini koruyup 
güçlendirmek için uyguladıkları manipülasyon stratejilerinin 
açıklayıcı bir analizi. 
 
Küresel siyasetten daha insafsız bir şey var mı? Avrupa, Rusya, 
Çin, Kore, Suriye, Ortadoğu... Nereye bakarsanız bakın, küresel jeopolitik güç oyunları çağında yaşadığımızı göreceksiniz. 
Pedro Baños, bu kitapta bizi ülkeler arasındaki bu egemenlik oyunlarının bilinmeyenlerine götürüyor. 
 
İttifaklar, manipülasyon, rekabet, psikolojik savaş... Baños, bahisleri yüksek olduğu bu oyunu, uluslararası alanda nasıl hareket edileceğine ve nasıl etki yaratılacağına dair 22 evrensel kuralla ifade ediyor. 
 
Stratejik gücün gerçekte nasıl işlediğinin sırlarına dair son derece sürükleyici bir yol haritası. 
 
“Baños bize bilmediğimiz veya tahmin etmediğimiz bir şey söylemiyor, ancak hepsini şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklıyor, belgeliyor ve özetliyor. Dünya İşte Böyle Yönetilir, roman gibi soluksuz okunacak bir eser.” 
 
– Ima Sanchís</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103795</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c890d5-f7c2-444a-821f-6d7fd71389cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Çizilmiş Beth</image:title>
            <image:caption>Mabel... Kendisi ablam olur! 
 
Bir defa sanat kitabıma çizdiğim otoportrelere gizlice bakmış ve de beğenmemiş. Buna hiç şaşırmadım çünkü o kendisinden başka kimseyi ve hiçbir şeyi beğenmez. 
O günden beri bana Kötü Çizilmiş Beth diye sesleniyor. 
 
Sinir oluyor muyum? 
Evet, hem de çok... 
 
Olağanüstü çılgın ailem ve arkadaşlarımla tanışmak için sabırsızlanıyorsan, hadi gidelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103796</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce10aa2-3d3b-4271-a794-ff607cbb3cf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihnin Mekanizması Hafızayı ve Yaratıcı Potansiyeli Güçlendirmek İçin Zihnin Nasıl Çalıştığını Anlamak</image:title>
            <image:caption>Zihnin Mekanizması adlı çalışmasında Edward de Bono, zihnin nasıl çalıştığı, bilgiyi nasıl işlediği ve düzenlediği konusundaki özgün teorilerini takdim ediyor. Kitabın ilk kısmında zihnin yüzeyine odaklanan Edward de Bono, özellikle hafızanın işleyiş mekanizmasını suyun çeşitli yüzeylerdeki akışı, ampuller ve jöle gibi analojiler üzerinden görsel imgelerle zenginleştirerek zihnin 
çağrışımsal kapasitesini ortaya seriyor. Kitabın ikinci kısmında düşünme türlerine odaklanan Edward de Bono, 
“doğal düşünme”, “mantıksal düşünme”, “matematiksel düşünme”nin yanına bir de “yanal düşünme”yi koyarak yaratıcı düşüncenin sınırlarını araştırıyor. Yanal düşünmeyle problemlere yeni bir açıdan bakmaya öneren Edward de Bono, dikey düşünme modelinin düşünceye ket vuran 
“HAYIR” duvarı yerine yatay düşünme modelinin yaratıcı potansiyelini öne çıkaran “PO”yu icat ediyor. 
 
Zihnin Mekanizması yaratıcı düşünce vasıtasıyla yaşama yepyeni bir surette bakabilmenin kapısını aralamak isteyen okurlar için eşsiz bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103797</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a917d4d-4558-45ca-820a-da4181351bf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamusal Alan, Yabancılaşma ve Hegemonya Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>İçinden geçmekte olduğumuz çok boyutlu ekonomik krize rağmen, AKP’nin, siyasal alanda iktidarını sürdürmesi; kamu kurumlarında, kadrolaşmayı tamamlaması; özel sektörde etki gücü artan sermaye grupları aracılığı ve tahakkümüyle farklı-kendine karşıt sermaye gruplarının etkisini massetmesi; kamusal alanda, kurduğu hegemonyayla başta yazılı ve görsel medyada olmak üzere farklı seslere alan bırakmaması; kentleri uzun yıllardır yönetmesinden kaynaklı kurduğu ilişki ağlarıyla siyasal gücünü konsolide etmesi ve nihayet muhafazakar, dindar vakıflar ve cemaatler aracılığıyla karşılıklı işleyen bir çıkar-rant ağı kurması somut bir gerçeklik olarak karşımızda dururken; yapılan kamuoyu araştırmalarının sonuçlarına göre, AKP’nin, eskiye göre oy kaybetmesine rağmen halen birinci parti olarak görünmesi; toplumda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın normal seçimler yoluyla Cumhurbaşkanlığını bırakmasının mümkün olmadığı kanısı; liberal demokratından sosyal demokratına, radikal demokratından sosyalistine kadar muhalif bütün siyasal yapılanmaların, toplumu ikna edici bir gelecek projesi sunamaması; özellikle genç eğitimlilerin, ülkeden umudunu keserek yurt dışına gitmeye çalışması gibi durumlar, özellikle solun ve sosyalistlerin önünde büyük bir handikap olarak durmaktadır. 
  Bu çalışmamızda öncelikle bu handikabı aşmak için kamusal alan, yabancılaşma ve hegemonya kavramlarının içeriği, kapitalist sistemin ve kültür endüstrisinin yabancılaştırıcı etkisi, sermaye birikim rejimleri ve hegemonya projeleri aracılığıyla burjuva  kamusal alanın nasıl oluşturulduğu, AKP hegemonya projesinin unsurları, geçmişten bugüne yürütülen hegemonya mücadelesi, karşıt hegemonya projesinin ve karşıt (Proleter) kamusal alanın oluşturulabilmesinin olanakları, ipuçları tartışılmış ve alternatifler ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103798</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d2903aa-a9fa-4146-b659-777c5d435095.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıklamalar</image:title>
            <image:caption>Kelimeler, dile gelip yazıya döküldükçe gerçeklikten uzaklaştırırlar çoğu zaman. En sağlam, en kadim sözler bile mutlak hakikati ifade edebilmek bağlamında sadece birtakım işaretlerden, sembollerden ibarettir. Yazar, insana, topluma ait en yalın, en zengin, en açıklayıcı dillerin ürünü olan en güzel, en kudretli cümlelerin bile evrensel ve içsel gerçeklik karşısında sadece başarılı bir işaret, tesirli bir uyaran ya da kulağa hoş gelen bir sayıklamadan ibaret olduğuna inanmasına istinaden, son yıllarda, inişli çıkışlı hayatının ve içsel dalgalanmalarının neticesi olarak  karaladığı birtakım yarım yamalak şiirleri,  ancak bir hezeyan ya da sayıklama olarak görmekte ve isimlendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103799</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6433acc1-d0ff-4dcc-8fa0-0d38bc344651.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya</image:title>
            <image:caption>İnsanların bazı gerçekleri görememesinin ne büyük bir nimet olduğunu hatırladığında yüzünü ve ruhunu kaplayan hüzün biraz olsun hafifledi. Bütün gerçekleri görebilen bir insanın hayatı nasıl olurdu acaba? Bir anda hayalinde yemek yiyen bir aile canlandı. Yemek yenilen masa havada duruyor gibiydi. Yanlış görmüyorsa ayaklarında 2 tanesi yoktu. Masanın etrafında oturanlar yarım kaşıklarla, dişleri olmayan çatallarla, kırık dökük tabaklardaki yemeği yemeye çalışıyorlar ancak yemekte öyle garip görünüyor ki hangi yemek olduğu anlaşılmıyor, yarısı olmaya tabağın bir bölümünde bulunan yemek ne sulu yemeğe benziyor ne de katı bir yemeğe benziyordu. Yemek jel kıvamında görünüyor ancak bazı bölümleri o kadar sertleşmişti ki kaşığa almak bile mümkün olmuyordu. O da ne dişlerini yaptırdıkları babaanne takma dişlerinin bir kısmı olmadığı için dakikalarca ağzındaki yemeği çiğneyip duruyor, annesinden bir dilim ekmek isteyen çocuk annesinin uzattığı elindeki boşluğu tutmaya çalışıyor. Yeni aldığı kol saatini göstermek ister gibi kolunu her uzattığında saatine bakan babanın saatinde yelkovan ve akrep bulunmadığı için zamanı gösteremiyor, gereksiz bir ağırlık olarak kolunda taşıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103800</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d572e6b-243e-4031-a5e5-a895e6a21eff.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Nesin Masa Takvimi</image:title>
            <image:caption>Bir Dünya Oyuncak başlığını taşıyan masaüstü takvimimiz, İstanbul Oyuncak Müzesi koleksiyonundan Sunay Akın’ın seçtiği en güzel parçaları masanıza taşıyacak. Yıl boyu hep beraber olmak, hiç ayrılmamak umuduyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103801</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d268cc30-cd38-4389-8d9c-8645a711a6fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Haaland</image:title>
            <image:caption>Gol makinesi: Erling Haaland 
Dünya artık Erling Haaland&apos;ın oyun alanı. 
Norveçli genç oyuncu, UEFA Şampiyonlar Ligi&apos;nde 20 gol barajına, en az maçta ve 
en genç yaşta ulaşan oyuncu rekorunu kırarak dünya futbol tarihine geçti. 
Manchester City’de forma giyen ve kısa sürede olağanüstü başarılara imza atan Haaland’ın çocukluktan profesyonelliğe uzanan ilginç yaşam öyküsünü bu kitapta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103802</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07322d7f-0e7b-4de7-abf9-cac6988556e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılıklar Üzerine - 1</image:title>
            <image:caption>BAĞIMLILIKLAR ÜZERİNE-I 
(DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLARIN ÇEŞİTLİ GÖRÜNÜMLERİ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103803</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95c2a8d-3342-4b3c-9cc9-223fa56712a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Astroloji Ajandası 2023 / &quot;Sor Fındığım&quot; (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SOSYAL MEDYANIN ETKİLİ İSİMLERİNDEN ELİFLİ ASTROLOJİDEN 2023 YILI İÇİN KAPSAMLI BİR AJANDA 
 
2023 yılının her günü için size yol gösterecek, planlarınızı gökyüzünün konumunu göre yapabileceğiniz küçük ipuçları içeren bu ajanda astroloji bilginiz olmasa bile size günün kalitesi ve niteliği hakkında bilgi vermek ve bu bilgiler doğrultusunda o günü en verimli şekilde geçirmeniz adına hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103804</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d3a04c-0c25-4d93-90fd-21e2a7a96a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Majestelerinin Gemisi Beagle Günlüğü (1831-1836)</image:title>
            <image:caption>Evrim teorisi deyince akla hiç kuşkusuz Darwin kadar onun Beagle seyahati ve Galapagos Adaları gelir. Bilim tarihinde popüler kültüre de mal olmuş böyle pek az hikâye vardır. Bu Günlük, Aralık 1831’de başlayarak beş yıl kadar süren olağanüstü bir doğa yolculuğunun antropolojik gözlemler de içeren sadık ve içten anlatısı olmanın yanı sıra bilimsel bilginin üretimine ve Evrim düşüncesinin adım adım ortaya çıkışına tanıklık etmesi bakımından da benzersizdir. 
 
“Yolculuk, denizlerde ve ırmaklarda Beagle adlı hidrografya, açınsama ve ölçümleme gemisiyle ya da onun güvertesinde taşıdığı çeşitli türde teknelerle yapılmıştır. Adalar ve anakaralardaysa ormanlarda, çayırlarda, dağlarda, su basmış topraklarda, ırmaklarda ya da ırmak boylarında, çöllerde, vadiler ve ovalarda, kimi zaman at, kimi zaman katır sırtında ya da yaya gerçekleştirilmiştir. Darwin büyük zorlukları ve tehlikeleri göze almış, kimi zaman uzun süren hastalıklar yaşamıştır.” 
 
Darwin’in seyahatteyken Britanya’ya yolladığı mektuplar, fosil örnekleri ve hayvan numuneleri, eski öğretmeni Henslow aracılığıyla İngiliz doğabilimcilerine aktarılıyor, Darwin’in ünü bu sayede gittikçe yayılıyordu. Beagle 2 Ekim 1836’da Britanya’ya döndüğünde saygın bir doğabilimci olarak tanınmıştı. Kalan hayatını İngiltere dışına yolculuk etmeden, üretken ve saygın bir doğa bilimci olarak geçirecek, temelini Beagle seyahati boyunca attığı Evrim teorisini geliştirecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103805</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b3b2f9d-31eb-4001-bc5b-1c7c7ee6c93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Neden Önemlidir?</image:title>
            <image:caption>“Pek çok kişi için şiir bir şey ifade etmez” diyor Jay Parini kitabının başında. Ama bu genellemeyi görmezden gelerek şiir, dil, şiirin anlamı ve zihinler ile hayatları değiştirme gücü üzerine derin bir inceleme sunuyor. 
 
Kendisi de şair olan başarılı eğitmen Parini; Aristoteles, Horatius, Longinus gibi yüzyıllar önce şiiri savunmuş insanları ele alarak başlıyor, sonra Wordsworth, Coleridge, Shelley, Eliot, Frost, Stevens ve daha pek çok başarılı şairin şiir savunularını inceliyor. Okurun şiirsel ses, metaforun gizemi, özgünlük ve özgürlük üzerine düşünmesini sağlayan yazar, gelenekle nasıl bir bağ kurulması gerektiğini de ortaya koyuyor. 
 
Parini anlaşılmaz terimler ve karmaşık yorumlardan uzak durduğu bu kitabını “şamatacı” kültürün gürültüsü yüzünden zaman zaman unutulan bir gerçeği gün yüzüne çıkararak bitiriyor: “Şiir önemlidir çünkü yokluğunda yarım yaşarız, yaşamın sunduğu olanakların tam anlamıyla bilincinde olamayız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103806</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c5497d-74bb-421f-a929-264e4fa155f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Benekli Hem Güzel Hem Akıllı</image:title>
            <image:caption>Benekli’nin annesiyle babası onu “benim güzel kızım” diye severlerdi. 
Uğurböceği güzel olmaktan hoşnuttu, ama ne faydası vardı bunun? 
Onun daha pek çok özelliği, yetenekleri, hayalleri vardı. 
 
Köşeleri yuvarlak tasarlanmış bu çok özel kitap 0-3 yaş grubundaki çocuklara özel hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103807</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d7f1aa-cf03-494d-b7b2-36f46e3ca29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamla Ormanda</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı drama eğitmeni ve yazar Lider Hepgenç dijitalleşme ve doğa karmaşasını harika bir dille işleyerek bu çıkmaza bir yol bulmaya çalıştı. 
Günümüzde hangi çocuk tabletini bırakıp hiç oyuncaksız dışarıya çıkmak ister ki?  
 
Lider Hepgenç bu kitabında, çocuğuna doğa sevgisi aşılayan bir baba ve tabletini bırakmak istemeyen bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. 
 
Ormandaki bu eşsiz deneyimi siz de ailenizle yaşamak istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103808</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a96ba7c6-157b-490a-aa21-bb96c533b8af.jpg</image:loc>
            <image:title>İtiraf</image:title>
            <image:caption>Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy’un 1882 yılında tamamladığı İtiraf, dinî sansür nedeniyle ilk kez 1884’te Cenevre’de basıldı. Rusya’daysa tam metin olarak ancak 1906 yılında yayımlanabildi. Hayatının hiçbir evresinde kendini sorgulamaktan, günahlarını itiraf etmekten geri durmayan Tolstoy, İtiraf’ı için bir mektubunda şunları yazar: “Yeni yapıtımın asıl hedefi, yaşamıma karşı okurda tiksinti uyandırmak.” İtiraf, 1870’lerde dünya görüşünde bir kırılma yaşayan Tolstoy’un, kendi deyimiyle “ikinci doğumu”ndan sonra yazdığı ilk eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103809</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba63fef5-df99-44b0-85f8-9aa1091e3c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Troyalı Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşır, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Troyalı Kadınlar Atinalıların Melos Adası’na çıktıkları seferden hemen sonra yazılmıştır. Euripides Atina’nın Melos’taki acımasız tutumunu eleştirmek için yazdığı bu tragedyada kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını düşünen istilacıların ahlâk ve hukuk dışı davranışlarının kurbanlarına ve kendilerine etkilerini inceler. Bu yönüyle savaş karşıtı bir eser olan Troyalı Kadınlar Seneca ve Jean Paul Sartre’a da aynı konuda yazmak için esin vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103810</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cf7c0fa-779a-4dee-8d54-43c6dc59b530.jpg</image:loc>
            <image:title>Troyalı Kadınlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşır, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Troyalı Kadınlar Atinalıların Melos Adası’na çıktıkları seferden hemen sonra yazılmıştır. Euripides Atina’nın Melos’taki acımasız tutumunu eleştirmek için yazdığı bu tragedyada kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını düşünen istilacıların ahlâk ve hukuk dışı davranışlarının kurbanlarına ve kendilerine etkilerini inceler. Bu yönüyle savaş karşıtı bir eser olan Troyalı Kadınlar Seneca ve Jean Paul Sartre’a da aynı konuda yazmak için esin vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103811</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97eca2b1-49e5-4162-873e-94268f5caa2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülük Miti</image:title>
            <image:caption>Kötülük fikrinin insan davranışını anlama, eleştirme veya ıslah etmedeki yararına kuşkuyla yaklaşan Phillip Cole, kötülüğü dini veya ahlaki değil mitolojik bir kavram olarak düşünmeyi öneriyor. Kitabı Mukaddes’teki Şeytan’dan popüler film ve romanlardaki “şeytani” karakterlere, cadı mahkemelerinden 18. yüzyılın “vampir salgınına” kadar çok çeşitli felsefi, tarihi ve edebi temayı ele alan yazar, metafizik kötülük problemiyle uğraşırken bir yandan da kötülüğün politik felsefesini yapmayı amaçlıyor. Kötülük Miti çok yönlü ve katmanlı bir kitap: Tarih boyunca en büyük kötülük timsalinin “içimizdeki düşman” olduğunu, en çok, bizim gibi görünüp konuşanların tekinsizliğinden korktuğumuzu savunan Cole, bu özel korku türünün politik toplulukların kimlik inşasında oynadığı merkezi rolü tartışıyor. Şeytanlaştırmanın, günümüzün moda tabiriyle “ötekileştirmenin” politik bir taktik olarak kullanımını sorgulamayı da ihmal etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103812</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94a172b-f969-4a12-bab9-69d25d0145fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Çalışır? - Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103813</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c065151d-19d4-4ffe-8519-c6c1edc3db24.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykudan Önce Hayvanlarla Eğlence!</image:title>
            <image:caption>MÖÖ! VIRAK! HAV HAV! VIZ VIZ VIZZ! 
Uyku zamanı geldi! Yatmadan önce son bir oyun oynamak ister misin? 
Minikler, kitaptaki hayvan seslerini taklit ederken çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103814</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1905343d-1831-4295-9a28-a772f329d10a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Bir Hediyem Var!</image:title>
            <image:caption>Sana gelmiş geçmiş en HARİKA doğum günü hediyesini vereceğim. Muhteşem, sürprizlerle dolu, çok ama çok seveceğin bir hediye. Bu hediyeyi bulana kadar türlü türlü macera yaşadım ve hepsini bu kitapta anlattım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103815</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8ba488-55b5-4248-9ef8-871580bf947e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızıda Dururum! - İlk Resimli Trafik Kitabım</image:title>
            <image:caption>Can babasıyla yürüyerek markete giderken, ailesiyle müzeye gitmek için tramvaya bindiğinde ve arabada yolculuk ederken trafikte farklı durumlarla karşılaşıyor. 
Trafikte dikkat etmemiz gereken kuralları öğrenelim mi? 
• Karşıdan karşıya güvenli geçmek için nelere dikkat etmemiz gerekir? 
• Arabada neden emniyet kemeri takmak zorundayız? 
• Toplu taşıma aracına binip inerken nelere dikkat etmeliyiz? 
Faydalı ipuçları ve bilgilerle birlikte bu soruların cevaplarını da kitapta bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103816</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01be7823-e8ef-439a-9aa1-86bfed828869.jpg</image:loc>
            <image:title>Cüneyt Uyumayı Başarıyor</image:title>
            <image:caption>Cüneyt uyumayı hiç sevmiyordu. Geceleri uykuya çok zor dalıyordu. Ta ki uyku oyunlarını öğrenene kadar... Acaba bu oyunlar nasıl oynanıyor? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103817</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21cbcd90-0d61-4c47-96cc-5a9b2007bda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüseyin Tatmayı Deniyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Hüseyin yeni lezzetler tatmayı hiç sevmiyordu. Ama aile büyüklerine son ziyaretinde daha önce tadını bilmediği yemekleri denemeye karar vermişti. Acaba ailesi ne gibi önerilerde bulunmuştu da Hüseyin’in tavrı değişmişti? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103818</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac068aff-f73b-41a3-beaa-185156e0a6ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Kaybetmekten Korkmuyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Emre kaybetmeyi hiç sevmiyordu. Bir gün okul takımıyla futbol maçını kaybettiklerinde çok öfkelendi. Bakalım Emre duygularını nasıl düzenleyecek? Kaybetmek üzerine neler düşünecek, yaşadıklarından ne öğrenecek? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103819</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af62db9-f897-4d3d-8876-a4c191bd94a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökseli Hatasından Öğreniyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Gökseli hata yapmayı hiç sevmiyordu. Ama bir gün hatası yüzünden bütün okula rezil olduğunu düşündü ve çok utandı. Bakalım Gökseli utanç duygusuyla nasıl başa çıkabilecek? Hata yapmak ona neler öğretecek? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103820</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24177405-223c-4856-942c-54ae12d10f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Paylaşmayı Seviyor Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Su, yeni oyuncaklarını paylaşmayı hiç sevmiyordu. Bir gün oyuncak köpeği Kömür’ü, en yakın arkadaşıyla paylaşmak istemeyince, araları bozulmuştu. Bakalım iki arkadaş bu durumu nasıl düzeltecek? Su, olanlardan nasıl dersler çıkaracak? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103821</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce3f7a8c-32c7-4ec8-86a2-d1446b99742a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayfur Okulunu Özlüyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Tayfur okula gitmeyi hiç sevmiyordu. Bir gün, bunu ailesine söyledi ve bir süre evde dinlendi. Acaba Tayfur neden okula gitmek istemiyordu? Okula gitmediği günler nasıl vakit geçirdi? Peki, neden okula geri dönmek istedi? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103823</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99fc663d-f26a-47ed-80ef-e7be70dc5a65.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Eğitim Sistemleri</image:title>
            <image:caption>İnceleme kapsamına alınan ülkelerin eğitim sistemleri açısından önemli reform ve gelişmeler yaşadıkları ve diğer dünya ülkelerini de bu gelişim ve değişimlerle etkiledikleri düşünülmektedir. Seçilen ülkelerin eğitim sistemleri incelenirken; eğitim sistemlerinin yapısı, işleyişi, öğretim kademeleri, öğretmen yetiştirme, okul yöneticisi ve denetmen yetiştirme yapıları incelenmiştir. 
 
Ayrıca Covid-19 sürecinin başlamasıyla birlikte eğitim sistemlerindeki değişimler, yenilikler incelenerek ülkelerin eğitim sistemleri Türk eğitim sistemiyle ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eğitim sistemi ile karşılaştırılmıştır. 
  Bu karşılaştırmalara ek olarak özel karşılaştırma çalışmalarına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103824</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec0d0dbc-441a-45f8-822c-aec00c1ac8b7.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz İdaresinde Kıbrıs Türklerinde Ortaöğretim</image:title>
            <image:caption>Kıbrıs tarihinin önemli bir dönemi İngiliz yönetimi altında geçmiştir. Bu süre zarfında Dünya, iki büyük savaş gördü. Tüm Dünyada yeni gelişmeler yaşanır iken dengeler yeniden oluşmaya başlamıştı. Tam da bu dönemde Kıbrıs, seksen iki yıl İngiliz idaresinde kaldı. Kıbrıslı Türklerin ortaöğretimin olgunlaşma evresi bu döneme rastlamaktadır. Günümüzde halen faal olan birçok ortaöğretim okulumuz bu dönemde kurulmuştur. Toplumlar aldıkları eğitim sayesinde gelişir. Bu amaçla toplumların gelişimini anlamak için eğitimdeki gelişmeleri de doğru zeminde öğrenmek önemlidir.  
 
Kıbrıs Türk Eğitim Tarihiyle ilgili birçok çalışma yapıldı. Ancak Kıbrıs Türk ortaöğretimin tarihsel gelişimini bütünsel açıdan ele alınmadı. Bu araştırma işte tam olarak bunu vadetmektedir. Çok farklı kaynaklar karşılaştırma yapılarak değerlendirildi. 
  Elinizde bulunan eser sadece eğitim tarihi açışından irdelenmemelidir. Çalışmanın satır aralarında dönemin siyasi olaylarına dair bilgilerde rastlamanız mümkün olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103825</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c69fc0fa-6736-42d5-8b62-fdef5d684fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel Psikoloji (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103826</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99809840-061d-47ad-8adb-868ab1a3e8b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Ülkesi – Do Majör Amca Nota Masalları Serisi</image:title>
            <image:caption>Hiç düşündünüz mü? Dünyada bunca müziğin kaynağı nereden gelir? 
 
Bunca güzel ses ve notalar nerede yaşarlar? 
Müzik işaretlerinin yaşadığı bir ülke nasıl olabilir? 
 
Müziği oluşturan bu ses ve notalar onları her çağırdığımızda nasıl bize hemen ulaşabilirler? 
 
İnsanlardan onları tanıyan var mıdır? Varsa nasıl iletişime geçerler? 
 
Tüm bu soruların cevabını bulmak için hadi gelin birlikte bir yolculuğa çıkalım. Müzik Ülkesi serimizdeki bu yolcuğumuza eşlik ederseniz hem Müzik Ülkesi&apos;nin nasıl bir yer olduğunu öğrenirsiniz hem de o ülkede yaşayan &quot;Müzik Ülkesi Kahramanları&quot; ile tanışabilirsiniz arkadaşlar. Eğer hazırsanız hadi sayfayı çevirin ve başlasın yolculuğumuzun ilk serüveni!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103827</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb72dfaf-5bd8-476d-b6f9-47bf34f2ed9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Eğitimde Drama</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocuklarıyla dramanın uygulanabilmesi için drama eğitiminde gerekli olan teorik bilgiler ile uygulama örneklerini bir araya getirip bir rehber kitap hazırlamak amacıyla kitabın ilk bölümlerinde dramayı kavramsal olarak anlamak için gerekli olan temel konulardan olan dramanın temel kavramları, oyun-tiyatro-sanat ile ilişkisi, tarihçesi, bileşenleri alt başlıkları güncel bilimsel kanıtlar ışığında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. 
  Kitabın diğer bölümlerinde drama eğitim ortamları ve materyalleri, dramanın çocuğun gelişim alanlarına etkisi, dramanın teknikleri, drama etkinliklerinin planlanmasında aşamalar, eğitim programlarında drama etkinlikleri ve dramatik oyun merkezleri konularına yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103828</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b79b105-94ae-46fe-8e58-e5239bf1e395.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kültüründe Çocuk Ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Türk toplumunun kültürel kodlarını esas alan, insanlığın evrensel değerleriyle harmanlanmış; sadece kendisi için değil, bütün insanlığın kurtuluşu için çaba sarf eden üstün insanî niteliklere sahip nesillerin yetiştirilmesi, ancak kapsamlı ve özgün eğitim modelleri ile sağlanabilir. Bir başka ifadeyle yarınki Türkiye’nin kurucu ve yaşatıcıları olacak olan çocukların, içinde yaşadıkları toplumun değerlerini içselleştirmeleri, kendine ve ülkelerine güven duygularını güçlendirilebilmeleri, ancak ‘kültür’ odaklı bir eğitim politikasıyla mümkündür. 
   Yazılan bu kitabın, öğretmen adaylarının kendi öz kültürünü daha iyi tanımalarında ve yapacakları eğitim uygulamalarında Türk kültürünü aktarmalarında rehberlik etmesi temenni edilmektedir. Kitapta kültürün tanımı ve önemi, Türk kültüründe gelenek ve görenekler, aile, kadın, çocuk, çocuk folkloru, oyun ve oyuncaklar, çocuk edebiyatı, çocuk ve müzik, çocuk ve sanat konuları detaylı olarak ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103829</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6458e980-8302-423e-9df7-518ee20bd453.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Romanında Kadın Sesleri</image:title>
            <image:caption>1980-2000 aralığı, Türkiye açısından bir çok siyasal ve sosyal gelişmenin yaşandığı önemli bir evredir. Bu dönem Türk kadın yazarların edebiyatımızdaki etkilerinin belirginleştiği bir dönem olması açısından da ayrı bir önem taşımaktadır. 
  Bu dönemde kadın yazarlar, eserlerinde sadece kadın konusuna değil, birey ve toplumla ilgili pek çok alandaki görüş ve gözlemlerine de yer vermişler ve oldukça başarılı ürünler ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada 1980-2000 döneminde Türk kadın yazarların romanlarında işledikleri konuların ve eğitim kavramına yaklaşımlarının belirlenmesine çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103830</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cfa8704-44b5-4cc6-9399-10d4548008b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Zihin Haritalama (Örnek Uygulamalarla)</image:title>
            <image:caption>Zihin Haritalama Tekniğinin yaratıcısı olan Tony Buzan’a göre beynimize gelen her bilgi beynin merkezi 
küresinden onlarca, binlerce hatta milyonlarca çağrışım içeren kıvrıma yayılmaktadır. Her kıvrım bir çağrışımı, her çağrışım da kendi sonsuz bağlantısını ifade etmektedir. 
  Beynin bu çalışma sistemine yani, bir merkezden yayılan veya merkeze bağlanan çağrışımsal düşünme sürecine “yayılan düşünme” denmektedir. Zihin haritası bu yayılan düşüncenin dışa yansımış ve görselleşmiş hali olup beynin düşünme gücünü arttırmayı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103831</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd861970-71ea-4839-8376-84259d1498e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Drama İle Çocuk Hakları</image:title>
            <image:caption>Çocukların rahat, huzurlu ve güvenli yaşamaları amacıyla, çocuk haklarının ele alınması; toplumun insan haklarına, özgürlük anlayışına ve bireyin özgürleşmesine verdiği değerin göstergesidir. Çocuğa ve topluma dair kayıtları yorumlamak 
amacıyla sadece bizim çocuklarımızın değil tüm dünya çocuklarının da yaşadığı olaylardan yola çıkarak atölyeler tasarlanmıştır. Sanatın farklı dallarının, çocuk haklarına dikkat çekmek amacıyla ortaya koyduğu eserlerden yararlanılmıştır. 
  Bu çalışmada birbirini tanımayan katılımcılar bir araya geldiği için ilk atölyeler tanıma-tanışma, iletişim-etkileşim ve problem çözme üzerine tasarlanmıştır. Grubun birbirini tanıması, etkili iletişimin olması atölye çalışmalarını olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103832</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1bbf12c-aba8-4a7f-99ee-7bc171254247.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Osmanlı Hukukunda Zimmi İsyanları</image:title>
            <image:caption>Klasik İslâm hukukunda cezalar &quot;had”, &quot;kısas” ve &quot;ta‘zîr” olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Hangi suçların had veya kısas kapsamında yer aldığı hususunda hukukçular arasında belli bir anlayış birliği bulunmakla birlikte isyanın üçlü tasnifteki yerinin ne olduğu konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî hukukçuları isyan suçunu had kategorisinde değerlendirirken Hanefî hukukçuları ta‘zîr olarak yorumlamışlardır. Bu nedenle isyancılara verilecek cezaların türü ve miktarı devlet başkanının takdirine bırakılmıştır. Osmanlı Devleti Hanefî mezhebini benimsediği için isyan suçunu da bu anlayışa göre düzenlemiştir. Osmanlı’nın klasik döneminde çıkarılan ceza kanunları isyan suçu ve cezasıyla ilgili herhangi bir madde içermemekle birlikte Arnavutluk’ta çıkan zimmî isyanlarına dair Dîvân-ı Hümâyun’un gönderdiği ferman ve hükümlerden Hanefî fıkhı doğrultusunda hareket edildiği anlaşılmaktadır. Bu konuda Osmanlı’nın gerek kanun koyucularının gerek kanun uygulayıcılarının keyfîlikten uzak, hukuka ve şeriata uygun davrandıkları görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103833</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d6fe48-f98f-4007-94b6-f7499b72c114.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül</image:title>
            <image:caption>“Özgürlük, bağımsızlık ve bencillikle dolu bu devirde doğmanın bedelini yalnızlıkla ödüyoruz.”
Japonya’nın en tanınmış ve en saygı duyulan yazarlarından biri olan, Ben Bir Kediyim, Üç Köşeli Dünya ve Ardından gibi eserlerin yazarı Natsume Soseki’nin kaleme aldığı son kitap olan Gönül, ülkesinde İnsanlığımı Yitirirken’le birlikte en çok okunan iki romandan biri. Yazarın kuşaktan kuşağa değişen değerleri, farklılaşan kadın, erkek ve aile mefhumlarını ve insanın çılgın kalabalıklar içinde birey olma mücadelesini ustalıkla anlattığı roman, edebiyat çevrelerince yazarın en önemli yapıtı.
Genç bir üniversite öğrencisi tatili sırasında ilgi çekici bir adamla tanışır. Tatilden sonra da dostluğunu sürdürdüğü bu kişi, hayattan kendini soyutlamış, eşinden başka kimseyle yakınlık kuramayan ve insanlığa olan inancını yitirmiş biridir. İkili birbiriyle yakınlaştıkça, genç öğrencinin “Hocam” diye bahsettiği adam ona gönlünü açacak ve pişmanlıkla, acıyla ve ölümle yüklü yaşam öyküsünü onunla paylaşacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103834</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5997d66-b041-4693-b719-3c5cab5d8377.jpg</image:loc>
            <image:title>Çifte Ejderhanın Diyarında-2: VİETNAM</image:title>
            <image:caption>Tet, çocuklar için gerçek bir bayramdır. Türkiye’deki geleneklerde de olduğu gibi, bu bayramda çocuklara bozuk para ve şeker verilir. Ancak, para elden verilmez. Bayram için özel olarak hazırlanmış olan kırmızı zarflara konulur, öyle verilir. Buna ‘uğurlu para’ ya da ‘şans parası’ denilmektedir. Çalışmaya başlayan gençler, annelerine ve babalarına, ninelerine ve dedelerine aynı zarflarda şükran parası verirler. Miktarından çok simgeselliği önemlidir. Yaşlılara kuş yuvası içeceği armağan edilir. Yılbaşı haftası boyunca tapınaklar ve mezarlıklar ziyaret edilir; tütsüler yakılır; adaklar adanır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103835</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee060507-eff8-4282-a5c6-b5920dcb4401.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöropazarlama Literatür Taraması (2012-2022)</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I NÖROPAZARLAMA KAVRAMI VE KULLANIM ALANLARI 
 
BÖLÜM II NÖROPAZARLAMANIN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
BÖLÜM III NÖROPAZARLAMA ALANINDA YAPILAN BİLİMSEL ÇALIŞMALAR 
 
BÖLÜM IV YÖNTEM 
 
BÖLÜM V BULGULAR VE TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103836</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76089b18-c4f1-40e2-acc1-83be32e2cc98.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Resmi Mükemmel Yapan Her Şey</image:title>
            <image:caption>Yazar Jody McKay kitapta çocuklara mükemmel hayat olmadığını, önemli olanın emek harcamak ve kendi elinden ortaya bir eser koymak olduğunu anlatıyor. Kitabı Juliano Motzko resimledi. Orijinal dili İngilizce olan kitabı Sima Özkan dilimize kazandırdı.  
 
Arka kapaktan: 
 
Kurşun kalem, babasına bir resim çizmek istiyor ve bu resim MÜKEMMEL olmalı, ama nasıl?


Bir resmi mükemmel yapan şey nedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103837</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f94c89-baca-47d3-99c7-a14e455d8cb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkıntıdan Patlayan Kasaba</image:title>
            <image:caption>Eski hayalini getir, yenisini götür! 
Selen Aydın, yeni resimli öyküsünde merakın, keşfetmenin ve hayal etmenin hepimiz için vazgeçilmezliğini, komik üslubuyla düşündürüyor. Okuru, gündelik sorumlulukları dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen, tekdüze yaşamlar süren ve “sıkıntıdan patlayan” insanların yaşadığı bir kasabaya davet ediyor. Yaşama sevinci veren tutkuları, duyguları hatırlatan sıcak ve renkli öykü, sanatçı Sadi Güran’ın usta işi desenleriyle canlanıyor. Yaratıcı ve eğlenceli dilinin yanı sıra zengin görselliğiyle dikkati çekerken, hayatın büyülü anlarını sevgiyle kucaklıyor. Deniz fenerinde yaşayan Bayan Tepedenbakan, işleri dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyenleri çok yadırgıyordu. Ona göre, kasaba adeta donup kalmış, insanlar çevrelerindeki güzellikleri görmez olmuştu. Sonunda bir gün, kasaba sakinleri “sıkıntıdan patlamaya” başladı. Önce emekli öğretmen Bay Sormageç, sonra şapkalı Bay Fernando, derken masalcı Bayan Sonsuzmasal... Kasabanın doktoru Bay Cansever de “patlayınca”, tatilini dedesi Bay Sormageç’le geçiren hayalperest Bulut’un aklına bir fikir geldi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103838</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f359eb-954d-4eb3-811a-9416e7e008ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku İklimi</image:title>
            <image:caption>Denizlerin adamı Başkomiser Adamsberg, o acımasız nisan ayında, ardında gizemli bir giyotin işareti bırakan ancak kimliğini gizlemek için tüm önlemleri alan gölge bir katilin peşine düşer. Katil, bıraktığı izleri yok etmektense yanıltıcı ipuçlarıyla dedektifleri oyalamayı amaçlayan hünerli bir zanlıdır. Başkomiser Adamsberg, katman katman yayılan bir sis bulutunun içinde kaybolduklarının farkındadır. Katilin tuzaklarından kurtulmak için katilin peşine değil, sezgilerinin ona gösterdiği hedefin peşine düşer: İzlanda’nın ücra Tilki Adası’nda krallığını kurmuş yarı ölü canavar Afturganga. 
 
O sırada başkomiserin en güvendiği iki yardımcısı Danglard ve Retancourt aklın yolunu izlemeyi tercih eder: Fransız Devrimi sırasında Terör Dönemi’nin kurucusu Robespierre’e adanmış bir derneğin büyük meclisine sinmiş korku iklimine kendilerini kaptırırlar. 
 
Katilin binbir kılığa girerek ve sahte ipuçları bırakarak gizlendiği kapkara bir ormanda, izleyecek bir patika bile bulamayan dedektiflerin her birinin ayrı yöne dağıldığı bu karmakarışık cinayet silsilesini kim, hangi yöntemle sonlandıracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103839</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2781ca5-ed67-494d-b3b5-41994b48b249.jpg</image:loc>
            <image:title>Arife Evde CAT Başına Tüyler ve Dikenler</image:title>
            <image:caption>Kaktüsün dikenlerine sürerim yüzümü 
Kuşlara söverim. Kaybolana dek kovalarım akşamdan kalma bir üzümü. 
 
Küçük ve yuvarlak şeyler evin kuytularına götürür beni. Oralarda üzeri bantlı bozuk paralar, hüzünlü bir dünyanın kapısını aralar.  Eski bir aşk kayasından hatıra cam parçaları ilişir patime, ruhumu yaralar. 
 
Çekip çıkarırım hatıra kırıklarını açığa. Kederi havalandırırım. Öyle oracıkta sivri ucu hayata bakacak şekilde bırakırım. 
 
