﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b2b3be-7d92-4615-a11d-7e9fda7408dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Süleyman Askeri Bey</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin fedaisi; Şemsi Paşa suikastını organize eden ve II. Meşrutiyet’e giden kapıyı ardına kadar aralayan kişi; “İlk Türk Cumhuriyeti” olarak bilinen Garbî Trakya Hükûmeti’nin kurucusu; Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucu başkanı ve Teşkilat’ın Kafkasya’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Orta Asya’ya kadar yürüttüğü onlarca özel harp faaliyetinin baş mimarı… Türk gayrinizami harp tarihinin en önemli ismi ve tarihçiliğimizin hakkını teslim edemediği sayısız kahramandan biri Süleyman Askerî Bey… 
 
Gönülden bağlı olduğu, uğruna canından geçtiği Osmanlı Devleti’nin muzaffer olması için hiçbir mücadeleden kaçınmayan Süleyman Askerî Bey, büyük bir savaş meydanına ilk defa 1911’de İtalyanlara karşı durmak için Trablusgarp’ta çıktı. Burada Enver Bey’in kurmay başkanı olarak ölümüne savaştı ve ömrünün geri kalanını çatışmada vücuduna giren ancak doktorların çıkaramadığı Trablusgarp hatırası bir mermiyle geçirdi. Sonrasında Balkanlar’daki karışıklıkları dindirebilmek ve buradaki Türk varlığını koruyabilmek adına bölgede Garbî Trakya Hükûmeti’ni kurdu. Bulgaristan’da yürüttüğü örtülü operasyonla Bulgaristan’ın I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin safında savaşa girmesinin en kritik aktörlerinden biri oldu. Kurucu başkanı olduğu Teşkilat-ı Mahsusa’nın Osmanlı coğrafyasının ve dünyanın dört bir köşesinde yürüttüğü onlarca özel harp faaliyetinin stratejistiydi. Son görev yer Irak’ta İngilizlere karşı savaşırken ordusunun yenik düşmesine dayanamayarak 14 Nisan 1915’te emanetini kendi eliyle teslim etti. 
31 yıllık kısa ömrüne çok büyük işler sığdıran Süleyman Askerî Bey’in hayatı bu kitapla adeta yeni baştan yazılıyor. Tarihçi Süleyman Tekir, Askerî’nin daha önce gün yüzüne çıkmamış kişisel evrakı ve hatıratının yanı sıra Askerî’nin ailesiyle yaptığı sözlü tarih çalışmalarıyla bu büyük kahramanın geçmişimizde bıraktığı önemli izleri ustalıklar tespit edip gün yüzüne çıkarıyor. 
Süleyman Askerî Bey: Teşkilat-ı Mahsusa’nın İlk Başkanı, hem Askerî’nin hayatıyla ilgili birçok bilinmezi açığa çıkarıyor hem de akademik ve popüler literatürdeki çarpık görüşleri tashih ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f5f180-8414-4732-87b0-7dba27401387.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Tarihi</image:title>
            <image:caption>HALİL İNALCIK’TAN 
MİLLÎ MÜCADELE TARİHİ 
Tarih alanında dünyanın tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Halil İnalcık’ın kaleminden Millî Mücadele Tarihi. 
İnkılâp tarihini bir bütün olarak kavrayabilmek için 1908 yılındaki II. Meşrutiyet’in ilanından başlanması gerektiğini söyleyen İnalcık, ilk olarak 1908-1918 arasındaki belli başlı gelişmeleri kuşbakışı bir perspektifle ele alıyor. Bu çerçevede imparatorluğu kurtarmak için Osmanlılık ve Türkçülük akımlarının gelişimini, İttihat ve Terakki’nin iktidar sürecini, I. Dünya Savaşı’ndaki gelişmeleri ve savaş bitiminde memleketin işgaline giden aşamaları irdeliyor. İzmir’in işgali ve sonrasında Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişi ile başlayan süreç Türk Kurtuluş Savaşı’nın odağını oluşturmaktadır. Bu çerçevede İnalcık, millî iradenin hâkim olması için Erzurum ve Sivas kongreleri ile başlayan mücadelenin 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile ivme kazandığını ve sonrasında Doğu, Güneydoğu ve Batı Anadolu’da Mustafa Kemal liderliğindeki Türk ordusunun elde ettiği başarılar ile saltanatın kaldırılması ile neticelendiğini ortaya koyuyor. İnönü Muharebeleri, Sakarya Muharebesi ve Büyük Taarruz’dan başarılı bir netice elde eden Ankara Hükümeti’nin 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile siyasi olarak mevcudiyetini dünya kamuoyuna tescil ettirdiğini gösteriyor Millî Mücadele Tarihi, Halil İnalcık’ın kaleminden 1908-1923 yılları arasında millî iradenin hâkim kılınmasının aşamalarını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bu aşamalardaki etkin liderliğinin detaylı anlatımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d996c6d7-51e8-4916-9bb6-0c55122c4cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası</image:title>
            <image:caption>Orta Çağ Avrupası 
 Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat 
Orta Çağ Avrupa Tarihi denilince standart özelliklerle tanımlamanın oldukça zor olduğu yaklaşık 1.000 yıllık bir dönemden bahsediyoruz. Günümüzde “Orta Çağ Avrupası” cehalet, durağanlık, vahşet, kötü hijyen, salgın hastalıklar, kilisenin inanılmaz gücü ve “karanlık” sıfatı ile anılmaktadır ancak “karanlık” yakıştırması bir efsanedir ve gerçekleri gizlemektedir. Avrupa için Orta Çağ, klasik dönemle bağlantının kurulduğu, bugünün uluslarının şekillendiği, pek çok kavramın temellerinin atıldığı dikkate değer bir dönemdir. 
Elinizdeki bu eser alışılagelmiş Orta Çağ algısını Latince ana kaynaklardan yapılan alıntılarla kırarken, ülkemizde Orta Çağ Avrupası’na dair daha önce değinilmemiş kitap, dil ve yazı, takvim ve zaman, vergi sistemi, tatil anlayışı ve yıl boyu tatiller, kale yaşantısı, çan geleneği, banyo ve temizlik kültürü, veba salgını yazarlarına örnekler gibi konulara yer vermektedir. 
Ayrıca yine bu kitapta, Orta Çağ Avrupası’nda yaşayanların kendilerinden önceki kültürlerden neleri miras aldıklarını, zihinsel altyapılarını, kültürel özelliklerini, yaşayışlarını, nelere önem verdiklerini, ne zorluklar çektiklerini, çocukların, kadınların, yaşlıların dünyasını, doğumdan ölüme giden süreçte başlarına gelenleri, kendilerini yönetenlerle ilişkilerini, aldıkları cezaları, kilise ya da dinden ne kadar etkilendiklerini, dışarıdan bakanlar tarafından nasıl göründüklerini kısacası hayatlarına dair merak edilen birçok konuyu bulacaksınız. Orta Çağ Avrupası: Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat kitabında, alanında uzman Doç. Dr. Özlem Genç dönemin Latince ana kaynaklarını kullanarak “Karanlık Orta Çağ” efsanesini gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91c263f4-40ce-4d17-8571-7ee3bb134c95.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sevişme Sanatı ve Kadim Seks Sırları</image:title>
            <image:caption>GÜZEL SEVİŞME SANATININ İNCELİKLERİNİ VE KADİM SEKS SIRLARINI ÖĞRENİN… 
Her insan sağlıklı, doyumlu ve mutlu bir cinsel yaşamı hak eder. Ancak sosyokültürel yargılar, yanlış bilgiler ve cinsel mitlerle oluşan cinsel tabuların ördüğü duvar, çoğu kişinin cinselliği bir hak olarak zevkle yaşamasının önündeki engeldir. Bu engeli ortadan kaldıracak tek güç doğru bilgidir. Bu kitap, biyolojik cinsiyeti, cinsel kimliği, cinsel yönelimi, toplumsal cinsiyet rolleri ve yaşı ne olursa olsun herkesin utanç ve suçluluk duymadan arzu ettiği cinselliği yaşamasını ve hak ettiği hazzı elde etmesini sağlayacak MetaSeks Cinsel Terapi teknikleriyle güzel sevişme sanatının inceliklerini ve kadim seks sırlarını açıklıyor. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
 
YAŞAM BOYU MUTLU CİNSELLİĞİN KILAVUZU… 
IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Dr. Cem Keçe’nin, cinsel terapiye entegratif bir bakış açısı getirerek geliştirdiği MetaSeks Cinsel Terapi teknikleriyle yaşam boyu mutlu cinselliğin nasıl sürdürüleceğinin anlatıldığı, cinsel terapi eğitimlerimizde de ders kitabı olarak kullandığımız bu önemli kaynak, hem danışanlara sağlıklı bir cinsel yaşam için rehberlik edecek hem de danışanlarının cinsel sorunlarına etkili ve kalıcı çözümler sağlamak için bu alanda çalışan uzmanların vazgeçemeyeceği bir kılavuz olacaktır. Bütüncül seks, bilinçli seks, açılma, teslimiyet, sağduyu, ılımlılık, samimiyet gibi kavramları, sekste neyin ne zaman, nerede yapılacağına dair kadim sırları, haz almayı olduğu kadar haz vermeyi de, hazzı bölüşmeyi kadar hazzı paylaşmayı da, tutkuyla sevişmeyi olduğu kadar “BİR” olmayı da esas alan, sayısız inceliklerle hazzı doruklara taşımanın önemine vurgu yapan bu kitap bir bilgelik öğretisidir. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
 
CİNSELLİĞİNİZİ HER YÖNÜYLE KEŞFEDİN… 
CİSEF Başkanı Dr. Cem KEÇE ve CİSED Genel Başkanı Dr. Fatma COŞAR tarafından kaleme alınan ve cinselliğin kadim sırlarının yanı sıra, güzel sevişme sanatının bilinmeyen yönlerinin anlatıldığı bu kitap; okurların kendi cinselliklerini her yönüyle keşfetmelerine destek olacak, bu keşifler sayesinde bilinmezlikler, eksik ve yanlış bilgilerle gölgelenmiş cinsel yaşamlarının bilginin parlak ışığıyla aydınlanmasına yardım edecek, günümüz insanının şipşakçı ve pornografik sevişme düzeyinin üstüne çıkmasını sağlayacak, boşalma denetimi, önsevişme, sevişme ve sonsevişme biçimleri, cinsel güçsüzlüğün yenilgiye uğratılması, bütüncül seks, sağlıklı ve mutlu cinsel yaşam konularını öğrenme fırsatını sunacak çok değerli bir kaynaktır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5824a328-afab-4041-8f12-815bd57c5d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Rus Seyyahların İzinde 
19. Yüzyıl Osmanlı Başkenti 
Rus seyyahların İstanbul’a olan ilgisinin tarihsel arka planı hem çok eskiye dayanır hem de dini ve ekonomik temeller etrafında şekillenir. Rus kronikleri, Knezleri Oleg’in 907’de İstanbul’u kuşat­tığında kalkanını şehrin surlarına astığını mitolojik bir biçimde an­latır. Bu kalkan, Ruslar için bir emanettir derin ve sembolik anlamlar içerir. 
Nitekim Puşkin gibi Rus edebiyatının önde gelen şairlerinin edebi eserlerinde Oleg’in kalkanına atıf yapması Rusların gözündeki İstanbul hayalinin ne kadar canlı olduğunu da gösterir. Yine Rus Knezi Vladimir’in Hıristiyanlığı Doğu Roma vasıtasıyla kabul etmesi şehre Ruslar için dini bir misyon yükler. Bu nedenle ortalama her Rus bireyinin bir İstanbul miti ve hayali vardır. 
Rus seyyahların güncelerinin alt metinlerinde Rusla­rın “kızıl elması” olan Ayasofya’nın ve ona ev sahipliği yapan İstan­bul’un III. Roma egemenliği altında aslına rücu etmesi yatmaktadır. Tüm gaye Rus halkının zihninde bu kutsal hayali canlı tutmaktır. 
Yazar Vladimir Petroviç Davıdov, General Nikolay Sergeyeviç Vsevolojski, ressam Zaharov, eleştirmen Aleksandr Petroviç Milyukov, din adamı Koptev, Başpiskopos Nikifor Timofeyeviç Kamenskiy, gazeteci yazar Nikolay Nikolaeviç’in İstanbul izlenimleri İstanbul Seyahatnamesi’nde toplandı. 
19. yüzyıl Osmanlı İstanbul’unun karmaşık, renkli ve çok sesli sokaklarını Rus gezginlerin rehberliğiyle gezme fırsatına erişeceğiniz bu eserde; Galata ve Pera’nın dar sokaklarında, mesire alanlarında, tekkelerinde, kilise ve camilerinde kendinizi bulacaksınız. 
Rus entelijansiyasının yedi önemli isminin seyahatnamelerinin, Rusçadan çevrilerek hazırlandığı İstanbul Seyahatnamesi sizlere 19. yüzyıl İstanbul’unun panoramasını sunacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5435bc72-76f4-4af0-9a43-3636f0bccb4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı Tarihi</image:title>
            <image:caption>28 Haziran 1914. Kara El Örgütü üyesi Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in yarı otomatik Browning’inden çıkan kurşunların uğursuz çınlaması Saraybosna’da duyulduğunda, bunun – kimi tarihçilere göre – tarihin ilk topyekûn harbiyle sonuçlanacağını pek az kişi öngörebilirdi. Ancak Avusturya-Macaristan Veliahdı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Prenses Sophie’nin ölümleri, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Fransa-Prusya Savaşı’ndan beri âdeta cadı kazanına dönmüş olan Avrupa’yı kıyamete sürükledi. Avusturya-Macaristan ve Alman İmparatorlukları çok geçmeden İngiltere, Fransa ve Rusya’dan müteşekkil İtilaf Devletleri’yle savaşa tutuştu. Birçok kişi, savaşın 1870-71’deki gibi bir manevra harbiyle süratle sona ereceğini, hatta askerlerin Noel’den önce evlerine döneceğini düşünüyordu. Ancak mücadele, kimi zaman birkaç kilometrelik kazanımlar için yüz binlerce askerin toprağa düşeceği, Manş Denizi’nden İsviçre’ye kadar uzanan çamurlu siperlerde durağan bir mevzi savaşı hâlini aldı. Nihayetinde 30’dan fazla ülkeyi içine çekerek 4 yıldan daha uzun süren Birinci Dünya Savaşı; kara, hava ve denizdeki çarpışmalarla yaklaşık 20 milyon insanın canına mâl oldu. İmparatorlukların tarihe karıştığı, büyük sosyoekonomik dönüşümlerin yaşandığı ve dünya haritasında köklü değişikliklerin ortaya çıktığı bu süreç, tarihin en büyük trajedisi olan İkinci Dünya Savaşı’na zemin hazırlayarak günümüz dünyasının da temellerini attı. 
  Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın dört bir yanında gerçekleşen askerî, siyasi ve toplumsal hadiseleri 250’den fazla fotoğrafla, yalın bir dille aktarıyor. Kara, hava ve denizde gerçekleşen muhtelif muharebeler haritalar eşliğinde okuyucuya sunulurken, tankların ilk kez tarih sahnesine çıkışı gibi mühim gelişmeler ile önemli kişilere ilişkin bilgiler de hususi kutucuklarla açıklanıyor. Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın küresel ölçekteki ilk modern savaşını, zengin görseller ve sürükleyici bir anlatımla çarpıcı bir okuma tecrübesine dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37ac6da-35a6-43ce-8d98-f3470920e13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Ortadoğu Nasıl Kuruldu?</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu’daki devletler, manda kuvvetlerinin resmen çekilişiyle, artık bugün kendi başlarına kalmıştır. Yüzyıllardır ilk defa Ortadoğu’daki olayların gidişatı dışarıdan değil, bölgesel güçler tarafından, kendi kurdukları hükümetlerce, kendi seçtikleri kurallar ve yaptıkları hamlelerle şekillendiriliyor. Bugün ve ileride ne yapacaklarını kendileri belirleyecekler. Bunu geçmişten hareketle mi yapacaklar yoksa çağdaşlarına bakarak mı? 
Türkçeye ilk kez kazandırılan bu çalışmasında Bernard Lewis, günümüz Ortadoğu’sunun kuruluşunun ve şekillenişinin izini sürüyor. Lewis, Batı’nın Ortadoğu halkı için geçmişte ve günümüzde ne anlama geldiğini, Batı’nın müdahalesini, etkisini ve egemenliğini incelikli biçimde gösteriyor. Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının sonrasında bölgede İngiliz ve Fransız manda yönetimlerinin kurulmasından yeni devletlerin ortaya çıkışına, bölgede İsrail varlığının tesis edilmesinden bunun karşısında diğer Arap topluluklarının rahatsızlığına, İran Devrimi’nden Körfez Savaşı’na kadar modern Ortadoğu tarihinin dönüm noktalarını ustalıkla tahlil ediyor. Ortadoğu’daki siyasi ve entelektüel hareketleri sosyalizm, liberalizm, milliyetçilik ve İslamcılık gibi söylemler çerçevesinden değerlendirerek bugünkü yapının temellerini açığa çıkarıyor. Lewis, Modern Ortadoğu Nasıl Kuruldu?’da Ortadoğu’nun modern tarihini, süreci şekillendiren aktörleri ve eylemleri, geçmişe bakan taraflarını ve geleceğe dönük yüzlerini kısa ve özlü bir şekilde açıklayıp çözümlüyor. Bu kitap, bölgenin tarihini anlamak isteyenler için mutlaka okunması gereken bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/416024a3-b58f-4bff-af81-898357a26973.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihöncesi</image:title>
            <image:caption>Varlığını 600 seneden fazla sürdüren Osmanlı İmparatorluğu’nun köklerine dair birçok aktarım, hikâye ve rivayet olmasına rağmen, bu döneme ait neredeyse hiç yazılı kanıt olmaması nedeniyle, 13. yüzyılın sonları ile 14. yüzyılın başlarında Batı Bitinya bölgesinde neler yaşandığına dair kesin bilgi çok azdır. Yazılan ilk Osmanlı tarihlerinden modern dönemdeki akademik incelemelere kadar Osmanlı Devleti’nin kuruluşu meselesini ele alan çalışmalarda bu belirsizlik giderilmeye çalışılmış ancak pek başarılı olunamamıştır. Rudi Paul Linder Osmanlı Tarihöncesi’nde Osmanlı Devleti’nin kökenine dair bilmeceye ufuk açıcı yeni yorumlar getiriyor ve sis perdesini bir nebze olsun aralıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme dönemi sayılan 14. yüzyıl sonları ile 15. yüzyıl başlarına ilişkin elimizde en azından bazı meselelerde tatmin edici anlatılar ve bilgiler bulunduğu halde, devletin bir yüzyıl öncesindeki kuruluş aşamasına ilişkin ne yazık ki bu geçerli değildir. Elinizdeki kitabında Lindner bu durumu değiştirmek adına ilgi çekici bir çabaya girişiyor. Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ilişkin belirsizlikleri giderebilmek adına Osmanlı vakayinamelerini ve Bizans yıllıklarını yeni baştan ele alıyor ve eleştirel bir okumaya tabi tutuyor. Özellikle daha önce kullanılmamış coğrafi verileri, seyyahların Anadolu arazisine ilişkin eski kayıtlarını ve yeni keşfedilen nümizmatik kanıtlarını kullanarak bu meselenin çözümüne yönelik ikna edici bazı hususlara dikkat çekiyor. 13. yüzyılın sonları ve 14. yüzyılın başlarında Osmanlıların aslında kim oldukları, nereden, ne için geldiklerini ve komşularıyla hangi ilişkiler içerisinde olduklarını irdeleyerek Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk dönemine ilişkin sınırlı bilgilere çok önemli katkılarda bulunuyor. Bunu yaparken sadece alandan tarihçilere değil, bütün Orta Çağ tarihi meraklıları üzerinde büyük bir etki ve hayranlık bırakacak bir yöntem ve üslup benimsiyor. 
Osmanlı Tarihöncesi Osmanlıların kuruluş dönemine ilişkin yeni bir kavrayış ve bakış açısı, genel kabul ve klişelerin karşısına yabana atılamayacak yeni bulgular sunan bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06879fd-37c1-4f99-817b-e1b57cc190a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sor Bi&apos; Pişman Mıyım?</image:title>
            <image:caption>Zuhal Mansfield, dünya ticaretinin ortasında bir iş kadını ve seyyah… Bunun yanında başka unvanları da olmuş; anne, evlat, radyo-televizyon programcısı, ticari diplomat, eş ve ortak gibi. Ancak bu sıfatların hepsinin hakkını vermeyi düstur edinen bir hayat sürmüş ve sürüyor Mansfield. 

Bu uğurda bir gün namlunun önüne atlamış, başka bir gün de ölümle burun buruna gelmiş. Bir diğer gün ise iki devlet başkanının tam ortasında aracılık yaparken bulmuş kendisini. Kendi tabiriyle “Doğu Asya’nın Kaplanı Çin ve Batı Asya’nın Aslanı Türkiye” arasında yıllarca mekik dokumuş. O yüzden sıradan bir seyyahın hatıraları değil bu anlatılanlar. Elinizdeki kitapta uluslararası dış ticaretin mutfağı ve o mutfaktaki tuzaklar ve püf noktalarına dair hakiki bilgiler var. Öte yandan Doğu Akdeniz’deki küresel çekişmeyle Mars’taki yaşam arayışları arasında bağlantılar kuran bir hukuk, uluslararası ilişkiler ve gelecek vizyonu da rehberlik ediyor okura. 

Böylesine yokuşlu engebeli bir serüveni şöyle tanımlıyor Mansfield; “Hayat benim için koca bir şaka ve ben çok eğleniyorum!” Hong Kong’dan Rarotonga Adası’na, Avustralya’dan Afrika’ya, Kanada’dan Sibirya’ya, altın madenlerinden mermer ocaklarına derin bir kazı yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22033f1e-5a20-4962-8315-74bc4741119d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Peşinden Gelirsem</image:title>
            <image:caption>Genç yaşta yalnız kalan Armin en büyük hayali uğruna yıllarca çalışıp para biriktirir. Hedefine hiç olmadığı kadar yaklaşmışken bir gecede biriktirdiği tüm parası, hayalleri elinden alınır. Hem de erkek arkadaşı tarafından… Bir dolandırıcıya güvenmenin yüküyle hayatı enkaza dönerken kendini bir çıkmazın içinde bulur. 
 
Yaşamaya dair tüm umutlarını yitirip dolandırıldığı gece, hayatına son vermek istediğinde kaderin onun için bambaşka planları vardır. Onu bu yanlış kararından vazgeçiren Saruhan Kalaycı’yla bir anlaşma yaptığında her şeyin düzeleceğine inanır fakat parasını kurtarmak uğruna peşine takıldığı adamın kim olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. 
  &quot;Eğer peşinden gelirsem geri dönemeyeceğimi söylemiştin bana. O gün seni dinlemeliydim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9cae5d1-4fce-4915-a9cd-bdb55e531088.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Sanat</image:title>
            <image:caption>İNSANIN KENDİNİ VE SONSUZ YARATICILIĞINI 
KEŞFEDİŞ YOLCULUĞU 
Taş Devri’ndeki sanat anlayışından Yunan klasisizmine, Rönesans’tan gotik sanata, kübizmden pop art’a akımlar, ekoller, dönemler, stiller… Alana damgasını vurmuş sanatçılardan eserlere durmadan dönüşen sanat tarihine genel bir bakış… 200 başlık altında sanatın büyülü dünyasına bir yolculuk… 
Dünyanın dört bir yanındaki belli başlı gelişmeleri dikkate alarak sanatçı gruplarına, yetenekli bireylere, hatta çığır açıcı tek bir eser üretmiş kişilere ait pek çok keşfi, fikri, malzemeyi, etkiyi, arka planı, beceriyi, yaklaşımı inceleyip değerlendiren Dakikalar İçinde serisinden Sanat, otuz bin yılı aşkın maziye sahip sanat dünyasını dakikalar içinde açıklıyor. En eskisinden en yenisine çok çeşitli sanat anlayışlarına değinen elinizdeki kısa ama kapsamlı sanat tarihi rehberi, bu alandaki bilgisi fark etmeksizin tüm sanat meraklıları için mükemmel bir el kitabı... 
Sanat tarihçisi Susie Hodge sizi tarih öncesi sanattan hiperrealizme kadar tüm büyük felsefelerin, hareketlerin, eserlerin, gelişmelerin, sanatçıların ve temaların dünyasında uluslararası bir tura çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e2002d-ef11-47d2-8744-6fa7c4af835b.jpg</image:loc>
            <image:title>İki İbrahim</image:title>
            <image:caption>MATBAADAN İSTİHBARATA: İBRAHİM MÜTEFERRİKA VE KADI İBRAHİM… 
İbrahim Müteferrika ve onun ölümünden sonra matbaa işletmesini devralan Kadı İbrahim’ın kitap dünyasıyla olan ilişkileri nasıldı? Bonneval (Humbaracı Ahmet Paşa) ve evlatlığı Süleyman ile birlikte siyaset sahasında ne tür becerilere sahiptileri? Yabancı devletlerin elçi raporlarında kimlikleri neden şifre ile geçiyordu? 
Elinizdeki kitap bu sorulara tüm teferruatlarıyla cevap verirken ilk defa gün ışığına çıkartılan arşiv belgeleriyle de okuyucuyu müthiş bir gizeme sürüklüyor. “İbrahim Müteferrika’nın, Bonneval, evlatlığı Süleyman ve kendi yetiştirmesi olan Küçük İbrahim ile birlikte İstanbul’daki elçiler arasında bilinen, oldukça karanlık işlere erken tarihlerden itibaren karışan, edinilen bilgileri paraya tahvil eden bir ekip içinde yer alan ve bizzat kendisinin de elçilere “mahremâne” bilgiler ileten, şifre koduyla anılan bir istihbarat kaynağı olduğu” eşsiz bir emekle gün yüzüne çıkartılıyor. 
Matbaa çevresinde şekillenmiş bu istihbarat ağının yanında Kadı İbrahimʼin ilk defa gözler önüne serilecek olan uzun yıllar sürdürdüğü Divan-ı Hümâyûn Tercümanı Kâtipliği belgelenmiş, atandığı kadılıklar tespit edilmiş, ölümünden sonra zapt edilen terekesine, mirasçılarına, ikamet ettiği eve, buradaki mevcut eşyalarına ve matbaa malzemelerine ve elindeki kitapların dökümüne yer verilmiş ve bütün bu yeni bulgular ve dökümler belge görüntüleriyle birlikte çalışmaya ilave edilmiştir. 
İKİ İBRAHİM: Müteferrika ve Halefi, Kemal Beydilli imzasıyla Türk tarihçiliğine kazandırılan özgün ve cesur bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7675e59-3e53-4084-a7ed-b3c8211ba04c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hop Oturup Hop Kalktım</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar’ın kaleminden çıkan deyimlerle bezenmiş bu sürükleyici öyküde iki arkadaşın bir günlük okul macerasına tanıklık ediyoruz. Hop Oturup Hop Kalktım, tıpkı yazarın diğer öyküleri gibi yalın anlatımı ve eğlenceli olay örgüsüyle dikkat çekiyor. 
 
Gülce gibi bir arkadaşa sahip olmayı kim istemez ki? O hem arkadaş canlısı hem kafa dengi hem de çok yardımsever. Üstelik çok da akıllı, neredeyse her konuda bir fikri var. Tamam kabul! Bazen, özellikle de akıl verdiği zamanlarda çekilmez olabiliyor. 
 
Macera, Yağmur’un okul bahçesinde küçücük bir yavru kedi bulmasıyla başlıyor. Yağmur ona bir isim veriyor ve onunla ilgili hayaller kurmaya başlıyor. O gün, sürekli miyavlayan bu yavru kediyi öğretmenlerden saklamak için akla karayı seçiyor. Hop oturup hop kalkıyor. Gülce ne kadar laf anlatmaya çalışsa da Yağmur, Gülce’nin yavru kediyle ilgili uyarılarını yabana atıyor. Ama yine de Gülce, arkadaşının yardımına koşmaktan da geri durmuyor. Yağmur eninde sonunda doğru yolu bulacak mı bakalım? Sorunun yanıtı sayfaların arasında keşfedilmeyi bekliyor… 
 
Tema: Kim olduğumuz, Gezegeni paylaşmak 
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Hayvanlar, DOĞA VE EVREN, okul, arkadaşlık, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER, kişisel bakım, SAĞLIK VE SPOR, deyimler ve atasözleri, DUYGULAR 
Tutum ve Değerler: Dostluk, hoşgörü, sevgi, sorumluluk 
Profil Öğeleri: Duyarlı, dönüşümlü düşünen 


KİTAPTAN 
Akşam yatarken gözüme uyku girmez fakat aynı uyku sabah kıymete biner. Ben biraz daha uyuyabilmek için küçük hesaplar yaparken anneminse suratı sirke satar.          
                                                                 *** 
 
Bizim sınıftan olmayan çocukların arasında Gülce’nin cin gibi bakan gözleriyle karşılaşınca gülümsedim. Kiremit rengi saçları ve yüzündeki milyonlarca çille, yüzlerce kişinin arasından bile seçilebilir Gülce. Benim içinse böyle bir ihtimal söz konusu değil. Çünkü çevrem tıpkı bana benzeyenlerle dolu. 
                                                                      *** 
 
“Kutuyu açmaya çalışmayın. İçinde bir kedi var. Üstelik pek de uysal değil. Kutunun içine koyana 
kadar akla karayı seçtim. Aman uzak durun, aklına eseni yapan bir kedi” deyip gözlerini korkuttum. El kadar yavruyu ellerine bırakacak değildim. 
 
                                                                      *** 
 
Gülce yine haklıydı. Hızlı adımlarla arkadaşımın peşine düştüm. Neyse ki koridorlar çok gürültülüydü. Bu sayede kutunun içinde bas bas bağıran Paspas’ı benim dışımda kimse duymuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79313e84-0bac-4506-8fa6-6c082c31493e.jpg</image:loc>
            <image:title>DISCOVERING THE OTTOMANS</image:title>
            <image:caption>A REFRESINGLY CONTEMPORARY PERSPECTIVE 
ON THE OTTOMAN EMPİRE 
What made the Ottoman Empire such an important chapter in world history? What did Istanbul mean to the Ottomans and Europeans? Why was the family such a pivotal institution for Ottoman society? What kind of place was the Enderun palace school, at which future members of the administrative and military elite as well as good many artists were raised? What was special about the Ottoman palaces? How did the Topkapı Palace manage to be both modest and sumptuous? What did the Ottoman sultans and pashas do on a daily basis? What did the Ottomans tend to cook? What made Sinan the Architect such a genius, this man whose works continue to inspire people even today. What features distinguished Sultan Mehmed the Conqueror from the other Ottoman emperors, and what strategy did he apply during the conquest od Istanbul? What kind of information were people in interested in history able to glean from Ottoman travel-accounts? In what sense is Sultanahmet the square at the centre of the world? Discovering the Ottomans seeks answers to these and other questions, addressing key issues the still intrigue people in Turkey and abroad. It is the work of İlber Ortaylı, one of Turkey’s foremost historians, and is memorable not just for its interpretations, which attest to the author’s rich intellectual background, but also for its fluid and engaging style. The book invites history buffs of all ages to discover the Ottomans.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc49b35d-7f47-480c-beeb-00e9823bdc2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Hiçbir Yer Ev Değil</image:title>
            <image:caption>John Boyne&apos;un, Nazi toplama kamplarının sarsıcı gerçekliğini iki çocuğun gözünden anlattığı klasikleşmiş romanı Çizgili Pijamalı Çocuk&apos;un devamında yaşananları konu edinen Artık Hiçbir Yer Ev Değil, Bruno&apos;nun ablası Gretel&apos;in sırlarla örülü yaşam hikâyesini günyüzüne çıkarıyor. Yazar, yıllar boyunca farklı kimliklerin ardına saklanarak geçmişinden kaçmaya çalışan doksanlı yaşlardaki bir kadının vicdanıyla giriştiği &apos;&apos;sessiz&apos;&apos; savaşı; 1946&apos;nın Paris&apos;i, 1953&apos;ün Sydney&apos;i ve 2022&apos;nin Londra&apos;sı arasında gidip gelen baş döndürücü bir anlatı eşliğinde sunuyor.   Etrafını saran tarihî olaylar karşısında bir insanın ne kadar kusurlu sayılabileceği ve dolaylı ya da dolaysız yoldan işlediği suçlardan ne denli sorumlu tutulabileceği hakkında derin sorgulamalara iten roman, okuru kendi içindeki adalet duygusuyla baş başa bırakıyor.   &apos;&apos;Bir hikâyeyi yeterince sık anlatırsan gerçeğe dönüşüverir.&apos;&apos; 2022 yılının Londra&apos;sında, Hyde Park manzaralı bir evdeyiz... Şeytanın kızı adıyla da anılan Gretel artık doksan bir yaşındadır. Sırlarını en yakınlarına bile hiç açmamış olsa da; geçmişin acı dolu izleri hâlâ peşindedir. Bir zamanlar dünyaya Führer&apos;in gözlerinden bakabilme cesaretini gösteren bu yaşlı kadın için savaş hiçbir zaman bitmemiştir. Çünkü olup bitenlerden ötürü kendi içinde yaşadığı suçluluk duygusundan bir an bile kurtulamamıştır. Ve şimdi, hiç beklemediği kadar uzun süren ömrünün son hikâyesini anlatmak için yeniden aramızda!   John Boyne, İkinci Dünya Savaşı&apos;nın sonundan günümüze uzanarak, üç farklı ülkede geçen sarsıcı olayları kaleminin ucuna taktığı bu romanında; suçluluk duygusu, suç ortaklığı ve yas temalarına eğiliyor.   Elli sekiz dilde yayımlanarak on milyonlarca okura ulaşan kült bir eserin kahramanlarına neredeyse yirmi yıl sonra yeniden geri dönmemizi sağlayan Artık Hiçbir Yer Ev Değil, yüksek temposu ve şaşırtıcı finaliyle okurun ruhuna nüfuz edecek derinlikte bir anlatı sergiliyor.    &apos;&apos;Bizimki gibi aileler nasıl bir dünya yaratmıştı böyle.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e6c63d-ef34-4aa9-a960-a8361c70adc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Jekyll ve Bay Hyde (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ucube kılıklı bir adam gece yarısı sokakta küçük bir kız çocuğuna çarpıp kaçar. Olaya tanık olan kişinin de yardımıyla yakalandığında kızın ailesine sus payı olarak yüklü bir meblağ ödemeye mecbur bırakılır. Bu parayı o anda bulamayacağından polis gelmeden ortadan kaybolabilmek için bir çek yazar. Bu karşılığı olan bir çektir çünkü imza saygıdeğer beyfendi Dr. Jekyll’a aittir. 
Başka bir gece, tanınmış bir milletvekilinin cesedi bulunur; dövülerek öldürülmüştür. Cinayette kullanılan kırılmış baston, Utterson’ın yakın dostu ve müvekkili Dr. Jekyll’a hediye ettiği bastondur. Bu olaylar üzerine Utterson, kendisine bırakılan itiraf notundan Hyde adındaki bu adamın Jekyll ile karanlık bir ilişkisi olduğunu öğrenir ve şu gizemi çözmeye çalışır: İtibarlı ve iyilik timsali bir doktor neden netameli ve şeytani bir adamı korumaya çalışır? 
19 . yüzyılda geçen ve Robert Louis Stevenson’ın gördüğü bir kâbustan yola çıkarak yazdığı, insanı kendi gölgesiyle yüzleştiren bu eseri Bülent O. Doğan’ın nitelikli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95d336a-dbd5-4308-9eb7-b8f0610df922.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikast Bürosu (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gizli bir örgüt olan Suikast Bürosu’nun sıradışı katilleri vardır. Bilim adamı, felsefeci, sosyolog...  Ve son derece ciddi, değişmez bir kuralı: Sadece ölmeyi hak edenler öldürülür. Dünyayı yozlaşmış insanlardan temizleyerek daha iyi bir yer haline getirmeyi amaç edinen bu örgütün lideri Dragomiloff, bir gün çok zeki ve varlıklı bir adamdan akıl almaz bir teklif alır: Öldürülmesi istenen kişi büroyu ilk kez etik bir ikilemde bırakacaktır. 
Jack London’ın 1910’da yazmaya başladığı ve ölümünden sonra Robert L. Fish tarafından tamamlanan, okuru etik değerler, suç ve ceza üzerine düşünmeye sevk eden bu romanı Erdem Hürer’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/091d03d6-5c0b-489e-b454-5fd8ced5d2a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis Usûlü İlminin Doğuşu ve Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Hadis usûlü, Hz. Peygamber&apos;e isnâd edilen haberlerin öncelikle ona aidiyetini ve aslına uygun nakledilip edilmediğini ortaya çıkarmak amacıyla konulan prensipleri belirleyen ve bunlarla ilgili terimleri konu edinen bir ilimdir. Sözü edilen temel ilkelerin büyük çoğunluğu rivayet, tedvin ve tasnif dönemlerinde olmak üzere tarihî süreçte ihtiyaca göre belirlenmiş, uygulanmış ve geliştirilmiştir. Abdullah Çelik&apos;in kaleme aldığı Hadis Usûlü İlminin Doğuşu ve Gelişimi (Hicrî İlk Üç Asır) başlıklı çalışma, hadislerle ilgili rivayet prensiplerinin ve oluşan kavramların tarihî gelişimini inceliyor. Sahâbe neslinin hadis nakli ve rivayetinde gösterdikleri tetkik ve denetim faaliyetleri, Tâbiun döneminde hadis usûlüne kaynaklık eden uygulamalar, ıstılahlar ve bu ıstılahların genel özellikleri de yine eserde araştırılan konular arasında bulunuyor. Abdullah Çelik, bir geçiş dönemi olan Tebeu&apos;t-tâbiî&apos;in zamansal sınırını tespit etmeye çalışıyor ve bu dönemde yazılan kaynakların ve hadis usûlü konularının kimler tarafından kullanıldığını tetkik ediyor. Ayrıca, Hicrî III. asırda hadis usûlüne kaynaklık eden dört temel eseri de hadis usûlü bağlamında inceleyerek hangi ıstılahların ilk kez kullanıldığını açıklıyor ve son olarak mutekaddimûn ve muteahhirûn hadisçilerin kullandığı hadis usûlü kavramları arasındaki farklara değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17a9f6d-19b2-4711-89de-4cab8f6c3ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Tesellisi Üzerine (I-V) (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>MS 480 yılında Roma’da doğan, 30 yaşında konsül seçilen ve uğradığı iftiralar sonucunda vatan hainliğiyle suçlanarak idama mahkûm edilen Boethius 44 yaşında yine Roma’da kapatıldığı zindanda hayatını kaybetmiştir. 
Felsefenin Tesellisi Üzerine adlı eser, Boethius’un mahkûmiyet sürecinde daldığı derin tefekkürün kalıcı bir meyvesi olarak boy vermiştir. Boethius bu eserinde ilk gençlik yıllarından beri manevi kılavuzu olarak gördüğü Felsefe ile uzun uzun söyleşir. Bedeni zindana kapatılmıştır ama kendisinin de ruhunu bedenine hapsettiğini fark ederek bütün eseri boyunca ruhunu azat etmeye çalışır. Dünyevi şeylerin değersizliği, insanın evrende bir hiç mesabesinde oluşu, kötülüğe ve haksızlığa maruz kalan insanın sabırla ve tefekkür yoluyla erdemin diyarından geçerek kendi özüne varabileceği, eserin en çok vurgulanan temalarıdır. 
İnsan, hakikatin sırrına erebilmek ve en yüce öze ulaşabilmek için akıl gözüyle bilen, kalp gözüyle gören bir idrake sahip olmalı, tüm gayretini buna erişme yolunda sarf etmelidir. 
Latince aslından Asuman Coşkun Abuagla’nın çevirdiği Felsefenin Tesellisi Üzerine, yazıldığı dönemden Ortaçağ’ın sonuna kadar olduğu gibi, bugüne dek de bir başucu kitabı niteliği taşımaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c038a04-3915-45aa-9a3b-fe6d69c10632.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Hayreddînli Derler -Barbaros Hayreddîn Paşa’nın Gazâları-</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin denizle olan münâsebeti ve Türk’ün denize akseden yüzü, bir kelime ile ifâde edilmeye çalışılsa, sarf edilecek söz, elbette “Barbaros”dur. Barbaros Hayreddîn Paşa, Türklerin deniz mâcerâsının ve dahî destânının baş kahramânıdır. Burada kullanılan  “destân” sözü, aslâ tesâdüf değildir ve mecâzî mecrânın mahsûlü bilinmemelidir. Onun ömrü, her bakımdan muhteşem bir destândır. Barbaros Hayreddîn Paşa’nın o imrenilesi hayâtında, Kaanûnî Sultan Süleyman Hân’ın, çok husûsî bir yeri vardır. Muhteşem bir devrin muhteşem sultânı olan Süleyman Hân, kendi devrinin cümle hâdiselerini, devlet erkânına yazdırmak gibi yüce bir işe gönül bağlar. Bu devlet erkânı arasında Kapdân-ı Deryâ Barbaros Hayreddîn Paşa da vardır. Paşa, Dünyâ’ya gelişinden o güne kadarki hayâtını, bir an olsun yanından ayrılmayan Seyyid Murâdî’ye söz ile anlatır. Murâdî de, Barbaros Hayreddîn Paşa’nın önemli bir kısmına kendisinin de şahitlik ettiği hayatını yazıp kâğıda geçirir. Bu şekilde, Gazavât-ı Hayrü’d-dîn Paşa adı verilen önemli eser ortaya çıkar. Turgut Güler, Süleymâniye Kütüphânesi’nde kayıtlı bu yazma eseri dönemin üslûbuna uygun bir şekilde yayıma hazırlayarak, emsalsiz kahramânımız Barbaros Hayreddîn Paşa’nın hayâtını ve Akdeniz’de giriştiği gazâlarını günümüz okurunun dikkatine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9ef2cd-800d-4b26-8c1e-89773bb0a4f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Platonculuk ve Ruhsal Hayat</image:title>
            <image:caption>Entelektüel anarşi, ışıklarla doludur; körlüğü ise göz kamaştırıcı bir şekilde hayatta kalma, canlanma ve taze başlangıç örneklerinden müteşekkildir. Bu düzenin kalıntıları ya da tohumları olmasaydı, kaosun kendisi de olmazdı; hiçlikten ibaret olurdu. Bugünün insanından nihai ya da somut bir şey istemeksizin geçmişte gerçekleşmiş ve gelecekte de mümkün büyük icraatlara bakışlarından dolayı minnettar olabiliriz; onların sürekli işleyen dimağlarından bu bakışlar parlamaktadır. Bu büyük icraatlardan bir tanesi Platonculuk, bir diğeri de ruhsal hayattır. Bu ikisi arasında belli bir yakınlık vardır ya da varmış gibi görünmektedir, tıpkı derin olanın derini çağırdığı gibi. İspanyol asıllı Amerikalı filozof George Santayana’nın Türkçeye ilk kez çevrilen Platonculuk ve Ruhsal Hayat kitabı, ilkçağlardan bugüne hem Batı’da hem de Doğu’da düşüncenin ve dinî hayatın şekillenmesinde büyük bir yer işgal eden Platon’un ve onun takipçilerinin izlerini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0fdf475-3daa-435c-9ca5-c33fa12c37fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöp</image:title>
            <image:caption>Işıklı kentlerin dönüp bakılmayan, bakılsa görülmeyen, görülse 
de unutulması yeğlenen yüzleri, onca gürültüde duyulmayan 
kaba, hoyrat sesleri, fazla kurcalanmayan hikâyeleri vardır. 
 
“İnsanlar değişiyor, sesler değişmiyordu. Sesler her yerde 
aynıydı; yoksulluğun, yorgunluğun, hiç dinlenmemişliğin sesleri… 
Bütünden parçaya yayılan, parçadan bütüne evrilip koca bir 
çığa dönüşen açlığın sesleri…” 
 
Gönül Çatalcalı kentin çöplüklerinde dolaşıyor bu kez, 
didikliyor kimsenin görmek istemediği kirli poşetleri. 
Konuşan, anlatan hatta bangır bangır “ben buradayım&quot; diye 
bağıran bir çöp dağının efsanesini yazıyor. 
Her romanında ateşe biraz daha yaklaşan Çatalcalı, 
bu kitabında ateşi elinde tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1d7ed8-0551-4bb9-833e-61f8e0386cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Dibi Oteli</image:title>
            <image:caption>“Evet sevgili izleyiciler, 2050 yılına sellerle, deniz taşkınlarıyla giren Avrupa’nın kuzeyinde
tekrar Olağanüstü Hal ilan edildi. İngiltere Başbakanı, geçici süreyle ülkeye tüm giriş çıkışları
dondurduğunu açıkladı. Kıyılarının bir kısmı geçen yıl denize karışan El Salvador’dan,
Honduras ve Guatemala’ya akın devam ediyor. Sınır duvarlarında yaklaşık bir milyon insanın
mahsur kaldığı belirtildi.”
“...Leyla, dün gibi hatırlıyordu: 2035’te, İstanbul’da hava kirliliği yüzünden sıkıyönetim ilan
edildiğinde Büyükhusun Köyü’ndeki taş evde yaşıyorlardı. Mutfak masasında oturan Perihan
Hanım, birdenbire ayağa kalkıp radyoyu kapatmış, cephede tek başına kalan bir asker edasıyla
torununa dönüp ‘Sığınak yapma vakti geldi de geçiyor!’ demişti. Bu bir tespit değil, emirdi.”
Hayatımıza bugünkü gibi devam edersek, 2050’de iklim krizi hangi boyutlara varabilir? Dünya
ve Türkiye, küresel ısınma nedeniyle hangi zorluklarla karşı karşıya kalacak? Çok uzak olmayan
gelecekte neleri konuşacağız, nasıl yaşayacağız?
Gazeteci-yazar Mehveş Evin’in, Kısadalga.net’te bir podcast serisi olarak kurguladığı distopik
öykü “2050-Gelecekte Bir Yolculuk” Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin, 2021 yılında “En İyi Haber Podcast”i ödülünü aldı. Evin’in bu seriden yola çıkarak yazdığı DÜNYANIN DİBİ OTELİ her ne kadar “kurgusal” bir hikâye olsa da gelecekte yaşanacak olan gerçeğe, “geçmişten” yazılmış bir mektup gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22eda17e-62b3-4d63-b761-67602ae65e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Solucan 1 : Umut</image:title>
            <image:caption>Ebeveyinleri tarafından ilgisiz ve sevgisiz büyütülen çocuklar, 
belli bir yaşa geldiklerinde yoksun bırakıldıkları bu 
duyguları hiç olmadık insanlarda arar. O çocuklardan biri 
olan Nehir’in, on yedi yaşındayken acılarını unutmak için 
bir planı vardı : Âşık olmak ! 
 
Nehir, aşık olacağı kişinin özelliklerini içeren beş maddelik 
 bir liste hazırlarken onu bulacağından ve ona olan aşkı 
sayesinde acılarını unutacağından emindi. 
 
Kıvanç’ı, yani aradığı kişiyi, bir çocuk parkında bulduğunda 
artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aklından bile 
geçmemişti. Ve her şey, Nehir’in, büyük bir umutla 
Kıvanç’a sorduğu o soruyla başladı : 
  &quot; Sana âşık olmama izin verir misin? &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/146c3e1b-e6b1-4a18-96c1-822b5176ad20.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin Slayer – Goblin Avcısı 2</image:title>
            <image:caption>Bir yüce elf, bir cüce ve bir kertenkele adam, Goblin Avcısı’nı bulmak amacıyla bir arada...! Karanlık tanrıların uyanışı, ufukta yaklaşan bir şeytan ordusuyla birlikte ülkeye büyük bir kaos getirdi! Ancak Goblin Avcısı’nın yalnızca tek bir amacı var: goblinleri öldürmek. Yeni üçlü, bildikleri dünyanın sonu gelmeden önce Goblin Avcısı’nın güvenini kazanıp onu yanlarına alabilecekler mi? 
 
Goblin Slayer, her cildini nefesinizi tutarak okuyacağınız aksiyon dolu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee15c7c0-0af9-44a4-932b-7f1a21216992.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosario &amp; Vampire Sezon 2 Cilt 7- Tılsımlı Kolye ve Vampir Sezon 2 Cilt 7</image:title>
            <image:caption>Tılsımlı kolyenin mührü kırılmak üzere. Eğer tamir edilmezse kolyenin içinde sıkışıp kalan insan Moka’ya ne olacak? Herkes bir çözüm bulmaya çalışırken, Fanfan Won bir teklifte bulunuyor, Tsukune ve Moka kararsız ama başka çareleri de yok gibi görünüyor. Ne var ki kolyeyi tamir ettirmek için çıkacakları bu yolculukta onları bekleyen yeni zorlu düşmanlar var. Diğer taraftan Moka’nın geçmişiyle ilgili gizemler yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlıyor….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b697fe64-b7e6-45df-81d4-a2e9189b3116.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcel Proust - Akıp Gider, Uzun Sürmez Mutluluğu Kötülerin</image:title>
            <image:caption>“Aşk, kalbin zaman ve mekâna duyarlılık kazanmasıdır.” 
 
Fransız yazar Marcel Proust’un dünyaya geliş amacının “yazmak” olduğunu düşünmemiz için birçok neden var. Yaşamının son üç yılını yatakta –yazarak– geçiren Proust, serinin ilk kitabını yayımlandıktan sonra dokuz yılda Kayıp Zamanın İzinde’yi tamamlayıp, “Son sözcüğünü yazdım Céleste, artık ölebilirim” dedikten birkaç ay sonra öldü. Ölümünden sonra yayımlanacak dört kitabı da eksiksiz bitirmenin gururuyla dünyayı terk ettiğinde henüz 51 yaşındaydı. Aşk, müzik ve edebiyatla güçlendirdiği hayatında askerlik, düello ve kavgalar da vardı. 
Proust, “rağmen’lerin daima gizli çünkü’ler olduğunu” aklında tutarak kaleme aldı Kayıp Zamanın İzinde’yi. Yedi ciltten oluşan seriden hangi kitabın kapağını açarsanız açın her yönüyle devasa bir yapıtın içinde olduğunuzu bir harf boyunca bile unutamazsınız. Akıl almaz uzunluktaki cümleleri ve betimlemeleriyle yarattığı karakterlere hayat verirken hem ressamdır hem de hepsinin en yakını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df93a976-3599-4a43-934f-9d9fd6739c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizenin Adı: Bebek</image:title>
            <image:caption>“Tüm iyi şeyler sabırdan sonra gelir.” 
– Mevlana 
 
Çocuk isteği tüm evli çiftler için olmazsa olmazdır değil mi? Son teknoloji yöntem olan tüp bebek tedavisi de tüm çiftler için bir miktar sabır, inanç ve umut gerektiren bir süreçtir. Çocuk istemi için gelen çiftlerimizin umut yolculuğunda onlara rehber niteliğinde bir kitap hazırladık. 
 
• Neden gebe kalamıyorum? 
• Bu dönemde hangi süreçlerden geçeceğim? 
• Kendimi nasıl hissetmeliyim? 
• Doğal yollarla gebe kalmam mümkün mü? 
 
Ve aklınıza takılan tüm soruların cevabı bu kitapta saklı. 
Tam bir başucu kitabı niteliğinde, bilimsel verilere dayalı, en anlaşılır dille hazırlanan kitabımızı da, mucize bebek hikâyelerimiz ile taçlandırdık. 
Umut dolu hikâyelerimiz, sizleri çok heyecanlandıracak, bu yolda en büyük destek kaynaklarınız olacak. 
Hep söylediğimiz gibi, mucizelere inanın, mucizenize kavuşmaktan asla vazgeçmeyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb2f3ca7-c487-466d-8ad2-3db6e31dfa0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulamayanın Tutsaklığında</image:title>
            <image:caption>“Hiç kimse bedelini ödemeden, kendinden kurtulup yapay bir kişiliğe bürünemez.” 
Carl Gustav Jung 
 
Tek başına ve sadece gününü yaşayan bir adam... 
Alacakaranlıkta ortaya çıkan gizemli bir kız... 
Bir arada yaşamaya başladıklarında yavaş yavaş ortaya dökülen geçmiş ve saklı gerçekler... 
Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır ne yazık ki! Ne kadar derine gömersen göm, hayaletler yeniden canlanır, tesadüfmüşçesine önüne çıkar. Tek amaçları içinde yaşadığın cehennemle yüzleşmeni sağlamaktır. Başka türlü ne hayaletler ne de sebep oldukları acılar tutsaklıktan kurtulabilir. 
Refik bir yandan geçmişin kapılarını açan gizemli kızı anlamaya çalışırken bir yandan da içindeki karanlıkla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Yaşadıkları, onun akıl ile delilik arasındaki çizgide kalma savaşı haline gelecektir. 
Acılarını yaşamadan, yarım kalan işi bitirmeden kimse huzur bulamaz, bedeli delilik olsa bile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/514169f6-2ab3-4149-b180-6a6dc554382a.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin</image:title>
            <image:caption>Yağmurun durmaksızın yağdığı, gecenin çökmek için sabırsızca beklediği, sokaklarında ise birbirinden eşsiz şahsiyetlerin dolaştığı Goblin kasabasına hoş geldiniz.
Goblin kasabasının görünüşte masum sokaklarında, karısının ölümü üzerine bahçesinde devasa bir çimden labirent inşa eden Wayne’le, hayaletlerden ölümüne korkan ama bir hayaleti kayıt altına almak için elinden geleni ardına koymayan Kamp’le, altmışıncı doğum gününde Goblin’in ormanlarında bulunduğu rivayet edilen Koca Baykuşlardan birini avlamayı kafaya koyan Neal Nash’le, kız arkadaşına duyduğu aşkı kanıtlamak için çok ileri gitmekten çekinmeyen Charles’la karşılaşabilirsiniz. Yine de korkmayın. Goblin herkese bir şeyler vadediyor. Goblin’de bir gece geçirmeye ne dersiniz?
“Josh Malerman’dan bir başyapıt daha.” –Christopher Golden
“Malerman tuhaf kurgunun en heyecan verici isimlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. O, bu türün yeni karanlık prensi.” –Jonathan Maberry
“Goblin, insanı etkisi altına alan, dehşet verici bir gösteri.” –Clive Barker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03fda9de-178f-4673-9067-7df8dcc43e82.jpg</image:loc>
            <image:title>İmbatla Dol, Kalbim</image:title>
            <image:caption>“Tam o sıraydı, sırtımızda ince bir serinlik duyduk. Ensemizden şakaklarımızdan dolanıp boynumuza da inen ter kurumaya başladı. Saçlarımız dalgalandı, kaşlarımız gerildi. Durmuş sandığımız yüreğimizin gürültüsü kulaklarımıza vurdu. Sustuk.
‘Yaşasın imbat!’ dedi, bağırdı atletli adam. ‘Hey, çocuklar, imbat çıktı!’
İlk kez pencereye gelip duran o genç kadın, Kerim’in kucağına doğru mosmor bir sardunya savurdu. Kerim havadayken yakaladı sardunyayı, acı kokusu imbatla çevremizi sardı. İçimize çektik. Sahiden imbatlı sardunyaydı.”
Tarık Dursun K. külliyatından yayımladığımız ilk öykü toplamı İmbatla Dol, Kalbim.
Bu öyküler, bir yandan yazarın ilkgençlik günlerine ait anılarını, aşklarını, dostluklarını anlatarak okuru İzmir semtlerinde dolaştırırken bir yandan da mahalle insanının küçük dünyasındaki o “bir zamanların yaşamını” gözler önüne seriyor. Yazarın söylediği gibi: “Bir zamanlar bir İzmir vardı.”
Duru anlatımıyla öne çıkan öykülerin yer aldığı İmbatla Dol, Kalbim’in bir niteliği de kitabın ikinci öyküsü olan “Sınırda”nın, asgari farklılıklarla Kurşun Ata Ata Biter romanının birinci kısmını oluşturması. Romanın bu öyküye dayandığı ve onun büyümesiyle şekillenmeye başladığı düşünülebilir. Mayınların çevrelediği bir umut öyküsü “Sınırda”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561c5c7a-fa4e-4385-8cf6-a8a1373398ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşyılanı</image:title>
            <image:caption>Nebula En İyi Roman Ödülü / Hugo En İyi Roman Ödülü / Locus En İyi Roman Ödülü
“Bu kitap bir pınar gibi – hızlı, temiz, berrak, heyecan verici ve güzel.” –Ursula K. Le Guin
“Bu kitap içten karakterleri, inandırıcı mitosu, daha da önemlisi mükemmel ve okunabilir hikâyesiyle heyecan verici bir gelecek rüyası sunuyor.” –Frank Herbert
“Akıldan çıkmayan, yoğun ve müşfik bir kitap... Yarattığı dünya canlı ve büyüleyici, Yılan ise olağanüstü ve sağlam kotarılmış bir karakter.” –Robert Silverberg
“SAVAŞ, GERÇEKLEŞME NEDENİNİ BİLEN YA DA BUNA ÖNEM VEREN HERKESİ YOK ETMİŞTİ.”
Vonda N. McIntyre, 1970’lerin feminist bilimkurgu hareketinin ön saflarında yer alan, arkadaşı ve işbirlikçisi Ursula K. Le Guin gibi, edebiyatta ve özellikle bilimkurguda yaygın görülen cinsiyetçiliğe meydan okuyan ileri görüşlü bir yazar. Düşyılanı ise bilimkurgunun üç büyük ödülünü alan türün sayılı romanlarından biri.
Nükleer savaşla yaralanmış Dünya’da insanlık küçük kasaba ve kabilelere dağılmış, dünyadışı varlıkların teknolojileri ve sırları, tek şehrin duvarları ardındaki herkese yasaklanmıştır. Yılan isimli şifacı ise bu yokluk dünyasında hastalıkları iyileştirmek ve aşı geliştirmek için yılanlarıyla dolaşarak zehrin gücünü kullanmaktadır.
Yılan, hasta bir göçebe çocuğa yardım ettiği sırada, nadir bulunan düşyılanı, korkusuna yenilen bir kabile üyesi tarafından öldürülür. Yılan’ın şifa vermeye devam edebilmesi için tek bir seçeneği vardır: Yeni bir düşyılanı bulmak. Bu yüzden çorak çöllerden radyasyon çukurlarına, bilgisini kıskançlıkla koruyan şehirden dünyadışı varlıkların sırlarına uzanan tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda kalacaktır.
İnsan hayatını tehdit eden bir dünyayı ve işlevsizleşmiş toplumları tek bir kişi ne kadar etkileyebilir? Şifa vermek sadece bedeni iyileştirmek midir?
Düşyılanı, insanların hasta ettiği bir dünyanın reçetesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648205bd-f6a1-43a5-ab57-d4a550362d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Öldü, Kral Çıplak mı?</image:title>
            <image:caption>“Kraliçe, Hz. Muhammed’in soyundan mı geliyordu? Kral Charles’ın İslam’a bakışı neden farklı?” 
 
Kraliçe Elizabeth’in ölümü ile Birleşik Krallık’ta 70 yıllık bir devir kapandı. Zamanında “üzerinde güneşin batmadığı” bu ülkenin geleceğine dair ciddi kaygılar var şimdi. 
“En yaşlı monark” yeni kral Charles’ın annesinin otorite, saygınlık, karizma ve liderliğine yeterince sahip olmadığı, monarşiyi korumakta zorluk çekeceği yaygın kanaat. 
Belki Veliaht Prens William beklenenden önce oturabilir babasının tahtına. 
 
Diplomat, işadamı, yazar ve seyyah Mehmet Öğütçü Londra’da yakından çalıştığı Kraliyet Sarayı’nın bazı çarpıcı, renkli, az bilinen hikâyelerini anlatıyor bu yeni kitabında: 
 
• Charles, Büyük Britanya’yı bir arada tutmayı başaracak mı? İskoçya ve Kuzey İrlanda ayrılır mı? 56 ülkeden oluşan Commonwealth’te güçlenen cumhuriyetçi akımlar yüzünden çözülme olur mu? 
• Prenses Diana’nın ölümünden Saray’ın “derin devleti” mi sorumlu? Harry’nin gerçek babası kim? 
• Meghan, kardeşleri birbirine mi düşürdü? 
• Kraliyet için mor rengin sırrı nedir? Olmazsa olmaz protokol kuralları neler? 
• Hanedan Türkiye’ye sıcak bakıyor mu? 
 
Kraliçe’nin öldüğünün “Londra Köprüsü çöktü” kripto mesajı ile duyurulduğu gün yazmaya başlanıp toprağa defnedildiği güne kadar rekor sürede tamamlandı bu kitap. 
Sıcağı sıcağına. Bir çırpıda okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9db46aa-2205-4201-868e-f018717bc663.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Hasat</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir yetenek.” –Stephen King
Usta korku yazarı Peter Straub’un “son on yılda korku edebiyatındaki en heyecan verici seslerden biri” diye nitelendirdiği Norman Partridge’in 2006’da yayımlanan ve Bram Stoker Ödülü’ne layık görülen kısa romanı Kara Hasat, Cadılar Bayramı’na dair kâbusları iliklerimize kadar hissedeceğimiz, benzersiz bir hikâye anlatıyor.
Cadılar Bayramı, 1963. Ona Ekim Çocuğu ya da Testere Surat veya Testere Dişli Jack diyorlar. Adı ne olursa olsun, bu küçük kasabadaki herkes onun kim olduğunu biliyor. Her Cadılar Bayramı’nda elinde bıçağıyla yolculuğuna başlıyor ve genç erkeklerin efsanevi kâbusla yüzleşme şansını beklediği şehre doğru ilerliyor. Pete McCormick, Ekim Çocuğu’nu öldürmenin bu lanetli kasabada korkunç bir gelecekten kaçmak için tek fırsatı olduğunu biliyor. Ancak gece bitmeden Pete, korkunun testere dişli yüzüne bakacak ve Ekim Çocuğu’nun korkunç sırrını keşfedecek.
Testere suratlı kâbus…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/207865b5-825b-46cf-b9b2-78c2fd678930.jpg</image:loc>
            <image:title>Walpurgis Gecesi</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş ile günümüzü harika bir şekilde yansıtan düşsel bir kurgu.” –The Times
Gustav Meyrink, doğaüstü unsurlara yer veren Avrupalı yazarlar arasında benzerlerinden sıyrılıp çağa damga vuran, ele aldığı okült konuları modern zamanların meselesi hâline getirmekte usta bir isim. Meyrink’in Birinci Dünya Savaşı gibi kritik bir dönemde kaleme aldığı romanı Walpurgis Gecesi, maddiyat ile maneviyatın kesiştiği, tarihte gerçekten yaşanmış olayların dönüşerek hortladığı, kadim efsanelerin geri gelip modern çağı altüst ettiği, gotik ve politik bir anlatı.
Yıl 1917. Savaş Avrupa’yı mahvediyor. Rus Çarlığı bir devrimin eşiğinde. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çökmek üzere. Takvimler Walpurgis Gecesi’ni gösteriyor. Prag’ın kasvetli sokaklarında ayaktakımı, şiddetli bir isyan başlatarak soyluları katletmenin planlarını yapıyor. Gizemli bir kahramanın önderliğinde; düş, gerçeklik, delilik ve büyü arasında gidip gelen müphem bir atmosferde, Prag kan gölüne dönüyor.
Kan, Prag’ın gerçek kaynak suyu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3001c1f7-8d0a-4700-81bb-43b979afd5a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzenler</image:title>
            <image:caption>Ne yaptığınızı biliyorsunuz. 
 
Herkesin kıskandığı Story ailesi, dört kardeşe anneleri tarafından gönderilen tek cümlelik mektupla paramparça olmuştu. Fakat hem yaşadıkları adadan hem de aileden aforoz edilen kardeşler bir gün oraya geri dönebilecekleri umudunu hiç kaybetmemişlerdi. 
 
Yıllar sonra, birbirlerini neredeyse hiç tanımayan üç kuzen Aubrey, Milly ve Jonah Story yazı büyükannelerinin tatil köyünde geçirmeleri için bir davet mektubu aldılar. Hayatları boyunca büyük bir gizem olan kadınla sonunda tanışma ve Storylerin sırrını çözme fırsatını kaçırmalarına imkân yoktu. Ama bazı sırların gömüldükleri yerde kalması çok daha iyiydi. 
 
 
“Her ters köşede ağzınız açık kalacak… Gözünüze uyku girmemesine değecek yeni bir McManus romanı.” —Kirkus 
 
“McManus’un eski kitaplarını ve aile dramasıyla harmanlanmış gizemleri sevenler bu kitabı hemen okusun.” —Booklist 
 
“Olaylar hızlı ve öfkeli.” —SLJ 
 
“McManus, geçmişi ve şimdiki zamanı harmanlayarak okur için tempolu bir yolculuk hazırlamış. Son sayfaya kadar elinizden bırakamayacaksınız.” —Publishers Weekly 
 
“Ustaca kurgulanmış ve yazarın alameti farikası hâline gelmiş ters köşelerle dolu.” —The Bookseller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885fcfb1-8328-4226-8961-db8a674ee254.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Bir Başka Hayatta</image:title>
            <image:caption>Yirmi dokuz yaşındaki Hannah Martin, hayattaki amacının ne olduğunu hâlâ çözememişti. Üniversiteden mezun olduğundan beri altı farklı şehirde yaşamış, sayısız iş değiştirmişti. Son kararı da çocukluğunun geçtiği Los Angeles’a dönüp en yakın arkadaşı Gabby’nin yanına yerleşmekti. Hannah bu büyük kararın onun için bambaşka bir hayatın kapılarını aralayacağına inanıyordu.
Gabby’yle kutlama yapmak için bara gittikleri bir akşam, Hannah’nın lisedeki erkek arkadaşı Ethan’la karşılaşmışlardı. Saatler gece yarısını vurduğunda Gabby eve dönmek isterken Ethan biraz daha kalması için ısrar etmişti. Önemsiz gibi görünen bu seçim, bir insanın hayatının akışını baştan sona değiştirebilir miydi?
“Eğlenceli ve öngörülemez; Reid, mutlu olmak üzerine inandırıcı bir hikâye anlatıyor.” —Kirkus, Starred Review
“İçinde ters köşe olan romantik bir hikâye arayanlar hayal kırıklığına uğramayacaklar.” —Library Journal
“Reid, sizi aşk ve kader hakkında düşüncelere sürüklüyor ve ardından neler olabileceğini gösteriyor. Paralel evrenler arasında samimi, esprili ve göz kamaştırıcı bir yolculuk.” —Renee Carlino
“Bayılarak okuyacağınız bir kitap için yanıp tutuşuyorsanız, ilacınız Belki Bir Başka Hayatta.” —The Purist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78a2eefa-6974-4ee5-beac-6d696e712ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerin Renkleri</image:title>
            <image:caption>Hayallerin renkleriyle ışıldayan bir diyarda artık kimse hayal kurmazsa ne olur? Gelin, minik bir köyün ve orada yaşayan minik Tori’nin hayallerin gücünü gözler önüne seren masalsı yolculuğuna ortak olalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/357c2959-8556-4af8-8846-b3721b57a97a.jpg</image:loc>
            <image:title>Glütensiz Olamayacak Kadar İyi! - Yaşamın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Çölyaklı Bir Şefin Glütensiz Hayatı Keşfetme Yolculuğu
Yaşamdan tat almak çoğu zaman yediklerimizle de ilgilidir. Mutluluğumuza eşlik eden yiyecekler kadar üzüntümüze teselli olanlar da vardır. Yediklerimiz, birçok şeyi daha keyifli hale getiren olmazsa olmaz unsurlardan biri. Peki ya yiyemediklerimiz?
Sıkı bir glütensiz diyet gerektiren çölyak, çoğu zaman kendimizi yiyemediklerimiz üzerinden ifade etmemize neden olur. Annemizin o leziz böreği, en sevdiğimiz restoranın şahane makarnası, yiyenlerin tadına bayıldığı dumanı üstünde pizza, çıtır çıtır lahmacun… Hiçbirinin tadına dahi bakamayız çünkü içlerinde bulunan glüten bize bedel ödetmek için hazırda bekler. Kaçamak yapmak da mümkün değil. Glütensiz beslenme ciddiye alınması gereken bir iştir. Ve tüm ciddi işler gibi biraz sıkıcıdır.
En azından bu kitap ortaya çıkana kadar öyleydi. Selin Güneş, çölyak olduğunu öğrendikten sonra şeflik eğitimi aldı. Glütensiz ürünleri, onların kaderi sanılan “lezzetsizlikten” kurtarmak için birçok çalışma yaptı ve reçete çıkardı. İster çölyak ister glüten hassasiyeti ile mücadele ediyor olun, bu kitapta bir yandan Selin Güneş’in glütensiz beslenmeyi yaşam tarzı haline getirme hikâyesini okurken, bir yandan da kendiniz için bir beslenme rehberi bulacaksınız; birbirinden leziz ve pratik tarifler de size eşlik edecek.
“Glütensiz beslenmeyi yaşam tarzına dönüştürmek isteyenler için ilham verici bir anlatı.”
―Hazer Amani</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb36f81-58e4-45aa-bffc-129da5067429.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksak Rekabet Piyasaları: Teori ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>1.      Bölüm İKTİSADİ ANALİZDE TAM REKABET KAVRAMININ GELİŞİMİ 
 
2.      Bölüm AKSAK REKABET PİYASALARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
3.      Bölüm STRATEJİK FİRMA DAVRANIŞLARI: ATIL KAPASİTE YATIRIMI 
 
4.      Bölüm TAM VE EKSİK ENFORMASYON ALTINDA OLİGOPOL MODELLERİ 
 
5.      Bölüm OYUN TEORİSİ ÇERÇEVESİNDE OLİGOPOL PİYASALARINDA DENGE ANALİZİ 
 
6.      Bölüm ALTERNATİF BİR İDEAL OLARAK YARIŞABİLİR PİYASALAR TEORİSİ 

7.      Bölüm MONOPOLCÜ REKABET TEORİSİ DIŞ TİCARET VE ENDÜSTRİ İÇİ TİCARET 
 
8.      Bölüm YENİ YENİ DIŞ TİCARET TEORİSİ: MARC MELITZ 
 
9.      Bölüm PİYASA YAPISI VE İNOVASYON: SİSTEMATİK LİTERATÜR TARAMASI 
 
10.      Bölüm İKTİSADİ BÜYÜME, TAM REKABET VE AKSAK REKABET 
 
11.      Bölüm KRİPTO PARALAR: DEVLETLERİN PARA TEKELİNİN SONU (MU) ? 
 
12.      Bölüm KÜRESEL KRİZ SONRASI DÖNEMDE BANKACILIK SEKTÖRÜNDE YOĞUNLAŞMA VE REKABET YAPISI: TÜRKİYE VE SEÇİLİ AB ÜLKELERİ ARASI BİR KARŞILAŞTIRMA 
 
13.      Bölüm SERMAYE HAREKETLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNDE DAVRANIŞSAL BİR YAKLAŞIM: SÜRÜ GÜDÜSÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a149f1-df8f-463d-b675-7883d0c906ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Süleyman Çelebi Vesîletü&apos;n - Necât (Mevlid)</image:title>
            <image:caption>ÖN SÖZ 
İÇİNDEKİLER 
KISALTMALAR ve İŞARETLER 
ÇEVİRİ YAZI İŞARETLERİ 
GİRİŞ 
Süleyman Çelebi Kimdir? 
Vesîletü’n-Necât (Mevlid) 
İstanbul Millet Kütüphanesi Nüshası 
ÇEVİRİ YAZILI METNİ OLUŞTURMA YÖNTEMİ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b610b017-9213-43bf-9639-6b4b50f94789.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım De Bruyne</image:title>
            <image:caption>Oyun parkından futbol sahasına... 
Kevin de Bruyne, Manchester City&apos;nin tartışmasız en iyi oyuncusu. 
Bu kitapta genç Belçikalı futbolcunun nasıl yıldızlaştığını, yol boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen nasıl sıkı çalıştığını ve dünyanın en önemli liginde yeteneğini kanıtlamak için verdiği mücadeleyi okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28dbccc7-12a2-49ce-bfa9-77d7041aa25e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kule Günlükleri - 1 Kurtlarla Savaş</image:title>
            <image:caption>KULE GÜNLÜKLERİ 1 
KURTLARLA SAVAŞ 
Dena bir çiftlikte, ailesiyle normal bir hayat sürerken Kai’nin ortaya çıkmasıyla gariplikler başladı. Çiftliğin yakınlarında Kule’nin Efendisi Suren ile karşılaşan Dena, usta büyücü tarafından eğitilmek üzere Kule’ye götürüldü. Genç kız, bu labirent gibi yapıya girdiğinde geçmişin sırlarıyla ve doğaüstü varlıklarla karşılaşacağını bilmiyordu. Kule’nin Efendisi aslında Dena’yı, bir amaç için eğitiyordu... 
 
Eserleriyle Cervantes Chico Ödülü dâhil olmak üzere pek çok ödüle layık görülen İspanyol Yazar Laura Gallego Garcia’nın, Kule Günlükleri Serisi pek çok dile çevrildi ve çok satan fantastik kitaplar arasında yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a8a32f-55d1-464f-8aaf-d8409b8bc36f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Uzak</image:title>
            <image:caption>“UNUTAN, İYİLEŞİR...” 
– FRIEDRICH NIETZSCHE 
 
Geçmiş iyileştirilmesi gereken bir travma değil artık, sakat bir hafıza... 
Hatırladıkların, unutamadıkların, üstelik yanlış hatırladıkların da var. Bunlar yeni bir gelecek inşa etmenin önündeki en büyük engeller. 
Hayatının en büyük düşmanını, kafanın içinde taşıyorsun, onu besliyorsun, büyütüyorsun. Çöplüğe dönüşmüş o hafızadan kurtulmak zorundasın. Aksi halde bir geleceğin olmayacak. 
Unutmak için kendini zorlarsan, her şeyi daha çok hatırlarsın. Bu yüzden, hafızanı yenisiyle değiştireceksin! 
Peki ama nasıl? 
DÜNYADAN UZAK, insan hafızasını tartışan bir bilimkurgu... Mesele sadece geçmişle bağları koparıp koparmamak, eski travmaları iyileştirip iyileştirmemek değil, mesele insanın bazı şeyleri hatırlamak istediği gibi hatırlaması... Yanlış hatırladıklarınla, önüne engeller çıkararak, sahte travmaların acısını çekerek, belki de 
en büyük ve en acımasız darbeyi sen indiriyorsun kendine. 
Hafızasıyla dürüst bir yüzleşmeye hazır olanları sarsacak bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1225f1a9-18bf-4c41-a85e-2765424a1afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Torbayla Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Kitabınızda duygularınızı ve yaşadıklarınızı o kadar güzel ifade etmişsiniz ki aslında tüm topluma ve hekim camiasına örnek olmalı,  ders alınmalı… 
Prof. Dr. Mehmet Murat Tuncer 
 
Sevgili Ömür, ne kadar duyarlı bir hasta olduğunu da adeta bir hekim titizliği ile ostomili hastaları için referans olacak seviyede bilgilendirmeler yaparak gösteriyor. 
Emekli Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Yusuf Ziya Yergök 
 
Tanımladığınız tıbbi-cerrahi süreçlerin yanı sıra, içdünyanızı samimiyetle okuyucuya açmanız da ayrı bir övgüyü hak ediyor. 
Prof. Dr. Dursun Buğra 
Yazdığı bu kitapla umutsuzluğa düşen nice insana umut ışığı yakan Ömür Hanım’ı tebrik ediyorum… 
Prof. Dr. Servet Rüştü Karahan 
 
Bu hayat hikâyesini pek çok hastamın bir çırpıda okuyacağına eminim. 
Prof. Dr. Turgut İpek 
 
Bu kitap birçok insana yaşama bağlılık adına rehber olsun. 
Prof. Dr. Melih Paksoy 
 
Bazen hastanın yaşadıklarını, başından geçenleri en iyi hastanın kendisi anlatabilir. 
Prof. Dr. Hüsnü Görgen 
 
Sadece ostomililerin değil, herkesin faydalanabileceği bir kitap. 
Op. Dr. Ümit Sekmen 
 
“Kabızlık anlatılmaz yaşanır”, “Stoma anlatılmaz, yaşanır”ı çok iyi ifade ettiğin güzel bir kitap. 
Dr. Özdal Ersoy 
 
Özetle bu kitap tüm insanlar için yazılmış. 
Dr. Cevat Bayraktar 
 
Bu kitabıyla yaşadıklarını anlatarak herkese el uzatıyor ve yalnız değilsiniz diyor. 
Op. Dr. H. Mehmet Mülayim 
 
Stoma ile yaşamaya ilişkin kişisel deneyiminizi ve görüşlerinizi paylaştığınız bu eserin, tüm stomalı bireylerin sorunlarının çözümünün bir parçası olmasını dileriz... 
Yara Ostomi İnkontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Zehra Göçmen Baykara 
 
Hayatı kendisine verilen bir armağan olarak seçmiş bir insanın başka hayatlara dokunma gayretinin sonucu bu kitap. Biz sağlık çalışanlarına ve sağlığı ile ilgili zorluklar yaşayanlara çok güzel mesajlar içeriyor. 
Emekli Sağlık Albay Fatma Soylu Çakmak 
 
Benzer sorunları yaşayanlar veya ileride yaşayabilecek olan bizler TORBAYLA BİR ÖMÜR kitabı için “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” diyeceklerdir. 
Cansu Çakıcı 
 
Stomalı hastaların mutlaka okuması gereken müthiş bir eser. 
Mira Ordu 
 
Bir sağlık profesyoneli olarak stomayı anlatmam asla Ömür Hanım’ın anlattığından daha anlamlı ve daha iyi olmayacaktır. 
Nuran Küçük 
 
Hepimiz stoma ile yaşamı bir son olarak biliyorken Ömür Hanım’ın kitabı sayesinde ikinci bir yaşam olduğunu bir kez daha anladık. 
İBHAYD Dernek Başkanı Ömür Akkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b392261-ee4f-4e12-8250-fc7f78b0c278.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufiler</image:title>
            <image:caption>“ŞARAPSIZ SARHOŞ; YEMEKSİZ DOYMUŞ; HUZURSUZ; AÇ VE UYKUSUZ; MÜTEVAZI KAFTANI ALTINDA BİR KRAL; HARABELERDE BULUNAN BİR HAZİNE; HAVADAN TOPRAKTAN DEĞİL, ATEŞTEN SUDAN DEĞİL, SINIRSIZ BİR DENİZDİR. YÜZLERCE AYI, GÖĞÜ VE GÜNEŞİ VAR; KİTAPTAN OKUYAN BİR HOCA DEĞİL O, EVRENSEL GERÇEĞİN BİLGESİDİR.” 
 – RUMİ 
  Geleneksel manevi düşünceyi modern dünyaya uyarlayan en önemli işçi olarak tanımlanan, 20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden kabul edilen İdris Şah’ın başyapıtı olan Sufiler, okuyucularını Sufi fikirlerine yaklaşmaya ve onları test etmeye davet ediyor. Sufi düşüncesi ve eylemi üzerine geniş bir tarihsel ve kültürel bağlam oluşturduğu, ne duygusal ne de akademik olan bu kitapla, yazılı bir eserin tasavvuf deneyimine en yakın şeyi sunuyor. Eserleri dünya çapında 12 dile çevrilen, 15 milyondan fazla satan ve birçok ödüle layık görülen İdris Şah, Feridüddin-i Attar’dan Rumi’ye, Aziz Augustinus’tan ismini gizleyenlere dek her inançta ve her coğrafyada insanlığa deniz feneri olmuş sufilerin gizli geleneğinin tarihe nasıl nüfuz ettiğini, gelişimimizi nasıl etkilediğini gösteriyor. Tasavvuf üzerine yazılmış en önemli modern kitap olma niteliği taşıyan SUFİLER kafa karışıklığı ve fanatizm labirentinden bir çıkış yolu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04293e39-d78a-488a-877f-b722a0b15bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü /Düşen Kız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü... Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir? Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir.  Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb5a897-c924-41f7-8b3f-6fed5f5c9051.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü / Boho (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü... Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir? Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. Göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir.  Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc222b83-1601-4270-b84c-39ebcb4ba77b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçilmez Olmanın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Fark yaratmak ve vazgeçilmezlik hayal değildir... 
 
Doğanızın gücünü ele almak, huzurlu ve uyumlu ilişkiler kurmak, hayatınıza anlam katmak, değerli ve özgüvenli hissetmek imkânsız değildir. 
 
