﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e2d332-410a-4369-884d-d1aa16bf244a.jpg</image:loc>
            <image:title>Servi Nine ve Üç Güzeller</image:title>
            <image:caption>De ki bir Suna var. De ki Suna, evinin önündeki parkta salınan bir servi ağacını kurtarma derdine düşüyor. De ki Suna, kendisini yaşama bağlayan bu ağacın köklerini koruyabilmek için bir rivayeti gerçek kılmaya çalışıyor. Yeni tanıştığı Dina ve Ararat’tan yardım alacak olsa da 17. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan bu yolculukta ona mihmandarlık edebilecek tek bir kişi vardır aslında. 
 
Sahi, var mıdır? 
 
Beşerbazın Mârifeti’yle hatırı sayılır bir okur kitlesine ulaşan Arlin Çiçekçi’nin bölümlerle değil, “sonlarla” kurulmuş ikinci romanı: Servi Nine ve Üç Güzeller. Servi’nin, Suna’nın, Yeter’in, Zemzem’in, Bedriye’nin hikâyesi. 
 
Sahi, öyle mi? 
 
“İnsan cinsinin karşısına bir eksikle yahut bir kusurla çıkmayagör, hiç vakit kaybetmeden noksanına bir hüviyet atfeder, eksiğini ismin, kusurunu da sıfatın yapar fısır fısır kulağına okurlar. Sen daha ne olduğunu anlamadan özünü, şahsiyetini ağır ağır çeker alırlar elinden; gözükmesin, bilinmesin, anılmasın istediğin o kusurunu bayrak gibi taşı diye eline tutuştururlar. Bir bakmışsın safi eksik olduğun yerden varsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/527a95e4-3001-4359-b3e8-3029c6bfda9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Görünmez Evim</image:title>
            <image:caption>Kumru bir gün evini terk etmek zorunda kalır. En sevdiği tavşanını, büyükbabasını, büyükannesini ve onun ay ışığını ardında bırakır. Anne ve babasıyla sonu gelmeyen çok uzun, yorucu ve korkutucu bir yolculuğa çıkar. Kumru tam olarak anlamasa da kötü bir şeylerin olduğunu hisseder. O yuvasını ve sevdiklerini özlemektedir. Hem de çok… 
 
Evlerini, ailelerini ve arkadaşlarını kaybeden tüm çocuklara… Sevdiği her şeyi çok geride bırakan ve yabancı ülkelere ulaşmak için zor bir yolu gitmek zorunda kalan herkese… Ve nerede olurlarsa olsunlar evlerini her zaman yanında taşıyanlara… 
  Vane ve Biljana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eacf018b-dcb5-48e1-bd05-b2db7ac55327.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşıklar Cemi</image:title>
            <image:caption>Haydar Ergülen, Âşıklar Cemi’nde, Anadolu sözlü kültürünün en önemli taşıyıcıları olan âşıklar için kalem oynatıyor bu sefer. Halktan, Hakk’tan, dosttan, aşktan, yoldan, yolcudan, sazdan, sözden dem vuran ve kimi zaman katledilen, yok sayılan ama inatla sazlarını çalıp söyleyen âşıklar, çağdaş bir şairin kaleminde yeniden hayat buluyor. Âşık Veysel’den Âşık Mahzuni Şerif’e, Neşet Ertaş’tan Şahsenem Bacı’ya, Davut Sulari’den Muhlis Akarsu’ya, Şah Turna’dan Ali Ekber Çiçek’e bir yol hikâyesi anlatıyor Ergülen. 
 
“Onlar hem âşık hem halk âşığı hem de Hak âşığı diye anılırlar. Yaptıkları her şey aşktandır, çalıp söyledikleri, susup inledikleri. Aşktan yaratılmışlardır, aşk için yaratılmışlardır: ‘Yaradan bizleri insan yaratmış/muhabbet insana cana muhabbet’ diyen Ruhi Su’yu hatırladım, Yaradan’ın bizi niye yarattığını bir kez daha düşündüm. Kendi kendime şöyle dedim, herhâlde aşk için yaratmıştır, aşk için yaratmasa niye yaratacaktı ki bizi, yani ne gereği vardı diye de kendimi onayladım. Sonra da ‘insan aşk için gelmese niye gelecekti ki dünyaya?’ diye de tekrarladım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84632e0c-6e65-42d9-85f6-7ca6feece06c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Ürkek Sesim</image:title>
            <image:caption>Şiir Okuma Yarışması’nın afişini görünce kalbim güm güm çarpmaya başladı. Ruhum coşkun bir ırmağa döndü. Korktum. Gerçekten korktum. Çok endişeliydim. Diğer çocuklar benim için, “Neden konuşmuyor?” diye sorduğundaysa korku ve endişe çenemi tir tir titretti. Feride Öğretmen onlara, “Hepimiz söyleyecek bir şarkıya sahibiz ancak onu istediğimiz zaman söyleriz,” dedi. Bu kitap çocukların kendilerini keşfetmelerine yardımcı olacak, seslerini bulmalarını sağlayacak ve onlara cesaret verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3e0ed6-80ac-4098-a5da-e1dc031fdc6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Balıkları ve Diğer Su Altı Canlıları Hakkında Muhteşem Ötesi Bilgiler!</image:title>
            <image:caption>KÖPEK BALIKLARI VE SU ALTINDA YAŞAYAN DİĞER CANLILAR HAKKINDA HER ŞEYİ ÖĞRENMEYE HAZIR MISIN?
Bu kitapta neler mi var?
-Köpek balıkları hakkında çılgınca –ama gerçek– bilgiler
-Okyanus bilimine derin bir dalış
-Şahane deniz şakaları
-Köpek balığı çizme etkinlikleri
-Kapsamlı bir su altı canlıları rehberi
-Ve çok daha fazlası!
Şimdi köpek balıklarının su altındaki dünyasına dair muhteşem şeyler öğrenmenin tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa2c2d2-a582-4ecb-899c-1ee534aea244.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her yaşa hitap eden, zamansız ve tarz sahibi Küçük Kara Balık Defteri; hayallerinizi, listelerinizi, fikirlerinizi, programınızı ya da öykülerinizi rahatça yazabilmeniz için tasarlandı.
“Dünya çok büyüktür,” demiş Ay, “her yerine gidemezsin.”
Küçük Kara Balık, “Önemli değil,” demiş.
“Ben de gidebildiğim yere kadar giderim.”
-Samed Behrengi, Küçük Kara Balık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/520f24fd-d25e-4179-8748-eaabd7f1dc5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Sandığım Şey</image:title>
            <image:caption>Düşlerime süzülen, uyandığımda anımsadığım tek bir kişi vardı. 
Ama kim olduğunu bilmiyordum! 
Adım Bena. Yıllardır Madrid’de yaşıyordum. İstanbul’a dönüp, en yakın iki arkadaşımla birlikte açtığım kafe hareketli ama dengeli günler getirmişti hayatıma. Geçmiş, bir sisin ardında kalmıştı. Güvende ve mutlu olduğumu sanıyordum. Sonra, her şeyin değiştiği o an geldi. Ve onunla tanıştım. 
Beni bekleyen hikâye bir peri masalı değildi. Pembeler ve beyazlar yoktu. Sırlarla derinleşen bir karanlık kuşatmıştı çevremi. Her şey o karanlığın içinde saklanmıştı. Sırların çözülmesi için geriye dönmem gerekiyordu ama bunun yaratacağı depreme hazır mıydım, emin değilim. 
Zeynep Çakman, “Sen Sandığım Şey” adlı kitabında ezber bozan, gizem dolu bir aşk hikâyesini anlatırken, insanı en derinlerde kalan karanlık yanlarıyla yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b308cfdf-830c-4f30-ae38-5b19fa530426.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşli Yürek</image:title>
            <image:caption>NİHAİ SAVAŞ BAŞLADIĞINDA 
HERKESİ UMUT BİRLEŞTİRECEK 
 
TANRILAR KRALİÇEYİ SEÇTİ, KRALİÇE İSE ONU 
 
Cat Fisa’nın kaderi onu köşeye sıkıştırmıştı. Üç krallığı yeniden birleştirmek için atması gereken son bir adım kalmıştı. Ancak bunu yapmak için Alfa Fisa’yla, yani annesiyle bir ölüm kalım savaşına girmek zorundaydı. 
 
Annesi her zamankinden güçlüyken Cat’in büyüsü ona itaat etmeyi reddediyordu. Savaşın ortasında tüm güçleri başıboş bir şekilde serbest kalırsa, tanrıların armağanlarını kullanmanın bedeli ağır olabilirdi. 
 
En yakınından gelen ihaneti bir türlü sindiremeyen Griffin’se, sevdiği kadını bu korkunç sorumluluktan kurtarmak istiyordu. Fakat kraliçe olmak için doğmuş Cat’in yanında hem kalkan kadar güçlü hem de kılıç kadar ölümcül olmalıydı. 
 
Thalyria’da artık kimsenin kaybedecek bir şeyi kalmamışken, kalplerde filizlenen umut zafer mi yoksa yıkım mı getirecekti? 
 
 
“Kesinlikle nefes kesici!” —Darynda Jones 
 
“Ânında yılın favorilerine girdi!” —Bookriot 
 
“Epik bir hikâye için heyecan verici bir son! Bayıldım!” —Jeffe Kennedy 
“Cat çok zeki, becerikli ve ölümcül bir karakter. Ama bir o kadar da kusurlu oluşu onu inandırıcı kılıyor.” —Philadelphia Inquirer 
 
“Amanda Bouchet epik Kralseçen Günlükleri’ni hem coşkulu bir dünya hem de dokunaklı bir duygusallıkla noktalıyor. Kaçırılmaması gereken güçlü bir üçleme.” —Grace Draven 
 
“Nefes kesen bir romans, sürükleyici bir aksiyon, mitoloji ve bol bol siyasi entrika… Bouchet fantastik romansın çıtasını yükseltmeye devam ediyor.” —Booklist, starred review 
 
“Bouchet’nin çarpıcı üçlemesi Kralseçen Günlükleri, tıpkı başladığı gibi yaratıcılık, deha ve macera ile duygusallığın nefes kesici dengesiyle sona eriyor.” —Kirkus, starred review 
 
“Bouchet’nin serisi, tanrısallık ve insanlığın umutlu bir liderlik vizyonuyla dengelendiği bir finalle son buluyor.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Okurlar yazsın bunu bir kenara! Ateşli Yürek, göz kamaştırıcı bir serinin muazzam finali. Bravo!” —RT Book Reviews Top Pick 
 
“Taht Oyunları ve Wonder Woman seven ama biraz daha romantizm arayanları memnun edecek.” —Library Journal 
 
“Büyü, aksiyon, romantizm… Sevdiğim her şey tek bir seride.” —Jennifer Estep</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af9fa66-34bf-4aab-b16c-d345a0bb1886.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Evrenin Yeni Bilimi</image:title>
            <image:caption>Tanrılar nerede? 
‘Büyüsü bozulmuş dünyanın’ modern sakinlerinden bazılarına göre öldüler. Bazılarına göre, başka bir âlemden bizi izleyip sadece gerek gördüklerinde müdahale ediyorlar. Evreni yaratıp kendi köşelerine çekildiklerini söyleyenler de var. Kimine göreyse hiç var olmadılar; insanlığın olgunlaşınca inanmaktan vazgeçtiği çocukluk hayalleri ve korkularıydılar. 
Oysa dünyanın dört bir yanında tanrıların, ataların, iyicil ve kötücül ruhların ve hayaletlerin günlük hayatın olağan bir parçası olduğu topluluklar insanlık tarihinin büyük bölümünde vardı, bugün de var. Bu ruhsal varlıklar yağmuru yağdırıyor, bitkileri büyütüyor, insanlarla birlikte avlanıyor, bazen onlara düşman oluyor, hatta onlarla evleniyorlar. Her evde, her ağacın dibinde bizi izliyor, bazen ödüllendiriyor, bazen de cezalandırıyorlar. 
2021 yılında aramızdan ayrılan aykırı antropolog Marshall Sahlins’in yetmiş yıla varan bilgi birikiminin ve deneyimlerinin zirve noktası olan bu eser, bir yandan gözden düşmüş, uzun süredir can çekişen antropoloji biliminin durumunu değerlendirirken, diğer yandan da onu yeniden canlandırmanın ve tanrılarla iç içe yaşayan halkları ve kültürleri anlamanın yeni bir yolunu öneriyor. Afrika’dan Amerika’ya, Kuzey Kutbu’ndan Yakındoğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada,  her taşın altından ruhların çıktığı, her köşe başında bir tanrıya denk gelinen ‘büyülü’ bir dünyada okuru etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kültürlerin, insanlığın ‘çocukluk çağının kalıntıları’ olmadığını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e5633e-fd4e-4a35-be2c-24ee6a319ad3.jpg</image:loc>
            <image:title>Derrida İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ne sıradan bir giriş kitabı ne de bir aktarımlar kitabıdır. Bir filozofun çağa tanıklığının, kendi zamanından ve bulunduğu yerden felsefe yapmanın, bu coğrafyanın kalbinde yer alan meselelerle felsefece hesaplaşmanın ürünüdür. Felsefeyi filozof biyografilerine ve ehlileştirilmiş felsefe tarihlerine hapsetmeye karşı, hem suya hem de sabuna dokunan özgün bir bakış sunmaktadır. 
 
Kitap üçlü bir yapıda, temelde iki sorunun izini sürüyor: “Derrida felsefesi adalet, yasa ve ötekine nasıl bir bakış sağlar?” Bu teorik temel ile baktığımızda “Yeni Türkiye’nin yapısökümü bize ne söyler?” Ama hepsi tek bir soruda özetlenebilir: “Yaşamı felsefe aracılığıyla nasıl yeniden kurabiliriz?” 
 
Kolektif bir biçimde deneyimlediğimiz sorunları Derrida ile birlikte, ondan öğrendiklerimizle düşünme denemesi bu kitap. Kendi durumumuzdan ve deneyimimizden yola çıkarak bağışlamayı, ana dilde eğitim, zorunlu din eğitimini, sorumluluğun ‘ödev üstü’ yapısını, Avrupa’yı ve İslamofobiyi, geleneksel cinsiyet normlarını, antroposen çağında etiği kısacası hayvan, tanrı ve egemeni Derrida felsefesinin kavramlarıyla düşünme çağrısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d58aec-f950-47a7-af4a-8626ec33556b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Ulvi Ersoy Karikatür Albümü</image:title>
            <image:caption>Ali Ulvi Ersoy Karikatür Albümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d481e1e-2728-4d27-ae73-1ae23c5e7113.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemal Nadir Güler Karikatür Albümü</image:title>
            <image:caption>Cemal Nadir Güler Karikatür Albümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56cf654b-ec11-4410-966a-a3facab242c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Terörü</image:title>
            <image:caption>HER ÇOCUK UÇABİLİR! YETER Kİ KANATLARINI KIRMAYIP UÇMALARINA MÜSAADE EDİLSİN. 
 
Vicdan, erdem, estetik, etik, ahlak, merhamet ve manevi değerler sağ beynin ilgili olduğu alanlardır. Ancak yüzyıllardır bilinçli olarak standartlaştıran testlerle sol beyin odaklı, sayısal ve sözel zekâ tabanlı sürdürülen eğitim anlayışı neticesinde, maalesef gönül gözleri kapalı, merhamet duyguları zayıf, etik ve estetik değerlerden uzak, açgözlü, test çözerek meslek edinen bireylerden oluşan toplumlar inşa edildi. Bireysel farklılıkların değer görmediği, bu farklılıkların ortaya çıkmasına imkân verecek olanakların sunulmadığı bir sistemde yetişen bireyin risk alarak ve yenilikçi düşünerek girişimci davranmasını, sorunları çözebilmesini bekleyebilir miyiz? İnekler peynir üretebilir mi? Çözüm, bireysel farklılıkların dikkate alındığı performans tabanlı alternatif değerlendirme sistemlerinin eğitimde gerçek anlamda yer almasındadır. 
Prof. Dr. Mustafa Zülküf Altan’ın kaleme aldığı bu kitap, neoliberal felsefeye körü körüne inananların, standartlaştıran testlerden değişik şekillerde nemalananların ve ekonomiyi yönetenlerin ülkeleri nasıl tek tip insan yetiştirmeye sebep olan bu testlere teslim ettiklerini anlatırken şu gerçeğin de altını çiziyor: 
“Eğitim sistemindeki testler, toplumdaki eşitsizliğin ve adaletsizliğin gerçek kaynağı durumuna gelmiş ve terörün en büyük silahı olmuştur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94116bb8-c50f-41b9-a208-d6353f74302d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Bir Vampir Vakası</image:title>
            <image:caption>ÖLÜLER HAKKINDA YALNIZCA İYİ ŞEYLER KONUŞULMALIDIR. 
 
Balkanlarda ortaya çıkan yeniçerileri kimler, hangi amaçla vampire dönüştürdü? 
Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldıran Sultan Mahmud ve şehzadelerini bekleyen tehlike neydi? 
Habis mahluklara dönüşen yeniçerileri yok etmek için hangi cemiyet görevlendirildi ve bu cemiyetin geçmişi hangi padişaha uzanmaktaydı? 
Yüzyıllardır Osmanlı ile hesaplaşan Tapınak Şövalyeleri’nin yeni planları neydi ve onlara hangi devlet adamları destek veriyordu? 
Şövalyelerin ele geçirmek istediği kayıp kitaplar nelerdi, bu kitaplarla neler yapmak istiyorlardı? 
Yeniçerileri vampire dönüştüren kitabın geçmişi hangi medeniyete uzanıyordu ve onlar nasıl tedavi edilebilirdi? 
 
Mahlukat adlı korku türündeki sinema filmine de ilham veren bu roman, tarihsel kaynaklara dayanılarak kurgulanmış, soluk kesici, tüyler ürpertici bir hakikatin kanlı anekdotudur. “Osmanlı döneminde yaşanan gerçek bir vaka… Cinler, vampirler ve daha fazlası… Korkuyu iliklerinize kadar hissederken türüne getirdiği yenilik ile sizi her sayfasında şaşırtacak bir hikâye. En etkileyici kısmı ise kendi topraklarımızın, geçmişimizin hikâyesini anlatması.  Serinin devamını şimdiden çok merak ediyorum.” 
Mahlukat filminin yönetmeni Alper Mestçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9142f28-d964-439a-9be9-8a00bb5dcc6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sanat Sahtekar mı?</image:title>
            <image:caption>Sanat alanındaki yarış, takibinde bulunanları, Leonardo’nun Mona Lisa’sı ile Maurizio’nun Komedyen’i arasında taraf olmaya itiyor. Sorunun, olası cevapları kadar derinliği bulunmuyor; Hangisi sanat? Mona Lisa’nın ne yapıp edip Cattelan’ın duvara bantladığı meşhur muzunu alt ettiği görülüyor. Muzun taraftarı da bir şeyler söylemek istiyor; sanatın yolculuğunu, yirminci yüzyılın başından günümüze kadar neler yaşandığını bilmeyenler yorum yapmamalılar diyerek eksik olduğunu düşündüğü o entelektüel bilgisizliğe ateş püskürüyor. Ne ki iki farklı görüşün ortak bir paydada buluşabilmesi henüz mümkün görünmüyor. Son bölümde söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim; tüm bunlar beyhude bir çaba…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff98553a-230b-4a0f-92b0-9ebcc79a2dbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hellenistik Dünyada Roma</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Appianos’un Roma Tarihi eserinin günümüze parçalar hâlinde ulaşmış olan Makedonia kitabı ile neredeyse eksiksiz olarak ulaşmış İllyria, Syria ve Mithradates kitaplarının çevirisini içermektedir. Appianos, Makedonia kitabında Roma’nın Akdeniz’de tam bir hakimiyet elde etmesiyle sonuçlanan Makedonia Savaşları’nı anlatır. Romalılar, bu krallığı ortadan kaldırıp büyük kazanımlar elde etmiş ve bunun sonucunda Akdeniz’de tartışmasız bir hakimiyet elde ederek yayılmacı politikalarını giderek yükselen bir ivmeyle sürdürmüşlerdir. İllyria kitabı, Balkan Yarımadası’nın kuzeybatısında Adriyatik kıyısı boyunca yaşayan halkları ve Romalıların bu halklara karşı çıktığı askerî seferleri ele alır. Romalılar, Illyricum olarak adlandırdıkları bu bölgenin savaşçı halklarına karşı hem Caesar hem de Augustus zamanında önemli askerî seferler düzenlemişlerdir. Syria kitabı, Romalılar ile Asya’da gücünü giderek artıran Seleukos Krallığı’nın hükümdarı III. (Büyük) Antiokhos arasındaki savaşı aktarır. Bu kitapta ayrıca Aleksandros’un ölümünün ardından onun komutanları arasındaki mücadeleler ve Seleukos Krallığı’nın kısa bir tarihi de yer almaktadır. Mithradates kitabı ise, Roma’nın en büyük düşmanlarından biri olan Pontos kralı VI. Mithradates’in krallığını genişletmesine kadar olan süreci ve Roma’nın bu büyük kral ile yaptığı önemli savaşları aktarır. Romalıların bu dönemdeki faaliyetleri, ağırlıklı olarak Aleksandros’un ölümünün ardından ortaya çıkan Hellenistik Krallıklar ile ilişkili olduğundan bu çalışma “Hellenistik Dünyada Roma” ana başlığı altında toplanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f27e1af-5ced-4750-8a87-0b0d81d924ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hukuk Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu başlık, birtakım özel hukuk kurumlarının geçmişini öğrenmek isteyen okur için belirli ölçüde aldatıcı bir isim olarak addedilebilir. Zira bu kitap, özel hukuka odaklanarak hukukun modernleşme hikayesini anlatmayı amaçlamaktadır. 
Hukukun yasalardan müteşekkil oluşu, bu yasaları seçilmişlerden oluşan meclislerin yapması, davalarda tarafları temsil eden, tarafların ücret ödediği avukatların yer alması vb. bugünün hukukunda mutat görülen birçok kurum esasında tarihseldir; hep var değillerdi, yarın olmamaları da ihtimaldir. Yasalardan önce örfler, hukuk bilginlerinin kitapları vardı, bir vakit avukatlara değil yargıçlara ücret ödendi, üniversiteler yoktu yahut kapatılmış ya da içi boşalmıştı. Aydınlanmış despotlar, gözü kara devrimciler, tutkulu alimler, öfkeli kitleler eliyle yüzyıllar içinde bugünkü müesses halini alan kıta hukuk sisteminin hikayesini bilmek bu sistemin içine doğmuş olanlar için elzemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a046781b-9c4d-4c3c-b945-f2ffa97b588f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekmek Parası Yazıları</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu günahkârdır. Ama insanoğlu adını hak etmeye layık her fani, kefaret arayışına ve kendi iç dünyasındaki Golgota’nın yokuşunu kendi çarmıhıyla çıkmaya mecburdur. Oysa bunu çok azımız başarabilir. Bütün bir ömür acıyan canıyla böylesi nadir ve asil bir ruh karşımıza tarih boyu pek çok isimle çıkabilir: Odysseus, Buddha, İsa, Ali, Assissili Francesco, Don Quijote, Lenin, Nietzsche, Bolivar, Zweig ve Kazancakis. Her güçlü ruhun, kefaret öderken ifa ettiği kendine has bir vazifesi vardır: çarmıha gerilmek, taşlanmak, yollara düşmek, alay edilmek, bir atın boynuna sarılıp hıçkırarak ağlamak, devrim yapmak, lanetlenmek, kovulmak, aforoz edilmek ve tebliğ ve itiraf etmenin zirvesi olarak yazmak—hepsi de aynı arayış çilesini çekmeye taliptir. Dünyayı kurtaracak olan da hayatı sabır, güven, korku ve gözyaşı ile karşılayabilmekte ustalaşmaktır. Yoksa ebedî mutluluk, adalet, barış ve beyazlara bürünmüş, nur yüzlü, iyiliksever bir Tanrının inayetini beklemek beyhudedir. Yola çıkmak ve yolda olmaktan kellisi, asil bir ruh için yalandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d96d1d0-1b28-43f1-a8a6-e8376f070b7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aradığın “O” İşaret</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin önde gelen Bilinçaltı ve Enerji Terapisti Çağla Joy’un, büyük bir emek ve titizlikle hazırladığı “Aradığın ‘O’ İşaret” adlı kitabı onun derin bilgi ve deneyimlerini yansıtıyor. Kitapta her biri yeni bir günde okunması planlanan 96 adet yazı bulunmaktadır. 
“Keşkelerinizi, iyikilere dönüştürmenin tek yolu yaşadıklarınızın size kattığı hediyeyi görmektir. Birey olarak manevi gelişime, ruhsal farkındalığa ihtiyaç duyuyoruz.” 
“Bu sabah, onurlandırdığın ve saygı duyduğun bir gün olsun! Unutma! En büyük hediye sensin.” 
“Şimdi insanları tanımaya çalışmayı bırakıp, Kendini tanıma, bilme, fark etme zamanın. Şimdi senin zamanın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e769dee-4ed2-4e9d-b769-9bcfb424fdbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Divriği Kalesi Kazıları:3 Metal Buluntular</image:title>
            <image:caption>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Cami, Divriği’nin uluslararası alanda tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Prof. Dr. Erdal Eser tarafından yürütülen Divriği Kalesi kazılarında da Arkeoloji ve Sanat Tarihi bakımından son derece önemli verilere ulaşılmış, bu veriler sırasıyla yayımlanmaya başlanmıştır. Divriği Kalesi Kazılarının 3. Cildi olan bu kitapta, kazılarda bulunan metal eserler incelenmiştir. Kitap; siyah-beyaz resimler, çizimler, tablolar ve geniş bir kaynakça ile zenginleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e614a2-cdd8-4661-9c59-8d7bd8ac59f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Ol Tarçın !</image:title>
            <image:caption>Sevilmek için mükemmel olmak zorunda mıyız? 
 
Yavru bir köpek olan Tarçın; sorumluluk sahibi, titiz, şahane bir ev arkadaşıdır. 
Ceren ve diğer hayvan dostları ile birlikte aynı evde mutlu mesut yaşamaktadır. 
Fakat bir gün Ceren’in teyzesi Suna ve papağanı Şamata onlara geldiğinde işler sarpa sarar. 
 
Lily Murray’nin hikâyesi ve Anna Chernyshova’nın çizimleriyle 
renkli bir cümbüşe dönüşen “Sakin Ol Tarçın!” koşulsuz sevgiye dair eşsiz bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb233884-8425-45a3-b430-7f3b5ba13684.jpg</image:loc>
            <image:title>Halil Cibran&apos;dan Sırların Küçük Kitabı</image:title>
            <image:caption>Son seksen yıl boyunca, Lübnanlı-Amerikalı şair Halil Cibran’ın güzel sözleri, tebrik kartları ve düğün davetiyelerinden ilham verici duvar örtüleri ve kurumsal motivasyonel literatüre kadar her köşeyi süslemiştir. Bir kaynağa göre Cibran, Shakespeare ve Lao-Tzu’den sonra gelmiş geçmiş en çok satan üçüncü şairdir. 
 
Bu kitapta hayat denen gizemli yolculuğa, bu yolculuğun paradoks ve tezatlarına dair temel bilgileri keşfedecek ve Cibran’ın sırlara dair hikâyelerinden, aforizmalarından, şiirlerinden kesitler bularak benliğinizi besleme fırsatı yakalayacaksınız… 
 
DOLU VE BOŞ 
Sessizliği konuşandan öğrendim, tahammülü tahammülsüzden, nezaketi de nezaketsizden. 
 
Evet, tuhaf: 
Tüm bu hocalara minnettarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5681be-17d0-42a1-acff-e5ec663dbe49.jpg</image:loc>
            <image:title>Tecrübe Damlaları</image:title>
            <image:caption>Hayatın tanımını yeniden yapmak, değişime fırsat tanımak, gerçek mutluluğa varmak mı istiyorsunuz? 
Durun! Acele etmeyin. 
Damla damla yol alalım o zaman” Yaşamın merkezinde içimizdeki birinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e4862db-2f52-43a7-8eba-48307ff53ce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Taştan Ekmek</image:title>
            <image:caption>Taş, Mevlüt için yakın arkadaşı, sırdaşı olmuştu bu dünyadaki tek dayanağı ona sahip çıkmayan ana babasından, kardeşlerinden daha yakın olmuştu. Aç açıkta kalmamıştı onun sayesinde. Kalın çivilerle bağrından yaralamıştı parçalara bölmüştü. Hayatındaki hiçbir şey taşın yerini tutmamıştı belki zamanla bir parça kendi de taşlaşmıştı taş kadar sağlam ve sert olmuştu. Taş ondan o taştan var olmuştu. Lakabı bile Taşçı Mevlüt’tü. Taş onun ekmeği olmuştu hayatta kalma, hayata tutunma sebebi. Hiçbir zaman ona ihanet etmemiş, yalan söylememiş, arkasından vurmamıştı. 
  Taşın hayatındaki anlamı çok büyüktü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0757d0-85c9-4fda-a238-9f64476c7904.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Halinde Bir Ölü</image:title>
            <image:caption>her sabah kapıdan çıkmanın ölmesiyle 
dönerken boğulmanın yasıdır içinize kırılan ışık 
her karanlık avlayacak bir cenin bulur oysa 
her ölüm yakılmamış olmanın mutluluğudur toprağın kuytusunda 
aşk karnınızda dans eden sıcaklık 
karınca ayaklarını ararken çocuk 
düşüne düşüne çiçekte 
çarşı kalabalığında kaybolmanın kâbusudur büyümek 
geceler büyür 
 
-uyanınca olur çocuk-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c3690f-8a95-4c8a-bdb8-af1941bc6d0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemde Bir Ev</image:title>
            <image:caption>Kalın gözlükleri olan, saçını arkada topuz yapmış bir kadın yanıma 
geliyor ve bakım ekibinin ancak gelecek hafta gelebileceğini söylüyor. 
Nerede kalacağım belli değil. Yakında mesai bitecek ve buradan ayrılmam 
gerekiyor. 
 
“Emin olmadan cennete yerleştiremeyiz,” diyor bölümün müdürü. “Ama 
birkaç günlüğüne cehennemde bir ev ayarlayabiliriz. Ne de olsa geçici bir 
süre...” 
 
Cehennem hayatım böyle başlıyor. Evde sular akmıyor, internet hızı çok 
düşük. Yine de sabırla bekliyorum; birkaç güne kadar bakım ekibi gelecek 
ve hesaplar yapılabilecek. Ev arkadaşım halime çok gülüyor. “Bu kadar saf 
bir adamın yolu cehenneme nasıl düşer?” diye soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45146d2d-47a4-4728-958a-11feeb493412.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Şiirler</image:title>
            <image:caption>Lawrence’a göre bir şair, duygularının en dürüst ifadesi olan kendi sesiyle, 
bilinçsizce konuşmalıdır. Şiirde kendisini Romantikler’in savunduğu 
‘organik’ ve ‘anlatımsal biçem’ yaklaşımına odaklamıştır. Glicksberg, 
 “Yeni Şiirler’in (New Poems) Amerikan baskısına yazdığı 
önsözde söylediği gibi, şiirinde yaşamın değişken, akışkan, hareketli ve 
öngörülemez niteliğini sezdirmeyi başarmıştır.” diyerek, yine de onun 
şiir sanatındaki şapka çıkartılası çabasını anmaktan geri duramamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/834f4a61-c0e2-420c-bef0-c7050dec2f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesin Ölü Bir Şeyi Var</image:title>
            <image:caption>Biliyorum, hayli uzun sürdü... 
 
İlk gençliğimde tanışıp, sonra hayatımdan hiç çıkmayan bu şiirlerle 
ve onların kıymetli şairiyle süren muhabbetim, uzun zaman sonra ve 
ömrümün yarım yüzyılı geride bıraktığı an itibariyle bu kitabı yazmama 
neden oldu. Niye böyle oldu, bilmiyorum. Neydi yazmama engel olan ya 
da şimdi yazmamı sağlayan, bilmiyorum... Ama Tanrı haklıydı ve her şeyin 
bir zamanı vardı... 
 
Bir şiirin hayatınıza girmesi ve bir daha çıkmaması şaşırtıcı bir olgudur. Hele de o şiirlere sıklıkla geri dönüyorsanız, bu durumu en azından kendinize izah 
etmeniz gerekir. İçsel, duygulanımsal bir deneyimdir söz konusu olan. Ama 
zamanı geldiğinde bu deneyimi ifade etmek, öteki insanlarla paylaşmak 
isteği bir arzuya dönüşebilir. Arzunuza sahip çıktığınızda varoluşunuza 
sahip çıktığınızı da bilirsiniz. Bu da içsel bir bilgidir, sezgiyle edinilir. 
 
Ve şimdi okuyorsunuz, okuyacaksınız yazdıklarımı. Edip Cansever Şiiri ve 
Tragedyalar üzerine söz almamın zamanı ve mevsimi gelmişti... 
 
Serdar Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad8fe516-9ac1-418a-bcf7-80acc74272d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Blues</image:title>
            <image:caption>Komiser Haritos da diğer tüm Atinalılarla birlikte sokakta olmayı ve Yunanistan’ın Avrupa Futbol Şampiyonasındaki zaferini kutlamayı tercih ederdi ama o etrafında olan bitenleri görmezden gelemiyordu. Olimpiyat stadının inşasında çalışan ve cinayete karışan Arnavut işçileri, yaşlı bir Yunanın en iyi arkadaşı olan Afrikalı küçük bir kız çocuğunu, Bosnalı bir Sırp olduğunu iddia eden ve dilencilik yaparak geçinen Yunan bir kimyageri, fahişelik yaparak hayatlarını kazanan Bulgarlar, Ruslar ve Rumenleri; özellikle de her sabah parka bırakılan ve her akşam tekrar oradan alınan genç kızı… 
Petros Markaris Balkan Blues’ta, daha iyi bir yaşam arayışıyla çoğunlukla Balkan ülkelerinden Atina’ya gelen mültecileri konu alan dokuz öyküye yer veriyor. 
“Petros Markaris bu kitapta kentin perde arkasına göz atıyor.” 
–Andrea Fischer, Buchjournal 
“Atina’nın karanlık yüzünü ortaya koyan bir toplum portresi.” 
–Berthold Seewald , Die Welt 
“Markaris gerilim, mizah ve toplumsal eleştiriyi bir araya getirerek karma bir sanat eseri yaratıyor.” 
–Welt am Sonntag 
“Petros Markaris günümüz sömürü sisteminin sismografıdır.” 
–Stefan Berkholz, WDR3 
“Avrupa’nın en iyi 10 modern polisiye yazarından biri.” 
–Brian Oliver, The Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1154ee8-1ae2-4a11-8249-95dc85731abd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırat Değil</image:title>
            <image:caption>Yuri Mihayloviç Lotman, Aralık 1992’de bir öğleden sonra Tartu’da isteksiz bir halde oturup anılarını bir demlik çay eşliğinde asistanı Yelena Pogosyan’a dikte ettirdi. Bu, Hatırat-Değil’in ilk taslağının oluşturulduğu on iki dikte buluşmasından ilki olacaktı. Buluşmalar o kışa ve Lotman’ın hayatının son baharı olan 1993’ün Mart ayına kadar sürdü. 
 
Hatırat-Değil’de Lotman’ın hikâyesi kâh tek bir anekdot veya temaya odaklanıyor, kâh daha geleneksel bir otobiyografik tablo veriyor. 1922’deki doğumundan eğitim hayatına, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir topçu taburundaki günlerinden savaş sonrası üniversite hayatına, Tartu Okulunun kuruluşundan akademik çalışmalarının yoğunlaştığı 20. yüzyılın büyük bir kısmına uzanıyor. 
 
“Bana göre Lotman, yapısalcı bir yaklaşımdan yola çıkan ama buna bağlı kalmayan bir eleştirmendir.” –Umberto Eco</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b7c392-fbcb-4310-96e4-1e088a7f8584.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Şiir Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Bizans Şiir Antolojisi, yaklaşık altmış Bizans şiirinin Yunanca orijinal metinlerini ve Türkçe çevirilerini, kapsamlı notlar ve şair incelemeleriyle birlikte sunmaktadır. Yalnızca siyasi ve dini konuları değil, günlük hayat, savaş ve aşk gibi çok geniş bir konu yelpazesini kapsayan Bizans şiiri, edebi nitelikleri, yansıttığı duygular ve gündelik yaşam sahneleriyle sadece alanın uzmanlarının değil, her okuyucunun ilgisini çekecektir. Bu kitapta okur, Bizans İstanbul’undaki yapılar, atlı araba yarışları ve sokaklarda işitilen diller üzerine dizeler bulacak, bir manastırdaki günlük hayatı veya bir imparatorluk düğününü, hatta deniz ürünleriyle bezenmiş zengin bir sofrayı anlatan şiirlerle karşılaşacaktır. Agathias’ın nüktedan aşk mısralarından, Pisidialı Georgios’un imparatorluğun askeri başarılarını övdüğü dizelere, Nazianzoslu Gregorios’un derin ve hisli dini şiirlerinden Psellos’un tıp tartışmalarına, bu antoloji Bizans edebiyatının ve kültürünün zenginliğini yansıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5fa7429-875d-46b0-b8ab-f9767e1cdf69.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yer Ekran</image:title>
            <image:caption>“Yaşamın her alanında birbirinden ayrı olan şeyleri artık birbirinden ayıramıyoruz, çünkü cinsiyetler, karşıt kutuplar, sahne ve salon, eylemin kahramanları, özne ve nesne, gerçek ve yansıması arasındaki mesafe yok edildi. Terimlerin bu şekilde birbirine karıştırılması, kutuplar arasındaki bu gizli anlaşma sonuç olarak sanat, ahlâk, politika dâhil yaşamın hiçbir alanında değer yargısı diye bir şey bırakmadı. Mesafe bilincine, ‘araya bir mesafe koyma tutkusuna’ bir son verilmesi her şeyin kesinliğini yitirmesine neden oldu.” 
 
Her Yer Ekran, gerçeklik duygusunun nasıl yitirildiğine ilişkin bir çözümlemedir. Kendini tekrar eden tarihsel bir anlayışın bundan böyle ikiyüzlü bir yaşam ortaya koyması kaçınılmazdır. Bu kendini gizleme ve gerçeklerin üzerini örtme hali, sanattan politikaya felsefeden toplumun tüm katmanlarına sinmiştir. Bütün sistem uzun süreden beri devasa bir ekrandan kendi yorgunluğunu ve çaresizliğini seyretmektedir. Sözde yenilikler, teknik ve teknolojik ilerlemeler âdeta bir simülasyon evreninde kaybolup gitmektedir. 
 
Baudrillard’ın Libération gazetesi için kaleme aldığı yazılar güncelliğinden hiçbir şey yitirmemiştir. Dünyanın bugün geldiği durumu, ‘demokratik despotluğa’ dönüşen egemenlik anlayışlarını ve Batı’nın riyakâr politikalarını açık ve net bir şekilde sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fd21e39-d3f4-41c6-a601-679e8e516e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Üretimin Aynası</image:title>
            <image:caption>Jean Baudrillard Üretimin Aynası’nda, kendini kapitalizmin radikal bir eleştirisi olarak sunan Marksist ekonomi politiği eleştirmektedir. Ona göre Marksizm, modern toplumun merkezine üretimi koymakla aslında burjuvaziye hizmet etmektedir: Tarihî materyalizm, diyalektik, üretim biçimi, emek gücü gibi kavramlar Marksist kuramın, burjuva düşünürler tarafından üretilen doğa, gelişme, akıl, emek, değiş tokuş gibi evrensel kavramlara bir son vermek amacıyla yararlandığı kavramlar iken günümüzde aynı tarihî materyalizm, ürettiği bütün bu kavramları en az burjuvazininki kadar acımasız bir “eleştirel” emperyalizmle evrenselleştirmeye çalışmaktadır. 
 
Baudrillard’a göre Marx’ın ortaya attığı üretim, üretim biçimi, değişim değeri gibi kavramlar evrenselleştikleri andan itibaren çözümleme yeteneklerini yitirip anlam dininin egemenliği altına girerek bir tür kutsal kurala dönüşmekte ve genelleşmiş bir sistemi kuramsal açıdan yeniden üretmektedirler. Bu kavramlar göstergelere, yani “gerçek” bir gösterilenin gösterenlerine dönüşmekte ve varlıklarını ancak göstergelerden oluşan düşsel bir evrende, insanı baskı altına alan bir simülasyon evreninde sürdürebilmektedirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ccd74e-3360-475e-95c0-350d0f785129.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler: Birinci Seri</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl ortalarında Amerikan zihninin ilk kıvılcımlarını çaktıran Emerson, denemeleri, şiirleri ve konferanslarıyla geniş bir izlerçevre edinmiştir. Amerikan düşüncesindeki etkileri H.D. Thoreau, M. Fuller, W. James, J. Dewey, G. Santayana ve R. Rorty’e, Amerikan şiirindeki etkileri W. Whitman, E. Dickinson, W.C Williams, R. Frost ve W. Stevens’a uzanır. Yaşarken ünü Avrupa’ya da yayılarak 20. yüzyıldan günümüze doğru dalga dalga genişlemiştir. Nietzsche’nin başucu yazarlarındandır Emerson; Baudelaire onu erkenden keşfeder; Proust yazılarını Emerson alıntılarıyla süsler; G. Eliot, Wilde, Musil, Tolstoy, Kipling, A. N. Whitehead, Bergson ve Camus iyi birer Emerson okurudur. Borges, yaşam boyu “kendine kült yaptığı” Emerson’ı Poe’dan daha büyük bir şair ve Nietzsche’den daha iyi bir düşünür olarak görür. Harold Bloom’a göre o, “Amerikan kültürünün merkezindeki isim”dir. 
 
Kitapçık boyutundaki ilk yapıtı Doğa’da insan ve doğa ilişkisini ele alan Emerson, Denemeler: Birinci Seri’de Ben’i başkalarıyla ve doğayla olan yoğun, dinamik bağları üzerinden Varlığın tinsel bulutuna yerleştirir. Denemeler: İkinci Seri ve Yaşamın İdaresi ile beraber Emerson’ın yapıtlarının çekirdeğini oluşturan Denemeler: Birinci Seri, dipnotlandırılmış tam metin olarak ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bd22940-edfa-4e55-84d3-84621e0517d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna</image:title>
            <image:caption>Bildiğin her şeyi unut. Çünkü bildiklerin “her şeyi” unutturmak içindi. Aslolanı hatırlama diyeydi. Çünkü bildiğini sandıkların koca bir yanılsamadan ibaret. Sadece “bunu” bilmeni istedikleri için yaratıldılar. Bilmeni istemedikleri “gerçek” içinse gözlerine koca bir perde örtüldü. Karanlık bir maskeyle sarmalandın. Sana öğretilenler mutlak doğrular olmadı hiçbir zaman. Doğduğunda hayatı bundan ibaret sandın, senden öncekiler de öyle sandı, ondan öncekiler de. Gördüğün, gördüğümüz normlar bunlardı çünkü. Sen bunu gerçek diye algıladın, çünkü hepsi “olması gereken bu” diye dayatıldı. Aklına sürgün edildin, akıllarımıza hapsedildik. Üstelik şimdiye ait değil bu tutsaklık, binlerce yıldır süregelen bir kanıksanış. Koca bir aldanış. Alışkanlıklarımıza alıştırıldık, onlardan asla kopartılmamak üzere. Korkularımızın, kaygılarımızın kontrol ettiği strese dayalı yapay nefesler yarattılar bizlere. Çıkar yol bulamayan, debelendikçe batan, çırpındıkça yalnızlaşan çaresiz birer varlığa dönüştürüldük. Her şey, özünün derinliklerinde, bilincine açılan o nehirde. Çünkü aslolan gerçek, bildiklerinde değil, bilmediklerinde saklı... Çok ses getiren Kıyamet serisinin yazarı B. Buğra Gülsoy’dan sarsıcı bir roman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e99fe4a-47fa-4024-8a13-f385600aa60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinç ve Bilinçdışı</image:title>
            <image:caption>Bilinç ve Bilinçdışı, Jung’un 1933-1941 yılları arasında İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’nde (ETH) verdiği ders/konferansların 1934 yazına ait cildidir. Bu dersler, katılımcıların notlarından yeniden oluşturulmuştur. Jung’un bu tür seminer metinlerinde her zaman daha ulaşılabilir bir dille karşılaşıyoruz, zira bunlarda hem hitap edilen kitle zaman zaman genel bir kitle oluyor hem de Jung’un sözlü söylemi daha basit ve samimi oluyor. Buradaki 12 derste Jung’un kuramının artık biçim almış bir haliyle karşılaşıyoruz ve tam bu şekil almışlıkladır ki, Jung, kuramının genelini dinleyicisine izah eder. Temel kavramlar, psikogalvanik yöntem, çağrışım testleri, rüya çözümlemesi, kişilik tipleri vb. birçok Jungcu yöntem ve anlayışlar derli toplu ve basit bir şekilde ele alınır, bazı konulara Jung’un zaman içinde edindiği deneyimlerle katkılar yapılır, çeşitli vaka ve deney örnekleri verilir. Not dökümlerinin editörlerinden biri olan Ernst Falzeder’ın da sözleriyle, “Jung’un kendi ‘Analitik Psikoloji Üzerine Giriş Dersleri’ne hoş geldiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090ef2c6-131d-471f-bce0-43a0d2cf7be4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Paradoksları</image:title>
            <image:caption>BEDEN ZİHİN RUH BÜTÜNLÜĞÜ
 
“Sağlığınız dört ayaklı bir masaya benzer ve her bir ayak, sağlıklı olmak için gereken ihtiyaçları temsil eder: stres yönetimi, beslenme, uyku ve egzersiz.”
 
Hastalıkların tek bir nedeni yoktur. Akut ya da kronik hastalıkların altında mutlaka aynı anda birden çok neden yatar. Bir ya da birkaçının beraberliği sonucu hastalıklar oluşur. Nedenlerin tümüne odaklanmak daha sağlıklı bir yaşamın da anahtarıdır.

Vücudumuzun bir sistem olduğunu anlamak ve bu sistemi bozan ya da bozabilecek etmenleri görmek ve onu dengesine kavuşturmak, hem yaşamınıza hem de sağlığınıza bütüncül bir pencereden bakmakla mümkün. Beden, zihin, ruh ve tüm mekanizmalara odaklanmak size hayatınızla ilgili kalıcı çözümler sağlayacaktır.

Dr. Melek Vuslat Özdoğan’ın, “Bütüncül Bakış Açısı” ile kaleme aldığı Sağlık Paradoksları, hastalıkların kök nedenlerine ışık tutmanın yanı sıra yaşam kalitesini artırmak isteyen okurlar için de gerçek bir kaynak kitap.

“Beslenme, masanın dört ayağından biridir. Uyku ne kadar etkiliyse beslenme de o kadar etkilidir. Beslenme ne kadar etkiliyse egzersiz de o kadar etkilidir. Egzersiz ne kadar etkiliyse stres yönetimi de o kadar etkilidir. Diğer hiçbir ayağa odaklanmadan sadece birinde yaşam tarzınızı değiştirirseniz, sağlıklı yaşam konusunda eksik ilerliyorsunuz demektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bacf0d-b884-48b4-acbb-c25d716d5c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrimci Politik İktisat</image:title>
            <image:caption>İktisat, yaklaşık 150 yıldır doğa bilimlerinin izinden giderek bilimleşme yolunda önemli adımlar atmaya çalışmıştır. Fizikle başlayan doğa bilimi olma çabaları biyoloji öykünmesiyle devam etmiştir. Böylece iktisat, doğa bilimlerine en yakın disiplin olarak sosyal bilimler içinde ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. Hatta kimi iktisatçılara göre bu durum, iktisadı, sosyal bilimlerin kraliçesi yapmıştır. Söz konusu egemen konum ve başarılı adaptasyon tecrübesiyle iktisat, diğer sosyal bilimlere de bilimleşme yolunda ciddi ipuçları sunmuştur.   
 
Elinizdeki eser, iktisadın biyolojik evrimcilikten ödünç alarak oluşan ilgili bilimleşme sürecini eleştirel açıdan analiz etmektedir. Aynı zamanda, biyolojik evrimciliğin iktisada yansıyan bütün yönlerini irdeleyerek bilimler yoluyla örgütlenen Batı düşüncesinin güncel bilimsel görünümünü sunmayı hedeflemektedir. Ayrıca eser, Veblen, Schumpeter ve Hayek gibi Batı düşüncesine yön veren önemli düşünürler üzerinden bilim ve kapitalizm arasındaki ilişkiye dair de çarpıcı analizler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9708b2a-da9c-4c7d-90bf-ccc83c802222.jpg</image:loc>
            <image:title>Politika Analizi: Etkili Sorun Çözmenin Sekiz Aşamalı Yolu</image:title>
            <image:caption>Politika analizi bilimden ziyade bir sanattır. Yöntemden olduğu kadar sezgiden de faydalanır. Bu nedenle doğru cevapları aramaya yönelmeden önce doğru soruları sormalısınız.   
 
Temelleri Eugene Bardach’ın California Üniversitesi Berkeley’de otuz beş yıl boyunca verdiği politika analizi seminerlerinde atılan bu kitap; zorlayıcı entelektüel, siyasi ve mantıksal baskılar altındaki okuyucunun kafasındaki karmaşıklığı ve endişeyi gidermesine yardım etmeyi amaçlıyor.   
Sekiz Aşamalı Yol’un adımlarını açıklarken gerçek raporlardan yapılan alıntılarla, bir yandan politika alternatiflerinin istenmeyen sonuçlarını öngörmek için tavsiyelerde bulunuyor, diğer yandan da bir politikanın kabul edilmesi ve uygulanması noktasında dinamik düşünmenin önemine dikkat çekiyor.   
 
Aklınızdan öbür türlü uçup gidebilecek önemli görev ve tercihleri size hatırlatmak üzere oluşturulan Sekiz Aşamalı Yol yaklaşımı, sadece politika analistleri ve öğrenciler için değil, herhangi bir sebepten ötürü dünyaya bir politika uygulayıcısının gözünden bakmaya çalışan herkes için pratik bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d60e5b-1a64-4d81-9edc-0344dfa837c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanpınar’ın Başyapıtı: Türk Modernizminin Zirvesi: Huzur</image:title>
            <image:caption>Beatrix Caner, Türkoloji dünyasının büyük çevirmeniydi. Çok lisan bilirdi. Sessizce kendi buluşuyla Ahmet Hamdi Tanpınar’dan, Ömer Seyfettin’den Nermin Abadan Unat Hoca’dan abdi acizlerine kadar birçok eseri buldu ve Alman diline çevirdi. Bu muhterem meslektaşa gönlümde her zaman sıcak bir yer var. Büyük bir şükran ve elemle onu ebediyen hatırlayacağım.  
İlber Ortaylı                                                               
 
Beatrix Caner´in Türk romanına yaklaşması, roman okumanın aynı zamanda toplum, insan ve yaşayan tarih ruhunu okumak demek olduğu düşüncesinde toplanıyor. Caner, bu incelenmesinde ele aldığı romanlarda ayrıntılara karşı da çok duyarlı. O kadar sevdiğim, dikkatle okuduğumu sandığım Tanpınar´ın Huzur romanında bir gelinliğin yazarı tarafından simge amacıyla kullanıldığına hiç dikkat etmemişim. Modern Türk edebiyatı üstüne aşağı yukarı on yıldır konuşup tartıştığım Beatrix Caner bana, kendisinden daha önce, daha sonra karşılaştığım Türkologlardan farklı gelir.  
 Adalet Ağaoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49bf1055-197d-4ff3-928d-097edde7d397.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Düşlere Renkler Karışır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Alevlerden hızla kaçıp son kalan tünele girdik. Ay parlaklığını yavaş yavaş yitirmiş, biz yine karanlığa gömülmeye başlamıştık. Burası devasa bire ebru teknesi gibiydi. 
 
Sütunların arasından geçtik, kocaman yılan saçlı bir taşla göz göze geldik.” 
 
Meğer bilmecenin yanıtı ne yerin yedi kat dibindeki tünellerde ne de deniz kabuklarının içindeydi. 
  Cevap hemen elimin altındaydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e15acbd-2a8d-467b-8ad7-f0d749383264.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlevîlere Göre Mevlânâ ve Mevlevîlik Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış</image:title>
            <image:caption>Mevlânâ&apos;dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu&apos;l-Hasan Bûşencî şöyle demişti: “Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı. Bugün ise adı var, kendi yok.”  
Mevlânâ&apos;nın meşhur fil hikâyesi vardır. Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti. Bu gerçek, yaşadığımız yüzyılda, genelde tasavvuf; özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı. Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu. Cahil, çıkarcı, takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı. İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz, ayağa düştü. O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi. Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti. Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı. Kimi hümanist dedi, kimi panteist. Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu, kimi beyaz entarili “dönen derviş”lere. Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı. Hz. Pir&apos;in dediği oldu: “Herkes beni kendine dost edindi. Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı.” İşte, Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner, hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor. Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor. Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor.  
 
Prof. Dr. Mustafa Kara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e6f050-4236-41d3-a2bc-a905eca0a20b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Doğu</image:title>
            <image:caption>“Çok hatıralarımız var… 
Çok renkli bir hayat yaşadım. O anlamda sıradan bir insanın hayatı değil, hem ideolojik hem siyasal anlamda. 
Türkiye’nin en seçkin aydınlarıyla beraber oldum. 
Beş kuşakla hapis yatan tek devrimciyim. 
Dağlarda dolaştığım dönemler oldu. 
Hem toplumsal ve milli hareketin hem emekçi hareketinin başında oldum. 
Uluslararası çok tecrübem var. 
50 uzun yıl içinde o kadar çok olay var ki unutulmayacak. 
Hepsi birbirinden daha derin derslerle dolu, gelecek kuşakların bilmesi gereken olaylar.” 
 
Gazeteci Aslıhan Türel, her şeyi sordu, Aydınlık hareketinin kurucusu, Vatan Partisi lideri Dr. Doğu Perinçek her şeyi yanıtladı. 
 
Adım Doğu, Perinçek’in çocukluğundan başlayarak tüm yaşamını, siyasi mücadelesini, işkenceleri, direnişini, asla teslim olmamasını, dostlukları, ihanetleri, umudunu, bağımsızlıkçı ve özgür ruhunu yansıtan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4487ed8c-9a66-4fc2-9468-86df32d2131f.jpg</image:loc>
            <image:title>Travma: Görünmez Salgın</image:title>
            <image:caption>Travmanın Anlaşılması, Etkin Tedavisi 
ve Toplumsal Boyutta Önlenmesi Amacıyla 
Çıkılan Bir Yolculuk 
 
Başlı başına ezber bozan bir kitap. Paul’un kitabı, travma hakkında yazılmış diğer kitaplardan farklı olarak bizlere çok sayıda çözüm de sunuyor. Paul, çok dikkatlice düşünmüş ve herkesçe rahatça anlaşılabilecek bir şekilde yazıya dökmüş bu kitabı. —Tommy Hilfiger, girişimci, yazar ve hayırsever 
Dr. Paul Conti, kadınların hikayelerine ve içlerinde taşıdıkları travmalara inanıyor. Bir de travmanın belli bir demografiyle sınırlı olmadığını, bunun bütün insanlığın sorunu olduğunu da anlıyor. Onu görmeye başladıktan sonra iyileşmenin mümkün olduğuna ben de inandım. Ve ben hâlâ bu yolculuğu yapıyorum ve tabii artık sizler de. —Lady Gaga, şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve oyuncu 
Travma aynayı karartıp pencereleri büküyor, çarpıyor. O zaman kendimizi kendimiz gibi göremiyoruz ve başkaları hakkında, onların zararlı olduklarından başka bir şey düşünemiyor, farklılıklarını da anlayamıyoruz. Ve artık bunun değişmesi gerek. —Dr. Paul Conti 
Bir hastalık düşünün: Dışarıdan bakıldığında semptomları neredeyse hiç belli olmuyor ama siz farkına varmadan bütün vücudunuzu ele geçiriyor, bir anneden ya da babadan çocuğuna çok kolayca geçebiliyor, tedavi edilmezse bir ömür boyu devam ediyor. Dr. Paul Conti’ye göre, toplumun travmayı görmesi gereken bakış açısı tam olarak budur: Prognozu potansiyel olarak ölümcül olabilecek, kontrol edilemeyen bir salgın. 
Travma: Görünmez Salgın’da Dr. Conti, travmanın daha derin ve ayrıntılı bir resmini sunmak amacıyla en yeni klinik araştırmaları, en iyi uygulamaları ve gerçek hayattan alınma hikayeleri sizler için inceleyip derliyor. Travmanın etkilerini hafifletebilmek ve gelecekte karşımıza çıkabilecek başka travmaları önleyebilmek için gerek birey, gerekse de toplum olarak yapabileceğimiz somut değişiklikleri adım adım takip ediyor. Hayat boyu sürüp giden ve başa çıkması imkansız sanılan bir hastalığın hem tedavi edilebilir hem de önlenebilir olduğunu ortaya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33707222-95fb-4ef5-a094-946700be45cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi, irrasyonel düşünceye meydan okumayı işaret etmektedir ve bireyi mutlu veya mutsuz edenin dış koşullar değil, olaylar veya kendisi hakkında içsel düşünceler olduğu basit fikrine dayanmaktadır. Güncellenmiş klinik araştırmalara dayanan bu kitap, Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi ile Bilişsel-Davranışçı Terapi arasındaki önemli ayrımların kapsamlı bir incelemesini de içermektedir. 
Albert Ellis ve Debbie Joffe Ellis, Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi’nin nasıl geliştiğini ve nasıl kullanılabileceğini vaka örnekleriyle gösteriyorlar; bu yaklaşımın deneyimli uygulayıcılar için en kusursuz hale nasıl gelebileceğini ortaya koyuyorlar. 
 
Akılcı-Duygusal Davranışçı Terapi, Psikoterapi Kuramları Dizisi’nin on üçüncü kitabıdır. APA bu diziyi, psikoterapistlerin günümüzde kullandığı temel kuramsal modelleri anlamaya yönelik bir kaynak olarak sunmaktadır. Dizinin kitapları, farklı danışan profillerini içeren zengin vaka örnekleriyle birlikte somut kuram ve bulgu temelli uygulamaları anlatmaktadır. Öyle ki, uygulamacılar ve öğrenciler bu kitapları bilginin ve esinin mücevherleri olarak görecektir. Okuyan Us, bu dizide Türk uzmanların çalışmalarına da yer vermektedir. 
 
*** 
Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor. — Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu 
 
Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde. — Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz, George Washington Üniversitesi, Washington, Dc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9d4ce6-82c3-4c68-9664-1f432c1f2fda.jpg</image:loc>
            <image:title>İçi Boş Yeminler</image:title>
            <image:caption>KARANLIKTA OLMAKTAN ZEVK ALIYORDUM. 
ŞİMDİ CASUSLARIN VE HIRSIZLARIN ZAMANIYDI. 
BENİM ZAMANIMDI. 
Brie perilerle anlaşma yapmaktansa ölmeyi tercih ederdi. Onun için ölüm, onların zalim oyunlarından daha iyiydi. Ama Nasiğli Sarayı’nın sadist kralı kız kardeşini kaçırınca Brie, onu geri almak için her şeyi yapmak zorunda kaldı. Buna bizzat kralla anlaşma yapıp Nasiğli’lerin ezeli düşmanı Siğli Sarayı’ndan üç sihirli eser çalmak da dahildi… 
Fakat Siğli Sarayı’nda özgürce dolaşmak sandığından çok daha zordu. Brie’nin tek seçeneği, düşündüğü gibi kötü kalpli olmayan Siğli prensi Ronan’ın gelin adaylarından biri rolünü oynamaktı. Kalbinin dikkatini dağıtmasına müsaade etmeyen Brie, kendince farklı amaçları olan bir Nasiğli çetesiyle işbirliği yaptı. Ama gizemli çete lideri Finn ile vakit geçirdikçe onun baştan çıkarıcı cazibesine karşı koyamadı. 

İki tehlikeli sarayın arasında kalan Brie, bağlılığının kime ait olacağına karar vermeliydi… ve kalbinin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac52c88-b1a8-4f80-9903-dc846d9ae335.jpg</image:loc>
            <image:title>İçi Boş Yeminler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KARANLIKTA OLMAKTAN ZEVK ALIYORDUM. 
ŞİMDİ CASUSLARIN VE HIRSIZLARIN ZAMANIYDI. 
BENİM ZAMANIMDI. 
Brie perilerle anlaşma yapmaktansa ölmeyi tercih ederdi. Onun için ölüm, onların zalim oyunlarından daha iyiydi. Ama Nasiğli Sarayı’nın sadist kralı kız kardeşini kaçırınca Brie, onu geri almak için her şeyi yapmak zorunda kaldı. Buna bizzat kralla anlaşma yapıp Nasiğli’lerin ezeli düşmanı Siğli Sarayı’ndan üç sihirli eser çalmak da dahildi… 
Fakat Siğli Sarayı’nda özgürce dolaşmak sandığından çok daha zordu. Brie’nin tek seçeneği, düşündüğü gibi kötü kalpli olmayan Siğli prensi Ronan’ın gelin adaylarından biri rolünü oynamaktı. Kalbinin dikkatini dağıtmasına müsaade etmeyen Brie, kendince farklı amaçları olan bir Nasiğli çetesiyle işbirliği yaptı. Ama gizemli çete lideri Finn ile vakit geçirdikçe onun baştan çıkarıcı cazibesine karşı koyamadı. 
İki tehlikeli sarayın arasında kalan Brie, bağlılığının kime ait olacağına karar vermeliydi… ve kalbinin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5788d68-36a5-4dc0-b645-8449cc107fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare -2</image:title>
            <image:caption>Vahşi katil Aşkın’ın ve gizli örgüt lideri Ateş’in yolları bir girdabın içinde kesişmiştir. Aşkın ilk defa Ateş’e yenilmiştir ancak Ateş daha büyük bir yenilginin içine düşmüştür. İkisi de o girdabın içinde sürüklenirken birbirlerine oyunlar oynayıp kendilerini büyük bir iç savaşın içine çekmişlerdir. Ancak bilmedikleri bir şey vardır: Bu oyunun sonu en başından bellidir. 
 
Ateş ve Aşkın aralarındaki tutku ve çekime karşı koyamayarak her geçen gün biraz daha yakınlaşırken kendilerini sürekli durdurmaya çalışırlar ancak bu çekime ikisinin de karşı koyması artık mümkün değildir. Sadece hisleriyle değil, aynı zamanda karşılarına çıkan büyük düşmanlarıyla da savaşmak zorundadırlar. 
 
Düştükleri yangın ikisini de canlı canlı yakmaya başlamıştır, yangının büyüklüğünü fark etmişlerdir ancak ikisi de bunu durduramayacaktır. 
 
“Perdelediğimi savunduğu kuşkularımı oldukları yere bıraktım. O, kuşkuları yok ettiğimi sanabilirdi ama belki de o kuşkular Ateş ve ateş parçasından daha yakıcı olacaktı. Bu lavların üstünde oynanan bir kumardı, sadece bir kişi dengesini bulacaktı.” 
 
 
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir. 
Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d60797b-26fb-425a-a35a-3b1fb887479b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musıkisi Üstadlarıyla Musıki Üzerine Görüşmeler</image:title>
            <image:caption>“Mûsıkî sanatının sosyoloji ile beraber etüt edilmesi lazım. Yani toplum yaşantısı, toplumun yaşam biçimi mûsıkîye de adeta şekil veriyor. Mûsıkî zaman zaman toplumun yaşam biçimine, sosyal hareketlere göre yön kazanmış, değişmelere de uğramıştır.” Nevzat Atlığ 
“Türk mûsıkîsi, Müzikalite itibarıyla Türk milletinin övünülecek bir vasfıdır… Türk Mûsıkîsine bu millet gereken değeri vermiş ve asırlar boyunca gönül hanesine yerleştirmiştir... Bir bakıyorsunuz en büyük şairin şiirini almış, bir beste yapmış; Konuşuyor-lar birbirleriyle. Birisi şiir dilinden konuşuyor, bestekâr da bestesiyle konuşuyor...” Alâeddin Yavaşça 
“Her milletin bir müzik şekli vardır. Bu müziklerin birbirlerinden istifade etmediğini de düşünmüyorum muhakkak ki almıştır. Belki diyorum, o (müzik) insanın yaşadığı hayatın melodisidir.” Niyazi Sayın 
“Bu hizmete emeği geçenlere, ayrıca ben de teşekkür etmek is</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81ef8c88-192e-4265-a03e-52a5aaf50b50.jpg</image:loc>
            <image:title>TCP/IP</image:title>
            <image:caption>TCP/IP bir ağ protokolü ve İnternet’in altyapısını oluşturuyor. Sistem yöneticilerinin ve siber güvenlikle ilgilenenlerin TCP/IP’yi anlaması, kavraması büyük önem taşıyor. Bu kitap 1998 yılından bu yana bu alandaki boşluğu doldurmayı amaçlıyor. İçindekiler: TCP/IP’nin Yapısı, IP Adresleme, IP Yönlendirme (Routing), DHCP (Dynamic Host Configuration Protocol), WINS (Windows Internet name Service), DNS (Domain Name System), SNMP (Simple Network Management Protocol), FTP, Telnet, IPv6</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5201c81-3757-46a1-9624-4a8fc0e655f1.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale Of Two Cities</image:title>
            <image:caption>A Tale of Two Cities is a historical novel written by Charles Dickens, set in 
London and Paris before and during the French Revolution. The novel tells 
the story of the French Doctor Manette, his 18-year-long imprisonment in 
the Bastille in Paris and his release to live in London with his daughter 
Lucie, whom he had never met. The story is set against the conditions that 
led up to the French Revolution and the Reign of Terror.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58cffa58-8965-4ac9-9168-88f8cdf8bfd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Мертвые души» – уникальный роман, ставший для русской литературы своеобразным эталоном иронической прозы. Книга, раздерганная на цитаты еще в XIX в. и no-прежнему потрясающая воображение. История гениального дельца Чичикова, скупающего в глухой провинции «мертвые души» крепостных крестьян, по сей день поражает своей современностью и удивительным юмором!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c49463-0170-4d18-999f-db00868f1c97.jpg</image:loc>
            <image:title>Monte Kristo Kontu RUSÇA</image:title>
            <image:caption>Сюжет «Графа Монте-Кристо» был почерпнут Александром Дюма из архивов парижской полиции. Подлинная жизнь Франсуа Пико под пером блестящего мастера историко-приключенческого жанра превратилась в захватывающую историю об Эдмоне Дантесе, узнике замка Иф. Совершив дерзкий побег, он возвращается в родной город, чтобы свершить правосудие – отомстить тем, кто разрушил его жизнь. Толстый роман, не отпускающий до последней страницы, «Граф Монте-Кристо» – классика, которую действительно перечитывают.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc627f4-9340-4ee5-a272-745d29b88c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliwer Twist</image:title>
            <image:caption>Oliver Twist subtitled The Parish Boy`s Progress is Charles Dickens`s 
second novel, and was published as a serial from 1837 to 1839 and released as a three-volume book in 1838, before the serialisation ended. 
Oliver Twist is born in a workhouse and later turns nine-years-old. He then 
works at a workhouse and escapes to London where he meets many 
people who are willing to give him shelter, the first one is Mr. Sowerberry, 
the second is an old Jew, then he stays with Mr. Brownlow and learns he 
has a half brother named Monks. 
Oliver Twist is notable for Dickens`s unromantic portrayal of criminals and 
their sordid lives. The book exposed the cruel treatment of the many 
orphans in London during the Dickensian era.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/479cf049-6f75-43d7-9b38-88cc27212043.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahiyci</image:title>
            <image:caption>Dağlar tehlikeli sırlara ev sahipliği yapar… 
 
Henüz dokuz yaşındayken annesini kaybeden Stella, Cades Cove’da yaşayan büyükannesi Motty’nin bakımına bırakılır. Oysa bu yeni ve ücra diyarda onu bekleyen tek şey huysuz büyükannesi değildir. Artık Stella’nın, ailesi tarafından nesiller boyunca sır gibi saklanan dağın gizemli tanrısıyla karşılaşma vakti gelmiştir. Ya yazgısına boyun eğip ataları gibi bir Vahiyci olacak ya da dinden çıkmayı göze alarak Dağdaki Tanrı’ya meydan okuyacaktır. Ancak hiçbir seçenek kefaretsiz değildir. 
Daryl Gregory’nin çağlara yayılan rahatsız edici romanı Vahiyci, genç bir kızın hem gömülü geçmişiyle hem de ailesinin yıkıcı inancıyla hesaplaşma hikâyesi… 
 
“Zeki, orijinal ve cehennem kadar korkutucu.” 
                                              – Kirkus Reviews 
“Vahiyci, gotik korku geleneğinin taze ve rahatsız edici örneklerinden.” 
                                                                                    – New York Times 
“Sürükleyici bir tarihi korku hikâyesi. Yazar Gregory, çarpıcı edebi maharetiyle gerilimi daha da tırmandırıyor.” 
                                                                                                                           – Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da19c1a1-cca5-4b52-9f39-7dd46b2beaa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahil (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aptal, salak, gerzek, cahil... 
Tüm bunlar yakın akrabadırlar. Bunların en yaygını, 
en tehlikelisi cahillerdir. Çünkü o her şeyi bilir. 
Doğduğunda, hattâ doğmadan önce her şeyi öğrenmiştir. 
Bu anlamda Tanrı’nın seçkin kuludur. Yoluna çıkmaya gelmez, sizi ezer geçer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/121266a4-3f30-4753-911b-ddb10ef5295f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferhad ile Şirin</image:title>
            <image:caption>Ferhad ile Sirin halk hikâyesini yeni bir bakıs, duyusla kaleme alıyor Feridun Andaç. Askın, tutkunun, baglanmanın öyküsünü anlatıyor. Içli, duygulu bir anlatımla dile getirilen bu halk hikâyesinin simgelesen gerçeginde çagdan çaga tasınan duygu dilinin Türkçedeki ezgilenisini okuyacaksınız Ferhad ile Sirin’de. Dildeki duyguyu, duygudaki düsünceyi aktaran halk hikâyeciliginin yeni bir biçimde sunulusudur aynı zamanda okuyacagınız öykü. 
*** 
“Imkânsızlıgın öyküsüydü bu benim için. Sevip kavusamamanın, askın askınlıgının öyküsü… Ferhad, birçok seyi göze alıp askı için imkânsız olanı gerçeklestirmisti. Oysa, ben, o hikâyenin anlatıldıgı yörenin çocugu olarak; Ferhad gibi olsam, Kerem gibi yansam da, o imkânsız olana sırtımı dönüp modern dünyaya kanat açmıstım.” 
Feridun Andaç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/580000e6-d2c5-458b-a9a6-3926ca9c9721.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Bir İlahi</image:title>
            <image:caption>Callypso Lillis, Deli Kral Karnon’ın hapishanesinden kurtulur ancak kâbusları sona ermez. 
Callie tutsak edildiği günlerin hatırlatıcısını artık bedeninde taşımaktadır. Ruh Hırsızı ise hâlâ dışarıda bir yerlerdedir. 
Callie ve Desmond peri dünyasında barışın temsili olarak kabul edilen Gündönümü kutlamaları için Flora Krallığı’na gittiklerinde, dört bir yanı yemyeşil, büyüleyici çiçekler ve parlak peri ışıklarla çevrili saraya adımlarını atar atmaz, kutlamalardan daha acil sorunlarla uğraşmak zorunda kalırlar. Hiçbir yer perilerin devasa balo salonlarından daha tehlikeli değildir. Hiçbir güç Callie’yi kraliyet entrikalarından koruyamaz. 
Periler tehlikeli yaratıklardır, oyun oynamayı severler. Bazıları aşk bazıları intikam ister, bazıları kan bazıları dile getirilemeyecek şeyler ister. Kesin olan tek şey hiçbirinin göründüğü gibi olmadığıdır. Sırlarına her geçen gün yenilerini ekleyerek daha gizemli birine dönüşen Des bile. 
Flora Krallığı’nda entrikalarla dolu balolar ve kutlamalar devam ederken saray topraklarında uğursuz bir şeyler dolanmaya başlar. 
Ve Callie eğer dikkatli olmazsa, bu şey sevdiği herkesi ve her şeyi yok edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64913983-1656-469a-891f-879e30c82953.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare 2 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Vahşi katil Aşkın’ın ve gizli örgüt lideri Ateş’in yolları bir girdabın içinde kesişmiştir. Aşkın ilk defa Ateş’e yenilmiştir ancak Ateş daha büyük bir yenilginin içine düşmüştür. İkisi de o girdabın içinde sürüklenirken birbirlerine oyunlar oynayıp kendilerini büyük bir iç savaşın içine çekmişlerdir. Ancak bilmedikleri bir şey vardır: Bu oyunun sonu en başından bellidir. 
 
Ateş ve Aşkın aralarındaki tutku ve çekime karşı koyamayarak her geçen gün biraz daha yakınlaşırken kendilerini sürekli durdurmaya çalışırlar ancak bu çekime ikisinin de karşı koyması artık mümkün değildir. Sadece hisleriyle değil, aynı zamanda karşılarına çıkan büyük düşmanlarıyla da savaşmak zorundadırlar. 
 
Düştükleri yangın ikisini de canlı canlı yakmaya başlamıştır, yangının büyüklüğünü fark etmişlerdir ancak ikisi de bunu durduramayacaktır. 
 
“Perdelediğimi savunduğu kuşkularımı oldukları yere bıraktım. O, kuşkuları yok ettiğimi sanabilirdi ama belki de o kuşkular Ateş ve ateş parçasından daha yakıcı olacaktı. Bu lavların üstünde oynanan bir kumardı, sadece bir kişi dengesini bulacaktı.” 
 
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir. 
Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5ac9a8-0838-458d-9bfb-105ac640b4e7.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Günde Dünya Turu</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için dünya klasikleri lüks, ciltli özel tasarımlarıyla... Yalnız yaşayan zengin İngiliz centilmeni Phileas Fogg, üyesi olduğu Londra Reform Kulüp’te, gerçekleştirilmesi imkânsız görünen bir konuda arkadaşlarıyla iddiaya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır. Arkadaşlarına dönüp “Tam 80 gün sonra 21 Aralık’ta aynı saatte beni burada bekleyin” diyerek kulüpten ayrılan Bay Fogg, yardımcısı Paspartu ile birlikte tren, gemi, kızak hatta fil bile kullanacağı zorlu bir yolculuğa çıkar. Jules Verne bu ünlü macera romanını, 19. yüzyılda yaşanan teknik gelişmelerin öncülük ettiği Süveyş Kanalı ve Trans Amerika demiryolu gibi yeni ulaşım olanaklarının seyahat etmeyi daha kolaylaştırmasından esinlenerek yazmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde54e49-af34-4acb-99cf-c538e8eec639.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Bir İlahi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Callypso Lillis, Deli Kral Karnon’ın hapishanesinden kurtulur ancak kâbusları sona ermez. 
Callie tutsak edildiği günlerin hatırlatıcısını artık bedeninde taşımaktadır. Ruh Hırsızı ise hâlâ dışarıda bir yerlerdedir. 
Callie ve Desmond peri dünyasında barışın temsili olarak kabul edilen Gündönümü kutlamaları için Flora Krallığı’na gittiklerinde, dört bir yanı yemyeşil, büyüleyici çiçekler ve parlak peri ışıklarla çevrili saraya adımlarını atar atmaz, kutlamalardan daha acil sorunlarla uğraşmak zorunda kalırlar. Hiçbir yer perilerin devasa balo salonlarından daha tehlikeli değildir. Hiçbir güç Callie’yi kraliyet entrikalarından koruyamaz. Periler tehlikeli yaratıklardır, oyun oynamayı severler. Bazıları aşk bazıları intikam ister, bazıları kan bazıları dile getirilemeyecek şeyler ister. Kesin olan tek şey hiçbirinin göründüğü gibi olmadığıdır. 
Sırlarına her geçen gün yenilerini ekleyerek daha gizemli birine dönüşen Des bile. 
Flora Krallığı’nda entrikalarla dolu balolar ve kutlamalar devam ederken saray topraklarında uğursuz bir şeyler dolanmaya başlar. Ve Callie eğer dikkatli olmazsa, bu şey sevdiği herkesi ve her şeyi yok edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d29354a-ed0d-496f-8346-c659cfa7d5bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Ve Sinem raflara dönüyor! 
 
Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları… Bir yandan İstanbul’un renkli ve zengin ortamları, diğer yandan iflah olmaz varoşları… Hepsi Ve Sinem çizgi öykülerinde. 
 
