﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea50d3ff-d94f-4cf2-8c1f-7a82290cc613.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Chandra Mutluluğunu Arıyor</image:title>
            <image:caption>Profesör Chandra, karmaşık problemleri 
çözmede uzmandır. Çözemediği bir 
şey varsa o da “mutluluğun” sırrıdır. 
 
 
Başarılı, yetkin ve bilgili bir profesör bu hayattan 
başka ne isteyebilir ki? Chandra, iş hayatında 
çok başarılı bir profesördür. Fakat aynı şeyi aile 
hayatı için söylemek oldukça güç. Kaçırdığı Nobel 
ödülü, geçirdiği kaza, ailevi sıkıntıları onu bir 
yolculuğa çıkmaya zorlar. Mutluluğu aramaya çıkan 
Chandra’nın hikâyesi, kalpleri ısıtacak ve okuyan 
herkesin içinde saklı kalan duygulara dokunacak. 
 
Baştan sona güldürürken düşündüren, kendinizi 
terapi seansında gibi hissedeceğiniz, bir solukta 
                                      okuyacağınız bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4be9cce-0b3a-4063-8413-14d4a44553f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Riot Biraderler Keskin Nişancı, Eğlenceli Külot ve Hayatın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Riot Biraderler Kural 1: 
Her gün heyecan verici 
bir şey yap! 
 
Bu kolay bir iş değil ancak Wilbur ve Orville Riot bu meydan okumaya hazır. Bir banka soyguncusunu yakalamak, evi temizlerken gizli bir hazine bulmak ya da kötü bir kralı tahtından etmek... Bunlar Riot Biraderler için günlük heyecanlardan ibaret! 
 
Riot Biraderler zeki, yetenekli ve kesinlikle çok komikler! Hmm... Kabul edelim, bazen de çok sinir bozucu olabilirler. Maceralara atılırlar, oyunlar uydururlar ve bunlar olurken tüm aksaklıklara rağmen her zaman sonunda zirveye çıkarlar. 
 
Riot Biraderlerin kısa hikâyeleri, uyumadan önce keyifli bir okuma serüveni sunar. Ama yine de dikkatli ol! Eğlenceli Külot veya Kızartma Tavası Oyunu oynayarak bütün gece uyanık kalmak isteyebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e96fda3-5644-4269-8196-a354b11adef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Riot Biraderler 2 Tükürüklü ve Tehlikeli</image:title>
            <image:caption>Orville ve Wilbur Riot hiçbir zaman maceradan uzak kalamaz ve Riot Biraderlerin on beşinci kuralı bellidir: 
Aynı görevi iki defa yapamazsın! 
 
Şimdi daha fazla oyun, daha fazla görev ve daha fazla eğlence ile yeniden aramızdalar. Bir gün acımasız suçluların peşine düşen birer casus olurlarken, ertesi gün film yıldızı olurlar. Ama ister GÜLE GÜLE BÖCÜK oynarken böcekleri fırlatsınlar, ister “G”EĞİŞİM “D”ÜNÜ için akla gelebilecek her şeyi değiştirsinler... Değişmeyen tek bir şey var! 
O da Riot Biraderleri hiçbir zaman yapacak bir şeyleri yokken bulamayacağınızdır! 
Sonuçta, onların da dediği gibi... 
 
Kötü bir gün ağız kokusu gibidir. 
Bu konuda bir şey yapmazsan daha da kötüleşir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59755790-7ac5-4e05-9670-5108a27b381c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya İşte Böyle Yönetilir Küresel Gücün Gizli 22 Stratejisi</image:title>
            <image:caption>“Merdiveni Devirmek”, “Şampanya Kadehleri Kulesi”, “Katır 
ve Eyer Çantaları” gibi sıradışı başlıklarıyla Dünya İşte 
Böyle Yönetilir yüzyıllar boyunca ülkelerin güçlerini koruyup 
güçlendirmek için uyguladıkları manipülasyon stratejilerinin 
açıklayıcı bir analizi. 
 
Küresel siyasetten daha insafsız bir şey var mı? Avrupa, Rusya, 
Çin, Kore, Suriye, Ortadoğu... Nereye bakarsanız bakın, küresel jeopolitik güç oyunları çağında yaşadığımızı göreceksiniz. 
Pedro Baños, bu kitapta bizi ülkeler arasındaki bu egemenlik oyunlarının bilinmeyenlerine götürüyor. 
 
İttifaklar, manipülasyon, rekabet, psikolojik savaş... Baños, bahisleri yüksek olduğu bu oyunu, uluslararası alanda nasıl hareket edileceğine ve nasıl etki yaratılacağına dair 22 evrensel kuralla ifade ediyor. 
 
Stratejik gücün gerçekte nasıl işlediğinin sırlarına dair son derece sürükleyici bir yol haritası. 
 
“Baños bize bilmediğimiz veya tahmin etmediğimiz bir şey söylemiyor, ancak hepsini şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklıyor, belgeliyor ve özetliyor. Dünya İşte Böyle Yönetilir, roman gibi soluksuz okunacak bir eser.” 
 
– Ima Sanchís</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c890d5-f7c2-444a-821f-6d7fd71389cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Çizilmiş Beth</image:title>
            <image:caption>Mabel... Kendisi ablam olur! 
 
Bir defa sanat kitabıma çizdiğim otoportrelere gizlice bakmış ve de beğenmemiş. Buna hiç şaşırmadım çünkü o kendisinden başka kimseyi ve hiçbir şeyi beğenmez. 
O günden beri bana Kötü Çizilmiş Beth diye sesleniyor. 
 
Sinir oluyor muyum? 
Evet, hem de çok... 
 
Olağanüstü çılgın ailem ve arkadaşlarımla tanışmak için sabırsızlanıyorsan, hadi gidelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce10aa2-3d3b-4271-a794-ff607cbb3cf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihnin Mekanizması Hafızayı ve Yaratıcı Potansiyeli Güçlendirmek İçin Zihnin Nasıl Çalıştığını Anlamak</image:title>
            <image:caption>Zihnin Mekanizması adlı çalışmasında Edward de Bono, zihnin nasıl çalıştığı, bilgiyi nasıl işlediği ve düzenlediği konusundaki özgün teorilerini takdim ediyor. Kitabın ilk kısmında zihnin yüzeyine odaklanan Edward de Bono, özellikle hafızanın işleyiş mekanizmasını suyun çeşitli yüzeylerdeki akışı, ampuller ve jöle gibi analojiler üzerinden görsel imgelerle zenginleştirerek zihnin 
çağrışımsal kapasitesini ortaya seriyor. Kitabın ikinci kısmında düşünme türlerine odaklanan Edward de Bono, 
“doğal düşünme”, “mantıksal düşünme”, “matematiksel düşünme”nin yanına bir de “yanal düşünme”yi koyarak yaratıcı düşüncenin sınırlarını araştırıyor. Yanal düşünmeyle problemlere yeni bir açıdan bakmaya öneren Edward de Bono, dikey düşünme modelinin düşünceye ket vuran 
“HAYIR” duvarı yerine yatay düşünme modelinin yaratıcı potansiyelini öne çıkaran “PO”yu icat ediyor. 
 
Zihnin Mekanizması yaratıcı düşünce vasıtasıyla yaşama yepyeni bir surette bakabilmenin kapısını aralamak isteyen okurlar için eşsiz bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a917d4d-4558-45ca-820a-da4181351bf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamusal Alan, Yabancılaşma ve Hegemonya Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>İçinden geçmekte olduğumuz çok boyutlu ekonomik krize rağmen, AKP’nin, siyasal alanda iktidarını sürdürmesi; kamu kurumlarında, kadrolaşmayı tamamlaması; özel sektörde etki gücü artan sermaye grupları aracılığı ve tahakkümüyle farklı-kendine karşıt sermaye gruplarının etkisini massetmesi; kamusal alanda, kurduğu hegemonyayla başta yazılı ve görsel medyada olmak üzere farklı seslere alan bırakmaması; kentleri uzun yıllardır yönetmesinden kaynaklı kurduğu ilişki ağlarıyla siyasal gücünü konsolide etmesi ve nihayet muhafazakar, dindar vakıflar ve cemaatler aracılığıyla karşılıklı işleyen bir çıkar-rant ağı kurması somut bir gerçeklik olarak karşımızda dururken; yapılan kamuoyu araştırmalarının sonuçlarına göre, AKP’nin, eskiye göre oy kaybetmesine rağmen halen birinci parti olarak görünmesi; toplumda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın normal seçimler yoluyla Cumhurbaşkanlığını bırakmasının mümkün olmadığı kanısı; liberal demokratından sosyal demokratına, radikal demokratından sosyalistine kadar muhalif bütün siyasal yapılanmaların, toplumu ikna edici bir gelecek projesi sunamaması; özellikle genç eğitimlilerin, ülkeden umudunu keserek yurt dışına gitmeye çalışması gibi durumlar, özellikle solun ve sosyalistlerin önünde büyük bir handikap olarak durmaktadır. 
  Bu çalışmamızda öncelikle bu handikabı aşmak için kamusal alan, yabancılaşma ve hegemonya kavramlarının içeriği, kapitalist sistemin ve kültür endüstrisinin yabancılaştırıcı etkisi, sermaye birikim rejimleri ve hegemonya projeleri aracılığıyla burjuva  kamusal alanın nasıl oluşturulduğu, AKP hegemonya projesinin unsurları, geçmişten bugüne yürütülen hegemonya mücadelesi, karşıt hegemonya projesinin ve karşıt (Proleter) kamusal alanın oluşturulabilmesinin olanakları, ipuçları tartışılmış ve alternatifler ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d2903aa-a9fa-4146-b659-777c5d435095.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıklamalar</image:title>
            <image:caption>Kelimeler, dile gelip yazıya döküldükçe gerçeklikten uzaklaştırırlar çoğu zaman. En sağlam, en kadim sözler bile mutlak hakikati ifade edebilmek bağlamında sadece birtakım işaretlerden, sembollerden ibarettir. Yazar, insana, topluma ait en yalın, en zengin, en açıklayıcı dillerin ürünü olan en güzel, en kudretli cümlelerin bile evrensel ve içsel gerçeklik karşısında sadece başarılı bir işaret, tesirli bir uyaran ya da kulağa hoş gelen bir sayıklamadan ibaret olduğuna inanmasına istinaden, son yıllarda, inişli çıkışlı hayatının ve içsel dalgalanmalarının neticesi olarak  karaladığı birtakım yarım yamalak şiirleri,  ancak bir hezeyan ya da sayıklama olarak görmekte ve isimlendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6433acc1-d0ff-4dcc-8fa0-0d38bc344651.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya</image:title>
            <image:caption>İnsanların bazı gerçekleri görememesinin ne büyük bir nimet olduğunu hatırladığında yüzünü ve ruhunu kaplayan hüzün biraz olsun hafifledi. Bütün gerçekleri görebilen bir insanın hayatı nasıl olurdu acaba? Bir anda hayalinde yemek yiyen bir aile canlandı. Yemek yenilen masa havada duruyor gibiydi. Yanlış görmüyorsa ayaklarında 2 tanesi yoktu. Masanın etrafında oturanlar yarım kaşıklarla, dişleri olmayan çatallarla, kırık dökük tabaklardaki yemeği yemeye çalışıyorlar ancak yemekte öyle garip görünüyor ki hangi yemek olduğu anlaşılmıyor, yarısı olmaya tabağın bir bölümünde bulunan yemek ne sulu yemeğe benziyor ne de katı bir yemeğe benziyordu. Yemek jel kıvamında görünüyor ancak bazı bölümleri o kadar sertleşmişti ki kaşığa almak bile mümkün olmuyordu. O da ne dişlerini yaptırdıkları babaanne takma dişlerinin bir kısmı olmadığı için dakikalarca ağzındaki yemeği çiğneyip duruyor, annesinden bir dilim ekmek isteyen çocuk annesinin uzattığı elindeki boşluğu tutmaya çalışıyor. Yeni aldığı kol saatini göstermek ister gibi kolunu her uzattığında saatine bakan babanın saatinde yelkovan ve akrep bulunmadığı için zamanı gösteremiyor, gereksiz bir ağırlık olarak kolunda taşıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d572e6b-243e-4031-a5e5-a895e6a21eff.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Nesin Masa Takvimi</image:title>
            <image:caption>Bir Dünya Oyuncak başlığını taşıyan masaüstü takvimimiz, İstanbul Oyuncak Müzesi koleksiyonundan Sunay Akın’ın seçtiği en güzel parçaları masanıza taşıyacak. Yıl boyu hep beraber olmak, hiç ayrılmamak umuduyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d268cc30-cd38-4389-8d9c-8645a711a6fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Haaland</image:title>
            <image:caption>Gol makinesi: Erling Haaland 
Dünya artık Erling Haaland&apos;ın oyun alanı. 
Norveçli genç oyuncu, UEFA Şampiyonlar Ligi&apos;nde 20 gol barajına, en az maçta ve 
en genç yaşta ulaşan oyuncu rekorunu kırarak dünya futbol tarihine geçti. 
Manchester City’de forma giyen ve kısa sürede olağanüstü başarılara imza atan Haaland’ın çocukluktan profesyonelliğe uzanan ilginç yaşam öyküsünü bu kitapta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07322d7f-0e7b-4de7-abf9-cac6988556e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılıklar Üzerine - 1</image:title>
            <image:caption>BAĞIMLILIKLAR ÜZERİNE-I 
(DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLARIN ÇEŞİTLİ GÖRÜNÜMLERİ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95c2a8d-3342-4b3c-9cc9-223fa56712a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Astroloji Ajandası 2023 / &quot;Sor Fındığım&quot; (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SOSYAL MEDYANIN ETKİLİ İSİMLERİNDEN ELİFLİ ASTROLOJİDEN 2023 YILI İÇİN KAPSAMLI BİR AJANDA 
 
2023 yılının her günü için size yol gösterecek, planlarınızı gökyüzünün konumunu göre yapabileceğiniz küçük ipuçları içeren bu ajanda astroloji bilginiz olmasa bile size günün kalitesi ve niteliği hakkında bilgi vermek ve bu bilgiler doğrultusunda o günü en verimli şekilde geçirmeniz adına hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d3a04c-0c25-4d93-90fd-21e2a7a96a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Majestelerinin Gemisi Beagle Günlüğü (1831-1836)</image:title>
            <image:caption>Evrim teorisi deyince akla hiç kuşkusuz Darwin kadar onun Beagle seyahati ve Galapagos Adaları gelir. Bilim tarihinde popüler kültüre de mal olmuş böyle pek az hikâye vardır. Bu Günlük, Aralık 1831’de başlayarak beş yıl kadar süren olağanüstü bir doğa yolculuğunun antropolojik gözlemler de içeren sadık ve içten anlatısı olmanın yanı sıra bilimsel bilginin üretimine ve Evrim düşüncesinin adım adım ortaya çıkışına tanıklık etmesi bakımından da benzersizdir. 
 
“Yolculuk, denizlerde ve ırmaklarda Beagle adlı hidrografya, açınsama ve ölçümleme gemisiyle ya da onun güvertesinde taşıdığı çeşitli türde teknelerle yapılmıştır. Adalar ve anakaralardaysa ormanlarda, çayırlarda, dağlarda, su basmış topraklarda, ırmaklarda ya da ırmak boylarında, çöllerde, vadiler ve ovalarda, kimi zaman at, kimi zaman katır sırtında ya da yaya gerçekleştirilmiştir. Darwin büyük zorlukları ve tehlikeleri göze almış, kimi zaman uzun süren hastalıklar yaşamıştır.” 
 
Darwin’in seyahatteyken Britanya’ya yolladığı mektuplar, fosil örnekleri ve hayvan numuneleri, eski öğretmeni Henslow aracılığıyla İngiliz doğabilimcilerine aktarılıyor, Darwin’in ünü bu sayede gittikçe yayılıyordu. Beagle 2 Ekim 1836’da Britanya’ya döndüğünde saygın bir doğabilimci olarak tanınmıştı. Kalan hayatını İngiltere dışına yolculuk etmeden, üretken ve saygın bir doğa bilimci olarak geçirecek, temelini Beagle seyahati boyunca attığı Evrim teorisini geliştirecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b3b2f9d-31eb-4001-bc5b-1c7c7ee6c93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Neden Önemlidir?</image:title>
            <image:caption>“Pek çok kişi için şiir bir şey ifade etmez” diyor Jay Parini kitabının başında. Ama bu genellemeyi görmezden gelerek şiir, dil, şiirin anlamı ve zihinler ile hayatları değiştirme gücü üzerine derin bir inceleme sunuyor. 
 
Kendisi de şair olan başarılı eğitmen Parini; Aristoteles, Horatius, Longinus gibi yüzyıllar önce şiiri savunmuş insanları ele alarak başlıyor, sonra Wordsworth, Coleridge, Shelley, Eliot, Frost, Stevens ve daha pek çok başarılı şairin şiir savunularını inceliyor. Okurun şiirsel ses, metaforun gizemi, özgünlük ve özgürlük üzerine düşünmesini sağlayan yazar, gelenekle nasıl bir bağ kurulması gerektiğini de ortaya koyuyor. 
 
Parini anlaşılmaz terimler ve karmaşık yorumlardan uzak durduğu bu kitabını “şamatacı” kültürün gürültüsü yüzünden zaman zaman unutulan bir gerçeği gün yüzüne çıkararak bitiriyor: “Şiir önemlidir çünkü yokluğunda yarım yaşarız, yaşamın sunduğu olanakların tam anlamıyla bilincinde olamayız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c5497d-74bb-421f-a929-264e4fa155f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Benekli Hem Güzel Hem Akıllı</image:title>
            <image:caption>Benekli’nin annesiyle babası onu “benim güzel kızım” diye severlerdi. 
Uğurböceği güzel olmaktan hoşnuttu, ama ne faydası vardı bunun? 
Onun daha pek çok özelliği, yetenekleri, hayalleri vardı. 
 
Köşeleri yuvarlak tasarlanmış bu çok özel kitap 0-3 yaş grubundaki çocuklara özel hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d7f1aa-cf03-494d-b7b2-36f46e3ca29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamla Ormanda</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı drama eğitmeni ve yazar Lider Hepgenç dijitalleşme ve doğa karmaşasını harika bir dille işleyerek bu çıkmaza bir yol bulmaya çalıştı. 
Günümüzde hangi çocuk tabletini bırakıp hiç oyuncaksız dışarıya çıkmak ister ki?  
 
Lider Hepgenç bu kitabında, çocuğuna doğa sevgisi aşılayan bir baba ve tabletini bırakmak istemeyen bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. 
 
Ormandaki bu eşsiz deneyimi siz de ailenizle yaşamak istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a96ba7c6-157b-490a-aa21-bb96c533b8af.jpg</image:loc>
            <image:title>İtiraf</image:title>
            <image:caption>Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy’un 1882 yılında tamamladığı İtiraf, dinî sansür nedeniyle ilk kez 1884’te Cenevre’de basıldı. Rusya’daysa tam metin olarak ancak 1906 yılında yayımlanabildi. Hayatının hiçbir evresinde kendini sorgulamaktan, günahlarını itiraf etmekten geri durmayan Tolstoy, İtiraf’ı için bir mektubunda şunları yazar: “Yeni yapıtımın asıl hedefi, yaşamıma karşı okurda tiksinti uyandırmak.” İtiraf, 1870’lerde dünya görüşünde bir kırılma yaşayan Tolstoy’un, kendi deyimiyle “ikinci doğumu”ndan sonra yazdığı ilk eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba63fef5-df99-44b0-85f8-9aa1091e3c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Troyalı Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşır, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Troyalı Kadınlar Atinalıların Melos Adası’na çıktıkları seferden hemen sonra yazılmıştır. Euripides Atina’nın Melos’taki acımasız tutumunu eleştirmek için yazdığı bu tragedyada kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını düşünen istilacıların ahlâk ve hukuk dışı davranışlarının kurbanlarına ve kendilerine etkilerini inceler. Bu yönüyle savaş karşıtı bir eser olan Troyalı Kadınlar Seneca ve Jean Paul Sartre’a da aynı konuda yazmak için esin vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cf7c0fa-779a-4dee-8d54-43c6dc59b530.jpg</image:loc>
            <image:title>Troyalı Kadınlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşır, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Troyalı Kadınlar Atinalıların Melos Adası’na çıktıkları seferden hemen sonra yazılmıştır. Euripides Atina’nın Melos’taki acımasız tutumunu eleştirmek için yazdığı bu tragedyada kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını düşünen istilacıların ahlâk ve hukuk dışı davranışlarının kurbanlarına ve kendilerine etkilerini inceler. Bu yönüyle savaş karşıtı bir eser olan Troyalı Kadınlar Seneca ve Jean Paul Sartre’a da aynı konuda yazmak için esin vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97eca2b1-49e5-4162-873e-94268f5caa2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülük Miti</image:title>
            <image:caption>Kötülük fikrinin insan davranışını anlama, eleştirme veya ıslah etmedeki yararına kuşkuyla yaklaşan Phillip Cole, kötülüğü dini veya ahlaki değil mitolojik bir kavram olarak düşünmeyi öneriyor. Kitabı Mukaddes’teki Şeytan’dan popüler film ve romanlardaki “şeytani” karakterlere, cadı mahkemelerinden 18. yüzyılın “vampir salgınına” kadar çok çeşitli felsefi, tarihi ve edebi temayı ele alan yazar, metafizik kötülük problemiyle uğraşırken bir yandan da kötülüğün politik felsefesini yapmayı amaçlıyor. Kötülük Miti çok yönlü ve katmanlı bir kitap: Tarih boyunca en büyük kötülük timsalinin “içimizdeki düşman” olduğunu, en çok, bizim gibi görünüp konuşanların tekinsizliğinden korktuğumuzu savunan Cole, bu özel korku türünün politik toplulukların kimlik inşasında oynadığı merkezi rolü tartışıyor. Şeytanlaştırmanın, günümüzün moda tabiriyle “ötekileştirmenin” politik bir taktik olarak kullanımını sorgulamayı da ihmal etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94a172b-f969-4a12-bab9-69d25d0145fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Çalışır? - Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c065151d-19d4-4ffe-8519-c6c1edc3db24.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykudan Önce Hayvanlarla Eğlence!</image:title>
            <image:caption>MÖÖ! VIRAK! HAV HAV! VIZ VIZ VIZZ! 
Uyku zamanı geldi! Yatmadan önce son bir oyun oynamak ister misin? 
Minikler, kitaptaki hayvan seslerini taklit ederken çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1905343d-1831-4295-9a28-a772f329d10a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Bir Hediyem Var!</image:title>
            <image:caption>Sana gelmiş geçmiş en HARİKA doğum günü hediyesini vereceğim. Muhteşem, sürprizlerle dolu, çok ama çok seveceğin bir hediye. Bu hediyeyi bulana kadar türlü türlü macera yaşadım ve hepsini bu kitapta anlattım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8ba488-55b5-4248-9ef8-871580bf947e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızıda Dururum! - İlk Resimli Trafik Kitabım</image:title>
            <image:caption>Can babasıyla yürüyerek markete giderken, ailesiyle müzeye gitmek için tramvaya bindiğinde ve arabada yolculuk ederken trafikte farklı durumlarla karşılaşıyor. 
Trafikte dikkat etmemiz gereken kuralları öğrenelim mi? 
• Karşıdan karşıya güvenli geçmek için nelere dikkat etmemiz gerekir? 
• Arabada neden emniyet kemeri takmak zorundayız? 
• Toplu taşıma aracına binip inerken nelere dikkat etmeliyiz? 
Faydalı ipuçları ve bilgilerle birlikte bu soruların cevaplarını da kitapta bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01be7823-e8ef-439a-9aa1-86bfed828869.jpg</image:loc>
            <image:title>Cüneyt Uyumayı Başarıyor</image:title>
            <image:caption>Cüneyt uyumayı hiç sevmiyordu. Geceleri uykuya çok zor dalıyordu. Ta ki uyku oyunlarını öğrenene kadar... Acaba bu oyunlar nasıl oynanıyor? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21cbcd90-0d61-4c47-96cc-5a9b2007bda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüseyin Tatmayı Deniyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Hüseyin yeni lezzetler tatmayı hiç sevmiyordu. Ama aile büyüklerine son ziyaretinde daha önce tadını bilmediği yemekleri denemeye karar vermişti. Acaba ailesi ne gibi önerilerde bulunmuştu da Hüseyin’in tavrı değişmişti? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac068aff-f73b-41a3-beaa-185156e0a6ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Kaybetmekten Korkmuyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Emre kaybetmeyi hiç sevmiyordu. Bir gün okul takımıyla futbol maçını kaybettiklerinde çok öfkelendi. Bakalım Emre duygularını nasıl düzenleyecek? Kaybetmek üzerine neler düşünecek, yaşadıklarından ne öğrenecek? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af62db9-f897-4d3d-8876-a4c191bd94a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökseli Hatasından Öğreniyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Gökseli hata yapmayı hiç sevmiyordu. Ama bir gün hatası yüzünden bütün okula rezil olduğunu düşündü ve çok utandı. Bakalım Gökseli utanç duygusuyla nasıl başa çıkabilecek? Hata yapmak ona neler öğretecek? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24177405-223c-4856-942c-54ae12d10f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Paylaşmayı Seviyor Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Su, yeni oyuncaklarını paylaşmayı hiç sevmiyordu. Bir gün oyuncak köpeği Kömür’ü, en yakın arkadaşıyla paylaşmak istemeyince, araları bozulmuştu. Bakalım iki arkadaş bu durumu nasıl düzeltecek? Su, olanlardan nasıl dersler çıkaracak? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce3f7a8c-32c7-4ec8-86a2-d1446b99742a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayfur Okulunu Özlüyor - Farkındalık Serisi</image:title>
            <image:caption>Tayfur okula gitmeyi hiç sevmiyordu. Bir gün, bunu ailesine söyledi ve bir süre evde dinlendi. Acaba Tayfur neden okula gitmek istemiyordu? Okula gitmediği günler nasıl vakit geçirdi? Peki, neden okula geri dönmek istedi? 
Farkındalık Serisi, çocukların yaşamda karşılaştığı sorunları çözmelerine destek olmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99fc663d-f26a-47ed-80ef-e7be70dc5a65.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Eğitim Sistemleri</image:title>
            <image:caption>İnceleme kapsamına alınan ülkelerin eğitim sistemleri açısından önemli reform ve gelişmeler yaşadıkları ve diğer dünya ülkelerini de bu gelişim ve değişimlerle etkiledikleri düşünülmektedir. Seçilen ülkelerin eğitim sistemleri incelenirken; eğitim sistemlerinin yapısı, işleyişi, öğretim kademeleri, öğretmen yetiştirme, okul yöneticisi ve denetmen yetiştirme yapıları incelenmiştir. 
 
Ayrıca Covid-19 sürecinin başlamasıyla birlikte eğitim sistemlerindeki değişimler, yenilikler incelenerek ülkelerin eğitim sistemleri Türk eğitim sistemiyle ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eğitim sistemi ile karşılaştırılmıştır. 
  Bu karşılaştırmalara ek olarak özel karşılaştırma çalışmalarına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec0d0dbc-441a-45f8-822c-aec00c1ac8b7.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz İdaresinde Kıbrıs Türklerinde Ortaöğretim</image:title>
            <image:caption>Kıbrıs tarihinin önemli bir dönemi İngiliz yönetimi altında geçmiştir. Bu süre zarfında Dünya, iki büyük savaş gördü. Tüm Dünyada yeni gelişmeler yaşanır iken dengeler yeniden oluşmaya başlamıştı. Tam da bu dönemde Kıbrıs, seksen iki yıl İngiliz idaresinde kaldı. Kıbrıslı Türklerin ortaöğretimin olgunlaşma evresi bu döneme rastlamaktadır. Günümüzde halen faal olan birçok ortaöğretim okulumuz bu dönemde kurulmuştur. Toplumlar aldıkları eğitim sayesinde gelişir. Bu amaçla toplumların gelişimini anlamak için eğitimdeki gelişmeleri de doğru zeminde öğrenmek önemlidir.  
 
Kıbrıs Türk Eğitim Tarihiyle ilgili birçok çalışma yapıldı. Ancak Kıbrıs Türk ortaöğretimin tarihsel gelişimini bütünsel açıdan ele alınmadı. Bu araştırma işte tam olarak bunu vadetmektedir. Çok farklı kaynaklar karşılaştırma yapılarak değerlendirildi. 
  Elinizde bulunan eser sadece eğitim tarihi açışından irdelenmemelidir. Çalışmanın satır aralarında dönemin siyasi olaylarına dair bilgilerde rastlamanız mümkün olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c69fc0fa-6736-42d5-8b62-fdef5d684fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel Psikoloji (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99809840-061d-47ad-8adb-868ab1a3e8b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Ülkesi – Do Majör Amca Nota Masalları Serisi</image:title>
            <image:caption>Hiç düşündünüz mü? Dünyada bunca müziğin kaynağı nereden gelir? 
 
Bunca güzel ses ve notalar nerede yaşarlar? 
Müzik işaretlerinin yaşadığı bir ülke nasıl olabilir? 
 
Müziği oluşturan bu ses ve notalar onları her çağırdığımızda nasıl bize hemen ulaşabilirler? 
 
İnsanlardan onları tanıyan var mıdır? Varsa nasıl iletişime geçerler? 
 
Tüm bu soruların cevabını bulmak için hadi gelin birlikte bir yolculuğa çıkalım. Müzik Ülkesi serimizdeki bu yolcuğumuza eşlik ederseniz hem Müzik Ülkesi&apos;nin nasıl bir yer olduğunu öğrenirsiniz hem de o ülkede yaşayan &quot;Müzik Ülkesi Kahramanları&quot; ile tanışabilirsiniz arkadaşlar. Eğer hazırsanız hadi sayfayı çevirin ve başlasın yolculuğumuzun ilk serüveni!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb72dfaf-5bd8-476d-b6f9-47bf34f2ed9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Eğitimde Drama</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem çocuklarıyla dramanın uygulanabilmesi için drama eğitiminde gerekli olan teorik bilgiler ile uygulama örneklerini bir araya getirip bir rehber kitap hazırlamak amacıyla kitabın ilk bölümlerinde dramayı kavramsal olarak anlamak için gerekli olan temel konulardan olan dramanın temel kavramları, oyun-tiyatro-sanat ile ilişkisi, tarihçesi, bileşenleri alt başlıkları güncel bilimsel kanıtlar ışığında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. 
  Kitabın diğer bölümlerinde drama eğitim ortamları ve materyalleri, dramanın çocuğun gelişim alanlarına etkisi, dramanın teknikleri, drama etkinliklerinin planlanmasında aşamalar, eğitim programlarında drama etkinlikleri ve dramatik oyun merkezleri konularına yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b79b105-94ae-46fe-8e58-e5239bf1e395.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kültüründe Çocuk Ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Türk toplumunun kültürel kodlarını esas alan, insanlığın evrensel değerleriyle harmanlanmış; sadece kendisi için değil, bütün insanlığın kurtuluşu için çaba sarf eden üstün insanî niteliklere sahip nesillerin yetiştirilmesi, ancak kapsamlı ve özgün eğitim modelleri ile sağlanabilir. Bir başka ifadeyle yarınki Türkiye’nin kurucu ve yaşatıcıları olacak olan çocukların, içinde yaşadıkları toplumun değerlerini içselleştirmeleri, kendine ve ülkelerine güven duygularını güçlendirilebilmeleri, ancak ‘kültür’ odaklı bir eğitim politikasıyla mümkündür. 
   Yazılan bu kitabın, öğretmen adaylarının kendi öz kültürünü daha iyi tanımalarında ve yapacakları eğitim uygulamalarında Türk kültürünü aktarmalarında rehberlik etmesi temenni edilmektedir. Kitapta kültürün tanımı ve önemi, Türk kültüründe gelenek ve görenekler, aile, kadın, çocuk, çocuk folkloru, oyun ve oyuncaklar, çocuk edebiyatı, çocuk ve müzik, çocuk ve sanat konuları detaylı olarak ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6458e980-8302-423e-9df7-518ee20bd453.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Romanında Kadın Sesleri</image:title>
            <image:caption>1980-2000 aralığı, Türkiye açısından bir çok siyasal ve sosyal gelişmenin yaşandığı önemli bir evredir. Bu dönem Türk kadın yazarların edebiyatımızdaki etkilerinin belirginleştiği bir dönem olması açısından da ayrı bir önem taşımaktadır. 
  Bu dönemde kadın yazarlar, eserlerinde sadece kadın konusuna değil, birey ve toplumla ilgili pek çok alandaki görüş ve gözlemlerine de yer vermişler ve oldukça başarılı ürünler ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada 1980-2000 döneminde Türk kadın yazarların romanlarında işledikleri konuların ve eğitim kavramına yaklaşımlarının belirlenmesine çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cfa8704-44b5-4cc6-9399-10d4548008b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Zihin Haritalama (Örnek Uygulamalarla)</image:title>
            <image:caption>Zihin Haritalama Tekniğinin yaratıcısı olan Tony Buzan’a göre beynimize gelen her bilgi beynin merkezi 
küresinden onlarca, binlerce hatta milyonlarca çağrışım içeren kıvrıma yayılmaktadır. Her kıvrım bir çağrışımı, her çağrışım da kendi sonsuz bağlantısını ifade etmektedir. 
  Beynin bu çalışma sistemine yani, bir merkezden yayılan veya merkeze bağlanan çağrışımsal düşünme sürecine “yayılan düşünme” denmektedir. Zihin haritası bu yayılan düşüncenin dışa yansımış ve görselleşmiş hali olup beynin düşünme gücünü arttırmayı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd861970-71ea-4839-8376-84259d1498e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Drama İle Çocuk Hakları</image:title>
            <image:caption>Çocukların rahat, huzurlu ve güvenli yaşamaları amacıyla, çocuk haklarının ele alınması; toplumun insan haklarına, özgürlük anlayışına ve bireyin özgürleşmesine verdiği değerin göstergesidir. Çocuğa ve topluma dair kayıtları yorumlamak 
amacıyla sadece bizim çocuklarımızın değil tüm dünya çocuklarının da yaşadığı olaylardan yola çıkarak atölyeler tasarlanmıştır. Sanatın farklı dallarının, çocuk haklarına dikkat çekmek amacıyla ortaya koyduğu eserlerden yararlanılmıştır. 
  Bu çalışmada birbirini tanımayan katılımcılar bir araya geldiği için ilk atölyeler tanıma-tanışma, iletişim-etkileşim ve problem çözme üzerine tasarlanmıştır. Grubun birbirini tanıması, etkili iletişimin olması atölye çalışmalarını olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1bbf12c-aba8-4a7f-99ee-7bc171254247.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Osmanlı Hukukunda Zimmi İsyanları</image:title>
            <image:caption>Klasik İslâm hukukunda cezalar &quot;had”, &quot;kısas” ve &quot;ta‘zîr” olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Hangi suçların had veya kısas kapsamında yer aldığı hususunda hukukçular arasında belli bir anlayış birliği bulunmakla birlikte isyanın üçlü tasnifteki yerinin ne olduğu konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî hukukçuları isyan suçunu had kategorisinde değerlendirirken Hanefî hukukçuları ta‘zîr olarak yorumlamışlardır. Bu nedenle isyancılara verilecek cezaların türü ve miktarı devlet başkanının takdirine bırakılmıştır. Osmanlı Devleti Hanefî mezhebini benimsediği için isyan suçunu da bu anlayışa göre düzenlemiştir. Osmanlı’nın klasik döneminde çıkarılan ceza kanunları isyan suçu ve cezasıyla ilgili herhangi bir madde içermemekle birlikte Arnavutluk’ta çıkan zimmî isyanlarına dair Dîvân-ı Hümâyun’un gönderdiği ferman ve hükümlerden Hanefî fıkhı doğrultusunda hareket edildiği anlaşılmaktadır. Bu konuda Osmanlı’nın gerek kanun koyucularının gerek kanun uygulayıcılarının keyfîlikten uzak, hukuka ve şeriata uygun davrandıkları görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d6fe48-f98f-4007-94b6-f7499b72c114.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül</image:title>
            <image:caption>“Özgürlük, bağımsızlık ve bencillikle dolu bu devirde doğmanın bedelini yalnızlıkla ödüyoruz.”
Japonya’nın en tanınmış ve en saygı duyulan yazarlarından biri olan, Ben Bir Kediyim, Üç Köşeli Dünya ve Ardından gibi eserlerin yazarı Natsume Soseki’nin kaleme aldığı son kitap olan Gönül, ülkesinde İnsanlığımı Yitirirken’le birlikte en çok okunan iki romandan biri. Yazarın kuşaktan kuşağa değişen değerleri, farklılaşan kadın, erkek ve aile mefhumlarını ve insanın çılgın kalabalıklar içinde birey olma mücadelesini ustalıkla anlattığı roman, edebiyat çevrelerince yazarın en önemli yapıtı.
Genç bir üniversite öğrencisi tatili sırasında ilgi çekici bir adamla tanışır. Tatilden sonra da dostluğunu sürdürdüğü bu kişi, hayattan kendini soyutlamış, eşinden başka kimseyle yakınlık kuramayan ve insanlığa olan inancını yitirmiş biridir. İkili birbiriyle yakınlaştıkça, genç öğrencinin “Hocam” diye bahsettiği adam ona gönlünü açacak ve pişmanlıkla, acıyla ve ölümle yüklü yaşam öyküsünü onunla paylaşacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5997d66-b041-4693-b719-3c5cab5d8377.jpg</image:loc>
            <image:title>Çifte Ejderhanın Diyarında-2: VİETNAM</image:title>
            <image:caption>Tet, çocuklar için gerçek bir bayramdır. Türkiye’deki geleneklerde de olduğu gibi, bu bayramda çocuklara bozuk para ve şeker verilir. Ancak, para elden verilmez. Bayram için özel olarak hazırlanmış olan kırmızı zarflara konulur, öyle verilir. Buna ‘uğurlu para’ ya da ‘şans parası’ denilmektedir. Çalışmaya başlayan gençler, annelerine ve babalarına, ninelerine ve dedelerine aynı zarflarda şükran parası verirler. Miktarından çok simgeselliği önemlidir. Yaşlılara kuş yuvası içeceği armağan edilir. Yılbaşı haftası boyunca tapınaklar ve mezarlıklar ziyaret edilir; tütsüler yakılır; adaklar adanır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee060507-eff8-4282-a5c6-b5920dcb4401.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöropazarlama Literatür Taraması (2012-2022)</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I NÖROPAZARLAMA KAVRAMI VE KULLANIM ALANLARI 
 
BÖLÜM II NÖROPAZARLAMANIN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
BÖLÜM III NÖROPAZARLAMA ALANINDA YAPILAN BİLİMSEL ÇALIŞMALAR 
 
BÖLÜM IV YÖNTEM 
 
BÖLÜM V BULGULAR VE TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76089b18-c4f1-40e2-acc1-83be32e2cc98.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Resmi Mükemmel Yapan Her Şey</image:title>
            <image:caption>Yazar Jody McKay kitapta çocuklara mükemmel hayat olmadığını, önemli olanın emek harcamak ve kendi elinden ortaya bir eser koymak olduğunu anlatıyor. Kitabı Juliano Motzko resimledi. Orijinal dili İngilizce olan kitabı Sima Özkan dilimize kazandırdı.  
 
Arka kapaktan: 
 
Kurşun kalem, babasına bir resim çizmek istiyor ve bu resim MÜKEMMEL olmalı, ama nasıl?


Bir resmi mükemmel yapan şey nedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f94c89-baca-47d3-99c7-a14e455d8cb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkıntıdan Patlayan Kasaba</image:title>
            <image:caption>Eski hayalini getir, yenisini götür! 
Selen Aydın, yeni resimli öyküsünde merakın, keşfetmenin ve hayal etmenin hepimiz için vazgeçilmezliğini, komik üslubuyla düşündürüyor. Okuru, gündelik sorumlulukları dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen, tekdüze yaşamlar süren ve “sıkıntıdan patlayan” insanların yaşadığı bir kasabaya davet ediyor. Yaşama sevinci veren tutkuları, duyguları hatırlatan sıcak ve renkli öykü, sanatçı Sadi Güran’ın usta işi desenleriyle canlanıyor. Yaratıcı ve eğlenceli dilinin yanı sıra zengin görselliğiyle dikkati çekerken, hayatın büyülü anlarını sevgiyle kucaklıyor. Deniz fenerinde yaşayan Bayan Tepedenbakan, işleri dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyenleri çok yadırgıyordu. Ona göre, kasaba adeta donup kalmış, insanlar çevrelerindeki güzellikleri görmez olmuştu. Sonunda bir gün, kasaba sakinleri “sıkıntıdan patlamaya” başladı. Önce emekli öğretmen Bay Sormageç, sonra şapkalı Bay Fernando, derken masalcı Bayan Sonsuzmasal... Kasabanın doktoru Bay Cansever de “patlayınca”, tatilini dedesi Bay Sormageç’le geçiren hayalperest Bulut’un aklına bir fikir geldi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f359eb-954d-4eb3-811a-9416e7e008ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku İklimi</image:title>
            <image:caption>Denizlerin adamı Başkomiser Adamsberg, o acımasız nisan ayında, ardında gizemli bir giyotin işareti bırakan ancak kimliğini gizlemek için tüm önlemleri alan gölge bir katilin peşine düşer. Katil, bıraktığı izleri yok etmektense yanıltıcı ipuçlarıyla dedektifleri oyalamayı amaçlayan hünerli bir zanlıdır. Başkomiser Adamsberg, katman katman yayılan bir sis bulutunun içinde kaybolduklarının farkındadır. Katilin tuzaklarından kurtulmak için katilin peşine değil, sezgilerinin ona gösterdiği hedefin peşine düşer: İzlanda’nın ücra Tilki Adası’nda krallığını kurmuş yarı ölü canavar Afturganga. 
 
O sırada başkomiserin en güvendiği iki yardımcısı Danglard ve Retancourt aklın yolunu izlemeyi tercih eder: Fransız Devrimi sırasında Terör Dönemi’nin kurucusu Robespierre’e adanmış bir derneğin büyük meclisine sinmiş korku iklimine kendilerini kaptırırlar. 
 
Katilin binbir kılığa girerek ve sahte ipuçları bırakarak gizlendiği kapkara bir ormanda, izleyecek bir patika bile bulamayan dedektiflerin her birinin ayrı yöne dağıldığı bu karmakarışık cinayet silsilesini kim, hangi yöntemle sonlandıracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2781ca5-ed67-494d-b3b5-41994b48b249.jpg</image:loc>
            <image:title>Arife Evde CAT Başına Tüyler ve Dikenler</image:title>
            <image:caption>Kaktüsün dikenlerine sürerim yüzümü 
Kuşlara söverim. Kaybolana dek kovalarım akşamdan kalma bir üzümü. 
 
Küçük ve yuvarlak şeyler evin kuytularına götürür beni. Oralarda üzeri bantlı bozuk paralar, hüzünlü bir dünyanın kapısını aralar.  Eski bir aşk kayasından hatıra cam parçaları ilişir patime, ruhumu yaralar. 
 
Çekip çıkarırım hatıra kırıklarını açığa. Kederi havalandırırım. Öyle oracıkta sivri ucu hayata bakacak şekilde bırakırım. 
 
Arife ismim. Ev kedisiyim. Tırmalamam insanları, ısırmam belki…  Ama kimi zaman hatıralarıyla yakalarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423f9a1c-7dd2-4dd1-b2ea-47b820734815.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos; de İktisat Politikaları ve Ekonomik Büyüme (2000 - 2021)</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜMENİN TEMEL BELİRLEYİCİLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM İKTİSAT OKULLARI VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME MODELLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM EKONOMİK KALKINMA VE EKONOMİK KALKINMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM KÜRESELLEŞME VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
ALTINCI BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME VE ENFLASYON İLİŞKİSİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME VE DIŞ TİCARET 
 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM EKONOMİK BÜYÜME VE İSTİHDAM 
DOKUZUNCU BÖLÜM TÜRKİYE’DE PARA POLİTİKASI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ONUNCU BÖLÜM TÜRKİYE’DE MALİYE POLİTİKASI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE DÖVİZ PİYASASI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON İKİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE FAİZ VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜME VE GELİR DAĞILIMI (2000-2021) 
 
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE’DE SANAYİ POLİTİKALARI VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
ON BEŞİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİ POLİTİKALARI VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON ALTINCI BÖLÜM TÜRKİYE’DE GİRİŞİMCİLİK VE EKONOMİK BÜYÜME (2000-2021) 
 
ON YEDİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE AR-GE HARCAMALARI VE EKONOMİK BÜYÜME: TESPİT, ELEŞTİRİ VE ÖNERİLER 
 
ON SEKİZİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜME, BANKACILIK VE FİNANSAL PİYASALAR 
 
ON DOKUZUNCU BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜME OYNAKLIĞI İLE FİNANSAL DOLARİZASYON ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
YİRMİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE EKONOMİK BÜYÜMENİN MEKANSAL ANALİZ İLE İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70afcb37-dc81-456e-8a94-25ce4808d2b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmecilik Alanındaki Çalışmaların Bibliyometrik Analizi (Muhasebe ve Finansman, Yönetim ve Organizasyon, Üretim Yönetimi ve P</image:title>
            <image:caption>1-BAĞIMSIZ DENETİM KALİTESİ KONULU ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ VE GÖRSEL HARİTALAMA BULGULARI 
 
2-DEVLET MUHASEBESİ ALANINDA YAPILAN AKADEMİK ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
3-TÜRKİYE’DE KONKORDATO KONUSUNDA YAPILAN AKADEMİK ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
4-TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİM KONUSUNDA HAZIRLANMIŞ DOKTORA TEZLERİNİN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
5-YÖK TEZ MERKEZİ&apos;NE KAYITLI VE İŞLETME BİLİM DALI&apos;NDA HAZIRLANMIŞ OLAN DOKTORA TEZ ÇALIŞMALARININ BİBLİYOMETRİK ANALİZİ (2017-2021) 
6-ULUSLARARASI KRİTERLERİ SAĞLAYAN VE YÜKSEK ETKİ FAKTÖRÜNE SAHİP BİR DERGİ ÜZERİNE BİBLİYOMETRİK ANALİZ: İSTANBUL BUSİNESS RESEARCH DERGİSİ ARAŞTIRMASI (2013-2021) 
 
 7-İŞLETME ALANINDA YAYINLANAN BİLİMSEL MAKALELERİN İŞLETME ALT DİSİPLİNLERİ BAĞLAMINDA BİBLİYOMETRİK YÖNTEMLE İNCELENMESİ 
 
8-YÖNETİM YAZININDA YER ALAN ÖRGÜTSEL DESTEK OLGUSUNUN BİBLİYOMETRİK ANALİZ YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ 
 
9-PSİKOLOJİK TACİZ OLGUSUNUN EVRİMSEL GELİŞİMİNİN BİLİMSEL HARİTALAMA YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ 
 
10-NÖROBİLİM VE BİR YÖNTEM OLARAK İŞLETME DİSİPLİNİNDE KULLANIM ALANLARININ BİBLİYOMETRİK ANALİZ TEKNİĞİ İLE TESPİTİ 
 
11-İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE DİJİTALLEŞME İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
 
12-DİJİTAL PAZARLAMAYA AKADEMİK İLGİNİN YAŞAM SEYRİ: SCOPUS VERİ TABANINDA BİBLİYOMETRİK ANALİZ 
 
13-ÇEVİK TEDARİK ZİNCİRİ ÜZERİNE BİBLİYOMETRİK ANALİZ 
 
14-ULUSAL SÜRDÜRÜLEBİLİR PAZARLAMA LİTERATÜRÜNÜN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b8f188-1557-488c-8492-f119c83a361c.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 05</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! Hori ve Miyamura artık resmen bir çift ve bunu okuldaki herkes biliyor. Ancak ilişkileriyle ilgili olarak insanların Hori’nin arkasından konuştuğunu düşünen Miyamura için her şey güllük gülistanlık değil. Hori&apos;nin erkek arkadaşı olma konusunda duyduğu endişe tavan yapınca Miyamura, görünüşünü dramatik bir biçimde değiştirmeye karar verir, bu dönüşüm herkesin onun hakkındaki fikrini bir anda değiştirmeye yeter... Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2336f34-6c3c-4fa1-b7dc-48decc812ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Kayıp gölgesinin peşine düşen Peter Pan adlı küçük bir çocuk, Wendy, Michael ve John adlı üç kardeşin odalarına dalar. Uzun uğraşlardan sonra Wendy, Peter&apos;ın çılgın gölgesini geri getirmeyi başarır ve karşılığında Peter üç kardeşe, Var Olmayan Ülke adını verdiği yerdeki evine kadar kendisine eşlik etmelerini teklif eder. 
 
Bir fantezi ve eğlence dünyası olan Var Olmayan Ülke, Peter ve yaşlanmayan kayıp çocuklar grubuyla birlikte Wendy ve kardeşleri için her an harikalar yaratır, ancak Var Olmayan Ülke&apos;nin sunduğu ihtişamla birlikte kötü Kaptan Kanca da pusuda beklemektedir... 
 
 
  J.M. Barrie&apos;nin ölümsüz eseri Peter Pan, yüz yılı aşkın bir süredir her yaştan okuyucuyu büyülüyor ve eğlendiriyor; masal tüm zamanların en çok uyarlanan eserlerinden biri olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64e11379-f4d7-4b53-a3e0-7cce3735ab59.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savoy Oteli, Eyüp ve Radetzky Marşı adlı romanlarıyla dünya çapında üne kavuşan Joseph Roth, öykülerinde gündelik hayattan seçtiği karakterlerin hüzünlü kaderlerini üstün gözlem yeteneğiyle kâğıda döker; âşıkları, meczupları, kaçakçıları, fahişeleri, demiryolcuları, postacıları, öğretmenleri ustalıkla ete kemiğe büründürür. Bu kitapta, Örnek Öğrenci’yle başlayıp masalımsı Livyatan’la son bulan öykülerin kronolojik sıralanışı, Roth’un edebiyattaki seyrinin ayrıntılı bir resmini ortaya koyuyor. 
 
“Eğer tarih bir üslup seçebilseydi 
bu kesinlikle Roth’unki olurdu.” 
 
Michael Hofmann 
 
“Her sayfasında bir şiir var.” 
 
Joseph Brodsky</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd8cc1a-633b-49a4-a25e-a97123963b74.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Oyunları 2</image:title>
            <image:caption>“Necati Cumalı aramızdan ayrıldığında, arkasında kimi hiç oynanmamış, kimi hiç yayınlanmamış yirmi dokuz oyun da bıraktı. Bunların gün ışığına çıkarmak, önce Necati Cumalı’ya, sonra da Türk Tiyatro Edebiyatı’na karşı borcumdu. Bu yapıtların nasıl yıpratıcı bir çalışma sonucu yaratıldığının yakın tanığı olarak, bazı belgeleri de Necati Cumalı’nın sanatına bağlılığına, kırılmaz direncine duyduğum saygı nedeniyle ve özellikle kendisinin hayattayken gerçekleştiremediği bir isteğini yerine getirmek amacıyla okurları ile buluşuyor” 
Berin Cumalı 
 
Cumhuriyet dönemi Türk yazınının tanınmış isimlerinden Necati Cumalı’nın tiyatromuz için ölümsüz yapıtlarını barındıran dört ciltlik çalışmanın bu ikinci cildini bugünün ve yarının kuşaklarına taşımanın onurunu yaşıyoruz. Öyküden romana, şiirden tiyatroya, denemeden anı ve incelemeye varıncaya kadar yazınımıza çok yönlü katkılar sunan Cumalı’nın oyunlarıyla görsel-işitsel bir sanat olan tiyatro oyunlarının yazınsal olarak keyfine varacaklarına inanıyoruz. Cumalı’nın hiç oynanmamış oyunları yanında Boş Beşik, Nalınlar ve Çalıkuşu gibi çok bilinen yapıtlarını da oyun olarak okuyacak başka bir dünyanın kapısını açacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc4a288-15fe-40c1-b6e9-394832cf36ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarotun Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Alejandro Jodorowsky, 1950’lerin başında Tarot ile tanışır ve Tarot, onu bu alanla ilgili hiç beklemediği ve planlamadığı, derin bir yolculuğa sürükler. Elinizde tuttuğunuz, bugüne kadar Tarot’a dair yapılmış en kapsamlı araştırma ve açılım kitabı olan Tarot’un Bilgeliği: Sembol ve Arketiplerle Yaşamı Keşfetmek, Tarot’un basit bir kehanet aracından çok daha fazlası olduğunu ortaya koyuyor. 
Alejandro Jodorowsky ile Marianne Costa, tabir caizse “ömürlerini adadıkları” Tarot araştırmalarını Tarot’un Bilgeliği: Sembol ve Arketiplerle Yaşamı Keşfetmek kitabında, meraklıları için tüm detaylarıyla aktarıyor. Bu kitap, 78 kartın hiyerarşisinin ardındaki gizli çağrışımlarını, daha önce peşine hiç düşülmeyen semboller ve simgelerin anlamını araştırıyor. 
 
“‘Geleceği görmek’ yanılsamasından kurtulursak Tarot psikolojik bir araca dönüşür, ki bu kendini bulmanın aracıdır.” 
Tıpkı insanların Fransızca, İspanyolca, İngilizce, Japonca ve bunun gibi dilleri konuşması gibi Tarot’u da konuşabiliriz. Ve nasıl her insan çalıştığında yeni bir dil öğrenebilirse Tarot’un mesajlarını da bir büyücü, falcı veya parapsikolojik güçlere sahip olmadan okuyup tercüme etmeyi de öğrenebilir. Tarot, herkesin kavrayışına açık bir dildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/971102b7-8cda-4311-a569-b333c401f5da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Oyunları 1</image:title>
            <image:caption>“Necati Cumalı aramızdan ayrıldığında, arkasında kimi hiç oynanmamış, kimi hiç yayınlanmamış yirmi dokuz oyun da bıraktı. Bunların gün ışığına çıkarmak, önce Necati Cumalı’ya, sonra da Türk Tiyatro Edebiyatı’na karşı borcumdu. Bu yapıtların nasıl yıpratıcı bir çalışma sonucu yaratıldığının yakın tanığı olarak, bazı belgeleri de Necati Cumalı’nın sanatına bağlılığına, kırılmaz direncine duyduğum saygı nedeniyle ve özellikle kendisinin hayattayken gerçekleştiremediği bir isteğini yerine getirmek amacıyla okurları ile buluşuyor” 
Berin Cumalı 
 
Cumhuriyet dönemi Türk yazınının tanınmış isimlerinden Necati Cumalı’nın tiyatromuz için ölümsüz yapıtlarını barındıran dört ciltlik çalışmanın bu birinci cildini bugünün ve yarının kuşaklarına taşımanın onurunu yaşıyoruz. Öyküden romana, şiirden tiyatroya, denemeden anı ve incelemeye varıncaya kadar yazınımıza çok yönlü katkılar sunan Cumalı’nın oyunlarıyla görsel-işitsel bir sanat olan tiyatro oyunlarının yazınsal olarak keyfine varacaklarına inanıyoruz. Cumalı’nın hiç oynanmamış oyunları yanında Boş Beşik, Nalınlar ve Çalıkuşu gibi çok bilinen yapıtlarını da oyun olarak okuyacak başka bir dünyanın kapısını açacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0f1d919-523c-4a99-85fe-cd6afc7123ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana İyi Bir Finansçı Bulun!</image:title>
            <image:caption>Şirketlerde İyi Finansal Yönetim Nasıl Yapılır? “İş hayatında sıkça duyduğum, kulak misafiri olduğum şeylerden biri ‘bana iyi bir finansçı bulun’ talebidir. Bu talebi karşılamak ve iyi bir finansal yönetim sistemi kurmak için öncelikle tanımlarını iyi yapmak gerekiyor. Bu kitabı, şirketlerin aradıkları finansçının nasıl biri olması ve onun kuracağı finansal yönetim sisteminin nasıl işlemesi gerektiğinden yola çıkarak yazmaya çalıştım. Yazdıklarımın önemli bir bölümü günlük hayatta danışmanlık yaptığım şirketlerde gözlemlediğim ve bire bir yaşadığım konulardan ve vakalardan oluştu. Bunların yanı sıra Bilgi Üniversitesi işletme yüksek lisans bölümünde verdiğim finansal yönetim dersinin notlarından yararlandım ve sonuçta ‘Bana İyi Bir Finansçı Bulun!’ ortaya çıktı. ” S. Can Karaşıklı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d3a170-355e-439a-a9eb-40fea10c940a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sınıf</image:title>
            <image:caption>Bir katilin nefesini ensende hissetmek mi daha ürkütücü yoksa aşkın pençesine düşmek mi?
 
Küçük ve kendi halinde bir deniz kasabasında yaşayan Damla ile arkadaşlarının en büyük heyecanı, lise son sınıfa geçmeleri ve hayatlarının yönünü  belirleyecek üniversite sınavının gittikçe yaklaşmasıdır.

Yaz tatilinden önce,  Damla’nın erkek arkadaşı Arda aniden genç kızdan ayrılır. Oldukça zor bir yaz geçiren Damla, hem Arda ile yeniden karşılaşmak hem de dikkatini derslere vermek arasında gidip gelirken, kasabada ilginç ve bir o kadar da korkutucu cinayetler işlenmeye başlar.

Kendine MEHDİ diyen katilin öngörülemez adımlarını takip etmeye başlayan son sınıf öğrencileri, yeni kurbanı bulmaya
ve korumaya çalışır.

Damla, Savaş, Beyza, Metin, Arda gündelik hayatlarındaki aşk sürprizlerine ve sınav telaşına devam ederken, bir yandan da ölümün soğuk nefesini enselerinde hissetmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a60c0ac-501b-411a-94b9-88de0e23ef9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Oku - Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Geçmişte, bugünde ve gelecekte var olabilmenin sırrı sevgiden geçiyor... 
Hanzade Servi, Dünyaca ünlü Charles Dickens&apos;ın yüz yetmiş dokuz yıl önce kaleme aldığı Bir Noel Şarkısı adlı klasiğini, ince mizahi dokunuşlar eşliğinde ve sade bir dille “SEN de OKU Klasikler” koleksiyonu için yeniden anlatıyor.
Merhametsizlikten kalbi donmaya yüz tutmuş bir adamın buzlarını çözen bu mucizevi hikâye, okurlara anlamını asla yitirmeyecek çok değerli bir hayat dersi veriyor; yardımseverliğin ve koşulsuz sevginin tüm kapalı kapıları açacağını gösteriyor. 
 
Yapılan iyiliğin de kötülüğün de hiçbir zaman karşılıksız kalmayacağını vurgulayan kitap, insani zaaflara ve zayıflıklara değindiği anlatısının arka planında; eğer hâlâ yaşıyorsak hiçbir şey için geç kalmadığımız mesajını da paylaşıyor. 
Sayfalarını çevirmeye başlar başlamaz eski-yeni nice yılların ölümsüz hayaletlerini birer birer diriltmeye başlayacağınız bu kitap, birazcık ürpertici gibi görünse de aslında çok komik! 
Adı her ne kadar Bir Noel Şarkısı olsa da illa ki Noel zamanında okumanız şart değil üstelik. İçinizdeki sevgiyi ararken de, sevginizi dışa vurmanın yollarını ararken de pekâlâ okuyabilirsiniz. Tam da bu esnada, gelecek tüm yeni yılların yeni heyecanlarını hissetmeniz de cabası!
Bu hikâye; sizi dünyanın en acımasız, en huysuz, en kalpsiz, en cimri adamı Bay Scrooge&apos;la tanıştırıp zaman zaman öfkelendirecek olsa da, satır aralarında kalbinizi yumuşatacak ve hatta titretecek pek çok ayrıntı gizliyor.  
Ve şimdi tüm bu gizemi aydınlatıp hayatı boyunca “kötü” olmak zorunda kalmış yalnız bir adamın “iyiliğe” yelken açışına tanıklık etme vakti! 
 
Charles Dickens&apos;ın zamana meydan okuyan klasiğine mizahtan beslenen bir üslupla yeniden hayat veren Hanzade Servi, nasıl bir geçmişe sahip olursak olalım geleceği değiştirmenin daima elimizde olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3169d995-4074-4216-a765-32b0c714414f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Nesin&apos;den 6 Çizgi-Roman Birden (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Aziz Nesin&apos;in kaleme aldığı, 1954-1960 yılları arasında Akbaba dergisinde tefrika edilmiş altı çizgi-romanı bir araya getiriyor. Gerek öykü gerekse çizgi anlamında özgünlüğünü koruduğuna inandığımız bu yapıtlarda, sadece kahkahanın peşine düşmek de mümkün, bir dönemin siyasal ve toplumsal yaşamını koklamak da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93574237-832b-416d-87b8-a93bbdcb9f38.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhammed Ali - Tüm Zamanların En İyisi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyisiyle tanışma vaktin geldi. O, ringlerin içinde büyük bir kral, ringlerin dışında ise
zorlu mücadelelerin başrol oyuncusu. Evet, işte karşınızda dünya boks tarihinin tartışmasız en iyisi
Muhammed Ali! Boks efsanesinin başarılarla dolu, fırtınalı ve bir o kadar da mücadeleci yaşamını
Eğlenceli Bilgi farkıyla okumaya hazır mısın? Bu kitapla birlikte Muhammed Ali’ye dair birçok
sorunun cevabını bulacaksın.

İşte o sorulardan bazıları:
 
Muhammed Ali’yi boksa başlatan olay neydi?
Hem ringdeki hem ring dışındaki akıl hocası kimdi?
Kazandığı ilk olimpiyat madalyasını neden nehre attı?
Muhteşem zaferler nasıl kazanıldı?
Neden bokstan 5 yıl men edildi ve hapis cezasına çarptırıldı?
Onu fenomen yapan boks stilinin sırrı neydi?
Hangi güreşçiyi örnek aldı?
Efsane olan sözlerinin arka planında neler vardı?
Neden ‘Lousville Dudağı’ lakabı takıldı?
Hangi hastalıkla 36 yıl mücadele etti?
Hangi ünlüler onun için ringleri işgal etti?
‘Rocky’ film serisiyle ünlenen Sylvester Stallone ile ödül töreninde neden boks yaptı?

Yukarıda okuduğun sorulardan daha fazlasının cevabını öğrenmek ve sen de bir Muhammed Ali
uzmanı olmak istiyorsan, ringlerin iplerini arala ve şampiyonla tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37b019ec-f89a-4c48-abbb-721d9af75e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Maliyesinde Modern Bir İç Borçlanma Örneği Olarak ESHAM UYGULAMASI</image:title>
            <image:caption>18. yüzyıl, Osmanlı tarihinin önemli dönemlerden birini teşkil etmektedir. Bu yüzyıl, imparatorlukta yaşanan değişim ve dönüşüm sürecinde önemli bir kırılma noktasını temsil eder. Bu dönemde geleneksel kurumlardan ve anlayıştan yeni düzene (Nizam-ı Cedid) geçişi temsil eden önemli adımlar atılmış, bir nevi Tanzimat dönemine geçişin kurumsal ve düşünsel alt yapısı hazırlanmıştır. 
 
Bu yüzyılda Osmanlı Devleti yöneticileri ve bürokrasisi Rusya ve Avrupalı rakipleri karşısında aleyhlerine gelişen dengeyi değiştirmek, devletin devamını sağlamak için önemli bir düşünsel dönüşüm içine girmişler ve bu yönde bir dizi önlemler geliştirmeye çalışmışlardı. Bu düşünsel değişim ve çabanın en önemli örneklerinden birisi 19. yüzyılda girişilecek siyasi ve askeri reformların ekonomik alt yapısını oluşturan yeni mali politikalardır. Bu yeni mali politikalar sonucunda 1775 yılında Osmanlı maliyesi, iltizam ve malikane sisteminin bir bileşkesini temsil eden esham uygulamasını geliştirdi. Eski mali politikaları yeni düzene uyarlayan ve dönemine göre oldukça modern bir iç borçlanma örneği olan esham uygulaması kısa vadede Osmanlı yöneticilerinin ihtiyaç duyduğu mali desteği sağladı ve yapılan reformların mali alt yapısını oluşturdu. Esham uygulaması, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nda kâğıt para ve borsa işlemleri için bir alt yapının gelişmesine öncülük etti. 
  Prof. Dr. H. Veli Aydın’ın çalışması esham uygulamasının nasıl başladığını, yarattığı mali kaynağı, kısa ve uzun dönemlerdeki etkileri, kimlerin esham aldığını, esham alıcılarının sosyal durum ve konumlarını arşiv çalışmalarının sağladığı bilgi temelinde inceliyor. Esham uygulamasıyla ilgili tek monografi olan çalışma, belgelerin ışığında Osmanlı maliyesinde başlayan dönüşüm dönemini toplumsal bileşenleriyle birlikte anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c03d3d0d-8cc1-4443-a3bc-91fe368b7dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafi Keşifler</image:title>
            <image:caption>Uygarlık tarihi boyunca insanlık keşifler, icatlar, buluşlar peşinde koşmuştur. Bu yüzlerce yıl değil binlerce yıl sürmüş olan 
bir zorlu serüven. 
Uygarlık, medeniyet, kültür... Adını her ne koyarsak koyalım, bunun 
ağırlıklı olarak su yollarından yararlanılarak coğrafyadan 
coğrafyaya taşındığını saptamaktayız. 
Asya’nın baharatını Avrupa’ya taşımak amacıyla yola çıkan, İspanyol, Portekiz denizcileri, farkında olmadan kıtalar keşfettiler. Hırsları altın ve gümüşün peşine düşmek, motivasyonları da “Hıristiyanlaştırmak” oldu. 
Önce işgal ardından fethetmeye giriştiler. Hollanda, İngiltere, 
Fransa ve devamında gücü yeten Avrupa devletleri de kıtaları ve 
ülkeleri istila etmeye başladı… 
“Uygarlık” kölecilik aracılığıyla, “gelişme” katliam yoluyla yerleştirildi. 
Piskopos Las Casas raporunda ve kitabında, “Milyonlarca insanın öldürülmesini, altın hırsı, açgözlülük, kısa sürede zenginleşmek ve liyakatıyla orantısız yüksek mevkilere gelmek…” şeklinde açıklamış 
ve 12 milyondan fazla insanın Hıristiyanlar tarafından 
öldürüldüğünü raporuna eklemiştir. 
Coğrafi keşiflerde rolü olan kaşiflerin toplu katliamı insanlık tarihi açısından utanç vericidir, ama bu keşifler sürecinin sonucunda da uygarlığın gelişmesinde de çok olumlu gelişmeler olduğu da 
yadsınamaz bir gerçektir. 
Hemen her alanda dünyamızı değiştiren ve dönüştüren coğrafi keşifler; köleciliğin, sömürgeciliğin ve emperyalizmin tarihidir. 
Bu kitap, coğrafi keşiflerin, kaşiflerin, buluşların, icatların ve 
öldürülen milyonlarca insanın öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b066ee44-29a7-493f-bcc7-06050de647a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuz : Hedef Serisi II</image:title>
            <image:caption>Yağmur, o karlı gecede yalnızca kalbinden değil, kendinden bir parçayı da geride bıraktı. Artık kimsesiz ve çaresizce tanımadığı bir adamın mabedinde kalmak zorundaydı. Küllerinden doğacağını sanıyordu ancak yaklaşan fırtınadan haberi yoktu. Karanlık bir adam, onu tehlikeli bir oyunun içine sürüklediğinde hedefin kendisi olmadığını anladı. Hedef Kuz’du ve ona sahip olmak isteyen beş azılı ortak vardı. Kaçmak imkânsız, teslim olmak düşünülemezdi. Öyleyse yapılması gerekeni yapacak, hayatının iplerini eline alacaktı. Fakat saklandığı maskelerin ardında unutmayı tercih ettiği geçmişi yakasını asla bırakmayacaktı. Şimdi matruşkaların içine saklanmayan ufak bir kâğıdın peşindelerdi. Onlarca kişinin hayatı o kâğıdın üzerine karalanmış birkaç parça söze tabiydi. Onu zamanında bulmak iki düşmanın görevi oldu.
Düşmanlar birbirlerini ilk kez tanıyorken, bazıları ölmeyi hak ediyordu. 
 
“Çözüm ve sorun tek bir bedende, kanlı canlı karşımızdaydı artık. Ailesiyle veya canıyla tehdit edemeyeceğimiz bu hedefi ele geçirmek herkesten daha zor olacaktı.” 
.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec44db87-79eb-490e-986c-f278aef234de.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 31: Canavar Alayı</image:title>
            <image:caption>“İyi adamlarla kötü adamların ortak sorunu bu: Hepsi adam!” Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz birinci kitabı Canavar Alayı, savaş meydanlarında yitip giden nice isimsiz ruhun anısına adanmış, savaş külliyatını hallaç pamuğu gibi atan destansı bir eser.  Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık serinin, emsalsiz bir cengâverin portresini çizen bu nefes kesici macerası, “Sanayi Devrimi” romanlarının da üçüncü halkası. İyi adamlarla kötü adamları karşı karşıya getiren nice savaşların ardında yatan sırları ve yalanları birer birer açığa çıkaran roman, hayatları boyunca her yerde örselenmiş yiğit kadınların namını yürütmekten de geri kalmıyor. “Her zaman bir savaş vardı.” İnsanlık var oldukça önlenemez savaş. Diskdünya da maalesef bu hakikatten azade değil; o yüzden iki küçük devletin, Borogravia ile Zlobenia&apos;nın arasındaki anlamsız mücadele de ne yazık ki kılıç yoluyla sonlanacak gibi. Fakat bu kez, çamurlu toprakların ve amansız dövüşlerin ortasında bambaşka, oraya hiç &apos;&apos;ait olmayan&apos;&apos; biri var. “Askerlik zor değildir. Zor olsa, askerler yapamazdı.” Ağabeyini bulmak için erkek kılığına giren Polly de bu düşüncede ki, gözünü karartıp orduya yazılıyor. Söylediği yalanın mumunu söndürmemek ve omuzladığı büyük sırların altında ezilememek için de düşmanın tam kalbine dalıyor. Savaşı durdurmak, başlatmaktan çok daha zor olsa da bir şeyler yapılmalı. Kimbilir, belki de dünya, zannettiğimiz kadar büyük değildir. Hele ki “Canavar Alayı” mangasının gözü pek neferleri ortalığın tozunu attırmaya bu kadar hevesliyken... Kaybettikleri kesin olan savaşı bile kazandıklarını düşündüren bir egoya sahip “adam gibi adam”larla dolu er meydanında cenk etmeye soyunan, bedeni narin ama ruhu cesur askerlerin izinden gidip askerliğin kitabını yeni baştan yazan Terry Pratchett, barışta olduğu kadar savaşta da eşitlikçi bir dünya düzeninden bahis açıyor. “Erkek aslan aslında ödleğin tekidir. Başına bela açmak istiyorsan, asıl dişi aslana bulaşman lazım. Katildir onlar, birlikte avlanırlar. Her yerde aynı. Büyük sorun istiyorsan, kadınlara bulaşacaksın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a23a65-aed3-421a-95e5-7cd6229a8272.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişisel Gelişim Neoliberal İletişim ve İnsan Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Neoliberalizm olarak adlandırılan süreçte kapitalizmin en temeldeki mantığının rekabet ve girişimcilik değerleri üzerine kurulu olduğu söylenebilir. Bu anlayışın öne çıkardığı girişimci özneden beklenen azami performans ile diğer insanlarla rekabet ederek başarılı ve mutlu olmaya çalışmasıdır. Neoliberal anlayış insanları birer ekonomik kaynağa indirgemekte ve insanların “doğru iletişim” teknikleriyle kendi kendilerini denetlemelerini talep etmektedir. Burada kendinde bir amaç olan insan yerine rekabetin aracı ve performansın taşıyıcısı bir insan anlayışı öne çıkmaktadır. 
 
Kişisel gelişim kitapları yaratılmak istenen sözde “cesur” ve “başarılı” öznelerden ayrı düşünülemez. Bu türün yazarları tam da burada neoliberal insan ve toplum anlayışının sözcüleri olarak devreye girmektedir. Bireysel sorumluluk vurgularıyla birlikte insanların yaşadığı bütün olumsuzlukları bireysel başarısızlıklar olarak tanımlamaktadırlar. Kişisel gelişim kitaplarını inceleyen bu kitap günümüzün egemen sisteminin insanların davranışlarını ve duygularını nasıl şekillendirmeye ve denetim altına almaya çalıştığını ortaya koyan bir incelemedir. Yazar, politikadan ve her tür ortaklık fikrinden tutkulu bir nefretle söz eden kişisel gelişim yazarlarının neoliberal zihniyetin ve onun inşa etmeye çalıştığı insan ve iletişim anlayışının sözcülüğünü üstlenmiş olduklarını göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718f6b14-6ba6-49b5-aab1-27612881b84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Maymun</image:title>
            <image:caption>1967’de yayımlanan ve tüm dünyada satış rekorları kıran Çıplak Maymun; insanın aşkta, işte, savaşta en ilkel halini sunan, dikkat çeken bir anlatı! Çıplak maymunun kökenine, birbiriyle ilişkilerine, cinselliğine, beslenmesine ve daha birçok önemli konuya herkesin anlayabileceği ve aynı zamanda da bilimsel bir dille değiniyor Desmond Morris. İnsanın başlangıcına, cinsel yaşamına, alışkanlıklarına ve hayvanlar alemiyle olan şaşırtıcı bağlarımıza dair derin kavrayışlarıyla Çıplak Maymun, hem kışkırtıcı, hem zorlayıcı hem de zamansız bir dönüm noktasıdır. Çıplak maymun, temel sorunlarla karşı karşıya kalındığında nasıl tepki verir? Tepkileri, diğer maymunlarınkilerle nasıl karşılaştırılır? O hangi özelliğiyle benzersiz olur ve tuhaflıkları özel evrim hikayesiyle nasıl ilişkilendirilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb69f5b9-45ba-45ba-9681-d2ade211a73a.jpg</image:loc>
            <image:title>OXI</image:title>
            <image:caption>Beklediği şeyin ne olduğundan o da tam emin olamıyordu. Eşinin kayıp bedeni hakkında bir haber mi? Yoksa morgda duran başı mı? İçeride beklemesini istememişlerdi. Burada, bu salonda, o da herkes gibi ölümü bekledi. Burası diğer bekleme salonlarından farklıydı. En kötüsünde bile bir umut olurdu. Girişe yazmamışlardı ama buraya umudun girmesi yasaktı! Bir çocukluk travması, insana ne kadar kötü bir şey yaptırabilir ki? Ya dâhice planlanmış, akıl almaz cinayetlerin sebebi? Evet, bir travma, acımasız bir seri bir katil yaratabilir: Cenk. Alınan bir ihbar üzerine olay mahalline giden polisler, karşılarında su dolu bir küvetin içinde, vücudu şeffaf bir bantla sarılmış kadın cesedi bulur. Olay araştırılırken, daha önce benzeri görülmemiş biçimde işlenen cinayetler ise seri şekilde devam eder. Bu cinayetlerin sorumlusunun geçmişiyle barışamaması ve sahip olduğu “şekersiz şeker” hastalığı nedeniyle aklını ve duygularını kontrol edememesi, birçok insanın hayatına mal olur. Bir insanın geçmişinin yaralarıyla başa “çıkamaması” ile yaşanan tüm bu karmaşanın, olay akışının ve ustaca işlenmiş sürükleyici kurgunun sonunda, sizleri hayrete düşürecek bir final bekliyor. Bir solukta okuyup bitireceğiniz OXI ile geçmişin sır perdesini aralamaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0392bbe4-db52-4f08-aea3-786a143290c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Neye İhtiyacım Var?</image:title>
            <image:caption>Psikolojik ihtiyaçlarımızın ne kadar farkındayız? 
 
Sevilmek, ilgi görmek, takdir edilmek, kendimizi gerçekleştirmek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyor muyuz? 
 
Duygularımızın bize gönderdiği sinyalleri doğru yorumlayabiliyor muyuz? 
 
 
 
İnsanları kategorize etmektense herkesi farklılıklarıyla ele almayı ve her bireye kendini gerçekleştirebileceği sağlıklı bir alan yaratmayı amaçlayan Geştalt yaklaşımına göre fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarımız da değişkendir, yani kişiye ve zamana göre değişecektir. Önemli olan, bireyin kendine bir bütün olarak bakabilmesi ve psikolojik ihtiyaçlarını keşfederek bunları karşılayabilecek en uygun yöntemleri seçebilmesidir. 
 
 
 
Psikoloji profesörü olan ve kırk yıldan fazla süredir bireysel terapilerle birlikte aile ve çift terapileri yürüten Ceylan Daş, Neye İhtiyacım Var?’da bizi psikolojik ihtiyaçlarımızı keşfetmeye ve onları nasıl karşılayabileceğimizin yollarını bulmaya davet ediyor. Geştalt ekolü temeline oturan bu kitapta Daş, duygularımızı fark etme ve anlamlandırmanın, psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılama yolunda ne kadar önemli olduğunu görmemizi sağlıyor. 
 