Arife ismim. Ev kedisiyim. Tırmalamam insanları, ısırmam belki…  Ama kimi zaman hatıralarıyla yakalarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103840</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423f9a1c-7dd2-4dd1-b2ea-47b820734815.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos; de İktisat Politikaları ve Ekonomik Büyüme (2000 - 2021)</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜMENİN TEMEL BELİRLEYİCİLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM İKTİSAT OKULLARI VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME MODELLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM EKONOMİK KALKINMA VE EKONOMİK KALKINMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM KÜRESELLEŞME VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
ALTINCI BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME VE ENFLASYON İLİŞKİSİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME VE DIŞ TİCARET 
 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME VE İSTİHDAM 
DOKUZUNCU BÖLÜM TÜRKİYE’DE PARA POLİTİKASI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ONUNCU BÖLÜM TÜRKİYE’DE MALİYE POLİTİKASI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE DÖVİZ PİYASASI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON İKİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE FAİZ VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜME VE GELİR DAĞILIMI (2000-2021) 
 
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE’DE SANAYİ POLİTİKALARI VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
ON BEŞİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİ POLİTİKALARI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON ALTINCI BÖLÜM TÜRKİYE’DE GİRİŞİMCİLİK VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON YEDİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE AR-GE HARCAMALARI VE EKONOMİK BÜYÜME: TESPİT, ELEŞTİRİ VE ÖNERİLER 
 
ON SEKİZİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜME, BANKACILIK VE FİNANSAL PİYASALAR 
 
ON DOKUZUNCU BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜME OYNAKLIĞI İLE FİNANSAL DOLARİZASYON ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
YİRMİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜMENİN MEKANSAL ANALİZ İLE İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103841</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70afcb37-dc81-456e-8a94-25ce4808d2b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmecilik Alanındaki Çalışmaların Bibliyometrik Analizi (Muhasebe ve Finansman, Yönetim ve Organizasyon, Üretim Yönetimi ve P</image:title>
            <image:caption>1-BAĞIMSIZ DENETİM KALİTESİ KONULU ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ VE GÖRSEL HARİTALAMA BULGULARI 
 
2-DEVLET MUHASEBESİ ALANINDA YAPILAN AKADEMİK ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
3-TÜRKİYE’DE KONKORDATO KONUSUNDA YAPILAN AKADEMİK ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
4-TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİM KONUSUNDA HAZIRLANMIŞ DOKTORA TEZLERİNİN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
5-YÖK TEZ MERKEZİ&apos;NE KAYITLI VE İŞLETME BİLİM DALI&apos;NDA HAZIRLANMIŞ OLAN DOKTORA TEZ ÇALIŞMALARININ BİBLİYOMETRİK ANALİZİ (2017-2021) 
6-ULUSLARARASI KRİTERLERİ SAĞLAYAN VE YÜKSEK ETKİ FAKTÖRÜNE SAHİP BİR DERGİ ÜZERİNE BİBLİYOMETRİK ANALİZ: İSTANBUL BUSİNESS RESEARCH DERGİSİ ARAŞTIRMASI (2013-2021) 
 
 7-İŞLETME ALANINDA YAYINLANAN BİLİMSEL MAKALELERİN İŞLETME ALT DİSİPLİNLERİ BAĞLAMINDA BİBLİYOMETRİK YÖNTEMLE İNCELENMESİ 
 
8-YÖNETİM YAZININDA YER ALAN ÖRGÜTSEL DESTEK OLGUSUNUN BİBLİYOMETRİK ANALİZ YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ 
 
9-PSİKOLOJİK TACİZ OLGUSUNUN EVRİMSEL GELİŞİMİNİN BİLİMSEL HARİTALAMA YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ 
 
10-NÖROBİLİM VE BİR YÖNTEM OLARAK İŞLETME DİSİPLİNİNDE KULLANIM ALANLARININ BİBLİYOMETRİK ANALİZ TEKNİĞİ İLE TESPİTİ 
 
11-İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE DİJİTALLEŞME İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
12-DİJİTAL PAZARLAMAYA AKADEMİK İLGİNİN YAŞAM SEYRİ: SCOPUS VERİ TABANINDA BİBLİYOMETRİK ANALİZ 
 
13-ÇEVİK TEDARİK ZİNCİRİ ÜZERİNE BİBLİYOMETRİK ANALİZ 
 
14-ULUSAL SÜRDÜRÜLEBİLİR PAZARLAMA LİTERATÜRÜNÜN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103842</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b8f188-1557-488c-8492-f119c83a361c.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 05</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! Hori ve Miyamura artık resmen bir çift ve bunu okuldaki herkes biliyor. Ancak ilişkileriyle ilgili olarak insanların Hori’nin arkasından konuştuğunu düşünen Miyamura için her şey güllük gülistanlık değil. Hori&apos;nin erkek arkadaşı olma konusunda duyduğu endişe tavan yapınca Miyamura, görünüşünü dramatik bir biçimde değiştirmeye karar verir, bu dönüşüm herkesin onun hakkındaki fikrini bir anda değiştirmeye yeter... Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103843</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2336f34-6c3c-4fa1-b7dc-48decc812ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Kayıp gölgesinin peşine düşen Peter Pan adlı küçük bir çocuk, Wendy, Michael ve John adlı üç kardeşin odalarına dalar. Uzun uğraşlardan sonra Wendy, Peter&apos;ın çılgın gölgesini geri getirmeyi başarır ve karşılığında Peter üç kardeşe, Var Olmayan Ülke adını verdiği yerdeki evine kadar kendisine eşlik etmelerini teklif eder. 
 
Bir fantezi ve eğlence dünyası olan Var Olmayan Ülke, Peter ve yaşlanmayan kayıp çocuklar grubuyla birlikte Wendy ve kardeşleri için her an harikalar yaratır, ancak Var Olmayan Ülke&apos;nin sunduğu ihtişamla birlikte kötü Kaptan Kanca da pusuda beklemektedir... 
 
 
  J.M. Barrie&apos;nin ölümsüz eseri Peter Pan, yüz yılı aşkın bir süredir her yaştan okuyucuyu büyülüyor ve eğlendiriyor; masal tüm zamanların en çok uyarlanan eserlerinden biri olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103844</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64e11379-f4d7-4b53-a3e0-7cce3735ab59.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savoy Oteli, Eyüp ve Radetzky Marşı adlı romanlarıyla dünya çapında üne kavuşan Joseph Roth, öykülerinde gündelik hayattan seçtiği karakterlerin hüzünlü kaderlerini üstün gözlem yeteneğiyle kâğıda döker; âşıkları, meczupları, kaçakçıları, fahişeleri, demiryolcuları, postacıları, öğretmenleri ustalıkla ete kemiğe büründürür. Bu kitapta, Örnek Öğrenci’yle başlayıp masalımsı Livyatan’la son bulan öykülerin kronolojik sıralanışı, Roth’un edebiyattaki seyrinin ayrıntılı bir resmini ortaya koyuyor. 
 
“Eğer tarih bir üslup seçebilseydi 
bu kesinlikle Roth’unki olurdu.” 
 
Michael Hofmann 
 
“Her sayfasında bir şiir var.” 
 
Joseph Brodsky</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103845</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd8cc1a-633b-49a4-a25e-a97123963b74.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Oyunları 2</image:title>
            <image:caption>“Necati Cumalı aramızdan ayrıldığında, arkasında kimi hiç oynanmamış, kimi hiç yayınlanmamış yirmi dokuz oyun da bıraktı. Bunların gün ışığına çıkarmak, önce Necati Cumalı’ya, sonra da Türk Tiyatro Edebiyatı’na karşı borcumdu. Bu yapıtların nasıl yıpratıcı bir çalışma sonucu yaratıldığının yakın tanığı olarak, bazı belgeleri de Necati Cumalı’nın sanatına bağlılığına, kırılmaz direncine duyduğum saygı nedeniyle ve özellikle kendisinin hayattayken gerçekleştiremediği bir isteğini yerine getirmek amacıyla okurları ile buluşuyor” 
Berin Cumalı 
 
Cumhuriyet dönemi Türk yazınının tanınmış isimlerinden Necati Cumalı’nın tiyatromuz için ölümsüz yapıtlarını barındıran dört ciltlik çalışmanın bu ikinci cildini bugünün ve yarının kuşaklarına taşımanın onurunu yaşıyoruz. Öyküden romana, şiirden tiyatroya, denemeden anı ve incelemeye varıncaya kadar yazınımıza çok yönlü katkılar sunan Cumalı’nın oyunlarıyla görsel-işitsel bir sanat olan tiyatro oyunlarının yazınsal olarak keyfine varacaklarına inanıyoruz. Cumalı’nın hiç oynanmamış oyunları yanında Boş Beşik, Nalınlar ve Çalıkuşu gibi çok bilinen yapıtlarını da oyun olarak okuyacak başka bir dünyanın kapısını açacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103847</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/971102b7-8cda-4311-a569-b333c401f5da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Oyunları 1</image:title>
            <image:caption>“Necati Cumalı aramızdan ayrıldığında, arkasında kimi hiç oynanmamış, kimi hiç yayınlanmamış yirmi dokuz oyun da bıraktı. Bunların gün ışığına çıkarmak, önce Necati Cumalı’ya, sonra da Türk Tiyatro Edebiyatı’na karşı borcumdu. Bu yapıtların nasıl yıpratıcı bir çalışma sonucu yaratıldığının yakın tanığı olarak, bazı belgeleri de Necati Cumalı’nın sanatına bağlılığına, kırılmaz direncine duyduğum saygı nedeniyle ve özellikle kendisinin hayattayken gerçekleştiremediği bir isteğini yerine getirmek amacıyla okurları ile buluşuyor” 
Berin Cumalı 
 
Cumhuriyet dönemi Türk yazınının tanınmış isimlerinden Necati Cumalı’nın tiyatromuz için ölümsüz yapıtlarını barındıran dört ciltlik çalışmanın bu birinci cildini bugünün ve yarının kuşaklarına taşımanın onurunu yaşıyoruz. Öyküden romana, şiirden tiyatroya, denemeden anı ve incelemeye varıncaya kadar yazınımıza çok yönlü katkılar sunan Cumalı’nın oyunlarıyla görsel-işitsel bir sanat olan tiyatro oyunlarının yazınsal olarak keyfine varacaklarına inanıyoruz. Cumalı’nın hiç oynanmamış oyunları yanında Boş Beşik, Nalınlar ve Çalıkuşu gibi çok bilinen yapıtlarını da oyun olarak okuyacak başka bir dünyanın kapısını açacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103848</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0f1d919-523c-4a99-85fe-cd6afc7123ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana İyi Bir Finansçı Bulun!</image:title>
            <image:caption>Şirketlerde İyi Finansal Yönetim Nasıl Yapılır? “İş hayatında sıkça duyduğum, kulak misafiri olduğum şeylerden biri ‘bana iyi bir finansçı bulun’ talebidir. Bu talebi karşılamak ve iyi bir finansal yönetim sistemi kurmak için öncelikle tanımlarını iyi yapmak gerekiyor. Bu kitabı, şirketlerin aradıkları finansçının nasıl biri olması ve onun kuracağı finansal yönetim sisteminin nasıl işlemesi gerektiğinden yola çıkarak yazmaya çalıştım. Yazdıklarımın önemli bir bölümü günlük hayatta danışmanlık yaptığım şirketlerde gözlemlediğim ve bire bir yaşadığım konulardan ve vakalardan oluştu. Bunların yanı sıra Bilgi Üniversitesi işletme yüksek lisans bölümünde verdiğim finansal yönetim dersinin notlarından yararlandım ve sonuçta ‘Bana İyi Bir Finansçı Bulun!’ ortaya çıktı. ” S. Can Karaşıklı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103849</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d3a170-355e-439a-a9eb-40fea10c940a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sınıf</image:title>
            <image:caption>Bir katilin nefesini ensende hissetmek mi daha ürkütücü yoksa aşkın pençesine düşmek mi?
 
Küçük ve kendi halinde bir deniz kasabasında yaşayan Damla ile arkadaşlarının en büyük heyecanı, lise son sınıfa geçmeleri ve hayatlarının yönünü  belirleyecek üniversite sınavının gittikçe yaklaşmasıdır.

Yaz tatilinden önce,  Damla’nın erkek arkadaşı Arda aniden genç kızdan ayrılır. Oldukça zor bir yaz geçiren Damla, hem Arda ile yeniden karşılaşmak hem de dikkatini derslere vermek arasında gidip gelirken, kasabada ilginç ve bir o kadar da korkutucu cinayetler işlenmeye başlar.

Kendine MEHDİ diyen katilin öngörülemez adımlarını takip etmeye başlayan son sınıf öğrencileri, yeni kurbanı bulmaya
ve korumaya çalışır.

Damla, Savaş, Beyza, Metin, Arda gündelik hayatlarındaki aşk sürprizlerine ve sınav telaşına devam ederken, bir yandan da ölümün soğuk nefesini enselerinde hissetmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103850</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a60c0ac-501b-411a-94b9-88de0e23ef9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Oku - Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Geçmişte, bugünde ve gelecekte var olabilmenin sırrı sevgiden geçiyor... 
Hanzade Servi, Dünyaca ünlü Charles Dickens&apos;ın yüz yetmiş dokuz yıl önce kaleme aldığı Bir Noel Şarkısı adlı klasiğini, ince mizahi dokunuşlar eşliğinde ve sade bir dille “SEN de OKU Klasikler” koleksiyonu için yeniden anlatıyor.
Merhametsizlikten kalbi donmaya yüz tutmuş bir adamın buzlarını çözen bu mucizevi hikâye, okurlara anlamını asla yitirmeyecek çok değerli bir hayat dersi veriyor; yardımseverliğin ve koşulsuz sevginin tüm kapalı kapıları açacağını gösteriyor. 
 
Yapılan iyiliğin de kötülüğün de hiçbir zaman karşılıksız kalmayacağını vurgulayan kitap, insani zaaflara ve zayıflıklara değindiği anlatısının arka planında; eğer hâlâ yaşıyorsak hiçbir şey için geç kalmadığımız mesajını da paylaşıyor. 
Sayfalarını çevirmeye başlar başlamaz eski-yeni nice yılların ölümsüz hayaletlerini birer birer diriltmeye başlayacağınız bu kitap, birazcık ürpertici gibi görünse de aslında çok komik! 
Adı her ne kadar Bir Noel Şarkısı olsa da illa ki Noel zamanında okumanız şart değil üstelik. İçinizdeki sevgiyi ararken de, sevginizi dışa vurmanın yollarını ararken de pekâlâ okuyabilirsiniz. Tam da bu esnada, gelecek tüm yeni yılların yeni heyecanlarını hissetmeniz de cabası!
Bu hikâye; sizi dünyanın en acımasız, en huysuz, en kalpsiz, en cimri adamı Bay Scrooge&apos;la tanıştırıp zaman zaman öfkelendirecek olsa da, satır aralarında kalbinizi yumuşatacak ve hatta titretecek pek çok ayrıntı gizliyor.  
Ve şimdi tüm bu gizemi aydınlatıp hayatı boyunca “kötü” olmak zorunda kalmış yalnız bir adamın “iyiliğe” yelken açışına tanıklık etme vakti! 
 
Charles Dickens&apos;ın zamana meydan okuyan klasiğine mizahtan beslenen bir üslupla yeniden hayat veren Hanzade Servi, nasıl bir geçmişe sahip olursak olalım geleceği değiştirmenin daima elimizde olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103852</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3169d995-4074-4216-a765-32b0c714414f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Nesin&apos;den 6 Çizgi-Roman Birden (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Aziz Nesin&apos;in kaleme aldığı, 1954-1960 yılları arasında Akbaba dergisinde tefrika edilmiş altı çizgi-romanı bir araya getiriyor. Gerek öykü gerekse çizgi anlamında özgünlüğünü koruduğuna inandığımız bu yapıtlarda, sadece kahkahanın peşine düşmek de mümkün, bir dönemin siyasal ve toplumsal yaşamını koklamak da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103853</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93574237-832b-416d-87b8-a93bbdcb9f38.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhammed Ali - Tüm Zamanların En İyisi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyisiyle tanışma vaktin geldi. O, ringlerin içinde büyük bir kral, ringlerin dışında ise
zorlu mücadelelerin başrol oyuncusu. Evet, işte karşınızda dünya boks tarihinin tartışmasız en iyisi
Muhammed Ali! Boks efsanesinin başarılarla dolu, fırtınalı ve bir o kadar da mücadeleci yaşamını
Eğlenceli Bilgi farkıyla okumaya hazır mısın? Bu kitapla birlikte Muhammed Ali’ye dair birçok
sorunun cevabını bulacaksın.

İşte o sorulardan bazıları:
 
Muhammed Ali’yi boksa başlatan olay neydi?
Hem ringdeki hem ring dışındaki akıl hocası kimdi?
Kazandığı ilk olimpiyat madalyasını neden nehre attı?
Muhteşem zaferler nasıl kazanıldı?
Neden bokstan 5 yıl men edildi ve hapis cezasına çarptırıldı?
Onu fenomen yapan boks stilinin sırrı neydi?
Hangi güreşçiyi örnek aldı?
Efsane olan sözlerinin arka planında neler vardı?
Neden ‘Lousville Dudağı’ lakabı takıldı?
Hangi hastalıkla 36 yıl mücadele etti?
Hangi ünlüler onun için ringleri işgal etti?
‘Rocky’ film serisiyle ünlenen Sylvester Stallone ile ödül töreninde neden boks yaptı?

Yukarıda okuduğun sorulardan daha fazlasının cevabını öğrenmek ve sen de bir Muhammed Ali
uzmanı olmak istiyorsan, ringlerin iplerini arala ve şampiyonla tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103854</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37b019ec-f89a-4c48-abbb-721d9af75e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Maliyesinde Modern Bir İç Borçlanma Örneği Olarak ESHAM UYGULAMASI</image:title>
            <image:caption>18. yüzyıl, Osmanlı tarihinin önemli dönemlerden birini teşkil etmektedir. Bu yüzyıl, imparatorlukta yaşanan değişim ve dönüşüm sürecinde önemli bir kırılma noktasını temsil eder. Bu dönemde geleneksel kurumlardan ve anlayıştan yeni düzene (Nizam-ı Cedid) geçişi temsil eden önemli adımlar atılmış, bir nevi Tanzimat dönemine geçişin kurumsal ve düşünsel alt yapısı hazırlanmıştır. 
 
Bu yüzyılda Osmanlı Devleti yöneticileri ve bürokrasisi Rusya ve Avrupalı rakipleri karşısında aleyhlerine gelişen dengeyi değiştirmek, devletin devamını sağlamak için önemli bir düşünsel dönüşüm içine girmişler ve bu yönde bir dizi önlemler geliştirmeye çalışmışlardı. Bu düşünsel değişim ve çabanın en önemli örneklerinden birisi 19. yüzyılda girişilecek siyasi ve askeri reformların ekonomik alt yapısını oluşturan yeni mali politikalardır. Bu yeni mali politikalar sonucunda 1775 yılında Osmanlı maliyesi, iltizam ve malikane sisteminin bir bileşkesini temsil eden esham uygulamasını geliştirdi. Eski mali politikaları yeni düzene uyarlayan ve dönemine göre oldukça modern bir iç borçlanma örneği olan esham uygulaması kısa vadede Osmanlı yöneticilerinin ihtiyaç duyduğu mali desteği sağladı ve yapılan reformların mali alt yapısını oluşturdu. Esham uygulaması, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nda kâğıt para ve borsa işlemleri için bir alt yapının gelişmesine öncülük etti. 
  Prof. Dr. H. Veli Aydın’ın çalışması esham uygulamasının nasıl başladığını, yarattığı mali kaynağı, kısa ve uzun dönemlerdeki etkileri, kimlerin esham aldığını, esham alıcılarının sosyal durum ve konumlarını arşiv çalışmalarının sağladığı bilgi temelinde inceliyor. Esham uygulamasıyla ilgili tek monografi olan çalışma, belgelerin ışığında Osmanlı maliyesinde başlayan dönüşüm dönemini toplumsal bileşenleriyle birlikte anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103856</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b066ee44-29a7-493f-bcc7-06050de647a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuz : Hedef Serisi II</image:title>
            <image:caption>Yağmur, o karlı gecede yalnızca kalbinden değil, kendinden bir parçayı da geride bıraktı. Artık kimsesiz ve çaresizce tanımadığı bir adamın mabedinde kalmak zorundaydı. Küllerinden doğacağını sanıyordu ancak yaklaşan fırtınadan haberi yoktu. Karanlık bir adam, onu tehlikeli bir oyunun içine sürüklediğinde hedefin kendisi olmadığını anladı. Hedef Kuz’du ve ona sahip olmak isteyen beş azılı ortak vardı. Kaçmak imkânsız, teslim olmak düşünülemezdi. Öyleyse yapılması gerekeni yapacak, hayatının iplerini eline alacaktı. Fakat saklandığı maskelerin ardında unutmayı tercih ettiği geçmişi yakasını asla bırakmayacaktı. Şimdi matruşkaların içine saklanmayan ufak bir kâğıdın peşindelerdi. Onlarca kişinin hayatı o kâğıdın üzerine karalanmış birkaç parça söze tabiydi. Onu zamanında bulmak iki düşmanın görevi oldu.
Düşmanlar birbirlerini ilk kez tanıyorken, bazıları ölmeyi hak ediyordu. 
 
“Çözüm ve sorun tek bir bedende, kanlı canlı karşımızdaydı artık. Ailesiyle veya canıyla tehdit edemeyeceğimiz bu hedefi ele geçirmek herkesten daha zor olacaktı.” 
.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103858</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec44db87-79eb-490e-986c-f278aef234de.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 31: Canavar Alayı</image:title>
            <image:caption>“İyi adamlarla kötü adamların ortak sorunu bu: Hepsi adam!” Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz birinci kitabı Canavar Alayı, savaş meydanlarında yitip giden nice isimsiz ruhun anısına adanmış, savaş külliyatını hallaç pamuğu gibi atan destansı bir eser.  Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık serinin, emsalsiz bir cengâverin portresini çizen bu nefes kesici macerası, “Sanayi Devrimi” romanlarının da üçüncü halkası. İyi adamlarla kötü adamları karşı karşıya getiren nice savaşların ardında yatan sırları ve yalanları birer birer açığa çıkaran roman, hayatları boyunca her yerde örselenmiş yiğit kadınların namını yürütmekten de geri kalmıyor. “Her zaman bir savaş vardı.” İnsanlık var oldukça önlenemez savaş. Diskdünya da maalesef bu hakikatten azade değil; o yüzden iki küçük devletin, Borogravia ile Zlobenia&apos;nın arasındaki anlamsız mücadele de ne yazık ki kılıç yoluyla sonlanacak gibi. Fakat bu kez, çamurlu toprakların ve amansız dövüşlerin ortasında bambaşka, oraya hiç &apos;&apos;ait olmayan&apos;&apos; biri var. “Askerlik zor değildir. Zor olsa, askerler yapamazdı.” Ağabeyini bulmak için erkek kılığına giren Polly de bu düşüncede ki, gözünü karartıp orduya yazılıyor. Söylediği yalanın mumunu söndürmemek ve omuzladığı büyük sırların altında ezilememek için de düşmanın tam kalbine dalıyor. Savaşı durdurmak, başlatmaktan çok daha zor olsa da bir şeyler yapılmalı. Kimbilir, belki de dünya, zannettiğimiz kadar büyük değildir. Hele ki “Canavar Alayı” mangasının gözü pek neferleri ortalığın tozunu attırmaya bu kadar hevesliyken... Kaybettikleri kesin olan savaşı bile kazandıklarını düşündüren bir egoya sahip “adam gibi adam”larla dolu er meydanında cenk etmeye soyunan, bedeni narin ama ruhu cesur askerlerin izinden gidip askerliğin kitabını yeni baştan yazan Terry Pratchett, barışta olduğu kadar savaşta da eşitlikçi bir dünya düzeninden bahis açıyor. “Erkek aslan aslında ödleğin tekidir. Başına bela açmak istiyorsan, asıl dişi aslana bulaşman lazım. Katildir onlar, birlikte avlanırlar. Her yerde aynı. Büyük sorun istiyorsan, kadınlara bulaşacaksın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103859</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a23a65-aed3-421a-95e5-7cd6229a8272.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişisel Gelişim Neoliberal İletişim ve İnsan Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Neoliberalizm olarak adlandırılan süreçte kapitalizmin en temeldeki mantığının rekabet ve girişimcilik değerleri üzerine kurulu olduğu söylenebilir. Bu anlayışın öne çıkardığı girişimci özneden beklenen azami performans ile diğer insanlarla rekabet ederek başarılı ve mutlu olmaya çalışmasıdır. Neoliberal anlayış insanları birer ekonomik kaynağa indirgemekte ve insanların “doğru iletişim” teknikleriyle kendi kendilerini denetlemelerini talep etmektedir. Burada kendinde bir amaç olan insan yerine rekabetin aracı ve performansın taşıyıcısı bir insan anlayışı öne çıkmaktadır. 
 
Kişisel gelişim kitapları yaratılmak istenen sözde “cesur” ve “başarılı” öznelerden ayrı düşünülemez. Bu türün yazarları tam da burada neoliberal insan ve toplum anlayışının sözcüleri olarak devreye girmektedir. Bireysel sorumluluk vurgularıyla birlikte insanların yaşadığı bütün olumsuzlukları bireysel başarısızlıklar olarak tanımlamaktadırlar. Kişisel gelişim kitaplarını inceleyen bu kitap günümüzün egemen sisteminin insanların davranışlarını ve duygularını nasıl şekillendirmeye ve denetim altına almaya çalıştığını ortaya koyan bir incelemedir. Yazar, politikadan ve her tür ortaklık fikrinden tutkulu bir nefretle söz eden kişisel gelişim yazarlarının neoliberal zihniyetin ve onun inşa etmeye çalıştığı insan ve iletişim anlayışının sözcülüğünü üstlenmiş olduklarını göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103860</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718f6b14-6ba6-49b5-aab1-27612881b84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Maymun</image:title>
            <image:caption>1967’de yayımlanan ve tüm dünyada satış rekorları kıran Çıplak Maymun; insanın aşkta, işte, savaşta en ilkel halini sunan, dikkat çeken bir anlatı! Çıplak maymunun kökenine, birbiriyle ilişkilerine, cinselliğine, beslenmesine ve daha birçok önemli konuya herkesin anlayabileceği ve aynı zamanda da bilimsel bir dille değiniyor Desmond Morris. İnsanın başlangıcına, cinsel yaşamına, alışkanlıklarına ve hayvanlar alemiyle olan şaşırtıcı bağlarımıza dair derin kavrayışlarıyla Çıplak Maymun, hem kışkırtıcı, hem zorlayıcı hem de zamansız bir dönüm noktasıdır. Çıplak maymun, temel sorunlarla karşı karşıya kalındığında nasıl tepki verir? Tepkileri, diğer maymunlarınkilerle nasıl karşılaştırılır? O hangi özelliğiyle benzersiz olur ve tuhaflıkları özel evrim hikayesiyle nasıl ilişkilendirilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103861</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb69f5b9-45ba-45ba-9681-d2ade211a73a.jpg</image:loc>
            <image:title>OXI</image:title>
            <image:caption>Beklediği şeyin ne olduğundan o da tam emin olamıyordu. Eşinin kayıp bedeni hakkında bir haber mi? Yoksa morgda duran başı mı? İçeride beklemesini istememişlerdi. Burada, bu salonda, o da herkes gibi ölümü bekledi. Burası diğer bekleme salonlarından farklıydı. En kötüsünde bile bir umut olurdu. Girişe yazmamışlardı ama buraya umudun girmesi yasaktı! Bir çocukluk travması, insana ne kadar kötü bir şey yaptırabilir ki? Ya dâhice planlanmış, akıl almaz cinayetlerin sebebi? Evet, bir travma, acımasız bir seri bir katil yaratabilir: Cenk. Alınan bir ihbar üzerine olay mahalline giden polisler, karşılarında su dolu bir küvetin içinde, vücudu şeffaf bir bantla sarılmış kadın cesedi bulur. Olay araştırılırken, daha önce benzeri görülmemiş biçimde işlenen cinayetler ise seri şekilde devam eder. Bu cinayetlerin sorumlusunun geçmişiyle barışamaması ve sahip olduğu “şekersiz şeker” hastalığı nedeniyle aklını ve duygularını kontrol edememesi, birçok insanın hayatına mal olur. Bir insanın geçmişinin yaralarıyla başa “çıkamaması” ile yaşanan tüm bu karmaşanın, olay akışının ve ustaca işlenmiş sürükleyici kurgunun sonunda, sizleri hayrete düşürecek bir final bekliyor. Bir solukta okuyup bitireceğiniz OXI ile geçmişin sır perdesini aralamaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103862</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0392bbe4-db52-4f08-aea3-786a143290c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Neye İhtiyacım Var?</image:title>
            <image:caption>Psikolojik ihtiyaçlarımızın ne kadar farkındayız? 
 
Sevilmek, ilgi görmek, takdir edilmek, kendimizi gerçekleştirmek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyor muyuz? 
 
Duygularımızın bize gönderdiği sinyalleri doğru yorumlayabiliyor muyuz? 
 
 
 
İnsanları kategorize etmektense herkesi farklılıklarıyla ele almayı ve her bireye kendini gerçekleştirebileceği sağlıklı bir alan yaratmayı amaçlayan Geştalt yaklaşımına göre fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarımız da değişkendir, yani kişiye ve zamana göre değişecektir. Önemli olan, bireyin kendine bir bütün olarak bakabilmesi ve psikolojik ihtiyaçlarını keşfederek bunları karşılayabilecek en uygun yöntemleri seçebilmesidir. 
 
 
 
Psikoloji profesörü olan ve kırk yıldan fazla süredir bireysel terapilerle birlikte aile ve çift terapileri yürüten Ceylan Daş, Neye İhtiyacım Var?’da bizi psikolojik ihtiyaçlarımızı keşfetmeye ve onları nasıl karşılayabileceğimizin yollarını bulmaya davet ediyor. Geştalt ekolü temeline oturan bu kitapta Daş, duygularımızı fark etme ve anlamlandırmanın, psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılama yolunda ne kadar önemli olduğunu görmemizi sağlıyor. 
 
 
  Sade bir dille yazılan ve örnek olaylarla somutlaştırılan bu kitap, günlük hayatta yaşadığımız zorlukların üstesinden gelmek için elimizden tutacak bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103863</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4d9353-d056-48a9-9e14-72fa113f504e.jpg</image:loc>
            <image:title>Berlin Günlüğü&apos;nden</image:title>
            <image:caption>Max Frisch, 1973’te Berlin’de, Sarrazin Sokağı’nda yeni bir eve taşındığında yine günlük tutmaya başladı ve bu döneme ait beş defterden oluşan kayıtlara BERLİN GÜNLÜĞÜ adını verdi. Birkaç yıl sonraki bir röportajda, söz konusu günlüğün kesinlikle bir “müsvedde” değil, “üzerinde çalışılmış bir kitap” olduğunun altını çizdi. GÜNLÜKLER 1946-49 ve GÜNLÜKLER 1966-71 ciltleriyle peş peşe konumlanan bu defterlerde, yazarın gündelik yaşamından gözlemler, anlatılar, deneme türünde metinlerin yanı sıra Günter Grass, Uwe Johnson, Wolf Biermann ve Christa Wolf gibi yazarların özenle çizilmiş portreleri de yer alıyor. BERLİN GÜNLÜĞÜ’NDEN aynı zamanda Batı Berlin sakini olan Frisch’in Doğu Almanya’daki siyasi ve toplumsal koşulları olağanüstü bir dikkatle içeriden gözlemlemiş olduğunu kanıtlayan önemli bir belge niteliği taşıyor. 
 
 
Yazarın, ölümünün üzerinden yirmi yıl geçene kadar koyduğu yayım yasağı nedeniyle ilk kez 2014’te, özetlenerek yayımlanabilen Berlin Günlüğü’nden kitabında Frisch gerçekçi, sesi kuşku dolu, yalın üslubuyla dünyaya ve hayata eğlenerek, keskin bir gözle bakmayı sürdürüyor. 
 
 
Artık kullanılmayan bir deniz fenerinin bekçisi; başka ne yapacağını bilemediğinden gelip geçen gemileri kaydediyor. (Kitaptan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103864</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ddde93-4703-464d-97c4-b163fe4585ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bir Masal Değildir</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma Çağı’nın Fransa’daki temsilcisi Diderot’nun, “Bu Bir Masal Değildir” ve “Bourbonne’lu İki Dost” öykülerini bir araya getiren bu derleme, yazarın insan davranışı ve ahlak kavramına dair gözlemlerini sürükleyici birer olay örgüsü eşliğinde okurla buluşturur. Diderot’nun zamanının insanını adeta birer antik trajedi karakteri haline getiren iki felsefi öyküsü, dostluk, aşk ve özsaygı kavramlarını irdeler. 
  “Bu Bir Masal Değildir”, iki kişi arasındaki aşk, sevgi, sadakat gibi bağların uzaktan göründükleri kadar saf olmayabileceği ihtimalini hatırlatır. Bir Saint-Lambert masalının parodisini yapan “Bourbonne’lu İki Dost” ise kendi içinde birbirine tezat iki anlatıyı buluştururken, din adamlarının dini kendi buyurdukları şekilde algılamayanlara gösterdikleri tavrı ifşa eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103865</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f72ec55-6228-4ea1-8891-eca8b924033b.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kıyısında Bir Dram</image:title>
            <image:caption>“Deniz Kıyısında Bir Dram” ve “Uzun Yaşam İksiri” Balzac’ın büyük eseri “İnsanlık Komedyası”nın “Felsefi İncelemeler”; “Pierre Grassou” ise “Özel Yaşamdan Sahneler” bölümlerinde yer alır. Bu derlemede bir araya gelen bu üç öykü, okuru birbirinden farklı yaşantılara sürükler; ortak özellikleriyse hepsinin temelinde yatan ahlaki derslerdir. 
Tatil için bir sahil kasabasına giden genç çift, sakin bir yürüyüş sırasında kendilerini dramatik bir hikâyeye tanıklık ederken bulur. Louis ve Pauline, kendini mağarada yaşamaya mahkûm etmiş bir adamın buruk hikâyesini dinlediklerinde tatilleri koca bir bunalıma dönüşür. “Deniz Kıyısında Bir Dram”da aktarılan yürek burkan hikâyeyi, kurnaz Don Juan’ın heyecan veren macerası ve ressam Pierre Grassou’nun sonradan görme burjuva ailelerini eleştiren öyküsü takip eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103866</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b0ccc5-138f-41d9-94b9-92a6e903946a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 1. Kitap (5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Uzak-Yakın, Görsel Algı, Eksik Tamamlama, Duygular, Gruplama, Mevsimler, Eşleştirme, Görsel Zekâ, Örüntü, Uzay Algısı, Renk Kavramı, Ters-Düz, Aynı-Farklı, Uzun-Kısa, 
Canlı-Cansız, Şekil Kavramı 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak 
ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından, 5 yaşa uygun olarak hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. 
İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. 
Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. 
Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış 
ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103867</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62a07f36-fd21-42b9-a6ca-03bbb7c4bf8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülücük Tohumları</image:title>
            <image:caption>“Küçük bahçıvan elindeki haritayı açtı. Doğru yerde miydi? Doğru yerdeydi. Diz boyu çimleri biçmeye, toprağa gübre serpmeye, meyve ağacı budamaya, bahçe, bostan sulamaya hazırdı. Aaaa, o da ne? Küçük bahçıvan kasabaya girdiğinde iki şey fark etti. Çatıları bulutlara değen kule gibi evler… Tıkanmış trafikte bekleyen arabalar... İnsanların acelesi vardı bir de, evet. Herkes hızlı hızlı bir yerlere yürüyordu.” O halde küçük bahçıvanın buraya değişik bir tohum ekmesi gerekiyordu. Çiğdem Kaplangı’nın yazdığı Gülücük Tohumları’nı Burcu Yılmaz resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103868</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318bef3c-e709-4222-903f-78a107113e90.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 2. Kitap (5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>El Göz Koordinasyonu, Farkı Bulma, Görsel Hafıza, Az-Çok, Eşleştirme, Eksik Tamamlama, Duyular, Problem Çözme, Örüntü, Sıralama, İçinde-Dışında, Ağır-Hafif, Sudoku, Canlı-Cansız 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak 
ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından, 5 yaşa uygun olarak hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. 
İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. 
Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. 
Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış 
ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103869</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3240b111-5f64-4b8b-9be2-60d5f1112c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimnastik Antrenörlerinin İş Yaşamında Mutluluk, İş Yaşam Dengesi ve İşe Adanma İlişkisi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
 
2. GENEL BİLGİLER 
 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
4. BULGULAR 
 
5. TARTIŞMA 
 
6. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103870</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e7f9f72-05c2-4986-aaaa-2fec25096937.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Doktoru</image:title>
            <image:caption>“Tabiat, her yaprağında derin yazılar olan biricik kitaptır.” 
– Goethe 
 
Doğanın her parçası, dünya üzerindeki her canlılık kâinatın bilgeliğini barındırır içinde. Toprağın altında kımıldanan her hücre, çatırdayan her tohum, renklenen her bitki, her yaprak, her kök ve her koku, bilgelik kitabındaki bir satırdır okumayı bilene. Her çiçek nevi şahsına münhasır karakteriyle bir hikâye anlatır duyabilene. 
Mesela soğuktan da sıcaktan da şikâyet etmeyen bir kasımpatı, sabrı ve dirayeti fısıldar. “Korkma” der. “Bu da gelir, bu da geçer. Hayat her haliyle kabule değer.” Bir akşamsefası bugün var yarın yok kişiliğiyle bağımlılıkların hayatlarımızdan çaldığı tadın öğretmenidir. Topraksızlığıyla orkideler, zehirli kökleriyle tek mevsimi aylarca beklemeye razı olan nergisler, dikenleriyle bedel ödeten güller, aldatıcılığıyla begonviller, gösterişsiz mağrurluğuyla papatyalar ve daha niceleri balkonunuzda ya da evinizin bir köşesinde sizden ilgi ve bakım beklerken, ihtiyacınız olan hayat dersini de aktarıyor olurlar bonkörce. 
Çiçeklerinizin kadim bilgeliklerine gönlünüzü ve kulağınızı açmaya, onları doğru sevmeye ve doğru bakım vermeye hazırsanız, kitabı okumaya başlamadan önce ilk işiniz çiçeklerinizi sulamak olsun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103871</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90c566f9-0ce5-42b9-8afe-fc76453b52cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Angeliki ile Mehmet</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da, Beyoğlu’nda, Balık Pazarı’nda bir ciğercinin oğlu ile bir meyhanecinin kızı idi onlar. Karşılıklı dükkânlarda çalışıyorlardı, babaları da yıllardır aynı sokağın esnafı... İki gencin birbirlerini görüp âşık olması, güzel bir hikâyenin başlangıcı olabilir, her şey mutlu mesut ilerleyebilirdi...
 
Biri Türk biri Rum olmasaydı... Sene, 1970 olmasaydı...
 
Zamanın ruhunun kıydığı sevdalardan birine dönüşmek üzereydi Angeliki ile Mehmet’in aşkı...
 
Önce gizlemeyi denediler, sonra şarkılarla beslediler hasretlerini...
Ama bir gün... O büyük yangının kıvılcımı düştü aralarına, hayallerinin dekoru paramparça olana dek de bırakmadı peşlerini.
 
Bazı aşkları bitirmeye çalışır herkes, neden olduğunu bile bilmeden, sırf öyle olması gerektiğini öğrendikleri için... Bir tek âşıklar savunur bunun karşı konulamaz bir his olduğunu. Sonra bir ağızdan söylerler o şarkıyı...
 
“Bu böyle yarım kalmayacak...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103872</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d6227f0-e3f3-49f4-bd37-f1e2022f4edf.jpg</image:loc>
            <image:title>Moliere</image:title>
            <image:caption>George Sand (1804-1876): Asıl adı Amandine Aurore Lucile Dupin olan yazar, George Sand adını ilkkez, 1832’de yayımlanan Indiana adlı romanında kullandı. Toplumsal kurallara karşı çıkan kadın kahramanını savunduğu bu eseriyle kısa sürede ün kazandı. Daha sonraki eserleriyle özgürlük sorununu sadece kadınlarla ilgili olarak değil, daha geniş bir toplumsal bağlamda ele aldığını gösterdi. İlk kez 1851’de sahnelenen Molière’de büyük tiyatro ustasının hayatını olaylardan çok duyguların analizine odaklanarak oyunlaştırmıştır. Her perdesi Molière’in hayatının bir bölümünü konu alan oyun komedyadan tragedyaya doğru ağır adımlarla ilerler. Sand’ın “büyük insan” Molière’e saygısını dile getirdiği bu eser Türkçede ilk defa okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103873</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6865adf-9aba-433d-89db-88b4961958ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Acılara Tutunmak</image:title>
            <image:caption>acı çekmek özgürlükse 
özgürdük ikimiz de 
o yuvasız çalıkuşu 
bense kafeste kanarya 
o dolaşmış daldan dala 
savurmuş yüreğini 
ben bölmüşüm yüreğimi 
 başkaldıran dizelere 
*Acılara Tutunmak *Ağlamalar *Analar * Sonuçsuz Bir Telefon Konuşması * Acıtan Gerçek * Yaşlı Yanılgı *Hoşçakal Köprüsü * Ellerim *Turaç *Düşünmek *Tanıklıklar’dan *Üstüne *Umutlara Tutunmak *Özseven *Denizin Öbür Yüzü *Balaban’a Balabanca Bir Övgü *Cacık *Picasso Çeşitlemesi *Dörtlükler *Mayaya Saygı *Mozart Diye Bir Sağnak *Balballı *Nötron *Ay Toprağı *Karmaşa Gülü *Çamdan Sakız Akıyor *Gelişini Sevsinler *’Göz Gördü Gönül Sevdi’ *Yineli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103874</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d020732a-11a2-44e7-9d5a-fdef2667c2e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalanın Erdemi</image:title>
            <image:caption>Torun Witzleben’in akıcı bir biçimde konuşmayı öğrenmesiyle hayatındaki tek yakın akrabası olan büyükannesinin gerçeklerle mutsuz, yalanlarla mutlu olduğunu öğrenmesi aynı zamana rastlar. İhtişama, aşırılığa, büyük zaferlere tutkun, heybetli evinden kentin geri kalanına tepeden bakan büyükanne, torunundan da asil soyadlarına layık olmasını istemektedir. Torun, çok geçmeden bu beklentilere cevap veremeyeceğini anlasa da umutsuzca çabalar. Küçük yaşta okuma yazma öğrendiğini iddia eder, okuma yazma bilmediği ortaya çıktığında ise kör olduğunu savunur; eğitim hayatı artık başarısızlıklarının başarı gibi sunulmasından ibarettir. Büyükanne bu sıkıcı hayattan umudunu kesmek üzeredir ki torun bir çözüm bulur: Evin bodrumuna kurduğu stüdyoda kasetlere, büyükannesinin radyodan dinlediğini zannedeceği haberler, hava durumu raporları, spor karşılaşmaları kaydedecektir. 
Çağdaş Alman edebiyatının özgün seslerinden Joachim Zelter, son âna dek yalan söylemek zorunda kalan torunun öyküsüyle gerçeği kurmacaya, kurmacayı gerçeğe katarken okuru da oyuna dahil eden zeki, ironik ve son sayfasına kadar yaratıcı bir romana imza atıyor. 
  “Toplumsal eleştiri barındıran, komik ve grotesk bir öykü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103875</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d795af-3f4e-420b-85b2-970ef2d1f3a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemi Yaşadım</image:title>
            <image:caption>•   Terör örgütünün kaçırdığı asker ve polislerimiz zindanda neler  yaşadı? 
•   Evlatlarını kurtarmak isteyen aileler niçin dağ bayır dolaştı, kimlere ulaştı? 
•   Terör zindanındakiler gönderdikleri ilk ve son mektuplarında neler yazdılar? 
•   Niçin sitem ettiler, devletten ve ailelerinden neler istediler? 
•   Gara’daki vatandaşlarımızı kurtarma operasyonu nasıl hazırlandı? 
•   Güneşi, rüzgârı, gündüzü niçin unuttular; altı yıl sonra öldürülme emrini kim verdi? 
•   Zindanın yakalanan sözde gardiyanları ifadelerinde ne söylediler? 
•   Terörist zindanlarında yapılan işkenceleri yaşayanlar nasıl anlattı? 
•   Kurtarılan kaymakam, asker, polis ve korucubaşları bu kitap için 
      neler anlattı? 
 