“Ve Sinem, ilginç ve başarılı bir çizgi roman, yarın da hatırlanacak. Orta sınıflara, metropole, şimdiki zamana bu kadar yakından bakan yerli bir çalışma konuşulmayı hak ediyor.” –Levent Cantek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df714697-9da1-4e98-906c-99476a99d372.jpg</image:loc>
            <image:title>Galateia: Bir Öykü</image:title>
            <image:caption>Ben, Kirke ve Akhilleus’un Şarkısı’nın yazarı Madeline Miller’dan mitolojik bir öykü…
Ben eskiden taştım. Güzeldim güzel olmasına ama mutluluğu, kaçışı elinden alınmış bir güzellik neye yarar? Tek arzum biraz dışarı çıkıp güneşin altında yürümekti… kızımla beraber. “Muhtaçsın,” derdi bana yaratıcım, “utanman da yok üstelik, yüzün bile kızarmıyor…
Heykeltıraşı ve sonra da kocası Pygmalion’un elinde hayat bulan Galateia esaretine alışmıştır âdeta. Ama kızı Paphos’un da aynı kadere sürüklendiğini fark edince özgürlüğüne bir an evvel ulaşmak adına başka bir ihtimalin peşine düşmeye karar verir.
Edebiyattan sinemaya birçok esere ilham veren, kadının baştan yaratılması üzerine temel bir anlatı olan Galateia efsanesi bu defa bir kadının elinde yeniden hayat buluyor.
“Bir öykülüğüne de olsa Madeline Miller’ın mitolojik anlatılara dönüşünü görmek harika.” —Library Journal
Ambra Garlaschelli’nin illüstrasyonlarıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc7ad14f-d9f7-4afd-98cf-4346a85f432e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktır</image:title>
            <image:caption>bu sanatlara bu kitaplara bu fotoğraflara bakmak çok 
daha çok neyi öğrenmek istiyorum ki ben 
hangi tereddüdün hangi varmanın kaygısı bu 
şiiri de bağışlanmış bir biyoloji kitabından kaptım zaten 
üstüme o zamanlar büyük gelen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989c0c58-d853-4b37-8657-72e53ab6be82.jpg</image:loc>
            <image:title>Olumlamalarla Bilinçaltını Kodla</image:title>
            <image:caption>Bilmeniz ve hep hatırlamanız gereken şey:
SİHİR SİZSİNİZ! Öyleyse DEĞİŞİM BAŞLASIN…
Unutmayın, bilinçaltı sahibi ne isterse onu vermeye odaklıdır.
Herkesin dilindeki olumlamalar nedir? Nasıl yapılır, etkisi nedir?
Soru sormanın gücü ve evrenin cevaplama şekli nasıldır?
Niyet tekniği nedir? Hangi cümleler niyetimizin kapılarını açar?
Çakraların tıkanıklığı nasıl anlaşılır? Olumlamayla çakra temizliği nasıl yapılır?
Hayal panosu nedir ve nasıl hazırlanır?
Kendi üzerinizde çalışabileceğiniz, hızlı sonuç veren teknikler nelerdir?
Sizin bu hayatta gerçekten istediğiniz şeyler neler?
Başarı, zenginlik, mutluluk, sağlık, aşk, güzellik…
Değişim istiyorsanız, hep aynı döngünün içinde olmaktan yorulduysanız bu kitap tam size göre. Kitapta verilen teknikleri ve olumlamaları uygulamaya başladığınızda tüm hayatınızın küçük mucizelerle değiştiğini gözlemleyeceksiniz.
Ebru Karakan “Olumlamalarla Bilinçaltını Kodla” kitabında, bilinçaltı gücümüzü harekete geçirerek iç ve dış dünyamızı daha sağlıklı hâle getirmenin anahtarını sunuyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be892c2f-4489-4f42-80fc-3939fbe19273.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kusursuz Şey</image:title>
            <image:caption>“Zorbaların peşinde olduğu şey bu muydu acaba?
Herkesin içindeki iyiliği söküp atmak mı istiyorlardı?”
Nanette O’Hare kendini bildi bileli futbol takımının yıldızıydı ve derslerinde çok başarılıydı. Fakat içten içe bir şeylerin eksik olduğunu biliyordu. Herkes gibi olmak adına neden kendini feda etmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyordu.
Çok sevdiği bir öğretmeni ona Sakız Biçici adında gizemli, artık baskısı bulunmayan bir kitabın yıpranmış bir kopyasını hediye ettiğinde, Nanette’in içindeki asi uyanacaktı. Bu yeni ve lafını esirgemeyen hâli büyük bir coşkuyla gerçek benliğini dünyaya kabul ettirmeye çalışırken beklenmedik arkadaşlıklar ve sorumluluklarla karşılaşacaktı.
Farklı hisseden ve bunu kabul etmeye cesareti olanların öğrenmesi gereken bir şey vardı: Kendini bulmak için önce kaybolmak gerekirdi ve bu acımasız yol herkese göre değildi.
“Yazarın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâye, on sekiz yaşındaki hassas bir kızın çevresindeki sığlıkla mücadele ederken düşündüklerini ve hissettiklerini içeriyor…” —VOYA, starred review
“Bundan önceki asi ve uyumsuz genç kitapları gibi, bu da kendine gençler arasında sadık okurlar bulacak.” —School Library Journal, starred review
“Quick, uyumsuzluğa dair düşündürücü metinlerde ustalaşmaya devam ediyor ve büyümenin deneme yanılma evresinden geçen sempatik bir gencin portresini müthiş bir inandırıcılıkla çiziyor.” —Publishers Weekly, starred review
“Quick’in hikâyesi tuhaf gençlere hitap ediyor: yalnızlara, asilere ve yaratıcı tiplere; Booker’ın Bukowski ve Neruda okuma önerisine uyacaklara; değişime hazır olanlara.” —The Horn Book
“Güçlü, iyi yazılmış kadın başkahramanı bu gençlik romanını diğerlerinden ayırıyor.” —Kirkus
“İğneleyici gözlemler ve anlamlı duyguların çeşitliliğiyle zenginleşen hikâye, zaman zaman insanı boğan ergenlik dönemindeki bir gencin zihnine muazzam bir bakış.” —Booklist
“Quick, Nanette’in ayrıcalıklı huzursuzluğundan duyduğu endişeye eşlik eden okurlara düşünecekleri pek çok şey veriyor.” —BCCB
“Her Kusursuz Şey tam da beklediğim gibi… Quick’in o muazzam karakteri Nanette’in peşinden sürüklenmek isteyeceksiniz.” —Bustle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d91537dd-efd2-4e26-93f3-17be97252a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Aklına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap pandemi gerçeği ile her gün bir bilinmezlik ve yeni koşulların ortaya çıktığı günümüzde zorluklara dayanıklı çocuk yetiştirirken güçlük yaşayan ebeveynlere ışık tutacak; ayrıca çocuk ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar için de terapi odalarında bir başucu kaynağı olarak yer alacaktır. 
Bu kitapta “Değişime direnç ve korkular ile yüzleşilmesi”; “Bekleme ve sabretme becerilerinin geliştirilmesi”, “yeni durumlara ayak uydurabilme ve birey olabilme”, “uyum sağlama becerisi”, “düşüncelerin davranışlar üzerine etkisi”, “özkontrol, dikkat eksikliği”, “akran zorbalığı”, “boşanma durumuna yaklaşım”ı örnekleyen metaforik hikayeleri bulacaksınız. Kuşkusuz yerinde ve doğru şekilde kullanıldığında metaforlar; rahatsız etmeden mesajını danışana iletir ve değişimi sağlayacak iç görü ve düşünceleri şekillendirir. Alanımıza katkısı ve kitaptaki yalın dili için Murat hocamızı kutlarım. 
Doç. Dr. Sevcan Karakoç 
Çocuk ve Genç Psikiyatristi/Psikoterapist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb6fe195-caca-4bd0-bad8-cbc27ef6740f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı (Hardcover, Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı kitabı, finansa ilgi duyan gerek bu alanda çalışan uzmanlar gerekse daha fazlasını öğrenmek isteyen okurlar için basit ve anlaşılır bir dille ustaca kaleme alınmıştır. Andreas Schweitzer, ticaret ve finans alanlarında dünyanın birçok noktasında görev almıştır. Schweitzer bu kitapta, tecrübelerini ve iki yıl süren yoğun araştırmasının sonuçlarını finansla ilgilenen okurlarıyla paylaşıyor ve ticari finansmanın neden bu kadar çekici bir varlık sınıfı olduğunun anlaşılmasını sağlıyor. Uluslararası bir ekip tarafından yapılan derin bir araştırmaya dayanan ve zekice yazılmış bu kitap, okura, belki de farkında bile olmadığı bir yatırım fırsatını sunuyor: Ticari finansmana yatırım yapmayı düşünmüyorsanız bile, bilinmelisiniz ki ticaret işe yarıyor! Kapsamlı sözlüğüyle ve finans tarihine hızlı bir bakış atarak nelerin yanlış gittiğine -ve eğer gelecekte yanlış giderse, bunun nasıl önlenebileceğine- dair değerlendirmeleriyle, okurlar kendilerini tarihsel bir yolculuk içinde bulacak. 
·         Yatırım seçenekleri arasında neden ticari finansmanın kendine yer bulması gerektiğini anlamak, 
·         Piyasalar hakkında en güncel bilgileri öğrenmek ve 
·         Orta Asya ve Avrupa’da süregiden 30 yıllık bir tecrübenin faydalanmak için bu kitabı okumalısınız! 
Bu kitabı bütün diğer yatırım kitaplarına benzer beklentilerle aldım ama Schweitzer’in sunduğu bilgilere hayran kaldım. 
Tamara Nall/The Leading Niche Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu 
Schweitzer, ticaret ve sermaye aracılığıyla güçlendirilmiş yatırımların, hem sıradan hem de deneyimli yatırımcılar için ne kadar faydalı bir seçenek olduğunu vurguluyor. Gerçekten de istisnai bir okuma. 
Paul L. Gunn, Jr./KUOG Corporation’ın Kurucusu 
Andreas Schweitzer, yatırım yapmayı öğrenen herkese yardımı dokunabilecek bir tarzda kendi yatırım öyküsünü anlatıyor.
 Glenn Hopper/Sandline Global’in Mali İşler Müdürü; çok satan Deep Finance adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a885c86-41c5-4ec0-a33e-f0f0ca2f6773.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Labirentler</image:title>
            <image:caption>Labirentleri sever misin? Hani şu karmakarışık yollardan oluşan ve çıkış yolunu bulmaya çalıştığımız labirentler. İşte bu kitapta labirentleri geçerek bazen bir çiçek bahçesine bazen de bir çiftliğe gideceğiz. Bazense bir yavruyu annesine kavuşturarak kahramanlarımıza yardım edeceğiz. Ağaçta, su ve toprak altında, gökyüzünde ve kutuplarda… 
Kısacası labirentler her yerde. Sensiz olmaz. Haydi, eğlenceli labirentlerde çıkış yolunu 
birlikte bulalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcbdbbd2-a55e-48de-9ba9-9717e22ce9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı (Sofcover)</image:title>
            <image:caption>Mekanizmalar: Ticari Finansman Yatırımı kitabı, finansa ilgi duyan gerek bu alanda çalışan uzmanlar gerekse daha fazlasını öğrenmek isteyen okurlar için basit ve anlaşılır bir dille ustaca kaleme alınmıştır. Andreas Schweitzer, ticaret ve finans alanlarında dünyanın birçok noktasında görev almıştır. Schweitzer bu kitapta, tecrübelerini ve iki yıl süren yoğun araştırmasının sonuçlarını finansla ilgilenen okurlarıyla paylaşıyor ve ticari finansmanın neden bu kadar çekici bir varlık sınıfı olduğunun anlaşılmasını sağlıyor. Uluslararası bir ekip tarafından yapılan derin bir araştırmaya dayanan ve zekice yazılmış bu kitap, okura, belki de farkında bile olmadığı bir yatırım fırsatını sunuyor: Ticari finansmana yatırım yapmayı düşünmüyorsanız bile, bilinmelisiniz ki ticaret işe yarıyor! Kapsamlı sözlüğüyle ve finans tarihine hızlı bir bakış atarak nelerin yanlış gittiğine -ve eğer gelecekte yanlış giderse, bunun nasıl önlenebileceğine- dair değerlendirmeleriyle, okurlar kendilerini tarihsel bir yolculuk içinde bulacak. · Yatırım seçenekleri arasında neden ticari finansmanın kendine yer bulması gerektiğini anlamak, · Piyasalar hakkında en güncel bilgileri öğrenmek ve · Orta Asya ve Avrupa’da süregiden 30 yıllık bir tecrübenin faydalanmak için bu kitabı okumalısınız! Bu kitabı bütün diğer yatırım kitaplarına benzer beklentilerle aldım ama Schweitzer’in sunduğu bilgilere hayran kaldım. Tamara Nall/The Leading Niche Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu Schweitzer, ticaret ve sermaye aracılığıyla güçlendirilmiş yatırımların, hem sıradan hem de deneyimli yatırımcılar için ne kadar faydalı bir seçenek olduğunu vurguluyor. Gerçekten de istisnai bir okuma. Paul L. Gunn, Jr./KUOG Corporation’ın Kurucusu Andreas Schweitzer, yatırım yapmayı öğrenen herkese yardımı dokunabilecek bir tarzda kendi yatırım öyküsünü anlatıyor. Glenn Hopper/Sandline Global’in Mali İşler Müdürü; çok satan Deep Finance adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e103db74-b261-460e-9eaa-395cf795accc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Şekiller Kitabım (3-4 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Montessori Kazanımlar Dünyası kitaplarındaki etkinlik ve oyunlar Montessori Metodu&apos;nun ilkelerinden yola çıkmış ve küçük çocukların bilişsel becerilerini artırmak için özel olarak tasarlanmıştır. Çocuklar, ilgi çekici etkinlikler sayesinde şekilleri, sayıları ve renkleri tanıyacaklar ve dünyayı keşfetmek için ilk bağımsız adımlarını atabilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc59bea-814d-44b4-ae44-32b2ddc48e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 5 Noktürn</image:title>
            <image:caption>H. Ozan Demirtaş, genç kuşak çağdaş Türk bestecilerinden… 
 
Çalışmaları, açıkça batı akademik müziğinin geleneklerine bağlıdır. Bu, hem türlerin seçiminde hem de müzikal materyalin sunulma ve geliştirilme biçiminde fark edilmektedir. 
 
Eserlerinin tematik temelleri, dinleyicinin, bestecinin sanatsal niyetine nüfuz etmesine katkıda bulunan parlak ve etkileyici melodik malzemelere dayanmaktadır. 
 
Piyano İçin 5 Noktürn - bestecinin ilk kez yayınlanan yeni bir eseri. Noktürn türü, bu kitapta besteci tarafından geleneksel romantik eserler olarak ele alınmış. Aynı zamanda, eserlerdeki ritimsel detaylar ve bazı makamsal yapılar, bu türün geleneksel algısına yeni bir akım getirmektedir. 
 
Bu açıdan, besteciyi bu harika çalışması için tebrik ediyor; gelecek çalışmalarında başarılar diliyorum. 
Alexander Mekaev, 
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Öğretim Görevlisi

H. Ozan Demirtaş, uzun yıllardır hizmet ettiği Mesleki Müzik Eğitimi alanına bu kitapla değerli bir katkı sunuyor. Bu katkı, Demirtaş’ın akademik eğitim ve piyano öğretmenliği sürecinde yoğun olarak üzerinde durduğu, piyano öğrencilerinin repertuvar beklenti ve gereksinimleri ile ilgili çalışmalarının bir ürünü olarak daha da anlamlı. 
 
Piyano öğrencilerine, piyano öğretmenlerine yepyeni müjdeler sunan bir armağan olarak Piyano İçin 5 Noktürn, dinleyicisine ulaşmak için bolca seslendirilmeyi bekliyor. 
Okuyucusuna ulaşması, severek seslendirilmesi dileğiyle… 
 
Tebrik ve teşekkürler sevgili H. Ozan Demirtaş, nicelerine… 
                                                                                               Prof. Dr. H. Seval KÖSE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f18b5e9b-e04d-4a13-98ea-034e3e472a34.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 12 - Dikkat Kaygan Zemin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir! Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! 
Bizim ailenin ve mahallenin her gününün ayrı bir macerayla geçtiğini artık hepimiz biliyoruz. 
Havaların soğumaya başladığı günlere giriş yaparken içinizi ısıtacak eğlenceli hikâyelerle karşınızdayız. Bakalım Necati Ağabey ve muhtişim dedektiflik ekibi kaybolan altın kupayı bulabilecek mi? O zaman hazırsanız, başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1894b630-3cdb-493e-8db5-f296c18ba8e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Van Gogh&apos;un Yıldızları</image:title>
            <image:caption>&quot;Oyuna giriş bedava, çıkış zekâyla... Diyelim ki olmadı, yıllar geçti sen hâlâ oyundasın, bu durumda üzülmenin anlamı yok. Zaten her şey bir oyun değil mi bu dünyada? Ha tek başına oynamışsın ha bizimle!&quot;
Gizlice çantasına bırakılan Seçilmişler Oyunu yazısıyla dehşete düşen İpek, arkadaşı Örge&apos;den yardım ister. Çok geçmeden Bulut ve Sanver de katılır bu kötücül yazının gizemini çözmeye.
Öte yandan Vincent van Gogh sergisiyle büyük bir sanat olayına hazırlanan şehir grafitiler, renkli ışıklar ve yıldızlarla âdeta devasa bir tabloya dönüşür. Sergiyi gezen öğrencilere birer Van Gogh kartpostalı dağıtılırken, bazı çocuklara Vincent imzalı yıldızlar verilmektedir. Seçilmişler Oyunu ve Vincent yıldızlarının peşine düşen Örge ve arkadaşları kendilerini bekleyen acı ve tatlı sürprizlerden habersizdir.
Van Gogh&apos;un Yıldızları sanatla harmanlanmış kurgusuyla dâhi bir ressamın sonsuzluk öyküsüne de tanıklık ettiğimiz, soluk soluğa okunan bir ilk gençlik romanı.
&quot;Sizindir renklerim, sahip çıkın düşlerime.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4754ce4c-8fa3-46df-aa90-4d26f32af585.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik Ve Kerevizler</image:title>
            <image:caption>Andrés Gomberoff bilim hazzını ve tutkusunu her okuyucuya aşılayacak olan bu kitapla, bizi fizik ve matematiğin kötü birer okul anısı değil de son derece büyüleyici alanlar olduğunu keşfetmeye davet ediyor.
Bilim insanlarının bilimi öğretme ve anlatma biçimleri sebebiyle bilimsel konulara önyargı geliştirmiş olabileceğimizi savunan Gomberoff, asıl konunun basit yöntemlerle aktarıldığında rahatlıkla hatta severek hayatımızın bir parçası olabileceğini söylüyor. Tıpkı iyi bir tarifle pişirilmiş bir kereviz yemeği gibi…
Gomberoff sürükleyici kısa hikâyeler ve her gün karşılaşabileceğimiz örneklerle Paralel Evrenler Kuramı&apos;ndan antimaddenin gizemine kadar birçok konuyu herkesin anlayacağı bir dille açıklayarak okuyucusunu şaşırtıyor. Carl Sagan ve Stephen Hawking gibi bazı öncüllerinin yolunu izleyerek evrenin büyük olaylarını ve bunların gizemlerini yalın ve keyifli bir üslupla açıklamayı başarıyor. Bilim anlatıcılığına aydınlatıcı ve eğlenceli bir katkıda bulunan bu eserde Marconi&apos;den Einstein&apos;a, Woody Allen&apos;dan Mussolini&apos;ye, Beatles&apos;tan Olivia Newton John&apos;a kadar tanınmış birçok kişiyle de karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7727970e-2402-40b1-8f27-228d3065ced4.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam-7 Toplar Kimin İçin Yuvarlanıyor</image:title>
            <image:caption>SON ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN KÖPEK ADAM SERİSİNİN HEYECANLA BEKLENEN YEDİNCİ KİTABI!
Serinin yedinci kitabında Petey iyilik yapmanın ne demek olduğunu öğreniyor!
Köpek Adam&apos;ın bu sıralar başı kötü alışkanlıklarıyla derttedir ve üstesinden gelmek için de süper dostlarından yardım alır. Ancak saplantıları korkuya dönüşünce kendisini yepyeni bir süper kötünün hedefi hâline getirir.
Köpek Adam korkuları ve düşmanıyla savaşırken Kedi Petey hasipten çıkar. Küçük Petey ile yeni bir hayata başlar. Bu sakin güzel hayat ansızın bir ziyaretçinin gelişiyle bozulur. Gelen kişi Petey&apos;in babasıdır. Petey, babasının gelişiyle geçmişiyle yüzleşmeye başlar. Ve artık sevdikleri için savaşması gerektiğini anlar.
Dav Pilkey Köpek Adam Serisi&apos;nin her kitabında her yaştan okuyucuya hitap etmesinin yanı sıra empati, nezaket, sabır ve iyilik yapmak gibi evrensel temaları da işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8887c7d-98ba-4359-99ae-6c3dbba27928.jpg</image:loc>
            <image:title>Radiant 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“SİZ YÖNETİCİLERİ SEVERSİNİZ, ÖYLE DEĞİL Mİ? SİZİN YERİNİZE SEÇİM YAPILMASINA BAYILIRSINIZ, SOLUCANLAR! BİR İYİLİK YAPIP SİZE ŞİMDİ YAPMANIZ GEREKENLERİ SÖYLEYECEĞİM: DUA EDİN, TİTREYİN VE ÖLÜN!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef306cb3-6f40-4499-8d6b-fe62ded9bad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Çatı Altında</image:title>
            <image:caption>“Saf romantizmin altın oranı.” Publishers Weekly   Çevre mühendisi olan Mara’ya, hiç beklemediği bir anda kocaman bir ev miras kalır. Çok sevdiği akıl hocası Helena, vasiyetinde Mara’ya da bir yer ayırmış ve evini ona bırakmıştır. Ancak asıl sürpriz daha sonra ortaya çıkar: Evin sadece yarısı Mara’ya kalmıştır. Diğer yarısı ise Helena’nın huysuz yeğeni Liam Harding’e aittir. Yeni ev arkadaşından ilk gördüğü anda etkilenen Mara, acı gerçeği kısa zamanda keşfeder: Liam, bir petrol firmasının avukatıdır ve Mara’nın çevre sevgisi ne kadar büyükse, Liam’ın çalıştığı şirketin çevreye duyarsızlığı da o kadar fazladır. İlk tanışmalarının büyüsü bu gerçek altında ezilirken ne Mara ne de Liam evden vazgeçmeye isteklidir.  Böylece aynı çatı altında büyük bir çatışma başlar. Sorun şudur ki biriyle aynı evde yaşamak, zamanla onu tanımak anlamına da gelir. Ve Mara, Liam hakkında ne kadar çok şey öğrenirse, ondan nefret etmek o kadar zorlaşır. Âşık olmaksa çok daha kolaydır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9a70be-0366-4696-b59d-e417e20809cf.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 Astroşifa Ajandası</image:title>
            <image:caption>Hayallerinizi gerçeğe çevirin. Yapabileceğinizi biliyorsunuz! Karanlık ve belirsiz senelerden geçtik. Uzun süredir umutla bu yılı bekliyorduk. Ve en nihayetinde hayat yolculuğumuzda kendimizi keşfedeceğimiz bir döneme giriyoruz. 2023 senesi kendi sınırlarımızı çizdiğimiz bir sene. İnsan bazen kendine olan inancını kaybeder. Devam edebilmek için birinin ona inanmasını, tek bir söz söylemesini ister. İşte tam o anda artık kimseye ihtiyacınız yoktur. Bu ajandayı yanınızdan ayırmayın ve işaretleri takip edin. Yıldızlar sizin için parlamıyor diye umutsuzluğa düştüğünüzde, bu ajandadan alacağınız yardım size harika tecrübeler kazandıracak. Çünkü bu kitap size, herkes uykudayken gün doğumunu izlemeye gitmek gibi bir his verecek… Işığınızı parlatın çünkü siz en parlak yıldızsınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71788cfa-8232-4411-aafa-fbc7cd7190bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ağaç Evi -Çizgi Roman- 3: Piramidin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Dünya çocuklarının sevgilisi Sihirli Ağaç Evi şimdi çizgi roman! 
PİRAMİDİN İÇİNDE KONUŞAN BİR MUMYA VAR! 
Sihirli Ağaç Evi, Tim ve Lea&apos;yı bu kez Eski Mısır&apos;a uçuruyor. Gizemli kara kedinin peşine takılınca kendilerini bir piramidin içinde buluyorlar. Burada binlerce yıllık bir bilmeceyi çözmek için yardıma ihtiyacı olan mumya kraliçeyle karşılaşıyorlar. İki kardeş ona yardım edecek... Tabii eğer piramidin labirentlerinde yollarını bulabilirlerse! 
Tim ve Lea ile zamanda yolculuğa hazır mısın? 
Sihirli Ağaç Evi serisi hakkında: 
Küçük okurları hem okuma keyfi hem de tarihteki farklı kültürlerle tanıştıran Sihirli Ağaç Evi serisi bu yönüyle sadece dünyanın dört bir yanındaki çocukların değil, anne babalar ve eğitimcilerin de gözdesi oldu. 
New York Times çoksatanlar listesinde bir numaraya kadar çıkıp beş yıldan uzun bir süre bu listede kalmayı başaran, 33 dilde 130 milyondan fazla satan bu ödüllü seri, şimdi rengarenk ve soluksuz okutan çizimleriyle çizgi roman formatında okurunun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5adef092-8ca9-435b-827d-ee56016fc03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuz Ayı Monti</image:title>
            <image:caption>Kış kapıya dayandı. Ayı Monti uzun, tatlı bir kış uykusuna yatmaya hazır. Mağarası sıcacık, yastığı pofuduk, midesi tıka basa dolu ama bir sorun var: Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, bir türlü UYKUYA DALAMIYOR. Ormandaki arkadaşları da yardım edemezse, Ayı Monti’yi uzun ve zorlu bir kış bekliyor. 
Çocukların sevgilisi Ayı Monti harika bir uyku öncesi hikâyesi ile dönüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d9dd3e0-257a-43c7-8535-bc9019fe0dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“UYANDIĞINDA DAHA ÇOK ÇALIŞABİLMEK UĞRUNA UYUMAK, ACINASI BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KEYİF İÇİN UYU, KÂR İÇİN DEĞİL.” 
En zeki ve yaratıcı zihne sahip tür biziz. Sadece biz, türünün huzursuzluğuna deva bulmak için bir düşünce disiplinini –felsefeyi– yarattık. Öyleyse nasıl oluyor da kediler bir şekilde hep memnun ama biz hep dertliyiz? Belki de büyük filozoflarımızdan çok, kedilerden öğreneceklerimiz vardır. 
Çağdaş düşünür John Gray insanın felsefeyle, inanışlarla ve modern araçlarla kurduğu dünyasının kırılganlığını bir kedinin patisiyle yoklayıp test ediyor; sevgi, bağlılık, ölümlülük, ahlak, kıskançlık ve benlik gibi belalı konuların kediler için neden meseleye dönüşmediğini anlamaya çalışıyor. Montaigne’in meşhur kedisinden, Vietnam Savaşı’nı cesaret ve neşesini kaybetmeden atlatmış kedi Mèo’ya, oradan da kedilerle ilgili kendi gözlemlerine uzanarak bir canlının “doğasına sadık olmasının” iyi yaşamak için kilit önemini vurguluyor. Bebeklikten itibaren toplumsal kabullere göre inşa ettiğimiz kendimize dair imgelerin çoğu zaman bedenimiz ya da yaşamımızın gerçekliğiyle uyuşmadığını, dolayısıyla onların peşinden koşmanın mutluluktan çok hayal kırıklığı getireceğinin altını çizerek, hayatlarımızın her türlü mükemmellik fikrinden daha zengin ve daha anlamlı olduğunu gösteriyor. 
Kedi Felsefesi, kışkırtıcı fikirleriyle okurlarını silkeleyen, yün yumağına dolanmanın kedilere özgü olmadığını gösteren küçük ama tesirli bir kitap. 
“Gray fikirlerimizde kendimizi pohpohlayıcı, aldatıcı ve sığ ne varsa tespit etmesini sağlayan bir altıncı hisse sahip sanki.” 
Costica Bradatan, The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8df58238-afcf-4bf1-a7a7-04913fa0c9c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimdeki Ekmek Kırıntıları</image:title>
            <image:caption>“Bir insan kendi hikâyesinin farkına ancak eyleyerek, eylemde bulunarak varabilir. Bununla beraber insan; bildiği, yapıp ettiği, kurduğu, oluşturduğu, inşa ettiği hikâyeyi başka şeylere oranla çok daha iyi anlar ve ancak kendi hikâyesini anlayan bir insan, bir başkasının hikâyesini anlatabilir. Başkalarının hayatlarına ancak bu şekilde vâkıf olabilir. Kendi acısını fark etmiş bir insan, bu tür bir acıyı deneyimleyen bir başkasını yazabilir, çekebilir, oynayabilir, gösterebilir. Çünkü insanın ilk müracaat öznesi kendisidir.” 
¾ERCAN KESAL 
 
İnsan kendini bir pey akçesi gibi nasıl ortaya sürer?
Neden artık her birimiz yılkıya giden atlara benziyoruz?
İnsan kendini nasıl dünyanın bir parçası hissedebilir?
Bir şeylere başlamak, adım atmak isteyen herkese yönelik bir ortak düstur var mıdır?
Bizi en çok başka dile çevrilemeyen sözcükler mi anlatır?
Rahatı bulduğumuz yerde tükenmeye mahkûm muyuz? 
Birbirinden habersiz birçok senarist neden tam da şu anda aynı hikâyeyi yazıyor?
Farik ve mümeyyiz bir toplum olmaya daha çok yolumuz var mı?
Antropoloji çalışmak, antropoloji üzerine düşünmek bir sanatçıya ne öğretebilir? 
 
“Birazdan okuyacaklarınız, Grimm Masalları’ndaki çocuklar gibi yapayalnız bırakıldığım ormandan tekrar dönebilmek için evime, cebimde sakladığım ekmek kırıntılarından başka bir şey değildir. Bütün derdim eve sağ salim dönebilmek…” 
  Yenal Bilgici sordu, Ercan Kesal yanıtladı. Cebimdeki Ekmek Kırıntıları eve dönmek için bir rehber, bir yoldaş… Sayısız kitap ve film eşliğinde insana dair bir yolculuk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31b87593-a715-4880-a051-2b979bd632b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitler’in Savaşçısı</image:title>
            <image:caption>Alman tarihinin en genç albayı SS Albay Joachim Peiper, İkinci Dünya Savaşı’nın en tartışmalı figürlerinden biriydi. Waffen-SS’e erken yaşta gönüllü oluşunun ardından, savaşın ilk yıllarında Heinrich Himmler’in daima yanından ayırmadığı emir subayı olarak hızla öne çıktı. 1. SS Panzer Tümeni Leibstandarte Adolf Hitler’de cephe görevine başlayan Peiper, gösterişli ve acımasız savaş tarzıyla efsane hâline geldi. Adamları tarafından çok saygı gören ve zaman zaman da karakter olarak Hitler’e benzetilen Peiper, cüretkârlığıyla pek çok başarı kazanarak Hitler’in gözdelerinden biri haline geldi ve Almanların son nefesi Ardenler Taarruzu’na liderlik etmek üzere seçildi. 
 
Savaşın ardından Peiper, büyük ses getiren Malmédy savaş suçları davasının merkezindeki adam oldu. İdama mahkûm edildi, fakat sonrasında cezası müebbet hapse çevrildi. Hızı gittikçe artan Soğuk Savaş’ın da etkisiyle, cezası 35 yıla düşürüldü ve nihayetinde 10 yıllık esaretin ardından şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı. Hapisten çıkışının ardından Porsche’de çalışmaya başlayan Peiper, akıcı İngilizcesi sayesinde Porsche ABD satış biriminin başına geçti ve kaderin bir cilvesi olarak Amerikalı Porsche hayranları tarafından ABD’ye davet edildi! Porsche’den ayrıldıktan sonra Doğu Fransa’nın ücra bir yerine taşındı ve hayatını da yine orada, kimliği bugün dahi tespit edilemeyen katilleriyle girdiği şiddetli bir çatışmada noktaladı. 
 
Tarihçi Danny S. Parker, Hitler’in Savaşçısı’nda Peiper’ı hem bir asker olarak muharebe meydanlarında hem de sivil yaşantısında resmederek SS Albay’ın karmaşık karakterini mercek altına alıyor. Uzun yıllar süren araştırmalar, daha önce yayımlanmamış arşiv materyalleri ve Peiper’ın aralarında Alman gazilerin de bulunduğu çağdaşlarıyla yapılan kapsamlı röportajlarla yazar, bu tartışmalı Nazi figürünün adil bir portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f490de-3702-4df9-abfb-c7a856dacf87.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma İmparatorları (3. Cilt)</image:title>
            <image:caption>ROMA İMPARATORLARININ ÇARPICI HAYAT HİKÂYELERİ… 
Türkiye’de tamamı ilk kez yayınlanan Historia Augusta’nın üçüncü cildi, diğer iki ciltte olduğu gibi dilimize Samet Özgüler tarafından Latince aslından tercüme edilerek kazandırıldı. MS. 253’te tahta geçen Valerianus’la başlayan eser, 283 yılında tahta geçen Carinus’la son bulunuyor. 
Roma imparatorları hakkındaki sayılı Latince kaynaktan biri olan Historia Augusta, askerî anarşinin giderek daha fazla hâkim olduğu, imparatorluk topraklarının dört bir yanında yaşanan ve hissedilen bu devasa kriz ortamının ve dış saldırıların Roma’yı kötü sona sürüklediği döneme ilişkin nadir kaynaklardan biri olması ve söz konusu imparatorların hayatlarına dair neredeyse tek kaynak olması sebebiyle tarihsel kıymetini asırlardır muhafaza ediyor. 
 
Okurlar metin boyunca çoğu zaman diğer kaynaklarla karşılaştırma yapıp doğru olma ihtimali en yüksek olan bilgiye erişme şansına sahip olacakken öte yandan da zaman zaman kendi mantıklarıyla kalacak ve olayları bu doğrultuda değerlendirecektir. Hemen hemen bütün diğer Eski Çağ Tarihi kaynaklarında var olan bu durumun biyografilerde daha da öne çıkması, belki de Historia Augusta’yı çok daha enteresan ve ilgi çekici kılan hususlardan biridir. 
 
Bu ciltte okuyucular Valerianus gibi çokça sevilen bir hükümdardan, tahtta hak iddiasında bulunan ve tahtı gasp eden birbirinden farklı 30 imparator ve imparator adayına, yaptığı hizmetler ve imparatorlukta düzeni sağlamasından ötürü Tanrısal sıfatı verilen Claudius ve Aurelianus’a, Tacitus’tan Probus’a ve son olarak da Carinus’a kadar çok sayıda Roma imparatoru hakkında çarpıcı bilgiler öğrenebilecekler. 
 
Roma İmparatorları, dünya tarihine damga vurmuş bu dev imparatorluğun tarihine merak duyan herkesin keyifle, ilgiyle ve şaşkınlık içerisinde okuyacağı bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db04cb30-2090-4f38-8c61-c9a7a2caf599.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Astronomi</image:title>
            <image:caption>ASTRONOMİNİN BÜYÜLEYİCİ DÜNYASINA DAİR
200 TEMEL KAVRAM 
Geniş evrendeki yerimizi kavramak için kendi gezegenimizden başlayarak Güneş sistemimizdeki diğer büyük gezegenlere, onların büyük aylarına ve haklarında daha az şey bilinen büyüleyici gök cisimlerine ve takımyıldızlara doğru çıkılan soluksuz bir macera… 
“Dünyayı kaç takımyıldız kaplıyor? Bir yıldız öldüğünde ne olur? Güneş sistemimizde kaç asteroit var? Galaksiler çarpışabilir mi? Karanlık madde ve kara delik nedir? Evrenin kökeni nasıl açıklanıyor?” gibi birçok sorunun cevabını bulurken Samanyolu’na göz atacak, galaksileri ve büyük ölçekli evreni keşfedecek, evrenin kökeni ve doğasına dair en temel soruların cevabını bulacak ve kozmolojiye göz atacaksınız. Bunları yaparken her takımyıldıza eşlik eden harita, her bir teoriyi netleştiren basit diyagramlar ve uzaydan alınan en son fotoğraflar da evrenin gözünüzde tüm gerçekliğiyle canlanmasını sağlayacak. 
Dakikalar İçinde Astronomi, astronominin büyüleyici dünyasına mükemmel bir giriş... Evrenin gizemini keşfetmenin mümkün olan en eğlenceli ve hızlı yolu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6937b7d-f4a7-4715-b9d9-823892046374.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Evera Alfen ya da yalnızca Era.

Bu genç kızın yaşadığı toprakların yer aldığı Yuva’da kurallar basittir:
Ormana adım atma.
Sınırları sakın geçme.
Öncü’ye bağlı kal.
Ve son kural: Asla yalan söyleme.

Halkı gibi o da kurallara sadık kalır. Ta ki bir gece cani bir ok kardeşinin göğsüne saplanıp onu hayattan koparana dek. Evera Alfen, yıllardır bağlı kaldığı kuralları kanlı bir intikam uğruna hiçe sayar: O katili bulacaktır.
Ormanın dışına, gidilmesi yasaklanan Vahşiler’e kaçar. Geri dönüşü olmayan bu yolda kardeşinin ona emanet ettiği kuşların kanat seslerini kalbinin derinliklerinde duyar.
Ve sonra göğe bakar.
O ilk başkaldırandır.

Mavi Gece; Rüzgârı Sesi ve Operatöre Bağlanıyorsunuz serilerinin yazarı K. Kübra Berk’ten okurları kuşların ve gökyüzünün fantastik sesini duymaya davet eden yepyeni bir roman daha: Unutulmuş Kuşlar Göğü…

&quot;Kuşlar da uçmayı böyle öğrenirler, demişti hıçkırıklarımın arasında. Defalarca düşmezlerse kanatlarını keşfedemezler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a683af7-c7d1-45e8-8402-e51fdd25a75d.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü - 1</image:title>
            <image:caption>Evera Alfen ya da yalnızca Era.

Bu genç kızın yaşadığı toprakların yer aldığı Yuva’da kurallar basittir:
Ormana adım atma.
Sınırları sakın geçme.
Öncü’ye bağlı kal.
Ve son kural: Asla yalan söyleme.

Halkı gibi o da kurallara sadık kalır. Ta ki bir gece cani bir ok kardeşinin göğsüne saplanıp onu hayattan koparana dek. Evera Alfen, yıllardır bağlı kaldığı kuralları kanlı bir intikam uğruna hiçe sayar: O katili bulacaktır.
Ormanın dışına, gidilmesi yasaklanan Vahşiler’e kaçar. Geri dönüşü olmayan bu yolda kardeşinin ona emanet ettiği kuşların kanat seslerini kalbinin derinliklerinde duyar.
Ve sonra göğe bakar.
O ilk başkaldırandır.

Mavi Gece; Rüzgârı Sesi ve Operatöre Bağlanıyorsunuz serilerinin yazarı K. Kübra Berk’ten okurları kuşların ve gökyüzünün fantastik sesini duymaya davet eden yepyeni bir roman daha: Unutulmuş Kuşlar Göğü…

&quot;Kuşlar da uçmayı böyle öğrenirler, demişti hıçkırıklarımın arasında. Defalarca düşmezlerse kanatlarını keşfedemezler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c12b9f6-ad7e-4e3a-84d0-0d155e6150a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sissoylu 7: Kayıp Metal</image:title>
            <image:caption>New York Times Çok Satanlar Listesi’nin gediklisi Brandon Sanderson, Sissoylu dizisinin Kanun Alaşımı’yla başlayan ikinci çağına muhteşem bir nokta koyuyor! Bir zamanlar Yabanlar’da bir kanun adamı, şimdiyse Elendel senatörü olan Waxillium Ladrian, soylarında Allomansi gücü olan kişileri kaçırmaya başladıkları günden bu yana Küme isimli gizemli bir örgütün peşinde. Bu örgütün liderleri arasında merhum amcası ve kız kardeşi de var. Dış Şehir Bilming’e gönderilmek için depolanmış silahların Dedektif Marasi Colms ve ortağı Wayne tarafından bulunması, yeni bir ipucunu ortaya çıkarıyor. Elendel ile Dış Şehirler arasındaki çatışmadan fayda sağlayacak bu örgütün kolları Wax ile Steris’in yolsuzluklarını açığa çıkarmak için uğraştıkları Elendel Senatosu’na kadar uzanmış durumda. Eşi benzeri görülmemiş bir yıkıma neden olabilecek yeni bir tür patlayıcının keşfi ve Küme’nin de bu silaha çoktan sahip olabileceğinin fark edilmesi işleri iyice karmaşık hâle getiriyor. Bildik ve bilinmedik tanrılarla birlikte, başka dünyalardan gelen yabancılar çıkıyorlar ortaya ve yegâne amaçlarının Scadrial’ı korumak olduğunu söylüyorlar, hem de bedeli ne olursa olsun. Bütün bunlar olup biterken Wax odaklanmak ve Ahenk’in Kılıcı olup olmayacağına karar vermek zorunda. Eğer kimse öne çıkıp Scadrial’ın ihtiyaç duyduğu kahraman olmazsa, ani ve korkunç bir yıkımla gezegenin ve milyonlarca kişinin sonu gelebilir. Brandon Sanderson, efsanevi tarzıyla yeni şaheserler yaratmaya devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ead2a5-9ca6-464f-b9c8-66099f583dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Bürosu</image:title>
            <image:caption>COLE TURNER, hayatı boyunca Düz Dünyadan ve JFK Suikastından bugünün kriz aktörlerine kadar tüm komplo teorilerini araştırdı fakat müşterek inancın, marjinal teorileri gerçeğe çevirebildiği bir dünyada yaşamaya hazır değildi. Bu sırrı, Amerikan hükümetinin nesiller boyunca tehlikeli komploların gerçek dünyada kendilerine bir yer edinememeleriyle görevlendirdiği çok gizli HAKİKAT BÜROSU’na alındığında öğrendi. Cole, bir yandan gerçek diye kabul ettiği her şeyin üstündeki perdeyi aralarken diğer yandan bu gizemli Büronun iyilik uğruna mı savaştığını… yoksa HAKİKATİ kontrol etmek gibi çok daha sinsi emelleri mi olduğunu sorguluyor. 
 
New York Times çok satan yazarı JAMES TYNION IV (Batman, Something is Killing the Children) ve harika bir çıkış yakalayan çizer MARTIN SIMMONS (Dying is Easy) hakikatle kurgunun irdelenmesi ve hangisinin hangisi oldu una kimin karar vereceği üstüne yepyeni bir şaheser sunuyorlar. Bu cilt, THE DEPARTMENT OF TRUTH #1-5 sayılarını içermektedir. 
 
JAMES TYNION V 
New York Times çok satanlarından, GLAAD Media Ödülü sahibi ve Eisner adayı olmuş, her türde ve boyutta çizgi romanların yazarıdır. En bilindik işleri, DC Comics için Batman ve Boom Studios için ortak yazarlık yaptığı Something is Killing the Children’dır. On dokuz yaşından beri JFK filmini yılda üç ya da dört kez izler. Partneri ve garip ihtiyar köpeğiyle birlikte Brooklyn’de yaşamaktadır. 
 
MARTIN SIMMONDS 
Çizgi roman çizeridir ve Dying is Easy (Joe Hill’le birlikte), Punks Not Dead (David Barnett’le birlikte) ve Friendo (Alex Paknadel’le birlikte) kitaplarının ortak yaratıcısıdır. Aynı zamanda Marvel’ın The Immortal Hulk serisine katkıda bulunmuştur ve ayrıca yine Marvel’ın Quicksilver: No Surrender ve Jessica Jones serilerinin kapak çizeridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98390f9b-5d7e-4bf5-a15e-e78452af960e.jpg</image:loc>
            <image:title>Between Religion And Language</image:title>
            <image:caption>1300 yıllık yazı tarihi içerisinde Türkçe birbirinden farklı alfabelerle
yazılmıştır. Tek bir alfabe birkaç hanedan, birkaç devlet tarafından
kullanılabildiği gibi tek bir devletin sınırları içerisinde birkaç alafabenin
kullanıldığı da olamuştur. Daha Uygurlar döneminde, Uygurca birkaç
alfabeyle, Türk runik yazısıyla, Soğud, Mani, Süryani, Brahmi
alfabeleriyle yazıldığı gibi Osmanlıcanın da birkaç alfabeyle yazıldığı
görülür. Özellikle Osmanlıcanın son 200 yılında gayrimüslim tebaa
tarafından Grek alfabesinin, Ermeni alfabesinin, Süryani alfabesinin,
İbranî alfabesinin Türkçeyi yazmakta kullanıldığı görülür. Bunların
içerisinde en ilgi çekicilerinden birisi Türkçe konuşan ve Grek harfleriyle
Türkçe yazan Karamanlılardır. Kitap bu konuların ele alındığı yazılardan
oluşan bir derlemedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c18bc3-0c87-4e46-9646-1f774c1dbe26.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçilik ve Modernizm</image:title>
            <image:caption>Milliyetçilik son iki yüzyıla damgasını vurmuş en önemli akımlardan ve olgulardan biri. Salıverildiğinde taraftarlarına göre ‘şanlı’ zaferlere ulaştırabilen ama tarihin de gösterdiği üzere ne varsa önüne katıp götürebilen, sonu gelmez ‘kanlı’ husumetlere yol açıp komşuyu komşuya kırdıran, nehrin iki yakasını ateşten bir perdeyle ayıran korkutucu ve dizginlenemez bir güce sahip. Üstelik bugün de sağ ve salim. 20. yüzyıla yaralı çehresini kazandırmış, iki dünya savaşının altında imzası olan bu güç, yüzyılın sonlarındaki öngörülerin aksine zayıflamak şöyle dursun, başta Doğu Avrupa, Kafkasya, Yakındoğu ve Ortadoğu olmak üzere, dünyanın dört bir yanında bugün tekrar yükselişe geçti. Peki, bu yükseliş nasıl açıklanabilir? Milletler ve milliyetçilik, modernliğin bize armağanı olan yeni bir olgu mu, yoksa kökleri tarihin derinlerine mi uzanıyor? Milliyetçiliğin çeşitleri neler? İnsanları ortak bir amaç etrafında kenetleyip seferber edebilen milliyetçi hareketler bu güçlerini nelerden alıyor? 
Milliyetçilik çalışmaları alanının kurucusu ve önde gelen tarihsel sosyologlardan Anthony D. Smith, bu kitapta, milliyetçiliğin ve millet fikrinin soykütüğünü çıkarma girişimleriyle hesaplaşıyor. Gellner, Mann, Anderson, Armstrong, Geertz, Giddens, Hobsbawm, Kedourie, Hroch, Holowitz gibi alanın önde gelen isimleriyle girdiği tartışmada milliyetçiliğin unsurlarını ve bu olguyu ele alan teorilerin zayıf ve güçlü yanlarını ortaya koyuyor. Milliyetçilik ile modernizmin tarihte iç içe geçmiş anlatısının dolaşık yumaklarını çözerek, bize bugünü ve yakın geleceği anlamamıza da izin veren, kolay okunur bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f739495d-46cd-4677-90ba-8633db78f412.jpg</image:loc>
            <image:title>Henri Bergson –Değişimin Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bergson için yaşam bir yaratma sürecidir: Bir anda gerçekleşen ya da kesintili bir süreç değil, durmaksızın her an gerçekleşen bir süreç. Tıpkı bir nehrin akışı gibi yaşam da kesintisiz ilerler, sürüp gider. Bu anlamda Bergson felsefesi bir yaşam felsefesidir. Bergson felsefesini, kendisinden önce gelen tüm antik ve modern sistemlerden ayıran şey budur. Zekâ, bizim yaşam dediğimiz faaliyetin amaçlarına hizmet etmek için biçimlenmiştir. Yaşam bilgi için değildir, bilgi yaşam içindir. Felsefenin temel görevi bilimin yapamadığı şeyi yapmaktır: yani yaşamı kavramak. Gerçeklik katı bir madde ya da düşünen bellek değil, yaşayan, yaratıcı tekâmüldür. 
Bu kitap, çağdaş felsefeye ve Kıta felsefesine yön veren en önemli isimlerden Henri Bergson düşüncesine giriş yapmaktadır.  Filozofun temel kavramları, zekâ ve madde, sezgi ve özgürlük, bellek ve hareket; yaratıcı tekâmül ve yaşam bağlamında sunulmaktadır. Bergson felsefesinin en çetrefilli kısımlarını bile oldukça açık bir biçimde dile getiren kitabın en ilgi çekici yanlarından birisi de şudur: Bergson bizzat kendi felsefesi üzerine olan bu kitabı okuyarak yazım sürecine dâhil olmuş ve “Değişimin Felsefesi” adını da kendisi koymuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4785dabb-fd55-47cf-b20d-8d3cf9d69df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Sonrası –Güç Oyunu Olarak Bilgi</image:title>
            <image:caption>“Steve Fuller, bu kitapta ‘hakikat sonrası’ kavramını yeni bir analiz düzeyine taşıyor. Hakikatin kurumsal tarihini ‘oyunun kuralları’ üzerinden ele alıyor.” –Stephen Turner 
“Fuller, hakikat sonrası durumuna batmış dünyanın kıyametin eşiğinde olmadığına dair ikna edici etraflıca bir tartışma sunuyor. Fuller’in açık görüşlü sorgulaması, hakikat sonrası üzerine yayınların çoğunun durduğu noktanın ötesine bir bakış atıyor.” –Lucia Toman 
“Bu kitap, hakikat sonrası epistemik popülist koşullarda rol oynayan meselelerin bir açıklamasını sunuyor ve bunların kökeninin aydınlatıcı bir şekilde izini sürüyor.” –Fred D’Agostino 
‘Hakikat sonrası’nın belirleyici özelliği, görünüş ile gerçeklik arasında hiçbir zaman tam olarak ayırt edilemeyen ayrımdır. Bu aslında hakikat sonrasında en güçlü görünüşün nihayetinde gerçeklik yerine geçtiği anlamına gelir. Kısacası bir güç oyunudur bu. 
Hakikat sonrası (post-truth) terimi her ne kadar Trump ve Boris Johnson gibi politik figürlerle hayatımıza girmiş olsa da, kökleri felsefe, sosyoloji ve politik teorinin derinliklerinde yatmaktadır. Felsefede Platon’dan Kuhn ve Popper’a uzanan bu tarih, klasik sosyolojide Makyavelci geleneğe ve Pareto’ya dek uzanmaktadır. 
İnsan kaynaklarının doğuşu, medya, tarih ve ekonominin epistemik yapılarla etkileşimi; kısacası bilginin tarih boyu kuramsal ve kurumsal ağlar içerisindeki dolaşımı kitabın temel sorunudur. Kitap, hakikat sonrası durumunun hem politika ve iktisat hem de bilim ve felsefe açısından anlamını Fuller’in özgün bakış açısıyla ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f32e5789-e31b-4bc8-b377-c9b3da66cbfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Papağan</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitabın yazarı bir yayla çocuğu. Yüreği yayla gibi geniş, hayal gücü yayla kadar zengin. Masallarla çok erken tanışmış. Dinlemeyi, konuşmayı, sevmeyi, hayal kurmayı, iyilerin yanında yer almayı ve güçlüklerden yılmamayı masallardan öğrenmiş. Yazma becerisini bile masallara borçlu. 
    Babaannesinden ve yayladaki ninelerden dinlediği masalları yazıya geçirmiş. Bu 
masallardan yedisini Çayır da Çimen de Allah’ın, Süt Benim Kuyruk Senin, Ay 
Işığı Kız, Balık da Bilir Hâlik de, Bir Ayna Bir Halı Bir Elma, Reis Olacak Oğul, Altın 
Papağan adlarıyla bize sunmuş. Bir de sürpriz yapmış: Bir masalı tiyatroya dönüştürmüş. 
    Sizin masalınız hangisi olsun? Hangi masalı tiyatroya çevirip oynamak istersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a7d310f-579f-480c-b573-a29a31656f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbinden Öpülen Nilüfer</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, Gökhan Akçiçek sizin dünyanızı çok iyi bilen bir şair. O, çocukluğundan hiç kopmadı. 
Laf aramızda sizinle aynı yaşta bir şair. Çoğu zaman, dile getiremediğiniz sevinçleri, özlemleri, onun şiirlerinde buluverirsiniz. Onun şiirleriyle kuşları, çiçekleri, doğayı daha çok sevmeye başlarsınız. 
     Kalbinden Öpülen Nilüfer ile o, bin bir renkli çiçekleriyle, cıvıltılı kuşlarıyla, martılarıyla, denizleriyle, kırlarıyla, rüzgârlarıyla, tüm güzellikleriyle masalsı bir ilkbahar mevsimine götürür sizi. “Kuş olmak isteyen yaprağı”, “Misafir rüzgârı”, çiçeğin masalını, kuşun masalını, narın masalını ve yazın masalını; annenizi, babanızı, kardeşlerinizi bulursunuz orada. 
     Size bir sırrımı açıklayayım mı? Çocukluğumun renkli dünyasını özlediğim zamanlarda ben de Gökhan Akçiçek’in şiirlerini okurum. Onun şiirlerinde kendi çocukluğumla buluşurum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ed6637-117a-4786-8965-f844c71b10b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Karakoncolos</image:title>
            <image:caption>Korku filmleri izlemeyi, korku hikâyeleri okumayı sever misiniz? Seviyorsanız, iyi bilirsiniz. Olay kahramanlarıyla gizemli bir 
yolculuğa çıkmak bizi hem tedirgin eder hem de eğlendirir. 
    Böylece korkuyu deneyimlemiş oluruz. Onu nasıl yeneceğimizi, onunla nasıl başa çıkabileceğimizi öğreniriz. 
     Sevgiyle bir dünya kurar, korkuyla o dünyayı koruruz. 
     Öyleyse önce sevgi, sonra korku. Hayatımızı korkularına teslim olmayan sevgi dolu insanlar olarak sürdürelim mi? 
Kitapta okuyacağınız Abra, Albız, Arçura, Enkebit, Karakoncolos ve Yelbegen eski Türk efsanelerinden; Tepegöz, Dede Korkut Hikâyeleri’nden alınmıştır. Keçi, yazarın çocukluğunda babaannesinden dinlediği; Yaylada Kurt Sesleri ve Dedemin 
Takma Dişleri ise yaşadığı olayların hikâyesidir. 
     Kitap bitince siz de kendi korku hikâyelerinizi yazar mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce1e1a4-c0d8-4d3b-a41d-b614cbff53f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Çiçekler Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Şiirler yazıldığı dilden alır güzelliğini. Dilde toplanmış bu güzellikler okura harflerin mırıltılarını, seslerin ninnilerini ve kelimelerin hışırtılarını duyurur. Okuduğunuz şiirler duygu yolculuğu başlatır içimizde.  
 
    Gökhan Akçiçek, sizler için çiçeklerin ve doğanın diliyle Neşeli Çiçekler Mevsimi’ni yazmış. Şair şiirlerini duru, güneş ışıltılı bir dil ile örüyor. Öyle ki size suyun dibindeki kumları, çakıl taşlarını gösterir gibi çiçeklerin dilini gösteriyor yahut çiçeklere dil oluyor.  

     İyi şiir, şiirde adı geçen çiçeğin kokusunu almanızı sağlar. Kim bilir belki bu çiçeklerin üzerlerine kuşlar, böcekler, arılar konmuştur. Çiçeğin onlarla arkadaşlığına şahit olur; çiçeğin, rüzgârın, suyun ve sokağın sesini dinlersiniz... 
    Neşeli Çiçekler Mevsimi’ndeki şiirlerin içinizdeki şairi uyandırmasını dilerim…  

İsmail Karakurt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb0362dc-0447-4b98-bd79-f0d7a60a3960.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliği’nin Türkiye Sınavı</image:title>
            <image:caption>Bir Karşılıklı Anlaşılamama Hikâyesi... Türkiye – Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin temelini oluşturan Ankara Anlaşması altmış yılını tamamlamak üzere. Yolun başlangıcında AB’ye üyelik amaçlanmışken bu süreçte tarafların birbirlerinden uzaklaştığı görülüyor. İlişkilerimizi, özellikle 1987’den sonra, iki karşıt yaklaşımla özetlemek mümkün: tercih ve kabullenememe. Birincisi Türkiye’ye, diğeri AB’ye ait. Türkiye muasır medeniyet düzeyine erişmek üzere tercihini AB yönünde yaptı ancak AB Türkiye’nin olası üyeliğini bir türlü içine sindiremedi ve hedef gittikçe ulaşılmaz hale geldi. Bu nedenle de Türkiye’nin AB karşısındaki konumu dengesiz olmaya başladı. Artık gerçeklerle yüzleşip gerginliklerin azalmasına yol açacak yeni bir ilişki biçimine geçilmesi yararlı olacaktır. AB ilişkileri konusunda yirmi yılı aşkın süredir Brüksel ve Ankara’da çeşitli görevlerde bulunan Emekli Büyükelçi Selim Yenel, perde arkasında yaşanan birçok olayı bu kitapta gün ışığına çıkarıyor. Karşılıklı yapılan hataları ve yanlış anlamaları irdelerken, AB çevrelerinin ülkemize bakışını ve kaçırılan fırsatları anlatıyor. Son olarak da AB ile olan ilişkilerimizi belli bir düzende yürütülebilmemiz için ileriye yönelik öneriler getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e0cd1a5-c992-4530-9e33-9b4f8e9be007.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşetin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Yazarın çok satan ünlü romanı... 
Vahşetin Çağrısı, Buck adındaki bir köpeğin yaşadıklarını konu alan bir romandır. Bu kısa romanda evcil bir köpeğin bulunduğu yerden alınıp vahşi bir ortama götürülmesi ve yaşadığı olaylardan sonra oraya uyum sağlaması anlatılır. Bir Senbernar ve İskoç çoban köpeği kırması olan Buck, Kaliforniya’da bir yargıcın malikânesinde kral gibi itibarlı, huzur içinde bir yaşam sürmektedir ve elbette dünyada olup bitenlerden haberi yoktur. Dönem 1800’lü yılların sonudur ve altın aramak için kuzeybatı Kanada’ya, Yukon Vadisi’ne akın eden insanların kızaklarını çekmeleri için güçlü ve soğuğa dayanıklı köpeklere ihtiyacı vardır. Kumar oyunlarında devamlı para kaybeden malikâne bahçıvan yardımcısı, Buck’ı gizlice kaçırır ve köpek tüccarlarına satar. Buck’ın satılıp götürüldüğü dondurucu soğuk diyarlarda, bir yandan kızak çekmesi bir yandan da yaşam ve üstünlük mücadelesi vermesi gerekecektir. Buck, bu süreçte karşılaştığı zor koşullara uyum sağlarken, uzak atalarından ona kadar gelen ilkel içgüdüleri giderek canlanır. Ve sonunda Buck artık vahşetin çağrısını duymaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ff1014-ef40-4b25-bd72-0eb2f7cd38c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gothikana</image:title>
            <image:caption>Sıra dışı bir kadın. Gizemli bir adam. Eski bir şato. Sonuçta… en fazla ne ters gidebilir ki? 
 
Sıra dışı bir kadın. Gizemli bir adam. Eski bir şato. Sonuçta… en fazla ne ters gidebilir ki?
Hayatı boyunca dışlanan Corvina Clemm, annesini kaybettikten sonra tek başına kalmıştır.
Esrarengiz Verenmore Üniversitesi’nden kabul mektubu aldığında ise bunu evrenin bir işareti
olarak görür. Ancak sırlar, yalanlar ve ölümlerle dolu bir dağın tepesindeki bu gözlerden uzak
şato onun beklediği son şeydir.
Bütün hayatı bir gizemden ibaret olan Vad Deverell, kapalı bir kutu gibi yaşamayı ama aynı
zamanda da üniversitede olup biten her şeyi öğrenmeyi sever. Tezi üzerinde çalışan yarı
zamanlı bir profesör olmasının yanı sıra, şatonun barındırdığı tehlikeleri bilecek kadar uzun
bir süredir orada yaşamaktadır.
Ve Corvina ile yolları kesiştiği anda, genç kadının onun için tehlikeli olacağını anlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c98a636-8d61-45af-879e-fd1dacb02817.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Kedi Çocuk Ajanda 2023-Sokak Oyunları</image:title>
            <image:caption>Çocuk demek oyun demek, oyuna dalıp karnının acıktığını, 
üşüdüğünü, dünyanın dönüşünü unutmak demek. Sokak 
oyunları ise bir çocuğun evden çıkıp hayatın içine karıştığı, 
oyun kurup oyun bozduğu, arkadaş ilişkilerini öğrendiği, 
kazanıp kaybetmeyi deneyimlediği kendine has var olma 
alanı aynı zamanda. Kalabalık çocuk gruplarının neşeli 
çığlıklarını duymak, dünyanın dertlerini unutmak için daha 
çok oyuna ve çocuk oyun alanlarına ihtiyacımız var.  
 
&quot;Çocuk!&quot; diye bağırıp bir top atıyoruz havaya, 
yakalayıp katılmak ister misiniz bu oyuna?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d7ceb0-ced6-4511-9a85-be564e419521.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ruh Macerası</image:title>
            <image:caption>“‘İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısındaki yenilgilerimizin sebebi İslam’dır!’ hükmü; giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar, bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı. Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim. Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti. Varoluşuna sahih neden bulamayan insan, bilsin yahut bilmesin, korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım. Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücüm yettiğince tefekkür ediyorum. Herkes geleceğe doğru hayal kurar, bense geçmişe doğru hayal kuruyorum. Bir bahçeye yolculuk yapıyorum. Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi… Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım ama o günlerde o nimetin şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle, aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum. Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu, benim geçmişe doğru yolculuğum; geçmişe dönük hayalim…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77e69ec6-60b3-4b4e-aa4b-d540db31bd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın Fısıltısı</image:title>
            <image:caption>Salamis Yayınları’ndan çağdaş bir İtalyan masalı. 
 
İtalyan yazar Elena Ungini’nin kaleme aldığı Ormanın Fısıltısı Salamis Yayınları’ndan çıktı. Fantastik bir olay örgüsüne sahip bu sürükleyici romanın konusu ise kısaca şöyle: 
Ormanın derinliklerinde periler diyarına gizli bir kapı açılır. Bu büyülü dünyaya insan giremediğinden periler için son derece güvenli bir yerdir. Ancak genç peri Mia&apos;yı büyüleyen asıl şey dışarısıdır; yani bizim dünyamız... Uçsuz bucaksız ve heyecan vericidir, devasa ağaçlar göğe doğru yükselir, yüzünde hissettiği rüzgârı ise hiçbir şeye değişmek istemez. Bu yüzden fırsatını bulduğu her an koloniden gizlice dışarı çıkar. Sinir bozucu yer cüceleriyle de bu şekilde tanışır. Ve onu müziğiyle büyüleyecek olan Nathan’la…  Ancak sihirli ormanın kaderi tehlikededir ve Mia&apos;nın Buz Cadısı’yla bir hesabı vardır. Kraliçenin de dediği gibi, ormanın da dünyanın da kaderi onun elindedir. Mia&apos;nın cesaretin ve özverisi dünyayı yeniden huzura kavuşturabilir ama bir insana aşık olması belki de onun sonunu getirecektir. 
İşte size bir solukta okunacak çağdaş bir peri masalı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99ef4fd7-80ea-4d66-94e5-b94062bc91ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatay&apos; da Geçiş Dönemlerinde Gerçekleştirilen Yöresel Mutfak Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1.1. Tarihsel Süreç İçerisinde Hata 
 
2.      BÖLÜM 2.1. Yemek Kavram 
 
3.      BÖLÜM 3.1. Geçiş Dönemi Kavram 
 
4.      BÖLÜM 4.1. Araştırmanın Modeli ve Türü 
 
5.      BÖLÜM 5.1. Katılımcıların Demografik Özellikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c7e0a5-61fb-4821-bd25-87e9537f6d14.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Psikolojik Duygu ve Davranışlar: Spor Karakteri, Sportmenlik, Rekabetçi Saldırganlık ve Öfke</image:title>
            <image:caption>1.      SPOR KARAKTERİ 
2.      SPORTMENLİK 
3.      SPORTMENLİK DIŞI DAVRANIŞLAR 
4.      SALDIRGANLIK VE ÖFKE 
5.      SALDIRGANLIĞI AZALTMA 
6.      SPORDA REKABETÇİ SALDIRGANLIK 
7.      SPORDA REKABETÇİ ÖFKE 
8.      SPORDA ÖFKE VE AGRESİF DAVRANIŞ YÖNETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76055d43-5b2d-491c-b37a-c0e00881fad2.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Analitiğinde Yöneylem Araştırması Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>·         Bakımın Sürekliliği ve Transfer Seçeneği ile Evde Sağlık Atama ve Rotalama Problemi Plithogenic TOPSIS-CRITIC Yöntemi ile Perakendeci Web Sitelerinin Performans Değerlendirmesi 
·         Finansal Performansların Değerlendirilmesinde Kullanılan Kriter Ağırlıklarının BWM-FUCOM Yöntemleriyle İncelenmesi 
·         Küresel İnovasyon İndeksi Verilerine Göre Ülkelerin İnovasyon Performansının Değerlendirilmesi 
·         Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) ile Personel Seçim Kararı Uygulaması 
·         Yenilenebilir Kaynaklar ile Proje Çizelgeleme: İki Amaçlı Bir Yaklaşım 
·         Bir Firmanın Geleceğe Yönelik Satış Tahminlerinin Mevsimsel İki Değerli (Dummy) Değişkenler İçeren Regresyon Modeli ile Belirlenmesi 
·         Ar-Ge Projelerinin Seçiminde Tamsayılı ve Hedef Programlama Modellerinin Karşılaştırması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cea7d69-dc20-40ab-be0d-aae99033fdfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Elit Alp Disiplini Kayakçıların Bacak Gücü ile Göz, El ve Ayak Tercihlerinin Yarış Performanslarına Etkisi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1.Kayak Sporunun Tarihçesi 
2.1.1. Türklerde Kayak 
2.2. Alp Disiplini 
2.2.1. Slalom (SL) 
2.2.2. Büyük Slalom (GS) 
2.2.3. Süper Büyük Slalom (SG) 
2.2.4. İniş (DH) 
2.2.5. Süper Kombine (SC) 
2.3. Güç ve Kuvvet 
2.4. Hız 
2.4.1. Hızın Türleri 
2.5. Denge 
2.6. Çeviklik 
2.7. Lateralizasyon 
2.7.1. Serabral Lateralizasyon ve Tarihi Gelişimi 
2.7.2. Hemisferlerde Anatomik Asimetri 
2.7.3. Fonksiyonel Lateralizasyon. 
2.7.4. Sağ Hemisferin Özellikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0252ebd7-0388-415a-a5cd-c5112fe37bf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafyada Yeni Yaklaşımlar &amp; Güncel Araştırma ve İncelemeler</image:title>
            <image:caption>·         ANTALYA ŞEHİR FONKSİYONLARININ GÖÇE ETKİSİ 
·         ÂŞIK TARZI DESTANLARDA DOĞAL AFETLER 
·         BOZKIR İLÇESİNDE (KONYA) BİR TOPLAYICILIK FAALİYETİ: KUZUGÖBEĞİ MANTARI (MORCHELLA ESCULANTA) 
·         BURDUR İLİ MERMERLERİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ VE MERMER SANAYİSİNİN İL EKONOMİSİNE ETKİLERİ 
·         COĞRAFYA EĞİTİMİNİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ ÜZERİNE COĞRAFYA ÖĞRETMENLERİNİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ 
·         DÜZCE İLİNDE BAŞLICA ŞELALELER VE TURİZM POTANSİYELİ 
·         HASSASİYET KAVRAMI VE COĞRAFYA BİLİMİ KAPSAMINDA GELİŞTİRİLEN HASSASİYET KAVRAMSAL ÇERÇEVELERİNE TEORİK BİR BAKIŞ 
·         MEKÂNLAR VE TURİSTLER İÇİN YENİLEYİCİ, CANLANDIRICI VE DÖNÜŞTÜRÜCÜ İŞLEVLERİYLE İKİNCİ NESİL KIRSAL TURİZM 
·         PAMUKOVA İLÇESİNDE 2004-2020 YILLARI ARASINDAKİ TARIMSAL ÜRETİM DESENİNDEKİ DEĞİŞİMLER VE NEDENLERİ 
·         ŞEHİR İÇİ ULAŞIM SİSTEMLERİ ÜZERİNE 
·         SERÇEME ÇAYI HAVZASINDA TARIM VE HAYVANCILIK FAALİYETLERİ 
·         SERÇEME ÇAYI HAVZASININ NÜFUS GELİŞİMİ 
·         ŞEHİR İÇİ ULAŞIM SİSTEMLERİ ÜZERİNE 
·         SERÇEME ÇAYI HAVZASINDA TARIM VE HAYVANCILIK FAALİYETLERİ 
·         SERÇEME ÇAYI HAVZASININ NÜFUS GELİŞİMİ 
·         ŞANS TURİZMİNİN (LAST CHANCE TOURİSM) BUZUL TURİZMİ VE TÜRKİYE’NİN GÜNCEL BUZULLARI BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ 
·         SOSYAL İNOVASYONA COĞRAFİ BAKIŞ 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR KENT İÇİ ULAŞIM KAVRAMINA DAİR BİR DEĞERLENDİRME 
·         TÜRKİYE’DE HÜZÜN TURİZMİ ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMALARA YÖNELİK İÇERİK ANALİZİ 
·         TÜRKİYE’DE ENERJİ EKONOMİSİ 
·         TÜRKİYE’DE RAMSAR STATÜSÜNDE KORUNAN SULAK ALANLARIN HAVZALARA GÖRE DAĞILIŞI, EKOLOJİK ÖZELLİKLERİ VE YÖNETİMİ 
·         BAYBURT İLİNİN TARİHİ COĞRAFYASI ve ARKEOLOJİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e30e19-d0e9-4ea9-b173-d2c543c156ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçede Pekiştirme İşlevli Sözcükler</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM 
1.1. Pekiştirme Terimi 
 
2. BÖLÜM 
2.1. Sıfatlarla Yapılan Pekiştirmeler 
2.2. Belirteçlerle Yapılan Pekiştirmeler 
2.3. Adıllarla Yapılan Pekiştirmeler 
2.4. Fiillerle Yapılan Pekiştirmeler 
2.5. İlgeçlerle Yapılan Pekiştirmeler 
2.6. Bağlaçlarla Yapılan Pekiştirmeler 
2.7. Ünlemlerle Yapılan Pekiştirmeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32345327-2e1a-4a11-8c36-72a42f92db8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Direnci Kapsamında Çalışmalar - II</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM İnsan Kaynaklı Bir Afet Olarak Rusya Ukrayna Savaşının Ekonomik Etkileri 
 
İKİNCİ BÖLÜM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Bağlamında Afet Direnci ve Yoksulluk Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Afet Yönetimi Kapsamında Uygulama Alanı Türkiye Olan Çok Kriterli Karar Verme Çalışmalarının Değerlendirilmesi 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Türkiye‘de İklim Değişikliği ve Kültürel Miras: Mevcut Politikaların Kısa Bir Değerlendirmesi 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM Afetlerde Psikolojik Direnç 
 
ALTINCI BÖLÜM Afetler ve Stres 
 
YEDİNCİ BÖLÜM Afet Olaylarında Lojistik Yönetimi 
SEKİZİNCİ BÖLÜM Erzincan İlinin Doğa Kaynaklı Afet Riskleri ve Yönetimi 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM Çekirge İstilasının Küresel Etkileri: Sürdürülebilir Çözümler ve Yönetim Stratejileri 
 
ONUNCU BÖLÜM KBRN Olaylarına Karşı Kurumların Bilgi, Eğitim ve Tatbikat İhtiyaçlarını Belirleme Çalışması: Gümüşhane ve Trabzon İlleri Örneği 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM Afetlerin Çevre Dirençliliğine Etkisi 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM Yangın Güvenliği Kapsamında Yangın Verilerinin Kullanımı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a83c843c-2bdb-4543-9f45-2b62484b7cc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Taksici</image:title>
            <image:caption>Çalan zile gittiğimde genç bir bayan elindeki sigarasını öfkeyle yere atıp, sert bir şekilde arabaya bindi. Durumu iyi gözükmüyordu. 
“İyi misiniz?” diye sordum. Biraz cevap vermedi ve sonra “Nişanlım beni terk etti.” dedi. 
“Ne zaman?” diye sordum “Şimdi, şu an nişanlım beni terk etti.” 
Bayanın psikolojisi hiç iyi gözükmüyordu. Eşimin tabiriyle “burnumu sokma zamanı” idi. 
Kaç yıldır nişanlı olduklarını sordum “2-3 yıl gibi bir şey” dedi. 
“Niçin terk etti?” dedim; 
“Başkasını bulmuş.” dedi. 
“Sizinle niçin bu süreçte nişanlı kalmış?” dedim, 
“Gönül eğlendirmek için.” dedi. 
Bu durumdaki birisine yardım etmeliydim. Duygularına tercüman olarak onun duygularını anladığımı ona gösterip sonra da onun teselli olabileceği şeyleri hatırlatmalıydım. 
Bir iki dakika düşündükten sonra bayana: 
“Hakikaten çok kötü bir durum, şimdi ailenize ne diyeceksiniz, arkadaşlarınıza ne diyeceksiniz, çevrenize ne diyeceksiniz?” dedim ve bayan hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Onun ağlamasına biraz izin verdikten sonra Ona: “Yarın gidin bir şükür kurbanı kesin.” dedim. Afallamıştı. O nişanlısı tarafından terk edilmiş, bir “şoför parçası” ona bundan dolayı kurban kesmesini söylüyordu. 
Öfkeli ve meraklı bir ses tonuyla “Neden kurban kesecekmişim?” diye sordu. 
“Böyle bir adamdan kurtulduğunuz için kurban kesmelisiniz ya evlendikten sonra, sizi kucağınızda çocukla terk etseydi daha mı iyi olurdu?” dedim. 
Kadın biraz düşündü. Ben aynı minval üzere biraz daha konuştum. Araçtan inerken havası değişmiş daha olumlu düşünceleri ses tonuna yansımıştı. “Abi, biraz rahatladım, teşekkür ederim.” dedi ve gitti. Artık bir tesellisi vardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd645a0-9c93-493f-80e3-2ca95b865ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembellik Hakkı (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ey tembellik, şu sonu gelmez sefaletimize acı! Ey tembellik, sanatların ve soylu erdemlerin anası... insanoğlunun ızdıraplarına merhem ol!    
 
Küba asıllı Fransız sosyalist eylemci ve düşünür Paul Lafargue Tembellik Hakkı’nda sanayileşmeyle birlikte insanı baskı altına alan, onu basit bir çarka dönüştürüp kölelik düzenine uymaya zorlayan kapitalist ahlaka ve sisteme keskin eleştiriler getirir. “Çalışma aşkı” diye tuhaf bir deliliğe tutulmuş insanın, aşırı çalışma sürelerinden dolayı düşünme aralığı bulamadığı ve kendine dair bilinç geliştiremediği için hem özüne hem doğaya yabancılaştığını, yaratıcılığını yitirdiğini ve yozlaştığını söyler. 
 
Lafargue’ın 1880 yılında Fransız haftalık Fransız gazetesi L’Égalité’de tefrika halinde yayımladığı makalelerden oluşan Tembellik Hakkı, insan emeğinin nasıl sömürüldüğünü cesurca ortaya koyan, sindire sindire okunmayı hak eden derin bir eser. Zamana meydan okuyan bu değerli klasiği Burak Sarıgöllü’nün özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2749dc-cd42-4fa7-8dd1-b306709292ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Gece</image:title>
            <image:caption>Nedensellikten kurtulsak mı ha sen ne dersin? Hiçbir anlam aramasak, var olduysak ya da var olduğumuzu sanıyorsak, bizi her kim ürettiyse, her neyse işte durum, buna teslim olsak, asla idrakine varamayacağımız ilk nedeni düşünmesek, sadece güzelliklere odaklansak ve var olmaya devam etsek?
Hayata tutunabilmek için çocukluk yıllarından beri suç ve suçlularla iç içe bir yaşam kuran firari Fethi, bir gün gazetede kardeşinin fotoğrafını ve &quot;ameliyat parasını bulamazsa ölecek&quot; haberini görünce bunun bir savaş ilanı olduğunu düşünür. Kardeşini kurtarabilecek pahalı ameliyatın parasını bulmak için zorlu bir plan yapar.
Kirli Gece, onun bu zorluklar ve sürprizlerle dolu, aynı zamanda sistemden kendine has yöntemlerle öcünü alacağı planını uygulamasını anlatır. Fethi roman boyunca bir yandan planı için çabalar, diğer yandan da zihnindeki karışıklık, tedirginlik ve öfkeyle; şehriyle, ailesiyle, hiç unutamadığı kadınla ve kendisiyle yüzleşir. Hikâyenin çoksesli akışına Fethi, Can, Hattat Ali gibi karakterlerin ve şehirdeki birçok isimsiz kahramanın içsesi sızar.
Zamanın çizgisel akışının bozulduğu, mekân algısının altüst edildiği, ideal kahramanlar yerine anti-kahramanların öne çıktığı, alışılmışın karşısında sert ve lirik arasında gidip gelen bir dilin kullanıldığı, merak uyandıran, doyurucu bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b4bb7ce-06d1-4557-8051-4566120758ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tatlı Su Cumhuriyetçisi Ve Onun Geçmişe Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Okuyacağınız bu kitabın kahramanı Tufan, ben değilim. Hatta doğrudan tanıdığım birisi bile değil, benim bir arkadaşımın arkadaşı. Sadece bir kere karşılaştım kendisiyle.
Bana anlattığına göre Tufan, cumhuriyetçi kimliğini uzun yıllar boyunca klavye başında sergilemiş ve hatta sosyal medyaya koyduğu gönderi ve hikâyeleriyle kendisinin bir halk kahramanı olarak anılmasına ramak kalmış.
Hatta sadece siyasi meselelerle değil, ülkemizin yaşadığı diğer sosyal sorunlarla da hep sosyal medyadaki hikâyeleri aracılığıyla yaptığı protesto eylemleriyle başa çıkmış!
Bunların hepsini bana Kadıköy&apos;de, anason kokan bir yemek masasında anlattı. Ama Tufan&apos;ı bir görseniz… O ne büyük cumhuriyetçi! O nasıl bir Atatürk sevgisi!
… Ama dediğim gibi, Tufan ben değilim. Tufan sen de değilsin. Tufan bizim bir arkadaşımızın arkadaşı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d12966a-52aa-42a9-94b3-b94d3526dc18.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hikayenin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hikâyemi nasıl anlatacağımı öğrenmek istiyorsan içeri bak!
Hangi yaşta olursak olalım bizi bekleyen boş sayfaları doldurmak için heyecan duymaya devam edebiliriz.
Yeter ki isteyelim...
Bir Hikâyenin Hikâyesi, yaratıcılık ve yazma serüvenine ışık tutan bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8521eea4-2817-4246-8691-e9afa9f360d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bire Kadar Sayma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Sayı saymayı biliyorsun değil mi?
HARİKA! Bu kitapta sayabileceğin bir sürü eğlenceli şey var.
Balinalar, babunlar, gökkuşakları, piramitler…
Tek BİR kural var. SADECE BİRe kadar sayabilirsin.
Daha büyük sayıları AKLININ ucundan bile geçirme. TAMAM MI?!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa56803-fca0-411d-b3a3-85efeb203b54.jpg</image:loc>
            <image:title>Rota -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İsminin aydınlık anlamlarına rağmen Güniz Işık’ın hayatındaki kara bulutlarla olan mücadelesi bitmek bilmemektedir. Sendeleyip düşmesine rağmen hayatla ve içindeki bulunduğu zor koşullarla savaşmakta, hikâyesinin mutlu sonla bitebilmesi için elinden geleni yapmaktadır. Ama kaderin onun için ördüğü kördüğümleri çözmesi o kadar da kolay değildir. 
 
Peki Güniz, isminin hakkını vererek bu karanlık yolların sonundaki ışığa kavuşabilecek midir? 
 
Çabasıyla, yeteneği ve adanmışlığıyla parlayan Bulut Atay yeşil sahalarda sesini duyurabilecek midir? 
Çocukluğu ve gençliği hatalarla dolu Efe tüm yaşananlardan sonra hayatının rotasını bir şekilde bulabilecek midir? 
 
Lisede başlayan Rota serüveni üniversite koridorlarında devam ederken herkesin hayatı baştan aşağı değişmiştir. En coşkulu ama aynı zamanda en tehlikeli yaş olan on sekiz, herkesin dönüm noktası olmuştur. 
 
Rota serisi ikinci ve son kitabıyla, bu kez kararların daha keskin ama daha güç alındığı olay örgüsüyle sizlerle! 
 
“Artık istesem de bir yere gidemem. Ama gitmek isteyen seni nasıl tutarım, bilmem.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bef81f11-b315-44be-990c-d3c499b629ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Geliştiren Bulmacalar</image:title>
            <image:caption>Çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda; 
• aynı ve farklı olanı bulma
• eksik bulma
• görsel ve işitsel dikkat
• kısa süreli hafıza 
• kavramlar ve uzamsal algı
• tane kavramı, sayı tanıma ve yazma
• labirent
• parça bütün ilişkisi
• boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecekler hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4995b68-9ca6-49a7-87a0-67ec4ccb57e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Önüm Arkam Sağım Solum Sobe</image:title>
            <image:caption>Çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda; 
• aynı ve farklı olanı bulma
• eksik bulma
• görsel ve işitsel dikkat
• kısa süreli hafıza 
• kavramlar ve uzamsal algı
• tane kavramı, sayı tanıma ve yazma
• labirent
• parça bütün ilişkisi
• boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecekler hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58b0c9c-a074-4d1f-83d3-0647c910e1b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Prof&apos;un Korona Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Çin’de ortaya çıkan minik bir virüs kısa bir sürede yeryüzünün her yanına yayılarak adeta dünyayı teslim aldı. İnsan evladı belki de tarihin hiçbir döneminde ortak bir düşmanın saldırısına bu kadar kısa sürede ve bu kadar derinden maruz kalmamıştır. Yaşadığımız korona deneyimi, insanlığın ne kadar ortak kadere ve geleceğe sahip olduğunu ortaya koydu. Artık dünya avucumuzun içine sığacak kadar küçüldüğüne göre burada meydana gelen en ufak bir gelişme tüm insanlığı etkiliyor. Bu da her ülkenin, her milletin ve toplumun kendini içinde bulacağı yeni bir dünya düzenine ne kadar ihtiyaç olduğunu gösteriyor. 
 