 
  Sade bir dille yazılan ve örnek olaylarla somutlaştırılan bu kitap, günlük hayatta yaşadığımız zorlukların üstesinden gelmek için elimizden tutacak bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4d9353-d056-48a9-9e14-72fa113f504e.jpg</image:loc>
            <image:title>Berlin Günlüğü&apos;nden</image:title>
            <image:caption>Max Frisch, 1973’te Berlin’de, Sarrazin Sokağı’nda yeni bir eve taşındığında yine günlük tutmaya başladı ve bu döneme ait beş defterden oluşan kayıtlara BERLİN GÜNLÜĞÜ adını verdi. Birkaç yıl sonraki bir röportajda, söz konusu günlüğün kesinlikle bir “müsvedde” değil, “üzerinde çalışılmış bir kitap” olduğunun altını çizdi. GÜNLÜKLER 1946-49 ve GÜNLÜKLER 1966-71 ciltleriyle peş peşe konumlanan bu defterlerde, yazarın gündelik yaşamından gözlemler, anlatılar, deneme türünde metinlerin yanı sıra Günter Grass, Uwe Johnson, Wolf Biermann ve Christa Wolf gibi yazarların özenle çizilmiş portreleri de yer alıyor. BERLİN GÜNLÜĞÜ’NDEN aynı zamanda Batı Berlin sakini olan Frisch’in Doğu Almanya’daki siyasi ve toplumsal koşulları olağanüstü bir dikkatle içeriden gözlemlemiş olduğunu kanıtlayan önemli bir belge niteliği taşıyor. 
 
 
Yazarın, ölümünün üzerinden yirmi yıl geçene kadar koyduğu yayım yasağı nedeniyle ilk kez 2014’te, özetlenerek yayımlanabilen Berlin Günlüğü’nden kitabında Frisch gerçekçi, sesi kuşku dolu, yalın üslubuyla dünyaya ve hayata eğlenerek, keskin bir gözle bakmayı sürdürüyor. 
 
 
Artık kullanılmayan bir deniz fenerinin bekçisi; başka ne yapacağını bilemediğinden gelip geçen gemileri kaydediyor. (Kitaptan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ddde93-4703-464d-97c4-b163fe4585ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bir Masal Değildir</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma Çağı’nın Fransa’daki temsilcisi Diderot’nun, “Bu Bir Masal Değildir” ve “Bourbonne’lu İki Dost” öykülerini bir araya getiren bu derleme, yazarın insan davranışı ve ahlak kavramına dair gözlemlerini sürükleyici birer olay örgüsü eşliğinde okurla buluşturur. Diderot’nun zamanının insanını adeta birer antik trajedi karakteri haline getiren iki felsefi öyküsü, dostluk, aşk ve özsaygı kavramlarını irdeler. 
  “Bu Bir Masal Değildir”, iki kişi arasındaki aşk, sevgi, sadakat gibi bağların uzaktan göründükleri kadar saf olmayabileceği ihtimalini hatırlatır. Bir Saint-Lambert masalının parodisini yapan “Bourbonne’lu İki Dost” ise kendi içinde birbirine tezat iki anlatıyı buluştururken, din adamlarının dini kendi buyurdukları şekilde algılamayanlara gösterdikleri tavrı ifşa eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f72ec55-6228-4ea1-8891-eca8b924033b.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kıyısında Bir Dram</image:title>
            <image:caption>“Deniz Kıyısında Bir Dram” ve “Uzun Yaşam İksiri” Balzac’ın büyük eseri “İnsanlık Komedyası”nın “Felsefi İncelemeler”; “Pierre Grassou” ise “Özel Yaşamdan Sahneler” bölümlerinde yer alır. Bu derlemede bir araya gelen bu üç öykü, okuru birbirinden farklı yaşantılara sürükler; ortak özellikleriyse hepsinin temelinde yatan ahlaki derslerdir. 
Tatil için bir sahil kasabasına giden genç çift, sakin bir yürüyüş sırasında kendilerini dramatik bir hikâyeye tanıklık ederken bulur. Louis ve Pauline, kendini mağarada yaşamaya mahkûm etmiş bir adamın buruk hikâyesini dinlediklerinde tatilleri koca bir bunalıma dönüşür. “Deniz Kıyısında Bir Dram”da aktarılan yürek burkan hikâyeyi, kurnaz Don Juan’ın heyecan veren macerası ve ressam Pierre Grassou’nun sonradan görme burjuva ailelerini eleştiren öyküsü takip eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b0ccc5-138f-41d9-94b9-92a6e903946a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 1. Kitap (5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Uzak-Yakın, Görsel Algı, Eksik Tamamlama, Duygular, Gruplama, Mevsimler, Eşleştirme, Görsel Zekâ, Örüntü, Uzay Algısı, Renk Kavramı, Ters-Düz, Aynı-Farklı, Uzun-Kısa, 
Canlı-Cansız, Şekil Kavramı 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak 
ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından, 5 yaşa uygun olarak hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. 
İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. 
Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. 
Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış 
ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62a07f36-fd21-42b9-a6ca-03bbb7c4bf8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülücük Tohumları</image:title>
            <image:caption>“Küçük bahçıvan elindeki haritayı açtı. Doğru yerde miydi? Doğru yerdeydi. Diz boyu çimleri biçmeye, toprağa gübre serpmeye, meyve ağacı budamaya, bahçe, bostan sulamaya hazırdı. Aaaa, o da ne? Küçük bahçıvan kasabaya girdiğinde iki şey fark etti. Çatıları bulutlara değen kule gibi evler… Tıkanmış trafikte bekleyen arabalar... İnsanların acelesi vardı bir de, evet. Herkes hızlı hızlı bir yerlere yürüyordu.” O halde küçük bahçıvanın buraya değişik bir tohum ekmesi gerekiyordu. Çiğdem Kaplangı’nın yazdığı Gülücük Tohumları’nı Burcu Yılmaz resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318bef3c-e709-4222-903f-78a107113e90.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 2. Kitap (5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>El Göz Koordinasyonu, Farkı Bulma, Görsel Hafıza, Az-Çok, Eşleştirme, Eksik Tamamlama, Duyular, Problem Çözme, Örüntü, Sıralama, İçinde-Dışında, Ağır-Hafif, Sudoku, Canlı-Cansız 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak 
ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından, 5 yaşa uygun olarak hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. 
İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. 
Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. 
Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış 
ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3240b111-5f64-4b8b-9be2-60d5f1112c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimnastik Antrenörlerinin İş Yaşamında Mutluluk, İş Yaşam Dengesi ve İşe Adanma İlişkisi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
 
2. GENEL BİLGİLER 
 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
4. BULGULAR 
 
5. TARTIŞMA 
 
6. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e7f9f72-05c2-4986-aaaa-2fec25096937.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Doktoru</image:title>
            <image:caption>“Tabiat, her yaprağında derin yazılar olan biricik kitaptır.” 
– Goethe 
 
Doğanın her parçası, dünya üzerindeki her canlılık kâinatın bilgeliğini barındırır içinde. Toprağın altında kımıldanan her hücre, çatırdayan her tohum, renklenen her bitki, her yaprak, her kök ve her koku, bilgelik kitabındaki bir satırdır okumayı bilene. Her çiçek nevi şahsına münhasır karakteriyle bir hikâye anlatır duyabilene. 
Mesela soğuktan da sıcaktan da şikâyet etmeyen bir kasımpatı, sabrı ve dirayeti fısıldar. “Korkma” der. “Bu da gelir, bu da geçer. Hayat her haliyle kabule değer.” Bir akşamsefası bugün var yarın yok kişiliğiyle bağımlılıkların hayatlarımızdan çaldığı tadın öğretmenidir. Topraksızlığıyla orkideler, zehirli kökleriyle tek mevsimi aylarca beklemeye razı olan nergisler, dikenleriyle bedel ödeten güller, aldatıcılığıyla begonviller, gösterişsiz mağrurluğuyla papatyalar ve daha niceleri balkonunuzda ya da evinizin bir köşesinde sizden ilgi ve bakım beklerken, ihtiyacınız olan hayat dersini de aktarıyor olurlar bonkörce. 
Çiçeklerinizin kadim bilgeliklerine gönlünüzü ve kulağınızı açmaya, onları doğru sevmeye ve doğru bakım vermeye hazırsanız, kitabı okumaya başlamadan önce ilk işiniz çiçeklerinizi sulamak olsun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90c566f9-0ce5-42b9-8afe-fc76453b52cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Angeliki ile Mehmet</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da, Beyoğlu’nda, Balık Pazarı’nda bir ciğercinin oğlu ile bir meyhanecinin kızı idi onlar. Karşılıklı dükkânlarda çalışıyorlardı, babaları da yıllardır aynı sokağın esnafı... İki gencin birbirlerini görüp âşık olması, güzel bir hikâyenin başlangıcı olabilir, her şey mutlu mesut ilerleyebilirdi...
 
Biri Türk biri Rum olmasaydı... Sene, 1970 olmasaydı...
 
Zamanın ruhunun kıydığı sevdalardan birine dönüşmek üzereydi Angeliki ile Mehmet’in aşkı...
 
Önce gizlemeyi denediler, sonra şarkılarla beslediler hasretlerini...
Ama bir gün... O büyük yangının kıvılcımı düştü aralarına, hayallerinin dekoru paramparça olana dek de bırakmadı peşlerini.
 
Bazı aşkları bitirmeye çalışır herkes, neden olduğunu bile bilmeden, sırf öyle olması gerektiğini öğrendikleri için... Bir tek âşıklar savunur bunun karşı konulamaz bir his olduğunu. Sonra bir ağızdan söylerler o şarkıyı...
 
“Bu böyle yarım kalmayacak...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d6227f0-e3f3-49f4-bd37-f1e2022f4edf.jpg</image:loc>
            <image:title>Moliere</image:title>
            <image:caption>George Sand (1804-1876): Asıl adı Amandine Aurore Lucile Dupin olan yazar, George Sand adını ilkkez, 1832’de yayımlanan Indiana adlı romanında kullandı. Toplumsal kurallara karşı çıkan kadın kahramanını savunduğu bu eseriyle kısa sürede ün kazandı. Daha sonraki eserleriyle özgürlük sorununu sadece kadınlarla ilgili olarak değil, daha geniş bir toplumsal bağlamda ele aldığını gösterdi. İlk kez 1851’de sahnelenen Molière’de büyük tiyatro ustasının hayatını olaylardan çok duyguların analizine odaklanarak oyunlaştırmıştır. Her perdesi Molière’in hayatının bir bölümünü konu alan oyun komedyadan tragedyaya doğru ağır adımlarla ilerler. Sand’ın “büyük insan” Molière’e saygısını dile getirdiği bu eser Türkçede ilk defa okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6865adf-9aba-433d-89db-88b4961958ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Acılara Tutunmak</image:title>
            <image:caption>acı çekmek özgürlükse 
özgürdük ikimiz de 
o yuvasız çalıkuşu 
bense kafeste kanarya 
o dolaşmış daldan dala 
savurmuş yüreğini 
ben bölmüşüm yüreğimi 
 başkaldıran dizelere 
*Acılara Tutunmak *Ağlamalar *Analar * Sonuçsuz Bir Telefon Konuşması * Acıtan Gerçek * Yaşlı Yanılgı *Hoşçakal Köprüsü * Ellerim *Turaç *Düşünmek *Tanıklıklar’dan *Üstüne *Umutlara Tutunmak *Özseven *Denizin Öbür Yüzü *Balaban’a Balabanca Bir Övgü *Cacık *Picasso Çeşitlemesi *Dörtlükler *Mayaya Saygı *Mozart Diye Bir Sağnak *Balballı *Nötron *Ay Toprağı *Karmaşa Gülü *Çamdan Sakız Akıyor *Gelişini Sevsinler *’Göz Gördü Gönül Sevdi’ *Yineli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d020732a-11a2-44e7-9d5a-fdef2667c2e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalanın Erdemi</image:title>
            <image:caption>Torun Witzleben’in akıcı bir biçimde konuşmayı öğrenmesiyle hayatındaki tek yakın akrabası olan büyükannesinin gerçeklerle mutsuz, yalanlarla mutlu olduğunu öğrenmesi aynı zamana rastlar. İhtişama, aşırılığa, büyük zaferlere tutkun, heybetli evinden kentin geri kalanına tepeden bakan büyükanne, torunundan da asil soyadlarına layık olmasını istemektedir. Torun, çok geçmeden bu beklentilere cevap veremeyeceğini anlasa da umutsuzca çabalar. Küçük yaşta okuma yazma öğrendiğini iddia eder, okuma yazma bilmediği ortaya çıktığında ise kör olduğunu savunur; eğitim hayatı artık başarısızlıklarının başarı gibi sunulmasından ibarettir. Büyükanne bu sıkıcı hayattan umudunu kesmek üzeredir ki torun bir çözüm bulur: Evin bodrumuna kurduğu stüdyoda kasetlere, büyükannesinin radyodan dinlediğini zannedeceği haberler, hava durumu raporları, spor karşılaşmaları kaydedecektir. 
Çağdaş Alman edebiyatının özgün seslerinden Joachim Zelter, son âna dek yalan söylemek zorunda kalan torunun öyküsüyle gerçeği kurmacaya, kurmacayı gerçeğe katarken okuru da oyuna dahil eden zeki, ironik ve son sayfasına kadar yaratıcı bir romana imza atıyor. 
  “Toplumsal eleştiri barındıran, komik ve grotesk bir öykü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d795af-3f4e-420b-85b2-970ef2d1f3a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemi Yaşadım</image:title>
            <image:caption>•   Terör örgütünün kaçırdığı asker ve polislerimiz zindanda neler  yaşadı? 
•   Evlatlarını kurtarmak isteyen aileler niçin dağ bayır dolaştı, kimlere ulaştı? 
•   Terör zindanındakiler gönderdikleri ilk ve son mektuplarında neler yazdılar? 
•   Niçin sitem ettiler, devletten ve ailelerinden neler istediler? 
•   Gara’daki vatandaşlarımızı kurtarma operasyonu nasıl hazırlandı? 
•   Güneşi, rüzgârı, gündüzü niçin unuttular; altı yıl sonra öldürülme emrini kim verdi? 
•   Zindanın yakalanan sözde gardiyanları ifadelerinde ne söylediler? 
•   Terörist zindanlarında yapılan işkenceleri yaşayanlar nasıl anlattı? 
•   Kurtarılan kaymakam, asker, polis ve korucubaşları bu kitap için 
      neler anlattı? 
 
Araştırmacı gazeteci-yazar Saygı Öztürk, Cehennemi Yaşadım’da kaçırılan asker ve polislerimizin şehit edildiği  Gara zindanında yaşananların perde arkasını, kahramanların son dakikaya kadar direnişlerini, işkencelerden kurtulanların gerçek yaşamöyküsünü  anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2aedc2-a123-4fe1-a635-3bbdc2ac6377.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaldızlı Kemikler Tacı</image:title>
            <image:caption>Jennifer L. Armentrout’tan nefes kesici bir vampir destanı! 
 
Kurban ve kurtulan… 
Poppy hayal bile edemeyeceği aşkı, Prens Casteel’de buldu. Şimdi mutluluğun tadını çıkarmak istiyor ama önce kurtarılmayı bekleyenlerle ilgilenmeli. Bu tehlikeli görevin, ikisinin de tahmin edemeyeceği sonuçları olacak. Çünkü Poppy Seçilmiş olan, Kutsanmış olan. Atlantia’nın gerçek kraliçesi. Damarlarında Tanrıların Kralı’nın kanını taşıyor. Taç ve taht onun hakkı. 
 
Düşman ve savaşçı… 
Poppy’nin tek istediği kendi hayatını kontrol etmekti, ama şimdi bir seçim yapması gerekiyor, ya doğuştan sahip olduğu haktan vazgeçecek ya da yaldızlı tacı takıp Ten ve Ateş Kraliçesi olacak. Krallıkların karanlık günahları ve kanlı sırları açığa çıkarken, çoktan unutulmuş bir güç herkesi tehdit ediyor. Poppy’nin tacı giymesini engellemek için hiçbir sınır tanımayacaklar. 
 
Sevgili ve kalp eşi… 
Atlantia için en büyük tehdit batıda bekliyor, Kan ve Kül Kraliçesi’nin yüzyıllardır gerçekleştirmeyi tasarladığı planları var. Poppy ve Casteel imkânsızı düşünmek zorunda… Tanrılar Diyarı’na gidip Kral’ı uyandırmalılar. Şoke edici sırlar ve en büyük ihanetler ortaya döküldükçe, uğruna savaştıkları her şeyi tehdit eden düşmanlar meydana çıktıkça Poppy ve Casteel halkları ve birbirleri uğruna neler yapabileceklerini keşfedecekler. 
Ya kraliçeni selamla ya da ölmeye hazır ol…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97a12e22-829d-48ba-9cde-aa296ad2e1b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>Düşle! 
Düşle ki gerçek olsun masal. 
Düşle ki dile gelsin ağaç. 
Düşle, sınırsız bir hayalin ucundan tutarak. 
Düşle, hayallerini gerçeğine katarak. 
Düşle! 
Düşle ki gerçek olsun masal. 
Düşle ki dile gelsin hayallerin. 
Düşle! Güç sende! 
 Uluslararası ödüllü hikâye anlatıcısı ve eğitmen Nazlı Çevik Azazi bu kitabıyla tüm çocukları şefkatli masallar ve yemyeşil ağaçlarla buluştu­ruyor. Birbirinden etkileyici ağaç masalları anlatırken okurlarını da bu masal yolculuğuna dahil ediyor; onları hayal gücünün sınırlarını oyun­lar aracılığıyla keşfetmeye ve kendi masallarını yazmaya davet ediyor. 
Bu yolculuğun sonunda, kalbindeki masal ormanını keşfedecek, bu ormanda oyunlar oynamaya doyamayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af3eadc7-2ebf-42ed-8b7a-931781e82c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Udi</image:title>
            <image:caption>Dönemin kadın okurlarını, aydınlarını etkileyen; yıllarca aile ve kadın toplantılarında zevkle, merakla, hatta gözyaşları dökülerek okunan Fatma Aliye’nin Udi romanı müziğe yetenekli bir kız çocuğunun aldığı eğitim sayesinde yetişkinliğinde ayakta kalmasının serüvenidir. Fatma Aliye, kadınların yaşamın değişen koşullarında her an güvencesiz kalabilme ihtimalini göstererek, kimseye muhtaç olmadan, iyi koşullarda yaşayabilmesine çözümler sunmak üzere yola çıkar. Aşk duygusu ile ihanet deneyiminin arasında kalan bir kadının benliğinde meydana gelen çatışmaları başarıyla sergiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c147dd-a31c-4609-bf45-4783a97ac800.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Dostlar Evinin Yanında Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sevimli boyama sayfaları 
Renkli çıkartmalar 
Şirin oyun figürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e25febe-db02-4845-b488-5ff15840769e.jpg</image:loc>
            <image:title>Defne&apos;nin Sarmaşıkları</image:title>
            <image:caption>Defne’nin iki tekerlekli bir bisikleti, yıldızlı kırmızı ayakkabıları, gerçekten çok yumuşak bir pelüş aslanı var. 
Bir de sarmaşıkları… Karnında büyüyen, endişelendiğinde ya da korktuğunda onu kısıtlayan dikenlerle dolu dallar. 
Defne sarmaşıklarını kontrol altına almak istiyor ama nasıl? 
 
Maude Nepveu-Villeneuve’ün yazdığı, Sandra Dumais’nin resimlediği ve Elif Özcan tarafından Fransızca aslından dilimize çevrilen Defne’nin Sarmaşıkları, kaygı konusunu hassasiyet ve şefkatle ele alan bir öykü. 
Hem çocuklarda hem yetişkinlerde yaşanan kaygıyı anlamak ve onunla baş etmek için öneriler sunan sıcak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919d5c85-0dfa-4b3a-91ea-00f50fb58eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle İngilizce Öğreniyorum - 1</image:title>
            <image:caption>Eleştir, boya, eğlen, İngilizceyi öğren. 
Robix, Yağmur ve Mert çocukları eğlenceli İngilizce etkinliklere katılmayı davet ediyor! 
İngilizce öğrenmeye yeni başlayan okul öncesi dönemdeki çocuklar için özel olarak hazırlanan bu kitap, dil gelişimini destekleyen birbirinden eğlenceli etkinlikler sunuyor. Kitapta yer alan labirent, eşleştirme, boyama, bulmaca gibi etkinliklerle çocuklar eğlenerek vakit geçirirken aynı zamanda dil becerilerini geliştirecek ve İngilizce sözcüklerle cümleleri kalıcı şekilde öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27217826-190e-4934-964e-3be713f50531.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Olmak Neden Zor?</image:title>
            <image:caption>Evet, sağlıklı bir yaşam sürmek zordur. Fakat yine de bunu nasıl başarabileceğinizi öğrenmek istemez misiniz? 
Her sabah koşuya çıkmak için sabırsızlanıyor musunuz? Peki, işe gitmeden önce otuz dakikanızı meditasyona ayırıyor musunuz? Cevabınız ‘evet’se bu kitap size göre değil! Ancak koşuya çıkmayı düşünüp bunun yerine uyumaya devam eden, dün akşamki pizza partisi yüzünden vicdanı sızlayan ve öncesinde meditasyon yapmak şöyle dursun, işe nadiren vaktinde giden biriyseniz, size meydan okumaktan hoşlanan bu kılavuz siz hiç istemeseniz de sağlıklı bir hayatınız olmasına yardımcı olacak! Sağlıklı Olmak Neden Zor? size egzersiz yapmaktan nasıl keyif alacağınıza dair tavsiyelerde bulunmayacak veya çikolatalı dondurma tadında karalahana tarifi vermeyecek. Bu kitapta, uygulamanız gerektiğini bildiğiniz sağlıklı alışkanlıkları benimsemenize yardımcı olacak beceriler bulacaksınız. Etkisi kanıtlanmış teknikleri kullanarak seçimleriniz konusunda daha dikkatli olmayı, öz-şefkat geliştirmeyi ve anlamlı bir hayat sürmenin yollarını öğreneceksiniz. Son olarak, zor olsa bile sağlıklı alışkanlıklar benimsemeye can attığınız bir motivasyona sahip olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/523beafe-5339-4bac-81e1-56e72d8ef429.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Dostum</image:title>
            <image:caption>Büyük dostlar, yönlerini asla kaybetmezler...
 
Bir yanda çocukluğun tatlı telaşında Atlas, diğer yanda huysuzluğuyla mahalleye kök söktüren Pasaknaz Teyze. Biri kitapları çok seviyor, öteki kitap gördüğü yerden kaçıyor! Bu hikâye, sokaklarında sekseklerin, ip atlayan çocukların, rengarenk çiçeklerle süslü ağaçların, yüzme yarışı yapan yaşlı teyzelerin eksik olmadığı Büyükada&apos;da geçiyor. Gerçeğe yaslanan, hatıralarla dolu Büyük Dostum&apos;u okurken söylenebilir, gülebilir, sinirlenebilir ya da hiçbir şey olmamış gibi davranabilirsiniz. Ama kimseyi Pasaknaz Teyze&apos;yi tanımadığınıza ikna edemezsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c8fda2f-b15c-4f21-96a8-49bbae2b88fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Senfonisi Yeni Versiyon</image:title>
            <image:caption>DAN BROWN HEM YAZDI HEM BESTELEDİ. MÜZİK, EĞLENCE VE RENGARENK RESİMLERLE DOLU SAYFALAR ÇOCUK OKURLARLA BULUŞUYOR. Maestro Fare ve müzisyen arkadaşlarıyla ormanların ve denizlerin derinliklerinde gezin! Kitabın içinde büyük mavi bir balina, hızlı çitalar, minik böcekler ve zarif kuğularla karşılaşacaksın. Üstelik her birinin seninle paylaşacağı bir sırrı var. Yol boyunca Maestro Fare’nin senin için bıraktığı sürprizleri bulabilirsin. Örneğin; saklanmış bir arı, ipuçları veren karışık harfler, hatta çözmen için şifreli bir mesaj. New York Times’ın en çok satanlar listesinin bir numaralı yazarı Dan Brown, son derece eğlenceli, gizemli ve müzikli bu ilk resimli kitabı Hayvanlar Senfonisi ile çocuklarla buluşuyor. Ücretsiz bir uygulama ve Dan Brown tarafından bestelenmiş müzikler içeren bu müthiş kitabı yakından tanımaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b8f271-d8f7-442d-b864-700a32c11b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Yeleli Atlılar</image:title>
            <image:caption>Kehanete göre; ejderin laneti Asya topraklarına yayılacak, uçsuz bucaksız Asya’nın kuzeyindeki Tanrı Dağları ile güneyindeki Karanlık Dağ­lar arasında yer alan kurt pençeli, gözü kara, otağı ak bir milletin yönetimi, soyu korkusuz bir askerin yönetimine geçecek. Olmazlar olacak ki babasına hükmeden bu çocuk, tüm Asya’nın efendisi olacak. Kanı, vadiler dolu­su akıtacak; halkı yay gerenler ve boz oklar olarak il tutacak… 
* * * Asırlardır söylenen ejderin laneti gerçekleşebilecek mi? Bunu ancak kurt bakışlı Mete’nin hikâyesini okuduğunda öğrenebileceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8adb268e-b933-4d80-b617-103657f20668.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımızda Bulunsun</image:title>
            <image:caption>Yarım yüzyıla yakın bir çalışma, okuma ve düşünme serüveninden sıra dışı saptamalar, anlamlı sorular, kışkırtıcı görüşler… İş yaşamının ana meselelerine hem dünya hem de Türkiye perspektifinden kapsamlı bir bakış… Birçok güncel tartışmaya ve geleceğe ışık tutan, özlü değerlendirmeler… 
Aklımızda Bulunsun keyifli bir sohbet üslubuyla yazılmış, kişisel anekdotlarla renklendirilmiş, 40 kısa denemeden oluşan bir pusula kitap. 
 
Liderlikten iş ahlakına, şirketlerde mizah kültüründen kapitalizmin geleceğine, karar almada duyguların rolünden özel kesim-devlet ilişkisine, geniş bir konu yelpazesi… 
Yarım yüzyıla yakın bir çalışma, okuma ve düşünme serüveninden sıra dışı saptamalar, anlamlı sorular, kışkırtıcı görüşler… 
Bülent Eczacıbaşı, her biri dört-beş sayfa uzunluğundaki 40 denemeden oluşan bu yeni kitabında iş dünyası meselelerini, can alıcı noktalarına değinerek, keyifli bir sohbet üslubuyla tartışıyor. Konuları hem küresel hem de yerel boyutlarıyla ele alıyor, kişisel anekdotlarla renklendiriyor. Hepimizin “aklımızda bulunsun” diyebileceği düşünce notlarını bugünün ve geleceğin iş insanlarıyla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5639b2e-3c7e-42c3-9793-476fd239652d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dağ Ki Hiç Olmadı</image:title>
            <image:caption>Ulaşılamayan ne varsa, saçılı her şeyle beraber, dönenir varlığın kabuğunda. Tamam, demek neçe mümkündür, öylece dururken sızısı bir yaranın? Sesi, gecesi, boynu; elleri, sabahı, saçları, ayakları; atı, rüyası, yatağı, vazgeçişi ve ölümü... Mümkün mü bir tamama ermek ey kimse! 
Mümkün mü varmak o dağa, Sawa! 
 
Gülperi, Gülîzar, İsmail. Adı konsa da bir göle benzeyen en çok, bir rüzgâra, sahanı olmayan eve... Giyindiği her şeyden soyunuk, umarsız bir ağaca... Tamamlanamayan bir ömrün kekre yolcuları onlar. Tamamlanamayan herkes gibi. 
 
Yaşı uzun sürenlerin yorgun nabzını taşıyor seherimize Cevahir Bedel. Müneccimle muvakkıtın değil, mübtela-yı gam ehlinin bildiği şeb-i yeldayı sırlıyor kalp aynamıza.  Bir dengbej gırtlağı, bir derviş vakarıyla. 
 
&quot;bir dağ ki hiç olmadı&quot;; ritim ve tartım bağlamında kusursuz, duru ve yalın şiirlerle okurunu selamlarken çağdaş Türkçe şiire, özgün-içli bir bütünlüklü şiir toplamı armağan ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d47a04-7644-4534-849b-d7cedbe6cba1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim 1 Yaş</image:title>
            <image:caption>ÇOK ÖZEL BİR RESİMLİ KİTAP! 
 
“Dilbilimdeki son araştırmaları göz önüne alarak hazırladığım bu resimli kitap her çocuğun çevresini ve onu çevreleyen evreni keşfetmesine, ileride okul hayatında ihtiyaç duyacağı temel sözcük dağarcığını geliştirmesine yardımcı olacaktır. Kitap boyunca her bölümde birer “anahtar sözcük” bulunmaktadır. Bu sözcüklerin etrafında ise temayla ilgili daha pek çok şey keşfetmeye yarayacak yakın ve yararlı sözcükler yer alır. Anneler ve babalar için öneriler kısmında ise çocuğun dikkatinin nereye yönlendirilmesi gerektiği, onunla sözlü etkileşiminizin nasıl olması gerektiği belirtilmiş, çocuğunuzla konuşma, onu konuşturma, merakını uyandırma, sözcük dağarcığını geliştirme ve öğrendiklerini uygulama üzerine öneriler verilmiştir.” 
Anneler ve babalar için 72’den fazla SÖZCÜK ve ÖNERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f91bea18-2195-4502-a24d-dc1837d6e22a.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim 3 Yaş</image:title>
            <image:caption>ÇOK ÖZEL BİR RESİMLİ KİTAP! 
 
Dilbilimdeki son araştırmaları göz önüne alarak hazırladığım bu resimli kitap her çocuğun çevresini ve onu çevreleyen evreni keşfetmesine, ileride okul hayatında ihtiyaç duyacağı temel sözcük dağarcığını geliştirmesine yardımcı olacaktır. Kitap boyunca her bölümde birer “anahtar sözcük” bulunmaktadır. Bu sözcüklerin etrafında ise temayla ilgili daha pek çok şey keşfetmeye yarayacak yakın ve yararlı sözcükler yer alır. Anneler ve babalar için öneriler kısmında ise çocuğun dikkatinin nereye yönlendirilmesi gerektiği, onunla sözlü etkileşiminizin nasıl olması gerektiği belirtilmiş, çocuğunuzla konuşma, onu konuşturma, merakını uyandırma, sözcük dağarcığını geliştirme ve öğrendiklerini uygulama üzerine öneriler verilmiştir.” 
 
 
Anneler ve babalar için 144’ten fazla sözcük ve öneri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b07658c-3229-4242-bbad-300dbb4f7e39.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombili Mombili Roman</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için korku romanı yazmak... Aytül Akal, okurları bir korku trenine bindirdiği Zombili Mombili Roman&apos;da, karanlığın dehlizlerinde gizem dolu bir yolculuk vadediyor; gerçeküstü olaylarla sıradan gerçekleri iç içe geçirerek ezberleri bozan bir anlatıya imza atıyor. Baş döndürücü bir hızla kalpleri çarptıran bu sürükleyici kitap, yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşmayı başaran bazı antika eşyaların ardındaki sır perdesini aralarken hayal gücünün sınırlarını zorluyor. Karanlık düşlerin tutsağı olan bir adamın başından geçenleri ürpertici bir hikâyeye dönüştüren Akal, anlatısının arka planında bir yazarın “sancılı” yazma ve yaratma sürecine de ayna tutuyor.   Editörü, aşk romanlarının tutkulu yazarı Özgür&apos;den çocuklar için korku romanı yazmasını istediğinde genç adamın dünyası başına yıkılır. Hiç deneyimi olmadığı bir türde, üstüne bir de çocuklar için kalem oynatacaktır. Bir an önce buram buram romantizm kokan düşüncelerini bir kenara itip sözcüklerini ürkütücü ve gerilimli ortamlarda konuşturmaya başlamalıdır. Kafasında soru işaretleriyle yolda yürürken karşısına çıkan kafe, belki de hayatını altüst edecek felaketler dizisinden hemen önce soluklanacağı son duraktır. Kafeden evine poşetler dolusu antika eşyayla geri dönen Özgür, yaklaşan tehlikeden henüz habersiz olsa da, bundan böyle atacağı her adım hayat memat meselesidir. Zira karşılaşacağı akılalmaz olayların kâbus mu, yoksa gerçek mi olduğunun ayırdına varması artık pek de mümkün değildir...   Aytül Akal&apos;ın, yerelden evrensele uzanan güçlü hikâyesinin yanı sıra Başak İşbilir&apos;in sinemasal düşlere yelken açtıran resimleriyle bütünlenen Zombili Mombili Roman, çocuk ve gençlik edebiyatımızın korku türünde yazılmış en “modern” örneklerinden biri.  Yaşayacağınız korku ve gerilim yüzünden yaprak gibi titremeye hazırsanız, bu kitabı okumaya başlayabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9868c91-c1fe-48f7-b3bd-f691afb64010.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Steinbeck’in kendine has bakış açısıyla kaleme aldığı yazıları ve Capa’nın mükemmelen ayarlanmış kadrajlarıyla Rusya Günlüğü, Türkçe olarak ilk kez yayımlanıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında, Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilimin iyice artmaya başladığı 1947’de, gazetelerdeki gerçekdışı haberlerden bıkan Steinbeck ve Capa “Bir de kendi gözümüzle görelim,” diyerek çıkıyorlar yola. Sovyetler Birliği’nde kaldıkları birkaç haftada Moskova’yı, Stalingrad’ı, Kiev’i ve Gürcistan’ı dolaşıyor; politikaya, hamasi laflara, bürokrasiye meydan vermeden, Rusların ne yiyip içtiğini, nasıl yaşadığını, dans ettiğini merak ederek halkın arasına karışıyorlar. “Bu kitap keskin gözlem gücüyle, mizahıyla ve kesin yargılardan kaçınmasıyla, belki de Rusya hakkında bir yabancının yazdığı en doğru kitaplardan biridir.” NORA FITZGERALD “Capa devinimin, acının ve neşenin fotoğrafını çekebilir. Rusya manzaralarının sonsuzluğunu ve tek bir insanı nasıl yakaladığına bir bakın. Lensinin bir insan zihnine nasıl eğildiğini düşünün.” JOHN STEINBECK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37fe090-5c18-4395-bb89-f21712a644ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Nü Peride (Çizimlerle Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Nü Peride, iki ayrı zamanda, benzer mekânlarda gelişen olayları, roman karakterlerini esrarengiz bir şekilde birbirine bağlar. 
 
Tutkunun, acının, aykırı aşkların anlatısı olur. Ermeni Ante aşkına ulaşmak için sözcüklerle kazar dehlizini. Necati sevdiğini üzmemek için bir elma ağacının dalında bırakır bacaklarını. 
 
Farklı zamanlarda hikâyeleri kesişen roman karakterlerinin yaşadıkları akıllara şu soruyu getirir: “Acı çekmeden mutlu olmanın anlamı var mı?” 
 
Hakan Akdoğan’ın Yunus Nadi Roman Ödüllü kitabı Nü Peride, dildeki çok katmanlı yapısı ve kurgusal derinliğiyle edebiyatımızdaki yerini her dönemde korumaktadır. 
 
“Yorgundum, düşünce yorgunuydum. Hep güzel bir müzik duyuyordum pencereme sığan yıldızlara eşlik eden. Sen güneş/ben kardan adam/burnu havuç gözleri kömür/gel artık/havalar ısınınca kardan adamlar ölür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c851ce3-3ae0-4cb7-b507-2e5e18df3081.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığına Tavşan Olduğum Filmler</image:title>
            <image:caption>Sinemaya gerçekten tutkuyla bağlı bir edebiyatçı Murathan Mungan. Sinema yazılarını derli toplu bir araya getiren ilk kitap 2007 tarihli Kullanılmış Biletler’di. Şimdi de tutkusunu Işığına Tavşan Olduğum Filmler’de sürdürüyor. 
Doğrudan bir filmin kendisini incelemekten çok, içerdiği olgular, sorunlar nedeniyle söz söylemeye kışkırttığı alanlar üzerine de düşünmeyi sürdüren yazıları bir araya getiriyor Işığına Tavşan Olduğum Filmler’de.  Sinemanın devleşmiş isimleri Kurosawa, Antonioni, Coppola, Haneke, Parajanov’un yanı sıra Yorgos Lanthimos, Denis Villeneuve ve Ursula Meier gibi çok parlak yönetmenlerin filmlerine kendi merceğinden bakıyor. 
Yazı başlıkları şöyle: Gerçeğe Açılan Üç Kapı, Başka Dünyaların Filmleri, Işığına Tavşan Olduğum Filmler, Yaşlılık Devleri, Aile Sineması, Kefaret, Zaman ve İnşa ya da Geleceği Hatırlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6c1cecc-8d94-4f44-a092-b912b58b4a26.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Okulu Meta Dünyalara Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Yıl 2018, Gül ve Can Mavi Palmiye’nin altında tesadüfen karşılaşırlar. Birbirinden hiç hoşlanmayan bu iki çocuk tartışırken akıllara durgunluk verecek bir “Bam” sesiyle gökyüzü yarılır ve metal bir küre çalılıkların arkasına fırlar. Bu küre de neyin nesidir? 
Bu patlamanın ardından kahramanlarımız 215 yıl sonrasına, geleceğe giderek kendilerini farklı bir maceranın içinde bulurlar. Mavi-yeşil gezegenimize benzeyen ORDEN’e yerleşen insanlar orayı da Dünya’ya benzetmişlerdir. Evrendeki tüm dengeler değişmiştir. 
Can’ın düzeltmesi gereken şeyler vardır. Kahramanlarımız yapay zekalar, robotlar, avatarlar ve hologramların olduğu bir Dünya’dadır. Meta dünyalarda da yaşam vardır. Evrendeki tüm çocukları Dünya’daki meta dünya FUTURGEN’e hapseden nedir? Ve buradan çıkışı birlikte bulabilecekler mi? 
Bilim Okulu serisinin üçüncü kitabı Meta Dünyalara Yolculuk sizi 2233 yılına davet ediyor. Gül ve Can ile zamanda yolculuk yapmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05e81de9-0b1c-4ee6-84bd-939f611978ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim 2 Yaş</image:title>
            <image:caption>ÇOK ÖZEL BİR RESİMLİ KİTAP! 
 
Dilbilimdeki son araştırmaları göz önüne alarak hazırladığım bu resimli kitap her çocuğun çevresini ve onu çevreleyen evreni keşfetmesine, ileride okul hayatında ihtiyaç duyacağı temel sözcük dağarcığını geliştirmesine yardımcı olacaktır. Kitap boyunca her bölümde birer “anahtar sözcük” bulunmaktadır. Bu sözcüklerin etrafında ise temayla ilgili daha pek çok şey keşfetmeye yarayacak yakın ve yararlı sözcükler yer alır. Anneler ve babalar için öneriler kısmında ise çocuğun dikkatinin nereye yönlendirilmesi gerektiği, onunla sözlü etkileşiminizin nasıl olması gerektiği belirtilmiş, çocuğunuzla konuşma, onu konuşturma, merakını uyandırma, sözcük dağarcığını geliştirme ve öğrendiklerini uygulama üzerine öneriler verilmiştir.” 
 
Anneler ve babalar için 108’den fazla sözcük ve öneri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9c836a-f795-4e4b-aaff-a0c6493fd477.jpg</image:loc>
            <image:title>Pruva Neta</image:title>
            <image:caption>“Sayın Hanımefendi ya da Beyefendi; bu notu bulduğunuza göre sizler de bizim gibi sağ kalanlardansınız. Biz mi size yardım edebilecek vaziyetteyiz yoksa siz mi bizden daha iyi durumdasınız, bunu elbette bilemiyoruz. Lâkin tek bildiğimiz bu felaketten kurtulmak için sağ kalan tüm iyi insanların birleşmesinin zaruri olması. Aksi takdirde bu savaşı kötülük kazanacak. Lütfen acilen aşağıda yazılı koordinatlara ulaşınız ve bizimle irtibata geçiniz. Esenlikler dilerim.” 
T.Wilson McLorry 
Kaptan Vitaly ve mürettebatının son macerasının üzerinden yalnızca on gün geçmişti ve her tarafı kaplayan engin mavilikte amaçsızca dolaşmayı sürdürüyorlardı. Ta ki tanımadıkları birinden aldıkları bu gizemli mesaja kadar. Yine hiç beklemedikleri bir anda, esrarengiz bir şekilde çetin bir mücadelenin içine çekilen kahramanlarımız, bu defa kendilerini daha evvel hiç karşılaşmadıkları kadar zor şartlardaki bir ölüm kalım savaşının ortasında bulurlar. Eski dostlar ve yeni düşmanlarla karşılaşan Kaptan Vitaly ve mürettebatının nefes kesen son yaşam mücadelesini konu alan PRUVA NETA, okuyucusuna son ana kadar merakta bırakan gerilim dolu bir final vadediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28730fea-28cc-46d0-8317-9a5d3283facb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kelebeği Yakalamak</image:title>
            <image:caption>Elliot, artık kendini, evi olan Londra’ya ait hissetmiyordur. Babasının ölümüyle kaybettiği yaşama sevincini bulma umuduyla yeni bir okula transfer olur ve uzun zamandır içinde bulamadığı heyecan ve arzularla tekrardan tanışır. Hayatı yalanlar üzerine kurulu olan Sam ise, karışık duygular içinde kıvranarak gerçek kimliğini arıyordur. Üzerindeki tüm o sorumluluklar yetmiyormuş gibi bir de okulun asi çocuğuna karşı içinde açıklayamadığı hisler uyanmaya başlamıştır. 
 
İki yolunu kaybetmiş çocuğun yolları tesadüfi bir şekilde kesişmiştir. İşte bu okuyacağınız, birçok engeli aşan aşkların, arzuların ve arkadaşlıkların hikâyesi. 
 
**** 
“Aşık olduğunu nasıl anlarsın?” 
“Aslında bir içgüdü gibi. Aşık olduğun kişi asla aklından çıkmaz. Ona dokunmak, koklamak her şeye değer. Ve eminim şu meşhur kelebekleri duymuşsunuzdur. Abi! Onlar yüzde yüz gerçek. Aşk, bir kelebeği yakalamaya çalışmak gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3301066f-3754-4a29-9beb-936fa33101a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ajan Sonya</image:title>
            <image:caption>1942 yılında İngiltere’nin sakin bir köyünde bir kadın üç çocuğu ve yakınlarda çalışan kocasıyla birlikte küçük bir kulübede yaşıyordu. Ursula Burton arkadaş canlısı ama çekingen birisiydi ve İngilizceyi hafif bir aksanla konuşuyordu. Komşuları onun yüksek rütbeli bir Sovyet istihbarat subayı olduğunu bilmiyorlardı. Burton, Sovyetler Birliği’nin atom bombası yapmasını sağlayacak bilimsel sırları toplayan bir komünist, bir Sovyet albayı ve kıdemli bir ajandı. 
Yaşamı boyunca Çinliler, Japonlar, Naziler ve MI5, MI6 ve FBI tarafından peşine düşülen ancak her defasında kaçmayı başaran casusun hikâyesi 20. yüzyılda faşizm, komünizm ve Batı demokrasisi arasındaki ideolojik çatışmayı yansıtıyor ve zamanımızın casus savaşlarına yeni bir ışık tutuyor. 
*** 
… Ursula Kuczynski Burton, bir anne, ev hanımı, romancı, uzman radyo teknisyeni, casus şebekesi yöneticisi, kurye, sabotajcı, bomba imalatçısı, Soğuk Savaşçı ve gizli ajandı ve hepsi de aynı zamandaydı. 
Kod adı “Sonya” idi. Bu, onun hikâyesidir. … 
 
*** 
“Macintyre casuslukla ilgili efsaneleri hem yüceltiyor hem de yıkıyor.” 
—The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea5bfab-b024-49ea-83af-1d197f5b7186.jpg</image:loc>
            <image:title>Ademelması</image:title>
            <image:caption>DÜŞTÜĞÜNE YANARSAN, KALKACAK DERMANIN OLMAZ... 
 
“İçeride kapalı kalma...” diyor annem. “Çık gez, dışarının tadını çıkar ama dikkatli ol gözünü seveyim.” 
İçeri... İçeri neresi? Ya da dışarı. Dışarı neresi?  Ya da nerede olduğum zamanlar içeride oluyorum, nerede olduğum zamanlar dışarıda oluyorum? Bu ayrıksı, bu yabanıl, bu kendi “iç”iyle ve kendi “dış”ıyla kavga eden biri, nereyi kendine içerisi veya dışarısı olarak seçer? Kim bilir belki dışarının da dışındayımdır da onun için böyle ayrıksıyımdır. Belki dışarının da dışında olmaktan dolayı bu kadar yalnızımdır... 
*** 
Hatice Dökmen’den yine sıra dışı bir roman. Pandemi günlerinde dışarısı ve içerisi dilemmasının yarattığı yepyeni bir berzahta kendi kendisiyle çakışan benliklerin kimi zaman isyan ederek, kimi zaman da boyun eğerek karşıladığı bu alışılmamış yeni hayatın çok boyutlu ama kısacık bir hikâyesi. Okumaya doyamayacaksınız... 
*** “Kahramanım Yıldız ile birçok kadına ayna tuttum. Bence her kadının içinde biraz Havva, biraz Lilith vardır. Bütün sorun o kişiliğin içimizde hangi boyutta yaşadığıdır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8af22e31-0bd6-4cb2-8d42-09f346b1a3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Münafık</image:title>
            <image:caption>“MÜMİN DİNİ UĞRUNA MALINI, MÜNAFIK İSE MALI UĞRUNA DİNİNİ FEDA EDER.” 
 
Münafık denen kâfir görünürde imanlıdır; ama gizli olan gönül yuvasında kâfirdir. Münafık insan, bir kapıdan imana, öbür kapıdan inkâra girer, imanla inkâr arasında mekik dokur. Münafık insan toplum siyasetinin, sosyal ahlakının, hukukunun, kültürünün, maneviyatının altında tüneller açar. Siyasetin, ahlakın, kültürün, hukukun köklerini kemirip kurutur. Tıpkı bir tarlafaresi gibi... 
 
Münafık kendisini yüzüne kalkan edinir, perde edinir ve gerçek niyetinin düşmanlığını o kabuğun arkasında saklar. Tıpkı kendini kabuğunun arkasında saklayan yara gibi... Yaranın kabuğunu kaldırınca yaradan cerahat veya kan akar. Münafığın arkasında saklandığı perdeyi kaldırınca da onun irin ve kan olan niyeti akar. “İkili oynayan” münafıkların psikolojisini, davranış yapısını, ilişkilerini Kuran’daki ayetlere göre açıklayan Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, inananlardanmış gibi yapıp küfre düşenlerin detaylı anatomisini bu kitapta anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f51a774-758a-4ed6-8ba1-4cc6eeabc157.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu</image:title>
            <image:caption>“Ne istemediğini bildiğinde, ne isteyeceğini de bilirsin.” 
Bu kitap, doğum ve ölüm kapıları arasında kat edeceğin her adıma rehberlik etmek ve sana bir adımdan diğerine geçme fırsatı veren kilitli kapıları nasıl açabileceğinin sırlarını aktarmak için yazıldı yolcu. 
Kestirmeden gidemezsin, bir kapının sırrına hâkim olup anahtarını elde etmeden, diğer kapıyı açamazsın. Kolay olacağını söyleyemeyiz ama mümkün olduğunu deneyimleyebilmen için sana rehberlik edebiliriz. 
Bildiklerini unutmaya, tutunduklarını bırakmaya, kaçtıklarınla yüzleşmeye hazır mısın? 
Şimdiye dek şikâyet ettiğin ne vardıysa bil ki her birine ihtiyacın olduğu için kendin kurguladın, kendin var ettin. Neyi istemediğinle yüzleşmeye cesaret ettiğinde, aslında neyi istediğini keşfetmeye başlıyor olacaksın. 
Veremediğin için alamadığını, sahiplendiğin için kaybettiğini, aşırıya kaçtığın için yokluğa düştüğünü, kullanamayacağını bildiğin için güçlü olmaktan ve başarmaktan geri durduğunu anladığında, kendine yeni bir kader yazıyor olacaksın yolcu. 
“Sahiplendikçe korkuların, sahip çıktıkça güvenin artar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76e58634-885d-49c4-8a52-801fc762ba3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşerken</image:title>
            <image:caption>Kurtuluş’un Cin Deresi Mahallesi’nde oturanlar o sabah çok mühim bir olaya uyandılar; iki çocuk babası sıhhi tesisatçı İshak bilinen hiçbir sebep yokken birdenbire ortadan kaybolmuştu. Önce, neden gittiğine kimse bir anlam veremedi ardından İshak’ın yalnız başına olmadığı anlaşıldı. Bu, pek çok şeyi açıklasa da, kişinin kim olduğu ortaya çıkınca daha büyük bir merak sardı mahalleyi: İshak üst katlarında oturan genç ressam Jülide ile kaçıp gitmişti. 
 
Sonrası… 
Sonrası düşerken el ele tutuşanların masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06f8f22-f74e-4d8a-b239-54541a32d9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma’nın Yükselişi</image:title>
            <image:caption>M.Ö. 1000 civarında Roma yerleşimi, birkaç tepenin üzerinde kurulmuş küçük bir topluluktu. M.Ö. 3. yüzyılda ise Roma, anıtsal tapınakları, kamu binaları ve görkemli evleriyle büyük ve güçlü bir kent haline gelmişti. Tüm İtalya’yı ele geçirmişti ve bir imparatorluk yaratmaya hazırlanıyordu. Ancak basit bir kent bu tarihi dönüşümü nasıl gerçekleştirdi? Nasıl oldu da bölgenin ve sonrasında dünyanın başat gücü haline geldi? 
 
Eski İtalya, her biri kendi dili ve gelenekleri bulunan çok çeşitli etnik topluluklara ev sahipliği yapıyordu. Önce Etrüskler ve daha sonra Samnitler gibi bazı topluluklar Roma’nın başlıca düşmanlarıydı. Bu gruplar Geç Demir Çağı’ndan itibaren İtalya’nın içinde ve dışında giderek daha dinamik bir etkileşime girdiler, ticareti genişlettiler ve İtalya’nın her yanında giyinme alışkanlıklarını, dini, mimariyi, silahları ve yönetimi etkilediler. Roma ele geçirilen topraklarda var olan sosyal ve politik yapıları büyük bir özenle idare etti, stratejik askeri alımlarla vatandaş havuzunu genişletti ve bu sayede bir dereceye kadar yerel bağımsızlığa izin verirken aynı zamanda emperyal bir aidiyet duygusunu da besledi. 
Roma’nın Yükselişi kitabında tarihçi ve arkeolog Kathryn Lomas, Roma’nın rakiplerle dolu bir bölgede baskın unsur haline gelmesini sağlayan diplomatik girişimleri, siyasi manevraları ve kültürel değiş tokuşları yeniden ele alıyor. Lomas’a göre Latin dünyası Roma tarafından yenilmemiş, aksine Roma bu dünyayı birleştirmişti. Roma’nın İtalya’yı işgalinden ve birleştirmesinden doğan bu yeni toplum yapısı, gelecek yüzyıllar için siyasi bir model işlevi de görecekti. 
* * * 
Kronik Kitap, Antik Dünya Tarihi Serisi’ne en güncel Roma tarihi araştırmalarından Roma’nın Yükselişi kitabıyla devam ediyor. Lomas bu çalışmasında gelişme aşamasında bulunan ve imparatorluğun farklı halklarını birleştiren siyasi yapıları tanımlıyor ve İtalya toplumunu birleştiren unsurun kökenini buluyor. Roma’nın nasıl geliştiğini ve Romalıların göz kamaştıran hükümranlıklarını neden ve hangi yollarla elde ettiğini göz önünde bulundurarak Roma’nın bir dünya gücü olarak doğuşunun büyüleyici hikayesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f575fe54-d57b-4990-ae8c-519d0e489029.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Serüveni</image:title>
            <image:caption>&quot;Ülkelerin yoksulluk tuzağından kurtulup zenginleşmesini sağlayan kültürel, teknolojik ve eğitimsel güçlere kapsamlı bir bakış. Derinliği ve hırsıyla Diamond’ın Tüfek, Mikrop ve Çelik’i ile Harari’nin Sapiens’ini anımsatıyor.&quot; -Financial Times 
&quot;Kıyamet tellallığına karşı kanıta dayalı bir panzehir... Galor diğer birçok düşünür gibi gündem dayatma çığırtkanlığına kapılmıyor... İnsanlığın durumuna ilişkin analizi, umutsuzluk içeren öğütlere değil, daha iyi bir gelecek inşa etmeye yardımcı olabilecek bir dizi yeni araca kapı aralıyor.&quot; -The Guardian 
 
İnsanlar neden asgari geçim tuzağından günümüze çok yakın bir zamanda kurtulup diğer tüm canlılardan çok daha yüksek bir yaşam standardına sahip olabilen tek canlı türüdür? 
İnsanlığın ilerlemesi neden dünya çapında böylesi adaletsiz bir şekilde gerçekleşti? 
Geçmişte elverişli coğrafi özelliklerden yararlanan ve zengin çeşitliliğe sahip olan kimi topluluklar nasıl oldu da refaha giden yolda ilerlerken dezavantajlı konuma düştüler? 
Uluslar arasında bugün var olan büyük eşitsizlikler neden ortaya çıktı? 
Hepimizi zengin ve başarılı kılacak bir yol var mı? 
İnsanlığın ortaya çıkışından günümüze dek uzanan büyüleyici bir serüveni anlatan dünyaca ünlü ekonomist ve düşünür Oded Galor insanlığın iki büyük gizemi olan zenginlik ve eşitsizliğe ilgi çekici bir çözüm sunuyor. Galor’un muazzam ve şaşırtıcı bağlantılarla dolu bu sürükleyici anlatımı teknoloji, nüfus büyüklüğü ve adaptasyonun sadece iki yüz yıl önce insanın hikâyesinde nasıl çarpıcı bir hâl değişimine yol açtığını gösteriyor. Galor aynı serüven boyunca zamanda geriye doğru giderek bizi eşitsizliğin nihai nedenlerine dair bir açıklamaya da götürüyor. Kolonicilik, siyasal kurumlar, toplumsal yapı, kültür gibi etki katmanlarını birer birer açığa çıkarıyor. 
Dünyanın dört bir yanında ekonomik, sistemik ve ekolojik krizle yüz yüze olduğumuz bu günlerde hem umut verici hem de derinlikli dersler içeren ve önemli hakikatleri sunan İnsanlığın Serüveni: Zenginliğin ve Eşitsizliğin Tarihi geçmişten hareketle ileriye dönük kalıcı bir reçete sunan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985516f3-73fd-4c8f-91a6-bd6d3e357b75.jpg</image:loc>
            <image:title>Spotify</image:title>
            <image:caption>Apple-Android teknoloji savaşının ve müzik şirketlerinin korsan ve yasa dışı müzik indirmeye karşı verdiği mücadelenin ortasında, Spotify savaş hatlarını yeniden oluşturarak Silikon Vadisi’ni yerinden oynattı. Her şeyden önce yenilikçi bir yazılım olan Spotify, müzik lisanslarının önemli kısmına sahip Universal, Sony ve Warner’daki inatçı yöneticilere sektörün geleceğinin sundukları iş modelinde olduğunu gösterdi. Spotify bugün 50 milyondan fazla şarkı, 1 milyonu aşkın podcast ve 300 milyonu geçen kullanıcı sayısıyla müzik piyasasında alışılagelmiş düzeni bozan, yenilikçi bir şirket. 
Peki ama kurucu Daniel Ek yönetimindeki İsveçli bir avuç mühendisin geliştirdiği bu start-up nasıl oldu da milyarlarca dolarlık müzik endüstrisini dönüştürdü? Endüstrinin devlerini “ücretsiz ve yasal müziğin” mümkün olabileceğine nasıl ikna edebildi? Apple, Google, Amazon ve diğer Silikon Vadisi devlerine küçük bir İsveçli şirket olarak nasıl karşı durdu ve onları alt etti? 
Araştırmacı gazeteciler Sven Carlsson ve Jonas Leijonhufvud bu kitaplarında Spotify’ın ilk kuruluş fikrinden itibaren gelişimini ele alıyor. Yüzlerce röportajdan, daha önce kullanılmamış kaynaklardan ve Mark Zuckerberg, Sean Parker, Steve Jobs, Taylor Swift, Jay-Z ve Jimmy Iovine gibi kişiler hakkındaki ayrıntılı haberlerden yararlanarak modern müziği değiştiren şirketin tarihsel yükselişini sadece sürükleyici bir iş dünyası öyküsü olarak değil, aynı zamanda teknoloji jeopolitiği üzerine bir ders olacak şekilde anlatıyor. Spotify Avrupa’nın önde gelen teknoloji şirketi hakkında etkileyici, derinlemesine bir bakış sunuyor. Netflix’in The Playlist dizisine de ilham veren bu kitap şirketin ve arkasındaki fikrin korsana darbe vurma, müzik sektörünü dönüştürme ve streaming hizmetini yeni norm haline getirme hikayesinden hareketle küresel sesli içerik savaşında yaşananlar ve aktörleri hakkında derin ve aydınlatıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632297cf-c0e2-4220-8ab5-158b810743da.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Komutanlar</image:title>
            <image:caption>Mete’den Atatürk’e Tarihe Yön Verenler 
 
A. SEFA ÖZKAYA, AHMET TAŞAĞIL, ALİ AHMETBEYOĞLU, ALTAY TAYFUN ÖZCAN, BURAK GANİ EROL, CİHAH PİYADEOĞLU, ERKAN GÖKSU, FERİDUN EMECEN, HÜSEYİN SERDAR TABAKOĞLU, İLBER ORTAYLI, KASIM BOLAT, SELİM ERDOĞAN, SÜLEYMAN POLAT, UĞUR ALTUĞ 

Tarih boyunca pek çok Türk komutan, dünya askerî tarihi için bir ilham kaynağı olmuştur. Onlar karakterlerindeki çarpıcı özelliklerin yanı sıra hem cephe hattında hem de cephe gerisinde tatbik ettikleri planlarla, her zaman merak edilmiş ve incelenmiş rehber şahsiyetlerdir. Ruhlarındaki önderliği ve savaş kabiliyetlerini tam bir dengeyle uygulamış olmaları, Türk komutanları unutulmaz bir konuma yerleştirmiştir. 
Devletini bir imparatorluk hâline dönüştüren, Avrasya bozkırlarının ortaya çıkardığı ilk büyük hükümdar MOTU (METE), “güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar” hâkimiyet tesis edecek özelliklere sahip ATTİLA, Fırat’ın batısına ilk defa geçerek 1071’de Malazgirt’te destan yazan ve Türk tarihinin efsanesi olan SULTAN ALP ARSLAN, ordu teşkilatından askerî teçhizatın hazırlanmasına kadar bilgisiyle her alana hakim bir vezir olan NİZÂMÜLMÜLK, 1081’de ilk donanmayı oluşturarak Türkleri denizcilikle tanıştıran ÇAKA BEY, üç kıtaya yayılan bir cihan imparatorluğunun kurucu hükümdarı, OSMAN BEG, Balkanlar’da dönemin en büyük ordularına karşı zafer kazanan I. MURAD, Küçük Asya’ya kadar durmadan savaşmış, bozkırların son göçebe fatihi TİMUR, İstanbul’u fethederek iki kıtayı birleştiren, çağına ve sonrasına damgasını vuran, Doğu’nun ve Batı’nın hükümdarı FATİH SULTAN MEHMED, Preveze Deniz Savaşı’yla Akdeniz ve dünya tarihine damga vuran BARBAROS HAYREDDİN PAŞA, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’yu imparatorluğa katan, o zamanlar için imkânsız görülen Mısır Seferi’ni gerçekleştiren büyük mareşal YAVUZ SULTAN SELİM, sancağa çıkmadığı hâlde tarihe adını Bağdat ve Revan Fatihi olarak yazdıran IV. MURAD, Türk İstiklâl Savaşı’nın başkomutanı, dünya siyasi tarihine olduğu kadar askerî tarihine de damgasını vurmuş gazi ve mareşal MUSTAFA KEMAL ATATÜRK… 

Muharebe alanında işler birbirine düğümlendiğinde hangi stratejiyi uyguladılar? Yoğun baskı ve gerilim içindeyken psikolojilerini nasıl yüksek tuttular? İmkânsız gibi görülen savaşlara hangi yollarla hazırlandılar? Hem kendilerinin hem de etraflarındaki kimselerin bakış açılarını nasıl değiştirdiler? Askerî anlamda kimlerden, hangi kitaplardan ve ekollerden yararlandılar? Pek çok uzmanı bir araya getiren Türk Komutanlar; hem bu soruların cevaplarını ortaya koyuyor hem de benzersiz bir askerî tarih okuması sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e264bb14-78d2-4b80-bc81-16753cecb491.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>AVRUPA TARİHİ’NE DAİR 
BİLMEK İSTEDİĞİNİZ PEK ÇOK ŞEY 
 
Karanlık Çağlardan Rönesans’a, Fransız Devrimi’nden SSCB’nin çöküşü ve Bosna Savaşı’na kadar 200 olay, şahsiyet, kavram ve görsel ile hazırlanmış bir Avrupa Tarihi... 
 
Etrüksler, Sparta, Cermenler, Vikingler, Druidler, Merovenjler, Pompei, Roma İmparatorluğu gibi topluluk ve devletler; Sezar, Spartaküs, Attila, Hannibal, I. Otto, Kızıl Erik, Justinyanus, Şarlken, Luther, Napolyon, Bismarck, Korkunç İvan, I. Elizabeth, Dreyfus, Mussolini, Gorbaçov, Tito gibi tarihin akışına etki eden şahsiyetler; Habsburglar, Mediciler, Merovenjler gibi aileler; Peloponez Savaşları, Pön Savaşları, İspanya’da İslam Egemenliği, Şizma, Haçlı Seferleri, Fransız Devrimi, Mohaç Meydan Savaşı, Viyana Kongresi, Bolşevik Devrimi, Prag Baharı, Berlin Duvarı’nın yıkılması gibi Avrupa’da yaşanan ama dünyayı değiştiren gelişmeler… 
 
Dakikalar İçinde Avrupa Tarihi, ilk çağlardan 20. yüzyıla kadar Avrupa Tarihi’ndeki gelişmeleri kısa ama etkili biçimde ele alan aynı zamanda Avrupa Tarihi hakkında bilgi edinmek isteyenlere değişik alanlarda rehberlik edecek ve başucu kitabı olacak bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7cd2db6-ff0f-443b-ab8c-5b58e7511897.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hava Gücü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Hava Gücü Komutanı&apos;nın Kaleminden 
 
1830’lardan itibaren başlayan ve II. Abdülhamid döneminde belirgin hâle gelen Türk-Alman askerî yakınlığı, takip eden II. Meşrutiyet döneminde de devam etti ve 1914’te Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte silah arkadaşlığına dönüştü. O dönemde “Büyük Savaş” olarak adlandırılan Birinci Dünya Savaşı’nda, Alman subaylar ilk kez Osmanlı Genelkurmayı ve büyük birliklerde komutanlık makamlarına getirildiler. Binbaşı Erich Serno da bunlardan biriydi ve Osmanlı Hava Gücü’nün komutanlığına getirildi. 
 
Binbaşı Serno, Avrupa Doğu Cephesi’nde görev yaptığı çok kısa bir süre dışında, dünyadaki emsalleri ile aynı tarihlerde teşkil edilmiş olan, Osmanlı havacılığının geliştirilmesi ve cephelerdeki etkinliğinin arttırılması için önemli faaliyetlerde bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nda ay-yıldızlı bröve ile uçmanın yanı sıra, Osmanlı hava gücünün komutanlığını da üstlendi. 
 
Osmanlı Hava Gücü kitabında yer alan Binbaşı Erich Serno’nun Alman Askerî Arşivinden (Bundesarchiv-Militärarchiv) alınan Türkiye görevini içeren şahsi dosyasında; Türkiye’de çekilmiş fotoğrafları, görev raporu, Almanya uçuş eğitimine ait fotoğrafları ve anıları bulunmaktadır. Serno’nun Türk askerî havacılığına dair önemli bilgiler içeren bu raporu Türkçede ilk defa yayınlanmaktadır. 
 
Havacılık konusunda uzman Emir Öngüner ve Emin Kurt’un Almanca aslından çevirip zengin dipnotlar eklediği ve Türkçe kaynaklarla karşılaştırarak açıklamalarda bulunduğu Osmanlı Hava Gücü, Türk askerî havacılığının kuruluş dönemi yanında Birinci Dünya Sava­şı’ndaki havacılık faaliyetleri için birinci derecede kaynak bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7db13ca-6fd8-4294-92cd-514856982e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Ordusunda Batı Etkisi</image:title>
            <image:caption>Prusya’dan NATO’ya Türk Ordusunda Batı Etkisi 
 
* Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde ordunun yeniden yapılandırılması için karar vericileri harekete geçiren unsurlar nelerdi? 
 
* Günümüzde dahi etkisi sürdüğü iddia edilen Prusya (Alman) askerî sisteminin Osmanlı/Türk Kara Kuvvetleri’ne yerleşmesinde Alman askerî yardım misyonları hangi rolü oynadılar? 
 
* Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk Kara Kuvvetleri’nin Batı kaynaklı reorganizasyonu ne şekilde devam etti? 
 
* Türk-İngiliz askerî ittifakı Türk Kara Kuvvetleri’nde ne gibi bir etkiye yol açtı? 
 
* Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nda benimsediği “savaş dışı kalma” politikası Batı kaynaklı reorganizasyon faaliyetleri üzerinde nasıl bir tesir gösterdi? 
 
* Amerikan askerî sisteminin Türk ordusuna nüfuz etmesinde çok önemli bir yeri olan JAMMAT ve JUSMMAT gibi kuruluşların faaliyet sahaları nelerdi? 
* 1952’de gerçekleşen NATO üyeliği Türk ordusu açısından hangi sonuçları doğurdu? NATO’ya intibak sürecinde Amerikalıların rolü neydi? 
 
* Türk ordusunda Prusya ya da Amerikan/NATO tipi bir subay profilinin oluştuğu kesin biçimde söylenebilir mi? 
 
Askerî tarihçi Dr. Erhan Çifci tarafından Amerikan, İngiliz, Alman, NATO ve Türk arşiv belgelerinden yararlanılarak kaleme alınan Türk Ordusunda Batı Etkisi yukarıdaki sorulara cevap ararken, Osmanlı/Türk askerî sistemindeki Batı etkisini kara kuvvetleri özelinde ve dış kaynaklı yeniden yapılandırma faaliyetleri temelinde inceliyor. Bu yönüyle gerçek bir başvuru kaynağı olan eser literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91702b2c-69a1-4fca-a937-cff78438bda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu 1300-1650</image:title>
            <image:caption>&quot;Hem genel okuyucu hem de araştırmacılar için hazırlanmış; haritaları, ayrıntılı kaynakçası ile Osmanlı tarihinin ilk yarısının zekice ve iyi araştırılmış bir anlatımı.” Metin Kunt 
“Bu kitap Osmanlı kurumlarının zaman içerisindeki değişimi hakkında kaynaklara dayanan bir araştırma olarak Osmanlı çalışmalarında eşsiz bir boşluğu dolduruyor. Oldukça kapsamlı ve kolay anlaşılır bu genişletilmiş yeni baskı, uzmanlar ve uzman olmayanlar için temel bir kaynak.” Dimitri J. Kastritsis, St. Andrews Üniversitesi, Birleşik Krallık 
“Kapsamlı güncellemeler ve Arap eyaletleriyle ilgili yeni bir bölüm, bir yandan bu ustaca çalışmayı imparatorluk tarihinin uzmanları ve öğrencileri için kesin olarak okunması gereken bir eser; diğer yandansa Orta Doğu ve İslam Dünyası dersleri için de mükemmel bir seçim hâline getiriyor.” Gábor Ágoston, Georgetown Üniversitesi, ABD 
 
Colin Imber’in kaleminden on dördüncü yüzyıldaki kuruluşundan, on altıncı yüzyılda dünya gücü konumuna gelişine ve on yedinci yüzyıldaki sıkıntılı zamanlarına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi… 
Imber büyük bir özenle ve yalın bir dille kaleme alınmış kitabında sultanların hâkimiyeti altındaki toprakları nasıl yönettiklerini ve yetkilerinin sınırlarını göstermek için başarıları ve önemli olayları içeren sıradan bir Osmanlı anlatısının ötesine geçerek, özgün kaynaklar ve araştırmalarla birlikte konuyla ilgili günden güne çoğalan modern incelemeleri kullanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Osman Bey’den Sultan I. İbrahim’e kadarki döneminin bir panoramasını sunan eser, hanedanın iç siyaseti, saray ve merkezî hükûmet, eyaletler, mahkemeler ve hukuk sistemi, ordu ve donanma, devşirme sistemi, vakıflar, ticaret ve ekonomi gibi devletin düzenini oluşturan kurumları ve yapıları derinlemesine ele alıyor. Imber’in birincil kaynakların yanı sıra ikincil kaynaklardan kapsamlı olarak yararlanan anlatısı, karmaşık ve çoğu zaman yanlış şekilde aktarılan Osmanlı İmparatorluğu tarihini, alana hem doğrudan hem de dışarıdan ilgi duyan okuyucuya sade, verimli ve kapsamlı bir şekilde aktarıyor. 
Gözden geçirilmiş, genişletilmiş ve Fatih Yücel’in yeni ve yetkin çevirisiyle sunduğumuz Osmanlı İmparatorluğu: 1300-1650 devletin bütün unsurları için makul derecede verimli bir yönetim ve şaşırtıcı olanaklar sağlayan bir imparatorluk sisteminin incelikli bir portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f5eb65-6d18-442c-98d4-97a8312c3dc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Piyasalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Geride bıraktığımız 15 yıl pek çok şeyin değiştiği yıllar oldu. Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda da bu değişim hız kesmeden devam edecek. Finans dünyası ve global piyasalar da bu değişimden payını aldı ve almayı sürdürüyor. Pek sevilen deyişle ‘yeni bir dünya düzeni’ kurulacak. Ama nasıl ve hangi temeller üzerine? 
Bizler kendi sorunlarımıza odaklanırken dünyanın geri kalanında neler olup bittiğiyle pek ilgilen(e)miyoruz. Üstelik ilgilenmeye çalışsak dahi dünyadaki bilgi ve veri akışını yakalayabilmek, büyük çerçeve içerisinde anlamlı bir şekilde yorumlamak gayet güç. Bu kitapta bu zorluğun üstesinden gelmeyi hedefledim. Piyasaların dününü ve bugününü ele aldım; belirsiz bir geleceğe nasıl hazırlanabileceğimize dair güncel bir bölüm ekleyerek anlattıklarım temelinde bir projeksiyon sunmaya çalıştım.” 
ŞANT MANUKYAN 
 
Para dünyanın dört bir köşesinde nasıl bir değer haline gelmiştir? Peki ya global piyasalar hangi şartlar altında, nelerin uğruna kurulmuştur? Bu sistemin geleceği var mıdır? Bugün doların yerine bir başka para birimini veya Bitcoini koyduğumuzda tüm sorunlar çözülecek mi? Finansal balonların, gelir eşitsizliğinin, ödemeler dengesi krizlerinin, kurların değer kaybının önüne nasıl geçilecek? Deneyimli Yatırım Uzmanı Şant Manukyan elinizdeki çalışmada bu ve daha birçok sorunun kökenini ve cevabını arıyor. Global finans sisteminin nasıl ortaya çıktığını, nasıl yol aldığını ve yarın neler yaşanabileceğini gösteriyor. Rezerv para sistemi hakkında doğru bilinen yanlışları, yeni bir varlık sınıfı olarak kripto varlıkları, güvenli liman olarak tanıtılan stabilparaları ele alıyor. Global sistemin merkezindeki Federal Rezerv’in oluşmasına, Bretton Woods’da temeli atılan ve artık kimseyi tatmin etmeyen parasal düzene, altın standardına, krizlerin bugünlere özel olmadığını gösterircesine geçmişte yaşanan krizlere değiniyor ve bir yol haritası sunuyor. 
Global Piyasalar, dünde yaşananlardan hareketle bugün nasıl yol almamız gerektiğini, yarına ise nelerle hazırlanmamız gerektiğini gösteren çok önemli bir kılavuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cca85e3e-ab55-4746-8931-8cedd7408be3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaza Geliyorum Der</image:title>
            <image:caption>“Kaza geliyorum demez” dilimize pelesenk olmuş, halk arasında çok yaygınlaşmış bir deyim. Aslında “Kaza geliyorum der” ama biz bunu duymayız, görmezden geliriz. 
 
Gün içinde telaşla ve koşturmacayla geçen hayatlarımız, acele verdiğimiz bir karar, ihmalkâr bir davranış yüzünden bizi sevdiklerimizden kopartabilir. Her gün yüzlerce kaza aslında bildiğimiz ama bir tedbir alıp uygulamadığımız eylemlerden dolayı yaşanıyor. Evde, okulda, iş yerinde alacağımız en ufak bir tedbir bizi olası kazalardan koruyacak ve sevdiklerimizden koparmayacaktır. 
 
Yazar, âdeta kaleme aldığı öyküleriyle bu gerçeği bize yaşatarak gösteriyor. Aslında çevreden duyduğumuz ve hiç yabancısı olmadığımız hikâyelerin kapılarını ardına kadar açıyor. Şu ana kadar gözden kaçırdığımız küçük ve basit bir tedbirle kazalardan, çevremizdeki tehlikelerden nasıl korunacağımızı, kaçınacağımızı etkileyici bir üslupla okuyucusuna sunuyor. Sonu acı biten hayatların gerçekçi bir üslupla kaleme alındığı kitaptan ders çıkarmak da okuyucuya düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d552d66-6e5c-4376-9c15-da27aae66102.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ebu Bekir (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Her peygamber muhatap olduğu insanların hassasiyetlerine göre çeşitli mucizeler göstermiştir. Şüphesiz ki Efendimiz’in(sav) en büyük mucizesi Kur’ân, Kur’ân’ın en büyük mucizesi sahâbe, sahâbenin en büyük mucizesi ise Hz. Ebû Bekir’dir(ra). O Kur’ân’ın insan yetiştirme mucizesinin yeryüzünde vücut bulmuş halidir. 63 yıllık bereketli hayatın sahibi, tam bir teslimiyet, sadakat ve celadet abidesi olan bu güzide şahsiyet, Efendimiz’in(sav) arkasında namaz kıldığı iki kişiden biridir. O, Resûlullah’ın(sav) vefatından sonra sahâbeleri dağ gibi ayakta tutan, O’nun(sav) vefatından sonra bütün müşkül meseleleri son derece kolaylıkla çözüme kavuşturan, Mi’rac hadisesinde “O(sav) söylüyorsa doğrudur!” sözünü söylediği için, kıyamete kadar “Ebû Bekir-i Sıddîk” diye anılacak olandır.
İnsanların sadakatlerinden ve samimiyetlerinden fazlaca şüphe duyduğumuz bu asırda senin her yönüyle Allah rızası için kurmuş olduğun halis dostluk ahlakına hasretiz ya Ebû Bekir(ra)! Çünkü bu devirde insanlar dostluğun, kardeşliğin, vefanın da bir sadakat olduğunu bilmiyorlar.  
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88f331ea-bac1-4614-bae5-49c24258e798.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ömer (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>“Mucize istersen eğer İslâm’dan önce Ömer İslâm’dan sonra Ömer!” övgüsünün sahibi olan Hz. Ömer(ra) yalnız dostlarını kendisine hayran bırakmakla kalmamış düşmanlarını bile hayran bırakmıştır. Kendisi hilafeti zamanında İslâm’ı üç kıtaya birden taşımış, sosyal ve kültürel hayattaki ilklerin ve yeniliklerin öncüsü olmuştur. Efendimiz’in(sav), “Ömerü’l-Fârûk” olarak vasıflandırdığı bu eşsiz şahsiyet İslâm ile şereflendiği andan itibaren hakkı bâtıldan, imanı inkârdan, hidayeti dalaletten, adaleti zulümden, hayrı şerden ayırmış ve İslâm’daki adaletin yeryüzündeki tecellisi olmuştur.
 