Araştırmacı gazeteci-yazar Saygı Öztürk, Cehennemi Yaşadım’da kaçırılan asker ve polislerimizin şehit edildiği  Gara zindanında yaşananların perde arkasını, kahramanların son dakikaya kadar direnişlerini, işkencelerden kurtulanların gerçek yaşamöyküsünü  anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103876</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2aedc2-a123-4fe1-a635-3bbdc2ac6377.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaldızlı Kemikler Tacı</image:title>
            <image:caption>Jennifer L. Armentrout’tan nefes kesici bir vampir destanı! 
 
Kurban ve kurtulan… 
Poppy hayal bile edemeyeceği aşkı, Prens Casteel’de buldu. Şimdi mutluluğun tadını çıkarmak istiyor ama önce kurtarılmayı bekleyenlerle ilgilenmeli. Bu tehlikeli görevin, ikisinin de tahmin edemeyeceği sonuçları olacak. Çünkü Poppy Seçilmiş olan, Kutsanmış olan. Atlantia’nın gerçek kraliçesi. Damarlarında Tanrıların Kralı’nın kanını taşıyor. Taç ve taht onun hakkı. 
 
Düşman ve savaşçı… 
Poppy’nin tek istediği kendi hayatını kontrol etmekti, ama şimdi bir seçim yapması gerekiyor, ya doğuştan sahip olduğu haktan vazgeçecek ya da yaldızlı tacı takıp Ten ve Ateş Kraliçesi olacak. Krallıkların karanlık günahları ve kanlı sırları açığa çıkarken, çoktan unutulmuş bir güç herkesi tehdit ediyor. Poppy’nin tacı giymesini engellemek için hiçbir sınır tanımayacaklar. 
 
Sevgili ve kalp eşi… 
Atlantia için en büyük tehdit batıda bekliyor, Kan ve Kül Kraliçesi’nin yüzyıllardır gerçekleştirmeyi tasarladığı planları var. Poppy ve Casteel imkânsızı düşünmek zorunda… Tanrılar Diyarı’na gidip Kral’ı uyandırmalılar. Şoke edici sırlar ve en büyük ihanetler ortaya döküldükçe, uğruna savaştıkları her şeyi tehdit eden düşmanlar meydana çıktıkça Poppy ve Casteel halkları ve birbirleri uğruna neler yapabileceklerini keşfedecekler. 
Ya kraliçeni selamla ya da ölmeye hazır ol…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103878</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97a12e22-829d-48ba-9cde-aa296ad2e1b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>Düşle! 
Düşle ki gerçek olsun masal. 
Düşle ki dile gelsin ağaç. 
Düşle, sınırsız bir hayalin ucundan tutarak. 
Düşle, hayallerini gerçeğine katarak. 
Düşle! 
Düşle ki gerçek olsun masal. 
Düşle ki dile gelsin hayallerin. 
Düşle! Güç sende! 
 Uluslararası ödüllü hikâye anlatıcısı ve eğitmen Nazlı Çevik Azazi bu kitabıyla tüm çocukları şefkatli masallar ve yemyeşil ağaçlarla buluştu­ruyor. Birbirinden etkileyici ağaç masalları anlatırken okurlarını da bu masal yolculuğuna dahil ediyor; onları hayal gücünün sınırlarını oyun­lar aracılığıyla keşfetmeye ve kendi masallarını yazmaya davet ediyor. 
Bu yolculuğun sonunda, kalbindeki masal ormanını keşfedecek, bu ormanda oyunlar oynamaya doyamayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103879</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af3eadc7-2ebf-42ed-8b7a-931781e82c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Udi</image:title>
            <image:caption>Dönemin kadın okurlarını, aydınlarını etkileyen; yıllarca aile ve kadın toplantılarında zevkle, merakla, hatta gözyaşları dökülerek okunan Fatma Aliye’nin Udi romanı müziğe yetenekli bir kız çocuğunun aldığı eğitim sayesinde yetişkinliğinde ayakta kalmasının serüvenidir. Fatma Aliye, kadınların yaşamın değişen koşullarında her an güvencesiz kalabilme ihtimalini göstererek, kimseye muhtaç olmadan, iyi koşullarda yaşayabilmesine çözümler sunmak üzere yola çıkar. Aşk duygusu ile ihanet deneyiminin arasında kalan bir kadının benliğinde meydana gelen çatışmaları başarıyla sergiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103880</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c147dd-a31c-4609-bf45-4783a97ac800.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Dostlar Evinin Yanında Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sevimli boyama sayfaları 
Renkli çıkartmalar 
Şirin oyun figürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103883</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e25febe-db02-4845-b488-5ff15840769e.jpg</image:loc>
            <image:title>Defne&apos;nin Sarmaşıkları</image:title>
            <image:caption>Defne’nin iki tekerlekli bir bisikleti, yıldızlı kırmızı ayakkabıları, gerçekten çok yumuşak bir pelüş aslanı var. 
Bir de sarmaşıkları… Karnında büyüyen, endişelendiğinde ya da korktuğunda onu kısıtlayan dikenlerle dolu dallar. 
Defne sarmaşıklarını kontrol altına almak istiyor ama nasıl? 
 
Maude Nepveu-Villeneuve’ün yazdığı, Sandra Dumais’nin resimlediği ve Elif Özcan tarafından Fransızca aslından dilimize çevrilen Defne’nin Sarmaşıkları, kaygı konusunu hassasiyet ve şefkatle ele alan bir öykü. 
Hem çocuklarda hem yetişkinlerde yaşanan kaygıyı anlamak ve onunla baş etmek için öneriler sunan sıcak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103884</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919d5c85-0dfa-4b3a-91ea-00f50fb58eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle İngilizce Öğreniyorum - 1</image:title>
            <image:caption>Eleştir, boya, eğlen, İngilizceyi öğren. 
Robix, Yağmur ve Mert çocukları eğlenceli İngilizce etkinliklere katılmayı davet ediyor! 
İngilizce öğrenmeye yeni başlayan okul öncesi dönemdeki çocuklar için özel olarak hazırlanan bu kitap, dil gelişimini destekleyen birbirinden eğlenceli etkinlikler sunuyor. Kitapta yer alan labirent, eşleştirme, boyama, bulmaca gibi etkinliklerle çocuklar eğlenerek vakit geçirirken aynı zamanda dil becerilerini geliştirecek ve İngilizce sözcüklerle cümleleri kalıcı şekilde öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103885</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27217826-190e-4934-964e-3be713f50531.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Olmak Neden Zor?</image:title>
            <image:caption>Evet, sağlıklı bir yaşam sürmek zordur. Fakat yine de bunu nasıl başarabileceğinizi öğrenmek istemez misiniz? 
Her sabah koşuya çıkmak için sabırsızlanıyor musunuz? Peki, işe gitmeden önce otuz dakikanızı meditasyona ayırıyor musunuz? Cevabınız ‘evet’se bu kitap size göre değil! Ancak koşuya çıkmayı düşünüp bunun yerine uyumaya devam eden, dün akşamki pizza partisi yüzünden vicdanı sızlayan ve öncesinde meditasyon yapmak şöyle dursun, işe nadiren vaktinde giden biriyseniz, size meydan okumaktan hoşlanan bu kılavuz siz hiç istemeseniz de sağlıklı bir hayatınız olmasına yardımcı olacak! Sağlıklı Olmak Neden Zor? size egzersiz yapmaktan nasıl keyif alacağınıza dair tavsiyelerde bulunmayacak veya çikolatalı dondurma tadında karalahana tarifi vermeyecek. Bu kitapta, uygulamanız gerektiğini bildiğiniz sağlıklı alışkanlıkları benimsemenize yardımcı olacak beceriler bulacaksınız. Etkisi kanıtlanmış teknikleri kullanarak seçimleriniz konusunda daha dikkatli olmayı, öz-şefkat geliştirmeyi ve anlamlı bir hayat sürmenin yollarını öğreneceksiniz. Son olarak, zor olsa bile sağlıklı alışkanlıklar benimsemeye can attığınız bir motivasyona sahip olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103886</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/523beafe-5339-4bac-81e1-56e72d8ef429.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Dostum</image:title>
            <image:caption>Büyük dostlar, yönlerini asla kaybetmezler...
 
Bir yanda çocukluğun tatlı telaşında Atlas, diğer yanda huysuzluğuyla mahalleye kök söktüren Pasaknaz Teyze. Biri kitapları çok seviyor, öteki kitap gördüğü yerden kaçıyor! Bu hikâye, sokaklarında sekseklerin, ip atlayan çocukların, rengarenk çiçeklerle süslü ağaçların, yüzme yarışı yapan yaşlı teyzelerin eksik olmadığı Büyükada&apos;da geçiyor. Gerçeğe yaslanan, hatıralarla dolu Büyük Dostum&apos;u okurken söylenebilir, gülebilir, sinirlenebilir ya da hiçbir şey olmamış gibi davranabilirsiniz. Ama kimseyi Pasaknaz Teyze&apos;yi tanımadığınıza ikna edemezsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103887</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c8fda2f-b15c-4f21-96a8-49bbae2b88fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Senfonisi Yeni Versiyon</image:title>
            <image:caption>DAN BROWN HEM YAZDI HEM BESTELEDİ. MÜZİK, EĞLENCE VE RENGARENK RESİMLERLE DOLU SAYFALAR ÇOCUK OKURLARLA BULUŞUYOR. Maestro Fare ve müzisyen arkadaşlarıyla ormanların ve denizlerin derinliklerinde gezin! Kitabın içinde büyük mavi bir balina, hızlı çitalar, minik böcekler ve zarif kuğularla karşılaşacaksın. Üstelik her birinin seninle paylaşacağı bir sırrı var. Yol boyunca Maestro Fare’nin senin için bıraktığı sürprizleri bulabilirsin. Örneğin; saklanmış bir arı, ipuçları veren karışık harfler, hatta çözmen için şifreli bir mesaj. New York Times’ın en çok satanlar listesinin bir numaralı yazarı Dan Brown, son derece eğlenceli, gizemli ve müzikli bu ilk resimli kitabı Hayvanlar Senfonisi ile çocuklarla buluşuyor. Ücretsiz bir uygulama ve Dan Brown tarafından bestelenmiş müzikler içeren bu müthiş kitabı yakından tanımaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103888</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b8f271-d8f7-442d-b864-700a32c11b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Yeleli Atlılar</image:title>
            <image:caption>Kehanete göre; ejderin laneti Asya topraklarına yayılacak, uçsuz bucaksız Asya’nın kuzeyindeki Tanrı Dağları ile güneyindeki Karanlık Dağ­lar arasında yer alan kurt pençeli, gözü kara, otağı ak bir milletin yönetimi, soyu korkusuz bir askerin yönetimine geçecek. Olmazlar olacak ki babasına hükmeden bu çocuk, tüm Asya’nın efendisi olacak. Kanı, vadiler dolu­su akıtacak; halkı yay gerenler ve boz oklar olarak il tutacak… 
* * * Asırlardır söylenen ejderin laneti gerçekleşebilecek mi? Bunu ancak kurt bakışlı Mete’nin hikâyesini okuduğunda öğrenebileceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103889</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8adb268e-b933-4d80-b617-103657f20668.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımızda Bulunsun</image:title>
            <image:caption>Yarım yüzyıla yakın bir çalışma, okuma ve düşünme serüveninden sıra dışı saptamalar, anlamlı sorular, kışkırtıcı görüşler… İş yaşamının ana meselelerine hem dünya hem de Türkiye perspektifinden kapsamlı bir bakış… Birçok güncel tartışmaya ve geleceğe ışık tutan, özlü değerlendirmeler… 
Aklımızda Bulunsun keyifli bir sohbet üslubuyla yazılmış, kişisel anekdotlarla renklendirilmiş, 40 kısa denemeden oluşan bir pusula kitap. 
 
Liderlikten iş ahlakına, şirketlerde mizah kültüründen kapitalizmin geleceğine, karar almada duyguların rolünden özel kesim-devlet ilişkisine, geniş bir konu yelpazesi… 
Yarım yüzyıla yakın bir çalışma, okuma ve düşünme serüveninden sıra dışı saptamalar, anlamlı sorular, kışkırtıcı görüşler… 
Bülent Eczacıbaşı, her biri dört-beş sayfa uzunluğundaki 40 denemeden oluşan bu yeni kitabında iş dünyası meselelerini, can alıcı noktalarına değinerek, keyifli bir sohbet üslubuyla tartışıyor. Konuları hem küresel hem de yerel boyutlarıyla ele alıyor, kişisel anekdotlarla renklendiriyor. Hepimizin “aklımızda bulunsun” diyebileceği düşünce notlarını bugünün ve geleceğin iş insanlarıyla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103890</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5639b2e-3c7e-42c3-9793-476fd239652d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dağ Ki Hiç Olmadı</image:title>
            <image:caption>Ulaşılamayan ne varsa, saçılı her şeyle beraber, dönenir varlığın kabuğunda. Tamam, demek neçe mümkündür, öylece dururken sızısı bir yaranın? Sesi, gecesi, boynu; elleri, sabahı, saçları, ayakları; atı, rüyası, yatağı, vazgeçişi ve ölümü... Mümkün mü bir tamama ermek ey kimse! 
Mümkün mü varmak o dağa, Sawa! 
 
Gülperi, Gülîzar, İsmail. Adı konsa da bir göle benzeyen en çok, bir rüzgâra, sahanı olmayan eve... Giyindiği her şeyden soyunuk, umarsız bir ağaca... Tamamlanamayan bir ömrün kekre yolcuları onlar. Tamamlanamayan herkes gibi. 
 
Yaşı uzun sürenlerin yorgun nabzını taşıyor seherimize Cevahir Bedel. Müneccimle muvakkıtın değil, mübtela-yı gam ehlinin bildiği şeb-i yeldayı sırlıyor kalp aynamıza.  Bir dengbej gırtlağı, bir derviş vakarıyla. 
 
&quot;bir dağ ki hiç olmadı&quot;; ritim ve tartım bağlamında kusursuz, duru ve yalın şiirlerle okurunu selamlarken çağdaş Türkçe şiire, özgün-içli bir bütünlüklü şiir toplamı armağan ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103891</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d47a04-7644-4534-849b-d7cedbe6cba1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim 1 Yaş</image:title>
            <image:caption>ÇOK ÖZEL BİR RESİMLİ KİTAP! 
 
“Dilbilimdeki son araştırmaları göz önüne alarak hazırladığım bu resimli kitap her çocuğun çevresini ve onu çevreleyen evreni keşfetmesine, ileride okul hayatında ihtiyaç duyacağı temel sözcük dağarcığını geliştirmesine yardımcı olacaktır. Kitap boyunca her bölümde birer “anahtar sözcük” bulunmaktadır. Bu sözcüklerin etrafında ise temayla ilgili daha pek çok şey keşfetmeye yarayacak yakın ve yararlı sözcükler yer alır. Anneler ve babalar için öneriler kısmında ise çocuğun dikkatinin nereye yönlendirilmesi gerektiği, onunla sözlü etkileşiminizin nasıl olması gerektiği belirtilmiş, çocuğunuzla konuşma, onu konuşturma, merakını uyandırma, sözcük dağarcığını geliştirme ve öğrendiklerini uygulama üzerine öneriler verilmiştir.” 
Anneler ve babalar için 72’den fazla SÖZCÜK ve ÖNERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103892</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f91bea18-2195-4502-a24d-dc1837d6e22a.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim 3 Yaş</image:title>
            <image:caption>ÇOK ÖZEL BİR RESİMLİ KİTAP! 
 
Dilbilimdeki son araştırmaları göz önüne alarak hazırladığım bu resimli kitap her çocuğun çevresini ve onu çevreleyen evreni keşfetmesine, ileride okul hayatında ihtiyaç duyacağı temel sözcük dağarcığını geliştirmesine yardımcı olacaktır. Kitap boyunca her bölümde birer “anahtar sözcük” bulunmaktadır. Bu sözcüklerin etrafında ise temayla ilgili daha pek çok şey keşfetmeye yarayacak yakın ve yararlı sözcükler yer alır. Anneler ve babalar için öneriler kısmında ise çocuğun dikkatinin nereye yönlendirilmesi gerektiği, onunla sözlü etkileşiminizin nasıl olması gerektiği belirtilmiş, çocuğunuzla konuşma, onu konuşturma, merakını uyandırma, sözcük dağarcığını geliştirme ve öğrendiklerini uygulama üzerine öneriler verilmiştir.” 
 
 
Anneler ve babalar için 144’ten fazla sözcük ve öneri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103893</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b07658c-3229-4242-bbad-300dbb4f7e39.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombili Mombili Roman</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için korku romanı yazmak... Aytül Akal, okurları bir korku trenine bindirdiği Zombili Mombili Roman&apos;da, karanlığın dehlizlerinde gizem dolu bir yolculuk vadediyor; gerçeküstü olaylarla sıradan gerçekleri iç içe geçirerek ezberleri bozan bir anlatıya imza atıyor. Baş döndürücü bir hızla kalpleri çarptıran bu sürükleyici kitap, yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşmayı başaran bazı antika eşyaların ardındaki sır perdesini aralarken hayal gücünün sınırlarını zorluyor. Karanlık düşlerin tutsağı olan bir adamın başından geçenleri ürpertici bir hikâyeye dönüştüren Akal, anlatısının arka planında bir yazarın “sancılı” yazma ve yaratma sürecine de ayna tutuyor.   Editörü, aşk romanlarının tutkulu yazarı Özgür&apos;den çocuklar için korku romanı yazmasını istediğinde genç adamın dünyası başına yıkılır. Hiç deneyimi olmadığı bir türde, üstüne bir de çocuklar için kalem oynatacaktır. Bir an önce buram buram romantizm kokan düşüncelerini bir kenara itip sözcüklerini ürkütücü ve gerilimli ortamlarda konuşturmaya başlamalıdır. Kafasında soru işaretleriyle yolda yürürken karşısına çıkan kafe, belki de hayatını altüst edecek felaketler dizisinden hemen önce soluklanacağı son duraktır. Kafeden evine poşetler dolusu antika eşyayla geri dönen Özgür, yaklaşan tehlikeden henüz habersiz olsa da, bundan böyle atacağı her adım hayat memat meselesidir. Zira karşılaşacağı akılalmaz olayların kâbus mu, yoksa gerçek mi olduğunun ayırdına varması artık pek de mümkün değildir...   Aytül Akal&apos;ın, yerelden evrensele uzanan güçlü hikâyesinin yanı sıra Başak İşbilir&apos;in sinemasal düşlere yelken açtıran resimleriyle bütünlenen Zombili Mombili Roman, çocuk ve gençlik edebiyatımızın korku türünde yazılmış en “modern” örneklerinden biri.  Yaşayacağınız korku ve gerilim yüzünden yaprak gibi titremeye hazırsanız, bu kitabı okumaya başlayabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103894</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9868c91-c1fe-48f7-b3bd-f691afb64010.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Steinbeck’in kendine has bakış açısıyla kaleme aldığı yazıları ve Capa’nın mükemmelen ayarlanmış kadrajlarıyla Rusya Günlüğü, Türkçe olarak ilk kez yayımlanıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında, Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilimin iyice artmaya başladığı 1947’de, gazetelerdeki gerçekdışı haberlerden bıkan Steinbeck ve Capa “Bir de kendi gözümüzle görelim,” diyerek çıkıyorlar yola. Sovyetler Birliği’nde kaldıkları birkaç haftada Moskova’yı, Stalingrad’ı, Kiev’i ve Gürcistan’ı dolaşıyor; politikaya, hamasi laflara, bürokrasiye meydan vermeden, Rusların ne yiyip içtiğini, nasıl yaşadığını, dans ettiğini merak ederek halkın arasına karışıyorlar. “Bu kitap keskin gözlem gücüyle, mizahıyla ve kesin yargılardan kaçınmasıyla, belki de Rusya hakkında bir yabancının yazdığı en doğru kitaplardan biridir.” NORA FITZGERALD “Capa devinimin, acının ve neşenin fotoğrafını çekebilir. Rusya manzaralarının sonsuzluğunu ve tek bir insanı nasıl yakaladığına bir bakın. Lensinin bir insan zihnine nasıl eğildiğini düşünün.” JOHN STEINBECK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103895</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37fe090-5c18-4395-bb89-f21712a644ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Nü Peride (Çizimlerle Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Nü Peride, iki ayrı zamanda, benzer mekânlarda gelişen olayları, roman karakterlerini esrarengiz bir şekilde birbirine bağlar. 
 
Tutkunun, acının, aykırı aşkların anlatısı olur. Ermeni Ante aşkına ulaşmak için sözcüklerle kazar dehlizini. Necati sevdiğini üzmemek için bir elma ağacının dalında bırakır bacaklarını. 
 
Farklı zamanlarda hikâyeleri kesişen roman karakterlerinin yaşadıkları akıllara şu soruyu getirir: “Acı çekmeden mutlu olmanın anlamı var mı?” 
 
Hakan Akdoğan’ın Yunus Nadi Roman Ödüllü kitabı Nü Peride, dildeki çok katmanlı yapısı ve kurgusal derinliğiyle edebiyatımızdaki yerini her dönemde korumaktadır. 
 
“Yorgundum, düşünce yorgunuydum. Hep güzel bir müzik duyuyordum pencereme sığan yıldızlara eşlik eden. Sen güneş/ben kardan adam/burnu havuç gözleri kömür/gel artık/havalar ısınınca kardan adamlar ölür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103897</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6c1cecc-8d94-4f44-a092-b912b58b4a26.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Okulu Meta Dünyalara Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Yıl 2018, Gül ve Can Mavi Palmiye’nin altında tesadüfen karşılaşırlar. Birbirinden hiç hoşlanmayan bu iki çocuk tartışırken akıllara durgunluk verecek bir “Bam” sesiyle gökyüzü yarılır ve metal bir küre çalılıkların arkasına fırlar. Bu küre de neyin nesidir? 
Bu patlamanın ardından kahramanlarımız 215 yıl sonrasına, geleceğe giderek kendilerini farklı bir maceranın içinde bulurlar. Mavi-yeşil gezegenimize benzeyen ORDEN’e yerleşen insanlar orayı da Dünya’ya benzetmişlerdir. Evrendeki tüm dengeler değişmiştir. 
Can’ın düzeltmesi gereken şeyler vardır. Kahramanlarımız yapay zekalar, robotlar, avatarlar ve hologramların olduğu bir Dünya’dadır. Meta dünyalarda da yaşam vardır. Evrendeki tüm çocukları Dünya’daki meta dünya FUTURGEN’e hapseden nedir? Ve buradan çıkışı birlikte bulabilecekler mi? 
Bilim Okulu serisinin üçüncü kitabı Meta Dünyalara Yolculuk sizi 2233 yılına davet ediyor. Gül ve Can ile zamanda yolculuk yapmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103898</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05e81de9-0b1c-4ee6-84bd-939f611978ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim 2 Yaş</image:title>
            <image:caption>ÇOK ÖZEL BİR RESİMLİ KİTAP! 
 
Dilbilimdeki son araştırmaları göz önüne alarak hazırladığım bu resimli kitap her çocuğun çevresini ve onu çevreleyen evreni keşfetmesine, ileride okul hayatında ihtiyaç duyacağı temel sözcük dağarcığını geliştirmesine yardımcı olacaktır. Kitap boyunca her bölümde birer “anahtar sözcük” bulunmaktadır. Bu sözcüklerin etrafında ise temayla ilgili daha pek çok şey keşfetmeye yarayacak yakın ve yararlı sözcükler yer alır. Anneler ve babalar için öneriler kısmında ise çocuğun dikkatinin nereye yönlendirilmesi gerektiği, onunla sözlü etkileşiminizin nasıl olması gerektiği belirtilmiş, çocuğunuzla konuşma, onu konuşturma, merakını uyandırma, sözcük dağarcığını geliştirme ve öğrendiklerini uygulama üzerine öneriler verilmiştir.” 
 
Anneler ve babalar için 108’den fazla sözcük ve öneri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103899</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9c836a-f795-4e4b-aaff-a0c6493fd477.jpg</image:loc>
            <image:title>Pruva Neta</image:title>
            <image:caption>“Sayın Hanımefendi ya da Beyefendi; bu notu bulduğunuza göre sizler de bizim gibi sağ kalanlardansınız. Biz mi size yardım edebilecek vaziyetteyiz yoksa siz mi bizden daha iyi durumdasınız, bunu elbette bilemiyoruz. Lâkin tek bildiğimiz bu felaketten kurtulmak için sağ kalan tüm iyi insanların birleşmesinin zaruri olması. Aksi takdirde bu savaşı kötülük kazanacak. Lütfen acilen aşağıda yazılı koordinatlara ulaşınız ve bizimle irtibata geçiniz. Esenlikler dilerim.” 
T.Wilson McLorry 
Kaptan Vitaly ve mürettebatının son macerasının üzerinden yalnızca on gün geçmişti ve her tarafı kaplayan engin mavilikte amaçsızca dolaşmayı sürdürüyorlardı. Ta ki tanımadıkları birinden aldıkları bu gizemli mesaja kadar. Yine hiç beklemedikleri bir anda, esrarengiz bir şekilde çetin bir mücadelenin içine çekilen kahramanlarımız, bu defa kendilerini daha evvel hiç karşılaşmadıkları kadar zor şartlardaki bir ölüm kalım savaşının ortasında bulurlar. Eski dostlar ve yeni düşmanlarla karşılaşan Kaptan Vitaly ve mürettebatının nefes kesen son yaşam mücadelesini konu alan PRUVA NETA, okuyucusuna son ana kadar merakta bırakan gerilim dolu bir final vadediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103900</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28730fea-28cc-46d0-8317-9a5d3283facb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kelebeği Yakalamak</image:title>
            <image:caption>Elliot, artık kendini, evi olan Londra’ya ait hissetmiyordur. Babasının ölümüyle kaybettiği yaşama sevincini bulma umuduyla yeni bir okula transfer olur ve uzun zamandır içinde bulamadığı heyecan ve arzularla tekrardan tanışır. Hayatı yalanlar üzerine kurulu olan Sam ise, karışık duygular içinde kıvranarak gerçek kimliğini arıyordur. Üzerindeki tüm o sorumluluklar yetmiyormuş gibi bir de okulun asi çocuğuna karşı içinde açıklayamadığı hisler uyanmaya başlamıştır. 
 
İki yolunu kaybetmiş çocuğun yolları tesadüfi bir şekilde kesişmiştir. İşte bu okuyacağınız, birçok engeli aşan aşkların, arzuların ve arkadaşlıkların hikâyesi. 
 
**** 
“Aşık olduğunu nasıl anlarsın?” 
“Aslında bir içgüdü gibi. Aşık olduğun kişi asla aklından çıkmaz. Ona dokunmak, koklamak her şeye değer. Ve eminim şu meşhur kelebekleri duymuşsunuzdur. Abi! Onlar yüzde yüz gerçek. Aşk, bir kelebeği yakalamaya çalışmak gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103901</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3301066f-3754-4a29-9beb-936fa33101a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ajan Sonya</image:title>
            <image:caption>1942 yılında İngiltere’nin sakin bir köyünde bir kadın üç çocuğu ve yakınlarda çalışan kocasıyla birlikte küçük bir kulübede yaşıyordu. Ursula Burton arkadaş canlısı ama çekingen birisiydi ve İngilizceyi hafif bir aksanla konuşuyordu. Komşuları onun yüksek rütbeli bir Sovyet istihbarat subayı olduğunu bilmiyorlardı. Burton, Sovyetler Birliği’nin atom bombası yapmasını sağlayacak bilimsel sırları toplayan bir komünist, bir Sovyet albayı ve kıdemli bir ajandı. 
Yaşamı boyunca Çinliler, Japonlar, Naziler ve MI5, MI6 ve FBI tarafından peşine düşülen ancak her defasında kaçmayı başaran casusun hikâyesi 20. yüzyılda faşizm, komünizm ve Batı demokrasisi arasındaki ideolojik çatışmayı yansıtıyor ve zamanımızın casus savaşlarına yeni bir ışık tutuyor. 
*** 
… Ursula Kuczynski Burton, bir anne, ev hanımı, romancı, uzman radyo teknisyeni, casus şebekesi yöneticisi, kurye, sabotajcı, bomba imalatçısı, Soğuk Savaşçı ve gizli ajandı ve hepsi de aynı zamandaydı. 
Kod adı “Sonya” idi. Bu, onun hikâyesidir. … 
 
*** 
“Macintyre casuslukla ilgili efsaneleri hem yüceltiyor hem de yıkıyor.” 
—The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103902</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea5bfab-b024-49ea-83af-1d197f5b7186.jpg</image:loc>
            <image:title>Ademelması</image:title>
            <image:caption>DÜŞTÜĞÜNE YANARSAN, KALKACAK DERMANIN OLMAZ... 
 
“İçeride kapalı kalma...” diyor annem. “Çık gez, dışarının tadını çıkar ama dikkatli ol gözünü seveyim.” 
İçeri... İçeri neresi? Ya da dışarı. Dışarı neresi?  Ya da nerede olduğum zamanlar içeride oluyorum, nerede olduğum zamanlar dışarıda oluyorum? Bu ayrıksı, bu yabanıl, bu kendi “iç”iyle ve kendi “dış”ıyla kavga eden biri, nereyi kendine içerisi veya dışarısı olarak seçer? Kim bilir belki dışarının da dışındayımdır da onun için böyle ayrıksıyımdır. Belki dışarının da dışında olmaktan dolayı bu kadar yalnızımdır... 
*** 
Hatice Dökmen’den yine sıra dışı bir roman. Pandemi günlerinde dışarısı ve içerisi dilemmasının yarattığı yepyeni bir berzahta kendi kendisiyle çakışan benliklerin kimi zaman isyan ederek, kimi zaman da boyun eğerek karşıladığı bu alışılmamış yeni hayatın çok boyutlu ama kısacık bir hikâyesi. Okumaya doyamayacaksınız... 
*** “Kahramanım Yıldız ile birçok kadına ayna tuttum. Bence her kadının içinde biraz Havva, biraz Lilith vardır. Bütün sorun o kişiliğin içimizde hangi boyutta yaşadığıdır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103903</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8af22e31-0bd6-4cb2-8d42-09f346b1a3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Münafık</image:title>
            <image:caption>“MÜMİN DİNİ UĞRUNA MALINI, MÜNAFIK İSE MALI UĞRUNA DİNİNİ FEDA EDER.” 
 
Münafık denen kâfir görünürde imanlıdır; ama gizli olan gönül yuvasında kâfirdir. Münafık insan, bir kapıdan imana, öbür kapıdan inkâra girer, imanla inkâr arasında mekik dokur. Münafık insan toplum siyasetinin, sosyal ahlakının, hukukunun, kültürünün, maneviyatının altında tüneller açar. Siyasetin, ahlakın, kültürün, hukukun köklerini kemirip kurutur. Tıpkı bir tarlafaresi gibi... 
 
Münafık kendisini yüzüne kalkan edinir, perde edinir ve gerçek niyetinin düşmanlığını o kabuğun arkasında saklar. Tıpkı kendini kabuğunun arkasında saklayan yara gibi... Yaranın kabuğunu kaldırınca yaradan cerahat veya kan akar. Münafığın arkasında saklandığı perdeyi kaldırınca da onun irin ve kan olan niyeti akar. “İkili oynayan” münafıkların psikolojisini, davranış yapısını, ilişkilerini Kuran’daki ayetlere göre açıklayan Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, inananlardanmış gibi yapıp küfre düşenlerin detaylı anatomisini bu kitapta anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103904</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f51a774-758a-4ed6-8ba1-4cc6eeabc157.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu</image:title>
            <image:caption>“Ne istemediğini bildiğinde, ne isteyeceğini de bilirsin.” 
Bu kitap, doğum ve ölüm kapıları arasında kat edeceğin her adıma rehberlik etmek ve sana bir adımdan diğerine geçme fırsatı veren kilitli kapıları nasıl açabileceğinin sırlarını aktarmak için yazıldı yolcu. 
Kestirmeden gidemezsin, bir kapının sırrına hâkim olup anahtarını elde etmeden, diğer kapıyı açamazsın. Kolay olacağını söyleyemeyiz ama mümkün olduğunu deneyimleyebilmen için sana rehberlik edebiliriz. 
Bildiklerini unutmaya, tutunduklarını bırakmaya, kaçtıklarınla yüzleşmeye hazır mısın? 
Şimdiye dek şikâyet ettiğin ne vardıysa bil ki her birine ihtiyacın olduğu için kendin kurguladın, kendin var ettin. Neyi istemediğinle yüzleşmeye cesaret ettiğinde, aslında neyi istediğini keşfetmeye başlıyor olacaksın. 
Veremediğin için alamadığını, sahiplendiğin için kaybettiğini, aşırıya kaçtığın için yokluğa düştüğünü, kullanamayacağını bildiğin için güçlü olmaktan ve başarmaktan geri durduğunu anladığında, kendine yeni bir kader yazıyor olacaksın yolcu. 
“Sahiplendikçe korkuların, sahip çıktıkça güvenin artar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103905</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76e58634-885d-49c4-8a52-801fc762ba3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşerken</image:title>
            <image:caption>Kurtuluş’un Cin Deresi Mahallesi’nde oturanlar o sabah çok mühim bir olaya uyandılar; iki çocuk babası sıhhi tesisatçı İshak bilinen hiçbir sebep yokken birdenbire ortadan kaybolmuştu. Önce, neden gittiğine kimse bir anlam veremedi ardından İshak’ın yalnız başına olmadığı anlaşıldı. Bu, pek çok şeyi açıklasa da, kişinin kim olduğu ortaya çıkınca daha büyük bir merak sardı mahalleyi: İshak üst katlarında oturan genç ressam Jülide ile kaçıp gitmişti. 
 
Sonrası… 
Sonrası düşerken el ele tutuşanların masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103906</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06f8f22-f74e-4d8a-b239-54541a32d9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma’nın Yükselişi</image:title>
            <image:caption>M.Ö. 1000 civarında Roma yerleşimi, birkaç tepenin üzerinde kurulmuş küçük bir topluluktu. M.Ö. 3. yüzyılda ise Roma, anıtsal tapınakları, kamu binaları ve görkemli evleriyle büyük ve güçlü bir kent haline gelmişti. Tüm İtalya’yı ele geçirmişti ve bir imparatorluk yaratmaya hazırlanıyordu. Ancak basit bir kent bu tarihi dönüşümü nasıl gerçekleştirdi? Nasıl oldu da bölgenin ve sonrasında dünyanın başat gücü haline geldi? 
 