Bir Prof’un Korona Günlüğü’nde Ömer Çaha, ortaya çıktığı günden itibaren korona virüsünün dünyadaki etkilerini analiz ederken, aslında insanlığın ortak kaderine ve birbirine olan bağlılığına da dikkat çekiyor. Kitap, korona sürecinde insan psikolojisini, toplumların ve kültürlerin dayanma gücünü, devletlerin karşı koyma biçimini, uluslararası sistemin performansını bir sosyolog ve siyaset bilimci gözüyle masaya yatırıyor. Bu kitap korona sürecinde yaşananları kayıt altına almakla tarihe not düştüğü gibi; insana, toplumlara, kültürlere, devletlere ilişkin analizleriyle okuyucuda farklı pencerelere kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dd74042-b1ed-4c37-a17b-0dd65be97991.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Makinesi</image:title>
            <image:caption>Çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda; 
• aynı ve farklı olanı bulma
• eksik bulma
• görsel ve işitsel dikkat
• kısa süreli hafıza 
• kavramlar ve uzamsal algı
• tane kavramı, sayı tanıma ve yazma
• labirent
• parça bütün ilişkisi
• boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecekler hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4b4fbf2-7562-4d3b-ad4e-47408f5c8fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>FİLİM NEREYE GİTTİ?&quot;
Mükemmel bir gündü ta ki… Ali&apos;nin fili kayboluncaya dek!
Şansına Eda bir Fil Dedektifi ve nereye bakmaları gerektiğini çok iyi biliyor.
Bakalım Ali filini bulabilecek mi?
Belki de filini ararken yeni bir arkadaş bulur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ad979d7-92a2-4621-b816-3d616975e3dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim?</image:title>
            <image:caption>Şiir bana dedi ki
&quot;Sen kimsin?&quot;
Ben bir bedenim
Bedenden de öte hayatı kucaklayan
Çocuğun ta kendisiyim.
Çiğdem Odabaşı çocukları, yaşamın ve akışın içinde şimdiki anın farkındalığına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d252d613-2468-408b-adee-41f7c9aedca2.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusun Derinliklerinde</image:title>
            <image:caption>Yavrusunu kaybeden köpek balığı Gridev&apos;in yolu, sevimli balık Mavi ile kesişir. 
Herkesin korkuyla baktığı Gridev, Mavi için yardıma ihtiyaç duyan, sevgi dolu bir canlıdır. 
Sonra neler mi olur? 
Renkli bir deniz altı macerası... 
Bir yardımseverlik ve çevre bilinci hikâyesi... 
 
“Gridev çok haklıydı. Bu dünya herkesindi fakat bazı insanların bu şekilde davranmaları çok garipti.&quot; 
 
“Hikâye Mavi isimli bir balığın, köpek balığına yardım etmek isterken okyanusun güzelliklerini ve insanların bunu nasıl tahrip ettiğini keşfetmesinin anlatıldığı ve hikâyenin arkadaşlık, yardımseverlik, çevre farkındalığına ilişkin olumlu mesajlar taşıdığı görülmektedir.” Psikolog Arzu ASLAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37799c1c-c9af-4798-af51-a6aa292afaaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Ben Kedi Demiyorum ki!</image:title>
            <image:caption>Neriman öyle inatçı bir çocuktu ki, çevresindekiler, ona karşı gelmektense, isteklerini kabul etmeyi tercih ediyorlardı. 
Bir gün, ailesine, evinde evcil bir hayvan istediğini söyledi. 
İşte şimdi, karşısında en az onun kadar inatçı, iki kişi vardı: 
Annesi ve babası! 
Neriman, bir evcil hayvanla yaşama isteğini, anne ve babasına tatlı tatlı anlatsa da onları ikna edememişti. 
Sizce Neriman vazgeçti mi? 
Üç Yıldız Meraklı Olayları Araştırma Kulübü üyeleri acilen toplandı. 
Neriman’ın evcil hayvan edinme yolunda, adım adım çalışacak bir örgüt kuruldu. 
EHYESDE! 
“EHYESDE!” ne mi? 
Yaptıkları planlarla sizi zaman zaman güldürecek, zaman zaman heyecanlandıracak ama kesinlikle çok eğlendirecek bir ekip! 
Her şey Neriman’ın evcil bir hayvana kavuşması için… 
Hayır! Hayır! Tek evcil hayvan kedi değil! 
  “Bir aslanla mı?” diyerek yerinden sıçradı babam. Yıllardır tuhaf isteklerime alışmış olduğunu zannederdim. Meğer hâlâ sıçrayacak kadar şaşırabiliyormuş. Neriman’dım ben. Sürpriz yumurtaydım! İçimden ne zaman, ne çıkacağı belli olmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56f29340-3d14-4ff5-abde-8527c89477bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dul</image:title>
            <image:caption>José Saramago’nun yazarlık serüveninin başladığı kitap Dul. Saramago’nun henüz 25 yaşındayken kaleme aldığı ilk romanı, 1947’de Günah Diyarı adıyla yayımlanmıştı. Ancak yazarın çok içine sinmeden gerçekleşen bu isim değişikliği yüzünden kenarda tuttuğu romanı, yıllar sonra “asıl adıyla” yeniden okuruyla buluşuyor. Bugün Nobel ödüllü bir yazar olarak eserlerini okuduğumuz José Saramago’nun bütün acemiliklerden uzak, ancak alıştığımızın dışında “klasik” üslupla kaleme aldığı Dul’da, daha sonraki eserlerinde karşımıza çıkacak birçok unsurun şifrelerini de göreceksiniz. 
 
Yazarın doğumunun yüzüncü yılı vesilesiyle Portekizce dışında dillerde ilk defa yayımlanan Dul, dünyaca ünlü bir ustanın kaleminden yıllarca yeniden okunmayı bekleyen gizli bir hazine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d94e180-408a-4ba8-956d-14911d1e9e58.jpg</image:loc>
            <image:title>Selvi Dede’nin Uyurgezer Kedisi</image:title>
            <image:caption>Toti Noti, Emirgan’da yaşayan sıra dışı bir ev kedisidir. Bir gün, sahiplerinden gizli, tavan arasında eski bir ayakkabı bulur. Onun içinde rahatsız edilmeden uyuyabileceğini, bir beşikteymiş gibi tatlı rüyalar göreceğini düşünür. Oysa ayakkabının ona hazırladığı sürprizlerden henüz habersizdir. Uyudukça ayakkabının içinde öyle şeyler duyup yaşamıştır ki, gördüklerinin bir rüya olduğundan artık hiç emin değildir. Bu ayakkabı kimindir? Sahibi Yanık Selvi Dede artık hayatta değilse, Toti onun hakkında nasıl bu kadar çok şey bilmektedir? Kuş yumurtalarının sırrını kim çözecektir? Siz de uyurgezer bir kediyle ava çıkmak, sıra dışı ve soluksuz bir maceraya ortak olmak istiyorsanız, bu kitap tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99989ac5-b333-4ea7-9169-416402555bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçekler ve Yasemin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yasemin Duman, ninesi ve hayatına renk veren dostlarıyla birlikte Muğla’nın küçük bir kasabasında yaşamaktadır. Yasemin’in bu tatlı dünyasına bir gün başka bir şehirden, gizemli ve en az onun kadar kendi iç dünyasında yaşamaktan keyif alan bir genç girer. Hiç ummadığı bir anda Yasemin’in hayatına dâhil olan bu genç, günden güne onun kalbine doğru bir yolculuğa çıkar. 
 
Adımlar atılır, mesafeler çoğalır ama izler baki kalır. 
 
“En güzel çiçek sensin,” dedi gözlerime, yüreğime dokunuyormuş hissiyle bakarken. “Yasemin… Çiçeklerin en güzeli.” 
 
O çizdiğim resimdi ve kendini gözlerindeki sevgiyle boyadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/372eeb7a-132c-47e2-89db-ba168f61c6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçekler ve Yasemin</image:title>
            <image:caption>Yasemin Duman, ninesi ve hayatına renk veren dostlarıyla birlikte Muğla’nın küçük bir kasabasında yaşamaktadır. Yasemin’in bu tatlı dünyasına bir gün başka bir şehirden, gizemli ve en az onun kadar kendi iç dünyasında yaşamaktan keyif alan bir genç girer. Hiç ummadığı bir anda Yasemin’in hayatına dâhil olan bu genç, günden güne onun kalbine doğru bir yolculuğa çıkar. 
 
Adımlar atılır, mesafeler çoğalır ama izler baki kalır. 
 
“En güzel çiçek sensin,” dedi gözlerime, yüreğime dokunuyormuş hissiyle bakarken. “Yasemin… Çiçeklerin en güzeli.” 
 
O çizdiğim resimdi ve kendini gözlerindeki sevgiyle boyadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eade89d8-68be-4f42-9342-a6cd2a637f66.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Ödüllü bir askeri tarihçi, profesör ve siyasi danışman olan Lawrence Freedman bu benzersiz insani şiddet biçimini neyin yönlendirdiğini ve sürdürdüğünü göstererek savaşın hikâyesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
Savaşın geleceği ile ilgili sorular siyasi tartışmaların, stratejik analizlerin ve popüler kurgunun özelliğidir. Yeni tehlikeleri nerede aramalıyız? Bir saldırganın aklında hangi kurnaz planlar olabilir? En iyi savunma biçimleri nelerdir? Barış nasıl korunabilir? 
Freedman 1870’te Fransa’nın Sedan’da yaşadığı yenilgiden, Afganistan ve Irak savaşlarına kadar çoğu savaşta savaşın geleceğine yönelik tahminlerde bulunanların nasıl yanıldıklarını anlatırken aynı zamanda 1990’lardan itibaren sayıları artan iç savaşlara yeterince ilgi gösterilmediğini ve barış ile savaş, ordu ile sivil arasındaki ayrımların nasıl bulanıklaştığını da açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd0a763e-70ab-4139-aea0-2d31149273e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Koşulsuz Şefkat</image:title>
            <image:caption>Çok küçük yaşlardan itibaren, sevilmek ve ihtiyacımız olanı alabilmek için değişmemiz, başkalarının isteklerine boyun eğmemiz ve daha iyisini yapmamız gerektiğine inandırılırız. Çocukken içselleştirdiğimiz bu, “Ancak değişirsem ve başkalarının beklentilerini yerine getirirsem sevilebilirim” inancı, yetişkinlik dönemimizdeki tüm seçimlerimize, arzularımıza ve hayallerimize bir gölge gibi iz bırakır. Sürekli bizde bir sorun olduğunu ve değişmezsek sevilmeyeceğimizi, arzulanmayacağımızı, yalnız ve mutsuz olacağımızı düşünürüz. Bu da çoğumuz için zor duygular ve bizi sınırlandıran inançlar ve döngülerle dolu bir hayatın içerisine sıkışıp kalmak anlamına gelebilir. Peki bu döngüyü kırmak ve kendimiz olarak sevilmek gerçekten mümkün mü? 
Koşulsuz Şefkat kitabında Dr. Tara Brach, zor duygular içindeyken, hayata dair bizi sınırlandıran inançların pençesine düştüğümüzde ve o an için bir çıkış yolu bulamamanın paniğini derinden hissederken bize iyi gelecek bir pratik sunuyor: RAIN meditasyonu. Kitapta, RAIN meditasyonu ile Tara Brach ve öğrencilerinin hayatlarının nasıl kökten değiştiği de aktarılıyor. 
Bu kitap, acının, ıstırabın, zorlayıcı deneyimlerin, acı verici ilişkilerin, hastalıkların ve umutsuzluğun pençesinde kıvrananlara içsel kaynaklarını keşfederek adım adım koşulsuz şefkate yürümeyi öğreten, yeniden başlayabilmenin gücünü hatırlatan, bilgelik dolu bir rehber. 
Filozof Friedrich Nietzsche şöyle der, “Deri değiştiremeyen yılan ölüp gider.” Bizim de serpilip büyüyebilmemiz için kendimizde hatalı bir taraf olduğu yönündeki inancımızdan vazgeçmemiz gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2c5bd3b-1424-45f3-a705-8c587027a06a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumdaki Fırtına</image:title>
            <image:caption>İçimizde kopan tüm fırtınalar yalnızca biz istediğimiz zaman görülebilir. Ama bazıları vardır ki biz istemesek de bizim içimizdeki fırtınaları görür. 
Bazı şeyler içimizde kopmamalı, yalnızca içimizde kalmamalı. En büyük zararı biz kendimize vermiş oluruz tüm fırtınayı kendimize saklarsak. Bazı fırtınaları salıvermek gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fb6aacc-77fa-444e-8373-e54537b127fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğunun Bekçileri</image:title>
            <image:caption>Komutan, ekmeği tuza batırıp yedi. 
Herkes bir “Oh” çekti.  Yine de 
mallarının talan edilmesine kimse 
engel olamadı. Düşmanın çekilirken 
bu kadar kuyruk acısı olması da 
beklenen bir durumdu. 
40 yıl sonra bu topraklar yeniden 
Türk yurduydu. 
Giden malları olsun kimin umurunda..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e36007d3-2ff8-483f-9c2c-bde3a28cd48a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra</image:title>
            <image:caption>Zehra isimli bu roman, yaşanmış bir aşkı tüm hissedişleriyle anlatması yanında zamanın getirdiği birtakım edinimlerin tezahürü olan içsel sancımaları, ülkenin yönetim sorunlarını, insanın düşünmeksizin hayatının merkezine aldığı şeyler tarafından özünden uzaklaştırılıp başkasının fikirleriyle yaşamaya zorlanırken kendinden uzaklaşmasını ve yazarın yaratıcıya değin kâh diyaloglarla kâh iç seslerle düşüncelerinde konuşan ‘İşe yaramaz’ isimli karakter ve gerçek sair karakterlerle sorgulama yaptığı bir romandır. 
 
Yazar bu romanda kullandığı dil ile geçmişin ve şimdinin kangrenli yanlarını atarak gelenekseli ve yeniyi sağlıklı yanlarından birbiriyle bağlamaya çalışmıştır. Bu romanın ana amaçlarından biri ise okura yalnız bir hikâye aktarımı yapmak değil, aynı zamanda tıp, felsefe, tarih, sanat, mimari ve dil alanlarının terim ve kelimelerini doğru yerlerde kullanmaya çabalayarak okuyucuyu bir birikime eriştirme amacıdır. Yazar notu: Farklı veya aynı fikir sathında bulunuyor olsak da her insanın benim nazarımdaki değeri paha biçilmezdir. Bu paha biçilmezliğe mukabil,  dünya görüşleri benimkiyle uyuşmayan okurlarımı da sevgiyle kucaklıyorum. Nitekim fikir ayrılıkları, sevmeyi kökünden öğrenebilmiş insanları bir yere kadar ayırabilir ancak nihai durakta sevgiyle kucaklaşmalarına mani olamaz 
.  
 *** “Aslında şu adacıktan da vahim kalbimizin durumu. Dört bir yanı sularla çevrili ve ufuklarında   tek bir kara parçası bile yok. Kötücül devinimlerle uzaklaştırmışız her bir kıyıyı kendimizden. Belki de ufkun ötesinde bir yerler var ve kötü olan şu ki: bizde o yerleri keşfetmek için sevgiyi kayık yapacak kabiliyet yok.”    (s.46) 
 
*** Elmacık kemiklerindeki pembelik, her sağanakta önüne çıkanı yutan sel gibi genişleyen damarlarından yüz kaslarına dek dolan kanın tezahürüyle nihai yerini aldı. (s.67) 
  ***“Umut, insana olmasını istemediği şeyleri yeniden yaşatan yalancı bir yürek emziğidir.” (s.160) 
*** “İçten içe akşamları bir nazla bakardın, 
Mahşerde o gözlerle cehennem de yakardın.” (s.184) 
 
*** Ülkemin sokaklarında ideoloji bakımından çeşitlilik, saplantı bakımından aynılık kol gezmekteydi… (s.188) 
 
*** “İyi de ben artık varlığına dair inancımı neredeyse yitirdim, nereden bilebilirim bunları onun bana verdiğini?” (s.197)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77f26563-69c7-44b5-ab2c-e114a3abe287.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Değiştirir</image:title>
            <image:caption>Öner Ezer 
 
Bulgar göçmeni bir ailenin çocuğu olan Öner Ezer, İstanbul Sarıyer’de 1948 yılında dünyaya gelir. 
Sarıyer Ortaokulu, devamında da Beyoğlu Atatürk Lisesinde orta öğrenimini tamamlar. Güzel Sanatlar Akademisine girer ancak dönemin siyasi atmosferinden dolayı eğitimini tamamlayamaz. Ticarete atılır, birçok iş kolunda çalışır, en son temizlik malzemeleri üretim ve pazarlama işi yapar, buradan da emekli olur. 
“Söz uçar yazı kalır” inancıyla kaleme aldığı “Aşk Değiştirir” yaşanmış bir hikâyedir. 
 
 
Savaşların kazananı olmaz! Savaş, tüm insani değerleri sıfırlarken, ne yazıktır ki en büyük acıları da en masumlara çektirir. En güzel aşk sözlerine, mutlu günlerin hayaline, ölümsüz sevdalara, umutlu yarınlara gölgesi düşer savaşın. 
 
Tüm yaralarını aşkla saracağını sanan Suzan‘ın, Bosna’da başlayıp İstanbul’a uzanan umutlu mücadelesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7ece49-7bf0-4caf-89d1-45e8e0730428.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Doe</image:title>
            <image:caption>İNSANI OLDUĞU KİŞİ YAPAN DERİNDEKİ KONULARDI 
 
Jane’in hayatı, çalıştığı sigorta şirketindeki yeni işi kadar sıradan görünmektedir. Her sabah çiçek desenli elbiseleriyle işe gelir, düşük pozisyondaki görevlerini dürüstçe yerine getirir ve herkese karşı oldukça kibardır. 
 
Jane, kısa süre içinde kendisi gibi kadınlardan hoşlanan iş arkadaşı Steven Hepsworth için mükemmel bir hedef haline gelir; çünkü o güzel, uysal, güvensiz ve bir erkeğe boyun eğmeye istekli gibidir. 
 
Sorun şu ki, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Jane Doe adlı bu kızın gerçekte kim olduğu ve ne istediği hakkında kimsenin bir fikri yoktur. Onun tek isteği üzeri örtülen kötülükleri ortaya çıkarmak ve intikam almaktır. 
 
&quot;İntikam bu büyüleyici gerilimi yönlendiriyor... Stone, baştan sona gerilimi yüksek tutuyor ve kendisini sosyopat olarak tanımlayan Jane karakteriyle büyük bir boşluğu dolduruyor.” 
 
—Publisher Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86bb15f7-099b-4c2d-bf76-41c4fc8b322d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Gibi Cesur</image:title>
            <image:caption>Cesaret söz konusu olduğunda akla ilk hangi hayvan gelir? 
Bir kuş, bir fil, bir koala ya da bir maymun mu? 
Ya da dev pençeleri, gösterişli yeleleri ve bir hayli güçlü kükremesiyle kocaman bir ASLAN mı? 
 
 
Simba korkusuz, atılgan ve güçlü bir aslan. Tıpkı tüm aslanlar gibi! Ancak her korkusuz aslanın derinlerde bir yerlerde, yakın dostlarının bile fark etmediği bir korkusu olabilir. 
 
Aslan Simba, arkadaşı Pip’in aniden uçup giden şapkasını korkusuzca kurtarmaya girişince, kendini en büyük korkusuyla yüzleşmek durumunda bulur. Şapka havalanır ve yetenek gösterisinin olduğu sahneye doğru süzülürken, Simba  birdenbire en korktuğu deneyim tam ortasına düşmüştür. Neyse ki biraz alkış ve dostlarının desteğiyle, Simba cesaretini toplar ve korkularıyla yüzleşmenin, onların üstesinden gelmek için önemli bir adım olduğunun farkına varır. 
 
Benim Gibi Cesur, kendi içlerindeki güçlü kükremeyi keşfetmeleri konusunda  çocukları eğlenceli bir hikaye aracılığıyla cesaretlendiriyor. Aynı zamanda zorlu deneyimlerle yüzleşerek, üstesinden nasıl gelineceği konusunda onlara model oluyor. Tabii ki her zaman destekleyici dostlar eşliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea278f4-8759-4c2b-a3cf-422bb6f64dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Dönem Hindistan Tarihi ve Kültürü</image:title>
            <image:caption>Geç Harappā döneminin çanak çömlek yapısı tıpkı sosyal hayatın içerisindeki diğer sahalarda olduğu gibi, İndus kentlerinin etkili şehir planlaması ve drenaj sistemlerini oluşturan gelişmiş zihniyetin izlerini fazlasıyla taşımaktadır. Geniş çapta bir tekerleğin dönmesi esasına dayanan İndus tezgâhları, seramik üretiminde izlenilen yüksek standartları ve düzenli bir imalat sisteminin varlığını göstermektedir. Erken Dönem Hindistan tarihi ile ilgili en büyük eksik ya da engel, siyasi ve kültürel tarihin kronolojisini aydınlatan kesin bir tarihsel sıralamanın yapılamamasıdır. Erken Dönem Hint tarihinin aydınlatılmasında, günümüze değin ulaşan Hint edebî metinlerinin hacmi düşünüldüğünde, aslında ilgili döneme ilişkin bütün bilinmezliklerin ortadan kaldırılmış olması beklenir. Ancak Sanskrit dilinde kaleme alınmış olan ilgili edebî metinlerden neredeyse hiçbiri tarihî metin özelliği taşımamaktadır. Kısacası entelektüel birikimleri oldukça güçlü olan ve edebî hareketlilikleri bakımından çağdaşı diğer medeniyetlere göre daha gelişmiş olan Hint toplumunun bir Herodot’u olmamıştır. Çalışmamıza konu olan ve siyasi tarihin, kültürel faaliyetlerle birlikte ele alınmasını gerekli kılan ilgili çağ; Hint tarihinin günümüze kadar devam eden hareketliliğinin, tarihsel arka planını oluşturması açısından son derece önemlidir. Erken Dönem Hindistan Tarihi ve Kültürü başlığını taşıyan ve editoryal bir çalışma olarak her bir bölümü, Hindoloji (Hindistan Araştırmaları) alanında eğitim almış ve ilgili konu hakkında akademik çalışmaları bulunan araştırmacılar tarafından kaleme alınan elinizdeki bu kitap; Antik Hindistan’ın şehir devletleri ve krallıklarından Buddhizm ve Cainizm’in gelişim süreçlerine, Yunanların ve İskender’in fetihlerinden Hint destanlarına kadar geniş bir alana ışık tutmakta, Hint tarihinin görece göz ardı edilmiş antik çağlarının anlaşılması ve araştırılması hususunda akademiye önemli bir kaynak teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9559920-cc63-44db-b065-a4356f1ebee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dili ve Edebiyatı Üzerine Makaleler</image:title>
            <image:caption>İnsaniyette konuşmak ve anlaşmak kabiliyetinin ne zamandan beri başlamış ve lisanların nasıl çoğalmış ve birbirinden ayrılmış olduğunu şu sıralarda düşünmüyorum. Kelimelerin aslına da pek ehemmiyet vermiyorum. Yalnız bir mesele var ki ömrümün şu on senesinden beri beni pek ziyade alâkadar ediyor ve kendi lisanımızın duygularımızı, fikirlerimizi ve hâlât-ı ruhiyemizi ifade edebilmek hususundaki kabiliyetini daha dikkatli tetebbû etmek lüzumunu hissettiriyor. Bu kadar meraklı ve faydalı bir tetebbû ki insana tükenmez bir şevk veriyor. Ben, bu sahada şimdiye kadar yapabilmiş olduğum tetebbûlarımdan şunu anladım ki lisan, sade fikirlerimizi mübadele ve tebliğ etmek, hissiyâtımızı dile getirmek yani sözle izhâr etmek için bir vasıta değil, bir milletin tasavvur ve tahayyül kabiliyetinde fıtrî ve millî bir imtiyazı, bir alâmet-i fârikası demek olan hususi bir tarzı, üslûbu, ifadeyi ve zevki de gösterir bir kıymetli hazinedir, bir müzedir ve millet dediğimiz insan cemaatlerinin birbirinden en mühim ve esaslı farkı, bu tasavvur ve tahayyül kabiliyetindedir. Yani fikir ve duygularımıza bir ifade şekli ibdâ etmek ve söze bir üslûp vermek hünerindedir. Rıza Tevfik Bölükbaşı, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına şahitlik eden, Türk kültür ve edebiyat tarihinde “feylesof” lakabıyla, bugün ise daha çok şair olarak tanınan çok yönlü bir şahsiyettir. Elinizdeki kitap, Rıza Tevfik’in 1896 yılından itibaren 1922 yılına kadar Servet-i Fünûn, Türk Yurdu, Rübâb, Şebâb, Peyâm- Sabah ve Peyâm-ı Edebî gibi dergilerde; 1943’ten sonra daha ziyade Yeni Sabah gazetesinde Türk dili ve edebiyatı üzerine kaleme aldığı makalelerden oluşmaktadır. Bu makaleler, Türkiye’de gerek Türk dilinin geçmişi, dünya dilleri arasındaki yeri ve yapısı; gerekse klasik Türk edebiyatıyla ilgili araştırmaların yeni yeni yapıldığı, henüz doğru düzgün bir Türk edebiyatı tarihinin bile bulunmadığı yıllarda kaleme alınmıştır. Türk Dili ve Edebiyatı Üzerine Makaleler adlı bu eser, okurlarını Türk dilinin kuvvet ve âhenk vurgusundan şive özellikleri ve ıstılahlarına; Fuzûlî, Nef‘î, Nâilî-i Kadîm ve Sünbülzâde Vehbî gibi divan şiirinin önde gelen isimlerinden Abdülhak Hâmid, Recâizâde Ekrem, Süleymanpaşazâde Sâmi, Florinalı Nâzım, İhsan Râif ve Tevfik Fikret gibi yazarın da yakından tanıdığı edebiyatçılara aşina olmaya davet ediyor. Rıza Tevfik’in tarihî, edebî, felsefî, tasavvufî ve son derece geniş kültürel birikiminin tezahür ettiği; temiz, âhenkli, selîs ve sarih bir üslûp ile mümtaz olan makalelerini keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6288fc0-c502-415b-bb8b-b6c7302d1152.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma</image:title>
            <image:caption>Unutma Türk edebiyatına tozlu arşivlerden, iple bağlanmış dosyalardan, aile sandığından hazine değerinde belgeler kazandırmış, usta bir araştırmacının kendi sandığında beklettiği şiirler. 
 
Işık Öğütçü, yazınsal araştırmalar içindeki mesailere neredeyse gizlice sıkıştırdığı şiirlerle karşımızda. Onun şiirlerinde kimi zaman nükteyi kimi zaman sonsuz hüznü okuyacaksınız. Sözü ve meselesi olan bu şiirlerde en çok aşk ve özgürlüğün ve adeta katık gibi yanına sokulan umut sözcüğünün gelmesi tesadüf mü? Aşk, ayrılık, hayat, özgürlük, aile, umut, doğa gibi hayatın canlı yaşanan her parçasına dokunan, hissettirdiği &quot;tanıdık gelme&quot;  duygusuyla sizi sarmalayacak bir şiir kitabı. 
 
Işık Öğütçü&apos; nün kendine has, yalın, samimi bir o kadar da muzip uslubuyla kaleme aldığı dizeler, okurken gülümsemenize, gülümserken uzaklara dalmanıza neden olacak. 
 
Yaşamın her alanından okuyacağınız şiirler tüm okurlara hitap ettiği gibi, kimi zaman büyük bir deneyimin anlatısı kimi zaman ise hayat yolculuğuna yeni başlayanlar için heyecanın ilk sesi olacak. 
 
Öğütçü, özlemi anlatıyor. Hem sevdaya hem güzel yarınlara olan özlemi. 
Ve tabii ki bu topraklara ait özlemi. 
 
“Yüzyıllardır söylenen, 
Bir şarkıdır özgürlük.” 
Unutma yalınlığıyla yarına kalacak şiirler….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7548511a-3235-4f91-8cff-6eea344f3953.jpg</image:loc>
            <image:title>Caz</image:title>
            <image:caption>Avın tedirginliği boşuna değil... Avcının durgun havada belki de kimsenin duyamayacağı kadar sessiz hışırtılara, çıtırtılara kulak kabartıp tetiğe bastığı o an gibi birden kararıveriyor her şey. Genç kız omzunda keskin bir sancı, dehşetli bir solukla yere kapaklanıyor, ahşap zemin tamamlanmamış bir ömrün hüznüyle kızıla boyanıyor...
Nobel ve Pulitzer Ödüllü Toni Morrison, pamuk tarlalarından, bitimsiz sancılardan ve taşranın karanlığından vadedilmiş topraklara, New York&apos;a göçen siyah bir çiftin yarım kalmış öyküsünü anlatıyor. &quot;Harlem Rönesansı&quot; şehrin semalarını caz melodileriyle dolduradursun, karlı, buzlu yollardan bata çıka ilerleyen bir cenaze sessiz sedasız toprağa veriliyor. Geriye sersefil kuşlar, büyük pişmanlıklar, çerçeveye hapsolmuş bir fotoğraf ve yersiz yurtsuz  bir aşk kalıyor.
Siyah Amerika&apos;nın umuda, ışığa hasret hikâyesi biteviye bir ezgi tutturuyor: Hayat için Tanrı&apos;ya şükürler olsun, ölüm için de hayata şükürler olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc8e720-8d4e-4c19-a2cf-8f9acab49ad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokuş Aşağı Portakallar</image:title>
            <image:caption>Yokuş Aşağı Portakallar&apos;da yaşamları farklı mecralarda akmış kadınların birbirine değen ve gittikçe iç içe geçen hikâyeleri tek bir çatı altında ustalıkla toplanıyor. Mahkûm edildikleri çukurdan, kangrenleşmiş yaralarına rağmen, er kişiden aman dilemeden çıkmaya çabalayan karakterlerin her birinin yolu incelikle örülüyor ve kadın dostluğunun girift veçhelerine vararak okurunu yüreklendiriyor. 
Zeynep Uzunbay, binlerce kadınlık hali arasından kendi sesimize kavuşmamız için bizi uzun yollarda, derin ve puslu vadilerde gezdirirken, sorularına rüzgârın fısıltıları eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a0a0799-cab1-429a-adf1-c8e46c334b03.jpg</image:loc>
            <image:title>Ücret Patriyarkası</image:title>
            <image:caption>Ev içindeki kadının görünmez emeğinin sömürüsüne dikkat çekerek mevcut ücret sistemindeki gelir paylaşımının adaletsizliğini görünür kılan ve Marksist teorinin feminist bir perspektifi içselleştirmek zorunda olduğunun farkına varılması açısından da önemli bir eşik olan uluslararası &quot;Ev İşi İçin Ücret&quot; hareketinin kurucularından Silvia Federici, Marx&apos;ın başlıca metinlerinde öne çıkan ve basitçe ihmalle veyahut eril bakışın getirdiği gafletle açıklanması imkânsız yapısal boşluklara ilişkin teorik saptamalarını Ücret Patriyarkası: Marx, Toplumsal Cinsiyet ve Feminizm Notları&apos;nda geliştiriyor.
Federici, 1970&apos;li yıllarda kapitalist ekonominin yeniden canlanmasının ve dolayısıyla da güçlenen toplumsal muhalefetin sönümlenmesinin altında cinsiyetçi bir işbölümünün sağladığı yalıtılmışlık içinde kadınların mahkûm edildiği bir ücretsiz emek rejiminin ya da kendi tabiriyle ücret patriyarkasının yattığına dair eleştirel yaklaşımını koruyarak, fabrikaya hasredilen &quot;üretken emek&quot; karşısında yeniden üretici emeğin hem tali hem de tabi kılınması ama asıl önemlisi bu yönden bakıldığında potansiyel &quot;devrimci özneler&quot; olarak kadınların yok sayılması handikapının güncelliğini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78a22835-a531-4124-b9e5-cb2e3a9973d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dev Tarot (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>DEV TAROT 
RIDER-WAITE 
ARTHUR EDWARD WAITE’nin rehberliğinde, PAMELA COLMAN SMITH tarafından tasarlanmıştır. 
Klasikleşmiş tarot desteleri arasında yer alan RiderRider-Waite Tarot Destesi, Pamela Colman Smith tarafından 1909’da tasarlanmış ve bu güne kadar orijinal halini korumuştur. Tasarlandığı dönemde yenilikçi görünümüyle tarot camiasında bir devrim yaratmış olan bu deste, zamanla tüm tarot kartları için her yerde standart hale gelmiş ve dünyanın en bilinen tarot destelerinden biri olmuştur. 
Büyük boy kart ölçüleri: 9,5 cm X 16 cm 
içinde, A.E.Waite’nin 
“Tarot’un Anahtarı” adlı 
resimli kitabından 
yorumlar içeren 
52 sayfalık bir kılavuz 
bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e83ddf-d881-4fb8-8a7a-79bfddad1c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya İsyan</image:title>
            <image:caption>Sade’ın çocukluğunda özdeşleşemediği öz babanın yeri, burada, şartlarına titizlikle 
uyulması gereken kesin, karmaşık bir ritüel tarafından oluşturulur… 
Prometheus miti yorumumuz, mitin bütünüyle Prometheus’un düşlemini ve bir bakıma 
ödipal dönemde her oğlun babaya yönelik düşlemini temsil ettiği hipotezine dayanacaktır… 
Hitler’in babasıyla özdeşleşmesinin imkânsızlığı, onu kendisine 
yakınlaştıran eşcinsel arzuyu dayanılmaz bir şekilde alevlendirerek bu 
babayı kendisine zulmeden biri gibi hissetmesine neden olur… 
Baba kisvesi altındaki Stalin -tıpkı çarlar gibi- bilinç dışında Ruslar tarafından arkaik bir 
anne gibi hissediliyordu… 
Son tahlilde, babaya karşı çağdaş isyan, baba imgesini kendi saldırgan kabuğundan 
çıkarma arzusunu ifade etmekten başka nedir ki? Genç bir adam babasının ya da babaların 
toplumsal gücünü ve sosyokültürel kurumlarını reddettiğini ya da bunlara karşı çıktığını 
açıkladığında, içine Hitler’i, Stalin’i ve Hiroşima’yı da katar. “Burada her şey en güçlünün 
yasasına geri döner ve sonuç olarak yeni bir doğa haline.” Babaya karşı bu isyan 
Rousseau’nun bahsettiği “iyi ve sağlıklı olan ne varsa yutan şu canavar”a ve sonuç olarak 
özgürlük ve adalet gibi baba değerleri adına bir isyana dönüşür…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1bbc8a-4f37-46c6-b371-55b8b055201f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Nasıl Bir Gezegen Böyle Canım ?</image:title>
            <image:caption>ŞİİRE, duaya, kayaya, insan bir yere sığınacaksa, bunu tek başına ve sessizce yapmalı. Başka türlüsü yalan olur. Kalabalıkların ortasında mutlaka gizlenecek bir şey vardır. Yoksa da kolayca bulunur. Sarhoş ya da öfkeliyken ise, kişi ne susabilir ne de anadiliyle konuşabilir. Şiirle çok dua ettim. Kimseye duyurmadan. Elbette duyanlar oldu. Nasıl duydular, ne duydular? Bilmiyorum. Ama bir gün sevgili sevdalı bir okur bana bir not yazdı ve duama son verdi. Minnetim başladı: &quot;Kekre dendiği zaman. Daha uzun soluklu bir şiir bekliyor insan. Ama şair başka, çok başka bir şey oluşturmuş. Diğer marşların aksine, gözünü  açtığın an, yatağında tenine değen örtüyle gerinerek, huzurla söylenmesi gereken bir marş oluşturmuş. Ki bu çok dozunda ve bu çok azimli şiir ancak böyle huzura kavuşabilirdi. Suat. Ciddiyim. Bunu defterine yaz lütfen. Bu şiiri ne zaman okusam, iyi hissetmediğim an yok.’’ Kalbime yazdığım bu notu şimdi defterime yazıyorum ve gençliğimin Rilke’si gibi, iyiliğine, affına sığınıyorum: ‘’Tanrım, kerem eyle, geceyi atlatalım. Daha sonra hastalığı. Daha sonra aşkı.‘’ 
 
Walter Benjamin’den taşıdığı izlerle ‘’ zihinsel yaşamın büyük gerilimlerine’’ lirik bir vurgu yapan Bu Nasıl Gezegen Böyle Canım?, Stanley Crawford’ın kült romanı Bayan Unguentine’nin Seyir Defteri’nin çevirisi ile eşzamanlı kaleme alınmış sürpriz bir metin. Çeviri ve yazma eyleminin iç içe geçtiği şiirsel bir uzamda kendini meraka bıraktığını söyleyen yazardan, türü belli olmayan bir iç döküş, bir esinleniş, sesleniş kitabı: ‘’Sevgili sevdalı okur. Ürpertici güzellik! Kırılacak ya da çoktan kırılmış umut tanesi! Seni dünyevi beklentisizliğinle, o mücevher fazlalığınla yazardan ayırıyor, kitabı yüce gönlüne bırakıyorum.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9562f1-f786-4a9d-97e1-65b21eceb6c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Sanatının Sınırlarında</image:title>
            <image:caption>‘’Oyun sanatının (dram sanatı) sınırları nerede başlayıp nerede sona ermektedir? Onu başka sanatlardan (şiir, roman, müzik gibi) ayıran nitelikler nelerdir? Tiyatro ya da kukla sahnesi, gölge ya da sinema perdesi, radyo frekansları ya da televizyon ekranı bu sanatı nasıl değiştirmektedir? Yeni anlatım araçlarının icat edilmesiyle ve toplumsal değişimlerle birlikte, oyun sanatı hangi özellikleri kazanmıştır? 
Oyun sanatının alt dalalrı olan, tiyatro, sinema, opera, bale, kukla, gölge oyunu, radyo oyunu arasında nasıl bir ilişki var? Bu sanatlar arasında nasıl bir etkileşim gerçekleşmiştir? Birbirlerinden yararlanmaları nasıl sonuçlar doğurmuştur? Başarılı örnekleri bize ne söyler? Bu örnekler oyunsanatbiliminin (dramaturji) yöntemleriyle irdelendiğinde nasıl sonuçlara ulaşırız? 
30 yılı aşkın süre, tiyatro, sinema, yaratıcı drama ve edebiyat bölümlerinde oyun (dram) sanatı, oyunsanatbilimi (dramaturji) oyunlaştırma (dramatizasyon) ve uyarlama (adaptasyon) gibi dersler veren, Prof. Dr. Hasan Erkek, Oyun Sanatının Sınırlarında adlı kitabında, yukarıda sorduğu soruların kapılarını çalıyor. Bir yandan alanda derinleşirken öt eyandan uygulayıcılara  çizdiği yol haritalarıyla kılavuzluk yapıyor. 
Oyun Sanatının Sınırlarında, oyun (dram) sanatı akanında çalışan amatör ve profesyonellere, özellikle tiyatro, sinema, yaratıcı drama, yaratıcı yazarlık alanlarında çalışan genç akademisyenlere, öğretmenlere ve öğrencilere önemli katkılarda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c72bbc23-a1f5-40c8-8ebc-201f0e263ebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Açısından Çocuk Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Louis Corman, bilinçaltının bilinç üzerindeki etkisinden yola çıkarak 
kuramlarını oluşturan ünlü bir Belçikalı psikologdur. Psikanaliz Açısından 
Çocuk Eğitimi, sadece psikoloji ve psikiyatriyle ilgili okurları değil eğitim 
bilimleriyle ilgilenenleri, hatta yararlanabilecekleri bir kaynaktır. Alanında öncü bir çalışma olan bu kitapta Corman, bilinç dışının çocuğun bedensel ve ruhsal gelişiminde nasıl 
önemli olduğunu incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e145728a-0922-43ae-a22d-50ccb32f4165.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik ve Ahlak</image:title>
            <image:caption>“Aşk özgürleşince yücelir, bir sorumluluk olarak görüldüğünde körelir,” diye belirtmektedir, Evlilik ve Ahlak kavramlarını derinlemesine analiz ettiği bu kitabında yakın çağımızın çok yönlü düşünürü Bernard Russell. Russell, bugün bile insanların düşünmeye korktuğu fikirleri, yüksek sesle belirtmekte; 
Toplumların yaşadığı ahlaki problemlere ve evlilik müessesesinin sağlamlaştırılması hususuna gerçekçi çözümler getirmektedir. Evlilik ve ahlak konusundaki tabulara bir meydan okuma olarak karşımıza çıkan bu eser; farklı kültürler, zamanlar ve kişiler üzerinden doğru ve yanlış algımıza hitap etmekte veher sayfada kendimizi sorgulamamıza yol açmaktadır. Bugün karşı karşıya olduğumuz tüm dogmatik, cahil ve dar görüşlü düşüncelere kıyasla, bu inceleme ciğerlerinize çekeceğiniz taze bir nefes gibi gelecektir. Yine son sözü, sözün üstadına bırakalım; “Aşktan korkmak, hayattan korkmaktır, hayattan korkan insan ise çoktan ölmüş demektir”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ee6bcd-39e9-4cc2-b864-e9db852c3d69.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçekim</image:title>
            <image:caption>Pencerenizde cıvıldayan serçeye dikkat edin!
Belki de o yaşamınızı anlamaya çalışan bir meraklıdır.
Bircan Kırlangıç Şimşek; bu kitabında da imgelerle kalbe, akla, hayata dokunuyor ve kendimize sorular sorduruyor.
Doğrusu neydi acaba; kendin olduğunu düşündüğün mü, sana olduğun söylenen mi?
Kendimle ilgili ne kadar az şey bildiğimi düşündüm. Serçeler de düşünmeli mi?
…karar vermeden yaşanabilir mi?
…her şeyin kendi yüzünden olduğunu mu düşünüyor?
Tüm insanlar mı kötülüğün kendilerinin peşinde olduğunu düşündü ve düşünüyor?
Biz neden birbirimize düştük, neden kavga ediyoruz?
Bu kitapta çocuk, genç, yetişkin bütün okuyucular imgelerin gizemini çözerken yeni sorularla da karşılaşacak.
Serçe kim dersiniz? Siz hangisisiniz?
F. Lale Sayarı Ateşman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aefa44c-3471-4d60-a20d-26af01087e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs, Müzakere, Ege ve Adalar, Batı Trakya -Seti (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Kıbrıs, Müzakere, Ege ve Adalar, Batı Trakya -Seti (2 Kitap)
1. Kitap : Milli Güvenlik bakışıyla Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Ege ve Adalar, Batı Trakya Sayfa:327 
2. Kitap : Kıbrıs Müzakere ve Doğu Akdeniz  Sayfa:800

Gerek geleneksel, gerekse yeni medya mecralarında yeralan bilgiler kitlelere artık daha hızlı ulaşmaktadır. Ancak içeriğinde yeralan konular kamuoyunun doğru oluşumu açısından çok önemli hale gelmektedir. Popülerlikten uzak, gerçeklere yönelik hazırlanmış yazılar elbette ki toplumun gelişimi ve sağlıklı bir şekilde gelişimi açısından etkilidir. Ancak yazarın duruşu, kimin yada kimlerin çıkarına yönelik seçtiği ve işlediği konularda çok önemlidir. Halkın sesi yada kalemimisiniz yada sahibinin sesi yada kalemimisiniz? Kendi milletinizin mi yoksa başka güçlerin temsilcisimisiniz? Günümüzde bu sorular çok önemli hale gelmiştir. Çalışmanın yazarı duruşuyla, bilgi birikimiyle saygı ve sevgiyi hak eden bir kişiliğe sahiptir. Bu çalışmada yeralan yazıları ve işlediği konuları incelediğimizde bu milletin ve kendi halkının sesi olduğu görülecektir. Eline, emeğine, yüreğine sağlık. Tüm okurlara yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be2e0fa-4833-498d-94a9-327355742c2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Polis Şakaya Gelmez</image:title>
            <image:caption>SİPARİŞ ÜZERİNE ŞAKALAR YAPIP, BUNLARI İNTERNET ORTAMINDA YAYIMLAYAN GRUBUN YENİ KURBANI; İŞKOLİK BİR BAŞKOMİSER! 
 
Ancak hayatını belli bir düzen hâlinde yaşayan, kolu kopsa 
“Yara bandı yapıştırsam geçer,” diyecek kadar vurdumduymaz olan başkomiser, hiç de şaka kaldırabilecek bir ruha sahip değildir. Bembeyaz arabasını pembenin en cırtlak tonuna boyadıklarını gördüğünde sinirden köpürür ama asıl çıldırmasına neden olan şey, elebaşlarının ona “Gül kurusu,” diye diretmesidir. Renk konusunda bile anlaşamayan, birbirine zıt iki karakterin çekişmeleriyle dolu bir aşk hikâyesi… 
  “Şakadan anlamayan birine okkalı bir şaka yaparsanız, elde edeceğiniz şey birkaç milyon fazla tıklanma ve bir miktar para olmaz. En azından benim olmadı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1eed389-9fb2-4a50-a23b-b13dc084ec8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman&apos;a Göre Cennet Nasıl Kazanılır ?</image:title>
            <image:caption>Üsame b. Zeyd Hazretleri anlatıyor: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün bizlere dönerek şöyle buyurdu: ‘Paçalarını sıvayıp cennete koşan yok mu? Bunun için kimsenin önünde bir engel yoktur. Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki, cennet parlayan bir nur, her tarafa yayılan harika bir koku, devamlı akan sular, olgunlaşmış meyveler, güzel ve temiz eşler, sayılamayacak kadar muhteşem süsler, hiç bozulmadan devam eden güzellikler ve muhteşem saraylardaki harikalardır.” … Büyük İslâm Âlimi Bediüzzaman, elinizdeki kitapta âyet ya da hadislerin müjdelerine dayanıp ‘en kısa ve selametli’ cennet yollarını anlatıyor bizlere… O yollarda buluşmak duasıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8deb4ef1-da32-4643-9841-39c79d0e0351.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Kanser Tedavisindeki Gücü</image:title>
            <image:caption>Etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış 89 bitki!


Bitkilerin Kanser Tedavisindeki Gücü 
 
Kanser türlerine göre ‘hangi kansere hangi bitki’ sorusunun cevabı, 
güncel bilimsel araştırmalarla bu kitapta! 
 
Tarihte bilinen en eski kanser kanıtı, 5 bin yıl önce Mısır’da mumyalanmış insanların kemiklerinde bulunmuştur. Mumyalarda kemik kanserine benzer kitlelerin olduğu, bazılarının kafa kemiklerinde baş ve boyun kanserlerine bağlı tahribat bulunduğu saptanmıştır. Yine eski Mısır’da travma cerrahisi üzerine yazılan Edwin Smith Papirüsü’nde ateş ile dağlanarak tedavi edilmeye çalışılan meme kanseri ile ilişkili olduğu düşünülen meme yaralarından bahsedilmektedir. Bununla birlikte kanserin tedavi edilemediği de 
papirüslerde bildirilmiştir. 
 
Günümüzde tıpta sağlanan gelişmeler her yıl milyonlarca insanın hayatını kurtarmaktadır. Ancak endüstriyel hayatın insan sağlığını bozmasıyla; başta kanser olmak üzere kronik sağlık sorunları giderek artmaktadır. Bilimsel ve modern tedaviler önemli faydalar sunmakla birlikte, çoğu kanser hastası hayatını kaybetmekte 
veya iyileşememektedir. 
 
Kronik hastalıklar ve kanser ile mücadele eden insanlar için modern tıbbi tedavilerin başarısını artıran; hastaların iyileşmesine ve yaşam kalitelerinin artmasına destek sağlayan, yan etkisiz geleneksel tedavilere ihtiyaç duyulmaktadır. 
 
Fitoterapi yani bitkisel tedavi, bilimsel tamamlayıcı bir tedavi şeklidir. Alternatif tedavi yöntemi değildir. Tıbbın alternatifi yoktur, tıp bir tanedir. Bitkisel tedavi tek başına kullanılmamalıdır; bilimsel modern kanser tedavisi ile beraber uygulandığında hastaların iyileşme şansını ve yaşam kalitesini artırmakta; kanserin ve kanser tedavisinin olumsuz yan etkilerini ise azaltmaktadır. 
 
Bitkilerin binlerce yıldır insanoğlu tarafından tüketilmesi, yararlı etkilerinin ve yan etkilerinin gözlenmesi sayesinde geleneksel bitkisel tedavilerin temelini oluşmuştur. 
 
Günümüzde kanser hastalığının giderek artması, yeni geliştirilen ilaçların pahalı olması, sosyal güvenlik kurumlarının bu maliyeti karşılayamayacak düzeye gelmesi nedeni ile Dünya Sağlık Örgütü ve birçok ülke kanserde yararlı, yan etkisi az, maliyeti daha ucuz geleneksel tedavilerin araştırılmasını ve kullanımını teşvik etmiştir. 
 
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin’in bu kitabında, ‘Hangi Kansere Hangi Bitki?’, ‘Kanser Hücrelerini Öldüren Bitkiler’ ve ‘Kansere Karşı Koruyucu Bitkiler’ başlıkları altında; kanserden korunmada ve kanser tedavisinde etkili olduğu bilinen şifalı bitkilerin özelliklerini, kanser türlerine göre kullanım dozlarını ve kullanım sırasında uyulması gereken kuralları bulabilirsiniz. 
 
Bitkisel tedavilerin patenti yoktur, patenti insanlığa aittir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be156284-8f84-43d0-abd0-3458fa61a2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Panik ve Ataklarından Korunma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Pratik Zihin Yöntemleriyle Olumlu Düșün, İyi Hisset!


Panik ve Ataklarından 
Korunma Rehberi 
 
Yeterli ve güvende hissetmek, 
panik atak karșısında kullanabileceğiniz en güçlü duygulardır! 
 
Panik atak, yanlıș bir alarmdır. Zihninizin sizinle bir nevi oyun oynama șeklidir. Panik bozukluk, gerçekte bedensel bir rahatsızlık olmamasına rağmen sırf belirtilerinden ötürü tehlikeli olarak algılanır. 
 
Zihniniz saniyeler içerisinde sizi tehlikeli bir șeyin olacağına inandırmaya çalıșır. Bunu da fiziksel ve düșünsel belirtilerle birlikte yapar: Kesin kalp krizi geçireceğim. Ya kontrolümü yitirirsem? Ya delirirsem? Ya ölürsem? Daha önce de kötü șeyler olmuștu, eminim yine olacak… 
 
İște burada psikoloji devreye giriyor. Yaklașık 1.5 asırdır ruh sağlığının hem nasıl bozulabildiğini araștırarak hem de bunun çözüm yollarını sunarak mucizevi bir kapı açıyor. 
 
Psikoloji bilimi diyor ki; zihnimizdeki düșüncelerin tümünü doğru kabul etmek yanlıștır, hele ki ișin içinde kaygı varsa. Kaygı düzeyinizi fazlasıyla yükselten, huzursuzluğa ve mutsuzluğa sebep olan, odaklanmanızı bozan düșüncelerinizin çoğunluğunu gönül rahatlığıyla ‘gerçek dıșı’ kabul edebilirsiniz. 
 
Panik bozukluğun zamanı ve süresi üzerinde birçok faktörün etkisi vardır fakat bunların içinde neredeyse en önemlisi atak karșısında verilen tepkilerdir. 
 
Ne zaman atakların gelmesinden endișe ederseniz șunu söyleyin: “Gelirse gelsin!” Çünkü ataklar tehlikeli değildir. Fiziksel ve zihinsel olarak güvendesiniz... Buna inanmakla bașlayacak her șey. 
 
Kaçıș, insanın yeterlik duygusunu ve kendisine olan güvenini sinsi bir șekilde sabote eden bir davranıș biçimidir. İnsan yüzleșmesi gereken durumlardan kaçtıkça, sorunlarla bașa çıkmaya dair güveni de azalmaya bașlar. Bu da bir kısırdöngü yaratır ve insanı tekrarlayan kaygılara maruz bırakır. İnsan ne zaman ki, kaygı duyduğu durumlara yüklediği anlamları küçültür ve kaygıdan kaçmayı bırakır, iște o zaman kaygı normal düzeylere iner. 
 
En kalıcı ve en iyi iyileșme ancak kaygı duyduğumuz șeyle yüzleșmekle yani kendimizi ona maruz bırakmakla mümkündür. 
 
Kaygının insan yașamını paralize etme gibi bir gücü vardır fakat insanın da buna “Hayır” diyebilme gücü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bfb49ae-0f42-4b4d-81f0-120d778f49e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Öbür Ucunda Kim Var? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen Dünyanın Öbür Ucunda Ne Var? kitabının devam kitabı olan Dünyanın Öbür Ucunda Kim Var? her yaştan okur için bir antropoloji atlası. 
12 bin yıl önce dünyadaki bütün insanlar acıkınca ya avlanıp ya da ormandan yiyecek toplayıp yiyorlardı. Yiyecek bulamazlarsa da göçüyorlardı. Artık dünyadaki insanların çoğu yüksek binalarda yaşıyor, marketlere gidip nereden geldiğini bilmedikleri yiyecekleri tüketiyorlar. Fakat hepsi değil. Dünyanın birçok yerinde hâlâ avlanarak, göçerek, kendi yiyeceklerini ve kıyafetlerini üreterek, binlerce yıllık geleneklerini koruyarak yaşayan milyonlarca insan var. Mesela dünya haritasının sağ alt tarafına gitsen, Avustralya’da 65 bin yıldır geleneklerini yaşatan Aborjinlerle karşılaşacaksın. Oradan biraz yukarı çıkarsan Endonezya’da, annelerin yönettiği Minangkabau insanlarını göreceksin. En yukarıya doğru gidersen, Kuzey Kutbu’nun yakınlarında her yıl kızakla 1500 kilometre yol giden Nenetlere rastlayacaksın. Biraz ısınmak için güneye gidersen, Tanzanya civarında 10 bin yıldır aynı şekilde yaşayan Hadzabe kabilesine selam verebilirsin. Sola doğru devam edersen gezegene en az karbon ayak izi bırakan orman insanları Pigmelerin çadırlarına misafir olabilirsin. Okyanusu aşıp Güney Amerika’ya geçersen erkeklerin kadınların soyadını aldığı Kuna kabilesine uğramayı ihmal etme. Amazonlara yolun düşerse, gece hamaklarda uyuyan Tikuna kabilesini ziyaret edebilirsin. 
 
Yeni Zelanda’dan Kolombiya’ya, Peru’dan Japonya’ya, Hindistan’dan Meksika’ya, Kongo’dan Rusya’ya dünyanın öbür ucunda kimlerin nasıl yaşadığını, neler yaptığını merak ediyorsan, bu kitap tam sana göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a176bc-39d9-4c1e-afb3-9df8ef7d4846.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeli Kedicik Ne Yapsın?</image:title>
            <image:caption>Çocuk Gelişim Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt Tavsiyesidir.      
 Kedicik’in günü istediği gibi başlamadı.  Eyvah! Kedicik öfkelendi. Peki, sakinleşip arkadaşlarıyla oyun oynamak isteyen Kedicik ne yapsın? Öfke duygusunun sakinliğe dönüşmesini sağlayan teknikler bu hikâyede! Kedicik’le önce öfkelenip sonra adım adım sakinleşmeye ne dersin?     
Safroloji teknikleri ile güven veren süper güçlerimizi keşfediyoruz! Hayat değiştiren DUYGULARA YÖN VERME formülleri bu kitaplarda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e0c9d42-cd99-4440-9ce1-941d33ad4fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Berberdeki Papağan</image:title>
            <image:caption>“Sanat, büyük icat!” Behiç Ak, çok sevilen roman koleksiyonunun yeni kitabında, yine felsefi ve toplumsal bir konuya ustaca değiniyor. Hikâyelerin ve sanatın, toplumların değişiminde oynadığı rolü, mizahla harmanladığı katmanlı bir kurguyla anlatıyor. Dünyanın en sıradışı berberinin koltuğuna oturan çoluk çocuk, kadın erkek herkes, kendini adeta sihirli bir tiyatro sahnesinde buluveriyor; bir hikâye anlatılıyor ve oyun başlıyor. Sanatsız bir hayatın dünyayı nasıl durgunlaştırdığını gözler önüne seren roman, her yaştan okuru sıradışı bir düşünce evrenine davet ediyor. Öğretmen Ferhunde Hanım, sigortacı Sadi Bey ve oğulları Haluk, İstanbul’dan, küçük bir kasabaya göç ederler. Başlarda sıkıcı görünen kasaba, Haluk berberi keşfedince renklenmeye başlar. Berberlik hünerini hikâye anlatıcılığıyla birleştirmiş İsmail Bey, dükkânındaki yeşil papağanla da konuşabilmektedir. Haluk, yeni arkadaşı Meneviş’le birlikte, tepedeki koca gri binanın, tiyatrocu Turhan Bey’in ve filozof papağanın gizemini çözmeye uğraşır. Üstelik, okuldaki çizgi film atölyesini de tamamlamak zorundadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a672bd9c-b956-47b5-a7bc-54d9eea0b6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milletine Suikast</image:title>
            <image:caption>“Bir kez bile bana ‘Sen Kürt’sün’ diye laf söylemediler. Hiçbir köylü, ben Kürt’üm diye dışlamadı. Biz cennette büyüdük”
                                                                                       Yaşar Kemal, 27 Mayıs 2013 
“Biz askerdik. Birinci öncelikli görevimiz bekamızı sağlamaktı. Yapamadık. Belki de esaretimiz bu ihmalin bedeli oldu”
                                                                                Tümamiral Semih Çetin, Hasdal 
Sakın Türk’ü insan sanma
Bir an bile olsa Türk’le birlikte olma
Türk eline şeker alsa, o şeker zehir olur
Türk’ün başını keserken sakın gam çekme
Baban bile olsa Türk’ü öldür
                                                                             Osmanlı şairi Ahmet Çelebi, 1499 
“Türkler kabadır, Türk akılsızdır, Türk hilekârdır”
                                                                                                  Osmanlı tarihçisi Nâimâ 
“İngilizler bizim tek dostumuzdur ve Kürtler, İngilizlerden başka hiçbir himayeci istememeye karar vermişlerdir.”
                                                                  Kürdistan Teali Cemiyeti, 8 Ekim 1919 
“Kürt liderler Mustafa Kemal’den nefret ediyor, ben Mustafa Kemal’den nefret ediyorum, siz Mustafa Kemal’den nefret ediyor musunuz? Öyleyse gelin, hep beraber Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı kullanalım”
                               Sadrazam Damat Ferit Paşa, İstanbul’da İngiliz Yüksek                      
Komiseri Amiral J. De Robeck’e konuşuyor. 28.07.1920 
“Kürdistan diye bir sorun yoktur!”
                                               Mustafa Kemal Paşa’dan Londra’da Bekir Sami                               Bey’e gönderdiği 1 Mart 1921 tarihli, şifreli telgraftan 
“Kürt halkı, benim sesimden Ekselanslarına sesleniyor ve hükümetinizin manevi etkisinden Kürt halkını yararlandırmanızı sizden istirham ediyor”
                                                    Dersim isyanı elebaşı Seyit Rıza’nın İngiltere Dışişleri       Bakanlığı’na gönderdiği 30.07.1917 tarihli mektuptan 
“Sarayların içinde Türk’ten farklı unsurlara dayanarak, düşmanlarla işbirliği yaparak, Anadolu’nun, Türklüğün aleyhinde yürüyen çürümüş gölge adamların Türk vatanından kovulması, düşmanların denize dökülmesinden daha kurtarıcı bir harekettir”
                                                        Gazi Mareşal Mustafa Kemal, 3 Mart 1924</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd760ca5-c4b8-4d24-ba3b-3d822f90a0f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Otobüsün Penceresinden</image:title>
            <image:caption>Dalgınlığınıza bir bilet lütfen! 
Çağdaş edebiyatımızın on yedi yazarı bir otobüste. 
Şehirden şehire, geceden gündüze, geçmişten geleceğe ve sonrasında şimdiye mıhlanan on yedi hikâye. 
Teklifimiz şu: Yola çıkmak ya da yoldan çıkmak için herkese bir pencere… 
Hikâye de böyle başlar zaten. 
Peki ama, bir hikâye nerede biter? 
Elbette bir “otobüsün penceresinde.” Sonra? 
Sonra yol biter, hikâye devam eder ve herkes varmak için kendine döner. 
Az gider, uz gider, dere tepe düz gider. 
Herkes bir gün kendinin uzağına döner. 
Bir “otobüsün penceresinde” kalabilenlere selam olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72f5d9a5-eeaf-4518-b1e2-a4583509be23.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidigago-4 Bu İşin İçinde Matematik Var</image:title>
            <image:caption>Ne renkli ne benekli 
Bu defa sayılı işlemli 
Kunduz tilki karınca 
Hepsi yardım edecekler sana 
Haydi durma katıl onlara 
Çarpma toplama çıkarma 
                                                                                                                         Alakargayı çağırmayı unutma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66412031-f2f6-47b0-a0e8-75f2f1721dbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Unutulmaz Klasikler Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Hepimiz bu masallarla büyüdük. Şimdi sıra çocuklarımızda! Tüm dünyada on yıllardır en çok okunan ve en sevilen Disney masalları, çocukları unutulmaz maceralar yaşamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f570e84-e0ff-4097-93f5-1473d62d67ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Unutulmaz Klasikler Pamuk Prenses</image:title>
            <image:caption>Hepimiz bu masallarla büyüdük. Şimdi sıra çocuklarımızda! Tüm dünyada on yıllardır en çok okunan ve en sevilen Disney masalları, çocukları unutulmaz maceralar yaşamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0413bf75-51b7-46fe-8290-31b54a7a62c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bencil Kedicik Ne Yapsın?</image:title>
            <image:caption>Çocuk Gelişim Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt Tavsiyesidir.     
Kedicik her şey onun olsun, hep o birinci olsun istiyor; top ona gelince arkadaşına atmak istemiyor. Peki, diğerleriyle arkadaş olmak isteyen Kedicik ne yapsın? Birlikte yaşamanın gizli formülü bu hikâyede! Kedicik’le adım adım arkadaş edinmeye ne dersin?     
Safroloji teknikleri ile güven veren süper güçlerimizi keşfediyoruz! Hayat değiştiren DUYGULARA YÖN VERME formülleri bu kitaplarda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4abedf0-7d34-4955-bbc1-f440d1393cd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türlerin Kökeni</image:title>
            <image:caption>Charles Darwin (1809-1882): Charles Darwin, canlılarda evrimin doğal seçilim yoluyla gerçekleştiğini öne sürdüğü teorisiyle yalnızca döneminin değil daha sonraki ve hatta modern dönemlerin biyoloji bilimini ve genel anlamıyla bilimsel düşünce şeklini devrime uğratmış bir doğa bilginidir. Darwin Türlerin Kökeni kitabında doğal seçilimin yanı sıra “en uyumlu olanın hayatta kalması” ve “ortak kökenden değişerek türeme” gibi kavramları tartışsa da bu fikirleri ve organizmaların evrildiği düşüncesini ilk ortaya atan kişi değildir. Türlerin Kökeni’nin asıl önemi Darwin’in organizmalar arasındaki varyasyona yaptığı vurgu ve bir organizmaya etki eden iç ve dış faktörleri birbirinden ayırmasından kaynaklanır. Yayımlanmasının üzerinden geçen yüz elli yılı aşkın süredir güncelliğini yitirmeyen vurgusuyla ve serinkanlı bilimsel tonuyla Türlerin Kökeni okunması ve kavranması gereken eserlerin başında gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61a25ae2-b925-4236-8928-0d3a921f2fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlılar - Fütuhat, İmparatorluk, Avrupa İle İlişkiler</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı Devleti’nin doğuşu sorunu ile Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşu sorunu birbirine karıştırılmamalıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi, Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Balkanlar’da nasıl ve hangi koşullar altında siyasi bir güç durumuna geldiğini inceler. Osmanlı Devleti’nin doğuşu sorunu ise Selçuklu-Bizans uc bölgesinde Osman Gazi’nin liderliği altında siyasi çekirdeğin nasıl ortaya çıktığını açıklamakla ilgilidir.” 
Çalışmalarıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih yazımına siyaset, ekonomi, kültür ve medeniyet gibi pek çok açıdan özgün katkılar veren Halil İnalcık’ın Osmanlılar/Fütuhat, İmparatorluk, Avrupa ile İlişkiler eseri, arşiv belgeleri ışığında imparatorluğun gelişimini, fetih yöntemlerini, devlet sistemini ve Hıristiyan Avrupa ile ilişkilerini incelediği makalelerinden oluşuyor. 
İnalcık’ın Osmanlıların kuruluş süreci, klasik dönem Osmanlı tarihinde egemenlik kavramı, Osmanlı İmparatorluğu’nda köle emeği, Avrupa’ya verilen ticaret imtiyazları gibi pek çok başlıkta kaleme aldığı Osmanlı’nın kuruluşu ve Avrupa ile ilişkileri konularındaki değerlendirmeleri bu eser aracılığıyla bir kez daha okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00bd88df-33fc-4c8b-9a35-f4cd864a72b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Orfeus’tan Sonra</image:title>
            <image:caption>“Günümüze kadar (en azından son yüzyıla kadar) şairler ve yazarlar hayata bakarak yapıtlarını ortaya koydular. Dolayısıyla yapıtlar hayat üzerine üretilmiş metinler oldu. Kısacası sanatın kaynağı yani nesnesi hayattı. Oysa günümüzde, sanat yapıtları, özellikle de sanatçılar için, hayatın önemli bir yanı haline geldi. Artık sanat da hayata dahildir. O halde sadece hayat üzerine yapıt üretmek değil, sanat üzerine de yapıt üretmek olasıdır. Bir sanat yapıtı başka bir sanat yapıtının nesnesine dönüşebilir. 
… Giderek içine kapanmaya başlayan şiirimizi, sinemaya, resme, tiyatroya ve öteki sanatlara doğru açmak, ona biraz nefes aldırabileceği gibi etkinlik alanını da zenginleştirip genişletecektir. Bunun yanı sıra şairlere de yeni esinlenme olanakları yaratacaktır kanısındayım. 
Bir başka adlandırmayla, ‘kazı-yorum şiirleri’ diyebileceğimiz bu ‘eleştirel şiirler’i ya da ‘şiirsel eleştiriler’i, çoğu ‘başyapıt’ olarak nitelendirilebilecek sanat yapıtlarını bugünden geçmişe doğru kazıyarak ve yorumlayarak yazmaya çalıştım. Sonunda (yoksa başında mı demeli) Orfeus’la karşılaştım. Arada başka Orfeus’lar da var kuşkusuz. Kitabın sayfalarını birlikte açmaya, ortak zihinsel bir çabayla kazımaya ve yorumlamaya davet ediyorum. Umarım sizler için de şiirli bir yolculuk olur.” 
                                                                                                                                                                               Hasan Erkek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1858d551-bf63-42b8-a53a-1db5b70ab3c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç Oynayalım</image:title>
            <image:caption>Saklambaç oynama zamanı! 
Tilki, Baykuş ve Ayı, birbirlerini bir şeylerin 
ALTINDA, ÜSTÜNDE, ARKASINDA, İÇİNDE aradı. 
Ormandaki oyun parkında saklambaç oynayan arkadaşlara sen de katıl. “Önüm arkam, sağım solum sobe. Saklanmayan ebe!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7569f6-da56-421c-b2cc-017b75982ed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Ayı Dünyayı Keşfediyor</image:title>
            <image:caption>Minik Ayı, dışarıdaki uçsuz bucaksız dünyayı merak ediyordu. Ama dünya kocamandı, Minik Ayı ise küçücük. 
Sonunda tüm cesaretini topladı ve büyük bir maceraya atıldı. 
Kendine bu macerayı paylaşacak bir arkadaş bulan Minik Ayı’yı unutulmaz bir gün bekliyordu! 
Çocukların çok seveceği, sıcacık bir uyku öncesi hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f35df1-1c01-414e-a83f-c4c6c45ac154.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Türkiye&apos;de Kamu Yönetiminin Sözlü Tarihi</image:title>
            <image:caption>Geçmişten Günümüze Türkiye&apos;de Kamu Yönetiminin Sözlü Tarihi 

Bu kitap, kamu yönetimi alanının kurumsal hafızasının derlenerek kurumsallaşma sürecinin ortaya çıkarılması amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda kamu yönetimi disiplininin on duayen hocasıyla mülakatlar gerçekleştirilmiş ve çözümlenmiştir. Gerçekleşen mülakatlarda bireysel tecrübelerden kurumsal tecrübelere geniş bir yelpazede süreçler ele alınmıştır. Bu mülakatlarda kamu yönetimi disiplininin birbirinden değerli hocalarına bu alanının geçmişi, geçmişten bugüne geçirdiği değişim, alanın bugünü ve muhtemel geleceği hakkında sorular yönlendirilmiş ve hayat hikayeleri üzerinden kurumsal tarihler değerlendirilmiştir. 
Ayrıca gerçekleştirilen iki değerlendirme oturumu da kitap için metinleştirilmiş, hazırlanan giriş ve sonuç bölümleriyle mülakatlar arasında bağlantılar analiz edilmiş ve çıkarımlar okuyucuya sunulmuştur.Kamu yönetimi alanında bir ilk olan bu sözlü tarih seminer serisi dijital ortama da aktarılmış ve kitap içerisinde karekodlar aracılığıyla birincil görüşmelere doğrudan erişim imkânı sağlanmıştır. Sözlü tarih çalışmasında paylaşılan bilgi ve deneyimler ile yönetim ve yöneticilik tecrübeleri, kamu yönetimi akademisyenleri ve kamu yönetimi disiplininin her yaştan öğrencileri kadar kamu yöneticileri için de eşsiz bir kaynak oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69241c6e-4450-488c-88ec-2b1e59f61585.jpg</image:loc>
            <image:title>Ara Bul</image:title>
            <image:caption>ARA-BUL-EĞLEN! 
Her sayfadaki küçük resimleri ara, bul, eğlen! Okyanus, park, sınıf ve deniz gibi daha pek çok eğlenceli yer keşfetmeni bekliyor. 
Çocukların keyifle vakit geçirmesi için hazırlanan bu kitap aynı zamanda görsel algı becerilerini ve dikkat gelişimini de destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b12a5b80-f86f-4c58-ae02-e8c3ff663f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaç Kedicik Ne Yapsın?</image:title>
            <image:caption>Çocuk Gelişim Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt Tavsiyesidir.
 
 
Kedicik, doğum günü partisinde.
Hem heyecanlı hem utangaç!
Karnında kelebekler uçuşan, yanakları kızaran Kedicik,
sakinleşip saklandığı yerden çıkmak istiyorsa ne yapsın?
Zor duygularla baş etmenin yolları bu hikâyede!
Kedicik arkadaşlarıyla eğlenmenin tadını çıkarırken
ona eşlik etmeye ne dersin?
 
Safroloji teknikleri ile güven veren süper güçlerimizi keşfediyoruz! Hayat değiştiren DUYGULARA YÖN VERME formülleri bu kitaplarda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f48fdb-d141-4d0b-a702-3ae2775d3f55.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentsel Mekan Tasarımı ve Suç</image:title>
            <image:caption>Kentsel Medyâ Tasarımı ve Suç 
 
Kentsel mekân tasarımı suç işlemeyi kolaylaştırıcı veya engelleyici olabilir mi? 
Bu kitap, kentsel mekân tasarımının bireylerin algı, biliş ve duygusal süreçleri ile 
etkileşime geçerek davranışlarını yönlendirebileceğini, mekân tasarımının suç işlemede 
uyarıcı veya caydırıcı bir güç olarak etki edebileceğini savunmakta ve savını özgün bir 
mekansal-matematiksel model ile ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8d847af-1f35-4aad-a508-f1d5aae94047.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzisyen İnek Mısra</image:title>
            <image:caption>Bir çiftlikte yaşayan Müzisyen İnek Mısra, gazetede bir müzik yarışması yapılacağı haberini görür ve hemen kendine orkestra bulma telaşı içine girer. 
 
Ancak bu düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Başvuruları birer birer reddedilirken o, karşısına çıkan sürprizlerle yarışmaya katılmanın bir yolunu arayacak. 
 
Çocuk edebiyatının uzun yıllardır aranan kitabı Müzisyen İnek Mısra, Fom Kitap etiketiyle yeniden raflarda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfacbb5c-d2ea-459a-a694-57982d4975ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Kedicik Ne Yapsın?</image:title>
            <image:caption>Çocuk Gelişim Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt Tavsiyesidir.  
 Kıpır kıpır Kedicik için uyku vakti geldi! Ama Kedicik, dişini fırçalarken dans etmek, zıp zıp zıplamak istiyor. Peki, uykusu gelmeyen Kedicik ne yapsın? Uyku öncesi sakinleşmenin yolları adım adım bu hikâyede! Kedicik’le mışıl mışıl bir uykuya ne dersin?     
Safroloji teknikleri ile güven veren süper güçlerimizi keşfediyoruz! Hayat değiştiren DUYGULARA YÖN VERME formülleri bu kitaplarda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8064a11e-3507-4f00-9a08-ae7a2df9ac30.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Tanışana Dek</image:title>
            <image:caption>Kral yengeç avcısı Fox Thornton, tek gecelik ilişkiler yaşaması ve kadınlara hem yatak odasında hem de dışarıda eğlenceli vakit sunmasıyla nam salmıştır. Ta ki Hannah Bellinger ile tanışana dek. Los Angeleslı genç kadının, Fox’ın çekiciliğine karşı bağışıklığı vardır. Asıl ilgilendiği şey adamın karakteridir ve onunla arkadaş olmak istediğini söyler. Fox’a göre bu alışılmışın dışında olsa da, Hannah’yı kısa süreli bir eğlence olarak göremeyecek kadar önemsediği için onunla platonik dostlar olarak kalmayı kabul eder. 
 
Arkadaşlıklarını birkaç ay mesajlaşarak sürdürdükten sonra Hannah, iş için Westport’a gelip Fox’ın misafir odasında kalmaya başlar. Onun çapkınlığıyla meşhur olduğunu bilse de arkadaş oldukları için aynı yerde kalmalarında bir sorun görmez. Ve uzun süredir patronuna beslediği umutsuz aşkın karşılığını alabilmek için Westport’un Kazanova’sından yardım ister. Fakat birlikte zaman geçirdikçe işin rengi değişmeye başlar. Dostluk ve flört arasındaki çizgi iyice bulanıklaştığında Hannah, Fox’a karşı hislerinin aslında aşk olduğunu fark eder. Ancak isteyeceği son şey, onun yatağından gelip geçen kadınlardan biri olmaktır. 
Yakın bir arkadaşla aynı evi paylaşmanın kolay olacağını düşünseler de yanıldıkları kısa zamanda ortaya çıkar. Fox kendini, hayatının sonuna dek onun yanında uyanma hayalleri kurarken bulur. Nasıl olduğunu fark etmeden en iyi arkadaşına abayı yakmıştır! Ve onun başka bir adamla flört etmesine yardım etmek işkencelerin en büyüğüdür. Tam da bu yüzden, zihnini meşgul eden iblislerden kurtulup Hannah’ya gerçek bir ilişki yaşayabileceğini kanıtlamaya karar verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/693f53a2-fc27-4868-b7ce-21978d0403ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik-Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Sağlıklı zihinlerin ve bedenlerin insancıl ve şefkatli değerler geliştirebilmesi için müziğe şimdi her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var –ve bu, tam da müzik yapmanın aşıladığı şey. Bu harika eserde gözlerimi yaşartan ifadeler vardı. Umarım geleceğin karar vericileri Müzik-Çocuk’un mesajına kulak verir.”—Herbie Hancock, piyanist ve besteci


Joan Koenig, otuz yılı aşkın bir süre önce Paris&apos;teki ünlü müzik okulunu açtığından beri, müziğin dönüştürücü gücüyle çocukların yaşamlarını ve zihinlerini iyileştirmeye yönelik küresel bir harekete öncülük etti. Bilimin son verileri üzerine kurulu bir müfredat ve felsefeyle müzikle haşir neşir oldukça koordinasyonu ve iletişimi gelişen bebekleri, öğrendikleri şarkı ve danslarla empatisini ve yaratıcılığını besleyen, hafıza gücünü artıran çok sayıda çocuğu eğitti ve güçlendirdi. 
Joan Koenig, çocukların müzikle karşılaşmaya en duyarlı, müzikten yararlanmaya en açık olduğu kritik yıllarda bu sihirli gücün nasıl devreye sokulabileceğini en son araştırmalardan bilgilerle aktarıyor ve günümüzde müzik pratiğinin nasıl her zamankinden daha hayati olduğunu ortaya koyuyor.
Müzik-Çocuk, yıllarını müziğe, bilime ve çocuklara adamış bir müzisyenden anne babalara ve eğitimcilere bir armağan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7fd568-0cfa-42bd-a136-2d3d83d3f159.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin&apos;in Tuhaf Canavarları</image:title>
            <image:caption>Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan, gizemlerle dolu, hayali Çin şehri Yongan’da insanlarla canavarlar evvelden beri bir arada yaşamakta, ırkları birbirine karışmaktadır. Genç bir zooloji öğrencisi, etrafından ve aile büyüklerinden duyageldiği canavar öykülerini bir roman içinde derlemeye karar verir. Bunun için toplayabildiği kadar hikâye toplamalı, mümkün olduğunca çok canavar tanıyıp doğalarını gözlemlemelidir. Neşeli Canavarlar, Kederli Canavarlar, Kurbanlık Canavarlar, Görkemli Canavarlar bunların başında gelir. Yongan’ın canavarları, insanlığın içindeki kötülüğün temsilcisi olduğu kadar yardımseverlikleri, doğaya karşı merhametli ve koruyucu tabiatlarıyla insanlardan daha “iyi” olabileceklerini de gösterir. İnsanın “kendi”yle “öteki” arasına çizdiği sınırı sorgulayan Çin’in Tuhaf Canavarları sosyal, kültürel, hiyerarşik, ideolojik pek çok düzlemde bu ilişkiye ayna tutuyor.
 
2021’in Öne Çıkan Kitapları —The New York Times
2021’in En İyi Fantastik, Bilim Kurgu ve Korku Kitapları —The Washington Post
 
“Melankolik gerçeküstücülükle tanımlanan, yalnızlık ve varoluşsal sorulara odaklanan bu romana bayıldım. Hem bugüne dair hem de zamansız.” —Sharlene Teo
“Postmodern bir fantastik masal dizisi gibi görünen şey, Yan Ge’nin kalemiyle beklenmedik bir şeye dönüşüyor: Gündelik varoluşun vahşi güzelliği üzerine bir düşünme biçimi, benlik ve ötesindeki dünya arasındaki kırılgan sınırların anlatısı.” —Anahit Behrooz
“En iyisinden bir büyülü gerçekçilik örneği; muhteşem olanı, bu eğlenceli ve akılalmaz hikâye dünyada ya da her nerede geçiyorsa orada temellendirmeye yetecek ironiye sahip.” —The Wall Street Journal
“Yan Ge’nin hikâye anlatımının genel etkisi rüya gibi, hipnotik, bazen belirsiz ama her zaman büyüleyici. Bu gizemli, iyi işlenmiş hikâyeler üzerine konuşulacak çok şey var.” —Publishers Weekly
“Dokunaklı ve büyüleyici, Çin’in Tuhaf Canavarları şaşırtıcı derecede canlı ve rahatsız edici. Yan Ge’nin cesur hayal gücüne, sonsuz derinliğine ve felsefi ağırlığına hayranım. Bu kitabın her sayfası muhteşem.” —K-Ming Chang
“Yan Ge’nin kitabı canavarların, Jorge Luis Borges veya Italo Calvino’nun etrafında toplanmış gerçeküstü vinyetlerin bir seçkisi olsaydı, muhtemelen yeterince ikna edici olurdu... Bir bütün olarak roman, canlı sahnelerin daimi bir tehlike duygusuyla örtüştüğü anlarla dolu.” —tor.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5eb9041-b50b-4dc1-a948-fa7ef1b121d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın İçinden Zamanın Dışından</image:title>
            <image:caption>Vicdan bendeki ötekidir. Hatta tüm ötekilerdir. Ben&apos;in tüm ötekileri içinde hissetmesidir. Vicdanın olmadığı yerde her şey artık bir kuru gürültüdür. [...] Hakikat duygusu, bizim ideolojimiz dışında birinin söylediği bir cümlede hakikate dair bir şey varsa eğer onun hakkını teslim etmemizi sağlayan şeydir
Besim F. Dellaloğlu Zamanın İçinden Zamanın Dışından: Gelenek ve Modernlik Arasında’da bir sosyolog olarak gündelik kavramlar üzerinden bir Türkiye panoraması çıkarıyor. İdeolojik mahallelerin hangi kelimeler ve kavramlar üzerinden meseleleri nasıl yanlı/ş yorumladıklarını örnekleriyle anlatıyor, iç içe geçmiş kavramların röntgenini çekiyor.
Modernlik, çağdaşlık, gelenekselcilik, ilericilik, laiklik, muhafazakârlık, felsefe, sanat gibi gerçek anlamını pek merak etmediğimiz fakat kullanmayı çok sevdiğimiz “şık” kavramları nasıl ve neden sadece şeklen benimsediğimizi okurla birlikte çözmeye çalışıyor, medeniyet üretemememizi sorguluyor.
Zamanın İçinden Zamanın Dışından: Gelenek ve Modernlik Arasında, “okuryazar”ların zihin masasında yer bulması elzem bir yol haritası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac895778-2ee5-4705-8497-5969b5d07009.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklere Veda</image:title>
            <image:caption>Gerçekten de Türkler İslam dinine zarar verdikleri için mi, Arapları Türkleştirmek istedikleri için mi, Arapları hakir gördükleri için mi, Araplara zulüm ettikleri için mi, Arapların mallarını yağmaladıkları için mi, Araplar ayaklanmışlardı?
 