Ömer’in(ra) ölmesiyle adaletin de öldüğü bu Asr-ı Felâket’te onun hayatını kendi hayatımıza düstur edinerek kaybettiğimiz değerleri yeniden diriltmeye çok ihtiyacımız var. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18cae9be-1376-401c-a60e-55f174ee5aaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Osman (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Canını Allah yolunda sarf ettiği gibi canının yongası malını da defalarca Allah’ın davası için veren Hz. Osman(ra) Mekke’nin soylu şahsiyeti, İslâm’ın zeki tüccarıdır. İnfaka doymayan bu güzide sahabe Tebük Seferi’ndeki zorluk ordusunun donatıcısıdır. Kendisi Peygamber(sav) evine iki kez damat olma şerefine nail olmuş ve “Zinnûreyn / İki nur sahibi” lakabını almıştır. Çok güzel yazı yazan bir vahiy katibi olan Hz. Osman(ra) aynı zamanda çok da güzel konuşur. Hatta talâkat denilen güzel konuşma sanatının ondan tevarüs ettiği söylenmektedir. Allah Resûlü’nün(sav) ikinci Yûsuf(as) olarak nitelendirdiği bu eşsiz güzellik, güzelliğinin yanında son derece de iffet sahibidir. Onun için kendisinden değil insanlar melekler bile hayâ etmiştir.
Günümüzde hayâsızlığın kol gezdiği sokaklarda senin iffetine; menfaatin, yalanın ve faizin azık edinildiği ticarette senin kolaylığına, doğruluğuna ve tevekkülüne her şeyden çok ihtiyacımız var Ey Osman(ra)!
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c548ab2a-078c-4d5a-93c8-64e57bb86c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ali (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Efendimiz’in(sav) vefatından sonra Ebû Hâle(ra) Hz. Ali(ra) için şöyle söylemiştir: “Yoksa siz hissetmiyor musunuz? Bakın Ali’den, Resûlullah’ın(sav) kokusu geliyor!” Allah Resûlü(sav) ne zaman “Allah’a giden yolda bana kim yardımcı olacak?” dese, Hz. Ali(ra) elini kaldırmış ve “Ben varım ya Resûlullah(sav)!” demiştir. Kendisi risalet davasının inmeyen eli, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” ayetinin en güzel temsilcilerinden biridir. Bu büyük İslâm insanı hem ilmin kapısı, hem vahiy katibi, hem kabiliyetli komutan, hem Kur’ân’ı çok iyi anlayan ve yorumlayan bir müfessir, hem hüküm vermede emsalsiz bir kadıdır. Tüm bunların yanında Bedir’in 313 aslanından biri, Hendek’in Haydar-ı Kerrâr’ı, Uhud’un korkusuz yiğidi, “Ali gibi genç, Zülfikar gibi kılıç yoktur.” övgüsünün sahibidir.
Peki biz bu davanın neresindeyiz? Bizim ellerimiz de İslâm için bir vazife olduğunda “Ben varım!” diye kalkıyor mu? Hayatlarımız tıpkı Hz. Ali’nin(ra) hayatı gibi emrolunduğumuz üzere mi? Yoksa ondan Resûlullah’ın(sav) kokusu gelirken bizden dünyanın kokusu mu geliyor?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d24b52ed-78f7-40b7-845c-facb894b12f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Talha Bin Ubeydullah (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>“Akasya ağacı” anlamına gelen Talha(ra) aynı bu ağaç gibi öyle bereketlidir ki, her neyi varsa her şeyini Allah yoluna vermiş, malından, canından İslâm için istifade edilmiştir. O, Uhud’da Allah Resûlü’ne(sav) gelecek tehlikelere karşı vücudunu siper etmiş, bedeninde yara almadık hiçbir yer kalmamıştır. Ama tüm acılara rağmen Efendimiz’i(sav) savaş meydanından uzaklaştırmak için sırtında yine o taşımıştır. Bir ara Resûlullah(sav) bir kayanın üstüne çıkmakta zorlanınca Talha(ra) bu sefer de önüne diz çökerek “Bas ya Resûlullah(sav)! Sırtıma bas ve yukarı çık!” demiştir. Talha’nın(ra) bu davranışı Resûlullah’ı(sav) öyle memnun etmiştir ki Efendimiz(sav): “Talha’ya cennet vacip oldu!” buyurmuştur. İlk müjdeyi burada alan Talha(ra) bir diğer müjdeyi de Uhud’dan birkaç sene sonra Efendimiz(sav) hutbe irad ederken almıştır. Resûlullah(sav) hutbede şehitlerden bahsederken “Yeryüzünde yaşayan bir şehit görmek isteyen Talha b. Ubeydullah’a baksın.” demiştir.
O daha ölmeden şehitlikle müjdelenmiş çünkü onun yaşantısı şehitliğine şahitlik etmiştir. Öyleyse bizim yaşantılarımızın da imanımıza şahit kılınması için Talha(ra) gibi olmamız icap ediyor. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23abbe33-808d-438f-85c2-e11e2b9063c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Zübeyr Bin Avvam (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Yiğitliği ile aleme nam salmış, Allah yolunda çekilen ilk kılıcın sahibi Zübeyr b. Avvâm(ra), iyi bir savaşçı, korkusuz bir civanmerttir. O, günaha girmemiş bir bedenle iman ile tanışmış, kalemler daha yeni kendisi için lehte veya aleyhte yazmaya başlamışken nurdan halkaya dahil olmuştur. Buna rağmen Allah’ı razı etmek için girişilecek hiçbir mücadeleden geri durmamış ve Bedir’de müşriklerin korkulu rüyası, Uhud’da Allah Resûlü’nü(sav) savunan bir kılıç, Hendek’te Ahzâb ordularını dağıtan ve Hayber’de Yahudi kalelerini deviren yiğit olmuştur.
O yaşarken cennet ile müjdelenmesine rağmen bütün ömrünü cehd ve gayretle geçirmiş ama bizler böyle bir müjde almamamıza rağmen cennet garantiliymişiz gibi bir hayat yaşıyoruz. Allah’ım! Bizlerin doğru bildiğimiz eğri yaşantılarımızı düzeltmemiz için Zübeyr’in(ra) gayreti ile gayretlenmeye çok ihtiyacımız var. Sen(cc) nasip et…
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d22172e-03e8-43a5-b7c4-8d499a88cccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Sa&apos;d Bin Ebi Vakkas (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>İslâm adına havaya kalkan ilk yumruğun, atılan ilk okun sahibi olan Hz. Sa’d(ra) harp sevdalısı, cesaret ve kahramanlık sahibi biridir. Öyle ki kendisi Uhud’da o güne kadar hiç kimsenin elde edemeyeceği bir şeref elde etmiştir.
Uhud’un en çetin zamanında Efendimiz’in(sav) rubâi dişleri kırıldı, Allah Resûlü(sav) kazılan çukura düştü, başındaki miğferin demir halkaları yanaklarına saplandı ve her taraftan okların, kılıçların, mızrakların muhatabı oldu. O’nu(sav) koruma adına yanında olan sahabelerden kimi kılıç salladı, kimi bedenini Efendimiz’e(sav) kalkan etti. Bu tabloda Sa’d b. Ebî Vakkâs(ra) ise Resûlullah’ın(sav) önüne oturdu, en büyük yeteneği olan ok atma maharetini ortaya koydu, eline aldığı okları beklemeden düşmanın üzerine attı. O attıkça Efendimiz(sav) arkadan ona ok uzattı, Sa’d’ın(ra) her atışında da: “At! (Ey Sa’d) Anam, babam sana feda olsun.” dedi.
Efendimiz(sav) bir hadîs-i şerifinde: “Büyük cihad: nefsin heva ve hevesine karşı yapılan cihaddır.” buyurmuştu. Hz. Sa’d’ın(ra) küçük cihatta attığı oklar ona Resûlullah’ın(sav) rızasını kazandırdı. Belki bizim de bu Asr-ı Felâket’te nefsimize attığımız iman okları bize ahirette Resûlullah’ın(sav) rızasını kazandırır. Sırf bu umut için bile Sa’d(ra) gibi yaşamaya, nefse karşı savaşmaya değmez mi?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81191da4-e6bf-41c3-9418-c2e3882b1f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Abdurrahman Bin Avf (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>“Rahmân’ın tüccarı” lakaplı Abdurrahmân b. Avf(ra) ideal bir tüccar nasıl olunuru bize yaşantısı ile öğreten en zengin sahabedir. Kendisi Allah Resûlü’ne(sav) namazda imam olma şerefine nail olan ilk kişidir. Efendimiz(sav) ona “Allah’ım! Abdurrahmân’ın işlerini bereketlendir, ona hayırlı kazançlar nasip et.” diye duada bulunmuş ve hayatının en büyük kazancı Resûlullah’tan(sav) aldığı bu dua olmuştur. Abdurrahmân ibni Avf(ra) çok ciddi bir servete sahiptir ve defalarca malının tamamını Allah yolunda infak etmiş, elinde avucunda ne varsa vermiştir. Onun dünyayı böyle elinin tersiyle iterek gaye-i hayaline koşmasına mukabil Allah onu yine defalarca zirveye çıkartmış ve en zenginlerden etmiştir.
Bu dünyada zengin olmanın yolu ne çok çalışmakta ne de hırsla dünyaya sarılmaktadır. Tek yol Allah’ın davasına yardım etmekte, Hz. Abdurrahmân(ra) gibi bir hayat sürmektedir. Zira siz Allah yolunda verdiği için fakir olan gördünüz mü hiç?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac0efe9-6d9a-4b22-9222-a6a9e5a362df.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Kutusu</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda kara bulutlar kol geziyordu. Piyanonun gidişinden beri her şey daha da kötü sanki, her taraf sızdırıyor, çatlıyor, titriyor, aile çöküyor.
 Clara’nın hayatı ailesinin kararlarıyla altüst olur. Önce büyükannesi ayrılır evden, huzurevine taşınır. Sonra da babası annesiyle ayrı odalarda uyumaya başlar. Ama hepsinden önemlisi piyano yoktur artık. Annesinin şarkıları susar, evin içini hüzün kaplar. Olup biten her şeyi yaşından büyük bir olgunlukla algılayan Clara, piyanoyu bulup mutluluğu yeniden yakalamak umuduyla yola koyulur.
Mutluluk nerede saklanır? Peki ya piyano?
Kanadalı yazar Charlotte Gingras’nın Mr. Christie Ödüllü Mutluluk Kutusu, yıkılan yaşamını yeniden kuran, annesini de ayağa kaldıran bir genç kızın hayata meydan okuyuşunun romanı.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f768351-2655-4d5c-b12f-769e1a546430.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Ebu Ubeyde Bin Cerrah (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Efendimiz&apos;in(sav) &quot;Ümmetin Emini&quot; buyurduğu, Hz. Ömer&apos;in(ra) &quot;Yaşıyor olsaydı, halife tayin ederdim.&quot; dediği bu kutlu sahâbe, teslimiyet ve emniyet denince akla gelen ilk isimlerdendir. Kendisi iman yolunun yolcusu olunca baba Abdullah küfürde inat etmiş ve Bedir’de inkar cephesinin saflarına katılmıştır. O gün baba ile oğul birbirlerine kılıç sallamışlar ve Ebû Ubeyde(ra) iman yolunda babasını öldürmek zorunda kalmıştır. O, bu hareketi ile cahiliye insanın çok değer verdiği asabiyet bağını ayaklar altına almış ve İslâm’ın her şeyden yüce olduğunu kanıtlamıştır.
Ebû Ubeyde(ra) Kudüs’ü fetheden komutandır ve Hz. Ömer(ra) Kudüs’ün anahtarlarını almak için oraya gittiğinde onun çadırına girmiş, gördüğü manzara karşısında gözyaşlarını tutamayarak: “Ey kardeşim! Dünya seni hiç değiştiremedi ve değiştiremeyecek. Sen dünyanın değiştiremediği adamsın.” demiştir. Çünkü üç kıtaya yayılmış İslâm ordularının genel komutanının çadırında sadece bir tane keçeden döşek vardır. 
Bizlerin değişen gündemlerle sürekli ruh hali değişiyor. Ama insanları ve dünyayı değiştirmek için Ebû Ubeyde(ra) gibi dünyanın değiştiremediği biri olmak gerekiyor. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31471f34-1648-442e-9ead-746fc02be41e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarhun</image:title>
            <image:caption>Tarhun Çok zengin bir tüccarın yedi kızından en küçüğüdür. Altı ablası yemek yemek, güzel elbiseler giymek ve eşleriyle güzel vakit geçirmek dışında hiçbir şeyle ilgili değildir. Tarhun onlardan çok farklıdır; çevresinde olup bitenle ilgilenmez, hayattan başka şeyler beklemektedir. Bir gün büyük bir kutlama yapmaya karar veren tüccara, ‘’Dileyin benden ne dilerseniz,’’ der kızlarına. Altı kız kardeş değerli şeyleri bir bir sıralar. Tarhun’sa öyle bir şey ister ki babası ne kadar arasa da kızının istediğini bulamaz. Sonunda kendisine hiç ummadığı biri yardım eder ve Tarhun için macera işte o zaman başlar…
İran çocuk edebiyatının unutulmaz yazarı Samed Behrengi’den vicdan, sevgi, cesaret ve dürüstlük gibi insani değerlere vurgu yapan bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8d87d3-3cef-40a9-961d-7e0c578ac9b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz.Said Bin Zeyd (R.A) Cennetle Müjdeli 10 Sahabe</image:title>
            <image:caption>Saîd b. Zeyd(ra), cahiliyenin zifiri karanlığında yaşamış ama şirke bulaşmamış muvahhid bir babanın kabul olmuş duasıdır. Kendisi o dönem şirkin yuvası Mekke’de doğmasına rağmen putlara tapılmayan, cahiliye âdetlerine değer verilmeyen, kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesine şiddetle karşı çıkılan bir evde büyümüştür. Babası nübüvvetin mesajlarına yetişememiş lakin ölmeden evvel “Ya Rabbi! Ben gönderilecek son elçiden mahrum oldum. Ne olur sen oğlum Saîd’i ondan mahrum etme!” diye dua etmiştir. Tevhid evinin yiğidi olan Saîd(ra) ise babasının duasına yakışır bir hayat sürmüş, nurlu ve bereket­li ömrünü iman davası uğrunda harcamış, her zaman ve her yerde Resûlullah’ın(sav) sadık bir dostu olduğunu hayatının bütün safhalarında göstermiştir.
Bugün toplumun çoğu; gençlerin, evlatlarının bozulan ahlakından ve ahvalinden şikayet ediyor. Bunu düzeltmenin yolu ise sadece konuşmaktan değil evvela evlerimizi, kendimizi ve dualarımızı düzeltmekten geçiyor. Zira biz gül ektik de diken mi biçtik? 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d6fab25-94ae-43c1-ae50-5deccacbec87.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetle Müjdeli 10 Sahabe Seti - 10 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Bir insanın Allah’a güvendiğinin alâmeti, fedakarlığı ölçüsündedir. Cennetle müjdelenen on sahâbe Allah’a olan güvenlerini canlarını, mallarını, sevdiklerini feda ederek göstermişler ve bunun neticesinde de bu bahtiyarlığa erişmişlerdir. Zira Allah’a güvenene Allah kâfidir.
 Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız bu eserlerinde Aşere-i Mübeşşere üzerinde duruyor, o mübarek hayatlara daha yakından bakmamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdcf74b5-0b81-493c-8bae-9d880a2b1905.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>İskoç roman ve tiyatro yazarı Barrie’nin tiyatro oyunu olarak kaleme aldığı ve ilk kez 1904 yılında Peter Pan ya da Büyümek İstemeyen Çocuk adıyla sahnelenen eseri, daha sonra romanlaştı ve birçok kez sinemaya da uyarlandı.
J.M. Barrie’nin yüz yılı aşkın zamandır her yaştan okuru etkileyen unutulmaz eseri Peter Pan, orijinal tiyatro metninden Bilge Karasu’nun eşsiz çevirisiyle yeni okurlarıyla buluşuyor.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9440bf7-888d-47fd-93b1-2bee5c6ec600.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus Mekan Beden</image:title>
            <image:caption>…Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti. Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî, diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı. Devletin nüfus ve kudreti, milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu. Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür. Bir milletin irfan, san’at ve ticaret menbaı şehirlerdir.
Şükrü Kaya, Belediye Kanunu münasebetile...1930 
 
 “Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü” olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya, aslında yeni medeniyetin, örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor. Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor. Bunun izlerini süren Ulus, Mekân, Beden, erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Kitap, kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin, ulus inşa sürecinde gündelik hayata, mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini, kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0062b63e-b879-4e9b-b954-7df307ce7f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Dibi</image:title>
            <image:caption>Global Yalanlar aslında ülkemizin yerelden evrensele son çeyrek yüzyılını anlatan yazılar dizgisidir. İçinde yerelde siyasi yapılar, bombalı kaoslu seçimler, kavgalar, karambolleri bol olan ve Sovyetlerin çözülüşüyle zincirlerinden boşalan emperyalist barbarlığın Yeni Dünya Düzeni adı altında Dünyayı yeniden dizayn atma amacıyla bir yandan Baltıklar, Adriyatik Çin Hindi’ne uzanan emperyalist kuşatma harekatı diğer yandan bölgemiz Kuzey Afrika, Ortadoğu, Kafkaslar, BOP gibi sonradan GOP (Büyük veya Genişletilmiş Ortadoğu Projesi) olarak genişletilen saldırıları Rusya, Çin seddine ulaşan hesaplaşmalar, yerelde LİBOŞLAR (Liberal sol destekçiler, SIĞINMACI adı altında ülkeyi işgale varan, demografik, mezhepsel ve etnik genişletme oyunları, dinci iç savaş naraları, kapitalist,  LİBERAL emperyal hoyratlığın bölgemize dayattığı bu KARANLIĞIN hem yerelde hemde evrenselde emperyalist hikayesidir. İçinde Balkanlar boğazlaşmasından, Venezuella hesaplaşmasına, 2001 11Eylül ABD irisi emperyalin kendine vuruş TEZGAHIYLA  Afganistan, Irak ve Suriye kan gölüne varan bir KARANLIĞIN çirkin yüzünü iki kitap halinde Global Yalanlar ve Karanlığın Dibi’ni  Tarihe Not düşen yazılarıyla okuyacaksınız..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87be3f54-e169-42c4-ba6f-9ecbc17f18d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunuver Hayata İki</image:title>
            <image:caption>Hayat asla ipek halı döşenmiş yol değildir. Yollarınıza kırmızı güller de sermiyor. Ama biz kadınlar istersek ipek halı dokur, yolumuza serer, üzerinde salına salına gezeriz, dikenleri ayırıp kırmızı güller de dökeriz. Kendi gücünü keşfet, kendini sev. Kadın olarak sevilecek birisin, neden sevgiyi bir başkasından bekleyesin? 
Çünkü Tanrı kadınları özel yaratmış, güçlü, sabırlı, zeki, mücadeleci, duygusal. 
Hayatımda binlerce kadın gördüm eşinden, sevgilisinden memnun olmayan, şiddet gören, yaşam mücadelesini erkeğin zulmü altında veren ama ayrıldığım için çaresizim, açım, pişmanım diyen bir tekini görmedim, ben de değilim. Gördüm ki kadınlar harikalar yaratıyorlar. Çünkü güçlü, çözüm odaklı, muhteşem varlıklar. Kötü davranan hiç erkek bizden daha önemli değil, akıllı da değil. Akıllı olsa eşim, kadınım dediği canlıya eziyet eder mi? Bir erkek hayatınızı zindana çeviriyor, zorlaştırıyor ve sizi önemsemiyor ise bırakın bitsin gitsin. Hayat özgürsen, sayılıp, seviliyorsan güzel bunu bilin. Kadın, anne, evlat, eş olduğunuz için mutluluk hakkınız. Mutlu olursanız mutlu edersiniz. Hakkınızı kimselere bırakmayınız. Gerektiğinde hayatınıza dair kararları lütfen siz alın. Elife Kaya “Fındıklı Kahve” kitabından sonra “Dokunuver Hayata Bir” ve “Dokunuver Hayata İki” isimli eserlerini kaleme almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fd6ee8f-8082-4854-8535-af6ee919f1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern Siyaset Pazarlaması</image:title>
            <image:caption>Kökleri iki yüz yıllık Osmanlı-Türk modernleşme sürecinin başlangıcına dayanan ve siyaset geleneğinde bulunan devamlılık ve kopukluk, günümüzde yeni renkler, biçimler ve tarzlarla ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz tarihsel dönemin tüm etkileri ülkemizde de kendini her alanda hissettiriyor. Postmodern siyaset ve pazarlamayı geniş bir yelpaze içinde ele alıp yorumlama ve anlamlandırma ihtiyacı duyuluyor. 
 
Çelişkiler, iniş ve çıkışlar, zıtlıklar, akışkanlıklar, belirsizlik ve bilinmezlikler taşıyan yeni tarz siyaset pazarlamasının günümüzdeki görünümü nedir? Bugün çok daha bulanık ve puslu günlerin yaşandığı, eski gerçeklerin dağıldığı, tüm yaşananların hayal mi, gerçek mi yoksa her ikisi de mi olduğunun yanıtının verilemediği bir ortamda, bu manzaradan çıkarılabilecek siyaset ve pazarlama uygulamaları şüphesiz ki kendini gösteriyor. Postmodern perspektiften bakınca, siyaset alanının ve pazarlamanın bir arada nasıl göründüğü ve bunların ne tür bir yol haritası çıkaracağı sorularına verilecek cevaplar, siyasetçiler dahil olmak üzere tüm paydaşlar ve seçmenler için önem kazanıyor. 
 
Önümüzdeki seçimde, hem siyaset hem de siyaset pazarlaması açısından ne gibi oluşumlar ve değişimler etki alanı yaratacak? Hangi ayaklara yaslanarak siyasal pazarlama süreci yönetilecek? Postmodern Siyaset Pazarlaması, bahsi geçen konular ve sorular özelinde eleştirel tartışmaya bir zemin hazırlayarak, okuyucuyu siyaset ve pazarlama ekseninde yeni kavrayışlar ve uygulamalarla tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0f76f29-dc6e-4355-aed2-831ca5876dab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya</image:title>
            <image:caption>“Dünya deyince neyi kastediyoruz? Dünya ile insan arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu iki kavram birbirinden bağımsız mıdır ve eğer bağımsızsa ne bakımdan bağımsızdır? Hâlihazırda dünya, bir etnograf için nedir? Dünyalar ve dünya görüşleri için pek çok şey söylendi ancak bu sözcükleri kullandığımızda ne kastettiğimizi bildiğimizden kesin olarak emin miyiz? 
Bu kitap esas olarak, etnografik davranış olasılığının koşullarını keşfetmeyi, dolayısıyla etnografik teoriyi ve şu anda bu teorinin fitilini ateşleyen tartışmaları konu almaktadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a36151-f1b4-4790-bcbd-1fe6cbb7d811.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Beni Çağırmış</image:title>
            <image:caption>“Düştüm diye üzülme, insan ancak düştüğünde düşünmeye başlıyor.” 
 
Neden her şeyin kötü bir şekilde ilerlediği ve büyüdüğü, ilişkilerin çatırdadığı ve her şeyin yapaylaştığı bir çağa doğduk? Kim seçti şu anda burada olmayı, biz mi? Örneğin, önemli bir uygarlık döneminin şatafatlı çağına doğmak yerine neden ahlak ve toplum temellerinin yıkıldığı, en kalabalık dönem olmasına rağmen yalnızlıklar içinde olduğumuz bu çağa doğduk? 
Cevapların sadece bakmakla görünmeyeceğini anlayacaktım. Aramalı ve bulmalıydım. 
Elindeki bu kitap, üst üste gelen zorlukların, çıkmaza giren yolların, “Tamam, buraya kadar” denilen ve mucizeye dönüşen bir hayatın kitabıdır. Kendi ÜTOPYASINI yaratmak için girdiği televizyon yarışmasında “iyi ve kötü” mücadelesinin tam ortasına düşen, çağları aşan ezeli ve ebedi aşkını, dahası yaşam amacını bulan bir adamın hikâyesi... 
Bu kitap gibi karşına çıkan, sana gelen ve seni bulan her şey aslında sana bir hatırlatmadır. Şimdi söyle bana: 
Neyi unuttun da hatırlaman gerekiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4711b859-97b3-401c-a1d2-3680422d9cd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Valhalla İskandinav Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>Bu eser Julia Clinton Jones tarafından 1878 yılında kaleme alınmış ve bilim adamlarınca kültürel ve medeniyetlerin temeli açısından önemli bir eser kabul edilerek sayfaları tek tek retore edilip yeniden ortaya çıkarılmış ender bir kitaptır. Orijinal metninin birebir tercümesidir. Kuzeyin korkusuz savaşçıları Vikinglerin birbirinden ilginç efsaneleri ile kuzeyin rüzgarlarını yüreğinizde hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e27652a-2659-41e0-8c32-b3b897beaf9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır Mitolojisi ve Gizemleri</image:title>
            <image:caption>Mısır Mitleri ve Gizemleri, Rudolf Steiner’in Eylül 1908’de Leipzig’de verdiği bir dizi dersten oluşan bir kitaptır. Mısır Mitleri ve Gizemleri, evrimin aşamaları, gezegenin gizemleri, Atlantis, eski inisiyasyon merkezleri ve antik ve modern zamanlar arasındaki ruhsal bağlantıları konu alır. Bütün bunları, eski Mısır uygulamaları ve inançları ilişkilendirir. Steiner burada modern çağımızın Mısır ile derin ruhsal bağlantısını ve derin bilgeliğini, olağanüstü kozmik yasalar bilgisini ve şimdi bizim için anlam kazanmaya başlayan mitler ile Mısır uygarlığını incelemenin neden önemli olduğunu ortaya koyuyor. Steiner, kendi zamanımız ile eski Mısır arasındaki şaşırtıcı ve özel ilişkiyi çağların doğal ritminde, Atlantik sonrası (Mısır) üçüncü çağın beşinci (şimdiki) çağ tarafından nasıl yansıtıldığını vurgular. Bu anlamda, bugün özellikle eski Mısır’a başka bir gözle bakmak önemlidir. Mısır inisiyasyonlarının deneyimlerine, okült anatomi ve fizyoloji gerçeklerine, insan formunun evrim aşamalarına ve daha fazlasına girerek zihin dünyamızda bambaşka pencereler açıp, birbirinden ilginç ve şaşırtıcı gizemlerin rehberliğinde büyük Mısır medeniyetine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1436d4d6-6209-44d5-a836-4b85d167f540.jpg</image:loc>
            <image:title>Entrepreneurshıp A World Of Creation</image:title>
            <image:caption>CHAPTER 1: THE CONCEPT OF ENTREPRENEURSHIP 
 
CHAPTER 2: ENTREPRENEURS OF ALL TIME 
 
CHAPTER 3: ENTREPRENEURIAL CONTENT 
 
CHAPTER 4: RELATED ENTREPRENEURIAL CONCEPTS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89462d49-80ae-4196-afe2-9f0b60a8cce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Dans</image:title>
            <image:caption>“Dans, çocuklar için eğlenceli, cesaret verici ve motivasyon arttırıcı olmasının yanında, kavramları içselleştirerek öğrenmek için harika bir araçtır.” 
Yaşamımızın ilk yıllarından itibaren doğal olarak hareket ile öğreniriz, ilişki kurarız, temas ederiz, yanıt veririz. Evren var olduğundan bu yana var olan hareket ve dans çeşitli doğa olayları, mitolojik karakterler ve ritüeller aracılığı ile insanlık tarihi boyunca var olmuş; sahne sanatları gösteriler aracılığı ile de yaşamlarımıza misafir olmuştur. Bu kitap postmodern toplumda yaşayan bireylerin dans ile olan ilişkisini “misafirlik” bağlamının ötesine taşımak ve dansı yaşamsal, eğitimsel ve sanatsal bir aktivite olarak yeniden merkeze alabilmek, deneyimleyebilmek adına bir rehber olarak yazılmıştır. 
Yaratıcı Dans, dikte edilen bir hareket taklidi, baskı ve kıyas olmaksızın hem sanatsal bir etkinlik hem de alternatif bir eğitim aracı olarak dünya üzerinde uzun süredir kullanılmaktadır. Bedenini dansla keşfetmek ve kendine özgü dans ifadesi ile buluşmak isteyen her yaştan bireye uygun olan yaratıcı dans çalışmaları; çocuklar ve yetişkinlerin bedensel ve zihinsel yaratıcılığını beslemenin yanı sıra, genel geçer “güzellik” kalıpları dışında, cinsiyetler ötesi pozitif beden algısı geliştirebilmek, bedeni ile barışık ve bedeninin farkında bir hayat yaşamak; dünya ile sözcüklerin ötesinde, beden odaklı oyuncu bir alanda ilişki kurmak ve dansla soyut ve somut kavramları öğrenmek, öğretmek isteyen herkese açıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c354e8f-c9f8-4753-9ecd-e89aecb97d49.jpg</image:loc>
            <image:title>Anton Çehov Bütün Eserleri IX 1895-1897</image:title>
            <image:caption>Önemsiz, ufak insanların yaşadığı acı gerçekleri hiç kimse Çehov’un derinliği ve açıklığıyla dile getirememiş; küçük kentsoylunun sıradan yaşantısının karmaşasını tüm irkiltici çıplaklığıyla, iç karartıcı görüntüleriyle ele alan hiçbir yazar bu acıklı durumları onun çarpıcı dürüstlüğüyle çizememiştir. 
-MAKSİM GORKİ 
 
Çehov’u anlamamakta kimi insanlar niçin direnirler, bilmem. Onu niteledikleri gibi bu “kötümser yazar” gerçekte aydınlık geleceğimize bel bağlamaktan hiç yılmamış; ülkemizin en zinde güçlerinin gözle görülmeyen, fakat bitmek bilmez, verimli başarılarına inancını hiç yitirmemiştir. 
-ALEKSANDR İVANOVİÇ KUPRİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f209ac19-86a8-447b-8f16-5793b1a22266.jpg</image:loc>
            <image:title>Anton Çehov Bütün Eserleri X 1898-1903</image:title>
            <image:caption>Aşkımı itiraf ettim ve içimi yakan bir acıyla, bizim birbirimizi sevmemize engel olan her şeyin nasıl da gereksiz, küçük ve aldatıcı olduğunu anladım. Eğer seviyorsan, bu aşkın mutluluk mu yoksa mutsuzluk mu getireceğini, sıradan anlamıyla bunun günah ya da erdem olup olmayacağını değil aşkın çok daha yüce bir şey olduğunu düşüneceksin ya da hiç düşünmeyeceksin, işte sonunda anladığım bu oldu. 
 
Çehov’un yazarlık dönemindeki mizah gücü öykülerinde, mektuplarında, konuşmalarında, gelişigüzel söylediği sözlerde tükenmez bir 
 
pınar gibi çağlamakta, çevresine pırlanta zerrecikleri saçmaktadır. 
-İVAN LEONTYEVİÇ ŞÇEGLOV 
 
Anton Pavloviç genellikle eğlendirici, 
içinde mizahın hissedildiği durumları, konuşmaları sever; gülünç öyküler dinlemeye bayılırdı. Çehov, bir köşeye çekilip başını eline dayadıktan sonra sakalını çekiştirerek şen kahkahalarla gülmeye başlayınca ben konuşan kişiyi dinlemeyi bırakır; anlatılanları onun gülüşlerinden algılamaya çalışırdım. Cambazların, palyaçoların gösterilerini 
büyük bir zevkle izlerdi. 
-OLGA LEONARDOVNA KNİPPER-ÇEHOVA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30d66d4-c787-4e1d-845f-ef714486cbff.jpg</image:loc>
            <image:title>Marry Grave 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>SEVGİLİYE ADANAN KUTLU YOLDA ZORLU BİR YOLCULUK. “AŞK” VE “ÖLÜM”ÜN İÇ İÇE GEÇTİĞİ KARANLIK FANTAZİNİN PERDELERİ AÇILIYOR!!!
İblislerin yuvalandığı bir çağ, ölümün kapıda olduğu bir dünya. Kutsanmış çiftin aşk hikâyesi başlıyor.
“Ölüleri diriltme yolu”nun yazılı olduğu Ölü Adamın Tarifi’ni yanına alıp bu büyünün malzemelerini toplamak için yolculuk eden bir adam, Riseman Sawyer. Amacı, tabutunda yatan karısı Rosalie’yi diriltmek. Fakat kahramanımızın bir sırrı var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9036f209-eb2f-4f5f-a5ce-e7847af36dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzun ve Tuzun Rotası</image:title>
            <image:caption>“Zárate’nin konu seçimi iki açıdan sıradışıydı. Öncelikle, Dracula’ya gönderme yapan, günlük formunda bir eser kaleme aldı. İkincisi, bu eser bir kuir romanıydı.” –Silvia Moreno-Garcia
1980’li yıllarda Meksika fantastik edebiyatının öne çıkan isimlerinden biri olan José Luis Zárate, ülkesindeki ilk çevrimiçi bilimkurgu dergisini kuran, spekülatif kurgu alanında dersler veren, ödüllü bir yazar. 1998’de yayımlanan ve İspanyolca korku eserleri arasında kritik bir önem taşıyan Buzun ve Tuzun Rotası ise Bram Stoker’ın başyapıtı Dracula’dan hatırladığımız, vampiri İngiltere’ye getiren tekinsiz gemi Demeter’in ve onun esrarengiz kaptanının hikâyesine yeniden kan veriyor.
Toprakla dolu elli kutuyu Varna’dan Whitby’ye taşımakla görevli Demeter gemisi, buzun ve tuzun rotasında ilerlerken, renkli düşlerle kendini ısıtan kaptan, mürettebatın derisindeki tuzu tatmak istiyor. Bu yolculukta değişik bir şey var, garip bir şey. Tuhaf kâbuslar, rahatsız edici alametler beliriyor. Gecenin karanlığında bir şey gizleniyor sanki, gemiye musallat olan bir şey var.
Denizin ortasındaki kara toprak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42f1dcd-eb24-4cd9-a819-a174b0294b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Aslında Neyi Anlatır?</image:title>
            <image:caption>“Tarih Aslında Neyi Anlatır?”da Peter Burke, tarih üstüne kuram ve uygulama açısından ele aldığı denemeleri bir araya getiriyor. Ana teması: “Sosyal ve kültürel kuramdan ödünç alınmış bazı kavramların tarihçileri geçmiş hakkında yeni sorular sormaya cesaretlendireceği ya da eski soruları cevaplamada yardımcı olabileceği” fikri üzerine kuruludur. “Tekrar kullanma, performans, kültürel tercüme, yaratıcı alımlama” gibi, her biri anahtar bir kavram temelinde ele alınmış bu denemelerde Tarih’in “Ne”liği, tarihselciliğin tarihi, erken modern Avrupa’da tarihsel düşünce ve yazın, geçmişle kurulan kişisel ilişkinin mesafesi ya da bu mesafenin kopuşu gibi konular Burke’ün kendine has üslubu ile gözler önüne seriliyor. 
 
Zamanın sosyal veya kültürel tarihinde herhangi bir toplumdaki baskın zaman algısı, aynı toplumdaki farklı gruplar arasındaki zaman algısı ve bunların gündelik yaşamdaki pratikleri üzerine yaklaşımlardan oluşan “Tarih Aslında Neyi Anlatır?” okuru da bir tarihçi gibi düşünmeye ve “tarih”in bilgi ve varlık olarak ne anlama geldiğine dair yeni sorular sormaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff12fe40-f259-4ee0-bca1-11a7496d37d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkı Dostlar</image:title>
            <image:caption>Hayatta Kalmak İçin Tüm Suçlarını Anlatmak Zorunda Olan Bir Gangsterin Hikâyesi
Mahallenin en zeki çocukları değillerdi, aileleri yoksuldu ve düşlerini gerçekleştirmek için gerekli olan şeylerin neredeyse hepsinden yoksundular, biri hariç: Şiddet yeteneği. Bir adamın kolunu kırmak, kaburgalarını çatlatmak, parmaklarını araba kapısına sıkıştırmak ya da canını almak gayet doğaldı. Henry Hill, çocuk yaşta katıldığı organize suç dünyasında böyle bir ortamda büyüdü işte. Büyüklerinin ceplerini doldurduğu sürece koruma altındaydı, kendisi de lüks, heyecanlı bir hayat yaşayabiliyordu. Son model arabalar, güzel kadınlar ve arada sırada soygunlar, haraç, kumar ve güler yüzle tokalaştıktan sonra işlenen acımasız cinayetler.
Günümüzde klasik mertebesine ulaşan, başrollerinde Ray Liotta, Robert De Niro ve Joe Pesci’nin bulunduğu, yönetmenliğini Oscar ödüllü Martin Scorsese’nin üstlendiği bir sinema uyarlaması da olan Sıkı Dostlar’da senarist ve araştırmacı yazar Nicholas Pileggi suçun cazibesi ile bedellerini anlatıyor ve mafyanın sadece içeriden birinin tanıklık edebileceği soğukkanlı işleyişini gözler önüne seriyor.
“İlk kez okuyorsanız kendinize birkaç saatlik bir zaman ayırın. Çünkü elinizden bırakamayacaksınız.” –Martin Scorsese</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45233a27-4488-457f-a604-d49821db12c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin İncelenmesi İçin Bir Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Tarihçilerin büyük bir bölümü geçmişte yaşanmış büyük olayları ya da toplumsal yaşamı ve değişimleri araştırırken başka bir bölümü ise Tarih’in kendisini araştırır. “Tarih nedir?” büyük sorusunun etrafında verilen; tarihin değişim hakkında olduğu, tarihin seyrinin daha iyi durumlara doğru bir ilerleme olduğu, tarihin en bariz şekilde siyaset sahnesinde yapıldığı, tarihin geçmişle olduğu kadar şimdiyle de ilgili olduğu gibi cevapların yanında tartışmalı araştırma yöntemleri, tarihçilerin kanıtları dünyayla kurdukları ilişki sonucu taraflı bir biçimde ele alıp almadıkları gibi konular da bu araştırmanın başlıca konularıdır. 
 
Michael Stanford’un büyük bir titizlikle ve her yönüyle tartıştığı bu sorular üzerine kaleme aldığı Tarihin İncelenmesi İçin Bir Kılavuz, profesyonel olarak tarihle ilgilenen akademisyen ya da yazarlara bir kılavuz çizerken, tarih okurlarını da aynı soruları sormaya ve kendine has yeni bakış açıları geliştirmek için cesaretlendiriyor. Çünkü Stanford’un da önemle üzerinde durduğu gibi; Öncelikle tarih neden önemli? Çünkü tarih, siyaset gibi, özgür bir toplumda özgür erkek ve kadınlar için bir faaliyettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/818ef889-3554-4c46-af89-e3a0863b3731.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Burun</image:title>
            <image:caption>“Yalan söylerseniz burnunuzun uzayacağını biliyor musunuz?” dedi Beliz. Şeker ve Sarı hemen aynaya koşup burunlarını kontrol ettiler. Gerçekten uzar mıydı sahi? Şeker Beliz’in kendisi için aldığı lezzetli kurabiyeleri dayanamayıp yemişti. Beliz çok üzülmüştü. Şeker ya itiraf edecekti ya da burnu uzayacaktı. Şeker şimdi ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec90dbf4-6032-45f3-87c2-2b1436eced27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sodor Kupası Yarışı</image:title>
            <image:caption>Sodor Kupası Yarışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6876ae07-bd91-4619-9a96-574449352512.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Macera Kulübü</image:title>
            <image:caption>En Büyük Macera Kulübü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4571e63c-9368-4ba8-81e4-8decea18bef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyama ve Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Boyama ve Aktivite Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f148de4-fc0c-4069-a884-465be7a55082.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil’in Limon Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Evinin bahçesindeki ağaçtan limon toplamayı çok seven bir kız varmış, adı Nil.
Bir gün daha önce hiç görmediği kadar kocaman ve parlak sarı bir limon görmüş ağaçta.
Ama limon Nil’in ulaşamayacağı kadar yüksek bir yerdeymiş.
Babasının yardımıyla tam o parlak limonu kopartmışken bu kez de limon ellerinin arasından kaymış ve kaybolmuş.
Neredeymiş ki bu limon?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a496da-5b5e-4950-8c19-46c2b6e4473f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykucu Kedi</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti gelmiş, herkes yataklarına yatmıştı. Ama Şeker bir türlü uyuyamıyordu. Ne yaptıysa olmadı. 
Tam ümidi kesmiş odasından çıkmışken Beliz’le karşılaştı. Beliz’in Şeker’e yardımcı olacak bir fikri vardı. Peki Şeker sonunda uykuya dalabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07510059-bcda-4f46-942c-fe42ddd16f25.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil’in Kardan Adam Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Nil neredeyse tüm mevsimleri biliyordu. Yazın gökyüzünde kocaman bir güneş olur ve denize girilirdi. İki tane bahar vardı: Birinde Nil kurumuş ağaç yaprakları üzerinde gezer, diğerindeyse rengârenk çiçekler açar ve Nil pencereden kuşların seslerini dinlerdi. Ama bir mevsim vardı ki onda ne yapılır bilmiyordu Nil. Ta ki bir sabah kalktığında her yeri bembeyaz görene kadar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffe15b1-5cc5-4ba9-a86f-d5da809bd8f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey İle Rakım Efendi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının yenileşme tarihinde önemli bir devreyi dolduran ve XIX. yüzyılın son çeyreğinde aydınlığın geldiği bir ocak olan Ahmed Midhat Efendi’nin, matbaa kurması ve işletmesi,  her alanda sayısız kitap ve risale neşretmesi ve Osmanlı toplumunu okumaya alıştırması gibi büyük emekleri düşünülünce onun Osmanlı yazı hayatını içeren bir kitabın önsözü olarak nitelendirilmesi hiç de abartı olarak algılanmaz. 
Fakir bir esnaf ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Ahmed Midhat Efendi, oldukça güç şartlar içinde yetişmiştir. Çocukluğu mahrum bir ortamda ve oldukça “serazat” geçmiş ve ailesinin geçim zaruretinden dolayı Mısır Çarşısı’nda bir aktar dükkânına boğaz tokluğuna çırak olarak verilmiştir. Hem dostu hem de Rodos’ta sürgün arkadaşı olan Ebuzziya Tevfik’in ifade ettiği gibi, hayata nasıl çalışarak başladıysa, ömrünün sonuna kadar bu yoğun çalışma temposundan hiç ödün vermeden aynı şekilde devam eden Ahmed Midhat Efendi’ye takılmış lakaplardan ikisinin “Kırk Ambar” ve “Kırk beygir kuvvetinde bir yazı makinesi” olması da tesadüfî değildir. 
Felâtun Bey İle Râkım Efendi romanı 1875 yılında yayınlanır. Romanın yayımlandığı yıl, Tanzimat Fermanı’nın ilan edilişinin üzerinden 36 sene geçmiştir.Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesiyle birlikte, Batılılaşmanın bir devlet programı hâline gelmesi ve bu çerçevede devlete ait bütün kurumların yenilenmeye başlaması, bu değişimin kısa bir sürede gündelik hayatta da karşılık bulmasına yol açmış; yüzyıllardır “öteki” olarak görülen Batı’nın hayat biçimi, giyim kuşamı, modaları, düşünce biçimi, sosyal ve siyasi yapısı, felsefesi, Osmanlı için kendisinden mutlaka yararlanılması gereken ve vazgeçilmesi mümkün olmayan önemli değerler hâline gelmiştir. Kısa sürede toplumsal hayatta da karşılığını bulan bu değişim isteği; bu hayata ait pek çok unsurun, modernleşme süreci içerisinde yeni dönemin getirdiği düşüncelerle; yeniden konuşulmasını, tartışılmasını ve biçimlendirilmesini de sağlamıştır. Bu bağlamda, Felâtun Bey İle Râkım Efendi romanı da bu değişimin getirdiği problemleri ele alan bir eserdir. Ahmed Midhat Efendi’nin, hayata çalışma / ticaret merkezli bakışının en zengin örneklerini içeren metinlerden biri olan Felâtun Bey İle Râkım Efendi romanında da bir taraftan kendisine benzeyen, alınteriyle para kazanan ve bu yüzden romanda hamiliğini yaptığı Râkım Efendi’yle, hazırdan yiyen bir mirasyedi olduğu için alay ettiği, aşağıladığı Felâtun Bey’in üzerinden iki tip Batılılaşma arasındaki farkları ortaya koyarken bir taraftan da çalışma arzusuyla başarıya ulaşma fikrini işler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d22ace-21f5-4227-bb70-02fe2a2a006c.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Dili Olsa</image:title>
            <image:caption>Duygularımla ilk tanıştığımda galiba on bir yaşımdaydım ama o yaşta onlarla ne yapacağımı bilemedim, bana bir şey söylemeye çalıştıklarını çok sonra anladım. Anladıkça da bugüne kadar neden beklemiş olduğumu düşünüp durdum. Derken “Artık başkalarıyla paylaş.” dedim ve elinizdeki bu kitapta; duygu nedir, his ile ruh halinden ne gibi farklarla ayrılır, duygularla ilgili yanlış bilinenler, duyguların genel özellikleri, yoğun duygular nereden geliyor, değerler ve motivasyon, duyguların mesajları gibi başlıklarla, sizlere duyguların rehberliğinden nasıl faydalanabileceğinizi anlatmaya çalıştım. 
“Duyguların Dili Olsa?” sorusunun cevabını onların bize verdiği mesajları dinleyerek vereceğim. Duygularımızın ne olduğunu ve bize ne tür mesajlar ilettiklerini anlarsak kendi seçimlerini yapabilen, davranışlarının sorumluluğunu alabilen etkin bireyler olma yolunda adımlar atabileceğiz. Yaşamımızda süregelen sorunlarımızın kaynağını keşfetmek istiyor ve “Sorumluluk almaya hazırım!” diyorsanız birlikte duygu yolculuğuna çıkabiliriz demektir. 
Unutmayın, duygularını anlayıp ifade eden insan özgürdür!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b167b91c-2551-41ed-8bc6-bada5ba5dba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumarhane</image:title>
            <image:caption>Las Vegas Kumarhanelerine Musallat Olan Mafyanın Yükselişi ve Çöküşü
Solak Frank Rosanthal tam bir kumarhane dâhisiydi. En iyi dostu ve ortağı Anthony Spilotro ile beraber Las Vegas’ın hâkimiydiler neredeyse. Yıllar boyunca kusursuzca devam etti ortaklıkları, Solak Frank operasyonun beyniydi, Tony ise hortumlanan milyonlarca dolarlık banknotlarla dolu çantalar sayesinde her hafta büyük patronları memnun ediyordu. Sonsuza kadar böyle devam edecek gibiydi. Ancak Solak Frank ile Tony arasında, şehrin tek hâkiminin kim olduğuna dair günbegün büyüyen gerilim her şeyi mahvedebilirdi. Bir de Solak’ın güzel eşi Geri vardı bu savaşta elbette. Tony’nin de, Frank’in de bir takıntı hâline getirdiği bu kadın mafya tarihindeki en büyük skandalın patlamasının sebebi olacak kıvılcımın ta kendisiydi.
Çölün ortasında neon ışıklı oteller, devasa bulvarlarda lüks arabalar, rulet, blackjack, kumar makineleri, sayımlar, tehlikeli adamlar ve kadınlar... Mafyanın hayallerinde bile göremeyeceği ama en sonunda hâkim oldukları kumar imparatorluğu, altın yumurtlayan bu tavuk nasıl boğazlandı? Hep kazandığı söylenen kasa nasıl mağlup oldu? Martin Scorsese’nin Casino filmine de ilham olan Kumarhane bu sorulara cevap verirken, aşkla, kumarbazlıkla, yalanla, cinayetlerle ve intikamla bezeli sürükleyici bir gerçek hikâye anlatıyor.
“Pileggi böyle sürükleyici, kurmaca dışı kitaplar yazıyorken kimin suç romanlarına ihtiyacı olur ki?” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432aab19-6e82-4ebc-8ebd-4d6f39c6affc.jpg</image:loc>
            <image:title>Avucumdaki Tarantula</image:title>
            <image:caption>“Tarantula nasıl da simsiyah. Nasıl da kalın bacakları. Tüyleri yanına geldiğinde daha bir gürleşiyor, siyah bacakları daha bir kalınlaşıyor... Elleriyle dokunmak istiyor tarantulanın bacaklarına. Tarantulanın siyah bacaklarının yer yer zemininde, yer yer uzanan tüylerinde beliren turunculukları düşünüyor. Nasıl da güneşten hallice parlıyorlar! Bir vakit kalıyor öyle. Yere yakın, mahzun… Tarantulayı düşlüyor. Bir daha gelirse yakalayacak, gösterecek annesine. O zaman kim onu evine barkına almıyor, kimin aklı aksak, görsün annesi. Hakir gördüğü, vahşi sözleriyle yerle bir ettiği kişiliğinin varlığına soyunacak Nermin. Hem kendi gerçekliğini hem de annesinin sahteliğini doğuracak bu eve. Nermin’in doğru söylediğini gördükten sonra annesinin yüzüne çökecek olan kasvetli yenilgi mest edecek Nermin’i. Nermin tüm hayallerini her fırsatta manipüle eden zihnin kendi zihni karşısında ehlileştiğine şahit olup, kalender çabasını kutlayacak.” 
 
Nihan Göğman, çok tanıdık insanların belki de asla tanımak istemeyeceğimiz hayatlarını, tüm çıplaklığıyla ve seçtiği karakterlere uygun üslubuyla gözler önüne seriyor. 
 
Sokakta, caddede, otobüste; köyde, kentte gördüğümüz insanların öyküleri,  Avucumdaki Tarantula...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1d31c9-de07-4d51-8412-cb74b03ad5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Stasis</image:title>
            <image:caption>Stasis, Yücel Kayıran’ın, Efsus’a Yolculuk’tan sonra yazdığı yeni şiir kitabı; yirmi beş yıl önce, Hayaline Firar Edemeyenlerin Afsunu’yla başlayan 
şiir hayatında yeni bir uğrak. 
ecelin gözleri kederli
su gibi bulur yolunu içerleme
rüzgârda yelken açar benim ruhum..
bulamadım bakacağım yeri
uykudan sorumlu değil gözbebekleri 
 
yerin altından alınmış ilhamı
bana layık görülen yerin,
tanrının emir eri gibi görür kendini
iktidarın sakinleri
gelirler gecenin bittiği yerde 
 
geleceği yok kelamın, çıksam
dışarı kendimden.. küçükken
öğretildi ses çıkarmadan ağlaması..
ayazda kalmış gözler, içi ıslak
korkudan kurulma labirentin kapıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d509f04e-612c-4338-b84a-657690cdf7eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Akif Latif</image:title>
            <image:caption>En küçük bir yamukluk, Dedektif Akif Latif’in canını sıkmaya yeterdi. Doktorlar onun obsesif kompulsif bozukluk dedikleri tuhaf isimli bir hastalığın kıyısında gezdiğini söylediler. O hiç şikâyetçi değildi. Temizlik! Daha güzel ne olabilirdi? Bir de annesini görselerdi, temizlik neymiş anlarlardı. “Onun yanında çırak bile olamam,” der, doktorlara gülümserdi. Mesleğinde pek çok pislik temizlemişti. Kimsenin dünyayı, insanlığı bu kadar kirletmeye hakkı yoktu. Dikkatli, titiz, kibar, aynı zamanda soğukkanlı bir İstanbul beyefendisiydi… 
 
Aslı Furuncuoğlu’nun kaleminden Dedektif Akif Latif ile tanışın! İşinde oldukça iyi, titiz ve zeki olan dedektifimiz; her bir öyküde birbirinden sürükleyici, merak uyandırıcı olayların izini sürüyor. Okuyucuya ise sayfaları ardı ardına çevirmek düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf0081d-8864-4859-84a0-aca34655e4ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeksiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Sonra, uzun ve meşakkatli bir süre sonunda öğreniyor ki kişi, bu hayatta kendinden başka kimseyi kurtaramaz… Cüret ve çaba, acemilikten geliyor, bilgi eksikliğinden, saflıktan, iyi niyetten… 
Ben de kimseyi kurtaramadım kısaca. Ne onu ne de aşkımızı… Kendimi kurtardım ama. 
Bu satırlar ve bu hikâye, aşkından öleceğini zannedenlere ithafen… Nefes alamazken dahi aşklarından bir an dahi şüphe etmeyen, kalplerinin söylediklerinin sadık uygulayıcıları olan, sevdikleri için emek vermekten, aptal görünmekten çekinmeyen, aşklarının peşinden kendi derinliklerine inip, incilerini keşfedebilenlere… 
 
Özüm Özbay, ikinci kitabı Erkeksiz Kadınlar ile okuru anlamak eylemiyle yüzleştiriyor. Kendi öyküsünü yazamayanları, onların satırlarıyla anlatıyor. 
 
Terk edilmişlik, hayal kırıklıkları, yok sayılmak... Her birini iliklerine kadar hissedenlerin öyküleri Erkeksiz Kadınlar’da buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f1b4c4-595d-4b8b-bd33-4d39f769eef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks ve Grifon -39</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f015246-ef01-4587-96ee-71df03566bda.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Çekmecemde Biriktirdiklerim</image:title>
            <image:caption>Anadolu Kulübü’nden Adalar Su Sporları Kulübü’ne, A’Yorgi ve Ay’Dimitri kiliselerinden Rum Yetimhanesi’ne, cambazhaneden hayvanat bahçesine; çarşının rengârenk yıllarından sokakların eski sakinlerine, Troçki’den Lefter Küçükandonyadis’e, Büyükadalı Papa’dan Tarzan Pavli’ye; 6-7 Eylül’ü hazırlayan olaylardan 1964 sürgününe... 
 
Büyükada’da doğup büyüyen Fıstık Ahmet Tanrıverdi, Hafıza Çekmecemde Biriktirdiklerim’de, adaların geçmişinde iz bırakmış isimlerle ve olaylarla ilgili gözlemlerini ve anılarını aktarırken, ilçenin demografik, sosyal ve kültürel tarihine dair önemli bilgileri ve tanıklıkları da 
yazıya döküyor. 78 yıllık bir ömürden, Büyükada’nın belleğine bir armağan...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba16971-aa35-4006-9699-88aa842f359b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye-Macaristan Büyükelçi’den Anılar</image:title>
            <image:caption>9. Cumhurbaşkanı Demirel’in 1997 yılında Budapeşte’de Gül Baba Türbesi’ni ziyaretinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2018 yılındaki ziyaretine kadar geçen 20 yıllık sürede Türkiye ile Macaristan arasındaki dostluk ilişkileri süratle gelişti, tüm dünyaya örnek olacak bir seviyeye ulaştı. 
 
Bu güçlü dostluk ilişkilerine mütevazı bir katkı oluşturur düşüncesiyle, Budapeşte Büyükelçiliğim döneminde yaşadığım ilginç olayları, zaman zaman karalayıp bir kenara koymuştum. Şimdi bu anılarımı yayımlamanın vakti geldi kanısındayım. Anılarımın daha iyi değerlendirilebilmesi için, Türk-Macar ilişkilerinin tarihi geçmişiyle ilgili birkaç derlemeyi de ilave etmemin yararlı olacağını düşündüm. Okuyucuların ve özellikle genç meslektaşlarımın ilgiyle karşılayacaklarını umarım. 
 
-Ender Arat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60beb1c9-330d-40c7-a3f2-e9d4cad9d599.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Ox’un Deneyi</image:title>
            <image:caption>“Deliriyor muyuz yoksa? Acaba kenti büyük bir hastaneye mi dönüştürmek gerekecek?”
Damarlarında cıva, ayaklarının altında yüzlerce iğne varmışçasına hareketli ve coşkulu bir biliminsanı gibi görünen eksantrik Doktor Ox, yaşamları alabildiğine tekdüze, ağırkanlı insanların yaşadığı Quiquendone kentinin aydınlatılması işini üstlenir ve bunun için bir gaz fabrikası inşa ettirerek çalışmalara başlar. Ancak gaz borularının döşenmesiyle birlikte kentte esrarengiz olaylar baş gösterir.
Jules Verne&apos;den bilimsel yanı olduğu kadar mizahi yanı da ağır basan, bilimkurgunun olmazsa olmazlarından “aydınlanma” metaforunu doğrudan kullanarak eleştirel yanıyla da öncülük yapan Doktor Ox’un Deneyi, tek solukta okunacak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6799d9-a9bd-40b1-b7b8-3089f72cefb0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnatçı Keraban</image:title>
            <image:caption>“Burası gerçekten Türkiye’nin başkenti mi? Ters yöne gitmiş olmayalım? Şurası Haliç değil de binlerce buharlı gemisiyle Thames Nehri olmasın? Bakınız, şuradaki cami Ayasofya değil de Aziz Paul Katedrali! Bu şehrin Kostantiniyye olması imkânsız, burası Londra!”
Hollandalı Van Mitten uşağıyla Kostantiniyye’nin topraklarına ayak bastığında aklında sadece dostu tütün tüccarı Keraban’ı ziyaret etmek, Üsküdar’daki evinde ağırlanmak ve bölgeyi gezmek vardır. Tam da o gün, Boğaz’dan karşıya geçiş için yeni bir vergi konur ama Keraban Ağa’nın bu vergiyi ödemeye hiç niyeti yoktur. On paralık vergiyi ödememekte kararlı olan Keraban Ağa’nın bu inadı, kendisine yüzlerce altına mal olacak zorlu ve ilginç bir Karadeniz yolculuğunu başlatır. Fakat zaman kısıtlıdır. Yeğeni Ahmet’in güzel Amasya’yla düğünü kesinlikle gecikmemelidir. Amasya’ya göz koymuş başka bir ağanın varlığı yüzünden kafile hem yolculuğun zorluklarıyla mücadele ederek ilerleyecek hem de birbirinden şaşırtıcı olaylar ve tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır.
Jules Verne, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu, Türkler ve Karadeniz’le ilgili düşüncelerini serpiştirdiği romanda “Osmanlıların en inatçısı”nı Sinop, Sürmene, Çayeli, Pazar, Hopa gibi birbirinden güzel pek çok Karadeniz yöresinde dolaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c70c439f-a77d-440f-be76-901c4f9ff017.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Denizin Haritası</image:title>
            <image:caption>Biz yürüdükçe dünya düzleşir.
İki Ciltlik Metro Bileti, Şu Çay Demleninceye Kadar ve Hacivat Seni Çağırıyor kitaplarının yazarı Bahri Vardarlılar’ın birbirini bütünleyen on öyküden oluşan son öykü kitabı Öteki Denizin Haritası; Beyoğlu’nun, gizemli bir kulübün ve esrarlı bir haritanın parçalarının birleştiği bir postmodern kurgu örneği. 1900’lü yıllardan Covid-19 salgınına kadar farklı dönemleri ortak paydada buluşturan yazar, Karaköy’den Beyoğlu’na giden ve “dünyanın en kısa, en aciz metrosu da olsa bizi o gerçekliğin bir yerinden alıp başka bir yerine götüren” Tünel metrosuyla yolculuğa çıkardığı okurunu, haritanın sınırlarıyla yüzleşmeye çağırıyor.
“Belki bu satırlar gerçekten de öylesi bir görevin gereğidir. Ne olursa olsun muharrirlerin yazdıklarında kendilerinden bahis açmaları pek tavsiye edilmez. Yazının altında bir isim olur sadece, bazen de kimin nesi olduğunu ifade eden birkaç kısa kelime. Bilmiyorum, bu terbiyeyi yüzüm kızarmadan bozabilecek miyim? Başlarken şunu söyleyeyim ki isimlerle ilgili bir sıkıntımız olmasın. Pera’daki o yer daha çok Kulüp adıyla anılıyor. Sadece Kulüp. Bazen Seyyahlar Kulübü denildiği de oluyor, gerçi çoğu müdaviminin Şişli’den uzak bir yere gittiği yok. Eğer yanlış anlamadıysam tam adı Muhayyel Dünya Seyyahları Cemiyeti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f227b00d-7b21-49c3-891b-69a07e0923a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi 3.Kitap (Sert Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nin üçüncü cildinde Anadolu, Arabistan ve Rumeli üçgeninde yaptığı geziler, yaşadığı ilginç olaylar, anlatılmaya değer yerler, şaşılası ve tadına doyulmaz güzelliklerle örüyor kozasını. İki eski Türk payitahtı Konya ve Edirne bu cildin gözdesi gibi. Bu iki şehir için kaleme alınmış küçük birer monografi bu bölümler içermektedir.
İstanbul’dan Şam’a (İznik, Eskişehir, Konya, Karaman, Payas, Antakya, Hama, Humus, Şam...), Şam’dan İstanbul’a (Haleb, Urfa, Maraş, Kayseri, Aksaray, Sivas, Harput, Zile, Çankırı, Kastamonu, İstanbul) ve buradan Rumeli’ye (Silistre, Filibe, Sofya, Edirne...) gidiş gelişlerini, yer yer kişisel yönler de katarak anlatan Evliyâ Çelebi, aynı zamanda tarihe, tarihsel olaylara tanıklık da ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9275aa6f-7c2a-45a5-897a-3f092780bfea.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarlıkta Piknik</image:title>
            <image:caption>Kültürümüzün, şiirimizin gönül insanı Cemal Süreyya’nın dilimiz hakkındaki sözlerini asla unutamam: “Türkçeden bir kıl kopar; içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır. Ama Türkçeden koparacaksın…” Dil kadar sonsuz bir yurt yoktur. 
Mezarlıkta Piknik’te; coşkulu, atak bir anlatımla karşı karşıyayız… Sözcüklerinin yakaları asla düğümlü değil… Coşkulu Toros bulutlarının damlalarıyla beslenen Göksu Irmağı’nın seslerini duyacak, Silifke’nin diliyle bir anlatı şenliğinin ortasında bulacaksınız kendinizi… 
İlk kitabı ile yalın anlatımı, araştırmacı diliyle genç öykücü Mehmet S. Aman’ın yapıtı mutlaka okunmalı. 
                                                                                  Osman Şahin 
* 
Korkutulmuş, çaresizleştirilmiş, her biri farklı köşelere sıkıştırılmış insan seslenişlerinin umut arayışını okuyoruz Mehmet S. Aman öykülerinde. 
İnsan olma arayışının kişisellikten çoğulluğa yönelişinde bilginin, bilincin sımsıcak sarmalayışını duyumsuyoruz… 
Öner Yağcı 
* 
Alfred Hitchcock sinemada rüzgârını estirirken 1950’lerde televizyon için de kısa, esrarengiz, hafif muzip ama ille de çarpıcı öyküler anlatmaya başladı. Usta; “Alfred Hitchcock Sunar” serisini hazırladığı bu yıllardaeğer bir sinemacı değil de genç bir yazar olsaydı, sanıyorum Mehmet S. Aman gibi hikâyeler kaleme alırdı. Ya da Tim Burton, Aman’ın bu kitabına rastlasaydı, içinde mutlaka bir hikâyeyi sinemaya uyarlamak isterdi 
Ben edebiyatçı değilim, belki biraz da bu yüzden Mehmet’in iç dünyasında, sürprizini sona saklayan usta sinemacıların izine rastladım. Hikâyeler bitti, tadı damağımda kaldı. 
Yiğit Gürap 
*** 
Yalnızca yazarları için değil, okurları için de heyecan vericidir ilk kitaplar. Yazın dünyamızı zenginleştiren, damağımızda farklı tatlar bırakan, yeni biçemlere yelken açmamızı sağlayan eşsiz bir deneyim kaynağıdır. 
Cumhuriyet emekçilerinden Mehmet S. Aman, bu ilk kitabında Toroslar’ın eteklerinden damıttığı sımsıcak öyküleriyle ve coşkulu anlatımıyla okurlarına merhaba diyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1c62c8-75ac-45eb-8968-8b0ca26e94f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimlik :Çağdaş Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: 

“Kimlik” kavramı, günümüzde felsefi ve toplumsal tartışmaların en karmaşık meselelerinden biri haline dönüşmüştür.  Modernliğin erken dönemlerinde özellikle yerleşik ulus devletlerin inşa ettiği merkezi, kurumsallaşmış ve kolektif kimlikler bulunmaktaydı. Bunların güven vadeden katı ve sabit aidiyet bağları artık giderek daha bireysel özgürleşme biçimleriyle yer değiştirmektedir. Bireyler artık çoğunlukla zayıf bağlar geliştirdikleri, çok boyutlu, kırılgan, bağlamsal ve geçici kimliklerle yaşamlarını sürdürmektedirler. Bu değişimin bir nedeni de egemen piyasa koşullarının herkesi farklılaştırma iddiasıyla daha fazla kişiselleştiren çeşitli kimlik yaratıcı araçlar sunmasıyla açıklanabilir. Söz konusu tabloda, parçalanmış özneleri bekleyen en büyük tehlike ise, farklılıkların bir birlik oluşturmaya yönelik arayışlardan vazgeçip; birbirine hasım ve uzlaşımsal olmayan kabilelere dönüşme ihtimalidir. Bu açıdan kimliğin bir özgürleşme biçimi olduğu kadar dışlayıcı bir siyaset malzemesi olarak yorumlanabileceği de söylenebilir. İşte bu çalışma, gönderimleri kimlik kavramına dayalı olmakla birlikte, ilgi çekici başlıklar altında onun farklı boyutlarını zenginleştirmeye yönelik bir teşebbüsün ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc3caf3-42ec-4cdb-a03b-9b0bdb3baf17.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalınan Dikkat</image:title>
            <image:caption>Gazeteci-yazar Johann Hari, son yıllarda bir şeylere odaklanmakta ne kadar zorlandığını fark ettiğinde suçu önce kendisinde aramış. Ama sonra aslında çoğu insanın aynı sorundan muzdarip olduğunu görmüş. Böylece meseleyi araştırmaya, uzmanlarla görüşmeye başladığında çok daha derin ve kapsamlı nedenlerin söz konusu olduğunu keşfetmiş. Çalınan Dikkat’te Hari bu nedenleri detaylarıyla ele almanın yanı sıra, dikkatimizi geri kazanmanın yollarına kafa yoruyor. 
Bireysel çabaların, yani sırf kendi hayatlarımızda birtakım değişiklikler yaparak sorunu çözmeye çalışmanın ancak bir yere kadar etkili olabileceğini vurgulayan Hari, “dikkatimizi bizden çalan kuvvetlerle kolektif olarak yüzleşip onları değişime zorlamamız gerektiğini” belirtiyor. Bunun ise acil bir mesele olduğunu, çünkü dikkati dağılmış bir toplumun, önündeki en önemli sorunlara bile odaklanamayacağını ve çözüm üretemeyeceğini söylüyor. 
“Böyle az uyuyup çok çalışan, üç dakikada bir faaliyet değiştiren, zaaflarımızı öğrenip manipüle etmek için tasarlanmış sosyal medya siteleri tarafından takip edilip gözlemlenen, stres fazlalığından aşırı tetikte yaşayan, enerjinin sıçrayıp çakılmasına yol açan bir şekilde beslenen, her gün beyne zarar veren toksinlerle dolu bir kimyasal çorbası soluyan bir toplum olmaya devam ettiğimiz takdirde – ciddi dikkat sorunları yaşayan bir toplum olmaya da devam edeceğiz, evet. Ama bunun bir alternatifi var. Örgütlenip karşı koymak – dikkatimizi ateşe veren kuvvetlerle mücadele edip yerlerine iyileşmemize yardımcı olacak kuvvetler geçirmek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fede5982-cd47-4a97-ae64-c13fa3333869.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıpa Yoya Hep Hayır Diyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sıpa Yoya çayırlarda koşup oynamaya, taze otlardan atıştırmaya bayılırdı. 
O gün ablası Miya ona beraber nehre gitmeyi önerince minik sıpa “Hayır” dedi. 
Ne çiçekli çayırlığa ne meşe ağacının altına gitmek istedi. Ablası şaşkındı. 
Kardeşi neden hep “Hayır” diyordu acaba? 
 
Köşeleri yuvarlak tasarlanmış bu çok özel kitap 0-3 yaş grubundaki çocuklara özel hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5359103d-f233-45f3-b436-e7d6e8babfef.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Öyküler 2</image:title>
            <image:caption>Bilim-kurgusal, düşsel, gerçeküstücü ve distopik çalışmalar; film ve dizilerle 21. Yüzyıl insanının yaşam odağına yerleşirken, şimdi yeniden Arthur Conan Doyle’u anımsama zamanı. 
Sherlock Holmes karakteri, suç ve korku öyküleriyle yazınsal alanda çığır açan Arthur Conan Doyle, 19. Yüzyıl sonu ve 20. Yüzyıl başlarında yaşamış bir yazar olarak 21. Yüzyıla uzanıyor. 
Doyle’un öykülerini okurken, gizemli olay ve olguların arkasında gerçeğin izlerini süreceksiniz. Karakterin sakinliğiyle zıt bir şekilde yükselen gerilim sizi saracak. Kapitalizmi seçeneksiz olarak dayatan kültür endüstrisinin insanı edilginleştiren, suçu ve kötülüğü düzenin işleyişi olarak normalleştiren yapıtlarına inat; Doyle’un öyküleriyle insanlığın “adalet” arayışına yazgılı olduğu gerçeğini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29daecfb-5f24-444d-8a26-ab282611fcc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 38: Peri Kartları</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un yazıp resimlediği, çok sevilen Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk serisi 38. kitabıyla sevenleriyle buluşuyor. 
 
Peri Kartları’nda Geyikböceği ile Arıcık’ın Peri’ye yaptıkları bir şaka hikâye ediliyor. Ama sonunda herkes çok üzülüyor. 
 
Geyikböceği ile Arıcık yaptıkları şakadan sonra arkadaşları Peri’nin gönlünü almayı başarabildiler mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d110547-ec85-4d88-a570-5aec07957ded.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 39: Uğurböceği Sarıcık</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un yazıp resimlediği, çok sevilen Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk serisi 39. kitabıyla sevenleriyle buluşuyor. 
 
Uğurböceği Sarıcık’ta Kanarya kanadını incitip Sevecen’in evinde misafir olur. Sevecen ondan ne öğrense istersiniz? 
 
Meğer kuşun yaşadığı adada Sevecen gibi bir uğurböceği varmış! Ama kendisi gibi kırmızı değil, sarı renkteymiş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b0b266-ca7b-4489-b881-ef764c2bf0f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Gül</image:title>
            <image:caption>Azap dolu geçmişi olan Malik yitip giden o sevdiklerini tekrar görmeyi ne çok isterdi. Bundan böyle tek görevi, her köşe başında yeni bir tehlike ve gizemin belirdiği o Krallıklarda ilerleyerek görevlerini bir bir yerine getirmekti. 
 
Bu hayatını riske atma pahasına olsa bile... 
 
Korkunç yaratıklar ortalığı yakıp yıkmaktadır ve tüm Krallıkları ele geçirmişlerdir. Yol boyunca ihtiyar büyücüden öğrendikleri onun işine yarayacak mıdır? Malik’in olağan üstü büyü ve okçuluk yetenekleri, düşmanlarını yenmelerini sağlayabilecek mi? Deliler gibi sevdiği aşkını son bir defa görebilecek mi? Yoksa bu Malik’in son savaşı mı olacak? 
 
Kazım Saatçı, hep fantastik dünyalara ilgi duydu. Bilgisayar 3D çizim ve modelleme uzmanı olarak sıra dışı çizimler yapabilecek kadar yaşadığımız dünyanın dışına odaklanmayı başardıysa da bu dünyaya bir eser bırakmak arzusuyla yazma macerasına daldı. Ateş ve Gül adlı kitabın ömrünün en güzel çabası sayan SAATÇI, okurlarını kurguladığı bu dünyaya seyahat etmesi için davet ediyor. 
 
Saklı Diyar’ın tüm gizemini çözmeye hazırsanız başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8df3834-64a6-4714-9712-9ed99a7df530.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Matematikçiyi Serbest Bırak</image:title>
            <image:caption>İçindeki Matematikçiyi Serbest Bırak’ta korkuyu, özgürlüğü, üzüntüyü ve neşeyi matematiksel bir yolla yönetebilmeyi öğreneceksiniz. D’Agostino, yıllar süren matematik öğretmenliğinin getirdiği pratik anlayış sayesinde, ilginç matematik konularını 300’den fazla çizimle açıklayarak ele alıyor. Okuru; rutinlerini değiştirmek, kıyaslamalara direnmek, inançlı olmak, güzelliği aramak, hayal dünyalarını geliştirmek ve kendilerine başarı hedefi koymak için yüreklendiriyor.     Yaşı veya matematik geçmişi ne olursa olsun, matematik öğrencileri ve heveslileri bu kitapta kendi yolculuklarında cesaretlerini beslemek için tavsiyeler bulacak. İçindeki Matematikçiyi Serbest Bırak, yalnızca ilgi çekici bir içerik sunmakla kalmayıp aynı zamanda matematiksel başarıya ulaşmanın doğuştan gelen beceriden ziyade, merak ve kararlılıkla mümkün olduğu konusunda güven veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b4f7cd4-02cd-4e54-a6a8-6f2f9e12760f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantumun Gücü</image:title>
            <image:caption>Kuantumun Gücü klasik bir kişisel gelişim kitabı değil. Serpil Ciritci A’dan Z’ye kuantum felsefesini ve konunun kapsadığı başlıkları belli bir kronolojiye göre sunduğu bu çalışmasında günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz ritüellere de yer veriyor.
Bu kitabı bitirip yapbozdaki en büyük parçayı yerine yerleştirdiğinizde hayatınız bir daha asla eskisi gibi olmayacak.
Kuantum gerçekten “sihirli bir değnek” ama bu onu nasıl kullandığınıza bağlı. Sizi alıp bir anda yüksek bilinç seviyelerine sıçratacak, bilinçaltınızı temize çekecek, tüm korku ve olumsuz inanç kalıplarınızdan bir anda kurtulmanızı sağlayarak, mutlu bir hayat sürmenizi sağlayacak hızlı bir sihir yok.
Ama iyi haber şu ki; kendinize verdiğiniz emekle, ayırdığınız zamanla, ciddi bir çaba, istek ve inançla oluşturabileceğiniz yeni bir dünya ve o dünya içinde mutlu olma ödülü var.
Bu sistemli ve kararlı bir çalışma sürecini gerektiriyor. Peki, sonuç alınıyor mu?
Evet, kesinlikle alınıyor. Yavaş yavaş değiştiğinizde, özgürleştiğinizde, sakinleşip huzuru yakaladığınızda her bir çabanıza değdiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc6e1ab-b822-43d1-bf1b-225489c943da.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıça’nın Laneti</image:title>
            <image:caption>İki farklı ırkın birleşmesi sonucunda dünyaya gelen bebek Khelon kabilesinin lanetini silmek için 16.04.1800 tarihinde Tanrıça’ya kurban edildi ve gücü kabileye aktarıldı. Melez bebeğin kurban edilişinin 200. yıldönümünde, aynı yerde bir bebek daha dünyaya geldi. Kabileye bildirilen kehanette, böyle bir doğum olacağının haberi verilmişti ancak bebeğin nerede olduğuna dair hiçbir bilgiye ulaşılamamıştı. Ta ki dünyanın farklı yerlerinde, aynı saatte üç ayrı uçak kazasının yaşandığı o güne dek… 
Aden bu kazalardan kurtulabilen tek kişiydi. Kazanın ardından yaralarını sarmaya çalışan genç kız kaderinin iki yüz yıl önce yazıldığından ve özel güçleri olduğundan habersizdi. Onun sahip olduğu güçleri kendi türlerinin devamı için kullanmaya çalışan cadılar ve nerfler genç kızın peşindeydi. 
Yaşanan güç savaşında Aden kilit bir rol oynayacaktı. Kaderinin onu çağırdığı bu savaşta Aden sadece cesaretle değil aşkla da sınanacaktı. 
Emel Sarıkurt Tanrıça’nın Laneti kitabında, okurlarını bir solukta okuyacakları fantastik bir hikâyeye ortak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9214d64d-ba2c-4e0b-a2a7-2854d00d1bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuza Dek, Ayrı</image:title>
            <image:caption>Elsie Porter, yeni yılın ilk saatlerinde köşe başındaki pizzacıya girerken yaşamının bir anda değişeceğinden ve paket siparişini beklerken hayatının aşkı Ben’le tanışacağından habersizdi. 
 
Ben, Elsie’yle yeniden görüşebilmek için yirmi dört saat bile bekleyememişti. İkili sadece birkaç hafta içinde birbirlerine sırılsıklam âşık olmuş, mayıs ayı geldiğindeyse çoktan Vegas’a kaçıp evlenmişlerdi. Sonsuza dek mutlu yaşayacaklarından hiç şüpheleri yoktu. 
 
Oysa nikâhtan sadece dokuz gün sonra bir kaza onları sonsuza dek ayıracaktı. Elsie, yüreğinde ucu bucağı yokmuş gibi gelen bir sancıyla hastaneye ulaştığında karşısında sevdiği adamın annesini bulacaktı. Elsie ve kaza gününe dek onun varlığından haberi bile olmayan Susan, birlikte acının farklı biçimlerini ve her şeye rağmen hayata tutunmayı öğreneceklerdi. 
 
“Ölüm ve yaşam hakkında etkileyici bir roman.” —Kirkus 
 
“Kahkaha atacak, ağlayacak ve sayfalar arasında kaybolacaksınız.” —Redbook 
 
“Sonsuza Dek, Ayrı başından sonuna kadar harikulade bir okuma keyfi sunuyor.” —Romantic Times 
 
“Dokunaklı ve güçlü... Taylor kalbinizin iplerini ustaca eline alıyor ve bırakmıyor.” —Publishers Weekly, Starred Review 
 
“Gerçek aşkı bulmanın büyüsüne ve o aşkı kaybetmenin acısıyla başa çıkmaya dair etkileyici bir roman. Karakterler öylesine canlı ki sayfalardan fırlayacak ve doğrudan kalbinize taht kuracaklar.” —Amy Hatvany</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b983428-5a62-493d-837a-877b2f55607d.jpg</image:loc>
            <image:title>Will Moogley Hayalet Ajansı-1</image:title>
            <image:caption>Will Moogley’nin Hayalet Ajansı’na hoş geldiniz! 
 
New York’ta, eski bir gökdelenin en üst katında amcasından kalan büyük, tozlu apartman dairesini hem ev hem ofis olarak kullanan Will’in işi hiç de kolay değildi. Amcasının öteki dünyaya göçmeden önce iflasa sürüklediği hayalet ajansının adını yeniden duyurmak zorundaydı. Asla küçümsenemeyecek rakipleri, ergenlik sıkıntıları, yardım edeyim derken türlü türlü sorunlar çıkaran en yakın arkadaşı, ajansın beceriksiz hayaletleri ve sayamayacağımız kadar başka derdiyle acaba Will bu zorlu görevi başarabilecek miydi? 
 
Will ve arkadaşı Tupper’ın ajansın hayaletlerine yeni bir otelde iş ayarlama girişimlerini keyifle okuyacağınız serinin bu ilk kitabında, Baccalario’nun mizahi dili ve Matteo Piana’nın çizimleriyle gönüllerde yer edecek eğlenceli bir dünyanın kapısı aralanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54898c4-8ee2-4253-a3c6-23ccc0f0a73f.jpg</image:loc>
            <image:title>Will Moogley Hayalet Ajansı-2</image:title>
            <image:caption>Will Moogley Hayalet Ajansı sıra dışı görevlerle iflastan kurtulma macerasına devam ediyor! 
 