Eski İtalya, her biri kendi dili ve gelenekleri bulunan çok çeşitli etnik topluluklara ev sahipliği yapıyordu. Önce Etrüskler ve daha sonra Samnitler gibi bazı topluluklar Roma’nın başlıca düşmanlarıydı. Bu gruplar Geç Demir Çağı’ndan itibaren İtalya’nın içinde ve dışında giderek daha dinamik bir etkileşime girdiler, ticareti genişlettiler ve İtalya’nın her yanında giyinme alışkanlıklarını, dini, mimariyi, silahları ve yönetimi etkilediler. Roma ele geçirilen topraklarda var olan sosyal ve politik yapıları büyük bir özenle idare etti, stratejik askeri alımlarla vatandaş havuzunu genişletti ve bu sayede bir dereceye kadar yerel bağımsızlığa izin verirken aynı zamanda emperyal bir aidiyet duygusunu da besledi. 
Roma’nın Yükselişi kitabında tarihçi ve arkeolog Kathryn Lomas, Roma’nın rakiplerle dolu bir bölgede baskın unsur haline gelmesini sağlayan diplomatik girişimleri, siyasi manevraları ve kültürel değiş tokuşları yeniden ele alıyor. Lomas’a göre Latin dünyası Roma tarafından yenilmemiş, aksine Roma bu dünyayı birleştirmişti. Roma’nın İtalya’yı işgalinden ve birleştirmesinden doğan bu yeni toplum yapısı, gelecek yüzyıllar için siyasi bir model işlevi de görecekti. 
* * * 
Kronik Kitap, Antik Dünya Tarihi Serisi’ne en güncel Roma tarihi araştırmalarından Roma’nın Yükselişi kitabıyla devam ediyor. Lomas bu çalışmasında gelişme aşamasında bulunan ve imparatorluğun farklı halklarını birleştiren siyasi yapıları tanımlıyor ve İtalya toplumunu birleştiren unsurun kökenini buluyor. Roma’nın nasıl geliştiğini ve Romalıların göz kamaştıran hükümranlıklarını neden ve hangi yollarla elde ettiğini göz önünde bulundurarak Roma’nın bir dünya gücü olarak doğuşunun büyüleyici hikayesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103907</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f575fe54-d57b-4990-ae8c-519d0e489029.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Serüveni</image:title>
            <image:caption>&quot;Ülkelerin yoksulluk tuzağından kurtulup zenginleşmesini sağlayan kültürel, teknolojik ve eğitimsel güçlere kapsamlı bir bakış. Derinliği ve hırsıyla Diamond’ın Tüfek, Mikrop ve Çelik’i ile Harari’nin Sapiens’ini anımsatıyor.&quot; -Financial Times 
&quot;Kıyamet tellallığına karşı kanıta dayalı bir panzehir... Galor diğer birçok düşünür gibi gündem dayatma çığırtkanlığına kapılmıyor... İnsanlığın durumuna ilişkin analizi, umutsuzluk içeren öğütlere değil, daha iyi bir gelecek inşa etmeye yardımcı olabilecek bir dizi yeni araca kapı aralıyor.&quot; -The Guardian 
 
İnsanlar neden asgari geçim tuzağından günümüze çok yakın bir zamanda kurtulup diğer tüm canlılardan çok daha yüksek bir yaşam standardına sahip olabilen tek canlı türüdür? 
İnsanlığın ilerlemesi neden dünya çapında böylesi adaletsiz bir şekilde gerçekleşti? 
Geçmişte elverişli coğrafi özelliklerden yararlanan ve zengin çeşitliliğe sahip olan kimi topluluklar nasıl oldu da refaha giden yolda ilerlerken dezavantajlı konuma düştüler? 
Uluslar arasında bugün var olan büyük eşitsizlikler neden ortaya çıktı? 
Hepimizi zengin ve başarılı kılacak bir yol var mı? 
İnsanlığın ortaya çıkışından günümüze dek uzanan büyüleyici bir serüveni anlatan dünyaca ünlü ekonomist ve düşünür Oded Galor insanlığın iki büyük gizemi olan zenginlik ve eşitsizliğe ilgi çekici bir çözüm sunuyor. Galor’un muazzam ve şaşırtıcı bağlantılarla dolu bu sürükleyici anlatımı teknoloji, nüfus büyüklüğü ve adaptasyonun sadece iki yüz yıl önce insanın hikâyesinde nasıl çarpıcı bir hâl değişimine yol açtığını gösteriyor. Galor aynı serüven boyunca zamanda geriye doğru giderek bizi eşitsizliğin nihai nedenlerine dair bir açıklamaya da götürüyor. Kolonicilik, siyasal kurumlar, toplumsal yapı, kültür gibi etki katmanlarını birer birer açığa çıkarıyor. 
Dünyanın dört bir yanında ekonomik, sistemik ve ekolojik krizle yüz yüze olduğumuz bu günlerde hem umut verici hem de derinlikli dersler içeren ve önemli hakikatleri sunan İnsanlığın Serüveni: Zenginliğin ve Eşitsizliğin Tarihi geçmişten hareketle ileriye dönük kalıcı bir reçete sunan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103908</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985516f3-73fd-4c8f-91a6-bd6d3e357b75.jpg</image:loc>
            <image:title>Spotify</image:title>
            <image:caption>Apple-Android teknoloji savaşının ve müzik şirketlerinin korsan ve yasa dışı müzik indirmeye karşı verdiği mücadelenin ortasında, Spotify savaş hatlarını yeniden oluşturarak Silikon Vadisi’ni yerinden oynattı. Her şeyden önce yenilikçi bir yazılım olan Spotify, müzik lisanslarının önemli kısmına sahip Universal, Sony ve Warner’daki inatçı yöneticilere sektörün geleceğinin sundukları iş modelinde olduğunu gösterdi. Spotify bugün 50 milyondan fazla şarkı, 1 milyonu aşkın podcast ve 300 milyonu geçen kullanıcı sayısıyla müzik piyasasında alışılagelmiş düzeni bozan, yenilikçi bir şirket. 
Peki ama kurucu Daniel Ek yönetimindeki İsveçli bir avuç mühendisin geliştirdiği bu start-up nasıl oldu da milyarlarca dolarlık müzik endüstrisini dönüştürdü? Endüstrinin devlerini “ücretsiz ve yasal müziğin” mümkün olabileceğine nasıl ikna edebildi? Apple, Google, Amazon ve diğer Silikon Vadisi devlerine küçük bir İsveçli şirket olarak nasıl karşı durdu ve onları alt etti? 
Araştırmacı gazeteciler Sven Carlsson ve Jonas Leijonhufvud bu kitaplarında Spotify’ın ilk kuruluş fikrinden itibaren gelişimini ele alıyor. Yüzlerce röportajdan, daha önce kullanılmamış kaynaklardan ve Mark Zuckerberg, Sean Parker, Steve Jobs, Taylor Swift, Jay-Z ve Jimmy Iovine gibi kişiler hakkındaki ayrıntılı haberlerden yararlanarak modern müziği değiştiren şirketin tarihsel yükselişini sadece sürükleyici bir iş dünyası öyküsü olarak değil, aynı zamanda teknoloji jeopolitiği üzerine bir ders olacak şekilde anlatıyor. Spotify Avrupa’nın önde gelen teknoloji şirketi hakkında etkileyici, derinlemesine bir bakış sunuyor. Netflix’in The Playlist dizisine de ilham veren bu kitap şirketin ve arkasındaki fikrin korsana darbe vurma, müzik sektörünü dönüştürme ve streaming hizmetini yeni norm haline getirme hikayesinden hareketle küresel sesli içerik savaşında yaşananlar ve aktörleri hakkında derin ve aydınlatıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103909</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632297cf-c0e2-4220-8ab5-158b810743da.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Komutanlar</image:title>
            <image:caption>Mete’den Atatürk’e Tarihe Yön Verenler 
 
A. SEFA ÖZKAYA, AHMET TAŞAĞIL, ALİ AHMETBEYOĞLU, ALTAY TAYFUN ÖZCAN, BURAK GANİ EROL, CİHAH PİYADEOĞLU, ERKAN GÖKSU, FERİDUN EMECEN, HÜSEYİN SERDAR TABAKOĞLU, İLBER ORTAYLI, KASIM BOLAT, SELİM ERDOĞAN, SÜLEYMAN POLAT, UĞUR ALTUĞ 

Tarih boyunca pek çok Türk komutan, dünya askerî tarihi için bir ilham kaynağı olmuştur. Onlar karakterlerindeki çarpıcı özelliklerin yanı sıra hem cephe hattında hem de cephe gerisinde tatbik ettikleri planlarla, her zaman merak edilmiş ve incelenmiş rehber şahsiyetlerdir. Ruhlarındaki önderliği ve savaş kabiliyetlerini tam bir dengeyle uygulamış olmaları, Türk komutanları unutulmaz bir konuma yerleştirmiştir. 
Devletini bir imparatorluk hâline dönüştüren, Avrasya bozkırlarının ortaya çıkardığı ilk büyük hükümdar MOTU (METE), “güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar” hâkimiyet tesis edecek özelliklere sahip ATTİLA, Fırat’ın batısına ilk defa geçerek 1071’de Malazgirt’te destan yazan ve Türk tarihinin efsanesi olan SULTAN ALP ARSLAN, ordu teşkilatından askerî teçhizatın hazırlanmasına kadar bilgisiyle her alana hakim bir vezir olan NİZÂMÜLMÜLK, 1081’de ilk donanmayı oluşturarak Türkleri denizcilikle tanıştıran ÇAKA BEY, üç kıtaya yayılan bir cihan imparatorluğunun kurucu hükümdarı, OSMAN BEG, Balkanlar’da dönemin en büyük ordularına karşı zafer kazanan I. MURAD, Küçük Asya’ya kadar durmadan savaşmış, bozkırların son göçebe fatihi TİMUR, İstanbul’u fethederek iki kıtayı birleştiren, çağına ve sonrasına damgasını vuran, Doğu’nun ve Batı’nın hükümdarı FATİH SULTAN MEHMED, Preveze Deniz Savaşı’yla Akdeniz ve dünya tarihine damga vuran BARBAROS HAYREDDİN PAŞA, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’yu imparatorluğa katan, o zamanlar için imkânsız görülen Mısır Seferi’ni gerçekleştiren büyük mareşal YAVUZ SULTAN SELİM, sancağa çıkmadığı hâlde tarihe adını Bağdat ve Revan Fatihi olarak yazdıran IV. MURAD, Türk İstiklâl Savaşı’nın başkomutanı, dünya siyasi tarihine olduğu kadar askerî tarihine de damgasını vurmuş gazi ve mareşal MUSTAFA KEMAL ATATÜRK… 

Muharebe alanında işler birbirine düğümlendiğinde hangi stratejiyi uyguladılar? Yoğun baskı ve gerilim içindeyken psikolojilerini nasıl yüksek tuttular? İmkânsız gibi görülen savaşlara hangi yollarla hazırlandılar? Hem kendilerinin hem de etraflarındaki kimselerin bakış açılarını nasıl değiştirdiler? Askerî anlamda kimlerden, hangi kitaplardan ve ekollerden yararlandılar? Pek çok uzmanı bir araya getiren Türk Komutanlar; hem bu soruların cevaplarını ortaya koyuyor hem de benzersiz bir askerî tarih okuması sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103910</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e264bb14-78d2-4b80-bc81-16753cecb491.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>AVRUPA TARİHİ’NE DAİR 
BİLMEK İSTEDİĞİNİZ PEK ÇOK ŞEY 
 
Karanlık Çağlardan Rönesans’a, Fransız Devrimi’nden SSCB’nin çöküşü ve Bosna Savaşı’na kadar 200 olay, şahsiyet, kavram ve görsel ile hazırlanmış bir Avrupa Tarihi... 
 
Etrüksler, Sparta, Cermenler, Vikingler, Druidler, Merovenjler, Pompei, Roma İmparatorluğu gibi topluluk ve devletler; Sezar, Spartaküs, Attila, Hannibal, I. Otto, Kızıl Erik, Justinyanus, Şarlken, Luther, Napolyon, Bismarck, Korkunç İvan, I. Elizabeth, Dreyfus, Mussolini, Gorbaçov, Tito gibi tarihin akışına etki eden şahsiyetler; Habsburglar, Mediciler, Merovenjler gibi aileler; Peloponez Savaşları, Pön Savaşları, İspanya’da İslam Egemenliği, Şizma, Haçlı Seferleri, Fransız Devrimi, Mohaç Meydan Savaşı, Viyana Kongresi, Bolşevik Devrimi, Prag Baharı, Berlin Duvarı’nın yıkılması gibi Avrupa’da yaşanan ama dünyayı değiştiren gelişmeler… 
 
Dakikalar İçinde Avrupa Tarihi, ilk çağlardan 20. yüzyıla kadar Avrupa Tarihi’ndeki gelişmeleri kısa ama etkili biçimde ele alan aynı zamanda Avrupa Tarihi hakkında bilgi edinmek isteyenlere değişik alanlarda rehberlik edecek ve başucu kitabı olacak bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103911</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7cd2db6-ff0f-443b-ab8c-5b58e7511897.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hava Gücü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Hava Gücü Komutanı&apos;nın Kaleminden 
 
1830’lardan itibaren başlayan ve II. Abdülhamid döneminde belirgin hâle gelen Türk-Alman askerî yakınlığı, takip eden II. Meşrutiyet döneminde de devam etti ve 1914’te Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte silah arkadaşlığına dönüştü. O dönemde “Büyük Savaş” olarak adlandırılan Birinci Dünya Savaşı’nda, Alman subaylar ilk kez Osmanlı Genelkurmayı ve büyük birliklerde komutanlık makamlarına getirildiler. Binbaşı Erich Serno da bunlardan biriydi ve Osmanlı Hava Gücü’nün komutanlığına getirildi. 
 
Binbaşı Serno, Avrupa Doğu Cephesi’nde görev yaptığı çok kısa bir süre dışında, dünyadaki emsalleri ile aynı tarihlerde teşkil edilmiş olan, Osmanlı havacılığının geliştirilmesi ve cephelerdeki etkinliğinin arttırılması için önemli faaliyetlerde bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nda ay-yıldızlı bröve ile uçmanın yanı sıra, Osmanlı hava gücünün komutanlığını da üstlendi. 
 
Osmanlı Hava Gücü kitabında yer alan Binbaşı Erich Serno’nun Alman Askerî Arşivinden (Bundesarchiv-Militärarchiv) alınan Türkiye görevini içeren şahsi dosyasında; Türkiye’de çekilmiş fotoğrafları, görev raporu, Almanya uçuş eğitimine ait fotoğrafları ve anıları bulunmaktadır. Serno’nun Türk askerî havacılığına dair önemli bilgiler içeren bu raporu Türkçede ilk defa yayınlanmaktadır. 
 
Havacılık konusunda uzman Emir Öngüner ve Emin Kurt’un Almanca aslından çevirip zengin dipnotlar eklediği ve Türkçe kaynaklarla karşılaştırarak açıklamalarda bulunduğu Osmanlı Hava Gücü, Türk askerî havacılığının kuruluş dönemi yanında Birinci Dünya Sava­şı’ndaki havacılık faaliyetleri için birinci derecede kaynak bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103912</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1527c12-5245-44c4-b0d6-0cd0946e9c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Genetik</image:title>
            <image:caption>YAŞAMIN KÖKENLERİNE DAİR 
200 TEMEL KAVRAM 
 
Dakikalar İçinde Genetik, yaşamın kökeni, hücreler, DNA, kromozom, insan genomu, kalıtım, doğal seçilim, kök hücre ve gen terapileri, klonlama, genetik mühendisliği ve yapay seçilim ile evrim, cinsiyet, sınıflandırma ve ekoloji gibi biyolojik temelleri konu alan görseller eşliğinde genetik bilimine dair 200 kavram üzerinden kapsayıcı ve keyifli bir okuma imkânı sunuyor. 
 
Yaşam nedir? Canlılar tek bir hücreden nasıl oluşur? Gezegenimizi kaç farklı organizmayla paylaşıyoruz? Dünya’daki çeşitliliğin sebepleri neler? Türler neden yok olur? DNA ve RNA sırlarını hâlâ koruyor mu? Genetik kodlar hayatımızı ve davranışlarımızı nasıl etkiler? Genetiğimiz ve zekâmız arasında nasıl bir bağlantı vardır? GDO nedir ve genetik modifikasyonlar hayatımızı nasıl etkiler? Virüsler canlı mıdır? Kanser nedir? Hastalıklara dair aradığımız yanıtlar gen terapisi ve kök hücre tedavisinde mi yatmaktadır? Yaşama ve varoluşumuza dair birçok sorunun yanıtı bu kitabın sayfalarını süslüyor. 
  Dakikalar İçinde Genetik, bedenlerimizi ve yaşamlarımızı şekillendiren genlerimizi anlamamızı ve onlar üzerinde kontrol sahibi olmamızı sağlayan genetik biliminin temel kavramlarını öğrenmenin en hızlı ve eğlenceli yolu olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103913</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7db13ca-6fd8-4294-92cd-514856982e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Ordusunda Batı Etkisi</image:title>
            <image:caption>Prusya’dan NATO’ya Türk Ordusunda Batı Etkisi 
 
* Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde ordunun yeniden yapılandırılması için karar vericileri harekete geçiren unsurlar nelerdi? 
 
* Günümüzde dahi etkisi sürdüğü iddia edilen Prusya (Alman) askerî sisteminin Osmanlı/Türk Kara Kuvvetleri’ne yerleşmesinde Alman askerî yardım misyonları hangi rolü oynadılar? 
 
* Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk Kara Kuvvetleri’nin Batı kaynaklı reorganizasyonu ne şekilde devam etti? 
 
* Türk-İngiliz askerî ittifakı Türk Kara Kuvvetleri’nde ne gibi bir etkiye yol açtı? 
 
* Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nda benimsediği “savaş dışı kalma” politikası Batı kaynaklı reorganizasyon faaliyetleri üzerinde nasıl bir tesir gösterdi? 
 
* Amerikan askerî sisteminin Türk ordusuna nüfuz etmesinde çok önemli bir yeri olan JAMMAT ve JUSMMAT gibi kuruluşların faaliyet sahaları nelerdi? 
* 1952’de gerçekleşen NATO üyeliği Türk ordusu açısından hangi sonuçları doğurdu? NATO’ya intibak sürecinde Amerikalıların rolü neydi? 
 
* Türk ordusunda Prusya ya da Amerikan/NATO tipi bir subay profilinin oluştuğu kesin biçimde söylenebilir mi? 
 
Askerî tarihçi Dr. Erhan Çifci tarafından Amerikan, İngiliz, Alman, NATO ve Türk arşiv belgelerinden yararlanılarak kaleme alınan Türk Ordusunda Batı Etkisi yukarıdaki sorulara cevap ararken, Osmanlı/Türk askerî sistemindeki Batı etkisini kara kuvvetleri özelinde ve dış kaynaklı yeniden yapılandırma faaliyetleri temelinde inceliyor. Bu yönüyle gerçek bir başvuru kaynağı olan eser literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103914</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91702b2c-69a1-4fca-a937-cff78438bda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu 1300-1650</image:title>
            <image:caption>&quot;Hem genel okuyucu hem de araştırmacılar için hazırlanmış; haritaları, ayrıntılı kaynakçası ile Osmanlı tarihinin ilk yarısının zekice ve iyi araştırılmış bir anlatımı.” Metin Kunt 
“Bu kitap Osmanlı kurumlarının zaman içerisindeki değişimi hakkında kaynaklara dayanan bir araştırma olarak Osmanlı çalışmalarında eşsiz bir boşluğu dolduruyor. Oldukça kapsamlı ve kolay anlaşılır bu genişletilmiş yeni baskı, uzmanlar ve uzman olmayanlar için temel bir kaynak.” Dimitri J. Kastritsis, St. Andrews Üniversitesi, Birleşik Krallık 
“Kapsamlı güncellemeler ve Arap eyaletleriyle ilgili yeni bir bölüm, bir yandan bu ustaca çalışmayı imparatorluk tarihinin uzmanları ve öğrencileri için kesin olarak okunması gereken bir eser; diğer yandansa Orta Doğu ve İslam Dünyası dersleri için de mükemmel bir seçim hâline getiriyor.” Gábor Ágoston, Georgetown Üniversitesi, ABD 
 
Colin Imber’in kaleminden on dördüncü yüzyıldaki kuruluşundan, on altıncı yüzyılda dünya gücü konumuna gelişine ve on yedinci yüzyıldaki sıkıntılı zamanlarına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi… 
Imber büyük bir özenle ve yalın bir dille kaleme alınmış kitabında sultanların hâkimiyeti altındaki toprakları nasıl yönettiklerini ve yetkilerinin sınırlarını göstermek için başarıları ve önemli olayları içeren sıradan bir Osmanlı anlatısının ötesine geçerek, özgün kaynaklar ve araştırmalarla birlikte konuyla ilgili günden güne çoğalan modern incelemeleri kullanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Osman Bey’den Sultan I. İbrahim’e kadarki döneminin bir panoramasını sunan eser, hanedanın iç siyaseti, saray ve merkezî hükûmet, eyaletler, mahkemeler ve hukuk sistemi, ordu ve donanma, devşirme sistemi, vakıflar, ticaret ve ekonomi gibi devletin düzenini oluşturan kurumları ve yapıları derinlemesine ele alıyor. Imber’in birincil kaynakların yanı sıra ikincil kaynaklardan kapsamlı olarak yararlanan anlatısı, karmaşık ve çoğu zaman yanlış şekilde aktarılan Osmanlı İmparatorluğu tarihini, alana hem doğrudan hem de dışarıdan ilgi duyan okuyucuya sade, verimli ve kapsamlı bir şekilde aktarıyor. 
Gözden geçirilmiş, genişletilmiş ve Fatih Yücel’in yeni ve yetkin çevirisiyle sunduğumuz Osmanlı İmparatorluğu: 1300-1650 devletin bütün unsurları için makul derecede verimli bir yönetim ve şaşırtıcı olanaklar sağlayan bir imparatorluk sisteminin incelikli bir portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103915</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f5eb65-6d18-442c-98d4-97a8312c3dc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Piyasalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Geride bıraktığımız 15 yıl pek çok şeyin değiştiği yıllar oldu. Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda da bu değişim hız kesmeden devam edecek. Finans dünyası ve global piyasalar da bu değişimden payını aldı ve almayı sürdürüyor. Pek sevilen deyişle ‘yeni bir dünya düzeni’ kurulacak. Ama nasıl ve hangi temeller üzerine? 
Bizler kendi sorunlarımıza odaklanırken dünyanın geri kalanında neler olup bittiğiyle pek ilgilen(e)miyoruz. Üstelik ilgilenmeye çalışsak dahi dünyadaki bilgi ve veri akışını yakalayabilmek, büyük çerçeve içerisinde anlamlı bir şekilde yorumlamak gayet güç. Bu kitapta bu zorluğun üstesinden gelmeyi hedefledim. Piyasaların dününü ve bugününü ele aldım; belirsiz bir geleceğe nasıl hazırlanabileceğimize dair güncel bir bölüm ekleyerek anlattıklarım temelinde bir projeksiyon sunmaya çalıştım.” 
ŞANT MANUKYAN 
 
Para dünyanın dört bir köşesinde nasıl bir değer haline gelmiştir? Peki ya global piyasalar hangi şartlar altında, nelerin uğruna kurulmuştur? Bu sistemin geleceği var mıdır? Bugün doların yerine bir başka para birimini veya Bitcoini koyduğumuzda tüm sorunlar çözülecek mi? Finansal balonların, gelir eşitsizliğinin, ödemeler dengesi krizlerinin, kurların değer kaybının önüne nasıl geçilecek? Deneyimli Yatırım Uzmanı Şant Manukyan elinizdeki çalışmada bu ve daha birçok sorunun kökenini ve cevabını arıyor. Global finans sisteminin nasıl ortaya çıktığını, nasıl yol aldığını ve yarın neler yaşanabileceğini gösteriyor. Rezerv para sistemi hakkında doğru bilinen yanlışları, yeni bir varlık sınıfı olarak kripto varlıkları, güvenli liman olarak tanıtılan stabilparaları ele alıyor. Global sistemin merkezindeki Federal Rezerv’in oluşmasına, Bretton Woods’da temeli atılan ve artık kimseyi tatmin etmeyen parasal düzene, altın standardına, krizlerin bugünlere özel olmadığını gösterircesine geçmişte yaşanan krizlere değiniyor ve bir yol haritası sunuyor. 
Global Piyasalar, dünde yaşananlardan hareketle bugün nasıl yol almamız gerektiğini, yarına ise nelerle hazırlanmamız gerektiğini gösteren çok önemli bir kılavuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103916</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cca85e3e-ab55-4746-8931-8cedd7408be3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaza Geliyorum Der</image:title>
            <image:caption>“Kaza geliyorum demez” dilimize pelesenk olmuş, halk arasında çok yaygınlaşmış bir deyim. Aslında “Kaza geliyorum der” ama biz bunu duymayız, görmezden geliriz. 
 
Gün içinde telaşla ve koşturmacayla geçen hayatlarımız, acele verdiğimiz bir karar, ihmalkâr bir davranış yüzünden bizi sevdiklerimizden kopartabilir. Her gün yüzlerce kaza aslında bildiğimiz ama bir tedbir alıp uygulamadığımız eylemlerden dolayı yaşanıyor. Evde, okulda, iş yerinde alacağımız en ufak bir tedbir bizi olası kazalardan koruyacak ve sevdiklerimizden koparmayacaktır. 
 
Yazar, âdeta kaleme aldığı öyküleriyle bu gerçeği bize yaşatarak gösteriyor. Aslında çevreden duyduğumuz ve hiç yabancısı olmadığımız hikâyelerin kapılarını ardına kadar açıyor. Şu ana kadar gözden kaçırdığımız küçük ve basit bir tedbirle kazalardan, çevremizdeki tehlikelerden nasıl korunacağımızı, kaçınacağımızı etkileyici bir üslupla okuyucusuna sunuyor. Sonu acı biten hayatların gerçekçi bir üslupla kaleme alındığı kitaptan ders çıkarmak da okuyucuya düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103917</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d552d66-6e5c-4376-9c15-da27aae66102.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ebu Bekir (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Her peygamber muhatap olduğu insanların hassasiyetlerine göre çeşitli mucizeler göstermiştir. Şüphesiz ki Efendimiz’in(sav) en büyük mucizesi Kur’ân, Kur’ân’ın en büyük mucizesi sahâbe, sahâbenin en büyük mucizesi ise Hz. Ebû Bekir’dir(ra). O Kur’ân’ın insan yetiştirme mucizesinin yeryüzünde vücut bulmuş halidir. 63 yıllık bereketli hayatın sahibi, tam bir teslimiyet, sadakat ve celadet abidesi olan bu güzide şahsiyet, Efendimiz’in(sav) arkasında namaz kıldığı iki kişiden biridir. O, Resûlullah’ın(sav) vefatından sonra sahâbeleri dağ gibi ayakta tutan, O’nun(sav) vefatından sonra bütün müşkül meseleleri son derece kolaylıkla çözüme kavuşturan, Mi’rac hadisesinde “O(sav) söylüyorsa doğrudur!” sözünü söylediği için, kıyamete kadar “Ebû Bekir-i Sıddîk” diye anılacak olandır.
İnsanların sadakatlerinden ve samimiyetlerinden fazlaca şüphe duyduğumuz bu asırda senin her yönüyle Allah rızası için kurmuş olduğun halis dostluk ahlakına hasretiz ya Ebû Bekir(ra)! Çünkü bu devirde insanlar dostluğun, kardeşliğin, vefanın da bir sadakat olduğunu bilmiyorlar.  
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103918</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88f331ea-bac1-4614-bae5-49c24258e798.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ömer (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>“Mucize istersen eğer İslâm’dan önce Ömer İslâm’dan sonra Ömer!” övgüsünün sahibi olan Hz. Ömer(ra) yalnız dostlarını kendisine hayran bırakmakla kalmamış düşmanlarını bile hayran bırakmıştır. Kendisi hilafeti zamanında İslâm’ı üç kıtaya birden taşımış, sosyal ve kültürel hayattaki ilklerin ve yeniliklerin öncüsü olmuştur. Efendimiz’in(sav), “Ömerü’l-Fârûk” olarak vasıflandırdığı bu eşsiz şahsiyet İslâm ile şereflendiği andan itibaren hakkı bâtıldan, imanı inkârdan, hidayeti dalaletten, adaleti zulümden, hayrı şerden ayırmış ve İslâm’daki adaletin yeryüzündeki tecellisi olmuştur.
 
Ömer’in(ra) ölmesiyle adaletin de öldüğü bu Asr-ı Felâket’te onun hayatını kendi hayatımıza düstur edinerek kaybettiğimiz değerleri yeniden diriltmeye çok ihtiyacımız var. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103919</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18cae9be-1376-401c-a60e-55f174ee5aaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Osman (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Canını Allah yolunda sarf ettiği gibi canının yongası malını da defalarca Allah’ın davası için veren Hz. Osman(ra) Mekke’nin soylu şahsiyeti, İslâm’ın zeki tüccarıdır. İnfaka doymayan bu güzide sahabe Tebük Seferi’ndeki zorluk ordusunun donatıcısıdır. Kendisi Peygamber(sav) evine iki kez damat olma şerefine nail olmuş ve “Zinnûreyn / İki nur sahibi” lakabını almıştır. Çok güzel yazı yazan bir vahiy katibi olan Hz. Osman(ra) aynı zamanda çok da güzel konuşur. Hatta talâkat denilen güzel konuşma sanatının ondan tevarüs ettiği söylenmektedir. Allah Resûlü’nün(sav) ikinci Yûsuf(as) olarak nitelendirdiği bu eşsiz güzellik, güzelliğinin yanında son derece de iffet sahibidir. Onun için kendisinden değil insanlar melekler bile hayâ etmiştir.
Günümüzde hayâsızlığın kol gezdiği sokaklarda senin iffetine; menfaatin, yalanın ve faizin azık edinildiği ticarette senin kolaylığına, doğruluğuna ve tevekkülüne her şeyden çok ihtiyacımız var Ey Osman(ra)!
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103920</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c548ab2a-078c-4d5a-93c8-64e57bb86c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ali (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Efendimiz’in(sav) vefatından sonra Ebû Hâle(ra) Hz. Ali(ra) için şöyle söylemiştir: “Yoksa siz hissetmiyor musunuz? Bakın Ali’den, Resûlullah’ın(sav) kokusu geliyor!” Allah Resûlü(sav) ne zaman “Allah’a giden yolda bana kim yardımcı olacak?” dese, Hz. Ali(ra) elini kaldırmış ve “Ben varım ya Resûlullah(sav)!” demiştir. Kendisi risalet davasının inmeyen eli, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” ayetinin en güzel temsilcilerinden biridir. Bu büyük İslâm insanı hem ilmin kapısı, hem vahiy katibi, hem kabiliyetli komutan, hem Kur’ân’ı çok iyi anlayan ve yorumlayan bir müfessir, hem hüküm vermede emsalsiz bir kadıdır. Tüm bunların yanında Bedir’in 313 aslanından biri, Hendek’in Haydar-ı Kerrâr’ı, Uhud’un korkusuz yiğidi, “Ali gibi genç, Zülfikar gibi kılıç yoktur.” övgüsünün sahibidir.
Peki biz bu davanın neresindeyiz? Bizim ellerimiz de İslâm için bir vazife olduğunda “Ben varım!” diye kalkıyor mu? Hayatlarımız tıpkı Hz. Ali’nin(ra) hayatı gibi emrolunduğumuz üzere mi? Yoksa ondan Resûlullah’ın(sav) kokusu gelirken bizden dünyanın kokusu mu geliyor?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103921</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d24b52ed-78f7-40b7-845c-facb894b12f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Talha Bin Ubeydullah (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>“Akasya ağacı” anlamına gelen Talha(ra) aynı bu ağaç gibi öyle bereketlidir ki, her neyi varsa her şeyini Allah yoluna vermiş, malından, canından İslâm için istifade edilmiştir. O, Uhud’da Allah Resûlü’ne(sav) gelecek tehlikelere karşı vücudunu siper etmiş, bedeninde yara almadık hiçbir yer kalmamıştır. Ama tüm acılara rağmen Efendimiz’i(sav) savaş meydanından uzaklaştırmak için sırtında yine o taşımıştır. Bir ara Resûlullah(sav) bir kayanın üstüne çıkmakta zorlanınca Talha(ra) bu sefer de önüne diz çökerek “Bas ya Resûlullah(sav)! Sırtıma bas ve yukarı çık!” demiştir. Talha’nın(ra) bu davranışı Resûlullah’ı(sav) öyle memnun etmiştir ki Efendimiz(sav): “Talha’ya cennet vacip oldu!” buyurmuştur. İlk müjdeyi burada alan Talha(ra) bir diğer müjdeyi de Uhud’dan birkaç sene sonra Efendimiz(sav) hutbe irad ederken almıştır. Resûlullah(sav) hutbede şehitlerden bahsederken “Yeryüzünde yaşayan bir şehit görmek isteyen Talha b. Ubeydullah’a baksın.” demiştir.
O daha ölmeden şehitlikle müjdelenmiş çünkü onun yaşantısı şehitliğine şahitlik etmiştir. Öyleyse bizim yaşantılarımızın da imanımıza şahit kılınması için Talha(ra) gibi olmamız icap ediyor. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103922</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23abbe33-808d-438f-85c2-e11e2b9063c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Zübeyr Bin Avvam (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Yiğitliği ile aleme nam salmış, Allah yolunda çekilen ilk kılıcın sahibi Zübeyr b. Avvâm(ra), iyi bir savaşçı, korkusuz bir civanmerttir. O, günaha girmemiş bir bedenle iman ile tanışmış, kalemler daha yeni kendisi için lehte veya aleyhte yazmaya başlamışken nurdan halkaya dahil olmuştur. Buna rağmen Allah’ı razı etmek için girişilecek hiçbir mücadeleden geri durmamış ve Bedir’de müşriklerin korkulu rüyası, Uhud’da Allah Resûlü’nü(sav) savunan bir kılıç, Hendek’te Ahzâb ordularını dağıtan ve Hayber’de Yahudi kalelerini deviren yiğit olmuştur.
O yaşarken cennet ile müjdelenmesine rağmen bütün ömrünü cehd ve gayretle geçirmiş ama bizler böyle bir müjde almamamıza rağmen cennet garantiliymişiz gibi bir hayat yaşıyoruz. Allah’ım! Bizlerin doğru bildiğimiz eğri yaşantılarımızı düzeltmemiz için Zübeyr’in(ra) gayreti ile gayretlenmeye çok ihtiyacımız var. Sen(cc) nasip et…
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103923</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d22172e-03e8-43a5-b7c4-8d499a88cccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Sa&apos;d Bin Ebi Vakkas (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>İslâm adına havaya kalkan ilk yumruğun, atılan ilk okun sahibi olan Hz. Sa’d(ra) harp sevdalısı, cesaret ve kahramanlık sahibi biridir. Öyle ki kendisi Uhud’da o güne kadar hiç kimsenin elde edemeyeceği bir şeref elde etmiştir.
Uhud’un en çetin zamanında Efendimiz’in(sav) rubâi dişleri kırıldı, Allah Resûlü(sav) kazılan çukura düştü, başındaki miğferin demir halkaları yanaklarına saplandı ve her taraftan okların, kılıçların, mızrakların muhatabı oldu. O’nu(sav) koruma adına yanında olan sahabelerden kimi kılıç salladı, kimi bedenini Efendimiz’e(sav) kalkan etti. Bu tabloda Sa’d b. Ebî Vakkâs(ra) ise Resûlullah’ın(sav) önüne oturdu, en büyük yeteneği olan ok atma maharetini ortaya koydu, eline aldığı okları beklemeden düşmanın üzerine attı. O attıkça Efendimiz(sav) arkadan ona ok uzattı, Sa’d’ın(ra) her atışında da: “At! (Ey Sa’d) Anam, babam sana feda olsun.” dedi.
Efendimiz(sav) bir hadîs-i şerifinde: “Büyük cihad: nefsin heva ve hevesine karşı yapılan cihaddır.” buyurmuştu. Hz. Sa’d’ın(ra) küçük cihatta attığı oklar ona Resûlullah’ın(sav) rızasını kazandırdı. Belki bizim de bu Asr-ı Felâket’te nefsimize attığımız iman okları bize ahirette Resûlullah’ın(sav) rızasını kazandırır. Sırf bu umut için bile Sa’d(ra) gibi yaşamaya, nefse karşı savaşmaya değmez mi?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103924</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81191da4-e6bf-41c3-9418-c2e3882b1f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Abdurrahman Bin Avf (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>“Rahmân’ın tüccarı” lakaplı Abdurrahmân b. Avf(ra) ideal bir tüccar nasıl olunuru bize yaşantısı ile öğreten en zengin sahabedir. Kendisi Allah Resûlü’ne(sav) namazda imam olma şerefine nail olan ilk kişidir. Efendimiz(sav) ona “Allah’ım! Abdurrahmân’ın işlerini bereketlendir, ona hayırlı kazançlar nasip et.” diye duada bulunmuş ve hayatının en büyük kazancı Resûlullah’tan(sav) aldığı bu dua olmuştur. Abdurrahmân ibni Avf(ra) çok ciddi bir servete sahiptir ve defalarca malının tamamını Allah yolunda infak etmiş, elinde avucunda ne varsa vermiştir. Onun dünyayı böyle elinin tersiyle iterek gaye-i hayaline koşmasına mukabil Allah onu yine defalarca zirveye çıkartmış ve en zenginlerden etmiştir.
Bu dünyada zengin olmanın yolu ne çok çalışmakta ne de hırsla dünyaya sarılmaktadır. Tek yol Allah’ın davasına yardım etmekte, Hz. Abdurrahmân(ra) gibi bir hayat sürmektedir. Zira siz Allah yolunda verdiği için fakir olan gördünüz mü hiç?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103925</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac0efe9-6d9a-4b22-9222-a6a9e5a362df.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Kutusu</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda kara bulutlar kol geziyordu. Piyanonun gidişinden beri her şey daha da kötü sanki, her taraf sızdırıyor, çatlıyor, titriyor, aile çöküyor.
 Clara’nın hayatı ailesinin kararlarıyla altüst olur. Önce büyükannesi ayrılır evden, huzurevine taşınır. Sonra da babası annesiyle ayrı odalarda uyumaya başlar. Ama hepsinden önemlisi piyano yoktur artık. Annesinin şarkıları susar, evin içini hüzün kaplar. Olup biten her şeyi yaşından büyük bir olgunlukla algılayan Clara, piyanoyu bulup mutluluğu yeniden yakalamak umuduyla yola koyulur.
Mutluluk nerede saklanır? Peki ya piyano?
Kanadalı yazar Charlotte Gingras’nın Mr. Christie Ödüllü Mutluluk Kutusu, yıkılan yaşamını yeniden kuran, annesini de ayağa kaldıran bir genç kızın hayata meydan okuyuşunun romanı.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103926</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f768351-2655-4d5c-b12f-769e1a546430.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ebu Ubeyde Bin Cerrah (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Efendimiz&apos;in(sav) &quot;Ümmetin Emini&quot; buyurduğu, Hz. Ömer&apos;in(ra) &quot;Yaşıyor olsaydı, halife tayin ederdim.&quot; dediği bu kutlu sahâbe, teslimiyet ve emniyet denince akla gelen ilk isimlerdendir. Kendisi iman yolunun yolcusu olunca baba Abdullah küfürde inat etmiş ve Bedir’de inkar cephesinin saflarına katılmıştır. O gün baba ile oğul birbirlerine kılıç sallamışlar ve Ebû Ubeyde(ra) iman yolunda babasını öldürmek zorunda kalmıştır. O, bu hareketi ile cahiliye insanın çok değer verdiği asabiyet bağını ayaklar altına almış ve İslâm’ın her şeyden yüce olduğunu kanıtlamıştır.
Ebû Ubeyde(ra) Kudüs’ü fetheden komutandır ve Hz. Ömer(ra) Kudüs’ün anahtarlarını almak için oraya gittiğinde onun çadırına girmiş, gördüğü manzara karşısında gözyaşlarını tutamayarak: “Ey kardeşim! Dünya seni hiç değiştiremedi ve değiştiremeyecek. Sen dünyanın değiştiremediği adamsın.” demiştir. Çünkü üç kıtaya yayılmış İslâm ordularının genel komutanının çadırında sadece bir tane keçeden döşek vardır. 
Bizlerin değişen gündemlerle sürekli ruh hali değişiyor. Ama insanları ve dünyayı değiştirmek için Ebû Ubeyde(ra) gibi dünyanın değiştiremediği biri olmak gerekiyor. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103927</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31471f34-1648-442e-9ead-746fc02be41e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarhun</image:title>
            <image:caption>Tarhun Çok zengin bir tüccarın yedi kızından en küçüğüdür. Altı ablası yemek yemek, güzel elbiseler giymek ve eşleriyle güzel vakit geçirmek dışında hiçbir şeyle ilgili değildir. Tarhun onlardan çok farklıdır; çevresinde olup bitenle ilgilenmez, hayattan başka şeyler beklemektedir. Bir gün büyük bir kutlama yapmaya karar veren tüccara, ‘’Dileyin benden ne dilerseniz,’’ der kızlarına. Altı kız kardeş değerli şeyleri bir bir sıralar. Tarhun’sa öyle bir şey ister ki babası ne kadar arasa da kızının istediğini bulamaz. Sonunda kendisine hiç ummadığı biri yardım eder ve Tarhun için macera işte o zaman başlar…
İran çocuk edebiyatının unutulmaz yazarı Samed Behrengi’den vicdan, sevgi, cesaret ve dürüstlük gibi insani değerlere vurgu yapan bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103928</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8d87d3-3cef-40a9-961d-7e0c578ac9b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Said Bin Zeyd (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Saîd b. Zeyd(ra), cahiliyenin zifiri karanlığında yaşamış ama şirke bulaşmamış muvahhid bir babanın kabul olmuş duasıdır. Kendisi o dönem şirkin yuvası Mekke’de doğmasına rağmen putlara tapılmayan, cahiliye âdetlerine değer verilmeyen, kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesine şiddetle karşı çıkılan bir evde büyümüştür. Babası nübüvvetin mesajlarına yetişememiş lakin ölmeden evvel “Ya Rabbi! Ben gönderilecek son elçiden mahrum oldum. Ne olur sen oğlum Saîd’i ondan mahrum etme!” diye dua etmiştir. Tevhid evinin yiğidi olan Saîd(ra) ise babasının duasına yakışır bir hayat sürmüş, nurlu ve bereket­li ömrünü iman davası uğrunda harcamış, her zaman ve her yerde Resûlullah’ın(sav) sadık bir dostu olduğunu hayatının bütün safhalarında göstermiştir.
Bugün toplumun çoğu; gençlerin, evlatlarının bozulan ahlakından ve ahvalinden şikayet ediyor. Bunu düzeltmenin yolu ise sadece konuşmaktan değil evvela evlerimizi, kendimizi ve dualarımızı düzeltmekten geçiyor. Zira biz gül ektik de diken mi biçtik? 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103929</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d6fab25-94ae-43c1-ae50-5deccacbec87.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetle Müjdeli 10 Sahabe Seti - 10 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Bir insanın Allah’a güvendiğinin alâmeti, fedakarlığı ölçüsündedir. Cennetle müjdelenen on sahâbe Allah’a olan güvenlerini canlarını, mallarını, sevdiklerini feda ederek göstermişler ve bunun neticesinde de bu bahtiyarlığa erişmişlerdir. Zira Allah’a güvenene Allah kâfidir.
 Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız bu eserlerinde Aşere-i Mübeşşere üzerinde duruyor, o mübarek hayatlara daha yakından bakmamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103930</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdcf74b5-0b81-493c-8bae-9d880a2b1905.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>İskoç roman ve tiyatro yazarı Barrie’nin tiyatro oyunu olarak kaleme aldığı ve ilk kez 1904 yılında Peter Pan ya da Büyümek İstemeyen Çocuk adıyla sahnelenen eseri, daha sonra romanlaştı ve birçok kez sinemaya da uyarlandı.
J.M. Barrie’nin yüz yılı aşkın zamandır her yaştan okuru etkileyen unutulmaz eseri Peter Pan, orijinal tiyatro metninden Bilge Karasu’nun eşsiz çevirisiyle yeni okurlarıyla buluşuyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103931</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9440bf7-888d-47fd-93b1-2bee5c6ec600.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus Mekan Beden</image:title>
            <image:caption>…Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti. Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî, diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı. Devletin nüfus ve kudreti, milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu. Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür. Bir milletin irfan, san’at ve ticaret menbaı şehirlerdir.
Şükrü Kaya, Belediye Kanunu münasebetile...1930 
 
 “Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü” olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya, aslında yeni medeniyetin, örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor. Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor. Bunun izlerini süren Ulus, Mekân, Beden, erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Kitap, kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin, ulus inşa sürecinde gündelik hayata, mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini, kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103932</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0062b63e-b879-4e9b-b954-7df307ce7f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Dibi</image:title>
            <image:caption>Global Yalanlar aslında ülkemizin yerelden evrensele son çeyrek yüzyılını anlatan yazılar dizgisidir. İçinde yerelde siyasi yapılar, bombalı kaoslu seçimler, kavgalar, karambolleri bol olan ve Sovyetlerin çözülüşüyle zincirlerinden boşalan emperyalist barbarlığın Yeni Dünya Düzeni adı altında Dünyayı yeniden dizayn atma amacıyla bir yandan Baltıklar, Adriyatik Çin Hindi’ne uzanan emperyalist kuşatma harekatı diğer yandan bölgemiz Kuzey Afrika, Ortadoğu, Kafkaslar, BOP gibi sonradan GOP (Büyük veya Genişletilmiş Ortadoğu Projesi) olarak genişletilen saldırıları Rusya, Çin seddine ulaşan hesaplaşmalar, yerelde LİBOŞLAR (Liberal sol destekçiler, SIĞINMACI adı altında ülkeyi işgale varan, demografik, mezhepsel ve etnik genişletme oyunları, dinci iç savaş naraları, kapitalist,  LİBERAL emperyal hoyratlığın bölgemize dayattığı bu KARANLIĞIN hem yerelde hemde evrenselde emperyalist hikayesidir. İçinde Balkanlar boğazlaşmasından, Venezuella hesaplaşmasına, 2001 11Eylül ABD irisi emperyalin kendine vuruş TEZGAHIYLA  Afganistan, Irak ve Suriye kan gölüne varan bir KARANLIĞIN çirkin yüzünü iki kitap halinde Global Yalanlar ve Karanlığın Dibi’ni  Tarihe Not düşen yazılarıyla okuyacaksınız..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103933</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87be3f54-e169-42c4-ba6f-9ecbc17f18d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunuver Hayata İki</image:title>
            <image:caption>Hayat asla ipek halı döşenmiş yol değildir. Yollarınıza kırmızı güller de sermiyor. Ama biz kadınlar istersek ipek halı dokur, yolumuza serer, üzerinde salına salına gezeriz, dikenleri ayırıp kırmızı güller de dökeriz. Kendi gücünü keşfet, kendini sev. Kadın olarak sevilecek birisin, neden sevgiyi bir başkasından bekleyesin? 
Çünkü Tanrı kadınları özel yaratmış, güçlü, sabırlı, zeki, mücadeleci, duygusal. 
Hayatımda binlerce kadın gördüm eşinden, sevgilisinden memnun olmayan, şiddet gören, yaşam mücadelesini erkeğin zulmü altında veren ama ayrıldığım için çaresizim, açım, pişmanım diyen bir tekini görmedim, ben de değilim. Gördüm ki kadınlar harikalar yaratıyorlar. Çünkü güçlü, çözüm odaklı, muhteşem varlıklar. Kötü davranan hiç erkek bizden daha önemli değil, akıllı da değil. Akıllı olsa eşim, kadınım dediği canlıya eziyet eder mi? Bir erkek hayatınızı zindana çeviriyor, zorlaştırıyor ve sizi önemsemiyor ise bırakın bitsin gitsin. Hayat özgürsen, sayılıp, seviliyorsan güzel bunu bilin. Kadın, anne, evlat, eş olduğunuz için mutluluk hakkınız. Mutlu olursanız mutlu edersiniz. Hakkınızı kimselere bırakmayınız. Gerektiğinde hayatınıza dair kararları lütfen siz alın. Elife Kaya “Fındıklı Kahve” kitabından sonra “Dokunuver Hayata Bir” ve “Dokunuver Hayata İki” isimli eserlerini kaleme almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103934</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fd6ee8f-8082-4854-8535-af6ee919f1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern Siyaset Pazarlaması</image:title>
            <image:caption>Kökleri iki yüz yıllık Osmanlı-Türk modernleşme sürecinin başlangıcına dayanan ve siyaset geleneğinde bulunan devamlılık ve kopukluk, günümüzde yeni renkler, biçimler ve tarzlarla ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz tarihsel dönemin tüm etkileri ülkemizde de kendini her alanda hissettiriyor. Postmodern siyaset ve pazarlamayı geniş bir yelpaze içinde ele alıp yorumlama ve anlamlandırma ihtiyacı duyuluyor. 
 