Uzman Psikolog Esra Ezmeci bu kitapla bağlanmadan şemalara, zihin ve beden bütünleşmesinden aura yükseltmeye kadar vazgeçilmez olmanın ve fark yaratmanın sırlarını anlatıyor. Afrodizyak yağlar, kristaller, bitkiler ve özel metotlarla hem bedeninizin hem de yaşam alanlarınızın enerjisini nasıl destekleyeceğinizi gösteriyor. Başarıdan berekete, cinsel çekimden dişil güce kadar yaşamınızda ihtiyacınız olan her alana uygulayabileceğiniz pratiklerle dolu bu kitap başucunuzda tutacağınız bir rehber olacak. 
 
Gerçek benliğinizle ilişki kurduğunuzda kendi içsel ışığınızı keşfedersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ebfe86-ade1-4403-8dda-6a05c0141c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kan</image:title>
            <image:caption>Yakın gelecekte, dünya için işler pek de beklendiği gibi gitmemektedir. Fakat yaşlıları biraz daha yaşatabilmek için o beklenen Genç Kan, bir grup gencin damarlarında akmaktadır. Hükümet bu yüzden bir kazan-kazan projesi başlatır ve gönüllü bağışçıları dört farklı çiftlikte toplar: Tıpkı tavuklar gibi… 
Gönüllü bağışçıların ilk dalgası arasında, rüya cennetlerine hızla bağlanan Billy Cantor ve Frankie Halifax vardı. Peki bu projede âşık olmak mümkün müdür? Şarap tadımı, partiler, yoga ve yiyebilecekleri tüm organik avokadolar... Otuz beş yaşına kadar çiftliklerde kalıp sonra da “borçsuz” bir yaşam için o formu imzalarlar. Fakat sonra Billy ve Frankie, bu nirvanada birkaç çatlak keşfederler. Ve onları bekleyen “gerçek”, hayal ettiklerinden en uzak şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47633797-ac86-4003-be7a-93648a76cd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Serendipiti</image:title>
            <image:caption>“Ailemizin başına gelen tüm melanetlerden sorumlu tuttuğum tabloya yaklaştım. Kurtulmaya çalıştığım milyon dolarlar değerindeki tabloya uzun uzun baktım. Yıllarca ucuz bir tekrar yapımdır diye küçümsediğim tabloda, neden oraya çizildiklerinden bir türlü emin olamadığım figürler arasındaki bağ yerli yerine oturmuştu artık. Elimden, çok değerli bir şey gidiyordu. Dedemse, artık benim için aklı havada bir mecnun olmaktan çıkıp hikâyesine şapka çıkardığım bir kahramana dönüşüyordu.” 
 
Birbirinden bağımsız gibi görünen küçürek öykülerin bir araya geldiği Serendipiti, yazarın kendine has üslubuyla ve ilmek ilmek ördüğü kurgularla bir şekilde bağlanıyor. Bu “normal” hayatlarda kendinizden izler bulacağınız kesin. Fakat sonlar her zaman beklendiği gibi olmayabilir. Sarsılmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7a0c1c-6675-49aa-81de-6f12fdf7b00c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Polisi 2: Zor Zamanlar</image:title>
            <image:caption>The Chronicles of St Mary&apos;s&apos;in yazarı, uluslararası çok satan Jodi Taylor&apos;ın bu karşı konulmaz spin-off serisinde Team Weird, Zaman Polisi&apos;nde yine ortalığı karıştıracaklar. Doctor Who, Ben Aaronovitch ve Jasper Fforde&apos;u seviyorsanız Zaman Polisi&apos;ni de seveceksiniz. 
 
Versay&apos;daki bir zaman kayması, Buz Devri&apos;ndeki sorunlar ve kurtarılmaya ihtiyacı olan yasa dışı zaman yolcuları… Tam da Zaman Polisi&apos;ne göre bir iş! 
 
Luke, Jane ve Matthew geri döndü ve son maceralarında -bilerek veya bilmeyerek- yine ortalığı karıştırmaya hazır. Zaman Polisi maceralarına tam gaz devam ediyor. Tuhaf Ekiple başka bir macera daha! Luke, Jane ve Matthew işleri yine bildikleri gibi hallediyorlar. Elbette bu uçarı halleri dengelerin değişmesine neden olarak Komutan Hay&apos;in sabrını defalarca zorlayacak. 
Ekip bu sefer bir politikacının şımarık kızını bulmak ve iade etmek için yeni bir sıçrama gerçekleştiriyor. Ancak bu sıçramanın tetiklediği bir dizi olayda alınan her türlü karar Tuhaf Ekip&apos;i sonunu asla tahmin edemeyecekleri bir felakete sürüklüyor olabilir. Yasa dışı zaman yolculuklarına ve gizli operasyonların karanlık yer altı dünyasına ustalıkla yaratılmış bir sarmalla ulaşacaksınız. 
Çaylaklık eğitimlerini tamamlamalarına çok az bir zaman kala ayaklarına dolaşacak sıkıntılar Tuhaf Ekip&apos;in sonunu mu getirecek? 
Versay&apos;daki zaman kaymasında bir anda ortaya çıkan o yabancı da kim? 
Buz Devri&apos;nde neler yaşanıyor? 
Zaman yolculuğu mafyacılığının arkasından ne çıkacak? Keşfedilmeyi bekleyen çok fazla giz var. Kitabınızı alın ve köşenize çekilin. Çünkü bu öyle böyle bir macera değil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5182f16-bab2-45e1-bd6c-a12e37bef669.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz</image:title>
            <image:caption>Aziz, âşık olmanın toplumca lanetli ve yasaklı görüldüğü bir dünyada, otonom varlıkların arasında benliğine anlam arar. Aşkın yasaklı olmasının sebebi, âşık olan kişilerin sevdiği insanın yanında kalbinin gözle görülecek kadar şeffaflaşması yani kalp yumuşaması ismi verilen insana öz tepkidir. Korkularının vurduğu prangalarla yaşayan Aziz bir öğle vakti kâbusuyla karşılaşır. 
‘Sevgili’ korkusu prangalara vurduğunda onu, Aziz henüz küçücük bir çocuktu. Sevgili onun için çok anlama gelirdi. Yasaklı her olgu o kelimeden geçerdi. On seneyi aşkındır zincirleri kırmadan yaşamıştı ve ilk denemesinde incecik neredeyse varlığı belirsiz bu prangalar düşüverdi zemine tıkırtılarla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b4bdc47-fbc4-4d60-920d-f4b130ef4426.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesten Erken Uyanan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Küçük Fil Monof, her zaman olduğu gibi o gün de anne ve babasından erken uyanır. 
Tek başına canı çok sıkılan Monof, küçük evlerinin içinde büyük hayal gücünü kullanarak maceraya atılmaya karar verir. 
Bakalım tek başına çıkacağı bu macerada Monof&apos;un başına neler gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225dac33-0502-466d-bff8-edb047c3e4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulan</image:title>
            <image:caption>Kimisi tanıktı, kimisi sanıktı. Kimisi öldürebilendi, kimisi öldürülendi. Unutulan günahların bedellerini ödeyen çocukların hikâyesi… 
Geçmişte açılan derin yaralar, yedi uzun senenin ardından tekrar kanatılıyordu. Zihnini gölgeleyen sanrılarla yıllarca mücadele eden Eslem; puslu bir gece gibi hayatına sinen insanlarla karşılaşana dek tozlar altındaki geçmişini göremeyen genç bir kızdı. Kendi noksanlarıyla yaşamayı öğrenmişti. 
Kuzey, hastalığı yüzünden hayatı boyunca ötekileştirilmiş; başkasına ait günahlardan kendisine düşen payı taşımayı becerememiş genç bir adamdı. Yükleri altında eziliyor; yürüdüğü yolda sürekli vicdanına takılarak devriliyordu.    Senelerce üstü örtülmüş olan günahlar; çoktan gün yüzüne çıkmış, sahiplenilmeyi bekliyordu. Vicdan mahkemeleri tekrar kuruluyor; katiller maktul kılığına bürünüyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d577433b-4621-4cf5-a5d2-40d87bca3e61.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürkek Güvercin</image:title>
            <image:caption>Ürkek bir güvercin
kanat çırpıyor
hafiften
Ta
içimde bir yerlerde
Uğursuz bir baykuş
mu?
Karanlığın soysuzluğu
mu
yaklaşan?
Bilinmez
Lakin bilinir
güvercinler taşlanır bizim toplumda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b74612c-91fa-43b5-8408-1c1ef57ea4ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İslamcılık</image:title>
            <image:caption>Siyasal İslamcılık nedir?  
●             Siyasal İslamcılığın doğuşu, önemli aktörleri, hedefleri… 
●             Siyasal İslamcılığın siyasi, sosyal ve ekonomik tarihi… 
●             Alman ve İngiliz emperyalizminin 1. Dünya Savaşı’nda Siyasal İslamcılıkla ilişkisi 
●             Hitler Faşizmi Siyasal İslamcılığı nasıl bir propaganda aracı olarak kullandı? 
●             ABD emperyalizminin 2. Dünya Savaşı’nın ardından Siyasal İslamcılıkla ilişkisi 
●             Emperyalizm Siyasal İslamcılığı nasıl biçimlendirdi, nerelerde kullandı, ne hedefledi? 
●             Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten Erdoğan rejimine Siyasal İslamcılığın yol haritası… 
●             Siyasal İslamcılık ile Atlantik Kampına bağlanan Türk devleti arasındaki ilişki… 
●             Egemen kapitalist sınıfın Siyasal İslamcılarla ilişkileri… 
●             Sermaye-Ordu-Siyaset üçgeni Siyasal İslamcılığı sola, komünizme karşı nasıl kullandı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae7c7c6-75ad-4aac-8ea2-8b4a72454ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Antep Harbi&apos;ne Yeniden Bakmak</image:title>
            <image:caption>Antep savunması her kesimden halkın fedakârlığı ile Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki Millî Mücadele’nin bir parçası olarak başarıyla sevk ve idare edilmiştir. Şehrin açlık ve ikmâlsizlik yüzünden tesliminden önce düşman kuşatmasını parçalayarak yapılan “huruç” dahi nizami birliklerin komuta kontrol ve desteğinde başarılmıştır. Huruç girişimlerinde şehir dışındaki nizami birliklerin bir gece içinde üç tabur komutanını şehit vermeleri de bunu göstermektedir.
Antep mücadelesi ağırlıklı olarak şehir halkının “seferberlik”te ateşle imtihandan geçmiş ihtiyat zabitleri ile erbaş ve erlerinin kahramanlığının eseridir. Ancak mücavir sahadan Kilis, Maraş, Malatya gibi şehirlerden gelen muharip unsurlar ve sağlanan maddi destek de önemlidir. Dahası harbi yürüten “Heyet-i Merkeziye”nin çabaları ile Fransız ordusundaki Senegal, Cezayir ve Tunus gibi coğrafyalardan toplanan Müslüman askerlerin bir kısmı mücahit Türk kardeşlerine katılmıştır. Bunlardan bazıları da yaralanmıştır.
Diğer taraftan Antep savunması sadece Fransızlara karşı değil bölgede azınlık bir nüfusla “Küçük Ermenistan” kurma hevesine kapılan Ermenilere karşı da yapılmıştır. Sonuçta işgal ordusu söz ve desteğine bel bağlayan Ermeniler kaybetmiş, yüzlerce yıldır yaşadıkları Antep toprağından silinmişlerdir.
Prof. Dr. Hasip Saygılı, Antep Harbi’ne Yeniden Bakmak adını verdiği kitabını hazırlarken, bilinen Türk kaynakları kullanmakla yetinmeyip İngilizce ve Fransızca erişilebilen Batılı ve Ermeni kaynaklardan da istifade etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce1df8f-9dc5-4b47-9f83-ab7e100341a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabbimin 99 İsmi - Esma&apos;ül Hüsna (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Allah, “Gizli bir hazineydim, bilinmek istedim.” buyuruyor. Bizden, O’nu tanımamızı ve bilmemizi istiyor. Peki, nasıl tanıyacağız? Elbette O’nun güzel isimlerini ve bunların anlamlarını öğrenerek! Peygamber Efendimiz, “Allah Teâlâ Hazretlerinin doksan dokuz ismi vardır, yüzden bir eksik. O, tektir, teki sever. Kim bu isimleri ezberlerse cennete girer. Onlar şunlardır...” buyuruyor. Sonra da bu kitapta anlatılan 99 Esmaü&apos;l Hüsna’yı sayıyor. Esma’ül Hüsna, “en güzel isimler” anlamına geliyor. Var mısınız Rabbimizi bu güzel isimleriyle tanımaya ve O’nu daha çok sevmeye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8a878c-6268-47d8-a334-82fb417de20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Saati 2 - Japonya</image:title>
            <image:caption>Hayat labirent gibidir. O labirentin sonunda bizi güzel bir şeyin beklediğini umarız. Bazıları hedefe ulaşmayı dener, tekrar dener, sürekli dener... Bazıları da yolun başında, ortasında ya da en son noktasında vazgeçer. Tercihlerimiz de bizi biz yapar. 
Kum Saati’nde başlayan macera Kum Saati 2 / Japonya’yla hız kesmeden sürüyor. Fatih Tuncay, sizi yine soluksuz okuyacağınız bir maceraya davet ediyor. 
Bu sefer Emre ve arkadaşlarının başında çok büyük bir bela var! Geleceği yeşertecek tohumlar bir virüs yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu virüsle savaşmak zorundalar ve her geçen saniye onların aleyhine. Çocuklar yüzlerini karanlığın şafağındaki güneşe mi dönecek yoksa çaresizce bekleyecekler mi? Korku mu galip gelecek, umut mu?  Peki son hamleyi kim yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce1365d-e1d1-4b0f-b29d-6c845b740926.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığından Kayan Manzum Hikâye</image:title>
            <image:caption>Bir belediye başkanının kentin su, ulaşım, kanalizasyon, temizlik gibi sorunlarını çözmesni değil; ağaçları, yaprakları, yapraklardan süzülen ayışığını, mehtabı, o mehtabın yer aldığı göğü, göğün altındaki evleri, sokakları ve sokaklardaki yaşam tarzını, kısacası hayatı değiştirmesini şiirsel bir üslüpla ve bir masal tadında anlatmaktadır bu hikâye. 
 
İnsanın isterse gökyüzünün rengine varıncaya kadar her şeyi değiştirip güzelleştirebileceğini gösteren sıra dışı, umut dolu bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0757a918-b33a-4dc6-b430-7976fcc79068.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilkiler Yalan Söylemez</image:title>
            <image:caption>Güvenlik görevlisi köpek “Tüm uçuşlar iptal!” diye seslendi. Böylece maymun, kaz, kaplan, panda ve koyunlar -hem de ikisi birden- günlerce havaalanında mahsur kaldı. Peki onlardan başka kimse yok muydu orada? Bu, köpeğin yanıtlayamadığı sorulardan yalnızca biriydi. Derken kızıl kürklü bir hayvan çıkageldi ve kendini tilki diye tanıttı. Onun gelişiyle ortalık hareketlendi. Havaalanı marketindeki birbirinden muhteşem yiyecekler ve içecekler sayesinde inanılmaz bir parti bile verdiler. Peki, pasaportları nereye gitmişti? Saat Sekizde Gemide’nin yazarı yine gülmekten kırıp geçirecek! Mizahın ve komik diyalogların usta ismi Ulrich Hub, masalların en klasik karakterlerinden birini, kurnaz tilkiyi çağdaş bir hikâye atmosferinin göbeğine yerleştiriyor ve kendimiz söz konusu olduğunda gerçeği görmenin neden bu kadar zor olduğunu anlatıyor. Tilkiler Yalan Söylemez, Ezop zamanlarından beri güncelliğini hiç yitirmemiş dürüstlük ve ikiyüzlülük üzerine acayip çarpıtmalarla dolu, düşündürücü ama her şeyden öte komik mi komik bir hikâye. International Youth Library/Uluslararası Gençlik Kütüphanesi’nin “White Raven” 2014 katalogunda yer alan Tilkiler Yalan Söylemez, aynı zamanda bir tiyatro oyunu. 8+</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f42c1a0-14e7-4a39-80d2-1f40260d5956.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenlik Çalışmaları ve Türkiyede İç Güvenlik Yönetimi</image:title>
            <image:caption>20. Yüzyıl sona ererken, yarım asırlık askeri güvenlik temelli uluslararası iki kutuplu dünya düzeni de sona ermiş, bu durum tüm dünyada bir iyimserlik ütopyası yaratmıştır. Bu yeni dönemde küreselleşme, insan, sermaye, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına çok önemli katkılar sunmuştur. Küreselleşme bir yandan her alanda yüksek bir mobilite yaratırken, oluşan yeni güç boşluğunun doldurulmasında devlet ve diğer aktörlerin gelişmişliğine bağlı olarak asimetrik bir bağımlılık ilişkisi de yaratmıştır. Tüm bu gelişmelerin temelinde kutsanan bir olgu olarak küreselleşme, ironik bir şekilde tekelin küreselleşmesine dönüşerek yeni güvenlik biçimlerini şekillendirir hale gelmiştir. Artık daha özgür olduğu iddia edilen bireyler, toplumlar ya da ulusların daha güvende olduğuna yönelik bir iddiada bulunmak mümkün değildir. Güvenlik üzerine tartışmalar ile güvenliğe yönelik temel tehditlerin Türkiye’de yönetiminin ele alındığı bu kitabın, güvenlik ile ilişkili çalışmalar yürüten bürokratlar, güvenlik görevlileri ve akademisyenler ile bu alana ilgi duyan herkese katkı sunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daf1ba1-f097-496f-a7c1-99d321623140.jpg</image:loc>
            <image:title>Cığır</image:title>
            <image:caption>“Roman, Alibaşkomutanın 2020 yılının 8 Kasım’ında söylediği tarihî sözlerle bitiyor: 
AZİZ ŞUŞA, SEN ÖZGÜRSÜN! 
AZİZ ŞUŞA BİZ DÖNDÜK! 
O sözlerle ki, Şuşa’ya çıkan yalnız Azerbaycanlılara bilinen CIĞIR’ı bütün dünyada meşhur geniş zafer yoluna çevirdi.” 
 
Prof. Dr. Nizami Caferov 
Azerbaycan Millî Meclisi Milletvekili 
 
 
“Romanda, olaylar, üç zaman kesiğinde takdim edilir. Şuşa’nın inşa edildiği XVIII. yüzyılın ortaları, Şuşa’nın işgal edildiği 1992 yılı ve Şuşa’nın kurtarıldığı 2020 yılı. Yunus Oğuz romanda, her birimize 44 günlük vatan savaşından tanıdığımız hem arka cephede, hem ön cephede yaşanmış, halkımızın vatan sevgisini aksettiren olayları büyük bir özenle aks ettirmiştir.” 
 
Elnara Karagözova 
Millî İlimler Akademisi Filoloji İlimleri 
Üzere Felsefe Doktoru 
 
“Cığır” romanında yazar hayalinin yarattığı üç obraz var. Biri, Nasreddin Murat, diğeri Şuşa’ya götüren sırlı cığır ve bir de Azerbaycan askerinin fevkalade kahramanlığını sembolize eden gölge askerler. Şuşa’dan Hudaferin’e kadar uzanan tarihi “Nasreddin Yolu’nu” Yunus Oğuz sembolleştirir. Yunus Oğuz romanda politoloji ve bedii tefekkürün şuurlu sentezini yaratıyor.” 
 
Azer Turan
Filoloji İlimleri Üzere Felsefe Doktoru 
Edebiyat Gazetesinin Baş Redaktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2647640d-a55e-4fde-b057-13762f72d6a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zümrüdüanka</image:title>
            <image:caption>Zümrüdüanka diye Kaf dağında kuş varmış 
Bir aşkı yana yana ölmelerden kurtarmış 
O bakış o gülüşten bizden geri ne kalmış 
Bu sevda bitse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Pişmanlık duymuyormuş Zümrüt kızgın ateşte 
Aşk için yanmalara razı olmuş güneşte 
Yeniden doğmak varmış tekrar gelirken aşka 
Dumanı tütse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Zümrüdüanka’yı da aşkmış dağa çıkaran 
Ölmeyi göze aldım şimdi benim yakaran 
Aşkın ta kendisidir kıyameti koparan 
Şu güneş batsa bile küllerinden doğmaz mı 
 
Ne vakit geçer bilmem can yakıyor aşk acım 
Zümrüdüanka gibi doğ gel sana muhtacım 
Sönmeden yetiş haydi yüreğimde kıvılcım 
Kalp ayrı atsa bile küllerinden doğmaz mı 
 
Zümrüdüanka gibi derdim aşka erişmek 
Kolay mı sanıyorsun böyle işe girişmek 
Bir daha nasip midir bilmem senle görüşmek 
Aşk bizden gitse bile küllerinden doğmaz mı 
 
Leyla da Mecnun için düşmüş yaban ellere 
Perinin bu aşkı da düşsün dilden dillere 
Ateş ve su gibiyiz bülbül aşkı güllere 
Dikeni batsa bile küllerinden doğmaz mı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36480d46-ba8f-45bf-b1b1-991e2b28a6a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı -2 Karşı Devrim Filizleri ve Darbeleri 1971-2002</image:title>
            <image:caption>Bir dönemin gün gün panoraması... Devrimin ve Karşı Devrim’in 100 Yılı çalışmasının bu ikinci cildi, emperyalist güçlerle içerideki sağcı/gerici güçlerin işbirliğiyle yapılan “Karşı Devrim Darbeleri”ni ve bunların yıkıcı etkilerini anlatan bölümlerden oluşuyor. Bu cilt, “Karşı Devrim Darbeleri”ni görünür hale getiren 12 Mart askeri müdahalesiyle başlatıldı.1961 Anayasası’nı tümüyle yürürlükten kaldırarak Siyasal İslam’ı iktidara taşıyan yapıyı sağlamlaştıran 12 Eylül askeri darbesiyle sürdürüldü ve AKP’nin iktidar olduğu tarihe kadar gelindi. Bu ciltte, günlük olayların art arda dizilimi sırasında gözden kaçırılabilecek olan bazı önemli olay zincirleri, ana metnin sonunda ekler olarak, ayrı listelerle sunuluyor. 1970’lerden sonraki gazeteci cinayetleri, Ermeni terör örgütlerinin saldırıları ve 1961 Anayasası’nın özgürlükçü yapısını dışlayarak Türkiye’yi sağ yapılanmaya göre ayarlamak isteyenlerin kışkırttığı siyasal cinayetler toplu halde gösteriliyor. Şimdiye kadar pek yapılmamış olan böyle listeleri okurlara ek olarak sunan bu kitabın, ilk ciltle birlikte, Devrimi ve Karşı Devrimi diyalektik yaklaşımla irdeleyen dizinin temel bir referans kitabı olma özelliğine katkıda bulunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb7e09f-ff5b-4b09-ad4a-49ecd6080d10.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Sıfır Atık</image:title>
            <image:caption>Bir gün sıfır atık, her gün sıfır atık! Son kırk yıl içinde çöp miktarımız ikiye katlandı. Yeryüzünde yaşayan insan sayısı durmadan artıyor ve bizler tükettikçe tüketiyoruz. Peki tüm bunlar yaşanırken, gezegenimizi nasıl bir gelecek bekliyor? Plastik poşetin doğada 400 yılda çözündüğünü ya da 190.000 bezelye konservesinden gıcır gıcır bir araba üretilebileceğini biliyor muydunuz? Az ve doğru tüketerek mevcut düzene yön vermek elimizde. Üstelik geri dönüştürerek yeni şeyler yaratmak da cabası! Öte yandan, çöp miktarımızı sıfıra indirmek ne kadar mümkün?  Günümüz tüketim kültürünün dayattığı normlara direnmek pek kolay görünmese de, sıfır atık şampiyonu olabilmek hiç de zor değil! Birkaç yıl önce çöplerimizin miktarını azaltmak gayesiyle başlatılan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan “Sıfır Atık” hareketini mercek altına alan Görevimiz Sıfır Atık, okurları bu hedefte dört temel eylemle tanıştırıyor; reddederek, azaltarak, yeniden kullanarak ve geri dönüştürerek çocukların tüketim alışkanlıklarını sil baştan şekillendirmesine kılavuzluk ediyor. Çevre bilinci kazandırma amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “Hayır, teşekkürler!” demeyi öğreten bu halkası, eğlenceli oyunlar, bulmacalar ve etkinlikler eşliğinde, gezegenimizi neden bir çöp kutusuna dönüştürmememiz gerektiğine dair önemli açıklamalarda bulunuyor. Sıfır atık hareketine ilk adımı kolayca atmak için çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak kolları sıvamaya çağırıyor! Unutmayın, “En iyi atık, hiç üretilmemiş atıktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be24b22c-bea8-4929-9047-6cfee88e0726.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Yeniden Kullanım</image:title>
            <image:caption>Atıklarımızı kurtardık, yaratıcılığımızı parlattık! Madem en sonunda çöpü boylayacaklar neden bu kadar fazla eşya üretiliyor? Işık hızıyla tüketilen tüm bu eşyalar yeni bir hayatı hak etmiyor mu? Peki çöp kutularımız ve kaldırımlarımız tekrar kullanılabilecek atıklarla doluyken gezegenimizi nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye&apos;de, atıklarımızın sadece %13&apos;ünün gerçekten geri dönüştürüldüğünü biliyor muydunuz? Tişörtten çanta yapmak, plastik şişeleri bovling kukalarına çevirmek ya da karton koliden dekoratif bir etajer tasarlamak artık çok kolay!   Etrafımız yaratıcılığımızı tetikleyecek pek çok atıkla çevrili: Kâğıt, karton, teneke kutu, cam şişe, plastik ambalaj ve daha niceleri... İsrafa dur de, geri dönüştür ve hayatı güzelleştir! Üstüne bir de kullandığın eşyaların ömrünü uzatmanın yollarını öğren! Son yıllarda yükselişe geçen “Yeniden Kullanım” kavramını a&apos;dan z&apos;ye mercek altına alan Görevimiz Yeniden Kullanım, okurları bu hedefte üç değişmez kuralla tanıştırıyor; azaltarak, yeniden kullandırarak ve geri dönüştürerek çocukların doğa dostu yeni alışkanlıklar edinmesini sağlıyor.  Çevre bilinci kazandırma amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” dizisinin “İsrafa dur!” demesini öğreten bu halkası; eğlenceli oyunlar, bulmacalar ve etkinlikler eşliğinde, yeniden kullanımın sırlarını ve sınırlarını açıklığa kavuşturuyor. Kitleleri etkileyen böylesine önemli bir hareketi hayatımıza kolayca uyarlamak için çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak bizleri sağduyulu olmaya çağırıyor! Unutmayın, sofradakileri çöp olmaktan kurtarmak da, okyanusları temiz tutmak da sizin elinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7515e2c5-8b9c-4c6b-a3a0-52b333666a41.jpg</image:loc>
            <image:title>Tükenmişlikle Başa Çıkmada Maneviyat</image:title>
            <image:caption>Tükenmişlikle Başa Çıkmada Maneviyat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06eab3ae-6786-433a-83d3-9015e5e581ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme ve Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0107a3b-bc19-4dc7-b61c-3e000cdc9347.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Dilinde Deve Literatürü</image:title>
            <image:caption>Arap Dilinde Deve Literatürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0956c74e-bbf6-4614-b6a5-d433d5edcdab.jpg</image:loc>
            <image:title>Stampa Çıkarma</image:title>
            <image:caption>Stampa Çıkarma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2b99cfc-81dd-4965-8777-d1baf9417c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Performans Uygulamalı Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>·         TÜRKİYE’DE TARIM SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN İŞLETMELERE İLİŞKİN FİNANSAL ANALİZ 
 
·         TCMB POLİTİKA FAİZ KARARLARININ BIST LİKİT BANKA ENDEKSİNDE İŞLEM GÖREN HİSSE SENETLERİNİN PİYASA DEĞERLERİNE ETKİSİNİN OLAY ÇALIŞMASI YÖNTEMİ ÇERÇEVESİNDE İNCELENMESİ 
 
·         İKVAN BORSA İSTANBUL (BIST) PERAKENDE TİCARET SEKTÖRÜNDEKİ ZİNCİR MARKETLERİN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
 
·         BIST METAL ANA ENDEKSİNDE YER ALAN İŞLETMELERĠN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ: PANEL VERİ UYGULAMASI (2016-2020) 
 
·         RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ BORSA İSTANBUL, DÖVİZ KURU, BİTCOİN VE ALTIN FİYATLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
·         BIST TEKNOLOJİ SEKTÖR ENDEKSİNDEKİ ŞİRKETLERİN ETKİNLİK ANALİZİ 
 
·         SERMAYE YAPILARINA GÖRE MEVDUAT BANKALARININ FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
  ABD HAVAYOLU FİRMALARININ FİNANSAL PERFORMANSININ BİR MAKİNE ÖĞRENMESİ MODELİ İLE ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0964dc50-94e0-4727-8688-39b8c7a1d77c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne İktisadi ve Finansal Konular Üzerine Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: İKTİSAT TEORİSİ 
 
2.      BÖLÜM: POLİTİK İKTİSAT 
 
3.      BÖLÜM: TÜRKİYE EKONOMİSİ 
 
4.      BÖLÜM: DIŞ TİCARET, TEKNOLOJİ VE BÜYÜME 
 
5.      BÖLÜM: PARA VE FİNANS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f29adb2-eeca-4403-b330-0a29b8c99fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Role of R&amp;D and Innovation Policies In The Development of R&amp;D And Innovation Approaches And Skills Of Sme&apos;s</image:title>
            <image:caption>1. INTRODUCTION 
2. INNOVATION, RESEARCH AND DEVELOPMENT AND SMES 
3. THE PRESENT SITUATION OF TURKEY 
4. INNOVATION-R&amp;D SUPPORTS AND INCENTIVES IN TURKEY 
5. METHODOLOGY 
6. RESULTS 
7. DISCUSSION 
8. CONCLUSION AND FUTURE RESEARCH 9. REFERENCES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25502c70-b68b-42e8-997f-ca2a9697d506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetiminde Katılım Üzerine Güncel Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>I. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE KATILIM ÜZERİNE GELENEKSEL VE GÜNCEL TARTIŞMALARA İLİŞKİN GENEL BİR ÇERÇEVE 
 
II. BÖLÜM HALK, VATANDAŞ, KATILIM KAVRAMLARININ DÖNÜŞÜMÜ VE DEMOKRATİK SÜREÇLERE TABANDAN KATILIM 
 
III. BÖLÜM KAMU HİZMETLERİNDE KİTLE KAYNAK KULLANIMI, YÖNETİŞİM VE VATANDAŞ KATILIMI 
 
 IV. BÖLÜM MAHALLE DÜZEYİNDE YEREL KATILIM 
 
V. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE VATANDAŞ KATILIMININ ETKİNLİĞİ : BURSA NİLÜFER BELEDİYESİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME 
 
VI. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE VATANDAŞ KATILIMINI KENT KONSEYLERİ ÜZERİNDEN TARTIŞMAK 
 
VII. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE VATANDAŞ KATILIMI İLE İLGİLİ ETİK TARTIŞMALAR 
 
VIII. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE HESAP VEREBİLİRLİK BAĞLAMINDA KATILIM 
 
IX. BÖLÜM KAMU YÖNETİMİNDE ELEKTRONİK VATANDAŞ KATILIMI UYGULAMALARI: ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN BİR İNCELEME 
 
X. BÖLÜM DİJİTAL DIŞLANMA VE E-KATILIM İLİŞKİSİ: KURAMSAL BİR İNCELEME VE MODEL ÖNERİSİ 
 
 XI. BÖLÜM YEREL YÖNETİMLERDE SİYASAL İLETİŞİM VE VATANDAŞ ETKİLEŞİMİ BAĞLAMINDA SOSYAL MEDYA KULLANIMI ÜZERİNE BİR TARTIŞMA 
 
XII. BÖLÜM AFET YÖNETİMİNDE VATANDAŞ KATILIMI 
 
XIII. BÖLÜM KAMU HİZMETLERİNE GÖNÜLLÜ KATILIM 
 
XV. BÖLÜM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA YÖNETİŞİMİ 
 
XVI. BÖLÜM KATILIMIN CİNSİYETİ VE YEREL SİYASETE YANSIMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e0a808-04cc-49ad-8941-07655e628033.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Ürün</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM ÜRÜNLER, HİZMETLER VE DENEYİMLER 
 
2.      BÖLÜM ÜRÜN DÜZEYLERİ, ÜRÜN HATTI VE ÜRÜN KARMASI KARARLARI 
 
3.      BÖLÜM ÜRÜN YÖNETİMİNDE PAZAR ARAŞTIRMASI, KONUMLANDIRMA VE FARKLILAŞTIRMA 
 
4.      BÖLÜM DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE ÜRETİM VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ 
 
5.      BÖLÜM ÜRÜN YÖNETİMİ, ÜRÜN STRATEJİLERİ VE ULUSLARARASI ÜRÜN STRATEJİLERİ 
 
6.      BÖLÜM ÜRÜN HAYAT SEYRİ VE PAZARLAMA STRATEJİLERİ 
 
7.      BÖLÜM YENİLİK VE YENİ ÜRÜN GELİŞTİRME SÜRECİ 
8.      BÖLÜM ÜRÜN TASARIMI, AMBALAJLAMA VE ETİKETLEME 
 
9.      BÖLÜM MARKA VE MARKA STRATEJİLERİ 
 
10.      BÖLÜM ÜRÜN GARANTİLERİ VE SATIŞ SONRASI MÜŞTERİ HİZMETLERİ 
 
11.      BÖLÜM HİZMET PAZARLAMASI VE KALİTE 
 
12.      BÖLÜM DENEYİMSEL PAZARLAMA VE YENİ TÜKETİCİ 
 
13.      BÖLÜM DİJİTAL ÜRÜN 

 14.      BÖLÜM ÜRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f3768c6-40c2-4cdc-8be5-4aa77dbe6296.jpg</image:loc>
            <image:title>İstatistiksel Tekniklerle Güncel Analizler</image:title>
            <image:caption>. Genetik Algoritma ve Parçacık Sürü Optimizasyonu ile Portföy Optimizasyonu 
 
2. Roc Analizinde Optimal Sınır Değeri Hesaplama Yöntemleri 
 
3. Covid-19 Salgın Sürecinde Banka Çalışanlarının Stres ve Tükenmişlik Düzeyleri Üzerine Bir Araştırma 
 
4. Ulusal Para Biriminden Finansman Sağlayamama Sorunu (İlkgünah) Belirleyicileri: Türkiye’de Kamu ve Özel Sektör Üzerine Bir İnceleme 
 
5. Türkiye’deki İllerin Modele Dayalı Kümeleme Analizi ile Gelişmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi 
 
6. Türkiye Covid-19 Vaka Sayıları ile Google Topluluk Hareket Raporları Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi: ARDL Modeli, Mevsimsel Etkiler ve Nedensellik Analizi 
7. Türkiye’de Lisansüstü Mezuniyet Kriterlerinin Değerlendirilmesi: E-Delphi Tekniği 
Uygulaması 
 
8. Adana Mutfağının Korunmasında Yöresel Yiyecek Kullanımının Aşçıların Algıları Kapsamında İstatistiksel Analizlerle Tespiti 
 
9. Kategorik Verilerde Benzerlik Ölçülerinin Kümeleme Performanslarına Etkisinin İncelenmesi 
 
10. Liu Estimator In The Multinomial Logistic Regression Model</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4791e2-43fa-4aad-aac7-98a40c956bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Self Organizing Map: Öz - Düzenlenmeli Haritalar ve Matlab Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM YAPAY ZEKÂ ve YAPAY SİNİR AĞLARI 
 
İKİNCİ BÖLÜM KÜMELEME ANALİZİ ve KÜMELEME YÖNTEMLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE HARCAMALARI’NIN (MYBH) KÜMELEME YÖNTEMLERİ İLE İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6314e2f-f315-4428-920d-7a413dd7d763.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köy Yaşamından Masalsı Anılar</image:title>
            <image:caption>Hayatı ilk algıladığım gün neydi? Hangi gündü? Pazartesi, perşembe, cuma mıydı? Hava nasıldı? Güneşli mi, sıcak mı, soğuk mu, yağışlı mıydı? Veya boyum kaçtı? Kilom ne kadardı? Bunların hiçbirini bilmiyorum. Bu konuda hiçbir şey hatırlamıyorum. Bildiklerim sadece hayal meyal gözlerimin önüne gelen ve sisli bir atmosferin içerisindeki siluetler gibi hareket eden dört yaş çocukluğum... Bir diğer deyişle 1968 yılının ilk ayları… Ve bu aylardan başlayan, yaşım ilerledikçe netleşen, nihayet 1974 yılına kadar iyice belirgin hâle gelen altı yıllık bir zaman dilimi… Dahası gariban ve yoksul olduğu kadar hayata tutunmaya çalışan, kendi yağıyla kavrulan, günleri kâh huzur kâh hüzünle geçen bir ev. Ve bu evde anne, baba, ağabey ve sonraki yıllarda dünyaya gelen iki kız kardeşle birlikte altı kişilik bir aile. Bir de yaklaşık elli hanelik bir köy. Aydın ili Nazilli ilçesinin beş kilometre kuzeyinde yer alan Dereağzı köyü. Veya şu anki resmî söylemiyle Dereağzı Mahallesi. Bu mahallede yaklaşık yarım yüzyıl önce yaşananlar… Anılar, yaşantılar, acı ve tatlı olaylar… Bir çocuk gözüyle hayata ilişkin tanıklıklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d896ba38-4c70-4ba0-8d3f-ea4b257e0135.jpg</image:loc>
            <image:title>Tütü Düştü</image:title>
            <image:caption>Bazen düşer, düşer, düşersin, ama sonra uçmayı öğrenir, yükselir, yükselir ve yükselirsin. 
 
Minik yalıçapkını Tütü, o sabah tüm cesaretini toplayıp uçmaya karar verir. Kendini yuvadan aşağı bırakır ve başlar düşmeye. Neyse ki sen varsın! Tepetaklak başlayan bu yolculukta, kitabı doğru yerde çevirmeyi sakın unutma. İşte orada başlayacak, Tütü’nün muhteşem uçuşu. 
 
Ödüllü yazar ve çizer Corey R. Tabor’dan kendine inanmak üzerine yenilikçi ve eğlenceli bir kuş masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15e1bfb-3295-40c6-b047-3ad08b938eda.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Sonu (Astrofiziksel Manada)</image:title>
            <image:caption>“Başlangıçlar, sonları ima eder ve gerektirir.” 
Ann Leckie 
 Belki biz görmeyiz ama günün birinde her şey sona erecek. Evrenimizin bir başlangıcı olduğunu biliyoruz; peki bu hikâyenin sonunda ne olacak? Ve bu son bizim için ne anlama geliyor? 
Capcanlı, esprili dili ve mizah anlayışıyla astrofizikçi Katie Mack, bizi kozmosun beş olası finaline –Büyük Çöküş, Sıcak Ölüm, Vakum Bozunumu, Büyük Yırtılma ve Sekme– doğru hayret verici bir geziye çıkarıyor. Bunu yaparken kuantum mekaniği, kozmoloji, sicim teorisi ve daha pek çok mühim kavram arasında bize keyifle yol gösteriyor. Halihazırdaki eksik evren bilgimizde yapılacak ufak oynamaların ortaya bambaşka gelecekler çıkarabileceğini keşfediyoruz: Evrenimiz nihayetinde kendi içine çökebilir, kendini yırtabilir, hatta –önümüzdeki birkaç dakika içinde– önlenemez biçimde genişleyen bir kıyamet baloncuğuna kurban gidebilir. 
Bu sürükleyici “kozmik gerçekliğe kaçış” öyküsü, büyülü ve pek aşina olmadığımız bir fizik sahasını incelemenin ötesinde, yükselen bir astrofizikçinin evreni ve evrendeki yerimizi düşünürken yaşadığı heyecanı da bizle paylaşıyor. Patlayan yıldızlar ve sıçrayan evrenler arasında Mack, aciz faniler olarak yolun sonunu değiştiremesek de en azından ne olup bittiğini birazcık kavramaya başlayabileceğimizi gösteriyor. 
Her Şeyin Sonu, tüm bildiklerimizin en ucuna doğru uzanan, çılgınca eğlenceli, şaşılacak derecede neşeli ve iyimser bir seyahat. YILIN KİTABI SEÇKİLERİNDE 
WASHINGTON POST • ECONOMIST • NEW SCIENTIST • PUBLISHERS WEEKLY • GUARDIAN 
 
“Evrenin her an yok olabileceğini anlatıyor ama o kadar iyi bir kitap ki, en azından okumanız bitene kadar yok olmasın istiyorsunuz.” 
Alexandra Petri, Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da356dd5-b362-415a-8f9b-3a844caf0d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Bavulumdaki Kırık Fincan</image:title>
            <image:caption>Kimsenin tanımadığı bir hayvan elinde kocaman bir bavulla çıkageldiğinde, etraftaki diğer hayvanlar haliyle meraklanıyor. O bavulun içinde ne olabilir? Çay fincanı mı? Peki. Masa ve sandalye mi? Hadi o da tamam. Bir ev ve ağaçlı bir tepe mi? Yok artık, bu yabancı ne dediğinin farkında değil herhalde. 
Hayvanlar meraklarına yenilip bavulu izin almadan açınca, anlamlı bir fotoğrafla karşılaşıyorlar. Böylece tanımadıkları o hayvanın neler neler yaşadığını anlamaya başlıyor ve hep birlikte ona özel bir &quot;hoş geldin&quot; armağanı hazırlıyorlar. 
2020 CILIP Kate Greenaway Madalyası finalisti 
 
&quot;Derinlere işliyor. Umarım tüm ebeveynler Bavulumdaki Kırık Fincan&apos;ı çocuklarıyla paylaşır.&quot; Khaled Hosseini, Uçurtma Avcısı&apos;nın yazarı 
 
&quot;Başkalarına karşı nezaket fikrini küçük çocuklara tanıtmak için sade ve güçlü bir yol.&quot; Axel Scheffler, Yayazula&apos;nın çizeri 
  &quot;Hoşgörü ve anlayış bu çocuk kitabının tam kalbinde.&quot; Laura Padoan, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf80e201-0057-4501-8ed3-54c618f76d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Toplumsal Cinsiyet(ler)</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Toplumsal Cinsiyet(ler), hem büyüleyen hem uzun bir geçmişin yükünü sırtında taşıyan hem de biteviye şekil değiştiren bir meseleyi, toplumsal cinsiyet meselesini ele alıyor. Toplumsal cinsiyeti ayrıca biyolojinin o kendine has yöntemleriyle de inceleyerek, giyim-kuşam, dil ve işgücüyle toplumsal cinsiyeti tahkim etmeye yönelik girişimleri de gözler önüne seriyor.
Irk ve paranın herkesin toplumsal cinsiyetini nasıl büyük oranda şekillendirdiğini bilimsel gerçeklere dayanarak anlatırken, oyuncak bebeklerden cinsiyet açıklama partilerine, Jane Austen ve Lil Nas X’ten kadın üniversitelerine kadar pek çok konuya değiniyor.
“Karşı cinsiyet nedir ki? Eğer böyle bir karşıtlık söz konusu değilse o zaman toplumsal cinsiyetin temelini oluşturan kadın/erkek ikiliği ortadan kalkmış olmaz mı?” sorusuna yanıt arayan bu kitap, toplumsal cinsiyetin bugün içinde bulunduğumuz konuma nasıl taşındığını anlamak isteyen herkes için bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c166a2-bb1d-4526-9157-6f226a81b4fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bedenim: Efsanevi Feminist Yeraltı Kürtaj Servisi Jane’in Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>“Bu girişim bizim zihnimizi değiştirdi; bize bir şeyi istemenin yeterli olmadığını, onu elde etmek için bizzat harekete geçmemiz gerektiğini gösterdi… Toplumsal değişimin, liderler ve kahramanlar tarafından bahşedilen bir hediye değil, aksine birlikte çalışan sıradan insanların gerçekleştirdiği bir şey olduğunu anlamamızı sağladı.”w
1960’ların sonu. Hak ve özgürlük mücadelelerinin en hareketli günleri. Kadınlar, öğrenciler, siyahlar, kısacası toplumun her kesiminden insan çeşitli organizasyonlarda görev alıp önemli gördüğü bir sorunun çözümüne katkı sunmaya çalışıyor. Bu meselelerden biri de kürtaj, zira çoğu kadın toplumsal, ekonomik ve hukuki sebeplerden ötürü güvenli kürtaja erişim sağlayamıyor. Benim Bedenim, böyle bir ortamda, kadınların bu ihtiyacını gidermek üzere bir araya gelen bir grup sıradan kadının kurduğu efsanevi feminist yeraltı kürtaj servisi Jane’in hikâyesini anlatıyor. Kadınların en temel özgürlüğü kendi bedenleri üzerindeki tasarruf hakkıdır şiarıyla 1969’da, kürtaj yasaklarının hâlâ hüküm sürdüğü günlerde kurulan ve yasal kürtaj kliniklerinin açıldığı 1973’e dek faaliyet gösteren Jane, bu dört yıllık süre zarfında on binden fazla kadına kürtaj danışmanlığı yapmış, kendisine başvuranların güvenilir koşullarda ve yüksek meblağlar ödemeden kürtaj olmalarını sağlamıştır.Bu kitapta kadınlar kendi hikâyelerini anlatıyorlar. Bir şeylerin değişmesi gerektiğini görüp harekete geçen, başka kadınlara yardımcı olmak için kanunları hiçe saymayı göze alan sıradan kadınlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bbde3e2-628a-4079-8ccd-e44365274b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elf Kralı ile Anlaşma</image:title>
            <image:caption>ELFLER YALNIZCA İKİ ŞEY İÇİN GELİR:
SAVAŞ YA DA EVLİLİK
HER İKİSİ DE ÖLÜMÜ ÇAĞIRIR
Elflerle insanlar arasında üç bin yıl önce bozulmaz bir anlaşma yapılmıştı. Her yüzyılda bir, İlk İnsan Kraliçe’nin büyüsüne sahip olan genç kız, Elf Kralı’nın yanında yer almak üzere Ortadiyar’a götürülüyordu. Hayatını bitkibilime adamış Luella yaşını geçirdiği için minnettardı. Artık kasabasının tek şifacısı olarak görevlerine odaklanabilirdi.
Ta ki Elf Kralı, kraliçesini bulmak için gelene kadar.
Luella’nın kendisi hakkında bildiği her şey yalandı. Ancak Ortadiyar’ın ölümün eşiğinde olduğunu gördüğünde, hiç hazır hissetmediği bu sorumluluktan kaçamayacağını anlamıştı. Tek sorun, nihai bir seçim yapması gerektiğinde sadakatini nereye sunacağıydı – ona hayatı boyunca destek olmuş yuvasına mı yoksa başından beri istemediği aşka mı?
“Aman TANRIM, bu çok iyiydi! Gerçi hiç şaşırmadım – Elise Kova kötü bir kitap yazamaz. Bu hikâye HADES ve PERSEPHONE havası taşısa da bir yeniden anlatım değil.” —Laura Thalassa
“Hobbit izleyip Thranduil’i arzuladıysanız, Elf Kralı ile Anlaşma tam sizlik.” —Syfy Wire
“Eşsiz dünyası, incelikli karakterleri ve hedefini on ikiden vuran yakıcı romantizmiyle eksiksiz bir roman. Keşke bu hikâyenin içine girebilsem ve vahşi büyüyü kendi gözlerimle görebilsem. Gerçi Elise Kova görsel duyulara o kadar hitap eden bir yazar ki tam da bunu yaptığınıza inanabilirsiniz.” —Alisha Klapheke
“Elf Kralı ile Anlaşma kendilerini büyüde kaybetmek isteyen okurlar için harika bir fantastik romans. Bu güzel hikâye bana tüm duyguları yaşattı, öyle ki bu dünyaya ait daha fazla kitap okumak için sabırsızlanıyorum. Elise Kova’nın kullandığı her kelime altına dönüşüyor.” —Karpoy Kinrade
“Elf Kralı ile Anlaşma’da masallara dair en sevdiğim elementler var: huysuz bir erkek ile güçlü kadın, düşmandan âşıklara dönüşmelerinin yavaş gelişen ateşli hikâyesi ve gözalıcı, iz bırakan bir büyü sistemi!” —Raye Wagner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f07a1efe-1919-4379-a9d6-e2ccb9697210.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Tufan</image:title>
            <image:caption>Kanca geçmeyiversin bir kere enseye. Çekiyor acımadan. Çirkinliğin kancası bu, güzelliğin, arafın, kem gözlerin… Suyunu yitirme korkusu öyle çetrefil ki, zehrine aşina olduğu bataklığa sıkı sıkı sarılıveriyor herkes. Sonrası yakarış ve çırpınış. Kanca derine iniyor, kan sıcağından oluyor, su bulanıyor. Ama tersine aktığı da görülüyor suların. İp kopuyor, yaşıyor kancasıyla insan.
Gönül Tufan, kanıksanıp üzerine düşünme gereği duyulmayan bir öteki anlatısı. Ayça Güçlüten, bu romanıyla güzele sırt çevirip unutulmayacak bir çirkin hikâyesi armağan ediyor bize. Güçlü karakterleri, tedirgin edici atmosferi ve usta işi kurgusuyla Gönül Tufan, uzun zaman konuşulacak bir eser.
&quot;Çirkinliği, yarasının günbegün kalınlaşan kabuğu olabilir mi? Hangi yara güzelce kabuklanır ki? Kan kurur, parçalanmış dokular ve hücreler birbirine karışarak bakılamaz bir tabaka oluşturur, ölü moleküller cesetlere dönüşerek yerleşir. Kabuk, ardında bir sır saklamaya başlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f57dd3d-6bbc-4880-9481-98d2f73ddd4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Twig ile Turtle - 1 Minik Evde Büyük Hayaller</image:title>
            <image:caption>Sekiz ve altı yaşındaki kız kardeşler Twig ile Turtle, Colorado’daki yeni kasabaları ve elbette havalı, minik evleri hakkında çok heyecanlılar. Daha sade yaşamak ve Dünya kaynaklarını idareli kullanmak için ailece bir karar alarak farklı bir yaşam düzenine geçerler. Ancak bu düzen birkaç sorunu da beraberinde getirir. Küçük eve büyük hayallerini sığdırmaya çalışan Twig, önüne çıkan engelleri çözmeye kararlıdır!
Ödüllü yazar Jennifer Richard Jacobson’ın kaleminden çıkan Twig ile Turtle serisinin ilk kitabı Minik Evde Büyük Hayaller sizi; küçük ev yaşamına uyum sağlamaya çalışan iki kız kardeşin yeni okullarında karşılaştıkları zorlukları, dayanışma, aile, arkadaşlık gibi konuları içeren sevimli ve merak dolu hikâyesine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f12d5f-107b-4829-84b5-25318e40ce37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeditepe İnsanları</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da bir anlatıcı dolaşıyor sokak sokak. Adı Dua. Dostlarına, mahallesine, İstanbul’una dair hikâyeleriyle yürüyor. Anlatacak bir hikâyesi var ama onu anlatmak için önce başka hikâyeler anlatmalı. İnsanın kendi hikâyesi, biraz da başkalarınındır çünkü.
2021 yılında Hiyerofant adlı romanı yayımlanan Hasan Hayyam Meriç’in ikinci kitabı Yeditepe İnsanları. Yeniden doğmak ve yeniden yazılmak isteyen Dua’nın, ama en çok İstanbul’un romanı.
“Bir senedir uyuyamıyorum. Sadece kaçmak yetmiyor artık, diye düşünüyorum. Belki de güncemi dahi kendim gibi, kendim olarak tutmamalıyım, diye bir fikir parlıyor zihnimde. Yeni bir çare, yeni bir maske icat etmeliyim, diyorum. Kendime yeni bir Dua anlatmanın, onun ağzından yazıp konuşmanın sözünü veriyorum. 06.00’da dışarı çıkıyorum. Boğazkesen’e doğru koşuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57abb7dd-f1bc-4473-a0c6-472e1888cb7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusya ve Malay Takımadaları: Alternatif Seyahat Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Yaklaşık üç ay sürecek olan, hayatımın en uzun yolculuğunun ilk durağıydı burası. Endonezya’dan sonra Papua Yeni Gine, Vanuatu, Fiji ve Yeni Zelanda’yı gezecek, oradan Malay Takımadaları’na geçip Borneo, Malezya ve Singapur’a uğrayacaktım. Elimde yedi kiloluk bir çantayla birlikte içimde büyük bir heyecan da taşıyordum. Yol yorgunluğunu umursamıyordum bile, içim kıpır kıpırdı.”
Kendimize ait kıldığımız tüm eşyalar dahil, evrende kapladığımız yeri bir sırt çantası kadar küçültebilir, evimizi sırtımızda taşıyarak dünyayı gezebiliriz.
Okyanusya ve Malay Takımadaları’nda gezdiği her ülkede bir turist yerine misafir olmak isteyen gezgin Okan Okumuş’un peşine takılıp biz de yola çıkıyoruz. 800’den fazla dilin konuşulduğu Papua Yeni Gine’de Sepik Nehri boyunca yaşayan yerli halkla tanışacak, Yeni Zelanda’da eriyen buzulların şekillendirdiği göl ve vadilerin göz kamaştıran manzaralarına tanık olacağız. Yüzüklerin Efendisi filmlerinin çekildiği Waitomo Mağaraları’nı ziyaret edecek, Avustralya’da çölün ortasında yıldızların altında uyumanın tadına varacağız. Malay Takımadaları’nda Endonezya ve Filipinler’in insanın aklını başından alan doğası karşısında büyüleneceğiz. Tam dokuz ülkenin yerlilerine, yaşam biçimlerine, inanışlarına, âdetlerine, yemeklerine ve daha pek çok şaşırtıcı ve keyifli şeye şahit olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d2406c-a1fb-45ca-a9e6-09f85650180e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur ve Ay Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Terk edilmiş bu ev kesinlikle çoktan bir tilki veya porsuk inine dönüşmüştü, bu nedenle burada garip hayaletlerin dolaşması hiç de şaşırılacak bir şey değildi.”
18. yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Akinari Ueda’nın en tanınmış eseri olan Yağmur ve Ay Öyküleri, birbirinden bağımsız dokuz fantastik öyküden oluşuyor. Doğaüstü varlıkların başrolde olduğu, kökleri Çin ile Japon hayalet anlatılarına dayanan bu ürkütücü öyküler yüzyıllardır Japon okült edebiyatının en iyi örnekleri arasında gösteriliyor.
1953’te Japon yönetmen Kenci Mizoguçi’nin ödüllü filmi Yağmurdan Sonraki Soluk Ayın Öyküleri’ne de esin veren kitapta Akinari Ueda tahtını geri almak isteyen bir kralın intikamcı hayaletinin, eski eşinin ruhu tarafından takip edilen bir adamın, balığa dönüşen ve avlanmaktan kaçmaya çalışan bir keşişin ve iblisler, goblinler ve hayaletlerle dolu karanlık diyarların öykülerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7cf3bed-6096-45fd-be50-8a526023a27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Asla Sadece Futbol Değildir</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN EN POPÜLER SPORU DEVRİMLERİ NASIL BAŞLATIP KÖRÜKLÜYOR VE DİKTATÖRLERİ NASIL İKTİDARDA TUTUYOR
Simon Kuper’ın neredeyse bir dünya turu yaparak futbolun politika ve çeşitli kültürlerle ilişkisini araştırdığı ödüllü kitabı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, bir kısmın “güzel oyun” dediği, geri kalanların ise şöhretine anlam veremediği futbol tutkusuna olan bakışı değiştirdi ve tüm dünyada en çok okunan futbol kitaplarından biri oldu.
Güney Afrika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Almanya’ya yirmi iki ülkeyi gezerek dünyanın en popüler sporunun bu ülkelerdeki kültürel ve politik etkisini inceleyen Kuper’ın birçok futbolcuyla, siyasetçiyle ve tabii ki taraftar grubuyla görüşerek kaleme aldığı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, ilginç detayları, perde arkasından bilgileriyle, bir futbol kitabından daha fazlası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb84253-9e7d-46e4-9c8e-47f4f02c67f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Screwjack</image:title>
            <image:caption>Amerikan gazeteciliğinin ve edebiyatının yirminci yüzyıldaki en tartışmalı isimlerinden Hunter S. Thompson, “Gonzo gazeteciliği”nin kurucusu olmasının yanı sıra önemli bir altkültür ve siyaset figürü. İçinde üç öykü olan Screwjack ise Thompson’ın 1991 yılında sadece üç yüz yirmi altı nüsha hâlinde, imzalı yayımladığı bir eser. Koleksiyonerlerin uzun zaman boyunca tek bir kopyasına bin doları aşan meblağlar ödediği bu eser neyse ki 2000 yılında tekrar yayımlandı.
Kitaptaki ilk öykü olan “Mescalito”da bir otel odasında yaşadığı ilk meskalin tecrübesini aktaran Hunter S. Thompson, ikinci öykü “Bir Şairin Ölümü”nde zor durumdaki bir dostuyla yaşadığı yüzleşmeyi anlatıyor, güya editörlerden bir not ile başlayan son öykü “Screwjack”te alter egosu Raoul Duke sahneye çıkıyor, sonrasıysa çılgınlık.
Las Vegas’ta Korku ve Nefret, Rom Günlükleri ve Cehennem Melekleri gibi efsanevi yapıtların kalemi Hunter S. Thompson’dan Screwjack hem dokunaklı hem ucube bir mucize.
“Hunter Thompson, Kraliçe Victoria’nın cenazesinde çırılçıplak koşan bir adama karşı hissedeceğiniz şekilde hayran bırakıyor kendisine.” –William F. Buckley
“Thompson çevresindeki çirkinliği açığa çıkarmak için kendisini çirkinleştiriyordu.” –Hari Kunzru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9df0ca9-369e-4260-bf08-5ca987209091.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyücü ve Diğer Gotik Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Ay ışığında, onların evin önünde zıplayan ve dans eden korkunç siluetlerini görebiliyordum. Bunlar dağların ve nehirlerin kötü ruhları mıydı?”
Fantazi ve gizem öyküleri kaleme alan Kyoka İzumi’nin yazdıkları yaşadığı dönemde popüler olan gerçekçilik akımı sebebiyle ilgi görmedi. Yıllar sonra İzumi için “Modern Japon edebiyatının en zeki yazarı,” diyen Mişima ve onun “Japon edebiyatının övünç kaynağı” olduğunu söyleyen Tanizaki gibi isimler sayesinde öyküleri bilinirlik kazandı ve adı Japonya’da E. T. A. Hoffmann ile Edgar Allan Poe gibi yazarlarla birlikte anılır oldu.
Büyücü ve Diğer Gotik Öyküler’de Japon gotik edebiyatının en başarılı uzun öykülerinden biri olarak kabul edilen “Koya Dağı’ndaki Kutsal Adam”ın yanı sıra yıllardır sakladığı sırrını açık etmek istemediği için uyutulmadan ameliyat edilen bir kadının, deniz kenarındaki ücra bir kasabaya musallat olan şeytanların ve bir adamın bir kadınla tanıştıktan sonra garipleşen gününün anlatıldığı üç öykü daha bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bf895ee-6e58-4ce6-ba24-8a5d132fa6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Yerdeyim</image:title>
            <image:caption>Bir yanımız bahar, bir yanımız hazân, 
Ne kısa mesafe aradaki zaman. 
Geçmez sandığın o derin acılardan, 
Merhem olur sevinç, ummadığın bir an. 
 
 
Hayatın bir ucundan tutmuş gidiyoruz. Bazen acı ile yoğrulup, bazen sevinç ile kucaklaşıp yol alıyoruz. Lakin acı sevinç kadar çabuk geçmiyor. Çünkü acı geçmeyen bir iz bırakıyor, sevinç ise anlık mutluluk veriyor ve çabuk unutuluyor. 
O yüzdendir ki şiirler hep, özlem, hasret, gözyaşı içeriyor ve kalpten dile dökülüyor. Hissedilen her duygu ömrümüze, ruhumuza çok şey katıyor. Ama ruhun dinginliğe ihtiyacı var. Bizler acı ve sevinci yürekte dengeli tutarsak eğer, daha az yorulur ve daha çok şükrederiz. 
Hayatı güzelleştiren duygular ise sevgi, saygı ve merhamet... Bu duygulara sahip çıkmak ve onları iyi muhafaza etmek gerek. Çünkü ruhumuzun ihtiyacı bunlar. 
O halde şu kısa hayatta severek, sevilerek; birbirimizi yormadan yol almaya bakalım. 
Aynı yerde, aynı dengede kalalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9186c39e-0bda-4f55-934e-04162fdbef88.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmi ve Edebi Yazılar (Bilim-Din Barışı İçin)</image:title>
            <image:caption>Evet, varlık enerji, yazılım ve evrimden (istek ve gelişme meylinden) oluşuyor. Enerji bütün özellikleriyle fizikçiler tarafından yeteri kadar anlatılmıştır. Evrimi de ta Yunan kadim döneminden beri birçok düşünür, onu anlamış; yani varlığın içinde gelişme meyli olduğunu gözlemlemiş ve yazıya geçirmiştir. Yazılıma gelince, Aristo 2300 yıl önce: “Eşya, Heyula ve Suretten oluşur,” dedi. Bugünkü tabir ile eşya, enerji ve yazılımdan ibarettir, dedi. İnsanın ruhu ve kişiliği Formdan bugünkü tabir ile Yazılımdan oluşur, diye söyledi. O gün yazılımın mahiyeti ve teknolojisi bilinmiyordu. Fakat nesneleri nesne yapan, insanları ruhlu yapan formdur, demesi büyük bir keşiftir. Maalesef bu form gerçeği, Orta Çağ bilginleri tarafından basit maddi bir şekil diye anlaşıldı, manası uçtu gitti. Halbuki form giydirmek tam manasıyla yaratmak, demektir. Çünkü Arapçadaki halk etme, etimolojik olarak biçim ve şekil verme demektir. Yoktan yaratma demek değildir. Yoktan yaratmanın ismi ise, ihtiradır.
Evet, Yazılım Allah’ın ilmidir. Soyut, somut hatta beynimizdeki gizli niyet dataları dahi, her şey yazılımdır. Yani Allah, şey denilen bütün nesneleri, niyetleri ve elektronları dahi biliyor.
Kâinat, enerji malzemesi dışında bu yazılım ile atom, hücre, yıldız, ekoloji ve saire varlıklar oluyor. Malzeme Allah’ın kudreti, yazılım Allah’ın ilmi, gelişme süreci Allah’ın iradesi. Said Nursi bu üç isim için bin sayfa yer ayırmıştır. Kainattaki en temel nitelik ilim ve yazılımdır. Onun için İbn Arabî, Allah’ın en büyük ismi ilimdir. Ve diğer bütün nitelikler (isimler) ilme sığınmışlar, sen olmazsan biz var olamayız, dediklerini keşfen görmüştür. Her isim bir dosya olduğu için kişilikleri ve konuşmaları söz konusudur. Evet, yazılım ve ilim olmazsa varoluş asla gerçekleşmez. Evren bir enerji yığını olarak kalır.
Evet, Allah’ın Öz Varlığı ilim ve yazılımdır; ruhun mahiyeti, enerji giydirilmiş yazılımdır. Üç buçuk milyar yıllık bilgileri kendinde toplayan DNA, bir yazılımdır. Sonsuz kâinata kainatlar katan, insanın biyolojik, psikolojik ve sosyal hayatındaki yazılımlardır. Evrimde de türün mahiyeti mutasyonlarla değişince yazılımı yani ruhu da değişiyor. Dinî tabir ile o canlıya yeni bir ruh üfleniyor. (Araf, 172)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0cbb539-4ca1-44c2-8d47-abd0e71a26f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Seninle Güzel Maria</image:title>
            <image:caption>1965 Muş/ Bulanık doğumluyum ilk orta öğrenimimi Elazığ&apos;da, lise öğrenimimi Bulanık&apos;ta bitirdim. Lise mezunuyum evliyim üç çocuğum var. Bankacıyım yurdun çeşitli illerinde Ziraat Bankasında görev yaptım. 
 
Şiir yazmaya lise yıllarında merak sarıp gönül verdim. Gün biter gülüşün kalır isimli şiir kitabım 2021 yılında çıktı. Bir çok şiirim önemli sanatçılar tarafından bestelendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe7c0bbd-f7cd-4b88-a63f-c5a1364d0ef4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat</image:title>
            <image:caption>KAYBETME KORKUSU BİRİNİ ÇOK SEVMEKTEN DEĞİL, KENDİNİ HİÇ SEVMEMEKTENDİR. 
 
Sevdiğiniz insanı çok kıskandığınız oluyor mu? 
Peki ya, sevdiğiniz için kendinizi gözden çıkardığınız, var gücünüzle fedakârlıklarda bulunduğunuz, kendinizi sorgusuzca uğruna adadığınız, benliğinizden çaldığınız zamanlar var mı? 
Sevdiğiniz için hep bir şeylere katlandığınız, tahammül etmek zorunda kaldığınız, acı çektiğiniz, çaresiz hissettiğiniz oluyor mu? 
Bu şekilde giderek sevginin içinde kendiniz olmaktan uzaklaştığınızın farkına varabiliyor musunuz? 
Bütün bunlar sevginin mutlak birer parçasıymış gibi geliyorsa size, sevginin içinde değil, sevgi sandığınız bir hissin içinde kayboluyorsunuz demektir. 
Sevgi tahammül etmek değildir, katlanmak, adanmak ve bu yolda benliğinizi gözden çıkarmak da değildir. Sevgi sandığınız hisleri hayatınızdan çıkarmayı başardığınızda, geriye emeğinizle büyüyen eşsiz bir mutluluk, güven ve huzur kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da0cd77-c74f-4561-9977-8a0a2420e077.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletin Cebinden</image:title>
            <image:caption>Çılgın projeler, devasa yeni şehirler ve inşaatlar, havaalanları, geçiş garantili köprüler, yatış garantili şehir hastaneleri… 
Kamu-Özel İşbirliği’yle yapılmakta olan “Devasa Şehir Hastaneleri” kimin yararı için? 
Kamu yararı adına yürütüldüğü iddia edilen “devasa” inşaatların sözleşmeleri, ödemeleri ve faturalar “ticari sır” denilerek saklanıyor. 
Bu projelerin bugün kamuya yükü 81,2 milyar dolar! 
Yatak başı maliyette ortaya çıkan dehşet verici farklar da dahil olmak üzere her şey MİLLETİN CEBİNDEN! 
Yüzyıl sonra bu projeler bize neden imtiyazları hatırlatıyor? 
Finans kapital Kamu-Özel İşbirliği sözleşmeleriyle bir hükümranlık kuruyor. 
Uluslararası bankalar ve finans şirketlerinin, ülkemizde etkileri yıllarca sürecek bu “imtiyazlarını” açık etmemek için uğraşan politikacılar ve küresel finans sistemine verilen “DEVASA” ödünler… 
Çiğdem Toker yılmıyor! Araştırmaya ve kamu adına sormaya devam ediyor: KÖİ sözleşmeleriyle MİLLETİN CEBİNDEN yapılan büyük soygunu ve politikacıların verdiği ödünleri, “İMTİYAZLAR”ı bu çalışmasında gözler önüne seriyor. 
 
Usta gazeteci Çiğdem Toker, sağlıkta özelleştirmenin Truva Atı olarak adlandırılan şehir hastanelerinden “ticari sır” gerekçesiyle açıklanmayan ve küresel sermayeye aktarılan kamu kaynaklarını, ihaleleri ve konuya ilişkin belgeleri yakından izleyerek, gizlenen bilgilerin önemli bir bölümünü açığa çıkartıyor. (…)                                                                                                                              Prof. Dr. Kayıhan Pala 
 
Çiğdem Toker şehir hastanelerinin sağlık hizmetlerine, hastalara ve kamu finansmanına olan etkilerini inceliyor. Kitapta daha önce yazdığı gazete yazılarının yanı sıra kapsamlı bir değerlendirme de yapıyor. (…) Toker gazeteci ve hukukçu kimliğiyle konuyu ayrıntılı biçimde irdelemekte ve okuyucuya da yalın biçimde aktarmaktadır. Toker, şehir hastaneleri gibi çetrefilli bir konuyu “tekrar tekrar anlatma ihtiyacının, büyük oranda gazeteciliğin kuşatma altında oluşuyla ilgili” olduğunu söylüyor ve şehir hastanelerinin neden olduğu tahribatın anlaşılmasına katkı sağlıyor.                                                                                                                                                                           Prof. Dr. Uğur Emek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b644415b-f692-47b6-be32-cd5ab2121b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, klasik bilgi ve uygulamaların yanı sıra güncel bilgilerin ve uygulamaların ele alınmasından yola çıkılarak hazırlanmıştır. Psikoloji ve sağlık kavramlarının alanları ve içerikleri oldukça geniş olduğundan sağlık psikolojisinin sınırlarını da tam olarak çizmek mümkün değildir. Bu kitapta sistemlerden kısa ve öz olarak bahsedilmiş, her sistem içinde örnek olarak sık görülen birkaç hastalığın anlatımı ile yetinilmiştir. Psikoloji alanında çalışanlar için sağlık, hastalık, hastalıkların nedenleri, tetikleyicileri, tanıları, tedavileri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi vermek için genel bir çerçeve çizilmiş ve ana konulardan fazla uzaklaşmadan konular işlenmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f251912d-5fc9-48f0-88e5-8b2995078d85.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Melodi (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>New York Times Çok Satan listelerinde aylarca
yerini koruyan ve farklı milletlerden milyonlarca okurun kalbinde
taht kuran İçimdeki Müzik’in bu çarpıcı devam romanında Melody,
tutkusunun peşinden gidebilmek adına korkularıyla yüzleşiyor.
Melody, artık daha büyük ve daha cesur bir genç kızdır. Onun
gibi farklı yeteneklere sahip çocuklara yönelik kamplar olduğunu
keşfettikten sonra, bir kampa gidebilmek için can atıyor. Ormanda
yürüyebileceği, çelik halatla uçabileceği ve hatta ata binebileceği
bir yer! Belki de sonunda gerçek bir arkadaş edinebileceği, kendi
kararlarını verebileceği hatta kendi başına bir şeyler yapabileceği
bir yer - rüya gibi! Melody, titreyen kamp ateşinin ışığında ve
fırtınaların gücüyle gerçekten ne kadar cesur ve
güçlü bir genç kız olduğunu keşfetmek üzere.
 
“Sevilen bir hikâyenin tatmin eden, kıymetli devamı.”
 
-Kirkus Review
 
“Melody’nin sesi her zamanki gibi esprili. Çeşitli etnik kökenlerden
ve engellere sahip yardımcı karakterler ona saygıyla yaklaşıyor...
Onu gerçekten anlayan bir topluluğun parçası olmuş durumda.”
 
-Publishers Weekly
 
“Bu kitapta Melody okulla alakalı tüm problemleri ve
sınırları aşmış bir genç kız olarak karşımıza yeniden çıkıyor.
Ama bekleyin! Henüz hiçbir şey görmediniz.”
-GoodReads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54cd80f6-6aec-4e0e-b771-018fc7b4fccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur’un Gözyaşları - Kalubela</image:title>
            <image:caption>Savaşlarımı tek başıma verdiğim, kendimi yapayalnız hissettiğim ve acı çektiğim zamanlarda tanıdım uzakların yakınlığını ve yakınlarımın uzaklığını. O zaman öğrendim insanın önce kendine yaslanması gerektiğini. Geriye ne kaldı derseniz; büyük yorgunluklar, affedilemeyen kırgınlıklar ve “keşke hiç tanımasaydım” diye geçmişin tozlu raflarına kaldırdığım insanlar... Bugün baktığımda, geçmişte kimseye muhtaç olmamanın ve tek başıma ayakta durmanın huzurunu yaşıyorum. İnsanları tanımak için önce onları zamana bırakmak gerekiyormuş. Bu gerçeği de yeni yeni anlıyorum. Evet, adım çoğu zaman geçimsize çıkıyor, tavırlarım çekilmez geliyor. 
 
Ama kimse bu hale nasıl geldiğimi, neden böyle davrandığımı anlamıyor. Herkes son sahneye bakıyor. Nitekim hayat böyle. Hayaller ayrı, gerçekler ayrı… Buna olgunluk deniyor, yalnızlık deniyor, yaşanmışlık deniyor ve insan her şeye zamanla alışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ee3c79-56c7-48e0-a403-571e7b35ddfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Garip Parıltı</image:title>
            <image:caption>Ege Kor, Bilkent Üniversitesi’ni “üstün şeref” belgesi alarak tamamlamış, 1999 doğumlu genç bir şair. Bu genç yaşına rağmen gezmiş, görmüş, okumuş ve biriktirmiş. Bu birikimlerini de “şiir” halinde dışa vurmuş. Bu kitapta bu dışa vurumu göreceksiniz. 
“Bir Garip Parıltı” adlı kitabında 85 adet şiir bulunmaktadır. Bağımsız bir tarzda yazılmış olan şiirlerinde kimi zaman keskin bir eleştiri, kimi zaman derin bir düşünce saklıdır. Şiirlerinde, genç yaşına rağmen, derin bilgi birikiminin ve dünya görüşünün izleri görülmektedir. Zevkle okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f097ec-efb5-4f8a-944a-dbb2a06cc51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Divriği Kalesi Kazıları 2</image:title>
            <image:caption>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Cami, Divriği’nin uluslararası alanda tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Prof. Dr. Erdal Eser tarafından yürütülen Divriği Kalesi kazılarında da Arkeoloji ve Sanat Tarihi bakımından son derece önemli verilere ulaşılmış, bu veriler sırasıyla yayımlanmaya başlanmıştır. Bu kitapta, Divriği Kalesi kazılarında bulunan 13.-15. yüzyıllara tarihli seramikler incelenmiştir. Kitap; renkli resimler, çizimler, tablolar ve geniş bir kaynakça ile zenginleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4bff44a-12a3-4871-bcab-e24826185b82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradaki Kıyamet – Sağ Kalma Sanatı ve Bilimi</image:title>
            <image:caption>Kıyamet nasıl kopacak? Gök yarılıp dağlar savrulduğunda, denizler kaynayıp yıldızlar atıldığında mı? Yoksa nükleer bir savaş, göktaşı çarpması veya büyük yanardağların patlamasıyla mı? Belki de bir patlamayla değil, iniltiyle kopacak. Nasıl olursa olsun, elimizdeki tarihsel ve arkeolojik kanıtlar yıkılmaz denen görkemli uygarlıkların bile çöktüğünü gösteriyor. Biz de bugün küresel salgınlar, iklim değişikliği ve savaşlarla boğuşuyoruz: Esaslı bir kıyametin tüm alametleri sanki mevcut gibi. Kitaplar, filmler ve diziler de durmadan uygarlığımızın ani çöküşünün ardından olacakları hayal edip bize korkutucu manzaralar sunuyorlar. Sıradaki kıyamete hazırlanıyoruz. Ama belki de yanlış kıyamete hazırlanıyoruz. 
 
Antropolog, su altı arkeoloğu ve vahşi doğada hayatta kalma uzmanı Chris Begley, bugün toplumumuza egemen olan çöküş kaygısının, tüketim kültürünün de etkisiyle büyük felaketlerin doğasını ve sonuçlarını çarpıtmamıza neden olduğunu savunuyor. Geçmişteki çöküşlerin genellikle ani olaylar olmadığını gösterirken, günümüzün hazırlıkçı furyasının barındırdığı bozuk toplumsal ve ahlaki kabulleri açığa çıkarıyor. Popüler kültürün pompaladığı kıyamet algısının gelecekte yaşanması olası felaketlerde bize neden köstek olacağını izah ediyor. Bize, olası felaketlerden sağ çıkabilmek için neler yapabileceğimize dair ipuçları verip pratik önerilerde de bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f8c3cc-79ec-4329-afa6-3b9b9c62716b.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Ağaçlar Konuşur Mu? (Flexi Kapak)</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra İtalya Robotik Teknoloji Enstitüsü&apos;nde çalışan ve hem biyolog hem mühendis olan Barbara Mazzolai tarafından yazılmış 15 soru serisinin 3. kitabı “Ağaçlar Konuşur Mu?” sayesinde çocuklar, süper bir bitki uzmanı olacaklar! 
Bitkiler hareket eder mi? Denizde ve uzayda da bitkiler var mıdır? Bitkilerden neler öğrendik? Bitkilere isimlerini kim verdi? Robot bitkiler üretilebilir mi? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac846360-6fb9-453d-8068-9657e212fc8d.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Bugün Şimdiden Dün Müdür? (Flexi Kapak)</image:title>
            <image:caption>15 SORU SERİSİ 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap 
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar. 
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Ünlü yazar Pierdomenico Baccalario ve Federica Taddia’nın yanı sıra Torino Üniversitesi&apos;nde Çağdaş Tarih dersleri veren Bruno Maida tarafından yazılan 15 soru serisinin 4. kitabı “Bugün Şimdiden Dün Müdür?” sayesinde çocuklar, süper bir tarih uzmanı olacaklar! 
Tarih ne işe yarar? Sıfır yılından önce ne vardı? Neden bu kadar çok harita var? Tarih neden bu kadar sıkıcıdır? Güç nedir? 
Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler! 
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün! 
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e9ac084-831a-44e5-931b-572de4dea0f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hissetmek ve Bilmek</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN ÖNDE GELEN NÖROBİLİMCİLERİNDEN BİRİ OLAN ANTONIO DAMASIO&apos;DAN, BİLİNÇ OLGUSUNU VE BİLİNCİN YAŞAMLA İLİŞKİSİNİ AYDINLATAN BİR ARAŞTIRMA, MESELENİN ÖZÜNE İNEN BİLGİLENDİRİCİ BİR ESER 
 
Son yıllara kadar, bilişsel bilimler ve felsefe alanlarında pek çok düşünür bilinç problemini çözümsüz olarak görmüştür. Ancak Antonio Damasio biyoloji, sinirbilim, psikoloji ve yapay zekâ alanlarındaki yeni bulgular sayesinde bilinç hakkındaki sırların artık açığa çıkacağını söylüyor. 
Hissetmek ve Bilmek adlı bu kitabında Damasio, bilinci tüm özellikleriyle ele alıyor ve ortaya koyduğu bulgular ışığında, bilinç üzerine yenilikçi düşüncelerini biz okurlarıyla buluşturuyor. Kısa ve öz, toplam 48 bölümden oluşan bu çalışma, bilinç ve akıl arasındaki ilişkiyi, bilincin ve uyanık halde olmanın neden farklı olduğunu, bilinç kazanma sürecinde beynin neden gerekli olduğunu ve duyguların oynadığı merkezî rolü anlamamızı sağlıyor. Damasio, farklı bilim alanlarındaki son gelişmelerle birlikte bilinç felsefesini sentezleyerek, beyin ve insan davranışı hakkında bildiklerimizi değiştirecek kendi özgün düşüncelerini bu kitabında okurlarıyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c30053f-86af-4258-90bc-4d41051904a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Devleti ve Çöküşü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arap devletinin erken dönemini siyaset tarihi yöntemleriyle çözümleyen bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00099c39-006d-4513-8793-fcc901cc9bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Faslu’l-Makal</image:title>
            <image:caption>Doğu ve Batı dünyası için bir dönüm ve 
referans noktası. Günümüz için tekrar tekrar 
keşfedilmesi gereken bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b3c970-bf4c-4cef-908c-221414aee7df.jpg</image:loc>
            <image:title>%5 Yüzde Beş</image:title>
            <image:caption>Bir mesajı iletmenin en etkili yolu nedir? Finansal olarak güçlü insanların ustalaştığı yetenekler nelerdir? 9-5 çalışarak zengin olunabilir mi? Parayı kullanmayı bilmek ne demektir? Zengin olmak için nereden başlamak gerekir? Okuduğunuzda zengin olacağınız bir kitap değil bu. Öyle büyülü bir metin henüz yazılmadı. Bu kitap bir yol haritası. Harekete geçmek için işaret bekleyenler varsa, bu kitap şimdi başlamak için bir çağrı. Koray Güzelderen, tecrübesi sayesinde bu büyük sorulara açık ve anlaşılır cevaplar veriyor. Daha doğrusu hangi soruların doğru olduğuna dair bir anahtar sunuyor. Kilit sadece sizin zihniniz. Kapıları açmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba9e5eff-001c-46ff-99cf-30bf02b9dee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Pencere</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bize radikal adım atmayı salık vermez. 
Yalnızca farklı pencereler açar ve belki bunlardan 
bazısı, kendimize karşı açılan pencerelerdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af358f78-e34f-4d0a-90a8-6cd7e1dac7cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamlı Aziz Yuhanna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hicri 1.Yüzyılda İslam Algısını Yansıtan Bir Polemik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf273e3-1eca-47ce-aa3c-8e6b72c4027b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eylül gerek konusu gerek yapısı gerekse metinde geçen kahramanların ruh tahlillerine yer verilmesi gibi özellikleri bakımından Türk edebiyatının önemli romanları arasında yer alır. Mehmed Rauf, bu romanında esasında basit bir yasak aşk hikâyesini anlatmıştır. Fakat Eylül’ü farklı yapan en önemli özellik, eserin teması veya konusu değil; anlatım tarzı, yani üslubudur. Roman, üslûbundaki etkileyicilikten dolayı, yüzyıldan fazla bir süredir, Türk okurunun daima gündeminde kalmış; beğenilerek okunmuştur. Yazar, romanında aşk konusunu geliştirirken, roman kahramanlarının yaşadıkları yasak aşkın onların ruhlarında bıraktığı derin etkiyi başarılı bir şekilde anlatmıştır. Bu bakımdan Eylül, edebiyat tarihimizde ilk psikolojik roman olarak tanınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b1839c5-621c-4b1e-9a92-526f62ac9226.jpg</image:loc>
            <image:title>Güle Güle Sevgilim</image:title>
            <image:caption>dün gece yağmur yağmış 
perdeleri sıkı sıkıya kapalı 
kapkara trenler geçerken içimden 
ağırdan ağarırken tan / sessiz ve derinden 
bilemedim / nasıl ve nereden 
selamın çıkıp geldi / ölü bir kuşun tüylerinden 
yalnızlıkların sarıp sarmaladığı bir geceden 
bir sapan lastiğinde taş oldu yüreğim 
sonu gelmeyecek bir günahın telaşı doldu içime 
ağladım / içimdeki tutsaklığına 
açtım yeryüzünün tüm pencerelerini 
güle güle sevgilim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bcb99b7-b2db-47af-ba9c-c359affe003d.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalsı</image:title>
            <image:caption>Suçun ve pişmanlık duygusunun tarihiyle yazının tarihi aynı gün başlamış olmalıydı. 
Ah benim suskun kahramanlığım… 
Telleri koparılmış bir keman gibi suskun kalmak… İçindeki ses olma taşkınını susarak düşünmeyi başarabilmek… 
Göz, söz, yazı, düş, düşlem, tutku, heyecan, eylem… Yanılgı, suçluluk duygusu, pişmanlık... Baskılanmış bir isyan; gören göz, yasaklanmış bir dilin kekemeliği… Suskunluk… 
Nasıl sığar bunca duygu bir ruhun karanlık kuyusuna… 
Unutulmak istenen en unutulmayacak olandır belki… 
Yazı, para, devlet… Uygarlığın öğeleri. Doğu toplumları için ayak bağı. 
Hayat işte… Kuruntu olmamalı. 
Söz. 
Yazı. 
Yanılgı. 
Hop! Hadi bakalım, kurtul şimdi bu kuyudan. 
Bir doğa mücadelesiyle baş başa giden yazma hikâyesi; masalsı bir aşkla donanınca, böyle bir roman doğuyor işte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a07289-4b38-4816-863f-b98b0f238efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Eleanor Porter bu kitapta, çocukluk döneminin önyargısız, saf ve olumlu duygularla dolu dünyasını yansıtmaktadır. 
 