Taha Niyazi Karaca, Türklere Veda: Araplar Neden ve Nasıl İsyan Ettiler? adını verdiği bu çalışmasında ortodoks tarih yazıcılığının anakronik bilgi tekrarlarına işaret ederek Arapların Osmanlı İmparatorluğu’na neden ve nasıl isyan ettiklerini tarihsel süreç bağlamında analiz ediyor.. Karaca, uzun yıllar mümkün olduğunca farklı kaynakları ve görüşleri toplayıp hazırladığı bu eserde, özellikle mevcut tarih yazımındaki eksiklikleri ve yanlış değerlendirmeleri gidermek için İngiliz raporlarını da kullanıyor. Okuyucunun 1916 Arap İsyanı’nı tarihsel ve kuramsal zemine oturtabilmesi için milliyetçilik, Arap milliyetçiliği ve isyanın nedenleriyle ilgili farklı görüşleri özetliyor. Bunu yapmaktaki amacı Türkiye’deki tarih yazıcılığında “kabul görmüş görüş” gerekçesiyle tarihsel tutarlılığı olmayan iddiaların okuyucuya empoze edilmesidir. Okuyucunun isyanla ilgili farklı görüşler ve iddialar olduğunu bilmesini istiyor. Ayrıca Arap milliyetçiliği düşüncesinin meşrutiyet öncesi ve sonrasıyla sürekliliği olan bir hareket olduğunu ortaya koymaya çalışıyor. 
Okur bu eseri okuduktan sonra günümüzdeki olaylarla ilgili bazı sonuçlar da çıkaracaktır. Örneğin Ürdün, Lübnan, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin neden İngiltere ve Amerika’ya bu kadar bağımlı olduklarını daha iyi kavrayacak, bu satırların yazıldığı günlerde hayatını kaybeden İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth için Ürdün’ün yedi, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt’in üç günlük yas ilan etmelerini şaşkınlıkla karşılamayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faa0ba3f-147c-4403-b20a-60f0cfec1e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>The Ottoman Empire: A History (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu hakkında İngilizce yazılmış bir ders kitabı olan bu eser, iki ana bölümden oluşuyor: İlk bölümde imparatorluk tarihinde meydana gelmiş bütün büyük siyasi ve askerî olaylar aktarılıyor. İkinci bölümde ise İmparatorluğun ekonomi, hukuk, finans alanında faaliyet gösteren kurumları ve genel olarak devletin devamlılığını sağlayan kurumsal yapısı ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Anlatılan konuların daha kolay anlaşılması için her bölüm kendi içinde alt bölümlere ayrılmış. Buna ek olarak her bölümün başında bölümün kapsadığı tarih aralığında meydana gelen olayların kronolojisi verilmiş. Devletin tarihinde önemli yeri olan kavramlar da ayrıca açıklanmış. Yine her bölümün sonunda konuyla ilgili okumalarını derinleştirmek isteyenler için okuma tavsiyeleri yer alıyor. 
 
Akıcı bir üslupla kaleme alınan, rahat okunan bu kitap Osmanlı İmparatorluğu hakkında sıkça gündeme getirilen bazı sorulara da cevap veriyor: Diğer imparatorluklarla kıyaslandığında Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun dünya tarihindeki yeri nedir? Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun bu kadar uzun süre ayakta kalabilmesinin sırrı nedir? Osmanlı İmparatorluğu Batı Asya imparatorluğu muydu, yoksa Akdeniz devleti miydi? Kitabı okuyanların temel düzeyde Osmanlı İmparatorluğu&apos;na dair sorusunun kalmayacağını garanti etmek mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6194efa-7a2e-4f6f-a907-ce376fde4c51.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Huzurda</image:title>
            <image:caption>Sufi bakış açısında İlahi Huzurda olma düşüncesi günümüzde sıkça karşımıza çıkan “bilinçli farkındalığın” (mindfulness) kalbi bir ifadesi olarak değerlendirilebilir. Yalnızca bilinçli olarak huzurda, bu anda ve buradaysak, öğretiler kendini açabilir ve bizler İlahi Olan ile bir bağ kurabiliriz.    

Dünya çapında meşhur sufi üstatlarından biri olan ve 40 yılı aşkın süredir Hz. Mevlana yolunda hizmet veren Kabir Helminski elinizde tuttuğunuz kitabında tasavvufun temel prensiplerini ve bu fikirlerin nasıl bir mevcudiyet deneyimine ön ayak olabileceğini açıklıyor.
 
Bu ilham verici eserde okuyucular kendi hayatlarında huzurda olma hallerini ve bilinçli farkındalıklarını nasıl geliştirebileceklerini öğrenirken; dış dünyadan gelen uyaranları ve bu uyaranlara verilen içsel tepkileri, sadakat ve zarafet ile hareket etmeyi, kadim manevi bilgelik ile modern psikolojinin paralelliklerini, meditasyon ve tefekkür ile gündelik yaşantılarında daha çok anlam bulmayı keşfedebilecekler.
 
Kendine has netliği ile bu kitap hayatlarımızı daha iyi hale getirme potansiyeline sahip mevcudiyet ve bilinçli farkındalığımızı geliştirmemiz için bize rehber olacak nitelikte. Hz. Mevlana’nın eserlerinden, Benötesi (transpersonal) psikolojisinden, geleneksel sufi literatüründen ve Helminski’nin kişisel deneyimlerinden faydalanılan kitapta, modern dünyanın ihtiyaçları kadim sufi bilgeliği ile entegre ediliyor ve okuyucuya pratik ve evrensel öğretiler sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c45b8b4-6d0b-4ca9-b14e-fa84a69ac2c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sona Kalan Dona Kalır! - Uçuk Ailemle Kaçık Maceralar-5</image:title>
            <image:caption>Okulda düzenlenen kültür kaynaşması programına Emir de dahil olunca olanlar oluyor. Farklı ülkelerden gelecek olan gençleri misafir etmeleri için çekilen kurada Emir&apos;in payına Nurgun düşüyor. Yakutistan&apos;dan gelen misafirin ailesine yolladığı video ise kahkahanın temellerini atıyor. Dâhiyane fikirleriyle Reha yine iş başında!
Emir başlarına geleceklerin sinyallerini almaya başlamıştı. Kafalarındaki acabalar ve Bahtiyar Dede&apos;nin vazgeçemediği içliği ile birlikte buz gibi bir ülkeye doğru yola çıkıyorlar. Uçuk Ailesi’nden kaçık olmayan bir hikâye beklenemez elbette. Sona kalanlar ve dona kalanlar maceraya kaldıkları yerden devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eb64512-d6d2-4266-a340-df6128c8ac46.jpg</image:loc>
            <image:title>Festergrimm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>MEKANİK BİR DEV UYANIRKEN, KASABA İÇİN ZAMAN DARALIYOR!
 
Büyük Nautilus Oteli’nin Kayıp Eşya Koruyucusu Herbie ve korkusuz arkadaşı Violet, şu ana dek Tuhaf Deniz Kasabası’nın pek çok sırrını ortaya çıkarmıştır: Dalgaların altında gizlenen, sahillere vuran ve kilitli kapıların ardında yatan sırlar. Zeki ve acımasız düşmanları Sebastian Yılanbalık, kasabanın soğuk ve fırtınalı bir gününde ölümden dönmüşçesine ortaya çıkıp uzun süredir kapalı olan balmumu müzesini açma planlarını anlattığında, maceraperest ikili onun kötü niyetlerinden şüphelenir. Araştırmaları onları kasabanın sırlarla dolu efsanevi geçmişine götürdüğünde, haklı olduklarını anlarlar. Sebastian Yılanbalık, anahtarının Herbie’de olduğunu inandığı bu sırrı ortaya çıkarmak için her şeyi göze almıştır. 
Ölümden dönen ezeli baş düşman… Ürkütücü efsaneler… Hareket eden balmumu heykelleri… Ve kasabayı kasıp kavuran devasa bir robot… Devamı için yeterince cesaretli misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a52f0457-cd74-4cf1-9aee-905488abd6de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ronke&apos;nin Yıldız Avı</image:title>
            <image:caption>Görme engelli Ronke koşmayı çok sever. Özellikle deniz kenarında; saçlarında rüzgâr, ayaklarının altındaki kum ve burnunda tuz kokusuyla... İki yıl önce, yine plajda koştuğu bir gün yeni yürümeye başlayan bir çocuğa çarpınca bütün dünyası değişir. Kazadan sonra sadece hayallerinde koşar. Büyük bir boşluğun içine düşen Ronke, yıldız gözlem kampında tanıştığı Nouri tarafından cesaretlendirilir. Ve iki arkadaş büyük bir maceraya yelken açar.
 
Sınırları zorlamak, cesaret ve umuda yolculuk üzerine destansı bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90165700-5765-4c18-8306-19e45a1d60d5.jpg</image:loc>
            <image:title>The Valley Of Fear</image:title>
            <image:caption>The Valley of Fear is a mystery novel by Sir Arthur Conan Doyle and was the last of the four Sherlock Holmes novels written by the author. 
At the beginning of this novel Sherlock Holmes receives a message from Fred Porlock, an agent to Professor Moriarty. Porlock occasionally sends Holmes insider information. 
Moriarty is blameless in the eyes of the law but Holmes knows him to be &quot;the controlling brain of the underworld.&quot; Together Holmes and Watson decipher Porlock&apos;s message as indicating that a man named John Douglas residing at Birlstone is in danger. 
Inspector MacDonald of Scotland Yard calls upon Holmes to ask for his help and informs him that Mr Douglas of Birlstone Manor House has been murdered that morning. Sherlock Holmes tells MacDonald that since he received an alert from Porlock it is probable that Professor Moriarty&apos;s influence exists in the matter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f834c510-a121-46ad-860d-3d105555a438.jpg</image:loc>
            <image:title>Dream Psychology</image:title>
            <image:caption>First of all, Freud pointed out a constant connection between some part of every dream and some detail of the dreamer&apos;s life during the previous waking state. This 
positively establishes a relation between sleeping states and waking states and disposes of the widely prevalent view that dreams are purely nonsensical phenomena coming from nowhere and leading nowhere.Secondly, Freud, after studying the dreamer&apos;s life and modes of thought, after noting down all his mannerisms and the apparently insignificant details of his conduct which reveal his secret thoughts, came to the conclusion that there was in every dream the attempted or successful gratification of some wish, conscious or unconscious…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ed809e-c459-4903-a4a9-feda5d3bee78.jpg</image:loc>
            <image:title>A Young Girl&apos;s Diary An Anonymous Young Girl</image:title>
            <image:caption>July 23rd. It’s awful. One has no time. Yesterday when I wanted to write the room had to be cleaned and D. was in the arbour. Before that I had not written a single word and in the front veranda all my pages blew away. We write on loose pages. Hella thinks it’s better because then one does not have to tear anything out. But we have promised one another to throw nothing away and not to tear anything up. Why should we? One can tell a friend everything. A pretty friend if one couldn’t. Yesterday when I wanted to go into the arbour Dora glared at me savagely, saying What do you want? As if the arbour belonged to her, just as she wanted to bag the front veranda all for herself. She’s too sickening.Yesterday afternoon we were on the Kolber-Kogel. It was lovely. Father was awfully jolly and we pelted one another with pine-cones. It was jolly. I threw one at Dora and it hit her on her padded bust. She let out such a yell and I said out loud You couldn’t feel it there. As she went by she said Pig! It doesn’t matter, for I know she understood me and that what I said was true. I should like to know what she writes about every day to Erika and what she writes in her diary...’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52dab370-8071-432a-b672-d478bba84524.jpg</image:loc>
            <image:title>Three Contributions To The Theory Of Sex</image:title>
            <image:caption>The fact of sexual need in man and animal is expressed in biology by the assumption of a &quot;sexual impulse.&quot; This impulse is made analogous to the impulse of taking nourishment, and to hunger. The sexual expression corresponding to hunger not being found colloquilly, science uses the expression &quot;libido.&quot; 
Popular conception makes definite assumptions concerning the nature and qualities of this sexual impulse. It is supposed to be absent during childhood and to commence about the time of and in connection with the maturing process of puberty; it is supposed that it manifests itself in irresistible attractions esertende by one sex upon the other, and that its aim is sexual union or at least such actions as would lead to union. But we have every reason to see in these assumptions a very untrustworthy picture of reality. On closer examination they are found to abound in errors, inaccuracies and hasty conclusions.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74aa1b41-2098-469a-b2db-4a75f04ed666.jpg</image:loc>
            <image:title>Group Psychology And Analysis Of The Ego</image:title>
            <image:caption>The relations of an individual to his parents and to his brothers and sisters, to the object of his love, and to his physician in fact all the relations which have hitherto been the chief subject of psycho-analytic research may claim to be considered as social phenomena; and in this respect they may be contrasted with certain other processes, described by us as &apos;narcissistic&apos;, in which the satisfaction of the instincts is partially or totally withdrawn from the influence of other people. The contrast between social and narcissistic Bleuler would perhaps call them &apos;autistic&apos;mental acts therefore falls wholly within the domain of Individual Psychology, and is not well calculated to differentiate it from a Social or Group Psychology…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9abf1e38-9038-4dd1-ada2-cf121efdbd87.jpg</image:loc>
            <image:title>Köklerimiz Mirasımızdır</image:title>
            <image:caption>AİLE DİZİMİ GÖRÜNENE BAKIP GÖRÜNMEYENİ ANLAMA SANATIDIR. 
◆ Para kazanmakta zorlanıyor ya da borçlarınızdan bir türlü kurtulamıyor musunuz? 
◆ İlişkilerinizde sürekli hüsrana mı uğruyorsunuz? 
◆ Yaşadığınız toplumdan ya da ailenizden dışlandınız mı? 
◆ Hiçbir sağlık sorununuz olmamasına rağmen çocuk sahibi olamıyor musunuz? 
◆ Kendinizi bu dünyaya ait hissedemiyor ya da istemediğiniz bir hayatı mı yaşıyorsunuz? 
 
Elinizden gelen her şeyi yapmanıza rağmen bir türlü arzu ettiğiniz hayata ulaşamamanın altında görünmeyen etkiler olabilir. İçine doğduğunuz ailenin geçmişten getirdiği travmaları anladığınızda sizi yoran ve bilinçli olarak çözemediğiniz sorunların yükü kaybolur. Aile Dizimi’nin Türkiye’deki babası olarak nitelenen Uzman Klinik Psikolog Tuna Tüner bu kitapla Aile Dizimi’nin bilinmeyenlerini anlatıyor. 
Aile Dizimi’nin ne olduğunu, nasıl çalıştığını, hangi alanlarda etkili olduğunu 15 yıllık tecrübesiyle ve gerçek vaka çözümlemeleriyle aktarıyor. Tekniğin anayasasını büyük bir cömertlikle paylaşıyor. Hem terapiden yararlanmak isteyenler hem de alanda çalışan uygulayıcılar için bir rehber niteliğinde olan bu kitabı okuduktan sonra size miras kalan kaderi değiştirmeniz imkânsız olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d839e0-f300-416f-802f-66e36a620f5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusun Gözyaşları</image:title>
            <image:caption>Kaç mevsimi vardır aşkın? 
Peki, ya ateş düştüyse topraklarına, yüreğin daha kaç mevsim yanabilir? 
 
Kore’de savaşın yankıları hâlâ sürerken, görenlerin gözlerini alamadığı, akıllı, güçlü bir genç kıza dönüşen Goh Junja, tıpkı annesi, büyükannesi ve ondan önceki tüm kadınlar gibi yetenekli bir dalgıç olmuştur. Babaları evi terk edip onları iki küçük kardeşiyle birlikte yapayalnız bıraktığından beri annesi, evin tüm sorumluluğunu sırtlanmak zorunda kalmıştır. Ancak Junja, artık sorumluluğu annesiyle paylaşabileceği bir yaşa geldiği için gururludur. Annesinin her yıl dağa yaptığı zorlu yolculuğu bu yıl kendisi yapmak için ısrar eder. Ne var ki orada onu umulmadık bir sürpriz beklemektedir. Biraz deniz mahsulü satabilmek için çıktığı dağda, bir asilzadenin oğlu olan ve kendisini zor durumdan kurtaran Suwol sayesinde belki de hayatında ilk defa kalbinin yerini öğrenir. 
 
Öte yandan aşk, insanların kıtlığın, savaşın ve çatışmaların gölgesinde yaşadığı 1940’lı yılların Kore’sinde açmayan belki de tek çiçektir. Dağdan indiği gün yaşadığı bir felaket, Junja’nın çiçeğini de göğsünden koparıp alıverir. Geleceğe dair tüm umutları ve gencecik yüreğinin saf hayalleri tuzla buz olan Junja artık kaderin, sevginin, bağlılığın ve en önemlisi güçlü bir kadın olmanın gerçek anlamını yeniden keşfetmek zorunda kalacaktır. 
 
Yaşanmış hayat hikâyelerinden esinlenerek kaleme alınmış olan Okyanusun Gözyaşları nerede, nasıl bir hayat yaşıyor olurlarsa olsunlar, tüm kadınların içinde saklı gücün tarih yazabileceğini şiirsel bir dille anlatan muhteşem bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fdcb7d9-8ee8-4c3f-8f71-edb44dc22fc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Esintisi -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hare Güz’ün aklı ve kalbi arasında yaşanan savaşın galibi kader olurken geçmişten gelen bir adam tüm dengeleri değiştirir. 
 
Acımasız bir tokat gibi yüze çarpan gerçekler yalnızca Hare Güz’ün inancını değil, benliğini de kaybetmesine neden olacaktır ama Hare Güz bu kez kendi kurduğu oyunun sonunda kazanabilmek için her şeyi göze almıştır. Kaderin daha acımasız olan öteki yüzü, Akif Selim için de tehlike çanları çalmaya başlamıştır. 
 
Hare Güz’le yaşadığı son ana hapsolan Akif Selim, etrafında dönen oyunlardan bihaberdir. Saçlarından, gözlerine; ellerinden, gülüşüne kadar milim milim ezberlediği kadını başka bir şehirde, Kırlangıç’ın Kalbinde bulduğunda aradığı cevabı bulacaktır: Hare Güz’le yaralar almadan yeniden tanışması imkânsızdır. 
 
“On yedi dikiş izin vardı; bana baktığında çok sızlıyordu, sen de kalbindeki dikiş izlerini gösteremedin, anlatamadın. Anlatmaktan hep kaçtın. Sen orada ağladın, ben burada; gözyaşlarımız aynı satırların içine aktı. Ama Akif Selim… Artık ne sen oradaydın ne de ben burada.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca70a52a-3319-43f8-9bd1-e3dea6deaef4.jpg</image:loc>
            <image:title>Utanç</image:title>
            <image:caption>“Bir kadın olarak kentim yok. Bir kadın olarak kentim tüm dünya...” 
– Virginia Woolf 
 
Utancın kucağında kaybolan, susmak zorunda kalan hatta bırakılan tüm insanlar ve yaşamlar için... 
Bir ümit ışığı ve bir çıkar yol için... 
Anlamanın ve anlatmanın gücüne inanmak ve inandırmak için... 
Tüm kalbimle ve yetmeye çabalayan sözcüklerimle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b0806af-b6c8-4db5-b217-91a8a63bc0eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yiyin Efendiler</image:title>
            <image:caption>“Bir milletin parasını kontrol eden, o milleti de kontrol eder.” 
– E. Garfield 
 
Ekonomi tıpkı din gibi... Ne kadar anlaşılmazsa o kadar makbul. 
Çünkü insanlar basit gerçekleri görürse, yapılan üçkâğıdı fark eder ve bütün oyun bozulur. Ekonomik sisteme yakıştırılan karmaşıklık maskesi, insanlığın katlanmak zorunda kaldığı en felç edici yapıyı gizlemek üzere tasarlanmış büyük bir tezgâhtır. Ve bu tezgâh o kadar iyi kurgulanır ki toplumdaki her birey kaderine razı olur. 
Youtube’da yüz binlerce takipçisi olan ekonomist Selçuk Geçer, kurumsallaşamayan devlet sisteminin, iktidara göre değişen ekonomi politikalarının bizleri sıradan bir ekonomik kriz yerine nasıl derin bir buhrana doğru sürüklediğini gözler önüne seriyor; ne oldu da bu noktaya geldik, başımıza gelen her şey dış güçlerin oyunu mu, hiç gün yüzü görebilecek miyiz gibi bu topraklara dair temel soruları herkesin anlayabileceği bir dille cevaplıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/637955f8-d45b-4eb5-ba56-6daeb3fed774.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet İstiyorum</image:title>
            <image:caption>İşler Zorlaşınca İnadına İyimser Ol! 
 
Pakistan’ın küçük bir köyünde annesiyle birlikte tek odalı bir evde yaşayan on iki yaşındaki Ömer, ülkenin en saygın okullarından biri olan Ghalib Akademisinde burslu okumaya hak kazanır. Ömer derslere başlamak, okul takımında futbol oynamak, bilim kulübüne katılmak için gün sayar. Ama bu seçkin okulda burslu öğrenciler okuldaki ilk senelerinde herhangi bir takıma ya da kulübe katılamadıkları gibi haftada beş saat okulda hizmet etmek mecburiyetindedir. Daha da kötüsü okul yönetimi burslu öğrencilere, okula devam edebilmeleri için, ulaşılması neredeyse imkânsız bir not ortalamasını şart koşar.  Üstelik tüm bu kısıtlamalar ve zorunluluklar sadece burslu öğrenciler için geçerlidir. Ömer uğradıkları haksızlık karşısında büyük bir hayal kırıklığına uğrasa da yıllardır süregelen bu adaletsizliğe bir dur demeye kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66bddeb6-a65b-4946-8d49-f4d06027260a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtarıcı Mısın Kurban Mı?</image:title>
            <image:caption>“Başkasını memnun ederek mutlu olmaya çalışmak mutsuzluğun kendisidir.” 
 
Kendi ihtiyaçlarınla ve isteklerinle yüzleşmemek adına başkalarının sorunlarıyla ve beklentileriyle kendini meşgul mü ediyorsun? 
Küçük yaştan itibaren başının çaresine bakmak zorunda kaldığın için hep güçlü maskesiyle mi dolaşıyorsun? 
Hata yapmaktan, sorumluluk almaktan kaçtığın için kurban rolüyle kendini güvende hissediyor olabilir misin? 
İnsanlara hayır diyemedikçe daha çok üstüne geldiklerini görüyor musun? 
Peki fedakârlıklarının zamanla göreve dönüştüğünün ne kadar farkındasın? 
Belki de sevgi deposunun boşluğunu başkalarının takdir ve teşekkürleriyle doldurmaya çalışıyorsun ama her sabah yine boş bir depoyla uyanıyorsun. İnsanların hayatında kurtarıcı olduğunu zannederken belki de bir kurban olduğunu gizliyorsun. Kurban-kurtarıcı-zorba üçgeninde hayatını tüketiyor, oyunun dışında kalmamak pahasına kendinden ve hayallerinden vazgeçiyorsun. 
Benimsediğin kişisel senaryonun yanlış yazıldığını, sana ait olmayan hikâyelerin içinde kaybolup gittiğini görmeye hazır mısın? 
Sana zarar verenler en yakınların dahi olsa sınır çizmenin vakti geldi. Artık kurtarıcılıktan kurtulmanın ve kendi yaşamına sahip çıkmanın zamanı... Unutma oyundan çıkışın ödülü çok daha değerlidir: Kendini kazanırsın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68b13a1-a7bc-4e6d-ad4e-73339bd94678.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp</image:title>
            <image:caption>...Hiçbir ölüm ilkine benzemez çünkü. O, seni en toy, en şaşkın halinde yakalamış geçmişe dönememek denen azaba çarptırıp bu dünyada bırakmıştır. İnsan bunu yıllar süren ahiret sorularına hayatın içinde cevaplar bulmaya çalışırken fark ediyor.
 
Sonra bir an geliyor şüpheye düşüyorsun. Cevap diye elinde tuttuklarının, o sıkı sıkıya sarıldıklarının sana ait olmadıklarını anlıyorsun. Bu da seni dünyanın en bilinmedik yoluna çıkarıyor; kendi kıyılarına varıyorsun.
 
Neyi kaybettiğini hatırlatan o şeyle karşılaştığında, hayatın sana bir seçim hakkı tanıyacağından emin olabilir misin? Dünyanın bir yerinde seni bekleyen “devam edememek” denen bir yer var, oraya varmış olabilir misin?
 
Orası yaşamanın kendine hikâyeler anlatmak demek olduğunu anladığın yer; canını yaksa da onlarla tekrar karşılaşabilir misin? Orası geçmişe dair bildiğimizi sandığımız her şeyin gerçeğe en uzak olanlar olduğunu anladığımız yer; anlayabilmek için unutmayı göze alabilir misin?
 
Sonunda çırılçıplak kalacağını bildiğin, kendine doğru yürümek denen, o tekinsiz yola koyulabilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c6841e8-9f4d-4194-8364-1bfda5a7d625.jpg</image:loc>
            <image:title>Bende Ölen Sensin</image:title>
            <image:caption>“Biz erkekler, diyorum, nasıl da bencil yaratıklarız. Gülümsüyor.
İtirafım hoşuna gitti. Tüm erkekler adına özeleştiri veren bir erkeği bütün kadınlar seviyor. Tecrübeyle sabit.”
 
 
Gençtin Volkan, çok normal .
Ufak bir şey yaşamadın Volkan.
Ne hissettin o an Volkan?
Bundan kaçamazsın Volkan.
Ah Volkan...
 
Eşik ile 2012 Yunus Nadi Roman Ödülü’nün, Son Bakış ile 2020
Duygu Asena Roman Ödülü’nün sahibi olan Irmak Zileli, bu kez
bütün doğallığıyla, soluksuz ve sansürsüz akıp giden bir bilince ses
veriyor: Bende Ölen Sensin, çoğumuza tanıdık gelecek, “kentli-beyaz
yakalı” bir adamın benliğinde öne çıkan arzuları ve karanlık köşelere
pusu kurmuş korkuları titizlikle ortaya koyarken, “erkeklik”
mekanizmasının tik taklarına bir saat ustasının dikkatiyle kulak
veriyor. O kaçınılmaz yüzleşme gelip çattığında, bildiğimiz dünya,
gerekçeleriyle birlikte, defolarından çatlayıp tuzla buz oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d2f290-1383-40c0-9f2e-812fbb55153c.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Yolculuklar</image:title>
            <image:caption>Ferit Edgü’nün Türk resminin önde gelen sanatçıları hakkında yazdığı bu yazılar, tanıklıklara, gözleme, duyarlık deneyimlerine ama en çok Edgü’nün resim sanatı üzerine düşüncelerine dayanıyor. 
 
Osman Hamdi 
Avni Lifij 
Abidin Dino 
Fikret Mualla 
Avni Arbaş 
Füreya 
Aliye Berger 
Fahrelnisa Zeid 
Cihat Burak 
Semiha Berksoy 
Komet 
Yüksel Arslan 
Selma Gürbüz 
Tülay Tura Börtecene 
ve daha niceleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd5792c-dd19-41db-91bf-e84999ab9dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesleki Eğitimde Buluş Yoluyla Öğretim Stratejisi</image:title>
            <image:caption>Meslek dersi öğretmenlerinin buluş yoluyla öğre-tim stratejisi hakkındaki görüşlerini ortaya koymak amacı ile yapılan bu nitel çalışmanın evreni, 2013-2014 öğretim yılında, Trabzon ili Beşikdüzü ilçesinde bulunan mesleki ve teknik eğitim kurumlarında görev yapan meslek dersi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan anket 35 meslek dersi öğretmenine uygulanmıştır. Anketin ilk bölümü kapalı uçlu 4 sorudan, diğer 4 bölümü ise açık uçlu 18 sorudan oluşturulmuştur. Araştırma sonunda özetle; meslek dersleri öğret-menlerinin buluş yoluyla öğretim stratejisi hakkında yeterli bilgi düzeyine sahip olmadığı, konu ile ilgili eğitimlerinin yetersiz olduğu, buluş yoluyla öğretim stratejisi ile ilgili tutumlarının genel olarak olumlu olduğu, buluş yoluyla öğretim stratejisini uygulama düzeylerinin yetersiz olduğu ve buluş yoluyla öğretim stratejisini uygularken çok sayıda güçlükle karşılaştıkları sonuçlarına ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b19b441-4419-4045-b55d-78eaa2691e02.jpg</image:loc>
            <image:title>Nanik Yapın Hayata</image:title>
            <image:caption>“Nanik yapın hayata” demek kolay… 
Kolay mı? 
Kolaysa… 
Hani zaman zaman hepimiz söyleriz ya; “pozitif düşün pozitif olsun” veya “olumlu düşün, olumlu sonuçlansın”… 
Gerçekten öyle mi? 
İyimserlik her zaman iyidir tamam da Polyannacılık oyununu hepimiz, her zaman oynayamıyoruz ki! 
Nanik yapmak gerek hayata, zamana çünkü hayat bir tiyatro perdesi ve herkes kendine verilen oyunu oynuyor sahnede. Hem hepimiz de biliyoruz ki bu tiyatroda perdenin ne zaman ineceğini kimse bilemiyor. 
Her ne kadar bu kitaba nanik yapmamıza engel pek çok olumsuzluğu alsak da bazen dalga geçmek, hadi dalga da demeyelim de fazla dert etmemek gerekmez mi? 
Su gibi akıp giden hayatlarımızda zamanı nasıl heba ediyor, nasıl bir koşturmanın içine düşüyoruz ki çoğu zaman farkında olmuyoruz. 
Bir varmışız bir yokmuş.. Necatigil’in dediği gibi mezar taşındaki isimlerin altına parantez içine alınan doğum ve ölüm yıllarından ibaret hayat… 
Buna rağmen, öylesine kesitlere hapsolmuş yaşıyor, mücadele ediyor, hiç göçmeyecekmişiz gibi hırslarımıza yeniliyoruz. 
“Daha” demekten elimizdeki güzellikleri uçuruyoruz avcumuzdan. 
Ayrıca gerek dünyanın gerek ülkemizin içinde bulunduğu koşullar; akılla açıklanması mümkün olmayan sayısız olay arasında çok zor zaten nanikle bakabilmek yaşananlara. 
Hayatı hafife almak değil kastettiğimiz. 
Bilakis, hayata hayatın içinden bakmak, yaşadığının farkında olmak, cehalete karşı bilgiye odaklanmak, aydınlıktan vazgeçmemek ve tüm bunlar için çabalarken aynı zamanda bir caddenin kalabalığında yürürken kumru sesinin ayırdında olmak. 
Kim başarabiliyorsa; “nanik yapanlar” onlar asıl. 
Hayatı içlerinde keyifle yaşayabilenler. 
Sorunlar hep var olacak ve insanoğlu hep akılla bunlarla mücadele etmeye çalışacak elbette ama…  Ne nanik yaparken ne de sorunlara boğulmuşken ıskalamamak gerek hayatı; doğduğumuz gün geri sayım başlıyor çünkü; tik tak, tik tak, tik tak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b57597a-2158-437e-b002-c3a7e8958d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler de Kırılır</image:title>
            <image:caption>Hayatınızda mutlaka öfke fırtınaları yaşadınız ve esip gürlediniz. 
Kırdığınız kalpler oldu, özür dilediniz. 
Sizi kıranları ya affedebildiniz ya da yaşamlarınıza yük ettiniz... 
 
Hatalar, tecrübeler, aşk, sevgi, nefret; 
her duygu insana dair ve her birimiz bu duyguların 
sınavlarından geçiyoruz.  
Bu sınavları verirken aynı zamanda yaşam 
amaçlarımızı da arıyoruz. 
Dünyevi  isteklerimiz için çabalarken bir yandan da 
hayaller kuruyoruz... 
Ve bu hayallerin ötesinde mucize kapıları arıyoruz. 
Ben mucizelere inanırım. 
Hayat beni kırmış, incitmiş olsa da güzelliklerine  
sığınıp mucizelerin varlığına inanırım. 
İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap benim mucizem. 
Peki ya siz mucizelere inanır mısınız?  
Hayalleri gerçeğe çevirirken adım adım içinden geçtiğim duygular eminim size de yakın gelecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b734f0-6b57-4fbc-80b1-e3ac061b586d.jpg</image:loc>
            <image:title>Daire 7</image:title>
            <image:caption>“Sanki geçmişimi bir sırt çantası gibi hep yanımda taşıyordum. Yürürken, otururken, gülerken, koşarken, konuşurken, yerken, içerken, sarılırken, eğlenirken o hep oradaydı; sırtımda. Biz sırtında çantalarla yaşayanlarız. İçi bizi acıtan anılarla, kıran bilgeliklerle ve mahveden tecrübelerle dolu sırt çantalarımız hep sırtımızda. Bazılarımızın yükü daha ağır, bazılarımızın yükü daha hafif ama hiçbirimiz tamamen özgür değiliz; çantaları bir kenara bırakamadığımız sürece...” 
 
Mine ve Efe’nin No. 26’yla başlayan hikâyeleri Daire 7’yle devam ediyor. 
Kardelen Sokak, No. 26, Daire 7 hikâyelerinin başladığı adresti. Mine’nin acıları ve umutları Daire 7’nin dört duvarı arasında dolaşırken, birlikte yazacakları yeni hikâye onların miladı mı olacak yoksa bu dört duvarın arasındaki her bir hatıra yollarına engel mi çıkaracak? 
 
Daire 7’ye hoş geldiniz. Burada misafir değil, ev sahibisiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f37d0658-954d-4dae-b23a-0b2ad59b171a.jpg</image:loc>
            <image:title>Baykuş Luluş Yuvasından Ayrılmak İstemiyor</image:title>
            <image:caption>“Şimdi uçmanın tam sırası!” 
Minik baykuş Luluş henüz uçmaya cesaret edemiyordu! 
Türlü bahaneler uyduruyordu. Karnı ağrıyor, ayakları kaşınıyor, yemek saati gelmiş oluyordu. Minik baykuş ne zaman uçacak acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/833859bf-2c90-4b72-ae24-3e9c28cf1531.jpg</image:loc>
            <image:title>Luka Benim Adım</image:title>
            <image:caption>&quot;Luka Benim Adım. Antakya&apos;da doğmuş bir Yahudi ve Hekimim ben. Yaşadığım ve gördüğüm olayları, tanıdığım ve inandığım kutsal insanların anlattıklarını, hazırladığım ceylan derilerinin üzerine yazıyorum. Binlerce yıl sonrasına ulaştırmaya ve unutulmamasını sağlamaya çalışıyorum.&quot;

İki bin yıl önce yaşanan olaylar, günümüzde yaşanan kumpaslar, gizemli cinayetler ve tarihi eser kaçakçılığıyla yoğrulmuş kitap Necdet Özkaya&apos;nın kaleminde mistik bir anlatıma bürünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b0d5a79-961c-4dd9-852e-ae8c038e05b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt Luplup Karanlıktan Korkuyor</image:title>
            <image:caption>“Baba, karanlıktan korkuyorum…” Ormana gece çökmüş, her yer kapkaranlık olmuştu. Luplup’un gözüne uyku girmiyor, türlü sesler duyuyor, dönüp duruyordu. O da kalkıp ormana gitti ve bir ateşböceğiyle karşılaştı. Ateşböceğinin parıltısı minik kurdun içini öyle rahatlatıyordu ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5599db6-4f11-499e-b078-b2d50cf36336.jpg</image:loc>
            <image:title>Meditasyonun Temelleri</image:title>
            <image:caption>Meditasyon nedir? Bilimsel yöntemlerle incelenebilir mi? Kendine özgü teknikleri var mı? 
 
Meditasyon hakkında tarihsel ve güncel bir inceleme sunan Meditasyonun Temelleri Hint, Çin ve Tibet gibi Doğu kaynaklarının yanında Batılı kaynaklardan da yararlanarak günümüz dünyasında meditasyonun kadim öğretilerdeki konumunu araştırıyor. Bu sebeple kimi zaman Anadolu ve Ortadoğu kültürlerinin unsurlarına kimi zamansa yeni bilimsel ve nörolojik bulgulara değiniyor. 
 
Bu kitaba özel çizimlerle gösterilen duruşlar ve mudralar, meditasyon tekniklerini ana hatlarıyla ortaya koyarken mantralar, yontralar ve konsantrasyon için gerekli diğer pratikler ise meditasyonu geniş bir perspektiften ele alıp kendi yaşamımıza uyarlayabilmemizi sağlıyor. 
 
“Meditasyon, uyku halinde her şeyden uzaklaşmak değil, tam tersine uyanıklığın en üst noktasında her şeye yakınlaşmaktır. [...] Gerçeği, gerçekliği perdelemek değil, perdelenen gerçekliği aralamak ve saf, yalın gerçeklikle karşı karşıya gelebilmektir. Meditasyon başka dünyalara yolculuk yapıp, oralarda dolaşmak ve geri dönmek değil, o ‘başka dünya’nın çok uzaklarda olmadığını fark etmek ve o dünyayı olduğumuz yere getirmektir. Bütün ikiliklerin, dünyevilik-ruhanilik, zihin-beden gibi ayrımların ortadan kalkmasıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f538d236-5510-4fc3-8267-5bf18f5002a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Olduğum Yer</image:title>
            <image:caption>Bir kadın, kendi şehrinde, kendi başına yürüyor. Hayat yolculuğunun ortasında yolunu kaybettiğinin farkında. Her bir gününün fonunda yer alan bu şehir, olduğu yer, hikâyesinin gizli kahramanı. Sokakları, parkları, müzeleri, mağazaları, kafeleriyle kadının tek gerçek sırdaşı. 
Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri’nin yeni romanı Olduğum Yer, hiçbir zamana, mekâna ya da insana ait olamamış, endişe ile coşku, köklenme ile yabancılaşma arasında gidip gelen bir kadının hikâyesi. Engelleri aşma dürtüsüyle dolup taşarken tarzı, üslubu ve hassasiyetleriyle de yazarın cesur dönüşümünü ortaya koyuyor. Lahiri, edebiyat yolculuğuna yeni bir dilde devam ederek İtalyanca yazdığı ilk romanında sanatsal başarısını da yeni bir seviyeye taşıyor. 
  YILIN EN ÇOK BEKLENEN KİTAPLARI SEÇKİSİNDE 
TIME • VOGUE • VULTURE • LITHUB • OPRAH MAGAZINE BUZZFEED • HARPER’S BAZAAR 
 
“Hipnotize eden bir ‘sırra kadem basma’ numarası.” –OBSERVER 
“Zarafetle yazılmış... Baharın ilk sıcak akşamında, güneş batarken çıkılan bir gezintiye benziyor. Mücevher gibi bir kitap.” –BOOKPAGE 
“Lahiri’nin dili ince bir elekten geçmiş gibi, her sözcüğü ışıldayan birer değerli taş.” –BOOKLIST</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3edc88a2-a26d-4447-8158-0523b925e7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anton Çehov Bütün Eserleri XI (1878-1888) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çehov ve Moskova Sanat Tiyatrosu her zaman birbirine yakın olmuştur. Tiyatronun kuruluşu ile yazarın ölümü arasında geçen sürede bu yakınlık, hatta dostluk gitgide gelişmiş; karşılıklı anlayış ve saygı iyice pekişmiştir. Çehov’un bir piyes yazarı olarak değeri herkesten önce Sanat Tiyatrosunca 
sezilip anlaşılmıştır. 
-NİKOLAY DMİTRİYEVİÇ TELEŞOV 
 
Sahneyi, oyuncuların toz toprak içindeki giyinme odalarını gezerken çocukça bir sevinç duyuyordu. Anton Pavloviç tiyatroyu yalnız seyircilerin gördüğü yüzüyle değil, öbür yüzüyle, sahne arkasından da severdi.  
-KONSTANTİN SERGEYEVİÇ STANİSLAVSKİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e29c4ef4-73ea-42b1-bfd3-b0a0e43ed987.jpg</image:loc>
            <image:title>Fare Kral</image:title>
            <image:caption>11 kitaplık Komiser Zen serisinin bu ilk kitabında Komiser Aurelio Zen, düzene kafa tutar ve girdiği mücadeleyi kaybeder. Bir zaman sonra İtalya’nın en kudretli ailelerinden birinin reisi, fabrikatör Ruggiero Miletti kaçırılınca soruşturmayı yürütmek üzere Perugia’ya gönderilir. Ancak Komiser Zen’in başarılı olmasını isteyen yoktur: ne otoriteler ne de fabrikatörün çocukları. Miletti’yi kimler kaçırmış olabilir? Kaçıran kişi aileye yakın biri miydi? Çocuklarının bu işte parmağı var mı? Michael Dibdin, okura gerilim dolu bir hikâye vadediyor. 
 
“Üslubu ve hayal gücü mevzubahis olduğunda Dibdin’le aşık atabilecek kimseyi bulamazsınız.” 
–Sunday Telegraph 
 
“Dibdin’in en sağlam okuru bile dehşete düşüren bir armağanı var.” 
–Ruth Rendell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01df22f5-814c-4591-bafa-dc3c1029b7f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Köklere Dönüş: Nesilden Nesile Geçen Yemekler</image:title>
            <image:caption>Ağzımızı saran tatlar, kapıdan taşan kokular, içeriden gelen kızartma sesi, en sevdiğimiz reçelin kâsede parıldayan rengi, çıtır çıtır bir börek, lezzetlerin iç içe geçtiği sofralar… 
 
Yemek, tüm duyulara birden hitap etmekle kalmıyor, insanları sofra başında birleştiriyor, hikâyeleri nesilden nesile taşıyor. Bu yüzden kimi zaman çok sevdiğimiz bir aile üyesinin tarifini yaparken duygulanıyoruz, kimi zamansa ailenin genç üyelerine tarifleri aktaran biz oluyoruz. Çünkü yemek aynı zamanda hatıraları, kimliğimizi ve kültürü yaşatmanın bir yolu, biliyoruz… 
 
Lian Penso Benbasat da birbirinden kıymetli aile yadigârı tariflerin kaybolmaması için kayıt altına alınmasının gerektiğini fark ederek mutfağa girmiş, girmekle kalmayıp başkalarının mutfaklarına konuk olmuş bir yemek araştırmacısı. Onun üç yıldır sürdürdüğü projesinin sonucunda topladığı bu değerli tarifler şimdi Köklere Dönüş: Nesilden Nesile Geçen Yemekler’de bir araya geliyor, hem farklı nesiller hem de farklı kültürler arasında köprüler inşa ediyor. Üstelik bu kitaptaki tüm tarifler evde yapılabilir, zira birbirinden ünlü şeflerden elinin lezzetiyle nam salanlara, herkes kendi evinde pişen, ailesinde nesilden nesile geçen reçeteleri paylaşıyor. 
 
Girit’ten Antakya’ya, Mardin’den Kafkaslar’a bizi mutfak mutfak gezdiren; Türk, Rum, Çerkes, Yahudi, Arnavut, Ermeni, Süryani kültürü gibi bu ülkenin gastronomisinde iz bırakan birçok kültürün tarifini bir araya getiren Köklere Dönüş, hem yer verdiği aile hikâyeleri hem de insanın içine sıcaklık yayan tarifleriyle okurken size kalabalık bir aile sofrasını paylaşıyormuşsunuz gibi hissettirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b8ef5d-cb81-48a1-9cbe-834d865e0421.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızdaki Gölgeler</image:title>
            <image:caption>Âşıklarım bana güzel hediyeler verme ihtiyacı duyuyordu. Hem de oldukça pahalı hediyeler… 
Sırlarını öğrenmek, onları baştan çıkarmak ve beni hediye yağmuruna tutmalarını sağlamak ise işin eğlenceli yanı sayılırdı. 
Ama dürüst olmam gerekirse… 
Sıkılmıştım. 
Ve aklımda yeni bir oyun vardı. 
Kralın gözüne girecektim. 
Bana çaresizce âşık olması için bir ay yeterliydi. Ve o bana evlilik teklif ettiğinde hayatımda ilk kez buna evet diyecektim. 
Resmen evlendiğimizde ise… 
Gölge Kral&apos;ı öldürüp krallığını ele geçirecektim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c21c808-7a8b-4daf-bd4d-d9ba3de832ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Dünya Dinleri</image:title>
            <image:caption>Din, tüm dünyada milyarlarca insanın hayatında belirleyici rol oynar ve her kültürde farklı biçimler alır. 
İnsanın ruhsal yönünü daha derinden anlamak isteyen herkes için bir başlangıç olabilecek bu cep rehberi beş büyük dinden daha az bilinen inançlara kadar dünya dinlerine ilgi çekici bir giriş yaparak tarihlerini, inançlarını ve uygulamalarını keşfediyor. 
Bu kitapta dünya nüfusunun çok büyük bir kesimi tarafından benimsenmiş inanç sistemlerinin temel unsurları, itikatları ve tarihlerinin yanı sıra şaşırtıcı hikâyeler, renkli karakterler ve dinlerle ilgili daha geniş bilgi edinmek istemenize sebep olacak özet bilgiler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb77a22-3004-464c-bfb6-f7bb0da4d646.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Bilgisayarları</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar teknolojisi son elli yıl boyunca çok hızlı gelişti. Fakat öyle görünüyor ki mühendisler bir çipin üzerine artık daha fazla transistör sığdıramayacaklar. Umudumuz, kuantum fiziğini elektroniğe daha yaratıcı biçimde uygulamakta. Elektrik almadığı zaman bile bilgi saklayabilen yeni tip bellekler ya da eski yavaş bilgisayarınızı uçuran yeni tip (SSD) hard diskler ileride olacakların habercisi gibi. 
Gücünü transistör sayısından değil kuantum garipliklerinden alan kuantum bilgisayarı bilgi arama veya güvenlik duvarlarını aşma işini çok hızlandıracak. Ancak, bir kuantum bilgisayarı yapmak çok zor. Tüm dünyada yüzlerce laboratuvar bu iş üzerinde çalışıyor olsa da, kuantum bilgisayarı geleneksel bilgisayarın performansını geçeceği noktaya daha yeni yeni yaklaşıyor. 
Bu kolay okunan ve anlaşılan kitapta Brian Clegg kuantum bilgisayarı yapmak için kuantum fiziğinin hangi özelliklerinden faydalanmak gerektiğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779adb46-4091-4b4c-94ca-7635c63c3170.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat-ı Kalp</image:title>
            <image:caption>Ah, bu acı içinde kıvrandıran sessizlik! Sen onun ne demek olduğunu bilirsin değil mi? O hassas kalbin elbette defalarca bu hale düşmüştür. Ona bir an için bakışlarını geri çevir azizem. Beni hayalinde bulursun. 
 
 
 
“Safahat-ı Kalp, Nigâr Hanım&apos;ın duygularını bir erkek kalemine teslim ederek özgür sesini duyurduğu; mektubun mahremiyetine sığınıp hislerini dünyaya açtığı şeffaf bir eser değildir. Aksine karmaşık duyguların, tasavvufi ve mistik bir tonun hâkim olduğu, kendini bir gösterip bir saklayan bilinç eşliğinde aşk, arzu, sevgi ve dostluğun analizinin yapıldığı bir hikâyedir. Nigâr Hanım böyle bir hikâye için mektup-roman formunu kullanırken muhakkak ki bunun en mahrem duyguları en samimi şekilde paylaşmasına müsaade edeceğinin farkındadır. (...) Safahat-ı Kalp’i 1901’de kitap olarak yayımlayan İbrahim Hilmi Çığıraçan, önsözünde gelecek yüzyıllara şöyle seslenmiştir: ‘[...] yayınıyla iftihar ettiğim şu eser, Nigâr Hanımefendi Hazretleri’nin yazdığı diğer eserlerin hepsinden üstündür. Bu, bir şaheser olacak ve kadınlarımızın edebiyat eserleri arasında ölümsüz edebî bir abide addedilecektir.’ 121 sene sonra yeni bir alfabeyle yayına hazırlanan bu aşk romanının bugün bize kalbin safhaları hakkında hâlâ söyleyecek sözlerinin olduğunu umuyorum.” 
 
İclal Vanwesenbeeck 
 
 
 
Şair Nigâr Hanım’ın 18 mektuptan oluşan bu aşk romanının orijinal metnini ve günümüz Türkçesine uyarlanmış halini birlikte sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9275d309-d34f-49fd-b2ff-d05dc8a1d656.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Yaşam Günlüğü 2023</image:title>
            <image:caption>Bu yıl bireysel hedeflerinizin yerini gezegen için hedefleriniz alsın. 
Küresel Amaçlar’ı kendinize ilke edinin. 
Hayatınızı sürdürürken aldığınız kararlarda, kendiniz kadar doğayı ve 
üzerinde yaşayan diğer canlıları da düşünün… 
2023 Sürdürülebilir Yaşam Günlüğü’nde Küresel Amaçlar kapsamında 
hem bedeninizi hem de gezegeni besleyecek önerilere yer verdik. 
Hem bireyi, hem gezegeni besleyen ve iyi yaşamı öğreten 
Sürdürülebilir Yaşam Günlüğü ile bir yıl sonunda bambaşka bir insan olabilirsiniz! 
 
Bu proje Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği 
Küresel Amaçların en az 12 tanesini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccfb8baa-77f5-4a5e-9422-bcbac689445a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Düşü</image:title>
            <image:caption>“derinden göğe sonsuz bir döngü çizdim. açıktan başladım koyuya gittim.” 
 
Bu kitabın dizelerinde yaşanmış, yaşanan ve yaşanacaklara dair pek çok gerçeği, hayali, duyguyu ve düşünceyi bulacaksınız. Bilmediğim, bilmediğini bildiğim mehtaplı bir yolda yıldızlara kavuşmaktı dileğim diyen mısralarda, “doğa”, “hayat” ve “insan”a dair farklı bir yolculuğa çıkarken, şiirler; hayallerim, hayallerime sahip çıkamayışına isyanda diyecek. Ceylin Erbak Aytekin’in kaleminden bizlere ulaşan Bahar Düşü farklı bir şiir kitabı olarak hem geçmiş hem de günümüz dünyasına zarafetle çentik atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/726395a6-4639-440f-bd24-bc81d5e5e560.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Doğru Bildiğimiz Her Şey Yanlışsa</image:title>
            <image:caption>Sizi gerçeğin fethinden geri tutmaya ant içmiş efsanelerle yüzleşmeye hazır mısınız? Ya doğru bildiğimiz her şey yanlışsa? 
 
Kendi yarattığımız mitlere ve yalan yanlış bilgilere inanmak her zaman kolayımıza gelir. Tüm o akıldışı önyargılarla ve uçuk hayallerle, anlam arayışındaki insanı da anlatan yanlış anlaşılmalarla dolu bir bahçede yaşıyoruz. Peki neyin tarih olacağına kim karar veriyor? 
Artık bildiğimiz her şeyin bir son kullanma tarihinin olduğunu öğrenmeliyiz. Gerçekler ölür ve belirli, öngörülebilir oranlarda yeniden doğar. Görünüşe göre de bize anlatılan gerçekler yanıltıcıdır. Gerçeklerin de süt gibi bir son kullanma tarihi vardır. Peki bugün hangi fikirler ve söylemler artık emekliye ayrılmalı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e2f91d-5606-4555-b9a0-ca192fc7721e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi ve Şehir</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük kentlerinden birinde, karanlık arka sokaklarda üç renkli bir kedi dolaşıyor. Evsizlerin, yabancıların, gangsterlerin, münzevilerin hayatlarına hafifçe değip geçen bu kedinin rotası bir genç kızın sırtına işlenen Tokyo dövmesine yansıyor. Kentin haritasında iç içe geçen yaşamlar, kedinin adımlarıyla atılan ilmeklerle birbirine bağlanıyor. 
 
Nick Bradley’in ilk romanı olan ve pek çok dile çevrilen Kedi ve Şehir, sahnesi Tokyo olsa da dünyanın bütün metropolleri için geçerli sayılabilecek bir hikâye anlatıyor. Aynı şehirde bir araya gelmiş farklı hikâyelerle örülen, bunlara tanıklık eden kedi kadar çok renkli bir roman. 
 
“Kediler, Tokyo, yalnızlık ve kefaret konulu, birbiri içine geçen bu hikâyeleri bir oturuşta okudum. Bu canlı ve yetkin ilk roman için tebrikler Nick Bradley.”  
David Mitchell 
 
“Bu son derece etkileyici, incelikli gözlemlere dayalı ilk romanında Nick Bradley ihtişamı, günahı, insanları ve üç renkli kedisiyle Tokyo’nun zengin dokusunu canlandırmak için apayrı görünen iplikleri ustalıkla birbirine dokuyor.” 
David Peace</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2278e6-fbc4-4923-b95c-79412094770f.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşteri Her Zaman Deneyim İster</image:title>
            <image:caption>Artık müşteriler kendilerine yakın hissettikleri, duygularına hitap eden, onları anlayan ve onlara özel çözümler sunan şirketleri tercih ediyorlar. Firmalar tasarlasa da tasarlamasa da müşteriler onlarla deneyimler yaşıyor ve bu deneyimler sonrasında satın alma kararlarını veriyorlar. Bu kitapta müşteri deneyiminin yönetim ilkelerini, en iyi uygulamalarını ve nasıl bir yol izlenerek uygulanabileceğini öğrenerek müşterilere eşsiz deneyimler yaratmanın kapısını aralayacağız. 
 
Elma Yayınevi, Müşteri Her Zaman Deneyim İster adlı eserle buluşuyor okurlarıyla. Yazar Gökhan Kara’nın deneyimleriyle yazdığı ve her başlıkta teori ile pratiğin anlatıldığı kitapta, hem bilimsel çalışmaları hem de Türkiye’deki ve dünyadaki en iyi şirketlerin müşteri deneyimi alanındaki uygulamalarını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02bb1600-619d-427d-9132-5521ace76727.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Ben Kabil İsem</image:title>
            <image:caption>Bizim civarda “gönlü inançlılar kardeş yaratılmıştır” deyip kimse hanesini haremlik ve selamlık diye bölmezdi. İkilik hanede, devlette, cihanda ve Tanrı katında uğursuzdu. Ama ayrılmalıymış meğer! Emre Taş, Tuna kıyısındaki küçük bir kasabada başlayıp büyüyen bir hikâye anlatıyor. Şeyh Bedreddin İsyanı’na katılanların soyundan gelen bir kadı, onun babasının müridi Sevindik Bey, bu beyin akıncı oğulları, geçimsiz torunları... Kanunları, fetvaları, bazen şaşaası, bazen akla hayale sığmayacak küçük hesaplarıyla Osmanlı... Hayat ile memat arasındaki o belirsiz ve tedirgin edici nokta. İntikam ve bağışlayamama. Kim kime düşman, kim kime dost? Kim kime Habil, kim kime Kâbil? Eğer Ben Kâbil İsem, söylene söylene rivayete dönüşenleri, orada ölüp burada doğanları kayda geçiren büyülü bir roman: Tarihle menkıbenin, meddah hikâyeleriyle hatıraların kesiştiği yerde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b577084-f654-474f-8432-46c931c3d3f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaya Karışık</image:title>
            <image:caption>Ekmek, çorba, pilav... Mezopotamya’dan Osmanlı’ya, dünyanın dört bir yanından çeşit çeşit köfte... Tarihte balığa atfedilen simgesel anlamlar, her geçen gün daha az tutulur hale gelen lüfer, üzerine şiirler yazılan hamsi, denizlerin “çirkin kral”ı fener, mitik dülger balığı, midye dolma... Nüfus kâğıdında “doğum yeri” olarak İstanbulTürkiye yazan lokum, yapılışı müthiş basit ama lezzetli kar helvası, acıbadem kurabiyesinin torunu makaronlar, kışların vazgeçilmezi boza... Küreselleşen dünyanın, bin bir tür çeşide sahip zincir kahve dükkânlarıyla rekabete giren geleneksel kahvemiz... Artun Ünsal, Ortaya Karışık’ta kendine has anlatımıyla bunların hepsine değiniyor. Ama işi mutfakta, sofrada bitirmeyip “yemek sevdası” üstüne de düşünüyor: “Bulduğunu yutan” onursuz oburlardan cinsel güç için yiyeceklere bel bağlayanlara, iyi yemek seven ve yapan gastronomlara uzanıyor; Bizans’tan ve Osmanlı’dan günümüze yemek kültürümüzün peşine takılıp seyyar meydan aşçılarına, meyhanelere, esnaf lokantalarına, lüks restoranlara uğruyor; sokak mutfağına hak ettiği değeri veriyor; kapsamlı bir yemek/yemek kültürü kitapları panoramasının yanında mutfağımızın korunması ve daha da gelişmesi için görüş ve önerilerini sıralıyor. “(...) İnsan ‘yemek yer’, öteki canlılarsa sadece ‘yemlenir’, ‘otlanır’. (...) Gerçekten, mağara adamından günümüze yemek gereksinimiz kültürle yoğrulmuştur. Yemek bir uygarlık ve kültür işaretidir. Zira yiyecek üreten, yemek haline getiren tek canlı insandır.” ARTUN ÜNSAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/426324ac-79cb-46fb-8172-be378bbdc5e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Dersleri</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada aşk, seyahat, mimari ve edebiyat üzerine yazdığı denemeleriyle tanınan Alain de Botton 
yazın hayatına Aşk Üzerine adlı bir romanla adım atmıştı. Bundan yirmi yıl sonra yayımlanan devam kitabı 
Aşk Dersleri, bambaşka coğrafyalarda dünyaya gelen, birbirlerine âşık olup evlenen Rabih ve Kirsten&apos;in hikâyesiyle tam da masalların bittiği yerde başlayanmodern ilişkilere ayna tutuyor. Kavuşana dek gerçek olamayacak kadar mükemmel görünen insanlar; birlikte atlatılan badireler, küsmeler ve barışmalar, sırlar, sabırsızlıklar, tahammülsüzlükler, giderek bir zalime dönüşen partnerler ve tüm bunlar yaşanırken 
yıllar boyu aşkı canlı tutma sanatı... 
 
Aşk Dersleri, benzer deneyimleri olanlara yalnız olmadıklarını hatırlatıyor; uzun vadeli bir ilişkinin romantik hülyalardan uzak seyrini tüm karmaşasıyla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58dd056a-5597-4282-95f5-7fab87d65e2b.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar Tohumları</image:title>
            <image:caption>Geniş topraklara yayılmış Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi araştırılırken ihmal edilen alanların belki de en başında çevre tarihi geliyor. Onur İnal ve Yavuz Köse’nin derledikleri İktidar Tohumları-Osmanlı Çevre Tarihi Üzerine İncelemeler, alanında yetkin birçok ismin katkılarıyla değerli bir kaynak sağlamayı hedefliyor. Uzun süre hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu’nun çevre tarihine birçok farklı açıdan, kapsayıcı bir anlayışla bakıyor. Osmanlıların doğayla ilişkisini, bu alanda yaptığı düzenlemeleri, “doğayla başa çıkabilmek” için çıkardığı mevzuatları inceliyor; “insanla insan olmayanın” birbirine olan bağımlılıklarını mercek altına alıyor. “Kelimenin tam manasıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun çevre tarihi açısından bütünlüklü ve tutarlı bir incelemesini sunan bu eser kuşkusuz Osmanlı ve çevre tarihçileri için, ancak yalnızca onlar değil, erken modern dönem, 19. yüzyıl tarihi, bilim tarihi ve Ortadoğu ve İslâm tarihi çalışanlar için de çok büyük bir değer taşıdığını gösterecektir.”
ALAN MIKHAIL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46470405-97d1-499a-9036-4b05fa535410.jpg</image:loc>
            <image:title>Fötr Şapkalı Şıh</image:title>
            <image:caption>“İktidardan gelen yekpare... ve... sistematik bir dışlama olmadığı gibi, iktidarın kendi değerleriyle örtüşmeyen tüm halk kesimlerine karşı ürettiği politikalarını tam anlamıyla uygulama kudreti bulunmuyordu. Ancak eski rejimden gelen ayrıcalıklarını koruyan ve taşradan uzak yaşamakta olan önde gelen mütedeyyin kişiler de, tıpkı Kemalist iktidar gibi, taşraya baktıklarında halkın kendi yaşam tarzını muhafaza etmeye dönük teşebbüslerini görmez ya da göremez.” Kitap adını, erken Cumhuriyet döneminde tekkesine “karışılmaması” için şapkayla gezen bir şıhtan alıyor: Fötr Şapkalı Şıh. Bu, o dönemde resmen yasaklı olan dinî pratiklerin, muhtelif taktiklerle pekâlâ sürdürülmüş olduğuna da işaret ediyor. İlbey C.N. Özdemirci, çalışmasında, Cumhuriyet’in sekülerleşme siyasetinin hem örgütsel yetersizliği bakımından hayata geçirilemediğini; hem de asıl önemlisi, taşrada çeşitli uyarlama, oyalama veya deyim yerindeyse “çalıyı dolanma” taktikleriyle geçiştirildiğini anlatıyor. Özdemirci, erken Cumhuriyet’in sekülerleşme deneyiminin, “Kemalist iktidar” ile “dindar halk kesimleri” arasında, veya “merkez” ile “çevre” arasında uzlaşmaz bir çelişki kalıbıyla anlaşılamayacağı kanısında. Fötr Şapkalı Şıh, devlet-toplum ilişkilerine taşradan bakmanın analitik olanaklarını ortaya koyması bakımından da önemli. Taşrayı tamamen tabî konumda, taşradaki aktörleri tamamen pasif ve güçsüz olarak tasavvur etmenin yanlışlığını gösteriyor. Keza, sekülerleşme bağlamının dışında, genel olarak, popüler gündelik direniş stratejilerine dair değerli bir malzeme sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204c289c-2421-4da8-a81d-a85740ad5a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Yeni Bir Söz Lazım</image:title>
            <image:caption>“Umut biziz. Sözü ele geçirmek gerek. 
 
Korkuya kapılmak yerine, yeni bir söz kurmak, 
 
gündemi ele geçirmek gerek. Gündemi ele geçirmenin yolu spekülatif şeyler yapmak, 
 
söylemek değil, sözü gelecekten, umuttan 
 
yana kurmak, yeni bir şey söylemek. 
 
Bize yeni bir söz lazım.” 
 
 
 
Bekir Ağırdır 
 
 
 
 
  Bize Yeni Bir Söz Lazım, Bekir Ağırdır’ın yıllar boyunca Türkiye üzerine yapılmış çalışmalardan edindiği bilgileri süzerek çizdiği bir yol haritası; Türkiye’nin siyasi fay hatlarının geçmişten bugüne yarattığı kırılmaların bir analizi… Ağırdır, önemli bir seçimin kavşağında bulunan Türkiye’de mevcut durumdan çıkmak için neler yapmamız gerektiğini sadece günlük meselelerle ele almıyor, zihinsel bir değişiklik yapılabilmesi için hem dünyada neler olup bittiğine bakıyor hem de bunların ülke düzleminde nasıl uygulanması gerektiğine dair önemli saptamalarda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5761e3f7-b914-4d42-b154-57d4a004e9ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Orenda-21 Gün</image:title>
            <image:caption>Dünyadan kopup kafa dinlemek için gittiğiniz ama insanların vahşice öldürüldüğü bir adada mahsur kaldığınızı düşünün.
Vahşet sarmalı günden güne derinleşirken, bunu önlemek için elinizden bir şey gelmiyor.
Üstelik katil bile katil olduğunu bilmiyor...
Büyük Okyanus açıklarındaki Orenda Adası’nda geçmişte askerî üs olarak kullanılan bir bina, aradan geçen elli yılın ardından otel olarak hizmete açılır. Otelin işletmesini alan iş insanı Ali Pusat konuklarına “ıssız ada konseptli” bir tatil vaat etmektedir. Adada kaldıkları 21 gün süresince konukların dünyayla tüm iletişimleri kesilecektir. Ne ulaşım, ne haberleşme imkânları olacaktır.
Özel olarak davet edilen on dört kişi, tüm dertlerini geride bırakıp dış dünyadan kopuk olarak geçirecekleri bir tatilin hayaliyle otele yerleşirler. Ancak tatilin ikinci gününde yaşanan cinayetler korkunç bir vahşet sarmalının kapısını aralar.
Hem konuklar hem otel personeli için 21 gün sürecek bir ölüm kalım savaşı başlamıştır artık. Onlar katilin kim olduğunu bulmaya çalışırlarken Ada’nın gizemli ve karanlık geçmişi de bir hayalet gibi peşlerindedir.
Şerife Okyay Orenda-21 Gün kitabında, gerilim ve gizem dolu bir hikâyeyi başarıyla anlatırken, insan zihninin karanlık yanlarıyla da yüzleştiriyor okurlarını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7aee78-4428-400e-b423-516fae9e6081.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Evan Hansen</image:title>
            <image:caption>Sevgili Evan Hansen,
Bugün harika bir gün olacak ve işte nedeni…
Kimsenin görmemesi gereken bir mektup, lise son sınıf öğrencisi Evan Hansen’ın hayatını değiştirecekti. Tek yapması gereken aslında hiç söylenmemesi gereken bir yalana tutunmak, okulda adı çıkmış sorunlu çocuk Connor Murphy’yle gizliden gizliye dost olduklarını onaylamaktı.
Artık herkesin gözü Evan’ın üzerindeydi – platonik aşkının bile. Ayrıca Connor’ın ailesi evlerinin kapısını ona ardına dek açmış, onu kendi oğulları gibi bağırlarına basmıştı. Evan onların öfke, pişmanlık ve kafa karışıklığından oluşan ruhsal girdaplarına kapıldıkça yaptığı şeyin yanlış olduğunu anlamaya başlamıştı ama insanlara faydası dokunuyorsa, bunda ne fenalık olabilirdi ki?
Bir zamanlar elini kolunu bağlayan anksiyeteden kurtulan bu yeni Evan’ın bir amacı vardı. Bir de internet sitesi. Kendine güveniyordu. Dillerden düşmeyen bir fenomen olmuştu. Her günü muhteşem geçiyordu. Ancak her şeyin ortaya çıkması kaçınılmaz bir hâl alınca, Evan en büyük engelle yüzleşmek zorunda kalacaktı: Kendisiyle.
“Şahane bir sanat eserinin yepyeni ve kusursuz hâli.” —Jodi Picoult
“Sevgili Evan Hansen mutlaka okunmalı, özellikle de görülmeye ihtiyacı olanlar tarafından.” —Becky Albertalli
“Sevgili Evan Hansen, keder ve depresyona, çoğu zaman farkında olmasak da çevremizdekiler için varlığımızın (ya da yokluğumuzun) anlamına dair güçlü bir keşif.” —David Arnold
“Bu popüler müzikal, kitap formatında da sizi ağlatacak.” —Entertainment Weekly
“Aile dinamikleri, nezaketin önemi ve lisede uyumsuzluk yaşama korkuları üzerine özgün bir anlatım.” —Publishers Weekly
“Kimi klasik temalar üzerine tahmin edilemez ve şefkatli bir yaklaşım.” —School Library Journal
“Zorlu ve fazlasıyla duygusal.” —Shelf Awareness</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1bfa3ad-7167-4290-ab5f-f7010cb2707f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Top Kadife</image:title>
            <image:caption>Hafta sonları annesiyle gezmeye bayılan Derya, o gün içi çeşit çeşit eşyayla dolu bir mağazaya girdiğinde neyle karşılaşacağından habersizdi. Şaşkınlıkla etrafına bakarken kıyafetlerin durduğu bir askılığa çarpınca onu uyaran birinin sesini duydu. 
 
Ama o da ne? Yoksa konuşan bir gömlek miydi? Derya yaklaşınca durum anlaşıldı ve antika dükkânında yeni yuvasını bekleyen kadife gömlek, oraya gelene dek başından geçenleri Derya’ya bir bir anlatmaya başladı. Gelin, kurduğu tüm o güzel dostluklar, hayal kırıkları, iyi ve kötü günlerden sonra bu kadife gömleği nasıl bir gelecek bekliyor, birlikte görelim. 
 
Çocuklara farklı hayatları anlatan, sahip olduklarının değerini bilmeyi ve ihtiyaçlarından fazlasını almamanın önemini hatırlatan bu hikâye küçük kalplerine dokunacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315f9e32-91b7-4890-a93e-e547680bb0dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Çalışma Devrimi</image:title>
            <image:caption>Teknoloji herhangi bir yerde ve zamanda çalışabilmemizi mümkün kılıyor ancak pek çok şirketin uzaktan çalışmayı ciddiye alması ve geniş ölçekte uygulamaya koyması için küresel bir pandemi gerekti. 2020 yılının ortalarında Avrupa çapında yüz milyon çalışanın evden çalıştığı ve pek çoğunun bunu ilk kez yaptığı tahmin ediliyor. Bu süre zarfında güçlü ve tutarlı bir ses yükseldi: Çalışanlar gelecekte evden çalışmak istiyordu. Şirketler buna hızla karşılık verdi ve pek çoğu, çalışanlarının ofislerine dönmeleri gerekmeyeceğini onayladı – en azından sürekli olarak. Peki ama: 
 
• Uzaktan çalışma, yüz yüze çalışma kadar etkili mi?   
• Fiziksel mesafe aynı zamanda psikolojik mesafeye de yol açar mı?  
• Uzaktan çalışan insanlar kariyerlerine yeterince bağlı değil mi?  
 
Pratik alıştırmalar ve önemli ipuçlarıyla dolu bu kitap, evden çalışırken kendinizi iyi hissetmenize, nasıl organize olacağınıza, ofiste değilken nasıl yeni bir göreve başlayacağınıza ve üretken olmaya ilişkin tavsiyeler içeriyor. İnsan kaynakları uzmanı Gemma Dale ayrıca uzaktan veya evde etkili bir şekilde çalışmayı, profesyonel ilişkileri beslemeyi, performans ile üretkenliği ölçmeyi ve hem olası zorluklardan hem de kariyer tuzaklarından kaçınmanın yollarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af080bd-6b57-4e9b-95e8-61dfa3148734.jpg</image:loc>
            <image:title>İthaki Fantastik Ajandası 2023</image:title>
            <image:caption>“Fantazi insana ait bir haktır.” –J. R. R. Tolkien 
 
“Bırakın cennet onların olsun. Ben öldüğümde Orta Dünya’ya gitmek istiyorum.” –George R. R. Martin 
 
İlk yılında bilimkurgu, ikinci yılındaysa korku edebiyatı üzerine eğildiğimiz İthaki Ajandası’nın üçüncüsüyle karşınızdayız. Seçtiğimiz türleri içli dışlı irdeleyen yazılarla zenginleştirdiğimiz ajandalarımızın bu yılki konusuysa “fantastik”in ta kendisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b2e237d-5c74-4aca-b51e-24f8f3b53a81.jpg</image:loc>
            <image:title>İthaki Fantastik Ajandası 2023 (ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Fantazi insana ait bir haktır.” –J. R. R. Tolkien 
 
“Bırakın cennet onların olsun. Ben öldüğümde Orta Dünya’ya gitmek istiyorum.” –George R. R. Martin 
 
İlk yılında bilimkurgu, ikinci yılındaysa korku edebiyatı üzerine eğildiğimiz İthaki Ajandası’nın üçüncüsüyle karşınızdayız. Seçtiğimiz türleri içli dışlı irdeleyen yazılarla zenginleştirdiğimiz ajandalarımızın bu yılki konusuysa “fantastik”in ta kendisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20950d00-5a38-4ead-8a0f-3446555dc396.jpg</image:loc>
            <image:title>Deve Cüce</image:title>
            <image:caption>“Fantastik kelimesini baştan tanımlatacak bir kitap.” –Ursula K. Le Guin 
 
Birçok evden oluşur Sınırorman; hepsi birbirinin içinde, hepsi birbirine kenetli. Gizemi ve büyüsü eksik olmaz bu evin, attığınız her adımla beraber büyür, siz evin derinliklerine girdikçe daha da acayipleşir. 
 
Smoky Barnable çok da dikkat çekmeyen genç bir adamdır. Nesillerdir Sınırorman’da yaşayan Drinkwater ailesinin kızı Daily Alice Drinkwater’la evlenmek için hiçbir haritada bulunmayan Sınırorman’a gelen Smoky, kendisini giderek garipleşen, anlamsızlaşan ve aklın sınırlarını zorlayan bir hikâyenin içinde bulacaktır. 
 
Fantastik bir aşkın, yürek parçalayan kayıpların, imkânsız şeylerin romanı DEVE cüce. 
 
“Lewis Carroll’ın Alice öykülerine en çok yaklaşan eser. DEVE cüce, okuduğum en büyüleyici kitap.” –Harold Bloom 
 
“Şüphesiz yazılmış en iyi fantastik roman.” –Thomas M. Disch 
 
1982 Dünya Fantazi En İyi Roman Ödülü 
1982 Hugo En İyi Roman Ödülü Adayı 
1981 Nebula En İyi Roman Ödülü Adayı 
1982 Locus En İyi Fantazi Romanı Ödülü Adayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52436d09-eeb3-4723-aaff-3503df58c3a3.jpg</image:loc>
            <image:title>George Orwell&apos; in 1984 Romanındaki Metaforlar Üzerine Bilimsel Bir Çeviri Analizi</image:title>
            <image:caption>·         KAVRAM OLARAK METAFOR VE METAFOR TÜRLERİ 
 
·         1984 ROMANI VE EDEBİYATTAKİ YERİ 
 
·         ANALİZİN KURAMSAL ÇERÇEVESİNİ OLUŞTURAN KURAMLAR 
 
·         BİLİMSEL BİR ÇEVİRİ ANALİZİ 
 
·         BU ÇALIŞMANIN ÇEVİRİBİLİM DÜNYASINA SAĞLADIĞI KATKILAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e02e727-2f76-4c75-9e85-9461c88311b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidisipliner Yaklaşımla Güncel Spor Araştırmaları III</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 SPORCULARDA YENİ TİP KORONAVİRÜSE (COVID-19) YAKALANMA KAYGI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 2 SPOR TÜKETİCİLERİNİN DEĞER ALGI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 3 GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜNDE ÇALIŞAN PERSONELİN ENERJİK İKLİM ALGILARININ İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 4 KOŞUCULARIN SPORTİF PERFORMANSINDA ETKİLİ OLAN ADAY GENLER: ACE, ACTN3 VE MCT1 
 
BÖLÜM 5 FUTBOLDA LİDERLİK, KİŞİLİK VE EMPATİNİN BİBLİYOMETRİK PROFİLİ(2011-2021) 
 
BÖLÜM 6 ETKİLİ BİR ÖĞRETİM YÖNTEMİ OLARAK DRAMANIN BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNDE KULLANIMI: DERLEME ÇALIŞMASI 
BÖLÜM 7 FİZİKSEL AKTİVİTENİN BİREY ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
 
BÖLÜM 8 BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMEN ADAYLARININ HEDONİZM DUYGU DURUMLARININ DİĞER ÖĞRETMEN ADAYLARIYLA KARŞILAŞTIRILMASI (BAYBURT ÜNİVERSİTE ÖRNEĞİ) 
 
BÖLÜM 9 BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ VE SPOR SPONSORLUĞU ÖRNEK UYGULAMALARI 
 
BÖLÜM 10 FITNESS MERKEZLERİNDEN ALGILANAN HİZMET KALİTESİNİN İNCELENMESİ (BAYBURT İLİ ÖRNEĞİ) 
 
BÖLÜM 11 BOCCE TEMEL DİSİPLİNLERİ VE OYUN KURALLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95e2da5d-b054-49a4-92c4-5c528a7d164d.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Yaklaşımlarla Uygulamalı Sosyal</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM DIŞ TİCARETTE REKABET GÜCÜNÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
 
İKİNCİ BÖLÜM KADIN İSTİHDAMI AÇISINDAN BİR ALTERNATİF: ESNEK ÇALIŞMA SİSTEMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SOSYAL SORUNLARLA MÜCADELEDE YENİLİKÇİ BİR BAKIŞ: SOSYAL GİRİŞİMCİLİK 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM YÖNETSEL BİR BAKIŞ AÇISI İLE İŞ YERİNDE SOSYAL CESARET 
 
ALTINCI BÖLÜM İŞLETMELERDE PERFORMANS YÖNETİMİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM DIŞ TİCARETTE İHRACATI ETKİLEYEN FAKTÖRLER (Ampirik Bir Literatür Taraması) 
SEKİZİNCİ BÖLÜM BULANIK AHP ve BULANIK SWARA YÖNTEMLERİYLE 
PERSONEL SEÇİM KRİTERLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: BİR SÜT İŞLETMESİNDE UYGULAMA 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM TÜRKİYE’DEKİ 52 HAVALİMANININ CRITIC, COCOSO VE WASPAS YÖNTEMLERİYLE DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
ONUNCU BÖLÜM İŞLETMELERDE ÇALIŞMA SERMAYESİ YÖNETİMİ 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM KURUMSAL YAPILANMA AÇISINDAN TÜRKİYE SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI ÖNCESİ-SONRASI SAĞLIK BAKANLIĞI DEĞERLENDİRMESİ 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE’DE BELEDİYELERİN DENETİM YÖNTEMLERİ VE DENETİM SÜRECİNDE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM VERGİLERİN EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİLERİ: OECD ÖRNEĞİ 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM TEKNOKENTLERİN YEREL EKONOMİYE KATKILARI: FIRAT TEKNOKENT ÇALIŞANLARI AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
ONBEŞİNCİ BÖLÜM BÖLGESEL VE KIRSAL KALKINMADA TARIMSAL KOOPERATİFLERİN ROLÜ VE ÖNEMİ: TİRE SÜT KOOPERATİFİ İNCELEMESİ 
 
ONALTINCI BÖLÜM AKILLI KENT VE TÜRKİYE’DE AKILLI KENT UYGULAMALARI 
 
ONYEDİNCİ BÖLÜM YEŞİL HASTANELERİN GÜNCEL DEĞERLENDİRMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d1bca3-a7cc-4cae-ba60-1de5d0573968.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi Derslerinde Kullanılan Eşli Çalışma Uygulamalarının Koruma ve Bakım Altında Kalmakta Olan Kız Çocuklarının Saldırg</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ VE AMAÇ 
2.      LİTERATÜR TARAMA 
3.      GENEL BİLGİLER 
4.      MATERYAL ve METOT 
5.      BULGULAR 
6.      TARTIŞMA 
7.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/599cd4ff-137a-4fb1-84f6-f3a733d62b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Ulus Dediler - Büyümek İstedim 2</image:title>
            <image:caption>Ali Balkız, Büyümek İstedim adlı ilk romanının devamı ancak ayrı bir roman olarak da okunabilecek olan Burası Ulus Dediler&apos;de yine ele avuca sığmaz Gollik Ali&apos;nin büyüme serüvenini şiirli bir dille anlatıyor.
Bu kez okumak için şehre gelen Gollik Ali ortaokul öğrencisidir ve öğretmen olmak için engelleri, yaşam zorluklarını bir bir aşmaktadır, hem okur hem çalışır; bir yandan da dönemin siyasî-sosyal yapısını anlamaya çalışır.
Ali Balkız büyümekte olan bir yeni yetmeyi karakter olarak romanın eksenine oturtmakla birlikte, 27 Mayıs 1960&apos;ın hemen sonrasının atmosferini, zaman zaman mezhep farklılığının kutuplaştığı bir Anadolu şehrinde, yer yer günümüze de göndermeler yaparak ayrıntılarıyla betimliyor.
 