Çelişkiler, iniş ve çıkışlar, zıtlıklar, akışkanlıklar, belirsizlik ve bilinmezlikler taşıyan yeni tarz siyaset pazarlamasının günümüzdeki görünümü nedir? Bugün çok daha bulanık ve puslu günlerin yaşandığı, eski gerçeklerin dağıldığı, tüm yaşananların hayal mi, gerçek mi yoksa her ikisi de mi olduğunun yanıtının verilemediği bir ortamda, bu manzaradan çıkarılabilecek siyaset ve pazarlama uygulamaları şüphesiz ki kendini gösteriyor. Postmodern perspektiften bakınca, siyaset alanının ve pazarlamanın bir arada nasıl göründüğü ve bunların ne tür bir yol haritası çıkaracağı sorularına verilecek cevaplar, siyasetçiler dahil olmak üzere tüm paydaşlar ve seçmenler için önem kazanıyor. 
 
Önümüzdeki seçimde, hem siyaset hem de siyaset pazarlaması açısından ne gibi oluşumlar ve değişimler etki alanı yaratacak? Hangi ayaklara yaslanarak siyasal pazarlama süreci yönetilecek? Postmodern Siyaset Pazarlaması, bahsi geçen konular ve sorular özelinde eleştirel tartışmaya bir zemin hazırlayarak, okuyucuyu siyaset ve pazarlama ekseninde yeni kavrayışlar ve uygulamalarla tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103935</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0f76f29-dc6e-4355-aed2-831ca5876dab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya</image:title>
            <image:caption>“Dünya deyince neyi kastediyoruz? Dünya ile insan arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu iki kavram birbirinden bağımsız mıdır ve eğer bağımsızsa ne bakımdan bağımsızdır? Hâlihazırda dünya, bir etnograf için nedir? Dünyalar ve dünya görüşleri için pek çok şey söylendi ancak bu sözcükleri kullandığımızda ne kastettiğimizi bildiğimizden kesin olarak emin miyiz? 
Bu kitap esas olarak, etnografik davranış olasılığının koşullarını keşfetmeyi, dolayısıyla etnografik teoriyi ve şu anda bu teorinin fitilini ateşleyen tartışmaları konu almaktadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103936</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a36151-f1b4-4790-bcbd-1fe6cbb7d811.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Beni Çağırmış</image:title>
            <image:caption>“Düştüm diye üzülme, insan ancak düştüğünde düşünmeye başlıyor.” 
 
Neden her şeyin kötü bir şekilde ilerlediği ve büyüdüğü, ilişkilerin çatırdadığı ve her şeyin yapaylaştığı bir çağa doğduk? Kim seçti şu anda burada olmayı, biz mi? Örneğin, önemli bir uygarlık döneminin şatafatlı çağına doğmak yerine neden ahlak ve toplum temellerinin yıkıldığı, en kalabalık dönem olmasına rağmen yalnızlıklar içinde olduğumuz bu çağa doğduk? 
Cevapların sadece bakmakla görünmeyeceğini anlayacaktım. Aramalı ve bulmalıydım. 
Elindeki bu kitap, üst üste gelen zorlukların, çıkmaza giren yolların, “Tamam, buraya kadar” denilen ve mucizeye dönüşen bir hayatın kitabıdır. Kendi ÜTOPYASINI yaratmak için girdiği televizyon yarışmasında “iyi ve kötü” mücadelesinin tam ortasına düşen, çağları aşan ezeli ve ebedi aşkını, dahası yaşam amacını bulan bir adamın hikâyesi... 
Bu kitap gibi karşına çıkan, sana gelen ve seni bulan her şey aslında sana bir hatırlatmadır. Şimdi söyle bana: 
Neyi unuttun da hatırlaman gerekiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103937</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4711b859-97b3-401c-a1d2-3680422d9cd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Valhalla İskandinav Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>Bu eser Julia Clinton Jones tarafından 1878 yılında kaleme alınmış ve bilim adamlarınca kültürel ve medeniyetlerin temeli açısından önemli bir eser kabul edilerek sayfaları tek tek retore edilip yeniden ortaya çıkarılmış ender bir kitaptır. Orijinal metninin birebir tercümesidir. Kuzeyin korkusuz savaşçıları Vikinglerin birbirinden ilginç efsaneleri ile kuzeyin rüzgarlarını yüreğinizde hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103938</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e27652a-2659-41e0-8c32-b3b897beaf9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır Mitolojisi ve Gizemleri</image:title>
            <image:caption>Mısır Mitleri ve Gizemleri, Rudolf Steiner’in Eylül 1908’de Leipzig’de verdiği bir dizi dersten oluşan bir kitaptır. Mısır Mitleri ve Gizemleri, evrimin aşamaları, gezegenin gizemleri, Atlantis, eski inisiyasyon merkezleri ve antik ve modern zamanlar arasındaki ruhsal bağlantıları konu alır. Bütün bunları, eski Mısır uygulamaları ve inançları ilişkilendirir. Steiner burada modern çağımızın Mısır ile derin ruhsal bağlantısını ve derin bilgeliğini, olağanüstü kozmik yasalar bilgisini ve şimdi bizim için anlam kazanmaya başlayan mitler ile Mısır uygarlığını incelemenin neden önemli olduğunu ortaya koyuyor. Steiner, kendi zamanımız ile eski Mısır arasındaki şaşırtıcı ve özel ilişkiyi çağların doğal ritminde, Atlantik sonrası (Mısır) üçüncü çağın beşinci (şimdiki) çağ tarafından nasıl yansıtıldığını vurgular. Bu anlamda, bugün özellikle eski Mısır’a başka bir gözle bakmak önemlidir. Mısır inisiyasyonlarının deneyimlerine, okült anatomi ve fizyoloji gerçeklerine, insan formunun evrim aşamalarına ve daha fazlasına girerek zihin dünyamızda bambaşka pencereler açıp, birbirinden ilginç ve şaşırtıcı gizemlerin rehberliğinde büyük Mısır medeniyetine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103939</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1436d4d6-6209-44d5-a836-4b85d167f540.jpg</image:loc>
            <image:title>Entrepreneurshıp A World Of Creation</image:title>
            <image:caption>CHAPTER 1: THE CONCEPT OF ENTREPRENEURSHIP 
 
CHAPTER 2: ENTREPRENEURS OF ALL TIME 
 
CHAPTER 3: ENTREPRENEURIAL CONTENT 
 
CHAPTER 4: RELATED ENTREPRENEURIAL CONCEPTS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103940</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89462d49-80ae-4196-afe2-9f0b60a8cce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Dans</image:title>
            <image:caption>“Dans, çocuklar için eğlenceli, cesaret verici ve motivasyon arttırıcı olmasının yanında, kavramları içselleştirerek öğrenmek için harika bir araçtır.” 
Yaşamımızın ilk yıllarından itibaren doğal olarak hareket ile öğreniriz, ilişki kurarız, temas ederiz, yanıt veririz. Evren var olduğundan bu yana var olan hareket ve dans çeşitli doğa olayları, mitolojik karakterler ve ritüeller aracılığı ile insanlık tarihi boyunca var olmuş; sahne sanatları gösteriler aracılığı ile de yaşamlarımıza misafir olmuştur. Bu kitap postmodern toplumda yaşayan bireylerin dans ile olan ilişkisini “misafirlik” bağlamının ötesine taşımak ve dansı yaşamsal, eğitimsel ve sanatsal bir aktivite olarak yeniden merkeze alabilmek, deneyimleyebilmek adına bir rehber olarak yazılmıştır. 
Yaratıcı Dans, dikte edilen bir hareket taklidi, baskı ve kıyas olmaksızın hem sanatsal bir etkinlik hem de alternatif bir eğitim aracı olarak dünya üzerinde uzun süredir kullanılmaktadır. Bedenini dansla keşfetmek ve kendine özgü dans ifadesi ile buluşmak isteyen her yaştan bireye uygun olan yaratıcı dans çalışmaları; çocuklar ve yetişkinlerin bedensel ve zihinsel yaratıcılığını beslemenin yanı sıra, genel geçer “güzellik” kalıpları dışında, cinsiyetler ötesi pozitif beden algısı geliştirebilmek, bedeni ile barışık ve bedeninin farkında bir hayat yaşamak; dünya ile sözcüklerin ötesinde, beden odaklı oyuncu bir alanda ilişki kurmak ve dansla soyut ve somut kavramları öğrenmek, öğretmek isteyen herkese açıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103942</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c354e8f-c9f8-4753-9ecd-e89aecb97d49.jpg</image:loc>
            <image:title>Anton Çehov Bütün Eserleri IX 1895-1897</image:title>
            <image:caption>Önemsiz, ufak insanların yaşadığı acı gerçekleri hiç kimse Çehov’un derinliği ve açıklığıyla dile getirememiş; küçük kentsoylunun sıradan yaşantısının karmaşasını tüm irkiltici çıplaklığıyla, iç karartıcı görüntüleriyle ele alan hiçbir yazar bu acıklı durumları onun çarpıcı dürüstlüğüyle çizememiştir. 
-MAKSİM GORKİ 
 
Çehov’u anlamamakta kimi insanlar niçin direnirler, bilmem. Onu niteledikleri gibi bu “kötümser yazar” gerçekte aydınlık geleceğimize bel bağlamaktan hiç yılmamış; ülkemizin en zinde güçlerinin gözle görülmeyen, fakat bitmek bilmez, verimli başarılarına inancını hiç yitirmemiştir. 
-ALEKSANDR İVANOVİÇ KUPRİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103943</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f209ac19-86a8-447b-8f16-5793b1a22266.jpg</image:loc>
            <image:title>Anton Çehov Bütün Eserleri X 1898-1903</image:title>
            <image:caption>Aşkımı itiraf ettim ve içimi yakan bir acıyla, bizim birbirimizi sevmemize engel olan her şeyin nasıl da gereksiz, küçük ve aldatıcı olduğunu anladım. Eğer seviyorsan, bu aşkın mutluluk mu yoksa mutsuzluk mu getireceğini, sıradan anlamıyla bunun günah ya da erdem olup olmayacağını değil aşkın çok daha yüce bir şey olduğunu düşüneceksin ya da hiç düşünmeyeceksin, işte sonunda anladığım bu oldu. 
 
Çehov’un yazarlık dönemindeki mizah gücü öykülerinde, mektuplarında, konuşmalarında, gelişigüzel söylediği sözlerde tükenmez bir 
 
pınar gibi çağlamakta, çevresine pırlanta zerrecikleri saçmaktadır. 
-İVAN LEONTYEVİÇ ŞÇEGLOV 
 
Anton Pavloviç genellikle eğlendirici, 
içinde mizahın hissedildiği durumları, konuşmaları sever; gülünç öyküler dinlemeye bayılırdı. Çehov, bir köşeye çekilip başını eline dayadıktan sonra sakalını çekiştirerek şen kahkahalarla gülmeye başlayınca ben konuşan kişiyi dinlemeyi bırakır; anlatılanları onun gülüşlerinden algılamaya çalışırdım. Cambazların, palyaçoların gösterilerini 
büyük bir zevkle izlerdi. 
-OLGA LEONARDOVNA KNİPPER-ÇEHOVA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103944</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30d66d4-c787-4e1d-845f-ef714486cbff.jpg</image:loc>
            <image:title>Marry Grave 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>SEVGİLİYE ADANAN KUTLU YOLDA ZORLU BİR YOLCULUK. “AŞK” VE “ÖLÜM”ÜN İÇ İÇE GEÇTİĞİ KARANLIK FANTAZİNİN PERDELERİ AÇILIYOR!!!
İblislerin yuvalandığı bir çağ, ölümün kapıda olduğu bir dünya. Kutsanmış çiftin aşk hikâyesi başlıyor.
“Ölüleri diriltme yolu”nun yazılı olduğu Ölü Adamın Tarifi’ni yanına alıp bu büyünün malzemelerini toplamak için yolculuk eden bir adam, Riseman Sawyer. Amacı, tabutunda yatan karısı Rosalie’yi diriltmek. Fakat kahramanımızın bir sırrı var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103945</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9036f209-eb2f-4f5f-a5ce-e7847af36dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzun ve Tuzun Rotası</image:title>
            <image:caption>“Zárate’nin konu seçimi iki açıdan sıradışıydı. Öncelikle, Dracula’ya gönderme yapan, günlük formunda bir eser kaleme aldı. İkincisi, bu eser bir kuir romanıydı.” –Silvia Moreno-Garcia
1980’li yıllarda Meksika fantastik edebiyatının öne çıkan isimlerinden biri olan José Luis Zárate, ülkesindeki ilk çevrimiçi bilimkurgu dergisini kuran, spekülatif kurgu alanında dersler veren, ödüllü bir yazar. 1998’de yayımlanan ve İspanyolca korku eserleri arasında kritik bir önem taşıyan Buzun ve Tuzun Rotası ise Bram Stoker’ın başyapıtı Dracula’dan hatırladığımız, vampiri İngiltere’ye getiren tekinsiz gemi Demeter’in ve onun esrarengiz kaptanının hikâyesine yeniden kan veriyor.
Toprakla dolu elli kutuyu Varna’dan Whitby’ye taşımakla görevli Demeter gemisi, buzun ve tuzun rotasında ilerlerken, renkli düşlerle kendini ısıtan kaptan, mürettebatın derisindeki tuzu tatmak istiyor. Bu yolculukta değişik bir şey var, garip bir şey. Tuhaf kâbuslar, rahatsız edici alametler beliriyor. Gecenin karanlığında bir şey gizleniyor sanki, gemiye musallat olan bir şey var.
Denizin ortasındaki kara toprak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103946</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42f1dcd-eb24-4cd9-a819-a174b0294b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Aslında Neyi Anlatır?</image:title>
            <image:caption>“Tarih Aslında Neyi Anlatır?”da Peter Burke, tarih üstüne kuram ve uygulama açısından ele aldığı denemeleri bir araya getiriyor. Ana teması: “Sosyal ve kültürel kuramdan ödünç alınmış bazı kavramların tarihçileri geçmiş hakkında yeni sorular sormaya cesaretlendireceği ya da eski soruları cevaplamada yardımcı olabileceği” fikri üzerine kuruludur. “Tekrar kullanma, performans, kültürel tercüme, yaratıcı alımlama” gibi, her biri anahtar bir kavram temelinde ele alınmış bu denemelerde Tarih’in “Ne”liği, tarihselciliğin tarihi, erken modern Avrupa’da tarihsel düşünce ve yazın, geçmişle kurulan kişisel ilişkinin mesafesi ya da bu mesafenin kopuşu gibi konular Burke’ün kendine has üslubu ile gözler önüne seriliyor. 
 
Zamanın sosyal veya kültürel tarihinde herhangi bir toplumdaki baskın zaman algısı, aynı toplumdaki farklı gruplar arasındaki zaman algısı ve bunların gündelik yaşamdaki pratikleri üzerine yaklaşımlardan oluşan “Tarih Aslında Neyi Anlatır?” okuru da bir tarihçi gibi düşünmeye ve “tarih”in bilgi ve varlık olarak ne anlama geldiğine dair yeni sorular sormaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103947</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff12fe40-f259-4ee0-bca1-11a7496d37d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkı Dostlar</image:title>
            <image:caption>Hayatta Kalmak İçin Tüm Suçlarını Anlatmak Zorunda Olan Bir Gangsterin Hikâyesi
Mahallenin en zeki çocukları değillerdi, aileleri yoksuldu ve düşlerini gerçekleştirmek için gerekli olan şeylerin neredeyse hepsinden yoksundular, biri hariç: Şiddet yeteneği. Bir adamın kolunu kırmak, kaburgalarını çatlatmak, parmaklarını araba kapısına sıkıştırmak ya da canını almak gayet doğaldı. Henry Hill, çocuk yaşta katıldığı organize suç dünyasında böyle bir ortamda büyüdü işte. Büyüklerinin ceplerini doldurduğu sürece koruma altındaydı, kendisi de lüks, heyecanlı bir hayat yaşayabiliyordu. Son model arabalar, güzel kadınlar ve arada sırada soygunlar, haraç, kumar ve güler yüzle tokalaştıktan sonra işlenen acımasız cinayetler.
Günümüzde klasik mertebesine ulaşan, başrollerinde Ray Liotta, Robert De Niro ve Joe Pesci’nin bulunduğu, yönetmenliğini Oscar ödüllü Martin Scorsese’nin üstlendiği bir sinema uyarlaması da olan Sıkı Dostlar’da senarist ve araştırmacı yazar Nicholas Pileggi suçun cazibesi ile bedellerini anlatıyor ve mafyanın sadece içeriden birinin tanıklık edebileceği soğukkanlı işleyişini gözler önüne seriyor.
“İlk kez okuyorsanız kendinize birkaç saatlik bir zaman ayırın. Çünkü elinizden bırakamayacaksınız.” –Martin Scorsese</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103948</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45233a27-4488-457f-a604-d49821db12c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin İncelenmesi İçin Bir Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Tarihçilerin büyük bir bölümü geçmişte yaşanmış büyük olayları ya da toplumsal yaşamı ve değişimleri araştırırken başka bir bölümü ise Tarih’in kendisini araştırır. “Tarih nedir?” büyük sorusunun etrafında verilen; tarihin değişim hakkında olduğu, tarihin seyrinin daha iyi durumlara doğru bir ilerleme olduğu, tarihin en bariz şekilde siyaset sahnesinde yapıldığı, tarihin geçmişle olduğu kadar şimdiyle de ilgili olduğu gibi cevapların yanında tartışmalı araştırma yöntemleri, tarihçilerin kanıtları dünyayla kurdukları ilişki sonucu taraflı bir biçimde ele alıp almadıkları gibi konular da bu araştırmanın başlıca konularıdır. 
 
Michael Stanford’un büyük bir titizlikle ve her yönüyle tartıştığı bu sorular üzerine kaleme aldığı Tarihin İncelenmesi İçin Bir Kılavuz, profesyonel olarak tarihle ilgilenen akademisyen ya da yazarlara bir kılavuz çizerken, tarih okurlarını da aynı soruları sormaya ve kendine has yeni bakış açıları geliştirmek için cesaretlendiriyor. Çünkü Stanford’un da önemle üzerinde durduğu gibi; Öncelikle tarih neden önemli? Çünkü tarih, siyaset gibi, özgür bir toplumda özgür erkek ve kadınlar için bir faaliyettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103949</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/818ef889-3554-4c46-af89-e3a0863b3731.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Burun</image:title>
            <image:caption>“Yalan söylerseniz burnunuzun uzayacağını biliyor musunuz?” dedi Beliz. Şeker ve Sarı hemen aynaya koşup burunlarını kontrol ettiler. Gerçekten uzar mıydı sahi? Şeker Beliz’in kendisi için aldığı lezzetli kurabiyeleri dayanamayıp yemişti. Beliz çok üzülmüştü. Şeker ya itiraf edecekti ya da burnu uzayacaktı. Şeker şimdi ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103950</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec90dbf4-6032-45f3-87c2-2b1436eced27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sodor Kupası Yarışı</image:title>
            <image:caption>Sodor Kupası Yarışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103951</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6876ae07-bd91-4619-9a96-574449352512.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Macera Kulübü</image:title>
            <image:caption>En Büyük Macera Kulübü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103952</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4571e63c-9368-4ba8-81e4-8decea18bef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyama ve Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Boyama ve Aktivite Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103953</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f148de4-fc0c-4069-a884-465be7a55082.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil’in Limon Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Evinin bahçesindeki ağaçtan limon toplamayı çok seven bir kız varmış, adı Nil.
Bir gün daha önce hiç görmediği kadar kocaman ve parlak sarı bir limon görmüş ağaçta.
Ama limon Nil’in ulaşamayacağı kadar yüksek bir yerdeymiş.
Babasının yardımıyla tam o parlak limonu kopartmışken bu kez de limon ellerinin arasından kaymış ve kaybolmuş.
Neredeymiş ki bu limon?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103954</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a496da-5b5e-4950-8c19-46c2b6e4473f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykucu Kedi</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti gelmiş, herkes yataklarına yatmıştı. Ama Şeker bir türlü uyuyamıyordu. Ne yaptıysa olmadı. 
Tam ümidi kesmiş odasından çıkmışken Beliz’le karşılaştı. Beliz’in Şeker’e yardımcı olacak bir fikri vardı. Peki Şeker sonunda uykuya dalabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103955</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07510059-bcda-4f46-942c-fe42ddd16f25.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil’in Kardan Adam Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Nil neredeyse tüm mevsimleri biliyordu. Yazın gökyüzünde kocaman bir güneş olur ve denize girilirdi. İki tane bahar vardı: Birinde Nil kurumuş ağaç yaprakları üzerinde gezer, diğerindeyse rengârenk çiçekler açar ve Nil pencereden kuşların seslerini dinlerdi. Ama bir mevsim vardı ki onda ne yapılır bilmiyordu Nil. Ta ki bir sabah kalktığında her yeri bembeyaz görene kadar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103956</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffe15b1-5cc5-4ba9-a86f-d5da809bd8f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey İle Rakım Efendi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının yenileşme tarihinde önemli bir devreyi dolduran ve XIX. yüzyılın son çeyreğinde aydınlığın geldiği bir ocak olan Ahmed Midhat Efendi’nin, matbaa kurması ve işletmesi,  her alanda sayısız kitap ve risale neşretmesi ve Osmanlı toplumunu okumaya alıştırması gibi büyük emekleri düşünülünce onun Osmanlı yazı hayatını içeren bir kitabın önsözü olarak nitelendirilmesi hiç de abartı olarak algılanmaz. 
Fakir bir esnaf ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Ahmed Midhat Efendi, oldukça güç şartlar içinde yetişmiştir. Çocukluğu mahrum bir ortamda ve oldukça “serazat” geçmiş ve ailesinin geçim zaruretinden dolayı Mısır Çarşısı’nda bir aktar dükkânına boğaz tokluğuna çırak olarak verilmiştir. Hem dostu hem de Rodos’ta sürgün arkadaşı olan Ebuzziya Tevfik’in ifade ettiği gibi, hayata nasıl çalışarak başladıysa, ömrünün sonuna kadar bu yoğun çalışma temposundan hiç ödün vermeden aynı şekilde devam eden Ahmed Midhat Efendi’ye takılmış lakaplardan ikisinin “Kırk Ambar” ve “Kırk beygir kuvvetinde bir yazı makinesi” olması da tesadüfî değildir. 
Felâtun Bey İle Râkım Efendi romanı 1875 yılında yayınlanır. Romanın yayımlandığı yıl, Tanzimat Fermanı’nın ilan edilişinin üzerinden 36 sene geçmiştir.Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesiyle birlikte, Batılılaşmanın bir devlet programı hâline gelmesi ve bu çerçevede devlete ait bütün kurumların yenilenmeye başlaması, bu değişimin kısa bir sürede gündelik hayatta da karşılık bulmasına yol açmış; yüzyıllardır “öteki” olarak görülen Batı’nın hayat biçimi, giyim kuşamı, modaları, düşünce biçimi, sosyal ve siyasi yapısı, felsefesi, Osmanlı için kendisinden mutlaka yararlanılması gereken ve vazgeçilmesi mümkün olmayan önemli değerler hâline gelmiştir. Kısa sürede toplumsal hayatta da karşılığını bulan bu değişim isteği; bu hayata ait pek çok unsurun, modernleşme süreci içerisinde yeni dönemin getirdiği düşüncelerle; yeniden konuşulmasını, tartışılmasını ve biçimlendirilmesini de sağlamıştır. Bu bağlamda, Felâtun Bey İle Râkım Efendi romanı da bu değişimin getirdiği problemleri ele alan bir eserdir. Ahmed Midhat Efendi’nin, hayata çalışma / ticaret merkezli bakışının en zengin örneklerini içeren metinlerden biri olan Felâtun Bey İle Râkım Efendi romanında da bir taraftan kendisine benzeyen, alınteriyle para kazanan ve bu yüzden romanda hamiliğini yaptığı Râkım Efendi’yle, hazırdan yiyen bir mirasyedi olduğu için alay ettiği, aşağıladığı Felâtun Bey’in üzerinden iki tip Batılılaşma arasındaki farkları ortaya koyarken bir taraftan da çalışma arzusuyla başarıya ulaşma fikrini işler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103957</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d22ace-21f5-4227-bb70-02fe2a2a006c.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Dili Olsa</image:title>
            <image:caption>Duygularımla ilk tanıştığımda galiba on bir yaşımdaydım ama o yaşta onlarla ne yapacağımı bilemedim, bana bir şey söylemeye çalıştıklarını çok sonra anladım. Anladıkça da bugüne kadar neden beklemiş olduğumu düşünüp durdum. Derken “Artık başkalarıyla paylaş.” dedim ve elinizdeki bu kitapta; duygu nedir, his ile ruh halinden ne gibi farklarla ayrılır, duygularla ilgili yanlış bilinenler, duyguların genel özellikleri, yoğun duygular nereden geliyor, değerler ve motivasyon, duyguların mesajları gibi başlıklarla, sizlere duyguların rehberliğinden nasıl faydalanabileceğinizi anlatmaya çalıştım. 
“Duyguların Dili Olsa?” sorusunun cevabını onların bize verdiği mesajları dinleyerek vereceğim. Duygularımızın ne olduğunu ve bize ne tür mesajlar ilettiklerini anlarsak kendi seçimlerini yapabilen, davranışlarının sorumluluğunu alabilen etkin bireyler olma yolunda adımlar atabileceğiz. Yaşamımızda süregelen sorunlarımızın kaynağını keşfetmek istiyor ve “Sorumluluk almaya hazırım!” diyorsanız birlikte duygu yolculuğuna çıkabiliriz demektir. 
Unutmayın, duygularını anlayıp ifade eden insan özgürdür!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103958</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b167b91c-2551-41ed-8bc6-bada5ba5dba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumarhane</image:title>
            <image:caption>Las Vegas Kumarhanelerine Musallat Olan Mafyanın Yükselişi ve Çöküşü
Solak Frank Rosanthal tam bir kumarhane dâhisiydi. En iyi dostu ve ortağı Anthony Spilotro ile beraber Las Vegas’ın hâkimiydiler neredeyse. Yıllar boyunca kusursuzca devam etti ortaklıkları, Solak Frank operasyonun beyniydi, Tony ise hortumlanan milyonlarca dolarlık banknotlarla dolu çantalar sayesinde her hafta büyük patronları memnun ediyordu. Sonsuza kadar böyle devam edecek gibiydi. Ancak Solak Frank ile Tony arasında, şehrin tek hâkiminin kim olduğuna dair günbegün büyüyen gerilim her şeyi mahvedebilirdi. Bir de Solak’ın güzel eşi Geri vardı bu savaşta elbette. Tony’nin de, Frank’in de bir takıntı hâline getirdiği bu kadın mafya tarihindeki en büyük skandalın patlamasının sebebi olacak kıvılcımın ta kendisiydi.
Çölün ortasında neon ışıklı oteller, devasa bulvarlarda lüks arabalar, rulet, blackjack, kumar makineleri, sayımlar, tehlikeli adamlar ve kadınlar... Mafyanın hayallerinde bile göremeyeceği ama en sonunda hâkim oldukları kumar imparatorluğu, altın yumurtlayan bu tavuk nasıl boğazlandı? Hep kazandığı söylenen kasa nasıl mağlup oldu? Martin Scorsese’nin Casino filmine de ilham olan Kumarhane bu sorulara cevap verirken, aşkla, kumarbazlıkla, yalanla, cinayetlerle ve intikamla bezeli sürükleyici bir gerçek hikâye anlatıyor.
“Pileggi böyle sürükleyici, kurmaca dışı kitaplar yazıyorken kimin suç romanlarına ihtiyacı olur ki?” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103959</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432aab19-6e82-4ebc-8ebd-4d6f39c6affc.jpg</image:loc>
            <image:title>Avucumdaki Tarantula</image:title>
            <image:caption>“Tarantula nasıl da simsiyah. Nasıl da kalın bacakları. Tüyleri yanına geldiğinde daha bir gürleşiyor, siyah bacakları daha bir kalınlaşıyor... Elleriyle dokunmak istiyor tarantulanın bacaklarına. Tarantulanın siyah bacaklarının yer yer zemininde, yer yer uzanan tüylerinde beliren turunculukları düşünüyor. Nasıl da güneşten hallice parlıyorlar! Bir vakit kalıyor öyle. Yere yakın, mahzun… Tarantulayı düşlüyor. Bir daha gelirse yakalayacak, gösterecek annesine. O zaman kim onu evine barkına almıyor, kimin aklı aksak, görsün annesi. Hakir gördüğü, vahşi sözleriyle yerle bir ettiği kişiliğinin varlığına soyunacak Nermin. Hem kendi gerçekliğini hem de annesinin sahteliğini doğuracak bu eve. Nermin’in doğru söylediğini gördükten sonra annesinin yüzüne çökecek olan kasvetli yenilgi mest edecek Nermin’i. Nermin tüm hayallerini her fırsatta manipüle eden zihnin kendi zihni karşısında ehlileştiğine şahit olup, kalender çabasını kutlayacak.” 
 
Nihan Göğman, çok tanıdık insanların belki de asla tanımak istemeyeceğimiz hayatlarını, tüm çıplaklığıyla ve seçtiği karakterlere uygun üslubuyla gözler önüne seriyor. 
 
Sokakta, caddede, otobüste; köyde, kentte gördüğümüz insanların öyküleri,  Avucumdaki Tarantula...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103960</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1d31c9-de07-4d51-8412-cb74b03ad5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Stasis</image:title>
            <image:caption>Stasis, Yücel Kayıran’ın, Efsus’a Yolculuk’tan sonra yazdığı yeni şiir kitabı; yirmi beş yıl önce, Hayaline Firar Edemeyenlerin Afsunu’yla başlayan 
şiir hayatında yeni bir uğrak. 
ecelin gözleri kederli
su gibi bulur yolunu içerleme
rüzgârda yelken açar benim ruhum..
bulamadım bakacağım yeri
uykudan sorumlu değil gözbebekleri 
 
yerin altından alınmış ilhamı
bana layık görülen yerin,
tanrının emir eri gibi görür kendini
iktidarın sakinleri
gelirler gecenin bittiği yerde 
 
geleceği yok kelamın, çıksam
dışarı kendimden.. küçükken
öğretildi ses çıkarmadan ağlaması..
ayazda kalmış gözler, içi ıslak
korkudan kurulma labirentin kapıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103961</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d509f04e-612c-4338-b84a-657690cdf7eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Akif Latif</image:title>
            <image:caption>En küçük bir yamukluk, Dedektif Akif Latif’in canını sıkmaya yeterdi. Doktorlar onun obsesif kompulsif bozukluk dedikleri tuhaf isimli bir hastalığın kıyısında gezdiğini söylediler. O hiç şikâyetçi değildi. Temizlik! Daha güzel ne olabilirdi? Bir de annesini görselerdi, temizlik neymiş anlarlardı. “Onun yanında çırak bile olamam,” der, doktorlara gülümserdi. Mesleğinde pek çok pislik temizlemişti. Kimsenin dünyayı, insanlığı bu kadar kirletmeye hakkı yoktu. Dikkatli, titiz, kibar, aynı zamanda soğukkanlı bir İstanbul beyefendisiydi… 
 
Aslı Furuncuoğlu’nun kaleminden Dedektif Akif Latif ile tanışın! İşinde oldukça iyi, titiz ve zeki olan dedektifimiz; her bir öyküde birbirinden sürükleyici, merak uyandırıcı olayların izini sürüyor. Okuyucuya ise sayfaları ardı ardına çevirmek düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103962</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf0081d-8864-4859-84a0-aca34655e4ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeksiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Sonra, uzun ve meşakkatli bir süre sonunda öğreniyor ki kişi, bu hayatta kendinden başka kimseyi kurtaramaz… Cüret ve çaba, acemilikten geliyor, bilgi eksikliğinden, saflıktan, iyi niyetten… 
Ben de kimseyi kurtaramadım kısaca. Ne onu ne de aşkımızı… Kendimi kurtardım ama. 
Bu satırlar ve bu hikâye, aşkından öleceğini zannedenlere ithafen… Nefes alamazken dahi aşklarından bir an dahi şüphe etmeyen, kalplerinin söylediklerinin sadık uygulayıcıları olan, sevdikleri için emek vermekten, aptal görünmekten çekinmeyen, aşklarının peşinden kendi derinliklerine inip, incilerini keşfedebilenlere… 
 
Özüm Özbay, ikinci kitabı Erkeksiz Kadınlar ile okuru anlamak eylemiyle yüzleştiriyor. Kendi öyküsünü yazamayanları, onların satırlarıyla anlatıyor. 
 
Terk edilmişlik, hayal kırıklıkları, yok sayılmak... Her birini iliklerine kadar hissedenlerin öyküleri Erkeksiz Kadınlar’da buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103963</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f1b4c4-595d-4b8b-bd33-4d39f769eef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks ve Grifon -39</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103964</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f015246-ef01-4587-96ee-71df03566bda.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Çekmecemde Biriktirdiklerim</image:title>
            <image:caption>Anadolu Kulübü’nden Adalar Su Sporları Kulübü’ne, A’Yorgi ve Ay’Dimitri kiliselerinden Rum Yetimhanesi’ne, cambazhaneden hayvanat bahçesine; çarşının rengârenk yıllarından sokakların eski sakinlerine, Troçki’den Lefter Küçükandonyadis’e, Büyükadalı Papa’dan Tarzan Pavli’ye; 6-7 Eylül’ü hazırlayan olaylardan 1964 sürgününe... 
 
Büyükada’da doğup büyüyen Fıstık Ahmet Tanrıverdi, Hafıza Çekmecemde Biriktirdiklerim’de, adaların geçmişinde iz bırakmış isimlerle ve olaylarla ilgili gözlemlerini ve anılarını aktarırken, ilçenin demografik, sosyal ve kültürel tarihine dair önemli bilgileri ve tanıklıkları da 
yazıya döküyor. 78 yıllık bir ömürden, Büyükada’nın belleğine bir armağan...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103965</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba16971-aa35-4006-9699-88aa842f359b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye-Macaristan Büyükelçi’den Anılar</image:title>
            <image:caption>9. Cumhurbaşkanı Demirel’in 1997 yılında Budapeşte’de Gül Baba Türbesi’ni ziyaretinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2018 yılındaki ziyaretine kadar geçen 20 yıllık sürede Türkiye ile Macaristan arasındaki dostluk ilişkileri süratle gelişti, tüm dünyaya örnek olacak bir seviyeye ulaştı. 
 
Bu güçlü dostluk ilişkilerine mütevazı bir katkı oluşturur düşüncesiyle, Budapeşte Büyükelçiliğim döneminde yaşadığım ilginç olayları, zaman zaman karalayıp bir kenara koymuştum. Şimdi bu anılarımı yayımlamanın vakti geldi kanısındayım. Anılarımın daha iyi değerlendirilebilmesi için, Türk-Macar ilişkilerinin tarihi geçmişiyle ilgili birkaç derlemeyi de ilave etmemin yararlı olacağını düşündüm. Okuyucuların ve özellikle genç meslektaşlarımın ilgiyle karşılayacaklarını umarım. 
 