Fırtınalı bir gecede, hayatı boyunca gece bekçiliği yapmış Bay Plum’ın hayaleti ajansın kapısını çaldı. Artık bir hayalet olduğuna göre uyumasını engelleyecek bir şey kalmadığını düşünse de durum hiç öyle değildi. Zavallının evi korkunç, gürültücü mü gürültücü bir aile tarafından işgal edilmiş durumdaydı ve Bay Plum’ın tek istediği, deliksiz, huzur dolu bir uykuydu... 
Bir evdeki insanları korkutup kaçırmak ve bir hayalete evini geri vermek ilk bakışta kolay görünebilir ancak Will ve dostu Tupper karşılarında normal bir aile olmadığını çok geçmeden anladılar. Bakalım bu zorlu görevin üstesinden gelmeye çalışırken kahramanlarımızı bu kez neler bekliyordu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5584559f-72d3-4797-ad81-478024b33a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Will Moogley Hayalet Ajansı-3</image:title>
            <image:caption>Will Moogley’nin Hayalet Ajansı’nda macera hız kesmiyor! 
 
New York’un en ünlü gökdeleni Empire State Binası’na bir hayalet dadanmıştı! Bu hayaleti kim defedebilirdi? Tabii ki Willard Moogley Hayalet Ajansı. 
Ajansın sahibi Will ve asistanı Tupper en ufak bir tereddüt göstermeden bu görevi kabul edip işe koyuldular. Bu vaka, özgür bir ruh olduğunu düşündükleri hayaleti kendi ajanslarına dahil etmek için eşsiz bir fırsattı. Gelin görün ki kurdukları “şahane” tuzak, gökdelendeki hayaleti hiç mi hiç etkilemedi. Neden mi? Cevabı bu gizem ve eğlence dolu sayfaların içinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2bfb5d-2bcb-4574-9c9b-d33cc3a4da62.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Sırt Çantası: Gezginin Seyahat Rehberi</image:title>
            <image:caption>Günümüz iş Dünyayı gezerek deneyimlemek büyüleyici… Ancak bunun maddi boyutu, gezgin olmak isteyen birçok insanın gözünü korkutabilir. Kulağa klişe gibi gelse de her şey para değil; küçük bütçelerle büyük keşiflerde bulunmak da mümkün. Yola çıkmak için bir sırt çantası yeter! 
 
Bu kitap, Italo Calvino’nun görünmez kentlerini görünür kılmak, Amasyalı Strabon’un ve Evliya Çelebi’nin izinden gitmek ve sırt çantasını alıp yollara düşmek isteyenlere gezginliğin sırlarını, düşük bütçelerle seyahat etmenin püf noktalarını anlatıyor. Sırtında sürekli yumurta küfeleriyle dolaşmaktan sıkılanlara, yıllardır dokuz altı çalışmaktan bunalıp biraz olsun boyun bağlarını gevşetmek isteyenlere, deniz kum güneş tatillerine kültürel alternatif arayanlara, bir tur acentesi rehberinin peşine takılıp gezmekten yorulanlara, köklerini bir saksı yerine uçsuz bucaksız topraklara salmayı dileyenlere yol göstermeyi ve ilham vermeyi, yeni yerler keşfetmenin sanıldığı kadar zor olmadığı gerçeğini yaşanmış tecrübelerle gözler önüne sermeyi amaçlıyor.  
 
Her iş gibi gezmeyi de bir bilenden öğrenmek isteyenler için rehber niteliğindeki Yaşasın Sırt Çantası! – Gezginin Seyahat Rehberi dünyayı gezerek deneyimleme hayali kuranların aklındaki tüm sorulara yanıt verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13f145ea-718a-4b28-a99a-bc39adfebc0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Aldatan İnsan</image:title>
            <image:caption>Aldanışı, insanlığın trajik bir hakikati olarak sunan el-Keşf ve’t-Tebyîn fî Ğurûri’l-Halki Ecmaîn, gururun/aldanışın arkasındaki aldanma hikâyelerini çeşitli tasvirlerle ortaya koyuyor. Bu anlamda “Tüm İnsanların Aldanışının Keşif ve Beyanı” olan bu kitapta Gazzâlî; insanların, arzularını tatmin yönündeki tabii temayüllerine uymalarından çok, bunların üzerini örten bazı erdemler vasıtasıyla kendilerini kandırmalarıyla ilgileniyor. Bu yüzden de kitapta, aldanışın elinden neredeyse kimsenin kurtulamadığını görmek hiç şaşırtıcı değildir. 
Gazzâlî’nin asıl gündemi ise aldanmamış gibi görünen, toplumda itibar gören ve rol model kabul edilen sınıfların gizli aldanışıyla ilgilidir ki kitabın muhtevasının büyük kısmı buna ayrılmıştır. Gazzâlî’nin aldandıklarını iddia ettiği ve aldanış hikâyelerini geniş biçimde resmettiği, çeşitli gerekçelerle temellendirdiği gruplar, kitapta dört sınıfta toplanıyor: âlimler, âbidler, zenginler ve sûfîler. Günümüzde dinî yönelişlerin özellikle sosyal organizasyonlar ölçeğindeki büyük tecrübesini göz önünde bulundurduğumuzda, kitabın hâlâ güncelliğini koruduğunu görmemek mümkün değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83eb6a8b-179f-4eec-bf88-c109ed5eb29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga Kafası Ajanda 2023</image:title>
            <image:caption>BURAYA KADAR İYİ GELDİK 
Her ânımız özel, her ânımız tarihi. Tarihin bundan haberi var mı? O kadar da emin değilim. 
Zor geçiyor ama geçiyor işte. 
Bir bakıvermişsiniz geçmekle kalmamış, bitmiş. Memleketin haline üzülüp duruyoruz hep birlikte. Üzülüyoruz; doğru. Duruyoruz; ne yazık ki o da doğru. Kendi kendine nasıl iyi olacak bu işler? Bunu kendimize pek de ısrarlı sormuyoruz sanki. Ünlü şarkıcımız, umut kaynağımız Tarkan “Geççek” dediğinde nasıl da hep bir ağızdan bağırdık ama: “Helal be sana! Geççek tabii. Geçmez olur mu? Hep sonunda iyiler kazanır. Bu da geççek!” İyilerin kazandığı filmler bile ilgimizi çekmiyor oysa. Kötülük çağının dünya galasında boy gösteren liderlere bakınca “Bu filmin kazanacak iyileri nereden gelecek acaba?” diye soruyor insan, ister istemez. 
Kayıtları açıp baktım; “Karga Kafası” sıfatıyla ilk tüvitimi Mart 2014’te atmışım. Şaka maka istisnaları saymazsak hemen her gün attığım tüvitlerden küçük bir dağ oluşmuş olması gerekir. Oysa 2017’de bir tane ve şimdi de bir tane daha; hepi topu iki ajandalık lafazanlık etmişim şu dijital dünyada. 
Güne kayıt düşme derdiyle başlayan karganın kavgası kelle koltukta bugüne kadar kazasız belasız geldi. Yani bu satırları yazarken bildiğim kadarıyla tüyleri yoldurmadan yola devam ediyoruz. 
İlk ajandanın başlığı “Hafıza” idi. Buna da bir isim bulalım dedik başta. Sonra bir dileği kapağa taşıyınca daha çok “fakirin ekmeği” gibi bir başlıktan öte gidemeyeceğimiz anlaşıldı. “Umut”larımız hayata geçer mi ya da umutlarımız gerçekleşti sanıp bir kez daha mı hayal kırıklığı yaşarız onu zaman gösterecek elbette. 
Kayıt düşmeye devam ediyoruz. Bazen gülümsetmeye çalışarak, bazen fazla ukala, çoğu kez de sonu gözyaşıyla biten çizgili tüvitler atarak yola devam ediyoruz. Sonumuz güneşli olsun. 
Elinizdeki ajanda 2021-2022 arası atılmış tüvitlerden seçmelerle oluşturuldu. Belki bu kez bir geleneğe dönüştürürüz de seneye de bir ajandamız olur. BU seneki “umut” daha çok bir dilek. Hepimizin, yani en azından bu ajandaya elini “almak için uzatanlar”ın ortak dileğini kapağa taşıdık. Benim tüylerimden daha az karanlık, daha az yıpranmış bir yıl geçirelim yeşili solmuş gezegenimizdeki tüm canlılar olarak... 
Kadınların daha özgür, inançların olabildiğince serbest, hassasiyetlerin nefes darlığı yaratmadığı, çocukların daha doğarken ömrü billah ödeyemeyeceği bir borçla dünyaya gelmediği, korkusuzca düşüncelerimizi dile getirdiğimiz, yoksulluktan ölmediğimiz, güçlünün değil haklının adaletiyle barış içinde, huzur dolu sürdüreceğimiz bir yaşam, müziğin günün her saati sesini duyuracağı, kültürün, sanatın sarıp sarmaladığı, kaynaklarını tüketip yok etmediğimiz bir gezegende, hayvanların eziyet görmediği, güneşli, parlak sabahlara uyanacağımız şahane bir dünya için... Ertelemeden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e33e6c0-3f8a-41ac-b05f-12e12cc00265.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar Yıkıldığında</image:title>
            <image:caption>Kadim Kırgız efsanesine göre Ebedi Gelin, yüzyıllardır 
sarp dağların ondan aldığı eşine seslenir. Belki de 
sevdiğini elinden alan dağlar değil, kalpleri saf kötülükle mühürlenmiş insanlardır. Ebedi Gelin’in arayışı, adanmışlığı ve kaybettiklerinin ardından yaktığı ağıtlar; bugünün masumlarının yazgılarını da anlatır. 
Hayalleri ve vahşi kapitalizm arasında bir kıskaçta çırpınan Arsen Samançin, avını yakalarken yarınını kaybeden Jaabars, gösteri dünyasının ışıltıları arasında yitip giden Aydana, şefkatiyle sağaltan Eles ve kuşkusuz para hırsıyla ihtiraslarının karanlığına esir düşmüş insanlar... 
Hepsinin yolu bir mağarada kesişir. 
Kırgız ve Dünya edebiyatının büyük ismi Cengiz Aytmatov, son romanı Dağlar Yıkıldığında’da insanı içten içe tüketen popüler kültür ve piyasa ekonomisinin toplumda açtığı derin yaraları, evrensel bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16caa393-c603-40de-b7ec-02c2706a56c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri &amp; Hızla Akan Mızrak</image:title>
            <image:caption>Bir sen varsın hep saçların ağzın 
Bir merdiven hücresinde 
uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem 
seni sonsuz gelişinle 
saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor 
eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman 
uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi 
Artık gecikmiş alışıldığım gidişinle 
davranılmaz üstünde durulmaz 
hiçbir tüfeğe gelmez bir kekliksem 
 
Yüzün soygundan geçmiş öyle bir yerde 
durmuş ki bakışın boynun bozgun 
üstünden bir nehir geçer gibi 
ya gecedir ondan ya bulanık sudan bir hasta gibi ağrımaktasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9fc87d1-425b-42c3-9d06-b5eb8b29d60a.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Öğrenme ve Gelişimi Desteklemek için Hikayelerin Kullanımı</image:title>
            <image:caption>Bizi şekillendiren ve koruyan iyi ya da kötü hayal gücümüzdür. Öfkelendiğimizde, incindiğimizde, hatta mahvolduğumuzu hissettiğimizde bizi yeniden ayağa kaldıracak olan ise hikâyelerimizdir. 
Erken Çocukluk Döneminde Öğrenme ve Gelişimi Desteklemek için Hikâyelerin Kullanımı, hikâyelere dair kapsamlı bir teorik temel sağlıyor ve gündelik hayatta çocukların gelişimine yardımcı olmak için hikâyelerden nasıl faydalanacağımızı anlatıyor. Hikâyelerin çocukların gelişimindeki önemine ve destekleyici bir alana sahip olduklarında çocukların nasıl doğal bir hikâye anlatıcısına dönüştüklerine değinen bu kitap, yaratıcılığı ve olumlu iletişimi teşvik etmek isteyen herkes için rehber bir kaynak olma özelliği taşıyor. Helen Lumgair, hikâyelerin insan kişiliğinin gelişiminde oynadığı kritik rolün altını çizerken hem ebeveynler hem de eğitimciler için ilham verici araçlar sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d1afadb-fae9-4838-9e0f-539e4e402bcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokunun Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mikrotarih alanında çalışmalarıyla tanınan Alain Corbin, kültür tarihine önemli bir katkıda bulunmaktadır. Bu yapıtta, kokunun düşünce tarihinde yerleştiği konumla birlikte duyuların, özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda hem insanın özel mekânını hem de kentin kamusal mekânını nasıl biçimlendirdiği araştırılıyor. Corbin, kokunun tarihini incelerken esasen Paris’teki evlerin, mahallelerin aşama aşama kötü kokulardan nasıl arındığını, temizlik algısı içinde yeni oluşan şehircilik anlayışını göstermektedir. Kitapta tıp tarihine ve eczacılığa yapılan göndermeler bir kültürün ayrıntılarda kalmış yönünü açıklığa kavuşturuyor. İyi ve kötü koku ayırımları toplumsal düzenin işleyişini, sınıf farklarını, konfor arayışını, lüks ve zenginliği de göstermektedir. Kokular, dünyayı algılama ve bir tasavvur etme biçimidir. Mistikliğin, sefahatin veya cezbetmenin mutlak surette gizemli bir kokusu vardır. Tutkular vücut sıvılarını etkilerken son derece “kişisel bir koku”yu da ardından sürüklerler. 
 
“Narin, duyarlı ve hassas bir kişinin, caddeden yükselen birçok kokuşmuş, bozulmuş, can sıkıcı karışımı, iğrenç ruhların esintisini; dumanların, kötü yayılımların ve karanlık şehirlerimizin üzerine süzülen kötü rüyaların karışımını algılayıp da etkilenmemesi mümkün değildir!” 
 
Jules Michelet, La femme (Kadın), 1859</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5da815d-18d8-4dec-8063-142d60eaedf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Mekanları</image:title>
            <image:caption>Bir ulusun hafızası hangi ögelerden oluşur? Alışılmış ve tekrar edilegelen yıldönümleri, bayram ve kutlamalar, şenlikler, anma törenleri ve övgü sözleri bir halkın hafızasında hangi büyük boşlukları doldurur? Hafızanın somutlaştığı yapılar, kentin mimarisi, anıt ve müzeler, arşiv ve mezarlıklar, tarihsel anlamı olan ve sonsuzluğu çağrıştıran her türden mekân, hafıza içinde ne tür bir sürekliliğe kavuşur? Bir ülkenin ortak mirası, mitleri, sembolleri ve dili nasıl çözümlenmelidir? 
 
Pierre Nora, Fransa örneğinden hareketle bir ulusun geçmişten günümüze çatışmalarını ve sürekliliğini inceler. “Hafıza mekânları” kavramı aracılığıyla “tarih”in geçmişten farklı olarak bugün hangi koşullarda yeniden üretildiğini büyük bir ustalıkla ortaya koyar: 
 
“Ulus, aynı zamanda hem kendi içindedir hem de dışında: Manevidir ama zaman içindedir, tarihseldir ama coğrafya içindedir, ideolojiktir ama tenseldir, belirsizdir ama sınırları vardır, evrenseldir ama tekillik içindedir, ebedidir ama kronoloji içindedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca133b1-0299-4203-832e-98dfb4fa655d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahremiyetin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanın yalnız kalma hakkı nerede başlar, nerede biter? Karşı komşunun yatak odasına bakan penceresinden kaçıyoruz. Peki ya yoldan geçen yabancının kamera kadrajından kaçabilir miyiz? Büyük caddelerden sokaklara, evin avlusundan çalışma odasına görülme veya görülmeme seçme şansımız var mı? 
1300’lü yıllardan beri insanların birbiriyle ve devletle ilişkisinde mahrem sınırları sürekli aşınmış ve yeniden örülmüştür. David Vincent bu eserinde, geçmişten günümüze gözetlenme tedirginliği ile kendini ifşa etme arzusunun iki yakasında insanların değişen mahremiyet algılarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9bb18c0-9819-4bb7-b6f7-3ab50fd9d75b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’nın Para ile İmtihanı</image:title>
            <image:caption>16. yüzyıl sonu ve 17. yüzyılın ilk yarısı Osmanlı ekonomisi ve toplumu için bir bunalım dönemi olarak
bilinir. Mehmet Kuru, Osmanlı arşivlerindeki özgün ve titiz çalışmalarına son 20 yılda başka
çalışmalarda elde edilen bulguları da ekleyerek yaşanan parasal ve iktisadi bunalıma yerel, bölgesel ve
küresel boyutlarıyla yeni bir açıklama getiriyor. Gayet kapsamlı ve zevkle okunan bir kitap.
Şevket Pamuk, Boğaziçi Üniversitesi
Ortaçağ Avrupası’nın genelde en önemli iktisadi sorunlarından birisi olarak küçük para sorunu göze
çarpar. Temelde “küçük para birimlerinin fiziksel olarak üretilmesindeki zorlukları” yansıtan bu sorun,
metal paralar içinde fiziksel olarak ihtiva edilen gümüş ya da altının “güvenilir” miktarda
olmamasından da kaynaklanmaktaydı. Altı yüzyıllık imparatorluk tarihini bir “krizler imparatorluğu”
olarak özetleyen Mehmet Kuru da, bu çok kapsamlı tarihsel anlatısında Osmanlı’nın 15 ve 16.
yüzyıllarda yaşamış olduğu para darbı ve Doğu’ya gümüş akışı ile başlayan serüvenini, Avrasya para
piyasalarının 17. yüzyıldaki entegrasyonuna değin aktarıyor. Nefes kesici bir iktisadi tarih serüveni…
A. Erinç Yeldan, Kadir Has Üniversitesi
Mehmet Kuru, 16 ve 17. yüzyıllarda yaşanan para krizlerinde hem devlet yöneticilerinin hem de halkın
çözümlerini irdeleyerek Osmanlı’yı anlamanın yeni anahtarlarını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026ad97c-e166-4e6a-bc8c-01919e8a2080.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye: Tarihe Muhalif Bir Geçmiş</image:title>
            <image:caption>“Resmî tarih tezine göre, 1910’lu yılların İttihatçı hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Kemalist rejim arasında kayda değer bir kopuş yaşanmıştır. 1980’li yıllara kadar modern Türkiye tarihi üzerine çalışan Batılı akademisyenler, özellikle Birinci Dünya Savaşı’nda alınan yenilgiden sonra, Anadolu’da yaşayan ve çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu nüfusun kurtarıcısı olarak Mustafa Kemal&apos;in başarılarını vurgulamak amacıyla bu anlatının temel iddiasını desteklemiştir. Bu Cumhuriyetçi temel anlatıya karşı geliştirilen muhalefet ise çoğu durumda İslamcılıkla özdeşleştirilmiştir. Rejim muhaliflerini dindar ve modern gericiler olarak sunmaya hevesli olan ve kendilerini Batı yanlısı olarak tanımlayan Türk seçkinlerinin yaygınlık kazandırdığı başlıca klişe buydu. Her ne kadar bilim insanları ve Türk aydınları hâkim konumdaki bu anlatıyı sorgulamış olsalar da, bugüne kadar imparatorluktan cumhuriyete geçişi konu edinen alternatif anlatıları ortaya koyma amacındaki hiçbir mikro çalışma ortaya çıkmadı. Philliou imparatorluktan ulusa geçiş sürecine ilişkin tarihyazımına bağlı sorunları araştırmak amacıyla, yazdığı öykü ve romanlar modern Türkiye&apos;de yaşayan insanların birçoğu tarafından bugün bile okunan etkileyici ve parlak bir yazar olarak Refik Halid Karay’ın özyaşam öyküsüne odaklanmayı seçiyor.” Cemil Aydın  
 
19. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan siyasi ve toplumsal çatlakların izini muhalif Refik Halid Karay üzerinden okumaya davet eden Philliou, resmî tarihin dışarıda bıraktıklarını bize yeniden hatırlatıyor. İcat edilmiş tarihe rağmen orada duran geçmişe bakan bu kitap, Türkiye’nin siyasi kültürünü anlamak için yeni patikalar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84df1f9e-ba4f-47b1-897b-5ef8ce5c444c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyetin Ontolojisi</image:title>
            <image:caption>Kadın kıyafetleri giyen erkekler, ameliyatla erkek olan kadınlar, cinsiyeti doğduğunda atanan bebekler, ne erkek ne kadın bireyler, akışkan cinsiyetler ve başkaldıran, ele avuca sığmaz cinsel kimlikler: 20. yüzyılın sonlarının cinsel devrimi, 21. yüzyılın başlarında bir ‘cinsiyet devrimini’ de beraberinde getirdi. Bu devrimin başlattığı tartışma bitmek şöyle dursun, gittikçe alevleneceğe benziyor. Biyolojik ve toplumsal cinsiyet arasında bir süredir yapılan ayrım bile biyolojik cinsiyetin ikili bir yapıdan ziyade bir ‘spektrum’ olduğu, cinsiyet kimliğinin ve dürtüsünün ‘doğal’ olmadığı, toplumda inşa edildiği anlayışı nedeniyle gün geçtikçe silikleşiyor. İnsanlar artık cinsiyetlere, cinsiyetlerse eski kalıplara sığmıyor. Sınırlar silikleştikçe genişleyen özgürlük, birsizliği de beraberinde getiriyor. Peki, bu belirsizliğin önümüzdeki günlerde karşımıza çıkaracağı sorunlara ve sorulara karşı ne kadar hazırlıklıyız? 
Alanında son yıllarda kaleme alınmış en kışkırtıcı eserlerden bir olan bu kitap, kutuplaşmanın adeta bir kural hâline geldiği bu ateşli tartışmanın tam orta yerinde cinsiyetin biyolojisine ve gerçekliğine yönelik güncel eleştirileri makul bir gözle değerlendirmenin mümkün olup olmadığı sorusuna bir yanıt arıyor. Biyolojiden, psikolojiden, antropolojiden ve felsefeden örneklerle mevcut görüşlere alternatif, gerçekçi bir çerçeve öneriyor. Kimliklerin çeşitliliğini kucaklarken biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasında ve cinsellik ile davranış arasında zayıf da olsa bir ayrım gözetmenin felsefi ve bilimsel açıdan doğru olmanın yanı sıra neden siyasi açıdan makul bir tutum olacağını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ce69886-791b-4a78-b3aa-b4cf8e7d7efd.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyurken de Görebiliyorsun Geceyi</image:title>
            <image:caption>nar dağıldığında, akıl parçalandığında saniye saniye, 
yokluktan hep aynalara bakmalar. 
bir tırtıl iğne oyası işler gibi bir havlunun kenarında. 
ışıkların kapandığı kül gecesi. 
bin yıldır biriken ruhumdaki kir: zifir! 
meryem’in oğlu, seni öldüren kim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001d859c-18d6-4dc9-93a6-a6bad0b77e68.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin Enginar Sakladım</image:title>
            <image:caption>Yazı mı, tura mı? 
Bir gün hayatınızın pamuk ipliğine bağlı olduğunu hissederseniz ve zor bir seçim yapmak zorunda kalırsanız, gönül pusulanız kimi gösterir? 
Yaşam mı ölüm mü? Silah hem hayat hem ölüm olursa ve üzerinize ecelin gölgesi düşerse... 
AŞK mesafeleri mi sever? 
Yükselme tutkusu, kopan ilişkiler, aldatmalar ve aldanışlar... Rüzgârın önünde sürüklenen bir aile... İzmir&apos;den Ağrı Dağı&apos;na uzanan gizem dolu bir hikâye... 
Bir gün hayatınızı devedikenleri kaplarsa ve ömrünüz bir yapboz oyununa dönerse... 
“Senin İçin Enginar Sakladım”, ödüllü yazar Salim Nizam&apos;ın kaleminden unutamayacağınız bir roman. Bundan böyle her enginar yediğinizde ağzınızda buruk bir tat kalacak ve ailenize sımsıkı sarılacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ca739e-4eb2-498e-a9c3-059182ae2bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale Okunmamış Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Bu günlüğü, ucuz bir gençlik romanının kavuşması imkânsız iki kahramanı arasında geçen acıklı bir aşk hikâyesi olarak görmeyin. Çünkü ben yazar değilim, yazdıklarım da kurgu değil. Sadece ülkesi işgal tehlikesi ile karşı karşıya olan bir vatanseverim…” 
***** 
“En büyük korkum, ölümün kirli bir kırmızıya boyadığı iki dost ailenin ve koskoca bir milletin ufkunda güzel yüzleri ile güneş gibi parlayan Cezmi ile Adil Hikmet’in zarar görmesi. Onların şahsında devletimizin ve milletimizin kurtuluş reçetesi olarak gördüğüm eğitimli gençlerinin savaşlarda yok olması…”  
***** 
“Çanakkale: Okunmamış Mektuplar”; Yunus Kara&apos;nın kaleminden bir milletin hayallerini, aşklarını geride bırakıp vatan uğruna kendilerini nasıl ateşe attıklarının destansı hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a5c405-415c-4c88-85c4-3743f4a4761c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig</image:title>
            <image:caption>“İnsan inciyi denizden çıkarmadıkça o ister inci olsun ister çakıl taşı, fark etmez.”
(Yusuf Has Hâcib)

Geçmiş ve geleceğin iç içe geçtiği ve bolca mitolojik öge içeren esrarengiz bir serüven... Kendi benliğinden uzaklaşmış, mankurtlaşmış bir ülke… 
Her türlü düşüncenin, okumanın, eleştirmenin, sorgulamanın, araştırmanın yasaklandığı bir zaman dilimi… Makine gibi yaşayan bir toplum… Duygusuz, ruhsuz, robotlaşmış beyinler... 
Umudun neredeyse tükendiği anda ortaya çıkan bir inci… Tarihin derinliklerinden geleceğe doğru yapılan bir yolculuk… 
“Kutadgu Bilig” sayesinde karanlıktan aydınlığa ulaşan bir millet…    
Kendinizi bazen geçmişin tılsımlı öncülerinin arasında, bazen ise ruhunu kölelikten kurtarmaya çalışan yarının gençlerinin yanında bulacak ve kitap okumanın toplum açısından ne denli etkili olabileceğine şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c7590ba-b48f-4fb0-a0a0-b579b109a003.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Sesin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Merhaba; ben Medet… 
Birgün bana gizemli bir ses ulaştı. Okulu bırakıp bu gizemli sesin peşine düştüm. Bu yolculukta kendime has bir öğrenme yöntemi geliştirdim. 
Keşfettiğim bu yöntem sayesinde ülkeme dair bilmediğim birçok yeni bilgi öğrendim. 
Sen de merak ediyor musun? 
Durma! 
Haydi başla ilk sayfadan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00b436dc-e1a4-416a-b5bb-e0f226789116.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada anlamlandırılamayan garip olaylar yaşanmaktadır. Ana haber bültenleri felaket senaryolarıyla doludur ve bazı yetişkinler aniden ortadan kaybolmaktadır. 
Şeffaf ve garip bir araç içinde bulutları geçip yıldızlara ulaşan Defne ve Çınar, bu evrende yalnız olmadıklarını görürler. Defne ve Çınar ile birlikte her ülkeden görevlendirilen iki çocuk, kendi ülkesini kurtarmak üzere oradadır. 
Su Kralı’yla tanışan ikizler, yıldız kapısından Optik Pusat ve Valör Parmak adını alarak çıkacaklardır. Ülkelerine döndükleri zaman ilk yapmaları gereken ise içme sularını temizlemektir. Değerler, doğa bilinci ve engellilerle yaşama kültürü konularında size farkındalık kazandıracağını umduğumuz bu kitapta, sizleri sürprizlerle ve tehlikelerle dolu bir öykü bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec19336f-9792-4290-a58f-abd587cbc013.jpg</image:loc>
            <image:title>2055&apos;e Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Defne ve Çınar, okul çıkışı evlerinin bahçelerinde bir şeyler atıştırırken aniden kuvvetli bir rüzgâr eser. İki kardeş kendilerini çöl renkli bir hortumun kollarında bularak bilinmeze doğru sürüklenirler. 
2055 yılında Optik Pusat ve Valör Parmak’a dönüşen kahramanlarımızın geri dönebilmeleri için cevaplamaları gereken sorular ve çözmeleri gereken gizemler var. 
KC, OKCK ve UÇKS ne demek? 
Oİ-1 kodlu esrarengiz kişi kim? 
Hava raporlarındaki olumsuzluğun Yeşil Kule ile bir ilgisi var mı? 
Kayak pistlerinden yükselen duman ne anlama geliyor? 
Tüm bu sorularımızın cevabını doğa savaşçısı kahramanlarımızla bulmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61437c1-d280-464e-9be3-93ce7699f72b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın ve İnatçı Rakamlar</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde ve tüm dünyada rakamlar aniden ortadan kaybolur. Kimse onları geri dönmeleri için ikna edemez. Rakamlar kırgın ve öfkelidirler.  
Uçaklar havalanamaz, trenler ve otobüsler hareket edemez, bilgisayar ve iletişim araçları çalışmaz. İnsanlar şaşkındır. Alışveriş yapamazlar, işe ve okula ne zaman gideceklerini kestiremezler. 
Dünya, büyük bir kaosa sürüklenmek üzeredir. 
“Doğa Savaşçıları” dizisinin ikinci kitabında kahramanlarımız Optik Pusat ve Valör Parmak’ın yeni görevleri oldukça zordur. Öncelikle rakamların kime ve neden kırıldıklarını bulmaları gerekmektedir. 
Alev topu fırlatan gizemli araç, aniden yarılan toprak, gizemli ışıklar ve anlamlandıramadıkları bir dizi tehlikeyle karşılaşan kahramanlarımız bakalım rakamları geri dönmeye ikna edebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f9b81b-b766-425e-a8f1-14d7cfbdcb86.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Varsak Korkma!</image:title>
            <image:caption>“Yıllar içinde, Türkçenin güzel seslenişlerini barındıran anlatımlarıyla Erdal Çil’in anılarını dinlerken hep şunu düşünmüştüm. Bu güzel anılar bir gün hikâyede hakkını bulsa da kitaplaşsa ve çocuklarımıza, gençlerimize hatta içimizdeki insan olana ulaşsa ne güzel olurdu. Ve Erdal Çil nihayetinde sözlü anlatımındaki güzelliği yazıda da gösterdi ve bizlere öykü alanındaki ustalığını göstermiş oldu.” (İsmail ZORBA) 
***** 
“Beyaz sayfalarda, beyaz anılarla ve beyazlığını her daim sürdüresiye yaşamak; sanırım şu fani ömrümüzün belki de geriye bırakacağımız en tatlı sedaları olacak.” diyen Erdal Çil’in, beyaz yürekli insanların hikâyelerini kaleme aldığı “Biz Varsak Korkma!”; umuyoruz ki size umut, beyaz yüreklere ise bir teşekkür olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d2890c6-68e8-494e-be5e-467c69b94263.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Böyle Yarım Kalmayacak</image:title>
            <image:caption>Aşk bir mücadele işi; araya giren yılların, yolların, ellerin ve kuralların taraf olduğu bir savaşta...
 
“Silemezler gönlümden, ne aşkını ne seni...” diye diye savaşıyor sevdalılar.
 
Uzaklık da hasret de bir yangın, kimin ne kadar yandığını da kimse bilmiyor üstelik, diğeri bile... Bu bilinmezlik içinde, “Bir ihtimal daha var...” diyesi geliyor ayrılanın da, hemen araya giriyorlar etraftan, “Tek sen misin ayrılan, üzüldüğün şeye bak...”
 
Gitmenin de kalmanın da zor olduğu yerde en zoru buluşmak... Tut ki inat ettin, tut ki kavuştun, bakalım bulduğun kişi bıraktığın kişi mi?
 
Angeliki ile Mehmet’in sevdası sınırlara inat sürüyor... Sürüyor da kendilerinin ve aşklarının önüne geçecek büyüklükte engeller karşısında ne kadar ayakta kalabilecek? O son şarkıyı birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı söyleyecekler...
 
“Seni ben unutmak istemedim ki, uzayan yollara neden inandın...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e5adc8-5b08-4dda-8365-9a83726919c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız Yaratıcılık</image:title>
            <image:caption>Çocuksu bir mucizeye sahip olduğunuz, koştuğunuz ve zıpladığınız, kendi kendinize şarkı söylediğiniz, toprak yediğiniz ve ağaçlara tırmandığınız, kendi etrafınızda döndüğünüz, bir şeyler kırdığınız, bir şeyler fırlattığınız ve kontrolsüzce kıkırdadığınız günleri hatırlayın. Acı veren hikâyelerden kurtulun, artık özgürsünüz. 
Yaratıcılık size farklı düşünme ve görme biçimleri sağlar. İlham verici bir işe başladığınızda, saf bir neşe tüm bedeninizi kaplar. Ancak birçok yaratıcı kişi gibiyseniz, kendinizi sıkışmış ve korku dolu bir hâlde bulabilirsiniz. Peki, özgürce üretirken potansiyelinizi tümüyle açığa çağırabilmeniz mümkün müdür? Sınırsız Yaratıcılık, sizi sanatsal tutkularınızı gerçekleştirmekten alıkoyan özeleştirinin, olumsuz duyguların ve zararlı alışkanlıkların ötesine nasıl geçebileceğinizi gösterir. Martha Alderson’ın otuz yıllık deneyimlerinin neticesinde ortaya çıkardığı ‘Evrensel Hikâye’ adı verilen güçlü tekniği sayesinde, zihinsel enerji akışınızı engelleyen problemleri çözmeyi öğreneceksiniz. Ayrıca, kendinizi ve dünyayı kabullenmeyi, duygusal kusurlarınıza hoşgörü ile yaklaşmayı, ilham bulmayı, sezginizin farkını varmayı ve onu işe yarar bir şekilde kullanmayı birçok faydalı ipucu ve araç aracılığıyla keşfedeceksiniz. İster sanatçı, ister yazar veya yaratıcılığının engellendiğini hisseden biri olun, bu dönüştürücü çalışma kitabında hayal gücünüzü harekete geçirmek için ihtiyacınız olan her şey mevcut.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/744bf535-11c9-4976-9c10-5189b936413a.jpg</image:loc>
            <image:title>Katalanlar Neden Ayrılmak İstiyor</image:title>
            <image:caption>Katalanlar neden bağımsızlık istiyor? Bu, çok basit bir soru gibi gelebilir. Ancak 21. yüzyılda yaşıyoruz. Katalonya, Avrupa Birliği üyesi İspanya’nın bir bölgesi. Sınırlar buharlaşmış. Ortak para avro geçerli. Avrupa Birliği’nin iradesi, İspanya’yı aşmış. O halde bu sorunun cevabı belki de o kadar basit değil. Katalonya’nın başkenti Barselona; güzelliğiyle, konumuyla, kültürüyle ve zenginliğiyle her görenin beğenisi kazanan bir kent. Tarihinde üç kez yoğun olarak göç aldı. Bunlardan sonuncusu 2000 ile 2009 seneleri arasında yaşandı. Sonuç olarak Barselona nüfusunun %18,2’si göçmenlerden oluşuyor. Peki sorun bu göçler mi? Katalanların yazılı tarihi 9. yüzyılın sonuna kadar uzanıyor. Kendilerini bir halk olarak ifade edişleri bu kadar eski. Aradan geçen on iki yüzyılda neler yaşandı? Sözler, antlaşmalar, savaşlar ve bir halkın su yüzüne çıkan haklar mücadelesi. Türkiye’de belki de futbol takımlarından dolayı Barselona’ya ve Katalanlara her zaman sempati duyulur. Özenle ve pek çok yazarın katkısıyla oluşan bu kitapla, belki bu kadim halkın bağımsızlık sevdasına ilgi duyarız diye düşünüyoruz. Ülkemizde Katalonya ve İspanya hakkında çok az kaynak var. Oysa dünyada olan bitenin hepimizi ilgilendirdiği kanısındayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80816c7a-3fef-47d2-8ce4-70ee7aca91c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsensüs</image:title>
            <image:caption>Konsensüs son yıllarda büyük ilgi görüyor. Giderek daha fazla grup, karar almak için konsensüsü kullanıyor ve avantajlarına ilişkin farkındalık ana akım bilince sızıyor. 
 
Konsensüs, yaratıcı ve dinamik bir şekilde anlaşmaya varmanın en sağlam yoludur: Bir maddeye oy vermek ve grubun çoğunluğunun yoluna devam etmesini sağlamak yerine, konsensüs, herkesin aktif olarak desteklediği çözümlerin bulunmasına sağlar. Tüm kararlar, herkesin rızası ve katkısıyla alınır. Böylece bütün görüşlerin, fikirlerin ve endişelerin dikkate alınmasını sağlar. 
 
Bu el kitabında, işbirliğine dayalı karar vermenin ruhunu ve felsefesini açıklamakla birlikte bir konsensüs sürecinin nasıl faydalı olacağına dair pratik bilgiler sağlıyoruz. Yaygın görülen durumlara bakıp, grubunuzun karara giden yolu kolaylaştırması için kullanabileceği beceri ve araçları açıklıyoruz. Sizin ve grubunuzun karşılaşabileceği bazı zorluklar ve sorunlar hakkında bilgiler ekleyip ve bunlarla nasıl başa çıkılacağına dair bazı öneriler sunuyoruz. 
 
Kitabın ikinci bölümü ise tamamen teorik tartışmalara ayrıldı. Özgür ve eşit bir toplum inşa etmek istiyorsak, bunu evde oturarak ya da sosyal medyada söylenerek yapamayız. Bu yeni toplumu inşa etmenin yolu şimdiden konsensüs metotlarını kullanarak hem bireysel hem de kurumsal olarak hazırlanmaktır. 
  İster konsensüse yeni başlamış olun, ister deneyimli; konsensüsün, karar vermenin en iyi yolu olduğunu düşünün ya da işe yaraması için mücadele edin: Bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d0ce5a1-c266-4a27-a7ae-ba6d576eef77.jpg</image:loc>
            <image:title>Homeopati</image:title>
            <image:caption>Homeopati çok kısa bir zaman önce alaya alınan, tasvip edilmeyen bir iyileştirme yöntemiydi. Ancak şimdi durum değişti. Akut tedavide ne kadar etkili olduğu, sayısız bilimsel çalışmayla kanıtlandı. Kendi kendini tedavi edenlerin artışı, homeopatiye güven tazeledi. 
 
En sık karşılaşılan rahatsızlıkları ve en çok kullanılan tedavi formüllerini okura sunarak, bu tedavi sürecine katılmasını sağlıyoruz. Herkes kendi bedenini en iyi bilir. Vücudumuzun hangi etkilere hangi tepkileri verdiğini kimse bizden daha iyi bilemez. Zaten yüzyıllardır bunu öğütleyen homeopatiyi biraz daha öğrenip, onun kadim yöntemlerini kendi kendinize uygulayabilirsiniz. 
Bu kitapta neler var? 
• Kişiye odaklı bütünsel bir iyileşme süreci 
• Çok sayıda akut ve kronik rahatsızlıklarda doğal tedavi 
• Geleneksel tıp ve tedavilere nazik bir alternatif ve tamamlayıcı 
• Ayrıntılı şikâyet tablosu vasıtasıyla tüm aile için bireysel ve güvenli kendi kendine tedavi 
• Bilimsel olarak kanıtlanmış etkinlik 
• Bağışıklık sistemini güçlendirme 
• Doğru kullanıldığında diğer ilaçlarla hiçbir yan etki veya etkileşimin olmaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cec8cd0-51a4-453e-b87a-1a685cba550d.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 145. Sayı:Küresel Ekonomide Kaos</image:title>
            <image:caption>Yükselen Korumacılık ve Çok Kutuplu Ortamda Dünya Ekonomisi 
Fatma Doğruel ve A. Suut Doğruel 
 
Görünen Köy: Dünya Ekonomisinin Geleceği! 
İzzettin Önder 
 
Küresel Ekonomide Kısa ve Orta Vadeli Dinamikler 
Erhan Aslanoğlu 
 
Küresel Gıda Krizi 
Osman Aydoğuş 
 
FARK YARATANLAR: Nevzat Çelik 
 
Üç Tarz-ı Emperyalizm 
Ergun Türkcan 
 
Devlet ve Piyasa İlişkisine Klinik İktisat Yaklaşımı 
Ercan Eren 
 
Eric Toussaint’nın Borç Sistemi 
Alper Duman 
 
Prekarya’nın Neoliberalizm’e Cevabı: Sorumsuzluk ve Sadakatsizlik Etiği 
Daniş Navaro 
 
İktisat ve İnsan 
Kenan Mortan 
 
Türkiye’den Yolu Geçen Bir Nobelli Mehmet Saya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50dfdfff-dd13-4ba0-81e6-c3eb4bfc5b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelam III</image:title>
            <image:caption>Bundan önce bu serinin ilki olan Kelam I (Kelâm Tarihi ve Kelâm Okulları) ve Kelâm IV (Sistematik Kelâm/Nübüvvet ve Âhiret) adlı eserlerimizi yayınlamış durumdayız. Bu eserlerle ilgili olumlu 
tepkiler bizlere cesaret vermiş ve bundan sonraki çalışmalarımız için bizleri teşvik etmiştir. Alanla ilgili bu serinin devamı olacak Kelâm II (Kelâm Metodolojisi) çalışmamızın da hazırlıkları devam etmektedir. Kısmet olursa bu çalışmalarla kelâm deryasına bir nebze katkı sağlamayı hedeflemekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7360af0e-cd03-4e3c-b2c7-c500d754cd39.jpg</image:loc>
            <image:title>Atletik Kazım-1</image:title>
            <image:caption>Hareketli, yerinde duramayan bu yüzden de büyüklerinden sürekli uyarılar alan Kazım büyüyünce babası gibi atlet olmak istemektedir. Atletizm sporuyla küçük yaşlarda tanışan Kazım’ın en büyük tutkusu koşmaktır. Okulda en sevdiği ders Beden Eğitimi olan Kazım’ın arkadaşları da birbirinden renkli kişilerdir. Fenomen Eymen, Dedektif Defne, Tekno Orkun ve can dostu Fişek Fiko… Günün birinde fırsat ayağına kadar gelir. Atletizm takımı için yapılacak okul takımı seçmelerine katılır. Heyecandan eli ayağına dolaşan Kazım’ın yarışta başından birçok komik olay geçer. İlk üçe giren yarışmacıları sonuçta büyük bir ödül beklemektedir.  Kaybetmeyi hiç sevmeyen hep birinci olmayı isteyen Kazım’ın spor hayatına başlaması ve iyi bir atlet olmak için verdiği mücadeleyi okuyacağınız keyifli bir hikâye sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cfa40ae-8921-4211-b9b2-d54eab1da244.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Toby</image:title>
            <image:caption>Dostluğun bağladıkları...

Grégory Panaccione&apos;nin sessiz kitabı Arkadaşım Toby oyunbaz bir köpeğin, sahibiyle olan ilişkisini köpeğin gözünden suluboya resimler eşliğinde anlatıyor.

Bir köpeğin aklından geçirip eyleme dönüştürebileceği hemen her şeyi fırçasının ucuna takan sanatçı, detaylı çizimlerinin arka fonunda ince ince işlediği nüanslarla hayvanların dünyasını çok daha yakından anlamamızı sağlıyor. 

Kelimelerin bile bazen tanımlamaya yetemeyebileceği kimi duygu ve davranışları çizgilerin gücüyle ustalıkla yansıtan kitap, her yaştan okurunu kâh güldürüyor kâh hüzünlendiriyor. 









Toby, bir sahil kasabasında sahibiyle birlikte sakin ve sessiz bir hayat sürmektedir. Günlerini doğa içinde, topraklarına ve sahibine göz kulak olarak geçiren Toby, diğer tüm köpekler kadar mutlu ve huzurludur. Derken, &apos;&apos;ansızın&apos;&apos; bir kedinin hayatlarına girmesiyle tüm dengeler değişir. Acaba ressamlık yapan sahibi gerçekte göründüğü kadar mutlu değil midir? Kimbilir belki kedi de davetsiz bir misafir değildir. Her şeyden öte, belki de kişinin iç dünyasıyla iletişim kurmasının çok farklı yolları vardır. Özgürlüğüne düşkün bir köpek olan Toby, kafasını kurcalayan ve yaşama bağlılığını sınırlayan bu yeni sürece alışabilecek midir? 

Grégory Panaccione sevgi ve şefkatle örülmüş müthiş bir hikâye resimlediği Arkadaşım Toby&apos;de, köpekleri insanlara bağlayan dostluğun derinliği hakkında uzun uzun düşündürüyor. 

Anlatısındaki küçük mizahi dokunuşlarla yüzümüzden tebessümü hiç eksik etmeyen bu eğlenceli grafik roman, gerçek yaşamdan paylaştığı renkli &apos;&apos;an&apos;&apos;larla özellikle köpek sahibi okurlar için benzersiz bir deneyim paylaşımı vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/875466c4-221d-44b2-958d-83535fa3a186.jpg</image:loc>
            <image:title>Şebeke (Network) Endüstrilerinde ve Telekomünikasyon Piyasalarında Rekabet</image:title>
            <image:caption>Şebeke endüstrileri, kullanıcıların fiziksel bir şebeke sistemiyle birbirlerine ve üreticilere bağlantılı olduğu endüstriler olarak tanımlanmamaktadır. Telekomünikasyon hizmetleri, yazılım ve donanım teknolojileri, enerji üretimi ve dağıtımı, taşımacılık hizmetleri bu tanımlama içinde yer almaktadır. İktisadi anlamda şebeke ürünlerini diğer mal ve hizmetlerden ayıran bazı temel unsurlar bulunmaktadır. Şebeke endüstrilerini diğer endüstrilerden ayıran en önemli özellik, üretimdeki ölçek ekonomilerinin yanı sıra tüketimde de ölçeğe göre artan getirilerin görülmesidir. Şebeke endüstrilerindeki ürünlerin kullanılması, aynı anda başka ürünlerin de beraberinde kullanılmasını gerektirirken, bu ürünlerin tek başına kullanımının sağladığı fayda düzeyi çok düşük olarak karşımıza çıkmaktadır. Şebeke endüstrilerinin temel özelliği, bir malın üretimi veya hizmetin verilebilmesi için birden çok bileşenin gerekmesi ve bileşenlerin birbirleriyle tamamlayıcı olmasıdır. Burada tamamlayıcılık sadece üretim faktörleri veya ürünler arasında değil, hem tüketicilerin kendi aralarında hem de üreticiler ile tüketiciler arasında ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada telekomünikasyon şebekeleri (firmaları) arasındaki rekabet sürecinin Türkiye özelinde analiz edilmesi ve talepte şebeke etkilerinin piyasaların rekabet süreçlerindeki etkileri ortaya konmaktadır. Bu derleme çalışmada, farklı disiplinlerden bilim insanlarının, bu döneme ilişkin değerlendirmeleri yer almaktadır. Bu kitap, günümüz Türkiye’sinin dünyadaki yerini anlamak isteyenler için başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Araştırmacıların kavrayışlarına yeni bir pencere açmayı ve yeni çalışmalar için ilham vermeyi umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75307cc5-b0e1-40e2-a6ec-651167765762.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Burada Arama, Yokum</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz aynı oynatıcının kuklalarıyız.” derdi. Bir gün yine böyle dedikten sonra, “Bazen iplerimizden de kurtulmalıyız.” diyerek gördüğünüz terzi makasıyla omuzlarındaki hayali ipleri kesti… 
 
Dertten, tasadan, yaradan kaçar da -olur ya- sevgiden, dostluktan kaçmaz mı insan? Bazen kendinden de kaçası tutar insanın. Her kaçış, bir arayıştır aslında. Her arayış ise kendine yeni bir yol bulabilme ümidi. 
 
Beni Burada Arama, Yokum öykülerinin her biri, sizi gündelik hayatın basit, sıradan, dokunaklı yanlarına; muzip, absürt ve gizemli tiplerine; sevgi ve masumiyetin şeffaf bir siper olduğu dünyasına götürerek arayışınıza eşlik ediyor. 
 
Erdal Taşkın; öykülerin arasında gezinirken kendinizle karşılaşacağınız yaşamın şaşırtıcı ve düşündürücü anlarını, yolculuğunuzda rast geleceğiniz kahramanların büyülü fısıltılarını içten bir dil evreninde bir araya getirerek yalın ve etkileyici bir eser ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b78b22-4b5a-4659-bd42-5264d41f8072.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyitömer Höyük Kurtarma Kazısı 1989-2021</image:title>
            <image:caption>Seyitömer Höyük kazıları ilk defa 1989 yılında yapılmaya başlanmıştır.  
1989 yılından günümüze kadar geçen zaman içinde arkeolojik kazılar Afyon 
Müzesi, Eskişehir Müzesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Kütahya Müzesi 
olmak üzere dört farklı kurum tarafından gerçekleştirilmiştir. Toplamda ise on dokuz kazı sezonu 
boyunca höyükte kazı gerçekleştirilmiş ve I-Roma, II-Helenistik (A/B), III-Demir Çağı (A/B), IV-Orta Tunç Çağı 
(A/B/C), V-Erken Tunç Çağı III (A/BC/D), VI- ETÇ II-III Geçiş, VI- Erken Tunç 
Çağı II (A/B/C/D) olmak üzere altı tabaka tespit edilmiştir. Bu tabakaların (VI-B/C/D
dışında) kazısı büyük oranda tamamlanmıştır.  
 
Seyitömer Höyük kazılarından elde edilen verilerin sonuçları özellikle son on yılda, 
konumu ve buluntuları ile önemli bir yerleşim olduğunu ortaya koymuştur. 
Ayrıca kazının uzun süreli olması, tabaka takibinin yapılarak yatay düzlemde alanın 


tamamında çalışılması ile de ilgili olarak çok sayıda in-situ buluntu açığa çıkarılmıştır. 
Bu nedenle günümüze kadar yayımlanan kazı sonuçları, tezler, makaleler ve bir 
kitap, verilerin ortaya konulmasında çok yetersiz kalmıştır. “Seyitömer Höyük 1989- 
2021” başlıklı kitap ise bir nebze de olsa bu eksikliği gidermek, 1989 yılından bu 
yana kazı ile ilgili süreçleri ve verileri toparlayarak kazıyı bir bütün olarak sunmayı 
amaç edinip, özelde Batı Anadolu arkeolojisine, genelde ise Anadolu arkeolojisine 
katkı sağlamak amacıyla gerekli görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326c9d4a-0069-4863-bc97-0a05fd1b5016.jpg</image:loc>
            <image:title>Obezite Ameliyatları - 101 Soru - Cevap</image:title>
            <image:caption>Dünyada tanı konulan obez (aşırı şişman) yetişkin sayısı bugün 
300 milyonun üzerinde. Ciddi bir hastalık olan obezite (aşırı şişmanlık) 
yarattığı fiziksel sıkıntıların yanında hem kadınlarda hem de erkeklerde 
diyabet, kardiyovasküler hastalık, hipertansiyon, felç ve belirli kanser 
türleri için risk oluşturuyor. Sağlığa yansıyan olumsuz sonuçları, erken 
ölüm riskinin artmasından genel yaşam kalitesini düşüren ciddi kronik 
risklere kadar uzanıyor. Dolayısıyla obezitenin “irade yetersizliği” 
değil bir hastalık olduğu konusunda toplumun bilinçlenmesine 
büyük ihtiyaç duyuluyor. 
 
     101 Soru 101 Cevap Obezite Ameliyatları, 30 yılı aşan hekimlik 
yaşamını obezitenin önlenmesi ve tedavi edilmesine adamış 
Prof. Dr. Halil Coşkun ve obezite hastalarıyla çalışan 
Bariatrik Diyetisyen Nida Yıldız tarafından sade bir dille 
kaleme alındı. Kitap, obezitenin nasıl bir hastalık 
olduğundan başlayarak, obezite tedavi yöntemleri, 
obezite ameliyatları ve ameliyat sürecindeki 
beslenme hakkında her türlü bilgiyi içeriyor. 
Obezitenin zararlarını öğrenmek, obeziteden 
korunmak, obeziteyle yaşamaya son vermek, obezite 
ameliyatlarıyla ilgili doğru bilgiler edinmek isteyen 
herkese fayda sağlayacak, bilimsel kanıtlarla desteklenmiş, 
her kütüphanede bulunması gereken kaynak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d5678ac-ef95-4977-9379-eda76356342c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözel Çocuk</image:title>
            <image:caption>Mert meraklı, araştırmayı, okumayı seven ama yazmayı sevmeyen bir sözel çocuk. Bir gün, sokaktan geçerken atık toplayıcı Musti&apos;yi görüyor ve onun yaşamını değiştirmek için ailesinden, öğretmeninden yardım isteyip çözüm arıyor. 
Peki Mert, Musti&apos;ye yardım edebilecek mi? 
Mert&apos;in sonsuz merakıyla zenginleşen bu eğlenceli hikâye, okurları farklı hayatları düşünmeye, toplum olmanın gerekliliklerini sorgulamaya davet ediyor. Hidayet Karakuş çok sevilen Sayısal Çocuk kitabının ardından bu kez bir “Sözel Çocuk” hikâyesi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a500e72b-a56c-4a12-a227-c0981252cfad.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Lafazanlık</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı :  Ekim ve Kasım’da sürekli bir zafer yürüyüşü – ardından, birkaç hafta içinde Rusya devrimi aniden Alman istilacılar karşısında bir yenilgiye uğruyor; Rusya devrimi aşağılık bir antlaşmanın koşullarını kabul etmeye hazırdır. Evet, tarihte kırılma noktaları çok acı verici olur. Böyle her durum bize acı verir. 1907’de, Stolypin ile o inanılmaz derecede utanç verici iç anlaşmayı imzaladığımızda, Stolypin Duması denilen o domuz ahırına girmek zorunda kaldığımızda, monarşist kâğıt parçalarını imzalayarak(32) sorumluluk altına girdiğimizde, bugün yaşadıklarımızı daha küçük bir ölçekte yaşamıştık. O tarihte, devrimin en ön saflarında olanların arasında yer alan insanlar, “Biz onurlu devrimcileriz, asla legal Stolypin kurumlarına girmeyeceğiz” demişlerdi (ve onların da doğruyu söylediklerinden en küçük bir kuşkuları yoktu). Evet, gireceksiniz demiştik. Kitlelerin yaşamı, tarih, sizin karşı çıkışlarınızdan daha güçlüdür. Eğer siz oraya gitmezseniz, tarih sizi gitmek zorunda bırakacaktır demiştik. Onlar çok Sol’da olan insanlardı ve tarihin o ilk kırılma noktasından sonra grup olarak onlardan geriye hiçbir şey kalmadı.  Nasıl devrimciler olarak konumumuzu koruduğumuzu kanıtlayabildiysek, çok güç koşullar altında çalışabildiğimizi ve o koşullarla başa çıkabildiğimizi kanıtlayabildiysek, bugün de güçlükleri yenebileceğiz; çünkü bu bizim kendi isteklerimize bağlı bir şey değil, çok ağır yıkıma uğramış bir ülkenin durumundan kaynaklanan objektif bir gerekliliktir, çünkü bizim bütün ümitlerimize karşın Avrupa devrimi gecikmiş ve bizim tersini beklememize karşın Alman emperyalizmi saldırıya geçecek cesareti bulmuştur. 
                                                                                                          V.I. Lenin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18437884-6781-4bc9-8840-e1c4a44454c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Lise - 3</image:title>
            <image:caption>Yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış kişilerle bulunanların hikayesi; ressamına renkleri, müzisyenine notaları unutturur. Hayatta öyle gerçekler vardır ki içlerinde kendi gölgeni bulmak bile cesaret ister. Peki, sen kendi gölgeni keşfetmeye hazır mısın?
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed63dac0-98a1-433c-9c1a-79ded2e53581.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Tehlike</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Bir Tehlike, dünyayı korkunç ve bilinmeyen bir tehditten korumak için arayışa çıkmış üç arkadaşın baş döndürücü destanını anlatıyor. Nebula ödüllü ve New York Times’ın en çok satan Yok Oluş kitabının yazarı Jeff VanderMeer’in kaleminden...
 
Jonathan Lambshead, merhum büyükbabasının miras bıraktığı ve acayip şeylerle ağzına kadar dolu olan malikâneyi devralabilmek için her şeyi kataloglamalıdır. İki okul arkadaşının da yardımıyla kolları sıvadıklarında, kısa süre içinde evin tuhaflıklardan çok daha fazlasıyla dolu olduğunu keşfederler: Ev, Aurora adlı bir alternatif dünyaya dair ipuçları içeriyordur. Konuşan hayvanlarla (ve sebzelerle) dolu, Avrupa’nın sürreal bir ayna aksi gibi duran bu versiyonda, kötü şöhretli İngiliz okültist Aleister Crowley, büyüyle her tarafı yakıp yıkmakta, tüm dünyaya bir kaos yaymaktadır.
 
Düşmanlardan daha öngörülemez müttefiklerle karşılaştıkça bir oraya bir buraya sürüklenen Jonathan, dünyamızı Aurora’dan ayrı tutmaya adanmış gizli bir topluluğun üyesi olduğunu keşfeder. Her keşif kaderinin ve geçmişinin yapbozuna dair ona bir parça daha vermektedir. Jonathan ve arkadaşları, kötülüğün peşinde ölümcül arayışlarına devam ederken kötülük de onların peşine düşmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4be2056-515e-44d7-b839-bb59e2e433b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Kız</image:title>
            <image:caption>“Tükenmiş hayatlara inat bir umut çığlığı, etrafı saran ölüm ıssızlığının ortasında hayat
fışkıran bir adaydı kulübesi, kokusu yitmişlerin arasında buram buram yaşam kokuyordu.”
Gizemli Kız; sapa bir kasabada, hayatın olağan akışında yaşayan insanların, ansızın
hayatlarına nereden dâhil olduğunu bilmedikleri bir kız üzerinden şekillenir.
Ölüm, yaşam, gerçek, batıl inanç, ritüel, din gibi olguların bağdaşık bir toplumdaki
yansımalarını gördüğümüz roman, sıradan hayatların kapılarını mahfi bir evrenden bizlere
açıyor.
Behiye Işın, önünden geçip gittiğimiz ama farkına bile varmadığımız “hamuşan” hayatların
perdesini bizler için kaldırıyor; asıl yaşamın nerede bittiğini yalın ve mizahi bir dille
sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa4ccbc-799f-47bf-9fea-f0ba07f52e5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Düşün (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Farklı Düşün, kendinizi sıkışmış hissettiğinizde harekete geçmenizi sağlayan elli aktiviteyle size ilham vermesi için tasarlandı. 
İlham almak ya da yalnızca kendinizi iyi hissedeceğiniz bir yolculuğa çıkmak için herhangi bir kart çekin ve önerilen etkinliklerden birini uygulayın. Ya da birkaç kart çekin ve beklenmedik bağlantılar kurmak; bu bağlantıların sizde uyandırdığı etkileri izlemek için kartları takip edin. Konfor alanınızın dışına çıkın, bu ipuçlarının sizi motive etmesine izin verin ve sadece yaratıcı davranmaya başlayın. Bu desteyi tek başınıza kullanın veya bir grup insanla işbirliği yapın. İster yazar, ister sanatçı, ister girişimci olun bu kartlar sizi muhteşem bir dönüşümün eşiğine getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecba3775-2342-4756-8200-85ba3a33f21a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Yolcu</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Korkmayın, biz dostuz!&apos;&apos; diyenden korkmalı asıl! 

Beklenmedik öyküleri olağanüstü kurgulara dönüştürme yeteneğiyle tanınan Amerikalı yazar John David Anderson, &apos;&apos;İkarus Günlükleri&apos;&apos; serisinin ilk halkası Kaçak Yolcu&apos;da ibreyi bu kez bilimkurgu türüne çeviriyor ve macera dolu bir uzay operasına imza atıyor.

Uzayın derinliklerinde, tehlikeli bir savaşın ortasında, &apos;&apos;kaybettiklerini&apos;&apos; arayan on üç yaşındaki bir çocuğun başına gelen akılalmaz olayları konu edinen kitap; savaş ve barış, dünya halklarının sorunları, teknolojinin geleceği, evrendeki yerimiz gibi derin mevzulara eğilerek yeni ufuklara dümen kırıyor. 

Genç okurları 2050&apos;li yıllarda gezegeneler arasında geçen kovalamacalı bir serüvene buyur eden roman, bilimkurgu şaheseri pek çok filme ve kitaba yaptığı sayısız göndermeyle de güçlü anlatısını perçinliyor. 









Evrene hoş geldiniz. Genellikle berbat bir yerdir...

Leo, ağabeyi Gareth ve babası Dr. Fender&apos;la birlikte uzun bir yolculuktadır. Tazı adlı uzay gemisinde, Güneş Sistemi&apos;nin çok ötesinde, evrendeki en değerli kaynak olan ventasyumun izinde tam üç yıldır sürüklenmektedirler. Fakat yolculukları şiddetli bir patlamayla kesilir, çünkü Dünya ve Aykar gezegenlerinin başdüşmanı Djar İmparatorluğu, gemilerine hain bir saldırı düzenlemiştir. Leo, şimdi babasından ve ağabeyinden ayrı, uzayın bambaşka bir köşesine savrulur; üstelik kaderi de İkarus isimli bir korsan gemisinin ve onun tuhaf mürettebatının elindedir. Ailesine yeniden kavuşmak ve galaksiyi saran devasa savaştan canlı kurtulmak içinse yapabilecekleri çok sınırlıdır. 

Gidilmemesi gereken yerlere gitmek, belki de insanın doğasında vardı...

Bilimkurgu türünün tüm kodlarını başarıyla kullanan Kaçak Yolcu, yarattığı kozmik maceranın arka planında aile, aidiyet, kayıpla başa çıkma, cesaret edinme gibi manevi duygulara temas ederek, insanlarla karşı karşıya gelen dünyadışı varlıkların &apos;&apos;eksik&apos;&apos; yönlerini de gösteriyor. 

Okurların ellerinden düşüremeyecekleri bu katmanlı roman, hedefe giden yol zor hatta bazen imkânız bile olsa, asla pes etmemek gerektiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2850e2d9-0780-42cd-8af6-2a12bf7eebc5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Zihninde On Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“BİZİ BİZ YAPAN GRİ MADDE 
ASLINDA NEDİR VE NASIL ÇALIŞIR?” 
 
Nasıl görüyor, nasıl anlıyor ya da nasıl hareket ediyoruz? Çevremizi nasıl algılıyor, çevremizdekilerle nasıl iletişim kuruyoruz? 
Bunlar, beyin ve zihnimizi konu edinen 
birçok bilim alanının cevap bulmaya çalıştığı sorulardan sadece birkaçı. 
 
Kraliyet Enstitüsü’nün düzenlediği seminerlerden derlenen İnsan Zihninde On Yolculuk psikoloji, nöroloji ve biyoloji alanlarındaki uzmanların çalışmalarını bize sunarak, en önemli 
organımızın işleyişini açıklamaya çalışırken aynı zamanda onun ardındaki gizli ve karmaşık 
dünyayı da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b00a0258-aa4f-4edc-ac6f-1c6b4ad8fcb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe Saati</image:title>
            <image:caption>Gönül her kırıldığında kendini yeniden bütünleştirir, birbirine karışan görüntüler toparlanır; yeniden kulaç atma vaktidir. Bu hep böyle gider; dünya hilafına yüzmek görünüşte çok mesafe aldırmaz ama maksat müstakim olmaktır ve kaynağa ulaşılmamış olsa da kişi hakikatte kaynakla daima birdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54e75747-ff94-40e8-82c7-2d42480145ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Harput&apos;ta Halay Sesi Var</image:title>
            <image:caption>Türk halk oyunları hususunda birtakım öneriler ortaya koymanın bir hayli zor ve çetrefilli bir konu olduğu açıkça bilinmektedir. Çünkü ne söylenirse söylensin mutlaka birçok odaktan olumsuz eleştiriler ve ortaya konan fikirlere, ideolojik bağlamda karşısında duran grupların olduğu da bilinmektedir. Uzun zamandan beri Türkiye’de araştırılmayan, tartışmalı konular üzerinde görüşler ortaya konulduğu zaman mutlaka karşı duruşlar ve aksini savunanlar olmuştur. Bunun yanında ortaya konulan fikirler, karşı duranlar tarafından genellikle küçümsenmiş ve horlanmıştır. Bu durumun oluşturduğu çekimser havaya bağlı olarak birçok husus sürekli hasıraltı edilmiştir. Yıllardan beri bu tür tartışmalı hususlar hakkında araştırmacılar da görüşlerini dile getirmeye pek cesaret edememiştir. 
Biz de böylesi tartışmaya açık olan bir kültür öğesi hakkında, yani Harput havzası müzik ve oyun kültürü hakkında her türlü tartışmalara açık olarak görüşlerimizi dile getirmeye çalıştık. Harput havzası halk oyunlarında tespit edebildiğimiz çok eski Türk kültür unsurlarını ortaya koymaya çalıştık. Söz konusu olan tespitlerin önemli bir kısmının yeryüzünde diğer milletin kültürel uygulamalarında da rastlamak pek âlâ mümkündür. Çünkü aynı kökenden doğup gelişen, çoğalan ve yeryüzünün her yanına yayılan insanoğlunun çok doğaldır ki birçok kültür unsuru da birbirine benzeyecektir. Kültürlerde bu tür benzerlikler vardır diye araştırmacıların, topluluklardaki kültürel gelişmeleri, değişmeleri incelemesi ve elde edilen veriler ışığında çeşitli görüşler ortaya koyması da hiç bitmeyecektir. Nasıl ki akraba toplulukların dilleri birbirlerine benziyor diye dil araştırmaları bitmiyorsa birbirine çok benziyor diye halk oyunları gibi kültürel öğeler hakkındaki araştırmalar da bitmemelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0e54c43-f734-49b7-be9d-7335609104d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynimiz Neden Uçlarda Gezinir?</image:title>
            <image:caption>BEYNİMİZ NASIL EVRİMLEŞİR VE NEDEN GELİŞMEZ? 
 
Birkaç milyon yıl önce dünya tartışmasız daha basit olsa da, birçok yönden çok daha tehlikeliydi. Doğal seçilim bizi iki uçta dolanan, siyah beyaz düşünen beyinlerle donattı. Elbette bu bir tesadüf değildi çünkü ikicil beyin, riski tespit etmede oldukça ustaydı. Tehditleri analiz etme, duyusal ortamdaki değişikliklere yanıt verme yeteneği, bir tür olarak hayatta kalmamız için gerekliydi. 
  O zamandan beri dünya gelişti ama biz maalesef pek değişemedik. Grinin değişik tonlarıyla karşı karşıya kalan beynimiz gördüğümüz, duyduğumuz ve deneyimlediğimiz şeyleri yönetebilir ancak iş basit kategorilere ayırmaya geldiğinde çıkışı zorlama eğilimi gösterir. Bizim için savaş ya da kaç dışında başka seçenek var mıdır? 
 
İngiliz Psikoloji Derneği üyesi olan, yirmi yıldır Oxford ve Cambridge üniversitelerinde araştırma yapan ünlü evrim psikoloğu Dr. Kevin Dutton, insanlığın kendisi kadar eski bir sorun hakkında yeni bir düşünme biçimini ortaya çıkarmak için zihnin perdelerini aralıyor. Dutton, psikoloji, sinirbilim ve evrimsel biyolojideki en son gelişmeleri kullanarak, çok az ve çok fazla karmaşıklığın tuzaklarından kaçınmak için zihnimizi kategorilere ayırma ve ince ayar yapma eğilimimizi nasıl optimize edebileceğimizi gösteriyor. Aşırılığın arttığı bir dönemde bilimsel bir uyanış çağrısı olan bu kitap, gri maddemizi eğitmek için düşündürücü, canlandırıcı ve çığır açan bir ders niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13566de3-05b5-4f62-a31e-9029561913cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Çökerken Bizi Neler Bekliyor?</image:title>
            <image:caption>HER ŞEYİN DEĞİŞMESİ GEREKİYORDU Kİ HER ŞEY AYNI KALABİLSİN YA DA DAHA KÖTÜYE GİDEBİLSİN. 
  Dünyanın çöküşü binlerce yıldır insanlığın korkulu rüyası olmuştur. İklim krizi, çevresel felaketler ve türlerin yok oluşu yoluyla yaşanacağı hayal edilen tüyler ürpertici senaryo bugün artık pandemiler, kapitalizm ve faşizm virüsleri gibi diğer pek çok büyük tehdidin birleşmesiyle meydana gelen çarpışmalar şeklinde ortaya çıkıyor. Peki ya aslında dünya çoktan çöktüyse ve bizler çöküş sonrası bir çağda yaşıyorsak? Filozof Srećko Horvat, Dünya Çökerken Bizi Neler Bekliyor kitabında çöküş senaryolarına bambaşka bir perspektifle bakıyor. Gelecekte kapımızı çalacağını düşündüğümüz çöküşün dünyanın farklı yerlerinde halihazırda yaşandığını göstererek çok geç olmadan yok oluşu önlemenin yollarının neler olduğunu anlatıyor. İhmal edilmiş filozof Günther Anders’in çalışmalarından yola çıkan Horvat, felsefi bir yaklaşımla çizdiği ana hatlarla, alternatiflerimizin artık yalnızca sosyalizm veya barbarlık olmadığını, iş işten geçmeden dünyanın radikal bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini, aksi takdirde kitlesel bir yok oluşa sürüklendiğimizi dile getiriyor. Dünya Çökerken Bizi Neler Bekliyor yalnızca bugünden yarının ölülerinin yasını tutmak için değil, aynı zamanda gücümüz yettiğince geleceğimiz için mücadele etmek adına acil bir çağrı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4906b96-736c-4dcd-bb9b-223a9fa743e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahtekarlık Çağında Eğlence</image:title>
            <image:caption>SAHİP OLMA ARZUSUNDAN DENEYİMLEME ARZUSUNA EĞLENCE 
 
Sahtekârlık çağı insanı için artık tek bir düşünceden söz edebiliriz: Eğleniyorum o halde varım! Çünkü bugün artık eğlenmek bir ihtiyaçtan da öte bir görevdir. Sahtekârlık çağında, iş eğlenceli olmayı amaçlar, din eğlenceli olmayı amaçlar, hatta savaş bile eğlenceli olmayı amaçlar. 
Bugün eğlence kültürel gelişmelere yanıt olarak gelişen ve genellikle hedonizm kadar maneviyat tarafından da motive edilen bir dizi yeni grup ritüelidir. Eğlenceye gıpta ile bakılır ve eğlenenler seküler kurtarılmışlardır. Farklı olmak için verilen sonsuz mücadelede eğlence züppeliği, özellikle statü ve para sahibi olmayanlar için yeni ve önemli bir stratejidir. Sosyal medyanın temel işlevlerinden biri de insanları sürekli eğleniyormuş gibi göstermek, -mış gibi hayatları beslemektir. Michael Foley, bu kitapta niçin diğer insanlar kadar “eğlenmediğinin” peşine düşüyor, çağın mutluluk arayışına ve her şeyin nasıl yanlış anlaşıldığına bakıyor. Kendine özgü mizah anlayışı ile danstan sekse, politikadan dinlere kadar pek çok kavramı mercek altına alarak, eğlencenin –çoğu insanın düşündüğünün aksine– kolay, basit ya da belirli sınırlarının olmadığını, tanımlanması güç, karmaşık ve devamlı değişen bir doğası olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43cbaab8-fed0-465a-b2b9-1dd6b9d4b3c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Göre Araştırmalar IV</image:title>
            <image:caption>DOGMA - TEOKRASİ • MEDİNE ANTLAŞMASI 
MEDENİYET TARİHİNDEKİ YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ 
YUNAN MEDENİYETİ • İSLAM MEDENİYETİ 
ÇAĞDAŞ BATI MEDENİYETİ 
BİRİNCİ İSLAM MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜ 
YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİNİN DOĞUŞU 
İNSANI EN SAĞLIKLI KONTROL EDEN ÖĞRETİ DİNDİR 
İBADET VE İHLAS • TEMİZLİK VE ÇEŞİTLERİ 
HAYIZLI KADININ TAVAFI 
CUMA HUTBELERİ NASIL OLMALIDIR 
SAHUR VAKTİNİN TAYİN VE TESPİTİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65b5c190-352c-4a06-8d7b-efa1d02717ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Göre Araştırmalar VI</image:title>
            <image:caption>KUR’AN’IN ANLAŞILMA YÖNTEMLERİ • ÜSLUP 
ZAMAN VE MEKÂN • DİL FELSEFESİ • KISSALAR 
NESİH • PEYGAMBER’İN ANLAYIŞI • DİN - DİN KÜLTÜRÜ 
BİLİNMESİ GEREKEN İLİMLER • NİYET • KAVRAMLAR 
DİNDE MANTIK • SÜNNET • CİHAT 
 
KUR’AN’DA BAŞÖRTÜSÜ • ERKEK Mİ ŞEREFLİDİR, KADIN MI? 
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ • KADIN VE ERKEK ARASINDA CİNSEL İLİŞKİ 
EVLENME: MEŞRU İLİŞKİ • ZİNA: MEŞRU OLMAYAN İLİŞKİ 
ZİNANIN TESPİTİ • BEKÂRET • EŞCİNSELLİK 
BOŞANMA • KUR’AN VE FEMİNİZM • TÖVBE 
İSLAM’A GÖRE ÇALIŞMA VE AİLE PLANLAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9afac508-bebd-4e74-a6d8-abea1a0cfc38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Göre Araştırmalar V</image:title>
            <image:caption>MEDENİ MİLLET 
İSLAM’I ANLAMA VE ANLATMA METODU 
MODERN İLİM VE KUR’AN-I KERİM İLİŞKİSİNDE METOT 
KUR’AN’A GÖRE İNANÇ İLKELERİ 
ALLAH’A İNANMAK 
“NE MUTLU MÜSLÜMAN’IM DİYENE” 
KUR’AN’IN TOPLUM FELSEFESİ 
İSLAM AHLAKI VE AİLE PLANLAMASI • İÇTİHAT 
KUR’AN-I KERİM’İ OKUMA • KUTSİYET 
KUR’AN-I KERİM’DE CEZALAR-UKUBAT 
KURBAN BAYRAMI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d664b66-d400-4ce5-a1e0-724d8078cfc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-1</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ac85252-5b8a-471b-b87c-fca3afc9f674.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-2</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4da3982-bd10-436c-a99d-9c55004a818b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-3</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a55b1be-ef9b-4e44-8dad-aef817cf3f39.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-5</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f0f6152-7ba3-4e87-8022-89070e0ce7d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-6</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfde4104-a16b-4baa-9d31-6481f9a29720.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Hayvanlar Serisi-7</image:title>
            <image:caption>Dünya, 8 milyon 700 bin canlıya ev sahipliği yaparken, acaba bunların kaçından haberdarız? Her canlının ekolojik sistemde yeri ve değeri varken, ne kadar önemsiyoruz diğer canlıları? “Tuhaf Hayvanlar Serisi” ile gerçekten var olan ve birbirinden tuhaf özelliklere sahip hayvanlarla tanışmaya davet ediyoruz sizi. Her birinin hikâyesine ortak olmakla kalmayacak, onları daha yakından tanıyacaksın. Binlerce hayvan, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya iken belki senin de bunu engellemek için yapabileceklerin vardır. Ve belki de onları tanımamak tuhaftır! 
 
“Tuhaf Hayvanlar Serisi, çocuklara ilginç bilgiler sunarak hayvanları keşfetme ve araştırma motivasyonunu desteklerken, bir taraftan çocuklar için önemli kazanımlar olan başka canlıların yaşamlarını anlamaya ve saygı duymaya, doğa ve hayvanların yaşamı ile insan yaşamı arasında bağ kurmaya; dünyamızı ve yaşamı anlamlı kılma çabalarına katkı sağlamaktadır.” 
                                                                                                                        Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52d62b0-4222-4dd2-8d93-2f20afb215e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahte Alkışlarla Olağanüstü Anlar</image:title>
            <image:caption>İtalya’nın dünya çizgi romanına hediyesi Gipi’den modern bir klasik! 
 
Daha önce çok sevilen Bir Hikâye ve Oğulların Diyarı çizgi romanlarını yayımladığımız İtalya’nın süperstarı Gipi, bu kez karşınıza Sahte Alkışlarla Olağanüstü Anlar kitabıyla çıkıyor. Şairane çizgileri ve sinematik anlatımıyla çizgi roman dünyasında kendine çok güçlü bir yer edinen sanatçının en özgün eserlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73ceb9d3-2b38-4eed-94c5-eafb644539b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaşça Acele Et</image:title>
            <image:caption>“KARARLARINI ALIRKEN ACELE ETME VE TEDBİRİ ELDEN BIRAKMA AMA KARARINI VERDİKTEN SONRA DA ONU HEMEN UYGULA.” 
“Hiçbir şeyin anlamı yok.” “Hayat berbat bir yer, uğraşmaya değmez.” “Başaramayacağım, beğenilmeyeceğim, yetiştiremeyeceğim...” 
Dünya benzer karamsar düşüncelere sahip yüz binlerce insanla dönmeye devam ediyor. Zor bir çağda, geveze bir zihinle motive olmak, üretmek, odaklanmak ve huzurlu hissetmek kolay değil. Hedefiniz her ne olursa olsun düşünme sisteminizi yeniden şekillendirecek bu kitap tam da size göre... YAVAŞÇA ACELE ET kitabında hayatta kaybettiğiniz motivasyonu, anlamı ve ilerlemeyi nasıl inşa edeceğinizin yanıtlarını bulacaksınız. Tüm dünyada karşılık bulmuş etkili motivasyon teorileri ve değerleri yeniden inşa etme çalışmalarıyla birlikte kendi biricik yol haritanızı oluşturabilecek, gücünüzü yeniden ele geçireceksiniz. Yavaşlığın ve kendinizi dinleyerek ilerlemenin arzu ettiğiniz hedefe ulaşmada nasıl itici bir güç olabileceğini keşfedeceksiniz. 
Değişime hazırlanmak ve yol boyunca işinize yarayacakları edinmek bazen kafa karıştırıcı ve zahmetlidir. Ancak bu karmaşada her zaman limana dönme ihtimali vardır. Ama önce denize açılmalısınız, kendi maceranızı keşfedebilmek için yola koyulmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d379afa-846b-4574-ab2c-d782baf252e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Rönesans</image:title>
            <image:caption>Dijital teknolojilerin yaşamımızı sarması, kültürün çöküşüne mi kültürün kabuk değiştirerek tazelenmesine mi işaret? Geleneksel müzik, yayıncılık, televizyon, sinema, ekonomi, sanat, siyaset nasıl da altüst oluyor. Bir taraftan bir çöküşe tanıklık ederken diğer taraftan dijital teknoloji tabanlı kurumlar için altın bir çağın açıldığını gözlerimizle görebiliyoruz, âdeta dijital rönesans yaşıyoruz. 
 