Romanın kahramanı Pollyanna 11 yaşındadır. Önce annesini sonra da babasını kaybedince teyzesinin yanına gönderilir. Pollyanna’nın teyzesi pek de sıcakkanlı biri değildir. 
 
Zaman geçtikçe Pollyanna ortamı yumuşatmakta gecikmeyecektir. Onun olumlu ve yapıcı tutumu hem teyzesinin hem de çevresindekilerin yaşamında mutluluğa ulaşmanın yolunu açmıştır. 
 
Roman ünlendikten sonra “Pollyanna tavrı” olarak nitelenen bu tutum, Porter’ın eserini çocuk edebiyatının başyapıtları arasına çıkarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a512dc0-64de-4054-a23c-0e971c8099bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Macerayı seven ve deniz tutkunu olan genç Robinson iki kez geçirdiği fırtınalı deniz kazasından sonra yolculuklarına ara verir. 
 
Ama kısa bir süre sonra tutkusuna engel olamadığı için tekrar denizlere açılır. Bu kez yine büyük bir fırtınaya kapılır. Sonuçta gemiden tek kurtulan kendisi olur ve ıssız bir adaya düşer. Burada hayatta kalma mücadelesi başlar. 
 
Robinson Crusoe, klasik Batı edebiyatının önemli eserlerindendir ve İngiliz edebiyatının ilk yetkin eseri olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda “ıssız ada” konusunu işleyen ilk roman olma özelliğine de sahiptir. Don Kişot’tan sonra en çok okunan edebiyat yapıtlarından olan Robinson Crusoe, anlatımıyla, olayların serüven şeklinde gelişmesiyle dünya klasikleri arasında seçkin bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70da20f3-d972-433d-9d51-b7f21eccae9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirlerim</image:title>
            <image:caption>Sayın şiir severler. Müzik nedir sorusuna genelde “duygu ve düşüncelerin güzel sesle anlatılması.” denilir. Şiir’e de, insan hissiyatından ortaya çıkan duygu ve düşüncelerin, (bir bakıma) şairler tarafından haykırılışı diyebiliriz. 
Şairler, toplumun gözü, kulağı, hak ve hukuku, veciz ifadelerle haykıran, hatta toplumu etkileyen kişileridir. 
Bunları, sözcüklerin lügat manasıyla, söylemiyorum. Sadece,  düşünce dünyamda ki, değerlendirme mi (lügat anlamı dışında ayrı olarak) söylüyorum. 
Bendeniz duygusal ve cana yakın bir insanım. Muhafazakâr aile ortamı içinde yetiştim. Gençlik yıllarımda ağırlıklı olarak, Turizm sektöründe çalıştım. Özellikle Anadolu Kulübünde çalıştım. Bu dönem de edebiyatın ve siyasetin yetkin kişileriyle tanışma imkânı buldum. 
 Anadolu insanının genel kaderi yokluk, kıtlık ve çileye, birde gönül arzuları eklenince şiire karşı var olan ilgim daha da arttı ve gençlik yıllarımda “Yanan Gönlüm” adlı şiir kitabı yayımladım. 
Çünkü hayatın olağan akışı, bizi şairleştirmişti. Gençlik yıllarımda yazdığım bir aşk şiirimi, Ankara’daki bir programda, Sn. Muazzez ABACI’ YA okudum. “Harikulade lütfen Kamuran (Menajeri) Bey’e verin, değerlendirelim dedi. Bense şiirlerimi bir kitapta toplamayı düşündüğümden vermedim. 
Sonra ki başka bir programda da Sn. Özdemir ERDOĞAN’A farklı bir şiir okudum. O da benzeri şeyler söyledi. Bende ona da vermedim/göndermedim ama bir değerlendirme imkânım da olmadı. 
Şimdi ise, kitaplaştırarak, şiir severlerle buluşturmak istedim. Çünkü şiirlerimde, yaşanmışlık ve (duygusal anlamda) bir ruh olduğunu hissediyordum. 
Bunun için farklı yıllarda, emek ürünü olarak ortaya çıkmış olan şiirlerimi elinizdeki kitap’ta toparlamayı uygun buldum. 
Takdir siz şiir sevenlere ait olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68787c7e-3eb9-4e9d-aac4-cb2ccc9ed466.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakir Çarudatta&amp; Kırık Kalça (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu baskıda, MS. I.-3. yüzyıllar arasında yaşadığı tahmin edilen İlk Hindu saray şairlerinden ve Sanskrit edebiyatının babası Bhāsa’nın, Sanskrit aslından İngilizce çevirisiyle karşılaştırılarak H. Derya Can tarafından dilimize aktarılan iki dramı yer almaktadır. Dört perde hâlinde elimizde olan Daridraçārudattam (Fakir Çārudatta), sonraki dram yazarları tarafından da ele alınan yarım kalmış bir eserdir. Mahābhārata destanından alınan Ūrubhaṅgam (Kırık Kalça) ise savaşın yarattığı trajedinin anlatıldığı tek perdelik bir dramdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65f40a4d-33b6-4d63-8c7d-5094508bda18.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Hekimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Burhan Cahit Morkaya’nın ilk kez 1932 yılında İstanbul’daki İkbal Matbaası’nda basılan romanı Köy Hekimi, Suat Naci isimli genç bir doktorun Isparta’nın Bademli kasabasında başından geçenleri okurla buluşturur. 
 
Burhan Cahit’in Millî Mücadele’ye odaklandığı ve bütün bir savaş sürecini Bademli kasabasının sakinleri üzerinden anlattığı Köy Hekimi, babasız büyüyen çocukları, kendi kendine yetme mücadelesi veren insanları, erkeklerin cepheye sürüklendiği bir ortamda bütün iş yükünü üstlenmek zorunda kalan kadınların mücadelesini ve savaşın halk üzerindeki yıkıcı tesirlerini incelikli bir şekilde anlatır. 
  Şehir ile kasabanın, I. Cihan Harbi ile Millî Mücadele’nin, mütevazilik ile hamasetin, cehalet ile kibrin sık sık karşı karşıya geldiği bir eser olan Köy Hekimi, okurlara ülkenin kuruluş yıllarında Anadolu’da neler yaşandığını Anadolular üzerinden anlatan bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f25c96e4-f60b-462f-93e5-9e74c3015007.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Okyanusta, azgın dalgalarla boğuşan bir “Kristal Yelkenliyim”. 
Dibe yaklaştıkça, köpükler sarıyor bedenimi, üşüyorum… 
Bazen zirvesindeyim uğuldayan dalgaların, uçuyorum. 
Korku, ılık ılık yayılıyor bedenime. 
Yüreğime biriken irili ufaklı taşları bir bir savuruyorum başıbozuk dalgalara. 
Derinlere sesleniyorum; Akaaa! Babaaa! Neredesin? 
Sessiz çığlıklarım, kendimi duyurma çabam aslında… 
“Sesimi duyan var mı? Sesimi duyan var mıııııı?” 
Haykırışları çınlıyor kulağımda… Sesini duyan yok! Biliyorum! Sesimi duyan yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3d0ad5-b5c0-4d9a-b519-8427c2e15dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Meskün Zaman</image:title>
            <image:caption>Mevsimlerden yazdı, kıştı, ilkbahardı, bir de sonbahar. Saatlerden meçhul. 
 
Sonsuzluğun içinde sıkışıp kalsalar da dostluk neşesiyle ışıldayan Makbule ve Zimbul. Uyuyanların rüyasına gölge gibi süzülen iki küçük kadın. Sokaklarda, sahilde çatılarda dolaşıyor; dünde, bugünde, yarında geziyorlar. İzmir Karataş Yahudi mahallesinde başlayan yolculuklarında zamanı katetmiş, yeryüzündeki izlerini arıyorlar. Göçler, sürgünler, ölümler, sevdalar, ayrılıklar gördüler. Gidenlerin ardında bıraktığı boşluğu gördüler, yasemin toplayan ellerin zamanın hiçbir yerinden tutamadığını gördüler. Ne oldu da Madam Anita’nın radyosundaki şarkı sustu? Komşulara ne oldu? Madam Sara’nın balkonundan silkelediği kilimden, sır sır, acı acı dökülen renkler neden soldu? Dario Moreno’ya dair şehir efsaneleri ne zaman unutuldu? 
 
Meskûn Zaman’da Raşel Meseri usta kalemiyle 
60 yıllık bir cümlenin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fa0e58-a065-48b2-bf68-1cf17b83f99d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Bulmanın Yolu</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir hayat yaşayacağımıza dair alacağımız en önemli kararlardan biri, kuşkusuz hayat arkadaşımızı seçmek. Partnerimizi seçerken duygularımız, geçmişten bugüne taşıdığımız üstü kabuk bağlamış ama içeride hâlâ taze yaralarımız ve hatta içgüdülerimiz öylesine baskın geliyor ki mutluluk yolunda doğru adımları bir türlü atamıyoruz. Her yanlış denemenin sonucunda, en iyi ihtimalle bir miktar hayal kırıklığından, en kötü durumda ise kayıp uzun yıllardan ve aşka dair derin umutsuzluktan mustarip oluyoruz. 
Bu kitap, neden bazı insanların bize uygun olmasa bile çekici geldiğini, alışkanlık kalıplarımızın bizi hatalara nasıl sürüklediğini, aşkta fark etmeden kendimizi nasıl çıkmazlara soktuğumuzu tüm yönleriyle anlatıyor. Aşkta daha yaratıcı ve güvenli seçimler yapıp uzun süreli mutluluğa adım atmanın haritasını çiziyor. 
Aşkı Bulmanın Yolu, mutluluk ihtimalimizi kendi ellerimizle nasıl sabote ettiğimizi açıklayan, aşkta bilinçli ve akılcı tercihler yapmamıza yardım eden kapsamlı bir rehber. 
 

Alain de Botton öncülüğünde kurulan, en kalıcı sorunlarımızın kendimizi yeterince anlayamamaktan, şefkat ve iletişim eksikliğinden kaynaklandığına inanan The School of Life’ın (Hayat Okulu) amacı duygusal zekâyı geliştirmek, okurları eğlendirmek, eğitmek, avutmak ve değiştirmektir. Aşkı Bulmanın Yolu, hayat arkadaşlarımızı seçerken yaptığımız yanlışları ortadan kaldırmayı, bize daha gerçekçi ve sürdürülebilir mutluluğa yönelik bir yol haritası çizmeyi hedefliyor. Kendimizle yüzleşirken ilişkilerimizdeki sorunları ortadan kaldıracak eğlenceli ve ufuk açıcı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093da86c-2a0d-407c-9b6d-625f7f65200c.jpg</image:loc>
            <image:title>Defne Yolu</image:title>
            <image:caption>Sevgi, barış ve kardeşlik şehri Hatay!8 bin yıllık geçmişiyle 13 medeniyete ev sahipliği yapmış, kazılan her bir karış toprağın altından tarih ve kültür fışkıran medeniyetler şehri! Gezip görülmeye değer yerler… Saklı kalmış güzellikler… Milattan öncesine dayanan zengin bir tarih… Asi Nehri’nin bereketlendirdiği topraklarda yaşanmış efsaneler… Sadece kültürü değil sanatsal değerleri de belirleyerek Hatay insanına kimliğini veren Akdeniz. Kimi zaman yakıp kavuran kimi zaman küllenip durulan ama hiç geçmeyen bir aşk. Tutkulu aşkların dans ettiği bu gizemli ve efsanevi toprakların havasını ciğerleriyle değil yürekleriyle soluyanlar, âşık olmanın nefes almak kadar doğal bir eylem olduğunu ayrımsarlar. Ve Hatay onlar için vaz geçilmez bir tutkudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e09840fa-3cce-43ad-a859-1d3fa040b43f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Paramparça</image:title>
            <image:caption>Ay paramparça
Yaralı bir ceylan 
Aç kurtlar gibi 
Sarmış dört yanını 
Bulutlar 
Ay paramparça 
Yaralı bir ceylan gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27180c34-b95a-4c64-9dba-4ce41b47d26f.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi</image:title>
            <image:caption>“İslam medeniyetinin en sonunda neden “Batı”nın hegemonik gücüne boyun eğdiğine dair teleolojik varsayımlardan oluşan bir arka plana karşı bu kitap şehirli, kırsal ve göçebe ortamlardaki “sıradan insanlar” ile elitlerin diyalektiğinin kendine özgü İslami (ve İslamla yoğrulmuş) açıklamasını ele almaktadır. Birbiriyle bağlantılı hayat tarzlarının oldukça değişken ve genellikle de esnek idari kurumlarla bağlantılı olarak nasıl şekillendiğini göstermektedir. Açık ama kapsamlı bir İslam tarihi ortaya koymanın başlıca anahtarı din ve kültürü, güç ve medeniyete bağlayan mevcut dinamikler üzerine odaklanmaktır. Bu odak medeniyet ötesi yaklaşıma değer katmakta, böylece İslam coğrafyası dar bir araştırma alanının merceğinden ziyade hem iç ifade biçimleriyle hem de dış açıklığı ve geçirgenliği içinde görülmektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27916f6e-2c23-49a4-bfe9-360cd9d9fbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademik Erkeklikler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de evde, okulda, sokakta, siyasette… erkeğin hegemonyasının olduğunu görmekteyiz. Genel olarak, eğitim seviyesi yükseldikçe toplumsal cinsiyete ilişkin tutum ve davranışların modernize olduğu ve cinsiyet rolleri farkının azaldığı düşüncesi yaygındır. O halde eğitim seviyesinin en “yüksek” olduğu alan olarak akademide toplumsal cinsiyet rolleri nasıl işliyor? İşte Duygu Altınoluk bu çalışmasında “akademide erkeklerin nasıl hegemonyalarını dayattıklarına” odaklanmaktadır. Erkeklik, en kestirmeden, toplumsal olarak inşa edilen ve devinim halinde olan bir olgudur. Eleştirel erkeklik çalışmaları, Batı ile kıyaslayınca Türkiye’de oldukça yeni bir alandır. Türkiye’deki erkeklik çalışmaları literatürüne bakıldığında da genellikle alt sosyo-ekonomik konumda bulunan ve eğitim düzeyi düşük erkekler ile onların erkeklik kimliğinin doğası üzerine çalışılmıştır. Bu bağlamda Altınoluk’un akademideki erkekliği çalışması, literatüre önemli bir katkıyı ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb6a3b09-ee02-45df-9bf6-79b8315e4e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa Farkındalıktan Geçer</image:title>
            <image:caption>İnsanın içinde sadece mutluluk ya da mutsuzluk yoktur. Senin göremediğin endişe, kararsızlık, yarım kalmış işlerin suçluluğu, kaygılar, yapamadıkların için duyduğun pişmanlıklar, başarısızlıklar, geride kalmanın hüznü, bazen yaşarken bile farkında olmadığımız çok şey vardır. Tıpkı hayat gibi. İçimizde adını koyabildiğimiz ya da koyamadığımız bir sürü duyguyla dolaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d1d4a54-d3c0-4fed-935c-58250c30a875.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Modern Dünya</image:title>
            <image:caption>Bilim ve Modern Dünya
Whitehead’in belki de en çok okunan felsefi eseri olan Bilim ve Modern Dünya, ana hatları itibarıyla, 1925 yılında Harvard Üniversitesi’nde verilen sekiz derslik Lowell Dersleri dizisine dayanır. Whitehead’in kendisi bu kitabın “geçtiğimiz üç yüz yıl boyunca Batı kültürünün, bilimin gelişiminden etkilenen birtakım yönlerine ilişkin bir çalışmayı somutlaştırdığı”nı yazar. “Kitabın püf noktası” der, “hâkim bir felsefenin karşı koyulamaz öneminin duyumsanmasıdır.” 
John Dewey, Bilim ve Modern Dünya’yı “bilim, felsefe ve yaşamın henüz yeni beliren meseleleri arasındaki mevcut ilişkiler konusunda, genel okur açısından en önemli yeniden değerlendirme” olarak adlandırır. Herbert Read şöyle yazar: “Bu, Descartes’ınYöntem Üzerine Konuşma’sından bu yana, bilim ile felsefenin ortak sahasında yayımlanmış en önemli kitaptır. Bütün yaşam ve varlık kavramımızda bir devrimin içeriğini somutlaştırmakta, sadece bilim ve felsefenin değil, dinin ve sanatın kategorilerini de yeniden yorumlamaya çalışmaktadır.” Ve JulianHuxley, “bir döneme damga vuran kitaplardan biri” der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e372d1e-2091-4aa7-ae1f-c5d4cf0e0a09.jpg</image:loc>
            <image:title>Karma Bir Sebep Sonuç Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>“Attığın her adım, sana geri döner.” Vedik geleneğin kadim bilgeliğini ve modern çağların spiritüel bakış açısını bir araya getiren Karma: Bir Sebep Sonuç Kılavuzu bizlere, bazen rastgele ve kontrolden çıkmış gibi gelen yaşamlarımızda anlam ve amacı nasıl bulabileceğimizi gösteriyor. Spiritüel öğretmen ve ödüllü yazar Jeffrey Armstrong, karma kavramına yönelik bu ilgi çekici ve etkileyici kitabında reenkarnasyonu, ruhun derin gizemlerini, doğa yasalarını, neden ve sonucun yaşamlarımızı nasıl etkilediğini ele alıyor. Bu kitap, var olan her şeyin birbiriyle bağlantılı doğasını ortaya çıkarmak için, sebepler ve sonuçların birbirini izleyen gizemli doğası üstündeki örtüyü aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a454675-27df-4ce1-85ac-353d541d577b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün İzmit Basın Toplantısı 100. Yıl</image:title>
            <image:caption>9 Eylül 1922’de Kuvayı Milliye ordusu İzmir’e girmiş ve zafere ulaşmıştır. 
Bu zaferden 50 gün sonra, 1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırıldı. 
Lozan Konferansı devam ediyordu. 
Hiçbir şey belli değildi… 
Halifelik ne olacaktı? 
Cumhuriyet kurulacak mıydı? 
Devletin dini ne olacaktı? 
Kürt sorunu nasıl çözülecekti? 
Atatürk, 100 yıl önce bugün de geçerli bu sorulara yanıt vermiştir. 
İzmit’te İstanbul gazetelerinin başyazarlarıyla yapılan toplantı 5 buçuk saat sürdü. 
Bu son derece önemli toplantıda konuşulanları sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2385df-18b1-4e0b-b60d-242d470cacd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Hüseyin</image:title>
            <image:caption>Hiç pes etmeyen, bardağın hep dolu tarafını gören, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan, kendiyle barışık, sakin ama sonuna kadar mücadeleci, 68 kuşağından bir adam. 
Maraş’ın suyu, elektriği, ilkokulu, yolu bile olmayan bir köyünde yoksul bir ailenin on bir çocuğundan beşincisi olarak dünyaya gelen, sekiz yaşına kadar Türkçe bilmeyen, çocuk yaşta çalışarak daha çocukken büyüyen, şansını kendi yaratan Hüseyin Çamak… 
Cumhuriyet gazetesine yazdığı mektupla gelen burs sayesinde yaşamının akışını değiştiren, çocukluğunun doktor olma hayalini gerçekleştiren, mesleğine âşık, hastalarını vaka olarak değil insan olarak gören vicdanlı bir doktor. 
Kimi zaman Alevi, kimi zaman Kürt, kimi zaman solcu olduğu için ayrımcılığa uğruyor, hor görülüyor, dövülüyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. 
Dr. Çamak, kızı Zeynep’in kalemiyle, cem türkülerinden Adalet Yürüyüşü’ne, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinden 15 Temmuz darbe girişimine çok renkli bir yolculuk yaptırıyor bize. Hem doğup büyüdüğü coğrafya, hem maddi koşullar, hem de mesleği nedeniyle karşılaştığı, Türkiye’nin yarım yüzyıllık gerçeklerini sık sık yüzümüze çarpıyor. 
                                                                               MERAL TAMER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa71cc6-e7a2-425c-87f1-bf807144820c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzyazı Kuramı</image:title>
            <image:caption>Sanatın işlevi nedir? Bir ürün hangi özellikleri taşıdığı için “eser” olarak değerlendirilir? Edebî türler neden sürekli evrim geçirir? Neden edebî anlayışlarda, ekollerde sürekli bir yenilenme olmaktadır? Don Kişot için neden “ilk roman” denir? Okuru merak içinde bırakmak, heyecanlandırmak için roman yazarları hangi stratejileri kullanırlar?  
Düzyazı Kuramı, düzyazı türünün masaldan romana evrilen macerasını Tolstoy, Dostoyevski, Çehov, Charles Dickens, Conan Doyle, Laurence Stern gibi dünyaca tanınmış yazarların eserlerinden örneklerle izah etmekle kalmıyor; birçok ulusun halk edebiyatı ürünlerine dair ilgili çekici bilgiler de veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41789520-a8e5-472a-9379-18ebc6b1411f.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaycı Teoriler</image:title>
            <image:caption>Dilin şiddet ve bilimin cinsiyetçi olduğunu hiç duydunuz mu? Size hiç obez olmanın sağlıklı olduğu, biyolojik cinsiyet diye bir şeyin olmadığı veya sadece beyazların ırkçı olabileceği söylendi mi? Bu fikirler kafanızı karıştırabilir. Bunlar Batı toplumunun mantığına güçlü şekilde meydan okumaktadır. Bu cesaretin nereden kaynaklandığını merak ediyor musunuz?
 
Helen Pluckrose ve James Lindsay, bu kitapta bu fikirleri besleyen dogmaların, Fransız postmodernizmindeki kaba kökenlerinden, aktivist akademik alanlardaki inceliklerine kadar nasıl bir evrim geçirdiğini gözler önüne seriyorlar. Bugün bu dogmalar, ana akım medyada, sosyal medyada, üniversite amfilerinde ve kampüslerinde karşı konulamaz ilke ve değerler olarak kabul ediliyor: Bilgi sosyal bir inşadır; bilim ve akıl, baskı araçlarıdır; tüm insan etkileşimleri, baskıcı gücün oyun alanlarıdır ve dil tehlikelidir. Pluckrose ve Lindsay’a göre bu Aydınlanma karşıtı inançların kontrolsüz çoğalması, sadece liberal demokrasi için değil, aynı zamanda modernliğin kendisi için de bir tehdit oluşturuyor.
 
Alaycı Teoriler, uygulamalı postmodernizmin postkolonyal teori, queer teori, eleştirel ırk teorisi, dördüncü dalga feminizm, toplumsal cinsiyet çalışmaları, şişmanlık çalışmaları ve yetenekçilik gibi pek çok alandaki akademik yaklaşımlarını aşırı ve tutarsız bulmakta ve bunları eleştirmektedir.
  “Birçok insan, akademiden taşarak gündelik hayatın diğer alanlarını sular altında bırakan uyanıklık, sosyal adalet savaşı, kesişimsellik ve kimlik politikalarının yükselişinden şaşkına dönmüş durumda. Peki bunların kaynağı ne? Arkasında hangi fikirler var? Bu kitap, kültürümüzü saran hareketlerin şaşırtıcı derecede sığ entelektüel köklerini açığa çıkarıyor.” 
 Steven Pinker, Johnstone Psikoloji Profesörü, Harvard Üniversitesi ve Enlightenment Now kitabının yazarı  

 
“Bu kadar boş, anlamsız, gösterişçi, amaçsız ve gerici hatta bir o kadar da aptalca ve sıkıcı bir düşünce ekolüne yönelik karşıt, ateşli bir saldırı bile insanı hiç mi heyecanlandıramaz? Evet, işte tüm bunlara karşılık gelen postmodernizmdir. Postmodernizmin ne olduğunu anlamak istiyorsanız, aydınlanma projesinin iki asil kahramanının bilgi ziyafeti niteliğindeki bu kitabını okuyun. Nöronlarınızı ve zamanınız daha iyi kullanmak istiyorsanız, bilime bağlı kalın. Asıl mesele bu.” 
 Richard Dawkins, New College Oxford emekli öğretim üyesi



“Alaycı Teoriler, sosyal adalet anlayışına sağlam, isabetli ve gerekli bir eleştiri yönelten mükemmel bir kitap. Yazarlar, sosyal adalet düşüncesinin postmodernizmdeki izlerini titizlikle sürerken; bir zamanlar revaçta olan teorisyenlerin ana akıma nasıl sızdığını ve bu durumun liberalizm, eşitlik ve ifade özgürlüğü ilkeleri aleyhine ortaya çıkardığı kötü sonuçları gözler önüne seriyorlar.” 
 Andrew Doyle, Titania McGrath’ın yaratıcısı 
 
&quot;Son derece önemli ve güncel bir çalışma olan bu kitapta, Pluckrose ve Lindsay, günümüz Sosyal Adalet haçlılarının entelektüel kökenlerinin izini sürüyorlar. Sade bir dil ve adil bir perspektifle, sosyal adalet uğruna verilen mücadelelerinin akıl ve gözlemin yanı sıra özgür ve sağduyulu bir tartışma çizgisinde yürütülmesi halinde son derece güçlü bir kazanımı beraberinde getireceğini savunuyorlar. Dar görüşlü Sosyal Adalet ideologlarının ise; (küçük harflerle) sosyal adalet davasına verdikleri zararları dile getiriyor ve daha iyisini yapmak adına pratik stratejiler sunuyorlar.&quot; 
 Alan Sokal, University College London Matematik Profesörü ve Fashionable Nonsense: Postmodern Intellectuals’ Abuse of Science kitabının yazarlarından 
 
“Kültür savaşını anlamamıza yardımcı olacak büyüleyici bir rehber. Titizlikle araştırılmış ve kusursuz bir şekilde kaleme alınmış Alaycı Teoriler, buraya nasıl geldiğimize ve ileriye dönük en iyi çözümlere dair açıklamalar sunuyor.” 
 Debra Soh, PhD, cinsiyet nörobilimcisi ve The End of Gender kitabının yazarı 
 
“Linç kültürünün ardındaki felsefeyi ve neden bu kadar ürkütücü olduğunu öğrenmek istiyorsanız bu kitabı alın. Ardından arkadaşlarınıza ve ailenize hediye edin.” Ayaan Hirsi Ali, insan hakları aktivisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8632c50-fc83-499f-b930-6161bdca8430.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılar Meclisi</image:title>
            <image:caption>“Düşündürücü, soluksuz bir yolculuk. Damızlık Kızın Öyküsü ve Cadı Avcısı’nın Vika geleneğine uygun yazılmış hâli gibi. Zorlayıcı ve sinematik bir gerilim.” –The NewYork Times “Kesinlikle harika bir kitap… Alıp okuduğunuz için memnun kalacaksınız!” –Independent “Kendi dünyamızla korkutucu ölçüde benzerlikler taşıyan, ileri görüşlü ve okuyucuyu saran bir alternatif dünya.” –Morning Star “Kadınların gücü ve potansiyeli hakkında yazılmış, sürükleyici ve canlı betimlemeleri olan distopik bir fantezi.” –Heat “Zihni harekete geçiren, sürükleyici ve güçlü bir gerilim hikâyesi.” –Paula Daly Cadıların ve büyünün gerçek olduğu bir dünya hayal edin; insanlarla cadıların yan yana, barış ve uyum içinde yaşadığı bir dünya! Cadılar Meclisi, cadılık ve okültizmin lokal kültür ve tarihçeyi oldukça etkilediği Batı Amerika’da başlayan, büyünün ve büyücülerin gerçek olduğu bir öykü kurguluyor. Büyü, cadılar tarafından kendi kızlarına aktarılan önemli bir güç ve miras... Ergenliğe girer girmez Elementalist bir cadı olduğunu öğrenen 18 yaşındaki Chloe de bu kızlardan biri ve onu güçlerine kavuşturup bu öyküyü başlatan, epey sarsıcı bir ritüel. Kadınlar arasındaki bu güç aktarımının farkında olan ve gerçeğin aksine, sahip oldukları potansiyeli onlara layık görmediğinden kötüye kullanabileceklerini düşünen bir liderse bu evrenin çürük dişi. Emrinde çalışan Nöbetçiler’le birlikte dünyadaki tüm cadıları, kendi elleriyle kurdukları gettolarda toplamayı hedef-leyen Başkan, ülkedeki terörün önemli bir kısmını cadılara dayandıran tezini, ulusa sesleniş konuşmalarından birinde dillendirecek kadar gerçekçi buluyor: “Artık cadıların kadınsal aşırılıklarının bozduğu dengeyi düzeltmek için çalışmalıyız. Kendimizi korumamız gerektiği kadar, onları da kendilerinden korumalıyız. Yüce İsa Mesih’in sözlerini tekrar etmek gerekirse: Onları bağışlayın çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.” Ne var ki gerçek, kendi ekibinden birinin ihanetiyle açığa çıktığında kartlar herkes için yeniden karılacak... Cadılar Meclisi, fantastik bir kurgu içinde kadının gücünü anıtlaştıran, soluksuz okunacak bir macera!
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83792a1e-17bd-47b3-836f-d416783c02d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Seni Böyle Sevdim</image:title>
            <image:caption>İlk aşkınızla ikinci bir şansınız olsaydı ne yapardınız? Annika Rose yalnızlığı arkadaş edinen bir üniversite öğrencisi. Sosyal hayatında yanlış sözler sarf edip yanlış tavırlar sergilediğinden kendini hep kayıp hisseder. İnsanların ne istediğini, ne anlatmaya çalıştığını doğru anlayamaz. Bu yalnızlığını ya kitap okuyarak ya da satranç oynayarak giderir. Ta ki satranç oynadığı bir gün Jonathan adlı bir çocuğun yanında olmaktan hoşlandığını fark edene kadar... Yargılanmadan, onu olduğu hâliyle seven bu çocuğa kalbini kaptırana kadar... Ancak ne yapılırsa yapılsın bazen tüm bunlar yetmez... Annika Rose yalnızlığı arkadaş edinen yetişkin bir kadın artık... Şimdi on senenin ardından kader Annika ve Jonathan’ı Chicago’da yeniden bir araya getirir. Annika tam da istediği gibi bir kütüphaneci olarak hayatına devam etmektedir. Bir boşanma sancısını atlatmaya çalışan Jonathan ise yeni bir başlangıç için kendine sebep aramaktadır. Bir zamanlar paylaştıkları o güçlü hisler yeniden ortaya çıksa da onları ayıran korku ve endişeler bu ikinci şansı yok edebilecek midir? Ben Seni Böyle Sevdim, farklılıklara yer veren sıradışı konusu ve akıcı anlatımıyla sizi kendine bağlayacak türde bir roman...
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d173b988-c3b9-431d-9507-4b2e9a47ec3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ne Biçim Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Çemberin çevresinin çapına bölümü, 
3,14 o da bir bölümü, 
Sen hiç burnu uzamayan Pinokyo gördün mü? 
 
Elvira’yla Pinokyo’nun kukla tiyatrosunda 
başlattıkları eğlenceli matematik oyunu 
onları kurtarmak zorunda oldukları 
kuklaların peşinden sürükler. 
Bu eğlenceli serüvende: 
“Her kim ki soruyu bilirse, 
‘Biliyorum!’ der parolayı söylerse, 
Tüm kuklaların sahibi olur, 
Bil ki matematik dehası odur.” 
 
Matematiği oyun gibi gören Pinokyo’yla birlikte 
sen de kuklaları kurtarmak için soruları 
keyifle çözeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f7aa03-2dcb-4778-87f2-6404ef225eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Ağır Kokusu</image:title>
            <image:caption>Dünyadan uzakta olmak ve yine de onun sokaklarında yürümektir yalnız olmak... Kaynak sularıyla eriyen karlarla dolu, gürültülü bir derenin yanında, patikada yalnız başına yürümek, o yalnız ağacın güzelliğinde yalnız olduğunun farkında olmaktır. Hayal kırıklıklarının acılarıyla ifade edilmemiş yalnızlık, sokaklarda yürüyen o adamdır, o kadındır, o çocuktur. Hüzün, o yalnızlığın hareketidir. İnsanlar aynaya baktıklarında camın arkasında kendi görüntülerini görürler. Bu görüntü, parlak yüzeyle karşılaşan ve geri sıçrayan ya da yansıyan ışınları yansıtır. Özdemir Asaf’ın da dediği gibi, “Yalnızın odasında ikinci bir yalnızlıktır ayna.”
Yazar Ahmet Türkoğlu, Yalnızlığın Ağır Kokusu’nda ayna olmuş okurlara… Ötekilerin resmini kendi yüzüne yapıştıran yazar, edebiyattaki yalnızlığı bu kez “öteki” nin görüntüsünde bizlere yansıtıyor. Yalnızlığı herkes yaşayabilir. Ancak yalnızlığı deneyimleme şekliniz bir başkasından farklı olabilir. Bazı insanlar yalnız olabilir ve yalnız hissetmeyebilir, bazıları ise insanlarla çevrili olabilir ve yalnız hissedebilir. Kendinizi yalnız hissettiğinizde bu dünyada kendinizi güvende veya kabul edilmiş hissetmezsiniz. Kimsenin sizi görmediği veya kimsenin sizi ve duygularınızı umursamadığı izlenimini edinebilirsiniz. Yalnızlığın Ağır Kokusu’nda bazen bir kadın, bazen bir adam, bazen bir çocuk olarak çıkıyor karşımıza yalnızlık ve yazar, okura sesleniyor, “Bu dünyada seni gören kimsenin olmadığını sanıyorsan yanılıyorsun…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ba3f69-b7c4-4402-893b-87aa3f983095.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahbaz&apos;ın Harikulade Yılı 1979</image:title>
            <image:caption>Zamanı kaybetmekle başlar her şey. Sonra gerçek kaybolur. Sonra sen kaybolursun… zaman, gerçek ve sen ortadan kalktığınızda kaybolma durumu da ortadan kalkar. Ve her şey yeni baştan başlar. Sesleri duydun mu dün gece? Yukarıya bir kadın getirdiler. Adı Zehra. Sana benziyor. Senin saçların da bir zamanlar uzun muydu? Gözlerin kara? Bileklerin incecik? Senin de abin kayıp mı oldu? Senin de annen delirdi mi? Onu da senin gibi öldü zannedip buraya atarlar, sonra cesedini unuturlar mı dersin? Korkuyor musun? 
 
Anlatıcı Şahbaz, belki gerçek belki doğaüstü bir varlık. 12 Eylül Darbesi’nin hemen öncesinde, 1979 yılı boyunca bir bodrum katında işkence görmüş bir kadını hayatta tutmaya çalışıyor. Binbir Gece Masalları’nı andırırcasına ona hikâyeler anlatıp duruyor. Gelgelelim Mine Söğüt’ün diğer eserlerinde de olduğu gibi, anlatılan masalların ne kadar hayalî ne kadar gerçek, hatta fazla fazla gerçek olduğu pek açık değil. 
 
Mine Söğüt Şahbaz’ın Harikulade Yılı 1979’da, okurları bir kez daha gerçek denen korlaşmış alevle temasa davet ederek ülkenin belki de en karanlık döneminden cesurca sayfalar açıyor. Ancak insanın ölçüsüz vahşetini doğanın, varoluşun nimetleriyle yan yana getirerek bu gerçekliğin farklı katmanlarına da dikkat çekiyor. Her şeye karşın yaşamın yanında yer almak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5440a9f3-9bd8-400b-b587-fe10c6644dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Böyle Oldu</image:title>
            <image:caption>“Yazı masasının çekmecesinden tabancayı aldım ve ateş ettim. Alnının ortasına ateş ettim.” 
 
Bir pansiyonda yalnız başına yaşayan genç bir kadın, kendisinden yaşça büyük bir adamın cazibesine kapılır. Tanımadığı bu adama âşık olduğuna kendisini ikna eder. Evlenirler, çocuk sahibi olurlar. Ancak kocasının ilgisizliği çok geçmeden sadakatsizliğe dönüşecek ve kadın, kimsesizliğinin ve çaresizliğinin tek bir çözümü olabileceğini fark edecektir. 
 
Natalia Ginzburg, toplumun kayıtsızca azap çekmeye terk ettiği bir kadının çekmecedeki tabancaya uzanışının hikâyesini, öfkesini hiç gizlemeden ya da tatlandırmadan, oldukça yalın bir şekilde ifade ediyor: İşte Böyle Oldu. 
 
 
“Natalia Ginzburg yeryüzünde kalan son kadın. Öbür insanların tümü erkek.” 
 Italo Calvino 
 
“Ginzburg bize kadın ifadesine ve nasıl bir ses olduğuna dair yeni bir şablon sunuyor.” 
 Rachel Cusk, Çerçeve’nin yazarı 
 
 
“Ginzburg’un tarzı, esrarlı açıksözlülüğü, zorlama ya da soğuk gözükmeden şeyleri gerekli, dürüst ve açık bir şekilde ortaya dökmeye yönelik sağlıklı becerisi aklımı başımdan aldı.” 
 
Maggie Nelson, Argonautlar’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b291761e-4c47-45f8-b259-a2f9949035ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Walden</image:title>
            <image:caption>İster kıyafet olsun ister arkadaş, yenilerini almak için zahmete girmeyin. Eskileri dönüştürün, eskilere dönün. Kıyafetlerinizi satın, düşüncelerinizi tutun. 
 
Doğa ve insanın özünde iyiliğin yattığına inanan Thoreau, belki bu iyiliği keşfetmek, belki doğayla bütünleşmek, belki de sade bir yaşam sürmek arzusuyla dostu Emerson’a ait arazide iki yıllığına inzivaya çekilir. Massachusetts yakınlarındaki Walden Gölü kenarında kendine bir kulübe inşa eden Thoreau, burada zaman geçirdikçe insanın çevresini ve yaşantısını gereksiz birçok nesne ve olguyla doldurduğu kanısına varır. Başarı, moda, siyaset, para gibi kavramlar toplumdan uzaklaştıkça anlamsızlaşır. Transandantalizmin öncülerinden Thoreau’ya göre, insan ancak sadeleştikçe evrenin yasalarını daha iyi kavrayacak; yoksulluk, yalnızlık, güçsüzlük gibi sorunları ardında bırakacaktır. Walden bir vahşi yaşam methiyesi değil, insanı özünü bulmaya iten, insanlık tarihinin her noktasında anlam ifade edebilecek bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdedb00f-ecc2-421c-9acc-c25e51727709.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Siz kadınlar, iyi bilirsiniz aşkı, 
Konuşalım sizinle sevdiğim kadını, 
Ona övgülerin sonu yoktur elbette, 
Yine de rahatlamak isterim bir nebze. 
Ne zaman düşünsem onun letafetini, 
Aşk içimde öyle bir lezzet yaratır ki, 
Yaşayan her insanı âşık edebilirdim. 
 
 
Dante Alighieri daha ziyade edebiyat ve sanat dünyasına armağan ettiği İlahi Komedya’yla ve Beatrice’ye duyduğu dillere destan aşkıyla tanınır. Yeni Hayat’ta işte bu ölümsüz aşk dizelere dökülür. Dante, Beatrice’yi ilk kez gördüğünde dokuz yaşındadır, on sekiz yaşındayken ise onu ikinci kez görecektir. Bu karşılaşma şairin ifadesiyle yeni bir hayatın başlangıcıdır aynı zamanda: “O dakikadan itibaren Aşk tüm ruhuma hâkim oldu.” Ne var ki şairin aşkı bu dünyada karşılık bulamaz, Beatrice’nin ölümüyle ise ruhani bir boyuta evrilir. Sevdiği kadına İlahi Komedya’nın Cennet kitabında kavuşacak olan şairin gençlik yıllarında kaleme aldığı bu lirik aşk ilanı sonraki yıllarda yazacağı başyapıtının temelini oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faa9aa71-b63b-4f82-92f2-0795a182abb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Volkanik Patlamalar ve Taşan Okyanuslar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir insan hayata nasıl döndürülür? 
 
Bir orman yangınının yaklaşmakta olduğunu nasıl anlarız? 
 
Bugüne dek yaşanan en şiddetli deprem hangisiydi? 
 
Bir felaket yaşandığında, evinizde ya da semtinizde neler yapabileceğinizi biliyor musunuz? 
 
Jesse Goossens, irili ufaklı otuz dört afetle ilgili bir kılavuz hazırladı ve olası bütün felaketler hakkında tuhaf, tüyler ürpertici ve müthiş bilgiler derledi. 
 
Linde Faas ise bu bilgileri capcanlı ve neşeli desenleriyle sayfalarını çevirmekten keyif alacağınız bir kitaba dönüştürdü. 
  Volkanik Patlamalar ve Taşan Okyanuslar, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek isteyen her yaştan çocuk için son derece yararlı bir kılavuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02c1e86c-a6a0-4f11-b05b-1a98e7bb01c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben de Varım Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Bu gerçek yaşam öyküsünde, bir öğretmenin öğrencisine yaptığı olağanüstü dokunuşlarını, siz de okurken, âdeta yaşayacaksınız. Bazen gülümserken bazen de hüzünleneceksiniz. 
Onlarca öğrencisinin hayatına dokunan Gülden Öğretmen için öğrencisi Leyla’nın yeri bir başkadır. Vereceği mücadele, diğer öğrencilerin verdiği mücadeleden çok daha zorludur. Annesi konsomatris olan Leyla, aradığı, özlem duyduğu sevgiyi annesinden ve çevresinden hiç göremeyen, yalnız bir çocuktur. Okula başladığında, Gülden Öğretmen’iyle yolunun kesişmesi, hayatının dönüm noktası olacaktır. Hayatını değiştirecek bu değişim, hiç kolay olmayacaktır. Gülden Öğretmen, kendisini bekleyen, bu uzun soluklu mücadelenin farkındadır. Pes etmeyecek ve kazanacaktı. 
Kolları sıvar. Okul müdürü ve bazı öğretmen arkadaşları, destek vermedikleri gibi daha da engel koyarlar. Kararlıdır Gülden Öğretmen. Ne toplumun ne de idareci ve arkadaşlarının, haksız, incitici ön yargılarına, annesiyle özdeş hâle getirilmeye çalışılan, küçücük bir kız çocuğunun yitip gitmesine izin vermeyecek, bu sevimli ve masum çocuğu mutlaka kazanacaktı. 
Bu uzun soluklu, zorlu mücadele Leyla’nın, tıp fakültesini kazanıp mezun olmasıyla sonuçlanacaktı. Leyla, çok sevdiği, “manevi annem” dediği öğretmeninin izinden gidecekti. Hayatını değiştiren Gülden Öğretmen’i gibi kimsesiz çocukların kimsesi olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af93deb5-e915-4e58-a85f-979aec1a8b07.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Damla, Bir Irmak ve Sonsuzluk</image:title>
            <image:caption>&quot;... 
Yüzümü cama iyice yaklaştırıyorum; gözlerimi kıpırdatmaksızın damlacığa odaklanıyorum. Camdan aşağı yavaş yavaş, öylesine ağır kayıyor ki...&quot; 
Ben de onun gibi yavaş yavaş gözlerimi kapıyorum. Burnum neredeyse camin soğuk yüzeyine dayanmış, göz kapaklarım yarı yarıya gözlerimin üzerine inmişken, su damlası giderek büyüyor, büyüyor, BÜYÜYOR!.. Birden damla, ortasındaki şişkin yerden ikiye bölünüyor ve beni iki yanımdan sarıp sarmalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8a32600-05b9-422e-9bb7-c8345277ffc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Baharın Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Şiirler gibiyiz işte, “rastlaşıyoruz bir yerlerde”. Bir parça umut, biraz sevgi, bolca hüzün, belki çokça öfke bir iklim gibi sarıyor çevremizi. 
Sonra yine şiirler eliyle, sözcükler diliyle buluşuyoruz bir yerlerde. Sedası kendinde gizli sesler dokunuyor yosun kokulu sabahların serinliğinde, tenimize. 
O sesler ki bir “an” duygusundan yola çıkmış oluyor belki epeyce bir vakit öncesinde. 
Sonra yine rastlaşıyoruz bir yerlerde ve “geçmiş bir baharın çiçekleri” misali yeniden umut oluyoruz hayatlara, eskinin esiri olmuş ömürlere, gönüllere. 
Geçmiş, gecikmiş baharın çiçekleri işte bunlar, 
Bir gülüşten medet bulup açmaya duranlar, 
Er ya da geç demeden zamanı yeniden kuranlar, 
Geçmiş baharın çiçekleri işte şimdi hâl hatır soranlar. 
Sayfalar arasında şiirden şiire akarken, derinleşen üslubuyla Şık’ın hislerinize tercüman olduğunu hissedecek, kalbinizin tozlu raflarını aralarken birçok duyguya yeniden selam vereceksiniz. 
Geçmiş baharın çiçekleri size de bin umut vaat edecek satır satır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ed6646-448d-4d62-b8c8-5ea89830bd97.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgende Bir Kış</image:title>
            <image:caption>Şair hep bir merak içindedir, sorar, toplum ise onu garipser. 
Şair şüpheli bakışlara düşer, çünkü doğadaki canlıları, çevresindeki insanları, öyküleri, mitolojiyi, aşkı merak ediyordur, sohbete toplumu da katarak cevap almak istese de dilde akreplere rastlar, yalnızlaşır, işte o zaman sezgileri sincap gibidir, kendi gerçeğini yaratır. 
“Gölgende Bir Kış”  kitabı, bunun en güzel örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbe4f3a3-dbd6-4943-9951-b02c3934770f.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Balo</image:title>
            <image:caption>Her insanın bir maskesi vardır hayatta, nasıl ki bir pencerenin perdesi varsa içini göstermeyen, bir ağacın gövdesindeki kabuğu, bir kaplumbağanın kabuğu… 
Düşünsenize, her şeyin somut, saydam ve olabildiğince düzenli olduğunu... Çok sıkıcı olmaz mıydı? Sıkıcı olmasını geçelim, hiçbir şeyin anlamı olmadan bir hayat nasıl geçer, onu sormamız lazım. Tek renk, tek insan tiplemesi, her şey olması gerektiği gibi ama düşünmek yasak, duygu yasak… 
Bir de bunun tam tersi bir olay var. Her şeyin bir kılıfı olan, her şeyin örtülü bir perdesi olan, hiçbir şeyin doğru olmadığı ve insanların en başta kendileri olmak üzere türlü insanları kandırıp sürekli yolduğu, zarar verdiği, hırpaladığı vb. davranışlar içinde kaybolduğu… 
İnsanoğlu işte, hangi kalıba koysan sığmıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72eff359-8407-463c-a0c9-414ac5d7c64a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat: Bitmeyen Bir Resim</image:title>
            <image:caption>“Bazen &apos;içimizdeki ben&apos;, &apos;hayalimizdeki ben&apos;le yüzleşir...” 
Bu roman, kırk yılı aşkın evliliğinin bütün beklentilerini, kazanımlarını ve ruhsal birikimlerini tartarak aldığı cesur kararla, sırf resim dünyasına yeniden dönüp, özgürce resimler yapabilmek için evini, eşini ve kızını geride bırakıp, hiç tanımadığı bir adaya doğru yola çıkan Ressam Z&apos;nin romanı... 
Olanla, olması gerekenin; yaşanmışlıkla, hayal edilenin, kişinin benliğindeki meydan savaşı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79dbd11c-b3d7-4029-a304-0b72b0805d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Neler Oldu?</image:title>
            <image:caption>Em. Hv. Kur. Alb. ALİ ÇAMLIBEL, Cumhuriyetin teminatı olan Türk Ordusu&apos;nun dünden bugüne hangi saldırılara maruz bırakıldığını, kendi tanıklıklarından da güç alarak,  tarihsel bir bakış açısı ve yetkin bir anlatımla okurlara sunuyor... 
&quot;1964 yılının sıcak bir Eylül gününde, İzmir, Güzelyalı’da arkadaşlarımla birlikte sağ elimizi şanlı bayrağımıza ve silahımıza koyup, ülkemizi tüm iç ve dış düşmanlardan koruyacağımıza yemin ettik. 
Ben bu yeminime ölene kadar sadık kalacağım...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f490c963-dde3-4689-af62-50853c38559e.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşterden Keskin Kalem</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Cengiz Kuday, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı beyin cerrahlarından. Hekimlik ve akademik kariyeri başarılarla dolu “hocaların hocası” Kuday, neşteriyle değil, kalemiyle karşımıza çıkıyor. 
Neşterden Keskin Kalem, Prof. Dr. Cengiz Kuday’ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan yazılarını, onunla yapılan birbirinden önemli söyleşileri ve hakkında kaleme alınan yazıları bir araya getiriyor. 
O, sadece alanında uzman bir cerrah-hekim değil, çocukluk yıllarından beri tarihe olan ilgisini, bilgi ve birikimi ile yetkinlik seviyesine çıkarmış birisi. Türkiye’de ve dünyada olan olayları, çağının tanığı bir aydın sorumluluğuyla, tarih perspektifinden bakarak ve felsefi çıkarımlarla destekleyerek kaleme alıyor yazılarını. 
Türkiye tarihinin dönüm noktalarına dair yazılar da var, genç hekimlere öğütler de. Beyin hastalıkları ile ilgili bilgiler de veriyor, Türkiye ve dünyada yaşanan güncel olaylara dair görüşlerini de aktarıyor. Adından da anlaşılacağı üzere, her satırında kalemin neşterden daha keskin olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfa1730-7fa5-4d1d-99ba-d6e48d795bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Çocuk</image:title>
            <image:caption>• Her şeyi öğretmeye çalışanların olduğu yerde, hiçbir şey öğrenemeyen nesiller yetişir.
• Bir çocuğun kendisi adına en doğru seçimleri yapmasını istiyorsanız, ona hiçbir şey yapmama özgürlüğünü vermek zorundasınız. 
• “Çocuk” kelimesinin aşağılama ve küçük görme anlamında kullanıldığı bir ülkede, doğruları gerçeğe dönüştürmek kolay değildir. 
• Bir çocuğun neyi, ne zaman ve nasıl öğreneceğine başkaları karar veriyorsa ortada çok büyük bir yanlış var demektir. 
• Bizler saygılı, efendi, terbiyeli çocuklar değil; kendimize itaat edecek çocuklar istiyoruz. 
• Özgür olamamış çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandıramaya çalışan aileler, attıkları her adımda hayal kırıklığına biraz daha yaklaşırlar. 
• “Akıllı telefonlar, sosyal medya, tabletler, bilgisayarlar kötüdür ve çocuklara zararlıdır” düşüncesini bir kenara bırakalım. Onlar kötü değil, onlarla ne yapacağımızı bilmiyoruz sadece. 
• Kitapları bitirmek, müfredatları yetiştirmek, konuları bir an önce öğretmeye çalışmak; eğitimin kanseridir. 
• Bir çocuğun matematik dersi, o dersin dilini özgürce kullanmasıyla başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6dada27-9e32-4c89-ab00-d6bf09000190.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Hissettiren Yazılar</image:title>
            <image:caption>“Son birkaç yılda çok şey yaşadık ve çok yorulduk. Bütün dünya akla sığmaz bir çemberin içinden geçiyor. Adaletsizlik, namussuzluk, omurgasızlık üst üste gelirken; doğruluğa olan ihtiyaç da tıpkı işleme alınmayı bekleyen evraklar gibi üst üste yığılarak birikiyor.” İşte bu yüzden Türk sinemasında Sınav ve Ayla gibi sevilen filmlerin yaratıcısı Yiğit Güralp, ilk kitabı İyi Hissettiren Yazılar’da okurlarını doğrunun esas alındığı, iyilerin kazandığı ve gülmek için sebeplerin çok olduğu yıllara götürüyor. Sıradışı hayatının en renkli anlarından çıkardığı tecrübelerden geleceğe dair tahminlere ve Barış Manço’dan Zeki Müren’e, Tarık Akan’dan Sadık Şendil’e uzanan anekdotlara kalemiyle yaptığı yolculukla bizi; iyiliğin, gülümsemenin, umudun ve normalliğin sokaklarında dolaştırıyor. Bazen bir şarkıyla, bazen bir şiirle ya da filmle, hatıralarımızda saklanan duygularımızı satırlarına seriyor. Biliyoruz ki iyiliği, güzelliği, bilimi ve aydınlığı yaymak, bunları çevremizle paylaşarak pek çok duyguyu bir arada yaşatmak bizlerin elinde. İyi Hissettiren Yazılar, işte bu paylaşımın ilk fitilini ateşliyor. Tüm iyi duyguları elimizden almasınlar diye onlara sıkı sıkı sarılıyor ve okurlarını da kendine paydaş etmeyi hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7712520c-cea6-4257-9cd1-f58124673e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Saye</image:title>
            <image:caption>Kuyunun kör karanlığında açılıyor gözler. 
Avuç içleri kan içinde. 
Rüyalar gerçeğin aynası mı sahiden? 
 
Koşar adım yaşanan bir hayatta, tökezlemek kanun oluyor. 
Fonda caz müziği... 
 
Kaç ruh yaşayabilir bir bedende? 
Kimlik denen şey, bedene sahip olur mu? 
Sakladığının sahibi midir insan, yoksa esiri mi? 
 
Saye, karışan zihinleri, iki uçurum arası geçitleri ve insanın içinde gizli kalan gölgeyi anlatıyor. 
Özgün, sahici ve yepyeni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/801a86df-5611-4595-b0e6-c34629348d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarının Adamı Mustafa Kemal&apos;i Anlamak</image:title>
            <image:caption>• Okul yıllarında aşk acısı çektiğinde not defterine neler yazdı? 
• 2. Abdülhamid döneminde neden zindana atıldı? 
• İlk görev yerinde kendisine teklif edilen rüşvete nasıl cevap verdi? 
• Neden İttihatçıların arasına katılmak zorunda kaldı? 
• Kader birliği yaptığı arkadaşları tarafından sürgüne gönderilmesinin sebebi neydi? 
• Trablusgarp’ta yaveriyle gericilerin merkezini nasıl bastı? 
• Çanakkale Savaşı’nda başarılı olmasına rağmen neden paşalığa terfi ettirilmedi? 
• Enver Paşa ile nerede ve nasıl karşı karşıya geldi? 
• Vahdettin’le yaptığı Almanya seyahatinde neler yaşandı? 
• Filistin Cephesi’nde yenildi ve çekildi mi? 
• Cumhuriyet’i kurmak ve inkılaplar yapmak idealine ne zaman sahip oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/255a3a51-9b70-42b0-9339-03c7bb0b9ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırat Bu Dünya Cennet Cehennem Nere</image:title>
            <image:caption>Sonuçta insan, bu dünyada bir ağacın yaprağı, dünyanın üzerindeki ot gibi çimen gibidir. İnsan hayatı mevsimlere benzer ilkbahar, yaz, sonbahar, kış. İnsan doğduğundan gençliğine kadar İlkbaharı, gençlikten olgunlaşana kadar Yaz’ını, Olgunluktan ihtiyarlığına kadar sonbaharını, İhtiyarlıktan ölümüne kadar Kışını yaşar. 
Ne zaman ağaçta tutunamazsa yaprak düşer. Dünya da günah işlediniz yanlış yaptınız cezası yaptırımı cehennemi, sevap işlediniz doğru yaşadınız ödülü yaptırımı cenneti yaşarsınız. Sırat bu dünya geçtin geçtin, geçemedin öbür tarafta sırat arama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a352714-3657-4a47-8d83-ef0724142ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Savaş</image:title>
            <image:caption>Robotlaşma,makineleşme,duyguların olmadığı bir ruhsal yoksunluk kuşağı,bu savaşı kazansa bile yaptığı hatalardan ders çıkarıp kendi özüne dönebilecek miydi? Kendi kendinin farkına varma yolculuğunu kendi içinde yapabilecek miydi? Bu içsel yolculuk, onu makine olmaktan kurtarabilecek miydi? Sahi insan ne kadar kolay kabullenmişti makineleşmeyi? Teknoloji onu bu kadar ‘yüceltmeseydi’ acaba daha yukarıda mı daha aşağıda mı bulacaktı kendini?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cdbb3bb-0f4d-41dc-b3ea-cfdddb0eb7d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardunyanın Devrimi</image:title>
            <image:caption>Sardunya zamanı arifesinde, 
Gözlerini hapset koyu maviyi, 
Günahlarınla yüzleştiğinde 
Özgür kalacak acıların 
O zaman anlayacaksın benim serüvenimi 
Esecek serin serin Okyanus Rüzgârları 
Tuz kokusu getirecek burnumuza efil efil 
Bak işte! Karşında beyaz sardunya… 
Sabret beyaz kaderimin renkli ayrıntısı 
Tükenecek yakında zamanımızın en renksiz sızısı… 
  Tüm gizem yukarıdaki satırlardaydı ancak bu gizemi aralamaya çalışmak bir devrime sebep olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1fc778e-b51e-4f4a-b8e1-8831b8480991.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Prenses Olamayanlar: Sanayici Babalar ve Kızları</image:title>
            <image:caption>İnanılmaz başarılara imza atmış, rol model sanayici kadınlarımızın, kitabımda yer alan hayat ve iş yaşamı hikâyelerinin tüm okuyuculara ilham olacağını düşünüyorum. Okuyucuların bu hikâyelerdeki bir tek cümleden bile ilham alıp bu durumu hayata geçirmesi şüphesiz kitapta yer alan herkesi sonsuz mutlu edecektir. Kitabımı okuyan ve işe yeni başlayan pek çok işkadını, birbirinden başarılı sanayici kadınlarımızın başarı öykülerini okuyarak onlardan ilham alacak, önceki kuşakların tecrübelerinden faydalanacak ve belki de aramızda çok güzel bir network oluşacak. Yola tamamen bu niyetle çıktım. Bu amaç uğruna kitabıma katkı sağlayan, geleceğe ışık tutan, tüm samimiyetleriyle çok değerli paylaşımlarda bulunan ve eninde sonunda asla prenses olamadığımız noktasında kesiştiğimiz tüm değerli kadın sanayicilerimize ayrı ayrı teşekkür ederim. 
 
Elma Yayınevi, Şeyma Ayhan’ın Asla Prenses Olamayanlar kitabıyla buluşuyor okurlarla. Ülkemizdeki kadın sanayicilerimizin yaşam hikâyelerini, karşılaştıkları güçlükleri, başarı ve başarısızlıklarını merak ediyorsanız bu kitap tam size göre. Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85af3744-aecb-4337-b41f-d3e68bd7993a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Dış Politikası Nasıl Düzeltilebilir</image:title>
            <image:caption>Günümüzde küreselleşme aynı zamanda otoriter ve demokratik olmayan rejimler tarafından yönetilen halkların buna karşı verdikleri demokratikleşme mücadelelerinin de yoğunlaşmakta olduğu bir sürece dönüşmektedir.
Sosyal demokrasi bu mücadelenin demokratik hak ve özgürlüklerin elde edilmesiyle sonuçlanmasını sağlayacak en güçlü dayanaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb5319d-2d68-47e6-a9a7-163ae870b91a.jpg</image:loc>
            <image:title>2030</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının en üretken yazarlarından olan Philippe Djian, 2030’da alışılmış karakterlerinin dünyasından ve haletiruhiyesinden çok da uzaklaşmadan bu kez farklı bir konuya el atıyor. Küresel ısınmanın tehdidi altındaki, distopyaya yaklaşmasına ramak kalmış bir dünyayı tasvir ediyor ve böylesi bir dünyada yerini bulmaya ya da korumaya çalışan altı karakter üzerinden hem keyifli hem de dikkat çekici bir hikâye anlatıyor. 
Yıl 2030… Saçları örgülü küçük bir kızın küresel ısınmaya ve çevre sorunlarına dikkat çekmek için okulu kırıp ülke ülke dolaştığı günler geride kalmış, aradan on yılı aşkın bir süre geçmiş. Altı ay süren bunaltıcı yazlar, aniden bastıran dondurucu soğuklar, seller, orman yangınları, uzun süren elektrik kesintileri ve daha nice ürkütücü gerçeklik gündelik yaşamın bir parçası haline dönüşmüş. Çanlar on yıllardır çalıyor ama ancak küçük bir azınlık tarafından duyuluyor ya da dikkate alınıyor. Djian’ın roman kahramanlarını işte böylesi bir atmosferde var olmaya çalışırken tanıyoruz. 
Romanın ana karakteri diyebileceğimiz Greg, karısını ve oğlunu beş yıl önce bir trafik kazasında kaybetmiş. Kayınbiraderi Anton’a ait, çevrecilerin hedef tahtasında bulunan bir laboratuvarda çalışıyor. Konforlu ve ayrıcalıklı yaşamını Anton’a borçlu. Yaşadığı ağır travmayı henüz atlatamamış olan Greg, vicdanı ve çıkarları arasında gidip geliyor. Çevre sorunlarına fazlasıyla duyarlı, on dört yaşındaki yeğeni Lucie ve onun aracılığıyla tanışıp kısa sürede âşık olduğu çevre aktivisti Véra sayesinde bakış açısı yavaş yavaş değişmeye başlıyor ancak olaylar öyle bir gelişiyor ki hikâye umulmadık bir finale doğru sürükleniyor. 
Seda Ağar’ın çevirisiyle sizlerle buluşturduğumuz 2030, bugünümüze ve geleceğimize dair tüm korkularımıza ve endişelerimize ayna oluyor, bizi çok tanıdık bir yakın geleceğe davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad052e5-b384-4c24-988d-6f1fd6389b35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalori Alacaksan Buna Değecek</image:title>
            <image:caption>Mutfak Sanatları Akademisi’nde pastacılık eğitimi aldıktan sonra Tam Kararında tarifler vermek amacıyla açtığı Instagram hesabıyla adını duyuran, aynı zamanda Milliyet gazetesinde haftalık tarifleriyle okurlarla lezzet önerileri sunan Kaan Yarman, samimi kişiliği, dilbaz kimliği ve 
yaratıcı üslubuyla kendisini ama en çok da yemek yemeyi sevdiriyor. 
Takipçileriyle kurduğu “kalori tarikatı”nın kutsal kitabı sayılacak olan Kalori Alacaksan Buna Değecek, okurları birbirinden lezzetli ve bol kalorili 100 tatlı tarifiyle buluşturuyor. Kaan Yarman, tariflerin yanında mutfak dedikodularıyla, yemek anılarıyla ve her tatlı için 100 farklı kadın isminden ilham alarak yazdığı şiirleriyle bir yemek kitabından daha fazlasını sunuyor.  Kalori Alacaksan Buna Değecek, Kaan Yarman’ın ilk kitabı, inanın aldığınıza ve bu tarifleri yaptığınıza çokça değecek... 
 
KAAN YARMAN: Mutfak Sanatları Akademisi’nde pastacılık eğitimi aldıktan sonra Tam Kararında tarifler vermek amacıyla açtığı Instagram hesabıyla adını duyuran, aynı zamanda Milliyet gazetesinde haftalık tarifleriyle okurlarla lezzet önerileri sunan Kaan Yarman, samimi kişiliği, dilbaz kimliği ve yaratıcı üslubuyla kendisini ama en çok da yemek yemeyi sevdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/696aff55-0065-40d4-86c5-1c2baa06de51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkı Oyuncular İçin Kariyer Yapma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Oyun yeteneklerinizi başarılı bir kariyere nasıl dönüştürebileceğinizi Sıkı Oyuncu Kariyer Yapma Rehberi ile keşfedin! 
Tutkunuzu ortaya çıkarın ve oyun sektöründeki en son oyunları geliştirmek ve ses miksaj  dehası olmaktan, canlı yayınlar ve e-spor turnuvalarında uzman oyunculuğa kadar her türlü iş hakkında her şeyi öğrenin. 
Oyun ekipmanları ve oyun türleri hakkında temel bilgi birikimine sahip olduğunuzda, sıra bütün oyun kariyerleri için gereken yetenek ve bilgileri keşfetmeye gelir. 
Yaratıcı ve biraz da tasarıma yatkın mısınız? 
Belki de kodlamayı seviyorsunuz ve teknolojiye meraklısınız.  
Sıkı Oyuncu Kariyer Yapma Rehberi size geleceğin oyun-yapan veya oyun-oynayan süper starı olmanız için yol gösterecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd950be-5960-40d8-889f-f4427362a71a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak, Bu Senin Yıldızın</image:title>
            <image:caption>En güzel oyuncak en sevdiğimiz oyuncak değil midir? Kendimizi en yakın hissettiğimiz, hayatımıza girdiği anı hiç unutamadığımız, başka oyuncakların onun yerini alamadığı oyuncaklardır bunlar. Aynı Lara’nın Aybala’sı gibi… Anneannesinin özene bezene Lara için diktiği bebek, tam da o en sevdiğimiz oyuncaklarımızın özelliklerini taşıyor. Dünya üzerinde başka bir eşi yok, çok tatlı ve ona gönülden bağlı bir sahibi var, bir de sevildiğini bilen ve çok duyarlı bir kalbi… 
Aybala bebek, o çok hassas bebek kalbiyle hem diğer oyuncaklarla arkadaşlık kuruyor hem de bir bebek olarak “Ben kimim?” sorusunun peşine düşüyor. Oyuncakların duygu dolu yaşantılarını anlatan bu hikâyeye eşlik etmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03a6e97-64af-429e-ac43-8c4ca53db2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de feminist eleştiri ne tür bir iş yapar? Kendini nasıl eleştirir? Derlemeyi hazırlarken bu sorulardan yola çıktıklarını söyleyen Demet Gülçiçek ve Emine Erdoğan, niyetlerinin bir reçete sunmak olmadığını, amaçlarının feminist eleştirinin ortaya koydukları üzerine feminist özenle konuşmayı teşvik etmek olduğunu belirtiyorlar. 
* 
Feminist Eleştiri, Donna Haraway’in sözünü, “feminist nesnellik, basitçe, konumlu bilgiler demektir”i merkezine alarak bilginin konumluluğuna ilişkin farklı düzeylerde ama ortak bir tartışma yürütüyor. Derlemelerde pek sık rastlamadığımız bir nitelik: Her yazı başka bir yerden, başka bir hikâye anlatıyor ama bütün yazılar aynı gövdeye bağlanıyor: Feminist bilgi, konumlu bilgidir. “Eleştiri” kelimesinin düşündürdüğü negatif etkinlikten çok, kitaptaki yazılar eleştiriyi üretken bir faaliyet olarak kuruyorlar. Konumluluğun ve bilmenin anlamını, feminizmin nasıl “çalıştığını” –ki bence bu feminizmin öznesi probleminden çok daha ilginç ufuklar açar– gösteriyorlar. Tam zamanında.  — Aksu Bora</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13d1f791-d0c8-4fdb-866f-8fff19a452a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinlerin Kadını</image:title>
            <image:caption>Şiddet ve kefarete değgin bir başyapıt.’ 
                                                     Guardian 
Belfast: 1985. ‘Sorunlu Dönem’in tam ortasında Protestan polis teşkilatı RUC’ta Katolik bir polis olarak çalışan Dedektif Sean Duffy profesyonelce işlenmiş bir çifte cinayet ile bu olayın ardından gerçekleşen intiharı soruşturmaktadır. Görünüşe göre Michael Kelly anne babasını vurmuş, sonra da uçurumdan atlayarak hayatına son vermiştir. Ama Duffy bir süre sonra Kelly’nin geçmişte Oxford’da girdiği ilişkileri, katılmış olduğu bir partide bir bakan kızının aşırı doz eroinden dolayı öldüğünü keşfeder. 
Yeni bulgular onu silah kaçakçılarının, silah tüccarlarının, Britanya hükümetinin ve sahte kimlikli bir Amerikan ajanının da içerisinde olduğu büyük bir şebekeye götürecektir. Bu arada İngiliz Gizli Servisi gelip onun kapısını çalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d637ef3-84c1-4562-b7ea-1f7b7fbe55ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Portede Saklı Tarih: Toplumsal Tarihin Merceğinden Müzik</image:title>
            <image:caption>Portede saklı olup ortaya çıkarılmayı bekleyen müzik evrensel bir dil olarak görülür. Toplumları, kültürleri, coğrafyaları bağlayıp, iletişim sağlar. Seslerden örülü müzikal köprüde politik ve kültürel boyutlar iç içedir. Sosyopolitik bir mücadele alanı olarak yaklaşıldığında müzik, imparatorluk ya da ulus devlet kurgularının kültürel yönelimlerinde kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman telkin edici potansiyeliyle yer alır. Bireysel ya da toplumsal açılardan bakıldığında müziğin insanı diğer hiçbir sanat dalının yapamayacağı kadar belli bir düşünce etrafında birleştirebilecek mesajları iletebilme özelliği, ona estetik bir beğeni olmanın ötesinde ardında gizli toplumsal süreçleri anlamaya yönelik bir uğraş niteliği kazandırır. Söz konusu özelliği müziği disiplinlerarası çalışmalarda sıra dışı bir araç hâline dönüştürür. 
Prof. Dr. Namık Sinan Turan’ın Portede Saklı Tarih çalışması asıl alanı siyasî tarih olan bir akademisyenin kaleminden müziği toplumsal tarih merceğiyle incelemeye yönelik bir girişimin sonucu. Burada yazar, yüzyıllar içinde yaşanan siyasal ve kültürel değişimlere eşlik eden müziğin toplumsal arka planına ışık tutuyor. Uzun bir tarihsel kesit içinde geniş bir coğrafyada, farklı kültürel dokularda üretilen müziğin sosyopolitik etki alanı değerlendiriliyor. Osmanlı dünyasında müziğin üretim süreci ve aktörleri, modernleşmenin Osmanlı/Türk müzik geleneğinde yol açtığı dönüşümler, gelenek ve modern arasında biçimlenen müzik yaşamının toplumsal analizi, oryantalizm ve müzikal temsilleri, operanın emperyal bir tahakküm aracı olarak kullanımı gibi konular, kitapta ayrıntılı biçimde incelenen başlıklar arasında yer alıyor. 
Kitaptaki anlatıya besteciler, icracılar, müziğin icrasının gerçekleştiği kurumlar ve himaye merkezleri kadar dönemin siyasî elitleri ve kültür politikalarını yönlendirenler de eşlik ediyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e ve modern Ortadoğu’ya uzanan gelişmelerin müzik üzerindeki çarpıcı sonuçlarının incelendiği kitapta müzik ve toplum arasındaki karmaşık ilişkiler ağı analiz ediliyor. Böylece okurlara coğrafyalar ve kültürler arasında müzik-toplum ilişkisinin farklı ve çoğu zaman göz ardı edilen yönleri üzerine düşünme olanağı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fc93307-f163-4ab0-a751-ef31da72b5bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçün Tarihi</image:title>
            <image:caption>Göç tarihi, dünya tarihini anlamak için köşe taşıdır. İlk göçler insanları Afrika, Asya ve Avrupa’ya savurdu. Erken modern dönemde göç, sömürgeleştirme ve köle ticareti yoluyla kıtaları yeniden birbirine bağladı. Yakın tarihte, ulus devletler ve ulus ötesi cemiyetler, sınırlarını aşan hareketleri kontrol etmenin yeni yollarını aradılar. Göçün Tarihi, ilgi çekici ve detaylı bir anlatımla heyecan verici yeni araştırmaları bir araya getiriyor. Kültürler, toplumlar ve teknolojiler geliştikçe, göç farklı dünyalardan insanları temas ve çatışma içine sokuyor. Michael Fisher, bireysel topluluk örnekleri, etnik grupların toplu hareketinin geniş kalıpları, içe ve dışa göçün soyut çalışması aracılığıyla göçmenlerin nasıl birleştiğini ve birlikte yaşadığını araştırıyor. Teknoloji, çevre ve siyasetin, Buz Adam Otzi’den Atlantik köle ticaretinin orta geçidine ve küresel savaşın gerektirdiği mülteci hareketine kadar türlü türlü insan göçü hikâyelerini nasıl şekillendirdiğini tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e33edc2f-d70d-43aa-a977-ad5ad3f5e197.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Gerçeği</image:title>
            <image:caption>1941’de adım attığı Türk Dil Kurumu’na otuz yıldan daha uzun bir süre, yönetim kurulu başkanlığı da dahil olmak üzere önemli hizmetler sunmuş olan Ömer Asım Aksoy, ömrünü Türkçenin gelişmesine ve Dil Devrimi’nin sağlamlaşmasına adamış bir fikir insanıdır. Dil Gerçeği ise Aksoy’un, “Dilini yitiren ulus, bir süre sonra başka bir ulus içinde erir, gider” anlayışıyla Türkçenin yabancı kültürlerden arınması, özleşmesi, zenginleşmesi ve en doğru şekilde kullanılabilmesi için Türk milletine adadığı kıymetli eserlerden biridir. İlk baskısı 1982’de Dil Derneği tarafından yapılan Dil Gerçeği, 1932’den beri süregelen Dil Devrimi’nin gerekli olup olmadığı tartışmalarına kanıtlarıyla açıklık getiriyor, tartışmaların haklı veya haksız taraflarını tüm yönleriyle okuyucusuna sunuyor. Bu kıymetli eserin yayınevimizce gözden geçirilmiş yeni baskısı; akademisyenler, dilbilimciler ve kültür bilincine sahip okurlar için değeri yadsınamaz bir başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcc0b97c-7587-4a91-9910-87fce1e14c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Özleştirme Durdurulamaz</image:title>
            <image:caption>1941’de adım attığı Türk Dil Kurumu’na otuz yıldan daha uzun bir süre, yönetim kurulu başkanlığı da dahil olmak üzere önemli hizmetler sunmuş olan Ömer Asım Aksoy, ömrünü Türkçenin gelişmesine ve Dil Devrimi’nin sağlamlaşmasına adamış bir fikir insanıdır. Özleştirme Durdurulamaz, Ömer Asım Aksoy’un 1965 ila 1973 yılları arasında Türk Dili dergisinde yayımlanmış otuz dört yazısını bir araya getiriyor. Yazar, bu metinlerle Dil Devrimi’ne ve onun temel yapıtaşlarından olan Türk Dil Kurumu’na yönelik saldırılara fikri düzeyde cevaplar vermiş, çetin bir kalem mücadelesi sergilemiştir. “Gerçek Atatürkçü, dilde de Atatürkçü olur” ülküsüyle hareket eden Aksoy, Dil Devrimi’nin temel ilkelerinden asla taviz vermemiştir. Bununla birlikte bu eserde bir araya getirilen metinlerde, bu çetin mücadelelerin entelektüel düzeyde gerçekleştirildiği ve okura bir dil lezzeti sunduğu da gözlenmektedir. Bu kıymetli eserin yayınevimizce gözden geçirilmiş yeni baskısı; akademisyenler, dilbilimciler ve kültür bilincine sahip okurlar için değeri yadsınamaz bir başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f24c58db-a080-4efa-9d9c-afd4e8e0ed82.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force Alev Gücü 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? 
 
Güneş Takvimi, yıl 198…  Tokyo halkı büyük bir tehdit altında. Ruhları şeytanlar tarafından ele geçirilen insanlar aniden alev alıp yanmaya başlayarak etrafa korku saçıyorlar. Alev Gücü bu tehlikeli durumla mücadele etmek için iş başında. Hem “alev insanların” ateşini söndürüp ruhlarını kurtarmak hem de bu tuhaf vakaların gizemini çözmek onların görevi.  
 