-Ender Arat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103966</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60beb1c9-330d-40c7-a3f2-e9d4cad9d599.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Ox’un Deneyi</image:title>
            <image:caption>“Deliriyor muyuz yoksa? Acaba kenti büyük bir hastaneye mi dönüştürmek gerekecek?”
Damarlarında cıva, ayaklarının altında yüzlerce iğne varmışçasına hareketli ve coşkulu bir biliminsanı gibi görünen eksantrik Doktor Ox, yaşamları alabildiğine tekdüze, ağırkanlı insanların yaşadığı Quiquendone kentinin aydınlatılması işini üstlenir ve bunun için bir gaz fabrikası inşa ettirerek çalışmalara başlar. Ancak gaz borularının döşenmesiyle birlikte kentte esrarengiz olaylar baş gösterir.
Jules Verne&apos;den bilimsel yanı olduğu kadar mizahi yanı da ağır basan, bilimkurgunun olmazsa olmazlarından “aydınlanma” metaforunu doğrudan kullanarak eleştirel yanıyla da öncülük yapan Doktor Ox’un Deneyi, tek solukta okunacak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103967</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6799d9-a9bd-40b1-b7b8-3089f72cefb0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnatçı Keraban</image:title>
            <image:caption>“Burası gerçekten Türkiye’nin başkenti mi? Ters yöne gitmiş olmayalım? Şurası Haliç değil de binlerce buharlı gemisiyle Thames Nehri olmasın? Bakınız, şuradaki cami Ayasofya değil de Aziz Paul Katedrali! Bu şehrin Kostantiniyye olması imkânsız, burası Londra!”
Hollandalı Van Mitten uşağıyla Kostantiniyye’nin topraklarına ayak bastığında aklında sadece dostu tütün tüccarı Keraban’ı ziyaret etmek, Üsküdar’daki evinde ağırlanmak ve bölgeyi gezmek vardır. Tam da o gün, Boğaz’dan karşıya geçiş için yeni bir vergi konur ama Keraban Ağa’nın bu vergiyi ödemeye hiç niyeti yoktur. On paralık vergiyi ödememekte kararlı olan Keraban Ağa’nın bu inadı, kendisine yüzlerce altına mal olacak zorlu ve ilginç bir Karadeniz yolculuğunu başlatır. Fakat zaman kısıtlıdır. Yeğeni Ahmet’in güzel Amasya’yla düğünü kesinlikle gecikmemelidir. Amasya’ya göz koymuş başka bir ağanın varlığı yüzünden kafile hem yolculuğun zorluklarıyla mücadele ederek ilerleyecek hem de birbirinden şaşırtıcı olaylar ve tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır.
Jules Verne, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu, Türkler ve Karadeniz’le ilgili düşüncelerini serpiştirdiği romanda “Osmanlıların en inatçısı”nı Sinop, Sürmene, Çayeli, Pazar, Hopa gibi birbirinden güzel pek çok Karadeniz yöresinde dolaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103968</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c70c439f-a77d-440f-be76-901c4f9ff017.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Denizin Haritası</image:title>
            <image:caption>Biz yürüdükçe dünya düzleşir.
İki Ciltlik Metro Bileti, Şu Çay Demleninceye Kadar ve Hacivat Seni Çağırıyor kitaplarının yazarı Bahri Vardarlılar’ın birbirini bütünleyen on öyküden oluşan son öykü kitabı Öteki Denizin Haritası; Beyoğlu’nun, gizemli bir kulübün ve esrarlı bir haritanın parçalarının birleştiği bir postmodern kurgu örneği. 1900’lü yıllardan Covid-19 salgınına kadar farklı dönemleri ortak paydada buluşturan yazar, Karaköy’den Beyoğlu’na giden ve “dünyanın en kısa, en aciz metrosu da olsa bizi o gerçekliğin bir yerinden alıp başka bir yerine götüren” Tünel metrosuyla yolculuğa çıkardığı okurunu, haritanın sınırlarıyla yüzleşmeye çağırıyor.
“Belki bu satırlar gerçekten de öylesi bir görevin gereğidir. Ne olursa olsun muharrirlerin yazdıklarında kendilerinden bahis açmaları pek tavsiye edilmez. Yazının altında bir isim olur sadece, bazen de kimin nesi olduğunu ifade eden birkaç kısa kelime. Bilmiyorum, bu terbiyeyi yüzüm kızarmadan bozabilecek miyim? Başlarken şunu söyleyeyim ki isimlerle ilgili bir sıkıntımız olmasın. Pera’daki o yer daha çok Kulüp adıyla anılıyor. Sadece Kulüp. Bazen Seyyahlar Kulübü denildiği de oluyor, gerçi çoğu müdaviminin Şişli’den uzak bir yere gittiği yok. Eğer yanlış anlamadıysam tam adı Muhayyel Dünya Seyyahları Cemiyeti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103969</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f227b00d-7b21-49c3-891b-69a07e0923a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi 3.Kitap (Sert Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nin üçüncü cildinde Anadolu, Arabistan ve Rumeli üçgeninde yaptığı geziler, yaşadığı ilginç olaylar, anlatılmaya değer yerler, şaşılası ve tadına doyulmaz güzelliklerle örüyor kozasını. İki eski Türk payitahtı Konya ve Edirne bu cildin gözdesi gibi. Bu iki şehir için kaleme alınmış küçük birer monografi bu bölümler içermektedir.
İstanbul’dan Şam’a (İznik, Eskişehir, Konya, Karaman, Payas, Antakya, Hama, Humus, Şam...), Şam’dan İstanbul’a (Haleb, Urfa, Maraş, Kayseri, Aksaray, Sivas, Harput, Zile, Çankırı, Kastamonu, İstanbul) ve buradan Rumeli’ye (Silistre, Filibe, Sofya, Edirne...) gidiş gelişlerini, yer yer kişisel yönler de katarak anlatan Evliyâ Çelebi, aynı zamanda tarihe, tarihsel olaylara tanıklık da ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103972</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9275aa6f-7c2a-45a5-897a-3f092780bfea.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarlıkta Piknik</image:title>
            <image:caption>Kültürümüzün, şiirimizin gönül insanı Cemal Süreyya’nın dilimiz hakkındaki sözlerini asla unutamam: “Türkçeden bir kıl kopar; içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır. Ama Türkçeden koparacaksın…” Dil kadar sonsuz bir yurt yoktur. 
Mezarlıkta Piknik’te; coşkulu, atak bir anlatımla karşı karşıyayız… Sözcüklerinin yakaları asla düğümlü değil… Coşkulu Toros bulutlarının damlalarıyla beslenen Göksu Irmağı’nın seslerini duyacak, Silifke’nin diliyle bir anlatı şenliğinin ortasında bulacaksınız kendinizi… 
İlk kitabı ile yalın anlatımı, araştırmacı diliyle genç öykücü Mehmet S. Aman’ın yapıtı mutlaka okunmalı. 
                                                                                  Osman Şahin 
* 
Korkutulmuş, çaresizleştirilmiş, her biri farklı köşelere sıkıştırılmış insan seslenişlerinin umut arayışını okuyoruz Mehmet S. Aman öykülerinde. 
İnsan olma arayışının kişisellikten çoğulluğa yönelişinde bilginin, bilincin sımsıcak sarmalayışını duyumsuyoruz… 
Öner Yağcı 
* 
Alfred Hitchcock sinemada rüzgârını estirirken 1950’lerde televizyon için de kısa, esrarengiz, hafif muzip ama ille de çarpıcı öyküler anlatmaya başladı. Usta; “Alfred Hitchcock Sunar” serisini hazırladığı bu yıllardaeğer bir sinemacı değil de genç bir yazar olsaydı, sanıyorum Mehmet S. Aman gibi hikâyeler kaleme alırdı. Ya da Tim Burton, Aman’ın bu kitabına rastlasaydı, içinde mutlaka bir hikâyeyi sinemaya uyarlamak isterdi 
Ben edebiyatçı değilim, belki biraz da bu yüzden Mehmet’in iç dünyasında, sürprizini sona saklayan usta sinemacıların izine rastladım. Hikâyeler bitti, tadı damağımda kaldı. 
Yiğit Gürap 
*** 
Yalnızca yazarları için değil, okurları için de heyecan vericidir ilk kitaplar. Yazın dünyamızı zenginleştiren, damağımızda farklı tatlar bırakan, yeni biçemlere yelken açmamızı sağlayan eşsiz bir deneyim kaynağıdır. 
Cumhuriyet emekçilerinden Mehmet S. Aman, bu ilk kitabında Toroslar’ın eteklerinden damıttığı sımsıcak öyküleriyle ve coşkulu anlatımıyla okurlarına merhaba diyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103973</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1c62c8-75ac-45eb-8968-8b0ca26e94f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimlik :Çağdaş Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: 

“Kimlik” kavramı, günümüzde felsefi ve toplumsal tartışmaların en karmaşık meselelerinden biri haline dönüşmüştür.  Modernliğin erken dönemlerinde özellikle yerleşik ulus devletlerin inşa ettiği merkezi, kurumsallaşmış ve kolektif kimlikler bulunmaktaydı. Bunların güven vadeden katı ve sabit aidiyet bağları artık giderek daha bireysel özgürleşme biçimleriyle yer değiştirmektedir. Bireyler artık çoğunlukla zayıf bağlar geliştirdikleri, çok boyutlu, kırılgan, bağlamsal ve geçici kimliklerle yaşamlarını sürdürmektedirler. Bu değişimin bir nedeni de egemen piyasa koşullarının herkesi farklılaştırma iddiasıyla daha fazla kişiselleştiren çeşitli kimlik yaratıcı araçlar sunmasıyla açıklanabilir. Söz konusu tabloda, parçalanmış özneleri bekleyen en büyük tehlike ise, farklılıkların bir birlik oluşturmaya yönelik arayışlardan vazgeçip; birbirine hasım ve uzlaşımsal olmayan kabilelere dönüşme ihtimalidir. Bu açıdan kimliğin bir özgürleşme biçimi olduğu kadar dışlayıcı bir siyaset malzemesi olarak yorumlanabileceği de söylenebilir. İşte bu çalışma, gönderimleri kimlik kavramına dayalı olmakla birlikte, ilgi çekici başlıklar altında onun farklı boyutlarını zenginleştirmeye yönelik bir teşebbüsün ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103974</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc3caf3-42ec-4cdb-a03b-9b0bdb3baf17.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalınan Dikkat</image:title>
            <image:caption>Gazeteci-yazar Johann Hari, son yıllarda bir şeylere odaklanmakta ne kadar zorlandığını fark ettiğinde suçu önce kendisinde aramış. Ama sonra aslında çoğu insanın aynı sorundan muzdarip olduğunu görmüş. Böylece meseleyi araştırmaya, uzmanlarla görüşmeye başladığında çok daha derin ve kapsamlı nedenlerin söz konusu olduğunu keşfetmiş. Çalınan Dikkat’te Hari bu nedenleri detaylarıyla ele almanın yanı sıra, dikkatimizi geri kazanmanın yollarına kafa yoruyor. 
Bireysel çabaların, yani sırf kendi hayatlarımızda birtakım değişiklikler yaparak sorunu çözmeye çalışmanın ancak bir yere kadar etkili olabileceğini vurgulayan Hari, “dikkatimizi bizden çalan kuvvetlerle kolektif olarak yüzleşip onları değişime zorlamamız gerektiğini” belirtiyor. Bunun ise acil bir mesele olduğunu, çünkü dikkati dağılmış bir toplumun, önündeki en önemli sorunlara bile odaklanamayacağını ve çözüm üretemeyeceğini söylüyor. 
“Böyle az uyuyup çok çalışan, üç dakikada bir faaliyet değiştiren, zaaflarımızı öğrenip manipüle etmek için tasarlanmış sosyal medya siteleri tarafından takip edilip gözlemlenen, stres fazlalığından aşırı tetikte yaşayan, enerjinin sıçrayıp çakılmasına yol açan bir şekilde beslenen, her gün beyne zarar veren toksinlerle dolu bir kimyasal çorbası soluyan bir toplum olmaya devam ettiğimiz takdirde – ciddi dikkat sorunları yaşayan bir toplum olmaya da devam edeceğiz, evet. Ama bunun bir alternatifi var. Örgütlenip karşı koymak – dikkatimizi ateşe veren kuvvetlerle mücadele edip yerlerine iyileşmemize yardımcı olacak kuvvetler geçirmek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103975</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fede5982-cd47-4a97-ae64-c13fa3333869.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıpa Yoya Hep Hayır Diyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sıpa Yoya çayırlarda koşup oynamaya, taze otlardan atıştırmaya bayılırdı. 
O gün ablası Miya ona beraber nehre gitmeyi önerince minik sıpa “Hayır” dedi. 
Ne çiçekli çayırlığa ne meşe ağacının altına gitmek istedi. Ablası şaşkındı. 
Kardeşi neden hep “Hayır” diyordu acaba? 
 
Köşeleri yuvarlak tasarlanmış bu çok özel kitap 0-3 yaş grubundaki çocuklara özel hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103976</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5359103d-f233-45f3-b436-e7d6e8babfef.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Öyküler 2</image:title>
            <image:caption>Bilim-kurgusal, düşsel, gerçeküstücü ve distopik çalışmalar; film ve dizilerle 21. Yüzyıl insanının yaşam odağına yerleşirken, şimdi yeniden Arthur Conan Doyle’u anımsama zamanı. 
Sherlock Holmes karakteri, suç ve korku öyküleriyle yazınsal alanda çığır açan Arthur Conan Doyle, 19. Yüzyıl sonu ve 20. Yüzyıl başlarında yaşamış bir yazar olarak 21. Yüzyıla uzanıyor. 
Doyle’un öykülerini okurken, gizemli olay ve olguların arkasında gerçeğin izlerini süreceksiniz. Karakterin sakinliğiyle zıt bir şekilde yükselen gerilim sizi saracak. Kapitalizmi seçeneksiz olarak dayatan kültür endüstrisinin insanı edilginleştiren, suçu ve kötülüğü düzenin işleyişi olarak normalleştiren yapıtlarına inat; Doyle’un öyküleriyle insanlığın “adalet” arayışına yazgılı olduğu gerçeğini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103977</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29daecfb-5f24-444d-8a26-ab282611fcc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 38: Peri Kartları</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un yazıp resimlediği, çok sevilen Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk serisi 38. kitabıyla sevenleriyle buluşuyor. 
 
Peri Kartları’nda Geyikböceği ile Arıcık’ın Peri’ye yaptıkları bir şaka hikâye ediliyor. Ama sonunda herkes çok üzülüyor. 
 
Geyikböceği ile Arıcık yaptıkları şakadan sonra arkadaşları Peri’nin gönlünü almayı başarabildiler mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103978</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d110547-ec85-4d88-a570-5aec07957ded.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 39: Uğurböceği Sarıcık</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un yazıp resimlediği, çok sevilen Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk serisi 39. kitabıyla sevenleriyle buluşuyor. 
 
Uğurböceği Sarıcık’ta Kanarya kanadını incitip Sevecen’in evinde misafir olur. Sevecen ondan ne öğrense istersiniz? 
 
Meğer kuşun yaşadığı adada Sevecen gibi bir uğurböceği varmış! Ama kendisi gibi kırmızı değil, sarı renkteymiş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103979</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b0b266-ca7b-4489-b881-ef764c2bf0f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Gül</image:title>
            <image:caption>Azap dolu geçmişi olan Malik yitip giden o sevdiklerini tekrar görmeyi ne çok isterdi. Bundan böyle tek görevi, her köşe başında yeni bir tehlike ve gizemin belirdiği o Krallıklarda ilerleyerek görevlerini bir bir yerine getirmekti. 
 
Bu hayatını riske atma pahasına olsa bile... 
 
Korkunç yaratıklar ortalığı yakıp yıkmaktadır ve tüm Krallıkları ele geçirmişlerdir. Yol boyunca ihtiyar büyücüden öğrendikleri onun işine yarayacak mıdır? Malik’in olağan üstü büyü ve okçuluk yetenekleri, düşmanlarını yenmelerini sağlayabilecek mi? Deliler gibi sevdiği aşkını son bir defa görebilecek mi? Yoksa bu Malik’in son savaşı mı olacak? 
 
Kazım Saatçı, hep fantastik dünyalara ilgi duydu. Bilgisayar 3D çizim ve modelleme uzmanı olarak sıra dışı çizimler yapabilecek kadar yaşadığımız dünyanın dışına odaklanmayı başardıysa da bu dünyaya bir eser bırakmak arzusuyla yazma macerasına daldı. Ateş ve Gül adlı kitabın ömrünün en güzel çabası sayan SAATÇI, okurlarını kurguladığı bu dünyaya seyahat etmesi için davet ediyor. 
 
Saklı Diyar’ın tüm gizemini çözmeye hazırsanız başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103980</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8df3834-64a6-4714-9712-9ed99a7df530.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Matematikçiyi Serbest Bırak</image:title>
            <image:caption>İçindeki Matematikçiyi Serbest Bırak’ta korkuyu, özgürlüğü, üzüntüyü ve neşeyi matematiksel bir yolla yönetebilmeyi öğreneceksiniz. D’Agostino, yıllar süren matematik öğretmenliğinin getirdiği pratik anlayış sayesinde, ilginç matematik konularını 300’den fazla çizimle açıklayarak ele alıyor. Okuru; rutinlerini değiştirmek, kıyaslamalara direnmek, inançlı olmak, güzelliği aramak, hayal dünyalarını geliştirmek ve kendilerine başarı hedefi koymak için yüreklendiriyor.     Yaşı veya matematik geçmişi ne olursa olsun, matematik öğrencileri ve heveslileri bu kitapta kendi yolculuklarında cesaretlerini beslemek için tavsiyeler bulacak. İçindeki Matematikçiyi Serbest Bırak, yalnızca ilgi çekici bir içerik sunmakla kalmayıp aynı zamanda matematiksel başarıya ulaşmanın doğuştan gelen beceriden ziyade, merak ve kararlılıkla mümkün olduğu konusunda güven veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103981</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b4f7cd4-02cd-4e54-a6a8-6f2f9e12760f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantumun Gücü</image:title>
            <image:caption>Kuantumun Gücü klasik bir kişisel gelişim kitabı değil. Serpil Ciritci A’dan Z’ye kuantum felsefesini ve konunun kapsadığı başlıkları belli bir kronolojiye göre sunduğu bu çalışmasında günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz ritüellere de yer veriyor.
Bu kitabı bitirip yapbozdaki en büyük parçayı yerine yerleştirdiğinizde hayatınız bir daha asla eskisi gibi olmayacak.
Kuantum gerçekten “sihirli bir değnek” ama bu onu nasıl kullandığınıza bağlı. Sizi alıp bir anda yüksek bilinç seviyelerine sıçratacak, bilinçaltınızı temize çekecek, tüm korku ve olumsuz inanç kalıplarınızdan bir anda kurtulmanızı sağlayarak, mutlu bir hayat sürmenizi sağlayacak hızlı bir sihir yok.
Ama iyi haber şu ki; kendinize verdiğiniz emekle, ayırdığınız zamanla, ciddi bir çaba, istek ve inançla oluşturabileceğiniz yeni bir dünya ve o dünya içinde mutlu olma ödülü var.
Bu sistemli ve kararlı bir çalışma sürecini gerektiriyor. Peki, sonuç alınıyor mu?
Evet, kesinlikle alınıyor. Yavaş yavaş değiştiğinizde, özgürleştiğinizde, sakinleşip huzuru yakaladığınızda her bir çabanıza değdiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103982</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc6e1ab-b822-43d1-bf1b-225489c943da.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıça’nın Laneti</image:title>
            <image:caption>İki farklı ırkın birleşmesi sonucunda dünyaya gelen bebek Khelon kabilesinin lanetini silmek için 16.04.1800 tarihinde Tanrıça’ya kurban edildi ve gücü kabileye aktarıldı. Melez bebeğin kurban edilişinin 200. yıldönümünde, aynı yerde bir bebek daha dünyaya geldi. Kabileye bildirilen kehanette, böyle bir doğum olacağının haberi verilmişti ancak bebeğin nerede olduğuna dair hiçbir bilgiye ulaşılamamıştı. Ta ki dünyanın farklı yerlerinde, aynı saatte üç ayrı uçak kazasının yaşandığı o güne dek… 
Aden bu kazalardan kurtulabilen tek kişiydi. Kazanın ardından yaralarını sarmaya çalışan genç kız kaderinin iki yüz yıl önce yazıldığından ve özel güçleri olduğundan habersizdi. Onun sahip olduğu güçleri kendi türlerinin devamı için kullanmaya çalışan cadılar ve nerfler genç kızın peşindeydi. 
Yaşanan güç savaşında Aden kilit bir rol oynayacaktı. Kaderinin onu çağırdığı bu savaşta Aden sadece cesaretle değil aşkla da sınanacaktı. 
Emel Sarıkurt Tanrıça’nın Laneti kitabında, okurlarını bir solukta okuyacakları fantastik bir hikâyeye ortak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103983</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9214d64d-ba2c-4e0b-a2a7-2854d00d1bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuza Dek, Ayrı</image:title>
            <image:caption>Elsie Porter, yeni yılın ilk saatlerinde köşe başındaki pizzacıya girerken yaşamının bir anda değişeceğinden ve paket siparişini beklerken hayatının aşkı Ben’le tanışacağından habersizdi. 
 
Ben, Elsie’yle yeniden görüşebilmek için yirmi dört saat bile bekleyememişti. İkili sadece birkaç hafta içinde birbirlerine sırılsıklam âşık olmuş, mayıs ayı geldiğindeyse çoktan Vegas’a kaçıp evlenmişlerdi. Sonsuza dek mutlu yaşayacaklarından hiç şüpheleri yoktu. 
 
Oysa nikâhtan sadece dokuz gün sonra bir kaza onları sonsuza dek ayıracaktı. Elsie, yüreğinde ucu bucağı yokmuş gibi gelen bir sancıyla hastaneye ulaştığında karşısında sevdiği adamın annesini bulacaktı. Elsie ve kaza gününe dek onun varlığından haberi bile olmayan Susan, birlikte acının farklı biçimlerini ve her şeye rağmen hayata tutunmayı öğreneceklerdi. 
 
“Ölüm ve yaşam hakkında etkileyici bir roman.” —Kirkus 
 
“Kahkaha atacak, ağlayacak ve sayfalar arasında kaybolacaksınız.” —Redbook 
 
“Sonsuza Dek, Ayrı başından sonuna kadar harikulade bir okuma keyfi sunuyor.” —Romantic Times 
 
“Dokunaklı ve güçlü... Taylor kalbinizin iplerini ustaca eline alıyor ve bırakmıyor.” —Publishers Weekly, Starred Review 
 
“Gerçek aşkı bulmanın büyüsüne ve o aşkı kaybetmenin acısıyla başa çıkmaya dair etkileyici bir roman. Karakterler öylesine canlı ki sayfalardan fırlayacak ve doğrudan kalbinize taht kuracaklar.” —Amy Hatvany</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103984</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b983428-5a62-493d-837a-877b2f55607d.jpg</image:loc>
            <image:title>Will Moogley Hayalet Ajansı-1</image:title>
            <image:caption>Will Moogley’nin Hayalet Ajansı’na hoş geldiniz! 
 
New York’ta, eski bir gökdelenin en üst katında amcasından kalan büyük, tozlu apartman dairesini hem ev hem ofis olarak kullanan Will’in işi hiç de kolay değildi. Amcasının öteki dünyaya göçmeden önce iflasa sürüklediği hayalet ajansının adını yeniden duyurmak zorundaydı. Asla küçümsenemeyecek rakipleri, ergenlik sıkıntıları, yardım edeyim derken türlü türlü sorunlar çıkaran en yakın arkadaşı, ajansın beceriksiz hayaletleri ve sayamayacağımız kadar başka derdiyle acaba Will bu zorlu görevi başarabilecek miydi? 
 
Will ve arkadaşı Tupper’ın ajansın hayaletlerine yeni bir otelde iş ayarlama girişimlerini keyifle okuyacağınız serinin bu ilk kitabında, Baccalario’nun mizahi dili ve Matteo Piana’nın çizimleriyle gönüllerde yer edecek eğlenceli bir dünyanın kapısı aralanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103985</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54898c4-8ee2-4253-a3c6-23ccc0f0a73f.jpg</image:loc>
            <image:title>Will Moogley Hayalet Ajansı-2</image:title>
            <image:caption>Will Moogley Hayalet Ajansı sıra dışı görevlerle iflastan kurtulma macerasına devam ediyor! 
 
Fırtınalı bir gecede, hayatı boyunca gece bekçiliği yapmış Bay Plum’ın hayaleti ajansın kapısını çaldı. Artık bir hayalet olduğuna göre uyumasını engelleyecek bir şey kalmadığını düşünse de durum hiç öyle değildi. Zavallının evi korkunç, gürültücü mü gürültücü bir aile tarafından işgal edilmiş durumdaydı ve Bay Plum’ın tek istediği, deliksiz, huzur dolu bir uykuydu... 
Bir evdeki insanları korkutup kaçırmak ve bir hayalete evini geri vermek ilk bakışta kolay görünebilir ancak Will ve dostu Tupper karşılarında normal bir aile olmadığını çok geçmeden anladılar. Bakalım bu zorlu görevin üstesinden gelmeye çalışırken kahramanlarımızı bu kez neler bekliyordu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103986</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5584559f-72d3-4797-ad81-478024b33a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Will Moogley Hayalet Ajansı-3</image:title>
            <image:caption>Will Moogley’nin Hayalet Ajansı’nda macera hız kesmiyor! 
 
New York’un en ünlü gökdeleni Empire State Binası’na bir hayalet dadanmıştı! Bu hayaleti kim defedebilirdi? Tabii ki Willard Moogley Hayalet Ajansı. 
Ajansın sahibi Will ve asistanı Tupper en ufak bir tereddüt göstermeden bu görevi kabul edip işe koyuldular. Bu vaka, özgür bir ruh olduğunu düşündükleri hayaleti kendi ajanslarına dahil etmek için eşsiz bir fırsattı. Gelin görün ki kurdukları “şahane” tuzak, gökdelendeki hayaleti hiç mi hiç etkilemedi. Neden mi? Cevabı bu gizem ve eğlence dolu sayfaların içinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103987</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2bfb5d-2bcb-4574-9c9b-d33cc3a4da62.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Sırt Çantası: Gezginin Seyahat Rehberi</image:title>
            <image:caption>Günümüz iş Dünyayı gezerek deneyimlemek büyüleyici… Ancak bunun maddi boyutu, gezgin olmak isteyen birçok insanın gözünü korkutabilir. Kulağa klişe gibi gelse de her şey para değil; küçük bütçelerle büyük keşiflerde bulunmak da mümkün. Yola çıkmak için bir sırt çantası yeter! 
 
Bu kitap, Italo Calvino’nun görünmez kentlerini görünür kılmak, Amasyalı Strabon’un ve Evliya Çelebi’nin izinden gitmek ve sırt çantasını alıp yollara düşmek isteyenlere gezginliğin sırlarını, düşük bütçelerle seyahat etmenin püf noktalarını anlatıyor. Sırtında sürekli yumurta küfeleriyle dolaşmaktan sıkılanlara, yıllardır dokuz altı çalışmaktan bunalıp biraz olsun boyun bağlarını gevşetmek isteyenlere, deniz kum güneş tatillerine kültürel alternatif arayanlara, bir tur acentesi rehberinin peşine takılıp gezmekten yorulanlara, köklerini bir saksı yerine uçsuz bucaksız topraklara salmayı dileyenlere yol göstermeyi ve ilham vermeyi, yeni yerler keşfetmenin sanıldığı kadar zor olmadığı gerçeğini yaşanmış tecrübelerle gözler önüne sermeyi amaçlıyor.  
 
Her iş gibi gezmeyi de bir bilenden öğrenmek isteyenler için rehber niteliğindeki Yaşasın Sırt Çantası! – Gezginin Seyahat Rehberi dünyayı gezerek deneyimleme hayali kuranların aklındaki tüm sorulara yanıt verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103988</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13f145ea-718a-4b28-a99a-bc39adfebc0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Aldatan İnsan</image:title>
            <image:caption>Aldanışı, insanlığın trajik bir hakikati olarak sunan el-Keşf ve’t-Tebyîn fî Ğurûri’l-Halki Ecmaîn, gururun/aldanışın arkasındaki aldanma hikâyelerini çeşitli tasvirlerle ortaya koyuyor. Bu anlamda “Tüm İnsanların Aldanışının Keşif ve Beyanı” olan bu kitapta Gazzâlî; insanların, arzularını tatmin yönündeki tabii temayüllerine uymalarından çok, bunların üzerini örten bazı erdemler vasıtasıyla kendilerini kandırmalarıyla ilgileniyor. Bu yüzden de kitapta, aldanışın elinden neredeyse kimsenin kurtulamadığını görmek hiç şaşırtıcı değildir. 
Gazzâlî’nin asıl gündemi ise aldanmamış gibi görünen, toplumda itibar gören ve rol model kabul edilen sınıfların gizli aldanışıyla ilgilidir ki kitabın muhtevasının büyük kısmı buna ayrılmıştır. Gazzâlî’nin aldandıklarını iddia ettiği ve aldanış hikâyelerini geniş biçimde resmettiği, çeşitli gerekçelerle temellendirdiği gruplar, kitapta dört sınıfta toplanıyor: âlimler, âbidler, zenginler ve sûfîler. Günümüzde dinî yönelişlerin özellikle sosyal organizasyonlar ölçeğindeki büyük tecrübesini göz önünde bulundurduğumuzda, kitabın hâlâ güncelliğini koruduğunu görmemek mümkün değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103989</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83eb6a8b-179f-4eec-bf88-c109ed5eb29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga Kafası Ajanda 2023</image:title>
            <image:caption>BURAYA KADAR İYİ GELDİK 
Her ânımız özel, her ânımız tarihi. Tarihin bundan haberi var mı? O kadar da emin değilim. 
Zor geçiyor ama geçiyor işte. 
Bir bakıvermişsiniz geçmekle kalmamış, bitmiş. Memleketin haline üzülüp duruyoruz hep birlikte. Üzülüyoruz; doğru. Duruyoruz; ne yazık ki o da doğru. Kendi kendine nasıl iyi olacak bu işler? Bunu kendimize pek de ısrarlı sormuyoruz sanki. Ünlü şarkıcımız, umut kaynağımız Tarkan “Geççek” dediğinde nasıl da hep bir ağızdan bağırdık ama: “Helal be sana! Geççek tabii. Geçmez olur mu? Hep sonunda iyiler kazanır. Bu da geççek!” İyilerin kazandığı filmler bile ilgimizi çekmiyor oysa. Kötülük çağının dünya galasında boy gösteren liderlere bakınca “Bu filmin kazanacak iyileri nereden gelecek acaba?” diye soruyor insan, ister istemez. 
Kayıtları açıp baktım; “Karga Kafası” sıfatıyla ilk tüvitimi Mart 2014’te atmışım. Şaka maka istisnaları saymazsak hemen her gün attığım tüvitlerden küçük bir dağ oluşmuş olması gerekir. Oysa 2017’de bir tane ve şimdi de bir tane daha; hepi topu iki ajandalık lafazanlık etmişim şu dijital dünyada. 
Güne kayıt düşme derdiyle başlayan karganın kavgası kelle koltukta bugüne kadar kazasız belasız geldi. Yani bu satırları yazarken bildiğim kadarıyla tüyleri yoldurmadan yola devam ediyoruz. 
İlk ajandanın başlığı “Hafıza” idi. Buna da bir isim bulalım dedik başta. Sonra bir dileği kapağa taşıyınca daha çok “fakirin ekmeği” gibi bir başlıktan öte gidemeyeceğimiz anlaşıldı. “Umut”larımız hayata geçer mi ya da umutlarımız gerçekleşti sanıp bir kez daha mı hayal kırıklığı yaşarız onu zaman gösterecek elbette. 
Kayıt düşmeye devam ediyoruz. Bazen gülümsetmeye çalışarak, bazen fazla ukala, çoğu kez de sonu gözyaşıyla biten çizgili tüvitler atarak yola devam ediyoruz. Sonumuz güneşli olsun. 
Elinizdeki ajanda 2021-2022 arası atılmış tüvitlerden seçmelerle oluşturuldu. Belki bu kez bir geleneğe dönüştürürüz de seneye de bir ajandamız olur. BU seneki “umut” daha çok bir dilek. Hepimizin, yani en azından bu ajandaya elini “almak için uzatanlar”ın ortak dileğini kapağa taşıdık. Benim tüylerimden daha az karanlık, daha az yıpranmış bir yıl geçirelim yeşili solmuş gezegenimizdeki tüm canlılar olarak... 
Kadınların daha özgür, inançların olabildiğince serbest, hassasiyetlerin nefes darlığı yaratmadığı, çocukların daha doğarken ömrü billah ödeyemeyeceği bir borçla dünyaya gelmediği, korkusuzca düşüncelerimizi dile getirdiğimiz, yoksulluktan ölmediğimiz, güçlünün değil haklının adaletiyle barış içinde, huzur dolu sürdüreceğimiz bir yaşam, müziğin günün her saati sesini duyuracağı, kültürün, sanatın sarıp sarmaladığı, kaynaklarını tüketip yok etmediğimiz bir gezegende, hayvanların eziyet görmediği, güneşli, parlak sabahlara uyanacağımız şahane bir dünya için... Ertelemeden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103990</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e33e6c0-3f8a-41ac-b05f-12e12cc00265.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar Yıkıldığında</image:title>
            <image:caption>Kadim Kırgız efsanesine göre Ebedi Gelin, yüzyıllardır 
sarp dağların ondan aldığı eşine seslenir. Belki de 
sevdiğini elinden alan dağlar değil, kalpleri saf kötülükle mühürlenmiş insanlardır. Ebedi Gelin’in arayışı, adanmışlığı ve kaybettiklerinin ardından yaktığı ağıtlar; bugünün masumlarının yazgılarını da anlatır. 
Hayalleri ve vahşi kapitalizm arasında bir kıskaçta çırpınan Arsen Samançin, avını yakalarken yarınını kaybeden Jaabars, gösteri dünyasının ışıltıları arasında yitip giden Aydana, şefkatiyle sağaltan Eles ve kuşkusuz para hırsıyla ihtiraslarının karanlığına esir düşmüş insanlar... 
Hepsinin yolu bir mağarada kesişir. 
Kırgız ve Dünya edebiyatının büyük ismi Cengiz Aytmatov, son romanı Dağlar Yıkıldığında’da insanı içten içe tüketen popüler kültür ve piyasa ekonomisinin toplumda açtığı derin yaraları, evrensel bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103991</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16caa393-c603-40de-b7ec-02c2706a56c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri &amp; Hızla Akan Mızrak</image:title>
            <image:caption>Bir sen varsın hep saçların ağzın 
Bir merdiven hücresinde 
uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem 
seni sonsuz gelişinle 
saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor 
eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman 
uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi 
Artık gecikmiş alışıldığım gidişinle 
davranılmaz üstünde durulmaz 
hiçbir tüfeğe gelmez bir kekliksem 
 
Yüzün soygundan geçmiş öyle bir yerde 
durmuş ki bakışın boynun bozgun 
üstünden bir nehir geçer gibi 
ya gecedir ondan ya bulanık sudan bir hasta gibi ağrımaktasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103992</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9fc87d1-425b-42c3-9d06-b5eb8b29d60a.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Öğrenme ve Gelişimi Desteklemek için Hikayelerin Kullanımı</image:title>
            <image:caption>Bizi şekillendiren ve koruyan iyi ya da kötü hayal gücümüzdür. Öfkelendiğimizde, incindiğimizde, hatta mahvolduğumuzu hissettiğimizde bizi yeniden ayağa kaldıracak olan ise hikâyelerimizdir. 
Erken Çocukluk Döneminde Öğrenme ve Gelişimi Desteklemek için Hikâyelerin Kullanımı, hikâyelere dair kapsamlı bir teorik temel sağlıyor ve gündelik hayatta çocukların gelişimine yardımcı olmak için hikâyelerden nasıl faydalanacağımızı anlatıyor. Hikâyelerin çocukların gelişimindeki önemine ve destekleyici bir alana sahip olduklarında çocukların nasıl doğal bir hikâye anlatıcısına dönüştüklerine değinen bu kitap, yaratıcılığı ve olumlu iletişimi teşvik etmek isteyen herkes için rehber bir kaynak olma özelliği taşıyor. Helen Lumgair, hikâyelerin insan kişiliğinin gelişiminde oynadığı kritik rolün altını çizerken hem ebeveynler hem de eğitimciler için ilham verici araçlar sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103993</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d1afadb-fae9-4838-9e0f-539e4e402bcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokunun Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mikrotarih alanında çalışmalarıyla tanınan Alain Corbin, kültür tarihine önemli bir katkıda bulunmaktadır. Bu yapıtta, kokunun düşünce tarihinde yerleştiği konumla birlikte duyuların, özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda hem insanın özel mekânını hem de kentin kamusal mekânını nasıl biçimlendirdiği araştırılıyor. Corbin, kokunun tarihini incelerken esasen Paris’teki evlerin, mahallelerin aşama aşama kötü kokulardan nasıl arındığını, temizlik algısı içinde yeni oluşan şehircilik anlayışını göstermektedir. Kitapta tıp tarihine ve eczacılığa yapılan göndermeler bir kültürün ayrıntılarda kalmış yönünü açıklığa kavuşturuyor. İyi ve kötü koku ayırımları toplumsal düzenin işleyişini, sınıf farklarını, konfor arayışını, lüks ve zenginliği de göstermektedir. Kokular, dünyayı algılama ve bir tasavvur etme biçimidir. Mistikliğin, sefahatin veya cezbetmenin mutlak surette gizemli bir kokusu vardır. Tutkular vücut sıvılarını etkilerken son derece “kişisel bir koku”yu da ardından sürüklerler. 
 
“Narin, duyarlı ve hassas bir kişinin, caddeden yükselen birçok kokuşmuş, bozulmuş, can sıkıcı karışımı, iğrenç ruhların esintisini; dumanların, kötü yayılımların ve karanlık şehirlerimizin üzerine süzülen kötü rüyaların karışımını algılayıp da etkilenmemesi mümkün değildir!” 
 
Jules Michelet, La femme (Kadın), 1859</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103994</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5da815d-18d8-4dec-8063-142d60eaedf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Mekanları</image:title>
            <image:caption>Bir ulusun hafızası hangi ögelerden oluşur? Alışılmış ve tekrar edilegelen yıldönümleri, bayram ve kutlamalar, şenlikler, anma törenleri ve övgü sözleri bir halkın hafızasında hangi büyük boşlukları doldurur? Hafızanın somutlaştığı yapılar, kentin mimarisi, anıt ve müzeler, arşiv ve mezarlıklar, tarihsel anlamı olan ve sonsuzluğu çağrıştıran her türden mekân, hafıza içinde ne tür bir sürekliliğe kavuşur? Bir ülkenin ortak mirası, mitleri, sembolleri ve dili nasıl çözümlenmelidir? 
 