Dijital Rönesans&apos;ta Joel Waldfogel, bu dönüşümün hikâyesini veriler üzerinden anlatıyor ve sosyo-kültürel kurumların geleceğine ilişkin ufuk açıcı düşünceler ileri sürüyor. Yeni bir dünyaya hazırlık yapmak isteyenlerin Dijital Rönesans’tan alacağı çok ders var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26660e8-d84b-41ee-817c-e4ae0a17a766.jpg</image:loc>
            <image:title>Tao Te Ching</image:title>
            <image:caption>Klasik Çin edebiyatının en eski ve en ünlü örneklerinden biri olan Tao Te Ching’in kesin olmamakla birlikte Taoizmin kurucusu ünlü filozof Lao-Tzu tarafından MÖ 6. yüzyılda kaleme alındığı düşünülmektedir. İnsanların, doğal güzelliklerin ve doğanın yolundan gitmemesinden duyduğu üzüntü sebebiyle Çin’i terk eden Lao-Tzu, gitmeden önce öğretilerini bir araya toplamak istemiştir. Tao “yol”, te “erdem”, ching ise “kitap” anlamına gelmektedir. İki kısım ve 81 bölümden oluşan metnin ilk kısmında Yol, ikinci kısmında ise Erdem ile ilgili öğretiler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6352a70-6e6f-48ca-8da5-5a8a36f4cbed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dernekler Mevzuatı 2022</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde sivil örgütlenmenin başlıca görünüm biçimi olan ve bugün sayılarıyüz yirmi iki bine ulaşan dernek tüzel kişiliklerinin tüm iş ve işlemlerinin etkin,verimli ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülebilmesi ile sivil toplumalanında faaliyet gösteren kuruluşların nicel ve nitel kapasitelerinin artırılmasımaksadıyla kamu-STK iş birliği içerisinde birçok çalışma yürütülmekte, ilgilimevzuat hükümleri de bu doğrultuda güncellenmektedir. 
Bu kapsamda sivil toplum alanında faaliyet gösteren STK ve kamu kurumutemsilcilerinin işlemlerini mevzuata uygun yürütmelerini ve DerneklerMevzuatına pratik bir şekilde ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla dernekleriilgilendiren güncel mevzuat bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9ac3e8-23d6-456a-b241-d8302579e14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülki İdare Klasikleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de “Mülki İdare Klasikleri” adlı eserin kapsamını; ilgili alanlarda bir çalışma yaparken literatür incelemesi yapıldığında ‘olmazsa olmaz’ şeklinde tarif edebileceğimiz makaleler oluşturmaktadır. Teorisyen ve uygulayıcıların farklı yerlerde yayınlanmış makalelerinin bir arada yer aldığı bu kitabın amacı; söz konusu alanlardaki birikimi belli bir kronoloji ve konsept içerisinde sunmaktır. Klasikler olarak nitelendirilecek bu kitaplarla; dağınık olan başat çalışmaları bir araya getirerek siyasetçiler, bürokratlar, akademisyenler, öğrenciler ve ilgilenen her kesim için başucu eser ortaya çıkmaktadır. 
Bu çalışma, Cumhuriyet Dönemi’nde mülki idare hakkında yazılan makale ve kitap bölümleri arasından seçilenleri içermektedir. Ayrıca Tanzimat Dönemi’nden itibaren mülki idare amiri olarak görev yapan ve İz Bırakan Mülki İdare Amirleri kitap serisinden seçilen beş mülki idare amirinin özel ve mesleki yaşam öyküleri paylaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/487a8fdd-f505-4f33-8fd4-ab9bbda5992d.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Müsabakalırında Güvenlik/الأمنفيالمبارياتالرياضيّة</image:title>
            <image:caption>الرياضة، وهي ظاهرة اجتماعية وكذلك ظاهرة فردية، تتطلب تنظيم قضايا الضمان 
الاجتماعي على أساس قانوني. كما تكشف الحاجات الأساسية، مثل ضمان السلامة في 
المنافسات الرياضية التي يشارك فيها المجتمع بشكل كبير، عن ضرورة العمل الاحترافي 
التشريع، الذي يرسم الإطار العام لضمان الرعاية الاجتماعية والأمن، يعمل كضامن لأمن 
الفرد / المجتمع في السياق الوطني / الدولي ويتم تجديده من خلال التكيف مع احتياجات 
العصر. تحدد هذه الابتكارات في التشريع المبادئ الواجب اتباعها في تلبية الاحتياجات 
الأمنية للمجتمع. بالنظر إلى الجوانب الفردية للسلامة الرياضية، وهي ظاهرة اجتماعية 
، لا بد من الاستفادة من الخبراء في مجالات العلوم العاملين في هذه المجالات. يقدم علماء 
الاجتماع وعلماء النفس الخبراء تغطية واسعة للموضوع ويتعاونون للقضاء على عوامل 
الخطر للسلامة في الرياضة ولحل حالات الأزمات بسرعة وسهولة. بصرف النظر عن 
هذه الدراسات، تتخذ البلدان تدابير أمنية عالية المستوى من خلال توقيع البروتوكولات فيما 
بينها في المسابقات الوطنية / الدولية وتنفيذ هذه التدابير. في بطولة كأس العالم لكرة القدم، 
التي ستستضيفها دولة قطر، أخذت تركيا على عاتقها مهمة توفير الأمن وتم التوقيع على 
بروتوكول بين الدول حول هذا الموضوع. عوامل مثل التعليم والخبرة والتجربة ومهارات 
إدارة الأزمات والمخاطر التي تظهرها قوات الأمن التركية في المنظمات الوطنية / الدولية 
. تجعل جمهورية تركيا في المقدمة في هذا الصدد على الساحة الدولية</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f78dcf3-0ab1-4c06-a0b6-37ec5184ac94.jpg</image:loc>
            <image:title>Security At Sporting Events</image:title>
            <image:caption>EditedByNargis Özgen 
Sports, which is asocial phenomenon as well as an individual phenomenon,necessitates the regulation of social security issues on a legal basis. The most basic needs, such as ensuring safety in sportive competitions where the society has high participation, also reveal the necessity of Professional work. The legislation, which draws the general framework for ensuring social welfare and security, functions as a guarantor of individual/community security in the national/international context and is renewed by adapting to the needs of theera.These innovations in the legislation determine the principles to be followed in meeting the security needs of thesociety. Considering the individual aspects of sports safety, which is a social phenomenon, it is necessary to benefit from experts in the fields of science working in these fields.Expert sociologists and psychologists give wide coverage to the subject and cooperate to eliminate the risk factors of safety in sports and to resolve crisis situations quickly and easily.Apart from these studies, countries take high-level security measures by signing protocols among themselves in national/international competitions and implement these measures. In the FIFA World Cup, whic hwill be hosted by the State of Qatar, Turkey undertook the task of providing security and an inter-country protocol was signed on the subject. Factors such as the education,expertise, experience, crisis and risk management skills that Turkish security forces show in national/international organizations bring the Republic of Turkey to the fore in this regard in the international arena.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e47dc91-81b5-42db-9035-8f4d3eba67f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak Ana</image:title>
            <image:caption>Terra Madre “arabanın arka tekeri” olarak nitelendirilen mütevazı ve marjinal bir kesimin kendi önemini anlayıp birlik olma hayalinin sayfalara dökülmüş halidir. Bu insanların önemi hep göz ardı edildi. Bu insanlar zamanın gerisinde kalan, dünyanın geri kalmış bir parçası, hatta “az gelişmiş” olarak görüldü. Küçük çiftçiler ve sürdürülebilir gıda üreticileri neredeyse serseri olarak kabul edildi. Ama bu olumsuz yargı, temelinde ciddi bir hatayı barındırır, üstelik dünya ekonomik ve politik sistemi için ölümcül bir hata olma riskini taşır. 
Onlar ömürlerini mücadele içinde geçiren, hiç boş vakti olmayan insanlar. Bulundukları yerden uzaklaşamazlar, hak ettiklerini her zaman kazanamazlar, didinirler, çabalarlar ve doğayla konuşurlar, onu üretken kılarlar, kendi toplumları ve diğerleri için gıda üretirler. 
Bu insanlarla farklı ve değerli bir biçimde yeniden ilişki kuran gıda toplulukları kırsal ve kentsel ilişkinin yeniden tanımlanması için iyi birer laboratuvardır. Belki de böylece tekrar “satmak” için değil, “yemek” için gıda üretimine başlanabilir. Hatta yeniden gerçek gıda nicelikten, verimlilikten, homojenlikten, taşınabilir olmaktan daha önemli hale gelebilir. 
Gıda toplulukları yerel ağlardan oluşan bir sistem oluşturmanın ilk adımıdır. Gıdanın yeniden “lezzetli, temiz ve adil” olduğu insani ve sürdürülebilir bir sistem. Ancak bu yolla hayatlarımıza yeniden “egemen” olabiliriz. Gıda, hayatlarımızı geri almanın anahtarıdır. Bütün dünyaya yayılan bu hareketin “çocukça” olduğunu düşünenler Slow Food’a bakıp dillerini ısırsınlar. Bu uzun bir yol ancak yavaşlık değeri bize bir kerede elde edemeyeceğimizi, daha önemli olan şeyin niyetler, açılmaya olan uyum, hafıza ve bakım olduğunu anlatır. 
Carlo Petrini’nin çağrısına milyonlar el veriyor. Bir el de sen uzat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf0f4b2-810b-44b9-bb65-0293755f8c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçebe Varlığın Çobanı</image:title>
            <image:caption>“Benim yol arkadaşım, sırdaşım, her şeyde gülünecek bir taraf bulabilen sorumluluk sahibi eşim, her zamankinden daha çok espri yaparak kızına belli etmemeye çalışsa da 
ruhundaki yıkıntıları görebiliyordum. Üzgündü, kafasında bir sürü soru işareti vardı. İçinden sıyrılamadığı bir şey olmuştu ama belli de etmemeye çalışıyordu koca yüreklim. O hâlde, sahip olduklarımızı hatırlaması için onları en güzel şekilde sunmalıydım. Aklıma dışarıda usul usul yağan kar geldi.” 
Göçebe Varlığın Çobanı, Pınar Eldem Çulhaoğlu’nun ikinci romanı. İlk romanı Nuh’un Lezzet Gemisi çok beğenilmiş ve okurlarından takdir toplamıştı. Yazar ikinci romanında çıtayı daha da yükseltiyor. Kitabında insan hayatını, kadınların iç dünyasını ve doğaya yeni bir perspektiften bakmamız gerektiğini ilmik ilmik örüyor. En kötü durumda bile sevgi, duyarlılık ve anlayışla her şeyin üstesinden gelinebileceğini, her zaman baştan başlama umudu olduğunu hatırlatıyor. Bir çırpıda okuyacağınız ama bitirdiğinizde durup düşüneceğimiz bir roman bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27cd0149-93d5-4ac4-afb2-bfe35063fa39.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödlekler</image:title>
            <image:caption>Ödlekler, kendi adı efsaneleşirken ailesinin nerede yaşadığını bilmeyen genç bir adamın
hikâyesidir. Korkaklık ve cesaret arasındaki çizgi çok incedir. Bir çırpıda öteki tarafa geçebilir
insan. Yeter ki buna değecek bir şey olsun.
Ona nerede yaşadığını sorabilirsiniz. Vereceği cevap çok basittir: Herhangi bir yerde.
Kaybolduğundan değil, sadece mutluluk her insana farklı şeyler ifade ettiği ve yabancı
topraklarda seyahat etmek onun en büyük zevki olduğundan. Giderken yanında ona arkadaşlık
edecek kimsesi ve nereye gittiği hakkında hiçbir fikri yoktu. Hayatında ne bir düşmanı ne de
kızak köpekleri haricinde bir arkadaşı vardı.
Bilinmeyen diyarlar ve bir sonraki gece nerede uyuyacağı veya nerede yemek yiyeceği
konusundaki belirsizlik bile genç avcıyı korkutmamıştı. Ancak siz, bunu okuyan her kimseniz,
onu korkuturdunuz. İki kafalı, yeşil renkli olduğunuz ya da başka bir gezegenden geldiğiniz
için değil. Hayır, tam aksine onunla aynı gezegenden olduğunuz için onu korkutabilirdiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5b62f9-f903-430a-88a9-2df2c18f50b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Günler 2</image:title>
            <image:caption>“Ayrıştırılan, ötekileştiren, devasa eşitsizlikler, toplumun duyarlı damarlarını kökünden çıkarıp bir yerlere fırlatıvermişti. Toplumun edep yerleri ortadaydı, hakaretlerde sınır yoktu. Vuruşmalardaki yiğitlik artık masal olmuştu, bel altından vurabilmek maharet sayılıyordu. Her gün ekonominin dişleri arasında ezilen insanlar, hiçbir şeyi anlamlandıramıyordu. Küçükler büyüklere yol verir saygı duyardı. Oysa şimdi saygı denen o menem şey yalnızca parası olana gösteriliyordu. Yüz yıllarca toplumun getirdiği ana fikirler; düşmana karşı birleşmeler, acıda yanayana durmalar, sevinçleri paylaşmalar nasıl da ters düz olmuştu. Bütün geleneklerimiz, büyüklerimizden aldıklarımız, bizi biz yapan değerler un ufak olmuş yellere bırakılarak esip gitmişti. Millet olabilmenin çimentosuna sülfürik asit dökmüşlerdi. Ortada millet falan kalmamıştı. Kimdi bunlar?  Kimdi bunlar ve ne istiyorlardı? Devam kitabı olan Acı Günler-2’de birbirine acı ve sevgiyle kenetlenmiş dört kadının olağanüstü çabaları ve millet sevgisi gözler önüne seriliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebb8f6e-ee58-4bc7-840a-0c3c951c6685.jpg</image:loc>
            <image:title>Çavuş</image:title>
            <image:caption>Hayatta değer verdiğimiz olgular vardır. Çoğu zaman bu olgular yaşama sebebimizdir. En değerli olanlarıysa şüphesiz ailemiz, arkadaşlarımız ve vatanımızdır. 
     Aile, bizim dünyaya geliş sebebimizdir. Yaşadığımız dünyayı bize aile öğretir. Aile bizi yetiştirir. Zaman geçtikçe ailemize duyduğumuz sevgi de istemeyerek de olsa çoğu şeyden vazgeçmemize sebeptir. 
    Arkadaşlarımızsa bize kaderin sunduğu güzel bir hediyedir ve biz, bir gün yollarımız ayrılsa da arkadaşlarımızı hatıralarımızda yaşatırız.   
     Vatansa bizim için uğruna canımızı vermeyi göze alabileceğimiz kadar değerlidir. Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün dediği gibi: Söz konusu vatansa, bizim için gerisi teferruattan ibarettir.  
Kitapta Birinci Dünya Savaşı döneminde babası şehit olan bir gencin başından geçenleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4937237f-4a22-4122-a8a8-460dec172732.jpg</image:loc>
            <image:title>Resmo 1922</image:title>
            <image:caption>Eski filozoflar, her kavramın karşıtıyla birlikte var olduğunu yüzyıllar önce keşfetmişlerdi. İyi ile kötünün her insanın içinde birlikte var olduklarını ben de biliyordum. Bu felaket başıma gelmeseydi eğer bugüne kadar hep iyi niyetlerle yaşamış biri olarak, varlığı neredeyse hissedemediğim kadar derinlerde saklı kendi kötülüğümle uzlaşıp o çılgın oyuna asla girişmezdim. 
İçinde bulunduğumuz zamanlar da masum sayılmazdı. Anadolu topraklarında bir büyük savaş yaşanmıştı. Mazlum bir ulus Mustafa Kemal önderliğinde küllerinden yeniden doğmuş, saldırgan açgözlü ulusu ağır bir bozguna uğratmıştı. Her iki ulustan binlerce insan mülteci durumuna düşmüş, savaşın acılarından en büyük payı almıştı. İşte bu benim acıklı hikâyem, acımasız bir kaosun hüküm sürdüğü 1922-1923 yıllarında, Girit’in Resmo şehrinde yaşadıklarımı anlatır. 
Üçüncü kuşak bir Girit-Resmo mübadili olan Metin Öztürk’ün yıllar süren arşiv çalışmasının bir ürünü olan bu dönemsel kurgu hikâyesi, Resmo’nun ahenkli bir tablosunu ortaya koyarken tarihe farklı bir bakış açısı sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a4b9d0-22dd-49eb-93ba-3f016a055783.jpg</image:loc>
            <image:title>Re-Terraform</image:title>
            <image:caption>“Amerikalılar bu sene kükürt kokan hava dışında üç farklı atmosferi soluyorlardı: Başkanlık seçimi, e-Dünya Kupası ve Robot Olimpiyatları.” 
 
Yakın bir gelecekte Dünya insanları için işler pek de yolunda gitmemektedir. İnsanoğlunun milyonlarca yıldır azar azar yok ettiği Dünya artık pes edip kendini derin bir boşluğa bırakmak üzeredir. Direnen bir grup insanın hayali ve umutları ise siyasi birtakım argümanlar eşliğinde sürekli hüsrana uğramaya mahkûm edilmek istenmektedir. 
 
Distopik bir kurgu olan Re-Terraform romanıyla Volkan Çakır okura çok “muhtemel bir gelecek” vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d1ceac-3976-49b8-8586-0f8a2c78fc7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesadüf Diye Bir Şey Yok</image:title>
            <image:caption>‘Aynı Yıldızın Altında’ kitabı geldi aklına sanki bir zamanlar sevdiği adamın şu an onu düşündüğünü hissetmiş gibi kalbi acıyla sızladı. Gerçek aşkta; sevgi, sadakat, sabır, fedakârlık ve en önemlisi güven olmalıydı. Sonsuz aşkın formülü buydu ve o kişiyi bulduğunda bu defa kaçırmaya hiç niyeti yoktu. 
    Bir kadının kendi iç çatışmasını ve yaşam mücadelesini anlatan herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği; hayal gücünün etkin kullanıldığı, okuru eserin içine çeken sade ve anlaşılır anlatımı olan, merak unsurunu canlı tutan ve okuyucuyu sıkmayan içten, samimi bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6e3a587-ef38-4627-92e0-cebff59c6c3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Androtopyaya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bilim kurgu, macera romanlarıyla yüz binin üzerinde çocuk ve genç okurun kitaplığına taht kuran Şöhret Doğruyol Sağbaş’ın kaleminden... 
Hayatı sanal olarak yaşamayı tercih eden insanların ve insandan çok daha zeki, çok daha bilinçli yapay zekâlı androidlerin egemenliğinde bir evren...     Androidler dünyayı ele geçirebilir mi? Biz dünyaya başka türlü davranırsak gelecek daha farklı şekillenebilir mi? Geleceğe dair pek çok soruya cevap arayanlar... Soluksuz bir maceraya hazır mısınız?     Kendi zamanının ötesinde bir paralel evrene geçiş yapan Mavi, bu evreni çözmeye çalışırken aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark eder. Ünlü evrenbilimci Stephen Hawking’in yapay zekâ teknolojileri üzerine kurduğu kehanetlerinin gerçekleştiğine dair şüpheye düşen Mavi, kendini yepyeni bir maceranın içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c6ef2f-2204-4cd6-9340-9faff5de8e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşgörü Üzerine Bir Mektup</image:title>
            <image:caption>1667 gibi erken bir tarihte kaleme alınan, ancak politik nedenlerle 1689’a kadar yayımlanmayan Hoşgörü Üzerine Bir Mektup’ta–“Şanlı Devrim”den sonra– Locke, politik özgürlük argümanına benzer gerekçelerle tüm insanların doğası gereği sahip olduğunu öne sürdüğü dinî hoşgörüyü savunur. Diğer bir ifadeyle, tüm insanlar doğası gereği “özgür, eşit ve bağımsızdır” ve düşünce özgürlüğü, konuşma özgürlüğü ve ibadet özgürlüğü hakkına sahiptir. İkinci özgürlüğün garanti altına alınmasına yardımcı olmak için Locke, kilise ile devletin ayrılması çağrısında bulunur. Nesiller boyu toplumsal ve politik felsefenin temeli olan bu eser, İngiltere’de ve Avrupa’da modern demokratik devletin temellerinin atılmasına yardımcı olmuştur. Eserin önemi, onu felsefe, tarih ve siyaset bilimi öğrencileri için temel bir okuma haline getiriyor. 
 
“İşte Hoşgörü Üzerine Bir Mektup Avrupa’daki düşünce geleneğinin temel bir kavramı olan hoşgörü kavramının nasıl geliştirileceğine dair Locke’un çağları aşan kavrayışını bize sunuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99fb306c-57c2-4b89-8775-5bb4a91476c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Ne Olsam?</image:title>
            <image:caption>Ahmet büyüyünce süper kahraman olmak istiyordu. Çünkü tüm kahramanların pelerinleri vardı. Okulun düzenlediği bir gezideyse Ahmet ve arkadaşlarını farklı türde kahramanlar bekliyordu. Birbirinden ilginç ve eğlenceli bilgiler edinen çocukların fikirleri bir anda değişivermişti. Acaba bizim Ahmet de pelerininden vazgeçecek miydi?   İmren Tübcil’in yazıp resimlediği Büyüyünce Ne Olsam?, bir yandan çocuklara meslekleri anlatırken bir yandan da hikâyesiyle okuyanları tatlı tatlı tebessüm ettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9425b8ab-830d-4243-bcb5-a8a5bb342d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yüzücü</image:title>
            <image:caption>Önceki yüzyılda yazdığı halde bugüne en çok tesir eden adların başında gelir Franz Kafka. Birçok okurun hemfikir olacağı üzere, hepimizin bildiği, çok yakından tanık olduğumuz halde bir türlü ifade edemediğimiz durumları dile getiren bir yazardır. Üslubunda en çok dikkat çeken şey, alışılmadık bir olayı sıradan bir şeymiş gibi ve çok sade bir dille anlatmasıdır. Kendine göre bir dünya yaratır Kafka. Öyle ki bu dünyada sığınabileceğiniz bir köşe bile yoktur. Tek başınasınızdır. 
Yazarın otuz dokuz kısa öyküsünden derlenen Büyük Yüzücü, Kafka’nın yazın alanındaki gücünü tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Diğer başka eserlerinin de çekirdeğini oluşturan, çağımız insanının temel sorunu yabancılaşmayı aşmak için birey ile toplumun, ben ile dış dünyanın birleştirilmesi meselesini irdeleyen bir öykü seçkisi Büyük Yüzücü. 
“Değerli misafirler! Kuşkusuz bir dünya rekoru kırdım, ama bunu nasıl yaptığımı sorarsanız tatmin edici bir cevap veremeyebilirim. Çünkü doğrusunu söylemek gerekirse yüzme bilmiyorum. Kendimi bildim bileli öğrenmek istemiştim, ama hiç fırsat bulamamıştım. Nasıl oldu da ülkem beni olimpiyatlara gönderdi anlamadım, açıkçası bunu çok merak ediyorum. Her şeyden önce, şu an memleketimde olmadığımı ve çok çaba göstermeme rağmen burada konuşulanlardan tek bir kelime bile anlamadığımı belirtmek isterim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd100d6b-c8a4-4ca8-8c0d-cd4b2db57863.jpg</image:loc>
            <image:title>Miço</image:title>
            <image:caption>“Çaresizlik, elinde kalan en berbat seçeneğin bile,
bir yıldız gibi parlamasına neden oluyordu.
Çaresizdi. Hem de dibine kadar!”
Ama bu, en güvendiğinden sırtına darbe alan Ela’yı yıldırmadı. Yaşadığı korkunç geceden sonra iki seçeneği vardı; ya ölecekti ya da mücadele edecekti. Ve o, zor olanı seçti. Savaştı.
Hem geleceğiyle, hem bugünüyle hem geçmişiyle…
Bir de karşısına çıktığında kendisinden nefret eden Miraç Çalış’a karşı verdiği mücadele vardı. Belki de bu, onun savaşının en zorlu etabıydı. Eğer Ela, Miraç’la girdiği bu yoğun çarpışmadan galip gelirse, belki de bütün dünyaya karşı kendisini galip sayacaktı. Çünkü Miraç Çalış, istediği zaman hayatın en zorlu sınavı olabiliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4356e2cf-391a-4594-be3d-8824587ede6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibarlık Budalası</image:title>
            <image:caption>Molière’in tiyatro topluluğu tarafından XIV. Louis’nin karşısında temsil edilmiş ve kralın takdirini kazanmış Kibarlık Budalası, Fransa’da burjuvaların iyice palazlanıp zenginliği ele geçirmeye başladıkları fakat asilzadelerin yüksek toplumsal statüsünden henüz çok uzak oldukları bir dönemin komedisi. Asillere hayran, paralı ama cahil ve kültürsüz Mösyö Jourdain, onun asalet hayranlığını sonuna kadar sömüren Kont, her biri kendi maddi çıkarının peşindeki hocalar ve tabii ki küçük aşk hikâyeleri… Sivri kaleminin eleştiri oklarını toplumun hiçbir kesiminden sakınmayan Molière, bu oyununda dönemin yaygın Turquerie merakına uygun olarak Osmanlı sarayına da selam çakıyor. 
“Bendeniz hatırı sayılır mevkilerde bulunmuş bir aileden geliyorum. Orduda altı yıl görev yapma şerefine nail oldum. Epeyce param pulum da var, istesem kendime bir asalet sanı paye­lendirirdim ama benim bu taraklarda bezim yoktur. Yerim­de başkası olsa hakkımdır deyip bir san yakıştırıverirdi ken­dine. Velhasılıkelam, açıkça derim ki ben asilzade değilim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a32ee3ec-59dc-4987-8167-a41fd6879534.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, avukat Jake Becker’ın hayatının kontrolü kendi ellerindeydi. Hem mahkeme salonunda hem de özel hayatında sadece kendini düşünürdü; hırslı, çalışkan ve acımasızdı.
Sonra, karşı konulamaz sevimlilikteki altı öksüz çocuk ile onların güzel halası Chelsea, genç adamın kusursuz ve düzenli hayatına bir anda girdi. Her şeyi, hatta Jake’i bile değiştirdi. Şimdi o bir koca ve toplumun saygın bir üyesiydi. Bir aile babasıydı. Üstelik bu konuda oldukça da başarılıydı.
Artık Jake’in kardeş kavgalarında hakem olması, ödevlere yardım etmek için matematiği yeniden öğrenmesi, müvekkillerini hapisten uzak tutması ve karısını mutlu etmesi lazım... Fakat tam da genç adam kendini tamamlanmış hissederken elbette bir şeylerin kontrolden çıkması gerekiyor. Şimdi onu ve ailesini çok büyük, hayat değiştiren ve
mükemmel bir yenilik bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90700788-ec1c-4d93-b95b-a3e20ca39cec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşi Yakanlar</image:title>
            <image:caption>“Kemal Paşa’yı iyi tanırım, ilk fırsatta alayımı onun emrine vereceğim. Böyle bölük pörçük kuvvetlerle hiçbir şey yapamayız. Merkezi bir yönetimden yoksun olan direnişler er geç kırılmaya mahkûmdur. Düşmanın karşısına bir tek yumruk halinde çıkmalıyız. Kemal Paşa’dan başka bunu başarabilecek adam da göremiyorum ben.
İyi olunca bunu hepinizle ayrı ayrı konuşacağım.”
Ateşi Yakanlar, Atatürk öncesi Mustafa Kemal’i, Cumhuriyet ve devrimler öncesi atılan ilk büyük adımları, Büyük Taarruz öncesi Hasan Tahsin’i, Kuvayımilliye’nin kuruluş sürecini gözler önüne seriyor. Kurtuluş Savaşımızın ilk büyük adımı olan 19 Mayıs’ın arifesinde yaşananları, Yunanlıların 15 Mayıs’tan başlayarak İzmir’i işgal ettiği günleri çarpıcı bir üslupla okura aktarıyor.
Faik Baysal, İtilaf Devletleri’ne karşı direnişe geçen Anadolu Hükümeti ile yenilgiyi kabul eden İstanbul Hükümeti arasında kalan, makam ve çıkar kaygısıyla kendini nerede ve nasıl konumlandıracağına ilişkin kararsızlık yaşayan devlet adamlarını gerçekçi bir anlatımla ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f6eed1-3b1e-4a70-b3f7-b2a8b41bec5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi</image:title>
            <image:caption>Popüler Türk romanının özgün isimlerinden biri olan Güzide Sabri’nin en önemli eseri Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’dir. Yayımlandığı yıldan itibaren dikkatleri üzerine çeken ve defalarca basılan eserde kırık bir aşk hikâyesi anlatılır. Romanda aşk, hastalık, gurbet, yalnızlık gibi temalar günlükler aracılığıyla okura sunulur. Servet-i Fünun romanlarındaki duygusal dil bu romanda da belirgin bir şekilde hissedilir. İki kez beyazperdeye uyarlanan ve kendisinden sonra kaleme alınan aşk romanlarını etkileyen Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, sade ve akıcı Türkçesiyle de göz dolduruyor. 
“Istıraplarımı kocamdan gizlemek için çok eziyet çekiyorum. Onun nezaket ve şefkat dolu muamelesi, bana çılgınca gösterdiği sevgi karşısında ölmek istiyordum. Acaba benden ne bekliyor?!.. O son ayrılık gününden sonra, hayatımın hiç güneşi doğmayacak karanlık çölden başka bir şey olmadığını ona nasıl anlatabilirdim...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a348a970-fc16-41d5-a419-11c002b0527e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Büyüyen Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Kaygılı bir çocuk için en iyileştirici kaynak ebeveynidir. Ancak bugün korku ve endişenin hakim olduğu bir çağda onların kaygılarını ve anksiyetelerini yatıştırmak her zaman kolay olmaz, aynı zamanda cesaretlerini de güçlendirmek gerekir
Dünya çapında tanınan, çocukluk korkusu ve kaygısı alanında uzmanlaşmış akademisyen Dr. Donna Pincus, Cesur Büyüyen Çocuklar kitabında, günlük hayatın olağan stresine karşı aşırı duyarlı, kaygılı çocukların ailelerinin kolaylıkla uygulayabileceği yöntemleri açık bir dille anlatıyor.
Çocukların kaygılarının ardındaki gerçek ihtiyacı anlamanın, onları daha cesur ve özgüvenli hale getirmenin sırlarını paylaşıyor. Karmaşık bir çağda cesur bir çocuk olmaları için onları cesaret merdiveninde yukarıya tırmandırıyor.
Cesur Büyüyen Çocuklar, çocuklarda kaygıyı anlamak ve azaltmak isteyen ebeveynler, öğretmenler ve tüm profesyoneller için önemli bir başucu rehberi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8baf2124-96cd-4394-a7e6-7941161ae452.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferdi ve Şürekası</image:title>
            <image:caption>1892’te Hizmet gazetesinde tefrika edildikten sonra 1895’te kitap olarak neşredilen Ferdi ve Şürekâsı, Halid Ziya’nın “Edebiyat-ı Cedide” döneminde kaleme aldığı eserlerinden biridir. Yazarın İzmir dönemi romanlarının sonuncusu olan Ferdi ve Şürekâsı, aynı zamanda yazarının ustalık dönemini de müjdeleyen bir eser olarak öne çıkar. Mehmet Rauf tarafından tiyatroya da uyarlanan roman, aşkı ile zenginlik arasında tercih yapmak zorunda kalan İsmail Tayfur’un yaşadığı çatışmalara odaklanır ve arka planda zengin-fakir çatışması temasına eğilir. Girift ruh tahlilleriyle örülen Ferdi ve Şürekâsı, dönemin sosyal çevrelerini anlayabilmemiz açısından da Halid Ziya romanları içinde apayrı bir yerde durmaktadır. 
“İsmail Tayfur, burada, rüzgârların yekdiğerine çarpıştığı bu iskelede, bu kar altında, bu deniz karşısında, soğukta, uzun uzun düşünmek; tabiatın bu şiir ve huşuna tercüme-i hissiyat etmek istedi; iskelenin müntehasında bir halat direğinin üzerine oturdu, şemsiyesini kapadı, kalbini taşıran hissiyatı boşaltmaya muhtaç olan bu adam, karların altında, kışın bu gecesinde, gecenin bu vaktinde, orada yapyalnız, bir heyula-yı hülya gibi oturdu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08932e2f-94c1-4185-b915-5777bf63b17a.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriye Mektupları</image:title>
            <image:caption>Servet-i Fünun döneminin önde gelen adlarından Cenap Şahabettin; Hac Yolunda, Avrupa Mektupları ve Âfâk-ı Irak gibi kitaplarıyla seyahat edebiyatımıza değerli katkılar sunmuştur. Ancak kendisinin gezilerinde kaleme aldığı yazıları bu eserleriyle sınırlı değildir ve bir kısmı gazete sayfalarında kalmıştır. 1917 yılının sonlarında 4. Ordu Kumandanı Cemal Paşa’nın davetiyle Suriye, Filistin ve Lübnan gibi Arap ülkelerini kapsayan seyahatine dair yazıları, 1918’in ilk aylarında dönemin Sabah ve Zaman gazetelerinde iki farklı yazı dizisi halinde yayımlanır ve “Suriye Mektupları” üst başlığı altında birleştirilebilir. Elinizdeki bu çalışmada Sabah ve Zaman’daki on yedi yazıya, 1919’da Servet-i Fünûn’da yayımlanan bir yazı daha eklenerek bu geziyle ilgili tüm metinler bir araya getirildi. Adı geçen yerlere ait görseller ve açıklamalı dipnotlarla hazırladığımız Suriye Mektupları, Cenap Şahabettin’in düzyazıda ne kadar yetkin bir isim olduğunu gösterirken, günümüzde büyük acıların yaşandığı bir coğrafyanın tarihini ve insanlarını anlamak açısından değerli bir kılavuz niteliği taşıyor. 
“İşte benim yorgun çantam bir ihtiyar seyyah gibi şayan-ı hürmet duruyor: ‘Hac Yolunda’, ‘Âfâk-ı Irak’, ‘Avrupa Mektupları’ onun üzerinde solan yaftalar gibi, birer şahadetname-i seyahattir. Her seferim onun yüzünde bir tabaka-i şeyhuhet bırakmış… Oh, zavallı yorgun yoldaşım, bu seyahatinden de kim bilir hangi diyarın izleri ve hangi yolların imza-yı gubarı ile avdet edeceksin?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/484432c3-b3e2-4892-800d-4bcd5ab32c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Parmak Pima</image:title>
            <image:caption>İçimizdeki gücü keşfetmek için zor durumda kalmak mı gerekir? 
Doğru zamanda, doğru yerde bulunmak mı? 
Yoksa hiçbir şeye ihtiyacımız yok mu? 
 
 
Kapanmayan, açık parmaklarla hayata başlayan yavru tersiyer Pima’nın, yaşadığı ormanda çıkan yangında verdiği mücadele, 
belki de içsel bir keşif yolculuğudur. 
Eksik, farklı, yetenekli ya da yeteneksiz olmanın çok ötesinde ve çok daha büyük bir güçten bahsediyor Pima! 
Çocuk dünyasına uygun bir hikâye ile ve eğlenceli bir dille… 
 
Belki de tüm hayatımız boyunca yapabileceklerimizin farkında değilizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ab54685-747b-498e-aaed-a1a376d0814e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kedicik Islık Çalabilir mi?</image:title>
            <image:caption>Kedicik Pi, arkadaşlarını mutlu edebilmek için hep sihir yapmak zorunda mı? 
 
Sihirli bir kuyruğu olmasaydı da arkadaşları onu sever miydi? 
 
Sihirli kuyruğu ile zaman yolculuğuna çıkabilen Kedicik Pi, kendini ıssız bir adada bulursa ne olur? 
 
Sihirli kuyruğu, evine geri dönmesi için ona yeter mi? 
Belki de bu adada, sihir, bir kuyruktan çok daha fazlasıdır! 
 
Sevgi gibi… 
 
“Kitapta hayvan dostlar üzerinden koşulsuz sevgi, arkadaşlık, dostluk, yardımseverlik kavramları üzerinde durulmuştur. 
Kitabın bu yönüyle çocuğun arkadaşlık-dostluk ilişkileriyle ilgili olumlu kazanımlarını destekleme ve pekiştirme konusunda yardımcı olabileceği düşünülmektedir.” 
 
Psikolog Arzu Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a6b4ace-9953-455e-8947-1e6c55b19c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Moli ile Mutluluğun Sırrı</image:title>
            <image:caption>Moli, mutluluğun sırrını çok merak ediyordu. 
Bir gün, bu sırrı aramak için bir yolculuğa çıktı. 
Renk renk çiçeklerin olduğu bahçeleri ziyaret etti. 
Çok cevap buldu, aklı karmakarışık oldu. 
Sahi! Mutluluğun sırrı neydi? 
Ve bir mucize gerçekleşti. 
Düşünceleri, zihninde şimşek hızıyla patlarken, 
küçük kalbi, sırrı çözmüş olmanın huzuruyla atıyordu. 
Peki, bulduğu cevap neydi? 
Sen de mutluluğun sırrını öğrenmek istersen, 
Moli’nin yolculuğuna ortak olmalısın. 
Belki de renkler, sana mutluluğa başka türlü bakmayı öğretir… 
 
“Moli birbirinden renkli çiçeklerle karşılaşmış olmasına mı şaşırmalıydı? Yoksa… Mutluluğun renginin hangisi olduğunu anlayamamasına mı üzülmeliydi? Acaba mutluluğun rengi neydi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a29c9fa6-144f-4339-ace0-63fc022985d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bobo Tek Başına Uyurken</image:title>
            <image:caption>Bobo, tek başına yemeğini yiyebiliyor, ayakkabılarını giyebiliyor. 
Hatta sofra hazırlanırken tabakları tek başına taşıyabiliyor. 
Peki, Bobo tek başına uyuyabilir mi? 
İşte bunu daha önce hiç denemedi. 
İlk defa tek başına uyuyacağı bu gecede, 
Bobo’yla tanışmaya hazır mısın? Ve belki de gezegenlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23add0df-de03-4b8e-8f3c-1d544358adb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uzak Fazla Yakın</image:title>
            <image:caption>Doğanın olağanüstü döngüsünü fark eden küçük bir kâşifin macerası ile tanışacaksınız bu kitapta. O uzakta görünenler de ne? Kırmızı uğur böceği… Çalışkan arı… Mavi kelebek… 
 
Uzaktan farklı, yakından farklı görmenin sihri… Farklı görülen sadece canlılar ya da objeler mi? Sevinçlerimiz… Korkularımız… Ve daha niceleri… Daha iyi anlamak için ne yapmalı? 
 
*** 
 
Nazmie Midilli, eğlenceli bir dille, uzak ve yakın kavramlarını somut olarak ortaya koyarken, aynı kavramların, olayları veya duyguları yorumlamak konusunda da farkındalığına davet ediyor çocukları. 
 
*** 
“Daha iyi anlamak için bazen yaklaşmak gerekebilir. Bazen de uzaklaşmak…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f08bc22-41ea-415e-9b65-48214e0df130.jpg</image:loc>
            <image:title>Perinin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Anaçtı Perihan; çocuklara, çevresine fayda sağlamayı seviyordu, onlara hizmet etmeyi, onlara kendini adamayı seviyordu. Kalbinde bir tutam bile bencillik olmayan biriydi, doğası kendi için bir şey istemeye müsaade etmiyordu, hep başkaları için vardı sanki. Perileri gibi… Onlar da insanlar için yok muydu? İnsanlara mutluluğu göstermek, onları doğruya yöneltmek için var olmuyorlar mıydı? Gerçi çok az insan onların farkındaydı. Seslerini duyurmak isteseler de çok az insan susup onları dinlemeye hazırlıyordu kendini, birçok insana günlük uğultular içinde kaybolmak daha kolay geliyordu belki de kim bilir? Perileri dinlemek kolay değildi... 
 
Perinin Öyküsü, nahif ve zarif kurgusuyla okuru içine çekiyor. Birbirlerinden destek alan, her daim zorluklara göğüs germiş kadınların öyküsünü anlatmıyor sadece, mübadeleden II. Dünya Savaşı’na, tarihe tanıklık eden insanların da öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18607169-e8b0-4c57-9170-21b3acfb2668.jpg</image:loc>
            <image:title>Rastgele Resital</image:title>
            <image:caption>Şeyler olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a36afb-1288-4f67-bea8-fa047e9af598.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınar Kulübü Tatilde</image:title>
            <image:caption>Haydi maceracılar, altı kafadarla siz de düşün yollara!
Altı kafadar bir arada! Zümra, Zeynep, Sena, Emre, Gökhan ve Tamer… Hem neşeliler hem de maceracılar. Onlarda heyecan bitmek bilmiyor.
Bazen bir gezgin gibi tatil yollarındalar,
bazen bir orman yangının tam ortasındalar, bazen de ateş böceği ağacıyla karşı karşıyalar! Kimileri onlara ekip diyor, kimileri de takım. Onlarsa kendilerine Çınar Kulübü diyor.
Onlar Yemyeşil bir doğa ve daha güzel bir
dünya için herkesin bir şeyler yapabileceğine inanan bu çocukların umutları, düşleri ve kendilerine güvenleri var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5e5ea5f-2026-4eb8-9190-5393328cf66f.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alper Maral 
Yeni Bir İmparatora Eski Bir Marş: Wagner’den Williams’a Star Wars Filminin  Müzikleri 
Aysel Demir 
Bir Teorisyen Bir Besteci:  Jean Jacques Rousseau 
Barış Uzun 
Sembol Olarak Müzikal Yapıt 
Bertan Rona 
Raffaello’nun Bir Yapıtından Hareketle İnsan ve Enstrüman Sesi Düalizmi 
Filiz Kamacıoğlu 
Zoltan Kodaly ve Müzik Eğitimi 
Görkem Aytimur 
Bir Flanör’ün Müzik Gezintisi 
Keysudar Sever 
Müzik Eğitiminin İncelikleri 
Necati Giray 
Türk Müziği Nota Sistemi 
Öykü Yanık 
Ortaçağdan İtibaren Doğu Slavlarında Litürjik Müzik 
Şule Gece 
Değerini Yaratan Bir Sanat Türü Olarak Müzik ve İrade İlişkisi 
Uğur Ekren 
Müzik Felsefesinde İncelemeler:  Johannes Brahms’ın Müziğinde Yansıyan Duygu ve Düşünce Evreni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4622439f-fb3b-4f6f-b4fd-b2d75c82aa9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Ebeveynin Disiplin Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için disiplinin gerekli olduğunu biliyorsunuz. Ama bunu nasıl yapacaksınız? Bağırıp, çağırarak, ceza vererek ve sonuçta boyun eğmesini, itaat etmesini sağlayarak yapılmaması gerektiğini de biliyorsunuz. Yine de özellikle çatışma anlarında sakin kalmak kolay olmayabilir ama şarttır; çocuğun yanlış davranışlarına dikkatle yanıt vermek ve duygusal farkındalığını, problem çözme becerilerini geliştirmek bilinçli ebeveynliğin temel ilkelerindendir. Bilinçli ebeveyn, en zor disiplin anlarının, çocuğa en önemli hayat dersini vermek, yani hepimizin insan olduğunu öğretmek için iyi birer fırsat olabileceğini bilir. Bilinçli ebeveyn, olumsuz davranışı çocuğun bir ihtiyacını ifade etme çabası olarak görür, cezanın işe yaramayacağını, hatta yıkıcı olabileceğini bilir ve çocuğa ihtiyaçlarını daha uygun yollarla ifade etmesi için yardım eder. Bilinçli ebeveyn, çocuklar için rol modeli olduğunu, çocukların ebeveynlerini izleyerek duygularını düzenlemeyi, şefkat, empati ve affediciliğin pratiğini öğrendiğini bilerek davranır. İtaat veya boyun eğdirmek değil sevgiyle, şefkatle öz disiplin geliştirmek özgüveni ve özsaygısı gelişmiş birey olmaya giden yoldur. Bu yola adım atan ebeveynler ve çocuklar birbirlerini eğitirken kendi kendilerine yetebildikleri daha sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir hayata doğru ilerleyecektir. Yehudis Smith bu yol üzerindeki engellerin nasıl aşılacağını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e39d680-f09d-4037-a0c3-335bb8791615.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Bahçe</image:title>
            <image:caption>“Duymak istediğinde tüm doğa seninle konuşur.” 
“Nehir, yeni evlerinde dört mevsimi de yaşadı. Ağaç dostlarından çok şey öğrendi. Ama öğrendiklerinin en önemlisi bu dünyanın tek sahibinin insanlar olmadığı, ortak bir yaşamın olduğu ve her canlının birbirine saygı göstermesinin gerektiğiydi.” 
Taşınmayla başlayan bir macera... Doğayı dinlemeyi, sevmeyi keşfeden bir çocuk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e18e5f6-b1fb-41eb-ba87-6dc097e9096a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Harita</image:title>
            <image:caption>“Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da gösterdiği gibi Yeni Harita kitabı, Rusya’nın doğalgaz ve petrol konusundaki zenginliğini bir “silah” olarak kullandığını, sonuçta Avrupa’nın tam anlamıyla bir “karakış” ile baş başa kalmasına neden olacağını öngörmüştür. Putin’in büyük projelerinin neler olduğunu ve Çin’le yapılan büyük doğalgaz anlaşmalarının Rus ekonomisine olan etkisini anlatırken Rusya’nın doğalgazda “merkez ülke” konumunda olduğunu vurgular. Fakat asıl konu, Yeni Harita’da dünyanın en büyük ekonomisi olmak için bir on yıla daha ihtiyaç duyan Çin’le ilgili yaptığı gerçekçi analizdir. Çin’in özellikle Tek kuşak-Tek Yol girişimiyle hem tarihsel olarak yeni bir rol üstlenmesinin hem de bu projeyle gaz ve su konusunda bağımsızlığını kazanmaya çalışmasının ABD ve Rusya’yla olan ilişkilerine nasıl yansıdığını gösterir.” Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Dış Politika Enstitüsü Başkanı
 Ülkeler, mevcut küresel kriz sürecinde enerji ve iklim konusunda büyük bir mücadele veriyor. Tüm bu kargaşadan yeni bir enerji ve jeopolitik harita çıkıyor. “Kaya gazı devrimi” Amerikan ekonomisindeki “kıtlık dönemi”ni sona erdirse de çalkantılı yeni bir dönem başlattı. Neredeyse bir gecede, ABD dünyanın bir numaralı enerji santrali haline geldi. Diğer taraftan enerjinin iklim değişikliğindeki rolüyle ilgili endişeler, küresel ekonomiye ve yaşam biçimine meydan okuyarak, düşük karbonlu bir gelecek arayışında ikinci bir enerji devrimini hızlandırdı. Tüm bunlar pandemi ve onun yarattığı ekonomik daralmayla daha keskin ve daha yıpratıcı hale geldi. ABD’nin Çin ile arasındaki soğuk savaş geliştikçe ve doğuya Pekin&apos;e dönen Rusya’yla rekabeti arttıkça, dünya siyaseti altüst oluyor. Vladimir Putin ve Şi Cinping, Çin’in gücünü ve etkisini her yöne yansıtarak enerji ve Amerika’nın liderliğine meydan okuma konusunda birbirlerine yakınlaşıyor. Çin&apos;in hak iddia ettiği ve dünyanın en kritik ticaret yolu olan Güney Çin Denizi, ABD ile Çin&apos;in çarpıştığı bir arena haline gelebilir. Daniel Yergin bu kitabıyla okurlarını, dünyanın yeni haritasında sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Artan siyasi türbülans döneminde büyük enerji sorunlarını ve jeopolitik çatışmaları aydınlatarak bugünün ve geleceğin zorluklarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4cddec9-b2c8-44e3-a9b2-37eb1f60cb5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitme</image:title>
            <image:caption>Babasının ölümünden sonra Tomás, kötü şeylerin kendisi yüzünden olduğuna inanır; annesini ve arkadaşlarını korumak için tüm hayatı boyunca yaşadığı yeri terk etmeye karar verir. 
 
Ancak ülke bir kasırgaya yakalanır ve çocuk kendisini gün geçtikçe harabelerin ve sellerin ortasında, kayıp ve çaresiz bulur. 
 
Ama yine de böyle bir trajedinin ortasında en beklenmedik arkadaşlar bulacaktır... 
 
Gitme, kayıp, kalp kırıklığı ve arkadaşlığın iyileştirici gücü hakkında etkileyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc430106-fafb-4ad1-a03e-c61f84697b30.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Uykusu</image:title>
            <image:caption>Kimim?.. 
Neyim?.. 
Hangi zamandayım?.. 
Bütün dünya bunu biliyorken Laura kim olduğunu hatırlayamamaktadır. Ölmek üzereyken tedavi edilene dek dondurulmuştur. Yani gerçek bir “Uyuyan Güzel”dir. 
Peki kırk yılın ardından onu uyandırırsanız ne olur? 
Geçmişteki yaşantınızda olup biteni çözmeye çalışırken yeni bir hayat kurabilir misiniz? 
Teknolojiden uzak bir dönemden gelen Laura’yı fütüristik bir dünyaya dâhil eden gerilim filmi tadında bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4947e4f-5896-4956-a21e-f8d6e2646b80.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsız İllüzyonu</image:title>
            <image:caption>Romy, bir zamanlar yalnızca zenginlere hizmet eden yasaları ve konforu artık herkese sunan devrimci bir soylunun, Gölge Lord’un cariyesi olunca zorlu yaşantısından kurtulur. Büyü yardımıyla hırsızlık yaparken yakalanan kardeşi Neri’nin hayatını kurtaran tek şey de Romy’nin aristokratik etkisi ve karşılığında sürgün edilmesidir. 
 
Şimdi Dilenciler Halkası’na dönmüşken elinde kendisini ve kardeşi Neri’yi hayatta tutmak için yalnızca zekâsı ve uzun zamandır sakladığı büyüsü kalmıştır. Ancak Gölge Lord’u devirerek iç savaşı tetikleyecek planlar ortaya çıktığında buna nasıl engel olunacağını yalnızca Romy bilmektedir. Bunu yapmak için de yeni müttefiklerine güvenmesi gerekecektir: Hırsız kardeşine, bir kılıç ustasına ve bir demirciye. Ve onların, isyancıları mahkûm edebilecek tek şeye ihtiyacı olacaktır: Büyüye. 
 
Romy, bir zamanlar yalnızca zenginlere hizmet eden yasaları ve refahı herkese sunan devrimci bir soylunun, Gölge Lord’un cariyesi olunca zorlu yaşantısından kurtulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90bc54e6-93ee-495a-b201-6d37ba3fc17d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Bunu kim tahmin edebilirdi ki? İrlanda’da aynı düğünde olmayı… Tek gecelik ilişkilerin tek gecelik olmasının bir sebebi vardır. Birbirinizi bir daha görmemeniz gerekir. Özellikle de senin baş nedime olduğun, onun ise damadın kardeşi olduğu zamanlarda… 
 
Sarah Anderson’ı en yakın arkadaşının düğününe gitmek kadar şu hayatta başka hiçbir şey heyecanlandırmamıştı. Bu öyle sıradan bir düğün değildi, bir İrlanda düğünüydü. Hoşça kal New York, merhaba sıra sıra yeşil tepeler, güzel aksanlı ve parıltılı gözlü erkekler. 
Ama Sarah, her konuğun peri masalından fırlayan prensler gibi olmayacağını bilmeliydi. 
En kötüsü, düğünde Declan Murphy vardı. Sağdıç. Damadın kardeşi. Ve Sarah’nın gördüğü son çıplak adam. 
 
Dünyanın başka bir yerinde, tek gecelik bir ilişkinize rastlamaktan daha utanç verici bir şey var mıdır?.. 
Peki Declan Murphy gerçekten tek gecelik bir ilişki miydi yoksa “o kişi” olabilir miydi? 
Aşka verilen ikinci şansı anlatan bu kusursuz, duygularınızı besleyen romantik komediyle gözlerinizden yaş gelinceye dek gülmeye hazırlanın. Sophie Ranald, Sophie Kinsella ve Marian Keyes hayranları bu kitabı elinden bırakamayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d668b1a-2f10-42a4-8fcb-f0786b62a7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Distopyaya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>On sekiz saat süren bir eve dönüş macerası...
 
 
Kitap isimli güzel ve akıllı kızın bir hayali var. Paralel Evren Kâşifi olmak. Acaba sürprizlerle dolu ilk staj macerasını başarı ile tamamlayabilecek mi?
 
Kitap, yolculuk yaptığı garip evrenin garip insanlarına alışabilecek mi? İlk başarısızlığında vazgeçip kendi güzel dünyasına mı dönecek yoksa başarısızlıklar onu daha da mı güçlendirecek? Heyecan, mizah ve adrenalinin bol olduğu bu maceraya Kitap’la birlikte çıkmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d47c6ab-1054-4208-a537-3971743066de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafası Karışmışlar İçin Arendt</image:title>
            <image:caption>Hannah Arendt, yirminci yüzyılın en etkili siyaset kuramcılarından biri olarak kabul edilmektedir. Yazıları bir dereceye kadar anlaşılır olsa da, çalışmalarının muazzam genişliği, onun düşüncesiyle ilk kez karşılaşan okurların özel bir çaba göstermesini gerekli kılar. 
 
Kafası Karışmışlar İçin Arendt, bu son derece önemli siyaset düşünürüne açık, özlü ve anlaşılır bir giriş sunuyor. Arendt’le ilk kez karşılaşan okurlar için hazırlanan bu kitap, onun kuramı ve en önemli çalışmalarıyla birlikte, düşünceleri hakkındaki başlıca eleştirileri ve tartışmaları da tematik bir düzen ve sistematik bir akış içinde sergileyerek, Arendt’in siyaseti yeni bir biçimde tasavvur etmeye dönük tutarlı bir çerçeve arayışını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c646ae-925e-4a0b-9e61-41c7939c9bee.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Olasılık Teorisi ve İstatistik 1</image:title>
            <image:caption>“Temel Olasılık Teorisi ve İstatistik I” isimli bu kitap, giriş seviyesi kalkülüse hakim ve matematiksel ispatlar ile temel düzeyde aşina olan okurlara hitap etmektedir. Kitabın amacı, günümüz dünyasında hemen her alanda başvurulan olasılıksal ve istatistiksel metotları, kariyerinin henüz başındaki öğrencilerin anlayabileceği bir dille anlatırken, öğrencileri aynı zamanda da ispatlara ve matematiksel düşünmeye ısındırmaktır. Matematik ve istatistik bölümü öğrencileri dışında veri bilimi, bilgisayar bilimi gibi sahalara ilgi duyan okurlara da faydalı olması hedeflenmektedir. Kitapta olasılık teorisine dair, olasılık dağılımları, büyük sayılar kanunu ve merkezi limit teoremi gibi konular yer alırken, istatistik üzerine ise olabilirlik kestirimleri, güven aralıkları, hipotez testleri, regresyon konuları kitabın kapsamına dahil edilmiştir. Kitap boyunca farklı uygulama sahalarına dair referanslar, seçme konular üzerine okumalar ve 200’den fazla alıştırma yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4695e9ef-447c-4f9f-9564-f838f267abc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Nedir?</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü biliminsanı Paul Nurse bu kitapta yaşamı, biyolog olmayanların da anlayacağı şekilde tanımlamak gibi zor bir görevi üstleniyor. Biyolojinin temelindeki beş büyük fikri –hücre, gen, doğal seçilim, kimya ve enformasyon olarak yaşam– tane tane açıklayıp tüm canlıların ortak keşif yolculuğunun haritasını çiziyor. 
“Hücre bölünmesini denetleyen bazı genlerin kâşifi Sör Paul Nurse bu hayat dolu kitapta, biyolojinin derinliklerine dalıp ‘yaşam’ın olmazsa olmaz beş özelliğini gün ışığına çıkarıyor. Yazdıkları öylesine bilgilendirici, her bir bölüm öyle şaşırtıcı gerçeklerle dolu ki kitabı elimden bırakamadım.” 
SIDDHARTHA MUKHERJEE, GEN VE TÜM HASTALIKLARIN ŞAHI&apos;NIN YAZARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ee7b9ca-90b8-48b0-91ab-ab74b4ff3a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Tuhaf Matruşka Bebeklerim</image:title>
            <image:caption>Benim Tuhaf Matruşka Bebeklerim, tıpkı hayat gibi doğurup büyüten, güldürüp ağlatan; örseleyen, yaralayan, sağaltan bir roman. Özlem Ünaldı, hızına yetişemediğimiz dünyayı hızlı ve hınzır bir dille anlatıyor.  
 
“Matruşka tek anne figürünün içinde, iç içe yerleştirilmiş beş veya yedi bebekten oluşur.” Ok, “yedi” şahane rakamdır. Açıp açıp en küçük bebeğe ulaşırsın, çekirdeğe... Kendimi bir “bebek”, bir matruşka bebeği olarak düşünecek olursam, “Neden?” diye sormakta acele etmeyin, anlatacağım. Evet, ben şu anda önceki setten kalmış bir çekirdek, bir küçük bebek olsam da; patlamaya gelmiş, dopdolu, her türlü şeye gebe bir haldeyim. Matruşkanın ta kendisi, hasbehas bebeği ve annesiyim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff2e197e-531e-470f-bcaa-fe4efa4c80d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman</image:title>
            <image:caption>&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
 
“Örneğini bildiğimiz roman değil, hiçbir örneğe uymayan benim ROMAN’ım bile böyle bitmemeliydi. 
Bu satırları yazarken sonbahar, odamın karşısındaki ağaçların yapraklarını sarartıyor; ufak dallarını kırıyor. Rüzgâr, Marmara bulutlarını, sual işaretinin başı gibi, kıvıra kıvıra palamut leşi kokan Haliç’e doğru atıyor. 
Palamut ölüsünden, Balat’tan açık havaya, serine, yükseğe; sağanakla güreşe, fırtına ile yarışa, uçsuz bucaksız stepe, derin ormana, yaylanın donmuş gözyaşlarına benzeyen buz birikintilerine, bir kül ve ateş kaosu içinde yaradılış esrarlarını arayan Anadolu’ya çıkınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c50fb42-652b-4cd1-9abf-549ff1754b93.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Selami Abime!</image:title>
            <image:caption>Selami ilginç bir karakter, 42 yaşında, bir tekstil fabrikasında çalışıyor. Pantolonların ütüye gitmeden önce iplerini temizliyor. Ama bir görseniz Selami’de ki afrayı tafrayı sanki o olamasa fabrika kapanacak. Patronu Mahmut Bey, onu acıdığı için işe almış, sonraları da çok sevmişti. Selami’nin sonsuz kredisi vardı yanında. Selami’nin tek kötü huyu kendisine gülenleri ısırmasıydı. Selami’ye gülmemek ise neredeyse imkânsızdı. Yemyeşil bir ağız, ağzında hemen hemen her renk ip… Tabi birkaç kişiyi ısırınca herkes Selami’den korkar olmuştu. Onu gören ya kafasını çeviriyor ya da gülmemek için dudaklarını ısırarak, “Vay Selami abime! Selam abi.” diyorlardı. Selami de kendisinin sevilen sayılan biri olduğunu düşünüyordu. Ama kitapta da okuyacaksanız, bazen kayınpederinden, bazen belediye başkanından tekme tokat dayak yediği de olmuyor değildi.  
Kâh gece bekçisi, kâh ramazan davulcusu, kâh içişleri bakanlığı müfettişi olan Selami’yi çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80acae27-be4a-473d-be65-bcad95e60190.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türküdür Ömrüm</image:title>
            <image:caption>Bir türküdür ömrüm 
Güzel yüzünde 
Tatlı dilinde 
Narin elinde 
Bir türküdür ömrüm  
Bilmez hiç kimse 
En derinimde 
Aşk yeminimde 
Bir türküdür ömrüm  
Gönül bağında  
Aşk kapısında  
Senin sazında 
************* 
Tutun sazımın teline 
Mızrabını al eline 
O güzel sesin ile 
Türkü türkü sarıl bana 
*************** 
Vurup sazın tellerine 
Seni özledim dün gece 
Bakıp bakıp resmine de 
Hayallere daldım yine 
------------------------ 
Ela gözlüm dinle benim derdimi 
Kaşını Keman edip edip  üzersin beni  
Ben sana ne ettim neylersin beni 
Yüce dağlar gibi dağlama beni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ffdb97c-7a37-4b21-854e-8f4a60356c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimdeki Atlar</image:title>
            <image:caption>Yüreğimdeki Atlar 
Hasretin ısıtıyor zemherinin kışında 
İçimdeki alev durmadan harlanıyor 
Yüreğimdeki atlar henüz yolun başında Sana varmak için sabırsızlanıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c43a169-e813-4c84-ba8e-72634b542f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Gün Doğarken Işığı Yakalamak</image:title>
            <image:caption>Kimi çocuklar sağlıklı bir aile içinde dünyaya gözlerini açarken kimi çocuklar bu deneyimden yoksun, aile yoksunluğu ile hayatlarına başlar ve öyle sürdürürler. Bu yolculukta kurum bakımı aile yoksunluğu gereksinimine karşılık gelerek önemli bir yer tutar. “Aile ortamına tanık olmayan bir çocuk yetişkinliğinde nasıl bir aile ve ebeveynlik inşa eder? sorusu ile başlayan düşünme süreci bireylerin çocukluk deneyimlerini, yetişkinlikte nasıl anlamlandırdıklarını, baş etme kapasitelerini, duygularını, karar almalarını anlamayı ve keşfetmeyi gerektirir. Bu kitap kurum bakımı deneyimi olan bireylerin bağlanma kuramı çerçevesinde nasıl bir hayat yolculuğu sürdüğüne ışık tutmaktadır. Kurum bakımı yaşamları ve sonrasındaki hayatları onları yeni bir güne hazırlamaktadır. Yeni bir gün doğarken ise onların evlilik yaşamları ve aile ilişkileri bu kitapta gün ışığına kavuşmaktadır. Devlet korumasında yetişenlerin yaşam deneyimlerinden yola çıkılarak kaleme alınan bu kitap, kurum bakımı deneyiminden bir aile kurmaya doğru olan yolculuğu anlatmaktadır. Yeni bir günün doğarken yaşadığı sancılı süreci okurken sizler de yaşamınızdan izler bulmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc120aa4-13ff-4c55-8d47-e7473a8b7de7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Döneminde Ne Değişti?</image:title>
            <image:caption>Osmanlı modernleşmesi, Batı dışı toplumda başlatılmış bir koşudur. Bu koşuda ilk adımlar XVIII. yüzyılın başlarında atılmıştır. On dokuzuncu yüzyıl ise Osmanlı İmparatorluğu’nda sınırlı bir alanda başlatılmış olan modernleşmenin tüm toplumu içine alacak şekilde genişletildiği bir süreci ifade etmektedir. Bu yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu’nda siyasi, iktisadi ve askerî açıdan olduğu kadar toplumsal açıdan da ciddi kırılmaları beraberinde getirmiştir. Böylesi bir kırılımı başlatan ise yeni bir dönemin kapılarını açan ve bir döneme ismini veren Tanzimat-ı Hayriyye’nin (hayırlı düzenlemeler) ilanıdır. 1839 yılında Gülhane’de Mustafa Reşid Paşa tarafından okunan Hatt-ı Hümâyûn, hedeenen toplumsal düzen dikkate alındığında eskiden kopuşu nitelemektedir.Bu yönüyle Tanzimat Dönemi, Osmanlı İmparatorluğu’nda 
her alanda olduğu gibi toplumsal alanda geleneksellikten modernliğe geçiş sürecidir. Söz konusu sürecin analiz edildiği bu kitapta Tanzimat Dönemi eğitim ıslahatı ile Osmanlı toplumsal modernleşmesi arasındaki ilişki irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08aad485-e9b0-452e-a7ee-396e4ee13ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Yıllar</image:title>
            <image:caption>Ananı da al git. 
Kadın erkek eşitliği fıtrata ters. 
Dekolte giyen kadınlar tecavüzü göze almalı 
Sokağa çıkmak demokratik hak değildir. 
Babalar gibi satarız. 
Böyle sanatın içine tükürürüm. 
Karakteri bozuk şehit babaları da var. 
Ben ülkemi pazarlamakla mükellefim. 
İş kazaları medeniyet göstergesidir. 
Deve sidiği şifalıdır. 
Bu milletin orasına koyayım. 
Uygundur, ben size uydururum. 
*** 
Sen olsaydın bunlar olmayacak! 
*** 
ATAM seni nasıl özlüyoruz bir bilsen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5c79c01-faa7-43ff-a904-cc405ffb2959.jpg</image:loc>
            <image:title>Carpe Mortem</image:title>
            <image:caption>Muhteşem bir kurgu ve anlatımla yazılmış, Türk romanında alışık olmadığımız bir kurgu, her sayfada sizi içine çeken bir macera. 
 
Arkalarında bir iz dahi bırakmayan ve medyanın “Gece Avcıları” ismini taktığı seri katil bir çift… Bir öğleden sonra gerçekleşen ve geride kafası karışık, birbirinden farklı ifadeler veren otuzdan fazla şahidin olduğu bir banka soygunu… Ünlü bir kalp cerrahı ve bir anda tüm bu kaosun ortasına düşen iki detektif… 
 
Kalp cerrahı Steve Crocker’ın sevgilisi Violetta bir banka soygununda kaçırılmıştır ve soyguncuların kaçırdığı rehineden hiçbir iz yoktur. Detektif Starks, “Gece Avcıları” lakaplı psikopat çifti (En azından FBI’ın profilcileri onların bir çift olduğunu düşünmektedir) yakalamaya çalışırken, patronu tarafından soygunu araştırması için görevlendirilir. Ancak elinde hiçbir ipucu ya da takip edebileceği bir iz yoktur. 
 
Alakasız gibi görünen olayları birbirine bağlayan büyük sır nedir? Avın her an avcıya, avcının her an yeme dönüşebileceği, gerilimi gittikçe artan müthiş bir macera ve final…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bded5f8-931c-4a2c-922a-82a0df00d6aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Miravita</image:title>
            <image:caption>İdama mahkûm edilecek vatansever bir komutan, psikolojisi bozuk bir psikolog, kahraman bir onbaşı, bir hastane, hapishane ya da herkesin deliliğinin açığa çıktığı bir tımarhane… 
 
Melek Çelik tarafından kaleme alınan, sizi alıp içine çeken, bilgi, gözlem ve deneyim dolu bir eser… 
Okuduğunuz her sayfada, bir an önce sonuna ulaşmak için daha da merakla okuyacağınız bir psikolojik roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/940d95bf-9caa-4db4-826f-340bdb6d7736.jpg</image:loc>
            <image:title>21nci Yüzyıl&apos;ın İlk Çeyreğinde Uluslararası Başlıklar</image:title>
            <image:caption>21nci Yüzyıl&apos;ın İlk Çeyreğinde Uluslararası Başlıklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e647194b-092a-4fd1-aa0e-b586244d9583.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 ABD Ulusal Strateji Dokümanı</image:title>
            <image:caption>2022 ABD Ulusal Strateji Dokümanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48ba9e6e-de49-4af2-9feb-c485717e23a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Trablus (1289-1516)</image:title>
            <image:caption>Trablus (1289-1516)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f23ab593-7d79-41e4-b225-efa12f06a2c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet: Bir League of Legends Romanı</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en popüler oyunlarından biri olan League of Legends evreninde geçen ilk roman!
Geçmişi kana boğulmuş Camavor yaşamın zor olduğu bir ülkedir. Katliam, âdeta imparatorluk şövalyelerinin gölgesi gibi onları takip etmektedir.
Kalista bunu değiştirmek niyetindedir. Genç ve narsist amcası Viego tahta çıktığında, yeni kralın danışmanı ve generali olarak Kalista onu dizginlemeye ant içer. Ancak bir suikastçının zehirli hançeri Viego’nun eşi Isolde’yi hedef aldığında, Kalista’nın tüm planları suya düşer zira Isolde, şifası olmayan bir hastalığa yakalanmıştır.
Isolde’nin durumu kötüleştikçe, yas ve delilik Viego’yu pençesine alacak, Camavor’un geleceğini de tehdit etmeye başlayacaktır. Hem krallığı hem de Isolde’yi kurtarmak isteyen Kalista, çareyi kayıp Kutlu Adalar’ı aramak için bir yolculuğa çıkmakta bulacaktır.
Kalista, Viego’ya duyduğu sadakate bağlı mı kalacaktır, yoksa doğru olanı yapmak için her şeyi tehlikeye mi atacaktır? Ne de olsa, zifiri karanlıkta bile, tek bir iyilik dünyayı kurtarmaya yetecek bir ışık saçabilir.
“Afet, fantastik severleri mest edecek, aksiyon dolu bir hikâye anlatıyor.” –Anthony Ryan
“Afet, âdeta bir Yunan tragedyası. Anthony Reynolds aşk, kayıp, savaş ve ölüm dolu, dur durak bilmeyen bir öykü kaleme almış.” –Evan Winter
“Hem League of Legends’a aşina olanlara hem de bu dünyaya yeni adım atacaklara önerimdir.” –James Islington</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e2c3504-8a05-4308-bb90-4413b5d8a053.jpg</image:loc>
            <image:title>Raşomon</image:title>
            <image:caption>“Ben bir adamı öldürürken belimdeki kılıcı kullanırım ama sizler kılıç kullanmazsınız. Sizler nüfuzunuzla öldürürsünüz, paranızla öldürürsünüz, süslü püslü sözlerinizle bile öldürürsünüz belki. Tabii ki kan dökülmez, karşınızdaki adam capcanlı yaşar ancak buna rağmen onu basbayağı öldürmüşsünüzdür. Hangimizinki daha büyük bir günah bilemiyorum – sizinki mi, benimki mi?”
Japon öykücülüğünün en büyük ismi kabul edilen ve 1935’ten beri adına Japonya’nın en önemli edebiyat ödüllerinden biri verilen Ryunosuke Akutagava intiharla son bulan otuz beş senelik hayatından geriye son derece özgün, yer yer alaycı ve çoğunlukla karanlık öyküler bıraktı.
Bu derlemede Akira Kurosava’nın Raşomon filmine esin veren “Raşomon” ve “Çalılıkların Arasında” öyküleriyle birlikte cehennemin resmini yapmaya çalışan sapkın bir ressamın, Japonya’ya yolculuk eden şeytanın, varlığı müphem gizemli bir tablonun, büyük burnundan kurtulmaya çalışan bir keşişin, gölde yaşadığı düşünülen bir ejderhanın ilginç öyküleri ve yazarın hayatından izler taşıyan iki otobiyografik öykü yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c908ea4a-97c8-4027-a6db-f0468233ddb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Kuşu &amp; Bir Yarasa Bir Kıza Aşık Oldu</image:title>
            <image:caption>“Bir gün hepimizi ileride bekleyen ölüm, o kadar güzel olarak kanatlarını açmıştı ki, uyandıracak olsaydım, bu kanatların birdenbire havalanarak başka bir tarafa gideceklerini zannediyordum.”
Türk korku edebiyatının değeri geç anlaşılmış kalemi Kenan Hulusi Koray’dan, birlikte okunması oldukça manidar iki tekinsiz öykü: “Gece Kuşu” ve “Bir Yarasa Bir Kıza Âşık Oldu.”
Ülkemizde korku kültürünün önemli başvuru kaynaklarından Gerisi Hikâye podcast programını hazırlayıp sunan yazarlar Demokan Atasoy, Işın Beril Tetik ve Galip Dursun’un sonsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da953637-de35-4f1a-abf8-6d016cafbac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimle Karşılaşmalar</image:title>
            <image:caption>Çocuklarıyla ilişkileri hasarlı babaların, “iyi” bir anne olmak için didinirken annesine dönüşmekten korkanların, hiç beklenmedik bir anda öğrencisinin hayatını değiştiren öğretmenlerin, aşkı çok geç bulanların, bir türlü bulamayanların, aldatılanların, aldatanların, “öteki”lerin, “makbul olmayan”ların, hiçbir yere ait hissedemeyenlerin, şiddete maruz bırakılanların, hayatta kalanların, geride kalanların, umudunu kaybedenlerin, neşesi çalınanların, yetinemeyenlerin ve mutluluğu arayanların hikâyelerinden yola çıkan Psikiyatr Arzu Erkan, okurlarına geniş ve içten bir yaşam kılavuzu sunuyor. 
Empati, haset, öfke, keder, umut, aşk, cinsellik ve bize dair birçok duygunun temeline yolculuk edeceğiniz bu kitapta sizi pek çok karşılaşma bekliyor. Zor ama belki de artık zamanı gelmiş bir karşılaşma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9225b1-4990-468a-b9db-dde6205aa245.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüleri Uyandırmayın</image:title>
            <image:caption>“Ölüleri uyandırmayın!
Ölüler yeryüzünün gününe getirir karanlığı;
Bir kez mezara girene
Değmez bir daha yeryüzünün ışığı.”
Alman oyun yazarı Ernst Raupach’ın 1823’te yayımlanan ve uzun yıllar boyu Ludwig Tieck’e ait sanılan, yayımlandığı gibi İngilizceye çevrilmesi nedeniyle dünya edebiyatına da benzerlerinden daha erken nüfuz eden, başta Poe olmak üzere birçok korku yazarını etkileyen öyküsü Ölüleri Uyandırmayın, vampir edebiyatında bir dönüm noktası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fee8ee7f-0099-492f-9f2a-a132a1f60499.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerisi Hikaye’den Vampir Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Ejderin evlatları, evime, evinize hoş geldiniz!”
2000’li yılların başlangıcından itibaren Türk korku edebiyatında görülen yükselişe damga vuran, Gerisi Hikâye podcast programından da tanıdığımız yazarlar Demokan Atasoy, Işın Beril Tetik ve Galip Dursun’un kaleme aldığı öykülerde sıradan hayatını yaşamaya çalışan (ya da öyle görünen) insanlar ile kanlı canlı vampirler bir araya geliyor. Demokan Atasoy “Gök Girsin Kızıl Çıksın”da bizi Kadıköy’e, Teoman Şef’in hikâyesine davet ederken, Işın Beril Tetik “Çakma Diş”te gerçek bir vampir olduğunu iddia eden ünlü Youtuber Rodan Kula’yla tanıştırıyor. “Güneş’in Talipleri” öyküsünde ise Galip Dursun, Güneş ile Hakan Sever’in kanlı aşk oyununun perde arkasındaki tekinsizliği gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6c75b49-f6ec-435a-b863-9c8a98ce48d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampir &amp; Ölümcül Tesir</image:title>
            <image:caption>“Hayaletlere inanmadığını söyledin; peki sonra inanmaya mecbur kalırsan?”
İtalyan edebiyatında on dokuzuncu yüzyılın sonlarında yükselişe geçen “verismo” (gerçekçilik) akımının öncülerinden biri olarak kabul edilen Luigi Capuana’nın 1907’de yayımlanan öyküleri “Vampir” ve “Ölümcül Tesir”, yazarın insan zihninin karanlık yanlarına duyduğu ilgiyi öne çıkarırken, doğal olan ile doğaüstü olan arasındaki çatışmaya odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/006f99a3-95b7-41ed-8e45-7cc186f4b7ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Sahibi</image:title>
            <image:caption>“Ulaklara buyruk verilsin, bir cadı üstadı kiralanıp Mesopotam’a gönderilsin.”
Yedikuleli Mansur, Istrancalı Abdülharis Paşa ve Karanlığın Şahidesi gibi romanlarıyla tanıdığımız Mehmet Berk Yaltırık, Kan Sahibi’yle okurlarını ürkütmeye devam ediyor. Tepedelenli Ali Paşa’nın hükmettiği topraklarda, Arnavut töresinin, “Lek Dukagin Kanunu”nun, “besa”nın çizdiği karanlık bir serüven. “Besa”da yeri olan kan sahibi, kan davası ve sözlü yasalar kadar eski inanışların birbirine çattığı bir tuhaf karşılaşma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffd1699c-df86-4dc1-a84c-62631fd77587.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalkantı ve Dalga</image:title>
            <image:caption>Çalkantı ve Dalga’da birbirini takip eden düşüncelerde boyutları derin, devinimleri zinde ve atak, perspektifi geniş bir düşünce dünyası ortaya çıkıyor. Ebubekir Eroğlu, şiirdeki ustalığını bu kez düşünce yazılarında da yansıtıyor. Ele alınan konu her ne olursa olsun uzun bir süre tembelliğe itilmiş toplumun tepki ve reflekslerini ustalıkla sorguluyor. Tarihsel olarak daimi bir sürüklenmenin ve savrulmanın olduğu bir iklimde Eroğlu, alışılmış kalıpların ötesine geçiyor. Örnek ve kıyaslamaları, dil zenginliği, duygu ve mantık kabiliyetiyle ideal dengeyi yakalıyor. Tıpkı usta deneme yazarlarında görüleceği üzere (Valéry, Unamuno veya Camus) yüzyıllar içinde ve kalabalıklar arasında benliğin biricik sesi duyulabiliyor. 
 
“Bu kitap, hayatı yorumlamaya imkân veren bazı bilgilere, ama aslında doğrudan müşahedenin imgelemimiz üzerinde bıraktığı izlenimlerin sonucunda, “Dalga” ve “Çalkantı” olarak nitelenmesi uygun, tarihî ve toplumsal iki süreçte serbestçe zihinsel gezinti ve yoklamaların verimi olarak ortaya çıktı. 
 