Tam da vakaların iyice yoğunlaştığı bir zamanda takıma yeni bir üye katılıyor. Ardında ünlü, şeytanın ayak izlerini bırakarak roket hızında koşmak gibi eşsiz bir yeteneğe sahip olan ve kahraman olma isteğiyle yanıp tutuşan itfaiyeci Şinra…  
 
Tüm şehir yanıp küle dönmeden önce, Alev Gücü gizemli vakaların kaynağını keşfedip insanlığı bu ölümcül tehditten kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53feb19-6127-455b-a1a1-32facd2ab9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Meleği 22. Cilt</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
Şinoa ve arkadaşları Yuiçiro’yu kurtarmak için harekete geçerken, Yuiçiro büyük bir üzüntü ve bunalım içerisinde çünkü Mikaela’yı kaybetmek üzere. Hatta ruh hali öylesine yerle bir olmuş durumda ki Aşuramaru’dan kendisini öldürmesini istiyor. Acaba Aşuramaru Yuiçiro’ya nasıl bir yanıt verecek? Bu arada Ferid de ciddi biçimde yaralanmış olan Saito’nun işini bitirmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de08d505-e0bf-49fb-9752-e99aa6aa5896.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Sanatı</image:title>
            <image:caption>Alfred Adler Yaşama Sanatı eserinde, kurucusu olduğu bireysel psikoloji ekolünü, ana hatlarıyla 
okurlarla buluşturuyor. Bireyin yaşamına yaklaşırken kişilik gelişimine, kişilik gelişiminde anne 
babanın rolüne, aşağılık ve üstünlük kompleksine, rüyalara ve daha pek çok temel konuya dair 
yaklaşımlarını sunuyor. 
Adler&apos;in akıcı üslubu ve sunduğu vaka örnekleri; bireyin gelişimine dair farklı evreleri ve 
unsurları takip etmeyi, insan psikolojisine daha yakından bir bakış edinmeyi mümkün kılıyor. 
Yaşama; psikoloji biliminin ışığında, farklı bir pencereden bakmak isteyenler için başucu kitabı 
olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac818742-d5b5-40e6-bae9-0a932f5f5d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şato</image:title>
            <image:caption>Kadastro memuru K., atandığı köye görevini yapmak için gelir. Köydeki şatoya gidip bir yetkiliyle görüşmek ve görevi hakkında bilgi almak ister. Köyde, varlığı belli olmayan ama halk üzerinde etkili, hiyerarşik bir sistem söz konusudur. Şatoya ulaşmak için gösterdiği çaba, her seferinde köylüler ve yetkililer tarafından engellenir; gizemli otoriteyle süren mücadelesi onu zamanla tüketen bir göreve sürükler.
Şato, 20. yüzyılın en önemli felsefi romanlarından biridir. 1924’te Franz Kafka’nın ölmesiyle yarım kalan eser, yakın arkadaşı ve edebî vasisi Max Brod tarafından düzenlenip yayıma hazırlanmıştır. Yazar, K.’yı yaşadıklarına rağmen mücadeleye itenin ‘‘nihai şeyler hakkında açıklık kazanma’’ güdüsü olduğunu öne sürmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b01f00-d6de-4c85-ae2c-f0e3dac82ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler</image:title>
            <image:caption>Hatıraların ele geçirdiği bir ev, geçmiş her yere sinmiş... Karanlık çökünce kar fırtınasına yakalanmış biri, tuhaf veloş 
bir eve sığınmak zorunda kalır: Uğultulu Tepeler. Burası asla unutamayacağı bir yerdir ve Cathy’nin hikâyesini 
öğrenir. İyi bir kocayla çocukluğundan beri sevdiği tehlikeli bir erkek arasında yapmak zorunda kaldığı seçimi… 
Yaptığı seçimin onu nasıl ihanet ve intikama sürüklediği ve bugün bile acılarının devam ettiğini… Aşkın; otoriteyi, 
gelenekleri ve hatta ölümü bile nasıl yok saydığını… Ve tutkunun nasıl da ölümcül olabileceğini… 
Montaigne,kütüphanesinde bulduğu kitaplar ve kendi kişisel deneyimlerinden yola çıkarak edindiği düşünceler 
üzerine 1572 yılında denemelerini yazmaya koyulur. Savaş ve atlardan yamyamlara, şiirden siyasete, cinsellikten 
dine, aştan arkadaşlığa çok geniş bir yelpazede konuları ele almıştır. Ancak tüm bunların ötesinde Montaigne, 
kendi iç dünyası ve doğası üzerinden genel olarak kadın ve erkeği anlamaya adamıştır kendisini. Denemeler, 
edebiyat dünyasının en kendine özgü ve kişisel yapıtlarından biridir ve modern okuru aydınlatmayı sürdüren bir 
Rönesans aklıyla kaleme alınmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088f60dc-fdcf-437d-8cf0-2c3d85858e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Düşünürüz ?</image:title>
            <image:caption>‘‘Nasıl Düşünürüz?’’de Dewey, düşünme ve düşünce eğitimine ilişkin görüşlerini, eğitimcinin ve eğitim sürecinin rolünü de dikkate alarak paylaşır. Görüşlerini, bilginin insanın dünyayla etkileşimine sıkı sıkıya bağlı olduğu inancına dayandıran Dewey, düşünce eğitiminin gerekliliği ve okullardaki koşullar; düşünce eğitiminde doğal kaynakların kullanımı; tümevarımsal ve tümdengelimsel akıl yürütme; olguları yorumlama; somut ve soyut düşünme; düşünce eğitiminde etkinlik, dil ve gözlemin işlevleri ve daha birçok konuyu ele alır. 
Bir asır önce ilk yayımlandığında olduğu gibi bugün de önemli ve ilham verici olan bu kitap, öğretim alanında aktif olan herkes (eğitimciler, öğrenciler, politika yapıcılar, düşünürler ...) için kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40d104a9-cbfa-4f39-8fb2-dbd2263165ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Entegre Raporlama ve Entegre Raporlamanın Türk Bankacılık Sektöründeki Uygulaması</image:title>
            <image:caption>I.                    BÖLÜM 1. KURUMSAL RAPORLAMA 
 
II.                 BÖLÜM 2. ENTEGRE RAPORLAMA 
 
 
III.              BÖLÜM 3. TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ ENTEGRE RAPORLAMA UYGULAMALARININ ULUSLARARASI ENTEGRE RAPORLAMA ÇERÇEVESİ (IIRC) İLE UYUMLULUĞUNUN KARŞILAŞTIRMALI İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e62e1d28-2cac-489a-b266-4f4dbd3b4bf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Fiziksel Aktivite Merkezlerine Gelen Bireylerin Hizmet Kalite Beklentisi ve Motivasyonlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: SPOR VE TESİSLEŞME 
 
2.      BÖLÜM: HİZMET KALİTESİ 
 
3.      BÖLÜM: SERBEST ZAMAN MOTİVASYONU 
 
4.      BÖLÜM: YÖNTEM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49cf28db-8ce5-46e3-a02e-d9f06cdeb8a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Ekosistemin Yükselen Değeri Blockchain Teknolojisi ve Kripto Varlıklar</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM 
BLOCKCHAİN AĞ TEKNOLOJİSİ 
 
2. BÖLÜM 
KRİPTO VARLIKLAR 
 
3. BÖLÜM KRİPTO PARA PİYASASINDA İŞLEM YAPMANIN RİSKLERİ VE KRİPTO PARA YATIRIM KARARINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9e3d936-27e2-4602-97a7-24a4e9d3b6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Anlam ve Amacı</image:title>
            <image:caption>Bireysel psikoloji kuramının en önemli eserlerinden biri olan Yaşamın Anlam ve Amacı’nda Alfred Adler, pek çok insanın günlük hayatın telaşında kendine sormayı unuttuğu 
soruları ele alıyor. Yaşamlarımızın anlam ve amacını belirlemeye yönelik soruları cevaplamak 
için kitapta insan yaşamı ve ona ait unsurlar; çocukluk, aile, ergenlik, aşk, evlilik, suç, meslek ve 
İlişkiler gibi başlıklarla inceleniyor. Çocukluğun, ailenin ya da diğer başlıkların insan yaşamının 
Oluşumundaki etkilerinin izleri sürülürken, bir psikiyatrist olan Alfred Adler’in gerçek hayattan 
verdiği örneklerle insan yaşamının aksayan yönleri hakkında tavsiyeler veriliyor. 
Oldukça sade bir dille kaleme alınan Yaşamın Anlam ve Amacı sayesinde; geçmişinizi, 
tercihlerinizi, rüyalarınızı ve hayallerinizi bir kılavuz eşliğinde gözden geçirme şansı 
bulacaksınız. Alfred Adler, bu kitabıyla geçmişini tanıyarak anlam ve amacı belirlenmiş bir 
gelecek kurmayı isteyenlere benzersiz bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e0f0e39-9598-43c6-abbd-87014cd09466.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronik Hastalıklara Çözüm Var</image:title>
            <image:caption>Bu kitap gerçekten iyileşmek isteyen, vücudun anlattıklarını duymak için onu dinleyen, sürekli araştıran, okuyan, bedeninin sorumluluğunu kendi üzerine almış, yaşam tarzında değişiklikler yaparak daha sağlıklı, daha zinde kalmak ve sağlıklı yaş almak isteyenler için yazıldı.

 Kronik hastalıklar bir günde oluşmaz. Kökleri derindedir. Bütüncül tıp yaklaşımıyla herhangi bir organın tedavi edilmesi amaçlanmaz, organizmanın kendisini tedavi için çaba gösterilir. Beden, zihin ve ruh açısından organizmayı sağlıklı bir hale getirmek asıl hedeftir. Bütüncül tıp tedavilerini kullanmak demek modern tıptan uzaklaşmak demek de değildir. Aksine modern tıbbın tüm teknolojik imkânlarıyla bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış, geleneksel ve tamamlayıcı tedavileri beraber kullanabilmektir.

 Dr. Levent Sepit’in kaleme aldığı ve kronik hastalıkların bir çözümü olduğu iddiasıyla yola çıkan eser, hipertansiyonla, depresyonla, diyabetle, kalp hastalıkları, astım ve artritle,
bel fıtığıyla, reflü, fibromiyalji, haşimato, obeziteyle, alerji, romatizma, sedef ve egzamayla hatta kronik yorgunlukla yıllardır mücadele edenler için bir kılavuz niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fffc0914-e16b-48cb-963b-a06fabffa434.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarduvan</image:title>
            <image:caption>“Genç okurlarım, size sesleniyorum. Sarduvan’ı okuyun. İğrenseniz, kokusuna burnunuz dayanmasa da, içinde biraz parfüm ve bir avuç İstanbul kadını bulamasanız da okuyun. Söven, tüküren, sümküren, tutsak olduğumuz birtakım ahlak kurallarını ve garibanlığımızı alnımıza kader olarak yapıştıran geleneklerimizi bir yana itiveren bu insanlar gerçekte biziz. Bunların hepsi bizim dışa vurmaktan korktuğumuz ikinci yüzümüz. Sarduvan Batı karalaması bir roman değil. Hele hele hâlâ alkışa tutulan Montaj-Roman hiç değil. Bu bizim romanımız. İğrensek de, sevsek de sevmesek de bu insanlar biziz.”
 
Faik Baysal’ın, “Edebiyatımızın insan platformu üzerine kurulan güdümsüz ilk kırsal bölge romanıdır,” diyerek sunduğu Sarduvan; kırsalı, kırsal insanını, yoksulluğu, kandırmacayı ve sürekli sömürülmeye mahkûm olan halkı anlatıyor. Bunu yaparken karakterlere üflediği ruh, bir bakıma insan olmanın rahatsız edici gerçeklerini de gözler önüne seriyor.
 
Altın bulma hayaliyle Sarduvan’a giden Kavruk, Meram Ağa’nın tarlasındaki su dolabını otuz gün boyunca çevirdiği halde parasını alamaz. Hırsızlıkla suçlandıktan sonra işsizlik
ve açlıkla mücadele eder.
 
Sarduvan’da intikam arayışının peşine düşecek; sıkışmışlığa, çaresizliğe, haksızlığa ve ölüme tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/348a8fa0-7f0d-404a-8213-3f24a7c9ed84.jpg</image:loc>
            <image:title>Adorno ve Teoloji</image:title>
            <image:caption>Alman sosyolog ve filozof Theodor Wiesengrund Adorno (1903-1969), savaş sonrası Frankfurt Okulu’nun entelektüel liderlerinden biriydi. Bu kitap, Adorno’nun teoloji ve din üzerine yazılarını açık ve erişilebilir bir şekilde sunmakta ve analiz etmektedir. Adorno’ya herhangi bir aşinalık gerektirmez. Kitap, Adorno’nun düşüncesine genel bir giriş içerir ve onun Walter Benjamin’in çalışmaları ve Yahudi teolojisiyle ilişkisini, bilimsel pozitivizmle (Karl Popper) yüzleşmesini, “Kültür Endüstrisi” ve ideolojiye yönelik eleştirilerini inceler. Bu konuların tümü, teoloji içerisindeki çağdaş tartışmalarla nasıl bağlantılar kurduklarına dikkat edilerek incelenmiştir. Bu da, Adorno’nun çalışmalarının önemli mesele ve yazarlarla diyaloğa sokulmasıyla gerçekleştirilmiştir. Kitap, Adorno’nun yazılarının sıklıkla ihmal edilen bir yönünü –müzik felsefesini– ve yüce olanın bu estetik takdirinin çağdaş teolojik düşünceyi nasıl etkilediğini vurgulayarak sona erer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/442407ff-df84-4bc5-a7f0-dfdeec4582c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik İktisadın Klasik Teorileri Korkut Boratav’ın Sunuşuyla</image:title>
            <image:caption>H. Ünal Nalbantoğlu’nun Politik İktisadın Klasik Teorileri başlıklı kitabı, yazarın Berkeley’de 1990 Bahar döneminde verdiği ders notlarından oluşuyor. Kitap on iki bölüm içeriyor. Zaman içinde “ekonomi politik” adını alan disiplinin kökenlerini antikçağa uzanarak gözden geçiriyor, yirminci yüzyılın başlarında noktalıyor. Nalbantoğlu’nun analizi, bugünün politik iktisat anlayışı üzerinde bazı tespitler yapmamıza imkân veriyor. Klasik politik iktisat alanına ışık tutan bu önemli yapıt sayesinde sevgili Ünal’la tekrar buluştuk. Korkut Boratav Akıl boşluktan gelip boşluğa gitmiyor. Hele akademik akıl... Gelişim sürecinde hocaların açtığı “patikalar”dan yürümek zorunda. Üzerine birkaç adım da kendisi atabilirse ne mutlu ona! Akademisyenlik mesleği hâlâ büyük oranda bir zanaat. Usta-çırak ilişkisiyle gelişiyor. Bu kitap da bir ustanın eseri. Öğrencileri üzerinde çok ciddi etki yaratmış bir ustanın, H. Ünal Nalbantoğlu’nun Berkeley’de verdiği ders notlarının çevirisini içeriyor. Benim gibi ekonomi politik çalışan ve ekonomi politik dersi verenler için çok kıymetli. Ana-akım iktisat teorisine felsefe, tarih ve toplum bilimden taşınan solukla sadece bir açılım sağlamakla kalmıyor, başka tarz bir bakışın mevcudiyetini bizlere gösteriyor ki, Nalbantoğlu’nu tüm öğrencileri için değerli kılan da bu yönüdür. Ünal Hoca’nın dersleri bende bir imgelem olarak rengârenk bir gökyüzüne denk gelmektedir. Hoca kucağında derse âdeta rengârenk bir balon kümesi ile girer, onları sınıfın tavanına asar, bir süre o güzelliği bizim seyretmemize izin verir, sonra da tek tek o balonları iplerinden tutup aşağı çeker ve her biri hakkında uzun uzun konuşurdu. Öylesine hayranlıkla ve kendimden geçerek dinlerdim derslerini! Ahmet Alpay Dikmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6037a3-049f-4d5b-a36e-f8d114940e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche&apos;nin Beşinci İncili İyi Haberin Düzeltilmesi Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bugün, 2000 yılında, fiziksel ölümünün yüzüncü yıldönümünde; kendisinden sonra diye tarihlenmeleri gerekeceğini öne sürdüğü bin yılların birincisinin başında, Nietzsche hakkında nasıl konuşmalıyız? Tüm yaşamı boyunca ait olduğu ve oradan yazarlık ününün sonsuzluğuna atladığı yüzyılın kendisi gibi, acılarıyla ve büyüklüğüyle karşımızda durduğunu mu söylemeliyiz? Kendisinin bir insan değil, bir dinamit olduğuna ilişkin kendi yargısını mı paylaşmalıyız? “Etki-tarihi”nin dikkat çekiciliğini; henüz hiçbir yazarın seçkinciliği böylesine vurgulamadığını ve bayağılığı üzerine çekmediğini bir kez daha mı öne çıkarmalıyız? Nietzsche’yle birlikte narsisizm döneminin başladığı ve bu dönemin kendini önce “kitlelerin ayaklanması” ve daha sonra kolektivist “büyük politika” ve nihayetinde global pazarın diktatörlüğü olarak gösterdiği tanısını mı koymalıyız? Nietzsche’yle birlikte akademik felsefe tarihinin sona erdiğini ve düşünmenin sanat tarihinin başladığını mı kabul etmeliyiz? Yoksa yorum yapmaktan kaçınıp Nietzsche’yi okumalı ve hep yeniden okumalı mıyız? Nietzsche, 13 Şubat 1883’te, Rapallo’dan, Chemnitz’deki yayıncısı Ernst Schmeitzner’e yazdığı bir mektupta Zerdüşt kitabını, “bu bir ‘edebi eser’ ya da beşinci bir ‘İncil’ ya da henüz bir adı bulunmayan bir şey: Uzun süredir verdiğim ürünlerin en ciddisi hem de en neşelisi, ve herkese hitap ediyor” sözleriyle bildiriyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8fb26d6-4d12-4412-849b-cd8c7a77b216.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yaranın Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Miguel Hernández Gilabert (1910-1942) İspanyol şiirinin 20. yüzyıldaki söylensel adlarından Miguel Hernández, eski şiir akımları ve şairleri özümsemiş güçlü bir ozan olarak genç yaşta dikkat çekti. Zorluklarla geçen yaşamı İç Savaşın getirdiği yıkımlardan payını almış, sarsıcı şiirini büyük şiddet dalgasının getirdiği tematik çeperlerde derinleştirerek olgunlaştırmıştır. Üç Yaranın Şarkıları, İç Savaş sonrasında tecrit edildiği hapishanede gördüğü zulme karşın yazmayı sürdüren Hernández’in çağın tüm ezilen ve baş kaldıranlarına miras bıraktığı “yaşam, aşk ve ölüm yaraları”ndan önemli bir bölümü bir araya getiriyor. Neruda’nın “uyanmakta olan arı peteğinin yoğun ışığı” diye selamladığı büyük ozanı, ölümünün 80. yılında, Vicente Aleixandre’nin hapishane revirindeki naaşı başında kaleme aldığı dizelerle anıyoruz: “Ah, göklerin yalnızlığı! Işıklar yalnızca senin gövdeni aydınlatıyor” hâlâ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77d786a-2b20-4367-a7ae-1d065ea1835f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeyn&apos;in Düğünü</image:title>
            <image:caption>Anasının rahminden dünyaya gülerek ayak basan ilk kişinin Zeyn olduğu söylenir. Hayatı boyunca da bu böyle sürüp gitmiştir. Biri üst damağında, diğeri alt damağında olmak üzere ağzında iki dişi vardır sadece. Oysa annesinin söylediğine göre ağzı bir zamanlar inci gibi bembeyaz dişlerle doludur. Yüzü uzuncadır Zeyn’in, elmacık kemikleri, çenesi ve gözaltları çıkıntılı, alnı açık ve yuvarlak, gözleri küçücük ve daima kıpkırmızı… Göz yuvaları, iki mağara gibi içeri göçük, yüzü tamamen tüysüzdür. Uzun mu uzun bir boynu vardır, o yüzdendir ki çocuklar hep zürafa diye çağırırlar onu. Sırtı hafif kambur, bacakları turna bacakları gibi uzun ve incedir. Ayakkabı giymeyi sevmez Zeyn, yassı ayakları yara izleriyle doludur ve her bir yaranın hikâyesini ayrı ayrı hatırlar. Zeyn’in Düğünü, Tayeb Salih’in daha evvel yayımlanan başyapıtı Kuzeye Göç Mevsimi’nin geçtiği Yukarı Nil’deki aynı köyde geçer. Beldede yaşananlar, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir topluluğunda yaşanan gerilimlerden farksızdır. Fakir ile zenginin, modern ile gelenekselin, dindar ile sekülerin çatışmasıdır bu. Bütün bir dünya, okurun kendi kuracağı sahne ve gerçekliğe rehin bırakılmıştır. Tayeb Salih’in yaratıcılığını ortaya çıkaran insani ton, okurun kalbinin tam ortasına yerleşmeye hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43c0233-6a25-4208-afb7-bf63e47d544e.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitme Engellilik ve Maneviyat</image:title>
            <image:caption>Araştırmada, işitme engelli bireylerin manevi ihtiyaçlarının belirlenerek ebeveynlere yönelik uygulanan Değer Odaklı Manevi Güçlenme ve Bakım programının ailelerin Yaradan algısı ve psikolojik iyi oluş düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel verilerin analizi sonucunda; işitme engelli bireylerin duygu durumu, çevre, Yaradan ve değerlere yönelik olmak üzere dört ana temaya ve bu temalara ait 22 kategoriye ulaşılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi sonucunda; programın uygulandığı deney grubundaki işitme engelli bireylerin ailelerinin psikolojik iyi oluş ve sevgi yönelimli Yaradan algısı düzeylerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen görüşmeler doğrultusunda işitme engelli bireylerin anlama ve anlaşılma, dışlanmama, hayata olumlu bakış açısı geliştirme, özgürlük, aile içi iletişim kurabilme, güçlüklerle başa çıkabilme, kabullenme, sabır, şükür, azim/başarı, empati, sosyalleşme, Yaradan sevgisi ve Yaradan’la güvenli bağ kurabilme ihtiyaçlarının olduğu belirlenmiştir. İşitme engelli bireylerin manevi ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ebeveynlere yönelik gerçekleştirilen tema odaklı grup toplantıları sonucunda bireylerin psikolojik iyi oluş, sevgi yönelimli Yaradan algısının gelişmesine katkı sağlanmıştır. Buna karşılık cezalandıran Yaratıcı algısı ve Yaratıcı’ya yönelik olumsuz duygularda azalma meydana gelmiştir. Sonuç olarak uygulanan program, deney grubundaki ebeveynlerde psikolojik iyi oluş ve Yaradan algısının olumlu yönde gelişmesine katkı sağlamıştır. Kalıcılık testleri sonucunda elde edilen sonuçların kalıcı olduğu; Psikolojik İyi Oluş ve Yaradan Algısı Ölçeği puanlarının, son testteki puanlarla benzerlik gösterdiği belirlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2efd2b-fe22-4d0c-8bec-40c165269325.jpg</image:loc>
            <image:title>Stepford Kadınları</image:title>
            <image:caption>“Levin, gerilim romanlarının gerçek bir üstadı.” –Stephen King
“Ustaca ve Stepford’ın kadınları kadar kusursuz.” –Esquire
“HİÇ BOŞ DURMAZ STEPFORDLI KADINLAR. ÖMÜR BOYU ROBOT GİBİ ÇALIŞIRLAR.”
Ira Levin, Stepford Kadınları ve Rosemary’nin Bebeği gibi eserleriyle popüler kültürün haletiruhiyesini şekillendiren, eserlerinde gizem, korku, bilimkurgu gibi pek çok türün unsurlarını birleştiren bir yazar. Stepford Kadınları da normal denilenin gizlediği ürkütücülüğü ve kusursuz kadınlarıyla paranoyaya uzanan bir feminist gerilim romanı.
Connecticut’taki Stepford kasabası tüm varlıklı insanların, başarılı ve memnun kocaların, güzel ve saygılı eşlerin yaşadığı pastoral bir cennet köşesidir. Joanna Eberhart da bu kasabaya kocası ve iki çocuğuyla birlikte yeni taşınmıştır.
Başta her şey yolundadır. Stepford kusursuz bir kasabadır. Her şey gerçek olamayacak kadar iyidir. Ancak Joanna’nın canını sıkan bazı şeyler vardır. Her şey fazla kusursuz, herkes fazla mutlu, kadınlar fazla itaatkârdır. Stepford’ın karanlık kalbinin Erkekler Kulübü’nde attığından şüphelenmeye başlayan Joanna içinse hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Stepford’ın kusursuzluğunun altında yatan gerçekler açığa çıkacak mıdır? Peki ya Joanna, Stepford tarafından yutulmaktan kendini kurtarabilecek midir?
Stepford Kadınları, erkek egemen toplumun kayan maskesi.
Peter Straub’un sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/462fc0a4-dce1-4623-a640-3c76e5155195.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Para- İstiklal Harbi’nde İki Şehidin Bilinmeyen Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Acı Para- İstiklal Harbi’nde İki Şehidin Bilinmeyen Hikayesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/553bfdf6-f45f-48b9-b390-e568a160ce49.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Surat</image:title>
            <image:caption>“Boğucu, Kafkaesk bir gizem ve belirsizlik atmosferi.” –Franz Rottensteiner
Gustav Meyrink, doğaüstü unsurlara yer veren Avrupalı yazarlar arasında benzerlerinden sıyrılıp çağa damga vuran, ele aldığı okült konuları modern zamanların meselesi hâline getirmekte usta bir isim. Ünlü ilk romanı Golem’den sonra 1916’da yayımlanan ikinci romanı Yeşil Surat, hem yazıldığı Birinci Dünya Savaşı yıllarının panoramasını çiziyor hem de gündelik hayatın içine sızan mistik ve büyülü olayların ne kadar korkunç yerlere varabileceğini gösteren, dinsel sembollerle yüklü, düşsel bir hikâye anlatıyor.
Amsterdam’ın kalabalığından kaçmak için esrarengiz bir “Bilmeceler Dükkânı”na giren Fortunat Hauberrisser bir an için derin bir uykuya dalar fakat uyanmasıyla birlikte tüm hayatı değişir. Bu dükkânda karşılaştığı tekinsiz bir adam, onun hem düşlerine hem de gerçekliğine musallat olur.
Karanlık bir aydınlanma, ölümcül bir uyanış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67dc1838-1f61-4e64-9e52-16e35d2f1055.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Afganistan</image:title>
            <image:caption>Dünden Bugüne Afganistan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a25d93-3f1f-482b-9cca-1c22f7a6ff2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamazov Kardeşler (2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Yazılmış en muhteşem roman.” –Sigmund Freud
İlk olarak 1879-80 yıllarında tefrika edilen Karamazov Kardeşler, Dostoyevski’nin kaleme aldığı son romanı olmasının yanında, pek çok eleştirmen ve okurca teslim edildiği üzere başyapıtıdır. Esasen inanç ve akıl çelişkisi üzerinden gelişen bu eserde yazar yaklaşık altmış yıllık ömrü boyunca aklında yer tutmuş hemen her büyük soruya cevap aramış, baba katlinden toplumsal ve bireysel arayışlara değin çağına dair her şeyi eserine dahil etmiştir.
Dünya edebiyatında bir kilometre taşı kabul edilen Karamazov Kardeşler’de en büyük mirası gaddarlığı ve kötülüğü olan baba Aleksey Fyodoroviç’in katli ülke çapında merak uyandıran bir soruşturmaya evrilirken birbirlerine mesafeli ve apayrı karakterdeki üç erkek kardeş Dmitriy, İvan ve Aleksey, peşlerinde temsil ettikleri hayat görüşleriyle muazzam bir çatışmaya girer. Hür irade ve ilahi müdahalenin de dahil olduğu bu adalet arayışı uğramadık kapı bırakmaksızın devam eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05858007-382b-43d4-bed2-23334c225108.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdülvadiler ve Sultan II. Ebu Hammu&apos;nun Siyasetnamesi</image:title>
            <image:caption>Abdülvadiler ve Sultan II. Ebu Hammu&apos;nun Siyasetnamesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81052d9c-5825-4dc7-851d-64a70534980d.jpg</image:loc>
            <image:title>Saraylarda Mecnunlar</image:title>
            <image:caption>“O zaman, İstanbul gibi Mısır’da da makbul ve muteber iki şey vardı: Sihir ve musiki. Sihirbazlar, efsunkârlar herkesi kolayca aldatmayı başarabiliyorlardı. Çünkü ortam çok müsaitti. Memlekette ilim ve irfan namına hiçbir şey kalmamış gibiydi. Ulema zümresinin makamını zekâ ve şeytanlıkla entrika çeviren, açgözlü ve ahlaksız cahiller işgal ediyordu.”
Rumeli’de büyük etki alanı olan Asır gazetesini yayımlayan, İttihat ve Terakki Partisi’nde çalışmalara katılan, Beşir Fuat’la mektuplaşmaları ve Arsen Lüpen romanlarını tercüme etmesiyle de bilinen gazeteci, avukat, öğretmen, yazar Fazlı Necip’in Saraylarda Mecnunlar romanı 1928 yılında yayımlandı.
On yedinci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu. I. İbrahim tahta yeni çıkmış, annesi Mahpeyker Kösem Sultan’ın ölümüne daha var. Ve Mısır Valisi Maksut Paşa’nın kâhyası Zeynel Ağa bir cariye satın alacak. Ancak bu alışveriş için gideceği Cezayirli Abdüssamed’in köşküne dair türlü türlü dedikodular mevcut. Epey belalı bir yer burası anlaşılan.
Fazlı Necip, Saraylarda Mecnunlar’da haremi, saltanat entrikalarını, yeniçerisinden paşasına, sadrazamından valide sultanına kadar çeşitli güç odaklarını, yozlaşmışlığı ve bambaşka bir Dersaadet’i eleştirel bir gözle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a122494b-2318-4b35-ae3c-3e3a055458f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhul Jane</image:title>
            <image:caption>Ya yaşadığını sandığın her şey yalansa?
17 yaşındaki “Jane” okuldaki son senesine hazırlanan sıradan bir kızdı. Ailesi biraz fazla üzerine düşse de güzel bir hayatı vardı. İşini seviyor, arkadaşlarıyla iyi anlaşıyor, onu sevdiği grubun konserine götürmeyi planlayan bir çocuktan hoşlanıyordu. Her şeyin hep aynı şekilde akıp gittiği kasabasında yaşanan bir dizi küçük tesadüfün, hayatını sonsuza dek değiştirecek korkunç olaylara yol açacağını hayal bile edemezdi.
“Jane”in onu kaçıran adamın elinden kurtulup evine dönmesinin üzerinden üç ay geçmişti. Üç aydır herkesin gözünde, bir canavar tarafından esir tutulan o kızdı. İçten içe o kadar kırılmıştı ki asla eski hayatına dönemeyeceğini düşünüyor ve kimseye açıklayamadığı bir şeyin özlemini çekiyordu.
“Bu roman insan zihninin hayatta kalmak uğruna gerçekliği nasıl yeniden şekillendirebileceğini anlatıyor.” —Kirkus, Starred Review
“Travma, kayıp ve iyileşme sürecine dair bir hikâye. Bu sürükleyici roman, suç belgeselleri yayınlayan kanallara konu olabilir. Mutlaka okunmalı.” —School Library Journal
“Bu ilgi çekici itiraf insanın hem kalbini kırıyor hem de o kırıkları umutla dolduruyor.” —Booklist
“Cesur ve cüretkâr bir kurgu. Meçhul Jane fazlasıyla dikkat çekici. Geç saatlere kadar elinizden bırakamayacaksınız.” —C.C. Hunter
“İçinizde bir yerlere dokunan, fazlasıyla sürükleyici ve şefkatli bir hikâye. Meçhul Jane sıradan bir gerilim değil, cesaret ve kararlılıkla dolu.” —Tiffany D. Jackson
“Nefes kesici, büyüleyici ve kendini okutturan bir kitap.” —Leila Sales
“Travmaya ve travma sonrası etkilere dair güncel, merak uyandıran bir anlatı. Okurlar her sayfada Stolarz’ın ardında bıraktığı ekmek kırıntılarının peşine düşerek nihayet o ters köşe sona ulaşacak. Jane’le ilgili hiçbir şey meçhul değil aslında. Hepimiz biraz Jane’iz.” —Tonya Hurley
“Laurie Faria Stolarz insanı ürperten ve bir sürü ters köşeyle dolu gerilimli, güçlü bir kitap yazmış. Hiç şaşırmadım. Okurlara kimlik, hafıza ve insanın yakasına yapışıp da bırakmayan mahremiyet hissinin incelikli yansımalarını sunuyor.” —Micol Ostow
“Bu kitap insanı hem dehşete düşürüyor hem de yüreğini burkuyor. HÂLÂ bu kitabı düşünüyorum.” —Stacey Kade
“Meçhul Jane insanın içine işleyen, uzun bir süre unutamayacağım bir hikâye. Jane beni ilk sayfadan itibaren avucunun içine aldı ve hâlâ bırakmayı reddediyor.” —Cyn Balog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1a034a1-8ea9-403f-8a96-fab417056689.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Dağı -Ejderha Diyarı Serisi 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>EJDERHA DAĞI’NA GİRMEYE HAZIR MISIN?
On iki yaşındaki Billy Chan’i ailesi, yaz tatili için Çin dağlarının ortasındaki bir yaz kampına göndermeye karar verir. İsteksizce gittiği bu kampta Billy, yeni arkadaşları Dylan, Charlotte ve Ling-Fei ile birlikte çok eski bir sırla karşılaşır: Kampın arkasındaki gizemli dağın derinliklerinde dört savaşçı ejderha hapsolmuştur. Hem Ejderha hem de İnsan Diyarı’nı kuşatmak üzere olan büyük bir tehlike yaklaşırken, kudretli ejderhaların kötülükle savaşmak için bu dört çocuğun yardımına ihtiyacı vardır. Ejderha Diyarı’nın merkezine tehlikeli bir yolculuk başlamak üzeredir.
Ejderha Diyarı serisinin ilk kitabı Ejderha Dağı, fantastik serüvenlerin içinde kaybolmayı seven tüm okurların kalpleriyle güçlü bir bağ kuracak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe70a940-dc4e-4d4d-8985-29702dba40b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Alttakiler: Bilim, Kadınları Nasıl Yanlış Anladı?</image:title>
            <image:caption>Toplumsal cinsiyetimiz aslında ister istemez biyolojimizin belirlediği bir şey midir? Kadınların en önemli kariyeri çocuk doğurmak mıdır örneğin? Ya da tekeşlilik kadının doğası gereğiyken, çokeşlilik erkeğin elinin kiri midir?
Yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca toplum ve kültür bize kadınların ikinci cinsiyet olduğunu, erkekten aşağıda yer aldığını söyledi. Kadınların bedenleri güçsüz, zihinsel kapasiteleri yetersizdi, toplumda oynayacakları roller de hizmetkârlık ve itaatkârlıkla sınırlıydı. Hatta Charles Darwin gibi bir bilim insanı bile kadınların, evrim sürecinin alt seviyelerinde olduğunu iddia edecekti.
Bilim bize öteden beri erkeklerle kadınların temel olarak birbirlerinden farklı olduğunu söylemeye devam ediyor. Biyologlar kadınların çocuk büyütme, evi çekip çevirme gibi aile içi görevlere daha uygun olduğunu veya daha kibar bir dille, daha “empatik” olduğunu iddia ediyorlar. Erkeklerinse mantık, uzamsal akıl yürütme ve motor beceri gerektiren işlerde üstün yeteneklere sahip oldukları söyleniyor hâlâ.
Bilim gazeteciliğinin önemli isimlerinden Saini işte elinizdeki kitapta biyoloji, psikoloji ve antropolojideki toplumsal cinsiyet savaşlarını inceleyerek, hem toplumsal stereotipleri destekleyen eski çalışmaları hem de kadınların beyinlerine, bedenlerine ve insan evrimindeki rollerine dair büyüleyici bir portre çizen yakın tarihli bilimsel araştırmaları gözler önüne seriyor. En son bilimsel verilerden, diğer herkes kadar güçlü, stratejik ve akıllı bir kadın ortaya çıkıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1639ffa-ff66-4c73-929b-f23b09238fd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Raoul Taburin</image:title>
            <image:caption>Bisiklete binmekten aciz bisiklet tamircisi mi olurmuş? Jean-Jacques Sempé&apos;nin incecik çizgileriyle hayat bulan Raoul Taburin, namı Fransa&apos;nın Saint-Céron kasabasından dünyaya yayılan nevi şahsına münhasır bir bisiklet tamircisinin akıllara durgunluk veren hikâyesini anlatıyor.    Adı bisikletle anılmasına rağmen iki teker üstünde durmayı maalesef beceremeyen bir ustanın çocukluktan erişkinliğine uzanan yaşamını film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiren kitap, başarının anahtarını özgüvende arıyor.     Kariyerlerini büyük sırlar üstüne inşa eden, işinin piri iki adamın yollarını kesiştirerek onları dost ve hatta sırdaş kılan bu içten öykü; okuru kendi sırlarıyla ve gerçekleriyle yüzleşmeye çağırıyor.   Yüzme bilmeyen dalgıç ya da yükseklikten korkan pilot olur mu? Eğer bunlara itirazınız varsa, bisiklet sürmeyi bilmeyen bir bisiklet tamircisi de olmamalı asla. Ama oldu! Raoul Taburin “gerçek” bir bisiklet üstadı. Yaşadığı yörede şöhreti almış yürümüş olsa da o bunun keyfini çıkaramıyor. Çünkü kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir sırrı var: Bisiklet süremiyor! Olanca direngenliğine karşın, çocukluğundan bu yana bisiklet üstünde dengede durmayı öğrenebilmiş değil. Varoluşsal dertleri ve metafizik kaygıları nedeniyle iki tekerli bisiklet kullanmayı hiç beceremiyor. Üstüne üstlük, kendine bile itiraf etmekte zorlandığı bu gerçeğin açığa çıkmasından acayip çekiniyor. Fakat günün birinde tüm planları altüst oluyor, zira karşısına, onu müthiş bir cesaret öyküsünün başkahramanına dönüştürecek fotoğrafçı Figougne çıkıyor...  Sempé mizahının en rafine örneklerinden biri olan bu incelikli eser, okurun yüzünde tatlı bir tebessüm bırakan yüreklendirici bir cesaret öyküsü.   Yakın geçmişte aynı adla sinemada da kendine yer bulan Raoul Taburin, okura kendini iyi hissettiren kitaplardan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c81a4c-d2ca-4b31-9bed-21ada61feaf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Epigram</image:title>
            <image:caption>Cemil Meriç’in “Bu Ülke”sinin ilhamıyla yazılan Epigram, temelde insan anlayışı üstüne kısa notlar içeriyor. Felsefe ve edebiyatla harmanlı bu metinler, insanı konu aldığı için antropolojiye tutunuyor. Bazıları psikolojik kadraja alınmış notlar. Sözgelimi Hayatiyet’te “sevgi”, “aşk”, “itibar”a; Hüviyet’te “öteki”, “millet”, “hamaset”e; Akademya’da “indeks”, “atıf”, “intihal”e başlık açılıyor. Kitaplardan, kişisel tecrübelerden sökülen ve oradan oraya geçen notlar sizi düşünmelere sevk edecek. 
 
Epigram, Süleyman İnan’ın çeşitli bilim alanlarındaki kitaplarından sonra yaşadıkları ve birikiminden çıkan tür dışı bir kitap. Epigram’ı, özellikle antropoloji, edebiyat ve felsefeye ilgi duyan okurlarımını zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3da37b4-0fe5-4523-8ae7-bfafce7c70af.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalalet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap okuyucularına, &quot;Bu hayasızca akını gövdenizi siper ederek durdurun&quot; demek için yazıldı. 
Gazetecilik mesleğinin iğdiş edildiği ülkemizde, yazılanları, sansür uygulamanın ötesinde adeta her yerden sildiren bir zihniyete karşı savaş halindeyiz. Elimizdeki tek gücümüz de mürekkebimiz. Dijital ortamdan yok edilenleri kitaplara mıhlıyoruz. 
 
Fetullah Gülen’i Amerika’ya yerleştiren hekim kim? 
Karen Fogg’un e-postalarındaki Türk büyükelçi 
Altılı mutabakatı kimler yazdı? 
Anayasa’da 1921 oyunu 
CHP’den danışman olan Gülen’in telefon arkadaşı AKP’de kimin yanına geçti? 
Süleyman Soylu’nun Devlet Bahçeli’ye ağır ithamları 
FETÖ’cüleri hangi vali, valiyi hangi bakan kurtardı? 
Kılıçdaroğlu Balyoz ile ilgili ne söyledi? 
İstiklal Madalyası, hangi ‘istiklal’ düşmanına verildi? 
Akşener’e ‘suikast’ iddiasını söyleyen FETÖ’cü 

FETÖ’nün askerleri &quot;Güneşli Günlere&quot; nasıl hazırlanıyor? 
Bank Asya’ya para yatıran işadamları nasıl kurtuldu? 
Erdoğan &quot;Yılın Ödülü&quot;nü kime verdi? 
Hilal Kaplan’ın silinmiş ‘Taraf’ı 
Zülfü Livaneli nasıl bir solcu? 
Madalyalı albayın katili kim? 
Hücre bilgi verilerimiz nasıl çalındı? 
Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) soruları çalındı mı? 
TUSDATA gerçeği 
Bu belediyeye ‘Mete’ olmayan giremez!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c302dd6d-d32d-494b-a549-c240fe4a85e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Amatör Denizcilikte Acil Durum Seyri</image:title>
            <image:caption>GPS’iniz bozuldu. 
Pusulanız kırıldı. 
Teknoloji sizi terk etti. 
Açık denizin ortasında nerede olduğunuzu, 
nereye gittiğinizi bilmiyorsunuz. 
Bu kitap başta Güneş ve Kutup Yıldızı 
(Polaris) olmak üzere gökcisimlerini 
kullanarak nerede olduğunuzu ve nereye 
gideceğinizi, basit tekniklerle ögretiyor. 
Bu kitap hayat kurtarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d2c53ca-0475-4ac4-b6b0-a0387655f748.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklük: Hüzünlü Bir Bağ</image:title>
            <image:caption>“Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, göç yolları üzerinde bulunan bu topraklarda; inşa edilmek istenen Türklüğün; sürekli yerleşilmek istenen, muğlak, gücünü de büyük ölçüde bu muğlaklıktan alan, yine muğlaklığı ölçüsünde muhatap olduğu öznelerin bağ kurabildiği fakat yine bu muğlaklık nedeniyle çoğu özne açısından hep bir eksikliği getiren ve ancak öznelerin hüzünlü bir bağ kurabilmelerine olanak tanıyan bir pozisyon olarak düşünülmesi Türklük tahayyülümüzü genişletecektir.” Türklük: Hüzünlü Bir Bağ’da Yağmur Dönmez, Trabzon-Çaykara örneğinde canlı bir etnografi çalışmasıyla, etnokültürel kimliğin nasıl kurulduğunu, nasıl yeniden üretildiğini tasvir ediyor. Türkçe konuşmakla “sohbet dili” olarak Rumca konuşmak, TürklükMüslümanlık-Lazlık-Rumluk, gündelik hayatta nasıl ayırt ediliyor, nasıl algılanıyor? Basit ve açık zıtlıklar mı bunlar, yoksa aralarındaki sınırlar bazen geçirgen hale geliyor, birbirlerine dolanıyor mu? Din, eğitim, sınıfsal konumlar, bu kimliklerin deneyimlenmesini nasıl etkiliyor? Milli kimlik inşasının sadece tepeden aşağı bir iktidar tasarrufu değil, yer yer direnişlerle, yer yer pazarlıklarla biçimlenen dinamik yönünü gösteriyor kitap. “Türklük hali”nin veya “halleri”nin, toplumsal yaşam deneyimi içinde nasıl şekillendiğinin keşfine çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d3c9f0-ef42-49d6-91d2-024bedc0e6da.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Kuzu Kırpık ile Banyo Zamanı</image:title>
            <image:caption>Sevimli Kuzu Kırpık ile Banyo Zamanı
Küçük kuzu KIRPIK oynamayı ve eğlenmeyi çok seviyor ama banyo yapmayı hiç sevmiyor! Bu kitap, bebeğinizi banyo ile tanıştıracak ve bu günlük ritüeli eğlenceli hale getirecektir. Çocuğunuz, kuzu KIRPIK’la musluğu açmasını, vücudunu yıkamasını ve banyodan sonra havluyla kurulanmasını öğrenmesine yardım edecek.
 
Bu kitap çocuğunuza şu konularda yardımcı olacaktır;
     • Temizliği ve hijyeni sevmesine
     • Kendi başına banyo yapmasına
     • Suyun keyifli ve sağlıklı olduğunu anlamasına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99418ef7-4d66-4d4d-aa03-e2c167b5b2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriyeliler Her Yerde!</image:title>
            <image:caption>“Kendi şehrimizde yabancı hale geldik...” “Kilis’te daha bugünden Türkler azınlık Suriyeliler çoğunluktadır...” “İşimizi çaldılar...” “Vergi vermeden yaşıyorlar...” “Hastanelerde Suriyelilerden geçilmiyor diyorlar...” “Bunlar içimize bir virüs gibi girdiler. Bizim toplumsal dokumuzu kanser ettiler...” 2011’deki iç savaştan sonra Türkiye’ye sığınan Suriyeli göçmenler, iç siyasetin yüksek tansiyonlu bir konusu haline geldiler. Ülkeyi “istila” ettiklerine, ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduklarına dair tepkiler, gerek sosyal medyada gerek siyasî olarak çoğaltıldı ve karşılık buldu. Adını bu reaksiyonların gündelik dilde yaygınlaşan bir ifadesinden alan “Suriyeliler Her Yerde!”, Suriyelilere yönelik tedirginliğin ve nefret söyleminin özellikle yoğun olduğu Kilis’te yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Sadece göçmen sayısının çokluğundan değil, göçmenler başka yerlerden farklı olarak şehrin çeperine “kusulmayıp” “yerli” halkla iç içe yaşadığından ötürü, Kilis, bu “hassasiyetlerin” yüksek olduğu bir saha. “Suriyeliler Her Yerde!”, Suriyeli göçmenler hakkında doğru bilinen yanlışların son derece canlı örneklerini ortaya koyuyor. Göçmenler ve “yerliler” arasındaki karşılaşmaların, etkileşimlerin çok yönlü dinamiğine ışık tutuyor. Bayram Koca ile Duygu Altınoluk’un hazırladığı derlemede onların yanı sıra Haydar Karaman ve Tuğçe Berfim Tunç’un yazıları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e8fe030-95cc-4b0a-9f18-8fe96bb1f40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Armoni ve Eşlikleme</image:title>
            <image:caption>Literatürdeki çalışmalar incelendiğinde öğrencilerin verilen bir ezgiye karşı akor dizisi oluşturma çalışmalarında en temel yaklaşım olan kadans oluşturma fikrinden çoğunlukla uzak kaldıkları görülmektedir. Bu eksikliğin giderilmesine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan bu kitapta öncelikte armoni ve çokseslilik ile ilgili temel bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra temel kadans çalışmalarından başlayarak verilen ezgiye karşı akor dizisi oluşturma çalışmalarına yer verilmiştir. Geniş serim armonileme çalışmaları kitaba dâhil edilmeyerek kitabın asıl amacı olan, ezgilere akor dizileri oluşturma çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Akor dizileri oluşturulurken armonik kadanslar kullanılması gerekliliğine dikkat çekilmiştir. 
 
Eşlikleme çalışmaları eğitim müziği kapsamında sınırlı tutularak örnek şarkılar belirlenirken cumhuriyet tarihi boyunca eserleriyle müzik eğitimine yön veren önemli bestecilerinin eserlerinden faydalanılmıştır. Bu şekilde kitapta yer alan repertuvarın müzik öğretmenleri için de kullanışlı bir kaynak olması amaçlanmıştır. 
Ayrıca kitabın son bölümünde bulunan Modal Tonalitede Eşlikleme çalışmalarında Kemal İlerici’nin önerdiği dörtlü armoni sistemi kullanılmadan sadece üçlü armoni sisteminde dominant akoru farklı basamaklara taşınarak oluşturulabilecek akor dizileri önerilmiştir. Bu bağlamda eğitim müziğinde yer alan makamsal eserlerin eşliklenmesinde farklı bir bakış açısını literatüre kazandırılmak hedeflenmiştir. 
MÜZİK EĞİTİMİ YAYINLARI 
Ülkemizde mesleki müzik eğitimi verilen kurumlarda armoni dersi için yazılan birçok kaynak bulunmaktadır. Bu kitaplardaki metodolojik eğitimin çoğu teori gereği geniş serim armonileme çalışmaları üzerine odaklanmıştır. Elinizdeki bu kitap ise geniş serim çalışmalarına değinmeyip öğrencilerin tek sesli bir ezgiye karşı akor dizisi oluşturma düşüncesine dayanmaktadır. Bu metodoloji kitaptaki birçok örnek şarkı ile desteklenmiştir. Kitaptaki temel yaklaşım özellikle müzik öğretmeni yetiştiren kurumlardaki öğrencilerin tek sesli bir okul şarkısına pratik eşlik yapabilme becerisine önemli katkı sağlayacaktır. Kitabı özgün ve önemli kılan bir diğer husus ise makamsal eşliklemeyi farklı bir bakış açısı ile ele almasıdır. Öğrenciler bu yaklaşımla, eğitim müziği repertuvarında yer alan makamsal şarkılara kısa sürede eşlik yapabilme yetisi kazanabilecektir. 
 
Kitap, tüm bu özellikleriyle öğrenciler ve öğretenler için gerekli, yararlı ve çekici bir kaynak olup, eşlikleme eğitiminde yaşanan materyal eksikliğini gidermeye katkı sağlamaktadır. Bu nedenle kitabı hazırlayan Gökhan Özdemir’i yürekten kutlarım. Kitabın kullananlara yararlı olması dileğiyle… 
                                                                                                          Prof. Dr. Zeki NACAKCI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1fe8d00-32a9-4a3d-9393-43f84ea60fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Salgın hastalıklar tarih boyunca sadece milyonlarca insanın kaderini belirlemekle kalmadı uygarlıkların, imparatorlukların, devletlerin, şehirlerin gelişim çizgilerine de olumlu ya da olumsuz şekil verdi. Gerek hayat koşullarının, gerek hijyen yaklaşımlarının iyileştirilmesiyle ve tıp alanındaki devrimlerle salgınlarla mücadelede yüzyıllar içinde önemli yol alındı. Ancak, COVID-19 pandemisinin de gösterdiği gibi, her zaman bir tehdit olan salgınlar insanlığın gündeminden hiçbir zaman tam olarak da düşmüyor. Charles Kenny, günümüze dek getirdiği Salgın Döngüsü’nde insanlığın bulaşıcı hastalıklarla, salgınlarla mücadelesinin canlı, kapsamlı, özlü ve kolaylıkla anlaşılır bir dökümünü sunuyor. Tarihsel ilerlemeler, ekonomi, küreselleşme, kültür, halk sağlığı ve bulaşıcı hastalıklar arasındaki ilişkinin haritasını çıkaran Kenny, alınacak derslerle dolu olduğu kadar gelecek için önerileri de içeren bir bakış sunuyor. “Muhteşem... Salgın Döngüsü’nün entelektüel gücü, kapsamlı bir tarihsel analiz yapmasından geliyor. (...) Bu gerçekten birinci sınıf bir iş!” DOROTHY PORTER, Tıp tarihçisi “... politika belirleyiciler, bilim insanları ve ilgilenen herkes için önemli bir tarihsel ve analitik bakış açısı sağlıyor.” MICHAEL KREMER, Harvard Üniversitesi profesörü ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31a37678-e397-4740-a077-089439585320.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek El İçin Piyano Albümü</image:title>
            <image:caption>“Tek El için Piyano Albümü”, piyano eğitimi repertuvarından seçilen eserlerin sol ve sağ el için yapılan düzenlemelerinden oluşmaktadır. Piyano eğitim sürecinde karşılaşılan mesleki rahatsızlıklar veya kaza sonucu oluşan yaralanmalar sonucunda, sağlıklı olan elde tek el piyano eserleri ile piyano eğitimine devam edilebilmektedir. Ayrıca tek el eserler, sağ veya sol için teknik yetersizliğin giderilmesinde ayrıntılı bir çalışma olanağı sunmaktadır. 
 
Albüm, Sol veya Sağ El için Eserler, Sol El için Eserler ve Sağ El için Eserler olmak üzere 3 bölüme ayrılmıştır. Albümde yer alan düzenlemeler piyano eğitiminin ilk yıllarından itibaren, mesleki ve özengen piyano eğitimi veren kurumlardaki öğrencilerin çalabileceği düzeydedir. Ayrıca albümde ileri seviye eser düzenlemeleri de yer almaktadır. 
 
Kitabın piyano eğitimcilerine ve öğrencilerine faydalı olması dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a899446f-6e77-4a2e-90a7-33b0f100b455.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Nedir?</image:title>
            <image:caption>Antikçağ’dan modern zamanlara, Platon’dan Nietzsche’ye, Descartes’tan Kant’a, felsefeciler hep sorular sordu ve insanı, dünyayı, hayatı anlamlandırmaya çalıştı. İnsan nedir? Ahlâk gerekli midir? Bilgi neye yarar? Zamanımızın ünlü felsefecilerinden André Comte-Sponville de bunun gibi birçok sorunun izini sürerek felsefenin düşünme biçimini tartışıyor. Felsefe tarihinde iz bırakmış önemli isimleri ve akımları; ayrıca varlık, insan, Tanrı, bilgelik, erdem, güzellik, siyaset, sanat gibi felsefi düşüncenin ana tartışma konularını sunuyor. Felsefeyi felsefe yapan şeyin ne olduğunu sorgulayıp buna kendi üslubunca yanıt veriyor: Felsefe herkes içindir ve herkes kendi bilgeliğine giden yolu arşınlar. “Felsefe, bilmekten ziyade düşünmek, açıklamaktan ziyade sorgulamaktır. Felsefe eldeki bilgilere ilave bir bilgi değildir; onlar hakkında, dolayısıyla bu bilgilerin sınırları, yani bilinmeyen hakkında bir tefekkürdür. Bilimden ziyade bilgeliği, bilgimizi artırmaktan ziyade bilgi üstüne düşünmeyi veya onu aşmayı hedefler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6578d051-151a-43aa-b86c-2c7a23d95b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir AİHM Yargıcının Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Biri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski yargıcı, diğeri insan hakları hukuku araştırmacısı iki hukukçu, Rıza Türmen ve Işıl Kurnaz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni (AİHM) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) masaya yatırıyorlar. Mahkemenin kuruluş amacını, ilkelerini, işleyişini, bugünkü konumunu tartışırlarken, AİHS’nin maddelerini ayrıntılarıyla ele alarak bir insan hakları hukuku çerçevesi çiziyorlar. AİHM’de görülmüş Türkiye ve sözleşmeye taraf diğer devletlerin dava ve karar örnekleriyle, sözleşmeyle tanınan hakların ve bu hakların ihlallerinin derinine iniyorlar. Soyut bir tartışma izlemektense, özellikle Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları sorunlarını irdeliyorlar, demokrasi ve insan haklarının vazgeçilemeyecek ilkeler olduğu fikrinden şaşmayarak bu sorunların çözümlerine ışık tutuyorlar. Bir AİHM Yargıcının Not Defteri hem hukuk öğrencilerine ve profesyonellerine bir rehber hem de insan hakları hukukunu daha yakından öğrenmek isteyenlere bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbfae90e-c311-4992-8f6b-d3ff20c76781.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıca El Kitabı II</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Şinasi Tekin tarafından hazırlanan Osmanlıca El Kitabı, 2002 yılında Harvard Üniversitesi tarafından iki cilt halinde basılmış, 20 yıl sonra üzerinde yeniden çalışılarak yayıma hazırlanmıştır.
Osmanlıca El Kitabı I: Osmanlıca Metinlerin Çevriyazısı ve Tıpkıbasımlar başlıklı ilk ciltte, orta düzeyde matbu Osmanlıca metinler ve ileri düzeyde Osmanlıca el yazması ve arşiv malzemelerinin çeviriyazıları yapılmış, işlenen metinler hakkında kısa bilgilere, metinlerin nereden temin edildiklerine, metinler üzerinde yapılmış araştırmalara yer verilmiştir.
Osmanlıca El Kitabı II: Osmanlıca Metinlerin Açılamalı Türkçe Tercümesi ve Açılamalı Sözlük başlıklı ikinci ciltte, çeviriyazısı verilmiş metinlerin Türkiye Türkçesine aktarımları yapılmış, Türkiye Türkçesinde kullanılmayan gramer şekilleri ve dilbilgisi kuralları üzerinde durulmuş, metin hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Cildin sonuna metinlerde yer alan kelimelerin bağlam içerisindeki anlamlarının, örnek cümle ve aktarımlarının yer aldığı açılamalı sözlük eklenmiştir.
Çalışma ile okuyucuya, Osmanlıca metni anlama, çeviriyazıya ve Türkiye Türkçesine aktarabilme becerisi kazandırma, Osmanlıca metinlerin çözümlenmesinde ana kaynakları kullanmayı öğrenme, sözlüğe bakma alışkanlığı kazandırma hedeflenmiştir. Osmanlıca El Kitabı, lisans ve lisansüstü öğrenciler için kaynak bir eser olarak hazırlanmış, Osmanlıcaya merakı olan herkesin ilgisine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae0c0c9-24a4-4a4a-bea9-ba856e4992f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıca El Kitabı I</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Şinasi Tekin tarafından hazırlanan Osmanlıca El Kitabı, 2002 yılında Harvard Üniversitesi tarafından iki cilt halinde basılmış, 20 yıl sonra üzerinde yeniden çalışılarak yayıma hazırlanmıştır.
Osmanlıca El Kitabı I: Osmanlıca Metinlerin Çevriyazısı ve Tıpkıbasımlar başlıklı ilk ciltte, orta düzeyde matbu Osmanlıca metinler ve ileri düzeyde Osmanlıca el yazması ve arşiv malzemelerinin çeviriyazıları yapılmış, işlenen metinler hakkında kısa bilgilere, metinlerin nereden temin edildiklerine, metinler üzerinde yapılmış araştırmalara yer verilmiştir.
Osmanlıca El Kitabı II: Osmanlıca Metinlerin Açılamalı Türkçe Tercümesi ve Açılamalı Sözlük başlıklı ikinci ciltte, çeviriyazısı verilmiş metinlerin Türkiye Türkçesine aktarımları yapılmış, Türkiye Türkçesinde kullanılmayan gramer şekilleri ve dilbilgisi kuralları üzerinde durulmuş, metin hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Cildin sonuna metinlerde yer alan kelimelerin bağlam içerisindeki anlamlarının, örnek cümle ve aktarımlarının yer aldığı açılamalı sözlük eklenmiştir.
Çalışma ile okuyucuya, Osmanlıca metni anlama, çeviriyazıya ve Türkiye Türkçesine aktarabilme becerisi kazandırma, Osmanlıca metinlerin çözümlenmesinde ana kaynakları kullanmayı öğrenme, sözlüğe bakma alışkanlığı kazandırma hedeflenmiştir. Osmanlıca El Kitabı, lisans ve lisansüstü öğrenciler için kaynak bir eser olarak hazırlanmış, Osmanlıcaya merakı olan herkesin ilgisine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a1cccc-df98-4dee-9e63-fe1e34a89236.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklüğü Tartışılan Meşhurlar</image:title>
            <image:caption>Bir millet ne kadar büyük adam yetiştiriyor, büyüklerine sahip çıkıyor, onlara müteşekkir oluyorsa, gelecek nesillerine o nispette önemli emanetler ve mesajlar tevdi etmekle birlikte milletçe ölümsüzlüğün temellerini güçlendiriyor demektir. Bir millet yetiştirdiği büyük adamlara sahip çıkmasını bilmeli ve onlara gereken önemi göstermelidir. Onları ideal birer şahsiyet olarak hem kendi nesline hem de beşeriyete sunmasını bilmelidir. Büyük adamlar veya tarihe mal olmuş önemli kişiler, mutlaka birileri tarafından ilgili olsun olmasın bir şekilde sahiplenilmişlerdir. Bugün Türkiye, gerek Türk dış işlerinde ve gerekse kültür politikasında, geçmiş Türk büyüklerine sahip çıkma gibi bir geleneği olmadığından meydanı boş bulan herkes, bu değerlerimize kolayca el uzatabilmektedir. Türkiye&apos;nin böyle giderse gelecek nesillere, atalarından yadigar olarak aktaracağı, gurur duymalarını sağlayacağı kültürel ve manevı mirası kalmayacaktır. Prof. Dr. İsmail Yakıt, Türklüğü Tartışılan Meşhurlar kitabında Türk kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Farabı&apos;nin, İbn Sina&apos;nın, Birunînin, Selahattin Eyyubı&apos;nin, Sühreverdı&apos;nin, Mevlana&apos;nın, Mimar Sinan&apos;ın ve Mehmet Akif Ersoy&apos;un hem yaşadıkları dönemlerin hem de günümüzün önemli yerli ve yabancı kaynakları ışığında &quot;Türklüklerini&quot; ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21cac3a5-9a17-4d8d-b026-1cd68f2facd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirle Çoğalmak</image:title>
            <image:caption>Kadri Yamaç’ın yeni şiir kitabı “Şiirle Çoğalmak” Kitapsaati Yayınları’ndan çıktı! 
 
“Şiir gündüz görülen bir rüya gibidir. 
Anlamını ve bağlamını aktaran şair, eseri okura devreder. 
Okurun aklında kalanlar bir rüyadan hatırlananlar gibi bölük pörçüktür, ama şiir bu akılda kalanlarla yaşar. 
Şair rüyayı görüp ortadan kaybolandır, rüyasını yazar ve gider.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01c34160-8a42-46ea-9643-42303272cb50.jpg</image:loc>
            <image:title>200 Akıl ve Zeka Oyunu</image:title>
            <image:caption>Çocukların zekalarını geliştirmelerine yardım etmek üzere hazırlanmış akıl ve zeka oyunları. 
Maceraya hazır mısınız? Bu kitap, beynimizin her bölümünü test edebileceğimiz şekilde tasarlanmış 200 Zeka ve Akıl Oyunu içermektedir. Her bir Zeka ve Akıl Oyunu birbirinden farklıdır. 
Akıl ve zeka oyunları başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828ead82-4347-4821-82f6-32b0817bd579.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantalı Boyama 1</image:title>
            <image:caption>Çantalı Boyama kitabıyla boyama yapmak hem öğretici hem de çok eğlenceli.
Çanta şeklinde özel tasarımı sayesinde taşıması çocuklara ayrıca bir eğlence kaynağı olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3320c3e8-cee5-4705-8c03-23ab2eae927d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantalı Boyama 2</image:title>
            <image:caption>Çantalı Boyama kitabıyla boyama yapmak hem öğretici hem de çok eğlenceli.
Çanta şeklinde özel tasarımı sayesinde taşıması çocuklara ayrıca bir eğlence kaynağı olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1e8588-9a60-4ce2-b60f-34ff67d476c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantalı Boyama 3</image:title>
            <image:caption>Çantalı Boyama kitabıyla boyama yapmak hem öğretici hem de çok eğlenceli.
Çanta şeklinde özel tasarımı sayesinde taşıması çocuklara ayrıca bir eğlence kaynağı olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9736714a-ab9a-4e42-a92e-837181256b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Kodlama –İleri Seviye</image:title>
            <image:caption>Birçok temel davranış biçimi, çocukken yeşerir, gelişir ve karakter haline gelir. Eğer çocuklarımıza henüz gelişme çağındayken, doğru olması gereken bilgileri kodlarsak, yetişkin olduklarında dürüst, erdem ve değerlerden haberi olan, onları umursayan bireyler olmalarına katkımız olur. Bu kitabın başlıca amacı çocuklarımıza basit kodlama eğitimi ile analitik düşünceyi anlatmak, bunun yanı sıra kodlamaları işlerken birtakım değerleri de öğretmek.

Eğlenceli ve birbirinden değişik masalları kendi kültürümüzle yoğurduk, olması gereken hâle getirdik. Böylece aklımızda, acaba tilkinin kargayı kandırması çocuğumun öğrenmesi gereken bir şey mi, diye bir soru işareti kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c462a99f-55ef-4686-a2e8-46f51ab35229.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Kodlama –Başlangıç Seviye</image:title>
            <image:caption>Birçok temel davranış biçimi, çocukken yeşerir, gelişir ve karakter haline gelir. Eğer çocuklarımıza henüz gelişme çağındayken, doğru olması gereken bilgileri kodlarsak, yetişkin olduklarında dürüst, erdem ve değerlerden haberi olan, onları umursayan bireyler olmalarına katkımız olur. Bu kitabın başlıca amacı çocuklarımıza basit kodlama eğitimi ile analitik düşünceyi anlatmak, bunun yanı sıra kodlamaları işlerken birtakım değerleri de öğretmek.

Eğlenceli ve birbirinden değişik masalları kendi kültürümüzle yoğurduk, olması gereken hâle getirdik. Böylece aklımızda, acaba tilkinin kargayı kandırması çocuğumun öğrenmesi gereken bir şey mi, diye bir soru işareti kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42c5eac-168a-4a82-811d-b4c0fe576e42.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Kodlama –Orta Seviye</image:title>
            <image:caption>Birçok temel davranış biçimi, çocukken yeşerir, gelişir ve karakter haline gelir. Eğer çocuklarımıza henüz gelişme çağındayken, doğru olması gereken bilgileri kodlarsak, yetişkin olduklarında dürüst, erdem ve değerlerden haberi olan, onları umursayan bireyler olmalarına katkımız olur. Bu kitabın başlıca amacı çocuklarımıza basit kodlama eğitimi ile analitik düşünceyi anlatmak, bunun yanı sıra kodlamaları işlerken birtakım değerleri de öğretmek.

Eğlenceli ve birbirinden değişik masalları kendi kültürümüzle yoğurduk, olması gereken hâle getirdik. Böylece aklımızda, acaba tilkinin kargayı kandırması çocuğumun öğrenmesi gereken bir şey mi, diye bir soru işareti kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8eb14a1-5b71-4c13-8411-8c3c78d5eb9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Öğreniyorum Çarpma – Bölme</image:title>
            <image:caption>Kolay Öğreniyorum serisi, çocukların sayısal düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Renkli ve eğlenceli etkinlikler çocukların öğrenme isteğini ve merakını sürekli canlı tutarken, öğrenme sürecini de bir eğlenceye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0131040b-12a6-47da-acbc-51b9f611f8f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Matematik Toplama-Çıkarma</image:title>
            <image:caption>Kolay Öğreniyorum serisi, çocukların sayısal düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Renkli ve eğlenceli etkinlikler çocukların öğrenme isteğini ve merakını sürekli canlı tutarken, öğrenme sürecini de bir eğlenceye dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d601453-8628-47fc-bca6-e411d9ba9e01.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Alemi - Masallarla Karakter Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Kitaplarla tanışmanın ilk adımı olan masallar sayesinde çocuklarımızın hayal güçleri gelişirken, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmeleri de kolaylaşır. Bu kitapla çocuklarınız bir yandan eğlenirken, diğer yandan aile, dostluk, yardımlaşma, iyilik, anlayış, empati gibi değerleri ve kavramları da öğrenecek. Çocuklarınızın zihinsel gelişimlerini destekleyen, dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan bu sayfaları okurken, sizler de en az onlar kadar keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec923fba-ff92-4ee2-85fc-b1ffee76f5c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Günü - Masallarla Karakter Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Kitaplarla tanışmanın ilk adımı olan masallar sayesinde çocuklarımızın hayal güçleri gelişirken, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmeleri de kolaylaşır. Bu kitapla çocuklarınız bir yandan eğlenirken, diğer yandan aile, dostluk, yardımlaşma, iyilik, anlayış, empati gibi değerleri ve kavramları da öğrenecek. Çocuklarınızın zihinsel gelişimlerini destekleyen, dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan bu sayfaları okurken, sizler de en az onlar kadar keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209b4eab-2f6c-48e9-afc3-55023526fec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Dünyası - Masallarla Karakter Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Kitaplarla tanışmanın ilk adımı olan masallar sayesinde çocuklarımızın hayal güçleri gelişirken, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmeleri de kolaylaşır. Bu kitapla çocuklarınız bir yandan eğlenirken, diğer yandan aile, dostluk, yardımlaşma, iyilik, anlayış, empati gibi değerleri ve kavramları da öğrenecek. Çocuklarınızın zihinsel gelişimlerini destekleyen, dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunan bu sayfaları okurken, sizler de en az onlar kadar keyif alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8019039-1662-4198-b2dd-6b8c6cf2fae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Niçin Nasıl? - Zor Sorular Kolay Cevaplar</image:title>
            <image:caption>İnsan vücudu, hayvanlar, deniz altında yaşam, bitkiler, ağaçlar, dinazorlar, dünya ve gökyüzü, uzay, okyanuslar, sağlık, hayatın içinden, icatlar, keşifler ve kaşifler, mucitler, yaşadığımız evren... bir çok konuyu ve çok daha fazlasını, soru ve cevaplar halinde bu eserlerde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358508ec-46e0-415a-837a-c333077ca80f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Anadolu Toplumlarında Kadın ve Kraliçe Olarak Yaşamak ve Feminist Hareketin İlkel Öncülerinden Puduhepa</image:title>
            <image:caption>Puduhepa, Kadeš savaşını takiben (MÖ 1273) o zamanlar de facto ikiye bölünmüş olan Hitit devletinin Orta Anadolu’da kalan kısmına prens, vali veya küçük kral olarak hükmeden prens III. Hattušili ile evlendikten sonra, hem kocasının, hem de onun yerine geçen üvey oğlu kral IV. Tuthaliya’nın saltanatları boyunca yaklaşık 40 yıl süreyle (1273-1233) Hakmiš ve o zamanlar “Gümüşkent” de denen Hattuša’da ana kraliçelik yapmış, aşırıya kaçan anayanlılığıyla dikkat çeken Huri kökenli bir kadındır. Memleketi Lawazantiya Hurri ülkesi toprakları içindeydi. Babası Pentipšarri, orada Tanrıça IŠTAR’ın hizmetinde çalışan sıradan bir din görevlisiydi. Hurrilerin özellikleri anayanlı olmalarydı. Dolayısıyla Puduhepa’nın evliliği ister istemez boyutları zaman zaman saray dışına kadar taşan bir “kültür çatışması”na da dönüşüyordu. Gelin olarak gittiği o yabancı ve 
tutucu ülkede hem kendisini hem de birçok kimseye acayip gelen düşünce ve eylemlerini kabul ettirmesi elbette hiç kolay olmamıştır, ama büyük bir gayret ve hevesle yürüttüğü reformların, devlet idaresinde, toplum yapısında veya dinde getirdiği yeniliklerin uygulanması bir tarafa, o ana dek adı bile duyulmamıştı. Elbette kendisini kabul ettirebilmesi için bir yandan kocasının otoritesine sığınırken diğer andan onu yıkması gerekiyordu. Hititler şimdiye dek her ne kadar Hurri ve yerli Hatti kültürlerinin etkisiyle bir nebze törpülenmiş olsalar da, Hint-Avrupa kökenli genetik huy ve alışkanlıklarında inatla ve tavizsizce direniyorlardı. Hatti’de kocasının otoritesini yıkarken kendi bulduğu bir yöntem kullandı.Ta çocukluğundan beri çorlu ve marazlı birisi olan Hattušili’yi düpedüz bir hypochondriac (hastalık kuruntusu) yaptı. Böylece onu neredeyse vesayeti altına alabilmişti. Ancak bundan sonra tarihte ilkler arasına girecek büyük işler peşine düştü. Günümüzde kadının ulaştığı, daha doğrusu düştüğü durum açısından bile bakıldığında bundan 3250 sene önce Anadolu’nun tam ortasındaki topraklarda böyle bir kadının yaşamış olduğunu görmek, ibret vericidir ve öğrenilecek dersler pek fazladır. Ama Pan-Anatolistlerin arzu ettikleri gibi o dünyanın veya Anadolu’nun “ilk feminist”i olmasa, eylemleri ve düşünce ürünleri sonraki dönemlere hiçbir etki yapmamış olsa bile, bir yıldız gibi yanıp sönmüş birisi olarak kendi yaşadığı dönem ve şartlar içerisinde değerlendirildiğinde, sıra dışı şahsiyetler arasında yer alır. 
 
Kitap, bilinen tüm yönleriyle bir prelüt olarak Eski Anadolu kadını ve Puduhepa’nın hayatını anlamak, olayları açıklamak ve anlatmak için yazılmıştır. Bir başka ödevi de, kitabın içinde açıklanan nedenlerden ötürü Puduhepa’ya yakın ilgi duyan ve neredeyse onu “Anadolu Kleopatra’sı” ilân etmek isteyen Türk toplumunda kendisini gösteren yalan yanlış bilgileri düzeltmektir. Eser yazılırken, tüm mevcut belge ve bilgiler, filoloji, arkeoloji ve tarih açısından büyük bir titizlikle derlenmiş, araştırılmış, değerlendirilmiş ve en önemlisi tarih yazıcılığının en temel ilkelerinden birisi olan kaynak kritiğinden geçirildikten sonra kullanılmıştır. Modern literatürde Puduhepa ile ilgili görüşler de benzer tenkit süzgecinden geçirilmiştir. Sadece kendisini ilgilendiren olayları değil, coğrafyası dâhil onun etrafındaki tüm olay ve oluşumları araştırma ve aydınlatma çabaları, o kadar uzun yıllar önce yaşamış bu tarihî şahsiyeti canlandırmayı, ona gerçekten et, kan ve ruh vermeyi ve ortaya çıkan sonuçları okuyucuyla paylaşmayı sağlamıştır. Aksi halde Puduhepa tarihî gelişim içinde tek başına değerlendirilemez; o, uzun bir zincirin halkalarından biridir. Bu bakımdan kendisine gelinceye kadar ta prehistorik çağlardan başlayarak kadının ve kadınlığın gelişmesi de ayrıntılarıyla onceleme alanı içine sokulmuş, böylece Puduhepa daha geniş ve açık bir tarihi çerçevenin içine oturtulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7215a187-9a62-48a6-9a21-53eff932932a.jpg</image:loc>
            <image:title>Öze Dönüş</image:title>
            <image:caption>Başarı benim için ne demek? İçimde dönüp duran bu huzursuzluk da nesi? Değişim korkumun ardında aslında ne var? Taşıdığım rollerim ve aile geçmişimin ötesinde, ben kimim? Neye güvenebilirim? Yaşadığımı en çok ne zaman hissediyorum? 
Barbara Cecil, neredeyse hepimizin zihninden geçen bu sorulara yanıt bulmamız için bizlere berrak bir zemin sunuyor. Biz kadınların aslında o kadar da mükemmel olmak zorunda olmadığımızı, binlerce kadınla y  aşadığı deneyimlerden yola çıkarak aktarıyor. Değişimin doğasında var olan kaosun bir engel değil, hediye olduğunu anlamamıza yardımcı olurken, kendimize ait bir yol çizmemiz için bizlere rehberlik ediyor. 
Öze Dönüş, yaşamın tüm can sıkıcı gerekliliklerine rağmen harekete geçebilmemiz ve ruhumuzun sesine kulak vermemiz için birtakım araçlar sunar. Bu araçları kullanmayı başarabildiğimizde, kendimizle nasıl bağlantı kuracağımızı anlarız. Doğru seçimler yapar, yaşamlarımıza anlam katarız. 
Dünyanın dört bir yanındaki kadınların kişisel hikâyelerini içeren bu kitap, içimizdeki potansiyeli açığa çıkarmamız için bizlere umut ışığı oluyor. Kitapta da yer aldığı üzere: “Kadın atalarımızın güçlü omuzlarında duruyoruz. Onlar azimle yollarına devam ettilerse biz de edebiliriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10db96e2-8a70-467c-9b99-acceb034b986.jpg</image:loc>
            <image:title>Baskıcı Olmayan Tuvalet Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Ebeveynler için çocuklarının yürümesi, konuşması, ayakkabılarını bağlamayı veya okumayı öğrenmesi, bisiklete binmeye başlaması heyecanla beklenen harika kilometre taşlarıdır; fakat konu tuvalet eğitimine geldiğinde iş değişir. Bu süreç bazen korkulu bir rüyaya, bazen gerçekten de bir kâbusa dönüşebilir. Bu kitapta çocuğunuz veya kendinizle ilgili olarak aklınıza gelebilecek tüm soruların yanıtlarını bulurken endişeleriniz, kaygılarınız geride kalacak. Çocuğunuz muhtemelen sandığınızdan DAHA ÖNCE (ideal olarak 20-30 ay arasında) tuvalet eğitimi almaya hazırdır ve beklediğinizden DAHA HIZLI poposundaki o bezi atıp tuvalete gitmeye başlayacaktır. Rahat olun, bu kitap on binlerce çocuk ve ebeveynde nasıl işe yaradıysa size de yardımcı olacak, yol gösterecektir. Çocuğunuzla birlikte başarmanın keyfini ve mutluluğunu yaşayacaksınız… &quot;Jamie Glowacki&apos;nin çocuk dostu, eğlenceli ve bilgilendirici kitabının Türkçe&apos;ye kazandırılmasına çok sevindim. Bu kitapta Jamie, herhangi bir zorlama ve baskı uygulamadan çocukların çok kolay bir şekilde öğrenebileceği tuvalet eğitimi metodunu sunuyor ve ebeveynlere adım adım rehberlik ediyor. Kitabın bir diğer güzelliği de kaka konusunda sorun yaşayan çocuklar ve dahi ebeveynler için çok geniş bir bölüm ayrılmış olması. Çocuğunuz yeni bir şey öğrenirken kendi kendine başardığı zaman öyle mutlu olur ki yüzündeki o ‘Başardım!’ ifadesi paha biçilmezdir. İşte bu kitap sayesinde çocuğunuz, kendisi tuvalet ihtiyacı olduğunu anlayıp yine kendisi tuvalete gitmeye başladığında yüzünde göreceğiniz ifade tam olarak bu olacaktır.&quot; Evren Bay Şengül- &quot;Tuvalet İletişimi&quot; yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29274e0a-16bc-4b1c-ae79-6cb114d167f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Kısa Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en iyi Amerikan yazarlardan biri kabul edilen Samuel Clemens, namı diğer Mark Twain okura keyif alacağı güvenli bir yolculuk sunuyor. 3,7 metre derinlikte Hannibal’ı özlemle anıyor, hastalıkla boğuştuğu geçmişin izlerini taşıyor, nehir tekneleriyle canlanıp renkli hayal gücünün denizinde kulaç atıyor. Mississippi Nehrinin manzarası eşliğinde sokaktan geçen, bankta oturup Journal’ını okuyan, pekâlâ sen, ben ve biz olabilecek insanların hem eğlenceli hem de sıradan hayatını anlatıyor.1   1 Nehir teknelerinde çalışan Samuel Clemens’in seçtiği mahlas Mark Twain eski bir denizcilik terimidir. 3,7 metre derinlik, yani yolculuk için güvenli anlamına gelmektedir. Hannibal doğumlu yazarın abisinin yerel gazetesi Journal adını taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6fa801e-6edf-4114-9277-90dd4140ce41.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Kısa Öyküler</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en iyi Amerikan yazarlardan biri kabul edilen Samuel Clemens, namı diğer Mark Twain okura keyif alacağı güvenli bir yolculuk sunuyor. 3,7 metre derinlikte Hannibal’ı özlemle anıyor, hastalıkla boğuştuğu geçmişin izlerini taşıyor, nehir tekneleriyle canlanıp renkli hayal gücünün denizinde kulaç atıyor. Mississippi Nehrinin manzarası eşliğinde sokaktan geçen, bankta oturup Journal’ını okuyan, pekâlâ sen, ben ve biz olabilecek insanların hem eğlenceli hem de sıradan hayatını anlatıyor.1 Nehir teknelerinde çalışan Samuel Clemens’in seçtiği mahlas Mark Twain eski bir denizcilik terimidir. 3,7 metre derinlik, yani yolculuk için güvenli anlamına gelmektedir. Hannibal doğumlu yazarın abisinin yerel gazetesi Journal adını taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa6b9bbb-a4cb-4b1b-bb1a-29b23191656c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelin&apos;in Davetsiz Misafirleri / Sen de Oku</image:title>
            <image:caption>Pelin&apos;in Davetsiz Misafirleri Kitap Açıklaması
Otuz tonluk misafirleri hangi koltuğa oturtmalı?
Mustafa Kemal Yılmaz`ın hayat verdiği ele avuca sığmaz dostumuz Pelin`i, kahvaltı masasındaki haylazlıklarından sonra bu kez de astronomik ve paleontolojik bir macera bekliyor.
Dinozorlarla dolu eğlenceli öyküsü, matrak dili, kafiyeli anlatımı ve her detayı ayrı kıkırdatan resimleriyle dikkat çeken bu kendisi kısa ama etkisi uzun kitap, okurları hem güldürüyor hem de düşündürüyor. 
Mizahtan beslenen kelime oyunlarıyla çocukların sözcük dağarcığını zenginleştiren yazar, öyküsünün sonundaki “Misafirlik Hatırası” başlıklı bölümde ise, serüven boyunca karşımıza çıkan davetsiz misafirlerin yaşamına dair ilginç bilgiler paylaşıyor. 
Pelin`lerin evinden yükselen şu şen kahkahalar ve leziz kokular da neyin nesi?
Pastaları, börekleri, çörekleri afiyetle mideye indirip, çayları höpürdettikten sonra üstüne bir de gülmekten patlamaz umarız Pelin`in misafirleri. 
Herkesin karnı tıka basa dolu, keyfi tıkırındayken şıp diye gelmesin mi gitme vakti!?
Ne zaman ki son konuk kapıdan çıkıp gitti bizimki de şöyle uzun bir oh çekti. 
Her şey iyiydi, güzeldi, hoştu ama azıcık yorucuydu sanki.
Derken bir ses, kapıda bir uğultu, acaba hangi komşu neyini unuttu?
İşin doğrusu kapıyı açınca belli oldu. O da nesi? Davet bile beklemeden hoop diye içeri bir dinozor dalıverdi. Hemen sonra...
Tık tık da tık tık!
Brontozorus ekselsus, mikroraptor, bambiraptor, stegopelta, pteranodon ve daha kimler kimler?
Pelin`in ev sahipliğine diyecek söz yok ama otuz tonluk bu konuklar da nereden çıkıverdi?
Vay arkadaş, kim ağırlayacak peşi sıra kapıya dizilen etçilinden hepçiline ve hatta veganına bunca müşkülpesent dinozoru şimdi?..
Milyonlarca yıl öncesinden gelen irili ufaklı konukları, leziz mi leziz ikramları ve dillere destan misafirperverliğiyle sevgili dostumuz Pelin yeniden karşımızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aed05f5-8d4c-4aea-b756-e6f6d73670fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sylvia Plath Hakkında Bir Roman</image:title>
            <image:caption>Kendi elleriyle son verdiği kısa hayatına rağmen edebiyat tarihinde eşsiz bir yeri olan ve 20. yüzyılın en önemli psikolojik romanlarından Sırça Fanus’a imza atan Sylvia Plath, bu kurgusal otobiyografide kendisi bir psikolojik romanın kahramanı olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın hayatının son bir yılını konu eden
Delice Coşkun, Plath’in kocası Ted Hughes ile giderek sorunlu bir hal alan tutkulu ilişkisini, “yazmak”la ilgili açmazlarını, kendi annesiyle çözemediklerini, hayatın sıradan dertlerinin yarattığı sıkıntıları, iki küçük çocuğun annesi olarak yaşadığı duygusal iniş çıkışları son derece ayrıntılı ve inandırıcı bir zihin akışıyla anlatıyor.
Delice Coşkun 2021’de İsveç’in en önemli edebiyat ödülü olan August Ödülü’nü kazandı. 
“Culhed, Plath&apos;ı son derecede iyi canlandırıyor. Plath&apos;in içsel benliği -yazılarında dolaysız, özgür ve dürüst oluşu- ile dünyaya gösterdiği dış görünüş arasındaki çelişkiyi ortaya çıkarıyor.” Norrbottens Kuriren 
“Delice Coşkun okumamdan bana kalan, Cullhead’in depresyon ile neşe, kendini imha ile kibir arasındaki psikolojik çekişmeyi nasıl tasvir ettiği. Biri diğerini dışarıda bırakmıyor; bilakis birbirlerini büyütüyorlar.” Aftonbladet 
“Sırça Fanus’u ve Sylvia’nın şiirlerini okuyanlar için Elin Cullhed’in, kahramanının düşünme ve hissetme biçimine ne kadar bağlı olduğu gayet açık. Elin Cullhed’in kurgusal kişisi de gerçek Sylvia gibi, duygusal hayatıyla bütünleşen rasyonel ve eleştirel, keskin bir zekaya sahip; gerçekçilikle hayal gücü arasında, umutla çaresizlik arasında, güven ve ihanet arasında sürekli salınan dipsiz bir kırılganlık.” Alba</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ccb954-d9f7-4fe8-82fd-7d681276a90a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Kalmak</image:title>
            <image:caption>12 Eylül’ün hemen ertesi. İstanbul’un Aksaray semtinde bir meyhane; Karakuş Birahanesi. Meyhanenin sahibi Cavit, iki meczup müdavimi Tatyos ve O. 
Yolu şans eseri bu meyhaneye düşen ve buradan bir türlü ayrılamayan kaçak bir adam. Siyasi geçmişi nedeniyle kaçmak, herkesten saklanmak, hatta adını bile değiştirmek zorunda kalan solcu bir genç. Öyle ki eski hayatıyla hiçbir ilişkisi kalmamalıdır. Uzak düştüğü sevgilisiyle de. “Ah E…!” 
“Uzun beyaz bir koridorda” ilerlerken kaybolacak ve kendi kimliğini ararken, bilhassa O’nun hikâyesiyle birlikte okuru kanayan iç dünyasında dolaştıracaktır. “Eylülden Sonra” üçlemenin ikinci kitabı Yaralı Kalmak’ta İbrahim Yıldırım, 12 Eylül’ün adını vermeden, dönemin bütün bunaltıcı atmosferini ve sonrasındaki yarı karanlık dünyayı ustalıkla anlatırken, oyunlu kurgusu, imgesel dili aracılığıyla okuruyla sıradışı bir diyalog kuruyor. En sonunda bir istekte bulunuyor, “General’i bağışlayın lütfen”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a7c16e4-e2d9-48d0-a701-ad201dab642f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cristoforo Colombo’nun Maceraları</image:title>
            <image:caption>Cenova’da bir çocuk… Günün birinde denize, açık denize ulaşmak üzere limandan ayrılan gemilerin güvertesinde olmayı hayal ediyor. Bu çocuk Cristoforo Colombo: Amerika’yı keşfeden adam. On beş yaşında denizci oldu Colombo. Ligurya, Provence ve Korsika denizlerinde dolaştı. Alize rüzgârlarını öğrendi, enlem boylam hesaplarında usta oldu, döneminin en ünlü kozmografya eserlerini okudu. O çağın insanlarının bildiği tek Okyanus’a açıldı. Hedefi basitti: Dünya yuvarlak olduğuna göre, daima batıya giderek o büyülü Doğu’ya, baharata, masal şehirlerine, altına, ipeğe ulaşabilecekti. İspanya kraliyetinden Fernando ile Isabela’nın desteğiyle yola çıktı. Yeni Topraklar’ı buldu, şimdiye kadar gördüklerine hiç benzemeyen insanlar gördü. Rengârenk papağanları, patatesi, yeşil biberi, fasulyeyi Avrupa’ya getirdi. 
Hükümdarları adına Yeni Topraklar’da koloniler kurmaya çalıştı, altın aradı. Binlerce yerli öldürdü! Defalarca Yeni Topraklar’a gitti geldi, zincire vuruldu, başından binbir macera geçti. Tartışmasız büyük bir denizciydi, bir o kadar da kötü bir sömürgeci oldu. 
İktisat tarihi profesörü Paolo Emilio Taviani ömrünü Cristoforo Colombo’nun yaşamını araştırmaya adamıştı. Cristoforo Colombo’nun Maceraları kitabında onun inanılmaz serüvenini anlatıyor. Taviani’nin kendi deyimiyle, “gerçek olayların romanı”nı yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590fddd1-afaa-4c1c-98b0-8fb0f7c4cd04.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’den Kesitler</image:title>
            <image:caption>Uğur Kökden edebiyatımızın gezgin anlatıcılarından. Gerek önceki kitapları gerekse elinizde tuttuğunuz Türkiye’den Kesitler – Yıllar, Yollar, Yerler bunun en iyi ispatı. 
Kökden günlük-denemelerinde yola çıktığı yerden varış noktasına kadar, yol boyunca gözlemlerini, bilgi birikimini ve tanıklıklarını aktarırken, “yolda olma” durumunu tüm canlılığıyla yazıya döküyor. Varış noktasında ise kalemini gülle donatıyor. Tarih ile günceli, geçmiş ile o anı bir araya getiriyor. Kimi yerde salt günlük, kimi yerde deneme, kimi yerde anıyla karışık öykü tadında metinler kaleme alıyor. 
Türkiye’den Kesitler – Yıllar, Yollar, Yerler farklı zaman dilimlerinden ve farklı bölgelerden şehirler, kasabalar, köyler ve yollardan sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfec492-81a7-4e24-ba47-fecfd477a921.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuzlar</image:title>
            <image:caption>Linn Ullmann’ın roman üçlemesinin ilk kitabı Huzursuzlar, çocukluğunda her yaz Baltık Denizi’nde uzak bir ada olan Fårö’ye, yönetmen ve film yapımcısı babasını ziyarete giden Norveçli kızın izini sürer. Kız, şimdi bir yetişkin anne ve yazardır, babasıysa seksenli yaşlarındadır. Baba-kız birlikte, yaşlılık, dil, hafıza ve kayıp üstüne bir kitap yazmayı hayal eder. Kız soruları soracak baba yanıtlayacak, konuşmaları teybe kaydedeceklerdir. Her ikisinin de öngöremediği biçimde baba yaşlılığın pençesindedir; baba bir yaz günü Fårö adasında öldüğünde geriye sadece anımsanan ve kaydedilmiş hatıralar, imgeler ve sözcükler kalır. Ses kaydı alınmış, babayla gerçekleştirdiği altı sohbetin ekseni çevresinde kız kendi öyküsünü yazmaya başlar; yazılan sayfalar bu kitabı oluşturacaktır. 
 