Zamanı çoktu. Bugün iki mahalle dolaştı. Gide gide yolu o meydana çıktı. Kendi de şaşırdı. Bu meydana ben nereden geldim diye. Vakit neredeyse öğlene doğruydu. Heykelin gölgesine oturdu. Camekanını önüne koydu. Parasını vekalan simitlerini, tavuk sütlerini saymaya hesap yapmaya başladı. “Allah etmesin ben bu okulu bitirince hesapçı olacağım öyle mi&quot; diye düşünse de; hesap tutmadı. Yeni baştan... Say say... “Arkadaş tutmuyor hesap, bir şey oldu.” dedi içinden. “Ne oldu? Bir şey işte ama ne...” Sabahtan bu yana girip çıktığı sokakları aklından bir daha bir daha geçirdi. Kime ne sattı ne aldı ne verdi bir daha bir daha bulamadı.
“Galiba, ben bu camekan kolumda oraya buraya müşteri bakarken bir hırsız bu camekanın arkaya düşen kapağını açıp simitlerimi çalmış. Ben şimdi Mürşit Usta’ya nasıl hesap verecem... Zözöğ’e nasıl hesap verecem... Ula arkadaş... Buğdayı tavuğu malı davarı her bir şeyi günler boyu gece gündüz dışardadır köylünün. Kimse kimsenin bir şeyini çalmaz. Şehir demek ki başka... Türkücü boşuna mı diyor; Hadi gel köyümüze geri dönelim, Fadime’nin düğününde halay çekelim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb17d9c8-3538-468f-910f-9d5cd8301705.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Başıma Gelenler - Planet Ömer 1</image:title>
            <image:caption>Ömer’in hayaller alemine hoş geldiniz!
Henüz beni tanımıyor olabilirsiniz ama bu kitabın kapağını açınca o kadar çok güleceksiniz ki anlatamam.
 
Bu kitapta;
— YENİ bir okul
— Pis kokan bir ZORBA
— Bir EJDERHA ve bir ZOMBİ
— Bir bayram ziyafeti (yuppii)
— Bayram hediyeleri (iki kez yuppii)
— Bir dolu HAYLAZLIK 
var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de16811b-150e-4da7-be13-47ec8195e025.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Altılısı</image:title>
            <image:caption>SIRLAR. 
İHANET. 
BAŞTAN ÇIKARMA. 
GÜÇ. 
İSKENDERİYE CEMİYETİ’NE HOŞ GELDİNİZ. 
 
Her on yılda bir, dünyanın önde gelen topluluklarından biri olan İskenderiye Cemiyeti’ne katılmak için altı yetenekli büyücü seçilir. Seçilen büyücüler, en çılgın hayallerinin bile ötesinde bir güce ve prestijli bir hayata sahip olacaktır. 
 
Ama ne pahasına? 
 
Seçilen her büyücünün, cemiyetin sırlarla dolu davetini kabul etmek için kendine göre bir sebebi vardır. Bu, en tehlikeli düşmanlarına yaklaşmak ya da güvendikleri müttefiklerin ihanetiyle yüzleşmek anlamına gelse bile, İskenderiye saflarına katılmak için bir yıl boyunca ölümüne bir mücadeleye atılacakladır. 
 
Bu, hepsinin yıl sonunda hayatta kalamayacakları anlamına gelse bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27cc6aad-ebaa-4a7d-a452-1105e0975a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Altılısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SIRLAR. 
İHANET. 
BAŞTAN ÇIKARMA. 
GÜÇ. 
İSKENDERİYE CEMİYETİ’NE HOŞ GELDİNİZ. 
 
Her on yılda bir, dünyanın önde gelen topluluklarından biri olan İskenderiye Cemiyeti’ne katılmak için altı yetenekli büyücü seçilir. Seçilen büyücüler, en çılgın hayallerinin bile ötesinde bir güce ve prestijli bir hayata sahip olacaktır. 
 
Ama ne pahasına? 
 
Seçilen her büyücünün, cemiyetin sırlarla dolu davetini kabul etmek için kendine göre bir sebebi vardır. Bu, en tehlikeli düşmanlarına yaklaşmak ya da güvendikleri müttefiklerin ihanetiyle yüzleşmek anlamına gelse bile, İskenderiye saflarına katılmak için bir yıl boyunca ölümüne bir mücadeleye atılacaklardır. 

 
Bu, hepsinin yıl sonunda hayatta kalamayacakları anlamına gelse bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69e8f4a-419e-4720-9441-522018c54b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopat -3</image:title>
            <image:caption>Sen olmazsan yaşayamam, sen olmazsan ben de olmam! 
 
Buket yaşadığı zor günlerin ardından her şeyden uzaklaşmak için Antalya&apos;ya tatile gider. Ancak hayat ona yeni oyunlar oynayacak, aslında hiçbir şeyden kaçamayacağını anlaması uzun sürmeyecektir. 
 
Onur’a karşı direnen Buket, Bahadır&apos;dan yardım ister. Bu yanlış bir karardır! Bahadır’ın gerçek niyetini anladığında ise artık her şey için çok geç kalmıştır. Geri dönülmez bir yola giren Buket için bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 
 
Kağan öfkesine yenik düşerek Buket’i kaybetmekle karşı karşıya kalır. İçten içe pişmanlık hissederken olanları düzeltmek amacıyla Buket&apos;in ardından Antalya&apos;ya gider. Fakat büyük bir sorunla karşılaşır ama Kağan&apos;ın umurunda değildir! Çünkü Buket&apos;i tekrar kazanıp kendini affettirmeye kararlıdır. 
 
Cansu ve Emre, geçmişin iki eski âşığı, şimdinin ezeli düşmanları! Ankara’dan kilometrelerce uzakta, aşklarına yeniden şans verdiklerinde Emre’nin geçmişten gelen sırları ortaya çıkar. Cansu bir kez daha hayal kırıklığına uğrayarak yıkıma sürüklenir. Ancak bu defa hiç beklemediği bir kurtarıcısı vardır. 
Bir tarafta parçalanan hayatlar, diğer tarafta umut arayan çaresiz aşklar… ve akıllarda şu soru: Bu savaştan kim zaferle çıkacak, kim yenilgiye uğrayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2f20c0-1f2a-4f14-8f4b-bd067fffb784.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopat -5</image:title>
            <image:caption>En iyi yönüm, en büyük zaafımsın! 
 
Kağan ve Buket arkadaşlarıyla birlikte yolculuğa çıkarken her şey çok güzel gidiyordur. Ta ki ezeli düşmanları Bahadır hiç beklemedikleri bir anda yeniden kendini gösterene kadar. Buket bu defa geleceği için yalnız savaşmak zorunda kalır. Acaba başarılı olabilecek mi? 
 
İki âşık Cansu ve Emre yine karşı karşıya gelmiştir. Önlerinde vermeleri gereken önemli bir karar vardır. Peki, bu defa onları nasıl bir son bekliyor? Mutlu mu olacaklar, yoksa sonsuza dek kendi yollarına mı gidecekler? 
 
Gazel tarafında ise işler biraz karışıktır. Çok önemsediği biri vardır! Karanlık ve bir o kadar da gizemli Hakan’ı ilk karşılaştıkları andan beri unutamamaktadır. Acaba Hakan onu önemsiyor mu? 
 
Her bir karakter kendi hikâyesini özenle yazarken saklı gerçekler gün yüzüne çıkıyor ve merak edilen tüm sorular cevap buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17126313-5718-415e-ad0d-4e1b553f378e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Doğduğu Topraklar</image:title>
            <image:caption>Hüzün bulutlarını kovup bir arada olmanın sevincini paylaşarak yediler yemeklerini. Ocakta demini alan çay eşliğinde, loğ taşı ile düzeltilen evlerinin damına çıkıp sohbet ettiler... Ay ellerini uzatsalar dokunacakları kadar yakınlarındaydı sanki. Âşıklara sevgililerinden haber getirmişçesine göz kırpan yıldızların altında uzayıp gidiyordu gece. Arkalarında ışın kılıcı bırakan meteor yağmurları tamamlıyordu gecenin tapılası manzarasını. Bu büyülü manzara altında, dam üstüne serili döşeklerinde daldılar deliksiz uykularına. Bu defa kendi yıldızlarını doğurmuştu anaç topraklar; onlar dam üstünde uyurken sabaha kadar nöbet tuttular…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20754701-0aa1-46b3-9ab1-7c787b95ac9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Floransa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Özelde Batı sanatının kalbi ve mücevher şehri Floransa’yı merkeze alarak İtalya tarihini, genelde ise sadece Rönesans’ın değil, dünya tarihinin en önemli siyaset felsefesi düşünürlerinden Machiavelli’nin kendi dönemine kadar ülkenin siyasi atmosferini ilk elden aktarmasıyla her zaman başucu eserlerden biri olan Floransa Tarihi ilk kez tam metin olarak Türkçede. 
 
Machiavelli’nin özgünlüğü Floransa’yı hem içeriden hem dışarıdan betimlemesidir. Machiavelli’nin bu eseri yazmaktaki amacı soğuk bir Floransa tarihi anlatısı yaratmak değildi. O her eserinde olduğu gibi bu eserinde de salt bir konuya odaklanmamıştır. Eserde rafine bir Floransa tarihi anlatısının yanında cumhuriyet rejimindeki aksaklıklar, İtalya’nın içinde bulunduğu bitmek bilmeyen istikrarsızlık ve bu istikrarsızlığın sebepleri, büyük askerî ve politik başarılar ve utanç verici başarısızlıklar, Papalık kurumunun nasıl güçlendiği ve bu gücün İtalya’yı nasıl kargaşalara sürüklediği çarpıcı bir şekilde anlatılmıştır. Özetle eserin adı her ne kadar Floransa Tarihi olsa da Machiavelli kendi politik düşüncelerini İtalya sahnesindeki durum üzerinden okurlarına sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384a1157-b4f4-468d-849a-63a88b8afb2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarkısını Unutan Kuş</image:title>
            <image:caption>Bıyıkları upuzun bir adam var. Herkes uyuduğunda dünyanın öte ucuna uçuyor. Kalbi kocaman bir adam var. Hayatı pahasına, kendini yaşadığı şehrin evcil hayvanlarına adıyor. Şarkısını unutan kuşlar için üzülen bir adam var. Ormanda kuşların kayıp melodilerinin peşine düşüyor. Saksağanların mutluluğuna ömrünü adamış biri daha var. Hepsi birden, bu kitabın sayfalarına gelip yerleştiler. Dünyayı daha güzel kılmanın yollarını aramak için bu kitapta birleştiler. Sen de onlara katılmak istemez misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f839e6-9e07-42d6-9699-0337855a894c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Bana Masal Anlatma!</image:title>
            <image:caption>Şirin, bir gün bir masal okuyor ve tüm hayatı değişiyor… 
Yok yok!
Aslına bakarsanız, Şirin bir gün bir masal okuyor ve tüm masal dünyasının hayatını değiştiriyor! Tüm masallar altüst oluyor! Aslında iyi de oluyor…
Sindirella, Kırmızı Başlıklı Kız, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Ferhat ve Şirin… Daha nice masal kahramanı, Şirin ve arkadaşlarıyla eğlenceli olduğu kadar heyecanlı, garip mi garip bir maceranın içinde buluyorlar kendilerini.
Bunca zaman hepimize ne masallar anlatmışlar meğer… Artık bu işe el atmanın zamanıdır!
Sizce de artık BANA MASAL ANLATMA! demenin vakti gelmedi mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc08c1c-4e21-4374-bb50-728c7ab0eda0.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Treni Çuf Çuf - Masallarla Değer Eğitimi (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Masallarla Karakter Eğitimi dizisinin ilk kitabı “Masal Treni Çuf Çuf”la, bir yandan masal dinlerken, bir yandan da Masal Treni’nde sevimli kahramanlar eşliğinde renkli bir dünyaya yolculuk yapacaksınız. Haydi çocuklar trenimizin vagonlarından biri de siz olun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a49a31c0-112b-4828-b725-53837cdf57e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pofuduk Masallar Pof Pof - Masallarla Karakter Eğitimi (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Masal okuyan çocuklar, masal kahramanlarının olaylara nasıl yaklaştığını ve hangi durumlarda hangi tepkileri gösterdiğini çok iyi kavrarlar. Kavradıklarını da kısa sürede yaşamlarına aktarırlar. Bu nedenle onlara okunan ya da kendilerinin okuyacakları masalların seçimi, son derece önemlidir. Hem ebeveynler hem öğretmenler tarafından beğeniyle karşılanan Cep Masallar dizisi, Pofuduk Masallar POF POF ile devam ediyor. Bu masallar ile çocuklarımız hem eğlenecek hem de karakter eğitiminde yeni adımlar atacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24bbac4b-d3a2-45be-9f3f-dd02de97fd41.jpg</image:loc>
            <image:title>Azizlerin Yaşamı</image:title>
            <image:caption>LEIGH BARDUGO, fantastik romanların New York Times bir numaralı çoksatan yazarıdır. Gölge ve Kemik üçlemesi, Kargalar Meclisiikilemesi, Yara İzi Kralı ikilemesi ve Dikenlerin Dili kitaplarını kapsayan Grishaverse’ün yaratıcısıdır. Kısa hikâyeleri, aralarında Best American Science Fiction and Fantasy’nin de olduğu birçok antoloji de bulunabilir.
Diğer eserleri arasında Wonder Woman: Savaşgetiren ve Dokuzuncu Cemiyet yer almaktadır.
Uluslararası çoksatan yazar Leigh Bardugo’nun epik dünyasına adım atın!
Resimlendirilmiş Azizlerin Yaşamı -Istorii Sankt&apos;ya- sizleri sevilen GRISHAVERSE romanlarından ve ötesinden gelen Azizlerin hikâyeleriyle buluşturuyor.
GRISHAVERSE’E ADIM ATIN!
Mutlaka Sahip Olunması Gereken Bir GRISHAVERSE Yadigârı!
 
ÇOKSATAN YAZAR LEIGH BARDUGO okuyucularını Grishaverse evreninin derinliklerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Gölge ve Kemikromanının sayfalarından, Alina Starkov’un elinden size ulaşan  Istorii Sankt&apos;ya gerçek dünyaya taşınıyor.
 
Mucizeler ve şehitliklerle dolu bu efsaneler; Güllerin Sankta Lizabeta’sı ve Zincirli Sankt Ilya gibi tanıdığımız Azizlerden, Dalgaların Sankta Ursula’sı, Sankta Maradi ve Yıldızsız Aziz gibi garip ve bilinmez Azizlere kadar tüm rivayetleri barındırıyor.
 
Bu güzel koleksiyon kitabı, her hikâyeye ait göz alıcı ve renkli çizimler eşliğinde okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed9b8e2-54e8-4f10-b033-9040ed495a60.jpg</image:loc>
            <image:title>Azizlerin Yaşamı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>LEIGH BARDUGO, fantastik romanların New York Times bir numaralı çok satan yazarıdır. Gölge ve Kemik üçlemesi, Kargalar Meclisiikilemesi, Yara İzi Kralı ikilemesi ve Dikenlerin Dili kitaplarını kapsayan Grishaverse’ün yaratıcısıdır. Kısa hikâyeleri, aralarında Best American Science Fiction and Fantasy’nin de olduğu birçok antoloji de bulunabilir. 
 
Diğer eserleri arasında Wonder Woman: Savaşgetiren ve Dokuzuncu Cemiyet yer almaktadır. 

Uluslararası çoksatan yazar Leigh Bardugo’nun epik dünyasına adım atın!  


Resimlendirilmiş Azizlerin Yaşamı -Istorii Sankt&apos;ya- sizleri sevilen GRISHAVERSE romanlarından ve ötesinden gelen Azizlerin hikâyeleriyle buluşturuyor. 
 
GRISHAVERSE’E ADIM ATIN! 
Mutlaka Sahip Olunması Gereken Bir GRISHAVERSE Yadigârı! 
 
ÇOKSATAN YAZAR LEIGH BARDUGO okuyucularını Grishaverse evreninin derinliklerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Gölge ve Kemikromanının sayfalarından, Alina Starkov’un elinden size ulaşan  Istorii Sankt&apos;ya gerçek dünyaya taşınıyor. 
 
Mucizeler ve şehitliklerle dolu bu efsaneler; Güllerin Sankta Lizabeta’sı ve Zincirli Sankt Ilya gibi tanıdığımız Azizlerden, Dalgaların Sankta Ursula’sı, Sankta Maradi ve Yıldızsız Aziz gibi garip ve bilinmez Azizlere kadar tüm rivayetleri barındırıyor. 
 
Bu güzel koleksiyon kitabı, her hikâyeye ait göz alıcı ve renkli çizimler eşliğinde okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0df07d-d748-4bd9-bd02-e8ff55b04f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mülkiyet Kalesi</image:title>
            <image:caption>“Biz Türk sanatçıları üç şeye şiddetle muhtacız: Kültüre, sağlam bir dünya görüşüne, bu görüşün ışığında Türkiye’yi ve Türk insanını -Osmanlılıktan bugüne kadar- kendimizce anlamaya, tanımaya...” 
 
Toplumu tanımak için önce kendine, memleketi anlamak için önce evine döner insan. Kemal Tahir’in, kişisel tarihini doğduğu evin hikayesi üzerinden naklettiği bu otobiyografik roman, bize aynı zamanda imparatorluğun çatırtılarından milletin varlık mücadelesine uzanan çalkantılı yılları anlatıyor. İnsanın, kendisinden daha uzun ömürlü olan mülkiyet ile kurduğu ontolojik ilişkinin, mekanın poetik anlamlarını da gözeten taraflarıyla bir tür zaman nehrine dönüştüğü Bir Mülkiyet Kalesi, büyük romancımızı daha yakından tanımak için bir referans niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86aba0d6-ad0c-4643-8d5b-e7c5f31877b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Saçmalığın Daniskası</image:title>
            <image:caption>Bilim, insanlığın en destansı girişimlerinden biri olageldi. Şeytanların musallat olduğu bir dünyada karanlığı bir nebze de olsa savuşturmamızı sağlayan bir mum ışığı görevi gördü. İçinde yaşadığımız bu ‘hakikat sonrası’ çağda etrafımızı kuşatan sahte haberler, ‘alternatif gerçekler’ ve başka zırvalıklarla başa çıkabilmek için bugün felsefi düşünceyle taçlanmış bir bilime, daha önce belki de hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyoruz: Aşılar gerçekten otizme yol açıyor mu? 11 Eylül saldırıları içerden yapılmış olabilir mi? Bilimin iddialarını sorgusuz sualsiz kabul etmemiz mi gerekiyor? Akıllı tasarım görüşü, evrim kuramının alternatifi olabilir mi? Bilim gerçekten yanlışlamalarla mı ilerler? Bilim de bir din midir? Bilim yapmakla ‘bilimcilik’ yapmak arasındaki sınır nerede çizilebilir? Bu kadar insan bir şeye inanıyorsa bunun bir hikmeti gerçekten var mıdır? Uzmanlara güvenmeli miyiz? Onlara güvenmeyeceksek kime güveneceğiz? Bilim yanılmaz mı? 
Tanınmış felsefeci, bilim insanı ve kuşkucu Massimo Pigliucci, bilimin, sözdebilimin ve bu ikisi arasındaki sınırda yer alan ‘bilimsi’ disiplinlerin dünyasında okuru aydınlatıcı ve eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Bilimi sözdebilimden ayırmanın yollarını, güncel örnekler üzerinden giderek ve kendine özgü mizahi diliyle anlatıyor. UFO’lardan, SETI projesine ve iklim değişikliği meselesinin özüne, yaratılışçıların kullandıkları ikna taktiklerinden ‘bilimciler’in kibrine ve medyanın zırvalıklarına kadar uzanan birçok konuda, eleştirel düşünceye giriş dersi niteliğinde bir çalışmayla karşımıza çıkıyor. Safsatalardan tarafgirliklere, bilim insanlarının beşeri zaaflarının ürünü gülünç olaylardan, insanların hayatına mal olabilen hurafelere uzanan yolda felsefesiz bir bilimin neden tehlikeli, bilimsiz bir felsefeninse neden etkisiz olacağını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8014d860-7ae0-468e-8177-b94a59397ed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırdaki Çekirdek</image:title>
            <image:caption>“Öyleyse insanın, bilhassa sanatçının, gerçekle ilintisindeki ödev; değişmez gerçekler aramaya çalışarak imkansıza yönelmesi değil, değişmekte olduğunu bildiği gerçeklerden, belli tarihsel şartlar içinde faydalı, ilerletici, insanı açıklayıcı, zenginleştirici sonuçlar alabilmeye çalışmasıdır.” 
 
Bozkırdaki Çekirdek ile Türk modernleşmesinin belki de kurumsal anlamda en ilginç ve tartışmalı konularından olan Köy Enstitüleri’ne gerçeğin safında, insan ve coğrafyanın sınırlarını resmederek kendine özgü bir yaklaşım getiriyor Kemal Tahir. Ne soru sormaktan ne de yanılmaktan korkarak Tek Parti iktidarının eğitim reformu ile rejim bekçiliği arasında bocalayan projesini roman sanatının imkanları ile yeniden düşünmeye çağırıyor bizi. 
 
Kemal Tahir, büyük bir ustalıkla kurguladığı “ölmez tiplerini” bir düşünce ve deneyim panayırında tartıştırıyor. Ülkü ile irade, ütopya ile gerçek, siyasal ile toplumsal arasında gergin bir ipin üzerinde yürüyen muhakeme becerisinin verimli sonuçlarını gözler önüne seriyor. 
 
Bozkırın bozkır, çekirdeğin çekirdek olarak kalmasındaki sır ne anlatır bize? Büyük romancımız, en temelinde işte bu sorunun peşine düşüyor bu kez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8b0b95-04b9-4f2c-ad6d-d07529603371.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlencesiz Eğlence</image:title>
            <image:caption>“Benimsediği yol(lar) ve uyguladığı yöntem(ler) ne olursa olsun Cumhuriyet eğlenceyi, eğlenceden ‘yalıtmıştır.’ Neredeyse eğlencesiz eğlence, Erken Cumhuriyet Dönemi eğlence hayatının gayri resmî şiarıdır. (...) Cumhuriyet, tüm söylemleriyle ve bunların şekillendirdiği anlatılarıyla, Mustafa Kemal Atatürk ve bayrak gibi her yerde ve her zaman görülebilecek sembolleriyle, eğlencenin disipline edilerek düzenlenmesi zorunlu ve ciddi bir toplumsal edim olduğu kabulünü egemen kılmayı başarmış görünmektedir.” Mehmet Kendirci, Eğlencesiz Eğlence’de erken cumhuriyet döneminin eğlence politikasını analiz ediyor. Sefahat içinde yozlaşmış, Bizans kalıntısı olarak görülen İstanbul’a karşı, temiz ruhlu ve yozlaşmamış “Türk” sayılan Anadolu’yu (ve Ankara’yı) yücelten bir anlayış var bu politikanın arkasında. Eğlence hayatını, kurulmakta olan “yeni Türkiye”ye uygun ve “modern” bir şekilde “disiplinli ve düzenli” kılma arayışı var. Eğlencesiz Eğlence, özellikle dönemin edebiyatından yararlanarak, eğlencenin nasıl kamusallaştırıldığını ve ritüelleştirildiğini inceliyor. İçki siyasetine, balolara, tiyatrolara, konserlere, müsamerelere, halk oyunlarına bakıyor. Taşrada eğlenceyi “kurumlaştırma” çabalarına ve buna eşlik eden sorunlara göz atıyor. “Türkiye’nin ruhunu” anlamak için ufuk açıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38dd3cc6-de95-4c36-8da9-f2e1a43e28b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Yazım Tasarımsal Çizim</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı Yazım Tasarımsal Çizim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ebb1975-9710-4851-8f88-431fa8c84d86.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Katliamları ve Himaye</image:title>
            <image:caption>Daha çok Ortaçağ Avrupası, kediler ve veba özelinde akla gelse de, tarihin belli dönemlerinde kedi ve köpekler başta olmak üzere birçok hayvan katliamı oldu ve bu katliamlar insan-hayvan ilişkisinin ne derece katılaşabileceğini gösterdi. Ömer Obuz, Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet’e Hayvan Katliamları ve Himaye: Kediler, Köpekler, Kargalar adlı kitabında, II. Mahmud döneminden erken Cumhuriyet dönemine kadar ele aldığı süreçte, “arıza” olarak görülerek medeniliğe aykırı olduğu gerekçesiyle damgalanıp bir imha politikasına tâbi tutulan kedi, köpek ve kargaların izini sürüyor. Bu izi sürerken, esasen hayvanların Osmanlı toplumunun daha önceki dönemlerinde ne kadar değerli kabul edilip himaye edildiklerine de eğiliyor. Osmanlı-erken Cumhuriyet tarihyazımında göz ardı edilen hayvanların akıbetine ve dönemin iktidarlarının yönetim tarzı ve bunun halk nezdinde nasıl karşılık bulduğuna dair değerli bir kitap... “(...) sokak hayvanları, âdeta medenileşmenin önünde temel bir engel olarak görülerek mutlak bir sorun haline getirildiler. Yıllar yılı mesele öyle harlandı, öyle gerekçeler inşa edildi ki köpeklerin, kargaların ve kedilerin yaşamları, insanlığın elinde denge ve merhametin yok olduğu bir cehenneme döndü.” ÖMER OBUZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bdc5177-6ed2-47f6-a59a-7e7aac87ab1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan İç Savaşı</image:title>
            <image:caption>Amerika Birleşik Devletleri, 1860&apos;a kadar olan tarihsel süreçte ülke ve halk için büyük değişikliklere tanık oldu. Teknoloji, toprakların yüzölçümü, nüfus ve ulusal zenginlik her geçen gün artıyordu. Tüm bunlara rağmen Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın cevaplayamadığı iki temel soru vardı: İnsanların eşit özgürlük hakkıyla yaratıldığı kabulü ile doğan Amerikan ulusu, dünyanın köle nüfusu en fazla olan ülkesi olarak varlığını sürdürebilecek miydi? Amerika Birleşik Devletleri her an çözülebilecek bir konfederasyonu mu yoksa ulusal hükûmeti olan bölünmez bir bütün müydü? 
 
İç Savaş’ta ölen Amerikan askeri sayısı, Amerika’nın geçmişten günümüze diğer bütün savaşlarda kaybettiği asker sayısına eşittir. Milyarlarca dolara mâl olan savaş nefret ve hoşgörüsüzlüğü ortadan kaldırmak yerine daha da beslemiştir. Kölelik kaldırılmış fakat temelde ırk ayrımcılığını yasallaştıran bildiriler yayınlanmıştır. Sonuç olarak Amerikalıların eşitlik mücadelesi hâlâ devam etmektedir.
 
İlkin Başar Özal, I. ve II. Dünya Savaşlarına pek çok miras bırakan Amerikan İç Savaşı’nı analiz ediyor. Yaklaşık 40 yıllık bir birikimle yayına hazırlanan bu kitapta savaşa neden olan siyasi gelişmeler, iki tarafın anlaşmazlıkları, Konfederasyon’un gelişimi, seferberlik süreci, orduların kuruluşu, askerî eğitimler, savaş sırasında kara ve denizde yaşananlar, zorunlu askerlik hizmeti, Amerika’nın kayıpları ve kazançları titizlikle ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28ae846e-60df-4be1-8e4b-cf4492f2d843.jpg</image:loc>
            <image:title>World of Warcraft – Birinci Kitap</image:title>
            <image:caption>“Birazdan okumaya başlayacağınız hikâye, barındırdığı gladyatörler, yarı-tanrılar ve sahte kimliklerle insanoğlunun yaratıcılığının en doyurucu kanıtlardan biridir… Bu, kelimelerden ve parıldayan kılıçlardan oluşan lanet olası bir senfoni!” – Chris Metzen, Blizzard Entertainment   Savaşçı Lo’Gosh ve beklenmedik müttefikleri Broll Bearmantle ile Valeera Sanguinar’ın destansı arayışını başlatan şey, hafızasını kaybetmiş gizemli bir yolcunun Kalimdor kıyılarına vurmasıdır. Birbirleriyle olduğu kadar diğer ırklarla da tedirgin edici ilişkileri olan bu grup, Lo’Gosh’un geçmişinin sırlarını ortaya çıkarmak için mücadele ederken hem Alliance hem de Horde ile savaşmalıdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8757413b-4d5c-42bc-a3a4-b80f95579dc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula 1 - Kolezyum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aşk, zamanı donduran tek duygudur ve koca dünyanın aşka ayıracak tek bir dakikası dahi yoktur. Her büyük hikâyenin dönüm noktası da işte burada başlar. 
İnsanları kobay olarak kullanıp üstün bir ırkın dünyayı değiştireceğine inanan Pusula, faaliyetlerini yer altında sürdürmekte olan karanlık bir teşkilattır. Teşkilata üye olan genç bir adam, ailesi için teşkilattan ayrılmak isteyince karısı küçük kızının önünde öldürülür. 
Kızını intikam ateşiyle büyüten baba, yıllar sonra onu bir şekilde eskiden üye olduğu teşkilata sokar. Edilen yeminlerin gerçekleştirilmemesi için hiçbir engel kalmamıştır. Ancak hayat her zamanki gibi planlardan değil; içinde kan, ter ve gözyaşının olduğu bir arenadan ibaret olduğunu gösterecektir. 
Ve kimse kabullenmese de bir kadın kolezyumu inletecektir. 
&quot;Ben anneme benzeyemeyecek kadar babamın kızıyım. Çünkü aynaya baktığımda bir kadın değil, düşmana doğrultulmuş bir namlu görüyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30c4902-e1b2-4e72-bb9f-710eae259945.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurdu ve Aşk! - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanın içini eriten ses tonu ve kusursuz diksiyonu ile Sinan Tümer, ülkemizi yurt dışında onurlandıran başarılı bir spor spikeridir. İngiltere&apos;de çalıştığı kanalda, tuttuğu takım olan Beşiktaş&apos;a laf edilince canlı yayında bir konuğa saldırır. Ardından istifa eder ve Türkiye&apos;ye dönmeye karar verir. 
Bu davranışıyla tüm Türkiye&apos;nin gözdesi haline gelerek ailesinin hayatına tam doksandan giriş yapan Sinan, abisinin evinde yeğeninin bakıcısı olarak çalışan İdil ile karşılaşır. İdil, 90’lar müziğiyle yaşayan, kıpır kıpır, rengarenk hayal dünyasına sahip bir genç kızdır. Bütün dünyası Tümer ailesi ve arkadaş grubunun etrafında dönerken bir gece ansızın hayatına Sinan girecek ve tüm dengesi bozulacaktır. 
 
Acaba Sinan, İdil’in kalbini kazanabilecek ve on kusurlu hareketten birisini yapmadan o kalbe gol atabilecek midir? Yoksa kırmızı kart görüp oyun dışı mı kalacaktır? 
 
“Belki yarınlarım belirsizleşti ama bir türlü o tutkulu kız olamadım. Saçma sapan gelişim kitapları bile okumuştum! Ama son sayfaya geldiğimde bir gerçeğin farkına varmıştım. Tutku, insanın içinde var olan bir şeydi. Yoksa yoktu, zorla elde edilmiyordu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c240f9d3-87ba-427c-b8c8-25c5a3c69cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Nereye Gidelim?</image:title>
            <image:caption>Bu Kitapta Senin İçin Bir Macera Var!
* Her yeni macera keşif demek, keşfetmeye hazır mısın?
* Her insan farklı bir hayat demek, seni tanıştıracağım yeni dostlarım var!
* Bazen kalabalıkta aradığını bulamazsın ama o bir yerlerden sana bakıp göz
kırpıyordur.
* Büyük resimdeki küçük detayları bulmaya ne dersin?
* Ailenle vakit geçirmeyi sever misin? Ben bayılırım, ailem benim her şeyim!
* Görsel hafızan güçlü mü? Görmeyi öğrendikçe güçlenecek emin ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b325a40-041c-4fd5-b7df-c5595bc262a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraftaki Çocuk</image:title>
            <image:caption>Kerry Wilkinson’dan sürükleyici bir psikolojik gerilim romanı
 
Otuz yıl önce kaçırılmış bir bebekle ilgili gazete makalesine bakıyorum ve birinin bunu neden kapıma astığını merak ediyorum. Yakından bakınca kanım dondu. Fotoğraftaki küçük kızın olağandışı bir yara izi var, tıpkı benimki gibi. Hiç böyle biriyle tanışmadım.

Bu çocuk... Ben miyim?

Şoktayım, titriyorum. Annemle yüzleşmem gerektiğini biliyorum. Ailem beni korkunç bir kazadan kurtardı, iş bulmama ve kendi evimi satın almama yardım etti.

Peki, her şey yalanlar üzerine mi kuruluydu?

Annem, doğduğum günün, hayatının en güzel günü olduğunu söylüyor. Onu sorguladığım için suçlu hissediyorum ama neden ertesi gün bahçede yanan kâğıtlar gördüm?

Sonra evimin önünde, morluklar içinde ve beni kimin kaçırdığını bildiğini iddia eden bir kadın buldum. Ona güvenebilir miyim?

Makaleyi gönderen kişi, kazanın olduğu gün gerçekte neler yaşandığını biliyor mu? Bunu öğrenmek için çaresizce, sözde çocuk kaçıran kişinin evine girdim. İçeride bir isim listesi var. Kaçırılan tek çocuk olmadığımı fark edip ürperdim.

Kapının açıldığını duydum.

Ve hayatımın tehlikede olduğunu anladım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bb82ab0-8112-4ffb-8e5a-212e3d1294b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarımızın Duyguları</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın Duyguları duyguların dünyasını birlikte keşfetmek, anlamak için pratik tavsiyeler, oyunlar ve etkinlikler sunuyor.  
Küçük çocuğunuz günün bilmem kaçıncı öfke nöbetini geçiriyor. Kendinizi tutamayıp onu azarlıyorsunuz ve o daha da kötüsünü yapıyor. Ergenlik çağındaki kızınız sizi tersliyor sonra odasına kapanıyor. Sizinle bu şekilde konuşmaması gerektiğini söyleyerek ona bağırıyorsunuz ve o da günlerce sizinle konuşmuyor. Peki, ne oldu? Olan şu ki, siz farkına bile varmadan çocuklarınızın duygularına ve kendi duygularınıza tosladınız. Başka bir yolu var mı? Neyse ki var: Dinlemek. Çocuklarınızın ve sizin içinizde kıpırdayan duyguları dinleyin, onları tanıyın ve kabul edin. Dışarı çıkmalarına izin verin, otomatik düşüncelerinizin farkına varın. Sonra sakince, birlikte bir çözüm bulun. Kolay bir yolculuk mu olacak? Hiç de değil. Ancak bu, şimdiye kadar yaptığınız en yapıcı karar olacaktır. Fabio Celi&apos;nin on yıllara dayanan mesleki deneyimiyle derlediği hikâyeler ve örneklerle zenginleştirilmiş, Çocuklarımızın Duyguları aydınlatıcı örnekler ve somut araçlar sunan açık ve kolay anlaşılır bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1061f15-26e4-4d24-a772-5036d53ad981.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İçin</image:title>
            <image:caption>Ray Romano ve Cristin Milioti&apos;nin başrollerini paylaştığı HBO Max dizisi 
 
GQ • PopSugar • NPR • Huffington Post • Electric Literature • The New Yorker • Publishers Weekly • New York Magazine • Buzzfeed • Refinery29 • Vulture • Nylon TARAFINDAN OKUNMASI TAVSİYE DİLDİ. 
 
GQ • PopSugar • NPR • Huffington Post • Electric Literature • The New Yorker TARAFINDAN 2017&apos;NİN EN İYİ KİTABI OLARAK SEÇİLDİ. 
 
• Publishers Weekly • New York Magazine • Buzzfeed • Refinery29 • Vulture • Nylon TARAFINDAN 2017 YAZINDA OKUNACAK EN İYİ KİTAP OLARAK SEÇİLDİ. 
Tampa&apos;nın heyecan verici ve kışkırtıcı yazarından, bazılarının aşk için ne kadar ileri gidebileceğine ve bazılarının ondan kaçmak için ne kadar ileri gidebileceğine dair dokunaklı ve son derece komik bir hikâye. 
 
Hazel, yaşlıların yaşadığı bir karavan parkına yeni taşınmış, babası ve Diane (son derece gerçekçi seks bebeği) ile ev arkadaşı olmuştur. Hazel&apos;ın babasıyla olan yaşamı en iyi ihtimalle gergin olacaktır; ancak diğer alternatifi daha da vahimdir. Ürün ve teknolojilerini günlük hayatın vazgeçilmezi hâline getirmeye kararlı devasa bir şirket olan Gogol Industries&apos;in CEO&apos;su ve kurucusu Byron Gogol ile olan evliliği henüz bitmiştir. Hazel, on yılı aşkın bir süre boyunca Byron tarafından aile yerleşkesinde kelimenin tam anlamıyla karantinaya alınmaya, her hareketinin ve hayati belirtilerinin izlenmesine katlanmıştır. Ancak Byron, ilk kez gerçekleşecek “zihin-birleşmesi” için ikisinin beynini çipler aracılığıyla kablosuz olarak birbirine bağlamayı talep ettiğinde, Hazel bir zamanlar sadece sinir bozucu olan şeyin artık dayanılmaz hâle geldiğine karar verir. Ancak oradan kaçarak içine girdiği dünya, şimdiye kadar yaşadığı kuru ve steril balondan çok farklıdır; bir dizi sapkın tuhaflıkla doludur. 
 
Hazel bu keşfedilmemiş topraklarda kendine yeni bir hayat kurmaya çalışırken, Byron da onu bulup eve getirmek için elindeki en sofistike araçları kullanmaktadır. Tehditleri gittikçe daha da tehlikeli bir hâl alır ve Hazel, kendine ait bir ev bulmak ve Byron&apos;ın sanal pençelerinden sonsuza dek kurtulmak için sert önlemler almak zorunda kalır. Zekice yazılmış ve keyifle okunacak bir kitap olan Aşk İçin…, hem absürt ve müstehcen bir komedi hem de evlilik, tek eşlilik ve aile üzerine çarpıcı ve derin bir düşünme deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0c86dd0-d082-4013-9e92-e62f4f5728d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Mevleviliğin Kültürel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mevleviliğin kültürel tarihi, Osmanlı öncesi Anadolu’nun ve Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal hayatını anlamamızda önemli kapıları aralıyor. Yüzyılları aşındıran Mevlevilik tarihi, mistik bağlamda edebî ve müzikal zenginliğiyle geniş coğrafyaların kültürel kökenlerini yakından tanımamızı sağlıyor. Bugün hâlâ kültür hayatımızda önemli bir yere sahip olan Mevlevi kültürüne bakış, geçmişi olduğu gibi bugünü de gözler önüne seriyor. 
Müziği ve edebiyatı bedensel performanslarla harmanlayan Mevlevi törenlerini ve yaşayış pratiklerini anlatan bu eser, Osmanlı’nın kültür tarihini çeşitli yönleriyle bize sunuyor. Bunu yaparken dinî olanı, mistik olandan ayırarak tasavvuf inancının ruhta ve bedende nasıl tezahür ettiğini gösteriyor. Üstelik bu kültürün gelişimine öncülük eden isimler, Walter Feldman’ın değerli anlatımıyla kültürel yolculuğumuza refakat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a9a7897-ebe4-458d-953f-c45bc01f2090.jpg</image:loc>
            <image:title>Periler</image:title>
            <image:caption>“Periler, şölen ve dansa kadar insan yaşamının neredeyse her yönünü taklit etme eğilimleriyle çoğumuzun aşina olduğu daha ruhani hayaletlere pek de benzemezler. Bu, kısmen hayalet perinin yalnızca belirli bir tür peri olduğu gerçeğiyle açıklanabilir. Perilerin bizzat ölülerin ruhları olduğu meselesi de kesinlikle karmaşıktır. Bazıları için mesele sadece ölü olmak değil; ne zaman, nerede ve nasıl ölündüğü meselesiydi.” 
Birçok film ve animasyonda izlediğimiz periler gerçekten sevimli miydi? 17. yüzyıl Avrupası’nda yaşayan insanlar için kesinlikle değildi. Dünyayı yok etme gücüne sahip olduğuna inanılan periler, musallat olduğuna inanılan evlerin terk edilmesine, insanların öldürülmesine yol açtı. Hayaletler, cadılar, kara büyüler gibi periler de 20. yüzyıla kadar insanların en büyük korkusu oldu. 
Edebiyatta ve sanatta korku nedeni olan perilerin 20. yüzyıldan itibaren sevimli kahramanlara dönüşünü tarihsel bir çerçevede inceleyen Richard Sugg, akıcı üslubuyla bizi, bugünün kahramanlarının karanlık geçmişine bakmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/521d0c4d-540d-4df4-82c6-73bd6d0ac76d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx Biyografi</image:title>
            <image:caption>Karl Marx Biyografi, BBC’nin milenyum anketinden “bin yılın en büyük düşünürü” olduğu doğrulanarak çıkan Karl Marx’ın yaşamı ve düşünceleri üzerine bugüne dek yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri. İçeriden bakanlar için dara düştüklerinde hızlıca el uzatacakları bir başvuru kaynağı, dışarıdan bakanlar için yeterince anlam veremedikleri toplumsal mücadelelerin neden ve sonuçlarını ve onları anlamlandıran düşünceleri kavramalarına yardımcı olacak bir kılavuz ve nihayet eleştirel düşünce peşinde koşmaya arzulu ve yazgılı olanlar için Marx’ın düşüncesini, bizzat Marx’ın kendi yapıtlarından öğrenmeye özendirilecekleri ve sevk edilecekleri bir entelektüel sıçrama noktası... 
Marx, parlak bir akademik kariyeri, varlıklı bir bilim insanının ya da ünlü bir yazarın rahat yaşamını teperek bir siyasal sürgünün zorlu kaderini seçti. Bütün yaşamı boyunca amansız eleştiri silahını elinden düşürmeksizin egemen sınıflara ve onların ideolog ve siyasal önderlerine meydan okuyarak yanlış fikirlere, düzmece şiarlara, sahte teorilere, eylemsizliğe ve ikiyüzlülüğe karşı savaştı. 
Yordam Kitap, kitlelerin kurtuluş mücadelesi tarihinde yeni bir sayfa açan bu büyük devrimcinin, enternasyonal işçi sınıfının önderi Karl Marx’ın yaşam öyküsünü Ertuğrul Kürkçü’nün yetkin çevirisiyle sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/738e6b90-fa00-43d8-8d86-e2196b1319fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx Biyografi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karl Marx Biyografi, BBC’nin milenyum anketinden “bin yılın en büyük düşünürü” olduğu doğrulanarak çıkan Karl Marx’ın yaşamı ve düşünceleri üzerine bugüne dek yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri. İçeriden bakanlar için dara düştüklerinde hızlıca el uzatacakları bir başvuru kaynağı, dışarıdan bakanlar için yeterince anlam veremedikleri toplumsal mücadelelerin neden ve sonuçlarını ve onları anlamlandıran düşünceleri kavramalarına yardımcı olacak bir kılavuz ve nihayet eleştirel düşünce peşinde koşmaya arzulu ve yazgılı olanlar için Marx’ın düşüncesini, bizzat Marx’ın kendi yapıtlarından öğrenmeye özendirilecekleri ve sevk edilecekleri bir entelektüel sıçrama noktası... 
Marx, parlak bir akademik kariyeri, varlıklı bir bilim insanının ya da ünlü bir yazarın rahat yaşamını teperek bir siyasal sürgünün zorlu kaderini seçti. Bütün yaşamı boyunca amansız eleştiri silahını elinden düşürmeksizin egemen sınıflara ve onların ideolog ve siyasal önderlerine meydan okuyarak yanlış fikirlere, düzmece şiarlara, sahte teorilere, eylemsizliğe ve ikiyüzlülüğe karşı savaştı. 
Yordam Kitap, kitlelerin kurtuluş mücadelesi tarihinde yeni bir sayfa açan bu büyük devrimcinin, enternasyonal işçi sınıfının önderi Karl Marx’ın yaşam öyküsünü Ertuğrul Kürkçü’nün yetkin çevirisiyle sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61a81d92-fb48-43c7-8889-d57c3f9dac35.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma</image:title>
            <image:caption>Neden bu kadar çok çalışıyoruz? Çalışma bizim kim olduğumuzu neden ve nasıl belirliyor? Nasıl oldu da çalışma, hayatımıza anlam ve değer katan, toplumsal statümüzü belirleyen, zamanımızı kimlerle ve nasıl geçireceğimizi söyleyen, üstelik bedenimizi, çevremizi, eşitlik anlayışımızı dönüştüren bir şey haline geldi? 
 
Dünyanın önde gelen antropologlarından James Suzman bu kitabında, çalışmayla kurduğumuz ilişkinin 300 bin yıllık evrimini kayda geçiriyor ve bu ilişkinin günümüzde de köklü bir değişimden geçtiğini ve bu değişimin olası sonuçlarını gösteriyor. 
 
“Çalışmanın ne olduğu konusundaki temel varsayımlarımıza karşı çıkan etkileyici bir çalışma. Otomasyon, küresel iş piyasasını bütünüyle bozma tehdidi taşırken, çalışmanın ekonomik, psikolojik, hatta manevi önemini bir an evvel yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. Suzman avcı-toplayıcıların, şempanzelerin, hatta kuşların yaşamlarını irdeleyerek ‘doğal’ kabul ettiklerimizin sıklıkla finans gurularının ve tarım dinlerinin şaibeli mirasından ibaret olduğunu vurguluyor. Umarım geçmişte zamanımızı nasıl geçirdiğimizi bilmek gelecekte daha makul seçimler yapmamızı sağlayacaktır.” 
Yuval Noah HARARI 
 
“Bu ufuk açıcı ‘derin tarih’ çalışmasında antropolog James Suzman, insan doğası hakkındaki anaakım ekonomik varsayımları sorguluyor ve modern kültürlerimizin artan eşitsizlik sorununu anlaşılır kılmak için önce geçmişimizi anlamamız gerektiğini iddia ediyor.” 
New Statesman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b896b96-3612-4291-9420-f208c28fcdf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Matematiği – Numeroloji Ajandası 2023</image:title>
            <image:caption>1 geldi ilk, BEN dedi. Erildi. 
 
2’nin rahminde SEN’e evrildi. 
 
3’te ego sahnedeydi: “BEN,” dedi SEN, “SEN,” dedi BEN. 
 
4’ün kalbinde sabırla yumuşadı BEN, pişti SEN; tek nefes “BİZ!” dediler. 
 
5’te merak etti BİZ, keşfetti SİZİ. 
 
6’da artık kocaman bir aileydi: BEN, SEN, EGO, BİZ, SİZ! 
7’de aşka düştüler hep birlikte; birbirlerini aydınlattılar. 
 
8’de anladılar BİR’likten doğan gücü, bereketlendiler. 
 
9’da birdiler, insana ilham, özlerine şifa oldular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051ea052-5c90-4cfa-b97a-08b1c6218b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Festergrimm</image:title>
            <image:caption>MEKANİK BİR DEV UYANIRKEN, KASABA İÇİN ZAMAN DARALIYOR!
 
Büyük Nautilus Oteli’nin Kayıp Eşya Koruyucusu Herbie ve korkusuz arkadaşı Violet, şu ana dek Tuhaf Deniz Kasabası’nın pek çok sırrını ortaya çıkarmıştır: Dalgaların altında gizlenen, sahillere vuran ve kilitli kapıların ardında yatan sırlar. Zeki ve acımasız düşmanları Sebastian Yılanbalık, kasabanın soğuk ve fırtınalı bir gününde ölümden dönmüşçesine ortaya çıkıp uzun süredir kapalı olan balmumu müzesini açma planlarını anlattığında, maceraperest ikili onun kötü niyetlerinden şüphelenir. Araştırmaları onları kasabanın sırlarla dolu efsanevi geçmişine götürdüğünde, haklı olduklarını anlarlar. Sebastian Yılanbalık, anahtarının Herbie’de olduğunu inandığı bu sırrı ortaya çıkarmak için her şeyi göze almıştır. 
Ölümden dönen ezeli baş düşman… Ürkütücü efsaneler… Hareket eden balmumu heykelleri… Ve kasabayı kasıp kavuran devasa bir robot… Devamı için yeterince cesaretli misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc01ea2e-a373-4ff0-9371-47cf15914a50.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinop Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>Şu uzun yaşamın bana öğrettiği en önemli şey; kötülüğün sonsuzluğu ve insanların onunla birlikte yaşamak zorunda olduğu gerçeğidir. Benim gerçeğim. Öznelliğim. Tanımlanan ya da bireyselliğimizde tanımladığımız kötülüğün varlığını kabullenmek ve onunla kurduğumuz, kuracağımız öznel ilişkinin niteliğini düşünmek zorundayız. 
Ancak bu yapacaklarımızı yapmaktan bizi alıkoymamalı, sonuç olarak kötülüğün varlığını onun bize ulaşabildiğini bilmeli, onunla başedebilmenin yollarının da başkalarının kendi öznelliklerinde kötü olarak tanımlanabileceğini kanıksamalıyız. 
Sonuç itibariyle kötülüğün var olduğunu ve var olacağını kabul etmek gerekir. Fakat ne bu “var olma hali” ne de onun kendisi kötü değildir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6148e90f-1d92-4e1b-82d6-2cb5fb923497.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Operasyon Grubu</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlar ben kitabın yazarı Elif Gül Yiğit. 
Umarım yazdığım bu kitabı beğenirsiniz. 
Size verebileceğim en güzel tavsiye: 
Okumak, okumak, okumaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7300b2a-41f0-40f1-a6b8-bff8783637f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkaç Kullanım Kitabı</image:title>
            <image:caption>Geçmiş yaşamlarınıza ilişkin bilgiler edinmek, geleceğinizle ilgili doğru kararlar almak, spiritüel çalışmalar, enerji çalışmaları, şifa çalışmaları yapmak, kaybolan eşyalarınızı bulmak istemez misiniz? Bunların hepsini sadece sarkaç kullanarak yapabilmenizin, kararsız kaldığınız konularda sarkacınızı kullanarak sizin için en hayırlı ve en doğru cevapları almanızın mümkün olduğunu bu kitapta okuyacaksınız. 
Güneş Gönülalan Adak 
 
Yaşam Koçu 
Reiki 
Spiritüel Danışmanlık 
Numeroloji Gelecek Analizi 
Grabovoi Sistemi Sayılarla İyileşme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ca195de-d867-4b36-9dbc-9cde13e24ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Rune Sembol Kartları (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KADİM RUNE SEMBOLLERİ 
ZAMANSIZ BİR BİLGELİK… 
Rune sembolleri zamansız sembollerdir ve eski Futhark runeleri bize yalnızca kökenlerimizi anlatmakla kalmaz; aynı zamanda hem kişisel, hem toplumsal hem de global anlamda şifa alışmaları yapabilmemizi sağlarlar. 
Her runenin özünü anladığınızda, yorumlamanız çok daha kolay hâle gelir. Kartlar her runenin özüne zamansız bir şekilde nüfuz edilebilmesi için özel olarak hazırlanmıştır. Kartlar, runelerin gizemlerini gün ışığına çıkarmak ve açılımlarınız, şifa, enerji, korunma çalışmalarınızda çok daha kolay ve pratik sonuçlar alabilmeniz için sade ve pratik bir dille anlatılarak hazırlanmıştır. Size ve bütüne katkı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b370542-b1af-46c9-b7b0-43661d44be98.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kağanı Yüce Oğuz&apos;un Destanı</image:title>
            <image:caption>Çin’den Rum’a; kuzeyin karanlık ülkesinden Hindistan’a uzanan toprakları ele geçiren bir kahramanın yüce ülküsü olmalı. Dünyayı ele geçirmek için vergi ile ganimet arzusundan daha üstün bir güdüleme duygusu olmalı. Oğuz Kağan, fethettiği ülkeleri vergiye bağlamak için mi yola çıkar? Bütün dünyayı tek bayrak altında birleştirmek için mi? Yoksa Batılıların İskender’i gibi milyonların kanını akıtma pahasına bengü suya ulaşmak için mi? 
                Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Türkçeye çevrilip basılmalarını istediği eserlerden biri, Lütfi’nin Dilinden Selçuk Şehnamesi’dir. Şu an okumakta olduğunuz Türk Kağanı Yüce Oğuz’un Destanı adlı eser, işbu Selçuk Şehnamesi’nin ilk on altı sayfasını oluşturmaktadır. Bilemediğimiz nedenlerden dolayı Türkçeye çevrilmeyen bu eser daha sonra İran Meclis Kütüphanesi’ne gitmiştir. 80 yıllık gizemli yolculuğunun ardından kütüphanenin tozlu raflarından çıkan eserde Oğuz Kağan’ın yönetim anla - yışını, yaşam tarzını, Tanrı’nın dostu seviyesine yükselişini bulabiliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b433d4-bfc1-4474-8486-0c33d08dc9c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinuçen Tanrıkorur&apos;un İcad Ettiği Form Seyr-i Natık</image:title>
            <image:caption>CİNUÇEN TANRIKORUR’UN İCÂD ETTİĞİ FORM SEYR-İ NÂTIK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb270027-e5d5-42c8-80a4-7a660d4be20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Katra</image:title>
            <image:caption>ALGILADIĞIMIZ GİBİ YAŞARIZ 
 
Şu an yaşadığınız hayat sizin seçiminiz mi yoksa tek çareniz mi? 
Eğer hayatınızı istediğiniz gibi şekillendirebilme gücünüz olsaydı yine aynı hayatı mı seçerdiniz? 
Peki ya nasıl bir hayatınızın olmasını isterdiniz? 
Başarılı bir yaşam için düşünce, duygu ve eylemi kullanma sanatına KATRA denir. KATRA sanatıyla insan düşüncelerini yönlendirmeyi, duygularını yönetmeyi ve eylemi seçmeyi öğrenir. Çünkü: 
Doğru bilgiler doğru algılar yaratır 
Doğru algılar iyi düşünceler yaratır İyi düşünceler hoş duygular yaratır 
Hoş duygular doğru eylemler yaratır 
Doğru eylemler doğru yaşam yaratır. 
Eğitim ve Yaşam Koçu Umar Buba Gabaju, değişimi arzulayan herkesi KATRA sanatıyla yepyeni bir başlangıca davet ediyor. KATRA sadece ne yapmanız gerektiğini değil, nasıl yapmanız gerektiğinin sırlarını da fısıldar. KATRA sanatıyla tanıştığınızda gerçekleri kendi gözünüzle görecek ve hayatınızı istediğiniz gibi inşa edeceksiniz. 
 
Tüm güç elinizde, geriye kalan sadece onu nasıl kullanacağınızı öğrenmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05bf36ae-5da2-4ca5-bb36-ed9bb4b155b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Miras Hukukunda İrade Hürriyeti</image:title>
            <image:caption>İSLAM MİRAS HUKUKUNDA İRÂDE HÜRRİYETİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a47afc-df3a-45f5-b736-5d1cc96305ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlü Sözlerle İdeal İnsan Profili</image:title>
            <image:caption>Söz ola kese başı 
Söz ola kese savaşı. 
- Yunus Emre 
 
&quot;Hayata dair herkes konuşur, ancak kimi söz söyler, kimi öz söyler.&quot; 
İnsan hayatı, okuduğu bir kitaptan, bir makaleden ya da tek cümlelik bir sözden etkilenme hatta değişme potansiyeline sahiptir. İşte elinizdeki şu kitapla her biri yaşamın ve yaşanmışlığın içinden süzülüp gelmiş bu sözlerle hayatınıza bir dokunuşta bulunmak istedik. İyisi mi, sizleri bu düşünceden incilerle baş başa bırakalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2526ea-3062-466a-9081-1b8ec43be5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İhanet Eder Sevdiğine</image:title>
            <image:caption>İHANET YÜZÜNDEN AYRILANLARI, BAZEN İNTİKAM BİRLEŞTİRİR... 
 
Onlarınki bir peri masalıydı adeta... Tertemiz ve masum... Birbirlerine delicesine tutkundular. Onları ölüm bile ayıramazmış gibi görünse de hayatın gerçekleri bir tokat gibi inecektir yüzlerine. Tarık’ın güç tutkusu ve çevresindekilerin üzerinde kurduğu baskılar, Ülkü’yle yaşadığı o büyük aşkı bile sarsmaya başlayacaktır. Kırgınlıklar, küsmeler, araya girenlerin barıştırmaları, ayrılıp birleşmeler derken, işin rengi de değişecektir. Canı en çok yanan, elindeki son iki kozu da kullanmak zorunda hissedecektir: intikam ve ihanet... 
Bu iki duygu kontrol edilemez düzeyde ele geçirecektir bir âşığı... Cinayet işlemek bile soğutmaya yetmeyecektir, alev alev yanmakta olan bir yüreği...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd5a8b74-2799-462b-a998-b4feb06183b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>Efe, mutlu çocukluğunun geçtiği adadan başka bir ada ülkesine gelmişti. Tabiat, sakin yaşam ve deniz gibi benzerlikleri vardı, fakat çok önemli bir fark da vardı; Afrika, sömürülen, yoksul ve çaresiz bırakılan, masum insanların adasıydı. Burada çocuklar eğitilemiyor, doğru dürüst meslek sahibi olamıyorlardı. Hayatı doya doya yaşamak onların da hakkıydı elbette, ancak bu şansları hiç olmamıştı. Doğal zenginlikleri ellerinden alınmış, zorla çalıştırılmışlardı. Aç kalmışlar, kimi zaman da bulaşıcı hastalıklarla boğuşmuşlardı. Yeterli sağlık yardımı alamadıklarından, hayata erkenden veda ediyorlardı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fc64478-0c2d-4bf0-93cd-2a184d5b2299.jpg</image:loc>
            <image:title>Giuseppe’nin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Giuseppe, Luca&apos;nın çenesinden tutarak: &quot;Peki, kızının ne suçu vardı, ha?&quot; diye bağırdı. Luca&apos;nın üzerinde hâlâ sarhoşluk vardı. “O kim be, adını bile hatırlamıyorum.&quot; dedi. Giuseppe&apos;nin siniri daha da katlandı ve daha fazla beklemeden Luca&apos;nın başına ve gövdesine birkaç el ateş etti. Giuseppe, görevini tamamlamıştı. Biraz soluklandıktan sonra aşağı inip bir sandalyeye oturdu, arkasına yaslandı, yorgundu. Sessizliğin ve karanlığın içinde düşünmeye başladı. On yıl önce böyle bir şey yapabilir miydi? Geçen zamanda hayat onu nasıl bir insana dönüştürmüştü? İçinde pişmanlık yoktu, sadece yaşamak istediği hayatla olayların onu ittiği noktayı düşünüyordu. Şu anda tek bir mermiyle her şeyi bitirebilirdi ama ya annesi? Öyle veya böyle hayatta kalması gerekiyordu. Ondan uzakta olacaktı belki ama en azından annesi, onun yaşadığını bilecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7323cfd-cec8-4b98-ad53-89f4705e9fda.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mühendis Öğretmen İle Bilim, Varlık ve Allah&apos;a Dair Mailler (Bilim-Din Barışı İçin)</image:title>
            <image:caption>Mühendis: 
Peki hocam, ilginiz ve cevabınız için teşekkürler. Yordum sizi. Hakkınızı helal ediniz lütfen. Selametle kalın... İki yazıyı da tekrar okudum, dün gece de okumuştum, ama kalın kafalılığımdan olsa gerek anlayamadığım noktalar oldu. Ayrıca tanıttığınız videoyu da seyrettim. Ama: 
Bahaeddin Hoca’mın Allah tasavvurunu, ALLAH deyince ne kastettiğini, Nevzat Bey’in argümanlarına eleştirileri haklı ama Bahaeddin Hoca’nın kendisinin Allah’ı nasıl ispat edebildiğini... 
Madde yaratılmış mı ezeli mi? Veya böyle bir soru, Sayın Hocama göre doğru mu yanlış mı? Doğru ise cevabı ne, yanlışsa hangi açıdan yanlış ve bu soruyu nasıl doğru soru olarak sorabilirdim, gibi sorularımdan hala kurtulamıyorum. 
Kalın kafalı olabilirim, anlayışı kıt da olabilirim; ama kıt kafalı birisine de hocam engin birikimiyle bir el atamaz mı, daha alt seviyeye inerek de olsa yeniden kısa da olsa medet edemez mi, diye içimden geçeni iletiyorum sayın hocam. 
Sizin ifadelerinizden kendimce bir Allah inancı/tasavvuru/kavramı üretemiyorum kalın kafalılığımdan dolayı. Kızsanız da adeta mecburen yazıyorum bunları... 
Ayrıca maddenin yaratılmışlığı/ezeliliği imanımı tekrar gözden geçirtecek kadar önemli benim dünyamda. (Yanlış olabilir ama kendi dünyamda durumumu sayın hocam ile paylaşıyor ve yardım bekliyorum.) 
Adeta doğru ve sahih bir Allah inancı/tasavvuru/kavramı ve ezelilik/yaratılmışlık meselelerini anlayamazsam, kendime anlatamaz ve aklen ve kalben ikna ve tatmin olmazsam manen boğulacak, ölecek, başka diyarlara uçabilecek bir halette hissediyorum. Manevi yardıma muhtaç haldeyim. (Başka bir kişi veya kaynak önerseniz ona da varım hocam.) 
 
Bahaeddin Sağlam: 
Madde bir terkiptir, dağılmaya patlatılmaya müsaittir; ezeli olamaz. Bu bir, bunu bil. Bugün hiçbir bilim adamı, maddenin ezeliyetini kabul etmiyor. O iddia 19. asırda kaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53662222-d6d4-4558-a60b-80b0d3c02cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Van Kız Öğretmen Okulu Belgeseli Van&apos;dan Anadolu&apos;ya</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 1965’li yılların Türkiye’sinde adını ve yerini bilmedikleri bir şehre doğru kanat çırparak giden öğretmenlerin destansı mücadelesi anlatılır. O yıllarda Doğu Anadolu’nun mavilikleri ile ünlü, gardaşlar diyarı olarak bilinen Van kenti mahrumiyetin kader diye yazıldığı yerlerden birisidir. Adı bahse konu olan şehrin şartları namüsait olsa bile vatansever idareciler her türlü zorluğu yenerek eğitim ve öğretimi başlatırlar. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Öğretmenler gelecek nesiller sizin eseriniz olacaktır” veciz sözü onların gayretlerine rehberlik eder. Bu vesileyle Van Kız Öğretmen Okulu idarecilerinden Hasan Kanver Bey ve arkadaşlarına en kalbi teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bizlerle elli senelik arşivlerini paylaşmaları sevgili okulumuza duyulan özlemin ve hasretin en bariz örneğidir. Bu kitabın edebiyat dünyası ve okulumuz öğretmen ve öğrencileriyle buluşturulması gelecek nesillere kültür mirası olarak bırakılmasına yöneliktir. Halk arasında muteber bir söz vardır. “Hafızayı Beşer Nisyan İle Malüldür.” Yani insan hafızası unutma özürlüdür. 
 
Bizler Van Kız Öğretmen Okulunun kuruluşundan itibaren görev yapan Hasan Kanver Bey arkadaşlarının verdiği destansı mücadelenin unutulmaması adına bu satırları kaleme aldık. Yaptığımız çalışmanın ana teması insani ve vicdani sorumluluğumuzu yerine getirmekti. Bu güzide insanlar her türlü zorluğun üstesinden gelerek, Süphan dağının çiçeklerine benzeyen öğretmenleri eğitim ordusuna kazandırdılar. Mezun edilen öğretmenler yurdun dört köşesine dağılarak oğul balı tadında öğrenciler yetiştirdiler. Bu vesileyle yolu Van Kız Öğretmen Okulu ve Lisesinden geçenleri saygıyla anıyor, okulumuzun kuruluşundan itibaren 1965 ile 1975 yılları arasında on yıl görev yapan Hasan Kanver Bey ve arkadaşlarının ellerinden saygıyla öpüyoruz. 
 
Van Kız Öğretmen Okulu ve Lisesi adına Araştırmacı Yazar Ziya ŞAHİN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9073ef6-cd55-4d7a-b3da-9ae2d71e9f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Patron</image:title>
            <image:caption>Hasan yandaki mağazadan keskin bir bıçak satın aldı. Satıcı kız: 
 
 - Bu bıçak jilet gibidir dikkatli kullanın. Ayrıca yıllarca dayanır, böyle keskin bir bıçağı uzun bir süre ilk günkü kalitesiyle kullanırsınız. 
 
Hasan için yalnızca jilet gibi keskin olması önemliydi. Yıllarca dayanmasına gerek yoktu. Çünkü bir kere kullanacaktı. 
 
Hasan bıçağı gazeteye sarıp montunun içine koydu. Evde annesine çaktırmadan sakladı. Sabah olunca bıçağı gizlediği yerden aldı, montunun içine koydu ve erkenden işe gitti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b3ee1c1-dc6e-406f-8bf0-a5f23137497d.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 146. Sayı: Mor Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Mor Ekonomi – Nuran H. Belet 
Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi, Sürdürülebilir Büyüme ve Kalkınma için Mor Ekonomi – İpek İlkkaracan 
Kadın Emeğinin Prekarizasyonu ve Toplumsal Yeniden Üretim – Saniye Dedeoğlu 
Mor Küçülme: Mor Ekonomi ve Küçülme Perspektifiyle Bakım Krizi – Burcu Sarı Karademir 
Eşit Bakım Emeğine Doğru Mor ve Haklı Bir Talep: Kreş Hakkı – Zuhal Yeşilyurt Gündüz 
Çocuk Bakım Hizmetlerine Erişim ve Kadın İstihdamı – Çisel Ekiz Gökmen 
Toplumsal Cinsiyet Rejimi Bağlamında Türkiye’de Kurumsal Çocuk Bakım ve Eğitim Hizmetleri – Saniye Dedeoğlu, Aslı Şahankaya Adar 
Bakım Emeğinin Görünmeyen Yüzü: Zihinsel Yük – Gülçin Con Wright, Aylin Çakıroğlu Çevik 
Türkiye’de NEET’lerin Zaman Yoksulluğunun İncelenmesi – Devrim Dumludağ, Emir Pehlivan 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor – İpek İlkkaracan 
Eşit ve Kapsayıcı Bir Dünya için “Mor Ekonomi” – Ayşe Kaşıkırık 
Yaşlı Bakımı ve Belediyenin Rolü – N. Yasemin Sezgin, Gülfem Kıraç Keleş 
İş Gücü Piyasalarında Farklı Boyutlarıyla Kadınlara Yönelik Cinsiyet Ayrımcılığı: Dünyada ve Türkiye’de Güncel Durum – Burcu Türkcan 
Özel Güvenlik Görevlileri: Kadınlar için Açık Kapı mı? – Ece Öztan Paralı, Nurcan Özkaplan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2d23dd2-3ee9-45eb-a745-295aa90d33e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Değer Zincirinin Evrimi</image:title>
            <image:caption>İktisat, 1929 Buhranı’nın öncesinde konuyu fizik gibi “müspet bilim” haline getirmek için özü olan insandan ve onun karar süreçlerinden ayırıp matematikleştirme yolunu seçen ve daha sonra ana akıma dönüşen eğilimlerden, 20.yüzyılın ortalarından itibaren kurumların önemini, insanların davranış biçimlerini inceleyen, mükemmel olmayan piyasa süreçlerini irdeleyen ve art arda Nobel ödülüyle tanınırlık kazanan eğilimlere evrilmiştir. Yerleşik karşılaştırmalı üstünlük teorisi, ülkelerin uluslararası ekonomik faaliyetinin sonuçlarından yola çıkmaktadır. Oysa doğru soru, ülkenin uluslararası ticarette başarılı olması için -ki bu doğru rekabetçi kaynak tahsis kararlarıyla mümkündür- yatırım ve üretim aşamasında nasıl hareket edilmesi gerektiğidir. Ülkeler bir kez ihracat, ithalat yaptıktan sonraki “post mortem” analizinin, önceki kararların doğru olup olmadığının sağlaması olmaktan öte yararı yoktur. Hedefin rekabet gücü vasfının üretimde yani şirketlerde olduğundan hareketle, onların doğru kararları nasıl vereceğini irdelemek önemlidir. Elinizdeki çalışmayı bu iki cümleyle özetlemek mümkündür. 
 
Kitap okunduğunda çok şey düşündürüyor, ekonomide, şirketlerde karar sürecinde rasyonaliteye uymayan bir gözle bakıyor ve akademik dünyadan yatırımcılar dünyasına, politika yapıcılara kadar birçok kişinin düşünce sistemine çok şey katıyor. 
  Dr. Mahfi Eğilmez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba59ce2-3c94-47de-8806-e28ea3e38003.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyısında Durdurulamaz Zamanın</image:title>
            <image:caption>Ben şimdi 
orada, ötede 
bir taşın üzerinde oturuyorum. 
Ben, yine aynı ben; 
Kıyısında durdurulamaz zamanın. 
Ayağımı sallandırmışım  
akıp giden zamana. 
Ayak parmaklarımı  
ıslatıyor zaman. 
Benden öncekilerin bıraktıkları yapraklar ve çiçekler 
yüzüyor zamanın akışında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b1b15d-7c06-4f68-a7ce-fb70a2a16429.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli İnekler Diyarı</image:title>
            <image:caption>Yediğiniz bir şey sizi hiç kıpkırmızı yaptı mı? 
Beni yaptı. 
Peynirin tadını bilmem. 
Yoğurdun benim için beyaz bir boyadan başka anlamı yok. 
Süt hakkında bildiğim tek şey, ineklerin ürettiği. 
En korkuncu ise… 
Ben hiç dondurma yemedim! 
 
Dondurmaya alerjisi olan ve tadını hiç bilmeyen bir çocuk, kendini, çikolatalı süt üreten sihirli ineklerin arasında bulsaydı ne olurdu? 
Birbirinden sevimli, rengârenk ineklerin arasında sizce süt içmeden durabilecek mi? Belki de bu harika sütü tatmanın bir yolu vardır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3705987-c7cb-44c6-9d19-76e5fada6ef5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin Kapalıyken Kedi Görebilir misin?</image:title>
            <image:caption>Gözlerini kapatınca görebilir misin? 
Hayır mı? 
O zaman gel de otur şu ağacın altındaki kırmızı mindere! 
Kapat gözlerini! 
Kim bilir neler duyacak, neler göreceksin! 
Belki de sadece gözlerini kapatırsan duyabileceğin hikâyeler vardır… 
*** Elvan Karadeniz, son derece samimi bir üslupla, hayal kurmanın sihirli gücünün kapılarını aralıyor. Bu kitapla, okumaya değil, hikâyenin bir kahramanı olmaya davet ediyor çocukları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ec84b71-30e1-49a7-b493-de5cf1ec0b4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşku</image:title>
            <image:caption>Durağan yaşamımın, ne olup bittiğini anlamadan bir hareket kazandığını görmek, açıkçası bir miktar yordu beni. Yine de bu, yıllar sonra dışarı çıktığında gözleri kamaşan bir tutsağın anlayabileceği türden bir yorgunluktu. Nasıl ki o, bir an evvel gözlerinin gün ışığına alışmasını düşleyerek yürüyorsa, ben de zihnimin bu yorgunluğu kaldırmasını düşleyerek, belki bir heves içinde kapılmıştım bu hareketliliğe. Yine de biraz durulmak fena olmayacaktı. Yasemin’in gelmesine henüz üç saat vardı. Nevzat Bey’in gidişinin ardından iyi bir sohbet etme olanağımız olacaktı. Arzu’nun uyanması saatleri bulabilirdi. Deniz’in ise ne zaman karşıma çıkacağına dair bir fikrim yoktu. En beklenmedik olan, en can sıkıcı olandı bu durumda. Tıpkı yaşamın tüm aşamalarında olduğu gibi. Bir kitap çıkardım kitaplığımdan. Yüzbaşının Kızı. Sahi, neden daha önce hiç Puşkin okumadım? 
 
Kuşku, eve dönüş yolunu yitirmiş bir genç adamın baskıyla, şiddetle, ötekileştirilmeyle çevrelenmiş yaşamlarla tanışmasını; bunları anlama çabasını ve dostça bir yakınlığa duyulan özlemin yarattığı benzersiz sancıyı anlatan bir kısa roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd3a4f6-3193-4007-92c3-159774b4bb5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Mat</image:title>
            <image:caption>Oyun başlayalı yarım saati geçmişti. Turnuvanın başından beri satranç saatinin sürekli basılmaktan yıpranmış ve solmuş düğmesine diğer oyunlarımdan farklı olarak sert basmayı istemedim. Herkesin zamanı yetiştirmek adına hırsla vurduğu bu düğmeye maç süresince sakin bir edayla dokunacaktım. Bu hareketimle belki oyunu değil ama onu kazanmayı umuyordum. Gözümü oyundan ayırmaya cesaretim yoktu. Dalgınlıkla oyundan kafamı kaldırdığım zamanlarda gözlerime o ela gözleri değince satranç saati tamamen sessizliğe bürünüyor, duyduğum tek tik-tak sesi göğüs kafesimi kırmaya meraklı kalbimin tik-takları oluyordu. Keşke böyle zamanlarda satranç saati gibi yürek saatini durdurmanın veya karşı tarafa paslamanın bir yolu olsaydı. 
 
Rakibiniz sadece rakibiniz olmayınca içinizdeki karmaşayı karşı tarafa belli etmeyi pek tercih etmez; bunun bir zayıflık yaratmasını istemezdiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18847ff1-54b1-452f-876f-e318751b37a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Işıkları Altında Badem</image:title>
            <image:caption>Bir kedinin tek başına Finlandiya’ya gitmesi ve kuzey ışıklarını görmesi gerçekten mümkün mü? 
Uçan bir geyik, ona yardım ederse neden olmasın! 
Badem, bir geyiğin sırtına atlayıp Finlandiya’yı gezerken, 
daha önce hiç yaşamadığı bir maceranın ortasında buluyor kendini. 
Noel Baba’nın evini ziyaret, tarçın şurubu, zencefilli kurabiye ve daha fazlası… 
  Özlem Gençer, sıcak ve samimi bir dille, hem Beyaz Zambaklar Ülkesi Finlandiya hakkında minik keşifçilere yol açıyor hem de çocukları, dünya tatlısı bir kedi olan Badem’le tanışmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff9bca65-28a2-4184-b285-bbd7d7212a32.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirler</image:title>
            <image:caption>Şahiye Say, Ankara Üniversitesi SBF Basın Yayın Yüksekokulu mezunudur. 1982’den itibaren Güneş, Cumhuriyet, Express, Anadolu Ajansı ve Radikal’de muhabirlik yaptı. 1988’de Samandağ Gazetesi’ni kurdu. 
 
Gazetecilik alanında Türkiye çapında 16 ödül aldı. Elinizdeki “Sihirler” öncesinde yayınlanmış 4 kitabı bulunuyor. 2014 yılında geçirdiği bir trafik kazası nedeniyle konuşma yetisi olumsuz etkilendi. İkisi beyin olmak üzere pek çok ameliyat geçirdi. Tedavisi sürmesine rağmen aktif gazetecilik yaşamını hala en iyi şekilde sürdürüyor. Onun sözleriyle noktalamak gerekirse: 
 
“Yazmak ve üretmek, yenilemek ve ileriye doğru yürümek en güzel yaşamdır.” 
 