Pierre Nora, Fransa örneğinden hareketle bir ulusun geçmişten günümüze çatışmalarını ve sürekliliğini inceler. “Hafıza mekânları” kavramı aracılığıyla “tarih”in geçmişten farklı olarak bugün hangi koşullarda yeniden üretildiğini büyük bir ustalıkla ortaya koyar: 
 
“Ulus, aynı zamanda hem kendi içindedir hem de dışında: Manevidir ama zaman içindedir, tarihseldir ama coğrafya içindedir, ideolojiktir ama tenseldir, belirsizdir ama sınırları vardır, evrenseldir ama tekillik içindedir, ebedidir ama kronoloji içindedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103995</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca133b1-0299-4203-832e-98dfb4fa655d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahremiyetin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanın yalnız kalma hakkı nerede başlar, nerede biter? Karşı komşunun yatak odasına bakan penceresinden kaçıyoruz. Peki ya yoldan geçen yabancının kamera kadrajından kaçabilir miyiz? Büyük caddelerden sokaklara, evin avlusundan çalışma odasına görülme veya görülmeme seçme şansımız var mı? 
1300’lü yıllardan beri insanların birbiriyle ve devletle ilişkisinde mahrem sınırları sürekli aşınmış ve yeniden örülmüştür. David Vincent bu eserinde, geçmişten günümüze gözetlenme tedirginliği ile kendini ifşa etme arzusunun iki yakasında insanların değişen mahremiyet algılarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103996</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9bb18c0-9819-4bb7-b6f7-3ab50fd9d75b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’nın Para ile İmtihanı</image:title>
            <image:caption>16. yüzyıl sonu ve 17. yüzyılın ilk yarısı Osmanlı ekonomisi ve toplumu için bir bunalım dönemi olarak
bilinir. Mehmet Kuru, Osmanlı arşivlerindeki özgün ve titiz çalışmalarına son 20 yılda başka
çalışmalarda elde edilen bulguları da ekleyerek yaşanan parasal ve iktisadi bunalıma yerel, bölgesel ve
küresel boyutlarıyla yeni bir açıklama getiriyor. Gayet kapsamlı ve zevkle okunan bir kitap.
Şevket Pamuk, Boğaziçi Üniversitesi
Ortaçağ Avrupası’nın genelde en önemli iktisadi sorunlarından birisi olarak küçük para sorunu göze
çarpar. Temelde “küçük para birimlerinin fiziksel olarak üretilmesindeki zorlukları” yansıtan bu sorun,
metal paralar içinde fiziksel olarak ihtiva edilen gümüş ya da altının “güvenilir” miktarda
olmamasından da kaynaklanmaktaydı. Altı yüzyıllık imparatorluk tarihini bir “krizler imparatorluğu”
olarak özetleyen Mehmet Kuru da, bu çok kapsamlı tarihsel anlatısında Osmanlı’nın 15 ve 16.
yüzyıllarda yaşamış olduğu para darbı ve Doğu’ya gümüş akışı ile başlayan serüvenini, Avrasya para
piyasalarının 17. yüzyıldaki entegrasyonuna değin aktarıyor. Nefes kesici bir iktisadi tarih serüveni…
A. Erinç Yeldan, Kadir Has Üniversitesi
Mehmet Kuru, 16 ve 17. yüzyıllarda yaşanan para krizlerinde hem devlet yöneticilerinin hem de halkın
çözümlerini irdeleyerek Osmanlı’yı anlamanın yeni anahtarlarını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103997</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026ad97c-e166-4e6a-bc8c-01919e8a2080.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye: Tarihe Muhalif Bir Geçmiş</image:title>
            <image:caption>“Resmî tarih tezine göre, 1910’lu yılların İttihatçı hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Kemalist rejim arasında kayda değer bir kopuş yaşanmıştır. 1980’li yıllara kadar modern Türkiye tarihi üzerine çalışan Batılı akademisyenler, özellikle Birinci Dünya Savaşı’nda alınan yenilgiden sonra, Anadolu’da yaşayan ve çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu nüfusun kurtarıcısı olarak Mustafa Kemal&apos;in başarılarını vurgulamak amacıyla bu anlatının temel iddiasını desteklemiştir. Bu Cumhuriyetçi temel anlatıya karşı geliştirilen muhalefet ise çoğu durumda İslamcılıkla özdeşleştirilmiştir. Rejim muhaliflerini dindar ve modern gericiler olarak sunmaya hevesli olan ve kendilerini Batı yanlısı olarak tanımlayan Türk seçkinlerinin yaygınlık kazandırdığı başlıca klişe buydu. Her ne kadar bilim insanları ve Türk aydınları hâkim konumdaki bu anlatıyı sorgulamış olsalar da, bugüne kadar imparatorluktan cumhuriyete geçişi konu edinen alternatif anlatıları ortaya koyma amacındaki hiçbir mikro çalışma ortaya çıkmadı. Philliou imparatorluktan ulusa geçiş sürecine ilişkin tarihyazımına bağlı sorunları araştırmak amacıyla, yazdığı öykü ve romanlar modern Türkiye&apos;de yaşayan insanların birçoğu tarafından bugün bile okunan etkileyici ve parlak bir yazar olarak Refik Halid Karay’ın özyaşam öyküsüne odaklanmayı seçiyor.” Cemil Aydın  
 
19. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan siyasi ve toplumsal çatlakların izini muhalif Refik Halid Karay üzerinden okumaya davet eden Philliou, resmî tarihin dışarıda bıraktıklarını bize yeniden hatırlatıyor. İcat edilmiş tarihe rağmen orada duran geçmişe bakan bu kitap, Türkiye’nin siyasi kültürünü anlamak için yeni patikalar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103998</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84df1f9e-ba4f-47b1-897b-5ef8ce5c444c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyetin Ontolojisi</image:title>
            <image:caption>Kadın kıyafetleri giyen erkekler, ameliyatla erkek olan kadınlar, cinsiyeti doğduğunda atanan bebekler, ne erkek ne kadın bireyler, akışkan cinsiyetler ve başkaldıran, ele avuca sığmaz cinsel kimlikler: 20. yüzyılın sonlarının cinsel devrimi, 21. yüzyılın başlarında bir ‘cinsiyet devrimini’ de beraberinde getirdi. Bu devrimin başlattığı tartışma bitmek şöyle dursun, gittikçe alevleneceğe benziyor. Biyolojik ve toplumsal cinsiyet arasında bir süredir yapılan ayrım bile biyolojik cinsiyetin ikili bir yapıdan ziyade bir ‘spektrum’ olduğu, cinsiyet kimliğinin ve dürtüsünün ‘doğal’ olmadığı, toplumda inşa edildiği anlayışı nedeniyle gün geçtikçe silikleşiyor. İnsanlar artık cinsiyetlere, cinsiyetlerse eski kalıplara sığmıyor. Sınırlar silikleştikçe genişleyen özgürlük, birsizliği de beraberinde getiriyor. Peki, bu belirsizliğin önümüzdeki günlerde karşımıza çıkaracağı sorunlara ve sorulara karşı ne kadar hazırlıklıyız? 
Alanında son yıllarda kaleme alınmış en kışkırtıcı eserlerden bir olan bu kitap, kutuplaşmanın adeta bir kural hâline geldiği bu ateşli tartışmanın tam orta yerinde cinsiyetin biyolojisine ve gerçekliğine yönelik güncel eleştirileri makul bir gözle değerlendirmenin mümkün olup olmadığı sorusuna bir yanıt arıyor. Biyolojiden, psikolojiden, antropolojiden ve felsefeden örneklerle mevcut görüşlere alternatif, gerçekçi bir çerçeve öneriyor. Kimliklerin çeşitliliğini kucaklarken biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasında ve cinsellik ile davranış arasında zayıf da olsa bir ayrım gözetmenin felsefi ve bilimsel açıdan doğru olmanın yanı sıra neden siyasi açıdan makul bir tutum olacağını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103999</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ce69886-791b-4a78-b3aa-b4cf8e7d7efd.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyurken de Görebiliyorsun Geceyi</image:title>
            <image:caption>nar dağıldığında, akıl parçalandığında saniye saniye, 
yokluktan hep aynalara bakmalar. 
bir tırtıl iğne oyası işler gibi bir havlunun kenarında. 
ışıkların kapandığı kül gecesi. 
bin yıldır biriken ruhumdaki kir: zifir! 
meryem’in oğlu, seni öldüren kim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104000</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001d859c-18d6-4dc9-93a6-a6bad0b77e68.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin Enginar Sakladım</image:title>
            <image:caption>Yazı mı, tura mı? 
Bir gün hayatınızın pamuk ipliğine bağlı olduğunu hissederseniz ve zor bir seçim yapmak zorunda kalırsanız, gönül pusulanız kimi gösterir? 
Yaşam mı ölüm mü? Silah hem hayat hem ölüm olursa ve üzerinize ecelin gölgesi düşerse... 
AŞK mesafeleri mi sever? 
Yükselme tutkusu, kopan ilişkiler, aldatmalar ve aldanışlar... Rüzgârın önünde sürüklenen bir aile... İzmir&apos;den Ağrı Dağı&apos;na uzanan gizem dolu bir hikâye... 
Bir gün hayatınızı devedikenleri kaplarsa ve ömrünüz bir yapboz oyununa dönerse... 
“Senin İçin Enginar Sakladım”, ödüllü yazar Salim Nizam&apos;ın kaleminden unutamayacağınız bir roman. Bundan böyle her enginar yediğinizde ağzınızda buruk bir tat kalacak ve ailenize sımsıkı sarılacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104001</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ca739e-4eb2-498e-a9c3-059182ae2bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale Okunmamış Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Bu günlüğü, ucuz bir gençlik romanının kavuşması imkânsız iki kahramanı arasında geçen acıklı bir aşk hikâyesi olarak görmeyin. Çünkü ben yazar değilim, yazdıklarım da kurgu değil. Sadece ülkesi işgal tehlikesi ile karşı karşıya olan bir vatanseverim…” 
***** 
“En büyük korkum, ölümün kirli bir kırmızıya boyadığı iki dost ailenin ve koskoca bir milletin ufkunda güzel yüzleri ile güneş gibi parlayan Cezmi ile Adil Hikmet’in zarar görmesi. Onların şahsında devletimizin ve milletimizin kurtuluş reçetesi olarak gördüğüm eğitimli gençlerinin savaşlarda yok olması…”  
***** 
“Çanakkale: Okunmamış Mektuplar”; Yunus Kara&apos;nın kaleminden bir milletin hayallerini, aşklarını geride bırakıp vatan uğruna kendilerini nasıl ateşe attıklarının destansı hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104002</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a5c405-415c-4c88-85c4-3743f4a4761c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig</image:title>
            <image:caption>“İnsan inciyi denizden çıkarmadıkça o ister inci olsun ister çakıl taşı, fark etmez.”
(Yusuf Has Hâcib)

Geçmiş ve geleceğin iç içe geçtiği ve bolca mitolojik öge içeren esrarengiz bir serüven... Kendi benliğinden uzaklaşmış, mankurtlaşmış bir ülke… 
Her türlü düşüncenin, okumanın, eleştirmenin, sorgulamanın, araştırmanın yasaklandığı bir zaman dilimi… Makine gibi yaşayan bir toplum… Duygusuz, ruhsuz, robotlaşmış beyinler... 
Umudun neredeyse tükendiği anda ortaya çıkan bir inci… Tarihin derinliklerinden geleceğe doğru yapılan bir yolculuk… 
“Kutadgu Bilig” sayesinde karanlıktan aydınlığa ulaşan bir millet…    
Kendinizi bazen geçmişin tılsımlı öncülerinin arasında, bazen ise ruhunu kölelikten kurtarmaya çalışan yarının gençlerinin yanında bulacak ve kitap okumanın toplum açısından ne denli etkili olabileceğine şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104003</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c7590ba-b48f-4fb0-a0a0-b579b109a003.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Sesin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Merhaba; ben Medet… 
Birgün bana gizemli bir ses ulaştı. Okulu bırakıp bu gizemli sesin peşine düştüm. Bu yolculukta kendime has bir öğrenme yöntemi geliştirdim. 
Keşfettiğim bu yöntem sayesinde ülkeme dair bilmediğim birçok yeni bilgi öğrendim. 
Sen de merak ediyor musun? 
Durma! 
Haydi başla ilk sayfadan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104004</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00b436dc-e1a4-416a-b5bb-e0f226789116.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada anlamlandırılamayan garip olaylar yaşanmaktadır. Ana haber bültenleri felaket senaryolarıyla doludur ve bazı yetişkinler aniden ortadan kaybolmaktadır. 
Şeffaf ve garip bir araç içinde bulutları geçip yıldızlara ulaşan Defne ve Çınar, bu evrende yalnız olmadıklarını görürler. Defne ve Çınar ile birlikte her ülkeden görevlendirilen iki çocuk, kendi ülkesini kurtarmak üzere oradadır. 
Su Kralı’yla tanışan ikizler, yıldız kapısından Optik Pusat ve Valör Parmak adını alarak çıkacaklardır. Ülkelerine döndükleri zaman ilk yapmaları gereken ise içme sularını temizlemektir. Değerler, doğa bilinci ve engellilerle yaşama kültürü konularında size farkındalık kazandıracağını umduğumuz bu kitapta, sizleri sürprizlerle ve tehlikelerle dolu bir öykü bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104005</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec19336f-9792-4290-a58f-abd587cbc013.jpg</image:loc>
            <image:title>2055&apos;e Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Defne ve Çınar, okul çıkışı evlerinin bahçelerinde bir şeyler atıştırırken aniden kuvvetli bir rüzgâr eser. İki kardeş kendilerini çöl renkli bir hortumun kollarında bularak bilinmeze doğru sürüklenirler. 
2055 yılında Optik Pusat ve Valör Parmak’a dönüşen kahramanlarımızın geri dönebilmeleri için cevaplamaları gereken sorular ve çözmeleri gereken gizemler var. 
KC, OKCK ve UÇKS ne demek? 
Oİ-1 kodlu esrarengiz kişi kim? 
Hava raporlarındaki olumsuzluğun Yeşil Kule ile bir ilgisi var mı? 
Kayak pistlerinden yükselen duman ne anlama geliyor? 
Tüm bu sorularımızın cevabını doğa savaşçısı kahramanlarımızla bulmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104006</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61437c1-d280-464e-9be3-93ce7699f72b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın ve İnatçı Rakamlar</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde ve tüm dünyada rakamlar aniden ortadan kaybolur. Kimse onları geri dönmeleri için ikna edemez. Rakamlar kırgın ve öfkelidirler.  
Uçaklar havalanamaz, trenler ve otobüsler hareket edemez, bilgisayar ve iletişim araçları çalışmaz. İnsanlar şaşkındır. Alışveriş yapamazlar, işe ve okula ne zaman gideceklerini kestiremezler. 
Dünya, büyük bir kaosa sürüklenmek üzeredir. 
“Doğa Savaşçıları” dizisinin ikinci kitabında kahramanlarımız Optik Pusat ve Valör Parmak’ın yeni görevleri oldukça zordur. Öncelikle rakamların kime ve neden kırıldıklarını bulmaları gerekmektedir. 
Alev topu fırlatan gizemli araç, aniden yarılan toprak, gizemli ışıklar ve anlamlandıramadıkları bir dizi tehlikeyle karşılaşan kahramanlarımız bakalım rakamları geri dönmeye ikna edebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104007</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f9b81b-b766-425e-a8f1-14d7cfbdcb86.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Varsak Korkma!</image:title>
            <image:caption>“Yıllar içinde, Türkçenin güzel seslenişlerini barındıran anlatımlarıyla Erdal Çil’in anılarını dinlerken hep şunu düşünmüştüm. Bu güzel anılar bir gün hikâyede hakkını bulsa da kitaplaşsa ve çocuklarımıza, gençlerimize hatta içimizdeki insan olana ulaşsa ne güzel olurdu. Ve Erdal Çil nihayetinde sözlü anlatımındaki güzelliği yazıda da gösterdi ve bizlere öykü alanındaki ustalığını göstermiş oldu.” (İsmail ZORBA) 
***** 
“Beyaz sayfalarda, beyaz anılarla ve beyazlığını her daim sürdüresiye yaşamak; sanırım şu fani ömrümüzün belki de geriye bırakacağımız en tatlı sedaları olacak.” diyen Erdal Çil’in, beyaz yürekli insanların hikâyelerini kaleme aldığı “Biz Varsak Korkma!”; umuyoruz ki size umut, beyaz yüreklere ise bir teşekkür olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104008</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d2890c6-68e8-494e-be5e-467c69b94263.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Böyle Yarım Kalmayacak</image:title>
            <image:caption>Aşk bir mücadele işi; araya giren yılların, yolların, ellerin ve kuralların taraf olduğu bir savaşta...
 
“Silemezler gönlümden, ne aşkını ne seni...” diye diye savaşıyor sevdalılar.
 
Uzaklık da hasret de bir yangın, kimin ne kadar yandığını da kimse bilmiyor üstelik, diğeri bile... Bu bilinmezlik içinde, “Bir ihtimal daha var...” diyesi geliyor ayrılanın da, hemen araya giriyorlar etraftan, “Tek sen misin ayrılan, üzüldüğün şeye bak...”
 
Gitmenin de kalmanın da zor olduğu yerde en zoru buluşmak... Tut ki inat ettin, tut ki kavuştun, bakalım bulduğun kişi bıraktığın kişi mi?
 
Angeliki ile Mehmet’in sevdası sınırlara inat sürüyor... Sürüyor da kendilerinin ve aşklarının önüne geçecek büyüklükte engeller karşısında ne kadar ayakta kalabilecek? O son şarkıyı birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı söyleyecekler...
 
“Seni ben unutmak istemedim ki, uzayan yollara neden inandın...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104009</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e5adc8-5b08-4dda-8365-9a83726919c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız Yaratıcılık</image:title>
            <image:caption>Çocuksu bir mucizeye sahip olduğunuz, koştuğunuz ve zıpladığınız, kendi kendinize şarkı söylediğiniz, toprak yediğiniz ve ağaçlara tırmandığınız, kendi etrafınızda döndüğünüz, bir şeyler kırdığınız, bir şeyler fırlattığınız ve kontrolsüzce kıkırdadığınız günleri hatırlayın. Acı veren hikâyelerden kurtulun, artık özgürsünüz. 
Yaratıcılık size farklı düşünme ve görme biçimleri sağlar. İlham verici bir işe başladığınızda, saf bir neşe tüm bedeninizi kaplar. Ancak birçok yaratıcı kişi gibiyseniz, kendinizi sıkışmış ve korku dolu bir hâlde bulabilirsiniz. Peki, özgürce üretirken potansiyelinizi tümüyle açığa çağırabilmeniz mümkün müdür? Sınırsız Yaratıcılık, sizi sanatsal tutkularınızı gerçekleştirmekten alıkoyan özeleştirinin, olumsuz duyguların ve zararlı alışkanlıkların ötesine nasıl geçebileceğinizi gösterir. Martha Alderson’ın otuz yıllık deneyimlerinin neticesinde ortaya çıkardığı ‘Evrensel Hikâye’ adı verilen güçlü tekniği sayesinde, zihinsel enerji akışınızı engelleyen problemleri çözmeyi öğreneceksiniz. Ayrıca, kendinizi ve dünyayı kabullenmeyi, duygusal kusurlarınıza hoşgörü ile yaklaşmayı, ilham bulmayı, sezginizin farkını varmayı ve onu işe yarar bir şekilde kullanmayı birçok faydalı ipucu ve araç aracılığıyla keşfedeceksiniz. İster sanatçı, ister yazar veya yaratıcılığının engellendiğini hisseden biri olun, bu dönüştürücü çalışma kitabında hayal gücünüzü harekete geçirmek için ihtiyacınız olan her şey mevcut.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104010</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/744bf535-11c9-4976-9c10-5189b936413a.jpg</image:loc>
            <image:title>Katalanlar Neden Ayrılmak İstiyor</image:title>
            <image:caption>Katalanlar neden bağımsızlık istiyor? Bu, çok basit bir soru gibi gelebilir. Ancak 21. yüzyılda yaşıyoruz. Katalonya, Avrupa Birliği üyesi İspanya’nın bir bölgesi. Sınırlar buharlaşmış. Ortak para avro geçerli. Avrupa Birliği’nin iradesi, İspanya’yı aşmış. O halde bu sorunun cevabı belki de o kadar basit değil. Katalonya’nın başkenti Barselona; güzelliğiyle, konumuyla, kültürüyle ve zenginliğiyle her görenin beğenisi kazanan bir kent. Tarihinde üç kez yoğun olarak göç aldı. Bunlardan sonuncusu 2000 ile 2009 seneleri arasında yaşandı. Sonuç olarak Barselona nüfusunun %18,2’si göçmenlerden oluşuyor. Peki sorun bu göçler mi? Katalanların yazılı tarihi 9. yüzyılın sonuna kadar uzanıyor. Kendilerini bir halk olarak ifade edişleri bu kadar eski. Aradan geçen on iki yüzyılda neler yaşandı? Sözler, antlaşmalar, savaşlar ve bir halkın su yüzüne çıkan haklar mücadelesi. Türkiye’de belki de futbol takımlarından dolayı Barselona’ya ve Katalanlara her zaman sempati duyulur. Özenle ve pek çok yazarın katkısıyla oluşan bu kitapla, belki bu kadim halkın bağımsızlık sevdasına ilgi duyarız diye düşünüyoruz. Ülkemizde Katalonya ve İspanya hakkında çok az kaynak var. Oysa dünyada olan bitenin hepimizi ilgilendirdiği kanısındayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104011</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80816c7a-3fef-47d2-8ce4-70ee7aca91c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsensüs</image:title>
            <image:caption>Konsensüs son yıllarda büyük ilgi görüyor. Giderek daha fazla grup, karar almak için konsensüsü kullanıyor ve avantajlarına ilişkin farkındalık ana akım bilince sızıyor. 
 
Konsensüs, yaratıcı ve dinamik bir şekilde anlaşmaya varmanın en sağlam yoludur: Bir maddeye oy vermek ve grubun çoğunluğunun yoluna devam etmesini sağlamak yerine, konsensüs, herkesin aktif olarak desteklediği çözümlerin bulunmasına sağlar. Tüm kararlar, herkesin rızası ve katkısıyla alınır. Böylece bütün görüşlerin, fikirlerin ve endişelerin dikkate alınmasını sağlar. 
 
Bu el kitabında, işbirliğine dayalı karar vermenin ruhunu ve felsefesini açıklamakla birlikte bir konsensüs sürecinin nasıl faydalı olacağına dair pratik bilgiler sağlıyoruz. Yaygın görülen durumlara bakıp, grubunuzun karara giden yolu kolaylaştırması için kullanabileceği beceri ve araçları açıklıyoruz. Sizin ve grubunuzun karşılaşabileceği bazı zorluklar ve sorunlar hakkında bilgiler ekleyip ve bunlarla nasıl başa çıkılacağına dair bazı öneriler sunuyoruz. 
 
Kitabın ikinci bölümü ise tamamen teorik tartışmalara ayrıldı. Özgür ve eşit bir toplum inşa etmek istiyorsak, bunu evde oturarak ya da sosyal medyada söylenerek yapamayız. Bu yeni toplumu inşa etmenin yolu şimdiden konsensüs metotlarını kullanarak hem bireysel hem de kurumsal olarak hazırlanmaktır. 
  İster konsensüse yeni başlamış olun, ister deneyimli; konsensüsün, karar vermenin en iyi yolu olduğunu düşünün ya da işe yaraması için mücadele edin: Bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104012</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d0ce5a1-c266-4a27-a7ae-ba6d576eef77.jpg</image:loc>
            <image:title>Homeopati</image:title>
            <image:caption>Homeopati çok kısa bir zaman önce alaya alınan, tasvip edilmeyen bir iyileştirme yöntemiydi. Ancak şimdi durum değişti. Akut tedavide ne kadar etkili olduğu, sayısız bilimsel çalışmayla kanıtlandı. Kendi kendini tedavi edenlerin artışı, homeopatiye güven tazeledi. 
 
En sık karşılaşılan rahatsızlıkları ve en çok kullanılan tedavi formüllerini okura sunarak, bu tedavi sürecine katılmasını sağlıyoruz. Herkes kendi bedenini en iyi bilir. Vücudumuzun hangi etkilere hangi tepkileri verdiğini kimse bizden daha iyi bilemez. Zaten yüzyıllardır bunu öğütleyen homeopatiyi biraz daha öğrenip, onun kadim yöntemlerini kendi kendinize uygulayabilirsiniz. 
Bu kitapta neler var? 
• Kişiye odaklı bütünsel bir iyileşme süreci 
• Çok sayıda akut ve kronik rahatsızlıklarda doğal tedavi 
• Geleneksel tıp ve tedavilere nazik bir alternatif ve tamamlayıcı 
• Ayrıntılı şikâyet tablosu vasıtasıyla tüm aile için bireysel ve güvenli kendi kendine tedavi 
• Bilimsel olarak kanıtlanmış etkinlik 
• Bağışıklık sistemini güçlendirme 
• Doğru kullanıldığında diğer ilaçlarla hiçbir yan etki veya etkileşimin olmaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104013</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cec8cd0-51a4-453e-b87a-1a685cba550d.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 145. Sayı:Küresel Ekonomide Kaos</image:title>
            <image:caption>Yükselen Korumacılık ve Çok Kutuplu Ortamda Dünya Ekonomisi 
Fatma Doğruel ve A. Suut Doğruel 
 
Görünen Köy: Dünya Ekonomisinin Geleceği! 
İzzettin Önder 
 
Küresel Ekonomide Kısa ve Orta Vadeli Dinamikler 
Erhan Aslanoğlu 
 
Küresel Gıda Krizi 
Osman Aydoğuş 
 
FARK YARATANLAR: Nevzat Çelik 
 
Üç Tarz-ı Emperyalizm 
Ergun Türkcan 
 
Devlet ve Piyasa İlişkisine Klinik İktisat Yaklaşımı 
Ercan Eren 
 
Eric Toussaint’nın Borç Sistemi 
Alper Duman 
 
Prekarya’nın Neoliberalizm’e Cevabı: Sorumsuzluk ve Sadakatsizlik Etiği 
Daniş Navaro 
 
İktisat ve İnsan 
Kenan Mortan 
 
Türkiye’den Yolu Geçen Bir Nobelli Mehmet Saya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104014</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50dfdfff-dd13-4ba0-81e6-c3eb4bfc5b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelam III</image:title>
            <image:caption>Bundan önce bu serinin ilki olan Kelam I (Kelâm Tarihi ve Kelâm Okulları) ve Kelâm IV (Sistematik Kelâm/Nübüvvet ve Âhiret) adlı eserlerimizi yayınlamış durumdayız. Bu eserlerle ilgili olumlu 
tepkiler bizlere cesaret vermiş ve bundan sonraki çalışmalarımız için bizleri teşvik etmiştir. Alanla ilgili bu serinin devamı olacak Kelâm II (Kelâm Metodolojisi) çalışmamızın da hazırlıkları devam etmektedir. Kısmet olursa bu çalışmalarla kelâm deryasına bir nebze katkı sağlamayı hedeflemekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104015</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7360af0e-cd03-4e3c-b2c7-c500d754cd39.jpg</image:loc>
            <image:title>Atletik Kazım-1</image:title>
            <image:caption>Hareketli, yerinde duramayan bu yüzden de büyüklerinden sürekli uyarılar alan Kazım büyüyünce babası gibi atlet olmak istemektedir. Atletizm sporuyla küçük yaşlarda tanışan Kazım’ın en büyük tutkusu koşmaktır. Okulda en sevdiği ders Beden Eğitimi olan Kazım’ın arkadaşları da birbirinden renkli kişilerdir. Fenomen Eymen, Dedektif Defne, Tekno Orkun ve can dostu Fişek Fiko… Günün birinde fırsat ayağına kadar gelir. Atletizm takımı için yapılacak okul takımı seçmelerine katılır. Heyecandan eli ayağına dolaşan Kazım’ın yarışta başından birçok komik olay geçer. İlk üçe giren yarışmacıları sonuçta büyük bir ödül beklemektedir.  Kaybetmeyi hiç sevmeyen hep birinci olmayı isteyen Kazım’ın spor hayatına başlaması ve iyi bir atlet olmak için verdiği mücadeleyi okuyacağınız keyifli bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104016</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cfa40ae-8921-4211-b9b2-d54eab1da244.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Toby</image:title>
            <image:caption>Dostluğun bağladıkları...

Grégory Panaccione&apos;nin sessiz kitabı Arkadaşım Toby oyunbaz bir köpeğin, sahibiyle olan ilişkisini köpeğin gözünden suluboya resimler eşliğinde anlatıyor.

Bir köpeğin aklından geçirip eyleme dönüştürebileceği hemen her şeyi fırçasının ucuna takan sanatçı, detaylı çizimlerinin arka fonunda ince ince işlediği nüanslarla hayvanların dünyasını çok daha yakından anlamamızı sağlıyor. 

Kelimelerin bile bazen tanımlamaya yetemeyebileceği kimi duygu ve davranışları çizgilerin gücüyle ustalıkla yansıtan kitap, her yaştan okurunu kâh güldürüyor kâh hüzünlendiriyor. 









Toby, bir sahil kasabasında sahibiyle birlikte sakin ve sessiz bir hayat sürmektedir. Günlerini doğa içinde, topraklarına ve sahibine göz kulak olarak geçiren Toby, diğer tüm köpekler kadar mutlu ve huzurludur. Derken, &apos;&apos;ansızın&apos;&apos; bir kedinin hayatlarına girmesiyle tüm dengeler değişir. Acaba ressamlık yapan sahibi gerçekte göründüğü kadar mutlu değil midir? Kimbilir belki kedi de davetsiz bir misafir değildir. Her şeyden öte, belki de kişinin iç dünyasıyla iletişim kurmasının çok farklı yolları vardır. Özgürlüğüne düşkün bir köpek olan Toby, kafasını kurcalayan ve yaşama bağlılığını sınırlayan bu yeni sürece alışabilecek midir? 

Grégory Panaccione sevgi ve şefkatle örülmüş müthiş bir hikâye resimlediği Arkadaşım Toby&apos;de, köpekleri insanlara bağlayan dostluğun derinliği hakkında uzun uzun düşündürüyor. 

Anlatısındaki küçük mizahi dokunuşlarla yüzümüzden tebessümü hiç eksik etmeyen bu eğlenceli grafik roman, gerçek yaşamdan paylaştığı renkli &apos;&apos;an&apos;&apos;larla özellikle köpek sahibi okurlar için benzersiz bir deneyim paylaşımı vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104017</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/875466c4-221d-44b2-958d-83535fa3a186.jpg</image:loc>
            <image:title>Şebeke (Network) Endüstrilerinde ve Telekomünikasyon Piyasalarında Rekabet</image:title>
            <image:caption>Şebeke endüstrileri, kullanıcıların fiziksel bir şebeke sistemiyle birbirlerine ve üreticilere bağlantılı olduğu endüstriler olarak tanımlanmamaktadır. Telekomünikasyon hizmetleri, yazılım ve donanım teknolojileri, enerji üretimi ve dağıtımı, taşımacılık hizmetleri bu tanımlama içinde yer almaktadır. İktisadi anlamda şebeke ürünlerini diğer mal ve hizmetlerden ayıran bazı temel unsurlar bulunmaktadır. Şebeke endüstrilerini diğer endüstrilerden ayıran en önemli özellik, üretimdeki ölçek ekonomilerinin yanı sıra tüketimde de ölçeğe göre artan getirilerin görülmesidir. Şebeke endüstrilerindeki ürünlerin kullanılması, aynı anda başka ürünlerin de beraberinde kullanılmasını gerektirirken, bu ürünlerin tek başına kullanımının sağladığı fayda düzeyi çok düşük olarak karşımıza çıkmaktadır. Şebeke endüstrilerinin temel özelliği, bir malın üretimi veya hizmetin verilebilmesi için birden çok bileşenin gerekmesi ve bileşenlerin birbirleriyle tamamlayıcı olmasıdır. Burada tamamlayıcılık sadece üretim faktörleri veya ürünler arasında değil, hem tüketicilerin kendi aralarında hem de üreticiler ile tüketiciler arasında ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada telekomünikasyon şebekeleri (firmaları) arasındaki rekabet sürecinin Türkiye özelinde analiz edilmesi ve talepte şebeke etkilerinin piyasaların rekabet süreçlerindeki etkileri ortaya konmaktadır. Bu derleme çalışmada, farklı disiplinlerden bilim insanlarının, bu döneme ilişkin değerlendirmeleri yer almaktadır. Bu kitap, günümüz Türkiye’sinin dünyadaki yerini anlamak isteyenler için başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Araştırmacıların kavrayışlarına yeni bir pencere açmayı ve yeni çalışmalar için ilham vermeyi umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104018</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75307cc5-b0e1-40e2-a6ec-651167765762.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Burada Arama, Yokum</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz aynı oynatıcının kuklalarıyız.” derdi. Bir gün yine böyle dedikten sonra, “Bazen iplerimizden de kurtulmalıyız.” diyerek gördüğünüz terzi makasıyla omuzlarındaki hayali ipleri kesti… 
 
Dertten, tasadan, yaradan kaçar da -olur ya- sevgiden, dostluktan kaçmaz mı insan? Bazen kendinden de kaçası tutar insanın. Her kaçış, bir arayıştır aslında. Her arayış ise kendine yeni bir yol bulabilme ümidi. 
 
Beni Burada Arama, Yokum öykülerinin her biri, sizi gündelik hayatın basit, sıradan, dokunaklı yanlarına; muzip, absürt ve gizemli tiplerine; sevgi ve masumiyetin şeffaf bir siper olduğu dünyasına götürerek arayışınıza eşlik ediyor. 
 
Erdal Taşkın; öykülerin arasında gezinirken kendinizle karşılaşacağınız yaşamın şaşırtıcı ve düşündürücü anlarını, yolculuğunuzda rast geleceğiniz kahramanların büyülü fısıltılarını içten bir dil evreninde bir araya getirerek yalın ve etkileyici bir eser ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104019</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b78b22-4b5a-4659-bd42-5264d41f8072.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyitömer Höyük Kurtarma Kazısı 1989-2021</image:title>
            <image:caption>Seyitömer Höyük kazıları ilk defa 1989 yılında yapılmaya başlanmıştır.  
1989 yılından günümüze kadar geçen zaman içinde arkeolojik kazılar Afyon 
Müzesi, Eskişehir Müzesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Kütahya Müzesi 
olmak üzere dört farklı kurum tarafından gerçekleştirilmiştir. Toplamda ise on dokuz kazı sezonu 
boyunca höyükte kazı gerçekleştirilmiş ve I-Roma, II-Helenistik (A/B), III-Demir Çağı (A/B), IV-Orta Tunç Çağı 
(A/B/C), V-Erken Tunç Çağı III (A/BC/D), VI- ETÇ II-III Geçiş, VI- Erken Tunç 
Çağı II (A/B/C/D) olmak üzere altı tabaka tespit edilmiştir. Bu tabakaların (VI-B/C/D
dışında) kazısı büyük oranda tamamlanmıştır.  
 
Seyitömer Höyük kazılarından elde edilen verilerin sonuçları özellikle son on yılda, 
konumu ve buluntuları ile önemli bir yerleşim olduğunu ortaya koymuştur. 
Ayrıca kazının uzun süreli olması, tabaka takibinin yapılarak yatay düzlemde alanın 


tamamında çalışılması ile de ilgili olarak çok sayıda in-situ buluntu açığa çıkarılmıştır. 
Bu nedenle günümüze kadar yayımlanan kazı sonuçları, tezler, makaleler ve bir 
kitap, verilerin ortaya konulmasında çok yetersiz kalmıştır. “Seyitömer Höyük 1989- 
2021” başlıklı kitap ise bir nebze de olsa bu eksikliği gidermek, 1989 yılından bu 
yana kazı ile ilgili süreçleri ve verileri toparlayarak kazıyı bir bütün olarak sunmayı 
amaç edinip, özelde Batı Anadolu arkeolojisine, genelde ise Anadolu arkeolojisine 
katkı sağlamak amacıyla gerekli görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104020</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326c9d4a-0069-4863-bc97-0a05fd1b5016.jpg</image:loc>
            <image:title>Obezite Ameliyatları - 101 Soru - Cevap</image:title>
            <image:caption>Dünyada tanı konulan obez (aşırı şişman) yetişkin sayısı bugün 
300 milyonun üzerinde. Ciddi bir hastalık olan obezite (aşırı şişmanlık) 
yarattığı fiziksel sıkıntıların yanında hem kadınlarda hem de erkeklerde 
diyabet, kardiyovasküler hastalık, hipertansiyon, felç ve belirli kanser 
türleri için risk oluşturuyor. Sağlığa yansıyan olumsuz sonuçları, erken 
ölüm riskinin artmasından genel yaşam kalitesini düşüren ciddi kronik 
risklere kadar uzanıyor. Dolayısıyla obezitenin “irade yetersizliği” 
değil bir hastalık olduğu konusunda toplumun bilinçlenmesine 
büyük ihtiyaç duyuluyor. 
 
     101 Soru 101 Cevap Obezite Ameliyatları, 30 yılı aşan hekimlik 
yaşamını obezitenin önlenmesi ve tedavi edilmesine adamış 
Prof. Dr. Halil Coşkun ve obezite hastalarıyla çalışan 
Bariatrik Diyetisyen Nida Yıldız tarafından sade bir dille 
kaleme alındı. Kitap, obezitenin nasıl bir hastalık 
olduğundan başlayarak, obezite tedavi yöntemleri, 
obezite ameliyatları ve ameliyat sürecindeki 
beslenme hakkında her türlü bilgiyi içeriyor. 
Obezitenin zararlarını öğrenmek, obeziteden 
korunmak, obeziteyle yaşamaya son vermek, obezite 
ameliyatlarıyla ilgili doğru bilgiler edinmek isteyen 
herkese fayda sağlayacak, bilimsel kanıtlarla desteklenmiş, 
her kütüphanede bulunması gereken kaynak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104021</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d5678ac-ef95-4977-9379-eda76356342c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözel Çocuk</image:title>
            <image:caption>Mert meraklı, araştırmayı, okumayı seven ama yazmayı sevmeyen bir sözel çocuk. Bir gün, sokaktan geçerken atık toplayıcı Musti&apos;yi görüyor ve onun yaşamını değiştirmek için ailesinden, öğretmeninden yardım isteyip çözüm arıyor. 
Peki Mert, Musti&apos;ye yardım edebilecek mi? 
Mert&apos;in sonsuz merakıyla zenginleşen bu eğlenceli hikâye, okurları farklı hayatları düşünmeye, toplum olmanın gerekliliklerini sorgulamaya davet ediyor. Hidayet Karakuş çok sevilen Sayısal Çocuk kitabının ardından bu kez bir “Sözel Çocuk” hikâyesi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104022</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a500e72b-a56c-4a12-a227-c0981252cfad.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Lafazanlık</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı :  Ekim ve Kasım’da sürekli bir zafer yürüyüşü – ardından, birkaç hafta içinde Rusya devrimi aniden Alman istilacılar karşısında bir yenilgiye uğruyor; Rusya devrimi aşağılık bir antlaşmanın koşullarını kabul etmeye hazırdır. Evet, tarihte kırılma noktaları çok acı verici olur. Böyle her durum bize acı verir. 1907’de, Stolypin ile o inanılmaz derecede utanç verici iç anlaşmayı imzaladığımızda, Stolypin Duması denilen o domuz ahırına girmek zorunda kaldığımızda, monarşist kâğıt parçalarını imzalayarak(32) sorumluluk altına girdiğimizde, bugün yaşadıklarımızı daha küçük bir ölçekte yaşamıştık. O tarihte, devrimin en ön saflarında olanların arasında yer alan insanlar, “Biz onurlu devrimcileriz, asla legal Stolypin kurumlarına girmeyeceğiz” demişlerdi (ve onların da doğruyu söylediklerinden en küçük bir kuşkuları yoktu). Evet, gireceksiniz demiştik. Kitlelerin yaşamı, tarih, sizin karşı çıkışlarınızdan daha güçlüdür. Eğer siz oraya gitmezseniz, tarih sizi gitmek zorunda bırakacaktır demiştik. Onlar çok Sol’da olan insanlardı ve tarihin o ilk kırılma noktasından sonra grup olarak onlardan geriye hiçbir şey kalmadı.  Nasıl devrimciler olarak konumumuzu koruduğumuzu kanıtlayabildiysek, çok güç koşullar altında çalışabildiğimizi ve o koşullarla başa çıkabildiğimizi kanıtlayabildiysek, bugün de güçlükleri yenebileceğiz; çünkü bu bizim kendi isteklerimize bağlı bir şey değil, çok ağır yıkıma uğramış bir ülkenin durumundan kaynaklanan objektif bir gerekliliktir, çünkü bizim bütün ümitlerimize karşın Avrupa devrimi gecikmiş ve bizim tersini beklememize karşın Alman emperyalizmi saldırıya geçecek cesareti bulmuştur. 
                                                                                                          V.I. Lenin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104023</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18437884-6781-4bc9-8840-e1c4a44454c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Lise - 3</image:title>
            <image:caption>Yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış kişilerle bulunanların hikayesi; ressamına renkleri, müzisyenine notaları unutturur. Hayatta öyle gerçekler vardır ki içlerinde kendi gölgeni bulmak bile cesaret ister. Peki, sen kendi gölgeni keşfetmeye hazır mısın?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104024</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed63dac0-98a1-433c-9c1a-79ded2e53581.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Tehlike</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Bir Tehlike, dünyayı korkunç ve bilinmeyen bir tehditten korumak için arayışa çıkmış üç arkadaşın baş döndürücü destanını anlatıyor. Nebula ödüllü ve New York Times’ın en çok satan Yok Oluş kitabının yazarı Jeff VanderMeer’in kaleminden...
 
Jonathan Lambshead, merhum büyükbabasının miras bıraktığı ve acayip şeylerle ağzına kadar dolu olan malikâneyi devralabilmek için her şeyi kataloglamalıdır. İki okul arkadaşının da yardımıyla kolları sıvadıklarında, kısa süre içinde evin tuhaflıklardan çok daha fazlasıyla dolu olduğunu keşfederler: Ev, Aurora adlı bir alternatif dünyaya dair ipuçları içeriyordur. Konuşan hayvanlarla (ve sebzelerle) dolu, Avrupa’nın sürreal bir ayna aksi gibi duran bu versiyonda, kötü şöhretli İngiliz okültist Aleister Crowley, büyüyle her tarafı yakıp yıkmakta, tüm dünyaya bir kaos yaymaktadır.
 
Düşmanlardan daha öngörülemez müttefiklerle karşılaştıkça bir oraya bir buraya sürüklenen Jonathan, dünyamızı Aurora’dan ayrı tutmaya adanmış gizli bir topluluğun üyesi olduğunu keşfeder. Her keşif kaderinin ve geçmişinin yapbozuna dair ona bir parça daha vermektedir. Jonathan ve arkadaşları, kötülüğün peşinde ölümcül arayışlarına devam ederken kötülük de onların peşine düşmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104025</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4be2056-515e-44d7-b839-bb59e2e433b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Kız</image:title>
            <image:caption>“Tükenmiş hayatlara inat bir umut çığlığı, etrafı saran ölüm ıssızlığının ortasında hayat
fışkıran bir adaydı kulübesi, kokusu yitmişlerin arasında buram buram yaşam kokuyordu.”
Gizemli Kız; sapa bir kasabada, hayatın olağan akışında yaşayan insanların, ansızın
hayatlarına nereden dâhil olduğunu bilmedikleri bir kız üzerinden şekillenir.
Ölüm, yaşam, gerçek, batıl inanç, ritüel, din gibi olguların bağdaşık bir toplumdaki
yansımalarını gördüğümüz roman, sıradan hayatların kapılarını mahfi bir evrenden bizlere
açıyor.
Behiye Işın, önünden geçip gittiğimiz ama farkına bile varmadığımız “hamuşan” hayatların
perdesini bizler için kaldırıyor; asıl yaşamın nerede bittiğini yalın ve mizahi bir dille
sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104026</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa4ccbc-799f-47bf-9fea-f0ba07f52e5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Düşün (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Farklı Düşün, kendinizi sıkışmış hissettiğinizde harekete geçmenizi sağlayan elli aktiviteyle size ilham vermesi için tasarlandı. 
İlham almak ya da yalnızca kendinizi iyi hissedeceğiniz bir yolculuğa çıkmak için herhangi bir kart çekin ve önerilen etkinliklerden birini uygulayın. Ya da birkaç kart çekin ve beklenmedik bağlantılar kurmak; bu bağlantıların sizde uyandırdığı etkileri izlemek için kartları takip edin. Konfor alanınızın dışına çıkın, bu ipuçlarının sizi motive etmesine izin verin ve sadece yaratıcı davranmaya başlayın. Bu desteyi tek başınıza kullanın veya bir grup insanla işbirliği yapın. İster yazar, ister sanatçı, ister girişimci olun bu kartlar sizi muhteşem bir dönüşümün eşiğine getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104027</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecba3775-2342-4756-8200-85ba3a33f21a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Yolcu</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Korkmayın, biz dostuz!&apos;&apos; diyenden korkmalı asıl! 

Beklenmedik öyküleri olağanüstü kurgulara dönüştürme yeteneğiyle tanınan Amerikalı yazar John David Anderson, &apos;&apos;İkarus Günlükleri&apos;&apos; serisinin ilk halkası Kaçak Yolcu&apos;da ibreyi bu kez bilimkurgu türüne çeviriyor ve macera dolu bir uzay operasına imza atıyor.

Uzayın derinliklerinde, tehlikeli bir savaşın ortasında, &apos;&apos;kaybettiklerini&apos;&apos; arayan on üç yaşındaki bir çocuğun başına gelen akılalmaz olayları konu edinen kitap; savaş ve barış, dünya halklarının sorunları, teknolojinin geleceği, evrendeki yerimiz gibi derin mevzulara eğilerek yeni ufuklara dümen kırıyor. 

Genç okurları 2050&apos;li yıllarda gezegeneler arasında geçen kovalamacalı bir serüvene buyur eden roman, bilimkurgu şaheseri pek çok filme ve kitaba yaptığı sayısız göndermeyle de güçlü anlatısını perçinliyor. 









Evrene hoş geldiniz. Genellikle berbat bir yerdir...

Leo, ağabeyi Gareth ve babası Dr. Fender&apos;la birlikte uzun bir yolculuktadır. Tazı adlı uzay gemisinde, Güneş Sistemi&apos;nin çok ötesinde, evrendeki en değerli kaynak olan ventasyumun izinde tam üç yıldır sürüklenmektedirler. Fakat yolculukları şiddetli bir patlamayla kesilir, çünkü Dünya ve Aykar gezegenlerinin başdüşmanı Djar İmparatorluğu, gemilerine hain bir saldırı düzenlemiştir. Leo, şimdi babasından ve ağabeyinden ayrı, uzayın bambaşka bir köşesine savrulur; üstelik kaderi de İkarus isimli bir korsan gemisinin ve onun tuhaf mürettebatının elindedir. Ailesine yeniden kavuşmak ve galaksiyi saran devasa savaştan canlı kurtulmak içinse yapabilecekleri çok sınırlıdır. 