Anı ve kurmacanın kusursuz bir harmanı olan Huzursuzlar klasiklerle kurduğu diyalogun yanı sıra Linn Ullmann’ın berrak, parlak, şiirsel düzyazısının gücüyle “otobiyografik roman” türünü yeni irtifalara taşırken yaşamak, aşk, kayıp, yaşlanma üstüne başlıca hakikatlerin peşinde dişli ve tutkulu bir okuma deneyimi vaat ediyor. 
 
“Linn Ullmann güzellikten, avuntudan, hakikatten oluşan bir kitap yazmış. Böylesine tehlikeli suları bir uçtan bir uca katetmeyi nasıl başardığını bilmiyorum.” 
Rachel Cusk 
 
“Huzursuzlar sadece Linn Ullmann’ın gündelik yaşamın dilbaz ayrıntılarına gösterdiği pür dikkatinden, kendini ve yakınlarını dürüstçe kucaklamasından, iyi bir yazının yüksek taleplerine ve dile dair keskin duyarlığından kaynaklanabilecek biçimde dosdoğru, doğallıkla ve zarafetle anlatılmış, fazlasıyla sürükleyici ve etkileyici bir aile anlatısı.” 
Lydia Davis 
 
“Ullmann anlatıcı ben’ler ve dün ile bugün arasında ustaca hareket ediyor — küçük kızın ham kafa karışıklığından bir yetişkinin derin düşüncelerine. Huzursuzlar duygulanım ve hafıza sanatı üstüne harikulade bir kitap.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/932667a2-8627-4590-a71b-ff23dab85350.jpg</image:loc>
            <image:title>Git Buradan Öfke!</image:title>
            <image:caption>O gün hiç de Gülse’nin umduğu gibi gitmiyordu. Atıştırmalıklar idare ederdi ama en sevdiği oyuncağı onunla oyun oynamak istemiyordu. Banyoya ilk kardeşinin girdiğini gördüğündeyse küçük kız daha fazla dayanamadı. Kıpkırmızı oldu, bağırmaya başladı, yerde yuvarlandı, ağladı. Gülse öfkesinden kurtulmaya, onu göndermeye çalıştı ama öfke ona yardımcı olmadan hiçbir yere gitmeyecekti. 
 
Çocukların duygularını keşfetmesi amacıyla hazırlanan bu sevimli hikâye ebeveynler için de yararlı öneriler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28cd582-4f57-46e8-bb5d-2f7a84e9c754.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Kral</image:title>
            <image:caption>Ormanda sıcak bir gündü. Küçük maymun Muni’nin canı çok sıkılıyordu. Taze meyveler onu rahatlatmıyordu.Serin gölde yüzmek can sıkıntısını azaltmıyordu. 
Bir anda, küçük yaramazın eline ormanın kralı olma şansı geçti. Her emri yerine getirilecek, yediği önünde yemediği arkasında keyif çatacak, canı asla sıkılmayacaktı. Tek yapması gereken, ormandaki arkadaşlarını bir yabancı olduğuna inandırmaktı. 
 
Acaba küçük maymun Muni ormanın kralı olmayı ve kral olarak kalmayı başarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d02bbf-7042-4d34-a6fb-9e8125b51d12.jpg</image:loc>
            <image:title>Gergedanlar Krep Yemez</image:title>
            <image:caption>Krep yiyen gergedanlar, dinlemeyen ebeveynler ve daha fazlası üzerine eğlenceli bir hikâye!
Begüm her sabah olduğu gibi mutfakta kahvaltı yapıyordu.
Birden arkasından mor bir gergedan geçti ve masadaki tabaktan bir krep alıp yemeye başladı.
&quot;İnanılır gibi değil! Otobüsten bile büyük! Hem de mor!&quot; dedi şaşkınlık içinde.
Üstelik bu gergedan çok da kabaydı. Begüm&apos;ün krepini izin bile almadan yemişti. Peki Begüm&apos;ün anne ve babası bu işe ne diyecekti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d00ec5-c5b4-47f7-8aa5-5803d723eb9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Saklama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan &quot;Zürafa Saklama Rehberi&quot; şimdi Altın Kitaplar&apos;da!
Upuzun zürafalar, sevgi ve doğa üzerine çok eğlenceli bir hikâye!
Evinde zürafa beslemeyi hiç düşündün mü? &quot;Evet!&quot; dediğini duyar gibiyim.
Zürafadan harika bir evcil hayvan olur, öyle değil mi?
Peki ya annen ve baban seninle aynı fikirde değilse?
Aslında evde zürafa beslemenin harika bir yolu var: zürafayı saklamak!
Peki ama nasıl? Zürafa Saklama Rehberi ile evcil zürafanıza evde kolayca bakabileceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca1f83a-8846-4cf0-8b8b-9706f0219bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıdık -Yak Ailesinin En Minik Üyesi</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan &quot;Bıdık-Yak Ailesinin En Minik Üyesi&quot; şimdi Altın Kitaplar&apos;da!
Daima kendin olmanın güzelliğini anlatan eğlenceli bir hikâye!
Karlı dağların zirvesinde, buz gibi soğuk, uğultulu bir tepede, tatlı mı tatlı bir yak ailesi yaşıyordu. Yakların neredeyse hepsi kocaman boynuzları ve kabarık tüyleriyle dev gibiydi! Biri hariç: Bıdık!
Bıdık küçük olmaktan çok sıkılmıştı. &quot;Kocaman bir yak olsam her şeyi ama her şeyi yapabilirdim!&quot; deyip duruyor, bir an önce büyümek istiyordu ama... Bu fikri değişmek üzereydi.
Oscar&apos;s Book Ödülü 2021.
The Sainsbury&apos;s En İyi Resimli Kitap Ödülü.
The Sainsbury&apos;s Yılın Çocuk Kitabı ödülü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40aed2d8-37f8-4101-9c5a-ed95374023f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpekler Bale Yapmaz</image:title>
            <image:caption>Bale yapan köpekler, inanmayan ebeveynler ve sevdiğimiz şeyi yapmak üzerine çok komik bir hikâye!
Benim köpeğim farklıdır. Diğer köpeklere benzemez. Onlar gibi davranmaz. Tuvaletten su içmez, terlikleri ısırmaz, kedileri kovalamaz. Benim köpeğim müziği, dans etmeyi ve ay ışığını sever.
Dedim ya, benim köpeğim farklıdır, kendini köpek gibi hissetmez. Benim köpeğim kendini balerin zanneder!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb94515a-0eaf-44b9-a49c-674d957beb28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Köpek Üzüm</image:title>
            <image:caption>Küçük, sıcacık bir dostluk hikâyesi!..
Batu ve ailesi, yaşadıkları şirin kasabadan kocaman bir şehre taşınmıştı. Batu eski evlerini, yemyeşil kırları, denizi ama en çok da arkadaşlarını özlüyordu.
Bir sabah, bu gri şehrin sokaklarında yürürken Batu&apos;nun gözüne kıpkırmızı bir şey takıldı. Kırmızı tasmalı, küçücük, sevimli bir köpek!
Batu&apos;nun bu kocaman şehirdeki ilk arkadaşı, bu minicik köpek olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c7259da-f06a-48c1-bad8-2a77b55ebf43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Köpek Üzüm -2</image:title>
            <image:caption>Batu, Mercan ve Üzüm yepyeni bir macerayla karşınızda!
Bu sefer, eğlence parklarından kurtarılan hasta hayvanların yaşadığı bir tedavi merkezinden kaçan minik penguen Badem&apos;in izindeler! Bakalım bu üç kafadar Badem&apos;i bulabilecek mi?
Kayıp Köpek Üzüm&apos;ün yazarından yüreğinizi ısıtacak, yepyeni bir dostluk hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d67594-0d93-4997-899e-bed163bd70aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi Krizi</image:title>
            <image:caption>Halk egemenliğinin esas alındığı bir yönetim biçimi olan demokrasi; hukukun üstünlüğü, insan hakları ve eşitlik gibi ilkelerin devamlılığını sağlamakta; 3000 yıllık tarihiyle de en köklü siyasi sistemlerin başında gelmektedir. Ne var ki bu asli vasıflarına ve tarihsel hafızasına rağmen demokrasiye duyulan güven, giderek azalmaktadır.  
 
David Van Reybrouck, seçim sistemine indirgenmiş günümüz demokrasisinin güvenilirliğini artık yitirdiğine ve siyasi nüfuzlarını kaybetmek istemeyen çevrelerin elinde, bir çıkar aracına dönüştüğüne dikkat çekmektedir. Dolayısıyla demokratik bir sistemi gelecek nesillere aktarabilmek adına siyasi ve sosyal alanlarda çeşitli reformlar yapmamız gerektiğini savunmaktadır.  
 
Demokrasi Krizi, demokrasinin güven bunalımı yaşamasına neden olan başlıca sebepleri sorgulamakta ve tarihî bir perspektifi esas alarak, herkes için yeterli bir sistem hâline nasıl dönüştürülebileceği konusunda ilgi çekici fikirler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a66b7831-18a4-4060-af0e-77586999a992.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapları Yakmak :Bilgi Tarihi Saldırı Altında</image:title>
            <image:caption>Kütüphaneler ve arşivler, kitapları muhafaza etmelerinin ötesinde insanlık için birer hazinedir; bu kurumların devamlılığı, tecrübe ve bilginin gelecek kuşaklara aktarılmasında hayati bir önem taşır.   
Savaşlar, istilalar ve yağmalar tarih boyunca kütüphanelerin yakılıp yıkılmasına neden olurken modern dünyada bilgi, çeşitli çıkarlar uğruna tahrip edilmektedir. Bilgiyi muhafaza etmekle görevli kütüphaneler ise maddi, siyasi ve sosyal zorluklar karşısında âdeta bir varlık savaşı vermektedir.   
Kitapları Yakmak, İskenderiye’den Saraybosna’ya; Irak’tan Birleşik Krallık’a kütüphane ve arşivlerde saklanan bilgi hazinesinin kasıtlı bir şekilde yok edilmeye çalışılmasının ardında yatan politik, dinî ve kültürel saikleri gözler önüne sermektedir. Kitap ayrıca, bir kavram olarak “bilginin korunması”nın sosyal ve politik açıdan önemine değinmekte ve toplumun bu konudaki rolünü sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aacaba5-4f9c-4480-aba7-bd4f0bef1ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Biyografisi</image:title>
            <image:caption>Yalnızlığın Biyografisi, duygusal bir dil ve deneyim olarak yalnızlığın yeni bir yorumunu sunmaktadır. Fay Bound Alberti, 18. yüzyıldan günümüze; mektuplar, günlükler, siyasi tartışmalar ve tıp literatürünü kullanarak yalnızlığın tarih dışı, evrensel bir olgu olmadığını savunmaktadır. Yazara göre yalnızlık modern bir duygudur ve sınıf, cinsiyet, etnik köken ve deneyime göre farklılık gösteren, karmaşık bir duygusal durumu ifade eder. Sylvia Plath, Kraliçe Victoria ve Virginia Woolf gibi vaka hikâyelerini inceleyen Yalnızlığın Biyografisi, yalnızlığın modern ve somutlaşmış bir duygu olarak ortaya çıkışının haritasını çıkarmaktadır. 
 
“Şefkatli, geniş kapsamlı bir inceleme.” 
                                                                                                                                                      Terry Eagleton, The Guardian 
 
“Alberti’nin keskin siyasal analizlerinin yanı sıra, kitabın en güçlü temalarından biri de yalnızlığın nasıl büyük bir çeşitlilik gösterdiği, hayatlarımızın ne kadar içinde olduğu, genellemelere nasıl da sığmadığı. Yalnızlık bir 21. yüzyıl salgınıdır belki, acilen karşılık verilmesi gereken modern bir hastalıktır ama bundan çok çok daha fazlasıdır da.” 
Sophie McBain, The New Statesman 
 
“Parlak bir toplum ve kültür tarihçisinin kaleme aldığı muhteşem bir yalnızlık biyografisi.” 
                                                                                              James Daybell, Histories of the Unexpected 
 
“Yalnızlığın modern bir duygusal olduğu yönünde ilginç bir savdan yola çıkan Fay Bound Alberti, bugünkü yalnızlık ikilemine yol açan birçok veçhenin ve etkenin izini sürüyor. Kitap hem geçen iki yüzyılda duyguların tarihinin birkaç veçhesine hem de bugün karşı karşıya kalınan meselelerin ve imkânların insancıl bir yaklaşımla anlaşılmasına katkıda bulunuyor.” 
                                                                                                                                      Dr. Peter Stearns, George Mason Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71a67d8c-4337-49f3-88c0-70df3c9aa48a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Bir Dünyada Akıl Sağlığımızı Nasıl Koruruz</image:title>
            <image:caption>“Pandemiden sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, iyiden iyiye kutuplaşan dünyamız bir kavşakta ve hepimiz akıl sağlığımızı koruyarak hangi yolda yürüyeceğimizi bir an önce seçmeliyiz” diyor Elif Şafak.
Ardından da kafa karışıklıklarımıza, hayal kırıklıklarımıza, kaygılarımıza, öfkelerimize hatta duyarsızlıklarımıza ayna tutuyor. Kimlik, siyaset, ekonomi, teknoloji meselelerine dair sorular soruyor; enformasyonun, bilginin ve bilgeliğin verdiği cevapları tartışıyor.
Rilke, Kavafis, Steinbeck, Fromm, Bauman, Lessing ve Heidegger gibi pek çok düşünür ve sanatçı da, bu benzersiz sohbete eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae73b797-428d-4a91-af90-d288928b092d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşportadan Kırmızı Halıya</image:title>
            <image:caption>Asla Pes Etmemek Üzerine İlham Dolu Bir Başarı Hikâyesi 
 
Sıra dışı yetiştirme tarzıyla, oğlunu antrenör gibi hayata hazırlayan bir baba ile babasının hayallerini gerçekleştirmek için hiçbir mücadeleden kaçınmayan İzzet Pinto’nun hikâyesini okurken kimi zaman duygulanacak, kimi zaman hayrete düşeceksiniz. Hatta zaman zaman onun adına yorulup pes etmesini bile isteyeceksiniz. 
Onun Bangkok’taki işportacılık günlerinden, Türk dizilerini dünyaya açarak sektörde yılın adamı seçilmesine kadar uzanan inişli çıkışlı öyküsünde büyüleyici bir azmin ne mucizeler yaratabildiğine tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed52e41e-0d7b-437e-9ce8-ca515d8bf4ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Asa</image:title>
            <image:caption>Gerçek güç nedir? 
Liyakat ne işe yarar? 
Nasıl bütün insan olunur? 
Ahlaki zekâ ne için gerekli? 
Emek ve Erdem bize ne katar? 
Hak etmeden kazanırsak ne olur? 
Niçin, ne zaman ve nasıl sorumluluk almalıyız? 
Düşünmeye, sorgulamaya ve gerçeği aramaya yönelten felsefi hikâyeler anlattığı çocuk kitaplarıyla çok sevilen Anooshirvan Miandji bu kez gençler için yazdı. 
Bu kitabın sayfalarında, eşi ile birlikte yıllardır kitapların arasında yaşayan bir sahaf ile bir gencin sorgulayarak, araştırarak, adım adım gerçeği arayış yolculuğuna katılacak, her sayfada yeni sorularla yeni keşiflere tanık olacaksınız. 
Tebrizli Azeri Türkü olan Dr. Anooshirvan Miandji, 1995’ten beri Ankara’da yaşamaktadır. Gazi Üniversitesi’nde Eczacılık eğitimini tamamladıktan sonra, Farmasötik ve Medisinal Kimya alanında uzmanlık derecesi, ardından Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe Bölümü Bilim Tarihi Anabilim Dalı’nda doktora derecesi aldı. 2004-2018 arasında Bilkent Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2016-2020 arasında Oxford Üniversitesi&apos;nden Bilim Felsefesi, Eleştirel Düşünme, Bilgi Teorisi ve Psikoloji üzerine eğitim aldı. Çocuklar ve yetişkinler için yurtiçinde ve dışında kitapları basıldı. Pek çok üniversite, okul ve kuruluşta seminerler ve konferanslar veren Miandji’nin, sosyal medyada felsefe, eleştirel düşünme, bilim ve eğitim üzerine yazıları yayımlandı. Çeşitli televizyon kanallarında felsefe üzerine programlar yaptı. 
2020’den beri TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Yapay Zekâ Mühendisliği Bölümü’nde Bilim ve Felsefe Koordinatörü olarak Eleştirel Düşünme ve Bilimsel Araştırma Etiği dersleri vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da753f8-1120-4e54-b761-e7652b9cc15b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Pro-Absürtün Tarihi: Kral Marx</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik ile herhangi bir bağ kurma telaşına 
düşmeksizin yazılmış bu kitap, 
Gerçeküstücülüğüyle en az gerçeklik kadar somut bir etkiyle çarpıyor okuru. 
Soyutluğuna inandığımız Tanrısal Bakış Açısı, 
okurun ensesinin hemen ardından 
fısıldıyor sözcüklerini. 
Israrcı, rahatsız edici, kabul etmekte 
zorlanacağınız kadar sahici! 
Öyle yakın ki… 
Okura okumak değil, “olmak” kalıyor. 
 
“Nietzsche delirmeseydi intihar ederdi Meryem. Buna eminim. Bir bakıma yaşam istencinden kurmuştu felsefesini hatta direkt böyle der Ecce Homo’da. Ancak, aslolan intihar istencidir. Delirmeseydi anlayacaktı Meryem, biliyorum anlayacaktı. Belki de anladığı an delirmişti. Bilirsin, hassas bir adamdı Nietzsche. Of, yoksa ben de mi hassas bir adamım! Hayır! Katiyen delirmeyeceğim. Bir şeyler yapmam gerek. Ölmeliyim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/553ed826-ca57-42f3-b01a-96a08689bac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıyla İlk Defa Aynı Fikirdeyiz</image:title>
            <image:caption>Bir çırpıda okunamayacak kadar ağır… 
İnkar edilemeyecek kadar gerçek! 
Şüpheye düşürecek kadar sarsıcı! 
Sonu hiç gelmeyecek kadar uzun, 
kısa hikâyeler… 
 
 
Tanrıyla ilk defa aynı fikirdeyiz. 
Doğmadan önce Tanrıyla aramızda ne yaşandı bilmiyorum. 
Ama yaşamak konusunda bana kimsenin fikrimi sormadığına eminim. 
Tanrı nihayet sıkılmış olmalı ki, bir hastane odasında ilk kez el sıkışıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eee94156-2ba0-4b24-b8cd-eb687b20348f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Aynasında Görünen Aşikar Sır</image:title>
            <image:caption>İnsan, varoluşa dair hakikatin idrakinde nasıl bir referans noktasıdır? 
Algılama, düşünme ve anlamlandırma yeteneği itibariyle insan neden diğer tüm varlıklardan daha donanımlı şekilde yaratılmıştır? 
Bu ayrıcalıklı donanımlar insanı, nasıl İlahî isim ve sıfatların tecelli ettiği bir ayna kılıyor? 
Bizler bu sırlı mahiyetimizin farkında mıyız? 
İşte bu kitap; kâinatın, yaşamın ve kendi varlığının anlamını sorgulayanlara, benliğindeki aşikâr sırları keşfetmek ve insanın mahiyeti ile yaratıcısı arasındaki İlahî isim ve sıfatlarla kurulan münasebeti anlamak isteyenlere yeni bir bakış açısı sunuyor. 
“Varlık Aynasında Görünen AŞİKÂR SIR” kitabının devamı ve ikincisi olan “İnsan Aynasında Görünen AŞİKÂR SIR” isimli bu kitabımız; basitten karmaşığa doğru misallerle okuyucuya bir düşünce talimi yaptırıyor. İnsanın kendi benliğini referans alarak İlahî ef’al (fiiller), esma ve sıfatların, bilincine nasıl yansıdığı hususunda bir tefekkür performansı kazandırıyor. 
Böylece, İlahî Zat’ın (c.c.) varlığının ve esma ve sıfatlarının en parlak zuhur yeri ve aynası olan insanın, bu merkez varlık konumunun farkına varmasına; benliğini varoluşa dair hakikatin kapılarını açan bir anahtar olarak kullanabilmesine ve İlahî tecellileri okuyabilecek bir yetenek kazanmasına basamak oluşturuyor. Ayrıca kitap, mevcut bilgi ve bilim anlayışına yeni bir yorum getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed2ab52-48c2-4ea3-9c3e-9150bc59ebe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutumlu Kirpi</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Arife Gökmen’in yazdığı Tutumlu Kirpi, çocuklara tutumlu olmayı ve yardım etmeyi sevdiren hem eğlenceli hem de öğretici bir masal… 
Lay lay lay Lay lari lom 
Sakla samanı gelir zamanı diyorum. 
Lay lay lay Lay lari lom. 
Gün gelip de lazım olduğunda 
Kumbaraların ne çok işe yarayacağını biliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dd776e9-7164-4a10-8ec6-2827f981d8ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden İzcisi</image:title>
            <image:caption>Gelecekte, istediğiniz herhangi bir bedene sahip olabilirsiniz. 
Tabii paranız yettiği sürece… 
 
Büyük ilaç firmalarının beyzbol takımları için genetiği değiştirilmiş en son yetenekleri araştıran Kobo, iklim değişikliği ve tekrar eden pandemilerle harap olan New York’ta zar zor geçinebilmektedir. On yılı aşkın süredir kullandığı sibernetiğin güncellenmesi gerektiği için de tefeci ikiz kardeşlere muhtaçtır. Öte yandan dönemin en iyi siber-beyzbolcusu olan erkek kardeşi JJ Zunz evinde ölü bulunur… 
 
Katili bulmaya kararlı olan Kobo, genetiği değiştirilmiş CEO’ların ve filozof Neandertallerin olduğu, modifiye edilmiş organların ticaretinin yapıldığı arka sokaklara dalar ve kendini tahmin ettiğinden çok daha yozlaşmış bir dünyanın içinde bulur. 
 
Kobo, organlarını en yüksek teklifi verene satan insanların olduğu bu kaotik dünyada bedeniyle ruhunu bir arada tutarak amaçlarına ulaşabilecek midir? 
 
Esquire dergisinin tüm zamanların en iyi 50 bilimkurgu romanı arasında gösterdiği Beden İzcisi’nde tasvir edilen yakın gelecekteki dünyamızı okurken dehşete kapılacaksınız! 
 
“Çarpıcı, keskin hatları olan kurgusal bir dünyanın ürünü, temposu hiç düşmeyen, 
nefes kesici bir tekno gerilim.” –ESQUIRE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6822f92e-225a-4b9e-98cc-de1e893b1b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Düşeni Yaparak Mutlu Olmak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>“Bir Cümle Bir Hakikat” 
Adeta satır satır yazdığımız hayat kitabımızda, gönlümüze misafir olan değerlerimiz, hayatımızı çiçek bahçesine çevirmeye adaydır. Bu; sıkıntı çekmemek, insanları değiştirebilmek ya da konforumuzu her daim devam ettirebilmek manasında değildir. Her durumun bir hikmet içerdiğini ve bizi olgunlaştırarak daha kâmil bir insan olmaya yücelttiğini öğrendiğimizde; var olmanın anlamını yakalar ve kendimizi değiştirebilmenin ulaşılabilecek bir makam olduğunu kavrarız. Öğrenmek, işte bunları ve daha başka değerleri bize kazandırır. 
Doğru bir yaşayışı acil bir ihtiyacımız olarak gördükçe, bunun yollarını ve yöntemini aradıkça; bütün dünya bizim seçici algımıza hikmetli olanı sunacaktır. Bilelim ki, hayatımızı sadece biz onarabiliriz. Onun için en acil ihtiyacımız, bizi doğru yapılandıracak bilgi ve çevredir. Öğrenerek, öğrendiklerimizden doğru bir hayat modeli oluşturmaya bizi içten güçlendirmeye, geliştirmeye, başta kendimiz olmak üzere yaratılan her şeyi sevmeye ve değer katmaya hoş geldiniz. 
  Bu kitap; satırların arasından yüreğinize dokunmaya aday. Öğrenmeye hazır zihinlere ışık tutabilmek niyeti ve duasıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68fbe7dc-3436-4343-97c7-9d27374f2130.jpg</image:loc>
            <image:title>Akasyalı Meydanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>İnsan gibidir ağaçlar, sevgiyle büyürler. Eğitimci, yazar Hatice Demir, çocuklar için yazdığı ilk kitabında, okurlarını bir köy meydanına, yaşlı bir akasya ağacının gölgesine konuk ediyor. İncelikli üslubu, duru ve yalın anlatımıyla dikkati çeken yazar, köyün geçmişinde saklı bir hikâyeyi, çocukların sevinçli, meraklı, renkli yaşamlarına katıyor. Türlü oyunlar oynayan çocukların neşeli seslerini duyulur kılan naif roman, sevgi, anlayış, yardımlaşma gibi insanı yücelten iyi duyguların değerini fısıldıyor. Köyün meydanında yıllara meydan okuyan akasya ağacı fırtınada devrilince, onun gölgesine sığınmaya alışık herkes şaşırır. Üstelik, ağacın gövdesinde umulmadık bir şey saklıdır. Her gün gelip, kimseyle konuşmadan akasyanın altında oturan Mustafa Amca da artık ortalıkta görünmezolur. Ayber ve Efe, onun sessiz yalnızlığından ürkseler de, ihtiyarın ağaçla yakınlığını merak ederler. Çocukların yardımseverliği sayesinde geçmişin anıları çiçeklenmeye, ağacın gizemi çözülmeye başlayacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad8476b-d971-4b60-ba1c-2692169bd912.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şair Bir Kitap</image:title>
            <image:caption>İki şairi bu kitapta bir araya getirdik. İki Şair Bir Kitap’ın ilk bölümünde bir şiir yazma rehberi yer alıyor, diğer bölümünde ise kitabın yazarı Gülsemin Kucba’nın şiirleri. Bu şiir yazma rehberi, hayal gücünüzü harekete geçirip kalemlerinizi şiirle buluşturmak için hazırlandı. Yaratıcı yazma çalışmalarıyla şiir yazmanın inceliklerini uygulamalı olarak görecek, duyguların şiirlerle nasıl aktarıldığına tanıklık edeceksiniz. Bu yolculukta size bilgi ve deneyimleriyle Karga Feyruz eşlik edecek. Haydi, sözcükler şiirlerini bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2048be0f-75e6-420e-adad-bdc27b066234.jpg</image:loc>
            <image:title>Elifsizliğin Sürükleyici Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Lipogram, alfabedeki belirli bir harfin kullanılmaması suretiyle uygulanan bir yazım tekniğidir. Bu metinde lipogram tekniği çerçevesinde yer verilmeyen harfin bir sesli harf, üstelik “A” harfi gibi alfabemizin en sık kullanılan sesli harfi olduğu düşünüldüğünde, okurun aklına ister istemez öncelikle bu hacimde bir romanı böylesi bir kısıtla kaleme almış olmanın ne denli çetin bir yazım serüveni olmuş olabileceği geliyor. Neden sonra okur, güzide Türkçemizin, “A” harfini kullanmadan dahi “suya sabuna” ve “köpüğe” dokunmaya yetecek denli zengin olduğu gerçeğine tanık oluyor. Neden sonra? Elbette ki bu romanı okuduktan sonra... 
 
Postmodernist açılımlar, kelime oyunları, söz sanatları ve eşsiz bir “karnaval...” Elifsizliğin Sürükleyici Öyküsü, farklı metinler okumanın zevkine nail olmuş edebiyat okuru için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698ecf33-a4ee-402b-8994-00aaa36ddc21.jpg</image:loc>
            <image:title>Samira’nın Masalı</image:title>
            <image:caption>Samira’dan sakladığı masallarını, sadece onun annesine gösteriyordu masal ağacı. Bu ağacın gölgesinde büyüyen Samira’nın, kaybolan annesinin peşini bırakmaya hiç niyeti yoktu. Yıllar sonra, annesi gibi masallar yazan bir genç kız olarak döndü büyülü masal ormanına. 
 
Annesini bulması sandığı kadar kolay değildi. 
Önce baykuş Hodi’yi mi bulmalıydı? 
Belki de General Çako, koşardı yardımına… 
Sihirli yüzüğü olmadan başaramazdı. 
Bir yolu olmalıydı. 
Üstelik artık yalnız da değildi. 
Masallarını resimleyip can veren en yakın arkadaşı 
Mirenda da yanındaydı. 
Annesini kurtarmanın bir yolu, mutlaka olmalıydı! 
 
En büyük zorlukların dahi, hayallerimizin gücü, sahip olduğumuz yeteneklerimiz ve kendimize olan inancımızla aşılabileceğini, masalsı bir dille anlatan bu kitap, sadece çocuklar için değil, hayal kurmayı unutan yetişkinler için de ilham verici! 
 
“Bir gün geri dönüp annemi kurtaracağım hayaliyle bir sürü masal yazdım. 
Bazen yazıyor, bazen anlatıyordum, 
Mirenda ise çizip boyuyordu bu masalları. 
Biz iki çocuk, kovuyorduk dünyamızdan bütün canavarları.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15185ed4-6893-4fcc-bc81-fbb38cb7be04.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizkızı Masalı</image:title>
            <image:caption>İkimiz de aynı yaştaydık ama benim hâlâ denizkızının yok olma ihtimalini idrak edemediğim zamanlarımdı. Çocuk da olsak yaşantımızda olup bitenlere atfettiğimiz değerler vardı. Suna’nınkilerle benimkilerin birebir denk düşmemesi olağandı. İnsan doğal olarak daha on ikisinde bu kanıya vâkıf olamıyordu. Bu sebeple Suna’nın bana inanmayışına kızıyordum. Onun masal dediği, “Yine rüya görmüşsün,” diyerek geçiştirdiği, var ya da yok olmasının hayatında özel bir etki yaratmadığı denizkızı, annemle babamdan bana kalandı. Üstelik onlar tek bir söz bile söylemeden arkalarında bırakmışken beni; denizkızı, döneceğinin sözünü verip gitmişti ve hiçbir mantık bunun aksini ispatlayamazdı. Çünkü bir çocuk neye inanıyorsa gerçek oydu. 
 
Ece Eskiköy, Suna ve Derin’in çocukluk yıllarından başlayan hikâyelerinin arka planında; ruhlarda iz bırakan anıların girdabında evrimleşen dostluklara, hayal kırıklıklarına, aşklara yer veriyor. Şiirsel dili ve akılda kalan betimlemeleriyle okurunun kalbine ulaşmayı ise zahmetsizce başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/520daf10-2b9c-4e49-966e-434814ea2aa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Bulutlar</image:title>
            <image:caption>Kara bulutlar damla damla yaş dökse de üstüne. 
İçimdeki renkli bulutlar, karanfiller dökecek içine. 
İki beden, bir kalp. 
Hep saklıdır içimde. 
Yaşamak gerek renkli bulutların üstünde. 
 
Nihat Demir, kalbinden süzülenlerin kâğıda aktığı mısralarıyla dolu ilk şiir kitabı, Renkli Bulutlar ile okurunun kalbine dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d17c4edf-86d1-444b-873d-48c25f585ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Babiller - Mezopotamya Uygarlıkları-3</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gizemli uygarlıklarına yolculuk yapmaya ne dersiniz? Cevabınız evetse Sosyal Bilgiler dersinin başarılı iki öğrencisi Melike ve Onur ile fantastik bir maceraya hazırlanın.
Yaşlı dünyamızın hafızası olan kadim kütüphaneye girişinizle başlayacak bu macerada Mezopotamya uygarlıklarının ilginç hikâyelerini, şaşırtıcı buluşlarını ve günümüze kadar uzanan izlerini bulacaksınız.
Lokman Aydoğan&apos;ın akıcı ve eğlenceli kaleminden dökülen bu kitaplarda Sosyal Bilgiler dersinize yardımcı konuların yanısıra eğlenceli bir dünya ile buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d55f21d-99bf-450b-bb00-23a2b2a99d6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümerler - Mezopotamya Uygarlıkları-1</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gizemli uygarlıklarına yolculuk yapmaya ne dersiniz? Cevabınız evetse Sosyal Bilgiler dersinin başarılı iki öğrencisi Melike ve Onur ile fantastik bir maceraya hazırlanın.
Yaşlı dünyamızın hafızası olan kadim kütüphaneye girişinizle başlayacak bu macerada Mezopotamya uygarlıklarının ilginç hikâyelerini, şaşırtıcı buluşlarını ve günümüze kadar uzanan izlerini bulacaksınız.
Lokman Aydoğan&apos;ın akıcı ve eğlenceli kaleminden dökülen bu kitaplarda Sosyal Bilgiler dersinize yardımcı konuların yanısıra eğlenceli bir dünya ile buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a060f85-16f1-4b2c-8479-fffd36b84359.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkanlar&apos;da Kaos</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, kurulduğu 1300’lü yıllardan itibaren Anadolu’nun batısında tesis ettiği hâkimiyetini, öncelikle Rumeli topraklarını hızlı bir şekilde fethederek Balkan dağlarının doğal korumasına almış, akabinde yürüttüğü genişleme stratejisiyle 6 asır süren bir cihan devleti hâline gelmiştir. Ömrünün sonunu getiren en öldürücü darbe de bu topraklardan gelmiştir. 1912 yılındaki Balkan Savaşı ile bu coğrafyayı kaybetmiş ve ülke âdeta korumasız duruma düşmüştür. Etnik çekişmelerin, kavgaların ve çatışmaların hiç eksik olmadığı bir coğrafya olan Balkanlar’ın elimizden nasıl çıktığı sorusu bizim için çok önemlidir.
John Foster Fraser’ın elinizdeki bu kitabı, 1912 yılındaki büyük felaketten yaklaşık 10 yıl öncesini konu edinmektedir. Yazarın 1904-1905 yılları civarında yaptığı Balkan gezisinin ürünüdür. Kitabı önemli yapan unsur, Abdülhamid’in son demlerinde, bölgede nasıl bir sosyal ve siyasi atmosfer bulunduğunu doğrudan ve sansürsüz anlatmasıdır. Fraser’ın kendinden emin İngiliz küstahlığı ve özgüveni, atmosferi hiç örtmeden, gizlemeden ve yumuşatmadan aktarmasını sağlamıştır. Bu da bize, hakkında hep konuştuğumuz, Sultan II. Abdülhamid’in “Balkan siyaseti”nin nasıl tatbik edildiğine dair en net fotoğrafı verir.
Balkan Savaşı konusunda çalışanlar kadar, döneme ilgi duyan okurlar için de kitap, belki de birinci elden Türkçedeki nadir kaynaklardan biri olarak görülebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42926df-a0a5-4f85-9ac3-182e98f40344.jpg</image:loc>
            <image:title>Asurlar - Mezopotamya Uygarlıkları-2</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gizemli uygarlıklarına yolculuk yapmaya ne dersiniz? Cevabınız evetse Sosyal Bilgiler dersinin başarılı iki öğrencisi Melike ve Onur ile fantastik bir maceraya hazırlanın.
Yaşlı dünyamızın hafızası olan kadim kütüphaneye girişinizle başlayacak bu macerada Mezopotamya uygarlıklarının ilginç hikâyelerini, şaşırtıcı buluşlarını ve günümüze kadar uzanan izlerini bulacaksınız.
Lokman Aydoğan&apos;ın akıcı ve eğlenceli kaleminden dökülen bu kitaplarda Sosyal Bilgiler dersinize yardımcı konuların yanısıra eğlenceli bir dünya ile buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2234b2f9-c95c-448e-84fe-e1e749d68fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve İran Tarihi Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve İran Tarihi Üzerine Yazılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d53cbf48-9837-4e41-8ed8-aa26471a617e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahmud El-Mes&apos;adi Modern Tunus Edebiyatına Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Mahmud El-Mes&apos;adi Modern Tunus Edebiyatına Bir Bakış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ade3149c-041e-4599-98ad-d7ce78df40df.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Lügatı -Tahirü’l Mevlevi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat Lügatı, Osmanlı şiirini ve nesrini çok daha iyi bilmek için ana kaynaklardan biri. Tahirü’l Mevlevi yıllar süren araştırma, eğitim ve hayat tecrübesinden süzerek yazdı onu. 
 
Klasik şiirin anlam katmanlarında kültürel bilgi ve yaratıcı hamlelerle nasıl gezindiğini kavramak için eşsiz bir başvuru kitabı Edebiyat Lügatı.
 
Tahirü’l Mevlevi, her kavram için örnek şiirlerden alıntılar yaptı. Hem kendi yazdığı şiirlerden hem de Fuzulî, Nef’î, Nedim, Bâkî, Nâbî, Şeyhülislam Yahya, Kanuni Sultan Süleyman, Ziya Paşa, Şinâsî, Yusuf Ziya Ortaç ve daha pek çok şairden örneklere yer verdi...
 
Tahirü’l Mevlevi’nin edebiyat tarihçisi kişiliğinin rehberliğinde eski şiiri hissederek yaşamak mümkün.
 
Edebiyat Lügatı sadece bir sözlük değil aynı zamanda kültürel bir gezi rehberi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0966537-f7a5-41c0-888c-5b925f762587.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası Aşiyan&apos;daki Kahin</image:title>
            <image:caption>Her insan, çeşitli örselenmelerden kendi mizacına uygun deneyimler edinip bunlardan özel sonuçlar çıkarabilir. Kişiliğini, biyografisini, yaşamın geleceğini de çok kez bu özel deneyimler, çıkarsamalar belirler... Fikret, kurulduğu günden bugüne değin Galatasaray Lisesi’nin yetiştirdiği en parlak ve başarılı öğrencidir; imparatorluk başkentinde oturur, çok yetenekli bir şairdir, yapayalnızdır, korkular ve tarifsiz acılar içindedir, çalışma yaşamında başarısızdır, hırçındır, kavgacıdır; öfkeler, melankolik hüzünler içinde kıvranmaktadır. Tevfik Fikret’in şiirleri, edebiyat dünyası için ne denli önemli kazanımlarsa, biyografisi de psikolojiye benzer katkı ve açılımlar getirmiştir. Bu kitapta, Serol Teber’in psikiyatr gözünden, Türk edebiyatının “başkalarından başka” şairi Tevfik Fikret’i yeniden tanıyoruz. “Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un “Aile ve Tarihsel Romanı”, Aşiyan’daki Kahin: Tevfik Fikret’in Melankolik Dünyası, Melankoli: Normal Bir Anomali, Politik Psikoloji Notları ve Davranışlarımızın Kökeni kitaplarını Okuyan Us Yayınevi’ne emanet eden Serol Teber, Doğa’nın İnsanlaşması ile çok yakında okurlarıyla yeniden buluşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49949f95-e87a-4c87-b706-b69cc219baec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Parçan Yok</image:title>
            <image:caption>Çok Yönlü Zihnini Keşfet! Gitmesini istediğin bir parçan var mı? Bağımlı, eleştirel, nevrotik, günahkar veya seni küçük düşüren diğer her şey… Peki ya bu yönlerine yaklaşmanın, sürekli içsel mücadele yerine gerçek şifaya götüren farklı bir yolu olsaydı? Bozuk Parçan Yok ile Dr. Richard Schwartz, kendimizi anlama ve kendimizle ilişki kurma konusunda devrim niteliğinde bir paradigma öğretiyor; bizi içsel uyuma getiren, özşefkati artıran ve ruhsal uyanışın kapılarını açan bir yöntem. İçsel Aile Sistemleri (IFS) terapisi ve insan olarak her birimizin acı ve hayal kırıklığıyla mücadele edebilmek adına aşırı rollere bürünmeye zorlanmış kıymetli parçalar içerdiği anlayışı, travma terapisi alanında yaşanan en büyük gelişmelerden biridir. Bu parçaların hayatta kalmamızda oynadıkları rolleri anlamak ve kök travmalarının yükünden kurtulmayı başarmak kişiyi içsel uyuma ve özşefkate götürür. Varlığımızın tüm parçalarını kucaklama anlayışı gerçek manada bir devrimdir ve özkabule, özliderliğe uzanan yolun önünü alabildiğine açar. IFS, etkili ve sonuçları/etkisi kalıcı olacak travma terapilerinin mihenk taşlarından biridir. — Dr. Bessel Van Der Kolk, Beden Kayıt Tutar kitabının yazarı Kendimi bildim bileli hep “parçaları olan kız” idim… İnsan varlığının karmaşık, kırılgan, katmanlı ve büyüleyici yapısına adeta takıntılıydım. IFS yöntemiyle çalışmaya başladığımda kendini ister hayranlık uyandıracak şekilde, ister ürkütücü bir biçimde, ister yoğun isterse de acıyla gösteriyor olsun, varlığımın tüm “parça”larına özenle ve dikkatle yaklaşarak doğuştan kazanılmış bir hak olan bütünlük hissini tekrar kazanabilme fikri beni yüreklendirmişti. — Alanis Morissette, şarkı sözü yazarı, şarkıcı ve oyuncu Her ne kadar toplumumuzda özsevgi, dünya barışı, spiritüal uyanış ve psikolojik olarak iyileşme konularında bir uğultu varsa da çok az insan bunun “nasıl”ını anlatıyor. Hem kendimizi hem de başkalarını yaralayan parçalarımızı nasıl sevebiliriz? Parçalanmış bir dünyayı iyileştirme çabalarının bir parçası olabilmek için kendi iç çatışmalarımızı nasıl çözebiliriz? İnsan yanımızı es geçmeden içimizde ulvi olanı nasıl uyandırabiliriz? Travmayı ve o travmaların yarattığı kronik fiziksel ve zihin hastalıkları nasıl iyileştirebiliriz? “Nasıl”ı bilmeden çaresiz, pek çoğumuz benimsediğimiz temel değerlerle hizalanmış ve ideal derecede sağlıklı olma hırsıyla yaşamaya sıkışmış hissederiz. Artık daha fazla beklemeyin. Bu kitap hepimizin beklediği “nasıl” sorusunun yanıtını halden anlayan çözümlerle birlikte sunuyor; bütünleşme yolunda size rehberlik ederken kalbinizi en yıkıcı parçalarınıza dahi açabilmeniz ve böylece ilahi benliğinizin ruhunuzun yıkıcı “parça”larına şefkatle uzanabilmesine yardımcı oluyor. İçsel Aile Sistemleri tam manasıyla oyunun kurallarını değiştiriyor. Bunun, şimdiye dek okuduğunuz en dönüştürücü kitap olacağını söylersem, abartmış olmam. — Dr. Lissa Rankin, Zihnin İyileştirici Gücü kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2cad76e-6b03-4873-a9e2-ab6dab7f0c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalı Bulutlu</image:title>
            <image:caption>“İdrak kelimesinin kökenini çok severim. İdrak, merdivenin en alt basamağı anlamına gelen Arapça ‘dereke’ sözcüğünden türüyor, bir şeyin sonuna veya dibine ulaşma anlamına geliyor. Bir nevi iliklerine kadar hissetme hali. Ve oradan sonra varılacak başka bir yer yok.  Anlamadaki son evre orası. Üstelik yukarıda bitmiyor bu anlama hali, en aşağıda, başlangıçta, dipte bitiyor. Merdivenin en alt basamağı, başlangıç noktasıdır. Bir şeyin idrakine varmak başlangıç noktasına geri dönmekle, anımsamakla, o anlamın köklerini en derininde, en başlangıcında bulmakla mümkün.” 
Parçalı Bulutlu’da idrake varmaların yolculuğuna çıkmış bir Tuğçe Isıyel var. Yuvaya, yola ve sürgüne, yaşama ve ölüme bir bir uğrayan; doğayla insanın kurumuş göbek bağına ağıt yakan satırlarla sarmalıyor okuyucusunu. Bu satırları fotoğraflara ve müziğe ilikliyor, zamanı ve eşyayı eğip büküyor. İnsanın da tıpkı Dionysos gibi, şarap olmayı bekleyen üzüm gibi, kozasında pelteleşen tırtıl gibi iki defa doğabileceğine inanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566e9470-6e39-4c9d-8098-5a7e87a67d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeden Cesarete</image:title>
            <image:caption>Beden Asla Yalan Söylemez’in yazarından 
 
“Çocuklukta maruz kalınan çok yoğun acımasızlığın şiddetli olduğu hemen hemen hiç fark edilmez. Bu genellikle çocuk yetiştirmenin gayet olağan bir parçası olarak kabul edilir. Çektiğimiz acının aşırı derecede -genellikle tamamen- inkar edilmesi, sadece bize yapılan yanlışların kabullenilmesini engellemekle kalmaz. Her şeyden önce, küçük çocuğun ceza korkusuyla bedeninde bastırması gereken öfkesini de yok eder. Anne babalar korkudan onurlandırılır, yetişkin çocuk tüm yaşamı boyunca onların anlayışını ve sevgisini bekler, böylece terk edilme korkusunun hüküm sürdüğü bir bağlanma modeli içinde sıkışıp kalır. Bağlanmaların gerçek duyguların yokluğuna bağlı sonuçları, zihinsel ve fiziksel bozukluklar ile yaşam doyumunun ve mutluluğun bastırılması ve feda edilmesidir.” 
Duygularımız ile bedenlerimizin kaydettikleri ve ezelden beri içselleştirdiğimiz ahlak kurallarına uymak için hissetmek istediklerimiz arasındaki çatışmayı ele aldığı Beden Asla Yalan Söylemez ile tüm dünyada ses getiren Alice Miller, Öfkeden Cesarete’de okurlarının kendisine yönelttiği sorulara yanıt veriyor. Duyguların iyileştirici ve özgürleştirici gücünü bir kez daha ortaya sererek, bastırılmış öfke ile kanser gibi fiziksel hastalıklar arasındaki bağlantıyı, istismardan kurtulan birçok kişinin uyuşturucuya veya suça yönelme sebeplerini ya da aileleri nesiller boyu zulme mahkum eden döngüyü araştırıyor. Dini inancın çocuk istismarı üzerindeki etkileri, terapötik topluluğun gerçeği inkar etmesi ve antidepresanlara bağımlılık gibi çok tartışılan teorilere ışık tutarken, kuşaklararası süren psikolojik ve fiziksel mirasa değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b68ebf09-1161-48e4-86fb-401d8ca477af.jpg</image:loc>
            <image:title>Dizelerimden Esintiler</image:title>
            <image:caption>Anlatmak istediklerimi şiir yoluyla paylaşmak istedim. Hayal hedefe dönüşürse gerçekleşir, dönüşmezse bir dilek olarak kalır içimizde. Bu kitapla bu hayalimin gerçekleşeceğine inanıyorum. Çünkü bir şairin en büyük mutluluğu okuyucusu ile görünmez bir bağ kurmaktır. Her şiirimde bu bağın kuvvetlenmesi, en büyük dileklerimden birisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ebbd46-00d5-4794-8116-5b1998ba9f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaim-i Sema</image:title>
            <image:caption>Kanatlarımız olmadan uçmaya, zamandan daha hızlı akmaya mecbur bırakıldığımız bir çağda yaşıyoruz. Hal böyleyken kendi göğsümüze sığmıyoruz. Alâim-i Semâ, sizlerden birinin bu kargaşanın tam ortasında kazandığı farkındalık durağıdır. Yeryüzünde sustuklarını, gökyüzüyle konuşmasıdır. 
 
Okuyana, dinleyene, anlayana şifa ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f46b12-1b6c-499e-8f05-c1508fb0c469.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Rengi</image:title>
            <image:caption>Her birimiz farklı bir rengiz ve bir bütünün parçaları gibi rengarenk ışıldıyoruz. O bütünün parçaları dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış ve kendi renkleriyle boyamışlar çevrelerini. Belki ayrı ayrı çok güzeliz fakat, bir bütün haline gelebildiğimiz sürece tamamlıyoruz resmi. Nasıl ki bir ressam tek bir renkle boyayamıyorsa tuvalini ve tamamlayamıyorsa eserini, bizler de yaradılışımıza dayanan varoluş eserini tek başımıza tamamlayamıyoruz. Her birimiz ne için geldik bu dünyaya, nedir bizim yaşam sebebimiz, nedir bizi bir şekilde bir araya getiren ve nihayetinde aynı ortamlarda buluşturan sebep? İşte, onu bulduğumuz an, gökkuşağının renkleri gibi, bir ressamın eserindeki o resmi güzelleştiren, derinleştiren renkler gibi, tüm güzelliklerimizle, tüm renklerimizle ve tüm farklılıklarımızla bir araya gelip tamamlarız varoluş sebebimizi. 
 
Farklıkların bizleri ayrıştırmadığı, aksine birbirimizden öğreneceğimiz pek çok şeyin olduğunu kavramamızı sağlayıp, bizleri zenginleştirdiği, güçlendirdiği ve bir bütün haline getirdiği bir dünyada yaşamamızı sağlayacak olan tüm o güzel renklerin bir araya gelip, bizleri tamamlaması adına yazdım bu kitabı. O yüzden de ismi ‘Deniz Rengi’. Çünkü benim rengim mavi. 
 
Benim rengim mavi, huzur, sakinlik, dinginlik, özgürlük, sonsuzluk. Sanki uçsuz bucaksız olma hissi, sanki çokluk, bolluk, bereket hissi, sanki teslimiyet hissi. Sizin renginiz hangi renk bilmem ama benim rengim denizin, okyanusun ve gökyüzünün renginden ilham aldığım mavi renk. 
Mavilikler bizlere huzuru, mutluluğu, sağlığı, bolluğu bereketi ve daha pek çok güzellikleri getirsin. Dilerim maviliklerden ilham aldığım “Deniz Rengi” siz değerli okuyucularıma şifa olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2059767a-5e9e-4a2e-81fd-c4b29d256249.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Trabzonspor</image:title>
            <image:caption>Trabzonspor sıradan bir kent takımı değil, imparatorluklar kurulan kentin takımı  –Şamil Ekinci 
Sevinir –Yavuz Saltık   /  Sebepten azade –Vahap Coşkun  /  Futbol sazının bordo mavi sırmalı bam teli –Musa Eroğlu 
Babamın tuttuğu takımı değiştirdim –Yılmaz Okumuş / İmralı’nın şampiyonu Trabzonspor –Öner Yağcı 
Beyaz duvarın mavi nakışı  –Cevdet Polat / Trabzon’da yaşamaya başlayana kadar iyi bir  Trabzonsporluydum –Mehmet Bekaroğlu 
Trabzonspor’u var eden Trabzon –Nevzat Aydın / Trabzonspor, tüm eşitsizliklere karşı bir modeldir –Fatih Mehmet Maçoğlu 
Gözüm, canım efendim, sevdiğim, devletlü sultanım  –Ercan Yılmaz / Kendine dönen Trabzonspor –Ali Fikri Işık 
Futbol için yaratılmış insanların şehri –Sinem Fıstıkoğlu / Efendilerinize söyleyin –Şenay Aydemir 
Korkum, Trabzonspor’un zamanla bir şehir takımı hüviyetine dönüşmesi –Ali Ayçil / Trabzonspor’u ne kadar sevdiğimizi, Trabzon’da yaşayanlar anlayamaz –Abiş Hopikoğlu   / Trabzon şehir, Trabzonspor ise şiirdir –Hayati Koca 
Uzaktaki adres, Trabzonspor –Ali Eroğul  /Trabzonspor dünyada örneği olmayan başarı hikâyesidir –Erdoğan Arıkan 
Adsız ülke ve Mehlika Sultan’a âşık iki genç –Mustafa Önder / Trabzonspor bizim neyimiz olur? –İsmail Güney Yılmaz 
Trabzonspor onların ikinci hayatı –George Leekens / Trabzon diasporası diye bir gerçek var –Mehmet Demirkol 
Işıl ışıl Trabzonspor –Rafet El Roman / Trabzonspor: Golyat’a karşı Davut’un yanında olmaktır –Mahir Polat 
Yaz arkadaşım Trabzonspor –Uğur Vardan / Trabzonspor yetimler ittifakıdır –Özcan Alper / Öteki Trabzonspor, 1990’lardan önceki Trabzonspor’du –Seracettin Bedirhanoğlu / Kızım Nana da seni çok sevecek –Başar Hatırnaz 
Bir yalnızlıktır Trabzonsporlu olmak –Mete Güney / Karnaval –Sevecen Tunç / Bir başkaydı –Gökhan Güler 
Karadeniz’den esen imbat –Barış Avşar / Bir mucizenin adıdır o –Uğur Biryol / Sesimiz; sözde güçlülere karşı isyanımız  –Cihat Yıldırım   /  Trabzonspor, ona hayat verenlerin hayatıdır –Elif Neslihan Sağır  /Her şampiyonluğu bir devrimdir  –Deniz Reha Özilhan 
Trabzonspor dünyada örneği olmayan tek kulüp –Abdullah Alpaydın / Ne büyük onurdur bize, Kıbrıs’ın Barış Kupası –Hüseyin Ekmekçi / Trabzonspor, kaderine meydan okumaktır –Yılmaz Evat / Asıl Trabzonsporlu biziz –Çetin Alpagut 
Kuzeyin çocukları –Dr. Taylan Özgür Kiraz / Bizimkisi deniz kardeşliği –Bülent Gürkan / Trabzonspor isyandır, isyankârlıktır –Ali Türkyılmazoğlu / Bir denizi bir bardağa doldurmak imkânsız –Sait Işık / Öteki değil, en büyük –Fırat Korkmaz 
Trabzonspor, Anadolu’nun cesaretidir –Senar Yıldız / Mahallenin güzel ve cesur ağabeyi  –Mustafa Oltulu 
Trabzonspor, ötekilerin de ötekisidir –Abdurrahim Karabulut / Bize Kosova da Trabzon –Şefki Safçı     / 1978’de Mardin Kızıltepe, Bağrıbütün köyüne Trabzonlu bir öğretmen gelir –İbrahim Aydın / İnattır, umuttur, sevdadır, vazgeçmemektir –Mesut Gengenç 
Öteki değil, mazlum öteki –Nazım Hikmet Erkan / Trabzonspor bizim sembolümüz  –İlias İoannidis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa98f46-1f78-45cc-967e-3598cf2964f7.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bunlar Hep Sanat</image:title>
            <image:caption>Modern Sanat = Bunu ben de yaparım! - Evet ama yapmadın 
Mona Lisa’nın neden kaşlarının olmadığını, bir pisuvarın nasıl sanat eserine dönüşebildiğini, Monet gibi resim yapmanın sırlarını, Gerçeküstücülerin neden sınırlarımızı bu kadar zorladığını, özetle sanatı böylesine &quot;afili&quot; yapan sırrı öğrenmek isteyen tüm yaratıcı zihinlere takdimimizdir: İşte Bunlar Hep Sanat.  8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören &quot;İŞTE BUNLAR HEP…&quot; serisinin ilk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a96b7ef0-d7b1-4db2-896b-6666fb2af485.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamuk Okul Yıkılıyor</image:title>
            <image:caption>Yamuk Okul&apos;un kaderi kimin ellerinde?

Kitapları milyonlarca çocuğa ulaşan Newbery Madalyası sahibi Louis Sachar&apos;ın kaleminden çıkan &apos;&apos;Yamuk Okul&apos;&apos; serisinin devam macerasında, okurları yine hem şaşırtıcı, hem ilginç, hem sorgulatan, hem de çok matrak bir olaylar silsilesi bekliyor.

Yamuk Okul&apos;un kaderini değiştirecek ACAYİP hadiselerin cereyan ettiği Yamuk Okul Yıkılıyor; inek çanları eşliğinde akıp giden, birbiriyle geçişli otuz kısa öyküden oluşuyor. 

Sachar, öğretmenlik anılarından yola çıkarak, müthiş bir gözlem ve ifade gücüyle yoğurduğu bu durum öykülerinde çocukları ABSÜRT mizahla tanıştırırken; eleştirme, eleştirilme ve eleştiriyi kabul etme hakkında düşündürüyor.


Bildiğiniz tüm okulları unutturan Yamuk Okul&apos;a tekrardan hoş geldiniz! 
Bir önceki kitaptaki &apos;&apos;yumuk&apos;&apos; hikâyelerin tadı damağınızda kalmış olmalı ki, çatısı bulutlara değen bu sıra dışı okula geri dönmek ve birbirinden komik tuhaflıkları birinci ağızdan dinlemek istediniz.
E gülmek, pardon KAHKAHA atmak sizin de hakkınız tabii... 

ÇIN, ÇIN, ÇIN! Bu ses de nesi!?
Ders zili çalıyor, Yamuk Okul&apos;da yeni dönem BOMBA gibi başlıyor!

Sınıfın yenisi Benjamin Nushmutt (ne isim ama!) hangi gerçeği Bayan Jewls&apos;a söylemekten çekiniyor? Başını ha babam derde sokan Todd&apos;un oyuncak köpeği nasıl birden acımasız, aç bir kurda dönüşüveriyor? Leslie&apos;nin atkuyruklarını çekiştirip duran Paul&apos;u ne gibi bir tehlike bekliyor? Var olmayan 19. kattaki Bayan Zarves&apos;la hangi öğrenci nasıl tanışıyor? &apos;&apos;Günün Spesiyalitesi&apos;&apos; olan sürpriz yemek neden bu kadar iştah kapatıcı? Çoraplarla, patateslerle ve hatta kayıp kulakla ilgili etrafta dolanan hikâyelerin aslı astarı var mı? Yamuk Okul&apos;un zangır zangır titremesinin gerçek sebebi ne? Amanın, camdan aşağıya olanca hızıyla üstümüze gelmekte olan şey de neyin nesi!? Eveet! Bu hikâyeleri okumaya doyamayacaksınız. Ama öncelikle beyniniz spagettiye dönüşmeden önce, sıfırdan bir milyona kadar bütün sayıları alfabetik sıraya dizmelisiniz. Hem de adınızı tahtadaki DİSİPLİN başlığı altına yazdırmadan!

Yamuk Okul Yıkılıyor, okurları güldürmekle kalmayan, üstüne bir de yıllar içinde sürekli evrilen ama odak noktası hiç değişmeyen eğitim-öğretim sistemi hakkında sorgulatan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.  

O hâlde, maceraya devam!
Şimdi Yamuk Okul&apos;u yıkılmaktan kurtarma zamanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac731080-2cab-46f7-b961-657abc56fec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Kitabım</image:title>
            <image:caption>Sevgili anne ve babalar, bu kitap: 
★ Bebeğinizin günlük rutinlerini (uyanma-yemek-oyun-uyku sıralamasını) nasıl düzenleyebileceğiniz konusunda sizlere yardımcı olacak. 
★ Bebeğinizi uykuya götürürken nasıl bir rutin uygulayabileceğiniz konusunda sizlere yol gösterecek. 
★ Uyku öncesinde bebeğinizin gün içinde yaptıklarını hatırlamasını sağlayacak ve öğrenmeyi pekiştirecek. 
★ Yediği yemeklerden oynadığı oyunlara kadar farklı birçok konuyu resimlerden seçebilme imkanı vererek bebeğinizin kelime hazinesini geliştirecek. 
★ Her okuyuşta değiştirilebilecek kişi ve aktivitelerle bebeğinize göre özelleşerek her gün yepyeni bir hikâyeye dönüşecek. 
★Bebeğinizi uykuya hazırlayacak, rahatlatacak ve uykuya geçişini kolaylaştıracak. Uykuya geçiş sürecinden, yatağından ve uyumaktan keyif almasına yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46b3bae-436c-49b8-91b5-7b1d4bdd70d9.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Astrolojisi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapla, Gahl Sasson’un ustaca hikâye anlatımı ile büyülenmenin yanı sıra önümüzdeki yıla tamamen hazırlıklı bir şekilde gireceksiniz. Hayatlarını gezegenlere göre yaşayanlar için bu kitap ayrıntılı bir rehber niteliğindedir ve sadece elinden gelenin en iyisini yapmayı öğrenmek isteyenler için de gerçekçi pratik tavsiyeler içeren bir mitoloji kitabı havasındadır.” 
- Laura Day, The Circle-Tek Bir Dilek Hayatınızı Değiştirebilir ve de İçimizdeki Güç-İçgüdüsel Güçlerinizi Keşfetme ve Kullanma Yolları adlı kitapların çoksatan yazarı. 
 
Gahl E. Sasson tarafından yazılmış olan bu temel astrolojik rehberi kullanarak gelecek 12 aya hazırlanın, yılı şimdiden planlayın. Kitap, Kabala, astroloji, psikoloji, Tarot ve mitolojiyi birleştiriyor. Kitabın ilk bölümü, 2023 yılına genel bir bakış sunarken ikinci bölüm ise her burç için astrolojik eğilimleri detaylandırıyor. Finansal girişimler için hangi günler iyidir? Aşk ve ilişkiler açısından hangi tarihler daha uğurlu? Sağlığınıza ne zaman dikkat etmelisiniz? Merkür retrosu ne zaman gerçekleşecek? Tutulmalar ne zaman yaşanacak ve her burç için ne anlama geliyor? 2023 yılının Numerolojisi neden şanslı 7 sayısıyla ilişkilendirilir? Plüton’un Fransız Devrimi’nden bu yana ilk kez Kova burcuna geçmesi ne anlama geliyor? Elinizdeki bu yıldızlar rehberini 2023 astrolojisinde gezinmenize yardımcı olması için kullanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeea7547-c6db-4390-8bf3-80463a17c8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>23,5 Derecenin Sırrı – Güney Afrika’ya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen İki Renkli Muhallebi kitabının yazarı Zeynep Rade, bu kez de bizi, gezegenimiz Dünya’nın işleyişi ve mevsimlerin oluşumunun ardındaki bilimi gözler önüne sermek için yeni kitabına davet ediyor. 
 
Haydi toplanın! İlker’le birlikte yolculuğa çıkıyoruz. Güney Afrika kazan biz kepçe gezeceğiz. İlker bavuluna hangi giysilerini koysa acaba? Mayosunu alsa mı yanına? Siyah beyaz atkısı deri ceketiyle çok yakışır. Babasının deri eldivenlerini de koydu mu bu iş tamamdır. 
 
İşte böyle başlar İlker’in macerası… Yanına alacağı her şeyi özenle seçip bavulunu hazırlamıştır. Eyvah! Uçaktan iner inmez İlker büyük bir şaşkınlık yaşar. Çok büyük bir yanlışlık yapmıştır! Bavulunda getirdiği hiçbir giysiyi giyemeyecektir. Bütün bunlar 23,5 dereceyle ilgilidir. Ama İlker kararlıdır. 23,5 derecenin sırrını çözmeden Güney Afrika’dan dönmeyecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e3368a-1a06-4a82-a266-8f31829b6c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçuşan Mısralar</image:title>
            <image:caption>Şiir kitabında şairin hayatının belli süreçlerinde geçen olayların yaşayışları yer almaktadır. Hayatındaki acılarını, hüzünlerini, doruğa vardığı anlarını, pişmanlıklarını, bazen mutluluklar içinde kayboluşlarını, hangi duygular varsa içinde kalemiyle mısralara dökmüştür. 
Urfalı yazarın şiir kitabı elinizde. Eğer yüreğinizin kal’alarının yıkık burçlarını onarıyorsa, hoş geldi, sefa geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64919a3e-5cff-436b-ba5a-fe338158dbbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklulardan Cumhuriyete AKKUŞ DEVLET ADAMLARI Kadılar, Naibler, Komutanlar ve Müdürler</image:title>
            <image:caption>Karakuş’un Tarihi milattan öncesine dayanmaktadır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan şehrimiz ayrıca 1000 yıllık İslâm kültür ve medeniyetinin öncülüğünü yapmıştır, 
İslâm kültürü ve ahlaki noktasında kadim yurtlar içinde yerini almış olduğunu belgeler ışığında görmekteyiz.  Coğrafyası, doğal güzellikleri ve genel kültürüyle de incelenmeye değer. 
Biz bu kadim şehrin tarihinden Kısmen inceleyerek Karakuş devlet adamlarını kadı, naib, kaza müdürleri ve bazı âlimleri tanıtmak istedik. Haremeyn, Mekke’ye Hizmet Vakfı, padişah otlakları… 
İmparator, sultan, padişah ve şehzade yolları Ünye, Karakuş, Niksar, Sivas ticaret yolları… 
Asayiş olayları, Karakuş vakıfları, Karakuş’un İslam Tarihi içinde bağlı bulunduğu beylikler, devletler… 
Bu toprakların evlatları manevi mimarlarımızın torunları olarak aidiyet borcunu ödemeyi onları tanıyarak ve tanıtarak üstlenmeye çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98fb3b6c-ab0a-4548-a70c-01229ac67974.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekirdağ’ın Yunanlılar Tarafından İşgali</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, 20 Temmuz 1920 ile 13 Kasım 1922 arası dönemde Tekirdağ’ın Yunanlılar tarafından işgalinin, bu süreçte yaşananların, sürecin sonunun ve işgalin sonucunda neler yaşandığının ayrıntılı bir şekilde incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmakta olup ilk bölümde Doğu Trakya bölgesinin işgal sürecinden genel olarak bahsedilmiştir. Ana konuyu oluşturan Tekirdağ’ın işgal süreci ise ikinci bölümde yer almaktadır. Aynı zamanda işgal süreci boyunca ortaya çıkan cemiyet, komite, çetelerden ve Türklerin maruz kaldığı işkence, katliam ve zulümlerden de bahsedilmiştir. Ana hedef ise, Yunanlıların bu bölge üzerinde hak iddia etmesi ile başlatmış oldukları işgalin nasıl, hangi yollarla ve neye dayanarak bu işgali gerçekleştirdikleridir. Bilgileri doğru olarak aktarabilmek adına titiz bir araştırma yapılmış olup, uygun kronolojik metot belirlenerek, çalışmanın hazırlık safhasından sonuç kısmına kadar geçen sürede bu doğrultuda bir yol izlenmiştir. Kaynak taramasında da aynı yöntem takip edilmiştir. Bu aşamada öncelikle Doğu Trakya, Tekirdağ, Yunan işgal süreci ve konuya ilişkin diğer başlıklar altındaki arşiv kaynakları, telif ve tetkik eserler, makaleler, tezler, gazeteler, dergiler, web siteleri ve ansiklopediler incelenmiştir. 
Doğu Trakya bölgesi ve burada yer alan Tekirdağ, Balkan Savaşları, ardından I. Dünya Savaşı’ndaki işgallere maruz kalmıştır. I. Dünya Savaşının sonunu getiren Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasıyla da İtilaf kuvvetleri Türk yurdunu istila etmiştir. Doğu Trakya bölgesi de önce Fransızların daha sonra da Yunanlıların işgaline uğramıştır. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Yunanlılar bölgeden çıkarılmış ve bölge halkı tekrar huzura kavuşmuştur. Bu süreç ve akabinde yaşanan gelişmeler detaylıca incelenmiştir. Araştırmada söz konusu başlığın seçilmesinin nedeni Doğu Trakya’nın düşman işgali sürecinin genel olarak bilinmesine rağmen Tekirdağ üzerinde bu işgalin nereden nasıl cereyan ettiğinin ve kurtuluş sürecinin ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin kapsamlı bir şekilde bilinir hale getirilme isteğidir. Diğer taraftan Doğu Trakya’nın işgali sürecinde Yunanlıların fikri hazırlık aşamaları, işgal için nasıl bir yol izledikleri, işgale dayanak olarak iddia ve talepleri, işgal sürecinde Tekirdağ halkına uygulamış oldukları baskı ve zulümlerin neler olduğuna dair sorulara yanıt vererek bu alan aydınlatılmaya gayret edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c8b7131-4981-4d3d-a216-b89c557e371e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asla Bir Daha Sahneye Çıkmayacağım</image:title>
            <image:caption>Minik trompetin hayatında değişimler oluyordu. Bildiği, tanıdığı, huzurlu olduğu düzen bir anda kaybolmuştu. Keman ve kontrbas ile çok mutlu bir yaşamı varken neden her şey bir anda böyle karman çorman olmuştu? Yoksa onun suçu muydu? Eskisi gibi gülüp eğlenebilecek miydi? Müziğin uyumunu tekrar duyabilecek miydi? 
Minik trompetin macerasında, köklü değişikliklerin çocukların iç dünyasında yarattığı üzüntü, öfke gibi duyguları anlarken ‘müziğin ahenkli bütünlüğünün hep var olacağını bulacaksınız.’ “Nasıl Anlatsam?” kitapları, çocuklarla konuşulması zor konularda klinik psikolog danışmanlığıyla kalem alınmış öykülerdir. Asla Bir Daha Sahneye Çıkmayacağım, değişimlerle başa çıkmada yol göstermek amacıyla yazılmıştır. Kitabın arkasında çeşitli oyun önerileri ve ebeveyn rehberi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b55b9f-6415-43d5-b285-6017d1f744fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavram Ve Sayı Aktiviteleri</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz, kavramları öğrenme, kendi bedenini tanıma, dünyayı algılama, sosyalleşme gibi kazanımları eğitici kitaplar ve iletişim ile kazanır. 24 aylık bir bebek dünyayı duyu yoluyla, taklitlerle ve gördüklerini yaparak öğrenir. Çocuklara kavram öğretmenin amacı, yaşadıkları ortamı daha kolay tanımalarını sağlamaktır. Bu kavramlar öğretilirken kolaydan karmaşığa bir sıralama takip edilmeli ve öğretilen kavramlar kafa karışıklığına yer vermeden, herkes tarafından aynı anlamda algılanıyor olmalıdır. Aynı şekilde sayı öğretimi de yaşa göre basitten karmaşığa bir yol izlemelidir. Sayı kavramının gelişimi ile sayma becerisinin kazanılması tamamen birbirine bağlıdır. Sayma becerisi, sayı isimlerini sıralama bilgisini de gerektirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c147f37-e84f-499f-9f8e-2a1202249f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi Türkiye?</image:title>
            <image:caption>Sevgili Emre Cemil Ayvalı, Türkiye’nin hem siyasi hem de entelektüel birikimine değerli katkılar sunan yeni bir eserle karşımızda. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği yeni siyasal ilişki biçimini ele aldığı bu kitap, siyaset bilimciler, akademiya ve basın camiası için bir referans ve başucu kitabı olmaya aday. 
Mehmet Acet 
 
Titizlikle hazırlanmış bu çalışmada Emre Cemil Ayvalı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hem teorik hem pratik yönleriyle ele alıyor. Kitap, Türkiye modelinin kendine has özelliklerini, %50+1 uygulamasının mantığını, siyasi partilerin buna mukabil dönüşüm ve arayışlarını başarıyla aktarıyor. Bir çırpıda ve zevkle okuyabileceğiniz kitap, Türkiye siyasetine dair birçok temel soruyu net bir biçimde cevaplamanıza katkı sunacaktır. Güçlü bir kalem, berrak bir zekâ… 
Hasan Basri Yalçın 
  Genç yazar ve siyasetçi Emre Cemil Ayvalı kitabında, ayrıntılı bir biçimde Türkiye’nin ucube parlamenter sistem yolculuğunu ve AK Parti’nin onun yerine inşa ettiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kurma mücadelesini anlatıyor. Dünyadaki hükümet sistemlerini ve “Türkiye’de neden Cumhurbaşkanlığı Hükümet 
Sistemi’ne gerek duyuldu ve neden buna alelacele Güçlendirilmiş (Uydurulmuş) Parlamenter Sistem alternatifi çıkartıldı?” sorusunun cevabını merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. 
Mahmut Övür 
 
Emre Cemil Ayvalı kitabında, Türk siyasetinin son dönemdeki en popüler konusu olan sistem tartışmalarına farklı ve özgün bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Kitap, siyaset kurumunu âdeta esir alan kısır sistem tartışmalarına verilmiş esaslı bir yanıt niteliğinde. “Parlamenter Sistem mi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mi?” sorusuna kafa yoran herkesin okuması gereken bir kaynak kitap. 
Zafer Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f63eced6-1c07-41fb-ac6e-d5f3c880018c.jpg</image:loc>
            <image:title>Durup Düşününce</image:title>
            <image:caption>Durup Düşününce Kısa Özet
Modern hayatın insanı bir koşturma içine hapsettiği bu çağda, kendini bilmek, varlığımızı eşref-i mahlûkat olarak sürdürebilmek için bir zarurettir.
 
Bülent Turan; şehirden tarihe, siyasetten kültür sanata birçok mesele üzerine zihin kazıları yapıyor. Okuru, bizi biz yapan değerler üzerindeki örtüleri kaldırmaya ve hatırlamaya davet ediyor.
 
Durup Düşününce, devletin milletinden milletin devletine uzanan bir fikir yolculuğu; dünyayı, Türkiye’yi ve insanı okuma çabasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3f6ef1-59ea-4623-b28b-68e3072dee70.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Çağ Tarihi</image:title>
            <image:caption>MS 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun çöküşünden sonra Avrupa’daki güçler dengesi ve kültürel yapı hızla değişti. Karanlık Çağ yaklaşık altı asır devam eden ilginç bir dönemdi ve bu süre zarfında Avrupa halen bunun ne olduğunu ve Roma’nın çöküşünü takip eden kaostan nasıl çıkacağını düşünüyordu. 
Ünlü İngiliz askeri tarihçi Charles Oman Bizans İmparatorluğunun iç ve dış mücadeleleri, Emevilerin İspanya’ya egemen olması, Lombardların İtalya’yı fethi, Şarlman’ın iktidar yılları, Vikingler ve modern Avrupa’nın ortaya çıkışına etkide bulunan daha birçok önemli olayı son derece ayrıntılı bir şekilde okurlara sunuyor. 
MS 477 yazında kendisine halen Roma Senatosu adını veren yozlaşmış bir grup Konstantinopolis’in ve Doğu İmparatorluğunun yöneticisi İmparator Zeno’nun huzuruna çıktı. Ona Batı ordusunun patriciOrestes’i öldürdüğünü ve Orestes’in oğlu –çocuk imparator– Romulus’u da tahtından indirdiğini bildirdiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d08d7565-e049-4ab7-b9ca-2946dd3bd6a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Nefise</image:title>
            <image:caption>Kendini seçmek cesaret ister... 
 