Öncelikle şiirlerinde kullanılan dil oldukça başarılı. İşlediği gerek toplumsal gerekse bireysel konular da oldukça ilgi çekici. Ayrıca şiirlerindeki ritim ve ahenk de ortalamanın üzerinde. Mustafa Şimşek/Editör</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2668dd69-2c5e-4baf-99bc-fe53b7cf339f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seviyorum Anne</image:title>
            <image:caption>Çocuk gelişimci ve eğitimcisi İrem Horoz Aydındağ, sade ve çocuksu bir üslupla, koşulsuz sevgi üzerine düşünmeye davet ediyor çocukları. Bir çocuğun gözünden “annelik” kavramı ele alınırken, aslında koşulsuz sevginin sihrini ortaya koyuyor sözcükler. 
  “Sihirli kelimelerin, süper güçlerin, her an gülümseyen kalbin benimle birlikte olduğu için seni seviyorum anneciğim!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91e20297-6761-4584-94d6-255bd483b55f.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Saçları Tatile Çıktı</image:title>
            <image:caption>“Hey! Olduğunuz yerde kalın!” diye seslendi babam. Çok geç! Saçları çoktan tozu dumana katmışlardı bile. Banyodan doğruca mutfağa, oradan da pencereden dışarı ve özgürlük! Çok geçmeden amansız bir kovalamaca başladı. Ancak saçlar ne yapıp edip sıvışmayı başardı. Babam saçsız başıyla öylece kalakaldı, derken günün birinde bir fırtına koptu... “İki Bana Bir Sana”nın yaratıcısı Jörg Mühle’den evleri şenlendirecek yeni bir öykü. Kahkahalar eşliğinde kaçan saçları kovalamaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f69357e-8034-4fd4-975b-c595fdbbb754.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 3-Yehmum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İstanbul’daki sessizlik iyiye işaret değildi. 
Ablasıyla ilgili gerçekleri öğrenen Miraç, ablasını kurtarmak için bir yola çıktığında, Aykan oğlunu tutamayacağını biliyordu. Daha sonra bu yol, bir göreve dönüştü. Şehirdeki buzlar yavaşça çözüldü ama şimdi farklı olan bir şey vardı. Zaman Hükümdarı’nın hançeri, artık İstanbul’da değildi ve İstanbul’daki tüm saatler susmuş, gündüz ile gece aynı anda gökyüzünde asılı durmuştu. 
  Öğrendiği sarsıcı bir gerçek sonucu baş düşmanı Manbel’i azat eden Mahinev, ansızın karşısına çıkan genç bir kızın söyledikleriyle kaosun yeniden kapıda olduğunu anlar. Cadılar, öç almak için Mahinev ve arkadaşlarının peşine düştüğünde, Mahinev’i ve onun peşindeki cadıları beklemeyen bir şey vardır. Efken’in birdenbire ortaya çıkan, yıkıcı ve karanlık gücü daha büyük bir karmaşaya neden olmak üzeredir. Efken gücünün karanlık yanına teslim mi olacaktır? Yoksa karanlık yanını eğitip yenilmez bir lider olduğunu mu kanıtlayacaktır? Tüm bunlar olurken, Efken ile Mahinev’in aralarındaki tutkulu aşkın alevleri, Varta’daki karları bile eritecek güce erişir ama o alevlerin üzerinde felâket şimşekleri çakmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4f5a20c-f592-45fc-bb0e-c2969fefe604.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 3-Yehmum</image:title>
            <image:caption>İstanbul’daki sessizlik iyiye işaret değildi. 
Ablasıyla ilgili gerçekleri öğrenen Miraç, ablasını kurtarmak için bir yola çıktığında, Aykan oğlunu tutamayacağını biliyordu. Daha sonra bu yol, bir göreve dönüştü. Şehirdeki buzlar yavaşça çözüldü ama şimdi farklı olan bir şey vardı. Zaman Hükümdarı’nın hançeri, artık İstanbul’da değildi ve İstanbul’daki tüm saatler susmuş, gündüz ile gece aynı anda gökyüzünde asılı durmuştu. 
  Öğrendiği sarsıcı bir gerçek sonucu baş düşmanı Manbel’i azat eden Mahinev, ansızın karşısına çıkan genç bir kızın söyledikleriyle kaosun yeniden kapıda olduğunu anlar. Cadılar, öç almak için Mahinev ve arkadaşlarının peşine düştüğünde, Mahinev’i ve onun peşindeki cadıları beklemeyen bir şey vardır. Efken’in birdenbire ortaya çıkan, yıkıcı ve karanlık gücü daha büyük bir karmaşaya neden olmak üzeredir. Efken gücünün karanlık yanına teslim mi olacaktır? Yoksa karanlık yanını eğitip yenilmez bir lider olduğunu mu kanıtlayacaktır? Tüm bunlar olurken, Efken ile Mahinev’in aralarındaki tutkulu aşkın alevleri, Varta’daki karları bile eritecek güce erişir ama o alevlerin üzerinde felâket şimşekleri çakmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b2ac8c3-44ec-4405-b08e-08a57ccaa02f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaynaklarda Türk Ve Türkçe</image:title>
            <image:caption>Biz kimiz? Ne zamandan beri kendimize Türk, dilimize Türkçe diyoruz? Osmanlı döneminde insanlar kendilerine Osmanlı, dillerine Osmanlıca mı diyordu? Cumhuriyet döneminde mi Türk olduk? Şöyle de sorabiliriz: Türk adı bize Cumhuriyet döneminde mi dayatıldı? 
Elinizdeki kitap işte bu soruların cevabını arıyor. Tarihin derinliklerinden 20. yüzyılın başlarına kadar kaynaklar taranmış, Türk ve Türkçe ile ilgili kelimeler tespit edilmiştir. Sadece Türkçe kaynaklarda değil yabancı kaynaklarda da ne zamandan beri bize Türk, dilimize Türkçe denildiği araştırılmıştır. Kaynaklar tek tek gösterilerek zihinlerde hiçbir şüpheye yer kalmamasına çalışılmıştır. 
Okuyucular bu eserde Türk ve Türkçe / Türk dili / Türkî kelimelerinin bir geçit resmini bulacaklardır. Sadece Osmanlı sahasında değil Türkistan sahasında da bu kelimelerin izi sürülmüş, Türklük en geniş çerçevesiyle ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu küçük kitap sayesinde Türklüğümüzü yeniden keşfedeceğiz. 
Son cümle şöyle de olabilir: Bu küçük kitabı okuyan okuyucular, Türklüklerini âdeta yeniden keşfedeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6766e7ec-2496-4a0d-9514-9c4626cec878.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Döneminde Stratejik Yönetim-2</image:title>
            <image:caption>Zor bir dönemden geçtik. En önemlisi akıl sağlığımızı yitirmemekti. Bu sebeple kriz dönemlerinde bilgisine, aklına, saygınlığına güvendiğimiz insanlara, onların bilgi ve deneyimlerine çok ihtiyacımız var.  (Leyla Alaton- Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi) 
*** 
Kriz dönemlerinde şirketlerin nasıl yönetildiğine dair önemli vakalar içeren bu çalışma; eminim öğrencilere, akademisyenlere ve şirket sahiplerine ışık olacaktır. (Servet Yıldırım-Coca Cola İçecek Kurumsal İlişkiler Direktörü) 
*** 
İş dünyasının dijitale taşındığı yeni dönemde, kişisel markalaşma her zamankinden daha da önemli. Anahtar tavsiyeleri okuyucularımızla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. (Furkan Yavuz- Linkedin 30 Ülkeden Sorumlu Kurumsal Danışmanı) 
*** 
Kriz döneminde kullanılan teknolojik uygulamaların, yeni iş modellerinin ve alınan önlemlerin sürecin aşılmasında ne denli önemli olduğunu bir kez daha gördük. (Demet Sabancı Çetindoğan- Demsa Group Kurucu Ortağı) 
**** 
Deneyim; sonsuz sayıda girişim, başarı, başarısızlık, hayal kırıklığı, sevinçler, anlaşmalar, vazgeçişler gibi birçok yaşanmışlığın bütünü. Bu deneyimlerin kalıcı hale getirilmesi, gelecek nesillere karşı bir sorumluluktur. (Melek Yıldız- Meta Mühendislik Arıtma Kimya Sanayi Genel Müdürü) 
**** 
Günümüzün trendi; insanların daha genç görünmelerini ve kendilerini sağlıklı hissetmelerini sağlayacak güvenli, doğal ve sürdürülebilir ürünler satın alabilmeleridir. (Johan Larsson- Oriflame Türkiye ve Afrika Ülkeleri Başkanı) 
**** 
Kriz yönetiminin günlük olağan sorunlardan biri olduğu ülkemizde, donanımlı yöneticilerin değerli deneyimlerini okumak çok kıymetli. (Ayşen Zamanpur-Silk and Cashmere Yönetim Kurulu Başkanı) 
**** 
Sürdürülebilirlik, çevre ve iklim meselesi, kadının küresel ekonomide rol almasının toplumsal yararı, sağlık ve turizm sektörünün ne denli önemli lokomotifler olduğu… Hepsi bu kitapta… (Emine Erdem- KAGİDER Başkanı) 
*** 
Kriz dönemlerinde genç nesillere ışık tutabilecek bir kitap. (Ülfet Silahtaroğlu- Feronia Otel Genel Müdürü) 
*** 
Kriz yönetimine dair deneyimlerimizle turizm sektörüne katkımız olabilirse ne mutlu bize. (Zeynep Silahtaroğlu- Silkar Turizm Yönetim Kurulu Üyesi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0697482b-5850-42af-ac67-44d5a2df6a0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Erşan Kuneri Senaryo 1</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta Erşan Kuneri serisinin çekim senaryoları bir araya geliyor. Yakıştırdığım format şuydu: İlk bölüm Erşan ve arkadaşları draması, ikinci bölümler ise çektikleri filmler. Bu formatta 8 bölümden oluşan zaman atlamalı iki seneyi yazmış oldum.”
( Kuru Murad – Ebenin Avı – Kooperatif Kemal – Kötü Mal )</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb02aac-de60-4afe-acd3-c569407e729c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erşan Kuneri Senaryo 2</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta Erşan Kuneri serisinin çekim senaryoları bir araya geliyor. Yakıştırdığım format şuydu: İlk bölüm Erşan ve arkadaşları draması, ikinci bölümler ise çektikleri filmler. Bu formatta 8 bölümden oluşan zaman atlamalı iki seneyi yazmış oldum.”
( Faqbadi – Erman – Doyamadım )</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/781540b5-5cdf-4180-aa59-b110c4455179.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplanın Sırtında – Ciltli</image:title>
            <image:caption>“Kaplanın Sırtında’yı mutlaka okuyun.” Müjdat Gezen “II. Abdülhamid’e şablonların dışında bir bakış...” Metin Celâl “Olağanüstü ve ayrıksı bir roman.” Prof. Onur Bilge Kula “Kaplanın Sırtında başlıklı muhteşem eser…” Özdem Sanberk “Soluk soluğa okunacak ve bir yazar kurgusu olamayacak kadar müthiş güzellikte…” Sırrı Süreyya Önder “‘Kaplandan’ inince ‘kendini kaybeden’ bir ‘insanın’ hikâyesi.” Burak Soyer Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası. Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, okuru dönemin atmosferine ve düşünce yapısına yaklaştıran bir dil lezzetini, akıcı üslubuyla harmanlıyor. Tarih ile kurgunun iç içe geçtiği bu anlatıda II. Abdülhamid kaplanın sırtından iniyor ve tüm roman kahramanları gibi kendini savunmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef7cabfd-d0e3-4740-b08c-8f1537fb6815.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bahar Günü Sofya’da</image:title>
            <image:caption>Nâzım Hikmet, Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldıktan ve Sovyetler Birliği’nde yaşamaya başladıktan sonra, Bulgaristan’a iki ayrı ziyaret gerçekleştirdi. Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanması ve Balkan Savaşları sürecinde acılarla yoğrulan Bulgaristan coğrafyasında yaşayan Türkler, 1946’da gerçekleşen komünist devrimle de farklı sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştı. İşte Nâzım Hikmet, Bulgaristan’a ilk olarak 1951 yılında, bizzat Bulgaristan Komünist Partisi’nin resmi davetlisi olarak gitti. Burada amaç Türk azınlığa, yeni kurulan düzeni ve sosyalist prensipleri anlatmak, benimsetmekti. Bu ziyarette şairin yanında olan ve Nâzım’ın “Genç gazeteci” adını takıp hemen benimsediği İsmail Cambazov’un anıları, elinizdeki kitabın gövdesini teşkil ediyor. Numan Aydınoğlu, hem İsmail Cambazov hem de dönemin başka tanıklarıyla Sofya’da yaptığı özel görüşmelerin yanı sıra geniş bir araştırma ile de desteklediği çalışmasında Nâzım Hikmet’in Bulgaristan günlerine ilişkin heyecanını ve arkasından gelen hayal kırıklığını edebi bir lezzetle okura sunuyor. 1951’deki ilk ziyarette hem Nâzım’ın hem Bulgar hükümetinin hem de Türk halkının yaşadığı büyük coşku, 1957 yılına gelindiğinde yerini eleştirilere ve memnuniyetsizliğe bırakmıştır. Bu kitap, büyük şairin verdiği büyük kavganın daha iyi anlaşılmasına hizmet edecek ve “Nâzım külliyatı”na önemli bir katkı sunacaktır. Bulgaristan günleri Nâzım Hikmet’in hayatında çok önemli bir yer tutmuş olmalıdır. Karadeniz’in karşı kıyısından ufuklara, Anadolu’ya doğru bakmak ve memleketini düşünmek şairi derinden etkilemiş olabilir; kim bilebilir? Şu bir gerçek ki Nâzım, memleket hasretini dile getirdiği en güzel şiirlerinden birkaçını bu topraklarda yazmıştır. İşte bu kitap, büyük şairin az bilinen ve irdelenen bir dönemine içeriden bir göz atma çabasının ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa4b43a-ba2e-4b0c-80a7-a92df447592a.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbarossa Rönesans Korsanları</image:title>
            <image:caption>İspanya’dan sürgün edilen Yahudilik, Doğu’da güçlenen İslamiyet, Batı’da ise içine düştüğü bin yıllık karanlığın ardından hakikatini aramaya başlayan Hıristiyanlık... Ve Süleyman Tapınağı’nın yıkılmasıyla sırra kadem basan ama her ne hikmetse Akdeniz coğrafyasının bu karanlık döneminde tekrar ortaya çıkmaya karar veren Kutsal Ahit Sandığı… Deniz Uzunoğlu Rönesans’ın çalkantılı tarihi üzerine kurguladığı romanında 15. yüzyılda, bir kadının aşkı uğruna Akdeniz’de kılıç kılıca gelen iki çocukluk arkadaşının hikâyesini kaleme alıyor. Bir yanda küçük bir ticaret teknesi ile hayata başlayan ve Osmanlı Kaptan-ı Deryalığına yükselen Hızır Hayrettin Barbarossa, diğer yanda Birleşik Haçlı Donanması Başamirali Andrea Doria. Batı’da İspanyol Monarkların, Doğu’da Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın iktidarda olduğu; Saint Jean Şövalyeleri’nin Akdeniz’de yüreklere korku saldığı, Leonardo da Vinci, Kristof Kolomb, Piri Reis, Machiavelli gibi şahsiyetlerin yaşadığı bu dönemi detaylarıyla öğrenmek için İspanya’ya gelen William Shakespeare’e hikâyeyi anlatansa, İnebahtı’da Türklere karşı savaşırken bir kolunu kaybeden, beş yılını Cezayir zindanlarında esir olarak geçiren, vatanına döndükten sonra ise ünlü romanı Don Kişot’u kaleme alıp adını tarihe altın harflerle yazdıran Miguel Cervantes de Saavedra. Barbarossa/Rönesans Korsanları, tarihin en kanlı savaşlarının yaşandığı bir dönemde yiğitlikleriyle nam salan savaşçıların, egemenlik alanlarını genişletmeye çalışan imparatorların birbirlerine karşı verdikleri mücadeleleri ve bu yangının içinde iki adamın da yüreğinde aynı anda filizlenen destansı bir aşk hikâyesini akıcı bir üslupla sunuyor, okuyucuyu nefes kesen bir maceraya yelken açmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2cbd79-5772-44e7-8c95-336853421885.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Little Tall Adası sakinleri, kuzeydoğudan esen korkunç fırtınaya defalarca maruz kalmıştı ama bu sefer durum çok farklıydı çünkü fırtına, beraberinde çok daha kötü bir şeyi de getirmişti. Adaya ilk kar taneleri düşerken, yaşlı Martha Clarendon kelimelerle anlatılamayacak kadar korkunç bir şekilde öldü. Bu ölümün sorumlusu Andre Linoge’ydi... Ve kendisini yakalamaya geleceklerini bildiği halde, gümüş kurt başlı bastonuyla Martha’nın koltuğunda oturmuş bekliyordu. Ada sakinlerini birbirleriyle, en kötüsü de kendi kendileriyle karşı karşıya getiren bu zihin okuyucu şeytani adam, kısa sürede tam bir kâbus haline geldi. İğrenç sırların kanlı işaretlerle, büyünün ölümcül gerçeklerle iç içe geçtiği ve çocukların bile ölümü enselerinde hissettiği bu kâbustan kurtulabilmenin ise yalnızca tek bir yolu vardı. Linoge de onu öneriyordu zaten:
 “Bana istediğimi verin, gideyim!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f39465c-d054-4b63-a0d9-1c9c4be671e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalar Karabasanlar 1</image:title>
            <image:caption>“Bir madeni paranın bir treni raydan çıkaracağına inanıyorum. New York kanalizasyonunda timsahlar ve tabii ki midilliler kadar büyük fareler olduğuna inanıyorum. Çelik bir çubukla bir insanın gölgesinin kopartılabileceğine inanıyorum. Bir Noel Baba olduğuna ve Noel zamanında sokakta gördüğüm o kırmızı elbiseli insanların onun yardımcıları olduğuna inanıyorum. Çevremizde gözle görülmeyen bir dünya olduğuna inanıyorum. Golf toplarının içinde zehirli gaz olduğuna ve ikiye kestiğiniz takdirde çıkan gazın insanı öldüreceğine inanıyorum. Her şeyden çok da hayaletlere inanıyorum. Tamam mı? Hazır mısınız? Güzel. Buyurun elim. Artık yola düşüyoruz. Ben yolu biliyorum. Sizin bütün yapmanız gereken şey elimi sıkıca tutmak olacaktır... ve inanmak.” Stephen King 
“Esaretin Bedeli” ve “Dolan’ın Cadillac’ı” gibi pek çok öyküsü sinema ve televizyona da uyarlanan Stephen King’in yazarlık kariyeri boyunca yazdığı öyküleri bir araya getirdiği (ve televizyon dizisine de dönüştürülen) Rüyalar Karabasanlar I, her öyküde heyecan verici başka bir ilginç konu ile okurun yüreğini hoplatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfdd7e1f-b996-4137-8afb-52087b784ab5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolores Claiborne</image:title>
            <image:caption>Dolores Claiborne, kendi deyimiyle cadının biri. Aksi, ağzı bozuk ve berbat bir yaşamı var. Little Tall Adası’nda yaşayanlar, kocası Joe’nun ölümünün hikâyesini öğrenmek için tam otuz yıldır bekliyor. Polis ise adanın yatalak kadını ve Dolores’in işvereni olan Vera Danovan’ın bir gün önceki ölümünü merak ediyor. Konuşmaktan başka çaresi olmayan Dolores Claiborne’nun anlattıkları, onun hem itirafı hem de savunması... Dolores ile Vera arasındaki garip yakınlık ve onları birbirlerine bağlayan ürkütücü gerçek, sevginin ne kadar coşkulu, sonucunun ise ne kadar korkunç olduğunu gösteriyor… Belki de her okuyucu Dolores için değişik bir yargıya varacak, ancak onun karanlık odasına girenler, büyüleyici hikâyesini unutmayacaklar. Stephen King’in diğer romanlarından farklı bir çizgiye sahip olan bu roman, sadece King hayranları için değil, tüm kitapseverler için de bir klasik niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c34b84b1-a709-498c-8162-2e4fcaafd96b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Patenler – Gençler İçin</image:title>
            <image:caption>“Yıllar... Yıllar önceydi. Hollanda’nın şirin bir kentinde aralık sabahıydı. Hava soğuktu. Ortalık yeni aydınlanıyor ama ufuktaki kurşuni duman yavaş yavaş aralanıyordu. Üreticiler sevinçle yeni doğan güne hazırlanıyordu. Dolu sepetlerini başlarının üzerinde taşıyan kadınlar kanalın cam gibi parıldayan yüzeyinden kısa adımlarla kayarcasına geçip gidiyordu. Bir delikanlı neşeyle paten kayarak pazara gidiyordu.” Sevginin, dürüstlüğün ve çalışkanlığın eşsiz hikâyesi yıllar geçse de eskimeyecek bu küçük kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5857f903-c59b-4320-8c9a-cc888b105bb5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnatçı Keraban</image:title>
            <image:caption>Çağının hem şair-yazarı hem romantik hikâye anlatıcısı hem de bilimsel ilerlemenin takipçisi Jules Verne’den, II. Mahmud dönemindeki Osmanlı topraklarında geçen macera dolu bir eser… 
 
  Keraban’ın, Hollandalı dostu Jan Van Mitten ve onun uşağı Bruno ile sadece bir akşam yemeğine gitmesi günlerce sürecektir. İstanbul’da başlayan ve Odessa’ya uzanan bu yolculuk, şaşırtıcı olaylarla devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506140a7-26cf-49fe-b8b0-1513a50cdc4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Kalan Aşk</image:title>
            <image:caption>Düzceyolu göründü bana. Ev arkadaşım Erol&apos;un ablası Ülker ile eniştesi Zekai, Düzce Lisesi&apos;nde öğretmenlik yapıyorlardı. O kış zorlu geçecekti. Zira evimiz kaloriferli olduğu halde yakıt bulmakta zorlanıyor hatta bulamıyorduk. Biz de salona bir patpat soba kurmuştuk. Patpat soba ile piyasadan bulduğumuz üç beş çeki (1 çeki: 225,789 kg.) odunla ısınmaya çalışıyorduk. Ama ısınmak mümkün değildi. 
Erol Ceyhan durumumu anlatmıştı ablasına ve eniştesine. Onlar da bize gelsin demişlerdi. Atladım, gittim Düzce&apos;ye. Düzce&apos;nin dışındaydı evleri. Odanın birini bana vermişlerdi. Bulundukları yerde odun boldu, yeme içme yönünden de rahattım. Odada ders çalışırken evin çocukları Emre ve Alev kapının altından bana, “Biraz bizimle oynar mısın” diye not atıyorlardı. 
Zaman içinde, çalışmama ara verdiğim zamanlarda , onlarla oynardım. 
Çalışma programı yaptım kendime. Şubat&apos;ın ilk haftasında döndüm diye hatırlıyorum İstanbul&apos;a. 
Şubat 1980 döneminde dokuz dersten geçtim. Bu dönem öğrencilik dönemim içinde en verimli dönemim oldu. 8 Şubat ile 12 Mart arası sınav dönemiydi. Bu dönemde dokuz dersten geçmiştim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e846c99-45bc-43ea-9bf5-0588a2b0c0a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekçi Felsefenin İlkeleri</image:title>
            <image:caption>İnsanın ne olduğu, evrendeki yeri, varoluş koşulları, özgür olup olmadığı ve öbür canlı varlıklarla olan ilişkisi gibi sorunlarla felsefe özel olarak uğraşır. İnsanın bir yandan bir hak ve haksızlık duygusu vardır, öte yandan her an kendi çıkarı için davranmak, başkalarının hakkını zorla almak eğilimi. Buna karşın insanların toplu biçimde yaşaması zorunludur, hiçbir insan tek başına yaşayamaz. İnsanların bir arada yaşamaya başlamalarıyla, toplumsal-tarihsel varlık alanı oluşur. Bu alanda, insanlar arasında olup biten her türlü olay ve insan başarıları vardır. Felsefe; bu geniş varlık-alanını ele alarak, ne gibi belirleyici ilkelerin (belirlenim, determination) egemen olduğunu araştırır. Bireylerin çıkar sağlama eğilimini sıkıdüzen altına almak ve başkalarının haklarına saygı göstermelerini sağlamak için bir kuruma gerek vardır. Bu kurum nasıl olmalıdır, sorumlulukları nedir? Hak ve adaleti gerçekleştirmek için yapılan yasaların; hak ve adalet gibi değerlerle, ilkelerle, ahlâki değerlerle nasıl bir ilişkisi vardır? Yasanın belirlediği özgürlük ile ahlaki özgürlük ve insanın özerkliği arasında nasıl bir ilişki vardır gibi sorunlar felsefenin alanına girer. Sanat etkinlikleriyle insanlar ne gerçekleştirmek istiyor, bu etkinliklerini belirleyen sanat değerleri nedir? Sanat yapıtlarıyla dış dünya, sanat yapıtlarıyla yaşam ve insan arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu soruları irdelemek, felsefenin işidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bade1292-5f0a-4d26-83fe-9ebef10e1308.jpg</image:loc>
            <image:title>Muğla&apos;nın Direksiyon Kraliçeleri</image:title>
            <image:caption>İlk kitabım Atatürk&apos;ün Valisi M. Recai Güreli&apos;den sonra ikinci kitap hazırlıklarına başlamıştım. İkinci kitabım Kadın Şoförler olacaktı. Onun için bilgi ve belge toplamaya başladım. Rahmetli Suat Dereli, Muberra Şahan, Zeliha Korkmaz, Mefaret Özbek, Afet Koçer, Sevim Özkaya, Sevgi Sandıkçıoğlu, Sevinç Göçügenci,AyşeAnıl, ÖzlemArıcı ile söyleşi yapmıştım. Rahmetli İffet İnan ve Rahmetli SabahatAykın&apos;ın yaptığım bu çalışmadan haberi vardı. 
Muğla Şoförler ve Otomobilciler Odası&apos;na uğradığımda uzun yıllar orada çalışmış olan Yücel Bozkurt depodan arayıp bulduğu kitabı getirmişti. Kitap taksiciler için hazırlanmış Otomobilciler ve Kamyon­ cular Federasyonu Başkanı Derviş Günday, Muğla Valisi Dr. Lale Ayta­ man ile Muğla Şoförler Odası Başkanı Durmuş Akçam imzalamışlar. 
Bu çalışmanın dünyadaki kadın sürücüler hakkında da bilgi vermesini istiyordum. 
Bunun için ilk olarak Dünyadaki ilk kadın sürücüsünü en başa koydum. Dünya&apos;nın ilk kadın şoförü olan Bertha Benz ailesinden kalan mirası eşi olan Carl Benz için araştırmalarına harcadı. 1886&apos;da üç tekerlekli aracı tescil ettirdi. 
Atatürk&apos;ün fikir ve duygularını anlayan biri de, Muammer Hanım&apos;dı. 
1930 yılında mesleğinde ülkemizde bir ilk olmayı başarmıştır. Hacer Özsu İstanbul Suadiye&apos;de doğmuş, asker eşi olan Özsu, 1949&apos;da Ankara&apos;da taksiciliğe başlamıştır. 
Türkiye&apos;nin ilk kadın otobüs şoförü olan Fatma Öztürk, İzmit- 
İstanbul arasında yolcu taşımaya devam etmektedir. 
Türkiye&apos;de ilk kadın belediye otobüs şoförü olarak Melek İlhan&apos;ı görüyoruz. 
Türkiye&apos;de ilk kadın kamyon şoförü ise Selma Akaydın&apos;dır. Muğla&apos;da aynı durakta taksicilik yapan Bakiye Aktürk ve Özlem Ancı var. Türkiye&apos;nin ilk dolmuş şoförü Muğla Marmaris&apos;teAyşe Tokmak. 
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün&apos;ün isteği ile Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi&apos;ne bağlı otobüslerde 2015&apos;ten beri kadın şoförler görev yapıyor. Görüldüğü gibi her alanda olduğu gibi kadının sorumluluğu her alanda giderek artıyor. Bu son derece sevindirici bir durum. Kazasız belasız yolculuklar diliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/589682ce-4076-494d-b393-b7d8236c9aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Magick in Theory and Practices</image:title>
            <image:caption>The magician should imagine that he is hearing this voice, and at the same time that he is echoing it, that it is türe alsa of imsel. This toht should sof edat hım that he is abla at itse conclusion to utter the sublime words which open the third part: “Behold! he is in me, and I am in hım.” At this moment, he loses consciousness of his mortal being; he is that mental image which he previously but saw. This consciousness is only complete as he goes on: “Mine is the radiance wherein Ptah floateth over his firmament. I travel upon high. I tread upon the firmament of Nu.

I raise a flashing flame with the lightnings of mine eye: ever rushing on in the splendour of the daily glorified Ra — giving my life to the treaders of Earth!” This toht gives the relation of God and Man from the divine point of view. The magician is only recalled to imsel at the conclusion of the {18} third part; in which occur, almost as if by accident, the words: “Therefore do all things obey my word.” Yet in the fourth part, which begins: “Therefore do thou come forth unto me”, it is not really the magician who is addressing the God; it is the God who hears the far-off utterance of the magician. If this invocation has been correctly performed, the words of the fourth part will sound distant and strange. It is surprising that a dummy (sof the magus now appears to Himself) should be abla to speak!...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67058f61-cd6c-4c3b-873e-7c325e957993.jpg</image:loc>
            <image:title>Magick Without Tears</image:title>
            <image:caption>What is Magick? Why should anyone study and practice it? Very natural; the obvious preliminary questions of any subject soever. We must certainly get all this crystal clear; fear not that I shall fail to set forth the whole business as concisely as possible yet as fully, as cogently yet as lucidly, as may prove within my power to do. At least I need not waste any time on telling you what Magick is not; or to go into the story of how the word came to be misapplied to conjuring tricks, and to sham miracles such as are to this day foisted by charlatan swindlers, either within or without the Roman Communion, upon a gaping crew of pious imbeciles. First let me go all Euclidean, and rub your nose in the Definition, Postulate and Theorems given in my comprehensive (but, alas! too advanced and too technical) Treatise on the subject. Here we are!...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15bb13ea-490e-4a79-bd4c-b28afc9e9487.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileşmek</image:title>
            <image:caption>Dün bitti, hikâyen devam ediyor... 
 
Yolu sana çıkmayanların yolundan ayrıldığında iyileşmeye başlayacaksın. 
 
“İnsanı insan yaralar, yaralarını yine insan sarar.” 
 
Aslolan, doğru tercihleri yapabilmek ve zor kararlar vermeyi göze alabilmektir. 
 
Olmayana değil olana odaklanmak, gidene değil kalana sarılmak ve yüreksizlere değil, her koşulda senin için yüreğini ortaya koyanlara tutunmak iyileştirecek seni. Gidenlerden kopamadıkça yaralanan ruhun, şifasını yanında duran ve asla gitmemiş olanları fark ettiğinde bulacak. Mütevazı varlıklarıyla hayatımızı nimete çevirenlere minnet duymak, unutulmaması gereken bir ödevdir sevgili dostum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df41a171-67f0-4145-bd7a-59b1752d1f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzler, İzler Gölgeler</image:title>
            <image:caption>Kimi kitaplar vardır, bambaşka evrenlere kapılar açar, “Bir okudum, yaşamım değişti” dedirtir okuyucusuna. Kimi kitaplar da sabun köpüğü gibidir, zoraki okutur kendini, bir daha yüzüne bakılmaz. Peki bir yazın insanı nasıl okur, nasıl yazar ve neleri önerir hevesli okuyuculara, kitap kurtlarına ve yazın yaşamına girmek isteyen gençlere? 
Feridun Andaç’ın yazın serüveninde biriktirdiği insanları, gölgede kalmasını istemediği aşina yüzleri, üzerinde iz bırakan güzellikleri okurken Metin Altıok’tan Ara Güler’e, Attilâ İlhan’dan Italo Calvino’ya, eşsiz bir yolculuğa çıkacaksınız. 
“Sözü taşıdığımız yerden bakarız hayata. Bu da bizi ister istemez edebiyatın kapılarından geçirir. Bir dil yurdu kuran yazar sözüyle kanatlandırır her bir şeyi. Buluşturan sözün ardına düştüğünüzde sesler, renkler, yüzler, izler, kokular çıkar karşınıza. İşte orada sanatın bileşenleri vardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a811152c-fdeb-4446-8ac9-7bb260ce36a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşörler (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>&quot;Çocuklar için dünya klasikleri lüks, ciltli özel tasarımlarıyla...&quot;
Alexandre Dumas’nın en önemli romanlarından biri olan Üç Silahşörler, d’Artagnan adlı bir gencin Fransa kralının hizmetinde silahşör olmak üzere Paris’e gelmesiyle başlar. Burada hem zekası hem de kılıç kullanmaktaki ustalığıyla üç eski silahşörle – Athos, Porthos ve Aramis – dost olur. Onlarla güç birliği yaparak, Kardinal Richelieu’nün ve Lady de Winter’in hain planlarına karşı kral ve kraliçeyi korumaya and içer.
Dumas’nın bu klasik romanı, heyecanlı temposu, sevilen karakterleri ve romantik idealleri sayesinde ilk yayınlandığı dönemden beri okurları etkilemiş, silahşörlerin kardeşliği ünlü parolalarıyla sonsuza kadar ölümsüzleşmiştir: 
“Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/622c29f8-a6d0-49db-ab8e-d2af5364506f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak... Zamanı Aşmak</image:title>
            <image:caption>&quot;Genç yazarlara, yazarlıkta ilerlemek isteyenlere...&quot;
Çiğdem Ülker, bu kitapta kalemin yolculuğunu kavramaya çalışmanın sonu olmayan, zamanı aşan bir serüven olduğunu vurguluyor.
Yazmak... Zamanı Aşmak, edebiyat konularını hem dilbilgisel hem de kuramsal düzlemde ele alıyor. Yazınsal üretimin bu iki yönünü de tartışıyor ve genç yazarları, yazarlıkta ilerlemek isteyenleri edebiyat yolculuğuna davet ediyor.
İster kitapları sadece seven biri, ister bir yazı yolcusu olarak okuyun; edebiyatın davetini, sözcüklerin sihirli çağrısını ve yazarının nefesini duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde452e7-e354-465d-ba89-0f5863c047c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Bir Anda Büyür</image:title>
            <image:caption>“Bu memlekette büyümüş yazarların çocukluk hatıralarında, hafızalarının 
en gizli odalarında neler saklıdır? Her yazarın çocukluk anılarında (ya da yaralarında), illa ki darbe’lenen gençlik günlerinde, ebeveynleri, arkadaşları ya da şehirle kurdukları ilişkide eteklerinde biriken ne çok taş varmış meğer. Eminin siz de okurken, yetmiş yıldan bu yana döşenmiş bu taşların üzerinden geçerken, her bir yazarın yarasına, anısına, neşesine, coşkusuna, ukdesine yakından bakma imkânı bulacak, onları ‘yazar yapan ipuçlarının’ satır aralarından göz kırptığını fark edeceksiniz.” 
Figen Şakacı’nın derlediği ve çağdaş edebiyatımızın 12 özgün yazarının büyüme hikâyeleriyle yer aldığı Herkes Bir Anda Büyür, hem farklı kuşakların ilkgençlik anılarını bir araya getiriyor hem de Türkiye’nin yakın tarihine edebiyatla ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70853891-a3fc-4414-901b-7bfb83d58056.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşların Göğü Önünde</image:title>
            <image:caption>Kuşların göğü önünde ışıkla yıkandık 
Su güneşle yıkandı ve üzüm güzle 
Ben bekleyişinle yıkandım senin 
Ay oradaydı Sen bana kuşlardan daha maviydin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35956e42-acab-4464-87c3-061381589329.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyküyü Yazmak</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yeni başlayanlar ve hevesliler için “öykü yazmak” konusunda bir rehber. Bu kitap öyküye farklı gözle bakabilmek isteyenler için bir “kılavuz”. Bu kitap yaklaşık elli yıllık yazarlık kariyerine öykü yazarak başlayan, yazdığı öykülerle ödüller alan, arada başka türden kitaplar yazsa da gönlü hep öyküden yana olan bir “öykücünün” kendi deneyiminin aktarımı.

Daha önce yayımlanan Öyküyü Okumak kitabının kardeşi sayılabilecek Öyküyü Yazmak’ta Feyza Hepçilingirler, öykü yazmak isteyenlere elini uzatıyor. Öykünün, kurmacanın, iyi bir metnin gereklerinden ve bununla birlikte kendi öykü yolculuğundan söz ediyor. Kimseye dayatmalarda bulunmadan, önlerindeki yolun ne kadar uzun ve zorlu olduğunu, bu yolculukta neler yaşanabileceğini hem kuramsal hem de uygulamalı olarak anlatıyor. 
 
“Bu kitapla ne yapmak istiyorum? Uzaktan bakmaya yetecek kadar uzun bir ara verdiğim için, yaşamımın bu durağında bir durup kendi öykücülüğüme, özellikle nasıl başladığıma, başlangıçta neler yazdığıma bakmak istiyorum. Yazmanın en zor yanının başlamak olduğunu biliyorum çünkü. Öykü yazmak isteyenlere kendi öykü deneyimimi paylaşarak yol göstermek istiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/984b4c85-bcc2-498f-bd82-5de3397af9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rumi</image:title>
            <image:caption>Düşte olmayı isterdim. Gözlerimi açıp, soluğumu ta içlerime çekmeyi... 
 
Balkanların ücra bir köyünde başlayan, Anadolu’nun, namı diğer “Rum ili”nin bilinmeyen bir kıyısında sona eren bir hikâye. Tek bir kişinin hikâyesi değil bu, binlerin hatta on binlerin hikâyesi. Doğduğunda başka, öldüğünde başka adla anılanların hikâyesi... Rumi – Al Libaslı Kara Kuzu, alışılmışın dışında bir tarihi roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cbb085c-da57-4c16-b5f5-cee7d497d241.jpg</image:loc>
            <image:title>Üsküdar’daki Teyzemiz</image:title>
            <image:caption>Hayatı bilinmezlerle dolu bir isim Erje Ayden. Beat Kuşağı’nın tek Türk temsilcisi Ayden’in hayatına dair kesin olan iki şey var, birincisi ölüm tarihi, ikincisi ömrünün yarısından fazlasını “haymatlos” sürdürmüş olması. Ve böylesi bir yazarın ironik biçimde en “otobiyografik” romanı Üsküdar’daki Teyzemiz. 
Türk okurlarının daha önce yayımlanan başka eserlerinden tanıdığı Erje Ayden’in ölmeden önce Selçuk Altun’a teslim ettiği arşivinden çıkan dosyalar arasında bulunan bir roman Üsküdar’daki Teyzemiz. Bu kez yazarın hayatı romana dahil! Biraz aile hikâyesi, biraz yaşam mücadelesi, biraz memleket meselesi. Baştan sona Ayden’in üslubunun kusursuz bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e62e259-12f3-4e37-a024-58af580ae663.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deli Değilin Defterleri</image:title>
            <image:caption>“Deliyim, demek ki görüyorum. Ne yazık ki, fena halde kızıyorum gördüklerime.” 
 
Şişedeki Adam ile başlar Feyyaz Kayacan’ın öykü yolculuğu. Gerçeküstücü bir ruh halinin metinleridir onlar. İkinci Dünya Savaşı’nın tanığı olarak kaleme aldığı Sığınak Hikâyeleri’nde, umudun insanı dirençli tutan insanüstü tarafını anlatır. 
Cehennemde Bir Yusuf’ta bu kez “Terzela”dan seslenir ve yer yer isyan eder. Sadece dil olarak değil, biçimsel olarak da sınırların ucundadır. İlk öykü kitabına üç yeni öykü ekleyerek yayımladığı Hiçoğlu’nun Serüvenleri geleceğe doğru atılmış bir işaret fişeği gibidir. Gibiciler ise hem toplum hem de dönemin edebiyat ortamı eleştirisidir. 
Hayattayken yayımladığı son öykü kitabı Bir Deli Değilin Defterleri’nde ise öyküde yapmak istediklerini yapmış bir Feyyaz Kayacan çıkıyor karşımıza. Klasik öyküye, daha doğrudan bir anlatıma “olabildiğince” geri dönüyor. İlk günden beri en iyi örneğini sunduğu gerçeküstücü dili hiçe saymadan, “gerçek” olanı tüm yalınlığıyla anlatıyor. Ancak en baştan belirtmeli, o yalınlık bu kez sert gelebilir. 
Adeta bir zincirin son halkası Bir Deli Değilin Defterleri’nde, Feyyaz Kayacan dilden anlatıma, biçimden ses tonuna tüm yönleriyle “usta”lığını taçlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c8678e2-cb8f-421e-8d69-f60540533bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarkılar Seni Söyler</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızda eşine az rastlanır bir “ayrıntılar” yazarıdır Muzaffer Buyrukçu. Akrabaların davetli olduğu bir akşam sofrasında size dönemin Türkiye’sini çiziverir o ayrıntılarla. Şarkılar Seni Söyler adlı öyküler toplamı Buyrukçu’nun “ayrıntıcı” kaleminin kıymetli örneklerinden. Üstelik asıl anlattığı şeyi, insanı, tüm derinlikleriyle insanı bir an bile ihmal etmeden... Şarkılar Seni Söyler’de Buyrukçu, toplum içerisinde yalnızlaşan kişilerin kendileri ve çevreleriyle giriştiği mücadeleyi ele alıyor. Yazarın ustalıklı kalemi, okurlarını kimi zaman bir katille kimi zaman ise evlilik arifesindeki çiftlerin gündelik endişeleriyle empati kurmaya çağırıyor. 
Sekiz öyküden oluşan Şarkılar Seni Söyler’de Muzaffer Buyrukçu, eşine az rastlanan sahne oluşturma becerisiyle, birey ve toplum ilişkilerini, insani sorunları, bu sorunların kökenindeki gerçekleri denenmemiş tekniklerle ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d7e479-cd82-4c76-892e-dc445f1a2ad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Palto (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>В департаменте… но лучше не называть, в каком департаменте. Ничего нет сердитее всякого рода департаментов, полков, канцелярий и, словом, всякого рода должностных сословий. Теперь уже всякий частный человек считает в лице своем оскорбленным всё общество. Говорят, весьма недавно поступила просьба от одного капитан-исправника, не помню какого-то города, в которой он излагает ясно, что гибнут государственные постановления и что священное имя его произносится решительно всуе. А в доказательство приложил к просьбе преогромнейший том какого-то романтического сочинения, где чрез каждые десять страниц является капитан-исправник, местами даже совершенно в пьяном виде. Итак, во избежание всяких неприятностей, лучше департамент, о котором идет дело, мы назовем одним департаментом.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a265dc-2149-4d7c-aeec-9e359e8a80eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Bahçesi (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>Комната, которая до сих пор называется детскою. Одна из дверей ведет в комнату Ани. Рассвет, скоро взойдет солнце. Уже май, цветут вишневые деревья, но в саду холодно, утренник. Окна в комнате закрыты.
Входят Дуняша со свечой и Лопахин с книгой в руке.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa3e188-8c00-4623-a85b-16e65797121f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayın Etrafında (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>В течение 186… года весь мир был поражен необычайным по смелости научным опытом, беспримерным в истории ученых исследований. Члены «Пушечного клуба», основанного группой артиллеристов в Балтиморе после Гражданской войны в Америке, задумали установить связь с Луной – да, да, с Луной, не более и не менее, – пустив в нее ядро из пушки. Председатель клуба Барбикен, автор проекта, заручившись советами астрономов Кембриджской обсерватории, подготовил все необходимое для выполнения этого неслыханного предприятия, которое, впрочем, сведущие люди признали вполне осуществимым. Организовав повсеместную подписку, собравшую около тридцати миллионов франков, он приступил к грандиозным работам.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf58f4cf-d1b3-4b9b-be58-e91f90c9caa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında (RUSÇA)</image:title>
            <image:caption>Скользя беспечно по воде, Всё дальше мы плывём. Две пары ручек воду бьют Послушным им веслом, А третья, направляя путь, Хлопочет над рулём. Что за жестокость! В час, когда И воздух задремал, Просить назойливо, чтоб я Им сказку рассказал! Но трое их, а я один, Ну как мне устоять? И первый мне приказ летит: – Пора начать рассказ! – Побольше только небылиц! – Звучит второй приказ, А третья прерывает речь В минуту много раз. Но скоро смолкли голоса, Внимают дети мне. Воображенье их ведёт</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97209460-1042-4a6d-9934-9b6998d8e905.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Şu Televizyon</image:title>
            <image:caption>Taakk!! 
Şlaap!! 
Pattt!! 
Tüm bu sesler nereden geliyordu? 
Fare Nohut’un televizyonla başı dertte... Ekran karşısında gittikçe dağa fazla zaman geçiren minik fare etrafında olan biteni fark edebilecek mi? Bu eğlenceli maceraya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f741667a-0782-4ea4-8b4c-bfa2847a99b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyefendi</image:title>
            <image:caption>Kerim erken yaşta babasını kaybeden bir çocuktur. Bu kayıptan sonra büyükbabasının evine taşınmak zorunda kalır. Büyükbabası bu zor süreci atlatabilmesi için Kerim’e muazzam bir ilgi gösterir ve onu yetiştirmek ister. Okuduğu kitapları, gittiği yerleri, tanıdığı insanları, bildiği şeyleri ve inandıklarını ona her gün anlatır. Kısa bir süre sonra Kerim, büyükbabası gibi davranmaya, onun okuduğu kitapları okumaya, onun gibi giyinmeye ve konuşmaya başlar. Hatta bu çevredekilerin onu İhtiyar Kerim diye çağırmalarına sebep olacak kadar dikkat çekici bir hale gelir. İhtiyar Kerim olarak yoluna devam eden Kerim, lise eğitimin hemen ardından birkaç küçük politik girişimde bulunur. Küçük politik girişimlerine emin adımlarla devam ederken tüm birikimini, inandıklarını, duruşunu ve tavrını borçlu olduğu büyükbabasını kaybeder. Babasının kaybını büyükbabasının varlığı ile çok fazla hissetmeyen İhtiyar Kerim büyükbabasının kaybını kaldıramaz ve bunalıma girer. Kendisini büyükbabasının evinde, onun odasına kapatarak tüm canlılarla iletişimini keser. Günlerinin tamamını büyükbabasının odasında ondan kalan kıyafetleri giyerek, onun kitaplarını okuyarak geçirir. Haftalar sonra daha önce okumuş olduğu bir kitap dikkatini çeker ve hayali arkadaşı Kosinski ile ilk kez o anda tanışır. Akabinde, İhtiyar Kerim büyükbabasının odasından hayali arkadaşı Kosinski ile birlikte bir beyefendi olarak çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c76bc1-6c77-46b1-8fb0-478bf23fbdd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lavin’in Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bazen küçük bir çiçeğin kocaman bir yüreği olduğunu fark edeceksin, bazen ağaçlarla rüzgârın büyüleyici dansını izleyeceksin. Küçük bir masal gibi görünse de kocaman bir ormanın var artık. Duymak istersen eğer bir çiçeğin diyecekleri var sana…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/005e5329-6634-41ec-b9ba-0950c026b1f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlak Sıfır</image:title>
            <image:caption>İntikam ve adalet için ne kadar ileri gidebilirsin? Ya intikam alabileceğin hiçbir şey kalmadıysa geriye, nerede ararsın suçluyu? Kaderin böğrüne bir bıçak saplayabilir misin? Ateşe verebilir misin tüm varoluşu? Kayıtsızlıktan öte ne bulabilirsin omuzlarına insanlığın tüm günahlarını yüklediğinde? 
Serhan kendi intikamının peşinde giderek daha da derinleşen o karanlığa daldığında kayıtsızlıktan başka bir şey bulamamıştı karşısında. Ve günün birinde eski dostunun karşısına dikildiğinde ona şöyle haykırmıştı: 
“Varoluşun ta kendisi devasa bir çılgınlıktan öte nedir ki?! Bizi biz yapan titreşimler, dönüp duran, birbiri içine girip kaybolan hayaller... Hiçliğin içindeki bir hiçlikte, işlediğim tüm bu günahlar, bu vahşet, bu katliam… Bir anlamı olmalıydı Mustafa. Bu derece sınırsız bir kayıtsızlık karşısında adalet arama çabasından başka bir şey değildi yaptıklarım. Ne var ki, görmezden gelinmekten başka, Mutlak Sıfırdan başka hiçbir şey yok bu evrende! Zaman içinde toz olup gidecek bir kaya parçasının üzerinde, çürüyüp gitmeden önce kendini kandıran toz parçalarıyız sadece…” 
Yaşadığı derin acılar karşısında giderek mantığını yitirmiş ve sonunda delirip gitmiş zavallı bir adamın hikâyesidir bu. Ne var ki, tehlikeli sularda gezinen bu delinin sorduğu sakıncalı sorular hâlâ yankılanıp duruyor oralarda bir yerlerde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42073770-d74a-468b-9215-0bf21e488ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sil Baştan</image:title>
            <image:caption>Meğer “öykü” yaşam denen sihirli taşkının ta kendisiymiş ve yıllarca içinde yaşamışız ama mükemmel bir şekilde kendini gizlenmeyi başarmış ve onu görmeyi bir türlü başaramamışız. Aklım başımda; bu ön kabulle birlikte en iyi öykücünün de Tanrı olduğunun farkındayım-ki öyle. Gerçek hayat, Tanrı’nın kurgusundan başka bir şey değil belki de bir yönüyle. 
Bu sırra erdikten sonra abartılı kurguyu bırakmaya karar verdim. Yaşam, yontabileceğimiz yeterince malzeme sunuyordu bize çünkü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896ff9ed-66e8-49c3-a8b8-6ea27236efcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Bilinmezliği Üzerine Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>“Yıldızların arasında buluşuruz belki de bir gün, aşağıdan baktığımızda gözlerimizi alan o yıldızların arasında. Kulak ver gökyüzüne, yıldızlar bizi çağırıyor. “ 
￼ 
   Kısacık hayatımızı, sonsuzluğa uzanan gökyüzünün altında geçiyoruz. Unutuyoruz bazen gökyüzünün varlığını, hatırladığımızda ise algılayamıyoruz büyüklüğünü. Daha doğrusu koskoca evrende aslında birer noktadan bile küçük olduğumuza inanmak istemiyoruz sadece. Yaşam Bilinmezliği Üzerine Aforizmalar ise gündelik arzu ve zevkleri kısa süreliğine bir kenara bıraktıran ve sadece bizi var eden duyguların su yüzüne çıkmasına olanak sağlayan bir kitap. Bu koskoca evrende bir nokta olarak var olmanın aslında ne kadar paha biçilmez olduğunu göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18be8f5f-a6cf-4916-ae9d-52bb969ee6a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçkuşu</image:title>
            <image:caption>Kar üzerinde kan lekeleri, tek gözlü ceviz ağaçları, kuş doğuran karıncalar, kilise çanları, dile gelen kesikbaşlar, sokak ortasında inciri ikiye bölüp yiyen kadınlar, sıkı sıkıya kapalı naylon perdelerle nakşedilen kara masallar… 
 
Hiçkuşu’nda, coğrafyaya, tene, bedene, sokağa, ev içlerine yerleşmiş sızılar, kanlı yaralar ritmi ve hızı hiç durmadan değişen, kesilen, delinen, şiirle komşu bir dille tek tek açılıyor. Melike Koçak tüm öykülerinde insan özneyi en gerilere çekip güvercinlerin, sardunyaların, köpeklerin, kırkayakların, serçelerin sesini duymaya, onların dilini sökmeye çalışıyor. Kolektif felaketlere, kıyımlara bireysel yerinden, ev içinden, birbirine karışan kahve, tarçın, kan ve yanık kokuları arasından bakarken gündeliğin, iş görüşmelerinin, çağrı merkezlerinin, doktor muayenelerinin yarattığı türlü türlü halin sıkıntısına kafa tutuyor. Neşterle kesilip cımbızla konmuş gibi her kelime yerini buluyor öykülerde; kaygıyı, öfkeyi ve hazzı etraflarını saran onca gürültüden ve karmaşadan uzaklaştırıp merceğinin altına koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e52c60b1-fe7f-48ae-ba70-7057b59a4b67.jpg</image:loc>
            <image:title>Mafyanın Muhasebecisi</image:title>
            <image:caption>Mafyanın gizli aktörüyle yaşanan gizli bir hayata dair anılar… 
 
Gençliğinde New York mafyasının yatırımlarını yöneten ve şehrin yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinden biri kabul edilen Meyer Lansky’yi sadece birkaç kişi iyi tanımaktadır. 
“Mafyanın muhasebecisi” Lansky ile Zali de Toledo’nun yolları, genç kadın yeni bir başlangıç yapmak için İsrail’e gidip bir otelde garson olunca kesişir.  
Lansky hakkında anlatılan hikâyelerin çoğu Lansky’nin yasadışı faaliyetleriyle ilgilidir, fakat aynı kişiye eski ABD Başkanı Truman’ın “hizmetlerinden ötürü” Başkanlık Özgürlük Madalyası taktığı düşünülürse işlerin tahmin ettiğimizden daha karışık olduğu açıktır. 
Bu hikâyenin öteki yüzüne şahit olma fırsatı elde eden Zali de Toledo, yaşadıkları gizli ilişkiyi, yıllar boyu Lansky’den aldığı mektupları, Lansky’nin öteki kimliğini ve pek çok insanın gözünde bir suçlu olan “gangster”le birlikte almak zorunda kaldıkları kararları yazarak madalyonun öbür yüzüne ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c0762cb-e17d-4f24-a393-5fb3464090a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Perdelenme</image:title>
            <image:caption>Çocukluğundan gençliğine ve yetişkinliğine uzanan bir öyküyle okuyucusunu arayışının derinliklerine davet eden Melike, özvarlığının ışığıyla yol almayı dileyen herkese kendi hikâyesini anlatıyor. 
Mevlâna âşığı bir babadan devraldığı maneviyatıyla hayatının merkezine inancı koymuş ve dünya algısını bu çerçeveden yorumlayarak yetişmiş bu genç kız, çocukluğundan başlayarak etkisi altında kaldığı tüm inanç kalıplarını sorguluyor. 
Aile geleneğiyle alınan her bir inanç kalıbının içine girdikçe, zihninin üzerini örtmüş perdeleri tek tek aralıyor ve bu uyanışla altlarında saklanmış olan özgür aklın ufuklarını keşfediyor. Sorgulamayla geçen yıllar sonra inancını şekillendirecek olan tek varlığın kendisi olduğunu anlıyor ve adeta haykırıyor; 
 
“Ne arasan kendinde ara. 
Dışarıda bir kurtarıcı arama.” 
 
“Sen kurtarılmayı değil, hayatı hakkıyla yaşamayı hak ediyorsun. 
Perdelenme! 
Zira perde aşkın varlığının önündeki en büyük engeldir.” 
 
            Şimdiden iyi okumalar dileriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81da99a3-a3cd-49d5-be00-4d6ba88a1c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Einstein&apos;a Göre Dünya</image:title>
            <image:caption>“İnsanın okuma güçlüğü çekmesi ve heceleri söylerken sürekli takılması onun aptal olduğu anlamına gelmez. Annem veya öğretmenim bana kızdığında ya da sınıftan biri bana aptal muamelesi yaptığında böyle düşünerek kendimi avutuyorum. Herkesin iyi olduğu bir şeyler vardır, sadece bunun ne olduğunu bulmak gerekir.” 
 
Albert Einstein’ı hepimiz biliriz. Peki, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük dehası sayılabilecek Einstein, çocukken nasıl biriydi? Nelerde zorlanır, nelerle ilgilenirdi? Bu roman, bizi bir dehanın henüz sadece diğerlerinden farklı bir çocuk olarak algılandığı ilk çocukluk günlerine götürüyor. 
Büyük dâhinin gerçek yaşam öyküsünden ilham alan Albert Einstein’a Göre Dünya, matematik ve fiziğin gizemleri çözecek keşiflerle dolu olduğunu keşfeden on yaşlarında bir çocuğun dünyayı nasıl gördüğünü anlatıyor. 
Bu roman Einstein’ı şimdiye kadar hiç bilmediğimiz yönleriyle ve farklılıklarıyla tanımamızı sağlarken, kendi içimizdeki dehayı da keşfetmemize yardımcı olacak. Her durumda “Neden?” sorusunu sormaktan çekinmeyen, her şeyi anlamak isteyen, dünyanın kendisine açıklanmasını talep eden bu çocuğun hikâyesinden öğrenecek çok şey var. Ve Einstein’ın da hep söylediği gibi, herkesin iyi olduğu bir şeyler vardır, sadece bunun ne olduğunu bulmak gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c41c4c-618c-480b-9865-3e438137a1ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Eko Kahraman</image:title>
            <image:caption>Dünyayı değiştirmek için çocuk gücü birleşin!
Dünyamız pek de olumlu olmayan bir yönde değişiyor. Doğa kirleniyor, iklim krizi herkesin dilinde.
Peki, hepsine dur diyecek birileri yok mu?
Elbette var! Çocuklar, evet çocuklar tüm bu olumsuz gelişmeleri tersine çevirecek kadar güçlü.
İşte Eko Kahraman da onların arasından çıktı. Şimdi hepimize gerçeği, geleceği ve çözüm yollarını göstermek istiyor.
Ne dersiniz? Var mısınız? Hazır mısınız değişime?
Bilge Buhan Musa yine çocuğun dilinden yazıyor, anlatıyor, söylüyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aeec551-33ef-45ed-b8be-88f533da26c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşif</image:title>
            <image:caption>ABD’de en seçkin resimli kitaplara verilen Caldecott Madalyası’nı üç kez kazanan David Weisner’e 2007 yılında üçüncü madalyayı kazandıran Keşif, büyüleyici görselleriyle çocukları güzelliklerin keşfine çıkaran, tekrar tekrar bakmak isteyecekleri, hayal gücünü harekete geçiren bir sessiz (yazısız) kitap. 
 
 
 
  3 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caaef1a0-373a-47fe-8fcc-22c7b115d705.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Bumbum-Ben Mantar Kafa Değilim</image:title>
            <image:caption>Cimcim mantar kafa 
                                             olmak istemez 
                                             ama kedileri kurtarmayı 
                                             kim sevmez. 
Sevilen çocuk kitaplarının yazarı Çiğdem Gündeş, Canavar Bumbum serisinde çocukları Canavar Bumbum’un ailesi ve okuldaki arkadaşlarıyla yaşadığı eğlenceli maceralara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30954d9-6721-4fb3-b10a-4f173ca7e561.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kez Ölen Adam</image:title>
            <image:caption>Bir sonraki perşembe geldi. 
Elizabeth eski bir meslektaşından, uzun geçmişleri olan bir adamdan mektup aldı. Adamın peşinde birileri var ve bu yüzden Elizabeth’in yardımı gerekiyor. Adamın hikâyesi, çalıntı elmaslar, şiddet eğilimli bir gangster ve çok büyük bir hatayı içeriyor. 
Ölümler artmaya başlayınca Elizabeth katili yakalamak üzere Joyce, İbrahim ve Ron’un da yardımına başvuruyor. 
Peki ya katilin yanında elmasları da bulurlarsa? Bu da işin ödülü olmaz mı? Ama bu sefer yetmişlerinde dört kişiyi gözünü kırpmadan öldürebilecek acımasız bir katille karşı karşıyalar. 
Katil onları bulmadan, Perşembe Günü Cinayet Kulübü katili -ve elmasları- bulabilecek mi? 
Huzurlu bir emekli köyünde dört sıra dışı arkadaş çözülmemiş cinayetlerin peşinde! 
 
İlk kitabı Perşembe Günü Cinayet Kulübü’yle İngiltere’de satış rekorları kıran ve büyük yankı uyandıran Richard Osman, çıktığı gün çok satanlar listesinin ilk sırasına yerleşen İki Kez Ölen Adam’da yine mizah ve polisiyeyi ustaca birleştirdiği sürükleyici bir macera sunuyor. 
 
“Şaşırtıcı, muzip ve keyifli.”   (Sunday Express) 
 “Muhteşem bir eğlence.”  (Guardian)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89a8438-478a-41ef-9b03-80e74eb6fc9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Mo</image:title>
            <image:caption>Ejderha Mo uçardı yükseklere, giderdi ovalara. 
Ardından geri gelirdi kalenin kapısına, 
başlardı ejderha dikenlerini saymaya. 
 
Ejderha sevenler burada mı? 
Peki ya ballı zencefilli süt sevenler? 
Ejderha Mo sizi eğlenceli, 
sıcacık bir dostluk hikâyesine davet ediyor. 
Ama kitabı dikkatli açın, 
içinden her an bir ejderha dikeni düşebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43feb2c6-da03-441a-b7f2-d64d9b2c3499.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kirpi Bin Masal</image:title>
            <image:caption>“Belki kapının önündedir, 
belki çalının dibinde. 
Bir ağacın dalındadır belki 
ya da bir çiçeğin yaprağında 
Bir de oralara baksana.” 
Masallar arayan küçük cesur kirpinin yolculuğu… 
* 3 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b913f6-8eba-4ed8-972b-16e116446ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Bumbum-Kim Yaptı Bunu</image:title>
            <image:caption>Bumbum bir canavar, 
                                             sevimli mi sevimli. 
                                             Yaramazlık yapmayı sever mi 
                                             tıpkı bizim gibi? 
Sevilen çocuk kitaplarının yazarı Çiğdem Gündeş, Canavar Bumbum serisinde çocukları Canavar Bumbum’un ailesi ve okuldaki arkadaşlarıyla yaşadığı eğlenceli maceralara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289c59f8-3c58-4c44-8636-70f79f34f672.jpg</image:loc>
            <image:title>Dracula</image:title>
            <image:caption>&quot;Gözlerinin görmesine, kulaklarının duymasına izin vermiyorsun, gündelik hayatının dışında kalan şeyler seni ilgilendirmiyor. Anlayamadığın şeyler olduğunu hiç düşünmüyor musun, bazı insanların görüp başkalarının görmediği?&quot; 
Avukat Jonathan Harker, Londra&apos;da bir mülk satın almak isteyen Kont Dracula&apos;ya yardımcı olmak üzere Transilvanya&apos;ya, Kont&apos;un Karpatlardaki uğursuz şatosuna gider. Ancak Harker kısa sürede gizemli Kont&apos;un sırrını çözer ve bu sırrın etkilediği insanlarla birlikte kendini hayal bile edemeyeceği dehşetle dolu bir mücadelenin içinde bulur. Bram Stoker’ın ilk kez 1897’de basılan kült korku romanı Dracula iyinin kötüye, ışığın karanlığa karşı mücadelesidir. Günümüzde de canlılığını koruyan, pek çok kitaba, tiyatro eserine ve filme ilham kaynağı olan bu ölümsüz gotik romanı Galip Dursun’un kapsamlı önsözüyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19288fc4-b1e7-48e8-9c39-80b567f0e168.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Zaman Her Yerde Sev</image:title>
            <image:caption>Öpmekten sarılmaya, birlikte kıkırdamaya, paylaşmaya kadar birine onu önemsediğini göstermenin pek çok yolu var. Kimi seversen sev ve sevgini nasıl gösterirsen göster, unutma ki sevgi her zaman her yerdedir. Sarah Massini’nin yazıp resimlediği sevgi dolu bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03746774-c0cb-4756-8c93-776221b4be4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Bumbum-Küçücük Bir Şaka</image:title>
            <image:caption>Küçücük bir şaka, 
ne zararı olabilir acaba? 
 
Sevilen çocuk kitaplarının yazarı Çiğdem Gündeş, Canavar Bumbum serisinde çocukları Canavar Bumbum’un ailesi ve okuldaki arkadaşlarıyla yaşadığı eğlenceli maceralara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10a97022-6c60-4a8f-9190-3fc71c05776d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutasyonlar</image:title>
            <image:caption>Ramón Martínez başarılı bir avukat, bir ateist ve aile babasıdır. Evde eşi Carmela, ergenlik çağındaki iki çocuğu Paulina’yla Mateo, batıl inançlara sahip yardımcıları Eloida ve çatı katında marihuana yetiştiren psikanalisti Teresa’yla birlikte yaşamaktadır. Ancak geçirdiği ameliyattan sonra her şey onun için bambaşka olacaktır. 
Ameliyattan sonra dilini –ve konuşma yetisini–  kaybeden Ramón’un hayatında trajikomik bir sessizlik başlar. Ramón’un içine düştüğü çaresizlikle birlikte ev sakinleriyle aralarında yeni bir iletişim şekli kurulurken Eloida mucizevi bir şifa arayışına düşer ve nesli tükenme tehlikesinde bir papağan olan Benito da aileye katılır. Yer yer kara, yer yer tatlı bir mizah anlayışıyla anlatılan bu trajikomedi bize günlük sorunlarla, kimi zaman sevgi ve kahkahayla, kimi zaman da tıpkı yaşamda olduğu gibi, kötü şans ve gözyaşıyla dolu hikâyeler sunuyor. 
 
“Mutasyonlar muhteşem bir roman, trajik olduğu kadar da komik, çağdaş olduğu kadar da klasik ve hepsinin ötesinde unutulması imkânsız. Okuduktan sonra Jorge Comensal’ın okuyacağım başka romanları da olsa keşke diyeceksiniz; ama bu ilk romanı olduğundan sıradaki muhteşem kitabı tamamlanana kadar sabırla bekleyeceğiz artık.”  (Alejandro Zambra)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d80bf21-b3a7-4ddc-a774-4c2e7ee214bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bunlar Hep Astronomi</image:title>
            <image:caption>Evrende kendini yalnız hissetmek mi? Unut Bunu! 
 
Tek yapman gereken İşte Bunlar Hep Astronomi’nin kapağını kaldırmak. 
Artık bir balondan uzay roketi yapabilir, uzaydaki en tuhaf galaksileri keşfedebilir ve evrenin neden kabaran bir üzümlü keki andırdığını anlayabilirsin.
Gökyüzüne dair büyüleyici gerçekler ve yıldızlar kadar parlak çizimleriyle İşte Bunlar Hep Astronomi tüm “aklı havadalar” için geliyor! 
 
8 dile çevrilen ve yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi gören “İŞTE BUNLAR HEP…” serisinin üçüncü kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fcee91b-967d-42a1-98c0-eb2e5c2d63e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilçam Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“Türk sinemasının yüzeyini, dün olduğu gibi bugün de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik, kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin, Türk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir.” diyen Ayşe Şasa, 1990 yılında Türk sineması üzerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Günlüğü’nde, sinemanın 60’lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor. Türkiye’de sinemanın değişimine ve dönüşümüne göz atmak ve sorunların köküne inebilmek için, sanat ve özelde sinema üzerine, bütün bir medeniyet birikimini seferber ederek şümullü bir düşünme çabasına girişiyor. 
Şasa’nın öne sürdüğü şekliyle Türk sineması, medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı sürece bir “hikmet sineması” oluşturmayacağı gibi “sentez” gerekçesiyle Doğu ile Batı’yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz. 
Yeşilçam Günlüğü, Türk sinemasının geçirdiği süreçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f32e4abd-b54e-4fa6-99b1-a953996d5e6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Avcıları - Evliya Çelebi</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk yapmak sence mümkün mü? Bahadır kadar güçlü bir hayal gücün varsa neden olmasın! O ve annesi kitaplar sayesinde geçmişte yaşamış önemli yazarların hayatlarına misafir olabiliyorlar. 
Serinin ilk kitabında, kitap avcılarıyla birlikte Evliya Çelebi’yle tanışmaya ve Seyahatnâme’sini keşfetmeye hazır ol! 
Kitap Avcıları serisi, okurlarını Türk dilinin ustalarıyla eğlenceli maceralara davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088b37ba-ed15-4092-9b1b-a311e047e194.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Engel Olmayın</image:title>
            <image:caption>İlkokuldan beri aynı okullarda, aynı sınıflarda okuyan Batuhan ve Çağla üniversiteye de birlikte gitmek için sözleşmişlerdi. Gelecek hayalleri kurarak sınava hazırlanan iki genç bir yaz günü hayatın engelleriyle karşılaşmaya başlayacaktı… Yaşam her yaşta, her koşulda kişinin yolunu dikenlerle kesebilir. İşte sınav o anda başlar. &quot;Bana engel olmayın!&quot; demeyi başarırsak gökyüzüne kanat açabilir, güneşe ulaşabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d685fcba-1cb2-415f-a60e-8d902bdb1846.jpg</image:loc>
            <image:title>Alora’nın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Rengârenk kuşların yaşadığı bir orman: Alora! 
Tüm hayvanların dostça yaşadığı bu ormanın sakladığı bir sır olabilir mi? 
 
Kimsenin merak etmeye bile cesaret edemediği 
bu sırrın peşine, 
bir yavru tavşan düşerse ne olur? 
Kimileri buna karşı çıkar, 
Kimileri yavru tavşanı destekler! 
Her ne olursa olsun büyük bir macera başlar! 
 
*** 
  Merak ve cesur olmak üzerine ilham veren bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792abf4e-b005-40b9-85f4-3c839c941fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Bulmacası</image:title>
            <image:caption>Doğanın uyanışı çevremizde öyle çok şeyi değiştiriyor ki... Bu uyanış, içimizde de pek çok duyguyu ve enerjiyi açığa çıkarıyor. Can, Yalın ve Ada bahar coşkusunu kalplerinin derinliklerinde yaşayan üç kafadar. Onlar Saadet ablanın kendilerine sürprizi olan farkındalık bulmacasını çözerken doğayı heyecanla keşfediyorlar. Onların bu macerasına katılmak açmadığınız birçok kapıyı aralayabilir... Bahar Bulmacası&apos;nda doğanın keşfi; yoga pozları ve farkındalık oyunlarıyla birleşince okuyucuyu meraklı, gözlemci, dingin ve keyifli bir yolculuk bekliyor. Senem Kıroğlu Nane, bu ilk kitabıyla çocuklar kadar yetişkinlere de içimizdeki gücü ve doğayla bir bütün olmayı hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13f73b9b-e551-4214-b5d4-809c633193e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyahının Sonu Gökkuşağı</image:title>
            <image:caption>Yüreğimizi dilimize bir eyledik 
Dilimizi harflere yol eyledik 
Harfleri sırra mazhar eyledik 
Okuyanı yazana kader eyledik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd634483-1293-4e79-9953-8b11b199cbc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Toparlanın! Ayağa Kalkıyoruz…</image:title>
            <image:caption>Verilen nimetlerle örtülüdür hayatımız. Görmezden geldiğimiz nimetler, mucizeler… İnsan kendi hayatının katilidir. Kendi kendine yaratır tüm olumsuz şeyleri ve içinde taşır bir organ gibi. Bırakmak, çoğu zaman olan şeyden vazgeçmek ya da olmayan şeylerden kaçmak değildir. “Olmayan şeyler,” dedim evet, hayatımızda yeri olmayan olaylar ve insanlar var. Fazlaca anlam yüklediğimiz… 
Zaman, sağ olsun kendimizi yenilememize, yaralarımızı sarmamıza yardımcı olurken o an gelen farkındalığa dalarız. Her şey geçtiğinde aslında anlam bile yüklemediğimizi fark ederiz. Zamanla acısı geçtiğinden değil, zaten anlamı olmayan bir yükü heybemizde taşıdığımızdan… Bunları ele alarak başlayalım mesela…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cee7230d-a8f6-4242-869d-0718963f77ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakup Cemil</image:title>
            <image:caption>“Yakup Cemil’i teşebbüslerinden vazgeçirecek hiçbir kuvvet mevcut değildir… Benim hakkımda kim ne derse desin; ya on beş maddelik bilinen fikrimi kabul ettireceğim yahut asılacağım. Belki harbin nihayetine kadar çıkarmayacaklar. Ben bu fikirde ‘Türk’ün, taşım da taşım’ dediği gibiyim.” 
 
Yakup Cemil 
 
Bu kitap; İttihâd ve Terakki Cemiyetinin önemli ismi Yakup Cemil’in Cemiyetle öne çıkan ve Cemiyetin müdahalesiyle 11 Eylül 1916’da kurşuna dizilmek suretiyle sona eren hayat hikâyesini efsanelerden arındırarak arşiv vesikaları ve diğer kaynaklara dayanarak ortaya koyuyor ve ana baba adından başlayarak birçok hatayı da tashih ediyor. Ayrıca Yakup Cemil’in baş kahramanı olduğu 1916’daki münferit sulh davasının Divan-ı Harp sorgu tutanaklarını içeriyor ve bu tutanakların çeviri yazımını gün yüzüne çıkararak okuyucuların dikkatine sunuyor. 
 
Nihayetinde bu kitap, silah ve siyaset arasında tükenmiş bir ömrün, Yakup Cemil’in; 
 
Bursa seyahati ve Prens Sabahaddin’in hususi kâtibi Satvet Lütfi ile ilişkisini, 
Münferit sulh çerçevesindeki on beş maddelik manifestosunu, 
Meserret Oteli toplantılarını, 
Sapancalı Hakkı, Mümtaz Bey ve Hüsrev Sami ile ilişkilerini, Kara Kemal, Bahaeddin Şakir, Doktor Nazım ve Midhat Şükrü gibi isimlerle görüşmelerini, 
Enver Paşa ve Talât Bey hakkındaki değerlendirmelerini, 
Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nazırlığı meselesini, imzalı ifadelerinden öğrenebilme imkânı sunuyor; Yakup Cemil meselesiyle ilgili Esatlı, Ertürk ve Vardar’ın yazdıkları bazı hususları tashih etmenin yanında bu meselenin Almanya’nın İstanbul Büyükelçiliği raporlarına yansımasını da ele alıyor. Karanlıkta kalan pek çok meseleyi açıklığa kavuşturacağını umduğumuz bu çalışmayı Türk okurunun ve akademisinin dikkatine sunmaktan kıvanç duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915bc1ca-0261-49d5-b3a8-b87af46a9f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelleci Memet</image:title>
            <image:caption>“Çünkü eskimek, benzeri var olanlar için söz konusudur.” 
 
Her kuşağın yeniden ve kendinden öncekilerden farklı bir biçimde keşfettiği Kemal Tahir, benzersiz üslubu ile her daim yeni kalmayı başardı. Onun roman evreninin, dil zenginliğinin en kıymetli parçalarından biri olan Kelleci Memet ise farklı okumalara ve yorumlara açık olmasıyla bugün de ilk yayımlandığı günlerde gördüğü ilgiyi koruyor. 
Kelleci Memet, 40’lı yılların Türkiye dinamiklerinden taşranın koyu yalnızlığına, mahpushanelerin dram yüklü avlularından cepheden kederle dönmenin hatıralarına uzanan çok katmanlı bir anlatı ormanında gezdirir okuyucusunu. Kemal Tahir’in, tanımak ve anlamak için ömrünü adadığı Anadolu insanının, zor zamanlardan geçerken edindiği toplumsal deneyimin yakın tarihli bir kesiti olan bu roman, büyük insanlık hikayesine dair de çok şey söyler. 
Mağdurken mağrur, kurnazken mağlup, yaşarken ölü olmanın bu çok sesli korosu, edebiyatımızın köşe taşlarından biri olmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a1a87cc-9e8a-491e-a9f3-3b94a2a88fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağırdere</image:title>
            <image:caption>“Her sanatçı, içinden çıktığı toplumun insanlarını konu alır; onun için en büyük gerçek, kendi insanlarının gerçeğidir.” 
Kemal Tahir’in bir romancı olarak çıktığı uzun ve meşakkatli yolculuğunun ilk durağı ve ilk romanı olan Sağırdere, insanımızın yoksulluk ve gurbetle sınandığı, genç Cumhuriyet’in taşradaki sancılarına odaklanıyor. Türkiye’nin modernleşme meselesinin taşra-merkez arasındaki etkileşim üzerinden ele alındığı bu roman, insanlar arasındaki iktidar ilişkilerinin evrenselliği ile çeperini genişletiyor. 
Toplumu, hazır kalıplar; köyü, ütopik klişeler ile anlamaya çalışan bütün yaklaşımların tersine Kemal Tahir, kendi insanının gerçeğine odaklanarak deneyim ve gözlemin ışığında önemli çıktılar elde ediyor. Renkli üslubu ile okurlarının zihninde oluşturduğu son derece gerçekçi roman 
kahramanlarını toplumsal çözülmelerin içinde sınıyor. 
Sağırdere, onun benzersiz roman evreninin giriş kapılarından 
biri olarak her daim tazeliğini korumakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9119366-3071-49a5-8dc4-597126b12979.jpg</image:loc>
            <image:title>Yorgun Savaşçı</image:title>
            <image:caption>“Memleketin en kötü günlerinde düşmanlar iyice içeri doldukları sırada, başından beri politikaya karışmamış, orta rütbede, dövüşken Türk subayının, ordusuz kalma dramını anlatmak istedim.” 
 
Yorgun Savaşçı, yenilgiden dönmenin ve tekrar mücadeleye atılmanın büyük anlatısıdır. Kemal Tahir’in, insanı bir an durup düşünmeye ve harekete geçmeye, geleceği ve geçmişi büyük bir şimdinin içinde kavramaya teşvik eden üslubu ile edebiyatımızın klasik olma vasfı kazanan en önemli romanlarından biri olan Yorgun Savaşçı, ilk kez yayımlandığı 1965 yılından beri okunmaya, tartışılmaya ve ilham vermeye devam etmektedir. 
Büyük sorular sormanın üstadı olarak Kemal Tahir, dağılan bir imparatorluğun her çatırtısına kulak kabartmış, kurulacak Cumhuriyet’in ve verilen istiklal mücadelesinin, karanlığın dibinden umudun zirvesine doğru gerçekleşen yolculuğunu, muhayyilemize hediye ettiği ölümsüz karakterlerle romanlaştırmayı bilmiştir. Cehennem Topçu Cemil’den Doktor Münir Bey’e, Patriyot Ömer’den Kör Şaban’a kadar bir milletin geleceğinin belirlendiği kısa bir zaman dilimini üzerlerinden okuduğumuz kült karakterleri inşa etmedeki ustalığını, onları başka eserlerinde de karşımıza çıkararak gösteren Kemal Tahir’in benzersiz roman evreni, bugün edebiyatımızın iftihar sebebidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/943b2cd6-92db-4787-8bee-37b3cc48ce17.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Dahi Oldum? Serisi (Kutulu 10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>·         Stephen Hawking – Sınır Tanımayan Bir Zekâ 
·         Albert Einstein – Evrenin Sırrını Çözen Dâhi 
·         Nikola Tesla – Dünyanın En Büyük Mucidi 
·         Steve Jobs – Geleceği Tasarlayan Sanatçı 
·         Madam Curie – Bilimin Kraliçesi 
·         Mozart – Notaların Şairi 
·         Louis Pasteur – Mikropların Savaşçısı 
·         Isaac Newton – Modern Fiziğin Babası 
·         Graham Bell – Telefon Dile Geldi 
·         Leonardo da Vinci – Gerçek Bir Dâhi 
Nasıl Dâhi Oldum? Serisi’nin her bir kitabıyla, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli sanat ve bilim insanlarının çocukluklarına büyülü bir yolculuğa çıkacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10b6fbe9-720e-4922-8842-207f77c4e130.jpg</image:loc>
            <image:title>Esir Şehrin İnsanları</image:title>
            <image:caption>“Çöküntü̈ devrinde iki çeşit insan tipi ortaya çıkıyor: Namussuzlarla namuslular... Hele, önce ‘vatandaş’ sonra ‘insan’ olunması gereken dehşetli sıralarda felaketle alçaklığın boğuşması kadar korkunç muharebe yok. Muharebede düşman karşıdadır, üniformalıdır. Az da olsa, çok da olsa bir zaman sonra önemi kalmaz. Kaçarsın, kovalarsın... Anında ölenler, yaralananlar olur. Ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. Oysa esir bir şehirde, dost kim, düşman kim bilinmez!” 
 
Bir mücadele nerede başlar? Hürriyet duygusu ne zaman kan ve kemik kadar kati bir gerçek halini alır? Kemal Tahir, esir düşmüş payitahtın insanlarını işte bu çetrefil ve kaçınılmaz sorunun karşısındaki tutumlarına göre tasnif ediyor, tanımlıyor. Kaosun hüküm sürdüğü̈ mütareke İstanbulu’na yönelttiği keskin bakışlarıyla şehrin sokaklarını tararken ne berduşları, aylakları, işbirlikçileri ne vatanseverleri ve kendisinden kahramanlık umulmayan kahramanları gözden kaçırıyor. Gönülden köleler ve aldırmazlar arasından bir çıkış yolu arıyor. 
  Esir Şehrin İnsanları, yazarının “yürekli bir yalnızlığı göze alarak” yakın tarihin en önemli olaylarını çok yönlü̈ bir bakışla, tarihsel gerçekliği içinde ele aldığı ilk “şehir romanı”dır. “Esir Şehir” üçlemesinin ilk kitabı olan bu roman, dağılan imparatorluğun ve insanlarının eş zamanlı çözülmesini derin ve sarsıcı yüzleşmelerle okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32353ee8-61ed-4a9d-aa6b-e7b69080c413.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Bilim İnsanları Serisi (Kutulu 10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>·        Albert Einstein – Evrenin Sırrını Çözen Dâhi 
·         İbni Sina – Hekimlerin Piri 
·         Nikola Tesla – Dünyanın En Büyük Mucidi 
·         Piri Reis – Denizlerin Parlayan Yıldızı 
·         Stephen Hawking – Sınır Tanımayan Bir Zekâ 
·         Steve Jobs – Geleceği Tasarlayan Sanatçı 
·         Cezeri – İlk Robotun Mucidi 
·         Cahit Arf – Bir Matematik Dehası 
·         Isaac Newton – Modern Fiziğin Babası 
·         Leonardo da Vinci – Gerçek Bir Dâhi 
Bu serinin her bir kitabıyla, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli bilim insanlarının sınır tanımayan yaşamlarında macera dolu bir yolculuğa çıkacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/030646c8-85d0-44fa-8ba7-4fe299ec771d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Ünlü Türk Bilginleri Serisi (Kutulu 10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>·         Cezeri – İlk Robotun Mucidi 
·         Piri Reis – Denizlerin Parlayan Yıldızı 
·         İbni Sina – Hekimlerin Piri 
·         Cahit Arf – Bir Matematik Dehası 
·         Ali Kuşçu – Gökleri Arşınlayan Bilgin 
·         Farabi – Filozofların Üstadı 
·         Biruni – Göklerin Hâkimi 
·         Fergani – Güneşi Döndüren Adam 
·         Uluğ Bey – Ay’ın ve Yıldızların Sultanı 
·         İbn Haldun – Zamana Yön Veren Âlim 
Ünlü Türk Bilginleri Serisi’nin her bir kitabıyla, tarihe ismini altın harflerle yazdırmış önemli âlimlerin gizemli hayatlarında eşsiz bir serüvene çıkacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ec1e38-113a-4002-b108-aeb4d03c3a32.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahmet Yolları Kesti</image:title>
            <image:caption>“İnsanın dramı kişiseldir ama, kişiliğinden değil, toplumsallığından gelir.” 
 