Bu süreçlerden birine “Dalga” diyoruz. Uzak geçmişi tarih öncesine ve keşfedilmiş bilgilere bağlanan bu süreç, her insanın birey (şahıs) olarak yapılanmasıyla birlikte gerçeklik kazanıyor ve bireyin ölçüsüne göre bilgi dünyamızda yeni baştan biçimleniyor. Dalga, tarihsel dönemlerin ve insanlık içinde uzun sürmüş hareketlerin buradaki adıdır. Büyük insanlık dalgasının simgesel izdüşümüdür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6fa5842-0504-4333-a2f0-787089bd0464.jpg</image:loc>
            <image:title>Vourdalak Ailesi</image:title>
            <image:caption>“Kendi evimde yabancı mı oldum?”
Rus şair, romancı ve oyun yazarı Aleksey Konstantinoviç Tolstoy’un 1839’da Fransızca kaleme aldığı; en yakınlarının ve aile üyelerinin kanını emmek için ölümden geri dönen lanetli varlıkları konu ettiği gotik öyküsü Vourdalak Ailesi, vampir edebiyatının unutulmaz eserlerinden olduğu gibi, Mario Bava’nın klasik yapıtı Black Sabbath filminin de başlıca kaynaklarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/738ad5e5-fdd1-4687-ba0f-364a4687b165.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah</image:title>
            <image:caption>ZAMANSIZ ESERLER - 19 
“İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar. Yine de bir adım attıkça mezara giderek yaklaşır. Nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır. Yine her nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f925713-2d54-4578-b4bd-b5b31ffc3b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampirin İtirafı</image:title>
            <image:caption>“Ölümsüzlük, sahildeki kum tanelerini saymak kadar sonsuz bir şey gibi görünüyor, değil mi? Oysa ben o kumları saymaya başlamaktan bile çekinmiyorum. Hatta bir dönem buna vakit harcadığım olmuştu.”
Çürük Ayvalar’da insanın ruhundaki çürümenin resmedildiği tekinsiz öykülere imza atan ve aynı zamanda korku sineması alanında bilimsel çalışmalar yapan Uğur Kılınç’ın Vampirin İtirafı adlı öyküsü, kitap içinde bir kitap biçiminde, insan içinde bir vampir hakkında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd978d7e-fb34-46f6-a157-8d01f78a4e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey ile Rakım Efendi</image:title>
            <image:caption>ZAMANSIZ ESERLER-18 
“İnsanlığın yapısı gereği, insan kendi mutluluğundan yalnız kendisinin haberdar olmasına kanaat etmez. Herkes duysun ister. Hatta bir adam kendi kendine mesut değilse dahi, halkı 
kendi saadet haline inandırmak için hilekârlığa ve yalancılığa bile başvurur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f88ebd3-133a-4f74-a6ad-f6b90dc1f7ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhterem Leydi Ducayne</image:title>
            <image:caption>“Bana güneşin altında, toprağın üstünde, birkaç yıl daha verin.”
Yaklaşık seksen romana imza atan, Viktorya döneminin en üretken yazarlarından biri olan ve olarak doğaüstü öyküler de kaleme alan İngiliz yazar Mary Elizabeth Braddon’ın Dracula’dan bir yıl önce, 1896’da yayımlanan öyküsü Muhterem Leydi Ducayne, vampir mitinin popülerleşmesine katkıda bulunan en önemli eserlerden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/156dca80-e02e-4211-a5c9-0dc976c63f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Sevgili</image:title>
            <image:caption>“Üzerime örttükleri mezar taşını kaldırabilmek için ne de çok çabalamam gerekti! Bak! Zavallı ellerim yara bere içinde kaldı. İyileşsinler diye öp onları, aşkım!”
Fransız edebiyatının önde gelen simalarından, Baudelaire’in başyapıtı Kötülük Çiçekleri’ni ithaf ettiği, doğaüstüne inanmasa da başka dünyalara, gizemli vakalara ve hayal gücüne düşkün biri olan Gautier’nin 1836’da yayımlanan klasik vampir öyküsü Ölü Sevgili, yaşam ile ölüm arasında gidip gelen bir aşkın, kâbuslardan arzulara uzayan bir yolculuğun hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e91ee682-3c1c-4f55-a64b-ae0f6028fcef.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Çaresizliği</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın sahiden bir anlamı var mı yoksa –dostlar arasındaki avutucu söz ve küçük yaşam bilgeliklerini saymazsak– tamamen anlamdan mahrum bir sürecin içinde miyiz? Çaresizliğimizin ne kadar farkındayız? Ölüm denilen kaçınılmaz son bizim için kötü bir şey midir? Ölümsüzlük hayalleri insanlık adına bir ilerleme sayılabilir mi? Her türlü içinden çıkılmaz durum göz önüne getirildiğinde, ölümleri intiharla hızlandırmak daha mı iyi olur? İnsanın dünyaya gelişindeki temel çaresizlik durumunu gizleyen felsefe gelenekleri ve hattâ “açıklık ve netlik” konusunda övünen kimi analitik filozoflar hayatın anlamına dair bu temel sorular karşısında suskun kaldılar. Ağır sorular önlerine geldiğinde ya kaçamak yollara başvurdular ya da popüler ve kişisel gelişim yazarları gibi rahatlatıcı, iyimser cevaplar üretme eğiliminde oldular. 
 
İnsanın Çaresizliği, okuyucularını daha açık ve net bir şekilde düşünmeye davet ediyor. David Benatar hayatlarımızın bir anlamı olsa da ne kadar önemsiz varlıklar olduğumuzu hatırlatıyor. Karamsarlık olarak adlandırılan süreç esasında gerçeğin bütününü görebilmektir. Benatar yaşamın geçiciliğini, mutlu görünen yaşamların kalitesinin fazlasıyla düşük olduğunu, insanın büyük acı ve hastalıkları karşısında evrenin kayıtsız tutumunu çözümlerken diğer taraftan aşama aşama ilerleyen kendi mantıksal ve özgün perspektifini okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e2cc39-15ca-4069-aba4-745612b3c756.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat</image:title>
            <image:caption>ZAMANSIZ ESERLER - 20 
 
“Yaşlı insanlar geride bıraktıkları gençliklerinin mutlu günleri akıllarına geldiği zaman böyle buruklaşırlar. O güzel günlerin bir daha yaşanamayacağını ve geriye dönüşün mümkün olmadığını düşünmek, yaşanmış acıları hatırlamaktan daha fazla üzüntü verir onlara…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e1be9fd-c940-48a0-ba02-81bbae7cb3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vampirin Gerçek Öyküsü &amp; Öteki Taraf</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar vampirlere çoğunlukla inanmıyorlar!”
W. B. Yeats’in “bilgin, usta, ayyaş, şair ve sapkın” diyerek tanımladığı, abartılı kıyafetleri, egzotik ev hayvanlarından müteşekkil maiyeti ve ürkütücü cazibesiyle Kont Eric Stenbock dekadan sanatçıların önde gelen sembollerinden biriydi. Karizmatik ve manipülatör bir vampiri anlattığı “Bir Vampirin Gerçek Öyküsü” ile kurtadamlar ve korkunç ayinlerle dolu “Öteki Taraf” yazarın en önemli öykülerinden ikisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bdc692d-3eca-45c9-b2f2-91feb02d03f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Warcross: Bir Sanal Gerçeklik Oyunu</image:title>
            <image:caption>Kime güveneceğinize karar vermek
oynayacağınız en büyük kumar olacak
On yıl önce bütün dünyayı saran sanal gerçeklik oyunu Warcross, artık bazıları için gerçeklikten kaçmanın bir yolu, bazıları içinse verimli bir kâr kaynağına dönüşmüştü. İki yakasını bir araya getirmek için çabalayıp duran Emika Chen bir ödül avcısı olarak çalışıyor, yasadışı bahis oynayan Warcross oyuncularının peşine düşüyordu. Ancak ödül avcılığı kolay bir iş değildi, rekabet fazlaydı ve ayakta kalmak giderek zorlaşıyordu. Maddi olarak iyice köşeye sıkışan Emika bir risk alarak Warcross Şampiyonası’nın Açılış Töreni’ni hacklediğinde hayatının değişeceğinden habersizdi. Bir glitch ile oyuna sızarak istemeden de olsa kendisini oyunun ortasında bulmuş ve bir gecede herkesin konuştuğu kişi hâline gelmişti.
Tutuklanacağına emin olan Emika, oyunun yaratıcısı Hideo Tanaka’dan bir telefon aldığında, üstüne üstlük genç milyarder ona reddedilmesi imkânsız bir teklif sunduğunda şaşkına dönecekti. Bir güvenlik sorununu ortaya çıkarabilmek için Hideo’nun bu seneki şampiyonada bir ajana ihtiyacı vardı ve bu iş için Emika’yı istiyordu. Hiç vakit kaybetmeden Tokyo’ya götürülen Emika, kendisini her zaman hayalini kurduğu geleceğin ortasında bulmuştu. Fakat kısa süre içinde Warcross evreninin düşündüğünden çok daha tehlikeli olduğunu anlayacaktı…
“Canlı, aksiyon dolu bir adrenalin bombası. Lu karakterlerini kalp ve kararlılıkla yoğurarak, akıllıca tasarlanmış bir sınırsız olasılıklar dünyasına salıyor.” —Leigh Bardugo
“Planlarınızı iptal edin çünkü Warcross’u bitirene kadar elinizden düşüremeyeceksiniz. Bağımlılık yapıyor, hızla ilerliyor ve sizi tamamen içine çekiyor.” —Amie Kaufman
“Marie Lu’nun Warcross’u şimdiye dek okuduğum kitaplara hiç benzemiyor. Akıllıca yazılmış bu rengârenk hikâyeden aksiyon fışkırıyor ve hiç düşmeyen bir temposu var. Kitabı uçar gibi okudum, kesinlikle muhteşem.” —Sabaa Tahir, New York Times çoksatan yazarı
“Ayrılmak istemediğim, insanı içine çeken bir dünya. Warcross saf bir deha ürünü. İkincisi için hazırım!” —Kami Garcia, New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a25c6a-2bc6-44a3-a835-418112655127.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Zarif Elbiseleri</image:title>
            <image:caption>Uzak diyarlardan birinde, insanların kibarca, hoşgörüyle, neşeyle yaşadığı Nazikistan Ülkesi’nde, halk amansız bir hastalığa tutulmuş. Bu hastalığın etkilerini azaltmanın tek yolu ne yazık ki kaba saba davranmak ve kötü sözler söylemekmiş. Türlü türlü hekimler bir şifa bulamayınca, ülkenin nazlı prensesi Nazenin’in sadık hizmetkârı Sadakat, korkunç salgına çare aramak için yollara düşmüş. Ve sonunda, yolu olmazların olduğu Mucizeler Ülkesi’nin mucizevi terzisi Gönülden’le kesişmiş.
Gönülden’in zarafetle, sevgiyle, ince bir zevkle yarattığı tüm elbiseler mutluluk verirmiş kendi halkına. Onun sihirli dokunuşuyla yapılan kıyafetler Nazikistan’ın başındaki kara bulutları da dağıtabilir miymiş acaba?
Annemin Zarif Elbiseleri, çocuk ya da yetişkin fark etmeksizin tüm okurların ve dinleyenlerin gönlüne nazikçe dokunacak büyülü bir masal...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94136c43-5969-4bbb-85c1-4e718bb56154.jpg</image:loc>
            <image:title>Wildcard: Joker Oyuncunun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Her şey mümkün. Bu sefer hayatları pahasına bir oyun başlıyor.
Emika Chen, zor da olsa Warcross Şampiyonası’ndan sağ çıkmayı başarmıştı. Hideo’nun yeni NöroLink algoritmasının ardındaki gerçeği öğrendiğinden beri, bir zamanlar hayranlık duyduğu, aynı tarafta olduklarını sandığı kişiye güvenemiyordu.
Emika ve Anka Süvarileri, Hideo’yu durdurmak için bir araya gelecekti. Fakat bilmedikleri bir şey vardı: Tokyo’nun neon ışıklı sokaklarını tehdit eden yeni bir tehlike ufuktaydı. Birileri Emika’nın başına ödül koymuştu ve genç kızın hayatta kalmak için tek şansı Sıfır’a ve acımasız Karazırhlar’a sığınmaktı. Ancak çok geçmeden Sıfır’ın aslında göründüğü gibi biri olmadığını fark edecek ve koruması altına girmenin bir bedeli olacağını öğrenecekti.
Özgür iradenin geleceği tehdit altındayken kendini bir ihanet ağının tam ortasında bulan Emika, sevdiği adamı durdurmak için ne kadar ileri gidebilirdi?
“Lu’nun geleceğe dair çizdiği dünyanın insanı içine çeken teknolojisi fazlasıyla gerçekçi. İnanılmaz hareketli fakat aynı zamanda duygusallıkla yoğrulmuş bir hikâye.” —Publishers Weekly, starred review
“Kurgu fevkalade. İlk kitapta olanlara bağlanan bir sürü ufak detay var. Zorlama gelmeyen sürprizler ve karakterlerin gelişiminden gelen bir gücü var hikâyenin. Akıcı, yoğun ve muhteşem bir kitap.” —Kirkus Review, starred review
“İnanılmaz ihanetlerle dolu, akıcı bir hikâye. Seri okumayı sevenler bu kitaba bayılacak.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7bd6391-4539-4d08-95af-536d94b50708.jpg</image:loc>
            <image:title>Hata! - Neden Hata Yapmak En Büyük Yeteneğimiz?</image:title>
            <image:caption>Neden doğru olmak bu kadar haz verirken, hata yapmak bizi çileden çıkarır?
Hata yapmak insana özgüdür, yine de neredeyse her şey konusunda haklı olduğumuzu üstü kapalı bir şekilde varsayma (ya da alenen bunda ısrarcı olma) eğilimindeyizdir.
Pulitzer ödüllü Kathryn Schulz, hata yapmanın insan doğasının en temel özelliklerden biri olduğunu ve bu şekilde takdir görmesi gerektiğini iddia ediyor. Darwin’den, Freud’dan ve Sokrates’ten ABD Merkez Bankası’nın eski başkanı Alan Greenspan’e kadar çeşitli örneklerle hata yapmanın tarihi ve psikolojisine değinen ve “hatabilim” adını verdiği alanı gözler önüne seren yazar, hem korkunç boyutlardaki hem de gündelik çuvallamalarınız ve başarısızlıklarınızı algılama biçiminizi, ilişkilerinizi sonsuza dek değiştirecek.
“Yaptığımız hatalara dair öngörülü ve keyifli bir tartışma. Schulz kurnaz ve iyi bir gözlemci, bilmemiz gereken ama bilmediğimiz şeylere dikkat çekmekte usta.”
—Daniel Gilbert, Mutluluk Beyinde Başlar’ın yazarı
“Zekice, keyifli ve sürprizlerle dolu… Tamamen haklı olmayabileceğimiz fikrini kabul etmeye istekli olsaydık, karşılaştığımız çok az sorunu ele alınamayacak şeyler olarak görebilirdik.”
—Bill McKibben, Doğanın Sonu’nun yazarı
“Entelektüalizm hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı! Schulz’un, kusurları ve hataları potansiyel olarak faydalı kabul etme çağrısı, kesinlikle dikkat çekici.”
—Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/497ab012-0e7d-40cc-b81b-9bddb9c71a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Disiplinlerde Kadın Gözüyle Kadın Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>·         TÜRKİYE’DE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE SOSYAL HİZMETLER 
·         TOPLUMSAL CİNSİYET BAĞLAMINDA KADIN SAĞLIĞI 
·         FEMİNİST TERAPİ VE SOSYAL PSİKOLOJİK BİR DEĞERLENDİRME 
·         ANADOLU DUVAR RESMİ ARAŞTIRMALARINDA ÖNCÜ KADINLAR: RÜÇHAN ARIK VE GÜNSEL RENDA’NIN ÇALIŞMALARI 
·         TOPLUMSAL HAREKETLER BAĞLAMINDA KADIN HAREKETLERİNİN DEĞİŞEN GÖRÜNÜMÜ: DİJİTAL FEMİNİZM 
·         POLONYA’DA TATAR KÖKENLİ MÜSLÜMANLARIN ÇAĞDAŞ DİNÎ KİMLİĞİNİ TEMSİL EDEN KADINLAR 
·         JEANETTE WİNTERSON’IN VİŞNENİN CİNSİYETİ ADLI ESERİNE JİNO-ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a46787d-69e9-4a90-b22c-acd4b9ae6125.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgüt Kuramları Perspektifinden Örgüt Stratejileri</image:title>
            <image:caption>1. Kaçış Temelli Uluslararasılaşma: Kavramsal Bir İnceleme 
 
2. Sosyal Sermaye Kuramı Bağlamında Örgütlerin Uluslararasılaşması 
 
3. İhracat Pazarlama Karması Stratejilerinin Koşul Bağımlılık Kuramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi 
 
4. Kobi’lerde İhracat: Kurumsal Kuram ve Kaynak Bağımlılığı Kuramı Perspektifleri 
 
5. Kaynak Bağımlılığı Kuramı Bağlamında Havacılık Sektöründe Stratejik İttifaklar 
 
6. Örgüt Ekolojisi Kuramının Stratejiye Bakış Açısı 
 
7. Çeşitlendirme Stratejilerinin İşlem Maliyeti Kuramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi 
 
8. Örgüt Kuramları ve Uluslararasılaşma Kuramları Perspektifinden Yabancı Pazarlara Giriş Stratejileri 
9. Stratejik Yönetim Eleştirel Olmalı mı ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4569a961-347d-410e-9785-36e52b3e7b70.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sayılar Kitabım (4-6 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Montessori Kazanımlar Dünyası kitaplarındaki etkinlik ve oyunlar Montessori Metodu&apos;nun ilkelerinden yola çıkmış ve küçük çocukların bilişsel becerilerini artırmak için özel olarak tasarlanmıştır. Çocuklar, ilgi çekici etkinlikler sayesinde şekilleri, sayıları ve renkleri tanıyacaklar ve dünyayı keşfetmek için ilk bağımsız adımlarını atabilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674fefc5-d945-4c67-bf15-7d14f5bcab00.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Ergen Psikanalizi: Kuramcılar ve Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Çocuk psikanalizinin Freud’un ünlü Küçük Hans vakasını analiziyle başladığı kabul edilir, o günden bu yana birçok analist çocuk ve ergen analizinde uzmanlaşmış, yöntemler ve kuramlar geliştirmiş, bu uygulamaların kurumsallaşması için çaba göstermiştir. Katkıları zamanla çocuk ve ergen uygulamalarını aşarak tüm psikanaliz kuramınca benimsenmiştir. Elinizdeki kitap, bu konuda Türkiye’de hazırlanmış ilk başvuru kitabı olmanın yanı sıra izlediği kronolojik sırayla bir tarihçe gibi de okunuyor. Bu özellikleriyle psikanaliz alanına benzersiz bir katkı ve destek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92ff8a13-ac62-42e8-bef5-38a6d66455ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Defterleri 9- Çocuk ve Ergen Çalışmaları / Çocuk, Ergen ve Bedeni</image:title>
            <image:caption>Elsa Schmid-Kitsikis 
Beden ve Ruhsallık: Kuramsallaştırma 
 
M. Eglé Laufer 
İçsel Nesne Olarak Beden 
 
Talat Parman 
Çocukluktan Ergenliğe Mastürbasyon 
 
Neslihan Zabcı 
Bedensel Ruhsal Gelişimde Kapsanma Eksikliği Olarak Hiperaktivite 
 
Pınar Arslantürk - Ece Naz Ermiş 
“Fakat yara hiç iyileşmediğinden akmaya devam ediyor…” 
 
Türkü Şahin 
Ergen, Beden ve Giysinin Sınırları Arasında: İğrence Dair Bir Deneme 
 
Sezai Halifeoğlu 
Spor Yapan Hayvan 
 
Alper Şahin 
Ergenin Bedeni, Hastalıkları: Psikanalitik Psikosomatik Bir Bakış 
 
Diran Donabédian 
Ergenlik Dönemi Psikosomatiğinde Duygulanımın Yeri 
 
J.-C. Elbez 
Ergenlik ve Kanser 
 
Myriam Boubli - Jean-Claude Elbez 
Ergenlikte Hipokondri Bozukluğu: Bir İçselleştirme Çalışması mı? 
 
Myriam Boubli 
Bebekleri Hastaneye Kaldırılan Annebabalarda Özdeşleşim Biçimleri ve Savunma Yöntemleri 
 
Irène Nigolian 
Ergenlik ve Psikosomatik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/464ad462-6bef-42c4-b7bc-5b3c7634bf63.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Balık Buluşması</image:title>
            <image:caption>Hayat suda başladı ya 
Şöyle yapılmalı bence: 
Alfabenin ilk iki harfi 
Yer değiştirmeli önce 
B’den sonra gelmeli A, 
L yetişmeli ardından, 
I ve K izlemeli onu. 
 
Gerisini dert etme hiç, 
ne de olsa herkes bilir, 
ortaya çıkan sözcüğün 
ne doğurgan olduğunu. 
 
Nazmi Ağıl’ın yazdığı, Dilek Yördem’in resimlediği Büyük Balık Buluşması’nda kılıçbalığından hamsiye, balonbalığından vatoza pek çok balıkla ilgili şiir-bilmece yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d62be5c7-7455-4570-8f41-003f714cc2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Beyaz Diş RUSÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/101aa203-734e-4a4f-9740-e89c0832a4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Robinson Crusoe RUSÇA
.Я сделал все, как он велел, и на другой день с утра ждал его на баркасе, чисто вымытом и совершенно готовом к приему гостей, с поднятыми вымпелами и флагом. Однако хозяин пришел один и сказал, что его гости отложили поездку из-за какого-то непредвиденного дела. Затем он приказал нам троим – мне, мальчику и мавру – идти, как всегда, на взморье за рыбой, так как его друзья будут у него ужинать, и потому, как только мы наловим рыбы, я должен принести ее к нему домой. Я повиновался. Вот тут-то у меня блеснула опять моя давнишняя мысль о побеге...»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb3057dd-5cde-43c3-892e-da3947da348c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Yüzbaşının Kızı RUSÇA
В романе «Капитанская дочка» А.С.Пушкин нарисовал яркую картину стихийного крестьянского восстания под предводительством Емельяна Пугачева.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ba0d0b-512b-4205-bb45-9c4c080842a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oblomov RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Oblomov RUSÇA
«Обломов» Гончарова. «Золотая классика» русской литературы. Оригинальная, неоднозначная книга, которую считают и эталоном критического реализма, и романом откровенно сатирическим… Но все критики единодушны в том, что «Обломов» – гениальнейшее и блистательнейшее явление отечественной прозы, явление, не утратившее своего значения и в наши дни!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ea4777-3187-472f-bb1b-7ef49c9f48ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkularım Dost Mu Düşman Mı?</image:title>
            <image:caption>SÜPER GÜÇLÜ olmak ve asla korkmamak isteriz! Oysaki bazı korkular çok faydalıdır ve bizi korurlar. Bazıları da hiçbir işe yaramaz, sırf canımızı sıkarlar. 
 – Sudan korkuyorum! 
 – Başkalarının beni sevmemesinden korkuyorum. 
 – Annemle babam tartıştıklarında korkuyorum. 
 – Öğretmenimden korkuyorum. 
Bu çok normal, herkesin korkuları vardır. Ama daha az korkmak için alıştırmalar yapabiliriz! Bunun için korunmaya değil, kendini güçlü, sağlam ve becerikli hissetmeye ihtiyacın var. Bu kitabı aç, nasıl yapacağını hemen anlayacaksın! 
 
Fransa&apos;da pozitif ebeveynlik yönteminde öncü psikoterapist Isabelle Filliozat ile başarılı illüstratör Fred Benaglia tarafından kaleme alınan, Türkiye dahil yayımlandığı tüm ülkelerde büyük beğeni toplayan Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum serisinin dördüncü kitabı Korkularım, çok sayıda etkinliği ve sonundaki ebeveyn kitapçığıyla çocuklara –ve bizlere– korkunun kimi durumlarda son derece normal ve hatta faydalı bir duygu olduğunu, hiçbir faydası olmayıp sadece canımızı sıkmaya yarayan korkuları ise azaltmak için izlenebilecek yollar olduğunu eğlenceli oyunlar ve egzersizler yoluyla gösterecek şekilde tasarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/027b2354-d39c-4787-bc6c-89e6df14f45c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözbebeğime Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Gözbebeğime Mektuplar bütün insanlığa seslenen bir hayat, bir bilgelik, bir felsefe el kitabıdır. Herkes bu mektuplarda fikir geliştirecek, derin düşünecek ve öğrenecek alanlar bulacaktır. 
Alain Ayache’ın bu mektuplarında, 2 yaşındaki kızı Prunelle (Gözbebeği) için yazdığı özdeyişler ve düşünceler yer almaktadır. Her baba gibi, Ayache da kendi kendine çocuğunun geleceğini sorgulamış, ona hayatta ışık tutacak, rehberlik edecek tavsiye ve açıklamaları aktarmıştır. 
Nitelikler, kusurlar ve erdemler, kendisinin kullandığı davranış kalıbını ortaya koyan bu dikkatli babanın süzgecinden geçmiştir. Kısa, küçük metinler halinde, hayattan ve kendi tecrübelerinden edindiği gözlemler yolu ile Gözbebeğinde uyuyan ve belki bir gün bu satırları okuyacak geleceğin kadınına seslenmektedir. 
Alain Ayache’ın yazdığı ve Mehmet Dülger tarafından Fransızca aslından dilimize çevrilen Gözbebeğime Mektuplar, hem genç yetişkinler hem de ebeveynler için yol gösterici bir kitap olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d14cf79-291b-4052-9b41-929ec47379a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşe Yürümek</image:title>
            <image:caption>Ve daha bu yola adım atar atmaz anlamışlardı ki önlerinde ateşten fırtınalı bir yolculuk vardı. 
Bunu göğüslemek için yüreklerini büyütüp bilemeliydiler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa3872d-1fd7-4634-b072-92f926016f79.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarlar da Konuşur</image:title>
            <image:caption>Sevdan basar 
Tılsımına yenilir gözlerim 
Bakmaların en güzel görmeleri 
Görmeleriyle bakan taneleri kurur 
Yastığım ıslanır 
Örtülmez yorganım 
Vebası beslenen bir resmin 
Alır bir başına üfler kulağımda asılı ağıtlara 
Seni sen yapan 
Bendeki özleme benzer çaresiz 
Bir an gelip uçuracak gibi 
Bir an durup donduracak gibi 
Oysa uzak bir dağ gölü misali 
Mavisiyle yalnız yeşiline hasret 
Kuralsız bir savaş 
Ve yenilginin yenilenmediği bir meydan 
Zira esrarına uzanamamak dayanılmaz 
Üşür her kıpırdayan fikrim 
Efendisiz sevmelerin 
Irgat bekleyişleri gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b254fcd0-afca-4a8c-8705-b192d305a2e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Genişletilmiş Zihin</image:title>
            <image:caption>Aklını kullan! Bir sorunla karşılaştığımızda kendimize bunu söyleriz. Peki, ne kadar uyguluyoruz? Yazar Annie Murphy Paul, yapılması gerekenin beynin dışında düşünmek olduğunu söylüyor. Hislerimiz, hareketlerimiz, içinde bulunduğumuz fiziksel alanlar ve etrafımızdakilerin zihinleri gibi birçok “ekstra-nöral” kaynak; daha dikkatli odaklanmamızı, daha derinden kavramamızı ve daha yaratıcı düşünmemizi sağlayabilir. Genişletilmiş Zihin; sinirbilimcilerin, bilim adamlarının ve psikologların bulgularının yanı sıra eğitimcilerin, yöneticilerin ve liderlerin uygulamalarını gözlemleyerek bu heyecan verici vizyonun arkasındaki araştırmayı özetliyor. Sanatçıların ve yazarların sorunları çözmek, keşifler yapıp yaratıcı olmak için zihinlerini nasıl kullandıklarını inceliyor. Annie Murphy Paul&apos;ün bu cesur kitabı; beynimizin ötesinde, bedenlerimizde, çevremizde ve ilişkilerimizde var olan zekâdan nasıl yararlanabileceğimize dair pratik tavsiyelerle dolu bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e52165b6-49c4-4ab3-9313-4cc5ceeddf13.jpg</image:loc>
            <image:title>Seveceksin</image:title>
            <image:caption>Elbet özlemin dile gelir bir gün 
Nakaratlarında gözlerinin olduğu bir şarkıyla 
Sensiz geçen her gün hazır kıta durur 
Hesaplaşırız yokluğunla 
Sonra bir keman sesi duyarız 
Yüzü kir pas içindeki çocukların kulaklarıyla 
İşte o gün kaybolurum 
Gözlerini bulduğum nakaratlarda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/218d94c6-e337-4427-a302-20b2c0b9b4d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç</image:title>
            <image:caption>Cansam canandan arda kalan bir pay olsam 
Gözlerim cemalinin hasmıyken, hısmın gibi dolaşsam 
Tabidir kanlıma aklım, dişlerinle kirpiklerine bağlansam 
Milyon kez öldürdün, diriyken bir gün seni çağırsam 
 
Gör ki vahdetisin ulemasız olan bu derdin 
Dipsizliğinde bir dibi varmış ey cevheri derin 
Ateşin taşırım, beni yakar sana döndüğünde serin 
Külünde ağırı olur, savrulmaz senin külfetin 
 
Yağmurunla ıslandı çamur oldu cengaver 
Bir an dahi yaşamaz artık kelebekler 
İnsanı kamil bana meczup demiş ya, sana dilber 
Ölse de meczup, bu yolun durağına son seferi değer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7512c9a2-4a64-4156-a63b-cad0ee179834.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Rüstem Bey</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla aşırıya varan haysiyet algısı nedeniyle yaşadığı düello maceraları arasında, şüphesiz en dikkat çekicisi Mustafa Kemal Paşa ile olanıdır. Rüstem Bey, kişiliğinden kaynaklı bir güdüyle böyle bir teklifte bulunur iken kendi ölümünü kesinleştirmek suretiyle haysiyetini korumayı planlamış ve bu tutumuyla hem vatanperverliğini hem de cesaretini bir kez daha göstermiştir. Ahmet Rüstem Bey’in Türk milletine olan sevgi ve bağlılığı ise özel bir vurguyu hak edecek büyüklüktedir. Ahmet Rüstem Bey, hayatının her aşamasında Türk milletine gönülden bağlı kalmıştır. Gerek bulunduğu vazifelerde aldığı tutumlarla gerekse yazdıklarıyla bunu her seferinde ispat etmiştir. Hatta yakın arkadaşı Celal Nuri’nin ifadesiyle o bir “chauvin”dir. Yani Fransızca “fazla vatanperver”dir. 1854 yılında Osmanlı hizmetine giren Polonyalı bir ailenin çocuğu olan Ahmet Rüstem Bey (Alfred Rüstem Bilinski) (1862-1934), Osmanlı Devleti’nin son dönemi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına yakından şahit olmuş bir diplomat ve aydındır. Ahmet Rüstem Bey, aldığı iyi eğitim ve çok sayıda yabancı dile hakimiyeti sayesinde genç yaşlardan itibaren başlayan hariciye kariyerinde edindiği tecrübelerle gerek Osmanlı’nın son dönemi gerekse de Milli Mücadele döneminde diplomasi alanında önemli katkılar sağlamıştır. Yazdığı makaleler ve kitaplar kadar polemikleri ve düellolarıyla da dikkat çekici bir tarihsel figür olan Ahmet Rüstem Bey, Milli Mücadele’ye katılarak Meclis-i Mebusan ve TBMM’de milletvekili olarak bulunmuştur. Pek çok yabancı kaynak, arşiv belgeleri ve devrin gazeteleri gibi zengin kaynak kullanımı ve anlatı kuvvetiyle öne çıkan elinizdeki bu eser; Türk olmamasına rağmen Türk milletine karşı güçlü minnet ve sevgi hisleriyle dolu olan, milletinin en zor zamanlarında yanında yer alarak bir aidiyet, vefa ve vatandaşlık örneği gösteren sıra dışı bir diplomatın hayat hikâyesini okuyucuların beğeni ve dikkatine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/044841d9-8704-49ad-9488-4a06623766e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Akışkan Kötülük</image:title>
            <image:caption>Kötülüğe dair yeni bir şey yok, ezelden beri bizimle birlikte. Ancak günümüzde akışkan-modern dünyamızı karakterize eden türde yeni bir kötülük söz konusu. Daha önceki katı modernite biçimlerini karakterize eden kötülük, baskı araçları üzerinde tekel oluşturan ve zaman zaman korkunç derecede vahşi ve barbar amaçlarına ulaşmak için ellerindeki araçları kullanan devletlerin elinde yoğunlaşmıştı. Buna karşılık, çağdaş akışkan-modern toplumlarımızda, kötülük tamamen daha yaygın ve aynı zamanda daha görünmez hale geldi. 
Akışkan kötülük, insan etkileşiminin ve ticaretin akışkan-modern biçimleri tarafından dokunan kumaşın dikişlerinde, insanların birlikte yaşama dokusunda ve rutin işleyiş süreçlerinde gizlenir. Şiddetli bireyselleşme, insanlar arası bağların gücünü aşındırırken, kötülük, acımasız rekabetin ve karşılıklı yabancılaşmanın işbirliği ve dayanışmanın yerini aldığı, tamamen kuralsızlaştırılmış ve özelleştirilmiş bir sosyal alanın kara deliklerinde gizlenir. Mevcut haliyle kötülüğü tespit etmek, ortaya çıkarmak ve direnmek zordur. Sıradanlığıyla bizi baştan çıkarır ve sonra aniden dışarı fırlar, görünüşte rastgele vurur. Sonuç, mayın tarlasına benzeyen sosyal bir dünyadır: Patlayıcılarla dolu olduğunu ve patlamaların er ya da geç olacağını biliyoruz ama ne zaman ve nerede patlayacakları hakkında hiçbir fikrimiz yok. 
Zygmunt Bauman ve Leonidas Donskis kötülüğün hem daha sıradan hem de daha sinsi hale geldiği, insanlığı hayallerinden, alternatif projelerden ve muhalefet gücünden arındırma noktasına ulaştığı bu yeni coğrafyada okura rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/762b91fa-c04b-4ff8-8af9-0da6fece2fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Mektuplar da Sana</image:title>
            <image:caption>“Kalbim en çok koşarken bir de mektuplarını açarken çarpıyor. Yaşadığın maceraları merak ediyorum üstelik beni yeryüzünde en çok güldüren kişi sensin. Bir de ne var biliyor musun, komik olmak için çaba sarf etmene gerek yok. Bu senin doğal halin. Ayrıca arkadaşlarının ve çılgın dayının başına gelenler en sevdiğim konular. İyi ki mektup arkadaşı olmuşuz. Ben de senden esinlenip bizimkilerin bütün kirli çamaşırlarını ortaya döküyorum. Bu dedikodu sayılmıyordur umarım.  Yine de mektuplarımız büyüklerin eline geçmese iyi olur bence. Okurken bizim kadar eğlenmeyebilirler.”  
Mektup arkadaşın Masal 
Nilay Şanlı’nın, Bu Mektuplar da Sana kitabında, iki mektup arkadaşı Ege ile Masal’ın maceraları devam eder. Ama bu kez çocuklar biraz daha büyümüş, sırları biraz daha çetrefilli hale gelmiştir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b05345d-6834-4fb5-93c4-7540f39f73d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Eyre</image:title>
            <image:caption>Bebek yaşta yetim kalan Jane Eyre iyi kalpli dayısı tarafından himaye edilir. Ancak dayısı da kısa süre içinde ölünce, küçük kız gaddar yengesinin eline kalır ve sekiz yaşına gelince yatılı bir okula gönderilir. Yoksul, kimsesiz çocukların gönderildiği, koşulların çok çetin olduğu bir hayır kurumudur burası. Jane burada sekiz yıl okur ve iyi bir eğitim alır. Zeki, azimli ve güçlüdür. Mezun olduktan sonra, aynı kurumda iki yıl da öğretmenlik yapar. Ancak bir şeyler eksiktir. Tüm yaşamı, önce yengesinin zulmüyle, sonra ise katı kuralları olan bir okulda geçmiştir. Hayatı tanımak için yanıp tutuşmaktadır artık. Mürebbiye olarak iş bulduğu malikânenin efendisi Rochester’a âşık olan Jane’in yaşamı hiç ummadığı biçimde değişecektir. Charlotte Brontë’nin kendi yaşamından önemli ölçüde izler taşıyan Jane Eyre, erkek egemen, gelenekçi bir toplumda asla pes etmeyen, kaderine razı olmayan genç bir kadının hikâyesini anlatıyor. Kadın hareketi açısından öncü edebi eserlerden biri olarak kabul edilen ve yüz elli yılı aşkın bir süredir güncelliğini yitirmeyen bu güzel kitap, onlarca kez sinemaya, tiyatroya ve televizyona uyarlanmakla kalmadı, yine bir kadın yazar tarafından yazılan ve yine bir kadın karakteri –Jane Eyre’deki “deli kadın” Bertha’yı– merkezine alan bir kitaba, Jean Rhys’in Türkçeye Geniş, Geniş Bir Deniz adıyla çevrilen Wide Sargasso Sea adlı eserine de ilham kaynağı oldu. Jane Eyre romanı paha biçilmez bir inci tanesi. Gücünü yalnızca hayatı yeni yeni tanımaya başlayan cesur bir kadının verdiği mücadeleden ve kadın hareketinin cılız bile sayılamayacak bir döneminde oynadığı önemli rolden değil, aynı zamanda anlattığı o muhteşem, kolay kolay unutulmayacak aşk hikâyesinden de alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a262da1b-a0a8-466c-9957-8cc93bf4ff87.jpg</image:loc>
            <image:title>İyimserlik Öğrenilebilir</image:title>
            <image:caption>Bir paradoks, çelişki, tutarsızlık ve çatışma dünyasında yaşıyoruz. İnmeden çıkmak, kaybetmeden kazanmak, ihanet olmadan güven, kayıtsızlık olmadan aşk olmaz. 
Depresyondan ya da umutsuzluktan muzdaripseniz, kendinizi daha iyi hissedeceğinize, dünyanın daha iyi bir yer olacağına veya bir gün sizden kaçtığını düşündüğünüz mutluluğu bulacağınıza dair umudunuzu kaybettiğiniz günler olabilir. 
Pek çok insan bugün, özellikle modern dünya yaşamında umutsuzlukla mücadele ediyor. 
İyimserlik Öğrenilebilir, pozitiflik kapasitenizi azaltan sınırlayıcı inançlarınızdan kurtulmanıza; motivasyon, dayanıklılık ve zindelik duygularınızı artırmanıza yardımcı olmak için pozitif psikolojiye dayanan güçlü egzersizler sunuyor. Bakış açınızı şimdiki âna kaydırarak geleceğe daha olumlu bir mercekle bakarken, geçmişteki olumsuz olayları düşünmek aklınıza bile gelmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/223e9fd5-2839-4f79-a46e-3114dcd08ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>My English Activity Book 1</image:title>
            <image:caption>My English Activity Book ile İngilizce öğrenmek eğlenceli bir oyuna dönüşüyor. 
Uzun yıllar İngilizce öğretmenliği yapan Sarah Sweeney’in başlangıç seviyesinde İngilizce öğrenen çocuklar için yazdığı My English Activity Book serisi iki kitaptan oluşuyor. Beş farklı bölümden oluşan bu etkinlik kitaplarında her ünite çocuklara İngilizcede okuma, yazma, dinleme becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirecek alıştırmalar sunuyor. 
 
Karikatür, bulmaca, eşleştirme, çizme, boyama ve eğlenceli birçok oyunun yer aldığı kitaplardaki 
kes-yapıştır etkinlikleri ve sayfalardaki QR kodu okutarak dinleyebileceğiniz sesli alıştırmalar, dil öğrenme sürecini kolaylaştırıyor. Ayrıca her ünitenin sonunda çocukların öğrendiklerini pekiştirebilecekleri bir proje yer alıyor. 
 
İngilizce dersi eğitim programına uygun olarak hazırlanan My English Activity Book 1 kitabındaki başlıklar şöyle: 
1)    Words 
2)    Friends 
3)    In the Classroom 
4)    Numbers and School Objects 
5)    Colours</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a01a5b7-3cd7-4570-9d17-c3da4089466b.jpg</image:loc>
            <image:title>My English Activity Book 2</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar İngilizce öğretmenliği yapan Sarah Sweeney’in başlangıç seviyesinde İngilizce öğrenen çocuklar için yazdığı My English Activity Book serisi iki kitaptan oluşuyor. Beş farklı bölümden oluşan bu etkinlik kitaplarında her ünite çocuklara İngilizcede okuma, yazma, dinleme becerilerini ve kelime bilgilerini geliştirecek alıştırmalar sunuyor. 
 
Karikatür, bulmaca, eşleştirme, çizme, boyama ve eğlenceli birçok oyunun yer aldığı kitaplardaki 
kes-yapıştır etkinlikleri ve sayfalardaki QR kodu okutarak dinleyebileceğiniz sesli alıştırmalar, dil öğrenme sürecini kolaylaştırıyor. Ayrıca her ünitenin sonunda çocukların öğrendiklerini pekiştirebilecekleri bir proje yer alıyor. 
 
İngilizce dersi eğitim programına uygun olarak hazırlanan My English Activity Book 2 kitabındaki başlıklar şöyle: 
1)    At the Playground 
2)    My Body 
3)    Our Pets 
4)    Yummy Fruit 
5)    Animal Kingdom</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31b83e5-4b2e-4f18-b6a8-145e39791a0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nunu’nun Kardeşi Didu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yediden yetmişe hepimizi kıkırdatan Özlem Fedai Korçak, en sevilen karakterlerinden biri olan Nunu’yla yeniden buluşturuyor bizi. Son görüşmemizden bu yana Nunu’nun günleri daha da renklendi. Tatlı mı tatlı ailenin yeni üyesi, afacan mı afacan Didu doğdu; kıpır kıpır Nunumuz da abla oldu. Şimdi gelsin ekip işi eğlenceler, &quot;kardeş kardeş&quot; kurulacak oyunlar, şen kahkahalar… 
*** 
Sevmelere doyamadığımız Nunu, abla oldu. İşte karşınızda Nunu’nun biricik kardeşi Didu! En iyi, ablası anlar onu. 
Nunu o gün “Kikirdemeli Defter”ini açtı, “Kalp Gıdıklayan Mutluluk Listesi”ni inceledi. Hepsi Didu içindi. Onunla özel olarak ilgilenecek, ona bildiği ve sevdiği her şeyi öğretecekti. Tamam tamam, itiraf ediyoruz; bu ilginin bir sebebi daha vardı. Didu’yu kendisi için iyi bir yardımcı, belki de oyun arkadaşı olarak yetiştirecekti. Derken işler biraz değişti. 
 
Neler olduğunu merak ettiyseniz hepimize hediye edilmiş, kardeş payı eğlencemize buyurun. Sayfalar yine çok şefkatli, rengârenk ve pek enerjik...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c1d418-4467-490c-a04a-5899d6ebbd5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Grand Hotel Europa</image:title>
            <image:caption>Ilja Leonard Pfeijffer adlı bir yazar kitle turizmi üzerine bir kitap hakkında araştırma yaparken acı bir ayrılık yaşar ve anılarını düzene sokmak için her şeyi bırakmaya karar verir. Bu iş için seçtiği yer, görkemli geçmişi ve bir dizi tuhaf karakterin yaşadığı belirsiz geleceğiyle Grand Hotel Europa’dır. Yazar, Caravaggio’nun son tablosu hakkında cüretkâr bir teori geliştiren İtalyan sanat tarihçisi Clio’yla ilişkisini yazarken geçmişi yeniden kurma görevini de üstlenir. Otelin konuklarıyla girdiği sohbetler, onu eski dünya ve yaşlı kıta Avrupa hakkında düşünmeye iter. 
 
 
 
Grand Hotel Europa, geçmişinin ağırlığı altında ezilen Avrupa ve bu kıtanın geleceği hakkında kışkırtıcı, deyiş yerindeyse iç gıcıklayıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7fda43-f619-4129-b2e2-0668807deaf2.jpg</image:loc>
            <image:title>101 Kısa Halk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Yeri geldiğinde” anlatılacak 
 
101 KISA HALK HİKÂYESİ 
 
Sözlü edebiyatın yaşayan bir dalı olan kısa halk hikâyeleri, yüzyılların ötesinden süzülüp gelen, insanların, yeri geldiğinde, birbirlerine anlatmaktan hoşlandığı hikâyelerdir… 
 
Bu hikâyelerde, sosyal değerlerle ilgili düşünce ve davranış farklılıkları, insan ilişkilerinde yaşanan çelişkiler, terslikler, yalın, eğlenceli bir anlatımla, ilginç ve çarpıcı kurguyla işlenir. 
 
Birisinden dinlendiğinde ya da okunduğunda, bir ders çıkarılması, bir öğüt alınması, yani “kıssadan hisse” kapılması amaçlanır. 
 
Kıssadan hisse: 101 Kısa Halk Hikâyesi arasında, “yeri geldiğinde” sizin de anlatmaktan hoşlanacağınız birçok hikâye olduğunu umut ediyoruz… İyi okumalar, iyi anlatmalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08e25c33-4e3d-4be0-84e8-5e67d68a53cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Tasma</image:title>
            <image:caption>Zach’ın köpeği Jojo hayatını kaybettiğinde, Zach’ın yakın arkadaşı Emily onun acısını hafifletmek için dünyaya başka bir gözle bakmasını sağlamaya çalışır. Zach sadece görebildiği şeylere inandığını söyleyerek şüpheci davranır, ancak Emily onu ikna eder. Bugüne kadar duyduğu en iyi haberlerden birini verir Emily: Kalplerimizin etrafındaki görünmez bir tasma, nerede olurlarsa olsunlar, bu dünyada veya ötesinde bir yerde, bizi bir şekilde evcil hayvanlarımıza bağlar. 
 
 
 
Patrice Karst, Görünmez Tasma’da çocukların kolayca anlayabileceği yaratıcı bir hikâyeyle ayrılık ve kaybın üstesinden gelmek için basit bir yaklaşım sunuyor. Bu naif öyküyle evcil hayvanlarımızın bize sunduğu koşulsuz sevgiyi, sıcaklığı ve neşeyi kutluyor. 
 
 
 
 
 
“Görünmez Tasma, zarif bir hikâye ve güçlü imgeler aracılığıyla bize evcil hayvanların koşulsuz sevgisini, neşesini ve onların yokluğuyla nasıl baş edebileceğimizi anlatan hem çocukların hem de yetişkinlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.” 
 
Dr. Paul L. Hokemeyer, psikoterapist ve klinik psikolog 
 
 
 
 
 
“Her yaştan çocuğu evcil hayvanlarını kaybetseler bile onlarla aralarında görünmez bir bağ olacağı fikriyle rahatlatan ve yol gösteren bir hikâye. Çocuklarına, acı kayıplarıyla nasıl başa çıkacaklarını anlatmaya çalışan ebeveynlere Görünmez Tasma’yı önerebildiğim için çok mutluyum.” 
 
 
  Rita Drake, veteriner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e0545e-417a-4c92-ad99-8fedd7c4382e.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak ve Şarap</image:title>
            <image:caption>Şarabı Türkiye’nin bağları, Türkiye’nin markaları 
 
üstünden öğrenmenin zamanı geldi. 
 
 
 
Toprak ve Şarap: Türkiye’nin Bağları ve Şarapları, Türkiye’de ilk kez 85 farklı yerli üreticinin bağlarına ve şaraphanelerine yönelik gezi notlarıyla şarap tadım notlarını bir araya getiriyor. 
 
Hayatlarını şarabı anlamaya adamış iki şarap meraklısı, Süray Cingöz Atış ve Doğuhan Atış, yıllardır bu toprakların şaraplarını Türkiye’deki bağları ve şaraphaneleri tek tek gezerek tadıyorlar. Çünkü şarap kadar bölgesini, toprağını, “teruar”ını yansıtan bir ürün bulmanın zor olduğunu biliyorlar. Şarabı yalnızca bir yemek eşlikçisi olarak görmenin ötesinde, onu yaratan üzümü ve o üzümü yetiştiren toprağı da tanımak gerektiğini bilen bir gözle yazıyorlar. 
 
Bu kitabı kendinize bağ gezisi rotaları oluşturmak için okuyabileceğiniz gibi, şarap rafları önünde kafanız karışmadan seçim yapmak ve seveceğiniz tarzda yeni şaraplar keşfetmek için de okuyabilirsiniz. Eğer şarap üzerine bilginiz kısıtlıysa korkmayın, çünkü bu kitabın kapağını kapattığınızda şarap türlerinden üretim tekniklerine, üzümlerin okunuşundan şarapçılık terimlerine dek temel bilgileri de edinmiş olacaksınız; hem de bu kez Türkiye üzerinden, bu coğrafyanın üzümlerini, şaraplarını, markalarını tanıyarak… 
 
 
 
“Bu kitap, Türkiye’nin şarap üreticilerinin bir listesini ve sahip oldukları tüm imkânlarını ortaya koyarken, okuyucuya da oralara gidip ziyaret etme fikrini veriyor. Üreticiyi, ürünün arkasında yatan niyeti görme isteği aşılıyor. Bunu yaparken üreticiyi ya da şarapları yargılayıp geçmek yerine neyin nasıl olduğunu anlamaya ve anlatmaya çalışıyor. Memleketin şaraplarını keşfetmek için şahane bir rehber, eğlenceli bir kaynak…” 
  Levon Bağış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58db25b4-6427-49af-948e-4c7349216c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Jip ile Janneke / Sonsuza Dek Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Jip yeni komşusu Janneke’yi çitteki delikten ilk gördüğü andan itibaren ikili birlikte oynamaya başlar ve kısa sürede birbirlerinin en iyi arkadaşı olurlar. Janneke hasta olduğunda Jip hemen ziyaretine gelir. Jip yemeğini bitiremeyince Janneke bir numara icat edip ona yardım eder. Arada bir tartışsalar da çabucak barışırlar çünkü en iyi arkadaş olmak böyle bir şeydir! 
  Andersen ödüllü Annie M.G. Schmidt’i dünya çapında üne kavuşturan Jip ile Janneke’nin arkadaşlığa dair bu neşeli öykülerine Fiep Westendorp’un unutulmaz siyah-beyaz çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849c5d1f-7530-4880-9415-ab41e22bb34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ciddi Boş Zaman Algısı, Optimum Performans Duygu Durumu ve Rekreasyonel Basketbol</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I GİRİŞ 
 
BÖLÜM II BOŞ ZAMAN VE CİDDİ BOŞ ZAMAN KAVRAMLARI 
 
BÖLÜM III CİDDİ BOŞ ZAMAN BAKIŞI VE TARİHÇESİ 
 
BÖLÜM IV OPTİMUM PERFORMANS DUYGU DURUMU 
 
BÖLÜM V BASKETBOL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9511e764-ea2f-4efc-9e9e-bd774a382de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Üzerine Güncel Araştırmalar - I</image:title>
            <image:caption>·         Blockchain Teknolojisi ve Makro Düzeyde Finansal Etkileri Üzerine Bir Araştırma 
·         Bölgesel Kalkınma ve Turizm Sektörü: TR72 Bölgesi Üzerine Bir Değerlendirme 
·         Ekonomik Karmaşıklık Endeksi ve CO2 Emisyonu Arasındaki İlişkinin Türkiye ve CEE Ülkeleri İçin Analizi 
·         Yenilenebilir Enerji Tüketimi ve Çevre Kirliliği: Seçilmiş Ülkeler Üzerine Bir Uygulama 
·         OECD Ülkelerinde Likidite Riskinin Banka Performansı Üzerindeki Etkisi 
·         Bankacılık Sektöründeki Bireysel, Sistemik ve Sistematik Risklerin Makroekonomik Belirleyicilerinin Teorik Olarak İncelenmesi 
·         Ekonomik Büyümenin Sürdürülebilirliğinde Enflasyon, Maliye Politikası ve Para Politikası 
·         Türkiye’de İklim Krizinde Sürdürülebilirliğin Sağlanabilmesinde Sigortacılık Sektörünün Rolü 
·         Makroekonomik Değişkenlerin Seçili Borsa Endeksleri Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği 
·         Cari İşlemler Dengesi ve Reel Efektif Döviz Kuru İlişkisi: Türkiye Örneği 
·         Dış Ticaret ve Enerji Tüketimi İlişkisi 
·         Ekonomik Büyüme ve Enflasyon İlişkisi: Avrupa Ülkeleri Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4579a90-0a16-4256-ad4d-0729d0e2e4ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda E-Öğrenme, Akademik Erteleme ve Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 GİRİŞ 
 
BÖLÜM 2 KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
BÖLÜM 3 YÖNTEM 
 
BÖLÜM 4 BULGULAR 
 
BÖLÜM 6 SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4cf0b9e-7098-4099-979d-19995d0f7917.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Eğitim Yoluyla Gerçekleştirilen Yönetici Eğitimi Faaliyetlerinin Yayılım Süreçleri ve Kurumsallaşma Koşulları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 ARAŞTIRMANIN KURAMSAL ÇERÇEVESİ VE ÖRGÜTSEL ALAN 
 
BÖLÜM 2 ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 
 
BÖLÜM 3 ARAŞTIRMANIN BULGULARI VE YORUMLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d5e4e4d-1fb7-40c8-8c71-711986bb205c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Yenilikçi Araştırmalar - 1</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: DİJİTAL YERLİ, MELEZ VE GÖÇMENLERİN AŞIRI İZLEME (BİNGE WATCHİNG) MOTİVASYONLARI VE KAZANIMLARI: NETFLİX ÖRNEĞİ 
2.      BÖLÜM: PANDEMİ SPOR GÖNÜLLÜLÜĞÜ YAPISINI DEĞİŞTİRDİ Mİ?: ÖRNEK BİR PROJE “SANAL SPOR GÖNÜLLÜLÜĞÜ’’ 
3.      BÖLÜM: SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN EMPATİ DÜZEYLERİNİN SPORTİF AKTİVİTE VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ (ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ) 
4.      BÖLÜM: ÖZEL EĞİTİM VE FARKLI BÖLÜMLERDE ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRETMEN ADAYLARININ ÖFKE İFADE TARZLARININ SPORTİF AKTİVİTE VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
5.      BÖLÜM: MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLÜLERİNDE ÇALIŞAN PERSONELLERİN İLETİŞİM BECERİLERİNİN İNCELENMESİ (ERZURUM İLİ ÖRNEĞİ) 
6.      BÖLÜM: ÖĞRETMEN ADAYLARININ SIKINTIYA DAYANMA DÜZEYLERİNİN SPOR VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
7.      BÖLÜM: ÜNİVERSİTE PERSONELLERİN AÇIK ALAN REKREASYON AKTİVİTELERİNE KATILIM MOTİVE DÜZEYLERİNİN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
8.      BÖLÜM: FARKLI PROGRAMLARDAKİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ KONUŞMA KAYGI DÜZEYLERİ İLE YAŞAM BECERİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ (ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ) 
9.      BÖLÜM: MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLÜLERİNDE ÇALIŞAN PERSONELLERİN EMPATİ DÜZEYLERİNİN SPORTİF AKTİVİTE VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
10.      BÖLÜM: SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN FİZİKSEL BENLİK ALGILARININ BAZI PSİKOMETRİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f6f8ed8-70fa-4250-b661-b1f8746396c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülteci Entegrasyonu ve Ulusaşırı Bağların Korunması</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM GÖÇ, ULUSAŞIRI BAĞLAR VE ENTEGRASYON 
 
İKİNCİ BÖLÜM BİRLEŞİK KRALLIK’TA MÜLTECİ ENTEGRASYON POLİTİKALARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SURİYELİ MÜLTECİLERİN GÖÇ GÜZERGAHINI ETKİLEYEN BİLEŞENLER 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM YAPISAL ENTEGRASYON 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM ULUSAŞIRI BAĞLARIN KORUNMASI VE KULLANIMI 
 
ALTINCI BÖLÜM AİDİYET VE EVİN YENİDEN İNŞASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4e32c95-6693-46ce-ae04-65cff65976e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Tanesi</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr bizi nereye sürüklerse sürüklesin, sonunda konacak bir yer buluruz... 
 
Eserleriyle uluslararası düzeyde tanınan ödüllü yazar ve çizer Benji Davies’ten klasik olmaya aday, unutulmaz bir resimli kitap. 
 
Yeryüzüne düşmekte olan bir kar tanesi, her ne kadar düşmek istemese de bundan kaçışı olmadığını anlar. Artık yapması gereken, güzel bir yere konmaktır. Dedesiyle birlikte hazırladığı küçük ağacını süslemek isteyen Kardelen ise bir dükkânın vitrininde gördüğü ağacın tepesindeki parlak yıldıza hayran kalır. Bir yıldız değilse de, en az onun kadar güzel ve eşsiz kar tanesi, Kardelen’in ağacına doğru yaklaşmaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0134c6f8-c955-404a-aecd-b2db19fc1378.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş-Yanmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Derler ki tesadüf diye bir şey yoktur.” 
 
Ailesini şüpheli bir yangında kaybeden Arya, kimliği gizlenerek bir yetimhaneye yerleştirilir. Kim olduğunu bilmeden, yalnızca telefonda görüşerek bağ kurduğu gizemli bir kadının desteği ve aile dostu Avukat Kenan’ın izniyle on sekiz yaşında yetimhaneden çıkıp kendi evine yerleşir. 
 
Böylece kader ağlarını örer. 
 
Geçmişin tozlu raflarında kalmış biriyle yolları kesişir ve 
o tanıdık yabancının hayatına girmesiyle sis perdesi aralanmaya başlar. 
Ulaş, aşktan kaçmak ile aşkın öznesini korumak arasında kalıp yok sayamadığı bir fizik kuralıyla baş etmeye çalışırken Arya’yı hayatının merkezinde bulur. 
 
Yaşanan kederli olayların arasında acı bir sır, 
ortaya çıkmak için gün saymaktadır. 
 
 
Ben bir kelebeğim. 
Yarına ihtiyacım var. 
Biraz da sana… 
Biraz dediğime bakma. 
Kelebekler için biraz ne kadar önemlidir, 
bilemezsin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dfb3d21-a598-42bb-b390-78cd3720de38.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş-Yanmak</image:title>
            <image:caption>“Derler ki tesadüf diye bir şey yoktur.” 
 
Ailesini şüpheli bir yangında kaybeden Arya, kimliği gizlenerek bir yetimhaneye yerleştirilir. Kim olduğunu bilmeden, yalnızca telefonda görüşerek bağ kurduğu gizemli bir kadının desteği ve aile dostu Avukat Kenan’ın izniyle on sekiz yaşında yetimhaneden çıkıp kendi evine yerleşir. 
 
Böylece kader ağlarını örer. 
 
Geçmişin tozlu raflarında kalmış biriyle yolları kesişir ve 
o tanıdık yabancının hayatına girmesiyle sis perdesi aralanmaya başlar. 
 
Ulaş, aşktan kaçmak ile aşkın öznesini korumak arasında kalıp yok sayamadığı bir fizik kuralıyla baş etmeye çalışırken Arya’yı hayatının merkezinde bulur. 
Yaşanan kederli olayların arasında acı bir sır, 
ortaya çıkmak için gün saymaktadır. 
 
 
Ben bir kelebeğim. 
Yarına ihtiyacım var. 
Biraz da sana… 
Biraz dediğime bakma. 
Kelebekler için biraz ne kadar önemlidir, 
bilemezsin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dbe9b68-56c9-4623-a23b-c6fe00c397f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Ağacı</image:title>
            <image:caption>Her yaştan yüz binlerce okurun kalbini kazanan Dedemin Bakkalı kitabının yazarından yine çok sevilecek bir eser: Para Ağacı. Şermin Yaşar, yeni kitabında son yılların en çok konuşulan gündemlerinden “kolay yoldan para kazanmayı” masaya yatırırken emeğin, üretmenin, çabanın ve dostluğun altını çiziyor.
Düşünsenize bütün gün yatıyorsunuz. Kitap okumuyor, müzik dinlemiyor, hatta tablete bile bakmıyorsunuz… Boş boş, sadece yatıyorsunuz. İşte tembel oğlanla tanıştığımda tam olarak bunu yapıyordu. Oyun oynamaya, yemek yemeye, konuşmaya bile üşeniyordu. Annesiyle babası devamlı ondan şikâyet ediyordu. Sonra bir mucize oldu. Tembel oğlan hareket etmeye karar verdi. Ve daha ilk adımında dünyanın en zengin çocuğu oldu. Sonra da geri yattı. İşte bu hikâye, yattığı yerden gezegenin en çok para kazanan insanı olan tembel oğlanın macerası. Hiçbir şey yapmadan duyup duyabileceğiniz  en acayip macerayı yaşadı bu çocuk. Nasıl mı? Hepsini anlatacağım....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a37f59b-fcda-401a-af08-cac3a74578d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Felsefeye Giriş, felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir. Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken, çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir. Bu durum, Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. 
     Felsefeyi sevdirmek, bir üslup meselesidir. Felsefeye mesafeli duranların birçoğu, kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır. Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri, bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur. Oysaki bu terimlerden birçoğu, Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır. Türkçemiz, gelişmiş bir dildir ve hem felsefe, bilim, sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir. Yeter ki bunu isteyelim. 
     Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni, felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır. Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik. En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın, Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/970e8f71-fbaa-4d7c-a1d5-2320188ff820.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Üstüne Ayrıksı Metinler</image:title>
            <image:caption>Okuma Üstüne Ayrıksı Metinler’de bir araya getirilen yazılar genel olarak okuma kavramı ve okuma sorunuyla ilgili. İçlerinde okurlukla, kitapla, metinle, okuma alışkanlığıyla ve okuma türleriyle ilgili olanlar da var. Bunlar da bir üst kavram olarak okumaya bağlanabilir. 
    İyi okumayı öğretmek ve okuma alışkanlığı kazandırmak zor ama üstesinden gelinmesi gereken bir insanlık ödevi. Önemli olan sadece okumak değil. Asıl mesele okunanın benliğimize ne kattığıdır. Asıl mesele anlayarak, üzerinde düşünerek, yorumlayarak ve bir alışkanlık olarak okumaktır. Bu kitaptaki metinlerin tamamı iyi okuma konusunda ipuçları sunuyor, okumanın insana ne kazandıracağını ortaya koyuyor, hangi metinlerin okunması gerektiği konusunda fikir veriyor. 
   Okuma Üstüne Ayrıksı Metinler, metnin gücüne inanan bir okurun, okurlar ağını genişletme ve okuma alışkanlığını yaygınlaştırma girişiminin bir yansıması olarak okunabilir.  
Okuyanlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71ffbcec-cdc6-417d-92fe-486eff7ab84e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobuko’nun Aşkı (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Küçük bir köşede tomurcuklanan bir aşkın hikayesi bu… 
 
20 yıldır kendi köşesinde “yan karakter’’ olarak yaşamını sürdüren Tanaka Nobuko’nun içinde tomurcuklanmaya başlayan o ilk aşk… 
 
Girişken hamleler yapmada kötü olmasına rağmen cesaretini toplayıp adım adım da olsa aralarındaki mesafeyi kapatmaya gayret ediyor. 
 
Kalp atışlarının hızı, baş karakter veya yan karakter olmayı önemsiz hale getiriyor. 
 
Baş karakterlerin aşk hikayelerini okumaktan bıkanlar için mütevazı ve capcanlı bir aşk hikayesi. 
 
Akane Tamura’nın Yorumu 
 
Tanaka-san’ı zorla sırtından itekleyerek değil de onu gözeten hislerle çiziyorum. Okurlar da gülümseyerek, içten bir şekilde ona göz kulak olursa çok sevinirim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d8ca8a-1b35-4816-9bdc-110200242d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Kıyısında</image:title>
            <image:caption>Nefes aldıkça çare bulunurken acılara, 
yaşadıkça devam ediyordu umut… 
İntikamın kıyısında bedelini ödüyordu insan geçmişinin… 
Her şeye rağmen aşka yenilenlerin, 
hayata direnenlerin, vazgeçmeyenlerin hikâyesi bu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df40d12a-e642-4b88-b4b1-5547f6f9e8f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödevimi Kardeşim Yedi</image:title>
            <image:caption>Doruk okumayı, oyunu ve küçük kardeşi Selin’i çok seven akıllı bir çocuk ! Dinozorlar, uçaklar, trenler, piramitler, gezegenler, Türkiye’de yaşam alanı bulunmayan hayvanlar, etçil bitkiler hakkında o kadar çok şey biliyor ki… Çünkü Doruk iyi bir okur ve araştırmacı. Peki, gerçekten Doruk’un ödevini kardeşi mi yedi ? 
Haydi, birlikte okuyup neler olmuş öğrenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd1a39c6-2d32-48fb-8f51-a566998029df.jpg</image:loc>
            <image:title>Tablodaki Kadın</image:title>
            <image:caption>&quot;Kadınların yüzyıllar boyunca gezmeleri, kendi başlarına maceraya atıl-
maları, zekâ ve yeteneklerini gösterecek işlerde çalışmaları toplumsal
olarak engellendiği içindir ki, dinledikleri ve okudukları hikâyeler onlar
için çok önemli olmuştur. Ancak bu şekilde zihinsel yolculuklara çıka-
bilir, görmedikleri dünya hakkında bilgi edinebilirlerdi. İşte tam da bu
yüzden kadın ile kitap arasında çok özel, hatta büyülü bir bağ olduğunu
düşünmeden edemem.
     &quot;Ressamlar öteden beri kitap okuyanları, özellikle de kitap okuyan
kadınları resmetmeyi sevmişler. Her kitabın farklı mimikler ve duruş-
la okunduğunu izlemek, ayrıca bir düşünme nedeni olmuş ressamlara.
Bizler de okuyan kadınların resimlerine baktığımızda, kim oldukları, ne
okudukları ve nasıl okudukları hakkında bilgi edinebiliriz çünkü oku-
nan metin bir şekilde bedene yansır: Merak, dikkat, heyecan, hüzün ya
da sıkıntı izlerini görebiliriz. Okuma eylemi üzerine yoğunlaşmak ayrıca
bize kitabın yüzyıllar içinde nasıl farklı şekillere büründüğünü de gös-
terir.
     &quot;Sanat tarihi bilgim sınırlı olduğu için, bu kitapta yer alan resimlere
sanatsal değerleri ya da teknikleri açısından değil, basılı kitabın tarihini
yansıtmaları açısından baktım. Anlayacağınız, bu klasik bir sanat tari-
hi ya da sanat eleştirisi kitabı değil, sadece resimlere hayranlıkla bakan,
gördüklerini paylaşmaktan zevk alan birinin denemeleri...&quot;
 
                                                                             –Asuman Kafaoğlu-Büke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/554fff4b-64a9-4c0f-968a-d66aba32ea31.jpg</image:loc>
            <image:title>Ichıgo Ichıe</image:title>
            <image:caption>Her An Bir Kere Yaşanır 
 
Japonların Her Anı En İyi Şekilde Yaşama Sanatı 
 
“Bütün karmaşasına, doğumlara ve ölümlere karşın doğa bile kusursuz değilken siz neden olasınız? Her başarısızlık farklı bir yol denemeniz gerektiğini söyleyen bir işarettir. Her kusur pırlantayı parlatmanız için bir davettir. Eğer gelişmek isterseniz kusurlu olmak mükemmel bir fırsattır.” 
 
Her anı bir kez yaşarız ve kayıp gitmesine izin verirsek onu sonsuza dek kaybederiz. Temeli on altıncı yüzyıldaki Japon çay seremonilerine dayanan, her karşılaşmanın benzersiz ve özel olduğunu ifade eden ichigo-ichie kavramı da bu noktada yepyeni bir farkındalık kazanma fırsatı sunuyor. 
  Aslında her birimiz dikkatli, diğerleriyle uyumlu ve yaşam sevgisiyle dolu bir hayata kapı açabilecek bu anahtara sahibiz. Beş duyumuzu şimdiye odaklanabileceğimiz şekilde 
kullanmanın yöntemlerini anlatan bu eser, sözkonusu asırlık geleneğin açtığı yolda ilerlemek isteyenlere ışık tutuyor. 
 
Uluslararası çoksatan Ikigai&apos;nin yazarlarının bizlerle buluşturduğu, 
bu Japon sanatını eksiksiz anlatan kılavuz niteliğindeki Ichigo-Ichie’yle her anı eşsiz bir deneyim haline getirebileceksiniz. 
 
&quot;Yalnızca bir kez yaşarsınız ama hayatın doğrularıyla yaşarsanız o da yeterlidir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/115cc17d-0345-49aa-919e-ac3e4fe902c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsaneler, Anılar ve Kimliklerin Gösterimi</image:title>
            <image:caption>Kişisel anılarımızın zaman içinde, onları hatırladıkça ve anlattıkça değişmesi gibi, toplumsal hafızamızda yer etmiş olaylar ve hikâyeler de zaman içinde farklı anlatımlara ve anlamlara bürünürler. Tarih, zaman çizelgesinde gerçekleşmiş olaylarla bu bozulmanın bir tür birleşimidir ve bunlar çoğu zaman dünyanın neden bu durumda olduğunu açıklamak ve özellikle belirli bazı siyasi ya da toplumsal düzenlemeleri savunmak ya da “meşrulaştırmak” için kullanılırlar. Ancak bu efsaneleştirme yalnızca eski hikâyelerle ilgili değildir: Rönesans gibi uzun bir sürece yayılan değişimler de zaman içinde farklı anlatım ve anlamlara bürünürler. Ünlü tarihçi Peter Burke, Efsaneler, Anılar ve Kimliklerin Gösterimi’nde bu düşünceden yola çıkarak tarih ve efsane arasında, gerçek ve gerçekdışılık ile özdeşleştirilen ikili karşıtlığı sorguluyor. 
 
Okuru Demir Taç’tan Rönesans’a, XIV. Louis’nin etrafında yaratılmış olan Güneş Kral imgesinden yeniden inşa edilen ritüellere; efsaneler, gerçek olaylar ve efsaneleştirilmiş gerçek olaylar arasında bir yolculuğa çıkaran Peter Burke aynı zamanda tarih algımızı da mercek altına alıyor ve tarih üzerine yeniden düşünmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f13cffb-248a-4699-994e-62e8c7bf8ec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Müzik Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda; 
• aynı ve farklı olanı bulma
• eksik bulma
• görsel ve işitsel dikkat
• kısa süreli hafıza 
• kavramlar ve uzamsal algı
• tane kavramı, sayı tanıma ve yazma
• labirent
• parça bütün ilişkisi
• boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecekler hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eb085e0-a7d5-420d-af05-aa4d299e10da.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Renkleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda; 
• aynı ve farklı olanı bulma
• eksik bulma
• görsel ve işitsel dikkat
• kısa süreli hafıza 
• kavramlar ve uzamsal algı
• tane kavramı, sayı tanıma ve yazma
• labirent
• parça bütün ilişkisi
• boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecekler hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6ff6f8-e5ce-4c89-b49b-d400fe77bd38.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Öğretmeni Nasıl Olmalıdır?</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. YÖNTEM 
3. BULGULAR 
4. SONUÇ 
5. ÖNERİLER 
6. KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e37a37-cc37-47a5-a222-e1c67c7bf7c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;daki ve Türkiye&apos;deki Uygulamaları ile İslami Finansal Sistem</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM FİNANSAL SİSTEM VE FAİZ 
 
İKİNCİ BÖLÜM İSLAMİ FİNANSAL SİSTEM 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İSLAMİ BANKACILIK MODELİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ISLAMİ BANKACILIK SİSTEMİNDE FON SAĞLAMA YÖNTEMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4102042-6aac-4c71-84a8-f72f8455b9c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal İtibarın Örgütsel Vatandaşlık Davranışına Etkisi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
1.DUYGUSAL ZEKÂ KAVRAMI VE KAPSAMI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2. ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI KAVRAMI VE ÖNEMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3. KURUM KAVRAMI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2cb09fc-8f0b-4c7b-a184-4c3c328ac140.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolcularda Antrenör - Sporcu İlişkilerinin Kendine Güven Düzeyine Etkisi</image:title>
            <image:caption>1.      FUTBOLDA ANTRENÖR VE SPORCU İLİŞKİSİ 
2.      GENEL BİLGİLER 
3.      TARTIŞMA VE SONUÇ 
4.      KAYNAKLAR 
5.      EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b715d1cf-0fd5-4dc2-a30e-aebd7c6f4fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada ve Aleksander</image:title>
            <image:caption>MÖ. 350-400 yıllarında yaşanan olayları büyük bir titizlikle ele alan yazar; o dönemin bilinen isimlerini bir aile fotoğrafı içinde birer birer bize anlatıyor. Ada, İskender, Aristoteles, Arses, II. Artemisia, Attalos, Dareios, Orontobates, Philip Piksodaros, Skopas’ı yakından tanıma fırsatı buluyoruz. 
 
Yazar ayrıca Makedon başkenti Aigai’den yola çıkarak; Alinda, Atina, Assos, Dardanellia, Delphoi, Didyma, Epeiros, Ephesos, Gordion, İonia, Karia, Miletos, Mylasa, Myndos, Pergamon, Perge, Persia, Persepolis, Smyrna ve en son bütün medeniyetlerin yol kavşağı olan antik Halikarnassos’ta yaşanan dönemin büyük aşk hikâyesini kaleme alırken bizi de tarihin derinliklerinde gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
                                                                                                                                                                                                                                                                       Ahmet ARAS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acbe72a6-ebac-49b1-a11c-2f3142f7765b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirlenmeseydi Kalpler</image:title>
            <image:caption>Hayatın özeti bu işte: 
Bir ömür değer verdiklerine yararlı olmaya 
Çalışırsın! 
Sevdiklerin hep iyi olsunlar diye hayatla 
Yarışırsın! 
Sırf üzülmesinler diye bütün zorluklara 
Alışırsın! 
Bazen de tahammül edemediklerine 
Katlanırsın! 
Ama senin bilip bilmeden bir tek yanlışın olursa 
Bir anda gözlerde 
Kararırsın! 
Senin toz kondurmadıkların tarafından çamura 
Atılırsın! 
Artık senin için kötü derler 
Anlarsın ki 
Yanılmışsın! 
Ve bir kez daha insanların adaletsizliğine 
Şaşırırsın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ec2e74-90f1-4098-8872-cb9a5daff34e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Delinin Notları RUSÇA</image:title>
            <image:caption>1883. 20 октября1883. 20 октября. Сегодня возили меня свидетельствовать в губернское правление, и мнения разделились. Они спорили и решили, что я не сумасшедший. Но они решили так только потому, что я всеми силами держался во время свидетельствования, чтобы не высказаться. Я не высказался, потому что боюсь сумасшедшего дома; боюсь, что там мне помешают делать мое сумасшедшее дело. Они признали меня подверженным аффектам, и еще что-то такое, но – в здравом уме; они признали, но я-то знаю, что я сумасшедший. Доктор предписал мне лечение, уверяя меня, что если я буду строго следовать его предписаниям, то это пройдет. Все, что беспокоит меня, пройдет. О, что бы я дал, чтобы это прошло. Слишком мучительно. Расскажу по порядку, как и отчего оно взялось, это освидетельствование, как я сошел с ума и как выдал свое сумасшествие. До тридцати пяти лет я жил как все, и ничего за мной. заметно не было. Нешто только в первом детстве, до десяти лет, было со мной что-то похожее на теперешнее состояние, но и то только припадками, а но так, как теперь, постоянно. В детстве находило оно на меня немножко иначе. А именно вот так.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f37bccb-4f97-4f7f-beb4-5902f7024fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Karanina RUSÇA</image:title>
            <image:caption>«Анна Каренина», один из самых знаменитых романов Льва Толстого, начинается ставшей афоризмом фразой: «Все счастливые семьи похожи друг на друга, каждая несчастливая семья несчастлива по-своему». Это книга о вечных ценностях: о любви, о вере, о семье, о человеческом достоинстве.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e53ee06e-a696-496d-b29e-4914ded73410.jpg</image:loc>
            <image:title>Budala RUSÇA</image:title>
            <image:caption>«...В конце ноября, в оттепель, часов в девять утра, поезд Петербургско Варшавской железной дороги на всех парах подходил к Петербургу. Было так сыро и туманно, что насилу рассвело; в десяти шагах, вправо и влево от дороги, трудно было разглядеть хоть что-нибудь из окон вагона. Из пассажиров были и возвращавшиеся из-за границы; но более были наполнены отделения для третьего класса, и всё людом мелким и деловым, не из очень далека. Все, как водится, устали, у всех отяжелели за ночь глаза, все назяблись, все лица были бледно-желтые, под цвет тумана....»</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c79b24cf-cf54-4c5d-a3ce-ef5cdb6924cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Disipliner Okuryazarlıklar</image:title>
            <image:caption>İnsan, gözlerini dünyaya açtığı andan itibaren öğrenmeye başlamaktadır ve bunu hayatının sonuna kadar formel veya informel bir şekilde devam ettirmektedir. Öğrenmeler ilköğretimle birlikte akademik bir şekil alır, her yeni akademik öğrenme aşamasında bireyden, aldığı akademik eğitime bağlı olarak farklı yeterliklere sahip olması beklenir. Akademik eğitimde yükseköğretim, birey için formel olarak alınan en üst düzey eğitimdir ve yükseköğretimde disiplin olarak ifade edilen çalışma alanları belirginleşmiştir. Üzerinde araştırma yapılan ve öğretim faaliyeti gerçekleştirilen her bilgi dalı, disiplini yani çalışma alanını ifade eder. Değişen okuryazarlık kavramından yola çıkılarak hazırlanan bu kitapta, çalışma alanları yani disiplinlere göre okuryazarlıklar üzerinde durulmuştur. Yükseköğretimde araştırma yapılan ve öğretim faaliyetleri gerçekleştirilen disiplinler ve bu disiplinler ile ilgili okuryazarlıklar kitabın konusunu oluşturmaktadır. Her disiplin birbirinden bağımsız gibi görünse de farklı alanlarda okuryazarlık becerisine veya farkındalığa sahip olmanın kişiye katacağı değer ortadadır. Bu kitap, içerisinde yer alan disiplinler ile ilgili araştırma yapan veya eğitim alan bireylerin yanında, farklı disiplinler hakkında bilgi sahibi olmak isteyen bireyler için bir başvuru kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af226087-7346-47a4-92e1-9ac6b47174bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidarın Gölgesi ve Roman</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ortamına oldukça geç gelen roman, her geçen gün iktidarını güçlendirerek edebiyatın merkezine yerleşti. Öyle ki bugünün edebiyat dünyası ‘roman’ ekseninde dönüyor dense yeridir. Masal, destan ve hikâye gibi kadim türlerden kendi hanesine ekledikleriyle tanımlanamaz ve tartışılamaz yapısıyla roman, ölçüye vurulamaz gücünü gün geçtikçe artırıyor. 
Edebî iktidarının benzeri biçimde, anlatanın sözüyle değişip çoğalan kadim türlere karşılık, yazıyla sabitlenip değişmeyen bir metin olarak roman, okurunu çoğaltan yapısıyla da edebiyatın gündemindedir. Dikkat ediniz, yazılı metni değişmemişken okuruna göre değişip başkalaşan, onların her biri için yazılmış hissi uyandıran ne çok roman vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/149887ce-70bb-4c6f-b985-bce840dd216a.jpg</image:loc>
            <image:title>The Locality Conditions on Syntactic Displacement</image:title>
            <image:caption>The generative thinking postulates that elements are not always interpreted in the positions where they merge into the derivation. They sometimes move to different nodes for checking purposes. The displaced syntactic items or their operators are subject to certain locality conditions which have been target of analyses since the early years of the generative approach. The present book aims to make an overall introduction to the locality conditions on syntactic displacement focusing mainly on Turkish. The primary goal here is to provide a reasonably comprehensive introduction to the locality effects in this language that is accessible enough for undergraduate students at the university level, while also serving as a work of reference both for linguists and for scholars from neighboring disciplines. Along with providing detailed analyses of the island constraints in Turkish, the book also presents insights to the phenomena such as sentential subjects, complementation, adjunction or relativization in this language.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13883e47-24c9-42be-816a-41382926f1e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Türkçe öğretiminin temel amacı; anlama becerilerinin geliştirilmesi, anlatım becerilerinin kazandırılması, kişisel aktif ve pasif söz varlığının zenginleştirilmesi, dil bilgisi kurallarının metin bağlamında sezdirilerek öğrenilmesinin sağlanması ve öğrencilerin Türkçe sevgisi ile dil bilincini kazanmaları için uygun koşulların hazırlanmasıdır. Bu amaçların gerçekleşebilmesinde ise öğrencilerin Türkçe öğrenmeye ilişkin tutum, motivasyon ve kaygı gibi duyuşsal özellikleri etkili olduğu gibi bu süreçte öğrencilere sunulacak öğrenme fırsatlarının kalitesi ve bu süreci yürütecek olan Türkçe öğretmenlerinin çağdaş öğrenme anlayışını donanma kapasiteleri de belirleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a122c90-c44b-4e48-ba36-a958cb2e5892.jpg</image:loc>
            <image:title>Darbeci Mi? Kahraman Mı?</image:title>
            <image:caption>Biri, Atatürk ilke ve inkılâplarıyla laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk yurdunun koruyuculuğunu yapan, Anayasa ve yasalara itaati görev kabul eden kahramanlar ocağı Türk Silahlı Kuvvetleri’ne 41 yıl şerefiyle hizmet eden general… 
       Diğeri, yazılı ve görsel basının en üst noktalarında çalıştıktan sonra Başbakanlık’ta aldığı görevlerini başarıyla yürüten bir gazeteci. 
        İkisi de, 28 Şubat Süreci’ni yaşayan ve o sürecin politika sahnesindeki kahramanlarını çok yakından bilenlerden… 
        Çevik Bir ve Mehmet Bican bu söyleşiyi; 1997-1998 yıllarında Genelkurmay Başkanlığı’nın Komuta Kademesi’nde görevli komutanların gerçek dışı iddialar ve yalan beyanlarla suçlanması, haksız yere 
zindanlara atılarak yok edilmeye çalışılması olayındaki gerçekleri, o günleri unutanlara, geçmişi hatırlayıp bugünü yeniden değerlendirmeleri amacıyla gerçekleştirmişlerdir. 
 
İyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eb331ed-84b2-486a-9764-66497658cb55.jpg</image:loc>
            <image:title>Daire 7 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sanki geçmişimi bir sırt çantası gibi hep yanımda taşıyordum. Yürürken, otururken, gülerken, koşarken, konuşurken, yerken, içerken, sarılırken, eğlenirken o hep oradaydı; sırtımda. Biz sırtında çantalarla yaşayanlarız. İçi bizi acıtan anılarla, kıran bilgeliklerle ve mahveden tecrübelerle dolu sırt çantalarımız hep sırtımızda. Bazılarımızın yükü daha ağır, bazılarımızın yükü daha hafif ama hiçbirimiz tamamen özgür değiliz; çantaları bir kenara bırakamadığımız sürece...” 
 
Mine ve Efe’nin No. 26’yla başlayan hikâyeleri Daire 7’yle devam ediyor. 
Kardelen Sokak, No. 26, Daire 7 hikâyelerinin başladığı adresti. Mine’nin acıları ve umutları Daire 7’nin dört duvarı arasında dolaşırken, birlikte yazacakları yeni hikâye onların miladı mı olacak yoksa bu dört duvarın arasındaki her bir hatıra yollarına engel mi çıkaracak? 
 
Daire 7’ye hoş geldiniz. Burada misafir değil, ev sahibisiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987e743e-dca8-406e-a858-50f5b4ba3be5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılık bir meslek değil bir uğraştır. Dünyayı keşfeder, algılar ve tanımlar. 
Bizi kendimize açıklar ve eğlendirir. 
 
Peki yaratıcılığı esinleyen ve sürdüren nedir? 
Dünyanın en büyük reklam yaratıcılarından John Hegarty,  yaratıcılığa ve yaratıcı sürece dair 50 esprili, parlak ve kışkırtıcı bakış açısını bu kitapta sunuyor. 
 
Hepimiz yaratıcıyız. 
Fakat sadece pek azımız yaşamını yaratıcılıktan kazanabilecek denli şanslı. 
Siz de bu şanslı azınlığın içinde yer almak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f66ebf-97cd-4658-af8e-ff85be05481a.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Kendi halinde bir yaşam süren zeki ve neşeli bir genç olan Robin Hood, Nottingham Şerifi’nin babasının topraklarına el koymasıyla yoksullaşan ailesine yiyecek getirebilmek için, yasak olmasına rağmen Sherwood Ormanı’nda bir geyik avlar ve Şerif tarafından ölümle cezalandırılır. 
     Bu yasağın haksız olduğuna inanan Robin, orma- na saklanır ve sonradan kendisine katılacak diğer kanun kaçaklarıyla bir çete kurarak ormandan geçen zengin ve asilleri soyup, onlardan aldıkları altınları yoksullara dağıtmaya başlar. 
     Kısa sürede adı efsaneleşen Robin Hood, bir anda yoksul İngiliz halkının kahramanı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20dbf0fe-403b-4c62-be60-448d651d242e.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Yazıldığı günden bu yana her yaştan insanın hala ilgi ve merakla okuduğu Robinson Crusoe, tek bir adamın ıssız bir adada nasıl hayatta kaldığını bize anlatan eşsiz bir serüven. Aklı fikri dünyayı dolaşmakta olan genç Robinson, babasının ve annesinin tüm yalvarmalarına karşı çıkıp evden kaçar ve gemiyle denize açılır. Önce Faslı korsanların eline düşer, kurtulduktan sonra yeniden açıldığı deniz yolculuğunda gemisi fırtınaya tutulur, gemi parçalanır ve Robinson tek başına bir adaya çıkar. İşte asıl serüven şimdi başlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f47938-6a27-46a8-b830-09d93f20411c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayet Kokusu</image:title>
            <image:caption>Merdivenlerden çıkarken, “Ne kokusu bu?” diye sordu polislerden biri. Burunları her kokuya alışıktı; benzin kokusu, yanık kokusu, esrar kokusu, küf kokusu, devriye aracının arka koltuğuna oturttukları tutuklunun ter kokusu ve elbette ölü kokusu... “Her kokuyu unutabilirsin ama ölü kokusunu asla.” Emekli memurların teşkilata yeni girenlere tekrarladıkları bir cümleydi bu. Dairenin kapısını, “Aç, polis!” diye birkaç kez yumruklarken hâlâ burunlarına gelen keskin kokunun ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.
 
Kadınlar neden polisiye izlemeyi sever? Para karşılığı bir insana işkence edilmesini seyredebileceğiniz “kırmızı odalar”gerçekten var mı? DNA analizleri suçluları saptamada ne kadar etkili? Bir tutam toprakla cinayet çözmek mümkün mü?
 
İnsanın kanını donduran seri katil öyküleri Prof. Dr. Sevil Atasoy’un kaleminde hayat buluyor. Yıllarca çözülemeyen cinayetler, Agatha Christie romanlarından fırlamış katiller, akıl almayacak yöntemlerle kurbanlarını yakalayıp öldüren caniler, insan eti yemekten zevk alan canavarlar...
 
Prof. Dr. Sevil Atasoy, Çin’den Brezilya’ya, ABD’den Avusturya’ya seri katillerin peşinde. Her birinin dehşete düşüren hikâyesini bizimle paylaşırken adli bilimlerin hayranlık uyandıran gelişmesini de aktarıyor. Cinayet Kokusu, yine elinizden bırakamayacağınız bir Sevil Atasoy kitabı.
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51be95b3-0b00-454d-9635-6af0314ff4df.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Mi Zıplıyorum?</image:title>
            <image:caption>Konuşamıyor olmanız, söyleyecek bir şeyiniz olmadığı anlamına gelmez. 
 
Ellerinizin arasında tuttuğunuz kitabın on üç yaşındaki yazarı Naoki Higashida’nın, birçoğumuzun hayal bile edemeyeceği bir dünyası var; kelimelerin önce kaybolduğu sonra yeniden kazanıldığı bir dünya. 
Naoki’nin beş yaşında aldığı otizm teşhisi o kadar ileri boyuttadır ki yıllarca konuşmasını, insanlarla iletişim kurmasını tamamen engeller. Öte yandan sesinin çıkmıyor olması, onun hayal dünyası zengin, duygusal farkındalığı yüksek ve zeki biri olduğu gerçeğini değiştirmez. Sonunda annesi ve öğretmenlerinin yardımıyla geliştirdiği alfabe levhası yöntemi sayesinde sesini geri kazanır. Artık çevresine, hatta tüm dünyaya otizmli bireylerin gerçek potansiyelini gösterebilecektir. 
Neden Mi Zıplıyorum?’u kaleme alarak dünyada ilk kez otizmli bir çocuğun zihnini net bir şekilde görmemizi sağlayan Naoki, aynı zamanda otizmlilerle ilgili en çok merak edilen “Neden göz teması kurmuyorsun?”, “Neden kendi etrafında dönmekten keyif alıyorsun?” gibi sorulara da bu kitapta cevap veriyor. 
Yediden yetmişe herkesin tanıması gereken bu dürüst, temiz kalpli çocuğun sesine kulak verin. Onun yalnızca otizm değil hayat hakkındaki görüşleri de o kadar olgun, gerçekçi, güçlü ve samimi ki kitabın son sayfasını çevirdikten sonra dünyaya bir daha asla aynı gözlerle bakamayacaksınız. 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e094fdc-f589-42b1-b0f5-ee0da2c6563d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Origami Katla, Eğlenceyi Yakala!</image:title>
            <image:caption>ORİGAMİNİN SİHİRLİ DÜNYASINI KEŞFEDİN! 
 
ORİGAMİ İLE KÂĞITLARI HAYVANLARA, EŞYALARA VEYA ARAÇLARA DÖNÜŞTÜRMEYE NE DERSİNİZ? 
 
Origami, çocukların tek başlarına, aileleriyle veya arkadaşlarıyla birlikte yapabilecekleri, eğlenceli ve faydalı etkinliklerden biridir. 
• Çocuklarda üretme, şekillendirme yeteneğini ve sanatsal zekâyı 
geliştirir. 
• Çocuklar, sanat ve matematiği bir arada ve oyun yoluyla öğrenirler. 
• Geometrik şekilleri yaparak öğrenirler. 
• Origami, el becerileriyle birlikte çocukların estetik duygularını da 
geliştirir. 
• Origami gibi sanatsal faaliyetler, çocuğun sosyalleşmesine katkı 
sağlar. 
• Yapacakları figüre, rengine ve boyutuna karar vererek çocuklar, 
duygularını ve düşüncelerini yansıtma imkânı bulurlar. 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f977c2-5d23-4ca4-b8b8-f0ce58466bf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetin Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Yasaklanan bilgiler azınlığın doğrusu, çoğunluğun yalanı, bir kralın ise sırrıdır.” 
 
Sirius İmparatorluğu Kütüphanesi’nin yasaklı kitaplar 
bölümünde yer alan Lanetin Tarihi, yıldızların lanetinin 
görüldüğü ilk zamanlardan bu yana yaşananları anlatan bir 
tarih kitabıdır. Magnus Owen tarafından kaleme alınan bu eser, 
yüz yıl önce başlayan laneti tüm gerçekliğiyle gözler önüne 
sermektedir. Owen, yaşananları görgü tanıklarının deneyimleri, 
yapılan araştırmalar ve topladığı kanıtlarla zenginleştirirken 
Yıldızların Savaşı, katliamlar ve kehanetler gibi konulara da 
ışık tutmuştur. Tarihin tozlu sayfalarını tüm çıplaklığıyla 
aralayan bu önemli kitap, diğer kadim büyücülerin 
eserleriyle desteklenerek gerçekleri ortaya koymaktadır. 
“Yıllardır gizlice konuşulan gerçekleri tüm hatlarıyla 
anlatan Lanetin Tarihi, harikulade bir kitap. Owen, 
okuyucuya her duyguyu yaşatmayı başarıyor.” 
- Abaris Quinn, Katliamların Arka Yüzü kitabının yazarı 
 
“Yorgun ve yoksul bir halkı zekice fikirlerle, güçlü 
sözlerle ya da gerçek işlerle kandırmak mümkün değildir. 
İnsanlara istediklerini 
verirseniz bir süre sonra 
daha fazlasını talep ederler. 
Bu yüzden Rigel Sirius en 
büyük kozunu oynadı ve 
isyanı durdurabilecek en 
güçlü kartını masaya koydu: 
İnanç.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05271b9d-f939-41fd-a76d-e8a132c595db.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetin Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Yasaklanan bilgiler azınlığın doğrusu, çoğunluğun yalanı, bir kralın ise sırrıdır.” 
 
Sirius İmparatorluğu Kütüphanesi’nin yasaklı kitaplar 
bölümünde yer alan Lanetin Tarihi, yıldızların lanetinin 
görüldüğü ilk zamanlardan bu yana yaşananları anlatan bir 
tarih kitabıdır. Magnus Owen tarafından kaleme alınan bu eser, 
yüz yıl önce başlayan laneti tüm gerçekliğiyle gözler önüne 
sermektedir. Owen, yaşananları görgü tanıklarının deneyimleri, 
yapılan araştırmalar ve topladığı kanıtlarla zenginleştirirken 
Yıldızların Savaşı, katliamlar ve kehanetler gibi konulara da 
ışık tutmuştur. Tarihin tozlu sayfalarını tüm çıplaklığıyla 
aralayan bu önemli kitap, diğer kadim büyücülerin 
eserleriyle desteklenerek gerçekleri ortaya koymaktadır. 
“Yıllardır gizlice konuşulan gerçekleri tüm hatlarıyla 
anlatan Lanetin Tarihi, harikulade bir kitap. Owen, 
okuyucuya her duyguyu yaşatmayı başarıyor.” 
- Abaris Quinn, Katliamların Arka Yüzü kitabının yazarı 
 
“Yorgun ve yoksul bir halkı zekice fikirlerle, güçlü 
sözlerle ya da gerçek işlerle kandırmak mümkün değildir. 
İnsanlara istediklerini 
verirseniz bir süre sonra 
daha fazlasını talep ederler. 
Bu yüzden Rigel Sirius en 
büyük kozunu oynadı ve 
isyanı durdurabilecek en 
güçlü kartını masaya koydu: 
İnanç.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccd2f843-ad14-4f78-adc4-a0a88095f3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimoza (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir gece kızın ruhu ansızın kanatlanıverdi. 
 
“Etrafımdaki tüm ışığı alsalar da elimden, gözlerime bak ve alamayacakları tek ışığa tanıklık et.&quot; 
 
Leyla Mimoza Sungur lisedeyken yanlış bir insana güvenerek, hayatını altüst eden bir durumla karşı karşıya gelir. Yaşanan olaylar sonrasında içine kapanıp özünde olduğu kişiyi saklamaya başlar. 
 
Beklenmedik bir anda gelen anonim bir mesaj ona umut verir ancak Leyla’yı sarsıp kendine getiren bu mucize aslında hiç istemeyeceği sırların ortasına düşmesine sebep olur. Mesaj atıp destek olan kişinin kim olduğu ve bunu neden yaptığıyla aralanan sır perdesi devamında birçok saklı meseleyi gün yüzüne çıkarır. 
Tüm bunlar Mimoza’yı geçmişe götürürken karşısına hiç beklemediği biri çıkar ve onu yeraltı dünyasının derinliklerine sürükler. Aşk, öfke, intikam ve keder dolu olayların içinde Mimoza, bu kez kendini yeniden kaybetmemeye ve bunun için mücadele etmeye kararlıdır. Ancak bir seçim yapması gerekir: 
Aşk mı, yaşam mı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59be554b-a250-4bd1-9dd7-1806ac19d71b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimoza</image:title>
            <image:caption>Bir gece kızın ruhu ansızın kanatlanıverdi. 
 
“Etrafımdaki tüm ışığı alsalar da elimden, gözlerime bak ve alamayacakları tek ışığa tanıklık et.&quot; 
 
Leyla Mimoza Sungur lisedeyken yanlış bir insana güvenerek, hayatını altüst eden bir durumla karşı karşıya gelir. Yaşanan olaylar sonrasında içine kapanıp özünde olduğu kişiyi saklamaya başlar. 
 
Beklenmedik bir anda gelen anonim bir mesaj ona umut verir ancak Leyla’yı sarsıp kendine getiren bu mucize aslında hiç istemeyeceği sırların ortasına düşmesine sebep olur. Mesaj atıp destek olan kişinin kim olduğu ve bunu neden yaptığıyla aralanan sır perdesi devamında birçok saklı meseleyi gün yüzüne çıkarır. 
Tüm bunlar Mimoza’yı geçmişe götürürken karşısına hiç beklemediği biri çıkar ve onu yeraltı dünyasının derinliklerine sürükler. Aşk, öfke, intikam ve keder dolu olayların içinde Mimoza, bu kez kendini yeniden kaybetmemeye ve bunun için mücadele etmeye kararlıdır. Ancak bir seçim yapması gerekir: 
Aşk mı, yaşam mı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aafb9364-62a7-4ab9-ada5-7ca070327a46.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Sapığı</image:title>
            <image:caption>Amerikan edebiyatının sıradışı isimlerinden Bret Easton Ellis, X kuşağı yazarlarının en dikkat çeken üyesi olarak kabul gördü. İlk romanı Sıfırdan Az’ı henüz üniversitedeyken, yayımlanır yayımlanmaz tartışmaların odağı olan Amerikan Sapığı’nı ise 26 yaşındayken kaleme aldı. 
 
Patrick Bateman 80’li yılların Amerika’sında New York’ta yaşayan, yirmilerinin ortasındaki bir Wall Street kurdu. Yakışıklı, zeki, eğitimli ve zengin. Pahalı giyinmeyi, lüks kulüplere gitmeyi, güzel kadınları ve videokasetleri seviyor. Aynı zamanda da bir psikopat seri katil. Tüketmeyi, yok etmeyi saplantı hâline getiren Bateman’ın hava kararınca ortaya çıkan sapkın dürtüleri gündüzlerine taşmaya başladığında işler çığırından çıkacak, medeniyetle arasında duran ince duvar yıkılacak ve Amerikan rüyası bir kâbusa dönüşecek. 
 
2000 yılında beyaz perdeye uyarlanarak edebiyatta olduğu kadar sinemada da ses getiren Amerikan Sapığı, materyalizmi, tüketim çılgınlığını ve toksik erkekliği hicveden karanlık bir öykü. 
 
“Dövüş Kulübü’yle birlikte 20. yüzyıl Amerika’sının son çeyreğini en iyi anlatan kitap. Bir modern klasik.” –Irvine Welsh 
 
“Usta işi bir hiciv. Ellis’in dili muhteşem ve acımasız. Çok önemli bir kitap.” –Katherine Dunn</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bad890f1-4fde-4840-9f69-9005c332a0f3.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Sherlock Homes Kitap Ajanda</image:title>
            <image:caption>Sherlock Holmes, dünya edebiyatının en tanınan başkahramanlarından biridir. Bir düşünün, Anglosakson kültüründen gelen neredeyse her şeyi yoz burjuva edebiyatı olarak niteleyen Sovyetler Birliği’nde TV uyarlama­ları yapılacak denli seviliyordu. 
Holmes’u sevmeyen tek kişi yazarıdır denebilir. Arthur Conan Doyle ile Sherlock Holmes arasında, edebiyat tarihinde az rastlanır bir ilişki vardır: Kahramanı her okuyucu tanırken, yazar geride kalmış, neredeyse kendi yarattığı kahramanın ağırlığı altında ezilmiştir. Belki bu nedenle, garantili gelir kapısını kapatma uğruna kendi kahramanını öldürmeyi göze alan bir yazardır Doyle. 
Cem Yayınevi’nin geleneksel ajandası, bu yıl dünyanın en ünlü dedektifi Sherlock Holmes üzerine kuruldu. Yayınevimiz, Arthur Conan Doyle’un yazdığı özgün kanonu, yayınlandığı biçimiyle okuyucuya sunmanın ya­nında, bu ajandayla da Sherlock Holmes’a bir selam gönderiyor. Tüm po­lisiye kültürüne biçim veren bu namlı dedektif, can dostu ve vakanüvisi Dr. Watson ile birlikte, daha nice kuşağa keyif vermek üzere her daim hazır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b7700bc-d530-40a4-85e1-07059afe0909.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Olmak Şans Meselesi Değildir</image:title>
            <image:caption>Ya kendi şansınızı kendiniz belirleyebilseydiniz? Ya büyüleyici bir hayat yaşamak kontrolünüz altında olsaydı? Peki, ya hayatınızın aşkını bulmuş olsaydınız? Size iyi bir haberim var: Tüm bunlar mümkün! Tabii, nasıl yapılacağını bildiğiniz zaman… 
New York Times’ın çoksatan yazarları Gay Hendricks ve Carol Kline, Şanslı Olmak Şans Meselesi Değildir kitabında şansınızın nihayet kapıyı kırmasını sağlayacak sekiz sır paylaşıyor. Şansın önünüze gelmesini beklemek yerine, kaderinizin kontrolünü nasıl ele alacağınızı ve hayallerinizdeki göz kamaştırıcı hayatı nasıl yaratacağınızı öğrenin. Pratik teknikler, ilham verici gerçek hikâyeler ve yazarların kişisel yolculuklarını içeren bu etkileyici kitap, sizi mutluluğa davet ediyor. Hendricks ve Kline’ın onlarca yıllık çığır açıcı çalışmalarına dayanan bu benzersiz ve son derece etkili teknikler, hayatınızı dönüştürmenin kesin bir yolunu sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e58b235-f95b-4491-82b0-7c42fd28d3a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Koydum Ama Seni İnsan Yerine!</image:title>
            <image:caption>Her hikâye, “Güvendim,” diye başlar, “Tükendim,” diye biter. 
“Sevgi” harcanır çoğu zaman ve en sonunda, “Nefret ettim!” dersin. 
Ardından “Keşkeler” ve “Acabalar” sarar benliğini… 
O sorular hiç bitmez; bazılarının da cevabı yoktur. 
Eşyalar toplanır, anılar çöpe atılır. 
Bir zamanlar ölesiye güvendiğin insana tiksinerek bakarsın. 
Dünya başına yıkılmış, hayallerin enkaz altında kalmıştır. 
Bildiğin tüm küfürleri sayarsın ve hayat, maskesini çıkarıp 
tüm gerçekliğiyle seni selamlar. 
 
İşte o zaman geriye tek cümle kalır... 
“O değil de nasıl koydum ama seni insan yerine!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63efccd1-d9ac-43b3-a519-7ef61cea0983.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk defa 1971 yılında, Ankara’da “sarı kara” bir güz gecesinde “Bican Agay”ın zihnine düşen ve çıkmak, ışık görmek için onu çok zorlayan Kara Kam’ın şiirleri, yıllar boyunca kendisini görünür kılacak geçitler arayarak gölgelerde dolaştı, ara ara birkaç düşsel yoklamayla birkaç kıtalık sözler etti. Pek çok yükseliş ve geliş gidişi takiben 90’lı yıllar boyunca sesini parça parça duyurdu ve 2003 yılındaki son seslenişlerinden on yedi yıl sonra tamamlandığında, evrenin ve insanın yaratılışından Ergenekon’dan çıkışa dek hikâyemizi dillendiren 3631 dizelik muazzam bir Türk destanı hâlinde anıtlaştı.  Ahmet Bican Ercilasun’un kırk yıllık edebiyat ve dil verimi olarak bize ulaşan Kara Kam’ın Türk Bitigi, kaynak olarak millî destanımızın kök ve dallarından beslenen bir dil uzluğuyla kurgulanmış çağdaş bir eserdir. Destan, Orhun Anıtlarından yüz elli yıl öncesinin dilinin Türkçe kökenli söz varlığının Köktürk dönemi metin, ses ve biçim bilgisine göre düzenlenmiş özgün bir dillendirilişi ve bu özgün metnin ölçünlü Türkiye Türkçesine birtakım yeni yaratımlarla aktarılışından oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb502b35-0296-4d0e-99de-210e8b860d70.jpg</image:loc>
            <image:title>45. Durak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sevgi, bir gün kopacağını bile bile bağlanmaktır.” 
 
Akasya geçmişin ona hissettirdiklerinden kaçarken her yıl şehir değiştirmek zorundadır. On yedi yaşından beri gittiği her şehirden biraz daha yarım ayrılan Akasya, bir haziran gecesi şehre veda ederken 
kaybettiği anıların parmak izlerini ruhunda taşır. 
 
Ankara’ya ayak basarken bu şehrin, onu kaçtığı geçmişin ortasına bırakacağından bihaberdir. Kırk beşinci durakta bulduğu Yekta Emir Ilgaz, onu kaybettiği anılarla yüzleştirerek bütün doğrularını sarsacaktır. 
 
Aynı acılardan geçip, ayrı ayrı yollarda yürüdüğü bu adamla korktuğu geçmişin içerisine düşen Akasya, bu yıl Ankara’yı ve en önemlisi de Yekta’yı terk edebilecek midir? 
 
“Buz kesmiş ellerin… 
Bir gün gideceksin diye mi hep kapıda asılı ceketin? 
Sevgilim, birinin gidişlerini sevebilir misin? Ben seveceğim, adımlarını izleyeceğim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35ef070a-28e4-46d5-9cb8-3ba134f23a54.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizm ve İnsan Ruhu</image:title>
            <image:caption>“Anarşist yazına 1890’lardaki en önemli katkıyı şüphesiz ki Sosyalizm ve İnsan Ruhu’yla Oscar Wilde yapmıştır.” 
–George Woodcock 
 
Oscar Wilde sosyalist bir dünya görüşünün detaylı açıklamasını yaptığı Sosyalizm ve İnsan Ruhu’nda kapitalist bir düzende insanların sağlıksız ve abartılı bir diğerkâmlıkla hayatlarını nasıl mahvettiklerini ortaya koyuyor. Bu insanlar kapitalizmin neden olduğu sosyal problemleri çözmek uğruna kendilerini gerçekleştirmeyi göz ardı ediyorlar. Duygularını ön plana çıkararak hareket eden bu yardımseverler, yoksulluğun getirdiği kötülüklerin üstesinden gelmeyi kendilerine görev edinseler de sundukları çözüm önerileri hastalığın kökünü kurutmaktan çok uzak. 
 
Gelmiş geçmiş en etkili yazarlardan biri olarak görülen Oscar Wilde, günümüz düşünür ve tarihçilerinin öne sürdüğü fikirlerin tohumlarını bu kitabında atıyor. Ona göre yapılması gereken toplumu yeniden kurarak yoksulluğun bir daha ortaya çıkmasını tamamen engellemek. Bu da sadece bireysellik ve sosyalizmle mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92870eb3-56e2-443d-acc1-2721ed1eb535.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Ta Kendisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ellingham Akademi, yirminci yüzyılın başında zeki ve başarılı öğrencilere ücretsiz eğitim vermek amacıyla kurulmuş özel bir okuldur. Okulun kurucusu Albert Ellingham’ın eşi ve kızının kaçırılması ve tek ipucunun Şeytanın Ta Kendisi mahlasıyla bırakılan bir bilmece olması dönemin en esrarengiz olayı olarak hafızalara kazınır. 
 
Yıllar sonra Ellingham Akademi’ye öğrenci olarak gelen Stevie Bell, bu cinayeti çözmeye kararlıdır. Dedektifliğe merak salmış ve en büyük amacı Ellingham Vakası’nı çözmek olan Stevie, bu amacını gerçekleştirmeye çalışırken yeni okulu ve ilginç arkadaşlarına da uyum sağlamaya çalışır. Ancak bir gün sürpriz bir şekilde geri dönen Şeytanın Ta Kendisi, geçmişten gelen büyük sırları da beraberinde getirir. Stevie’nin artık araştırması gereken yeni bir cinayet vakası vardır. 
 
“Sayfaları çevirmekten kendinizi alıkoyamayacaksınız.” 
-John GREEN 
 
“Agatha Christie tarzı kurgusu ile öne çıkan, çok katmanlı modern bir dedektiflik hikâyesi.” 
-New York Times Book REVIEW 
 
“Bu kitap, gizemli atmosferi, büyük sürprizleri ve romantik elementleriyle unutulmaz bir okuma serüveni sunuyor.” 
-PUBLISHERS Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef22d7d2-0a44-44c6-a350-ae3e83a4993b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Üşüdüm ki Seni Düşünürken</image:title>
            <image:caption>Arkadaş dediğin, arkanda, yaslanacağın dağları ıslığı ile gezdiren çocuktur.
Arkadaş dediğin, tamahkârlığın rutubetli karanlığına kanaat güneşini hediye edebilen serdengeçtidir.
Arkadaş dediğin, hayata su taşıyan gönül derelerini vicdan ışığında durulayan emekçidir.
Arkadaş dediğin, hata ve yoksunlukları sır ipine dizip bilinmezliklere döken sihirbazdır.
Arkadaş dediğin, hesabı Hak’tan öğrenip hesapsız içtenlikler giyinmiş usul derviştir.
Arkadaş dediğin, aklına hile gelmeyen, tipi tip şapkalı, su gülüşlü şairdir.
Arkadaş dediğin, eli vicdanla ısınan, sıcak türkülü çobandır.
Arkadaş dediğin, kendisinden sana gelen yolcudur.
Arkadaş dediğin, Gazi Yaşargille Can Yücel&apos;dir.
Arkadaş dediğin, sabra Mehmet Akif, hayata Nazım Hikmet&apos;tir.
Arkadaş dediğin, çöle su, &quot;toprağa&quot; Veysel&apos;dir.
Arkadaş dediğin, mazluma Pir Sultan &quot;yaradana&quot; Yunus&apos;tur.
Arkadaş dediğin, duyguya düşünce, cana ferahlıktır.
Arkadaş dediğin, ümmetine Muhammed, milletine Mustafa Kemal&apos;dir.
Arkadaş dediğin &quot;candır&quot; aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/809dfd56-1c1e-43af-9bfe-25dd7e54b584.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Yaşamın Temelleri</image:title>
            <image:caption>Toplumsal ilişki nedir? İnsanın bir ‘‘özü’’ var mıdır? Ne tür akrabalık sistemleri mevcuttur? Hâsılı, anropoloğun gözünde toplumsal yaşamın temelleri nelerdir? Sosyal bilimlerin hem saha araştırmalarının hem de sorgulamalarının merkezindeki bu soruları ele alan Maurice Godelier bu kitabında insan varoluşunun beş önkoşulunu tanımlıyor. Yazar’a göre insan, en başından beri hem biyolojik hem toplumsal hem de tarihsel bir varlıktır. Eğer böyleyse, kültürün insan varoluşuna sonradan ‘‘eklendiği’’ iddiası temelsizdir. İnsanlar toplumsal bağları ne bir anda keşfetmiş ne de bir sözleşme vasıtasıyla ansızın toplumu ‘‘kurmuştur’’. İnsan doğal olarak sosyal bir türdür, toplum halinde yaşamayı sonradan keşfetmemiştir. Ancak bu belirlenim insan gerçekliğinin tamamını da kapsamaz çünkü buna bir de tarih eklenir. Ne söylenirse söylensin tarihin bir sonu yoktur. Tarih, bireyler için olduğu kadar toplumlar için de her zaman ucu açık bir mümkünler uzamıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f4e8f72-f930-4359-b724-1a7ac1ce6814.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Yardım Et!</image:title>
            <image:caption>• Nedenini bilmediğiniz bir mutsuzluk, endişe ya da öfke mi hissediyorsunuz?  
• Hedefleriniz için harekete geçmekte güçlük mü çekiyorsunuz?   
• Kurtulmak istediğiniz olumsuz düşünceleriniz mi var? 
 
Günümüzde gerek bireysel yaşamımızdaki zorluklar gerekse dünyanın hali hepimizi etkiliyor. Birçoğumuz halimizden memnun değiliz. Sürekli olumsuz telkinlere maruz kalıyoruz. Savaş, pandemi, maddi güçlükler gibi makro sorunların yanı sıra kendi yaşamımızda deneyimlediğimiz mikro düzeyde trajediler, entrikalar, kavgalar ya da şiddet… Hepimiz aynı yollardan geçiyoruz. Tüm bunlara karşın, hayatta kalma içgüdümüz devreye giriyor. Bir şekilde kurtulmak, yeniden iyi olmak istiyoruz. Bunun için de yardıma ihtiyacımız var. Peki bize kim yardım edecek?   
 
Cevap çok yakında, aynaya baktığınızda tam karşınızda! Kendine Yardım Et!, sorunlarınızla başa çıkmak için kullanabileceğiniz oldukça etkili bir kılavuz niteliğinde. İyileşme yolunda atacağınız ilk adımları sadelikle anlatıyor ve içinde bulunduğunuz durumları doğru analiz edip onlarla baş edebilmenizi sağlayacak teknikleri gösteriyor. Hem sorunun hem de çözümün bir parçasını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b823245a-893c-427d-91d3-cd04d958cc9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Bağımlı</image:title>
            <image:caption>2 EN YAKIN ARKADAŞ 
YALANCILAR. ÂŞIKLAR. BAĞIMLILAR. 
1 EPİK AŞK HİKÂYESİ 
 
Hiç kimse, utangaç Lily Calloway’ın en büyük sırrını tahmin edemezdi. Herkes üniversite barlarında dans ederken, Lily tuvaletlerde takılırdı. Birileriyle yatmak için... Dürtüleri onu tek gecelik ilişkilere, şehvetli buluşmalara ve hissettiği utanç yüzünden unutmak isteyeceği yerlere götürüyordu. 
 
 Sırrını bilen tek kişinin de kendine ait, farklı bir sırrı vardı. 
 
 Loren Hale’in en yakın arkadaşı, bir şişe viskiydi. 
 
Lily onun listesinde ikinci sıradaydı. 
 
Üç yıl boyunca gerçek bir ilişkileri varmış gibi davranarak bağımlılıklarını ailelerinden gizlemişlerdi. Evlerine girip çıkan rasgele erkekleri ve içki şişelerini saklama sanatında artık uzman sayılırlardı. 
 
 Ancak bağımlılıklarının altında ezildikleri zamanlarda, ikisi de aralarındaki yıkıcı ilişkiye dört elle sarılıyorlardı. Son zamanlarda ise yalanlar olmadan, daha iyi bir hayatı birlikte yaşamalarının mümkün olup olmadığını merak etmeye başlamışlardı. Etraflarındaki yabancılar ve aileleri, birlikte korudukları bu hayata dahil olmaya başladıkça yeni zorluklarla karşılaşıyorlardı. 
 
Belki de bağımlı oldukları şeyler alkol ve seks değildi. 
 
 Asıl bağımlılıkları birbirlerine karşı olabilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41f07b4f-a7be-4ed7-b5dc-b9dba2a91064.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bukalemunlar</image:title>
            <image:caption>…Ürünleri, yaptıkları şeyler için satın almayız. 
Onları, geldikleri anlam için satın alırız… 
 
Tüketiciler değişiyor ve çeşitleniyor ama onları tanımlamak için kullanılan pazarlama kategorileri aynı kalıyor. Oysa yeni nesil tüketicilerle iletişim kurmanın yeni yollarının bulunması gerekiyor. 
 
Erkek ya da kadın, iş ya da oyun, çevrimiçi ya da çevrimdışı… Modern tüketiciler geleneksel sınırlara meydan okudukça ve birden çok alt kültürün üyeleri olarak tanımlandıkça, bu ve diğer pazar kategorileri geçerliliğini yitiriyor. Yeni Bukalemunlar bu yeni nesille nasıl etkileşime geçileceğini ve rekabette nasıl öne çıkılacağını ortaya koyuyor. 
 
Pazarlama profesörü ve endüstri danışmanı olan Michael R. Solomon, pazarlamacıları geleneksel kategorilerin ötesine geçmeye ve tüketicilerle bir pazar segmenti yerine bireyler olarak iletişim kurmaya yönlendiriyor. Tarih, veri, deneyim ve örnekleri birleştiren Yeni Bukalemunlar şimdi ve gelecekte tüketicilere hitap eden ürün ve hizmetler sunmak isteyen her pazarlamacı (veya okuyucu) için gerçek bir başucu kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a42196d1-1ba3-4fb9-a3f3-29ef9017de88.jpg</image:loc>
            <image:title>Harvard’ın Ötesinde</image:title>
            <image:caption>1984’te Harvard’da Neler Öğretilmez’in yayımlanmasıyla dünya, Mark H. McCormack’in iş dünyasında fark yaratacak içgörüler sunan çığır açıcı kavramı sokak zekâsıyla tanıştı. 
 
McCormack 2003’te öldü ama fikirleri ve felsefesi yaşamaya devam ediyor. Harvard’ın Ötesinde onu tanıyan, onunla birlikte çalışan ve ondan etkilenen insanlarla yapılan röportajlara dayanan yeni bir sokak zekâsı derlemesiyle McCormack’in dehasına saygı duruşunda bulunuyor. 
 
İş, medya ve spor dünyasındaki pek çok kişiden oluşan bir kadro bize, insanları yönetme ve onlarla ilişkiler kurma konusundaki tavsiyelerden en iyi müzakere ipuçlarına ve bir işi nasıl büyüteceğinize kadar çeşitli konularda McCormack’in nasıl fark yarattığını ve küçük fırça darbelerinin nasıl büyük değişimler yaratabileceğini gösteriyor. 
 
Bu kitapla, bir anlaşma çıkmaza girdiğinde sinirlerinize hâkim olmanın neden faydalı olduğunu, spor dünyasının ritüellerinin ve rutinlerinin iş hayatında da nasıl işleyebileceğini ve 3x5 not kartlarının başarıya ulaşmada nasıl katkıda bulunabileceğini öğreneceksiniz. 
 
Harvard’ın Ötesinde hem spor pazarlama endüstrisini icat eden adamın sevgi dolu bir vasiyeti hem de orijinal Harvard’da Neler Öğretilmez kitabının değerli bir ardılı olurken, kendi iş anlayışlarını ve pratiklerini geliştirmek isteyenler için de yeni nesil sokak zekâsını ortaya koyuyor. 
 
“Tartışmasız spor pazarlamasının kralı.” 
–BBC Sport</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c01eda-beac-4dd5-b231-25d98fb7309d.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Konumlandırma</image:title>
            <image:caption>1 Numaralı İş Stratejisi 
Şimdi Her Zamankinden Daha Önemli! 
 
Dünyanın en çok satan, 
2022 itibarıyla 4 milyondan fazla okuyucuya ulaşan, 
Amazon’un en eski “Pazarlama Çok Satanlar” müdavimi Konumlandırma 
şimdi temel ve yeni tüm prensipleri içerecek şekilde geliştirilmiş, 
 dünyadan ve Türkiye’den en güncel vakalar 
eklenmiş 21. Yüzyıl versiyonuyla karşınızda… 
 
 
Konumlandırma bir düşünce felsefesi olarak iş, pazarlama ve marka dünyasında 
bir devrim yaratmıştır.


“Konumlandırma” kelimesi, ortaya atıldığından bu yana geçen 50 yıl içinde çoğu şirketin strateji dökümanında yerini almıştır. 
Ancak en önemli nokta hâlâ gözden kaçırılıyor… 
Kendilerini sadece kâğıt üzerinde konumlandırıyorlar. 
 
“Başarı, şirketiniz, markanız ya da ürününüz ile ilgili değildir... 
Zihinde bir algıyı sahiplenmek ile ilgilidir.” –Al Ries 
Ürününüzün rakipten daha iyi olması veya fiyatının uygun olması satın alınacağı anlamına gelmez…


Aslolan zihinde oluşan algıdır. 

Zihne girmenin, bir konumu sahiplenmenin ve on yıllarca hatırlanmanın prensipleri hâlâ büyük çoğunluk için muamma. 
 
20. yüzyılda stratejik konumlandırma prensiplerini dikkate almayanlar 
bunun bedelini er ya da geç ödediler. 
Rekabetin iyice kızıştığı, her türlü krizin global boyutlara ulaştığı 21. yüzyılda ise 
bu prensipleri göz ardı etmenin telafisi yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628699fa-c87b-4cbb-8691-990ae0814fc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Basketbol (ve Diğer Şeyler)</image:title>
            <image:caption>Basketbol (ve Diğer Şeyler) her bir bölümde farklı bir basketbol sorusuna cevap veriyor. Ve bunlar, “Larry Bird, Magic Johnson’dan daha mı iyiydi?” gibi klişe sorular değil, aksine doğru bildiklerinizi gözden geçirmenizi sağlayacak kadar kışkırtıcı ve zihin açıcı sorular: 
 
Michael Jordan’ın hangi versiyonu en iyi Michael Jordan’dı? 
Kobe Bryant kariyeri boyunca kaç yıl gerçekten ligin en iyi oyuncusuydu? 
Tüm zamanların en iyi smaççısı kim? 
En önemli NBA şampiyonluğu hangisidir? 
Allen Iverson mı, Dwyane Wade mi basketbol tarihi için daha önemlidir? 
 
Shea Serrano bu sorulara, kendine özgü zekâsını ve bilgeliğini kullanarak, detaylı istatistiklerle desteklediği argümanlarla cevap veriyor. Bazen doğru bilinen yanlışları, bazen de istatistiklerin gizlediği gerçekleri ortaya çıkarıyor. Ama bunu rakamların soğuk yüzüyle değil, eğlenceli, fantezi dolu varsayımsal sorular sorarak yapıyor: 
 
Eğer 1997’deki Karl Malone ile bir ayı bir sezonluğuna yer değişselerdi, hangisi o sezon daha başarılı olurdu? 
Shaq ve Hakeem o teke tek maçı yapmış olsalardı neler yaşanırdı? 
İmkânınız olsaydı kimin üstünden smaç basmak isterdiniz? 
 
Basketbolun en güzel anlarını, hikâyelerini ve efsanelerini tartışan bu kitap, basketbolun mitolojisini eğlenerek keşfetmek isteyenlerin her zaman başucunda duracak. 

“Asla fark etmediğiniz sorulara yanıt veren hem eğlenceli hem de bilgilendirici bir kitap.” 
–Slam Magazine 
 
“Eğlenceli dipnotlar ve muhteşem çizimlerle dolu.” 
–Buzzfeed 
 
“Zekice yazılmış, güzelce çizilmiş. Basketbolseverler için olmazsa olmaz bir kaynak.” 
–Esquire</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aca356b-5166-4454-832c-1aa94b229574.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Nöbeti</image:title>
            <image:caption>…Bize tepkilerimizi kontrol etme gücünü veren ve bizi hayvanlardan ayıran, akıldır… 
 
Teğmen Iari, Tanis’in uzak bölgelerinden birinde yaşayan bir tenjudur. Tapınak şövalyelerine katılır, savaş bittiğindeyse sızıntı denen çatlaklarda ortaya çıkan Damızlık adlı canavarları durdurma görevine geçer. Gaer ise Iari’yle çalışmak için gönderilmiş bir vakar büyükelçisidir ama esas görevi ajanlıktır. 
 
Savaş bittiğinden beri kimseyi öldürmediği bilinen rievlerden biri bir wiçuyu öldürünce, olayı çözme görevi Gaer ve Iari’ye verilir. İkili, katilin peşine düşer ama olaylar, cinayetten çok daha öteye uzanmaktadır. 
 
K. Eason Gece Nöbeti’nde şaşırtıcı karakterlerle dolu zengin bir evren kuruyor ve okurlarını olağanüstü bir bilimkurgu macerasına davet ediyor. 
 
“Türleri harmanlayan hikâyelerden hoşlanan okurlar, Eason’ın bilimkurgu ve fantezi dünyasına bayılacaklar!” –Booklist 
 
“Merak uyandıran karakterler… Aksiyon dolu bir gizem…” –Jim C. Hines 
 
“Yıldızlararası entrika, boşluktan gelen kâbuslar, katil robotlar ve büyülü kehanetler... Gece Nöbeti, şimdiye kadarki en alışılmadık ve eğlenceli dedektif çiftiyle bilimkurgu ve fantezinin mükemmel bir karışımı.” –Stephen Blackmoore 
 
“Eason, aynı anda hem tuhaf hem de gerçek hissettiren sürükleyici ve karmaşık dünyalar inşa etme konusunda gerçek bir yeteneğe sahip.” –The Quill to Live</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b98c490-a50d-4f93-bd49-d382b8f991f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Hırsızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okumak, sihir gibi bir şey! İngiliz sanatçı Graham Carter&apos;ın yazıp resimlediği Hikâye Hırsızı, kitapların hayatımıza kattığı güzellikleri paylaşarak çoğaltmamızı sağlayan serüven dolu bir arayış öyküsü.  Hikâyelerin HERKES okusun diye kaleme alındığına vurgu yapan kitap, bir hikâye hırsızının zamanla nasıl gelmiş geçmiş en iyi hikâyeciye dönüştüğünü anlatıyor. Kitapların gerçek birer “hazine” olduğunu kulağımıza fısıldayan Carter, hikâyeler sayesinde kafamızdaki fikirleri büyütüp geliştirebileceğimizi; dünyaya bambaşka gözlerle yeniden bakmayı öğrenebileceğimizi hatırlatıyor. Kendi hâlinde, utangaç bir çocuk olan Lulu kitaplara bayılıyor! Gelin görün ki yaşadıkları adaya ansızın bir Hikâye Hırsızı dadanıyor. Keyifle kitap okuyan her adalının kapısında hooop diye beliren hırsız şıp diye kitapları çıkınına indiriveriyor. Günler, geceler sonra adadaki tüm kitaplar Hikâye Hırsızı&apos;nın eline geçiyor. Herkes ah vah edip sinirden köpürürken, Lulu cesaret edip bu işe el atmaya karar veriyor. Artık, hikâyelerde dinlediği şeyleri uygulama vakti! Şu amansız hırsızı yakalamak için acaba korkusuz bir deniz korsanı mı olsa? Ünlü dedektifler gibi iz mi sürse? Yoksa cesur kâşifler gibi keşfe mi çıksa? Zekice bir plan tasarlayıp hırsızı kıskıvrak yakalamalı. Peki ama nasıl?.. Graham Carter&apos;ın incelikli çizimleriyle her sayfasında ayrı hikâyeciklere kapı araladığı Hikâye Hırsızı, kitapların ne kadar değerli olduğunu yineliyor; okuma sevgisi kazanmanın ve hayatı kitaplarla paylaşmanın önemine değiniyor.  İyiyle kötüyü karşı karşıya getirdiği anlatısının arka planında affetmenin yüceliğinden bahseden bu gizemli hikâye, her ne hata yaparsa yapsın herkesin mutlaka ikinci bir şansı hak ettiğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8432dbcf-a8e1-4baf-8f9e-1713901f570e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığın 3R&apos;si</image:title>
            <image:caption>Uygarlığın 3R&apos;si Düşüncede Rönesans, Dinde Reform,Endüstride Revolution</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2670e3ca-db16-4c6e-9aed-b4c8901f814d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzakta Bir Dağ , Yakında Bir Macera</image:title>
            <image:caption>– Uzak, uzak, uzak… Bu sözcüğü duyunca ilk ne geliyor aklına? 
– Dağlar! Çünkü onlar çok uzakta. Gel bak, göstereyim sana! 
 
Felsefeci ve eğitmen Özge Özdemir, Küçük Düşünürler Serisi’ni çocukların akıl yürütme ve kavramsallaştırma becerilerini erken yaşta harekete geçirmeyi amaçlayan Çocuklar için Felsefe (P4C) yönteminden ilham alarak yazdı. Küçük Düşünürler Serisi, öğrenme yolculuğuna ezberleyerek değil kavrayarak başlamanın, sonraki öğrenmelerin önünü açtığı ilkesinden hareket ediyor ve okulöncesi eğitimi programında yer alan kavramlara odaklanıyor. 
 
Bu kitapta kahramanlarımız, “Uzak ve yakın nedir?” diye soruyor. Bizi mekânda, zamanda ve duyguda uzak ya da yakın olmak üzerine düşünmeye ve soruşturmaya davet ediyor. Gökçe Akgül ise kahramanları sayfaların arasında gezdirdiği eğlenceli çizimleriyle bu davete, görsel olarak da özgün bir nitelik katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51dc73b3-27c0-4409-9de6-431d46d37a93.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Nokta , Büyük Bir Fil</image:title>
            <image:caption>– Bugün sana bir küçük çizeceğim. 
– Hadi çiz bakalım, neyin küçüğünü çizeceğini merak ettim. 
– Bir şeyin küçüğünü çizmeyeceğim. Sadece bir küçük çizeceğim, izle beni! 
 
Felsefeci ve eğitmen Özge Özdemir, Küçük Düşünürler Serisi’ni çocukların akıl yürütme ve kavramsallaştırma becerilerini erken yaşta harekete geçirmeyi amaçlayan Çocuklar için Felsefe (P4C) yönteminden ilham alarak yazdı. Küçük Düşünürler Serisi, öğrenme yolculuğuna ezberleyerek değil kavrayarak başlamanın, sonraki öğrenmelerin önünü açtığı ilkesinden hareket ediyor ve okulöncesi eğitimi programında yer alan kavramlara odaklanıyor. 
 
Bu kitapta kahramanlarımız, “Küçük ve büyük nedir?” diye soruyor. Bir şeye küçük ya da büyük derken karşılaştırma yaptığımız konusunda bizi düşünmeye davet ediyor. Gökçe Akgül ise kahramanları sayfaların arasında gezdirdiği eğlenceli çizimleriyle bu davete, görsel olarak da özgün bir nitelik katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9759b3a-295a-4d2e-865e-affa2228d9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Bir Ebeveyn Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?</image:title>
            <image:caption>Mükemmel bir ebeveyn olamayacağınızı ve olmanız gerekmediğini kabul etmek özgürleştirir çünkü yeterince iyi olmak, büyük bir başarıdır! 
İyi Bir Ebeveyn Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?, oldukça önemli ve aynı zamanda zorlu bir yolculuk olan çocuk yetiştirme sürecinde size rehberlik edecek on iki temel ebeveynlik ilkesi sunar. Bu ilkeler, çocuğunuzla ilişkinizi geliştirmenize destek sağlarken zorlu zamanlar ve davranışlarla başa çıkmak için stratejiler sunar ve ebeveynliğinizin daha tatmin edici, eğlenceli ve ödüllendirici olmasına yardımcı olur. 
Caroline Penney, çocuklarına hayat yolculuklarında iyi bir başlangıç sunmak isteyen ebeveynler ve veliler için eşsiz ve değerli bir kaynak sunuyor. Bir aile terapisti olarak uzun yıllara dayanan deneyiminden yola çıkarak çocuğunuzun kendine güvenen, yetenekli ve tüm potansiyeline ulaşabilen biri olmasına nasıl yardımcı olabileceğinizi detaylarıyla açıklıyor. Kitapta yer alan çok sayıda gerçek yaşam hikâyesi ise yalnız olmadığınızı ve sorunlarınızın sanılanın aksine o kadar da karmaşık olmadığını gözler önüne seriyor. Bu kitap, aile içi iletişiminizi güçlendirirken çocuklarınızın özgüvenini ve özsaygısını artıracak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13893e6a-6170-4025-948d-49d805f4970e.jpg</image:loc>
            <image:title>Becoming a Productivity Guru</image:title>
            <image:caption>Intro 
Currently, I am in Buellton, a small town in the Valley, in California, resting and taking some time off after an intense training schedule in Washington DC, and afterwards, Miami. I am at a beautiful house in the beautiful valley, enjoying the view while writing these words. 
I have already written 7 books (they are in my native language, Turkish). Therefore I am not a stranger to writing. However, now focusing on making an international career as a speaker &amp; author, I have decided to write my 8th book in the lingua franca, English. 
That is because I am a world citizen and I want to be able to inspire everyone in the world. And delivering your knowledge in English is one of the keys to that. 
This book will be on productivity.  
It will not be a book where I will constantly advise you to work hard, long hours, exhaust yourself, die for what you do, and all that. It will not be like one of the motivational Youtube videos where a thick-voiced man yells at you to wake up at 04:00 a.m. every day and hustle all the time. 
This book will be about my story and experience on how I am trying to be and remain productive; while at the same time making sure that I am taking care of myself enough. 
And I will not tell you to do anything. I will just share what I do and how it works for me. You are free to take whatever you want from my experiences.viii  
I will try to be concise, sincere, to the point, and somewhat entertaining. 
This book probably will not be perfect (and maybe it will be far from it). But as a 34-year-old trainer, speaker, author, entrepreneur, and traveler, I will do my best to share everything that I know, to the best of my efforts. 
Today is the 27th of July, 2021. I plan to write 1-2 pages every day and get this book done in a maximum of 3-4 months (so the book will be around 120-150 pages). 
 
INDEX 
Chapter 1: About Me 
Chapter 2: About You 
Chapter 3: About This Book  
Chapter 4: What Is Productivity?  
Chapter 5: Start With Why  
Chapter 6: What Is Success? 
Chapter 7: What Do We Need To Do To Be Productive? 
Chapter 8: Managing Our Time &amp; Ourselves 
Chapter 9: Communication &amp; Expressing Ourselves 
Chapter 10: Managing and Embracing Our Stress 
Chapter 11: Knowing Ourselves 
Chapter 12: Being A World Citizen  
Chapter 13: The Dumbfounded Myth of Happiness  
Chapter 14: About Money and Abundance Mindset  
Chapter 15: The Power of Visualization  
Chapter 16: The Power of Habits  
Chapter 17: The Power of Doing Nothing  
Chapter 18: Is Productivity An End Goal?  
Final Chapter: Your Journey Is Just Beginning  
Final Chapter No 2. On Being Productive (by Guest Authors)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/543699ee-163e-4f43-8731-9dadecee7329.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Düğme Ne İşe Yarıyor?</image:title>
            <image:caption>MÜZİK TARİHİNİN EN ÖNEMLİ GRUPLARINDAN IRON MAIDEN’IN EFSANEVİ SOLİSTİ BRUCE DICKINSON’DAN BENZERSİZ BİR OTOBİYOGRAFİ. 
 
Bruce Dickinson, dünyanın en saygı duyulan şarkıcılarından ve söz yazarlarından. Ama bunlar marifetlerinden sadece birkaçı. Kendisi ayrıca bir pilot, konuşmacı, bira üreticisi, romancı, radyocu, senarist ve uluslararası bir eskrimci. 
 
Elinizdeki kitapta, o eşsiz ve aykırı sesiyle Dickinson inişli çıkışlı hayatını ele alıyor. Sıradışı çocukluğundaki travmaları, Iron Maiden’ın önlenemez yükselişi, solo kariyeri, babalığı ve ailesi, davetsiz bir misafir gibi hayatına giren kansere karşı güçlü duruşu dahil olmak üzere bazı büyüleyici hikâyelerini tutku ve mizahla anlatıyor. 
 
Cesur olduğu kadar samimi ve eğlenceli Bu Düğme Ne İşe Yarıyor?, gerçek bir rock ilahının ruhunun derinliklerine inip hayatına, yüreğine ve zihnine yakından bakma fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d6c333f-6ebd-465b-9d4c-12de5530c9ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzun Anıları / Malazan Yitikler Kitabı 3</image:title>
            <image:caption>“ŞİMDİ GERİ DURUN VE BİZ FANİLERİN NELER YAPABİLECEĞİNE BİR BAKIN. BANA KALIRSA SİZİ BİR İKİ SÜRPRİZ BEKLİYOR.” 
 
Ardı arkası kesilmeyen savaşların ağırlığı altında zayıf düşen, uğruna dövüştükleri imparatorluğun kanun kaçağı ilan ettiği ve deli bir peygamberin istilaya hazırlandığı bir kıtada yapayalnız kalan Tekkol’un Ordusu… Arkasında karanlık güçlerin ve gizli ellerin desteğiyle durdurulamaz bir şekilde Genabackis kıtasını işgale gelen Pannion Domin İmparatorluğu, karşısında zorlu bir rakip bulmayı beklemiyordu ancak Tekkol’un Ordusu’nun, eski düşmanları Darujhistan şehri, Anomander Rake ve Caladan Brood ile ittifaka girdiğinden habersizdi. Herkesin kendi çıkarını gözettiği bir savaşta, ihanet de kaçınılmaz bir sonuç olacaktı. 
 
Genabackis kıtasında süregiden tek çatışma bu değildi. İki tarafın da kendini galip sayamadığı, yüz binlerce yıldır devam eden bir savaş daha vardı. Bu gaye uğruna faniliklerinden vazgeçip namevt savaşçılara dönüşen T’lan Imasslar, Genabackis kıtasında toplanıyorlardı. Ve bu seferki düşmanları her zamankinden daha zorlu olacaktı. 
 
Tanrıların oyununa yepyeni bir oyuncu katılmak için can atıyordu. Zincirlenmiş Tanrı oyundaki ilk hamlelerini yapmaya hazırlanırken, karşısında diğer tanrıları bulacaktı. Ancak Zincirlenmiş Tanrı’nın hesaba katmadığı bir şey vardı: Artık bu oyuna faniler de dahil olmuştu. 
 
“Malazan Yitikler Kitabı serisini ağzım bir karış açık okudum.” –Glen Cook 
 
“Erikson, epik fantazi yazarları arasında en tepedekilerden biri.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d2a900c-c17a-4240-9678-fb86308bb108.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Ölmek Üzere</image:title>
            <image:caption>Bayview Lisesi’nde yeni bir dönem başlıyor. Artık kimsenin sırrı güvende değil. 
 
Yeni bir oyuna hazır mısın, Bayview? 
 
Simon’ın ölümünden sonra bir sürü taklitçi türese de, Bayview Lisesi’nin dedikodu açlığı bitecek gibi değildi çünkü kimse gerçek sırlara ulaşamıyordu. Ta ki gizli numaradan okuldaki herkese bir mesaj gelene kadar: 
 
DOĞRULUK MU CESARET Mİ? 
 
Phoebe ilk hedefti. Eğer oyuna katılmayı reddederse bir sırrı açıklanacaktı ve onunki asla gün yüzüne çıkmamalıydı. 
 
Sonraki mesaj Maeve içindi ve yaşananlardan ders çıkardıysa mutlaka cesareti seçmeliydi. 
 
Sıra Knox’a geldiğinde, işler çoktan tehlikeli hâle gelmişti. Önceki yıl zor yoldan öğrendikleri gibi, yardım asla polisten gelmeyecekti. 
 
İntikam almaya yeminli biri vardı ve bu oyunun kurallarını o koyduğu sürece zaman herkes için azalıyordu: 
 
TİK TAK TİK TAK… 
 
 
“Kimse Karen McManus gibi gençlik gizem romanı yazamaz.” —Entertainment Weekly 
“Okurların bayılacağı ters köşelerle dolu bir gizem.” —Booklist 
 
“Her sayfada yeni bir sürpriz sizi bekliyor.” —Paste 
 
“McManus hayranları, intikam ve dostlukla örülü bu hikâyeyi soluksuz okuyacak.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Sıradan bir polisiye romandan çok daha fazlası. Hem gerçekçi hem de şaşırtıcı.” —USA Today 
 
“Bir oturuşta bitireceğiniz, bağımlılık yapacak bir gerilim.” —Kara Thomas</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e71833dc-33f8-40d2-901a-bdc06efd103c.jpg</image:loc>
            <image:title>Teo ve Bir Aşığın İcatları</image:title>
            <image:caption>Teo geçmişe yolculuk yapmanın bir yolunu bulur ve gittiği yerde, bir mucitle arkadaş olur: Bay Kubin, küçük bir ortaçağ kasabasında toplumdan uzak, sakin bir hayat sürmektedir. Ancak günün birinde Agatha’ya âşık olur ve o günden itibaren işler değişir. Önce sevdiği kadına duygularını ifade etmek için en iyi bildiği şeyi yapar: türlü icatlar! Ancak bunun yeterli olmadığını fark eden Teo, Bay Kubin’e yardım etmek için zamanda yolculuk yapmaya devam etmek zorunda kalacaktır. Anne ve babası Teo’ya yol gösterse de Bay Kubin’le birlikte kendi yollarını çizmek zorundalar. 
Teo ve Bir Aşığın İcatları, 2010’da Alman Gençlik Edebiyatı ödülüne aday eserler arasında gösterilmiş sıcak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a5c9e7-7096-45e5-a212-c5b4b70393f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Babam</image:title>
            <image:caption>Babam hiçbir zaman uzayın derinliklerine giden bir uzay gemisine binmedi ya da gizli ajan olmadı. Hiç araba yarışı da kazanmadı. Filmlerdeki ve reklamlardaki gibi sürekli seyahat eden, çok meşgul bir baba değil. Ama benim babam… Birlikte vakit geçirmek isteyebileceğiniz biri ve bana göre dünyanın en iyi babası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e2d332-410a-4369-884d-d1aa16bf244a.jpg</image:loc>
            <image:title>Servi Nine ve Üç Güzeller</image:title>
            <image:caption>De ki bir Suna var. De ki Suna, evinin önündeki parkta salınan bir servi ağacını kurtarma derdine düşüyor. De ki Suna, kendisini yaşama bağlayan bu ağacın köklerini koruyabilmek için bir rivayeti gerçek kılmaya çalışıyor. Yeni tanıştığı Dina ve Ararat’tan yardım alacak olsa da 17. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan bu yolculukta ona mihmandarlık edebilecek tek bir kişi vardır aslında. 
 
Sahi, var mıdır? 
 
Beşerbazın Mârifeti’yle hatırı sayılır bir okur kitlesine ulaşan Arlin Çiçekçi’nin bölümlerle değil, “sonlarla” kurulmuş ikinci romanı: Servi Nine ve Üç Güzeller. Servi’nin, Suna’nın, Yeter’in, Zemzem’in, Bedriye’nin hikâyesi. 
 
Sahi, öyle mi? 
 
“İnsan cinsinin karşısına bir eksikle yahut bir kusurla çıkmayagör, hiç vakit kaybetmeden noksanına bir hüviyet atfeder, eksiğini ismin, kusurunu da sıfatın yapar fısır fısır kulağına okurlar. Sen daha ne olduğunu anlamadan özünü, şahsiyetini ağır ağır çeker alırlar elinden; gözükmesin, bilinmesin, anılmasın istediğin o kusurunu bayrak gibi taşı diye eline tutuştururlar. Bir bakmışsın safi eksik olduğun yerden varsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/527a95e4-3001-4359-b3e8-3029c6bfda9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Görünmez Evim</image:title>
            <image:caption>Kumru bir gün evini terk etmek zorunda kalır. En sevdiği tavşanını, büyükbabasını, büyükannesini ve onun ay ışığını ardında bırakır. Anne ve babasıyla sonu gelmeyen çok uzun, yorucu ve korkutucu bir yolculuğa çıkar. Kumru tam olarak anlamasa da kötü bir şeylerin olduğunu hisseder. O yuvasını ve sevdiklerini özlemektedir. Hem de çok… 
 
Evlerini, ailelerini ve arkadaşlarını kaybeden tüm çocuklara… Sevdiği her şeyi çok geride bırakan ve yabancı ülkelere ulaşmak için zor bir yolu gitmek zorunda kalan herkese… Ve nerede olurlarsa olsunlar evlerini her zaman yanında taşıyanlara… 
  Vane ve Biljana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eacf018b-dcb5-48e1-bd05-b2db7ac55327.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşıklar Cemi</image:title>
            <image:caption>Haydar Ergülen, Âşıklar Cemi’nde, Anadolu sözlü kültürünün en önemli taşıyıcıları olan âşıklar için kalem oynatıyor bu sefer. Halktan, Hakk’tan, dosttan, aşktan, yoldan, yolcudan, sazdan, sözden dem vuran ve kimi zaman katledilen, yok sayılan ama inatla sazlarını çalıp söyleyen âşıklar, çağdaş bir şairin kaleminde yeniden hayat buluyor. Âşık Veysel’den Âşık Mahzuni Şerif’e, Neşet Ertaş’tan Şahsenem Bacı’ya, Davut Sulari’den Muhlis Akarsu’ya, Şah Turna’dan Ali Ekber Çiçek’e bir yol hikâyesi anlatıyor Ergülen. 
 
“Onlar hem âşık hem halk âşığı hem de Hak âşığı diye anılırlar. Yaptıkları her şey aşktandır, çalıp söyledikleri, susup inledikleri. Aşktan yaratılmışlardır, aşk için yaratılmışlardır: ‘Yaradan bizleri insan yaratmış/muhabbet insana cana muhabbet’ diyen Ruhi Su’yu hatırladım, Yaradan’ın bizi niye yarattığını bir kez daha düşündüm. Kendi kendime şöyle dedim, herhâlde aşk için yaratmıştır, aşk için yaratmasa niye yaratacaktı ki bizi, yani ne gereği vardı diye de kendimi onayladım. Sonra da ‘insan aşk için gelmese niye gelecekti ki dünyaya?’ diye de tekrarladım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84632e0c-6e65-42d9-85f6-7ca6feece06c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Ürkek Sesim</image:title>
            <image:caption>Şiir Okuma Yarışması’nın afişini görünce kalbim güm güm çarpmaya başladı. Ruhum coşkun bir ırmağa döndü. Korktum. Gerçekten korktum. Çok endişeliydim. Diğer çocuklar benim için, “Neden konuşmuyor?” diye sorduğundaysa korku ve endişe çenemi tir tir titretti. Feride Öğretmen onlara, “Hepimiz söyleyecek bir şarkıya sahibiz ancak onu istediğimiz zaman söyleriz,” dedi. Bu kitap çocukların kendilerini keşfetmelerine yardımcı olacak, seslerini bulmalarını sağlayacak ve onlara cesaret verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3e0ed6-80ac-4098-a5da-e1dc031fdc6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Balıkları ve Diğer Su Altı Canlıları Hakkında Muhteşem Ötesi Bilgiler!</image:title>
            <image:caption>KÖPEK BALIKLARI VE SU ALTINDA YAŞAYAN DİĞER CANLILAR HAKKINDA HER ŞEYİ ÖĞRENMEYE HAZIR MISIN?
Bu kitapta neler mi var?
-Köpek balıkları hakkında çılgınca –ama gerçek– bilgiler
-Okyanus bilimine derin bir dalış
-Şahane deniz şakaları
-Köpek balığı çizme etkinlikleri
-Kapsamlı bir su altı canlıları rehberi
-Ve çok daha fazlası!
Şimdi köpek balıklarının su altındaki dünyasına dair muhteşem şeyler öğrenmenin tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa2c2d2-a582-4ecb-899c-1ee534aea244.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her yaşa hitap eden, zamansız ve tarz sahibi Küçük Kara Balık Defteri; hayallerinizi, listelerinizi, fikirlerinizi, programınızı ya da öykülerinizi rahatça yazabilmeniz için tasarlandı.
“Dünya çok büyüktür,” demiş Ay, “her yerine gidemezsin.”
Küçük Kara Balık, “Önemli değil,” demiş.
“Ben de gidebildiğim yere kadar giderim.”
-Samed Behrengi, Küçük Kara Balık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/520f24fd-d25e-4179-8748-eaabd7f1dc5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Sandığım Şey</image:title>
            <image:caption>Düşlerime süzülen, uyandığımda anımsadığım tek bir kişi vardı. 
Ama kim olduğunu bilmiyordum! 
Adım Bena. Yıllardır Madrid’de yaşıyordum. İstanbul’a dönüp, en yakın iki arkadaşımla birlikte açtığım kafe hareketli ama dengeli günler getirmişti hayatıma. Geçmiş, bir sisin ardında kalmıştı. Güvende ve mutlu olduğumu sanıyordum. Sonra, her şeyin değiştiği o an geldi. Ve onunla tanıştım. 
Beni bekleyen hikâye bir peri masalı değildi. Pembeler ve beyazlar yoktu. Sırlarla derinleşen bir karanlık kuşatmıştı çevremi. Her şey o karanlığın içinde saklanmıştı. Sırların çözülmesi için geriye dönmem gerekiyordu ama bunun yaratacağı depreme hazır mıydım, emin değilim. 
Zeynep Çakman, “Sen Sandığım Şey” adlı kitabında ezber bozan, gizem dolu bir aşk hikâyesini anlatırken, insanı en derinlerde kalan karanlık yanlarıyla yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b308cfdf-830c-4f30-ae38-5b19fa530426.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşli Yürek</image:title>
            <image:caption>NİHAİ SAVAŞ BAŞLADIĞINDA 
HERKESİ UMUT BİRLEŞTİRECEK 
 
TANRILAR KRALİÇEYİ SEÇTİ, KRALİÇE İSE ONU 
 
Cat Fisa’nın kaderi onu köşeye sıkıştırmıştı. Üç krallığı yeniden birleştirmek için atması gereken son bir adım kalmıştı. Ancak bunu yapmak için Alfa Fisa’yla, yani annesiyle bir ölüm kalım savaşına girmek zorundaydı. 
 
Annesi her zamankinden güçlüyken Cat’in büyüsü ona itaat etmeyi reddediyordu. Savaşın ortasında tüm güçleri başıboş bir şekilde serbest kalırsa, tanrıların armağanlarını kullanmanın bedeli ağır olabilirdi. 
 
En yakınından gelen ihaneti bir türlü sindiremeyen Griffin’se, sevdiği kadını bu korkunç sorumluluktan kurtarmak istiyordu. Fakat kraliçe olmak için doğmuş Cat’in yanında hem kalkan kadar güçlü hem de kılıç kadar ölümcül olmalıydı. 
 
Thalyria’da artık kimsenin kaybedecek bir şeyi kalmamışken, kalplerde filizlenen umut zafer mi yoksa yıkım mı getirecekti? 
 
 
“Kesinlikle nefes kesici!” —Darynda Jones 
 
“Ânında yılın favorilerine girdi!” —Bookriot 
 
“Epik bir hikâye için heyecan verici bir son! Bayıldım!” —Jeffe Kennedy 
“Cat çok zeki, becerikli ve ölümcül bir karakter. Ama bir o kadar da kusurlu oluşu onu inandırıcı kılıyor.” —Philadelphia Inquirer 
 
“Amanda Bouchet epik Kralseçen Günlükleri’ni hem coşkulu bir dünya hem de dokunaklı bir duygusallıkla noktalıyor. Kaçırılmaması gereken güçlü bir üçleme.” —Grace Draven 
 
“Nefes kesen bir romans, sürükleyici bir aksiyon, mitoloji ve bol bol siyasi entrika… Bouchet fantastik romansın çıtasını yükseltmeye devam ediyor.” —Booklist, starred review 
 
“Bouchet’nin çarpıcı üçlemesi Kralseçen Günlükleri, tıpkı başladığı gibi yaratıcılık, deha ve macera ile duygusallığın nefes kesici dengesiyle sona eriyor.” —Kirkus, starred review 
 
“Bouchet’nin serisi, tanrısallık ve insanlığın umutlu bir liderlik vizyonuyla dengelendiği bir finalle son buluyor.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Okurlar yazsın bunu bir kenara! Ateşli Yürek, göz kamaştırıcı bir serinin muazzam finali. Bravo!” —RT Book Reviews Top Pick 
 
“Taht Oyunları ve Wonder Woman seven ama biraz daha romantizm arayanları memnun edecek.” —Library Journal 
 
“Büyü, aksiyon, romantizm… Sevdiğim her şey tek bir seride.” —Jennifer Estep</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af9fa66-34bf-4aab-b16c-d345a0bb1886.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Evrenin Yeni Bilimi</image:title>
            <image:caption>Tanrılar nerede? 
‘Büyüsü bozulmuş dünyanın’ modern sakinlerinden bazılarına göre öldüler. Bazılarına göre, başka bir âlemden bizi izleyip sadece gerek gördüklerinde müdahale ediyorlar. Evreni yaratıp kendi köşelerine çekildiklerini söyleyenler de var. Kimine göreyse hiç var olmadılar; insanlığın olgunlaşınca inanmaktan vazgeçtiği çocukluk hayalleri ve korkularıydılar. 
Oysa dünyanın dört bir yanında tanrıların, ataların, iyicil ve kötücül ruhların ve hayaletlerin günlük hayatın olağan bir parçası olduğu topluluklar insanlık tarihinin büyük bölümünde vardı, bugün de var. Bu ruhsal varlıklar yağmuru yağdırıyor, bitkileri büyütüyor, insanlarla birlikte avlanıyor, bazen onlara düşman oluyor, hatta onlarla evleniyorlar. Her evde, her ağacın dibinde bizi izliyor, bazen ödüllendiriyor, bazen de cezalandırıyorlar. 
2021 yılında aramızdan ayrılan aykırı antropolog Marshall Sahlins’in yetmiş yıla varan bilgi birikiminin ve deneyimlerinin zirve noktası olan bu eser, bir yandan gözden düşmüş, uzun süredir can çekişen antropoloji biliminin durumunu değerlendirirken, diğer yandan da onu yeniden canlandırmanın ve tanrılarla iç içe yaşayan halkları ve kültürleri anlamanın yeni bir yolunu öneriyor. Afrika’dan Amerika’ya, Kuzey Kutbu’ndan Yakındoğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada,  her taşın altından ruhların çıktığı, her köşe başında bir tanrıya denk gelinen ‘büyülü’ bir dünyada okuru etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kültürlerin, insanlığın ‘çocukluk çağının kalıntıları’ olmadığını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e5633e-fd4e-4a35-be2c-24ee6a319ad3.jpg</image:loc>
            <image:title>Derrida İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ne sıradan bir giriş kitabı ne de bir aktarımlar kitabıdır. Bir filozofun çağa tanıklığının, kendi zamanından ve bulunduğu yerden felsefe yapmanın, bu coğrafyanın kalbinde yer alan meselelerle felsefece hesaplaşmanın ürünüdür. Felsefeyi filozof biyografilerine ve ehlileştirilmiş felsefe tarihlerine hapsetmeye karşı, hem suya hem de sabuna dokunan özgün bir bakış sunmaktadır. 
 
Kitap üçlü bir yapıda, temelde iki sorunun izini sürüyor: “Derrida felsefesi adalet, yasa ve ötekine nasıl bir bakış sağlar?” Bu teorik temel ile baktığımızda “Yeni Türkiye’nin yapısökümü bize ne söyler?” Ama hepsi tek bir soruda özetlenebilir: “Yaşamı felsefe aracılığıyla nasıl yeniden kurabiliriz?” 
 
Kolektif bir biçimde deneyimlediğimiz sorunları Derrida ile birlikte, ondan öğrendiklerimizle düşünme denemesi bu kitap. Kendi durumumuzdan ve deneyimimizden yola çıkarak bağışlamayı, ana dilde eğitim, zorunlu din eğitimini, sorumluluğun ‘ödev üstü’ yapısını, Avrupa’yı ve İslamofobiyi, geleneksel cinsiyet normlarını, antroposen çağında etiği kısacası hayvan, tanrı ve egemeni Derrida felsefesinin kavramlarıyla düşünme çağrısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d58aec-f950-47a7-af4a-8626ec33556b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Ulvi Ersoy Karikatür Albümü</image:title>
            <image:caption>Ali Ulvi Ersoy Karikatür Albümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d481e1e-2728-4d27-ae73-1ae23c5e7113.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemal Nadir Güler Karikatür Albümü</image:title>
            <image:caption>Cemal Nadir Güler Karikatür Albümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56cf654b-ec11-4410-966a-a3facab242c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Terörü</image:title>
            <image:caption>HER ÇOCUK UÇABİLİR! YETER Kİ KANATLARINI KIRMAYIP UÇMALARINA MÜSAADE EDİLSİN. 
 