“Farklı olmak özümde vardı. Öğretilmiş kalıpları, ailemin ve çevremin bana biçtiği rolü daha on iki yaşındayken reddederek kendi geleceğimi planlayacak kadar yaşadığım ortamın ötesindeydim. 
 
Fakirliği ve cahilliği asla bir kader olarak görmedim. Hayatın yorduklarından değil, hayatı yoranlardan olmayı seçtim. Her düştüğümde daha güçlü bir şekilde ayağa kalktım. 
 
Güzelliğin akılla birleştiğinde çok daha güçlü bir silah olduğunu ve bunu nasıl kullanabileceğimi çok erken yaşta öğrendim. 
 
Hayattaki en büyük mücadelemi kadınlığım ve anneliğim arasında verdim. Bedelini çocuklarımın ödediği bu ağır vicdani mücadele sonucu ‘Ben Nefise’ diyebildim. 
 
Altmışımda, yarı yaşımda bir erkeğe âşık olup yeni bir hayat kuracak kadar özgür, yetmiş yaşımda çocuklarım ve tüm günahlarımla yüzleşebilecek kadar da cesur oldum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c6859f-34ba-42a3-b4b2-0acc2493ebf9.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Sakinlik Buldum</image:title>
            <image:caption>Kendimi bildiğim kadarım. 
Bazen kocaman, bazen ufacık, bazen derin, bazen sığ. 
Vaktim, sadece denemeye yetecekmiş gibi. 
Kişiliği olmayan ruhun yolu hep kestirme. 
 
Yolda olduğu her an, soru sormaya hazır ve kendini öğrendiklerinin ötesinde görmeye meraklıdır insan. 
Doğası sakinliktir. 
Zihin tarafından uyuşturulmadığı müddetçe, kendinin peşinde koşar. 
En çok içini merak eder, en çok kendisiyle haşır neşir olur. 
 
Doğu mistisizmi ve Batı psikolojisi birleştiğinde, sorular “Ben kimim?” etrafında toplanır. 
Kim olduğu pek mühim olduğu için değil; dikkatini, çevresinde olup bitenlerden alıp merkezine toplayabilmek için sorar. 
İçten içe, sıkışmışlığını yatıştırmak ister. 
Sıkışmışlık; geçmişteki katı, tek doğrulu, ödünç alınmış bilgiler yüzünden oluştuysa, çare, sakinliği yeniden öğrenmektir. 
Kendini izleyerek, düzenleyerek, merak ederek yeniden öğrenmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f674e7fc-ddf5-42cd-af51-9626693029b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Gösterişli</image:title>
            <image:caption>Küçük Bayan Gösterişli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9ba303f-5afc-4168-854f-92a02c77f2d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Bir Kalp</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın çok satan yazarı Stephanie Garber’dan Caraval serisinin sihirli evreninde geçen lanetli bir aşk masalı 
 
Evangeline Fox babasının antika dükkânında, sonsuz mutluluk vaat eden peri masallarıyla ve kalbi atmayan, öldürücü öpücüğüyle meşhur Kupa Prensi gibi efsanelerle büyümüştü. Günlerden bir gün, hayatının aşkının başka biriyle evlenmek üzere olduğunu öğrendiğinde, çareyi Kupa Prensi’nden yardım dilemekte buldu. 
 
Prens ondan üç öpücük istedi… Ve olaylar gelişti… 
 
Sonsuza dek mutlu olmak için neleri feda edersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d313432-82aa-47a2-b5dc-78c3f05493a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öpücüklere Dikkat Et</image:title>
            <image:caption>Kıllı, devasa bir canavar. 
Hep morali bozuk ve hırlıyor. 
Ufak yumaklar, ondan hep korkup kaçıyorlar. 
Kıllı’nın morali bozuldukça, daha da yalnız kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/417cf970-6a83-4b9f-81e6-a22d0d6502cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Golbez Ve Çaa Prensi İle Rüzgarın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Umutlar! 
Ya gerçekleşecekse? 
Bizi korumak için gecikiyorsa? 
Ve yakınsa gerçekleşmesi! 
Hazır mıyız? 
Kendini bulma yolunda, 
Sorumluluklarını küçümseme! 
Görevlerini yapmaya devam et! 
Zamanı geldiğinde 
Bir de bakmışsın; 
Gökyüzüne teşekkürle gülümsüyorsun! 
Yolunda ilerlerken destek mi gerekli? 
Okudukça netleşir yollar! 
Bu kitap; 
Desteklerinden biri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94267669-e7fb-42a4-a5b1-ef0fd320efe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncelleme</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın yaşadığı en eski ve uzun devir olan Taş Devrinden belleğimizde kalan duygular ve düşünceler bugün bizi nasıl etkiliyor? Kitapta yer alan beş öykü ile, kırk bin yıl önce kurtların evcilleştirilmesi, on bin yıl önce yaban kedisinin evcilleştirilmesi, günümüzdeki insan-hayvan ilişkileri ve gelecekte yapay zekanın yapabilecekleri anlatılıyor. Öyküler birbirinden bağımsız olsa da birbirinin devamı niteliğinde. Taş Devrinden bu yana teknoloji gelişse de insanların dürtüleri, güdüleri ve davranışları değişmemiş. Geçmişimiz, bir ön izleme gibi, bugün olanların ve yarın olacakların temelini dünden oluşturmuş. 
Vahşet dolu geçmişinden kaynaklanan korkular, şüpheler, endişeler, insanı, ötekileştirdiği canlılara karşı daima temkinli, sıklıkla şüpheci, ve bazen de şiddetli olmaya yöneltiyor. İnsanın bencilliği, benmerkezciliği ve faydacılığı etik değerlerin önüne geçmiş; insan kendi çıkarları için başka insanların ve canlıların yaşam haklarını hiçe saymış. Medeniyet apartmanı, yanlış temeller üzerine, eksik malzemelerle inşa edilmiş ve hafif bir sarsıntıda yıkılmaya mahkum. Nüfusu artan ve kaynakları kıtlaşan dünyada, giderek daha mahvedici silahlarıyla insan eski insandan daha mı zorba olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7397fdf4-f117-4de1-88a4-73a9acd7707a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sohbeti Rahman Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Okumaya doyamayacağınız, her okuduğunuzda başka başka 
  şeyler öğreneceğiniz muhteşem bir eser. Bu güzel eserin 
  gönüllere şifa, arafta kalan kulların hidayetine vesile, 
  sözle “Elhamdülillah Müslüman’ım.” Deyip, yaşantısıyla 
  İslam’la alakası olmayan gafletteki kulların uyanması 
  için bir başlangıç, Aşkın Yolculuğuna talip olup 
  dervişlik rütbesini takınmak isteyenlere de 
  rehber olmasını  Allah’tan niyaz ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f5590a5-d4c6-40cc-b8bc-51f7e86a036b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Külleri</image:title>
            <image:caption>Kader kendinden yana ben ise mahkûmum daracık zamana. 
Nerede o mazim, nerede geçmişim, hasretim ben bir dermana. 
Güvenme hiç insanoğluna ne yapsa ona göre herşey yeridir. Unutma ki karanlıkta yürürken , gölgen bile seninle değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee52c6d2-7a35-4462-a064-7997b361edab.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Yalanlar</image:title>
            <image:caption>Global Yalanlar aslında ülkemizin yerelden evrensele son çeyrek yüzyılını anlatan yazılar dizgisidir. İçinde yerelde siyasi yapılar, bombalı kaoslu seçimler, kavgalar, karambolleri bol olan ve Sovyetlerin çözülüşüyle zincirlerinden boşalan emperyalist barbarlığın Yeni Dünya Düzeni adı altında Dünyayı yeniden dizayn atma amacıyla bir yandan Baltıklar, Adriyatik Çin Hindi’ne uzanan emperyalist kuşatma harekatı diğer yandan bölgemiz Kuzey Afrika, Ortadoğu, Kafkaslar, BOP gibi sonradan GOP (Büyük veya Genişletilmiş Ortadoğu Projesi) olarak genişletilen saldırıları Rusya, Çin seddine ulaşan hesaplaşmalar, yerelde LİBOŞLAR (Liberal sol destekçiler),  FETÖ darbe tezgah karışımı projeler, SIĞINMACI adı altında ülkeyi işgale varan, demografik, mezhepsel ve etnik genişletme oyunları, dinci iç savaş naraları, kapitalist,  LİBERAL emperyal hoyratlığın bölgemize dayattığı bu KARANLIĞIN hem yerelde hemde evrenselde emperyalist hikayesidir. İçinde Balkanlar boğazlaşmasından, Venezuella hesaplaşmasına, 2001 11Eylül ABD irisi emperyalin kendine vuruş TEZGAHIYLA  Afganistan, Irak ve Suriye kan gölüne varan bir KARANLIĞIN çirkin yüzünü iki kitap halinde Global Yalanlar ve Karanlığın Dibi’ni  Tarihe Not düşen yazılarıyla okuyacaksınız..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac8a251-5537-4399-8e21-852012cd489d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gri Sistemler Teorisi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
GRİ SİSTEMLER TEORİSİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
GRİ İLİŞKİSEL ANALİZ YÖNTEMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ÇİFTÇİLERİN ÜRÜN EKİM TERCİHLERİNDE GRİ İLİŞKİSEL ANALİZ UYGULAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfd9c902-d883-401c-bdaf-14cbc81bf033.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yöneticilerinde Liderlik ve Yönetim</image:title>
            <image:caption>1. LİDERLİK 
1.1. Liderliğin tarihçesi 
1.2. Liderlik kavramı 
1.3. Liderlik modelleri/tipleri 
1.4. Liderliğin etki (güç) kaynakları 
1.5. Liderlik fonksiyonları 
1.6. Liderlik teorileri 
1.7. Liderlik ve yöneticilik 
1.8. Spor yöneticiliği ve liderlik 
1.9. Başarılı liderliğin temel özellikleri, 
 
2. YÖNETİM 
2.1. Yönetim kavramı 
2.2. Yönetim düşüncesinin tarihsel gelişimi 
2.3. Yönetim fonksiyonları 
2.4. Yönetici kavramı 
2.5. Yönetici rolleri 
2.6. Yönetim tarzları ve 
2.7. Spor yönetimi 
2.8. Türkiye’de Spor Yönetiminde İnovasyon Çalışmaları 
2.9. Liderlik ve Spor Yönetimi ile İlgili Yapılan Çalışmalar 
 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
4. BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/986f8338-2a53-422d-badd-6db4ce464b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şeyim Yok Anne, Ben İyiyim</image:title>
            <image:caption>“Ne yapıyorsun anne?” diye sordu Mahmut. “Araştırıyorum.” “Neyi araştırıyorsun?” “Buzdolabında ne var ne yok, onu araştırıyorum.” Bu sırada, tak tuk sesler çıktı, bir şeyler düştü annesinin kafasına, Mahmut koştu. Buzdolabının dondurucusunu tıka basa dolduruyordu annesi, kemikli etlerle, kıymayla, daha önceden hazırlayıp poşetlere koyduğu köftelerle; semizotu, hoşaflık vişne, maya ve başka birçok şeyle daha. Mahmut ve annesi, Memnun Memurlar Sitesi’ndeki evlerinde yaşıyorlar. Mahmut ellilerinde, hassas ve ince ruhlu bir adam. Annesi Aysel Teyze’nin yaşı seksen ama pire gibi, gözden kaçırmaya gelmez; parkta banka oturunca ayakları havada kalıyor... Sonra hastalık çıkıyor, kara bir bulut gibi çöküyor üzerlerine. Annesi gittikçe uzaklaşıyor, geride kalan boşlukta, şiddetli bir hüzün fırtınası esmeye başlıyor. Gerçeklerden kaçıyor Mahmut, başka bir dünyaya sığınıyor, tıpkı Don Kişot gibi... Hüseyin Kıyar, Bir Şeyim Yok Anne, Ben İyiyim’de bir adamın annesine duyduğu sevgiyle dolup taşan iç dünyasına götürüyor bizi. Hüzünlü ama kahkahası bol bir anne-oğul hikâyesi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672185a4-a3d9-4eb1-989d-915163c04b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Der Prozess</image:title>
            <image:caption>“Jemand mußte Josef K. verleumdet haben, denn ohne daß er etwas Böses getan hätte, wurde er eines Morgens verhaftet. Die Köchin der Frau Grubach, seiner Zimmervermieterin, die ihm jeden Tag gegen acht Uhr früh das Frühstück brachte, kam diesmal nicht. Das war noch niemals geschehen. K. wartete noch ein Weilchen, sah von seinem Kopfkissen aus die alte Frau, die ihm gegenüber wohnte und die ihn mit einer an ihr ganz ungewöhnlichen Neugierde beobachtete, dann aber, gleichzeitig befremdet und hungrig, läutete er.” 
Franz Kafka&apos;s zeitloses Werk 
Der Prozess in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafa26a0-81b3-4634-87f9-1903e522ee1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Die Leiden des jungen Werthers</image:title>
            <image:caption>Die Leiden des jungen Werthers 
Johann Wolfgang von Goethe 
 
“Am 4. Mai 1771 
Wie froh bin ich, daß ich weg bin! Bester Freund, was ist das Herz des Menschen! Dich zu verlassen, den ich so liebe, von dem ich unzertrennlich war, und froh zu sein! Ich weiß, du verzeihst mir’s. Waren nicht meine übrigen Verbindungen recht ausgesucht vom Schicksal, um ein Herz wie das meine zu ängstigen? Die arzme Leonore!” 
Johann Wolfgang von Goethe&apos;s zeitloses Werk 
Die Leiden des jungen Werthers in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf6ac2a-0d8c-4060-b8db-d9f7240ae8d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Düşüncelerin Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Kurtuluş savaşının ardından kazandığımız özgürlüğümüz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün demokrasi adına istediği çok partili rejime geçme fikri, 1945 tarihinde çoklu partili rejime geçilmesi ile sonuçlanmıştı. Ancak bu düşünce iyimser olarak görünse de yeni kurulmuş Cumhuriyet ve Türk halkı buna hazır değildi. Türk halkının yüz yıllardır padişah baskısı ile yaşamış bir toplum olmasının dışında o dönemlerde günümüzde olduğu gibi insanların dini duygularının sömürüldüğü yıllardı. Aslında o çağlarda güçlü İmparatorlukların kralları veya padişahların tek bir sözüyle kendinden güçsüz gördüğü ülkeler işgal edip, sömürgecilik anlayışına sahipti. Osmanlı İmparatorluğu ise, bu anlayışı din adı altında yapıyordu. O çağların Anayasası maalesef buydu. Bu bağlamda Türk toplumunun özgürlük, insan hakları, eşitlik, kendi ifade etme özgürlüğü, demokrasi gibi kavramları benimsemesi kolay olmayacaktı. Bu nedenle çok partili rejime geçme fikri, Atatürk’ün en büyük yanılgısı oldu. Çünkü bu durum emperyalizmin ekmeğine yağ sürmüş olmasının dışında, kurtuluş savaşı sonrası devrimlerle inşa edilen bir cumhuriyetin ardından 1945’den sonraki dönemlerde demokrasi ve ifade özgürlükleri gibi özgürlükler faşizme ve monarşi yönetimlere adım adım teslim olmak zorunda kalıyordu.  
Evet, herkesin korktuğu bir şey olduğu söylenir. Faşistlerin en korktuğu şey ise, daima özgür iradeler olmuştur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a41b2d8-00b2-49b6-b49b-41af9870cc4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kosova Zaferi Ankara Hezimeti</image:title>
            <image:caption>Fatma Aliye Hanım Kitaplığı- 2 
Yıkılışın eşiğindeki Osmanlılar için, 
kuruluş devrinin zaferleri yarınlar için bir tesellidir. 
Kosova&apos;da, Niğbolu&apos;da elde edilen başarılar 
umut sunar onlara. 
Aradaki yenilgiler ise 
yöneticilerin tümünü eleştirmek için bir fırsat sunar. 
Büyük tarihçi Cevdet Paşa&apos;nın 
hem kızı hem de talebesi olan Fatma Aliye Hanım, 
bir devrin tablosunu kaleme alır. 
Kosova Zaferi Ankara Hezimeti, 
yazılışından bir asır sonra 
günümüz Türkçesiyle ilk kez okuyucuyla buluşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e25adefd-6fd1-42ca-8275-5428c079d06f.jpg</image:loc>
            <image:title>Saime</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un kalbinde, 
sıradan insanların sıradışı hikâyeleri... 
Sevinci, neşesi, hüznü ve kederi kendi mahsus yaşamlar. 
Küçücük omuzlarda dünyanın yükü. 
Türk edebiyatının dev ismi Recaizade Mahmut Ekrem, 
bu ilk romanında bir dönemin sosyal hayatını 
ustaca ortaya seriyor. 
Malum çevreler ahlak bekçiliği yapıp hikâyeyi yarıda kesse de elde olanı okumak bile insanın içini ısıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc88023b-4792-4646-9fe9-4efe9db1febc.jpg</image:loc>
            <image:title>The War of the Worlds</image:title>
            <image:caption>“No one would have believed in the last years of the nineteenth century that this world was being watched keenly and closely by intelligences greater than man’s and yet as mortal as his own; that as men busied themselves about their various concerns they were scrutinised and studied, perhaps almost as narrowly as a man with a microscope might scrutinise the transient creatures that swarm and multiply in a drop of water.” 
H. G. Wells’s immortal work 
The War of Worlds in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25917fd4-081f-4ec3-865d-596fd025831f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Time Machine</image:title>
            <image:caption>The Time Machine 
H. G. Wells 
 
“The Time Traveller (for so it will be convenient to speak of him) was expounding a recondite matter to us. His grey eyes shone and twinkled, and his usually pale face was flushed and animated. The fire burned brightly, and the soft radiance of the incandescent lights in the lilies of silver caught the bubbles that flashed and passed in our glasses. Our chairs, being his patents, embraced and caressed us rather than submitted to be sat upon, and there was that luxurious after-dinner atmosphere when thought runs gracefully free of the trammels of precision.” 
H. G. Wells’s immortal work 
The Time Machine in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dc1d551-b72f-4d97-8ed7-a1845b63c6fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düşkünün Mektupları</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının renkli kalemi, 
acılı bir yüreğin çarpıntısını anlatıyor bu kez. 
Hayatı paramparça olmuş bir sefilin 
duygu dünyasını seriyor önümüze 
Ahmet Rasim, her zamanki samimi üslubuyla 
Bir Düşkünün Mektupları&apos;nı sunuyor okura. 
Zarflarından çıkarılmış mektuplar, 
günümüz Türkçesiyle can buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99436e45-4e5c-4ab2-808e-736bf6c8a41c.jpg</image:loc>
            <image:title>Peşimdeki Melek</image:title>
            <image:caption>Savaşlar toplumları çatırdatır, acıtır ve ardından genellikle gizli olan her türlü şeyi açığa çıkarır. Bir muhabir olarak kendinizi korkunç bir acı ve kayıpla karşı karşıya bulduğunuzda bu acıya saygı duymak ve bunu dünyaya iletmek için büyük bir sorumluluk hissediyorsunuz. 
ROBERT F. WORTH /NYTIMES Eski Ortadoğu Muhabiri 
 
Tarihin en şiddetli yolu olan savaşta sıradan insanlara, sivillere ne olduğunu bilmek istedim. İnanılmaz bir direniş ve dayanıklılığa şahitlik ettim, yeterince kalp kırıklığı ve vahşet gördüm. Savaşlar asla bitmiyor, onlar her gün hatıralarda yaşıyor.  Kayıplar bitmiyor. Savaş herkesi değiştiriyor. Savaşı takip edip dünyaya duyurma görevi, yaptığım işi kutsal hissettiren tek şeydi. 
JACKI LYDEN / NPR Eski Ortadoğu Muhabiri 
 
Oldukça riskli ve tehlikeli alanları paylaştığım meslektaşım Yılmaz Akıncı alanında ender bulunacak tecrübe ve deneyime sahip. Bu deneyimlerinin de oldukça değerli olduğunu düşünüyorum. 
BRAM VERMEULEN / NOS Eski Ortadoğu Muhabiri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c042c298-85f2-4f61-be9b-7c6d735413eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayestefanos Anlaşması</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un eşiğinde duruyor Rus orduları. 
Ayastefanos&apos;ta kâbus gibi bir anlaşma imzalanıyor. 
Topraklar kaybediliyor, ilk kez Ermeniler lehine reformlar yapmayı kabul ediyor Osmanlı. 
Türk tarihinin kopuş mevsimindeki 
Ayastefanos Anlaşması orijinal metni 
ve günümüz Türkçesiyle ilk kez kitaba dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/100216d6-7842-41f4-8b1d-e0e22ef9a7f3.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’ın İstilası</image:title>
            <image:caption>Son dönem Osmanlı aydınları, 
dalgalarla dövülen bir sahilde yaşadılar. 
Gelenek, onlar için güvenli olan tek limandı. 
Boğulmamak için değerlerine sarıldılar. 
Fatma Aliye Hanım da onlardan biriydi. 
Ahmet Cevdet Paşa&apos;nın biyolojik, 
Ahmet Mithat Efendi&apos;nin manevî kızı olarak, 
Hristiyan dünyanın tüm taarruzlarına karşı 
kalemine sarıldı ve döneminde 
İslam&apos;ın yayılmasıyla ilgili etkili bir kaç olayı kaleme aldı. 
İslam&apos;ın İstilası&apos;sı 
savunma hatları birer birer yıkılan bir dünyanın 
son direniş hatlarını kayıt altına aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0060c758-5b18-47b0-8b59-a15ba58db423.jpg</image:loc>
            <image:title>Klinik Sosyal Hizmet :Tanımı Uygulaması ve Vizyonu</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: 
Dr. Dorfman bir kez daha sosyal hizmetin mesleki literatürüne oldukça faydalı bir katkı sağlamıştır. Öncelikli hedefi sosyal hizmet öğrencileri olmasına karşın, kitap, genel olarak klinik uygulayıcılar için oldukça faydalı olmasının yanında “Uygulayıcıların El Kitabı” olarak da iyi hizmet edebilecektir.
FRANCIS J. TURNER, D.S.W.
Wilfred Laurier Üniversitesi

Klinik Sosyal Hizmet, mevcut durumda alanda olanların yanı sıra sosyal hizmeti meslek olarak düşünen herkes için “okunması gereken” bir kitaptır. Çünkü kitap uygulayıcıları bekleyen zorluklar ve olasılıklar hakkında bir fikir veriyor. Bu çok boyutlu bakış açısı, ilkelerin etkili ve tatmin edici uygulamalara dönüştürülmesine yardımcı olması açısından da oldukça değerlidir.

Rachelle A. Dorfman, Los Angeles California Üniversitesi, Kamu Politikası ve Sosyal Hizmet Okulu, Sosyal Refah Bölümü&apos;nde profesör. Son zamanlarda Hong Kong Üniversitesi&apos;nde sosyal hizmet alanında Misafir Profesör olarak görev yaptı. Dr. Dorfman, diğer iki saygın kitabın yazarlığını/editörlüğünü de gerçekleştirdi: Aging into the 21st Century: The Exploration of Aspirations and Values ve Paradigms of Clinical Social Work.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/634478a2-2c86-4cbc-b671-44468bb95631.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhsin Bey</image:title>
            <image:caption>Recaizade Mahmut Ekrem Ktaplığı - 2 
 
  Yalnızdır ya hani insan. 
  Kalabalıklar içinde tek başınadır. 
  Hele bir de serde şairlik, 
  yürekte ölüm acısı varsa 
  kara bulutlar eksik olmaz gökyüzünden. 
 
  Tanzimat asrının büyük şairi Recaizade Mahmut Ekrem, 
  çok iyi tanıdığı bir simaya, 
  çok iyi bildiği bir acıyı yüklüyor. 
 
  Muhsin Bey, şiirle hemhâl olmuş bir kalbin acılarını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca47ceae-d095-4c9f-a1e7-e4aae1a261a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şemsa</image:title>
            <image:caption>Recaizade Mahmut Ekrem Kitaplığı - 3 
Minik bedenlere yüklenir hayatın tüm ağırlığı. 
Bazen ezmekten zevk alır kader. 
Verem denen illet, en çok da çocuklara yakışmaz. 
Toprağın içinde açılan küçücük bir beşiğe 
bebek bırakmaya hiçbir vicdan dayanmaz. 
Şemsa, bir acının hikâyesi. 
Realizmi can yakan cinsten. 
Şiirle sarmalanmış bir parça öykü. 
Recaizade Mahmut Ekrem&apos;in 
her zamanki yetkin kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50427a7f-3da2-48b8-bbb6-18b7ecff71c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Willhelm Tell</image:title>
            <image:caption>Friedrich Schiller 
 
“Hohes Felsenufer des Vierwaldstättersees, Schwyz gegenüber. 
Der See macht eine Bucht ins Land, eine Hütte ist unweit dem Ufer, Fischerknabe fährt sich in einem Kahn. Über den See hinweg sieht man die grünen Matten, Dörfer und Höfe von Schwyz im hellen Sonnenschein liegen. Zur Linken des Zuschauers zeigen sich die Spitzen des Haken, mit Wolken umgeben; zur Rechten im fernen Hintergrund sieht man die Eisgebirge. Noch ehe der Vorhang aufgeht, hört man den Kuhreihen und das harmonische Geläut der Herdenglocken, welches sich auch bei eröffneter Szene noch eine Zeitlang fortsetzt.” 
Friedrich Schiller&apos;s zeitloses Werk 
Wilhelm Tell in der Originalsprache...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a59485b2-a888-4903-9eea-d2836e5467b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Robot - Fabrika Hatası</image:title>
            <image:caption>Robotların da kalbi çarpar...

Miyase Sertbarut İki Robot - Fabrika Hatası adlı romanında, savaşın yakıcı ve yıkıcı etkilerinin arasında pek dillendirilmeyen hassas noktalara temas ediyor; savaşların yol açtığı ruhsal yıkıma, parçalanan ailelere, zorunlu göçe ve artan yoksulluğa dikkat çekiyor.

Dünyayı kendileri için bir oyun alanı olarak görüp toprağa patates yerine mayın ekilmesine karar verenlere eleştiri getiren kitap; gücü elinde tutana biat etmenin de ona karşı gelmenin de sorgulanması yönünde bir düşünce kıvılcımı oluşturuyor.

Okurları insanî yönleri ağır basan, son teknolojik gelişmelere uygun şekilde modifiye edilmiş iki robotla tanıştıran yazar, hedefe giden yolda kalbi merkez almanın, deneyim ve anılardan türlü kazanımlar damıtmanın önemine değiniyor. 



Kriko ve Barba... 
Aynı fabrikada, farklı özelliklerle üretilmiş iki robot. 
Biri yorgun bir savaşçı, öteki ise çiçeği burnunda bir bahçıvan. 
Peki ya, paketleme esnasında fabrikada görevli bir başka robot, etiketlerini kazayla karıştırırsa!
İlk heyecanlar yerini endişeye, travmalar ise engin bir huzura bırakırsa...
Savaş meydanlarında güller mi açar yoksa gül bahçelerinde mayınlar mı patlar?
Belki de mekanik bir kalp, kimsesiz bir kız çocuğunun geleceğini kurtarmak için ilk kez kanla canla atmaya başlar. 

Küçük bir yanlıştan nasıl büyük bir kahramanlık doğabileceğini gösteren Miyase Sertbarut bu romanıyla, sınırların ve savaşların gerçek yaşamda yalnızca yoksul insanlar için var olduğunu hatırlatıyor.  

Sevgiyi ve dostluğu pusula yaparak &apos;&apos;anı disklerimizi&apos;&apos; güzelliklerle doldurmak için yola çıkan Kriko ve Barba, &apos;&apos;Keşke fabrikalar hep böyle hatalar yapsa, daima sevgi kazansa!&apos;&apos; dedirtiyor. 

Kim bilir, belki dünyanın kurtuluşu böyle bir hatada gizlidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bff1588-3242-4d25-9408-3046987417d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Spor Bilimleri Programları İçin Beden Eğitimi ve Sporun Temellerine Güncel Bakış</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORUN AMACI YARARLARI VE HEDEFLERİ 
 
BÖLÜM 2 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR BİLİMLERİNİN TARİHİ 
 
BÖLÜM 3 
ENGELLİLERDE SPOR VE TÜRKİYE‘DE ENGELLİ SPOR POLİTİKALARI 
 
BÖLÜM 4 
UYARLANMIŞ BEDEN EĞİTİMİ 
 
BÖLÜM 5 
FİZİKSEL AKTİVİTE VE SAĞLIK 
BÖLÜM 6 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİ PLANLANMASI VE ÇIKTILARI 
 
BÖLÜM 7 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 
 
BÖLÜM 8 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA RİSK YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 9 
TESİS VE EKİPMAN PLANLAMA VE YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 10 BEDEN EĞİTİMİ VE SPORDA MESLEK ALANLARININ GELECEĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aadc7f7-359d-4963-af7d-740767adfcc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik ve Sosyolojik Yönleriyle Vergilendirme</image:title>
            <image:caption>·         Verginin Uyumu Kavramı ve Bu Bağlamda Vergi Yurttaşlığı Kavramının Yeniden Yorumlanması 
·         Nudging Taxpayers to Comply: Reflections About the Effect of Deterrence and Non-Deterrence Behavioral Interventions Depending on Taxpayers’ Motivational Postures 
·         Vergiye Uyumlu Gelir Vergisi Mükelleflerine İndirim Uygulamasının Vergi Psikolojisi Açısından İncelenmesi 
·         Exploring the Tax Compliance Behaviour of High Net Worth Individuals in Malaysia 
·         Türkiye’de Vergi Ahlakının Belirleyicileri: Ne Değişti? 
·         Public Finance and the Methodology of Scientific Research Programs 
·         Vergi İsyanı: Toplumsal Tepkilerin İktidar Kudretini Sınırlandırması 
·         Hekim Kazancının Vergilendirilmesi: Vergi Uyumu Açısından Ampirik Analiz 
·         İbn Haldun ve Vergi 
·         Türkiye’de Vergi Afları ve Vergi Etiği Üzerindeki Etkileri 
·         Vergi İsyanları Üzerine: Gandhi’nin Tuz Yürüyüşü Örneği 
·         Vergi Kültürünün Analizi: Türkiye Örneği 
·         Vergiye Gönüllü Uyum Kapsamında İzaha Davet Müessesesinin Değerlendirilmesi 
·         Voluntary Versus Enforced Tax Compliance: Testing the Slippery Slope Framework for Turkey 
·         Güneşin Vergilendirildiği Ülke: İngiliz Toplumunun Pencere Vergisine Yönelik Tepkileri 
·         Sigara Üzerinden Alınan Vergilere Karşı Halo Etkisinin Varlığı 
·         Bir Kamu Politikası Aracı Olarak Vergilendirmenin Sosyo Psikolojik Boyutunun Seçmen Tercihleri Açısından İncelenmesi: 24 Haziran 2018 Milletvekili Genel Seçimi Örneği 
·         Davranışsal Finans Açısından Verginin Yatırımcı Psikolojisine Etkisinin İncelenmesi 
·         Vergi Uyumunda Dürtme Stratejileri: Seçili Ülke Uygulamaları 
·         Şövalyelerden Savaşa Katılmamaları Karşılığında Alınan Bir Vergi: Scutage 
·         Vergi Bilincinin Artırılmasında Vergi Haftasının Rolü: Deneysel Bir Araştırma 
·         Vergi Denetiminin Vergi Uyumuna Etkisi 
·         Yönlendirici Vergilendirmenin Mükellef Tercihleri Üzerindeki Etkisi: Alkopop Örneği 
·         Tax Ethics in the Design of International Tax Law Mali Sosyolojinin Temelleri, Evrimi ve İşlevi Atatürk Dönemi Vatandaşlık Eğitimi Kapsamında Vergi Bilinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3de60e3-7f83-4c8c-8151-ace93fc0e311.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilim Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Mutluluğun resmini ben çizemedim, 
Çünkü fırçamda sadece ayrılık siyahı var. 
Başka renkler gönlümde göremedim. 
Yoksa ayrılık sadece bana mı var? 
 
Yalnızlık, senden yadigâr hatırşinas bir yara, 
Kanatır kendini kesilen her düğün pastasında. 
Gece sonunda bana kalan, ortak temenni “darısı başına”, 
Ve inceden bir dilim bayatlamış yalnızlık, el sürülmeden bekler tabağımda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a9630b4-a6a0-4829-b700-d813c560a992.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Yoldayım</image:title>
            <image:caption>Aynı anda bir taş, bir toprak, bir çiçek, bir ağaç, bir kuş, bir insan olmak. Aynı anda bir şehirde, bir gökyüzünde, bir denizde, bir ormanda, bir uzayda, bir boşlukta, başka bir parçanda, başka bir mekânda, başka bir zamanda gözlerini açmak. Aynı anda bilincinin diğer kırıntılarına uzanmak, hakikat yolunda bütünsel bilinçli bir varlık olarak gönüllü, görevli yükselmek… 
Bunu bilmek ne çok şey değiştirir. 
Birbirimizi tekrar bulmaya…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/110e6be5-b460-42b3-a0ec-946866412f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakire Tablolar</image:title>
            <image:caption>Alanında başarılı olan psikiyatrist Selçuk’un kartını bir şekilde edinen Göktan’ın çapraşık hayatını derleyip toparlamak adına bir umudu olur. Çocukluk travmaları, aile kavramı, aşk ve biraz da kaçınılmaz bir deliliğin kesiştirdiği yollar hem Selçuk’un hem Göktan’ın hem de etraflarındaki diğer herkesin kader çizgilerini değiştirmek üzeredir. Alper Ay’ın ilk romanı olan Bakire Tablolar okuruna yalnızca bir roman değil, bir yaşanmışlık vadediyor. Bakire Tablolar, ışıltılı bir olay örgüsünün içinden insanın gizemine, arayışına, sancılı iç yolculuğuna yoğunlaşıyor. Karakterlerin, içinden geçtikleri sürecin hakkını vererek, korku, parçalanma, aşk, toplumsal yarılmalar içinde hayatı genişletmeleri, aslında bizim hayatımızı genişletmenin de bir diğer adı değil midir? 
 
Alper Ay, müzikal tınılara benzeyen hassaslıkları ayrıntıya döktüğü bu ilk kitabıyla, romanın zengin dünyasına, kendi zenginliğini katıyor. Kendisinden bahsettirecek yeni bir yazarın ve kitabın muştusu ile karşılaşmak her zaman için rast geldiğimiz bir talih değildir. Bakire Tablolar, biz okurlariçin güçlü ve incelikli bir talihtir. 
(Hayati Sönmez, öykücü)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b2c85a3-57b6-4feb-b763-082eb8d01a37.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Mane</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ 
Afrika’nın kahramanı Senegal’den çıkıp gönülleri fethettim. Senin yaşlarındayken bir toptan olma dünya büyüklüğünde hayallerim vardı. Şimdi her birini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğu ve gururu içindeyim. Beni seninle bir araya getiren de bu hayallerim. Eğer ben o dar, kirli, imkânsızlıklarla dolu sokaklarda çıplak ayaklarımla yamalı bir topu koşturmasaydım, futbol hayallerimi büyük olanlarından kurmasaydım; başaramasaydım, bugün birlikte bu kitapta buluşamazdık. 
Tek hedefin başarmak, kazanmak olmalı. Hayal etmeli ve her gün ilerlemeye devam etmelisin. Kendine inanmalı, hiçbir zaman vazgeçmemeli ve sıkı çalışmalısın. Bence anahtar bu, kafanı oyunda tutarsan, bir şeyler olacaktır. 
Sadio Mané</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94372e6b-71ed-444b-817b-54408337f668.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşadası&apos;nda Martı Olmak</image:title>
            <image:caption>İçtenlikle bezenmiş duyarlı öykülerin çağrısı bu kitap. Deniz kıyılarından dağlara, köylerden kentlere uzanan, kişisel yaşantılardan beslenip toplumsal ve kültürel ufkumuza ve elbette gönlümüze kurulan köprülerden geçmek düşüyor okurlarına. Uzaklarda başlasa bile yolu hep Ege’ye varan karakterlerin mutlulukla hüzün arasında gidip gelen yolculuklarına şahitlik etmek yaşama dokunmak hissi yaratıyor. Yaşadığı kentin kültür elçiliğini sürdüren yazar, okurlarını da bu serüvene ortak etmeyi başarıyor. Ege, İzmir, Aydın ve elbette Kuşadası’ndan hepimize öyküce selam gönderiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12431768-53d4-489d-b232-6c211b5ef56d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Benzema</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ 
Ben Karim Benzema, namıdiğer “Coco”! 
Futbol kariyerime henüz 8 yaşımdayken ülkem Cezayir’de başladım. Şimdiyse Fransız millî takım futbolcusuyum ve La Liga takımlarından Real Madrid&apos;de forma giyiyorum. Azimli ve disiplinli bir şekilde çalışarak dünya çapında bir üne sahip oldum. Sizce Real Madrid takımında tüm zamanların en çok gol atan ikinci futbolcusu unvanını nasıl kazandım? 
Başarmak istedim ve bunun için ne gerekiyorsa yaptım. Hayal ettiğin yere ulaşabileceğine inancın daima artmalı. Bir dünya kupasını elinde tuttuğunu, senin futbol kariyerini örnek alarak büyüyen çocukların ve hatta yetişkinlerin olduğunu düşün. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme... Karim Benzema</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0264bb03-d7ef-4707-9ea7-0b8a031fe5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Gol Makinesi Lewandowski</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ Henüz 9 yaşımdayken başladığım futbol hayatıma, sayısız başarı, ödül ve zafer sığdırdım. Çocukluğumdaki hayallerim; dünyanın en büyük takımında, en büyük stadyumlarında oynamak ve kupalar kazanmaktı. Şimdi ise ülkem Polonya’da “kahraman” ilan edilmenin gururunu yaşıyorum! Sert asfalt, çim yaprağı olmayan kum, görünürlüğü sınırlayan toz bulutları, soyunma odaları yerine mühürsüz pencereli ve ısınmamış eski barakalar benim yeteneğimin çimlenmeye başladığı koşullardı.   
Ben vazgeçmedim, kendime güvendim ve bu yolu kendim için seçtim. Tüm hayallerimi gerçekleştirdim. Her an daha iyisi olmaya devam ediyorum. Sen de başaracaksın. 
İnan, çalış ve vazgeçme… 
Robert Lewandowski</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f0d4a9-17c1-44bb-9bcc-2d542a05d62d.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Adam Haaland</image:title>
            <image:caption>·         POSTER VE EFSANE FUTBOLCULAR STİCKER HEDİYELİ 
Futbolda zeki, büyük, hızlı, çok eğlenceli ve biraz tuhafım. Daha da önemlisi, gol atma becerisiyle yaşayan ve nefes alan bir “robot”um. Hayatını spora adamış ailemle birlikte ülkem Norveç’te başladı maceram. Ben gol atmak için doğmuşum! Tıpkı benim gibi futbolcu olan babam, bu hayattaki en büyük rol modelim ve yol göstericimdir. Onun başarılarına yetişebilmem için fırtına kadar hızlı olmam gerekiyor!  
Dünyadaki en iyi genç futbolculardan biri olarak gösterilmek, benim için büyük bir gurur. Daima disiplinli, planlı, azimli, hırslı ve fedakâr olmayı bilmelisin. Zirvede tek başına kaldığında kendinle yarışmaya devam etmen, senin daima orada kalmanı sağlayacaktır. İnan, çalış ve vazgeçme… 
Erling Haaland</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce381e5f-3b71-4163-906c-15fd67a7c8f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Tozu –Bilincin Büyülü Evreninde Bir Keşif Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Nasıl ki sıradan dünyaya serpilen peri tozu onu altına dönüştürüyorsa, ruh tozu da hayvan etini büyülü bir duyum ve öz bilinç dünyasına dönüştürür. Sonuç ise illüzyondur, ama içinde yaşadığımız bir illüzyon...” 
Simon Blackburn, 
“…Bu kitap, bilincin ne olduğu, evrim tarafından neden seçildiği ve yaşamın anlamı sorunlarına hem nasıl neden olduğu hem de nasıl çözdüğü sorularına yanıt veriyor.” 
Owen Flanagan, 
“Nicholas Humphrey, bu kitapta, nörobilim, evrimsel biyoloji, psikoloji, antropoloji, felsefe ve şiirden yararlanarak, tıpkı bilincin kendisi gibi, canlı ve tutkulu bir entelektüel macera yaratıyor.” 
Rebecca Newberger Goldstein 
“Bilim insanları bazen doğayı açıklamalara indirgedikleri için büyüyü bozmakla suçlanırlar. Bu şaşırtıcı ve şiirsel kitapta Nicholas Humphrey tam tersini yapıyor: Beynin derinliklerine iniyor ve büyünün bilincin odak noktası olduğunu keşfediyor.” 
Matt Ridley 
Bu kitapta, bilinç çalışmalarının önde gelen ismi nöropsikolog Nicholas Humphrey, taşları yerinden oynatacak yeni bir teori öneriyor. ‘Zor problem’in çözümüne dair sıkı bir tartışma bu. En derin sorulara, ‘psikolojik zombiler’in, Andromedealı bilimcilerin dâhil olduğu, düşünsel bir macera! 
Aynı zamanda bilinç probleminin saplantılı sorularımızla nasıl iç içe olduğunu gösteren bir çalışma bu. Nasıl mı? Örneğin Tanrı fikrinin evrimin bir ürünü olduğunu hiç düşündünüz mü? Peki ya hayatın yaşanmaya değer olup olmadığı ve ölüm korkusu evrimin bir oyunu olabilir mi? Yaşamın yarattığı mucizeleri ve bilincin büyüsünü duymak isteyenler için keşif yolculuğuna bir davet bu! 
Pekâlâ, hazır mıyız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e672e759-a5d3-4d0a-b9ea-982a64e7f236.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşli Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Güneşli Bir Gün, dostluk ve özlem dolu bir hikâye. 
Artık farklı ülkelerde yaşamak zorunda olan iki çocuğun ve bir kedinin sihirli macerası. 
Bu maceraya sıra dışı ve çok güçlü bir karakter katılırsa neler olur? 
İki çocuğu yeniden bir araya getirmek için Güneş, neler yapabilir? 
(Arka kapak yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8107940-674f-4806-aa20-2222dbcd01c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümü Ellerinde Tutarken</image:title>
            <image:caption>HAYAT SAĞLAMDI. İNATÇIYDI. ÖLÜM FARKLIYDI. HASSASTI, BİR GİZEMDİ. AMA NEYDİ ÖLÜM? NEDEN BİRİNİN ÖLMESİ GEREKİYORDU?
Köpeğiyle birlikte günlük yürüyüşlerinden birine çıkan yetmiş iki yaşındaki Vesta, ormanda esrarengiz bir not bulur: “Adı Magda’ydı. Onu kimin öldürdüğünü asla kimse bilmeyecek. Ben öldürmedim. İşte onun cesedi.” Yaşadığı bölgeye kocasının ölümünden sonra taşınan ve pek de tanıdığı olmayan Vesta, önce bu notla ne yapacağını bilemez ve ardından da notta bahsedilen Magda’yı bir saplantı hâline getirir. Yavaş yavaş aralanan sis perdesi tehditkâr bir şekil almaya başlar. Vesta gizemin girdabına kapılırken bir yandan da yavaş yavaş kendi geçmişindeki gölgelerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Dinlenme ve Rahatlama Yılım ile Eileen adlı romanları dünya çapında ses getiren ödüllü yazar Ottessa Moshfegh’in üçüncü romanı Ölümü Ellerinde Tutarken, kendimize anlattığımız hikâyelerin bizi gerçeğe nasıl yaklaştırdığını ve aynı zamanda ondan nasıl uzak tuttuğunu düşünmeye davet ediyor.
“Moshfegh, kahramanlarının ve okurlarının derisini yüzüyor, tıpkı bir cerrah ya da seri katil gibi, ta ki geriye sadece bir boşluk kalana kadar.” –Kevin Power
“Zekice çözümlenen, parlak bir dile sahip, gerçekliğin sınırlarını çizen, edebi psikolojik gerilim sevenlere hitap eden bir kitap.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2bf3d5-8f32-4884-8ed9-3f42266b26d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Köşeli Dünya</image:title>
            <image:caption>“Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.”
Japonya’nın en tanınmış ve en saygı duyulan yazarlarından biri olan, Ben Bir Kediyim, Gönül ve Ardından gibi eserlerin yazarı Natsume Soseki, Üç Köşeli Dünya’da sanatı ve içinde yaşadığı çevreyi anlamlandırmaya çalışan bir sanatçının ruhani yolculuğunu ustalıkla anlatıyor.
Yazarın “haiku tarzı bir roman” dediği kitapta genç bir sanatçı şehirden ayrılarak dağlara doğru yola koyulur. Konakladığı kaplıcanın sahibinin kızı olan ve ona Millais’nin Ophelia resmini anımsatan gizemli Nami’yle karşılaştıktan sonra onun resmini yapmak ister. Orada kaldığı sürede hem resim ve şiir hakkındaki düşünceleri değişecek hem de yavaş yavaş bu gizemli kadının trajik dünyasına dahil olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c20857-8d51-449a-a20a-e63f9a8ed267.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Kanı</image:title>
            <image:caption>“Ve Ege’ye adamoğlu geldi; iki ayak üstünde duran, sürünmeden yürüyen, oradan oraya giden, her şeye, her canlıya ilgi duyan, durmadan yiyen, ısıran, çiğneyen, konuşan, düşünen, aç, obur adamoğlu ve adamoğulları geldiler. Ama daha ateşi ve şavkı bilmiyorlardı, çiğ yiyorlardı ve bu yüzden öldürmeyi ve kan akıtmayı bilmiyorlardı. Dünyanın öbür yakalarında neler olup bittiği bilinmezken, Ege’de barış vardı ve egemendi. (...) Adamoğulları önceleri bitkilere ve ağaçların yemişlerine dadandılar ve uçan kuşlarla, sürüngenlerle ve yırtıcı hayvanlarla kavgaya tutuştular.”
Tarık Dursun K., Denizin Kanı’nda, Ege Denizi’nin uçlardaki iki yüzünü –cömertliğini ve doymak bilmezliğini– sünger avcıları ve onların dönmesini bekleyen kasaba kadınları üzerinden anlatıyor. Kasaba insanının bir sünger ağasına karşı başlattığı mücadele ve bu mücadelenin vardığı nokta, emekçi ve iktidar arasındaki zeminin kayganlığını gözler önüne sererken, denizin iki uç yüzünü de temsil ediyor: Malı ağa, canı deniz alır.
Yazarın, olay örgüsünün belli duraklarına yerleştirdiği Ege’ye dair betimlemeler ve mitolojik göndermeler, halk ağzına ait kelimeler ve deyimler, Tarık Dursun K. okurunun aşina olduğu o özgün anlatı dilini vadediyor.
“Denizin Kanı’nı benim için çarpıcı kılan, Necatigil’in vurguladığı mitosların kullanımı ve şiirli dildi. Gerçi yazar, 1945 dolaylarını, çok partili döneme geçişi saptıyor, merhametsiz bir sünger ağasını yaşatıyor, deniz iklimiyle inişli çıkışlı bir aşkı anlatıyordu ama, mitologyadan çıkagelmiş bağlayıcı-bütünleyici bölümler Denizin Kanı’nda âdeta ayrı bir roman, dil şöleni gibiydi...” –Selim İleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fc8f92c-6540-4bb0-be4e-2419b1ba70d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Abrakadabra</image:title>
            <image:caption>Ses, kendini göstermek için binbir yol bulur, yaşamı da uçuşu da yeniden biçimlendirir. Duvara çarpıp vapurda hayal de satar dükkânda hatıra da. Bazen kavanoza dolup yazı getirir, bazen baykuş gibi ölümle kavilleşir. Ses, yalnız burası için değil, bu dünyadan diğerine, bir ağızdan diğer ağza sıçrar durur. “Dile benden ne dilersen!” çağrısıyla elini ayağını birbirine dolaştırır insanın, “Buz gibi soğuk sudan içen!” diye dile dökülüp hayata döndürür, fotoğrafını çekerek alıp götürür sonra. Ses değil sanki, içi büyü dolu bir yük gemisi.
Mehmet Fatih Özbey, ikinci öykü kitabı Abrakadabra ile tekrar selamlıyor okuru. Ölümü işitenlerle kuşdili bilenler, geçmişini satanlarla düşle cebelleşenler, hayal işportacılarıyla kendi yolunu gözleyenler, kavanozda mevsim taşıyanlarla bıçkın delikanlılar, uğursuz baykuşlarla tuhaf yazılımcılar, beceriksiz lamba cinleriyle bir hayale not bırakanlar var Abrakadabra’da.
“Ara sıra ne konuşmuşuz diye dönüp o sayfalara bakarım. Her defasında kendimi sınırını bilmediğim bir hafızanın içinde kaybolmuşken bulurum. Neden kaybolurum? Bilmediğim sokakların ya da insanların arasında kaldım diye mi? Yoksa toprağın altına sakladığımız bilinç, insanlık yerine intikamını benden alıyor, oyunlar oynuyor diye mi? Kim bilir, belki de sadece yön bilgim zayıf olduğu içindir. Ama şu da bir gerçek, insanın bedeniyle birlikte bilincinin de gömülüyor olması büyük trajedi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce485f13-e667-4f04-8e37-3803acf1fb06.jpg</image:loc>
            <image:title>Sparta’nın Kızı</image:title>
            <image:caption>Sparta onu ölümcül bir silaha dönüştürdü.
Şimdiyse tanrıların kaderi onun ellerinde!
On yedi yaşındaki Daphne, kendini bildi bileli savaşçı olmak üzere eğitiliyor ve günün birinde kadim Sparta’nın boyun eğmez halkı tarafından kabul görmeyi umuyordu. Ama onu abisini ailesinden koparmakla tehdit eden tanrıça Artemis’in başka planları vardı. Olympos Dağı’ndan dokuz gizemli şey çalınmıştı ve Daphne onları bulamazsa tanrıların zayıflamaya başlayan güçleri tamamen yok olacak, fanilerin dünyası kaosa sürüklenecek ve sevdiklerinin hayatı tehlikeye girecekti.
Artemis’in ikizi, yakışıklı ve kendine fazlasıyla güvenen tanrı Apollon’un rehberliğinde çıktığı yolculukta Daphne’yi amansız tehlikeler bekliyordu. Minotauros’un labirentinden Thebai’nin bilmecelere bayılan Sphinks’ine uzanan pek çok efsaneyle yüzleşirken kendisiyle ilgili keşfedeceği şeyler de vardı.
“Klasik Yunan mitolojisine getirilmiş yeni ve orijinal bir yorum.” —Adalyn Grace
“Sparta’nın Kızı klasik Yunan mitlerini, ateşli ve çok katmanlı bir kadın karakterin müthiş maceralarıyla harmanlıyor. Kesinlikle sürükleyici ve nefes kesen bir ilk roman.” —Katy Rose Pool
“Sparta’nın Kızı, romantizm, macera ve gizem dolu bir roman ama en önemlisi de kadınların ne kadar güçlü olduğunun bir kez daha altını çizen epik bir hikâye.” —June Hur
“Kesintisiz aksiyon, dram ve okurların gözlerini sayfalardan ayırmasına izin vermeyecek kadar unutulmaz bir kadın kahraman… Büyüleyici.” —School Library Journal
“Güçlü kadınların başı çektiği, ince bir romantizmle süslenmiş müthiş bir macera.” —SLC
“Bu kitapta ayağınızı yerden kesecek tüm unsurlar bir arada… Klasik Yunan mitlerine taptaze ve heyecanlı bir yorum.” —Nerd Daily
“Kötücül tanrıların tuzağına düşmüş çaresiz kızların pasifliğinden sıkılan tüm okurlar Daphne’nin tarafını tutacak.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4be7b0c8-efe2-4d96-8ce6-07e472cc113e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Perspektifinde Yönetim Muhasebesi Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>·         YÖNETİM MUHASEBESİNE GİRİŞ 
 
·         MALİYET HACİM KAR ANALİZLERİ 
 
·         BÜTÇELER 
 
·         STRATEJİK KARAR ALMA 
 
·         DEĞİŞKEN MALİYETLEME SİSTEMİ 
 
·         STANDART MALİYETLEME SİSTEMİ 
 
·         VAKA ANALİZİ 
·      VERİMLİLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd898a87-2435-41e8-8ef8-bf61e5ff5f68.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Bir Koyun</image:title>
            <image:caption>Wilson cana yakın, kıvırcık yünlü ve son derece akıllı bir koyundur.
Aynı zamanda çok da meraklıdır. Bir gün bu merakı onu istemeden çiftlikten uzağa, büyük şehre götürünce heyecan dolu yolculuğu başlar. Hiç bilmediği bir yerde, çevresinde gözlemledikleri ve duyduklarının yardımıyla acaba eve dönüş yolunu bulabilecek midir?
Maceralı kısa bölümleri ve masalsı güzellikteki görselleriyle, sadakat, problem çözme ve arkadaşlık hakkındaki bu eğlenceli hikâyenin modern-klasik dokusu tam da yeni okurlara göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e8fa68-cf19-4dbd-9c3d-ddcbbc98f40f.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hayatına Dair 9 Yalan</image:title>
            <image:caption>Geribildirim iş dünyası için olmazsa olmazdır. Kurumunuzun kültürü, işteki başarının anahtarıdır. Stratejik planlama gereklidir. Yeterlikleriniz ölçülebilir olmalı ve zayıf yönleriniz desteklenmelidir. Liderlik önemlidir.
Günümüz iş dünyasının gerçekleri olarak sunulanların hepsi esasında kocaman birer yalan. Çoksatan yazar Marcus Buckingham ile liderlik dehası Ashley Goodall, iş hayatıyla ilgili her zaman karşılaştığımız 9 büyük yalanı ortaya koyuyor. Bu yalanlar işlevsizliklere ve hayal kırıklıklarına sebep olurlar ve işyerlerini gerçek potansiyellerinin çok gerisinde bırakırlar. Ancak bu yalanların ötesine geçip gerçekleri keşfedebilen, bireysel farklılıklarımızın gücünü ve güzelliğini görebilen açıkfikirli liderler de vardır. Buckingham ve Goodall, işte bu açıkfikirli liderlerin hemen fark edebilecekleri gerçekleri ilgi çekici hikâyeler ve isabetli analizlerle açıklıyor.
İş Hayatına Dair 9 Yalan, size gerçekten güvenen çalışanlarınıza ne kadar iyi olduğunuzu göstermenize yardımcı olacak temel gerçekleri sunuyor.
“İşinizi yapma şekliniz ve neyi farklı yapabileceğiniz konusunda açıkfikirli olmanızı sağlayacak.”
—Financial Times
“... her yöneticinin kitaplığında bulunması gerekiyor.”
—Management Today</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a55f77-29d4-4fc8-98e2-92be93ef999e.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Feminizm</image:title>
            <image:caption>Meraklısına Feminizm, modern dünyanın en önemli entelektüel, kültürel ve politik hareketlerinden biri olan feminizmin hem tarihini, gelişimini ve güncel tartışmalarını ele alıyor hem de cinselliği, şiddeti, akademik teoriyi ve pratik aktivizmi tartışarak onun dünyayı görmenin nasıl bir yolu olabileceğini gösteriyor.
Deborah Cameron, feminist tartışmaları altı temaya –erkek egemenliği, haklar, emek, kadınlığın toplumsal inşası, cinsiyet ve kültür– ayırarak temel endişeleri ve ana argümanları güçlü ve keskin bir anlatımla ortaya koyuyor. 19. yüzyılda kadınların oy hakkı için verilen mücadelelerden başlayarak, “dördüncü dalga” olarak adlandırılan döneme kadar uzanan tüm tarihsel “feminizmleri” ele alıyor.
Cinsiyet eşitsizliğinin hayatın bir gerçeği olduğunu inkâr etmenin imkânsız olduğu ücret farkı skandallarının, çevrimiçi tacizlerin ve endişe verici derecede yüksek sayıda kadın cinayetinin yaşandığı günümüzde feminizm, her zamanki gibi güncelliğini koruyor. Bu küçük kitap, feminist hareketin fikirleri ile tarihini anlamak ve bunlarla ilgilenmek isteyen herkes için güvenilir bir rehber görevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21577bd2-5f7b-4c89-b5af-53e13ec8be06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Rehberindir</image:title>
            <image:caption>Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. 
 
Umudumu kaybettim… “Hiç kimse kendisi için gizlenen müjde ve mutluluğu bilemez.” Secde Suresi 17. Ayet 
 
Kalbim çok kırıldı…“O, kalplerde olanı bilendir.” Hadid Suresi 6. Ayet 
 
Ufkumda karanlıklar var…“Beni yaratan; elbet yolumu gösterir.” Şuara Suresi 78. Ayet 
 
Çok yalnızım “Ben sana çok yakınım.’’ Bakara Suresi 186. Ayet 
 
İyiliklerim boşa gitti…“İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.” Rahman Suresi 60. Ayet 
 
Benim kimsem yok ki…“Nerede olursanız olun, ‘O’ Allah sizinledir.” Hadid Suresi 4. Ayet 
Sesim duyulmuyor…“Bana dua edince, dua edenin duasını kabul ederim.” Bakara Suresi 186. Ayet 
 
Her şey kötüye gidiyor…“Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır.” Duha Suresi 4. Ayet 
 
Bunca kötülük unutulacak…“Senin Rabb’in hiçbir şeyi unutacak değildir.” Meryem Suresi 64. Ayet 
 
Hayat çok zor…“Allah kuluna kâfi değil mi?” Zümer Suresi 36. Ayet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/667c32b6-af9f-4720-887b-7ee9c129bde1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Değer Katabilmek</image:title>
            <image:caption>Bizi sürüden ayıran sahip olduklarımızı nasıl kullandığımızdır. 
 
•          İnsan potansiyeli gelişmeye açık mıdır? 
•          Yaratıcılık nereden gelir? 
•          Herkes yaratıcı olabilir mi? 
•          Nasıl öğreniriz? 
•          Neden başarısız oluruz? 
 
Birçok kişi için potansiyel, az kişinin sahip olduğu bir yetenek olarak tanımlanır. Oysa bilime göre bu hepimizin sahip olduğu ve düzenli egzersizlerle geliştirilebilen bir beceridir. Herkesin belirli bir alanda kendisini mükemmelliğe ulaştıracak genetik bir yapısı mutlaka var. Geriye kalan tek şey bunu keşfedip, onun uğruna pes etmeden çalışmak. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi-NEV kurucusu Dr. Levent Uysal sürüden bir adım öne çıkabilmemiz, gerçek yeteneklerimizi keşfetmemiz ve bu sayede tüm potansiyelimizi açığa çıkarabilmemiz için gerekenleri yani kendimize değer katabilmenin yollarını bu kitapta anlatıyor ve soruyor:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3ce8815-9409-4488-b846-3fb0ec1cf060.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşa Çağrılmadığım Günler /Toplu Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ben bir mektuba başlamışsam gerisini sen getir 
Yarım mektupların verdiği esenlikle öperim alnından 
Bankalar kapanır, faizler düşer, 
Bir bakarsın iyileşir dünya bundan 
Bana mektup yaz, boş bırakma, ihtiyarlamazsam orta dünya 
      bizimdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c3c8a1-269d-44b3-8b75-7e659cb40b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Vücudumuz korktuğumuz için mi adrenalin salgılar yoksa adrenalin salgıladığı için mi korkar? Vücut hisseder, duyguları tetikler akabinde hormonlar devreye girer. Yani aslında vücudumuz korktuğumuz için adrenalin salgılar. Adım Zeynep, korkularımı yenemedim ve en sonunda onların esiri oldum. Yaşananların hiç biri benim suçum değildi. Ben, bedenine esir düşmüş biriyim. Ruhum bana, bedenim ise o pis meluna aitti. Her şey annem ve babam yüzünden oldu. Onu kızdırmasalardı şimdi hayatta olacaklardı…” 
            Yazar bu kitapta okuyucusunu korkularına, kaygılarına ve adil olmayan yaşam koşullarının ağırlığına yenik düşmüş birbirinden uzakta nefes alıp veren yorgun yürekli insanların hayat hikayeleriyle buluşturuyor. Kendinize bile anlatmaktan korktuğunuz, çekindiğiniz her ne varsa sizi bekliyor bu kitabın sayfaları arasında. Her hikayede kendinizden bir şeyler buluyor; inmeniz gereken durakları, geç kaldığınız yaşanmışlıkları ve düzeltilmek için sırada bekleyen yanlışlıkları görmeniz çeşitli işaretler çıkarıyor karşınıza. Şimdi sıra siz de.  Peki, siz en son ne zaman konuştunuz kendinizle? En son ne zaman vücudunuzun salgıladığı adrenaline bir kitabın sayfalarında rastladınız? Eğer kendinize verecek bir cevabınız yoksa bu kitap sizler için iyi bir fırsat olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e70fcae1-a4ca-4117-8fe1-ac71af45c908.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz İstihbaratı ve Osmanlı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Elektriğin icadı sonrası iletişim ve ulaşım araçlarının çeşitlendiği bir dünyada olağanüstü geniş bir satha yayılan savaş, kitlesel orduları komuta edip yönlendirebilmek, mesajların düşman eline geçmesini engellemek adına şifreleme tekniğine oldukça karmaşık bir boyut kazandırdı. Bu boyut, düşmanın niyetlerini öğrenmek isteyen ülkelerin istihbarat teşkilatlarında şifre kırma birimlerinin de geliştirilmesi zaruretini doğurdu. Bu etki ve tepki, hasmının niyetlerinden haberdar olmak isteyen insanı, teknoloji ve enformasyon devriminin en önemli araçlarından biri olan bilgisayarın icadına sürükledi. Tam da bu sebepten istihbarat teşkilatları, teknoloji devrimine neden olan en önemli kurumların başında gelmektedir. Zira dünyanın dört bir yanından temin edilen bilginin aktığı yegâne merkezler, istihbarat teşkilatlarıdır. Francis Bacon’un da işaret ettiği gibi ‘bilgi, güçtür.’ Bu kitapta, denizlere hâkim olan ticari, endüstriyel ve askeri bir imparatorluğun, Osmanlı İmparatorluğu hakkında tutmuş olduğu rapor, gözlem ve analizlerden bir kesit bulacak; teknoloji ve enformasyon çağına açılan yolda İngiliz istihbaratının gelişim sürecine ve Britanya’yı bu sürece getiren İngiliz düşüncesinin dönüşüm evrelerine göz gezdirebilecek; Türk tarihinin hala en tartışmalı simalarından biri olan II. Abdülhamid devri Osmanlı tarihinin, İngiliz perspektifinden nasıl algılandığına şahitlik edecek ve birinci elden kaynakların anlatımı eşliğinde tarihsel bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806d8a5e-a21a-4ec6-b694-2b1f8e61d967.jpg</image:loc>
            <image:title>Blucin Devrinin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Blucin Devrinin Çocukları, Gürcistan’ın en meşhur yazarı David ‘Dato’ Turaşvili’nin on beşten fazla dile ve tiyatro eserine çevrilmiş romanı. Gerçek ve trajik bir olayı konu edinen roman, 1983’te, henüz genç ve yakışıklı bir aktör olan Gega Kobakhidze ve arkadaşlarının Tiflis’ten Leningrad’a giden bir uçağı kaçırma girişimlerini konu ediniyor. Sovyet rejiminden özgürlüğün ve kot pantolonun bol olduğunu düşündükleri Batı’ya kaçmak isteyen bu gençlerin başarısız uçak kaçırma girişimi, okuru huzurlu bir son umuduyla daima tetikte tutuyor. Diyalog merkezli bir anlatım tarzıyla Dato Turaşvili, gençlerin romantizmini de idealizmini de ifade etmeyi başarırken, rejimin memurlarının uyguladığı baskıyı da gözler önüne seriyor.  
 
Gerçekle kurgunun iç içe geçtiği Blucin Devrinin Çocukları, Gürcü gençliğinin başkaldırı hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f206d11b-7fbf-4896-9b1e-01afa2666a47.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Semazen Bir Palyaço</image:title>
            <image:caption>&quot;İç gözlerim kapalı biliyorum. Açılması için çok uğraştım. Olmadı. Bir dostum anlatmıştı, bazen ansızın insanın iç gözü açılırmış. Açılması hiç iyi olmazmış. Gördüklerinden ürkermiş. İnsan diye gördüğü gerçekte insan değilse çok fena bir şey görürmüş.&quot; 
&quot;İki Semazen Bir Palyaço&quot; düşlerden çöp kıyılarına, çarşamba pazarından sahil kenarlarına değişen mekânlarıyla okurunu dokunaklı bir yolculuğa çıkarıyor. Birbirleriyle temas eden öykülerde, Sadık Yalsızuçanlar&apos;ın özgün sesi, insanlık durumumuzu muhakeme etmemizi sağlıyor. Modern kırılganlığımızı sınayan bu öyküleri okurken yer yer gülecek, düşünecek ve kimi zaman da incineceğiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c019c8-a701-46a3-8cff-75f7a69a824f.jpg</image:loc>
            <image:title>Manisa’nın Önde Gidenlerinden Şekerci Hüseyin Dede</image:title>
            <image:caption>Bir beldeyi imar etmek yalnızca mimarların işi değildir. Beldeler, o beldede yaşayanların manevi hâlleriyle kuvvetlenir, gerçek bir belde olur. Bu manevi halleri kuvvetlendirme işi, tasavvufta hizmet olarak karşılığını bulur. Gönülleri imar etmek ancak gönül hekimlerinin başarabileceği bir hizmettir. Türk kültüründe bu hizmete “fetih” denir. Zira fetih kelimesinin bir anlamı da “açmak”tır. Gönül hekimleri, gönüllerine girdikleri kimselerin kalplerini açarlar. Böylece manevi hâlleri kuvvetlendirir ve unutulmaz olurlar.

Şekerci Hüseyin Dede, Anadolu’nun manevi iklimi yüksek beldelerinden Manisa’ya tabiri caizse mührünü vurmuş, nice gönülleri imar etmiş bir mana sultanıdır. Tarihi Bedesten karşısında yer alan küçücük dükkanında fukaranın, garibin, hastanın derdine deva olabilmek için soluksuzca çalışmıştır. Kendisine gelen insanların yalnızca manevi değil, maddi sıkıntılarına da çözümler aramış, dünya-ahiret dengesini gözetmiş, bu anlamda tasavvufun hakikatine de ışık olmuştur. Avrupa’da ve Orta Doğu’da da tanınan Şekerci Hüseyin Dede, Halit Develioğlu’nun bu çalışmasıyla birlikte yeniden yâd ediliyor. Hizmetle geçen bir ömürden, tüm okurların kalbine muhabbet tohumları serpiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f252441-4fa7-42f2-a868-c6598cf6d03e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 191 Kasım-Aralık 2022</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız Dergisi Kasım Aralık sayısı yayımlandı. 
Sanat Dünyamız dergisi Kasım Aralık sayısında yoğun sanat gündeminin nabzını tutuyor. Dergi kapağına Dirimart’ta “Huriler ve Yolcular” adlı kişisel sergisiyle ağırlanacak olan İnci Eviner’i, sanat pratiğinin temel meselelerini ele aldığı Burcu Çimen’in gerçekleştirdiği geniş bir söyleşiyle taşıyor. 17. İstanbul Bienali’nin ortaya attığı sorulara dair kapsamlı bir eleştiri de Seda Niğbolu’nun kaleminden okurla buluşuyor. Salt Galata ve Salt Beyoğlu’nda devam eden “Sahnede 90’lar” sergisi Erman Ata Uncu’nun sergi yaklaşımı ve Türkiye’nin 1990’larına baktığı incelemesiyle dergide. Ayrıca Ümit Mesci’nin 16. Lyon Bienali’ne, Melike Bayık’ın 8.  Çanakkale Bienali’ne, Gürçim Yılmaz’ın ise ilk kez düzenlenen Kommagene Bienali’ne dair izlenimleri birer yazıyla yer buluyor. 
 
ArtSümer’de 12 Kasım’a dek süren Gözde İlkin’in “Emanet Zemin” başlıklı solo sergisine dergide Rana Kelleci’nin yazısı ve yazıya eşlik eden bir çizimyile yer veriliyor. Bilge Alkor’la İshak Reyna’nın söyleşisi hem sanatçının pratiğine hem de yeni sergisinin arka planındaki okumalara dair yeni kapılar açıyor. Süreyyya Evren eleştiriye dair serisi İç Sanat Ses Siz’in üçüncü yazısını okura sunuyor. Elif Kamışlı’nın Adrián Villar Rojas’ın yeni sergilerine dair bir denemesi ve Huo Rf’nin değerlendirdiği sanat kitaplarına dair bir yazısı da Kasım Aralık sayısında. 
 
Derginin ajandası ise bu sayı sanatçı Ahu Akgün’e emanet. 
img src=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71a4df1-3d6a-4a2e-bc23-d2a6f15f8682.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşina Destanı (3. Kitap)</image:title>
            <image:caption>İyeler! Gelin, oturun yanı başıma
Kamlamaya başladım gece göğünün altında
Ayın parlak ışığı Yulamı yıkarken davet etti beni Ak Ana
Göstermek için yaratılışı dokuzlar halkasında kamlayan Utkun’a


Biliyorum, zorlu bir yolculuk olan bu hayatımda herkes görecek beni son defa
Maddeyle vedalaşıp terk edeceğim dünyayı görevlerimi tamamlayınca
Yok oluşun son çeyreğinde tüm gördüklerimi ve duyduklarımı fısıldadım kelimelere
Kelimeler halka oldular ayın halesi gibi yaratılışı başlatan Ak Ana’nın başı üstünde


İyeler oturdu, sen de gel otur yanıma
Başlangıcı öğren önce, sonra bitişe gelecek sıra
Kapatarak gözlerini, dinle beni kalbinle
Bu anlattığım bil ki gerçekten de yaşandı kadim dönemde


Öğren atan Aşina’nın soyunun nasıl birleştiğini kurtlarla birlikte!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0273747b-3fb7-4c62-ba5b-8d5cb6c59cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber’in Evinde</image:title>
            <image:caption>İslâm tarihinin en etkileyici hikâyelerinden biri şüphesiz Hz. Peygamber’in sevgili kızı Hz. Zeynep ile damadı Hz. Ebu’l-Âs bin Rebi‘’nin hikâyesidir. Aralarındaki kuvvetli aşkın İslamiyet geldikten sonra bambaşka hâllere evrilişi; zor kararlar, dönemeçler ve türlü badirelerin onları getirdikleri kritik eşikler; Hz. Zeynep’in “sevgi ve iman” mücadelesi… Hz. Zeynep ilk Müslümanlardan olmasına rağmen Ebu’l-Âs uzun yıllar iman etmemiş, atalarının dinine inanmaya devam etmişti. Öyle ki, Kureyş ailesinden olan Ebu’l-Âs, müminler ile yapılan savaşa dahi girmişti. Ancak yıllar sonra o da İslâm’la şereflendi. Peygamber’in Evinde, İslâm tarihi izleğinde Hz. Peygamber’in beşerî yönlerine, özellikle aile hayatına dair çeşitli sahnelere tanık olacağınız, sevgi ve ahlak fenomenleri karşısındaki tutumuna şahitlik edeceğiniz, üzerinde çokça çalışılmış, çarpıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d912ec4-81e8-4754-ba72-7baf3b8af4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırdan İşaretler</image:title>
            <image:caption>Şiir; dilin doğurduğu bir şeye dâhil olsa bile, evrenin kendi kendini genişleterek var etmesine benzer biçimde, dilin sınırlarını zorlar ve genişletir. Dilin kendini en sahih olarak gerçekleştirebildiği aynı zamanda can bulduğu yer olan şiir, dil için şefkatli bir ana kucağına dönüşür. Ancak şiir, dilin önüne koyduğu ortama yine dil tarafından bağlı kalmaya koşullandırılır. İyi şiir, bu koşullandırmaya, itaat etmeye ayak direr. 
 
Heyecanı, tutkusu, şiirleri, dergiciliği ve gündeme getirdiği poetik meselelerle edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan Osman Çakmakçı’nın otuz yılı aşan yazı serüveni Bozkırdan İşaretler’de; şiirin yeri, sahiciliğin sorunları, anlamın güzelliği gibi konular şairin kendine has tavrı ve titizliğiyle ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/863dd41e-bb52-4ca9-8c27-1677249cf756.jpg</image:loc>
            <image:title>Goncanın Üçüncü Günü</image:title>
            <image:caption>Yücel Balku, öykülerinde rüyalar, labirentler, efsaneler, gizemli semboller ve tılsımlarla dolu; tarihle şimdinin iç içe geçtiği alışılagelmiş zaman tasarılarının yıkıldığı esatirî bir evren inşa etti. Aynı zamanda geleneksel anlatılar ve modern metinlerle kurduğu sahici bağ, ona nadir rastlanan bir muhayyile gücü ile eskimeyen hikâyeler yazabilme yeteneğini bağışladı. 
 
Goncanın Üçüncü Günü’nde karşılaştığımız her kahramanda ve hikâyede keşfedilmeyi bekleyen bir gizem vardır. Okur, her öyküde heyecanla bu gizemin izini sürer. Yazarın tasarladığı mekânlar ve anlatılar keşfin gerçekleşmesi için oluşturulmuş yollardır. Öyküler okurun ancak sonsuz iç bağlantılar ve ipuçlarıyla çözebileceği açık uçlu bir evrende geçer: Bazen bir düşle, bazen haritalarla, bazen içinde hikâyemizin yazılı olduğu bir cevşenle, bazen uzaklardan gelen bir iğdenin kokusu ve bazen de kıvrılarak önümüzden geçen bir yılanın bıraktığı izle yolumuzu buluruz. 
 
 
Sükûtun en yaşlı hüneridir; çok derin susup dünyayı dışladığınıza inandığınız anda içinizdeki bir tohuma sessizce su verir. Yeşerirken ruhunuz bile duymaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3224aef5-7bde-4c1b-8339-4b63fe5c9d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>İdrisilerin Evi</image:title>
            <image:caption>“Kaos bir evde birdenbire ortaya çıkmaz; ahşap oymalar, nevresim kıvrımları, panjurlar ve perde pileleri arasında usulca birikerek, kapıdan esip gelen bir rüzgârla savrulmayı bekleyen tozlar gibi pusuda bekler.” 
 
Kısacık ömrüne sığdırdığı geniş külliyatıyla çağdaş İran edebiyatının en önemli isimlerinden sayılan Gazale Alizade’nin eserleri ölümünün üstünden geçen neredeyse otuz yıla rağmen güncelliğini koruyor. 
Kurmacalarını gözlerini bağlayıp bir kitaptan okur gibi yardımcısına dikte ederek, trans metoduyla yazan Alizade’nin opus magnumu kurgusal “Aşk Şehri”nde geçen İdrisîlerin Evi’dir: Kanlı bir devrime sahne olan kentte bir yandan toplum büyük değişimlerden geçer; diğer yandan karakterlerimiz aşk, dostluk, düşmanlık, hırs, çaresizlik, cesaret ve erdemle yoğrularak yazgılarını arar. Keşmir vadilerinin kokusu bahçedeki sümbülteberlerin rayihasına karışır, azizelerin ve peri kızlarının resmedildiği sırça kubbeyi aile yadigârı piyanonun tınıları doldurur, şimdiye kadar ancak savaş için parlayan buz mavisi ihtiyar gözlerde sevda yeniden yeşerir ve biz okurlar efsanelerin, destanların ve masalların katı gerçekler ve gündelik olgularla tam da kendi hayatlarımızdaki gibi harmanlandığı eşsiz bir yolculuğa çıkarız. 
İlk kez Türkçeye kazandırılan İdrisîlerin Evi gerçek edebiyatla ve “büyük roman”larla ilgilenen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afca01d-b315-4e9a-a63b-f712a783fbf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Müzik</image:title>
            <image:caption>Mûsikîyi kâinat ile açıklamak, kadîm bir gelenektir. İslâm düşünce dünyasında da mûsikî, kozmik sembollerle ve varlıklarla açıklanır. Bu kadîm bir mûsikî öğretisidir ve İslâm düşüncesi üzerinden devam eder. Kâinattaki her şeyin döndüğü, feleklerin dönerken sesler, nağmeler çıkardığı bilgisi Pythagoras’a ve onun yetiştiği, Hermetik sırriyeti öğrendiği Mısır’daki Memphis Tapınağı’na kadar gider. Hermetik kozmoloji doktrinine göre kâinatta her şey hareket hâlindedir ve Hermes (İdris Peygamber) Pythagoras’tan çok önce kâinatın, Allah’ın muhteşem bir bestesi olduğu fikrini ileri sürmüştür. Hermetizm’e göre kâinatta (kozmosta) boşluk dahi yoktur. Stoacılar ve Platoncuların tersine, kozmos ötesinde de (extra-kosmos) boşluk olmadığı, Hermetizm’in görüşüdür. Bu düşünceden hareketle şunu söyleyebiliriz: boşluğun olmadığı ve hareketin olduğu her yerde sesin olması da mümkündür. Boşluğun olmadığı sonsuz kâinatta, farklı boyutlardaki feleklerin (veya gezegenlerin) hepsi, kendi kütlelerine uygun olarak tiz veya pest sesler çıkaracaklardır. Bu kozmik gerçeklik Kur’ân-ı Kerîm’deki “Kâinattaki her şey kendi lisanlarınca Allah’ı zikretmektedirler” âyetini hatırlatmaktadır ve insanın duyma sınırlarının üzerinde, kâinatta adeta “muhteşem bir ilâhî âhenkli melodi” seslendiriliyor demektir. Bu, sadece Yaratıcı’nın ve O’nun duymasına izin verdiklerinin duyabildiği bir “kozmik zikir” olarak adlandırılabilir ve bize kâinatın âhengini gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a5cd626-f388-43b0-b663-daeb75b5984d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükut Ayyuka Çıkar</image:title>
            <image:caption>Türk yazınının anlatı ormanında yeşeren ve doğrudan ölümsüzlüğe yürüyen Sükût Ayyuka Çıkar; büyülü yılanlardan, ejder yüreklerden, haritalardan, oyunlardan, çeşmelerden, sulardan, rüyalardan, kadim dillerden doğan; hiç duyulmamış ancak tanıdık bir masal. 
Doğu’nun heybesindeki hikâyeleri gün yüzüne çıkaran Yücel Balku sisli dağ eteklerindeki kayıp manastırları, göllerin kalbindeki batık şehirleri, ak pürçekli ninelerin kadim ve kederli kelimelerle anlattığı eski masalları; su üstüne çizilmiş haritaları zamanı ve mekânı kendinden menkul bir âlemde buluşturuyor. Balku, büyük ve zor sorularını Sükût Ayyuka Çıkar ile sonsuzluğa bırakıyor. 
 
Asıl mesele Çerbetân, nargile tütüyor henüz. Duman neyi söyleyebilir ki kıvrıla kıvrana? Bal gibi biliyoruz aslında; bir aşk bitebilir, tütün tükenebilir, milyonlarca çocuğa babalık edebilir bir insan. Unutmak da mümkün belki ama hayat bitmese iyi olur değil mi, böyle kıvrıla kıvrana!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec96382c-f3d8-40e8-905a-8cef427e8a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumruk yahut Yürek</image:title>
            <image:caption>İzlanda’nın en canlı ve özgün kalemlerinden kabul edilen genç edebiyat yıldızı Kristín Eiríksdóttir’den ustaca örülmüş, katman katman açılan sürükleyici bir ödüllü roman… 
 
Yetmişli yaşlarının başındaki Elín Jónsdóttir, İzlanda’nın Reykjavík kentinde izole bir yaşam sürüyor. İskandinav filmleri ya da tiyatrolar için dekor hazırlıyor, maske yapıyor. Yalnız yaşıyor ve hayatıyla hesaplaşmaya hazır. Ellen Álfsdóttir ise hassas, duyarlı, genç bir oyun yazarı. Ünlü bir yazarın gayrimeşru kızı olması en büyük yarası. Peki bu iki kadının ortak noktası ne? İkisinin yolları daha önce korkunç koşullar altında kesişmiş; ancak biri hatırlamıyor, diğeri ise unutmak üzere. 
 