Gidilmemesi gereken yerlere gitmek, belki de insanın doğasında vardı...

Bilimkurgu türünün tüm kodlarını başarıyla kullanan Kaçak Yolcu, yarattığı kozmik maceranın arka planında aile, aidiyet, kayıpla başa çıkma, cesaret edinme gibi manevi duygulara temas ederek, insanlarla karşı karşıya gelen dünyadışı varlıkların &apos;&apos;eksik&apos;&apos; yönlerini de gösteriyor. 

Okurların ellerinden düşüremeyecekleri bu katmanlı roman, hedefe giden yol zor hatta bazen imkânız bile olsa, asla pes etmemek gerektiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104028</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2850e2d9-0780-42cd-8af6-2a12bf7eebc5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Zihninde On Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“BİZİ BİZ YAPAN GRİ MADDE 
ASLINDA NEDİR VE NASIL ÇALIŞIR?” 
 
Nasıl görüyor, nasıl anlıyor ya da nasıl hareket ediyoruz? Çevremizi nasıl algılıyor, çevremizdekilerle nasıl iletişim kuruyoruz? 
Bunlar, beyin ve zihnimizi konu edinen 
birçok bilim alanının cevap bulmaya çalıştığı sorulardan sadece birkaçı. 
 
Kraliyet Enstitüsü’nün düzenlediği seminerlerden derlenen İnsan Zihninde On Yolculuk psikoloji, nöroloji ve biyoloji alanlarındaki uzmanların çalışmalarını bize sunarak, en önemli 
organımızın işleyişini açıklamaya çalışırken aynı zamanda onun ardındaki gizli ve karmaşık 
dünyayı da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104029</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b00a0258-aa4f-4edc-ac6f-1c6b4ad8fcb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe Saati</image:title>
            <image:caption>Gönül her kırıldığında kendini yeniden bütünleştirir, birbirine karışan görüntüler toparlanır; yeniden kulaç atma vaktidir. Bu hep böyle gider; dünya hilafına yüzmek görünüşte çok mesafe aldırmaz ama maksat müstakim olmaktır ve kaynağa ulaşılmamış olsa da kişi hakikatte kaynakla daima birdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104030</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54e75747-ff94-40e8-82c7-2d42480145ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Harput&apos;ta Halay Sesi Var</image:title>
            <image:caption>Türk halk oyunları hususunda birtakım öneriler ortaya koymanın bir hayli zor ve çetrefilli bir konu olduğu açıkça bilinmektedir. Çünkü ne söylenirse söylensin mutlaka birçok odaktan olumsuz eleştiriler ve ortaya konan fikirlere, ideolojik bağlamda karşısında duran grupların olduğu da bilinmektedir. Uzun zamandan beri Türkiye’de araştırılmayan, tartışmalı konular üzerinde görüşler ortaya konulduğu zaman mutlaka karşı duruşlar ve aksini savunanlar olmuştur. Bunun yanında ortaya konulan fikirler, karşı duranlar tarafından genellikle küçümsenmiş ve horlanmıştır. Bu durumun oluşturduğu çekimser havaya bağlı olarak birçok husus sürekli hasıraltı edilmiştir. Yıllardan beri bu tür tartışmalı hususlar hakkında araştırmacılar da görüşlerini dile getirmeye pek cesaret edememiştir. 
Biz de böylesi tartışmaya açık olan bir kültür öğesi hakkında, yani Harput havzası müzik ve oyun kültürü hakkında her türlü tartışmalara açık olarak görüşlerimizi dile getirmeye çalıştık. Harput havzası halk oyunlarında tespit edebildiğimiz çok eski Türk kültür unsurlarını ortaya koymaya çalıştık. Söz konusu olan tespitlerin önemli bir kısmının yeryüzünde diğer milletin kültürel uygulamalarında da rastlamak pek âlâ mümkündür. Çünkü aynı kökenden doğup gelişen, çoğalan ve yeryüzünün her yanına yayılan insanoğlunun çok doğaldır ki birçok kültür unsuru da birbirine benzeyecektir. Kültürlerde bu tür benzerlikler vardır diye araştırmacıların, topluluklardaki kültürel gelişmeleri, değişmeleri incelemesi ve elde edilen veriler ışığında çeşitli görüşler ortaya koyması da hiç bitmeyecektir. Nasıl ki akraba toplulukların dilleri birbirlerine benziyor diye dil araştırmaları bitmiyorsa birbirine çok benziyor diye halk oyunları gibi kültürel öğeler hakkındaki araştırmalar da bitmemelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104031</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0e54c43-f734-49b7-be9d-7335609104d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynimiz Neden Uçlarda Gezinir?</image:title>
            <image:caption>BEYNİMİZ NASIL EVRİMLEŞİR VE NEDEN GELİŞMEZ? 
 
Birkaç milyon yıl önce dünya tartışmasız daha basit olsa da, birçok yönden çok daha tehlikeliydi. Doğal seçilim bizi iki uçta dolanan, siyah beyaz düşünen beyinlerle donattı. Elbette bu bir tesadüf değildi çünkü ikicil beyin, riski tespit etmede oldukça ustaydı. Tehditleri analiz etme, duyusal ortamdaki değişikliklere yanıt verme yeteneği, bir tür olarak hayatta kalmamız için gerekliydi. 
  O zamandan beri dünya gelişti ama biz maalesef pek değişemedik. Grinin değişik tonlarıyla karşı karşıya kalan beynimiz gördüğümüz, duyduğumuz ve deneyimlediğimiz şeyleri yönetebilir ancak iş basit kategorilere ayırmaya geldiğinde çıkışı zorlama eğilimi gösterir. Bizim için savaş ya da kaç dışında başka seçenek var mıdır? 
 
İngiliz Psikoloji Derneği üyesi olan, yirmi yıldır Oxford ve Cambridge üniversitelerinde araştırma yapan ünlü evrim psikoloğu Dr. Kevin Dutton, insanlığın kendisi kadar eski bir sorun hakkında yeni bir düşünme biçimini ortaya çıkarmak için zihnin perdelerini aralıyor. Dutton, psikoloji, sinirbilim ve evrimsel biyolojideki en son gelişmeleri kullanarak, çok az ve çok fazla karmaşıklığın tuzaklarından kaçınmak için zihnimizi kategorilere ayırma ve ince ayar yapma eğilimimizi nasıl optimize edebileceğimizi gösteriyor. Aşırılığın arttığı bir dönemde bilimsel bir uyanış çağrısı olan bu kitap, gri maddemizi eğitmek için düşündürücü, canlandırıcı ve çığır açan bir ders niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104032</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13566de3-05b5-4f62-a31e-9029561913cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Çökerken Bizi Neler Bekliyor?</image:title>
            <image:caption>HER ŞEYİN DEĞİŞMESİ GEREKİYORDU Kİ HER ŞEY AYNI KALABİLSİN YA DA DAHA KÖTÜYE GİDEBİLSİN. 
  Dünyanın çöküşü binlerce yıldır insanlığın korkulu rüyası olmuştur. İklim krizi, çevresel felaketler ve türlerin yok oluşu yoluyla yaşanacağı hayal edilen tüyler ürpertici senaryo bugün artık pandemiler, kapitalizm ve faşizm virüsleri gibi diğer pek çok büyük tehdidin birleşmesiyle meydana gelen çarpışmalar şeklinde ortaya çıkıyor. Peki ya aslında dünya çoktan çöktüyse ve bizler çöküş sonrası bir çağda yaşıyorsak? Filozof Srećko Horvat, Dünya Çökerken Bizi Neler Bekliyor kitabında çöküş senaryolarına bambaşka bir perspektifle bakıyor. Gelecekte kapımızı çalacağını düşündüğümüz çöküşün dünyanın farklı yerlerinde halihazırda yaşandığını göstererek çok geç olmadan yok oluşu önlemenin yollarının neler olduğunu anlatıyor. İhmal edilmiş filozof Günther Anders’in çalışmalarından yola çıkan Horvat, felsefi bir yaklaşımla çizdiği ana hatlarla, alternatiflerimizin artık yalnızca sosyalizm veya barbarlık olmadığını, iş işten geçmeden dünyanın radikal bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini, aksi takdirde kitlesel bir yok oluşa sürüklendiğimizi dile getiriyor. Dünya Çökerken Bizi Neler Bekliyor yalnızca bugünden yarının ölülerinin yasını tutmak için değil, aynı zamanda gücümüz yettiğince geleceğimiz için mücadele etmek adına acil bir çağrı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104033</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4906b96-736c-4dcd-bb9b-223a9fa743e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahtekarlık Çağında Eğlence</image:title>
            <image:caption>SAHİP OLMA ARZUSUNDAN DENEYİMLEME ARZUSUNA EĞLENCE 
 
Sahtekârlık çağı insanı için artık tek bir düşünceden söz edebiliriz: Eğleniyorum o halde varım! Çünkü bugün artık eğlenmek bir ihtiyaçtan da öte bir görevdir. Sahtekârlık çağında, iş eğlenceli olmayı amaçlar, din eğlenceli olmayı amaçlar, hatta savaş bile eğlenceli olmayı amaçlar. 
Bugün eğlence kültürel gelişmelere yanıt olarak gelişen ve genellikle hedonizm kadar maneviyat tarafından da motive edilen bir dizi yeni grup ritüelidir. Eğlenceye gıpta ile bakılır ve eğlenenler seküler kurtarılmışlardır. Farklı olmak için verilen sonsuz mücadelede eğlence züppeliği, özellikle statü ve para sahibi olmayanlar için yeni ve önemli bir stratejidir. Sosyal medyanın temel işlevlerinden biri de insanları sürekli eğleniyormuş gibi göstermek, -mış gibi hayatları beslemektir. Michael Foley, bu kitapta niçin diğer insanlar kadar “eğlenmediğinin” peşine düşüyor, çağın mutluluk arayışına ve her şeyin nasıl yanlış anlaşıldığına bakıyor. Kendine özgü mizah anlayışı ile danstan sekse, politikadan dinlere kadar pek çok kavramı mercek altına alarak, eğlencenin –çoğu insanın düşündüğünün aksine– kolay, basit ya da belirli sınırlarının olmadığını, tanımlanması güç, karmaşık ve devamlı değişen bir doğası olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104034</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43cbaab8-fed0-465a-b2b9-1dd6b9d4b3c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Göre Araştırmalar IV</image:title>
            <image:caption>DOGMA - TEOKRASİ • MEDİNE ANTLAŞMASI 
MEDENİYET TARİHİNDEKİ YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ 
YUNAN MEDENİYETİ • İSLAM MEDENİYETİ 
ÇAĞDAŞ BATI MEDENİYETİ 
BİRİNCİ İSLAM MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜ 
YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİNİN DOĞUŞU 
İNSANI EN SAĞLIKLI KONTROL EDEN ÖĞRETİ DİNDİR 
İBADET VE İHLAS • TEMİZLİK VE ÇEŞİTLERİ 
HAYIZLI KADININ TAVAFI 
CUMA HUTBELERİ NASIL OLMALIDIR 
SAHUR VAKTİNİN TAYİN VE TESPİTİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104035</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65b5c190-352c-4a06-8d7b-efa1d02717ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Göre Araştırmalar VI</image:title>
            <image:caption>KUR’AN’IN ANLAŞILMA YÖNTEMLERİ • ÜSLUP 
ZAMAN VE MEKÂN • DİL FELSEFESİ • KISSALAR 
NESİH • PEYGAMBER’İN ANLAYIŞI • DİN - DİN KÜLTÜRÜ 
BİLİNMESİ GEREKEN İLİMLER • NİYET • KAVRAMLAR 
DİNDE MANTIK • SÜNNET • CİHAT 
 
KUR’AN’DA BAŞÖRTÜSÜ • ERKEK Mİ ŞEREFLİDİR, KADIN MI? 
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ • KADIN VE ERKEK ARASINDA CİNSEL İLİŞKİ 
EVLENME: MEŞRU İLİŞKİ • ZİNA: MEŞRU OLMAYAN İLİŞKİ 
ZİNANIN TESPİTİ • BEKÂRET • EŞCİNSELLİK 
BOŞANMA • KUR’AN VE FEMİNİZM • TÖVBE 
İSLAM’A GÖRE ÇALIŞMA VE AİLE PLANLAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104036</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9afac508-bebd-4e74-a6d8-abea1a0cfc38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Göre Araştırmalar V</image:title>
            <image:caption>MEDENİ MİLLET 
İSLAM’I ANLAMA VE ANLATMA METODU 
MODERN İLİM VE KUR’AN-I KERİM İLİŞKİSİNDE METOT 
KUR’AN’A GÖRE İNANÇ İLKELERİ 
ALLAH’A İNANMAK 
“NE MUTLU MÜSLÜMAN’IM DİYENE” 
KUR’AN’IN TOPLUM FELSEFESİ 
İSLAM AHLAKI VE AİLE PLANLAMASI • İÇTİHAT 
KUR’AN-I KERİM’İ OKUMA • KUTSİYET 
KUR’AN-I KERİM’DE CEZALAR-UKUBAT 
KURBAN BAYRAMI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104037</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d664b66-d400-4ce5-a1e0-724d8078cfc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-1</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104038</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ac85252-5b8a-471b-b87c-fca3afc9f674.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-2</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104039</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4da3982-bd10-436c-a99d-9c55004a818b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-3</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104040</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a55b1be-ef9b-4e44-8dad-aef817cf3f39.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-5</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104041</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f0f6152-7ba3-4e87-8022-89070e0ce7d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-6</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104042</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfde4104-a16b-4baa-9d31-6481f9a29720.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-7</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104043</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52d62b0-4222-4dd2-8d93-2f20afb215e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahte Alkışlarla Olağanüstü Anlar</image:title>
            <image:caption>İtalya’nın dünya çizgi romanına hediyesi Gipi’den modern bir klasik! 
 
Daha önce çok sevilen Bir Hikâye ve Oğulların Diyarı çizgi romanlarını yayımladığımız İtalya’nın süperstarı Gipi, bu kez karşınıza Sahte Alkışlarla Olağanüstü Anlar kitabıyla çıkıyor. Şairane çizgileri ve sinematik anlatımıyla çizgi roman dünyasında kendine çok güçlü bir yer edinen sanatçının en özgün eserlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104044</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73ceb9d3-2b38-4eed-94c5-eafb644539b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaşça Acele Et</image:title>
            <image:caption>“KARARLARINI ALIRKEN ACELE ETME VE TEDBİRİ ELDEN BIRAKMA AMA KARARINI VERDİKTEN SONRA DA ONU HEMEN UYGULA.” 
“Hiçbir şeyin anlamı yok.” “Hayat berbat bir yer, uğraşmaya değmez.” “Başaramayacağım, beğenilmeyeceğim, yetiştiremeyeceğim...” 
Dünya benzer karamsar düşüncelere sahip yüz binlerce insanla dönmeye devam ediyor. Zor bir çağda, geveze bir zihinle motive olmak, üretmek, odaklanmak ve huzurlu hissetmek kolay değil. Hedefiniz her ne olursa olsun düşünme sisteminizi yeniden şekillendirecek bu kitap tam da size göre... YAVAŞÇA ACELE ET kitabında hayatta kaybettiğiniz motivasyonu, anlamı ve ilerlemeyi nasıl inşa edeceğinizin yanıtlarını bulacaksınız. Tüm dünyada karşılık bulmuş etkili motivasyon teorileri ve değerleri yeniden inşa etme çalışmalarıyla birlikte kendi biricik yol haritanızı oluşturabilecek, gücünüzü yeniden ele geçireceksiniz. Yavaşlığın ve kendinizi dinleyerek ilerlemenin arzu ettiğiniz hedefe ulaşmada nasıl itici bir güç olabileceğini keşfedeceksiniz. 
Değişime hazırlanmak ve yol boyunca işinize yarayacakları edinmek bazen kafa karıştırıcı ve zahmetlidir. Ancak bu karmaşada her zaman limana dönme ihtimali vardır. Ama önce denize açılmalısınız, kendi maceranızı keşfedebilmek için yola koyulmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104045</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d379afa-846b-4574-ab2c-d782baf252e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Rönesans</image:title>
            <image:caption>Dijital teknolojilerin yaşamımızı sarması, kültürün çöküşüne mi kültürün kabuk değiştirerek tazelenmesine mi işaret? Geleneksel müzik, yayıncılık, televizyon, sinema, ekonomi, sanat, siyaset nasıl da altüst oluyor. Bir taraftan bir çöküşe tanıklık ederken diğer taraftan dijital teknoloji tabanlı kurumlar için altın bir çağın açıldığını gözlerimizle görebiliyoruz, âdeta dijital rönesans yaşıyoruz. 
 
Dijital Rönesans&apos;ta Joel Waldfogel, bu dönüşümün hikâyesini veriler üzerinden anlatıyor ve sosyo-kültürel kurumların geleceğine ilişkin ufuk açıcı düşünceler ileri sürüyor. Yeni bir dünyaya hazırlık yapmak isteyenlerin Dijital Rönesans’tan alacağı çok ders var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104047</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26660e8-d84b-41ee-817c-e4ae0a17a766.jpg</image:loc>
            <image:title>Tao Te Ching</image:title>
            <image:caption>Klasik Çin edebiyatının en eski ve en ünlü örneklerinden biri olan Tao Te Ching’in kesin olmamakla birlikte Taoizmin kurucusu ünlü filozof Lao-Tzu tarafından MÖ 6. yüzyılda kaleme alındığı düşünülmektedir. İnsanların, doğal güzelliklerin ve doğanın yolundan gitmemesinden duyduğu üzüntü sebebiyle Çin’i terk eden Lao-Tzu, gitmeden önce öğretilerini bir araya toplamak istemiştir. Tao “yol”, te “erdem”, ching ise “kitap” anlamına gelmektedir. İki kısım ve 81 bölümden oluşan metnin ilk kısmında Yol, ikinci kısmında ise Erdem ile ilgili öğretiler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104049</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6352a70-6e6f-48ca-8da5-5a8a36f4cbed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dernekler Mevzuatı 2022</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde sivil örgütlenmenin başlıca görünüm biçimi olan ve bugün sayılarıyüz yirmi iki bine ulaşan dernek tüzel kişiliklerinin tüm iş ve işlemlerinin etkin,verimli ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülebilmesi ile sivil toplumalanında faaliyet gösteren kuruluşların nicel ve nitel kapasitelerinin artırılmasımaksadıyla kamu-STK iş birliği içerisinde birçok çalışma yürütülmekte, ilgilimevzuat hükümleri de bu doğrultuda güncellenmektedir. 
Bu kapsamda sivil toplum alanında faaliyet gösteren STK ve kamu kurumutemsilcilerinin işlemlerini mevzuata uygun yürütmelerini ve DerneklerMevzuatına pratik bir şekilde ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla dernekleriilgilendiren güncel mevzuat bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104050</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9ac3e8-23d6-456a-b241-d8302579e14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülki İdare Klasikleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de “Mülki İdare Klasikleri” adlı eserin kapsamını; ilgili alanlarda bir çalışma yaparken literatür incelemesi yapıldığında ‘olmazsa olmaz’ şeklinde tarif edebileceğimiz makaleler oluşturmaktadır. Teorisyen ve uygulayıcıların farklı yerlerde yayınlanmış makalelerinin bir arada yer aldığı bu kitabın amacı; söz konusu alanlardaki birikimi belli bir kronoloji ve konsept içerisinde sunmaktır. Klasikler olarak nitelendirilecek bu kitaplarla; dağınık olan başat çalışmaları bir araya getirerek siyasetçiler, bürokratlar, akademisyenler, öğrenciler ve ilgilenen her kesim için başucu eser ortaya çıkmaktadır. 
Bu çalışma, Cumhuriyet Dönemi’nde mülki idare hakkında yazılan makale ve kitap bölümleri arasından seçilenleri içermektedir. Ayrıca Tanzimat Dönemi’nden itibaren mülki idare amiri olarak görev yapan ve İz Bırakan Mülki İdare Amirleri kitap serisinden seçilen beş mülki idare amirinin özel ve mesleki yaşam öyküleri paylaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104051</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/487a8fdd-f505-4f33-8fd4-ab9bbda5992d.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Müsabakalırında Güvenlik/الأمنفيالمبارياتالرياضيّة</image:title>
            <image:caption>الرياضة، وهي ظاهرة اجتماعية وكذلك ظاهرة فردية، تتطلب تنظيم قضايا الضمان 
الاجتماعي على أساس قانوني. كما تكشف الحاجات الأساسية، مثل ضمان السلامة في 
المنافسات الرياضية التي يشارك فيها المجتمع بشكل كبير، عن ضرورة العمل الاحترافي 
التشريع، الذي يرسم الإطار العام لضمان الرعاية الاجتماعية والأمن، يعمل كضامن لأمن 
الفرد / المجتمع في السياق الوطني / الدولي ويتم تجديده من خلال التكيف مع احتياجات 
العصر. تحدد هذه الابتكارات في التشريع المبادئ الواجب اتباعها في تلبية الاحتياجات 
الأمنية للمجتمع. بالنظر إلى الجوانب الفردية للسلامة الرياضية، وهي ظاهرة اجتماعية 
، لا بد من الاستفادة من الخبراء في مجالات العلوم العاملين في هذه المجالات. يقدم علماء 
الاجتماع وعلماء النفس الخبراء تغطية واسعة للموضوع ويتعاونون للقضاء على عوامل 
الخطر للسلامة في الرياضة ولحل حالات الأزمات بسرعة وسهولة. بصرف النظر عن 
هذه الدراسات، تتخذ البلدان تدابير أمنية عالية المستوى من خلال توقيع البروتوكولات فيما 
بينها في المسابقات الوطنية / الدولية وتنفيذ هذه التدابير. في بطولة كأس العالم لكرة القدم، 
التي ستستضيفها دولة قطر، أخذت تركيا على عاتقها مهمة توفير الأمن وتم التوقيع على 
بروتوكول بين الدول حول هذا الموضوع. عوامل مثل التعليم والخبرة والتجربة ومهارات 
إدارة الأزمات والمخاطر التي تظهرها قوات الأمن التركية في المنظمات الوطنية / الدولية 
. تجعل جمهورية تركيا في المقدمة في هذا الصدد على الساحة الدولية</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104052</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f78dcf3-0ab1-4c06-a0b6-37ec5184ac94.jpg</image:loc>
            <image:title>Security At Sporting Events</image:title>
            <image:caption>EditedByNargis Özgen 
Sports, which is asocial phenomenon as well as an individual phenomenon,necessitates the regulation of social security issues on a legal basis. The most basic needs, such as ensuring safety in sportive competitions where the society has high participation, also reveal the necessity of Professional work. The legislation, which draws the general framework for ensuring social welfare and security, functions as a guarantor of individual/community security in the national/international context and is renewed by adapting to the needs of theera.These innovations in the legislation determine the principles to be followed in meeting the security needs of thesociety. Considering the individual aspects of sports safety, which is a social phenomenon, it is necessary to benefit from experts in the fields of science working in these fields.Expert sociologists and psychologists give wide coverage to the subject and cooperate to eliminate the risk factors of safety in sports and to resolve crisis situations quickly and easily.Apart from these studies, countries take high-level security measures by signing protocols among themselves in national/international competitions and implement these measures. In the FIFA World Cup, whic hwill be hosted by the State of Qatar, Turkey undertook the task of providing security and an inter-country protocol was signed on the subject. Factors such as the education,expertise, experience, crisis and risk management skills that Turkish security forces show in national/international organizations bring the Republic of Turkey to the fore in this regard in the international arena.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104053</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e47dc91-81b5-42db-9035-8f4d3eba67f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak Ana</image:title>
            <image:caption>Terra Madre “arabanın arka tekeri” olarak nitelendirilen mütevazı ve marjinal bir kesimin kendi önemini anlayıp birlik olma hayalinin sayfalara dökülmüş halidir. Bu insanların önemi hep göz ardı edildi. Bu insanlar zamanın gerisinde kalan, dünyanın geri kalmış bir parçası, hatta “az gelişmiş” olarak görüldü. Küçük çiftçiler ve sürdürülebilir gıda üreticileri neredeyse serseri olarak kabul edildi. Ama bu olumsuz yargı, temelinde ciddi bir hatayı barındırır, üstelik dünya ekonomik ve politik sistemi için ölümcül bir hata olma riskini taşır. 
Onlar ömürlerini mücadele içinde geçiren, hiç boş vakti olmayan insanlar. Bulundukları yerden uzaklaşamazlar, hak ettiklerini her zaman kazanamazlar, didinirler, çabalarlar ve doğayla konuşurlar, onu üretken kılarlar, kendi toplumları ve diğerleri için gıda üretirler. 
Bu insanlarla farklı ve değerli bir biçimde yeniden ilişki kuran gıda toplulukları kırsal ve kentsel ilişkinin yeniden tanımlanması için iyi birer laboratuvardır. Belki de böylece tekrar “satmak” için değil, “yemek” için gıda üretimine başlanabilir. Hatta yeniden gerçek gıda nicelikten, verimlilikten, homojenlikten, taşınabilir olmaktan daha önemli hale gelebilir. 
Gıda toplulukları yerel ağlardan oluşan bir sistem oluşturmanın ilk adımıdır. Gıdanın yeniden “lezzetli, temiz ve adil” olduğu insani ve sürdürülebilir bir sistem. Ancak bu yolla hayatlarımıza yeniden “egemen” olabiliriz. Gıda, hayatlarımızı geri almanın anahtarıdır. Bütün dünyaya yayılan bu hareketin “çocukça” olduğunu düşünenler Slow Food’a bakıp dillerini ısırsınlar. Bu uzun bir yol ancak yavaşlık değeri bize bir kerede elde edemeyeceğimizi, daha önemli olan şeyin niyetler, açılmaya olan uyum, hafıza ve bakım olduğunu anlatır. 
Carlo Petrini’nin çağrısına milyonlar el veriyor. Bir el de sen uzat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104054</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf0f4b2-810b-44b9-bb65-0293755f8c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçebe Varlığın Çobanı</image:title>
            <image:caption>“Benim yol arkadaşım, sırdaşım, her şeyde gülünecek bir taraf bulabilen sorumluluk sahibi eşim, her zamankinden daha çok espri yaparak kızına belli etmemeye çalışsa da 
ruhundaki yıkıntıları görebiliyordum. Üzgündü, kafasında bir sürü soru işareti vardı. İçinden sıyrılamadığı bir şey olmuştu ama belli de etmemeye çalışıyordu koca yüreklim. O hâlde, sahip olduklarımızı hatırlaması için onları en güzel şekilde sunmalıydım. Aklıma dışarıda usul usul yağan kar geldi.” 
Göçebe Varlığın Çobanı, Pınar Eldem Çulhaoğlu’nun ikinci romanı. İlk romanı Nuh’un Lezzet Gemisi çok beğenilmiş ve okurlarından takdir toplamıştı. Yazar ikinci romanında çıtayı daha da yükseltiyor. Kitabında insan hayatını, kadınların iç dünyasını ve doğaya yeni bir perspektiften bakmamız gerektiğini ilmik ilmik örüyor. En kötü durumda bile sevgi, duyarlılık ve anlayışla her şeyin üstesinden gelinebileceğini, her zaman baştan başlama umudu olduğunu hatırlatıyor. Bir çırpıda okuyacağınız ama bitirdiğinizde durup düşüneceğimiz bir roman bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104055</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27cd0149-93d5-4ac4-afb2-bfe35063fa39.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödlekler</image:title>
            <image:caption>Ödlekler, kendi adı efsaneleşirken ailesinin nerede yaşadığını bilmeyen genç bir adamın
hikâyesidir. Korkaklık ve cesaret arasındaki çizgi çok incedir. Bir çırpıda öteki tarafa geçebilir
insan. Yeter ki buna değecek bir şey olsun.
Ona nerede yaşadığını sorabilirsiniz. Vereceği cevap çok basittir: Herhangi bir yerde.
Kaybolduğundan değil, sadece mutluluk her insana farklı şeyler ifade ettiği ve yabancı
topraklarda seyahat etmek onun en büyük zevki olduğundan. Giderken yanında ona arkadaşlık
edecek kimsesi ve nereye gittiği hakkında hiçbir fikri yoktu. Hayatında ne bir düşmanı ne de
kızak köpekleri haricinde bir arkadaşı vardı.
Bilinmeyen diyarlar ve bir sonraki gece nerede uyuyacağı veya nerede yemek yiyeceği
konusundaki belirsizlik bile genç avcıyı korkutmamıştı. Ancak siz, bunu okuyan her kimseniz,
onu korkuturdunuz. İki kafalı, yeşil renkli olduğunuz ya da başka bir gezegenden geldiğiniz
için değil. Hayır, tam aksine onunla aynı gezegenden olduğunuz için onu korkutabilirdiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104056</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/953a154b-dc0a-4eb2-bc00-0dd64ad52ad3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yiyecek Anatomisi</image:title>
            <image:caption>DAMAK ZEVKİNİZ İÇİN BİR RENK CÜMBÜŞÜ 
Yiyeceklerin ve dünya mutfaklarının Julia Rothman’ın muhteşem çizimleriyle tanıtıldığı görsel turla yiyecek dünyasına dalın. Bu kitapta, tüm dünyadaki yiyeceklerin tarihleri ve ilginç yanları, Rothman’ın benzersiz ve çekici tarzıyla resmedilmiştir ve anlatılmıştır. 
Kuşkonmaz çatalı neye benzer? Hangi ülkede patates kızartmasının üstüne muz sosu dökülür? Balık filetosu ile balık bifteği arasındaki fark nedir? Her gün bir tutam bilgiyle kendinizi şımartın, eğlenmeyi de unutmayın. 
Julia Rothman bir çizer olmasının yanı sıra kendine özgü tarzda duvar kâğıdı, çömlek, kumaş ve kırtasiye malzemeleri tasarlamaktadır. New York, Brooklyn’de yaşayan ve çalışan tasarımcı, New York Times’da köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca Çiftlik Anatomisi, Okyanusun Anatomisi ve Doğanın Anatomisi kitaplarının da yazarıdır. Rothman hakkında daha fazla bilgiye juliarothman.com adresinden ulaşabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104057</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5b62f9-f903-430a-88a9-2df2c18f50b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Günler 2</image:title>
            <image:caption>“Ayrıştırılan, ötekileştiren, devasa eşitsizlikler, toplumun duyarlı damarlarını kökünden çıkarıp bir yerlere fırlatıvermişti. Toplumun edep yerleri ortadaydı, hakaretlerde sınır yoktu. Vuruşmalardaki yiğitlik artık masal olmuştu, bel altından vurabilmek maharet sayılıyordu. Her gün ekonominin dişleri arasında ezilen insanlar, hiçbir şeyi anlamlandıramıyordu. Küçükler büyüklere yol verir saygı duyardı. Oysa şimdi saygı denen o menem şey yalnızca parası olana gösteriliyordu. Yüz yıllarca toplumun getirdiği ana fikirler; düşmana karşı birleşmeler, acıda yanayana durmalar, sevinçleri paylaşmalar nasıl da ters düz olmuştu. Bütün geleneklerimiz, büyüklerimizden aldıklarımız, bizi biz yapan değerler un ufak olmuş yellere bırakılarak esip gitmişti. Millet olabilmenin çimentosuna sülfürik asit dökmüşlerdi. Ortada millet falan kalmamıştı. Kimdi bunlar?  Kimdi bunlar ve ne istiyorlardı? Devam kitabı olan Acı Günler-2’de birbirine acı ve sevgiyle kenetlenmiş dört kadının olağanüstü çabaları ve millet sevgisi gözler önüne seriliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104058</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebb8f6e-ee58-4bc7-840a-0c3c951c6685.jpg</image:loc>
            <image:title>Çavuş</image:title>
            <image:caption>Hayatta değer verdiğimiz olgular vardır. Çoğu zaman bu olgular yaşama sebebimizdir. En değerli olanlarıysa şüphesiz ailemiz, arkadaşlarımız ve vatanımızdır. 
     Aile, bizim dünyaya geliş sebebimizdir. Yaşadığımız dünyayı bize aile öğretir. Aile bizi yetiştirir. Zaman geçtikçe ailemize duyduğumuz sevgi de istemeyerek de olsa çoğu şeyden vazgeçmemize sebeptir. 
    Arkadaşlarımızsa bize kaderin sunduğu güzel bir hediyedir ve biz, bir gün yollarımız ayrılsa da arkadaşlarımızı hatıralarımızda yaşatırız.   
     Vatansa bizim için uğruna canımızı vermeyi göze alabileceğimiz kadar değerlidir. Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün dediği gibi: Söz konusu vatansa, bizim için gerisi teferruattan ibarettir.  
Kitapta Birinci Dünya Savaşı döneminde babası şehit olan bir gencin başından geçenleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104059</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4937237f-4a22-4122-a8a8-460dec172732.jpg</image:loc>
            <image:title>Resmo 1922</image:title>
            <image:caption>Eski filozoflar, her kavramın karşıtıyla birlikte var olduğunu yüzyıllar önce keşfetmişlerdi. İyi ile kötünün her insanın içinde birlikte var olduklarını ben de biliyordum. Bu felaket başıma gelmeseydi eğer bugüne kadar hep iyi niyetlerle yaşamış biri olarak, varlığı neredeyse hissedemediğim kadar derinlerde saklı kendi kötülüğümle uzlaşıp o çılgın oyuna asla girişmezdim. 
İçinde bulunduğumuz zamanlar da masum sayılmazdı. Anadolu topraklarında bir büyük savaş yaşanmıştı. Mazlum bir ulus Mustafa Kemal önderliğinde küllerinden yeniden doğmuş, saldırgan açgözlü ulusu ağır bir bozguna uğratmıştı. Her iki ulustan binlerce insan mülteci durumuna düşmüş, savaşın acılarından en büyük payı almıştı. İşte bu benim acıklı hikâyem, acımasız bir kaosun hüküm sürdüğü 1922-1923 yıllarında, Girit’in Resmo şehrinde yaşadıklarımı anlatır. 
Üçüncü kuşak bir Girit-Resmo mübadili olan Metin Öztürk’ün yıllar süren arşiv çalışmasının bir ürünü olan bu dönemsel kurgu hikâyesi, Resmo’nun ahenkli bir tablosunu ortaya koyarken tarihe farklı bir bakış açısı sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104060</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a4b9d0-22dd-49eb-93ba-3f016a055783.jpg</image:loc>
            <image:title>Re-Terraform</image:title>
            <image:caption>“Amerikalılar bu sene kükürt kokan hava dışında üç farklı atmosferi soluyorlardı: Başkanlık seçimi, e-Dünya Kupası ve Robot Olimpiyatları.” 
 
Yakın bir gelecekte Dünya insanları için işler pek de yolunda gitmemektedir. İnsanoğlunun milyonlarca yıldır azar azar yok ettiği Dünya artık pes edip kendini derin bir boşluğa bırakmak üzeredir. Direnen bir grup insanın hayali ve umutları ise siyasi birtakım argümanlar eşliğinde sürekli hüsrana uğramaya mahkûm edilmek istenmektedir. 
 
Distopik bir kurgu olan Re-Terraform romanıyla Volkan Çakır okura çok “muhtemel bir gelecek” vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104061</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d1ceac-3976-49b8-8586-0f8a2c78fc7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesadüf Diye Bir Şey Yok</image:title>
            <image:caption>‘Aynı Yıldızın Altında’ kitabı geldi aklına sanki bir zamanlar sevdiği adamın şu an onu düşündüğünü hissetmiş gibi kalbi acıyla sızladı. Gerçek aşkta; sevgi, sadakat, sabır, fedakârlık ve en önemlisi güven olmalıydı. Sonsuz aşkın formülü buydu ve o kişiyi bulduğunda bu defa kaçırmaya hiç niyeti yoktu. 
    Bir kadının kendi iç çatışmasını ve yaşam mücadelesini anlatan herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği; hayal gücünün etkin kullanıldığı, okuru eserin içine çeken sade ve anlaşılır anlatımı olan, merak unsurunu canlı tutan ve okuyucuyu sıkmayan içten, samimi bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104062</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6e3a587-ef38-4627-92e0-cebff59c6c3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Androtopyaya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bilim kurgu, macera romanlarıyla yüz binin üzerinde çocuk ve genç okurun kitaplığına taht kuran Şöhret Doğruyol Sağbaş’ın kaleminden... 
Hayatı sanal olarak yaşamayı tercih eden insanların ve insandan çok daha zeki, çok daha bilinçli yapay zekâlı androidlerin egemenliğinde bir evren...     Androidler dünyayı ele geçirebilir mi? Biz dünyaya başka türlü davranırsak gelecek daha farklı şekillenebilir mi? Geleceğe dair pek çok soruya cevap arayanlar... Soluksuz bir maceraya hazır mısınız?     Kendi zamanının ötesinde bir paralel evrene geçiş yapan Mavi, bu evreni çözmeye çalışırken aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark eder. Ünlü evrenbilimci Stephen Hawking’in yapay zekâ teknolojileri üzerine kurduğu kehanetlerinin gerçekleştiğine dair şüpheye düşen Mavi, kendini yepyeni bir maceranın içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104063</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c6ef2f-2204-4cd6-9340-9faff5de8e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşgörü Üzerine Bir Mektup</image:title>
            <image:caption>1667 gibi erken bir tarihte kaleme alınan, ancak politik nedenlerle 1689’a kadar yayımlanmayan Hoşgörü Üzerine Bir Mektup’ta–“Şanlı Devrim”den sonra– Locke, politik özgürlük argümanına benzer gerekçelerle tüm insanların doğası gereği sahip olduğunu öne sürdüğü dinî hoşgörüyü savunur. Diğer bir ifadeyle, tüm insanlar doğası gereği “özgür, eşit ve bağımsızdır” ve düşünce özgürlüğü, konuşma özgürlüğü ve ibadet özgürlüğü hakkına sahiptir. İkinci özgürlüğün garanti altına alınmasına yardımcı olmak için Locke, kilise ile devletin ayrılması çağrısında bulunur. Nesiller boyu toplumsal ve politik felsefenin temeli olan bu eser, İngiltere’de ve Avrupa’da modern demokratik devletin temellerinin atılmasına yardımcı olmuştur. Eserin önemi, onu felsefe, tarih ve siyaset bilimi öğrencileri için temel bir okuma haline getiriyor. 
 
“İşte Hoşgörü Üzerine Bir Mektup Avrupa’daki düşünce geleneğinin temel bir kavramı olan hoşgörü kavramının nasıl geliştirileceğine dair Locke’un çağları aşan kavrayışını bize sunuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104064</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99fb306c-57c2-4b89-8775-5bb4a91476c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Ne Olsam?</image:title>
            <image:caption>Ahmet büyüyünce süper kahraman olmak istiyordu. Çünkü tüm kahramanların pelerinleri vardı. Okulun düzenlediği bir gezideyse Ahmet ve arkadaşlarını farklı türde kahramanlar bekliyordu. Birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiler edinen çocukların fikirleri bir anda değişivermişti. Acaba bizim Ahmet de pelerininden vazgeçecek miydi?   İmren Tübcil’in yazıp resimlediği Büyüyünce Ne Olsam?, bir yandan çocuklara meslekleri anlatırken bir yandan da hikâyesiyle okuyanları tatlı tatlı tebessüm ettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104065</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:03:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9425b8ab-830d-4243-bcb5-a8a5bb342d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yüzücü</image:title>
            <image:caption>Önceki yüzyılda yazdığı halde bugüne en çok tesir eden adların başında gelir Franz Kafka. Birçok okurun hemfikir olacağı üzere, hepimizin bildiği, çok yakından tanık olduğumuz halde bir türlü ifade edemediğimiz durumları dile getiren bir yazardır. Üslubunda en çok dikkat çeken şey, alışılmadık bir olayı sıradan bir şeymiş gibi ve çok sade bir dille anlatmasıdır. Kendine göre bir dünya yaratır Kafka. Öyle ki bu dünyada sığınabileceğiniz bir köşe bile yoktur. Tek başınasınızdır. 
Yazarın otuz dokuz kısa öyküsünden derlenen Büyük Yüzücü, Kafka’nın yazın alanındaki gücünü tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Diğer başka eserlerinin de çekirdeğini oluşturan, çağımız insanının temel sorunu yabancılaşmayı aşmak için birey ile toplumun, ben ile dış dünyanın birleştirilmesi meselesini irdeleyen bir öykü seçkisi Büyük Yüzücü. 
“Değerli misafirler! Kuşkusuz bir dünya rekoru kırdım, ama bunu nasıl yaptığımı sorarsanız tatmin edici bir cevap veremeyebilirim. Çünkü doğrusunu söylemek gerekirse yüzme bilmiyorum. Kendimi bildim bileli öğrenmek istemiştim, ama hiç fırsat bulamamıştım. Nasıl oldu da ülkem beni olimpiyatlara gönderdi anlamadım, açıkçası bunu çok merak ediyorum. Her şeyden önce, şu an memleketimde olmadığımı ve çok çaba göstermeme rağmen burada konuşulanlardan tek bir kelime bile anlamadığımı belirtmek isterim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>