Vicdan, erdem, estetik, etik, ahlak, merhamet ve manevi değerler sağ beynin ilgili olduğu alanlardır. Ancak yüzyıllardır bilinçli olarak standartlaştıran testlerle sol beyin odaklı, sayısal ve sözel zekâ tabanlı sürdürülen eğitim anlayışı neticesinde, maalesef gönül gözleri kapalı, merhamet duyguları zayıf, etik ve estetik değerlerden uzak, açgözlü, test çözerek meslek edinen bireylerden oluşan toplumlar inşa edildi. Bireysel farklılıkların değer görmediği, bu farklılıkların ortaya çıkmasına imkân verecek olanakların sunulmadığı bir sistemde yetişen bireyin risk alarak ve yenilikçi düşünerek girişimci davranmasını, sorunları çözebilmesini bekleyebilir miyiz? İnekler peynir üretebilir mi? Çözüm, bireysel farklılıkların dikkate alındığı performans tabanlı alternatif değerlendirme sistemlerinin eğitimde gerçek anlamda yer almasındadır. 
Prof. Dr. Mustafa Zülküf Altan’ın kaleme aldığı bu kitap, neoliberal felsefeye körü körüne inananların, standartlaştıran testlerden değişik şekillerde nemalananların ve ekonomiyi yönetenlerin ülkeleri nasıl tek tip insan yetiştirmeye sebep olan bu testlere teslim ettiklerini anlatırken şu gerçeğin de altını çiziyor: 
“Eğitim sistemindeki testler, toplumdaki eşitsizliğin ve adaletsizliğin gerçek kaynağı durumuna gelmiş ve terörün en büyük silahı olmuştur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94116bb8-c50f-41b9-a208-d6353f74302d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Bir Vampir Vakası</image:title>
            <image:caption>ÖLÜLER HAKKINDA YALNIZCA İYİ ŞEYLER KONUŞULMALIDIR. 
 
Balkanlarda ortaya çıkan yeniçerileri kimler, hangi amaçla vampire dönüştürdü? 
Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldıran Sultan Mahmud ve şehzadelerini bekleyen tehlike neydi? 
Habis mahluklara dönüşen yeniçerileri yok etmek için hangi cemiyet görevlendirildi ve bu cemiyetin geçmişi hangi padişaha uzanmaktaydı? 
Yüzyıllardır Osmanlı ile hesaplaşan Tapınak Şövalyeleri’nin yeni planları neydi ve onlara hangi devlet adamları destek veriyordu? 
Şövalyelerin ele geçirmek istediği kayıp kitaplar nelerdi, bu kitaplarla neler yapmak istiyorlardı? 
Yeniçerileri vampire dönüştüren kitabın geçmişi hangi medeniyete uzanıyordu ve onlar nasıl tedavi edilebilirdi? 
 
Mahlukat adlı korku türündeki sinema filmine de ilham veren bu roman, tarihsel kaynaklara dayanılarak kurgulanmış, soluk kesici, tüyler ürpertici bir hakikatin kanlı anekdotudur. “Osmanlı döneminde yaşanan gerçek bir vaka… Cinler, vampirler ve daha fazlası… Korkuyu iliklerinize kadar hissederken türüne getirdiği yenilik ile sizi her sayfasında şaşırtacak bir hikâye. En etkileyici kısmı ise kendi topraklarımızın, geçmişimizin hikâyesini anlatması.  Serinin devamını şimdiden çok merak ediyorum.” 
Mahlukat filminin yönetmeni Alper Mestçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9142f28-d964-439a-9be9-8a00bb5dcc6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sanat Sahtekar mı?</image:title>
            <image:caption>Sanat alanındaki yarış, takibinde bulunanları, Leonardo’nun Mona Lisa’sı ile Maurizio’nun Komedyen’i arasında taraf olmaya itiyor. Sorunun, olası cevapları kadar derinliği bulunmuyor; Hangisi sanat? Mona Lisa’nın ne yapıp edip Cattelan’ın duvara bantladığı meşhur muzunu alt ettiği görülüyor. Muzun taraftarı da bir şeyler söylemek istiyor; sanatın yolculuğunu, yirminci yüzyılın başından günümüze kadar neler yaşandığını bilmeyenler yorum yapmamalılar diyerek eksik olduğunu düşündüğü o entelektüel bilgisizliğe ateş püskürüyor. Ne ki iki farklı görüşün ortak bir paydada buluşabilmesi henüz mümkün görünmüyor. Son bölümde söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim; tüm bunlar beyhude bir çaba…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff98553a-230b-4a0f-92b0-9ebcc79a2dbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hellenistik Dünyada Roma</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Appianos’un Roma Tarihi eserinin günümüze parçalar hâlinde ulaşmış olan Makedonia kitabı ile neredeyse eksiksiz olarak ulaşmış İllyria, Syria ve Mithradates kitaplarının çevirisini içermektedir. Appianos, Makedonia kitabında Roma’nın Akdeniz’de tam bir hakimiyet elde etmesiyle sonuçlanan Makedonia Savaşları’nı anlatır. Romalılar, bu krallığı ortadan kaldırıp büyük kazanımlar elde etmiş ve bunun sonucunda Akdeniz’de tartışmasız bir hakimiyet elde ederek yayılmacı politikalarını giderek yükselen bir ivmeyle sürdürmüşlerdir. İllyria kitabı, Balkan Yarımadası’nın kuzeybatısında Adriyatik kıyısı boyunca yaşayan halkları ve Romalıların bu halklara karşı çıktığı askerî seferleri ele alır. Romalılar, Illyricum olarak adlandırdıkları bu bölgenin savaşçı halklarına karşı hem Caesar hem de Augustus zamanında önemli askerî seferler düzenlemişlerdir. Syria kitabı, Romalılar ile Asya’da gücünü giderek artıran Seleukos Krallığı’nın hükümdarı III. (Büyük) Antiokhos arasındaki savaşı aktarır. Bu kitapta ayrıca Aleksandros’un ölümünün ardından onun komutanları arasındaki mücadeleler ve Seleukos Krallığı’nın kısa bir tarihi de yer almaktadır. Mithradates kitabı ise, Roma’nın en büyük düşmanlarından biri olan Pontos kralı VI. Mithradates’in krallığını genişletmesine kadar olan süreci ve Roma’nın bu büyük kral ile yaptığı önemli savaşları aktarır. Romalıların bu dönemdeki faaliyetleri, ağırlıklı olarak Aleksandros’un ölümünün ardından ortaya çıkan Hellenistik Krallıklar ile ilişkili olduğundan bu çalışma “Hellenistik Dünyada Roma” ana başlığı altında toplanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f27e1af-5ced-4750-8a87-0b0d81d924ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hukuk Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu başlık, birtakım özel hukuk kurumlarının geçmişini öğrenmek isteyen okur için belirli ölçüde aldatıcı bir isim olarak addedilebilir. Zira bu kitap, özel hukuka odaklanarak hukukun modernleşme hikayesini anlatmayı amaçlamaktadır. 
Hukukun yasalardan müteşekkil oluşu, bu yasaları seçilmişlerden oluşan meclislerin yapması, davalarda tarafları temsil eden, tarafların ücret ödediği avukatların yer alması vb. bugünün hukukunda mutat görülen birçok kurum esasında tarihseldir; hep var değillerdi, yarın olmamaları da ihtimaldir. Yasalardan önce örfler, hukuk bilginlerinin kitapları vardı, bir vakit avukatlara değil yargıçlara ücret ödendi, üniversiteler yoktu yahut kapatılmış ya da içi boşalmıştı. Aydınlanmış despotlar, gözü kara devrimciler, tutkulu alimler, öfkeli kitleler eliyle yüzyıllar içinde bugünkü müesses halini alan kıta hukuk sisteminin hikayesini bilmek bu sistemin içine doğmuş olanlar için elzemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a046781b-9c4d-4c3c-b945-f2ffa97b588f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekmek Parası Yazıları</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu günahkârdır. Ama insanoğlu adını hak etmeye layık her fani, kefaret arayışına ve kendi iç dünyasındaki Golgota’nın yokuşunu kendi çarmıhıyla çıkmaya mecburdur. Oysa bunu çok azımız başarabilir. Bütün bir ömür acıyan canıyla böylesi nadir ve asil bir ruh karşımıza tarih boyu pek çok isimle çıkabilir: Odysseus, Buddha, İsa, Ali, Assissili Francesco, Don Quijote, Lenin, Nietzsche, Bolivar, Zweig ve Kazancakis. Her güçlü ruhun, kefaret öderken ifa ettiği kendine has bir vazifesi vardır: çarmıha gerilmek, taşlanmak, yollara düşmek, alay edilmek, bir atın boynuna sarılıp hıçkırarak ağlamak, devrim yapmak, lanetlenmek, kovulmak, aforoz edilmek ve tebliğ ve itiraf etmenin zirvesi olarak yazmak—hepsi de aynı arayış çilesini çekmeye taliptir. Dünyayı kurtaracak olan da hayatı sabır, güven, korku ve gözyaşı ile karşılayabilmekte ustalaşmaktır. Yoksa ebedî mutluluk, adalet, barış ve beyazlara bürünmüş, nur yüzlü, iyiliksever bir Tanrının inayetini beklemek beyhudedir. Yola çıkmak ve yolda olmaktan kellisi, asil bir ruh için yalandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d96d1d0-1b28-43f1-a8a6-e8376f070b7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aradığın “O” İşaret</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin önde gelen Bilinçaltı ve Enerji Terapisti Çağla Joy’un, büyük bir emek ve titizlikle hazırladığı “Aradığın ‘O’ İşaret” adlı kitabı onun derin bilgi ve deneyimlerini yansıtıyor. Kitapta her biri yeni bir günde okunması planlanan 96 adet yazı bulunmaktadır. 
“Keşkelerinizi, iyikilere dönüştürmenin tek yolu yaşadıklarınızın size kattığı hediyeyi görmektir. Birey olarak manevi gelişime, ruhsal farkındalığa ihtiyaç duyuyoruz.” 
“Bu sabah, onurlandırdığın ve saygı duyduğun bir gün olsun! Unutma! En büyük hediye sensin.” 
“Şimdi insanları tanımaya çalışmayı bırakıp, Kendini tanıma, bilme, fark etme zamanın. Şimdi senin zamanın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e769dee-4ed2-4e9d-b769-9bcfb424fdbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Divriği Kalesi Kazıları:3 Metal Buluntular</image:title>
            <image:caption>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Cami, Divriği’nin uluslararası alanda tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Prof. Dr. Erdal Eser tarafından yürütülen Divriği Kalesi kazılarında da Arkeoloji ve Sanat Tarihi bakımından son derece önemli verilere ulaşılmış, bu veriler sırasıyla yayımlanmaya başlanmıştır. Divriği Kalesi Kazılarının 3. Cildi olan bu kitapta, kazılarda bulunan metal eserler incelenmiştir. Kitap; siyah-beyaz resimler, çizimler, tablolar ve geniş bir kaynakça ile zenginleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e614a2-cdd8-4661-9c59-8d7bd8ac59f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Ol Tarçın !</image:title>
            <image:caption>Sevilmek için mükemmel olmak zorunda mıyız? 
 
Yavru bir köpek olan Tarçın; sorumluluk sahibi, titiz, şahane bir ev arkadaşıdır. 
Ceren ve diğer hayvan dostları ile birlikte aynı evde mutlu mesut yaşamaktadır. 
Fakat bir gün Ceren’in teyzesi Suna ve papağanı Şamata onlara geldiğinde işler sarpa sarar. 
 
Lily Murray’nin hikâyesi ve Anna Chernyshova’nın çizimleriyle 
renkli bir cümbüşe dönüşen “Sakin Ol Tarçın!” koşulsuz sevgiye dair eşsiz bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb233884-8425-45a3-b430-7f3b5ba13684.jpg</image:loc>
            <image:title>Halil Cibran&apos;dan Sırların Küçük Kitabı</image:title>
            <image:caption>Son seksen yıl boyunca, Lübnanlı-Amerikalı şair Halil Cibran’ın güzel sözleri, tebrik kartları ve düğün davetiyelerinden ilham verici duvar örtüleri ve kurumsal motivasyonel literatüre kadar her köşeyi süslemiştir. Bir kaynağa göre Cibran, Shakespeare ve Lao-Tzu’den sonra gelmiş geçmiş en çok satan üçüncü şairdir. 
 
Bu kitapta hayat denen gizemli yolculuğa, bu yolculuğun paradoks ve tezatlarına dair temel bilgileri keşfedecek ve Cibran’ın sırlara dair hikâyelerinden, aforizmalarından, şiirlerinden kesitler bularak benliğinizi besleme fırsatı yakalayacaksınız… 
 
DOLU VE BOŞ 
Sessizliği konuşandan öğrendim, tahammülü tahammülsüzden, nezaketi de nezaketsizden. 
 
Evet, tuhaf: 
Tüm bu hocalara minnettarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5681be-17d0-42a1-acff-e5ec663dbe49.jpg</image:loc>
            <image:title>Tecrübe Damlaları</image:title>
            <image:caption>Hayatın tanımını yeniden yapmak, değişime fırsat tanımak, gerçek mutluluğa varmak mı istiyorsunuz? 
Durun! Acele etmeyin. 
Damla damla yol alalım o zaman” Yaşamın merkezinde içimizdeki birinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e4862db-2f52-43a7-8eba-48307ff53ce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Taştan Ekmek</image:title>
            <image:caption>Taş, Mevlüt için yakın arkadaşı, sırdaşı olmuştu bu dünyadaki tek dayanağı ona sahip çıkmayan ana babasından, kardeşlerinden daha yakın olmuştu. Aç açıkta kalmamıştı onun sayesinde. Kalın çivilerle bağrından yaralamıştı parçalara bölmüştü. Hayatındaki hiçbir şey taşın yerini tutmamıştı belki zamanla bir parça kendi de taşlaşmıştı taş kadar sağlam ve sert olmuştu. Taş ondan o taştan var olmuştu. Lakabı bile Taşçı Mevlüt’tü. Taş onun ekmeği olmuştu hayatta kalma, hayata tutunma sebebi. Hiçbir zaman ona ihanet etmemiş, yalan söylememiş, arkasından vurmamıştı. 
  Taşın hayatındaki anlamı çok büyüktü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0757d0-85c9-4fda-a238-9f64476c7904.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Halinde Bir Ölü</image:title>
            <image:caption>her sabah kapıdan çıkmanın ölmesiyle 
dönerken boğulmanın yasıdır içinize kırılan ışık 
her karanlık avlayacak bir cenin bulur oysa 
her ölüm yakılmamış olmanın mutluluğudur toprağın kuytusunda 
aşk karnınızda dans eden sıcaklık 
karınca ayaklarını ararken çocuk 
düşüne düşüne çiçekte 
çarşı kalabalığında kaybolmanın kâbusudur büyümek 
geceler büyür 
 
-uyanınca olur çocuk-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c3690f-8a95-4c8a-bdb8-af1941bc6d0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemde Bir Ev</image:title>
            <image:caption>Kalın gözlükleri olan, saçını arkada topuz yapmış bir kadın yanıma 
geliyor ve bakım ekibinin ancak gelecek hafta gelebileceğini söylüyor. 
Nerede kalacağım belli değil. Yakında mesai bitecek ve buradan ayrılmam 
gerekiyor. 
 
“Emin olmadan cennete yerleştiremeyiz,” diyor bölümün müdürü. “Ama 
birkaç günlüğüne cehennemde bir ev ayarlayabiliriz. Ne de olsa geçici bir 
süre...” 
 
Cehennem hayatım böyle başlıyor. Evde sular akmıyor, internet hızı çok 
düşük. Yine de sabırla bekliyorum; birkaç güne kadar bakım ekibi gelecek 
ve hesaplar yapılabilecek. Ev arkadaşım halime çok gülüyor. “Bu kadar saf 
bir adamın yolu cehenneme nasıl düşer?” diye soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45146d2d-47a4-4728-958a-11feeb493412.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Şiirler</image:title>
            <image:caption>Lawrence’a göre bir şair, duygularının en dürüst ifadesi olan kendi sesiyle, 
bilinçsizce konuşmalıdır. Şiirde kendisini Romantikler’in savunduğu 
‘organik’ ve ‘anlatımsal biçem’ yaklaşımına odaklamıştır. Glicksberg, 
 “Yeni Şiirler’in (New Poems) Amerikan baskısına yazdığı 
önsözde söylediği gibi, şiirinde yaşamın değişken, akışkan, hareketli ve 
öngörülemez niteliğini sezdirmeyi başarmıştır.” diyerek, yine de onun 
şiir sanatındaki şapka çıkartılası çabasını anmaktan geri duramamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/834f4a61-c0e2-420c-bef0-c7050dec2f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesin Ölü Bir Şeyi Var</image:title>
            <image:caption>Biliyorum, hayli uzun sürdü... 
 
İlk gençliğimde tanışıp, sonra hayatımdan hiç çıkmayan bu şiirlerle 
ve onların kıymetli şairiyle süren muhabbetim, uzun zaman sonra ve 
ömrümün yarım yüzyılı geride bıraktığı an itibariyle bu kitabı yazmama 
neden oldu. Niye böyle oldu, bilmiyorum. Neydi yazmama engel olan ya 
da şimdi yazmamı sağlayan, bilmiyorum... Ama Tanrı haklıydı ve her şeyin 
bir zamanı vardı... 
 
Bir şiirin hayatınıza girmesi ve bir daha çıkmaması şaşırtıcı bir olgudur. Hele de o şiirlere sıklıkla geri dönüyorsanız, bu durumu en azından kendinize izah 
etmeniz gerekir. İçsel, duygulanımsal bir deneyimdir söz konusu olan. Ama 
zamanı geldiğinde bu deneyimi ifade etmek, öteki insanlarla paylaşmak 
isteği bir arzuya dönüşebilir. Arzunuza sahip çıktığınızda varoluşunuza 
sahip çıktığınızı da bilirsiniz. Bu da içsel bir bilgidir, sezgiyle edinilir. 
 
Ve şimdi okuyorsunuz, okuyacaksınız yazdıklarımı. Edip Cansever Şiiri ve 
Tragedyalar üzerine söz almamın zamanı ve mevsimi gelmişti... 
 
Serdar Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad8fe516-9ac1-418a-bcf7-80acc74272d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Blues</image:title>
            <image:caption>Komiser Haritos da diğer tüm Atinalılarla birlikte sokakta olmayı ve Yunanistan’ın Avrupa Futbol Şampiyonasındaki zaferini kutlamayı tercih ederdi ama o etrafında olan bitenleri görmezden gelemiyordu. Olimpiyat stadının inşasında çalışan ve cinayete karışan Arnavut işçileri, yaşlı bir Yunanın en iyi arkadaşı olan Afrikalı küçük bir kız çocuğunu, Bosnalı bir Sırp olduğunu iddia eden ve dilencilik yaparak geçinen Yunan bir kimyageri, fahişelik yaparak hayatlarını kazanan Bulgarlar, Ruslar ve Rumenleri; özellikle de her sabah parka bırakılan ve her akşam tekrar oradan alınan genç kızı… 
Petros Markaris Balkan Blues’ta, daha iyi bir yaşam arayışıyla çoğunlukla Balkan ülkelerinden Atina’ya gelen mültecileri konu alan dokuz öyküye yer veriyor. 
“Petros Markaris bu kitapta kentin perde arkasına göz atıyor.” 
–Andrea Fischer, Buchjournal 
“Atina’nın karanlık yüzünü ortaya koyan bir toplum portresi.” 
–Berthold Seewald , Die Welt 
“Markaris gerilim, mizah ve toplumsal eleştiriyi bir araya getirerek karma bir sanat eseri yaratıyor.” 
–Welt am Sonntag 
“Petros Markaris günümüz sömürü sisteminin sismografıdır.” 
–Stefan Berkholz, WDR3 
“Avrupa’nın en iyi 10 modern polisiye yazarından biri.” 
–Brian Oliver, The Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1154ee8-1ae2-4a11-8249-95dc85731abd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırat Değil</image:title>
            <image:caption>Yuri Mihayloviç Lotman, Aralık 1992’de bir öğleden sonra Tartu’da isteksiz bir halde oturup anılarını bir demlik çay eşliğinde asistanı Yelena Pogosyan’a dikte ettirdi. Bu, Hatırat-Değil’in ilk taslağının oluşturulduğu on iki dikte buluşmasından ilki olacaktı. Buluşmalar o kışa ve Lotman’ın hayatının son baharı olan 1993’ün Mart ayına kadar sürdü. 
 
Hatırat-Değil’de Lotman’ın hikâyesi kâh tek bir anekdot veya temaya odaklanıyor, kâh daha geleneksel bir otobiyografik tablo veriyor. 1922’deki doğumundan eğitim hayatına, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir topçu taburundaki günlerinden savaş sonrası üniversite hayatına, Tartu Okulunun kuruluşundan akademik çalışmalarının yoğunlaştığı 20. yüzyılın büyük bir kısmına uzanıyor. 
 
“Bana göre Lotman, yapısalcı bir yaklaşımdan yola çıkan ama buna bağlı kalmayan bir eleştirmendir.” –Umberto Eco</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b7c392-fbcb-4310-96e4-1e088a7f8584.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Şiir Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Bizans Şiir Antolojisi, yaklaşık altmış Bizans şiirinin Yunanca orijinal metinlerini ve Türkçe çevirilerini, kapsamlı notlar ve şair incelemeleriyle birlikte sunmaktadır. Yalnızca siyasi ve dini konuları değil, günlük hayat, savaş ve aşk gibi çok geniş bir konu yelpazesini kapsayan Bizans şiiri, edebi nitelikleri, yansıttığı duygular ve gündelik yaşam sahneleriyle sadece alanın uzmanlarının değil, her okuyucunun ilgisini çekecektir. Bu kitapta okur, Bizans İstanbul’undaki yapılar, atlı araba yarışları ve sokaklarda işitilen diller üzerine dizeler bulacak, bir manastırdaki günlük hayatı veya bir imparatorluk düğününü, hatta deniz ürünleriyle bezenmiş zengin bir sofrayı anlatan şiirlerle karşılaşacaktır. Agathias’ın nüktedan aşk mısralarından, Pisidialı Georgios’un imparatorluğun askeri başarılarını övdüğü dizelere, Nazianzoslu Gregorios’un derin ve hisli dini şiirlerinden Psellos’un tıp tartışmalarına, bu antoloji Bizans edebiyatının ve kültürünün zenginliğini yansıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5fa7429-875d-46b0-b8ab-f9767e1cdf69.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yer Ekran</image:title>
            <image:caption>“Yaşamın her alanında birbirinden ayrı olan şeyleri artık birbirinden ayıramıyoruz, çünkü cinsiyetler, karşıt kutuplar, sahne ve salon, eylemin kahramanları, özne ve nesne, gerçek ve yansıması arasındaki mesafe yok edildi. Terimlerin bu şekilde birbirine karıştırılması, kutuplar arasındaki bu gizli anlaşma sonuç olarak sanat, ahlâk, politika dâhil yaşamın hiçbir alanında değer yargısı diye bir şey bırakmadı. Mesafe bilincine, ‘araya bir mesafe koyma tutkusuna’ bir son verilmesi her şeyin kesinliğini yitirmesine neden oldu.” 
 
Her Yer Ekran, gerçeklik duygusunun nasıl yitirildiğine ilişkin bir çözümlemedir. Kendini tekrar eden tarihsel bir anlayışın bundan böyle ikiyüzlü bir yaşam ortaya koyması kaçınılmazdır. Bu kendini gizleme ve gerçeklerin üzerini örtme hali, sanattan politikaya felsefeden toplumun tüm katmanlarına sinmiştir. Bütün sistem uzun süreden beri devasa bir ekrandan kendi yorgunluğunu ve çaresizliğini seyretmektedir. Sözde yenilikler, teknik ve teknolojik ilerlemeler âdeta bir simülasyon evreninde kaybolup gitmektedir. 
 
Baudrillard’ın Libération gazetesi için kaleme aldığı yazılar güncelliğinden hiçbir şey yitirmemiştir. Dünyanın bugün geldiği durumu, ‘demokratik despotluğa’ dönüşen egemenlik anlayışlarını ve Batı’nın riyakâr politikalarını açık ve net bir şekilde sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fd21e39-d3f4-41c6-a601-679e8e516e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Üretimin Aynası</image:title>
            <image:caption>Jean Baudrillard Üretimin Aynası’nda, kendini kapitalizmin radikal bir eleştirisi olarak sunan Marksist ekonomi politiği eleştirmektedir. Ona göre Marksizm, modern toplumun merkezine üretimi koymakla aslında burjuvaziye hizmet etmektedir: Tarihî materyalizm, diyalektik, üretim biçimi, emek gücü gibi kavramlar Marksist kuramın, burjuva düşünürler tarafından üretilen doğa, gelişme, akıl, emek, değiş tokuş gibi evrensel kavramlara bir son vermek amacıyla yararlandığı kavramlar iken günümüzde aynı tarihî materyalizm, ürettiği bütün bu kavramları en az burjuvazininki kadar acımasız bir “eleştirel” emperyalizmle evrenselleştirmeye çalışmaktadır. 
 
Baudrillard’a göre Marx’ın ortaya attığı üretim, üretim biçimi, değişim değeri gibi kavramlar evrenselleştikleri andan itibaren çözümleme yeteneklerini yitirip anlam dininin egemenliği altına girerek bir tür kutsal kurala dönüşmekte ve genelleşmiş bir sistemi kuramsal açıdan yeniden üretmektedirler. Bu kavramlar göstergelere, yani “gerçek” bir gösterilenin gösterenlerine dönüşmekte ve varlıklarını ancak göstergelerden oluşan düşsel bir evrende, insanı baskı altına alan bir simülasyon evreninde sürdürebilmektedirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ccd74e-3360-475e-95c0-350d0f785129.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler: Birinci Seri</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl ortalarında Amerikan zihninin ilk kıvılcımlarını çaktıran Emerson, denemeleri, şiirleri ve konferanslarıyla geniş bir izlerçevre edinmiştir. Amerikan düşüncesindeki etkileri H.D. Thoreau, M. Fuller, W. James, J. Dewey, G. Santayana ve R. Rorty’e, Amerikan şiirindeki etkileri W. Whitman, E. Dickinson, W.C Williams, R. Frost ve W. Stevens’a uzanır. Yaşarken ünü Avrupa’ya da yayılarak 20. yüzyıldan günümüze doğru dalga dalga genişlemiştir. Nietzsche’nin başucu yazarlarındandır Emerson; Baudelaire onu erkenden keşfeder; Proust yazılarını Emerson alıntılarıyla süsler; G. Eliot, Wilde, Musil, Tolstoy, Kipling, A. N. Whitehead, Bergson ve Camus iyi birer Emerson okurudur. Borges, yaşam boyu “kendine kült yaptığı” Emerson’ı Poe’dan daha büyük bir şair ve Nietzsche’den daha iyi bir düşünür olarak görür. Harold Bloom’a göre o, “Amerikan kültürünün merkezindeki isim”dir. 
 
Kitapçık boyutundaki ilk yapıtı Doğa’da insan ve doğa ilişkisini ele alan Emerson, Denemeler: Birinci Seri’de Ben’i başkalarıyla ve doğayla olan yoğun, dinamik bağları üzerinden Varlığın tinsel bulutuna yerleştirir. Denemeler: İkinci Seri ve Yaşamın İdaresi ile beraber Emerson’ın yapıtlarının çekirdeğini oluşturan Denemeler: Birinci Seri, dipnotlandırılmış tam metin olarak ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bd22940-edfa-4e55-84d3-84621e0517d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna</image:title>
            <image:caption>Bildiğin her şeyi unut. Çünkü bildiklerin “her şeyi” unutturmak içindi. Aslolanı hatırlama diyeydi. Çünkü bildiğini sandıkların koca bir yanılsamadan ibaret. Sadece “bunu” bilmeni istedikleri için yaratıldılar. Bilmeni istemedikleri “gerçek” içinse gözlerine koca bir perde örtüldü. Karanlık bir maskeyle sarmalandın. Sana öğretilenler mutlak doğrular olmadı hiçbir zaman. Doğduğunda hayatı bundan ibaret sandın, senden öncekiler de öyle sandı, ondan öncekiler de. Gördüğün, gördüğümüz normlar bunlardı çünkü. Sen bunu gerçek diye algıladın, çünkü hepsi “olması gereken bu” diye dayatıldı. Aklına sürgün edildin, akıllarımıza hapsedildik. Üstelik şimdiye ait değil bu tutsaklık, binlerce yıldır süregelen bir kanıksanış. Koca bir aldanış. Alışkanlıklarımıza alıştırıldık, onlardan asla kopartılmamak üzere. Korkularımızın, kaygılarımızın kontrol ettiği strese dayalı yapay nefesler yarattılar bizlere. Çıkar yol bulamayan, debelendikçe batan, çırpındıkça yalnızlaşan çaresiz birer varlığa dönüştürüldük. Her şey, özünün derinliklerinde, bilincine açılan o nehirde. Çünkü aslolan gerçek, bildiklerinde değil, bilmediklerinde saklı... Çok ses getiren Kıyamet serisinin yazarı B. Buğra Gülsoy’dan sarsıcı bir roman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e99fe4a-47fa-4024-8a13-f385600aa60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinç ve Bilinçdışı</image:title>
            <image:caption>Bilinç ve Bilinçdışı, Jung’un 1933-1941 yılları arasında İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’nde (ETH) verdiği ders/konferansların 1934 yazına ait cildidir. Bu dersler, katılımcıların notlarından yeniden oluşturulmuştur. Jung’un bu tür seminer metinlerinde her zaman daha ulaşılabilir bir dille karşılaşıyoruz, zira bunlarda hem hitap edilen kitle zaman zaman genel bir kitle oluyor hem de Jung’un sözlü söylemi daha basit ve samimi oluyor. Buradaki 12 derste Jung’un kuramının artık biçim almış bir haliyle karşılaşıyoruz ve tam bu şekil almışlıkladır ki, Jung, kuramının genelini dinleyicisine izah eder. Temel kavramlar, psikogalvanik yöntem, çağrışım testleri, rüya çözümlemesi, kişilik tipleri vb. birçok Jungcu yöntem ve anlayışlar derli toplu ve basit bir şekilde ele alınır, bazı konulara Jung’un zaman içinde edindiği deneyimlerle katkılar yapılır, çeşitli vaka ve deney örnekleri verilir. Not dökümlerinin editörlerinden biri olan Ernst Falzeder’ın da sözleriyle, “Jung’un kendi ‘Analitik Psikoloji Üzerine Giriş Dersleri’ne hoş geldiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090ef2c6-131d-471f-bce0-43a0d2cf7be4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Paradoksları</image:title>
            <image:caption>BEDEN ZİHİN RUH BÜTÜNLÜĞÜ
 
“Sağlığınız dört ayaklı bir masaya benzer ve her bir ayak, sağlıklı olmak için gereken ihtiyaçları temsil eder: stres yönetimi, beslenme, uyku ve egzersiz.”
 
Hastalıkların tek bir nedeni yoktur. Akut ya da kronik hastalıkların altında mutlaka aynı anda birden çok neden yatar. Bir ya da birkaçının beraberliği sonucu hastalıklar oluşur. Nedenlerin tümüne odaklanmak daha sağlıklı bir yaşamın da anahtarıdır.

Vücudumuzun bir sistem olduğunu anlamak ve bu sistemi bozan ya da bozabilecek etmenleri görmek ve onu dengesine kavuşturmak, hem yaşamınıza hem de sağlığınıza bütüncül bir pencereden bakmakla mümkün. Beden, zihin, ruh ve tüm mekanizmalara odaklanmak size hayatınızla ilgili kalıcı çözümler sağlayacaktır.

Dr. Melek Vuslat Özdoğan’ın, “Bütüncül Bakış Açısı” ile kaleme aldığı Sağlık Paradoksları, hastalıkların kök nedenlerine ışık tutmanın yanı sıra yaşam kalitesini artırmak isteyen okurlar için de gerçek bir kaynak kitap.

“Beslenme, masanın dört ayağından biridir. Uyku ne kadar etkiliyse beslenme de o kadar etkilidir. Beslenme ne kadar etkiliyse egzersiz de o kadar etkilidir. Egzersiz ne kadar etkiliyse stres yönetimi de o kadar etkilidir. Diğer hiçbir ayağa odaklanmadan sadece birinde yaşam tarzınızı değiştirirseniz, sağlıklı yaşam konusunda eksik ilerliyorsunuz demektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bacf0d-b884-48b4-acbb-c25d716d5c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrimci Politik İktisat</image:title>
            <image:caption>İktisat, yaklaşık 150 yıldır doğa bilimlerinin izinden giderek bilimleşme yolunda önemli adımlar atmaya çalışmıştır. Fizikle başlayan doğa bilimi olma çabaları biyoloji öykünmesiyle devam etmiştir. Böylece iktisat, doğa bilimlerine en yakın disiplin olarak sosyal bilimler içinde ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. Hatta kimi iktisatçılara göre bu durum, iktisadı, sosyal bilimlerin kraliçesi yapmıştır. Söz konusu egemen konum ve başarılı adaptasyon tecrübesiyle iktisat, diğer sosyal bilimlere de bilimleşme yolunda ciddi ipuçları sunmuştur.   
 
Elinizdeki eser, iktisadın biyolojik evrimcilikten ödünç alarak oluşan ilgili bilimleşme sürecini eleştirel açıdan analiz etmektedir. Aynı zamanda, biyolojik evrimciliğin iktisada yansıyan bütün yönlerini irdeleyerek bilimler yoluyla örgütlenen Batı düşüncesinin güncel bilimsel görünümünü sunmayı hedeflemektedir. Ayrıca eser, Veblen, Schumpeter ve Hayek gibi Batı düşüncesine yön veren önemli düşünürler üzerinden bilim ve kapitalizm arasındaki ilişkiye dair de çarpıcı analizler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9708b2a-da9c-4c7d-90bf-ccc83c802222.jpg</image:loc>
            <image:title>Politika Analizi: Etkili Sorun Çözmenin Sekiz Aşamalı Yolu</image:title>
            <image:caption>Politika analizi bilimden ziyade bir sanattır. Yöntemden olduğu kadar sezgiden de faydalanır. Bu nedenle doğru cevapları aramaya yönelmeden önce doğru soruları sormalısınız.   
 
Temelleri Eugene Bardach’ın California Üniversitesi Berkeley’de otuz beş yıl boyunca verdiği politika analizi seminerlerinde atılan bu kitap; zorlayıcı entelektüel, siyasi ve mantıksal baskılar altındaki okuyucunun kafasındaki karmaşıklığı ve endişeyi gidermesine yardım etmeyi amaçlıyor.   
Sekiz Aşamalı Yol’un adımlarını açıklarken gerçek raporlardan yapılan alıntılarla, bir yandan politika alternatiflerinin istenmeyen sonuçlarını öngörmek için tavsiyelerde bulunuyor, diğer yandan da bir politikanın kabul edilmesi ve uygulanması noktasında dinamik düşünmenin önemine dikkat çekiyor.   
 
Aklınızdan öbür türlü uçup gidebilecek önemli görev ve tercihleri size hatırlatmak üzere oluşturulan Sekiz Aşamalı Yol yaklaşımı, sadece politika analistleri ve öğrenciler için değil, herhangi bir sebepten ötürü dünyaya bir politika uygulayıcısının gözünden bakmaya çalışan herkes için pratik bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104443</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d60e5b-1a64-4d81-9edc-0344dfa837c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanpınar’ın Başyapıtı: Türk Modernizminin Zirvesi: Huzur</image:title>
            <image:caption>Beatrix Caner, Türkoloji dünyasının büyük çevirmeniydi. Çok lisan bilirdi. Sessizce kendi buluşuyla Ahmet Hamdi Tanpınar’dan, Ömer Seyfettin’den Nermin Abadan Unat Hoca’dan abdi acizlerine kadar birçok eseri buldu ve Alman diline çevirdi. Bu muhterem meslektaşa gönlümde her zaman sıcak bir yer var. Büyük bir şükran ve elemle onu ebediyen hatırlayacağım.  
İlber Ortaylı                                                               
 
Beatrix Caner´in Türk romanına yaklaşması, roman okumanın aynı zamanda toplum, insan ve yaşayan tarih ruhunu okumak demek olduğu düşüncesinde toplanıyor. Caner, bu incelenmesinde ele aldığı romanlarda ayrıntılara karşı da çok duyarlı. O kadar sevdiğim, dikkatle okuduğumu sandığım Tanpınar´ın Huzur romanında bir gelinliğin yazarı tarafından simge amacıyla kullanıldığına hiç dikkat etmemişim. Modern Türk edebiyatı üstüne aşağı yukarı on yıldır konuşup tartıştığım Beatrix Caner bana, kendisinden daha önce, daha sonra karşılaştığım Türkologlardan farklı gelir.  
 Adalet Ağaoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49bf1055-197d-4ff3-928d-097edde7d397.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Düşlere Renkler Karışır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Alevlerden hızla kaçıp son kalan tünele girdik. Ay parlaklığını yavaş yavaş yitirmiş, biz yine karanlığa gömülmeye başlamıştık. Burası devasa bire ebru teknesi gibiydi. 
 
Sütunların arasından geçtik, kocaman yılan saçlı bir taşla göz göze geldik.” 
 
Meğer bilmecenin yanıtı ne yerin yedi kat dibindeki tünellerde ne de deniz kabuklarının içindeydi. 
  Cevap hemen elimin altındaydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e15acbd-2a8d-467b-8ad7-f0d749383264.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlevîlere Göre Mevlânâ ve Mevlevîlik Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış</image:title>
            <image:caption>Mevlânâ&apos;dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu&apos;l-Hasan Bûşencî şöyle demişti: “Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı. Bugün ise adı var, kendi yok.”  
Mevlânâ&apos;nın meşhur fil hikâyesi vardır. Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti. Bu gerçek, yaşadığımız yüzyılda, genelde tasavvuf; özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı. Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu. Cahil, çıkarcı, takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı. İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz, ayağa düştü. O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi. Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti. Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı. Kimi hümanist dedi, kimi panteist. Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu, kimi beyaz entarili “dönen derviş”lere. Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı. Hz. Pir&apos;in dediği oldu: “Herkes beni kendine dost edindi. Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı.” İşte, Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner, hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor. Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor. Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor.  
 
Prof. Dr. Mustafa Kara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e6f050-4236-41d3-a2bc-a905eca0a20b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Doğu</image:title>
            <image:caption>“Çok hatıralarımız var… 
Çok renkli bir hayat yaşadım. O anlamda sıradan bir insanın hayatı değil, hem ideolojik hem siyasal anlamda. 
Türkiye’nin en seçkin aydınlarıyla beraber oldum. 
Beş kuşakla hapis yatan tek devrimciyim. 
Dağlarda dolaştığım dönemler oldu. 
Hem toplumsal ve milli hareketin hem emekçi hareketinin başında oldum. 
Uluslararası çok tecrübem var. 
50 uzun yıl içinde o kadar çok olay var ki unutulmayacak. 
Hepsi birbirinden daha derin derslerle dolu, gelecek kuşakların bilmesi gereken olaylar.” 
 
Gazeteci Aslıhan Türel, her şeyi sordu, Aydınlık hareketinin kurucusu, Vatan Partisi lideri Dr. Doğu Perinçek her şeyi yanıtladı. 
 
Adım Doğu, Perinçek’in çocukluğundan başlayarak tüm yaşamını, siyasi mücadelesini, işkenceleri, direnişini, asla teslim olmamasını, dostlukları, ihanetleri, umudunu, bağımsızlıkçı ve özgür ruhunu yansıtan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4487ed8c-9a66-4fc2-9468-86df32d2131f.jpg</image:loc>
            <image:title>Travma: Görünmez Salgın</image:title>
            <image:caption>Travmanın Anlaşılması, Etkin Tedavisi 
ve Toplumsal Boyutta Önlenmesi Amacıyla 
Çıkılan Bir Yolculuk 
 
Başlı başına ezber bozan bir kitap. Paul’un kitabı, travma hakkında yazılmış diğer kitaplardan farklı olarak bizlere çok sayıda çözüm de sunuyor. Paul, çok dikkatlice düşünmüş ve herkesçe rahatça anlaşılabilecek bir şekilde yazıya dökmüş bu kitabı. —Tommy Hilfiger, girişimci, yazar ve hayırsever 
Dr. Paul Conti, kadınların hikayelerine ve içlerinde taşıdıkları travmalara inanıyor. Bir de travmanın belli bir demografiyle sınırlı olmadığını, bunun bütün insanlığın sorunu olduğunu da anlıyor. Onu görmeye başladıktan sonra iyileşmenin mümkün olduğuna ben de inandım. Ve ben hâlâ bu yolculuğu yapıyorum ve tabii artık sizler de. —Lady Gaga, şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve oyuncu 
Travma aynayı karartıp pencereleri büküyor, çarpıyor. O zaman kendimizi kendimiz gibi göremiyoruz ve başkaları hakkında, onların zararlı olduklarından başka bir şey düşünemiyor, farklılıklarını da anlayamıyoruz. Ve artık bunun değişmesi gerek. —Dr. Paul Conti 
Bir hastalık düşünün: Dışarıdan bakıldığında semptomları neredeyse hiç belli olmuyor ama siz farkına varmadan bütün vücudunuzu ele geçiriyor, bir anneden ya da babadan çocuğuna çok kolayca geçebiliyor, tedavi edilmezse bir ömür boyu devam ediyor. Dr. Paul Conti’ye göre, toplumun travmayı görmesi gereken bakış açısı tam olarak budur: Prognozu potansiyel olarak ölümcül olabilecek, kontrol edilemeyen bir salgın. 
Travma: Görünmez Salgın’da Dr. Conti, travmanın daha derin ve ayrıntılı bir resmini sunmak amacıyla en yeni klinik araştırmaları, en iyi uygulamaları ve gerçek hayattan alınma hikayeleri sizler için inceleyip derliyor. Travmanın etkilerini hafifletebilmek ve gelecekte karşımıza çıkabilecek başka travmaları önleyebilmek için gerek birey, gerekse de toplum olarak yapabileceğimiz somut değişiklikleri adım adım takip ediyor. Hayat boyu sürüp giden ve başa çıkması imkansız sanılan bir hastalığın hem tedavi edilebilir hem de önlenebilir olduğunu ortaya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33707222-95fb-4ef5-a094-946700be45cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi, irrasyonel düşünceye meydan okumayı işaret etmektedir ve bireyi mutlu veya mutsuz edenin dış koşullar değil, olaylar veya kendisi hakkında içsel düşünceler olduğu basit fikrine dayanmaktadır. Güncellenmiş klinik araştırmalara dayanan bu kitap, Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi ile Bilişsel-Davranışçı Terapi arasındaki önemli ayrımların kapsamlı bir incelemesini de içermektedir. 
Albert Ellis ve Debbie Joffe Ellis, Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi’nin nasıl geliştiğini ve nasıl kullanılabileceğini vaka örnekleriyle gösteriyorlar; bu yaklaşımın deneyimli uygulayıcılar için en kusursuz hale nasıl gelebileceğini ortaya koyuyorlar. 
 
Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi, Psikoterapi Kuramları Dizisi’nin on üçüncü kitabıdır. APA bu diziyi, psikoterapistlerin günümüzde kullandığı temel kuramsal modelleri anlamaya yönelik bir kaynak olarak sunmaktadır. Dizinin kitapları, farklı danışan profillerini içeren zengin vaka örnekleriyle birlikte somut kuram ve bulgu temelli uygulamaları anlatmaktadır. Öyle ki, uygulamacılar ve öğrenciler bu kitapları bilginin ve esinin mücevherleri olarak görecektir. Okuyan Us, bu dizide Türk uzmanların çalışmalarına da yer vermektedir. 
 
*** 
Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor. — Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu 
 
Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde. — Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz, George Washington Üniversitesi, Washington, Dc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104449</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9d4ce6-82c3-4c68-9664-1f432c1f2fda.jpg</image:loc>
            <image:title>İçi Boş Yeminler</image:title>
            <image:caption>KARANLIKTA OLMAKTAN ZEVK ALIYORDUM. 
ŞİMDİ CASUSLARIN VE HIRSIZLARIN ZAMANIYDI. 
BENİM ZAMANIMDI. 
Brie perilerle anlaşma yapmaktansa ölmeyi tercih ederdi. Onun için ölüm, onların zalim oyunlarından daha iyiydi. Ama Nasiğli Sarayı’nın sadist kralı kız kardeşini kaçırınca Brie, onu geri almak için her şeyi yapmak zorunda kaldı. Buna bizzat kralla anlaşma yapıp Nasiğli’lerin ezeli düşmanı Siğli Sarayı’ndan üç sihirli eser çalmak da dahildi… 
Fakat Siğli Sarayı’nda özgürce dolaşmak sandığından çok daha zordu. Brie’nin tek seçeneği, düşündüğü gibi kötü kalpli olmayan Siğli prensi Ronan’ın gelin adaylarından biri rolünü oynamaktı. Kalbinin dikkatini dağıtmasına müsaade etmeyen Brie, kendince farklı amaçları olan bir Nasiğli çetesiyle işbirliği yaptı. Ama gizemli çete lideri Finn ile vakit geçirdikçe onun baştan çıkarıcı cazibesine karşı koyamadı. 

İki tehlikeli sarayın arasında kalan Brie, bağlılığının kime ait olacağına karar vermeliydi… ve kalbinin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac52c88-b1a8-4f80-9903-dc846d9ae335.jpg</image:loc>
            <image:title>İçi Boş Yeminler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KARANLIKTA OLMAKTAN ZEVK ALIYORDUM. 
ŞİMDİ CASUSLARIN VE HIRSIZLARIN ZAMANIYDI. 
BENİM ZAMANIMDI. 
Brie perilerle anlaşma yapmaktansa ölmeyi tercih ederdi. Onun için ölüm, onların zalim oyunlarından daha iyiydi. Ama Nasiğli Sarayı’nın sadist kralı kız kardeşini kaçırınca Brie, onu geri almak için her şeyi yapmak zorunda kaldı. Buna bizzat kralla anlaşma yapıp Nasiğli’lerin ezeli düşmanı Siğli Sarayı’ndan üç sihirli eser çalmak da dahildi… 
Fakat Siğli Sarayı’nda özgürce dolaşmak sandığından çok daha zordu. Brie’nin tek seçeneği, düşündüğü gibi kötü kalpli olmayan Siğli prensi Ronan’ın gelin adaylarından biri rolünü oynamaktı. Kalbinin dikkatini dağıtmasına müsaade etmeyen Brie, kendince farklı amaçları olan bir Nasiğli çetesiyle işbirliği yaptı. Ama gizemli çete lideri Finn ile vakit geçirdikçe onun baştan çıkarıcı cazibesine karşı koyamadı. 
İki tehlikeli sarayın arasında kalan Brie, bağlılığının kime ait olacağına karar vermeliydi… ve kalbinin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5788d68-36a5-4dc0-b645-8449cc107fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare -2</image:title>
            <image:caption>Vahşi katil Aşkın’ın ve gizli örgüt lideri Ateş’in yolları bir girdabın içinde kesişmiştir. Aşkın ilk defa Ateş’e yenilmiştir ancak Ateş daha büyük bir yenilginin içine düşmüştür. İkisi de o girdabın içinde sürüklenirken birbirlerine oyunlar oynayıp kendilerini büyük bir iç savaşın içine çekmişlerdir. Ancak bilmedikleri bir şey vardır: Bu oyunun sonu en başından bellidir. 
 
Ateş ve Aşkın aralarındaki tutku ve çekime karşı koyamayarak her geçen gün biraz daha yakınlaşırken kendilerini sürekli durdurmaya çalışırlar ancak bu çekime ikisinin de karşı koyması artık mümkün değildir. Sadece hisleriyle değil, aynı zamanda karşılarına çıkan büyük düşmanlarıyla da savaşmak zorundadırlar. 
 
Düştükleri yangın ikisini de canlı canlı yakmaya başlamıştır, yangının büyüklüğünü fark etmişlerdir ancak ikisi de bunu durduramayacaktır. 
 
“Perdelediğimi savunduğu kuşkularımı oldukları yere bıraktım. O, kuşkuları yok ettiğimi sanabilirdi ama belki de o kuşkular Ateş ve ateş parçasından daha yakıcı olacaktı. Bu lavların üstünde oynanan bir kumardı, sadece bir kişi dengesini bulacaktı.” 
 
 
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir. 
Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d60797b-26fb-425a-a35a-3b1fb887479b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musıkisi Üstadlarıyla Musıki Üzerine Görüşmeler</image:title>
            <image:caption>“Mûsıkî sanatının sosyoloji ile beraber etüt edilmesi lazım. Yani toplum yaşantısı, toplumun yaşam biçimi mûsıkîye de adeta şekil veriyor. Mûsıkî zaman zaman toplumun yaşam biçimine, sosyal hareketlere göre yön kazanmış, değişmelere de uğramıştır.” Nevzat Atlığ 
“Türk mûsıkîsi, Müzikalite itibarıyla Türk milletinin övünülecek bir vasfıdır… Türk Mûsıkîsine bu millet gereken değeri vermiş ve asırlar boyunca gönül hanesine yerleştirmiştir... Bir bakıyorsunuz en büyük şairin şiirini almış, bir beste yapmış; Konuşuyor-lar birbirleriyle. Birisi şiir dilinden konuşuyor, bestekâr da bestesiyle konuşuyor...” Alâeddin Yavaşça 
“Her milletin bir müzik şekli vardır. Bu müziklerin birbirlerinden istifade etmediğini de düşünmüyorum muhakkak ki almıştır. Belki diyorum, o (müzik) insanın yaşadığı hayatın melodisidir.” Niyazi Sayın 
“Bu hizmete emeği geçenlere, ayrıca ben de teşekkür etmek is</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81ef8c88-192e-4265-a03e-52a5aaf50b50.jpg</image:loc>
            <image:title>TCP/IP</image:title>
            <image:caption>TCP/IP bir ağ protokolü ve İnternet’in altyapısını oluşturuyor. Sistem yöneticilerinin ve siber güvenlikle ilgilenenlerin TCP/IP’yi anlaması, kavraması büyük önem taşıyor. Bu kitap 1998 yılından bu yana bu alandaki boşluğu doldurmayı amaçlıyor. İçindekiler: TCP/IP’nin Yapısı, IP Adresleme, IP Yönlendirme (Routing), DHCP (Dynamic Host Configuration Protocol), WINS (Windows Internet name Service), DNS (Domain Name System), SNMP (Simple Network Management Protocol), FTP, Telnet, IPv6</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5201c81-3757-46a1-9624-4a8fc0e655f1.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale Of Two Cities</image:title>
            <image:caption>A Tale of Two Cities is a historical novel written by Charles Dickens, set in 
London and Paris before and during the French Revolution. The novel tells 
the story of the French Doctor Manette, his 18-year-long imprisonment in 
the Bastille in Paris and his release to live in London with his daughter 
Lucie, whom he had never met. The story is set against the conditions that 
led up to the French Revolution and the Reign of Terror.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58cffa58-8965-4ac9-9168-88f8cdf8bfd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Мертвые души» – уникальный роман, ставший для русской литературы своеобразным эталоном иронической прозы. Книга, раздерганная на цитаты еще в XIX в. и no-прежнему потрясающая воображение. История гениального дельца Чичикова, скупающего в глухой провинции «мертвые души» крепостных крестьян, по сей день поражает своей современностью и удивительным юмором!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c49463-0170-4d18-999f-db00868f1c97.jpg</image:loc>
            <image:title>Monte Kristo Kontu RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Сюжет «Графа Монте-Кристо» был почерпнут Александром Дюма из архивов парижской полиции. Подлинная жизнь Франсуа Пико под пером блестящего мастера историко-приключенческого жанра превратилась в захватывающую историю об Эдмоне Дантесе, узнике замка Иф. Совершив дерзкий побег, он возвращается в родной город, чтобы свершить правосудие – отомстить тем, кто разрушил его жизнь. Толстый роман, не отпускающий до последней страницы, «Граф Монте-Кристо» – классика, которую действительно перечитывают.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104457</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc627f4-9340-4ee5-a272-745d29b88c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliwer Twist</image:title>
            <image:caption>Oliver Twist subtitled The Parish Boy`s Progress is Charles Dickens`s 
second novel, and was published as a serial from 1837 to 1839 and released as a three-volume book in 1838, before the serialisation ended. 
Oliver Twist is born in a workhouse and later turns nine-years-old. He then 
works at a workhouse and escapes to London where he meets many 
people who are willing to give him shelter, the first one is Mr. Sowerberry, 
the second is an old Jew, then he stays with Mr. Brownlow and learns he 
has a half brother named Monks. 
Oliver Twist is notable for Dickens`s unromantic portrayal of criminals and 
their sordid lives. The book exposed the cruel treatment of the many 
orphans in London during the Dickensian era.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/479cf049-6f75-43d7-9b38-88cc27212043.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahiyci</image:title>
            <image:caption>Dağlar tehlikeli sırlara ev sahipliği yapar… 
 
Henüz dokuz yaşındayken annesini kaybeden Stella, Cades Cove’da yaşayan büyükannesi Motty’nin bakımına bırakılır. Oysa bu yeni ve ücra diyarda onu bekleyen tek şey huysuz büyükannesi değildir. Artık Stella’nın, ailesi tarafından nesiller boyunca sır gibi saklanan dağın gizemli tanrısıyla karşılaşma vakti gelmiştir. Ya yazgısına boyun eğip ataları gibi bir Vahiyci olacak ya da dinden çıkmayı göze alarak Dağdaki Tanrı’ya meydan okuyacaktır. Ancak hiçbir seçenek kefaretsiz değildir. 
Daryl Gregory’nin çağlara yayılan rahatsız edici romanı Vahiyci, genç bir kızın hem gömülü geçmişiyle hem de ailesinin yıkıcı inancıyla hesaplaşma hikâyesi… 
 
“Zeki, orijinal ve cehennem kadar korkutucu.” 
                                              – Kirkus Reviews 
“Vahiyci, gotik korku geleneğinin taze ve rahatsız edici örneklerinden.” 
                                                                                    – New York Times 
“Sürükleyici bir tarihi korku hikâyesi. Yazar Gregory, çarpıcı edebi maharetiyle gerilimi daha da tırmandırıyor.” 
                                                                                                                           – Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da19c1a1-cca5-4b52-9f39-7dd46b2beaa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahil (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aptal, salak, gerzek, cahil... 
Tüm bunlar yakın akrabadırlar. Bunların en yaygını, 
en tehlikelisi cahillerdir. Çünkü o her şeyi bilir. 
Doğduğunda, hattâ doğmadan önce her şeyi öğrenmiştir. 
Bu anlamda Tanrı’nın seçkin kuludur. Yoluna çıkmaya gelmez, sizi ezer geçer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/121266a4-3f30-4753-911b-ddb10ef5295f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferhad ile Şirin</image:title>
            <image:caption>Ferhad ile Sirin halk hikâyesini yeni bir bakıs, duyusla kaleme alıyor Feridun Andaç. Askın, tutkunun, baglanmanın öyküsünü anlatıyor. Içli, duygulu bir anlatımla dile getirilen bu halk hikâyesinin simgelesen gerçeginde çagdan çaga tasınan duygu dilinin Türkçedeki ezgilenisini okuyacaksınız Ferhad ile Sirin’de. Dildeki duyguyu, duygudaki düsünceyi aktaran halk hikâyeciliginin yeni bir biçimde sunulusudur aynı zamanda okuyacagınız öykü. 
*** 
“Imkânsızlıgın öyküsüydü bu benim için. Sevip kavusamamanın, askın askınlıgının öyküsü… Ferhad, birçok seyi göze alıp askı için imkânsız olanı gerçeklestirmisti. Oysa, ben, o hikâyenin anlatıldıgı yörenin çocugu olarak; Ferhad gibi olsam, Kerem gibi yansam da, o imkânsız olana sırtımı dönüp modern dünyaya kanat açmıstım.” 
Feridun Andaç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/580000e6-d2c5-458b-a9a6-3926ca9c9721.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Bir İlahi</image:title>
            <image:caption>Callypso Lillis, Deli Kral Karnon’ın hapishanesinden kurtulur ancak kâbusları sona ermez. 
Callie tutsak edildiği günlerin hatırlatıcısını artık bedeninde taşımaktadır. Ruh Hırsızı ise hâlâ dışarıda bir yerlerdedir. 
Callie ve Desmond peri dünyasında barışın temsili olarak kabul edilen Gündönümü kutlamaları için Flora Krallığı’na gittiklerinde, dört bir yanı yemyeşil, büyüleyici çiçekler ve parlak peri ışıklarla çevrili saraya adımlarını atar atmaz, kutlamalardan daha acil sorunlarla uğraşmak zorunda kalırlar. Hiçbir yer perilerin devasa balo salonlarından daha tehlikeli değildir. Hiçbir güç Callie’yi kraliyet entrikalarından koruyamaz. 
Periler tehlikeli yaratıklardır, oyun oynamayı severler. Bazıları aşk bazıları intikam ister, bazıları kan bazıları dile getirilemeyecek şeyler ister. Kesin olan tek şey hiçbirinin göründüğü gibi olmadığıdır. Sırlarına her geçen gün yenilerini ekleyerek daha gizemli birine dönüşen Des bile. 
Flora Krallığı’nda entrikalarla dolu balolar ve kutlamalar devam ederken saray topraklarında uğursuz bir şeyler dolanmaya başlar. 
Ve Callie eğer dikkatli olmazsa, bu şey sevdiği herkesi ve her şeyi yok edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64913983-1656-469a-891f-879e30c82953.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare 2 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Vahşi katil Aşkın’ın ve gizli örgüt lideri Ateş’in yolları bir girdabın içinde kesişmiştir. Aşkın ilk defa Ateş’e yenilmiştir ancak Ateş daha büyük bir yenilginin içine düşmüştür. İkisi de o girdabın içinde sürüklenirken birbirlerine oyunlar oynayıp kendilerini büyük bir iç savaşın içine çekmişlerdir. Ancak bilmedikleri bir şey vardır: Bu oyunun sonu en başından bellidir. 
 
Ateş ve Aşkın aralarındaki tutku ve çekime karşı koyamayarak her geçen gün biraz daha yakınlaşırken kendilerini sürekli durdurmaya çalışırlar ancak bu çekime ikisinin de karşı koyması artık mümkün değildir. Sadece hisleriyle değil, aynı zamanda karşılarına çıkan büyük düşmanlarıyla da savaşmak zorundadırlar. 
 
Düştükleri yangın ikisini de canlı canlı yakmaya başlamıştır, yangının büyüklüğünü fark etmişlerdir ancak ikisi de bunu durduramayacaktır. 
 
“Perdelediğimi savunduğu kuşkularımı oldukları yere bıraktım. O, kuşkuları yok ettiğimi sanabilirdi ama belki de o kuşkular Ateş ve ateş parçasından daha yakıcı olacaktı. Bu lavların üstünde oynanan bir kumardı, sadece bir kişi dengesini bulacaktı.” 
 
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir. 
Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5ac9a8-0838-458d-9bfb-105ac640b4e7.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Günde Dünya Turu</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için dünya klasikleri lüks, ciltli özel tasarımlarıyla... Yalnız yaşayan zengin İngiliz centilmeni Phileas Fogg, üyesi olduğu Londra Reform Kulüp’te, gerçekleştirilmesi imkânsız görünen bir konuda arkadaşlarıyla iddiaya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır. Arkadaşlarına dönüp “Tam 80 gün sonra 21 Aralık’ta aynı saatte beni burada bekleyin” diyerek kulüpten ayrılan Bay Fogg, yardımcısı Paspartu ile birlikte tren, gemi, kızak hatta fil bile kullanacağı zorlu bir yolculuğa çıkar. Jules Verne bu ünlü macera romanını, 19. yüzyılda yaşanan teknik gelişmelerin öncülük ettiği Süveyş Kanalı ve Trans Amerika demiryolu gibi yeni ulaşım olanaklarının seyahat etmeyi daha kolaylaştırmasından esinlenerek yazmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde54e49-af34-4acb-99cf-c538e8eec639.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Bir İlahi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Callypso Lillis, Deli Kral Karnon’ın hapishanesinden kurtulur ancak kâbusları sona ermez. 
Callie tutsak edildiği günlerin hatırlatıcısını artık bedeninde taşımaktadır. Ruh Hırsızı ise hâlâ dışarıda bir yerlerdedir. 
Callie ve Desmond peri dünyasında barışın temsili olarak kabul edilen Gündönümü kutlamaları için Flora Krallığı’na gittiklerinde, dört bir yanı yemyeşil, büyüleyici çiçekler ve parlak peri ışıklarla çevrili saraya adımlarını atar atmaz, kutlamalardan daha acil sorunlarla uğraşmak zorunda kalırlar. Hiçbir yer perilerin devasa balo salonlarından daha tehlikeli değildir. Hiçbir güç Callie’yi kraliyet entrikalarından koruyamaz. Periler tehlikeli yaratıklardır, oyun oynamayı severler. Bazıları aşk bazıları intikam ister, bazıları kan bazıları dile getirilemeyecek şeyler ister. Kesin olan tek şey hiçbirinin göründüğü gibi olmadığıdır. 
Sırlarına her geçen gün yenilerini ekleyerek daha gizemli birine dönüşen Des bile. 
Flora Krallığı’nda entrikalarla dolu balolar ve kutlamalar devam ederken saray topraklarında uğursuz bir şeyler dolanmaya başlar. Ve Callie eğer dikkatli olmazsa, bu şey sevdiği herkesi ve her şeyi yok edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d29354a-ed0d-496f-8346-c659cfa7d5bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Ve Sinem raflara dönüyor! 
 
Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları… Bir yandan İstanbul’un renkli ve zengin ortamları, diğer yandan iflah olmaz varoşları… Hepsi Ve Sinem çizgi öykülerinde. 
 
“Ve Sinem, ilginç ve başarılı bir çizgi roman, yarın da hatırlanacak. Orta sınıflara, metropole, şimdiki zamana bu kadar yakından bakan yerli bir çalışma konuşulmayı hak ediyor.” –Levent Cantek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df714697-9da1-4e98-906c-99476a99d372.jpg</image:loc>
            <image:title>Galateia: Bir Öykü</image:title>
            <image:caption>Ben, Kirke ve Akhilleus’un Şarkısı’nın yazarı Madeline Miller’dan mitolojik bir öykü…
Ben eskiden taştım. Güzeldim güzel olmasına ama mutluluğu, kaçışı elinden alınmış bir güzellik neye yarar? Tek arzum biraz dışarı çıkıp güneşin altında yürümekti… kızımla beraber. “Muhtaçsın,” derdi bana yaratıcım, “utanman da yok üstelik, yüzün bile kızarmıyor…
Heykeltıraşı ve sonra da kocası Pygmalion’un elinde hayat bulan Galateia esaretine alışmıştır âdeta. Ama kızı Paphos’un da aynı kadere sürüklendiğini fark edince özgürlüğüne bir an evvel ulaşmak adına başka bir ihtimalin peşine düşmeye karar verir.
Edebiyattan sinemaya birçok esere ilham veren, kadının baştan yaratılması üzerine temel bir anlatı olan Galateia efsanesi bu defa bir kadının elinde yeniden hayat buluyor.
“Bir öykülüğüne de olsa Madeline Miller’ın mitolojik anlatılara dönüşünü görmek harika.” —Library Journal
Ambra Garlaschelli’nin illüstrasyonlarıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc7ad14f-d9f7-4afd-98cf-4346a85f432e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktır</image:title>
            <image:caption>bu sanatlara bu kitaplara bu fotoğraflara bakmak çok 
daha çok neyi öğrenmek istiyorum ki ben 
hangi tereddüdün hangi varmanın kaygısı bu 
şiiri de bağışlanmış bir biyoloji kitabından kaptım zaten 
üstüme o zamanlar büyük gelen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989c0c58-d853-4b37-8657-72e53ab6be82.jpg</image:loc>
            <image:title>Olumlamalarla Bilinçaltını Kodla</image:title>
            <image:caption>Bilmeniz ve hep hatırlamanız gereken şey:
SİHİR SİZSİNİZ! Öyleyse DEĞİŞİM BAŞLASIN…
Unutmayın, bilinçaltı sahibi ne isterse onu vermeye odaklıdır.
Herkesin dilindeki olumlamalar nedir? Nasıl yapılır, etkisi nedir?
Soru sormanın gücü ve evrenin cevaplama şekli nasıldır?
Niyet tekniği nedir? Hangi cümleler niyetimizin kapılarını açar?
Çakraların tıkanıklığı nasıl anlaşılır? Olumlamayla çakra temizliği nasıl yapılır?
Hayal panosu nedir ve nasıl hazırlanır?
Kendi üzerinizde çalışabileceğiniz, hızlı sonuç veren teknikler nelerdir?
Sizin bu hayatta gerçekten istediğiniz şeyler neler?
Başarı, zenginlik, mutluluk, sağlık, aşk, güzellik…
Değişim istiyorsanız, hep aynı döngünün içinde olmaktan yorulduysanız bu kitap tam size göre. Kitapta verilen teknikleri ve olumlamaları uygulamaya başladığınızda tüm hayatınızın küçük mucizelerle değiştiğini gözlemleyeceksiniz.
Ebru Karakan “Olumlamalarla Bilinçaltını Kodla” kitabında, bilinçaltı gücümüzü harekete geçirerek iç ve dış dünyamızı daha sağlıklı hâle getirmenin anahtarını sunuyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be892c2f-4489-4f42-80fc-3939fbe19273.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kusursuz Şey</image:title>
            <image:caption>“Zorbaların peşinde olduğu şey bu muydu acaba?
Herkesin içindeki iyiliği söküp atmak mı istiyorlardı?”
Nanette O’Hare kendini bildi bileli futbol takımının yıldızıydı ve derslerinde çok başarılıydı. Fakat içten içe bir şeylerin eksik olduğunu biliyordu. Herkes gibi olmak adına neden kendini feda etmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyordu.
Çok sevdiği bir öğretmeni ona Sakız Biçici adında gizemli, artık baskısı bulunmayan bir kitabın yıpranmış bir kopyasını hediye ettiğinde, Nanette’in içindeki asi uyanacaktı. Bu yeni ve lafını esirgemeyen hâli büyük bir coşkuyla gerçek benliğini dünyaya kabul ettirmeye çalışırken beklenmedik arkadaşlıklar ve sorumluluklarla karşılaşacaktı.
Farklı hisseden ve bunu kabul etmeye cesareti olanların öğrenmesi gereken bir şey vardı: Kendini bulmak için önce kaybolmak gerekirdi ve bu acımasız yol herkese göre değildi.
“Yazarın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâye, on sekiz yaşındaki hassas bir kızın çevresindeki sığlıkla mücadele ederken düşündüklerini ve hissettiklerini içeriyor…” —VOYA, starred review
“Bundan önceki asi ve uyumsuz genç kitapları gibi, bu da kendine gençler arasında sadık okurlar bulacak.” —School Library Journal, starred review
“Quick, uyumsuzluğa dair düşündürücü metinlerde ustalaşmaya devam ediyor ve büyümenin deneme yanılma evresinden geçen sempatik bir gencin portresini müthiş bir inandırıcılıkla çiziyor.” —Publishers Weekly, starred review
“Quick’in hikâyesi tuhaf gençlere hitap ediyor: yalnızlara, asilere ve yaratıcı tiplere; Booker’ın Bukowski ve Neruda okuma önerisine uyacaklara; değişime hazır olanlara.” —The Horn Book
“Güçlü, iyi yazılmış kadın başkahramanı bu gençlik romanını diğerlerinden ayırıyor.” —Kirkus
“İğneleyici gözlemler ve anlamlı duyguların çeşitliliğiyle zenginleşen hikâye, zaman zaman insanı boğan ergenlik dönemindeki bir gencin zihnine muazzam bir bakış.” —Booklist
“Quick, Nanette’in ayrıcalıklı huzursuzluğundan duyduğu endişeye eşlik eden okurlara düşünecekleri pek çok şey veriyor.” —BCCB
“Her Kusursuz Şey tam da beklediğim gibi… Quick’in o muazzam karakteri Nanette’in peşinden sürüklenmek isteyeceksiniz.” —Bustle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d91537dd-efd2-4e26-93f3-17be97252a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Aklına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap pandemi gerçeği ile her gün bir bilinmezlik ve yeni koşulların ortaya çıktığı günümüzde zorluklara dayanıklı çocuk yetiştirirken güçlük yaşayan ebeveynlere ışık tutacak; ayrıca çocuk ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar için de terapi odalarında bir başucu kaynağı olarak yer alacaktır. 
Bu kitapta “Değişime direnç ve korkular ile yüzleşilmesi”; “Bekleme ve sabretme becerilerinin geliştirilmesi”, “yeni durumlara ayak uydurabilme ve birey olabilme”, “uyum sağlama becerisi”, “düşüncelerin davranışlar üzerine etkisi”, “özkontrol, dikkat eksikliği”, “akran zorbalığı”, “boşanma durumuna yaklaşım”ı örnekleyen metaforik hikayeleri bulacaksınız. Kuşkusuz yerinde ve doğru şekilde kullanıldığında metaforlar; rahatsız etmeden mesajını danışana iletir ve değişimi sağlayacak iç görü ve düşünceleri şekillendirir. Alanımıza katkısı ve kitaptaki yalın dili için Murat hocamızı kutlarım. 
Doç. Dr. Sevcan Karakoç 
Çocuk ve Genç Psikiyatristi/Psikoterapist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb6fe195-caca-4bd0-bad8-cbc27ef6740f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı (Hardcover, Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı kitabı, finansa ilgi duyan gerek bu alanda çalışan uzmanlar gerekse daha fazlasını öğrenmek isteyen okurlar için basit ve anlaşılır bir dille ustaca kaleme alınmıştır. Andreas Schweitzer, ticaret ve finans alanlarında dünyanın birçok noktasında görev almıştır. Schweitzer bu kitapta, tecrübelerini ve iki yıl süren yoğun araştırmasının sonuçlarını finansla ilgilenen okurlarıyla paylaşıyor ve ticari finansmanın neden bu kadar çekici bir varlık sınıfı olduğunun anlaşılmasını sağlıyor. Uluslararası bir ekip tarafından yapılan derin bir araştırmaya dayanan ve zekice yazılmış bu kitap, okura, belki de farkında bile olmadığı bir yatırım fırsatını sunuyor: Ticari finansmana yatırım yapmayı düşünmüyorsanız bile, bilinmelisiniz ki ticaret işe yarıyor! Kapsamlı sözlüğüyle ve finans tarihine hızlı bir bakış atarak nelerin yanlış gittiğine -ve eğer gelecekte yanlış giderse, bunun nasıl önlenebileceğine- dair değerlendirmeleriyle, okurlar kendilerini tarihsel bir yolculuk içinde bulacak. 
·         Yatırım seçenekleri arasında neden ticari finansmanın kendine yer bulması gerektiğini anlamak, 
·         Piyasalar hakkında en güncel bilgileri öğrenmek ve 
·         Orta Asya ve Avrupa’da süregiden 30 yıllık bir tecrübenin faydalanmak için bu kitabı okumalısınız! 
Bu kitabı bütün diğer yatırım kitaplarına benzer beklentilerle aldım ama Schweitzer’in sunduğu bilgilere hayran kaldım. 
Tamara Nall/The Leading Niche Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu 
Schweitzer, ticaret ve sermaye aracılığıyla güçlendirilmiş yatırımların, hem sıradan hem de deneyimli yatırımcılar için ne kadar faydalı bir seçenek olduğunu vurguluyor. Gerçekten de istisnai bir okuma. 
Paul L. Gunn, Jr./KUOG Corporation’ın Kurucusu 
Andreas Schweitzer, yatırım yapmayı öğrenen herkese yardımı dokunabilecek bir tarzda kendi yatırım öyküsünü anlatıyor.
 Glenn Hopper/Sandline Global’in Mali İşler Müdürü; çok satan Deep Finance adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a885c86-41c5-4ec0-a33e-f0f0ca2f6773.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Labirentler</image:title>
            <image:caption>Labirentleri sever misin? Hani şu karmakarışık yollardan oluşan ve çıkış yolunu bulmaya çalıştığımız labirentler. İşte bu kitapta labirentleri geçerek bazen bir çiçek bahçesine bazen de bir çiftliğe gideceğiz. Bazense bir yavruyu annesine kavuşturarak kahramanlarımıza yardım edeceğiz. Ağaçta, su ve toprak altında, gökyüzünde ve kutuplarda… 
Kısacası labirentler her yerde. Sensiz olmaz. Haydi, eğlenceli labirentlerde çıkış yolunu 
birlikte bulalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcbdbbd2-a55e-48de-9ba9-9717e22ce9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı (Sofcover)</image:title>
            <image:caption>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı kitabı, finansa ilgi duyan gerek bu alanda çalışan uzmanlar gerekse daha fazlasını öğrenmek isteyen okurlar için basit ve anlaşılır bir dille ustaca kaleme alınmıştır. Andreas Schweitzer, ticaret ve finans alanlarında dünyanın birçok noktasında görev almıştır. Schweitzer bu kitapta, tecrübelerini ve iki yıl süren yoğun araştırmasının sonuçlarını finansla ilgilenen okurlarıyla paylaşıyor ve ticari finansmanın neden bu kadar çekici bir varlık sınıfı olduğunun anlaşılmasını sağlıyor. Uluslararası bir ekip tarafından yapılan derin bir araştırmaya dayanan ve zekice yazılmış bu kitap, okura, belki de farkında bile olmadığı bir yatırım fırsatını sunuyor: Ticari finansmana yatırım yapmayı düşünmüyorsanız bile, bilinmelisiniz ki ticaret işe yarıyor! Kapsamlı sözlüğüyle ve finans tarihine hızlı bir bakış atarak nelerin yanlış gittiğine -ve eğer gelecekte yanlış giderse, bunun nasıl önlenebileceğine- dair değerlendirmeleriyle, okurlar kendilerini tarihsel bir yolculuk içinde bulacak. · Yatırım seçenekleri arasında neden ticari finansmanın kendine yer bulması gerektiğini anlamak, · Piyasalar hakkında en güncel bilgileri öğrenmek ve · Orta Asya ve Avrupa’da süregiden 30 yıllık bir tecrübenin faydalanmak için bu kitabı okumalısınız! Bu kitabı bütün diğer yatırım kitaplarına benzer beklentilerle aldım ama Schweitzer’in sunduğu bilgilere hayran kaldım. Tamara Nall/The Leading Niche Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu Schweitzer, ticaret ve sermaye aracılığıyla güçlendirilmiş yatırımların, hem sıradan hem de deneyimli yatırımcılar için ne kadar faydalı bir seçenek olduğunu vurguluyor. Gerçekten de istisnai bir okuma. Paul L. Gunn, Jr./KUOG Corporation’ın Kurucusu Andreas Schweitzer, yatırım yapmayı öğrenen herkese yardımı dokunabilecek bir tarzda kendi yatırım öyküsünü anlatıyor. Glenn Hopper/Sandline Global’in Mali İşler Müdürü; çok satan Deep Finance adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e103db74-b261-460e-9eaa-395cf795accc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Şekiller Kitabım (3-4 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Montessori Kazanımlar Dünyası kitaplarındaki etkinlik ve oyunlar Montessori Metodu&apos;nun ilkelerinden yola çıkmış ve küçük çocukların bilişsel becerilerini artırmak için özel olarak tasarlanmıştır. Çocuklar, ilgi çekici etkinlikler sayesinde şekilleri, sayıları ve renkleri tanıyacaklar ve dünyayı keşfetmek için ilk bağımsız adımlarını atabilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc59bea-814d-44b4-ae44-32b2ddc48e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 5 Noktürn</image:title>
            <image:caption>H. Ozan Demirtaş, genç kuşak çağdaş Türk bestecilerinden… 
 
Çalışmaları, açıkça batı akademik müziğinin geleneklerine bağlıdır. Bu, hem türlerin seçiminde hem de müzikal materyalin sunulma ve geliştirilme biçiminde fark edilmektedir. 
 
Eserlerinin tematik temelleri, dinleyicinin, bestecinin sanatsal niyetine nüfuz etmesine katkıda bulunan parlak ve etkileyici melodik malzemelere dayanmaktadır. 
 
Piyano İçin 5 Noktürn - bestecinin ilk kez yayınlanan yeni bir eseri. Noktürn türü, bu kitapta besteci tarafından geleneksel romantik eserler olarak ele alınmış. Aynı zamanda, eserlerdeki ritimsel detaylar ve bazı makamsal yapılar, bu türün geleneksel algısına yeni bir akım getirmektedir. 
 
Bu açıdan, besteciyi bu harika çalışması için tebrik ediyor; gelecek çalışmalarında başarılar diliyorum. 
Alexander Mekaev, 
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Öğretim Görevlisi

H. Ozan Demirtaş, uzun yıllardır hizmet ettiği Mesleki Müzik Eğitimi alanına bu kitapla değerli bir katkı sunuyor. Bu katkı, Demirtaş’ın akademik eğitim ve piyano öğretmenliği sürecinde yoğun olarak üzerinde durduğu, piyano öğrencilerinin repertuvar beklenti ve gereksinimleri ile ilgili çalışmalarının bir ürünü olarak daha da anlamlı. 
 
Piyano öğrencilerine, piyano öğretmenlerine yepyeni müjdeler sunan bir armağan olarak Piyano İçin 5 Noktürn, dinleyicisine ulaşmak için bolca seslendirilmeyi bekliyor. 
Okuyucusuna ulaşması, severek seslendirilmesi dileğiyle… 
 
Tebrik ve teşekkürler sevgili H. Ozan Demirtaş, nicelerine… 
                                                                                               Prof. Dr. H. Seval KÖSE</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>