İzlanda Edebiyat Ödülü’ne layık görülen ve birçok dile çevrilen Yumruk yahut Yürek, iki kadının hikayesini iç içe geçirerek hayatın büyük travmalarını ve küçük sevinçlerini, yaşadığımız en önemli anları hatırlamayı ve unutmayı, kaygıyı, köksüzlüğü, kanıksanmış adaletsizliği anlatıyor. 
 
“Kestikçe kesiyor kuru otları; sonra ömrünün baharında kendisi de ot gibi biçiliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8967604e-88ec-4ed7-8b96-e113d1fbf99f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Peşinden</image:title>
            <image:caption>Zihnimizde bir başkasının hikâyesini duyarak yaşasaydık nasıl olurdu? 
 
Mustafa Aplay bu romanda, gerçeğin düşle, bugünün yarınla, hikâyemizin bir başkasının hikâyesiyle yoğrulduğu bir atmosfer sunuyor. Bu, içinde olduğumuz dünya ile bambaşka bir dünyanın, zamansız, şimdisiz ve sonrasız hikâyesi. 
 
Hep Peşinden, geleceğe gidiş ve şimdiye dönüşlerle oluşturulan döngüsel kurgusuyla, okuyucuyu şaşırtıcı bir deneyime çağırıyor. Yazar, 90 dakikalık bir maç anlatımına, biri 2018 diğeri ise 2118 yılında farklı mekânlarda geçen iki çarpıcı hikâyeyi sığdırıyor. Böylece okurun, “hep peşinden” koşacağı garip, distopik, çok katmanlı ve sorularla dolu bir anlatı evreni yaratıyor. Bir “kesinlik devrimi” gerçekleşmiştir ve hayata dair her şey önceden kesin olarak belirlenmektedir. Her şeyin kesin olduğu bu evrende kahramanımız Nadir, belirsizliği yeniden keşfedebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad30a8e-55c6-41af-a786-a5fc793d8b27.jpg</image:loc>
            <image:title>Janus’un Yüzü</image:title>
            <image:caption>Edebiyat kanonu büyük ölçüde siyasi, kültürel ve popüler olanla bağlantılı, belli bir zamandaki edebî kullanımların bir görünümünü sunar ve tarihsel seyri içinde yarattığı etkiyle kendinden sonraki edebî eserlerde yeni açılımlara olanak sağlar. Başka bir ifadeyle, kanona dahil olan eserler, edebî-estetik anlamları sayesinde meydana getirildiği zamandan sıyrılıp aktüel zamanda yaşamaya devam ederek birer kurucu metin işlevi görürler. 
 
Janus’un Yüzü’nde kanon kavramına dair geniş bir çerçeve çizen Turgay Anar, Türk edebiyatında kanona dair panoramik bir değerlendirme yaptıktan sonra, karşı-kanonik eğilimler üzerinde duruyor ve edebiyat tarihi içinde dikkat çeken “Putları Yıkıyoruz”, “Tasfiye Polemiği”, Küllük ve Halkın Dostları dergilerindeki tartışmalar üzerinden konuyu somutlaştırıyor. Kanonun; edebiyatın gelişmesinde, değişim ve dönüşümünde neden bu kadar etkili olduğunu gözler önüne seren bu kitap, kanon ve karşı-kanon kavramlarının hem dünya edebiyatında hem de Türk edebiyatında doğru anlaşılması için önemli bir kaynak görevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edd447bf-d998-4c04-9c4b-7618682c17c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’ân’la Konuşmak</image:title>
            <image:caption>Dinin peygamberler aracılığıyla insanlığa yansıyan çerçevesini çizen ilâhî vahyin bütününe “kitap” denmektedir. Tarihsel bir gerçeklik olarak bilinmektedir ki kutsal kitaplar arasında orijinalitesi tartışılmayan ve tartışılamayacak olan tek kaynak Kur’ân’dır. Kur’ân, bu bozulma keyfiyeti üzerinde açıkça durur ve kendini, geçmiş vahiylerden bugüne kalanı doğrulayan ve yanlışları da düzelten bir kitap olarak tanımlar. 
 
Fakat insan ve Kur’ân zamanla, doğumlarından sonra ayrılan ve uzun yıllar birbirlerini görmeden ayrı büyütülen iki kardeş konumuna düşürülmüşlerdir. Hakk’ın ortaya çıkmasını çıkarlarına ters görenler, yeryüzünde bu iki kardeşin tekrar buluşup birbirlerini tanımalarına ve anlamalarına izin vermemişlerdir. İnsan, kardeşleri tarafından kıskançlık ve haset yüzünden kör kuyuya atılan Yûsuf gibi olmuş, Kur’ân ise onun hasretinden ağlayıp gözyaşı döken Yâkûb’a benzemiştir. 
  İşte Kur’ân’la Konuşmak: İkizimle Sohbetler, uzun yıllar birbirinden ayrı düşen ikiz kardeşlerin özlemle kavuşmalarının ve yeniden birbirlerini tanımalarının hikâyesidir. Bu çalışma, aynı hakikatten doğan iki kardeşin, çölün suyla ve rahmetle kucaklaşması gibi buluşmalarının sohbetidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de618f6-078c-4149-b939-68198c2dd3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıbba İman Çağı</image:title>
            <image:caption>Dinsel doktrini hem kınayan hem de ona öykünen sınırsız ilerlemeciliğiyle ve tekno-bilimsel hırsıyla modern tıp, ölümsüzlüğü tanrısal bir edayla cennetsi sonsuzluğun ve kusursuzluğun hayali olarak pazarlamaktadır. 
Tıbba İman Çağı; ilkesel olarak hastalığın kaynağını modern sağlık ütopyasında, esaretin nedenini özgürlük talebinde ve huzursuzluğun gerekçesini kusursuzluk özleminde arayan bir düşüncenin çıktısıdır. Zira “bizler” sürekli olarak ortasında derin uçurumlar bulunan keskin ikilemlere zorlanıyor, uzun süre hayatta kalmak adına derinlemesine yaşamaktan, yani yaşamın kendiliğinden gelişen kimi hoş kimi nahoş epizotlarını duyumsamaktan feragat ediyoruz. İşte bu kitap tam da bu nedenle bilimsel/ci dünyanın üstenci bir dille bizleri –üstelik biz daha doğmadan– buyur ettiği bu daracık ve penceresiz dünya-odasında gördüğümüz, duyduğumuz, öğrendiğimiz ve hatta tecrübe ettiğimiz birçok şeyi yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee0f54a-b989-4f6a-ad2b-0a009b149e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihni Varlık</image:title>
            <image:caption>16. yüzyıl Osmanlı düşünce dünyasının önemli isimlerinden Kemalpaşazâde, Arapça telif ettiği bu eserinde temelde “zihin” kavramının mahiyetini ve sınırlarını belirliyor. Zihnî varlık hususunda eserler veren el-Cürcânî, Ḳuṭbüddin er-Râzî, Devvânî gibi alimlere yaptığı atıflarla red ve kabullerini dile getirerek eser içerisinde geniş bir tartışma zemini kuruyor. 
Varlığı haricî ve zihnî olmak üzere ikiye ayıran Kemalpaşazâde, zihnî varlık meselesinin düşünce dünyasındaki yansımalarını göstermeye, meseleye bir varlık alanı açmaya çalışıyor. Bu kavramın “nefsü’l-emr”, “gölge varlık”, “asîl varlık”, “suret”, “husûl” gibi çeşitli kavramlarla olan benzerlik ve farklılıklarını ele alarak zihnî varlığın “ne olamayacağı” ile ilgili de kelâm ve felsefe okurlarına yeni pencereler açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76db72f3-5fc4-4f92-a2d2-aa93117a60e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Kim Yaşar? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Denizlerde pek çok farklı hayvan yaşıyor; yeryüzünü onlarla paylaşıyoruz. 
Burası, hepimizin evi! 
Tüm canlılar ve kendimiz için dünyayı temiz tutalım! 
 
Kim Yaşar? Serisi kitapları küçük yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmak üzere hazırlanmıştır. Tasarımıyla doğada olmaması ve olması gerekenleri vurgulayıcı bir şekilde göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04a4e4e-5db1-47bf-8224-b943daf6d22d.jpg</image:loc>
            <image:title>Parkta Kim Yaşar? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Parklarda pek çok farklı hayvan yaşıyor; yeryüzünü onlarla paylaşıyoruz. 
Burası, hepimizin evi! 
Tüm canlılar ve kendimiz için dünyayı temiz tutalım! 
 
Kim Yaşar? Serisi kitapları küçük yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmak üzere hazırlanmıştır. Tasarımıyla doğada olmaması ve olması gerekenleri vurgulayıcı bir şekilde göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410238f1-5d79-47a0-9b96-c3743076eecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Kırmızı Hissederim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kırmızı, hangi duygunun rengidir acaba? 
 
Çocukların soyut kavramları anlayamadıkları dönemde dahi duygularını tanıyıp anlamlandırabilmeleri, duygusal gelişimleri açısından çok değerlidir. 
 
Duygularım Serisi kitapları, duyguları renklerle eşleştirerek tanıtmayı amaçlamaktadır. Her renk farklı bir duyguyu ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c1150a-e856-43bc-8dca-fe38d59589c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Sarı Hissederim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sarı, hangi duygunun rengidir acaba? 
 
Çocukların soyut kavramları anlayamadıkları dönemde dahi duygularını tanıyıp anlamlandırabilmeleri, duygusal gelişimleri açısından çok değerlidir. 
 
Duygularım Serisi kitapları, duyguları renklerle eşleştirerek tanıtmayı amaçlamaktadır. Her renk farklı bir duyguyu ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56ff1c9d-1308-4a4c-a64e-46fd2bf97df6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Gri Hissederim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gri, hangi duygunun rengidir acaba? 
 
Çocukların soyut kavramları anlayamadıkları dönemde dahi duygularını tanıyıp anlamlandırabilmeleri, duygusal gelişimleri açısından çok değerlidir. 
  Duygularım Serisi kitapları, duyguları renklerle eşleştirerek tanıtmayı amaçlamaktadır. Her renk farklı bir duyguyu ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fbea292-07eb-4fd9-b5df-bf3040debecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Telepati</image:title>
            <image:caption>·         Sigmund Freud bu kitabında, psikokineziyle birlikte parapsikolojik araştırmanın iki temel alanını oluşturan telepati ile psikanalizin bağdaşıp bağdaşmadığını analiz ediyor. 
·         Telepatiyle ilgili örnek vakalar ele alan Freud, uykunun telepati için son derece elverişli koşullar yarattığını, telepati ile rüyalar arasında da yakın ilişki olduğunu belirtiyor. 
·        Psikanaliz biliminin kurucusu olan Freud, bilim insanı kimliğine uygun biçimde, okültizme karşı gerçekte katı bir şekilde tarafsızlığını korumaya büyük bir özen gösterdiğini belirtip döneminin sınırlı bilimsel verilerini de göz önünde bulundurarak nihai kararı, tartışmaya açık bir şekilde bilim dünyasına bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3dc440d-d8c2-4214-95f1-7db95f3578d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İçgüdüler ve Mazoşizm</image:title>
            <image:caption>·         Psikanaliz biliminin kurucusu Sigmund Freud’un önemli eserlerinden biri olan İçgüdüler ve Mazoşizm’de, temel kavramlardan “içgüdü”nün yaşadığı tam zıddına dönüşme, öznenin kendi benliğine çevrilmesi, bastırma, yüceltme gibi değişimleri okuyacağız.  
·         İçgüdülerin değişim ve dönüşümüyle birlikte kişilik bozukluklarında da değişim ve dönüşümler yaşandığını örnek vakalarla ele alan Freud, içgüdülerin objeleriyle olan ilişkilerini de detaylıca analiz eder eserinde. 
·        İçgüdü kavramıyla bağlantılı olan sadizm, kateksis, mazoşizm ile represyonun türevlerini ve geçirdiği içgüdüsel değişimleri okuduktan sonra çevrenizdeki insanların davranışlarını daha farklı gözlemleyeceğinizi göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bf32fe9-bcf8-4121-816c-438474d0ea6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltı</image:title>
            <image:caption>·         Psikanaliz kuramının kurucusu Avusturyalı nörolog Sigmund Freud’un “Batı’nın düşünce dünyasını zenginleştiren” bir başka eseri de BİLİNÇALTI’dır. 
·         Freud, çok geniş bir kapsama alanına sahip olan “bilinçaltının”, sadece bir bölümünün baskılanmış fikirlerden oluştuğunu ve en sonunda bilinçli hale gelmeyi başarmak da dahil olmak üzere çeşitli sonuçlar yaratmaya devam ettiğini ileri sürer. 
·        Bilince ilişkin verilerdeki boşluğun “bilinçaltı varsayımı”nı zorunlu ve meşru kıldığını belirten Freud’un kaynak niteliğindeki bu eseri, özellikle “bilinç ve bilinçaltı” ile özdeşleştirme, aktarım, kateksis kavramlarına detaylıca yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec8bafe-50b2-4322-bb5d-970fc64f9916.jpg</image:loc>
            <image:title>1933-1950 Yılları Arasında Türkiye’ye Gelen Alman İktisatçılar</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan ve derinleşen ekonomik bunalım, ona eşlik eden işsizlik ve umutsuzluk Almanya’da Nasyonel Sosyalist hareketin ve Hitler’in güçlenmesine olanak sağlar. Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, ana amaçlarından biri olan antisemitizmi hayata geçirmeleri, ırkları ve inançları nedeniyle birçok bilim insanını üniversitelerindeki kürsülerinden ve vatanlarından kopartır. 
  Hitler Almanya’sının dalga dalga yaydığı kötülük neticesinde yaşanan beyin göçü, Atatürk’ün önderliğinde genç Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir kazançtır. Alman bilim insanlarının sığındıkları bu genç ülke hem onlar hem de aileleri için güvenli ve yeni bir yaşamın başladığı ikinci bir vatan olacak ve İstanbul İktisat doğacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5e2ac8-a4ca-4a24-8288-369beeb3d02f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğlun Tembel Değil</image:title>
            <image:caption>Oğlunuz, ‘özgüvenli bir yetişkin olma’ evresinde sadece fiziksel değişimlerle değil aynı zamanda -birkaç yıl öncesine kadar onun için hiçbir anlamı olmayan ama artık cevaplanması gereken- derin sorularla da boğuşmaktadır: Ben kimim? Neye inanıyorum? Nasıl biri olmalıyım? İstediğim kişi olmak için gerekenlere sahip miyim? Bu sorular bir süre geçiştirilse de gençlerin aklını o kadar meşgul eder ki gün içerisinde karar verme süreçlerini etkiler. Ergen gelişim sürecinin önemli bir aşaması olan kendini sorgulama süreci hem heyecan verici hem de bunaltıcıdır. 
Beklentiler, yetersizlik duygusu ve başarısızlık korkusunu tetikleyerek çocukların, özellikle de erkek çocuklarının kafalarının karışmasına yol açar. Pek çok genç erkek bastırılmış duygularıyla başa çıkmakta zorlanır. Öğretmenleri veya ebeveynleri tarafından duyulmadıklarını hissettiklerinde içlerine kapanırlar. Erkek çocuklar rekabete ve bunun stresine karşı hassastır. Bu nedenle, başarılı olmaları için erken yaşlarda yapılan baskı, endişelerini şiddetlendirebilir. 
Klinik Psikolog Adam Price, Oğlun Tembel Değil’de, ergenlik dönemindeki erkek çocuklarının tembel olarak etiketlenmesine neden olan fiziksel ve duygusal değişiklikleri irdeliyor. Price, yirmi yılı aşkın süredir yaptığı çalışmalardan yola çıkarak, başarıya giden yolda gençlerle ele ele ilerlemenin yollarını aktarıyor. Elinizde tutmakta olduğunuz bu kitap, oğlunuzla sağlıklı bir iletişim kurmanızda size rehberlik edecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d304e3-b394-408b-9c83-5b0c72b52046.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD Belgelerine Göre Atatürk&apos;ün Ölümünün Perde Arkası</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün hastalanması ve vefatı sürecini ele alan bu çalışma hemen hemen bütünüyle ABD diplomatik arşivinden elde edilebilen belgeler çerçevesinde konuya açıklık getirmek amacıyla kaleme alınmıştır. 
Amerika’da yayın hayatını sürdüren KEN ve LIFE dergilerinin hasta yatağında yatan Atatürk’e karşı düzenlemiş oldukları itibar suikastları ise çalışmanın, bilinirlik derecesi itibarıyla, belki de en özgün kısımlarından birisini oluşturmuştur. Atatürk’ün Kasım 1938’de gerçekleşen vefatı nedeni, şekli ve yeri gibi konular hakkında bilgi verilmiş, o güne kadar Alman ve İtalyanların kendisini öldürmek üzere kimlerle temasa geçip kaç defa suikast girişiminde bulundukları üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0554f439-9454-4ca2-96ec-feaa929bdd24.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa ve Türkiye&apos; nin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirme Ders Programlarının Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
Karşılaştırmalı Eğitim 
Karşılaştırmalı Eğitimin Amaçları 
Karşılaştırmalı Eğitim Alanının Tarihsel Gelişimi 
Dünyada ve Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Alanında Karşılaştırmalı Eğitim 
 
FRANSA 
Fransız Eğitim Sisteminin Amaç ve Politikaları 
Fransa’nın Spor Politikası 
Fransa’da Beden Eğitimi ve Sporun Gelişimi 
Fransız Eğitim Sistemi 
Fransa’da Yükseköğretim Sistemi 
Fransa’da Yükseköğretimin Yapısı 
Fransa’da Üniversiteye Giriş Sistemi 
Fransa’da Öğretmen Yetiştirme Sistemi 
Fransa’da Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirilmesi 
 
TÜRKİYE 
Türk Eğitim Sisteminin Amaç ve Politikaları 
Türkiye’de Spor Politikaları 
Türkiye’de Beden Eğitimi ve Sporun Gelişimi 
Türk Eğitim Sistemi 
Türkiye’de Yükseköğretim Sistemi 
Türkiye’de Yükseköğretime Giriş 
Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Sistemi 
Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirilmesi 
 
YÖNTEM 
Araştırmanın Modeli 
Verilerin Toplanması 
Verilerin Analizi 
Evren ve Örneklem 
 
BULGULAR 
Fransa ve Türkiye’nin Beden Eğitimi Öğretmeni Yetiştirme Sistemine İlişkin Bulgular 
Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirme Programı 
Fransa’da Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştirme Programları 
Nantes Üniversitesi 
Montpellier Üniversitesi 
Savoie Mont Blanc Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fba44bb-4771-4dbd-83cc-7a512b335bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Olumsuz Ekonomik Dönemlerde Bankaların Kredilendirme Davranışlarının Analizi</image:title>
            <image:caption>I. BÖLÜM 
1. FİNANSAL SİSTEM VE FONKSİYONLARI 
 
II. BÖLÜM 
2. BANKACILIK 
 
III. BÖLÜM 
3. KREDİLER VE KREDİLERDEKİ RİSKLER 
 
IV. BÖLÜM 
4.OLUMSUZ EKONOMİK DÖNEMLERDE BANKALARIN KREDİLENDİRME DAVRANIŞLARININ ANALİZİ 2008-2016 DÖNEMİ TÜRK BANKACILIK SİSTEMİNDE BİR UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c40b143b-f5eb-4d13-82be-621293908ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Ahlakı</image:title>
            <image:caption>1.      Bölüm AHLAK KAVRAMI ve AHLAKİ TEORİLER 
 
2.      Bölüm İŞ AHLAKI KAVRAMI ve TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
3.      Bölüm ETİK KODLAR 
 
4.      Bölüm AHLAKİ KARAR VERME SÜRECİ ve AHLAKİ KARAR VERME 
MODELLERİ 
 
5.      Bölüm İŞ AHLAKINA UYGUN OLAN DAVRANIŞLAR 
 
6.      Bölüm İŞ AHLAKINA UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e31f54-26e7-481d-a786-20a64452dd0d.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dışı Fırkalar (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>İslam Dışı Fırkalar, mütekaddimûn döneminde kuruluş ve gelişimini tamamlayan ve müteahhirûn döneminin başlarında neredeyse tamamıyla inkıraza uğrayan Mutezile geleneğinin, en hacimli klasiği olan Muğnî külliyatının önemli bir parçasıdır. Mutezile’nin doğuşundan beşinci yüzyılın başına kadar gelen süreçte tartışılan tüm konuları ihtiva eden Muğnî, aslında sadece Mutezile için değil, bütün bir nazarî düşünce için klasik sayılmaktadır. Zira ilk dört yüzyılda kelam alanında telif edilmiş bu hacimde bir eser günümüze ulaşmamıştır. 
 
Muğnî Külliyatı’nın bu cildi temelde iki konuyu içermektedir: İslâm dışı inanç ekolleri ve Allah’ın isim ve sıfatları. İlk bölümde Mâneviyye, Mazdekiyye gibi eski İran dinleri ve bu dinlere mensup kimselerin görüşleri incelenmekte; Mecûsîlik, Hıristiyanlık ve mezhepleri, Cahiliye dönemi inançları ise ayrı birer başlık altında ele alınmakta. Vahyin insanların uzlaştığı dil üzerine nazil olduğunu belirten Kâdî Abdülcebbâr, son bölümde, Allah’a isim ve sıfat verilirken hangi yöntemleri esas almak gerektiğine değinerek şerî bir izin olmadan Allah’a sıfat verilip verilmeyeceğini tartışmıştır. 
 
Kâdi Abdülcebbâr’ın bu kıymetli eserinin Türkçeye kazandırılması, genelde erken döneme ait kelam tarihi çalışmalarını, özelde Mutezile çalışmalarını derinden etkileyecek ve Türkiye’de kelam ve felsefe çalışmalarının seyrini değiştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f557a0-7c66-491c-b50e-a239c21cfa42.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Avuç Dünya (Kutulu - 2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Cemal Şakar, günümüz edebiyatının o bildik sığ akıntısının dışında, gürültüsüz, derinden akan bir öykünün peşinde. Böyle bir seçimin seyirci azlığı ve tezahürat yokluğuna uğraması, işin doğasından kaynaklanmakta. Ama unutmamak gerekir ki bu, yarınlara kalmanın ve kalıcılığın da bir gereği.” 
Necip Tosun 
“Cemal Şakar’ın öyküleri, simülatif göstergelerin dışındaki temalarıyla ve haksızlığa uğramış figürleriyle “kara gerçekliği” anlatır. Sıklıkla kara, karanlık kelimelerinin kullanımı, öfkeyi 
yansıtan ünlemler, içe çekilip büyütülen sessizlikler, uğranılan haksızlıkların dilidir. Onun öykü dünyası, geniş bir açıyla bu karanlıkla yüzleşmedir.” Ertan Örgen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d6d982-c66e-4033-a405-c62ee156a048.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Korku Sineması</image:title>
            <image:caption>50 Maddede Korku Sineması; korkunun sinemada ortaya çıkışı, bir tür olarak konumlanması, türün geçmişten bugüne dek geçirdiği dönüşüm ve güncel tartışmalar üzerine yazılmış oldukça kapsamlı bir kaynak olarak sinema külliyatındaki yerini alıyor.  Dr. Uğur Kılınç hem bir akademisyen hem de bir izleyici olarak korku sinemasının çok yönlü yapısını okura sunuyor. Profesyonel bir birikimin ürünü olan bu eser, türe ilgi duyan herkes için arşivlik bir çalışma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b43ee8a-ca82-4c06-8ce3-a2e501391432.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne O Bizden Biri</image:title>
            <image:caption>“Bütün dünya bilsin ki benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.” 
– Mustafa Kemal ATATÜRK 
 
Atatürk devrimci, kendini sürekli yenileyen bir liderdi. Ömrünü ulusuna, Anadolu’da yaşayan her insana, bütün halklara adamıştı... 
Binlerce kitap okudu ama en mükemmelini kendisi yazdı. 
İnsana hayrandı. Onurlu birer insan olmayı öğretti halkına... 
Allah ile kul arasına girilmeyeceğini savundu. Gerçek, çağdaş bir dindardı. Karşı olduğu, din bezirgânlarıydı. Tüm etnik kimliklere saygılıydı. Din ve mezhep ayrılığı nedir bilmez, hepsine saygı gösterirdi... 
Bu kitap belgesel bir tarihi roman niteliği taşımaktadır. 
“Anne o bizden biri” sözü, Atatürk’ün yanında 17 yıl hemen her anını paylaşan, en yakın koruması Çorumlu Bekir (Cingöz) Çavuş’a atıfla, annesi Zübeyde Hanım ile tanıştırılırken söylenmiştir. 
 
“Neden diktatör diye söz edilmekten hoşlanmıyorsunuz?” 
“Ben diktatör değilim. Kuvvetim olduğunu söylüyorlar; evet, bu doğrudur. İsteyip de yapamayacağım hiçbir şey yoktur. Çünkü zoraki ve insafsızca hareket etmek istemem. Bence diktatör, başkalarını iradesine bağlayandır. Kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7584af7b-d16e-426b-9613-aac5703a16af.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Evi</image:title>
            <image:caption>“Henüz bedel ödemediyseniz gerçek özgürlüğü tatmamışsınızdır.” 
 
“Ben bu dünyaya hikâyemi korkusuzca yazmak için geldim. Rüzgârda savrulan bir yaprak gibi yönsüz, beklentileri reddeden bir kadın olmak istiyorum.” 
Sıra dışı bir yaşamı kurtuluşu olarak gören Yasemin, hiç beklemediği bir anda Mustafa adında gizemli bir adamla tanışır. İkili evlenir fakat oldukça esnek sınırları olan genel kabule aykırı bir evliliktir bu. Birbirlerini severler ama başka bir sevgidir o. 
 
M. Caner Alper’in kaleme aldığı DÜNYA EVİ, İstanbul’da geleneksel aile yaşamının içinden kaçıp Los Angeles’ta bambaşka bir dünyanın kurallarıyla tanışan Mustafa ve Yasemin’in cinsel yaşamları, kopamayan bağları ve sırlarıyla dolu hem şaşırtıcı hem de çalkantılı hayatlarını sürükleyici bir dille anlatırken okuyucuya şu soruyu soruyor: 
 
Özgürlüğünüz için ne kadar ileri gidebilirsiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9953103-1c48-4f11-a239-789b531a45a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Dur Kabus!</image:title>
            <image:caption>Ah canım, sen bir kâbus görmüşsün! Gülse evinde, güvende, sımsıcak yatağında uyuyordu. Derken korkunç bir canavarla burun buruna gelmesin mi? Gülse hemen oradan kaçtı ve çok geçmeden yatağında sıçrayarak uyandı. Neyse ki en sevdiği oyuncağı Moçu yanındaydı. Moçu arkadaşının gerçek sandığı canavarların aslında bir kâbus olduğunu anlattı. Çocukların duygularını keşfetmesi amacıyla hazırlanan bu sevimli hikâye çocuklar için ilgi çekici etkinlikler ve ebeveynler için yararlı öneriler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d2f1798-8e3f-42c9-8dd7-2a4da0dd2a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkilerde İnşacılık:</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerde İnşacılık kuramı veya bu ad kullanılmasa da inşacı bir bakış açısıyla her türlü toplumsal ilişkiyi inceleyen kuramlar Soğuk Savaş sonrası dönemde epey ilgi görmektedir. Gerçekliğin inşası, toplumun inşası, toplumsal cinsiyetin inşası, kimliğin inşası, ulus-inşası, devletin inşası gibi ifadeler sosyal bilimlerin çeşitli dallarının benimsediği popüler ifadeler haline gelmiştir. İnşacı bir bakış açısıyla yazılmış çalışmalar gittikçe artmasına rağmen söz konusu çalışmalarda kullanılan İnşacılığın temel kavramlarının ne anlama geldiği tam olarak ortaya koyulmadan kullanıldığını söyleyebilirim. Mesela, “devletlerin kimlikleri ve çıkarları öznelerarası olarak inşa edilmiş sosyal bir gerçekliktir” ifadesinde geçen öznelerarasılık, inşa ve sosyal gerçeklik kavramları inşacı analizler yapan çalışmalarda oldukça sık bir şekilde kullanılmaktadır. Fakat söz konusu kavramlar kullanıldıktan sonra yukarıdaki cümlede ifade edilen şeyin nasıl gerçekleştiği çoğunlukla ifade edilmemektedir. Yani gerçeklik nasıl inşa edilmektedir, öznelerarasılık nedir, gerçekliğin önüne getirilen “sosyal” sıfatı ile ne kastedilmektedir gibi sorular cevaplanmadan “gerçekliğin öznelerarası olarak inşa edildiği” ifadesi verili alınmaktadır. Bu kitapta söz konusu kavramların nasıl ortaya çıktığını ve ne anlama geldiğini Uluslararası İlişkiler disiplini üzerinden ele aldım. Ancak kitapta ele aldığım kavramların ve konuların sosyal bilimlerin diğer disiplinlerinde eğitim alan lisans veya lisans üstü öğrencileri için de faydalı olacağını ümit ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14aefc20-b928-4097-9fb2-6efd18a9d81e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>Ölü Canlar, 19. yüzyılın en sıra dışı romanlarından biri ve toplumsal ikiyüzlülüğü yeren bir yapıttır. Gizemli bir yabancı olan Chichikov, bir taşra kasabasına gelir ve burada toprak sahiplerine çok ilginç bir öneride bulunur. Onlara nüfusta hâlâ kayıtlı ancak ölmüş işçilerinin adlarını satın almayı, vergi ödeyerek sahiplerini korumayı önerir 
ve bu “isimleri” kendini bir beyefendi olarak konumlamak için bir teminat olarak kullanmak ister. Gogol, bu coşkulu başyapıtında çok değişik insan karakterlerinden oluşan, grotesk bir galeri oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1527a11-8964-440a-809c-320378712e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en büyük romanlarından biri olan Suç ve Ceza, hem bir cinayeti ve sonuçlarını anlatan hem de
19. yüzyıl ortalarında Rusya&apos;nın modernleşme dönemindeki sorunlarıyla paralel bir hikâyedir. 
 St. Petersburg’un
yoksul mahallelerinden birinde yaşayan Raskolnikov, duygusal ve entelektüel bir gençtir. Daima içinde olduğu
yoksulluk, onu ahlaki kurallardan muaf olduğuna inandırır. Ancak bu inancını denemeye kalkıp bir cinayet
işlediğinde sonuçlar onun için dayanılmaz bir acıya dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04acda20-d3aa-4cf8-badf-09ab692c829f.jpg</image:loc>
            <image:title>Martın Eden</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, işçi sınıfının eğitimsiz bir mensubunun 
kendini geliştirme ve tanınmış bir yazar olma mücadelesini konu edinir. Bir gemi tayfası olan genç Martin Eden, hayatını burjuva sınıfının eğitim görmüş bir üyesi Ruth Morse’a layık 
olabilmeye adar. Bu uğurda gecesini gündüzüne katarak kendisini edebiyata, felsefeye ve 
yazmaya verir. Lakin uğruna çabaladığı başarıyı elde ettiğinde onu derin bir hüsran ve hayal 
kırıklığı beklemektedir. 
Başarı, şöhret ve zenginliğin yeterince çabalayan herkese açık olduğu düşüncesini ortaya koyan 
Amerikan Rüyası geleneği, hiçbir sınıfa ait olamayan Martin Eden’ın bireyci tavrı, toplumsal 
sınıfların bozulmaz kanunları, romanın genel çehresini oluşturmakta; okuru Martin Eden’ın azim, 
aşk ve çaba dolu gelişimine davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ace4cd2-41ea-4771-9d78-6194c85f7d58.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanı Tanıma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“İnsanlara karşı tavrımız tamamen onları ne kadar anladığımıza bağlıdır; bu 
nedenle insanın doğasını anlamak, sosyal ilişkilerin temelini oluşturmaktadır.” 
Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu Alfred Adler, aynı zamanda Sigmund Freud 
ile beraber Viyana Psikanaliz Topluluğu’nu kurmuştur. Freud’un insanı karamsar bir 
bakış açısıyla ele aldığı düşüncelerine karşıt olarak insanı, iradesi sayesinde 
eksikliklerini tamamlayabilecek bir varlık olarak tarif etmiştir. Sigmund Freud ile yaşadığı 
fikir ayrılıkları sonrasında kendine ait bir ekol kurarak konferanslar ve makaleler yoluyla 
kuramını geliştirmiştir. 
Alfred Adler’in konuşmalarından derlenen İnsanı Tanıma Sanatı, bireyin günlük 
hayattaki problemleri ve bunların psikolojik kaynaklarıyla ilgilenmektedir. Toplumdaki 
aksaklıkların, bireyin psikolojik sorunlarından kaynaklandığını savunan Adler, toplumsal 
sorunların çözümünü bireyin hatalarını fark etmesine bağlamaktadır. Hatalarını 
anlayabilmek için insan öncelikle kendini tanımalıdır. Adler, insanı; aile, çocukluk, 
cinsiyet, karakter özellikleri gibi yönlerden inceleyip gerçek hayattan örnekler sunarak 
okuyucuyu kendini tanıma yolculuğuna davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896df3fb-1325-468e-bb40-d41268909021.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Düşünürsen Öyle Yaşarsın</image:title>
            <image:caption>Hayatı anlamlı bir hâle getirmek veya anlamlı bir hayat yaşayıp gelecek kuşaklara güzel bir dünya sunmak elimizde. Bunun için değişimi önce kendimizden başlatmalıyız. Öncelikle yeteneklerimizi tanıyıp kendimizle barışık olacak, sonra da hayata karşı olumlu bir bakış açısı geliştirerek çevremize yararlı olmaya çalışacağız.
Yeni bir başlangıç yapma kararı verecek olan sizlersiniz. Her bitiş aslında yeni bir başlangıçtır. Bu satırları okuduğunuzda bile birçok sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz. Ama unutmayın, gecenin en karanlık vakti aydınlığa en yakın olduğunuz zamandır. Bu nedenle umutsuz olmayın. Hiç beklemediğiniz bir anda yaşamınıza bir aydınlık gelebilir.
Hayata dair deneyim ve bilgileri kazanmanın belli bir zamanı, bir süreci olmadığı gibi; öğrenmenin de belli bir zamanı ve süreci yoktur. Yeter ki öğrendiğimiz her bilgiyi ve deneyimi doğru kullanalım ve edindiğimiz, öğrendiğimiz birikimlerle geleceğe daha sağlıklı yürüyelim. Değişim bizim elimizde. Bunu gerçekleştiren milyonlarca insan varsa bunlardan biri de neden siz olmayasınız ki?...
Şimdi durun bakalım... Kendini seviyorsunuz değil mi?
“Eveeeet” dediğinizi duyar gibiyim.
Ali Bilir, psikoloji alanında yaptığı akademik çalışmalardan edindiği bilgileri iş ve yaşam deneyimlerinden getirdiği tecrübî bilgiyle bütünleştirerek okuyucularına sunuyor. Nasıl Düşünürsen Öyle Yaşarsın, iyi bir hikâye yazmak ve hayatında kalıcı izler bırakmak isteyenleri kendi içlerinde saklı duran cevheri keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe4a73a-caa8-47a3-aec3-637c2ccf0b62.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebü&apos;l-Muzaffer Es-Sem&apos;ani&apos;nin Debusi&apos;ye Yönelik Tenkitleri (Şer&apos;i Deliller Bağlamında)</image:title>
            <image:caption>EBÜ’L-MUZAFFER ES-SEM‘ÂNÎ’NİN DEBÛSÎ’YE YÖNELİK TENKİTLERİ 
(ŞER‘Î DELİLLER BAĞLAMINDA)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab7f1488-9cad-43bf-bb06-d28eeeb4df15.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Bütün İşçileri</image:title>
            <image:caption>Dünyanın Bütün İşçileri Kısa Özet
Bilindiği üzere Marx ve Engels Komünist Manifesto’yu, dünyanın bütün işçilerine seslenerek sonlandırır. Peki, bu ifadeyle tam olarak ne ima edilmeye çalışılmaktadır?
Küresel Emek Tarihi, işçilerin ve işçi hareketlerinin tecrübelerine yönelik tarihsel araştırmaların yetersiz kaldığı bir noktada devreye giren, nispeten yeni bir paradigmadır. Nitekim 1960’lı yıllara kadar başat olan geleneksel yaklaşım ve ardından kabul görmeye başlayan yeni tarihsel yaklaşımın eksiklikleri, bütün iyi niyetlerine rağmen emeği küresel bir bağlam içinde değerlendirememekti: Hane ekonomisi, belki de herhangi bir ücretsiz emek biçimi yeterince ele alınmıyordu ve mevcut bakış açısı da ziyadesiyle dardı.
1990’lı yıllara gelindiğinde Marcel van der Linden, emek tarihini monadolojik anlatılardan sıyırmak ve gerçekten dünyanın bütün işçilerinden söz etmek için kendi paradigması bağlamında makaleler yazmaya başladı. Bu kitap ise, van der Linden’in bir araya getirdiği bu makalelerden oluşmaktadır.
Tarihteki bütün tecrübeler emsalsizdir. Ancak van der Linden, birbirinden farklı mekânlara ve zamanlara dair türlü kaynaklardan bir izlek sunar ve dünyanın bütün işçileri dediğimizde yalnız sokaklarında bir heyulanın dolaştığı Avrupa’yı veya gelişmiş kapitalist ülkeleri değil, dünyadaki bütün emekçileri tahayyül edebilmemiz için bu oluşlar arasındaki paralellikleri de gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ddfce5-69c2-4f57-94e1-b361c70e36e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayetlerdeki Takdim Sebeplerinin Tesbiti ve Yorumu</image:title>
            <image:caption>Ayetlerdeki Takdim Sebeplerinin Tesbiti ve Yorumu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da5c998-7cb2-45c3-8855-bb36ed815c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Araştırmaları (Osmanlı Tarihi, Kurumlar, Ermeni İsyanları ve Milli Mücadele Dönemi) Prof. Dr. Ahmet EYİCİL’E Armağan</image:title>
            <image:caption>Tarih Araştırmaları (Osmanlı Tarihi, Kurumlar, Ermeni İsyanları ve
Milli Mücadele Dönemi) Prof. Dr. Ahmet EYİCİL’E Armağan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95cb0ed7-be95-4dd7-be62-a3904dc6abc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tanışma Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Çevremizde sık sık gördüğümüz kişileri ne kadar tanıyoruz? 
Onların nelerden hoşlandığını, ilgi alanlarını, boş zamanlarda neler yaptıklarını biliyor muyuz? 
Belki de bu kitaptaki kahramanlarımız gibi aynı kişi hepimiz için farklı özellikleriyle öne çıkıyor yaşamımızda. 
İşte bu kitapta da mahalle sakinlerinin gözünden dinleyeceğimiz kırtasiyeci Sabri Amca’yı ilham veren birçok özelliği ile tanıyacağız. 
Sevim Ak’ın kaleminden biz ulaşan Bir Tanışma Öyküsü’nü okurken Deniz Üçbaşaran’ın sıcak desenleri bize eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5387248-6d97-4918-be3c-ca92e6bf4029.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Uzaylılar Geldi - Hexonya Gezegeni 3</image:title>
            <image:caption>Çılgın Uzaylılar Geldi - Hexonya Gezegeni 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d498372-107b-4ede-b61c-554c68a3acdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Faresi</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Anlaşabilir miyiz, anlaşamaz mıyız?
Hayatında bir değişiklik yapmaya karar veren çizgi roman faresi, gazetedeki sayfasından fırlayıp kendini gerçek dünyada bulur. Ama gerçek farelerle aynı dili konuşamadığı için onlarla bir türlü anlaşamaz. Arkadaş olabilmek için ille de aynı dili mi konuşmalıyız? Anlaşılır olabilmek için sadece sözcüklere mi ihtiyaç duyarız?
Hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c8bea48-ff92-4e25-b7e5-56aff02a35af.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uslu Yaramazlar 2 - Okumak mı, Yazmak mı?</image:title>
            <image:caption>Sevimli mi sevimli, uslu mu uslu (!) iki kafadar, karşınızda Rüzgar ve Acar!
Rüzgar ve Acar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, birbirini çok seven iki arkadaş. Öyle iyi anlaşıyorlar ki sanki akıllarından hep aynı şeyler geçiyor. Rüzgâr’ın başladığı cümleyi Acar, Acar’ın başladığı cümleyi Rüzgâr tamamlıyor. En çok anlaştıkları konu ise tabii ki yaramazlık! Bu yüzden öğretmenleri onların yaramazlıkta ikiz olduklarını düşünüyor.
Bu macerada Rüzgar yazmadan okumayı, Acar ise okumadan yazmayı öğrenmek istiyor. Harfler dans ediyor, kitaplar kalınlaşıp ağırlaşıyor, öğretmenleri bu işe çok gülüyor. Çok Uslu Yaramazlar, sizleri türlü çeşit sakarlıklarla dolu süper eğlenceli bir maceraya davet ediyor.
Çocuklar tarafından çok sevilen yazar Aytül Akal birbirinden eğlenceli ve komik, sıcacık dostluk öyküleriyle, yepyeni maceralarda okurlarıyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd73c92b-4f5b-48e7-b3ef-90a1ce0b6fd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut&apos;u da öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”
Ord. Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü
 Yazılmasının üzerinden 600, anlatılmaya başlanmasının ardından kim bilir kaç yüz yıl geçmesine rağmen, hâlâ bireye öğüt, topluma ders veren yapısını kaybetmemiş; şarkılara, filmlere konu olmuş; dönem dilini, kıyafetlerini, gelenek-göreneklerini ve Türk kültürünün zamane yapısını yansıtan bu eser edebiyatımızın büyük ustalarından Adnan Özyalçıner&apos;in günümüz dilinde anlatımıyla sizinle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e97c83-f348-4fe6-a42c-a114b7fc6add.jpg</image:loc>
            <image:title>En Şanslı Sayı</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Az mı, çok mu?
Toplama, çıkarma, çarpma, bölme.
Matematik işaretleri On’un peşine düşer. Onu eksiltirler, bölerler, hiç durmadan azaltırlar. Üstelik diğer sayılar da yardımına koşmaz. Bu kovalamaca sürüp giderken şansız On’un bir anda şansı döner ve çarpabileceği en doğru matematik işaretine çarpar. Sayılar neye yarar?
Matematiği neden öğreniriz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3e843b-7fbd-44a3-a111-b38192e87e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Cumhuriyeti İlan Ediyoruz!</image:title>
            <image:caption>Elvan Pektaş Deniz’in, Mustafa Kemal’in kaleminden yazılmış mektuplar şeklinde, onun sözlerine sadık kalarak aktardığı bir kitap Yarın Cumhuriyeti İlan Ediyoruz! 

Her yaştan okuru, İzmir’in kurtuluş heyecanından Cumhuriyetin kuruluşuna kadar olan sürece tanık olmaya çağırıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0138cf6c-cb77-41f2-b98a-50f4611286a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip Nasıl Okuyacak</image:title>
            <image:caption>“Baharda anam gelir, dedem gelir beni almaya. Onlara söylerim. Gene Nemrut&apos;taki yerimize konarız. Otlar adam boyu olur o zaman. Renk renk çiçekler açar. Dağlar donanır. İşte ben o zaman, tepeleri aşarak, dağlardan, çiçeklerin, otların arasından çıkar gelirim buraya. Koşarak. Nemrut&apos;tan buraya. Hiç dinlenmeden. Gün boyu koşarak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a212cd00-2192-48b5-88b9-b18e221df8ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak</image:title>
            <image:caption>Yaprak - Çocuklar ve Gençler için Seçme Şiirler Kitap Açıklaması
 
Orhan Veli, çocuksu söylemi ve yalın diliyle Türk şiirine yepyeni bir sayfa açtı.
Sizin için seçtiğimiz şiirlerinde; mizaha, şakaya ve ironiye başvuran bu dizeleri, siz çocukları ve gençleri dünyayı şakaya alan bir şiir yolculuğuna çıkarıyor.
‘&apos; Uyandım baktım ki bir sabah,
Güneş vurmuş içime;
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm,
Pır pır eder durur, bahar rüzgarında.
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm;
Kuşlara,
Yapraklara.&apos;&apos;
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8afcfd61-216b-42f0-8ebb-ade8664c11cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği (Halide Edip Adıvar Çevirisiyle)</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir fakat bazı hayvanlar ötekilerden fazla eşittir.”
Yazıldığı zamanı aşıp, bütün zamanların totaliter sistemlerini, baskıcı yönetimlerini ve yöneticilerini hicveden distopik bir başyapıt…
İktidar hırsının, insanlığın eşitlik ve özgürlük mücadelesini yozlaştırmasına karşı adanmış edebi bir manifesto!
Goorge Orwell’in 1945’te “bir peri masalı” nitelemesiyle sunduğu bu kült romanını ünlü yazarımız Halide Edib Adıvar’ın çevirisinden okumak… ayrı bir zevk olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595b9f66-5831-462a-91e3-a61016a9976c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuz Masalı</image:title>
            <image:caption>Türk çocuk edebiyatının sevilen kalemlerinden Ayla Çınaroğlu ve Vaghar Aghaei, ortak çalışmaları Tuz Masalı ile önemli birkaç sorunun cevabını arıyorlar: Her istediğimize, her zaman sahip olabilir miyiz? Herkesin mutluluğu için bazen sahip olduklarımızla da yetinemez miyiz? Güvenmek bu kadar zor mudur?
Kaplumbağa ailesi, gittikleri pikniğe tuz götürmeyi unutunca acaba hangi hayat dersiyle eve dönüyor?
Dede kaplumbağa:
‘’Bu aslında hepimiz için iyi bir deneyim oldu,‘’ dedi,
Tuzsuz yumurta da hiç kötü olmuyormuş meğerse.
‘’Evet,’’ dedi nine kaplumbağa, karnın çok aç olunca tuzlu ya da tuzsuz fark etmiyor.
Tüm aile onu gülerek onayladı:
‘’Evet, evet, fark etmiyor…’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff616746-a83f-457e-9374-332b77a4cb08.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği (Halide Edip Adıvar Çevirisiyle) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar müsavi, fakat bazı hayvanlar ötekilerden daha müsavi..”
Yazıldığı zamanı aşıp, bütün zamanların totaliter sistemlerini, baskıcı yönetimlerini ve yöneticilerini hicveden distopik bir başyapıt…
İktidar hırsının, insanlığın eşitlik ve özgürlük mücadelesini yozlaştırmasına karşı adanmış edebi bir manifesto!
Goorge Orwell’in 1945’te “bir peri masalı” nitelemesiyle sunduğu bu kült romanını ünlü yazarımız Halide Edib Adıvar’ın çevirisinden okumak… ayrı bir zevk olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c2664e6-8a24-44fe-a1d1-a2ff3c876e00.jpg</image:loc>
            <image:title>İdealist Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde de klasikleşmiş, çok okunan ve sayısız öğretmene ilham veren Beyaz Zambaklar Ülkesinde’nin yazarı Grigory Petrov’un kaleminden yeni nesilleri eğitimle dönüştürmenin gücünü anlatan, unutulmaz bir kitap: İdealist Öğretmen. Moskova Üniversitesi’nde saygın ve son derece başarılı bir matematik profesörü olan Raçinski, kariyerini bırakıp köyüne dönerek sıradan bir öğretmen olmaya karar verir. Aldığı bu önemli kararla halkın içindeki keşfedilmemiş cevherleri bulacak ve çocukları hak ettikleri aydın geleceğe kavuşturacaktır. Yeterince emek verilirse kendini eğitime adamış bir aydının neleri başarabileceğini anlatan bu kitap, umudun ve fedakârlığın meyvelerini toplayan bir öğretmenin hikâyesi. Duayen yazar Gülten Dayıoğlu’nun kendi yaşamına dokunduğu önsözüyle İdealist Öğretmen, ideallerinin peşinde koşan öğretmenler için bir başucu kitabı olacaktır… “Her çocuk, benim için bir cevherdir. Ama kimileri paha biçilemeyen türden, yetenek armağanıyla dünyaya gelmiş oluyor. Bu tür çocuklar bilimde, teknikte, sanatta ülkemizi aydınlatarak yüceltecek, çok değerli birer ışık kaynağıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06541b2c-ee54-413b-b7ee-55de547b8931.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafeste Bir Orman</image:title>
            <image:caption>‘’Zengin Orangutan’ın ormanın ortasına inşa ettiği Durma Tüket Köşkü ile hayvanların alışkanlıkları bir anda değişir. Bilge Alakarga dışındaki tüm hayvanlar DTK’nın daimi müşterileri olurlar ve ihtiyaçlarından fazlasını alıp kendilerini zor duruma düşürürler.   Orman sakinlerinin yardım için gittikleri Bilge Alakarga bir çıkış yolu önerecektir. Ama bakalım tek derdi para kazanmak olan Zengin Orangutan, Bilge Alakarga’nın önerisine nasıl tepki verecek?’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1a2559b-2e89-4f40-a00b-59f5bd3a1e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolezyum&apos;u Taşıyan Adam</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Benim mi, bizim mi?
Roma’daki meşhur Kolezyum’un sadece kendisine ait olmasını kafasına koyan bir adam, antik tiyatronun taşlarını teker teker evine taşır. Planlarında büyük bir hata yaptığını fark ettiğinde ise artık Kolezyum’u taşıyamayacak kadar yaşlanmıştır.
Her şeye sahip olabilir miyiz?
Yoksa Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri, tüm insanlığa mı aittir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/784087b3-197d-4732-a6af-b4a1a85bd180.jpg</image:loc>
            <image:title>Torbi&apos;yi Kim Yuttu?</image:title>
            <image:caption>Alanında uzman isim Sarah Roberts’in kaleminden sürprizli bir sonla çıkan ve çocuklara çevre bilinci kazandırarak dünyamızı kurtarabileceğimizi anlatan Torbi’yi Kim Yuttu Hannah Peck’in capcanlı çizimleriyle renklenen bir kitap. Bu resimli kitap sadece okul öncesi çocuklarına değil, her yaştan okura biraz şaşkınlık, biraz eğlence ama en çok da umut verecek… Torbi kesinlikle sıradan bir denizanası değildir. Çoğu denizanasının uzun ve ince dokunaçları varken, Torbi’nin iki kolu vardır… Bazı denizanalarının sihirli bir parlaklığı varken, Torbi’nin ise dümdüz çizgileri… Hayvan davranışları ve vahşi yaşam uzamanı Sarah Roberts’tan, denizlerimizde oradan oraya sürüklenen plastik poşetlerin ait olmadıkları yerde yarattığı sorunları anlatan; çözümünse çocukların ellerinde olduğunu gösteren şaşırtıcı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a19fbd5a-a6bc-412a-a541-9cddc706ce1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Peter&apos;in Masalı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en bilinen tavşanı olan Peter’in nesiller boyu süren macerasını orijinal resimleri ile okurlarımıza ulaştırıyoruz.
Tavşan Peter’in Masalı ile her yaştan milyonlarca okurun çok sevdiği, dünyanın en önemli çocuk klasiklerinden olan Tavşan Peter’in maceralarına merhaba diyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce118d9-af85-4bd4-9d50-127f7b033876.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylekler Uçarken</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Süleyman Bulut’un benzersiz anlatımıyla, türler arası dayanışma, doğa sevgisi ve baharın müjdecisi leyleklerin hikâyesi bu kitapta…
Bir yavru leylek… Adı: Lele… Uçmayı çok istiyor… Üstelik sabırsız mı sabırsız!
Bir aksilik sonucu yuvasından uzağa düşünce, uçmayı öğrenmesi şart oluyor.
Herkesten yardım etmelerini rica ediyor.  
İyi ama bir yavru leyleğe uçmayı kim öğretebilir?
Bir çocuk öğretebilir mi? Ya da bir Vızvız arı?
Vakvaklar öğretebilir mi, ya da bir Telli Turna?
Yavru leyleğin uçmayı öğrenmesinin heyecanlı öyküsü… Bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6918cbb-5f6b-40a5-8111-f7c1f96e18c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Cesur Kerevit</image:title>
            <image:caption>50’den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Aynı mı, farklı mı?
Minik cesur kerevit, tüm aile fertleri ve tüm kerevitler gibi geri geri değil, ileri doğru yürümek istediğine karar verir. Bunun için gece gündüz, gizlice çalışır. Aldığı tüm tepkilere rağmen, farklı olmaktan korkmaz. Zorlansa da vazgeçmez.
Cesareti kendi yolunu bulması için onu harekete geçirir. Bizi biz yapan, yaptığımız tercihler değil de nedir? İstemek gerçekten başarmanın yarısı mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b066a064-16bc-4e1a-9e66-0008e8d96754.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Deyim - Deyimlerle Öyküler</image:title>
            <image:caption>Dilimize bir başka boyutta anlam derinliği ve zenginlik kazandıran deyimleri gerçek yaşam içinde kullanarak içselleştirebiliriz.
Bu kitapta küçük bir çocuğun deyimleri kavrama ve benimseme yolunda yaşadığı eğlenceli küçük serüvenlerin öyküleri var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c83dba-abee-492d-b3c5-0b814b1262a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Patileri Koruma Ekibi</image:title>
            <image:caption>“Öğretmenim, orada hangi hayvanlar var?” “Onları sevebilecek miyiz?” “Hav! Hav!” “Miyavvvv !” Zeynep ile Elis, hayvan barınağında yaşayan kedi ve köpeklerin bir aileye kavuştuğu dünyanın hayalini kurar. Patilerin sevgiyle ve özgür yaşadığı bir dünya, yalnızca onların düşü değildir üstelik. Böylece kurulur Patileri Koruma Ekibi… Zeynep’in arkadaşlarının, ailelerinin ve tüm mahallelinin güçlerini birleştirerek sahipsiz patilere yardım eli uzattığı, iş birliğinin değerini öğrendikleri sıcacık bir dostluk hikâyesi bu kitapta sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cac4c2-14e2-4919-b304-dbce4dcfd069.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses Dedektifi Tolga K Sever Kokarca</image:title>
            <image:caption>“Dedektif Tolga akıllı mı akıllı!
Kayıp sesi bulur hızlı hızlı…
Geri getirir harfleri,
Düzeltir kelimeleri.”
Çok sevilen çocuk kitaplarının yazarı Birsen Ekim Özen’in kelime oyunları ve kafiyeli dili, Öznur Sönmez’in eğlenceli ve capcanlı çizimleriyle bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Harf Dedektifi serisi hem macera hem de neşe dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9a357b-ae02-481f-a1b4-ce85ebd1a0a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bıdıbık Yardımlaşmayı Seviyor</image:title>
            <image:caption>Bıdık ile Bıdıbık oyuncaklarını toplamıyor, pijamalarını yerlere atıyor, evdek diğer işlere de hiç yardım etmiyorlarmış. Bu durumu fark eden anne ve babaları, onlara küçük bir oyun oynamaya karar vermiş. Acaba Bıdık ile Bıdıbık bu küçük oyunun sonunda yardımlaşmanın önemini anlayabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/218b5c2d-7435-4089-8e70-221de1f14668.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bıdıbık Köpükler İçinde</image:title>
            <image:caption>Tavşan Köyü kurak bir yaz geçiriyor. Tehlikeyi fark eden Muhtar Tavşan Amca köy halkını uyarıp, “Sonbahar yağmurlarına daha çok var, suyu dikkatli kullanın,” diyor. Sizce herkes Muhtar Tavşan Amca’nın sözünü dinliyor mu? Peki ya Bıdıbık? Bıdıbık suyu dikkatli kullanmanın önemini banyoda köpüklü köpüklü kalınca anlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c8d47e6-45d5-4933-b14f-482247697146.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bıdıbık Oyun Peşinde</image:title>
            <image:caption>Tavşan Bıdıbık&apos;ın canı sıkılıyor ve o da ne? Bıdıbık, Bahçıvan Tavşan Amca ile Pastacı tavşan Teyze&apos;ye küçük bir oyun oynuyor!
Bakalım, Tavşan Köyü&apos;nde havuçlu pastaların kokusu yok olunca, bizim Bıdıbık hatasını anlayıp durumu düzeltebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4a8c2b1-bb45-4d72-ba39-e49d2b764ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana&apos;is Nin</image:title>
            <image:caption>Yazılarımı okuttuğum her erkek, üslubumu değiştirmeyi denedi. Erkek gibi yazmak ilgimi çekmiyor. Kadın gibi yazmak istiyorum. Kelimeleri bulmak için kıyıdan uzakta dalmalıyım... Yalanlar denizine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36d66f9b-3e7d-4b10-8d3a-b1b88ac5598e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Melodi</image:title>
            <image:caption>New York Times Çok Satan listelerinde aylarca
yerini koruyan ve farklı milletlerden milyonlarca okurun kalbinde
taht kuran İçimdeki Müzik’in bu çarpıcı devam romanında Melody,
tutkusunun peşinden gidebilmek adına korkularıyla yüzleşiyor.
Melody, artık daha büyük ve daha cesur bir genç kızdır. Onun
gibi farklı yeteneklere sahip çocuklara yönelik kamplar olduğunu
keşfettikten sonra, bir kampa gidebilmek için can atıyor. Ormanda
yürüyebileceği, çelik halatla uçabileceği ve hatta ata binebileceği
bir yer! Belki de sonunda gerçek bir arkadaş edinebileceği, kendi
kararlarını verebileceği hatta kendi başına bir şeyler yapabileceği
bir yer - rüya gibi! Melody, titreyen kamp ateşinin ışığında ve
fırtınaların gücüyle gerçekten ne kadar cesur ve
güçlü bir genç kız olduğunu keşfetmek üzere.
 
“Sevilen bir hikâyenin tatmin eden, kıymetli devamı.”
 
-Kirkus Review
 
“Melody’nin sesi her zamanki gibi esprili. Çeşitli etnik kökenlerden
ve engellere sahip yardımcı karakterler ona saygıyla yaklaşıyor...
Onu gerçekten anlayan bir topluluğun parçası olmuş durumda.”
 
-Publishers Weekly
 
“Bu kitapta Melody okulla alakalı tüm problemleri ve
sınırları aşmış bir genç kız olarak karşımıza yeniden çıkıyor.
Ama bekleyin! Henüz hiçbir şey görmediniz.”
-GoodReads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27f4b7a-1906-4a6b-9826-3f196a221a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Yabancı</image:title>
            <image:caption>Üyeleri birbirine yabancılaşmış köklü bir aile… Adaleti kendi anlayışı ile yorumlayan sıra dışı bir hâkim… Ava giderken, avlanan kısmetsiz bir balıkçı… Sanatçı kavramını yeniden sorgulatan bir sanat eleştirmeni… Öcünü almaya giderken, düşmanının kapanına takılan şehirli bir delikanlı… Hayatın içinden karakterleriyle birbirinden sarsıcı beş öykü… 
 
 “Doğruları kendi bulabilir miydi insan? Ya doğru sandıkları, en büyük yanlışlarıysa!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d8ae52-316e-4cbf-9153-40855e69bfe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Arapları</image:title>
            <image:caption>1516’da başlayan fetihleri takip eden yarım asır içinde geniş Arap coğrafyasının siyasi hâkimi Osmanlı Devleti oldu. Osmanlı öncesi şartlarla karşılaştırıldığında, coğrafyanın genişliği ve nüfusu göz önüne alınırsa, dört asırlık Osmanlı idaresi kesintisiz bir barış ve istikrar dönemi getirdi. Bu uzun barış dönemi 19. yüzyıldan itibaren önce sömürgeci imparatorlukların işgalleri, ardından da milliyetçilik dalgalarıyla büyük darbeler aldı ve nihayetinde I. Dünya Savaşı akabinde tamamen ortadan kalktı. Osmanlı Araplarının Türkiye’de en önde gelen uzmanlarından Prof. Dr. Zekeriya Kurşun’un bu kapsamlı eseri bu uzun birlikteliğin koptuğu çağın hikâyesi: Napolyon’un Mısır’ı işgalinden 18. yüzyılda başlayıp sonraları yeni bir hanedanın kökü olan Vehhabî isyanlarına, İngiliz ve İtalyan müdahalelerine kadar sunulan geniş tarihsel bakış açısı, Osmanlı Araplarının o meşhur uzun yüzyılda yaşadığı tehditleri ve İstanbul’un Osmanlı Araplarını merkeze bağlı tutabilmek adına aldığı çeşitli tedbirlerle beraber anlatıyor. Milliyetçilik akımlarının dünyayı kavurduğu bir çağda, Osmanlı Araplarının siyasi konum ve hareketlerini, II. Abdülhamid’in hilafet siyaseti ve Arapların bu siyasete tepkilerini, İslâm Birliğinin Osmanlı Arapları üzerindeki etkilerini yakından mercek altına alan bu eser, bir yandan da dönemin önemli siyasi ve dini simalarının portrelerini resmediyor: Abdülkadir El-Cezayiri, Necip Azurî, Reşid Rıza, Şekip Arslan, İzzet El-Cündî ve daha niceleri. Osmanlı Arapları, Hilafet-Siyaset-Milliyet 1798-1918 Osmanlı Devleti’nin son asrında yaşanan bu büyük coğrafi ve beşerî kopuş hakkında yazılmış olgun bir tarih araştırması…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1747e526-f047-4bc5-87d7-5b2dab2c7f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Musiki Alpereni Yusuf Ömürlü</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı müddetçe fevkalâde azimli çalışma prensibiyle bizi her zaman besleyen, yüreklendiren, örnek olan bir kişilik olarak yaşadığımız müddetçe her zaman hatırlayacağımız ve ders çıkaracağımız bir kişiliktir, bir imajdır Yusuf Ömürlü. Bir tek ilâhî notasının olmadığı dönemlerde bize cilt cilt notalar vermiştir, imkân vermiştir. 
Ahmet ÖZHAN 
 
Yusuf Ömürlü, gösterişten uzak, son derece mütevâzı mizâcının yanında çok verimli bir hizmet vermiştir. Kubbealtı’nın faâliyetlerindeki katkıları çok önemlidir. Sabrının verdiği güçle kurduğu koroyu yetiştirmiş ve yönetmiş; ayrıca yayım hayâtında da Muallim İsmâil Hakkı Bey’den Ali Rıza Şengel’e, Abdülkadir Töre’den Ekrem Karadeniz’e intikal eden pek çok sayıda ilâhîleri dokuz cilt içinde toplayıp yayımlamıştır. Bu faâliyetlerinin dışında, zamânın yozlaşmış anlayışına rağbet etmeyip, temiz üslûpta, sanatı esas tutan eserleriyle bestekârlık alanında da birikimini ortaya koymuştur. Onun mûsikî câmiamızda saygın bir yeri vardır. 
Prof. Dr. Alâeddin YAVAŞÇA 
Ben ki, ilâhîlerin içine doğduğum halde Yusuf Hocamdan o kadar çok şey öğrendim ki… Verdiği eğitimden hepimiz çok zevk aldık. Hocam da bizi kendi evlâdı gibi gördü, öyle eğitti. Herkes mestti. O bir devreydi; zevkli bir devreydi. Evet, bizim mûsikî hocamızdı, ama sâdece mûsikî hocamız değildi. Mânâyı zevk hâline getiren, kalbimizi kımıldatan, aşkımızı arttıran bir sultandı. Ne desem kelimelere sığmaz. 
Cemâlnur SARGUT 
 
Arkasında önemli bir destek olan Kubbealtı’na çok bağlıydı. Burada hedef, eski üslûbu, eski tavrı tekrar ihyâ ederek insan yetiştirmekti. Kimisi kültürünü, kendi zevkini geliştirdi. Kimisi de bu işi orada öğrendi, meslek edindi. Bunun yanında mûsikî alanında, bilhassa kaybolmak üzere olan eserlerimizle ilgili neşriyatlar yapıldı. Tekkelerin sırlandığı ve tekke mûsikîmizi bilenlerin de artık olmadığı bir dönemde, tekke mûsikîsi ve câmi mûsikîsiyle ilgili ciddî kaynaklardan alınarak yapılan yayınların, Yusuf Hoca’nın elinden çıkmış o notaların önemi çok büyüktür. 
Prof. Dr. Muhittin SERİN 
 
Hep aşkla, şevkle, bir şey karşılığı olmadan bu hizmeti sürdüren ve öğrendiklerini başkasına aktaranlar tarafından bugün hâlâ müziğimiz ayakta ise sâdece bu gönül insanlarının eli ile gelmiştir. İhlâs ve aşkı Yusuf Ömürlü’de görebilirdiniz. Hakîkaten o neşriyatlar, nota basımları nota bilmeyen insanlar için hiçbir şey ifâde etmeyebilir. Üç, beş, on beş tâne kitap basılmış zannedilebilir. Hayır. O, müzisyenlere hayat kaynağıdır. 
Reha SAĞBAŞ 
 
Bu kitabın hazırlanma aşamasında “Yusuf Ömürlü’nün Hayatı, Eserleri ve Tasavvuf Mûsikîsine Katkıları” isimli yüksek lisans tezinden yola çıkılmış; bu teze ilâve olarak, Yusuf Ömürlü’nün talebeleri, mûsikîşinas dostları ve akrabâları ile yapılan mülâkatlar ve şeflik yaptığı konserlerin repertuarları kitaba eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8233e74-0a7c-4408-954c-4560afa13cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölülerin Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Bir tarafta malını, mülkünü, aşkını, güzelliğini, şanını geride bıraktığı için inleyen ve ağıtlar yakan ölüler, diğer tarafta ise onların bu beyhude ağlaşmalarına gülen, onlarla eğlenen kynikler ve bu iki taraf arasındaki kavgalar. Troia’da can veren yiğitler ve ölüler diyarındaki hesaplaşmalar. M.S. 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos, bu diyaloğunda Eski Çağ&apos;ın kahramanlarını ve anlatılarını alışılagelmiş üslubuyla alaya alır. Eski Yunanca aslından Türkçeye ilk defa çevrilen bu diyalogda yazar, edebi dehasını ustalıkla sergilerken örtük olarak insanoğlunun varoluşundan itibaren cevap aradığı, ölümün kaybettirdikleri sorunsalına farklı bir bakış açısı kazandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eb01c1e-422c-42ca-a817-f829dabdf636.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Hastalığının Psikogenezi</image:title>
            <image:caption>“Ama psikolojik tedavi başlayınca bu kez de psikotik içerik ve bunların anlamı sorunu gündeme gelmektedir. Birçok vakada, nevrozlarda veya rüyalarda karşılaşılan ve ancak kişilik bakış açısından anlaşılması mümkün olan psikolojik materyalle karşılaşırız. Fakat psikotik içerik, biyografik veriyle kolayca açıklanabilen nevrozun içeriğinden farklı olarak, -sembollerinin kişisel verilerin yardımıyla doğru dürüst açıklanmasının mümkün olmadığı rüyalar gibi- bireysel etkenlere indirgenemeyen özellikler gösterir. Bununla nevrotik içeriğin normal komplekslerin içeriğiyle; psikotik içeriklerin de özellikle paranoid vakalarda ilkel insanın “büyük rüya” diye adlandırdığı rüya türüyle yakın benzerlikler gösterdiğini anlatmak istiyorum. Böyle bir rüya sıradan rüyalardan farklı olarak hayli etkileyici ve esrarlı olup, imgeleri çoğu zaman mitolojidekilerle benzerlikler gösteren ve hatta tıpa tıp aynı olan imgelerden yararlanır. Ben bunlara arketip adını veriyorum, çünkü bunlar içgüdüsel davranış kalıplarına benzer biçimde çalışırlar. Dahası, çoğunu her yerde ve her zaman bulmak mümkündür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a7ae63-21f5-4529-90fd-c5744e9c3b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Düşün Sayı:19 – Toplum Sözleşmesi</image:title>
            <image:caption>Neredeyse felsefenin kendisi kadar köklü bir geçmişe sahip toplum sözleşmesi geleneği/teorisi ahlaki, hukuki ve politik referanslara sahiptir. Bu yüzden de sadece felsefenin tartışma konusu olarak kalmaz, aynı zamanda siyaset bilimi, siyasal düşünceler tarihi, sosyoloji, hukuk gibi farklı disiplinlerin ele aldığı ve tartıştığı, içerikçe oldukça zengin bir alan olarak karşımıza çıkar. En genel ifadeyle, toplum sözleşmesi teorisi bireylerin ahlaki ve/veya politik yükümlülüklerinin bir sözleşmeye ya da anlaşmaya bağımlı olduğunu ve bu dolayımla da içinde yaşadıkları toplumu biçimlendirdiklerini ileri süren yaklaşımdır. Bu yaklaşımın sistematik felsefe bağlamında karşımıza çıkan tartışma konuları arasında anlaşma, birliktelik, rıza, sivil toplum, kamusal gerekçelendirme, yurttaşlık, yasa, hak, egemenlik gibi kavramlar yer alır. Yine bu konulara paralel olarak tarihsel çerçevede yürütülebilecek tartışmalarda Antik Çağ’dan günümüze değin pek çok isim (Sofistler, Sokrates, Epikuros, Thomas Hobbes, John Locke, Jean-Jacques Rousseau, Immanuel Kant, John Rawls vb.) belirir. “Toplum Sözleşmesi”nin dosya konusu olarak seçildiği bu sayı toplum sözleşmesine yönelik felsefi, ahlaki, hukuki ve politik yorumlara odaklanan yazılara ayrılmıştır. Dolayısıyla ilgili sayı toplum sözleşmesinin kavramsal çerçevesi içinde yer alan farklı mefhumları açık kılmaya çabalayan, sözleşme teorisini belirli bir problem doğrultusunda çözümleyen, toplum sözleşmesini savunan ya da eleştiren düşünürlerin yorumlarını değerlendiren yazılara yer vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759b39bb-c767-40c7-ad83-4682e9b46aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Toplum</image:title>
            <image:caption>Bir kitap, yağan yağmurların, eriyen karların ve yer altı sularının toplandığı bir dağdan akmaya başlayıp uzun ve ince yolculuğu neticesinde denize dökülen bir ırmağa benzetilebilir. Kitabın her bir sayfası birbirine ardışık olarak eklendiğinde uzun bir bilgi ırmağı oluşmakta, sayfalardan oluşan havzasında birçok kaynak buluşmakta ve en sonunda bilgi denizine dökülmektedir. Akıntısına kattığı yolcularını iki kapağı arasındamenziline doğru taşımaktadır. 
Sivil toplum kitabı da doğduğu yerden çıkarak, havzasındakilerden hayat bularak, uzun ve ince bir yolculuğa çıkarak hazırlanmıştır. Sivil toplumun hikâyesi elinizdeki kitabın sayfalarında bazen coşkun bazen dingin bir şekilde akarak yolunu bulmuştur. Zengin ve çok çeşitli kaynakları bünyesinde toplamıştır. Uğradığı yerlerden ilham almış, uğraştığı şeylerin üstesinden gelmeye çabalamıştır. Her şeye rağmen yoluna devam etmeyi ve bilgi denizine ulaşmayı başarmıştır.  Kendi ruhunu kazanarak en sonunda okuyucularının okuma seyahatine hazır hale gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b191e243-72d3-4423-b548-ec5265c78b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>Gizemli Nil Adası’nda kurallar belliydi. Bir yılınız vardı. Kaçmak ya da hayatta kalmak için tam 365 gün.
 
On yedi yaşındaki Charley kuralları bilmiyordu. Hatta nerede olduğundan bile haberi yoktu. Hatırladığı son şey sıcak hava ve kendinden geçtiğiydi. Uyandığındaysa kayalık bir arazide çırılçıplaktı.
 
Kaybolmuş ve yalnız hisseden Charley, adada uzun süre hiçbir insana rastlamamıştı, ta ki gençlerin lideri Thad ile karşılaşana kadar. Artık adadan kaçmanın ne kadar zor olduğunu öğrenmişti… ve tabii bir de âşık olmanın. Thad’in zamanı doluyordu ve Charley, geleceklerini kurtarabilmek için önce Thad’i kurtarması gerektiğini fark etmişti. Ancak tehlikelerle dolu bu adada en büyük tehdit zamandı!
 
“Gerilim dolu, güçlü bir çıkış romanı. Ada’nın sinematografik anlatımı ve tehlikelerle dolu doğası, Lost dizisi hayranlarına yepyeni bir bölüm gibi gelecek.” —Publishers Weekly
 
“On numara!” —VOYA (Starred Review)
 
“Ada’yı bitirdiğimde tırnaklarım yenmiş, sinirlerim gerilmişti ve kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Nefesinizi kesecek kadar heyecan verici.” —Kasie West
 
“Elinizden bırakamayacağınız, sayfaları ardı ardına çevireceğiniz bir hikâye!” —Mary E. Pearson
“Etkileyici! Ada’nın son derece ilginç ve iyi inşa edilmiş yapısı, karmaşayı ve trajediyi bir arada sunuyor.” —School Library Journal
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/380010f6-fe5e-4fcd-bdd3-2f559030c912.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Danışmanlığı ve Türk Kamu Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye’de de altmış yılı aşkın süredir kamu yönetiminin ve politikasının parçası olarak -çok da fark edilmeden- önemli görevler üstlenen yönetim danışmanlarının faaliyetlerine dikkat çekmek ve bunların kamu yönetiminin ya da politika danışma sisteminin (policy advisory system) bir parçası haline nasıl geldiğini açıklamak üzere kaleme alınmıştır. Birkaç istisna dışarıda bırakılırsa, yönetim danışmanlığı (management consultancy) konusunun Türk kamu yönetimi literatüründe kendisine yer bulamadığı, bunların bir kısmının da bu çalışmanın hazırlandığı dönemde ortaya çıktığı görülmektedir. Ancak bahse konu çalışmaların hiçbirinde konu, burada ele alınan kapsamda yani yönetim danışmanlarının Türkiye’de politika danışma sisteminin bir aktörü haline ne zaman ve hangi koşullar altında geldiğini anlamak ve açıklamak üzere ele alınmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/206a5064-6537-4f70-b890-f2c12dfe8d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Durdurulamayan İnsanlık</image:title>
            <image:caption>BİR SÜPER GÜCÜNÜZ OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ? 
 
Biz kimiz? 
Bu günlere nasıl geldik? 
Ve karşımıza çıkan tüm engelleri aşmamızı sağlayan şey nedir? 
 
Afrika savanlarından Grönland buzullarına kadar tüm dünyaya biz insanlar hükmediyoruz. Peki bu büyük 
ve gizemli gücü nasıl elde ettik? Durdurulamayan İnsanlık hayaletlerden ruhlara, hükümetlerden 
şirketlere, tuhaf ve gizemli şeyler hakkında hikâyeler yazmak için bu gücü nasıl kullandığımızı anlatıyor. 
Afrika’dan yola çıkan insanların izini sürerek ateş sayesinde midemizin nasıl küçüldüğünü, futbol denilen 
oyunun bize insanlıkla ilgili neler anlattığını ve paranın neden gelmiş geçmiş en başarılı peri masalı 
olduğunu keşfedeceksiniz. Cücelerle, dev yılanlarla, bulutların üstündeki Yüce Aslan Ruhuyla bezeli, 
insanlığın kökenlerinin daha önce hiç duymadığınız bu masalsı ama gerçek hikâyesi 9’dan 99’a herkese 
hitap ediyor. 
 
Tüm dünyada satış rekorları kıran Sapiens kitabının yazarı Yuval Noah Harari, genç okurlar için kaleme 
aldığı bu sürükleyici ve renkli kitapta, kendine özgü tarzını yepyeni bir kitleyle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e63006ed-f396-49cb-8121-61a0a6ea9bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuk - Gerçek Nedir?</image:title>
            <image:caption>Düşünme eylemini çocuklar için eğlenceli bir serüvene dönüştüren Oscar Brenifier, &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisindeki her kitapta üç büyük soruyu, düşüncelerle oynamak ve görünenin arkasına çocuk gözüyle bakmak için masaya yatırıyor.  Keşiflerle dolu bu rengârenk başvuru kitaplarını benzer çalışmalardan ayıran en önemli fark ise okurlarına karşı sergilediği &apos;&apos;sorgulama odaklı&apos;&apos; tutum oluyor. Hayatı, uçsuz bucaksız büyük bir oyun alanına benzeten Brenifier, yaşama dair ufuk açıcı sorular aracılığıyla taze beyinleri doğru düşünmeye yönlendiriyor. &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; kitapları, kendileriyle, hayatla ve dünyayla ilgili önemli sorular soran tüm çocuklar için benzersiz bir düşünme pratiği sunarken, kalıplaşmış yanıtlar yerine eleştirel olanları tercih eden yetişkinler için de değerli bir kılavuzluk görevi üstleniyor. Çocuklarıyla iletişimini güçlendirmek ve onlarla kaliteli zaman geçirmek isteyen ebeveynler ile sınıf içi etkinliklerine yeni alternatifler katmak isteyen duyarlı öğretmenler için de zengin bir içerik sunan &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisi, her yaştan okura sorgulamalarla dolu keyifli bir düşünme deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74c3604e-80aa-48f4-81cf-347815aae348.jpg</image:loc>
            <image:title>Berg</image:title>
            <image:caption>“Adını Greb olarak değiştiren Berg diye bir adam babasını öldürme niyetiyle bir sahil kasabasına geldi…” 
 
Ann Quin’in 1964’te yayımlanan ilk romanı Berg, bu çarpıcı 
cümleyle başlar. Berg yahut Greb, uzun süredir hayatında yer 
almayan babasının izini bir sahil kasabasına kadar sürmüştür. 
Kimliğini saklayarak hemen yanı başındaki odayı tutar 
ve babası, onun sevgilisi ve biricik vantrilok kuklasının 
yer aldığı tuhaf bir maceranın içinde bulur kendini. 
Berg, yazarın alışageldik deneysel üslubuna sahip, içsel 
monologlarla bezeli, geçmişten anıların ve mektupların sürekli gün yüzüne çıktığı, düşlerin gerçeğe karıştığı, kimi zaman Samuel Beckett absürtlüğünü kimi zaman Anna Kavan karanlığını andıran bir anlatı. Çocukluğu babanın yokluğunda, bekâr annesiyle geçen ve hayatı boyunca ruhsal sorunlarla boğuşan Ann Quin’den otobiyografik izler taşıyan roman, 1989 tarihinde Michael Austin yönetmenliğinde sinemaya uyarlanmıştır. 
 
“İçinde doğduğunuz saygın toplumdan, ataerkil toplumsal yapıdan kaçamazsanız ne olur? Berg’de bu sorun yoğun, lirik bir düzyazıyla dramatize ediliyor.” 
 