Gerçeğin peşinden Türkçenin bütün imkanlarıyla doludizgin giden Kemal Tahir, bu kez “romantik bir başkaldırının soylu şövalyeleri” olarak bir tür klişe haline getirilen “eşkıyaları” konu ediniyor. 
  Yerleşik kanılara meydan okuyan bir roman olarak Rahmet Yolları Kesti, eşkıyalığın acziyet ve ihtirasın birleşmesiyle ortaya çıkan kötücül yüzünü, hırsın cahillikle bilendiği bir kara düzenin içinde olanca gerçekliği ile ortaya koyuyor. Kemal Tahir, destan ve türkülere konu olan, son derece renkli eşkıyalık motiflerinin arkasına saklanan kaba ve kötürüm bir suçun anatomisini çıkararak toplumsal sorunları insan teklerinin dramları üzerinden okuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/961d5aab-b960-4b9a-be1d-bb4b686040f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Ayrımı</image:title>
            <image:caption>“Bizden bir evveli nesil mağlubiyet ve inkırazı tanımıştı. Bizden sonrakiler de yeni devrin zorluklarıyla karşılaştılar. Arada bir avuç iyimser kaldı ve kazandı.” 
İnsanın fıtratı zorluklar karşısında mı ortaya çıkar yoksa zorluklar aşılıp da fırsatlar belirdiğinde mi? 
Eserlerinde toplumsal süreçler neticesinde insan fıtratına dair en mahrem detayları, en gizli yanları büyük bir cesaretle ortaya döken Kemal Tahir, “Esir Şehir” üçlemesinin son halkası olan Yol Ayrımı’nda bu sorunun peşine düşüyor. Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının akabinde 1930’lu yıllardaki Serbest Fırka deneyimini fon edinerek birbiriyle iktidar mücadelesi veren bürokrat ve aydın kadroların, eşiğine gelip durduğu yol ayrımından bakıyor dünyaya. 
Maskeleri düşüren, insanın fıtratını ortaya çıkaran bir yeni dünya ihtimalinde ve oynanan köşe kapmacada Kemal Tahir’in gerçek insanlarına düşen, belki de sadece hayal kırıklığıdır. 
Kemal Tahir’in hayattayken yayımlanan son romanı olan Yol Ayrımı bir yüzleşme daveti. Muharebelerin ardından barış gelir, cepheler terk edilir ve insan, yeni ve en güçlü düşmanı olan kendini karşısında bulur. Sert gerçekleri idrak etmek için cesur bir bakış gerekir. Cemil Meriç’in de değindiği gibi bu bakış, Kemal Tahir’de fazlasıyla vardır. “Kemal Tahir; bütün kepazelikleri, bütün rezillikleri görmüştür. Hapishaneyi, yapılan rezilliği, Batılılaşmayı çıplaklığıyla, acılarıyla yaşamış ve aşağı yukarı ilk defa olarak Türkiye’de nasıl bir oyuna geldiğimizi, nasıl bir açmaza girdiğimizi söylemiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de49b9b-e4be-415c-805c-6eba16884764.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğum Günü Kızı</image:title>
            <image:caption>Punk 57’nin çok satan yazarı Penelope Douglas’tan yakıcı, yasak aşk hikâyesi 
 
JORDAN 
 
Gidecek başka hiçbir yerim yokken beni yanına aldı. Beni kullanmıyor, canımı yakmıyor ya da beni unutmuyor. Bana bir hiçmişim gibi davranmıyor ve beni hafife almıyor. Beni hatırlıyor, benimle gülüyor ve bana bakıyor. Beni dinliyor, beni koruyor ve beni görüyor. Yanıma yaklaştığında kalbim öyle hızlı atıyor ki. Ama bunu durdurmalıyım. Bu olamaz, olmamalı. 
 
PIKE 
 
Yardım ettiğimi düşündüğüm için onu evime aldım. Yemek pişirir ve biraz temizlik yapar diye düşünmüştüm, kolay bir çözüm gibi görünüyordu ama günler geçtikçe, her şey zorlaştı. Aklımın ve bakışlarımın ona kaymasına engel olmalı ve evde onunla her karşılaştığımda nefesimi tutmayı bırakmalıyım. Ona dokunamam, bunu hayal bile etmemeliyim. Çünkü o, oğlumun kız arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b01e6ec8-722f-43e1-8130-fdfef66a9177.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzikli Türkiye Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>7 bölge 21 türkü... 
 
Birbirinden güzel türkülerle keyifli bir yolculuğa hazır mısınız? Türkiye’nin 7 bölgesini, 7 farklı öyküyle anlatan bu kitapta çocuklar, ülkemizin doğal, tarihî ve kültürel güzellikleriyle tanışacak. Öykülerdeki kahramanlarla birlikte çıkacakları macera dolu yolculuklarda onlara o bölgelere özgü türküler eşlik edecek. 
Bölüm sonlarındaki karekodları okut, türküleri dinleyerek yolculuğa başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7639ae9d-260c-4120-9656-e94c83b95651.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin</image:title>
            <image:caption>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin, yanlışlıkla kırdıkları biblonun yenisini almak için fantastik bir yolculuğa çıkarlar. Ancak kendilerini gizli odalar, kafese kapatılan zavallı hayvanlar ve çalıntı eşyalar arasında bulurlar. 
Sanatçılara ve geleneksel sanatlarımıza verdiğimiz değeri sorgulayan, afacanlık, gizem ve sanat dolu bu macerada Eskişehir sokaklarında nefes nefese bir macera bizi bekliyor! 
2017 Gülten Dayıoğlu Vakfı Edebiyat Ödülü’nün sahibi Gamze Pat’tan çok sevilecek yepyeni bir seri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/464c1466-e761-42df-a6fa-a8c9d1882ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Musa’nın Sağ Kolunda Tuttuğu Gizem Emir Tabletleri</image:title>
            <image:caption>Sanatçının asıl amacı, kendisinde yaratma dürtüsünü ortaya çıkaran ile aynı duygusal tutumu bizim içimizde uyandırmak, aynı zihinsel takımyıldızını oluşturmaktır. Fakat sanatçının niyeti, neden diğer düşünceler gibi sözcüklerle iletilebilir ve kavranabilir olmasın ki? Büyük sanat eserleri söz konusu olduğunda, belki de psikanaliz uygulanmadan bu asla mümkün olmazdı. 
“Ünlü psikiyatr Sigmund Freud’un gözünden Musa heykeli ve heykelin çevresinde beliren 
yorumlar” 
“Vincoli&apos;deki Aziz Petrus Kilisesine yaptığım ilk ziyaretler sırasında heykelin önüne oturduğumda kendi hayal kırıklığımı hatırlayabiliyorum. Musa’nın biraz sonra ayağa kalkıp Emir Tabletleri’ni yere fırlatacağını ve öfkeyle parlayacağını görmeyi umuyordum. Öyle bir şey gerçekleşmedi. Bunun yerine, bu mermerden figür kafamı daha da allak bullak etti. Hüzünlü bir sessizliğe boğuldum. Burada değişmeden kalacak bir şeyin temsil edildiğini fark etmeye mecbur kaldım. Bu Musa, sonsuza dek öfkesi içine hapsolmuş halde oturmaya devam edecekti.” Freud Tablolar, resimler, şiirler… Sanat ve sanatçı yüzyıllar boyunca “sıradan” insanın hem erişemediği hem de gözünü alamadığı bir ikili olarak dünyaya güzellik ve zarafet katmaktadır. Yorumlanmalarında da çeşitli metotlar kullanılagelmiş, sanat tarihçileri, eleştirmenler arasında da sanatçı ve sanatına dair en doğru çıkarımı yapmak için adeta bir yarış söz konusu olmaktadır. Bu karmaşık düzlemde, pek çok farklı bakış açısından bambaşka yorumlarla nitelendirilmiş olan Musa heykeli, özellikle elindeki Emir Tabletleri çerçevesinde Freud tarafından yorumlanmış ve elinizdeki esere dönüşmüş hâlde. Elinizdeki eserde Freud’un çeşitli eleştirmenlerin yorumlarını da irdeleyerek yaptığı beyin fırtınasına kapılacak, hem psikanalizin hem de sanatın boyutlarıyla ilgili ufuk açıcı bir deneyim yaşayacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ac74c1-b96e-40d1-80d5-f5bd8045b92b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Kağıt</image:title>
            <image:caption>Ay ışığının olmadığı bir gece yarısı, ilçenin kuytu bir kıyısında, kendilerini almaya gelecek 
olan botu, can yeleğini giymiş kendisi gibi karşı kıyıya gitmek için heyecanla bekleyenlerin 
arasındaydı. 
Büyük şişme bot kıyıya yanaştığında kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. 
Dikkatli ve alabildiğine sessizce bota doluştular. 
Herkesin gözünde korku ve endişe vardı. 
Hiç kimse tek kelime bile konuşmuyordu. Şişme bot, içindekilerle denizin sularını yara yara 
ilerlerken bir aksilik çıkmaması için içinden durmadan dua ediyordu. 
Botu kullanan adam arada bir motoru susturuyor, dikkatlice etrafı kolaçan ettikten sonra 
tekrar çalıştırarak yoluna devam ediyordu. 
Gidecekleri Yunan adasının ışıkları çok uzaktan görünüyor fakat yol bir türlü bitmek 
bilmiyordu. 
Heyecandan kalbi duracak gibi oluyordu. Botun içindeki diğerlerinin de kendisinden pek bir 
farkı yoktu. 
Herkes nefesini tutmuş botun bir an önce adaya varmasını bekliyordu. 
Deniz karanlık, sessiz ve ürkütücüydü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d935ca85-0265-435f-b924-631c5efc7170.jpg</image:loc>
            <image:title>Totem and Taboo</image:title>
            <image:caption>The essays treated here appeared under the subtitle of this book in the first numbers of the periodical Imago edited by me. They represent my first efforts 
to apply view-points and results of psychoanalysis to unexplained problems of racial psychology. In method this book contrasts with that of W. Wundt and the works of the Zurich Psychoanalytic School. The former tries to accomplish the same object through assumptions and procedures from non-analytic psychology, while the latter follow the opposite course and strive to settle problems of individual psychology by referring to material of racial psychology. I am pleased to say that the first stimulus for my own works came from these two sources. 
I am fully aware of the shortcomings in these essays. I shall not touch upon those which are characteristic of first efforts at investigation. 
The others, however, demand a word of explanation. The four essays which are here collected will be of interest to a wide circle of educated people, but they can only be thoroughly understood and judged by those who are really acquainted with psychoanalysis as such. It is hoped that they may serve as a bond between students of ethnology, philology, folklore and of the allied sciences, and psychoanalysts; they cannot, however, supply both groups the entire requisites for such co-operation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ece046c-3121-42df-b4d1-e132c5a4a675.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Alice&apos;in Harikalar Pastanesi-Yılbaşı Pastası Sarayı</image:title>
            <image:caption>Harikalar Diyarı’na yeni yıl geldi! 
Kupa Kraliçesi, kraliyet yılbaşı şölenine sadece birkaç kişiyi davet ediyor. Ama Momeratlar saraya akın edince planlar bozuluyor. Alice ve arkadaşları, yılbaşı neşesini hep birlikte kutlayabilecekleri çok özel bir yılbaşı pastası sarayı inşa ediyorlar. Harikalar Diyarı’nda yine çok eğlenceli ve çılgın maceralar yaşanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec7085c-2711-49aa-bf48-8db2ab187606.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Ana</image:title>
            <image:caption>“Büyük romanlar, büyük ırmaklar gibi akarlar. Yatakları hem geniştir hem derin. Irmaklar, yataklarını ancak denizlere kavuşurken derinleştirip genişletebilirler. Böylece, her büyük roman, zaman içinde okyanuslara kavuşan bir ana yoldur.” 
Devlet Ana, bütün eserleriyle edebiyatımızda ırmaklar gibi çağlayan Kemal Tahir’in belki de okyanusa kavuştuğu eserinin adıdır. 
“Köy-şehir-halk, maksat Türk insanının cevherini bulmaktır.” diyen Tahir’in, bir imparatorluğun kuruluş dinamiklerini keşfe çıkarken insanımızın bu coğrafyada tutunmasını sağlayan tabiatını da gerek tarihî kişilikler gerek kurmaca karakterlerle yansıtması, edebiyatımızın en özel romanlarından birini ortaya çıkarır. 
1968 yılında Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’ne değer görülen Devlet Ana, Türkçenin çok katmanlı yapısına yaslanırken tarihsel deneyimi zengin bir dilin roman sanatı içinde hangi irtifalara çıkabileceğinin de en önemli örneklerinden biri olmuştur. 
Kemal Tahir; yarına dair umudu, kuruluş tecrübesinde dirilterek nesiller boyu ilham alınan bir eseri dilimize hediye etmiştir. 
“Yıllardır konuşuyoruz; görüyorum ki, hâlâ Osmanlı’yı hafife alanlarımız var. Dünyada kurulmuş imparatorluklar -en kabadayı- yüz elli iki yüz yılda paramparça olduğu halde, Osmanlı İmparatorluğu’nun neden altı yüz yıl sürdüğünü hiç düşündünüz mü? Bütün imparatorluklardan gereken tarih dersini almış ve buna göre bir çekirdek model kurmuştur da ondan!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d3d0bb-b873-4c6e-a99d-39af4572aab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuldaki İlk Günüm</image:title>
            <image:caption>Altı yaşındaki Ahmet okula başlayacağı için çok heyecanlanıyordu.
Bir öğretmeni, yeni arkadaşları ve bambaşka bir hayatı olacaktı. 
Acaba Ahmet’in okuldaki ilk günü nasıl geçecekti?   
İmren Tübcil’in yazıp resimlediği Okuldaki İlk Günüm, bu tatlı heyecanı yaşayan tüm çocuklarımıza güzel bir armağan olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2cb3be7-973e-4343-b5ed-498da603024d.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Çağı</image:title>
            <image:caption>Yazınımızın özgün ve üretken kalemlerinden Hürriyet Yaşar’ın “Satış Çağı” kitabında, piyasanın acımasız dişlileri arasında şaşırmayı unutanların, para uğruna tüm güzellikleri yıkmaya hazırlananların, çocukla çocuk olanların, otoriteye başkaldırmaya cüret edenlerin ve edemeyenlerin öykülerini okuyacaksınız.
“En yakınındakine açılmak isteyince, dudak büktü gün yoldaşı. ’Gizli daha ne kaldı ki sende!’ gülümseyişiydi. Anlatası kalmadı. Bir arkadaşını buldu. Gözlerinden bildi gizdeş olmayacağını. Anlatmadı. Bir gün, uzak bir yerde yapayalnız dolaşırken, su kıyısında bir kamışlık gördü; gitti, kamışlığa anlattı. Duramadı… Ertesi gün, o kamışlardan birini kesip kalem yaptı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9917b11a-fc2f-40f9-ad8c-d887351ce191.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Yıl 93</image:title>
            <image:caption>Bitmeyen Yıl 93’te; özellikle perde arkasında kaldığı düşünülen 93 yılında yaşanan siyasi olaylar, kurulan örgütler, terör, faili meçhul cinayetler, katliamlar ve siyasi gelişmeler hakkında o dönem yapılan haberlere, araştırma ve yazılanlara, tartışmalara, görüşlere ve tanıkların sözlerine ve bu konular ile ilgili kaynaklara yer veriliyor. Dönemin yakından incelendiği kitapta, yaşananlar mercek altına alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9584aa9b-0204-4d16-b196-88341613f4ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Bir Hayalet</image:title>
            <image:caption>Nilay normal hayat süren bir çocuktu. Ta ki bir gün hayalet arkadaş bulana kadar. Hiç beklemediği anda hayatı değişen Nilayın artık bir görevi vardı. Hayalet arkadaşıyla cinayetleri çözme göreviydi bu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690652d9-f1e0-4bf8-b2e9-9c2d45d97313.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabenin Peygamber Efendimize Sadakati</image:title>
            <image:caption>Sahabelerin hayatları ders mahiyetindedir. Onların, Hz. Peygamber’e duydukları sevgi, sadakat ve teslimiyet çok büyüktür. Sahabenin Peygamber Efendimiz’e Sadakati’nde, sahabelerin söz ve fiillerinde, tüm insanlık için bir rehber ve bir örnek olan Hz. Peygamber sevgisini nasıl hissettikleri ve yaşadıkları anlatılmıştır. Sahabeler, Allah ve O’nun elçisi Hz. Peygamber (s.a.v.)’i sevmenin, imanın bir göstergesi olduğunu kabul etmişler ve her işlerinde O’nu örnek almışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50f09a2a-9657-4807-b8f3-06286f572107.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi Aşk Değdi Yüreğine</image:title>
            <image:caption>“Ben bittim hayat, üstü kalsın” sözünü dünyaya armağan edip, ben doğdum yeniden... 
Hayat, aşk bana “Varsın” diyerek nasibimi beklemek, aşkı yaratanın aşkı ile yanmak için gidiyorum. Bavıko diyarından, Peygambere (sav) yoldaş olmuş Safvan B. Muattal Hz. diyarından, Seyitler makamı Menzil diyarından en sevgiliye bağlılık göstermek için aşkı bulanların yoluna gidiyorum. 
Sabrediyoruz ALLAH’IM... 
Topraktan Var Olduk, 
Toprakta Biteceğiz... 
Sen’den Geldik, 
Sana Geleceğiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/182ba08d-fef0-4aa9-a152-542abc70da20.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Filoloji Seminerleri IV</image:title>
            <image:caption>SİNEMADA QUO VADIS 
(1912, 1925, 1951, 2001): 
ANTİKÇAĞIN PEK ÇOK YÜZÜ 
Ewa Skwara 
 
HANNIBAL ANTE OCULOS! 
BİR DÜŞMANIN KOMİK İMGESİ 
Ewa Skwara 
 
GEÇMİŞE AÇILAN KAPI: 
YENİKAPI BATIKLARI 
Ufuk Kocabaş 
 
ODYSSEUS’UN ADALARI 
Cengiz Çakmak 
 
LUCRETIUS: ATOMCULUĞUN 
ROMALI TEMSİLCİSİ 
Pelin Erçelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e5cde0b-191b-4795-a99f-741fbc828535.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Menkıbeleri</image:title>
            <image:caption>Mevlânâ Ekmeleddin Tabîb’in şöyle dediği nakledilir: Bir keresinde kutlu sultan Rükneddin, “Çok kuvvetli bir panzehir hazırlamak gerekir.” buyurdu. Onun bu emri üzerine panzehir için gerekli bütün maddeler her yerden bir araya getirildi. İlacın hazırlanacağı gün evin bir köşesine çekilip onu hazırlamakla meşguldüm. Evin bütün kapıları, giriş çıkışları kapatıldı. İlacın hazırlanması tamamlandığında, Hüdâvendigâr hazretleri, Allah onun ruhunu mübarek kılsın, evin bir köşesinden ansızın görünüverdi. Huzuruna gittim, elini öptükten sonra mübarek parmağıyla şereflendirir diye panzehri küçük bir küpün içinde önüne bıraktım. Asla iltifat etmedi ve “Ey Mevlânâ Ekmeleddin! Okyanus suyu panzehir olsa, içimizi ısıran ejderhaya çare olmaz,” deyip anında gözden kayboldu. Büyük mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hakkında günümüze kadar çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Bu eserler arasında, Mevlânâ’nın hayatı, hocaları ve halifeleri hakkında bilgi veren Sipehsâlâr Risâlesi’nin (Mevlânâ Menkıbeleri) önemli bir yeri vardır. Mevlânâ ve çevresi hakkındaki ilk menâkıbnâmelerden biri olan elinizdeki bu eser, kırk yıl Mevlânâ’nın hizmetinde bulunmuş, saraydaki kumandanlık (sipehsâlâr) görevinden ayrıldıktan sonra Mevlânâ dergâhının malî işleriyle meşgul olmuş Ferîdûn-i Sipehsâlâr tarafından Mevlânâ’nın sır tutmada güvenilir ve samimi bir müridinin isteği üzerine kaleme alınmıştır. Üç bölümden oluşan Sipehsâlâr Risâlesi’nin ilk bölümü Sultânü’l-ulemâ Bahâeddin Veled’e, ikinci ve en geniş bölümü Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye, üçüncü bölümü Mevlânâ’nın dostlarına ve ondan sonra makamında bulunan çelebilere ayrılmıştır. Bu kutlu zâtların yaşadığı dönemi idrak etmiş bir müellifin Mevlânâ ve Şems-i Tebrîzî ile ilgili bizzat şahit olduğu olayları aktardığı bu klasiği keyifle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4abe246a-7d59-4da2-bebf-1939ae23dd0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lisey&apos;in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Lisey ve kocası Scott yirmi beş yıl süren evlilikleri boyunca birbirlerini derin bir aşkla sever. Aralarındaki bağ öylesine güçlüdür ki birçok insan bunu tuhaf bulur. Karanlık ve korkunç bir geçmişi olmasına rağmen Scott pek çok ödül kazanmış başarılı bir yazardır; ancak geçmişte yaşadığı olaylar, hayal ve gerçek arasında gidiş gelişleri bir ömür boyu yakasını bırakmaz. Yazarın ölümünden sonra basılmamış romanlarından çıkar sağlamak isteyen kişiler karısının peşine düşer. Lisey, uğursuz tehditler başladığında hayatta kalmak için Scott&apos;ın gücüne, ışığına ve aynı zamanda sonsuz karanlığına ihtiyacı olduğunu anlar. Kocasıyla arasındaki bağı koparmayan genç kadın, kâbuslarının arasında saklı korkunç bir yerde duran Scott&apos;a ulaşır. Lisey&apos;in Hikâyesi; yaratıcılığın kaynakları, deliliğin çekiciliği ve aşkın gizli dili hakkında yazılmış bir King başyapıtı! • • • “Lisey&apos;in Hikâyesi; olağanüstü bir evliliği, şefkat ve güç içinde yükselen, çok canlı betimlemelerle süslü bir aşkı anlatmaktadır. Bu kitap duygusal ve gerçeğe yakın kahramanlarıyla son zamanlarda edebiyat dünyasına yepyeni bir nefes getirdi. Lisey Landon ve kız kardeşine hayran oldum, Scott’ın çektiği acıları yüreğimde hissettim ve sonunda içtenlikle dile getirdiği acı tatlı sona gelince kitabı tekrar baştan okumam gerektiğini düşündüm. Sanki çok yakın dostlarıma veda ettiğimi hissettim. İşte Stephen King böyle bir yazar. Mesleğinin doruğunda. Son sayfaya gelene dek büyülenerek okuyacağınız bir roman.” 
Nicholas Sparks,Denizden Gelen Mektup adlı romanın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d2c4bd2-37b1-4f6e-8d0c-568bb882afce.jpg</image:loc>
            <image:title>Akis Dergisi Ümit ve Hayal Kırıklığı (1954-1957) (1. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet tarihinin önde gelen uzmanlarından Cemil Koçak, yakın tarihimizin kritik dönemeçlerinden Demokrat Parti ve sonrasının siyasi tarihini dönemin en etkili dergisi Akis üzerinden okuyor. İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in sahibi olduğu Akis, 1954-1967 yılları arasında Cumhuriyet’in “münevverleri”ne hitap eden haftalık aktüalite dergisi olarak günümüze kadar devam eden ideolojik bir konumun sesiydi. Akis, önce Demokrat Parti iktidarına karşı muhalefetin ana eksenini teşkil etti. 27 Mayıs darbesinden sonra da yeni iktidarın “ortağı” oldu. Birkaç cilt olarak düşünülen bu monografinin ilk cildinde Demokrat Parti iktidarının ikinci dönemi olan 1954-1957 yıllarının siyaset gündemi ve mücadeleleri neredeyse gün gün takip ediliyor. Akis’in Demokrat Parti iktidarına yönelik ihtiyatlı ümitlerinin nasıl hızlıca keskin bir muhalefete dönüştüğü izleniyor. Muhalefetin sadece politik yörüngesini çizmekle kalmayıp, aynı zamanda ideolojik altyapısını ve dünya görüşünü şekillendirme vazifesini de üstlenen Akis, bir yandan siyasi muhalefetin istikametini tayin ederken, bir yandan da “modernlik ve medeniyet” inşasında hem görselleriyle hem de kadın, aile, moda ve sanat gibi alanlardaki yayınlarıyla bir misyonun sözcülüğünü yapıyordu. 
Akis Dergisi Ümit ve Hayal Kırıklığı (1954-1957) tarihimizin bu önemli evresindeki siyasi ve ideolojik kurguyu analiz ediyor. Bu dönemdeki “Halkçılar-Demokratlar” kavgasını, derginin iktidar ve CHP başta olmak üzere muhalefet partilerini şekillendirme gayretlerini, hemen her sayıda filizlenen ümitlerini ve onları takip eden hayal kırıklığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c02a52e-5bd6-41cf-a5a3-592a0e472c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Rağmen</image:title>
            <image:caption>Biz kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Ortadoğu’nun kadınlarıydık. Bir şey yapmak istediğimizde önce kuşkuyla bakılan, işin başına geçtiğimizde de olmamasına dair gerekçelerle boğulan... Buna rağmen vazgeçmeme düşüncesizliğini gösterirsek de tüm gözlerin üzerimize çevrildiği, açık arandığı bir podyuma çıkardık.   Korkular yerlerini yeni meydan okuyuşlara bırakıp her şey bambaşka bir çehre kazanırken, biz çok da bilinmedik ve beklenmedik yollara sapardık.   Ben de şimdi kendime rağmen, başka sokakların arasında yeni dünyamın izlerini arıyorumdur, kim bilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcfbe096-42d3-49ab-931f-f26056b7472f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Bodrum Katları</image:title>
            <image:caption>İnsan lüks otelde tatil yapıyor diye ya da pahalı bir tekneye sahip diye değil, kendini hayata ait hissettiğinde yaşar. Denize nazır mekânlarda raconuna göre eğlendiğinde yaşamaz kimse, mevsimleri fark ettiğinde yaşar. Lüks restoranda poz vere vere yemek yerken yaşamaz insan, tavadaki menemenin dibini sıyırmak için sevdikleriyle itiştiğinde yaşar. Ev almanın, araba sahibi olmanın, araba değerinde saat takmanın, pahalı mekânlara girip çıkmanın yaşamakla alakası yok. Yaşamak dokunmakla, koklamakla, sevmekle, sonbaharla, yazla, güneşle, yağmurla, gülüp ağlamakla, anlaşmakla ve anlaşılmakla ilgili bir şey. Basit şeyler istediğinde yaşarsın, olağan akışın parçası olabildiğinde... Diğerinin adı sadece paralı olmak. Para zenginlerindir; yaşamak ise isteyen herkesin, hepimizin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159e06f3-24c3-4e9b-abfd-ba747ec8a367.jpg</image:loc>
            <image:title>Rami Kışlası</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele sonrasında imzalanan Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile işgal kuvvetleri protokol gereği altı hafta içerisinde tahliye işlemlerini tamamlamak zorundaydı. Eylül 1923’ten itibaren hareketlenen bu süreçte, Fransız işgali altında bulunan Râmi Kışlası’ndaki tahliye işlemleri 10 Eylül itibariyle henüz tamamlanmış değildi. Kışlanın Türk Ordusu tarafından teslim alınması Ekim ayının başlarını bulmuştur. İtilaf Devletleri nihayet 2 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’dan ayrılmış, böylece beş yıllık işgalin ardından Türk Ordusu’nun 6 Ekim’de şehre girmesiyle İstanbul resmen ve fiilen esaretten kurtulmuş, Râmi Kışlası camiinin ayakta kalmış yegâne kısmı olan minaresine Fransızlar tarafından asılmış olan haç indirilmiştir. Osmanlı modernleşmesinde dünyadaki değişime paralel olarak XIX. yüzyılın ilk yarısında iktidarın sembolleri değişmiş, kamuoyu ve hükümdarın görünürlüğü gibi popülist yeni unsurlar öne çıkmış, bu süreçte münzevî ve muhtefî hükümdar algısı terk edilmeye başlanmıştır. Ordusunun başında muzaffer bir kumandan ve çağdaşı üniformalı monarklar gibi muktedir bir hükümdar olmak, merkeziyetçi-otoriter devletin inşası bakımından kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu ideali/hayali mümkün kılacak unsurlar olarak çağdaş disiplinli ordular ve ideolojik-politik anlamlar kazanan modern askeri yapılar önem kazanmıştır. Söz konusu iki unsurun belirgin bir biçimde öne çıktığı II. Mahmud’un saltanatında, önce Vak‘a-i Hayriyye ile Yeniçeri Ocağı ilga edilmiş, yerine kurulan Asâkir-i Mansure-i Muhammedîye için hızla yeni kışlalar inşa edilmeye başlanmıştır. Payitaht İstanbul’un silüetini, selatin camileri yerine abidevi modern kışlaların belirlediği bu yeni dönemde, iktidarın temel dayanağı ordu ve onların eğitim üsleri olan kışla yapıları en önemli gündem maddesi olmuştur. Elinizdeki kitabın odak noktasını, bu kışlaların ilklerinden biri olan ve önemli bazı reformların vitrini hükmündeki Râmi Kışlası oluşturmaktadır. Osmanlıda gelenekten kopuş ve modern olana yöneliş sürecinde ordu, hükümdar ve iktidar üçgeninde kışla yapılarının kazandığı yeni anlam ve işlevler, kışla ve talimli-asker (eğitimli çağdaş ordu) üzerinden merkeziyetçi devletin ve mutlak otoritenin yeniden tesisinin analiz edildiği Râmi Kışlası: II. Mahmud Devrinde Aydın-Despotik Modernleşmenin Karargâhı isimli bu eserde; Râmi Kışlası’nın inşası, geçirdiği onarımlar, modernleşme sürecinde ifade ettiği politik-ideolojik anlam, askeri eğitim tarihimiz açısından önemi ve kışla etrafında zamanla oluşan yerleşim gibi konular ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9bf841a-bf82-4ea9-956f-1616782a7e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Salgınında Halk Sağlığı Çalışanlarının Yapması Gerekenler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan olgular Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı araştırma görevlileri, yan dal uzmanlık öğrencileri ve öğretim üyelerinin pandemi sürecinde etkin görev aldıkları alanlarda edindikleri deneyimlere dayanmaktadır. Amacımız COVID-19 özelinde edindiğimiz bilgi ve becerileri deneyimlerimize dayalı olarak okurlarla paylaşmaktır. Okuyucuların, salgınla savaşımda kullanacakları bilgi ve becerilere yönelik hedeflere eğlenceli, zevkli bir kurguyla erişmelerini sağlamak amaçlanmıştır. 
 
Bu amaca ulaşabilmek için, etkileşimli bir kurgu içinde okurları kitabın içine çekmek hedeflenmiştir. İlk bölümlerdeki temel kuramsal ve uygulamaya yönelik kavramlar, izleyen senaryolarla pekiştirilmiştir. Ayrıca kutucuklar içinde salgınla ilgili okuma (roman, öykü vb) ve seyretme (film, belgesel) önerilerinde bulunulmuştur. Okuyucu senaryoları okurken bir emek vermek, soruları yanıtlamak ve boş kutuları doldurmak durumundadır. Yanıtlar ise son bölümlerde sunulmuştur. Böylelikle farklı deneyimleri olan okuyucunun okuma sürecine ve kitaba kendinden, deneyimlerinden katkı verebilmesi hedeflenmiştir. Her bölümün sonunda ve kitabın bitiminde de bazı pekiştirici sorulara ve yanıtlarına yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a4a6a5-2e3e-4762-b896-9c1ff4852c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayana</image:title>
            <image:caption>“Artık zamanın geldi Ayana... Ya benim ruhumu taşıyacaksın, ya delireceksin... Ormana gel. Her şeyi arkanda bırak. Kendini bana ver!” 
 
“Türkler nasıl Müslüman oldu? Gök Tengri’den ve Şamanizm’den nasıl vazgeçti? Arapların İslam’ı yayma faaliyetleri sırasında kaç yüz bin Türk kılıçtan geçirildi?” sorularının cevabını bulmak için Şamanizm ve Gök Tengri İnanç Sistemi’nin peşine düşen Sevil, ulaştığı gerçekleri anlatmaya başladığında bu iki kadim dine Satanizm gözüyle bakan milliyetçilerin hedefi haline gelir. Zira Sevil’in söyledikleri “cıs”tı, dokunanı yakardı.Büyük bir baskı altında, kendi gibi düşünen birilerini bulmaya çalışırken Sevil’in yolu Amasya’nın uzak bir köyünde şifa dağıtan ve gelecekten haber veren bir kadınla, “Ayana Hatun” ile kesişir. “Dert yerde, şifa göktedir. Bize düşen görev, şifayı gökten indirip derde deva olmaktır” diyen Ayana Hatun için de, Sevil için de hem bir aydınlanma hem de bir kaçma kovalamaca süreci başlayacak, hayat artık eskisi gibi olmayacaktır. 
Gazeteci, yazar Mustafa Mutlu, kimi kesimlerin ısrarla görmezden gelmeye çalıştığı konuları bu kez Ayana romanında işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e89a4d5-d24f-4ddf-9b94-d15c0f6b5c91.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhlar Labirenti</image:title>
            <image:caption>Rüzgârın Gölgesi ile başlayan, Meleğin Oyunu ve Cennet Mahkûmu ile süren Carlos Ruiz Zafón’un ünlü dörtlemesi, “Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı” Ruhlar Labirenti ile sona eriyor. 
1950’lerin sonunda Barselona’dayız. Kahramanımız Daniel Siempre artık unutulmuş kitaplar mezarlığının geçitlerinde hayatını değiştirecek bir kitap keşfeden çocuk değildir. Annesi Isabella’nın gizemli ölümü ruhunda derin bir yara açmıştır. Ve onu durduğu uçurumun kenarından karısı Bea ve dostu Fermin kurtarmaya çalışmaktadır. 
Annesinin intikamını almak isteyen ve bu uğurda gizemi çözmeye çalışan Daniel, tahmin bile edemeyeceği bir noktada bulacaktır kendini. Frankocu İspanya’nın yürüttüğü derin, karanlık bir suç ve komplo ağını ortaya çıkaracaktır. Bu karanlık görevde ona yardım edecek kişi ise, savaşın gölgelerinden doğan bir ruh olan Alicia Gris olacaktır. Sonunda
Daniel’in ailesinin gizli geçmişini ifşa etmek pahasına… 
Ruhlar Labirenti, tutkuların, maceranın ve karanlık entrikaların iç içe geçtiği nefes kesici bir hikâye. Zafón dörtlemenin bu son kitabında yine kitapların dünyasına, hikâye anlatma sanatına ve edebiyatın büyülü evrenine aşılmaz bir saygı duruşunda bulunuyor. 
“Zafón’un ‘Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’ dörtlemesinin sonuncusu, devasa ve türleri aşan bir eser…” 
The Guardian 
“Sürükleyici ve dokunaklı bir gerilim…” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac8506ab-59f2-49e9-a228-f91bc43cd29d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenler ve Metinler</image:title>
            <image:caption>Kitlesel eğitimin temel özellikleri yıllardır tartışılıyor. Bu tartışmalar kimi zaman eğitimin devletle ilişkisi kimi zaman da ideoloji ile ilişkisine odaklanıyor. Göz ardı edilenler arasında ise öğretmenler ve eğitimin ekonomi politiği geliyor. Michael W. Apple Öğretmenler ve Metinler kitabında, öğretmenlerin geçmişten bugüne nasıl kontrol altına alındığına, cinsiyete dayalı iş bölümündeki değişimlerle odaklanıyor. Kontrolün aktörü olan egemen söylem, artık sadece ekonomik değil aynı zamanda toplumsal cinsiyet kavramlarıyla çevrelenmiştir. Öğretmenlik bir “kadın işi” hâline gelmiştir. Bu durum kadınların açık bir şekilde eşit olmayan muameleye maruz kaldığı diğer kadın emeği biçimleriyle de bağlantılıdır.
Apple’ın muhafazakâr restorasyon olarak tanımladığı egemen söylem aynı zamanda öğretmenlerin “metinlerle” kurduğu ilişkinin de belirleyicisidir. Ders kitapları, öğretim programı ve raporlar gibi metinler özerk değildir. Metinlerden hem öğretmenlerin öğretim yöntemlerini hem de program için meşru kabul edilen bilgileri yeniden tanımlamak amacıyla çoğu muhafazakâr olan çeşitli gruplardan gelen baskılar ve ekonomik beklentiler mevcuttur. Eğitim raporları ise teknik olarak baştan sorunlu olan verilerini, genellikle kötüye kullanmaktadırlar. Rapor hazırlayıcıları, iş gücü piyasasına ve yüksek teknolojili işlerin geleceğine ilişkin yanlış bir görüşteler ve okullarda kalıcı değişiklikler yapmak için gerekli olabilecek şeyleri, büyük ölçüde basitleştirerek toplumsal eşitsizliğin artmasına katkı sunuyorlar. Apple ise bu kitabında kitlesel eğitimin açmazlarını tarihsel olarak ortaya çıkartıyor ve bu sorunların çözümüne dair öneriler sunuyor.
&quot;Michael Apple, okullaşmanın ekonomi politiği ile alakalı olağanüstü kavrayışını bir kez daha ispatladı... Apple, metinlerin üretiminde ve ekonomisinde, sınıf ve cinsiyet ilişkilerinin inşasında iktidar aygıtlarının -okulların hem içinde hem dışında etkin olduklarından harikulade bir analizini sunuyor. Üstelik Apple, metnin, öznelliğin ve bilginin nasıl yeniden üretildiğini ve egemen düzene nasıl meydan okuduğunu ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda okulları demokratik mücadele alanları ve pedagojiyi bir olasılık projesi olarak görmek için güçlü bir çağrıda bulunuyor. Eleştirel bir eğitim teorisi geliştirmek isteyen herkes için bu kitabı okumak zorunluluktur.&quot;
Henry A. Giroux
&quot;... Bu kışkırtıcı incelemede, Apple, öğretimin tarihsel yapısı ve cinsiyete dayalı iş bölümü gibi son derece ihmal edilmiş ancak oldukça önemli bir konuyu ele alarak cesur ve yenilikçi araştırma geleneğini sürdürüyor.&quot;
Peter McLaren</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc91861f-27af-413c-a975-2fc22d44ab23.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Olma Cesareti</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarca okura ulaşan ve pek çok kişinin hayatını değiştiren Kendinle Savaşma Sanatı kitabının yazarlarından psikoloji ve felsefe eşliğinde bu kez de mutlu olma arayışına dair bir yaşam kılavuzu… 
Mutluluk cesaret işi midir? Geçmiş ve gelecek kaygılarımızdan kurtulup şu anda ve burada yaşayarak hayatımıza yön verebilir miyiz? İş, sevgi, arkadaşlık, kişilerarası ilişkiler ve topluluk hissi yoluyla hayatımıza nasıl anlam verebiliriz? Ve hayattaki en büyük seçim nedir? 
Filozof ile Genç Adam üç yıl sonra tekrar bir araya gelerek Adler psikolojisi ve felsefesi rehberliğinde işte bu soruların ve pek çok hayati meselenin peşine düşüyor. Eğitim ve çocuk gelişiminden aile hayatına, iş ve arkadaşlık ilişkilerinden aşk ve evlilik ilişkilerine, toplumsal yaşamın karmaşalarından birey olmanın çetin yollarına, onaylanma arzusu ve rekabetten özerklik ve işbirliğine pek çok konuda kıyasıya tartışarak hayata ve insana dair varsayımlarımızı kurcalıyor ve anlamlı bir hayat yaşama yolunda nasıl adımlar atabileceğimizi gösteriyor. 
Bazen tek kitap hayatımızı değiştirebilir. Acaba o kitap bu kitap olabilir mi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af104e63-3c92-4d95-8a09-45d43c775e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın Hazineleri</image:title>
            <image:caption>Sağlı sollu zeytin ağaçları, çamlar, yere düşmüş kozalaklar, dağ kekikleri ve minik su birikintileri… Bu, Yeraz’ın başka hayatlar keşfettiği bir doğa yürüyüşü. Ötüşü derin nefes alan ihtiyarları akla getiren baykuşlar, birbirine değerken alkışa benzeyen sesler çıkaran yapraklar ve kiremit damlı, papatya bahçeli gizemli bir ev… Hepsiyle bu yürüyüşte karşılaşabilirsiniz. Unutmadan ormanın hazineleri sonsuzdur. Onları görebilmek içinse tek bir ipucu var: Ürkütmeden, usulca yaklaşmak. 
 
Nevra Nergiz, Ormanın Hazineleri’nde yaşamın doğalında bizi bekleyen hazineleri ve sevgiyi keşfetmenin yollarını anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e820a0c7-e6d3-47a4-ac46-c9dd12f0d8c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Kan – Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Taht Oyunları’nda yaşanan olaylardan yüzyıllar önce, –Valyria Kıyameti’nden sağ çıkan tek ejderlordları ailesi olan– Targaryen Hanesi, Ejderha Kayası’na yerleşmişti. Batıdiyar tarihinin en şanlı ama bir o kadar da tartışmalı hanesinin öyküsü, Ateş ve Kan’da, ateş ve kanla yazılıyor. Ejderhanın ejderhayla, kardeşin kardeşle savaştığı, bildiğimiz anlamda Batıdiyar&apos;ı Batıdiyar yapan bu dönem, Demir Taht’ın yaratıcısı efsanevi Fatih Aegon’la başlıyor. Fatih’ten sonra gelen âlimler ve zalimler, korkaklar ve kahramanlar ama en çok da muazzam ejderhalar o tahtı elinde tutmak isteyen kral ve kraliçelerin hırslarının bir parçası oluyor.
 
Peki Ejderhaların Dansı boyunca aslında neler yaşandı? Yedi Krallık nasıl kuruldu? Kıyamet’ten sonra Valyria’yı ziyaret etmek neden o kadar tehlikeliydi? Daenerys’in üç ejderha yumurtasının kökeni neydi?
 
Hisar’ın bilge üstadı tarafından nakledilen ve ressam Doug Wheatley’nin elinden çıkma yepyeni siyah-beyaz illüstrasyonlarla süslenmiş bu çok önemli tarihçede cevabını bulan soruların birkaçı işte bunlar.
 
 Takvimler geriye dönüyor, haneler yükselip yıkılıyor ve taht oyunlarının hem en kolay hem de en zor olduğu dönemde Targaryen tarihinin bütün detayları ilk kez gözlerimizin önüne seriliyor. Tanrılar, Targaryenlar için bir kez daha yazı tura atıyor… Ya kan ya da ateş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/addb7cb4-a60b-4a57-a8f4-23bf3b3b1282.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>İsmail balina avcılığını öğrenmek için yanıp tutuşmaktadır. Bu merakını gidermek üzere Kaptan Ahab’ın yönetimindeki Pequod adlı bir balina avı gemisine biner. Fakat geminin kaptanı Ahab, Moby Dick adlı dev balinayı yakalamaktan başka hiçbir şey düşünmemektedir. Çünkü bir av sırasında Moby Dick’in saldırısı sonucu tek bacağını kaybetmiştir. Ahab’ın çığ gibi büyüyen intikam hırsı, içinde İsmail’in de bulunduğu gemi mürettebatını kısa sürede etkisi altına alır. İsmail, çıkmış olduğu bu uzun yolculukta sadece balina avını değil, hayata ve ölüme, dostluğa ve düşmanlığa, iyiliğe ve kötülüğe, merhamete ve zulme dair pek çok şey öğrenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1b17493-9118-4990-8785-d50cfb3f5665.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmenimden Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Değirmenimden Mektuplar, ünlü Fransız yazar Alphonse Daudet’in eski bir yel değirmeninde yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Bu mektupların bazıları yazarın anılarını, bazıları da duyduğu ve kurguladığı öyküleri içermektedir. 
     Yazarın en sevdiği eser olma özelliğini de taşıyan bu kitap, sizleri şehrin kalabalığından, gürültüsünden uzak bir Fransız taşrasına götürecek, dönen kanatların tıkırtısı eşliğinde kulaklarınıza düşündürücü öyküler fısıldayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a6d59b-fa33-4ccc-a9b6-be4876371e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Kim Muhtesem ve Kudretli Oz&apos;u görmek istemez ki? 
     O ki sizin her dileğinizi anında yerini getirir, o ki sizi anında baska bir seye dönüştürebilir, o ki size bir kalp, bir beyin, cesaret verebilir ve hatta sizi Kansas&apos;a bile gönderebilir!   
     Kansaslı kücük bir kız olan Dorothy, bir gün ansızın ortaya çıkan fırtına yüzünden kendini Oz Ülkesi&apos;nde bulur ve evine dönmek icin yolda rastladığı Korkuluk, Teneke Adam, Aslan ile birlikte büyük büyücü Oz&apos;u bulup evine dönmeye çalısır. 
      Dorothy evine dönebilecek midir? Evine dönmek isterken başına neler gelecektir? Dorothy`nin muhteşem, heyecan dolu maceralarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5cf4408-405b-413e-abf7-e06376056436.jpg</image:loc>
            <image:title>Eden</image:title>
            <image:caption>“Her insan hayatın bir evresinde Cennet’te yaşadı ve zamanın bir eşiğinde onu yitirdi...” 
 
Cennet Bahçesi Miti, tarihsel süreçte farklı disiplinlerden gelen çalışmaların ilgi alanına girdi. 21. yüzyılda, Cennet öyküsünün temel bileşenlerini çözümleyebilmek için, sadece kutsal kitap bildirimleri yeterli değil. Diğer deyişle, bugün artık, psikoloji, işlevselci antropoloji, din fenomenolojisi, felsefe, göstergebilim, yapısalcı antropoloji ya da tarihselci okuma yöntemlerinin önerilerini görmezden gelemeyeceğimiz bir aşamadayız. 
 
Felsefeci ve Simgebilimci Göktuğ Halis bu kitapla, Eden Bahçesi-Cennet söylencesinin nihai anlamını oluşturmaya çalışıyor. Âdem ve Havva’nın yaratılışı, ilk günah, sürgün ve dünya yaşamlarıyla ilgili tüm sorularınıza bu kitapla ulaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/934f37b4-7430-4bae-b5c4-3066f2f78334.jpg</image:loc>
            <image:title>Utanmaz</image:title>
            <image:caption>Çaresiz kalınca herkes her şeyi yapabilir. 
 
Gelişmiş bilinçlerin, “hayır” demeyi neredeyse imkânsız hale getiren hormonların esiri olmayacağı yönündeki yaklaşım çoğu zaman tökezler. Çünkü insan doğa ve doğal yönelimleri karşısında çoğu zaman zayıftır. Herkes belli koşullar altında her şeyi yapabilir. Bazen hakikati bulmak için bir günahtan geçmek gerekebilir. Günahtan arınmak istemek ve aynı günahı tekrar etmeme kararlılığında olmak ise insanı kemale erdirecek tek yoldur. 
Bazen sizi yoldan çıkaran, kaza yapmanıza neden olan iyi niyetinizdir. Asfaltın ortasındaki kaplumbağaya çarpmamak için aracınız takla atsa bile masum bir kaplumbağaya sövmezsiniz. Peki ya siz takla atasınız diye yolun ortasına bilerek bırakılmış bir kaplumbağa için?... O zaman kime kızarsınız sahi? O engeli koyan kişi midir kazanın sebebi? Yoksa sizin de bu kazada bir payınız olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fc0e2c-852b-498a-a2c9-d462fef06ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Orlando</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un, yakın arkadaşı, karizmatik, biseksüel yazar Vita Sackville-West için kaleme aldığı Orlando, eğlenceli ve oldukça fantastik bir “sahte biyografi”. On altıncı yüzyılda soylu bir ailede doğan, birkaç yüzyılı hızla yaşayan, yolu İstanbul’dan geçen, bir gecede cinsiyet değiştiren ve yirminci yüzyılda kadın yazar kimliğiyle sona eren bir hikâyenin kahramanıdır Orlando. Kendisinin de “yazar” olarak yer aldığı Virginia Woolf metin boyunca tarih, cinsiyet ve biyografik “gerçek”i kavrayışımızı sorgular bu etkileyici romanında. 
“Biyografi yazarı şimdi belki de itiraf etmenin örtbas etmekten daha iyi olacağı bir zorlukla karşı karşıya. Bu noktaya kadar Orlando’nun hikâyesini anlatırken hem şahsi hem de tarihi belgeler bir biyografi yazarının ilk görevini yerine getirmesini mümkün kılmıştı, bu görev sağa sola bakmadan, çiçeklerin cazibesine kapılmadan, gölgelere aldırmadan, sistemli bir şekilde durmaksızın ta ki mezara girene ve başımızın üzerindeki mezar taşına ‘son’ yazana kadar gerçeğin gözlenemeyen ayak izlerini ağır ağır takip etmektir.” 
“Kuşkusuz Woolf’un en yoğun eseri, çağımızın da en olağandışı romanlarından biri.” 
Jorge Luis Borges</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf8b04b-c9e0-4686-afc9-9548b5b6634c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Roque ve Diğer Cinai Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatında Guy de Maupassant’ın öykücülüğünün ayrı bir yeri vardır. Soylular, burjuvalar, yüksek memurlar, sıradan halk, köylüler, din adamları, kadınlar ve erkekler varoluşlarının en yalın, en gerçek halleriyle yer alırlar onun satırlarında; bütün hırsları, zayıflıkları, öfkeleri, coşkunlukları, fedakârlıklarıyla. Maupassant adeta sinematografik bir görsellikle resmeder mekânları ve karakterlerini. Küçük Roque ve Diğer Cinai Hikâyeler’de usta yazarın ağırlıklı olarak suç ve cinayet teması etrafında şekillenen hikâyelerini okuyacaksınız. 
“Birini düelloda veya savaşta veya kavgada veya kaza sonucu veya intikam amaçlı, hatta caka satmak için öldürmek ona eğlenceli ve makul bir durum gibi görünüyordu ve aklında tüfeğini doğrultup bir tavşana ateş etmekten fazla bir iz bırakmazdı; ama bu çocuğun ölümüyle derin duygular hissetmişti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af71c7d3-0b40-484a-abf9-849bc60ffe5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan</image:title>
            <image:caption>“Şairlik tacı” ile onurlandırılmış Francesco Petrarca’nın İtalyanca yazdığı iki yapıtından biridir Divan (Il Canzoniere). Birçoğu sevdiği kadın Laura için kaleme aldığı şiirlerden oluşan kitap “in vita” (Laura hayattayken yazılan şiirler) ve “in morte” (Laura’nın ölümünden sonra yazılmış şiirler) olarak iki bölümden meydana gelir. Sone, şarkı, balat, altılı, madrigal gibi farklı ölçülerde toplam 366 şiirden oluşan kitap, sadece Petrarca’nın en önemli eserlerinden değil, dünya edebiyatının da ölümsüz metinlerinden. Necdet Adabağ’ın özgün dilinden çevirisiyle okurla buluşuyor. 
“Ey acılı ruhum, anımsıyorum, başıboş kaldın, 
ıssız ve yabancı karanlık mağaralarda, yıllarca 
ağladım ele avuca sığmaz cesaretimden ötürü, 
ve sonunda öyle kötü bir sona ulaştım ki 
büründüm yeniden o dünyevi bedenime,                                   
sürüklendim sonunda daha acılı günlerimin içine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7275e93b-cb44-4e6d-9f8c-7287652b472b.jpg</image:loc>
            <image:title>Coşkun Gönül</image:title>
            <image:caption>Burhan Cahit Morkaya’nın kaleminden yine bir hayal ve hakikat çatışmasının romanı Coşkun Gönül. Yazar bu kez Birinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da yaşayan üç kadının hikâyesini konu ediniyor. Mizaç olarak ve hayattan beklentileri bakımından birbirinden farklı üç genç kızın yaşadıklarını anlatırken Morkaya, sadece dönemi için değil, bugün bile elden düşmeyecek bir kurguya imza atıyor. Okuldan mezun olduktan sonra öğretmen olmak isteyen fakat savaş şartları gereği hastanede çalışmak durumunda kalan Serap, onun okul arkadaşı ve Büyükada’da oturan zengin bir ailenin tek kızı Vildan ve Serap’ın çocukluk arkadaşı Asuman. Bu üç kadının hayalleri ile hakikat arasındaki uçurum, hayattaki mutluluk arayışları ve birbirleriyle olan arkadaşlık ilişkisi… Coşkun Gönül’de Burhan Cahit Morkaya sadece aşk hikâyesi değil, dönemin sosyokültürel ortamını da hayran kalınacak bir ustalıkla anlatıyor. 
“Bazen bir yıl evvelki halimizi düşünüyorum. Vildan daha bir gölge ve hayalden ibaret lekesiz aşktan duyduğu masum heyecanlar ve mesut ümitler içinde, Asuman boş geçen vaktinden bilistifade küçük küçük maceralarla idman etmek şartıyla zengin bir izdivaç peşinde… Ve ben daha serbest hayatımın ilk adımında babamı kaybettiğim için maddi ve manevi ıstırapla karışık hazin ve isli bir sevginin eşiğinde!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/688e7247-b02e-47fb-9895-f2afd9de31d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Porteler-I</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatında daima şair kimliğiyle ön planda olsa da Cenap Şahabettin’in şiirleri, bütün külliyatında buzdağının görünen kısmıdır. Oysa o, Meşrutiyet’in ilanına kadar çoğunlukla şiir yazmış, 1908’den sonra ise neredeyse tamamen nesre yönelmiştir. Hatta Cenap, bir yazısında Celal Nuri İleri’ye bizzat şöyle seslenir: “İnkâr edemezsin, Celal Bey, ki Türkiye’de benim kadar mütenevvi yazı karalamış kimse yoktur.” Cenap’ın nesirlerinin cüzi bir kısmı yeni harflere aktarılmış, büyük çoğunluğu eski harfli metin olarak kalmıştır. Kimi eski harfli gazete ve dergilerde dağınık bir şekilde duran makaleleri günışığına çıkmayı beklemektedir. Yani buzdağının görünmeyen kısmı hâlâ sular altında. 
Cenap Şahabettin’in kaleminden çıkan portre yazıları yüz yıl sonra okurla buluşuyor. Seda Özbek’in yıllar süren titiz çalışmaları sonrasında bir araya getirdiği ve “şimdilik” Servet-i Fünûn dergisinde yer alan yazılarından oluşturduğumuz Portreler-I seçkisinde, Ahmet Rasim’den Abdülhak Hâmid’e, Shakespeare’den Anatole France’a, Türk ve dünya edebiyatından birçok yazar ve şairi Cenap Şahabettin’in eşsiz kaleminden okuyacaksınız. 
“Büyük Nedim tab’ından bir gül istese tab’ı ona bir gülistan verirmiş; filhakika o samimi şairin karihası çok cömertti. Fakat Hâmid’inkine müsrif denebilir; bunun semahat-ı tab’ına nazaran bir gülistan ancak büyük çiçek nispetinde kalır. Hâmid’e bir diken üstünde iki gonca yaprağı veriniz, size ondan bütün bir gülbün ormanı çıkarmakta hiç güçlük çekmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0551be-a23f-4e87-a7e3-1f134340f01f.jpg</image:loc>
            <image:title>Süpriz Doğum Günü - Mila ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri 7</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Bu öykümüzde Mila ve Sarp, Mila&apos;nın doğum günü pastasının kekini birlikte yapıyorlar. Acaba yumurtaları çırpma süresini nasıl ölçüyorlar? Peki, kekin pişme süresini nasıl ayarlıyorlar 
Serinin 7. kitabında Mila ve Sarp, zamanı ölçmeyi öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f33c680-4002-4412-be3d-d332e0ba5f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Darülelhan Mecmuası</image:title>
            <image:caption>Dârülelhân Mecmuası, ülkemizde kurulan ilk konservatuvarın çıkardığı süreli yayındır. Konservatuvarın adını taşır. Bir müzik kurumunca yayınlanan ilk süreli yayın olmasıyla müzik sanatı, kültürü ve eğitimi açısından ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Mecmua, 1 Şubat 1924 yılında yayınlanmaya başlamış, 1 Şubat 1926’da çıkan 7. sayı ile de yayın hayatı sona ermiştir. Yayınlanan bu 7 sayı içinde, kurumun eğitim kadrosundan oluşan geniş bir yazar grubu yanında, dönemin önemli şair, yazar ve fikir adamlarının da makaleleri vardır. Mecmuanın makaleler dışında kalan “Dârülelhân Şuûnu”. “Talebe Sütunu”. “Dârülelhân Külliyatı” kısımlarında da önemli bilgiler bulunmaktadır. Ayrıca, bu yayında makalelerin bulunduğu sayfalara pek çok dipnot konulmak suretiyle içerikte karşılaşılan şahıs, yer ve eser adları ile özellikle müzikal terimlere açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Son kısma ise okuyuculara yararlı olacağı düşüncesiyle bir de sözlükçe eklenmiştir. Müzik sanatı, kültürü ve eğitimi konularında Cumhuriyet dönemi müzik politikalarına yön vermiş, pek çoğu Avrupa’da eğitim almış ilk kuşağın, fikir, birikim ve görüşlerini yansıtan yazıların yer aldığı bu mecmua, dönemin koşullarını, kurumun kuruluş hikayesini, çağdaş Türk müzik okulunun doğuşundaki yaklaşım ve hareketleri incelemek, anlamak ve dersler çıkarmak bakımından önemlidir.
Tarih, kültür, müzik kültürü ve müzik sanatı alanına katkı sağlaması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57ae375-a36a-4548-b736-248834c4e442.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Kuma Kuma Bear 1</image:title>
            <image:caption>BU TARAFTA ASOSYAL VE İÇE KAPANIK, 
PARALEL DÜNYA’ DA MACERACI!? 
 
Yuna (15), oyun bağımlısıdır. Borsadan kazandığı paralarla tek basına yaşadığı lüks evinden hiç çıkmayan biridir. Bir gün oyuna girdiğinde ona ayı kıyafeti seti hediye edilir. &quot;Bunu hayatta giymem,&quot; diye düşünen Yuna, baştan aşağı ayı kıyafetinin içinde Paralel Dünya&apos;ya gider.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc6f25e-7e74-45af-847d-429ccb0ad549.jpg</image:loc>
            <image:title>Höbek Güneşi</image:title>
            <image:caption>Ve gece donlu küheylanın toynakları toprağı bulamaz Çaldıran toprağını kaplayan ölülerden. Güneş yüzünü kapatırken, toprak kanı emip yalanırken kabardı obur toprak gibi göğsü muzaffer Hünkâr’ın. Dilini, dinini ve de rengini kaybetmiş tekçe insandılar yerde yatanlar, paramparça dört bir köşeye serpilenler. Vatanlarında toprağa düşen ve uzaktan gelen ölüler, ölüler, ölüler... Ölüler arasında çokça maskeli savaşçı. Miğferi bir yana düşmüş uzun saçları kana bulanmış ölüler... Hünkâr buyurdu. Çıkarıldı maskeler. Bakıldı, toprakta erlerinin yanı başında yatan kadınlara. Onlar geceye şavkı vuran ay yüzlü Kızılbaş kadınlardı. Savaşmışlar ve aşikâr bir yenilgi içine devrilen mutlu savaşçılardı. Kılıçlarının kabzası henüz sıkılmış avuçlarında, bedenlerinden ayrı kollarında kılıçları kadınlar… Aşikâr oldu herkese bunlar birer dişi alptılar, uzaktan gelip vatanlarını savundular, kılıç çalıp bu topraklarda kaldılar. 
  Hünkâr bir an duraksadı. Dik dik baktı onlara, yerde yatan kadınlara… Bir süre baktı mutlu ölü kadınlara, hayret ve takdirle. Ve sonra “Bu kadınları törenle gömün! Saygıda kusur olunmaya!” diye ferman eyledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4061453-c150-4392-819c-df914c823bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Değişikliği Döngüleri</image:title>
            <image:caption>“Biz insanlar, gezegenimizi ve iklimimizi yok etme veya kurtarma gücüne sahip tek türüz.” 
Dalai Lama 
Batı yarımküredeki 9 Ocak 2021 akşamı dünya çapında yaklaşık bir milyon izleyici Budizm’in 86 yaşındaki Tibetli önderi ve 18 yaşındaki İsveçli iklim aktivistinin arasındaki konuşmaya  tanıklık etti. 
İklim Geri Bildirim Döngüleri odaklı bu etkinlik, kurucu ortakları arasında Dalai Lama’nın da bulunduğu, 30 yıllık bir organizasyon olan Mind &amp; Life Institute tarafından gerçekleştirildi. Dalai Lama’nın ve Greta Thunberg’in dünyanın şimdiye kadar karşı karşıya bulunduğu en büyük zorluk hakkında konuşmak için bir araya gelmesi bizlere umut verdi. 
Buna nasıl cüret edersiniz? 
Bu, Greta Thunberg’in 2019’da Birleşmiş Milletler’e uyarı çağrısındaki sorusuydu. Evet, buna nasıl cesaret edebiliriz? Uyanmaya cesaret edecek miyiz? 
Bu kitap soruları birlikte cevaplamamıza, tüm insanlar ve dünyanın onlara ev olduğu diğer sayısız varlıklara yeniden yaşanabilir bir yer yapmak için birlikte en koyu yıkımın uçurumundan geri adım atmamıza ve dünyayı iyileştirmeye ve yeniden inşa etmeye yardım edecektir. 
Zamanımızın ışık figürü olan bu iki insan, o konuşmada 7.5 milyar insanın birlikte çözüme sahip olduğumuz hakkında anlaştılar. Bu krizin cevabı insanların birlik olmasında yatıyor. Dalai Lama’nın ve Greta Thunberg’in küresel ısınmanın nedenlerini ve gezegenimizin geleceği konusunda ilgileri yeni değil. Ancak karmaşık bir bilmecenin yanıtının genellikle “satır aralarında” olması gibi, her ikisinin birbiriyle ve de ileri gelen iklim araştırmacıları arasındaki konuşmalarda insanlık için yeni bir yolun başlangıcını keşfedebiliriz. Dört temel unsuru birleştirmeyi öğreneceğimiz bir yol: 
Bilgi, yetenek, irade ve azim. Bu şimdi, korkmak yerine sevebileceğimiz bir gelecek uğruna yaşamak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630e6e44-e312-4064-ad61-4d0f67ceaf62.jpg</image:loc>
            <image:title>Başvekil İsmet İnönü&apos;nün Yurt İçi Ve Yurt Dışı Ziyaretleri (1930-1937)</image:title>
            <image:caption>Başvekil İsmet İnönü&apos;nün Yurt İçi Ve Yurt Dışı Ziyaretleri (1930-1937)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b61f495-4765-4449-abdd-60740daa60c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Bir Tane Daha Yok</image:title>
            <image:caption>Varlığın kendine armağan olsun, başkalarına köle değil. 
 
İnsanlar ve yaşadıkların gelip gidecek 
senden. Her şeyin sonunda yine kendinle 
baş başa kalacaksın. Acılarında, mutluluklarında ve yalnızlıklarında kendini çok daha iyi tanıyacaksın. Verdiğin emeğin, gösterdiğin sevginin ve layık olduğun değerin ne kadar kıymetli olduğunu anlayacaksın. 
 
İşte bu yüzden sevmeye önce kendinden başlayacaksın. Çünkü hayatın boyunca en uzun ve en değerli ilişkini kendinle yaşayacaksın. 
Aldığın nefesin de geçen günün de tekrarı yok. 
Şu hayatta birçok şeyin alternatifini bulabilirsin. 
Çok şeyin yerini zamanla doldurabilirsin. 
Ama şunu sakın unutma: 
Senden Bir Tane Daha Yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4706d14e-01a7-4ff3-9645-9e796843ccc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>R. Ayça Kavraz ödüllü kitabı Çimen ile sizi sahne ışıklarının altına davet ediyor. 
Aylardır büyük bir kalp kırıklığıyla baş başa olan Güneş Atay’ın tekdüze günleri, çok sevdiği ve birlikte çalışmak istediği tiyatro grubu Çimen’le bir araya gelmesiyle yön değiştirir. İlk gençlik yıllarından beri bu grubun bir parçası olmanın hayalini kuran genç kadın, özlemini çektiği sahnelere hayranı olduğu ekiple dönmenin heyecanı içindedir. Ancak onu sadece heyecanla beklediği sahne deneyimi değil; yalnızca sahnede gördüğü, yaralarını saklayan bir aile de beklemektedir. 
Bu; geçmişi yakasını bırakmayan Can’ın, yanı başındaki bir sevgilinin yasını tutan Destan’ın, yalnızlığı bir kalkan gibi kuşanmış olan Ömür’ün, bir çocuktan farksız ruhuyla ailenin koruyucusu olmak zorunda kalan Mert’in, hepsine gıptayla bakarken kendi öyküsünü yaşamayı unutan İrem’in ve elbette, yeni umutlara ihtiyaç duyan Güneş’in öyküsü… 
Güneş, uzun süredir kurduğu hayaliyle kendi kalp kırıklığının üstesinden gelmeye çalışırken kalbine bir filiz gibi yerleşen aşkını yeşertebilecek; geçmişin gölgesini üzerinde her daim hisseden Çimen’i umut dolu bir geleceğe taşıyabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a4332a3-7694-4145-83e3-84a726ca8eb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte İz Bırakanlar Devlet Kuran Bey Ertuğrul Gazi</image:title>
            <image:caption>Onlar sadece Türklerin değil, dünyanın geleceğine yön vermiş liderlerdi.  Başarılarıyla tarihe isimlerini altın harflerle yazdırdılar. İşte tüm yönleriyle tarihimizde iz bırakanlar. 
Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in babası Ertuğrul Bey, Kayı Boyu lideriydi. Moğollarla savaştıkları dönemde Anadolu Selçuklularının yardımına koşan Ertuğrul Bey, elde edilen zafere büyük katkıda bulundu. Kayı Boyu, onun sayesinde gelişti ve büyüdü. Obadan devlet düzenine geçişte, oğlu Osman Bey’e yol gösteren Ertuğrul Bey, Osmanlı’nın kuruluşuna giden yolun mimarı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4975e75e-c993-4468-b269-4e2159a97806.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte İz Bırakanlar İlk Sultan Selçuk Bey</image:title>
            <image:caption>Onlar sadece Türklerin değil, dünyanın geleceğine yön vermiş liderlerdi.  Başarılarıyla tarihe isimlerini altın harflerle yazdırdılar. İşte tüm yönleriyle tarihimizde iz bırakanlar. 
Genç yaşta Oğuzlar Devleti’nde subaşılık görevine getirilmesi bazı yöneticilerde rahatsızlık yaratınca çevresindekilerle birlikte Cend şehrine göçen Selçuk Bey, orada Müslümanlığı seçti. Bunu duyan Müslüman Türkler, Selçuk Bey’in etrafında toplanmaya başladılar. Selçuk Bey fetihler yaparak zaman içinde sınırlarını genişletti ve Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulmasına öncülük etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389dd406-213f-4d91-8af9-cad69441ad41.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Paris</image:title>
            <image:caption>MÖ 3. yüzyılda Seine nehri üzerindeki bir adacığa yerleşen Keltler, kurdukları köyün günün birinde dünya halklarına cumhuriyet, kuvvetler ayrılığı, laiklik ve ulusal egemenlik fikirlerini armağan edeceğini elbette bilemezdi.  
Eric Hazan’a göre, Fransız düşünür, yazar, şair, ressam ve devrimciler; Robespierre, Desmoulins ve Marat; Baudelaire, Manet ve Apollinaire Paris’in, mahallelerinde, meydanlarında, sokaklarında; okullarında, kafelerinde ve meyhanelerinde yetiştirdiği öz evlatlarıdır. Nutuklar, romanlar, şiirler ve tablolar hem Paris’in kent yaşamının ürünleri hem de onun gelişimine ışık tutan en önemli kaynaklardır.  
Paris’in tarihi kamu hizmetlerinin, yoksulların ve delilerin hapsedilmesinin, evlerin numaralandırılmasının ve polis baskısının öyküsü olduğu kadar, isyanların ve ayaklanmaların da tarihidir. Bugünkü Paris 1789, 1848 ve 1871 devrimlerinin eseridir. 
“Bu sadece bir tarih kitabı değil, Paris’in neleri bir araya getirdiğini anlatan bir rehber. … Baştan sona, her satırı okunmaya değer…” 
— French Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eac699-f351-4e26-9ea0-240efdd2fff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ömer</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
 
 
O, Müslüman olması için özel olarak dua edilendi.
Faruk’tu; suçlu ile suçsuzu en güçlü bir şekilde ayırt edendi. Hakk, onun kalbine ve diline inmişti.
Vahiy pek çok konuda desteklemişti onu.
Din konusunda, Hakk’ın emirleri konusunda en titiz olandı. Yaşarken cennetle müjdelenmişti.
Resulullah (sav)’den sonra üzerine güneş doğan en hayırlı iki kişiden ikincisiydi.
 
 
“Ömer anılınca adalet anılmış olur.
 
Adalet anılınca Allah anılmış olur.
 
Allah anılınca da rahmet iner.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18f68b49-703b-4217-93a1-918e2c04cd57.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Devrimcileri</image:title>
            <image:caption>Bilim Devrimcileri tarih boyunca halkın bilim algısını ve bilimin “otorite” olarak rolünü şekillendiren önemli düşünürleri mercek altına alıyor. 
Bilimsel bir keşif ne zaman kabul edilen bir gerçeğe dönüştü? Bilimsel gerçekleri inkâr etmek neden kolaylaştı? Ve biz bu konuda neler yapabiliriz? Filozof ve bilim tarihçisi Robert P. Crease, Bilim Devrimcileri’nde bu soruları, bilimsel altyapının kökenlerini ve dünyanın önemli on düşünürünün bilimsel aklı şekillendirmedeki rollerini bir bir tanımlayarak yanıtlıyor. 
Bilim Devrimcileri kitabında günümüz politikacıları ve hükümet yetkilileri; bilim insanlarını bilim dışı yorumlarıyla eleştirirken, bu güvensizlik düzeyine nasıl geldiğimizi ve bundan nasıl kurtulabileceğimizi örnekleriyle ortaya koyuyor. Eserde tarih boyunca gözlerini kırpmadan hayatlarını da tehlikeye atarak bilimsel aklı üstün kılmaya çalışan on düşünür ve bilim devrimcisine yer veriliyor. Bilimin cehaletinin ve yanlış kullanımının insan yaşamına ve kültüre yönelik en büyük tehdidi nasıl oluşturduğu inceleniyor. 
Bilimi ortak yarar için uygulamanın ne anlama geldiğine ve bilimden bağımsız siyasi eylemin tehlikesine dair güncel ve önemli bir araştırma olan Bilim Devrimcileri, hem mevcut bilim karşıtı söylemin kökenlerini hem de modern dünyanın dağılmasını önlemek için neler yapılabileceğini anlamamıza yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa30602e-fe3b-4705-b0d9-758a387b914f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabri Ülker Hayat Hikayesi</image:title>
            <image:caption>SABRİ ÜLKER’İN BAŞARILARLA DOLU HAYATININ ANLATILDIĞI “SABRİ ÜLKER HAYAT HİKÂYESİ”, GENÇLER İÇİN SADELEŞTİRİLMİŞ BASKISIYLA RAFLARDA! 
 
Yokluk, zorluk, imkânsızlık; başlamak için engel midir yoksa başarı için yola çıkmaya teşvik midir? 
 
Sabri Ülker, hayalleri için kabullenmeyi değil, mücadeleyi seçti. 
 
Onun hayat hikâyesi vazgeçmemeyi, azmetmeyi ve de sabretmeyi anlatıyor. 
Türkiye’nin başarılı ve hayırsever iş insanlarından Sabri Ülker’in Ülker’den Yıldız Holding’e uzanan mücadelelerle dolu hayat hikâyesi, gençler için düzenlenerek yeniden basıldı.


Bugün 4 milyar nüfusu aşan bir coğrafyada yaptığı ürün satışları, yurtiçi ve yurtdışında yarattığı 65 bin kişilik istihdam ile Türkiye’nin ilk küresel şirketlerinden biri olmayı başaran Yıldız Holding, Sabri Ülker’in hayat ve iş ilkelerinin izinden gitmeye devam ediyor. Sabri Ülker’in hayat hikâyesi sadece ailesine ve çalışanlarına değil, hayata adım atacak her gence ilham vaat ediyor.   
“Biz, Cumhuriyet’in nimetleriyle büyüdük. Cumhuriyet sayesinde tahsil yaptık, çalıştık, ekmek paramızı kazandık, işimizi kurduk. Bunları izleyen yıllarda yatırımlar yaptık, fabrikalarımızı çoğalttık ve istihdam yarattık. Türk damak zevkinin beğenisini kazanan ürünler ürettik. Şimdi, kendi işkolumuzda elde ettiğimiz büyük başarımızın nedenini şu cümle ile özetleyebilirim: Çok çalışmak, sebat etmek ve zamana ayak uydurmak.”

Sabri Ülker / 2000</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f969b33b-cd80-4167-a2e4-117393c4a903.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Ebenezer Scrooge herkesten ve her şeyden nefret eder. Özellikle de Noel’den. 
 
Açgözlü, pinti, zengin ve taş kalplidir, bu da yüz hatlarını bozmuş, ona sivri bir burun ve ince, mavi dudaklar vermiştir. Bir Noel arifesinde Scrooge, Geçmiş, Şimdiki ve Gelecek Noel’in hayaletleri tarafından ziyaret edilir. Acaba bu hayaletler onun davranışlarını değiştirmesini sağlayabilecek midir? 
 
 
  Dickens’ın çocukluk deneyimlerinden esinlenerek yazdığı Bir Noel Şarkısı, 19. yüzyıl İngiltere’sinde alt sınıfın içinde bulunduğu kötü durumu, evrensel ve nihayetinde yürekleri ısıtan bir masalla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafa4429-22bd-4c7b-9771-53b22c34d598.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı</image:title>
            <image:caption>Şiirleriyle olduğu kadar düzyazı eserleriyle de Rus edebiyatına yön veren Puşkin’in farklı yönleriyle yüzyıllardır beğeni toplayan “Maça Kızı” ve “Mısır Geceleri” öyküleri bu derlemede bir araya geliyor. Çarpıcı kurgusuyla dikkat çeken “Maça Kızı”nın sayısız uyarlaması yapılmıştır, “Mısır Geceleri” ise şiir ve düzyazıyı bir araya getiren farklı tarzıyla öne çıkar. Puşkin “Maça Kızı”nda tuhaf bir hayalet öyküsü anlatırken, “Mısır Geceleri”ndeyse dönemin sanat anlayışından bir kesit sunar. Puşkin edebiyatında önemli yere sahip bu iki öyküde okur Rus subaylarının sohbetlerine, dönemin pek meşhur kumar salonlarına, konteslerin, sanatçıların evlerine konuk olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8307de70-8a00-4911-bc4b-cf592feeb59a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kişot</image:title>
            <image:caption>Sorun bir zamanlar halıydı, ama artık ötesine geçmiştiniz – halıyla birlikte eviniz de çürüyordu, eşyalarınız, giysileriniz, yiyecekleriniz. Hatta siz de. 
 
 
 
Birbirine benzemez öykülerden oluşuyor Son Kişot – anlayışla yaklaşılan diktatörler, iki kadının sert intikamı, gelişimini okurların belirlediği bir bar macerası, bir ucuz roman başlangıcı, yürek söken unutuşlar, Henry James’in bir romanından alınıp yeniden yazılmış bir kesit, romanların içine girip gereksiz karakterleri öldüren Redaktörler var bu derlemede. Akaş ayrıca hayatın kendisinden anları da mizahi bir dille öyküleştirmiş – babasının arabaları, yıllar sonra evine dönen bir koltuk, mahallesinin sevgilisi bir kedi, bir cesedin başına gelenler, edebiyat dünyasına yönelik şakalar. Kitabın son bölümündeyse, “Aşkın Zembereği” ve “Uyandığında Kadın Hala Yanındaydı” gibi, bundan böyle Son Kişot’ta yaşamaya devam edecek unutulmaz öyküler yer alıyor. 
 
 
 
Son Kişot – Cem Akaş’ın kırkambarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff9cffa-91c0-477e-a01f-ef81bb8f5254.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekoloji</image:title>
            <image:caption>Ekolojik yıkım ve tahribat gezegenimizin en kritik, öncelikli ve acil sorunu. Kitlesel hayvan ölümleri, türlerin kaybı, biyoçeşitliliğin azalması ve kirlilik her geçen gün hızlanıyor. Yerküreyle ilişkimizi gözden geçirmemiz, iktisat politikalarına, üretim modellerine, tüketim alışkanlıklarımıza acilen müdahale etmemiz gerekiyor. Çünkü gezegenimiz yanıyor. 
 
 
  İşte bu kaygılarla ortaya çıkan Ekoloji: Bir Arada Yaşamın Geleceği “geri dönüşü olmayan noktaya bir adım kala” ekolojik yıkımı çok boyutlu dinamikleriyle ele alıyor, sadece kolektif evimiz olan Dünya’yla ilişkimize değil; aynı zamanda Gaia’nın, canlı ve cansız varlıkların, gezegenin dününe, bugününe ve geleceğine bakıyor. Derlemeye katkıda bulunan yazarlar uzmanlık alanlarının çerçevesinden gerek bireysel ve toplumsal hayatlarımızda gerekse küresel örgütler ve devletler bazında değişmek zorunda oluşumuzun bilimsel ve felsefi gerekçelerini sunuyor, canlı ve cansız tüm varlıklarla yeryüzünün bir bütün olduğunu hatırlamak, hatırlatmak amacını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4c6293-8954-49c8-87ee-22824264f1e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Lady Susan</image:title>
            <image:caption>Jane Austen heyecan verici bu küçük romanında, son âna kadar izini belli etmeksizin, yazışmalar üzerinden karakterleri ve olayları anlamaya bırakır okuru. Yirmilerinin başında yazdığı Lady Susan’da Austen kalıplaşmış romantik eserlerin kurallarını bozar ve kadın karakterine olayların akışını değiştirme gücü verir. 
 
Bir skandaldan diğerine konu olan otuzlarındaki güzel, kurnaz ve flörtöz dul Lady Susan, kafasında kızı Frederica ve kendisi için önemli gelecek planlarıyla, ölen eşinin kardeşi Mr. Vernon ve eşi Mrs. Vernon’ı Churchill’deki evlerinde ziyaret eder. Bu ziyareti endişe uyandıran öngörülerle bekleyen Mrs. Vernon bu planların gerçekleştirilmesini zorlaştıracaktır. Biri erdem, diğeri kurnazlık timsali iki kadının mektuplar aracılığıyla aktardıkları düşüncelerse Austen’ın belki de en muzip ve keyifli eserine dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd415051-a324-458d-b7a2-3ef5b600265d.jpg</image:loc>
            <image:title>Timsah</image:title>
            <image:caption>Rus ve dünya edebiyatına sayısız büyük eser kazandıran Dostoyevski’nin en çarpıcı eserleri arasından seçtiğimiz “Timsah” ve “Gülünç Bir Adamın Düşü” öyküleri bu derlemede yer alıyor. “Timsah” yazarın mizah anlayışını en çok hissettirdiği öyküsü, “Gülünç Bir Adamın Düşü” ise Dostoyevski okurunun aşina olmadığı bir umut ışığı yakıyor. 
 
1865 yılında yazarın kardeşiyle birlikte çıkardığı Vremya dergisinde yayımladığı “Timsah” absürd öğeler taşıyan bir öykü: Eşiyle timsah gösterisini izlemeye giden İvan Matyeviç beklenmedik bir şekilde hayvana yem oluverir; ancak belki de bir timsahın içinde yaşamak sanıldığı kadar kötü değildir… Yazarın ölmeden önce yazdığı son öykü “Gülünç Bir Adamın Düşü” ise, büyük eserlerindeki tüm karakteristik özellikleri bir arada taşıması ve iyimser mesajlar veren tek eseri olmasıyla diğerlerinden ayrışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/636c215a-cf16-4bdb-a181-3a853fbe9db1.jpg</image:loc>
            <image:title>İyimserlik</image:title>
            <image:caption>İyimserlik, mutluluk kaynağıdır. 
İyimserlik, bardağın dolu tarafını görmek ve buradan alınan güç ile bardağın boş tarafını da doldurmaktır. 
İyimserlik, sorumluluk almaktır. 
İyimserlik, çözüm için adım atmaktır. 
İyimserlik, çıkış yolu aramaktır. 
İyimserlik, mücadele etmektir. 
Gerçek dini inanışlar iyimserliği besler. 
İyimserlik, kendimize verdiğimiz bir değerin ifadesidir. 
İyimserlik, iyiyi çağırmaktır. 
İyimserlik, hayatımızın sorumluluğunu üzerimize almaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e55634-cd1a-4cd3-9136-60a5a2fecbff.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Papaz Laurence Sterne’in, dinî kariyerine mal olan Siyasi Bir Hikâye, din adamlarının talebi üzerine toplatılıp yakılır, metinde kırpmalar yapılır ve adı değiştirilir. 1905’te York Kütüphanesi’nde sürpriz bir orijinal kopyasının bulunması üzerine, metin ancak geçtiğimiz yüzyıl yeniden okurla buluşur. 
 