The Nation</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8b8405-bf27-441f-9bd6-03d50c4c31de.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuk - Her Zaman Gerçeği Söylemem Gerekir mi?</image:title>
            <image:caption>Düşünme eylemini çocuklar için eğlenceli bir serüvene dönüştüren Oscar Brenifier, &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisindeki her kitapta üç büyük soruyu, düşüncelerle oynamak ve görünenin arkasına çocuk gözüyle bakmak için masaya yatırıyor.  Keşiflerle dolu bu rengârenk başvuru kitaplarını benzer çalışmalardan ayıran en önemli fark ise okurlarına karşı sergilediği &apos;&apos;sorgulama odaklı&apos;&apos; tutum oluyor. Hayatı, uçsuz bucaksız büyük bir oyun alanına benzeten Brenifier, yaşama dair ufuk açıcı sorular aracılığıyla taze beyinleri doğru düşünmeye yönlendiriyor. &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; kitapları, kendileriyle, hayatla ve dünyayla ilgili önemli sorular soran tüm çocuklar için benzersiz bir düşünme pratiği sunarken, kalıplaşmış yanıtlar yerine eleştirel olanları tercih eden yetişkinler için de değerli bir kılavuzluk görevi üstleniyor. Çocuklarıyla iletişimini güçlendirmek ve onlarla kaliteli zaman geçirmek isteyen ebeveynler ile sınıf içi etkinliklerine yeni alternatifler katmak isteyen duyarlı öğretmenler için de zengin bir içerik sunan &apos;&apos;Filozof Çocuk&apos;&apos; serisi, her yaştan okura sorgulamalarla dolu keyifli bir düşünme deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1387bcfe-3f21-465c-ad3b-43edd3d84b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Benlik ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji, psikoloji ve antropoloji gibi sosyal bilim dallarında ufuk açıcı katkılar yapmasının yanı sıra felsefe alanında da çağının önde gelen isimlerinden kabul edilen George Herbert Mead’in (1863-1931) çalışmaları günümüzde de önemli bir başvuru kaynağı olma özelliğini koruyor. 
Mead bizlere insan davranışının nedenlerini içsel süreçlere indirgeyen psikolojizmle söz konusu davranışların içselleştirilmiş değer ve normlara yönelik bir uyma eğilimi sonucunda ortaya çıktığını ileri süren sosyolojizm arasında denge sağlayan bir sentez sunar. Benliğin doğuştan gelmediğini, toplumsal deneyimlerle geliştiğini, bu deneyim süreçlerinde sembollerin kullanılmasıyla oluşturulan etkileşim sayesinde hem kendimizi başkalarının bizi görebildiği gibi görebildiğimizi, hem de kendimizi onların yerine koyarak davranışlarının gerisindeki nedenleri anlamaya yönelik tahminler yapabildiğimizi anlatır bizlere.
Mead’in “Zihin Benlik ve Toplum” başlıklı bu kitabı 1927-28 yıllarında Chicago Üniversitesi’nde vermiş olduğu sosyal psikoloji derslerinin notlarından oluşmuş ve 1934 yılında aynı başlıkla basılmasından bu yana sosyal bilimler ve felsefenin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25408869-a870-47b0-9e7a-1303ffbfe5e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizm</image:title>
            <image:caption>&quot;Saint-Simonculuğu bu denli uzun uzadıya incelememizin nedeni, verimli gözlemleri onunki kadar  bol   başka   öğreti  olmamasının yanı sıra, bu okulun kimi bakımlardan tam anlamıyla güncel olmasıdır. Onu incelemek, bugün içinde bulunduğumuz durumları daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.  Gerçekten de incelemiş bulunduğumuz dönem ile şimdi içinde yaşadığımız dönem arasındaki benzerlikler çok çarpıcıdır… Toplumbilim düşüncesi, bu sözcüğün kendisi bilinmez olacak ölçüde karanlığa gömülmüşken, olağanüstü bir hızla yeniden yaygınlaştı; ... kendisine ilişkin düşünceler ne denli belirsiz olursa olsun, yitirdiğinden daha çok alan kazandığı yadsınamaz; son olarak da, toplumcu düşüncenin son yıllarda gerçekleştirdiği ilerlemeleri biliyoruz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a30ad7-fce1-40bb-9262-1465169d7ae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sömürge Çocuk</image:title>
            <image:caption>Endüstriyel toplumların yetişkin insanları, çocukluğun tüm belirgin niteliklerini yitirdiler: Oyun, merak, şaşırma yeteneği, oyun ve fantezi yeteneği. Artık o ruhsal ve duygusal açıdan ne yetişkin bir birey ne de çocuktur; endüstriyel ürünlerin artıklarıyla fantezi yaşamını besleyen edilgin ve suçluluk duygusu içinde bir insandır. Oyun biçimleri yozlaşmıştır. Bizim tanıdığımız çocuk yetişkinler, toplumun çocuklaştırdığı, suçluluk duygusu içinde büyüttüğü bir çocuktur. Bir çocuk gibi eğlenmek, yetişkinlerin çoğunluğu için artık olanak dışı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653b280c-cf35-41c2-8025-ba6a342a6d0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltı</image:title>
            <image:caption>Sigmund Freud etkileri günümüze dek süren bilinçaltının araştırılması yöntemi olarak psikanalizi geliştirmişti. Freud bilim insanı kimliğinin yanı sıra verimli bir yazardı. Araştırmalarını kamuoyuyla paylaşırken bilimsel polemiklere girişmiş, bu amaçla makaleler kaleme almıştı. Okuyucuya sunduğumuz Bilinçaltı kitabında Freud’un makalelerinden bir seçme bulacaksınız. Bu makalelerden ilki, Freud’un Adler ve Jung’la yaşadığı yol ayrılığını kendi açısından anlatması nedeniyle ayrı bir önem taşımaktadır. Ayrıca Freud’un ansiklopediler için kaleme aldığı, psikanaliz ve libido kavramlarını açıkladığı iki madde de aydınlatıcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ace3e9af-f8f8-4be6-adc6-fb18c072954c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gafile Kelam, Nafile Kelam</image:title>
            <image:caption>Bireyin gafil olduğunu tespit ettiğiniz andan itibaren mevcut duruma maalesef sohbet denemez artık. Çok büyük bir söz, daha doğrusu ve daha da dramatiği duygu israfı yaşanmıştır. Yoldaşlık (gafille olmaz), hemdertlik (yok öyle bir şey) çoktan bozulmuş, ifade etmeye çalıştıklarımızın karşımızdaki tarafından algılanma seviyesi umduğunuz düzeyde veya hiç olmamıştır (maalesef). 
 
Bu arada hepimizin içinde bir gafilin, gafilliğin olduğunu ve herkesin bir başkasının gafili 
olabileceği gerçeğini unutmamalıyız. 
 
Bu ve buna benzer her durumda değiş tokuşun bittiğini anlamadan tüm beşeri ilişkilerde kendini gayretli bir şekilde anlatmaya, sahip olduğu ne varsa paylaşmaya devam eden fedakâr bir duygusalsan, hayatıma hoş geldin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c31b1f-f2e4-4787-a1c6-12277ea20b03.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Yıldız Sarmaşığı</image:title>
            <image:caption>Herkes gibi olduğumu kabul etmem zaman aldı. Ne var ki, diğerlerinin dışında kalmamak için onlara benzeme telaşıyla “herkes gibi olma” ve “herkesten farklı olma” ikilemi ayaklarıma dolanıyordu; ruhsal anlamda gelişemiyor, hayalî şatomun burçlarında köşe bucak koşturmaktan vazgeçemiyordum. Bir garip dünya idi ama garip olmasaydı başka nasıl olabilirdi? Bilinenden daha mantıklı, daha az garip bir varoluş alternatifi mümkün müydü? Naçizane kul olan ben, bu içinden çıkılmaz varoluşun yerine başka nasıl bir “oluş hâli” koyabilirdim ki? Bugünümden çocukluğuma bir portal açılmış olsaydı, yüzlerce yıldır insanların arasında sessizce dolaşan ve o zamanlar bizim muhite hiç uğramamış bir Zen bilgesinden, biçare çocukluğuma gitmesini rica ederdim. Belki onun basit önerileri sayesinde gelecekteki kendime daha şefkatli davranır, olmuşu-olacağı sağduyuyla kabullenir, daha az üzülürdüm. 
 
Bilge Genç, yaşamdaki pek çok konuya dair fikirlerini, anılarından derlediği bir zaman yolculuğunda dile getirmekle kalmıyor; hatıralarının izinde içsel sorgulamalarını, tartışmalarını, zorluklarını irdeliyor. Okuyucuya ise keyifle okumak kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4053212-00db-458b-bdeb-c81e2c7e583e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alesta</image:title>
            <image:caption>Kimse karışmadı çocuğa, o da birinin –oturma odasından getirdiği sandalyeyi misafirinin yanına çeken annemin– karışmasını gerektirecek şeylerden uzak duruyor, sadece çayını yudumluyordu. Onu kusturmayacak kadar açık ve ılık bir bardak çay. Geçen sefer çocuğun ağzına vaktinde yerleştirilemeyen poşet bu defa masada hazır bekliyordu, annem kendisini utandıracak aksiliklerin yolunu kapamıştı çoktan, çünkü bunu gurur meselesi haline getirmişti. Ama birkaç haftada çocuk için nereden, nasıl bulduğunu hiç anlamadığım sevgi şimdi gözümün önünde ve benim için bile açık seçikti. 
 
 
 
Gündeliğin konforunu terk edip risk almanın, geleneğin dışına adım atmanın birbirine bağlı pek çok koşula bağlı olduğunu başarılı üslubuyla gösteren Alesta alt-orta sınıf bir çekirdek ailenin olduğu kadar çareyi ülkenin bunaltıcı atmosferinden kaçmakta bulan gençlerin, cinsiyet kimliklerine mühürlenen önyargıların, “insandışı hayvan”larla kurduğumuz ilişkilerin, içinden geçtiğimiz Türkiye hakikatlerinin de romanı. 
 
 
 
Aşıktoprak, bakışını mizantrop sayılabilecek başkarakterinde odaklarken; mültecilerin, transların, işçilerin deneyimlerini, yükselen ekonomik kriz karşısında geliştirilen hamasi söylemleri ve daha iyi bir yaşamı kurmaktaki ısrarın imkânlarını da işaretliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad46e7e-6757-4cbc-bf07-1d264053b825.jpg</image:loc>
            <image:title>Rastgele</image:title>
            <image:caption>“Öyle işte, rastgele…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb63171f-1d7e-41e8-bce3-6d7832ce6e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles</image:title>
            <image:caption>Aristoteles’i antikçağın en önemli filozoflarından biri kılan özellik, geniş bir yelpazeye yayılı farklı konuları sistematik bir bütünlük haline getirebilmiş olmasıdır. Christopher Shields tam da bu doğrultuda, her birine ayrı bir bölüm ayırarak, Aristoteles’in metafiziğinin, ruh-beden anlayışının, etik ile politika arasındaki ilişkinin, retoriğin ve sanat kuramının hem kendine özgü yanlarını hem de nasıl bir bütünlük inşa ettiklerini yetkin bir biçimde ortaya koyuyor. Bunu yaparken Aristoteles’in açıklayıcı çerçevesini ve felsefi metodolojisini ihmal etmemesi ise, nasıl bir bakış açısı ve yaklaşımla hareket ettiğini göstermesi bakımından önem taşımakta. Shields bu kitabında ayrıca, Aristoteles’in mirasının genişçe bir değerlendirmesine yer vererek günümüzde ortaya çıkan yeni Aristotelesçi hareketlerin ana hatlarını da çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54a5277-10ec-4034-9b65-eb749529032d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokuş</image:title>
            <image:caption>Kötülüğün tırnakları arasında çırpınan bütün dünyayı düşünüyordu; açgözlülük, inançsızlık, kin salıverilmişti; halklar açlık çekiyor ve üşüyordu, bitip tükenmişlerdi ve artık ölüm istemiyorlardı ancak onları yeni kıyımlar için hazırlıyorlardı yine, yabanlaşsınlar diye korkunç yalanlarla doldurup kızıştırıyorlardı; üstlerinde çıldırmışlığın ve yıkımın yelleri esiyordu... “Yok mu?” diye haykırıyordu içinden Kosmas. “Sevgiyi getirecek yalın ve güzel bir söz yok mu?” 
 
 
 
Genç ve ihtiraslı yazar Kosmas, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra eşi Noemi’yle birlikte Girit’e döndüğünde bir cennet gibi hatırladığı memleketinin yerinde yıllar süren savaşın tanınmaz hale getirdiği bir ada bulur. Her zaman ters düştüğü babası ölmüştür ve adanın büyük reislerinden dedesi de ölüm döşeğindedir. Kosmas yaşadığı kayıplardan ve karşılaştığı manzaralardan sonra dünyada yeni bir kardeşliği egemen kılacak kişilerin kendisi gibi aydınlar olduğuna karar verir. 
 
 
 
Yokuş, Nikos Kazancakis’in ölümünden yıllar sonra keşfedilen ve ilk kez 2022’de yayımlanan son romanı. Yazarın kendi deneyimlerinden ve görüşlerinden izler de barındıran bu coşkulu ve melankolik eser, Kazancakis’ten hepimize bir armağan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ebb298-8a86-4799-bbe6-2b49fe6a6c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Ol</image:title>
            <image:caption>Nerede, ne zaman olursa olsun 
KAYGIYI DURDURUN! 
Sürekli kaygı mı duyuyorsunuz? Yalnız değilsiniz. Bu sorunu yaşayan milyonlar gibi siz de biliyorsunuz ki semptomlar her an her yerde ortaya çıkabilir. Neyse ki bir çözümü var. Sakin Ol, kaygıyı yerinde ve zamanında azaltmanıza yardımcı olacak gelişmiş teknikleriyle pratik bir rehber! 
Stres yönetimi için kullanışlı bir kaynak olan bu kitap sayesinde, kaygının nedenlerine yakından bakacak, bu nedenleri ortadan kaldırmanızı sağlayacak bir bakış kazanacaksınız. Kanıtlara dayalı stratejilerin yanı sıra farklı durumlarda farklı semptomları nasıl kontrol edebileceğinizi öğreneceksiniz. Sakin Ol ile her zaman hazırlıklı olacaksınız. 
ETKİSİ KANITLANMIŞ BENZERSİZ BİR YAKLAŞIM 
Farklı farklı durumlarda semptomları yönetmenize yardımcı olacak etkinliği kanıtlanmış stratejiler sunar. 
EN GÜNCEL BİLİMSEL BİLGİLER 
Sunduğu gelişmiş teknikler, en güncel psikoloji araştırmalarını yansıtır. 
KOLAY KULLANIM 
İhtiyacınız olduğu anda ihtiyacınız olanı kolayca bulmanızı sağlayan kullanışlı bir tasarıma sahiptir. 
STRATEJİLER VE AKTİVİTELER 
Bir dizi kaygı azaltan teknik sunar ve daha derine ineceğiniz interaktif aktiviteler ile sizi bir sonraki seviyeye taşır. JILL P. WEBER, kaygı yönetimi alanında hizmet veren bir klinik psikologdur. Aynı zamanda Psychology Today için bir blog yazmakta ve USA Today, Washington Post ve CNN dahil olmak üzere çeşitli medya kuruluşlarında psikolog olarak çalışmalar yürütmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9e8674-718f-423a-bf80-8e9a4ed49fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Hikaye Anlatıcısı</image:title>
            <image:caption>2022 NEWBERY MADALYASI 
2022 PURA BELPRÉ ÖDÜLÜ 
Ödüllü yazar Donna Barba Higuera&apos;dan, 
bizi insan yapan şeyin tam kalbine uzanan, muhteşem bir yolculuk. 
 
Petra Peña, büyükannesi gibi bir hikâye anlatıcısı olmaktan başka bir şey istemiyordu. 
Fakat Dünya, bir kuyruklu yıldız tarafından yok edilecekti ve aralarında Petra ile ailesinin de bulunduğu birkaç yüz insan, yeni bir gezegene gitmek üzere seçildi. 
Yüzlerce yıl sonra Petra yeni gezegende uyandı ancak Dünya&apos;yı hatırlayan tek kişi oydu. 
Kendilerine “Kolektif” diyen isyancı bir grup, yolculuk sırasında geminin yönetimini 
ve insanların hafızalarını ele geçirmişti. 
Petra geçmişin hikâyeleriyle birlikte geleceğin umutlarını taşıyordu. 
Onları tekrar yaşatabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9d629b-901d-489c-a8fb-6f4d2910ebf1.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları - 4 Depresyon, Stres ve Kaygı, Performans, Enerji, Odaklanma, Uykusuzluk</image:title>
            <image:caption>Dört profesörden altı ana temada hazırlanan 
346 özgün karışım… 
 
Aromaterapide kullanılan uçucu yağların kişinin ruh halini, davranışını ve üretkenliğini değiştirebileceği yıllar içinde bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 
 
19’uncu yüzyıl başlarında Fransız hekimlerin hastalıkların tedavisindeki potansiyelini fark etmesiyle uçucu yağlar, tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. 
 
Günümüzde hastalıkların tedavisinde, sağlığın sürdürülmesinde ve hastalıklardan korunmada doğal kaynaklı ilaç hammaddelerinin ve onlardan elde edilen doğal bileşiklerin önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. 
 
Uçucu yağların iyileştirici gücü hakkında çok sayıda bilimsel çalışma ve kitap yayınlanmış; 
tedavi, kozmetik ve aromatik amaçlarla kullanılan doğal ürünlerin üretimi de hızla artmıştır. 
 
Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör, Avrupa Farmakopesi Türkiye Delegesi olarak görev yapmış bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgilerin, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu dördüncü kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan; Depresyon, Stres ve Kaygı, Performans, Enerji, Odaklanma ve Uykusuzluk ana temalarında hazırladığımız 346 adet aromaterapi karışımı bulunmaktadır. 
 
Tıbbi yağların fiziksel problemlerinizin yanı sıra psikolojinizi de olumlu etkilemesini 
dileriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3dddcc2-9147-44f3-bc04-fb2a937fbc90.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Var Diyorsan Allah Yokmuş Gibi Yaşama</image:title>
            <image:caption>Ey iman edenler, iman ediniz! 
 
 
Her şeyin anlamı ve lezzeti ancak Allah&apos;ı hakkıyla tanımak ve sevmekle mümkündür. Aksi halde yaşadığımız hayat, bir illüzyonun geçici kandırmacasından öteye geçemez...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951e43e6-eed6-49ee-8210-b59568af7820.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki Bogi’nin Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Bogi, şarkı söylemeyi seven ve şarkılarıyla herkesi mutlu etmek isteyen bir tilki. 
Ama ormanda yaşayan herkes çok meşgul, Bogi’yi dinleyecek kimse yok! O da bu yüzden şehre gitmeye karar veriyor. 
Acaba Bogi şehirde ne yapacak? 
Şehirdekiler onu aralarına alacak mı? 
Bogi şarkılarını dinleyecek 
birilerini bulabilecek mi? 
Hadi, hep birlikte Tilki Bogi’nin Şarkısı’na kulak verelim ve bu sorulara 
cevap arayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db867f30-eaf4-4ffc-a5eb-1caa9d2be645.jpg</image:loc>
            <image:title>3x4</image:title>
            <image:caption>Zeynep ve sınıf arkadaşlarının matematik dersi için bir ödev hazırlamaları gerekiyor. 
Ödevleri, 12 nesneden oluşan 2’şerli, 3’erli veya 4’erli gruplar çizmek! 
Peki, kimler neler seçecek? 
Resimlerde geometrik şekiller mi, müzik aletleri mi, arabalar mı yoksa bir ağaç mı olacak? 
Ivan Brunetti, kelimeler ve sayılarla oynamayı seven bir karikatürist ve sanatçı. Dünyayı sayısal gruplar hâlinde görmenin birçok şeyi anlamamıza yardım ettiğine inanıyor. Kitap boyunca görsellerde 3’lü, 4’lü, 6’lı gruplar gizlenmiş. 
Hadi, aramaya başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af1e5113-da11-40a2-ae71-9a46693481ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kam Ana&apos;dan Türk Dünyası Masalları -3</image:title>
            <image:caption>&quot;Sözün izinden derilmiş masallarla yolculuğa çıkmaya var mısınız? 
Her masalın başında bir bilmece ve tekerleme bulacaksınız. Bilmecenin cevabı, masalın içinde çıkacak karşınıza. 
Sayfaları çevirelim, kahramanlarımız neler neler yaşamış hep birlikte görelim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/091aa669-e8ea-4687-b28c-e0b9132ba8b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilsem Mülakatlarına Hazırlık Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Anneler, babalar; unutmayın! Her çocuk özeldir. Çocuğunuzun faydalı ve mutlu bir birey olarak hayata 
devam edebilmesi için yeteneklerinin keşfedilmesine olanak sağlayın. 
Bu nedenle BİLSEM mülakatları için hazırlanan bu kitap öğrenciniz için en iyiye ulaşmanızı hedeflemektedir. 
Bu kitabı kullanırken; sınav sorularının öğretmen tarafından sorulacağı ve öğrencinin bu sorulara sözlü olarak cevap vereceği dikkate alındığından, soruları sorma görevi evde veliye düşmektedir. Öğrenci kitapta bulunan soruları görmemelidir. Zira her sorunun alt kısmında cevapları mevcuttur. Veli, sınav yapan öğretmenmiş gibi soruları öğrenciye sözel olarak soracak ve verilen sürede sorunun cevaplanması istenecektir. Süre bitiminde mutlaka diğer soruya geçilecektir. Her sorunun yanında cevaplama süresi bulunmaktadır. Guruplarda otuzar soru – görsel veya işitsel olarak bulunmaktadır. Görsel sorularda öğrenciye görsel gösterilecek, verilen süre sonunda görsel kaldırılacak ve soru sözlü olarak sorulacaktır. İşitsel ve hafıza sorularında öğrenci sadece soruları işitecek ve cevaplayacaktır. Bu yolla öğrencinin kavrama gücü sınanacaktır. Önerilen günde bir test çözümüdür. Mülakatlar 20 – 25 dakika ile 45 dakika arasında sürebilmektedir. Şimdiden siz değerli velilerimize ve öğrencilerimize kolaylıklar ve başarılar dilerim. 
Tacettin KANDEMİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f49aacd1-1c46-4641-a819-7d9b735f54be.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Robotik Kodlama Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar programları kodlardan oluşmaktadır. Okul öncesi öğrenciler okuma yazma bilmediğinden kodlama eğitimi şekillerle, yön kavramlarıyla ve renklerle öğretilmeye çalışılır. Bu yapılırken kalemle yönerge takip edilir; şekiller oluşturulur. Kodlama yöntemiyle çocuklara sağ, sol, aşağı, yukarı, sağ üst köşe, sol üst köşe, alt köşe kavramları verilmeye çalışılır. 
Çocuklara temel kodlama, sıralama, oyunlaştırma yöntemiyle öğretme; döngü ve diziler verilerek öğrenmeleri sağlanır. 
Çocuklar bu yöntemle oynayarak, eğlenerek öğrenme gerçekleştirir. Bu yolla çocukların yaratıcılıkları, eleştirel düşünmeleri, problem çözme becerileri geliştirilir. Çocuklar hayat içinde kazanılan bu beceriler sayesinde, önlerine çıkacak sorunlar karşısında çözüm üretme becerisi kazanırlar. Sorumluluk bilincini geliştirir. Bağımsız düşünebilme yetisi gelişir. Birlikte çalışma becerileri kazanır. 
İşte bu kitap ile amaçlanan da budur. Tüm veli ve çocuklarımıza sağlıklı ve mutlu bir gelecek dileriz. 
M. Naz ELÇİ Buket GÜNEŞ Tacettin KANDEMİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb5c291-5cf9-44f0-bcd9-cffdd6f1d3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Açıdan Küreselleşme ve Din El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sosyolojik Açıdan Küreselleşme ve Din El Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8acc85b-e9be-4212-b951-99f8d3443273.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Düşünce Eylem</image:title>
            <image:caption>Bilgi Düşünce Eylem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e44f69e9-1809-4abf-9689-38bb504a8974.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenli Yarınlar Serisi-Görünmez Kaza</image:title>
            <image:caption>GÖRÜNMEZ KAZA 
       Nilay ve Yılmaz, okul kampı etkinliğine katılırlar. Arkadaşlarıyla birlikte çadırlarını kurarken 
sevinç içindedirler. Bu sırada Yılmaz’ın başına gelen bir olay herkesi heyecanlandırır. 
Sonrasında kendilerini şaşırtıcı bir maceranın içinde bulurlar. 
Yılmaz’ın başına ne mi geldi? Hep birlikte okuyarak öğrenelim. 
GELECEĞE BAKAN ÇOCUKLAR ve GÜVENLİ YARINLAR Çocuklar, birbirinden ilginç karakterleri ve serüvenleriyle Özlem Aytek’in kaleme aldığı Görünmez Kaza öyküsünü severek okuyacaklar. Öykünün teması ve öne çıkan amaçları; doğa sevgisi, çevre bilinci, arkadaşlığın önemi, geleceğe bakmanın ve güvenli adımlar atmanın farkındalığıdır. Görünmez Kaza, 21. Yüzyıl becerileri kazanımlarını içermektedir. Müfredata uygun, eğlenceli, eğitici, düşündüren, merak uyandıran, değerler ve erdemler kazanımları içeren, okumayı sevdirmeyi, okuma alışkanlığı kazandırmayı hedefleyen, dikkat, algı, dil becerileri, zekâ gelişimi, problem çözme ve muhakeme yeteneklerinin gelişmesine yardımcı, eğlenceli bir öykü kitabıdır. Pedagojik açıdan çocuklar için uygundur. Renkli, ilgi çekici görselleri, sade ve akıcı anlatımıyla çocuklarınız bu kitabı okurken ilgileri canlı kalacak, sıkılmadan tekrar tekrar okuma isteği duyacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65c2d618-1068-4351-8bd8-9237ebad08c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Surname - Bir Osmanli Macerası</image:title>
            <image:caption>Osmanlı sultanı, şehzadeleri için bir sünnet düğünü tertiplemiştir. İstanbul’da eski saraylarla birlikte Atmeydanı, Okmeydanı ve Divanyolu gibi mekânlar seyirlik alan olarak belirlenir. On beş gün sürecek düğünün dillere destan olması istenmektedir. Her vilayetten ve her ülkeden insanlar davet edilir. Bu sırada üzücü bir hadise: 
Sadrazam şehit olur… Sultan düğün neşesini siyasete boğdurmamak adına yeni sadrazam ataması yapmaz. Mühr-i Hümayûnunu kime vereceğini düğünden sonra açıklayacağını söyler. Bu durumda on beş günlük düğün süreci devletlular ve davetliler için acımasız ve ölümcül bir iktidar mücadelesine dönüşüverir. 
Sarayda bunlar olurken sokaktan birkaç öksüz ve yetim delikanlının kaderleri iktidar yarışındaki devletlularla kesişir. Gençler, önce kalpazanlık yapmak, sonra da el altından düğün hediyelerini çalmak zorundadırlar. Üstelik içlerinden biri de zihinsel engellidir. 
Ve İstanbul bütün görkemiyle eğlenmeye başladığında yukarıdakilerle aşağıdakilerin mücadelesi de başlar. 
Nefes nefese bir Osmanlı mâcerası… İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bf672bd-3f0a-4a8b-bcf4-e46706e0bebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Diocaesarea Doğu Nekropolis</image:title>
            <image:caption>Diocaesarea antik kenti Dağlık Kilikia bölgesinde, bugün Mersin ili Silifke ilçesinin yaklaşık 25 km. 
kuzeyindeki Uzuncaburç mahallesi içerisindedir. Antik kent, iyi korunmuş arkeolojik kalıntılarıyla 
öne çıkar ve Hellenistik, Roma ve Geç Antik Dönem eserlerini barındırır. Burası, Hellenistik 
Dönem’de bir Rahip Krallık Hanedanlığı tarafından yönetilen, Olba olarak adlandırılan bölgenin 
idari ve dini merkezi rolünü üstlenir. Hellenistik Dönem’de Zeus Olbios Kutsal Alanı tapınak 
devletinin merkezidir. 
Bu çalışmada, antik kentteki Doğu Nekropolis ele alınmıştır. Doğu Nekropolis’de sürdürülen 
kapsamlı temizlik ve belgeleme çalışmalarında bu mezarlardan çok sayıda buluntu tespit edilmiş 
olması önemlidir ve bu sebeple bu çalışmada Nekropolis’de bulunan mezar tipolojisini incelenmesi 
ve bölge örnekleriyle tipolojik bir karşılaştırma yapmanın ötesinde materyal çalışmalara da yer 
verilecektir. Böylece bugüne kadar çoğu teori düzeyinde kalan çeşitli görüşler, mezar buluntuları 
kapsamında değerlendirilecek, mezar tipleri için genel bir tarihleme kriteri ortaya konmaya 
çalışılacak ve antik kentin mezar mimarlığının bölge yerleşimleri üzerine etkileri incelenecektir. 
Buluntuların imkan verdiği ölçüde gömme gelenekleri ve gömü bağlamındaki kült eylemleri ele 
alınacaktır. Çalışmada mezarlar ve buluntular ayrı bölümlerde ele alınmıştır. Nekropolis’de tespit 
edilen sikke, seramik, metal, cam ve küçük buluntulara makaleler şeklinde kitapta yer verilmiştir. 
Ayrıca, bu buluntulara ait kapsamlı kataloglar da kitap içinde yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c841592-45d8-42ac-87fe-0d3526331a51.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma Deniz Kızlarının Dünyası</image:title>
            <image:caption>Su altındaki büyülü bir bahçeden yosun labirentine, yengeç yarışlarından gösterişli şatolara pek çok çıkartma… 555 Eğlenceli Çıkartma Deniz Kızlarının Dünyası kitabında bir arada! Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b641ee-64b9-41a6-bdf2-fbc27c9ab99e.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma Korsan Gemisi</image:title>
            <image:caption>Korsanların yatakhanesinden gözetleme kulesine, güverteden hücrelere pek çok çıkartma… 555 Eğlenceli Çıkartma Korsan Gemisi kitabında bir arada! Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bc50bd5-74ba-49de-9194-c53b5f3bf421.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Fen Öğretimi</image:title>
            <image:caption>“Disiplinlerarası Fen Öğretimi” isimli bu kitap; akademisyen, öğretmen ve öğretmen adaylarının disiplinlerin entegrasyonunun önemine ilişkin farkındalıklarına katkı getirmek ve disiplinlerin birbirleriyle nasıl entegre edilebileceğine ilişkin bilgi ve örnekleri sunarak onlara yol göstermek amacıyla alanında uzman bilim insanları tarafından kaleme alınmıştır. “Disiplinlerarası Fen Öğretimi” kitabında son yıllarda tüm dünyada etkin bir biçimde kullanılan, farklı disiplinlerin entegrasyonunu temel alan STEM, STEAM ve E-STEM konularına ve bu bilgilerin uygulama örneklerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2fb1cbb-55df-49fb-a547-ffb4cd33da28.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo</image:title>
            <image:caption>“Ben anlamıyorum. Şimdi sen bana, o dövmeyi benim için mi yaptırdığını söylüyorsun?” 
Sözlerimle dalgın ifadesi yok oldu ve dosdoğru gözlerimin içine baktı. 
“Senin için değil. Sana ulaşamadığım için yaptırdım.” 
“Beni eskiden beri istediğini söylemenin başka bir yolu mu bu?” 
Cümleme devam etmeme izin vermeden beni susturdu. “Senin teninde bir iz olsun istemem. Dövme için bile olsa acı çekmeni istemiyorum.” 
“Sana dün gece de söyledim. Acı çekmek istiyorum.” 
*** 
Annesinin ölümünden sonra acımasız mafya lideri babası ile tüm bağlarını koparan Alessandra Amerika’yı terk ederek İngiltere’ye kaçar. 
Ama iki yılın ardından kalbinden söküp atamadığı karşılıksız aşkı Leonardo’yu karşısında görünce şaşırsa da babasının emriyle onu Amerika’ya döndürmek isteyen adama karşı çıkamaz. 
Sonunda Leonardo’yla eve geri dönen Alessandra’yı kötü bir sürpriz, kapalı kapılar ardında kalmış aile sırları ve tutkusuyla yakıp kavuracak bir aşk bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b40d3e-94fa-475d-b4ff-66d2f45d63d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Böyle Hatırlıyorum</image:title>
            <image:caption>Olur da hatırlarım diye gece başını yastığa koymaktan çekinenler, adının hatırlanmadığı bir yer bulmak için yollara düşenler, güzel bir hatıranın kenarına kıvrılıp bir ömür uyumak isteyenler, her hatırlayışında maziyi işine geldiği gibi yeniden inşa edenler… Hepsini bir yerlerden hatırlıyorum. 
Bu kitap, hatırladığım kadarıyla; Grunge’ ın ortaya çıktığı dönemleri, dışımızda ve içimizde yaşadığımız savaşları, hapsolduğumuz televizyon dizilerini, kimsenin varlığından haberdar olmadığı ülkeleri, dünyanın sonunda hatıralarıyla yapayalnız kalan astronotları, yeni bir dünya kurmaya çalışan yazarları, bir yangının küllerini yeniden yakıp geçmeye gelen aptal aşıkları ve daha birçok şeyi konu ediniyor. 
Sizleri gerçek ya da kurmaca değil, ‘hatırlandığı gibi’ olan 16 farklı hikâyeye davet ediyor. Tam ağlayacak gibi oluyor, hemen konuyu değiştiriveriyor. 
Olur da görüşemeyiz, umarım güzel bir hayat yaşarsınız. Gerçi ne derler bilirsiniz, “…Hiçbir şey yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792839fe-5188-40c9-9f0c-566aa259b304.jpg</image:loc>
            <image:title>Moliere (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>George Sand (1804-1876): Asıl adı Amandine Aurore Lucile Dupin olan yazar, George Sand adını ilkkez, 1832’de yayımlanan Indiana adlı romanında kullandı. Toplumsal kurallara karşı çıkan kadın kahramanını savunduğu bu eseriyle kısa sürede ün kazandı. Daha sonraki eserleriyle özgürlük sorununu sadece kadınlarla ilgili olarak değil, daha geniş bir toplumsal bağlamda ele aldığını gösterdi. İlk kez 1851’de sahnelenen Molière’de büyük tiyatro ustasının hayatını olaylardan çok duyguların analizine odaklanarak oyunlaştırmıştır. Her perdesi Molière’in hayatının bir bölümünü konu alan oyun komedyadan tragedyaya doğru ağır adımlarla ilerler. Sand’ın “büyük insan” Molière’e saygısını dile getirdiği bu eser Türkçede ilk defa okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/452e4d5e-911a-4906-ac54-b1d6ecdd2940.jpg</image:loc>
            <image:title>Acılara Tutunmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>acı çekmek özgürlükse 
özgürdük ikimiz de 
o yuvasız çalıkuşu 
bense kafeste kanarya 
o dolaşmış daldan dala 
savurmuş yüreğini 
ben bölmüşüm yüreğimi 
 başkaldıran dizelere 
*Acılara Tutunmak *Ağlamalar *Analar * Sonuçsuz Bir Telefon Konuşması * Acıtan Gerçek * Yaşlı Yanılgı *Hoşçakal Köprüsü * Ellerim *Turaç *Düşünmek *Tanıklıklar’dan *Üstüne *Umutlara Tutunmak *Özseven *Denizin Öbür Yüzü *Balaban’a Balabanca Bir Övgü *Cacık *Picasso Çeşitlemesi *Dörtlükler *Mayaya Saygı *Mozart Diye Bir Sağnak *Balballı *Nötron *Ay Toprağı *Karmaşa Gülü *Çamdan Sakız Akıyor *Gelişini Sevsinler *’Göz Gördü Gönül Sevdi’ *Yineli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cb43c27-5c63-4dcd-8ede-d3c9a24dd2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Udi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dönemin kadın okurlarını, aydınlarını etkileyen; yıllarca aile ve kadın toplantılarında zevkle, merakla, hatta gözyaşları dökülerek okunan Fatma Aliye’nin Udi romanı müziğe yetenekli bir kız çocuğunun aldığı eğitim sayesinde yetişkinliğinde ayakta kalmasının serüvenidir. Fatma Aliye, kadınların yaşamın değişen koşullarında her an güvencesiz kalabilme ihtimalini göstererek, kimseye muhtaç olmadan, iyi koşullarda yaşayabilmesine çözümler sunmak üzere yola çıkar. Aşk duygusu ile ihanet deneyiminin arasında kalan bir kadının benliğinde meydana gelen çatışmaları başarıyla sergiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b023d24-3c61-45af-a536-29ae60533782.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Sporcu Olacağım</image:title>
            <image:caption>YILDIZ SPORCU OLMAK İSTİYORSUN. 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, mükemmel bir sporcu olmak için nasıl antrenman yapman gerektiğini, yemek ve uykunu nasıl düzenleyeceğini öğreterek seni sportif başarılara hazırlayacak. 
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, bilim (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics) gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e96b57c-78c3-4025-a4de-33f79b0abbb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Seçen Kirpi</image:title>
            <image:caption>Küçük kirpi çilek yemeyi çok seviyor ve her gün çilek yemek istiyordu. Mantardan sebze meyvelere kadar çeşit çeşit yiyeceğe dönüp bakmıyordu bile. Anne babası farklı lezzetler denemesi için yavru kirpiyi bir türlü ikna edemiyordu. Acaba kirpiyi kim ikna edecek? 
Çocuklar farklı lezzetlere yeni bir bakış açısıyla yaklaşırken, bilgi sayfalarından kirpiler hakkında ilginç bilgiler de edinebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/816da18d-9d6d-41ba-8608-f5292d7db374.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi ile Kuçu Kuçu</image:title>
            <image:caption>Pisi Pisi gündüzleri uyurdu, Kuçu Kuçu ise geceleri. Fakat her akşam güneş batarken buluşur, tatlı tatlı didişirlerdi. Bir gün, inatlaşmaları büyük bir tartışmaya dönüştü. 
Acaba sıkı dostlar birbirini olduğu gibi kabul etmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974b2f32-0fb5-4658-b4a7-610dae59df9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın! İyi Geceler!</image:title>
            <image:caption>Doğal Yaşam Parkında gündüzcül hayvanlar her sabah erkenden uyanıyor. Gececil hayvanlarsa tam o sırada uyumaya hazırlanıyor! 
Herkes birbirine “Günaydın!” veya “İyi geceler!” derken büyük bir curcuna kopuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90429e58-920d-41ab-a862-4f08cb2114eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Elif - Dikkat ve Boyama Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, kitaptaki etkinliklerle dikkat toplama, akıl yürütme, karşılaştırma ve algılama gibi becerilerini geliştirirken hem birinci sınıfa hazırlanacak hem de eğlenceli vakit geçirecekler. 
 
*Eşleştirme-Fark bulma *Basit deneyler *Boyama *Labirent *Sudoku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b74d2ace-a95b-4620-8a81-a4b3ab536fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Çağlar - Küçük Dedektiflerin Etkinlik Zamanı</image:title>
            <image:caption>Çağlar ve Pelin ilk olaylarını çözecekler. Kurabiye kavanozu nasıl kayboldu? İki dedektif olay yerini çok dikkatli inceledi, izleri takip etti, robot resim çizdi ve parmak izlerini karşılaştırdı. Sen de onlara katılmak ister misin? 
Kitapta seni neler bekliyor? 
* Bir dedektifin öğrenmesi gerekenler * Boyama ve resim tamamlama * Labirent * Kes-yapıştır etkinliği * Dedektif kimliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7dbea3a-1cce-45a6-81cc-fa57bfd0c167.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle İngilizce Öğreniyorum - 2</image:title>
            <image:caption>Eleştir, boya, eğlen, İngilizceyi öğren. 
Robix, Yağmur ve Mert çocukları eğlenceli İngilizce etkinliklere katılmayı davet ediyor! 
İngilizce öğrenmeye yeni başlayan okul öncesi dönemdeki çocuklar için özel olarak hazırlanan bu kitap, dil gelişimini destekleyen birbirinden eğlenceli etkinlikler sunuyor. 
Kitapta yer alan labirent, eşleştirme, boyama, bulmaca gibi etkinliklerle çocuklar eğlenerek vakit geçirirken aynı zamanda dil becerilerini geliştirecek ve İngilizce sözcüklerle cümleleri kalıcı şekilde öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/714bf1b6-168e-40ba-b140-a44b3016903f.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle İngilizce Öğreniyorum - 3</image:title>
            <image:caption>Eleştir, boya, eğlen, İngilizceyi öğren. 
Robix, Yağmur ve Mert çocukları eğlenceli İngilizce etkinliklere katılmayı davet ediyor! 
İngilizce öğrenmeye yeni başlayan okul öncesi dönemdeki çocuklar için özel olarak hazırlanan bu kitap, dil gelişimini destekleyen birbirinden eğlenceli etkinlikler sunuyor. 
Kitapta yer alan labirent, eşleştirme, boyama, bulmaca gibi etkinliklerle çocuklar eğlenerek vakit geçirirken aynı zamanda dil becerilerini geliştirecek ve İngilizce sözcüklerle cümleleri kalıcı şekilde öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ad53af-a5d3-4a5f-b37f-3959fda4454a.jpg</image:loc>
            <image:title>3004 Numaralı Oda</image:title>
            <image:caption>İnsanın canı yanmayagörsün. 
Sevdikleri ellerinden gitmeyegörsün. 
Hele ki masum, günahsız, suçsuz bedenler zamansızca toprağa düşmeyegörsün. 
Ne kadar zaman geçerse geçsin acılar bir türlü dinmez yüreklerde. 
Bu uğurda atılan adımların hesabı görülmez, düşünülmez. 
Akıl baştan gitmiştir bir kere. 
Yapılan işin, verilen tepkinin, doğru mu yanlış mı olduğunun farkına varamıyor insan. 
Hep &quot;aklıselim olmak gerekir&quot; diyoruz ya; hataları, hatalarla kapatmaya çalışan insanda o aklıselim düşünce kalamıyor aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1dcbb93-3bb5-4b5c-8ce7-e236faeab16e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Doğarken</image:title>
            <image:caption>Karanlık sadece gökyüzüne ait değildi. Bazen duyguların dili olabiliyordu. Kalpse o dilin şekle büründüğü bir kaptı. Karanlıklar kalpten yeşermeye başladığında dönüp görünmez harflerle yazılan o dili okumak gerekiyordu. Ela, kalbinde depreşen karanlıklara gün doğmasına izin verebilecek miydi? 
Yusuf olmak iffetin temsiliydi. Kuyularda başlayan okul, edebin alfabesini hecelemekti. İffet ise sadece kadına hasredilen bir ahlak değildi. İffet erkeğin de üzerine giymesi gereken en güzel elbiseydi. Yusuf da öyle yaptı. Nefsiyle imtihanında erkeklere, Züleyha&apos;ya karşı Yusuf olmayı öğretti. 
Ellerine baktığında hissettiği güç kalbinin derinliklerinden geliyordu. Kalbi ise Nemrutlarla yarışacak kadar cesurdu. Murat&apos;ın burnundan giren sinek beynini değil, üzerine basıp çıktığı tüm dağlarını un ufak ediyordu. Arafta kalmak ise belki de en zoruydu. Bir yanın gece, bir yanın gündüz. Kübra gece ve gündüzün ateşinde yanarken, ne ben olmayı bildi ne de o... 
Yasak meyveyi ısırmak sadece ağızda değil, tüm bedende zehre dönüşüyordu. Gönül panzehrini ararken, Yusuf&apos;un aynasında neler görebilecekti... 
Gençlik hata yapmak için ayrılmış bir lüks değildi. Erdem her yaşta güzel, her yaşta önemliydi. Meryem ve Emel, gece ve gündüzün dönüşümlü varlıklarında kendi temellerini inşa ediyordu. Gün onların da üzerine doğarken herkes kendi evinin aydınlığıyla baş başaydı. 
Toprak, mahzun, masum, kırılgan... Ateş, dumanını üfürmek için bakıyor... Kalbinde başlattığı kızgın ateş kendi cisminden bile daha yakıcı... Toprakla ezeli bir güreşe tutuşurken bazen yendi, bazen yenildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42fba55f-52b4-42dc-aa06-8485c8bf01b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Apidae</image:title>
            <image:caption>Tutarsızlıklar sarmış içimi 
İsimsiz insanların üzerlerinden sana 
Akıyordu zaman 
Kararmış gözlerde bir yudum aman 
Ellerimde suspus çiçekler 
Sana akıyordu zaman 
Dileme benden aman 
Kalmışız yine dallarında söğüdün 
Öyle ya da böyle 
Amansızlıklarda 
Ve yakındır 
Çakılacağız aşağılara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5d32ee6-fa8d-46b6-94d6-7f6437813e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Ares</image:title>
            <image:caption>Farkındalık adına yazmış olduğum bu kitabı; acı çeken, sesini duyuramamış ve sonsuzluğun içinde mutlu olduğunu umduğum canlara ithaf ediyorum. 
Umarım bu kitap amacına ve farkındalığa ihtiyacı olan tüm canlara ulaşabilir. Bizim hikâyemizin sonu hüzünlü bitse de onu tanıdığımız için her zaman mutlu kalacağız, umarım sizin farkındalığınızın ulaştığı hikâyelerin sayısı çok ve sonucu mutlu olur. 
Ceviz ağacının içindeki güzel ruha sevgilerimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f554577b-b9d0-4a4e-ad4f-db38b83173ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Umudun Aynasında</image:title>
            <image:caption>Şair-Yazar İmdat Gönülal, “Gün Umudun Aynasında” isimli kitabında, yaşam hikâyesini anlatırken şiir kitaplarındaki ustalığını, dilini ve doğallığını bu kitabına da yansıtmış. Belki de çoğumuzun yazmayı bırak, diline bile alamayacağı “yaşanmışlığını” o denli doğallığıyla kitabına yansıtmış ki âdeta toplumsal adaletsizliği, yoksulluğu ve haksızlıkları yaratanların yüzüne bir zemheri ayazı gibi çarpmış. 
Zaman zaman şiirlerini de serpiştirdiği kitabında; tam anlamıyla gerek bireysel gerekse toplumsal sahipsizliğin, acımasızlığın insanın boğazında nasıl koca bir yumruk gibi durduğunu yalın hâliyle aktarmış. 
Kitabın başında; yeni yazmaya başlamış acemi bir kalemmiş, düşüncesine kapılacaksınız belki, ama kitabın ilerleyen sayfalarında şiirlerinde olduğu gibi nasıl da devleştiğini göreceksiniz.  
Şairler, yazarlar ve diğer tüm sanatçılar olarak, tüm yaşanmışlıklarımızı sanatımızla topluma sunarsak, toplumsal öğretmenliğin duvarına da bir tuğla koymuş oluruz. Bu anlamda; Şair-Yazar Gönülal’ın çabasını çok değerli buluyor ve mutlaka okunması gereken bir kitap olarak düşünüyorum. 
Dostum Gönülal; daha nice kitaplarla bizlere duygularını ve düşüncelerini aktarman dileğimle… 
 
Hikmet Dönmez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fa19406-2e02-46a3-a926-94d15b07aa76.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelt Mitleri ve Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>Bir Kelt bilge size “asla yeni bir yol uğruna bildiğin yoldan ayrılma” diyorsa sözlerini mutlaka ciddiye alın. Ya da başınızın büyük derde girmesini istemiyorsanız “denizkızı” ile “deniz kızı”nı birbirine karıştırmayın. Çünkü “denizkızı” muzip ve sevimlidir fakat “deniz kızları” hayatınıza mal olabilir. Kelt Mitleri ve Efsaneleri Alplerin kuzeyinde yaşayan ilk Avrupalı halkın sıcak ve coşkulu hikâyelerine, eğlendirirken aynı zamanda düşündüren sonsuz bir iyimserlik atmosferine davet ediyor. 
Neredeyse binlerce yıl boyunca Avrupa tarihini şekillendiren ve İber Yarımadası’ndan Anadolu’ya uzanan bir coğrafyada düşmanlarını tetikte bırakmış bu usta demirci savaşçılar, Antik Çağ’ın en gizemli topluluklarından biri olarak keşfedilmeye devam ediyor.Kelt Mitleri ve EfsaneleriKelt tarihi uzmanı Peter BerresfordEllis’in İrlanda, Man Adası, İskoçya, Galler, Cornwall ve Bretonya kültürlerine ayırdığı her bir bölümle, Kelt mitolojisini araştırmaya meraklı okuyucular için eşsiz bir kaynak bilgisi de sunuyor. 
Bu kitapta dört beyaz kuğuya dönüşen Lir’in çocuklarına, İrlanda’nın baş ozanı tarafından lanetlenen kralın başından geçenlere, bir öyküyü anlatırken gerçeklere asla sadık kalmayan denizci Gilaspick’in girdiği bahislere, Tuna Nehri’ne ismini veren Danu’nun çocuklarının bulut üstündeki yolculuklarına, hatta Kocakarı’nın Uzun Deri Torbası dâhil Kelt ozanlarının büyüleyici efsanelerine tanık olacaksınız. 
 
“Ozanlar, Arthur’un şövalyeleri hakkında birçok öykü anlattılar ama hiçbiri ‘Olwen’in Peşinde’ adlı öykü kadar ünlenmedi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f35fbdd-b742-4d31-a223-041afcca97d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mantığa Giriş</image:title>
            <image:caption>Mantığa Giriş adlı bu çalışma hem bir ders kitabı hem de mantık disiplinine ilgi duyan herkes için giriş niteliğinde bir çalışmadır. Bu amaçla her bölümün sonuna ilgili konuyu pekiştirmek için bölüm sonu alıştırmaları eklenmiştir. Kitap mantığın kısa bir tarihçesi ve tanımıyla birlikte argüman, çıkarım, önerme, geçerlilik ve tutarlılık gibi mantığın temel kavramlarının açıklamasıyla başlamaktadır. Mantık disiplininin tarihsel süreci içinde geliştirilen ve argümanlarda geçerlilik denetleme tekniklerini iki ana kısımda, Klasik Mantık ve Modern Mantık sistemleri bağlamı içinde sunmaktadır. Böylece okura mantığın geleneksel yorumuyla birlikte modern yorumu aktarılmaktadır. Bu bağlam içinde çalışmanın birinci ana kısmında Klasik Aristoteles Mantığı’nda tasımlar ve geçerlilik denetlemeleri ele alınmaktadır. İkinci ana kısım Modern Önerme Mantığı’yla sınırlı tutularak, doğruluk çizelgeleri, dedüksiyon sistemi ve doğruluk ağaçları yoluyla argümanların geçerliliği ve önerme kümelerinin tutarlığı gibi denetleme tekniklerine ayrılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a7c9d29-8b6c-4139-8dec-b9610232d894.jpg</image:loc>
            <image:title>Zekâ Nedir? Nasıl Yönetilir?</image:title>
            <image:caption>Herkes zeki olmak ister ama gerçekte zekâ huzursuz eder. İşverenler yetenekli eleman ister ama yeteneğin sergilenmesine hazırlıklı mıdır? 
“Herkes yeteneklidir” eşitlikçi söyleminin altında, parlak zekâya sırtını dönen bir politika vardır. Başarının fazlasının ayıplandığı bir dünyada potansiyelli personel işyerinin sevilmeyen elemanıdır. Kurumunuzda çalışan potansiyelli personel muhtemelen kötü muamele görür ve büyük olasılıkla özgüveni de düşüktür. 
Hangi işi yapıyor olursa olsun iki-üç kişilik görev üstlenenlerin, hızlı çalışan ama hızının farkında olmayanların, kimsenin görmediğini gösteren ama herkesin aynı şeyi gördüğünü zannedenlerin, yerini bir başkasına bırakması hâlinde verimin düşmesine neden olacak o kilit kişilerin kendilerini görmelerini ve özgüven kazanmalarını sağlarsanız, kurumunuzu yukarı fırlatacak fitili ateşlemiş olursunuz. Aksi takdirde o kişiler bir ‘burn-out’ ya da bir ‘bore-out’ sonucu etkisini yitirip, ‘maden kanaryası sendromu’ yaşayarak işyerini terk ederler. 
ABD, İsrail ve Japonya üstün zekâ için adil bir yönetim stratejisi belirleyen ilk ülkelerdir. Neden sizin kurumunuz da bunu yapmasın? Bu kitap, gerçek zekânın ne olduğunu öğrenmek, işyerindeki yetenekli personeli fark edip ona yol açmak isteyenler için yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5922cf23-6508-4ff5-b128-e89d39e6cf07.jpg</image:loc>
            <image:title>Askıda Hayatlar</image:title>
            <image:caption>“Derin yoksulluk aynı zamanda bir sosyal dışlanma sorunu. Susan Sontag’ın Başkalarının Acısına Bakmak adlı kitabında söylediği gibi, ‘gerçekliğin, seyirlik bir manzaraya dönüşmesi’ hali bütün bu yaşananlar. Patates, soğan kuyruğu, ekmek kuyruğu ve sonunda da yokluk/yoksunluk, sizi ‘Askıda ne var?’ arayışına kadar götürüyor.  
 
Askıda geçen hayatların karşısında bir çözüm, bir politika üretmesini beklediklerimiz, duymak istediğimiz politikalar yerine, derinleşen yoksulluğun bir ‘güvenlik’, bir ‘vatan savunması’ sorunu olduğunu söyleyerek ve herkesin de böyle düşünmesini isteyerek yoksullar üzerinde baskı kuruyorlar. Hatta o kadar ileri gidiliyor ki kendileri yoksulluk yaşamasa da yoksulluk içinde yaşayanlar için ‘menüler’, ‘küçük porsiyonlar’, ‘yarım simitler’ öneriyorlar. Bütün bunlar işe yaramadığında da ‘İş beğenmiyorlar’ diye suçluyorlar.” 
 
Yıllardır yoksulların, kentsel dönüşümle yerlerinden edilenlerin yanında yer alan Hacer Foggo, Askıda Hayatlar’da Türkiye’nin görünmeyen yüzünü gösteriyor, duyulmayan sesini duyuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28e4c00b-6df9-4a3f-8081-5c8ce8ad5e3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Ejderhalar, canavarlar ve sihir dolu bir dünyada slime olarak yeniden hayat bulmak biraz can sıkıcı olabilir... Öyle mi gerçekten? 37 yaşındaki Satoru Mikami, hiç de hayal ettiği ve planladığı gibi bir hayata sahip değildir. Bu yaşına kadar tek bir kız arkadaşı bile olmamış, ne uzayıp ne kısaldığı sıradan bir işte saplanıp kalmış bir halde mutsuz ve monoton bir yaşam sürdürür. Bir gün beklenmedik bir biçimde bıçaklanarak öldürülünce fantastik bir alemde yeni bir başlangıca uyanır! Bu yeni dünyada, bir şövalye ya da büyücü değil de kör bir slime olarak yeniden doğduğunu anladığında ise biraz hayal kırıklığına uğrar tabii ki. Fakat bir slime&apos;ın bile kahraman olma şansı her zaman vardır… Mikami yeni formuna alışırken, diğer canavarlarla birlikte giriştiği maceralar ve zekâsıyla kazandırdığı başarılar sayesinde, içinde bulunduğu bu yeni dünyayı sonsuza dek değiştirecek olaylar zincirinin fitilini ateşler! Macera ve eğlencenin iç içe geçtiği sürükleyici hikâyesiyle Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman size keyifli bir okuma deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ec718b-e89b-4a2a-8ae8-4c591e5cd906.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Özgürlük Düşüncesinin Temeli</image:title>
            <image:caption>İslam&apos;da Özgürlük Düşüncesinin Temeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731cdf8e-6818-4c59-ac52-233c3f82c892.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrep ve Yelkovanın İzinde-On İki Saatin Hikayesiyle Uygarlığın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Antik Roma’nın güneş saatlerinden Çin İmparatorluğu’nun su saatlerine, Aydınlanma gözlemevlerinden günümüzün akıllı saatlerine kadar, dünyanın tüm kültürlerinde binlerce yıl boyunca çeşit çeşit saatler inşa edildi. Bazen bir zafer nişanesi bazen de bilginin kaynağı olarak boy gösteren bu cihazlar, icat edildikleri günden itibaren insanlık için değiştirici ve dönüştürücü bir rol oynadı; öyle ki zaman zaman bizi yıkımın eşiğine getirdiler. Seçkinler onları güç gösterisi, maddi kazanç ve halkın idaresi için kullandı –bazen de tüm bunlara karşı koymak için kullanıldılar. Tarihçi ve saatbilimci David Rooney, Diyarbakır’dan Ümit Burnu’na, Londra’dan Osaka’ya seçtiği on iki saat üzerinden akrep ve yelkovanın dünyayı şekillendiren izini sürüyor; inanç ve erdem, düzen ve üretim gibi her biri uygarlığın yapıtaşlarından olan kavramlara mercek tutuyor.
 
“Şaşırtıcı derecede orijinal... Bir popüler bilim klasiği.” –Patricia Fara, Bilim: Dört Bin Yıllık Bir Tarih’in yazarı

“Uzun zamandır okuduğum en iyi kültür tarihi metni.” –Jerry Brotton, Rönesans’ın yazarı

“Zamanın işleyişinin insanlık tarihini nasıl şekillendirdiğine dair zengin bir araştırma. Hevesli ve bilgili bir rehber olan Rooney, tarihin karanlık taraflarını ortaya çıkarmaktan çekinmiyor. Okurlar, zamanı kaydetmenin önemine dair yeni şeyler keşfedecekler.” –Publishers Weekly

“Saatlerin hem bize hem de bizim hakkımızda söylediklerine dair büyüleyici bir çalışma... İnsanı düşünmeye teşvik eden entelektüel bir yolculuk.” –Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8151f2ad-2563-4d4c-9ea7-c25beb4efb79.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski</image:title>
            <image:caption>Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, İnsancıklar gibi pek çok eserle dünya yazınına yön vermiş bir deha: Dostoyevski… “Bana ruhbilim konusunda bir şeyler öğreten tek kişidir,” diyor Nietzsche onun hakkında. André Gide ise her biri birer çığlık olan mektuplarından ve eserlerinden yola çıkarak bu biyografiyi incelikle kaleme alıyor.
Kitap boyunca bir yandan André Gide’in Dostoyevski’ye duyduğu hayranlığı gözlemliyor bir yandan da eserlerinde gözden kaçırdığımız detaylar üzerinden Dostoyevski’yi yeniden tanıyor, satır aralarında onun izini sürüyoruz. Dostoyevski gibi bir yazın devinin sürgünle geçen çile dolu yaşamının yanı sıra, hayatını yönlendiren yazma tutkusuna ve edebiyatla kurduğu kuvvetli bağa şahit oluyoruz.
Edebiyat tarihinin kilometre taşlarından olan Dostoyevski’nin dünyasına okuru bir adım daha yaklaştıracak zengin bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b604a737-b58f-43ca-a0e0-d4c987f06951.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi,Türk siyasal deneyiminin toplumsal temellerini betimlediği gibi, siyaset kurumunun toplumu dönüştüren dinamiklerini de irdeliyor. Siyasal sosyolojinin temel sorunsallıklarına odaklanarak, bunların Türkiye’deki seyrini irdeleyen kitap, siyasal sosyolojik kuramların ışığında Türk deneyimini çözümlüyor. Devlet-toplum ilişkileri, siyasa-ekonomi ilişkileri, siyasal partiler, seçimler ve seçmen davranışları, sosyal hareketler, siyaset ve iletişim, göç, demokrasi-otoriterlik temalarını titizlikle ele alan çalışma, okura güncel tartışmaların bir değerlendirmesini de sunuyor. 
Siyaset Sosyolojisi kitaplarının ağırlıklı olarak çeviri kitaplardan oluşması nedeniyle bu kitaplarda işlenen konular ve verilen örnekler Batılı konular ve örneklerdir. Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Kamu Yönetimi gibi bölümlerde Siyaset Sosyolojisi dersini alan öğrencilerin kuramsal modellerle olaylar arasında ilişki kurmasının bu sebeple zor olduğu ortadadır. Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi bu önemli ihtiyaca bir cevap oluşturmaktadır. 
Türkiye’nin siyasal meselelerini ve süreçlerini ele alan literatür her ne kadar zengin bir literatür olsa da Siyaset Sosyolojisi perspektifinden temel sorunsallıklara Türkiye özelinde eğilen bir çalışmanın eksikliği dikkat çekicidir. Türkiye’nin Siyasal Sosyolojisi bu önemli eksikliği de gideren bir çalışmadır. Siyaset sosyolojisinin temel konularının Türkiye üzerinde ele alındığı, tartışıldığı bu kitap, literatürdeki önemli eksikliği gidermeye adaydır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a92a2466-7778-42b7-bb87-34b57c3357fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla</image:title>
            <image:caption>Dur durak bilmeden geçiyor olsa da yıllarım; 
Daha beşinde, bakkal yolunda; 
Ürkek, yetim bir çocuktur körpe yüreğim… 
Türlü badireler atlatmış olsa da geçen yıllarda yorgun bedenim; 
Taptaze ve diridir; körpe yüreğimde sakladığım düşlerim… 
Yaşlılığa doğru koşan bir adam olsa da aynalarda… 
Yalınayak; zilli teker baston oyuncağıyla koşan bir çocuk var yüreğimde… 
Şimdilerde hala düşlerine yetişememiş ve geçen yıllarla kanlı bıçaklıysa 
da bu yorgun çocuk; 
Özenle koruyor düşlerini… 
Yetişemeyeceğini iyi bildiği halde; 
Körpecik yüreğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d17fc2a-3c88-44fb-989a-18e49f9917ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Şuaat-ı Marifetin-Nebi (Peygamber Bilgisinin Işınları) Hz. Muhammed’in Peygamberliğinin En Parlak Delilleri</image:title>
            <image:caption>Bunların (ahlakın) içindeki nokta-ı i’câz (mucizelik noktası) şudur ki: Ahlâk-ı hasene (güzel huylar) çendan (gerçi) birbirine mübayin (çelişkili) değil; fakat derece-i kemâlde (zirve oluşlarında) birbirine müzahemet eder (birbiriyle sıkışır).  Biri galebe çalsa (üstün gelse) öteki zayıfleşir. 
 
Meselâ: Kemâl-i hilm (son derece yumuşak huy) ile kemâl-i şecaat (son derece cesaret) hem kemâl-i tevazu’le (son derce alçak gönüllülükle) kemâl-i şehamet (tam bir kahramanlık) hem kemâl-i adalet ile  (zirve bir şekilde adil davranmakla) kemâl-i merhamet ve mürüvvet (son derece acımak ve insancıl davranmak) hem tam iktisat ve i’tidal (denge) ile tamam-i kerem ve sehavet (tam bir iyilikseverlik ve cömertlik) hem gâyet (son derece) vakar (ağırbaşlılık) ile nihayet haya (son derece utangaçlık) hem gayet (son derece) şefkat ile nihayet (son derece) Allah için kızmak... 
 
Hem gayet (son derece) afv ile nihayet (son derece) izzet-i nefis (onur) hem gayet (son derece) tevekkül (işi Allah’a bırakma) ile nihayet (son derece) içtihad (çalışma) gibi mecâmi-i ahlâk-ı mütezahime (birbiriyle sıkışan bütün ahlakların) birden derece-i âliyede (en yüksek seviyede) bir zâtta (bir kişide) içtima’ı (toplanması), müzayakasız (birbirini sıkıştırmadan) inkişafları (gelişmeleri) mu’cizelerin mu’cizesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81f4ee88-30b8-4ff8-a110-5ddd4b571612.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeyle Buluşma - İnsan Doğasındaki Karanlık Yüzün Gizli Gücü</image:title>
            <image:caption>“Bilince çıkarmadığımız her şey hayatta kader olarak karşımıza çıkar.”
 Carl Gustav Jung
 
Hiddet, kıskançlık, yalan söyleme, hınç, suçlama, açgözlülük… Bu yasak hisler ve davranışlar karanlıkta kalan ve inkâr ettiğimiz tarafımızdan yani kişisel gölgemizden ortaya çıkar. Herkesin bir gölgesi vardır ve bilinçli yaşamında birey ona ne kadar az yer verirse gölge o denli karanlık ve yoğun olur. Birisine karşı açıklanamaz bir antipati hissettiğimizde, kendimizde uzun süre gömülü kalmış, kabul edilemez bir özellik keşfettiğimizde, öfke, haset veya utançtan bunalıp bu duygulara yenik düştüğümüzde gölgemizle karşılaşırız.
Gölge yalnızca bireysel bir sorun değildir. Grupların ve toplumların da ırkçılık, günah keçisi bulma, düşman yaratma ve savaş gibi tehlikeli davranışlara götüren kolektif gölgeleri vardır.
Gölgeyle Buluşma, 65 makaleden oluşan bir makale koleksiyonunda, insan doğasının karanlık tarafının ailelerde, yakın ilişkilerde, işte, maneviyatta, politikada, psikoterapide ve sanatta belirdiği şekline kapsamlı bir bakış sunuyor.
 
“İnsana ve insanlığa dair pek çok önemli konunun tıp, siyaset, din, sanat, tarih ve farklı disiplinler penceresinden ele alındığı bu eser gerek yazarları gerek makaleleri ile bir başyapıt olma hüviyeti taşıyor. Bireyi ve toplumu eşzamanlı görmekle kalmayıp bütünsel varoluşa çektiği dikkatle okuyucusunda bir tamlık duygusu bırakıyor. Gölgeyle Buluşma kendine, dünyaya, insan olma deneyimine ve uygarlığı doğuran tüm dinamiklere bakmak isteyen herkes için cesur bir davet, berrak bir ayna. Carl Gustav Jung ve Analitik Psikoloji okulunun öncü isimlerinin yanı sıra pek çok düşün insanının katkısı ile oluşturulmuş bu çok yazarlı kitap özenli çevirisi sayesinde akışkan bir dille dimağımıza akıyor.
Bu eser birey olarak kendini var etme ve anlamlandırma iddiasında olan herkesin kütüphanesindeki yerini almalı.”
Berin Orhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a204dc8-2ece-4862-a0a4-9e75904abbdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Her şey bir kaza ile başlar. Lia, hastaneye kaldırılınca çoktandır mücadele ettiği kanserin tüm vücuduna yayıldığını öğrenir. Ailedeki herkes bu gerçeği kabullenmiş, tüm hayatını buna göre düzenlemiştir; ancak kanser herkesi farklı etkiler. Karısına her konuda destek olmaya çalışan Harry, solan evliliklerinde kendini kaybolmuş gibi hissetmeye başlar. Öte yandan kızı Iris, annesinin öleceğini bir türlü kabul etmek istemez. Sona yaklaştıkça Lia en baştan başlamak ister, bunun için de geçmişine döner. Gençlik günleri, aşırı muhafazakâr annesi, papaz babası, Tanrı’yla ilişkisi, geçmiş aşkları ve arkadaşları bütün bu mozaiğin içinde yerini alır. Kendisi ve geçmişiyle yüzleştiği bu süreç boyunca kanser ve tedavisi, vücudun tepkileri, en çok da annelik ve beden üzerindeki etkisine dair sayısız şey öğrenir. Her geçen gün nafile bir çabayla birbirine yaklaşmaya çalışan aile, gerçekte bunun tam aksinin yaşandığının farkındadır. Ve hayat her zaman olduğu gibi kaldığı yerden devam eder.
Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası’yla 2022 Booker Edebiyat Ödülü ile Goldsmith Ödülü’ne aday gösterilen ve Desmond Elliott - Erken Başarı Ödülü’ne layık görülen Maddie Mortimer hayata, ölüme ve aşka edebiyatın en gerçek yerinden orijinal bir bakış sunuyor.
“Huzursuz edecek kadar etkileyici... bu sesin kaprisliliği son derece içten, sinir bozucu ve gerçekten de tuhaf. İddialı... Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası kendi kurallarını koyuyor.” —The Guardian
“Yürek burkan ama bir o kadar da içten olan Maddie Mortimer’ın şaşırtıcı romanı, bir kadının vücudunda senfonik bir yolculuk: Arzunun, bağışlayıcılığın ve hepimizin içindeki karanlığın vahşi ve lirik bir kutlaması.” —LitHub
“İşte dans etmek ve şarkı söylemek için bir kitap. Dile olağanüstü, kaleydoskopik bir bakış.” —Daisy Johnson
“Hem çok coşkulu, hem de bir o kadar mahrem, Muhteşem Bedenlerimizin Coğrafyası, kaçınılmaz olana doğru hızla akan bir hayatın karmaşık bir portresi. Olağanüstü bir ilk roman.” —Kiran Millwood Hargrave
“Işıl ışıl bir dille yazılmış özgün ve akılda kalıcı bir roman. Okumayı bitirdikten sonra karakterler uzun süre benimleydi.” —Sarah Moss
“Maddie Mortimer, farklı sesler, zaman kaymaları, kelime oyunları ve biçimle öne çıkıyor. (…) Sesler ve sıçramalar romana anlam veriyor ve yazara, bu genç etkileyici genç kadına güvenmeniz ve kendinizi kaptırmanız gereken kitaplardan biri haline geliyor.” —Cathrine Krøger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c973f52-8eec-4f85-96bf-47af81cbc932.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Veliler İçin Hayatta Kalma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Hayatla imtihanımızın müfredatı, yetiştiğimiz evde yaşananlardır. Çocuklar alfabeyi okulda öğrenir ama anne babalarının kelimeleriyle cümle kurarlar. Bu yüzden doğumla birlikte anne babalar için de uzun sürecek bir dersin zili çalmış olur ve günümüzün en önemli meselesiyse ebeveynliğin bir tür sertifika programı gibi algılanışıdır. Oysa mekanikleşen ve geçmişin mirasını küçümseyen bu ebeveynlik, çocukla kurulacak sağlıksız iletişimi de beraberinde getirmektedir.


Eğitimci Salih Uyan, bu kitabında gelenekten kopmadan günümüzün koşullarına uyum sağlayan, geçmişle bugünü harmanlayan dengeli bir ebeveynlik yaklaşımı üzerinden belki de ebeveynliğin en zor dönemlerinden biri olan veliliğe yoğunlaşıyor. Günümüzün velilerinin çocuğuyla iletişimine, ebeveynlik tutumlarına, helikopter ebeveynliğin çocuk üzerindeki tezahürlerine, dijital dünyanın çocuklarının ihtiyaçlarına ve sorunlarına dair gözlemlerini ve deneyimlerini sevilen üslubuyla aktarıyor; bunu örneklerle ve hikâyelerle pekiştirerek ebeveynlere tavsiyelerde bulunuyor.
 
Yeni Nesil Veliler İçin Hayatta Kalma Rehberi, çocuğuyla doğru bir iletişim kurmak isteyen ebeveynlere yol gösterecek pratik ve aydınlatıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be355fa-7a29-41ed-bb18-5308bccaccf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yollar Dönüşe Gider</image:title>
            <image:caption>Erzurum’da hikâyelerin, masalların, destanların anlatıldığı, şiirlerin okunduğu, ilim dolu sohbetlerin edildiği mütevazı ama mutlu bir köy: Pinaduz…
Cihan Harbi bütün şiddetiyle dünyayı kasıp kavururken bu huzurlu köyün etrafını acımasız postallarıyla saran Rus birlikleri ve hain Ermeni çeteleri… Pinaduz’u ve köyün delikanlısı Bekir’i bekleyen felaketler…  
Rusların esir aldığı Bekir hastalığı, işkenceyi, ölümü, soğuğu, açlığı yaşar; insanlığı sorgular, imanına sığınır. Ve unutulmaz bir esaret destanı başlar…
Ölümün ve yokluğun kucağında imkânsız bir aşk hikâyesi dahil olur bu destana.
Bekir’in ise gönlünde sonu bilinmeyenlerle dolu, başarması pek de mümkün görünmeyen ama her şeyden çok istediği “dönüş” vardır.
Nurullah Genç’in dedesinin yaşam öyküsünden esinlenerek kaleme aldığı Yollar Dönüşe Gider, savaş, sürgün, gurbet, esaret, hasret, hastalık, yakınlarının ölümü gibi insanoğlunun yaşayabileceği en ağır travmaları yaşayan birinin karakteriyle, yetiştiği kültüre dayanarak, Allah’a ve imanına sığınarak bu ıstırapların en korkunç halleriyle nasıl başa çıktığının hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026e6fb9-29fc-4aa3-9217-a8717f38a79e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Devletlerarası İlişkiler/Siyaset-Yaşam-Yenileşme</image:title>
            <image:caption>Son dönem Osmanlı Tarihi alanında yaptığı orijinal çalışmalarla hem yurt içinde hem de yurt dışında maruf, bu konuyla alakalı İslam Ansiklopedisi’nin birçok maddesini yazan, Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin kendi seçtiği makaleleri kitaplaşıyor.
Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin Osmanlı’da Devletlerarası İlişkiler: Siyaset-Yaşam-Yenileşme / Seçme Makaleler-1 ismini koyduğu bu çalışma, Osmanlı’nın son yüzyılını ele alarak okuyucuya imparatorluğun önemli bir dönüm noktası olan 1774 Küçük Kaynarcaʼdan itibaren siyasi hayatının yaklaşık son bir buçuk asrını takdim etmeyi amaçlar. İmparatorluğun son dönemlerindeki sıkıntıları gözler önüne seren ve yenilenme zaruretine işaret eden bu süreç yıkılış maceramızın özü olan “Şark Meselesi” konulu çalışmayla sona ermektedir.
1757-1839 arası tahtta bulunan hükümdarların devletin içinde bulunduğu durumdan ötürü ağır sorumluluk içinde oldukları, devletin yenilenme zaruretinin idraki içinde eski yapıyı değiştirmeyi amaçlayan ve hayatȋ yenilenmeleri göze alanların ise sonunda belki II. Mahmud gibi “gâvur padişah” yakıştırmasına layık görülmeleri, bu dönemin günümüze kadar gelerek vebalini taşıyan töhmetlerindendir. 18. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle uzayıp giden asudeliği, III. Mustafa döneminde Rus Savaşı’na girişilmesiyle (1768) felaketli bir şekilde sona erdi. 1774 Küçük Kaynarca ile biten savaş aslında adeta bir mütareke hükmündeydi ve Kırımʼın kaybıyla sonuçlanan gelişmeler mücadelenin kapılarını tekrar açtı. III. Mustafaʼnın açtığı savaşın ağır vebali halefi I. Abdülhamidʼin üzerinde kaldı (1774). Onun açmak zorunda kaldığı müteakip mücadelenin vebali de III. Selimʼin üzerine yığıldı (Yaş Antlaşması 1792).
Çalışmada bulunan padişah portreleri dönemin dünya görüşünü, dış ve iç siyasetteki gelişmeleri, günlük yaşam tarzlarını, sosyal hayatın özelliklerini ve ekonomik durumu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90638bde-f480-4d97-bd7f-0897b5d078a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rodos Kuşatması 1522</image:title>
            <image:caption>2022 senesi Rodos’un fethinin 500. yılı…  Rodos Adası, 14. yüzyıldan beri St. Jean (Aziz Yunanna/Hospitalye) Şövalyelerinin yuvası, Müslüman hacıları ve tüccarları yıldıran Hristiyan korsanların sığınağıydı. Üstelik Cem Sultan’a kucak açmalarıyla Osmanlıların gözünde ikinci bir Bizans olmuştu. Osmanlılar Ege Denizi’nde tam hâkimiyet kurabilmek için Anadolu’nun doğal uzantısı sayılan Rodos ve On İki Adalar’ı fethetmeleri gerektiğini biliyorlardı. Fatih Sultan Mehmed’in başaramadığı bu güç işi Kanuni Sultan Süleyman 1522 senesinde başardı.
Rodos Adası, fetihten dört yüz yıl sonra, 1911’deki İtalyan işgaliyle fiilen Türk hâkimiyetinden çıktı. 1912’deki anlaşma gereği geçici olarak İtalya’ya bırakılan Rodos’un statüsü II. Dünya Savaşı’na kadar tartışmalı kaldı. Türk tarafı adadaki haklarıyla ilgili masaya otursa da II. Dünya Savaşı’nın galipleri 1947’de adayı silahlandırılmamak koşuluyla Yunanistan’a teslim ettiler.
Akdeniz’deki kıta sahanlığı, adaların statüsü ve Anadolu’nun güvenliği meselelerinin tartışıldığı 21. yüzyılda, Anadolu’yu denizden çevreleyen adalardaki 500 yıllık hafıza hiç şüphesiz Türkiye için çok önemlidir. Akdeniz’e açılan donanmanın hareket üssü olan Rodos ise İstanbul’dan Mısır’a, İzmir’den Cezayir’e kadar uzanan Akdeniz’deki Türk varlığının ve zaferlerinin tanığıdır.
Mehmet Yaşar Ertaş, Rodos Kuşatması 1522 adlı çalışmasında, bir zamanlar ulaşılması zor olan hedefin Kanuni Sultan Süleyman tarafından nasıl başarıldığını, “düşmez” addedilen kalenin nasıl ele geçirildiğini, aylar süren bu zorlu kuşatmanın bütün safhalarını tamamı renkli haritalar, minyatürler, resimler, fotoğraflar ve planlar eşliğinde, akıcı bir dille, meraklı tarih okurlarının aklını ve gönlünü fethedecek şekilde anlatıyor. Görsel Osmanlı Savaş Tarihi Serisi&apos;nin 4. kitabı, üzerinden yarım asır geçse de eskimemiş bir tarih olan Rodos Kuşatması’nı bütün gerçekliğiyle, bir film tadında okurların beğenisine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3a1992-0836-4454-bb81-11583f49587d.jpg</image:loc>
            <image:title>Salih Münir Paşa</image:title>
            <image:caption>Salih Münir Paşa, Osmanlı devlet adamı, şair ve besteci Mahmud Celaleddin Paşa’nın oğludur. Genç yaşında devlet hizmetine girmiş, kısa sürede yükselmiştir. Babasının 1891’de Ticaret ve Nâfıa Nâzırı olmasından sonra onun yerine Bursa valiliğine getirilmiş ve 1897 yılına kadar bu görevde kalmıştır.
Bu çalışma, Osmanlı merkez bürokrasisinde iki asır boyunca çeşitli kademelerde görev yapan Çorlulu ailesine mensup, II. Abdülhamid döneminin nüfuzlu bürokratlarından Salih Münir Paşa’nın hayatını ve özellikle Paris’teki elçilik yıllarını konu alıyor. II. Meşrutiyet’ten sonra yaşanan iktidar değişikliğini müteakiben meydana gelen söylem değişikliğinin gölgesinde kalan, Osmanlı diplomasisinin önemli bir figürü olan Salih Münir Paşa’yı ön kabullerden uzak ve nesnel bir şekilde ele alan bu çalışma Osmanlı’nın son dönemi yapbozunda bir parçayı daha yerli yerine yerleştiriyor.
II. Abdülhamid döneminde Paris sefirliği görevinde bulunan Salih Münir Paşa&apos;nın sıradan bir elçi olmanın ötesinde, ülkeden “firar eden” Jön Türklerin payitahta geri dönmelerini sağlamak ve meşrutiyet yanlısı paşaların yurt dışındaki tahriklerini önlemek gibi özel görevleri vardı.
Salih Münir Paşa’nın II. Abdülhamid iktidarında bu faaliyetlerle meşgul olmasının bedeli II. Meşrutiyet’i takip eden süreçte siyaset sahnesinden çekilmek zorunda kalmak ve günümüze kadar ulaşan olumsuz bir imaja sahip olmaktı.
Kasım Hızlı, Sultanın Sefiri Salih Münir Paşa adlı bu değerli eseri, geniş bir arşiv taramasıyla ve titiz bir şekilde çalışarak ortaya koymuştur. Salih Münir Paşa’ya ilgili iddiaları taraf tutmadan incelemiş ve Paşa nezdinde imparatorluğun en kritik dönemlerine ışık tutmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3b01ca-42f8-48c0-a74e-b9e091b232db.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Dersleri</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf; tefsir, hadis ve fıkıh gibi İslami ilimler kategorisinde değerlendirilebilir mi? Bu ilimlere kıyas edildiği zaman tasavvufun bir ilmi disiplin olarak doğuşu neden gecikmiştir? Edebiyat, güzel sanatlar, musiki gibi bediiyat ile olan münasebetleri nasıldır? Tasavvuf İslam&apos;ın içinde mevcut mudur yoksa Hristiyanlık, Hint, İran ve Uzak Doğu&apos;daki dinler, mistik akımlardan doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkilenmiş, ithal bir sistem midir? Hz. Peygamber&apos;den itibaren kutlu üç neslin zühd anlayışının tasavvuf üzerindeki tesirleri nedir? Zühdü nasıl anlamak gerekir? Miladi 9. ve 10. asırlardan itibaren ortaya çıkan tasavvuf büyükleri kimlerdir ve onlara nispet edilen eserlerin içeriği nasıldır? Zühdün hüzün, korku ve sevgi boyutunun büyük temsilcileri kimlerdir? Tarikatlar ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır? Tasavvufun temel kavramları nelerdir, hangi şartlar altında ve ne şekilde tanımlanmıştır? Makam ve hal arasındaki temel farklılıklar nelerdir? Bunlara benzer daha pek çok sorunun ikna edici bir tarzda cevaplarının verildiği ve bazı detaylarıyla izah edildiği bu çalışma, tasavvufu merak eden, öğrenmek isteyen ya da bu alandaki malumatını bir üst seviyeye taşımak isteyenler için oldukça ideal bir rehber kitaptır. Türkiye&apos;de tasavvuf sahasında uzun zaman boyunca dersler vermiş, çok sayıda öğrenci ve uzman yetiştirmiş ve özellikle en temel tasavvufi klasik eserleri dilimize kazandırmış olan Prof. Dr. Süleyman Uludağ&apos;ın vermiş olduğu tasavvuf dersleri için tuttuğu özel notlarını, Dr. Mehmet Bilal Yamak yayına hazırladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=103731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:25+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5313067d-2564-4bb9-bd14-f89e9df3b32d.jpg</image:loc>
            <image:title>Olga ve Ormanın Çığlığı</image:title>
            <image:caption>Olga, dokuz yaşındaydı ve bu yaşına kadar altı kez ev değiştirmişti. Babası Bernard, bir sabah kalkıp kahvaltının tam ortasında, “Prenseslerim! Yeni bir maceraya çıkıyoruz!” diyerek yedinci kez taşınacaklarını ilan ettiğinde, yeni evlerinde başlarına gelecek olan tuhaf şeylerden hiçbirinin haberi yoktu.
 
Olga, taşındıkları evde, duvar kâğıtlarını sökmeye çalışırken duvarda minik bir kapı keşfeder. Acaba bu kilitli kapının arkasında ne vardır? Sonunda kapıyı açmayı başardığında kendini esrarengiz bir hikâyenin içinde buluverir.
 
Gizemli bir ormanda, kedisi Mösyö ve yeni tuhaf arkadaşıyla birlikte, kayıp olan anne babasını aramaya çıkan Olga’yı inanılmaz bir macera beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>