 
 
Gerçek kişilerin takma isimlerle anlatıldığı Siyasi Bir Hikâye’de, York Kilisesi ve York’un varlıklı kişilerine yaltaklanan Zangoç Trim açgözlü istekleriyle cemaati birbirine düşürür. Trim’in kabahatlerinin anlatıldığı mektupları bulan kasabanın siyaset kulübü üyelerinden biriyse olayı kulübe taşır. Kafa yorulması gereken savaşlar, ekonomik sorunlar almış başını yürürken yetkin kişiler Trim’e verilecek eski mantoyu tartışır durur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b792dea2-2510-4fc8-8a7b-c519559f9e17.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözcü Kulesinde</image:title>
            <image:caption>Periler şehri Konstantiniyye büyülü bir ormanın istilası altında. Şehri ele geçiren ağaçların bir lanet mi, yoksa çok daha büyük bir gizemin habercisi mi olduğunu henüz kimse bilmiyor. Buna karşın hayat, pastacı gulyabanilerin, casusluk yapan ejderhaların, irili ufaklı birçok büyülü yaratığın yaşadığı eski mahallelerde, alışıldık seyrinde akmaya devam ediyor. Oysa Konstantiniyye’yi bekleyen tehlikenin farkında olanlar da var. Peri masalı yazarlarından Ekaterina Pleizade bunlardan biri. Çocukları Sinan, Simya, Arat ve Çay ise, kayıp bir gözcü kulesinin, bir yemek kitabında saklı büyülerin, bilinmedik geçitler açan bir fotoğraf makinesinin ipuçları eşliğinde, bu kadim şehrin hikâyesinde önemli bir rol üstlenmek üzereler. 
 
 
 
Tarihi ve bugünü gizemli öykülerle yeniden kurgulayan Delâl Arya, İstanbul’un hiç anlatılmamış bir zamanına gidiyor ve periler şehri Konstantiniyye’nin kapılarını açıyor! Sırların ve saklı efsanelerin peşinde koşan on bir yaşındaki Çay ve diğer Pleizade çocuklarıyla, şehri tehdit eden karanlığa karşı nefes nefese bir macera başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ea7ad0-5ad7-470e-be65-0360cf614fd0.jpg</image:loc>
            <image:title>İneklerin Gücü</image:title>
            <image:caption>Toplum güvenliği tehlikede olabilir;
ortaokul yine de devam ediyor.
İnek Tip ve arkadaşlarının arasına
katılın! Domates gibi kızarmasıyla ünlü
Owen, kodlama ustası Xennitopher ve
parlak zekâlı Mindy... Hepsi de
zorbalıktan bıkmış ve artık bir şeyler
yapmaya kararlı. Birer süper kahraman
olabilecekler mi dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aa3fad9-5dad-4303-85c5-519aec035680.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrının Nefesindeki Bir Tüy</image:title>
            <image:caption>“Babam başkasına benzemezdi. Aslında benim tanıdığım hiç kimseye benzemezdi. Ama Rus edebiyatındaki “küçük adam” ile ilk kez karşılaştığımda aklıma babam geldi. Çehov ve Gogol hikâyeleri okuduğum zaman bol bol onu düşünüyordum. Acı’yı okuduğumda babamla serçeyi hatırladım ve yeni bir ihtimal kendini gösterdi: Konuşmayan biri değil, kimsenin dinlemediği biriydi babam.”
 
 
Dost adlı kitabıyla ABD Ulusal Kitap Ödülü’nün sahibi olan
Sigrid Nunez, Tanrı’nın Nefesinde Bir Tüy’de insan doğasının karmaşık yapısına dair büyülü bir masal anlatıyor.
Genç bir kadın olan anlatıcı, bu kitapta göçmen ebeveynlerinin dünyasına bakar: Çinli-Panamalı, sesi soluğu çıkmayan bir baba
 
 
Genç bir kadın olan anlatıcı, bu kitapta göçmen ebeveynlerinin dünyasına bakar: Çinli-Panamalı, sesi soluğu çıkmayan bir baba ve onu yok sayan Alman bir anne. 1960’lı yıllarda bir toplu konutta büyüyen anlatıcı, yaşadığı hayatın sığlığından kaçmak için önce anne-babasının hikâyelerinden ve kendi okuduklarından aldığı ilhamla kurduğu düşlere, sonra da balenin cezbedici dünyasına sığınır. İşte, Nunez’in yalın, vurucu ve samimi bir dille kaleme aldığı bu kitabı bitiren herkesin kendine sorabileceği bir soru: “Tanrı’nın nefesinde bir tüy olmak nedir? Esasen kırılganlıkla mı ilişkilendirilebilir, yoksa güçle mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/585347f2-07bd-4ac0-9385-86e85cfbe12c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Yıl Dileği</image:title>
            <image:caption>Yeni yıl romanlarının kraliçesi Debbie Macomber, sıcacık anlatımıyla bizi masalsı bir atmosfere davet ediyor ve sevgi dolu karakterleriyle yeni yıla dair umutlarımızı tazeliyor.      Oldukça stresli bir iş hayatı ve fena halde kırılmış bir kalbi olan Lindy, yeni yıl tatilini ailesiyle birlikte geçirmek için çocukluğunun geçtiği şirin kasabaya doğru yola çıkmıştı. Ancak içinde yeni yıl neşesinden eser yoktu. Eve vardığında onu önce çatıdaki parlak ışıklar ve türlü yılbaşı süsleri, sonra da annesinin enfes kurabiyeleri karşıladı.   Yeni yılda evde olmak... İhtiyacı olan tam da buydu. Gelecekten umutlu değildi belki ama annesinin şefkatiyle ve evin tanıdık huzuruyla sarıp sarmalanmıştı. Lindy’nin aşka ve arkadaşlığa dair yitip giden umudunu geri getirmek için annesinin ilginç bir fikri vardı. Ona çocukken Noel Baba’ya yazdığı mektuplarla dolu bir kutu verdi.   Lindy’nin çocukken dileklerinin gerçek olacağına dair büyük bir inançla yazdığı bu mektuplar, kendisiyle ilgili uzun yıllardır göz ardı ettiği gerçekleri beklenmedik bir biçimde fark etmesini sağlayacak, ona hayatını yoluna koymanın sıradışı bir yolunu gösterecekti.     Yeni Yıl Dileği; içimizdeki yeni yıl coşkusunu harekete geçiren, bol sürprizli bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c301ca20-a5f3-474d-a1eb-e14bb012e305.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kız, Kötü Son</image:title>
            <image:caption>İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi
devam ediyor.
İyi Kız, Kötü Son’da daha fazla
karanlık sır gün yüzüne çıkıyor...
 
 
 
Pip, yaşadığı kasabada yıllar önce işlenen cinayeti
çözdüğü araştırmasının ardından bir daha asla böyle
işlere bulaşmamaya karar verir. Ancak bu kararı,
araştırması sırasında başından geçenleri anlattığı bir
polisiye podcast’i hazırlamasına engel olmaz. Kendini
suç vakalarının tam orta yerine atmadan, onları sadece
anlatmakla yetinerek geçirdiği vakit hoşuna gitmiştir.
 
Derken o cinayetin yıldönümünde kasabada bir kayıp
vakası yaşanır. Anma töreninde neredeyse tüm kasabalıların
gördüğü Jamie Reynolds bir anda sırra kadem basmıştır.
Jamie’nin ailesi Pip’ten yardım ister. Bu isteği reddedemeyen
Pip yeni bir araştırmanın içinde bulur kendini. Araştırdıkça
da kasabanın karanlık sırlarıyla yüzleşir. Çok geç olmadan
Jamie’yi bulabilecek midir? Peki ya kendisi? Bu olayı
çözdükten sonra hâlâ güvende sayılabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0eb1e87-9171-4b46-8e96-1fe4cb1b19e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonder Woman – Fırtınayla Savrulan</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan yazarı Laurie Halse Aderson ve çizer Leila del Duca, Wonder Woman’ın kökenini hayal ederek mülteci sorununu, genç eylemci deneyimlerinin ve değişim yaratma gücünün öyküsünü baştan yazıyor.
 
Themyscira Prensesi Diana, on altıncı yaş gününde yeni başlangıçlar yapacağına ve savaşçı Amazon kabilesine kabul edileceğine inanıyordu. Ancak mültecilerle dolu birkaç sal kendi adalarını dış dünyadan ayıran kalkanı geçince kutlamalar yarıda kesilir. Diana yabancıları güvenli bir yere götürmek için Amazonlara baş kaldırınca
kendini fırtınalı denizde bulur. O güne kadar bildiği her şeyden uzakta, kendisi de yabancı topraklarda bir mülteci olmuştur.
 
Diana hayatında ilk kez Themyscira’nın ötesinde; hayatında görmediği kadar tehlike ve adaletsizlikle dolu bir dünyada hayatta kalmak zorundadır. Gün, yeni mücadeleler ve yeni dostlar arasında yerini bulma, Amazon olmanın ve fark yaratmanın anlamını yeniden yazma günüdür.
 
Wonder Woman: Fırtınayla Savrulan bir büyüme, gücünü keşfetme, adalet için savaşma ve yerini bulma öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39bea6fa-9836-4150-aa36-81540abe949a.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik Greg’in Günlüğü 17: Pis Kokulu Şarkılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Greg Heffley, şöhrete ve zafere giden yolun bazı zorlu sınavlardan geçtiğini keşfediyor. 
 
Kardeşi Rodrick bir müzik grubu kuruyor ve bu grubun ismi hiç de normal grupların ismine benzemiyor: Çünkü adını Böklü Beğz koyuyor, şarkıları da buram buram pis kokuyor. Bu Böklü Beğz’in adı dışında birçok sorun daha ortaya çıkıyor. Geç saatlere kadar provalar, ücretsiz konserler, grup üyeleri arasındaki kavgalar ve para sıkıntıları tüm grubu oldukça zorluyor. 
 
Greg, Böklü Beğz’in bir efsaneye dönüşmesine yardım edebilecek mi? Yoksa Böklü Beğz’in ismi unutulup gidecek ve yıldızı parlamadan hızla sönecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1792de85-310e-4b9b-af55-0ebc181ce020.jpg</image:loc>
            <image:title>Jım Reaper: Bazoom Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Jim Wimple için artık eski ve ayaktan ittirmeli Scooter’ının yerine çok havalı ve hızlı bir Bazoom! almanın zamanı gelmişti. Ancak Bazoom! İçin ailesini ikna etmesi gerekiyordu. Arkadaşı Will Maggot ile yazdığı İkna Mektubu’nu babasının muhasebe ofisine ulaştıracak ve böylece ailesinin ona bir Bazoom! almasını sağlayabilecekti.
 
Ancak Bazoom! Operasyonu umduğu gibi gidecek miydi? Peki ya babası?
O gerçekten ne iş yapıyordu?
 
 
Jim ve Will’in macerasına tanık olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104851</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fb6040a-271e-467d-afc3-5d43f17e4b36.jpg</image:loc>
            <image:title>İtiraf</image:title>
            <image:caption>Aşk uğruna her şeyi riske atanların, gerçekle yalan arasında kalbinin sesini bulanların hikâyesi...   Yirmi bir yaşındaki Auburn Reed, hayatta değer verdiği ne varsa çoktan kaybetmiştir. Hayatını yeniden kurma mücade- lesinde önemli bir amaç edinir ve bu mücadelede hataya yer yoktur. Ama iş bulmak için gittiği Dallas stüdyosunda, orada çalışan ressam Owen Gentry’nin çekiciliği karşısında kayıtsız kalamayacağını hesaba katmamıştır.   Auburn bir kez olsun kalbinin sesini dinleyip bu genç ressama duyduğu aşka kapılmak istese de Owen’ın sakladığı bir sır buna izin vermez. Onun karanlık geçmişi, Aurbun’ün değer verdiği her şeyi yok edecek güçtedir. Hayatını geri kazanmak için bu genç ressamdan kurtulması gerekir. Peki, Auburn bunu başarabilecek mi?   Owen’ın ise bu ilişkiyi kurtarmak için tek yapması gereken bir itiraf... Ama bu itiraf, esas günahından çok daha yıkıcı.   “Hoover, aşka ikinci şans verdiği hikâyesinde kalbinizin en derinine dokunuyor.” – Booklist   “Colleen Hoover yine bayılacağınız bir roman sunuyor. Şaşırtan, gülümsemenizi sağlayan ve hüzünlendiren bir roman...” –Vilma’s Book Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec03f41-f1f0-4610-b618-c1c1472ff8bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Natalie – Kırık Kalpler ve Kurbağa Yağmurları</image:title>
            <image:caption>TÜM DÜNYADA YÜZ BİNLERCE OKURUN
GÖNLÜNE TAHT KURAN NATALIE, İLK
MACERASIYLA NİHAYET ARAMIZDA!
 
ARKADAŞ OALBİLMEK HİÇ KOLAY DEĞİL.
ÜSTÜNE ÜSTLÜK, KAYBETMESİ DE ÇOK ÜZÜCÜ!
 
 
Natalie kendini hiçbir zaman yeterince atletik, tarz ya da yetenekli hissetmedi. Bu nedenle ortaokula başladığı ilk gün, işlerin düşündüğünden de zor olacağını biliyordu. Sonuçta en iyi arkadaşı Lily için bile yeterince havalı değildi artık! Ansızın kaybettiği en iyi dostunu yeniden kazanmak
için uğraşıp tahmin ettiğinden de büyük bir maceraya atılırken, yol boyunca kendisi ve yetenekleri hakkında onlarca yeni şey öğreneceğinden de habersiz...
 
Natalie bu yolculukta kim olmadığından çok kim olduğuna odaklanırsa fazlasıyla YETERLİ olduğunu keşfedebilecek. Okurları olarak bize düşense onu ve renkli dünyasını yakından tanıyabilme mutluluğu olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104853</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a85e362e-ae35-42bb-8550-3598b9d8184f.jpg</image:loc>
            <image:title>Clifford – Büyük Kırmızı Köpek</image:title>
            <image:caption>Haydi,Emily Elizabeth ve Onun can dostu Clifford ile tanış!    Clifford, kocaman! Clifford’ın kıpkırmızı tüyleri var.    Ama hepsinden önemlisi, Clifford nasıl iyi bir arkadaş olunacağını iyi biliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7594026-957d-422f-9de0-c499b7bf6a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Skandar Ve Unicorn Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Skandar Smith’in en büyük hayali, Anakara’daki hayatını geride bırakıp herkesten gizlenen unicornların yaşadığı Ada’ya binici olarak kabul edilmekti. Bu yüzden uzun yıllar boyunca tek bir sınav için çalıştı: Kuluçkahane sınavı!   Bu zorlu sınavı geçerse Ada’ya gidip özel bir binici olacak, onu bekleyen unicornuyla bağ kurabilecek ve element sihrini kullanabilecekti. Ne var ki sınav günü gelip çattığında işler Skandar’ın umduğu gibi gitmedi. Unicornlara ve geleceğe dair tüm umutları tükendiği sırada evlerine gelen gizemli bir kadın, onu Ada’ya davet etti.   Orada bir yandan eski okulundakilere hiç benzemeyen arkadaşlar edinecek, bir yandan da destansı gökyüzü savaşları, tehlikeli uçuşlar ve kıyasıya rekabetle dolu yepyeni bir dünya keşfedecekti. Ancak Skandar’ın henüz bilmediği büyük bir sır vardı ve açığa çıkarsa bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.   Unicornlar daha önce hiç anlatılmamış destansı hikâyeleriyle bu kitapta hayat buluyor. Sıradışı kahramanlar, unutulmaz dostluklar, görkemli element sihirleri ve nefes kesici yarışlarla dolu bir maceraya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae04c36d-af08-4582-8d3a-16f3cd298fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Clifford – İyilik Peşinde</image:title>
            <image:caption>Büyük kırmızı köpek Clifford, şimdi de iyilik peşinde… Clifford, Emily ve Tim ile bir iyilik yolculuğuna çıkıyor. Haydi, bu maceraya sen de katıl! Bakalım Clifford için işler umduğu gibi olacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d004adb6-5289-4ffb-bd1a-9bf50fc40a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hayatında her şey yolundaydı.
Çok sevdiği bir ailesi vardı. Belki bir
kız kardeşi olsa daha mutlu olabilirdi.
Ama olsun, yine de
ailesinden memnundu.
 
Okulunu seviyordu. Tabii bir insan
okulunu ne kadar sevebilirse o kadar...
En azından dersleri fena sayılmazdı.
Arkadaşları da bazen çekilmez
olsalar da genel olarak iyi insanlardı.
Hayatında eksik olan tek bir şey
vardı, o da aşk.
 
Peki aşkı bulabilecek miydi? Yoksa
aşk mı onu bulacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b55ae765-4b78-4084-9445-9783ee8376b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Muamma</image:title>
            <image:caption>“Habil’le Kabil vardır. Adem’le Havva’nın oğulları.
Cinayet oradan başlar insanın tarihinde. Kabil, kardeşini kıskanıp
öldürmüş Eski Ahit’e göre. Sonra korkmuş, ben bu ölüyle ne yaparım şimdi,
diye. Almış ölüsünü yanına, tam bir yıl bir çuvalın içinde gezdirmiş
kardeşini. Bir gün bir kargayı görmüş, ölüsünü gömüyormuş karga.
Tabii bir ışık yanmış kafada. Demiş ki ben de gömeyim.
Gömmüş kardeşini. Gömülen ilk ölü, cinayeti saklamak niyetiyle
gömülmüştür yani. Gömülen ilk insandır Habil, kutsal kitaplara göre.
Ama bu hikâyede aksayan taraflar var tabii.
Bir kere kargalar ölüsünü gömmez. İkincisi, hiçbir ölü dayanmaz
o kadar gezdirmeye. Ama buradan bize çıkan ders başka.
İnsan ölülerden kurtulmak zorundadır. Anlatabiliyor muyum?
Necistir çünkü ölü. Hastalık saçar, pis kokar, kötü görünür.
Hem ölüyü gömünce insan daha kolay baş eder ölümle.
İşte bizim işimiz öldüreni bulmaksa, buna giden ana yol,
öldürenin ölüden kurtulmak için neler yaptığına bakmaktır.”
 
 
Bir üniversitede Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölümünde akademisyen olan
Halit, eşinden boşanıp kendine yeni bir hayat kurma umuduyla geldiği
Çanakkale’de hiç beklenmedik olayların merkezinde bulur kendini. Hayatı
alışıldık bir sakinlik içerisinde geçerken Başkomiser Nusret Sandık’la ev
arkadaşı olması, bildiği dünyayı yerle bir edip bambaşka bir âleme kapı ara-
layacaktır. Yüzyıllar öncesinden kalan bir Tevrat rulosu, ağaca asılı bulun-
muş bir kadın cesedi, gün ortasında silahlı çatışma, mafyalar, faili meçhul
cinayetler... Polislerden nefret eden bir ailede büyüyen Halit, kendini bir
anda polisiye bir gizemin tam da içinde, Başkomiser Sandık’ın gölgesini
hayranlıkla takip ederken bulur.
 
A. Tunç, Kanlı Muamma’da Çanakkale’nin sakin yaşantısına kısa bir mola
verip okurları Başkomiser Sandık’la birlikte büyük bir sır perdesini arala-
maya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c860e300-cc3c-44e1-a83f-816436227aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukukta ve Yargıda Etik</image:title>
            <image:caption>Hukukun etikle ilişkisi tartışmalıdır. Soru bazen doğrudan “Hukuk etiksiz olabilir mi?” biçiminde, bazen de değerler dolayımında “Değerlerden bağımsız bir hukuk olabilir mi?” biçiminde sorulagelmiş; ama hukukun etikle ilişkisi hep hukuk felsefesinin ana tartışma konuları arasında yer almıştır. 
Bu kitapta yer alan yazılarda hukukun değerlerden bağımsız olamayacağı, hukukun etik temellere dayalı olduğu, adalete dayalı olmayan hukukun hukuk olamayacağı iddia edilmektedir. Bu kuşkusuz belli bir “hukuk” kavramına dayanılarak ve farklı türden kimi bilgisel öncüllerden yola çıkılarak yapılmakta, hukukun neden etik olmadan “hukuk” olamayacağı temellendirilmeye çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e480ba78-7c97-4d4a-83a3-412d9c342845.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Venüs&apos;e Erkekler Mars&apos;a</image:title>
            <image:caption>VENÜS VE MARS KAVUŞUMU… 
Uzun vadeli yakın ilişkilerde, sevdiklerimizin çoğu zaman en iyi arkadaş ve erotik ortak olmasını bekleriz. Ancak sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam “eril enerji olan MARS ile dişil enerji olan VENÜS’ün kavuşma ihtiyacı”, “güvenlik ve güvenli bağlanma”, “teslimiyet ve fethetme”, “erotik ve romantik sohbet etme”, “yenilik ve sürpriz”, “ulaşılmazlık”, “gizem” ve “yasağı delme ihtiyacı” gibi çelişkili ihtiyaçları beraberinde getirir. Sevgi ve güvenlik, “bedensel, tinsel ve duygusal yakınlığa” ihtiyaç duyarken, şehvet (tutku), cinsel istek ve cinsel arzular da “erotizme”, MARS ve VENÜS enerjilerinin kavuşmasına ihtiyaç duyar. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
MUTLULUĞUN SİHİRLİ ANAHTARI: “VENÜS VE MARS DENGELENMESİ” 
VENÜS, “dişil öz”dür, “dişi enerji”dir, “anima”dır, “shakti”dir, “gece ve ay”dır. VENÜS’te “sevgi ve ışık” ağır basar. VENÜS, sevginin arayışıdır ve teslimiyet’tir. “Olgun VENÜS”, sevgiyi aramak yerine sevgiyi yaşamayı öğrenmiştir. VENÜS’ün egemen olduğu kadının doğasında doluluk ve sevginin akışı vardır. VENÜS, “ışıldamak ve fark edilmek” ister, “sevgi alışverişi yapmak ve ilişki kurmak” için yaşar. Sevgi ışığın yansımasıdır, her şeyi, her şeyin doğasını, varoluşun temel ışığını hissetmektir, VENÜS’ün gerçek varlığıdır. VENÜS, sevginin yoğunluğu ile olgunlaşır. MARS, “eril öz”dür, “eril enerji”dir, “animus”tur, “yang”tır, “shiva”dır, “gündüz ve güneş”tir. MARS’ta “özgürlük ve bilinç” ağır basar. Erkeğin doğasında mutlak özgürlük, korku ve stresten arınmış, sınırsız saf “bilinç” vardır. MARS’ı egemen olan bir erkeğin doğasında “serbestleşme” ve “özgürlüğe odaklanma” vardır, kim olduğunu ve ne yapması gerektiğini bilir. MARS, özgürlük için savaşır, yaratıcıdır, başarı peşinde koşar. “Olgun MARS”, özgürlük için savaşmak yerine özgürlüğü yaşamayı öğrenmiştir. Bu nedenle erkek boşluğun özgürlüğü ile olgunlaşır. VENÜS ve MARS’ın dengelenmesi kavramını esas alan, IICPI Türkiye Eşbaşkanı Psikoterapist Dr. Cem Keçe’nin onlarca yılı aşkın sürede elde ettiği klinik gözlemlerini ve bilgi birikimini psikoterapi kuramlarının süzgecinden geçirerek bir kılavuza dönüştürdüğü, karşı cinsi anlamaya yönelik bu kitap, okurlara kadın-erkek ilişkilerinde ve cinsel yaşamda mutluluğun sihirli anahtarını armağan ediyor. 
Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
www.iicpi.org 
KADINLARIN VE ERKEKLERİN BÜTÜNLEŞTİRİCİ FARKLARI… 
Kadınlar ve erkekler, biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve cinsel olarak birbirlerinden farklıdırlar; adeta iki ayrı gezegenden gelmiş gibidirler. Kadınların VENÜS’ten, erkeklerin MARS’tan geldiği metaforuyla vurgulanan bu fark ayrıştırıcı değil, bütünleştiricidir; soğutucu değil, tahrik edicidir. Kadın ve erkek birbirini farklılıklarıyla tamamlar, bir bütün olur ve bu bütünleşmeyi cinsellik sağlar. Bu nedenle de sağlıklı cinsellik yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu kitapta, kadın ve erkeğin birbirlerinin farklılıklarını anlayıp kabul ve takdir ederek bütünlüğe kavuşmalarının ve cinselliği hayatın değerli bir gizemi olarak yaşamalarını sağlayacak yolları bulacaksınız. Uzun süreli mutlu ilişkiler ve tutkulu bir cinsel yaşam için kadınların ve erkeklerin birbirlerinden farklı özelliklerini ve ihtiyaçlarını anlamalarına ve buna göre davranmalarına rehberlik edecek bu kitap, her çiftin vazgeçilmez başucu kitabı olacak… 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3568279d-ce19-4722-aead-47751ed2b9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk</image:title>
            <image:caption>“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d61a7887-0d42-45df-8309-a27e7bfe219b.jpg</image:loc>
            <image:title>Monday Or Tuesday</image:title>
            <image:caption>So the diners out stepped forward with long slips of paper containing answers to their questions. These had been framed after much consideration. A good man, we had agreed, must at any rate be honest, passionate, and unworldly. But whether or not a particular man possessed those qualities could only be discovered by asking questions, often beginning at a remote distance from the centre. Is Kensington a nice place to live in? Where is your son being educated and your daughter? Now please tell me, what do you pay for your cigars? By the way, is Sir Joseph a baronet or only a knight? Often it seemed that we learnt more from trivial questions of this kind than from more direct ones. &quot;I accepted my peerage,&quot; said Lord Bunkum, &quot;because my wife wished it.&quot; I forget how many titles were accepted for the same reason. &quot;Working fifteen hours out of the twenty-four, as I do&quot; ten thousand professional men began…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389df67e-9f9f-4910-905e-a9b77119bf5b.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Ayrı Sevdalı</image:title>
            <image:caption>Biz iki ayrı gemi 
İki ayrı sevdali 
Sen yanımda bi dur 
Fırtına ninni olur 
Biz iki ayrı gemi 
Dönmeyiz artık geri 
Dinle sevdiğim dinle 
Senin sevgin içimde 
Dinle sevdiğim dinle 
Kalbim atar her gece 
Karadeniz götürme 
Alıp aşkı süpürme 
Bırak kalsın içimde 
Elden ele gezdirme 
Benim kalbimin 
Tatlı gülüsün 
Yakar içimi  
Tatlı gülüşün  
Güzel de neymiş  
Senin yanında  
Mecnun ağlasın 
Senin kapında 
Şirin taç yapsın 
Koysun alnına 
Açsam yüreğimi 
300 tane Can var 
Tutamam içimde 
Yüreğim hep kanar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eabd6c7-4817-45a1-b2a3-42c3cca21ebf.jpg</image:loc>
            <image:title>The Illustrated Key Of The Tarot The Veil Of Divination</image:title>
            <image:caption>Tarot cards at the outermost gates—amidst the fritterings and débris of the so called occult arts, about which no one in their senses has suffered the smallest deception; and yet these cards belong in themselves to another region, for they contain a very high symbolism, which is interpreted according to the Laws of Grace rather than by the pretexts and intuitions of that which passes for divination. The fact that the wisdom of God (Nature) is foolishness with men does not create a presumption that the foolishness of this world makes in any sense for Divine Wisdom; so neither the scholars in the ordinary classes nor the pedagogues in the seats of the mighty will be quick to perceive the likelihood or even the possibility of this proposition...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25bbc8d8-ced7-4979-9574-de13c8a1d5d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mütevazı Bir Öneri</image:title>
            <image:caption>Salgın hastalıklar ve sefaletle kırılan, gadre uğramış bir halk... Açlıktan karnına kramplar girse de teskin edici vaatlere tok bu yığınlar tam da kaderine ve sömürüye boyun eğmişken bir hiciv üstadından parlak bir öneri geliverir.
Gulliver&apos;in Gezileri&apos;nin yazarı belagat ustası Jonathan Swift&apos;ten &quot;leziz&quot; bir satir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a27e381c-ae8e-424c-a77c-bd05ca0c79ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Özdeşleşme Sürecinde Reklamlarda Sembolik Tüketim Retoriği Kullanımı</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
 
2.      RETORİK BİÇİMİ OLARAK REKLAMCILIK VE REKLAM RETORİĞİ 
 
3.      SEMBOLİK TÜKETİM VE SEMBOLİK TÜKETİM RETORİĞİ 
 
4.      DUYGUSAL ÖZDEŞLEŞME BAĞLAMINDA SEMBOLİK TÜKETİM RETORİĞİ 
            KULLANIMI 
 
5.      DUYGUSAL ÖZDEŞLEŞME SÜRECİNDE SEMBOLİK TÜKETİM RETORİĞİ 
            KULLANIMININ OTOMOBİL REKLAMLARI ÖRNEĞİNDE ANALİZİ 
 
6.      TARTIŞMA 
 
7.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/394e6134-83ba-421b-9d23-a424830494c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafi-Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Atkaracalar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I ATKARACALAR İLÇESİNİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ 
 
BÖLÜM II OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E ATKARACALAR’IN İDARİ YAPISI 
 
BÖLÜM III İLK OSMANLI NÜFUS SAYIMINA (1246/1830-1831) GÖRE ATKARACALAR’DA ŞAHIS ve AİLE İSİMLERİ 
 
BÖLÜM IV KUTSAL MEKÂNLARI VE EFSANELERİYLE ATKARACALAR 
 
BÖLÜM V ATKARACALAR İLÇESİNDE TURİZM: SORUNLAR VE ÖNERİLER 
 
BÖLÜM VI TURİZM GELİŞTİRME STRATEJİLERİ: ATKARACALAR ÖRNEĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d854e6a2-cd33-453c-95b9-dc6357028879.jpg</image:loc>
            <image:title>Boynuzname: Aldatılmak Üzerine Tertipli Bir Garabet</image:title>
            <image:caption>Eşitlik ve özgürlüğünü savunduğu kadınların evlilik kurumu içindeki esaretine, iffet ve bekâret dayatmasındaki cinsiyetçiliğe itiraz eden Charles Fourier, ailenin ortadan kaldırılmasından, arzunun her türlü baskı ve yoksunluktan kurtuluşundan yanaydı. Bugün birçok araştırmacının teslim ettiği üzere &quot;feminist&quot; sözcüğünün de mucidiydi.
Boynuzname ticaretin, yani alışverişin tüm riyakârlığıyla tecessüm ettiği evlilik müessesine yönelik, Fourier&apos;nin düşüncesinin temelindeki detay imgelemine ilişkin ipuçları da içeren keyifli bir taşlama...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda321d7-204d-4454-af89-a7a15cc05f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Kanama</image:title>
            <image:caption>Fakir İdris, 1982&apos;de göktaşı olarak belirip Edebiyata sırtını dönmeden önce ses verdi: &quot;Mecbursunuz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4de6db-01f4-4534-bf00-d36ba0968072.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Denetçiliğinin Avrupa Birliği - Türkiye - İsveç Bağlamında Değerlendirilmesi ve Hukuk Devleti İlkesi Açısından Önemi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: KAMU DENETÇİLİĞİ İLE HUKUK DEVLETİ İLKESİ ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
2.      BÖLÜM: TÜRKİYE’DE KAMU DENETÇİLİĞİ 
 
3.      BÖLÜM: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ÖRNEĞİ OLARAK İSVEÇ VE AVRUPA BİRLİĞİ MODELİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ccfda3-f70d-4008-b4da-e157e13456a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Bilimsel Araştırmalar Serisi Disiplinlerarası Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM İklim Politikalarındaki Belirsizliğin DYSY’ler ile Olan İlişkisi 
 
İKİNCİ BÖLÜM Dijital Para Kullanımında IMF’nin Rolü ve Tavsiyelerine İlişkin Bir Değerlendirme 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kilit Denetim Konuları: BIST-Spor Endeksinde İşlem Gören Şirketler Üzerine Bir Uygulama 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Destinasyon Marka İmajı’nın Ziyaretçi Algıları Üzerindeki Etkileri 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM Rüzgâr Enerjisi Santrali Yatırımlarının Muhasebeleştirilmesi 
 
ALTINCI BÖLÜM Dijital Pazarlamada Yeni Trend: TikTok 
 
YEDİNCİ BÖLÜM Kamu Hizmet Motivasyonu Üzerine Kavramsal Bir Çalışma 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM Sportif Performans Düzeylerinin Belirlenmesinde Genlerin Rolü DOKUZUNCU BÖLÜM Değer Merkezli Liderlik Yaklaşımı 
 
ONUNCU BÖLÜM Bütçe Açığı ve İşsizlik İlişkisi: Yükselen Piyasa Ekonomileri Üzerine Bir Değerlendirme 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM Türkiye’de Katılım Bankacılığının Finansal Derinliğin Sağlanmasına Katkısı 
 
ON İKİNCİ BÖLÜM Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyelerinin Pandemi Döneminde Not Verme Davranışı: Diktatör Oyunundan Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e20d9f3-6be9-4429-aa95-dc4d5b0565d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahu</image:title>
            <image:caption>“İnsan bastırdığı duyguların esiri olur...”
 
Trafik kazasının ardından babasını kaybeden Ahu’nun hayatı lise son sınıfta baştan aşağı değişir. Felç kalan annesinin bakımını üstlenen genç kız, evini geçindirmek için çalışmaya başlar.

Okula yeni atanan edebiyat öğretmeni, Ahu’nun geleceğini karartmaması için ona el uzatır. Genç adama duyduğu kızgınlık zamanla sevgiye dönüşürken, kendisine büyük bir tutkuyla âşık olan Alparslan peşini bırakmaz ve yaşadığı maddi zorlukları gidermeyi vaat eder.

Ahu ansızın içinde filizlenen aşkla hayata tutunmaya çalışırken, bir yandan da annesi ve geleceği arasında seçim yapmak zorunda kalır. Ya hayatının aşkını seçecek ya da sefaletten kurtulacaktır. Hayal kırıklıkları, inişler çıkışlar Ahu’yu tercih yapmaya zorlarken, hayatın sürprizleri de peş peşe gelir.

Büşra Yörük, Ahu’da bir genç kızın yaşadığı talihsizlikleri, hayat mücadelesini ve aşkın engellenemez saf gücünü
akıcı bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db0f8d29-d491-4802-a1be-133f36cd02f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Bale Gösterisinde - Uyuyan Güzel</image:title>
            <image:caption>Ada Bale Gösterisinde dizisi, Tan Sağtürk&apos;ün koreograflığında sizleri Fındıkkıran ve Uyuyan Güzel gibi klasik balenin büyülü eserleriyle tanıştırıyor.Her kitapta perde açılıyor; rengarenk çizimler, sesli öyküler ve müzik eşliğinde başyapıtlar bir kez daha hayat buluyor. (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b17317-97fb-4c16-ad37-bb8141482b4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfa Trader</image:title>
            <image:caption>Finansal piyasalarda alım satım işlemleri, dünyanın en zeki beyinleri ve en pahalı bilgisayarları tarafından oynanan karmaşık, kaotik, gevşek kurallı bir oyundur ve çözümü en zor bulmacadır. En üst seviyede uzun bir süre alım satım yapabilen çok az insan vardır. Oyun sürekli değişir. Kuralları, mekaniği ve olasılıkları gözlemlemesi zordur, ayrıca devamlı akışkan bir hâldedir. Tam bir planınız olduğunu düşündüğünüz anda: BAM.
 
 
Ağzınızın ortasına yumruğu yersiniz.
 
 
Alım satım işlemleri, muazzam finansal ödülleri ve başlamak için önlerinde hemen hiç engel olmaması nedeniyle zeki ve azimli kişileri cezbeder. Ancak mantıksız, disiplinsiz veya kendine aşırı güvenen biriyseniz, hiçbir zekâ veya beceri yeterli değildir. Kendini yok etme dürtüsüne direnemezseniz en iyi analiz bile işe yaramaz.
 
 
Brent Donnelly’den Alfa Trader finans dünyasındaki yüksek bahisli rekabette “Nasıl hayatta kalınır?” ve “Nasıl başarılı olunur?” gibi soruların cevabını arıyor. Size Alfa Trader olma yolunda önemli bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c289a7cf-180a-4d56-b483-c39dbe6d4d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Failin Ontolojisi</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerin öteden beri karşı karşıya kaldıkları doğa/kültür, birey/toplum, fail/yapı, neden/sebep, açıklama/anlama gibi çok tartışılan ikiliklerin kıskacında faillik sorunu ve failin eşkâli meselesi, son yıllarda gündeme daha fazla geliyor. Bu eşkâli belirlemenin göründüğünden de güç bir iş olduğu ortaya çıktı. Peki, sosyal bilimlerde fail dendiğinde kime ve neye bakmak gerekir? Bireye mi bakılmalıdır yoksa gruplara ve toplumlara mı? Failden sadece insanı mı anlamak gerekir? Hem kendi sosyalliğinin ürünü olup hem de o sosyalliği dönüştürme kapasitesine sahip olan insan faili nasıl kavramlaştıracağız? Dahası, faillik sadece insanlara has bir kapasite midir, hayvanlar fail olamazlar mı? Olabiliyorlarsa bunun sosyal bilimler için ne gibi sonuçları olur? 
Sosyal bilimlerin en temel kavramlarıyla felsefi bir hesaplaşmanın ürünü olan bu kitap,  bu disiplinlerin  değişmez unsuru hâline gelmiş olan ‘fail’in eşkâlini belirlemeye çalışıyor. Max Weber’den Edmund Husserl’e, Maurice Merleau-Ponty’den Roy Bhaskar’a ve Margaret Archer’a kadar uzanan bir çizgide, sosyal bilimlerin en temel ikiliklerinden bazılarını irdeleyerek, doğal dünyanın nedenleri ile insan dünyasının sebepleri arasındaki karmaşık ilişkiyi çözümlüyor, bedenin insan dünyasının inşasında oynadığı rolü ve her türlü sosyal bilimin olanağı için neden vazgeçilmez bir unsur olduğunu gösteriyor. Bedenli bir fail olmanın doğa bilimleri ile sosyal bilimler arasında indirgeyici olmayan bir işbirliğini mümkün hâle getirdiğini ve failliğin hayvanlarla paylaştığımız bir özellik olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f647a3f-b662-49cc-9f80-218046f78aa5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Zihni Üzerine / Sağduyu İlkeleri Temelinde Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>“Ben felsefeyi hakir görüyorum ve kılavuzluğundan feragat ediyorum; bırakın ruhum sağduyu ile yaşasın!” 
 
Bu kitap, İskoç Sağduyu Okulunun kurucusu Thomas Reid’in başyapıtıdır. Kitap, kuşkucu felsefe karşısında sağduyu felsefesinin bir savunusunu ortaya koyuyor. Felsefeyi, doğanın bize armağanı olan sağduyu ilkeleri üzerinde yükseltmek için sistematik bir araştırma yapıyor. 
Reid kuşkucu çağdaşlarına ve döneminde neredeyse evrensel kabul gören ideler sistemine kökten, isabetli ve yıkıcı eleştiriler getiriyor. Bu, onun geleneksel felsefeyle Platon, Descartes, Malebranche, Locke, Berkeley ve tabii Hume ile hesaplaşmasıdır. 
Aynı zamanda kitap, dünya hakkında nasıl bilgi sahibi olabildiğimizi açıklayabilmek için türünün ilk örneği olan bir işaretler teorisi geliştiriyor; günümüz bilişsel bilim ve epistemoloji çalışmalarında sıkça kullanılan algı ve duyum kavramlarını ilk kez birbirinden kesin bir şekilde ayırıyor; geliştirdiği görünürler geometrisi ile farkında olmadan, Öklid-dışı geometrilerin tarihteki ilk örneğini veriyor. 
Hepsinden önemlisi, Reid, insanı neredeyse her konuda kuşkuya düşürmeyi başarabilen filozofların aksine, titizlikle yaptığı deneyler ve ayakları yere basan akıl yürütmeler ile bir sağduyu savunusu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2546818-eca1-4c73-9400-0c2e6a39d9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Dehalar İçin Beyin Egzersizleri</image:title>
            <image:caption>Minik Dehalar İçin Beyin Egzersizleri^^ adlı bu kitapta çocukların sağ beyin – sol beyin gelişimlerini göz önünde bulundurarak oluşturulan destekleyici etkinliklere yer verilmiştir. Kitap hazırlanırken çocuklara yönelik uluslararası  ve ulusal gelişim envanterlerini göz önünde bulundurmuştur. 
 
  Kitaptaki etkinlikler oluşturulurken ; 
 
-Görsel Algı 
-El-Göz koordinasyonu 
-Benzerlikleri Bulma 
-Yorumlama yetisi 
-Eleştirel Beceri 
-Uzaysal ve Mekansal Yeti 
-Parça Bütün İlişkisi 
-Problem Çözme 
-Eleştirme-Gruplama-Sırlama 
 
Gibi kazanımlarını desteklemesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f283f4dd-cd95-4d73-9a8a-d7dcafd6fb36.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaklık Yolu</image:title>
            <image:caption>Başrolünde Arden Cho&apos;nun Olduğu Sürükleyici bir Netflix Yasal Drama’sı olan Ortaklık Yolu’nun Arkasındaki Okunması Gereken Kitap. 
 
&apos;Bir kadının bu işte senden daha iyi olabileceği fikrine katlanamazsın.” 
Ingrid Yung&apos;un hayatı ilklerle doludur. Birinci kuşak Çinli Amerikalı, ailesindeki ilk avukat olarak &quot;ilklerin&quot; kutsal kâsesini toplamak ve saygıdeğer köklü hukuk şirketi Parsons Valentine &amp; Hunt&apos;a ortak olacak ilk azınlık kadın olmak üzeredir. 
Ingrid, ‘geçme’ sanatını mükemmelleştirmiş ve eski kafaların kurumsal kültürüne kusursuz bir şekilde uyum sağlamıştı. Ancak yaz gezisinde meydana gelen rahatsız edici bir olay şirketin itibarını tehdit ettiğinde, Ingrid&apos;in azınlık statüsü aniden keskin bir ferahlama görevi üstlenmişti. Ingrid ilk kez firmadaki yerini sorgulamak zorunda kalmıştı. Mucize-çocuk erkek arkadaşı da dahil olmak üzere meslektaşlarına karşı çıkan Ingrid, ortaklığın prestijinin etiğini ihlal etmeye değer olup olmadığını sorgulamaya başlar. Ama sonunda ulaşabileceği Amerikan rüyasını çöpe atmayı göze alabilecek mi? 
  SUITS VE COLLEEN HOOVER’DAN BİZİMLE BAŞLADI BİZİMLE BİTTİ’NİN HAYRANLARI İÇİN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c6a049-da09-4a7d-9666-f90e9cd35e42.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İngiltere Tarihi</image:title>
            <image:caption>İngiltere, keşifler öncesinde sadece güneşin battığı yani dünyanın sonundaki bir yerdi. Sonrasında Roma, Anglosakson, Viking ve Norman işgalleri ile yoğrulmuş ve ikinci bin yılın başlarından itibaren kararlı bir şekilde dünya siyasetinde yerini almıştır. Öyle ki Heredot’un Pers imparatorluğu hakkında kullanmış olduğu “güneş batmayan imparatorluk” ifadesi daha ziyade Britanya için kullanılmış ve bir dönem gerçekten de öyle olmuştur. Güney Amerika’dan Güneydoğu Asya’ya kadar dünyanın birçok yerinde sömürgeler kurmuştur. Bir sömürgesinden aldığı ürünleri, başka bir sömürgesinde satmış ve devasa bir ekonomiye sahip olmuştur. 
İşte bu çalışma, güneşin battığı yerdeki bir ülkenin, muhtelif kavimlerin işgalleri, Magna Charta, Yüzyıl Savaşları, Gül Savaşı, devrimler, sömürgecilik ve daha birçok önemli gelişmeler neticesinde “güneş batmayan imparatorluğa” dönüşmesinin kısa bir tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1db939d-0e2c-4e36-8be2-7940e320f13d.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Suikastçı</image:title>
            <image:caption>Uluslararası en çok satan Suikast Treni’nin yazarı Isaka, Tokyo&apos;nun yeraltı suç dünyasında geçen yüksek oktanlı bir gerilimle, sıradan bir adamı bir grup yetenekli ve sıra dışı suikastçıyla karşı karşıya getiriyor. 
 
Üç Suikastçı, Kotaro Isaka&apos;nın &quot;2021&apos;in En Çok Beklenen Kitabı&quot;, Suikast Treni’nin, edebiyat dünyasının, sıra dışı tarzı ve heyecanlı bir devamı. 
 
Suzuki, karısı öldürülene kadar sıradan yaşantısı olan bir adamdır. Cevaplar bulmak ve intikam almak için Suzuki, yasalara saygılı yaşam tarzını terk eder ve karısının ölümünden sorumlu olan suç çetesi Maiden tarafından işletilen bir paravan şirkette düşük seviyeli bir işe girer. Çok geçmeden Suzuki kendisini ilginç ve son derece etkili bir suikastçılar ağında bulur: 
 
Çekirge bir bıçak uzmanıdır. 
 
İtici, insanları yaklaşmakta olan trafiğe yönlendirmektedir. 
Balina, kurbanlarına kendi canlarını alıncaya kadar kasvetli aforizmalar fısıldamaktadır. Sürükleyici ve heyecan verici, Üç Suikastçı, okuyucularını işlerinde oldukça başarılı kiralık katillerin yaşadığı Tokyo&apos;nun suç yeraltı dünyasında vahşi bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71d64ff-6918-4947-8801-8e4382032bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardunyaların Kışı</image:title>
            <image:caption>“Kendimizle ilgili soruların cevabı bizde değil, biliyorum. Yoksa durmadan içimizle konuşuyor olmamız ragmen neden bu kadar acı çekelim ki?” 
 
Şenay Eroğlu Aksoy, Evlerin Yüreği ve Gece Çığırtkanları’nın ardından yeni öykülerini bir araya getiren Sardunyaların Kışı ile tekrar okurlarıyla buluşuyor. Yaşamın görünen yüzündeki maskeyi sıyırıp atan, eviçlerindeki iletişimsizliğin ve toplumsal baskının insan ruhunda bıraktığı öfkeli tortuya yakından bakan bu yeni öyküler, ışıklı bahçelere değil karanlık yatak odalarına, yüksek perdeden ses verenlere değil içine konuşanlara, sımsıkı tutunanlara değil tekinsiz boşlukta salınıp duranlara odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b66ffc-6aff-42b7-b79f-691fe4a408dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İyisi mi, Seç Birini</image:title>
            <image:caption>Kahkahası bol bir yarışmaya var mısın? 
 
Cevaplarken düşündüren ve düşündükçe güldüren (ya da bezdiren, hiç olmadı terleten), yediden yetmişe herkesi bir kitap etrafında toplayabilecek 160 şahane soru. Kimisi kahkaha attıracak kadar tuhaf, kimisi kitabı kapatıp fırlatmak istetecek kadar çetin, kimisi içindeki filozofu ortaya çıkarıp bir süre uzaklara daldıracak kadar düşündürücü. Kural basit: En iyi cevabı veren kazanır! 
İster hızlı, ister yaratıcı, ister esprili, ister özgün düşün; seni güldürecek, düşündürecek ve belki de grubun en akıllısı (ve en komiği) olduğunu kanıtlayacak bu sorulara bayılacaksın! 
 
Bir günü, en sevdiğin kitabın içinde geçirmek mi 
yoksa 
en sevdiğin bilgisayar oyununun içinde geçirmek mi? 
 
Her öksürdüğünde boğazından jöle fışkırması mı 
yoksa 
her hapşırdığında burnundan ketçap akması mı? 
 
Geçmişte yaşanmış her şeyi bilmek mi 
yoksa 
geleceği görebilmek mi? 
 
· Rekabeti seven çocuklar için heyecanlı bir yarışma: En yaratıcı yanıtı bulup aileni ve arkadaşlarını zekânla yenebilecek misin? 
· Ailece ekranlardan uzak vakit geçirme: Her yaşa uygun 160’tan fazla soru. Kimi hayal gücünün sınırlarında, kimi yok artık dedirtecek kadar muzip. 
· Oynayarak öğrenme: Çocuklar iki tercih arasında beyin jimnastiği yaparken yaratıcı düşünme becerileri, bilgileri hızla birleştirme kabiliyetleri ve hayal güçleri gelişecek. 
· Zorluk seviyesine göre düzenlendi: Bölümler ilerledikçe sorular da zorlaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90b0735a-db35-4891-b89c-5e64d941ee5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikolai Berdyaev&apos;de Tanrı,Ruh,Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Nikolai Berdyaev&apos;de Tanrı,Ruh,Özgürlük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bee04c-ecd5-4bcf-9977-762701651a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevesim Geldi</image:title>
            <image:caption>15.3.1953 Karabük’te doğdu, Karabük Demir-Çelik fabrikalarından emekli memur. Yedi kardeşten en büyükleriyim. Babamın işleri dolayısı ile Yıllar önce Ankara’da kaldık. İlk şiirimi Ankara Kalaba ortaokulu 2-L sınıfında okurken, Türkçe dersimin ve kompozisyonumun iyi, olması hocamın teşviki ile orta dereceli okullar arası yarışmaya katıldım. Yazdığım şiir orta dereceli okullar arası birinci gelmişti, ben bile inanamamıştım. Benim için sürpriz olmuştu. 
 
Şiirlerimden dört tanesi beste oldu. Üç kitabım basıldı. Emekli olunca şehirlerarası gezi turları düzenledim. Çeşitli yardım derneklerinde çalıştım, kermeslerde el sanatları çalışmaları yaptım. 
Buna benzer bazı kuruluşlarda çalışmalarım oldu. 
 
Duygusal, romantik, gezmeyi, eğlenceyi seven biriyim. 
 
Ararsan beni bıraktığın yerde bekliyor olacağım. 
Mor sümbüller açtığında gelirsin diye, 
Kalbimdeki buseler sana doğru yol aldığında, 
Gül dalda ben sende saklı kaldım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d866da96-262e-45e0-bf4b-63fea8438ee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah-ı Şiirler 5</image:title>
            <image:caption>Yine merhaba! 
Beşinci kez Şah-ı Şiirler kitabımızla merhaba. 
Sizlere dört dörtlük bir eser sunmak isteyince 45 şairle geldik bu sefer!  Ülkemizin farklı yerlerinden, farklı yüreklerle çıktık karşınıza. Aşk dedik evvela, çocuk dedik, bahar dedik. Sevdalandığımız ay yıldızın gölgesinde bayrak dedik. İnsan dedik her daim. Sımsıkı sarıldık bu milletin mazisine Atatürk dedik, Cumhuriyet dedik. Yarınlarımıza sarıldık, çocuk dedik, genç dedik. Çocukları gençleri yarınlara hazırlayan annelere sunduk minnetimizi, öğretmen dedik. Vatan toprağı için kanını dökmüş, canını vermiş şehitlerimize sarıldık, gazilerimize… Bağımsızlık türküsü dedik. Farklı sesler, farklı kalemler, aynı lisandan konuştuk aslında. Bir sazın telleri gibi. Her nota farklı sesi çıkardı ama hep birlikte aynı türküye eşlik ettik. Ve şimdi de o türküyü söyleme zamanı. 
Birlikte söyleyip, birlikte dinleyeceğimiz Barış ve İnsan türkümüzü sizlerle paylaşma zamanı. Kimi dostlar başkentin göbeğinden seslendi, kimisi doğunun en uç cennetinden. Kimisi Trakya’dan ses oldu bizlere, kimisi Karadeniz yaylalarından. Ege’nin efeleri de katıldı bu şiir şölenine. Ve işte bu eser, sonra da dağılacak yurdun her yanına. 
Yine sizlerle olmanın ve sizlere ulaşmanın heyecanı ve kıvancıyla… 
O halde bitmez tükenmez enerjimiz, insan sevgimiz, memleket aşkımızla bir kez daha Merhaba…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab2595f2-32bf-4b78-b685-88a7b3690506.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Sevdası</image:title>
            <image:caption>2/07/1970 yılında Kahramanmaraş/ Göksun İlçesi Karaahmet köyünde dünyaya geldi. İlkokulu doğum yeri Karaahmet köyü İlkokulunda tamamladı. 1989 yılında Göksun İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl Kayseri Erciyes Üniversitesi, İlahiyat Fakültesini kazandı ve 1994 yılında mezun oldu. Eylül1994’ de Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslami Bilimler Anabilim Dalı Kelam Bilim Dalında Yüksek Lisans yapmaya hak kazandı ve 1999’ da başarıyla mezun oldu. 1999 yılında Asteğmen Öğretmen olarak Şırnak İlinde vatani görevini tamamladı. Çeşitli okullarda idarecilik ve öğretmenlik yaptı. Halen MEB Kayseri Kocasinan İlçesi Nuh Mehmet Yamaner Anadolu İmam Hatip Lisesinde Meslek Dersleri Öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Kelam Anabilim Dalında Doktora eğitimine devam etmektedir. 
Evli ve iki çocuk babası olan şair Resul COŞKUN Çerkezce, Arapça ve İngilizce dillerini bilmekte ve Arapça dilinde Yeminli Tercümanlık yapmaktadır. Şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmakta olan şair “Muhibbi Rasul” mahlasını kullanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c964c51f-865d-4c13-82e0-5bd34250826f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Komiser Zen Macerası 3-Örgüt</image:title>
            <image:caption>Serinin üçüncü kitabında Dedektif Zen bu kez Prens Ludovico Ruspanti’nin şüpheli ölümüyle karşı karşıyadır. St. Peter Şapelinde gerçekleşen olay bir intihar mıydı? Ruspanti dengesini kaybedip düştü mü, yoksa itildi mi? Dedektif Zen bu sorulara cevap bulmanın kolay olmadığının farkına varır. Nitekim tanıklar da bir bir sırra kadem basacaktır. 
 
“Dibdin olağanüstü bir polisiyeci; 
usta işi güçlü kurguların yazarı.” 
–Evening Standard 
 
“Dibdin, yeni bir kitap çıkarmasını isteyeceğiniz ve koşa koşa kitabını alacağınız birkaç polisiye yazarından biri.” 
–Sunday Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89ad6b4-c58c-4675-add4-25de3beccbc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Demdeme</image:title>
            <image:caption>Naci, eskinin tümden reddedilmeden yeniliklere kapı aralanmasını, bir anlamda, “itidal”i tavsiye etmektedir. Bu, Yeni Lisancıların, dilde yer etmiş yabancı kökenli sözcüklerin kullanılabileceğini söylemesine benzer bir tavırdır esasında. Ancak Naci, bir tür propagandayla, sanki yenilik adına yapılan ne varsa ona karşı olan, tutucu bir şahıs olarak zihinlerde yer etmiştir. Bu nedenle midir bilinmez, bu büyük tartışmanın taraflarından biri olan “Zemzeme” yayımlanmışken, “Demdeme”, bildiğimiz kadarıyla, yeni harflerle hiç yayımlanmamıştır. Çalışmanın bu eksikliği tamamlamasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc15f479-50b0-4645-a61b-9823abb8338d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklemenin Mucizesi Fermente Lezzetler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla, beklemenin anlamını yeniden keşfedeceğimiz, lezzet dolu bir yolculuğa çıkıyoruz. 
Sıklıkla tükettiğimiz gıdaların fermantasyon sürecini öğrenirken aynı zamanda sabırla beklemenin sonuçlarını keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20045769-6d90-4e75-bf6b-8650b477b2cd.jpg</image:loc>
            <image:title>5-7-5 Hayvanlar A’dan Z’ye Hayvanlarla Haiku</image:title>
            <image:caption>Alfabedeki her harfle bir hayvan, her hayvanla bir şiir bu kitapta seni bekliyor. Geleneksel Japon şiir türü Haiku’ya göz kırpan eğlenceli mısralar, A’dan Z’ye birbirinden tuhaf hayvanların hikâyesini anlatıyor. Her şiirin sonundaki eğlenceli sorularla hikâye daha da ilginçleşiyor. Şimdi sıra sende. 
BİLGELİĞİYLE YAVAŞÇA DONATMIŞTIR SIRTINDAKİ EVİNİ, 
YALDIZDIR İZİ, İÇİ DOLU HAZİNE TABİİ OKUYABILENE, 
PEŞİNDEDİR GÖKKUŞAĞININ YAĞMURDAN HEMEN SONRA. 
Bil bakalım, hangi hayvan şiirdeki? Cevabı kitabın içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd81885-6bfe-44b5-867d-fc38803f5744.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Toplum,Şehir ve Ticaret II</image:title>
            <image:caption>OSMANLI’DA TOPLUM, ŞEHİR VE TİCARET –II</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfcf84bf-660c-4198-9178-46c77dc7e53f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;a Göre Vahdet Olgusu (Kavramsal Çerçevesi-Alanı-Temelleri)</image:title>
            <image:caption>KUR’ÂN’A GÖRE VAHDET OLGUSU (KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ- ALANI-TEMELLERİ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c22ea5e2-a722-41b5-b678-c996679437ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama İle Dinimizi Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Kodlama, zihni aktif olarak meşgul eden ve çocuklar için birçok büyük fay- 
da sağlayan eğlenceli, çok disiplinli bir etkiliktir. Örneğin çocukların, yaradandan 
 
gelen yaratıcılıklarını, mantıksal düşünmelerini ve konsantre olma yeteneklerini 
 
destekler. Mantıksal düşünme zorlu bir iştir. Etkinlik kitabımızda, mantıksal dü- 
şünmenin temel bileşeni, ayrıştırma yani her şeyi en küçük parçalara bölmek, bu 
 
da onların birbiriyle nasıl ilişkili olduğunu görmeye önem verilmiştir. Yüce dini- 
mizin kuralları kodlama yoluyla ayrıştırılarak verilmiştir. Her kodlama çalışması, 
 
bir görevin daha küçük parçalara ayrıştırılmasını gerektirir. 
Etkinlik kitabımızda minik yavrularımıza sebat ve kararlılık aşılamak da önemsemektedir. Sebat, ilk başarısızlık belirtisinde pes etmemeyi içerir. Kitabı- 
mızdaki etkinlikler dakikalar sürebilir yinede deneme yanılma süreci hızlı bir ye- 
nilgiye izin vermez, bunun yerine çocukları devam etmeye ve başarılı bir sonu- 
ca ulaşmaya motive eder. Çocuklar için kodlamanın diğer faydalarından biri de 
 
matematik ön becerileri daha anlaşılır hale getirmesidir. Çocuklarımızın severek 
yüce dinimizi kodlamayla öğrenmesi hem becerilerini geliştirmeye hem de dini 
vecibeleri öğrenmesine yarar sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e42ba2a5-0720-4b29-b61c-e096679cd29a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Türkçe Dersleri</image:title>
            <image:caption>Öğrencilik yıllarımız dinleme temeli üstüne kurulu, edilgen bir yapıda geçti. Nasıl öğrendiğimizle, öğrendiğimiz konuya ilgi duyup duymadığımızla, derse katılıp katılmadığımızla kimse ilgilenmedi. 
Belki de en eğlenceli olabilecek dil dersleri de birbirinin kopyası şeklinde yıllar boyu devam etti. Türkçe kitaplarında belirtilen sayfadaki metin açılır, sıralı okumalar başlar, metinle ilgili sorular cevaplandırılır, konuşma ve yazma becerisi genellikle geri planda kalırdı. Yıllar geçti ama dil derslerinin işlenme şeklinde bir değişim olmadı. 
Bu kitap alternatif bir Türkçe ders kitabı değil. Metin temelli derslerin arasına girebilecek, öğrencilerin derste etkin olabileceği etkinlik örneklerinin yer aldığı ve yazmaya dair öneriler içeren bir çalışma. Farklı bir sesin, bir derse farklı bir bakış getirmesi ümidiyle yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43bacc96-36fa-42f4-91f0-5c5efd692356.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Laiklik</image:title>
            <image:caption>Türk devrimini, diğer dünya devrimlerinin özgürlük, eşitlik, kardeşlik ile toplumdan yana olma gibi ilkelerinin yanında özgün kalan tarafı, hiç kuşkusuz her alanda bağımsızlığı öncelemesidir. 
Ekonomide, yurt yönetiminde olduğu gibi düşüncede de bağımsızlık, yalnızca geç kalmış bir aydınlanmanın ötesinde, özellikle Doğu toplumlarına özgü durağanlaşma ve donuklaşmadan da bir sıyrılış olarak tanımlanabilir.
Laikliğin Türk devriminde “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” gibi basmakalıp kimi tanımlamaların ötesinde bir yeri vardır ve işte bu sıyrılışı, bağımsızlaşmayı içerir.
Türk devrimi ile; hukuk da, yaşayış da, insanın ve yurttaşın tanımı da, düşünde de, abece de, kullanılan harf de, dil de, siyasa da, kamusal alan ve yönetim de, hatta inanç da bağımsızlaşmıştır.
Prof. Dr. Bahri Savcı’ya göndermeyle Prof. Dr. Emre Kongar’ın dediği gibi, laiklik, çok yalın bir değişle “din adına insanlara baskı yapılmasını önlemek”tir.
Elinizdeki kitap, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin katkılarıyla hazırlanan, çağdaş yaşamın temeli olan laik, demokratik Cumhuriyet’in harcını oluşturan ilkelerin değerli aydınların kaleminden açımlandığı bir dizi yapıtın çok önemli ve tamamlayıcı bir parçasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed7df7d-62ad-42c4-a272-2a15219fe484.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkış Yolu Türetim Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyanın kendini yenileme kapasitesini aşalı neredeyse 35 yıl olmuşken, döngüsellik ilkesi üzerine inşa olan türetim ekonomisinin ana ilkelerinin ve uygulama alanlarının ikna kabiliyeti yüksek bir dille aktarıldığı bu kitabın Türkiye gibi ne pahasına olursa olsun büyüyelim şiarında olan bir coğrafyada etkisinin çok yüksek olacağına inanmaktayım.” 
                                                                                                             Prof. Dr. Fikret Adaman 
 
&apos;&apos;Bu kitap, iflas etmeyelim diye ve insanın, gezegenle uyumlu bir varoluşu gerçekleştirmek için orman gibi bir ekonomik ekosistem kurabilmesi amacıyla yazıldı.’’ 
                                                                                                              Prof. Dr. Mehmet Altan 
 
&quot;Sınırlı kaynakları hoyratça sömüren, çalışanları ezen, toprağı havayı atıklarıyla kirleten doğrusal ekonomik yapıyı döngüselleştirmemiz gerekiyor. 2019 tarihli Avrupa Yeşil Mutabakatı ile bu dönüşüm bir zorunluluk haline geliyor. Uygar Özesmi&apos;nin türetim ekonomisi bağlamında sunduğu perspektif bu yol ayrımında yönünü arayanlara etkili bir uygulama pratiği öneriyor.” 
                                                                                                         Doç. Dr. Ahmet Atıl Aşıcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c6d936-13c2-4840-b83f-bfc97cf59557.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Okulu Neden Hedefte?</image:title>
            <image:caption>5 ülkede 70 okul işleten GEMS’in CEO’su Sunny Varkey diyor ki: “Ailelerin gelirlerine göre çocukları için en iyi eğitimi almaları için biz havayolu şirketlerinin ekonomi, business ve first class sınıf mantığını kullanıyoruz.” Dolayısıyla GEMS, İsviçre’de seçerek aldığı öğrencilerden oluşan bir okulunda dünyanın en pahalı eğitimlerinden birini verirken düşük gelirli insanların oturduğu yerlerde daha başka finansal taktikler kullanmaktadır. Ancak, CEO Varkey’nin sözleri çok açık: Düşük gelirli ailelerin çocukları maalesef “ekonomi sınıfı” eğitimle yetinmek zorundadır! 
 
Türkiye’de de 12 Eylül askeri darbesini takip eden yıllarda devreye konan ve 1983 yılında başlayan Özal iktidarların resmi ekonomi politikası olan Yeni Liberalizm 2002’den sonra Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri tarafından da benimsendi ve hızla uygulamaya konuldu. Özellikle 2012 yılından beri, diğer pek çok alanda son hız uygulanan Yeni Liberal politikalar Türk eğitim sistemine de yaygınlaştırılmaya başlandı. Ana hatlarıyla sağlıkta uygulanan liberalleştirme taktikleri eğitim için de şablon olarak kullanılmaktadır. 
  Bu süreçte devlet okulu büyük bir hasar almıştır. Sık değişen sınav sistemleri, okullar arasındaki uçuruma varan kalite farkları, özel okullara uygulanan devlet desteği ve teşviki, İmam-Hatip okullarının dayatılması gibi uygulamalar velileri hızla devlet okulundan uzaklaştırmaktadır. Niteliksiz ve siyasi görüşleri doğrultusunda atanmış yöneticiler tarafından yönetilen devlet okulu ve İmam-Hatip okulu arasında kıskaca alınan veliler hızla ve bilinçli bir şekilde özel okullara yönlendirilmektedir. 
Dünyada 2 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşan eğitim sektörü özel sektörün iştahını kabartmaktadır. Türkiye’de de artık profesyonel yöneticilerce, verimlilik esasına göre yönetilen çok kampüslü zincir okullar yoluyla kısa sürede ABD orijinli Charter Okullara geçiş hazırlığı yapılmaktadır. Kısa süre önce Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti tarafından çıkarılan bir yasayla devlet okullarının özel vakıflara, kişilere veya şirketlere kiralanması gündemdedir. Buraya devam eden öğrenci başına devletin bu kurumlara kaynak aktarması söz konusudur. Bu durum Charter Okula geçişin ilk adımıdır. 
 
Eğitimde kamu kaynaklarının özel sektöre akıtılması temeline dayanan Charter Okul, uygulandığı bütün ülkelerde eğitimde eşitsizliğin artmasına, zengin ve yoksul arasındaki makasın açılmasına ve öğretmenlik mesleğinin büyük zarar görmesine neden olmuştur. 
Bu kitap; demokrasi, hak, eşitlik arayışında devlet okulunun tekrar ayağa kaldırılmasının ülkemizin geleceği için yaşamsal bir konu olduğunun altını çizmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f77f55-137d-470b-945e-e7161349cb3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Tavşan</image:title>
            <image:caption>“Ormanların cayır cayır yandığını, yavrularıyla kaçmaya çalışan koalaları, simsiyah dumana boğulmuş sisli havayı, su altında kalan sahil kenarlarını, israf edilen tonlarca gıdayı, birbirlerine çöp atan ülkeleri anlattım. Göz bebekleri korkuyla titredi. Böyle bir gezegende insan nerede yaşar? diye sordu. Bu soruya cevap veremediğim bahçesinden ikram ettiği kıpkırmızı elmanın tadı ağzıma geldi.” 
 
Yüz Tavşan, ilk kitabıyla gençlerden ve çocuklardan büyük ilgi gören Selen Gezer’in ikinci romanı. Macera, arayış ve heyecan içinde yolunu kendi kendine çizen ve bütün aksaklıkları ve engelleri başarıyla aşan kahramanlarıyla gençlerin ve çocukların, bu yeni romanı da büyük bir beğeni ile okuyacağına inanıyoruz. 
 
Belki bir çırpıda bitecek ama okuduktan sonra üstünde düşüneceğiniz pek çok konu da sürükleyici ve eğlenceli bir üslupla kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca83c15-7145-4813-b536-68866fa68141.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Tren</image:title>
            <image:caption>“Mutluluğu bir kez tattığınızda, bir daha mutlu olamayacağınıza inanmak imkânsızdır.” 
Ölüm, bir tren yolculuğu gibidir âdeta. İnsanın asla geri dönemeyeceği, yolun sonunun hiçbir yere varamadığı, bitiş çizgisinin sesini duyduğu ama elinden bir şey gelmediği bir ortadan kaybolma hikâyesi… 
Kayıp Tren’de kaybolanlar sadece insanlar değil, onların yaşam tarzları ve köyler de sırra kadem basıyor. Chapleau veya Metagama’nın kaderi, içinde yaşadığı insan ekosisteminin yaşam çizgisi olan demiryolu ağının gizemine bağlanıyor. Kuzey Ontario&apos;nun uzak bölgelerinde tren, bu unutulmuş yerlerde yaşayanların hayatlarını şeffaf bir perdenin ardından görmemizi sağlıyor. 
Roman, alacakaranlık gibi belirsiz renklerden oluşuyor gibi gözüküyorsa da, her şey gri değildir. Yalnızlık ve ayrılışlara karşı dostluk, yardımlaşma ve bir olma gibi güçlü duygular da romana hâkimdir. 
Jocelyne Saucier, ölüm ve intihar gibi ciddi konuları, etkili bir dille süsleyerek, oluşturdukları hassas içerikleri de gözeterek harmanlıyor ve bir güç gösteri yapıyor. Yazar, az bilinen köylerin sakinlerinin trenle olan bağını, bizi Kanada demiryollarında bir yolculuğa çıkararak anlatıyor.  
Büyük bir mutluluk ve şaşkınlıkla kendimi kaptırdığım eşi benzeri olmayan bir yolculuk! 
                                                   Michel Désautels, Désautels le dimanche, Ici Radio-Canada 
Jocelyne Saucier bize Kanada’nın demiryolu tarihini ve Gladys’in anlam arayışını anlatırken son derece insani bir roman sunuyor. 
                                                                                                       Nathalie Collard, La Presse 
Bu uzun bekleyişe değen Jocelyne Saucier’nin yeni romanı, Kuzey Ontario’nun tren yollarını bir soruşturmanın ışığında takip ediyor. Yazarın bir kez daha yaşlılık ve dostluk temalarını işleyen huzurlu üslubu, bu sefer bizi sonsuz demiryolları üzerinde ilerleyen bir tren gibi zarifçe taşıyor. 
                                                                                                                       Coup de Pouce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263dd8a4-c774-46a4-bc39-ae464f2baefc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçilikte Yeni Yaklaşımlar: Eski Kaynakları Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Geçmiş, tarih okurları için çoğu kez tarihçiler tarafından hemfikir olunan konulardan oluşmaktadır. Tarihçi adayları için de geçmiş, daha önce tarihçiler tarafından yazılmayan konuları ifade eder. Modern tarihçilik bu iki kabulün üzerine inşa edilmektedir. Diğer taraftan tarihçilikte yeni yaklaşımlar tarihin kaynaklarına yeni yorumlar katmaktadır. 
 
Mevcut paradigmayı değiştirmek için arşiv malzemesini (belgeler, defterler, siciller, vakfiyeler vb.) salt veri nakilciliği ya da veri tedarikçiliği için değil, sosyal ve ekonomik tarih çalışmaları yapmak için kullanmanın yollarını aramak gerekli görülmektedir. Bu nedenle betimleyici (descriptive), genel anlatı (narrative) içeren çalışmalar ile salt veri tedarikçiliği şeklindeki belge yayıncılığının yerine kuramdan yararlanan, analitik yaklaşımı benimsemiş, üretilen anlamı kendi yapısı içinde zenginleştirecek yeni yaklaşımlarla tarihyazımının çeşitleneceği düşünülmektedir. 
 
Tarihçilikte Yeni Yaklaşımlar: Eski Kaynakları Yeniden Düşünmek tam da bu noktadan hareketle alanında uzman isimlerle tarihin kaynaklarının hangi yaklaşımlarla nasıl kullanacağına dair önerilerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3208b82-1fb8-4b43-97b3-47f2715defff.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche Bir Denizgergedanı Olsaydı</image:title>
            <image:caption>İnsanlara, hayvanlara ve gezegenimizin geleceğine yeni gözlerle bakmanızı sağlayacak, tam zamanında yazılmış, düşündürücü ve merak uyandırıcı bir kitap.   Dil, matematik ve bilim gibi benzersiz yeteneklerimizin bizi diğer türlerden daha üstün kıldığını düşünürüz. Peki bunlar biz insanları daha mutlu veya daha başarılı yapmaya yeter mi?  Zekâmız sayesinde atomu parçaladık ama bu bilgiyi savaş makineleri yapmak için kullandık. Doğayı korumaya yönelik saplantımız, ironik olarak iklim değişikliği tehdidinin artmasına yol açtı.   Peki tüm bunlara rağmen insan, sandığımız gibi türlerin en iyisi mi? İnsanı diğer türlerden ayıran zekâ, aynı zamanda bir lanetmi? Kendi zekâmız bize karşı çalışıyor olabilir mi?   Bilim insanı Justin Gregg bu büyüleyici kitapta, diğer canlıların zihinlerine açılan pencereyi aralıyor. Tıp, hayvan davranışı, insan davranışı, tarih, sosyal bilimler ve felsefeden yararlanarak insan zekâsını kayıran birçok miti çürütüyor. İnsan düşüncesinin karmaşık olabileceği ancak hiçbir şekilde üstün olmadığı ve benzersiz niteliklerinin türümüzün nihai çöküşünün nedeni olabileceği konusunda sarsıcı bir argüman ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/572583b1-f70a-42f8-af1e-546487761af5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hikayem</image:title>
            <image:caption>Yürümek, aslında çok fazla farkına varmasak da insanoğlunun sahip olduğu en önemli yetilerinden biridir. İnsan yürüdüğü zaman özgürdür. Yaşama daha sıkı bağlanır. Hayattan daha fazla zevk alır. 
Yürüme yetisini kaybettiğimizde bizim için hayat son mu bulur? Tekerlekli sandalyeye veya yatağa mahkûm olmak, bizim için hayatın bittiği anlamına mı gelir? 
Elinizdeki bu kitap bir kaza sonucu yürüme yetisini kaybetmiş bir öğretmenin anılarından oluşmakta. Sizlere hayata nasıl bağlı kaldığını anıları ile aktarıyor ve anılarıyla hayata bağlanıyor. Hayatın sevdiklerimizle ve anılarımızla var olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8150e83-94b8-45c3-ab32-30c955a1e1f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Olur</image:title>
            <image:caption>Işıklar sönmüş olsa da, 
“Görecek bir şey kalmadı” deseler de, 
Kalacağım, her zaman bakmaya değer bir şey vardır. 
Rainer Maria Rilke 
Bazı günler çok sıradandır, bazılarıysa olağanüstü ve çok şaşırtıcı olabilir. 
Bu kitapta aynı satırlara eşlik eden iki gözlemci var.  Manzara aynı ama bakış açıları 
ve gördükleri birbirinden çok farklı!  Sen de onlarla aynı manzaraya bakıp 
farklı bir şeyler keşfetmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b13f57-8790-4a47-bff7-d3742c388d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Taşıyabilirsen</image:title>
            <image:caption>Burası hayal âlemi değil, hayallerin bittiği yerdir, yüzleşme cesareti olmayan buradan kaçarak gider, kaçarak gidene neden gidiyorsun denilmez, bu dünyadan çoğu hiç uyanmadan gider, belki de öyle gitmesi gerekir, uyuyanlara deli demeyiz, neden uyuyor demeyiz, kınamayız, herkesin uyanmayacağını bildiğimiz gibi herkesin uyumayacağını da biliriz. Ne uyananın kibre hakkı vardır bu âlemde ne de uyuyanın! 
Emin heyecanla avuçlarını açtı ve avuçlarının içinde büyük harflerle: 
“HAZLARINI VE KORKULARINI TERK ETTİĞİNDE ACILARIN SENİ TERK EDECEK, EĞER TAŞIYABİLİRSEN!” yazdığını gördü. 
Nimetler de imtihanlar da “eğer taşıyabilirsen” diyerek gelirler bize. Taşıyabildiğimizden fazlasını yüklemeyen bir Rabbimiz var, taşımamız gerekeni taşıyıp, bize yakışanı yapıp, edebimizle gideceğiz inşallah bu dünyadan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97679dfa-1b4c-46ff-8153-dd00ba6b01bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçü Bir Arada Pratik Ders Notları</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler;
                    Elinizdeki pratik notlar kitabı KPSS ve YKS yolunda hedefinize uygun olarak daha verimli hazırlanmanız için oluşturulmuştur. Bu süreçte daha verimli ders çalışabilmeniz için hap bilgiler hazırlanmıştır. ÖSYM sınavlarında çıkan sorular esas alınarak hazırlanan bu hap bilgiler aynı zamanda ÖSYM’nin ağırlık verdiği konulara göre düzenlenmiştir. 
            Sınavlara hazırlık sürecinde emek veren değerli öğrencilerime hayat yolculuklarında başarılar diliyorum. Lütfen şunu unutmayın; “Umut en karanlık zamanlarda bile bulunabilir, sadece ışıkları yakmayı unutmayın!” 
              Belirlediğiniz hedeften asla vazgeçmeyin. 
            Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Zafer, “ZAFER BENİMDİR” diyebilenindir. Başarı ise “BAŞARACAĞIM” diye başlayarak sonunda “BAŞARDIM” diyenindir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a991ab-6eb4-4f7e-a5f8-4642c74d6f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet</image:title>
            <image:caption>Yaşamı tekinsiz olaylarla birden değişen ve hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayan genç bir kız…
Kendi evrenini ve diğerlerini ölümcül bir sondan kurtarmaya çalışan bir adam…
Bilinen dünya ve bilinmeyen evrenin çakışması...
Sırlarla dolu geçmişler, ürkütücü bir kaos, açıklanamayan ve kendini yönlendiren bir kehanet...
Yaşamları değiştiren kapılar, geçitler; bilinenle bilinmeyenin mücadelesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668bb9a6-5c2d-4f5e-8bfc-9a0c7a7b4765.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipnoz ve İyileşmek</image:title>
            <image:caption>Okuyucu, kitaptaki örnekleri uygulayarak günlük yaşamda baş etmekte güçlük çektiği birçok problem konusunda kendisine destek olabilecek bir kılavuza sahip olacak. 
Ayrıca depresyon anksiyete ve stres gibi yakınmalarla baş başa olan kişiler ve onların çevresindeki kişilerin iyileşmeye yönelik bir bakış açısı kazanmasına destek sunacak. 
Bilimsel bir bakış açısıyla insan zihninin nasıl çalıştığını ve zihnin çalışma prensiplerini anlatan kitapta uluslararası ve ulusal çapta yapılmış bilimsel araştırmalara yer veriliyor. 
Kitap, birçok uzmanın profesyonel mesleklerini icra ederken yararlanacağı bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22fdfc09-452b-4be2-ad4c-d89645f7fea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano ve Orkestra için 3 Analiz</image:title>
            <image:caption>Piyano ve Orkestra için 3 Analiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56e3e61f-b60c-45c3-8c7e-608d4624c610.jpg</image:loc>
            <image:title>İskenderiyeli Philo Judaeus – Tanrı’nın Bilgisine Ulaşmak Mutluluğun Kendisidir</image:title>
            <image:caption>“Tanrı ile birlikte olunca, her şey güzel olur, Tanrı’ya verilecek tek sunak saf ve temiz bir kalptir.” 
 
Antikçağın önemli filozoflarından İskenderiyeli Philo, Pythagoras ve Platon’un felsefesini mistik ruhunda bir araya getirmiştir. İskenderiye’de “yüzyılın üstadı” ilan edilerek kendisinden sonraki felsefi ekollere ilham kaynağı olmuştur. Yunan felsefesiyle Musa dinini uzlaştırdığı anlayıştan doğan felsefesi, modern çağa kadar sürmüş ve skolastik düşünceye öncülük etmiştir. Philo için felsefe, yetkin bir bilimdir. Felsefe yapmak, Tanrı’ya ve Tanrı’nın hayaline hasret duymak demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=104910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:08:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48defb5b-d204-4634-91e5-a1bb6deae5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadık Hidayet - Hayat Baştan Sona Kıssadır</image:title>
            <image:caption>“Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir.” 
 
Modern İran Edebiyatı’nın öncülerinden kabul edilen Sâdık Hidâyet, gerek yalın ve gerçekçi üslubuyla, gerek ustalıkla irdelediği ruh tahlilleriyle tanık olduğu coğrafyanın toplumsal yaşamına da eserleriyle ayna tutan bir yazardır.  Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma ve otoriteye bireysel olarak karşı çıkma temalarıyla dikkat çeken Sâdık Hidâyet, intiharla sonlandıracağı kısacık ömrüne rağmen yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli isimleri arasında anılmaya devam edecektir. 
Kafka’nın “ruh ikizi” olarak da tarif edilir. Modern İran’ın giderek içine sürüklendiği karanlığı, bir sanatçı ve aydın olarak bir türlü sindiremeyen Hidâyet’in yalnızlık, boşluk duygusu, ölüm ve intihar düşünceleri hem aklının içinde hem eserlerinde sıkça dolanır, gözle görülür bir hale de bürünür. 
Bu kitap yazarak hayata tutunmaya çalışan bir adamın hikâyesi değildir, çareyi yazmakta bulan İranlı bir entelektüelin kendiyle ve değişen dünyayla mücadelesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>